Archives Kasım 2025

1 kilo uyuşturucunun piyasaya sürülmesi engellendi!

Gazimağusa Polis Müdürlüğüne bağlı Cürümleri Önleme Şube Amirliği ekiplerince Güvercinlik Kavşağı’nda dün akşam gerçekleştirilen Kavşak Operasyonu kapsamında, bir şahsın kullanımındaki araçta yapılan aramada, toplam 1 kilogram ağırlığında metamfetamin türü uyuşturucu olduğuna inanılan madde ele geçirildi.

Polisten verilen bilgiye göre, operasyon kapsamında bahse konu aracın sürücüsü zanlı olarak tutuklandı.

Hac için ön kayıtlar başladı

2026’da Hacca gitmek isteyenler bugünden itibaren TC Lefkoşa Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşavirliği’ne şahsen kayıt yaptırması gerekiyor.

Din İşleri Başkanlığı, Haspolat Hala Sultan Cami Yerleşkesi’nde bulunan müşavirliğe yapılacak ön kayıtların 12 Aralık’a kadar devam edeceğini açıkladı.

Açıklamada, kontenjanların sınırlı olması ve herhangi bir sorun yaşanmaması adına kayıt işlemlerinin son güne bırakılmaması tavsiye edildi.

KKTC’nin 42.yaşında Bakü’de Görkemli Resepsiyon

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 42. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyon, Türk dünyasının dayanışmasını, tarihsel bağlarını ve ortak geleceğe dönük vizyonunu bir kez daha gözler önüne serdi.

KKTC’nin Azerbaycan Temsilciliği tarafından organize edilen etkinliğe, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Azerbaycan milletvekilleri, diplomatik misyon temsilcileri, iş insanları, akademisyenler ve medya kuruluşlarının önde gelen isimleri olmak üzere 1000’in üzerinde davetli katıldı. Etkinlik, katılım yoğunluğu ve ilgi bakımından bugüne kadarki en geniş kapsamlı KKTC resepsiyonlarından biri olarak dikkat çekti.

Şehitlere Saygı ile Başlayan Tören

Resepsiyon, Türkiye ve Azerbaycan’ın milli marşlarının okunmasıyla başladı. Ardından vatan uğruna can veren şehitler için saygı duruşunda bulunuldu. Özellikle 11 Kasım’da Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşerek içindeki mürettebatın şehit olduğu C-130 tipi askeri uçak kazası, törende duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu. Katılımcılar, şehitlerin ruhuna rahmet dileklerini iletti.

Turganer: “Kıbrıs Türkü Haklı Mücadelesine Devam Edecek”

KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının Rum yönetimi tarafından uzun yıllar süren baskı, izolasyon ve haksızlığa rağmen Türkiye’nin güçlü desteğiyle ayakta kaldığını vurguladı. Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, bağımsızlığını ve devlet sahibi olmanın değerini her zaman bilerek mücadelesini sürdüreceğini ifade eden Turganer, ambargo şartlarına rağmen KKTC’nin ekonomik, sosyal ve kurumsal olarak gelişimini sürdürdüğünü belirtti.

Turganer, “Kıbrıs meselesinin gerçeği nettir: Ada’da iki ayrı halk ve iki ayrı devlet vardır. Adil bir çözüm, ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü ile mümkündür,” dedi.

Türk Dünyasında KKTC Vurgusu

Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı’na da değinen Turganer, KKTC’nin bu yapıda gözlemci statüsüyle yer almasının Türk dünyası ailesi için önemli bir adım olduğunu belirterek, “Türk dünyası entegrasyonu, dayanışma ve ortak hareket kabiliyeti açısından giderek daha fazla önem kazanmaktadır. KKTC de bu sürecin aktif bir parçasıdır,” ifadelerini kullandı.

Resepsiyonda söz alan Azerbaycan-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Feyziyev ise, KKTC’nin mücadele tarihinin Türk dünyası için ilham kaynağı olduğunu vurguladı. Feyziyev, “KKTC, milli iradenin ve özgürlük mücadelesinin parlak bir örneğidir. Bu davaya olan siyasi desteğimiz tamdır,” dedi. Ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, KKTC’yi Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü hatırlattı.

Medya ve Kamuoyu Yoğun İlgi Gösterdi

Azerbaycan’ın önde gelen ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarındaki haber ekipleri, resepsiyona yoğun ilgi gösterdi. Etkinlik, yerel basında geniş yer buldu ve KKTC’nin Azerbaycan’daki görünürlüğünü artırdı. Özellikle Türkiye-Azerbaycan-KKTC üçlü dayanışmasının sembolü niteliğindeki bu tür etkinliklerin, kamuoyunda olumlu algı oluşturduğu vurgulandı.

Türk Mutfağı ve Misafirperverlik Ön Plandaydı

Resepsiyonda davetlilere Türk mutfağının seçkin lezzetleri ikram edildi. Program, C-130 kazası nedeniyle müziksiz gerçekleştirildi. Büyükelçi Ufuk Turganer ve eşi Serdar Turganer, davetliler ile tek tek ilgilenerek Türk misafirperverliğinin örneğini sergiledi.

Bu anlamlı gecede, sadece bir kuruluş yıldönümünü değil; aynı zamanda Türk halkları arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağlarını, ortak kaderi ve geleceğe yönelik inancı da kutlandı.

Yağmur beklenmiyor: En yüksek hava sıcaklığı 28 derece

Meteoroloji Dairesi hafta boyunca yağmur beklenmediğini, havanın genelde bulutlu olacağını belirtti.

En yüksek hava sıcaklığı periyodun ilk günleri iç kesimlerde ve sahillerde 21 – 24, diğer günlerde ise iç kesimlerde 25 – 28 ve sahillerde 22 – 25 derece dolaylarında seyredecek.

Meteoroloji Dairesi’nin 15 – 21 Kasım tarihlerini kapsayan raporuna göre, KKTC periyodun ilk günleri alçak basınç sistemi ile serin ve nemli, diğer günlerde ise yüksek basınç sistemi ile ılık ve nispeten nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Rüzgarın periyodun ilk günleri kuzey ve batı, diğer günlerde ise kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esmesi bekleniyor.

Genel Kurul, yasama ve denetim gündemiyle toplanacak

Cumhuriyet Meclisi, bugün yasama ve denetim gündemiyle toplanacak.

Genel Kurul’un saat 10.00’da başlaması beklenen toplantısında bir onay yasa tasarısı, iki yasa tasarısı ve bir de sayıştay raporu görüşülecek.

Buna göre, Genel Kurul’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gazimağusa İlahiyat Koleji Yapım Projesi Protokolü’nün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı ele alınacak. Onay yasa tasarısı ile ilgili Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin raporu da okunacak.

Bir daha görüşülmek üzere komiteye alınan İnsan Hücre, Doku ve Organ Nakli İle İlgili Kuralları Düzenleyen (Değişiklik) Yasa Tasarısı da yarın ele alınacak. Avrupa Birliği Uyum Yasa Tasarılarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici ve Özel Komite’nin tasarıya ilişkin raporu Genel Kurul’da okunacak.

Anayasa’nın 159’uncu maddesinin 1’inci fıkrasının b bendi kapsamına Giren Taşınmaz Malların Tazmini, Takası ve İadesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin tasarıya ilişkin raporu da yarınki toplantıda ele alınacak.

Öte yandan Sayıştay Komitesi’nin, Sosyal Hizmetler Dairesi’nin Lefke, Güzelyurt, Mağusa, Akdoğan, İskele ve Mehmetçik bölgelerini kapsayan Sayıştay Denetim Raporu da Genel Kurulun gündemine getirilecek.

Genel Kurulda, milletvekillerinin güncel konuşmalarına da yer verilecek.

Petrol düşüşe geçti

Petrol fiyatları, Rusya’nın Karadeniz’deki kritik ihracat limanı Novorossiysk’te iki günlük duraklamanın ardından yüklemelerin yeniden başlamasıyla Pazartesi günü Asya seansının başında düşüşe geçti. Bu gelişme, geçtiğimiz hafta kaydedilen sınırlı kazançları geri aldı.

Brent petrol vadeli işlemleri varil başına 64 sent düşüşle 63,75 dolardan, ABD ham petrolü (WTI) petrol vadeli işlemleri ise varil başına 66 sent düşüşle 59,43 dolardan işlem görüyor.

Geçen haftaki yüzde 2’yi aşan ralli, Novorossiysk’teki ve Caspian Pipeline Consortium tarafından işletilen komşu terminaldeki tedarik kesintisiyle desteklenmişti. Novorossiysk’teki yükleme operasyonlarının yeniden başladığı, sektör kaynakları ve LSEG verileriyle doğrulandı; bu durum, kısa vadeli arz baskısının azaldığını gösterdi.

Ancak piyasa hâlâ karmaşık sinyallerle karşı karşıya. Bir yanda Ukrayna, Rusya’nın petrol altyapısına yönelik saldırılarını sürdürüyor; Ukrayna Cumartesi günü Ryazan rafinerisini hedef aldı. Diğer yanda, OPEC+’ın üretim kararlarının yarattığı aşırı arz algısı piyasada baskı yaratıyor.

Lukoil ve Rosneft gibi Rus petrol şirketlerini hedef alan Batı yaptırımlarının 21 Kasım sonrası daha da derinleşmesi bekleniyor; ABD yetkilileri, Rusya ile iş yapan herhangi bir ülkeyi cezalandırmayı öngören yasaları değerlendiriyor.

17 Kasım 2025 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 42,33 TL, Euro 49,13 TL, İngiliz Sterlini ise 55,68 TL’den işlem görüyor.

Saat 07.58 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,32 TL, satış fiyatı 42,33 TL.

Euro’nun alış fiyatı 49,12 TL, satış fiyatı 49,15 TL, İngiliz Sterlini ise 55,65 TL’den alınıp 55,70 TL’den satılıyor.

Öztürkler: Bayrağımıza kinle yaklaşanlar bilmelidir ki karşılarında sadece bir sembolü değil, bir halkın onurunu, tarihini ve geleceğini bulur

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, “Bayrağımıza kinle yaklaşanlar bilmelidir ki karşılarında sadece bir sembolü değil, bir halkın onurunu, tarihini ve geleceğini bulur” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42. kuruluş yıldönümünün, Lefkoşa Lokmacı Sınır Kapısı’nda Rum gençlerin gerçekleştirdiği bir eylemle gölgelenmeye çalışıldığını söyleyen Öztürkler, bu tür provokasyonları münferit bir olay olarak değerlendirmelerinin mümkün olmadığını söyledi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler konu hakkında yaptığı yazılı açıklamada, Rum gençlerin eylemini eleştirerek, “Yunan bayraklarıyla yürüyen, ‘Türkiye dışarı’ ve ‘Türk askeri dışarı’ sloganları atan bu grup, barıştan değil, nefretten beslenen bir zihniyetin güncel tezahürüdür.” dedi.

Öztürkler açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bayrağımıza uzanan eller, bunun ne anlama geldiğini tarihsel hafızamızdan öğrenmelidir. Geçmişte bu milletin kutsallarına uzanan ellerin karşılaşacağı kararlılığın en açık göstergeleri örneklerle sabittir.

Bugün ELAM, Güney Kıbrıs’ta üçüncü büyük siyasi güç konumundadır. EOKA’nın mirasını taşıyan bu yapı, Grivas ve Sampson’un çizgisinde ilerlemekte; kilisenin de desteğiyle Türk askerine ve Kıbrıs Türk halkına yönelik düşmanca tutumunu sürdürmektedir. Fanatik Rum gençliği ise bu ideolojik mirasın sokaktaki taşeronu olarak provokatif eylemlerle nefret siyasetini körüklemektedir. Bu gerçekler ortadayken, bize siyasi eşitlikten uzak, dayatmacı bir çözüm modeli sunulması kabul edilemezdir.

Girne Kalesi’ne Türk bayrağı dikmek isteyen Rum Milli Muhafız Ordusu mensupları, sözde belediye başkanları atayan zihniyet ve siyasi eşitliğimizi tanımayan Rum yönetimi, bize biçilen kefenin yalnızca birkaç örneğidir. Metehan Kapısı’ndan geçerken selamladıkları Cumhuriyet Meclisi ve KKTC Cumhurbaşkanlığı yerleşkelerinde dalgalanan bayraklarımız, bu topraklarda var olan devletin en somut gerçeğidir.

Beşparmak Dağları’ndan yükselen bağımsızlık ışığımız, Rum Başkanlık Sarayı’na en fanatik Rum’un evine de süzülmektedir. Bu ışık, Kıbrıs Türk halkının iradesinin, özgürlüğünün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz desteğinin simgesidir.

Bayrağımıza kinle yaklaşanlar bilmelidir ki karşılarında sadece bir sembolü değil, bir halkın onurunu, tarihini ve geleceğini bulur. Bu tür provokasyonları münferit bir olay olarak değerlendirmemiz mümkün değildir. Gelişmeler tarafımızdan dikkatle takip edilmekte olup, gereken her platformda en güçlü şekilde karşılık bulacaktır.”

Oğuz’dan Güney Kıbrıs’taki bayrak yakma provokasyonuna sert tepki

“Nefret ve saygısızlık asla kabul edilemez”

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Güney Kıbrıs’ta dün gerçekleştirilen provokatif gösteri sırasında KKTC bayrağının yakılmasını sert bir dille kınadı. Oğuz, yapılan eylemin nefret saiki taşıdığını ve barışa, huzura, iki toplum arasındaki güven ortamına zarar veren bir provokasyon olduğunu belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 42’nci yıldönümü nedeniyle Güney Kıbrıs’ta düzenlenen protesto sırasında, bir grup Rum gencinin ellerinde Yunan bayraklarıyla Lokmacı sınır kapısı bölgesine yürüdüğü ve yürüyüş boyunca “Türkiye dışarı”, “Türk askeri dışarı” sloganları atarak gerginliği tırmandırdığı görüldü. Grup, protestonun sonunda KKTC bayrağını ateşe verdi.

“Rum tarafı federal çözüm istemediğini bir kez daha gösterdi”

Bakan Oğuz, yaşanan olayın Rum tarafının gerçek niyetini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ederek:

“Bu tür nefret ve saygısızlık gösterileri, Güney Kıbrıs yönetiminin ve gençliğinin federal bir çözüm istemediğinin kanıtıdır. Türk halkına karşı nefretlerini içlerinde taşımaya devam ettiklerini gösteriyor.” dedi.

Oğuz, adada iki toplumun eşit egemenliği temelinde barış içinde yaşama fikrinin gün geçtikçe daha da güçlendiğini, bu tür provokasyonların ise sadece nefret ve ayrışmayı derinleştireceğini söyledi.

“Bayrak yakmak en büyük saygısızlıktır”

Oğuz, açıklamasında milli sembollere saygının evrensel bir değer olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

“Bayrak yakmak, bir halkın onuruna, kimliğine ve varlığına saldırıdır. Bu davranış medeniyetle, barışla, insanlıkla bağdaşmaz. Asla kabul edilemez.”

“KKTC’de böyle provokasyonlar hiçbir dönemde yapılmadı”

Ülke içi barış ve güvenliğin her zaman korunduğunu hatırlatan Oğuz:

“Ülkemizde hiçbir dönemde benzer nefret eylemleri yapılmamıştır. İç düzeni sağlamak için gerekli tüm tedbirler alınmaktadır. Provokasyonlara asla izin vermeyeceğiz.” dedi.

Oğuz, Kıbrıs Türk halkının hiçbir tahrike kapılmaması gerektiğini, sağduyu ve demokrasi anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğini vurguladı.

Başbakan Üstel’den Güney Kıbrıs’taki bayrak yakma eylemine sert tepki!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42’nci kuruluş yıl dönümünde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde KKTC bayrağına yönelik gerçekleştirilen yakma eylemi, Başbakan Ünal Üstel tarafından sert bir dille kınandı.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle; 

 

“KKTC’nin 42. kuruluş yıldönümüne, coşkuyla ve yüksek sorumluluk bilinciyle kutladık.

Kıbrıs adasında varoluş mücadelemizin her sayfasında bir direniş destanı vardır. 

1958’leri, 1963’leri, Erenköyü, Geçitkale – Boğaziçi’ni,  unutmadık. 

Cumhuriyetimizin temellerinde, şehitlerimizin kanı, gazilerimizin tarihi fedakarlıklarının olduğunu hep anımsarız. Yeni nesillere de aktarırız. Ancak bunu, düşmanlık anlayışı hedefiyle yapmıyoruz.

Güney Kıbrıs’ta Rum Toplumunda durum çok farklıdır.

Kıbrıs Rum liderliği, Makarios’tan devraldıkları Megalo İdea mirasıyla adadaki, barışı, huzuru tehdit etmektedir. 

Kıbrıs’ta Türk düşmanlığı üzerine siyaset yapan, aşırı sağ, faşist ELAM Partisinin, üçüncü büyük parti konumuna gelmesi, tehdit ve tehlikenin boyutunun somut göstergesidir. Kuzey Kıbrıs’ta ELAM’ın karşılığı olan bir siyasi partimiz yoktur. Çünkü Kıbrıs Türk halkı, barışçıl, çağdaş bir demokrasi kültürüne sahiptir.

Ortodoks Rum Kilisesinin, kontrolündeki Rum Eğitim sistemi, örgün eğitim sisteminin her kademesinde Türk Düşmanlığı aşılıyor.

15 Kasım KKTC’nin 42. Kuruluş yıldönümü bizler barışçıl bir anlayışla kutlarken, Rum gençlerinin, ellerinde Yunan Bayraklarıyla, sınır kapılarında, sınırlarımıza, Kıbrıs Türk Halkına karşı saldırgan tutumunu görmezlikten gelmemiz mümkün değildir.

Kıbrıs adasında komşu iki devletiz.

Yaşayabilir her türlü çözümün temelini iki devlet oluşturacaktır. Anlaşarak bir çözüme ulaşmasak da, Kıbrıs adasında iyi ilişkilere sahip iki komşu devlet olarak yaşayacağız, var olacağız. Biz buna içtenlikle inanıyoruz. Rumların da inanmasını istiyoruz. 

Rum halkı, gerçeklerden uzak, Megalo İdea, uzantısı düşüncelerin, kendileri için var yarattığı tehlikeleri görüp, barış için uzanan elimizi görmelidir.

Elimizi, kırılması için değil, barış için uzattık.

Rum Gençleri, Yunan Bayraklarıyla sınırlarımıza yollayıp, KKTC Bayrağı yaktıranların bu tavrı, Kıbrıs Türk Halkı’na hakaret ve saldırıdır.

Bayrak bir devletin, devleti var eden halkın, onur sembolüdür. KKTC Bayrağını yakanlar, yaktıranlar bunu bilmeli, bilmiyorlarsa öğrenmelidir.

KKTC sonsuza dek var olacak, KKTC Bayrağı bu topraklarda, Anavatan Türkiye’mizin bayrağıyla, Türk bayrağıyla birlikte  hep dalgalanacaktır.”

KKTC’nin sessiz kahramanları: Polis Özel Harekât

KKTC Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı Polis Özel Harekât Şubesi personeli, her koşulda görevlerini büyük bir özveriyle ve disiplinle yerine getiriyor. Özellikle koruma görevinde bulunan ekipler, sorumluluklarının bilinciyle hareket ederek, hem korudukları kişilerin güvenliğini hem de bulundukları bölgenin huzurunu en üst seviyede tutmak için yoğun çaba harcıyor.

Polis Özel Harekât personeli, zorlu şartlarda görev yapabilmek için hem fiziki hem de psikolojik açıdan özel eğitimlerden geçiyor. Silah kullanma, yakın koruma taktikleri, kriz ve rehine durumlarına müdahale, kalabalık kontrolü, araçlı ve yaya eskort düzenleri gibi pek çok alanda düzenli eğitim alarak kendilerini sürekli geliştiriyorlar. Bu sayede, karşılaşabilecekleri her türlü olumsuzluğa hazırlıklı, soğukkanlı ve profesyonel bir şekilde müdahale edebiliyorlar.

KKTC Deprem İzleme ve Değerlendirme Merkezi, Doğu Akdeniz’deki en küçük sarsıntıyı bile kaydediyor

KKTC Deprem İzleme ve Değerlendirme Merkezi (DİDEM), Erenköy’de bulunan derin kuyu deprem (sismik) istasyonu sayesinde Doğu Akdeniz’de meydana gelen en küçük sarsıntıyı bile kaydediyor.

AFAD ve Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Jeoloji ve Maden Dairesi ile imzalanan protokol kapsamında oluşturulan Merkez’de, Doğu Akdeniz’de meydana gelen tüm depremler çözümlenerek, en kısa sürede depremin derinliği, lokasyonu ve büyüklüğü netleştiriliyor.

KKTC sınırları içerisindeki 17 hız ve ivme istasyonu ile Erenköy’de bulunan bir adet derin kuyu deprem (sismik) istasyondan veri alan merkez, AFAD ile eş güdüm halinde çalışmalarını sürdürüyor.

Albayrak: “Depremin hem derinliğini, hem lokasyonunu, hem de büyüklüğünü çözümleyebiliyoruz”

Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Ayşen Albayrak, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) yaptığı açıklamada, KKTC Deprem İzleme ve Değerlendirme Merkezi ve çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Merkezde AFAD ile eş zamanlı olarak tüm depremleri görebildiklerini kaydeden Albayrak, Doğu Akdeniz’de meydana gelen depremleri merkezde çözümleyebildiklerini dile getirdi.

Albayrak, depremin hem derinliğini, hem lokasyonunu, hem de büyüklüğünü hızlıca çözümleyebildiklerini ifade etti.

Merkezin 2025 yılı içerisinde faaliyete geçtiğini kaydeden Albayrak, iki jeofizik mühendisinin merkezde görev yaptığını belirtti.

Personelin büyük bir özveriyle çalıştığını, her an görevlerinin başında olduğunu ifade eden Albayrak, merkezdeki personel eksikliğine de değindi.

KKTC sınırları içerisinde veri aldıkları 17 hız ve ivme istasyonu ile Erenköy’de bulunan bir adet derin kuyu deprem (sismik) istasyonun olduğunu kaydeden Albayrak, istasyon sayısının artırılmasının planlandığını dile getirerek, “Daha çok istasyon, daha çok veri demektir.” şeklinde konuştu.

“Yaklaşık 50 artçı deprem meydana geldi”

Son günlerde Kıbrıs’ta meydana gelen depremlere de değinen Albayrak, 12 Kasım saat 11.31’deki ilk depremden, 13 Kasım saat 13.00’e kadarki 25 saat 29 dakikalık süreçte yaklaşık 50 artçı deprem meydana geldiğini ifade etti.

Panik olacak bir durumun olmadığını, bunun beklenen depremler olduğunu da vurgulayan Albayrak, Başbakanlık bünyesinde oluşturulan “Deprem ve Doğal Afet Değerlendirme ve İzleme Komisyonu”nda düzenli istişare halinde olduklarını ve toplantılar yaptıklarını belirtti.

KKTC için “Diri Fay Haritası” konusundaki çalışmalara da değinen Albayrak, deprem yönetmeliklerinin değişmesi için çalışmalarının Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne sunulduğunu aktardı.

Güncel deprem verilerini ve depremlerle ilgili anlık bilgileri sağlayan bir web sitesinin hazır olduğunu kaydeden Albayrak, yakın zamanda halka açılacağını ifade etti.

Bolat ve Özyankı: “Gözümüz sürekli ekranların üzerinde…”

KKTC Deprem İzleme ve Değerlendirme Merkezi’nde görev yapan Jeofizik Mühendisi Selen Bolat ile Jeofizik Mühendisi Arif Özyankı da, merkezdeki çalışmaları hakkında bilgiler aktardı.

20 yıldır Jeoloji ve Maden Dairesi’nde Jeofizik Mühendisi olarak görev yapan Bolat, “Gözümüz sürekli ekranın üzerinde… Veri akışını sürekli izlemek zorundayız ki, anlık bir deprem olduğunda onu çözümleyebilelim.” ifadelerine yer verdi

Bolat, “Mesai saatleri dışında da özveriyle ve sürekli AFAD ile de iletişim içerisindeyiz ve görevimizin başındayız.” dedi.

Erenköy’de “sismik derin kuyu” istasyonun olduğunu ifade eden Bolat, bu sayede Doğu Akdeniz’de meydana gelen en küçük sarsıntıyı bile kaydedebildiklerini ifade etti.

10 yıldır Jeofizik Mühendisi olan Arif Özyankı da, mesai saatleri dışında da sürekli görev başında olduklarını belirtti.

Görevlerinin sadece depremleri değerlendirmek olmadığını dile getiren Özyankı, istasyonların düzgün çalışmasını da sağlayarak veri akışının sorunsuz bir şekilde olmasını sağladıklarını kaydetti.

Özyankı, depremlerde “şiddet” ifadesinin yanlış olduğunu, bunun deprem “büyüklüğü” olarak tanımlanması gerektiğini ifade etti.

Özyankı, deprem ülkesinde yaşadıklarını ve bunu son depremlerle tekrar hatırladıklarını kaydetti.

Ertuğruloğlu: Ön koşul arkasına saklananlar Türk tarafına ön koşul koyamaz

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, yıllarca sürdürülen müzakerelerin başarısız olmasının ana kaynağının Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak kabul görmesi ön koşulu olduğunu kaydederek, bu ön koşulun arkasına saklananların Türk tarafına ön koşul koyamayacağını vurguladı.

Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) yaptığı açıklamada Rum yönetimi lideri Nikos Hristodilidis’in “Müzakereler ‘ön koşulsuz’ başlamalı” açıklamasını eleştiren Ertuğruloğlu, “Kıbrıs konusunda sadece bir tane ön koşul var, o da Rum tarafının ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye kabul görmesidir” dedi.

Ertuğruloğlu, Nikos Hristodulidis’in “Müzakerelerin, yeni Kıbrıs Türk liderliğiyle şartsız ve koşulsuz, 2017 yazında kalınan noktadan yeniden başlaması” yönündeki açıklamasına şöyle yanıt verdi:

“Kıbrıs konusunda sadece bir tane ön koşul var, o da Rum tarafının ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye kabul görmesidir. Bu ön koşul, yıllarca sürdürülen müzakerelerin başarısızlığının kaynağıdır. Türk tarafının egemen eşit iki devlet gerçeği içeren politikası bir ön koşul değil var olan ön koşulu ortadan kaldırma politikasıdır.

Rum tarafı, bu ön koşulun arkasına saklandığı sürece Türk tarafına ön koşul öne sürme hakkına sahip değildir.”

Ziya Öztürkler: Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Ada’da devlet kurabilmek için oldukça zorlu mücadeleler verildiğini hatırlatarak “Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır.” dedi.

KKTC’nin 42. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, bu bölgede bağımsız ve özgür yaşamanın önemli olduğunu söyledi.

Öztürkler, KKTC’nin 42’nci, Türkiye’nin 102’nci kuruluş yıl dönümünün kutlandığına işaret ederek “KKTC, atalarımızın bize bıraktığı çok önemli bir miras. Burada Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı, toplum liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü, bu toprakların toprak olabilmesi için, devlet olabilmesi için birlikte mücadele veren Mücahit ve Mehmetçiği saygıyla, bu uğurda şehit düşenleri de rahmetle anmak gerekiyor.” dedi.

Öztürkler, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) başta olmak üzere Türk dünyasının birçok teşkilat ve kuruluşunda gözlemci üye sıfatıyla yer aldığına belirterek, KKTC’ye sahip çıkmak gerektiğini söyledi.

Öztürkler, KKTC’nin kurumsal altyapısının ve diplomasi anlamında kurumsal kimliğinin tanıtılarak daha ileriye götürülmesi gerektiğine işaret ederek, bu alanlarda çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

“Türk halkı olarak Kıbrıs’ta devlet kurabilmek için oldukça zorlu mücadeleler verildiğini” söyleyen Öztürkler, “Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır. Ana vatanımız Türkiye ile Kıbrıs Türk halkı arasında kopmayacak bağlar vardır. Bu bağlara biz sımsıkı bağlıyız. Atalarımızdan bahsettik, Mücahitten, Mehmetçikten bahsettik. Bu birliktelik bizleri daha da ileriye taşıyacaktır.” dedi.

Öztürkler, Türk dünyasının birbirine daha sıkı bağlarla bağlanması gerektiğini belirterek şunları kaydetti:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) silahlandırılması, dünyada yaşanan son gelişmeler, özellikle de Gazze’de olanları değerlendirdiğimizde, maalesef dünyada insan hakları ile hukukun geçerli olmadığını görüyoruz. Bunlardan dolayı güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti, güçlü bir KKTC demektir. Bu birlikteliğin daim olmasını diliyorum.”

Öztürkler, KKTC’nin ekonomik yapısını güçlendirmek için de çaba sarf ettiklerini belirterek, KKTC Devletini yaşatmak için gelecek nesillere geçmiş mücadelelerin iyi anlatılması gerektiğini kaydetti.

15 Kasım Cumhuriyet Bayramı Mehmetçik Büyükkonuk’ta Coşkuyla Kutlandı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42. kuruluş yıldönümü, Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi sınırlarında büyük bir coşkuyla kutlandı. Bülent Ecevit Meydanı’nda düzenlenen törene Kaymakamlık ve Bucak Sorumlusu, bölge muhtarları, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katılarak Cumhuriyet sevincini paylaştı.

Törende konuşan Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, Cumhuriyetin anlamını ve Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bugün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42. kuruluş yıldönümünde, özgürlüğümüzün, irademizin ve bu topraklarda onurlu bir şekilde yaşama kararlılığımızın en güçlü sembolünü bir kez daha gururla anıyoruz.
15 Kasım yalnızca bir tarih değildir; bu topraklara alın teriyle, cesaretiyle, inancıyla tutunmuş bir halkın kendi geleceğine sahip çıkmasının adıdır.
KKTC bugün çok daha aydınlık bir geleceğe yürüyorsa, bunda devletimizin kurucularının, aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve merhum Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ın büyük payı vardır. Cumhuriyetimiz, Anavatan Türkiye’nin sarsılmaz desteğiyle daha da güçlenmiştir.”

Başkan Tuğlu, Cumhuriyetin yalnızca bir yönetim biçimi değil; adalet, eşitlik, özgürlük ve çağdaşlık ilkelerinin bütününü temsil ettiğini hatırlattı. Belediyenin tüm hizmetlerinde bu değerlere bağlı kaldıklarını ifade ederek, her köyde ve her mahallede vatandaşların yaşam kalitesini yükseltme hedefiyle çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Program, öğrencilerin günün anlam ve önemine uygun şiir ve konuşmalarıyla sona erdi.
Cumhuriyet coşkusu, Mehmetçik Büyükkonuk’ta yine birlik ve beraberlik içinde yaşandı.

Halkımız için, geleceğimiz için çalışıyoruz.

Öztürkler: Azerbaycanlı kardeşlerimizle bayramımızı kutlamak bizi mutlu ediyor

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında adada bulunan Azerbaycan-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Feyziyev ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, kabulde konuşan Ziya Öztürkler, KKTC’nin 42. kuruluş yıldönümünde Azerbaycan’dan gelen heyetin kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Son dönemde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katkılarıyla ilişkilerin önemli bir noktaya geldiğini ifade ede Öztürkler, Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gaffarova ve Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Feyziyev’in desteklerinin çok kıymetli olduğunu kaydetti.

“Ortak tarihimiz, dilimiz ve değerlerimiz var” diyen Öztürkler, halklar arasındaki gönül köprülerinin karşılıklı anlayışla güçlenerek devam etmesi gerektiğini söyledi.

Karabağ Zaferi’ni Kıbrıs Türk halkının coşkuyla karşıladığını belirten Öztürkler, ülkede eğitim gören Azerbaycanlı öğrencilerin ve sanatçıların katkılarına değindi.

Kazakistan’da gerçekleşen temasları sırasında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Azerbaycan Meclis Başkanı Gaffarova’nın büyük desteğini gördüğünü aktaran Öztürkler, “Böylesi tarihi günler sizlerle daha anlamlı. Ziyaretiniz, gönül birliğimizin en güçlü göstergesidir” dedi.

-Feyziyev

Azerbaycan-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Feyziyev de, Azerbaycan Parlamentosu’nun tamamının gönülden KKTC Dostluk Grubu üyesi olduğunu vurguladı.

Bakü’de KKTC’nin 42. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona bu yıl rekor düzeyde katılım gerçekleştiğini belirten Feyziyev, “15 Kasım KKTC’nin olduğu kadar bizim için de bir bayramdır” dedi.

Karabağ Zaferi ile KKTC’nin ilanını Kasım ayının iki büyük bayramı olarak nitelendiren Cavanşir Feyziyev, “Sizin yaşadıklarınızın bir benzerini biz de yaşadık. Mücadele halen devam ediyor. KKTC’nin olmadığı her platformda bizler sizlerin yerine isteklerinizi dile getiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Parlamentolar arası ilişkilerin devletler düzeyinde de destekleneceğini belirten Feyziyev, Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi yönünde adımlar atacaklarını, bu kapsamda Kırgızistan ve Özbekistan’a ziyaretler gerçekleştireceğini ve TBMM ile iş birliği içinde bu ülkelerde KKTC dostluk gruplarının kurulması için çalışacaklarını kaydetti.

Feyziyev, konuşmasını “KKTC’ye ebedi bağımsızlık dilerim” diyerek tamamladı.

Fidan: Erhürman ile büyük ölçüde koordineli, uyumlu ve verimli çalışacağımıza inanıyorum

KKTC’nin 42. kuruluş yıldönümü dolayısıyla A Haber’e değerlendirmelerde bulunan Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, hem Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile yürütülecek işbirliğine dair beklentilerini hem de Kıbrıs meselesine ilişkin net mesajlarını kamuoyuyla paylaştı.

Fidan, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile ilgili fikirlerini dile getirerek, uyumlu çalışılacağına olan inancını ifade etti.

“ERHÜRMAN İLE BÜYÜK ORANDA KOORDİNELİ, VERİMLİ VE UYUMLU BİÇİMDE ÇALIŞACAĞIMIZA İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman‘ın Ankara ziyareti sırasında, beraberlerindeki heyetlerle birlikte yaptıkları görüşmeden bahseden Fidan, “Daha önceden tanışıyorduk, görüşlerimizi biliyoruz karşılıklı olarak. Belli bir dış politika koordinasyonu, söylem birliği, vizyon birliği, eylem birliği konularında neler yapılmalı, neler konuşulmalı, konularını detaylı şekilde konuştuk. Verimli ve faydalı bir görüşme oldu. Ben kendisiyle büyük oranda koordineli, verimli ve uyumlu biçimde çalışacağımıza da inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Kıbrıslı Türkler’in adada 2. sınıf statüye düşmesine garantör ülke Türkiye’nin izin vermeyeceğini de vurgulayarak, eşitlik içerisinde var olmakla ilgili kilit mesajlar veren Fidan, programda ayrıca şunları kaydetti:

“KIBRIS TÜRKÜ’NÜN ADADA 2. SINIF STATÜYE DÜŞÜRÜLMESİNE KENDİLERİ DE, GARANTÖR ÜLKE OLARAK BİZ DE İZİN VERMEYİZ”

“Kıbrıs Türkü’nün eşit egemen varoluş hakkını kimse alamaz. (Kıbrıslı Türkler’in) Adada 2. sınıf statüye düşürülmesine kendileri de izin vermez, garantör ülke olarak biz de izin vermeyiz. Ya eşitlik içinde var olunur ya da olmaz. Şu anki 2 devletli çözüm olarak tanımladığımız 2 tarafın da bağımsızlığını esas alan yapı, her 2 tarafın da eşitliğini garanti altına alan ve sorun çıkarmayan en iyi yapı. Ama diğer türlü uluslararası toplumun Kıbrıslı Rum-Yunan propagandasından dolayı bunu benimsememeleri, sanki başka bir çözüme de sıcak bakıyorlarmış imajını, illüzyonunu vermeleri aslında tarihi bir yanılsama”.

“KIBRISLI RUMLAR’IN HER ŞEYİ İKİYE BÖLÜP KIBRISLI TÜRKLERLE PAYLAŞMAYACAĞINI HERKES BİLİYOR”

“Bizim burada kendimize özgüvenimiz var. Biz burada diyoruz ki, Cumhurbaşkanımızın tarihi sorumluluk alarak liderlik yaptığı Annan Planı ile alakalı- güya o dönem Türkiye de Avrupa Birliği’ne alınacaktı- Annan Planı kabul edilecekti adadaki sorunlar çözülecekti, egemen eşit yapılı bir toplum modeli oluşturulacaktı, yönetim dönüşümlü olacaktı, vesaire… Şimdi burada, Kıbrıslı Rum’un bunu kabul etmesi mümkün mü? Kıbrıslı Rum şu anda bir devlet yönetiyor, bütün imkanlarından istifade ediyor, Annan planı kabul edilseydi bütün her şeyi ikiye bölüp Kıbrıslı Türkler ile paylaşmak zorunda kalacaktı. Bunu kendilerinin kabul etmeyeceğini herkes biliyor.”

“BARIŞ HAREKATI’NIN GETİRDİĞİ FIRSATLARDAN EN ÇOK KIBRISLI RUMLAR YARARLANIYOR”

Dolayısıyla biz her zaman diyoruz, devlet bizim için bir tercih değil bir zorunluluktu. Biz en baştaki uluslararası sistemde 1960 Anlaşması’yla taahhüt edilen yapıya bağlı kaldık ama buna bağlı kalmayan o ilk tarihten itibaren baktığınız zaman Kıbrıslı Rum-Yunan ikilisi oldu. Yani bunlar adada Kıbrıslı Türkler’in eşit yapıda olmasını istemediler ve Kıbrıslı Türkleri yönetilecek bir zümre olarak gören, o dönemki Kıbrıs Cumhuriyetinde, yönetimde herhangi bir söz sahibi olmayan, 1974’teki darbeden sonra Yunan Cuntası’nın tamamen ele geçirmek istediği bir yer olunca, bizim başka çaremiz yoktu. Tarih bizi buraya getirdi, şu anda adanın kuzeyinde Kıbrıslı Türkler, güneyinde Kıbrıslı Rumlar yaşıyor, ve Türk askerinin varlığından dolayı, 1974 yılından itibaren de bir kişi bile burnu kanamadan hayatına devam ediyor. Barış Harekatı’nın getirdiği fırsatlardan en çok Kıbrıslı Rumlar istifade ediyor.”

15 Kasım Özel Çekilişinde büyük ikramiye “48469” numaralı bilete isabet etti

Piyangolar Birimi, 6 milyon TL’lik büyük ikramiyenin Lefkoşa bayisi Tutku Beyit’ten satılan “48469” numaralı bilete isabet ettiğini duyururken, 8 milyon TL büyük ikramiyeli yılbaşı çekilişi biletlerinin Pazartesi günü satışa çıkacağını açıkladı.
Piyangolar Birimi, 15 Kasım Özel Çekilişinde 6 Milyon TL’lik büyük ikramiyenin, Lefkoşa bayisi Tutku Beyit tarafından satılan “48469” numaralı bilete isabet ettiğini açıkladı.

Piyangolar Birimi tarafından gerçekleştirilen 15 Kasım tarihli Devlet Piyangosu bu akşam çekildi. Çekilişte 6 Milyon TL’lik büyük ikramiye “48469” numaralı bilete isabet etti.

YILBAŞI ÇEKİLİŞİ BİLETLERİ PAZARTESİ SATIŞA ÇIKACAK

Bir sonraki çekiliş 31 Aralık tarihinde gerçekleşecek. Büyük ikramiye 8 Milyon TL olurken, toplam ikramiye 25 milyon 566 bin 750 TL olacak. Bilet fiyatının 400 TL olarak belirlendiği çekiliş biletleri Pazartesi gününden itibaren satışa sunulacak.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Piyangolar Birimi’nin resmi web sitesi olan piyangolar.gov.ct.tr adresinden tüm çekiliş sonuçlarına ve güncel haberlere ulaşılabilir.

Öztürkler: Biz atalarımızdan, ecdadımızdan Anavatan sevgisini öğrendik

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, KKTC’nin 42’nci kuruluş yıl dönümü kutlamaları dolayısıyla adada bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Celal Adan başkanlığındaki Meclis heyetini kabul etti.

Cumhuriyet Meclisi Şeref Salonu’nda yer alan kabulde, Cumhuriyet Meclisi – Türkiye Büyük Millet Meclisi Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı, UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay, Meclis Genel Sekreteri Seral Fırat ve bazı yetkililer hazır bulundu.

TBMM Heyeti’nde ise TBMM Başkanvekili Celal Adan, AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman ve AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu yer aldı.

-Öztürkler: “Kıbrıs Türk halkı devletinden ve egemenliğinden asla vazgeçmeyecektir”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, kabulde yaptığı konuşmada TBMM heyetini ağırlamaktan duyduğu onuru dile getirdi.

42’nci kuruluş yıl dönümünde Türkiye Cumhuriyeti’nin her zamanki gibi KKTC’yi yalnız bırakmadığını dile getiren Öztürkler, Türk askerlerinin uçak kazasında şehit düşmesinden dolayı Türkiye Cumhuriyeti’nin acısını paylaştığını söyleyerek, Türkiye’ye başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini iletti.

“Biz atalarımızdan, ecdadımızdan Anavatan sevgisini öğrendik ve bu yolda devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.” diyen Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının büyük acılar çektiğini ancak hiçbir zaman Türklüğünden, dininden ve maneviyatından vazgeçmediğini vurguladı.

Konuşmasında Dr. Fazıl Küçük, Rauf Raif Denktaş, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan’ı rahmetle anan Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının asla devletinden ve egemenliğinden vazgeçmeyeceğini söyledi.

Yakın geçmişte Cumhuriyet Meclisi’nde “Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Önerisi”nin oy çokluğuyla kabul edildiğini anımsatan Öztürkler, TBMM’nin bu kararı yaklaşık bir yıl önce aldığını belirtti.

Öztürkler, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a Kazakistan ziyaretlerinde kendilerine gösterdiği destek için teşekkür de etti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olduğunu da hatırlatan Öztürkler, KKTC’nin Türk dünyasının kopmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

“Kıbrıs Türk halkının her zamankinden daha fazla Türk dünyasına ihtiyacı vardır. Bizim ortak dilimiz, dinimiz, manevi değerlerimiz ve kültürümüz vardır, ecdadımız birdir.” diyen Öztürkler, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Başkanı Devlet Bahçeli’ye KKTC’nin tanınması ve KKTC ile işbirlikleri yapılması için gösterdikleri çabadan dolayı teşekkür etti.

Kıbrıs Türk halkını izolasyonlarla yıldırmaya çalıştıklarını söyleyen Öztürkler, “Bu topraklar, mücahitler ve Mehmetçiğin vermiş olduğu mücadele sonunda vatan olmuştur ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ileride de yaşayacaktır.” dedi.

Öztürkler, Türkiye’nin garantörlüğünün ve Türk askerinin adadaki varlığının kırmızıçizgileri olduğunun da altını çizdi.

-Adan: “TBMM olarak uluslararası tüm platformlarda KKTC’nin haklı davası için gayret gösteriyoruz”

TBMM Başkanvekili Celal Adan ise sözlerine 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak ve KKTC’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti belirterek başladı.

Yeni Meclis binasının hayırlara vesile olmasını dileyen Adan, yeni binanın Kıbrıslı Türkleri uluslararası toplumda hak ettiği yere ulaştıracak birçok karar ve gelişmeye ev sahipliği yapmasını temenni etti.

“TBMM olarak uluslararası tüm platformlarda KKTC’nin haklı davası için gayret gösteriyoruz. Cumhuriyet Meclisi’nin de parlamenterler seviyesindeki temaslarının ve görünürlüğünün artması, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin uluslararası toplumda hak ettiği yere ulaşmasını kolaylaştıracaktır.” diyen Adan, Cumhuriyet Meclisi üyelerinin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi gibi uluslararası platformların çalışmalarına katılmasını memnuniyet verici olarak değerlendirdi.

Adan, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olmasıyla birlikte Türk dünyası ülkeleriyle ilişkilerinin giderek gelişmesinden ve uluslararası görünürlüğünün artmasından büyük mutluluk duyduklarını da dile getirdi.

KKTC’nin Azerbaycan ile ilişkilerinin “üç devlet bir millet şiarıyla” gelişerek ilerleyeceğine inanç belirten Adan, diğer Türk devletleri parlamentoları ile benzer dostluk gruplarının kurulması için desteklerini sürdüreceklerini kaydetti.

Adadaki Türk varlığını yok sayan hiçbir girişimin başarılı olamayacağı söyleyen Adan, “Sayın Cumhurbaşkanımız, Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitaplarında, son üç Genel Kurulda yaptıkları çağrıyı bir kez daha tekrarlayarak uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya; diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet etmişlerdir. Kıbrıs Türk Devleti’ne yönelik haksız ambargoların kaldırılması ve izolasyonun sona erdirilmesi de artık bir zaruriyettir.” dedi.

Kıbrıs Türkü’nün Rum tarafının baskı, terör ve yıldırma eylemlerine rağmen varlığını sürdürdüğünü ve özgürlük mücadelesinden ödün vermediğini dile getiren Celal Adan, Rum tarafının Kıbrıs Türklerinin de eşit haklara sahip olduğu, adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğini kabul ettiği zaman çözümün de önünün açılacağını söyledi.

Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüme destek belirten Adan, KKTC’nin uluslararası toplumda hak ettiği yere gelmesi arzusunu dile getirdi.

Adan, “Bu haklı davada muzaffer olunması için birlikteliğimizin ve milli şuurumuzun devamı vazgeçilmezdir. Sahip olduğumuz birlik ve beraberlikle bütün güçlükleri aşabilecek kudrete sahibiz. Türkiye, dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kıbrıs Türk halkının hürriyetinin, hukukunun ve refahının muhafazası yönünde ahdi ve tarihi sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirmeye devam edecektir.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

 

SAVAŞAN: 15 KASIM KIBRIS TÜRK HALKININ ÖZGÜRLÜK VE EGEMENLİK İRADESİNİN DÜNYAYA İLANIDIR

UBP Genel Sekreteri v. Dr. Ahmet Savaşan, 15 Kasım Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajında, KKTC’nin 42. kuruluş yıl dönümünü gurur, onur ve minnetle kutladığını belirtti.

Mesajında, 15 Kasım’ın Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve egemenlik iradesini dünyaya ilan ettiği, varoluş mücadelesinin devletleşme ile taçlandığı en anlamlı günlerden biri olduğunu vurgulayan Savaşan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin halkın ve Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) destansı mücadelesi ile Anavatan Türkiye’nin belirleyici desteği sayesinde kurulduğunu hatırlattı.

Dr. Fazıl Küçük’ün halkın hak ve özgürlüklerini savunmadaki liderliğine, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın yıllar süren mücadele ve kararlılığıyla devletin temellerinin atıldığına değinen Savaşan, ayrıca merhum Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit’in Türkiye ile yakın dayanışmayı sağlayarak Kıbrıs Türk halkının uluslararası arenada haklı davasına güçlü destek verdiğini ifade etti.

Savaşan, TMT’nin direnişinin halkın birlik ve kararlılık ruhunun en güçlü göstergesi olduğunu belirterek, her dönemde yanımızda olan Anavatan Türkiye’nin devletin kuruluşundan bugüne en büyük güç ve güven kaynağı olduğunu vurguladı.

Mesajında, başta bu onurlu mücadelede emeği bulunan şehitler olmak üzere tüm mücadele kahramanlarının rahmet ve şükranla anıldığını, gazilere minnet duyulduğunu dile getiren Savaşan, milli mücadele ruhu ve Türkiye ile olan gönül birliği sayesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin daha da güçleneceğine olan inancını paylaştı.

UBP Genel Sekreteri v. Dr. Ahmet Savaşan mesajını, “15 Kasım Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti!” ifadeleriyle tamamladı.

Erdoğan’dan KKTC’nin 42. Kuruluş Yıl Dönümüne Tebrik Mesajı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının 42’nci yıl dönümü dolayısıyla bir tebrik mesajı yayımladı.

Erdoğan, mesajında KKTC’nin kuruluş yıl dönümünü içtenlikle kutladığını belirterek, “Bu müstesna günde Kıbrıs Türkü kardeşlerime selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum” ifadelerini kullandı.

Kahraman şehitleri rahmetle andığını, gazilere ise şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Kıbrıs davasına olan kararlılığını vurguladı.

Erdoğan, “Millî davamız Kıbrıs’ı hiçbir zaman yalnız bırakmayacak, Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmamızı her alanda güçlendirmeye devam edeceğiz” diyerek Türkiye’nin KKTC’ye olan desteğinin süreceğini ifade etti.

Şimşek, KKTC’nin 42. kuruluş yıl dönümü resepsiyonuna katıldı

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bakanlıkça geliştirilen Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi’nin (BKMYBS) KKTC’de başarıyla kurularak bütün testlerinin tamamlandığını, projenin 1 Ocak 2026’da uygulamaya alınacağını belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bakanlıkça geliştirilen Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi’nin (BKMYBS) KKTC’de başarıyla kurularak bütün testlerinin tamamlandığını, projenin 1 Ocak 2026’da uygulamaya alınacağını belirtti.

Şimşek, “2025 Anlaşması Türkiye ile KKTC arasında bugüne kadar imzalanmış en kapsamlı mali iş birliği anlaşmasıdır. Bu çerçevede ülkemizde olduğu gibi KKTC’de de bir taraftan bütçe disiplini, bir taraftan bütçede yatırımlara ayrılan payın artırılması gibi kamuda dijitalleşme gibi kritik alanlarda birlikte ilerliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 42. yıl dönümü için Ankara’da bir resepsiyon düzenlendi.

Resepsiyona Şimşek, KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, yabancı misyon temsilcileri ve birçok davetli katıldı. Resepsiyon şehitlere saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

Burada konuşan Şimşek, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C130 tipi askeri kargo uçağında şehit olan 20 askere Allah’tan rahmet dileyerek, “Millet olarak uğradığımız bu büyük kaybın acısını gerçekten tarif etmek çok zor. Aziz şehitlerimizin kederli ailelerine, milletimize tekrar başsağlığı ve sabır diliyorum.” dedi.

Anavatan ve garantör Türkiye’nin, Kıbrıslı Türk kardeşlerini hiçbir zaman yalnız bırakmadığını ve bırakmayacağını belirten Şimşek, şöyle devam etti:

“Kıbrıs meselesine adil, sürdürülebilir ve kalıcı bir çözüm bulunması için yıllardır yoğun çaba sarf ediyoruz. Diğer taraftan Doğu Akdeniz’de istikrarın hakim olması ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının korunması için güçlü bir irade ortaya koyuyoruz. KKTC’nin hak ettiği şekilde uluslararası toplumun saygın ve tanınmış bir üyesi haline gelmesi, her alanda kalkınması, gelişmesi için Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle fikir ve gönül birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.”

Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son 4 yıldır Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya ve diplomatik, siyasi, ekonomik ilişkiler geliştirmeye davet ettiğini vurguladı.

Bağımsızlığın ancak güçlü iktisadi ve mali temellerle kalıcı hale geldiğinin altını çizen Şimşek, şu ifadelere yer verdi:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin özellikle turizm, eğitim, finansal hizmetler ve dijitalleşme alanlarında öne çıkmasını sağlamak için desteğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vizyonla KKTC’nin ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’yla kalkınma hedeflerine çok güçlü destek veriyoruz. 2025 Anlaşması Türkiye ile KKTC arasında bugüne kadar imzalanmış en kapsamlı mali iş birliği anlaşmasıdır. Bu çerçevede ülkemizde olduğu gibi KKTC’de de bir taraftan bütçe disiplini, bir taraftan bütçede yatırımlara ayrılan payın artırılması gibi kamuda dijitalleşme gibi kritik alanlarda birlikte ilerliyoruz.”

Şimşek, KKTC Maliye Bakanlığının teknoloji altyapısının güçlendirilmesini de önemsediklerini dile getirerek, “Bu kapsamda Bakanlığımızca geliştirilen Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi (BKMYBS) KKTC’de başarıyla kurulmuş ve bütün testleri tamamlamıştır. Bu önemli proje 1 Ocak 2026’da uygulamaya alınacaktır.” bilgisini verdi.

Kıbrıs meselesine ve Kıbrıs Türk halkının egemenliğinin önemli tezahürü olan KKTC’ye milletçe ve devletçe sahip çıkmaya devam edeceklerini aktaran Şimşek, “Merhum Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın öncülüğünde Kıbrıs Türk halkının verdiği mücadele sayesinde bugün Kıbrıs’ta kardeşlerimiz huzur ve güven içinde yaşıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlık tutkusuyla dalgalanan bayrağı altında nice 15 Kasımlara, nice bayramlara birlikte erişmeyi temenni ediyorum.”dedi.

KURTULMUŞ, KKTC’NİN 42. YILINI KUTLADI

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kuruluşunun 42. yılını kutladı.

Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyor, Kıbrıs Türklerinin bağımsızlığı, hak ve menfaatleri uğruna göğsünü siper eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum. Kıbrıs Türk Devleti’nin daha da güçlenmesi, uluslararası alanda tanınırlığının artırılması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

YILMAZ: TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET KIBRIS TÜRK HALKININ YANINDADIR!

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Tüm dünya bilsin ki anavatan ve garantör Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkının yanındadır, ilelebet ve her koşulda yanında olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC’nin 42’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen törende bir konuşma yaparak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni desteklemeye devam edeceklerini vurguladı.

Cevdet Yılmaz, “Tüm dünya bilsin ki anavatan ve garantör Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkının yanındadır, ilelebet ve her koşulda yanında olmaya devam edecektir” dedi.

Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türk milletinin selamlarını getirdiğini ifade ederek, “15 Kasım Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasında KKTC’nin 15 Kasım 1983’te Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş tarafından ilan edilen bağımsızlığının, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve egemenlik iradesinin en somut göstergesi olduğunu belirtti. Yılmaz, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti, Kıbrıslı Türklerin egemenliklerinden ve özgürlüklerinden asla vazgeçmediğinin teminatıdır” dedi.

Kıbrıs Türk halkının bugünlere gelmesinde büyük emekleri olan merhum Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın kahramanları, şehitler ve gazileri rahmet ve minnetle andığını söyleyen Yılmaz, “Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Halen hayatta olan gazilerimize ve mücahitlerimize en derin şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Yılmaz, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın mücadelesine ve garantörlük çerçevesinde sağlanan kazanımlara dikkat çekerek merhum Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun yanı sıra 1974 Barış Harekâtı’na liderlik eden merhum Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan’ı da rahmetle andı. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yalnızca Kıbrıs Türklerine değil, adanın tamamına barış, huzur ve istikrar getirdiğini belirtti.

“ADİL VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜMÜN YOLU KKTC’NİN EŞİT STATÜSÜNDEN GEÇİYOR”

Rum tarafının 62 yıl önce ortaklık devletini silah zoruyla ortadan kaldırdığını hatırlatan Yılmaz, 1968’den bu yana süren müzakerelerde samimi iradenin her zaman Kıbrıs Türk tarafında olduğunu söyledi. Rum tarafının hiçbir dönemde siyasi eşitliği kabul etmediğini vurgulayan Yılmaz, “Adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümün yolu, Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesinden geçmektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dört yılda dört kez uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya davet ettiğini hatırlatan Yılmaz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB üyeliğini siyasi bir baskı aracına dönüştürdüğünü ifade etti.

“EKONOMİK KALKINMA ORTAK KADERİMİZDİR”

KKTC’nin siyasi eşitliğine destek kadar ekonomik kalkınmasının da Türkiye açısından “tarihi bir sorumluluk” olduğunu vurgulayan Yılmaz, her yıl imzalanan mali işbirliği anlaşmalarıyla Kıbrıs Türk halkının yaşam standartlarını yükselten projelerin hızla sürdüğünü söyledi.

Bu kapsamda Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin temeli atılırken, Güzel Yurt Hastanesi’nin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Yılmaz; spor tesisleri, gençlere yönelik girişimcilik destekleri, yurt kapasitesinin artırılması ve okullarda fiziki ve teknolojik altyapı iyileştirmelerinin devam ettiğini aktardı. Son üç yılda 30 okulun bakım-onarımının tamamlandığını, 34 okulda çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

“KKTC’NİN DİJİTALLEŞMESİ İZOLASYONLARA VERİLMİŞ GÜÇLÜ BİR CEVAPTIR”

Hükümetler arası protokolle bir yıl içinde yüksek hızlı fiber internetin tüm KKTC’ye ulaştırılacağını belirten Yılmaz, bunun hem günlük yaşam hem de ekonomik faaliyetler için kritik önemde olduğunu söyledi. E-devlet uygulamalarının yaygınlaştırılmasının KKTC’nin “bilişim adası” vizyonuna katkı sunacağını dile getirdi.

Ayrıca Kalkanlı Yaşam Evi, Demirhan Engelsiz Yaşam Evi ile Çocuk ve Gençlik Merkezleri gibi sosyal projelerin de önemine dikkati çekti.

Yılmaz, 20 Temmuz’da açılışı yapılan Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu Köprülü Kavşağı ve bağlantı yollarının da “kararlılıkla sürdürülen yatırımların son halkalarından biri” olduğunu belirtti.

“TARIM VE TURİZMDE YENİ YATIRIMLARLA KKTC GÜÇLENECEK”

Yılmaz, Tarım Master Planı kapsamında sulama projeleriyle Kıbrıs’ın ovalarına bereket taşımayı hedeflediklerini belirtti. Bu projelerle yeni istihdam alanlarının açılmasını, iki ülke arasındaki turizm hareketliliğinin artmasını ve KKTC’nin ekonomik olarak daha da güçlenmesini amaçladıklarını dile getirdi.

KKTC’nin turizm, eğitim, teknoloji ve dijitalleşme ile öne çıkması için kamu ve özel sektörle işbirliğinin süreceğini belirten Yılmaz, gelecek dönemde enerji, afetlere hazırlık ve girişimciliğin geliştirilmesi gibi alanlarda yeni çalışmaların yapılacağını açıkladı.

“TÜRKİYE HER ZAMAN KKTC’NİN YANINDA”

Konuşmasının sonunda birlik ve dayanışmanın önemini vurgulayan Yılmaz, “Kıbrıslı Türkleri haksız izolasyonlarla yıldırmaya çalışsalar da bizler KKTC’nin her alanda kalkınması için el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Yılmaz, çabalarının Kıbrıs Türk halkının yaşam standartlarını yükseltmek ve KKTC’nin güvenliğini ilelebet teminat altına almak olduğunu belirterek, “Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halkı yanınızdadır, her zaman da yanınızda olmaya devam edecektir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

 

15 Kasım Cumhuriyet Bayramı…Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi

KKTC’nin 42. kuruluş yıl dönümü nedeniyle Girne Kapısı’ndaki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.

Törene, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhuriyet Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanlığı’nı temsilen Yüksek Mahkeme Yargıcı Gülden Çiftçioğlu, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, TBMM Başkanvekili Celal Adan, Türkiye Milli Savunma Bakanlığı temsilcisi Muharip Hava Kuvveti Komutanı Hava Orgeneral Rafet Dalkıran, KTBK Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, GKK Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Başkan Vekili Erkut Şahali katıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Ana Muhalefet Partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve diğer parti ve kuruluşların temsilcilerinin de katıldığı tören, anıta çelenk bırakılmasıyla başladı.

Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti.

Törende, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Türkiye Milli Savunma Bakanlığı temsilcisi Muharip Hava Kuvveti Komutanı Hava Orgeneral Rafet Dalkıran Anıt Özel Defteri’ni imzaladı.

 -Cumhurbaşkanı Erhürman

 Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Anıt Özel Defteri’ne şunları yazdı:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk;

İlke ve devrimleriniz, Kıbrıs Türk halkının özgürlük, eşitlik ve kendi kendini yönetme mücadelesine ilham olmuştur. Verdiğiniz mücadele, Kıbrıs Türk halkının verdiği varoluş mücadelesine de her zaman yol göstermiştir.

Kıbrıs Türk halkı, değerlerinizle, demokrasiye ve hukuka olan bağlılığını kararlılıkla sürdürüyor.

Kıbrıs Türk halkı, sizin gösterdiğiniz yolda, aklın ve bilimin yolunda ilerlemeye devam etmektedir. Barışı, adaleti ve insan onurunu korumak, bizlere miras bıraktığınız en büyük görevdir.

Aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor, sonsuz minnetle anıyoruz.”

 -Cevdet Yılmaz

 Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anıt Özel Defteri’ne şunları yazdı:

“Aziz Atatürk,

 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42’nci kuruluş yıl dönümünü, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle fikirde ve gönülde birlik içinde, büyük bir coşku ve gururla idrak ediyoruz.

Tarihimizin bize yüklediği sorumlulukla, Milli Davamız olan Kıbrıs meselesine kararlılıkla sahip çıkıyor; KKTC’nin istikrarı, kalkınması ve uluslararası alanda güçlenmesi için çalışmalarımızı azimle sürdürüyoruz.

Anavatan ve garantör Türkiye Cumhuriyeti dün gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünün, hukukunun ve refahının korunması ve daha ileriye taşınması yönündeki ahdi ve tarihi görevlerini hassasiyetle yerine getirmeye devam edecektir.

Bu vesileyle, şehitlerimizin aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor; Kıbrıs Türk halkının hür ve müreffeh yarınları için birlik ve dayanışma içerisinde çalışmayı kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade ediyoruz.”

– Orgeneral Dalkıran

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı temsilcisi Muharip Hava Kuvveti Komutanı Hava Orgeneral Rafet Dalkıran şunları yazdı:

“Ömrünü, varlığından güç aldığı Aziz Türk Milletine adayan, Cumhuriyetimizin Kurucusu, Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk; büyük bir coşku ve gururla kutladığımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 42’nci yıl dönümünde huzurunuzdayız.

‘Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.’ sözünden güç alarak tarihte eşi benzeri görülmemiş haksızlık ve zülüm karşısında tüm dünyaya karşı varoluş mücadelesi veren Kıbrıs Türk halkı, haklı davasını evrensel niteliklere sahip, hukuk üstünlüğü ilkesine gönülden bağlı, bağımsız bir devlet kurarak taçlandırmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak, Mücahit Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerini korumak için, her şartta vazifemizi yerine getirme kararlılığıyla sizi, silah arkadaşlarınızı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasında büyük ve destansı mücadele yürüten devlet büyükleri ile aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, aziz hatırlarınız önünde saygıyla eğiliyoruz.

Ruhunuz şad olsun.”

KKTC’nin 42. Kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Cumhuriyet Meclisi’nde resepsiyon düzenlendi

Cumhuriyet Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ve eşi Oya Öztürkler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42. Kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Cumhuriyet Meclisi’nde resepsiyon düzenledi.

Meclis bahçesinde yer alan resepsiyona Türkiye Cumhuriyeti  Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Başbakan Ünal Üstel, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, bazı bakanlar, milletvekilleri, sivil toplum örgüt temsilcileri ve halk katıldı.

Resepsiyonda, kutlamalarına katılmak amacıyla KKTC’ye gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili 28. Dönem MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan,  Azerbaycan – KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Javanshir Feyzıyev, Türkiye-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı, İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel de yer aldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan resepsiyon, sinevizyon gösterisiyle devam etti. Resepsiyonda, daha sonra Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ile TBMM Başkan Vekili Celal Adan birer konuşma yaptı.

Resepsiyon programında yer alan halk dansları gösterisi ile müzik dinletisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait uçağın düşmesi sonucu 20 askerin şehit olmasından dolayı iptal edildi.

-Öztürkler: “Biz sürdürülebilir bir anlaşma, karşılıklı saygıya ve iş birliğine dayalık gelecek istiyoruz”


Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler resepsiyonda yaptığı konuşmaya, Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüşü sırasında düşen TSK’ya ait uçakta şehit olan askerlerin ailelerine ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başladı.

Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının onurlu mücadelesinin, azminin ve inancının en güçlü sembolü olan KKTC’nin 42. Kuruluş yıl dönümünün gururunu yaşadıklarını belirterek, kendileriyle bu gururu paylaşan tüm konuklara teşekkür etti.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, sadece bir toprak parçası değil; bir mücadelenin, bir onurun ve bir inancın adıdır” diyen Öztürkler, bugün bu topraklarda özgürce yaşamalarının nedeninin bu mücadeleyi inançla sürdüren atalarının cesareti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz desteği olduğunu kaydetti.

Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının dün olduğu gibi bugün de, egemen eşitliğinden ve devletinden asla taviz vermeyeceğini aktararak,  şöyle devam etti:

“Biz Kıbrıs adasında sürdürülebilir bir anlaşmaya, karşılıklı saygıya ve iş birliğine dayalı bir gelecek istiyoruz. Böyle bir gelecek ise ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı, egemenliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulüyle sağlam temeller üzerine oturabilir. Bu duruş, Kıbrıs Türk halkının onuruna, tarihine ve geleceğe olan inancına yakışan tek duruştur.”

Öztürkler, cumhuriyetin sadece bir yönetim şekli olmadığını ve bir halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesi olduğunu da vurgulayarak, amaçlarının bu iradeyi gelecek kuşaklara güçlü, özgüvenli ve umut dolu bir şekilde devretmek olduğunun altını çizdi.

“Ülkemiz, sahip olduğu jeopolitik konumuyla Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini şekillendiren, refahın anahtarı olan stratejik bir aktör konumunda bir Türk yurdudur” diyen Öztürkler, KKTC’nin Doğu Akdeniz’de istikrarın ve özgürlüğün simgesi olarak ilelebet yaşayacağını kaydetti.

Öztürkler, KKTC’nin 42. Kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, Dr. Fazıl Küçük ve kendilerine özgür bir vatan, onurlu bir gelecek bırakmak için mücadele eden şehitleri de andı.

-Adan: “Ortak milli davada konusunda eşgüdüm içinde hareket etmeyi sürdürecek”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili, 28. Dönem MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan da KKTC’nin 42 Kuruluş yıl dönümünü kutlayarak,  KKTC’nin, Kıbrıs Türk halkının 1963’ten itibaren sergilediği şanlı direnişin, varoluş mücadelesinin ve nihayetinde bağımsızlık ülküsünün eriştiği zirve olduğunu kaydetti.

Adan, elim bir uçak kazasında hayatını kaybeden 20 kahraman şehide Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi.

Kıbrıs Türk halkının kendi öz vatanından vazgeçmeyeceğini ve asil hürriyet mücadelesini sürdürmeye kararlı olduğunu tüm dünyaya kanıtladığını belirten Adan, 15 Kasım 1983’te KKTC’yi ilan eden Kıbrıs Türk halkının haklarını ve geleceğini teminat altına aldığını söyledi.

Adan ayrıca, KKTC’nin gelişerek güçlenmesi için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini belirterek, TBMM ile Cumhuriyet Meclisi’nin de ortak milli davada konusunda eşgüdüm içinde hareket etmeyi sürdüreceğini vurguladı.

Garantör Anavatan Türkiye’nin KKTC’yle birlikte Kıbrıs meselesinin adil ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması için on yıllardır yoğun çaba sarf ettiğine de dikkati çeken Adan, Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının korunması yönünde güçlü bir irade ortaya konulduğunu kaydetti.  

Adan, Rum tarafının siyasi gücü ve ekonomik refahı, siyasi eşitlik temelinde Kıbrıs Türk devletiyle paylaşmaya hiçbir zaman yanaşmadığını işaret etti. Adan, karşı tarafın asıl amacının Ada’nın eşit ve ortak sahibi olan Kıbrıs Türkleri’ni azınlık statüsüne indirgemek ve kendi devletlerine bir şekilde entegre etmek olduğunu söyledi.  

Kıbrıs meselesinde, gerçekler temelinde hareket edilmesi gerektiğine dikkat çeken Adan, şöyle devam etti:

“Ada’da iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet mevcuttur. Şu husus açıktır ki, Kıbrıs meselesinde çözümün yolu, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün uluslararası toplum tarafından tescil edilmesinden geçiyor. İki tarafın rızasını yansıtmayan ve Kıbrıs Türk halkının haklarının gaspına neden olan çözüm formülleri tükenmiştir. Bu nedenledir ki, iki devletli çözüm vizyonunu kuvvetle destekliyoruz.”

Celal Adan, Kıbrıs Türklerinin özden gelen haklarının tescili ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması için gayretlerini sürdüreceklerini de aktararak, “Cumhurbaşkanımızın 80. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir kez daha ifade ettikleri üzere, uluslararası toplum KKTC’yi tanımalı; diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmalıdır.” dedi.

Adan, Kıbrıs Türkü’nün yanında olmaya ve KKTC’nin ihtiyaç duyacağı her alanda desteklemeye devam edeceklerini belirterek, “Ülkemiz dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kıbrıs Türk halkının hürriyetinin, hukukunun ve refahının muhafazası yönünde ahdi ve tarihi sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirecektir.” şeklinde konuştu.  

15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı da kutlayan Adan, Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş başta olmak üzere, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesine hayatını adayanları rahmetle andı.

Cevdet Yılmaz: Tüm Kıbrıs Türkü kardeşlerimin Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla tebrik ediyorum

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhuriyet Meclisi’nde KKTC’nin 42’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona katıldı, “Tüm Kıbrıs Türkü kardeşlerimin 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla tebrik ediyorum” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Cumhuriyet Meclisi’nde KKTC’nin 42’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona katıldı.

Resepsiyona ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Yılmaz, “Bu aziz topraklar; Mehmetçik ve Mücahitlerimizin destansı direnişiyle vatan olmuş, Kıbrıs Türk halkı egemenlikten ve özgürlükten asla vazgeçmeyeceğini 42 yıl önce dünyaya ilan etmiştir” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, “Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük başta olmak üzere Kıbrıs Barış Harekâtı’nın tüm kahramanlarını ve bu dava uğruna can veren şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi şükranla anıyorum” dedi.

Yılmaz, “Bu akşamki nazik misafirperverlikleri için Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sayın Ziya Öztürkler ve kıymetli eşine teşekkür ediyor; tüm Kıbrıs Türkü kardeşlerimin 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla tebrik ediyorum” açıklamasını yaptı.

İskele’de “Cumhuriyet Yürüyüşü” düzenlendi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının 42. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İskele’de Cumhuriyet Yürüyüşü düzenlendi.

İskele Belediyesi tarafından düzenlenen yürüyüşte, İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, İskele Kaymakamlığı, bölge okulları, çeşitli kurum ve kuruluş temsilcileri ile vatandaşlar yer aldı. Bekirpaşa Lisesi önünde başlayan yürüyüş, Ecevit Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’nda son buldu. Katılımcılar anıta ulaştıklarında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda saygı duruşunda bulundu.

Resmi tören ise yarın saat 09.00’da Ecevit Meydanı’nda olacak.

– “Bugün sahip olduğumuz devlet; fedakârlıkların, direnişin, milli birliğin ve birlikte var olma irademizin en büyük eseridir”

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle yayımladığı mesajda, KKTC’nin kuruluş sürecinde verilen mücadeleyi hatırlatarak, 42. kuruluş yıl dönümünü büyük bir gurur ve onurla kutladıklarını ifade etti.  

Sadıkoğlu, Kıbrıs Türk halkının hak, özgürlük ve varoluş mücadelesini siyasi ve liderlik bilinciyle taçlandıran Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı; halkın özgürlük yolundaki en güçlü rehberi, dava önderi Dr. Fazıl Küçük’ü sonsuz saygı, özlem ve minnetle andığı kaydetti.

Onlar sadece birer lider değil, aynı zamanda Kıbrıs Türkünün kaderini değiştiren, yolunu aydınlatan, milletine inanan büyük dava adamları olduğunu vurgulayan Sadıkoğlu, bu topraklarda özgürce yaşanılabilmesi için canlarını feda eden aziz şehitleri rahmetle, gazileri de minnetle andığını belirtti.

– “Cumhuriyetimiz, bize bırakılmış en kıymetli miras, çocuklarımıza bırakacağımız en güçlü emanettir”

Sadıkoğlu mesajına şöyle devam etti:

“Bugün sahip olduğumuz devlet; fedakârlıkların, direnişin, milli birliğin ve birlikte var olma irademizin en büyük eseridir. Cumhuriyetimiz, bize bırakılmış en kıymetli miras, çocuklarımıza bırakacağımız en güçlü emanettir. KKTC, sadece bir devlet değil; Kıbrıs Türk halkının onurunun, kimliğinin, geçmişinin ve geleceğinin sembolüdür. Bu nedenle hepimize düşen görev, Cumhuriyetimize sahip çıkmak, birlik ve beraberliğimizi her koşulda korumak ve bu devleti çok daha ileriye taşımaktır.”

BAŞBAKAN ÜSTEL, CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL VE BERABERİNDEKİ HEYETİ KABUL ETTİ

Başbakan Ünal Üstel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki Cumhuriyet Halk Partisi heyetini kabul etti.

Üstel, kabulde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Türkünü adadan silmek için her geçen gün yeni girişimlerde bulunuldu. Ancak 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı ile Kıbrıs Türk halkı özgürlüğüne kavuştu.” dedi.

Başbakanlık’tan yapılan açıklamaya göre, Üstel, Özel ve beraberindeki heyeti kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının direnişinde öncü olan isimleri andı. Üstel, “Bu mücadelenin ilk kıvılcımını yakan Dr. Fazıl Küçük’ü, Cumhuriyetimizin kurucusu Rauf Raif Denktaş’ı, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve Kıbrıs Türkü’nün Karaoğlan’ı Bülent Ecevit’i, koalisyon ortağı Necmettin Erbakan’ı ve bu uğurda can veren tüm şehitlerimizi saygı, sevgi ve minnetle anıyorum. Onların mücadelesi sayesinde bugün KKTC’nin 42. kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk halkının bugünlere gelene kadar çok sayıda zorluk yaşadığını vurgulayan Üstel, “Türkiye Cumhuriyeti 1950’lerden 1974’e kadar olduğu gibi, 1974’ten bugüne dek de her zaman yanımızda durmuştur. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti’nden başka hiçbir ülke yanımızda olmamıştır.” dedi.

Annan Planı referandumunda Kıbrıs Türk halkının tüm iyi niyetiyle “evet” demesine rağmen, Avrupa Birliği’nin verdiği hiçbir sözü yerine getirmediğini belirten Üstel, günümüzde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin turizm ve ekonomi alanında çeşitli engellemeler yaptığını söyledi.

Üstel, “Turizmcilerimize baskı uygulanmakta, Güney’den gelen turistlere engeller çıkarılmakta, tur operatörlerine kişi başı teşvik verilerek KKTC’ye turist gelmesi engellenmeye çalışılmaktadır.” dedi.

Bu şartlarda Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan istişareler ve imzalanan protokoller çerçevesinde üçüncü ülkelerden turist ve yatırımcı çekebilmek adına iyileştirmeler yapıldığını belirten Üstel, “Ülkemize doğrudan uçuşların olmaması turizm potansiyelimizin tam anlamıyla karşılık bulmasını zorlaştırmaktadır. Oysa turizm KKTC’nin lokomotif sektörüdür.” dedi. Yükseköğretim alanında da Rum kesimince benzer engelleme girişimleri bulunduğunu belirtti.

Üstel, tüm zorluklara rağmen Türkiye ile yürütülen iş birlikleri, halkın özverisi ve yatırımcıların katkılarıyla KKTC’nin her geçen gün gelişmeye devam ettiğini kaydetti.

Başbakanlık açıklamasına göre, CHP Genel Başkanı Özgür Özel de kabulde yaptığı konuşmada, KKTC’nin kuruluş yıl dönümü törenlerine katılmak üzere adada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Özel, “Türkiye ile KKTC arasında sarsılmaz, güçlü ve tarihi bağlar vardır.” dedi.

1974 öncesinde tüm diplomatik yolların zorlandığını, çözüm için büyük mücadele verildiğini vurgulayan Özel, dünyanın o dönemde yaşanan zulme göz yumduğunu söyledi. Bülent Ecevit’in “Biz adaya sadece Türklere değil, Rumlara da barış götürmeye gidiyoruz. Barış Harekâtımız başlamıştır.” sözlerini hatırlattı.

Özel, “O günden bugüne adada kimsenin burnu kanamadı ve çok önemli bir süreç ilerledi. Annan Planı’nda da hep biz müzakere yanlısı olduk, cesaretle ve fedakarlıkla davranan taraf olduk. Ancak verilen sözler tutulmadı; sözünü tutmayanlar ödüllendirildi ve bugün zorlu bir statü ortaya çıktı.” dedi.

KKTC’ye uygulanan ekonomik baskıların ve doğrudan uçuş ambargolarının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Özel, “Bu ambargolar ne uluslararası hukukla ne de insanlıkla bağdaşır.” ifadelerini kullandı.

Anıtlar Yüksek Kurulu: “Lefke Gazi Lisesi binasındaki çalışmalar bilimsel ve sistematik şekilde sürüyor”

Anıtlar Yüksek Kurulu, Lefke Gazi Lisesi binasındaki çalışmaların bilimsel ve sistematik şekilde sürdürüldüğünü kaydetti.

Süreçte bir “bekletme” değil, çok aktörlü ve teknik gereklilikleri olan bir proje hazırlık aşamasının söz konusu olduğunu belirten Anıtlar Yüksek Kurulu, alınan kararların teknik raporlar, mimari ve kültürel değerler, uluslararası koruma normları ve kamu güvenliği dikkate alınarak alındığına dikkat çekti.

26 Ağustos itibarıyla Başbakanlığa Bağlı Deprem Denetim Komitesi’nin İnşaat Mühendisleri Odası’ndan hizmet alarak hazırlattığı binaya ilişkin statik güçlendirme projesini Mimarlar Odası’na iletmesinin beklendiğini vurgulayan Kurul, “Projenin tesliminden itibaren bir ay gibi kısa bir süre içerisinde planlama onayı, Anıtlar Yüksek Kurulu onayı ve Mimari Vize süreçlerinin tamamlanması öngörülmektedir.” ifadelerini kullandı.

Anıtlar Yüksek Kurulu, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı tarafından Lefke Gazi Lisesi binası hakkında yapılan değerlendirmeye ilişkin açıklamada bulundu. Kurul, “Lefke Gazi Lisesi’ne ilişkin kamuoyunda yapılan değerlendirmelerde göz ardı edilmemesi gereken temel gerçek, Anıtlar Yüksek Kurulu kararlarının yalnızca ‘estetik’ ya da ‘tarihi koruma’ anlayışıyla değil; bilimsel, teknik ve hukuki sorumluluklar çerçevesinde alındığıdır.” vurgusu yaptı.

– “Lefke Gazi Lisesi mimari açıdan belge niteliği taşıyor”

Kuruldan yapılan açıklamada, Lefke Gazi Lisesi’nin mimari niteliği, kentsel hafıza değeri ve güçlendirilerek korunabilir durumda olması nedeniyle 04 Eylül 2024 tarihli toplantıda listelenmesine karar verildiğini, bu kararın 06 Eylül 2024’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği bildirildi.

Açıklamada, yapının Kıbrıs Türk toplumunun ilk mimarı Ahmed Vural Behaeddin’in eserlerinden biri olduğu ve mimari açıdan belge niteliği taşıdığı vurgulandı.

Listeleme kararının ardından Eski Eserler ve Müzeler Dairesi ile Kıbrıs Türk Mimarlar Odası arasında yapılan görüşmeler sonucunda restorasyon çalışmalarını yürütmek üzere Mimarlar Odası’nın sorumluluk üstlendiği kaydedilen açıklamada, sürece ilişkin şu bilgiler verildi:

“Mimarlar Odası, Başbakanlığa bağlı Deprem Denetim Komitesi’ne ilk kez 25 Mart 2025 tarihinde davet edilmiştir. Bu toplantıda binanın restorasyon çalışmalarını yürütme görevini Mimarlar Odası üstlenmiştir. Komite Başkanı tarafından maliyetin konu olmadığı ve proje tamamlandığında hemen restorasyona başlanacağı söylenmiştir. Mimarlar Odası Yönetim Kurulu tarafından alınmış olan karar doğrultusunda ilgili restorasyonun tüm koordinasyonunun ve mimari projelendirme bütçesinin Mimarlar Odası tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.”

Açıklamada, ardından farklı disiplinlerden uzmanların yer aldığı Lefke Gazi Lisesi Restorasyon Komitesi’nin oluşturulduğu ve binanın dijital taramalarının yapıldığı, rölöve projelerinin hazırlandığı ve ön projelendirme aşamasının tamamlandığı belirtildi.

– “Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların çoğu insan eliyle yapılan müdahaleler”

Açıklamada, Restorasyon Komitesi’nin yaptığı çalışmalar sırasında, Komite’nin binanın orijinal mimari ve statik projelerini arşivlerde bulduğu, binanın çatısındaki yağmur suyu borularının geçmişte tıkanması nedeniyle biriken suyun nem yaparak duvardaki sıvalarda düşmelere sebep olduğu, parapetlerin kırılıp dışarıdan yağmur suyu tahliye borusunun eklendiğinin tespit edildiği kaydedildi.

Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların çoğunun insan eliyle yapılan müdahalenin fotoğrafları olduğu duyurulan açıklamada, yine de son yaşanan deprem sonrası bir hasar olup olmadığı ile ilgili mimar ve mühendislerin yerinde tespit yapmasının sağlıklı olacağı ifade edildi.

Gelinen noktada Deprem Denetim Komitesi tarafından İnşaat Mühendisleri Odası’ndan hizmet alınarak hazırlanan statik güçlendirme projesinin Mimarlar Odasına iletilmesinin beklenildiği bildirilen açıklamada, proje tesliminin ardından planlama ve kurul onay süreçlerinin yaklaşık bir ay içinde tamamlanabileceği açıklandı.

– “Karar o binada eğitim görmeye devam etmesini zorunlu kılmamakta, yalnızca binanın yıkılmadan korunması gerektiğini öngörmektedir”

Açıklamada, sürecin çok paydaşlı ve teknik gereklilikleri olan bir hazırlık aşaması olduğu yinelenerek, güçlendirme uygulamasına geçilinceye kadar eğitimin güvenli şekilde yürütülmesinden Eğitim Bakanlığı’nın sorumlu olduğu kaydedildi.

Anıtlar Yüksek Kurulu, Lefke Gazi Lisesi binasının güçlendirilerek korunmasına yönelik çalışmaların bilimsel, teknik ve kurumsal zeminde sürdüğünü kamuoyuna duyurdu.

İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Abdullah Ekinci’nin “Tarihi yapı mı, insan hayatı mı?” sorusuna işaret edilen açıklamada, “Anıtlar Yüksek Kurulu açısından bu iki unsur birbirine karşıt değil, birlikte yönetilmesi gereken alanlardır.” denildi.

Açıklamada, “Lefke Gazi Lisesi binası güvenli bulunmadığı için bir süredir kullanılmamakta olup Anıtlar Yüksek Kurulu’nun listeleme kararı da hiçbir şekilde öğrencilerin o binada eğitim görmeye devam etmesini zorunlu kılmamakta, yalnızca binanın yıkılmadan korunması gerektiğini öngörmektedir.” ifadeleri kullanıldı.