Archives Kasım 2025

Trump, Epstein dosyalarının açıklanmasını öngören tasarıyı imzaladı

ABD Başkanı Trump, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı oluşturduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein hakkındaki tüm dosyaların kamuoyuna açıklanmasını öngören tasarıyı imzaladığını açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kongre’nin onaylayarak Beyaz Saray’a gönderdiği “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” adlı tasarıyı imzaladığını duyurdu.

Trump, Epstein olayıyla kendisinin değil, eski ABD Başkanı Bill Clinton başta olmak üzere bazı ünlü Demokratların ilgisinin olduğunu ve dosyaların açıklanmasıyla bu gerçeklerin tamamen ortaya çıkacağını savundu.

Bill Clinton’ın Epstein’in uçağıyla 26 kez seyahat ettiğini iddia eden ABD Başkanı, açıklamasında, “Artık Demokratlar ve Jeffrey Epstein ile olan bağlantıları hakkındaki gerçekler yakında ortaya çıkacaktır çünkü Epstein dosyalarının açıklanması için söz konusu yasa tasarısını imzaladım.” ifadesini kullandı.

Amerikan kamuoyunun uzun süredir sonucunu merakla beklediği Epstein dosyalarının açılmasına yönelik yasa tasarısı, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Kongre’nin her iki kanadında da kabul edilmişti.

Kongre’deki bu adım, ABD Başkanı Donald Trump’ın “dosyaların kamuoyuna açıklanması yönünde fikir değiştirmesinin” ardından gelmişti.

Jeffrey Epstein olayı

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesindeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.

Açıklanan Epstein dava dosyalarında Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile incelemesi sonucunda ünlü isimlerden oluşan “müşteri listesi”nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein’ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.

ABD’li gazeteci Tucker Carlson da Epstein’ın, “İsrail için çalıştığını, başkent Washington’da herkesin aynı şekilde düşündüğünü ancak açıkça söylenemediğini” iddia etmişti.

Wall Street Journal (WSJ) gazetesi ise Epstein’ın kız arkadaşı Ghislaine Maxwell’in, Epstein’ın 50’nci doğum günü vesilesiyle tanıdıklarından ona yönelik mektup yazmasını istediğini, bunlardan birinin de Trump’a ait olduğunu öne sürmüştü.

EVKAF ile Türkiye Vakıflar Genel Müdürlüğü yeni iş birliklerini ele aldı

Kıbrıs Vakıflar İdaresi (EVKAF) Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer, beraberindeki heyetle birlikte Türkiye Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu’yu Ankara’da makamında ziyaret etti.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nden verilen bilgiye göre, görüşmede, iki kurum arasında vakıf medeniyetinin gelecek nesillere güçlü bir şekilde aktarılmasına yönelik iş birlikleri ele alındı.

KKTC’de Vakıf Eserlerinin Taranması Projesi’nin tamamlanma aşamasına geldiği ve Kıbrıs’taki tüm vakıf eserlerinin dijital envanterinin kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılmasının planlandığı paylaşıldı.

Türkiye Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından arşiv, hukuk ve emlak alanlarında Evkaf personeline eğitim verileceği de kaydedildi.

Ramazan ayında Türkiye ve KKTC’de toplumun farklı kesimlerini bir araya getirecek ortak iftar programlarının düzenlenmesi ve geleneksek Vakıflar Haftası’nın daha kapsamlı ve daha güçlü bir koordinasyonla gerçekleştirilmesi için çalışmaların artırılması kararı da alındı.

KKTC’de kurulması planlanan Türk-İslam Vakıflar Müzesi için teknik, akademik ve kurumsal düzeyde iş birliği yapılması, müzenin vakıf medeniyetinin zengin mirasını uluslararası düzeyde daha görünür hâle getireceği de ifade edildi.

KKTC’de hayata geçirilecek “100 Bin Zeytin” projesinin ilk etabı olan 40 bin zeytin fidanının 21 Aralık haftasında teslim edilmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığı da paylaşıldı.

Lala Mustafa Paşa Cami başta olmak üzere birçok tarihi vakıf eserinin restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarının iki kurumun iş birliğiyle sürdürüleceği konusunda da ortak görüş belirtildi.

Görüşmenin sonunda iki kurum yöneticileri, vakıf kültürünün korunması, yaşatılması ve geleceğe güçlü şekilde taşınması amacıyla iş birliklerini daha ileri bir noktaya taşıma yönündeki kararlılıklarını dile getirdi.

Liderlerin görüşmesi ara bölgede başladı

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Rum Lider Nikos Hristodulidis ile ara bölgedeki görüşmesi başladı

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Lider Nikos Hristodulidis görüşmesi saat 09.30 sıralarında başladı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Lider Nikos Hristodulidis’in ilk kez bir araya geldiği görüşme, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Özel Temsilcisi’nin ara bölgedeki ikametgâhında gerçekleştiriliyor.

Yaklaşık bir saat sürmesi beklenen görüşme yerine varışında Cumhurbaşkanı Erhürman, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve UNFICYP Misyon Şefi Khassim Diagne tarafından karşılandı.

İki lider ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve UNFICYP Misyon Şefi Khassim Diagne, girişte birlikte görüntü verdi.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin de, görüşmeye video konferans yoluyla katıldı.

Görüşmede, Cumhurbaşkanı Erhürman’a Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ eşlik ediyor.

Erhürman görüşmenin ardından, saat 11.00’de Cumhurbaşkanlığı’nda basın toplantısı yaparak soruları yanıtlayacak.

“Kuraklığa Karşı Yeni Strateji: Nizam’dan Bulut Tohumlama Önerisi”

Güneş TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu Kritik programına konuk olan Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Mehmet Nizam, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu kuraklık tehlikesine dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu.

Nizam, İran’ın son yılların en şiddetli kuraklığını yaşamasının ardından yağış oluşturmak için bulut tohumlama çalışmalarına hız verdiğini hatırlatarak, “İran, bu teknolojiyi artık tamamen kendi imkânlarıyla hayata geçirebildiğini duyurdu. Biz de neden bu yöntemi ülkemizde uygulamayalım diye düşündük. Uzmanlarla istişarelere başladık çünkü 2026 ve sonraki yıllarda verimli bir tarımsal süreç yaşamak istiyorsak şimdiden adım atmalıyız,” dedi.

Bulut tohumlamanın, uçaklarla bulutlara gümüş iyodür veya tuz partikülleri püskürtülerek yağış oluşturmayı hedefleyen bir yöntem olduğuna dikkat çeken Nizam, küresel ısınmanın etkileriyle birlikte KKTC’nin de ciddi risk altında olduğunu belirtti.

“Bu mevzuyu sadece ‘yağacak su’ olarak görmemek lazım,” diyen Nizam, “Bu yağış tüm ülkeyi etkileyen bir süreçtir. Değişen iklim koşullarının etkilerini azaltmak için önlem almak zorundayız,” ifadelerini kullandı.

Üreticinin yaşadığı sıkıntılara da değinen Nizam, tarımsal ödemelerin zamanında yapıldığını vurgulayarak, “İnsanlar bir sorun olduğunda hemen suçlayacak birini arar ve genellikle en baştakini hedef alır. Sayın Bakan Hüseyin Çavuş’da bundan nasibini alıyor. Fakat hakkını teslim etmek gerekir: Kendisi bu işlerin içinden gelen, tarımı çok iyi bilen bir isimdir.Bakan Çavuş’un görev süresince tüm ödemeler günü gününe yapılmıştır.” dedi.

Nizam, sektörün sürdürülebilirliği için hem devletin hem üreticilerin hem de uzmanların birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Musk: Yapay zeka ve insansı robotlar yoksulluğu ortadan kaldıracak

Tesla, SpaceX ve xAI Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, yapay zeka ve insansı robotların yoksulluğu ortadan kaldıracağını ifade etti.

Musk ve Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, ABD-Suudi Yatırım Forumu kapsamında düzenlenen “Yeni ufuk: Teknolojinin Geleceğini Yeniden Şekillendirmek” başlıklı oturumda konuştu.

Musk, Tesla’nın ilk kullanışlı insansı robotları üreteceğini ve bunun büyük bir devrim olacağını belirtti.

İnsansı robotların büyük bir endüstri olacağını vurgulayan Musk, “Yapay zeka ve insansı robotlar yoksulluğu ortadan kaldıracak.” dedi.

Tesla’nın bu alanda öncülük yapacağını ancak insansı robotlar üreten başka şirketlerin de olacağını aktaran Musk, “Herkesi zengin etmenin temelde tek bir yolu var, o da yapay zeka ve robotik.” diye konuştu.

Musk, 10-20 yıl içinde çalışmanın isteğe bağlı olacağını tahmin ettiğini dile getirerek, “Markete gidip sebze satın alabilir ya da arka bahçenizde sebze yetiştirebilirsiniz. Arka bahçenizde sebze yetiştirmek çok daha zordur ancak bazı insanlar sebze yetiştirmeyi sevdikleri için yine de bunu yaparlar. İş de aynen böyle olacak, isteğe bağlı.” ifadelerini kullandı.

Elon Musk, yapay zeka ve robotikte sürekli bir gelişme olacağını bu nedenle bir noktada paranın önemini yitireceğini söyledi.

Öte yandan Musk, yapay zeka şirketi xAI’ın, Suudi Arabistan’da ülkenin yapay zeka girişimi Humain ve Nvidia ile birlikte 500 megavat kapasiteli bir veri merkezi kuracağını duyurdu.

Nvidia Üst Yöneticisi Huang da Suudi Arabistan ile süper bilgisayarlar inşa etmek için çalıştıklarını açıkladı.

Erdoğan, Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin, “İstanbul sürecinin daha kapsamlı bir içerikle artık akut hal alan sorunları giderecek şekilde devreye girmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz.” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Zelenskiy’i Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını belirtti.

Zelenskiy’i bu yıl içerisinde iki defa daha misafir ettiklerini, ikili ilişkilerin yanı sıra Ukrayna’daki savaşın çözüme kavuşturulması için görüş alışverişinde bulunduklarını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Nitekim, Sayın Devlet Başkanının mayıs ayındaki son ziyaretinin hemen ertesinde Ukrayna ve Rusya heyetleri arasında üç yılı aşkın süre başlatılan doğrudan görüşmelere ev sahipliği yaptık. Gerçekleştirilen üç tur müzakerede, bilhassa insani konularda ilerleme sağlanması mümkün oldu. Ayrıca taraflar arasında ateşkes ve barışa dair görüşler ile askeri meseleler doğrudan ele alınabildi. Bunların tamamını kıymetli adımlar olarak görüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde de İstanbul sürecinin pragmatik ve sonuç odaklı bir anlayışla sürdürülmesi gereği üzerinde durduk. Her iki taraf için de savaşın yıpratıcı etkilerinin giderek derinleştiği dönemde İstanbul görüşmelerinin diplomatik çözüme yönelik çabalarda önemli bir merhale teşkil ettiğine inandığımızı belirttik. Özellikle enerji altyapılarına yönelik artan saldırılar ve yaşanan can kayıpları her iki taraf için telafisi güç yıkımları da beraberinde getiriyor. İstanbul sürecinin daha kapsamlı bir içerikle artık akut hal alan sorunları giderecek şekilde yeniden devreye girmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bölgede akan kanın durmasını arzu eden tüm ortaklarımızdan da İstanbul sürecine yönelik yapıcı yaklaşım sergilemelerini bekliyoruz.”

“Ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zelenskiy ile bugün yaptıkları görüşmede, ikili konuları da değerlendirdiklerini kaydetti.

Stratejik ortak Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan bağlılıklarını bir kez daha teyit ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bu minvalde, Ukrayna ile aramızda müstesna bir tarih ve kültür bağı olan Kırım Tatarları’na desteğimizin süreceğini de belirtmek isterim. Savaşın tüm zorluklarına rağmen ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu güç koşullarda ülkeyi terk etmeyerek cesaretle çalışmalarına devam eden Türk müteşebbislerin desteğiyle yeniden imar konusunda Ukrayna’ya katkı sunmayı arzu ediyoruz. Ancak evvela ateşkesi hızlandıracak adil ve kalıcı barışın önünü açacak önerileri, Türkiye olarak Rusya ile de ele alma konusunda her daim hazırız. Bu bağlamda müttefikimiz Amerika’nın sürece dahlini önemsiyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, savaşta hayatını kaybedenler için dost Ukrayna halkına taziyelerimi yineliyorum.”

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: “Türk diplomasisinin gücüne ve Moskova’da anlaşılabilir olmasına güveniyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile her zamanki gibi çok verimli ve kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiğini söyleyen Zelenskiy, “Ukrayna olarak devletlerimiz arasındaki güvene çok değer veriyoruz. Özellikle Türkiye’nin Ukrayna’ya bu kadar önem vermesi bizim için çok önemli.” değerlendirmesini yaptı.

Zelenskiy, yıl içerisinde Erdoğan ile daha önce de görüştüğünü anımsatarak şöyle devam etti:

“Türkiye’nin devletimize ve halkımıza karşı yürütülen Rus savaşına ilişkin ilgili tutumu, Ukrayna için çok önemli. İşbirliğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Bu, gerçekten var. Hayatlarımızı korumamıza yardımcı olan işbirliği için ve Türkiye’nin bu trajedi, bu Rus saldırganlığının tüm kilit unsurlarına yönelik net duruşu için teşekkür ediyorum. Türkiye’ye, Ukrayna’nın bağımsızlığını, egemenliğini desteklediği için teşekkür etmek istiyorum.”

Ukrayna’nın egemenliğini savunmanın herkesin mücadelesi olduğunu söyleyen Zelenskiy, bunun meşru müdafaa hakkı olduğunu kaydetti.

Zelenskiy, “Dünya Rus saldırganlığının ne getirdiğini gördü. Şehirlerimize yeni bir Rus saldırısı yapıldı. Rus insansız savaş uçakları (İHA) ve füzeleri sıradan konutlara doğrudan isabet etti.” ifadesini kullanarak sadece Ternopil kentinde saldırı nedeniyle 20’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini aktardı.

Hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileklerini ileten Zelenskiy, arama kurtarma çalışmalarının hala devam ettiğini, enkaz altında insanların olabileceğini ifade etti.

Zelenskiy, Harkiv de dahil olmak üzere diğer şehirlere ve yerleşim yerlerine saldırılar düzenlendiğini yineleyerek şunları kaydetti:

“Sadece bugünkü Rus saldırısında toplam 48 füze ve 476 saldırı amaçlı İHA kullanıldı. Bu savaş bu kadar kanlı. Ukrayna olarak, bu tür saldırılara karşı sürekli savunma yapmak zorundayız.” diyen Zelenskiy, bunun kolay olmadığını ve bunun bir meydan okuma olduğunu vurguladı.

Zelenskiy, Ukrayna’ya yardım eden herkese minnettar olduğunu belirterek “Türkiye’de birlikte yürüdüğümüz tüm çalışmalar için de teşekkür etmek istiyorum.” diye konuştu.

“Türk diplomasisinin gücüne ve Moskova’da anlaşılabilir olmasına güveniyoruz”

Zelenskiy, Erdoğan’la görüşmesinde savunma alanındaki işbirliğinin geleceğinin de ele alındığını dile getirerek “Ekiplerimiz bugün mutabık kaldığımız konular üzerinde çalışacaklar. Sonuçları bekliyoruz.” dedi.

Diplomatik alandaki durumun da detaylı şekilde görüşüldüğünü söyleyen Zelenskiy, şöyle devam etti:

“Şu anda pek çok süreç hızlandı ve canlandı. Tüm bu faaliyetlerin adil bir barışa ve güvenliğin garanti altına alınmasına yönlendirilmesi için çaba gösteriyoruz. Savaş sona ermelidir ve barışın alternatifi yoktur. Ancak Rusya savaş ve insan öldürmenin hiçbir şekilde ödüllendirilemeyeceğini anlamalıdır. Ayrıca Rusya’nın Ukrayna ya da bölgemizdeki veya komşu bölgelerdeki herhangi bir ülkeye karşı benzer bir savaşı yeniden başlatma imkanı da kalmamalıdır. Türkiye ile bu konuda aynı görüşü paylaşıyoruz.”

Zelenskiy, barış ve güvenliğin garanti altına alınması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu güvenlik garantileri çok önemlidir. Tüm ortaklarımızla yakın koordinasyona ve çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin desteği için minnettarım. Bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etmek istiyorum. Türk diplomasisinin gücüne ve Moskova’da anlaşılabilir olmasına güveniyoruz. Türkiye’nin Gönüllüler Koalisyonu’na, özellikle askeri denizcilik bileşenine aktif katılımı da çok önemlidir.” diye konuştu.

Karadeniz’deki güvenliğin önemini herkesin anladığını ve bu güvenliğin yalnızca Türkiye ile birlikte garanti altına alınabileceğini söyleyen Zelenskiy, şunları kaydetti:

“Ukraynalı asker esirlerimizin, Ukraynalı sivillerin, özellikle Kırım Tatar siyasi ve dini tutukluların evlerine dönmesi için esir değişimlerini yeniden başlatmak için de çok çaba gösteriyoruz. Elbette kaçırılan Ukraynalı çocukların geri dönmesi için de çalışıyoruz. Türkiye’de de bu çalışmalar için oluşturduğumuz platformlar var. İnsanlarımızı geri döndürmek için şu anda bu konu üzerinde çalışıyoruz. Yıl sonuna kadar esir değişimlerini yeniden başlatmayı ve önemli sayıda esiri geri getirmeyi umuyoruz. Türkiye bu konuda çok büyük bir destek veriyor ve bunu gerçekten takdir ediyorum.”

Zelenskiy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederek “Hem bu görüşmeler hem de bu görüşmelerin sonucu için. İstanbul süreci kapsamında yapılan müzakerelerle özellikle 2 bin küsur askerimiz geri döndü ya da geri dönme yolunda ilgili kararlar alındı. Tabii bu diplomatik çabalarımızı hızlandırmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

Başbakan Ünal Üstel, TÜRKPA Heyetini Kabul Etti

Başbakan Ünal Üstel, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi’nin (TÜRKPA) Genel Sekreteri Ramil Hasan ve beraberindeki heyeti Başbakanlıkta kabul etti.

Kabulde konuşan Başbakan Üstel, Kıbrıs Türk halkının uzun ve onurlu bir varoluş mücadelesi verdiğini vurgulayarak, “Bu mücadelenin temel taşlarını atan Merhum Dr. Fazıl Küçük, Merhum Rauf Raif Denktaş ve 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’nda dönemin Türkiye Başbakanı Merhum Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Merhum Necmettin Erbakan’ın cesur ve kararlı duruşları sayesinde Ada’ya barış ve huzur gelmiştir” dedi.

Azerbaycan başta olmak üzere TÜRKPA üyesi kardeş ülkelerin tarih boyunca benzer varoluş mücadelelerinden geçtiğini hatırlatan Üstel, “Bu nedenle bizleri en iyi anlayan, acılarımızı ve umutlarımızı en derinden hisseden ülkelerin başında Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi gelmektedir. İlişkilerimizi daha da ileri taşımak ve Türk devletleri aile fotoğrafı içerisinde KKTC’nin görünürlüğünü artırmak için sizlerle daha sık bir araya gelmenin son derece önemli olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.

Önümüzdeki dönemde temasların yoğunlaştırılacağını belirten Üstel, “Hem parlamentolar arası iş birliğini geliştirecek hem de halklarımız arasında güçlü bir gönül köprüsü kuracağız. İş dünyasını, kültürel kurumlarımızı, öğrencilerimizi, turizm ve ticaret camiasını daha sık bir araya getirerek; eğitimden ekonomiye, turizmden kültüre kadar her alanda iş birliklerimizi güçlendireceğiz. Hedefimiz nettir: KKTC’nin Türk dünyası içinde daha güçlü, daha görünür ve daha etkin bir konuma ulaşmasıdır. Bu yolda birlikte yürüyeceğimize inancım tamdır” ifadelerini kullandı.

TÜRKPA Genel Sekreteri Ramil Hasan kabulde yaptığı konuşmada, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne verdiği güçlü desteği vurgulayarak; “Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi olarak, tüm kurum ve imkanlarımızla KKTC’ye her alanda güçlü desteğimizi sürdürdüğümüzü özellikle ifade etmek isterim. Devlet başkanlarımızın Gabelen Zirvesi’nde kabul ettiği Tarihi Deklarasyon ’da iki maddede açıkça KKTC’ye atıfta bulunulması; Kuzey Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmanın hem devlet başkanları düzeyinde hem de parlamenter diplomasi boyutunda kararlılıkla sürdürüldüğünün somut bir göstergesidir. Bu, verdiğimiz desteğin en anlamlı örneklerinden biridir.” dedi.

KKTC Meclisi’nin TÜRKPA’da gözlemci üye statüsüne sahip olduğunu hatırlatan Hasan, “KKTC, genel kurul çalışmalarımızda, komisyonlarımızda ve tüm faaliyetlerimizde aktif olarak yer almaktadır. Tanınırlığın artırılması ve mevcut engellerin kaldırılması yönünde parlamenter diplomasinin sunduğu tüm imkanları en üst düzeyde kullanmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Petrolde belirsizlikler artıyor

Petrol, ABD’nin Rusya’nın Rosneft PJSC ve Lukoil PJSC şirketlerine yönelik yaptırımlarının yürürlüğe girmesi beklemesi ve Avrupa Birliği’nin Moskova’yı sıkıştırmak için yeni adımlar araştırmasıyla birlikte yatay seyretti.

Brent petrol, Çarşamba günü bir haftanın en büyük düşüşü olan yüzde 2’den fazla değer kaybettikten sonra varil başına 63 dolar civarında işlem gördü. ABD ham petrolü (WTI) ise 60 doların altında kaldı. ABD’nin Rus enerji devlerine yönelik cezaları, özellikle Hindistan’a yönelik akışları etkileyerek petrol ticaretini altüst etti ve Lukoil’i uluslararası varlıklarına alıcı aramaya zorladı.

Petrol, OPEC+ ve diğer üreticilerin arzı artırmasıyla birlikte yıl genelinde arz fazlası beklentileri nedeniyle hâlâ yıllık kayba doğru ilerliyor. Ancak son dönemde artan jeopolitik gerilimler fiyatlara bir miktar risk primi ekledi. Rusya’nın yakıt ihracatı ise, rafineri altyapısına yönelik saldırılar ve ABD yaptırımları nedeniyle Kasım ayının ilk yarısında Ukrayna işgalinden bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Yaptırımların ardından, Lukoil’in uluslararası operasyonlarının çeşitli parçalarını satın almak için çok sayıda talip ortaya çıktı. Exxon Mobil yöneticileri, Irak Petrol Bakanı Hayyan Abdul Ghani ile Çarşamba günü bir araya gelerek, ülkenin üretiminin yüzde 10’unu oluşturan West Qurna 2 sahasındaki Rus şirketine ait payı görüştü.

Bu sırada Avrupa Birliği, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı finanse etme kapasitesini daha da zayıflatmak amacıyla, Moskova’nın petrol taşımak için kullandığı “gölge filo” tankerlerini destekleyen kuruluşlara yönelik ek kısıtlamalar üzerinde çalışıyor.

Hava sıcaklığı yeni haftayla birlikte düşüşe geçecek

Meteoroloji Dairesi’nin 20-26 Kasım dönemini kapsayan tahmin raporuna göre, sıcaklık periyodun son günlerinde düşerek iç kesimlerde ve sahillerde 21-24 derece dolaylarında seyredecek.

Periyodun ilk günlerinde ise hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde 27-30, sahillerde 23-26 derece dolaylarında olacak.

Yüksek basınç sistemi ile ılık ve nispeten nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak bölgenin, periyodun son günlerinde üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Hava hafta boyunca parçalı az bulutlu, zamanla parçalı ve çok bulutlu olacak.

Rüzgar genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esecek, periyodun son günlerinde ise güney ve doğu yönlerden zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

20 Kasım 2025 Döviz Kurları

Dolar, son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşarak rekor tazeledi.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 42,36 TL, Euro 48,90 TL, İngiliz Sterlini ise 55,42 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.00 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,35 TL, satış fiyatı 42,37 TL.

Euro’nun alış fiyatı 48,86 TL, satış fiyatı 48,93 TL, İngiliz Sterlini ise 55,38 TL’den alınıp 55,47 TL’den satılıyor.

Üstel: İnsanlarımızı hedef alan hiçbir yapıya geçit vermeyeceğiz

Başbakan Ünal Üstel, son dönemlerde Polis Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen operasyonlara ilişkin bir değerlendirmede bulundu.

Başbakanlıktan verilen bilgiye göre, Başbakan Ünal Üstel’in değerlendirmesi şöyle:

“Son dönemlerde polisimiz tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda önemli miktarda yasaklı madde ele geçirilmiştir.

Bu başarı, polis teşkilatımızın artan etkinliğinin, kararlı mücadelesinin ve aralıksız sürdürdüğü çalışmaların önemli bir göstergesidir.

Uyuşturucu, bugün dünya genelinde gençlerin geleceğini tehdit eden çok önemli küresel bir sorun haline gelmiştir.

Devlet olarak bu tehlikenin farkındayız ve gerekli tüm adımları, polis teşkilatımızla tam bir eşgüdüm içinde hayata geçiriyoruz.

Ülkemizde yasaklı madde kullanım oranları, çevre ülkelere kıyasla daha düşük seviyededir.

Ancak bu durum, mücadeleden vazgeçileceği anlamına gelmemektedir. Aksine, bu oranları daha da aşağıya çekmek için bize çok ciddi bir motivasyon sağlamaktadır.

Ortaya çıkan bu tablo, devletimizin güçlü iradesinin ve polisimizin sahadaki yoğun mesaisinin somut bir sonucudur.

Polis teşkilatımız mücadelesini kararlılıkla sürdürürken, polisin elini daha da güçlendirecek yasal düzenlemeleri ve teknik altyapı geliştirmelerini de hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Bu adımlar tamamlandığında mücadelemiz çok daha güçlü ve çok daha etkili bir şekilde devam edecektir.

Polis teşkilatımızın her bir mensubuna halkımız adına yürekten teşekkür ediyorum.

Bir kez daha ifade ediyorum: ‘Ülkemizin gençlerini asla zehir tacirlerine teslim etmeyeceğiz.’

Devletimiz güçlüdür, güvenlik güçlerimiz hazırdır ve bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürecektir.”

TOSUNCUK’TAN CEZAEVİNDEN OLAY MEKTUP: BITCOIN TESİSLERİM ÇALIŞIYOR, TAHLİYE EDİN ÖDEME YAPAYIM

Cezaevinde tutuklu bulunan Çiftlik Bank kurucusu Mehmet Aydın (Tosuncuk), gönderdiği mektup ile yeniden gündeme bomba gibi düştü. Aydın, Uruguay ve Paraguay’da kurduğu iddia edilen Bitcoin üretim tesislerinin hâlâ aktif olduğunu öne sürerek, tahliye edilmesi halinde mağdurların zararını ödeyebileceğini söyledi.
Aydın, mektubunda el konulan mal varlıklarının “zararın katbekat üzerinde olduğunu” belirtti ve mağdurlara ödeme yapabilmesi için ev hapsi talep etti.
Bilirkişi raporuna göre 4 bin 414 mağdurun toplam zararı 70 milyon TL olarak tespit edilmiş durumda.
Aydın’ın bu ifadeleri ise hukuk çevreleri tarafından “iddia” olarak değerlendirilirken, mağdurların aklındaki en büyük soru hâlâ aynı:
“Gerçekten ödeme yapabilecek mi, yoksa bu da yeni bir taktik mi?”

HASİPOĞLU: BU ANLAŞMA, KARDEŞLİĞİMİZİN SOMUT BİR GÖSTERGESİDİR

TÜRKİYE VE KKTC HÜKÜMETLERİ ARASINDA ÇALIŞMA, İSTİHDAM VE SOSYAL GÜVENLİKTE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANDI

İlk kez çalışma hayatı ve istihdam konusunda uzun bir iş birliğini ihtiva edecek olan hükümetler arası bir İş Birliği Anlaşması imzalandı.

KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Ankara’daki temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile görüştü ve iki ülke arasında önemli bir Çalışma, İstihdam ve Sosyal Güvenlik Alanlarında İş Birliği Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma, her iki ülkenin iş gücü piyasası, sosyal güvenlik politikaları ve çalışma hayatını etkileyecek bir nitelik taşıyor.

ÇALIŞMA HAYATI VE SOSYAL GÜVENLİKTE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti arasında imzalanan bu iş birliği anlaşması, daha önce yapılan tüm protokolleri birleştiren ve yeknesak hale getiren bir hükümetler arası iş birliği protokolüdür. Anlaşmanın temel hedefi, iki ülke arasındaki çalışma hayatı, istihdam ve sosyal güvenlik alanlarında ilişkileri güçlendirerek geliştirmektir.

Anlaşma şu ana başlıkları kapsıyor:

* İstihdam politikalarının ve iş gücü piyasasının geliştirilmesi
* Ulusal meslek standartlarının iyileştirilmesi
* İş sağlığı ve güvenliği alanındaki mevzuat ve uygulamaların geliştirilmesi
* Sağlık sigortası ve sosyal güvenlik politikalarının oluşturulması ve güçlendirilmesi
* Uluslararası organizasyonlarda ortak tutumların belirlenmesi

ORTAK ÇALIŞMA KOMİSYONU KURULUYOR

İki ülke arasındaki iş birliği sürecini daha etkin bir şekilde izlemek ve uygulamak amacıyla, anlaşma çerçevesinde uzun soluklu ve takvimli ilk kez bir Ortak Çalışma Komisyonu kurulması kararlaştırıldı. Komisyon, bir eylem planı hazırlayarak bu planı takvim ve program dâhilinde uygulayacak.

Bugün yapılan görüşmelerde, Türkiye ile KKTC arasında şu konular ele alındı:

1. Sigortalıların Türkiye’nin sağlık sisteminden yararlanma koşullarının düzenlenmesi
2. İş hijyeni laboratuvarlarının kurulması ve bu konuda teknik destek sağlanması
3. İŞBUL dijital iş piyasası sisteminin, İŞKUR modeline göre analiz edilerek eksik modüllerin belirlenmesi ve uyumlaştırılması
4. Yabancı iş gücü yönetimi için özel istihdam büroları modeli kurulması

KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye ile Kıbrıs Türk halkı arasındaki ilişkinin ekonomik ve iktisadi temellerin çok ötesinde yaşamsal bir manevi bağa dayandığını belirtti. Hasipoğlu, “Bu bağ, sadece imzalanan protokollerle değil, tarihsel kökenimiz, ortak değerlerimiz ve karşılıklı dayanışmamızla pekişiyor.” diyerek, iş birliğinin yalnızca teknik bir adım değil, iki ülke arasındaki kardeşlik hukukunun ve stratejik birlikteliğinin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.

“Bu anlaşma, Kıbrıs Türk emekçisinin daha güvenli, adil ve üretken bir çalışma hayatına kavuşması adına çok önemli bir adımdır. İş sağlığı ve güvenliği, sadece teknik bir standart değil, aynı zamanda KKTC’nin ekonomik bağımsızlığına ve toplumsal refahına yönelik stratejik bir yatırımdır.”

İLK KEZ ÇALIŞMA HAYATINDA KAPSAMLI İŞ BİRLİĞİ

Hasipoğlu, imzalanan bu anlaşma ile ilk kez çalışma hayatı ve istihdam konusunda uzun süreli ve kapsamlı bir iş birliği kurulmuş olmasından duyduğu mutluluğu da dile getirdi. “Bugün, çalışma hayatımıza kazandırdığımız bu iş birliği anlaşması ile Türkiye ve KKTC arasındaki ilişkiler sadece ekonomik değil, stratejik ve sosyal anlamda da çok daha güçlü bir temele oturuyor.”

Hasipoğlu, anlaşmanın imzalanmasında emeği geçen Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve ekibine teşekkürlerini ileterek, bu iş birliğinin her iki ülkenin vatandaşlarına daha müreffeh bir yaşam standardı sağlamak adına büyük katkı sunacağını dile getirdi.

150 Milyon TL’lik Destek Paketi üretici ile buluşuyor

Üstel: “150 Milyon TL’lik Büyük Destek Paketini Üreticilerimiz ve Girişimcilerimizle Buluşturuyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, Mali Destek Programı çalışmaları ile ilgili açıklama yaptı….

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“2025 Mali Destek Programları kapsamında, Başbakanlık ve YAGA koordinasyonunda yürütülen çalışmalarımızı tamamlamış durumdayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile yürüttüğümüz Mali Destek Programı çalışmaları ışığında;

➤ Sanayiye 40 milyon TL
➤ Girişimciliğe 40 milyon TL
➤ Turizme 40 milyon TL
➤ Tarıma 30 milyon TL

Toplamda 150 milyon TL’lik güçlü bir kalkınma paketini hayata geçiriyoruz.

Bu destekler;
• Mikro işletmeden orta ve büyük ölçekli işletmelere kadar geniş bir alanı kapsayacak,
• Tarımda hem hayvancımızı hem çiftçimizi,
• Turizmde hem mevcut hem de yeni kurulacak butik otelleri,
• Girişimcilikte bilişimden ihracata tüm yenilikçi projeleri güçlendirecektir.

Sloganımız nettir:

“Üretene Destek, Yatırıma Güç, Geleceğe Umut!”

Başvurular kısa süre içinde ilan edilecektir.
Vatandaşlarımız ve işletmelerimiz tüm süreci Tarım ve Turizm Bakanlıklarımız ile Başbakanlık YAGA üzerinden takip edebilecektir.

Bu büyük kalkınma adımının ülkemize, üreticimize, esnafımıza ve girişimcimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Üstel: “150 Milyon TL’lik Büyük Destek Paketini Üreticilerimiz ve Girişimcilerimizle Buluşturuyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, Mali Destek Programı çalışmaları ile ilgili açıklama yaptı….

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“2025 Mali Destek Programları kapsamında, Başbakanlık ve YAGA koordinasyonunda yürütülen çalışmalarımızı tamamlamış durumdayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile yürüttüğümüz Mali Destek Programı çalışmaları ışığında;

➤ Sanayiye 40 milyon TL
➤ Girişimciliğe 40 milyon TL
➤ Turizme 40 milyon TL
➤ Tarıma 30 milyon TL

Toplamda 150 milyon TL’lik güçlü bir kalkınma paketini hayata geçiriyoruz.

Bu destekler;
• Mikro işletmeden orta ve büyük ölçekli işletmelere kadar geniş bir alanı kapsayacak,
• Tarımda hem hayvancımızı hem çiftçimizi,
• Turizmde hem mevcut hem de yeni kurulacak butik otelleri,
• Girişimcilikte bilişimden ihracata tüm yenilikçi projeleri güçlendirecektir.

Sloganımız nettir:

“Üretene Destek, Yatırıma Güç, Geleceğe Umut!”

Başvurular kısa süre içinde ilan edilecektir.
Vatandaşlarımız ve işletmelerimiz tüm süreci Tarım ve Turizm Bakanlıklarımız ile Başbakanlık YAGA üzerinden takip edebilecektir.

Bu büyük kalkınma adımının ülkemize, üreticimize, esnafımıza ve girişimcimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Gönyeli-Alayköy Belediyesi ile KAÜ, kampüs çevresinde trafik güvenliği için iş birliği başlattı

Gönyeli-Alayköy Belediyesi ile Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ), üniversitenin Alayköy Kampüsü çevresinde trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik ortak çalışma başlatıyor.

KAÜ’den ve Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nden yapılan ortak açıklamaya göre, Lefkoşa-Güzelyurt güzergâhında yer alan kampüs çevresinde araç yoğunluğu, anayola giriş-çıkış noktalarındaki riskler, yönlendirme eksiklikleri ve durak ihtiyacı gibi konuların ele alındığı toplantı üniversitede gerçekleştirildi.

Toplantıya, Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Gönyeli Belediyesi Şehir Planlamacısı Merter Refikoğlu, KAÜ Rektörü Prof. Dr. Gökçe Keçeci ve KAÜ Genel Sekreteri Alp Karaca katıldı.

– Amcaoğlu

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bölgedeki üniversitelerle iş birliğine önem verdiklerini belirterek, gençlerin güvenli, düzenli ve modern bir çevrede eğitim alması için gerekli adımları atmaya hazır olduklarını söyledi.

Bölgedeki üniversitelerin gelişimi ile öğrencilerin güvenliğinin belediyenin öncelikleri arasında olduğunu ifade eden Amcaoğlu, kampüs çevresinde yapılacak düzenlemelerin Karayolları Dairesi ile istişare içinde ve ilgili kurumlarla koordineli şekilde yürütüleceğini kaydetti.

Toplantıda kampüs çevresindeki trafik güvenliği sorunları değerlendirilerek çözüm önerileri masaya yatırıldı. Amcaoğlu, risklerin giderilmesine yönelik çalışmaların en kısa sürede başlatılacağını açıkladı.

– Keçeci

KAÜ Rektörü Gökçe Keçeci ise, kampüs güvenliğini güçlendiren her adımın, öğrencilerin huzurlu ve nitelikli bir eğitim ortamına yapılan stratejik bir yatırım olduğunu söyledi.

Keçeci, bölgesel iş birliklerine önem verdiklerini vurgulayarak, “Öğrencilerimizin geleceğini daha güvenli, daha modern ve daha sürdürülebilir bir kampüs yaşamı üzerine inşa etmeyi hedefliyoruz.” dedi.

LeBron James tarihe geçti

Amerikan Basketbol Ligi’nde (NBA) Los Angeles Lakers, sahasında Utah Jazz’ı 140-126 mağlup etti. Vince Carter’ı geride bırakan LeBron James, NBA’de 23 sezon forma giyen tek oyuncu olarak tarihe geçti.

Sakatlığı sonrası bu sezon ilk kez Lakers 5’inde parkeye çıkan 40 yaşındaki LeBron James, 11 sayı ve 12 asist kaydederken, Luka Doncic 37 sayı ve 10 asistle galibiyetin mimarı oldu.

Vince Carter’ı geride bırakan LeBron James, NBA’de 23 sezon forma giyen tek oyuncu olarak tarihe geçti. James ayrıca ilk yarıda attığı iki üç sayılık atışla Reggie Miller’ı geçti ve NBA tarihinin en çok üç sayılık atış yapan oyuncular sıralamasında altıncı sıraya yerleşti.

Dört kez NBA şampiyonu olan James, çift haneli sayı performans serisini de 1293 maça çıkardı.

James’in NBA’deki ilk maçından 10 gün sonra doğan Keyonte George, Jazz için 34 sayı üretirken, Lauri Markkanen de 31 sayıyla salondan ayrıldı.

Curry, ligin en çok sayı atanlar listesinde Carter’ı geçti

Orlando Magic’in sahasında Golden State Warriors’ı 121-113 mağlup ettiği maçta NBA’in 3 sayı kralı Stephen Curry, en çok sayı üreten oyuncular listesinde Vince Carter’ı geride bırakarak 22. sıraya yükseldi.

Magic karşısında 34 sayı atan Curry, 25 bin 749 sayıyla listede bir basamak daha yukarı çıktı.

Magic’te Desmond Bane 23 sayı ve 5 top çalma, kenardan gelen Anthony Black ise 21 sayılık performans sergiledi. Wendell Carter Jr. 17 sayı, 12 ribauntla “double double” yaptı.

Erdoğan: KKTC’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılıv

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden imarında, inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak, hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın bizim güvenliğimizdir” dedi.

Erdoğan, Filistin, Sudan, Azerbaycan, KKTC, Irak, İran ve Ukrayna’nın güvenliğinin Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 2002’de iktidara geldiklerinde “Kimsenin toprağında gözümüz yok. Kimseye husumetimiz yok, gönül coğrafyamızla tekrar muhabbetle kucaklaşacağız” dediklerini anımsattı.

Erdoğan, “Türkiye’nin yıllar boyunca sırtını döndüğü, unutmaya ve unutturmaya çalışılan o gönül coğrafyamıza biz, tekrar bir tarihi vazife olarak yüzümüzü döndük. Biz, ‘Ülkemizin sınırları içerisinde kalacağız, o sınırları kanımızla canımızla muhafaza edeceğiz ama bizim gönül coğrafyamıza hiç kimse hudut biçemez’ dedik.” ifadelerini kullandı.

Yıllar boyunca hep aynı masalın anlatıldığını, bugün de aynı masalın ısıtılıp ısıtılıp önlerine getirildiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Neymiş efendim ‘Araplar bizi sırtımızdan vurmuş’ hadi oradan. On yıllar boyunca Acem’e, Arap’a, Müslümanlara, tarihi ve coğrafyamıza, gönül coğrafyamıza, dostlarımıza, kardeşlerimize sırtlarını döndüler, sermayeyi bile renklere ayırdılar. Amerika, Avrupa, Rusya, Çin bizim gönül coğrafyamıza yatırım yaparken, oradan yatırım çekerken, içeride bir çete ‘Arap sermayesi, yeşil sermaye, irtica’ diyerek bizi sırtımızdan vurdular. Bu yalanı söyleyerek Türkiye’ye en büyük kötülüğü yaptı, en büyük zararı verdiler. Onlar devasa yolsuzluğun, pisliğin, bataklığın üzerini örtmeye çalışırken, biz pergel gibi bir ayağımız Ankara’da diğeriyle bütün dünyayı, bütün gönül coğrafyamızı karış karış dolaşıyor barışın, huzurun, adaletin mücadelesini veriyoruz.”

Bir taraftan asrın en büyük felaketi 6 Şubat depremlerinin yaralarını sardıklarını, 350 bin konutu inşa edip hak sahiplerine teslim ettiklerini, şehirleri ayağa kaldırdıklarını ve her gün açılışlar yaptıklarını anımsatan Erdoğan, diğer taraftan da Filistin’de mazlumların yanında durduklarını, Ukrayna’da barış için çabaladıklarını, Sudan’da akan kanı durdurmaya çalıştıklarını vurguladı.

Erdoğan, “Tüm dünyanın, bunun yanında Türk dünyasının, İslam aleminin, nerede bir mazlum ve mağdur varsa tüm imkanlarımızla dost ve kardeşlerimizin yanındayız. Bunu yapmazsanız tarihe ihanet etmiş olursunuz. Bunu yapmazsanız ecdadın size yüklediği mirasa haksızlık etmiş olursunuz. Bunu yapmazsanız Türkiye’yi büyütemez, Türkiye Yüzyılı’nı hayata geçiremez, sofradaki ekmeği çoğaltamazsınız.” diye konuştu.

“Suriye’nin güvenliği unutmayın bizim güvenliğimizdir”

Türkiye’nin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliye kucak açtığını hatırlatan Erdoğan, insafı, vicdanı, kalbi olmayan, insanlıktan nasibini almayanların kışkırtmalarına rağmen milletin sabırla misafirlerine sahip çıktığını belirtti.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu CHP değil miydi, ‘Biz gelir gelmez, Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz’ diyen. Ne oldu, böyle bir şeyi yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar, devrim yaptılar. Devrimi Suriyeliler yaptı ama bu aziz millet, o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Ensar ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar. Şam’ın, Halep’in Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden imarında, inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak, hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın bizim güvenliğimizdir.”

Filistin, Sudan, Azerbaycan, KKTC, Irak, İran ve Ukrayna’nın güvenliğinin Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu dile getiren Erdoğan, ufku dar olanların, bu vizyonu asla anlayamayacaklarını söyledi.

Erdoğan, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Kızılay, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Maarif Vakfı, Türk Hava Yolları ve yardım kuruluşlarıyla, iş adamlarıyla, müteahhitlerle bugün dünyanın her yerinde var olduklarını, dünyanın her yerinde varlık gösterdiklerini vurguladı.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Hem elimizi uzatıyor hem el uzatanların elini tutuyoruz. Hem kazanıyoruz hem kazandırıyoruz. Biz başkaları gibi değiliz. Biz, sömürmenin peşinde değiliz. Biz, hiç vermeyip sürekli alanlardan değiliz. Biz, gayriinsani, gayri vicdani hesaplar içinde değiliz. Biz, Selçuklu’nun torunlarıyız, biz Osmanlı’nın torunlarıyız, biz yıkmak için değil gönüller yapmak için oralardayız. Unutmayın biz rahmete, berekete gönülden iman etmiş bir milletiz. Parti olarak böyle bir kadroyuz. Afrika’ya Asya’ya, Latin Amerika’ya hemen yanı başımızdaki mazlum coğrafyalara ulaşmaya çalışırken çalmak, çırpmak, yağmalamak, sömürmek için değil muhabbetle kucaklaşmak için giden insanlarız. Tam 23 yıldır, işte böyle bir imanla, misyonla, anlayışla hareket ediyoruz.

Biz meselelere, gönül gözüyle bakıyoruz. Onun için de Rabb’imiz yolları açıyor, seferi kolaylaştırıyor. Men sabera, zafera. Rabb’imiz rahmetini, bereketini bizlerden esirgemiyor, hamdolsun. Cenabıallah’a sonsuz şükürler olsun. 23 yıl böyle geldik. Gözümüzü ufuktan hiçbir zaman ayırmadık. Kardeşlerimize sahip çıkmaktan hiçbir zaman vazgeçmedik. Bundan sonra da böyle devam edeceğiz. Bu imanla, şuurla, samimiyetle devam ettiğimiz müddetçe inşallah çok daha fazla kapı açılacak, hem Türkiye büyüyecek hem de coğrafyamız huzura, emniyete, selamete kavuşacaktır.”

Erdoğan, kimsenin ne söylediğine bakmadıklarını, ufuklarının çok geniş olduğunu vurgulayarak, “Biz milletle aynı ufka bakıyoruz. Biz milletle aynı gönül coğrafyasında yaşıyoruz. Kimileri burunlarının ucunu dahi göremezken, biz Meclis’in penceresinden baktığımızda yanı başımızdaki Altındağ’ı da Sincan’ı da görüyor. Gazze’yi, Hartum’u, Bakü’yü, Buhara’yı, Şam’ı, Kudüs’ü ve çok daha uzakları görüyoruz.” dedi.

Türkiye Şam’a 13 yıl sonra ilk büyükelçisini atadı

Suriye’de geçen yıl Esad yönetiminin devrilmesinin ardından 12 Aralık’ta açılan Şam Büyükelçiliği’ne 13 yıl sonra ilk kez büyükelçi ataması yapıldı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Resmi Gazete’de yer alan kararıyla Türkiye’nin Şam Büyükelçisi olarak atandı.

Suriye’de iç savaşın başlamasının ardından Başkent Şam’da Ravda Meyda yakınlarındaki Türk Büyükelçiliği, 26 Mart 2012’de faaliyetlerini durdurmuştu.

Geçen yıl büyükelçiliğin açılmasının ardından Türkiye’nin o dönemki Nuakşot (Moritanya) Büyükelçisi Burhan Köroğlu, Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı olarak görevlendirilmişti.

Suriye’nin ikinci büyük şehri Halep’teki başkonsolosluğunda da 13 yıldan sonra diplomatik faaliyetler başlamıştı.

Nuh Yılmaz, Ağustos 2013 – Haziran 2023 arasında Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanlığı’nda görev yaptı. 20 Mayıs 2024’ten itibaren Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak görev aldı.

Endonezya’da Semeru Yanardağı patladı! Alarm seviyesi en yüksek düzeyde

Endonezya’nın Java Adası’nın doğusunda bulunan Semeru Yanardağı’nda patlama meydana gelmesinin ardından verilen alarmın en yüksek seviyeye çıkarıldığı duyuruldu.

Endonezya Volkanoloji ve Jeolojik Afet Azaltma Merkezinden yapılan açıklamada, Semeru Yanardağı’nda meydana gelen patlama nedeniyle lav, gaz, kül ve kayaların dağın eteğinde yaklaşık 7 kilometre ilerlediği belirtildi.

Endonezya’da Semeru Yanardağı’nda patlama meydana geldi

Açıklamada, patlama nedeniyle dün 2. seviyedeki alarm durumunun, en yüksek olan 4. seviyeye çıkarıldığı duyurularak, kül bulutları birçok köyde etkisini gösterse de kimsenin yaralanmadığı ifade edildi.

Java Adası’nın doğusunda Lumajang ve Malang bölgelerinin sınırında yer alan Semeru Yanardağı’nda dün yerel saatle 06.11’de patlama meydana gelmiş, 800 metre yüksekliğe kül püskürmüştü.

Bromo Tengger Semeru Milli Parkı’nın bir parçasını oluşturan Semeru Yanardağı, Java Adası’ndaki en aktif yanardağlardan biri olarak biliniyor.

Aksa, Semerkant’ın elektrik dağıtımını 30 yıllığına üstlendi

Aksa Elektrik, Özbekistan’ın Semerkant vilayetinin elektrik dağıtım işletmesini 30 yıllığına devralarak Orta Asya’da elektrik dağıtım hizmeti verecek ilk Türk şirketi oldu. Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen Kamu-Özel Ortaklıkları Forumu’nda gerçekleştirilen ülkenin ilk elektrik dağıtım hizmeti ihalesinin sonuçları resmi olarak açıklandı ve anlaşma imzalandı.

Kazancı Holding ve Aksa Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, törende yaptığı konuşmada 2020 yılından bu yana enerji üretimi alanında Özbekistan’da faaliyet gösterdiklerini hatırlatarak, şirketin uluslararası alandaki en önemli adımlarından birini attığını söyledi. Kazancı, “Aksa Elektrik’in elde ettiği bu stratejik başarıyla birlikte, Orta Asya’nın tarihi ve kültürel merkezi Semerkant’ın elektrik dağıtım hizmetinden sorumlu olacağız. Globalleşme yolculuğumuzda kritik bir eşik olan bu yatırım hamlemizle operasyonel gücümüzü ülke sınırlarımızın ötesine taşıyoruz” dedi.

Kazancı ayrıca, lisans süresi boyunca toplam 1 milyar dolarlık yatırım yapılacağını vurgulayarak, kesintisiz enerji arzı, modern altyapı oluşturulması ve çevresel sürdürülebilirliğin projelerinin merkezinde yer aldığını ifade etti. Aksa Elektrik’in bölgeye örnek bir dağıtım modeli kazandırmayı hedeflediğini belirtti.

Törenin devamında anlaşma, Aksa Elektrik Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Alper Erbaş ile Özbekistan Bölgesel Elektrik Şebekeleri A.Ş. Dönüşüm, Yatırım, Yenilik, Dijitalleşme ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Birinci Başkan Yardımcısı Gaybullayev Alvar Keldiyorovich tarafından imzalandı.

Bu anlaşmayla Aksa Elektrik, Semerkant vilayetinin elektrik dağıtım faaliyetlerini 30 yıl boyunca yürüterek bölgeye modern, güvenli ve sürdürülebilir enerji altyapısı kazandırmayı hedefliyor.

Rum Yönetimi, Fidan’ı Gymnich’e davet edecek

Rum yönetiminin, AB dönem başkanlığı sırasında Lefkoşa’nın Rum kesiminde düzenlenecek gayriresmi Dış Konular Konseyi, Gymnich toplantısına Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı davet etmeyi amaçladığı bildirildi.

Fileleftheros’un haberine göre, Rum Sözcü Konstantinos Letimbiotis gazetecileri bilgilendirme toplantısında, Fidan’ın Gymnich’e davet edilmesi konusunun Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Almanya Başbakanı Şansölye Friedrich Merz’le Berlin’deki görüşmesi sırasında ele alındığını hatırlattı.

Merz’in Rum yönetiminin böyle bir hareketini destekler göründüğü ve Fidan’ın, AB’nin bir organizasyonu söz konusu olduğundan, Rum yönetiminin davetini reddetmesine bir neden olmadığı kanaatinde olduğu kaydedilen haberde, Almanya’nın ve şahsen Merz’in, Türkiye ile AB arasındaki iyi ilişkilerin yeniden canlandığını görmek istediği belirtildi.

Letimbiotis, Türkiye’nin Avrupa sürecinde önceliklediği bazı konular olduğunu ve “ilerleme olması için Rum yönetimiyle ilgili mukabil eylem ve inisiyatifler alması gerektiğini” iddia etti.

Merz’in, Rum yönetiminin Türkiye’nin Avrupa sürecine yönelik yaklaşımında bir katma değer gördüğüne de işaret eden Letimbiotis, “özellikle Johannes Hahn’ın AB’nin siyasi temsilcisi atanmasından sonra AB’nin sunduğu bu araçları değerlendirebilmenin anahtarının Türkiye’nin elinde olduğunu” da savundu.

Letimbiotis, Almanya’nın nasıl bir rol oynayabileceğine değinmekten kaçındı ancak Almanya ve Türkiye arasında devam eden ikili ilişkileri hatırlatarak, Almanya’nın “TC-AB ve Kıbrıs sorununa tabi bu parametrelerin aktifleştirilmesi aracılığıyla katkıda bulunabileceğini” söyledi.

Haberde, Rum yönetiminin Türk iş adamlarına vize serbestisi karşılığında bir Türk limanının Rum bandıralı gemilere açılmasının tartışmaya açılmasını önerdiği ve bunu “karşılıklı çıkar hareketi” olarak nitelediği kaydedildi.

Letimbiotis “biz AB’ye yakın, Avrupa müktesebatına, ilke ve değerlerine olabildiğince uyumlu bir Türkiye istiyoruz. Türkiye’nin Kıbrıs sorunundaki tavrının bu ilke ve değerlerden ayrı bir başlık olarak görülmesi söz konusu değildir.” ifadesini kullandı.

Haravgi haberi “Letimbiotis: Türkiye Kıbrıs Sorununu Türkiye-Avrupa İlişkilerine Bağlasın” başlığıyla aktardı.

Gazeteye göre Rum sözcü “Türkiye’nin Avrupa süreci ve Kıbrıs sorununda ilerleme kaydedilmesi arasında sıkı bir bağ olduğunu” iddia ederek “AB’nin kendisine sunduğu fırsatları değerlendirme anahtarı Türkiye’nin elindedir.” dediğini aktardı.

Avrupa Konseyi’nin Nisan 2024 kararlarında “açık ve geri dönüşü olmayan şekilde Türkiye-Avrupa ilişkilerini Kıbrıs sorununda muadil ilerlemeye bağlamakta olduğunu” da öne süren Letimbiotis, Merz’in de bu yaklaşımı “karşılıklı çıkar” olarak görüp selamladığını söyledi.

Başbakanlık Deprem Komitesi Başkanı Güçlüsoy toplantıda alınan kararları açıkladı

Başbakanlık Deprem Komitesi Başkanı Durali Güçlüsoy, Lefke İstiklal İlkokulu’nun İngiliz döneminden kalan bir okul olduğu için Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından özellikli projeler sınıfına alındığını belirterek, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun talep ettiği ek bazı noktaların hazırlanarak Kurul’a sunulmasının ardından ihale sürecinin başlatılması kararı alındığını açıkladı.

 Başbakanlık Deprem Komitesi bugün toplanarak Lefke Gazi Lisesi ve Lefke İstiklal İlkokulu’nda güçlendirme çalışmalarıyla ilgili süreci değerlendirdi.

 Komite Başkanı Durali Güçlüsoy, toplantı sonrası BRT’ye yaptığı açıklamada, söz konusu okullarda bürokratik sorunlardan dolayı çalışmaların başlatılamadığını belirtti.

 -Deprem Komitesi’nde alınan kararlar…

 Başbakanlık Deprem Komitesi Başkanı Durali Güçlüsoy, bugün gerçekleştirilen toplantıda alınan kararları açıkladı.

Lefke İstiklal İlkokulu’nun İngiliz döneminden kalan bir okul olduğu için Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından özellikli projeler sınıfına alındığını belirten Güçlüsoy, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun talep ettiği ek bazı noktaların hazırlanarak Kurul’a sunulmasının ardından ihale sürecinin başlatılması kararı alındığını açıkladı.

Toplantıda ayrıca Lefke İstiklal İlkokulu’nda güvenli alan yaratılması kararı alındığını da kaydeden Güçlüsoy, Lefke Gazi Lisesi ile ilgili olarak ise pazartesi gününe kadar okulda daha güvenli bir alan yaratmak için gerekli çalışmaların yapılmasını ve pazartesi günü itibariyle eğitimin devam etmesi kararını ürettiklerini söyledi.Lefke Gazi Lisesi’nde farklı birimlerin de çalışacağı farklı bir proje yapılması kararı alındığını belirten Güçlüsoy, salı günü öğleden sonra yapılacak toplantıda kendilerine verilecek bilgilerin ardından ikinci adımın ne olacağına ilişkin karar vereceklerini ifade etti.

Milli Eğitim Bakanlığı, İskele’de iki okul otobüsünün karıştığı kazaya ilişkin açıklama yaptı

Milli Eğitim Bakanlığı, İskele Belediyesi önünde bu sabah iki okul otobüsünün karıştığı trafik kazasında öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğunu açıkladı.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun kazanın hemen ardından İskele Sağlık Merkezi’ne giderek öğrencilerin durumu hakkında bilgi aldığı ve öğrencilere, ailelerine ile refakatçiye geçmiş olsun dileklerini ilettiği belirtildi.

Bakanlık açıklamasında, Polis Basın Subaylığı’nın bilgilerine dayanılarak kazanın, Serap Aydın yönetimindeki TPD 485 plakalı otobüsün doğu istikametine doğru dikkatsiz şekilde seyrederken kavşakta durmayıp anayola giriş yapması ve bu sırada kuzey istikametine seyreden Halil Aksan yönetimindeki TVK 207 plakalı otobüsün geçiş yolunu tıkaması sonucu meydana geldiği aktarıldı. 

İki otobüste toplam 20 öğrencinin bulunduğu belirtilen açıklamada, kazanın ardından 10 öğrencinin kontrol amacıyla İskele Sağlık Merkezi’ne kaldırıldığı ve burada yapılan ilk müdahalelerin ardından taburcu edildiği bildirildi. Üç öğrencinin ek tetkikler için Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne sevk edildiği, kısa süreli müşahedenin ardından bu öğrencilerin de taburcu edildiği ifade edildi.

Kazada herhangi bir öğrencinin yara almamasının en büyük teselli olduğu belirtilen açıklamada, kazada sağ el bileği kırılan otobüs refakatçisi Erken Erkıran’ın tedavisinin ardından taburcu edildiği kaydedildi.

Bakü’de, Türk Devletleri Kızılay Ağı toplantısı yapıldı

Azerbaycan’da, Türk Devletleri Teşkilatına (TDT) üye devletlerin Kızılay kurumlarının oluşturduğu Türk Devletleri Kızılay Ağının toplantısı yapıldı.

Bakü’de Azerbaycan Kızılay Başkanı Novruz Aslanov’un ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Samir Şerifov, Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Kırgızistan Kızılay Başkanı Çingiz Cakıpov, Kazakistan Kızılay Başkanı Erkebek Argınbayev, Türkmenistan Kızılay Başkanı Maral Acilova, Kıbrıs Türk Kızılay’ı Başkanı Sezai Sezen, Özbekistan Kızılay yetkilisi Zafarcon Rahmanov ve TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev katıldı.

Toplantıda, 2025 yılında hayata geçirilen ortak faaliyetler hakkında istişarelerde bulunuldu, olası işbirlikleri değerlendirildi.

Türk coğrafyasındaki insani yardım ve kalkınma alanlarındaki ortak önceliklerin ele alındığı toplantıda, 2026 yılı stratejik hedeflerinin belirlenmesine yönelik görüş alışverişi yapıldı.

Toplantı sonunda, Türk Devletleri Kızılay Ağı dönem başkanlığının Azerbaycan’a geçmesine karar verildi ve bildiri imzalandı.

Bildiriye göre, üye ülkelerin ilgili kuruluşları arasında karşılıklı işbirliği ve insani dayanışma teyit edildi.

Kuruluşlar, bilgi ve tecrübe paylaşımını genişletecek, ortak insani projeler hayata geçirecek, afet ve acil durumlara koordineli müdahale kapasitesini artıracak ve aralarındaki dayanışmayı pekiştirecek.

– Türk Devletleri Kızılay Ağı

TDT üyesi ülkelerin Kızılay derneklerini bir araya getiren bölgesel bir insani yardım platformu olan Türk Devletleri Kızılay Ağı, 10 Ekim 2024’te Bişkek’te kuruldu.

Türk dünyasında ortak insani müdahaleyi güçlendirmeyi, bölgesel dayanışmayı artırmayı ve ulusal dernekler arasında işbirliğini derinleştirmeyi amaçlayan Türk Devletleri Kızılay Ağı’nın sekretaryası, Türk Kızılay bünyesinde Ankara’da faaliyet gösteriyor.

ABD, Suudi Arabistan’a F-35 satacak

 Trump, Suudi Arabistan’ın ABD’ye 600 milyar dolar yatırım yapma sözünü hatırlatarak Prens Selman’ın bu rakamı 1 trilyon dolara çıkarma vaadinin ardından, “Çok memnuniyet duyduk. Bu, harika bir şey.” dedi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı Beyaz Saray’da ağırlayan ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’a F-35 satacaklarını ve bundan İsrail’in de mutlu olacağını söyledi.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray’da kapsamlı bir tören düzenlediği Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı kapıda karşılarken ikili, Oval Ofis’e geçmeden önce Beyaz Saray’ın bahçesinde kısa süre sohbet etti.

Yaklaşık 7 yıllık bir aranın ardından Muhammed bin Selman’ı ilk kez Beyaz Saray’da ağırlayan Trump, Suudi Arabistan ile harika ilişkilere sahip olduklarını ve Muhammed bin Selman’ın “çok yakın dostu” olduğunu vurguladı.

Trump, “Bugün Oval Ofis’te son derece saygın bir adam var, uzun zamandır arkadaşım, çok iyi bir dostum. Yaptığı işlerden dolayı çok gurur duyuyorum. İnsan hakları ve diğer her konuda yaptığı şeyler inanılmaz.” şeklinde konuştu.

“İran’ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırarak” iyi bir iş çıkardıklarını savunan Trump, bu durumdan Riyad’ın memnun olduğunu sözlerine ekledi. Trump ayrıca, İran’ın da ABD ile aslında anlaşmak istediğini savundu.

Trump, Suudi Arabistan’ın ABD’ye 600 milyar dolar yatırım yapma sözünü hatırlatarak Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın bu rakamı 1 trilyon dolara çıkarma vaadinin ardından, “Çok memnuniyet duyduk. Bu, harika bir şey.” değerlendirmesini yaptı.


– Suudi Arabistan’a F-35 satılması


ABD Başkanı, Suudi Arabistan’a F-35 savaş uçakları satmaya hazır olduklarını ve bu uçakların, İsrail’in sahip olduğu F-35’lerle aynı seviyede olması gerektiğini söyledi.

Hem İsrail’in hem de Suudi Arabistan’ın “ABD’nin büyük müttefikleri” olduğunu söyleyen Trump, Muhammed bin Selman’a dönerek, “Onların (İsrail’in), sizin daha düşük kalibreli uçaklar almanızı istediğini biliyorum. Ancak bunun sizi çok mutlu edeceğini sanmıyorum. Bana kalırsa, ikisi de en üst düzeyde donanıma sahip (F-35 uçakları) olmaları gereken bir seviyedeler.” diye konuştu.

Trump, “İsrail, Suudi Arabistan’a F-35 satılmasını ‘normalleşme’ sürecine bağlamak istiyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna “İsrail, bu durumun farkında. İsrail bundan dolayı çok mutlu olacak.” şeklinde karşılık verdi.

– Suudi Arabistan’ın Abraham Anlaşmaları’na katılma durumu

Trump, Veliaht Prens ile yaptıkları görüşmede, Abraham Anlaşmaları ile ilgili süreci de ele aldıklarını vurguladı, ancak Riyad’ın anlaşmaya katılımına ilişkin net ifadeler kullanmaktan kaçındı.

Trump, “Taahhüt’ kelimesini kullanmak istemiyorum ancak Abraham Anlaşmaları hakkında çok iyi bir görüşme yaptık. (Filistin konusunda) İki devletli çözüm gibi birçok konuyu konuştuk. Kısa bir süre içinde bu konuyu daha ayrıntılı olarak tartışacağız. Ancak Abraham Anlaşmaları’na karşı çok olumlu bir tavrınız olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

– Suriye’ye yaptırımların kaldırılmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MBS’ye övgü

ABD Başkanı Trump, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın, Suriye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılmasında çok önemli rol oynadıklarına işaret ederek, iki ülkenin liderlerine vurgu yaptı.

Suriye konusunda büyük ilerleme kaydedildiğini anlatan Trump, şu ifadeleri kullandı:

“Bu konuda Veliaht Prens beni aradı ve ‘Suriye’ye uygulanan yaptırımları kaldıracak mıyım?’ diye özellikle sordu çünkü Suriye’nin başarılı olmasını istiyor. Bildiğiniz gibi, Suriye lideri de kısa süre önce buradaydı. Harika bir toplantı yaptık, o güçlü bir adam ve bu süreci yürütmek için güçlü birine ihtiyaç var. Bence Suriye muazzam bir ilerleme kaydetti. Ayrıca Türkiye Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan da beni özellikle aradı. Dedi ki, ‘Biliyorsunuz, yaptırımları kaldırmazsanız Suriye’nin şansı olmaz. Kaldırırsanız çok iyi bir şansı olur.’ Ben de yaptırımları kaldırdım ve şu ana kadar sonuçlar oldukça iyi.”

– Suudi Arabistan, Gazze’nin yeniden inşasına katkı yapacak

ABD Başkanı, bir soru üzerine, Riyad yönetiminin, Gazze’nin yeniden inşasına epey katkı yapacağına inandığını vurgulayarak, “Bu konuyu konuşuyoruz. Bu, onun (Muhammed bin Selman) için çok önemli bir konu.” yorumunu yaptı.

Trump, Gazze’de Uluslararası İstikrar Gücü’nün ne şekilde ve ne zaman görev yapmaya başlayacağı ve bunun Filistinlilerin egemenliğini ihlal edip etmeyeceği yönündeki soruya ise “Filistinlilerle iyi anlaşıyoruz ve Filistin yönetimini tanıyoruz.” şeklinde kısa bir cevap verdi.

ABD Başkanı, ABD istihbaratının, Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinden Muhammed bin Selman’ın sorumlu olduğu sonucuna vardığına ilişkin soruya “Olaylar olur, ancak kendisi bunun hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Bu konuyu artık burada bırakabiliriz.” yanıtını verdi.

Başkan Trump, ABD ile Suudi Arabistan arasında sivil nükleer anlaşmaya kapı aralayarak, bu konudaki görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.

Trump, bu anlaşmanın ne zaman yapılacağına ilişkin soru üzerine “Bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum. Ancak şu an acil değil.” dedi.

Erdoğan: Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizi yarım asırlık prangadan kurtaracağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizi yarım asırlık prangadan, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.

Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen kargo uçağında şehit olan 20 asker ve yangın söndürme uçağı pilotunun geçen hafta dualar ve gözyaşları ile hakka uğurlandığını anımsatan Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına sabır ve başsağlığı diledi.

Uçağın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemelerin titizlikle ve çok yönlü yapıldığını ifade eden Erdoğan, uzman ekiplerin değerlendirmeleri neticesinde ulaşılan bilgileri Milli Savunma Bakanlığının kamuoyuyla paylaşacağını belirtti.

Erdoğan, “8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk 4 gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturma da büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde 11 canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kastı olan kim varsa, bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır.” diye konuştu.

Son grup toplantısından bu yana Türkiye İstatistik Kurumunun ekonomiye dair bazı önemli veriler açıkladığını dile getiren Erdoğan, 2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranının yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleştiğini, aynı dönemde iş gücünün 35 milyon 568 bine, istihdamın da 32 milyon 558 bine yükseldiğini söyledi. Erdoğan, 29 aydır işsizlik oranının tek hanede seyrettiğini vurguladı.

Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina edilen ekonomi programının neticelerini aldıklarına işaret eden Erdoğan, turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kırılacağını kaydetti.

Erdoğan, “İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı artırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık.” dedi.

“Önümüzdeki dönemde reel sektörümüzle istişarelerimizi yoğunlaştıracağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılı Ekim ayında ihracatın yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyledi.

“Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı” ifadesini kullanan Erdoğan, yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatının 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlasının ise 48,8 milyar doları bulduğuna işaret etti.

Erdoğan, 2024’te 379 milyar dolar olan mal ve hizmetler ihracatını 2025 yılı sonunda 390 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini, eylül ayı itibarıyla bu seviyenin aşılmış olduğunu tahmin ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Milletçe hepimizi sevindiren bu gelişmelerin hayırlı olmasını diliyorum. Eylül ayı itibarıyla bu değerlendirmeler bu şekilde devam ederken Türk ekonomisinin akıncı beyleri olan ihracatçılarımızı inşallah her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde başta sanayicilerimiz ve KOBİ’lerimiz olmak üzere reel sektörümüzle istişarelerimizi yoğunlaştıracağız. İş dünyamızın, esnafımızın, tüccarımızın, üreticimizin sesine daha fazla kulak verecek ekonominin kalbi olan bu kesimlerle daha sık bir araya geleceğiz.

Bu başarıları, bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara ve gümrük tarifeleri üzerinden yürüyen ticaret savaşlarına rağmen elde ettiğimizi de özellikle hatırlatmak istiyorum. Bir kez daha ihracatçı kuruluşlarımızı, iş insanlarımızı, işçilerimizi, ilgili bakanlarımız ve bürokratlarımızı emeklerinden ötürü kutluyor, ülkem ve milletim adına kendilerine şükranlarımı sunuyorum.”

“Milletimize hep şunu söylüyoruz, ‘Biz laf üretmeyeceğiz, sadece iş ve eser üreteceğiz’ diyoruz. Allah’a hamdolsun, bu sözümüzün de daima arkasında duruyoruz” diyen Erdoğan, Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini, konutların yüzde 78’inin tamamlandığını söyledi.

Depremzedeleri yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçinin 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalıştığını belirten Erdoğan, bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanların gayet iyi bildiğini vurguladı.

Çin: Japonya, Güvenlik Konseyinde daimi koltuk sahibi olmaya layık değil

Çin, Japonya’nın, Başbakan Takaiçi Sanae’nin Tayvan’a ilişkin, iki ülke arasında gerilime yol açan sözleri nedeniyle, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinde daimi üye olabilecek nitelikte olmadığını savundu.

Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong, BM Genel Kurulunda Güvenlik Konseyi reformu konusunda düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Japon Başbakan’ın sözlerini eleştirdi.

Takaiçi’nin sözlerinin, Çin’in iç işlerine müdahale olduğu, “tek Çin” ilkesini ve iki ülke arasında ilişkileri kuran siyasi belgelerin ruhunu ihlal ettiğini savunan Daimi Temsilci Fu, “Bu sözler, uluslararası adalete, savaş sonrası uluslararası düzene ve uluslararası ilişkilerin temel normlarına hakarettir.” ifadesini kullandı.

Japonya’nın bu tutumla barış kalkınmadan açıkça uzaklaştığına işaret eden Fu, “Böylesi bir ülke, Güvenlik Konseyinde daimi koltuk sahibi olmaya layık değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Takaiçi’nin Tayvan’a ilişkin sözleri

Japonya Başbakanı Takaiçi’nin 7 Kasım’da Japon parlamentosu Diet’teki oturumda, Tayvan Boğazı’na yönelik bir müdahaleyi “ülkesinin varlığını tehdit eden durum” olarak göreceğine ve askeri güç kullanabileceğine ilişkin sözleri, bölgeyi topraklarının parçası gören Çin’in tepkisine yol açmıştı.

2015 tarihli Ulusal Güvenlik Yasası’nda “ülkenin varlığını tehdit eden durum”, müttefiklere yönelen fakat Japonya’ya da varoluşsal tehdit oluşturan saldırganlığa işaret ediyor. Ülke, bu durumda “öz savunma güçleri” olarak adlandırılan silahlı kuvvetlerini görevlendirebiliyor.

Takaiçi’nin sözleriyle ilk kez bir Japon Başbakanı, Tayvan’ın işgali halinde Japonya’nın askeri olarak dahil olacağına ilişkin açık beyanda bulunarak, ülkenin bu konuda benimsediği “stratejik belirsizlik” politikasından farklı bir tavır sergilemişti.

Japon Başbakan, tepkiler üzerine Tayvan’a ilişkin sözlerinin varsayımsal olduğunu, gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını belirtmiş ancak sözlerini geri almayı reddetmişti.

Pekin yönetimi, başta Takaiçi’den sözlerini geri almasını istemiş, Başbakan bunu reddedince Japonya’nın Pekin Büyükelçisi Kenji Kanasugi’yi, konuyla ilgili Çin Dışişleri Bakanlığına çağırarak Tokyo yönetimine protesto notası vermişti.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI OĞUZHAN HASİPOĞLU, ANITKABİR’İ ZİYARET ETTİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, resmi temaslar için bulunduğu Ankara’da Anıtkabir’i ziyaret etti. Atatürk’ün mozolesine çelenk koyan Hasipoğlu, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak Kıbrıs Türk halkının Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılığını vurguladı.

Ankara temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı olan Anıtkabir’i ziyaret eden Hasipoğlu, heyeti ile birlikte Aslanlı yoldan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine çelenk koydu, saygı duruşunda bulundu. Bakan Hasipoğlu, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’nde Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.

Hasipoğlu , deftere şunları yazdı:

‘‘Aziz Atatürk,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak, Kıbrıs Türk halkı adına derin bir saygı, minnet ve gurur duygusuyla huzurunuzdayım.
Siz, Türk milletine bağımsızlık yolunu açan, egemenliği millete emanet eden büyük bir lider olarak, bugün bizlere hâlâ yol göstermeye devam ediyorsunuz. Kıbrıs Türk halkı, varoluş mücadelesi boyunca sizin ilke ve inkılaplarınızdan güç almış, bu topraklarda özgür ve onurlu bir yaşamı savunmuştur.
Kıbrıs Türk halkı, varlığını sürdürdüğü her dönemde, sizin “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkenizden güç almış, milli mücadelemizi bu inançla yürütmüştür.
Bugün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz desteğiyle, aynı hedeflere, aynı değerlere ve aynı ideallere bağlıyız. Kıbrıs Türkü, geçmişte olduğu gibi bugün de kaderini Türkiye Cumhuriyeti ile bir görmektedir. Aramızdaki bağ sadece tarihi değil; gönülden, ruhtan ve kardeşlikten doğan yaşamsal bir bağdır.
Fikirleriniz, ilke ve devrimleriniz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sonsuza dek yaşamaya devam edecektir.
Ruhunuz şad olsun ATAM’’
Oğuzhan Hasipoğlu
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

”Taraftarın tutkusu inanılmaz”

Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, Bild’e açıklamalarda bulundu. İtalyan teknik adam, ”Fenerbahçe’nin büyüklüğü insanı hemen içine çekiyor. Taraftarın tutkusu inanılmaz. Bu kulüpte teknik direktör olmak büyük bir sorumluluk.” dedi.

Fenerbahçe’de başarılı bir grafik sergileyen teknik direktör Tedesco, Alman basınından Bild’e konuştu.

”Fenerbahçe’ye geldiğimde kulübü tanımam gerekiyordu. Bu yüzden ilk beş haftayı tamamen tesislerde geçirdim.” diyen Tedesco, ”Sabah 7’den gece yarısına kadar sürekli işin içindeydim. İstanbul’da trafik çok zor. Antrenman sahasına zamanında gidebilmek için kulübün yanındaki küçük bir evde kaldım.” dedi.

”Taraftarın tutkusu inanılmaz”

”Fenerbahçe’nin büyüklüğü insanı hemen içine çekiyor. Taraftarın tutkusu inanılmaz. Bu kulüpte teknik direktör olmak büyük bir sorumluluk. Herkes başarı istiyor. Baskıyı seviyorum. Benim için bu enerji verici bir şey.”

Neden Fenerbahçe?

”Fenerbahçe taraftarı her şeyi hisseder. Bu yoğun duygu bana iyi geliyor. Büyük kulüplerden gelen ilgi vardı ama Fenerbahçe’nin projesi beni etkiledi.”

''Taraftarın tutkusu inanılmaz''

”Kupalar kazanmak istiyorum ama takıntılı değilim”

”Evet, insanlar sokakta “Artık şampiyon olmak istiyoruz” diyor. Bu baskı doğal. Böyle kulüplerde beklenti her zaman en üst seviyededir. Kupalar kazanmak istiyorum ama takıntılı değilim. Pokal zaferini Leipzig’de yaşadım, özel bir duyguydu.”

İtalyan teknik adam, Jose Mourinho ile ilgili ”Mourinho’ya büyük saygım var. Ama ben farklı bir stilim. Daha sakin, daha içe dönük bir iletişimim var. Kavgayla değil, güven ilişkisiyle çalışmayı tercih ederim.” sözlerini kullandı.

Tedesco, Galatasaray forması giyen Alman futbolcu Leroy Sane ile ilgili ”Önceliğim kendi takımım. Rakipleri elbette takip ediyorum ama odak noktam Fenerbahçe’nin başarısı.” yorumunu yaptı.

40 yaşındaki teknik adam, ”Fenerbahçe taraftarı her şeyi hisseder. İyi günde de kötü günde de yanımızdalar. Onların enerjisi takımı ileri taşıyor.” sözlerini kullandı.