Archives Aralık 2025

BM: Ukrayna’daki savaşta ateşkese yakın olduğumuzu hissetmiyoruz

Birleşmiş Milletler (BM) Ukrayna İnsani Yardım Koordinatörü Matthias Schmale, Ukrayna’daki savaşın hız kesmeden devam ettiğini belirterek, “Ateşkese yakın olduğumuzu hissetmiyoruz.” dedi.

Schmale, New York’taki BM Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Ukrayna’daki savaşın ateşkes yönünde hiçbir ilerleme belirtisi göstermeden aralıksız devam ettiğini kaydeden Schmale, artan yıkım ve kış koşullarının insani riskleri artırdığını söyledi.

Schmale, savaştan etkilenen bölgelere sık sık yaptığı ziyaretlere değinerek, “Ateşkese yakın olduğumuzu hissetmiyoruz. Savaş hız kesmeden devam ediyor ve gerçekten önemli bir yıkım yaşanıyor.” diye konuştu.

Özellikle yaklaşan kış mevsimi ve çatışmalarda enerji altyapısının hedef alınmasına dikkati çeken Schmale, “Enerji tahribatının devam etmesi ve toparlanmanın bu tahribata ayak uyduramaması, sert bir kışın ortasında insanların şehirlerde, yüksek binalarda mahsur kalması gibi bir kabus senaryosundan endişeleniyoruz.” dedi.

Schmale, Ukrayna’da geleneksel çatışmaların ötesinde “giderek daha teknolojik bir savaş” yaşandığına işaret ederek, “İnsansız hava araçları (İHA) savaşları, teknolojik gelişmelerin inanılmaz olduğu bir savaş. Askeri uzman değilim ama farklı sonuçlara yol açıyor.” ifadelerini kullandı.

İsrail ordusu ateşkesi ihlal ederek Gazze ve Han Yunus’un doğusunu bombaladı

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kenti ve güneyindeki Han Yunus kentinin doğu bölgelerine saldırılar düzenledi.

AA muhabirinin görgü tanıklarından aktardığı bilgiye göre, İsrail topçu birlikleri, sabahın erken saatlerinden bu yana Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi ile Han Yunus’un doğu bölgelerini aralıklı olarak birkaç saat boyunca vurdu.

Tanıklar, İsrail hücumbotlarının Han Yunus sahili açıklarında denize çok sayıda mermi attığını, İsrail helikopterlerinin de kentin doğusuna yoğun şekilde ateş açtığını belirtti.

ABD, seyahat yasağı uygulanacak ülke sayısını 30’un üstüne çıkarmayı planlıyor

ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, seyahat yasağı uygulanacak ülke sayısının 30’un üstüne çıkarılmasının planlandığını açıkladı.

Noem, Amerikan Fox News kanalının “The Ingraham Angle” programında, ABD’nin seyahat yasağı uygulayacağı ülkelere ilişkin açıklama yaptı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, seyahat yasağı uygulayacağı ülkelere yönelik listeyi genişletme hazırlığında olduğuna işaret eden Noem, “Sayı konusunda kesin bir şey söylemeyeceğim ancak 30’un üstünde ve Başkan, ülkeleri değerlendirmeye devam ediyor.” dedi.

Noem ayrıca “Eğer istikrarlı bir hükümetleri yoksa, kendilerini idame ettirebilen ve bize bu kişilerin kim olduğunu söyleyip onları incelemeye yardımcı olabilecek bir yönetime sahip değillerse, neden o ülkeden insanların ABD’ye gelmesine izin verelim?” diye konuştu.

ABD İç Güvenlik Bakanı, hangi ülkelerin listeye ekleneceğine ilişkin bilgi paylaşmadı.

ABD’de 26 Kasım’da Beyaz Saray’a yakın bir bölgede görev yapan 2 Ulusal Muhafız üyesinin vurulması ve şüphelinin yakalanması üzerine, Trump yönetimi seyahat yasağına ilişkin çalışmaları hızlandırıyor.

– ABD’ye seyahat yasağı bulunan ülkeler

Trump’ın 5 Haziran’da imzaladığı başkanlık kararnamesi kapsamında, Afganistan, Myanmar, Çad, Kongo Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi, Eritre, Haiti, İran, Libya, Somali, Sudan ve Yemen vatandaşlarının ABD’ye seyahati yasaklanmıştı.

Başkan Trump, ayrıca Burundi, Küba, Laos, Sierra Leone, Togo, Türkmenistan ve Venezuela vatandaşlarına seyahat kısıtlamaları getirmişti.

ABD yönetimi, 26 Kasım’da 2 Ulusal Muhafızın vurulması olayının ardından, 3 Aralık’ta “yüksek riskli ülke” sınıfında yer alan 19 ülkenin vatandaşları tarafından yapılan bütün iltica başvurularını ve göçmenlik yardım taleplerini durdurmuştu.

– Başkent Washington’daki saldırı

Washington Polis Departmanı, 26 Kasım’da yerel saatle 14.15 sıralarında Beyaz Saray’a yakın bir bölgede görev yapan 2 Ulusal Muhafız üyesinin vurulduğunu ve şüphelinin yakalandığını bildirmişti.

ABD’nin Columbia Bölgesi Savcısı Jeanine Pirro, şüphelinin 29 yaşındaki Afganistan uyruklu Rahmanullah Lakanwal ve vurulan Ulusal Muhafız üyelerinin ise Sarah Beckstrom (20) ile Andrew Wolfe (24) olduğu bilgilerini paylaşmıştı.

Pirro, zanlı Lakanwal’ın, saldırıda hedef aldığı Ulusal Muhafızlardan Beckstrom’un hayatını kaybetmesi nedeniyle birinci derece cinayetle suçlanacağını belirtmişti.

Öte yandan, ABD basınında, Lakanwal’ın, Afganistan’da ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ile 15 yaşında çalışmaya başladığı ve görev yaptığı birliğin yol açtığı kayıplar nedeniyle “rahatsız olduğu” öne sürülmüştü.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de Dominik Cumhuriyeti gezisinde yaptığı basın açıklamasında, saldırının ardından başkentteki Ulusal Muhafızların sayısını artıracağını ve Başkan Donald Trump’ın talimatıyla 500 yeni askerin Washington’a sevk edileceğini açıklamıştı.

”Düşman kardeşler toplumu”

Düşman kardeşler toplumu
Öyle bir hal aldı ki toplum, agresif, sinirli, huysuz, kavgacı ne derseniz deyin hepsi uyar bu tanıma.
Hani derler ya “Nerde o eski günler, dostluklar”.
Teknoloji parmaklarla değil artık beyin gücüne göre işliyor.
Işığı yakmak için akıllı sistemlerin uygulandığı mekanlardan bahsediyorum, “Işıklar yansın” diyorsunuz, ses komutu ile ışıklar yanıyor.
Teknoloji böyle inanılmaz boyutlara doğru gittikçe, biz insanlığımızdan uzaklaşıyoruz, ne yazık ki ,
Nerede o eski günler, derken yaşadığımız o eski ama eskimeyen dostlukların pekiştiği, arkadaşlıkların sınır tanımadığı, vefanın İstanbul’da bir semt adı olmadığı günlerden bahsediyorum.
Hiç unutmam, 1975 yıllarından bahsediyorum, lise yıllarımdı, yurtdışı yabancı arkadaşlık programlarından bir arkadaşım olmuştu. Malezya sultanının kızıydı, mektuplaşıyorduk, böylece İngilizcemi ilerletiyordum. Zaten bu programın da amacı buydu.
Yazdığım mektuba yanıt ancak bir ay sonra geliyordu. Yani bir ay bekliyordum, yazdığım satırlara verilen yanıtı. Günleri sayıyordum, gelecek mektup için.
Şimdi öylemi, gir Whatsapp programına aç görüntülü görüşmeyi ve konuş, bu kadar basit.
Teknoloji ilerledi, yaşam kolaylaştı ama insanlık bitti.
Ne romantizm kaldı ne duygusallık.
Sevdiğine şiir yazmak için uğraşma, yeteneğin yoksa zaten olmaz.
Hemen istediğin tonda bir parça beğen tıkla gitsin, işte bu kadar.
Düşmanlıklar da kolaylaştı.
Sosyal medyaya, sevmediğin, çekemediğin, düşman olduğun biri varsa yaz hakkında olumsuz şeyler tıkla gitsin.
Teknoloji insanoğlunun yaşamını kolaylaştırmasının yanısıra, düşmanlıkları da körükledi.
Eskide babasının aldığı arabanın arkasına “ Babam sağolsun” yazılırdı.
Teknoloji bu boyutlara gelince , sosyal medyada babasını reddeden, kardeşini reddeden, oğlunu evlatlıktan reddeden mesajları okur olduk.
Siyasette de bu yöntem geçerli, “Çamur at izi kalsın” yeter ki egosu tatmin olsun.
Dedim ya teknoloji insanlık için yeni çığır açan buluşlara doğru yelkenlerini şişirirken, insanlık kan kaybetmeye devam ediyor.
İnsanların sabah karşılaştıklarına “günaydın, hayırlı sabahlar” demeyi çok gördüğü, hatta “şimdi buna bir de selam mı vereceğim” diyerek görmezden gelindiği günlerdeyiz.
Herkes birbirine düşman.
Siyasette, ticarette, sokakta, okulda, işyerinde ne selam kaldı ne de sabah.
Mutlu değil insanlar, nedendir bilinmez ama hep suratlar asık.
Sanki “Düşman kardeşler” filmini seyrediyoruz.
Aslında film değil seyrettiğimiz, biz adeta düşman kardeşleri oynuyoruz.
Bakalım nereye kadar gidecek bu işin sonu.
Düşman kardeşler filmi vizyonda…

Üstel: Kadınların güçlenmesi ortak bir mücadeledir

Başbakan Ünal Üstel “5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü” nedeniyle mesaj yayımladı.

 

Başbakan Ünal Üstel’in mesajı şöyle;

 

“5 Aralık 1934’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde Türk kadınlarına tanınan seçme ve seçilme hakkı, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti için değil, tüm dünyadaki demokratikleşme süreçleri ve kadınlar için çığır açıcı bir reformdur.

Bu tarihi adım, kadınların siyasete, yönetime ve toplumsal hayata eşit bireyler olarak katılmasının yolunu açmış; çağının ötesinde bir vizyon olarak insanlığa yön vermiştir.

Kıbrıs Türk kadını da 1960 yılında elde ettiği seçme ve seçilme hakkına sıkı sıkıya bağlı olarak, her geçen gün daha aktif bir biçimde hem kendi iradesini özgürce kullanan bir seçmen, hem de siyasal hayattaki temsiliyetini ve etkisini güçlendiren bir konuma gelmiştir.

Atatürk ilke ve inkılaplarının yakın takipçisi olan Kıbrıs Türk kadını, varoluş ve özgürlük mücadelemizde de aktif roller üstlenmiş; çağdaş, eğitimli ve üretken kişiliğiyle sosyal hayata güçlü bir şekilde katılmış ve haklarına sahip çıkmak için uzun yıllar boyunca büyük mücadeleler vermiştir.

Bu onurlu mücadelenin sonucudur ki, Kıbrıs Türk kadını bugün ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi alanlarda güçlenmiş; karar alma mekanizmalarında hak ettiği yeri almıştır.

Ancak buna rağmen çeşitli zorlukların halen var olduğu da bir gerçektir. Mücadele devam ediyor ve bu noktada siyasete, hükümetlere, kurum ve kuruluşlara ve sivil topluma büyük sorumluluk düşmektedir.

Bilinmelidir ki; sosyal ve ekonomik yaşamdan siyasi yaşama kadar kadınların önündeki tüm engelleri kaldırmak, onları güven içinde, özgürce ve çok daha üretken bir yapıya kavuşturmak ancak ve ancak ortak bir mücadele ile mümkündür.

Hükümet olarak hedefimiz nettir: Kadınlarımızın her alanda daha güçlü şekilde yer aldığı, fırsat eşitliğinin hayatın tümüne yansıdığı, erkeğiyle kadınıyla üreten ve gelişen bir Kıbrıs Türk toplumunu hep birlikte inşa etmektir.

Bu duygu ve düşüncelerle, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nü kutluyor; kadınların toplumsal, siyasal ve ekonomik hayata kattığı tüm değeri saygıyla selamlıyor, halkımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

2024 YILI SUNİ TOHUMLAMADAN DOĞAN ERKEK BUZAĞI DESTEĞİ ÖDENDİ

2024 yılı suni tohumlamadan doğan erkek buzağı desteği ödendi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ilk kez 2024 yılı “Tarımsal Desteklerin Belirlenmesi” başlıklı Bakanlar Kurulu kararında duyurulan ve Veteriner Dairesi tarafından takibi yapılan destekten 29 büyükbaş hayvan üreticisine ödeme yapıldı.

Üreticiler, suni tohumlamadan doğan 517 adet buzağıya karşılık, buzağı başı 3 bin TL’den, toplamda 1 milyon 551 bin TL almaya hak kazandı.

Üreticilerin hak edişlerini Kooperatif Merkez Bankası ve ilgili bankanın şubelerinden alabileceği kaydedildi.

Karada ve denizde yarın fırtına bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, yarın karada ve bölge denizlerinden Taurus’ta fırtına beklendiğini duyurdu.

Daireden yapılan açıklamada, fırtınanın yarın saat 12.00’de başlayıp, cumartesi gece yarısına kadar devam edeceği ifade edilerek, karada kuzey ve doğu yönlerden esen rüzgarın zamanla kuvvetlenerek, saatte 62-74 km hızında fırtına şeklinde esmesinin beklendiği kaydedildi.

BAKAN HASİPOĞLU, AZERBAYCAN’DA AİLE BAKANI BAHAR MURADOVA İLE GÖRÜŞTÜ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Azerbaycan temasları kapsamında Aile, Kadın ve Çocuk Problemleri Devlet Komitesi Başkanı Bahar Muradova ile bir araya geldi.
Görüşmede iki kardeş ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve sosyal politika alanlarında iş birliğinin artırılması ele alındı. Bakan Hasipoğlu, iki ülke arasındaki dayanışmanın önemine dikkat çekerek Bakanlık olarak yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Hasipoğlu, 2026 yılını “Aile Refahı Yılı” ilan etmek istediklerini belirterek, bu doğrultuda yoğun bir hazırlık süreci yürüttüklerini ifade etti. Bakanlık bünyesinde Aile Gelişim ve Danışmanlık Merkezi ile çeşitli eğitim merkezleri kurma çalışmalarının sürdüğünü söyleyen Hasipoğlu, kadın ve çocuklara verilen önemin altını çizdi.
Ailenin toplumun temel taşı olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, “İki kardeş ülke arasında aile, kadın, çocuk ve sosyal politikalar alanında yapılabilecek iş birliği anlaşmalarını değerlendirmek istiyoruz.” dedi.
Hasipoğlu ayrıca Muradova’yı KKTC’ye ziyaret gerçekleştirmeye davet etti.
Aile, Kadın ve Çocuk Problemleri Devlet Komitesi Başkanı Bahar Muradova ise Bakan Hasipoğlu ve beraberindeki heyeti ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, iki ülke arasında sosyal politika alanında iş birliğinin güçlendirilmesine hazır olduklarını belirtti.

Maliye Bakanı Berova: “Kadınların gücü, Cumhuriyetimizin ve toplumumuzun en sağlam temelidir”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, kadınların gücünün, cumhuriyetin ve toplumun en sağlam temeli olduğunu belirtti.

 

Berova, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü ve Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Berova mesajında şu ifadelere yer verdi:

 

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, 1934 yılında Türk kadınına pek çok Avrupa ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkı tanınması; demokrasi tarihimizin en aydınlık sayfalarından biridir. Bu adım, yalnızca bir hak kazanımı değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümümüzün en güçlü sembollerinden biri olmuştur. Kadınların gücü, Cumhuriyetimizin ve toplumumuzun en sağlam temelidir. Kadın, toplumumuzun üreten, güç veren ve dönüştüren en temel unsurudur. Bugün kadınlarımız; çalışma hayatında, siyasette, adalette, bilimde, sanatta ve sosyal yaşamın her alanında başarılarıyla ülkemizin gelişimine yön veren önemli roller üstlenmektedir. Kıbrıs Türk Halkı, Atatürk’ün ilke ve devrimlerini kararlılıkla benimseyerek, kadınların toplumsal hayattaki yerini güçlendirme iradesini her dönemde ortaya koymuştur. Kadınların haklarına daha hızlı erişebildiği, fırsat eşitliğinin güçlendiği ve şiddetin tamamen sona erdiği bir toplum oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu duygu ve düşüncelerle, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nü ve Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Tanınmasının yıl dönümünü en içten dileklerimle kutluyor; tüm kadınların hayatın her alanında daha güçlü ve daha görünür olmalarını temenni ediyorum.”

“Küçükbaş Hayvancılığın Yaygınlaştırılması Programı” kapsamında yeni müracaat kabul edilecek

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) iş birliğinde yürütülen “Küçükbaş Hayvancılığın Yaygınlaştırılması Programı” kapsamında yeni müracaatların kabul edileceğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, başvuru şartlarını yerine getiren ve komisyon değerlendirmesi sonucunda hak sahibi olduğu tespit edilen yararlanıcılara 20 koyun, 2 koç veya 20 keçi, 2 teke verilecek.

Projeye katılmak isteyenlerin 19 Aralık Cuma mesai bitimine kadar Hayvancılık Dairelerine başvuruda bulunması gerekiyor.

Açıklamada, başvuruların oluşturulan komisyon tarafından değerlendirileceği, uygun bulunanların noter huzurunda yapılacak kura çekimine katılma hakkı elde edeceği belirtildi. Ayrıca, bir önceki dağıtımda hak sahibi olan yararlanıcıların da gerekli şartları taşımaya devam etmeleri halinde bu dönem dağıtımdan yararlanabileceği kaydedildi.

– Başvuru şartları

Başvuru şartları arasında KKTC vatandaşı olmak, 18–45 yaş aralığında bulunmak, tercihen hiç hayvanının olmaması veya en fazla 20 damızlık küçükbaş hayvana sahip olmak yer alıyor. Bunun yanında, başvuru sahibinin hane halkında devletten maaş alan veya ikinci iş yasağı kapsamında olan bireylerin bulunmaması gerekiyor.

Hane halkının toplam küçükbaş hayvan varlığının 20 damızlık hayvanı aşmaması, hayvan sağlığı ve refahı için uygun altyapıya sahip bir barınağın bulunması ve Bakanlığın proje kapsamında hazırladığı taahhütname şartlarının kabul edilmesi de zorunlu koşullar arasında bulunuyor.

Hayvancılıkla uğraşan kişiler için ayrıca hayvan hastalıklarından ari işletmeye sahip olma şartı aranıyor.

– İbraz edilmesi gereken belgeler

Başvuru sırasında sunulması gereken belgeler şöyle sıralandı:

“Kimlik kartı fotokopisi, barınağa ilişkin mülkiyet belgesi, belediyeden alınacak küçükbaş ağılı için uygunluk yazısı, varsa tarım sigortasından ekilen arazi varlığını gösteren belge, hayvan kayıt sistemine kayıtlı olunduğunu ve hayvan sayısını gösteren belge, hayvanı olanlar için Hayvancılar Birliği üyelik belgesi, işletmenin son ödenmiş elektrik ve su faturaları (varsa) ile muhtardan alınmış, isimler, yakınlık dereceleri ve doğum tarihlerini içeren onaylı hane halkı listesi.”

2021 yılından bu yana devam eden proje kapsamında bugüne dek 40 kişiye toplam 837 küçükbaş hayvan dağıtıldığı da hatırlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Verilen hayvanlar, proje takip süresi olan 3 yıl boyunca hiçbir şekilde satılamaz ve devredilemez. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından, projenin sürdürülebilirliği için 3 yıl içinde işletmede doğan yavrulardan her yıl farklı sayılarda olmak üzere en az 6 aylık yaşta toplamda 20 baş dişi ve 3 baş erkek hayvan işletmeden alınarak projenin devamlılığı için ilerleyen yıllarda diğer işletmelere verilecek”. 

Hakan Fidan: “Kiminle konuşursam konuşayım GKRY’den şikayet ediyorlar”

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Kiminle konuşursam konuşayım GKRY’den (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) şikayet ediyorlar. Yani şöyle bir sıkıntı var. Avrupa Birliği ve Türkiye 400 milyondan fazla insanın kaderini ilgilendiren, sinerji alanının bir grup insan tarafından rehin alınması meselesi.” dedi.

Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, Türk basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine katkısı ve Avrupa Birliğine (AB) üyelik sürecinin GKRY engeline takılması konusunda AB yetkilileri ve AB ülkelerinin dışişleri bakanlarına hangi mesajları verdiğine ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, iki gündür AB yetkilileri ve NATO ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla bir araya geldiklerini, gün içinde birkaç gündemi barındıran yoğun NATO toplantılarına katıldıklarını hatırlattı.

Fidan, NATO çerçevesinde bir araya geldiği Avrupalı meslektaşlarıyla ağırlıklı olarak Ukrayna’daki muhtemel barış anlaşması ve buna ilişkin gelişmeleri değerlendirdiklerini belirterek, “Türkiye, Ukrayna barış görüşmelerinde kilit aktör olduğu için sürekli bizim görüşümüz de bu konularda soruluyor.” dedi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile dün çok uzun görüşmeler yaptığını aktaran Fidan, bütün konuları açıklıkla masaya yatırdıklarını söyledi.

Fidan, Kos’un elinde sadece genişleme dosyası değil, aynı zamanda bağlantısallıkla ilgili dosyalar bulunduğunu dile getirerek, AB ve Türkiye’nin Kafkasya ve Orta Asya gibi farklı coğrafyalarla bağlantısallığı konusunda somut projeler bulunduğuna işaret etti.

“Üyelik süreciyle ilgili açıkçası bazı devam eden çalışmalar var ama burada belli fasılların açılması gerekiyor. Burada belli blokajların kalkması lazım. 2019’da alınmış belli kararlar var, onların tekrar kaldırılması lazım. Şu anda ona yönelik çalışmalar var.” diyen Fidan, Türkiye ve AB’nin, Gümrük Birliği, vize serbestisi, Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’de faaliyetlerine tamamıyla başlaması gibi birkaç temel konu üzerine çalıştığını vurguladı.

Fidan, Türkiye’nin AB ile görüşmelerde alan ilerlettiği iki konuya dikkati çekerek, “Mesela Rusya-Ukrayna meselesinde nerede duruyoruz? Gazze meselesinde ne yapıyoruz? Suriye meselesinde ne yapıyoruz? Buralar Türkiye için fevkalade önemli alanlar. Avrupa Birliğinin de müdahil olduğu alanlar. Türkiye ve Avrupa Birliğinin burada nitelikli işbirliği yapabiliyor olması hem bizim dış politikamız açısından, hem onlar açısından fevkalade önemli. Bunu ilerletmiş olmamız çok önemli ve kıymetli diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Kuzey Afrika ve Sahraaltı başta olmak üzere Afrika’daki sorunlar, imkan alanları, iş alanlarının önem atfettikleri bir konu olduğunu anlatan Fidan, “Türkiye’nin burada yıllardır ortaya koyduğu kendi çabalarının artık Avrupa Birliği ve diğer küresel aktörlerle işbirliğinde önemli bir zemin oluşturması bizim için büyük bir kazanım açıkçası. Bu noktada kazan-kazan, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, yöntemiyle Avrupa Birliği ile yürüyen konularımız var.” diye konuştu.

– “Kiminle konuşursam konuşayım GKRY’den şikayet ediyorlar”

Fidan, AB ülkeleriyle ayrı ayrı ilişkilerin iyi ilerlediğine değinerek, “Bugün ben NATO Bakanlar Konseyi’nde şöyle bir baktım, Avrupa Birliği ülkesi olan bir iki ülke hariç hepsiyle gerçekten ilişkilerimiz fevkalade. Herkes kendi ticaretini, ekonomisini, istikrarını, güvenliğini daha da ileri taşımak peşinde.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bütün ortaklarına bu tür konularda muazzam fırsatlar sunduğunun altını çizen Fidan, ticarette, politikada ve savunmada Türkiye’nin güvenilir, adil ve iyi bir ortak olduğunu, geleneği olan bir devlet olduğunu kaydetti.

Fidan, Türkiye’de özel sektörün güçlü, nüfusun dinamik olduğunu söyleyerek, “Bunların hepsini bir araya getirdiğiniz zaman Türkiye aslında büyük potansiyeller sunuyor ama Avrupa Birliği ile kurumsal olarak devam eden macera, hikayemizin bir noktada nihayete ermesi için bazı blokajların kalkması lazım.” dedi.

“Kiminle konuşursam konuşayım GKRY’den şikayet ediyorlar. Yani şöyle bir sıkıntı var. Avrupa Birliği ve Türkiye 400 milyondan fazla insanın kaderini ilgilendiren, sinerji alanının bir grup insan tarafından rehin alınması meselesi.” diyen Fidan, hiç kimsenin stratejik düşünce açısından bunu kabul etmeyeceğini dile getirdi.

Fidan, muhataplarının bunu yakından gördüğünü ve bu konuları uygun zamanda uygun bir dille ifade ettiğini belirterek, AB’de birçok konunun oy birliğiyle ele alınmasının suistimal edildiğine dikkati çekti.

Bakan Fidan, “Burada mühim olan Türkiye’nin dış politikada kimsenin eline koz vermeden topu da kendi tarafında tutmadan yoluna devam etmesi.” dedi.

– Rusya-Ukrayna müzakereleri

Rusya-Ukrayna barış müzakerelerinin olumlu sonuçlanmasına yönelik umudunun sürüp sürmediği ve NATO toplantılarındaki izlenimi hakkındaki soruyu cevaplayan Fidan, umudunun devam ettiğini belirtti.

Bakan Fidan, müzakerenin devam etmesi ve tarafların masadan ayrılmamasının teknik bakımdan önem arz ettiğini dile getirerek, “Benim yıllardır Cumhurbaşkanımız adına özel temsilcilik yaparken veya diğer meselelerde ara buluculuk yaparken gördüğüm en önemli husus masadan ayrılmamak. Şartlar ne kadar kötü olursa olsun, pozisyonlar ne kadar farklı olursa olsun uzlaşma niyetiyle masa etrafındaysanız bir yerde buluşursunuz.” dedi.

Rusya-Ukrayna özelinde başlangıç pozisyonlarının birbirinden çok farklı olduğuna işaret eden Fidan, tarafların orta noktada buluşturulabileceğini dile getirdi.

Fidan, “Burada özellikle ara bulucu rolünü şu anda oynayan, taraflarla görüşen (ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi) Steve Witkoff’un önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum. Kendisinin bu noktada yeterince donanımı olduğunu, kabiliyetlerinin olduğunu da açıkçası düşünüyorum.” diye konuştu.

Rusya-Ukrayna meselesinde iç içe geçmiş birkaç husus bulunduğuna dikkati çeken Fidan, “Bu olay tabii, Ukrayna’nın topraklarıyla alakalı bir konu, Rusya’nın stratejik hedefleriyle ve güvenliğiyle alakalı bir konu. Bir bakıma da Avrupa’nın kendi güvenliğiyle alakalı bir konu. Bu kadar iç içe geçmişlik var. Her taraf kendiyle ilgili farklı parametrelerden farklı şeyler istiyor.” ifadelerini kullandı.

Fidan, NATO toplantılarında dün ve bugün gündeme getirilen “Avrupa’da yapılacak barışın, Avrupa’nın savaş sonrası yeni sistemini ortaya çıkaracağı” başlığından söz ederek, anlaşmanın sadece barışı değil yeni yapıyı da beraberinde getireceğini vurguladı.

“Dolayısıyla şimdi herkes var olan potansiyel anlaşmaya gereğinden çok daha fazla ehemmiyet verme gayreti içerisinde. Çünkü bu sadece bugünü değil, savaşı durdurmayı değil, daha sonrasını da ilgilendiriyor.” diyen Fidan, Avrupalıların geçmişteki anlaşmalardan sonra yaşananlara dikkat kesildiğini anlattı.

Fidan, herkesin anlaşma sonrası Avrupa’nın güvenliğinin yanı sıra risk ve kazanç hesabı yaptığını söyleyerek “Bu kadar fazla ayrı hesabın yapıldığı bir yerde düşünce kargaşası da olur. Bunun net bir zihinle, spesifik hedeflere dönüştürülmesi ve bu hedeflere de tarafların yoğunlaştırılması şu anda giderek artan bir gayret alanı bizim için.” diye konuştu.

Akıl danışan muhataplarına nelere nasıl yoğunlaşılması gerektiğini söylediklerini aktaran Fidan, taraflar arasında gelinen son noktayı öğrenmek üzere önemli bir toplantıya gireceğini belirtti.

Fidan, “Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) da Avrupalı liderlerle, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’le görüşmeleri devam ediyor. Biz Türkiye olarak doğrudan görüşmelere ev sahipliği yapmak istediğimizi tekrar hatırlattık. Bu konuda Rusya’nın olumlu bir tutumu var. Ben yakında Ukrayna’nın da bu konuda olumlu bir pozisyon ortaya koyacağını düşünüyorum.” diyerek, kağıt üzerinde bir çerçeve kabulü olursa bunun detaylarını netleştirmek için tarafların bir araya gelip yüz yüze konuşmaları gerektiğini vurguladı.

Görüşmeler için Türkiye’den daha uygun bir yer bulunmadığını dile getiren Fidan, “Biz bunu İstanbul’da geçen yaz üç defa yaptığımız toplantıyla, ev sahipliğiyle ve toplantı yönetimiyle de ispat ettik. Her birinde taraflar gerçekten mutlu ayrıldılar.” ifadelerini kullandı.

Fidan, İstanbul’daki görüşmelerin Rusya ve Ukrayna’nın bütün sorunlarını çözememesine rağmen devam eden mevcut görüşmelere muazzam bir zemin hazırladığının altını çizdi.

– Karadeniz’de ticari gemilerin saldırıya uğraması

Karadeniz’de Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesinde ticari gemilerin saldırıya uğramasının ardından Romanya ve Bulgaristan dışişleri bakanlarıyla gerçekleştirilen toplantıya ilişkin soruya Fidan, Bulgaristan, Romanya ve Türkiye’nin, özellikle savaştaki mayınların yüzerek kıyalara gelmesini ortadan kaldıracak bir çalışma grubu kurduğu yanıtını verdi.

Deniz kuvvetlerinin bu konuyla ilgili çalışmaya başladığı bilgisini de paylaşan Bakan Fidan, “Özellikle Karadeniz’e şu anda son yapılan saldırılar aslında bizim Türkiye olarak en baştan itibaren yaptığımız uyarının ne kadar haklı olduğunu gösterdi. Çünkü savaşın coğrafyası giderek yaygınlaşıyor. Bu çok korkutucu bir şey.” dedi.

Bakan Fidan, Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesinde seyretmekte olan bu iki gemiye yapılan saldırının Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetini tehlikeye atmasının yanı sıra, Karadeniz’i ticarete ve insan ulaşımına kapalı bir alan haline getirdiğine işaret etti.

Türkiye’nin uluslararası sıcak sulara açılacak Ege ve Akdeniz gibi imkanları olduğunu ancak Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerin denize tek açılımının Karadeniz üzerinden olduğunu belirten Fidan, “Bu mesele onlar için daha büyük bir sorun. Ama Karadeniz’e en uzun sahil olan ülke olarak bizim de büyük bir sorumluluk almamız gerekiyordu. Bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz.” şeklinde konuştu.

Karadeniz’de, seyrüsefer güvenliği, boru hatları, enerji hatları, fiber hatlar, enerji için yapılan keşif çalışmaları, balıkçılık gibi önemli konular olduğunu aktaran Fidan, “Ama savaş şartlarında etkilendiğiniz zaman bu ekonomik fırsattan istifade edemiyorsunuz. Tersine riske giriyor.” ifadelerini kullandı.

Fidan, söz konusu toplantıda ne türden tedbirler geliştirilebileceği, bu tedbirlerin hangi kurumlarda ve nasıl bir koordinasyon mekanizmasında bir araya getirileceği gibi konuların konuşulduğunu ve karar alınan çeşitli konularda çalışılmaya devam edileceğini sözlerine ekledi.

Girne’de müşterek liman ve deniz eğitimi

Türkiye Cumhuriyeti (TC) Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sahil Güvenlik Komutanlığı, sahil güvenlik görevlerine yönelik ikili iş birliğinin yanı sıra bilgi ve tecrübe paylaşımını artırmak amacıyla Girne’de müşterek liman ve deniz eğitimleri düzenledi. 

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, TC ve KKTC arasında imzalanan protokol kapsamında gerçekleştirilen müşterek eğitimler, 1–4 Aralık tarihlerinde, T.C. Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı’na bağlı TCSG-304 ve TCSG-305 botlarının da katılımıyla yapıldı.

Rusya Güvenlik Konseyi: Rus varlıklarının Ukrayna’ya kullandırılması savaş nedeni sayılabilir

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Avrupa Birliği’nin (AB) dondurulan Rus varlıklarını Ukrayna’ya kullandırılmasının “savaş nedeni” sayılabileceğini söyledi.

Medvedev, Rus varlıklarının Ukrayna’ya kullandırılmasını içeren AB Komisyonu planını Telegram hesabından yaptığı paylaşımla değerlendirdi.

AB’nin “delirdiği” yorumunda bulunan Medvedev, “AB, tazminat kredisi kisvesi altında Belçika’da dondurulmuş Rus varlıklarını çalmaya kalkışırsa, Rusya bu hamleyi Brüksel ve AB için tüm ilgili sonuçlarıyla birlikte casus belli (savaş nedeni) olarak görebilir.” ifadesini kullandı.

Medvedev, söz konusu varlıkların gelecekte iadesinin ise “mağlup edilen düşmanların gerçek tazminatlarıyla” ödenebileceği değerlendirmesinde bulundu.

Dondurulmuş Rus varlıkları

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasından bu yana AB ülkeleri, yaklaşık 200 milyar dolarlık Rus varlığını dondurdu.

AB Komisyonu, bir süredir Rusya’nın dondurulmuş varlıklarının Ukrayna’ya sunulacak bir krediye teminat olarak kullanılması fikri üzerinde çalışıyor.

Plan kapsamında, Ukrayna’ya 140 milyar avro kredi sağlanması, Ukrayna’nın bu krediyi sadece Rusya’nın savaş tazminatı ödemesi halinde geri ödemesi öngörülüyor.

Belçika Başbakanı Bart De Wever, büyük kısmı ülkesinde bulunan ve yaptırımlar kapsamında hareketsizleştirilen Rus varlıklarının, Ukrayna’ya sağlanacak bir kredinin teminatı olarak kullanılması için risklerin paylaşılması, birlikte hareket edilmesi ve yasal dayanakların açık biçimde ortaya konulmasını şart koşuyor.

Rusya ise Brüksel’deki Euroclear’da bulunan dondurulmuş varlıklarına el konulması halinde Belçika’nın sorumlu tutulacağını belirtiyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) da AB’nin tazminat kredisi planının uluslararası piyasalarda avroya olan güveni zedeleyebileceğinden endişeleniyor. Bu konunun, 18 Aralık’ta Brüksel’de düzenlenecek AB Liderler Zirvesi’nde görüşülmesi bekleniyor.

Gazze’de savaş travması yaşayan çocuklar sanal gerçeklikle rehabilite ediliyor

Gazze Şeridi’nin Zevayide kasabasında uzman psikolog ve terapistlerden oluşan bir grup genç, çocukların savaş nedeniyle yaşadığı travmaların üstesinden gelebilmeleri için sanal gerçeklik terapisi (VR terapi) yöntemini kullanıyor.

Gazze’de iki yıl boyunca soykırıma uğrayan Filistinliler, büyük bir yıkım, sürgün ve kayıp yaşadı. Filistinliler bombaların yanı sıra açlık, susuzluk ve tedaviden yoksun bırakılma gibi insan hakları ihlallerine maruz kaldı.

Nekbe’yi 21. yüzyılda ikinci defa yaşayan Filistinlilerin bedenlerinde ve ruhlarında derin yaralar açıldı, ağır travmalara maruz kaldılar. İsrail saldırılarının meydana getirdiği bu trajediden en çok da çocuklar etkilendi.

Tıbbi Teknoloji Destek Grubu (TECHMED GAZA), çocukların bu travmaların üstesinden gelebilmesi ve yeniden topluma entegre olabilmeleri için bir yıl önce Zevayide’de bir çadırda VR terapiye başladı.

Travmalar VR teknolojisiyle tedavi ediliyor

Terapist Abdullah Ebu Şemle, yaşanan soykırımda çocukların çok büyük acılar yaşadığını ve bunun da travmalara yol açtığını kaydetti.

Travma yaşayan çocukları nasıl tedavi edebilecekleri üzerinde kafa yorduklarını ve VR terapi fikrinin bu şekilde doğduğunu kaydeden Ebu Şemle, sanal gerçeklikle psikiyatrik rehabilitasyonun birleştirildiği bu programın çocuklara iyi geldiğini dile getirdi.

Ebu Şemle, “Çocuklar için güzel, terapötik uygulamalar tasarladık. Çocuklar bu uygulamalarda yeşillikleri ve doğayı görüyor, güven ve huzur hissediyor. Bu, çocuklara olumlu etki ediyor. Çocuklar bu seansları bitirdiğinde gündelik hayatlarında kendileriyle ve çevreleriyle iletişime geçebiliyor.” dedi.

Faaliyet gösterdikleri bir yıl boyunca çocuklardan olumlu geri dönüşler aldıklarını kaydeden Ebu Şemle, çocuklardan bazılarının ciddi psikolojik rahatsızlıkları olduğunu ancak VR terapi ile bu çocuklarda çok büyük ilerleme gözlemlediklerini aktardı.

Çocuklar gerçek dünyada bulamadıkları huzur ve güven hissini sanal dünyada buluyor

Program kapsamında çalışan Psikolog İsra Ebu Huli de çocukların sanal ortamda kendilerini güvende hissettiklerini ve duygularını rahatça ifade ettiklerini dile getirdi.

Çocuklara güven hissi aşılamak için Exposure (maruz bırakma tedavisi) gibi çeşitli yöntemler kullandıklarını söyleyen Ebu Huli, “Çocuklar savaş sırasında çok bombardıman gördü ve çok acılar yaşadı. Bu sanal gözlüklerle kendilerini güvende ve rahat hissediyorlar, mutlu oluyorlar. Eski hallerine dönmüş gibi oluyorlar.” dedi.

Sanal gözlükle çocuklara yeşil doğayı gösterdiklerini kaydeden Ebu Huli, ilgilendiği bir kız çocuğunun “Bu gözlük sanki sihirli, savaş öncesinde gördüğüm şeyleri gösteriyor.” dediğini paylaştı.

Ebu Huli, amaçlarının çocukların kendilerine olan güvenlerini tazelemeleri ve hayata geri dönmeleri olduğunu dile getirdi.

Geçmişi unutuyorlar

Terapiye katılan çocuklardan Ahmed Halil, katıldığı seansların çok faydalı ve rahatlatıcı olduğunu, sıkıntılarını unutmasına yardımcı olduğunu anlattı.

Halil, “İkiz kardeşim vefat etti, ben yaralandım (gözünden), küçük kardeşim yaralandı. Bunlar beni çok üzdü ve yordu. Dünya üzerime geliyor gibi hissediyordum ve daralıyordum ama buraya gelince bu gözlüğü takıp çocuklarla oynayınca eğlendim. Olanları, geçmişi unuttum.” diyerek aldığı terapinin yaşadığı acıları unutmasını sağladığını dile getirdi.

Görevden alma ve atamalar yapıldı

Üst Kademe Yöneticileri Yasası kapsamında görevden alma ve atamalar yapıldı.

Resmi Gazete’de yayımlanan kararlara göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Tahir Serhat görevden alındı.

Çalışma Dairesi Müdürlüğü görevinden alınan Sezgi Çobanoğlu Ballı ise, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı olarak atandı.

Görevden alma ve atama kararı yarın itibarıyla geçerli olacak.

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi, 65 yaş ve üzeri vatandaşlar için yeni yıl yemeği düzenledi

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi, 65 yaş ve üzeri vatandaşlar için yeni yıl yemeği düzenledi.

Belediyeden verilen bilgiye göre, Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, yaptığı konuşmada, büyüklerin baş tacı olduğunu belirterek, “Bu sofralar, sadece yemek paylaşmak değil; sevginin, saygının ve kuşaklar arası bağı güçlendirmenin bir yoludur. Sizlerin yüzündeki tebessüm, bizim için yapılan tüm çalışmaların en büyük ödülüdür.” ifadelerini kullandı.

Etkinlikte belediyenin sanat atölyesinde üretilen el yapımı keçeler de misafirlere hediye edildi.

Öztürkler: “Kıbrıs Türk halkının geleceği, Türkiye ile omuz omuza ilerlemekten geçiyor”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Anavatan Türkiye ile iş birliğinin her alanda süreceğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının geleceğinin, Türkiye ile omuz omuza ilerlemekten geçtiğini söyledi.

Öztürkler, Trabzon temaslarını tamamlayarak günübirlik olarak gittiği Rize’de Valiliği ziyaret etti, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş ile bir araya geldi.

Meclisten yapılan açıklamaya göre, ziyarette Başkan Öztürkler’e heyetinde bulunan Cumhuriyet Meclisi İdari Amiri Milletvekili Yasemi Öztürk ve Başkanlık Divanı üyesi Milletvekili Hasan Küçük ve Meclis Genel Sekreteri Seral Fırat ile KKTC Trabzon Başkonsolosu Fatma Demirel de eşlik etti.

Valiliğe girişinde anı defterini imzalayan Öztürkler, gazetecilerin sorularını yanıtladı ve Kıbrıs meselesine dair mesaj verdi.

Öztürkler, iki devletli çözüm istediklerini, bu yaklaşımın Kıbrıs Türk halkının geleceği için en gerçekçi yol olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonun, Türk milletinin ufkunu genişlettiğini dile getiren Öztürkler, Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda sesini daha güçlü duyurmasına büyük katkılar sağladığını söyledi.

Öztürkler, Erdoğan’ın KKTC’ye kararlı desteğini, Kıbrıs Türk halkının kendine güvenini artıran önemli bir unsur olarak gördüklerini ifade etti.

Türkiye’nin adadaki varlığının kırmızı çizgileri olduğunu belirten Öztürkler, Türk askerinin mevcudiyetinden asla vazgeçmeyeceklerini  söyledi.

Meclis Başkanı Öztürkler, Türkiye’nin garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından hayati önem taşıdığını ve bunun sulandırılamayacağını belirtti.

Konuşmasında uluslararası gündeme de değinen Öztürkler, İsrail’in Filistin’deki saldırılarını “katliam” olarak nitelendirdi. Öztürkler, Gazze’de yaşananların Kıbrıs Türk halkının güvenlik kaygılarının ne kadar haklı olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Türkiye ile yol yürümeye devam edeceklerini vurgulayan Öztürkler, Ankara ile iş birliğinin her alanda süreceğini belirterek, “Kıbrıs Türk halkının geleceği, Türkiye ile omuz omuza ilerlemekten geçiyor” dedi.

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş da konuşmasında ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Rize halkının her zaman KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu söyledi.

Kıb-Tek’ten abonelere borç uyarısı

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek), 675 TL üzeri borcu olanların elektriklerinin pazartesi günü kesileceğini bildirdi.

Kıb-Tek’ten yapılan açıklamada, kurum alacaklarının tahsili konusunda, son ödeme tarihi dolan Ekim 2025 dönemi, öncesi ve ödenmemiş 675 TL üzeri borçlar ile birlikte, kurum ile yapılan yasal sözleşmeler ve taksitlendirilmiş hesapların ödenmemiş taksit borcu geriliği olan tüm özel ve tüzel abonelerin elektriklerinin 8 Aralık Pazartesi günü kesileceği belirtildi.

Abonelerin mağdur olmaması adına gerekli ödemelerin yapılması istendi.

Brent petrolün varil fiyatı 62,82 dolar

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 62,82 dolardan işlem görüyor.

Dün 63,23 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 62,68 dolardan tamamladı.

Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.24 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,2 artışla 62,82 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 59,11 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlardaki kısmi yükselişte, Ukrayna’nın Rus petrol altyapısına yönelik yenilenen saldırılarının arz kesintisi endişelerini artırması etkili oldu. Ayrıca iki ülke arasındaki barış müzakerelerinin tıkanmasının Rus petrolünün küresel piyasalara dönüşüne ilişkin beklentileri zayıflatmasının etkileri de görüldü.

Uluslararası medyada küresel petrol piyasasının başlıca tedarikçilerinden Rusya’daki petrol depolarının hedef alındığına yönelik haber akışı, ülkenin ham petrol üretimi ve ihracat kapasitesinde kesinti yaşanabileceği endişelerini artırarak fiyat hareketlerini yukarı yönlü destekliyor.​​​​​​​

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, dün sosyal medya hesabından yaptığı görüntülü paylaşımda, onurlu bir barışın sağlanması için Ukrayna’nın çıkarlarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.

ABD’nin savaşı sona erdirmek için hazırladığı barış planı üzerinde son dönemde yapılan çalışmalara değinen Zelenskiy, yeni görüşmeler için hazırlık yaptıklarını ifade etti.

ABD heyetinin söz konusu planı dün Moskova’da Rusya tarafıyla ele aldığını anımsatan Zelenskiy, Ukrayna müzakere grubunun tekrar ABD’ye gideceğini belirtti. Zelenskiy, ABD’de yapılacak toplantı için hazırlık yaptıklarını söyledi.

Öte yandan, ABD’nin ticari ham petrol stoklarında artış olduğuna işaret eden veriler, fiyatların yukarı yönlü hareketini kısıtladı.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ülkedeki ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 600 bin varil artışla 427 milyon 500 bin varil seviyesine çıktığını açıkladı. Piyasa beklentisi, stokların yaklaşık 1 milyon 900 bin varil azalacağı yönündeydi.

Ticari ham petrol stoklarına dahil olmayan stratejik ham petrol stokları da 300 bin varil artarak 411 milyon 700 bin varil seviyesine ulaştı. Bu dönemde ABD’nin benzin stokları ise yaklaşık 4 milyon 500 bin varil artışla 214 milyon 400 bin varil olarak kayıtlara geçti.

Bu veriler, dünyanın en büyük petrol tüketicilerinden ABD’de talebin düşük seyrettiği algısına yol açarak fiyatları baskıladı.

Brent petrolde teknik olarak 68,56 dolar direnç, 58,50 dolar destek bölgesi olarak izleniyor.

Bakan Hasipoğlu’ndan Yatılı Engelsiz Yaşam Evi Müjdesi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında dün Kıbrıs Türk Engelliler Federasyonu’nu ziyaret etti.

Federasyon Başkanı Derviş Yücetürk’ün ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette, engelli bireylerin istihdamdan sağlığa, eğitimden barınmaya kadar uzanan sorunları ele alındı.

Federasyon Başkanı Derviş Yücetürk, engelli bireylerin sorunlarının yalnızca bir güne sığdırılmaması gerektiğini vurgulayarak, istihdam, sağlık ve eğitim alanlarındaki taleplerden oluşan 14 maddelik istem paketini Bakan Hasipoğlu’na sundu.

Özellikle istihdam konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Yücetürk, “İstihdama ihtiyacı olan insanlarımız var. 50 kişilik listemizden sadece iki kişi istihdam edildi. Engelliler iş ve aş istiyor.” dedi.

Yücetürk ayrıca, ülkedeki en büyük eksikliklerden birinin Engelli Dairesi’nin bulunmaması olduğunu ifade etti. Engelsiz Yaşam Evi’nin yatılı bölümünün hâlâ tam kapasiteyle hizmet veremediğini belirten Yücetürk, “Annesi ve babası olmayan, ortada kalan 30 engellimiz var. Bizim için en acil olan yatılı bölümdür.” diyerek çağrıda bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ise ziyarette yaptığı konuşmada, engelli bireylerin sorunlarını yerinde görmek ve çözüm üretmek amacıyla Federasyonu ziyaret ettiklerini belirterek, 3 Aralık’ın engellilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekilmesi açısından önemli bir farkındalık günü olduğunu söyledi.
Gün içinde Sosyal Hizmetler Dairesi’ne bağlı 18 yaş üstü engelli merkezlerini de ziyaret ettiklerini aktaran Hasipoğlu, engelli vatandaşlara ekonomik ve sosyal destek sağlamaya devam ettiklerini kaydetti. Üstel Hükümeti döneminde 70 engellinin kamuda istihdam edildiğini belirten Hasipoğlu, uygun koşullar çerçevesinde istihdamın artırılması için çalışmaların süreceğini ifade etti.
Hasipoğlu ayrıca, Engelsiz Yaşam Evi’nin yatılı bölümünün yeni yılın başında hizmete açılacağı müjdesini vererek açıklamalarını tamamladı.

Talaykurt: “CTP’de Boş Salon, Kapalı Yapı”

Güneş TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu Kritik programına konuk olan Başbakanlık Denetleme Kurulu Başkanı Halil Talaykurt, CTP’nin son kurultay süreciyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

CTP’de üç adaylı bir kurul ortaya çıkmasını “alışılmadık” olarak değerlendiren Talaykurt, bunun parti tarihinde nadir görülen bir tablo olduğuna vurgu yaptı.

“Ömrüm boyunca CTP’de böyle bir kurultaya tanık olmadım. Genelde ya mevcut başkan devam eder ya da çoklu genel başkan–genel sekreter yarışları görmeyiz.” dedi.

CTP’nin kurultay salonununda partinin bekledikleri gibi bir ilgiyi görmediğini ifade eden Talaykurt, “CTP, Hükümete gelmeye hazır olduklarını söyleseler de salonun boş kaldığını gözlemledim. Ancak sadece salon üzerinden yorum yapmak da doğru değil, zira UBP’de coşkulu atmosferlere yıllarca tanık olduk.” ifadelerini kullandı.

“UBP’de Demokrasi Kültürü Var”

CTP ile UBP’nin kurultay süreçlerinin kıyaslanamayacağını söyleyen Talaykurt, UBP’de daha dinamik ve demokratik bir yapının bulunduğunu belirtti:

“UBP’de gerçekten işleyen bir demokrasi var. Ciddi yarışlar, belirgin taraflar ve güçlü bir rekabet kültürü mevcut. Bu rekabet, kurultayları adeta bir bayram havasına çeviriyor; coşku, heyecan ve hatta fiziki güç gösterisi bile ortaya çıkabiliyor.”

“CTP Kapalı Bir Yapı, Bitmiş Bir Komünizmin Simgesi”

CTP’nin ideolojik duruşunu eleştiren Talaykurt, partinin kapalı bir çalışma anlayışına sahip olduğunu savundu.

“CTP, sol idealizmden gelen, artık tarihte kalmış bir komünizm anlayışını temsil ediyor ve simgeliyor. Yeniliğe ve yenilikçiliğe kapalılar. Marksist sistemin kapalı, disiplinci çalışma tarzını bugün dahi sürdürüyorlar. Propagandaları bile kapalı bir çerçevede yürütülüyor.” dedi.

Parti içindeki karar mekanizmasına da dikkat çeken Talaykurt, şunları söyledi:
“CTP’nin içinde, kurumların üzerinde konumlanan ve benim ‘büro’ dediğim güçlü bir yönetim organı var. Demokrasi içindeki atamaları dahi bu yapı yapıyor. Bu beyin takımının aldığı kararlara hiçbir CTP genel başkanı karşı çıkamaz.”

“Cumhurbaşkanlığı Sonucunu Başarı Gibi Sunuyorlar”

CTP’nin son cumhurbaşkanlığı seçimindeki oy oranlarını başarı olarak göstermesini doğru bulmadığını belirten Talaykurt, “Yanlış bir değerlendirme içindeler. Ancak bu yolda devam etmelerini temenni ederim.” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

Türkiye’nin 6. derin deniz sondaj gemisi Mersin açıklarına demirledi

Türkiye’nin Karadeniz’de görev yapacak 6. derin deniz sondaj gemisi, Mersin’in Taşucu Limanı açıklarına demirledi.

Türkiye’nin enerji filosuna katılan ikiz derin deniz sondaj gemisinden ilkinin 30 Eylül’de ulaşmasının ardından ikincisi de Mersin’e açıklarına geldi.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) devredilen 7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi, Taşucu Limanı’nın yaklaşık 1 mil açığına demirledi.

Derin denizde 12 bin metreye kadar sondaj yapabilen gemi, akreditasyon ve sertifikasyon süreçleri için limanda bekleyecek.

Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han’ın ardından göreve katılacak olan ve henüz isimleri belirlenmeyen 5. ve 6. sondaj gemileri, limandaki işlemlerinin ardından görev yerlerine uğurlanacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin Karadeniz’de görev yapacak 6. derin deniz sondaj gemisine ilişkin, “6. sondaj gemimiz Türkiye’ye ulaştı. Gelecek yıl faaliyete başlayacak ve Karadeniz genelinde 6 yeni keşif kuyusu açacak.” ifadesini kullanmıştı.

Trump: “Venezuela’ya karadan da saldırılara başlayacağız”

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela üzerindeki “uyuşturucu trafiğinin engellenmesine yönelik” baskıyı artırdıklarına işaret ederek, “Yakında karadan da (saldırılara) başlayacağız.” dedi.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği bir basın toplantısının ardından gazetecilerin Venezuela ile ilgili sorularını yanıtladı.

Trump, Venezuela’dan ABD’de ulaştırılan uyuşturucu miktarında kendi döneminde yüzde 91 oranında azalma olduğunu kaydederek, bunun kendi politikaları sayesinde olduğunu savundu.

ABD Başkanı, “Peki sizce Maduro sizin baskılarınıza karşılık verdi mi?” şeklindeki bir soruya, “Bence bu, baskının çok ötesinde. Kendisiyle kısa bir görüşme yaptım, ona bazı şeyler söyledim. Bunun ne sonuç vereceğini göreceğiz. Venezuela bize uyuşturucu gönderiyor ama aynı zamanda göndermemesi gereken insanları da gönderiyor.” yanıtını verdi.

Trump, Venezuela çevresinde “uyuşturucu taşıyan” teknelere düzenledikleri saldırılara atıf yaparak, “Yakında karadan da (saldırılara) başlayacağız.” dedi.

Öte yandan Trump, Amerikan kamuoyunda birkaç gündür tartışılan ve yaralı 2 kişinin ikinci bir saldırıda öldürülmesine ilişkin kimin emri verdiğine ilişkin konuya da değindi.

ABD Başkanı, “Siz, yaralı olan 2 kişinin ikinci saldırıda öldürülmesini destekliyor musunuz?” sorusu üzerine “Hayır ama teknelerin vurulması kararını destekliyorum. O tekneleri kullananlar, ülkemizde insanları öldürmeye çalıştıkları için suçludur.” ifadelerini kullandı.

ABD Hava Kuvvetlerinin gösteri uçağı düştü

ABD Hava Kuvvetlerinin (USAF) gösteri ekibindeki F-16 tipi bir savaş uçağının Kaliforniya eyaletinin güneyinde düştüğü bildirildi.

Nellis Hava Kuvvetleri Üssü tarafından yapılan açıklamaya göre, USAF bünyesindeki “Thunderbirds” akrobasi timine bağlı F-16C Fighting Falcon savaş uçağı, San Bernardino bölgesinde Trona Havalimanı yakınlarında düştü.

San Bernardino İlçe İtfaiye Departmanının açıklamasında ise düşüş öncesi uçaktan kendini fırlatmayı başaran pilotun, hastanede tedavi altına alındığı belirtildi.

Açıklamada, uçağın Los Angeles’ın yaklaşık 290 kilometre kuzeyindeki Trona bölgesinde “Kaliforniya’daki kontrollü hava sahası üzerinde” bir eğitim görevine katıldığı aktarıldı.

Savaş uçağının düşüş sebebinin araştırılması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Resmi ismi “ABD Hava Kuvvetleri Hava Gösteri Filosu” olan ve halk arasında “Thunderbirds” şeklinde tanınan filo, havada yüksek hızda ve gösterişli akrobasi gösterileri sergiliyor.

AB, mali suç riski nedeniyle Rusya’yı “kara listeye” aldı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Rusya’yı kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele çerçevelerinde stratejik eksiklikleri olduğu iddiasıyla yüksek riskli ülke olarak sınıflandırdı.

AB Komisyonu, mali suçlarla uluslararası mücadeleyi güçlendirmek amacıyla Rusya’nın yüksek riskli yargı bölgeleri listesine eklendiğini açıkladı.

Açıklamada, AB Komisyonunun kamu kaynaklarından, üye ülkelerin yetkili makamlarından ve Avrupa Dış İlişkiler Servisi’nden (EEAS) toplanan verileri birleştirerek teknik bir değerlendirme yaptığına işaret edilerek, “Bu değerlendirmede, Rusya’nın yüksek riskli üçüncü ülke olarak tanımlanma kriterlerini karşıladığı sonucuna varıldı.” ifadesi kullanıldı.

Rusya’nın kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele çerçevelerindeki eksiklikleri nedeniyle kara listeye eklendiğine dikkat çekilen açıklamada, karar çerçevesinde finans kuruluşlarının Rusya ile ilgili bütün işlemlerde daha dikkatli davranmaları ve özen yükümlülüğüne uymaları gerekeceği belirtildi.

 

Fitch, küresel ekonomik büyüme tahminlerini yükseltti

Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,8 ve gelecek yıl yüzde 3,5 büyümesi tahmin edildi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, küresel ekonomiye ilişkin büyüme beklentisini bu yıl için yüzde 2,4’ten yüzde 2,5’e, gelecek yıl için yüzde 2,3’den yüzde 2,4’e çıkardı.

Fitch, Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nun aralık sayısını “Artan bilgi teknolojisi yatırımları ve yükselen hisse senedi piyasaları ABD’deki yavaşlamayı hafifletiyor” başlığıyla yayımladı.

Raporda, artan bilgi teknolojisi yatırımları ve canlı hisse senedi piyasalarından kaynaklanan servet etkilerinin tarife artışlarının ABD ekonomisi üzerindeki etkisini hafiflettiği belirtilerek, Avro Bölgesi’ndeki büyümenin de beklenenden daha iyi seyretmesiyle 2025 ve 2026 yılları için küresel ekonomik büyüme tahminlerinin yükseltildiği bildirildi.

Fitch’in raporunda, büyüme tahminlerindeki yukarı yönlü revizyonlara rağmen küresel ekonomik büyüme hızının 2024’teki yüzde 2,9 seviyesinden bu yıl yüzde 2,5’e ve gelecek yıl yüzde 2,4’e yavaşlamasının beklendiği kaydedildi.

Raporda, dünya ekonomisinin 2027’de ise yüzde 2,6 büyümesinin beklendiği aktarıldı.

Fitch, eylül ayında yayımladığı raporda dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 2,4 ve gelecek yıl yüzde 2,3 büyümesini öngörmüştü.

ABD, Avro Bölgesi ve Çin ekonomilerinin bu yılki büyüme tahminlerinde yukarı yönlü revizyon

Raporda, ABD ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerinin bu yıl için yüzde 1,6’dan yüzde 1,8’e ve gelecek yıl için yüzde 1,6’dan yüzde 1,9’a çıkarıldığı belirtilerek, ülke ekonomisinin 2027’de ise yüzde 2,1 büyümesinin beklendiği kaydedildi.

Avro Bölgesi’nin ekonomik büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 1,1’den yüzde 1,4’e ve gelecek yıl için yüzde 1,1’den yüzde 1,3’e yükseltildiği aktarılan raporda, bölge ekonomisinin 2027’de ise yüzde 1,2 büyümesinin öngörüldüğü belirtildi.

Raporda, Çin ekonomisinin büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 4,7’den yüzde 4,8’e çıkarıldığı, 2026 ve 2027 yılları için yüzde 4,1 olarak korunduğu kaydedildi.

Türkiye’nin bu yıla ilişkin büyüme tahmini yükseltildi

Türkiye ekonomisine dair değerlendirmelerin de yer aldığı raporda, ülke ekonomisinin büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 3,5’ten yüzde 3,8’e çıkarıldığı belirtildi.

Raporda, Türkiye ekonomisinin 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin büyüme beklentilerinde ise değişikliğe gidilmediği, ülke ekonomisinin gelecek yıl yüzde 3,5 ve 2027’de yüzde 4,2 büyümesinin öngörüldüğü aktarıldı.

Yapay zeka belirgin bir makroekonomik etkiye sahip

Fitch’in raporunda, yapay zekanın belirgin bir makroekonomik etkiye sahip olduğu vurgulanarak, ABD’nin bu yılın ilk yarısındaki Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesinin neredeyse yüzde 90’ını oluşturan bilgi teknolojisi sermaye harcamalarındaki artışa işaret edildi.

Hisse senedi piyasalarındaki yükseliş ve yapay zeka ile ilgili sermaye harcamalarındaki artışın finansal sistemde “balon” risklerine ilişkin endişeleri artırdığı belirtilen raporda, ABD hisse senedi piyasalarının birçok değerleme ölçütü açısından kesinlikle çok zengin göründüğü ancak sermaye harcaması patlamasının bir ivmeye sahip olduğu ve şu aşamada şirket borçluluğunda belirgin bir artışla ilişkili olmadığı ifade edildi.

Ayrıca raporda, ABD, Avro Bölgesi ve İngiltere’de politika faizlerinin 2026’nın ortasına kadar “nötr” seviyelere yaklaşmasının tahmin edildiği de aktarıldı.

ABD Merkez Bankasının (Fed) aralıkta faizleri sabit tutmasının ancak tarife şokunun istikrar kazanması ve işsizlik oranının yükselmesiyle birlikte hazirana kadar 3 faiz indirimi gerçekleştirmesinin beklendiği belirtilen raporda, İngiltere Merkez Bankasının da işsizliğin belirgin şekilde artmasıyla 2026’da 3 kez faiz indirmesinin öngörüldüğü, Avrupa Merkez Bankasından ise ilave bir faiz indirimi beklenmediği belirtildi.

 

5 gün boyunca yer yer sağanak bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, yarından 10 Aralık Çarşamba’ya kadar yer yer sağanak beklendiğini belirtti.

Dairenin 4-10 Aralık dönemi tahminlerine göre, havanın yarın parçalı bulutlu geçmesi, yarın ile 10 Aralık Çarşamba arası her gün yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak bekleniyor.

En yüksek hava sıcaklığı, periyodun ilk yarısı iç kesimlerde ve sahillerde 21- 24, ikinci yarısı ise iç kesimlerde ve sahillerde 17-20 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, yarın ve cumartesi  günleri ise yer yer fırtınamsı şeklinde esecek.

4 Aralık 2025 Döviz Kurları

Euro ve Sterlin, son bir ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

Serbest piyasada Amerikan Doları 42,45 TL, Euro 49,60 TL, İngiliz Sterlini ise 56,75 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.09 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,44 TL, satış fiyatı 42,46 TL.

Euro’nun alış fiyatı 49,55 TL, satış fiyatı 49,66 TL, İngiliz Sterlini ise 56,72 TL’den alınıp 56,78 TL’den satılıyor.

Ahmet Savaşan: Engelli Bireyler İçin Erişilebilir Sağlık Hizmeti Önceliğimizdir

UBP Milletvekili ve UBP Genel Sekreteri Vekili Ahmet Savaşan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında Romatem Move Kıbrıs’ta düzenlenen önemli seminere katıldı. Etkinlikte Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Katip Demir, Oscar Grup Direktörü Hüseyin Oskar ve Romatem yetkilileri de yer aldı.

Seminer, DAÜ, YDÜ, GAÜ, Final ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nden akademisyenler, hekimler, fizyoterapistler ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Programda, engelli bireylerin yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik güncel tedavi ve rehabilitasyon yöntemleri ele alındı.

Romatem Move Kıbrıs yetkilileri, merkezin temel hedefinin Kuzey Kıbrıs’taki engelli bireylerin erişilebilir, ileri teknolojiye dayalı sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Robotik rehabilitasyon sistemleri, multidisipliner tedavi yaklaşımları ve toplumsal farkındalık çalışmalarının bu hedefte önemli rol oynadığı belirtildi.

Seminer kapsamında yapılan sunumlarda;

  • Sorumlu Hekim Yard. Doç. Dr. Nüket Vural, engelli bireylerde yaygın görülen sağlık sorunları ve tedavi yöntemleri üzerine bilgi verdi.

  • Dr. Fzt. Şahveren Yücel, robotik rehabilitasyonun nöroplastisite, motor öğrenme ve fonksiyonel bağımsızlık üzerindeki etkilerini anlattı. Lokomat, Erigo, kol ve el robotları, Prokin, D-Wall ve tavandan askılı paraşüt sistemleri gibi ileri teknolojilerin tedavi etkinliğini artırdığı vurgulandı.

Etkinlik sonunda, engelli bireylerin uluslararası standartlarda, uygun fiyatlarla robotik ve fizik tedaviye erişmesini sağlayan Oscar Grup ve Romatem Grup’a teşekkür edildi.

Dünya Engelliler Günü kapsamında düzenlenen bu seminer, Kuzey Kıbrıs’ta engelli bireyler için farkındalık ve erişilebilir sağlık hizmetleri konusunda önemli bir adım olarak değerlendirildi.