Archives Aralık 2025

NAZIM ÇAVUŞOĞLU: GELİN, 2026 YILINDA EĞİTİME DÖRT ELLE SARILALIM

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 2026 yılında eğitime toplumun tüm kesimleriyle birlikte sahip çıkılması çağrısında bulunarak, eğitimde atılan her adımın bir milletin kaderini değiştireceğini vurguladı.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, yeni yıl dolayısıyla mesaj yayımlayarak, “Gelin, 2026 yılında eğitime dört elle sarılalım. Çünkü eğitimde atılan her adım, sadece bir öğrencinin değil, bir milletin kaderini değiştirir.” dedi.

Bir yılı daha geride bırakırken, yeni bir yılın heyecanı ve umutlarının hep birlikte paylaşıldığını belirten Çavuşoğlu, geçmiş yıllarda başlatılan, eğitimde fiziki altyapıyı güçlendiren, teknolojik donanımı artıran ve okul güvenliğini önceleyen önemli yatırımların 2025 yılında da sürdürüldüğünü kaydetti.

Çavuşoğlu, eğitimin, sadece bir Bakanlığın omuzlarına bırakılmayacak kadar hayati, toplumun her bir ferdini doğrudan ilgilendirecek kadar kutsal bir konu olduğunu vurgulayarak, öğrencilere seslendi ve “Sizler bizim en büyük umudumuzsunuz.” dedi.

Çavuşoğlu, “Buradan tüm halkımıza çağrıda bulunuyorum: Gelin, 2026 yılında eğitime dört elle sarılalım. Çünkü eğitimde atılan her adım, sadece bir öğrencinin değil, bir milletin kaderini değiştirir. Aileden sokağa, iş dünyasından sivil topluma kadar her alanda eğitimi merkeze almalı, bu meşaleyi hep birlikte taşımalıyız. Biz eğitime ne kadar sahip çıkarsak, geleceğimiz de o kadar aydınlık olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, öğrencilerin, 2026 yılında da modern, donanımlı ve özgür düşünen bireyler olarak yetişmesi için tüm imkanları seferber etmeye devam edeceklerini belirterek, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Bu duygu ve düşüncelerle; 2026 yılının tüm insanlığa sağlık, huzur ve barış getirmesini diler; fedakar öğretmenlerimizin, sevgili öğrencilerimizin ve tüm halkımızın yeni yılını en içten dileklerimle kutlarım.”

ZİYA ÖZTÜRKLER: HALKIMIZIN HAK VE ÇIKARLARINI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, yayımladığı videolu yeni yıl mesajında 2026 yılına ilişkin beklenti ve temennilerini paylaştı.

Öztürkler, geride bırakılan 2025 yılının yaşanan olumsuzluklara rağmen geleceğe dair umutların korunduğu ve daha iyi bir yarın için kararlılığın yeniden teyit edildiği bir dönem olduğunu ifade etti.

Cumhuriyet Meclisi’nin yeni yıldan en büyük beklentisinin toplumsal birlik ve dayanışmanın güçlenmesi olduğunu vurgulayan Öztürkler, ülkenin kurumsal yapısının daha da sağlamlaşmasının önemine dikkat çekti. Yeni yılda halkın yaşam kalitesini artıracak, sosyal adaleti güçlendirecek ve toplumsal refahı yükseltecek yasaların hayata geçirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirtti.

2026 yılına girerken Kıbrıs Türk tarafının arzusunun adada kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir uzlaşının sağlanması olduğunu dile getiren Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü teyit edilmeden hiçbir çözüm modelinin başarıya ulaşamayacağını kaydetti. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin uzlaşmaz ve tek taraflı politikalarının ise adada kalıcı barışın önündeki en büyük engel olmaya devam ettiğini söyledi.

Öztürkler, İsrail’in Filistin halkına yönelik baskıcı ve saldırgan tutumunun yalnızca bölgesel istikrarsızlığa değil, küresel vicdana da zarar verdiğini belirtti. 2026 yılı için temennisinin Filistin halkının özgürlüğüne kavuştuğu, adaletin tesis edildiği ve dünyada barışın hâkim olduğu bir düzenin kurulması olduğunu ifade etti.

Yeni yılda Anavatan Türkiye’nin her alanda güçlenerek yoluna devam etmesinin Kıbrıs Türk halkı için büyük bir güvence ve gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Öztürkler, Türkiye’nin yükselişinin tüm Türk dünyası için umut ve ilham verdiğini belirtti. 2026 yılında Türk dünyası ile daha sıkı iş birliği kurulmasının ve ortak değerlerle hedeflerin güçlendirilmesinin öncelikler arasında yer alacağını kaydetti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, yeni yılda da yapıcı tutumun sürdürüleceğini ve halkın hak ile çıkarlarının her koşulda korunmaya devam edileceğini ifade ederek, yeni yılın başta Kıbrıs Türk halkı olmak üzere Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ndeki kardeşlere, Türk milletine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diledi.

ÖZTÜRKLER: BM’NİN SÖZDE TARAFSIZ DURUŞU SALDIRGANI CESARETLENDİRİYOR

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Rum çiftçilerin Mammari bölgesinde gerçekleştirdiği sınır ihlali ve güvenlik güçlerine yönelik saldırıyı kınadı.
Öztürkler, söz konusu girişimin yalnızca hukuka değil aynı zamanda bölgesel güvenliğe de açık bir saldırı olduğunu belirtti.
Traktörlerle polis ve askeri personelin üzerine sürülerek yapılan bu eylemin, Rum tarafının sorumsuz ve tehlikeli tutumunun sıradanlaşmış bir provokasyon örneği haline geldiğini vurguladı.
Öztürkler, Türk askeri ve polisinin tavrının saldırgan değil, tam tersine sağduyunun ve disiplinin sembolü olduğunu ifade etti.
Güvenlik güçlerinin barışın korunması için sabırla ve kararlılıkla görev yaptığını kaydeden Öztürkler, Rum tarafının şiddete varan girişimlerine rağmen asker ve polisin soğukkanlılığını koruyarak yalnızca güvenliği sağlamaya odaklandığını söyledi.
BM Barış Gücü’nün tutumunu da eleştiren Öztürkler, sözde tarafsızlıkla ilgisizliği birbirine karıştıran bu yaklaşımın saldırganı cesaretlendirdiğini kaydetti.
Barış gücünün görevinin gerilimi önlemek ve güvenliği sağlamak olduğunu hatırlatan Öztürkler, pasif tutumların gerilimi azaltmak yerine artırdığını dile getirdi.
Rum basınının yaşananları çarpıtarak kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını da belirten Öztürkler, saldırganı mağdur gibi gösteren manipülatif yayınların toplumlar arasında güvensizlik ve düşmanlık yaratmayı hedeflediğini söyledi.
Hakikatin açık olduğunu vurgulayan Öztürkler, sınır ihlali yapan ve güvenliği tehlikeye atan tarafın Rumlar olduğunu ifade etti.
Öztürkler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adada barış ve güvenliğin teminatı olduğunu belirterek, Türk askeri ve polisinin sağduyulu duruşuyla halkın huzurunu korumaya devam edeceğini bu tutumundan da asla geri adım atmayacağını söyledi.

ÜSTEL: 2026’DA DEV PROJELER TAMAMLANACAK, ERKEN SEÇİM YOK

Başbakan Ünal Üstel,  yaptığı değerlendirmede, 2025’te verilen sözlerin büyük bölümünün hayata geçirildiğini belirterek 2026 hedeflerini açıkladı. Üstel, erken seçim ve parti kurultayı iddialarını da net dille yalanladı.

Başbakan Ünal Üstel, 2025 yılının son günlerinde hükümetin icraatlarını ve 2026 hedeflerini değerlendirdi. Göreve geldikleri günden bu yana verdikleri sözleri yerine getirdiklerini vurgulayan Üstel, “Üç buçuk yılın sonunda ne gerekiyorsa yaptık, yapmaya da devam edeceğiz” dedi.

Altyapı ve yol çalışmalarının sürdüğünü belirten Üstel, Çatalköy yol çalışmasının ve Lefkoşa Hastanesi’nin 2026’da tamamlanacağını, devlet hastanesi ölçeğinde büyük sağlık yatırımlarının da 2026 yılında hizmete açılacağını söyledi.

Asgari ücretin kendi ilk dönemlerinde 500 Euro olduğunu, bugün ise 1.000 Euro’ya yükseldiğini ifade eden Üstel, bunun yeterli olmadığını belirterek özel sektöre düşük faizli desteklerin süreceğini kaydetti. Üstel ayrıca, kadın istihdamını teşvik etmek amacıyla %100 sosyal sigorta prim desteği verdiklerini ve bu desteğin devam edeceğini açıkladı.

2026’nın odağında inşaat, tarım ve turizm olacağını vurgulayan Üstel, kamuoyu yoklamalarında halkın en çok rahatsız olduğu alanlara öncelik vereceklerini belirterek, “Turizmde yolcu sayısını artırmak ve tüm sektörleri ayağa kaldırmak için çalışacağız” dedi.

Türkiye ile imzalanan Mali ve İktisadi İşbirliği Protokolü’nün Şubat ayında yeniden imzalanacağını açıklayan Üstel, bu süreçte altyapı ve halkın ihtiyaç duyduğu büyük projelerin hızla tamamlanacağını söyledi.

Son günlerde gündeme gelen kabine değişikliği, erken seçim ve UBP kurultayı tartışmalarına da değinen Üstel, kabine değişikliği, erken seçim ve parti kurultayının gündemde olmadığını net şekilde ifade etti.

Açıklamalarının sonunda yeni yıl mesajı veren Üstel, 2026’da halkı daha da rahatlatacak adımlar atacaklarını belirterek, “Savaşların sona erdiği, barış ve huzurun hakim olduğu bir yıl diliyoruz. Tüm Türk dünyasının yeni yılı kutlu olsun” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu başkanlığında yükseköğretim toplantısı gerçekleştirildi

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu başkanlığında yükseköğretim toplantısı gerçekleştirildi.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanlığı’nda düzenlenen toplantıya Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın, YÖDAK üyeleri, Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Behcet Çelebi ile yükseköğretim müfettişleri katıldı.

Toplantıda, yükseköğrenimin geleceği, üniversitelerin karşılaştığı sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ayrıntılı şekilde ele alındı. Yükseköğretim kapsamında bazı mevzuatların güncellenmesiyle ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, YÖDAK’ın yenilenen yapısıyla yürüttüğü çalışmaları takdirle karşıladığını ifade etti.

YÖDAK ile Bakanlık arasındaki iş birliğinin öneminin altını çizen Çavuşoğlu, yükseköğretimin kalitesini, niteliğini ve uluslararası görünürlüğünü artırmaya yönelik çalışmaları desteklemeye devam edeceklerini belirtti.

-Hocanın

YÖDAK Başkanı Aykut Hocanın ise çalışmaların koordineli şekilde yürütülmesinin önemine dikkati çekerek, etkili sonuçlar almanın en iyi ve doğru yolunun Bakanlık ile iş birliği ve istişare halinde olmaktan geçtiğini vurguladı.

Bu akşamdan itibaren gök gürültülü sağanak bekleniyor

Ülkede bu akşamdan itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, son değerlendirme ve analizlerde bölgede bu akşam 23.00’den yarın 22.00’ye kadar devam edecek gök gürültülü sağanak etkili olacak.

Yer yer 21-50 kg/m² şiddetinde olması beklenen kuvvetli yağışlara bağlı yaşanabilecek sel, taşkın, dolu yağışı ve hortum gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olunması uyarısında bulunuldu.

Çavuşoğlu: Kurumsal DAÜ hedefimizden vazgeçmeyeceğiz

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) üzerinden yapılan eleştirilere ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yaptı.

Çavuşoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Doğu Akdeniz Üniversitesi üzerinden yapılan her çarpıtma, iftira ve hakaret şunu bilsin ki; DAÜ bu ülkenin gözbebeğidir, kimsenin siyasi hesaplarına, iftiralarına ve ucuz polemiklerine feda edilecek bir kurum değildir.”

İlk günden bu yana kurumun lehine ve ayakta kalması için mücadele verdiklerini belirten Çavuşoğlu, bu süreci bilenlerin inkârcı tavırlarının, kurumsal DAÜ hedeflerinden kendilerini alıkoyamayacağını vurguladı.

Açıklamasında siyasete bakışına da değinen Çavuşoğlu, “Biz siyaseti kendimize değil halk için yapmaya devam edeceğiz ve statükocular yalanlarında, tetikçileri iftiralarında boğulacaktır” ifadelerini kullandı.

Üstel: Rum Yönetimi’nin yeni tutuklama dalgası hukuka aykırı ve siyasi bir girişim

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, KKTC’de mülkiyet meselesi devam eden taşınmazlar üzerinden yeni bir tutuklama ve kovuşturma dalgası başlatmaya hazırlandığı yönündeki haberlere ilişkin sert bir açıklama yaptı. Üstel, söz konusu girişimlerin “açıkça siyasi saiklerle yürütülen, hukuka aykırı ve düşmanca” olduğunu vurguladı.

Başbakan Üstel, Rum Yönetimi’nin 1960 Kurucu Antlaşmaları’nı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ve uluslararası hukukun temel ilkelerini hiçe sayarak Kıbrıs Türk halkını ekonomik, sosyal ve siyasi baskı altına almaya çalıştığını belirtti. KKTC’nin kendi anayasal düzeni, yargı sistemi ve egemen yetkileri çerçevesinde hareket eden bağımsız bir devlet olduğunu kaydeden Üstel, KKTC sınırları içindeki tüm hukuki ve ticari işlemlerin KKTC yasalarına tabi olduğunu hatırlattı.

Rum tarafının, vatandaşların yanı sıra üçüncü ülke vatandaşlarını, müteahhitleri ve yatırımcıları hedef alan tutuklama girişimlerinin “yetki aşımı ve hukuki zorbalık” olduğunu ifade eden Üstel, özellikle yabancı uyrukluların AB topraklarına girdiklerinde tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının serbest dolaşım ilkesine açık bir darbe olduğunu söyledi.

Fransa’da yaşanan son gelişmelere de değinen Üstel, Rum Yönetimi’nin talebiyle aranan Behdad Jafari hakkında Fransız mahkemelerinin verdiği serbest bırakma kararının, Rum tarafının iddialarının hukuki zeminini zayıflattığını belirtti. Bu kararın, Kuzey Kıbrıs’taki taşınmazlar üzerinden yürütülen tutuklama ve sindirme politikasının uluslararası yargı mercilerinde karşılık bulmadığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Üstel ayrıca, Rum Yönetimi’nin Taşınmaz Mal Komisyonu’nu yok sayma çabalarının iyi niyetli olmadığını vurgulayarak, Komisyonun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edildiğini hatırlattı.

“Kıbrıs Türk halkı sahipsiz değildir” diyen Başbakan Üstel, Anavatan Türkiye ile tam bir uyum içinde vatandaşların, yatırımcıların ve KKTC’de yasal zeminde faaliyet gösteren herkesin haklarını korumak için gerekli tüm siyasi, hukuki ve diplomatik adımların atılacağını kaydetti. Üstel, Rum Yönetimi’ni uluslararası hukuka saygıya ve gerilimi tırmandıran politikalardan derhal vazgeçmeye çağırdı.

Açıklamasında, Kıbrıs’ta kalıcı bir çözümün tehdit ve sindirme politikalarıyla değil, egemen eşitlik temelinde ve iki tarafın iradesine saygı gösterilerek mümkün olabileceğini vurgulayan Üstel, aksi girişimlerin adadaki bölünmüşlüğü daha da derinleştireceğini ifade etti.

Ercan Havalimanı’nda altı günde 638 sefer

Ercan Havalimanı 30 Aralık 2025 ile 4 Ocak 2026 tarihlerini kapsayan altı günde 638 uçağa ev sahipliği yapacak.

T&T Havalimanı İşletmeciliği’nden yapılan açıklamaya göre, Türk Hava Yolları, Pegasus Hava Yolları, Ajet Hava Yolları ve Sun Express’in yeni yıl nedeniyle seferlerini artırdığı Ercan’da en fazla yoğunluk 2 Ocak Cuma ve 4 Ocak Pazar günleri yaşanacak. Ercan Havalimanı’nda 30 Aralık’ta 106, 31 Aralık’ta 103, 1 Ocak’ta 84, 2 Ocak’ta 117, 3 Ocak’ta 107 ve 4 Ocak’ta 121 uçağa hizmet verilecek.

-Özçelik: “Sevdiklerinizle birlikte mutlu, sağlıklı ve başarılı bir yıl geçirmenizi diliyorum”

T&T Havalimanı İşletmeciliği Genel Müdürü M. Serhat Özçelik, yeni yıl dolayısıyla Ercan Havalimanı’nı kullanan yolcuların konforlu, rahat ve güvenli bir yolculuk gerçekleştirmeleri için gerekli tüm önlemleri aldıklarını ifade etti.

Özçelik, yeni yılda yoğun bir trafik bekledikleri için yeni yıl öncesinde Türk Hava Yolları (THY), Pegasus Hava Yolları, Ajet Hava Yolları ve Sun Express Hava Yolları ile birlikte Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Sivil Havacılık, İstanbul Handling, polis, itfaiye, muhaceret ve Gümrük Dairesi ile koordinasyonun yapıldığını ve gerekli tedbirlerin alındığını belirtti.

Petrol fiyatları Rusya-Ukrayna gerilimiyle kazançlarını koruyor; ABD stok artışı odakta

Petrol fiyatları, Rusya-Ukrayna geriliminin sürmesi ve ABD ham petrol stoklarının beklentilerin aksine artmasının etkisiyle Asya seansında yatay seyrederken, Brent 61,98 dolar, WTI ise 58,11 dolar seviyesinde işlem gördü.

Petrol fiyatları, ABD öncülüğündeki barış görüşmelerini canlandırma çabalarına rağmen Rusya-Ukrayna geriliminin sürmesi ve yatırımcıların geciken ABD stok verilerini değerlendirmesiyle Salı günü Asya seansında, önceki seanstaki keskin yükselişin ardından sabit seyretti.

Türkiye saatiyle 06.42 itibarıyla, Şubat vadeli Brent Petrol Vadeli İşlemleri %0,1 artışla varil başına 61,98 dolara yükselirken, Batı Teksas Petrolü (WTI) ham petrol vadeli işlemleri de %0,1 artarak varil başına 58,11 dolara çıktı.

Her iki kontrat da, ABD öncülüğündeki Rusya ve Ukrayna arasındaki görüşmelerde ilerleme sağlama girişimlerinin başarısız görünmesinin ardından Pazartesi günü %2’den fazla yükselmişti.

Rusya-Ukrayna gerilimi; Trump’ın İran tehdidi odakta

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Kremlin’in Putin’in konutlarından birine yakın Ukrayna drone saldırıları olarak nitelendirdiği olayların ardından Moskova’nın müzakere pozisyonunu gözden geçireceğini söyledi.

Ukrayna, Putin’i hedef aldığını reddetti ancak bu açıklamalar yakın vadede gerginliğin azalması umutlarını söndürdü ve çatışmanın gelecek yıla kadar sürebileceği endişelerini artırdı.

Jeopolitik kaygılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pazartesi günü yaptığı açıklamalarla daha da arttı. Trump, İran’ın nükleer programını yeniden inşa etmeye çalışması halinde ABD’nin bu ülkeye yeniden saldıracağını söyledi.

Trump’ın açıklamaları, küresel petrol arzı için kritik öneme sahip Orta Doğu’daki kalıcı gerilimleri vurguladı ve büyük üreticileri içeren potansiyel kesintiler veya misilleme eylemleri konusundaki endişeleri artırdı.

ABD HAM PETROL STOKLARI BEKLENMEDİK ŞEKİLDE ARTTI

Arz tarafında, yatırımcılar Noel tatilleri nedeniyle her zamankinden daha geç yayınlanan, 19 Aralık’ta sona eren haftaya ilişkin ABD Enerji Bilgi İdaresi verilerini değerlendirdi.

Rapor, ABD ham petrol stoklarının yaklaşık 405.000 varil arttığını gösterdi ve bu durum piyasanın azalma beklentilerini boşa çıkardı. Benzin ve damıtılmış yakıt stokları da artış kaydetti, bu da dönem içinde daha zayıf talebe veya güçlü rafineri üretimine işaret etti.

Önümüzdeki dönemde, piyasa katılımcıları 2026 başlarındaki talep beklentilerini ve arz politikasını değerlendirmek için Doğu Avrupa’daki diplomatik çabalara ilişkin daha fazla sinyal ile yaklaşan ABD ekonomik verilerini ve OPEC+ yönlendirmesini izliyor.

Hava, 15-18 derece dolaylarında seyredecek

Meteoroloji Dairesi’ne göre bugün gece saatlerinde yer yer yağmur, sabah saatlerinde ise hafif don olayı bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi, 30 Aralık 2025 Salı günü bölgede havanın az bulutlu, zamanla parçalı ve çok bulutlu olacağını açıkladı. Gece saatlerinde yer yer yağmur beklenirken, sabah saatlerinde ise yer yer hafif don olayı öngörülüyor.

Açıklamaya göre en yüksek hava sıcaklığı iç kesimler ve sahillerde 15–18 derece dolaylarında seyredecek. Rüzgârın ise güney ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esmesi bekleniyor.

Dinçyürek’ten Yalova’daki terör saldırısı nedeniyle taziye mesajı

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Yalova’daki terör saldırısı nedeniyle taziye mesajı yayımladı.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Anavatan Türkiye’nin Yalova ilinde terör örgütü DEAŞ’a yönelik düzenlenen operasyon sırasında şehit düşen kahraman polisler için bir başsağlığı mesajı yayımladı.

Bakan Dinçyürek, şehit olan güvenlik görevlilerine Allah’tan rahmet; ailelerine, Emniyet Teşkilatına ve Türk milletine başsağlığı ve sabır diledi.

Aynı operasyonda yaralanan güvenlik personeline acil şifalar temenni eden Dinçyürek, terörün her türlüsüne karşı verilen onurlu ve kararlı mücadelede canları pahasına görev yapan güvenlik güçlerinin daima yanında olduklarını vurgulayarak, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin acısını yürekten paylaştıklarını ifade etti.

ÖZTÜRKLER’DEN TAZİYE MESAJI: TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜNÜ LANETLİYORUZ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Yalova’da şehit düşenler için taziye mesajı yayımlayarak terörün her türlüsünü lanetlediklerini kaydetti.

Taziye mesajında DEAŞ’lı teröristlerin saldırısında 3 polisin şehit olduğunu, 8 polisle bir bekçinin yaralandığı üzüntüyle öğrendiklerini belirten Öztürkler, şehit polislere rahmet, ailelerine, Emniyet Teşkilatı’na ve Türk milletine başsağlığı, yaralı güvenlik görevlilerine de acil şifalar diledi.

Terörün her türlüsünü lanetlediklerini, bu menfur saldırının acısını yüreklerinde hissettiklerini kaydeden Öztürkler, Cumhuriyet Meclisi olarak Anavatan Türkiye’nin yanında olduklarını ve ortak mücadeleyi kararlılıkla süreceklerini vurguladı.

Şehitlerin aziz hatırasının Türk milletinin teröre karşı sarsılmaz iradesinin en güçlü nişanesi olacağını da belirten Öztürkler, “Şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun” ifadesine de yer verdi.

 

Çavuş, Yalova’daki saldırı dolayısıyla mesaj yayımladı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Çavuş, Yalova’daki saldırı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Türkiye’nin Yalova ilinde yaşanan saldırı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Çavuş, saldırıda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Çavuş mesajında, “Anavatan Türkiye’nin Yalova ilinde terör örgütü DAEŞ’e yönelik gerçekleştirilen operasyon sırasında hayatını kaybeden kahraman güvenlik güçlerimizi rahmetle anıyor; ailelerine, Emniyet Teşkilatına ve aziz Türk milletine başsağlığı diliyorum. Yaralı personelimize acil şifalar temenni ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

KIB-TEK’TE KADRO MÜJDESİ: GEÇİCİ PERSONELLER 1 OCAK’TAN İTİBAREN DAİMİ KADROYA ALINIYOR

Başbakanlığa bağlı Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda geçici statüsü ile görev yapan personellere yeni yıl müjdesi verildi.

Kıbrıs Türk Elekrik Kurumu (KIB-TEK) bünyesinde görev yapan geçici personeller, 29 Aralık 2025 tarihinde yapılan Yönetim Kurulu toplantısında alınan kararla, 1 Ocak 2026 itibariyle daimi kadroya geçiriliyor.

Başbakan Üstel’den Türkiye’deki şehitler için taziye mesajı

Başbakan Ünal Üstel, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nde terör örgütü DEAŞ’a yönelik düzenlenen operasyon sırasında Yalova’da şehit olan emniyet mensupları için taziye mesajı yayımladı.

Başbakan Üstel mesajında, şehit olan kahraman emniyet mensuplarına Allah’tan rahmet dileyerek, ailelerine, Emniyet Teşkilatı’na ve aziz Türk milletine başsağlığı temennisinde bulundu. Yaralı güvenlik görevlilerine ise acil şifalar diledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin her zaman olduğu gibi bugün de Anavatan Türkiye’nin yanında olduğunu vurgulayan Üstel, teröre karşı verilen kararlı mücadelede birlik ve dayanışma duygularının tam olduğunu ifade etti.

Başbakan Üstel, mesajını “Ruhları şad, mekânları cennet olsun” sözleriyle tamamladı.

 

Dursun Oğuz: “Sakladığımız bir şey yok”

Merkezi Cezaevi’ne dışarıdan müdür atanmasını öngören yasa değişikliğine karşı Gardiyanlar Birliği ile cezaevinde örgütlü sendikalar İçişleri Bakanlığı önünde eylem yaparken, alana gelen İçişleri Bakanı Dursun Oğuz düzenlemenin geçici olduğunu ve cezaevinde çalışma barışını bozacak hiçbir adım atılmayacağını söyledi.

Kıbrıs Türk Gardiyanlar Birliği ile cezaevinde örgütlü 3 sendika 2 Ocak’ta emekliye ayrılacak Merkezi Cezaevi Müdürü’nün yerine dışarıdan atama yapılabilmesini öngören yasa değişikliğine karşı çıktı.

Yasa değişikliğinin ele alınacağı teknik kurul öncesi İçişleri Bakanlığı önünde basın açıklaması yapan Kıbrıs Türk Gardiyanlar Birliği, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası  (KTAMS), Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMUSEN) ve Kamu İşçileri Sendikası (KAMUİŞ) yetkilileri, Merkezi Cezaevi’ne dışarıdan müdür atanmasını kabul etmeyeceğini söyledi.

Basın açıklaması yapıldığı sırada sendika yetkililerinin yanına gelip onları dinleyen İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ise, cezaevinde çalışma barışını bozacak hiçbir adım atılmayacağını, söz konusu düzenlemenin geçici olduğunu kaydetti.

– Bengihan

Basın açıklamasında ilk sözü alan Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, Merkezi Cezaevi Müdürü emekliye ayrılacağından yeni müdür atanacağını ancak cezaevinde terfiler açılmadığı için mevcut yasaya göre  aranan nitelikte biri bulunmadığını söyledi.

Terfilerin açılmamasında İçişleri Bakanlığı’nın sorumluluğu olduğunu da savunan Bengihan, teşkilat yasasındaki yeni düzenlemeyle, polis subaylarının da Merkezi Cezaevi’ne müdürü olmasına kapı açılacağını söyledi.

Bu uygulamalarının 1970’lerde kaldığını söyleyen Bengihan, Merkezi Cezaevi ve Polis Genel Müdürlüğü’nün yasaları ile istihdam şeklinin farklı olduğunu kaydetti.

“Dünyada, modern, hukuka ve insan haklarına uygun adım adımlar atılırken biz cezaevine polisler de müdür atanabilsin diye tasarı hazırlıyoruz” diyen Güven Bengihan, bunu kabul etmeyeceklerini vurguladı.

Bengihan, müdürün kurumsal hafızası ve tecrübesiyle Merkezi Cezaevi içinden atanması gerektiğini dile getirdi.

-Atan

Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMUSEN) Başkanı Metin Atan da, yasa tasarının polise ve gardiyanlara karşı bir hamle olduğunu savundu.

Cezaevine yıllarını verenler için bakanlığın terfi açmadığını da ileri süren Metin Atan, Cezaevi Müdürü Fatih Erdoğan’ın 2 Ocak’ta emekli olacağının belli olduğunu ancak bu düzenlemenin son dakikaya bırakıldığını ifade etti.

Yasa tasarısının kişiye özel olduğunu da iddia eden Atan, polislerin cezaevine müdür atanmasının doğru olmadığını ifade etti.

KAMUSEN Başkanı Metin Atan, Merkezi Cezaevi’nin diğer dairelerden farklı olduğunu belirterek, sendikaların söylediklerinin dikkate alınmasını, krize ve kaosa yol açılmamasını istedi.

-Kamacı

Kıbrıs Türk Gardiyanlar Birliği Genel Sekreteri Asım Kamacı, kurumsal hafızanın devamı için atamanının Merkezi Cezaevi’nden olması gerektiğini belirtti.

Kamacı, ileriye taşımak istedikleri cezaevinin böyle bir anlayışla daha da geriye götürüleceğini savunarak, “Farklı kurumlardan atamaların önünü açacak her türlü yasa değişikliğine karşıyız” dedi.

-Oğuz

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, sendikaların bu düzenlemenin siyasi amaçla yapıldığı açıklamalarını eleştirdi.

“Sakladığımız bir şey yok, kimseyle pazarlık yaptığımız da yok” diyen Oğuz, kapılarının herkese açık olduğunu, süreçlerin de birlikte yönetildiğini söyledi.

“Konuşulur, doğru, ortak yol birlikte bulunur… Çalışan bir sistemi bozma niyetimiz yok” diyen İçişleri Bakanı Oğuz, cezaevinde, yükselme yerlerinin açılmamasının sorumluğunu sadece hükümete ya da İçişleri Bakanlığı’na bağlamanın doğru olmadığını kaydetti.

Dursun Oğuz, sendikaların da burada öz eleştiri yapması gerektiğini ifade ederek, “Bugüne kadar bunun yapılmaması eksiklik mi?  ‘Evet’…Bunda hepimizin sorumluluğu var… Sendikaların da bizim de… ” şeklinde konuştu.

Şu anda müdür ataması konusunda sorun yaşandığı için yasaya geçici bir madde konulacağını belirten Oğuz, kendilerinin de cezaevine dışarıdan birini atamak istemediğini kaydetti.

Cezaevinde çalışma barışını bozacak bir adım atılmayacağını dile getiren Oğuz, “Dayatmamız, diretmemiz de yok. Olmadı…Bu düzenleme geçici, bugünkü koşulla ilgili… Yükselme yerleri açıldığında sistem zaten kendiliğinden yoluna girecek” dedi.

Fidan’dan Yalova’daki operasyonda şehit olan polisler için başsağlığı mesajı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yalova’da DEAŞ terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyon sırasında şehit olan polisler için başsağlığı mesajı yayımladı.

Bakan Fidan, NSosyal hesabından paylaştığı mesajda, “Yalova’da, terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonda şehit düşen kahraman polislerimiz İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit’e Allah’tan rahmet, yaralanan emniyet mensuplarımıza acil şifalar diliyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun.” ifadelerini kullandı.

Yeni yıl yağmur ile geliyor

Ülkede hava perşembe gününe kadar yağmurlu olacak.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 30 Aralık-5 Ocak  tarihleri arasında bölge, periyodun ilk yarısında alçak basınç sistemi, ikinci yarısında ise yüksek basın sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava, yarın az bulutlu, zamanla parçalı ve çok bulutlu gece saatleri yer yer yağmurlu, sabah saatleri yer yer hafif don olaylı, çarşamba günü parçalı çok bulutlu sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu, perşembe günü parçalı bulutlu öğleye kadar yer yer hafif sağanak yağmurlu olacak.

2 Ocak Cuma gününden 5 Ocak Pazartesi gününe kadar hava genellikle az bulutlu, cuma ve cumartesi günlerinde ise yer yer zirai don olayı yaşanacak.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 15 – 18 derece, perşembe, cuma ve cumartesi günleri ise 11 – 14 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgâr, periyodun ilk yarısında güney ve batı yönlerden, ikinci yarısında ise kuzeyli yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, Çarşamba ve perşembe günleri ise yer yer fırtına şeklinde esecek.

Erdoğan’dan Yalova’daki operasyonda şehit olan polisler için başsağlığı mesajı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yalova’da terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonda şehit olan polisler için taziye mesajı yayımladı; yaralanan emniyet mensuplarına da acil şifalar diledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yalova’da terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonda şehit olan polislere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diledi.

Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, “Terör örgütü DEAŞ’a yönelik bu sabah Yalova’da gerçekleştirilen operasyonda şehit olan kahraman emniyet mensuplarımıza Cenabıallah’tan rahmet niyaz ediyor, ailelerine sabır, Emniyet Teşkilatımıza, ülkemize ve milletimize başsağlığı diliyorum. Yaralanan polislerimize Rabb’imden acil şifalar temenni ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“Milletimizin huzuruna ve devletimizin güvenliğine kasteden eli kanlı canilerle mücadelemizi sınırlarımız içinde ve ötesinde kararlı, çok boyutlu ve tavizsiz bir şekilde devam ettireceğiz. Rabb’im şehitlerimizin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin.”

Sanayi Dairesi bilgi sisteminde “Dijital dönüşüm” tanıtıldı

Sanayi Dairesi Sicil Bilgi Sistemi’nin dijital dönüşümüne ilişkin tanıtım toplantısı yapıldı.
Near East Technology Ltd. ekibi tarafından Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nda gerçekleştirilen sunumda, mevcut sistemin sorunlarının dijital çözümlerle giderildiği yeni bilgi sistemi tanıtıldı.
Projenin 2 Aralık’ta tamamlanması ardından yürürlüğe konulan bilgi sistemi sayesinde sicil başvurularının alınması, kapasite raporlarının hazırlanması, sanayi sicil belgesinin verilmesi, yıllık işletme cetveli düzenlenmesi, vize işlemlerinin gerçekleştirilmesi, raporların oluşturulması gibi işlemler elektronik ortamda yürütülecek.
Tanıtım toplantısında Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Müsteşarı Tuğşad Tülbentçi, Sanayi Dairesi Müdürü Elmas Kavunoğlu ve personeli ile Near East Technology temsilcileri yer aldı.
– Amcaoğlu: “Tüm hizmetleri elektronik ortamda vermek için çalışıyoruz”
Yeni yazılım sistemine ilişkin söz alan Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, yazılım desteğinden dolayı Near East Technology Ltd.’e ve çalışmalarından dolayı Sanayi Dairesi personeline teşekkür ederek, sürecin bir parçası olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Amcaoğlu, göreve başladıkları gün itibarıyla, dünyadaki örneklere bakılarak, bakanlık bünyesindeki tüm hizmetlerin elektronik ortamda verilmesi için çalıştıklarını kaydederek, bu kapsamda geliştirilen akaryakıt otomasyonu, elektronik etiket, Ticaret Dairesi’nin veri paylaşımı ve bugün ele alınan Sanayi Sicil Bilgi Sistemi’nin önemine dikkat çekti.
Sanayi Sicil Bilgi Sistemi’yle tüm işlemlerin bilgisayar aracılığıyla yapılacağını belirten Amcaoğlu, özellikle sanayi gibi önemli bir başlıkta işletmelerin bakanlıkla ilişki kurabileceği ve ihtiyaçlarını karşılayabileceği altyapıyı oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.
Sanayinin mevcut durumda yaklaşık 180 milyon dolarlık bir ihracatı, gelecekte ise 1 milyar dolar gibi bir hedefi bulunduğunu dile getiren Amcaoğlu, bakanlık tarafından bu süreçleri yavaşlatacak engeller yaratmak istemediklerini kaydetti. Amcaoğlu, “Görevimiz kamuya hizmet.” dedi.
Söz konusu bilgi sisteminin halka hizmet verecek noktaya geldiğini duyuran Amcaoğlu, reel sektördeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve bu doğrultuda politikalar ürettiklerini belirtti.
– Akgün: “Hız ve izlenebilirlik sağlanacak, ulusal sanayi envanteri oluşturulacak”
GÜNSEL Yönetim Kurulu Üyesi, Yakındoğu Üniversitesi Yapay Zeka Bilişim ve İnovasyon Merkezi Başkanı Yalvaç Akgün ise, projeyi çalışırken Sanayi Dairesi ile birlikte iki temel amaca odaklandıklarını, ilk hedefin “hız ve izlenebilirlik, ikinci hedefin ise “güvenilir ulusal sanayi envanterini” oluşturmak olduğunu kaydetti.
Akgün, sanayi sicil belgesi alma, kapasite raporu düzenleme ve yıllık işletme cetveli verme gibi işlemlerde fiziksel evraklarla uğraşılmaması gerektiğini belirterek, dağınık verilerin de “Merkezi bir beyinde” toplanmasıyla teşvik, planlama ve enerji politikalarının güvenilir şekilde yönetilmesinin sağlanacağını belirtti.
Bu kapsamda üretilen çözümleri aktaran Akgün, işletme başvuruları, vizeleme, kapasite raporu talepleri ve üretime ara verme gibi tüm işlemlerin tek portal üzerinden yürütüldüğünü; verilerin uluslararası kodlar aracılığıyla dünya istatistikleriyle kıyaslanabilir olduğunu, kodlarla belgelerin geçerliliğinin garanti altına alındığını söyledi.
Toplanan verilerin karar vericilere anlık grafikler ve raporlar sunarak sanayi stratejilerinin doğru belirlenmesine ışık tuttuğunu da belirten Akgün, projenin arkasında adanın en büyük teknoloji şirketine ait bir yazılım ekibi olduğunu vurguladı. Akgün, “Bu vizyoner değişime liderlik eden” Bakan Amcaoğlu ve ekibine teşekkürlerini sundu.
– Avni: “Büyük bir ihtiyaç giderilmiş oldu”
Near East Technology Ltd. Genel Müdürü Renan Avni de, projenin, ülkenin ve özellikle Sanayi Dairesi’nin büyük bir ihtiyacını giderdiğini kaydetti.
Avni, Near East Technology olarak her alanda hizmet verdiklerini belirterek, birlikte yürütülen çalışmadan dolayı mutluluk duyduğunu dile getirdi. Avni, emeği geçen herkese teşekkür etti.

Yalova’da DEAŞ operasyonu: İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit şehit oldu!

Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Yalova’da düzenlenen DAEŞ operasyonu sırasında şehit olan üç askerin kimliklerini paylaştı. Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit’in şehit olduğunu açıkladı.

Yalova’da terör örgütü DAEŞ’e yönelik operasyon sırasında çatışma çıktı.

Olay İsmetpaşa Mahallesi’nde bulunan adrese düzenlenen operasyon sırasında yaşandı.

ÜÇ POLİS ŞEHİT OLDU

Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, operasyon düzenlenen evden emniyet güçlerine açılan ateşte üç polisin şehit olduğunu açıkladı. Bakan Yerlikaya, sekiz polisle bir bekçinin de yaralandığını duyurdu.

ALTI TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

Yerlikaya, altı teröristin ise ölü ele geçirildiğini kaydetti.

Gece 03.00 sıralarında başlayan operasyonun sabah 09.40 sıralarında tamamlandığını belirten Yerlikaya, adrese bulunan beş kadın ile altı çocuğun sağ olarak adresten tahliye edildiğini söyledi.

DESTEK EKİP GÖNDERİLDİ, OPERASYON DEVAM EDİYOR

NTV muhabiri Sinan Kunter, Bursa’dan özel harekat polislerinin desteğe geldiğini bildirip çevrede güvenlik önlemlerinin alındığını dile getirdi.

Kunter, operasyonun sürdüğünü de aktarıp bölgeden zaman zaman silah seslerinin duyulduğunu söyledi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA

Yalova Valiliği’nden olaya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Yalova Emniyet Müdürlüğümüzün sorumluluk bölgesinde, DAEŞ terör örgütüne yönelik planlı olarak gerçekleştirilen operasyon sırasında meydana gelen olayda 7 polis memuru yaralanmıştır. Olay kapsamında, Bursa ilinden Özel Harekât destek ekipleri bölgeye sevk edilerek operasyonel destek sağlanmıştır. Yaralanan 7 polis memuru derhâl hastaneye sevk edilmiş olup, yapılan ilk tıbbi değerlendirmelere göre yaralı personelin hayati tehlikesi bulunmamaktadır. Olay yerinde güvenlik önlemleri ve müdahale çalışmaları, takviye kuvvetlerin katılımıyla kontrollü şekilde devam etmektedir.”

ÇATIŞMANIN OLDUĞU BÖLGEDE EĞİTİME ARA VERİLDİ

Valilik bölgede bulunan 5 okulda bugün eğitime ara verildiğini duyurdu.

RTÜK’TEN GEÇİCİ YAYIN YASAĞI

Diğer yandan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), olay ile ilgili geçici yayın yasağı getirdi.

Açıklamada, “Yalova ilimizde terör örgütü DAEŞ’e yönelik yürütülen operasyon kapsamında meydana gelen olayla ilgili olarak geçici yayın yasağı getirilmiştir. Bu kapsamda; süreçle ilgili resmi makamlarca yapılacak açıklamalar dışında yayın yapılmaması önem arz etmektedir. Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket etmeleri gerekmektedir.” denildi.

DAEŞ OPERASYONLARI SÜRÜYOR

Milli İstihbarat Teşkilatı, (MİT) geçtiğimiz hafta örgüte etkili operasyon düzenledi. 26 Aralık 2025 tarihinde, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ortak operasyonu sonucu, yeni yılda saldırı yapma hazırlığında olan DAEŞ’li terörist yakalandı.

Malatya’da yakalanarak gözaltına alınan İbrahim Burtakuçin emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre; MİT’in yaptığı istihbarat çalışmaları neticesinde İbrahim Burtakuçin’in Türkiye’de terör örgütü DAEŞ adına faaliyet yürüttüğü, fırsat bulması halinde çatışma bölgelerine intikal ederek DAEŞ’e katılma arayışları içerisinde olduğu ve yılbaşında saldırı hazırlığı yaptığı tespit edildi.

25 Aralık 2025 tarihinde yapılan operasyon ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun talimatıyla yürütüldü. Talimat üzerine, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturma kapsamında; DAEŞ’in yaklaşan Noel ve yılbaşı etkinlikleri kapsamında, başta gayrimüslim kişilere yönelik Türkiye’yi hedef alan eylem çağrıları ve saldırı planlamaları yapılacağı yönünde bilgiler elde edildi.

Terör örgütü faaliyetleri kapsamında çatışma bölgeleri ile irtibatlı oldukları tespit edilen, ayrıca bir kısmı hakkında Türkiye ve uluslararası seviyede terör suçları kapsamında 137 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

124 ADRESE OPERASYON: 115 GÖZALTI

İstanbul genelinde 124 farklı adreste eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon sonucunda çok sayıda tabanca, fişek ve örgütsel dokümana el konuldu.

115 şüpheli ise yakalanarak gözaltına alındı.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 2025, diplomasinin hız kazandığı yıl oldu

Rusya ile Ukrayna arasında çatışmalar 4. yılına doğru sahada sert şekilde devam ederken, 2025’te Türkiye ve ABD’nin ayrı ayrı girişimleriyle taraflar arasında diplomatik girişimler hız kazandı.

Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik 2025 yılındaki diplomatik gelişmeler, Rusya-ABD temasları, Ukrayna-ABD görüşmeleri ve Türkiye’nin ev sahipliğinde yürütülen Rusya-Ukrayna müzakereleri çerçevesinde şekillendi.

Sürece zaman zaman Avrupa ülkeleri de Ukrayna’nın yanında dahil oldu.

ABD’deki seçimler öncesinde Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirme vaadini öne çıkaran ABD Başkanı Donald Trump, 20 Ocak’ta göreve başladı. Washington yönetimi, kısa sürede taraflar arasında yoğun bir mekik diplomasisine girişti.

Bu kapsamda ilk olarak Rusya ile ABD arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik adımlar atıldı. Bu yöndeki ilk somut gelişme, Trump’ın danışmanı Steve Witkoff’un 11 Şubat’ta Moskova’da yaptığı temasların ardından Rus ve ABD’li iki tutuklu arasında gerçekleştirilen takas oldu.

Ertesi gün, ABD Başkanı Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yaklaşık 1,5 saat süren telefon görüşmesi yapıldı. Görüşmede, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelere derhal başlanması konusunda mutabakata varıldı.

Taraflar, diplomatik çözüm arayışlarında “yakın çalışma” iradelerini teyit etti.

Rusya-ABD temaslarında ev sahibi “İstanbul” oldu

18 Şubat’ta Suudi Arabistan’da, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun başkanlık ettiği üst düzey toplantı gerçekleştirildi.

Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi ve Ukrayna savaşına yönelik doğrudan müzakerelerin başlatılması kararlaştırıldı.

Bu sürecin devamında ABD ve Rusya heyetleri, büyükelçilik faaliyetlerini ele almak amacıyla ilk görüşmelerini 27 Şubat’ta, ikinci görüşmelerini 10 Nisan’da İstanbul’da yaptı. Bu temaslar sırasında Moskova, bir süredir boş olan Rusya’nın Washington Büyükelçiliğine atama gerçekleştirdi.

İstanbul’daki Rusya-ABD görüşmeleri, iki ülke ilişkilerinde uzun bir aradan sonra yumuşamanın sessiz ancak kritik bir başlangıcı olarak değerlendirildi.

ABD-Ukrayna ilişkilerinde Trump-Zelenskiy gerilimi

Trump’ın savaşın diğer tarafı olan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ilk kapsamlı görüşmesi, 28 Şubat’ta Washington’da Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te yapıldı. Ukrayna’daki madenler ve ekonomik işbirliği başlıklarıyla planlanan görüşme, kameralar önünde yaşanan tartışmalar nedeniyle beklenmedik şekilde sona erdi.

Bu gelişmenin ardından Trump yönetimi, Ukrayna’ya sağlanan askeri ve istihbarat desteğini geçici olarak askıya aldı. Ancak ABD yönetimi, daha sonra belirli koşullar altında bu yardımları yeniden başlattı.

Taraflar arasında, ABD’nin bugüne kadar sağladığı askeri ve mali destek karşılığında Ukrayna’nın doğal kaynaklarına erişimi öngören bir “ekonomik ortaklık” anlaşması imzalandı. Bu süreçte Trump, Ukrayna’ya “yüz milyarlarca dolar” yardım yapıldığını savunarak, karşılığında 500 milyar dolarlık nadir toprak elementleri talep etmişti.

Söz konusu anlaşma, savaş sonrası yeniden inşa süreci ve stratejik ilişkiler bağlamında ABD-Ukrayna bağlarını güçlendiren bir adım olarak kayda geçti.

26 Nisan’da Trump, Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus’un Vatikan’daki cenaze töreni öncesinde Zelenskiy ile bir araya geldi. Zelenskiy, Trump ile o ana kadarki en iyi görüşmelerini gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Rusya Devlet Başkanı Putin ise 2. Dünya Savaşı Zaferi’nin 80. yılı dolayısıyla 8-11 Mayıs’ta Ukrayna’da geçici ateşkes ilan etti. Ancak 9 Mayıs Zafer Bayramı’yla birlikte Ukrayna, başta Moskova olmak üzere Rusya içlerine yönelik insansız hava aracı saldırılarını artırdı.

Ukrayna’nın Murmansk, İrkutsk, İvanovo, Ryazan ve Amur bölgelerindeki stratejik bombardıman uçaklarının bulunduğu askeri hava üslerine FPV İHA’larla düzenlediği saldırılarda çok sayıda uçağın zarar gördüğüne ilişkin görüntüler sosyal medyaya yansıdı.

ABD topraklarında ilk kez Putin-Trump görüşmesi

Trump, temsilcisi Witkoff aracılığıyla Putin ile temaslarını sürdürdü. Witkoff’un 6 Ağustos’ta Kremlin’de Putin tarafından kabul edilmesinin ardından iki lider, 15 Ağustos’ta ABD’nin Alaska eyaletinde, Anchorage kentindeki Elmendorf–Richardson Üssü’nde bir araya geldi.

ABD topraklarında gerçekleşen bu ilk yüz yüze zirvede, Ukrayna krizinin çözüm yolları ve Rusya-ABD ilişkilerinin iyileştirilmesi ele alındı. Yaklaşık 3 saat süren görüşmeden somut bir karar çıkmadığı ve nihai anlaşmaya varılamadığı bildirildi.

Trump, birçok başlıkta ilerleme sağlandığını ancak çözülmesi gereken önemli konular bulunduğunu belirterek, sürecin ilerlemesinin Zelenskiy’e bağlı olduğunu ifade etti. Putin ise Ukrayna krizinin temel nedenlerinin ele alındığını ve bu nedenlerin ortadan kaldırılmasının çözümün anahtarı olduğunu vurguladı.

Güvenlik tartışmalarına Avrupa da dahil oldu

18 Ağustos’ta Trump, Beyaz Saray’da Zelenskiy ve Avrupalı liderlerle bir araya geldi. Toplantıya, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz katıldı.

Görüşmede, Ukrayna’ya NATO’nun 5. maddesine benzer güvenlik garantileri sağlanması gündeme geldi. Toplantı sonrasında Trump, Putin ve Zelenskiy’nin katılacağı üçlü bir zirve için hazırlıklara başlanacağını duyurdu.

Tartışmalı barış planı taslağı

ABD’nin Ukrayna’ya Tomahawk füzeleri verme ihtimalinin tartışıldığı bir dönemde, Trump ile Putin 16 Ekim’de 8. kez ve 2,5 saat süren telefon görüşmesi yaptı.

Trump, kısa sürede Rusya ve Ukrayna heyetlerinin bir araya geleceğini ve Putin ile Budapeşte’de görüşmeyi planladığını açıkladı. Kremlin de zirve hazırlıkları konusunda mutabık kalındığını duyurdu.

Ancak bir hafta sonra Trump, Budapeşte zirvesinin askıya alındığını belirtti. Trump, üçlü zirvenin ancak savaşı sona erdirecek anlaşmanın kesinleşmesi halinde yapılacağını vurguladı.

Bu süreçte ABD yönetimi tarafından hazırlanan ve Ukrayna’nın toprak tavizleri, NATO’ya üye olmama taahhüdü ve Donbas’tan asker çekilmesi gibi şartları içeren 28 maddelik barış planı taslağı, Kiev’e sunuldu. Kiev, planı olumsuz karşılarken, Avrupa ülkelerinin de devreye girmesiyle metin 20 maddeye indirildi.

Türkiye’nin arabuluculuğuyla İstanbul’da insani alanda kararlar alındı

Türkiye, hem Rusya ile Ukrayna arasında barışa katkı sağlama hem de görüşmelere ev sahipliği yapma konusundaki kararlılığını bu yıl da sürdürdü. Türkiye, ilk olarak 2022 yılında savaşın taraflarını bir araya getirmişti. Tarafların uzlaşmasıyla sonuçlanan İstanbul müzakereleri, Batılı güçlerin müdahalesiyle savaşın yeniden ivme kazanması üzerine sona ermişti.

Rusya ile Ukrayna arasında 24 Şubat 2022’de başlayan savaşı durdurmak amacıyla İstanbul’da yapılan doğrudan müzakerelerde, savaş sürecinin en anlamlı ilerlemesi sağlanmıştı.

Savaşın her iki tarafıyla da görüşebilen ender liderlerden olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, barış görüşmeleri için ev sahipliği yapma ve arabuluculuk teklifini bu yıl da sürdürdü.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 11 Mayıs’ta, üç yıl önce kesilen doğrudan müzakerelerin ön koşulsuz olarak 15 Mayıs’ta İstanbul’da yeniden başlatılması önerisini gündeme getirerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ev sahipliği yapmasını talep etti. Ukrayna yönetimi, bu öneriye olumlu yanıt verirken, uluslararası toplum da İstanbul barış görüşmeleri gündemini memnuniyetle karşıladı.

Rusya ile Ukrayna’nın İstanbul’da yeniden bir araya gelme kararı alması üzerine Türkiye, müzakereler için gerekli platformu sağlamaya hazır olduğunu duyurdu.

Bu yıl, Rus ve Ukrayna heyetlerinin katılımıyla İstanbul’da 15-16 Mayıs, 2 Haziran ve 23 Temmuz olmak üzere 3 ayrı tur müzakere gerçekleştirildi. Böylece Türkiye, 3 yıl aradan sonra savaşın taraflarını yeniden aynı masada buluşturdu.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen ilk müzakerelere ABD de katıldı. Türkiye-ABD-Ukrayna ve Türkiye-Rusya-Ukrayna üçlü toplantıları formatında gerçekleştirilen görüşmelerde, savaşın tarafları esir takası konusunda anlaşmaya vardı.

2 Haziran’da yapılan ikinci tur müzakereler, Türkiye-Rusya-Ukrayna toplantısı olarak gerçekleştirildi. Toplantı sonrasında ağır ve yaralı esirlerle birlikte 25 yaşın altındaki tüm esirlerin serbest bırakılması ve buna ek olarak cenaze takaslarının yapılması kararlaştırıldı.

23 Temmuz’da düzenlenen İstanbul müzakerelerinin üçüncü turu da Türkiye-Rusya-Ukrayna toplantısı formatında gerçekleştirildi. Bu toplantının sonunda da esir ve cenaze değişimlerine ilişkin yeni kararlar alındı.

Böylece Türkiye’nin aracılığıyla Rusya ve Ukrayna arasında binlerce asker ve cenazenin değişimi gerçekleştirildi. İstanbul müzakereleri, insani sonuçları bakımından diplomasi sürecinde önemli bir rol oynadı.

Cephe hattında çatışmalar devam etti

2025 yılı boyunca Rusya ile Ukrayna arasında devam eden sert çatışmalarda cephe hattında yer değişiklikleri meydana geldi. Rus güçleri, bazı büyük yerleşim birimleri çevresinde ilerleme sağlarken, Ukrayna ordusu savunma hatlarında direnişini sürdürdü.

Rusya Savunma Bakanlığı, yıl içinde özellikle Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde cephe hattının ileri taşındığını duyurdu. Donetsk’in batısında yer alan ve uzun süredir çatışmalara sahne olan hatlarda, Rus birliklerin kontrol alanını genişlettiği belirtildi. Zaporijya cephesinde ise Rus güçlerinin güney ve doğu ekseninde, temas hattı boyunca ilerleyişini sürdürdüğü kaydedildi.

Rusya, Harkiv ve Sumi bölgesinde sınır hattına yakın bazı yerleşim birimlerinin kontrol altına alındığını açıkladı. Açıklamalarda, Rusya-Ukrayna sınır hattına paralel bölgelerde savunma hatlarının ileri alındığı ve cephe derinliğinin artırıldığı ifade edildi.

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı ise Rusya’nın büyük yerleşim birimlerine ilişkin “kontrol” iddialarını kısmen doğrulamadı. Ukrayna tarafından yapılan bilgilendirmelerde, Donetsk ve Zaporijya’daki ana şehir merkezlerinin Ukrayna kontrolünde olduğu, Rus güçlerinin bazı dış mahalleler ve kırsal alanlarda ilerleme sağlamış olabileceği ancak cephe hattının tamamen kırılmadığı bildirildi. Açıklamalarda, özellikle Donetsk–Zaporijya idari sınırı ile Harkiv sınır hattı boyunca savunma faaliyetlerinin sürdüğü vurgulandı.

2025 Yılının Kelimesi “dijital vicdan” oldu

Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından halk oylamasıyla belirlenen “2025 yılının Kelimesi/Kavramı”nın “dijital vicdan” olduğu bildirildi.

Türk Dil Kurumu (TDK) ile Ankara Üniversitesi, İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) işbirliğinde yürütülen çalışma sonucunda “2025 Yılının Kelimesi/Kavramı”nda beş kelime halk oylamasına açılmıştı.

Açıklamada, bu kelime/kavramların, “dijital vicdan”, “vicdani körlük”, “çorak”, “eylemsiz merhamet” ve “tek tipleşme” olduğu kaydedilmişti.

22 Aralık’ta başlayan oylama süreci, dün sona erdi.

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, TDK tarafından halkın katılımıyla belirlenen 2025 yılının kelimesi/kavramı “dijital vicdan” olduğunu belirterek, yaklaşık 300 bin oy kullanıldığını kaydetti.

Polis yeni yılda da 24 saat görevde: Yeni yıl tedbirleri paylaşıldı

Polis Genel Müdürlüğü, yeni yıl kutlamalarının huzur ve güven içinde geçmesi amacıyla ülke genelinde emniyet ve trafik önlemlerini artırdığını açıkladı. PGM, 155 Polis İmdat, 156 Narkotik ve 199 İtfaiye hatlarının yeni yılda da 24 saat kesintisiz hizmet vereceğini vurgulayarak, vatandaşlara trafik kurallarına uymaları ve ateşli silah kullanmamaları çağrısında bulundu.

Polis Genel Müdürlüğü (PGM), yeni yıl kutlamalarının huzur ve güven ortamı içerisinde geçmesi amacıyla ülke genelinde emniyet ve trafik tedbirlerinin en üst seviyeye çıkarıldığını açıkladı. PGM, yeni yılda da 24 saat kesintisiz görev başında olunacağını vurguladı.

PGM’den yapılan açıklamada, vatandaşlardan gelecek şikâyet ve yardım taleplerinin hızlı şekilde değerlendirilmesi için “155 Polis İmdat”, “156 Narkotik”, “199 İtfaiye” ve diğer telefon hatlarının 24 saat kesintisiz hizmet vereceği bildirildi.

Açıklamada, yeni yıl kutlamaları süresince gerek trafikte gerekse toplu alanlarda vatandaşların kendilerinin ve başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmemeleri çağrısında bulunuldu.

Polis’ten paylaşılan tedbirler şu şekilde:

  • “Alkollü içki tesiri altında olduğunuz sürece araç kullanmayınız. Gerekirse alkollü içki tüketmemiş bir yakınınızdan yardım talep ediniz veya taksi hizmetinden faydalanınız.
  • Süratli araç kullanmayınız. Trafikte önceliğiniz; “sürat yapmak değil, gideceğiniz yere sağlıklı varmak ve sevdiklerinizle kucaklaşmak” olsun.
  • Hayatımızın hiçbir zamanında elimizden bırakmadığımız ancak sürüş esnasında dikkati dağıtarak trafik kazasına sebep olan cep telefonları ile ilgili bağlantımızı araç kullanırken tamamen kesmeli; cep telefonu ile konuşmamalı, mesaj yazıp okumamalıyız.
  • Ağır yaralanmalı ve ciddi hasarlı trafik kazalarında emniyet kemerinin hayat kurtardığını unutmayınız.

Emniyet Kemeri Yasası’nda belirtildiği gibi:

  • Çocuk araç koltuğu bulunmayan motorlu araçlarda, 3 yaşından küçük çocukların taşınması yasaktır.
  • Boyları 135–150 cm arasında olan çocukların motorlu araçların arka koltuğunda oturup emniyet kemeri takması, boyları 135 cm’den kısa olan çocukların ise arka koltuğa monte edilecek çocuk araç koltuğuna oturup emniyet kemeri takması zorunludur.
  • Boyları 150 cm’den kısa olan çocukların motorlu araçların ön koltuğuna oturması yasaktır.
  • Motorlu araçlar içerisinde seyahat eden herkesin mutlaka emniyet kemeri takmasını sağlayınız.
  • Motosiklet tipi (motorlu üç tekerlekli araçlar, motosiklet ve ATV dâhil) araçları kullanan sürücüler ve yolcuların, can güvenliklerini sağlamak amacıyla koruyucu kask takmak zorunda olduklarını hatırlatırız.
  • Sizin ve/veya başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde araç kullananlar ile trafik kurallarına uymayanları çekinmeden polise ihbar ediniz.
  • Yeni yıl kutlamaları sırasında ateşli silah kullanmayınız. Açılan ateşin çevrede ve yüksek binalarda bulunan şahıslara zarar verebileceğini unutmayınız. Ateşli silah kullanmanın suç olduğunu; hâle göre mahkûmiyet halinde 7 ile 10 yıla kadar hapis cezası verilebileceğini ve ateşli silah kullanımına karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilerek suç failleri hakkında yasal işlem yapılacağını hatırlatırız.
  • Evinizden ayrılırken güvenlik sistemlerinizi kontrol ediniz; varsa güvenlik kamerası sisteminin aktif ve çalışır durumda olduğundan emin olunuz ve kapı ile pencereleri mutlaka kilitleyiniz. Ayrıca elektrikle çalışan cihazları ve prizleri kontrol ederek yangına sebebiyet vermeyecek şekilde gerekli tedbirleri alınız”

Polis Genel Müdürlüğü, trafik kazalarında can kaybı, ağır yaralanma ve maddi kayıpların önlenmesi için alınan polisiye tedbirlerin yanı sıra sürücüler ve yayaların da trafik kurallarına uymasının hayati önem taşıdığını belirtti.

PGM açıklamasında, “Sevincin üzüntüye dönüşmemesi ve istenmeyen olayların yaşanmaması en büyük dileğimizdir” ifadelerine yer verilerek, halkın yeni yılı kutlandı ve 2026 yılının ülkeye hayırlı olması temennisinde bulunuldu.