Archives Aralık 2025

Çelik: “Kıbrıs’ta iki egemen devlet yapısı kabul edilmediği müddetçe diğer çözümlerin hiçbiri bir işe yaramayacak”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Kıbrıs’ta iki egemen devlet yapısı kabul edilmediği müddetçe diğer çözümlerin hiçbirinin bir işe yaramayacağını”  söyledi.

AA’nın aktardığına göre AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik, Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve açıklamalarda bulundu.

KKTC’deki son seçimin ardından Türkiye’nin Kıbrıs politikası ve KKTC ile ilişkilerinin nasıl şekilleneceğine dair soru üzerine Çelik, “Kıbrıs Türkü’nün hiçbir koşul altında asla yalnız bırakılmayacağını ve Kıbrıs Türkü’nün davasının milli dava olduğunu” söyledi.

Türk askerinin adadaki varlığının, barışın teminatı olduğunu ifade eden Çelik, adada iki egemen devlet yapısı kabul edilmediği müddetçe diğer çözümlerin hiçbirinin bir işe yaramayacağını belirtti.

– “(Dendias’ın açıklamaları) Bu tür açıklamalar Ege’de, Akdeniz’de tansiyonu yükseltecek açıklamalar”

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın adaları silahlandıracaklarına dair açıklamalarının hatırlatılması üzerine Ömer Çelik, bu açıklamanın “yanlış” olduğunu söyledi.

Çelik, Dendias’ın açıklamalarına karşı Türkiye’nin bir adım atıp atmayacağına ilişkin soruya “Mutlaka vardır da her şeyin bir zamanı var. Çatışma, savaş bunlar düşük kapasiteli kişilerin kullanacağı şeydir. Bu tip konularda yani Allah göstermesin, buna ihtiyaç duyurmasın, Türkiye’nin milli güvenliği pazarlık konusu değildir. Türkiye’nin milli güvenliğinde erteleme, bölünme, pazarlık söz konusu olmaz. Ama oturup da bütün bir siyasi gündemimizi bakanlık koltuğunda oturan bir tanesinin trol üslubuna cevap verip ona göre ayarlayacak değiliz.” yanıtını verdi.

Bu tür açıklamaların Ege’de, Akdeniz’de tansiyonu yükseltecek açıklamalar olduğunu belirten Çelik, “Yunanistan siyasetinde bütün siyasi kariyerini bunun üzerine kuran birtakım figürler var. Ama günün sonunda biz yine diplomasiyi işletiriz. Yunanistan’la komşuluk ilişkilerini tamir edecek karşılıklı adımlar atmaya özen gösteririz.” dedi.

Dünyanın bir çok yerinde savaşlar varken Türkiye’de uygulanan bedelli askerlik ve askerliğin 6 aya düşürülmesiyle ilgili soru üzerine Çelik, “Bedelli askerlik kararı da diğerleri de alınırken Türk Silahlı Kuvvetleri kendi değerlendirmesini yapıyor. Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacında herhangi bir zaaf oluşmayacak şekilde bütün bu süreçler yürütülüyor zaten.” ifadelerini kullandı.

Meclis Başkanı Öztürkler Trabzon’da temaslarda bulundu

Trabzon’da temaslarda bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Trabzon Valiliği ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı ziyaret etti.

İlk olarak Trabzon Valiliği’ni ziyaret eden Öztürkler, Vali Aziz Yıldırım ile bir araya geldi. Burada Valilik Şeref Defterini imzalayan Öztürkler, Trabzon halkının Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık mücadelesiyle aynı duyguları paylaştığını dile getirdi.

Valilik temasının ardından Öztürkler, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na geçerek Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile görüştü.

Belediye Başkanı Genç’in, Karadenizliler Derneği’nin düzenlediği etkinliklere katılarak kendilerine Anavatan’ın sıcaklığını birçok defa hissettirdiğini anımsatan Öztürkler, Trabzon’un mert insanının doğası, samimiyeti ve misafirperverliğini kendilerini her zaman etkilediğini dile getirdi.

Ziyaretlerde karşılıklı hediye teatisinde bulunuldu.

Başkan Öztürkler’e ziyaretlerinde heyetinde bulunan Cumhuriyet Meclisi İdari Amiri Milletvekili Yasemi Öztürk ve Başkanlık Divanı üyesi Milletvekili Hasan Küçük ve Meclis Genel Sekreteri Seral Fırat ile KKTC Trabzon Başkonsolosu Fatma Demirel de eşlik etti.

Bugün Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde de “Geçmişten geleceğe Kıbrıs sorunu ve milli davamız” başlığı altında konferans verecek olan Öztürkler’in yarın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dönmesi bekleniyor.

 

 

Malezya, kayıp “MH370” uçağını arama çalışmalarını yeniden başlatacak

Malezya, 11 yıldır kayıp “MH370” uçağı için arama çalışmalarını 30 Aralık’ta tekrar başlatma kararı aldı.

Bernama haber ajansına göre, Malezya Ulaştırma Bakanlığı, Mart 2014’te Malezya’dan kalkan ve bir daha haber alınamayan uçak hakkında açıklama yaptı.

Açıklamada, arama çalışmalarının 30 Aralık’ta başlayacağı ve 55 gün süreceği belirtildi.

Arama çalışmalarında, bugüne kadar yapılan araştırmalar sonucu uçağın bulunma ihtimalinin en yüksek olduğu yerlere odaklanılacağı ifade edildi.

Çalışmaların, Malezya hükümeti ile okyanus ve deniz tabanlarından veri toplayan Ocean Infinity şirketi tarafından yürütüleceği kaydedildi.

Kayıp “MH370”

“MH370” sefer sayılı Malezya Havayolları uçağı, 8 Mart 2014’te Malezya’nın Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı’ndan Çin’in başkenti Pekin’e gitmek için havalanmış, uçakla en son kalkıştan 38 dakika sonra iletişim kurulmuştu.

Planlanan rotadan batıya saparak rotasından çıktığı ordu radarlarına takılan uçağın, Hint Okyanusu’nun güneyine doğru uçtuğu bazı radar kayıtlarına yansımıştı.

Uçağın 227 yolcu ve 12 mürettebatla Güney Hint Okyanusu’nda düştüğü tahmin edilen noktalarda yapılan arama çalışması, “havacılık tarihinin en pahalı arama kurtarma faaliyeti” olmuştu. Ancak bir kısmı “MH370″e ait olduğu düşünülen uçak parçaları dışında uçağa ait hiçbir iz bulunamamıştı.

Fidan, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile görüştü

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Brüksel’de Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile bir araya geldi.

Bakanlığın sosyal medya hesabından, Fidan’ın NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı nedeniyle bulunduğu Brüksel’deki temaslarına ilişkin paylaşım yapıldı.

Buna göre Fidan, dün, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile bir araya geldi.

Fidan, ayrıca AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile de görüşmüştü.

Türkiye’nin Kasım ayı enflasyon rakamları açıklandı

Türkiye’de kasım ayına ilişkin enflasyon rakamları açıklandı. Enflasyon, kasımda aylık bazda yüzde 0,87 arttı, yıllık bazda yüzde 31,07’ye geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kasım ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.

Açıklamaya göre, TÜFE’deki değişim 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,87 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 29,74 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,07 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 35,91 artış olarak gerçekleşti.

TÜİK, ekim enflasyonunu aylık yüzde 2,55, yıllıksa yüzde 32,87 olarak açıklamıştı.

AA’nın kasım ayı enflasyon anketine katılan ekonomistler, enflasyon beklentisini ortalama yüzde 1,31 olarak hesaplamıştı. Ankete göre ekim ayında yüzde 32,87 olan yıllık enflasyonun kasımda yüzde 31,65 seviyesine gerilemesi öngörülüyordu.

ABD’de güneş patlamasının ardından “jeomanyetik fırtına” uyarısı yapıldı

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), pazar günü meydana gelen güneş patlamasının ardından “jeomanyetik fırtına” uyarısı yaptı.

NASA’nın internet sitesinden, ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ile yapılan ortak açıklamada, 30 Kasım’da güçlü güneş patlaması meydana geldiği belirtildi.

Açıklamada, güneş patlamasının radyo sinyallerini, elektrik şebekelerini ve navigasyon sinyallerini etkileyebileceği ifade edildi.

NOAA, güneşte meydana gelen patlamanın etkileri nedeniyle yarın “orta seviye” jeomanyetik fırtınaların görülebileceği uyarısında bulundu.

Kurum, tahminlerde belli ölçüde belirsizlik bulunduğunu vurgulayarak, fırtınanın bugün de etkili olabileceğine işaret etti.

Brent petrolün varil fiyatı 62,42 dolar

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 62,42 dolardan işlem görüyor.

Dün 63,28 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 62,34 dolardan tamamladı.

Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.30 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,1 artışla 62,42 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 58,59 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarındaki kısıtlı yükselişte, dünyanın en büyük petrol tüketicilerinden ABD’de ham petrol stoklarının azaldığını gösteren sektör raporu etkili oldu.

Amerikan Petrol Enstitüsü (API), ticari ham petrol stoklarının geçen hafta 2 milyon 480 bin varil azaldığını tahmin etti. Piyasa beklentisi, azalışın 1 milyon 900 bin varil olacağı yönündeydi.

Stoklardaki beklenenden fazla düşüş tahmini, ülkede talebin yüksek seyrettiği algısına yol açarak fiyatları yukarı yönlü destekliyor.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) resmi stok verilerini gün içinde yayımlayacak.

Rusya-Ukrayna barış görüşmelerinde yaşanan olumlu gelişmeler arz tarafındaki endişeleri hafifleterek fiyatları destekleyen başka bir unsur oldu.

Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ABD Devlet Başkanı Donald Trump’ın temsilcileriyle yaptığı görüşmede, Ukrayna meselesinin çözümüne ilişkin alınan 4 belgenin müzakere edildiğini söyledi.

Görüşmenin oldukça faydalı, yapıcı ve bilgilendirici olduğunu kaydeden Uşakov, Ukrayna krizine uzun vadeli barışçıl bir çözüm bulmak için ortak çalışma olasılıklarını derinlemesine ele alma fırsatı bulduklarını belirtti.

Ayrıca Putin’in bir dizi öneriye ilişkin eleştirel ve hatta olumsuz görüşlerini dile getirdiğini ifade eden Uşakov, “En önemlisi, taraflar Ukrayna’da uzun vadeli barışçıl bir çözüme ulaşmak için birlikte çalışmaya devam etmeye hazır olduklarını beyan ettiler.” diye konuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, başkent Moskova’da, ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner’le görüşmesi öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Karadeniz’de tanker saldırılarıyla “korsanlık” yaptığını belirterek, “Rusya, tankerlere yapılan saldırılara karşılık Ukrayna limanlarına ve bu limanlara giren gemilere yönelik saldırılarını genişletecek.” ifadelerini kullanmıştı.

Brent petrolde teknik olarak 65,43 dolar direnç, 56 dolar destek bölgesi olarak izleniyor.

Türkiye’de gözler enflasyon verilerine çevrildi

AA’nın kasım ayı enflasyon anketine katılan ekonomistlerin enflasyon beklentisi ortalama yüzde 1,31 olarak hesaplandı. Ankete göre ekim ayında yüzde 32,87 olan yıllık enflasyonun kasımda yüzde 31,65 seviyesine gerilemesi öngörülüyor.

Küresel piyasalarda, Japonya Merkez Bankasına (BoJ) yönelik artan faiz indirimi beklentileriyle sert yükselen tahvil faizlerinin denge arayışına girmesi, risk iştahında toparlanma eğilimini desteklerken bugün gözler ABD’de açıklanacak ADP özel sektör istihdamı verisine çevrildi.

Hafta başında BoJ’a ilişkin artan sıkılaşma tahminlerinin küresel tahvil piyasasını etkilemesiyle sert yükselen ABD ve Avrupa’daki tahvil faizlerinde yukarı yönlü ivme hız kaybetti. Tahvil faizlerindeki yükselişler pay piyasalarında fiyatlamaları zorlaştırırken, ABD’de açıklanacak önemli veriler yatırımcıların odağına yerleşti.

Küresel piyasalarda risk iştahının toparlanma eğilimine girmesine karşın bugün açıklanacak makroeoknomik veriler öncesinde yatırımcıların temkinli davrandığı görülürken, bu durum bu ayki ABD Merkez Bankası (Fed) ve BoJ faiz kararları öncesinde piyasa duyarlılığının kırılgan olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Fed’e ilişkin faiz indirimi beklentileri gücünü korurken, bugün açıklanacak ADP özel sektör istihdamı verisi yakından izlenecek. Pazartesi yayımlanan Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri imalat sektöründeki daralmanın sürdüğüne işaret etmesini takiben bugün açıklanacak istihdam verisi ülkede iş gücü piyasasına ilişkin daha fazla bilgi sağlaması bekleniyor.

Analistler, ABD’de imalat sektöründeki daralma işaretlerinin iş gücü piyasasına ilişkin verileri daha da önemli hale getirdiğini belirtti.

Söz konusu veriler, Fed’in gelecek hafta alacağı para politikası kararları açısından büyük önem taşırken, bankanın 9-10 Aralık’ta yapacağı yılın son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesinde faiz indirimi beklentileri gücünü koruyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in gelecek hafta yüzde 88 ihtimalle politika faizini 25 baz puan indirmesi bekleniyor. Analistler, faiz indirim beklentilerinin gücünü korumasına karşın Fed üyeleri arasında faiz indirimlerinin nerede duracağı konusundaki görüş ayrılıklarının artabileceğini söyledi.

– Fed başkanlığı için “Hassett” ismi ön planda

Öte yandan, görev süresi gelecek yıl mayıs ayında dolacak Fed Başkanı Jerome Powell’ın yerine kimin geçeceği de merak konusu olmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump yeni Fed başkanını gelecek yılın başında açıklayacağını belirtti. Trump, ayrıca Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett’ten “potansiyel Fed başkanı” olarak bahsetti.

Göreve gelmesi halinde Hassett’in faiz indirimlerini önceleyen bir yaklaşım sergileyeceğine yönelik beklentiler para piyasalarında Fed’e ilişkin gevşeme öngörülerinin güçlenmesine katkı sağladı.

– Putin’den sert mesaj

Makroekonomik verilerin yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin gelişmeler de yakından takip ediliyor. Yaşanan son gelişmelere ilişkin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin sert bir çıkış yaptı.

Ukrayna’nın Karadeniz’de tanker saldırılarıyla korsanlık yaptığını belirten Putin, “Rusya, tankerlere yapılan saldırılara karşılık Ukrayna limanlarına ve bu limanlara giren gemilere yönelik saldırılarını genişletecek.” dedi.

NATO’nun Avrupa kısmının Rusya ile savaşa hazırlandığı yönündeki açıklamalar hakkında Putin, “Avrupa ile savaşa girme niyetimiz yok. Bunu yüzlerce kez söyledim. Ama Avrupa bizimle savaşmak isterse ve savaşmaya başlarsa biz hemen hazırız. Buna hiç kuşku yok.” ifadesini kullandı.

Bir yandan da müzakere süreci devam ederken, Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Rusya Devlet Başkanı Putin’in ABD Devlet Başkanı Donald Trump’ın temsilcileriyle yaptığı görüşmede, Ukrayna meselesinin çözümüne ilişkin alınan 4 belgenin müzakere edildiğini söyledi.

– Gümüşte yeni rekor

Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yeni işlem gününde yüzde 4,08’de bulunurken, dün yüzde 0,6 düşüşle 4 bin 210 dolarda günü tamamlayan altının onsu faiz indirimi beklentilerinin sürmesiyle şu sıralarda yüzde 0,3 artışla 4 bin 222 dolardan alıcı buluyor.

Gümüşün onsu da yüzde 0,4 artışla 58,95 dolara çıkarak rekor tazeledi. Dolar endeksi yüze 0,1 düşüşle 99,2 seviyesinde bulunurken, Brent petrolün varili ise yatay seyirle 62,3 dolarda seyrediyor.

Öte yandan kripto para piyasalarındaki toparlanma da, yatırımcıların yeniden görece riskli varlıklara yöneldiğini ortaya koydu. Hafta başında 83 bin 822 dolara kadar gerileyen Bitcoin, şu dakikalarda yüzde 0,7 artışla 93 bin 400 dolar seviyelerine yükseldi.

Bu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 0,25, Nasdaq endeksi yüzde 0,59 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,39 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.

– Avrupa borsaları karışık seyretti

Avrupa borsaları dün Putin’in açıklamalarıyla artan jeopolitik endişelerle karışık bir seyir izlerken, ABD’deki istihdam verilerine ek olarak, Avro Bölgesinde bugün açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisi ile PMI verileri yatırımcıların odağında bulunuyor.

Dün açıklanan verilere göre, Euro Bölgesi’nde ekimde yüzde 2,1 olan yıllık enflasyon, kasımda 2,2’ye yükseldi. Euro Bölgesi’nde işsizlik oranı ekim ayında yüzde 6,4 seviyesini korudu.

İngiltere Merkez Bankası (BoE), yapay zeka şirketlerinin yüksek değerlemeleri nedeniyle “keskin bir düzeltme” riski konusunda uyarıda bulundu. Almanya’da sanayiciler, ekonominin son 76 yılın en derin krizini yaşadığını belirterek sanayi üretiminin bu yıl yüzde 2 daralacağını öngördü.

Bu gelişmelerle, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,51 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,22 değer kazanırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,28 geriledi. İngiltere’de FTSE 100 endeksi ise yatay seyretti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı.

– Asya borsaları karışık seyrediyor

Asya tarafında ise karışık bir seyir öne çıkarken, Japonya ve Çin’de açıklanan PMI verileri dikkati çekti. Japonya’da hizmet sektörü PMI kasımda 53,2 olarak gerçekleşirken, önceki aya göre ılımlı da olsa artış gösterdi. Söz konusu veri ülkede harcamaların gücünü koruduğuna işaret ederken, enflasyonist baskıların devam edebileceği sinyalini verdi.

Çin’de ise hizmet sektörü PMI 52,1 ile beklentilere paralel gerçekleşti. Analistler, Çin’de hizmet sektörünün son 5 ayın en düşük büyümesini kaydettiğini belirterek, tüketici talebindeki zayıflığın ekonomik yavaşlamaya yönelik baskıları artırdığını söyledi.

Bu gelişmelerle, kapanışa doğru Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,6, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,2 yükselirken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,1 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 geriledi.

– Türkiye’de gözler enflasyon verilerinde

Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,06 değer kazanarak 11.123,47 puandan tamamladı.

Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı aralık vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yatay seyretti. Dolar/TL dün günü yatay seyirle 42,4450’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 42,4770’ten işlem görüyor.

Öte yandan Türkiye’de gözler enflasyon verilerine çevrildi. AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, kasımda Tüketici Fiyat Endeksi’nin aylık bazda yüzde 1,31 artacağını tahmin etti. Ekonomistlerin kasım ayı için enflasyon beklentileri yüzde 1 ile yüzde 1,65 aralığında yer aldı.

Ekonomistlerin kasım ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına göre (yüzde 1,31) bir önceki ay yüzde 32,87 olan yıllık enflasyonun kasımda yüzde 31,65’e ineceği öngörülüyor.

Bu arada, dün, Finansal İstikrar Komitesi dün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı. Finansal İstikrar Komitesi toplantısında serbest ve para piyasası fonlarında son dönemdeki gelişmeler ve bu enstrümanların finansal istikrara etkileriyle alınabilecek makro ihtiyati tedbirler değerlendirildi.

Analistler, bugün Türkiye’de enflasyon, dünya genelinde hizmet sektörü PMI verileri, Euro Bölgesi’nde ÜFE ve ABD’de ADP özel sektör istihdamı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.200 ve 11.300 puanın direnç, 11.000 ve 10.900 puanın ise destek konumunda olduğunu ifade etti.

Pentagon: Washington’da görev yapan tüm Ulusal Muhafızlar silahlandırıldı

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 26 Kasım’da Beyaz Saray yakınlarında iki Ulusal Muhafızın vurulmasının ardından başkent Washington’da görevli tüm Ulusal Muhafızların silahlandırıldığını açıkladı.

Bakanlık Sözcüsü Kingsley Wilson, düzenlediği basın toplantısında konuya ilişkin bilgi verdi.

Washington’da konuşlu tüm Ulusal Muhafızların silahlandırıldığını bildiren Wilson, çok sayıda Ulusal Muhafızın da polisle birlikte devriye gezdiğini açıkladı.

Wilson, 2 bin 200’den fazla Ulusal Muhafızın “Ortak Görev Gücü DC” kapsamında başkentte görev yaptığını, 500 ilave Ulusal Muhafızın da “yolda olduğunu” ifade etti.

Wilson ayrıca şehirlerin güvenliğini sağlama konusunda kararlı olduklarını vurguladı.

Başkent Washington’daki saldırı

Washington Polis Departmanı, 26 Kasım’da yerel saatle 14.15 sularında Beyaz Saray’a yakın bir bölgede görev yapan iki Ulusal Muhafızın vurulduğunu ve şüphelinin yakalandığını bildirmişti.

Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel, ellerindeki bulgulara göre tek kişi olan saldırganın gözaltına alındığını duyurmuştu.

ABD’nin Columbia Bölgesi Savcısı Jeanine Pirro, şüphelisinin 29 yaşındaki Afganistan uyruklu Rahmanullah Lakanwal, vurulan Ulusal Muhafız üyelerinin ise Sarah Beckstrom (20) ve Andrew Wolfe (24) olduğu bilgilerini paylaşmıştı.

Pirro, zanlı Lakanwal’ın, saldırıda hedef aldığı Ulusal Muhafızlardan Sarah Beckstrom’un hayatını kaybetmesi nedeniyle birinci derece cinayetle suçlanacağını belirtmişti.

Saldırganın CIA bağlantısı

Öte yandan, ABD basınında, Lakanwal’ın Afganistan’da ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ile 15 yaşında çalışmaya başladığı ve görev yaptığı birliğin yol açtığı kayıplar nedeniyle “rahatsız olduğu” öne sürülmüştü.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de Dominik Cumhuriyeti gezisinde yaptığı basın açıklamasında, saldırının ardından başkentteki Ulusal Muhafızların sayısını artıracağını ve Başkan Donald Trump’ın talimatıyla 500 yeni askerin Washington’a sevk edileceğini açıklamıştı.

Bugün Hava Nasıl Olacak?

Meteoroloji, hafta ortasından sonra hava sıcaklığının 4 derece kadar düşeceğini, cuma günü yağış ve kuvvetli rüzgar beklendiğini duyurdu.

En yüksek hava sıcaklığı periyodun ilk yarısı iç kesimlerde ve sahillerde 21 – 24, ikinci yarısı ise iç kesimlerde ve sahillerde 17 – 20 dolaylarında seyredecek.

Meteoroloji Dairesi’nin 2 – 8 Aralık tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, bölge periyodun ilk günleri yüksek basınç sistemiyle serin ve nemli, diğer günlerde ise alçak basınç sistemiyle üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Cuma günü hafif yağmur, akşam saatlerinden itibaren sağanak veya gök gürültülü sağanak beklenirken, hafta başına kadar hava genellikle parçalı çok bulutlu geçecek.

Rüzgar, genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta, zaman zaman kuvvetli, cuma günü ise güney ve doğu yönlerden kuvvetli yer yer fırtınamsı esecek.

3 Aralık 2025 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 42,46 TL, Euro 49,49 TL, İngiliz Sterlini ise 56,26 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.07 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,46 TL, satış fiyatı 42,47 TL.

Euro’nun alış fiyatı 49,47 TL, satış fiyatı 49,50 TL, İngiliz Sterlini ise 56,24 TL’den alınıp 56,27 TL’den satılıyor.

Suriye’de Hecri yanlılarının Dürzi Şeyh Mahir Felhut’u öldürdüğü belirtildi

Suriye’nin Suveyda ilinde, Dürzilerin bir kısmının lideri olan Hikmet el-Hecri’ye bağlı “çeteler” tarafından Dürzi Şeyh Mahir Felhut’un öldürüldüğü bildirildi.

Suriye devlet televizyonu El-İhbariye’nin, yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde, Felhut’un, Hecri’nin çetelerine bağlı sözde Ulusal Muhafızlar tarafından Suveyda’da alıkonulduktan iki gün sonra öldürüldüğü ifade edildi.

Haberde, olayın Suveyda ilindeki Dürzi toplumunun ileri gelenlerinden Şeyh Raid el-Metni’nin kentteki “sözde Ulusal Muhafız çeteleri” tarafından işkence altında öldürülmesinden sonra meydana geldiği kaydedildi.

Suveyda ilindeki Onurlu Adamlar Topluluğu (Tecemmuu Rical el-Kerame) liderlerinden Leys el-Belus da El-İhbariyye’ye yaptığı açıklamada, Hecri’ye bağlı güçlerin devrik lider Beşar Esed rejiminin adamlarıyla işbirliği yaptığını söyledi.

Belus, “Şeyh Raid el-Metni’nin öldürülme şekli çok iğrenç ve toplumumuza sonradan girmiş bir davranıştır.” dedi.

Dönüşü olmayan yol

Şu anda Suveyda’da sözde Ulusal Muhafız’ların elinde bulunan kişilerle ilgili endişelerinin olduğunu kaydeden Belus, Hikmet el-Hecri liderliğindeki sözde Ulusal Muhafız’ların geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini, eylemlerinin il halkı tarafından reddedildiğini ve kınandığını dile getirdi.

Belus, sözde Ulusal Muhafız’ların Suveyda ilinde Esed rejiminin adamlarıyla işbirliği yaptığını, Hikmet el-Hecri’nin de mevcut Suriye devletiyle iletişim kuran herkesi ihanetle suçladığını aktardı.

İldeki dini otoritelerle ilgili olarak ise Belus, dini otoritelerin devlete desteklerini teyit ettiğini, Hecri’nin ise Suveyda’daki olayları bu otoriteleri vatana ihanetle suçlamak için kullandığını söyledi.

Suveyda’da yaşanan gerginliğin, devrik rejimin kalıntılarının eyaletteki tasallutunun bir sonucu olduğunu vurgulayan Belus, Suveyda’da Esad rejimi kalıntılarından olan ve il adına konuşan nüfuz sahibi şahsiyetlerin varlığı konusunda uyardı.

Hecri’yi, “Suveyda’ya tasallut eden şahsiyetlerin en üst düzey lideri” olarak tanımlayan Belus, ili kendi kontrolleri altında tutan şahsiyetlerin çöküşünün artık kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Son iki gündür sosyal medya platformlarında, Hecri güçleri tarafından alıkonulan Metni’nin işkenceye uğradığını gösteren videolar dolaşıyor.

“Onurlu Adamlar Topluluğu”, 2013 yılında Suveyda’da, Leys’in babası Vahid el-Belus liderliğinde kurulan silahlı bir harekettir. Topluluk, Esed rejiminin Suriyelilere karşı yürüttüğü savaşta Dürzi gençlerinin silah altına alınmasını engellemek ve mezhebin tarafsızlığını korumak amacıyla kurulmuştur.

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın dünkü haberinde, İsrail’in desteklediği Hikmet el-Hecri liderliğindeki silahlı Dürzi gruplar tarafından iki gün önce evinden kaçırılarak işkence edilen Suveyda ilindeki Dürzi toplumunun ileri gelenlerinden Şeyh Raid el-Metni’nin hayatını kaybettiği belirtilmişti.

Suveyda ilindeki silahlı gruplar, zaman zaman Suriye güvenlik güçlerine de saldırılar düzenliyor.

Suveyda’da son durum

Suriye’nin güneyindeki Suveyda ilinde 13 Temmuz’da Bedevi Arap aşiretleri ile Dürzi silahlı gruplar arasında çatışmalar yaşandı.

Bölgeye sevk edilen Suriye güvenlik güçlerine Dürzi grupların saldırılarında onlarca asker öldü.

Güvenlik güçleri ile yerel silahlı Dürzi gruplar arasındaki çatışmaların büyümesinin ardından taraflar arasında ateşkes sağlandı.

Ateşkes kısa sürede bozulurken Dürzileri koruma bahanesiyle İsrail ordusu, Suriye güvenlik güçlerini hedef alan saldırılar düzenledi.

İsrail hava kuvvetleri, 16 Temmuz’da Suriye Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi, Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığını vurdu.

Suveyda’da aynı gün hükümet ile yerel gruplar arasında ateşkes yeniden sağlanırken, İsrail savaş uçakları Şam ve Dera’ya saldırılar gerçekleştirdi.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack 16 Eylül’de başkent Şam’daki Tişrin Sarayı’nda bir araya gelmiş, Suveyda’daki olaylar için ortak yol haritasında anlaşıldığı duyurulmuştu.

Yol haritasında, “sivillere ve mallarına zarar verenlerin uluslararası sistemle tam koordinasyon içinde soruşturulup hesap vermesinin sağlanacağı, Suveyda’ya insani ve tıbbi yardımların kesintisiz ulaştırılacağı, zarar görenlere tazminat ödeneceği, köy ve kasabaların onarılacağı ve göç edenlerin dönüşünün kolaylaştırılacağı” ifade edilmişti.

ABD, “yüksek riskli 19 ülke” vatandaşlarının iltica başvurularını askıya aldı

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, “yüksek riskli ülke” sınıfında yer alan 19 ülkenin vatandaşları tarafından yapılan bütün iltica başvurularını ve göçmenlik yardım taleplerini durdurdu.

ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri’nin (USCIS) internet sitesinden söz konusu gelişme hakkında bilgi notu yayımlandı.

Yönerge kapsamında kurum personeline, “kapsamlı bir inceleme yapılana kadar yabancının uyruğu ne olursa olsun, tüm I-589 Formlarını (İltica ve Sınır Dışı Edilmeme Başvurusu)” ve yardım taleplerini askıya almaları” talimatı verildi.

Trump’ın 5 Haziran’da imzaladığı başkanlık kararnamesi kapsamında Afganistan, Myanmar, Çad, Kongo Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi, Eritre, Haiti, İran, Libya, Somali, Sudan ve Yemen vatandaşlarının ABD’ye seyahati yasaklanmıştı.

Trump ayrıca, Burundi, Küba, Laos, Sierra Leone, Togo, Türkmenistan ve Venezuela vatandaşlarına da seyahat kısıtlamaları getirmişti.

Bu ülkeler, bilgi notunda tanımlanan “yüksek riskli 19 ülke” sınıfında yer alıyor.

Başkent Washington’daki saldırı

Washington Polis Departmanı, 26 Kasım’da yerel saatle 14.15 sularında Beyaz Saray’a yakın bir bölgede görev yapan iki Ulusal Muhafızın vurulduğunu ve şüphelinin yakalandığını bildirmişti.

Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel, ellerindeki bulgulara göre tek kişi olan saldırganın gözaltına alındığını bildirmişti.

ABD’nin Columbia Bölgesi Savcısı Jeanine Pirro, şüphelisinin 29 yaşındaki Afganistan uyruklu Rahmanullah Lakanwal olduğu ve vurulan Ulusal Muhafız üyelerinin ise Sarah Beckstrom (20) ve Andrew Wolfe (24) olduğu bilgilerini paylaşmıştı.

Pirro, zanlı Lakanwal’ın, saldırıda hedef aldığı Ulusal Muhafızlardan Sarah Beckstrom’un hayatını kaybetmesi nedeniyle birinci derece cinayetle suçlanacağını belirtmişti.

Saldırganın CIA bağlantısı

Öte yandan, ABD basınında, Lakanwal’ın Afganistan’da ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ile 15 yaşında çalışmaya başladığı ve görev yaptığı birliğin yol açtığı kayıplar nedeniyle “rahatsız olduğu” öne sürülmüştü.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de Dominik Cumhuriyeti gezisinde yaptığı basın açıklamasında, saldırının ardından başkentteki Ulusal Muhafızların sayısını artıracağını ve Başkan Donald Trump’ın talimatıyla 500 yeni askerin Washington’a sevk edileceğini açıklamıştı.

Suriye: Golan Suriye toprağıdır ve onu İsrail’den geri alma hakkına sahibiz

Suriye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi İbrahim Ulabi, işgal altındaki Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğunu belirterek, ülkesinin buranın tamamını İsrail’den geri alma hakkı olduğunu vurguladı.

Suriye devlet televizyonu El-İhbariye’nin haberine göre Ulabi, her iki tarafın güvenlik endişelerini gidermek amacıyla Suriye’nin İsrail ile görüşmelerinin ABD Başkanı Donald Trump’ın gözetiminde yapıldığını söyledi.

İsrail ile yapılan bu görüşmelerde işgal altındaki Golan Tepeleri’nin geleceğinin hiçbir şekilde ele alınmadığını vurgulayan Ulabi, Suriye’nin, barışçıl ve diplomatik yolları önceliklerinin en başına koyduğuna dikkati çekti.

Ulabi, işgal altındaki Golan’ın Suriye toprağı olduğunu ve ülkesinin onun tamamını İsrail’den geri alma hakkı olduğunu belirtti.

Golan Tepeleri ve işgal sorunu

İsrail, Filistinliler tarafından “Nekse” (Toprak Kaybetme Günü) olarak adlandırılan 1967’deki 6 Gün Savaşı’nda Golan Tepeleri, Batı Şeria, Doğu Kudüs, Gazze ve Mısır’ın Sina Yarımadası ile o dönemde Mısır’ın kontrolünde bulunan Tiran ve Sanafir adalarını işgal etmişti.

Golan Tepeleri, Suriye’nin 14 ilinden biri olan Şam’a 60 kilometre uzaklıkta bulunan Kuneytra’da yer alıyor. Kuneytra, İsrail’in 1973 Arap-İsrail Savaşı’nda tamamen yıktığı il merkezi ile Fik kentinden oluşuyor.

Suriye, 1973’te Mısır ve diğer bazı Arap ülkelerinin de katılımıyla 1967’de işgal edilen Arap topraklarını geri almak için askeri harekat başlatmıştı. “Ekim Savaşı” olarak da bilinen girişim başarısız olmuştu.

İsrail ve Suriye, 1974’te Golan Tepeleri’ndeki kuvvetlerini geri çekerek askeri çatışmayı sonlandırmaya razı oldu. Aynı yıl barış gücü askerleri bölgeye konuşlandırıldı.

İsrail, Golan Tepeleri’ni tek taraflı olarak ilhak ettiğini açıkladı ancak uluslararası toplum bu kararı bugüne kadar tanımadı.

İsrail ordusu kasım ayında Batı Şeria’da 2 bin 144 saldırı düzenledi

İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, kasım ayında işgal altındaki Batı Şeria’da 2 bin 144 saldırı düzenlediği bildirildi.

Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi, İsrail’in ihlalleri ve sömürgeci yayılma uygulamalarına ilişkin kasım ayı raporunu yayınladı.

Konseyin raporunda, Batı Şeria’da kasım ayında İsrail ordusunun 1523, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ise 621 saldırı düzenlediği belirtilerek, söz konusu saldırıların “terör devleti” İsrail’in Filistin halkına, topraklarına ve mülklerine karşı sürdürdüğü terör eylemlerinin bir devamı olduğu vurgulandı.

Saldırıların özellikle Ramallah, El Halil, Beytüllahim ve Nablus vilayetlerinde yoğunlaştığı ifade edilen raporda, Ramallah’ta 360, El Halil’de 348, Beytüllahim’de 342 ve Nablus’ta da 334 saldırı düzenlendiği kaydedildi.

Raporda, bu saldırıların doğrudan fiziksel saldırı, ağaçların kökünden sökülmesi, tarlaların yakılması, zeytin toplayanların tarlalarına ulaşmasının engellenmesi, mallara el konulması, evlerin ve tarım tesislerinin yıkılmasını içerdiği aktarıldı.

Bu artan ihlallerin, yaşananların münferit olaylar olmadığını, aksine toprakları sakinlerinden arındırmayı ve kapsamlı bir ırkçı sömürge sistemini dayatmayı amaçlayan sistematik ve örgütlü bir yaklaşım olduğunu teyit ettiği dile getirilen raporda, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, İsrail ordusunun desteğiyle düzenlediği saldırılarda 466’sı zeytin ağacı olmak üzere 1986 ağacın kökünden sökülerek yok edildiği belirtildi.

Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, 19 yeni yerleşim birimi kurmaya çalıştığı belirtilen raporda, bunun ancak “işgalci” İsrail devletinin siyasi düzeyinden gelen açık talimatlarla yapılabileceği, sahada emrivakiyi dayatmak ve Filistin coğrafyasını daha da parçalamak amacıyla yapılabileceğine işaret edildi.

Konseyin raporunda, İsrail’in, “devlet topraklarının sınırlarının değiştirilmesi, kamulaştırılması ve haciz kararları” yoluyla Filistinlilerin 2 bin 800 dönümlük arazisine el koyduğu kaydedildi.

Raporda, İsrail’in Filistinlilerin inşaat faaliyetlerine yönelik devam eden engellemeleri ve Filistin köy ve kasabalarının doğal gelişimine yönelik kısıtlamaları çerçevesinde 76 yapıyı etkileyen 46 yıkımın belgelendiği ve diğer yapılar için 51 yıkım bildirimi yapıldığı aktarıldı.

Öte yandan raporda, İsrail planlama yetkililerinin, kasım ayında 23 yapısal planı incelediği ve bunlardan 19’unun Batı Şeria’daki yerleşimler, 4’ünün ise Kudüs’teki İsrail belediyesinin sınırları içindeki yerleşimleri içerdiği belirtildi.

ÜSTEL : 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ NEDENİYLE MESAJ YAYIMLADI

Başbakan Ünal Üstel, “ 3 Aralık Dünya Engelliler Günü” nedeniyle mesaj yayımladı.

Başbakan Ünal Üstel’in mesajı şöyle;

“3 Aralık Dünya Engelliler Günü, toplumun tüm kesimlerini kapsayan, insan onuruna yaraşır bir yaşamın tesisi için önemli bir hatırlatıcı ve yol gösterici gündür.

Bu anlamlı gün vesilesiyle en büyük hedefimizin, engelli kardeşlerimizin hayatını kolaylaştıracak adımların daha güçlü bir kararlılıkla atılması ve onların geleceğe umutla bakmasına katkı sağlayacak toplumsal bilincin büyütülmesi olduğunu vurgulamak istiyorum.

Ülkemizde 6 binin üzerinde özel gereksinimli birey yaşamaktadır. Bu bireylerin hayat standartlarının yükseltilmesi, hizmetlere erişimin kolaylaştırılması ve topluma tam katılımlarının sağlanması hükümetimizin temel öncelikleri arasındadır.

Çünkü bir gerçeği unutmuyoruz: Her engel birlikte aşılır, her birey toplumun tam ve eşit bir parçasıdır.

Özel gereksinimli vatandaşlarımızın karşılaştıkları güçlükler; ailelerini, yakın çevrelerini ve bütün toplumu etkileyen ortak bir sorumluluktur.

Bu anlayışla hükümet olarak sosyal destekleri güçlendiriyor; erişilebilirlik, bakım hizmetleri, eğitim ve istihdam alanlarında engelleri ortadan kaldıracak adımları kararlılıkla atıyoruz.

Engelli vatandaşlarımızın sosyal yardım ve maaşlarına yönelik destekler bu dönemde kademeli olarak artırılmıştır.

Bunun yanında sosyal hizmet altyapısının güçlendirilmesi, yaşam kalitesinin yükseltilmesi, kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve hak temelli politikaların yaygınlaştırılması doğrultusundaki çalışmalarımız da devam etmektedir.

Hükümetimiz döneminde, uzun yıllar sonra gerçekleştirilen engelli istihdamları bu kararlılığımızın somut göstergelerindendir.

Devletimizin tüm kurumları, yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlar ve özel sektör ile birlikte ortaya koyduğumuz ortak irade nettir:

“Engelleri değil, imkanları büyüteceğiz ve hiç kimseyi geride bırakmayacağız.”

Bu duygu ve düşüncelerle 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde tüm özel gereksinimli kardeşlerimize sağlık, huzur ve güven dolu bir yaşam diliyor; toplumumuzdaki dayanışma kültürünün daha da güçlenmesini temenni ediyorum.

Engelsiz bir gelecek için kararlıyız ve geleceğe doğru tüm adımları birlikte atmaya devam ediyoruz.”

Ünal Üstel: Vatandaşın Talebi Artık Doğrudan Başbakanlıkta İzlenecek

Başbakan Ünal Üstel, kamu hizmetlerinde hız, erişilebilirlik ve etkinliği artırmayı hedefleyen yeni bir yapılanmanın hayata geçirileceğini duyurdu.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması;

“Değerli kardeşlerim; Devletimizin vatandaşına daha hızlı, daha etkin ve daha erişilebilir hizmet sunmasını sağlayacak önemli bir adımı bugün atıyoruz. Bakanlar Kurulu’nda yaptığımız değerlendirme sonucunda, vatandaşlarımızdan gelen talep, öneri ve şikayetlerin Başbakanlık tarafından doğrudan takip edileceği yeni bir merkezin kurulması için gerekli çalışmaları başlattık. Bu kapsamda adı “Başbakanlık İletişim ve Hizmet Takip Merkezi” olan ve kısaca BİMER olarak anılacak merkezi çok kısa sürede hayata geçiriyoruz. Amacımız son derece nettir: Her vatandaşımızın istek ve talepleri alınsın, iletilen her başvuru ivedilikle ilgili kurumlara yönlendirilsin ve sürecin tamamı bu merkez tarafından adım adım izlenerek sonuçlandırılsın. Kuracağımız bu merkez; • Tüm başvuruları tek bir noktada toplayacak, • İlgili kurumlarla anında iletişime geçecek, • Her dosyanın ilerleyişini düzenli şekilde takip edecek ve sonuç alınana kadar vatandaşımıza karşı sorumluluğunu sürdürecektir. Hedefimiz; kamu hizmetlerinde kaliteyi yükseltmek, vatandaş memnuniyetini odağa alan bir yönetim anlayışını daha da güçlendirmek ve devlet–vatandaş ilişkisini modern standartlara taşımaktır. Başbakanlığa bağlı Başbakanlık İletişim ve Hizmet Takip Merkezi (BİMER), bu vizyonun somut adımlarından biri olarak çok yakında hizmete girecektir.”

BEROVA: BİRLİK OLURSAK ENGEL YOKTUR

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, ‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ dolayısıyla yayımladığı mesajında, engeli ya da özel gereksinimi bulunan tüm bireylerin yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve toplumsal hayata katılımlarının güçlendirilmesinin ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.

Bakan Berova mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Engeli veya özel gereksinimi bulunan vatandaşlarımızın haklarının korunması, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve topluma tam katılımlarının sağlanması hepimizin ortak görevidir.

Unutmamalıyız ki her sağlıklı birey, hayatın herhangi bir anında bir engelli adayıdır. Bu bilinçle hareket etmek; engelli vatandaşlarımızın sosyal yaşamda aktif bir şekilde yer almaları, erişilebilirliğin her alanda güvence altına alınması için duyarlılık göstermek büyük önem taşımaktadır.

Onların ihtiyaçlarını doğru tespit etmek, seslerine kulak vermek, karşılaştıkları sorunlara kalıcı çözümler üretmek ve her koşulda sevgi, saygı ve hoşgörüyle yaklaşmak toplumsal gelişmişliğimizin temel göstergelerindendir. Çünkü biliriz ki “Birlik olursak engel yoktur.”

Bu duygu ve düşüncelerle, tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine en içten sevgi ve saygılarımı sunuyor, her zaman yanlarında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum.”

Meclis Genel Kurulu’ndaki bütçe maratonu pazartesi günü başlayacak

2026 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı, 8 Aralık Pazartesi günü Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanacak. 10 gün sürecek görüşmeler 19 Aralık Cuma günü tamamlanacak.

Toplam 190 milyar 634 milyon 850 bin TL’lik 2026 Mali Yılı Genel Bütçe Yasa Tasarısı Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde oy çokluğuyla onaylanarak, Genel Kurula sevk edilmişti.

-Program

Genel Kurul’daki görüşmelerin ilk gününde Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay tasarıya ilişkin raporu okuyacak. Ardından tasarının bütünü üzerindeki görüşmelere Maliye Bakanı Özdemir Berova’nın sunuş konuşmasıyla başlanacak ve genel görüşme yapılacak. Ayrıca 801 milyon 982 bin TL’lik Cumhurbaşkanlığı bütçesi de ele alınacak.

9 Aralık Salı günü 843 milyon 504 bin TL’lik Cumhuriyet Meclisi, 6 milyar 185 milyon 593 bin TL’lik Başbakanlık ve Başbakanlığa bağlı 2 milyar 136 milyon 665 bin TL’lik Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK), 741 milyon 694 bin TL’lik Kıbrıs Vakıflar İdaresi, 730 milyon 881 bin TL’lik Din İşleri Dairesi, 26 milyon 354 bin TL’lik Yayın Yüksek Kurulu (YYK), 15 milyon 62 bin TL’lik Kişisel Verileri Koruma Kurulu bütçeleri görüşülecek.

10 Aralık Çarşamba günü 2 milyar 725 milyon 229 bin TL’lik Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı ile 4 milyar 586 milyon 923 bin TL’lik Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı 426 milyon 195 bin TL’lik Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) bütçeleri ele alınacak.

11 Aralık Perşembe günü 43 milyon 171 bin TL’lik Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman), 1 milyar 285 milyon 717 bin TL’lik Mahkemeler ve 18 milyar 407 milyon 131 bin TL’lik Sağlık Bakanlığı bütçeleri görüşülecek.

12 Aralık Cuma günü 9 milyar TL’lik Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK), 8 milyar 452 milyon 706 bin TL’lik Polis Genel Müdürlüğü, 1 milyar TL’lik Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ve 19 milyar 965 milyon 957 bin TL’lik İçişleri Bakanlığı bütçeleri ele alınacak.

15 Aralık Pazartesi günü 421 milyon 451 bin TL’lik Hukuk Dairesi (Başsavcılık), 127 milyon 72 bin TL’lik Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı ile 19 milyar 523 milyon 986 bin TL’lik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçeleri görüşülecek.

16 Aralık Salı günü 1 milyar 663 milyon 958 bin TL’lik Dışişleri Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı 213 milyon 522 bin TL’lik Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) ile 581 milyon 609 bin TL’lik Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ile bakanlığa bağlı 273 milyon 776 bin TL’lik Serbest Liman ve Bölge Müdürlüğü ve 26 milyon 343 bin TL’lik Rekabet Kurulu bütçeleri ele alınacak.

17 Aralık Çarşamba günü 184 milyon 653 bin TL’lik Sayıştay Başkanlığı, 23 milyar 231 milyon 841 bin TL’lik Milli Eğitim Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı 91 milyon 116 bin TL’lik Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA), 2 milyar 405 milyon 878 bin TL’lik Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) ve 8 milyar 674 milyon 946 bin TL’lik Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) bütçeleri görüşülecek.

18 Aralık Perşembe günü 7 milyar 11 milyon 973 bin TL’lik Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı 284 milyon 500 bin TL’lik Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK), 980 milyon TL’lik Genel Tarım Sigortası Fonu ve 2 milyar 910 milyon TL’lik Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK) bütçeleri ele alınacak.

19 Aralık Cuma günü 64 milyar 590 milyon 394 bin TL’lik Maliye Bakanlığı, 9 milyon 461 bin TL’lik Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK), 980 milyon TL’lik Faiz Farkı Fonu ve Gelirler bütçeleri görüşülerek, tasarının madde madde görüşülmesi tamamlanacak ve bütünü oylanacak.

Ertuğruloğlu’ndan sert çıkış: Rum’un uzlaşmazlığını kanıtlamak zaman kaybı

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rum tarafının uzlaşmaz tutumunun bilinen bir gerçek olduğunu belirterek “Bunu yeniden kanıtlamaya çalışmak boşuna zaman kaybıdır” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, sosyal medya hesabında yaptığı açıklama ile Kıbrıs müzakerelerine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Ertuğruloğlu, Rum tarafının yıllardır ortaya koyduğu uzlaşmaz tavrın sebebinin uluslararası alandaki konumu olduğunu ifade ederek, bu durumun BM Güvenlik Konseyi ve Avrupa Birliği tarafından beslendiğini söyledi.

Ertuğruloğlu paylaşımında, Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanındığı için uzlaşmaya yanaşmadığını vurguladı ve şu soruyu yöneltti:

“Rum’u bu şekilde şımartanlar kim? Rum’u uzlaşmaz yapanlar kim? BM Güvenlik Konseyi ve Avrupa Birliği.”

Bu uluslararası aktörlerin Rum tarafının tutumunu zaten bildiğini belirten Bakan, “Rum’un uzlaşmaz olduğunu bunlara mı kanıtlayacağız? Bilgileri yok mu yani, yoksa bile bile mi yapıyorlar?” ifadelerini kullandı.

Ertuğruloğlu, mevcut çabaların “boşuna zaman harcamak” olduğunu savunarak süreçte bazı kişilerin kişisel tatmin peşinde olduğunu iddia etti. “Birilerinin kompleksi tatmin olacak diye… Değer mi? ASLA” sözleriyle mesajını tamamladı.

Lefkoşa–Teknecik hattı silikon izolatörlerle yenilendi

KIB-TEK, yüksek gerilim hattındaki cam izolatörleri silikon izolatörlerle değiştirerek Lefkoşa–Teknecik ana hattındaki dönüşümü tamamladı. Kurum, ada genelindeki diğer hatlarda da aynı modernizasyonu hayata geçirmeyi planlıyor.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK), yüksek gerilim elektrik iletim hatlarında yıllardır arızalara neden olan cam izolatörlerin yerine silikon izolatörlerin montajına yönelik başlattığı kapsamlı dönüşüm çalışmasını Lefkoşa–Teknecik ana hattında tamamladı. Ekipler, silikon izolatör değişim çalışmalarını planlandığı şekilde tamamlayarak hattı yeniden devreye aldı.

ADA GENELİNDE DÖNÜŞÜM BAŞLIYOR: SIRADA LEFKOŞA-GÜNEŞKÖY VE GEÇİTKALE-YENİBOĞAZİÇİ-KALECİK ANA HATLARI VAR

KIB-TEK, Lefkoşa–Teknecik ana hattının tamamlanmasının ardından aynı dönüşümün ada genelindeki diğer tüm ana iletim hatlarında da gerçekleştirileceğini duyurdu.

KIB-TEK, dönüşüm programı kapsamında Lefkoşa – Güneşköy Hattı ve Geçitkale – Yeniboğaziçi– Kalecik Hattında silikon izolatör değişimi için proje aşamasında olunduğunu ve yakın zamanda ihaleye çıkılacağını duyurdu.

Kurum, mevcut cam izolatörlerin yıllardır çeşitli arızalara yol açtığını, bu nedenle silikon izolatör kullanımına geçişin hayati önem taşıdığını belirtti.

Yaklaşık iki yıldır yeni kurulan hatlarda silikon izolatörlere geçilmiş, mevcut hatların tümüne yayılması için ise son bir yıldır hazırlık yapılıyordu.

KIB-TEK YÖNETİM KURULU BAŞKANI GÜRSEL UZUN: BU MODERNİZASYON, SADECE BUGÜNÜN DEĞİL, ÖNÜMÜZDEKİ 20 YILIN ENERJİ ALTYAPISINI GÜÇLENDİRECEK BİR ADIMDIR

KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, silikon izolatör dönüşümünün uzun yıllardır planlanan bir altyapı reformu olduğunu belirterek, projenin stratejik önemine dikkat çekti.

Uzun, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“KIB-TEK’in hedefi, sadece arızaları gidermek değil, arızaları doğduğu noktada önlemektir. Silikon izolatörler, hem dayanım gücü hem de bakım maliyetlerinin düşürülmesi açısından kurumumuza büyük avantaj sağlayacaktır. Bu projeyi, enerji sektörünün geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz.”

Uzun, ihale aşamasındaki hatlara da vurgu yaparak şöyle konuştu:

“Lefkoşa–Güneşköy, Geçitkale–Yeniboğaziçi–Kalecik ana hatlarının dönüşümüyle ilgili süreç devam ediyor. Bu projeler tamamlandığında, Kıbrıs Türk halkının enerji arzındaki istikrar ve kalite gözle görülür şekilde artacaktır.”

KIB-TEK’in tüm çalışmalarını planlı, şeffaf ve mühendislik esaslarına uygun şekilde yürüttüğünü belirten Uzun, sözlerini şu şekilde noktaladı:

“Kurum olarak enerjinin sürekliliğini sağlamak, vatandaşın kesintisiz hizmet almasını temin etmek ve KKTC’nin enerji altyapısını geleceğe hazırlamak bizim temel sorumluluğumuzdur.”

 

Öztürkler, Trabzon’da…

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, aldığı davet üzerine konferans vermek ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Trabzon’a gitti.
Başkan Öztürkler’i Trabzon Havalimanına varışında Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, İl Garnizon Komutanı Tuğg. Burak Yılımız, İl Jandarma Komutanı Tuğ. Bahattin Murat Yakın, İl Emniyet Müdürü AliLoğoğlu ve KKTC Trabzon Başkonsolosu Fatma Demirelve diğer yetkililer karşıladı.
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde de “Geçmişten geleceğe Kıbrıs sorunu ve milli davamız” başlığı altında konferans verecek olan Öztürkler’in Perşembe günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dönmesi bekleniyor.
Başkan Öztürkler heyetinde Cumhuriyet Meclisi İdari Amiri Milletvekili Yasemi Öztürk ve Başkanlık Divanı üyesi Milletvekili Hasan Küçük ile Meclis Genel Sekreteri Seral Fırat bulunuyor .

NAZIM ÇAVUŞOĞLU, NAMIK KEMAL LİSESİ VE İSTANBUL VEFA LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİ KABUL ETTİ

Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı arasında uygulanan kardeş okul projesi kapsamında KKTC’ye gelen İstanbul Vefa Lisesi öğrencileri, kardeş okulları Namık Kemal Lisesi ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı’nı ziyaret etti.

Kabulde Genel Ortaöğretim Dairesi Müdürü Yusuf İnanıroğlu da hazır bulundu.

Bakan Hasipoğlu: Engellilerimizin Yanındayız, Fırsat Eşitliği Önceliğimizdir

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Çavuşoğlu kabulde yaptığı konuşmada, kardeş okul projesinin önemine değinerek, kardeşlik bağlarının güçlenmesi ve birlik duygusunun pekişmesi adına iki ülke arasındaki ilişkilerin genç yaşlardan itibaren gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Bu nedenle projeyi değerli bulduklarını belirten Bakan Çavuşoğlu, “Kardeşlik bağlarımızın güçlenmesini önemsiyoruz. Bu buluşmaların sadece görsel değil, içerik açısından da dolu dolu gerçekleşmesini arzu ediyoruz. Karşılıklı ziyaretlerin yalnızca okul çatısı altında değil, sosyal hayatınızda da devam etmesini istiyoruz.” dedi.

Çocukların kaynaşması adına bu türden kardeş okul projelerini Bakanlık olarak desteklediklerinin altını çizen Bakan Çavuşoğlu, “Bu toprakları vatan yaparken büyük bedeller ödedik. ‘KKTC’ ve ‘TC’ isimleri sizi ayrılıkçı düşüncelere götürmesin; biz bir bütünüz, biriz ve birlikte güçlüyüz. Atatürk’ün gösterdiği yolda milletimizin dünyadaki yerini daha ileriye taşımaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, öğrencilerin farklı kültürleri tanıyıp paylaşmasının önemli bir zenginlik olduğunu belirterek “Her coğrafyanın kendi kültürü, geleneği ve dokusu var. Bunları buluşturmak bizim için büyük bir mutluluk.” diye konuştu.

 

OĞUZHAN HASİPOĞLU ‘’3 ARALIK ULUSLARARASI ENGELLİLER GÜNÜ” DOLAYISIYLA MESAJ YAYINLADI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, ‘’3 Aralık Uluslararası Engelliler Günü” dolayısıyla mesaj yayınladı. Bakan Hasipoğlu, mesajında şu ifadeleri kullandı:
‘’Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Engelliler Günü olarak kabul edilen 3 Aralık tarihi, engelli bireylere yönelik toplumsal bilinç ve farkındalığı artırması açısından anlamlı bir gündür. Engellilerin yaşadığı sorunlar; yalnızca engellileri ve ailelerini değil, toplumun tüm kesimlerini yakından ilgilendiren, teşhisten iyileştirmeye, özel eğitimden rehabilitasyona, istihdamdan sosyal hizmetlere kadar kapsamlı bir anlayışla ele alınması gereken toplumsal sorunlardır.
Bu nedenle engelli vatandaşlarımızın hakları, korunarak, toplumsal yaşamdan kopmadan, dışlanmadan, herhangi bir ayrımcılığa maruz bırakılmadan sürdürülebilir şekilde yaşamalarını sağlamak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak en öncelikli görevimizdir.
Bakanlığımız, engelli bireylerin yaşadığı sıkıntıları takip ve koordine etmekle sorumludur. Bir yandan Sosyal Hizmetler Dairesi aracılığıyla sosyal gereksinimlerini karşılamak için çalışırken; diğer yandan Çalışma Dairesi vasıtasıyla istihdamlarının desteklenmesi ve onlara uygun çalışma koşullarının yaratılması için özveriyle faaliyet göstermektedir.
Engellilerimize sunulan hizmetleri özetlemek gerekirse;
Girne, Mağusa ve Güzelyurt’ta hizmet veren üç adet 18 yaş üstü engelli rehabilitasyon merkezinden 99 özel gereksinimli gencimiz faydalanmaktadır. Bu merkezlerde gençlerimize temel yaşam becerileri kazandırılarak rehabilitasyon hizmeti sunulmaktadır.
Demirhan Engelsiz Yaşam Evi, engellilerin güvenle yaşayabileceği, sosyal uyum ve iş becerilerini geliştirebileceği bir ortam sağlamak amacıyla inşa edilmiş olup, 25 Eylül 2024’te hizmete açılmıştır. 28 kişi kapasiteli yatılı bölümün bina altyapısı ve iç donanımı tamamlanmış, hizmetin başlatılması için çalışmalar sürmektedir. Yatılı bölümde 14 kadın ve 14 erkek için düzenlemeler yapılmıştır.
Yeni Erenköy 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi, Karpaz bölgesindeki engelli gençlerimize hizmet vermek amacıyla amacıyla 2026 yılında faaliyete başlayacaktır. Bu merkez, rehabilitasyon ve gündüzlü/yatılı bakım hizmeti sunacaktır.
Çağlayan Çocuk Yuvası’nın yeni binaya taşınmasıyla boşalan bina, 2026 yılında Otizm Merkezi olarak özel gereksinimli bireylere kazandırılacaktır.
Çalışma Dairesi Özel İstihdam Şubesi’ne kayıtlı 5,798 engelli vatandaşımız nakdi yardım almakta, ekonomik yönden desteklenmektedir.
Hükümetimizin sosyal politikaları çerçevesinde, 2025 yılı itibariyle kamuda 40 engelli istihdam edilmiş, 57 engelli vatandaşımız ise özel sektörde istihdam edilerek %30 engelli yardımı almaya devam etmektedir.
Kamuda çalışan engelli vatandaşlarımızın karşılaştığı yasal sıkıntıların çözümü için, Engellileri İstihdam İşyeri Koşulları ve Engellilere Yapılacak Yardımlar Tüzüğü kapsamında 2026 yılında yasal değişiklik çalışmaları yapılacaktır.
Engelli vatandaşlarımız, önlerindeki hukuki, sosyal ve fiziki engeller kaldırıldığında; kendilerine güvenilip fırsat verildiğinde, sanattan spora, girişimcilikten üretime kadar her alanda gurur verici başarılara imza atmaktadır. Bu, engelli bireylere dönük fırsat eşitliğinin önemini bir kez daha göstermektedir.

Engellilerimizin dışlanmadan, soyutlanmadan, ötekileştirilmeden hayatın her alanına katılması, yalnızca devletin değil toplum olarak hepimizin ortak görevi olmalıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle; engellilerimizin yalnızca bir gün değil her zaman yanlarında olduğumuzu belirterek, zihinsel ve bedensel farklılıkların yaşama dair engel oluşturmadığı bir dünya temennisiyle, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde tüm engellilerimizi ve ailelerini sevgiyle kucaklıyorum.’’

AHMET SAVAŞAN: UBP’DE 50. YIL SEFERBERLİĞİ BAŞLADI

İlçe başkanlarımızla bir araya gelerek, Ulusal Birlik Partisi’nin yarım asırlık mücadelesini taçlandıracak 50. Yıl Etkinliklerimizin yol haritasını belirledik.Bu vizyonla birlikte 50. yılımızda büyük bir seferberlik başlatıyoruz: “50. Yılda 50 Etkinlik” projesini hayata geçiriyoruz.

Bir yıl boyunca, 6 ilçemizde sosyal, kültürel, siyasal ve sportif etkinliklere ek olarak, Siyaset Akademisi çatısı altında eğitim programları da düzenleyeceğiz.

Partimizin ruhunu halkımızla yeniden buluşturacak bu süreçte;

50. Yıl Belgeseli, Yeni Kurumsal Kimlik çalışmaları, çalıştaylar, paneller, sempozyumlar, gençlik turnuvaları, kadın yarışmaları ve yeni Genel Merkez binamızın temel atma törenleri gibi birçok önemli etkinlik yer alacak.

Her etkinlik, Ulusal Birlik Partisi’nin halkımızla olan bağını güçlendirecek;

her buluşma, bu büyük davanın heyecanını ve coşkusunu geleceğe taşıyacaktır.

Ertuğruloğlu, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı başarıyı kutladı

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı tarihi başarıyı kutlayarak, bunun Kıbrıs Türkleri için de büyük bir güven ve gurur olduğunu vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Ertuğruloğlu mesajında, “Anavatanımız Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı tarihi başarı biz Kıbrıs Türkleri için de büyük bir güven ve gururdur. Baykar’ın KIZILELMA’sı, ASELSAN’ın MURAD AESA Radarı ve TÜBİTAK-SAGE’nin GÖKDOĞA Füzesi ile dünyada ilk kez, insansız bir savaş uçağından havadaki bir hedef vurulmuştur.” ifadelerini kullandı.

Bu başarının sadece bir teknolojik başarı olmadığını kaydeden Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türklerinin de geleceğine yönelen tehditlere karşı büyük bir güvence olduğunu vurguladı.

Ertuğruloğlu, “Dünya çapında ilk olan bu tarihi başarıda emeği geçen herkesi yürekten kutlarım.” ifadelerine yer verdi.

Başbakan Üstel’den “Karalama Kampanyası” Tepkisi: “Her Vatandaş Gibi Yargı Yoluna Başvuracağım”

Başbakan Ünal Üstel, son dönemde kendisi ve ailesi hakkında yürütüldüğünü belirttiği “iftira ve karalama kampanyası” ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Üstel, hem kendisinin hem de aile bireylerinin uzun süredir sistematik bir şekilde hedef alındığını ifade ederek, yargı sürecinden kaçınmayacağını vurguladı.

Başbakan Üstel açıklamasında, kamu görevlerinin geçici olduğunu ancak geride bırakılacak en önemli mirasın “onurlu bir yaşam” olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Uzunca bir süredir şahsım, ailem ve çalışma arkadaşlarım hakkında çok ciddi bir karalama, iftira ve yalan kampanyası yürütülüyor. Başbakan olabilirim, büyük bir partinin genel başkanı olabilirim fakat polis ve yargı karşısında her vatandaş gibi eşitim. Her konuda soruşturulabilirim, gerekiyorsa hakkımda dava da açılabilir.”

Üstel, göreve geldiği günden bu yana yargı ve polis teşkilatının güçlendirilmesine önem verdiğini dile getirerek, polis teşkilatının hareket kabiliyetini artırmaya yönelik personel ve teçhizat alımlarının “tarihin en yüksek seviyesine” ulaştığını ifade etti. Polis Genel Müdürlüğü’nün kendisi ve ailesi dahil tüm vatandaşları soruşturabileceğini, buna desteğinin tam olduğunu da vurguladı.

Ancak son dönemde bazı çevrelerin “mesnetsiz ve tahrik içerikli yayınlarla” itibar suikastı yürüttüğünü söyleyen Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir süredir hakkımda planlı, sistematik ve ahlaksızca iftira kampanyaları yürütülüyor. Her isteyen aklına geleni yazıyor. Çocuklarım dahi müdahil olmadıkları konular üzerinden hedef gösteriliyor. Abartılı mal varlıkları sanki bana aitmiş gibi sunuluyor.”

Demokrasi ve ifade özgürlüğüne olan bağlılığını vurgulayan Üstel, hakaret ve yalan içeren kampanyalara karşı yasal haklarını kullanacağını belirtti:

“Birileri söz söyleme özgürlüğünü hakaret ve yalan üretme özgürlüğüne dönüştürmüşse, her vatandaş gibi ben de hakkımı aramaktan çekinmem. Hoşgörüm kimseyi cesaretlendirmesin, hoşgörümün de bir sınırı var.”

Açıklamasının sonunda halka seslenen Başbakan Ünal Üstel, “Bugüne dek veremeyeceğim bir hesabım, gizli bir işim olmadı, olmayacaktır. Ülkem ve partim için çalışmaya devam ediyorum. Tüm vatandaşlarımıza en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.

Özçınar “ Kadın hakları için yapılacak çalışmaları destekliyorum”

Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Soli İnner Wheel Kulübü’nün düzenlediği “Her Gül Bir Nefes, Her Dikim Bir Gelecek” isimli gül dikimi etkinliğine katıldı.

Güzelyurt Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, Güzelyurt Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen Gül Bahçesi projesi kapsamında bugün düzenlenen etkinlik, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” teması ile gerçekleştirildi.

Özçınar etkinlikte yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddete karşı dikkat çekmek, farkındalık yaratmak anlamında yapılan çalışmaları desteklemeye devam edeceğini vurguladı.

Güzelyurt’un en gözde bölgesi Kent Park’ın yanında bu güzel organizasyona ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyetini ifade eden Özçınar, katkı koyan herkese teşekkür etti.

Güzelyurt Festival Parkı yolu üzerinde gerçekleşen etkinliğe; Güzelyurt Kaymakamı Mehmet Kayan, Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Üçüncü Dönem Soli İnner Wheel Kulübü Başkanı Selda Büyükoğlu, Kuzey Kıbrıs Uluslararası İnner Wheel geçmiş dönem başkanı Akıle Kader ve üyeler katıldı.

Maraş çöreği, AB’den coğrafi işaret tescili aldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Maraş çöreğinin Avrupa Birliği’nden (AB) coğrafi işaret tescili aldığını bildirdi.

Yumaklı, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.

Kahramanmaraş’ın asırları aşan lezzetlerinin sınırları da aşmaya devam ettiğini belirten Yumaklı, “Maraş çöreği, Çağlayancerit cevizi ve Maraş tarhanasından sonra AB tarafından tescillenen bir başka Kahramanmaraş lezzeti oldu. Böylelikle AB’den tescilli ürün sayımız 44’e yükseldi.” ifadelerini kullandı.

Yumaklı’nın paylaşımında yer alan bilgilere göre Maraş çöreği, kendine özgü yapımı, taş fırında pişirilmesi ve geleneksel üretim yöntemiyle öne çıkıyor. Maraş çöreği, yüzyıllardır ramazan sofralarının da vazgeçilmez lezzeti olarak biliniyor.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Maraş çöreğinin AB’den coğrafi işaret tescili almasını değerlendirdi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Maraş çöreğinin Avrupa Birliği (AB) tarafından tescil edilmesini değerlendirerek, “AB süreci devam eden 41 coğrafi işaret ve 2 geleneksel ürün adıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor.” ifadesini kullandı.

Hisarcıklıoğlu, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.

Maraş çöreğinin, AB’den coğrafi işaret tescili alan 44. ürün olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Kahramanmaraş’a ve ülkemize hayırlı olsun. Emeği geçen herkesi kutluyorum. Dünyada çok az coğrafyaya nasip olan bir ürün çeşitliliğine sahibiz. TOBB ve oda-borsa camiası olarak yerel ve coğrafi işaretli ürünler için yoğun çaba sarf ediyoruz. AB süreci devam eden 41 coğrafi işaret ve 2 geleneksel ürün adıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan, AB tarafından tescillenen coğrafi işaretli diğer ürünler şöyle sıralandı:

“Gaziantep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Aydın kestanesi, Milas zeytinyağı, Bayramiç beyazı, Taşköprü sarımsağı, Giresun tombul fındığı, Antakya künefesi, Suruç narı, Çağlayancerit cevizi, Gemlik zeytini, Edremit zeytinyağı, Milas yağlı zeytini, Ayaş domatesi, Maraş tarhanası, Edremit Körfezi yeşil çizik zeytini, Ezine peyniri, Safranbolu safranı, Aydın memecik zeytinyağı, Araban sarımsağı, Osmaniye yer fıstığı, Bingöl balı, Bursa şeftalisi, Hüyük çileği, Bursa siyah inciri, Söke pamuğu, Manisa mesir macunu, Gaziantep menengiç kahvesi, Silifke yoğurdu, Aydın memecik zeytini, Erzincan tulum peyniri, Aydın çam fıstığı, Afyon pastırması, Afyon sucuğu, Gaziantep fıstık ezmesi, Mut zeytinyağı, Kırkağaç kavunu, Hatay kaytaz böreği, Gaziantep lahmacunu, İpsala pirinci, Bursa kestane şekeri, Yenice ıhlamur balı, Maraş çöreği”