Archives Aralık 2025

Erden Timur dahil 26 şüpheli adliyeye sevk edildi

Futbolda bahis soruşturmasında cuma günü gözaltına alınan aralarında eski Galatasaray yöneticisi Erden Timur, Eyüpspor Asbaşkanı Fatih Kulaksız, TFF Dış İlişkiler ve Milli Takımlar İdari Direktörü Buğra Cem İmamoğlulları ve futbolcuların da bulunduğu şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Futbolda bahis soruşturması kapsamında gözaltına alınan NEF yönetim kurulu başkanı ve eski Galatasaray yöneticisi Erden Timur, Eyüpspor As Başkanı Fatih Kulaksız, TFF Dış İlişkiler ve Milli Takımlar İdari Direktörü Buğra Cem İmamoğlulları ve futbolcuların da aralarında bulunduğu şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Emniyet ifadesi ortaya çıktı

Diğer yandan Timur’un Emniyet’teki ifadesi ortaya çıktı. Timur’a yasa dışı bahis baronu Veysel Şahin ve Eyipspor Başkanı Murat Özkaya ile ilişkisi soruldu.

Timur, Veysel Şahin’e ilişkin şunları söyledi: “Veysel ŞAHİN isimli şahıs 2014 yılında 22 Adet, 2015 yılında 2 adet Davutpaşa/Zeytinburnu mevkiinde ki Nef13 projesinden 57şer metrekarelik gayrimenkul satın almış. Bu gayrimenkulleri 26 ay taksitle satın almıştır. Bu projeden o dönemde yaklaşık 1000 daire sattık. Veysel ŞAHİN isimli şahsa yapılan satımlarda bu şekilde ilgili satış yetkililerinin imzası ile yapılmıştır. Kaldı ki 2014 ve 2015 yıllarında açık kaynaklarda Veysel ŞAHİN hakkında yasadışı bahisle veya başkaca bir suça ilişkin herhangi bir veri yoktur. Kendisi ile ilgili suçlamalar kamuoyuna 2017 yılından sonra yansımıştır.

Veysel Şahin isimli şahsa almış olduğu 24 daire BTE Kağıthane Gayrimenkul Yatırım ve Ticaret adına kayıtlıdır. Satış vaadi sözleşmesi yapılan bu dairelerin tapu da devri yapılmamıştır, çünkü Veysel Şahin hakkında adli tahkikat yapıldığı bilgisi 2017 yılında tarafımıza İstanbul Emniyeti tarafından sözlü olarak bildirildi. Biz de o günden şirketi devrettiğimiz Mayıs 2023 tarihine kadar tabuları devretmedik. Şirketi devrederken de devranlara (Öz Uyar İnşaat L.T.D) bu durumu bildirdik.

Bildiğimiz kadarı ile tapular hala devredilmedi. Ve bize Emniyet tarafından yapılan sözlü bilgilendirme uyarınca ciddi bir tazminat yükümlülüğü taşımamıza rağmen yaklaşık 6 yıl şirketi devredene kadar tapuları devretmedik. Tapu kayıtlarında görülecek bu husus talep edildiğine görülecektir. Bizde bu konu ile ilgili tüm belgeleri, sözleşme örneklerini avukatlarım ayrıca savcılığa sunacaktır. Bazı günlerde, günde 100-150 daire sattığımız projelerimizin de olduğu bir dönemdir. Aynı projeden aynı dönemde toplu satış olarak bu satın alımdan daha fazla adette tek seferde gayrimenkul satımı yapılmıştır. Bu konu ile ilgili de gerekli belgeler avukatlarım dosyaya sunacaktır.

İki günde 490’nın üzerinde daire satan bir firma olarak kimin satın aldığını benim bilebilmem mümkün değildir. Bu rakamlar ile ilgili noter belgesini avukatlarım dosyaya sunacaktır. Benim ve şirketimin yapmış olduğu satın alımlarla ilgili alıcılar hakkında araştırma yapması gibi yasal zorunluluğu olmadığı gibi Sabıka kaydı isteme gibi imkanı da yoktur. Ayrıca bu satımların yapıldığı dönemde, satın alımlara taraf BTE Kağıthane Gayrimenkul Yatırım ve Ticaret Şirketinin %62,5 Timur Gayrimenkul A.Ş’ye, kalan %37,5 hissesi ise Nezih Barut isimli şahsa aitti. Satış vaadi sözleşmelerine taraf olan şirketin hesapları Nezih Barut’un şirketlerinin çalıştığı banka şubesinde açılmıştır. Yine şirketin mali müşavirliğini Nezih BARUT’un geçmişte beri çalıştığı mali müşavirler tarafından yürütülmüştür.”

Murat Özkaya’yı 2018 yılından beri tanıdığını beyan eden Timur şöyle devam etti:

“Ailecek Pazar kahvaltısı için gittiğimiz bir mekanda ara sıra karşılaşırdım, kendisi ile bu vesileyle tanıştık, 2022 yılına kadar kendisini sadece belirtmiş olduğum bu kahvaltı yerinde gördüm. 2022 yılının başlarında Galatasaray Spor Kulübü ile sponsorluk toplantısında gördüm.

Yöneticilik zamanımda da kendisi ile arada sırada görüşürdük, kendisi ile herhangi bir ticari ortaklığım yoktur, 21.07.2023 tarihinde kendisi bizim şirketimizden ve şahsım adına kayıtlı gayrimenkullerden satın almak istedi, kendisi satın alım işi ile ilgili bana ve şirketimize peşinat ve 10 adet sıralı çek verdi.

Devam eden süreçte beğendiği gayrimenkullerin dışında farklı gayrimenkul seçenekleri istedi, kendilerine birçok farklı gayrimenkul seçeneği sunuldu. Yaklaşık olarak 3 ay bu konu ile ilgili şirketimizin çalışanları ile onların şirketi çalışanları arasında defalarca mailleşmeler ile iletişim sağlandı. Birçok gayrimenkul seçeneğine ilişkin kendileri ekspertiz raporları aldırdılar, birkaç gayrimenkul için bankalara ilaveten de ekspertiz raporları aldırdılar, bu mailleşmeler içerisinde bankacılarda vardır.

Daha sonra bir ihtarname göndererek gayrimenkul alımından vazgeçtiklerini, ödedikleri paraları iadelerini istediler. Bu ihtarnameden birkaç ay sonrada avukat göndererek ödeme emri ile birlikte icra takibi yaptılar, bizde bunun akabinde kendi avukatları ile borç ve sulh protokolü imzaladık.

Ödenmiş olan tutarı yasal faizi, avukat ücretleri ve icra masrafları ile birlikte ödedik, tüm bu işlemlere ilişkin belgeleri eksiksiz olarak avukatlarım dosyaya sunacaktır. Bahsetmiş olduğum bu husus dışında kendisi ile başkaca bir ticari ilişkim olmadı.”

Ne olmuştu?

Futbolda bahis soruşturması kapsamında 14’ü futbolcu 29 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. İstanbul merkezli 11 ilde yapılan eş zamanlı operasyonda Galatasaray eski yöneticisi Erden Timur ve Eyüpspor Asbaşkanı Fatih Kulaksız ile bir TFF yöneticisi de gözaltına alınmıştı. Tutuklu bulunan Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya’nın eşi Figen Özkaya, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

6 şüpheli “Kasımpaşa-Samsunspor maçının sonucunu etkilemekle”, 14 futbolcu “Müsabaka sonucunu etkileyecek şekilde (kendi takımının maçına rakip takım kazanır şeklinde bahis oynama) bahis oynamakla” suçlanıyor.

Bahis soruşturması

Türkiye Futbol Federasyonu’nun yasa dışı bahise karışan isimleri açıklamasının ardından bahis soruşturması başladı.

İlk dalgada aralarında Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya ve birçok hakemin de aralarında olduğu kişiler tutuklandı.

İkinci dalgada tutuklanma talebiyle sevk edilen isimlerden Adana Demirspor eski başkanı Murat Sancak, Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı, Fenerbahçeli futbolcu Mert Hakan Yandaş, Alassane Ndao ve Ahmet Okatan’ın da aralarında bulunduğu 20 şüpheli tutuklandı.

Aralarında hakem Zorbay Küçük’ün de bulunduğu 19 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Meksika’da yolcu treni raydan çıktı:13 ölü, 98 yaralı

Meksika’nın güneyindeki Oaxaca eyaletinde bir yolcu treninin raydan çıkması sonucu 13 kişinin hayatını kaybettiği, 98 kişinin yaralandığı bildirildi.

Meksika’da Deniz Kuvvetleri Bakanlığının (Semar) yaptığı açıklamaya göre, 241 yolcu ve 9 mürettebatı taşıyan bir yolcu treni, Oaxaca eyaletinin Nizanda kasabası yakınlarındaki bir virajda raydan çıktı.

13 kişinin hayatını kaybettiği, 98 kişinin yaralandığı kazada yaralılar, sağlık kuruluşlarına sevk edildi.

Arama ve kurtarma çalışmaları için 360 deniz personeli, 20 araç, 4 kara ambulansı, 3 hava ambulansı ve bir insansız hava aracı görevlendirildi.

Semar’ın açıklamasında, ayrıca, “Kurumumuz, Meksika halkının güvenliği ve refahı için hizmet etme taahhüdünü yinelemekte, olayın aydınlatılması amacıyla yetkili makamlarla koordineli şekilde çalışmayı sürdürecektir.” ifadeleri kullanıldı.

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kazadan dolayı üzüntülerini ifade ederek Deniz Kuvvetleri Bakanı ile İçişleri Bakanlığına bağlı İnsan Hakları Müsteşarı’na olay yerine giderek ailelerle yakından ilgilenmeleri talimatını verdi.

Oaxaca Valisi ve ekibine destekleri için teşekkür eden Sheinbaum, gelişmeler hakkında kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceğini kaydetti.

Zelenskiy, 20 maddelik barış planının yüzde 90’ında uzlaşı sağlandığını duyurdu

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinin ardından, barış planının tüm yönlerinin ele alındığını belirterek, “(Barış planı) Bunun yüzde 90’ı üzerinde mutabakata varıldı. ABD ve Ukrayna güvenlik garantileri yüzde 100 oranında kabul edildi.” dedi.

Zelenskiy, Trump’la Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde yapılan görüşmenin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Tüm başlıklarda verimli görüşme yaptıklarını belirten Zelenskiy, ABD’li ve Ukraynalı ekipler arasında kaydedilen ilerlemeden memnun olduğunu söyledi.

Zelenskiy, “20 maddelik bir barış planımız var, bunun yüzde 90’ı üzerinde mutabakata varıldı. ABD ve Ukrayna güvenlik garantileri yüzde 100 oranında kabul edildi. ABD, Avrupa ve Ukrayna’nın güvenlik garantileri ise neredeyse tamamen uzlaşıya bağlandı. Askeri boyut yüzde 100 oranında kabul edildi. Refah planı ise son aşamasına getiriliyor.” diye konuştu.

Kalıcı barışın sağlanmasında güvenlik garantilerinin “kilit nokta” olduğunu ifade eden Zelenskiy, Avrupalı liderlerle yapılan telefon görüşmesinin “verimli” geçtiğini aktararak, “Önümüzdeki haftalarda ekiplerimizin ele alınan tüm konuları sonuçlandırmak üzere bir araya gelmesi konusunda anlaştık. Ayrıca Başkan Trump’la ocakta belki Washington’da Avrupalı liderlerin ve Ukrayna heyetinin katılımıyla bir toplantıya ev sahipliği yapması konusunda da mutabık kaldık.” ifadelerini kullandı.

– “Referandum için altyapı gerekli”

Ukrayna’nın barışa hazır olduğunu dile getiren Zelenskiy, 20 maddelik planda ekiplerin sonuca yaklaştığını görmekten çok memnun olduğunu söyledi.

Zelenskiy, Ukrayna ekiplerinin çalışmayı sürdürdüğünü ifade ederek, çalışmaların aynı şekilde devam etmesi halinde ocakta 6 belge üzerinde karara varacaklarını umduklarını söyledi.

Olası bir referandumun düzenlenebilmesi için çok sayıda Ukraynalının Avrupa’da bulunduğuna dikkati çeken Zelenskiy, öncelikle gerekli altyapının kurulması gerektiğini ve bunun kolay bir süreç olmadığını vurguladı.

Brent petrolün varil fiyatı 60,87 dolar

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 60,87 dolardan işlem görüyor.

Cuma günü 62,24 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 60,43 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 9.35 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,72 artarak 60,87 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 57,29 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarının yükselişinde, Ukrayna savaşının sona erdirilmesine ilişkin ABD ve Ukrayna liderleri arasındaki görüşmeler ve Orta Doğu’daki gerilimin tedarik tarafında kesinti endişelerini artırması etkili oldu.

ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “Olup olmayacağını göreceğiz ama çok yakınız.” değerlendirmesinde bulundu.

Trump, ihtilaflı Donbas bölgesinin hala çözülmesi gereken temel başlıklardan biri olduğunu belirterek, görüşmelerin sonucunun “birkaç hafta içinde netleşeceğini” söyledi. Tarafların toprak düzenlemelerine ilişkin uzlaşma sağlayamaması, barış sürecine yönelik beklentilerin şimdilik askıda kalmasına yol açtı.

Öte yandan Orta Doğu’da Suudi Arabistan’ın Yemen’e yönelik hava operasyonları ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın açıklamaları arz güvenliğine ilişkin kaygıları artırdı.

ABD, İsrail ve bazı Avrupa ülkelerinin İran’ın yıkılmasından yana olduğunu belirten Pezeşkiyan, “ABD, İsrail ve Avrupa ile topyekun savaş halindeyiz. Bu savaş, Irak ile yaptığımız savaştan daha kötü, karmaşık ve zor. Irak ile savaşırken durum oldukça aşikardı. Onlar füze atıyordu, benim de nereyi vuracağım belliydi. Ancak bugün bizi her yandan kuşatıyor ve baskı altına alıyorlar. Ticaretimizi engelliyor ve çeşitli konularda toplumun beklentilerini yükseltiyorlar.” diye konuştu.

Uzmanlar, bölgede tansiyonun yükselmesinin olası tedarik aksamalarına yönelik endişeleri güçlendirdiğini belirtiyor. Ayrıca ABD’nin Venezuela’nın petrol ihracatına yönelik yaptırım baskısını artırması, piyasada sıkılaşmaya neden olarak fiyatlara destek veriyor. Washington’ın sevkiyatlar ve alıcılara ilişkin adımlarının, OPEC üyesi Venezuela’nın arzını kısıtladığı değerlendiriliyor.

Bununla birlikte, uluslararası kurumlar ve piyasa analizleri, artan OPEC dışı üretim ve zayıflayan talep görünümü nedeniyle 2026’da küresel petrol arzının talebi aşabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, fiyatlardaki yükselişi sınırlıyor.

Brent petrolde teknik olarak 64,12 dolar direnç, 58,82 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

ABD’de iki helikopterin havada çarpışması sonucu 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı

ABD’nin New Jersey eyaletinin güneyinde iki helikopterin havada çarpışması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), “Enstrom F-28A” ile “Enstrom 280C” tipi iki helikopterin, dün yerel saatle 11.25 sularında Hammonton Belediye Havalimanı yakınlarında “havada çarpıştığını” açıkladı.

Yetkililer, helikopterlerde yalnızca pilotların bulunduğunu, 1 pilotun öldüğünü, diğerinin ağır yaralandığını ve hayati tehlikesinin olduğunu bildirdi.

Hammonton İtfaiye Şefi Sean Macri, helikopterlerin Hammonton’da bir araziye düştüğünü ve her iki pilotun da hava ambulansıyla sağlık merkezine sevk edildiğini aktardı.

Macri, “Enstrom 280C” tipi helikopterin “yanan, ezilmiş bir metal yığını” gibi göründüğünü ve enkaz kaldırma çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

ABD Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kurulu (NTSB), kazayla ilgili soruşturma başlatıldığını, uçuş kayıtları, bakım belgeleri, hava trafik kontrolüyle yapılan görüşmeler ve tanık ifadelerinin inceleneceğini kaydetti.

İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasında askeri iş birliği için imzalar atıldı

İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında askeri işbirliği için üçlü çalışma planının geçen hafta GKRY’de imzalandığı açıklandı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre, üçlü çalışma planının yanı sıra 2026 yılı için İsrail ordusu ile Yunan ordusu ve İsrail ordusu ile GKRY ordusu arasında ikili çalışma planı da imzalandı.

İsrail ordusu Uluslararası İşbirliği Bölümü Başkanı Amit Adler başkanlığındaki İsrail heyeti, üç ülkenin askeri yetkilileri arasında her yıl düzenlenen ortak toplantı kapsamında Lefkoşa’da Yunan ve Rum meslektaşlarıyla bir araya geldi.

Toplantıda üçlü çalışma planı imzalandı. Söz konusu planlar ortak tatbikatlar, eğitimler, çeşitli alanlarda çalışma grupları ve ortak ilgi alanlarına ilişkin stratejik askeri diyalogları içeriyor.

– Yunanistan, İsrail ile ilişkilerini derinleştiriyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve GKRY lideri Nikos Hristodulidis, 22 Aralık’ta Batı Kudüs’te düzenlenen üçlü zirvede bir araya gelmişti.

Zirvede, “savunma” vurgusu öne çıkarken, uluslararası siyasette yalnızlaşan Netanyahu’nun çıkışı, “Miçotakis ile yakınlaşma aradığı” yorumları yapılmıştı.

İsrail basını, bu zirveyi Tel Aviv ve Atina’nın Türkiye’ye karşı ilişkilerini sıklaştırmasının yansıması olarak değerlendirmişti.

1 Nisan 2025’te de Netanyahu’yu ziyaret eden Miçotakis, “Gazze’de işlenen savaş suçları nedeniyle UCM tarafından hakkında tutuklama kararı çıkarılmasının ardından İsrail Başbakanı’yla fiziksel olarak bir araya gelen ilk Avrupalı lider” olmuştu.

– “Demir Işın”ın İsrail ordusuna ilk teslimatı yapıldı

Öte yandan “Demir Işın” (Iron Beam) adı verilen lazer savunma sisteminin İsrail ordusuna ilk teslimatının da yapıldığı açıklandı.

İsrail Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, roketleri, havan toplarını ve insansız hava araçlarını önlemek için üretilen “Demir Işın”ın İsrail ordusuna entegre edileceği aktarıldı.

İsrailli Rafael silah şirketi tarafından üretilen lazer savunma sisteminin, Demir Kubbe, Davut Sapanı ve Arrow sistemlerini tamamlayıcı olarak çok katmanlı hava savunma sistemine dahil edileceği kaydedildi.

İsrail Savunma Bakanlığı, kasımda hava savunma sistemi Demir Kubbe’nin seri üretimini genişletmek ve önleyici füze tedarik etmek için de Rafael silah şirketiyle milyarlarca dolarlık anlaşma imzalamıştı.

29 Aralık 2025 Döviz Kurları

Son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşan Dolar, rekor tazeledi.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 42,93 TL, Euro 50,53 TL, İngiliz Sterlini ise 57,97 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.24 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,92 TL, satış fiyatı 42,94 TL.

Euro’nun alış fiyatı 50,51 TL, satış fiyatı 50,54 TL, İngiliz Sterlini ise 57,94 TL’den alınıp 57,99 TL’den satılıyor.

Yalova’da DEAŞ operasyonu: Baskında 7 polis yaralandı!

Yalova’da terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda çıkan çatışma sonucu 7 polis yaralandı. Bursa’dan özel harekat polislerinin de destek verdiği operasyon, çevrede alınan güvenlik önlemleriyle devam ediyor. Öte yandan hastaneye kaldırılan polis memurlarının sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

 

Yalova’da polisinin DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlediği operasyonun bazı ayrıntıları ortaya çıktı.

Güvenlik güçlerinin yaptığı çalışmanın ardından polis ekipleri merkeze yaklaşık 9 kilometre uzaklıktaki Elmalık köyünde belirlenen adrese operasyonu gerçekleştirdi.

Evden ateş açılmasıyla çatışma yaşandı. Açılan ilk ateş sırasında 7 polis memuru yaralandı.

Hastaneye kaldırılan polislerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Evin çevresi polis ekipleri tarafından çevrilirken, bölgeden zaman zaman silah sesleri duyuluyor.

Bursa’dan da takviye özel harekat ekipleri bölgeye sevk edildi.

YALOVA’DA DEAŞ OPERASYONU: 7 POLİSE ATEŞ AÇILDI

Yalova’da polis ekipleri tarafından yapılan DEAŞ operasyonu sırasında şüphelilerin polise ateş açması sonucu çatışma çıktı. Çatışma sırasında 7 polisin yaralandığı bildirildi. Bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.

7 POLİS YARALANDI

Yalova Valiliği’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Yalova Emniyet Müdürlüğümüzün sorumluluk bölgesinde, DEAŞ terör örgütüne yönelik planlı olarak gerçekleştirilen operasyon sırasında meydana gelen olayda 7 polis memuru yaralanmıştır. Olay kapsamında, Bursa ilinden Özel Harekât destek ekipleri bölgeye sevk edilerek operasyonel destek sağlanmıştır. Yaralanan 7 polis memuru derhâl hastaneye sevk edilmiş olup, yapılan ilk tıbbi değerlendirmelere göre yaralı personelin hayati tehlikesi bulunmamaktadır. Olay yerinde güvenlik önlemleri ve müdahale çalışmaları, takviye kuvvetlerin katılımıyla kontrollü şekilde devam etmektedir” ifadeleri yer aldı.

Yer yer sağanak yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, 29 Aralık Pazartesi günü parçalı bulutlu havanın yer yer sağanak yağmurla geçeceğini açıkladı.

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 25–31 Aralık 2025 tarihleri arasında bölgenin Alçak Basınç Sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Bu meteorolojik durum çerçevesinde bugün havanın parçalı bulutlu, yer yer sağanak yağmurlu geçmesi öngörülüyor.

Açıklamada ayrıca, periyodun son günlerinde en yüksek hava sıcaklığının iç kesimlerde 18–21 °C, sahillerde ise 14–17 °C dolaylarında seyretmesinin beklendiği belirtildi.

Rüzgârın ise genellikle kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli eseceği kaydedildi.

Bir haftada 45 bin 214 büyükbaş hayvana şap aşısı yapıldı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Veteriner Dairesi’nin şap hastalığıyla mücadele kapsamında yürüttüğü aşılama çalışmaları ülke genelinde devam ediyor.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, 19 Aralık-27 Aralık tarihlerinde kamu ve özel veteriner hekimlerin katılımıyla 403 işletmede toplam 45 bin 214 büyükbaş hayvana aşılama yapıldığı kaydedildi.

Söz konusu sürecin şap hastalığının yayılımının önlenmesi adına kritik bir dönemsel aşamayı oluşturduğu belirtilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

“Saha çalışmalarında hem hızlı hem de erişilebilir olmayı hedefleyen bir planlama uygulanmaktadır. Bölgesel ihtiyaçlara göre görevlendirilen ekipler, üreticilere önceden bilgi verilerek işletmelere ulaşmakta; özellikle riskli bölgelerde aşılama çalışmaları öncelikli olarak gerçekleştirilmektedir. Aynı zamanda hastalığın kontrolüne yönelik izleme ve takip programları, alınan kan örnekleri ve laboratuvar analizleriyle desteklenmektedir.”

Üstel: Federasyon defteri kapanmıştır, çözüm iki egemen devlet temelindedir

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs meselesine ilişkin son günlerde yapılan açıklamalar ve özellikle Rum lider Nikos Hristodulidis’in, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi adına dile getirdiği “BM kararlarına atıf çözümün şeklini belirler” yönündeki beyanına sert tepki gösterdi.

Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Başbakan Üstel, yapılan açıklamaların federasyon dışında bir çözümü baştan reddeden bir dayatma olduğunu söyledi.

Federasyon temelli yaklaşımların defalarca başarısız olduğunu vurgulayarak, Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve gerçekçi bir çözümün ancak iki egemen devlete dayalı modelle mümkün olacağını ifade etti. Bu duruşun geçici ya da taktiksel olmadığını belirten Üstel, bunun Kıbrıs Türk halkının tarihî ve meşru iradesinin bir yansıması olduğunu kaydetti.

Üstel, devamla şunları kaydetti:

“Bizim durduğumuz yer ise nettir, açıktır ve tartışmasızdır. Bu duruş; Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın defalarca, yüksek sesle ve kararlılıkla ifade ettiği duruştur:
Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve gerçekçi bir çözüm ancak iki egemen devlet temelinde mümkündür.

Bu görüş ne geçicidir ne de taktikseldir. Bu duruş; Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinden süzülüp gelen, tarihî ve meşru bir iradenin ifadesidir. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki netliği, bizim için yalnızca bir siyasi tez değil; yolumuzu aydınlatan stratejik bir pusuladır.

Bu nedenle özellikle vurgulamak isterim ki; muğlak ifadelerle, üstü örtülü söylemlerle veya Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından alttan alta dayatılan modellerle yol alınamaz. Bizim pusulamız bellidir.

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği, kimsenin “yorumuna” ya da “seçici BM okumasına” bırakılamaz. Federasyon defteri kapanmıştır. Tüketilmiş ve defalarca başarısız olmuş modelleri yeniden gündeme getirme çabaları, halkımızın iradesi karşısında sonuçsuz kalmaya mahkûmdur.

İki egemen devleti savunduğunu ifade eden herkesin de, Birleşmiş Milletler imzasıyla yapılan ortak açıklamaların gerçekte ne anlama geldiğini Kıbrıs Türk halkına açık, şeffaf ve gecikmeden anlatma sorumluluğu vardır. Bu bir tercih değil; açık bir samimiyet testidir.

Kıbrıs Türk halkı ne istediğini bilmektedir. Anavatan Türkiye bu duruşun arkasındadır. Biz de bu çizgide, kararlılıkla ve tereddütsüz şekilde yürümeye devam edeceğiz.”

SALI VE ÇARŞAMBA SAĞANAK BEKLENİYOR

Meteoroloji Dairesi’nin tahminlerine göre , salı ve çarşamba günleri yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak öngörülüyor. Hava sıcaklığı 15–18 derece dolaylarında seyredecek.
Meteoroloji Dairesi’nin haftalık hava tahmin raporuna göre, bölge, genellikle alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava yarın parçalı ve az bulutlu olacak.

Salı ve çarşamba günleri ise parçalı ve çok bulutlu, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olacak. Yeni yılın ilk iki günü perşembe ve cuma ise parçalı ve az bulutlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı, genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 15–18 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli, cumartesi, pazar ve pazartesi günleri ise yer yer fırtına şeklinde esecek.

Başbakan Üstel, KAMUSEN ile cezaevi ve sağlık personeli gündemini görüştü

Başbakan Ünal Üstel ile KAMUSEN heyeti arasında gerçekleştirilen toplantıda, cezaevinde yaşanan sorunlar ve yeni hazırlanan Merkezi Cezaevi Yasa Tasarısı başta olmak üzere önemli başlıklar ele alındı. Cezaevi kılık kıyafet tüzüğü ve haberleşmeye ilişkin düzenlemeler de toplantının gündeminde yer aldı.

Toplantıda ayrıca, şu anda yasasız şekilde çalıştırılan 112 ve Kan Bankası personellerinin durumu görüşülerek, Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı’nın ivedi şekilde Meclis Genel Kurulu’ndan geçirilmesi konusunda mutabakata varıldı. Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı kapsamındaki kadro sayılarının da hızla sonuçlandırılması gerektiği vurgulandı.

Yıllardır üzerinde çalışılan ve hazır hale getirilen Geçici Personel Yasa Tasarısı’nın da Meclis alt komitesinde ivedi şekilde sonuçlandırılarak geçirilmesi konusunda ortak görüş sağlandı.

Öztürkler: Silahların gölgesinde çözüm olmaz

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Rum tarafı ile İsrail ve Yunanistan arasında imzalanan yeni iş birliği anlaşmasına tepki göstererek, sürecin barışa değil gerilime hizmet ettiğini vurguladı.

“Bu silahlanma kime karşıdır, neyin hazırlığıdır?” sorusunu soran Öztürkler, “Silahların gölgesinde çözüm olmaz. Gerçek niyetiniz güven değil, baskıysa bunu açıkça söyleyin. Zaten bize uygulattığınız izolasyonlardan bunu görüyor, biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, bir televizyon programında konuşan Öztürkler, 21–25 Aralık Şehitler Haftası vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, “Bu topraklarda özgürlük ve varoluş mücadelesi veren şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların fedakârlığı bugün hâlâ yolumuzu aydınlatan en güçlü meşaledir. Bizim yolumuz, onların bıraktığı izdir.” ifadelerini kullandı.

“DİPLOMASİ YERİ MEDYA ÖNÜ DEĞİL MASADIR”

Rum tarafının son dönemde attığı adımların, bölgede artan askeri iş birlikleriyle birlikte gerilimi tırmandırdığını belirten Öztürkler, Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in Avrupa Birliği Dönem Başkanlığına güvenerek Türkiye’yi köşeye sıkıştırma girişimlerine de değindi. Öztürkler,görüşmelerin sürdüğü bir dönemde medya üzerinden verilen mesajlarla sürecin manipüle edilmeye çalışılmasının çözüm arayışına zarar verdiğini ifade etti.

Öztürkler, “Hayal satmak yerine gerçek niyetinizi muhataplarınıza doğrudan söyleyin. Diplomasi yeri medya önü değil masadır.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söz konusu üçlü anlaşmaya ilişkin açıklamalarını da hatırlatan Öztürkler, Erdoğan’ın “Teneke tıngırtısından öteye geçemeyen bu girişimler, Türkiye’nin ve KKTC’nin iradesini asla sarsamaz.” sözlerini selamladı.

“TÜRK ASKERİ BARIŞIN VE İSTİKRARIN TEMİNATIDIR”

Türk askerinin adadan çekileceğini düşünen çevrelere de seslenen Öztürkler, güvenlik dengeleri, uluslararası anlaşmalar ve bölgesel tehditlerin ortada olduğunu vurgulayadı; bu yöndeki söylemlerin sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığını belirtti.

Türk askerinin barışın ve istikrarın teminatı olduğunu kaydeden Öztürkler, Türk askerinin varlığının pazarlık unsuru değil, halkın güvenliği için vazgeçilmez bir gerçek olduğunu ifade etti.

Öztürkler ayrıca, son dönemde yapılan yatırımlara dikkat çekerek, ekonomik kalkınma amacıyla farklı alanlarda yürütülen çalışmaların toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlandığını ve projelerin devam ettiğini kaydetti.

Üstel: Şimdi daha çok bir olma zamanıdır

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Lefke, Güzelyurt ve Gazimağusa ilçelerinde Ulusal Birlik Partililer ve vatandaşlarla bir araya geldi.

Ziyaretleri sırasında konuşan Üstel, görevini halkın takdiriyle yürüttüğünü belirterek, “Ben sizlerin takdiriyle bu görevdeyim. 1991 yılından bu yana siyasetin çeşitli kademelerinde görev aldım. Siyasete girdiğim ilk günden itibaren gönüllülük anlayışıyla çalıştım ve çalışmaya devam ediyorum. Her zaman söylediğimiz gibi önceliğimiz halkımızdır, önceliğimiz halkımızın iyi bir yaşam sürmesidir” dedi.

Hükümetin göreve geldiği günden itibaren birçok reforma imza attığına dikkat çeken Üstel, bunlardan birinin de Belediyeler Reformu olduğunu hatırlattı. Üstel, “Bugün belediyeler eskisinden daha güçlüyse ve halkımız daha kaliteli hizmet alıyorsa, bu hayata geçirdiğimiz Belediyeler Reformu sayesindedir. Geçmişte bu reforma karşı çıkan muhalefet belediyeleri bile bugün bu reformun doğrularını dile getirmektedir” şeklinde konuştu.

Önümüzdeki dönemde yapılacak belediye seçimlerine de değinen Üstel, “Partimiz, halkımızın karşısına başarı odaklı, çalışkan, üretken ve halkını düşünen adaylarla çıkmayı hedeflemektedir. Ulusal Birlik Partisi her zaman ülkeye fayda sağlayacak, halkı için çalışan ve üreten adaylarla yoluna devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Yerel seçim sürecinde birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Üstel, “Yerel seçimlere giderken partimizi daha ileriye taşıyacak çalışmalarımız vardır. Artık birlik ve beraberlik zamanıdır, birbirimize sarılma zamanıdır. Önümüzde bir yerel seçim vardır ve bu seçimde partimize yakışan bir sonuç elde edilmelidir. Bu süreçte ilçe başkanlarımız ve yönetimleri ile örgüt başkanlarımız daha aktif rol üstlenmelidir. Özellikle seçim dönemlerinde gecesini gündüzüne katan ilçe başkanlarımız, örgüt başkanlarımız, kadın kolları ve gençlik kolları başkanlarımızla yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Ulusal Birlik Partisi’nin yeni bir döneme girdiğini ifade eden Üstel, “Yeni bir döneme giriyoruz. Yeni bir vizyon ve yeni bir bakış açısıyla parti içi değerlendirmelerimizi yapacağız. Atacağımız adımlarla partimiz daha da güçlenecek. Bu yolu hep birlikte yürüyeceğiz ve yeni vizyon, yeni düzenle yolumuza devam edeceğiz.”

KANSER TEDAVİSİNDE “KURBAĞA MUCİZESİ”: TÜMÖRLERİ YOK EDEBİLEN BAKTERİ KEŞFEDİLDİ

 Japon ağaç kurbağasının bağırsak bakterilerini araştıran bilim insanları, kanserle mücadelede çığır açabilecek yeni bir yöntem keşfetti.

Kanser tedavisine ilişkin yapılan deneylerde, kurbağadan alınan özel bir bakteri türünün farelerdeki tümörleri hiçbir ciddi yan etki göstermeden tamamen yok ettiği gözlemlendi.

Euronews Türkçe Servisi’nin aktardığına göre Japonya İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, sürüngenlerin ve amfibilerin nadiren kansere yakalanmasından yola çıkarak yürüttükleri çalışmada, bu hayvanların bağırsak mikrobiyotasını inceleme altına aldı.

Kurbağa, semender ve kertenkelelerden alınan 45 farklı bakteri türü arasında yapılan testlerde, dokuzunun tümörle mücadele yeteneğine sahip olduğu görüldü. Test edilenler arasında en etkileyici sonuç, Japon ağaç kurbağasından (Dryophytes japonicus) elde edilen “Ewingella americana” adlı bakteriyle alındı.

Farelere uygulanan tek bir doz E. americana, tümörleri sadece küçültmekle kalmadı, tamamen ortadan kaldırdı. Tedaviden 30 gün sonra farelere yeniden kanser hücresi enjekte edildiğinde, farelerin vücudunda yeni tümör oluşmadığı görüldü. Bu, bakterinin vücutta bir tür “bağışıklık hafızası” oluşturduğuna işaret ediyor.

Hakemli bilimsel dergi Gut Microbes’ta yayınlanan analiz, bu bakterinin kansere karşı iki koldan saldırdığını ortaya koydu.

Araştırmaya göre ilk olarak bakteri, doğrudan tümör dokusuna saldırıyor. Özellikle kemoterapinin etkisiz kaldığı düşük oksijenli tümör ortamlarında yaşayabildiği için çok etkili oluyor. Bunun yanı sıra vücudun kendi savunma mekanizmalarını (T hücreleri, B hücreleri ve nötrofiller) harekete geçirerek bağışıklık sistemini de kansere karşı silahlandırıyor.

Araştırmada, E. americana enjeksiyonlarının, yaygın bir kemoterapi ilacı olan doxorubicin dâhil olmak üzere mevcut birçok tedaviden daha başarılı sonuçlar verdiği kaydedildi. Üstelik bakterinin kanda hızla temizlendiği ve sağlıklı organlara zarar vermediği, yani güvenli bir profil çizdiği belirlendi.

Araştırmacılar, bu bulguların biyolojik çeşitliliğin korunmasının tıp dünyası için ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtladığını belirtiyor.

Yine de uzmanlar şu an için temkinli. Bakterinin insanlarda enfeksiyona yol açma riski bulunduğu için klinik çalışmalara geçmeden önce güvenlik testlerinin titizlikle yapılması gerekiyor.

Bir sonraki adım, bakterinin farklı kanser türleri üzerindeki etkisini incelemek ve diğer tedavilerle kombinasyonunu test etmek olacak.

Ünal Üstel: Tarihe Yazılan Mücadele, Nesillere Emanet

Başbakan Ünal Üstel dün katıldığı Türkiye Şehitlerini Anıyor etkinliğiyle ilgili açıklama yaptı.
Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;
“Tarihe Yazılan Mücadele, Nesillere Emanet
21-25 Aralık Milli Mücadele Ve Şehitler Haftası Özel Programı kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen ve Türkiye Şehitlerini Anıyor etkinliğinin 220’ncisi vesilesiyle gerçekleştirilen bu anlamlı program, yalnızca bir anma gecesi değil; milletimizin ortak hafızasında derin izler bırakan, tarihsel bir duruşun güçlü bir yansıması olmuştur.
Erenköy’de şehit düşen öğrenci Mehmet Mazhar Eray ile Türkiye’de görev başında şehit olan Kıbrıslı Türk pilot yüzbaşı Gültekin Şengör’ün aziz hatıralarının anlatıldığı bu özel gecede, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi, bedel ödeyerek yazdığı tarihi ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile kurduğu kader birliği bir kez daha güçlü ve sarsılmaz biçimde ortaya konulmuştur.
Programda özenle seçilmiş eserlerin icrası, Türk toplumunun dününden bugününe uzanan onurlu yürüyüşünü adeta özetler nitelikte olmuş; özellikle Kıbrıs Türk halkının verdiği eşsiz mücadelenin notalara dökülerek seslendirilmesi, salonda bulunan herkese derin bir duygu ve gurur yaşatmıştır.
Mehteran Birlik Komutanlığı, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Bandosu ve KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu’nun icralarıyla taçlanan bu anlamlı gecede; Anavatan Türkiye Cumhuriyeti bayrağı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağının iç içe, tek yürek ve tek kader anlayışıyla sergilendiği görsel şölen, milletimizin ayrılmaz bir bütün olduğunu tüm dünyaya güçlü bir şekilde göstermiştir. Bu tablo, izleyen herkeste haklı bir gurur ve derin bir aidiyet duygusu uyandırmıştır.
Bu vesileyle bir kez daha altını çizmek isterim ki; KKTC bayrağı, şehitlerimizin aziz kanlarıyla bugünlere gelmiş, bu topraklarda bağımsızlığımızın ve onurumuzun simgesi olarak dalgalanmaktadır ve sonsuza kadar da dalgalanmaya devam edecektir. Bu açık ve net mesaj, gecenin her anına damgasını vurmuştur.
Bu anlamlı organizasyonda emeği geçen tüm kurumlara, sanatçılara ve katkı koyan herkese gönülden teşekkür ediyor; aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, onların bizlere emanet ettiği değerlere kararlılıkla sahip çıkacağımızı bir kez daha güçlü biçimde ifade ediyorum.”

Hasipoğlu: İşçi de İşveren de Gözetilecek Bir Ücret Belirlenecek

1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak asgari ücretin belirlenmesi amacıyla Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı sonrası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, basına açıklamalarda bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, asgari ücret tespit sürecinin ilk toplantısını yaptıklarını belirtti. Oğuzhan Hasipoğlu, normal şartlarda ocak ayında hayat pahalılığı oranları açıklandıktan sonra başlayan görüşmeleri bu yıl ilk kez erkene aldıklarını ifade etti. Oğuzhan Hasipoğlu, yeni yıl tamamlanmadan ilk toplantının gerçekleştirildiğini ve işçi ile işveren taraflarının görüşlerinin alındığını söyledi.

“Temel Felsefemiz İnsan Onuruna Yakışır Bir Ücret”

Oğuzhan Hasipoğlu, hükümetin temel yaklaşımının çalışanların emeğinin karşılığını almasını sağlamak olduğunu vurguladı. Oğuzhan Hasipoğlu, çalışanların ve ailelerinin insan onuruna yakışır bir hayat sürdürebilmesi için alın terinin karşılığını verecek bir ücret seviyesine ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti. Oğuzhan Hasipoğlu, bu hedef doğrultusunda işverenlerin üretim ve istihdam sürdürülebilirliğinin de güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

“Toplantı Olgun ve Yapıcı Bir Ortamda Gerçekleşti”

Oğuzhan Hasipoğlu, toplantının olgun, yapıcı ve sakin bir atmosferde geçtiğini ifade etti. Oğuzhan Hasipoğlu, tarafların bu uzlaşı ortamına şaşırdığını ancak hükümetin amacının iki tarafın da uzlaşacağı bir rakamı belirlemek olduğunu söyledi. Oğuzhan Hasipoğlu, her iki tarafın uzlaşmasıyla bir sonuca ulaşılması halinde bundan memnuniyet duyacaklarını dile getirdi.

“7 Ocak’ta İkinci Görüşmeyi Yapıyoruz”

Oğuzhan Hasipoğlu, asgari ücret belirleme sürecinin hızla devam edeceğini açıkladı. Oğuzhan Hasipoğlu, 7 Ocak tarihinde ikinci toplantının yapılacağını ve ocak ayının ortasına kadar rakamın belirlenmesini hedeflediklerini söyledi. Oğuzhan Hasipoğlu, amaçlarının emekçilerin alın terinin karşılığını zamanında vermek olduğunu belirterek açıklamalarını tamamladı.

Gelir ve Vergi Daireleri yarın açık olacak

Vergi affı başvurusu için yaşanabilecek yoğunluğu önlemek amacıyla yarın tüm Gelir ve Vergi Daireleri, şubeleri ile birlikte hizmet vermeye devam edecek.

Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir ve Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, 28/2025 sayılı kararname kapsamında yürürlükte olan vergi affı için son başvuru tarihinin 30 Aralık Salı olduğu hatırlatıldı.

Başvuru süresinin dolmasına kısa bir süre kala yaşanabilecek yoğunluğun önüne geçmek amacıyla, tüm Gelir ve Vergi Daireleri’nin, şubeleri ile birlikte yarın hizmet vermeye devam edeceği kaydedilen açıklamada, veznelerin 08.15–14.30 saatleri arasında açık olacağı belirtildi.

Gelir ve Vergi Dairesi Müdürlüğü, vergi affından yararlanmak isteyen tüm yükümlülerin başvurularını süresi içinde tamamlamaları konusunda uyarıda bulundu.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısı başladı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı himayesinde toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılı asgari ücretini belirlemek üzere ilk görüşmesini yapıyor. Toplantı basına kapalı gerçekleştiriliyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı himayesinde Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısı başladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 2026 yılı asgari ücretini belirlemek üzere yapılacak ilk toplantının temsilcilerle gerçekleştirileceğini, daha sonrasında ise basına açıklama yapılacağını duyurdu.

Görüşme basına kapalı devam edecek.

Hava parçalı bulutlu olacak, yer yer sağanak yağmur yağacak

Meteoroloji Dairesi, 26 Aralık Cuma günü bölgede parçalı bulutlu, yer yer sağanak yağmurlu havanın zamanla az bulutluya döneceğini açıkladı.

Meteoroloji Dairesi, havanın parçalı bulutlu, yer yer sağanak yağmurlu olacağını, gün ilerledikçe ise zamanla az bulutlu geçmesinin beklendiğini kaydetti.

Açıklamada, bölgenin genellikle alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalmasının öngörüldüğü ifade edildi.

Meteoroloji Dairesi, vatandaşlara özellikle yağışlı saatlerde dikkatli ve tedbirli olmaları çağrısında bulundu.

Dünya’dan daha eski, yüzeyi magma kaplı bir gezegen keşfedildi

Gökbilimciler, yıldızının kavurucu sıcağına rağmen atmosferini milyarlarca yıl korumayı başaran, “ıslak lav küresi” olarak adlandırılan gizemli bir gezegen keşfetti.

Gökbilimciler, güneş sistemimizin çok ötesinde, tüm kuralları altüst eden ve “ıslak lav küresi” olarak adlandırılan büyüleyici bir gezegen keşfetti. Samanyolu Galaksisi’nin en yaşlı bölgelerinden birinde yer alan TOI-561 b, yüzeyini kaplayan devasa bir magma okyanusu ve bu ateş denizini çevreleyen yoğun kaya buharından oluşmuş atmosferiyle bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Güneş’ten iki kat daha yaşlı olan bu antik gezegen, yıldızına o kadar yakın bir mesafede dönüyor ki bir tam yılı sadece 11 saat sürüyor; bu durum onu adeta sonsuz ışık ve bitmek bilmeyen karanlık arasında bölünmüş bir cehennem tasvirine dönüştürüyor.

Bu keşfi asıl gizemli kılan nokta, gezegenin milyarlarca yıldır o kavurucu sıcaklığa rağmen atmosferini korumayı başarmış olması. Normal şartlarda yıldızına bu kadar yakın ve küçük olan gezegenlerin, yoğun radyasyon nedeniyle atmosferlerini çoktan kaybetmiş olması gerekirdi. Ancak James Webb Uzay Teleskobu’ndan gelen veriler, bu süper-Dünya’nın sanılandan çok daha serin olduğunu ve kalın bir gaz tabakası sayesinde ısısını dengelediğini gösteriyor. Bilim insanları, gezegenin yüzeyindeki magma okyanusunun adeta bir akciğer gibi çalıştığını; bir yandan gazları uzaya salarken diğer yandan onları tekrar içeri çekerek bu kırılgan atmosferi beslediğini düşünüyor.

Dünya’dan yaklaşık iki kat daha ağır olan bu yaşlı dev, düşük demir oranı ve zengin mineral yapısıyla evrenin ilk dönemlerine ait bir fosil niteliği taşıyor. Kendi yıldızının etrafında baş döndürücü bir hızla dans eden TOI-561 b, sadece bir gök cismi değil, aynı zamanda kayalık gezegenlerin en zorlu şartlarda bile nasıl hayatta kalabileceğine dair tüm ezberleri bozan bir kanıt olarak karşımızda duruyor. Bu gizemli dünyanın sırlarını çözmek, sadece uzak galaksileri değil, kendi sistemimizin ve yaşamın temel yapı taşlarının evrendeki yolculuğunu anlamamıza da yeni bir ışık tutacak.

Küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedelleri ödendi

Süt Endüstrisi Kurumu, 1-15 Kasım 2025 devresinin küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerinin bugün ödendiğini duyurdu.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Süt Endüstrisi Kurumu, 1-15 Kasım 2025 devresinin küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerinin bugün ödendiğini açıkladı.

SÜTEK’ten yapılan açıklamaya göre, 1-15 Kasım 2025 döneminde SÜTEK’e süt veren 574 üreticiye çiğ süt bedeli olarak toplam 168 milyon 89 bin 379 TL ödendi. Söz konusu miktar üreticilerin banka hesaplarına yatırıldı.

Ataoğlu: “Çevreyi korumak bir tercih değil, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur

Başbakan Yardımcılığı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Çevre Koruma Dairesi, çevre ve halk sağlığını tehdit eden plastik kirliliğiyle mücadelede çerçevesinde, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren 15–50 mikron aralığındaki alışveriş poşetlerinin satışı veya ücretsiz dağıtımı tamamen yasaklıyor.

“Her Daim Doğa Dostları” grubu ise bu sabah Çevre Koruma Dairesi Personeli ile birlikte Mağusa Terminali içerisinde yer alan Perşembe pazarında bez çanta dağıtımı gerçekleştirilirken, plastik poşetlerin çevreye verdiği zararlar ve yeni uygulama hakkında bilgilendirme yapıldı.

Söz konusu uygulamayla birlikte, özellikle doğada çözünmesi yüzlerce yıl süren plastik poşetlerin kullanımının azaltılması, mikroplastik kirliliğinin önüne geçilmesi ve daha sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının teşvik edilmesi hedefleniyor.

Farkındalık yaratmak adına yapılan bu etkinliğe Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da katılarak konu ile ilgili olarak vatandaşa bilgiler verdi.

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Perşembe Pazarı’nda yaptığı konuşmada plastik kirliliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Ataoğlu, özellikle denizlerde ve toprakta biriken plastik atıkların zamanla mikroplastiklere dönüşerek gıda zincirine karıştığını ve bunun insan sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.
Ataoğlu konuşmasında,
“Çevreyi korumak bir tercih değil, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur. Bugün attığımız her doğru adım, yarın çocuklarımıza bırakacağımız daha temiz ve yaşanabilir bir ülke anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.
Bez çanta kullanımının yaygınlaşmasının önemli bir davranış değişikliği olduğuna işaret eden Ataoğlu, bu tür farkındalık çalışmalarının toplumun her kesimine ulaşmasının büyük önem taşıdığını belirterek, sivil toplum örgütleri ile kamu kurumlarının iş birliğinin çevre politikalarının başarısındaki rolüne dikkat çekti.
Çevre Koruma Dairesi’nin denetim ve bilgilendirme çalışmalarının önümüzdeki süreçte artarak devam edeceğini kaydeden Ataoğlu, yeni düzenlemeye uyum sürecinde esnaf ve vatandaşların bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini de sözlerine ekledi.

Dinçyürek: “Sivil Savunma ile kriz yönetiminde güç birliği içindeyiz”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban ile görüştü.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, afetlere hazırlık, kriz yönetimi ve kurumlar arası iş birliği konularının ele alındığı görüşmede, Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin gelecekte yoğun yağış ve sel risklerinden etkilenmemesi için yapısal tedbirlerin alınması da gündeme geldi.

Dinçyürek, Balaban’a yaptığı ziyaretteki konuşmasında, Sivil Savunma Teşkilatı’nın ülkede çok önemli bir misyona sahip olduğunu vurgulayarak, teşkilatın afetlere karşı toplumu hazırlama ve kriz anlarında aktif rol alma noktasında büyük bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Dinçyürek, teşkilatın bu sorumluluğun Hakan Balaban liderliğinde başarıyla yerine getirildiğini ifade etti.

Son dönemde yaşanan yoğun yağışların ardından Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin olası bir su baskınına uğramaması için ortak bir çalışma yürütüldüğünü hatırlatan Dinçyürek, “Ortaya koyduğumuz yoğun çalışmayla süreci sorunsuz bir şekilde atlattık. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi, toplumumuz için bir amiral gemisidir. Hizmetlerin kesintisiz devam etmesi hepimiz için büyük önem taşımaktadır” dedi.

Sivil Savunma Teşkilatı’nın ülkenin her noktasında verdiği hizmetler için teşekkür eden Dinçyürek, Sağlık Bakanlığı ile Sivil Savunma’nın kriz yönetimlerinde paydaş olarak birlikte hareket ettiğini, bilgi birikimi ve imkânların bir araya getirilerek topluma daha iyi hizmet sunulduğunu belirtti. Dinçyürek, bu konuda gerekli çalışmaların bugünden itibaren hızlandırılacağını ve tüm tarafların sorumluluklarını yerine getirme konusunda hemfikir olduğunu kaydetti.

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, birlikte çalışmanın ülke için en önemli değerlerden biri olduğunu söyledi. Balaban, tüm paydaşlarla iş birliği içinde hareket ettiklerini belirterek, “Sorunlar hayatın her döneminde var olacak. Önemli olan hazırlıklı olmak ve birlikte hareket etmektir. Sağlık Bakanlığı ile iş birliğinden son derece mutluyuz” dedi.

Balaban, ziyaret dolayısıyla Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek’e teşekkür etti.

Başbakan Üstel’den Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu’nun Açıklamalarına Sert Tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios’un Noel vesilesiyle yayımladığı ve Kıbrıs meselesine ilişkin siyasi içerikli beyanlarına yazılı bir açıklamayla yanıt verdi.

Üstel, dini bir makamdan beklenenin barış, hoşgörü ve uzlaşı çağrısı yapmak olduğunu vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini yok sayan ve düşmanca bir dilin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Başpiskopos Yeorgios’un farklı çözüm modellerini “ulusal ötenazi” gibi provokatif ifadelerle mahkûm etmesinin, Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü uzlaşmaz ve maksimalist zihniyetin açık bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının 1963’ten bu yana ağır bedeller ödeyerek bugünlere geldiğini hatırlatan Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin halkın özgür iradesiyle kurulmuş, kendi kurumlarıyla ayakta duran bir devlet olduğunu vurguladı. Kıbrıs Türk halkını yok sayan, güvenliğini ve geleceğini riske atan hiçbir dayatmanın kabul edilemeyeceğinin altını çizdi.

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin adadaki askeri varlığının uluslararası anlaşmalara ve Garanti Antlaşması’ndan doğan meşru haklara dayandığını belirterek, 1974’ten bu yana adada barış, huzur ve güven ortamının tesis edildiğini söyledi. Bu tarihsel gerçeğin ideolojik söylemlerle inkâr edilemeyeceğini ifade etti.

Rum tarafının son yıllarda silahlanma ve askeri ittifaklarla bir sonuca ulaşabileceği yönündeki düşüncelerinin gerçekçi olmadığını belirten Üstel, tehdit dili ve askeri hesapların çözüm üretmeyeceğini, aksine gerginliği artırarak halklar arasındaki güveni zedeleyeceğini dile getirdi.

Açıklamasında, Kıbrıslı Türk liderlerin iradesini yok sayan yaklaşımların açık bir saygısızlık olduğunu vurgulayan Üstel, Kıbrıs Türk halkının kendi liderlerini kendisinin seçtiğini ve geleceğine kendisinin karar verdiğini ifade etti. Anavatan Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu kaydeden Üstel, çözümün ancak iki halkın egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne dayanması halinde mümkün olabileceğini belirtti.

Başbakan Üstel, dini makamların siyaseti körükleyen ve halklar arasında düşmanlığı derinleştiren açıklamalar yapmasının barışa katkı sağlamayacağını vurgulayarak, Kıbrıs’ta kalıcı çözümün karşılıklı saygı, gerçekçilik ve iki halkın iradesini esas alan bir anlayışla mümkün olduğunu ifade etti.

Veteriner Dairesi: “Şap hastalığı ile mücadelede 35 bin 702 hayvan aşılandı”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Veteriner Dairesi, şap hastalığıyla mücadele kapsamında ülke genelinde 35 bin 702 hayvanın aşılandığını açıkladı.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, hayvan sağlığının korunması ve hastalığın yayılmasının önlenmesi amacıyla 19–24 Aralık tarihleri arasında uygulanan yoğun aşılama programı ile 300 işletmede 34 bin 180 büyükbaş13 işletmede ise bin 522 küçükbaş hayvan aşılandı.

Günlük aşılama programına ilişkin bilgiler verilen açıklamada, 19 Aralık Cuma günü 69 işletmede 7 bin 700 büyükbaş, 20 Aralık Cumartesi günü 22 işletmede 7 bin 740 büyükbaş, 21 Aralık Pazar günü 39 işletmede bin 860 büyükbaş hayvanın aşılandığı belirtildi. 22 Aralık Pazartesi günü ise 77 işletmede 6 bin 876 büyükbaş23 Aralık Salı günü 57 işletmede 6 bin 413 büyükbaş hayvanın aşılandığı kaydedilen açıklamada, dün 36 işletmede 3 bin 591 büyükbaş ve 13 işletmede bin 522 küçükbaş hayvanın aşılandığı ifade edildi.

Veteriner Dairesi ekiplerinin kamu ve özel sektör iş birliğiyle sahada görev yapan veteriner hekimlerin katkılarıyla çalışmaları planlı ve kararlı bir şekilde sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, hastalıkla mücadelenin etkin şekilde devam edebilmesi için üreticilerin hayvan hareketleri, biyogüvenlik ve aşılama konularında alınan tedbirlere hassasiyetle uymalarının büyük önem taşıdığı belirtildi.

Açıklamada ayrıca, veteriner hekimlerin tüm olumsuzluklara rağmen sahada görev yaparak hayvan sağlığının korunması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü ifade edildi.

Küçük Kaymaklı şehitleri düzenlenen törenle anıldı

Küçük Kaymaklı şehitleri için bugün Küçük Kaymaklı Şehitler Anıtı’nda anma töreni düzenlendi.

Çelenklerin şehitler anıtına sunulmasıyla saat 9.30’da başlayan tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti.

Türk Maarif Koleji öğrencisi Nalan Ocak tarafından şiir okunan törende, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ile Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Ruso konuşma yaptı.

-Öztürkler: “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma adında yapmış olduğu anlaşmalar adayı ateş fıçısı haline getirdi”

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler törende, Kıbrıs Türk halkının geçmişten bugüne çekmiş olduğu acıları, kahramanlıkları aynı zamanda atalarının onurlu mücadelesini anlamanın önemli olduğunu ifade etti.

Konuşmasında gençlere de hitap eden Öztürkler, “Geçmişi iyice bilmek gerekir ki geleceğe emin adımlarla yürüyebilelim. 1571’i, 1878’i, 1958’i, 1960’ı, 1963’ü, 1974’ü ve 1983’ü çok iyi bilmek gerekiyor.” dedi.

Öztürkler, Güney Kıbrıs liderinin yaptığı açıklamalarda Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinin varlığından bahsetmediğini aktararak, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail’in ortak anlaşmalarına tanıklık ettiklerini söyledi. Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin silahlanma adında gerek Amerika Birleşik Devletleri’yle gerek İsrail’le gerek Fransa’yla yapmış olduğu anlaşmaların adayı ateş fıçısı haline getirdiğini kaydetti.

“KKTC’de egemen eşitliğimiz, güvenliğimiz, Anavatanımızın garantörlüğü ve Türk askerinin adadaki varlığı bizler için tartışma konusu değildir.” diyen Öztürkler,  bu oyunlara bir daha gelmeyeceklerini söyledi.

Öztürkler, atalarından kendilerine bırakılan bir miras olduğunu ve gençlerle birlikte bu mirasa sahip çıkacaklarını da söyleyerek, tüm şehitleri rahmetle andı.

-Ruso: “Bir köy boşalırken bir düzen yıkıldı, komşuluklar dağıldı, çocukluğun sokakları sessizliğe gömüldü.”

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Ruso konuşmasında, bugünün Kıbrıs Türk halkının hafızasında yaşayan bir tarihin yıldönümü olduğunu anımsatarak, 25 Aralık 1963’ün sadece bir takvim yaprağı değil, bir halkın yerinden edilmesinin ve geleceğinin belirsizliğe sürüklenmesinin bir dönüm noktası olduğunu kaydetti.

Küçük Kaymaklı’nın yığınsal göçünün yalnızca mekânsal bir yer değiştirme olmadığını söyleyen Ruso, “Bir köy boşalırken bir düzen yıkıldı, komşuluklar dağıldı, çocukluğun sokakları sessizliğe gömüldü.” dedi.

Ruso, özgürlüğün bedelinin ağır olduğunu da vurgulayarak, 1957 yılında 4, 1958 yılında 5, 1963 yılında 38, 1964 yılında 2 ve 1974 yılında 19 olmak üzere toplam 68 şehit verildiğine dikkat çekti.

25 Aralık 1963’te yaşananlardan alınması gereken önemli dersler olduğunu da kaydeden Ruso, “Birincisi eşitlik ve güvenlik sağlanmadan barışın kalıcı olmayacağıdır. İkincisi de hafızasız bir barışın mümkün olmadığıdır.” ifadesini kullandı.

Ruso, yaşananları gençlere doğru olarak aktarmanın önemini de işaret ederek, herkesi bu tarihsel sorumluluğu hatırlatmaya davet etti, şehitleri rahmetle andıklarını kaydetti.

Miçotakis’in Netanyahu’yla yakınlaşması Yunanistan’da eleştirildi

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in İsrail’le yakınlaşma çabaları ve bu kapsamda gerçekleştirdiği ziyaret, ülkede insan hakları savunucularının ve Filistin destekçilerinin eleştirilerine yol açtı.

Yunanistan’daki Filistin Cemiyeti Derneği Sekreteri Ahmed Hasan ve Yunanistan İnsan Hakları Birliği Başkanı Lefteris Papayannakis, AA muhabirine, Miçotakis’in hafta başında İsrail’i ziyaret ederek Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya gelmesi ve burada, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail arasında üçlü zirve gerçekleştirilmesini de içeren temaslarını değerlendirdi.

Filistin’in tanınması

Miçotakis’in bu temaslarından Yunanistan’daki Filistinliler olarak memnun kalmadıklarını belirten Hasan, Filistin Devleti’nin tanınmasına ilişkin bir adım atılmadığı için üzgün olduklarını ifade etti.

Hasan, Yunanistan Parlamentosunun 2015’te aldığı Filistin Devletinin tanınmasına ilişkin kararın uygulanmasını istediklerini söyledi.

Pazartesi günkü temasların yapıldığı şehre de dikkati çeken Hasan, “Görüşmelerin Tel Aviv yerine Kudüs’te yapılması bile olumsuz bir durumdur. Zira, biliyoruz ki İsrail’in başkenti Kudüs değil, Tel Aviv’dir.” dedi.

Hasan, görüşmelerin Kudüs’te olmasının burayı ABD’nin İsrail’in başkenti gibi görmek istemesine ilişkin görüşe yakınlık ifade ettiğini belirtti.

Sık sık Filistin’e destek veren gösterilere sahne olan Yunanistan’da halkın Filistin desteğini hükümetin İsrail ile yakınlaşma politikası ile karşılaştıran Hasan, “Yunan halkı, hükümetin aksine Filistin’i ve Filistin halkını gerçekten destekliyor. Hükümet, kamuoyunun aksine, böyle bir (destekçi) tavır sergilemiyor.” diye konuştu.

Hasan, Avrupa’da İsrail’i izole etmek isteyen birçok ülke varken, Yunanistan ve GKRY gibi İsrail’i yalnız bırakmayıp, onunla işbirliği yapan ülkeler de olduğunu belirtti.

Kendilerinin de cemiyet olarak, Yunanistan’ın 2026 Eurovision Şarkı Yarışması’na katılımını durdurmak için faaliyetlerde bulunduklarını belirten Hasan, “Yunanistan’ın da bu katılımdan vazgeçmesini umuyorum.” dedi.

İsrail ile yakınlaşmaya iç tepkiler

Miçotakis hükümetinin İsrail’i genel olarak desteklediğini belirten Papayannakis ise, bu yakınlaşma için “Kendisine karşı çok güçlü tepkilerin de olduğu bir hükümet tercihi.” yorumunu yaptı.

Papayannakis, bu tepkilerin daha çok siyasi olduğunu, İsrail ile işbirliğinin hangi şartlarda, hangi unsurlara dayanarak yapıldığına ilişkin çekincelerin bu tepkilerin merkezinde bulunduğunu ifade etti.

Başbakan Miçotakis’in Filistin Devleti’ni Yunanistan’ın bir gün tanıyacağına ilişkin açıklamalarını da hatırlatan Papayannakis, “Filistin Devleti’nin tanınmasını bekliyoruz. Zira bu çok önemli bir konu.” dedi.

Papayannakis Filistin’in küresel bir konu olduğunun altını çizerek, İsrail’in 2026 Eurovision şarkı yarışmasına katılacak olmasına tepki olarak birçok ülkenin yarışmadan çekilme kararını da hatırlattı.

Yunanistan’ın bölgedeki genel durum açısından İsrail ile işbirliğini önemli bulduğuna değinen Papayannakis, Filistin açısından değerlendirildiğinde ise bunun sorunlu bir durum olduğunu kaydetti.

Papayannakis, “Filistin Devleti’nin tanınması çok önemli bir unsur olacaktır.” diye konuştu.

Miçotakis’in İsrail ve Filistin Temasları

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentinde görüşmüş ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Batı Kudüs’te bir araya gelmişti.

İkili görüşmelerin ardından, Batı Kudüs’te Netanyahu, Miçotakis ve GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in katılımıyla üçlü zirve gerçekleştirilmişti.

Yunanistan muhalefetindeki Yeni Sol Partisi ziyaret sonrasında yaptığı yazılı açıklamada, Yunanistan, İsrail ve GKRY arasında gerçekleşen üçlü zirvenin Doğu Akdeniz’de tehlike doğurduğunu belirtmişti.

Açıklamada, “(Yunanistan Başbakanı Kiryakos) Miçotakis hükümeti üçlü işbirliğini, Uluslararası Ceza Mahkemesinin takibi altındaki (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu’nun katılımıyla, askeri kutuplaşma yapısına dönüştürerek Doğu Akdeniz’de tehlikeli oyunlar oynuyor. Bir yandan da bölgede beşli diyalog inisiyatifleri önerisini samimiyetsiz bir şekilde ortaya atıyor.” ifadesi yer almıştı.

Aksa’nın Gana’daki ikinci santrali de üretime başladı

Aksa Enerji, Gana’da inşa ettiği 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin ilk fazında kısmi ticari üretime başladı. Uzun vadeli ve ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında hayata geçirilen santral, Gana’nın artan elektrik talebinin karşılanmasına ve ulusal şebeke istikrarının güçlendirilmesine katkı sağlayacak. 

7 ülkede 11 santral operasyonu yürüten ve 3.000 MW’ı aşan kurulu güce sahip Aksa Enerji, Gana’da inşa ettiği toplam 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’nde ilk fazda kısmi ticari üretime başladı. Santralin 2026 yılı ocak ayında 130 MW kapasiteyle basit çevrim olarak, ilk çeyrek dönemde ise 179 MW kapasite ile kombine çevrim olarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Santralin 171 MW kurulu gücü kapsayan ikinci fazına yönelik çalışmalar ise planlanan takvim doğrultusunda sürdürülüyor.

Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Afrika, Aksa Enerji’nin Türkiye ve KKTC’de yetkinliğini kanıtlamış mühendislik gücünü, teknik uzmanlığını ve operasyonel becerisini küresel ölçekte sergilediği en stratejik bölgelerin başında geliyor. Gana’da uzun vadeli bir vizyonla sürdürdüğümüz yolculuğumuzda, 370 MW kurulu güce sahip Tema Santralimizi 9,5 ay gibi rekor bir sürede devreye alarak sektörde önemli bir eşiği geride bırakmıştık. Bugün ise Kumasi’de hayata geçirdiğimiz yeni santral yatırımımızla bu başarıyı bir üst seviyeye taşımanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Toplam 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimiz, sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizin en kritik yapı taşlarından biridir. Finansmanından inşasına, işletmesinden bakımına kadar tamamen Aksa Enerji’nin üstlendiği bu ‘entegre model’ sayesinde, Gana için sadece bir tesis değil, kalıcı bir enerji altyapısı ve uzun vadeli ekonomik değer inşa ediyoruz.

Kumasi Santrali ile bir yandan Aksa Enerji’nin küresel büyüme hedeflerine hizmet etmekten, diğer yandan Türkiye ile Afrika arasındaki ekonomik köprüleri daha da derinleştirmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz.”

Uzun Vadeli Enerji Yatırımıyla Gana’da Enerji Arz Güvenliğine Katkı

Toplam 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Santrali, Gana’nın artan elektrik talebinin karşılanması ve ulusal şebeke istikrarının güçlendirilmesi açısından stratejik projeler arasında yer alıyor. İletim sistemine entegrasyon, test çalışmaları ve kademeli devreye alma süreçlerinin ardından ilk fazda ticari üretime başlayan santral, kapasite artışlarıyla birlikte ülkenin enerji arz güvenliğine sürdürülebilir katkı sağlamayı hedefliyor.

Aksa Enerji, Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalarda uzun vadeli enerji satış anlaşmalarına dayalı yatırım modeliyle sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini kararlılıkla hayata geçiriyor. Şirket, Kumasi Santrali kapsamında 20 yıl süreli, ABD doları bazlı garantili satış anlaşması ile bölgedeki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor. Böylece Aksa Enerji’nin yerel istihdama, enerji arz güvenliğine ve toplumsal gelişime katkısı da artacak.