Archives 2025

Hava az ve parçalı bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi’nin tahminlerine göre, bugün hava az bulutlu, öğle saatlerinde ise parçalı bulutlu olacak. Hava sıcaklıkları iç kesimlerde ve sahillerde yükselmeye başlayarak 17-20°C civarında seyredecek.

Rüzgarın genellikle Kuzey ve Batı yönlerden orta kuvvette esmesi beklenirken, zaman zaman kuvvetli, yer yer fırtınamsı rüzgar etkili olabilir.

Yerlikaya: Saraçhane’deki gösterilerde 6 polisimiz yaralandı

CHP, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun gözaltına alınmasının ikinci gününde de İBB binasının olduğu Saraçhane Meydanı’nda toplandı. Vatandaşların da yoğun ilgi gösterdiği miting hakkında paylaşımda bulunan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “İstanbul Saraçhane’de bu akşam yapılan gösterilerde 6 polisimiz yaralandı” ifadelerini kullandı.

Binlerce vatandaş, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanlığı ön seçim adayı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun dün sabah 106 kişiyle birlikte gözaltına alınmasının ardından demokrasi buluşması için ikinci günde de İBB’nin bulunduğu Saraçhane Meydanı’na akın etti.

Saraçhane’de iki gündür süren protestolar hakkında açıklama yapan Yerlikaya, şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul Saraçhane’de bu akşam yapılan gösterilerde 6 polisimiz yaralandı.

Ülkemizin huzur ve güvenliğinin teminatı olan kahraman polislerimiz; provokasyonlara karşı büyük bir ferasetle, sabırla, sağ duyuyla karşı koymakta; toplumsal olayların nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda örnek bir duruş sergilemektedir.

Valimiz, Emniyet Müdürümüz ve polislerimiz halkımızın huzur ve güvenliği için görevlerinin başındalar ve öyle olmaya da devam edecekler.

Yaralanan polislerimize geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bilgi ve belgelerin çoğu, kendi partilileri tarafından yargıya aktarıldı!

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Kongre Merkezi’nde önceki dönem milletvekilleri ile iftarda bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

Siyonist İsrail yönetimi katliam politikasına tüm hoyratlığı ile devam ediyor. Yeni saldırılarda beş yüzden fazla Filistinli şehit oldu. Pervasızca yürütülen katliamlara sessiz kalanlar, insanlık suçlarına engel olmayanlar hem tarih hem insanlık vicdanında er ya da geç hesap vereceklerdir.

Çocukları katledenler döktükleri masum kanlarında boğulacaklar. Türkiye olarak tarihin doğru tarafında yer almaya, Gazzeli mazlumları desteklemeye devam edeceğiz.

Türkiye’yi son 2 asırdır çektiği sıkıntılı cendereden çıkarmak AK Partili kadrolara nasip oldu. Bize oy versin vermesin bu ülkede yaşan herkese dokunmayı başardık. Her şeyin eskisi olabilir ama ülkeye ve millete hizmet davasında eski sıfatına yer yoktur.

AK Parti’de yolunu şaşıranlar ya da yolunu ayıranlar dışında eski diye bir şey söz konusu değildir. Bayrak dışında kalanlar oyun dışına çıkmıyor, nefesleniyor. Parti olarak hiçbir arkadaşımızın birikimini heba edecek lükse sahip değiliz. AK Parti’ye aidiyet son nefese kadar sahip çıkılacak onurlu bir mirastır.

Bu harekette küsme, darılma, uzaklaşma söz konusu olamaz. Kırgınlık varsa giderilir, yanlış anlaşılma varsa bir yol bulunup düzeltilir. Her birimiz hanemizden başlayarak eşimize dostumuza hep hakkı ve hakikati anlatmakla mükellefiz.

“Muhalefet iddialara cevap veremiyor”

Eskiler ‘Doğru yerinden kalkana kadar yalan dünyayı dolaşırmış’ derler. Türkiye her gün yeni gündemlere uyanan belki de dünyanın en hareketli ülkesidir. Bu gündemlerin bir kısmı suni olarak köpürtülmüş konulardan oluşuyor. Muhalefetin kendi iç kavgalarını, ya da hukuk ile olan kavgalarını memleketin sorunu gibi göstermeye çalışıyorlar.

Hırsları adeta akıllarını esir almış durumda. CHP’si, medyası, muhalefet tarafı gerek diploma meselesinde gerekse yolsuzluk hırsızlık meselesinde yargının ortaya koyduğu iddialara cevap veremiyorlar.

“Bizim muhalefetin müsamerelerine harcayacak vaktimiz yok”

Milleti aldatma kolaycılığına kaçıyorlar. Deseler ki bu diploma usulüne uygun alınmıştır. Aynı şekilde deseler ki belediye haksızlık yolsuzluk yok bunu da yine işin erbabı vasıtası ile konuşup tartışmak mümkün. Ama bunları yapmıyorlar, yapamıyorlar.

Çünkü bunların gerçek olduğunu en iyi kendileri biliyor. CHP yöneticilerin çoğu rakip eledikleri için kapalı kapılar arkasında kutlama yapıyor. Yargıda taşınan bu belgelerin çoğu kendi partilileri tarafından teslim edildi. CHP yöneticilerin çoğu rakip eledikleri için kapalı kapılar arkasında kutlama yapıyor. Bizim ne şahsen ne parti olarak muhalefetin müsamerelerine harcayacak vaktimiz yok. Biz sadece işimize bakıyoruz, hedeflerimize odaklanıyoruz.

TC Dışişleri Bakanı Fidan, Cenevre toplantısıyla ilgili açıklama yaptı

Fidan: “Birinin devlet olarak tanınıp her imkana erişmesi, diğerinin tanınmaması Ada’daki adaletsizliğin temel sebebi. Bu adaletsizliğin giderilmesi lazım.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kıbrıs konusunda “Bugün artık sahada başka bir durum var. Bu durum, siyasi çözüm arayışlarına yansımak zorunda.” dedi.

Fidan, bazı basın mensuplarıyla dün akşam iftar programında bir araya geldi.

Fidan, 17-18 Mart’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in himayesinde Cenevre’de düzenlenen genişletilmiş formattaki Kıbrıs toplantısına ilişkin, “BM Genel Sekreteri gerçekten bizim takdir ettiğimiz, nitelikli bir lider. Uluslararası sistemin bir noktaya kadar vicdanını da yansıtan bir makam. Kıbrıs meselesiyle ilgili bu gayriresmi toplantı teklifini, yapıcı tutumumuzu göstermek adına Cumhurbaşkanımız kabul etti.” diye konuştu.

Guterres’in Kolombiya eski Dışişleri Bakanı Maria Angela Holguin Cuellar’ı Kıbrıs konusunda Şahsi Temsilci olarak atadığını hatırlatan Fidan, şöyle devam etti:

“Kolombiya eski Dışişleri Bakanı geldi baktı, altı ay süreyle bütün taraflarla konuştu ve bir rapor hazırladı. Bu rapor da kayda geçti, dedi ki ‘İki taraf arasında ortak zemin yok.’ Şimdi bu ne demek? Bizim yıllardır savunduğumuz bir konu var. Adada iki toplumun kendi başına, kendi kurumlarıyla ayrı ayrı yaşıyor olması gibi bir gerçeklik var. Bunlardan birinin devlet olarak tanınıp her türlü imkana erişmesi, diğerinin tanınmaması adadaki adaletsizliğin temel sebebidir. Bu adaletsizliğin mutlaka giderilmesi lazım. Biz geçmişte uluslararası sistemin hakemliğine güvenerek hazırlanmış BM çözüm taslaklarına tamam dedik ama Rumlar buna yanaşmadılar. Bugün artık sahada başka bir durum var. Bu durum, siyasi çözüm arayışlarına yansımak zorunda.”

GARDİYANOĞLU: “BUGÜNE KADAR HİÇBİR SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYAN KADINLARIMIZIN SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNE GİRMESİNİ SAĞLAYACAK PROJELER ÖNCELİĞİMİZ”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, Sosyal Hizmetler Dairesi öncülüğünde, kadınların iş yaşamına katılımında yaşadığı sorunların ele alındığı çalışma toplantısı düzenlendi.
Merit Diamond Hotel’de yer alan çalışma toplantısına,Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Bakanlığına bağlı Çalışma Dairesi, Sosyal Sigortalar Dairesi, Sosyal Hizmetler Dairesi ve İhtiyat Sandığı Dairesi’nde görev alan kadın çalışanlar ile daire müdürleri de katıldı.
Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit toplantıda yaptığı konuşmada,en büyük sıkıntılarının sosyal yardım alan kadınların belli bir yaşa geldiğinde maaşının kesilmesinden ötürü çalışamaz duruma gelmesi ve iş bulamaması olduğunu söyledi.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı çatısı altındaki dairelerle kadınların yaşadığı sorunları paylaşmak istediklerini ve kadınların güçlendirilmesi için politika üretmek amacıyla neler yapabileceklerini ele almayı hedeflediklerini kaydeden Ecevit, ilk toplantıyı da bir analiz çalışması olarak düzenlediklerini belirtti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da konuşmasında bakanlığının yüzde 65’inin kadın çalışan olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getererek , kadınların günlük hayat içinde bir çok sorumluluk üstlendiğine dikkat çekti. Son dört yılda kadın girişimci sayısının üç yüzlü rakamlardan sekiz yüzlere çıktığını belirten Gardiyanoğlu, gerek kamuda gerekse özel sektörde çalışan kadınlar yanında yıllardır sosyal güvenlik yatırımı olmayan, ev hanımı olan, boşanan ya da kendini sistemin dışında bulan kadınlara yönelik projelerin de hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İstihdam Destek Merkezi Fonu tarafından kadın girişimcilere ve çalışanlara beş yıl boyunca sosyal güvenlik desteği verildiğini anımsatan Gardiyanoğlu, Başbakan Ünal Üstel tarafından açıklanan müjde ile, kadın çalışanların sosyal sigorta primlerinin 2025 itibarıyla yüzde 100 oranında devlet tarafından karşılanacağını ve sistemin kesintisiz olarak aksamadan devam edeceğini söyledi. Hayata geçirilerek her desteğin kadın işgücünün korunmasına yönelik önemli bir adım olduğuna işaret eden Gardiyanoğlu, toplantıda özellikle sigorta yatırımı olmayan, sosyal güvenlik sisteminin dışında kalan kadınlara yönelik projeler üretilmesine hassasiyet gösterilmesini istedi.
Eşinden ayrılan bir kadının Sosyal Hizmetler Dairesi’nden aldığı sosyal yardım ile bu ekonomik şartlar içinde yaşaması için yeterli olmadığının altını çizen Gardiyanoğlu, sosyal yardımların artması ile ilgili bir düzenleme yaptıklarını ve Meclis’e sevk ettiklerini de kaydetti.
Son dönemlerde artan boşanma oranının ve boşanan kadın sayısının, kadınların sosyal güvenlik sistemi dışında kalmasından dolayı endişe verici olduğuna dikkat çeken Gardiyanoğlu, düzenlenen çalışma toplantısının bu ülkede yaşayan kadınların geleceğinin garanti altına alınması açısından katkı sağlayacağına inanç belirtti.
Toplantıda kadınların iş yaşamına katılımına dair engeller, kadınların ekonomik ve toplumsal yaşama katılması için yaratılabilecek fırsatlar, destekler ve projeler ile kadın istihdamının artırılması için kamu ve özel sektörde oluşturulabilecek işbirliği önerileri üç oturum şeklinde ele alındı.
Toplantı sonunda hazırlanan sonuç raporu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu’na sunularak kamuoyu ile paylaşılacak. Hazırlanacak rapor, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kadının toplumdaki konumunun güçlendirilmesi ve kadın istihdamını arttırmaya yönelik yeni projelerin ortaya çıkarılması konusunda yol haritası çizecek.

Dışişleri Bakanı Fidan: YPG silah bırakıp kendisini lağvetmeli

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da gazetecilere açıklamalarda bulundu. Fidan, Türkiye’nin Suriye ziyaretinin ayrıntılarını anlattı. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın telefon görüşmesine de değinen Fidan, AB’deki vize sorununa ilişkin soruları da yanıtladı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da medya kuruluşlarının temsilcileriyle biraraya geldi.

Fidan, dış politikanın sıcak başlıklarına ilişkin önemli mesajlar verdi.
Toplantıdan çıkan mesajları, NTV Ankara Temsilcisi Ahmet Ergen aktardı.

Suriye ziyaretimizde öne çıkardığımız en önemli başlık, YPG meselesiydi. Biz önceliğimiz olan tüm konuları ve endişelerimizi gündeme getirdik.

Yeni yönetimin SDG’yle yaptığı anlaşma bağlamında; örgütün niyetleri, kabiliyetleri, enerji kaynaklarının kontrolü gibi konularda bizim bakış açımızı net şekilde aktardık. Terörle mücadelede senelere dayanan tecrübemiz ve PKK’ya dair bilgilerimiz çerçevesinde endişe konusu olabilecek hususların altını çizdik. Suriye yönetiminin de, bizimle aynı niyet ve perspektifi paylaştığını gördük.

Mevcut yapısı itibariyle YPG, PKK’nın bir mütemmim cüzü. Onu tartışmak bile gereksiz. Örgütün anlaşma çerçevesinde nasıl adım atacağı ve takviminin nasıl olacağı gibi konuları Şam’da ele aldık. Örgütün askeri kabiliyetlerinin yok edilmesinin bizim için önemli bir
husus olduğunun altını çizdik. Bunun sağlanması için tabi ki bazı hususlar ön plana çıkıyor. Bunlardan birincisi emir komuta meselesi. Mevcut unsurların kendini feshetmesi, merkezi hükümetin kontrolüne girmesi çok önemli bir şart. Ayrıca, silah, füze üretimi, hava savunma sistemi gibi kritik yeteneklere sahip olmaları asla kabul edilemez. Bir diğer konu da YPG’ye dışarıdan gelip katılanlar. Bunlara asla yer yok. Var olan unsurlar çözülsünler, silah bırakıp kendilerini lağvetsinler ve merkezi hükümetin tam kontrolü altına girsinler Bu bir zorunluluk. Merkezi hükümet, emir komutayı alabilecek yeterlilik sahibi olmalı.

Önümüzdeki süreçte tüm bu gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Süreç içerisinde ihtiyatlı olmak ve kontrolü elden bırakmamak gerekiyor. Önümüzdeki kısa dönemi çok yakından takip edeceğiz.

Suriye’de yaşayan Kürtlere, Esad döneminde verilmeyen hakların verilmesi gerekiyor. Herkese eşit vatandaş muamelesi yapılması elzem. Suriye yönetimi de bu konuda oldukça hassas. Yerinden edilen Suriyelilerin yurduna dönmeleri meselesi, üzerinde çalıştıkları öncelikli konulardan birisi. Güven tesis edilen bir ortamda, silahlı örgütler yaşam alanı bulamazlar.

SURİYE’NİN SİYASİ BİRLİĞİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ

Suriye’nin birliği ve bütünlüğünü her platformda dile getirdik. İçerideki silahlı grupların kendilerini feshedip merkezi hükümete bağlanmaları, ülkedeki birlik ve beraberlik havasını olumlu etkileyecektir. Aynı şekilde YPG ile merkezi hükümetin vardığı mutabakat neticesinde, YPG’nin bütün varlığını ve otoritesini merkezi hükumete devretmesi yönünde atılacak adımlar somutlaştıkça, Suriye içerisindeki birlik ve bütünlüğün sağlanacağını düşünüyorum.

ABD’NİN SURİYE’DEN ÇEKİLMESİ

Amerikan askerlerinin Suriye’deki varlığının devam etmesinin, ABD Başkanı’nın öncelikleri arasında olmadığını görüyoruz. PKK, Suriye’deki varlığını DEAŞ cezaevleri üzerinden meşrulaştırmaya çalışıyor. Bu konuyla ilgili önlemler alıyoruz. Bölge ülkelerinin DEAŞ’la mücadele etmesi gerekiyor ve bu yönde çabalarımız var. Ürdün, Irak, Lübnan ve Suriye ile Amman’da yaptığımız toplantıda bu yönde somut kararlar aldık.

Bir yandan da Amerikan ordusunun Suriye’deki varlığının bir maliyeti olması sözkonusu. Amerikan kamuoyunda ABD ordusunun Suriye’deki varlığının devam ettirilmesinin yararı sorgulanır hale geldi. Önceden Suriye’de İran, Rusya ve Esad rejimi faktörleri vardı.

Ancak şu anda konjonktür değişti. ABD askerlerinin varlığının devamı konusunda Başkan Trump’ın ikna olması gerekiyor. Amerika ordusunu çekerse, bu onlar için daha az maliyetli olacaktır.

DEAŞ’A KARŞI BÖLGESEL MÜCADELE

Kendi meselelerimizi kendimiz çözmeliyiz. Ürdün’de beş ülke bir araya geldik. Ortak operasyon ve istihbarat amaçlı bir merkez kurulacak. Bunun için teknik ekipler çalışıyorlar. Bizim çalışmamız bitmek üzere. Sonrasında diğer ülke heyetleri ile bir araya gelerek ortak bir mekanizma kuracağız.

Her ülke elindeki istihbarat bilgilerini paylaşarak, DEAŞ’tan kaynaklanan tehditleri bertaraf etme konusunda ortak hareket edecek. Benim Türkiye olarak belli bir askeri kabiliyetim var. Ürdün’ün var, Irak’ın var… Gerektiğinde DEAŞ’a karşı bu kabiliyetler devreye girecek. Operasyon yapılacak. Bilgi paylaşılacak.

Ortak çalışma yürüttüğümüz ülkelerin Suriye ile sınırı var. Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü sağlamak için de bu türden çalışmalar oldukça önemli.

EL-HOL KAMPI

Bu konuda çok çalışıyoruz. El-Hol kampı meselesi çözüme en yakın konulardan birisi. Orada 40 bin civarında bir nüfustan bahsediyoruz. Gerek Iraklılar gerekse Suriyeliler kendi vatandaşlarını almak için güçlü bir irade ortaya koyuyorlar. Bu kampın kontrolü PKK/YPG’deyken kamptan çıkışlar oldukça yavaştı. Ancak artık Iraklılar da Suriyeliler de vatandaşlarını alabilirler. Ancak cezaevinde kalanların başka bir formülle çözülmesi gerek. Onların cezaevinde kalması gerekiyor. O hususta çalışmalarımıza devam edeceğiz.

ERDOĞAN-TRUMP GÖRÜŞMESİ

İki lider arasında oldukça olumlu bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başkan Trump’ın saygı duyduğu liderlerden birisi. Bunu da telefon görüşmesinde açıkça ortaya koydu zaten. Görüşmede sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin terörle mücadele konusundaki beklentileri ile savunma sanayii iş birliğindeki kısıtlamaların kaldırılmasının önemini vurguladı. Ukrayna’daki barışın önemini bir kez daha tekrar etti. Sayın Trump’ın yaklaşımı da oldukça pozitif oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız ile beraber, iki ülke arasındaki sorunları çözmek istiyor. Biz de muhataplarımız ile bunun için çalışıyoruz.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN ABD’Yİ OLASI ZİYARETLERİ

Sayın Cumhurbaşkanımızın olası ziyaretinden önce biz Dışişleri Bakanları düzeyinde bir çalışma yaparız. Sayın Cumhurbaşkanımız ABD ziyaretine olumlu yaklaşıyor. Ancak, şu anda net bir tarih telaffuzunda bulunmadık.

CAATSA YAPTIRIMLARI

Biden yönetimi ile CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına ilişkin kapsamlı görüşmeler yaptık. Yeni yönetim ile de bu konuları detaylı bir şekilde ele alacağız. Tabi burada konuşulması gereken teknik konular var. Bu yaptırımların kaldırılması hususunda Amerikalıların bir istisna yapma yetkisi var mı? Kendi iç hukuk sistemleri bu yönde bir karar alabilecek mi? Bu konuları ayrıntılı bir şekilde görüşeceğiz.

İSRAİL’İN SURİYE’NİN GÜNEYİNDEKİ FİİLİ İŞGALİ

İsrail yaklaşık elli yıldan beri Suriye’nin güneyini işgal altında tutuyor. Günümüzde de bunu genişletmeye çalışıyor. Ezidiler, Dürzüleri gündeme getirerek, çeşitli bahaneler öne sürerek silahsız bir bölge ilan etme arayışı var.

Bizim oluşturduğumuz platformlarda bu konunun gündeme getirilmesi ve kesin bir dille reddedilmesi önemli. Amman’daki beşli platformda, İslam İşbirliği Teşkilatı platformunda, Arap Ligi platformunda, her platformda bu İsrail yayılmacılığı reddediliyor. İsrail’in Suriye’deki topraklardan önümüzdeki dönemde nasıl çıkartılacağı meselesi, Suriye hükümetinin üzerinde durup, uluslararası toplumla beraber yönetmesi gereken bir konu.

İSRAİL’İN GAZZE’YE SON DÖNEMDEKİ SALDIRILARI

“Netanyahu’nun zihninde ateşkesi bozma düşüncesi olduğunu biliyoruz’’ diye uzun zamandır söylüyoruz. Bütün emareler bunu gösteriyordu. 500 insanı şehit ederek ateşkesi resmen bozdu ve bombalamaya devam edecek gözüküyor.

Gazze’de son yaşananlarla ilgili Mısır’ın başkenti Kahire’de Pazar günü bir toplantımız olacak. İİT-AL Gazze Temas Grubu olarak biraraya geliyoruz. Bu toplantıda İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında kabul edilen Gazze planının hayata geçirilmesi için atılabilecek adımları ele alacağız. Soykırımı durdurmak için elimizden geleni yapacağız.

Ben Filistin meselesinin daha büyük kırılmaları beraberinde getireceğini düşünüyorum. Orada mevzi bir başarı elde ediyor gözükebilirler, yüzbinlerce insanı katlederek, ama başka türden risklerin kapısı çok ciddi açılıyor. Yani daha farklı bölgesel kırılmalar, çatışmalar riski de ortaya çıkıyor.

KIBRIS MESELESİ VE CENEVRE TOPLANTISI

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri gerçekten bizim takdir ettiğimiz, nitelikli bir lider: Uluslararası sistemin bir noktaya kadar vicdanını da yansıtan bir makam. Kıbrıs meselesiyle ilgili bu gayriresmi toplantı teklifini, yapıcı tutumumuzu göstermek adına Cumhurbaşkanımız kabul etti.

Biliyorsunuz, Genel Sekreter, bir yıl önce bir özel şahsi temsilci atadı. Kolombiya eski Dışişleri Bakanı geldi baktı, altı ay süreyle bütün taraflarla konuştu ve bir rapor hazırladı. Bu rapor da kayda geçti, dedi ki “İki taraf arasında ortak zemin yok”. Şimdi bu ne demek? Bizim yıllardır savunduğumuz bir konu var. Ada’da iki toplumun kendi başına, kendi kurumlarıyla ayrı ayrı yaşıyor olması gibi bir gerçeklik var. Bunlardan birinin devlet olarak tanınıp her türlü imkana erişmesi, diğerinin tanınmaması Ada’daki adaletsizliğin temel sebebidir. Bu adaletsizliğin mutlaka giderilmesi lazım.

Biz geçmişte uluslararası sistemin hakemliğine güvenerek hazırlanmış BM çözüm taslaklarına tamam dedik ama Rumlar buna yanaşmadılar.

Bugün artık sahada başka bir durum var. Bu durum, siyasi çözüm arayışlarına yansımak zorunda.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

Burada iki konu var: barış antlaşması ve ateşkes antlaşması. Bunlar malumunuz iki ayrı başlık. Sayın Trump ve Sayın Putin’in görüşmesinden ateşkes konusunda tam bir netice çıkmadı.

Sürecin başlamasını ve ilerlemesini sağlayacak bazı adımlar sunuldu. Enerji alanları hedef alınmasın, gemilerin seyrüsefer güvenliği sağlansın, esir takası yapılsın gibi fikirler öne atıldı. Bunlar kabul edildi. Tam ateşkes için ise çalışmalar sürüyor.

Biz Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın da durduğu yeer şu: İki tarafın üzerinde mutabık kaldığı bir anlaşmada, katkı vermek isteriz. Yani bizim için önemli olan iki tarafın mutabık kalacağı bir anlaşma. Bu konuda üzerimize düşeni yapmaya hazırız.

Ama şu anda gördüğünüz tartışmaların çoğu, güvenlik garantileri başlığı altında yapılan konular.

Teorik olarak söylüyorum, taraflar ileriki bir aşamada bir barış gücü oluşturulmasında mutabık kalırlarsa biz katkı sunabiliriz.

Ama şu noktanın altını çiziyoruz: iki taraftan birinin zorlayıcı girişiminin bir parçası olmakla, mutabık kalınmış bir çözümün parçası olmak farklı şeylerdir. Biz ikinci seçenekte varız.

AVRUPA GÜVENLİK MİMARİSİ

Şimdi Avrupa Birliği’nin üç ay öncesine, yani 20 Ocak tarihine kadar geliştirdiği mekanizmalar içerisinde Türkiye’yi çok fazla görmek istemediğini biliyoruz. Avrupa Birliği üyelerine has bir mekanizmaydı. Biz de her zaman NATO içerisinde Avrupa Birliği’nin bir blok olarak değil de bütün NATO ülkelerinin ortak bir şekilde tehdit tanımlarının geçerli olduğu, çıkarlarının gözetildiği bir iş birliği ortamı ve mekanizma öneriyorduk. Bu devam eden, süregelen bir tartışma alanı oldu. Bizim dışımızda İngiltere, Norveç, Kanada gibi ülkeler de aslında bu tartışmaya sonradan katıldılar. Ama bu tartışma şimdi her zamankinden daha önemli bir hale geldi.

Şimdi iki tane konu var. Birincisi, eski düzene göre Avrupa kendini yapılandırırken neye bakmalı? Çünkü, düzen üzerinde tehditler var, ama düzen bozulmadı. Yani Amerika resmi olarak NATO’dan çıkmadı, birliklerini çekmedi, füzelerini geri almadı. Her şey duruyor. Sadece Rusya’yla yaptığı angajmandan sonra ortaya çıkan bir alarm durumu var Avrupa’da. Şimdi, belli konuları çok erkenden tartışmak bile istemiyorlar.

Yani bazı şeyleri ayırmak lazım. Bir, eski düzen devam edecekse, yani Amerika şimdi Rusya’yla Ukrayna üzerinden bir inisiyatif geliştiriyor, ama Avrupa güvenliğiyle olan, NATO’yla olan ilişkisi aynı düzeyde devam edecekse, Avrupa bu sefer kendi güvenlik yapılanmasını buna göre oluşturacak. Amerika’nın tamamıyla olmadığı bir yerde bu sefer yeni bir yol izleyecek.

“CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI”

Geçende bir mülakatta söylediğim gibi: “Cin şişeden çıktı.” Avrupalılar artık Amerika’nın yüzde yüz güvenlik şemsiyesine bağımlı olmak istemiyorlar. Bunun sürdürülebilirliğine inanmıyorlar.

Kendi güvenliklerini de bu derece riske atmamaları gerektiğini düşünüyorlar. Bu düşünce matematik olarak öteden beri vardı, ihtimal olarak, ama bir gerçeklik olarak kendini hissettirmediği için politika yapıcılarını bu noktada adım atmaya itmiyordu. Ama şu anda ilk defa kendini bu kadar yakın ve yakıcı hissettiriyor. Şimdi politika yapıcıları da bu konuda gerçekçi adım atmaya yöneliyorlar. Her iki düzlemde Türkiye’yle ne kadar yakın çalışılır, ne kadar çalışmak isterler, roller nelerdir, biz neler önerebiliriz, tartışmaya ne kadar katkıda bulunabiliriz, bu çok dinamik bir süreç.

İdeal olan, Avrupa Birliği üyesi olup bu konuları daha bütüncül bir şekilde, ekonomisiyle, siyasetiyle, güvenliğiyle hep beraber iç içe yönetmek. Cumhurbaşkanımız bunu ideal bir çözüm olarak görüyor. Ama Avrupa Birliği’nin bu konudaki çekinceleri halihazırda yerinde duruyor. Ama tabii Türkiye’yle ilişkileri daha da ileri taşıma konusunda durdukları bir yer var. Bunun gerektiğine de inanıyorlar ve bunoktada birtakım adımları nasıl atarız diyorlar. Bazı ülkeler bu konuyu engellemeye çalışabilir mi? Evet. İşte, Avrupa’nın güvenliği diğer geri kalan ülkeler için ne kadar ciddi burada göreceğiz. Yani bunu kaldırmak için bir adım atacaklar mı atmayacaklar mı?

VİZE MESELESİ
Sorun başvuruların reddedilmesi, az vize verilmesi veya sürecin çok uzun sürmesi ile alakalı. Bir diğer konu ise daha ileri bir vadede vize serbestisi sağlanması.

Avrupa ülkelerinden vize sorunuyla ilgili izah istediğimizde, “Biz verdiğimiz vizelerin en fazlasını Türkiye’ye veriyoruz.’’ diyorlar. Oransal olarak baktığımızda yıllardır başvurular arasında alınan ve reddedilen vize oranları değişmiyor.

Diğer yandan Türkiye’den yapılan özellikle turist vizesi başvurusunda ciddi bir artış da sözkonusu. Buna mukabil, vize haklarının suistimal edildiği ile alakalı da Avrupalılar tarafından gündemimize getirilen bazı iddialar var.

Geldiğimiz noktada, bizim Avrupa’yla vize serbestisine geçmemiz gerekiyor. Bunu yaptığımız zaman vize süreçleriyle ilgili sorunlar da ortadan kalkar. Vize rejimi devam ettiği sürece, Türkiye’nin artan talebine vize mekanizmasıyla cevap verilmesi mümkün değil. Yani çözüm vize serbestisi. O konuyu da bu dönemde artık inşallah çözmeyi düşünüyoruz. Ekonomideki iyileşmeye paralel olarak bunu da hayata geçirmek gerekiyor.

Maliye Bakanı Berova, Türkiye Ticaret Bakanı Bolat ile Ankara’da görüştü

Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Maliye Bakanı Özdemir Berova ile bir araya geldiklerini bildirerek,”Gazimağusa Limanı’na x-ray cihazlarının teslimini tamamlarken, gümrük otomasyon sistemlerinin modernizasyonu ve ürün güvenliği alanında işbirliği noktasında teknik ekiplerimiz çalışmalarını sürdürmektedir.” ifadesini kullandı.

Bolat, sosyal medya hesabından, Maliye Bakanı Berova ile yaptığı görüşmeye ilişkin paylaşım yaptı.

Her koşulda Kıbrıs Türklerinin yanında yer alan Türkiye’nin, KKTC ile ikili ticaret hacmini artırmaya, işbirliği alanlarını genişletmeye büyük önem verdiğine dikkati çeken Bolat, Bakanlık olarak da KKTC’li firmalara fuar katılım ve alım heyeti desteği sağladıklarını aktardı.

Bolat, gümrüklerin modernizasyonu, teknolojik altyapının güçlendirilmesi, ürün güvenliği denetimlerini yapacak laboratuvarlar ile soğuk hava deposunun kurulması konularında da ortak adımlar atmaya devam ettiklerini bildirerek, şunları kaydetti:

“Bu kapsamda, Gazimağusa Limanı’na x-ray cihazlarının teslimini tamamlarken, gümrük otomasyon sistemlerinin modernizasyonu ve ürün güvenliği alanında işbirliği noktasında teknik ekiplerimiz çalışmalarını sürdürmektedir. Bakan Berova ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin, Türkiye ile KKTC ilişkilerinin ve ticari alandaki işbirliğinin güçlendirilerek sürmesine katkı sağlamasını temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü nedeniyle yazılı bir mesaj yayımladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar yazılı mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Down Sendromu bir hastalık değil farklılıktır. Farklı olmak normaldir, farkındalığı yaratmak ve duyarlılığı artırmak önemlidir.

Down Sendromlu olmak, dünyaya fark getirmektir ve bu konuda sadece veliler değil herkes üzerine düşen çabayı göstermelidir.

Down Sendromlu bireylerin ayrımcılığa uğramadan toplumsal yaşamın her alanına tam ve etkin olarak katılmalarını sağlamak, en önemli görevlerimizdendir.

Down Sendromlu çocukların toplumdan dışlanmaması, diğer çocuklar gibi onların da eşit haklarla yaşaması ve “hiç bir çocuk geride bırakılamaz” felsefesinden hareketle, eşit koşullarda eğitim alması en önemli hedeflerimizden biridir.

Bu bağlamda Down Sendromlu yavrularımızın insan haklarını ve temel özgürlüklerini eşit şekilde kullanmasına veya bunlardan yararlanmasına katkı koyan başta ebevenyleri olmak üzere eğitmenlerine hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ederim.

Unutmayalım, Down Sendromlu bireyler de gerçekleştirecekleri, yaptıkları ve beklentileri ile hepimiz gibi yaşamda yerlerini alıyor.

Onlar bizim yavrularımız. Sevgi, erken ve sürekli eğitimle bu sosyal farklılıkları yanında normal bir yaşam sürebilirler okula gidebilirler meslek sahibi olup çalışabilirler.

Onlarla hayat daha renkli, daha anlamlı ve sıcacık gülen yüzleriyle hepimize nice artılar katan Down Sendromlu vatandaşlarımızı, sevgiyle kucaklıyor, bu vesile özveri ile yavrularımızı hayatta eşit haklarla tutunmaları için çalışan başta aileleri ve özel eğitime gönül vermiş tüm eğitimci ve çalışanlara teşekkürlerimi sunarım.”

Başbakan Ünal Üstel, Ankara’da Çevre Bakanı Murat Kurum ile görüştü

Başbakan Ünal Üstel, Ankara temasları kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile bir araya geldi.
Üstel’e ziyaretinde Başbakan Yardımcısı, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu eşlik etti.Görüşmede çevre ve sıfır atık konularında atılacak yeni adımlar ile iki ülke arasında gerçekleştirilecek projeler ele alındı.

Özellikle Entegre Katı Atık Yönetim Sistemi kapsamında, KKTC’deki Güngör Düzenli Depolama Alanı ve transfer istasyonlarının geliştirilmesi gündeme gelirken, yeni ve hızla gelişen bölgelerde büyük bir ihtiyaç haline gelen kanalizasyon ve atık su arıtma tesisi projeleri üzerine de görüş alışverişinde bulunuldu.

Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede Türkiye ve KKTC’nin ortak atacağı adımlar masaya yatırıldı.

Görüşmede heyetler arası bir toplantı da gerçekleştirildi.

“Kıbrıs Türk Oto Elektrikçiler Birliği Başkanlığına Yeniden Adayım”

Abdo Okur, 16. Olağan Genel Kurulda tekrar aday olacağını duyurdu

Kıbrıs Türk Oto Elektrikçiler Birliği’nin (KTOEB) 16. Olağan Genel Kurulu, 19 Nisan 2025 Cumartesi günü gerçekleşecek. Mevcut başkan Abdo Okur, yapılacak seçimde yeniden aday olduğunu duyurdu.

Başkanlık görevini yürüttüğü son iki yılda, oto elektrik sektöründeki esnafların haklarını korumak ve mesleki eğitimi geliştirmek adına önemli adımlar attığını belirten Okur, seçim süreciyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Görev sürem boyunca, tüm meslektaşlarımı en iyi şekilde temsil etmenin onurunu yaşadım. Ekonomik zorlukların ve sektörümüzdeki yapısal sorunların farkında olarak, esnafımızın ayakta kalması ve mesleğimizi daha ileriye taşımak adına yönetim kurulum ile birlikte var gücümüzle çalıştık.”

Önümüzdeki dönemde de sektörün en büyük sorunları arasında yer alan kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye devam edeceğini vurgulayan Okur, oto tamir, lastikçi, kaporta gibi alanlarda kaçak yapılaşmanın önlenmesi için çalışacaklarını ifade etti.

“Eğer tekrar seçilirsem, geçtiğimiz iki yılda edindiğim tecrübelerle, meslektaşlarımızın haklarını daha güçlü bir şekilde savunmaya devam edeceğim. Birliğimizi daha güçlü bir noktaya taşımak, sektörümüzün karşı karşıya olduğu sorunlara kalıcı çözümler üretmek için kararlıyım.” dedi.

Açıklamasının sonunda Ramazan ayının tüm İslam alemine ve meslektaşlarına hayırlara vesile olmasını dileyen Okur, seçim sürecinde destek veren tüm üyelerine teşekkür etti.

Kıbrıs Türk Oto Elektrikçiler Birliği 16. Olağan Genel Kurulu, 19 Nisan 2025’te gerçekleştirilecek ve yeni dönem başkanı seçilecek.

Ersoy’dan Üstel ile görüşmesine ilişkin açıklama: “Turizm alanında işbirliğimizi geliştirmek için verimli bir toplantı yaptık”

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Başbakanı Ünal Üstel ile görüşmesi sonrasında açıklama yaparak “Türkiye ve KKTC arasındaki kardeşlik bağlarını daha da güçlendirmek ve turizm alanında işbirliğimizi geliştirmek için verimli bir toplantı gerçekleştirdik.” dedi.

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Başbakan Ünal Üstel ve beraberindeki heyeti ağırladı.

Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Üstel ile Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç ve KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ile bir araya geldiğini bildirdi.

Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda gerçekleşen ziyarete ilişkin şunları kaydetti:

“Türkiye ve KKTC arasındaki kardeşlik bağlarını daha da güçlendirmek ve turizm alanında işbirliğimizi geliştirmek için verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Ortak turizm hedeflerimiz doğrultusunda işbirliğimizi daha ileriye taşımak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyorum.”

“Spor Bilgi Yönetim Sistemi” sporseverlerin kullanımına sunuldu

KKTC Başbakanlık Spor Dairesi Müdürlüğü, “Spor Bilgi YönetimSistemini” bugünden itibaren sporseverlerin kullanımına sunduğunu
açıkladı. Daireden yapılan açıklamada, sporun yaygınlaştırılması ve halkımızın sportif faaliyetlere kolay erişimini sağlamak amacıyla önemli bir adım atıldığı belirtildi. Spor Bilgi Yönetim Sistemi’nde yapılan ikinci aşama ile birlikte, federasyon, dernek ve kulüplerin takvim bilgileri artık kamuya açık olacak.
Bu güncellemeyle, spor basını ve halkımız, KKTC’deki tüm spor etkinliklerine tek bir platform üzerinden ulaşabilecek. Bu sayede, spor faaliyetlerine dair daha kapsamlı, güncel ve şeaf bilgilere erişim sağlanacak ve sporun daha geniş kitlelere yayılması sağlanacak.

Sistem, organizasyonların tarih, yer ve diğer detaylarını içerecek ve sporseverlerin etkinlikler hakkında daha fazla bilgi edinmesini kolaylaştıracak. Ayrıca, Spor Bilgi Yönetim Sistemi’ne dahil olan federasyonlar, dernekler ve kulüpler, etkinliklerini daha görünür hale
getirerek katılımcı sayısını artırabilecek. Spor Dairesi Müdürlüğü, sporun daha şeaf, erişilebilir ve organize bir şekilde ilerlemesini hedeerken. Bu güncellemenin, spor kültürünün gelişimine ve halkımızın spor etkinliklerine aktif katılımının teşvik edilmesine önemli katkı sağlayacağına inanılıyor. Spor Dairesi Müdürü Mustafa Sütçü de Spor Bilgi Yönetim Sistemiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada “Spor Bilgi Yönetim Sistemi, vatandaşlarımızın spor etkinliklerine kolayca erişmesini sağlayacak ve sporu herkes için ulaşılabilir kılacaktır.” dedi. Spor Bilgi Yönetim Sistemi’ne, takvim bölümü için (sporkktc.com/takvim) adresinden erişilebilecek. Vatandaşlarımız, platform üzerinden etkinliklere katılabilir ve güncel organizasyonları takip edebilir.

Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, KKTC temaslarını tamamladı

Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, temaslarını tamamlayarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden ayrıldı. Bakan Bak, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’i ziyaret edip, Güvercinlik Spor Tesisi açılışına katıldı, ardından DAÜ’de gençlerle iftar programı düzenledi.

Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, temaslarını tamamlayarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden ayrıldı.

Bakan Osman Aşkın Bak, dün Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’i ziyaret etmişti.

Güvercinlik Spor Tesisi açılışına katılan, ardından Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde gençler ile iftar programında bir araya gelen Bak, Çetinkaya Taksim Sahası’nı ziyaret ederek, incelemelerde bulunmuştu.

Fatma Çiğen Tuğlu: Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi’nde kadınların gücü hissediliyor

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının toplumsal gelişim için kritik olduğunu vurgulayarak, “Bizim belediyemizde kadınların gücü her alanda hissediliyor” dedi.

Belediyeden verilen bilgiye göre, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İşletme ve Ekonomi Fakültesi tarafından düzenlenen “Yerel Yönetim ve Kadın” seminerinde konuşan Tuğlu, Kıbrıs’ta uzun yıllar sonra bir kadının belediye başkanlığına seçildiğini anımsatarak, göreve başladığında bazı kesimlerin kendisine önyargıyla yaklaştığını söyledi.

İki yılda bu algıyı tamamen yıktıklarını belirten Tuğlu, “Bölge halkına en iyi şekilde hizmet götürmek için çalışıyoruz. Projeler, altyapı çalışmaları, sosyal destek programları ve bölgeyi kalkındırmaya yönelik adımlarımız sayesinde artık yönetime dair bir önyargı kalmadı, aksine belediyemiz örnek gösterilen bir yönetim modeli haline geldi.” dedi.

Fatma Çimen Tuğlu, konuşmasında kadınların sadece sosyal projelerde değil, altyapı, çevre düzenlemeleri, ekonomik kalkınma ve teknoloji gibi birçok alanda aktif roller üstlenmesi gerektiğini de vurgulayarak, “Kadınlar yönetime dahil olduğunda, sadece kendi hayatlarını değil, yaşadıkları toplumu da değiştirirler. Bizim belediyemizde kadınların gücü her alanda hissediliyor.” ifadelerini kullandı.

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi olarak kadın üreticilere yönelik destekleyici projeler geliştirdiklerini, özellikle kadın kooperatifleri aracılığıyla yerel üretime katkı sağladıklarını ifade eden Tuğlu, ekonomik bağımsızlığını kazanması için kadınlara eğitim ve finansal destek de sağladıklarını kaydetti.

Tuğlu, sosyal projelerle destek verdikleri dezavantajlı kadınların toplumda daha güçlü yer almalarını sağladıklarını da söyledi.

“Yerel Yönetim ve Kadın” seminerinin sonunda Tuğlu’ya teşekkür plaketi de takdim edildi.

Yerlikaya: Sosyal medya paylaşımlarına yönelik operasyon başlatıldı

Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İmamoğlu ve beraberindeki 106 kişinin gözaltına alınmasının ardından sosyal medya paylaşımlarında dönük operasyon başlatıldığını duyurdu: 261 hesap tespit edildi, 37 kişi gözaltına alındı, diğer şüpheliler için çalışmalar sürüyor.”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmalar kapsamında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve toplamda 106 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yurdun birçok kentinde protestolara yol açan gözaltı uygulamalarıyla ilgili sosyal medya paylaşımlarına yönelik başlatılan operasyonu duyurdu. Yerlikaya, şu ana kadar 261 hesabın belirlendiğini 37 kişinin gözaltına alındığını ve diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, paylaşımların “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ile “suç işlemeye tahrik” suçları kapsamında yapıldığını belirtti.

Yerlikaya’nın paylaşımı şöyle:

Paylaşımlar iki ayrı suçlamaya konu oldu

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmalar kapsamında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile birlikte toplam 106 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmesi sonrası, bazı sosyal medya hesapları üzerinden;

-“Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik” ve

-“Suç İşlemeye Tahrik” suçları çerçevesinde provokatif paylaşımlar yapıldığı tespit edilmiştir.

‘261 hesap belirlendi’

Bu paylaşımları yaptıkları değerlendirilen 62’si yurt dışında olmak üzere toplam 261 şüpheli hesap yöneticisi belirlenmiştir.

37 kişi gözaltında diğer kişiler için yakalama kararı

Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın ve Güvenlik Daire Başkanlığımızın yaptığı koordineli çalışmalar sonrası 37 şüpheli yakalanmış, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Toplam paylaşım sayısı 18 milyon 647 bin 269

Sosyal medya platformu Twitter (X) üzerinde gözaltı işlemlerinden sonra 20.03.2025 tarihi saat 06:00’a kadar bu konu ile ilgili toplam 18.647.269 paylaşım yapıldığı görülmüş, bu paylaşımların %66’sının isimli Hesap, %34’ünün Bot Hesap olduğu tespit edilmiştir.

Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca kanunların verdiği yetki çerçevesinde, suç ve suçlularla mücadele amacıyla internet ortamında 7/24 esasına göre sanal devriye faaliyetleri yürütülmektedir.”

Sağanak yağış bekleniyor

Meteoroloji Dairesi’nin hava tahmin raporuna göre, bugün parçalı bulutlu hava hakim olacak, bazı bölgelerde ise sağanak yağış bekleniyor.

Önümüzdeki günlerde havanın genellikle parçalı ve az bulutlu olması öngörülürken, sıcaklıkların periyodun başında 13-16°C arasında seyredeceği, hafta sonuna doğru ise 21-24°C seviyelerine yükseleceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette eseceği, zaman zaman fırtına şiddetinde rüzgar beklendiği belirtildi.

Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Bak, Çetinkaya Taksim Sahası’nda incelemelerde bulundu

Zahra Sokak üzerinden inceleme yapan Bakan Osman Aşkın Bak’a Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Çetinkaya Türk Spor Kulübü Başkanı Mehmet Tatar ve bürokratlar eşlik etti.

Lefkoşa’nın Yeşil Hat bölgesinde yer alan ve kullanım hakkı Çetinkaya Türk Spor Kulübü’ne (ÇTSK) verilen Taksim Sahası Türkiye’nin destekleriyle yeniden yapılarak ve ışıklandırılarak kullanıma açılmıştı.

Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Bak: Her şey güçlü Türkiye ve güçlü KKTC için

Resmi temaslarda bulunmak üzere KKTC’ye gelen Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde gençler ile iftar programında bir araya geldi.

Lala Mustafa Paşa Spor Sarayı’nda, DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar programına; Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı  Erdal Özcenk, DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu üyeleri, DAÜ Rektör Yardımcıları ve öğrenciler katıldı.

Kuran tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını, DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç yaptı.

Daha sonra sırasıyla Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, birer konuşma gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından tasavvuf müziği dinletisi yer aldı.

 

Kılıç

İftar programının açılış konuşmasını yapan DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, ramazan ayının manevi atmosferinde birlikte olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

Kılıç, ramazanın sadece bir oruç tutma dönemi değil, aynı zamanda paylaşmanın, yardımlaşmanın ve birlikte olmanın önemini bir kez daha hatırladıkları çok özel bir ay olduğunu kaydetti.

“Bugün düzenlenen iftar programı da, yalnızca bir yemek organizasyonu değil, aynı zamanda gönülleri bir araya getiren, samimiyetin ve dayanışmanın pekiştiği bir buluşmadır. Hep birlikte oruçlarımızı açarken, bu güzel atmosferde dostluklarımızı, kardeşliğimizi ve yardımlaşma kültürümüzü güçlendireceğimizi belirtmek isterim.” ifadelerine yer veren Kılıç, bugün burada bu güzel anı paylaşarak, hem ramazanın anlamını daha derinden kavrayacak hem de birbirleriyle olan bağları pekiştireceğini belirtti.

“Hep birlikte geçireceğimiz bu güzel akşamın, hem ramazanın manevi havasını hem de üniversitemizin dayanışma ruhunu yansıtacağına olan inancımızı yineleyerek sözlerime son veriyorum.” diyen Kılıç; sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir ramazan diledi.

 

Çavuşoğlu

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da, ramazan akşamında, iftar programında yer almanın ve aynı duyguyu paylaşmanın her inançlı insanın gurur duyduğu bir ortam olduğunu kaydetti.

Ramazan ayının insanlar için paylaşım ayı olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Bu inanç, İslam alemini geleceğe taşımak anlamında birleştirmektir. Bu birleşmenin iyi günlere vesile olması için hepimiz elimizden gelen gayreti her zaman yapmamız gerekiyor.” dedi.

“İslam aleminin güçlü ve kuvvetli olması hepimiz için bir ihtiyaçtır.” şeklinde konuşan Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak şanslı bir coğrafyada olduklarını kaydetti.

Mücahit ile Mehmetçiğin birlikte kan akıttığı toprakların vatan olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, özgür bir şekilde yaşamaya devam ettiklerini söyledi.

 

Bak

Türkiye Cumhuriyeti  Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da, “Özellikle buraya gelmemizin sebebi; öğrencilerimiz ile birlikte iftar ve sahur yapmak, öğrencilerin konularıyla ilgili, yurt yatırımları ve spor tesisleriyle ilgili konuları görüşmekti.” diye konuştu.

Ramazan-ı Şerif’in hayırlı ve mübarek olmasını dileyen Bak, üniversitelerde öğrencilerle bir araya gelerek iftar ve sahur yaptıklarını belirtti.

Ramazanın bereketini paylaştıklarını dile getiren Bak, “Manevi değerlerimizi korumak çok önemli. Ülkemizin bölgedeki durumu nedeniyle de baktığımız zaman güçlü bir ülke olmak zorundayız. Türkiye’nin gücü İslam alemi için çok önemli bir konumdadır.” ifadesini kullandı.

Türkiye Yüzyılı’nın gençlerin yüzyılı olduğunu belirten Bak, KKTC’ye spor yatırımları yapmaya devam ettiklerini dile getirdi.

Türkiye olarak KKTC’ye yatırım yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Bak, çalışmalarıyla ilgili bilgiler aktardı.

“Gençlerimize ve ülkemize güveniyoruz. Geleceğimiz sizlersiniz. Her şey güçlü Türkiye ve güçlü KKTC için…” diyen Bak, KKTC’nin her zaman yanında olduklarının altını çizdi.

 

Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, “Bu anlamlı gecede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, DAÜ’de sizlerle bu güzel iftar sofrasını paylaşmak, benim içinde büyük bir mutluluk.” dedi.

Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür eden Tatar, ambargolar ve izolasyonlara rağmen KKTC’de 144 farklı ülkeden öğrencinin bulunduğunu dile getirdi.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çok şeyler başardık ve başarmaya devam edeceğiz. Çünkü biz sizlere, gençlerimize, Anavatan’ımıza ve dost ülkelere güveniyoruz.” diye konuşan Tatar, Kıbrıs Türk halkının 60 yıl önce  her türlü saldırıya rağmen dik durduğunu ve direndiğini söyledi.

Tatar, “Bu anlamlı ramazan akşamında, bu iftar sofrasını sizlerle paylaşmanın bizler için ne kadar anlamlı ve değerli olduğunu bir kez daha paylaşıyorum. Hepinize bir kez daha başarılar diliyorum.” dedi.

“Mutlak suretle inançlı olmayı, maneviyatı, değerlerimizi ve kim olduğumuzu unutmadan yaşamımızı devam ettirmeliyiz.” ifadelerini kullanan Tatar, yaşam boyu eğitimin önemine değindi, gençlere çalışmalarında başarılar diledi.

2025 yılında, 18,5 milyar liralık kırsal kalkınma desteği vereceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çiftçiler ile İftar” programında yaptığı konuşmada, “2025 yılında, bütçeden ve uluslararası kurum-kuruluşlardan kredi ve eş finansman desteği ile 18,5 milyar liralık kırsal kalkınma desteği vereceğiz. Böylece kırsala yaklaşık 25 milyarlık yatırım ve 10 bin kişiye istihdam sağlamış olacağız” dedi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen “Çiftçiler ile İftar” programına katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2025 yılında, bütçeden ve uluslararası kurum-kuruluşlardan kredi ve eş finansman desteği ile 18,5 milyar liralık kırsal kalkınma desteği vereceğiz. Böylece kırsala yaklaşık 25 milyarlık yatırım ve 10 bin kişiye istihdam sağlamış olacağız. Ayrıca uluslararası finans kuruluşlarından sağlanan yeni kaynakları; taşkın koruma projelerinden, kuraklık önleme sistemlerine, kırsal kalkınmadan, ormancılığa kadar sektörümüzün gelişimi için kullanmayı sürdürüyoruz. Bu seneden itibaren beş yıl boyunca tarımın çeşitli alanlarında kullanılmak üzere bir milyar dolar -yani 37 milyar lira- yeni kaynağı çiftçilerimize hibe olarak vereceğiz. Bunun 250 milyon dolarının, sadece deprem bölgesine tahsis edildiğini de ayrıca ifade etmek isterim” diye konuştu.

Başbakan Ünal Üstel’den Mustafa Başman İçin Taziye Mesajı

Başbakan Ünal Üstel, iş dünyasının önemli isimlerinden Başman Group Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Başman’ın vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayımladı.

Üstel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Mustafa Başman’ın iş dünyasında önemli hizmetlerde bulunduğunu ve ülkeye büyük katkılar sağladığını vurgulayarak, “Kendisi, iş dünyasında önemli hizmetlerde bulunmuş, ülkemize katkılarıyla her zaman saygıyla anılacak bir isim olmuştur” ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel, merhum Mustafa Başman’a Allah’tan rahmet dilerken, oğlu Ali Başman başta olmak üzere ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı dileğinde bulundu.

Güvercinlik Spor Tesisi hizmete açıldı

Güvercinlik’te Beyarmudu Belediyesi ile Türkiye Cumhuriyeti Yardım Heyeti katkılarıyla yapılan “sentetik çim saha ve spor tesisi”, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı  Osman Aşkın Bak’ın katılımıyla bugün düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Açılış törenine Bakan Osman Aşkın Bak’ın yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek ve vatandaşlar katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan açılış töreninde Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından çiçek takdiminde bulunuldu.

Bak

Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı  Osman Aşkın Bak, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını getirdiğini belirterek sözlerine başladı.

“Tesisimiz hayırlı, uğurlu olsun. Çok güzel bir tesis… Sizleri seviyoruz. Anavatan Türkiye’den sevgiler, saygılar… ” ifadelerini kullanan Bak, KKTC’nin her tarafında böyle tesisler yapmaya devam edeceklerini kaydetti.

Çavuşoğlu

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da, bu tür yatırımların iki ülkenin kardeşliğinin somut göstergesi açısından büyük öneme sahip olduğunu belirterek, 1571 yılından beri Türklerin dilini, dinini ve ırkını koruyarak vatan yapmak için verdiği mücadeleyi hatırlattı.

Mücadelenin geldiği aşamada, uluslararası standartlarda altyapılara sahip olma ve Atatürk’ün öngördüğü medeniyet seviyelerine ulaşmak için uğraş verdiklerini belirten Çavuşoğlu, bunlara ulaşmayı Kıbrıs Türkü’nün tek başına başarmasının mümkün olmadığını, ilk günden beri Türkiye’nin neyi varsa kalkınmaya destek için Kıbrıs Türkü ile paylaştığını söyledi.

“Denktaş’ın can istedik can verdiniz, kan istedik kan verdiniz, para istedik para verdiniz.” söylemini hatırlatan Çavuşoğlu, KKTC’de çok yetenekli gençler olduğunu ancak spor ambargolarından kaynaklanan gecikmeler yaşandığını, bu tip yatırımlarla uluslararası seviyelere ulaşmalarına yapılan katkıların takdirle karşılandığını belirtti.

Bu tür yatırımları gerçekleştiren T.C. yetkililerine teşekkür eden Çavuşoğlu, yatırımların devam edeceğini ve uluslararası standartların üzerine çıkma mücadelelerinde hem ekonomik, hem güvenlik hem de sportif alanlarda ilerlemeye devam edeceklerini vurguladı.

Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek de, “Bugün burada Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ve T.C. Büyükelçiliği’nin desteğiyle hepimizi gururlandıran bu tesisin açılışını gerçekleştirmek üzere bir araya geldik.” diye konuştu.

Bugünün herkes için önemli ve anlamlı bir gün olduğunu kaydeden Bebek, yalnızca bir spor sahasının açılışını yapmadıklarını, aynı zamanda bir hayali gerçeğe dönüştürdüklerini ifade etti.

“Biliyoruz ki spor, sadece fiziksel bir aktivite değil; azmin, çalışkanlığın ve disiplinin de bir göstergesidir. Ama en önemlisi, burası dostlukların kurulduğu, birbirimize destek olmayı öğrendiğimiz ve birlikte güçlendiğimiz bir yer olacak.” diyen Bebek, tesisin gençlerin yeteneklerini keşfedebilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri ve belki de geleceğin şampiyonları olarak yetişebilecekleri bir alan olacağının altını çizdi.

Bebek, projenin hayata geçmesinde her zaman olduğu gibi desteklerini esirgemeyen Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, T.C. Gençlik ve Spor Bakanı’na, T.C. Büyükelçisi’ne, belediye personellerine ve tesisin yapımında emeği geçen ve destek veren herkese teşekkür etti.

Hasipoğlu:Federasyon defterinin kapandığı bir zirve gerçekleştirdik

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Cenevre Zirvesi sonrasında İstanbul’da katıldığı bir televizyon programında zirveye ilişkin değerlendirme yaptı.

Cenevre Zirvesi’nin önemine işaret eden Hasipoğlu, Türk tarafının masada federasyon konuşmak istemediğini, mevcut statükoyu ve mevcut parametreleri değiştirecek, olan önerileri ortaya koyduğunu belirtti.

Hasipoğlu, “Neydi bunlar? Egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statü talebimiz. Biz sizin de ifade ettiğiniz gibi 40 yıldır 40 küsur yıldır federasyonu görüşüyoruz işte iki bölgeli iki toplumlu tek egemenlik, siyasal eşitlik, BM belli parametreler koymuş bunun etrafında hep biz Kıbrıs meselesini tartıştık. Ama bu parametrelerden Rum tarafı farklı şey anladı. Biz farklı şeyleri anladık ve bir türlü uzlaşmaya varamadık. Ama Rum tarafının stratejisi neydi? Bizim masaya hapsedip o kendi o gasp ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti var ya, onun üzerinden dünyaya açılmak bizi de müzakere masasına hapsetmek işte biz federasyonu görüşüyoruz Türklerle dostlar alışverişte görsün mantığı ve politikasıyla aslında. biz bunu yıktık” dedi.

Cenevre’deki görüşmede, Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’nin yinelediği önerilerin arkasında durduğuna vurgu yapan Hasipoğlu, “Sayın Hakan Fidan, Türkiye Dışişleri Bakanı çok net bir duruş sergiledi. Burada artık bizim pozisyonumuz tescillendi ve biz federasyonu artık konuşmadık. Federasyon defterinin kapandığı bir zirve gerçekleştirdik. Bizim için en önemli sonucu da buydu zaten” dedi.

Hasipoğlu, güvenin tesis edilmesi ve güvenin artırılmasının önemine işaret ederek, bunun da işbirliği sürecinin başlamasıyla olabileceğini dile getirdi.

Temmuz ayında aynı formatta yeniden yapılması planlanan görüşmeye değinen Hasipoğlu, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisinin süreci takip edeceğini ve Temmuz ayında bu konuların yeniden gündeme geleceğini belirtti.

Rumların, Türk tarafının egemenliğini eninde sonunda kabul edeceğinin altını çizen Hasipoğlu, bunu başka bir yolu olmadığını kaydetti.

Öztürkler, T.C. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve heyetini kabul etti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, T.C. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhuriyet Meclisi Şeref Salonu’nda gerçekleşen kabulde, Meclis Başkanı Öztürkler’e Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe; T.C. Gençlik ve Spor Bakanı Bak’a da TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri eşlik etti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler kabulde yaptığı konuşmada, ana vatandan bakanların ve yöneticilerin KKTC ziyaretlerinden, güç aldıklarını belirtti. “Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sarsılmaz ve koparılamaz bağları vardır.” ifadelerini kullanan Öztürkler, heyetin, özellikle tesisleşme, sportif ve hatta olimpik tesislerin yapılması noktasında katkılar yaptığını ve gelecekte yapılacak katkıların da önemli olduğunu kaydetti.

Sosyal ve kültürler gençlik kamplarının öneminden bahseden Öztürkler, spor turizmini de canlandırmak gerektiğini ve son yıllarda spor turizmi adı altında KKTC’nin gelişim gösterdiğini söyledi. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti’ndeki takımların KKTC’deki tesislerde kamp yapması için heyetin verdiği desteğe vurgu yaptı.

“En üzüldüğümüz noktalardan bir tanesi gençlerimizin uluslararası arenada, uluslararası müsabakalarda yer alamaması.” diyen Öztürkler, ana vatanın desteğiyle Türkiye milli takımında yarışan ve Türk milletini temsil eden gençler olduğunu, Paris Olimpiyatları’nda yarışan Buse Savaşkan’ın göstermiş olduğu başarı ile Türk milletinin ve KKTC’nin gururu olduğunu belirtti.

Kıbrıslı gençlere şans verildiğinde neleri başarabileceklerini çok iyi bildiklerini belirterek, gençlerin önünün açılması ve uluslararası müsabakalarda temsiliyet konusunda heyetin katkılarını isteyen Öztürkler, konuk Bakanın ayrıca ülkedeki Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı beş yurttan da sorumlu olduğunu kaydetti.

Öztürkler, ülkede 7000’in üzerinde gencin bu yurtlarda konakladığını ve yurtların imkanları, sportif alanları, sanatsal alanları açısından memnuniyet verici olduğunu belirtti. KKTC’den, Türkiye’ye okumak için giden öğrencilere yurt kontenjanı ayrıldığı için heyete teşekkür eden Öztürkler, heyete temaslarında başarılar diledi.

T.C. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da kabulde yaptığı konuşmada, KKTC’ye; yurtlarda kalan öğrencilerle hem iftar hem sahur yapmak, burada yapılan tesislerin açılışı ve diğer tesisler ile ilgili talepleri değerlendirmek üzere geldiklerini belirtti.

“Spor ortak bir dil.” diyen Bak, sporcuların başarılarının ülkelerinin tanıtımında çok büyük faktör olduğunu ve KKTC’nin uluslararası alanda temsili açısından sporun önemli olduğunu vurguladı. KKTC’deki federasyonların ve sporcuların uluslararası arenada yer alması için gayret gösterdiklerini ve özellikle Asya Konfederasyonu ile bazı girişimleri olduğunu söyleyen Bak, bu konunun, Türk Devletleri Teşkilatı Gençlik ve Spor Bakanlarının Toplantısı gündeminde de yer aldığını söyledi.

KKTC’deki spor kulüplerine, Büyükelçilik vasıtasıyla yapılan tespit ve talepler doğrultusunda destek için bazı çalışmalar yapmaya devam ettiklerini kaydeden Bak, bir cimnastik salonunun bitmek üzere olduğunu, Taksim Sahası’nın ışıklandırmasının tamamlandığını, Güvercinlik bölgesinde bir açılış gerçekleştireceklerini ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yüzme havuzu talebi olduğunu anlattı.

Bak, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakında KKTC’ye gelebileceğini belirterek, Türkiye’nin KKTC’ye olan yatırımlarının artarak devam edeceğini vurguladı.

Fahrettin Altun: Erdoğan’a yönelik iftiralara karşı mücadele edeceğiz

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmanın ardından yapılan siyasi yorumlar ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik iftiralara karşı mücadele edeceklerini vurguladı.

Türkiye İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı soruşturmalarla ilgili açıklama yaptı.

Sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan Altun, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir dizi soruşturma kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin ve diğer şüphelilerin gözaltına alınması kararı sonrası, başta ana muhalefet partisi yöneticileri olmak üzere birtakım mahfillerin siyasi ve ideolojik saiklerle soruşturmaların selametine halel getirme çabası içerisinde olduğunu görmekteyiz.

Başlatılan soruşturmanın içeriğine ve detaylarına hakim olmaksızın yapılan siyasi ve ideolojik değerlendirmeler arasında Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik akla ziyan iftiralar atıldığına da şahit olmaktayız.

Yetkisini Türk Milleti adına kullanan yargı organlarımızın bağımsızlığına yönelik yıpratma amacı taşıdığı gibi Sayın Cumhurbaşkanımızı da töhmet altında bırakmayı amaçlayan bu tip çabaların karşısında dimdik durmayı ve bu ideolojik iftira kampanyalarına karşı Cumhurbaşkanımızın hukukunu korumayı sürdüreceğiz.

Bağımsız yargının vereceği her türlü kararın tüm kesimlerce saygıyla karşılanması gerektiği düşüncemizi yineliyor, bu süreçte İletişim Başkanlığı olarak dezenformasyonla mücadelemizi sürdüreceğimizi hatırlatmak istiyoruz.

Vatandaşlarımızın da teyit edilmemiş ve şüpheli içeriklere dikkatle yaklaşarak bu mücadeleye destek olmalarını, her zaman olduğu gibi resmi kurum ve yetkililerin açıklamalarına itibar etmelerini önemle rica ediyoruz.” dedi.

Türkiye Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan, İmamoğlu açıklaması: Kanun karşısında ayrıcalık yok

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ilişkin açıklamalarda bulunarak, “Kanun karşısında ayrıcalık yok” dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 106 şüpheli hakkında bu sabah itibarıyla gözaltı kararları verildiğini hatırlatan Tunç, bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2 soruşturma bulunduğunu söyledi.

Tunç, Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 7 kişi hakkında gözaltı kararı olduğunu, bu soruşturmada şüphelilerin, “terör örgütüne iştirak halinde yardım etme” suçunu işledikleri iddiasının yer aldığını ifade etti.

Başlatılan diğer soruşturmanın ise Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütüldüğünü belirten Tunç, bu soruşturma kapsamında ise aralarında yine İmamoğlu’nun da bulunduğu 100 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini aktardı.

TUNÇ ŞUNLARI KAYDETTİ:

“Bu soruşturmada şüphelilerin, ‘çıkar amaçlı suç örgütü kapsamında rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ suçlarını işledikleri iddiası bulunmaktadır. Her iki soruşturma kapsamında toplam 106 şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunmaktadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı açıklamadan da anlaşılacağı üzere, soruşturma dosyaları içerisinde MASAK raporları, vergi uzmanı incelemeleri, tanık beyanları ve diğer delillerin mevcut olduğu belirtilmektedir. Soruşturma tüm yönleriyle büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülmektedir. ”

Türkiye Cumhuriyeti’nin, bir hukuk devleti olduğuna vurgu yapan Tunç, şöyle devam etti:

“SORUŞTURMADA GİZLİLİK VAR”

“Anayasamızın 9. maddesi açıktır. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Hukukun üstünlüğü esastır. Kanunlar karşısında herkes eşittir; hiç kimseye ve zümreye ayrıcalık tanınamaz. Anayasamızın 138. maddesine göre mahkemeler bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. maddesi gereğince soruşturma evresi gizlidir. Bu gizlilik, hem adaletin sağlıklı işlemesi hem de hak ihlallerinin önlenmesi, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı bakımından son derece önemlidir.”

“KAMUOYUNU YANILTMAYA YÖNELİK SÖYLEMLER KABUL EDİLEMEZ”

Bakan Tunç, başlatılan soruşturmalarla ilgili olarak dosya içeriğine, iddia ve delillere vakıf olmadan değerlendirmelerde bulunmanın doğru olmadığını belirterek, şunları söyledi:

“Tarafsız ve bağımsız yargının gerçekleştirmekte olduğu soruşturmaları farklı taraflara çekmek, ‘darbe’ gibi ifadelerle nitelendirmek son derece tehlikeli ve yanlıştır. Diğer yandan sokak çağrıları yaparak soruşturmalar üzerinden dezenformasyon yapmak, kamuoyunu yanıltmaya yönelik söylemlerde bulunmak asla kabul edilemez. Herkes bilmelidir ki hukuk devletinde, suç işlendiğine dair bir iddia varsa savunmanın yapılacağı yer sokaklar değil yargı makamlarıdır. Suç işlendiğine dair bir delil varsa bununla ilgili gerekli soruşturma yetkili yargı makamlarınca yapılır.”

Yargı huzurunda hesap vermenin ve savunma yapmanın herkes için bir hak, aynı zamanda bir zorunluluk olduğuna dikkati çeken Tunç, “Yargının başlattığı soruşturma ve davaları Sayın Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirmek en hafif tabiriyle hadsizliktir, haddini bilmemektir. Yasaması, yürütmesi, yargısıyla ülkemizde kuvvetler ayrılığı esastır. Yargı kimseden emir ve talimat almaz. Yargıya saldırmak, yargı mensuplarını tehdit etmek, onlara hakaret etmek, demokratik hukuk devletinde asla kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.

“PEŞİN HÜKME VARMAK DOĞRU DEĞİLDİR”

Tunç, adaletin tecellisi için yürüyen soruşturmaları etkilemeye yönelik tavır ve davranışlarda bulunmak yerine, sağduyu ile hareket etmek gerektiğini belirterek, “Tarafsız ve bağımsız yargının vereceği karar, herkes için bağlayıcıdır ve saygıyla karşılanmalıdır. Soruşturma aşamasında iddialar, savunma ve deliller değerlendirilecek ve soruşturmanın gizliliği ortadan kalktığında maddi gerçeği tüm açıklığı ve şeffaflığıyla kamuoyu görecektir. O nedenle bugünden, soruşturma içeriğiyle ilgili hiçbir bilgisi olmadan, lehte ya da aleyhte peşin hükme varmak doğru değildir.” diye konuştu.

Hukuk devletinde masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkının esas olduğuna işaret eden Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk yargısına güvenmemiz gerekmektedir. Yargının kendi içerisinde hak arama yolları sonuna kadar açıktır. Adaletin tam ve eksiksiz tecellisi için, süreci sükunetle takip etmek, verilecek kararı saygıyla karşılamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Yargının gerçekleştirmekte olduğu işlemler kendi içinde denetime tabidir. Kimlerin hangi iddialara muhatap olduğu, savunmalarının neler olduğu, iddialara ilişkin delilerin neler olduğu, yapılan soruşturma sonucu ortaya çıkacak hususlardır. Hep birlikte soruşturmanın sonucunu sükunetle beklememiz gerekir.”.

Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanlığı’nda saat 14.00’te yer alan kabulde, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ve Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kabulden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, spor dalında Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğini çok önemsediğini söyledi.

Sporda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sorunları olduğunu ancak ülkede çok iyi sporcular bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı  Tatar, Paris Olimpiyatları’nda Buse Savaşkan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin milli takımında yarışarak başarı elde ettiğini  hatırlattı.

İzolasyonların büyük bir haksızlık olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bazı Kıbrıslı sporcuların Türkiye takımlarında yer bulduğunu söyledi.

“Türkiye’nin bize olan desteğini her zaman önemsiyoruz” diyen  Cumhurbaşkanı Tatar, altyapı imkanlarının artmasının ve gençlerin spor yapma olanağı bulmasının çok önemli olduğunu ifade etti.

Ülkede yüzme sporunun önemine de değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bir yüzme havuzuna ihtiyaç olduğunu belirterek, Lefkoşa’ya bir yüzme havuzu kazandırılması için Bakan Bak’tan destek istedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin spor dallarındaki başarılarını yakından izlediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’de de kişisel sporlarda çok başarılı çocuklar olduğunu ve bunları erken yaşlarda yetiştirmek gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı  Ersin Tatar, çocuklara ve gençlere gerekli fırsatları vermenin herkesin görevi olduğunu vurgulayarak, “Bu bakımdan Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği her alanda olduğu gibi burada da fevkalade önemlidir.” dedi.

KKTC futbolunun Asya Ligi gibi liglerde fırsat yakalayabileceğini aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, “Gençliğimize sizlerin de desteği ile hak ettikleri imkanları vermek bizlerin görevi ve sorumluluğudur” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise sözlerine, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını ileterek başladı.

Kıbrıs ziyaretinde yurtları ziyaret edeceğini ve öğrencilerle iftar yapacağını aktaran Bak, ada için üniversite öğrencilerinin öneminin çok büyük olduğunu kaydetti; Türkiye’den KKTC’ye eğitime gelen öğrencilerin barınma kapasitesini artırmak istediklerini söyledi.

KKTC’nin spor platformlarında yer alması için çaba gösterdiklerini anlatan Bak, KKTC’de spor tesisleri yapmaya devam ettiklerini kaydetti.

Osman Aşkın Bak, sporun gençler için öneminden bahsederek, KKTC’li başarılı sporcuların Türkiye forması altında önemli işler yaptığını belirtti.

“Bizler için Kıbrıs’ın başarısı, güçlü olması çok çok kıymetli. Her platformda bunları savunuyoruz” diyen Bak, 10 Nisan’da TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın KKTC’yi ziyaret edeceğini söyledi.

Havuz talebini hızlı şekilde değerlendireceklerini ve bu talebi yerine getireceklerini ifade eden Bak, KKTC’nin turnuvalarda yer alması için çalıştıklarını da kaydetti.

Sporda KKTC’nin güçlü bir alt yapıya sahip olmasının aynı zamanda kendi altyapıları olduğunu belirten Bak, KKTC’li sporcuların TC milli forması altında yer almasının çok gurur verici olduğunu söyledi.

Bu yıl TEKNOFEST’in de KKTC’de yapılacağını anımsatan Bakan Bak, çok güzel bir festival olacağını söyledi.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Güney Kıbrıs’ta görevli büyükelçiler için iftar yemeği düzenledi

Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Güney Kıbrıs’ta görev yapan büyükelçilere iftar yemeği vererek toplumlararası diyaloğu pekiştirmeyi hedefledi. İftarda, Vakıflar İdaresi’nin adanın sosyal ve kültürel dokusundaki rolü vurgulandı.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Ramazan ayı nedeniyle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde görev yapan büyükelçilere yönelik iftar yemeği düzenledi. İftar, toplumlararası diyaloğu ve dayanışmayı pekiştirmeyi amaçlayan bir etkinlik olarak dikkat çekti.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi tarafından Lefkoşa’da verilen iftar yemeğine din adamları, uluslararası kuruluşların yetkilileri, diplomatlar ve Vakıflar İdaresi yönetim kurulu üyeleri katıldı. Etkinlik, farklı toplumlar arasında karşılıklı anlayış ve dayanışmayı artırmaya yönelik bir adım olarak büyük takdir topladı.

İftar yemeği sırasında Din İşleri Başkanı Hakan Moral, Ramazan ayında yapılan dua ile barış, huzur ve kardeşlik temennisi dile getirildi. Moral, Ramazan’ın insanlara iyilik, paylaşma ve toplumsal dayanışma duygusu kazandıran bir dönem olduğunu vurguladı.”

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer ise iftar yemeğinde yaptığı konuşmasında, Vakıflar İdaresi’nin adanın sosyal, kültürel ve ekonomik yapısındaki önemli rolüne dikkat çekti. Tümer, “Vakıflar İdaresi, toplumlar için bir destek kaynağı olmuş ve halk arasındaki dayanışma duygusunu artırmıştır” dedi.

Tümer ayrıca, Evkaf’ın 453 yıllık tarihi boyunca, farklı dinler ve medeniyetler arasında köprü vazifesi gördüğünü belirterek, “Dil, din, ırk ayırt etmeden, inançları ve geçmişleri ne olursa olsun, adada yaşayan herkese kucak açıldı” ifadelerini kullandı.

Mustafa Tümer, Evkaf’ın gelecekte daha iyi projeler geliştirmek için farklı ülkelerle iş birliği yapmayı hedeflediğini de sözlerine ekledi. Bu tür uluslararası işbirliklerinin, adadaki sosyal ve kültürel gelişmeye önemli katkılarda bulunacağına inandıklarını belirtti.