Archives 2025

İtfaiye uyardı: “Zamanında alınan tedbirler, felaketi önler”

İtfaiye Müdürlüğü, temizlik ve ısınma amaçlı olsa bile ateş yakmanın yasak olduğunu, ateş yakmaya müsait olmayan alanlarda yakılan ateşin kontrol dışına çıkıp, yangına sebebiyet verebileceğini yineledi.

Yazılı açıklamasında, yangın önleyici tedbirleri hatırlatarak, ateş yakma ile ilgili yasadaki kurallara uyulmasının önemini vurgulayan itfaiye, zamanında alınan tedbirlerin felaketi önlediğini kaydetti; duman veya ateş belirtisi gören vatandaşların hemen; 199 İtfaiye İhbar hattı, 177 Orman Yangını İhbar hattı veya 155 Polis İmdat hattına ulaşmasını istedi.

Gaz ocakları, gaz ile çalışan soba ve şofbenlerin tüp bağlantı hortumlarının yılda birkaç kez sabun köpüğü ile sızdırmazlık testine tabi tutulması ve yıpranmış hortumların yenisi ile değiştirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Gaz hortumlarının uzunluğu en fazla 1,5 metre olmalıdır. Ayrıca hortumların her iki ucuna, gaz saatinin çıkış yeri ile soba veya gaz ocağının giriş kısımlarına kelepçe takınız.” denildi.

Muhtemel gaz kaçağı durumunda, elektrik prizlerinin açılmaması gerektiği vurgulanarak, içeride biriken gaz sıkışması nedeniyle kıvılcım oluşturabilecek bir alet ile (cep telefonu, fener vb. gibi) içeriye girilmemesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, “Elektriği şalterden kapatın, kapı ile pencereleri açın ve bir süpürge alarak ortamda biriken gazın dışarıya tahliyesini sağlayınız.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, iş yeri, bina ve konutlarda bulunan bacaların (otel ve restoran bacaları 3 ayda, şömine, fabrika ve evlerin bacalarının ise senede 2 kez) temizlenmesi gerektiği hatırlatılarak, ev ve işyerlerinde kullanılan priz çoğaltıcılarına, birden fazla yüksek akım tüketen elektrikli cihazların (ütü, tost/fön makinesi vb.) takılıp çalıştırılmasının yangın riskini artıracağı vurgulandı.

“Yüksek akım tüketen elektrikli cihazları direkt fişe takarak kullanınız. Katlanarak zamanla deforme olmuş uzatma kabloları kullanılmamalı ve yüksek akım tüketen elektrikli cihazların ise çalışır durumda unutulmasının kısa devreye ve yangına sebep olabileceği unutulmamalıdır.” denilen açıklamada, davlumbaz içerisinde bulunan filtrede biriken yağların iki ayda bir (kullanım sıklığına göre bu süre kısaltılabilir) temizlenmesi halinde, yangın riskinin önlenebileceği kaydedildi.

Açıklamada tehlike teşkil eden trafo merkezi, elektrik direği, birbirine temas edebilecek elektrik telleri, ayrıca kötü hava koşullarında elektrik tellerinin üzerine düşebilecek ağaç dalları görüldüğünde, 188 Elektrik Arıza ihbar hattının araması rica edildi.

Sigara izmaritlerinin tamamen söndüğünden emin olmadan yol kenarlarına, ormanlık alan ile diğer arazilere, çöp bidonları içerisine ve yanabilecek madde veya malzemeler üzerine atılmaması gerektiği vurgulanan açıklamada, özel, toplu taşıma, akaryakıt taşıyan ve tarımsal araçların servisinin, bakımının, egzoz ve lastik kontrollerinin zamanında yapılması halinde, meydana gelecek olan yakıt sızmaları, kısa devreler ve egzozlardan çıkacak kıvılcımların yangına sebep olmasının önleneceği belirtildi.

Açıklamada, “Motorlu araç, işyeri ve ikametgahlarımızın içerisinde yangın söndürme cihazı bulundurulması ve bu cihazın kullanımının öğrenilmesi, olası bir yangına ilk müdahalede kullanılabilecek ve yangının büyümesini önleyecektir.” denildi.

En çok yağış Çamlıbel ile Dipkarpaz’da kaydedildi

Meteoroloji Dairesi, son 24 saatte en çok yağışın, metrekareye 14 kg ile Çamlıbel ve Dipkarpaz’da kaydedildiğini bildirdi.

Daireden yapılan açıklamada, 30 Kasım–1 Aralık tarihleri gerçekleşen yağışların yörelere göre dağılımı şöyle sıralandı:

“Çamlıbel, Dipkarpaz metrekareye 14 Kg, Kozanköy  metrekareye 11 Kg, Yeşilırmak, Ziyamet, Zaferburnu metrekareye 9 Kg, Selvilitepe  metrekareye 8 Kg, Sipahi, Akdeniz, Yenierenköy metrekareye 7 Kg, Lapta, Kalkanlı metrekareye 6 Kg, Karaoğlanoğlu, Kantara metrekareye 5 Kg, diğer yörelerde ise metrekareye 0.1 ile metrekareye 5 Kg arasında yağış kaydedilmiştir.”

Endonezya’da sel ve heyelanlarda hayatını kaybedenlerin sayısı 442’ye yükseldi

Endonezya’nın Sumatra Adası’nda şiddetli yağışların neden olduğu sel ve toprak kaymalarında yaşamını yitirenlerin sayısı 442’ye çıktı.

Endonezya’da son zamanlarda birçok kişinin hayatını kaybetmesine yol açan olumsuz hava koşulları etkisini sürdürüyor.

Endonezya Ulusal Afet Yönetim Ajansının (BNPB) internet sitesindeki verilere göre, sel ve toprak kaymalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 442’ye yükseldi.

Kayıp 400’den fazla kişiyi arama kurtarma çalışmaları sürerken yaralı sayısı 646’ya çıktı.

Jakarta Post’un haberine göre yetkililer, birçok yolun kapandığını, telekomünikasyon altyapısının zarar gördüğünü ve karadan ulaşılamayan bölgelere helikopterler aracılığıyla insani yardım götürdüklerini açıkladı.

Endonezya Meteoroloji, İklim Bilim ve Jeofizik Ajansı, olumsuz hava koşullarının birkaç gün daha süreceği uyarısında bulunmuştu.

Endonezya Afetle Mücadele Ajansı Başkanı Suharyanto, Sumatra Adası’nın kuzeyinin afetlerden en ağır etkilenen bölge olduğunu belirterek, arama kurtarma çalışmalarının zorlu arazi koşulları, hasar gören yollar ve olumsuz hava şartları nedeniyle güçlükle sürdürüldüğünü kaydetmişti.

Papa Leo: “Filistin’de tek çözüm iki devletli çözümü ama İsrail’in bunu istemiyor”

Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, İsrail-Filistin meselesinde çok uzun süredir açık şekilde iki devletli çözümü desteklediklerini, ancak şu anda İsrail’in bu çözümü kabul etmediğini bildiklerini, bununla beraber devam eden çatışmayı durdurabilecek tek çözüm olarak bunu gördüklerini söyledi.

Mayıs ayında Papa seçildikten sonra ilk resmi dış gezisini gerçekleştirdiği Türkiye’den ayrıldıktan sonra dün Lübnan’ın başkentine geçen Papa 14. Leo, uçakta gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.

Bir gazetecinin Gazze’deki durum ile Ukrayna Savaşı’na ilişkin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde neler konuşulduğunu sorması üzerine Papa, şu yanıtı verdi:

“Tabii ki her iki durumu da konuştuk kendisiyle. Vatikan, çok uzun süredir kamuoyuna açık şekilde iki devletli çözümü desteklemektedir. Şu anda İsrail’in bu çözümü kabul etmediğini hepimiz biliyoruz. Bunu, devam eden çatışmayı durdurabilecek tek çözüm olarak görüyoruz. Biz İsrail’in de dostuyuz ve iki tarafla da herkes için adalet sağlayabilecek bir çözüme yaklaşılmasına yardımcı olabilecek arabulucu bir ses olmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de bunu konuştuk. Kendisi de kesinlikle bu öneriye katılıyor. Türkiye bu konuda önemli bir rol oynayabilir.”

Papa Leo, aynı durumun Ukrayna için de geçerli olduğunu belirterek, “Birkaç ay önce, Ukrayna ve Rusya tarafları arasında diyalog ihtimali belirdiğinde, Cumhurbaşkanı (Erdoğan) iki tarafı bir araya getirme konusunda çok yardımcı oldu. Ne yazık ki halen bir çözüm göremedik, ancak bugün barış için somut öneriler yeniden ortaya çıktı.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan’ın, bölgesel meselelerde oynadığı role dikkati çeken Papa, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Ukrayna Devlet Başkanı (Volodimir Zelenskiy), Rusya Devlet Başkanı (Vladimir Putin) ve ABD Başkanı (Donald Trump) ile olan ilişkileri, diyaloğu teşvik etme, bir ateşkese doğru adım atılması ve bu çatışmanın, bu savaşın Ukrayna’da nasıl sona erdirilebileceğine dair yollar bulunması konusunda yardımcı olabileceğini umuyoruz.” yorumunu yaptı.

İsrail Başbakanı Netanyahu, af talebinin ardından ilk kez hakim karşısına çıktı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, af talebinde bulunmasının ardından yolsuzluk davalarında ilk kez hakim karşısına çıktı.

İsrail basını, Netanyahu’nun dün Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’dan af talebinde bulunduktan sonra bugün Tel Aviv Bölge Mahkemesi’ndeki duruşmaya katıldığını aktardı.

Sabah saatlerinde Tel Aviv’de görülen duruşmaya katılan Netanyahu, diplomatik ve güvenlik görüşmeleri nedeniyle yarın yapılacak duruşmanın ise iptalini talep etti.

Mahkeme heyeti, talebin değerlendireceğini belirtirken duruşmada Netanyahu’nun af talebinde bulunmasına değinilmedi.

İsrail Başbakanı Netanyahu, dün, yolsuzluk davalarından affı konusunda fikir değiştirdiğini belirterek yaklaşık 6 yıldır yargılandığı davadan affı için İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’a başvuruda bulunmuştu.

Netanyahu’nun yolsuzluk davaları

Dönemin İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit, 21 Kasım 2019’da Netanyahu hakkında 3 ayrı yolsuzluk dosyasında, “rüşvet, emanete ihanet ve kişisel amaçlar için görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla dava açılmasını talep etmişti.

Görevdeyken yargılanan “ilk İsrail Başbakanı” olarak tarihe geçen Netanyahu’nun ilk duruşması 24 Mayıs 2020’de Kudüs Bölge Mahkemesi’nde görülmüştü.

Başbakan Netanyahu, “1000”, “2000” ve “4000” dosya adıyla bilinen 3 ayrı yolsuzluk dosyası kapsamında “rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla yargılanıyor.

Netanyahu, ilk kez 24 Mayıs 2020’de İsrail’e bağlı Kudüs Bölge Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkmıştı.

Yılmaz: Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin refahı için çalışmaya devam edeceğiz

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluşların 2026 yılı bütçelerinin sunumunu yaptı.

Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kalkınmasına destek olmayı tarihi bir sorumluluk ve milli davalarının bir parçası olarak gördüklerini dile getiren Yılmaz, “Bu çerçevede, Kıbrıs meselesinin adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulması ayrıca Kıbrıs Türkü’nün özden gelen hakları olan egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün uluslararası toplum tarafından tescil edilmesine ilişkin çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadesini kullandı.

İki ülke arasındaki ilişkilerin en somut çıktısının her yıl imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmaları olduğunu belirten Yılmaz, “2025 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması, yaklaşık 21 milyar liralık kaynağıyla ülkemiz ve KKTC arasında şimdiye kadar imzalanan en geniş mali imkanlara sahip iş birliği belgesidir. Önümüzdeki dönemde KKTC’nin altyapısına verilen desteğin yanı sıra kadın girişimciler, genç girişimciler başta olmak üzere üreticilere, çiftçilere, kırsal ve bölgesel kalkınma desteklerine öncelik vereceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ve KKTC makamları ile yakın istişare içinde, KKTC’nin her alanda daha da gelişerek güçlenmesi, insanlık dışı izolasyonların ortadan kalkması ve Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin refahı için çalışmaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Bangladeş’te idam mahkumu eski Başbakan ve yeğenine yolsuzluktan hapis cezası

Bangladeş’te idam cezasına çarptırılan eski Başbakan Şeyh Hasina Vecid ve eski İngiltere Hazine Bakanlığında Yolsuzlukla Mücadeleden Sorumlu Devlet Bakanı olan yeğeni Tulip Siddiq, hapis cezasına mahkum edildi.

Bangladeş’in başkenti Dakka’da bir mahkeme, Hasina ve yeğeni Siddiq’in hükümetin bir arazi projesiyle ilgili yolsuzluk yaptığını tespit ederek Hasina’yı 5 yıl, Siddiq’i 2 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Dakka Özel Yargıç Mahkemesi Yargıcı Rabiul Alam, Hasina’nın başbakan olarak yetkisini kötüye kullandığını belirterek, Siddiq’in ise teyzesini etkileyerek annesi ve iki kardeşinin bir devlet projesinde arsa almasına yardım etmekten suçlu bulunduğunu söyledi.

Siddiq’in annesi Sheikh Rehana, 14 sanığın yer aldığı bu davanın baş şüphelisi olarak kabul edilmiş ve 7 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

İngiltere Parlamentosu’nda Londra’nın Hampstead ve Highgate bölgelerini temsil eden Siddiq, daha önce hakkındaki iddiaları reddetmiş ancak durumun hükümetin çalışmalarına zarar verme riski taşıdığını belirterek 14 Ocak’ta istifa kararı aldığını duyurmuştu.

Bangladeş Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu (ACC), 13 Nisan’da, Siddiq’in “arazi almak için yetkilerini kötüye kullandığı” iddialarına ilişkin soruşturma yürütüldüğünü ve hakkında tutuklama emri çıkarıldığını bildirmişti.

Hasina, “insanlığa karşı işlediği suçlardan” dolayı 17 Kasım’da idam cezasına çarptırılırken, 27 Kasım’da 3 ayrı davada her dava için 7’şer yıldan toplamda 21 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Bangladeş’teki protestolar

Bangladeş’te 1971’deki Bağımsızlık Savaşı’nda görev alan kişilerin çocuklarına kamuda kontenjan ayrılması kararının ardından temmuz ortasında öğrencilerin başını çektiği protestolar başlamıştı. Yüksek Mahkemenin Temmuz 2024 sonunda kontenjan kotası oranlarını düşürmesiyle protestolara son verildiği duyurulmuştu.

Gösterilerdeki şiddet olaylarından sorumlu tutulan Cemaat-i İslami Partisi ve öğrenci kanadının yasaklanmasının ardından protestocular, bu kez de gösterilerde yaşamını yitirenler için “adalet” çağrısıyla sokaklara dökülmüştü.

Bangladeş’teki gösteriler sırasında şiddet olaylarında yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, binlerce kişi gözaltına alınmıştı.

Şiddet olayları artarak devam ederken Başbakan Şeyh Hasina, resmi konutundan ayrılarak askeri helikopterle Hindistan’a gitmiş, bu sırada göstericiler Başbakan’ın resmi konutunu basmıştı.

Nobel ödüllü Muhammed Yunus, 8 Ağustos 2024’te geçici hükümet başkanı olarak yemin edip göreve başlamıştı.

Rusya: “Karadeniz’de gemilere yönelik terör saldırısını kınıyoruz”

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Karadeniz’de uluslararası sularda seyir halindeki “KAIROS” ve “VIRAT” gemilerine yönelik saldırının “terör eylemi” olduğunu ve bunu kınadıklarını bildirdi.

Zaharova, Karadeniz’de uluslararası sularda seyir halindeki “KAIROS” ve “VIRAT” gemilerine yönelik saldırıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Bu gemilerin, Gambiya bayrağı altında Novorossiysk Limanı’na doğru ilerlediğini ve 28-29 Kasım’da insansız deniz araçları (İDA) saldırısına uğradığını belirten Zaharova, Türk ortakların bu saldırılardan endişe duyduklarını kaydetti.

Zaharova, gemilerin yanı sıra Hazar Boru Hattı Konsorsiyumunun (CPC) da saldırıya uğradığına dikkati çekerek, “Kiev yönetiminin özel servisleri, Ukrayna medyasında terör eylemlerine ilişkin görüntüler paylaşarak saldırı düzenlediklerini bildirdi. Düzenlenen terör saldırılarını ve bu saldırıların planlanması ve gerçekleştirilmesi sürecinde destek veren tüm tarafların eylemlerini sert şekilde kınıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu saldırıların, Ukrayna’da sürdürülebilir barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları engelleme girişimi olduğuna işaret eden Zaharova, “Kiev yönetiminin terör eylemlerinin, ABD Başkanı Donald Trump’ın girişimleri dahil Ukrayna krizine müzakere yoluyla çözüm yollarını arayanlar için bir sinyal olduğunu” vurguladı.

Sözcü Zaharova, Karadeniz’de gemilere yönelik terör saldırılarını kınama çağrısında bulunarak, “Bu, denizdeki seyrüsefere tehdit oluşturuyor.” açıklamasını yaptı.

Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, Lübnan’da

Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, Türkiye’deki ziyaretinin ardından Lübnan’ın başkenti Beyrut’a gitti. 

İstanbul’dan hareket eden Papa 14. Leo’yu taşıyan uçak, Beyrut Havalimanı’na iniş yaptı.

Papa 14. Leo, havalimanında Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri, Başbakan Nevvaf Selam ve askeri yetkililer tarafından törenle karşılandı.

Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’nun gün içinde Beyrut’un doğusundaki Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda, Cumhurbaşkanı Avn, Meclis Başkanı Berri, Başbakan Selam ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle görüşmesi planlanıyor.

Papa 14. Leo, 3 gün sürecek ziyaretinde Beyrut ve çevresinde dini tören ve toplantılara katılacak.

Öte yandan havalimanından Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na giden yol güzergahı boyunca çok sayıda kişi Papa’yı karşılamak için toplandı.

Memur-Sen: “112 çalışanlarına yönelik şiddet son bulmalı, yasal düzenleme yapılmalı”

Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur-Sen), 112 çalışanlarına yönelik şiddetin son bulması, beklenen yasal düzenlemenin yapılması ve çalışanların hak ettikleri terfi sınavlarına girebilmesi çağrısında bulundu.

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken,  1–7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanlarının karşılaştığı zorluklara dikkati çekti.

Ötüken, 112 Acil Sağlık Hizmetleri’nde görev yapan sağlık çalışanlarının şiddete maruz kaldığını kaydederek, sağlık çalışanlarının şiddetten uzak bir ortamda çalışma hakkı olması gerektiğini kaydetti.

112 Acil Sağlık Hizmetleri personelinin hak, menfaat ve ödevlerin belirlendiği bir yasa altında hizmet sunması gerektiğini de vurgulayan Ötüken, bunun henüz Meclis’te yasallaşmadığına dikkat çekti; beklenen yasal düzenlemenin yapılmasını talep etti.

Ötüken, bunun yanında, acil servis hemşirelerinin açılan terfi sınavlarına giremediğini savunarak, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun bu konudaki tutumuna tepki gösterdi; onlarca servis hemşiresinin mağdur olduğunu ileri sürdü. Ötüken, “Yıllarca verdikleri hizmetlerin karşılığında hak eden tüm sağlık çalışanları gibi 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanları da hak ettikleri terfi sınavlarına girebilmeli” dedi.

112 çalışanlarının yaşam ile ölüm arasındaki kritik bir çizgide görev yaptığını ve bu nedenle çalışma koşullarının iyileştirilmesinin zorunlu olduğunu belirten Ötüken, sendikanın üyelerinin hukuki süreçlerinde yanlarında olmaya devam edeceğini kaydetti.

İsrail medyası: “Netanyahu, siyaseti bırakma karşılığında af seçeneğini reddediyor”

 İsrail basını, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun siyaseti bırakması karşılığında yolsuzluk davalarından kurtulmasını sağlayacak bir çözümü kabul etmediğini yazdı.

İsrail devlet televizyonu KAN, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun çevresinin, siyasi hayattan çekilmeyi içeren hiçbir adımın kabul edilmeyeceğini açıkça ifade ettiğini bildirdi.

İsrail’de çıkan Yedioth Ahronoth gazetesi de Netanyahu’nun İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’dan af talebinde bulunmasının görev süresinin en kritik kararı olabilecek karmaşık bir dosya oluşturduğunu yazdı.

Başvuruda ne sorumluluğun kabulünün ne de pişmanlık ifadesinin bulunmasının değerlendirmeyi daha da zorlaştırdığı ifade edildi.

Gazeteye göre Herzog, kamu yararı çerçevesinde koşullu af gibi seçenekleri inceleyebilir. Ancak Netanyahu’nun herhangi bir yükümlülüğü kabul etmeye yanaşmaması bu ihtimali zayıflatıyor.

– Yargısal uzlaşı ihtimali

KAN’ın bir başka haberinde, Herzog’un Netanyahu ile savcılık arasında yargısal bir anlaşma ihtimalini de değerlendirdiği aktarıldı. Böyle bir anlaşmanın Netanyahu’nun bazı suçlamaları kabul etmesini gerektirdiği, ancak Başbakan’ın buna hazır olmadığı belirtildi.

– Sokak tepkisi

Herzog’un evinin önünde toplanan İsrailliler, Netanyahu’nun, yolsuzluk davaları için af talebinde bulunmasını protesto etti.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi ise Herzog’un talebi henüz incelemeye başlamadığını, medyadaki iddiaların temelsiz olduğunu açıkladı.

– Siyasi kutuplaşmayı derinleştiren dosya

İsrail medyasına göre, Netanyahu’nun af başvurusunun sonuçlanması haftalar sürebilir. Ülkede süreç, bir kesim tarafından hukukun üstünlüğüne darbe olarak görülürken, diğer kesim affın siyasi istikrar için gerekli olduğunu savunuyor.

Netanyahu, hakkındaki yolsuzluk davalarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı’na 14 sayfadan oluşan af talebinde bulunmuştu. Herzog’un, Netanyahu’dan gelen talebi “sorumlu ve ciddi bir şekilde” değerlendireceği kaydedilmişti.

Netanyahu’nun, Herzog’dan af talebinde bulunduğunu duyurmasının ardından İsrail siyaseti ikiye bölünmüştü. İktidara yakın isimler, Herzog’un talebi kabul etmesi gerektiğini savunurken, muhalif siyasetçiler Netanyahu’nun suçunu kabul etmesi gerektiğini belirtmişti.

Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro’dan, ABD’ye Venezuela tepkisi

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela ve çevresindeki hava sahasının tamamen kapatılacağına ilişkin açıklamasına tepki göstererek, “Tamamen yasa dışı.” ifadesini kullandı.

Petro, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımında, Trump’ın Venezuela’nın “hava sahasının tamamen kapatılacağı” yönündeki sözlerini hedef aldı.

Söz konusu kararın “tamamen yasa dışı olduğunu” vurgulayan Petro, “Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (OACI) acilen toplanması gerekiyor. Venezuela hava sahasının kapatılması tamamen yasa dışıdır. Komşumuza yönelik askeri eylemler için Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin hiçbir yetkilendirmesi yoktur. ABD Senatosu da silahlı bir müdahaleye izin vermemiştir.” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği’ne (AB) Venezuela çağrısında bulunan Petro, şunları kaydetti:

“Venezuela’nın daha fazla demokrasiye ihtiyacı var ve demokrasi yalnızca ülkenin kendi iç güçlerinin ve halkının eseri olabilir. Hiçbir hava yolu şirketi, herhangi bir ülkenin hava sahasıyla ilgili yasa dışı talimatları kabul etmemelidir. Başkan Trump’a, insan uygarlığının birikimi olan uluslararası hukuk düzenine geri dönmesi çağrısında bulunuyorum. Avrupa Birliği’nden, AB ile Latin Amerika ve Karayipler arasında varılan anlaşma doğrultusunda, Venezuela uçuşlarını normalleştirmesini veya bunu yapmayan şirketleri cezalandırmasını talep ediyorum.”

“Gökyüzü dünyanın her yerinde açık olmalıdır”

Petro, Latin Amerika ve Karayip ülkelerinden “korkmadan” sesini yükseltmesini isteyerek, “Tüm Latin Amerika ve Karayip ülkelerine, normal uçuşlarını yeniden başlatma çağrısında bulunuyorum. Kolombiya’da ise yükümlülüklerini yerine getirmeyi reddeden ve yalnızca OACI ya da Kolombiya hükümetinin talimatlarını takip etmeyen şirketlerin cezalandırılması gerekir. İnsanlık serbestçe uçabilmelidir ve gökyüzü dünyanın her yerinde açık olmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Tüm hava yolları, pilotlar, uyuşturucu satıcıları ve insan kaçakçıları lütfen Venezuela ve çevresindeki hava sahasının tamamen kapatılacağını göz önünde bulundurun.” ifadesini kullanmıştı.

Öztürkler İncirli’yi kutladı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı olarak seçilen Sıla Usar İncirli’yi kutladı.

Cumhuriyet Meclisinden  verilen bilgiye göre,  Öztürkler kutlama mesajında  şunları kaydetti:

“Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin bugün yapılan Olağanüstü Kurultayında parti başkanlığına, üyelerin verdiği oylarla seçilen sayın Sıla Usar İncirli’yi kutluyorum. CTP seçim sonuçlarının ülke demokrasimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Beşinci Cumhurbaşkanı Tatar, CTP Genel Başkanı seçilen Sıla Usar İncirli’yi kutladı

Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bugünkü Olağanüstü Kurultay’da oyların yüzde 52,6’sını alarak Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) yeni genel Başkanı seçilen Sıla Usar İncirli’yi kutladı.

“Ülkenin en köklü iki partisinden biri olan CTP’de, kurultayı ilk turdan kazanarak büyük bir başarı elde eden Dr.Sıla Usar İncirli’yi kutlar, başarılar dilerim” diyen Ersin Tatar, neticenin ülke demokrasisine hayırlı olmasını diledi.

Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Seçime katılarak parti içi demokrasiye katkı yapan Erkut Şahali ve Asım Akansoy’u da ayrıca tebrik ederim” ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel CTP Genel Başkanlığı’na seçilen İncirli’yi tebrik etti

Başakan Ünal Üstel Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) bugün gerçekleştirilen Olağanüstü Kurultayı’nda, Genel Başkanlığa seçilen Sıla Usar İncirli’yi tebrik etti.
İncirli’yi yayımladığı mesajla tebrik eden Üstel,  demokratik yarışa katkı koyan diğer adaylar Erkut Şahali ve Asım Akansoy’u da gösterdikleri olgunluk ve demokrasiye yaptıkları katkı nedeniyle kutladı.
Sonucun CTP’ye, demokrasiye ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Üstel mesajında şunları kaydetti:
”Demokrasi kültürümüzün en değerli unsurlarından biri, siyasi partilerimizde gerçekleşen bu yarışların olgunlukla tamamlanmasıdır. Partilerimizin kurultay süreçlerinin demokratik olgunluk içinde sonuçlanması, ülkemiz siyasetinin kökleşmiş geleneklerinin de önemli bir göstergesidir.
Bu vesileyle, Sayın İncirli’yi bir kez daha kutluyor; Kıbrıs Türk halkının ortak hedefleri doğrultusunda, devletimizin kurumları ve halkımızın menfaatleri için üretilecek her yapıcı katkının değerli olduğunu bir kez daha vurguluyorum.”

Yeni haftada hava nasıl olacak?

Meteoroloji Dairesi’nin haftalık raporuna göre, 29 Kasım – 5 Aralık tarihleri arasında bölgemiz, alçak basınç sistemiyle serin ve nemli havanın etkisinde kalacak.
Hafta sonu yaşanan yağışlı hava, yeni haftada yerini parçalı ve çok bulutlu bir gökyüzüne bırakacak. Hava sıcaklıkları iç kesimlerde 24-27 derece, sahillerde ise 20-23 derece arasında değişecek.
Rüzgarın kuzey ve doğu yönlerinden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esmesi bekleniyor.

İsrail ordusu, Gazze’nin güneyini topçu ve helikopter ateşiyle vurdu

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin güneyini topçu atışları ve helikopterlerden açılan ateşle hedef aldı.

İsrail ordusu, Gazze’de 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkese yönelik ihlallerini sürdürüyor.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail topçu birlikleri, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinin doğu bölgelerini yoğun şekilde hedef aldı.

Hedef alınan bölgelerden dumanlar yükseldi.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde de İsrail ordusuna ait bir helikopterden kentin doğu kesimlerine yoğun şekilde ateş açıldı.

Gazze’deki Filistin hükümeti, dün yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesin ilk 50 gününde anlaşmayı 591 kez ihlal ettiğini ve bu saldırılarda 357 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 903 kişinin yaralandığını bildirmişti.

ABD Başkanı Trump, iltica başvurularını “uzun süre” askıya alacaklarını söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington’da Ulusal Muhafızlara yönelik düzenlenen saldırının ardından iltica başvurularını “uzun bir süre” durdurmayı planladığını açıkladı.

Trump, Air Force One’da gazetecilerin iltica başvurularının ne kadar süreyle askıya alınacağı sorularına yanıt verdi.

“Bence uzun bir süre.” diyen Trump, “Yeterince sorunumuz var. Bu insanları istemiyoruz.” şeklinde konuştu.

Trump, duraklamanın bir ya da iki yıl sürebileceği yönündeki soruya ise “Herhangi bir zaman sınırı yok ama uzun bir süre olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu kararın “çok suç oranına sahip” ve “ABD’ye dost olmayan” ülkelerden gelen göçmenlere yönelik olduğunu ifade eden Trump, bazı ülkelerin “kendilerinin bile kontrol dışı” olduğunu iddia etti.

Trump, bunun üzerine Somali’yi hedef alarak, bu ülkeden bazı kişilerin “ABD’ye gelip ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiğini söylediklerini” savundu.

ABD Başkanı’nın bu sözlerle Somali doğumlu Temsilciler Meclisinin Demokrat üyesi Ilhan Omar’ı kastettiği belirtiliyor.

ABD yönetimi, 29 Kasım’da Ulusal Muhafızlara yönelik saldırının ardından tüm iltica taleplerine yönelik kararları durdurduğunu açıklamıştı.

Başkent Washington’daki saldırı

Washington Polis Departmanı, 26 Kasım’da yerel saatle 14.15 sularında Beyaz Saray’a yakın bir bölgede görev yapan iki Ulusal Muhafızın vurulduğunu ve şüphelinin yakalandığını bildirmişti.

Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel, ellerindeki bulgulara göre tek kişi olan saldırganın gözaltına alındığını bildirmişti.

ABD’nin Columbia Bölgesi Savcısı Jeanine Pirro, şüphelisinin 29 yaşındaki Afganistan uyruklu Rahmanullah Lakanwal olduğu ve vurulan Ulusal Muhafız üyelerinin ise Sarah Beckstrom (20) ve Andrew Wolfe (24) olduğu bilgilerini paylaşmıştı.

Pirro, zanlı Lakanwal’ın, saldırıda hedef aldığı Ulusal Muhafızlardan Sarah Beckstrom’un hayatını kaybetmesi nedeniyle birinci derece cinayetle suçlanacağını belirtmişti.

Saldırganın CIA bağlantısı

Öte yandan, ABD basınında, Lakanwal’ın Afganistan’da ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ile 15 yaşında çalışmaya başladığı ve görev yaptığı birliğin yol açtığı kayıplar nedeniyle “rahatsız olduğu” öne sürülmüştü.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de Dominik Cumhuriyeti gezisinde yaptığı basın açıklamasında, saldırının ardından başkentteki Ulusal Muhafızların sayısını artıracağını ve Başkan Donald Trump’ın talimatıyla 500 yeni askerin Washington’a sevk edileceğini açıklamıştı.

OĞUZHAN HASİPOĞLU: “HRİSTODULUDİS’İN UZLAŞMAZLIKLARINA TAHAMMÜL EDİLMEMELİ”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Hasipoğlu BM yetkilisi Holguin’in Kıbrıs ziyareti öncesi değerlendirmelerde bulundu:
“ Hristoduludis’in uzlaşmazlıklarına tahammül edilmemeli”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Hasipoğlu BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Cuellar Holguin’in  önümüzdeki Çarşamba günü başlayacağı açıklanan Kıbrıs ziyareti öncesi uyarılarda bulundu.
Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Erhürman’ı Rum lider Hristoduludis’in uzlaşmazlıklarına tahammül edilmeyeceğini Holguin’e bildirmeye davet etti.
Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı’nı “ Bayan Holguin’e müzakere masasının kurulabilmesi için ortaya koyduğu dört şartın yerine getirilmesi için uzun bir süre beklemek niyetinde olmadığını, Hristoduludis’ten kısa sürede yanıt beklediğini söylemesi çağrısında da bulundu”
Hasipoğlu açıklamasında şunları kaydetti:
“Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Sayın Maria Angela Holguin’in önümüzdeki Çarşamba günü Ada’da başlatacağı temaslar, Sayın Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanlığı görevine başlamasından sonra Kıbrıs meselesinin hangi zeminde nasıl seyredeceğinin belli olması bakımından son derece kritiktir.
Ulusal Birlik Partisi olarak Rum liderin uzlaşmaz, tehdit edici, şımarık tutumunu yakından izliyor ve bir kez daha bu tutum karşısında egemen eşitliğimiz, KKTC’nin Rum Devleti ile eşit uluslararası statüsü tescil edilmeden, iki Devlet’in işbirliği yapacağı bir anlaşma için çalışılacağı BM tarafından kararlaştırılmadan müzakere masasının kurulamayacağının altını bir kez daha çizmekte fayda görüyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı, Bayan Holguin’le yapacağı görüşmede Hristoduludis’in uzlaşmazlıklarına, tehdit ve şımarıklıklarına tahammül edilmeyeceğini, müzakere masasının kurulması için ortaya koyduğu dört şartın yerine getirilmesini uzun bir süre beklemek niyetinde olmadığını, kısa sürede yanıt beklediğini bildirmelidir. Bu, Sayın Cumhurbaşkanı’nın müzakere masası kurulsa dahi sonuç almak için bir zaman sınırlaması konulmasını şart koşması ile de uyumlu bir bildirim olacaktır. Aksi halde Rum oyalama taktiklerini sürdürecek, Kıbrıs Türk halkının yıllardır maruz bırakıldığı belirsizlik ve statü gaspı devam edecektir.
Bu arada Başbakan Ünal Üstel’in de yakın zamanda dikkat çektiği üzere, son dönemde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Lübnan arasında imzalanan sözde “Münhasır Ekonomik Bölge Sınırlandırma Anlaşması’nın”, KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının haklarına açık bir saldırı olduğu da Bayan Holguin’e anlatılmalı, bu anlaşmanın yürürlüğe girerek KKTC bölgesine fiili bir saldırı olması halinde gerekenin yapılacağı kendisine açıkça ifade edilmelidir.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son yıllarda hızlandırdığı yeni silah alımları, yabancı ülkelere verilen askeri üs imkânları, AB ve diğer ortaklarla kurulan askeri iş birlikleri de bizleri rahatsız etmektedir.
Bir kere daha vurgulamak isteriz ki, Ada’daki hassas güvenlik dengelerini bozmak var olan barış ortamını zehirlemektedir ve hiç kimse Türk tarafının bunlar karşısında eli kolu bağlı olduğunu zannetmemelidir.
Öte yandan UBP olarak BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi’nin dikkatine şu hususları getirmekte büyük fayda görüyoruz:
1- Tüketilmiş, denenmiş bir çözüm modeli olan federal çözümü Kıbrıs’taki tarafların önüne yeniden koymaya çalışmanız boşuna çaba olacaktır.
2- Esas önemlidir. Bu bağlamda, egemenliğimiz, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi gibi konularda anlaşamayacağımız sabit ise, bu konularla ile ilgili takvimi içeren prosedürel konuların tartışılmasının bir anlamı yoktur. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanının 4 maddelik şartları bir bütün olarak kabul edilmiyorsa, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün devamı Rum tarafınca reddediliyorsa ( ki Hristoduludis’in son beyanları bunu gösteriyor) bir an önce müzakere zemininin olamayacağı teyit edilip daha fazla zaman kaybedilmeden, yine Cumhurbaşkanın önerisi olan on maddelik iki devletin iş birliğini gerçekleştireceği görüşme masasına geçilmelidir. Rum tarafının bizi daha önce yaptığı gibi federal zeminde sonuçsuz müzakere zeminine çekmesine izin verilmemelidir
3- Kıbrıs’ta kendi kendini yöneten , egemen iki Halk, iki Devlet vardır. Türk tarafı bu gerçeğe uygun bir çözüm isterken Rum tarafı federal çözüm kisvesi ve maalesef BM’nin yanlış kararları nedeniyle tüm adayı yeniden Rum hegemonyasına sokacak bir anlaşmayı hayal etmektedir.
4- BM’nin yapması gereken Kıbrıs Türk Halkı’nın haklı talepleri ile Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dört yıl üst üste BM Genel Kurul Toplantısı konuşmalarındaki çağrılarına, önerilerine kulak vermektir.
5- Bilinmelidir ki Kıbrıs Türk Halkı’nın en fazla güvenine mazhar olmuş , en uzu süre iktidarda kalan, en büyük partisi UBP, dün olduğu gibi, bugün de yarın da asla Devlet olgusundan , egemen eşitlikten taviz verilmesini kabul etmeyecek Kıbrıs Türk Halkı ile birlikte KKTC Devleti dünyada hak ettiği yeri alana dek mücadelesini sürdürecektir.

KKTC – Türk Dünyası Onur Ödülü Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş’a Verildi

Anadolu Birleştirici ve Sanayici İş Dünyası Derneği (ASİAD) tarafından organize edilen “Türk Dünyası Başarı ve Onur Ödülleri” töreni, 29 Kasım 2025 tarihinde İstanbul Bostancı Dedeman Hotel’de geniş katılımla gerçekleştirildi. Türkiye ve çeşitli Türk devletlerinden seçkin iş insanları, siyasetçiler, akademisyenler, kültür ve sanat temsilcilerinin buluştuğu gece, Türk dünyasında ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda başarı gösteren kişi ve kurumları onurlandırdı.

Törene KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş da katıldı. Bakan Çavuş, gece kapsamında “KKTC – Türk Dünyası Onur Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, ASİAD Genel Başkanı Yücel Yalçınkaya tarafından takdim edildi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş yaptığı konuşmada, Türk devletleri arasındaki ortak çalışmaların önemine vurgu yaparak şunları söyledi:
“Türk dünyasının ortak hedeflerle ilerlemesi, üretimde dayanışmanın artması ve sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi hepimizin ortak sorumluluğudur. KKTC olarak her platformda bu iş birliğini güçlendirmeye devam edeceğiz. Tarım ve doğal kaynaklar alanında atacağımız her adım, hem ülkemiz hem de Türk dünyası için sürdürülebilir bir gelecek inşa edecektir.

Bakan Çavuş, etkinlik boyunca Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan ve diğer Türk devletlerinden gelen temsilcilerle bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundu.

Tören, Türk dünyası ülkeleri arasında yeni ortak projelerin, yatırımların ve kültürel bağların güçlenmesine vesile olan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.

İstatistik Kurumu Adres Güncelleme Çalışmalarına, 1 Aralık’ta Başlıyor

Başbakanlığa bağlı KKTC İstatistik Kurumu, Adres Güncelleme çalışmalarına 1 Aralık tarihinde Gönyeli–Alayköy Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Alayköy’den başlıyor.

Konuya ilişkin açıklama yapan KKTC İstatistik Kurumu Başkanı Sövüda Besimler, şunları kaydetti:

“Gönyeli–Alayköy Belediyesi’nin de desteğiyle, 1 Aralık 2025 tarihinde belediye sınırları içerisinde Hanehalkı Bütçe Anketi için hazırlık çalışmalarımıza başlıyoruz. Yürüteceğimiz bu çalışmalar, bize önemli veriler sunacak ve geleceği doğru şekilde planlamamıza ciddi katkılar sağlayacaktır. Amacımız, halkımızın yararına olacak en doğru ve güncel verileri tespit ederek ülkemizin ihtiyaç analizlerini ve planlama süreçlerini sağlam bir zemine oturtmaktır.

Bu çalışmanın başarıya ulaşması, halkımızın desteği ile mümkün olabilir. Bu nedenle, bölge halkından anketörlerimize zaman ayırmalarını ve yürütülecek çalışmalara destek olmalarını rica ediyoruz.”

Besimler, anket sürecine katkı sağlayacak tüm belediyelere, belediye personeline ve görev yapacak anketörlere şimdiden teşekkür etti.

Bakan Çavuşoğlu Haydarpaşa Ticaret Lisesi Turizm Alanı öğrencilerini kabul etti

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 6’ncı Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Buluşması’nda(Gastro Antalya) 10’u altın, 15 madalya kazanan Haydarpaşa Ticaret Lisesi (HTL) öğrencilerini kabul etti.
Milli Eğitim Bakanlığından verilen bilgiye göre, Bakan Çavuşoğlu kabulde öğrencileri başarılarından dolayı tebrik etti, elde edilen derecenin ülke adına gurur verici olduğunu söyledi.
Öğrencilerin yetenek ve altyapılarının uluslararası arenada kendini kanıtladığını belirten Çavuşoğlu, “Çocuklarımızın başarısı alkışlanacak bir durum. Sizler, okullarımız arasında verilen eğitimin ne kadar iyi olduğunu ortaya koyuyorsunuz. Madem okul olarak böyle bir kulvar açtığınız biz de çocukların geleceğine bir kulvar açalım.” dedi.
Başarılı öğrencilerin eğitim hayatlarının desteklenmesi için yeni adımlar atacaklarını belirten Çavuşoğlu, meslek liselerinde turizm alanındaki öğrenciler için burs imkanları konusunda bir düzenlemeye gidileceğini söyledi. Çavuşoğlu, “Bu yolda devam etmek isteyen öğrencilerimize tam burs imkânı sağlayalım. Bir ihtiyaç analizi yapalım. Bu analiz doğrultusunda Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’ndan (YTB) da turizm alanı öğrencilerimiz için kontenjan talebinde bulunacağım. Amacımız çocuklarımızın hem mesleki hem de eğitim yolculuğunu desteklemektir” dedi.
Başarının tesadüf olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, öğrencilerin iş hayatına geçiş süreçlerinin desteklenmesi için daha somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda mezunların aşçılık ve turizm sektörlerinde ne ölçüde istihdam edildiğine dair istatistiklerin oluşturulacağını belirten Çavuşoğlu, öğrencilerin elde ettiği başarılar sayesinde Azerbaycan’dan davet almasını da memnuniyetle karşıladı.
Tariflerin kitaplaştırılması yönündeki taleb hakkında da Çavuşoğlu, “Baskısı bizden, siz hazırlayın.” diyerek destek belirtti.
Kabulde, Çavuşoğlu’na Derin Vaiz tarafından hazırlanan ve altın madalya kazanan “Göbekay tatlısı” ikram edildi.  Kabulde, Bakan Çavuşoğlu da yarışmaya katılan öğrencilere başarı belgesi ve hediye takdim etti.
Kabulde Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın’ da hazır bulundu.

Berova EİT Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında iki devletli çözümün mümkün olduğunu söyledi

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın (EİT) Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında, iki devletli çözümün mümkün olduğunu söyledi.
Maliye Bakanlığından verilen bilgiye göre, Berova, Kazakistan’ın başkanlığında çevrim içi olarak düzenlenen EİT Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 29’ncu toplantısına hitap etti. Berova toplantıya Dışişleri Bakanı’na vekaleten katıldı. Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Medya ve Enformasyondan Sorumlu Bakanlar 7’nci Toplantısı için Bakü’de bulunuyor.
Berova konuşmasında, KKTC’nin Teşkilata üye olarak kabul edildiği 1992 yılından itibaren EİT çalışmalarına etkin katılım sağlandığını anımsattı ve
EİT üyesi ülkelerle ve Türkiye Cumhuriyeti Turizm Bakanlığı iş birliğiyle Girne’de düzenlenen EİT 2. Tur Operatörleri Forumu’na sağlanan yoğun ilgi ve destekten dolayı teşekkür etti. Berova, “Önümüzdeki yıl benzer etkinliklere ülkemizin ev sahipliği yapmasından onur duyacağız.” dedi.
Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle iki devletli bir uzlaşıya varılabileceğini söyleyen Berova, KKTC’nin bağımsızlığının tanınması ve KKTC’yle diplomatik, siyasi ve ekonomik bağlar kurulması çağrısında bulunan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’a, vekâleten toplantıya katılan Dışişleri Bakan Yardımcısı Sayın Berris Ekinci’ye, ayrıca KKTC’ye gösterdikleri destekten dolayı  EİT Genel Sekreteri Dr. Asad M. Khan ve Sekretarya yetkililerine teşekkür etti.
Çevirimiçi toplantıda, Dışişleri Bakanlığı İslam İşbirliği Teşkilatı ile İlişkiler Müdürü Ayşen Volkan İnanıroğlu ve Üçüncü Sekreter Begüm Tuncalı hazır bulundu.

Çavuşoğlu, Güzelyurt Meslek Lisesi Turizm Alanı öğrencilerini kabul etti

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Antalya’da 21-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 6. Antalya Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Buluşması – Gastro Antalya kapsamında yarışmalara katılan ve 1 altın, 3 bronz ile 4 gümüş madalya kazarak önemli bir başarı elde eden Güzelyurt Meslek Lisesi Turizm Alanı öğrencilerini kabul etti.

 Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, kabulde Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın’ da hazır bulundu.

Bakan Çavuşoğlu kabulde öğrencileri tebrik ederek, “Binlerce çocuk arasında gösterdiğiniz başarıyla bayrağımızı dalgalandırarak ‘Biz de varız’ dediniz. Coğrafyamız küçük olabilir ancak ortaya koyduğumuz vizyon doğrultusunda başarılarımızı büyütüyoruz. Bu başarılar ise madalyalarla ödüllendiriliyor.” dedi.

Turizm alanı mezunlarının geleceğini desteklemek adına burs programlarını yeniden değerlendireceklerini açıklayan Çavuşoğlu, turizm sektörünün ülkenin en geniş alanlarından biri olduğunu hatırlatarak, yerel istihdamın artırılmasının önemine dikkat çekti.

Çavuşoğlu: “Turizm en fazla göç aldığımız alanlardan biri. Eğer uluslararası başarılarımızı görünür kılarsak, çocuklarımızın istihdamını şimdiden planlayabilir ve nitelikli iş gücünü artırarak göçü azaltabiliriz.” diye konuştu.

Kabulün ardından Bakan Çavuşoğlu, öğrenci ve öğretmenlere başarı belgeleri ile hediyelerini takdim etti.

ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi Uluslararası Kalite Konferansı’nda konuşmacı olarak yer aldı

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi, Bakü’de düzenlenen Uluslararası Kalite Konferansı’nda (International Quality Conference – IQC) konuşmacı olarak yer aldı.

ARUCAD’dan verilen bilgiye göre konferans, yükseköğretimde kalite güvencesi alanında dünyanın önde gelen akademisyenlerini ve kalite uzmanlarını bir araya getirdi.

Türkiye Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), Eğitimde Kalite Güvencesi Ajansı (TKTA), Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi ve çeşitli uluslararası üniversitelerin iş birliğiyle düzenlenen konferans, Berlin, Prag, Paris, Roma, Barselona ve Viyana gibi Avrupa’nın önemli merkezlerinde uzun yıllardır yapılıyor.

Bu yıl konferansa, YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, Azerbaycan Kalite Kurulu (TKTA) Başkanı Prof. Dr. Tural Ahmadov ile Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi, Azerbaycan Devlet Medeniyet ve İnce Sanatlar Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi ve Çankaya Üniversitesi rektörleri de katıldı.

-Vehbi

Prof. Dr. Asım Vehbi, “Sanat ve Tasarım Üniversiteleri İçin Küresel Akreditasyon Yol Haritası” başlıklı sunumunda, yaratıcı alanlarda eğitim veren yükseköğretim kurumlarının uluslararası akreditasyon süreçlerinde izlemeleri gereken stratejik adımları ele aldı.

Vehbi, sanat ve tasarım odaklı üniversitelerin küresel ölçekte rekabet edebilmesi için kalite güvencesi, akademik standartlar, program tasarımı, öğrenci çıktıları ve uluslararası iş birliklerinin kritik önemini vurguladı.

Vehbi, konuşmasında ayrıca, ARUCAD’ın son yıllarda hayata geçirdiği uluslararası iş birliği anlaşmaları, öğrenci ve akademisyen hareketliliği, çok taraflı kültürel projeler ve kalite güvencesi mekanizmalarını örnek göstererek, yaratıcı üniversitelerin küresel görünürlüğünü artıracak model önerileri sundu.

Konferans, yükseköğretimde kalite, akreditasyon, dijitalleşme, sürdürülebilir eğitim modelleri ve yenilikçi pedagojik yaklaşımlar gibi alanlarda çalışan akademisyenlere çalışmalarını sunma imkânı sağlarken, tüm kabul edilen bildirilerin TOJET, TOJNED ve TOJDEL gibi hakemli dergilerin özel sayılarında yayımlanacağı duyuruldu.

Öztürkler: “Rum tarafının Gazimağusa hayalleri, Türk milletinin bin yıllık iradesi karşısında boşa çıkacaktır”

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Rum tarafının dillendirdiği Gazimağusa hayallerinin, Türk milletinin bin yıllık iradesi karşısında boşa çıkacağını vurguladı.

“Mağusa’ya geri döneceğiz diyorsunuz. Karşınızda vatanı koruyan kahraman Türk ordusu ve Mücahitleri vardır. Eğer bu toprakların sahipsiz olduğunu düşünüyorsanız kadim Türk tarihine bakmanızı tavsiye ederiz. Hayalleriniz haritada ve Maraş’ta ise de gerçeklik sahadadır.” diyen Öztürkler şöyle devam etti:

“Bu topraklarda yalnızca bir halk değil, milyonların sesi vardır. O ses, İstiklal Marşı’nın kudretiyle yükselir, Mücahit Marşı’nın kararlılığıyla yankılanır. Türk milleti, bazıları gibi varlığını marşlarla kanıtlama arayışında değildir. Tam tersine tarihî mücadelelerle var olmuştur, olmaya da devam edecektir”.

Öztürkler yaptığı açıklamada, EOKA’nın hayali, Pontus’un rüyası, İstanbul’a uzanan yanlış senaryoların hepsinin tarihin çöplüğüne defalarca atıldığını  kaydetti.

Öztürkler, “Bugün de aynı akıbeti yaşayacaktır. Şövalye edasıyla sahneye çıkan Rum liderleri, yanlış işlere bulaşmaktan vazgeçmelidir. Bu en hafif tabiri ile  tarihin karanlık sayfalarına dönme arzusunun bir yansımasıdır. Türk halkı, geçmişte olduğu gibi bugün de haklarını ve geleceğini korumakta kararlıdır. Rum halkına kilisenin etkisi ile siyasetlerini güçlendirmek için kin ve düşmanlık aşılayan her girişim, barışa değil çatışmaya hizmet eder.” dedi.

Kıbrıs Türk halkının, Anavatan Türkiye ile birlikte her zorluğa karşı koymakta kararlı olduğunu altını çizen Öztürkler, Rum–AB ittifakının dayatmalarının, Türk milletinin iradesine çarpıp dağılacağını belirtti.

Öztürkler, “Tarih bir kez daha gösterecektir ki, Türk milleti yanlış hayallere karşı en sağlam kale, en güçlü kalkan olarak dimdik ayaktadır. Unutmayınız ki, yel kayadan  bir şey koparmaz! Kayanın karsısında yel gibi esenler, en sonunda kendi savrulmalarını izlerler.” ifadelerine yer verdi.

Dursun Oğuz, Türkiye’de Gerçekleştirilen 9 Bin 200 Araç Hizmete Alım Törenine Katıldı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen törende, bugün toplam 9 bin 200 araç, Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarının hizmetine sunuldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmada, “Bugün 9 bin 200 aracı Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatlarımızın hizmetine verdik. Bu araçlardan 7 bin 80’i Emniyetimiz, 2 bin 70’i Jandarmamız, 50’si ise Sahil Güvenliğimiz tarafından kullanılacak. Hayırlı, uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı.

Törene, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsilen İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da katıldı. Bakan Oğuz, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın davetlisi olarak törene iştirak etti.

Bakan Oğuz, Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliğinin her alanda güçlendiğini belirterek, güvenlik alanındaki dayanışmanın önemine dikkat çekti. Oğuz, modern araç ve teknolojik altyapı ile güçlendirilen güvenlik teşkilatlarının, kamu güvenliğinin sağlanmasında stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı.

UBP, DİSİPLİN SÜREÇLERİNİ KARARLILIKLA YÜRÜTÜYOR

UBP’den yapılan açıklamaya göre, Ulusal Birlik Partisi (UBP), parti tüzüğü ve yönetmeliklerine aykırı davranışlara karşı disiplin mekanizmasını unvan ve konum farkı gözetmeksizin işletme kararlılığını sürdürüyor. Parti Meclisi, MYK ve ilçe başkanları toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda, kurumsal disiplinin ve bütünlüğün korunması temel öncelik olarak belirlendi.

Açıklamada, bugün UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel başkanlığında önce ilçe başkanları, ardından MYK toplantısının gerçekleştirildiği belirtilerek, ilçe başkanlıkları tarafından başlatılan disiplin süreçleri hakkında ayrıntılı bilgilendirme yapıldığı kaydedildi. Söz konusu disiplin süreçlerinin; üyelerden örgüt başkanlarına, kadın ve gençlik kolları yöneticilerinden ilçe yönetim kurulu üyelerine kadar farklı kademeleri kapsadığı ifade edildi.

UBP, açıklamasında, disiplin sürecini hassasiyetle ve kararlılıkla yürütmeye devam edeceğini vurguladı. Parti, bugüne kadar elde ettiği başarıları, kurumsal disiplin anlayışı ve halka duyulan güçlü sorumluluk bilinciyle şekillendirdiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, UBP kadrolarının Genel Başkan Ünal Üstel liderliğinde birlik, uyum ve kararlılık içinde çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi.