Archives 2025

Bakan Dinçyürek: Sağlıkta şiddet kabul edilemez

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, son günlerde sağlık alanında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin açıklama yaparak, sağlık çalışanlarına yönelik her türlü saldırı ve hakaretin asla kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Geçtiğimiz gün Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi polikliniğinde ve Girne Dr. Akçiçek Hastanesi 112 acil ekibinin çağrı üzerine gittiği bir hastaya müdahale ettiği sırada üzücü şiddet olaylarının meydana geldiğini hatırlatan Dinçyürek, bu tür davranışların sağlık hizmetinin güvenli ve kesintisiz bir şekilde sunulmasına zarar verdiğini” belirtti.

“Sağlık çalışanlarımıza yapılan şiddet ve hakaret hiçbir şekilde kabul edilemez” ifadelerini kullanan Dinçyürek, olaylarla ilgili tüm detaylı bilgileri aldığını, gerekli soruşturmanın başlatıldığını ve sürecin bizzat takipçisi olacağını kamuoyuna duyurdu.

Bakan Dinçyürek, sağlık hizmetinin güvenli bir ortamda sunulmasının hem çalışanların hem de hastaların hakkı olduğunu vurgulayarak, “Şiddet olaylarının tekrar yaşanmaması için gerekli adımları atmakta kararlıyız” dedi.

Erdoğan: Filistin davasına çok güçlü biçimde sahip çıktık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye olarak kimseden çekinmeden Filistin davasına çok güçlü biçimde sahip çıktık, her platformda Gazzeli mazlumların hak ve hukukunu cesaretle savunduk.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin ardından, zirvenin yapıldığı Johannesburg Expo Center’da basın toplantısı düzenledi.

  • Güney Afrika’da düzenlenen G20 Zirvesi sona erdi

Güney Afrika’nın ev sahipliğinde “Dayanışma, Eşitlik ve Sürdürülebilirlik” temasıyla 20’ncisi düzenlenen zirvenin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, şahsına, eşine ve heyetine gösterdikleri hüsnükabul için Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa’ya teşekkür etti.

Erdoğan, G20 Zirvesi’nin ilk defa Afrika’da tertiplenmesinden ayrıca memnuniyet duyduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zengin kültürel, dini, etnik, sosyal dokusuyla ‘gökkuşağı ülkesi’ sıfatını ziyadesiyle hak eden Güney Afrika Cumhuriyeti’ne ilk kez bundan tam 20 sene önce 2005 yılında Başbakan olarak geldim. Akabinde 2011 senesinde yine başbakan, 2018 yılında ise BRICS Zirvesi münasebetiyle Cumhurbaşkanı olarak bu güzel ülkeyi ziyaret etme fırsatı buldum. Her ziyaretimde Güney Afrika’dan gerçekten güzel anılarla ayrıldım. Afrikalı dostlarımızın misafirperverliği, sıcaklığı, samimiyeti beni her zaman etkiledi, gönül dünyamda silinmez izler bıraktı. Ülkemizde de farklı vesilelerle Güney Afrikalı dostlarımızı misafir ettik. Ortak çabalarımız sayesinde münasebetlerimizde 20 yıl önce hayal dahi edilemeyen yerlere geldik. Son olarak Devlet Başkan Yardımcısı Sayın Mashatile ülkemizdeydi. Güney Afrika Cumhuriyeti ile hem hükümetler düzeyinde hem de ANC ile AK Parti’miz arasında artan diyalog ve temasları önemsiyoruz. Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de bu ivmeyi güçlendirerek devam ettirmek arzusundayız.”

“Güney Afrika’nın Filistin davasına verdiği desteği çok kıymetli buluyorum”

Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Nelson Mandela liderliğinde ırkçı Apartheid rejimine karşı zaferinin tüm dünyada adalet ve eşitlik arayışının en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Güney Afrika’nın Filistin davasına yıllardır verdiği ilkeli ve sarsılmaz desteği bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Özellikle çoğu çocuk, kadın ve sivil 70 bin Filistinlinin şehit edildiği Gazze soykırımında Güney Afrika örnek bir duruş sergiledi. Tüm dünyanın gözleri önünde Gazze’de insanlığa karşı suç işlenirken, tıpkı Türk milleti gibi Güney Afrikalı dostlarımız da vahşete sırtını dönmedi. Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtıkları soykırım davasıyla yürekli bir tavır takınan Güney Afrika devletini, toplumunu, yöneticilerini tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına saygıyla selamlıyorum.”

“Özgür bir Filistin Devleti kurulmadan küresel barış tam manasıyla sağlanamaz”

“Türkiye olarak biz de kimseden çekinmeden Filistin davasına çok güçlü biçimde sahip çıktık. Her platformda Gazzeli mazlumların hak ve hukukunu cesaretle savunduk. 103 bin tonu aşan insani yardımlarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduk.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Şimdi bildiğiniz gibi bizim de katkılarımızla bir ateşkes sağlandı. Biz çatışma ortamına tekrar dönülmemesi için üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Yaşanan yıkımın neticelerinin mümkün mertebe hafifletilmesinin küresel bir sorumluluk olduğunu vurguladım, insani yardımlar ve yeniden imara destek istedim. Tabii bu noktada sağlanan ateşkesin devamını temin ederken, kalıcı çözüm için iki devletli formülün hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan özgür bir Filistin Devleti kurulmadan küresel barış tam manasıyla sağlanamaz. Mazlum Filistin halkı ile birlikte tüm bölgemizin ve insanlığın barışı, huzuru, güvenliği için bu konudaki ilkeli tutumumuzu muhafaza edeceğiz.”

“Önemli konularda istişarelerde bulunduk”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 faaliyetlerine bu yıl da aktif olarak iştirak ettiklerini ve uluslararası gündeme katkı sağlamayı sürdürdüklerini belirterek, “Zirve kapsamında yaptığım hitaplarda ülkemizin iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir kalkınma ve teknolojik ilerlemelerin kalkınma politikalarına etkisine dair görüşlerimizi aktardım. Bilhassa en az gelişmiş ülkelerin Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nde geri kalmaması için ihtiyaç duydukları mali desteğin teminine dikkat çektik.” dedi.

Zirve vesilesiyle G20’nin bugüne kadarki çalışmalarının bir muhasebesini yaptıklarını aktaran Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Katılımcı diğer liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Önemli konularda istişarelerde bulunduk. Bu kapsamda aralarında Avustralya, Kanada, Angola, Etiyopya, Fransa, Brezilya, Malezya, İtalya ve Singapur devlet ve hükümet başkanlarının olduğu birçok liderin yanı sıra Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve Avrupa Birliği Komisyon Başkanı ve bazı uluslararası kuruluş temsilcileriyle görüşmelerimiz oldu.”

“MIKTA ülkeleriyle işbirliğimizi önümüzdeki dönemde daha da güçlendireceğiz”

Erdoğan, G20’nin birçok farklı ülkeyi bünyesinde barındıran ve temsil niteliği yüksek bir platform olmayı sürdürdüğünü dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ben de 2008 yılından bu yana G20 zirvelerine bizzat katılıyorum. G20’nin mevcut ve müstakbel küresel sınamalara karşı uluslararası topluma liderlik etmesi bizler için mühimdir. Bu yılki zirvemizde de ‘Kimseyi Geride Bırakmama’ şiarının uluslararası toplumun pusulası olması gerektiğini bir kez daha vurguladık. Kimsenin geride bırakılmadığı daha kapsayıcı ve dayanıklı bir küresel ekonomi inşa edilmesi gerekliliğini dile getirdik. Uluslararası işbirliğinin ve çok taraflılığın önemini vurguladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye ve Avustralya’nın kurduğu MIKTA’ın 12. kuruluş yıl dönümünü idrak ettiklerine dikkati çekerek, “Zirve vesilesiyle MIKTA liderleri olarak dönem başkanı Kore Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde bir araya geldik. Ortak basın açıklaması yayınladık. Basın açıklamasında çok taraflılığa bağlılığımızı yeniden teyit ettik. Hepsi aynı zamanda G20 üyesi olan MIKTA ülkeleriyle işbirliğimizi önümüzdeki dönemde daha da güçlendireceğiz.” diye konuştu.

G20 Johannesburg Zirvesi süresince gerçekleştirdikleri istişarelerin küresel ekonomik ve siyasi istikrar için hayırlı sonuçlara kapı aralamasını temenni eden Erdoğan, G20 dönem başkanlığını devralacak Amerika Birleşik Devletleri’ne başarılar diledi.

“Filistin’de soykırımı görmezden gelmemiz mümkün değil”

Bir basın mensubunun “Rusya-Türkiye ilişkileri” hakkındaki sorusuna Erdoğan, “Bu hafta içerisinde Sayın Zelenskiy misafirimdi. Yarın da Sayın Putin ile bir telefon görüşmem olacak. Bu arada buradaki ikili görüşmelerde Rusya-Ukrayna savaşını özellikle ele aldık, değerlendirdik. Ne yapabiliriz, nasıl bir barış sağlayabiliriz, bu konular üzerinde ısrarlı bir şekilde durduk. Temennim odur ki, barışa giden yolu özellikle Türkiye olarak elimizden ne geliyorsa yapacak ve bu konuda da barış için her türlü seferberliği bizler ilan ettik, inşallah bunu başaracağız.” yanıtını verdi.

“Müslüman bir lider olarak buradaki toplantılarda karşınızdaki muhatapların bazıları açıkça siyonist bir davranış ve tutum içindeyken, onlar ile ne şekilde görüşmeler yapıyorsunuz?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

“Özellikle Orta Doğu’daki, Gazze’deki savaşın bir soykırım olduğu açık, net ortada. Siyonistlerin bu soykırımını özellikle görüştüğüm ikili liderlerle Netanyahu konusunu kendilerine ifade ediyorum ve soykırımla ilgili olarak da her şeyi açık ve net olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak kendilerine ifade ediyorum. Gazze’de, Filistin’de bütün bu soykırımı görmezden gelmemiz mümkün değil. Bu soykırımın faili Netanyahu’dur, İsrail’dir.”

“Uluslararası istikrarlaşma, askeri gücün konuşlandırılması söz konusu. Ancak İsrail buna karşı çıkıyor Filistinle ilgili olarak. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusunu Erdoğan, “Bu konuya yönelik olarak bizler güvenlik güçlerimizin buradaki duruşunu, durumunu özellikle de Savunma Bakanlığımız olarak elden geçireceğiz. Bu değerlendirmeden sonra da nihai kararımızı vereceğiz.” diye yanıtladı.

“Birkaç gün önce Finlandiya Cumhurbaşkanı, ‘Çok taraflı dünya aslında kutuplu dünya, çok daha kırılgan hale geliyor çatışmalar için.’ ifadelerini kullandı. Siz de çok kutuplu dünyanın çatışmalara yol açacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna Erdoğan, “Şu anda çok kutuplu dünya ne yazık ki zaten çatışmaların bizzat içinde, artık 4 yıl oluyor. Bu 4 yıllık süreç içerisinde yüz binler öldü. Rusya tarafından büyük oranda ölenler var. Ukrayna tarafından büyük oranda ölenler var. Bizler bu gelişmelere gerçekten Türkiye olarak üzülerek bakıyor ve bir an önce de bu iş nasıl sona erer, bir an önce nasıl barışı yakalarız bunun hesabı içerisindeyiz, bunun gayreti içerisindeyiz.” cevabını verdi.

“Tahıl Koridoru, barışa giden yolu açmak içindi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasında barış tesisinin mümkün olup olmadığı sorusu üzerine, şunları kaydetti:

“Zelenskiy ile geçen hafta Ankara’da görüşme yaptım. Yarın da telefonla Putin’le görüşmemiz olacak. Bu görüşmelerden sonra bizim bir Tahıl Koridoru gayretimiz vardı. Tahıl Koridoru gayretimiz bizim aslında barışa giden yolu açmak içindi. Gerek Avrupa gerek Afrika, bütün buralara Tahıl Koridoru’yla ulaşalım istedik, ne yazık ki belli bir yere kadar bu işi başardık. Ama daha sonra bu devam etmedi. Yarın yapacağımız görüşmelerde Sayın Putin’den bunu yine rica edeceğim. Bu süreci başlatabilirsek çok hayırlı olur diye düşünüyorum. Yine bu kadar insan öldü. Bu ölümleri durdurabilmek için ne gibi adımlar atarız, bunları kendisiyle müzakere edeceğim ve bu müzakereden sonra da alacağımız neticeyi gerek Avrupalı gerek Sayın Trump gerek diğer dostlarla görüşme fırsatını bulacağımı düşünüyorum. Bu vesileyle sizlere de tekrar teşekkür ediyorum.”

Bir gazetecinin, zirvenin, Güney Afrika ile ekonomik ilişkilerin artmasına neden olup olmayacağı sorusuna Erdoğan, “Şüphesiz, zaten ikili ilişkilerimiz iyi bir seviyede. Bundan sonraki süreçte savunma sanayisinden tutunuz enerjiye varıncaya kadar bu alanlarda müşterek birçok adımları atacağımıza inanıyorum.” yanıtını verdi.

“Barış için her yere koşturacağız”

Gazze’deki ateşkeste Türkiye’nin üstleneceği rolün sorulması üzerine Erdoğan, “Şu an itibarıyla devlet başkanlarıyla arkadaşlarımızın ilişkileri devam ediyor ve barışı nasıl temin ederiz ve kısa süreli bir ateşkesten ziyade kalıcı bir ateşkesi nasıl temin ederiz bunun gayreti içerisindeyiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Sudan’daki çatışmalar için girişiminin ne olacağı sorusuna şu cevabı verdi:

“Sudan’ı söylediniz. Nerede bir sıkıntı varsa, biz tabii ki orada olacağız. Siyasetin en önemli yanı bu. Sudan’daki kardeşlerimiz, Türkiye’nin, oradaki bu sıkıntıların çözümünde yer almasını zaten onlar da talep ediyor. Biz de oralarda barış için bulunmanın gayreti içerisinde olduk, oluyoruz. Gerek Körfez’de gerek Sudan’da, aynı şekilde Somali’de bu gayretlerin içerisinde olduk, bundan sonra da yine barış için her yere koşturacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika’nın Johannesburg kentinden ayrıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere geldiği Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinden “TUR” uçağıyla Türkiye’ye hareket etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, OR Tambo Uluslararası Havalimanı’nda Güney Afrika Cumhuriyeti Konut, Su ve Esenlik Bakanı Thembisile Simelane, Türkiye’nin Pretorya Büyükelçisi Kezban Nilvana Darama Yıldırımgeç ile diğer ilgililer uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile beraberindeki heyet de Johannesburg’dan ayrıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temaslarının ardından Türkiye’ye döndü

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı taşıyan “TUR” uçağı, 01.40’ta Ankara Esenboğa Havalimanı’na indi.

Erdoğan’ı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve diğer ilgililer karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beraberindeki heyet de Türkiye’ye döndü.

“FBI Başkanı, kız arkadaşını korumak için SWAT ekibi görevlendirdi” iddiası

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Başkanı Kash Patel’in kız arkadaşı şarkıcı Alexis Wilkins’i korumak için yüksek eğitimli bir SWAT ekibi görevlendirdiği ileri sürüldü.

New York Times (NYT) gazetesinin olay hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ismi paylaşılmayan yetkililer, FBI Başkanı Patel’in kız arkadaşı, şarkıcı Wilkins’in bu ilkbaharda konser vermek amacıyla Atlanta’da bir programa katıldığını söyledi.

Yetkililer, kız arkadaşının internet üzerinden aldığı tehditler yüzünden saldırıya uğramasından endişe duyan Patel’in Wilkins’i korumak amacıyla etkinlik alanına FBI’ın yerel saha ofisinden bir SWAT ekibi gönderdiğini iddia etti.

Özel eğitimli bu ekibin, etkinliğin güvenliğinin zaten sağlandığını ve Wilkins’in herhangi bir tehdit altında olmadığını fark ettiğini belirten yetkililer, bunun üzerine ekibin etkinlik bitmeden kongre merkezinden ayrıldığını ifade etti.

Yetkililer, olayın ardından Patel’in ekip liderine sert şekilde çıktığını ve Wilkins’in kongre salonunda bulunduğu süre zarfında orada bulunmaları gerektiğini ancak onların emir komuta zinciri dışına çıktığını söylediğini belirtti.

Patel’in SWAT ekibini Wilkins’i korumak için ilk kez görevlendirmediğini aktaran yetkililer, ayrıca Başkan Patel ile seyahat ettiğinde Wilkins’i koruyan ayrı bir güvenlik ekibi olduğunu ileri sürdü.

Yetkililer, ayrıca Başkan Patel’in yaz aylarında arkadaşlarıyla çıktığı seyahatinde de hükümet jetini kullandığını iddia etti.

FBI Sözcüsü Ben Williamson yaptığı açıklamada, Wilkins’in Başkan Patel ile ilişkisi nedeniyle yüzlerce ölüm tehdidi aldığını ve bu nedenle koruma altında olduğunu belirterek “FBI’ın seyahatlerine yönelik kötü niyetli eleştiriler, büroyu görevinden alıkoymayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Patel’in görevde bulunduğu süreçte kurumun kaynaklarını kullandığı ve seyahatlerinde kendisi ile kız arkadaşını korumak için yoğun şekilde güvenlik önlemi aldırdığı iddia edilmişti.

ABD, Rusya-Ukrayna savaşında tarafların “barış taslağı” hazırladığını açıkladı

ABD, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi için İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan barış planı görüşmelerinin ardından tarafların “güncellenmiş ve revize edilmiş bir barış çerçevesi taslağı” hazırladığını açıkladı.

Beyaz Saray internet sitesinde, Cenevre kentinde, Rusya-Ukrayna savaşının bitirilmesi amacıyla ABD yönetiminin gündeme getirdiği barış planı görüşmelerine ilişkin açıklama yayınlandı.

Açıklamada, görüşmelerin yapıcı bir atmosferde gerçekleştiği, adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasına yönelik ortak taahhütlerin vurgulandığı aktarıldı.

Tarafların “kayda değer ilerleme kaydettiği” belirtilen açıklamada, görüşmelerin ardından tarafların, “güncellenmiş ve revize edilmiş bir barış çerçevesi taslağı” hazırladığı ifade edildi.

İlerleyen günlerde Ukrayna ve ABD’nin ortak öneriler doğrultusunda çalışacağı belirtilen açıklamada, süreç ilerledikçe Avrupa’yla da istişare edileceği vurgulandı.

Ayrıca nihai kararların Ukrayna ve ABD tarafından alınacağının altı çizildi.

Üstel: “BRT İçin 32 Yıldır Beklenen Tarihi Adımı Atıyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, BRT’nin yapısal sorunlarını giderecek ve kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı…

 

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

 

“BRT’nin yapısal sorunlarını çözerek kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal düzenlemeleri hayata geçiyoruz.

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu, Kıbrıs Türk halkının sesi, kimliği ve hafızasıdır. Tam 32 yıl aradan sonra, hükümetimizin kararlı reform iradesiyle BRT’nin yapısal sorunlarını çözecek ve kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal değişiklikleri  hayata geçiriyoruz.

Bundan bir yıl önce, yeni Yönetim Kurulu’nu atadığımız gün kamuoyuna ve BRT çalışanlarına kuruma ilişkin net bir söz vermiştik. 

Bugün, o sözümüzü tutmak için gerekli ilk adımı attığımızı ve hedeflerimizi hayata geçirmeye başladığımızı müjdeliyoruz.

 

Bu düzenleme ile:

BRT çalışanlarının yıllardır beklediği kadro sorunlarını çözüyoruz.

Kuruma yapılacak yeni istihdamda belirli kriterler getiriyor, uzmanlaşmayı zorunlu hale getiriyoruz.

BRT’nin daha kaliteli hizmet verebilmesi için kuruma ek gelir sağlayacak yeni düzenlemeleri devreye alıyoruz.

Kurumun tarafsız, güvenilir ve modern bir kamu yayıncısı kimliğini daha da güçlendiriyoruz.

BRT’nin hem bugünü hem de yarınını güvence altına alan bu reform adımı, kamu yayıncılığımızın kalitesini yükseltecek; toplumumuzun haber alma hakkını daha güçlü bir zemine oturtacaktır.

Hükümet olarak BRT’yi sürdürülebilir, çağdaş ve rekabetçi bir yapıya kavuşturma konusundaki kararlı reform irademizi aynı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Yasaya gereken ivmeyi vermiş durumdayız. Çok kısa bir süre içerisinde değişiklik yasa tasarısını Komite’de görüşmeye başlayacak; ardından Meclis Genel Kurulu’na getirerek hayata geçireceğiz. 

Böylelikle BRT’ye ilişkin vermiş olduğumuz en büyük sözü de gerçekleştirme yolunda tarihi bir adım atmış oluyoruz.”

Üstel: “BRT İçin 32 Yıldır Beklenen Tarihi Adımı Atıyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, BRT’nin yapısal sorunlarını giderecek ve kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı…

 

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

 

“BRT’nin yapısal sorunlarını çözerek kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal düzenlemeleri hayata geçiyoruz.

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu, Kıbrıs Türk halkının sesi, kimliği ve hafızasıdır. Tam 32 yıl aradan sonra, hükümetimizin kararlı reform iradesiyle BRT’nin yapısal sorunlarını çözecek ve kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal değişiklikleri  hayata geçiriyoruz.

Bundan bir yıl önce, yeni Yönetim Kurulu’nu atadığımız gün kamuoyuna ve BRT çalışanlarına kuruma ilişkin net bir söz vermiştik. 

Bugün, o sözümüzü tutmak için gerekli ilk adımı attığımızı ve hedeflerimizi hayata geçirmeye başladığımızı müjdeliyoruz.

 

Bu düzenleme ile:

BRT çalışanlarının yıllardır beklediği kadro sorunlarını çözüyoruz.

Kuruma yapılacak yeni istihdamda belirli kriterler getiriyor, uzmanlaşmayı zorunlu hale getiriyoruz.

BRT’nin daha kaliteli hizmet verebilmesi için kuruma ek gelir sağlayacak yeni düzenlemeleri devreye alıyoruz.

Kurumun tarafsız, güvenilir ve modern bir kamu yayıncısı kimliğini daha da güçlendiriyoruz.

BRT’nin hem bugünü hem de yarınını güvence altına alan bu reform adımı, kamu yayıncılığımızın kalitesini yükseltecek; toplumumuzun haber alma hakkını daha güçlü bir zemine oturtacaktır.

Hükümet olarak BRT’yi sürdürülebilir, çağdaş ve rekabetçi bir yapıya kavuşturma konusundaki kararlı reform irademizi aynı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Yasaya gereken ivmeyi vermiş durumdayız. Çok kısa bir süre içerisinde değişiklik yasa tasarısını Komite’de görüşmeye başlayacak; ardından Meclis Genel Kurulu’na getirerek hayata geçireceğiz. 

Böylelikle BRT’ye ilişkin vermiş olduğumuz en büyük sözü de gerçekleştirme yolunda tarihi bir adım atmış oluyoruz.”

Netanyahu: “Lübnan’a saldırılar sürecek”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah’ın yeniden güç kazanmasına izin vermeyeceklerini ileri sürerek ateşkese rağmen Lübnan’a saldırılarını sürdürecekleri tehdidini yineledi.

Başbakan Netanyahu, Beyrut’a dün düzenledikleri saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem Ali Tabatabai’yi öldürdüklerini söyledi.

Hizbullah’ın “yeniden güç toplamasına” izin vermeyeceklerini ifade eden Netanyahu, Lübnan’a saldırıları sürdürecekleri tehdidini tekrarladı.

Ayrıca Netanyahu, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ın silahsızlandırılması taahhüdünü yerine getirmediğini de ileri sürdü.

Hizbullah’tan yapılan açıklamada, Tabatabai’nin İsrail ordusunun düzenlediği saldırıda öldüğü doğrulanmıştı.

İsrail ordusunun pazar günü ateşkesi ihlal ederek Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırısında 5 kişi hayatını kaybetmiş, 28 kişi yaralanmıştı.

– Ateşkese rağmen İsrail’in saldırıları ve işgali sürüyor

İsrail, Ekim 2023’te Lübnan’a yönelik saldırı başlatmış, Eylül 2024’te bu saldırı geniş çaplı savaşa dönüşmüştü. Savaşta 4 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 17 bin kişi yaralanmıştı.

Lübnan ile İsrail arasında 27 Kasım 2024’te sağlanan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in ateşkesi binlerce kez ihlal ettiği bildirilmişti.

İsrail, Lübnan’da 8 Ekim 2023’ten sonra ele geçirdiği 5 tepeyi hala işgal altında tutarken, onlarca yıldır elinde bulundurduğu bazı bölgelerdeki varlığını da sürdürüyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ateşkesi ihlal eden İsrail’in 27 Kasım 2024-20 Kasım 2025 tarihlerinde Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 331 kişinin hayatını kaybettiğini, 945 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

Haydarpaşa Ticaret Lisesi Gastro Antalya’da 15 madalya ile döndü

Haydarpaşa Ticaret Lisesi (HTL), 6. Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Buluşması – Gastro Antalya’da 10’u altın olmak üzere toplam 15 madalya kazandı.

Okuldan verilen bilgiye göre  yarışmada, Yılın En İyi Lisesi unvanı, Restoran Ana Yemek Tabağı, Restoran Balık Tabağı, Restoran Makarna Tabağı, Restoran Tatlı Tabağı, Pizza kategorilerinde 10 altın, 4 gümüş ve 1 bronz madalya ile tamamlayarak KKTC’ye toplam 15 madalya ile dönme başarısı gösterdi.

21-23 Kasım tarih düzenlenen 6. Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Buluşması – Gastro Antalya’da, bu yıl 25’ten fazla ülkeden 4 bini aşkın katılımcı yarıştı.

Organizasyonda gastronomi öğrencileri ve profesyonel şefler çeşitli kategorilerde hünerlerini sergiledi.

Yarışmaya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden katılan Haydarpaşa Ticaret Lisesi, 11 öğrencisiyle hem bireysel, hem de takım kategorilerinde elde ettikleri derecelerle dikkat çekti.

Lefkoşa Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’e “Başöğretmen” unvanı verilişinin yıl dönümü bugün çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.
24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla ilk tören başkent Lefkoşa’da Atatürk Anıtı önünde Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun katılımıyla düzenlendi.
Törene, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Mithat Tekçam, Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları ve Atatürk Öğretmen Akademisi temsilcileri katıldı.
İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunun ardından, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile Atatürk Öğretmen Akademisi temsilcileri ve öğrencileri Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.

Tümer: “Vakıf malları kıyamete kadar vakıftır, el değiştiremez”

Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer, Güneş TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu Kritik programında yaptığı açıklamalarda, Kıbrıs’taki vakıf mallarının statüsünün tartışılamaz bir hukuki zemine sahip olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Tümer, olası bir çözüm sürecinde vakıf mallarının geleceğine ilişkin sorulara net yanıt vererek, vakıf mallarının Osmanlı Arazi Kanunu ve Ahkamül Evkaf prensipleriyle koruma altında olduğunu belirtti.

“Vakıf malı satılamaz, el değiştiremez. Bu mal kıyamete kadar vakıf olarak kalır.”
diyen Tümer, vakıf mallarında takas ya da değişim yapılacaksa bunun ancak “istibdal” kuralı çerçevesinde, yani eşit ya da daha yüksek değerle mümkün olabileceğini ifade etti.

Kıbrıs’taki Türk varlığının en önemli dayanaklarından birinin vakıf mülkleri olduğunu belirten Tümer, tarihi süreçte ciddi kayıplar yaşansa da adada hâlen büyük miktarda vakıf malı bulunduğunu söyledi.

“Rum tarafı tüm adanın sahibi gibi davranıyor”

Güney Kıbrıs’ta taşınmaz mallara ilişkin tutuklamaları da değerlendiren Tümer, Rum yönetiminin tüm adanın sahibiymiş gibi hareket ettiğini savundu.
“Adaya baktığımızda burası Osmanlı toprağıdır. Hesaplamalarımıza göre adanın en az yüzde 30’u vakıf malıdır. Kapalı Maraş’ın yüzde 98’i de vakıf malıdır ve bu belgelerle sabittir. Bu gerçeklerin yok sayılmasına izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Tümer, vakıf mallarının geleceğine ilişkin tüm tartışmaların, tarihsel ve hukuki dayanaklardan uzaklaştırılamayacağını belirtti.

Türkiye ile Vakıf İş Birliği Güçleniyor

Prof. Dr. Mustafa Tümer, açıklamalarının devamında Evkaf heyetiyle birlikte Ankara’da Türkiye Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu’ya gerçekleştirdikleri ziyarete de değindi. Ziyarette iki kurum arasında vakıf medeniyetinin korunması ve geleceğe taşınması için iş birliğinin güçlendirildiğini belirten Tümer, Türkiye–KKTC arasındaki güçlü birlikteliğin vakıf kültürünü daha da güçlendireceğini vurguladı.

Görüşmede, KKTC’de yürütülen Vakıf Eserlerinin Taranması Projesi’nin tamamlanmak üzere olduğu ve tüm vakıf eserlerinin dijital envanterinin yakında kamuoyuna açıklanacağı ifade edildi. Ayrıca Türkiye Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Evkaf personeline arşiv, hukuk ve emlak alanlarında eğitim vereceği bildirildi.

İki kurumun Ramazan ayında ortak iftar programları düzenleme, Vakıflar Haftası’nı daha güçlü bir koordinasyonla gerçekleştirme ve Türk-İslam Vakıflar Müzesi için teknik ve akademik iş birliği yapma konularında mutabakata vardığı belirtildi.

Bunlara ek olarak, “100 Bin Zeytin Projesi”nin ilk etabı olan 40 bin fidanın Aralık ayında KKTC’ye teslim edilmesine yönelik hazırlıkların tamamlandığı, Lala Mustafa Paşa Camii başta olmak üzere birçok tarihi eserin restorasyon çalışmalarının da iki kurumun ortaklığıyla sürdürüleceği ifade edildi.

Tümer, Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliğinin artarak devam edeceğini belirterek, “Vakıf kültürünü güçlendirme kararlılığımız tamdır.” dedi.

Ötüken: Laik eğitim anlayışından ödün verilmemeli

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğretmenlerin önemine dikkat çekti, laik eğitim anlayışının korunması gerektiğini vurguladı.

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, öğretmenlerin bir ülkenin geleceğinin inşasındaki önemine işaret etti. Açıklamada, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir” vecizesine atıfta bulunularak, öğretmenlerin emeği, azmi, sabrı ve sevgisiyle fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirdiği vurgulandı.

Bu yıl 42’nci yaşını kutlayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi için öğretmenlerin kendilerini sürekli geliştirmesi ve değişen dünya koşullarına ayak uydurmasının şart olduğu kaydedildi.

Açıklamada, hem öğretmenlerin hem de çocukların eğitim ve öğrenime uygun koşullara sahip olması gerektiği, ülke genelinde laik eğitim anlayışından ödün verilmemesi gerektiği belirtildi.

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, açıklamasında, kendini eğitime adamış tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlarken, başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere hayatını kaybeden tüm öğretmenleri saygı, sevgi, minnet ve rahmetle andıklarını ifade etti.

Genel Kurul bugün toplanacak

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugün yasama ve denetim göreviyle toplanacak.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen genel kurulda, başkanlığın sunuşlarının ardından “Askerlik (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:282/4/2025) ve İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu” ile “Kooperatif Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:308/4/2025) ve Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu” görüşülecek.

Genel Kurulda milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine de yer verilecek.

Petrol fiyatları düşüşünü sürdürdü

Petrol, geçen haftaki kayıplarını genişleterek geriledi. Bunun başlıca nedenleri arasında Rusya-Ukrayna barış görüşmelerinin çözüm yoluna yaklaşması ve ABD dolarının güçlenmesi yer aldı.

Brent ham petrol vadeli işlemleri yüzde 0,22 düşüşle varil başına 62,42 dolara geriledi. ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 0,26 düşüşle varil başına 57,91 dolardan işlem gördü.

Her iki petrol göstergesi de geçen hafta yaklaşık yüzde 3 değer kaybetti ve 21 Ekim’den bu yana en düşük kapanış seviyelerine ulaştı. Piyasa katılımcıları, bir Rusya-Ukrayna barış anlaşmasının Moskova’ya uygulanan yaptırımları kaldırabileceği ve piyasayı daha önce yaptırımla kısıtlanmış arzla doldurabileceği endişesi taşıyor.

IG analisti Tony Sycamore, notunda, “Düşüşün başlıca nedeni ABD Başkanı Trump’ın Rusya-Ukrayna barış anlaşmasına yönelik güçlü girişimi oldu; piyasa bunu, önemli miktarda Rus arzının hızla serbest bırakılması olarak görüyor,” dedi.

Sycamore ayrıca, barış anlaşmasına yönelik adımların, Cuma günü yürürlüğe giren ABD yaptırımlarının kısa vadeli etkilerinden çok daha ağır bastığını belirtti.

Pazar günü ABD ve Ukrayna, savaşın yıprattığı ülkenin toprak vermesi ve NATO’ya katılma planlarını geri çekmesini gerektirecek bir barış planı üzerinde ilerleme kaydettiklerini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşma için bu Perşembe’ye kadar bir son tarih belirlerken, Avrupa liderleri daha iyi bir anlaşma için baskı yapıyor.

Piyasaya daha fazla petrol arzı tehdidi ve ABD faiz indirimlerine dair belirsizlikler de yatırımcı iştahını baskılıyor. Ancak New York Fed Başkanı John Williams yakın vadede bir faiz indirimi olasılığına işaret ettikten sonra, gelecek ay yapılacak olası bir indirim ihtimali arttı.

Yeni haftada hava nasıl olacak?

Meteoroloji Dairesi, hava sıcaklıklarının yeni hafta ile birlikte hissedilir şekilde düşeceğini, bugün ve yarın yağmur beklendiğini açıkladı.

Dairenin 22–28 Kasım tarihlerini kapsayan haftalık raporuna göre, bölge periyodun ilk iki gününde yüksek basınç sistemi ile ılık ve nispeten nemli havanın, diğer günlerde ise alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Hava, hafta boyunca genellikle parçalı ve çok bulutlu olacak; bugün ve yarın ise yer yer sağanak  bekleniyor. Haftanın diğer günlerinde hava parçalı bulutlu ve az bulutlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı, periyodun ilk yarısında iç kesimlerde 28–31 derece, sahillerde 24- 27 derece olacak; ikinci yarısında ise iç kesimlerde ve sahillerde 20–23 derece seviyelerine düşecek.

Rüzgar, periyodun ilk yarısında kuzey ve doğu, ikinci yarısında ise kuzey ve batı yönlerden orta, zaman zaman kuvvetli esecek.

24 Kasım 2025 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 42,45 TL, Euro 48,96 TL, İngiliz Sterlini ise 55,68 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.27 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,45 TL, satış fiyatı 42,46 TL.

Euro’nun alış fiyatı 48,93 TL, satış fiyatı 49,98 TL, İngiliz Sterlini ise 55,67 TL’den alınıp 55,70 TL’den satılıyor.

ÜNAL ÜSTEL: 20 YAŞINDAKİ GENÇ KIZLA İLGİLİ SÜREÇ TAKİP EDİLİYOR, KKTC, DÜŞENİ AYAĞA KALDIRMAK İÇİN YANINDADIR

Başbakan Ünal Üstel, kamuoyunun yakından takip ettiği 20 yaşındaki genç kızla ilgili sürecin ilk günden itibaren kendisi, hükümeti ve devletin tüm kurumları tarafından büyük hassasiyetle takip edildiğini belirtti.

Başbakan Üstel, hükümet etme anlayışlarının temelinde insana ve insan haklarına değer vermek olduğunu söyleyerek, herhangi bir sorun karşısında ayrım gözetmeksizin herkesin yanında olmaya devam ettiklerini vurguladı. Bunun yalnızca vatandaşlar için değil, KKTC’de bulunan tüm bireyler için geçerli olduğunun altını çizdi.

Eşi Zerrin Üstel ile birlikte genç kızı ziyaret ettiğini dile getiren Üstel, “Onu evladımız olarak görüyoruz. Durumunu yerinde gördük ve devletimizin şefkatli elini hissettirdik. Bu hissettiğini kendisinden duymak bizi memnun etmiştir” dedi.

Genç kızın doğumundan beri hiçbir ülke vatandaşlığına kayıtlı olmamasının mevcut hukuki durumun temelini oluşturduğunu belirten Üstel, “Bu kızımız bizim evladımızdır. Devlet, bu evladına da sahip çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

“ÇARE BULMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR”

KKTC’nin bir hukuk devleti olduğuna dikkat çeken Başbakan Üstel, hiçbir şahsi hatası olmayan genç kızın durumuna çözüm üretmenin hem hukuk hem vicdan gereği olduğunu vurguladı. Polis tarafından ikamet izinsiz statünün tespit edildiğini ve mahkemenin verdiği geçici tutukluluk kararının yürürlükteki yasaların doğal bir sonucu olduğunu söyledi.

Bu sorunu ortadan kaldırmak adına gecikmesiz harekete geçtiklerini belirten Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği ve Gazimağusa Konsolosluğu’nun yoğun çalışmasıyla genç kızın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına müracaatının alındığını ve sürecin resmen başladığını açıkladı.

“ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ÖNÜ AÇILACAK”

Genç kızın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasının en önemli öncelikleri olduğunu söyleyen Üstel, “Yarın İçişleri Bakanlığımız tarafından yayımlanacak insani ikamet düzenlemesi ile genç kızımız yeniden mahkeme huzuruna çıkarılacak ve özgürlüğünün önü açılacaktır” dedi.

Tüm süreçlerin tamamlanmasının ardından genç kızın, tıpkı diğer 18 yaş grubu gençlerde olduğu gibi Bakanlar Kurulu tarafından KKTC vatandaşlığına alınacağını ifade etti.

Üstel, devlet kurumlarının tam bir eşgüdüm içinde hareket ettiğini, hem hukukun gereğini yerine getirdiklerini hem de sosyal devlet anlayışıyla çözüm üretmek için çalıştıklarını belirtti.

“DEPORT SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

Başbakan Üstel, “Genç kızımızın deport, sınır dışı edilmesi kesinlikle söz konusu değildir. Bize kendinize güvendiğiniz kadar güvenin” diyerek kamuoyuna seslendi.

KKTC’nin hiçbir evladını sahipsiz bırakmayacağını yineleyen Üstel, genç kızın hayatındaki belirsizliğin en kısa sürede ortadan kaldırılacağını ve kendisine güvenli, yasal bir gelecek sağlanacağını ifade etti.

Açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“KKTC kaderin haksız darbesine karşı bir koruyucudur. KKTC düşeni ayağa kaldırmak için yanındadır. Bizler acıları paylaşarak azaltmak ve sonunda ortadan kaldırmak için varız.”

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, “24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ” NEDENİYLE MESAJ YAYIMLADI…

Başbakan Ünal Üstel’in mesajı şöyle;

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1928 yılında “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” unvanını kabul etmesiyle anlam kazanan 24 Kasım, bir milletin geleceğini omuzlarında taşıyan öğretmenlere duyduğu saygının en güçlü ifadesi olmuştur.

Atatürk’ün “Öğretmenler; yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” sözü, öğretmenlerimize verilen tarihi sorumluluğun ve duyduğumuz derin güvenin en veciz ifadesidir.

Gelecek nesillerin karakterini, düşünce dünyasını ve vizyonunu şekillendiren en kıymetli güç öğretmenlerimizdir.

Öğretmenlik tüm mesleklerin anasıdır…

Öğreten, öğretmen olmasa, öğrenen de olmazdı.

Kıbrıs Türk halkı, yıllarca süren varoluş mücadelesinin her safhasında en büyük desteği sizlerden almıştır. TMT’nin örgütlenme geçmişinde de öğretmenlerimizin aktif katkısı tarihi bir gerçektir.

Öğretmenlerimiz yalnızca bilgi aktaran değil; topluma yön veren, halkımıza özgüven kazandıran, zor dönemlerin karanlığında ışık olan ve mücadelenin en kritik evrelerinde öncül duruş sergileyen liderler olmuştur.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanı dahil her kritik aşamada öğretmenlerimiz, toplumun direncini ayakta tutan, kimlik ve bilinç mücadelesine öncülük eden en güçlü toplumsal aktörlerden biri olarak yer almıştır.

Bugün sahip olduğumuz her değerde, bu toprakların her köşesine ışık taşıyan öğretmenlerimizin emeği vardır.

Devletimiz geleceğini çocuklarına; çocuklarını ise öğretmenlerine emanet etmektedir. Bu anlayışla, eğitimimizi Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, çağın gereklilikleriyle uyumlu ve bilimsel temellere dayalı bir yapıda güçlendirmeyi sürdürüyoruz.

Milli eğitim, bir devletin geleceğini güvence altına alan en yaşamsal alandır.

Bu bilinçle hükümet olarak, çocuklarımızın daha iyi imkânlarda, çağdaş ve özgür düşünceyi destekleyen koşullarda yetişmesi için üzerimize düşen tüm sorumlulukları kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz.

Son beş yıllık süreçte tarihin en yüksek sayıdaki okul projesini hem tamamlayarak hizmete açtık hem de ülkemizin ihtiyaç duyduğu yeni okul projelerini eş zamanlı olarak başlattık.

Sınıflarımıza yapılan teknoloji yatırımları, ülkemizin eğitim tarihinde ulaşılan en yüksek seviyeye çıkmıştır.

Ayrıca okullarımızın depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi için daha önce görülmemiş bir seferberlik başlatılmış; okul güçlendirme projeleriyle derslik geliştirme yatırımları aynı anda yürütülmüş; tarihte ilk kez tüm okullarımızın depreme dayanıklılık raporları ve testleri eksiksiz şekilde tamamlanmıştır.

Bu çalışmalar, hem öğretmenlerimizin hem de çocuklarımızın güvenli ve sağlıklı ortamlarda eğitim faaliyetlerini yürütmesi adına kararlılıkla sürdürülmektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle; Geleceğimize yön veren, fark yaratan, bilgi ve değerleriyle toplumumuzu aydınlatan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten duygularımla kutluyor; eğitim hayatımıza hizmet etmiş tüm öğretmenlerimizi saygıyla, ebediyete intikal eden kıymetli öğretmenlerimizi ise rahmet ve minnetle anıyorum.

Öğretmenlerimiz geleceğimizin mimarıdır

Başöğretmen Atatürk’ün açtığı yolda, bilimin ve çağdaşlığın ışığında yürüyen tüm öğretmenlerimize şükranlarımla…”

OĞUZHAN HASİPOĞLU: “HRİSTODULİDİS TÜM BAŞLIKLARDA UZLAŞMAZDIR”

•Hasipoğlu açıklamasında, Rum liderin bir taraftan Türk tarafının önerilerini “ön şart” olarak nitelendirip “takvim olmasın, KKTC’nin tanınması anlamına gelecek taleplerde bulunulmasın” derken, diğer taraftan “Türk askeri gitmeden ve Türkiye’nin müdahale hakkı ortadan kaldırılmadan anlaşma ve müzakere masası olmayacağı” yönünde ön şart ileri sürdüğüne dikkati çekti.
•Oğuzhan Hasipoğlu şunları vurguladı:
“Sayın Erhürman’ın bir yandan ‘görüşme masasının müzakere masasına dönmesi için çabalayacağız ve o masadan kalkmayacağız’ derken, diğer yandan masa için zaman sınırı ve takvim önermesi çelişkilidir.
Bize göre ; Rum tarafının radikal ve değişmez pozisyonu görülerek, iki halkın yararına olacak şekilde iki devletin iş birliği görüşmelerine kaldığı yerden devam etmek daha gerçekçi ve sonuç alıcı bir yöntem olacaktır.”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Rum lider Hristodulidis’in sadece garantiler konusunda değil, Kıbrıs konusundaki tüm başlıklarda uzlaşmaz olduğunu belirtti.
Hasipoğlu, Kıbrıs konusunda yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tutumunun “değişmediğini” ve müzakere zemini yaratmaya yönelik bir irade ortaya koymadığını söyledi. Rum lider Nikos Hristodulidis’in açıklamalarının Kıbrıs Türk halkının güvenliğini doğrudan hedef aldığını kaydetti.
Hasipoğlu, Rum liderin Türk askerinin adadan çekilmesi ve garantörlük sisteminin kaldırılmasına yönelik ifadelerini “kabul edilemez bir ön şart ve dayatma” olarak nitelendirerek, bunun Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü uzlaşmaz yaklaşımın yeni bir örneği olduğunu ifade etti.
Hasipoğlu, Rum Meclisi’nin 19 Şubat 2010 tarihli kararı ile Crans-Montana sürecindeki tutumun, Rum tarafının Türk askerinin varlığını ve Türkiye’nin tek yanlı müdahale hakkını ortadan kaldırmayı temel hedef haline getirdiğini gösterdiğini belirtti. Bu yaklaşımın “bir anlaşma niyeti taşımadığını” söyledi.
“Türk askeri barışın teminatıdır”
Bakan Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve özgürlüğünün uluslararası çıkar hesaplarına, AB’nin çifte standartlarına veya Rum liderliğinin keyfine göre şekillenmeyeceğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Türk askeri bu adaya barışı getirmiştir; varlığı barışın teminatıdır. Garantörlük sistemi Kıbrıs Türk halkının kırmızı çizgisidir. Bu konuda geri adım atmak bir seçenek değil; milli çıkarlarımıza aykırı bir duruş olur.”
“Rum tarafı sadece garantilerde değil, tüm başlıklarda uzlaşmaz”
Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Rum liderin garantilere ilişkin sözlerine anında tepki göstermesinin olumlu olduğunu belirtti; ancak Rum tarafının garantiler dışında egemen eşitlik, mülkiyet, toprak, ulaşım, spor, ticaret ve KKTC yetkililerinin uluslararası temasları gibi tüm konularda da katı bir tutum sergilediğini vurguladı.
“İki devletin iş birliği görüşülmelidir”
Hasipoğlu, egemen eşitliğin ve KKTC’nin Güney Kıbrıs Rum Devleti ile uluslararası düzeyde eşit statüsünün teyit edilmeden müzakere masasına oturulmasının mümkün olmadığını, bunun Türkiye tarafından da desteklenen en doğru ve güvenli yol olduğunu söyledi.
Hasipoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Erhürman, iki halkın menfaatine olacak görüşme masasına odaklanmalıdır. Bizler de egemenliğimizin ve Türkiye’nin etkin ve fiili müdahale hakkının kırmızı çizgimiz olduğunu hep dile getirdik. Rum liderin garanti ve güvenlik konusunda geri adım atmayacağını biliyorduk; nitekim bizi yanıltmadı. Cumhurbaşkanı Sayın Erhürman’ın zaman içinde Rum tarafının radikal pozisyonunu daha iyi anlayacağını düşünüyoruz.”
Hasipoğlu, şu noktaya da dikkat çekti:
“Sayın Erhürman’ın bir yandan ‘görüşme masasının müzakere masasına dönmesi için çabalayacağız ve o masadan kalkmayacağız’ derken diğer yandan masa için zaman sınırı ve takvim önermesi çelişkilidir.”
Hasipoğlu açıklamasını şöyle tamamladı:
Rum tarafının radikal ve değişmez pozisyonu görülerek, iki halkın yararına olacak şekilde iki devletin iş birliği görüşmelerine kaldığı yerden devam etmek daha gerçekçi ve sonuç alıcı bir yöntem olacaktır.”

HASİPOĞLU: İŞKUR TÜRKİYE VE İŞBUL KKTC ARASINDA ONLİNE İŞ GÜCÜ PORTALINDA SON AŞAMAYA GELİNDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Türkiye ile iş birliği kapsamında KKTC’de “Aile Destek Merkezleri” kurulacağını ve İŞKUR-İŞBUL iş gücü portalının son aşamaya geldiğini açıkladı. Projelerle engelli, yaşlı, çocuk ve aile hizmetlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Türkiye’de 2025’in aile yılı olduğunu, bu konuda yapılan çalışmalardan ve tecrübelerden yararlanacaklarını belirterek, “2026 yılının ‘aile refahı’ yılı olması için çalışmalarımızı başlattık.” dedi.

Hasipoğlu, Türkiye’deki temaslarının ardından AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Ankara’da verimli bir çalışma toplantısı gerçekleştirdiklerini söyleyen Hasipoğlu, görüşmelerde, sosyal reformlar ile ilgili işbirliklerini değerlendirdiklerini aktardı.

Hasipoğlu, “Sosyal politika, engelli bireylerimiz, aile, şehit yakınları ve gazilerimiz, çocuk ve yaşlı hizmetleri gibi alanlarda yürüttüğümüz işbirliği, hem kurumlarımızın kapasitesini güçlendirmemize hem de halkımıza daha etkin ve kapsayıcı hizmet sunmamıza imkan sağlayacaktır.” diye konuştu.

Türkiye’de 2025’in aile yılı olduğunu, bu konuda yapılan çalışmalardan, tecrübelerden yararlanacaklarını vurgulayan Hasipoğlu, “2026 yılının ‘aile refahı’ yılı olması için çalışmalarımızı başlattık.” ifadelerini kullandı.

Hasipoğlu, Türkiye’nin destekleri ile “Engelsiz Yaşam Evi”, “Çocuk Eğitim Merkezi” ve “Kalkanlı Yaşam Evi” projelerine ciddi katkılar sağlandığını dile getirerek, bu merkezlerde engelli ve yaşlı bireylere iyi hizmetler sunulduğunu, Türkiye’den gelen öğretmenlerin eğitim desteği verdiğini ve yeni yılda KKTC’de bir otizm merkezinin açılması için çalışmaların başladığını anlattı.

Başbakan Ünal Üstel ile Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından imzalanan İktisadi Mali İşbirliği Protokolü kapsamında Türkiye’nin 21 milyar liralık desteği çerçevesinde yeni dönemde de KKTC’ye önemli yatırımlar yapılacağına işaret eden Hasipoğlu, tamamlanmamış projelerin tamamlanacağının altını çizdi.

Hasipoğlu, “Türkiye’deki örnekleri gibi KKTC’de de kadınlara ve çocuklara eğitimler vererek daha müreffeh yaşam koşulları yaratmayı amaçlayan ‘Aile Destek Merkezleri’ kurulması için ön mutabakata vardık.” şeklinde konuştu.

“İŞKUR TÜRKİYE VE İŞBUL KKTC ARASINDA ONLINE BİR İŞ GÜCÜ PORTALI OLUŞTURULMASI KONUSUNDA SON AŞAMAYA GELİNDİ”

Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile görüşmesine de değinen Hasipoğlu, çalışma hayatı, istihdam olanakları, iş gücü ve sosyal güvenlik konularını ele aldıklarını belirtti.

Hasipoğlu, çalışma hayatı, işçi-işveren ilişkileri, sosyal güvenlik ve istihdam politikalarının belirlenmesi amacıyla bir ortak çalışma komisyonu kurulması kararlaştırıldığını, bu komisyonun, belirlenen konu başlıkları ve takvim dahilinde projeleri yürüteceğini söyledi.

Türkiye’nin bilgi birikimi ve teknik desteğinden yararlanılacağını aktaran Hasipoğlu, KKTC’de meslek hastalıklarının tespiti ve ölçümü için bir “Meslek Hastalıkları Laboratuvarı” kurulması konusunda uzlaşı sağlandığını vurguladı.

Hasipoğlu, “(Türkiye’deki) Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) ve (KKTC’deki) İŞBUL arasında online bir iş gücü portalı oluşturulması konusunda son aşamaya gelindi. Bu portal sayesinde her iki ülkenin iş gücü ihtiyacı vatandaşlar tarafından online olarak görülebilecek.” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından şehit ve gazi yakınları için “Gazi Kartları” oluşturulduğunu anlatan Hasipoğlu, bu kart sahiplerine Türkiye’deki burs ve yurtlarda öncelik, turistik yerlerden ücretsiz yararlanma ve Türk Hava Yolları ile yüzde 50 indirimli uçuş imkanları sağlanması için mutabakat sağlandığına ve kapsamın daha da genişletilmesi için çalışmaların ilerletildiğine dikkati çekti.

Bakan Hasipoğlu, Türkiye-KKTC ilişkilerini ekonomik ve finansal olmaktan öte “yaşamsal” ve “manevi temellere” dayalı olarak gördüklerini kaydetti.

“Güçlü Türkiye, güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demektir.” diye konuşan Hasipoğlu, yapılan mutabakat ve anlaşmayla, KKTC vatandaşları, emekçileri ve işverenleri için daha huzurlu, sağlıklı ve müreffeh bir ortam yaratmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

CUMHURİYET MECLİSİNDE YARIN GÜNDEM ASKERLİK VE KOOPERATİF YASA TASARILARI

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’in başkanlığında yarın saat 10.00’da toplanacak Genel Kurul’da Askerlik ve Kooperatif Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yasa tasarıları ile milletvekillerinin güncel konuşma talepleri ele alınacak.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yarın yasama ve denetim göreviyle toplanacak.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen genel kurulda, başkanlığın sunuşlarının ardından “Askerlik (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:282/4/2025) ve İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu” ile “Kooperatif Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:308/4/2025) ve Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu” görüşülecek.

Genel Kurulda milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine de yer verilecek.

Dinçyürek’ten Akay Cemal’in sağlık durumuyla ilgili açıklama

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Gazeteci Akay Cemal’in sağlık durumuyla ilgili açıklamada bulundu.

Dinçyürek’in açıklaması şöyle:

“Kıbrıs Türk basın ve milli mücadele tarihinin duayen isimlerinden, Kıbrıs Gazetesi köşe yazarı ve Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti’nin eski başkanlarından Sayın Akay Cemal, bugün geçirdiği beyin kanaması sonrası Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştır.

Hekimlerimiz tarafından yapılan ilk tetkiklere göre Sayın Cemal’in şu an itibarıyla yaşamsal tehlikesi bulunmamaktadır.

Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, tedavi sürecini yakından takip etmeye devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım.”

AKAY CEMAL BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ

Gazeteci Akay Cemal beyin kanaması geçirdi

Gazeteci Akay Cemal, önceki gece kolunda uyuşukluk hissetmesi üzerine dün sabah Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Nöroloji bölümüne sevk edilen Cemal’a yapılan tetkiklerde beyin kanaması geçirdiği belirlendi.

Akay Cemal’in hastanede tedavisinin sürdüğü, doktorların bir hafta boyunca müşahede altında tutulmasına karar verdiği öğrenildi.

Dinçyürek: Ağız ve Diş Sağlığı Tarama Programları devam ediyor

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, Ağız ve Diş Sağlığı Tarama Programları’nın sürdüğünü kaydetti.

Bakanlık’tan verilen bilgiye göre Dinçyürek, 17-23 Kasım “Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası” ile 22 Kasım “Diş Hekimliği Günü” dolayısıyla açıklama yaptı.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi tarafından 2022-2023 eğitim yılında başlatılan Ağız ve Diş Sağlığı Tarama Programı’nın kesintisiz devam ettiğini belirten Dinçyürek, programın Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Dairesi iş birliğiyle tüm ilkokul ikinci sınıflarda sürdürüldüğünü açıkladı.

2025-2026 eğitim yılında da ülkenin doğusundan batısına tüm ilkokulların taranmaya devam ettiğini söyleyen Dinçyürek, çocukların ağız ve diş sağlığının uzman ekiplerce değerlendirildiğini ve sorun tespit edilen çocukların ilgili merkezlere yönlendirildiğini aktardı.

Tarama programı kapsamında öğrencilere ağız ve diş sağlığı konusunda bilgilendirme yapıldığını, diş fırçalamanın önemi ile doğru fırçalama tekniklerinin öğretildiğini belirten Dinçyürek, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin mobil hizmet aracı, diş hekimleri ve hemşirelerin yer aldığını ifade etti. Programın, koruyucu diş hekimliğinin en önemli unsurlarından biri olduğunu kaydeden Dinçyürek, erken teşhis ve doğru yönlendirmenin çocukların gelecekteki ağız ve diş sağlığını korumada kritik rol oynadığını söyledi.

22 Kasım Diş Hekimliği Günü vesilesiyle tüm diş hekimlerine teşekkür eden Dinçyürek, “Toplum sağlığının geliştirilmesine büyük katkı sağlayan, özveri ve fedakârlıkla görev yapan tüm diş hekimlerimizin gününü kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.” dedi.

HASİPOĞLU: ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİ VE SEVGİ DOLU BİR ORTAMDA BÜYÜMESİ ÖNCELİĞİMİZDİR

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Ankara temasları çerçevesinde Saray Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’nü ziyaret ederek çocuklarla bir araya geldi.
Bakımı devlet tarafından üstlenilen çocukların konakladığı konsept evlerde, çocuklar ve eğitimcileri ile sohbet eden Hasipoğlu, Çocuk Evleri Sitesi’nin çalışma ve eğitim uygulamasıyla ilgili yetkililerden bilgi aldı.
SEVGİ EVLERİ’İNDEKİ ÇOCUKLARA ANLAMLI ZİYARET
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında, bugün de Sosyal Hizmetler Dairesi’ne bağlı Tangül Ünal Çağıner Vakfı Sevgi Evleri’ni ziyaret etti.Hasipoğlu, kurumu gezerek kurum sorumlusu Osman Karamanlı’dan bilgi aldı.
Ziyaret sırasında konuşan Hasipoğlu, “Çocuklarımızın yüzündeki mutluluk bizim en büyük motivasyonumuzdur. Devlet olarak onların güvenli, sağlıklı ve sevgi dolu bir ortamda büyümeleri için var gücümüzle çalışıyoruz.” dedi.
Çocuklarla birlikte yemek yiyen ve sohbet eden Hasipoğlu, sevgi evlerinde sunulan hizmetleri geliştirmeye devam edeceklerini vurguladı.
Ziyarette Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit de Bakan Hasipoğlu’na eşlik etti.

CUMHURİYET MECLİSİ VE TBMM MİLLETVEKİLLERİNDEN SPOR İZOLASYONLARINA ORTAK TEPKİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ile Cumhuriyet Meclisi’ne mensup Milletvekilleri futbol maçında bir araya geldi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 42.yıl dönümü nedeniyle düzenlenen dostluk maçı, Lefkoşa Atatürk Stadyumunda oynandı.
Dostluk maçı öncesi saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu.
Ardından konuşmalara geçildi. İlk sözü alan Cumhuriyet Meclisi Takımı Kaptanı CTP Gazimağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay oldu.
Uluçay, TBMM ile Cumhuriyet Meclisi arasında yaklaşık 25 yıldır düzenlenen geleneksel dostluk maçlarının önemine dikkat çekti; “Bu tür organizasyonlardan çok mutlu oluyoruz, hem dostluğumuz gelişiyor hem de ilişkilerimiz artıyor” dedi.
Uluçay, söz konusu karşılaşmaların yalnızca spor değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj taşıdığını vurgulayarak, “Bu vesileyle KKTC’nin haklılığını ve varlığını dünyaya göstermek adına büyük bir imkân oluşuyor. Bu maç, spor ambargosu altında olan KKTC’nin dünyaya bir mesajıdır. Bize uygulanan haksız izolasyonların kalkması için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Köse;
AK Parti Antalya Milletvekili ve TBMM Futbol Takımı kaptanı Mustafa Köse de, Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşlik bağının önemine vurgu yaptı.
Köse, “KKTC’nin kuruluşunun 42. yıldönümü dolayısıyla buradayız ve beraberiz. Evimizde gibi ağırlanıyoruz. Bütün KKTC heyetine teşekkürlerimizi iletiyoruz. TBMM’nin selamlarını getiriyoruz” dedi.
Türkiye ile KKTC’nin birlik ve beraberliğinin altını çizen Köse, “Türkiye ve KKTC ilelebet payidar olacaktır. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz maçın skoru önemli değildir. Buradan Türk’ün bir ve beraber olduğunun mesajını veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Öztürkler;
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de, iki parlamentonun eski ve yeni milletvekillerine teşekkür ederek oynanan dostluk maçının önemine değindi.
Türkiye ile KKTC arasındaki bağların sarsılmaz olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Buradan bizlere uygulanan haksız izolasyonların kaldırılmasını talep ediyor ve KKTC’nin tanınması çağrılarımızı yineliyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından kupa ve madalyalar verildi.
TBMM Takımında Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal, Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Antalya Milletvekili Mehmet Uğur Gökgoz, Antalya Milletvekili Mustafa Köse ,Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı ve Konya Milletvekili Ünal Karaman ile önceki dönemlerde TBMM’de görev yapmış Vekiller yer aldı.
Cumhuriyet Meclisi Takımında ise Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Çalışma ve Soysal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Milletvekilleri Teberrüken Uluçay, Sami Özuslu, Emrah Yeşilırmak, Gönyeli Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu ile önceki dönemde görev yapmış vekiller forma giydi.
Karşılaşma 4-3 Cumhuriyet Meclisi Takımın üstünlüğü ile tamamlandı.

Öztürkler: “Dünya bizi tek taraflı cezalandırma peşinde”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, TBMM Parlamenterler Spor Kulübü Futbol Takımı Başkanı ve 25. Dönem Giresun Milletvekili Adem Tatlı ile beraberindeki heyeti kabul etti.

Meclisten verilen bilgiye göre, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nın 42. kuruluş yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde adaya gelen heyeti kabulünde konuşan Öztürkler, Anavatan Türkiye’den kalabalık bir milletvekili grubunun gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kıbrıs Türk sporuna yönelik kısıtlamaların gençler üzerinde yarattığı olumsuz sonuçlara işaret eden Öztürkler, “Dünya tek taraflı olarak bizi cezalandırma peşinde, Rum tarafını ise mükafatlandırıyor” ifadelerini kullandı.

Meclis Başkanı Öztürkler, dünyaya tek açılan pencerenin Anavatan Türkiye olduğunu belirterek, milli takımlarda yer alan Kıbrıslı Türk sporcuların olimpiyatlarda elde ettikleri başarıların toplumun gurur kaynağı olduğunu söyledi. “Bu başarılar göğsümüzü kabartıyor” dedi.

Sporun sadece bir yarışma değil aynı zamanda toplumları birleştiren bir güç olduğunu vurgulayan Öztürkler, gençlerin uluslararası arenada daha fazla yer alabilmesi için Türkiye ile iş birliğinin önemine dikkat çekti. Sporun, Kıbrıs Türk halkının dünyaya açılan en güçlü kapılarından biri olduğunu ifade etti.

-Tatlı

TBMM Parlamenterler Spor Kulübü Futbol Takımı Başkanı ve 25. Dönem Giresun Milletvekili Adem Tatlı da, KKTC’nin kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, iyi dileklerini iletti.

Tatlı, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42. kuruluş yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamaktayız. KKTC’nin bağımsızlık yolunda attığı adımlar ve kardeşlik bağlarımız, her zaman en güçlü desteğimizin teminatıdır. Bu anlamlı yıldönümünde, dayanışmamızın ve dostluğumuzun ilelebet sürmesi dileğiyle, KKTC halkına barış, refah ve başarı dolu nice yıllar temenni ediyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından karşılıklı hediye teatisinde bulunuldu.

Hasipoğlu, Miroğlu ve Özgür için anma mesajı yayımladı

HASİPOĞLU: KIBRIS TÜRK SİYASETİNE YÖN VERMİŞ İKİ ÖNEMLİ İSİMİ DR. SALİH MİROĞLU VE ÖZKER ÖZGÜR’Ü SAYGIYLA ANIYORUZ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Salih Miroğlu ve Özker Özgür’ü vefatlarının 20. yıl dönümünde andı.

Hasipoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Kıbrıs Türk halkına hizmet yolunda derin izler bırakan iki değerli devlet ve siyaset insanı, merhum Dr. Salih Miroğlu ve Özker Özgür’ü yıl dönümlerinde saygı, rahmet ve özlemle anıyorum. Her ikisi de farklı siyasi çizgilerde yer almış olsalar da, halkımıza duydukları sevgi, memleketlerine bağlılıkları ve toplumumuza kattıkları değerlerle Kıbrıs Türk siyasi tarihinin unutulmaz isimleri arasında yer almışlardır.

Dr. Salih Miroğlu, insan sevgisi, vatan sevdası ve Ulusal Birlik Partisi’ne kazandırdığı değerlerle hafızalarımızda silinmeyecek bir yer edinmiştir. Hoşgörüsü, fedakârlığı ve birleştirici duruşu, ülkesine adanmışlığın en güçlü örneklerinden biri olarak bugün dahi UBP kadrolarına yol göstermeye devam etmektedir.

Özker Özgür ise yaşamı boyunca demokrasiye olan inancı, halkımızın varoluş mücadelesine duyduğu bağlılık ve adalet arayışındaki kararlılığıyla siyasi tarihte özel bir yer edinmiştir. Mütevazı kişiliği ve halk odaklı siyaset anlayışı, görüş farklılıklarının ötesinde tüm halk tarafından takdirle hatırlanmaktadır.

Halkı için mücadele etmiş bu iki kıymetli ismin bıraktığı miras, yalnızca görev yaptıkları dönemle sınırlı kalmayıp bugün de Kıbrıs Türk halkının birlik, özgürlük ve demokrasi yolculuğuna ışık tutmaktadır.

Merhum Dr. Salih Miroğlu’na ve merhum Özker Özgür’e Allah’tan rahmet diliyor; ailelerine, sevenlerine ve halkımıza başsağlığı diliyorum.

OĞUZHAN HASİPOĞLU
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI”

Tarihi oylama bitti: Süreç komisyonu İmralı’ya gidiyor

Son dakika haberi… TBMM’de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, İmralı’ya gitme kararı aldı. Karar, salt çoğunlukla alınırken CHP oylamaya katılmadı. 32 evet, 3 çekimser ve 2 hayır oyu kullanıldı. Karar, AK Parti, MHP ve DEM Parti’nin oylarıyla alındı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulu bulunan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısından, İmralı Adası’na gitme kararı çıktı. Komisyon, kararı salt çoğunlukla aldı.

Karar, Komisyon içerisinden kurulacak bir heyetin İmralı Adası’nda bulunan terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmesini öngörüyor.

KARAR OY ÇOKLUĞUYLA ALINDI

Kapalı oturumla gerçekleşen komisyon toplantısında yapılan oylama sonucunda karar oy çokluğuyla kabul edildi.

Oylamada 32 evet, 3 çekimser ve 2 hayır oyu kullanılırken, karar AK Parti, MHP ve DEM Parti’nin oylarıyla alınmış oldu.

YENİYOL GRUBU’NUN TEKLİFİ KABUL EDİLMEDİ

Komisyonda Yeniyol Grubu’nun sunduğu uzaktan bağlantı teklifi de oylandı ancak kabul edilmedi.

ZİYARET ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE YAPILACAK

İmralı Adası’na yapılacak ziyaretin önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi bekleniyor. Ziyarete katılacak isimler, siyasi partiler tarafından bu süreçte belirlenecek.

Şu ana kadar ziyarete katılacağı açıklanan isimler şunlar:

  • MHP: Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız

  • DEM Parti: Gülistan Koçyiğit

CHP OYLAMAYA KATILMADI VE TEPKİ GÖSTERDİ

Komisyon toplantısına katılan ancak oylama sürecinde yer almayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İmralı’ya gitmeyeceğini açıkladı.

CHP’li üyeler, toplantının kapalı oturumla yapılması kararına tepki göstererek toplantıdan çıktı ve oylamaya katılmadı.

CHP’den yapılan açıklamada, partinin ziyarete katılmayacağı ancak Komisyon’da yer almayı sürdüreceği belirtildi. CHP’li yetkili, bu kapsamda yaptığı değerlendirmede, “Birileri bırakın Kürt sorununu, Kürtlerin varlığını bile inkar ederken; biz bu sorunun var olduğunu cesaretle dile getiren ve çözüm önerileri üreten partiyiz. Dün olduğu gibi bugün de barış ve çözüm için atılacak samimi adımların sonuna kadar destekçisiyiz” ifadelerini kullandı.

Karanfil’den Miroğlu ve Özgür için anma mesajı

UBP Lefke Milletvekili Fırtına Karanfil, Salih Miroğlu ve Özker Özgür’ün vefatlarının 20. yıl dönümü dolayısıyla anma mesajı yayımladı.

Karanfil mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Kıbrıs Türk halkının siyasal ve toplumsal hayatına yön veren iki önemli isim, merhum Dr. Salih Miroğlu ve Özker Özgür’ü anma yıl dönümlerinde derin bir hürmetle yad ediyorum. Her iki değerli figür de halkımıza duydukları güçlü bağlılıklarıyla, ortaya koydukları kararlı duruşla ve topluma bıraktıkları kalıcı mirasla gönüllerde müstesna bir yer edinmiştir.

Dr. Salih Miroğlu, memleketi için gösterdiği yüksek sorumluluk bilinci, insanlara yakınlığı ve Ulusal Birlik Partisi’ne kazandırdığı vizyonla Kıbrıs Türk siyasetine damga vuran isimlerden biri olmuştur. Hizmet ettiği her görevde sergilediği tevazu, çalışkanlık ve ülkesine olan sadakati, bugün dahi UBP camiası ve halkımız için örnek niteliğindedir.

Öte yandan Özker Özgür, demokrasi idealine olan inancıyla, halkımızın hak mücadelesindeki kararlılığıyla ve toplum yararını önceleyen siyaset anlayışıyla hatırlanmaya devam etmektedir. Sade kişiliği ve eşitlikçi duruşu, siyaset üstü bir değer olarak Kıbrıs Türk halkının hafızasında yer almıştır.

Merhum Dr. Salih Miroğlu’na ve merhum Özker Özgür’e bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor; ailelerine, sevenlerine ve halkımıza başsağlığı temenni ediyorum.

FIRTINA KARANFİL

UBP LEFKE MİLLETVEKİLİ”