Archives 2025

19 Kasım 2025 Döviz Kurları

Dolar, son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşarak rekor tazeledi.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 42,35 TL, Euro 49,11 TL, İngiliz Sterlini ise 55,71 TL’den işlem görüyor.

Saat 07.53 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,34 TL, satış fiyatı 42,36 TL.

Euro’nun alış fiyatı 49,08 TL, satış fiyatı 49,15 TL, İngiliz Sterlini ise 55,69 TL’den alınıp 55,74 TL’den satılıyor.

Berova’dan BRT Açıklaması: Sorunları Yeni Yasayla Aşacağız

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 2 Milyar 136 Milyon 665 bin TL’lik Bayrak Radyo Televizyon Kurumu bütçesi ve 15 Milyon 62 bin TL’lik Kişisel Verileri Koruma Kurulu bütçesini oyçokluğuyla onayladı. Maliye Bakanı Özdemir Berova, çalışmaları tamamladıklarını ve yeni BRT yasasını Meclis’e sunduklarını kaydetti.

BRT yasanın hayata geçmesinin ardından yaşanan sorunların çözüleceğini belirten Berova, BRT’nin yasasının 1992 yılından beri geçirilmediğini, 2026 yılında kendi hükümetleri döneminde de bu sorunu çözeceklerini vurguladı.

Konuşmaların ardından 2 Milyar 136 Milyon 665 bin TL’lik Bayrak Radyo Televizyon Kurumu bütçesi oyçokluğuyla onayladı.

Ardından 15 Milyon 62 bin TL’lik Kişisel Verileri Koruma Kurulu bütçesi, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nden oyçokluğuyla geçti.

Bütçe, madde made oylandı. Ardından 15 Milyon 62 bin TL’lik Kişisel Verileri Koruma Kurulu bütçesi oyçokluğuyla geçti.

Daha sonra, 741 Milyon 694 bin TL’lik Kıbrıs Vakıflar İdaresi, 730 Milyon 881 bin TL’lik Din İşleri Dairesi, 26 Milyon 354 bin TL’lik Yayın Yüksek Kurulu bütçelerinin görüşülmesine geçildi.

Güçlüsoy: Okul dışı kamu binalarına ilişkin deprem taramaları 2026 yılında yapılacak

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 6 Milyar 185 Milyon 593 bin TL’lik Başbakanlık bütçesini oy çokluğuyla kabul etti.

2026 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı görüşmeleri kapsamında milletvekilleri Başbakanlık bütçesi hakkında söz aldı.

Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Durali Güçlüsoy ise, deprem çalışmaları kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Güçlüsoy, 128 okul tarandığını; projesi hazırlanan 68 okulun 35’inin tamamlandığını söyledi. Okul dışı kamu binalarına ilişkin Türkiye Cumhuriyeti, ODTÜ ve KEİ iş birliğinde 2026 yılında taramaların yapılacağını duyuran Güçlüsoy, geçmişte yapılan kamu binalarının projelerine erişmekte sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Deprem fonunda halen para olduğunu söyleyen Güçlüsoy, ihalelerin sıkıntısız şekilde sürdüğünü kaydetti.

Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu Başkanı Mesut Ener, sorulara yanıt vermek için söz alarak, web tabanlı devam eden projeleri olduğunu kaydetti. Ener, kurumda personel eksikliğine yönelik sorunlara dikkat çekerek, gelecek yıl içerisinde e-devletten alınabilecek tüm hizmetleri vermeyi hedeflediklerini söyledi. Kamu Yönetimi ve İnsan Kaynakları Başkanı Nahide Eraslan da, söz konusu kurum için açılacak münhaller hakkında bilgi verdi. Eraslan, dijital dönüşüm yasası hakkında, Meclis gündeminde bir değişiklik olduğunu hatırlatarak, bu değişiklikle alınan eğitimlerin geçerli olmasının sağlanacağını belirtti.

DALMAN AYDIN: GÜNEŞKÖY TRAFO MERKEZİ İÇİN POLİS SONUÇLARINI BEKLİYORUZ

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 6 Milyar 185 Milyon 593 bin TL’lik Başbakanlık bütçesini oy çokluğuyla kabul etti.

2026 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı görüşmeleri kapsamında milletvekilleri Başbakanlık bütçesi hakkında söz aldı.

Kıb-Tek Genel Müdürü Dalman Aydın, bütçe rakamlarının, beklenmeyen bir artış ya da sıkıntı olması durumu öngörülerek belirlendiğini belirtti. Aydın, şu an AKSA’dan yüzde 40 bantlarında bir alım yapılırken, Güney Kıbrıs’tab bu yıl neredeyse hiç alım yapılmadığını söyledi.

Aydın, sayaç alımına ilişkin ihalenin sonuçlanmasından dolayı bütçeye eklenmediğini kaydetti. 35 bin sayacın önümüzdeki aylarda geleceğini belirten Aydın, depoda 10 bine yakın sayaç olduğunu söyledi.

Teknecik’te yapılması gerekenleri sıralayan Aydın, yedeklerin olmamasından dolayı depo bakımlarının aksadığını ifade etti. Teknecik ve iki boğaz santrali bakımı için ihale hazırlığında olduklarını dile getiren Aydın, bu bakımların elzem ancak maliyetli olduğunu vurguladı. Aydın, iki makinenin ön peşinatının da santral yatırımı olarak eklendiğini ifade ederek, bir yeni depo eklenmesinin yanında depoların yedeklenmesinin planlandığını dile getirdi.

Dalman Aydın, trafolardaki patlama ve benzeri olaylarla ilgili kendilerinin bazı bulguları olduğunu ancak polis soruşturmasının sonuçlarını beklediklerini söyledi. Güneşköy Trafo Merkezi için polis sonuçlarını beklediklerini kaydeden Aydın, Meriç ve Lefkoşa trafoları hakkında polisin tespitleri olduğunu belirtti. Aydın, yakın tarihlerde yaşanan iki olayın sabotaj olasılığını artırdığını söyledi. Özuslu’nun “güvenlik açığının olup olmadığını” sorgulaması üzerine, Aydın, kamera alımının bütçeye eklendiğini ancak elektrik üretiminin her noktasında kontrolün mümkün olmadığını ifade etti.

2022 yılı sonu itibarıyla yakıtın TPİC üzerinden alındığını ve ödemelerin borsa fiyatından yapıldığını hatırlatan Aydın, yakıt numunelerinin gemi boşaltılmasından önce testten geçtiğini ve raporlandığını kaydetti. Aydın, fuel oile bir navlunun ödenmediğini belirterek, gelecek yıla ilişkin görüşmelerin yürütüldüğünü ifade etti.

Aydın, santralden siyah duman çıkabilecek koşullara de değinerek, Çevre Dairesi’nin açık hava istasyonlarını düzenli olarak kontrol ettiğini ve oranların uygun aralıklarda olduğunu kaydetti.

Kıb-Tek Yönetim Kurulu üyesi Özgür Arıkan da soruları yanıtında, önceki yılların bütçelerindeki hatalara dikkati çekerek, gerçekçi hareket edilmesiyle gelirlerde artış yaşandığını söyledi. Rutin olarak Vergi Dairesi’ne tüm borçların ödendiğini ifade eden Arıkan, yatırımların gününde yapıldığını vurguladı. Arıkan, “2026’da hedefimiz 70’lerde kalan gelir oranımızı 80’lere çıkarmaktır.” dedi. Gazimağusa ve İskele’ye bina yapılacağını söyleyen Arıkan, artık her ilçede kira verilmeden çalışılabileceğini dile getirdi

AHMET ERBAŞ: KKTC’NİN TANINMASI ARTIK ERTELENEMEZ BİR ZORUNLULUKTUR

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkan Vekili Ahmet Erbaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 2026 Yılı Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) stratejik ve tarihî önemine dikkat çekti.

Konuşmasına “Kıbrıs bizim millî davamızdır” sözleriyle başlayan Erbaş, KKTC’nin egemenliğinin Türk milleti için vazgeçilmez olduğunu belirterek, hem tarihsel bağlara hem de Türkiye’nin garantörlük sorumluluğuna vurgu yaptı.

“Kıbrıs Türk’tür, Türk öz vatanıdır”

Ahmet Erbaş, Kıbrıs meselesinin Türkiye için yalnızca diplomatik bir konu değil, tarihsel ve toplumsal bir mesele olduğunu söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerine atıfta bulunan Erbaş, Kıbrıs’ın Türk devlet geleneğinin Akdeniz’deki varlık mührü olduğunu ifade etti.

1963’te başlayan Rum saldırılarının uluslararası raporlara “etnik temizlik” olarak dahi geçtiğini hatırlatan Erbaş, 1974 Barış Harekâtı’nın yalnızca bir askerî operasyon değil, uluslararası hukuka uygun, meşru ve insani bir müdahale olduğunu belirtti.

“Kıbrıs bugün her zamankinden daha stratejik bir kavşakta”

KKTC’nin bulunduğu coğrafyanın enerji hatları ve bölgesel güç dengeleri açısından kritik olduğuna dikkat çeken Erbaş, ABD Jeoloji Araştırma Kurumunun Doğu Akdeniz’deki teknik olarak çıkarılabilir doğal gaz miktarını 8 milyon metreküp olarak hesapladığını söyledi.

Rum Yönetimi’nin İsrail’le geliştirdiği askerî ve enerji iş birliklerini “bölgesel dengeyi değiştirme çabası” olarak nitelendiren Erbaş, Türkiye ve KKTC’nin dışlandığı hiçbir enerji projesinin Doğu Akdeniz’de başarı şansı olmadığını vurguladı.

Ayrıca Rum kesiminin İsrail’e üs verilmesine dair gelişmeleri “adadaki güç dengelerini doğrudan ilgilendiren bir tehdit” olarak değerlendirdi.

“İki egemen devlet modeli artık kaçınılmaz”

Kıbrıs müzakerelerinin 50 yıldır sonuç vermediğini belirten Erbaş, tüm süreçlerin Rum tarafının maksimalist ve eşitliği reddeden yaklaşımı nedeniyle tıkandığını söyledi.

KKTC’ye yönelik siyasi izolasyonların kaldırılması ve uluslararası tanınmanın sağlanmasının zorunluluk hâline geldiğini ifade eden Erbaş: “Bundan sonra bütün dünyaya sesleniyoruz: Bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımalıyız ve tanıtmalıyız.” diyerek uluslararası topluma çağrı yaptı.

“Rumların zihniyeti değişmedi”

15 Kasım’da KKTC’nin kuruluş yıl dönümünde düzenlenen törenlere de değinen Erbaş, törenlerde sınıra gelen bazı küçük Rum gruplarının protestolarını hatırlatarak: “Hâlâ ‘Adanın tek sahibi biziz’ düşüncesiyle hareket ediyorlar.” sözleriyle Rum yönetiminin tutumunun değişmediğini söyledi.

“Kıbrıs, Türk milletinin onur meselesidir”

Ahmet Erbaş, konuşmasını Kıbrıs meselesinin yalnızca bir toprak veya enerji konusu değil, Türk milletinin uluslararası alandaki eşitliği, güvenliği ve jeopolitik vizyonu açısından hayati bir başlık olduğunu vurgulayarak tamamladı.

Hasipoğlu Ankara’da Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Kahveci ile bir araya geldi

Ankara’da temaslarda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ile bir araya geldi.

Hasipoğlu, Kamu-Sen genel merkezindeki görüşmede, bakanlık olarak çalışan-işveren ilişkileri, sendikalı hayat gibi konulara önem verdiklerini söyledi. KKTC’nin 42. kuruluş yıl dönümünü kutladıklarını belirten Hasipoğlu, “Biz, artık iki devletli çözümü benimsemiş vaziyetteyiz. On yıllar boyunca federasyonu görüştük ama artık onun tüketilmiş bir süreç olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

Oğuzhan Hasipoğlu, “Ana vatan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda tam 4 kez ifade ettiği gibi, artık bütün ülkelerin ülkemizle siyasi, hukuki, sosyal ve kültürel ilişkiler kurmasını, devletimizi tanımalarını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

KKTC’yi uluslararası alanda daha görünür kılmak için mücadele ettiklerini vurgulayan Hasipoğlu, “Bizler KKTC’de Türklüğün serhat bekçisi olmaya devam edeceğiz. Sizlerin de desteğiyle er geç dünya devletleri içerisinde yerimizi alacağımıza inanıyoruz.” dedi.

Kahveci de Hasipoğlu ve heyetini Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kamu-Sen’in memur sendikacılığında önemli bir kurum olduğunu ifade eden Kahveci, milli Kıbrıs davasının en önemli savunucularından olduklarını ve Kıbrıs Türklerinin sorunlarını uluslararası düzeyde dile getirdiklerini söyledi.

HASİPOĞLU, ANKARA’DA MAHİNUR GÖKTAŞ İLE GÖRÜŞTÜ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ve beraberindeki heyet, 18-20 Kasım tarihleri arasında çeşitli temaslarda bulunmak üzere bu sabah Ankara’ya gitti.

Bakan Hasipoğlu, Ankara temasları kapsamında bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’la görüşme gerçekleştirdi. Hasipoğlu yarın da Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile görüşecek.
Hasipoğlu, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda KKTC Ankara Büyükelçiliği yetkilileri ile Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Dış İlişkiler ve AB Genel Müdürü Ali Aybey tarafından karşılandı.

Bakan Hasipoğlu’na temaslarında Bakanlık Müsteşarı Tahir Serhat, Çalışma Dairesi Müdürü Sezgi Ballı, Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit ve İhtiyat Sandığı Müdürü Ertunç Doğu eşlik ediyor.

HASİPOĞLU, GÖRÜŞMEDE TÜRKİYE–KKTC DAYANIŞMASINI VURGULADI

Bakan Oğuzhan Hasipoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile yaptığı görüşmede şunları söyledi:
“Türkiye ile KKTC arasındaki bağ, sıradan bir iş birliğinden ibaret değildir. Biz aynı tarihsel hafızayı, aynı milli mücadele ruhunu ve aynı kader çizgisini paylaşan iki devletiz. Attığımız her adım, geliştirdiğimiz her proje, hayata geçirdiğimiz her reform; iki devlet tek millet bilincinin, gönül birliğinin ve sarsılmaz dayanışmanın eseridir. Bu derin bağ, hem sosyal hizmetler alanındaki çalışmalarımıza güç katmakta hem de geleceğe daha özgüvenli bakmamızı sağlamaktadır.”

“ORTAK ÇALIŞMALAR HALKIMIZA DAHA ETKİN HİZMET SUNMAMIZI SAĞLIYOR”

Hasipoğlu, sosyal politika başlıklarında yürütülen iş birliğinin önemine vurgu yaptı ve
“Sosyal politika, engelli bireylerimiz, aile, şehit yakınları ve gazilerimiz, çocuk ve yaşlı hizmetleri gibi alanlarda yürüttüğümüz iş birliği, hem kurumlarımızın kapasitesini güçlendirmekte hem de halkımıza daha etkin ve kapsayıcı hizmet sunmamıza imkân sağlamaktadır.” dedi.

“TÜRKİYE’NİN REHBERLİĞİ GÜÇLÜ BİR DAYANIŞMANIN GÖSTERGESİ”

Hasipoğlu konuşmasının devamında
“KKTC olarak, sosyal hizmetler alanında yürüttüğümüz çalışmalarda Türkiye’nin bilgi birikimi ve rehberliği, yalnızca teknik destek değil, aynı zamanda güçlü bir dayanışma ve kararlılık göstergesidir. Bu süreçte ortaya koyduğumuz hedefler, Kıbrıs Türk halkının yaşam standartlarını yükseltmeyi ve toplumsal refahı güvence altına almayı amaçlamaktadır.” ifadelerini kullandı.

2026 AİLE YILI İÇİN ORTAK ADIM

Hasipoğlu, görüşmede aile politikaları konusundaki ortak çalışmalara dikkat çekerek şunları kaydetti;
“2026 yılını ülkemizde aile yılı olarak ilan etmek için çalışmaların son aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Bu anlamda Bakanlığımızın Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile iş birliği içerisinde Aile Danışma ve Eğitim Merkezi kurulması için ilk adımı atmış bulunmaktayız.”

“BUGÜNKÜ GÖRÜŞMEMİZ SOMUT SONUÇLAR DOĞURACAK”

Hasipoğlu, konuşmasını
“Sosyal hizmetlerden aile politikalarına kadar her alanda Türkiye’nin rehberliğini ve desteğini önemsiyoruz. Bugünkü görüşmemizin, hem kurumlarımızın kapasitesini güçlendireceğine hem de halkımızın hayatına doğrudan etki edecek somut sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum.” diyerek tamamladı.

AHMET SAVAŞAN: UZMAN ASKERLERİMİZE MÜJDE

UBP Milletvekili ve UBP Genel Sekreteri V. Ahmet Savaşan, yaptığı açıklamada Askerlik Yasası’nda uzman askerleri ilgilendiren önemli bir değişikliğin gerçekleştirildiğini duyurdu.

Savaşan açıklamasında; “Cumhuriyet Meclisi İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nde yaptığımız değişiklikle, Askerlik Yasası’ndaki ilgili maddede yer alan 1/3 oranı kaldırılmış, böylece talepte bulunan ve gerekli şartları yerine getiren tüm uzman askerlerin sivil işçiliğe geçiş yapmadan görevlerine uzman asker olarak devam edebilmelerinin önü açılmıştır,” dedi.

Savaşan, bu düzenleme ile sivil işçiliğe geçmek istemeyen ve koşulları sağlayan uzman askerlerin talepleri doğrultusunda görevde kalabileceklerini vurguladı. Sivil işçiliğe geçmek isteyenler veya uzmanlık şartlarını karşılayamayanların ise mevcut uygulamada olduğu gibi sivil işçiliğe geçiş yapacağını hatırlattı.

İlgili değişikliğin önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesinin beklendiğini belirten Savaşan, “Güvenlik görevlilerinin ve sivil işçilerimizin haklarına yönelik iyileştirme çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan: Toplu iğne dahi üretemeyen ülkeyi Avrupa’nın 7. ekonomisi yaptık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında Türkiye’nin ekonomik alandaki atılımlarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir dönem toplu iğne dahi üretemeyen ülkeyi dünyanın en büyük 17’nci, Avrupa’nın ise 7’nci ekonomisi haline getirdik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kişi başı milli gelirin 2025’in ikinci çeyreğinde 17 bin dolara ulaştığını ve ihracatın 2002’deki 36 milyar dolardan Ekim 2025 itibarıyla 270,2 milyar dolara yükseldiğini vurguladı.

TÜRKİYE, DÜNYANIN İLK 3 ÜLKESİ ARASINDA

Hizmetler ihracatının da aynı dönemde 14 milyar dolardan 121,6 milyar dolara çıktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayindeki dışa bağımlılığın %80 seviyesinden dünya çapında takip edilen bir üretim kapasitesine dönüştüğünü söyleyerek, “İHA ve SİHA üretiminde artık dünyanın ilk 3 ülkesi arasındayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece ekonomide değil, demokraside de zihniyet dönüşümü gerçekleştirildiğini kaydetti.

Erdoğan ayrıca, iktidarları süresince muhalefetin halka efendilik taslamasına izin vermediklerini söyleyerek, Türkiye Cumhuriyeti’ni “ilelebet muzaffer ve muvaffak” kılmak için çalıştıklarını dile getirdi.

ÇAVUŞOĞLU: İLAHİYAT KOLEJİ BİR TERCİHTİR, ZORUNLULUK DEĞİL

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gazimağusa İlahiyat Koleji Yapım Projesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı” Meclis Genel Kurulu’nda oy çokluğuyla onaylandı. Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, açıklamasında tartışmaların Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde okuyan bin 313 öğrenciyi ötekileştirdiğini söyledi.

İlahiyat Koleji’nin ülkedeki yasal okul türlerinden biri olduğunu belirten Çavuşoğlu, okuldan bugüne kadar bin 457 mezun verildiğini; bunların 860’ının KKTC, 366’sının TC, 87’sinin ise üçüncü ülke uyruklu olduğunu aktardı.

Okula kimsenin zorla yönlendirilmediğini, Türkçe bölüme yoğun talep geldiğini ve baskı aldıklarını, kolej bölümüne ise sınavla girildiğini ifade eden Çavuşoğlu, Hala Sultan’da 542 erkek, 771 kız öğrenci bulunduğunu, bunlardan 250’sinin başörtülü olduğunu belirtti.

Okulun maksadı “dinci insanlar yetiştirmek değildir.” diyen Çavuşoğlu, öğrencilerin akademik eğitimin yanı sıra dini bilgilerle de eğitim görmek istediklerini söyledi.

Çavuşoğlu’nun “Bu ülkedeki tüm demokratik özgürlükler UBP döneminde alındı.” sözleri üzerine muhalefet tepki gösterdi.

Dipkarpaz’dan iki buçuk saat yol giderek okula ulaşan öğrencilerin olduğunu anlatan Çavuşoğlu, siyasi eleştirilere “Keşke söylediğiniz gibi en iyisini yapıyor olsaydınız, buna tanıklık edebilseydim.” diyerek yanıt verdi.

Çavuşoğlu konuşmasının devamında, 2024-2025 mezun yerleşme bilgilerini paylaşarak, mezunların çok çeşitli alanlara yerleştiğini, okulun sadece imam yetiştirmediğini söyledi.

Suna Atun’un adının yeni okulda yaşatılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Çavuşoğlu, okulun tüm denetiminin Bakanlığa ait olduğunu, Türkiye’den gelen öğretmen sayıları konusunda kamuoyunda dile getirilen rakamların yanlış olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, Hala Sultan’da 149 öğretmen bulunduğunu, bunların 125’inin KKTC, 24’ünün TC kökenli olduğunu, bu yıl sadece 5–6 öğretmen talep ettiklerini aktardı.

Protokolle ilgili olarak da, bir hayırsever vakfın bağışıyla, Türkiye’nin kendi imkânlarıyla yapacağı okulun devlete teslim edilmeden açılamayacağını, açıldıktan sonra da tek sahibinin ve denetleyicisinin devlet olacağını vurguladı. Çavuşoğlu, “boş geçen dersler” iddiasının doğru olmadığını, seçim yasakları nedeniyle geçici görevlendirmeler yapıldığını, yasakların bitmesiyle kadrolu atamaların başladığını söyledi.

Toplam kalite için kapsamlı bir mücadele yürüttüklerini, çocukların Türkiye’deki akranlarıyla rekabet edebilmesi için çalıştıklarını belirten Çavuşoğlu, okulun zorunlu değil, tercih edilen bir okul olduğunu yineledi. Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu , müteahhitle konuyu yeniden teyit ettiğini, okulun haziran ayına kadar açılabilir duruma getirilmesi için yoğun çaba gösterildiğini söyledi.

Haziran ayında Namık Kemal Lisesi’nin bitirileceğini ifade eden Bakan Çavuşoğlu, Gazimağusa’da Anadolu Lisesi ve Fen Lisesinin birleştirilerek aynı okulda, açılacağını da dile getirdi.

İskele Evkaf Türk Maarif Koleji’yle ilgili soru üzerine Çavuşoğlu, okulun açılmasıyla ilgili üç-dört yıl mücadeleleri olduğunu ve 10 yıl içinde okulu tamamlayabildiklerini söyledi.

ERDOĞAN: KIBRIS MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ İKİ DEVLETİN BİR ARADA VAR OLMASINDAN GEÇİYOR

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kıbrıs meselesinin çözümü iki devletin bir arada var olmasından geçiyor. Kıbrıs halkının yapıcı ve iradeli tutumunu Rum tarafı da gösterirse Ada’da kalıcı ve gerçekçi çözüm bulunabilir. Değilse adaletsizlik üzerine hiçbir çözüm bulunamaz.” açıklamasını yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantı, 3 saat 20 dakika sürdü.

Kabine toplantısı sonrası konu Cumhurbaşkanı Erdoğan, düşen C130 kargo uçağında şehit olan 20 asker için bir kez daha başsağlığı diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız her olay Türkiye’nin sınırlarının çok ötesinde bir nüfusa ve gönül hanesine sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Kardeş ülkeler başta olmak üzere dünyanın her tarafından taziye ve dayanışma mesajları aldık. Uçağın kara kutusuna ve şehitlerimizin naaşlarına kısa sürede ulaştık ve ülkemize getirdik. Şehitlerimize son görevimizi yerine getirdik.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hırvatistan dönüşü düşen yangın söndürme uçağında şehit olan pilot için de başsağlığı diledi.

“İNCELEMELER SONUCU HADİSENİN NEDEN YAŞANDIĞINI GÖRECEĞİZ”

Erdoğan, “Kara kutunun incelenmesi neticesinde elim hadisenin neden yaşandığını çok daha net göreceğiz. Bunları da şeffaf olarak paylaşacağız.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

“Ekonomi ve demokraside zihniyet dönüşümü gerçekleştirdik. Milli iradenin egemen olduğu yönetim modelini ülkemize kazandırdık.  Bugün Türkiye emin, ehil, dürüst, çalışkan kadroların riyasetinde her alanda son asrın en başarılı hizmet ve eser noktasında en üretken yıllarını yaşıyor”

“GIDADA İHMALE TOLERANS YOK”

İstanbul’da Böcek ailesinin ölümüne ilişkin soruşturmanın devam ettiğini belirten Erdoğan, “Soruşturma şu an çok boyutlu şekilde devam ediyor. Ölümlerin neyden kaynaklandığı ortaya çıkacak.” dedi.

Erdoğan, “Ürünlerde hile, hurda, aldatmaca olmaması için ne yapılması gerekiyorsa yapılması amacındayız. Sağlıksız ürünler artık anlık yayınlanıyor. İstanbul’da ikisi çocuk üç gurbetçimizin hayatını kaybetmesine müteakip tartışmalara baktığımızda bu konudaki hassasiyetimizin ne kadar yerinde olduğunu görmüş olduk.

2025 yılında ülke genelinde 1 milyon 103 bin gıda kontrolü gerçekleştirildi. 25 bin 750 işletmeye toplam 2 milyar 206 milyon lira ceza verildi. Suç teşkil eden 495 dosyayı da savcılığa intikal ettik. Gıdada ihmale tolerans yok.

“İstanbul’daki olay henüz aydınlatılmadan yeme içme sektörümüzü itham eden yorumları da doğru bulmadığımızı belirtmek isterim.” ifadelerini kullandı.

KIBRIS’TA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM

“Sayın Tufan Erhürman‘ın son dönemde Rum kesimine yönelik mesajlarında Kıbrıs Türk’ünün egemen eşitliğinden ödün verilmeyeceğini vurgulaması önemlidir. Geçmişte defalarca denenmiş ve sonuç alınmamış önerilerin tekrar ısıtılmaya çalışılmasını vakit kaybı olarak görüyoruz. Çözüm iki devletin bir arada var olmasından geçiyor. Adaletsizlik üzerine hiç bir çözüm bina edilemez.”

“DEPREMİN YARALARINI SARIYORUZ”

“Yılbaşından önce 11 il için 453 bin bağımsız bölümün  anahtar teslimini hedefliyoruz. ”

“HAMAS ATTIĞI İMZANIN ARKASINDA”

“Hamas, Netanyahu hükümetinin tüm provokasyonların rağmen attığı imzanın arkasında duruyor ve sorumluluklarını yerine getiriyor. İsrail’den kaynaklı çeşitli aksaklıklar yaşansa da biz Gazze’ye yardımlarımı ulaştırıyoruz. Filistin devleti kurulmadan bölgede güven ortamı yerleşmesi mümkün değildir. ”

BEYARMUDU BELEDİYESİNDEN ANLAMLI ZİYARET

Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek, Belediye Meclis Üyeleri, Beyarmudu İlkokulu Sorumlu Öğretmen Serpil Kaya, Okul Aile Birliği Başkanı Emine Haydaroğulları, öğretmenler, öğrenciler ve velilerle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Bu anlamlı ziyaret, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz hatırasına duyulan saygıyı ifade etmek, Cumhuriyet’in temel değerlerini yerinde hissederek gelecek nesillere aktarmak ve öğrencilerde milli bilinç ile tarih bilincini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirildi.

Ziyaret kapsamında Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek, Atatürk’ün ilke ve devrimlerine bağlılığını bir kez daha vurgularken, çocuklara Cumhuriyet’in emanet edildiği bilincini kazandırmanın önemine dikkat çekti. Anıtkabir’de duygu dolu anlar yaşayan öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde Atatürk’ün yaşamı, mücadelesi ve bıraktığı eşsiz miras hakkında bilgi edinerek ziyaretlerini tamamladı

Çavuşoğlu, Yakın Doğu Üniversitesi’ni tebrik etti

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, The Times Higher Education (THE) tarafından yayınlanan 2026 Dünya Üniversiteleri Sıralamasında en iyi ilk 500 üniversite arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’ni tebrik etti.

Bakan Çavuşoğlu yaptığı yazılı açıklamada, Yakın Doğu Üniversitesi’nin elde ettiği başarının “kıymetli ve gurur verici” olduğunu ve bundan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, bu başarının, Yakın Doğu Üniversitesi’nin küresel ölçekte ulaştığı akademik seviyeyi ortaya koyduğunu vurguladı.

Akademisyenlerinin özverili çalışmaları, araştırma merkezlerinin küresel topluma dokunan projeleri ve öğrencilerin uluslararası başarılarının bu sürece önemli katkı sağladığına işaret eden Çavuşoğlu, “Yakın Doğu Üniversitesi, yalnızca bugünün değil, geleceğin de şekillenmesine katkı sağlayan öncü bir yükseköğretim kurumu olduğunu kanıtlamıştır.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Yakın Doğu Üniversitesi’nin yönetimini, akademik ve idari kadrosunu, araştırmacılarını ve öğrencilerini tebrik ederek, başarılarının aynı kararlılıkla ve istikrarla artarak, devam etmesini temenni etti.

KKTC yükseköğretimini dünya sahnesinde gururla temsil eden Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür eden Çavuşoğlu, üniversitenin gelecekte daha birçok uluslararası başarıya imza atacağına inandığını belirterek, çalışmalarında başarılar diledi.

Hasipoğlu: “Federasyon modeli tüketilmiştir”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, BRT’de Aziz Karaaziz tarafından hazırlanan Manşet+ programına konuk olarak gündeme dair gelişmeleri değerlendirdi:

“TÜRKİYE’NİN POZİSYONU AÇIKTIR”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhurman’ın Türkiye ziyareti hakkında değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, “İlk ziyaret her zaman Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılır. Bu teamül bozulmadı. Her zaman Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının iradesi ve demokrasisine bir saygısı var. Bizim için orda verilen mesajlar çok önemlidir. Biz Ulusal Birlik Partisi olarak, statünün eşitlenmesi gerektğini, egemenlikten kesinlikle ödün verilmeyeceğini, bir anlaşma imzlanacaksa egemen eşit statümüzün kayıt altına alınacağı, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden ve müdahale hakkından bir taviz verilmeyeceği iki devletli bir çözüm modelini savunuyoruz. Türkiye’ nin resmi politikası hükümetle tam bir uyum içindedir.” ifadelerini kullandı.

“FEDERASYON MODELİ TÜKETİLMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın siyasal eşitlik ve kurucu devletlerin olacağı bir yapıdan bahsettiğini ve federasyon parametrelerini içeren bir tablo çizdiğini belirten Hasipoğlu; Eroğlu döneminde yönetim, güç paylaşımı, toprak, mülkiyet, güvenlik ve garantiler olmak üzere 6 başlıkta BM parametrelerinin görüşüldüğünü, toprak başlığının harita ve rakam boyutu ile garantiler ile görüşmelerin de Ban Ki Moon ile Akıncı döneminde gerçekleştirildiğini anımsattı. 2017 yılında Crans Montana’da BM nezdindeki takvimin son aşamasının tamamlandığına işaret eden Hasipoğlu, Rum Lider Anastasiyadis’İn masadan sıfır asker sıfır garanti diyerek kalktığını, dönemin Türkiye Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun artık bütün başlıkları tamamladık ve federasyon bağlamında görüşülecek bir şey kalmadı dediğini hatırlattı.

Doğru zeminde egemen eşitliğin masada olacağı, kesinliklke Türkiye’nin müdahale hakkının tartışma konusu olmayacağı bir müzakereden yana olduğunu önemle vurgulayan Hasipoğlu: 1974’de Türkiye tarafından adaya yapılan müdahaleyi bir istila olarak değerlendiren bir zihniyetle, zaten kapsamlı müzakereler bağlamında federasyonun görüşülmesinin mümkün olmadığını anlıyoruz.
Masaya oturmak için cumhurbaşkanı Sayın Erhurman bazı şartlar ileri sürerken rum tarafı lideri geçen günlerde masaya oturmak için ön koşul kabul etmiyorum açıklamasını yapmıştır. bu durumda Sayın Erhurman’ın yapabileceği federasyonu görüşmek yerine sayın Tatar’ın bıraktığı yerden iş birliği iki devletin iş birliğini görüşmek olacaktır” dedi.

“RUM EĞİTİM SİSTEMİ NEFRET BESLİYOR”
Güney Kıbrıs’ta KKTC bayrağının yakılması konusunda da açıklamalarda bulunan Hasipoğlu, Rum tarafında Türk nefreti ve adadaki Türk varlığının kabul edilmemesi gerçeği olduğunu bunda da kilise ve eğitim sisteminin önemli rol oynadığını söyledi. Kilisenin siyasete müdahalesi ve eğitim nedeniyle Rum gençlerin Türk nefretiyle yetiştiğine belirten Hasipoğlu, helenizmin, Yunanistan ile bütünleşme inancı olan zihniyetlerin ve ELAM gibi siyasal partilerin yükselişte olması endişe vericidir.” diyerek Rum liderliğinden herhangi bir kınama açıklaması yapılmamasını eleştirdi.
Norveç tarafından Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne silah satılması konusunda da değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, söz konusu kararın barışa ve çözüme destek vermeyecek bir karar olduğunu ifade ederek yeni bir müzakare masası beklentisinin oluştuğu bir dönemde böyle bir kararın ortaya çıkmasının tamamen çözüme değil çözümsüzlüğe yönelik olduğunu söyledi.Hasipoğlu, esas eleştirilmesi gereken tarafın Rum yönetimi olduğunu çünkü tek amaçlarının silahlanmak olduğunu söyleyerek bunu beyhude bir çaba olarak değerlendirdi.

 

“ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI OLARAK GENİŞ BİR YELPAZEYE HİZMET EDİYORUZ”

2026 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek projeler hakkında da açıklamalarda bulunan Hasipoğlu, yarın Ankara’ya önemli bir ziyaretleri olacağını ve T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan ve T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile görüşmeleri olacağını söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın işçi,işveren, sigortalılar, şehitler, emekliler,kadınlar, gaziler, sosyal yardım alanlar, engelliler ve çocuklar olmak üzere çok geniş bir yelpazeye hizmet ettiğini anımsatan Hasipoğlu: “164 bin sigortalımız var. Yarısı vatandaşlarımız diğer yarısı yabancı uyruklu. Aktüeryal dengeyi sağlamak, hem sigortalar hem ihtiyat sandığı anlamında güçlü mali yapımızı devam ettirmek için çalışıyoruz. Kadınlarımıza yüzde yüz prim desteklerimiz var. Kadınlarımız için istihdam projelerimiz var. Açmayı planladığımız engelli rehabilitasyon merkezlerimiz var. Yşalı bakım evleri ve huzurevleriyle ilgili yasalarımız son aşamada. Bu kurumların denetimini bakanlığımızın sorumluluğuna almak istiyoruz. Tüm bunları Türkiye’de istişare edeceğiz. ” ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası, yıllık faiz oranlarını düşürdü

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası Yönetim Kurulu, Merkez Bankası nezdindeki Türk Lirası mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranı ile Türk Lirası ve yabancı para reeskont iskonto ve avans işlemleri yıllık faiz oranlarını düşürdü.

Yeniden belirlenen faiz oranları bugünden itibaren yürürlüğe girdi.

Buna göre; vadelerinden bağımsız olmak kaydıyla, Merkez Bankası nezdindeki faize tabi Türk Lirası mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranı yıllık yüzde 36,00’dan yüzde 35,00’e indirildi.

Türk Lirası olarak tanzim edilen ticari senetler karşılığında Merkez Bankası tarafından yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 43,50’den yüzde 43,00’e; Türk Lirası olarak tanzim edilen sanayi, ihracat, turizm, eğitim ve tarım sektörleri senetleri karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranları yıllık yüzde 38,00’den yüzde 37,50’ye; küçük esnaf senetlerinin iskonto faiz oranı yıllık yüzde 36,00’dan yüzde 35,50’ye ve döviz mukabili avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yüzde 43,50’den yüzde 43,00’e indirildi.

Yabancı para (ABD Doları, Euro, İngiliz Sterlini) olarak tanzim edilen ticari, sanayi, ihracat, turizm, eğitim sektörleri senetleri karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranları ile döviz mukabili avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranları ise yüzde 5,00’ten yüzde 4,00’e indirildi.

Meclis Genel Kurulu toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yasama ve denetim gündemiyle toplandı.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 14.30’da toplanan genel kurulun gündeminde, bir onay yasa tasarısı, iki yasa tasarısı ve Sayıştay komitesinin raporu bulunuyor.

Genel kurulda, milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine de yer verilecek.

Başkanlığın genel kurula sunuşları ile başlayan genel kurulun özel gündeminde, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gazimağusa İlahiyat Koleji Yapım Projesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı” bulunuyor.

Genel kurulun gündeminde,  “Genel Kuruldan Bir Daha Görüşülmek Üzere Komiteye Geri Alınan İnsan Hücre, Doku ve Organ Nakli İle İlgili Kuralları Düzenleyen (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile “Anayasanın 159’uncu Maddesinin (1)’inci Fıkrasının (b) Bendi Kapsamına Giren Taşınmaz Malların Tazmini, Takası ve İadesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı” da var.

Sağlık ve Çevre Bakanlığına Bağlı Sosyal Hizmetler Dairesinin Lefke, Güzelyurt, Magosa, Akdoğan, Yeni İskele ve Mehmetçik Bölgelerini Kapsayan Sayıştay Denetim Raporu’nun da  ele alınacağı Genel kurulda, milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine de yer verilecek.

Yüksek Mahkeme Başkanı Özerdağ, Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’na katıldı

Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ 13-16 Kasım 2025 tarihinde Antalya’da gerçekleştirilen Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’nun 3. Olağan Toplantısına katıldı.  Özerdağ forum kapsamında, İnsan Haklarının Standardizasyonu ve Anayasa Yargısının Rolü konulu uluslararası konferansta konuşma yaptı. 

Konferansa, ev sahibi Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’nin yanı sıra  Azerbaycan, Arnavutluk, Bulgaristan, Bosna-Hersek, Kosova, Romanya, Hırvatistan, Kuzey Makedonya, Karadağ, Moldova Anayasa Mahkemelerinden Başkan ve Üyeleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yargıçları katıldı. Yüksek Mahkeme Heyetinde Yüksek Mahkeme Yargıcı Talat Usar da yer aldı.  

Ataoğlu, Gültekin Uysal ve Heyetini Kabul Etti

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı ve Demokrat Parti (DP) Başkanı Fikri Ataoğlu, Türkiye Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Kabulde, Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Milletvekili Serhat Akpınar, Bakanlık Müsteşarı Serhan Aktunç, Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Çeliker de hazır bulundu.

Görüşmede, iki ülkenin ortak değerleri, güncel siyasi gelişmeler ve özellikle Kıbrıs konusu alanındaki konular ele alındı.

​Başbakan Yardımcısı Ataoğlu, Türkiye Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal’ı ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek bu tür istişarelerin devamını diledi.

Ataoğlu kabul sırasında yaptığı açıklamada, Türkiye ile KKTC arasındaki köklü ilişkilerin önemine ve iki parti arasındaki diyalogun güçlendirilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı.

​Bakan Ataoğlu, “Anavatan Türkiye’mizin desteği bizim için her zaman hayati öneme sahiptir. Sayın Uysal ve heyeti ile yaptığımız bu verimli görüşmede, başta Kıbrıs konusu olmak üzere birçok alanda ülkemizin yeni işbirliği kapıları açacaktır,” ifadelerini kullandı.

Sergen Yalçın anjiyo oldu

Beşiktaş’ta teknik direktör Sergen Yalçın’ın anjiyo olduğu bildirildi:

“Teknik Direktörümüz Sergen Yalçın, bu sabah başarılı bir anjiyo operasyonu geçirmiştir. Sergen Yalçın’ın en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyor, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.”

1 kilo uyuşturucunun piyasaya sürülmesi engellendi!

Gazimağusa Polis Müdürlüğüne bağlı Cürümleri Önleme Şube Amirliği ekiplerince Güvercinlik Kavşağı’nda dün akşam gerçekleştirilen Kavşak Operasyonu kapsamında, bir şahsın kullanımındaki araçta yapılan aramada, toplam 1 kilogram ağırlığında metamfetamin türü uyuşturucu olduğuna inanılan madde ele geçirildi.

Polisten verilen bilgiye göre, operasyon kapsamında bahse konu aracın sürücüsü zanlı olarak tutuklandı.

Hac için ön kayıtlar başladı

2026’da Hacca gitmek isteyenler bugünden itibaren TC Lefkoşa Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşavirliği’ne şahsen kayıt yaptırması gerekiyor.

Din İşleri Başkanlığı, Haspolat Hala Sultan Cami Yerleşkesi’nde bulunan müşavirliğe yapılacak ön kayıtların 12 Aralık’a kadar devam edeceğini açıkladı.

Açıklamada, kontenjanların sınırlı olması ve herhangi bir sorun yaşanmaması adına kayıt işlemlerinin son güne bırakılmaması tavsiye edildi.

KKTC’nin 42.yaşında Bakü’de Görkemli Resepsiyon

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 42. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyon, Türk dünyasının dayanışmasını, tarihsel bağlarını ve ortak geleceğe dönük vizyonunu bir kez daha gözler önüne serdi.

KKTC’nin Azerbaycan Temsilciliği tarafından organize edilen etkinliğe, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Azerbaycan milletvekilleri, diplomatik misyon temsilcileri, iş insanları, akademisyenler ve medya kuruluşlarının önde gelen isimleri olmak üzere 1000’in üzerinde davetli katıldı. Etkinlik, katılım yoğunluğu ve ilgi bakımından bugüne kadarki en geniş kapsamlı KKTC resepsiyonlarından biri olarak dikkat çekti.

Şehitlere Saygı ile Başlayan Tören

Resepsiyon, Türkiye ve Azerbaycan’ın milli marşlarının okunmasıyla başladı. Ardından vatan uğruna can veren şehitler için saygı duruşunda bulunuldu. Özellikle 11 Kasım’da Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşerek içindeki mürettebatın şehit olduğu C-130 tipi askeri uçak kazası, törende duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu. Katılımcılar, şehitlerin ruhuna rahmet dileklerini iletti.

Turganer: “Kıbrıs Türkü Haklı Mücadelesine Devam Edecek”

KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının Rum yönetimi tarafından uzun yıllar süren baskı, izolasyon ve haksızlığa rağmen Türkiye’nin güçlü desteğiyle ayakta kaldığını vurguladı. Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, bağımsızlığını ve devlet sahibi olmanın değerini her zaman bilerek mücadelesini sürdüreceğini ifade eden Turganer, ambargo şartlarına rağmen KKTC’nin ekonomik, sosyal ve kurumsal olarak gelişimini sürdürdüğünü belirtti.

Turganer, “Kıbrıs meselesinin gerçeği nettir: Ada’da iki ayrı halk ve iki ayrı devlet vardır. Adil bir çözüm, ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü ile mümkündür,” dedi.

Türk Dünyasında KKTC Vurgusu

Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı’na da değinen Turganer, KKTC’nin bu yapıda gözlemci statüsüyle yer almasının Türk dünyası ailesi için önemli bir adım olduğunu belirterek, “Türk dünyası entegrasyonu, dayanışma ve ortak hareket kabiliyeti açısından giderek daha fazla önem kazanmaktadır. KKTC de bu sürecin aktif bir parçasıdır,” ifadelerini kullandı.

Resepsiyonda söz alan Azerbaycan-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Feyziyev ise, KKTC’nin mücadele tarihinin Türk dünyası için ilham kaynağı olduğunu vurguladı. Feyziyev, “KKTC, milli iradenin ve özgürlük mücadelesinin parlak bir örneğidir. Bu davaya olan siyasi desteğimiz tamdır,” dedi. Ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, KKTC’yi Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü hatırlattı.

Medya ve Kamuoyu Yoğun İlgi Gösterdi

Azerbaycan’ın önde gelen ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarındaki haber ekipleri, resepsiyona yoğun ilgi gösterdi. Etkinlik, yerel basında geniş yer buldu ve KKTC’nin Azerbaycan’daki görünürlüğünü artırdı. Özellikle Türkiye-Azerbaycan-KKTC üçlü dayanışmasının sembolü niteliğindeki bu tür etkinliklerin, kamuoyunda olumlu algı oluşturduğu vurgulandı.

Türk Mutfağı ve Misafirperverlik Ön Plandaydı

Resepsiyonda davetlilere Türk mutfağının seçkin lezzetleri ikram edildi. Program, C-130 kazası nedeniyle müziksiz gerçekleştirildi. Büyükelçi Ufuk Turganer ve eşi Serdar Turganer, davetliler ile tek tek ilgilenerek Türk misafirperverliğinin örneğini sergiledi.

Bu anlamlı gecede, sadece bir kuruluş yıldönümünü değil; aynı zamanda Türk halkları arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağlarını, ortak kaderi ve geleceğe yönelik inancı da kutlandı.

Yağmur beklenmiyor: En yüksek hava sıcaklığı 28 derece

Meteoroloji Dairesi hafta boyunca yağmur beklenmediğini, havanın genelde bulutlu olacağını belirtti.

En yüksek hava sıcaklığı periyodun ilk günleri iç kesimlerde ve sahillerde 21 – 24, diğer günlerde ise iç kesimlerde 25 – 28 ve sahillerde 22 – 25 derece dolaylarında seyredecek.

Meteoroloji Dairesi’nin 15 – 21 Kasım tarihlerini kapsayan raporuna göre, KKTC periyodun ilk günleri alçak basınç sistemi ile serin ve nemli, diğer günlerde ise yüksek basınç sistemi ile ılık ve nispeten nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Rüzgarın periyodun ilk günleri kuzey ve batı, diğer günlerde ise kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esmesi bekleniyor.

Genel Kurul, yasama ve denetim gündemiyle toplanacak

Cumhuriyet Meclisi, bugün yasama ve denetim gündemiyle toplanacak.

Genel Kurul’un saat 10.00’da başlaması beklenen toplantısında bir onay yasa tasarısı, iki yasa tasarısı ve bir de sayıştay raporu görüşülecek.

Buna göre, Genel Kurul’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gazimağusa İlahiyat Koleji Yapım Projesi Protokolü’nün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı ele alınacak. Onay yasa tasarısı ile ilgili Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin raporu da okunacak.

Bir daha görüşülmek üzere komiteye alınan İnsan Hücre, Doku ve Organ Nakli İle İlgili Kuralları Düzenleyen (Değişiklik) Yasa Tasarısı da yarın ele alınacak. Avrupa Birliği Uyum Yasa Tasarılarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici ve Özel Komite’nin tasarıya ilişkin raporu Genel Kurul’da okunacak.

Anayasa’nın 159’uncu maddesinin 1’inci fıkrasının b bendi kapsamına Giren Taşınmaz Malların Tazmini, Takası ve İadesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin tasarıya ilişkin raporu da yarınki toplantıda ele alınacak.

Öte yandan Sayıştay Komitesi’nin, Sosyal Hizmetler Dairesi’nin Lefke, Güzelyurt, Mağusa, Akdoğan, İskele ve Mehmetçik bölgelerini kapsayan Sayıştay Denetim Raporu da Genel Kurulun gündemine getirilecek.

Genel Kurulda, milletvekillerinin güncel konuşmalarına da yer verilecek.

Petrol düşüşe geçti

Petrol fiyatları, Rusya’nın Karadeniz’deki kritik ihracat limanı Novorossiysk’te iki günlük duraklamanın ardından yüklemelerin yeniden başlamasıyla Pazartesi günü Asya seansının başında düşüşe geçti. Bu gelişme, geçtiğimiz hafta kaydedilen sınırlı kazançları geri aldı.

Brent petrol vadeli işlemleri varil başına 64 sent düşüşle 63,75 dolardan, ABD ham petrolü (WTI) petrol vadeli işlemleri ise varil başına 66 sent düşüşle 59,43 dolardan işlem görüyor.

Geçen haftaki yüzde 2’yi aşan ralli, Novorossiysk’teki ve Caspian Pipeline Consortium tarafından işletilen komşu terminaldeki tedarik kesintisiyle desteklenmişti. Novorossiysk’teki yükleme operasyonlarının yeniden başladığı, sektör kaynakları ve LSEG verileriyle doğrulandı; bu durum, kısa vadeli arz baskısının azaldığını gösterdi.

Ancak piyasa hâlâ karmaşık sinyallerle karşı karşıya. Bir yanda Ukrayna, Rusya’nın petrol altyapısına yönelik saldırılarını sürdürüyor; Ukrayna Cumartesi günü Ryazan rafinerisini hedef aldı. Diğer yanda, OPEC+’ın üretim kararlarının yarattığı aşırı arz algısı piyasada baskı yaratıyor.

Lukoil ve Rosneft gibi Rus petrol şirketlerini hedef alan Batı yaptırımlarının 21 Kasım sonrası daha da derinleşmesi bekleniyor; ABD yetkilileri, Rusya ile iş yapan herhangi bir ülkeyi cezalandırmayı öngören yasaları değerlendiriyor.

17 Kasım 2025 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 42,33 TL, Euro 49,13 TL, İngiliz Sterlini ise 55,68 TL’den işlem görüyor.

Saat 07.58 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,32 TL, satış fiyatı 42,33 TL.

Euro’nun alış fiyatı 49,12 TL, satış fiyatı 49,15 TL, İngiliz Sterlini ise 55,65 TL’den alınıp 55,70 TL’den satılıyor.

Öztürkler: Bayrağımıza kinle yaklaşanlar bilmelidir ki karşılarında sadece bir sembolü değil, bir halkın onurunu, tarihini ve geleceğini bulur

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, “Bayrağımıza kinle yaklaşanlar bilmelidir ki karşılarında sadece bir sembolü değil, bir halkın onurunu, tarihini ve geleceğini bulur” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42. kuruluş yıldönümünün, Lefkoşa Lokmacı Sınır Kapısı’nda Rum gençlerin gerçekleştirdiği bir eylemle gölgelenmeye çalışıldığını söyleyen Öztürkler, bu tür provokasyonları münferit bir olay olarak değerlendirmelerinin mümkün olmadığını söyledi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler konu hakkında yaptığı yazılı açıklamada, Rum gençlerin eylemini eleştirerek, “Yunan bayraklarıyla yürüyen, ‘Türkiye dışarı’ ve ‘Türk askeri dışarı’ sloganları atan bu grup, barıştan değil, nefretten beslenen bir zihniyetin güncel tezahürüdür.” dedi.

Öztürkler açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bayrağımıza uzanan eller, bunun ne anlama geldiğini tarihsel hafızamızdan öğrenmelidir. Geçmişte bu milletin kutsallarına uzanan ellerin karşılaşacağı kararlılığın en açık göstergeleri örneklerle sabittir.

Bugün ELAM, Güney Kıbrıs’ta üçüncü büyük siyasi güç konumundadır. EOKA’nın mirasını taşıyan bu yapı, Grivas ve Sampson’un çizgisinde ilerlemekte; kilisenin de desteğiyle Türk askerine ve Kıbrıs Türk halkına yönelik düşmanca tutumunu sürdürmektedir. Fanatik Rum gençliği ise bu ideolojik mirasın sokaktaki taşeronu olarak provokatif eylemlerle nefret siyasetini körüklemektedir. Bu gerçekler ortadayken, bize siyasi eşitlikten uzak, dayatmacı bir çözüm modeli sunulması kabul edilemezdir.

Girne Kalesi’ne Türk bayrağı dikmek isteyen Rum Milli Muhafız Ordusu mensupları, sözde belediye başkanları atayan zihniyet ve siyasi eşitliğimizi tanımayan Rum yönetimi, bize biçilen kefenin yalnızca birkaç örneğidir. Metehan Kapısı’ndan geçerken selamladıkları Cumhuriyet Meclisi ve KKTC Cumhurbaşkanlığı yerleşkelerinde dalgalanan bayraklarımız, bu topraklarda var olan devletin en somut gerçeğidir.

Beşparmak Dağları’ndan yükselen bağımsızlık ışığımız, Rum Başkanlık Sarayı’na en fanatik Rum’un evine de süzülmektedir. Bu ışık, Kıbrıs Türk halkının iradesinin, özgürlüğünün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz desteğinin simgesidir.

Bayrağımıza kinle yaklaşanlar bilmelidir ki karşılarında sadece bir sembolü değil, bir halkın onurunu, tarihini ve geleceğini bulur. Bu tür provokasyonları münferit bir olay olarak değerlendirmemiz mümkün değildir. Gelişmeler tarafımızdan dikkatle takip edilmekte olup, gereken her platformda en güçlü şekilde karşılık bulacaktır.”

Oğuz’dan Güney Kıbrıs’taki bayrak yakma provokasyonuna sert tepki

“Nefret ve saygısızlık asla kabul edilemez”

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Güney Kıbrıs’ta dün gerçekleştirilen provokatif gösteri sırasında KKTC bayrağının yakılmasını sert bir dille kınadı. Oğuz, yapılan eylemin nefret saiki taşıdığını ve barışa, huzura, iki toplum arasındaki güven ortamına zarar veren bir provokasyon olduğunu belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 42’nci yıldönümü nedeniyle Güney Kıbrıs’ta düzenlenen protesto sırasında, bir grup Rum gencinin ellerinde Yunan bayraklarıyla Lokmacı sınır kapısı bölgesine yürüdüğü ve yürüyüş boyunca “Türkiye dışarı”, “Türk askeri dışarı” sloganları atarak gerginliği tırmandırdığı görüldü. Grup, protestonun sonunda KKTC bayrağını ateşe verdi.

“Rum tarafı federal çözüm istemediğini bir kez daha gösterdi”

Bakan Oğuz, yaşanan olayın Rum tarafının gerçek niyetini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ederek:

“Bu tür nefret ve saygısızlık gösterileri, Güney Kıbrıs yönetiminin ve gençliğinin federal bir çözüm istemediğinin kanıtıdır. Türk halkına karşı nefretlerini içlerinde taşımaya devam ettiklerini gösteriyor.” dedi.

Oğuz, adada iki toplumun eşit egemenliği temelinde barış içinde yaşama fikrinin gün geçtikçe daha da güçlendiğini, bu tür provokasyonların ise sadece nefret ve ayrışmayı derinleştireceğini söyledi.

“Bayrak yakmak en büyük saygısızlıktır”

Oğuz, açıklamasında milli sembollere saygının evrensel bir değer olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

“Bayrak yakmak, bir halkın onuruna, kimliğine ve varlığına saldırıdır. Bu davranış medeniyetle, barışla, insanlıkla bağdaşmaz. Asla kabul edilemez.”

“KKTC’de böyle provokasyonlar hiçbir dönemde yapılmadı”

Ülke içi barış ve güvenliğin her zaman korunduğunu hatırlatan Oğuz:

“Ülkemizde hiçbir dönemde benzer nefret eylemleri yapılmamıştır. İç düzeni sağlamak için gerekli tüm tedbirler alınmaktadır. Provokasyonlara asla izin vermeyeceğiz.” dedi.

Oğuz, Kıbrıs Türk halkının hiçbir tahrike kapılmaması gerektiğini, sağduyu ve demokrasi anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğini vurguladı.

Başbakan Üstel’den Güney Kıbrıs’taki bayrak yakma eylemine sert tepki!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42’nci kuruluş yıl dönümünde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde KKTC bayrağına yönelik gerçekleştirilen yakma eylemi, Başbakan Ünal Üstel tarafından sert bir dille kınandı.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle; 

 

“KKTC’nin 42. kuruluş yıldönümüne, coşkuyla ve yüksek sorumluluk bilinciyle kutladık.

Kıbrıs adasında varoluş mücadelemizin her sayfasında bir direniş destanı vardır. 

1958’leri, 1963’leri, Erenköyü, Geçitkale – Boğaziçi’ni,  unutmadık. 

Cumhuriyetimizin temellerinde, şehitlerimizin kanı, gazilerimizin tarihi fedakarlıklarının olduğunu hep anımsarız. Yeni nesillere de aktarırız. Ancak bunu, düşmanlık anlayışı hedefiyle yapmıyoruz.

Güney Kıbrıs’ta Rum Toplumunda durum çok farklıdır.

Kıbrıs Rum liderliği, Makarios’tan devraldıkları Megalo İdea mirasıyla adadaki, barışı, huzuru tehdit etmektedir. 

Kıbrıs’ta Türk düşmanlığı üzerine siyaset yapan, aşırı sağ, faşist ELAM Partisinin, üçüncü büyük parti konumuna gelmesi, tehdit ve tehlikenin boyutunun somut göstergesidir. Kuzey Kıbrıs’ta ELAM’ın karşılığı olan bir siyasi partimiz yoktur. Çünkü Kıbrıs Türk halkı, barışçıl, çağdaş bir demokrasi kültürüne sahiptir.

Ortodoks Rum Kilisesinin, kontrolündeki Rum Eğitim sistemi, örgün eğitim sisteminin her kademesinde Türk Düşmanlığı aşılıyor.

15 Kasım KKTC’nin 42. Kuruluş yıldönümü bizler barışçıl bir anlayışla kutlarken, Rum gençlerinin, ellerinde Yunan Bayraklarıyla, sınır kapılarında, sınırlarımıza, Kıbrıs Türk Halkına karşı saldırgan tutumunu görmezlikten gelmemiz mümkün değildir.

Kıbrıs adasında komşu iki devletiz.

Yaşayabilir her türlü çözümün temelini iki devlet oluşturacaktır. Anlaşarak bir çözüme ulaşmasak da, Kıbrıs adasında iyi ilişkilere sahip iki komşu devlet olarak yaşayacağız, var olacağız. Biz buna içtenlikle inanıyoruz. Rumların da inanmasını istiyoruz. 

Rum halkı, gerçeklerden uzak, Megalo İdea, uzantısı düşüncelerin, kendileri için var yarattığı tehlikeleri görüp, barış için uzanan elimizi görmelidir.

Elimizi, kırılması için değil, barış için uzattık.

Rum Gençleri, Yunan Bayraklarıyla sınırlarımıza yollayıp, KKTC Bayrağı yaktıranların bu tavrı, Kıbrıs Türk Halkı’na hakaret ve saldırıdır.

Bayrak bir devletin, devleti var eden halkın, onur sembolüdür. KKTC Bayrağını yakanlar, yaktıranlar bunu bilmeli, bilmiyorlarsa öğrenmelidir.

KKTC sonsuza dek var olacak, KKTC Bayrağı bu topraklarda, Anavatan Türkiye’mizin bayrağıyla, Türk bayrağıyla birlikte  hep dalgalanacaktır.”