Archives 2025

Üstel: İnsanlarımızı hedef alan hiçbir yapıya geçit vermeyeceğiz

Başbakan Ünal Üstel, son dönemlerde Polis Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen operasyonlara ilişkin bir değerlendirmede bulundu.

Başbakanlıktan verilen bilgiye göre, Başbakan Ünal Üstel’in değerlendirmesi şöyle:

“Son dönemlerde polisimiz tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda önemli miktarda yasaklı madde ele geçirilmiştir.

Bu başarı, polis teşkilatımızın artan etkinliğinin, kararlı mücadelesinin ve aralıksız sürdürdüğü çalışmaların önemli bir göstergesidir.

Uyuşturucu, bugün dünya genelinde gençlerin geleceğini tehdit eden çok önemli küresel bir sorun haline gelmiştir.

Devlet olarak bu tehlikenin farkındayız ve gerekli tüm adımları, polis teşkilatımızla tam bir eşgüdüm içinde hayata geçiriyoruz.

Ülkemizde yasaklı madde kullanım oranları, çevre ülkelere kıyasla daha düşük seviyededir.

Ancak bu durum, mücadeleden vazgeçileceği anlamına gelmemektedir. Aksine, bu oranları daha da aşağıya çekmek için bize çok ciddi bir motivasyon sağlamaktadır.

Ortaya çıkan bu tablo, devletimizin güçlü iradesinin ve polisimizin sahadaki yoğun mesaisinin somut bir sonucudur.

Polis teşkilatımız mücadelesini kararlılıkla sürdürürken, polisin elini daha da güçlendirecek yasal düzenlemeleri ve teknik altyapı geliştirmelerini de hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Bu adımlar tamamlandığında mücadelemiz çok daha güçlü ve çok daha etkili bir şekilde devam edecektir.

Polis teşkilatımızın her bir mensubuna halkımız adına yürekten teşekkür ediyorum.

Bir kez daha ifade ediyorum: ‘Ülkemizin gençlerini asla zehir tacirlerine teslim etmeyeceğiz.’

Devletimiz güçlüdür, güvenlik güçlerimiz hazırdır ve bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürecektir.”

TOSUNCUK’TAN CEZAEVİNDEN OLAY MEKTUP: BITCOIN TESİSLERİM ÇALIŞIYOR, TAHLİYE EDİN ÖDEME YAPAYIM

Cezaevinde tutuklu bulunan Çiftlik Bank kurucusu Mehmet Aydın (Tosuncuk), gönderdiği mektup ile yeniden gündeme bomba gibi düştü. Aydın, Uruguay ve Paraguay’da kurduğu iddia edilen Bitcoin üretim tesislerinin hâlâ aktif olduğunu öne sürerek, tahliye edilmesi halinde mağdurların zararını ödeyebileceğini söyledi.
Aydın, mektubunda el konulan mal varlıklarının “zararın katbekat üzerinde olduğunu” belirtti ve mağdurlara ödeme yapabilmesi için ev hapsi talep etti.
Bilirkişi raporuna göre 4 bin 414 mağdurun toplam zararı 70 milyon TL olarak tespit edilmiş durumda.
Aydın’ın bu ifadeleri ise hukuk çevreleri tarafından “iddia” olarak değerlendirilirken, mağdurların aklındaki en büyük soru hâlâ aynı:
“Gerçekten ödeme yapabilecek mi, yoksa bu da yeni bir taktik mi?”

HASİPOĞLU: BU ANLAŞMA, KARDEŞLİĞİMİZİN SOMUT BİR GÖSTERGESİDİR

TÜRKİYE VE KKTC HÜKÜMETLERİ ARASINDA ÇALIŞMA, İSTİHDAM VE SOSYAL GÜVENLİKTE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANDI

İlk kez çalışma hayatı ve istihdam konusunda uzun bir iş birliğini ihtiva edecek olan hükümetler arası bir İş Birliği Anlaşması imzalandı.

KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Ankara’daki temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile görüştü ve iki ülke arasında önemli bir Çalışma, İstihdam ve Sosyal Güvenlik Alanlarında İş Birliği Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma, her iki ülkenin iş gücü piyasası, sosyal güvenlik politikaları ve çalışma hayatını etkileyecek bir nitelik taşıyor.

ÇALIŞMA HAYATI VE SOSYAL GÜVENLİKTE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti arasında imzalanan bu iş birliği anlaşması, daha önce yapılan tüm protokolleri birleştiren ve yeknesak hale getiren bir hükümetler arası iş birliği protokolüdür. Anlaşmanın temel hedefi, iki ülke arasındaki çalışma hayatı, istihdam ve sosyal güvenlik alanlarında ilişkileri güçlendirerek geliştirmektir.

Anlaşma şu ana başlıkları kapsıyor:

* İstihdam politikalarının ve iş gücü piyasasının geliştirilmesi
* Ulusal meslek standartlarının iyileştirilmesi
* İş sağlığı ve güvenliği alanındaki mevzuat ve uygulamaların geliştirilmesi
* Sağlık sigortası ve sosyal güvenlik politikalarının oluşturulması ve güçlendirilmesi
* Uluslararası organizasyonlarda ortak tutumların belirlenmesi

ORTAK ÇALIŞMA KOMİSYONU KURULUYOR

İki ülke arasındaki iş birliği sürecini daha etkin bir şekilde izlemek ve uygulamak amacıyla, anlaşma çerçevesinde uzun soluklu ve takvimli ilk kez bir Ortak Çalışma Komisyonu kurulması kararlaştırıldı. Komisyon, bir eylem planı hazırlayarak bu planı takvim ve program dâhilinde uygulayacak.

Bugün yapılan görüşmelerde, Türkiye ile KKTC arasında şu konular ele alındı:

1. Sigortalıların Türkiye’nin sağlık sisteminden yararlanma koşullarının düzenlenmesi
2. İş hijyeni laboratuvarlarının kurulması ve bu konuda teknik destek sağlanması
3. İŞBUL dijital iş piyasası sisteminin, İŞKUR modeline göre analiz edilerek eksik modüllerin belirlenmesi ve uyumlaştırılması
4. Yabancı iş gücü yönetimi için özel istihdam büroları modeli kurulması

KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye ile Kıbrıs Türk halkı arasındaki ilişkinin ekonomik ve iktisadi temellerin çok ötesinde yaşamsal bir manevi bağa dayandığını belirtti. Hasipoğlu, “Bu bağ, sadece imzalanan protokollerle değil, tarihsel kökenimiz, ortak değerlerimiz ve karşılıklı dayanışmamızla pekişiyor.” diyerek, iş birliğinin yalnızca teknik bir adım değil, iki ülke arasındaki kardeşlik hukukunun ve stratejik birlikteliğinin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.

“Bu anlaşma, Kıbrıs Türk emekçisinin daha güvenli, adil ve üretken bir çalışma hayatına kavuşması adına çok önemli bir adımdır. İş sağlığı ve güvenliği, sadece teknik bir standart değil, aynı zamanda KKTC’nin ekonomik bağımsızlığına ve toplumsal refahına yönelik stratejik bir yatırımdır.”

İLK KEZ ÇALIŞMA HAYATINDA KAPSAMLI İŞ BİRLİĞİ

Hasipoğlu, imzalanan bu anlaşma ile ilk kez çalışma hayatı ve istihdam konusunda uzun süreli ve kapsamlı bir iş birliği kurulmuş olmasından duyduğu mutluluğu da dile getirdi. “Bugün, çalışma hayatımıza kazandırdığımız bu iş birliği anlaşması ile Türkiye ve KKTC arasındaki ilişkiler sadece ekonomik değil, stratejik ve sosyal anlamda da çok daha güçlü bir temele oturuyor.”

Hasipoğlu, anlaşmanın imzalanmasında emeği geçen Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve ekibine teşekkürlerini ileterek, bu iş birliğinin her iki ülkenin vatandaşlarına daha müreffeh bir yaşam standardı sağlamak adına büyük katkı sunacağını dile getirdi.

150 Milyon TL’lik Destek Paketi üretici ile buluşuyor

Üstel: “150 Milyon TL’lik Büyük Destek Paketini Üreticilerimiz ve Girişimcilerimizle Buluşturuyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, Mali Destek Programı çalışmaları ile ilgili açıklama yaptı….

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“2025 Mali Destek Programları kapsamında, Başbakanlık ve YAGA koordinasyonunda yürütülen çalışmalarımızı tamamlamış durumdayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile yürüttüğümüz Mali Destek Programı çalışmaları ışığında;

➤ Sanayiye 40 milyon TL
➤ Girişimciliğe 40 milyon TL
➤ Turizme 40 milyon TL
➤ Tarıma 30 milyon TL

Toplamda 150 milyon TL’lik güçlü bir kalkınma paketini hayata geçiriyoruz.

Bu destekler;
• Mikro işletmeden orta ve büyük ölçekli işletmelere kadar geniş bir alanı kapsayacak,
• Tarımda hem hayvancımızı hem çiftçimizi,
• Turizmde hem mevcut hem de yeni kurulacak butik otelleri,
• Girişimcilikte bilişimden ihracata tüm yenilikçi projeleri güçlendirecektir.

Sloganımız nettir:

“Üretene Destek, Yatırıma Güç, Geleceğe Umut!”

Başvurular kısa süre içinde ilan edilecektir.
Vatandaşlarımız ve işletmelerimiz tüm süreci Tarım ve Turizm Bakanlıklarımız ile Başbakanlık YAGA üzerinden takip edebilecektir.

Bu büyük kalkınma adımının ülkemize, üreticimize, esnafımıza ve girişimcimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Üstel: “150 Milyon TL’lik Büyük Destek Paketini Üreticilerimiz ve Girişimcilerimizle Buluşturuyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, Mali Destek Programı çalışmaları ile ilgili açıklama yaptı….

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“2025 Mali Destek Programları kapsamında, Başbakanlık ve YAGA koordinasyonunda yürütülen çalışmalarımızı tamamlamış durumdayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile yürüttüğümüz Mali Destek Programı çalışmaları ışığında;

➤ Sanayiye 40 milyon TL
➤ Girişimciliğe 40 milyon TL
➤ Turizme 40 milyon TL
➤ Tarıma 30 milyon TL

Toplamda 150 milyon TL’lik güçlü bir kalkınma paketini hayata geçiriyoruz.

Bu destekler;
• Mikro işletmeden orta ve büyük ölçekli işletmelere kadar geniş bir alanı kapsayacak,
• Tarımda hem hayvancımızı hem çiftçimizi,
• Turizmde hem mevcut hem de yeni kurulacak butik otelleri,
• Girişimcilikte bilişimden ihracata tüm yenilikçi projeleri güçlendirecektir.

Sloganımız nettir:

“Üretene Destek, Yatırıma Güç, Geleceğe Umut!”

Başvurular kısa süre içinde ilan edilecektir.
Vatandaşlarımız ve işletmelerimiz tüm süreci Tarım ve Turizm Bakanlıklarımız ile Başbakanlık YAGA üzerinden takip edebilecektir.

Bu büyük kalkınma adımının ülkemize, üreticimize, esnafımıza ve girişimcimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Gönyeli-Alayköy Belediyesi ile KAÜ, kampüs çevresinde trafik güvenliği için iş birliği başlattı

Gönyeli-Alayköy Belediyesi ile Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ), üniversitenin Alayköy Kampüsü çevresinde trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik ortak çalışma başlatıyor.

KAÜ’den ve Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nden yapılan ortak açıklamaya göre, Lefkoşa-Güzelyurt güzergâhında yer alan kampüs çevresinde araç yoğunluğu, anayola giriş-çıkış noktalarındaki riskler, yönlendirme eksiklikleri ve durak ihtiyacı gibi konuların ele alındığı toplantı üniversitede gerçekleştirildi.

Toplantıya, Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Gönyeli Belediyesi Şehir Planlamacısı Merter Refikoğlu, KAÜ Rektörü Prof. Dr. Gökçe Keçeci ve KAÜ Genel Sekreteri Alp Karaca katıldı.

– Amcaoğlu

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bölgedeki üniversitelerle iş birliğine önem verdiklerini belirterek, gençlerin güvenli, düzenli ve modern bir çevrede eğitim alması için gerekli adımları atmaya hazır olduklarını söyledi.

Bölgedeki üniversitelerin gelişimi ile öğrencilerin güvenliğinin belediyenin öncelikleri arasında olduğunu ifade eden Amcaoğlu, kampüs çevresinde yapılacak düzenlemelerin Karayolları Dairesi ile istişare içinde ve ilgili kurumlarla koordineli şekilde yürütüleceğini kaydetti.

Toplantıda kampüs çevresindeki trafik güvenliği sorunları değerlendirilerek çözüm önerileri masaya yatırıldı. Amcaoğlu, risklerin giderilmesine yönelik çalışmaların en kısa sürede başlatılacağını açıkladı.

– Keçeci

KAÜ Rektörü Gökçe Keçeci ise, kampüs güvenliğini güçlendiren her adımın, öğrencilerin huzurlu ve nitelikli bir eğitim ortamına yapılan stratejik bir yatırım olduğunu söyledi.

Keçeci, bölgesel iş birliklerine önem verdiklerini vurgulayarak, “Öğrencilerimizin geleceğini daha güvenli, daha modern ve daha sürdürülebilir bir kampüs yaşamı üzerine inşa etmeyi hedefliyoruz.” dedi.

LeBron James tarihe geçti

Amerikan Basketbol Ligi’nde (NBA) Los Angeles Lakers, sahasında Utah Jazz’ı 140-126 mağlup etti. Vince Carter’ı geride bırakan LeBron James, NBA’de 23 sezon forma giyen tek oyuncu olarak tarihe geçti.

Sakatlığı sonrası bu sezon ilk kez Lakers 5’inde parkeye çıkan 40 yaşındaki LeBron James, 11 sayı ve 12 asist kaydederken, Luka Doncic 37 sayı ve 10 asistle galibiyetin mimarı oldu.

Vince Carter’ı geride bırakan LeBron James, NBA’de 23 sezon forma giyen tek oyuncu olarak tarihe geçti. James ayrıca ilk yarıda attığı iki üç sayılık atışla Reggie Miller’ı geçti ve NBA tarihinin en çok üç sayılık atış yapan oyuncular sıralamasında altıncı sıraya yerleşti.

Dört kez NBA şampiyonu olan James, çift haneli sayı performans serisini de 1293 maça çıkardı.

James’in NBA’deki ilk maçından 10 gün sonra doğan Keyonte George, Jazz için 34 sayı üretirken, Lauri Markkanen de 31 sayıyla salondan ayrıldı.

Curry, ligin en çok sayı atanlar listesinde Carter’ı geçti

Orlando Magic’in sahasında Golden State Warriors’ı 121-113 mağlup ettiği maçta NBA’in 3 sayı kralı Stephen Curry, en çok sayı üreten oyuncular listesinde Vince Carter’ı geride bırakarak 22. sıraya yükseldi.

Magic karşısında 34 sayı atan Curry, 25 bin 749 sayıyla listede bir basamak daha yukarı çıktı.

Magic’te Desmond Bane 23 sayı ve 5 top çalma, kenardan gelen Anthony Black ise 21 sayılık performans sergiledi. Wendell Carter Jr. 17 sayı, 12 ribauntla “double double” yaptı.

Erdoğan: KKTC’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılıv

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden imarında, inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak, hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın bizim güvenliğimizdir” dedi.

Erdoğan, Filistin, Sudan, Azerbaycan, KKTC, Irak, İran ve Ukrayna’nın güvenliğinin Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 2002’de iktidara geldiklerinde “Kimsenin toprağında gözümüz yok. Kimseye husumetimiz yok, gönül coğrafyamızla tekrar muhabbetle kucaklaşacağız” dediklerini anımsattı.

Erdoğan, “Türkiye’nin yıllar boyunca sırtını döndüğü, unutmaya ve unutturmaya çalışılan o gönül coğrafyamıza biz, tekrar bir tarihi vazife olarak yüzümüzü döndük. Biz, ‘Ülkemizin sınırları içerisinde kalacağız, o sınırları kanımızla canımızla muhafaza edeceğiz ama bizim gönül coğrafyamıza hiç kimse hudut biçemez’ dedik.” ifadelerini kullandı.

Yıllar boyunca hep aynı masalın anlatıldığını, bugün de aynı masalın ısıtılıp ısıtılıp önlerine getirildiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Neymiş efendim ‘Araplar bizi sırtımızdan vurmuş’ hadi oradan. On yıllar boyunca Acem’e, Arap’a, Müslümanlara, tarihi ve coğrafyamıza, gönül coğrafyamıza, dostlarımıza, kardeşlerimize sırtlarını döndüler, sermayeyi bile renklere ayırdılar. Amerika, Avrupa, Rusya, Çin bizim gönül coğrafyamıza yatırım yaparken, oradan yatırım çekerken, içeride bir çete ‘Arap sermayesi, yeşil sermaye, irtica’ diyerek bizi sırtımızdan vurdular. Bu yalanı söyleyerek Türkiye’ye en büyük kötülüğü yaptı, en büyük zararı verdiler. Onlar devasa yolsuzluğun, pisliğin, bataklığın üzerini örtmeye çalışırken, biz pergel gibi bir ayağımız Ankara’da diğeriyle bütün dünyayı, bütün gönül coğrafyamızı karış karış dolaşıyor barışın, huzurun, adaletin mücadelesini veriyoruz.”

Bir taraftan asrın en büyük felaketi 6 Şubat depremlerinin yaralarını sardıklarını, 350 bin konutu inşa edip hak sahiplerine teslim ettiklerini, şehirleri ayağa kaldırdıklarını ve her gün açılışlar yaptıklarını anımsatan Erdoğan, diğer taraftan da Filistin’de mazlumların yanında durduklarını, Ukrayna’da barış için çabaladıklarını, Sudan’da akan kanı durdurmaya çalıştıklarını vurguladı.

Erdoğan, “Tüm dünyanın, bunun yanında Türk dünyasının, İslam aleminin, nerede bir mazlum ve mağdur varsa tüm imkanlarımızla dost ve kardeşlerimizin yanındayız. Bunu yapmazsanız tarihe ihanet etmiş olursunuz. Bunu yapmazsanız ecdadın size yüklediği mirasa haksızlık etmiş olursunuz. Bunu yapmazsanız Türkiye’yi büyütemez, Türkiye Yüzyılı’nı hayata geçiremez, sofradaki ekmeği çoğaltamazsınız.” diye konuştu.

“Suriye’nin güvenliği unutmayın bizim güvenliğimizdir”

Türkiye’nin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliye kucak açtığını hatırlatan Erdoğan, insafı, vicdanı, kalbi olmayan, insanlıktan nasibini almayanların kışkırtmalarına rağmen milletin sabırla misafirlerine sahip çıktığını belirtti.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu CHP değil miydi, ‘Biz gelir gelmez, Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz’ diyen. Ne oldu, böyle bir şeyi yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar, devrim yaptılar. Devrimi Suriyeliler yaptı ama bu aziz millet, o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Ensar ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar. Şam’ın, Halep’in Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden imarında, inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak, hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın bizim güvenliğimizdir.”

Filistin, Sudan, Azerbaycan, KKTC, Irak, İran ve Ukrayna’nın güvenliğinin Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu dile getiren Erdoğan, ufku dar olanların, bu vizyonu asla anlayamayacaklarını söyledi.

Erdoğan, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Kızılay, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Maarif Vakfı, Türk Hava Yolları ve yardım kuruluşlarıyla, iş adamlarıyla, müteahhitlerle bugün dünyanın her yerinde var olduklarını, dünyanın her yerinde varlık gösterdiklerini vurguladı.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Hem elimizi uzatıyor hem el uzatanların elini tutuyoruz. Hem kazanıyoruz hem kazandırıyoruz. Biz başkaları gibi değiliz. Biz, sömürmenin peşinde değiliz. Biz, hiç vermeyip sürekli alanlardan değiliz. Biz, gayriinsani, gayri vicdani hesaplar içinde değiliz. Biz, Selçuklu’nun torunlarıyız, biz Osmanlı’nın torunlarıyız, biz yıkmak için değil gönüller yapmak için oralardayız. Unutmayın biz rahmete, berekete gönülden iman etmiş bir milletiz. Parti olarak böyle bir kadroyuz. Afrika’ya Asya’ya, Latin Amerika’ya hemen yanı başımızdaki mazlum coğrafyalara ulaşmaya çalışırken çalmak, çırpmak, yağmalamak, sömürmek için değil muhabbetle kucaklaşmak için giden insanlarız. Tam 23 yıldır, işte böyle bir imanla, misyonla, anlayışla hareket ediyoruz.

Biz meselelere, gönül gözüyle bakıyoruz. Onun için de Rabb’imiz yolları açıyor, seferi kolaylaştırıyor. Men sabera, zafera. Rabb’imiz rahmetini, bereketini bizlerden esirgemiyor, hamdolsun. Cenabıallah’a sonsuz şükürler olsun. 23 yıl böyle geldik. Gözümüzü ufuktan hiçbir zaman ayırmadık. Kardeşlerimize sahip çıkmaktan hiçbir zaman vazgeçmedik. Bundan sonra da böyle devam edeceğiz. Bu imanla, şuurla, samimiyetle devam ettiğimiz müddetçe inşallah çok daha fazla kapı açılacak, hem Türkiye büyüyecek hem de coğrafyamız huzura, emniyete, selamete kavuşacaktır.”

Erdoğan, kimsenin ne söylediğine bakmadıklarını, ufuklarının çok geniş olduğunu vurgulayarak, “Biz milletle aynı ufka bakıyoruz. Biz milletle aynı gönül coğrafyasında yaşıyoruz. Kimileri burunlarının ucunu dahi göremezken, biz Meclis’in penceresinden baktığımızda yanı başımızdaki Altındağ’ı da Sincan’ı da görüyor. Gazze’yi, Hartum’u, Bakü’yü, Buhara’yı, Şam’ı, Kudüs’ü ve çok daha uzakları görüyoruz.” dedi.

Türkiye Şam’a 13 yıl sonra ilk büyükelçisini atadı

Suriye’de geçen yıl Esad yönetiminin devrilmesinin ardından 12 Aralık’ta açılan Şam Büyükelçiliği’ne 13 yıl sonra ilk kez büyükelçi ataması yapıldı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Resmi Gazete’de yer alan kararıyla Türkiye’nin Şam Büyükelçisi olarak atandı.

Suriye’de iç savaşın başlamasının ardından Başkent Şam’da Ravda Meyda yakınlarındaki Türk Büyükelçiliği, 26 Mart 2012’de faaliyetlerini durdurmuştu.

Geçen yıl büyükelçiliğin açılmasının ardından Türkiye’nin o dönemki Nuakşot (Moritanya) Büyükelçisi Burhan Köroğlu, Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı olarak görevlendirilmişti.

Suriye’nin ikinci büyük şehri Halep’teki başkonsolosluğunda da 13 yıldan sonra diplomatik faaliyetler başlamıştı.

Nuh Yılmaz, Ağustos 2013 – Haziran 2023 arasında Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanlığı’nda görev yaptı. 20 Mayıs 2024’ten itibaren Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak görev aldı.

Endonezya’da Semeru Yanardağı patladı! Alarm seviyesi en yüksek düzeyde

Endonezya’nın Java Adası’nın doğusunda bulunan Semeru Yanardağı’nda patlama meydana gelmesinin ardından verilen alarmın en yüksek seviyeye çıkarıldığı duyuruldu.

Endonezya Volkanoloji ve Jeolojik Afet Azaltma Merkezinden yapılan açıklamada, Semeru Yanardağı’nda meydana gelen patlama nedeniyle lav, gaz, kül ve kayaların dağın eteğinde yaklaşık 7 kilometre ilerlediği belirtildi.

Endonezya’da Semeru Yanardağı’nda patlama meydana geldi

Açıklamada, patlama nedeniyle dün 2. seviyedeki alarm durumunun, en yüksek olan 4. seviyeye çıkarıldığı duyurularak, kül bulutları birçok köyde etkisini gösterse de kimsenin yaralanmadığı ifade edildi.

Java Adası’nın doğusunda Lumajang ve Malang bölgelerinin sınırında yer alan Semeru Yanardağı’nda dün yerel saatle 06.11’de patlama meydana gelmiş, 800 metre yüksekliğe kül püskürmüştü.

Bromo Tengger Semeru Milli Parkı’nın bir parçasını oluşturan Semeru Yanardağı, Java Adası’ndaki en aktif yanardağlardan biri olarak biliniyor.

Aksa, Semerkant’ın elektrik dağıtımını 30 yıllığına üstlendi

Aksa Elektrik, Özbekistan’ın Semerkant vilayetinin elektrik dağıtım işletmesini 30 yıllığına devralarak Orta Asya’da elektrik dağıtım hizmeti verecek ilk Türk şirketi oldu. Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen Kamu-Özel Ortaklıkları Forumu’nda gerçekleştirilen ülkenin ilk elektrik dağıtım hizmeti ihalesinin sonuçları resmi olarak açıklandı ve anlaşma imzalandı.

Kazancı Holding ve Aksa Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, törende yaptığı konuşmada 2020 yılından bu yana enerji üretimi alanında Özbekistan’da faaliyet gösterdiklerini hatırlatarak, şirketin uluslararası alandaki en önemli adımlarından birini attığını söyledi. Kazancı, “Aksa Elektrik’in elde ettiği bu stratejik başarıyla birlikte, Orta Asya’nın tarihi ve kültürel merkezi Semerkant’ın elektrik dağıtım hizmetinden sorumlu olacağız. Globalleşme yolculuğumuzda kritik bir eşik olan bu yatırım hamlemizle operasyonel gücümüzü ülke sınırlarımızın ötesine taşıyoruz” dedi.

Kazancı ayrıca, lisans süresi boyunca toplam 1 milyar dolarlık yatırım yapılacağını vurgulayarak, kesintisiz enerji arzı, modern altyapı oluşturulması ve çevresel sürdürülebilirliğin projelerinin merkezinde yer aldığını ifade etti. Aksa Elektrik’in bölgeye örnek bir dağıtım modeli kazandırmayı hedeflediğini belirtti.

Törenin devamında anlaşma, Aksa Elektrik Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Alper Erbaş ile Özbekistan Bölgesel Elektrik Şebekeleri A.Ş. Dönüşüm, Yatırım, Yenilik, Dijitalleşme ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Birinci Başkan Yardımcısı Gaybullayev Alvar Keldiyorovich tarafından imzalandı.

Bu anlaşmayla Aksa Elektrik, Semerkant vilayetinin elektrik dağıtım faaliyetlerini 30 yıl boyunca yürüterek bölgeye modern, güvenli ve sürdürülebilir enerji altyapısı kazandırmayı hedefliyor.

Rum Yönetimi, Fidan’ı Gymnich’e davet edecek

Rum yönetiminin, AB dönem başkanlığı sırasında Lefkoşa’nın Rum kesiminde düzenlenecek gayriresmi Dış Konular Konseyi, Gymnich toplantısına Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı davet etmeyi amaçladığı bildirildi.

Fileleftheros’un haberine göre, Rum Sözcü Konstantinos Letimbiotis gazetecileri bilgilendirme toplantısında, Fidan’ın Gymnich’e davet edilmesi konusunun Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Almanya Başbakanı Şansölye Friedrich Merz’le Berlin’deki görüşmesi sırasında ele alındığını hatırlattı.

Merz’in Rum yönetiminin böyle bir hareketini destekler göründüğü ve Fidan’ın, AB’nin bir organizasyonu söz konusu olduğundan, Rum yönetiminin davetini reddetmesine bir neden olmadığı kanaatinde olduğu kaydedilen haberde, Almanya’nın ve şahsen Merz’in, Türkiye ile AB arasındaki iyi ilişkilerin yeniden canlandığını görmek istediği belirtildi.

Letimbiotis, Türkiye’nin Avrupa sürecinde önceliklediği bazı konular olduğunu ve “ilerleme olması için Rum yönetimiyle ilgili mukabil eylem ve inisiyatifler alması gerektiğini” iddia etti.

Merz’in, Rum yönetiminin Türkiye’nin Avrupa sürecine yönelik yaklaşımında bir katma değer gördüğüne de işaret eden Letimbiotis, “özellikle Johannes Hahn’ın AB’nin siyasi temsilcisi atanmasından sonra AB’nin sunduğu bu araçları değerlendirebilmenin anahtarının Türkiye’nin elinde olduğunu” da savundu.

Letimbiotis, Almanya’nın nasıl bir rol oynayabileceğine değinmekten kaçındı ancak Almanya ve Türkiye arasında devam eden ikili ilişkileri hatırlatarak, Almanya’nın “TC-AB ve Kıbrıs sorununa tabi bu parametrelerin aktifleştirilmesi aracılığıyla katkıda bulunabileceğini” söyledi.

Haberde, Rum yönetiminin Türk iş adamlarına vize serbestisi karşılığında bir Türk limanının Rum bandıralı gemilere açılmasının tartışmaya açılmasını önerdiği ve bunu “karşılıklı çıkar hareketi” olarak nitelediği kaydedildi.

Letimbiotis “biz AB’ye yakın, Avrupa müktesebatına, ilke ve değerlerine olabildiğince uyumlu bir Türkiye istiyoruz. Türkiye’nin Kıbrıs sorunundaki tavrının bu ilke ve değerlerden ayrı bir başlık olarak görülmesi söz konusu değildir.” ifadesini kullandı.

Haravgi haberi “Letimbiotis: Türkiye Kıbrıs Sorununu Türkiye-Avrupa İlişkilerine Bağlasın” başlığıyla aktardı.

Gazeteye göre Rum sözcü “Türkiye’nin Avrupa süreci ve Kıbrıs sorununda ilerleme kaydedilmesi arasında sıkı bir bağ olduğunu” iddia ederek “AB’nin kendisine sunduğu fırsatları değerlendirme anahtarı Türkiye’nin elindedir.” dediğini aktardı.

Avrupa Konseyi’nin Nisan 2024 kararlarında “açık ve geri dönüşü olmayan şekilde Türkiye-Avrupa ilişkilerini Kıbrıs sorununda muadil ilerlemeye bağlamakta olduğunu” da öne süren Letimbiotis, Merz’in de bu yaklaşımı “karşılıklı çıkar” olarak görüp selamladığını söyledi.

Başbakanlık Deprem Komitesi Başkanı Güçlüsoy toplantıda alınan kararları açıkladı

Başbakanlık Deprem Komitesi Başkanı Durali Güçlüsoy, Lefke İstiklal İlkokulu’nun İngiliz döneminden kalan bir okul olduğu için Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından özellikli projeler sınıfına alındığını belirterek, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun talep ettiği ek bazı noktaların hazırlanarak Kurul’a sunulmasının ardından ihale sürecinin başlatılması kararı alındığını açıkladı.

 Başbakanlık Deprem Komitesi bugün toplanarak Lefke Gazi Lisesi ve Lefke İstiklal İlkokulu’nda güçlendirme çalışmalarıyla ilgili süreci değerlendirdi.

 Komite Başkanı Durali Güçlüsoy, toplantı sonrası BRT’ye yaptığı açıklamada, söz konusu okullarda bürokratik sorunlardan dolayı çalışmaların başlatılamadığını belirtti.

 -Deprem Komitesi’nde alınan kararlar…

 Başbakanlık Deprem Komitesi Başkanı Durali Güçlüsoy, bugün gerçekleştirilen toplantıda alınan kararları açıkladı.

Lefke İstiklal İlkokulu’nun İngiliz döneminden kalan bir okul olduğu için Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından özellikli projeler sınıfına alındığını belirten Güçlüsoy, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun talep ettiği ek bazı noktaların hazırlanarak Kurul’a sunulmasının ardından ihale sürecinin başlatılması kararı alındığını açıkladı.

Toplantıda ayrıca Lefke İstiklal İlkokulu’nda güvenli alan yaratılması kararı alındığını da kaydeden Güçlüsoy, Lefke Gazi Lisesi ile ilgili olarak ise pazartesi gününe kadar okulda daha güvenli bir alan yaratmak için gerekli çalışmaların yapılmasını ve pazartesi günü itibariyle eğitimin devam etmesi kararını ürettiklerini söyledi.Lefke Gazi Lisesi’nde farklı birimlerin de çalışacağı farklı bir proje yapılması kararı alındığını belirten Güçlüsoy, salı günü öğleden sonra yapılacak toplantıda kendilerine verilecek bilgilerin ardından ikinci adımın ne olacağına ilişkin karar vereceklerini ifade etti.

Milli Eğitim Bakanlığı, İskele’de iki okul otobüsünün karıştığı kazaya ilişkin açıklama yaptı

Milli Eğitim Bakanlığı, İskele Belediyesi önünde bu sabah iki okul otobüsünün karıştığı trafik kazasında öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğunu açıkladı.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun kazanın hemen ardından İskele Sağlık Merkezi’ne giderek öğrencilerin durumu hakkında bilgi aldığı ve öğrencilere, ailelerine ile refakatçiye geçmiş olsun dileklerini ilettiği belirtildi.

Bakanlık açıklamasında, Polis Basın Subaylığı’nın bilgilerine dayanılarak kazanın, Serap Aydın yönetimindeki TPD 485 plakalı otobüsün doğu istikametine doğru dikkatsiz şekilde seyrederken kavşakta durmayıp anayola giriş yapması ve bu sırada kuzey istikametine seyreden Halil Aksan yönetimindeki TVK 207 plakalı otobüsün geçiş yolunu tıkaması sonucu meydana geldiği aktarıldı. 

İki otobüste toplam 20 öğrencinin bulunduğu belirtilen açıklamada, kazanın ardından 10 öğrencinin kontrol amacıyla İskele Sağlık Merkezi’ne kaldırıldığı ve burada yapılan ilk müdahalelerin ardından taburcu edildiği bildirildi. Üç öğrencinin ek tetkikler için Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne sevk edildiği, kısa süreli müşahedenin ardından bu öğrencilerin de taburcu edildiği ifade edildi.

Kazada herhangi bir öğrencinin yara almamasının en büyük teselli olduğu belirtilen açıklamada, kazada sağ el bileği kırılan otobüs refakatçisi Erken Erkıran’ın tedavisinin ardından taburcu edildiği kaydedildi.

Bakü’de, Türk Devletleri Kızılay Ağı toplantısı yapıldı

Azerbaycan’da, Türk Devletleri Teşkilatına (TDT) üye devletlerin Kızılay kurumlarının oluşturduğu Türk Devletleri Kızılay Ağının toplantısı yapıldı.

Bakü’de Azerbaycan Kızılay Başkanı Novruz Aslanov’un ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Samir Şerifov, Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Kırgızistan Kızılay Başkanı Çingiz Cakıpov, Kazakistan Kızılay Başkanı Erkebek Argınbayev, Türkmenistan Kızılay Başkanı Maral Acilova, Kıbrıs Türk Kızılay’ı Başkanı Sezai Sezen, Özbekistan Kızılay yetkilisi Zafarcon Rahmanov ve TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev katıldı.

Toplantıda, 2025 yılında hayata geçirilen ortak faaliyetler hakkında istişarelerde bulunuldu, olası işbirlikleri değerlendirildi.

Türk coğrafyasındaki insani yardım ve kalkınma alanlarındaki ortak önceliklerin ele alındığı toplantıda, 2026 yılı stratejik hedeflerinin belirlenmesine yönelik görüş alışverişi yapıldı.

Toplantı sonunda, Türk Devletleri Kızılay Ağı dönem başkanlığının Azerbaycan’a geçmesine karar verildi ve bildiri imzalandı.

Bildiriye göre, üye ülkelerin ilgili kuruluşları arasında karşılıklı işbirliği ve insani dayanışma teyit edildi.

Kuruluşlar, bilgi ve tecrübe paylaşımını genişletecek, ortak insani projeler hayata geçirecek, afet ve acil durumlara koordineli müdahale kapasitesini artıracak ve aralarındaki dayanışmayı pekiştirecek.

– Türk Devletleri Kızılay Ağı

TDT üyesi ülkelerin Kızılay derneklerini bir araya getiren bölgesel bir insani yardım platformu olan Türk Devletleri Kızılay Ağı, 10 Ekim 2024’te Bişkek’te kuruldu.

Türk dünyasında ortak insani müdahaleyi güçlendirmeyi, bölgesel dayanışmayı artırmayı ve ulusal dernekler arasında işbirliğini derinleştirmeyi amaçlayan Türk Devletleri Kızılay Ağı’nın sekretaryası, Türk Kızılay bünyesinde Ankara’da faaliyet gösteriyor.

ABD, Suudi Arabistan’a F-35 satacak

 Trump, Suudi Arabistan’ın ABD’ye 600 milyar dolar yatırım yapma sözünü hatırlatarak Prens Selman’ın bu rakamı 1 trilyon dolara çıkarma vaadinin ardından, “Çok memnuniyet duyduk. Bu, harika bir şey.” dedi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı Beyaz Saray’da ağırlayan ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’a F-35 satacaklarını ve bundan İsrail’in de mutlu olacağını söyledi.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray’da kapsamlı bir tören düzenlediği Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı kapıda karşılarken ikili, Oval Ofis’e geçmeden önce Beyaz Saray’ın bahçesinde kısa süre sohbet etti.

Yaklaşık 7 yıllık bir aranın ardından Muhammed bin Selman’ı ilk kez Beyaz Saray’da ağırlayan Trump, Suudi Arabistan ile harika ilişkilere sahip olduklarını ve Muhammed bin Selman’ın “çok yakın dostu” olduğunu vurguladı.

Trump, “Bugün Oval Ofis’te son derece saygın bir adam var, uzun zamandır arkadaşım, çok iyi bir dostum. Yaptığı işlerden dolayı çok gurur duyuyorum. İnsan hakları ve diğer her konuda yaptığı şeyler inanılmaz.” şeklinde konuştu.

“İran’ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırarak” iyi bir iş çıkardıklarını savunan Trump, bu durumdan Riyad’ın memnun olduğunu sözlerine ekledi. Trump ayrıca, İran’ın da ABD ile aslında anlaşmak istediğini savundu.

Trump, Suudi Arabistan’ın ABD’ye 600 milyar dolar yatırım yapma sözünü hatırlatarak Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın bu rakamı 1 trilyon dolara çıkarma vaadinin ardından, “Çok memnuniyet duyduk. Bu, harika bir şey.” değerlendirmesini yaptı.


– Suudi Arabistan’a F-35 satılması


ABD Başkanı, Suudi Arabistan’a F-35 savaş uçakları satmaya hazır olduklarını ve bu uçakların, İsrail’in sahip olduğu F-35’lerle aynı seviyede olması gerektiğini söyledi.

Hem İsrail’in hem de Suudi Arabistan’ın “ABD’nin büyük müttefikleri” olduğunu söyleyen Trump, Muhammed bin Selman’a dönerek, “Onların (İsrail’in), sizin daha düşük kalibreli uçaklar almanızı istediğini biliyorum. Ancak bunun sizi çok mutlu edeceğini sanmıyorum. Bana kalırsa, ikisi de en üst düzeyde donanıma sahip (F-35 uçakları) olmaları gereken bir seviyedeler.” diye konuştu.

Trump, “İsrail, Suudi Arabistan’a F-35 satılmasını ‘normalleşme’ sürecine bağlamak istiyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna “İsrail, bu durumun farkında. İsrail bundan dolayı çok mutlu olacak.” şeklinde karşılık verdi.

– Suudi Arabistan’ın Abraham Anlaşmaları’na katılma durumu

Trump, Veliaht Prens ile yaptıkları görüşmede, Abraham Anlaşmaları ile ilgili süreci de ele aldıklarını vurguladı, ancak Riyad’ın anlaşmaya katılımına ilişkin net ifadeler kullanmaktan kaçındı.

Trump, “Taahhüt’ kelimesini kullanmak istemiyorum ancak Abraham Anlaşmaları hakkında çok iyi bir görüşme yaptık. (Filistin konusunda) İki devletli çözüm gibi birçok konuyu konuştuk. Kısa bir süre içinde bu konuyu daha ayrıntılı olarak tartışacağız. Ancak Abraham Anlaşmaları’na karşı çok olumlu bir tavrınız olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

– Suriye’ye yaptırımların kaldırılmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MBS’ye övgü

ABD Başkanı Trump, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın, Suriye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılmasında çok önemli rol oynadıklarına işaret ederek, iki ülkenin liderlerine vurgu yaptı.

Suriye konusunda büyük ilerleme kaydedildiğini anlatan Trump, şu ifadeleri kullandı:

“Bu konuda Veliaht Prens beni aradı ve ‘Suriye’ye uygulanan yaptırımları kaldıracak mıyım?’ diye özellikle sordu çünkü Suriye’nin başarılı olmasını istiyor. Bildiğiniz gibi, Suriye lideri de kısa süre önce buradaydı. Harika bir toplantı yaptık, o güçlü bir adam ve bu süreci yürütmek için güçlü birine ihtiyaç var. Bence Suriye muazzam bir ilerleme kaydetti. Ayrıca Türkiye Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan da beni özellikle aradı. Dedi ki, ‘Biliyorsunuz, yaptırımları kaldırmazsanız Suriye’nin şansı olmaz. Kaldırırsanız çok iyi bir şansı olur.’ Ben de yaptırımları kaldırdım ve şu ana kadar sonuçlar oldukça iyi.”

– Suudi Arabistan, Gazze’nin yeniden inşasına katkı yapacak

ABD Başkanı, bir soru üzerine, Riyad yönetiminin, Gazze’nin yeniden inşasına epey katkı yapacağına inandığını vurgulayarak, “Bu konuyu konuşuyoruz. Bu, onun (Muhammed bin Selman) için çok önemli bir konu.” yorumunu yaptı.

Trump, Gazze’de Uluslararası İstikrar Gücü’nün ne şekilde ve ne zaman görev yapmaya başlayacağı ve bunun Filistinlilerin egemenliğini ihlal edip etmeyeceği yönündeki soruya ise “Filistinlilerle iyi anlaşıyoruz ve Filistin yönetimini tanıyoruz.” şeklinde kısa bir cevap verdi.

ABD Başkanı, ABD istihbaratının, Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinden Muhammed bin Selman’ın sorumlu olduğu sonucuna vardığına ilişkin soruya “Olaylar olur, ancak kendisi bunun hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Bu konuyu artık burada bırakabiliriz.” yanıtını verdi.

Başkan Trump, ABD ile Suudi Arabistan arasında sivil nükleer anlaşmaya kapı aralayarak, bu konudaki görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.

Trump, bu anlaşmanın ne zaman yapılacağına ilişkin soru üzerine “Bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum. Ancak şu an acil değil.” dedi.

Erdoğan: Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizi yarım asırlık prangadan kurtaracağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizi yarım asırlık prangadan, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.

Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen kargo uçağında şehit olan 20 asker ve yangın söndürme uçağı pilotunun geçen hafta dualar ve gözyaşları ile hakka uğurlandığını anımsatan Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına sabır ve başsağlığı diledi.

Uçağın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemelerin titizlikle ve çok yönlü yapıldığını ifade eden Erdoğan, uzman ekiplerin değerlendirmeleri neticesinde ulaşılan bilgileri Milli Savunma Bakanlığının kamuoyuyla paylaşacağını belirtti.

Erdoğan, “8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk 4 gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturma da büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde 11 canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kastı olan kim varsa, bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır.” diye konuştu.

Son grup toplantısından bu yana Türkiye İstatistik Kurumunun ekonomiye dair bazı önemli veriler açıkladığını dile getiren Erdoğan, 2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranının yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleştiğini, aynı dönemde iş gücünün 35 milyon 568 bine, istihdamın da 32 milyon 558 bine yükseldiğini söyledi. Erdoğan, 29 aydır işsizlik oranının tek hanede seyrettiğini vurguladı.

Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina edilen ekonomi programının neticelerini aldıklarına işaret eden Erdoğan, turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kırılacağını kaydetti.

Erdoğan, “İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı artırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık.” dedi.

“Önümüzdeki dönemde reel sektörümüzle istişarelerimizi yoğunlaştıracağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılı Ekim ayında ihracatın yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyledi.

“Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı” ifadesini kullanan Erdoğan, yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatının 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlasının ise 48,8 milyar doları bulduğuna işaret etti.

Erdoğan, 2024’te 379 milyar dolar olan mal ve hizmetler ihracatını 2025 yılı sonunda 390 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini, eylül ayı itibarıyla bu seviyenin aşılmış olduğunu tahmin ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Milletçe hepimizi sevindiren bu gelişmelerin hayırlı olmasını diliyorum. Eylül ayı itibarıyla bu değerlendirmeler bu şekilde devam ederken Türk ekonomisinin akıncı beyleri olan ihracatçılarımızı inşallah her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde başta sanayicilerimiz ve KOBİ’lerimiz olmak üzere reel sektörümüzle istişarelerimizi yoğunlaştıracağız. İş dünyamızın, esnafımızın, tüccarımızın, üreticimizin sesine daha fazla kulak verecek ekonominin kalbi olan bu kesimlerle daha sık bir araya geleceğiz.

Bu başarıları, bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara ve gümrük tarifeleri üzerinden yürüyen ticaret savaşlarına rağmen elde ettiğimizi de özellikle hatırlatmak istiyorum. Bir kez daha ihracatçı kuruluşlarımızı, iş insanlarımızı, işçilerimizi, ilgili bakanlarımız ve bürokratlarımızı emeklerinden ötürü kutluyor, ülkem ve milletim adına kendilerine şükranlarımı sunuyorum.”

“Milletimize hep şunu söylüyoruz, ‘Biz laf üretmeyeceğiz, sadece iş ve eser üreteceğiz’ diyoruz. Allah’a hamdolsun, bu sözümüzün de daima arkasında duruyoruz” diyen Erdoğan, Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini, konutların yüzde 78’inin tamamlandığını söyledi.

Depremzedeleri yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçinin 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalıştığını belirten Erdoğan, bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanların gayet iyi bildiğini vurguladı.

Çin: Japonya, Güvenlik Konseyinde daimi koltuk sahibi olmaya layık değil

Çin, Japonya’nın, Başbakan Takaiçi Sanae’nin Tayvan’a ilişkin, iki ülke arasında gerilime yol açan sözleri nedeniyle, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinde daimi üye olabilecek nitelikte olmadığını savundu.

Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong, BM Genel Kurulunda Güvenlik Konseyi reformu konusunda düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Japon Başbakan’ın sözlerini eleştirdi.

Takaiçi’nin sözlerinin, Çin’in iç işlerine müdahale olduğu, “tek Çin” ilkesini ve iki ülke arasında ilişkileri kuran siyasi belgelerin ruhunu ihlal ettiğini savunan Daimi Temsilci Fu, “Bu sözler, uluslararası adalete, savaş sonrası uluslararası düzene ve uluslararası ilişkilerin temel normlarına hakarettir.” ifadesini kullandı.

Japonya’nın bu tutumla barış kalkınmadan açıkça uzaklaştığına işaret eden Fu, “Böylesi bir ülke, Güvenlik Konseyinde daimi koltuk sahibi olmaya layık değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Takaiçi’nin Tayvan’a ilişkin sözleri

Japonya Başbakanı Takaiçi’nin 7 Kasım’da Japon parlamentosu Diet’teki oturumda, Tayvan Boğazı’na yönelik bir müdahaleyi “ülkesinin varlığını tehdit eden durum” olarak göreceğine ve askeri güç kullanabileceğine ilişkin sözleri, bölgeyi topraklarının parçası gören Çin’in tepkisine yol açmıştı.

2015 tarihli Ulusal Güvenlik Yasası’nda “ülkenin varlığını tehdit eden durum”, müttefiklere yönelen fakat Japonya’ya da varoluşsal tehdit oluşturan saldırganlığa işaret ediyor. Ülke, bu durumda “öz savunma güçleri” olarak adlandırılan silahlı kuvvetlerini görevlendirebiliyor.

Takaiçi’nin sözleriyle ilk kez bir Japon Başbakanı, Tayvan’ın işgali halinde Japonya’nın askeri olarak dahil olacağına ilişkin açık beyanda bulunarak, ülkenin bu konuda benimsediği “stratejik belirsizlik” politikasından farklı bir tavır sergilemişti.

Japon Başbakan, tepkiler üzerine Tayvan’a ilişkin sözlerinin varsayımsal olduğunu, gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını belirtmiş ancak sözlerini geri almayı reddetmişti.

Pekin yönetimi, başta Takaiçi’den sözlerini geri almasını istemiş, Başbakan bunu reddedince Japonya’nın Pekin Büyükelçisi Kenji Kanasugi’yi, konuyla ilgili Çin Dışişleri Bakanlığına çağırarak Tokyo yönetimine protesto notası vermişti.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI OĞUZHAN HASİPOĞLU, ANITKABİR’İ ZİYARET ETTİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, resmi temaslar için bulunduğu Ankara’da Anıtkabir’i ziyaret etti. Atatürk’ün mozolesine çelenk koyan Hasipoğlu, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak Kıbrıs Türk halkının Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılığını vurguladı.

Ankara temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı olan Anıtkabir’i ziyaret eden Hasipoğlu, heyeti ile birlikte Aslanlı yoldan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine çelenk koydu, saygı duruşunda bulundu. Bakan Hasipoğlu, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’nde Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.

Hasipoğlu , deftere şunları yazdı:

‘‘Aziz Atatürk,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak, Kıbrıs Türk halkı adına derin bir saygı, minnet ve gurur duygusuyla huzurunuzdayım.
Siz, Türk milletine bağımsızlık yolunu açan, egemenliği millete emanet eden büyük bir lider olarak, bugün bizlere hâlâ yol göstermeye devam ediyorsunuz. Kıbrıs Türk halkı, varoluş mücadelesi boyunca sizin ilke ve inkılaplarınızdan güç almış, bu topraklarda özgür ve onurlu bir yaşamı savunmuştur.
Kıbrıs Türk halkı, varlığını sürdürdüğü her dönemde, sizin “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkenizden güç almış, milli mücadelemizi bu inançla yürütmüştür.
Bugün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz desteğiyle, aynı hedeflere, aynı değerlere ve aynı ideallere bağlıyız. Kıbrıs Türkü, geçmişte olduğu gibi bugün de kaderini Türkiye Cumhuriyeti ile bir görmektedir. Aramızdaki bağ sadece tarihi değil; gönülden, ruhtan ve kardeşlikten doğan yaşamsal bir bağdır.
Fikirleriniz, ilke ve devrimleriniz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sonsuza dek yaşamaya devam edecektir.
Ruhunuz şad olsun ATAM’’
Oğuzhan Hasipoğlu
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

”Taraftarın tutkusu inanılmaz”

Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, Bild’e açıklamalarda bulundu. İtalyan teknik adam, ”Fenerbahçe’nin büyüklüğü insanı hemen içine çekiyor. Taraftarın tutkusu inanılmaz. Bu kulüpte teknik direktör olmak büyük bir sorumluluk.” dedi.

Fenerbahçe’de başarılı bir grafik sergileyen teknik direktör Tedesco, Alman basınından Bild’e konuştu.

”Fenerbahçe’ye geldiğimde kulübü tanımam gerekiyordu. Bu yüzden ilk beş haftayı tamamen tesislerde geçirdim.” diyen Tedesco, ”Sabah 7’den gece yarısına kadar sürekli işin içindeydim. İstanbul’da trafik çok zor. Antrenman sahasına zamanında gidebilmek için kulübün yanındaki küçük bir evde kaldım.” dedi.

”Taraftarın tutkusu inanılmaz”

”Fenerbahçe’nin büyüklüğü insanı hemen içine çekiyor. Taraftarın tutkusu inanılmaz. Bu kulüpte teknik direktör olmak büyük bir sorumluluk. Herkes başarı istiyor. Baskıyı seviyorum. Benim için bu enerji verici bir şey.”

Neden Fenerbahçe?

”Fenerbahçe taraftarı her şeyi hisseder. Bu yoğun duygu bana iyi geliyor. Büyük kulüplerden gelen ilgi vardı ama Fenerbahçe’nin projesi beni etkiledi.”

''Taraftarın tutkusu inanılmaz''

”Kupalar kazanmak istiyorum ama takıntılı değilim”

”Evet, insanlar sokakta “Artık şampiyon olmak istiyoruz” diyor. Bu baskı doğal. Böyle kulüplerde beklenti her zaman en üst seviyededir. Kupalar kazanmak istiyorum ama takıntılı değilim. Pokal zaferini Leipzig’de yaşadım, özel bir duyguydu.”

İtalyan teknik adam, Jose Mourinho ile ilgili ”Mourinho’ya büyük saygım var. Ama ben farklı bir stilim. Daha sakin, daha içe dönük bir iletişimim var. Kavgayla değil, güven ilişkisiyle çalışmayı tercih ederim.” sözlerini kullandı.

Tedesco, Galatasaray forması giyen Alman futbolcu Leroy Sane ile ilgili ”Önceliğim kendi takımım. Rakipleri elbette takip ediyorum ama odak noktam Fenerbahçe’nin başarısı.” yorumunu yaptı.

40 yaşındaki teknik adam, ”Fenerbahçe taraftarı her şeyi hisseder. İyi günde de kötü günde de yanımızdalar. Onların enerjisi takımı ileri taşıyor.” sözlerini kullandı.

İskoçya 28 yıl sonra Dünya Kupası’nda

İskoçya Milli Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası Elemeleri C Grubu’nun 6. ve son maçında konuk ettiği Danimarka’yı 4-2 mağlup ederek grubunu lider tamamladı ve 28 yıl aradan sonra Dünya Kupası’na gitmeye hak kazandı.

İskoçya, 11 Haziran – 19 Temmuz 2026 tarihleri arasında ABD, Kanada ve Meksika ortaklığında düzenlenecek 2026 Dünya Kupası elemelerinde yer aldığı C Grubu son hafta maçında Danimarka’yı 4-2 mağlup etti.

Sahasında oynadığı karşılaşmanın 3. dakikasında Scott McTominay ile öne geçen İskoçlar ilk yarıyı 1-0’lık üstünlükle tamamladı. Danimarka, 57. dakikada Rasmus Hojlund’un penaltı golüyle skoru eşitledi ancak 61. dakikada Rasmus Kristensen’in ikinci sarı karttan kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı.

İskoçya, 78. dakikada Lawrence Shankland ile yeniden öne geçerken Danimarka 81. dakikada Patrick Dorgu’nun golüyle skoru tekrar 2-2 yaptı. 10 kişi kalan rakibi karşısında oyunun kontrolünü elinde tutan İskoçlar, 90+3. dakikada Kieran Tierney ve 90+8. dakikada Kenny McLean’in golleriyle mücadeleden 4-2 galip ayrıldı.

Bu sonuçla İskoçya, 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyetle topladığı 13 puanla Danimarka’nın 2 puan önünde grubu lider bitirdi ve 1998’den sonra ilk kez Dünya Kupası bileti aldı. Danimarka ise 2026 Dünya Kupası’na katılmak için mart ayında iki aşamalı play-off oynayacak.

Millilerin muhtemel rakipleri

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda mücadele etmek için play-off oynayacak. Millerin play-off’taki muhtemel rakipleri İsveç, Romanya, Kuzey İrlanda ya da Kuzey Makedonya oldu.

2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu 6. ve son maçında A Milli Futbol Takımı deplasmanda karşılaştığı İspanya ile 2-2 berabere kaldı. Milliler, bu sonuçla grubu 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet sonucunda topladığı 13 puanla ikinci sırada tamamladı.

Ay-yıldızlılar, Dünya Kupası’na katılmak için Mart 2026’da play-off oynayacak. Avrupa elemelerinde gidecek son 4 ülkenin belirleyeceği play-off’larda eleme turundaki 12 grup ikincisi ile UEFA Uluslar Ligi’nden gelecek 4 takımın katılımıyla toplam 16 takım yer alacak.

A Milliler, 1. torbada yer alacağı play-off turunun ilk ayağında 4. torbadan gelen ülkeyle evinde karşılaşacak. Bu turu geçen ekip, bir sonraki turda da 2. ve 3. torbadaki takımların eşleşmelerindeki galibiyle oynayacak.

Play-off kura çekimi, 20 Kasım Perşembe günü İsviçre’nin Zürih şehrinde bulunan FIFA merkezinde gerçekleştirilecek.

A Milli Futbol Takımı’nın, play-off turundaki 4 muhtemel rakibi ise 4. torbada yer alan İsveç, Romanya, Kuzey İrlanda ya da Kuzey Makedonya oldu.

Play-off oynayacak ülkeler

2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde play-off’lara kalan ülkeler belli oldu.

Eleme gruplarında oynanan maçların ardından 12 grup ikincisi ile Uluslar Ligi’nden gelen (eleme gruplarında ilk ikiye giremeyen) 4 takım, play-off oynamaya hak kazandı.

Gruplarını ikinci sırada bitiren Slovakya, Kosova, Danimarka, Ukrayna, Türkiye, İrlanda Cumhuriyeti, Polonya, Bosna Hersek, İtalya, Galler, Arnavutluk ve Çekya, Dünya Kupası bileti için play-off oynayacak

Uluslar Ligi’nden gelen Kuzey İrlanda, İsveç, Romanya ve Kuzey Makedonya da play-off aşamasına adını yazdıran diğer takımlar oldu.

Gruplarını lider tamamlayan Almanya, İsviçre, İskoçya, Fransa, İspanya, Portekiz, Hollanda, Avusturya, Norveç, Belçika, İngiltere ve Hırvatistan ise turnuvaya direkt olarak katılacak.

Play-off etabında 12 grup ikincisi ile UEFA Uluslar Ligi’nden en iyi grup liderleri karşı karşıya gelecek.

Tek maç eleme usulüne göre oynanacak maçlar sonunda 2 turu (yarı final ve final) geçen takımlar, 2026 Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanacak.

Yarı finaller 26 Mart, finaller ise 31 Mart’ta oynanacak ve 2026 Dünya Kupası’na gidecek son 4 Avrupa ekibi belli olacak.

Yarı finalde 1. ve 2. torbada yer alan takımlar, maçlarını evlerinde oynayacak. Final maçının ev sahibi ise kura çekimi ile belirlenecek.

Kura çekimi 20 Kasım Perşembe günü TSİ 15.00’te Zürih’te yapılacak.

Kura çekimi öncesinde torbalar şöyle oluştu:

1. Torba: İtalya, Danimarka, Türkiye, Ukrayna

2. Torba: Polonya, Galler, Çekya, Slovakya

3. Torba: İrlanda Cumhuriyeti, Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova

4. Torba: İsveç, Romanya, Kuzey Makedonya, Kuzey İrlanda

Düşen Askeri Uçağın Enkazı Tırlarla Türkiye’ye Götürüldü

Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 tipi askeri kargo uçağının enkazının büyük bölümü, oluşturulan özel ekip tarafından tırlarla Türkiye Cumhuriyeti’ne götürüldü.

Olayın hemen ardından oluşturulan ve bölgeye gönderilen “kaza kırım ekibi” çalışmalarına devam ediyor. Bölgede yapılan detaylı çalışmaların ardından enkaz parçaları büyük bir hassasiyetle tırlara yüklendi. C-130 tipi askeri kargo uçağı enkazının büyük bölümü, oluşturulan özel ekip tarafından tırlarla yurda getirildi.

Enkaz parçalarının Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğüne bağlı Kayseri’deki 2. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde inceleneceği belirtildi.

Bu arada uçağın karakutusunun çözümlenmesine de başlandı. Uçak enkazındaki incelemelerin tamamlanması ve karakutunun çözümlenmesinin ardından olayın kesin nedeninin açıklığa kavuşması bekleniyor. Kaza kırım ekibi ise olay yerindeki incelemelerini hafta sonuna kadar sürdürecek.

Azerbaycan’ın 8 Kasım Zafer Günü kapsamında uçuş yapan F-16’ların bakım ekibini Türkiye’ye getirmek amacıyla Azerbaycan’dan havalanan ve uçuş ekibi ile birlikte 20 personelin bulunduğu C-130 tipi askeri kargo uçağı 11 Kasım’da Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşmüş, 20 asker şehit olmuştu.

Öte yandan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer. Ön bulgulara göre kesin olmamakla birlikte ilk kuyruk kopuyor. Daha sonra da 3’e bölünüyor. Bunlar karakutudan çıkacak. Karakutu şu an TUSAŞ tarafından inceleniyor.” ifadesini kullanmıştı.

Japonya’da büyük yangın: 170’ten fazla bina hasar gördü

Japonya’nın Oita eyaletinde liman yakınındaki yerleşim bölgesinde çıkan yangında 170’ten fazla bina hasar gördü ve 1 kişi kayboldu.

Kyodo News’un haberine göre, Saganoseki bölgesinde bulunan limanın yakınlarında çıkan yangın nedeniyle 180’den fazla kişi tahliye edildi.

Yetkililer, 49 bin metrekarelik alanı etkileyen yangında 170 binanın hasar gördüğünü ve alevlerin ormanlık alana sıçradığını belirtti.

Ayrıca 70 yaşlarında bir kişi kayboldu.

Yaklaşık 12 saat boyunca alevlerle mücadele eden itfaiye ekiplerinin yangına müdahalesinin sürdüğü duyuruldu.

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, yerel yönetimlerle işbirliği içinde azami desteği sağlayacaklarını duyurdu.

Bafra Halk Plajı Tanıtım ve Teşekkür Buluşması Düzenlendi

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi tarafından organize edilen “Bafra Halk Plajı Tanıtım ve Teşekkür Buluşması”, 18 Kasım 2025 Salı akşamı Bafra Bostan Beach Restaurant’ta gerçekleştirildi. Etkinliğe İskele Kaymakamı Ertuğrul Toroslu, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum örgütü temsilcileri, geçmiş dönem belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı.

Tarihsel Sürece İlişkin Sunum Yapıldı
Programda, Belediye Müdürü Eyyup Adalıer ve Fikret Şendil tarafından Bafra Halk Plajı’nın yaklaşık 50 yıllık gelişim sürecini içeren bir sunum yapıldı. Sunumda:
•1975 sonrası gönüllü halk çalışmalarının başlaması,
•1998’de alanın dönemin Belediye Başkanı Mehmet Ziya Tolgan döneminde belediyeye tahsisi,
•2004–2006 dönemindeki yetki iptali ve bu süreçte kurulan Mehmetçik–Pamuklu ve Yöresini Kalkındırma Komitesi’nin faaliyetleri,
•2008’de bölgenin yeniden Mehmetçik Belediyesi’ne devri,
•2011 Belediye Meclisi kararıyla alanın kamusal kullanım amacıyla korunmasının kabul edilmesi
gibi başlıklar aktarıldı.
Ayrıca geçmiş dönem Belediye Başkanı Ahmet Beyazıt Adalıer’in, 2008 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının şekillenmesindeki katkıları sunumda yer aldı.
Tesiste Yapılan Yenileme Çalışmaları Anlatıldı
Sunumda, çeşitli dönemlerde yaşanan özelleştirme girişimleri nedeniyle Bafra Halk Plajı Restoranı’nın uzun süre kapalı kaldığı, hukuki süreçlerin ardından tesisin belediye uhdesinde korunarak elden çıkarılmadığı bilgisi paylaşıldı.
Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu’nun göreve gelmesinin ardından, tesisin belediye kaynaklarıyla yenilendiği; bakım ve onarım çalışmalarının tamamlanarak sosyal tesislerin yeniden hizmete açıldığı aktarıldı.
Bu yenileme süreçlerinin bir bölümünün, TC Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi (KEİ) tarafından sağlanan finansman desteğiyle yürütüldüğü belirtildi.
2023–2025 Dönemindeki Yatırımlar Paylaşıldı
Toplantıda belediye tarafından 2023–2025 yılları arasında Bafra bölgesinde yapılan yatırımlara ilişkin bilgi verildi. Bu yatırımlar arasında:
•Bafra Halk Plajı ve sosyal tesislerinin yenilenmesi,
•Atıksu arıtma tesisinin devreye alınması ve pompa istasyonlarının bakım çalışmaları,
•Turizm koridorunun solar enerjiyle aydınlatılması,
•Çayırova Kavşağı–Bafra güzergâhında kaldırım, yürüyüş yolu ve peyzaj düzenlemeleri
yer aldı.
Mega Plaj Projesinin İhalesi Tamamlandı
Etkinlikte, Bafra’nın geleceğine yönelik projelerden biri olan Mega Plaj Projesi’nin ihalesinin tamamlandığı duyuruldu. Projenin ilk etabında:
•8 adet satış noktası,
•Kadın üreticilere yönelik alanlar,
•El sanatlarının yer alacağı kültür ve yaşam koridoru
oluşturulacağı açıklandı. Projenin finansmanında KEİ Ofisi’nin desteğinin sürdüğü belirtildi.
Gençler ve Kadın Üreticiler İçin Programlar
Belediyenin yürüttüğü Gençlik Destek Programı kapsamında, yaz döneminde 38 gence çalışma imkânı sağlandığı açıklandı.
Ayrıca yerel kadın üreticiler için oluşturulan yeni satış alanlarıyla bölgesel üretimin desteklenmesinin hedeflendiği ifade edildi.
Bafra’da Sosyal ve Kültürel Etkinliklerin Artışı
Programda yapılan sunumda, Bafra’nın farklı sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere ev sahipliği yapan bir alan haline geldiği bilgisi paylaşıldı.
Başkan Tuğlu’nun Kapanış Mesajı
Toplantı, Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu’nun, bölgenin gelişim sürecine katkı sağlayan tüm kişi ve kurumlara teşekkür ettiği konuşmasıyla sona erdi.

İspanya’yı salladık ama yıkamadık

A Milli Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu altıncı ve son maçında deplasmanda İspanya ile 2-2 berabere kaldı. Grubu lider tamamlayan İspanya doğrudan Dünya Kupası’na gidecek. A Milli Futbol Takımımız ise play-off’larda mücadele edecek.

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu altıncı ve son maçında İspanya’ya konuk oldu.

4 gole sahne olan karşılaşma 2-2 sona erdi.

A Milli Futbol Takımımızın golleri 42. dakikada Deniz Gül ve 54. dakikada Salih Özcan’dan geldi.

İspanya’nın gollerini ise 4. dakikada Dani Olmo ve 62. dakikada Oyarzabal kaydetti.

Bulgaristan galibiyeti sonrası play-off’u garantileyen A Milli Futbol Takımımız grup maçlarını 13 puanla tamamladı. İlk kez puan kaybeden İspanya 16 puanla doğrudan Dünya Kupası’na gitmeye hak kazandı.

Grubun diğer maçında Bulgaristan, Gürcistan’ı 2-0 mağlup etti.

İLK YARININ ÖNEMLİ ANLARI

GOL 4. dakikada İspanya öne geçti. Sol kanattan gelişen atakta, Cucurella’nın altıpas önüne gönderdiği topu kontrol eden Olmo, yakın mesafeden şutunda meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 1-0.

30. dakikada gelişen İspanya atağında, Pino’nun pasıyla ceza yayı önünde topla buluşan Olmo’nun dönerek sert şutunda, kaleci Altay meşin yuvarlağı kornere çeldi.

34. dakikada milli takım etkili geldi. Çağlar kaptığı topu İspanya ceza sahası önündeki Deniz’e yolladı. Deniz yerden pasını gerideki Orkun’a verdi. Orkun’un sert şutunda top, kaleci Unai Simon’da kaldı.

GOL 42. dakikada milliler beraberlik golünü attı. Sağ taraftan Orkun’un kullandığı kornerde Barış Alper’in indirdiği topu altıpas önünde Deniz Gül ağlara yolladı: 1-1.

45. dakikada İspanya etkili geldi. Fabian Ruiz, Olmo’nun pasıyla ceza sahası içinde kaleci Altay ile karşı karşıya kaldı. Ruiz’in yerden şutunda, Altay ayağıyla yaptığı kurtarışla gole izin vermedi.

Mücadelenin ilk yarısı 1-1 sona erdi.

İKİNCİ YARININ ÖNEMLİ ANLARI

50. dakikada Orkun Kökçü’nün şık pasında topla buluşan İrfan Can Kahveci’nin sağ taraftan ceza sahasına girdikten hemen sonra yaptığı vuruşta meşin yuvarlak kaleci Unai Simon’da kaldı.

53. dakikada milliler gole çok yaklaştı. Orkun’un sağ çaprazdan kullandığı serbest vuruşta sekerek havalanan topu arka direkte Barış Alper Yılmaz kontrol etti. Barış’ın röveşatasında Unai Simon üzerine gelen meşin yuvarlağı güçlükle kornere çeldi.

GOL 54. dakikada A Milli Takım öne geçti. Sol taraftan Ferdi Kadıoğlu’nun terse gönderdiği topu Orkun Kökçü, göğsüyle Salih Özcan’ın önüne indirdi. Salih, ceza yayının hemen gerisinden yaptığı düzgün ve sert vuruşta meşin yuvarlağı Unai Simon’un sağından filelerle buluşturdu: 1-2.

GOL 62. dakikada İspanya beraberliği yakaladı. Sol taraftaki Cucurella’nın ortasında Çağlar’dan seken top, Pino’nun önünde kaldı. Bu oyuncunun şutunda Merih Demiral’ın kale çizgisi üzerinden uzaklaştırdığı meşin yuvarlak, yeniden Çağlar’a çarparak Oyarzabal’ın önüne düştü. Oyarzabal, topu boş kaleye göndererek ağları havalandırdı: 2-2.

67. dakikada İrfan Can’ın pasında topla buluşan Barış Alper’in ceza yayının sağından yaptığı sert vuruşta kaleci Unai Simon gole izin vermedi.

90+2. dakikada Baena’nın uzak mesafeden şutunda kaleci Altay Bayındır topu köşeden kornere çeldi.

Karşılaşma 2-2 berabere tamamlandı.

Petrolde arz endişesi

Petrol fiyatları Çarşamba günü Asya işlemlerinin erken saatlerinde geriledi.

Yatırımcılar, ABD petrol stoklarındaki artış ve küresel arzın talebin önünde ilerlediğine dair işaretlerin çoğalmasına tepki verdi.

Brent petrol yüzde 0,3 gerileyerek 64,71 dolardan işlem görürken, ABD ham petrolü (WTI) yüzde 0,25 gerileyerek varil başına 60,59 dolardan işlem gördü.

Bu düşüş, bir önceki seansta Trump’ın yeni bir Fed başkanı için görüşmeler yapılacağını duyurmasının ardından artan risk iştahıyla yükselmesinin sonrasında gerçekleşti. Açıklama, daha büyüme yanlısı bir para politikası beklentilerini kısa süreliğine canlandırmıştı.

Ek olarak, Amerikan Petrol Enstitüsü’nün son raporu yayımlandı. Rapora göre ABD ticari ham petrol stokları 14 Kasım’a kadar olan haftada yaklaşık 4,4 milyon varil arttı. Ham petrol stoklarındaki bu ciddi artış, yıl sonu yaklaşırken dünyanın en büyük petrol tüketicisinin arz açısından rahat bir konumda olduğu algısını güçlendirdi.

Netanyahu yolsuzluk kıskacında: Trump’ın mektubu kurtarabilecek mi?

Netanyahu yolsuzluk kıskacında: Trump’ın mektubu kurtarabilecek mi?

İsrail’de tam da erken seçim iddialarının gündemde olduğu bir dönemde Trump’ın böyle bir mektup göndermesi, seçim sürecinde Netanyahu lehine pozisyon aldığı şeklinde yorumlanmıştır.

Orta Doğu uzmanı Haydar Oruç, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yolsuzluk davasında affedilmesine yönelik olarak İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’a gönderdiği mektubun anlamını ve olası etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.

7 Ekim 2023’ten sonra Gazze’ye yönelik başlatılan saldırılarda şimdiye kadar 70 bin Filistinliyi katlederek 21. yüzyılın en büyük soykırımına imza atan İsrail’in soykırımcı Başbakanı Binyamin Netanyahu, bir taraftan Gazze’de işlemiş olduğu savaş ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) hakkında vermiş olduğu tutuklama kararı; diğer taraftan da Kudüs Bölge Mahkemesi’nde hakkında devam eden yolsuzluk davasından dolayı giderek derinleşen bir meşruiyet krizine sürüklenmektedir.,

Trump’ın mektubuyla tekrar gündeme gelen yolsuzluk davası

Netanyahu’nun yolsuzluk davası yeni bir gelişme olmamasına rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın 12 Kasım’da İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’a hitaben yazdığı bir mektupta resmen Netanyahu’yu affetmesini istemesi tüm gözlerin yeniden yolsuz davasına çevrilmesine sebep olmuştur.

Trump’ın Gazze ateşkes planını dikte etmesi ve Netanyahu’nun da kendi koalisyonundaki itirazlara rağmen bu planı kabul etmesi nedeniyle bir hayli gergin olan İsrail siyaseti, Trump’ın iç politikaya ve yargı sistemine müdahale olarak yorumlanan mektubuyla iyice karışmıştır.

Oysa Trump’ın ateşkes planı sayesinde Hamas’ın elindeki rehinler serbest bırakılmış ve Netanyahu da bunu bir zafer olarak pazarlayarak, 2026 sonunda yapılacak seçimlerde yeniden seçilmenin hesaplarını yapmaya başlamıştı. Hatta Netanyahu’nun bu rüzgardan yararlanmak için erken seçime bile gidebileceği söyleniyordu. Ancak Trump’ın mektubundan sonra İsrail siyasetindeki hava yeniden değişmiş ve Netanyahu’nun sönümlenmeye başlayan yolsuzluk davası tekrar gündemin merkezine oturmuştur.

Netanyahu’ya isnat edilen suçlar ve dava sürecinin safahatı

Netanyahu hakkında ilk olarak 2016’da ortaya atılan yolsuzluk iddiaları dört ana başlıkta toplanmaktaydı. “Vaka 1000” olarak bilenen suçlama, Netanyahu’nun görevinden kaynaklı olarak pahalı hediyeler kabul etmesi ve bu hediyeleri beyan etmemesinden oluşmaktaydı. Netanyahu her ne kadar bu hediyelerin muhataplarıyla arasındaki dostluktan kaynaklandığını ileri sürse de hediyelerin değerinin yaklaşık olarak 300 bin dolar civarında olduğunun ortaya çıkması Netanyahu’nun savunmasını çürütmüş ve bu suçlama yolsuzluk yargılanmasına temel oluşturmuştur.

“Vaka 2000” olarak bilinen suçlama, Netanyahu’nun hükümet muhalifi olarak bilinen Yedioth Ahronoth gazetesine, hükümet yandaşı Israel Hayom gazetesi üzerinden baskı yapması, yani basına müdahale olarak isimlendirilmiştir. “Vaka 3000” ise İsrail Deniz Kuvvetleri’nin Alman Thysenn Krupp tersanesinden tedarik ettiği 3 adet Dolfin sınıfı denizaltı ve 4 adet Sa’ar 6 sınıfı korvet alımında bürokrasiye baskı yapıp yönlendirme ve rüşvet alma suçlamalarını içermektedir.

İletişim Bakanlığı’nın GSM ihalesine fesat karıştırarak telekomünikasyon firması Bezeq’in ihaleyi almasını sağlamak ve Bezeq’in büyük ortağı olan bir kişiye ait Walla haber sitesinden kendi lehinde haberler yaptırarak görevi kötüye kullanmak suçlamaları da “Vaka 4000” olarak tanımlanmıştır.

Başsavcılığın Aralık 2016’da re’sen başlattığı soruşturma kapsamında polisin yeterli delillere ulaşması üzerine, 20 Aralık 2018’de Netanyahu’nun hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle suçlanacağı açıklanmış olup, 21 Kasım 2019’da Netanyahu aleyhindeki yolsuzluk davası açılmıştır. 28 Ocak 2020’de sunulan iddianame Kudüs Bölge Mahkemesi tarafından kabul edilmiş, Vaka 3000 düşürüldükten sonra geriye kalan tüm suçlamalar için yargılama süreci 24 Mayıs 2020’de başlamıştır. 5 Nisan 2021’den itibaren tanıkların ifadelerine başvurmaya başlayan mahkeme, şimdiye kadar üç yüzden fazla kişinin ifadesine başvurmuştur.

Pandemi, Gazze soykırımı ve 12 Gün Savaşı nedeniyle uzayan dava sürecinde iddia makamı Temmuz 2024 itibarıyla suçlamaları ve delilleri mahkemeye sunmuş olup, bu tarihten itibaren Netanyahu’nun savunma sürecine geçilmiştir. Ancak Netanyahu’nun mahkemeye sürekli mazeret sunarak duruşmaları ertelemek istemesi nedeniyle savunmanın ancak Nisan 2026 gibi tamamlanacağı ve yolsuzluk davasında kararın 2027 sonlarına doğru çıkabileceği değerlendirilmektedir.

Netanyahu’nun yargıdan kaçma çabaları ve Trump’ın yargı sürecine müdahalesi

Netanyahu bir önceki hükümet döneminde de “görevdeki başbakanın yargılanmasının engellenmesine yönelik” bir tasarıyı meclisten geçirmeye çalışsa da muvaffak olamamıştır. Bunun üzerine mevcut hükümetin kurulmasından hemen sonra ortaya atılan sözde yargı reformu tasarısıyla, özellikle yüksek yargıya neşter vurularak bir taraftan Netanyahu aleyhindeki yargılama sakıt hale getirilmeye çalışılırken, diğer taraftan da iş yüksek mahkemeye kalırsa mahkemenin Netanyahu lehine karar verecek kompozisyona getirilmesi istenmiştir. Ancak Netanyahu ve işbirlikçilerinin tüm hamleleri boşa çıkmış ve yargılama ağır aksak da olsa şimdiye kadar devam etmiştir.

Trump’ın ilk döneminde de Netanyahu aleyhindeki soruşturmayı ve dava sürecini takip ettiği ancak duruşmaların Nisan 2021’de başlaması nedeniyle konuya taraf olamadığı bilinmekteydi. Buna rağmen Trump’ın ikinci döneminde Netanyahu ile yaptığı tüm görüşmelerde yolsuzluk davası gündeme gelmiş olup, Trump bu konuda ilk kez 26 Haziran’da konuşarak, “Netanyahu aleyhindeki yargılamanın iptal edilmesi gerektiğini” söylemiştir.

Gazze ateşkes planının imza töreni için Mısır’ın Şarm el-Şeyh şehrine gitmeden önce İsrail’e uğrayan ve Knesset’te bir konuşma yapan Trump, “Netanyahu’nun bir savaş kahramanı olduğunu ve hakkındaki yargılamanın sonlandırılması gerektiğini” söyleyerek, Herzog’un bu konuda af yetkisini kullanabileceğini ima etmiştir. Son olarak 12 Kasım’da yazdığı mektupta da Herzog’tan resmen Netanyahu’yu affetmesini talep etmiştir.

Trump’ın mektubunun yansımaları

Trump’ın mektubundan sonra bir açıklama yapan Herzog, “Trump’a en üst seviyede saygı duyduğunu ve İsrail’e verdiği sarsılmaz destek nedeniyle minnettar olduğunu ancak Cumhurbaşkanlığı affı için gerekli prosedürlerin yerine getirilmesi gerektiğini” söyleyerek, topu Netanyahu’ya atmıştır.

Netanyahu, partisi ve koalisyon ortakları ise Trump’ın talebini destekleyerek Herzog’tan derhal af kararı çıkarmasını istemişlerdir. Muhalefet partileri ise Trump’ın mektubunu şiddetle eleştirerek bunun İsrail’in iç işlerine müdahale anlamına geldiğini ve asla kabul edilemeyeceğini ifade etmişlerdir.

Ana muhalefet lideri Yair Lapid yaptığı açıklamada Trump’ın mektubunu eleştirerek, “İsrail kanunlarına göre cumhurbaşkanının af yetkisini kullanabilmesi için ilgili kişi hakkında hüküm verilmiş olması, kişinin suçunu kabul etmesi ve bu suçtan ötürü pişmanlık bildirmesi gerektiğini” söyleyerek affın gerçekleşmesi için koşulların uygun olmadığını söylemiştir.

Sonuç olarak, İsrail’de tam da erken seçim iddialarının gündemde olduğu bir dönemde Trump’ın böyle bir mektup göndermesi, seçim sürecinde Netanyahu lehine pozisyon aldığı şeklinde yorumlanmıştır. Ancak daha önceki seçim süreçlerinden de hatırlanacağı üzere, Trump’ın İsrail seçimlerine müdahalesi pek olumlu sonuç vermemiştir. Trump’ın bu hamlesinin Netanyahu’yu kurtarmak için yeterli olmayacağı değerlendirilmektedir. Trump’ın desteğinin Netanyahu’yu iyice zayıflatacağı ve yapılabilecek bir seçimde Netanyahu’nun iktidarı kaybetmesine bile yol açabileceği tahmin edilmektedir. Dolayısıyla, Trump’ın Netanyahu’ya af talebinin yasal olarak uygulanma imkanı olmadığı gibi, İsrail toplumunda yaratacağı olumsuz hava nedeniyle Netanyahu’yu bir daha dönmemek üzere siyaset sahnesinden silmesi de ihtimal dahilindedir.

Hava bulutlu, yağmur beklenmiyor

Meteoroloji Dairesi’nin tahminlerine göre 24 Kasım’a kadar hava genelde bulutlu olacak, yağmur beklenmiyor.

Meteoroloji Dairesinin 18-24 Kasım dönemini kapsayan hava tahminine göre, hava parçalı bulutlu, zaman zaman çok bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde, periyodun ilk yarısında 23-26 derece,  ikinci yarısında ise iç kesimlerde 27-30, sahillerde de 24-27 derece dolaylarında seyredecek.

Genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli rüzgar da bekleniyor.

Trump’tan yapay zeka çıkışı: Tek bir federal standart olmalı

ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka konusunda eyaletlerin farklı düzenlemeleri yerine tek bir federal standart olması gerektiğini belirtti.

Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.

Yapay zekaya yapılan yatırımların ABD ekonomisini dünyadaki en cazip ekonomi haline getirmeye yardımcı olduğunu belirten Trump, ancak eyaletlerin aşırı düzenlemelerinin bu “büyüme motorunu” zayıflatma tehdidi oluşturduğunu kaydetti.

Trump, “50 eyaletin farklı düzenleme rejimleri yerine tek bir federal standart olmalı. Bunu, çocukları koruyacak ve sansürü önleyecek bir şekilde yapabiliriz.” ifadelerini kullandı.