Archives 2025

Millilerin maç programı belli oldu

2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup’ta İsviçre, Kuzey İrlanda ve Malta ile eşleşen A Milli Kadın Futbol Takımı’nın maç programı açıklandı.

UEFA’nın bugün yaptığı organizasyon toplantısında açıklanan programa göre; Türkiye, 3 Mart 2026’da daha sonra açıklanacak şehir ve statta Malta’yı ağırlayacak. Ay-yıldızlılar, 7 Mart 2026’da Kuzey İrlanda, 14 Nisan 2026’da ise İsviçre deplasmanına gidecek.

Milliler, 18 Nisan 2026’da İsviçre’yi, 5 Haziran 2026’da Kuzey İrlanda’yı Türkiye’de konuk edecek.

A Milli Takım, gruptaki son maçını 9 Haziran 2026’da Malta deplasmanında oynayacak.

Avrupa Ligi’nde 4. hafta zamanı

UEFA Avrupa Ligi’nde 4. hafta maçları bugün yapılacak. Organizasyondaki tek temsilcimiz Fenerbahçe deplasmanda Viktoria Plzen ile karşılaşacak.

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki ikinci önemli organizasyonunun 4. haftasında 18 maç oynanacak.

Turnuvadaki tek Türk temsilcisi Fenerbahçe, bugün deplasmanda Çekya ekibi Viktoria Plzen ile karşı karşıya gelecek. Mesta Stadı’nda oynanacak müsabaka, TSİ 23.00’te başlayacak.

Avrupa Ligi’nde 4. haftanın programı şöyle:

20.45 Basel (İsviçre)-FCSB (Romanya)

20.45 Kızılyıldız (Sırbistan)-Lille (Fransa)

20.45 Dinamo Zagreb (Hırvatistan)-Celta Vigo (İspanya)

20.45 Malmö (İsveç)-Panathinaikos (Yunanistan)

20.45 Midtjylland (Danimarka)-Celtic (İskoçya)

20.45 Nice (Fransa)-Freiburg (Almanya)

20.45 Salzburg (Avusturya)-Go Ahead Eagles (Hollanda)

20.45 Sturm Graz (Avusturya)-Nottingham Forest (İngiltere)

20.45 Utrecht (Hollanda)-Porto (Portekiz)

23.00 Viktoria Plzen (Çekya)-Fenerbahçe

23.00 Aston Villa (İngiltere)-Maccabi Tel Aviv (İsrail)

23.00 Real Betis (İspanya)-Lyon (Fransa)

23.00 Bologna (İtalya)-Brann (Norveç)

23.00 Braga (Portekiz)-Genk (Belçika)

23.00 Ferencvaros (Macaristan)-Ludogorets (Bulgaristan)

23.00 PAOK (Yunanistan)-Young Boys (İsviçre)

23.00 Rangers (İskoçya)-Roma (İtalya)

23.00 Stuttgart (Almanya)-Feyenoord (Hollanda)

Mamdani’nin seçim başarısı Demokrat Parti içinde “yenilikçiliğe” doğru değişimi işaret ediyor

Olağan dışı kampanyası ile New York’un siyasi düzenini sarsan Mamdani, genç yenilikçi kesim, işçi sınıfı seçmenler ve tarihsel olarak yeterince temsil edilmeyen topluluklardan oluşan yeni bir gruba enerji verdi.

ABD’de Demokrat Parti’nin önemli isimlerinden destek gören ve New York’un ilk Müslüman Belediye Başkanı olarak tarihe adını yazdıracak Zohran Mamdani’nin New York Belediye Başkanı seçimlerindeki başarısı, parti içerisinde “yenilikçilik” yönüne doğru bir değişim olduğunu gösteriyor.

Mamdani’nin seçim zaferi, New York’ta Demokrat Parti içinde büyük bir değişimi temsil ediyor.

ABD Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer ve Senatör Kirsten Gillibrand gibi önemli isimlerin desteğini alması Ocak 2026’da yemin ederek New York’un yeni belediye başkanı olacak Mamdani’nin artan siyasi etkisine işaret ederken, partinin yenilikçi tabana yönelik yeniden yapılanmasını da yansıtıyor.

Mamdani’nin kampanyasına destek veren Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) için bu zafer, Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez’in 2018’deki yükselişini anımsatırken aynı zamanda şehir siyasetinde sol kanadın yeni bir dönemini başlatıyor.

Öte yandan Mamdani, New York Polis Departmanının bütçesinin kesilmesi veya hafif suçların kovuşturulmasının durdurulması gibi bazı DSA pozisyonlarından saparak pragmatik bir tutum sergiliyor.

New York’un ilk Müslüman belediye başkanı olacak Mamdani’yi, ekonomik sıkıntılar, artan kiralar ve derin siyasi kutuplaşmayla mücadele eden bir şehir bekliyor.

Mamdani, keskin zıtlıkların hakim olduğu bir şehri devralırken, zafer konuşmasında kapsayıcılık ve ahlaki netlik mesajlarına yer verdi.

“Artık bu şehirde, gereksiz belirledikleri insanları bir kenara atmaya çalışan bir siyasetin varlığına izin vermeyeceğiz.” ifadesini kullanan Mamdani, herkesin ait olduğu ve olabileceği bir şehir vizyonu benimseyeceği taahhüdünü verdi.

Mamdani, seçimde bağımsız yarışan eski Demokrat Partili rakibi Andrew Cuomo’nun, yöneltilen cinsel taciz iddiaları ardından görevden ayrılmasına atıfta bulunarak “Bu gece sadece rezil bir eski valiye veda etmiyoruz, o rezilliğin politikasına da veda ediyoruz.” dedi.

Mamdani’nin 4 Kasım seçimlerindeki tarihe geçen bu başarısı, New York şehrinin modern tarihindeki en çok ses getiren siyasi sürprizlerden biri oldu.

Mamdani, sonuçların kesin zaferini teyit etmesinin ardından yaptığı konuşmada “Arkadaşlar, bir siyasi hanedanlığı devirdik.” ifadesini kullandı.

Yaklaşık 2 milyon kişinin oy kullandığı seçimde oy sayımı neredeyse tamamlanmışken, Mamdani oyların yüzde 50,4’ünü, Cuomo yüzde 41,6’sını ve Cumhuriyetçi aday Curtis Sliwa ise yüzde 7,1’ini elde etti.

34 yaşında belediye başkanı seçilen Mamdani’nin zaferi birçok ilki beraberinde getirdi. Mamdani, New York’un ilk Müslüman ve Asya kökenli Amerikalı belediye başkanı olmasının yanı sıra, şehrin 8 yıl sonrasında ilk göçmen lideri oldu.

Olağan dışı kampanyası ile New York’un siyasi düzenini sarsan Mamdani, genç yenilikçi kesim, işçi sınıfı seçmenler ve tarihsel olarak yeterince temsil edilmeyen topluluklardan oluşan yeni bir gruba enerji verdi.

Trump’ın olumsuz tutumu ve başkan için yeni bir siyasi çatışma

Mamdani’nin zaferi, seçim kampanyasının son günlerinde Mamdani’ye karşı kişisel olarak kampanya yürüten ABD Başkanı Donald Trump ile çatışma ortamına zemin hazırladı.

Trump, oylama sonrası resmi olmayan ilk sonuçlar açıklanmaya başladığı sırada, ABD merkezli sosyal medya platformu Truth Social’da Mamdani’yi “Komünist Aday” olarak nitelendirip New York şehrine federal fonları kesmekle tehdit eden bir dizi paylaşım yaptı.

Mamdani kazanırsa şehrin federal fonlarına “gerekli olan asgari miktar” dışında katkıda bulunmasının “düşük bir ihtimal” olduğunu ifade eden Trump, “Komünist birinin yönetiminde durum daha da kötüye gidebilir.” dedi.

Mamdani, Trump’ın atıflarına zafer konuşmasında cevap vererek “Bir despotu yenmenin bir yolu varsa, o da onun iktidarını pekiştirmesine olanak tanıyan koşulları ortadan kaldırmaktır. Bu sadece Trump’ı durdurmanın yolu değil, bir sonrakini de durdurmanın yoludur.” diye konuştu.

Mamdani’nin konuşmasından birkaç dakika sonra Trump “Ve böylece başladı.” paylaşımını yaptı.

İkili arasındaki bu etkileşim, Mamdani’nin görev süresinin, önceki Demokrat belediye başkanları ile Cumhuriyetçi yönetimler arasındaki gergin ilişkiyi yansıtabileceği ifade edilirken, Mamdani’nin ilerici politikası göz önüne alındığında, bu risk daha da yükseliyor.

Yerel reformlar ve küresel sorunlar

New York’un Queens ilçesinden meclis üyesi olan Mamdani, Belediye Başkanı Eric Adams’ın yerine geçecek ve New York şehrinin en kozmopolit bölgesinden bu göreve gelen ilk lider olacak.

Tabandan örgütlenmeleriyle öne çıkan Uganda doğumlu Mamdani, bu seçimde eşitsizlik, ırk adaleti ve uygun fiyatlı konut sorunları tarafından şekillenen yeni nesil sol eğilimli Demokratları temsil etti.

Mamdani’nin seçim kampanyası özellikle 35 yaşın altındaki genç seçmenleri harekete geçirirken, şehir siyasetinde uzun süredir marjinalleştirilmiş Müslüman ve Güney Asya topluluklarının güçlü bir katılım sağlamasına yol açtı.

Anketler Filistin gösterilerine ve Filistin davasına destek veren Mamdani’nin Yahudi seçmenlerden de güçlü bir destek aldığını gösterdi. CNN sandık çıkış anketi, Mamdani’nin Yahudi kesimden yüzde 32 destek aldığını ortaya koydu.

Mamdani, fiyat uygunluğu ve sosyal eşitlik üzerine odaklanırken, kira sabitlemesi uygulanan dairelerde kira artışlarını dondurmayı, hızlı ve ücretsiz otobüs hizmeti sunmayı, her semtte belediyeye ait marketler açmayı ve ücretsiz çocuk bakım programlarını genişletmeyi vadediyor.

Hint bir ailenin çocuğu olarak New York’ta büyüyen Mamdani, şehir halkı için 200 bin yeni uygun fiyatlı konut inşa edilmesini, asgari ücretin artırılmasını ve polis müdahalesi olmadan akıl sağlığı ve şiddet içermeyen acil durumları ele almak üzere “toplum güvenliği departmanı” kurulmasını savunuyor.

Mamdani, bu programları finanse etmek için şirketlere ve şehrin en zengin yüzde 1’ine uygulanan vergilerin artırılmasını öneriyor. Eyalet yetkililerinin onayını gerektirecek bu planın muhalefetle karşılaşacağı öngörülüyor.

Mamdani’yi destekleyen ancak yeni vergilere karşı çıkan Vali Kathy Hochul, bu tür önlemlerin “başarısız olacağı” konusunda uyarıda bulunmuştu.

Mamdani’nin Filistin’e desteği

Yerel reformların ötesinde, Mamdani uluslararası meseleler hakkındaki açık sözlü görüşleriyle de ulusal düzeyde dikkatleri üzerine çekiyor.

Uzun süredir Filistinlilerin haklarını savunan Mamdani, Ekim 2023’ten bu yana yaklaşık 70 bin Filistinlinin hayatını kaybettiği, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını da sert bir şekilde eleştiriyor.

Mamdani, daha önce, belediye başkanı olarak Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında çıkardığı tutuklama emrini uygulayarak uluslararası hukuku savunacağını söylemişti.

Mamdani’nin bu açıklaması, siyasi rakiplerinden ve Yahudi gruplardan şiddetli eleştiriler almış olsa da birçok Yahudi seçmen yine de kendisini seçimlerde destekledi.

Antisemitizm suçlamalarını reddeden Mamdani, bunların İsrail politikasına yönelik meşru eleştirileri susturma girişimi olduğunu savunmuştu.

Messi’den kariyer açıklaması

Arjantinli yıldız futbolcu Lionel Messi, “Dünya Kupası şampiyonluğu bir futbolcunun elde edeceği en önemli başarıdır” dedi. İnter Miami’de mutlu olduğunu söyleyen Messi, “İnanılmaz bir şehirde yaşıyorum, ilk günden itibaren insanların sevgisi etkileyici” ifadelerini kullandı.

Lionel Messi Inter Miami kariyeriyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen bir konferansa katılan Arjantinli futbolcu, inanılmaz bir şehirde yaşadığını söyledi.

İlk günden itibaren insanların sevgisi çok etkileyici. Burada mutluyum. Bu yüzden oynamaya devam etmekten çok keyif alıyorum

2022 Dünya Kupası’nda Arjantin’le mutlu sona ulaşan Messi, bir futbolcunun istediği en çok şeyi başardığına dikkati çekti.

Bir futbolcu olarak Dünya Kupası kazanmanın gelinebilecek en üst seviye olduğunu düşünüyorum. Çünkü Dünya Kupası’ndan sonra daha fazlasını isteyemezsiniz.

Kariyerinin son zamanları olduğunu da belirten Lionel Messi, emekli olacağı için endişelenmediğini belirtti.

Yıllar geçtikçe, profesyonel olarak başardığım her şeye çok daha fazla değer vereceğim. ama bugün, eğlenmeye ve oynamaya devam etme zamanı. Maalesef bir noktada bitiyor. Benim için başka bir dönem geliyor. Başka bir dünya ve ben de yavaş yavaş dahil oluyorum

2023 yılında İnter Miami’ye transfer olan Lionel Messi, Florida ekibi ile 84 maçta forma giydi. Yıldız futbolcu, bu süreçte 74 gol, 36 asist kaydetti.

100 yıl içinde kaybolacak şehirler! Türkiye’de iki il risk altında!

Yeni bir araştırma, iklim krizinin önümüzdeki yüzyılda dünya haritasını değiştireceğini ortaya koydu. Deniz seviyesindeki yükselme nedeniyle 37 şehir yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Listede İstanbul ve İzmir de yer alıyor.

Küresel ısınma ve iklim krizinin etkileri, gelecek yüzyılda dünyayı adeta yeniden şekillendirebilir. Yeni bir araştırmaya göre, önümüzdeki 100 yıl içinde 37 şehir haritadan tamamen silinme riskiyle karşı karşıya. O listeye Türkiye’den iki şehir de girdi: İstanbul ve İzmir!

İŞTE GELECEĞİN KAYBOLAN ŞEHİRLERİ
Swiftest şirketinin kurucu ortağı Matthew H. Nash tarafından hazırlanan raporda, deniz seviyesindeki yükselmenin ve artan su taşkınlarının, bazı şehirleri yaşanmaz hale getirebileceği vurgulandı. Rapor, “geleceğin kaybolan şehirleri” arasında dünyanın gözde turizm merkezlerinden Tokyo, New York, Dubai ve Venedik gibi metropolleri de sıraladı.

100 YIL SONRA HARİTADAN SİLİNME RİSKİ TAŞIYAN ŞEHİRLER
Tokyo – Japonya
Mumbai – Hindistan
New York City – ABD
Osaka – Japonya
İstanbul – Türkiye
İzmir – Türkiye
Kolkata (Kalküta) – Hindistan
Bangkok – Tayland
Jakarta – Endonezya
Londra – İngiltere
Dakka (Dhaka) – Bangladeş
Ho Chi Minh Kenti – Vietnam
San Francisco – ABD
Miami – ABD
İskenderiye (Alexandria) – Mısır
Sydney – Avustralya
Boston – ABD
Lizbon – Portekiz
Dubai – Birleşik Arap Emirlikleri
Vancouver – Kanada
Abu Dabi – Birleşik Arap Emirlikleri
Kopenhag – Danimarka
New Orleans – ABD
Dublin – İrlanda
Honolulu – ABD
Amsterdam – Hollanda
Cancun – Meksika
Venedik – İtalya
Charleston – ABD
Macau (Makao) – Çin
Male – Maldivler
Long Beach – ABD
Savannah – ABD
Nassau – Bahamalar
Punta Cana – Dominik Cumhuriyeti
Key West – ABD
Cockburn Town – Turks ve Caicos Adaları

Erkekler, kadınlardan iki kat fazla egzersiz yapmak zorunda

Çinli bilim insanları, erkeklerin koroner kalp hastalığı riskini azaltmak için kadınlara kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla egzersiz yapması gerektiğini ortaya koydu.

Çinli bilim insanlarının yürüttüğü araştırmada, egzersiz sıklığı ile kalp hastalığına yakalanma olasılığının cinsiyet ile ilişkisi incelendi.

DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR
İngiltere’den 37 ila 73 yaşlarındaki yaklaşık 85 bin katılımcının yer aldığı araştırmada katılımcıların bileklerine vücut hareketlerini ve aktivite seviyelerini ölçmek için bir hafta boyunca ivmeölçer takıldı.

“ERKEKLER KADINLARIN İKİ KATI EGZERSİZ YAPMALI”
Yaklaşık 8 yıl boyunca incelenen veriler doğrultusunda erkeklerin, koroner kalp hastalığı riskini azaltması için kadınlara kıyasla yaklaşık haftada iki kat daha fazla orta ila yüksek tempoda fiziksel aktivite yapması gerektiği belirlendi.

Haftada yaklaşık dört saat orta-yüksek tempo egzersiz yapan kadınların koroner kalp hastalığına yakalanma riskinin erkeklere göre yaklaşık yüzde 30 daha düşük olduğu tespit edilirken, erkeklerin ise haftada yaklaşık dokuz saat tempolu fiziksel aktivite yapması gerektiği ortaya konuldu.

Kalp rahatsızlığı ile mücadele eden kadınların ölüm riskini düşürmek için haftada yaklaşık 51 dakika egzersiz yapması gerektiği belirlenen araştırmada, bu oranın erkekler için haftada 85 dakika olduğu belirtildi. Araştırmanın sonuçları “Nature” dergisinde yayımlandı.

İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan kamu görevlileri davası 19 Ocak’a ertelendi

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında, ara kararlar açıklandı. Mahkeme heyeti, davanın 19 Ocak 2026’ya ertelenmesine karar verdi.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Türkiye saatiyle 10.30’da başlayan duruşma, 15.30 sıralarında sona erdi.

Davada, sanıkların ve avukatların savunma yapmak için istediği bir aylık süre tanındı.

Mahkeme; Ahmet Bozkurt’un dinlenmesinin reddine, Belediye Başkanı ve Belediye Encümeni’nin dinlenmesinin reddine, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği’nin (UCİM) davaya katılım talebinin reddine ve sanıkların yurt dışına çıkış yasağının devamına karar verdi.

Üstel: “Adalet Arayışımız Bitmedi, Sonuna Kadar Takipçisi Olacağız”

Başbakan Ünal Üstel, Adıyaman’da bugün görülen İsias Davası duruşmasının ardından yazılı bir açıklama yaptı. Üstel, “Adalet arayışımız bitmiş değildir. Bu kararlı ve onurlu mücadelenin sonuna kadar destekçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

“Adaletin Tecellisi İçin Her Aşamada Yer Aldık”

Başbakan Üstel, depremde hayatını kaybeden Şampiyon Melekler için sürdürülen davayı ilk günden itibaren yakından takip ettiklerini vurguladı.

“İlk günden itibaren bu davayı yalnızca uzaktan izleyen olmadık, halkımızı temsilen adaletin tecellisi için sürecin her aşamasında bizzat bulunduk. ‘Adalet yerini bulacak’, ‘İsias ortak davamızdır’ sözümüzün gereğini yerine getirmek için tüm imkânlarımızı seferber ettik.”

“Bilirkişi Raporu Ciddiyeti Ortaya Koydu”

Açıklamasında, bugün mahkemede gündeme gelen bilirkişi raporuna da değinen Üstel, rapordaki tespitlerin, felaketin büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

“Rapor, ihmallerin zincirleme biçimde nasıl acıya dönüştüğünü, doğal bir afetin nasıl felakete çevrildiğini gözler önüne sermiştir. Olası kast taleplerimizin ne kadar yerinde olduğu bir kez daha görülmüştür.”

“Ailelerimizin Yanındayız”

Başbakan Üstel, İsias davasında mağdur ailelerin yanında olduklarını ve bu dayanışmanın devam edeceğini vurguladı:

“Mahkeme süreci devam ediyor, adalet arayışımız bitmiş değildir. Ailelerimizle birlikte bu davadaki kararlı duruşumuzu sürdürüyoruz. Benzer acıların bir daha yaşanmaması için her kurum ve bireyin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekiyor.”

“Şampiyon Meleklerimizin Aziz Hatırası Önünde Saygıyla Eğiliyorum”

Üstel açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Şampiyon Meleklerimizin aziz hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, ailelerimize sabır, metanet ve güç diliyorum.”

“Geçer” diye beklemeyin! Ölümcül karışımın ilk sinyali böyle geliyor

İzmir’de 16 yaşındaki bir gencin enerji içeceği ile alkolü karıştırarak içmesiyle yaşamını yitirmesinin ardından tehlikeli karışımlar gündeme geldi. Prof. Dr. Ahmet Aydın ölümcül karışımla ilgili, “İlk belirtiler genellikle kalp çarpıntısı ve tansiyon yükselmesi şeklinde olur. ‘Geçer’ diyerek beklememeli, hemen hastaneye gidilmeli” diye konuştu.

İzmir’de 16 yaşındaki Alp Sirek’in enerji içeceğini alkolle karıştırarak içmesinin ardından yaşamını yitirmesi sonrası, gözler enerji içeceklerine ve etkilerine çevrildi. Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, yüksek miktarda kafein içeren enerji içeceğiyle alkol, kahve veya benzeri maddelerin birlikte tüketilmesinin sağlık açısından tehlikeli olduğuna dikkat çekti.

“GENÇLERİN AZIMSANMAYACAK BİR KISMI İKİ MADDEYİ BİRLİKTE TÜKETİYOR”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Aydın, “16 yaşındaki bir gencimizin enerji içeceğiyle alkolü karıştırarak hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü. Bu olay, ciddi bir halk sağlığı problemiyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Enerji içecekleriyle alkolün birlikte tüketilmesi, gençlerimizin sağlığını ve yaşamını tehdit eden tehlikeli bir alışkanlıktır. Bu nedenle konunun üzerinde çok dikkatle durmamız gerektiğini düşünüyorum. Enerji içeceği başlı başına farklı bir alan, alkol ise başka bir alan. Ancak gençlerimizin azımsanmayacak bir kısmı bu iki maddeyi birlikte tüketiyor.” diye konuştu.

“BİRLİKTE KULLANILDIĞINDA ÖLÜMCÜL SONUÇLAR DOĞURABİLİR”
Bu durumun son derece tehlikeli olduğunu belirten Aydın, “Çünkü enerji içeceği uyarıcı etkisi nedeniyle içiliyor; içerisinde yoğun miktarda kafein bulunuyor. Alkol ise ilk başta uyarıcı gibi etki etse de bir süre sonra tam tersi şekilde sakinleştirici etki gösteriyor. Dolayısıyla, bir kişi hem uyarıcı hem de bastırıcı etkili iki maddeyi aynı anda aldığında, bu maddeler birbirinin etkisini azaltıyor. Bu durumda kişi etkisini hissetmediği için hem enerji içeceği hem de alkol miktarını artırma eğilimine giriyor. Bu da kısır bir döngü yaratıyor. Sonuç olarak, kişi yüksek miktarda kafein ve alkol almış oluyor. Her maddenin bir toksik (zehir etkisi yaratan) dozu vardır. Bu doz aşıldığında, vücutta ciddi ve istenmeyen sağlık riskleri ortaya çıkar. Her iki madde de tek başına risk taşırken, birlikte kullanıldıklarında ölümcül sonuçlar doğurabilir” dedi.

“HER MADDENİN TOKSİK BİR DOZU VARDIR”
Enerji içeceklerinin içeriğine dikkat çeken Prof. Dr. Aydın, “Enerji içeceklerinin içeriğindeki kafein miktarı markadan markaya değişiyor. Bir kutuda 80 miligramdan 300 miligrama kadar kafein bulunabiliyor. Hangi markanın, ne kadar kafein içerdiğini her zaman bilmiyoruz. Ayrıca, alkol miktarı ve türü de önemli. Bu nedenle olayın detayları ancak yapılacak analizlerle netleşecektir. Ancak ölümün temel nedeni büyük olasılıkla bu iki bileşenin etkileşimidir. Enerji içeceklerinde sadece kafein yok; yüksek oranda şeker, glukuronolakton ve taurin gibi maddeler de bulunuyor. Bu bileşenlerin alkolle etkileşimi konusunda elimizde yeterli bilimsel veri yok. Ancak bu maddelerin hepsinin etkileşim potansiyeli bulunduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

“İKİ KUTU ENERJİ İÇECEĞİ ALTI FİNCAN KAHVEYE DENK”
‘Kafein ve alkolün etkileşimi kalp üzerinde ciddi baskı oluşturabilir’ diyen Prof. Dr. Ahmet Aydın, şöyle devam etti:

“Örneğin, eğer bir enerji içeceği 300 miligram kafein içeriyorsa ve kişi bu etkiden tatmin olmayıp ikinci kutuyu da içerse, bu 600 miligram kafein anlamına gelir. Bu miktar, kalp ritmini bozacak düzeye yakın bir dozdur. Aynı anda 600 miligram kafein almak, yaklaşık altı fincan Türk kahvesine denk gelir. Bir kişinin kısa sürede altı fincan kahve içmesi kalpte ciddi ritim bozukluklarına yol açabilir.”

“700 MİLİGRAM KAFEİN TOKSİK ETKİ YARATABİLECEK CİDDİ BİR DOZ”
Enerji içeceklerinin sadece alkolle değil, kahve gibi diğer kafeinli içeceklerle birlikte alındığında da tehlike oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Aydın, “Enerji içeceği sadece alkolle değil, kahve gibi diğer kafeinli içeceklerle birlikte tüketildiğinde de benzer riskler ortaya çıkar. Çünkü kahveler de 100 miligramdan başlayarak yüksek oranda kafein içerir. Bu da toplamda kafein miktarının toksik seviyelere ulaşmasına neden olabilir. Bir yetişkin için 700 miligram kafein, toksik etki yaratabilecek ciddi bir dozdur” dedi.

“GEÇER DİYE BEKLEMEYİN”
Erken müdahalenin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Aydın, şu uyarılarda bulundu:

“Özellikle alkolle birlikte kullanıldığında, ilk belirtiler genellikle kalp çarpıntısı ve tansiyon yükselmesi şeklinde görülür. Böyle bir durumda kişiler ‘geçer’ diyerek beklememeli, hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Bu erken müdahale hayat kurtarabilir. Yaş grupları ve bireysel farklılıklar da önemlidir. Kafeinin toksik etkisi kişiden kişiye değişebilir. Kalp fonksiyonlarında bozukluk, genetik yatkınlık ya da tansiyon gibi kronik hastalıkları olan kişiler bu tür içecekleri kesinlikle kullanmamalıdır. Ayrıca tansiyon ilacı gibi kalp ve damar sistemini etkileyen ilaçlar kullananların da enerji içeceklerinden uzak durması gerekir. Bu tür ilaçlarla kafein veya alkolün etkileşimi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.”

Kamu görevlileri davasında ara karar açıklanacak

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı üçüncü duruşmaya, tarafların dinlenmesinin sonrasında 20 dakika ara verildi. Aranın ardından ara kararlar açıklanacak.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, iddia makamı yeni bir bilirkişi raporu alınmasına dair talepleri olmadığını söyledi. Ardından sanıkların dinlenmesine geçildi.

Sanık Yusuf Gül, mahkemede dinledikleriyle alakalı bilgi sahibi olduğunu söyledi. Gül, sorumluluğu bulunmadığı addedilen rapora katıldığını belirtti. 1993 yılımda yapı ruhsatı verdiklerini ve kullanım amacı konut olduğunu aktaran Gül, kendisinin mimar olarak belediyenin İmar Müdürlüğü’nde görev yaptığını ancak binanın statik hesaplamalarını yapma yetkisi olmadığını anlattı. Gül, “O dönemde Yapı Denetim Yasası’na tabi değildik.” dedi.

Yapı sahibinden istenen belgeleri eksiksiz olarak aldıklarını söyleyen Gül, binanın 1998 yılında yapı ruhsatının hükmünü kaybettiğini söyledi. Bina sahibinin konut projesinden otel yarattığını anlatan Gül, “Benim buna hükmedecek gücüm ve yetkim yoktu.  Görevim süresince kimsenin hükmü altında çalışmadım. Alnım açık, şaibeli bir işim yoktur. Maddi manevi bir yolsuzluğum söz konusu olamaz.” diye konuştu.

Sanık Bilal Balcı ise kısmen okuduğu raporda bazı eksik ve yanlış değerlendirmeler yapıldığını söyledi. İmar kanununa atıfta bulunan Balcı, “Bunun yapım sürecinde ben Adıyaman Belediyesi’nde bile değildim. Ruhsatın düzenlendiği tarihte buna göre bir mevzuat yoktu. O dönemin şartlarında işin uzmanı olan inşaat mühendisinden rapor alıp, dosyaya koyduk. Yapmamız gereken işlemi yaptık.” ifadelerini kullandı. Binada esaslı tadilatların 2006’dan sonra yapıldığını söyleyen Balcı, bu değişikliklerden sonra binanın yıkıldığını söyledi.

Sanık avukatı, mahkemeden raporu detaylı incelemek için süre talebinde bulundu.

Dönemin Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut da raporun bir kısmını okuduğunu söyledi. Bulut, beyanatta bulunmak için ek süre isteyeceğini belirterek, üç aşamada tamamlanan binanın ilk yapım aşamasında görevde olmadığını kaydetti.

Teknik projelerde de imzasının olmadığını belirten Bulut, “Projeler imzalanır, hazırlanırdı. Ben sadece ruhsata imza attım, herhangi bir rapor hazırlamak benim görevim değildi. Belediye işleyişi ve işlemleri o kadar kalabalık ki benim onları hatırlamam mümkün değil. Encümenden sonra ne gibi bir işlem yapıldığını hatırlamıyorum. Ben sadece havale kısmına bakıyordum. Ben ayrıldıktan sonra bu binaya birçok işlem yapıldı.” şeklinde konuştu.

Sanık Abdurrahman Karaaslan, “Dosyanın içeriğiyle ilgili bilgim yoktu, öyle bir yetkim de yoktu. Belediye çalışırken şef Bilal Balcı’ydı.” dedi.

Fazlı Karakaş’ın görevinin yapı kullanma formunu doldurup, yetkiliye teslim etmek olduğunu kaydeden Karaaslan, incelemeyi kimin yaptığını bilmediğini söyledi. Yapının ruhsata aykırı yapıldığı konusunda bilgi olmadığını söyleyen Karaaslan, evrakta “düzenleyen” yeri olmadığı için belgede kendisinin ismi olduğunu ve imza attığını aktardı.

Mehmet Salih Alkayış da, raporu okuyup, detaylı incelediğini belirterek, itiraz edeceğini kaydetti. Alkayış, bina için yıkım kararı alınıp alınmadığını hatırlamadığını da söyledi.

Sanık avukatı ise, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, yeni bir heyetten yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep etti. Avukat, yeni bir bilirkişi raporu talep edilecekse bilirkişi heyetine soracaklarını hazırlamak için süre isteyeceklerini kaydetti.

Karaaslan ve Karakuş’un avukatı, iki sanığın da sahaya inmediğini ve binaları denetlemediğini belirtti. Şu an belediyede aynı sistemin devam ettiğini anlatan avukat, her iki müvekkilinin de katiplik yaptığını kaydetti. Yazacağı yazıya bile müvekkillerinin karar veremediğini söyleyen eden avukat, sanıkların suçsuz olduğunu belirtti ve beraatlarını istedi.

Sanık ve sanık avukatlarının dinlenmesinin ardından Cumhuriyet savcısı adli kontrol şartlarının devam edilmesi ve tutukluk taleplerinin reddi şeklinde mütalaa verdi. Sanıklar, haklarında adli kontrol şartlarının kaldırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, ara kararları açıklamak için duruşmaya 20 dakika ara verdi.

NASA ortaya çıkardı! Mars’ın sabit kabuğu geçmişi koruyor!

NASA’nın InSight aracıyla elde edilen sismik veriler, Mars’ın mantosunda 4 kilometreye kadar uzanan dev kaya bloklarını ortaya çıkardı. Bilim insanları, bu blokların Güneş Sistemi’nin ilk döneminde yaşanan kozmik çarpışmaların kalıntıları olduğunu ve Mars’ın sabit kabuğu sayesinde 4,5 milyar yıldır günümüze kadar korunduğunu belirtti.Bilim insanları, NASA’nın ‘InSight’ aracıyla elde edilen sismik verilerden Mars’ın iç yapısını yeniden inşa etti.

KOZMİK KALINTILAR BELİRLENDİ

ngiltere’de Imperial College London’dan Dr. Constantinos Charalambous liderliğindeki ekip, sekiz büyük mars depremi ve meteor çarpmasının verilerini inceledi. Sismik dalgaların yayılım biçiminden, mantoda 4 kilometreye kadar ulaşan dev kaya blokları bulunduğu tespit edildi. Bu parçaların, gezegenin oluşumunun ilk döneminde yaşanan kozmik çarpışmaların kalıntıları olduğu kaydedildi.KIZIL GEZEGEN’DE 4,5 MiLYAR YILLIK “ZAMAN KAPSÜLÜ” KEŞFİ

Güneş Sistemi’nin ilk 100 milyon yılında Mars ve Dünya gibi iç gezegenler gök taşlarının yoğun bombardımanına maruz kaldı. Bilim insanlarına göre bu çarpışmalar, Mars’ın genç kabuğunu parçalayarak geniş magma okyanuslarının oluşmasına yol açtı. Soğuma ve kristalleşme sonrası farklı bileşimlere sahip kaya parçaları mantoya hapsoldu. Dünya’da bu tür yapılar, sürekli işleyen levha tektoniği nedeniyle çoktan yok oldu. Fakat Mars’ta tek parça halinde sabit bir kabuk bulunduğundan, bu izler bir ‘zaman kapsülü’ gibi günümüze kadar korunabildi.Araştırmacılar, Dünya’nın Güneş Sistemi’nde kabuğu levha tektoniğiyle bölünmüş tek gezegen olduğunu belirtti. Mars’taki bulguların, hem Venüs hem de Merkür’ün iç yapısını anlamak adına önemli bir karşılaştırma fırsatı sağladığını aktaran uzmanlar, “Mars’ın içindeki korunmuş kadim heterojenlikler, bir gezegenin jeolojik tarihine ve evrimine benzersiz bir pencere açıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zeka iş hayatını sarsıyor! Bu meslekler 5 yıl içinde kaybolabilir!

Teknoloji dünyasında yaşanan hızlı dönüşüm, iş hayatında köklü değişimlerin habercisi oluyor. Uzmanlara göre, 2030 yılı itibarıyla yapay zekâ uygulamalarını iş süreçlerine entegre etmeyen birçok meslek ya tamamen ortadan kalkacak ya da ciddi şekilde gerileyecek. Bu durum, yalnızca çalışanları değil şirketleri de yeni döneme uyum sağlama konusunda harekete geçiriyor.İşte 2030 yılını göremeyecek olan riski meslekler…Yapay zekanın iş dünyasında köklü değişikliklere yol açtığını belirten Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “Bütün mesleklerde yapay zeka etkisini hissettirecek. 2030 yılında yapay zekayı kullanmayan mesleklerin sona ereceğini söyleyebilmek mümkün” dedi. Yapay zekanın mesleklere etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Ali Murat Kırık, özellikle yazma, çeviri, müşteri hizmetleri, veri girişi ve muhasebe gibi rutin işlerde yapay zekanın kolaylıkla işlem gerçekleştirebildiğini söyledi.Prof. Dr. Kırık, “Fiziksel işlerde ve insanla doğrudan temas gerektiren mesleklerde risk daha düşük. En riskli işler tekrar eden ve standart işleri içeren meslekler. Sekreterlik, veri girişi, çağrı merkezi, bazı muhasebe ve çevre işleri bu grupta yer alıyor” dedi.ORTA RİSKLİ MESLEKLER NELER?
Prof. Dr. Kırık, “Araştırmalar gösteriyor ki bazı meslekler diğerlerine göre daha fazla etkileniyor. Stanford Üniversitesi’nin verilerine göre 22 ile 25 yaş arasındaki genç çalışanlar, yapay zekaya duyarlı şekilde yüzde 6 oranında risk taşıyor” diye konuştu.

Bazı mesleklerin tamamen yok olmayacağını ancak yapay zeka desteğiyle dönüşeceğini belirten Prof. Dr. Kırık, “Orta riskli işler tamamen kaybolmayacak ancak bazı görevlerde yapay zeka desteği görülecek. Bu meslekler öğretmenlik, gazetecilik, pazarlama ve benzeri olarak yer alıyor.BU MESLEKLERİN DEĞERLİ KALMASI MUHTEMEL

Düşük riskli işlerin ise yapay zekanın kolay kolay yerine getiremeyeceği işler olduğu belirten Prof. Dr. Kırık, “Burada başta doktorluk, hemşirelik, psikolojik danışmanlık, sanatçılık ve el becerisi gerektiren mesleklerde insan dokunuşu, yaratıcılık ve empati hala önemini koruyor” diye konuştu.YAPAY ZEKA NELERİ YAPABİLİYOR, NELERİ YAPAMIYOR?

Prof. Dr. Kırık, yapay zekanın şu an için tekrarlayan işleri hızlı ve hatasız yapabildiğini, veri analizleri gerçekleştirebildiğini, bazı rutin kararları alıp basit içerikler üretebildiğini belirtti.

Prof. Dr. Kırık, “İnsan gibi düşünmek, hissetmek, empati kurmak, yaratıcı işler yapmak, belirsiz ve karmaşık durumlarda karar vermek gibi konularda yapay zeka sınıfta kalıyor. Esnek fiziksel beceri gerektiren işleri de yerine getiremiyor” dedi.’GELECEK, İNSAN VE YAPAY ZEKANIN BİRLİKTE ÇALIŞTIĞI BİR DÖNEM OLACAK’

Yapay zekanın bazı işleri dönüştürürken yeni fırsatlar da yarattığını söyleyen Prof. Dr. Kırık, “Yapay zeka destekli pozisyonlar verimliliği artırıyor ve bazı alanlarda yeni iş imkanları doğuruyor. Önemli olan çalışanların dijital becerilerini geliştirmesi, yaratıcı ve insan odaklı yeteneklerini güçlendirmesi. Teknolojiyi bir tehdit değil, bir araç olarak görmek gerekiyor. Gelecek insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı bir dönem olacak. Bu sürece uyum sağlayanlar avantajlı olacak, uyum sağlamayan ise risk altında olacak” diye konuştu.’2030’DA YAPAY ZEKA KULLANMAYAN MESLEKLER SONA ERECEK’

5 yıl içerisinde yapay zeka kullanımının artacağına dikkati çeken Prof. Dr. Kırık, “Gelecek; insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı bir dönem olacak. Bu sürece uyum sağlayanlar avantajlı olacak, uyum sağlamayanlar ise mesleklerini kaybedecek. Tabii ki şu unutulmamalı, bütün mesleklerde yapay zeka etkisini hissettirecek. 2030 yılında yapay zekayı kullanmayan mesleklerin sona ereceğini söyleyebilmek mümkün. Ama her zaman insana ihtiyaç var olacak, çünkü yapay zekayı üreten ve geliştiren de insanın ta kendisi” dedi.

Meksika Devlet Başkanı yaşadığı taciz olayını anlattı

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, başkent Meksiko’da uğradığı taciz olayı sonrası yaptığı açıklamada, “Başkana bunu yaparlarsa, ülkedeki diğer kadınlara ne olur?” diyerek suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Sheinbaum, yaşadığı olayın tüm Meksikalı kadınlara yönelik bir saygısızlık olduğunu vurguladı.Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, başkent Meksiko’da uğradığı taciz olayıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Sheinbaum, yaşadığı olayın yalnızca kendisine değil, tüm Meksikalı kadınlara yönelik bir saygısızlık olduğunu belirtti.

“BAŞKANA BUNU YAPARLARSA”
Sheinbaum, Çarşamba günü düzenlediği basın toplantısında, “Benim görüşüm şu: Şikayette bulunmazsam diğer Meksikalı kadınlara ne olacak? Başkan’a bunu yaparlarsa, ülkemizdeki tüm kadınlara ne olacak?” ifadelerini kullandı.

“BU SADECE BENİM BAŞIMA GELMEDİ”
Sheinbaum, olaya ilişkin suç duyurusunda bulunmaya karar verdiğini belirterek, “Bu benim bir kadın olarak yaşadığım bir şey, ama aynı zamanda ülkemizde kadınlar olarak biz de aynı şeyi yaşıyoruz. Bunu daha önce de yaşadım; başkan değilken, öğrenciyken” dedi.Devlet Başkanı, şüphelinin yalnızca kendisine değil, kalabalıktaki diğer kadınlara da tacizde bulunduğu iddiasıyla davanın takipçisi olacağını vurguladı.

“TOPLUMDAKİ CİNSİYETÇİ ZİHNİYETİN DERİNLİĞİNİ GÖSTERİYOR”
Kadın hakları örgütleri ve feminist yorumcular, yaşanan olayın Meksika’daki köklü “maçoluk” kültürünü bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti. Yorumcular, “Bir erkeğin, kadın olsa bile başkana saldırma hakkını kendinde görmesi, toplumdaki cinsiyetçi zihniyetin derinliğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

ARKA PLANDAKİ CEZASIZLIK SORUNU
Meksika’da kadın cinayetleri uzun süredir ciddi bir toplumsal sorun oluşturuyor. Ülkede cinsiyete dayalı cinayetlerin yüzde 98’inin cezasız kaldığı tahmin ediliyor.NE OLMUŞTU?
Olay, başkent Meksiko’da Ulusal Saray yakınlarında meydana gelmişti. Sheinbaum, Eğitim Bakanlığı binasına yürürken bölge sakinleriyle tokalaştığı sırada bir erkeğin arkadan sarılıp öpmeye çalıştığı anlar kameralara yansımıştı. Güvenlik ekibinin müdahalesiyle saldırgan Uriel Rivera Martinez gözaltına alınmıştı. Yetkililer, saldırganın olay sırasında alkollü olduğunu ve cinsel suçlar birimine sevk edildiğini açıklamıştı.

Uzmanı uyardı: “Geçmeyen karın ağrısına dikkat”

Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Süleyman Tümen, kış aylarında beslenme alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte safra kesesi taşlarının ve iltihaplarının arttığını söyledi.Kış aylarında beslenme düzeninin değişmesiyle birlikte bazı rahatsızlıklar da artş gözlendi. Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Süleyman Tümen, safra kesesi taşlarının ve iltihaplarının arttığını söyledi.Soğuk havaların başlamasıyla birlikte sofraların da değiştiği ifade eden Dr. Tümen, “Daha yağlı, ağır ve kalorili yiyeceklerin tüketilmesi, safra kesesi problemlerini tetikleyebiliyor. Uzmanlar, özellikle kış aylarında artan karın ağrısı şikayetlerinin sadece “gaz sancısı” olarak değerlendirilmemesi gerekiyor” dedi. “Kış aylarında insanlar daha yağlı ve ağır yemeklere yöneliyor, aynı zamanda su tüketimi azalıyor. Bu durum safranın yoğunlaşmasına ve taş oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Özellikle yemek sonrası sağ üst karın bölgesinde başlayan ağrılar, bulantı, hazımsızlık gibi şikayetler varsa bu tablo artık ciddiye alınmalıdır” Dr. Tümen, erken teşhisin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Safra kesesi hastalıklarında erken tanı, ameliyatın zamanlamasını belirlemede çok önemli. Taşın tıkanmaya yol açtığı hastalarda acil cerrahi gerekebiliyor. Günümüzde laparoskopik (kapalı) yöntemlerle yapılan safra kesesi ameliyatlarında hastalar çok kısa sürede iyileşip günlük yaşamlarına dönebiliyor. Hastaların çoğunda şikayetler uzun süredir oluyor. “Ancak genellikle geçer düşüncesiyle tedavi erteleniyor. Oysa bu ağrılar vücudun ciddi bir uyarısıdır. Safra kesesi iltihaplandığında ya da taş safra kanalına düştüğünde tablo hızla ağırlaşabilir. Erken cerrahi müdahale hayat kurtarır.”

Fidan: 263 temsilciliğimizle dünyada 3’üncü en büyük diplomatik temsil ağına sahibiz

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yurt dışı teşkilatlarının giderek büyüdüğünün altını çizerek, “263 temsilciliğimizle dünyada 3’üncü en büyük diplomatik temsil ağına sahibiz” dedi.

Fidan, Ankara’nın ev sahipliğinde, ilk kez düzenlenen Başkonsoloslar Konferansı’nda katılımcılara hitap etti.

Dışişleri Bakanı Fidan, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına sundukları hizmetlerin daha da ilerletilmesi ve çeşitlendirilmesi, hizmet kalitesinin yükseltilmesi, başkonsoloslukların görev bölgeleriyle Türkiye arasındaki ilişkilerin her alanda geliştirilmesi, yurt dışındaki Türk toplumunun güçlendirilmesi gibi alanlarda yapılabilecek çalışmaları bölgesel ve tematik başlıklar altında bu konferansta değerlendireceklerini söyledi.

Konferans kapsamında dış politikanın farklı alanlarında Başkonsoloslukların çalışmalarından daha etkin yararlanma imkanlarını da ele alacaklarını aktaran Fidan, ilgili kurum ve kuruluşlarla eş birim halinde ileriki döneme ilişkin ortak bir strateji oluşturulmasına ve yol haritası belirlenmesine odaklanacaklarını belirtti.

“263 temsilciliğimizle dünyada 3’üncü en büyük diplomatik temsil ağına sahibiz”

Bakan Fidan, kurumsal işleyişin iyileştirilmesinin asli gündem maddelerinin arasında bulunduğunu, teşkilat yapısında gerçekleştirecekleri değişikliklerle Bakanlığın dış politika konularına 360 derece bakış açısıyla yaklaşan bir bakış açısına kavuştuğunu dile getirdi.

Yurt dışı teşkilatlarının giderek büyüdüğünün altını çizen Fidan, “263 temsilciliğimizle dünyada 3’üncü en büyük diplomatik temsil ağına sahibiz. 264’üncü temsilciliğimizi de açma aşamasındayız. 99 başkonsolosluğumuzla en geniş konsolosluk ağı olan ülkeyiz. 2000’e yakın personelimizle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza kuvvetli bir kadroyla hizmet vermekteyiz.” ifadelerini kullandı.

Fidan, hukuk danışmanları ve bağlı ataşelerle de sayının daha da arttığını aktardı.

 

 

Yurt dışındaki Türk toplumuna sundukları hizmetlerin dış politikanın önemli bir boyutunu oluşturduğuna işaret eden Fidan, şöyle devam etti:

“Başkonsolosluklarımız günlük bazda en kritik işlerden birini yapmakta. Önemli bir işlem hacmini nitelikli şekilde de yerine getirmektesiniz. Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla yurt dışındaki 7,5 milyonu aşkın vatandaşımız arasında sizler bir köprü oluyorsunuz arkadaşlar. Hem nicelik hem nitelik bakımından temsilciliklerimizin güçlendirilmesine, hizmet kalitesinin artırılmasına önem vermekteyiz.

2004’te yapılan bir ölçümde, yıllık sadece 147 bin olan yurt dışı işlem sayımız, bugün itibarıyla 3 milyonun üzerinde seyretmekte. Vatandaşlarına en fazla sayıda ve çeşitlilikte konsolosluk hizmeti sunan başlıca ülkeler arasındayız. 9 binin üzerinde ve çeşitlilikte 70 üzerinde de farklı konuda hizmet var.”

Yurt dışında vatandaşlarla doğrudan temaslarının konsolosluk hizmetleriyle gerçekleştiğini, bu bakımdan başkonsolosluklarda yapılan işleri oldukça kritik gördüklerini vurgulayan Fidan, Bakanlığın teknolojik gelişmeleri yakalamasına da önem atfettiklerini, çevrim içi ortamda sunulabilecek konsolosluk hizmetlerine erişim ve bu hizmetlerin teknik altyapılarının oluşturulması bağlamında büyük mesafe katettiklerini, e-devlet ve e-tebligat uygulamaları bakımından dünyada ilk sıralarda olduklarını anlattı.

Fidan, yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye’yle ilişkilerini güçlendirmek için 2014’ten bu yana uygulamaya koydukları yurt dışında seçim sandıkları açılmasının da büyük başarıyla gerçekleştirdikleri hizmetler arasında yer aldığını belirtti.

 

 

“Konsolosluk himayesi’ kavramını en geniş şekilde yorumlayan ülkelerin başındayız”

Fidan, 2023’teki cumhurbaşkanı seçimi ve genel seçimlerde 73 ülkedeki 151 temsilcilik ve ilave 16 şehirde 2 milyona yakın Türk vatandaşının oy kullandığını hatırlatarak Türkiye’nin başkonsolosluklarının bu konuda önemli rol üstlendiğini söyledi.

Yurt dışındaki vatandaşların ve soydaşların, Türkiye’ye açılan kapısı olan başkonsoloslukların desteğe ihtiyaç duyulan her durumda vatandaşlara yardım eli uzattığını dile getiren Fidan, “Konsolosluk himayesi’ kavramını en geniş şekilde yorumlayan ülkelerin başında geldiğimizi gururla ifade etmek isterim.” değerlendirmesini yaptı.

Fidan, Konsolosluk Çağrı Merkezi’nin önemli işlev gördüğünü vurgulayarak “Kuruluşundan bu yana geçen 15 yıl içerisinde doğal afetler, savaş ve kriz dönemleriyle tahliyelerde vatandaşlarımızın ana başvuru merkezi haline gelen çağrı merkezi, 7 gün 24 saat esasında 9 dilde günlük 2 binden fazla çağrıya yanıt vermekte.” diye konuştu.

İlgili kurumların, vatandaşlara yönelik çalışmalarında Dışişleri Bakanlığınca doğru yönlendirilmesinin ve eşgüdüm içinde ilerlemesinin önem arz ettiğine dikkati çeken Fidan, şunları söyledi:

“Vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın yaşadıkları ülkede siyaset, ekonomi, akademi ve eğitim başta olmak üzere her alanda temsil edilmeleri, sosyo-ekonomik konumlarının güçlenmesinin desteklenmesi ve bu çerçevede Türk sivil toplum kuruluşlarıyla temaslarının güçlü tutulmasına yönelik çabalar da başkonsolosluklarımızın başlıca görevleri arasında bulunmakta.”

 

Fidan, başkonsolosların bulundukları bölgedeki Türk toplumunun birlik ve beraberliğini güçlendirmesinin ve birleştirici rol oynamasının önemine değinerek, bunu yaparken devletin desteğinin hissettirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Yurt dışında, özellikle batıda, camilere, evlere, iş yerlerine, inanışımıza, kutsal kitabımıza ve vatandaşlarımıza yönelik saldırılar neredeyse her gün vuku bulmakta.” diyen Fidan, 2023’ten itibaren 750’yi aşkın ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı saikli saldırının kayıtlara geçtiğini aktardı.

Fidan, nefret suçlarıyla mücadelenin sadece siyasi ve hukuki değil, aynı zamanda ahlaki bir vazife olduğunu vurgulayarak yaşadıkları her yerde Türk vatandaşlarının saygınlığının ve güvenliğinin savunulmasının asli bir görev olduğunu kaydetti.

Başkonsoloslukların siyasi ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi, kültürel ve sportif faaliyetlerin desteklenmesi, kardeş şehir ilişkileri dahil birçok farklı konuda da halihazırda görev üstlendiğine işaret eden Fidan, “Geniş bir coğrafyada mesai mefhumu gözetmeden ailenizden ve özel hayatınızdan fedakarlık ederek devletimizi temsil ediyor ve milletimizin menfaatlerini savunuyorsunuz. Sizlerin ve ekiplerinizin başarılı çalışmalarıyla gerçekten iftihar ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Fidan, vatana hizmet uğrunda şehit olan Türk diplomatları ve onların aile bireylerini rahmetle yad ederek, konferanstan azami fayda sağlanacağına inandığını kaydetti.

 

Bakan Fidan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Başkonsoloslar Konferansı’nın başladığını duyurmuştu.

Bakan Fidan paylaşımında, “‘Dış Politika Vizyonumuzda Başkonsolosluklarımız’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz bu konferansla, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetlerin kalitesini artırmayı ve gelecek döneme dair hedeflerimizi belirlemeyi amaçlıyoruz.” değerlendirmesini yapmıştı.

Fidan, ayrıca “Yurt dışındaki Türk toplumuna birlikte hizmet verdiğimiz Bakanlıklarımız ve paydaş kurumlarımızla bir araya gelerek hizmetlerimizin tüm yönlerini kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz.” ifadesini kullanan Fidan; ekonomi, kamu diplomasisi, kültür, yurt dışı tanıtım, eğitim, göç ve bilişim gibi alanlarda düzenlenecek bölgesel ve tematik oturumlarla Başkonsoloslukları doğrudan ilgilendiren konuların istişare edileceğini belirtmişti.

Hakan Fidan, “Konferansımızın devletimize, milletimize ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.” ifadesini kullanmıştı.

ABD’de kargo uçağı düştü: En az 11 ölü

ABD’nin Kentucky eyaletinde bir kargo uçağı kalkıştan hemen sonra düştü. Kazada en az 11 kişi hayatını kaybetti.

Kentucky Valisi Andy Beshear, düzenlediği son basın toplantısında, eyaletin Louisville kentindeki Muhammad Ali Uluslararası Havalimanı’nda meydana gelen kaza hakkında güncel bilgileri paylaştı.

Can kaybının iki kişi daha artarak 11’e yükseldiğini söyleyen Beshear, “(Enkaz alanında) Artık canlı birini bulmayı beklemiyoruz.” dedi.

Beshear, ölü sayısının 12’ye çıkabileceğini belirterek, “Yetkililer artık ilk müdahale ekiplerinin güvenliğini ön planda tutuyor.” diye konuştu.

Kaza alanındaki arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini vurgulayan Beshear, şu ana kadar 16 ailenin sevdiklerinin kayıp olduğunu bildirdiğini aktardı.

Kazada yaralanan 11 kişinin çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındığını dile getiren Beshear, uçakta, çevresel bir sorun yaratacak “özellikle tehlikeli bir kargo” bulunmadığını kaydetti.

Bu arada, Louisville Üniversitesi Sağlık Merkezinden yapılan açıklamada, yaralılardan 2’sinin durumunun kritik olduğu bildirildi.

Sosyal medyada paylaşılan videolarda, uçağın pistteki kalkışı sırasında sol kanadındaki motorundan alevler çıktığı ve havalandıktan hemen sonra yere çakılarak büyük bir alev topuna dönüştüğü görüldü.

Hawaii eyaletindeki Honolulu kentine doğru hareket eden UPS 2976 sefer sayılı MD-11 tipi uçağın düşme nedeni araştırılıyor.

Dr. Fazıl Küçük Bulvarı, 15 Kasım tören provası nedeniyle trafiğe kapatılacak

15 Kasım KKTC’nin 42’nci kuruluş yıldönümü nedeniyle icra edilecek tören provası kapsamında, pazar günü Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı trafiğe kapatılacak.

Polis Genel Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, saat 07.00’den itibaren, Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nın Gönyeli Çemberi ile Altınbaş Petrol Trafik Işıkları Kavşağı arasında kalan yol güzergahı, tören provasının sona ereceği saate kadar trafik akışına kapatılacak.

Belirtilen tarih ve saatlerde trafik şu şekilde sağlanacak:

“Organize Sanayi Bölgesine gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, Altınbaş Petrol trafik ışıkları kavşağından kontrollü olarak sağlanacak.

Gazimağusa istikametinden gelip Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, İrsen Küçük Lefkoşa Çevre Yolu ile Yakın Doğu Bulvarı üzerinden sağlanacaktır.

Gazimağusa istikametinden gelip Lefkoşa şehir içine gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, Hamitköy Çemberinden sola dönüp, Mimar Mehmet Vahip Caddesi ile Şehit İsmail Beyoğlu Caddesi veya Honda Trafik Işıklarından sola dönerek, Şehit Mustafa Ahmet Ruso Caddesi üzerinden sağlanacaktır.

Gazimağusa istikametinden gelip Güzelyurt istikametine gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, İrsen Küçük Lefkoşa Çevre Yolu üzerinden Gönyeli/Alayköy Çemberi güzergahı veya Lefkoşa Mehmet Akif Caddesi üzerinde bulunan Citröen Trafik Işıkları kavşağı ile Metehan-Alayköy Çevre yolu üzerinden sağlanacaktır.

Güzelyurt istikametinden gelip Lefkoşa istikametine gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, Alayköy-Metehan Çevre yolu veya Gönyeli Çemberi ile  Dr. Burhan Nalbantoğlu Caddesi (Devlet Hastanesi) güzergahı üzerinden sağlanacaktır.

Girne istikametinden gelip Lefkoşa istikametine gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, Girne-Lefkoşa Anayolu-Gönyeli Çemberi ile Dr. Burhan Nalbantoğlu Caddesi (Devlet Hastanesi) güzergahı üzerinden sağlanacaktır.

Tören provası süresince araç sürücülerinin belirtilen alternatif yolları kullanmaları, ayrıca trafik işaret ve işaretçilerine uymaları önemle rica olunur.”

Çavuşoğlu: KTOEÖS’in tutumu anayasal düzene karşı duruştur

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) grev erteleme kararına uymayarak iki saatlik grev yapma kararını “anayasal düzene ve yasal zemine karşı duruş” olarak değerlendirdi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) bugün öğleden sonra gerçekleştirdiği iki saatlik grev kararına sert tepki gösterdi. Çavuşoğlu, KTOEÖS’nin eylemini “anayasal düzene ve yasal zemine karşı duruş” olarak nitelendirdi.

BRT’de Pembe Paşaoğulları’nın hazırlayıp sunduğu Gündem 12 programına katılan Bakan Çavuşoğlu, sendikanın “durmayı bilmeyen bir anlayış” sergilediğini söyledi.

“TAM GÜN EĞİTİM KARARLILIĞIMIZ SÜRÜYOR”

Çavuşoğlu, hükümetin vizyonu doğrultusunda tam gün eğitime geçilmesi konusunda kararlı olduklarını belirterek, “Bu kararı uygulamaya koyduktan sonra beş gün hedefiyle yola çıktık. Ancak deprem sonrası okul binalarının güçlendirme ihtiyacı nedeniyle uygulamayı iki günle sınırlandırmak zorunda kaldık” dedi.

Bakan, bu süreçte sendikanın çeşitli gerekçeler öne sürerek öğleden sonra eğitim yapılmaması yönünde sürekli eylemler düzenlediğini ifade etti. “Uzun süre anlayış gösterdik, diyalog çağrılarında bulunduk. Ancak gelinen noktada, durmayı bilmeyen bir davranış modeliyle çocukların eğitiminde ciddi kayıplara neden olduklarını gördük” dedi.

“GREV ERTELEME KARARINA UYMAK YASAL ZORUNLULUKTUR”

Bakanlar Kurulu’nun, ülkenin düzeninin ve öğrencilerin eğitim hakkının korunması amacıyla grev erteleme kararı aldığını hatırlatan Çavuşoğlu, “Kararın ardından sendika, ‘tanımıyoruz’ diyerek yeni bir grev çağrısı yaptı. Bu, hukuka ve anayasal düzene karşı durmaktır” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, herkesin yasal çerçeveye uymak zorunda olduğunu belirterek, “Hukuk devleti olan Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, sendikalar da dahil herkesin hukuk temelli yükümlülükleri vardır. Hak ararken hukukun sınırlarını da gözetmek gerekir” dedi.

“DİYALOG KANALLARI HER ZAMAN AÇIK”

Bakan Çavuşoğlu, sendikayı diyalogdan uzaklaşmama konusunda uyardı. “Biz hiçbir zaman diyaloga kapalı olmadık. Ancak diyaloğun dışında, yasal sınırların ötesinde bir tutumu kabul etmemiz mümkün değildir. Öğretmenlerimizin yanlış yönlendirilmesini istemiyoruz; aksi davrananlarla ilgili gerekli soruşturmalar yürütülecektir” dedi.

Çavuşoğlu, eğitimde fırsat eşitliği ve öğrencilerin hak kaybı yaşanmaması için hükümetin kararlılıkla hareket edeceğini vurguladı.

2026 yılı bütçesiyle ilgili komite görüşmeleri salı günü başlıyor

KKTC’nin 191 milyar 131 milyon TL olarak öngörülen 2026 yılı bütçesiyle ilgili komite görüşmeleri salı günü başlıyor.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, 2026 Mali Yılı Merkez Devlet Yönetim Bütçe Yasa Tasarısı ile ilgili görüşmeler 11 gün sürerek, 28 Kasım’da tamamlanacak.

Bakanlar Kurulu tarafından onaylanarak Cumhuriyet Meclisi, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’ne gönderilen, 191 milyar 131 milyon TL’lik giderler; 165 milyar 434 milyon TL’lik gelirler ve 25 milyar 697 milyon TL’lik açık öngören bütçeyle ilgili görüşmeler, Komite Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay’ın 11 Kasım salı günü saat 10.00’da yapacağı açılış konuşmasıyla başlayacak.

Tasarının bütünü üzerindeki görüşmelere Maliye Bakanı Özdemir Berova’nın sunuş konuşmasıyla devam edilecek ve bütçenin madde madde görüşülmesine geçilecek. Komite, aynı gün Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi bütçelerini de ele alacak.

 

Komite, 12 Kasım Çarşamba günü Başbakanlık ve Başbakanlığa bağlı Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK), Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Din İşleri Dairesi, Yayın Yüksek Kurulu (YYK), Kişisel Verileri Koruma Kurulu bütçelerini görüşecek.

 

13 Kasım Perşembe günü Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ile bakanlığa bağlı Serbest Liman ve Bölge Müdürlüğü ile Rekabet Kurulu bütçeleri ele alınacak.

 

18 Kasım Salı günü Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı bütçeleri; 19 Kasım Çarşamba günü Mahkemeler, Hukuk Dairesi (Başsavcılık), Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ile bakanlığa bağlı Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu bütçeleri görüşülecek.

 

20 Kasım Perşembe günü Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, bakanlığa bağlı Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK), Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK), Genel Tarım Sigortası Fonu; 21 Kasım Cuma günü Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman), Dışişleri Bakanlığı, bakanlığa bağlı Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) bütçeleri ele alınacak.

 

Bütçe görüşmelerine 25 Kasım Salı günü Sayıştay Başkanlığı’nın bütçesiyle devam edilecek. Aynı gün Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçeleri de görüşülecek.

 

26 Kasım Çarşamba günü Polis Genel Müdürlüğü, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK), İçişleri Bakanlığı bütçeleri; 27 Kasım Perşembe günü Milli Eğitim Bakanlığı ile bakanlığa bağlı Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA), Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) ve Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) bütçeleri ele alınacak.

 

Komite 11 günlük maratonu, 28 Kasım Cuma günü; Maliye Bakanlığı, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK), Faiz Farkı Fonu ve Gelirler bütçesini görüşerek tamamlayacak.

 

2026 Mali Yılı Merkez Devlet Yönetim Bütçe Yasa Tasarısı madde madde görüşülüp bütünü oylandıktan sonra Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’na sevk edilecek.

Alperen Şengün’den “double-double”

Amerikan Basketbol Ligi’nde (NBA) Houston Rockets, milli oyuncu Alperen Şengün’ün “double-double” yaptığı maçta Memphis Grizzlies’i 124-109 yendi.

Deplasmanda Grizzlies’a konuk olan Rockets’ta yaklaşık 35 dakika süre alan Alperen, 20 sayı, 16 ribaunt, 7 asistle oynadı.

Rockets’ın üst üste 5. galibiyetini elde ettiği maçta, Amen Thompson 28 sayı, 10 ribaunt, Jabari Smith ve Tari Eason 16’şar sayılık performans sergiledi.

Grizzlies’ta Cam Spencer 19 sayı, Ja Morant 17 sayı, 8 asist, Santi Aldama 16 sayıyla karşılaşmayı tamamladı.

 

Lakers, serisini 5 maça çıkardı

Los Angeles Lakers, sahasında San Antonio Spurs’ü 118-116 yenerek üst üste 5. maçından da galip ayrıldı.

Luka Doncic’in 35 sayı, 13 asist, 9 ribauntla oynadığı Lakers’ta, Deandre Ayton 22 sayı, 10 ribaunt, Marcus Smart 17, Rui Hachimura 15 sayılık katkı sağladı.

Spurs’te Victor Wembanyama 19 sayı, 8 ribaunt, Stephon Castle ve Jeremy Sochan 16’şar sayı, Harrison Barnes ve Julian Champagnie 14’er sayıyla parkeden ayrıldı.

 

– Son şampiyonu Blazers durdurdu

Sezona 8’de 8 yaparak başlayan ve kulüp tarihinin en iyi sezon başlangıcına imza atan son şampiyon Oklahoma City Thunder, ilk yenilgisini Portland Trail Blazers deplasmanında 121-119’luk skorla yaşadı.

Ev sahibi ekipte Deni Avdija 26 sayı, 10 ribaunt, 9 asistle galibiyette önemli rol oynarken, Jrue Holiday 22, Jerami Grant 20 sayı attı.

Thunder’da ise Shai Gilgeous-Alexander’ın 35 sayı, 9 ribaunt, 4 asistlik çabası mağlubiyeti önlemeye yetmedi.

Shai Gilgeous-Alexander, 80 maç üst üste en az 20 sayı atarak Oscar Robertson’u geçti ve NBA tarihindeki en uzun üçüncü seri rekorunu kırdı.

Osimhen Galatasaray tarihine geçti

Galatasaray’ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen, sarı-kırmızılı kulübün tarihindeki en golcü 5. yabancı futbolcu oldu.

Sarı-kırmızılı ekip, “Devler Ligi”nin dördüncü haftasında dün Hollanda temsilcisi Ajax’a konuk oldu. Karşılaşmayı 3-0 kazanan Galatasaray’ın gollerini kaydeden Osimhen, önemli bir istatistiğe daha imza attı.

Sarı-kırmızılı ekipte 52. resmi maçına çıkan Osimhen, dün yaptığı “hat trick” ile Galatasaray’da toplamda 46 gole ulaştı. Nijeryalı santrfor, bu alanda 45 gol atan Wesley Sneijder’i geçerek, kulüp tarihindeki en golcü yabancı oyuncular arasında ilk 5’e girdi.

Kulüp tarihindeki en golcü yabancı oyuncular listesinde Gheorghe Hagi​​​​​​​ 72, Mauro Icardi 67, Milan Baros 61 ve Bafetimbi Gomis 51 golle sıralanıyor.

 

– Şampiyonlar Ligi’nin gol krallığında en üst sırada

Victor Osimhen, attığı 6 golle Şampiyonlar Ligi’nin gol krallığında en üst sırada yer alıyor.

Bu sezon organizasyonda İngiltere temsilcisi Liverpool’un 1, Norveç ekibi Bodo/Glimt’in 2 ve Ajax’ın 3 kez filelerini havalandıran Osimhen, Şampiyonlar Ligi’nin ilk dört haftasında en çok gol atan oyuncu olarak öne çıkıyor.

Nijeryalı santrforu bu alanda beşer gole sahip Real Madridli Kylian Mbappe, Bayern Münihli Harry Kane ve Manchester Cityli Erling Haaland takip ediyor.

 

– Sarı-kırmızılı formayla Avrupa kupalarında 12. golünü attı

Victor Osimhen, Galatasaray formasıyla Avrupa kupalarında 12 gole ulaştı.

Sarı-kırmızılı ekipteki ikinci sezonunu geçiren 26 yaşındaki yıldız santrfor, 10. Avrupa kupası maçına çıktı. Geride kalan 9 müsabakada 9 kez fileleri havalandıran Osimhen, 10. müsabakayı 3 golle kapatarak toplamda 12 gole ulaştı.

Osimhen, sarı-kırmızılı formayla Avrupa’da en fazla gol atan yabancılar sıralamasında 11’er gol atan Mario Jardel ve Gheorghe Hagi’yi geçti. Nijeryalı yıldız, 12’şer gole sahip Milan Baros ve Shabani Nonda ile birlikte bu alanda zirvede yer alıyor.

 

– Şampiyonlar Ligi’nde 3 kez “maçın en iyi oyuncusu” seçildi

Victor Osimhen, bu sezon arka arkaya çıktığı 3 Şampiyonlar Ligi karşılaşmasında da “maçın en iyi oyuncusu” ödülüne layık görüldü.

Nijeryalı golcü, etkili performansıyla Şampiyonlar Ligi’nde arka arkaya oynanan Liverpool, Bodo/Glimt ve Ajax karşılaşmalarında “maçın en iyi oyuncusu” oldu.

 

– Üst üste 8 Avrupa kupası maçında gol attı

Ajax karşısında 3 kez rakip ağları sarsan Victor Osimhen, sarı-kırmızılı formayla Avrupa kupalarında üst üste gol atma rekorunu elinde bulunduruyor.

Galatasaray’da süre aldığı son 8 Avrupa kupası maçının tamamında rakip fileleri havalandıran Osimhen, bu süreçte 12 gol kaydetti.

 

– Osimhen, Avrupa kupalarında ilk kez “hat trick” yaptı

Victor Osimhen, dün Ajax karşısında 3 gol atarak, kariyerinde bir ilke daha imza attı.

Nijeryalı santrfor, Hollanda ekibine karşı gösterdiği performansla kariyerinde Avrupa kupalarındaki ilk “hat trick”ini yaptı.

Ayrıca Osimhen, 2012-2013 senesinde Şampiyonlar Ligi’nde Romanya temsilcisi CFR Cluj karşısında 3 gol atan Burak Yılmaz’dan sonra Avrupa’da Galatasaray formasıyla “hat trick” yapan ilk oyuncu oldu.

 

– Bu sezon 9 gole ulaştı

Osimhen, bu sezon çıktığı 11 karşılaşmada 9 kez rakip fileleri havalandırdı.

Nijeryalı santrfor, 8’i Trendyol Süper Lig ve 3’ü UEFA Şampiyonlar Ligi olmak üzere toplamda 11 maça çıktı. Osimhen, bu karşılaşmalarda UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 6, Trendyol Süper Lig’de de 3 kez rakip ağları sarstı.

Beşiktaş 3 futbolcusundan eksik çalıştı

Beşiktaş, Trednyol Süper Lig’in 12. haftasında deplasmanda oynayacağı Antalyaspor maçının hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti. Siyah-beyazlılarda sakatlıkları bulunan Rafa Silva ve Necip Uysal ile özel izinli olan Gabriel Paulista idmana katılmadı.

BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde basına kapalı antrenman, yaklaşık 1 saat 15 dakika sürdü. Teknik Direktör Sergen Yalçın’ın yönetiminde yapılan idman kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Isınma koşularıyla başlayan antrenman, taktiksel çalışmalarla tamamlandı.

Filenin Efeleri galibiyetle başladı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen 6. İslami Dayanışma Oyunları’nın ilk maçında A Milli Erkek Voleybol Takımımız, Katar’ı 3-1’lik skorla devirdi.

A Milli Erkek Voleybol Takımımız, 6. İslami Dayanışma Oyunları kapsamında karşılaştığı Katar’ı, 25-20, 18-25, 25-16, 25-20’lık setlerle 3-1 yendi ve organizasyonu galibiyetle açtı.

Erkek Milli Takımımızın kadrosu ve maç programı şu şekilde:

Pasörler: Arda Bostan, Hilmi Şahin

Pasör Çaprazı: Berk Dilmenler, Can Koç

Smaçörler: Cansın O.Enaboifo, Onur Günaydı, Gökçen Yüksel, Yiğit Hamza Aslan

Orta Oyuncular: Mustafa Cengiz, Selim Yıldız, Yiğit Savaş Kaplan

Libero: Abdulsamet Yalçın

Süper Lig’de haftanın hakemleri açıklandı

Süper Lig’de 12. hafta maçlarını yönetecek hakemler açıklandı.

Trendyol Süper Lig’in 12. haftasında oynanacak karşılaşmalarda düdük çalacak hakemler açıkladı.

Trendyol Süper Lig’de 12. hafta heyecanı yarın, 8 Kasım Cumartesi ve 9 Kasım Pazar günü oynanacak maçlarla yaşanacak. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) da sitesinden yaptığı açıklamada, müsabakaları yönetecek hakemleri duyurdu. Süper Lig’de 12. haftanın programı ve hakemler şöyle:

Yarın

20.00 Gençlerbirliği – RAMS Başakşehir: Direnç Tonusluoğlu

8 Kasım Cumartesi 14.30 Gaziantep FK – Çaykur Rizespor: Oğuzhan Çakır

17.00 Trabzonspor – Corendon Alanyaspor: Ali Şansalan

20.00 Kasımpaşa – Göztepe: Ömer Tolga Güldibi

20.00 Antalyaspor – Beşiktaş: Cihan Aydın

9 Kasım Pazar

14.30 Fatih Karagümrük – Konyaspor: Adnan Deniz kayatepe

17.00 Kocaelispor – Galatasaray: Çağdaş Altay

20.00 Fenerbahçe – Kayserispor: Ozan Ergün

20.00 Samsunspor – Eyüpspor: Yasin Kol

İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan kamu görevlileri davası… Müşteki avukatları dinlendi, duruşmaya ara verildi

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı üçüncü duruşmada, ailelerin ardından müşteki avukatları dinlendi. Ardından duruşmaya yarım saat ara verildi. Aranın ardından sanıklar ve sanık avukatları dinlenecek.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada İsias Otel’e yapı ruhsatı verildiğinde Adıyaman Belediyesi Yapı Kontrol Birimi’nde görevli ve Yapı Ruhsatında Proje Kontrollerinden sorumlu Dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, Plan Proje/İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve daimi işçi Abdurrahman Karaaslan, 1993 ruhsatında İmar Müdürü Yusuf Gül ve daimi işçi, Ruhsat Büro Teknisyeni Fazlı Karakuş yargılanıyor.

Mahkemede, ailelerin dinlenmesinin ardından müşteki avukatları da dinlendi.

Avukat Emrah Genç, sanıkların ayrı ayrı tutuklanmasını istedi; sorumluluk addedilmeyen sanıkların sorumlu olması gerektiğini söyledi.

Avukat Baki Turan, bilirkişi raporunda sorumluluk addedilen sanıklar konusunda rapora katıldıklarını ancak cezanın olası kast olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sorumlu addedilmeyen sanıkların da sorumlu tutulmaları gerektiğini söyleyen Turan, raporun bir kısmına itiraz ettiklerini belirtti. Turan, sanıkların olası kastla yargılanmalarını ve tutuklanmalarını istedi.

Avukat Gülsüm Özdoğru, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu ve “yıldız vermek” için gelen Turizm Bakanlığı yetkililerinin de yargılanması gerektiğini ifade etti. Özdoğru, Alpergün Apartmanı ve Kartalkaya Otek davalarının sonuçlarına da dikkati çekti.  Özdoğru, sanıkların imzaladıkları kağıtları okumamış olmaları durumunda dahi olası kastla yargılanmaları gerektiğini ekledi.

Avukat Tan Okay, sorumluluk addedilmeyen sanıklar hakkında bilirkişi raporuna katılmadıklarını söyledi, devletin liyakat ilkesi gereği kontrol birimine hak eden insanların oturtulması gerektiğini kaydetti. Okay, sorumlu addedilen sanıkların ise olası kasttan yargılanması gerektiğini, tutuklu yargılanmaları gerektiğini söyledi.

Avukat Mehmet Eren Turan da, raporda üç kişinin binanın yıkılmasından sorumlu, üç kişinin de sorumsuz addedildiğini anımsatarak, bilirkişi raporunda hatalar olduğunu ve yeni bir bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınması gerektiğini söyledi. Turan, mahkeme heyetinin delillere dayanarak karar vermesini istedi.

Turan, “Kamu görevlileri ile ilgili yapılan soruşturmada, 2003 yılında bu binayla alakalı ruhsata ve yasaya aykırılık saptandı. Binanın o aşamada mühürlenmesi ve iskana açılmaması gerektiğine ilişkin bir rapor bulundu. Bu rapora rağmen ve bu rapordan çok kısa bir süre sonra burada yargılanan sanıkların bu rapora ve yasaya aykırı bir şekilde iskan belgesini düzenleyip onayladıkları dolayısıyla otelin açılmasına izin verdikleri ortaya çıktı.” dedi.

Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu ise, “Bina kendi kendine yapılmadı, devletten izin alındı. Karakuş’un imzaladığı evraklar burada, binayı incelemiş. Mehmet Salih Alkayış da binayı inceleyip imzaladı.  Hata ettiniz. Tüm hukuka aykırılıklara karşı bu binaya onay verilmeseydi, bugün burada olmayacaktık.” diye konuştu. Koçoğlu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu ve çelişkiler içerdiği için hüküm koymaya yeterli olmadığını da söyledi.

Yapı ruhsatlarında yapılan sahteciliğe de dikkat çeken Gökçehan, yeni bir heyetten bir rapor alınması gerektiğini belirtti. Gökçehan, “Sanıkların tutuksuz olmaları ne hukuka ne de vicdana uygundur. İmza sorumluluktur, imzayı atanlar sorumlu olmadığını söylüyor. Bu insanların ölümlerin sorumluluğunu alması gerekiyor.” dedi.

Avukatların dinlenmesinin ardından duruşmaya yarım saat ara verildi. Aradan sonra sanıklar ve sanık avukatları dinlenecek.

İsias Otel duruşmasında aileler dinlendi

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı üçüncü duruşmada aileler dinlendi. Ardından avukatların dinlenmesine geçildi.

Duruşmada, Sahil Özberkman’ın annesi ve çocukların öğretmeni Esra Özberkman, binadan yaralı olarak çıktığını belirterek, “Ben olayı birebir yaşadım, benim bir kanıta ihtiyacım yok ama sizin var. Mal sahiplerinin aç gözlü olduğu usulsüzlükler yaptıkları ortada.” dedi. Kamu görevlilerinden Belediye Başkan Yardımcısı’nın ifadesinde “Ben sadece öğretmenim, imza attım.” dediğini aktaran Özberkman, “Ben de öğretmenim, okuyup anlamadığım hiç bir şeyin altına imza atmıyorum. ‘Adalet yerini buldu’ demek istiyorum artık.” diye konuştu.

Sahil Özberkman’ın babası Tayyip Özberkman ise, bazı şeylerin atık değişmesi gerektiğini, değişmezse insanların ölmeye devam edeceğini söyledi. Tayyip Özberkman, altı kamu görevlisinin tutuklanmasını ve davaların birleştirilmesini de istedi.

Mert Niyazi Topukçuoğlu’nun babası Mehmet Topukçuoğlu, duruşmada, “Taleplerimizin hiç birinin karşılık bulmamasının bizim için çok yıpratıcı bir süreç oluyor. Vicdan biziz buna sizin mutlaka duyarlılık göstermeniz lazım. Bu binaya çivi çakan çaktıran imza atan da attıran da suçludur. Şikayetçi ve mağduruz. Biz evlatlarımızı arkadaşlarımız, öğretmenlerimizi, canlarımızı yitirdik bunun telafisi yoktur. Bizim mücadelemiz bu coğrafyadaki çocukların geleceği içindir. Kahramanlık öyküsünün bir parçası olabilirsiniz, herkesin cezalandırılmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Havva Balcı Çavdır’ın annesi Sevgen Balcı, geride annesiz ve babasız bir çocuk kaldığını belirtirken; Selin Kararakaya’nın halası Senem Karakaya “Bir uçak düşünün yolcusu yok, varış yerinde sadece bekleyenler var ve bu uçakta sadece cenazeler var.” diyerek, tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.

Hayal Gençalioğlu’nun annesi Sibel Kumsal, depremin üzerinden 1004 gün geçtiğini hatırlatarak, bilirkişi raporunda kusurlu bulunanların neden tutuklu olmadığını sordu.

Mahkemede, tur rehberlerinin aileleri de söz alarak, İsias’ta kaybettikleri canları için adalet istedi; sanıklardan şikayetçi oldu ve tutuklanmalarını istedi.

Duruşmada, ailelerin ardından avukatlar dinlenmeye başlandı.

Adıyaman’da kamu görevlilerinin üçüncü duruşması başladı

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin üçüncü duruşması başladı. 

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Türkiye saatiyle 10.30’da başlayan duruşmada, İsias Otel’e yapı ruhsatı verildiğinde Adıyaman Belediyesi Yapı Kontrol Birimi’nde görevli ve Yapı Ruhsatında Proje Kontrollerinden sorumlu Dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, Plan Proje/İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve daimi işçi Abdurrahman Karaaslan, 1993 ruhsatında İmar Müdürü Yusuf Gül ve daimi işçi, Ruhsat Büro Teknisyeni Fazlı Karakuş yargılanıyor.

Altı kamu görevlisi için şubat ayında Adıyaman Başsavcılığı tarafından dosyalanan davada, iddianame “bilinçli taksir” suçlamasıyla yapılmış, davanın ilk duruşması ise 24 Nisan’da görülmüştü.

Yoklamayla başlayan bugünkü duruşmada, sanıklar hakkında Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından hazırlanan ve geçtiğimiz hafta açıklanan bilirkişi raporu ele alınacak.

Raporda, dönemin Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Adıyaman Belediyesi İmar İşleri Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve Ruhsat Şefi İnşaat Mühendisi Bilal Balcı binanın yıkılmasından sorumlu tutuldu. Öte yandan, Adıyaman Belediyesi İmar Müdürü Yusuf Gül, Adıyaman Belediyesi Yapı Kontrol Birimi Görevlileri Ruhsat Teknisyeni ve Daimi İşçi Abdurrahman Karaarslan ile teknik eleman Fazlı Karakuş’un binanın yıkılmasında sorumluluğu olmadığı kanaatine varıldı.

Kuzey Kore, ABD’nin son yaptırımlarına karşı “misilleme adımı atacağını” belirtti

Kuzey Kore, ABD’nin yasa dışı faaliyetlerden elde edilen fonların aklanmasında rol oynayan kişilere ve kurumlara yaptırım kararını “düşmanca” şeklinde nitelendirerek misilleme adımları atacağını bildirdi.

Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansına (KCNA) göre Dışişleri Bakan Yardımcısı Kim Un-chol, ABD’nin bazı Kuzey Koreli bankacılar ve kurumları yaptırım listesine eklemesine tepki gösterdi.

Kim, Başkan Donald Trump yönetiminin göreve başladığından bu yana 5 kez tek taraflı yaptırım uyguladığını hatırlatarak bunun Pyongyang’ın Washington’a karşı politikasının değişeceğine yönelik spekülasyonlara son verdiğini belirtti.

ABD yönetiminin bu adımla “düşmanca” tavır sergilediğini savunan Kim, Kuzey Kore’nin buna karşı misilleme adımları atacağını ifade etti.

Washington yönetimi, 4 Kasım’da, siber suçlar gibi çeşitli yasa dışı faaliyetlerden elde edilen fonların aklanmasında rol oynayan 8 kişi ve 2 kuruma yaptırım uygulamıştı.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ve Trump, 2018 ve 2019’da 3 kez bir araya gelmişti. Kim, daha sonra Washington yönetimiyle diyaloğa girmeyi reddetmişti.

Kim, eylülde, ABD’ye uzun süredir askıya alınan diplomasinin yeniden başlatılması için ön koşul olarak nükleer silahları bırakma talebinden vazgeçme çağrısında bulunmuştu.

Kamu görevlilerinin yargılandığı İsias Otel davası duruşması devam ediyor

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı üçüncü duruşma, ailelerin ifadeleri ile devam ediyor.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada İsias Otel’e yapı ruhsatı verildiğinde Adıyaman Belediyesi Yapı Kontrol Birimi’nde görevli ve Yapı Ruhsatında Proje Kontrollerinden sorumlu Dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, Plan Proje/İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve daimi işçi Abdurrahman Karaaslan, 1993 ruhsatında İmar Müdürü Yusuf Gül ve daimi işçi, Ruhsat Büro Teknisyeni Fazlı Karakuş yargılanıyor.

Duruşmada, Serin İpekçioğlu’nun annesi Pervin Aksoy İpekçioğlu enkazdan yaralı çıkanlardan biri olduğunu belirtti. İpekçioğlu, bilirkişi raporunu detaylı değerlendirerek, sanıklara attıkları imzalar hakkında bazı sorular yöneltti. Bilirkişi raporunun mahkemenin görev alanına girip sonuç hakkında değerlendirme yapmasını doğru bulmadığını belirten İpekçioğlu, her belediye encümenin olayda sorumluluğu olduğunu söyleyerek bu konuda da soruşturma açılmasını istedi. İpekçioğlu, “2001 yapı ruhsatında Başkan yardımcısı Osman Bulut, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, İmar İşleri Müdürü Mehmet Salih Alkayış, binadaki aykırılığı tespit ediyor, aykırılığın giderilmediğini bilerek isteyerek ruhsatı onaylıyorlar. Fikri sahtecilik suçu işlenmiş, sahtecilik suçu kastla işlenebilir bir suç,  artık bilinçli taksiri tartışmak abesle iştigal etmektir.” diyerek, suç işleyen kişilerin kaçma ihtimalinin de göz önünde bulundurularak tutuklanmalarını talep etti.

Hayal Gençalioğlu’nun babası Yaşar Kemal Gençalioğlu da, kamu görevlilerinin suçlu olduğunu ve şikayetçi olduğunu dile getirdi.

Selin Karakaya’nın annesi Ruşen Yücesoylu Karakaya, “Aylardır bilirkişi raporu bekliyorduk. On gün önce çıktı, bu katiller hala tutuklanamadı. Burada asla bilinçli taksirden söz edilemez. Çocuklarımız nefessiz kaldı bu katil binanın altında. Acımıza bir son verin artık. Biz aileler olarak çocuklarımızın acısını yaşamak istiyoruz. Adalet olası kastla son bulsun, biz de rahat bir nefes alalım.” diye konuştu.

Duygu Kalaycı’nın eşi ve Lavin Kalaycı’nın babası Caner Kalaycı, “Bütün yasaları araştırıp bilen insanlarız. Burada bir güvensizlik yaşıyoruz. Bu delillerle bir sonuç çıkmasını istiyoruz. Sizin başınıza gelmedi diye bizi ne kadar anlayabilirsiniz bilmiyorum.” dedi. Kamu görevlilerinden şikayetçi olduğunu belirten Kalaycı, sanıkların tutuklu yargılanmalarını ve olası kast kararı çıkmasını istedi.

Asya Tülek’in babası Mehmet Tülek ise bilirkişi raporunda eksik olan kısımlar olduğunu vurguladı. “Suç somut, raporları okudum çok bir şey bilmeye gerek, yok suç zaten resmi belgelerle somutlaştırılmış. Bu taksir değil kasıttır.” diyen Tülek, sanıkların tutuklu yargılanmasını istedi.

Atakan Celal Konuklu’nun annesi ve Pamir Konuklu’nun eşi Şenay Konuklu, “Vicdanınıza konuşmak istiyoruz. Deprem yerine bir umutla gittik tek tek cesetler çıkarken ben 55 ceset gördüm. 25’inin gözleri açık ve hepsi acı içindeydi. O çığlıkları atamayan çocukların çığlığı oluyorum. Çocukların çektiği işkenceyi hayal edin. Yaşayanlar da vardı ezim ezim ezildi canlarımız. Her gün ölüyoruz, ailelerimiz katledildi. Çocuklarımızın çektiği acıların karşılığını vermeniz lazım. Vicdanınıza sesleniyorum lütfen karar verirken 72 canın sesi olun.” dedi.

Özgür İçme’nin babası Meriç İçme de, “Eğer imza atmasaydılar bizim çocuklarımız yanımızda olacaktı.” diyerek, şikayetçi olduğunu ve sanıkların tutuklanmasını istediğini söyledi.

Kamu görevlilerinin yargılandığı İsias Otel davasında aileler ifade veriyor

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı üçüncü duruşmada, otelde yakınlarını kaybeden aileler ifade veriyor.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Türkiye saatiyle 10.30’da başlayan duruşmada, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) de davaya katılım talep etti.

Duruşmada, Nehir Çevik’in babası Yoksuli Çevik şikayetçi olduğunu dile getirirken; Aras Aktuğralı’nın annesi Afet Aktuğralı kamu görevlilerinden şikayetçi olduğunu ve mahkeme heyetine güvenmek istediğini söyledi. Aras Aktuğralı’nın babası Murat Aktuğralı da, “Çıkan rapor göstermiştir ki imza sahibi ve makamda oturan herkes sorumludur.” diyerek, suçluların tutuklanarak cezalarını çekmelerini istedi.

Ali Karasel’in eşi Fatma Karasel, adalet istediğini; İzcan Nurluöz’ün babası İhsan Nurluöz, her imzanın bir suç olduğunu, kamu görevlilerinin tümünden şikayetçi olduklarını ve hepsinin tutuklanması gerektiğini kaydetti.

Aykan Ekiz’in babası Murat Ekiz ise, “Tümünden şikayetçiyim, adalet istiyorum. Gereğinin yapılmasını istiyorum.” dedi.

Nehir Çevik’in annesi Safiye Çevik ve Rehberlik öğrencisi Müzeyyen Gökçen’in annesi Özlem Gökçen de adalet isteklerini dile getirirken, depremde İsias Otel’de kızı ile eşini kaybeden Can Ahmet Yeniçeri “Kamu görevlilerinden şikayetçiyim. Adaletin tecelli etmesini istiyorum. Tutuklanmalarını ve olası kast istiyorum.” dedi.

Depremde eşi ve iki kızını kaybeden Ozan Dağlı, kamu görevlilerinin tutuklu yargılanmalarını; Doruk ile Alp Akın’ın amcası Ali Akın kamu görevlilerinin attıkları imzaların yükünü taşıyarak cezalarını çekmelerini istedi.

Fahri Arkar’ın babası Ramadan Arkar, “Binanın yapımında imza atanların hepsinin suçu var şikayetçiyim.” derken; Osman Çetintaş’ın babası Nafi Çetintaş tüm kamu görevlilerinden şikayetçi olduğunu söyledi ve tutuklanmalarını istedi.

Selin Karakaya’nın babası Enver Karakaya, “Kamu görevlilerinden şikayetçiyim. Bugün mahkemeden ellerini kollarını sallayarak çıkmamalılar.” dedi; Fahri Arkar’ın annesi Şeniz Arkar, Havin Kılıç’ın babası Recep Kılıç, Perihan Çetiner’in babası Mehmet Çetiner ve Doruk ile Alp Akın’ın babası Osman Akın da kamu görevlilerinden şikayetçi olduğunu dile getirdi.

Evren Çavdır, Havva Çaldır ve Elvin Çavdır’ın dayısı, milletvekili Teberrüken Uluçay da mahkemede ifade vererek, “Adalet bekliyoruz. Bolu Kartalkaya’da alınan emsal kararların sizlere motivasyon olmasını bekliyoruz.” dedi.

Serin İpekkçioğlu’nun babası Sertaç İpekçioğlu ise, ruhsatın geçerlilik süresi konusunda  “96 yılında binaların yapımına ilişkin bir afet yönetmelik çıktı 2001 yılındaki ruhsat bu yönetmeliğe göre neden verilmedi?” diye sordu.

Doruk ile Alp Akın’ın annesi Ayşe Akın da, “Atılan imzaların adaletle sonuçlanmasını istiyorum. Sanıkların derhal tutuklanmasını istiyorum. Kamu görevlilerinden şikayetçiyim.” ifadelerini kullandı.