Archives Ocak 2026

Hakan Fidan: SDG, artık teröre veda etmeli

Suriye’deki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Gelinen noktada SDG’nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı Suriye’nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. Bu uzlaşmaz tavır Suriye’nin ve bölgemizin gerçeklerine aykırıdır. SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.

Üstel: KKTC devleti güçlüdür ve görev başındadır

Başbakan Ünal Üstel, son günlerde yaşanan güvenlik olayları ile ilgili açıklama yaptı…

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

 

“Son günlerde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşanan bazı güvenlik olaylarını bahane ederek, sorumluluğu çarpıtan ve meseleyi bilinçli şekilde “Ankara”ya bağlamaya çalışan söylemler, gerçeği yansıtmayan açık bir algı operasyonudur. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu yaklaşım, toplumsal huzura zarar vermektedir.

Güvenlik ve asayiş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin kendi anayasal düzeni içinde, öncelikli ve tartışmasız biçimde kendi sorumluluğundadır. Bu sorumluluğu başka adreslere yönlendirme çabası, siyasi hesap üretmekten başka bir anlam taşımamaktadır. Devletin temel görevi, bu tür olayların yaşanmaması için gerekli tüm önleyici tedbirleri almak ve kamu düzenini kararlılıkla korumaktır.

Güvenlik Küvetleri Komutanlığımız ve Polis Teşkilatımız, yaşanan olaylarda gecikmeden ve taviz vermeden müdahale etmiş; failleri kısa sürede yakalayarak adalete teslim etmiştir. Bu durum, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin güçlü, kararlı ve görev başında olduğunun açık göstergesidir.

Hükümet olarak, güvenliği siyasi polemik konusu yaptırmayacağız. Yapanlara da fırsat vermeyeceğiz. Suçla mücadelede caydırıcılığı artıran yasal düzenlemeler Meclis’e sevk edilmiştir; suçla mücadele için daha etkin yaşlar yakında meclise sevk edilecek olup kamu düzenini tehdit eden her unsur karşısında daha güçlü adımlar atılacaktır.

Devlet kurumlarını hedef alan, güvenlik güçlerimizin emeğini gölgeleyen ve toplumda korku yaratmaya çalışan açıklamalara müsamaha gösterilmeyecektir. Devlet ciddiyeti, algı üretmekle değil; hukuk ve kararlılıkla sağlanır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devleti vardır, güçlüdür ve tüm kurumlarıyla görev başındadır. Halkımızın huzur ve güvenliği, hiçbir siyasi hesap uğruna tartışmaya açılmayacaktır. Güvenlik birimlerimize olan güvenimiz tamdır.”

ÖZTÜRKLER’DEN AB VE ZELENSKİY’E NET MESAJ: TARİHİ OKUYUN

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, BRT’de katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Rum Yönetimi Lideri Hristolidis ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Türkiye’yi “işgalci” olarak nitelendiren açıklamalarına sert tepki gösterdi.

Öztürkler, Zelenskiy’nin bu ifadelerinin diplomatik nezaketle bağdaşmadığını, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkına yıllardır kesintisiz destek verdiğini ve bölgesel barış için kritik bir rol üstlendiğini belirterek, tarihi gerçekleri daha iyi okuması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin yalnızca Kıbrıs’ta değil, Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan geniş bir coğrafyada istikrar sağlayan bir aktör olduğunu vurgulayan Öztürkler, Zelenskiy’nin bu çıkışının özellikle Tahıl Koridoru Anlaşması’nda Türkiye’nin oynadığı hayati rol göz önüne alındığında “gerçeklerle bağdaşmadığını” ifade etti.

Türkiye’nin savaşın en kritik dönemlerinde dahi tarafları masaya oturtarak küresel bir gıda krizinin önüne geçtiğini hatırlatan Öztürkler, Rus ve Ukrayna yetkililerini aynı masaya oturtan ve esir takasını gerçekleştiren liderin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu unutmaması gerektiğini söyledi.

AB Dönem Başkanlığı’nın Güney Kıbrıs’a devredildiği törende Türkiye’nin adada “işgalci” olarak gösterilmesini de eleştiren Öztürkler, bu yaklaşımın siyasi manipülasyon olduğunu dile getirdi.

Öztürkler, adada bugün huzur ve güven ortamının sağlanmasının tek sebebinin Türk askeri olduğunu, çözümsüzlüğün sorumlusunun ise Rum yönetiminin yıllardır süren uzlaşmaz tutumu olduğunu belirtti.

Törende Maraş’a ait görsellerin kullanılmasının da tepki çektiğini söyleyen Öztürkler, bu tür sembolik hamlelerin AB’nin tarafsızlık iddiasıyla çeliştiğini ifade etti. Vakıf malı olan Maraş’ın AB liderleri önünde Rumlar tarafından siyasi propaganda malzemesi yapılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Maraş’ın bugün bu halde olmasının sorumlusunun, yıllarca bölgenin açılmasına engel olan Rum yönetimi olduğunu söyleyen Öztürkler, Türkiye ile KKTC hükümetinin Maraş konusunda gerekli açılımları hayata geçirdiğini belirtti.

Meclis Başkanı Öztürkler, törende Kıbrıs Türk halkının 1963’ten itibaren yaşadığı kayıpların, acıların ve toplu saldırıların görmezden gelindiğini ifade ederek, “Eğer bir şey gösterilecekse, Rumların Kıbrıslı Türklere uyguladığı zulüm ve insanlık dışı saldırılar gösterilmeliydi” dedi.

AB’nin bu tarihi gerçekleri yok sayarak Rum tarafının söylemlerini sahiplenmesinin, Birliğin çifte standart uyguladığının en açık göstergesi olduğunu söyleyen Öztürkler, AB’nin Güney Kıbrıs’ın söylemlerini sorgulamadan sahiplenmesinin çözüm sürecine katkı sağlamadığını, aksine taraflar arasındaki güveni zedelediğini belirtti

Kıbrıs Vakıflar İdaresi yetkilileri Ankara’da ziyaretlerde bulundu

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer ve beraberindeki heyet, Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü ziyaret ederek , TC Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ile bir araya geldi.

Vakıflar İdaresi’nden verilen bilgiye göre, görüşmelerde, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki vakıf hizmetlerinin daha etkin, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasına yönelik iş birliği imkanları ele alındı. İki kurum arasındaki mevcut iş birliğinin güçlendirilmesi ve yeni çalışma alanlarının oluşturulması konusunda değerlendirmelerde bulunuldu.

Ziyaret kapsamında, arşiv, emlak ve dijital dönüşüm başta olmak üzere ilgili birimlerle ayrı ayrı toplantılar gerçekleştirildi. Bu toplantılarda, söz konusu alanlarda yürütülen çalışmalar ele alınırken, karşılıklı tecrübe paylaşımı yapıldı ve ortak uygulamaların hayata geçirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

Toplantıların ana gündem maddeleri arasında emlak yönetimi sistemlerinin iyileştirilmesi, arşivleme süreçlerinin modernize edilmesi ve dijital dönüşüm çalışmaları yer aldı. Bu kapsamda, Kıbrıs’taki vakıf emlaklarına ait dijital ortama aktarılan envanter bilgilerinin sistematik, güvenli ve erişilebilir bir arşivleme sistemiyle yönetilmesi konusu ayrıntılı şekilde ele alındı. Kurumsal hafızanın güçlendirilmesi ve vakıf emlaklarının daha etkin yönetilmesine katkı sağlayacak uygulamalar üzerinde duruldu.

Ayrıca, dijital süreçlerin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla bilgisayar altyapısının iyileştirilmesi, yazılım ve donanım kapasitelerinin geliştirilmesi ile teknik destek ve tecrübe paylaşımı konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

Görüşmelerde ele alınan bir diğer başlık ise Ramazan ayı etkinliklerinin planlanması oldu. Ramazan ayının maneviyatına uygun olarak gerçekleştirilecek sosyal, kültürel ve hayır faaliyetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi ve vakıf geleneğinin toplumsal dayanışmaya katkısının artırılması yönünde değerlendirmeler yapıldı.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer, nazik ev sahipliği ve yapıcı görüşmeler dolayısıyla TC Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu’ya teşekkür ederek, ziyaretin iki kurum arasındaki iş birliğini daha da güçlendireceğini ifade etti.

Turizm Bakanlığı Charter Seferlere Teşvik Ödemesi Yapacak

Turizm Bakanlığı’nın KKTC’ye turist getiren uçak şirketleri, tur operatörleri ile KITSAB (Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği) üyesi turizm ve seyahat acentelerine yapacağı teşvik ödemeleriyle ilgili kurallar belirlendi.

Bakanlar Kurulu’nun “charter seferleri” kapsayan teşviklerle ilgili olarak aldığı karar (Ü(K-I)2383-2025) 7 Ocak tarihli 5 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

Sekiz maddeyle açıklanan karara göre, Almanya’dan yapılacak her gidiş-dönüş charter sefer için 5 bin Euro; başka ülkelerden yapılacak seferler için ise 7 bin Euro teşvik verileceği vurgulandı. Türkiye’den yapılacak charter seferler teşvik kapsamı dışında tutuldu.

Bakanlar Kurulu’nun teşviklerle ilgili kararında 01 Ocak 2026-31 Aralık 2026 tarihleri arasında geçerli olacak charter uçuş teşviklerinin %100’ü; “Charter Teşviklendirme Esasları uyarınca Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Turizm Geliştirme ve Tanıtma Fonu’nun 2026 Mali Yılı Bütçesi’nden karşılanacak.

ABD’li Senatör Graham, Trump’ın Rusya’ya karşı yaptırım tasarısını onayladığını bildirdi

ABD’li Senatör Lindsey Graham, çarşamba günü ABD Başkanı Donald Trump’ın “ucuz Rus petrolünün satın alınmasına” yaptırım uygulayacak tasarıyı onayladığını bildirdi.

Senatör Graham, Trump ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.

Graham, “Çok verimli bir görüşmenin ardından (Trump), aylardır Senatör Blumenthal ve diğer birçok kişiyle birlikte üzerinde çalıştığım iki partili Rusya yaptırım tasarısını onayladı.” ifadesini kullandı.

Tasarının, Trump’ın “ucuz Rus petrolü satın alan ülkeleri cezalandırmasına” fırsatı sunacağını kaydeden Graham, tasarının “Ukrayna’nın barış için tavizler verdiği” bir döneme denk geldiğine dikkati çekerek, “Zamanlaması çok iyi.” dedi.

Graham, “Bu tasarı, Başkan Trump’a Çin, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelere karşı muazzam bir kaldıraç sağlayacak ve Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında Moskova’ya finansman sağlayan ucuz Rus petrolünü satın almayı bırakmaları için onları teşvik edecek.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD basınında, tasarının Senato’da gelecek hafta oylanmasının beklendiği aktarıldı.

 

Dursun Oğuz: Cezalar artırılacak, caydırıcılık güçlendirilecek

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, iki kişinin yaralandığı silahlı saldırının, son bir yıldır özellikle Türkiye bağlantılı organize suç örgütlerinin iş insanları ve oto galerilerine yönelik tehdit ve şantaj girişimleriyle ilişkili olduğunu belirterek, polisin bu yapılarla ilgili yoğun çalışma yürüttüğünü söyledi.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Salı günü meydana gelen ve iki vatandaşın yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı olayına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Oğuz, yaşananların toplumda ciddi bir huzursuzluğa yol açtığını belirterek, yaralanan vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

“Maalesef geçtiğimiz gün istemediğimiz bir olay daha meydana geldi. İki vatandaşımızın yaralandığı bir saldırı yaşandı. Bu elbette yalnızca olayın yaşandığı yerle sınırlı kalmamış, tüm ülkede endişe ve huzursuzluk yaratmıştır” diyen Oğuz, devletin bu tür olaylara karşı sıfır toleransla hareket ettiğini vurguladı.

Yaklaşık son bir yıl içerisinde, yurt dışı kaynaklı özellikle Türkiye Cumhuriyeti bağlantılı bazı organize suç örgütlerinin ülkedeki  iş insanlarını, iş çevrelerini ve son aylarda özellikle oto galerileri hedef alan tehdit ve şantaj girişimlerinde bulunduğuna dikkat çeken Oğuz, söz konusu tehditlerle ilgili gerek basına yansıyan gerekse bireysel başvurular doğrultusunda polis teşkilatı tarafından yoğun ve titiz çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ÜST DÜZEY GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİ

İçişleri Bakanı Oğuz, bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti ile güvenlik alanında çok yakın ve etkin bir iş birliği yürütüldüğünü vurgulayarak, Sayın Başbakan ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı arasında doğrudan görüşmeler gerçekleştirildiğini, ardından İçişleri Bakanlığı olarak Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı’na resmi bir ziyaret yapıldığını aktardı.

Bu ziyaret kapsamında Polis Genel Müdürlüğü ve ilgili yetkililerle birlikte gerekli koordinasyonun sağlandığını belirten Oğuz, “Çünkü karşı karşıya olduğumuz tehditler yalnızca bireysel suçlar değil, ülke huzurunu ve güvenliğini hedef alan ciddi girişimlerdir. Bu tehditlerin önlenmesi, bertaraf edilmesi ve kökten ortadan kaldırılması için neler yapılabileceğini tüm boyutlarıyla ele aldık” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında yürürlükte olan güvenlik anlaşması çerçevesinde anlık bilgi paylaşımı yapıldığını hatırlatan Oğuz, son yaşanan olaylarda da iki ülkenin emniyet birimleri arasında çok hızlı bir şekilde bilgi alışverişi sağlandığını ifade etti.

“AYDINLATILMAYAN TEK BİR DOSYA YOK”

Polis Teşkilatı ve Polis Genel Müdürlüğü’nün çalışmalarına özel bir parantez açan Oğuz, güvenlik güçlerinin son derece üstün bir çaba ortaya koyduğunu söyledi. “Bugüne kadar yaşanan tehdit, kurşunlama ve benzeri tüm olayların tamamı aydınlatılmıştır. Bu tür suçlarla ilgili aydınlatılmamış tek bir dosyamız yoktur” diyen Oğuz, daha önce iş insanlarını hedef alan 8 ayrı organize olayın çözüldüğünü ve bu olaylar kapsamında 14 zanlının tutuklandığını açıkladı.

Oto galerileri hedef alan saldırılarla ilgili ise şu ana kadar 4 olayda toplam 15 zanlının yakalandığını, hukuki süreçlerin devam ettiğini kaydetti. Türkiye Cumhuriyeti ile kurulan iletişim ağı ve güvenlik listeleri doğrultusunda da belirli şahısların ülkeye girişinin engellendiğini belirten Oğuz, teknolojik unsurların da artırıldığını söyledi.

Yüz tanıma kameralarıyla ilgili Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğü’nün son bir ay içinde iki kez Kuzey Kıbrıs’a gelerek çalışmalarını sürdürdüğünü, her konuda mutabakat sağlandığını ve kurulum sürecinin en kısa sürede başlatılacağını açıkladı.

“GİRNE LİMANI’NA X-RAY CİHAZI GELİYOR”

Silah girişlerinin önemli bir kısmının tırlar aracılığıyla yapıldığının tespit edildiğini belirten Oğuz, özellikle Girne Limanı’nda ciddi bir boşluğun giderildiğini söyledi. Maliye Bakanlığı ve Gümrük Dairesi tarafından yürütülen çalışmalarla Girne Limanı’na X-ray cihazı kurulacağını belirten Oğuz, cihazın önümüzdeki bir iki hafta içinde devreye alınacağını kaydetti.

Gazimağusa Limanı’nda halihazırda kullanılan X-ray sisteminin benzerinin Girne Limanı’nda da uygulanmasıyla, araç ve tır kontrollerinin çok daha etkin yapılacağını ifade eden Oğuz, limanlara termal kameraların da en kısa sürede yerleştirileceğini belirtti.

“17 YAŞINDAKİ BİR GENCİN KULLANILMASI KABUL EDİLEMEZ”

Son olayda 17 yaşındaki bir gencin kullanılmış olmasının toplumda derin bir üzüntü yarattığını dile getiren Oğuz, bunun sadece güvenlik değil aynı zamanda ciddi bir sosyal ve toplumsal sorun olduğunu söyledi.

“Kalem tutması gereken bir yaşta bir gencin eline silah verilmesi kabul edilemez. Bu durum hem toplum vicdanını yaralamış hem de ülke algısına zarar vermiştir. Bu tür yapılar gençleri bir araç olarak kullanmaktadır ve biz bununla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

“CEZALAR ARTIRILACAK, CAYDIRICILIK GÜÇLENDİRİLECEK”

Hukuksal anlamda polisin elinin yasalarla güçlenmesine yönelik adımların da gündemde olduğunu vurgulayan Oğuz, Başbakan Ünal Üstel’in koordinasyonunda yapılan İç Güvenlik İstişare Toplantısı’nda bu konunun ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi.

“Kamuoyunda bazı tepkiler olsa dahi, cezaların artırılması konusunda hükümetimiz tereddüt etmeyecektir” diyen Oğuz, son kurşunlama olaylarında faillerin 8,5 yıl ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığını, suçun niteliğine göre cezaların daha da artabildiğini ifade etti.

“BURADA BİR DEVLET VARDIR”

Açıklamasının sonunda net bir mesaj veren Oğuz, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, ‘gelirim, suç işlerim ve cezasız kalırım’ denilecek bir ülke değildir. Burada bir devlet vardır, bir yönetim vardır ve güçlü bir irade vardır” dedi.

SINIR KAPILARI VE MUHACERETTE DENETİM

Ülke güvenliği açısından riskli görülen kişilerin “inad yolcu” kapsamına alınarak ülkeye girişlerinin engellendiğini belirten Oğuz, 18–30 yaş risk değerlendirmesi çerçevesinde 676 kişiden 78’inin ülkeye alınmadığını açıkladı. 2025 yılı genelinde ise transit vizesi bulunsa dahi toplam 5 bin 230 kişinin ülkeye girişine izin verilmediğini belirtti.

Amaçlarının keyfi bir uygulama olmadığını vurgulayan Oğuz, muhaceret polisinin istihbarat destekli değerlendirmeleri doğrultusunda güvenlik riski taşıyan kişilerin ülkeye girişinin önlendiğini ve bu uygulamaların caydırıcılık açısından önemli olduğunu ifade etti.

ASGARİ ÜCRETLE İLGİLİ ÜÇÜNCÜ TOPLANTI CUMA GÜNÜ YAPILACAK

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemeye yönelik çalışmalar kapsamında yarın üçüncü kez toplanacak.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılının ilk asgari ücretini belirlemeye yönelik çalışmalar kapsamında dün ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda, komisyonun cuma günü saat 13.00’te yeniden toplanması kararlaştırıldı.

Komisyon, asgari ücret belirleme çalışmaları kapsamındaki ilk toplantısını 26 Aralık Cuma günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yapmıştı.

Asgari ücret, 1 Temmuz’dan bu yana brüt 51 bin 202 TL, net 44 bin 546 TL olarak uygulanıyor.

Trump: 2027’de savunma bütçemiz 1,5 trilyon dolar olmalı

ABD Başkanı Donald Trump 2027 yılındaki savunma bütçelerinin 1,5 trilyon olması gerektiğini ifade ederek, “Bu, uzun zamandır hak ettiğimiz hayalimizdeki orduyu kurmamızı sağlayacak ve düşmanımız kim olursa olsun güvende olmamızı sağlayacaktır.” dedi.

Trump, ABD merkezli Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Amerikan ordusunun bütçesine ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamasında Trump, “Senatörler, Kongre üyeleri ve diğer siyasi temsilcilerle uzun ve zorlu müzakerelerin ardından, ülkemizin iyiliği için özellikle bu çok çalkantılı ve tehlikeli zamanlarda, 2027 yılı askeri bütçemizin 1 trilyon dolar değil, 1,5 trilyon dolar olması gerektiğine karar verdim.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu bütçe farkının gümrük tarifelerinden elde edilecek gelirlerden karşılanacağını savunan Trump, “Bu, uzun zamandır hak ettiğimiz hayalimizdeki orduyu kurmamızı sağlayacak ve düşmanımız kim olursa olsun güvende olmamızı sağlayacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

Trump, söz konusu savunma bütçesine ulaşmaları durumunda “benzersiz bir askeri güç oluşturabileceklerini” dile getirdi.

Dünyada en yüksek savunma harcamasını yapan ülke olan ABD, 2026 mali yılı için 901 milyar dolarlık savunma bütçesini kabul etmişti.

Trump, Venezuela’nın petrol anlaşmasından elde edeceği gelirle ABD ürünleri satın alacağını belirtti

Trump, ABD merkezli Truth Social hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.

ABD Başkanı Trump, “Venezuela’nın, yeni petrol anlaşmamızdan elde edeceği parayla, yalnızca Amerikan yapımı ürünler satın alacağını az önce öğrendim.” ifadelerini kullandı.

Diğer şeylerin yanı sıra Amerikan tarım ürünleri, Amerikan yapımı ilaçlar, tıbbi cihazlar ile Venezuela’nın elektrik şebekesini ve enerji tesislerini iyileştirmek için ekipmanların bu alımlar arasında yer alacağını belirten Trump, “Başka bir deyişle Venezuela, ABD ile ana ortağı olarak iş yapmayı taahhüt ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Trump, bunu akıllıca bir seçim olarak nitelendirerek, hem Venezuela halkı hem de ABD için çok iyi bir şey olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump, 6 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoymasıyla sonuçlanan Venezuela’ya askeri müdahalesi sonrası ülkede kurulan geçici yönetimin, 30 ila 50 milyon varil petrolü ABD’ye teslim edeceğini duyurmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bunun Trump yönetiminin Venezuela’daki geçici yönetimle yaptığı bir anlaşma olduğunu belirtmişti.

ABD hükümetinin Venezuela petrolünü küresel piyasada pazarlamaya başladığını belirten Leavitt, Venezuela petrolü ve ürünlerinin satışından elde edilen gelirlerin ABD kontrolündeki hesaplarda toplanacağını aktarmıştı.

Petrol fiyatları, Venezuela arzı ve ABD stok düşüşü odağında yükseldi

Petrol fiyatları, Venezuela arzına ilişkin endişelerle yaşanan iki günlük sert düşüşün ardından Asya seansında toparlandı; ABD petrol stoklarındaki beklenenden büyük düşüş ve jeopolitik riskler fiyatları destekledi

Petrol fiyatları Perşembe günü Asya seansında yükseldi. Artan Venezuela arzına ilişkin endişelerin neden olduğu iki günlük sert düşüşlerin ardından bir miktar toparlandı.

ABD petrol stoklarında beklenenden daha büyük haftalık düşüş gösteren veriler de ham petrol fiyatlarını destekledi. Bununla birlikte, Rusya ve Ukrayna arasındaki süregelen çatışmalar da risk priminin bir kısmını korudu.

Mart vadeli Brent petrol vadeli işlemleri %0,7 artışla varil başına 60,38 dolara yükselirken, Batı Teksas tipi ham petrol vadeli işlemleri Türkiye saatiyle 04.25’te %0,7 artışla varil başına 56,28 dolara yükseldi. Her iki gösterge de art arda iki seans boyunca %1’in üzerinde değer kaybetti.

TRUMP’IN 3 MİLYAR DOLARLIK SATIŞI İŞARET ETMESİNİN ARDINDAN ABD-VENEZUELA ARZ ANLAŞMASI ODAKTA

Petrol piyasaları, ABD ile Venezuela arasındaki yeni anlaşmanın küresel arzları nasıl etkileyeceğine odaklandı.

ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalamasından günler sonra Venezuela’nın Washington’a 30 ila 50 milyon varil arasında, yaklaşık 3 milyar dolar değerinde petrol vereceğini söyledi.

Trump’ın, Chevron Corp (NYSE:CVX) şirketinin bu çabanın ön saflarında yer almasıyla birlikte, bir dizi ABD petrol şirketini Venezuela’da üretim kurmaya davet ettiği görüldü. Reuters, Chevron’un Latin Amerika ülkesinde faaliyet gösterme lisansını genişletmek için müzakere ettiğini bildirdi.

Şirket şu anda Venezuela’da faaliyet gösteren tek ABD petrol devi olup, ülkeye karşı uygulanan sıkı yaptırımlardan muaf tutan özel bir hükümet yetkisine sahip.

Piyasalar, Venezuela üretimindeki keskin bir artışın küresel arzları daha da artıracağından endişe ediyor. Bu düşünce, 2026’da petrol arz fazlasına ilişkin süregelen endişeler arasında ortaya çıkıyor.

Ancak analistler, ABD müdahalesinden sonra ülkedeki artan siyasi istikrarsızlık göz önüne alındığında, Venezuela arzlarındaki herhangi bir artışın muhtemelen zaman alacağını belirtti.

Financial Times’ın bir raporunda, ABD petrol şirketlerinin Venezuela’ya yatırım yapmadan önce Washington’dan “ciddi garantiler” aradığı belirtildi.

ABD petrol stokları beklenenden daha fazla azaldı

Çarşamba günü açıklanan hükümet verileri, 2 Ocak haftasında ABD petrol stoklarının 3,8 milyon varil azaldığını gösterdi. Bu düşüş, 1,2 milyon varillik beklentinin üzerinde gerçekleşti.

Düşüş ayrıca önceki haftada görülen 1,9 milyon varillik düşüşün neredeyse iki katı oldu ve dünyanın en büyük yakıt tüketicisindeki talebin güçlü kalmaya devam ettiğine dair güveni artırdı.

Bu hafta odak noktası, özellikle Cuma günü açıklanacak olan Aralık ayı tarım dışı istihdam verileri olmak üzere bir dizi önemli ABD ekonomik verisi üzerinde. Bu verinin faiz oranı beklentilerini etkilemesi muhtemel.

8 Ocak 2026 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 43,05 TL, Euro 50,40 TL, İngiliz Sterlini ise 58,06 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.19 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,04 TL, satış fiyatı 43,07 TL.

Euro’nun alış fiyatı 50,36 TL, satış fiyatı 50,43 TL, İngiliz Sterlini ise 58,03 TL’den alınıp 58,09 TL’den satılıyor.

Bu geceden hafta başına kadar yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, havanın bu gece saatlerinden pazartesi gününe kadar yağmurlu olmasının beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 8-14 Ocak tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, periyodun ilk günlerinde hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 19-22 derece, diğer günlerde ise 15-18 derece dolaylarında seyredecek.

Belirtilen sürede bölge genellikle alçak basınç sistemi ve buna bağlı cephe sisteminin etkisi altında kalacak.

Hava bugün; parçalı ve çok bulutlu gece saatlerinde yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu, sabah saatleri ise yer yer sisli; cuma gününden pazartesi gününe kadar yer yer yağmurlu, sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olacak. Salı’dan itibaren ise havanın parçalı ve az bulutlu olması bekleniyor.

Rüzgâr periyodun ilk günleri kuzeyli yönlerden, diğer günlerde ise güney ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli, cuma günü ise yer yer fırtına şeklinde esecek.

HACER ÇERKEZ’İ KAYBETTİK

İş dünyasının tanınmış isimlerinden Günay Çerkez’in eşi Hacer Çerkez yaşamını yitirdi.Ekonomi ve sosyal sorumluluk alanlarında ülkeye önemli katkılarda bulunmuş, SOS Çocuk Köyü kurucularından, eski yönetim kurulu başkanı Hacer Çerkez’in vefatı ailesi, yakınları ve sevenleri arasında derin üzüntü yarattı.Hacer Çerkez, 9 Ocak Cuma günü Girne Nurettin Ersin Paşa Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından Ozanköy’de toprağa verilecek.

Üstel: Erken seçim yok; zamanı değil. Bizim daha çok işimiz var

Başbakan Ünal Üstel, erken seçim zamanı olmadığını, hükümetin hizmet aşkıyla görevinin başında olduğunu belirterek, “Neden erken seçim yok? Zamanı değil. Bizim daha çok işimiz ve halka sözlerimiz var.” dedi.

Koalisyon ortaklarıyla birlikte siyasi istikrarı sağlayarak, 10-15 yıl bekleyen, tamamlanamayan projeleri ve alt yapıları gerçekleştirdiklerini vurgulayan Üstel, “Bu siyasi istikrar sayesinde geçmişte kısa süreli hükümetlerin yapamadıkları halkımızın ihtiyacı olan proje, yasa ve reformları gerçekleştirdik.” diye konuştu.

Erken seçimin olmayacağını yineleyen Üstel, “Her şeyin zamanı var. Bu zaman içerisinde halkımızın ihtiyaçlarını birer birer gerçekleştireceğiz” dedi.

Ülkenin ilk Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi Gazimağusa’da Maraş bölgesinde eski sağlık merkezi binasında açıldı. Açılış törenine Başbakan Ünal Üstel ile Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de katılıp, birer konuşma yaptı.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel, dördüncü yılına giren hükümetin önce siyasi istikrarı sağlayıp, halkın ihtiyaçları doğrultusunda projeleri hayata geçirdiğini belirterek, 2012’den yarım kalan projeleri dahi tamamladıklarını söyledi.

İktidara geldiklerinde verdikleri sözleri bir bir yerine getirdiklerini ifade eden Üstel, “Dördüncü seneye giriyoruz. Alt yapı ve üst yapı dahil yarım proje kalmadı. Popülizm yapılıyor. Biz konuşmuyoruz, iş yapıyoruz.” dedi.

Hizmet aşkıyla görevde olduklarını söyleyen Üstel, “Birikmiş problemleri masaya yatırıp önceliğine göre çözüyoruz.” şeklinde devam etti.

Hiçbir zaman oy uğruna popülizm yapmadıklarını, gerçekleri söylediklerini ifade eden Üstel, erken seçimin zamanı olmadığını söyledi. Üstel, “Erken seçim olacaksa bu açılışları kim yapacak? Bizim daha  yapacak çok işimiz var. Halkımıza verdiğimiz sözlerimiz var. Halkımıza daha çok hizmet için zamanımız var. Bunu en iyi şekilde değerlendireceğiz.” dedi.

2025’i sağlıkta atılım yılı ilan ettiklerini ve bunu ispatladıklarını söyleyen Üstel, eşi emsali olmayan Ruh Sağlığı Merkezi’ni de halkla buluşturduklarını belirtti.

Başbakan Üstel, sağlıkta sorunların olduğunu ancak hükümete geldiklerinde diz boyu olan sorunların çok küçüldüğünü, sorunları daha da küçülteceklerini söyledi.

Güney Kıbrıs’în tehditlerine, İsrail ve Yunanistan ile yaptığı anlaşmalara ve iş birliğine dikkati çeken Başbakan Üstel, Kıbrıs Türkü’nün arkasında ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nin olduğunu vurguladı.

Rum tarafının İsrail ve Yunanistan ile iş birliği yaparak, gözdağı vermeye çalıştığını söyleyen Üstel, “Ne yaparlarsa yapsınlar biz ana vatan Türkiye ile el ele, kol kola hareket edeceğiz. Bu tehditler bize vız gelir.” diye konuştu.

Adaya barışın 1974’te Mutlu Barış Harekatı ile geldiğini söyleyen Üstel, “Bizim isteğimiz iki egemen devlet olarak çözüm ve anlaşmadır.” dedi.

Lefkoşa’da dün bir galeriye gerçekleşen kurşunlama olayına da değinen Başbakan Üstel galeri sahibi ile yaralananlara geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Ülkeye girişlerde 18-25 yaş arasındaki kişilerin muhaceret  tarafından iyice sorgulandığını belirten Üstel, olayın failinin 16 yaşında olduğuna dikkati çekti. Muhaceret sorgulamalarında bugüne kadar 18-25 yaş grubundan 80 kişinin limanlardan geri gönderildiğini belirterek, “18 yaş sınırını daha da aşağı indirmemiz gerekecek” dedi.

Halkın iç huzurunu sağlamak için ne gerekirse yapılacağını ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağını belirten Üstel, kurşunlama olayının zanlısının 24 saat geçmeden yakalanmasının da polis teşkilatının suçlulara göz  açtırmadığının göstergesi olduğunu söyledi.

Üstel, kurşunlama olayına öncülük edenlerin de peşinde olduklarını sözlerine ekledi.

-Dinçyürek,

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de açılışta yaptığı konuşmada, bugün ülkede bir ilki gerçekleştirerek Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi’ni hayata geçirdiklerini ifade etti.

Dinçyürek, merkezin insan odaklı olduğuna vurgu yaparak, merkezin erken tanı, hastalığı önleme, hasta takibi ve koruyucu önlemler gibi alanlarda önemli hizmetler vereceğini ifade etti. 

Hakan Dinçyürek, merkezden elde edecekleri verilerle Girne ve Güzelyurt’ta da koruyucu ruh sağlığı merkezi açma hedefinde olduklarının altını çizdi.

Başbakan Ünal Üstel önderliğinde sağlık alanında bir çok proje gerçekleştirildiğini söyleyen Dinçyürek, “4 büyük ilçemizde 4 büyük hastane yapılıyor. Bu bir ilk.” dedi.

Dipkarpaz’dan Lefke’ye bütün sağlık merkezlerinin yenilendiğini, tıbbi cihaz ve kadro takviyesi yapıldığını söyledi. Dinçyürek, Gaziköy ve Dörtyol’da sağlık odası kurduklarını, Gaziköy’e 10 yıl aradan sonra doktor geldiğini belirtti.

Haftaya Tatlısu Sağlık Merkezi’nin de açılacağını söyleyen Dinçyürek, Dikmen’deki sağlık ocağının yapımıyla ilgili prosedürün tamamlandığını bu ay içinde  temelinin atılacağını kaydetti.

Dinçyürek, Devlet Laboratuvarı’nın yapımın da yılın ilk altı ayında tamamlanacağını belirtti.

ÖZTÜRKLER: AB DÖNEM BAŞKANLIĞI AÇILIŞI, ADA’DAKİ AYRIMCILIĞIN EN GÜNCEL ÖRNEĞİDİR

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türk Dünyası Gençlik Vakfı Başkanı Ramazan İzol ve beraberindeki heyeti kabul ederek, Türk Dünyası ile kurulan ilişkilerin KKTC açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.

Öztürkler, kabulde yaptığı konuşmada, Türk Dünyası’nın Kıbrıs Türk halkı için yalnızca kültürel bir bağ değil, aynı zamanda uluslararası alanda görünürlüğü artıran güçlü bir dayanışma zemini olduğunu vurguladı.

Öztürkler, Türk Dünyası ile yürütülen temasların özellikle gençlik politikaları açısından yeni fırsatlar sunduğunu belirtti.

Kıbrıs Türk gençliğinin Türk Dünyası gençleriyle ortak projelerde buluşmasının, hem kimlik bilincini güçlendireceğini hem de KKTC’nin uluslararası platformlarda daha etkin bir şekilde temsil edilmesine katkı sağlayacağını ifade eden Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda maruz bırakıldığı haksızlıklara da değindi.

Öztürkler, Güney Kıbrıs’da bugün gerçekleştirilen AB dönem başkanlığı resmi açılış töreninin, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türklerini yok sayan yaklaşımının ve adadaki ayrımcılığın en güncel örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Meclis Başkanı Öztürkler, Kıbrıs Türklerinin yıllardır izolasyonlar ve siyasi engellemelerle karşı karşıya bırakıldığını, buna karşın Güney Kıbrıs’ın tek taraflı olarak AB çatısı altında temsil edilmesinin kabul edilemez bir çifte standart olduğunu vurguladı.

Öztürkler, bu yaklaşımın Ada’daki çözüm çabalarına zarar verdiğini ve Kıbrıs Türk halkının iradesini yok saydığını ifade etti.
Bu durumun, AB’nin adadaki iki halk arasındaki dengeyi gözetmekten uzak, taraflı tutumunu bir kez daha ortaya koyduğunu söyleyen Öztürkler, Türk Dünyası ile dayanışmanın bu çifte standartlara karşı en güçlü duruş olduğunu belirtti.

Kabulde söz alan Türk Dünyası Gençlik Vakfı Başkanı Ramazan İzol da, KKTC’nin Türk Dünyası için özel bir konumda bulunduğunu belirterek, gençlik alanında ortak çalışmalar yürütmeye hazır olduklarını dile getirdi.

Konuşmaların ardından karşılıklı hediye teatisinde bulunuldu.

Haftalık trafik raporu: 59 kaza, 18 yaralı

KKTC’de geçen hafta 59 trafik kazası meydana geldi, 18 kişi yaralandı.

Polis Genel Müdürlüğü’nün 29 Aralık-4 Ocak tarihlerini kapsayan raporuna göre, belirtilen sürede ülkede 59 trafik kazası meydana gelirken, bu kazaların 11’si yaralanmayla ve 48’i hasarla sonuçlandı. Yaralanma ile neticelenen kazalarda 18 kişi yaralandı.

Trafik kaza sebepleri; süratli araç kullanmak 16, dikkatsiz sürüş 14, kavşakta durmamak 13, yakın takip 10 ve diğer etkenler 6 olarak açıklandı.

Kazalar sonucu toplam hasar miktarı 3 milyon 122 bin 17 TL olarak hesaplanırken, kazaların ilçelere göre dağılımı ise şöyle aktarıldı:

“Lefkoşa 19, Gazimağusa 18, Girne 13, Güzelyurt 3 ve İskele 6.”

-Denetimlerde bin 805 rapor, 211 araca men, 11 sürücüye tutuklama

Öte yandan, polisin aynı dönemde gerçekleştirdiği trafik denetimlerinde ise, bin 805 araç sürücüsü ceza aldı, 211 araç trafikten men edildi ve 11 sürücü ise tutuklandı.

Rapor edilen sürücülerin suçlarının dağılımı ise şöyle:

“Sürat 764, seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak 131, muayenesiz araç kullanmak 80, trafik levha ve işaretlerine uymamak 118, sürüş esnasında cep telefonu kullanmak 19, mobil araç ile tespit edilen sürat suçları 61, alkollü içki tesiri altında araç kullanmak 61, emniyet kemeri takmadan araç kullanmak 42, aracın camlarına görüşü engelleyici cam filmi yapıştırmak 57, sigortasız veya kapsamı dışında araç kullanmak 40, dikkatsiz sürüş 33, tehlikeli sürüş 10, trafik ışıklarına uymamak 6, ışık kurallarına uymamak veya yetersiz ışıkla araç kullanmak 11, yolcu taşıma ‘T’ işletme izinsiz araç kullanmak 7, sürüş ehliyetsiz araç kullanmak 14, koruyucu başlık takmadan motosiklet kullanmak 1 ve 411 diğer trafik suçları.”

Cevdet Yılmaz 15–16 Ocak’ta KKTC’ye geliyor

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 15–16 Ocak tarihlerinde KKTC’de temaslarda bulunacağı açıklandı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 15–16 Ocak tarihlerinde KKTC’de bir ziyaret gerçekleştireceği bildirildi.

Ziyaret bilgisi, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı tarafından Kıbrıs Postası TV’de katıldığı programda canlı yayında paylaşıldı. Arıklı, Yılmaz’ın söz konusu tarihlerde ülkede olacağını kamuoyuna duyurdu.

Cevdet Yılmaz’ın ziyareti kapsamında çeşitli temaslar ve görüşmeler gerçekleştirmesinin yanı sıra, bazı lansman etkinliklerine de katılmasının planlandığı öğrenildi.

Hayatını kaybeden Kenan Atakol için Cumhuriyet Meclisi’nde tören düzenlendi

Hayatını kaybeden eski bakan ve milletvekili Kenan Atakol için bugün Cumhuriyet Meclisi’nde tören düzenlendi.

Cumhuriyet Meclisi’nde saat 09.30’da başlayan törene, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bakanlar, milletvekilleri, kurum ve kuruluş temsilcileri ile Kenan Atakol’un ailesi katıldı.

Saygı duruşuyla başlayan tören, merhum Kenan Atakol’un özgeçmişinin okunmasıyla devam etti. Törende, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve Kenan Atakol’un kızı Tüge Atakol konuşma yaptı.  Tören, konuşmaların ardından Atakol’un naaşı önünde protokol sırasına göre saygı duruşu ve geçişinin yapılması ile son buldu.  

Atakol, öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Karaoğlanoğlu Kabristanlığına defnedilecek.

-Erhürman: “Ülkenin en uzun süre Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten siyasetçisi olarak tarihe kaydoldu”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman  yaptığı konuşmada, Kenan Atakol’un Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin devlet hayatında derin izler bırakmış bir ismi olduğunu vurguladı.

Atakol’un ODTÜ mezunu bir inşaat mühendisi, ABD’de yüksek lisans ve doktora yapmış ve Pennsylvania State University’de ders veren bir kişi olduğunu anımsatan Erhürman, “Ancak bence onu asıl tanımlayan bu akademik birikimini, bilgisini ülkesinin hizmetine, halkının hizmetine kararlılıkla sunmuş olmasıdır.” dedi.

Erhürman, Atakol’un 1970’li yıllardan itibaren Kıbrıs Türk halkının iradesiyle milletvekilliği görevini üstlendiğini, pek çok bakanlıkta görevde bulunduğunu ve ülkenin en uzun süre Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten siyasetçisi olarak da tarihe kaydolduğunu ifade etti.

Özellikle Dışişleri Bakanı olarak görev yaptığı yıllarda Kıbrıs Türk halkının hak ve eşitlik mücadelesini uluslararası alanda sabırla, bilgiyle ve disiplinle savunduğunu vurgulayan Erhürman, müzakere masalarında ayrıntılara hâkimiyeti, dosyalarına olan titizliği ve sakin üslubu ile tanındığını belirtti.

Atakol’un sözünün ölçülü, yaklaşımının ise rasyonel olduğunu söyleyen Erhürman, popülizmi değil, devleti ve halkı önceleyen bir anlayışa sahip olduğunu vurguladı.

Erhürman, Atakol’ün genç bürokrat ve siyasetçilere tecrübesini aktarmaktan çekinmediğini belirterek, öğretici bir yönü olduğuna işaret etti.

Atakol’un  siyasette olmadığı dönemde, çevre ve toplum konularına duyarlılığını sürdürdüğünü, sivil toplum çalışmalarına katıldığını belirten Erhürman, Atakol’un ardında ülkeye adanmış uzun bir hizmet hayatı, titizlikle tutulmuş notlar, yetiştirilmiş insanlar, sevgi dolu bir aile ve saygın bir isim kaldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erhürman, Atakol’un son röportajlarında altını çizdiği iki konu olduğunu da vurgulayarak, bunların çevreye olan duyarlılık ve siyasette kalite olduğunu dile getirdi.

Erhürman, konuşmasını Kenan Atakol’a tanrıdan rahmet, ailesi ile sevenlere de sabır ve başsağlığı dilekleriyle tamamladı.

-Öztürkler: “Atakol Kıbrıs Türk siyasetinin en önemli devlet adamlarından biridir”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de konuşmasında, Kenan Atakol’un Kıbrıs Türk siyasetinin en önemli devlet adamlarından biri olduğunu ifade etti.

Atakol’un devletin kuruluş aşamasında ve kurumsal yapının oluşmasında yer alan biri olduğunu anımsatarak, “Kıbrıs Türk halkının sesinin dünyaya duyurulmasında, uluslararası anlamda birçok görevde bulunmuş ve devletini layıkıyla temsil etmiş önemli bir devlet adamıydı.” şeklinde konuştu.

Öztürkler, Atakol’un kendilerine bırakmış olduğu birçok miras olduğuna da dikkat çekerek, “Dürüstlüğü, çalışkanlığı, liyakati, almış olduğu eğitimi, insan sevgisi ve dik duruşu bir ödev olarak kabul ediyoruz.” dedi.

Konuşmasında, Atakol’a rahmet dileyen Öztürkler, tüm aile üyelerine de başsağlığı temennisinde bulundu.

-Tüge Atakol: “Hayallerinin peşinden hep cesurca koştu”

Merhum Kenan Atakol’un kızı Tüge Atakol da törende yaptığı konuşmasında, babasının çocukluğu hakkında bilgi vererek, “Babam Baf’ın Yayla köyünden üniversiteye giden ilk çocuktur. Çok zekiydi ve çok çalışkandı. Hayallerinin peşinden hep cesurca koştu.” dedi.

Kenan Atakol’un eğitime verdiği öneme işaret eden Tüge Atakol, babasının ortaokula gidebilmek için 3 yıl boyunca Yayla köyünden Poli’ye her gün 27 kilometre bisiklet sürerek gittiğini dile getirdi.

Tüge Atakol, babasının Amerika’da güvenceli bir geleceği bırakarak, ailesiyle birlikte 1972 yılında sıkıntılı ve belirsizliklerle dolu Kıbrıs’a geri döndüğünü anlatarak, “Annemle beraber benim ve kardeşimin Kıbrıs’ta büyümemizi istiyorlardı. Ailesi babamın en büyük mutluluğuydu.” dedi.

Babasının her zaman kendisini ve kardeşini desteklediğini söyleyen Tüge Atakol, kendilerine duruşuyla, dürüstlüğüyle, çevreye ve insana duyduğu sevgi ve saygısıyla örnek olduğunu işaret etti.

Tüge Atakol, babasının kendilerini çevre bilinci ve sevgisiyle yetiştirdiğini de vurgulayarak, “Çevre Koruma Vakfı çalışmaları çerçevesinde ilkokulları gezip öğrencilere çevre konularında çok kez sunumlar yaptı. Babamın bu tutkusu bana ve kız kardeşime de işledi.” şeklinde konuştu.

Tüge Atakol, konuşmasını “Onun kızları olarak bu dünyaya gelmiş olmak ve onun adını taşıyor olmak bizim için çok büyük bir onurdur.” ifadesiyle tamamladı.

Hasipoğlu: Asgari Ücrette Uzlaşıya Yakınız, Cuma Günü Yeniden Toplanıyoruz

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun bugün gerçekleştirdiği toplantının ardından basına açıklamalarda bulundu. Hasipoğlu, taraflar arasında uzlaşıya yaklaşıldığını ancak henüz netleşme olmadığını belirterek, sürecin Cuma günü saat 13.00’te yapılacak toplantıyla sonuçlandırılmasının hedeflendiğini söyledi.

Toplantıda görüş alışverişinde bulunulduğunu ifade eden Hasipoğlu, “Fikir tartışmaları yaptık. Şu an için uzlaşı sağlanmış değil ancak çok da uzak noktalarda değiliz” dedi.

“GİZLİLİK ESASI VAR”

Yasanın kendilerine gizlilik yükümlülüğü getirdiğine dikkat çeken Hasipoğlu, sürecin hassasiyetine vurgu yaparak, “Konunun hassasiyeti ve süreci hızlıca neticelendirmek amacıyla Cuma günü saat 13.00’te yeniden toplanma kararı aldık” ifadelerini kullandı.

İŞÇİ VE İŞVEREN TEMSİLCİLERİNE TEŞEKKÜR

Toplantı ortamının yapıcı geçtiğini kaydeden Hasipoğlu, işçi ve işveren temsilcilerine teşekkür ederek, “Bu ülkenin sorunlarını ve sistemsel meseleleri masaya yatırdık. Hep birlikte çözmek için çalışacağız” dedi.

“SÜRECİ UZATMA NİYETİMİZ YOK”

Asgari ücret bekleyen çalışanlara da değinen Hasipoğlu, sürecin uzatılmayacağını vurguladı: “Günün sonunda evine ekmek götürmeyi bekleyen emekçimiz var. Cuma günü bu işi nihayetlendirme iradesiyle yeniden toplanacağız.”

HAYAT PAHALILIĞI TEK KRİTER DEĞİL

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hasipoğlu, hayat pahalılığının tek kriter olmadığını belirterek, “Yasada belirlenen altı kriterden biridir. Bir ailenin geçimini idame ettirmesi için gereken tüm kalemleri ele aldık” dedi.

RAKAM AÇIKLANMADI

“Asgari ücretin en az yüzde 21,66 oranında hissedilip hissedilmeyeceği” sorusuna ise Hasipoğlu, toplantı sonuçlanana kadar rakam açıklanmayacağını belirterek, “Üç taraf da bu konuda mutabık kaldı” yanıtını verdi.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun ikinci toplantısı başladı

Asgari Ücret Saptama Komisyonu, 2026 yılının ilk asgari ücretini belirlemek amacıyla bugün ikinci toplantısını yapıyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Toplantı Salonu’nda saat 10.25’te başlayan toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, işçi tarafını temsilen Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu ve işveren tarafını temsilen Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası temsilcisi Cengiz Alp katıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, toplantının başında yaptığı konuşmada hayatını kaybeden eski Bakan ve Milletvekili Kenan Atakol’a Allah’tan rahmet diledi.

İstatistik Kurumu tarafından belirlenen Hayat Pahalılığı oranını, toplantının gündemine aldıklarını kaydeden Hasipoğlu, “Bugünkü toplantıda bu rakamları konuşacağız.” dedi.

Asgari ücretin tespiti için çeşitli unsurların etkili olduğunu dile getiren Hasipoğlu, enflasyon ve hayat pahalılığının bu unsurlardan biri olduğunu belirtti.

Hasipoğlu, “Bakanlık olarak hedefimiz, işveren ve işçi kesimiyle buradan uzlaşıyla çıkmaktır. Bugün bunu başarırsak çıkıp rakamı açıklarız, eğer uzlaşamazsak kısa bir süre sonra üçüncü toplantımızı gerçekleştireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Asgari ücret, 1 Temmuz’dan bu yana brüt 51 bin 202, net 44 bin 546 TL olarak uygulanıyor.

WP: ABD, Venezuela’ya askeri müdahalesinde yaklaşık 75 kişinin öldüğünü değerlendiriyor

ABD’nin, Venezuela’ya askeri müdahalesinde, Venezuelalı ve Kübalı güvenlik güçlerinin yanı sıra sivillerin de arasında bulunduğu yaklaşık 75 kişinin öldürüldüğünü değerlendirdiği öne sürüldü.

Washington Post’a (WP) konuşan yetkililer, ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesine ilişkin iddialarda bulundu.

ABD hükümetinin, söz konusu askeri müdahalede yaklaşık 75 kişinin öldüğünü değerlendirdiğini öne süren yetkililer, bu kişiler arasında Venezuela ve Küba’dan güvenlik güçlerinin yanı sıra sivillerin de olduğuna işaret etti.

Bir yetkili müdahalede 67 kişinin öldürüldüğünü iddia ederken, diğer yetkili ise 75 ila 80 kişinin öldüğü değerlendirmesini paylaştı.

7 ABD askeri yaralandı

Fox News’a konuşan kaynaklar ise Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun alıkonmasıyla sonuçlanan askeri müdahalede 7 ABD askerinin yaralandığını aktardı.

Yetkililer 5 askerin göreve döndüğü bilgisini paylaşırken, 2 askerin ise tedavisinin sürdüğünü belirtti.

Venezuela, ABD’nin askeri müdahalesi sonucu ölen askerler için 7 günlük yas ilan etti

Öte yandan, Venezuela Yüksek Mahkemesi (TSJ) kararı ve ordunun desteğiyle geçici devlet başkanlığı görevini üstlenen Maduro’nun yardımcısı Delcy Rodriguez’in konuşması, başkent Caracas’ta devlet televizyonu VTV’den canlı yayınlandı.

ABD’nin müdahalesiyle ölen genç askerler için 7 günlük ulusal yas ilan edildiğini açıklayan Rodriguez, şu ifadeleri kullandı:

“Bu gençler, Venezuela’yı ve Başkan Nicolas Maduro’yu savunurken hayatlarını feda ettiler. Onlara minnet borçluyuz. Hareketsiz bedenlerin görüntüleri içimi acıttı ancak biliyorum ki, onlar bu cumhuriyetin en yüce değerleri uğruna kendilerini feda ettiler.”

ABD’nin, Venezuela’ya askeri müdahalesinde 32 Kübalı asker ile 24 Venezuelalı güvenlik gücünün hayatını kaybettiği ifade edilmişti.

Ne olmuştu?

Venezuela’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak’ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.

Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro’ya “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.

Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de olmuştu.

 

Trump, Venezuela’daki geçici yönetimin ABD’ye 30 ila 50 milyon varil petrol vereceğini duyurdu

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’daki geçici yönetimin ABD’ye 30 ila 50 milyon varil petrol teslim edeceğini belirtti.

Trump, ABD merkezli Truth Social şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.

ABD Başkanı Trump, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoymasıyla sonuçlanan Venezuela’ya askeri müdahalesi sonrası ülkede kurulan geçici yönetimin, 30 ila 50 milyon varil petrolü ABD’ye teslim edeceğini ifade etti.

Söz konusu petrolün piyasa fiyatından satılacağını ve paranın “ABD Başkanı olarak kendisinin kontrolünde olacağını” aktaran Trump, “böylece paranın hem Venezuela halkının hem de ABD halkının yararına kullanılacağını” vurguladı.

Ne olmuştu?

Venezuela’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak’ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.

Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro’ya “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.

Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de olmuştu.

Beyaz Saray: ABD, Grönland’a sahip olmak için “orduyu kullanmak dahil” tüm seçenekleri değerlendiriyor

Beyaz Saray, Donald Trump yönetiminin Grönland’a sahip olmak için “ABD ordusunu kullanmak da dahil” çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini açıkladı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, AA muhabirinin sorusuna verdiği yazılı yanıtta, Trump yönetiminin Grönland ile ilgili yaklaşımını değerlendirdi.

Leavitt, yanıtında, “Başkan Trump, Grönland’a sahip olmanın ABD’nin ulusal güvenlik önceliği olduğunu ve Kuzey Kutbu bölgesindeki düşmanlarımızı caydırmak için hayati önem taşıdığını açıkça belirtmiştir. Başkan ve ekibi, bu önemli dış politika hedefini gerçekleştirmek için çeşitli seçenekleri tartışıyor ve ABD ordusunu kullanmak da her zaman Başkomutan’ın elinde olan bir seçenek.” ifadelerini kullandı.

Leavitt’in yanıtı, Başkan Donald Trump’ın stratejik amaçlarla adaya sahip olma arzusu konusundaki son açıklamasının ardından geldi.

Trump önceki günkü açıklamasında ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland’e sahip olmaları gerektiğini ve bunun özellikle Rusya ile Çin’e karşı bir güvenlik önceliği olduğunu ifade etmişti.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu bugün toplanacak

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, son 6 aylık hayat pahalılığı oranının %21,66 olarak açıklandığını ve bir önceki döneme göre %3,87 artış yaşandığını belirtti. Bakan, işçi ve işveren temsilcileriyle yapılacak toplantılarla asgari ücretin en kısa sürede uzlaşıyla belirleneceğini kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci toplantısının bugün saat 10.00’da yapılacağını açıkladı.

Bakan Hasipoğlu tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

“Asgari Ücret Tespiti çalışmaları kapsamında Bakanlığımıza bağlı Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun ikinci toplantısı 7 Ocak Çarşamba günü saat 10.00’da gerçekleştirilecektir. İstatistik Kurumu tarafından hayat pahalılığı oranı, bugün son 6 aylık dönemi kapsayacak şekilde %21,66 olarak açıklanmıştır.

Asgari ücreti tespit ederken dayanak alacağımız önemli verilerden biri daha netleşmiştir. Bir önceki altı aylık hayat pahalılığı oranına göre %3,87’lik bir artış olmuştur. Hedefimiz, işçi ve işveren temsilcileri ile yapacağımız toplantılar neticesinde en kısa sürede uzlaşı ile emekçimizin alın terinin karşılığı olan asgari ücreti belirlemektir”

Yarın ve cuma günü sağanak yağış bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, yarın gece ve cuma günü yer yer sağanak yağış beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 6 –12 Ocak tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, bölge periyodun ilk günlerinde Yüksek Basınç Sistemi, diğer günlerde ise Alçak Basınç Sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Bugün parçalı az bulutlu olması beklenen hava, yarın gece ve cuma günü yer yer sağanak yağmurlu; hafta sonu ile pazartesi ise hava parçalı bulutlu olacak.

Periyodun ilk günlerinde hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 19 – 22 derece, diğer günlerde ise 15 – 18 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgâr periyodun ilk günleri Kuzey ve Doğu, diğer günlerde ise Güney ve Batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, cuma günü yer yer fırtınamsı rüzgâr şeklinde esecek.

7 Ocak 2026 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 43,05 TL, Euro 50,37 TL, İngiliz Sterlini ise 58,19 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.15 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,04 TL, satış fiyatı 43,05 TL.

Euro’nun alış fiyatı 50,36 TL, satış fiyatı 50,39 TL, İngiliz Sterlini ise 58,17 TL’den alınıp 58,21 TL’den satılıyor.

Sağlık Bakanlığı’ndan SMA Bebek Maması Açıklaması: Riskli Lotlar Ülkede Yok

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, basında yer alan Nestlé markasına ait bazı SMA bebek mamalarının toksin şüphesiyle geri çağrıldığına dair haberler üzerine kamuoyunu bilgilendirdi.

Yapılan açıklamada, Nestlé firması tarafından 5 Ocak 2026 tarihinde sereulid bulunma olasılığı nedeniyle gönüllü olarak geri çağrılan SMA bebek ve devam mamalarına ait ürün çeşitleri ile lot numaralarının, ülkemize ithal edilmiş ürünler arasında yer almadığı belirtildi.

Söz konusu lot numaralarının Daire tarafından yakından takip edildiği kaydedilirken, Nestlé firmasının açıklamaları ile ülkemize ilgili ürünleri ithal eden şirketle yapılan görüşmeler ve evrak incelemeleri sonucunda, piyasada satışta olan ilgili marka mamaların halk sağlığı açısından herhangi bir sakınca taşımadığı ifade edildi.

Öte yandan, aynı tarihte ülkemize ithal edilen 240 adet SMA Optipro 400 gram (Lot No: 52660346AD) ürünü için tamamen tedbir amaçlı olarak Sağlık Bakanlığı tarafından satışı durdurma kararı alındığı bildirildi. Söz konusu ürünlerin piyasaya sürülmediği ve Bakanlığın denetim ve gözetimi altında bulunduğu vurgulandı.

Açıklamada, sürecin halk sağlığının korunması önceliğiyle yakından takip edildiği ve gerekli tüm kontrollerin sürdürüldüğü belirtildi.

HASİPOĞLU: HEDEFİMİZ, ASGARİ ÜCRETİN UZLAŞI İLE BELİRLENMESİ

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, bugünkü çalışmalarını tamamladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, asgari ücret belirleme sürecinin başladığını anımsattı.

Dün İstatistik Kurumu’nun enflasyon oranını yüzde 39.45 olarak açıkladığını ifade eden Hasipoğlu, şu anda dövizde de bir çıkış olduğunu belirtti.

KKTC’de yapılacak artışla asgari ücretin, Rum tarafında uygulanan asgari ücretin üzerine çıkacağını kaydeden Hasipoğlu, hedefinin asgari ücret rakamının bir uzlaşı ile belirlenmesi olduğunu söyledi.

Geçmiş dönemlerde çıkan enflasyon oranları ile asgari ücrete yapılan artış oranlarını paylaşan Hasipoğlu, hayat pahalılığı oranının asgari ücretin belirlenmesinde önemli bir veri olduğunu ancak tek unsur olmadığını kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu yeniden söz alarak eleştirilere yanıt verdi.

Ceza Yasası’nda tutukluluk hallerinde hücrelerin daha iyi bir hal alması, teminat şartlarında iyileştirmelerin olması, mahkemeye çıkarılan zanlıların fotoğraf ve isimlerinin yayımlanmaması, elektronik kelepçe uygulanması getirilmesi gibi konularda düzenlemeye gidildiğini anlatan Hasipoğlu, ifade özgürlüğünün kendileri için de son derece önemli olduğunu vurguladı.

2020 yılında belli gruplara yönelik nefret söylemi düzenlemesinin yapıldığını kaydeden Hasipoğlu, vatandaşa yönelik nefret söylemi için de bir düzenleme olacağını belirtti.

Başbakan Ünal Üstel’den Kıbrıslı Türk genç futbolcu Selin Cemal’e tebrik

Başbakan Ünal Üstel, Selin Cemal’in West Ham United ile profesyonel sözleşme imzalaması ve Türkiye U23 Kadın Milli Takımı formasını giymesinin Kıbrıslı Türk gençleri için büyük bir gurur ve ilham kaynağı olduğunu vurguladı.

İngiltere’de doğup büyüyen Kıbrıslı Türk genç futbolcu Selin Cemal’in, West Ham United ile profesyonel sözleşme imzalaması ve Türkiye U23 Kadın Milli Takımı formasını giymesi büyük bir gurur kaynağı oldu.

Başbakan Ünal Üstel, yayımladığı tebrik mesajında Selin Cemal’in başarısının yalnızca kendisi için değil, tüm toplum için ilham verici olduğunu vurguladı. Üstel, henüz 19 yaşında olmasına rağmen Selin Cemal’in Kadınlar Süper Ligi’nde sahaya çıkacak olmasının, genç sporculara örnek teşkil eden son derece önemli bir başarı olduğunu ifade etti.

Başbakan Üstel mesajında, “Selin Cemal’i, ailesini ve emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyor; spor kariyerinde üstün başarılar diliyorum” ifadelerine yer verdi.

Eroğlu’ndan Atakol için başsağlığı mesajı

3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 89 yaşında vefat eden eski Dışişleri Bakanlarından Kenan Atakol için başsağlığı mesajı yayımladı.

Derviş Eroğlu, mesajında şunları kaydetti:

“Millî davamızın en zor ve en çetin dönemlerinde çeşitli Bakanlık görevlerini üstlenerek Halkımıza hizmet etmiş olan Kenan Atakol’un vefatını derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyorum.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı görevlerini yapan merhum Kenan Atakol, 8 yılı benim 1985-1993 yılları arasında kurduğum hükümetlerde olmak üzere 13 yıl Dışişleri ve Savunma Bakanlığı görevinde bulundu.

Ulusal Birlik Partisi’nin kuruluşundan itibaren aynı çaltı altında buluştuğumuz, aynı hedefler doğrultusunda çalıştığımız Kenan bey, saygın, dirayetli, bilgili, bir dostumuz, arkadaşımız idi.

Kurduğum hükümetlerde gönül huzuru içinde Dışişleri ve Savunma Bakanlığı görevini verdiği Kenan Atakol, Kıbrıs Türkü’nün özgürlük ve egemenlik mücadelesini gayet başarılı bir şekilde savunmuş ileri götürülmesine önemli katkılarda bulunmuştur.

Duyduğum derin üzüntüye rağmen, yaşamakta olduğum sağlık sorunu nedeniyle merhum Kenan Atakol’un cenaze törenine katılamayacak olmanın da ayrıca üzüntüsünü yaşıyorum.

Merhum Kenan Atakol’a Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve tüm Kıbrıs Türk halkına başsağlığı diliyorum.

Ruhu şad, mekânı cennet olsun.”