Archives Ocak 2026

Recep Tayyip Erdoğan: “Suriye Suriyelilerindir”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır. Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gerekleri süratle yerine getirilmeli, hiç kimse bir kere daha yanlış hesap yapmamalıdır.” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısının ardından millete seslendi.

Kabine Toplantısı’nda, dış siyasi gelişmeleri etraflıca istişare ettiklerini ifade eden Erdoğan, “Türkiye’nin bu fırtınalı dönemi kazasız, belasız atlatması için alınması gereken ilave tedbirleri görüştük.” ifadesini kullandı.

Dünyanın 2. Cihan Harbi’nden bu yana belki de en kaotik, en belirsiz günlerini yaşadığına dikkatin çeken Erdoğan, mevcut sorunlar derinleşerek büyürken, bunlara her gün yenilerinin eklendiğini söyledi.

Kural temelli uluslararası sistemin hem çok ağır yara aldığını hem de ciddi itibar kaybına uğradığını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hukukun gücü yerine güçlünün hukukunun egemen olduğu daha adaletsiz, daha çarpık bir küresel düzene doğru hızla sürükleniyoruz. Rusya-Ukrayna Savaşı önümüzdeki ay, 5. yılına girecek. Bu dönemde her iki taraftan yüzbinlerce insan öldü, şehirler yıkıldı. Pek çok kişi doğduğu toprakları terk etmek zorunda kaldı. Yürütülen temaslara rağmen barış umutlarını artıracak bir yol haritası maalesef henüz oluşmadı. Komşumuz İran, İsrail saldırılarından sonra şimdi de toplumsal huzurunu ve istikrarını hedef alan yeni bir sınamayla karşı karşıya. Sokaklar üzerinden yazılmak istenen senaryoları hepimiz takip ediyoruz. Diyaloğu ve diplomasiyi önceleyen ince bir siyasetle İranlı kardeşlerimizin tuzaklarla dolu bu dönemi inşallah geride bırakacaklarına inanıyoruz. Barışı ve istikrarı merkeze alan dış politikamızla bölgemizi belirsizliğe sürükleme riski olan her türlü girişimin karşısında durmayı sürdüreceğiz. Türkiye olarak bu konuda en başından itibaren ilkeli bir tutum izledik. Bugün de aynı duruşumuzu korumaya devam ediyoruz.”

– Müzakere çağrısı

Erdoğan, her türlü sorunun çözüm adresinin karşılıklı güven ilişkisine dayalı müzakere masası olduğunu ifade etti.

İlgili tüm tarafları aklıselime, diyaloğa, diplomasiye davet eden Erdoğan, “Tansiyonu daha da düşürme noktasında bize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzu, bunun özellikle bilinmesini istiyorum.” diye konuştu.

Erdoğan, ortak bir tarihi, kültürü, 1400 yıllık ortak bir medeniyeti paylaştıkları, ortak şehitlerin olduğu Suriye’deki her gelişmeyle çok yakından ilgilendiklerini dile getirdi.

Komşu Suriye’nin 8 Aralık devrimi ile kavuştuğu özgürlük ortamının kalıcı huzura, istikrara, barışa tahvil edilmesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

“Toprak bütünlüğü haiz bir ve beraber Suriye’nin tüm bölgemizin refahı için vazgeçilmez olduğu inancındayız. Unutmayın, Suriye Suriyelilerindir. Suriye, Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Sünni, Dürzi demeden herkesindir. Tüm kesimleriyle kardeş Suriye halkınındır. Şu bir gerçek ki yüzbinlerce insanın hayatına mal olan 13,5 yıllık zulmün ardından Suriye, tarihi bir fırsat yakalamıştır. Allah’ın izniyle, Suriyeli kardeşlerimizin önü de ufku da bahtı da açıktır. Suriye halkının kardeşi, komşusu ve kara gün dostu bir ülke olarak bunu sabote edecek hiçbir teşebbüse müsaade etmeyiz. Tek devlet, tek ordu ilkesi bir ülkede istikrarın olmazsa olmaz şartıdır. Bunu tesis ve tahkim edecek her türlü adıma Türkiye’nin desteği tamdır.”

Erdoğan, Halep’in bazı mahallelerinin işgalden kurtarılması amacıyla geçen hafta başlatılan askeri harekatın dün ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla sonuçlandığını anımsattı.

Erdoğan, Suriye ordusunun bu hassas operasyonu her aşamasında büyük bir dikkatle yönetmesi ve operasyon süresince sivillerin zarar görmemesi için adeta bir cerrah titizliğinde hareket etmesinin her türlü takdire şayan olduğunu vurguladı.

“Suriye’nin kuzeyini işgal altında tutan silahlı unsurların provokasyonlarına rağmen emir komuta zinciri içinde hareket eden Suriye ordusu, başarılı bir sınav vermiş, haklıyken haksız duruma düşecek eylemlerden özenle kaçınmıştır. Suriye hükümeti, müzakereyi önceleyen politikasıyla tahriklere açık bir sorunu olabilecek en az hasarla çözüme kavuşturmuştur. Tüm bunların Suriye’de kalıcı barış, huzur ve istikrar adına çok kıymetli kazanımlar olduğuna inanıyoruz. Dün akşam, Cumhurbaşkanı Ahmet Şara kardeşimle bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Kendisini anlaşmadan ve operasyondan ötürü tebrik ettim. DEAŞ başta olmak üzere teröre karşı mücadelelerinde Türkiye’nin daima yanlarında olduğunu ve olacağını Sayın Şara’ya bir kez daha ifade ettim. Suriye halkını dün olduğu gibi inşallah yarın da yalnız bırakmayacağız. Anlaşmanın Suriyeli kardeşlerimize hayırlı, mübarek olmasını diliyorum.”

Ömer Bolat: KKTC’nin siyasi istikrarı ve dünya ile entegrasyonunu sağlamak öncelikli hedefimiz

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat, KKTC’nin siyasi istikrarını koruyarak ekonomisini geliştirip dünya ile entegre olmasının öncelikli hedefleri olduğunu belirterek, Güzelyurt Soğuk Hava Deposu ve Entegre Tesisleri’nin yaklaşık 10,5 milyon dolarlık yatırımla 10 ayda tamamlanacağını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kalkanlı’da yer alan Güzelyurt Soğuk Hava Deposu ve Entegre Tesisleri’ni ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.

Ziyarette,  Türkiye Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği (KEİ) Ofisi Koordinatör Erol Öz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yetkilileri, Kıbrıs Türk Ticaret Odası yetkilileri ile Cypruvex Yönetim Kurulu üyeleri yer aldı.

TOBB İnşaat Uygulama Müdürü Haluk Altuntaş, Heyet’e incelemeler sırasında, Türkiye ile KKTC arasında narenciye sektöründe “İleri Meyve İşleme ve Donmuş Soğuk Depolama Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi” çerçevesinde imzalanan mutabakat zaptı kapsamında inşa edilme kararı alınan ileri narenciye işleme tesisleri ve 40 bin ton kapasiteli donmuş/soğuk hava depolama tesislerinin ilk etabı hakkında bilgi verdi.

Ziyarette, Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a hediye takdimi de yapıldı.

BOLAT: “ON AYLIK SÜREÇTE YAKLAŞIK 10 BUÇUK MİLYON DOLARLIK YATIRIMLA TAMAMLANMIŞ OLACAK”   

Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat incelemeler sonrasında yaptığı açıklamada, KKTC’de açılışlar ve resmi temaslar amacıyla bulunduğunu belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti olarak KKTC ile ekonomi, ticaret ve gümrükler alanlarında yaptığımız işbirliğinin somut örneklerini açmak ve bunlarla ilgili incelemeler yapmak üzere adaya geldik.” dedi.

KKTC’nin siyasi istikrarını koruyarak ve ekonomisini geliştirerek dünya ile entegre olmasını sağlamanın öncelik hedefleri arasında olduğunu kaydeden Bolat, “Bu bizim için bir milli görevdir.” ifadesini kullandı.

Bakan Bolat, Güzelyurt Cypfruvex İşletmeleri’nde önemli bir paketleme ve ayrıştırma tesisi olduğunu ancak yıllık üretimi yaklaşık 90 bin ton olan narenciye ürünlerinin değerlendirilebilmesi ve dünya pazarlarıyla buluşabilmesi için soğuk hava deposu ve donmuş soğuk hava tesisi yatırımına ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin her zaman KKTC’yi altyapı ve üstyapı yatırımları konusunda desteklediğini söyleyen Bolat, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanlık olarak biz de destekliyoruz.” dedi.

Bolat, soğuk hava deposunun öncelikli yatırımlar kapsamında desteklenmesinin aciliyeti bulunduğunu, bu nedenle kısa bir süre önce yatırımın başladığını ve on aylık süreçte yaklaşık 10 buçuk milyon dolarlık yatırımla tamamlanmış olacağına dikkat çekti.

Tesiste, konsantre ürünler için donmuş odaların yer alacağını vurgulayan Bolat, KKTC çiftçisinin alın terinin emeği olan narenciye ürünlerinin hem israf olmayacağını hem de katma değerli olarak ihracatının yapılmasının mümkün olacağını kaydetti.

Bakan Bolat, ilgili çalışmanın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcılığı’nın liderliğinde, KKTC Maliye Bakanlığı, TC Ticaret bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği işbirliğinde yapıldığını kaydederek, birkaç ay içinde söz konusu yatırımın hizmete gireceğini söyledi.

Tesisin, önümüzdeki yılın ilk narenciye hasadında tam kapasite ile çalışmaya başlayacağını vurgulayan Bolat, kendilerinin ayrıca Ticaret Bakanlığı olarak gümrük işbirliği çerçevesinde gerekli teknik çalışmaları yürüttüklerini de aktardı.

Bolat, kayıt dışılığın önlenmesi ve devletin gelirlerini artması açısından önemli teknolojik destekte bulunduklarını da dile getirerek, Ticaret Bakanlığı olarak KKTC’nin tüm işletmelerine Türkiye’deki uluslararası fuarlara katılım desteği sunduklarını kaydetti.

Narenciye ürünlerinin sergilendiği dünya gıda fuarı, yapı fuarı, helal gıda fuarı gibi fuarların yapıldığını aktaran Bolat, bütün bu fuarlarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki üreticilerin ve işletmelerin yanında yer alacağız. Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın koordinasyonuyla onların bu uluslararası fuarlara katılarak, dünya pazarlarına ihracat yapmalarını kolaylaştırıcı bir destek veriyoruz.” dedi.

Bakan Bolat, bundan sonraki çalışmalarda da KKTC’ye destek vermeye devam edeceklerini vurgulayarak, tesisin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti, tesisin hayırlı olmasını temenni etti.

 

Mobil X-Ray Tarama Sistemi Teslim Töreni yapıldı

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı arasında, ticaretin güvenliğinin sağlanması ve kaçakçılıkla mücadele alanlarında yürütülen iş birliği kapsamında hibe edilen Mobil X-Ray Tarama Sistemi’nin Teslim Töreni, Girne Turizm Limanı- Girne Gümrük Şube Amirliği’nde yapıldı.

Törene, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Maliye Bakanı Özdemir Berova, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve bürokratlar katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, protokol konuşmaları ile devam etti. Törende, Maliye Bakanı Özdemir Berova ile Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat konuşma yaptı.

-Berova: “İnsan gözünün kaçırabileceği her türlü yasa dışı materyal ve kaçakçılık girişimi en yüksek hassasiyetle tespit edebilecek”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Mobil X-Ray Tarama Sistemi’nin ülkenin güvenliğini ve Gümrük ve Rüsumat Dairesi’nin çalışmalarının verimliliğini yeni bir seviyeye taşıyacağını kaydetti.

Türkiye Ticaret Bakanlığı’yla üç yıla yakın süredir, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki gümrük alanlarının geliştirilmesi ve ileri teknoloji cihazlarla güçlendirilmesi için verimli bir çalışma yürüttüklerini anlatan Berova, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Berova, “Günümüz dünyasında hız ve güvenlik artık birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki temel unsur haline gelmiştir. Özellikle ticaretin ve sınır güvenliğinin hayati önem taşıdığı bu noktada, teknolojinin en son imkanlarını kullanmak bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir.” dedi.

Bugün hizmete alınan sistemin saatler süren detaylı aramaları dakikalara indirerek yasal ticaretin de akışını hızlandıracağını anlatan Berova, ayrıca gelişmiş görüntüleme teknolojisi sayesinde insan gözünün kaçırabileceği her türlü yasa dışı materyali ve kaçakçılık girişimini en yüksek hassasiyetle tespit edebileceğini vurguladı.

Sistemin zaman kaybını önleyerek lojistik maliyetleri düşüreceğini ve ülke ticaret kapasitesine doğrudan katkı sunacağını aktaran Berova, “Bu açıdan baktığımız zaman sadece bir makine alımı değil, dijitalleşen dünyaya uyum sağlama ve milli güvenliğimizi teknoloji ile tahkim etme vizyonumuzun da bir parçasıdır. Mobil olması sebebiyle ihtiyaç duyulan her noktaya hızla sevk edilebilecek olan bu sistem, operasyonel esnekliğimizi de en üst seviyeye çıkaracaktır.” diye konuştu.

Bu adımın devamında, ısı ölçen kameralar ile kaçakçılığı daha da etkin bir şekilde denetleyebilecek olan sistemin de hazırlığı içerisinde olduklarını belirten Berova, köpekle uyuşturucu arama ekibinin oluşturulabilmesi amacı ile çalışmalar yaptıklarını aktardı.

Berova, Mobil X-Ray Tarama Sistemi’nin hayata geçmesinde emeği ve desteği olanlara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

-Bolat: “Durmak yok, yola devam”

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise sözlerine, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek başladı.

Üç yıla yakın süredir KKTC’li yetkililerle yakın koordinasyon içinde çalıştıklarını kaydeden Bolat, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisinin daha da gelişmesi ve ekonomik kalkınmasının ilerlemesi için çok verimli bir iş birliği içindeyiz. Biliyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanımız da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelişmesine, istikrarının güçlenmesine çok büyük önem veriyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de son 23 yılda yapılan hizmetlerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de yapıldığını söyleyen Bolat, “Yıldız gibi parlayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunmaktan hem mutluluk duyuyoruz hem şeref duyuyoruz.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz önderliğinde ekonomik iş birliği çalışmalarının da sürdüğünü kaydeden Bolat, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaklaşık üç milyar dolara yakın dış ticareti içinde Türkiye’nin çok önemli bir payı bulunduğunu anlattı.

Bu sabah Güzelyurt Soğuk Hava Deposu ve Entegre Tesisleri’nde incelemelerde bulunduklarını aktaran Bolat, yakında bu tesisin de açılacağını söyledi.

Gazimağusa ve Girne limanlarında yasa dışı ticaretle mücadele ve gümrük kontrollerinin hızlandırılması için Mobil X-Ray tarama cihazlarının montajının yapıldığını kaydeden Bolat, “Bunun yanında, iki ülke arasında yaptığımız ortak komite çalışmalarıyla gümrüklerdeki otomasyon çalışmaları, veri akışı, veri kontrolleri, teknik iş birliği ve eğitim çalışmaları bütün hızıyla devam etmekte. Sonraki süreçte termal kameralarla kontrol çalışması ve eğitilmiş özel köpeklerle de yasa dışı ticaretle ve uyuşturucuyla mücadelede yeni bir aşamaya geçilmiş olacak. Durmak yok, yola devam diyoruz.” diye konuştu.

Bolat, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında birçok alanda iş birliklerinin devam ettiğini de belirterek, bu iş birliklerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Bolat, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelişme yolunda Türkiye Cumhuriyeti olarak bütün katkıları vermeye ayaklar üzerinde duran güçlü, istikrarlı ve dünya pazarlarıyla entegre olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisi için Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her alanda destek vermeye, katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi.

Mobil X-Ray tarama cihazının etkin, hızlı ve kontrollü bir gümrük rejimi için verimli olacağına inanç belirten Bolat, bunun hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından kurdele kesildi ve sistemin uygulaması gösterildi.

TC Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Güzelyurt Soğuk Hava Deposu ve Entegre Tesisleri’nde incelemelerde bulundu

Türkiye Cumhuriyeti (TC) Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kalkanlı’da yer alan Güzelyurt Soğuk Hava Deposu ve Entegre Tesisleri’ni ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.

Ziyarette,  TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği (KEİ) Ofisi Koordinatör Erol Öz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yetkilileri, Kıbrıs Türk Ticaret Odası yetkilileri ile Cypruvex Yönetim Kurulu üyeleri yer aldı.

TOBB İnşaat Uygulama Müdürü Haluk Altuntaş, Heyet’e incelemeler sırasında, TC ile KKTC arasında narenciye sektöründe “İleri Meyve İşleme ve Donmuş Soğuk Depolama Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi” çerçevesinde imzalanan mutabakat zaptı kapsamında inşa edilme kararı alınan ileri narenciye işleme tesisleri ve 40 bin ton kapasiteli donmuş/soğuk hava depolama tesislerinin ilk etabı hakkında bilgi verdi.

 Ziyarette, TC Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a hediye takdimi de yapıldı.

-Bolat: “On aylık süreçte yaklaşık 10 buçuk milyon dolarlık yatırımla tamamlanmış olacak”   

TC Ticaret Bakanı Ömer Bolat incelemeler sonrasında yaptığı açıklamada, KKTC’de açılışlar ve resmi temaslar amacıyla bulunduğunu belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti olarak KKTC ile ekonomi, ticaret ve gümrükler alanlarında yaptığımız işbirliğinin somut örneklerini açmak ve bunlarla ilgili incelemeler yapmak üzere adaya geldik.” dedi.

KKTC’nin siyasi istikrarını koruyarak ve ekonomisini geliştirerek dünya ile entegre olmasını sağlamanın öncelik hedefleri arasında olduğunu kaydeden Bolat, “Bu bizim için bir milli görevdir.” ifadesini kullandı.

Bakan Bolat, Güzelyurt Cypfruvex İşletmeleri’nde önemli bir paketleme ve ayrıştırma tesisi olduğunu ancak yıllık üretimi yaklaşık 90 bin ton olan narenciye ürünlerinin değerlendirilebilmesi ve dünya pazarlarıyla buluşabilmesi için soğuk hava deposu ve donmuş soğuk hava tesisi yatırımına ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin her zaman KKTC’yi altyapı ve üstyapı yatırımları konusunda desteklediğini söyleyen Bolat, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  ve ilgili bakanlık olarak biz de destekliyoruz.” dedi.

Bolat, soğuk hava deposunun öncelikli yatırımlar kapsamında desteklenmesinin aciliyeti bulunduğunu, bu nedenle kısa bir süre önce yatırımın başladığını ve on aylık süreçte yaklaşık 10 buçuk milyon dolarlık yatırımla tamamlanmış olacağına dikkat çekti.

Tesiste, konsantre ürünler için donmuş odaların yer alacağını vurgulayan Bolat, KKTC çiftçisinin alın terinin emeği olan narenciye ürünlerinin hem israf olmayacağını hem de katma değerli olarak ihracatının yapılmasının mümkün olacağını kaydetti.

Bakan Bolat, ilgili çalışmanın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcılığı’nın liderliğinde, KKTC Maliye Bakanlığı, TC Ticaret bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği işbirliğinde yapıldığını kaydederek, birkaç ay içinde söz konusu yatırımın hizmete gireceğini söyledi.

Tesisin, önümüzdeki yılın ilk narenciye hasadında tam kapasite ile çalışmaya başlayacağını vurgulayan Bolat, kendilerinin ayrıca Ticaret Bakanlığı olarak gümrük işbirliği çerçevesinde gerekli teknik çalışmaları yürüttüklerini de aktardı.

Bolat, kayıt dışılığın önlenmesi ve devletin gelirlerini artması açısından önemli teknolojik destekte bulunduklarını da dile getirerek, Ticaret Bakanlığı olarak KKTC’nin tüm işletmelerine Türkiye’deki uluslararası fuarlara katılım desteği sunduklarını kaydetti.

Narenciye ürünlerinin sergilendiği dünya gıda fuarı, yapı fuarı, helal gıda fuarı gibi fuarların yapıldığını aktaran Bolat, bütün bu fuarlarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki üreticilerin ve işletmelerin yanında yer alacağız. Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın koordinasyonuyla onların bu uluslararası fuarlara katılarak, dünya pazarlarına ihracat yapmalarını kolaylaştırıcı bir destek veriyoruz.” dedi.

Bakan Bolat, bundan sonraki çalışmalarda da KKTC’ye destek vermeye devam edeceklerini vurgulayarak, tesisin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti, tesisin hayırlı olmasını temenni etti.

Cevdet Yılmaz: KKTC ile Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı Projesi İş Birliğine Örnek

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yürütülen Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı Projesi’nin, Türkiye’nin kardeş ülkelerle geliştirdiği iş birliklerine önemli bir örnek oluşturduğunu söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi ve Eylem Planımız çerçevesinde 2025 yılı için öngörülen 64 eylemin yüzde 91 oranında başarıyla gerçekleştirilmiş olması, ülkemizin coğrafi bilgi alanında kararlılıkla ilerlediğini göstermektedir.” dedi.

Yılmaz, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Küresel Coğrafi Bilgi Yönetimi Uzmanlar Komitesi (UN-GGIM) çatısı altında sürdürülen çalışmalara katkı ve katılım sağladığını belirterek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yürütülen Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı Projesi’nin de Türkiye’nin kardeş ülkelerle bu alandaki iş birliklerine önemli bir örnek teşkil ettiğini söyledi.

Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu Toplantısı’na Türkiye Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde başkanlık eden Yılmaz, toplantıda 2024-2030 dönemini kapsayan Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi ve Eylem Planı’nın 2025 yılı uygulamasında kaydedilen ilerlemeler ile 2026 yılında atılacak adımların değerlendirileceğini ifade etti.

Coğrafi bilginin; afet ve acil durum yönetiminden şehirleşmeye, çevre ve iklim politikalarından ulaştırma, enerji ve altyapı yatırımlarına, tarımsal üretimin izlenmesinden su yönetimine, kamu güvenliğinden sosyal hizmet planlamasına kadar geniş bir alanda kullanıldığına işaret eden Yılmaz, bu bilginin dijital Türkiye vizyonunun bir parçası olarak kamunun stratejik karar süreçlerini doğrudan etkilediğini ve karar kalitesini yükselttiğini vurguladı.

Bu doğrultuda, Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu olarak kurumlar arasında güçlü bir iş birliği tesis ettiklerini belirten Yılmaz, coğrafi bilgiyi üreten, karar süreçlerine yön veren ve katma değere dönüştüren yapının kararlılıkla inşa edildiğini kaydetti.

Yılmaz, coğrafi bilginin afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerinde etkin kullanılmasına yönelik önemli adımlar atıldığını belirterek, afet ve acil durumlara ilişkin coğrafi veri üretimi ve paylaşımına dair usul ve esasların güncellendiğini, 200’ün üzerinde coğrafi veri katmanının tanımlandığını söyledi.

Bu sayede risklerin önceden tespit edilmesi, müdahale kaynaklarının doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasına imkân sağlayan veri temelli yönetim kapasitesinin güçlendirildiğini ifade eden Yılmaz, kent ölçeğindeki verilerin ulusal sistemlerle uyumunun artırılmasının hedeflendiğini dile getirdi. Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi’nin entegrasyonunun sağlanmasıyla, yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü tesis edileceğini belirtti.

Coğrafi verinin yalnızca üretilen ve paylaşılan bir unsur olmaktan çıkarılarak karar destek sistemleri ve katma değerli ürün ve hizmetlere dönüştürülmesinin önemine değinen Yılmaz, kamu kurumları tarafından yürütülen Coğrafi Bilgi Sistemi projelerinin etkinliğinin değerlendirildiğini, mükerrer yatırımların önlenmesi ve kamu kaynaklarının etkin kullanımının önceliklendirildiğini söyledi.

Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu ve e-Devlet Kapısı üzerinden sunulan açık coğrafi veri setleri, tematik haritalar ve dijital coğrafi hizmetlerin yatırımcıların kullanımına açıldığını kaydeden Yılmaz, bu sayede yatırım yeri analizi, arazi uygunluk değerlendirmesi, altyapı ve ulaşım erişilebilirliği gibi kritik bilgilere hızlı ve güvenilir şekilde erişim sağlandığını belirtti.

Yılmaz, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu’nun 1 Ocak 2025 itibarıyla e-Devlet Kapısı ile tam entegre şekilde kullanıma açıldığını, 2025 yılı başında 14 bin olan kullanıcı sayısının 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 700 bini aştığını ifade etti. Platformun kamudan özel sektöre, akademiden genel yönetime kadar geniş bir kesime hizmet sunduğunu dile getirdi.

Kurulda alınan kararlar doğrultusunda Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisi’nde yapılan güncellemeyle 630 olan coğrafi veri katmanı sayısının 730’a çıkarıldığını belirten Yılmaz, bu sistemin kurumlar arası veri paylaşımını hızlandırdığını, mükerrer veri üretimini önlediğini ve kaynak verimliliğini artırdığını söyledi.

Ulusal Bina Envanteri çalışmalarına ivme kazandırıldığını kaydeden Yılmaz, Bina Kimlik Sertifikası uygulaması kapsamında 2026 Ocak ayı itibarıyla yaklaşık 272 bin yapının sisteme dâhil edildiğini belirtti. Periyodik Yapı Denetimleri sürecinin, ikincil mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından 2026 yılı itibarıyla sahada fiili denetimlerle hayata geçirileceğini ifade etti.

Türkiye’nin coğrafi bilgi alanındaki birikimini küresel yönetişim süreçlerine katkı sunan ve bölgesel iş birliklerini güçlendiren bir dış politika aracı olarak da konumlandırdığını vurgulayan Yılmaz, UN-GGIM ve Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki çalışmalara katkı sağlandığını belirtti.

Yılmaz, önümüzdeki dönemde kurumlar arası veri paylaşımının daha da güçlendirileceğini, standartların yaygınlaştırılacağını ve yerel yönetimlerin sürecin aktif bir paydaşı haline getirileceğini sözlerine ekledi.

ŞAP HASTALIĞIYLA MÜCADELEDE AŞILAMA, KARANTİNA VE DENETİMLER KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLÜYOR

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, ülkemizde şap hastalığı riskine karşı ilan edilen Acil Eylem Planı kapsamında aşılama, karantina ve denetim uygulamalarını ülke genelinde tavizsiz şekilde sürdürmektedir. Çalışmalar, Veteriner Dairesi tarafından bilimsel risk analizleri ve epidemiyolojik veriler doğrultusunda planlanmakta ve uygulanmaktadır.

Mücadele çalışmaları çerçevesinde 19 Aralık 2025 tarihinden itibaren;

  • 673 işletmede 68.624 büyükbaş hayvana birinci doz,
  • 340 işletmede 37.712 büyükbaş hayvana ikinci doz şap aşısı uygulanmıştır.

Aşılama faaliyetleri, özellikle hastalık yayılım riskinin yüksek olduğu bölgeler öncelikli olmak üzere kesintisiz devam etmektedir.

Şap hastalığıyla mücadele, yalnızca aşılama ile sınırlı olmayıp; hayvan hareketlerinin kontrol altına alınması, karantina bölgelerinin etkin şekilde denetlenmesi, işletmeler arası hayvan geçişlerinin sınırlandırılması ile biyogüvenlik ve dezenfeksiyon tedbirlerinin artırılması yoluyla bütüncül bir anlayışla yürütülmektedir.

Resmi ve serbest veteriner hekimler, olumsuz kış şartlarına rağmen sahada aktif olarak görev yapmakta; hayvan sağlığının korunması ve gıda arz güvenliğinin devamlılığı için çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir.

Alınan tedbirlere uymayan, izinsiz hayvan nakli yapan, hastalık şüphesi bulunan hayvanları gizleyen veya yetkili mercilere bildirimde bulunmayan kişi ve işletmeler hakkında Hayvan Sağlığı ve Veteriner Hizmetleri mevzuatı kapsamında idari para cezaları ile gerekli adli işlemler gecikmeksizin uygulanmaktadır.

Üreticilerimizin ve tüm sektör paydaşlarının belirlenen kurallara eksiksiz uyması hayati önem taşımaktadır. Her işletme, yalnızca kendi hayvanlarından değil, ülke hayvancılığının tamamının sağlığından sorumludur.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Veteriner Dairesi, şap hastalığı tamamen kontrol altına alınana kadar sahadaki denetim ve uygulamaları kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.

Hakan Fidan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı kabul etti

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Ankara’da bir araya geldi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı Ankara’da kabul etti.

AA’nın diplomatik kaynaklarından edindiği bilgiye göre, Fidan, Tom Barrack ile Ankara’da görüştü.

Cem Karaca: “21 Aktif Proje Yürütüyoruz, Verimli Bir Yıl Olacak”

Güneş TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu Kritik programına konuk olan Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Cem Karaca, ülkede yürütülen tarımsal faaliyetler ve projeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

ÖZEL HABER/DİLAN GÖLBAŞI

Enstitü olarak yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını belirten Karaca, şu anda aktif olarak 21 proje yürüttüklerini ifade etti. Tarımda kış, ilkbahar ve sonbahar aylarının en yoğun dönemler olduğunu vurgulayan Karaca, yaz aylarında kısa bir duraksama yaşandığını, ardından projelerin yeniden hız kazandığını söyledi. Mevsim şartlarının bu yıl oldukça elverişli geçtiğini belirten Karaca, “Üreticilerimizin yüzünün güleceği, verimli bir yıl olmasını bekliyoruz” dedi.

Kuru Tarımda Yerli Çeşitler Geliştirildi

Ülkenin tarımsal yapısında kuru tarımın önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Karaca, 2010’lu yıllarda başlatılan çalışmalar sonucunda 2019 yılında ilk yerli çeşit olan Beşparmaklar’ın geliştirildiğini, ardından Reşat Bey çeşidinin üretime kazandırıldığını söyledi. Bu çeşitlerin günümüz koşullarına uygun, hastalık ve zararlılara karşı daha dayanıklı olduğunu ifade etti.

Su Yönetimi ve Arıtılmış Su Projesi

Nüfus artışıyla birlikte su tüketiminin de arttığına dikkat çeken Karaca, Türkiye’den gelen suyun ülke için “can suyu” olduğunu ancak bu kaynağın bilinçli ve sistemli şekilde kullanılması gerektiğini vurguladı. Evsel kullanım sonrası arıtılan suların tarımsal faaliyetlerde değerlendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirten Karaca, Tarım Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konuda ortak bir proje yürüttüğünü söyledi.

Arıtılmış suyun özellikle hayvansal gıda üretiminde kullanılması hedeflendiğini aktaran Karaca, bu sürecin 12 aya yayılacağını ve bölgesel planlamalarla hayata geçirileceğini ifade etti. Proje sonuçlarının yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını da sözlerine ekledi.

İklim Krizine Karşı Planlı Üretim

Dünya genelinde yaşanan iklim krizine karşı ülkede de önlemler alındığını belirten Karaca, planlı üretime geçilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. 2016-2017 yıllarında yapılan bitki deseni çalışmalarıyla hangi bölgelerde kuru, hangi bölgelerde sulu tarım yapılacağının belirlendiğini hatırlatan Karaca, son dönem çalışmalarının da bu doğrultuda ilerlediğini ve Tarım Bakanı’nın talimatlarının bu yönde olduğunu ifade etti.

GDO’lu Ürünlere Kesinlikle Yasak

GDO’lu ürünlerin ülkeye girişinin kesinlikle yasak olduğunu vurgulayan Karaca, Tarım Dairesi ve Tarım Bakanlığı’nın bu konuda son derece hassas davrandığını söyledi. Sertifikalı ve belgeli ürünlerin kontrollü şekilde ülkeye girişine izin verildiğini belirten Karaca, Sağlık Bakanlığı ile yürütülen ortak çalışmalar kapsamında sağlık laboratuvarlarının altyapısının güçlendirildiğini aktardı.

Daha önce 356 etken maddeyi tarayabilen laboratuvarların artık 618 etken maddeyi tarayabildiğini söyleyen Karaca, bu seviyenin dünya standartlarının da üzerinde olduğunu ifade etti. Bitki Sağlığı ve Karantina Laboratuvarı Merkezi kurulması için de çalışmaların sürdüğünü belirten Karaca, projelerin finansmanının KEİ Ofisi iş birliğiyle sağlandığını ve ülkede bulunmayan laboratuvarların kısa sürede kazandırılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

ABD uçaklarının “rutin faaliyetler” kapsamında Grönland’da konuşlandırılacağı bildirildi

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), uçaklarının “uzun süredir planlanan rutin faaliyetler” kapsamında Grönland’da konuşlandırılacağını duyurdu.

NORAD’ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, “NORAD uçakları yakında Grönland’daki Pituffik Uzay Üssü’ne ulaşacak.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, söz konusu konuşlandırmanın ABD, Kanada ve Danimarka arasındaki savunma iş birliği çerçevesinde uzun süredir planlanan faaliyetlerin bir parçası olduğu belirtildi.

Konuşlandırmanın Danimarka ile koordine edildiği ve görev alan tüm unsurların gerekli diplomatik izinlerle hareket ettiği vurgulanan açıklamada, Grönland makamlarının da planlanan operasyonlar hakkında bilgilendirildiğine işaret edildi.

Açıklamada, uçakların Kuzey Amerika’nın savunulmasına yönelik rutin operasyonlara destek sağlayacağı kaydedildi.

Trump’ın Grönland tehdidi

Trump, ülkesinin “ulusal güvenlik amacıyla Grönland’a ihtiyacı olduğunu” ve bunun “inşa edilen Altın Kubbe için hayati önem taşıdığını” ifade etmişti.

Washington’da bir araya gelen ABD, Danimarka ve Grönland dışişleri bakanlarının görüşmesi sonrasında da temel anlaşmazlıkların devam ettiği belirtilmiş, ABD’nin Grönland’ı “ele geçirme arzusunun açık” olduğu kaydedilmişti.

Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bölge Grönland, daha önce ABD tarafından gelen ve egemenliğin devredilmesini de içeren yaklaşımları reddetmişti.

Danimarka, son dönemde müttefiklerle birlikte bölgedeki askeri işbirliğini artırma çağrısı yapmıştı. Bu kapsamda Avrupa ülkeleri küçük askeri birlikler ve subayları Grönland’a göndereceklerini açıklamıştı.

Trump bunun üzerine, Grönland ile ilgili tartışmalarda dünya barışının tehlikede olduğunu savunarak, ABD’nin Grönland’ı almasına karşı çıktıkları gerekçesiyle Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya’ya gümrük vergileri getireceğini açıklamıştı.

Grönland’a giden söz konusu 8 Avrupa ülkesi için 1 Şubat’tan itibaren yüzde 10 gümrük vergisi uygulanacağını, 1 Haziran’dan sonra vergi oranının yüzde 25’e çıkarılacağını belirten Trump, Grönland’ın tamamen ve eksiksiz olarak satın alınmasına ilişkin bir anlaşmaya varılana kadar oranın bu şekilde kalacağını bildirmişti.

İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı: İran’daki olaylarda ölenlerin sayısı 4 bin 29’a çıktı

ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İran’da ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan eylemlerde hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 29’a yükseldiğini duyurdu.

HRANA’nın haberine göre, ülkenin birçok noktasındaki olaylar sonucunda 26 bin 15 kişi gözaltına alındı. Gösterilerde çıkan olaylarda 180 güvenlik görevlisi dahil 4 bin 29 kişi yaşamını yitirdi.

HRANA, dünkü haberinde ölü sayısının 3 bin 919’a çıktığını duyurmuştu.

İran’daki gösteriler

İran’da 28 Aralık 2025’te ülkedeki yerel para biriminin döviz karşısındaki yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın başlattığı protestolar, birçok kente yayılmıştı.

İran’ın başkenti Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylar sonrasında ülke yönetimi, internet erişimini engellemişti. Son günlerde ise internet erişiminin kısmen ve sınırlı şekilde yeniden sağlandığı bildiriliyor.

İran’da gösteriler sönümlenmiş olsa da ABD’nin Virginia eyaleti merkezli HRANA, daha fazla vakayı doğruladığını öne sürerek ölü ve gözaltı sayılarını güncellemeye devam ediyor. İranlı yetkililer ise gösterilerde çıkan olaylarda ölen ya da yaralananların toplam sayısına ilişkin şu ana kadar açıklama yapmazken 3 bin 700’den fazla güvenlik görevlisinin yaralandığını ve terör örgütlerine mensup olduğu öne sürülen veya olayları provoke eden 3 bin kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu.

İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ise 17 Ocak’ta yaptığı açıklamada, gösteriler sırasında “İsrail ve ABD ile bağlantılı kişilerin büyük hasara yol açtığını ve birkaç bin insanı öldürdüğünü” söylemişti.

Şara ve Trump’ın telefonda görüştü: Suriye’nin toprak bütünlüğü ve DEAŞ’la mücadelede vurgusu

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ABD Başkanı Donald Trump, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, Kürtlerin haklarının güvence altına alınması ve terör örgütü DEAŞ’la mücadelede iş birliğinin sürdürülmesi konularında mutabık kaldı.

Suriye Cumhurbaşkanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamaya göre, Şara ile Trump telefonda görüştü.

Açıklamada, iki liderin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığının korunmasının önemini vurguladığı ve istikrarın sağlanmasına yönelik tüm çabalara destek verilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardığı belirtildi.

Tarafların ayrıca, Kürt halkının haklarının güvence altına alınması ve Suriye devleti çatısı altında korunmasının gerekliliğini vurguladığı ifade edildi.

Görüşmede, Suriye ile ABD arasında terör örgütü DEAŞ’la mücadele kapsamında iş birliğinin sürdürülmesi ve örgütün oluşturduğu tehditlerin sona erdirilmesi konusunda da anlaşmaya varıldığı kaydedildi.

Açıklamada, iki liderin güçlü ve birlik içinde bir Suriye görme yönünde ortak temennilerini dile getirdiği, Suriye’nin bölgesel ve uluslararası meydan okumalarla baş edebilecek kapasiteye sahip olması gerektiğini ifade ettikleri aktarıldı.

Telefon görüşmesinde ayrıca çeşitli bölgesel konuların ele alındığı ve Suriye’ye daha iyi bir geleceğe yönelmesi için fırsat tanınmasının öneminin vurgulandığı belirtildi.

Brent petrolün varili 63,59 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 63,59 dolardan işlem görüyor.

Dün 63,86 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 63,57 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.36 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,03 artarak 63,59 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 59,38 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlardaki kısmi yükselişte, Çin ekonomisinin beklenenden güçlü büyüme göstermesine bağlı olarak talep beklentilerindeki iyimserlik ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa ülkelerine yönelik ek gümrük vergisi tehditleri etkili oldu.

Çin ekonomisi, dün açıklanan verilere göre geçen yıl yüzde 5 büyüyerek hükümetin hedefini karşıladı. Ülkenin, zayıf iç talebi dengelemek amacıyla küresel mal talebindeki payını artırmasının petrol talebine ilişkin beklentileri güçlendirdiği değerlendiriliyor.

Resmi verilere göre Çin’in rafineri ham petrol işleme hacmi 2025’te yıllık bazda yüzde 4,1 artarken, ham petrol üretimi yüzde 1,5 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Aynı zamanda, Trump, Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, Hollanda, Finlandiya ve İngiltere’den ithal edilen ürünlere 1 Şubat’tan itibaren ek yüzde 10 gümrük vergisi uygulayacağını, Grönland konusunda anlaşma sağlanamazsa bu oranın 1 Haziran’da yüzde 25’e çıkarılacağını duyurdu.

Trump’ın, ABD’nin Grönland’ı alma girişimine karşı çıktıkları gerekçesiyle 8 Avrupa ülkesine gümrük vergisi uygulayacağını açıklamasının ardından yükselen ticari ve jeopolitik gerilimler küresel piyasalarda belirsizliğin artmasına neden oldu.

Doların küresel piyasalarda değer kaybetmesi de petrol fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Dolar endeksindeki zayıflama, dolar cinsinden fiyatlanan petrolü diğer para birimlerini kullanan alıcılar için daha cazip hale getiriyor.

Brent petrolde teknik olarak 65,02 dolar direnç, 58,89 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

20 Ocak 2026 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 43,27 TL, Euro 50,51 TL, İngiliz Sterlini ise 58,18 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.30 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,25 TL, satış fiyatı 43,29 TL.

Euro’nun alış fiyatı 50,48 TL, satış fiyatı 50,54 TL, İngiliz Sterlini ise 58,17 TL’den alınıp 58,20 TL’den satılıyor.

Mobil X-Ray Tarama Sistemi bugün Girne Turizm Limanı’nda teslim edilecek

Türkiye tarafından ülkemize hibe edilen Mobil X-Ray Tarama Sistemi’nin teslim töreni bugün saat 11.30’da Girne Turizm Limanı Gümrük Şubesi’nde yapılacak. Törene Maliye Bakanı Özdemir Berova ile Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat katılacak. Sistem, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı arasındaki iş birliği kapsamında hibe edildi.

Türkiye tarafından KKTC’ye hibe edilen Mobil X-Ray Tarama Sistemi teslim töreni bugün yapılacak.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, tören saat 11.30’da Girne Turizm Limanı, Girne Gümrük Şube Amirliği’nde yer alacak.

Törene Maliye Bakanı Özdemir Berova, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve bakanlar katılacak.

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı arasında, ticaretin güvenliğinin sağlanması ve kaçakçılıkla mücadele alanlarında yürütülen iş birliği kapsamında KKTC’ye Mobil X-Ray Tarama Sistemi hibe edilmişti.

Bugün ve yarın yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, bugünden itibaren hava sıcaklığının 4 derece artacağını, bugünün gecesi hafif yağmur, yarın ise yer yer sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğini açıkladı.

Hava sıcaklığı bugünden itibaren 4 derece yükselecek, bugün ve yarın günü yağmur bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 20-26 Ocak tarihleri arasında bölge, periyodun ilk günleri Yüksek Basınç Sistemi, diğer günlerde ise Alçak Basınç Sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava yarın parçalı ve az bulutlu, sabah saatleri yer yer don olayı, Çarşamba çok bulutlu, gece saatleri yer yer hafif yağmurlu, Perşembe parçalı ve çok bulutlu, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak diğer günlerde ise parçalı ve çok bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı, periyodun ilk günü iç kesimlerde ve sahillerde 12 – 15 derece, diğer günlerde ise 16 – 19 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, genellikle Kuzey ve Doğu yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

Üstel: İsias Davası Bitmedi, Adalet Sağlanana Kadar Takipçisi Olacağız

Başbakan Ünal Üstel, İsias davasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Üstel; “İsias davası bizim için bitmemiştir ve hala devam etmektedir.

Bir sonraki aşamanın da yakından takipçisi olacağız. Adaletin, tüm yönleriyle ve eksiksiz şekilde tecelli etmesi için süreci sonuna kadar izleyeceğiz.
Ailelerimizin adalet arayışında yalnız olmadığını, bundan sonra da yalnız bırakılmayacağını bir kez daha açık ve net şekilde ifade ediyorum.
Şampiyon Meleklerimizi Adıyaman’da bir depremde kaybetmiş olsak da onları Adıyaman’da terk etmedik. Onları adaletsizliğe de terk etmeyeceğiz.
Adalet yerini bulana kadar, ailelerimizin yanında olmaya, hukuki süreci izlemeye ve bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

2008 doğumluların askerlik yoklamaları 2-6 Şubat tarihleri arasında yapılacak

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK), 2008 doğumlu erkek KKTC vatandaşlarının son yoklamaların 2-6 Şubat tarihleri arasında yapılacağını duyurdu.

Açıklamada, 2008 doğumlu erkek KKTC vatandaşlarının, 1 Ocak’tan itibaren askerlik çağına girdiği vurgulanarak, son yoklamaların, her iki tarih dahil olmak üzere 2-6 Şubat tarihleri arasında 08.30-16.00 saatleri arasında Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ASAL ve Seferberlik Şube Müdürlüğünde (Lefkoşa) yapılacağı belirtildi.

Yükümlülerin, kendilerine teslim edilen çağrı pusulalarında belirtilen tarihlerde yoklamaya katılacağı ifade edilen açıklamada, her ne sebeple olursa olsun, bugüne kadar yoklamaya hiç katılmamış veya henüz yurt ödevini yapmamış olan 2008 ve daha yaşlı doğumlu, askerlik ertelemesini yaptırmayan, KKTC ve çift uyruklu yükümlülerin bu yoklamaya katılmak zorunda olduğu ifade edildi.

Açıklamada, son yoklamaya katılmak için talep edilen belgelerin şu şekilde olduğu belirtildi:

“KKTC kimlik kartı; KKTC doğum kayıt belgesi; çift uyruklular için TC kimlik kartının aslı; TC vukuatlı nüfus kayıt örneği ve varsa KKTC yurttaşlığa kabul belgesi; öğrenci olanlar için öğrenci belgesi (üniversite öğrenci belgeleri Milli Eğitim Bakanlığından onaylı olacaktır); mezun olanların diplomalarının aslı ile birlikte fotokopisi (meslek lisesi diplomaları ile çıraklık ve kalfalık belgelerinin fotokopileri KKTC Milli Eğitim Bakanlığından onaylı olacaktır); ikametgah belgesi; varsa sürüş ehliyeti; sağlık problemi olanların, rahatsızlıklarını gösteren sağlık raporunun aslı ve fotokopisi, varsa epikriz raporu.”

Yükümlülere gerekli duyuru ve tebligatların, köy ve mahalle muhtarlıkları tarafından yapıldığı ve radyo, televizyon ve yazılı basın yoluyla yapılan bu duyuruların değiştirilmiş şekli ile 59/2000 sayılı Askerlik Yasası’nın 25’inci maddesi gereğince yükümlülere yazılı tebligat yapılmış gibi kabul edileceği kaydedilen açıklamada, duyurulara rağmen meşru bir özrü olmaksızın yoklamaya katılmayanların, yoklama kaçağı durumuna düşeceklerinden, haklarında yasal işlem başlatılacağı belirtildi.

Açıklamada, daha fazla bilgiye, “mucahit.gov.ct.tr” internet adresinden erişebileceği ifade edildi.

İsias Otel davasında avukatlar olası kast talep etti: “Vicdanınızla karar verin”

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı davanın dördüncü duruşması aranın ardından devam ediyor.

-Koçoğlu: “Cesur olmak lazım, bu tür davalar mihenk taşı”

Esasa ilişkin söz alarak, taleplerini ileten Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu, atılmaması gereken imzalar atıldığı için 72 kişinin öldüğünü, 10 kişinin yaralandığını kaydetti.

Savcı mütalaasındaki suç tanımını anlamanın mümkün olmadığını belirten Koçoğlu, “Olası kast değil de neden bilinçli taksir? Eylem sayısı bir değil iki değil üç değil. Hepsi bir araya geldiğinde göz göre göre yapmanın bir kanıtıdır” dedi.

“Bizim olayımız sadece beton kalitesi değil, sahtecilik de var” vurgusu yapan Koçoğlu, “Bir yapı için en önemli iki evrak var; yapı ruhsatı ve yapı kullanım izin belgesi. Yapı ruhsatında sahtecilik var. Yapı kullanım izin belgesi de sahte” diye konuştu.

“Resmi belgede sahtecilik denilen şey sadece kasıtla ilgilidir. Sahtecilik iki defa üst üste yapılmış, kimse bunu açıklamıyor” diyen Koçoğlu, şöyle devam etti:

“Asansör yapılması için asmolen döşeme kesilmiş. Statik hesaplama yapılmamış. Kaçak kat çıkılmış, zemin etüt raporu da yok. Encümenle ilgili şikayeti yaptık. Statik proje yokken ‘var’ yazıyorlar, yapı izni yokken ‘bina’ yapıyorlar, sonra ‘biz isteyerek yapmadık’ diyorlar.

Cesur olmak lazım, bu tür davalar bir mihenk taşı. Kararınızı yazarken ve aktarırken kaybedilenlerin kendi anne-babanız, çocuklarınız olduğunu düşünün. Vicdanınızla karar verin.”

Sanıkların olası kastla yargılanmasını talep eden Koçoğlu, bilinçli taksirden yargılanacaklarsa, ölen kişi sayısı fazla olması sebebiyle alt sınırdan uzaklaşılmasını istedi.

-Turan: “Sizden tarih yazmanızı, miras bırakmanızı istiyoruz”

Avukat Fatih Turan da, verilecek hiçbir kararın buradaki insanların içini rahatlatmayacağını vurgulayarak, “Binanın usulsüzlüğü görülmesine rağmen bina yıkılmadan para cezası verilmiş. Burada bile isteye yapılan bir icraat var. Burada bir usulsüzlük var yani açıkça olası kast var. Sizden tarih yazmanızı, miras bırakmanızı istiyoruz. Caydırıcı cezalar verilirse, depremlerde insanlar ölmeyecek” dedi.

-Genç: “Binayı deprem değil sanıkların ihmal ve kusurları yıktı”

Avukat Emrah Genç de, diğer avukatlara katıldığını söyleyerek, binayı depremin değil sanıkların ihmal ve kusurlarının yıktığını kaydetti.

Sanıkların olası kastla yargılanması gerektiği düşüncesini belirten Genç, sanıkların durumları gözetilerek, cezalandırılmalarını istedi.

Duruşmada, diğer avukatlar da sanıkların olası kasttan yargılanması talebini iletti.

Zeytin Üreticilerine İlk Kez Dolu Tazminatı Ödendi

Genel Tarım Sigortası kapsamına ilk kez Şubat 2024 döneminde alınan zeytin üreticilerine yönelik ilk tazminat ödemesi yapıldı.

Haziran 2025’te meydana gelen dolu afeti nedeniyle zarar gören 25 zeytin üreticisine, toplam 146 dönüm alan için 853 bin 895 TL tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirildi.

Yetkililerden alınan bilgiye göre, tazminat tutarları Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası’na gönderildi ve ödemeler üreticilerin hesaplarına aktarılmaya başlandı.

Yapılan açıklamada, zeytin üreticilerinin bundan sonraki süreçte de Genel Tarım Sigortası kapsamında desteklenmeye devam edileceği vurgulandı.

Çarşamba ve perşembe yağmur bekleniyor

Hava sıcaklığı yarından sonra 4 derece yükselecek, çarşamba ve perşembe günü yağmur bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 20-26 Ocak tarihleri arasında bölge, periyodun ilk günleri Yüksek Basınç Sistemi, diğer günlerde ise Alçak Basınç Sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava  yarın parçalı ve az bulutlu, sabah saatleri yer yer don olayı, Çarşamba çok bulutlu, gece saatleri yer yer hafif yağmurlu, Perşembe parçalı ve çok bulutlu, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak diğer günlerde ise parçalı ve çok bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı, periyodun ilk günü iç kesimlerde ve sahillerde 12 – 15 derece, diğer günlerde ise 16 – 19 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, genellikle Kuzey ve Doğu yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

İskele Belediyesi Ötüken Özel Eğitim Okulu’nda meyve bahçesi oluşturdu

İskele Belediyesi, Ötüken Özel Eğitim Okulu’nda meyve bahçesi oluşturdu.

Belediye’den verilen bilgiye göre, İskele Belediyesi tarafından hazırlanan ve okul yönetimi ile yapılan görüşmeler sonucunda, meyve bahçesi ekim etkinliği 16 Ocak Cuma günü gerçekleştirildi.

İskele Belediyesi Park ve Bahçe Birimi, okula bağışlanan elma, armut, ayva, dut, erik ve yenidünya türlerinden oluşan toplam 30 meyve ağacını, İskele Belediyesi Engelsiz Destek Birimi’nin öncülüğünde, okul öğretmenleri, öğrencileri ve velilerinin katılımıyla okul bahçesinde toprakla buluşturdu.

Etkinlikte, ağaçların ilk can suyu çocuklar tarafından verildi.

Çocuklara ağacın ve doğanın önemini aşılamak, onları toprakla buluşturmak amacıyla hayata geçirilen proje sayesinde, öğrencilerin sorumluluk duygularının gelişmesi, doğayı tanımaları ve birlikte üretmenin mutluluğunu yaşamaları hedefleniyor.

Başkonsolos Mendeli, ‘Ortak Miras Tek Yürek’ buluşmasında KKTC’yi temsil etti

Başkonsolos Zalihe Mendeli, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türk Dünyası Buluşmaları; “Ortak Miras Tek Yürek” programına katılarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil etti.
Türk Dünyası’nın ortak tarihini, kültürünü ve kardeşlik bağlarını sanat ve kültür aracılığıyla aynı çatı altında buluşturmayı amaçlayan programda, kardeşlik mesajları ve birlik vurgusu ön plana çıktı.
Program, Kocaeli Kongre Merkezi fuayesinde düzenlenen kokteyl ile başladı. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, KKTC ve Türkiye mutfağından örneklerin sunulduğu kardeşlik sofrası büyük beğeni topladı. Ünlü şef Naif Bagi imzası taşıyan menüde Türk Dünyası’nın ortak damak zevkini yansıtan lezzetler yer aldı.
Akçakoca Salonu’nda devam eden programda, saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından Türk Dünyası’nın ekonomik, ticari ve siyasi gücünü rakamlarla ortaya koyan sinevizyon gösterisi izleyicilerle buluşturuldu.
Daha sonra ise protokol konuşmaların ardından sahne gösterilerine geçildi. Türk Dünyası Dans Topluluğu ve Kırgızistanlı sanatçı Gulzade Rysqulova ortak performans sergilerken, ünlü sanatçı Ferhat Göçer de sahne alarak sevilen eserlerini seslendirdi. Programın finalinde tüm sanatçılar ve protokol üyeleri sahnede buluşarak “Çırpınırdı Karadeniz” türküsünü hep birlikte söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Başkonsolos Mendeli’nin temsil ettiği Türk Dünyası Buluşmaları; “Ortak Miras Tek Yürek” programına; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu ve Vali İlhami Aktaş ile birlikte Türk Devletleri ile İlişkiler Başkan Yardımcıları; Milletvekilleri, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Sapiyev Yerkebulan Onalbekuly, Kırgızistan İstanbul Başkonsolosu Chyngyz Toktobekov, Macaristan İstanbul Konsolosu Peter Szanto, Türkmenistan Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Handurdı Turayev, İlçe Belediye Başkanları, Siyasi Parti Temsilcileri ve davetliler katıldı.

Altı kamu görevlisinin yargılandığı duruşmaya 15 dakika ara verildi

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı davanın dördüncü duruşmasına 15 dakika ara verildi. Aranın ardından avukatlar dinlenilmeye devam edecek.

-Aileler

Duruşmada konuşan Serin İpekçioğlu’nun babası Sertaç İpekçioğlu, “Ne söylesek bir şey değişeceğini düşünmüyorum. Ölümün bedelinin olmadığını görüyoruz. Vicdan sahibi ve bu ülkeyi seviyorsanız olası kastla yargılarsınız” dedi.

Serin İpekçioğlu’nun annesi Pervin İpekçioğlu da, savcılık mütalaasının sonuç kısmına katılmadığını belirterek, davaların birleştirilerek, görülmesi gerektiğini söyledi.

Binanın kusurlarını anlatan İpekçioğlu, “Binanın taşıyıcı sistemini zayıflatmak için her türlü müdahale yapıldığı ortadaydı. Kusurlar ortadayken bilinçli taksir iddiaları hukuken boşa düşmüştür. Adalet basmakalıp kararlara sığmaz” diye konuştu.

Sanıkların olası kastla yargılanıp, tutuklanmasını talep eden İpekçioğlu, “Bu sanıklar eninde sonunda olası kastla ceza alacak. Adalet öyle veya böyle bir şekilde sağlanacak” dedi.

-Turan

Avukat Mehmet Eren Turan ise, esasa ilişkin taleplerini iletti, savcının ortaya koyduğu eylemlere katıldıklarını ancak sanıkların eylemlerine ilişkin vasıflandırmaya katılmadıklarını kaydetti.

“Sanık öngördüğü neticeyi gerçekleştiriyorsa olası kastla yargılanmalı” diyen Turan, sanıkların attıkları imzalarla öngördükleri neticeyi kabullendiğini söyledi.

Bu davanın en önemli kısmının, sahte ruhsatlarla meskenden otele çevrilmesi olduğunu ifade eden Turan, “Binanın görevinizi ihmal ederek, yönetmeliklere aykırı yapılmasına izin veriyorsanız, o zaman binanın yıkılmasının risklerini artırıyorsunuz” dedi.

Binanın yapımının 75’le başlayıp, 95 yönetmeliğiyle devam ettiğini dile getiren Turan, “Bu durumda ruhsat tamamen hükümsüz hale geliyor” vurgusu yaptı.

Yönetmeliklerde beton kalitesinin değiştiğini, binaya asansörler konulduğunu ifade eden Turan, “Statik hesaplamalar yapılmamış. Binaya kaçak katlar, tabliyeler eklenmiş. Bina zaten yıkılacak duruma getirilmiş” dedi.

Yıkılması gereken binaya üç ay sonra İskan belgesi veriliyorsa bunun neticenin öngörüldüğünü ortaya koyduğunu kaydeden Turan, “3. Ağır Cezadaki davada bu dosya yoktu, vasıflandırmayı bilinçli taksir olarak yapmak bize göre mümkün değil. Sanıklar, otel sahipleri kadar sorumludur” diye konuştu.

72 kişinin öldüğü bir bina için verilen cezaların adalet duygularını sarstığını söyleyen Turan, olası kastla yargılama yapılmayacaksa ve bilinçli taksirden ceza verilecekse de en ağır cezanın, yasal indirimden esirgenerek, verilmesini talep etti.

Ardından duruşmaya 15 dakika ara verildi. Aradan sonra avukatlar dinlenilmeye devam edecek.

Savcı mütalaasını sundu, aileler “olası kast” talep etti

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı davada savcı mütalaasını sundu. Savcı, sanıkların kusurunu bilinçli taksir kapsamında değerlendirdi.

Savcı mütalaasını, sanıkların ayrı ayrı birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına sebep olma suçundan, ölü ve yaralıların sayısı dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaştırılıp ceza alması ve adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı devamı yönünde yaptı.

Mahkemede daha sonra aileler, esasa (mütalaaya) ilişkin taleplerini dile getirdi.

Hayal Gençalioğlu’nun babası Yaşar Kemal Gençalioğlu, sanıkların olası kast ile yargılanmasını istedi.

Selin Karakaya’nın annesi ve Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya da, sanıkların, olası kast ile cezalandırılmasını talep ederek, “Adalet istiyorum” dedi.

Atakan Konuklu’nun annesi Pamir Konuklu’nun eşi Şenay Atakan Konuklu ise, “Buraya gelmeden önceki fikirlerim başkaydı. Savcının söyledikleri karşısında sonuç odaklıyım. Adıyaman’da adalet toprak altında kalmaz. Adaleti umarım sağlayabiliriz. Uluslararası hukuka da güveniyorum. Umarım hukukun üstünlüğü burada sağlanır” dedi.

Nehir Çevik’in babası Yoksuli Çevik de, olası kasttan yargılanma istedi.

Özgür İçme’nin babası Meriç İçme de, tüm katillerin olası kastla yargılanmasını talep etti.

Aras Aktuğralı’nın babası Murat Aktuğralı da, adaletin sadece olası kastla geleceğini belirterek, “Bunu bütün kitaplar söylüyor” dedi.

Asya Tülek’in babası Mehmet Tülek de, “Bu suçun tanımı bilinçli taksir değil olası kasttır” diyerek, davaların birleştirilmesini istedi.

İzcan Nurluöz’ün annesi Feriha Yiğittürk, Hasan Bilgen’in babası Mehmet Akif Bilgen, Ali Karasel’in eşi Fatma Karasel de, olası kastla yargılama talebinde bulundu.

Sahil Özberkman’ın annesi Esra Özberkman ise, “Söz hakkı veriyorsunuz ama bizi duyuyor musunuz bilmiyorum. Adalet olası kastla gelir ve o adalet bir gün herkese lazım olur” dedi.

Perihan Çetiner’in babası Mehmet Çetiner de, sanıkların, olası kastla yargılanıp en ağır cezayı almalarını istedi.

Mert Niyazi Topukçuoğlu’nun babası Mehmet Topukçuoğlu da, “Bütün suçlar ortadadır. Bilinçli taksir değil olası kast olmalı” dedi.

Bedriye Yeniçeri’nin eşi, Ecem Yeniçeri’nin babası Can Ahmet Yeniçeri de, “Adalet bir gün size de lazım olacak. Bu kadar kusurdan sonra verilecek karar belli” dedi.

Duygu Kalaycı’nın eşi, Lavin Kalaycı’nın babası Caner Kalaycı da, “Çok şey konuştuk. En son celsede bazı evraklar sunuldu. Her şey birbirini tamamlıyor. Hukuk yasalardan ibaret bunun vicdanı sizlersiniz. Durmayacağız. Umudumuz, vereceğiniz kararın olası kasta çıkması. Bu vicdan, umarım bizi değil onları istinafa götürür” diye konuştu.

Osman Çetintaş’ın babası Nafi Çetintaş da, sanıkların olası kastla yargılanmalarını istedi.

Fahri Arkar’ın babası Ramadan Arkar, Havin Kılıç’ın babası Recep Kılıç, Aykan Ekiz’in babası Murat Ekiz de, olası kast talebinde bulundu.

Doruk ve Alp Akın’ın babası Osman Akın da, suç unsurlarının ortada olduğuna dikkat çekti.

Doruk ve Alp Akın’ın annesi Ayşe Akın da, imzaların bilerek, isteyerek atıldığını kaydetti ve sanıkların olası kastla yargılanmasını istedi.

Ali Akın da, “Bu salonu şaşırtın bu ülkede adalet olduğunu ispatlayın” dedi.

CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay da, “Kaybettiklerimize hak ettikleri adaleti sağlayamadık. Sizin vereceğiniz karar bunu sağlayacaktır” dedi.

Sahil Özberkman’ın babası Tayyip Özberkman da, “Hataları delille ispatlanan, binanın otel olarak açılmasına izin verenlerin olası kastla yargılanmasını istiyorum. Mahkemenin tarihi karar alacağını düşünüyorum. Ya gelecek nesillere iyi bir karar olacak ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gidecek bir sürecin başlangıcı olacak” diye konuştu.

Mobil X-Ray Tarama Sistemi teslim töreni yarın yapılacak

Türkiye tarafından KKTC’ye hibe edilen Mobil X-Ray Tarama Sistemi teslim töreni yarın yapılacak.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, tören saat 11.30’da Girne Turizm Limanı, Girne Gümrük Şube Amirliği’nde yer alacak.

Törene Maliye Bakanı Özdemir Berova, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı  Ömer Bolat ve bakanlar katılacak.

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı  ile Maliye Bakanlığı arasında, ticaretin güvenliğinin sağlanması ve kaçakçılıkla mücadele alanlarında yürütülen iş birliği kapsamında KKTC’ye  Mobil X-Ray Tarama Sistemi hibe edilmişti.

İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan görevlilerin duruşması başladı

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı davanın dördüncü duruşması Türkiye saatiyle 13.00’te başladı.

Davada, İsias Otel’e yapı ruhsatı verildiğinde Adıyaman Belediyesi Yapı Kontrol Birimi’nde görevli ve Yapı Ruhsatında Proje Kontrollerinden Sorumlu Dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, Plan Proje/İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve daimi işçi Abdurrahman Karaaslan, 1993 ruhsatında İmar Müdürü Yusuf Gül ve daimi işçi Ruhsat Büro Teknisyeni Fazlı Karakuş yargılanıyor.

Mahkeme, her iki tarafın yeniden bilirkişi raporu aldırılmasına ilişkin talebini, bilirkişi raporunda esasa ilişkin yeterli bilginin bulunması nedeniyle reddetti.

Avukat Mehmet Eren Turan, sanıkların kusur durumu belirlenemeden, eylemlerinin vasıflandırılmasına gidildiğini söyledi. İmar Kanunu’nun 32. Maddesi uyarınca ruhsata aykırılıkların 30 gün içinde tamamlanması, aksi takdirde binanın yıkılması gerektiğini anımsatan Turan, İmar Müdürlüğü’nün talebine karşılık encümenin Eylül 2003’te aldığı kararın ardından binanın ruhsat aykırılıklarının giderilmediğini ve Adıyaman Belediye Başkanlığı’nın binaya iskan belgesi verdiğini söyledi. 

Turan ayrıca İsias Otel’in Yapı ve Kullanma İzin Belgesi’nde de görüldüğü üzere, otel inşaatına 8 Kasım 2001’de bodrum, zemin ve 7. kata kadar ruhsat verildiğini ancak yapılan kontrolde 24.50 metre olması gerekeyn yüksekliğin 27 metre olduğunun tespit edildiğini belirtti. Turan, İmar Müdürlüğü’nün ise bu ihlaller doğrultusunda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. Maddesi gereği gerekli kararın hazırlanmasını talep ettiğini aktardı.

Belgelerin, sanıkların huzurda yaptıkları konuşmanın aksini ortaya koyduğunu kaydeden Turan, yeniden bilirkişi talebinin de bununla ilgili olduğunu belirterek, ek rapor alınmasını talebini sile getirdi.

Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu da, geçen celsede gündeme gelen encümen yazısı ışığında hem yıkım, hem de para cezası verilmesi gerektiğini ancak sadece para cezası uygulandığına işaret etti. Suç duyurusunda bulunup, davaların birleştirilmesini istediklerini kaydeden Koçoğlu, dosyanın olası kast suçlamasıyla incelenmesi gerektiğini söyledi.

Sanık Abdurrahman Karaaslan’ın avukatı ise müvekkilinin katip olarak görev yaptığını, inşaat denetimi yetkisi ve buna ilişkin eğitimi olmadığını belirtti. Avukat, dosyanın, Adıyaman Belediyesi Yapı Kontrol Birimi’nde görevli herkesi kapsadığını ancak müvekkilinin bu kapsam dışında olduğunu kaydetti. Avukat ayrıca “bilinçli taksirle” değil de “görevi kötüye kullanma” suçu olarak değerlendirilmesini talep etti.

Mahkeme talepleri değerlendirerek, bilgilerin hüküm için yeterli olduğunu; yargılamaya yenilik  katmayacağı gerekçesiyle dosyanın dönüşünün beklenmesine ve yeniden bir bilirkişi raporu alınmasının  reddine karar verdi.

Daha sonra savcı mütalaasını sundu.

Çavuşoğlu, 8. Algım Görsel Sanatlar Sergisi’nin açılışına katıldı

Milli Eğitim Bakan Nazım Çavuşoğlu, Telsim’in desteğiyle, İsmet Vehit Güney Sergi Salonu’nda yer alan 8. Algım Görsel Sanatlar Sergisi’nin açılışına katıldı. 

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, “Doğa’nın Fısıltısı” temalı sergi, Algım Özel Eğitim Okulu’nda eğitim gören çocuklar ve öğretmenlerinin katkılarıyla hazırlandı.

Açıklamada, serginin açılışına Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Aytunç Şimşek, Telsim Genel Müdürü Sefer Tüz, Genel Orta Öğretim Dairesi Müdürü Yusuf İnanıroğlu, Lefkoşa Türk Belediyesi Engellemeyen Şehir Komisyon Başkanı Çelen Çağansoy ve Telsim Kurumsal İletişim Müdürü Nil Zorlu Atai ile çocukların ailelerinin katıldığı belirtildi.

-Çavuşoğlu: “Çocuklarımızın kendilerini sanat yoluyla ifade etmeleri çok kıymetli”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, açılışta yaptığı konuşmada özel gereksinimli çocukların sanatsal üretimle kendilerini ifade etmelerinin son derece kıymetli olduğunu vurguladı.

Çavuşoğlu, sanatın kapsayıcı ve iyileştirici gücüne dikkat çekerek, bu tür çalışmaların çocukların özgüvenini artırdığını ve toplumsal farkındalığa önemli katkı sağladığını ifade etti. Çavuşoğlu, serginin hayata geçirilmesinde emeği geçen öğretmenlere, öğrencilere ve desteklerinden dolayı Telsim’e de teşekkür etti.

– Tüz: “Merkez’i hem spor alanında hem de sanat konusunda destekleme devam edeceğiz”

Telsim Genel Müdürü Sefer Tüz, merkezi hem spor alanında hem de sanat konusunda desteklemeye devam edeceklerini ve her zaman yanlarında olacaklarını kaydetti.

Özel çocukların kendilerini ifade edebilecekleri alanları desteklemeyi toplumsal sorumluluklarının önemli bir parçası olarak gördüklerini belirten Tüz, serginin yalnızca bir sanat etkinliği olmadığını, aynı zamanda farkındalık yaratan, ilham veren ve umut aşılayan güçlü bir sosyal sorumluluk buluşması olduğunu aktardı.

-Çavuş: Eserler, özel gereksinimli bireylerin doğadan ilham alarak hazırladıkları özgün çalışmalarından oluşuyor”

Algım Özel Eğitim Merkezi Müdürü Yazgı Çavuş da, merkez olarak öğrencilerin iç dünyalarını, doğayla kurdukları benzersiz bağı ve sanatsal ifadelerini görünür kılmak amacıyla “Doğanın Fısıltıları” adlı sergiyi düzenlediklerini kaydetti.

Sergide yer alan eserlerin, özel gereksinimli bireylerin doğadan ilham alarak hazırladıkları özgün çalışmalarından oluştuğunu dile getiren Çavuş, “Renkler, dokular ve formlar aracılığıyla doğanın sessiz ama güçlü dilini yansıtan bu eserler; öğrencilerimizin hayal gücünü, duygusal dünyalarını ve sanatsal yeteneklerini ortaya koymaktadır.” ifadesini kullandı.

Üstel: “İstediğimiz netice çıkmazsa bunun da takipçisi olacağız”

Başbakan Ünal Üstel, 6 Şubat depremlerinde KKTC’nin geleceğini temsil eden evlatlarını yitirdiklerine işaret ederek, Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine güvendiklerini ve bugünkü duruşmada adaletin tecelli edeceğine inandığını söyledi. Üstel, davadan istenilen sonucun alınamaması halinde ise bunun takipçisi olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Adıyaman’a giden Başbakan Ünal Üstel, Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı davanın dördüncü duruşması öncesinde basın açıklaması yaptı.

Sürecin başından beri Kıbrıslı Türkler olarak Adıyaman’da olduklarını ve olmaya devam edeceklerini ifade eden Başbakan Üstel, “Bir Başbakan olarak değil bir baba olarak, bir anne babanın acısını hissederek burdayım” dedi.

6 Şubat’ta Türkiye’de yaşanan depremde hayatını kaybedenleri saygıyla andıklarını ifade eden Başbakan Üstel, şöyle devam etti:

“Depremde kaybettiğimiz şampiyon meleklerimizi unutmadık, unutturmayacağız. Onlara sözümüz var. Depremin yaşandığı ilk günden itibaren Adıyaman’dayız. Biz hükümet olarak ana muhalefet partisi ve bakanlarımız, milletvekillerimizle hep Adıyaman’da olduk. Çocuklarımızın hakkını aramak için hukuk yoluna gittik. Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine güveniyoruz, güvenmeye devam edeceğiz.”

Başbakan Üstel, bugünkü duruşmanın önemine işaret ederek, süreç tamamlanana kadar çocukların hakkını sonuna kadar arayacaklarını vurguladı.

İsias Otel’in ilk davasında istenilen sonucun çıkmamasının ardından hukuk mücadelesine devam ettirdiklerini anımsatan Üstel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hep birlikte adaletin tecellisini bekliyoruz. Bugün önemli bir duruşma, kamu görevlileri binanın usulsüz olduğunu bildikleri halde binanın yapılmasına izin verdiler. Adaletin bugün tecelli edeceğinin inancını taşıyorum. İstediğimiz netice çıkmazsa bunun da takipçisi olacağız.  Kararı bekliyoruz. “

Uluhan Oto Galeri kurşunlama olayı: 6 zanlının tutuklulukları devam ediyor

Lefkoşa’da Uluhan Oto Galeri’ye düzenlenen ve iki kişinin yaralandığı silahlı saldırı soruşturması kapsamında A.K, F.Y, H.B.E, A.D, E.Y ve B.G, bugün yeniden Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Mahkeme, zanlıların dört gün daha poliste tutuklu kalmasına emir verdi.

Polis, iki zanlının olayla bağlantısının tespit edilmemesi nedeniyle serbest bırakıldığını söyledi.

Zanlılar aleyhinde, “Adam Öldürmeye Teşebbüs”, “Ağır Yaralama”, “Yaralama”, “Kanunsuz Ateşli Silah Tasarrufu”, “Kanunsuz Patlayıcı Madde Tasarrufu”, “Meskun Mahalde Ateş Açma” ve “Kasti Hasar” suçlamaları bulunuyor.

  • Polis olguları aktardı

Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde Yargıç Şevket Gazi huzurunda görüşülen davada, iddia makamı adına Savcı Behrat Mavioğlu ve zanlı avukatları hazır bulundu.

Olayla ilgili olguları aktaran polis memuru Emrah Turgal, olayın 6 Ocak’ta saat 10.21’de Uluhan Oto Galeri önünde meydana geldiğini kaydetti.

Turgal, zanlılar H.B.E, A.D, E.Y ve halen aranan şahısların temin ettiği beyaz renkli plakasız motosiklet ile zanlı F.K ve halen aranmakta olan şahısların temin etmiş olduğu kask ve tabancaların zanlı A.K’nin tasarrufunda bulunduğunu dile getirdi.

Turgal, zanlı A.K’nin olay yerine gelerek altı el ateş ettiğini ve Uluhan Oto Galeri’de bulunan Eyüp Bilgi ile Hidayet Duran’ı vurarak ağır yaraladığını, bazı araçların da hasar görmesine sebep olduğunu söyledi.

Yaralıların herhangi bir hayati tehlikesinin bulunmadığını belirten Turgal, zanlının aynı gün tespit edilerek tutuklandığını aktardı.

Olayda kullanılan motosikletin yanı sıra, kask, 2 tabanca, 2 şarjör ve 15 canlı merminin emare olarak alındığını kaydeden Turgal, meseleyle ilgili zanlı A.K ile F.Y’nin tutuklanarak mahkemeye çıkarıldığını belirtti.

Turgal, zanlı A.D’nin Beyarmudu’nda, zanlı H.B.E’nin Metehan Kara Giriş Kapısı’nda, zanlı E.Y’nin İskele’de ve diğer zanlıların da ikametgahlarında tespit edilip tutuklandığını dile getirdi.

Zanlılar A.K, F.Y, H.B.E, A.D ve E.Y’nin gönüllü ifade verdiğini aktaran Turgal, gönüllü ifadelerin teyit ve tekzibinin halen devam ettiğini belirtti.

Turgal, ayrıca diğer zanlıların ise polise verdiği sözlü beyanların araştırılmaya devam ettiğini kaydetti.

Uluhan Oto Galeri’deki kamera görüntülerinin dışında KKTC genelindeki güvenlik kameralarının da mercek altına alındığını dile getiren Turgal, kameraların incelenmeye devam edildiğini söyledi.

Turgal, zanlı H.B.E ve A.D’nin gönüllü ifadeleri doğrultusunda olayda kullanılan motosikleti bıraktıkları arazide inceleme yapıldığını ve motosiklete ait olduğu düşünülen bir parçanın arazide tespit edildiğini dile getirdi.

Meseleyle ilgili aranan şahısların olduğunu belirten Turgal, alınması gereken birçok ifadenin olduğunu belirterek zanlıların dört gün süreyle poliste tutuklu kalmasını talep etti.

Zanlı avukatları dört günlük tutukluluğa itiraz etmezken, tahkikat memuruna bazı sorular yönelterek iddialarda bulundu.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi Yargıcı Şevket Gazi, zanlıların dört gün süreyle poliste tutuklu kalmasına emir verdi.

“Yeni Suriye’ye” giden süreç 44 saatte şekillendi

Suriye ordusunun Fırat Nehri’nin batısında terör örgütü YPG/SDG’nin işgalindeki bölgelere başlayan operasyon, 44 saatin ardından anlaşmayla sonuçlandı.

“Yeni Suriye’ye” giden sürecin zeminini, terör örgütünün Halep’teki sivil yerleşim bölgelerine yönelik saldırıları hazırladı.

Terör örgütünün Halep’teki sivil yerleşim yerlerine düzenlediği saldırılar nedeniyle Suriye ordusunun 8 Ocak’ta başlattığı ve yaklaşık 2 gün süren operasyonun ardından Halep’in Eşrefiyye ve Şeyh Maksud mahallelerinde kontrol sağlandı.

Terör örgütünün Halep’teki sivil yerleşim yerlerine kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlemesi ve bölgeye yığınak yapması üzerine Suriye ordusu, 13 Ocak’ta Fırat Nehri’nin batısında yer alan Deyr Hafir ve Meskene’nin yer aldığı bölgeleri askeri alan ilan etti.

YPG/SDG unsurlarının engellemelerine rağmen Deyr Hafir başta olmak üzere bölgedeki 27 binden fazla sivil, Suriye ordusunun açtığı 2 günlük insani koridor sayesinde geçici olarak tahliye edildi.

Suriye ordusu, 16 Ocak’ta yerel saatle 22.00 civarı, Fırat Nehri’nin batısında yer alan işgal altındaki bölgelere operasyon başlattığını duyurdu.

Operasyonun başlamasının üzerinden 24 saat geçmeden Suriye ordusu, 17 Ocak’ta Deyr Hafir ve Meskene bölgelerini terör örgütünden geri aldı.

Suriye ordusu, Deyr Hafir ve Meskene’nin geri alınmasının ardından yine Fırat Nehri’nin batısında yer alan Tabka bölgesine doğru operasyonu genişletti.

Ordu, 17 Ocak’ta Fırat Nehri’nin doğusunda yer alan ve YPG/SDG’nin işgalindeki Rakka kent merkezinin sıfır noktasına ulaşacak şekilde yeni bir askeri bölge ilan ederek operasyonun genişleyeceğinin sinyalini verdi.

Bu gelişmenin ardından aynı günün akşamı Suriye birlikleri, Rakka kent merkezinin girişinin 5 kilometre yakınına kadar ulaştı.

Deyr Hafir ve Meskene’nin ardından Fırat Nehri’nin batısında yer alan ve stratejik öneme sahip Tabka kentinde kontrol 18 Ocak sabahı Suriye ordusuna geçti.

Aşiretler ve bölge halkı operasyonlara destek verdi

Deyr Hafir, Meskene ve Tabka’da kontrolün terör örgütünden Suriye ordusuna geçmesinin ardından Deyrizor ve Rakka’daki aşiretler ve yerel halk da terör örgütüne karşı ayaklanarak operasyonlara katıldı.

Aşiretler, 18 Ocak’ta Fırat Nehri’nin doğusunda yer alan Deyrizor ilinin tamamını örgütten temizleyerek bölgede kontrolü ele geçirdi.

Bunun yanı sıra aşiretler, Deyrizor bölgesindeki Suriye’nin en büyük enerji merkezleri arasında yer alan Ömer Petrol Sahası ile Kuniko Doğal Gaz Sahası’nın bulunduğu bölgeyi 18 Ocak’ta terör örgütünden geri aldı.

Deyrizor’un ardından Rakka’da da ayaklanan aşiretler ve yerel halk, terör örgütüyle mücadeleye başladı. Aşiretler ve yerel halk, 18 Ocak’ta Rakka kent merkezini büyük ölçüde terör örgütünden kurtardı.

Terör örgütüne mensup keskin nişancılar, kentte kontrolün büyük ölçüde sağlanmasını kutlayan sivillere ateş açtı. Saldırılarda, en az 4 sivil öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

Suriye ordusu Fırat Nehri’nin doğusuna geçti

Aşiretler ve yerel halkın Deyrizor ve Rakka’da ayaklanarak kent merkezlerinde kontrolü sağlamasının ardından Suriye ordusu da 18 Ocak’ta Fırat Nehri’nin doğusuna geçmeye başladı.

Ordu birlikleri, akşam saatlerinde aşiretler ve halkın büyük oranda kontrolü sağladığı Rakka kent merkezine girdi.

Bunun yanı sıra Suriye ordusu, 18 Ocak’ta Türkiye sınırındaki Tel Abyad bölgesinden de Rakka’nın kırsalı ve Haseke yönüne iki cephe açtı.

Bu operasyonlarla, başta Deyrizor, Rakka ve Deyr Hafir olmak üzere uzun süredir terör örgütünün işgalindeki birçok bölgede kontrol, Suriye yönetimine geçti.

Operasyon, Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’yla sonlandı

Suriye ordusunun yaklaşık 44 saat süren operasyonu Şam yönetimi ve YPG/SDG arasında imzalanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’yla son buldu.

Şam yönetiminden 18 Ocak’ta yerel saatle 18.00’de yapılan yazılı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın terör örgütü YPG/SDG ile ateşkes ve örgütün tam entegrasyonunu kapsayan bir anlaşmayı imzaladığı duyuruldu.

Anlaşmayla, Suriye güçleri ile YPG/SDG arasında, tüm cepheler ve temas hatlarında kapsamlı ve derhal ateşkes ilan edilmesi, tüm örgüt üyelerinin Fırat’ın doğusuna çekilmesi, Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal ve tamamen Suriye hükümetine devredilmesi, örgütün işgali altındaki Haseke ilindeki tüm sivil kurumların Suriye devlet kurumları ve idari yapıları içine entegre edilmesi kararı alındı.

Anlaşmaya göre, tüm enerji kaynakları ve sınır kapıları devletin kontrolüne girecek ve YPG/SDG unsurları, Suriye güvenlik güçleri kadrolarına geçirilecek. Yani SDG teknik olarak dağıtılacak.

Aynu’l Arab’daki ağır silahlı YPG/SDG unsurları lağvedilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı olacak şekilde yerel sakinlerden bir güvenlik gücü kurulacak. Bu da Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı olacak.

Anlaşmada ayrıca, Suriyeli olmayan tüm PKK mensuplarının ülke dışına çıkarılacağı, YPG/SDG’nin kontrolündeki terör örgütü DEAŞ kamplarının Suriye yönetimine devredileceği kaydedildi.

Suriye ordusu Fırat Nehri’nin doğusunda yer alan Tişrin Barajı’nda kontrolü sağladı

Anlaşma sonrası cephe hattında operasyonlar biterken bölgede genel olarak sükunet hakim.

Öte yandan, Suriye ordusu son olarak, bu sabah Münbiç’in güneybatısındaki Tişrin Barajı’nı da çatışma olmaksızın örgütten devraldı.