Archives Mart 2026

ÜSTEL: 1821’DEN 1963’E UZANAN ZİHNİYET AYNI ZİHNİYETTİR

Başbakan Ünal Üstel, Rum yönetimi Başkanı Hristotudilis’in son açıklamalarına sert tepki gösterdi.

Başbakan Üstel’in açıklaması şöyle:

“Değerli kardeşlerim, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in yaptığı açıklamalar bir kez daha göstermektedir ki Kıbrıs meselesi aslında Rumların değişmeyen zihniyetinin bir yansımasıdır.

Ve o zihniyet açıktır: 1821’de neyse, 1963’te neyse, 1974’te neyse, bugün de odur.

Hristodulidis’in bir açıklamasında “rehber” olarak işaret ettiği 25 Mart 1821, Tripoliçe’de, Mora’da binlerce Türkün katledildiği tarihtir.

Onun destan diye anlattığı bu tarih, Türkler için açık bir soykırımdır.

Bu zihniyeti en iyi bilenlerden biri de biziz. Zira aynı zihniyet yıllar sonra Kıbrıs’ta da sahneye konulmuştur.

1821’de Türkleri Mora’dan silmek isteyen anlayış, 1963’te Kıbrıs Türkü’nü bu adadan silmek istemiştir.

Bu söylemler, aynı zihniyetin devam ettiğinin açık göstergesidir.

Hristodulidis bugün ne diyor?

“Kıbrıslı Türkler ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönerse üsler hakkında söz sahibi olabilir.”

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olan Kıbrıs Türk halkını silah zoruyla dışlayan,

devleti ve kurumlarını tek taraflı olarak gasp ederek Rum devletine dönüştüren bu anlayış,

bugün kalkıp Kıbrıs Türkü’ne şartlı hak bahşetme cüretini göstermektedir.

Türkiye’ye yönelik sözleri de aynı çizgidedir.

1960 düzeninin üç garantöründen biri olan Türkiye’yi yok sayarak,

“Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanırsa söz sahibi olabilir” demek; tarihi, hukuku ve gerçekleri görmezden gelmektir.

Bir yandan 1821 gibi bir katliam tarihini “rehber” ilan edeceksiniz…

Bir yandan Kıbrıs Türk halkının söz hakkını yok sayacaksınız…

Bir yandan Türkiye’nin adadaki meşru statüsünü inkar edeceksiniz…

Diğer yandan barış ve çözümden söz edeceksiniz…

Bu açık bir çelişkidir.

Hristodulidis artık ne söylediğinin farkında değildir.

Şunu herkes bilmelidir:

1821’in zihniyetiyle konuşanlar, 1963–1974 arasındaki karanlık dönemi yaratan zihniyetin devamıdır.

Bir katliam tarihini destanlaştıran,  Bir terör geçmişini kahramanlık olarak sunan bir anlayışla

Kıbrıs meselesinde ne sağlıklı bir müzakere yürütülebilir ne de kalıcı bir çözüm üretilebilir.

Bizim duruşumuz nettir:

Kıbrıs Türk halkının bu adadaki varlığını da söz hakkını da yok sayanlara boyun eğmeyeceğiz. 1821 zihniyetinin kırıntılarına asla geçit vermedik, vermeyeceğiz.

Türkiye’nin garantörlüğünden de asla vazgeçmeyeceğiz.”

 

Mustafa Yaver, İçişleri Bakanlığı Bakanlık Müdürü olarak atandı

İçişleri Bakanlığı Bakanlık Müdürü mevkiine Mustafa Yaver atandı.

Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararnamesinde, İçişleri Bakanlığı Bakanlık Müdürü mevkiine bugün itibarıyla Mustafa Yaver’in atanmasına karar verildiği belirtildi.

İçişleri Bakanlığı Bakanlık Müdürü Mehmet Ercilasun, 28 Şubat’ta yayımlanan kararla Başbakanlık Müsteşarlığı mevkiine atanmıştı.

Pasaport harçları güncellendi

Pasaport harçlarına güncelleme yapıldı.

Resmi Gazete’de yayımlanan Pasaport Yasası’ndaki düzenlemeyle, Bakanlar Kurulu, Resmi Gazete’de yayımlayacağı bir tüzükle, her yıl İstatistik Kurumu tarafından saptanan yıllık enflasyon oranını aşmamak koşuluyla, pasaport harçlarını yasaya bağlı cetvelde belirtilen tutarların 15 katına kadar artırabilecek.

Yasada yer alan yeni cetvele göre, 1 yıl süreli diplomatik pasaport harcı 2 bin TL, 2 yıl süreli diplomatik pasaport harcı 3 bin TL, 5 yıl süreli pasaport harcı ise diplomatik pasaport dahil 4 bin TL olarak düzenlendi. Kaybedilen veya tahrip olan 1 yıl süreli diplomatik pasaport için 4 bin TL, 2 yıl süreli olan için 6 bin TL, 5 yıl süreli olan için ise 8 bin TL harç öngörüldü.

Seyahat belgesi harcı da bin TL olarak yer aldı.

Değişikliğin bugün itibarıyla yürürlüğe gireceği belirtildi.

Türkiye ve İngiltere, Eurofighter destek sözleşmesi imzaladı

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında, uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzaladı.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, İngiltere’ye resmi ziyarette bulunan Bakan Güler ile İngiliz mevkidaşı Healey arasında başkent Londra’da gerçekleştirilen görüşmede, savunma işbirliği konularının ele alındığı bildirildi.

Açıklamada, Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında uçak, ekipman ve mühimmat alımına ilişkin sözleşmenin Ekim 2025’te imzalandığı teyit edildi.

Uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesinin bugün imzalanması hususunda mutabakata varıldığı belirtildi.

Açıklamada, tarafların, işbirliğinin ilerleyen dönemde daha da güçlendirilmesi yönündeki iradelerini ifade ettiği vurgulandı.

Yüksek öğrenim burs müracaatları 31 Mart’ta sona eriyor

2025-2026 eğitim öğretim yılı Bahar Dönemi burs başvuruları 31 Mart Salı günü sona erecek.

Milli Eğitim Bakanlığı, Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 16 Şubat’ta başvuru süreci başlayan yüksek öğrenim burslarından yararlanmak isteyen öğrenciler, başvurularını, “https://yobis.mebnet.net” adresinden online olarak yapabilecek.

Açıklamada, 31 Mart Salı gününe kadar devam edecek burs başvuruları ile ilgili ayrıntılı bilgiye, yine aynı internet sitesi üzerinden “Önemli Bilgiler” bölümünden ulaşabileceğine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, 2025-2026 Güz Döneminde Burs başvurusu yaparak burs hakkı kazanan, TC ve 3. Ülke Üniversitelerinde öğrenim gören, öğrencilerin yeniden başvuru yapmalarına ya da evrak yüklemelerine gerek olmadığı ifade edildi.

TBMM Savunma Komisyonu ve Cumhuriyet Meclisi Savunma Komitesi çalışma toplantısı yaptı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu ile KKTC Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi çalışma toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıda, TBMM Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve Komisyon üyeleri, KKTC Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk ve Komisyon üyeleri ile bürokratlar yer aldı.

– Akar: “Savunma ve güvenlik, takip ve tedbir meselesi”

Toplantı öncesinde konuşan TBMM Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Türkiye’nin Kıbrıs’taki gelişmeleri yakından takip ettiğini söyleyerek, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve huzurunun Türkiye için çok önemli olduğunu belirtti; Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla bu doğrultuda gereken her adımın atıldığını kaydetti.

Akar, savunma ve güvenlik meselesinin “takip ve tedbir meselesi” olduğunu ve ihmale gelmeyeceğini vurgulayarak, Mehmetçiğin yurt içinde ve yurt dışında, Kıbrıs başta olmak üzere dost müttefiklerin savunması için her türlü tedbiri aldığını belirtti.

Güney’deki hareketliliklere dikkat çeken Akar, 1960 Garanti ve İttifak anlaşmalarının geçerliliğini koruduğunu vurguladı, bu çerçevede tarafların anlaşmalara uygun hareket etmesi gerektiğini kaydetti.

Akar, Kıbrıs Türk halkının savunması ve güvenliği için gerekli uçaklar ile hava savunma sistemlerinin intikal ettirildiğini ifade ederek, Kıbrıs’taki Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının da uluslararası hukuk çerçevesinde görev yaptığını ve her türlü duruma karşı hazır bulunduğunu belirtti.

– “Türkiye barış, huzur ve iş birliği arayışıyla hareket ediyor”

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın EOKA’ya ilişkin açıklamalarını da eleştiren Akar, bu tür kuruluşlardan tarafsız ve objektif bir yaklaşım beklediklerini söyledi. Akar, “Eğer adil davranacaklarsa Kıbrıs Türk halkının haklarını teslim etmeleri lazım. Değilse böyle bir zulme sebebi olmuş, yıllarca katliam yapmış bir örgütün savunulmasını gerçekten büyük bir skandal olarak değerlendiriyoruz.” dedi.

Türkiye’nin barış, huzur ve güven içerisinde, halkların gelecek endişesi olmadan yaşamasını istediğini ve bu nedenle iş birliği talebi olduğunu kaydeden Akar, “Bizim barış, iş birliği istememiz, karşı tarafla konuşma, görüşme, diyalog içinde olmamız herhangi bir zafiyet değil. Fakat diğer taraftan, bizim haklarımızı, hukukumuzu koruyacağımızı, haklardan herhangi bir şekilde ödün vermeyeceğimizi söylemek de tehdit değil.” ifadelerini kullandı.

Akar, Kıbrıs Türk halkının bugünlere gelmesinde büyük emek bulunduğunu belirterek, şehitler başta olmak üzere katkı koyanları saygı ve şükranla andı.

Kıbrıslı Türklerle dayanışmanın sürdüğünü vurgulayan Akar, “Biz dün de bugün de Kıbrıslı kardeşlerimizle beraberiz. Beraber olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

– Öztürk: “Orta Doğu’da artan gerilimler ve yoğunlaşan askeri hareketlilik, uluslararası güvenlik ortamının kırılganlığını gösteriyor”

Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk de konuşmasında, konuk heyeti ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. Öztürk, parlamentolar arası temasların yalnızca kurumsal diyaloğu geliştirmediğini, aynı zamanda güvenlik, savunma ve dış politika alanlarında ortak meselelerin daha kapsamlı ele alınmasına katkı sağladığını belirtti.

Kıbrıs Türk halkının, tarih boyunca özgürlüğünü, kimliğini ve demokratik iradesini korumak için büyük mücadele verdiğini ifade eden Öztürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı duruşu ve sağladığı desteğin Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve geleceği açısından her zaman hayati önem taşıdığını söyledi.  

Bölgedeki gelişmelerin de dayanışma ve iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu dile getiren Öztürk, Orta Doğu’da artan gerilimler ve yoğunlaşan askeri hareketliliğin uluslararası güvenlik ortamının kırılganlığını gösterdiğini kaydetti.

– “Türkiye, bölgesel barışın korunması ve enerji güvenliğinin sağlanması konusunda önemli sorumluluk üstleniyor”

Öztürk, Türkiye’nin bölgesel barışın korunması, enerji güvenliğinin sağlanması ve krizlerin diplomasi yoluyla yönetilmesi konusunda önemli sorumluluk üstlendiğini belirterek, Türkiye’nin diplomatik kapasitesi, askeri caydırıcılığı ve bölgesel istikrara yönelik kararlı duruşunun yalnızca Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından değil, Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın korunması bakımından da önemli olduğunu söyledi.

Savunmada güç birliğinin caydırıcılığı artırdığına dikkat çeken Öztürk, başka ülkelerin toprağında hak ve menfaat talep etmediklerini, yalnızca kendi güvenliklerini sağlamak için iş birliği yaptıklarını belirtti.

Türkiye’nin desteğinin KKTC tarafından her zaman hissedildiğini ifade eden Öztürk, toplantının karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımına katkı sağlayacağını, yeni iş birliği alanları açısından da yol gösterici olacağını kaydetti.

Dinçyürek: “Mağusa Devlet Hastanesi’nde anjiyo ve kalp cerrahisi hizmetleri kısa sürede başlayacak”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Mağusa Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek hastaneye kurulacak anjiyo merkeziyle ilgili yürütülen çalışmaları yerinde inceledi ve yetkililerden bilgi aldı.

Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Dinçyürek, “Mağusa Devlet Hastanesi ameliyathanesindeyiz. Buraya kurulacak anjiyo merkezinin çalışmaları ve tadilatlarını yerinde inceliyoruz” dedi.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Sağlık Bakanlığı’na hibe edilen tıbbi ekipmanlara da değinen Dinçyürek, “Anjiyo, kolonoskopi ve kalp damar cerrahisi ameliyathanesine ait tüm tıbbi malzemeler hibe olarak tarafımıza teslim edilmiştir. Bunları yerinde gördük ve inceledik. Şu anda Mağusa Devlet Hastanesi’nde anjiyo cihazının yerleştirileceği alandayız “ ifadelerini kullandı.

Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’na, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’na ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği KEİ Ofisi’ne katkılarından dolayı teşekkür etti.

Tadilat çalışmalarının hızla sürdüğünü belirten Dinçyürek, kısa süre içerisinde tamamlanacağını ve anjiyo cihazının monte edilmesiyle birlikte anjiyo girişimlerinin Mağusa Devlet Hastanesi’nde de yapılmaya başlanacağını söyledi.

Kalp damar cerrahisi alanında da önemli bir adım atıldığını vurgulayan Dinçyürek, “Buna paralel olarak kalp damar cerrahisi ameliyathanesinin ihalesi hızlı bir şekilde devam ediyor. İhalenin tamamlanmasının ardından ameliyathane kurulacak ve elimizde mevcut olan tüm ameliyat malzemeleri monte edilecektir. Böylece bypass ve diğer kalp ameliyatlarının da birkaç ay içerisinde Mağusa Devlet Hastanesi’nde yapılabilir hale gelmesi mümkün olacaktır” dedi.

Göreve geldikleri ilk günden itibaren Mağusa Devlet Hastanesi’ni üçüncü basamak hastane konumuna getirmek için çalıştıklarını belirten Dinçyürek, yürütülen çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini ifade ederek, projenin bölge halkına hayırlı olmasını diledi.

Mehmetçik’te prostat taraması yapıldı

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi ev sahipliğinde, Yöntem Laboratuvarı ve Kanser Hastalarına Yardım Derneği iş birliğinde,
Prostat Spesifik Antijen (PSA) taraması yapıldı.
Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi’nden verilen bilgiye göre, Mavi Mart Prostat Kanseri Farkındalık ve Destek Ayı kapsamında, Belediye merkez binasında ücretsiz erken tanı testi yapıldı. Etkinlik, hem bilinçlendirme hem de erken teşhisin hayat kurtarabileceği bilinciyle düzenlendi.
Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı  Fatma Çimen Tuğlu da etkinlikle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Toplum sağlığı, bizim için yapılan her hizmetin merkezindedir. Erken teşhisin önemini biliyor, halkımızın bu tür hizmetlere kolay erişimini sağlamak için çalışmaya devam ediyoruz.” dedi.
Tuğlu, sağlıkla ilgili farkındalık çalışmaları düzenlemeye devam edeceklerini kaydetti ve katkı koyan Yöntem Laboratuvarı ile Kanser Hastalarına Yardım Derneği’ne teşekkür etti.

Öztürkler: “Türk Askerinin Varlığı Tartışma Konusu Değildir”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin sarsılmaz olduğunu vurgulayarak, Türk askerinin varlığı ve garantörlüğün tartışmaya kapalı olduğunu söyledi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyeti kabul etti. Kabulün ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Öztürkler, bölgesel gelişmeler, Türkiye-KKTC ilişkileri ve güvenlik konularında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“Kıbrıs Türk halkı ana vatanın güçlü duruşuyla güvenli ve huzurludur”

Öztürkler, Orta Doğu’da artan gerilime işaret ederek, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgenin bir “ateş çemberine” dönüştüğünü söyledi. Bu gelişmelere rağmen Kıbrıs Türk halkının güven içinde olduğunu vurgulayan Öztürkler, bu güvenliğin Türkiye’nin stratejik gücü sayesinde sağlandığını ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının huzurunun ana vatanla birlikte devam edeceğini belirten Öztürkler, bu mesajı özellikle kamuoyuna vermek istediğini dile getirdi.

“Türkiye ile KKTC arasındaki bağlar sarsılmaz ve koparılamazdır”

Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin sıradan bir bağ olmadığını belirten Öztürkler, ortak tarih, kültür ve mücadeleye dayanan güçlü bir birliktelik olduğunu söyledi. Bu bağların hiçbir şekilde koparılamayacağını vurgulayan Öztürkler, her koşulda bu ilişkilere sahip çıkılacağını kaydetti.

Rum tarafının Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığına yönelik açıklamalarına da değinen Öztürkler, bu konunun tartışmaya açık olmadığını ifade etti.

“Türk askerinin varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğü tartışma konusu değildir”

Rum liderliği ve Rum Meclis Başkanı’nın açıklamalarına yanıt veren Öztürkler, Türkiye’nin garantörlüğünün ve Türk askerinin adadaki varlığının devam edeceğini net şekilde dile getirdi.

Güney Kıbrıs’ın son dönemde yaptığı silahlanma hamlelerini eleştiren Öztürkler, bu adımların bölgedeki tansiyonu yükselttiğini ve Rum halkında da tedirginlik yarattığını söyledi. NATO üyeliği yönündeki girişimlerin ise “boş bir heves” olduğunu ifade etti.

“Güçlü Türkiye, güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demektir”

Öztürkler, Türkiye’nin KKTC’ye sağladığı desteklere dikkat çekerek, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan altyapıya kadar birçok alanda yatırımların sürdüğünü belirtti. Cumhuriyet Meclisi binasının da bu desteklerin bir örneği olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kıbrıs Türk halkı bu yolları hiçbir zaman yalnız yürümedi, yürümeyecek” sözlerini hatırlatan Öztürkler, güçlü Türkiye’nin güçlü KKTC anlamına geldiğini vurguladı.

Hulusi Akar: KKTC’nin daha güçlü hale gelmesi için omuz omuza çalışacağız

TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve eski Türkiye Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tarımdan hayvancılığa, sanayiden akademiye ve turizme kadar birçok alanda daha güçlü bir yapıya kavuşacağına inandıklarını söyledi.

Akar, KKTC’nin gelişimi için birlik ve beraberliğin önemine işaret ederek, “Bizim için olmazsa olmaz olan, birlik ve beraberliğimizdir. Kıbrıs Türkü olarak bir ve beraber olduğumuz müddetçe çözemeyeceğimiz sorun, aşamayacağımız engel yoktur.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu vurgulayan Akar, her zaman kardeşlik hukuku içinde hareket ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selam ve desteklerini de ileten Akar, Türkiye ile KKTC arasındaki dayanışmanın süreceğini ifade ederek, “Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın. Biz beraberiz ve birlikte olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı’na ev sahipliği dolayısıyla teşekkür eden Akar, görevinde başarı dileklerini de iletti.

Kolombiya’da düşen askeri uçak: Ölü sayısı 66’ya yükseldi

Kolombiya’nın güneyinde askeri nakliye uçağının kalkıştan kısa süre sonra düşmesi sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 66’ya yükseldi.

Putumayo Valisi Jhon Gabriel Molina Acosta, basına yaptığı açıklamada, uçak kazasına ilişkin bilgi verdi.

Enkaz kaldırma çalışmalarının tamamlandığını belirten Molina Acosta, “Henüz elimizde bir isim listesi bulunmuyor ancak hayatını kaybedenlerin 2’sinin polis, geri kalanının ise ordu mensubu olduğunu teyit edebilirim. Yaralıların tamamı kaza bölgesinden başarılı bir şekilde tahliye edildi.” ifadelerini kullandı.

Molina Acosta, kimlik tespit çalışmaları henüz tamamlanamayan çok sayıda kişinin bulunduğunu ve yaralıların birçoğunun hayati tehlikesinin sürdüğünü sözlerine ekledi.

Kolombiya’daki uçak kazası iktidar ile muhalefet arasında karşılıklı suçlamalara dönüştü.

Muhalefetin “ihmal” eleştirilerine yanıt veren Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, savunma bütçesine engel olan Kongre yapısını işaret ederek kazanın sorumluluğunun muhalefette olduğunu savundu.

Kolombiya basınına göre, savcılık kazaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlattı.

– Ölü sayısı 66’ya yükseldi

Ordunun Amerikan merkezli X sosyal medya platformundaki paylaşımında, uçak kazasında hayatını kaybedenlerin sayısının 66’ya yükseldiği bildirildi.

Açıklamada, kazada 4 askerin kayıp olduğu, bir askerin yara almadan kurtulduğu ve yaralı sayısının 57 olarak güncellendiği kaydedildi.

Uçaktaki personel sayısının 128 olduğu ifade edilen açıklamada, “Hayatını kaybedenlerden 58’i ordu mensubu, 6’sı Hava ve Uzay Kuvvetleri (FAC) mürettebatı ve 2’si ise polistir.” ifadesine yer verildi.

Savunma Bakanı Pedro Sanchez, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, yaralı ve hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin listenin tam olarak netleşmesinin ardından kamuoyunun ivedilikle bilgilendirileceğini kaydetti.

Basında yer alan “yasa dışı silahlı grupların saldırısı” iddialarına değinen Sanchez, “Elde edilen ilk bulgular ışığında, kazada herhangi bir dış müdahale veya yasa dışı gruplar tarafından gerçekleştirilen bir saldırı izine rastlanmamıştır.” açıklamasında bulundu.

HASİPOĞLU:TURİZM VE İSTİHDAM İÇİN PRİM DESTEKLERİ SÜRÜYOR

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, mecliste yaptığı konuşmada prim destekleri, turizm sektörüne sağlanan teşvikler hakkında açıklamalarda bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı konuşmada hükümetin prim destekleri, turizm sektörü teşvikleri ve yerli istihdam politikaları hakkında bilgi verdi.

AYLIK 260 MİLYON TL PRİM DESTEĞİ

Hasipoğlu, hükümetin her ay yaklaşık 260 milyon TL prim desteği sağladığını ve bu destekten yaklaşık 75 bin kişinin yararlandığını söyledi. Ülkede yaklaşık 168 bin sigortalı çalışan bulunduğunu belirten Hasipoğlu, çalışanların önemli bir bölümünün KKTC vatandaşı olmayan kişilerden oluştuğunu ifade etti.

Turizm sektöründe çalışanların büyük bölümünün Türkiye Cumhuriyeti ve üçüncü ülke vatandaşlarından oluştuğunu belirten Hasipoğlu, turizm sektöründe toplam 12 bin 314 çalışan için prim desteği verildiğini ve bunun aylık yaklaşık 25 milyon 572 bin TL’ye karşılık geldiğini açıkladı.

YERLİ İSTİHDAMA 20 BİN TL DESTEK

Hasipoğlu, 16-35 yaş arası KKTC vatandaşlarının istihdam edilmesi halinde 20 bin TL maaş desteğinin Yerli İstihdamı Destekleme Fonu’ndan karşılandığını belirterek, bunun ülkede ilk kez uygulanan bir destek olduğunu söyledi.

Engelli istihdamına yönelik desteklerin de sürdüğünü belirten Hasipoğlu, engelli çalışan istihdam eden işverenlerin maaşın yarısının ve primlerin tamamının devlet tarafından karşılandığını ifade etti.

YABANCI İŞÇİLERLE İLGİLİ YASA ÇALIŞMASI

Hasipoğlu ayrıca, turizm ve inşaat sektöründe çalışan üçüncü ülke vatandaşlarına yönelik konaklama ve yemek verilmesi durumunda maaş düzenlemesine imkan tanıyacak bir yasa çalışmasının komitede olduğunu belirtti.

Bu düzenlemenin işverenlerin maliyetlerini düşürmeye yönelik olduğunu ifade eden Hasipoğlu, düzenlemenin yasal zeminle yapılması gerektiğini ve bu konuda çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Katar’da şehit olan binbaşı Taştekin, Isparta’da son yolculuğuna uğurlandı

Katar’da helikopterin düşmesi sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin’in cenazesi, Isparta’da defnedildi.

Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’na getirilen 41 yaşındaki Binbaşı Taştekin’in Türk bayrağına sarılı cenazesi, Gülcü Mahallesi’ndeki babaevinde helallik alınmasının ardından 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’na götürüldü.

Buradaki törende, şehidin annesi Sezen, babası Ali ve KKTC vatandaşı olan eşi Nergis Taştekin ile yakınları ayakta durmakta güçlük çekti.

Anne Sezen Taştekin, oğlunun tabutuna sarılarak, “Gurur kaynağım, al bayraklı askerim. Sen benim her şeyimsin, canım oğlum.” diyerek gözyaşı döktü.

Şehit Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin’in naaşı, Kutlubey (Ulu) Camisi’nde ikindi vakti İl Müftüsü Muharrem Biçer’in yağmur altında kıldırdığı cenaze namazının ardından, tekbirler eşliğinde top arabasına konuldu.

Cenaze, Karaağaç Mahallesi’ndeki Isparta Şehitliği’nde son yolculuğuna uğurlandı.

Törene, Isparta Vali Vekili Hamdullah Suphi Özgödek, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, İl Jandarma Komutanı Albay Yunus Emre Karamanoğlu, İl Emniyet Müdürü Erdem Bildirici, milletvekilleri, parti temsilcileri, askeri erkan, kamu kurum müdürleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

 

Erdoğan: Savaş Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Son 25 gün şunu göstermiştir, savaş İsrail’in savaşı olmakla birlikte bedelini dünya ödüyor. Savaş Netanyahu’nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Milletimizin ve tüm İslam aleminin geçmiş Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Ramazan boyunca paylaşma ve dayanışma duygularını en üst seviyede yaşamaya çalıştık. Ramazan sevincimize gölge düşürmeye çalışanlara rağmen, 86 milyon olarak birbirimizin derdine derman olmanın, dost kardeş, arkadaş olmanın sıcaklığını kalplerimizde hissettik. Gençlerimizden eğitimcilerimize, emniyet mensuplarından vakıf temsilcilerine, emekçilerimizden şehit yanıklarımıza kadar çok geniş bir yelpazede aynı sofrada buluştuk.

Bu sene ikincisini düzenlediğimiz Külliye’de Ramazan programımız halkımızın ilgisine mazhar oldu. 592 bin vatandaşımız bu vesile ile külliyemizi ziyaret etti. Çocuklarımız, kendileri için hazırlanan alanda Ramazan sevincini doyasıya yaşadılar, konferanslar, konserler, söyleşiler, imzalar da dahil 8 binin üzerinde etkinliğin düzenlediği Külliye’de Ramazan programının Ankara’da çok önemli bir ihtiyacı giderdiğini memnuniyetle müşahede ettik.

Milletle ve milletin değerleri ile kavgalı çevrelerin hedefi aldığı Maarifin Kalbinde Ramazan programında benzer şekilde okullarımızda ramazanın farklı atmosferde teneffüs edilmesine katkı sağladı. Kim ne derse desin, milletle etle tırnak gibiyiz. 86 milyon ile ezelden ebede kadar kardeşiz. Tek yürek, tek bilek olmaya devam edeceğiz.

Katar’dan aldığımız acı haber maalesef hepimizin yüreğini dağladı. Katar’da eğitim faaliyetleri icra eden bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu 4’ü Katar’lı 7 personel şehit oldu. Şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Katarlı kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, şehitlerimizin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Terörsüz Türkiye süreci
Bayramın ikinci günü Nevruz gününe tekabül etti. Nevruz, pek çok yerde kardeş halklar tarafından bayram havasında kutlanıyor. Önceki yıllar nevruzun ruhuna yakışmayan hadiseler yaşanırken Terörsüz Türkiye’nin de etkisiyle son 2 yılda bu olayların ciddi şekilde azaldığını görüyoruz.

“Diyarbakır ve İstanbul’da olduğu gibi nevruzu bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili de gerekeni yapıyoruz. Nevruzun temsil ettiği değerlere gölge düşüren hiç bir provokasyona izin vermeyiz. Bu günlerde stratejik değeri daha iyi anlaşılan Terörsüz Türkiye sürecini baltalamayı amaçlayan bu tarz tahrikler bizden gereken cevabı alacaktır. Bu hayırlı yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de onların ipini elinde tutan ağababalarının gücü yetmeyecektir.

Önümüze çıkan çeşitli engellere rağmen 17 aydır sağduyu ile yürüttüğümüz süreci menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ancak ülkemizin yolu ve ufku açıktır, yarınları aydınlıktır. Terörsüz Türkiye süreci yarım asırlık kanlı oyunu bozuyorsa, Terörsüz Bölge idealimiz de Kürtler, Türkler, Araplar ve Farslar arasına nifak tohumları ekmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir.

Bunu önce Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerde gördük, son olarak İran’a yönelik kotarılmak istenen kirli planda gördük. Bu iki gelişme bile bizim 1,5 yıl önce ortaya koyduğumuz vizyonu ve stratejik değerini anlamak için kafidir. Kardeşliğimiz pekiştikçe, silah ve şiddetinde devri kapandıkça kazananı ülkemiz, milletimiz ve kardeş halklar olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu coğrafyada bin yıldır beraber yaşıyoruz. Hüznümüz de sevincimiz de bir oldu, bugün de kalbimiz birlikte atıyor, gözyaşlarımız birlikte akıyor. Bölgemizde kardeşliğin evrensel dilini yüceltmeye devam edeceğiz.

Savaşların gölgesinde geçirdiğimiz nevruzun başta milletimiz olmak üzere bölge haklarına barış, huzur, bereket getirmesini diliyorum. Bu anlamlı günün aramızdaki muhabbet bağlarını güçlendirmesini temenni ediyorum. Kabine olarak Ramazan ve Bayram boyunca çalışmalarımıza devam ettik. halkımızla buluşma gerekse dış temaslar bağlamında yoğun geçen 2 haftayı geride bıraktık. 12 Martta BM Genel Sekreteri Külliyemizde ağırladık ve Atatürk Uluslararası Barış Ödülünü takdim ettik.

ÜSTEL: SÜT ÜRÜNLERİ İMALATÇILARIMIZA 325 MİLYON TL’LİK GÜÇLÜ DESTEK PAKETİ DEVREDE

Başbakan Ünal Üstel, süt ürünleri imalatçılarına yönelik 325 milyon TL’lik kredi destek paketinin devreye alındığını açıkladı.

 

Başbakan Üstel’in açıklaması şöyle:

 

‘‘Değerli kardeşlerim, Hükümet olarak, üretimi ve üreticiyi korumak, ekonomiyi ayakta tutmak ve reel sektörü güçlendirmek adına kararlılıkla adım atmaya devam ediyoruz.

 

Çevremizde yaşanan savaşlara ve ekonomik sıkıntılara rağmen, ülkemizde üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve işletmelerimize nefes aldırmak bizim en temel sorumluluğumuzdur.

 

İşte bu anlayışla, süt ürünleri imalatçılarımıza yönelik 325 milyon TL’lik kredi destek paketini devreye aldık.

 

Bu paketle birlikte;

  • Üreticimizin finansmana erişimini kolaylaştıracağız,
  • Sektörün rekabet gücünü artıracağız,
  • Üretimin devamlılığını güvence altına alacağız.

 

Kredi paketi kapsamında işletmelerimiz;

  • Türk Lirası ve döviz cinsinden kredi kullanabilecek,
  • TL kredilerde %21, ABD Doları kredilerinde %3 faiz oranlarıyla finansmana erişebilecektir.

 

Bu destekten yararlanmak isteyen firmalarımız, ülkemizde faaliyet gösteren ve sürece dahil olan aşağıdaki bankalara başvuruda bulunabilecektir:

 

Albank Ltd., Asbank Ltd., K. Kapital Bank Ltd., K. T. Koop. Merkez Bankası Ltd., Novabank Ltd., T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Türk Bankası Ltd., Universal Bank Ltd., Creditwest Bank Ltd., Limasol Türk Koop. Bankası Ltd., T. İş Bankası A.Ş. ve Yakın Doğu Bank Ltd.

 

Değerli kardeşlerim, Biz üreticiyi bu ülkenin bel kemiği olarak görüyoruz.

 

Bu nedenle sadece günü kurtaran değil, geleceği inşa eden politikalarla yolumuza devam ediyoruz. Hükümet olarak, bundan sonra da üreticimizin yanında durmaya, ekonomimizi güçlendirmeye ve halkımıza destek olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Hayırlısı olsun.’’

 

 

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, KKTC’de temaslarda bulundu

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyet, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) temaslarda bulundu.

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar ve beraberindeki komisyon üyelerinden oluşan heyet, başkent Lefkoşa’da Kıbrıs Türklerinin önderi Dr. Fazıl Küçük ile KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın anıt mezarlarını ziyaret etti.

Akar ve beraberindeki heyet, Rauf Raif Denktaş’ın anıt mezarında Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş tarafından karşılandı.

Anıt mezarda saygı duruşunda bulunan ve anıt özel defterini imzalayan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Serdar Denktaş ile bir süre sohbet etti.

Akar ve TBMM Milli Savunma Komisyonu üyelerinden oluşan heyet, daha sonra KKTC Cumhuriyet Meclisi’ni ziyaret ederek toplantı halindeki genel kurulu selamladı.

Hulusi Akar, temasları ile ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, KKTC’deki gelişmeleri anlık takip ettiklerini belirterek, “Temaslarımız sırasında KKTC Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile görüşerek, neler yapabiliriz bunları konuşacağız. Bizim her zaman her yerde söylediğimiz gibi, bütün platformlarda kullandığımız gibi Kıbrıs meselesi, Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin milli meselesidir. Bunda bir sapma, herhangi bir değişiklik yok.” ifadelerini kullandı.

Akar, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve refahının Türkiye için önemli olduğuna işaret ederek, KKTC için bugüne kadar ne gerekiyorsa yaptıklarını bundan sonra da yapmaya devam edeceklerini vurguladı.

Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından takip ederek bunların KKTC’ye olumsuz yansımaması için gereken tedbirlerin tereddütsüz alındığını kaydeden Akar, “Bunlar için hiçbir şüphe olmasın. Türkiye daima, tereddütsüz, herhangi bir hesap kitap olmaksızın, taahhütsüz, daima buradaki Türk halkının, kardeşlerimizin yanındadır. Olmaya da devam edecektir.” diye konuştu.

TBMM Milli Savunma Komisyonu heyetinde, Başkan Hulusi Akar’ın yanı sıra Bursa Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Başkanvekili Refik Özen, Konya Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Ünal Karaman, Konya Milletvekili Konur Alp Koçak ile Çanakkale Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Özgür Ceylan yer aldı.

Berova: “Güvenliğimiz Türkiye’nin Teminatında”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, İngiliz üssünün vurulacağına dair iddiaların hükümet gündeminde olmadığını belirterek, güvenlik konusunda Türkiye’nin teminatına dikkat çekti ve hassas konularda daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, CTP Milletvekili Asım Akansoy’un Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssünün vurulacağı yönündeki iddialara ilişkin yönelttiği soruya yanıt verdi.

Özdemir Berova, söz konusu iddialar hakkında hükümet ya da Bakanlar Kurulu düzeyinde herhangi bir değerlendirme yapılmadığını vurguladı. Berova, UBP Milletvekili Yasemin Öztürk’ün konuya ilişkin açıklamalarının şahsi görüş niteliği taşıdığını, bunun hükümetin resmi yaklaşımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Asım Akansoy’un gündeme getirdiği iddialara da değinen Berova, ülkenin jeopolitik konumu gereği bölgedeki gelişmelerden etkilenmesinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. Güvenlik başlığına ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konuda önemli bir teminat oluşturduğunu dile getirdi.

Berova, bölgede yaşanan gerilimlerin ve savaş ortamının ekonomik yansımalarının olabileceğini belirterek, özellikle turizm sezonu öncesinde bu tür hassas konularda daha dikkatli ve sorumlu açıklamalar yapılması gerektiğini söyledi.

Yasemin Öztürk’ün açıklamalarına da atıfta bulunan Berova, Meclis çatısı altında yapılan değerlendirmelerde hassas konuların siyasi tartışma malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini ifade ederek, milletvekillerine daha özenli bir dil kullanma çağrısında bulundu.

Çavuş’tan Kritik Açıklama: Stratejik İfade Yatırımları İşaret Ediyor

Hüseyin Çavuş, Meclis’te yaptığı konuşmada “stratejik” ifadesinin askeri değil, ileri teknoloji ve araştırma yatırımlarına işaret ettiğini belirterek, sürecin 2007’ye dayandığını ve planlanan merkezlerle birlikte projenin bilimsel ve teknolojik bir vizyon taşıdığını vurguladı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı konuşmada kamuoyunda tartışma yaratan “stratejik” ifadesine açıklık getirdi.

Meclis kürsüsünden konuşan Çavuş, söz konusu ifadenin askeri bir anlam taşımadığını vurgulayarak, ifadenin ileri teknoloji, bilim ve araştırma yatırımları nedeniyle tercih edildiğini söyledi. Başbakan’ın konuşmasında geçen “stratejik” kelimesinin bazı çevreler tarafından askeri bir çağrışımla değerlendirildiğini belirten Çavuş, bu yorumlara katılmadığını ifade etti.

Bölgenin öneminin planlanan teknoloji ve araştırma faaliyetlerinden kaynaklandığını dile getiren Çavuş, yatırımın niteliğine dikkat çekti. Sürecin yeni olmadığını da hatırlatan Çavuş, konunun 2007 yılına dayandığını ve eski Mağusa Hastanesi’nin İstanbul Teknik Üniversitesi’ne verilmesiyle başlayan bir sürecin devamı niteliğinde olduğunu kaydetti.

Erenköy’de kampüs oluşturulmasına ilişkin hususların da daha önceki protokollerde yer aldığını belirten Çavuş, 2009, 2010 ve 2015 yıllarında da çeşitli adımlar atıldığını, 2015 sonrasında ise ek arazi tahsislerinin gündeme geldiğini ifade etti.

Çavuş ayrıca, bölgede kurulması planlanan merkezlere de değinerek teknoloji merkezi, yarı iletken ve çip tasarım merkezi, yapay zeka ve veri bilimi araştırma merkezleri, denizcilik eğitimi ve araştırma merkezleri ile siber güvenlik ve veri uygulama merkezlerinin bu kapsamda değerlendirildiğini söyledi. Bu yatırımların yapay zeka, büyük dil modelleri, gerçek zamanlı veri kullanımı ve çip tasarımı gibi alanlarda önemli çalışmalar yapılmasına imkan sağlayacağını belirtti.

Konunun Meclis’te yeterince tartışılabilmesi için ivedilik yapılmadığını da ifade eden Çavuş, demokratik tartışma zemininin sağlandığını ve hükümetin bu anlayışla hareket ettiğini dile getirdi. Konuşmasının sonunda, “stratejik” ifadesine askeri anlam yüklenmesine karşı çıktığını yineleyen Çavuş, tartışmanın özünün yatırım, araştırma ve teknoloji olduğunu vurguladı.

ZERRİN ÜSTEL’DEN ANLAMLI BİR ZİYARET

“Yaşlılara gösterdiğimiz sevgi maneviyatımıza sahip çıkmaktır”

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel, Yaşlılar Haftası dolayısıyla Lapta Huzurevi’ni ziyaret ederek burada kalan yaşlılarla bir araya geldi.

Huzurevi sakinleriyle yakından ilgilenen Zerrin Üstel, talep ve önerilerini dinledi.

“ONLAR BİZİM HAFIZAMIZ, GEÇMİŞİMİZDİR”

Ziyarette konuşan yapan Zerrin Üstel, yaşlılara verilen değerin toplumun geleceğine sahip çıkmak anlamı taşıdığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“Yaptığımız ziyaretin kıymeti ve anlamı, yaşlılarımızın yüzüne mutlulukla yansıyor. Onları her zaman mutlu etmek, bir görev değil, insani bir sorumluluk. Çünkü biliyoruz ki yaşlılarımız bizim hafızamız, geçmişimiz ve en değerli emanetimizdir. Onlara göstereceğimiz her sevgi, her saygı aslında kendi değerlerimize sahip çıkmaktır. Onların duasını almanın, yüzlerinde bir tebessüm oluşturmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Hükümetin somut projelerini adım adım ilerlettiğini söyleyen Üstel, burada gördüğü izlenimlerini de paylaşacağını aktardı.
Huzurevinde görev yapan personele de teşekkür eden Üstel, yaşlılara sunulan hizmetin önemine dikkat çekti ve “Yaşlılarımızın en iyi şekilde bakım görmesi büyük önem taşımaktadır. Bu anlamlı görevi yerine getiren tüm çalışanlarımıza emekleri için müteşekkiriz” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugün toplanıyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugün saat 10.00’da Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında denetim göreviyle toplanacak.

GENEL KURUL BUGÜN TOPLANIYOR

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, bugün saat 10.00’da Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında denetim göreviyle toplanacak.

GÜNDEMDE GÜNCEL KONUŞMALAR VAR

Genel Kurul toplantısının gündeminde milletvekillerinin güncel konuşmaları yer alıyor. Meclis çalışmalarının güncel konuşmalarla devam etmesi bekleniyor.

ÖZTÜRKLER, ÖREK’İ 27’NCİ ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE ANDI

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs Türk siyasal tarihinde derin izler bırakan Osman Örek’i, vefatının 27’nci yıl dönümünde saygıyla andıklarını belirtti.

 

Öztürkler, Kıbrıs Türk Federe Devleti Başbakanlarından Osman Örek’in ölüm yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Hukukçu kimliğiyle öne çıkan Örek’in Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın hazırlanma sürecinde ve kuruluş anlaşmalarında Türk halkının haklarını korumak için verdiği mücadeleyle tarihe geçtiğini kaydeden Öztürkler, “Mücadele yıllarında, Kıbrıs Türk halkının varlığını ve eşitliğini savunmak için ortaya koyduğu kararlı duruş, Osman Örek’i siyasal hayatımızda özel bir yere taşımıştır.” dedi.

Mesajında, “Cumhuriyet Meclisimiz önünde liderimiz Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanımızı Rauf Raif Denktaş ile verdiği o görüntü halen hafızalarımızdadır.” ifadelerine yer veren Öztürkler, partisinin eski Genel Başkanı olarak da, birlik ve beraberlik vurgusunu siyasi hayatının merkezine koyan Örek’in bugün kendilerine ışık olmaya devam ettiğini belirtti.

Osman Örek’in mirasının yalnızca geçmişi hatırlatmakla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Öztürkler, “Onun vizyonu aynı zamanda geleceğe dair sorumluluklarımızı da ortaya koymaktadır. Örek’in aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, bıraktığı değerli mirası gelecek nesillere aktarmayı bir görev biliyoruz. Ruhu şad mekanı cennet olsun. ” dedi.

Hasipoğlu: Asgari ücretliyi, hayat pahalılığı karşısında ezdirmedik

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 12 bin TL’lik destek paketiyle ilgili amacına ulaştığını ve 19 bin asgari ücretlinin bu desteği aldığını söyledi, “Asgari ücretliyi, hayat pahalılığı karşısında ezdirmedik” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu’nda 12 bin TL’lik destek paketiyle ilgili amacına ulaştığını ve 19 bin asgari ücretlinin bu desteği aldığını söyledi.

Her yıl ocak ve şubat ayında prim desteği ödemelerinin kesintiye uğradığını belirten Hasipoğlu, uygulamanın bu şekilde olduğunu anlattı. Hasipoğlu, “Asgari ücretliyi, hayat pahalılığı karşısında ezdirmedik” dedi.

İstihdam ve destek paketinin yaklaşık 75 bin çalışan için aylık 260 milyon TL değerinde olduğunu ve muhalefetin bu uygulamalara yabancı olduğunu belirten Hasipoğlu, turizm sektörünün bu paket kapsamında olduğuna işaret etti.

Hasipoğlu, inşaat, üretim, imalat, tarım, hayvancılık, otel sektörü, kadınlara yüzde 80, erkeklere yüzde 60 prim desteği, ihtiyaç sandığından teşvikler, kadın girişimcilere yüzde 100 prim desteği devam ettiğini söyledi.

Hasipoğlu, 16-35 yaş arası ilk kez sigortalı olacak olan KKTC vatandaşlarına 20 bin TL maaş desteği verileceğini de ve engelli bireylerin özel sektörde istihdamına yönelik işverene yüzde 100 prim desteği ve yarı maaş desteği verileceğini belirtti.

Bakan Hasipoğlu, paketlerin eleştirilmemesi gerektiğini söyleyerek, işten çıkarma oranlarının yüksek olmadığını belirtti.

Hasipoğlu, Meclis Genel Kurulunda İTÜ’ye arazi tahisis edilmesi meselesi konuşulurken, konunun yine Ulusal Birlik Partisi ile partinin eski kadın kolları başkanına ve onunla ilgili dava sürecine geldiğini kaydetti.

“Ulusal Birlik Partisi veya Başbakan lehine yorum yapanlar trol, sizin lehinize yorum yapanlar normal vatandaş. Böyle bir ayrım üzerine bir konuşma yaptı sayın Şahali…” diyen Hasipoğlu, bunlar üzerinden siyaset yapılmasının üzücü olduğunu belitti.

Hükümetin icraatlarına değinen Hasipoğlu, yapılan icraatların eleştirildiğini dile getirdi.

“Sizin döneminizde maaşlar taksitle ödeniyordu.” diyen Hasipoğlu, devam eden yargı süreçleriyle ilgili kürsüden konuşmak istemediğini dile getirdi.

Hasipoğlu, herkesin bir masumiyet karinesi olduğunu ve devam eden mahkeme süreçleriyle ilgili kişilerin anılmaması gerektiğini kaydetti.

MEB’den okul minibüsünün karıştığı kazaya ilişkin açıklama

Milli Eğitim Bakanlığı, Avtepe-Kuruova ana yolunda trafik kazası geçiren Erenköy Lisesi’nden altı öğrencinin sağlık durumunun iyi olduğunu duyurdu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yazılı açıklamasında, bugün Avtepe-Kuruova ana yolunda bir salon araçla okul minibüsünün çarpıştığı belirtilerek,  Erenköy Lisesi öğrencilerini taşıyan minibüste bulunan altı öğrencinin Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde müşahede altına alındığı kaydedildi.

MEB açıklamasında, “Yaşanan olayda hiçbir öğrencinin yara almaması, sağlık kontrollerinin olumlu sonuçlanması, hepimiz adına büyük bir teselli kaynağı olmuştur.” ifadelerine yer verildi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun, kazanın hemen ardından öğrencilerin sağlık durumu hakkında bilgi aldığı, öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerini ilettiği de kaydedildi.

Üstel’den Osman Örek’e Anma Mesajı

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türk Federe Devleti Başbakanı Osman Örek’in vefatının 27’nci yıl dönümü dolayısıyla anma mesajı yayımladı.

Üstel’in mesajı şöyle:

‘‘Ülkemizin yetiştirdiği değerli hukukçu ve siyasi liderlerden; Kıbrıs Türk Federe Devleti Başbakanlarından, Ulusal Birlik Partisi eski Genel Başkanlarından merhum Osman Örek’i, vefatının 27’nci yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.

Hukukçu kimliğiyle Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası ile Kuruluş Anlaşmaları’nın hazırlanması sürecinde Londra Komitesi’nde Türk toplumu heyeti başkanlığı görevini yürüten, aynı zamanda kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti kabinelerinde üç Türk bakandan biri olarak görev alan Osman Örek; milli mücadele yıllarında ve devletimizin kuruluş çalışmalarında aktif roller üstlenmiş, Kıbrıs Türk siyasetinin önemli isimlerinden biri olmuştur.

Bu vesileyle, merhum Başbakanımız ve eski Genel Başkanımız Sayın Osman Örek’i aramızdan ayrılışının 27’nci yıl dönümünde saygı, özlem ve rahmetle anıyorum.’’

 

Berova: Hane halkına yardım kalemini icat eden bizim hükümetimiz değildir

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda CTP Milletvekili Devrim Barçın’ın “çek” ve “trol” iddiaları üzerinden hükümeti hedef alan konuşmasının ardından, Maliye Bakanı Özdemir Berova kürsüye çıkarak yanıt verdi. Berova, hem hane halkı yardımları kalemine ilişkin savunma yaptı hem de muhalefete yönelik dikkat çeken karşı iddialarda bulundu.

“Bu hane halkına yardım kalemi konusunda konuşmaktan hicap duyuyorum”

Berova konuşmasına, “Milletvekilleri öncelikle sosyoekonomik seviyeleri düşük olan insanlara yapılan bu hane halkına yardım kalemi konusunda burada bir konuşma yapmaktan bir hicap duyduğumu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum” sözleriyle başladı.

İsim vermeyeceğini vurgulayan Berova, yapılan eleştiriler üzerine kendilerinin de araştırma yaptığını belirterek, “Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin gerçek anlamda maaşa bağladığı ve bu vesileyle bizlerin hakkında çıkan haberlerin altına yapılan, maaş denince de tekrarlayan ödemeler şeklinde ödeme yapılan hususları da açıklıkla ortaya koyacağız” dedi.

Berova, bu bilgileri nasıl elde ettiklerini de açıklayacaklarını ifade ederek, “Nereden bulduk, nasıl bulduk bunları da sizlere ifade edeceğim” diye konuştu.

“Bu uygulamayı icat eden bizim hükümetimiz değildir”

Hane halkına yardım kaleminin yeni bir uygulama olmadığını vurgulayan Berova, geçmiş hükümetleri işaret etti.

“Bu hane halkına yardım kalemlerini icat eden Sayın Ünal Üstel’in başbakanlığındaki hükümet değildir. Bu uygulama geçmiş yıllarda da yapılan bir uygulamadır” diyen Berova, 2018 yılındaki CTP hükümetini örnek gösterdi.

Berova, “O dönemin Başbakanı Sayın Tufan Erhürman, o dönemin Maliye Bakanı Sayın Serdar Denktaş ve o dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı kendilerine ayrılan hane halkı kalemlerinin neredeyse yüzde yüzünü kullanmıştır” ifadelerini kullandı.

Kendi dönemlerine ilişkin de bilgi veren Berova, “Maliye Bakanlığı olarak 2024-2025 yılı hane halkı yardım kaleminde bize ayrılan ödeneğin yüzde yetmiş beşini kullandık” dedi.

“Bir olguya maaş diyebilmemiz için ardışık şekilde verilmesi gerekir”

Barçın’ın “maaşa bağlama” iddialarına da yanıt veren Berova, maaş tanımı üzerinden açıklama yaptı.

“Bir olguya maaş diyebilmemiz için o rakamın ardı ardına, ardışık bir şekilde verilmesi gerekir. Maaşın temel anlamı budur” diyen Berova, yapılan ödemelerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini savundu.

50 bin TL’lik çekle ilgili de konuşan Berova, söz konusu ödemenin kendi takdirinde olduğunu belirterek, “Benim de takdirim bu alanda bu elli bin lirayı bu ilgili kişiye vermek olmuştur. Çünkü yaptığımız araştırmaya göre gerçekten çok sıkıntıda olan bir kişidir, çocukları vardır, bakmakla yükümlüdür” dedi.

“Gerçek anlamda maaşa bağlanan CTP trollerini de gördük”

Berova konuşmasının son bölümünde ise muhalefete yönelik karşı iddialar ortaya koydu.

Girne Belediyesi üzerinden yapılan istihdamlara dikkat çeken Berova, “Ocak 2023’ten bugüne belediyeye bağlı iki şirket üzerinden 200’ü aşkın kişi sınavsız ve münhalsiz olarak istihdam edildi” dedi.

Bu kişilerin sosyal medya faaliyetlerine de değinen Berova, “İstihdam edilen bu kişilerin sosyal medya profillerine baktığınızda hükümete yönelik yorumları görürsünüz. İşte maaşa bağlanan, sürekli tekrarlanan ödeme yapılan kişiler bunlardır” ifadelerini kullandı.

Berova, “Oturalan bir söylem üzerine yaptığımız araştırmada maaşa bağlanan gerçek anlamdaki CTP trollerini de görmüş olduk” diyerek konuşmasını tamamladı.

Savaşan: Dünya Down Sendromu Günü’nde Meclis’te Anlamlı Farkındalık Mesajı

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Dünya Down Sendromu Günü kapsamında Cumhuriyet Meclisi’nde gerçekleştirilen özel etkinliğe ilişkin açıklamalarda bulundu.

Savaşan, Dünya Down Sendromu Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplantısının, toplumun en özel bireylerinden olan down sendromlu gençlerin katılımıyla sembolik olarak açıldığını belirtti. Bu anlamlı etkinlikten duyduğu mutluluğu dile getiren Savaşan, günün önemine dikkat çekti.

Açıklamasında, farkındalığın ötesine geçilerek kabul, sevgi ve eşitlik kavramlarının vurgulandığını ifade eden Savaşan, down sendromlu gençlerin samimiyeti, enerjisi ve içtenliğinin herkese ilham verdiğini kaydetti. Bu özel günün, toplum olarak daha kapsayıcı, duyarlı ve adil bir gelecek inşa etme sorumluluğunu bir kez daha hatırlattığını belirtti.

Farklılıkların ayrıştırıcı değil, zenginleştirici bir değer olduğuna dikkat çeken Savaşan, down sendromlu bireylerin eğitimden istihdama, sosyal yaşamdan karar alma mekanizmalarına kadar her alanda daha görünür olması için çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı.

Savaşan, açıklamasının sonunda tüm down sendromlu bireyleri ve ailelerini sevgiyle selamlayarak, onların hayatın her alanında hak ettikleri yeri almaları için gerekli sorumluluğun kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Karpaz yatırımı Meclis gündeminde: Üstel’den açıklama

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda “Alçak Orman Arazilerinin Devri ve İcarı (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nın üçüncü görüşmesi üzerine söz alarak, Karpaz bölgesine yapılması planlanan yatırım ve yasa tasarısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başbakan Ünal Üstel, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, uzun süredir gündemde olan ve Karpaz bölgesine yapılması planlanan büyük yatırım için hazırlanan ön protokolün Meclis gündemine geldiğini belirtti.
Muhalefet partilerinin konuya ilişkin görüşlerini kendisiyle paylaştığını ifade eden Üstel, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin yasa tasarısının geri çekilerek yeniden değerlendirilmesini talep ettiğini söyledi. Ancak Ulusal Birlik Partisi (UBP) grubunun tasarının devam etmesi yönünde görüş ortaya koyduğunu belirten Üstel, sürecin ilerleyeceğini kaydetti.
Üstel, söz konusu çalışmanın 2008 yılından bu yana farklı hükümetler döneminde gündeme geldiğini ifade ederek, alçak orman arazileri ile istimlak edilen ve özel mülkiyetle alınan araziler üzerinde Karpaz bölgesine önemli bir yatırım yapılmasının planlandığını söyledi.
Yaklaşık 3 bin 500 dönümlük alçak orman arazisinin söz konusu olduğunu belirten Üstel, bölgede büyük çaplı yapılaşma olmayacağını, ağaçlandırma çalışmalarının da yapılacağını dile getirdi. Ayrıca bu arazide eğitim dışında herhangi bir yapılaşmaya izin verilmeyeceğini vurguladı.
Karpaz bölgesinde geçmişte istimlak sorunlarının yaşandığını hatırlatan Üstel, arazinin iki bölümden oluştuğunu ve sürecin bugüne kadar çeşitli aşamalardan geçerek geldiğini ifade etti.
Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Üstel, Türkiye’nin ülke güvenliği açısından önemli bir rol oynadığını belirterek, bölgenin stratejik önemine dikkat çekti. Milletvekillerine de bu çerçevede değerlendirme yapmaları çağrısında bulundu.
Bölgede devam eden savaşın etkilerine de değinen Üstel, İsrail Başbakanı’nın Avrupa Birliği’ne çağrılar yaptığını, Güney Kıbrıs’taki Ağrotur bölgesine füzelerin düştüğünü belirterek, yaşanan gelişmelerin bölgenin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Üstel, yasa tasarısına UBP olarak onay vereceklerini belirterek, önümüzdeki günlerde uygulamaya geçileceğini ifade etti.