UBP’DE ÖRGÜT BAŞKANI SEÇİMLERİ 28 MART’TA YAPILACAK



UBP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Aktunç, CTP MYK üyesi ve Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul’un geçtiğimiz günlerde yaptığı hükümete yönelik açıklamalarına kişisel sosyal medya hesabından cevap verdi.
Aktunç’un mesajı şu şekilde:
“Bakanlar Kurulu’nun hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin aldığı son karar, zorunlu olduğu kadar sorumlu bir ekonomik müdahaledir.
Dışa bağımlı olduğumuz akaryakıt fiyatlarındaki artış ve bunun yarattığı çarpan etkisi, Haziran sonu için öngörülen yüzde 12’lik hayat pahalılığı hedefinin aşılma ihtimalini ciddi biçimde yükseltmiştir. Böylesi bir tabloda vatandaşın alım gücünün üç ay daha erimesini beklemek, sosyal devlet anlayışıyla asla bağdaşmazdı. Bu nedenle, yasa gereği Haziran sonunda yapılması gereken artış, Mart sonu verileri esas alınarak Nisan ayına çekilmiş; böylece kaynak vatandaşın cebine üç ay daha erken ulaştırılmıştır.
Bu bir “kesinti” değil; aksine, erken, yerinde ve koruyucu bir destektir. Hem piyasayı canlı tutacak hem de beklentileri olumlu yönde etkileyerek bundan sonraki fiyat artışları üzerinde baskı oluşturacaktır.
Yapılan düzenleme, enflasyonun peşinden sürüklenmek için değil; enflasyon sarmalını kırmak ve piyasadaki sürekli zam beklentisini dizginlemek amacıyla hayata geçirilmiştir.
2027 yılı Ocak ayında yapılacak konsolide artışla birlikte hiçbir çalışanımızın tek kuruş kaybı olmayacak, “sıfır kayıp” ilkesi eksiksiz biçimde korunacaktır.
Bu düzenlemeyi “koltuk hesabı” olarak niteleyenler ise gerçekte kendi siyasi reflekslerini yansıtmaktadır. Çünkü burada atılan adım, günü kurtarmaya yönelik değil; 2026’nın tamamını ve 2027’ye geçiş sürecini kapsayan planlı, dengeli ve stratejik bir ekonomik yaklaşımın parçasıdır.
Bu gerçekleri görmezden gelerek ya da bilinçli biçimde gizleyerek ortada bir hak kaybı varmış gibi konuşmak, kamuoyunu yanıltmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Ne “batırılmış bir maliye” ne de “vatandaşın cebine uzanan bir el” söz konusudur. Tam tersine, amaç vatandaşın alım gücünü korumak, ekonomik istikrarı desteklemek ve toplumsal dengeyi güçlendirmektir.”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel ile eşi Zerrin Üstel, Ramazan Bayramı dolayısıyla tebrik kabul etti.
Lefkoşa Elysium Park’ta gerçekleşen etkinlikte Başbakan Üstel ve eşine, UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan eşlik etti.
Tebrik kabulüne, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar, partililer ve vatandaşlar katıldı.
Etkinlikte yaptığı konuşmada tüm Kıbrıs halkının, yüce Türk dünyasının ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutlayan Başbakan Üstel, bazı Müslüman ülkelerin bayramın sevincini yaşayamadığına dikkat çekti.
Üstel, bölgedeki savaşlardan etkilenen Müslüman halkların, Ramazan ayı ve Bayramı olduğunu bile anlayamadıklarını söyleyerek, “Biz, Kıbrıs Türk halkı olarak savaşlara karşıyız; barıştan yanayız.” vurgusu yaptı.
Bölgedeki savaşlardan KKTC’nin de etkilendiğini belirten Üstel, Rum kesiminin “çığırtkanlık yaparak ve tehlike altındayız” diyerek, Avrupa Birliği’nden destek istediğini hatırlattı.
Rum tarafındaki “işgalci” söylemlerini eleştiren Üstel, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin, garantörlük hakkını kullanarak KKTC’nin halkı ve güvenliği için F-16’la, gemiler ve hava sistemleri ile adaya geldiğini vurguladı.
Başbakan Üstel, halka seslenerek, “Rahat olun, müsterih olun, KKTC’nin, rahat, huzurlu ve Türkiye’nin güvencesi ile güvenliği altında yoluna devam etmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
“Bir millet, üç devletin evlatlarıyız.” diyen Üstel, Azerbaycan’a da hayırlı Nevruzlar ve Ramazanlar diledi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, ülkede zor bir ekonomik süreçten geçildiğine dikkat çekerek, hükümetin acil önlem paketi adı altında hayat pahalılığına ilişkin düzenlemeye gitmek zorunda kaldığını açıkladı.
Bakan Berova, BRT’de Gündem 12 programına katılarak hükümetin ekonomiye yönelik tasarruf ve acil önlem paketlerine ilişkin soruları yanıtladı.
Maliye Bakanı Berova, Bakanlar Kurulu’nun dünkü toplantısında Nisan ayında üç aylık hayat pahalılığının ödenmesini ve bir sonraki ödemenin ise gelecek yıl 2027’de yapılması kararı alındığını söyledi.
“HAYAT PAHALILIĞI DÜZENLEMESİ BAYRAMDAN SONRA HAYATA GEÇECEK”
Bakan Berova, “Dün itibarı ile önce grubumuzda, daha sonra hükümet ortaklarımızla, en sonunda Bakanlar Kurulu’nda görüşerek Meclis’e yasa tasarısı gönderdik. Ocak, Şubat ve Mart ayında oluşacak hayat pahalılığını hemen Nisan ayı sonunda hem memurumuza hem işçimize yansıtacağız. Eş zamanlı olarak da tabii ki asgari ücrette de yeni bir düzenleme yapacağız. Yaptıktan sonra da çalışan kesime şunu diyeceğiz; iş dünyamıza da önünde uzun soluklu, öngörülebilir alan yaratarak ortaya çıkacak olan hayat pahalılığı sarmalını da kırmak adına bir 9 aylık süre göstereceğiz. Ve diyeceğiz ki bu artışlar oldu ve Ocak ayına kadar olan süreç içerisinde artık yeni bir artış olmayacak.
Ocak… Bizim yasamız yılda 2 kez ve konsolide olarak bu hayat pahalılığının ödenmesini emreder. Çalışanlara Nisan ayı içerisinde bir artış vereceğiz ama sene sonu, Ocak ayında ise konsolide edilmek suretiyle aradaki kayıpları da telafi edeceğiz. Yani bir kayıp olmayacak” dedi.
“AMAÇ; ÖNGÖRÜLEBİLİR EKONOMİ”
Hayat pahalılığına ilişkin düzenleme kararının ekonomik dengeyi koruma ve iş dünyasında öngörülebilirliği sağlama amacı taşıdığını vurgulayan Berova, “En önemli strateji belirsizliklerden mümkün olanları belirli hâle getirmektir. Piyasaya öngörülebilirlik yaratmak adına acil önlem paketidir. Dinamik bir süreçten geçiyoruz, bütün teknik ekiple birlikte gece gündüz çalışıyoruz. Çıkan sonuçları da Bakanlar Kurulu’nda sürekli olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.
“KAMU MALİYESİNE YAKLAŞIK 400 MİLYON TL EK YÜK GETİRECEK”
Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsayan hayat pahalılığı artışının Nisan ayında ödeneceğini ve bu dönemin kamu maliyesine geçici bir yük getireceğini açıkladı.
Bakan Berova, “Bu 3 aylık artış kamu maliyesine yaklaşık 400 milyon TL ek yük oluşturacak. Ancak sonrasında iş dünyası için durum stabil olacak. Yapılan hesaplamalarda maaş ve maaş nitelikli ödemeler için ayrılan ödenek kalemi 78-79 milyar TL civarında ve birbirine çok az farkla örtüşüyor. Cari transferler bu hesaplamanın dışında. Aynı zamanda piyasaya öngörülebilir bir mesaj vermek istiyoruz” dedi.
Ek yükün geçici olduğunu ve yıl sonunda Maliye üzerinde ekstra bir yük bırakmayacağını da vurgulayan Berova, “Evet, ilk 3 ay bir ek yük alıyoruz ama yıl sonunda bu yük Maliye’nin üzerinde kalmayacak” dedi.
Hayat pahalılığı ödeneği ile ilgili düzenlemeye sendikalar karşı çıkmayacak mı şeklindeki bir soruya ise Bakan Berova, “Sonuçta hızlı ve ani kararlar almak lazım. Dünyanın ne hâlde olduğunu hepimiz görüyoruz. Makul ve akıllı davranmamız lazım. Bu ülke hepimizin ve bu zor süreci hep birlikte aşmamız lazım” yanıtını verdi.
Bakan Berova, hayat pahalılığına yönelik düzenlemenin bayramdan sonra hayata geçirileceğini vurguladı.
“KARŞIMIZDA AKILLI BİR MUHALEFET VAR MI? ONDAN ÇOK EMİN DEĞİLİM”
Hükümetin hayat pahalılığına yönelik attığı bu adıma muhalefet ne diyecek? şeklindeki soruya ise Bakan Berova, “Akıllı bir muhalefet bunun en iyi çözüm olduğunu görür. Ama karşımızda akıllı bir muhalefet var mı, ondan çok emin değilim” dedi.
KKTC maliyesinin borçlarının sürdürülebilirliği konusunda şu anda bir sıkıntı olmadığını da söyleyen Berova, “Bu savaşın getirdiği etkiye bağlı olarak da bu ay özellikle birtakım sıkıntılar yaşayabileceğiz. Borçlanma açısından demiyorum, rakamsal açıdan ifade ediyorum. Şu anda net borç açısından baktığımız zaman yaklaşık 3 milyar TL’nin biraz üzerinde net borcumuz var. Bu ayın sonunda da muhtemelen bir borçlanma yapacağız” dedi.“ENERJİ FİYATLARINDA DA ELBETTE DEĞİŞİKLİK OLACAK”
Maliye Bakanı Özdemir Berova, enerji fiyatlarıyla ilgili de açıklamada bulundu.
Berova, akaryakıt fiyatlarında gün sonunda düzenleme yapıldığını ve Elektrik Kurumu’nun da bütçesinin maliyetini çıkaracağını belirtti.
Bakan, “Kamu maliyesi olarak arzumuz, yapılacak düzenlemelerin hesaplamalarının doğru şekilde yapılmasıdır. Özellikle hizmet ve diğer sektörlerin enerji maliyetleri üzerinde hassas bir denge kuracağız. Enerji fiyatlarında elbette değişiklikler olacak, ancak zamanlaması ve oranı konusundaki kararlar çok titiz bir değerlendirme gerektiriyor” dedi.
Berova, “Ana kararları aldık. Bazı iş çevreleri ve sendikalarla resmî olmayan görüşmeler yapıldı; memnun olan da var, olmayan da. Ancak Mart ayının sonuna yaklaştığımız için düzenlemeyi hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gerekiyordu. 31 Mart’tan önce bu uygulamayı yürürlüğe koymamız şarttı” dedi.
“EMEKLİLİK YAŞI KONUSU DONDURULDU”
Bakan Berova bir soru üzerine, emeklilik yaşının isteğe bağlı olarak 65’e yükseltilmesine ilişkin önergeye Maliye Bakanlığı olarak çekinceleri olduğunu söyledi.
Özdemir Berova, parti grubunda tartışma yaratan önergenin dondurulduğunu da açıkladı.
Berova, “Grup içerisinde bazı arkadaşlarımızın da çekinceleri varmış. Bunu da bilmiyordum. O yüzden bu öneri kötü niyetle yapılmış bir öneri olmamasına rağmen hazırlıksız ve planlanmamış bir öneri oldu. Gereksiz bir şekilde muhalefetin ağzına bir şey verildi. Fakat daha sonra aklıselim bir şekilde bu konuyu değerlendirdik. Dün de grup toplantımız vardı ve bu konunun bir süreliğine dondurulup daha acil konular olarak ekonomik önlemler konusunda konuşulması ve görüşülmesi yönünde grup kararı aldık” dedi.
Süt ürünlerinin ihracatında yaşanan sıkıntı ile ilgili Tarım Bakanlığı’nın ciddi bir çalışma yaptığını da belirten Berova, “İhracat alanlarıyla ilgili farklı alternatif yollar var mı diye bakıyorlar. Bir de farklı alternatif yarı mamul süt ürünleri oluşturularak bunların Türkiye iç pazarına gönderilmesi durumu söz konusudur” dedi.
“TASARRUF TEDBİRLERİNE YÜZDE YÜZ UYACAĞIZ”
Maliye Bakanı Özdemir Berova, kamu maliyesinde uygulanan tasarruf tedbirlerinin yıl sonuna önemli katkı sağlayacağını da açıkladı.
Berova, bütçe genelgesinde yer alan yüzde 10’luk tasarruf hedeflerine büyük ölçüde uyulacağını belirterek, “Acil bazı hizmet kalemlerinde zorunlu değişiklikler olmazsa bu tasarruflara yüzde 100 uyacağız. Bu da yıl sonunda yaklaşık 3 milyar TL’lik bir tasarruf anlamına geliyor” dedi.
Borçlanma konusuna da değinen Berova, maaş ödemeleri için borçlanılmadığını vurguladı.
“Biz maaş ödemek için değil, yükümlülüklerimizi zamanında ve eksiksiz yerine getirmek için borçlanıyoruz” diyen Berova, kamu maliyesinin en önemli gider kalemlerinden birinin maaş ve maaş nitelikli ödemeler olduğunu ifade etti.
“AYLIK 5,7 MİLYAR TL ÖDEME GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”
Berova, devletin aylık ödeme yükümlülüklerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Aylık olarak memurlarımıza, işçilerimize, belediye emeklilerimize, engellilere, şehit ailelerine ve diğer hak sahiplerine yapılan ödemeler ile çalışanların sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primleri dâhil toplamda yaklaşık 5,7 milyar TL ödeme gerçekleştiriyoruz.”
Ekonomik sürece ilişkin mesaj da veren Maliye Bakanı Berova, “Tünelin ucundaki ışığı kaybetmeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Başbakan Ünal Üstel, Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın Kıbrıs Türk halkının hafızasında şiddet ve acıyla yer etmiş EOKA’ya ilişkin övgü dolu ifadelerine sert tepki gösterdi. Üstel, açıklamasında söz konusu ifadelerin kabul edilemez olduğunu ve tarihsel gerçekleri çarpıttığını vurguladı.
Üstel’in açıklaması şöyle:
“Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın, Kıbrıs Türk halkının hafızasında şiddet, acı ve saldırılarla yer etmiş EOKA’ya yönelik övgü içeren ifadeleri, açık bir skandal ve tarihsel gerçeklerin çarpıtılmasıdır.
EOKA, 1950’li yıllarda Kıbrıs’ta faaliyet göstermiş; başta Kıbrıs Türkleri olmak üzere sivilleri hedef alan saldırılarla anılan silahlı bir örgüttür. Bu örgütün eylemleri, Kıbrıs Türk halkının hafızasında derin acılar ve travmalar bırakmıştır. Böylesi bir yapının “kahramanlık” kavramı üzerinden yüceltilmesi; yaşanan acıları yok saymak, mağdurların hatırasını zedelemek ve şiddeti meşrulaştırmak anlamına gelmektedir. Bu yaklaşım kabul edilemez olduğu kadar son derece tehlikelidir.
Ayrıca söz konusu açıklama, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesinde tarafsızlık iddiasını ciddi biçimde zedelemektedir. Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırılar görmezden gelinirken, bu tür ifadelerin kullanılması, Avrupa’nın kendi değerleriyle açık bir çelişki içindedir.
Kıbrıs Türk halkı, varoluş mücadelesini büyük bedeller ödeyerek vermiştir. Bu halk ne geçmişte boyun eğmiştir ne de bugün eğecektir. Hiç kimse Kıbrıs Türk tarihini yeniden yazmaya yeltenmesin.
Bugün bir kez daha açıkça görülmektedir ki, Kıbrıs Türk halkının en büyük güvencesi Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türkü’nün yanında durmakta ve bunu kararlılıkla sürdürmektedir.
Avrupa Birliği yetkilileri şunu iyi bilmelidir: Terörü öven, tarihsel gerçekleri çarpıtan ve Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıları yok sayan hiçbir yaklaşım bizim açımızdan yok hükmündedir.
Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüm ancak, tarihsel gerçeklerin idraki, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkündür.”

Başbakan Ünal Üstel, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, bayramın ülkeye sağlık, huzur ve bereket getirmesini diledi.
Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre Üstel, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.
Üstel mesajında, “Birlik ve beraberliğin, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel şekilde yaşandığı mübarek Ramazan Bayramı’na ulaşmanın huzurunu ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Ramazan ayı boyunca sabrı, şükrü ve yardımlaşmayı yeniden hatırladık. Aynı sofrada buluşmanın, bir lokmayı paylaşmanın, gönüllere dokunmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hissettik.” ifadelerini kullandı.
Bayramların kırgınlıkların sona erdiği, gönüllerin birleştiği ve kardeşliğin güçlendiği en özel zamanlar olduğunu belirten Üstel, yaşanan savaşlar, çatışmalar ve insani dramlar nedeniyle dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini kaydetti.
Akan kanın durması, masum insanların acılarının son bulması ve dünyada kalıcı barışın hakim olmasını temenni eden Üstel, “Dünyada yaşanan bunca acı ve dram varken, halkımızla birlikte güven içinde bir bayramı idrak etmenin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle, Anavatan Türkiye’nin varlığının ve milletimizin desteğinin böylesi dönemlerde ne denli önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz.” dedi.
-“Bu yıl pek çok yeni yatırımın ülkemize kazandırılacağı, halkımızın hayatına dokunan çok sayıda projenin hayata geçirileceği bir yıl olacak”
Kıbrıs Türk halkı, tarih boyunca karşılaştığı tüm zorlukları birlik ve dayanışma içinde aşmayı başarmış güçlü bir halk olduğunu ve bugün de aynı inanç ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini ifade eden Üstel, şunları kaydetti:
“Hükümet olarak bizler; halkımızın refahını artırmak, istikrarı korumak, üretimi büyütmek ve özellikle gençlerimizin geleceğini bu topraklarda kurmasını sağlamak için durmadan çalışıyoruz. Attığımız her adımın merkezinde insanımız yer almaktadır.
Bir yandan ihtiyaç duyulan alanlarda yeni projeleri hayata geçirirken, diğer yandan yıllardır tamamlanamayan projeleri tek tek tamamlıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma hedefimiz doğrultusunda attığımız bu adımlarla, insanımızın hayatına doğrudan dokunan icraatlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Eğitimde yeni okulları devreye alıyor, sağlık alanında yeni hastane projelerini hayata geçiriyoruz. Ulaştırmada, ülkenin birikmiş sorunlarını aşacak yeni yol projelerini tamamlıyoruz.
Gençlerimiz için sosyal konut projeleri geliştiriyor, onları yuva sahibi yapacak destekleri sağlıyoruz. Tarım, hayvancılık ve üretim alanında desteklerimizi artırıyoruz.
Kamu çalışanlarımızı, özel sektör çalışanlarımızı ve reel sektörü güçlendirecek adımlar atıyor, maaş iyileştirmeleri gerçekleştiriyoruz.
Bu yıl pek çok yeni yatırımın ülkemize kazandırılacağı, halkımızın hayatına dokunan çok sayıda projenin hayata geçirileceği bir yıl olacaktır.”
“Bayramlar umuttur. Bayramlar sevinçtir. Bayramlar birliği büyüten en güçlü değerlerdir.” diyen Üstel, Bayramın verdiği umutla Anavatan Türkiye ile omuz omuza yürünen yolda, ülkeyi daha güçlü, daha müreffeh ve dünyayla daha fazla bütünleşen bir noktaya taşıma kararlılığını dile getirdi.
Üstel mesajına, “Bu bayramın ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Başta şehitlerimizin kıymetli aileleri olmak üzere tüm halkımızın, Anavatan Türkiye’deki kardeşlerimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Nice bayramlara, hep birlikte.” ifadelerine yer verdi.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Cumhuriyeti, olası askeri harekat nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına, Ercan Tavsiyeli Hava Sahası’nı kapsayan N0101/26 (harici) – K0084/26 (dahili) numaralı NOTAM’ı yayımladı.
NOTAM, 18 Mart 2026 saat 23.00’ten 12 Nisan 2026 saat 23.59’a kadar geçerli olacak ve olası askeri harekatın gerçekleştiği saatlerde aktif hale gelecek.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Orta Doğu ve bölgenin hassas bir dönemden geçtiğini belirterek, söz konusu NOTAM’ın güvenlik tedbirleri çerçevesinde yayımlandığını ifade etti.
Arıklı, “NOTAM’ın aktif hale gelmesi durumunda Ercan Havalimanı’ndan kalkışlarda rötar olma ihtimali var. Bu nedenle vatandaşlarımızdan ve yolculardan anlayışlı olmalarını bekliyoruz” dedi.
Bakanlık’tan yapılan tam açıklama şöyle:
“Türkiye Cumhuriyeti, muhtemel askeri harekat nedeniyle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına, Ercan Tavsiyeli Hava Sahası’nı kapsayan N0101/26 (harici)- K0084/26 (dahili) numaralı NOTAM (Notice to Airmen – Havacılara Bildiri) yayımlandı.
18 Mart 2026 saat 23:00’ten 12 Nisan 2026 saat 23:59’a kadar geçerli olacak NOTAM’ın, olası askeri harekatın gerçekleştiği saatlerde aktif hale geleceği bildirildi.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Orta Doğu ve bölgemizin hassas bir dönemden geçtiğini, söz konusu NOTAM’ın güvenlik tedbirleri çerçevesinde yayımlandığını belirterek ‘NOTAM’ın aktif hale gelmesi durumunda Ercan Havalimanı’ndan kalkışlarda rötar olma ihtimali var. Bu nedenle vatandaşlarımızdan ve yolculardan anlayışlı olmalarını bekliyoruz’ dedi.”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş tarım ve üretimle yoğrulan topraklarda, emek veren tüm üreticilerin, çiftçilerin ve halkın alın terinin karşılığını bulduğu, bereketli ve sağlıklı yarınlara ulaşılmasının en büyük dilekleri olduğunu kaydetti.
Çavuş, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.
Ramazan’ı geride bırakırken, birlik ve beraberliği pekiştiren Ramazan Bayramı’na ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşdıklarını belirten Çavuş, mesajında şu ifadelere de yer verdi:
“Doğayla uyum içinde sürdürülebilir üretimi desteklemeye, gıda güvenliğini güçlendirmeye ve ülkemizin tarımsal kalkınmasına katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.
Bu vesileyle, başta üreticilerimiz olmak üzere tüm halkımızın Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; bayramın ülkemize sağlık, huzur, bereket ve mutluluk getirmesini diliyorum.”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Ramazan Bayramı’nın ülkeye, Türk milletine, İslam âlemine ve tüm insanlığa sağlık, huzur, barış ve kardeşlik getirmesini temenni etti.
Bayram dolayısıyla yayımladığı mesajda, dayanışma, merhamet ve paylaşma duygularının önemine dikkat çeken Berova, Arife günü ile bayram günlerinin geçmişi hatırlama, büyükleri ziyaret etme, gönül alma ve kırgınlıkları geride bırakma açısından önemli bir anlam taşıdığını belirtti.
Bu özel zamanların toplumdaki birlik ve beraberlik duygularını güçlendirdiğini ifade eden Berova, Ramazan Bayramı’nın tüm İslam dünyasında sevinç ve coşkuyla karşılandığını vurgulayarak, “Bayramlar, paylaşmanın ve gönül birliğinin en anlamlı ifadesidir.” dedi.
“Bayramlar sevgi, saygı ve kardeşlik duygularının pekiştiği, insanların birbirine daha fazla yakınlaştığı ve dayanışma ruhunun güç kazandığı özel zamanlardır” diyen Berova, bu günlerin toplumsal bağların kuvvetlenmesine önemli katkı sağladığını kaydetti.
Berova, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşların ve insani dramların bayram sevincine gölge düşürdüğünü de ifade ederek, masum insanların hayatını kaybettiği ve ailelerin yerlerinden edildiği bu acı tabloların tüm insanlık için derin bir üzüntü kaynağı olduğunu belirtti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, 2024-2025 üretim dönemi kuraklık tazminatı itiraz ödemelerinin, Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankasına(Koopbank) yatırıldığını açıkladı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre bu bağlamda kuraklıktan zarar gören 101 üreticiye toplam 5 milyon 955 bin TL tazminat ödendi.
Açıklamada Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Genel Tarım Sigortası Fonu Saptama ve Değerlendirme Komitesi’nin, ürün hasat döneminde başlattığı kuraklık çalışmalarının büyük bir titizlikle yürütüldüğü, tahıl ve yemlik/yemeklik baklagillerin ekili olduğu alanlarda gözlem, inceleme ve zarar miktarlarının tespit edildiği kaydedildi.
Bahse konu üretim yılında kuraklıktan zarar gören köy ve/veya bölgelerin, yapılan tespitlerin, Meteoroloji Dairesi’nden alınan resmi yağış bilgileriyle harmanlanarak belirlendiği kaydedilen açıklamada bölgelerin Bakanlar Kurulu’nun 26.09.2025 tarih ve kararıyla birlikte, 29.09.2025 tarih ve 192 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı da aktarıldı.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda tüm İslam âleminin bayramını kutladı.
Oğuz mesajında, bayramların dostluk, kardeşlik, birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren özel günler olduğunu belirterek, “Barış, huzur ve dayanışmanın güç kazandığı bir bayrama daha ulaşmanın mutluluğu içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.
Dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaş ve çatışmalara da dikkat çeken Oğuz, bu durumun bayram sevincine gölge düşürdüğünü belirtti. Ülkeler arasında süregelen savaşların bir an önce sona ermesi gerektiğini vurgulayan Oğuz, uluslararası topluma barışın tesisi için daha etkin adımlar atılması çağrısında bulundu.
Tüm halkın ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı kutlayan Oğuz, bayramın birlik ve beraberliği daha da güçlendirmesini temenni etti.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, kamuoyunda yer alan akaryakıt zammı iddialarına ilişkin, Bakanlar Kurulu toplantısında akaryakıt fiyatlarına herhangi bir artış yapılmadığını açıkladı.
Bölgede süren savaş ve buna bağlı olarak artan petrol fiyatlarına işaret eden Amcaoğlu, hükümetin süreci yakından takip ederek, gerekli adımları attığını, tüketicinin korunması adına bazı düzenlemeler yapıldığını belirtti.
Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) açıklamalarda bulunan Amcaoğlu, uluslararası piyasalarda brent petrol fiyatlarının yükselişine dikkat çekerek, hükümetin bu süreçte vatandaşın alım gücünü korumak ve olası fiyat artışlarını sınırlamak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Gelişmelere bağlı olarak ilerleyen dönemde fiyat güncellemelerinin gündeme gelebileceğini ifade eden Amcaoğlu, yaşanan sürecin siyasi tartışma konusu yapılmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
-Akaryakıtta KDV sıfırlandı, bayi payları sabitlendi
18 Mart tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla, akaryakıt ürünleri 2025 yılı Katma Değer Vergisi Oranları (Değişiklik) Tüzüğü kapsamında “yüzde sıfır (%0) vergi oranı uygulanacak mal ve hizmetler” listesine dâhil edildi.
Düzenlemeyle; her türlü kurşunsuz benzin, euro diesel, motorin, gazyağı, fuel-oil ve uçak benzininde KDV oranı sıfırlanırken, ithalatçı şirketler ile bayi payları ise litre başına 7,25 TL olarak sabitlendi.
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, 12 Mart’ta fiyat güncellemesi yapılan akaryakıt ürünlerinde; 95 oktan benzin 57,12 TL, 98 oktan benzin 58,12 TL, euro diesel 56,00 TL ve gazyağı 67,43 TL olarak uygulanmaya devam edecek.

Millî Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, barışın, huzurun ve kardeşliğin hakim olduğu; çocukların korku yerine umutla büyüdüğü bir dünyanın inşa edilmesi temennisiyle öğrencilerin, öğretmenlerin, eğitim camiasının ve tüm vatandaşların Ramazan Bayramını kutladı.
Çavuşoğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Bölgede yaşanan savaş ve çatışmaların birçok insanın bayram sevincini gölgelediğine dikkat çeken Çavuşoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Değerli halkımız, önemi her geçen gün biraz daha artan birlik, beraberlik, dostluk, kardeşlik, barış ve huzurun vesilesi olan bir Ramazan Bayramı’nı daha idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşliğimizi pekiştiren, sevgi, saygı ve dayanışma duygularımızı büyüten müstesna zamanlardır.
Bu anlamlı günlerde küskünlük ve kırgınlıkları bertaraf edelim; gönüllerimizi yeniden birbirine açalım. Bayramın ruhuna uygun şekilde kardeşliğimizi, dayanışmamızı ve muhabbetimizi daha da güçlendirelim.
Ne yazık ki bölgemizde yaşanan savaşlar ve çatışmalar ise birçok insanın bayram sevincini gölgelemektedir. Temennimiz; barışın, huzurun ve kardeşliğin hakim olduğu, çocukların korku yerine umutla büyüdüğü bir dünyanın inşa edilmesidir.
Bu vesileyle, öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, eğitim camiamızın ve tüm vatandaşlarımızın Ramazan bayramlarını içtenlikle tebrik eder, aileleriyle birlikte, sağlık, mutluluk ve huzur içinde bir bayram geçirmesini dilerim.”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, Genel Başkan ve Başbakan Ünal Üstel başkanlığında gerçekleştirilen toplantılara ilişkin açıklamada bulundu.
Savaşan, parti olarak yoğun ve verimli bir çalışma günü geçirdiklerini belirtti. Güncel konuların ele alındığı Grup Toplantısı ile başlayan süreçte, ardından milletvekillerinin katılımıyla Genişletilmiş MYK Toplantısı gerçekleştirildi.
Açıklamada, söz konusu toplantılarda istişare kültürünün ön planda tutulduğu ve kapsamlı değerlendirmeler yapıldığı ifade edildi.
Günün son bölümünde ise Parti Meclisi Toplantısı’nın gerçekleştirildiğini kaydeden Savaşan, hem ülkede hem de bölgede yaşanan gelişmelerin çok yönlü şekilde ele alındığını belirtti.
Savaşan, özellikle bölgesel gelişmeler, ekonomik tedbirler ve halkın refahını doğrudan etkileyen konular başta olmak üzere birçok önemli başlık üzerinde görüş alışverişinde bulunulduğunu ifade etti.
Toplantılarda alınan kararların ülkenin istikrarına, ekonomik gücüne ve toplumsal refahına katkı sağlamasının hedeflendiğini vurgulayan Savaşan, birlik ve kararlılıkla çalışmaya ve halka hizmet etmeye devam edeceklerini kaydetti.

Ulusal Birlik Partisi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Genel Başkan ve Başbakan Ünal Üstel başkanlığında yoğun ve verimli bir çalışma günü gerçekleştirildiğini duyurdu.
Açıklamada, ilk olarak güncel konuların ele alınması amacıyla Grup Toplantısı’nın yapıldığı belirtildi. Ardından milletvekillerinin katılımıyla Genişletilmiş MYK Toplantısı’nın gerçekleştirildiği, bu toplantıda istişare kültürünü ön planda tutan kapsamlı değerlendirmelerde bulunulduğu ifade edildi.
Günün son bölümünde ise Parti Meclisi Toplantısı’nın yapıldığı kaydedilen açıklamada, hem ülkede hem de bölgede yaşanan gelişmelerin çok yönlü şekilde ele alındığı vurgulandı. Özellikle bölgesel gelişmeler, ekonomik tedbirler ve halkın refahını doğrudan etkileyen konular başta olmak üzere birçok önemli başlık üzerinde görüş alışverişinde bulunulduğu aktarıldı.
Parti açıklamasında ayrıca, toplantılarda alınan kararların ülkenin istikrarına, ekonomik gücüne ve toplumsal refahına katkı sağlamasının temenni edildiği belirtilerek, birlik ve kararlılıkla çalışmaya ve halka hizmet etmeye devam edileceği ifade edildi.

Başbakan Ünal Üstel, Cypfruvex Ltd. tarafından Ramazan Bayramı öncesinde gerçekleştirilen yaklaşık 90 milyon TL’lik ödeme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başbakan Üstel, hükümet olarak üreticiyi ve emeği her koşulda koruduklarını vurgulayarak,
“Hükümetimiz, üreticisinin, işçisinin ve ülkemizin ekonomisinin yanında durmaya devam edecektir. Cypfruvex’in attığı adım, bu anlayışın somut bir örneğidir.” dedi.
Üstel, Valensiya portakal üreticilerine yapılan yüzde 50 ürün avans ödemeleri ile Mandora mandalina üreticilerine yönelik ürün kapatma ödemelerinin gerçekleştirildiğini, bunun da tarımsal üretimin güvence altında olduğunu gösterdiğini belirtti.
Üstel, sektörle ilgili tüm paydaşlara yönelik ödemelerin eksiksiz şekilde gerçekleştirildiğini ifade etti.

Ercan Havalimanı, Ramazan Bayramı süresince, tarifeli, charter ve ek seferler olmak üzere 581 uçağa ve giriş-çıkış yapan binlerce yolcuya hizmet verecek.
T&T Havalimanı İşletmeciliğinden yapılan açıklamada, Ercan Havalimanı’nın, bayram tatili ve arife günü dahil haftanın ilk gününü de kapsayan 19 Mart ile 23 Mart tarihleri arasındaki 5 günlük sürede 289 geliş ve 292 giden uçağa ev sahipliği yapacağı ifade edildi.
T&T Havalimanı İşletmeciliği, yolcuların uçuşlarını güvenli ve rahat gerçekleştirebilmeleri için sektör ile birlikte tüm önlemlerin alındığını kaydetti.
-En yoğun gün 22 Mart olacak… 135 uçağa hizmet verilecek
Havalimanında en fazla yoğunluk bayramın son günü 22 Mart Pazar günü yaşanacak. Pazar günü Ercan Havalimanı 68 geliş ve 67 de dönüş olmak üzere 135 uçağa hizmet verecek.
Arife günü olan 19 Mart’ta, 112, 20 Mart’ta, 119, 21 Mart’ta, 110, 22 Mart’ta, 135 ve haftanın ilk günü olan 23 Mart Pazartesi ise 105 uçak iniş ve kalkış yapacak.
-Özçelik:”Tüm önlemlerimizi aldık”
T&T Havalimanı İşletmeciliği Genel Müdürü M. Serhat Özçelik, Ramazan Bayramı dolayısıyla Ercan Havalimanı’nda tüm hazırlıkların tamamlandığı kaydetti.
Özçelik, bayram süresince artacak yoğunluğa karşı gerekli tüm önlemlerin alındığı belirterek, ek personel görevlendirmesi yapıldığını, uçuş trafiğinde yaşanabilecek yoğunluklara karşı hava yolu şirketleriyle koordinasyonun artırıldığı vurguladı.
Bayram boyunca hizmetlerin aksamadan sürdürüleceği ve yolcuların konforlu bir seyahat deneyimi yaşayabilmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını da ifade eden Özçelik, “Ramazan Bayramı boyunca Sivil Havacılık Dairesi, Türk Hava Yolları (THY), Pegasus Hava Yolları, AJet Hava Yolları, Freebird Hava Yolları, İstanbul Handling, polis, muhaceret, sağlık, Gümrük Dairesi ve Değirmenlik Belediyesi ile koordinasyon yaparak gerekli tedbirleri aldık” dedi.
Özçelik, halkın, sevdikleriyle birlikte huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmelerini diledi.


Başbakan Ünal Üstel, yapımı devam eden Dikmen Sağlık Merkezi inşaat alanını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.
Üstel’e Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ve Bakanlık yetkilileri de eşlik etti.
Üstel ve Dinçyürek, şantiye alanını gezerek, yapım süreci hakkında bilgi aldı.
– Üstel: “Dipkarpaz’dan Yeşilırmak’a kadar ihtiyaç duyulan sağlık merkezlerini yapacağız”
Başbakan Ünal Üstel, burada yaptığı konuşmada, bir sözü daha yerine getirmenin onurunu yaşadıklarını söyledi. Göreve geldikleri ilk günden beri sağlıkta yaşanan sorunlara çözüm üretmek amacıyla Dipkarpaz’dan Yeşilırmak’a kadar ihtiyaç duyulan sağlık merkezlerini planladıklarını belirten Üstel, Dikmen Sağlık Merkezi’nin de bu projelerden biri olduğunu kaydetti. Üstel, projelerin zamanında tamamlanması için denetimlerin süreceğini de söyledi.
Üstel, Dikmen’in her geçen gün büyüyen bir yerleşim bölgesi olduğunu ifade ederek, artan nüfus nedeniyle bölgeye hizmet verecek yeni bir sağlık merkezine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Merkezin yalnızca Dikmen’e değil, çevre köylere de hizmet vereceğini belirten Üstel, sağlık ocağının yılsonu tamamlanmadan bölge halkının hizmetine açılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Üstel, 2025 yılını sağlıkta temellerin atıldığı yıl, 2026’yı ise sağlık tesislerinin kapılarının halka açılacağı yıl olacağını belirterek, hükümetin önceliğinin seçim değil halka hizmet ve icraat olduğunu söyledi.
– “Hükümetimiz ve Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Türkü’nün güvenliği için tüm tedbirleri aldı”
Türkiye Cumhuriyeti ile nisan ayında imzalanması planlanan Mali İş Birliği Protokolü’ndeki kaynakların eğitim, sağlık, altyapı, reel sektör ve enerji alanlarında kullanılacağını kaydeden Üstel, hükümetin çalışmalarını bu doğrultuda sürdürdüğünü ifade etti.
Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Üstel, Körfez’de süren savaşın ülkeye de etkileri bulunduğunu belirterek, hükümetin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk halkının rahatlığı ve güvenliği için gerekli tedbirleri aldığını kaydetti.
Güney Kıbrıs’ın güvenlik konusunda yaptığı açıklamaları eleştiren Üstel, Rum tarafının çeşitli ülkeler tarafından askeri yığınak yapıldığını belirtti; “barut fıçısı” değerlendirmesinde bulundu. Üstel, buna karşın Türkiye’nin aldığı tedbirlerin eleştirilmesini doğru bulmadığını söyleyerek, Türkiye’nin 1960 anlaşmalarından doğan garantörlük hakkını kullandığını vurguladı.
Üstel, şap hastalığı konusunda da değerlendirmelerde bulunarak, hastalığın görülmesinin ardından ilgili bakanlığın gerekli tedbirleri aldığını söyledi; Türkiye’den sağlanan aşılarla hayvanların aşılandığını ve Kuzey’de hastalığa ilişkin iz kalmadığını kaydetti. Hastalığın Kuzey’e Güney’den geldiğini ifade eden Üstel, Güney’de hastalıkla mücadelenin sürdüğünü, “baş etmekte zorlandıklarını” belirtti.
– Dinçyürek: “Bölge halkına geniş sağlık hizmeti verebilecek bir merkezi yapmanın heyecanını taşıyoruz”
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de, yaklaşık bir yıl önce Başbakan’ın verdiği görev doğrultusunda Dikmen’de bölge halkına daha kapsamlı hizmet verecek yeni bir sağlık merkezinin hayata geçirilmesi için çalışmalara başladıklarını söyledi. Projelerin tamamlanmasının ardından finansmanın sağlandığını ve ihaleye çıkıldığını belirten Dinçyürek, bu merkezi bölgeye kazandırıyor olmaktan heyecan duyduklarını dile getirdi.
Dinçyürek, Başbakan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, Dipkarpaz’dan Lefke’ye kadar sağlık merkezleri, sağlık ocakları ve hastanelerin ya yenilendiğini ya da inşa edildiğini belirtti. Yeni merkez ve hastanelerin teknolojik cihazlarla donatıldığını, insan kaynağının da güçlendirildiğini kaydeden Dinçyürek, gelecek aylarda yapılacak hemşirelik sınavlarıyla sağlık kadrolarının daha da destekleneceğini söyledi.
Dinçyürek, Dikmen Sağlık Merkezi’nin bölge halkının uzun süredir dile getirdiği bir ihtiyaç olduğunu da ifade etti; inşaatın bu aşamaya gelmesinde katkı koyanlara teşekkür etti.
– Bulduk: “18 Ekim öncesinde tamamlamayı planlıyoruz”
Bulduk İnşaat sahibi Fatih Bulduk ise Dikmen Sağlık Merkezi’nin yaklaşık 700 metrekarelik alana kurulduğunu söyledi; merkezde üç doktor odası, bir diş hekimi odası, laboratuvar, eczane, EKG odası, pansuman bölümü, ambulans merkezi, ilaç depoları ve müşahede alanlarının yer alacağını belirtti.
Teslim tarihinin 18 Ekim 2026 olduğunu ancak çalışmaları daha erken tamamlamayı hedeflediklerini ifade eden Bulduk, Sağlık Bakanlığı ile Planlama ve İnşaat Dairesi ile koordineli çalıştıklarını söyledi.
– Güçsav: “Bölge halkı olarak bu çalışmayı takdirle karşılıyoruz”
Aşağı Dikmen Muhtarı Kaan Güçsav da söz alarak, bölgede sağlık merkezinin eksikliğinin yaşandığını kaydetti; bölge halkı olarak çalışmaları takdirle karşıladıklarını vurguladı.
Güçsav, bölgede sağlanan ambulans hizmeti için de teşekkürlerini sunarak, “2026 yılının sağlık yılı olacağı” sözünün yerine getirildiğinin görüldüğünü ifade etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından yaşlılara yönelik Acapulco’da iftar yemeği düzenlendi. Gecede konuşan Oğuzhan Hasipoğlu, Ramazan ayının paylaşma ruhuna vurgu yaparak yaşlılara yönelik sosyal politikaların güçlendirildiğini ifade etti.
Bakan Hasipoğlu konuşmasında, Yaşlılar Haftası vesilesiyle büyüklerle aynı sofrada buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, yaşlı bireylerin toplumun kültürel mirasını taşıyan en önemli değerler olduğunu belirtti. Hasipoğlu, “Toplumsal hafızamızın en kıymetli temsilcileri olan sizlerin hak ettiği bir yaşlanma sürecini geçirmesini sağlamak bizim için yalnızca bir görev değil, aynı zamanda bir vefa sorumluluğudur” dedi.
Hükümetin sosyal devlet anlayışı doğrultusunda yaşlılara yönelik projelere önem verdiğini vurgulayan Hasipoğlu, uzun yıllardır güncellenmesi beklenen yaşlı bakım evleri, özel bakım evleri ve rehabilitasyon merkezlerine ilişkin yasa çalışmalarının tamamlandığını ve Meclis komitesinde görüşüldüğünü açıkladı. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte daha güçlü ve çağdaş bir bakım sisteminin hayata geçirileceğini söyledi.
Hasipoğlu ayrıca, Kalkanlı Yaşam Evi’nin yenilenerek modern bir yapıya kavuşturulduğunu ve burada devlet koruması altındaki yaşlılara sıcak bir aile ortamı sunulduğunu ifade etti. Sosyal Hizmetler Dairesi aracılığıyla 60 yaş üstü ve çalışamayacak durumda olan 2 bin 484 yaşlıya sosyal yardım sağlandığını belirten Hasipoğlu, sosyal yoksunluk içindeki bireylerin ise huzurevlerinde devlet güvencesiyle bakım altına alındığını kaydetti.
Bakanlık bünyesinde hizmet veren Lapta Huzurevi’nde 23, Kalkanlı Yaşam Evi’nde ise 43 yaşlının hizmet aldığını aktaran Hasipoğlu, bakım hizmetlerinin yalnızca fiziksel ihtiyaçlarla sınırlı olmadığını, yaşlıların sosyal ve psikolojik açıdan da desteklenmesinin öncelikli hedefleri arasında yer aldığını vurguladı.
Öte yandan, uzun süredir atıl durumda bulunan Sınırüstü İskele bölgesindeki yaşlı bakım evinin yeniden hizmete kazandırılması için çalışmaların başlatıldığını belirten Hasipoğlu, tesisin bu yıl içerisinde bakanlık güvencesi altında faaliyete geçirilmesinin planlandığını açıkladı.
Konuşmasının sonunda toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çeken Hasipoğlu, “Yaşlısına sahip çıkan bir toplum, geleceğine de sahip çıkar” diyerek hükümetin sosyal hizmetler alanındaki yatırımlarının kararlılıkla süreceğini ifade etti.
Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit de gecede yaptığı konuşmada, böyle anlamlı bir etkinlikte yaşlılarla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Ecevit, yaşlı bireylerin toplumun en kıymetli değerleri arasında yer aldığını vurgulayarak, Sosyal Hizmetler Dairesi olarak onların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Bu tür etkinliklerin dayanışma ve birlik duygusunu pekiştirdiğini dile getiren Ecevit, yaşlıların her zaman yanlarında olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Meclis Zalihe Çavuşoğlu Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğe, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, UBP Milletvekilleri Hasan Taçoy ve Resmiye Eroğlu Canaltay Meclis yöneticileri ve personel katıldı.
Törende ilk konuşmayı yapan Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Cumhuriyet Meclisi’ne yıllarca emek veren personeli onurlandırmak üzere bir araya geldiklerini belirterek, bu özel günün yalnızca bir emeklilik sürecini değil; aynı zamanda fedakârlık, sorumluluk ve kamu hizmetine adanmış bir ömrün izlerini taşıdığını vurguladı.
Kamu hizmetinin büyük bir özveri gerektirdiğine dikkat çeken Özdenefe, görev süresi boyunca çalışan personelin Meclis’in saygınlığına ve kurumsal yapısına önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Emekliye ayrılan personelin sadece görevlerini yerine getirmekle kalmadığını, aynı zamanda kurumun değerlerini geleceğe taşıyan önemli birer parça olduğunu dile getirdi.
Özdenefe, gösterilen gayret, bağlılık ve üstün hizmet anlayışı dolayısıyla tüm personele teşekkür ederek, emekliliğin bir son değil yeni bir başlangıç olduğunu belirtti. Emekli olan personele bundan sonraki yaşamlarında sağlık, huzur ve mutluluk temennisinde bulundu.
Konuşmasının sonunda Cumhuriyet Meclisi’ne sunulan hizmetler için bir kez daha teşekkür eden Özdenefe, emeklilik hayatının personel ve aileleri için hayırlı olmasını diledi.
ÖZTÜRKLER
Daha sonra konuşan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de Meclis’e hizmet veren personele teşekkür etmek amacıyla bir araya geldiklerini belirterek, emekliliğe ayrılan çalışanlara huzurlu ve sağlıklı bir yaşam temennisinde bulundu. Kamu görevinde yer almanın zorluklarına dikkat çeken Öztürkler, özellikle Cumhuriyet Meclisi’nde çalışmanın büyük sorumluluk gerektirdiğini vurguladı.
Emekli olan personelin farklı kademelerde görev alarak önemli katkılar sunduğunu ifade eden Öztürkler, yasama faaliyetlerinden Meclis’in güvenliğine ve kurumsal işleyişine kadar birçok alanda emek verildiğini söyledi. “Alın teriniz, emeğiniz ve hizmetiniz bu kurumun temel taşları arasında yer alıyor” diyen Öztürkler, tüm personele teşekkür etti.
Cumhuriyet Meclisi’nin emekli olan personeli hiçbir zaman unutmayacağını vurgulayan Öztürkler, “Bu kurumun kapıları sizlere her zaman açıktır. Burası sizin eviniz, ailenizdir” dedi. Yapılan hizmetlerin geçici olabileceğini ancak bu hizmetlerin ortaya koyduğu değer, dürüstlük ve saygınlığın kalıcı olduğunu belirten Öztürkler, emekli personele katkılarından dolayı teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yayımlanan NOTAM’ın geçersiz olduğunu açıkladı. Tuğamiral Zeki Aktürk, söz konusu NOTAM’ın Kuzey Kıbrıs’ın sahip olduğu hakları yok saymaya yönelik bir girişim olduğunu belirtti.
Aktürk, “Söz konusu NOTAM’ı geçersiz kılan karşı NOTAM Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından yayımlanmıştır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yayımlanan NOTAM geçersiz ve hükümsüzdür” dedi.
Tuğamiral Aktürk, ayrıca GCRY’nin son yıllarda ada genelinde silah yığılmasına ve diğer ülkelerin adayı kullanmasına izin vererek Kıbrıs’ı hedef haline getirdiğini vurguladı. Garantör ülke olarak Türkiye’nin, sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil, adanın tamamının güvenliğini sağlamak için ilave tedbirler almaya devam ettiğini ifade etti.
Aktürk, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatleri ile güvenliğini sağlamak konusundaki kararlılığımız tamdır. Garantörlüğün bize verdiği hakları kullanmaktan çekinmedik, bundan sonra da çekinmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ünal Üstel, 18–24 Mart Yaşlılar Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, yaşlıların toplum için taşıdığı öneme dikkat çekti. Üstel, “Hayatları boyunca bu ülkeye emek vermiş büyüklerimizi saygı ve minnetle selamlıyorum. Onlar geçmişimizin temsilcileri, bugünümüzün vicdanı ve geleceğimizin teminatıdır” ifadelerini kullandı.
Yaşlılara sahip çıkmanın bir devlet görevi olduğunu vurgulayan Üstel, hükümet olarak sosyal hizmetler alanında önemli adımlar attıklarını belirtti. Üstel, “Laf değil icraat üreten bir anlayışla, yaşlılarımızın yaşam koşullarını somut projelerle güçlendiriyoruz” dedi.
Bu kapsamda Kalkanlı Yaşam Evi’nin çağdaş standartlara ulaştırıldığını, Lapta Huzurevi’nde hizmet kalitesinin artırıldığını kaydeden Üstel, devlet himayesindeki yaşlılar için güvenli ve onurlu yaşam alanları oluşturduklarını ifade etti.
Ekonomik desteklerin artırıldığını ve yaklaşık 3 bin yaşlının devlet güvencesine alındığını belirten Üstel, bakıma muhtaç vatandaşların yalnız bırakılmayacağını vurguladı. Huzurevi Yasası kapsamında ihtiyaç sahibi yaşlıların bakım ve barınma sorumluluğunun devlet tarafından üstlenildiğini dile getirdi.
Üstel ayrıca, uzun süredir atıl durumda bulunan Sınırüstü Yaşlı Bakım Evi’nin yeniden hizmete kazandırıldığını ve bu tesisin planlı, sürdürülebilir bir yapıyla faaliyet göstereceğini açıkladı.
Yaşlı bakım evleri ve rehabilitasyon merkezlerine ilişkin yasal düzenlemelerin Meclis gündemine taşındığını da belirten Üstel, dağınık yapıların yerine daha güçlü ve denetimli bir sistem kurulacağını ifade etti.
Mesajının sonunda tüm büyüklerin Yaşlılar Haftası’nı ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayan Üstel, sağlık, huzur ve bereket temennisinde bulundu.

Din İşleri Başkanı Hakan Moral, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde mesaj yayımladı.
Moral, “Çanakkale, sadece geçmişin muazzez bir hatırası değil, milletçe kenetlendiğinde bütün zorlukların üstesinden nasıl gelineceğinin de açık bir göstergesidir” dedi.
111’inci yıl dönümü olan Çanakkale Zaferi’nin tarihin akışını değiştiren büyük ve anlamlı bir muharebe olduğunu kaydeden Moral, bıraktıkları miras, verdikleri mücadele için başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’nin ve İstiklal mücadelesinin kahramanlarını şükran ve minnetle yâd ettiğini ifade etti. Geçmişten bugüne dini, vatanı, milleti, istiklali ve istikbali için canlarını feda edenlere rahmet de dileyen Din İşleri Başkanı Hakan Moral, vatanının güvenliği, milletin huzuru, bölgenin barış ve selameti için görev yapanlara başarı diledi.

Anadolu’nun dört bir yanından gelerek vatan toprağını savunmak için cepheye koşan kahramanların, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla milletçe tek yürek olduğunu ve vatan toprağını canları pahasına savunduğunu hatırlatan Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:
“Ecdadımızın ortaya koyduğu bu büyük direniş, yalnızca vatanımızın değil, dünyanın dört bir yanında zulüm altında yaşayan mazlum milletlerin de kaderini değiştirmiştir. Çanakkale’de sergilenen kahramanlık, milletimizin kardeşliğinin, dayanışmasının ve ortak kaderinin en güçlü sembollerinden biridir. Bizler de bugün aynı ruh ve kararlılıkla, Türkiye Yüzyılı hedeflerimize yürürken, ecdadımızın bize bıraktığı bu kutlu mirastan güç alıyoruz.
Çanakkale ruhu, milletimizin birlik ve beraberliğine yönelen her türlü tehdide karşı en büyük ilham kaynağımız olmaya devam edecektir. Şehitlerimizin emaneti olan bu aziz vatanı, daha güçlü, daha müreffeh ve daha güvenli yarınlara taşımak için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Bu düşüncelerle, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm Çanakkale kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.”

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanş maçında deplasmanda İngiltere temsilcisi Liverpool ile karşılaşacak. İlk maçı 1-0 kazanan sarı kırmızılılar, bu avantajını koruyarak çeyrek finale yükselmek istiyor. Liverpool – Galatasaray maçı ne zaman, saat kaçta başlayacak ve hangi kanaldan canlı olarak ekranlara gelecek? Maça dair son gelişmeler…
SON 16 TURUNA NASIL GELDİLER?
Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonunda bu sezon lig etabını 3 galibiyet, 1 beraberlik, 4 mağlubiyetle 20. sırada tamamlayan sarı-kırmızılılar, son 16 play-off etabına yükseldi. Bu turda İtalyan temsilcisi Juventus ile eşleşen Galatasaray, ilk maçı sahasında 5-2 kazanırken deplasmanda uzatmalar sonunda 3-2 mağlup olsa da adını son 16’ya yazdıran ekip oldu.
Liverpool ise “Devler Ligi”nde oynadığı 8 müsabakada 6 galibiyet, 2 yenilgi yaşadı. “Kırmızılar” 36 takımlı lig etabını 3. sırada tamamlayarak doğrudan son 16 turuna yükseldi.
GALATASARAY NASIL TUR ATLAR?
“Cimbom” Liverpool ile sahasında yaptığı son 16 turu ilk maçından 1-0’lık galibiyetle ayrıldı. Galatasaray’a çeyrek finale yükselebilmesi için beraberlik yeterli olacak. Bir farklı yenilgide maç uzatmalara giderken, 2 ve üstü farkla mağlubiyet durumunda ise Galatasaray Avrupa’ya havlu atacak.
EKSİKLER
Galatasaray’ın Kolombiyalı stoperi Davinson Sanchez, sarı kart cezası nedeniyle yarınki rövanş maçında forma giyemeyecek.
Bu sezon sarı-kırmızılı formayla 11 UEFA Şampiyonlar Ligi maçının tamamında forma giyen Sanchez, son Liverpool müsabakasında üçüncü sarı kartını gördü. Cezalı duruma düşen tecrübeli stoper, yarın sahadaki yerini alamayacak.
Cezalı Sanchez haricinde eksik oyuncu bulunmayan Galatasaray’da UEFA kadrosunda yer almayan Arda Ünyay, Renato Nhaga ve Can Armando Güner, statü gereği süre alamayacak.
6 FUTBOLCU CEZA SINIRINDA
Galatasaray’da teknik direktör Okan Buruk’un yanı sıra 6 futbolcu da sarı kart ceza sınırında bulunuyor.
Sarı-kırmızılı ekipte kaleci Uğurcan Çakır, savunma oyuncuları Ismail Jakobs, Abdülkerim Bardakcı ve Roland Sallai, hücum oyuncuları Noa Lang ile Victor Osimhen, yarınki müsabakada sarı kart görmeleri durumunda olası çeyrek final ilk maçında forma giyemeyecek.
Sarı kart ceza sınırında bulunan teknik direktör Okan Buruk da kart görmesi halinde muhtemel çeyrek final karşılaşmasında takımının başında sahaya çıkamayacak.
18 Mart Çarşamba günü Anfield Stadı’nda yapılacak maç, TSİ 23.00’te başlayacak. Karşılaşmada Polonyalı hakem Szymon Marciniak düdük çalacak. Liverpool – Galatasaray maçı TRT 1 ve Tabii platformundan yayımlanacak.
Galatasaray: Uğurcan, Boey, Singo, Abdülkerim, Jakobs, Torreira, Lemina, Barış Alper, Sara, Lang, Osimhen

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Çanakkale Zaferi’nin inancın, fedakârlığın ve vatan sevgisinin en güçlü nişanesi olduğunu vurguladı.
Berova, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Çanakkale Zaferi’nin yalnızca askeri bir başarı olmadığını; imkânsızlıklar içinde dahi teslim olmayan bir milletin sarsılmaz iradesini tüm dünyaya gösterdiğini ifade etti.
Türk milletinin sarsılmaz iradesi ve Mehmetçiğin üstün cesaretiyle verilen mücadelenin, milletin bağımsızlığa olan bağlılığının ve özgürlük tutkusunun açık bir göstergesi olduğunu belirten Berova, Mehmetçiğin Çanakkale’de sadece toprağını değil, milletinin onurunu, geleceğini ve istiklalini savunduğunu kaydetti.
“Çanakkale Geçilmez” sözünün, şehitlerin kanlarıyla yazılmış bir kararlılığın ifadesi olduğunu vurgulayan Berova, cepheye koşan gençlerin ardında dualarıyla onları uğurlayan anaların ve dimdik duran bir milletin inancının bulunduğunu belirtti.
Berova, Çanakkale Destanı’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehası ve Mehmetçiğin kahramanlığıyla yazıldığını, bu mücadelenin Türk milletinin kaderini değiştiren bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Berova, Çanakkale’de yakılan bağımsızlık meşalesinin, ilerleyen yıllarda verilen Kurtuluş Savaşı’na ilham kaynağı olduğunu belirtti.
Çanakkale ruhunun yalnızca Anadolu’nun değil, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine de ışık tutan güçlü bir miras olduğunu vurgulayan Berova, mesajının sonunda şu ifadelere yer verdi:
“Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, şehitlerimizin emaneti olan bu kutsal mirası aynı inanç, birlik ve kararlılıkla korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Onların fedakârlıkları her zaman yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.
Bu anlamlı günde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve tüm gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Çanakkale Deniz Zaferi’nin dünya tarihine yazılmış eşsiz bir kahramanlık destanı olduğunu vurguladı.
Çavuşoğlu, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum” sözünü hatırlatarak, Çanakkale’nin tarihin en büyük siper savaşlarından birine sahne olduğunu, kahramanların ise vatan uğruna gözlerini kırpmadan şehadete yürüdüğünü ifade etti.
Çanakkale’de ortaya konan mücadele ruhunun Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesine ilham verdiğini belirten Çavuşoğlu mesajında, “Kıbrıs Türk’ü ise Çanakkale’de destan yazan bir milletin evlatları olarak bu azmi ve direnişi rehber edinmiş, Kıbrıs’ta varoluş ve bağımsızlık mücadelesi vererek egemenliğini ilan etmiştir.” ifadelerine yer verdi.
Şehitlerin fedakârlıklarının asla unutulmayacağını vurgulayan Çavuşoğlu, “Bizlere düşen görev, o birlik ruhunu ve vatan sevgisini her zaman yaşatmak ve gelecek kuşaklara en doğru şekilde aktarmaktır” dedi.
Çavuşoğlu mesajının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Bu duygu ve düşüncelerle, Çanakkale Zaferi’nin 111. yılını gururla kutladığımız bugünde, destansı zaferin kahramanları başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere kutsal vatan topraklarını canları pahasına müdafaa eden aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor, gazilerimizi yâd ediyor, hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum. Ruhları şad olsun.”

Kolombiya Cumhurbaşkanlığı Basın Biriminden yapılan açıklamada, iki liderin 30 dakikayı aşkın bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi.
Görüşmede Petro’nun, başta Orta Doğu’da ateşkesin sağlanması olmak üzere diyalog kanallarının açılması için Fransa ile ortak çaba gösterilmesini önerdiği belirtildi.
Macron’un ise Petro’ya barış çabaları nedeniyle teşekkür ederek öneriyi yerinde bulduğunu ifade ettiği ve çatışmanın sona erdirilmesi için ateşkes ile diyalogun önemine dikkat çektiği kaydedildi.
İki liderin, diyalogu teşvik edecek ve küresel barışa yönelik işbirliğini güçlendirecek ortak bir iletişim metni hazırlanması için dışişleri bakanlıklarının birlikte çalışması konusunda mutabakata vardığı ifade edildi.
Petro, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından görüşmeye ilişkin yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
“Orta Doğu’daki çatışma ve Venezuela’da ortaya çıkan duruma ilişkin değerlendirmeler hakkında az önce Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüştüm. Macron, Orta Doğu’da derhal ateşkes arayışında olacak ve ülke sayısının artırılması konusunda bize yardımcı olacak.”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler Çanakkale’de düşmana karşı duran Mehmetçik ile Kıbrıs’ta varlığını koruyan Türk halkının aynı zincirin halkaları olduğunu söyledi.
Öztürkler 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle mesaj yayınladı.
Öztürkler “18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.” dedi.
Öztürkler, mesajında şunları kaydetti:
Çanakkale, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük uğruna sergilediği eşsiz direnişin sembolüdür. Bu destan, yalnızca Anadolu’nun değil, Kıbrıs Türk halkının da gönlünde derin bir gurur ve ilham kaynağıdır. Çanakkale’de yazılan kahramanlık, Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesine ışık tutmuş; Milli kimliğin ve özgürlük tutkusunun en güçlü örneklerinden biri olmuştur.
Kıbrıs Türkleri de tarih boyunca aynı ruhla, aynı inançla var olma mücadelesi vermiştir. Çanakkale’deki destanın bir benzeri Erenköy’de yaşanmış; gösterilen kahramanlık, Kıbrıs Türklerinin direnişine güç ve umut olmuştur.
Çanakkale’de düşmana karşı duran Mehmetçik ile Kıbrıs’ta varlığını koruyan Türk halkı aynı zincirin halkalarıdır. Her biri, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun canlı birer örneğidir.
18 Mart, şehitlerimizi anma günü olduğu kadar, bağımsızlık ruhunu yeniden hatırlama günüdür. Bu anlamlı gün vesilesiyle aziz şehitlerimizin hatırası, Atatürk ve silah arkadaşlarının mirası, Kıbrıs Türk halkının kalbinde daima yaşayacaktır”