All posts by Новостная запись

Hasipoğlu: Mücahitlerimiz Bizim İçin Çok Önemli

Genel Kurul’da, Mücahitlerin Tazmini ile Gazilerin Hak ve Menfaatlerinin Belirlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı görüşüldü.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, önemli bir yasada tadilat yapıldığını belirterek, “Mücahitlerimiz bizler için çok önemli” dedi.
Gazilik kartının içeriği ve maneviyatının büyük önem taşıdığını vurgulayan Hasipoğlu, karta sahip kişilerin Türkiye Cumhuriyeti’ndeki sosyal tesisler, müzeler ve ören yerlerinden, ayrıca devlet tiyatrolarından ücretsiz yararlanabileceklerini; kredi ve yurtlar kurumunda burs önceliğine sahip olacaklarını; yükseköğrenim ve harçlarda ise ücret muafiyeti hakkı elde edeceklerini belirtti.
Hasipoğlu, yapılan anlaşmalarla Türk Hava Yolları ile KKTC-Türkiye seferlerinde yüzde 50 indirim hakkı sağlandığını da hatırlattı.
Bakan Hasipoğlu, tasarının oy birliğiyle geçmesine destek veren herkese teşekkür etti.

Çavuşoğlu: İTÜ’nün Mağusa Kampüsü İçin Yatırımlar Başladı

Genel Kurul’da, Alçak Orman Arazilerinin Devri ve İcarı (Değişiklik) Yasa Tasarısı mecliste ele alındı. Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk, tasarıya ilişkin raporu okudu. Öztürk, tasarının Komitede oy çokluğuyla kabul edildiğini kaydetti.
Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu tasarı üzerine açıklamalarda bulundu.
Çavuşoğlu, İTÜ’nün arazisiyle ilgili yapılan tartışmaların anlamsız olduğunu dile getirdi. İTÜ’nün dünya sıralamasında ilk 400’ün içerisinde olan bir üniversite olduğunu belirten Çavuşoğlu, Türkiye’yi birçok yönde geliştiren ar-ge çalışmalarının İTÜ’de yapıldığına dikkat çekti.
Yatırımları yapamadığı için sadece İTÜ’yü suçlamanın doğru olmadığını dile getiren Çavuşoğlu, İTÜ’nün Mağusa’daki projesinin Anıtlar Yüksek Kuruluna takıldığını ifade etti, “Bu sene hizmet binaları anlamında Mağusa Kampüsüne yatırımlar başladı” dedi.
Yenierenköy’deki arazilerin istimlak süreçlerinin de çok uzun sürdüğüne işaret eden Çavuşoğlu, “Sadece istimlak süreci 5-6 yıl sürdü.” dedi.
İTÜ KKTC için alınan öğrencilerin İstanbul ana kampüste eğitim aldığını ifade eden Çavuşoğlu, Eylül’den itibaren alınan öğrencilerin KKTC’de eğitime başlayacağını kaydetti.
“Bu topraklara hayat vermek için gelen İTÜ’nün bu misyonunu en erken zamanda tamamlamasını arzu ediyoruz” diyen Çavuşoğlu, bir an önce bu yatırımın yapılması gerektiğini kaydetti.

ÇAVUŞ’TAN KADİR GECESİ MESAJI

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Kadir Gecesi’nin barış, huzur, sağlık ve berekete vesile olmasını diledi.

Kadir Gecesi dolayısıyla mesaj yayımlayan Çavuş, “Ramazan ayının manevi iklimi içinde, bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen mübarek Kadir Gecesi’ne ulaşmanın gönül huzurunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Kadir Gecesi; affın, merhametin ve umutların tazelendiği, gönüllerin dua ile buluştuğu çok kıymetli bir gecedir” diyen Çavuş, “Bu mübarek gecenin insanlığa barış, huzur ve esenlik getirmesini; kalplerimize umut, sofralarımıza bereket ve hayatımıza sağlık nasip etmesini Yüce Allah’tan diliyorum.” dedi.

Yapılan ibadet ve duaların kabul olmasını temenni eden Çavuş, tüm halkın ve İslam âleminin mübarek Kadir Gecesi’ni en içten dilekleriyle kutlayarak, gecenin hayırlara vesile olmasını diledi.

ÜSTEL: KIBRIS TÜRKÜNÜN GÜVENCESİ ANAVATINIMIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’DİR

Cumhuriyet Meclisi’nde konuşan Başbakan Ünal Üstel, dünyada yaşanan savaşlar ve ekonomik krizlere rağmen hükümetin halkın alım gücünü korumak için tüm imkanları ve tedbirleri devreye koyduğunu belirtti.

Başbakan, hükümetin göreve geldiği dönemin küresel krizlerle şekillendiğini hatırlatarak, son yıllarda dünyada yaşanan gelişmelerin tüm ülkelerde ekonomik  dengeleri ciddi şekilde sarstığını ifade etti ve

“Ulusal Birlik Partisi, Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi Hükümeti göreve geldiği dönemde dünyada ciddi krizler yaşanıyordu. 2018, 2019 ve 2020 yıllarında ekonomik dalgalanmalar, pandemi süreci ve sonrasında ortaya çıkan gelişmeler dünya ekonomisini derinden sarstı” dedi.

“RUSYA-UKRAYNA, İSRAİL-FİLİSTİN VE İRAN-İSRAİL-ABD SAVAŞLARI KRİZİ DERİNLEŞTİRDİ”

Pandeminin ardından Rusya-Ukrayna savaşının başlamasıyla birlikte küresel ekonomide yeni bir belirsizlik dönemi oluştuğunu ifade eden Başbakan, bu gelişmelere İsrail-Filistin ve Gazze’de yaşanan savaşın da eklendiğini söyledi.

Başbakan, son olarak İsrail, ABD ve İran arasında yaşanan savaşın yeni bir kriz dalgasını tetiklediğini belirterek, “Bugün bölgede yeni bir savaşın içindeyiz. Savaş onyedinci gününde. Bu gelişmeler enerji piyasalarından ekonomiye kadar tüm dünyayı doğrudan etkiliyor” ifadelerini kullandı.

“HALKIMIZIN DAHA AZ ETKİLENMESİ İÇİN TEDBİRLER ALIYORUZ”

Başbakan Üstel, hükümetin göreve geldiği günden itibaren küresel gelişmelerin ülke ekonomisine etkisini en aza indirmek için çeşitli önlemler almaya devam ettiklerini kaydetti ve, “Dünyada yaşanan bu büyük dalgalanmalara rağmen biz bu gelişmelerin kendi ekonomimize ve halkımıza en az şekilde yansıması için çok sayıda tedbiri devreye sokuyoruz. Halkımızın hayat pahalılığı karşısında daha fazla zorlanmaması için elimizdeki tüm imkanları kullanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Başbakan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan mali iş birliği protokollerinin bu süreçte önemli rol oynadığını vurgulayarak, altyapıdan eğitime, sağlıktan ulaştırmaya kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini de ifade etti.

“RUM YÖNETİMİNİN ASKERİ ÇAĞRILARINA TEPKİ”

Başbakan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemdeki açıklamalarını da eleştirerek şunları söyledi:

“Bir yandan saldırıya uğradıklarını söylüyorlar, diğer yandan dünyanın dört bir yanından askeri güçleri adaya çağırıp Kıbrıs’ı daha da haline getiriyorlar. Yunanistan F-16 gönderiyor, İtalya, Fransa, Almanya, Hollanda ve İspanya savaş gemileri gönderiyor. Bu nasıl bir çelişkidir?”

Başbakan, Rum tarafının Türkiye’yi “işgalci” olarak nitelendirmesine de şu sözlerle tepki gösterdi:

“Kendi güvenliği için dünyanın dört bir yanından askeri güçleri çağıran bir yönetim, Kıbrıs Türk halkının güvenliği için burada bulunan Türkiye’yi işgalci olarak nitelendiriyor. Bu kabul edilemez bir yaklaşımdır.”

“AB’NİN KİMSEYE GÜVENLİK SAĞLADIĞI YOK”

Başbakan, Avrupa Birliği’nin güvenlik politikalarını eleştirerek geçmişte yaşanan krizlere dikkat çekerek,

“Avrupa Birliği’nin güvenlik garantilerinin ne kadar etkili olduğunu geçmişte gördük. Bosna-Hersek’te insanlar katledildi. Avrupa’nın ortasında insanlar öldü. Avrupa Birliği neredeydi? Bugün de Ukrayna’da savaş devam ediyor. Avrupa Birliği’nin güvenlik garantileri nerede? Bu nedenle bizim Avrupa Birliği’nin korumasına ihtiyacımız yok.”ifadelerini de kullandı.

“ANAVATAN TÜRKİYE’NİN VARLIĞI KIBRIS TÜRKÜNÜN GÜVENCESİDİR”

Başbakan Üstel, Türkiye’nin KKTC’deki askeri varlığına ilişkin de şunları söyledi:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin F-16 uçakları burada, savaş gemileri burada, hava savunma sistemleri burada. Bunların hepsi Kıbrıs Türk halkının güvenliği içindir. Türkiye bunu geçmişte imzalanan anlaşmalardan doğan etkin ve fiili garantörlük hakkı çerçevesinde yapmaktadır. Kıbrıs Türkü’nün güvencesi anavatan Türkiye Cumhuriyeti’dir.”

“BİRLİK İÇİNDE OLMAMIZ GEREKEN BİR DÖNEM”

Başbakan, konuşmasını birlik ve beraberlik çağrısı ile tamamlayarak, “Bugün her zamankinden daha çok birlik ve beraberlik içinde olmamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Sesimizi birlikte yükseltirsek dünya da Kıbrıs Türk halkının haklılığını daha iyi anlayacaktır. Hükümetimiz güvenlik ve ekonomi alanında gerekli tüm tedbirleri almaya devam etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti de Kıbrıs Türk halkının huzur ve güven içinde yaşaması için gereken desteği vermeyi sürdürecektir. Bu vesilieyle bir kez daha, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ne halkım adına teşekkürlerimi sunuyorum ” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Azerbaycan arasındaki bağlar, ortak tarihimizin, kültürümüzün ve giderek güçlenen kardeşliğimizin en güçlü örneklerinden biridir.

Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’a, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’e, Azerbaycan halkına ve Sayın Cavanşir Feyziyev’e Kıbrıs Türk halkına verdikleri güçlü destek ve kararlı duruş için teşekkür ediyorum.

Bilinmelidir ki Anavatan Türkiye ile sarsılmaz dayanışmamız ve Türk Dünyası ile kardeşliğimiz her geçen gün daha da güçlenerek devam edecektir.”

 

DİNÇYÜREK: 1101 RANDEVU SİSTEMİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRDİK HİZMETE DEVAM EDİYOR

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, yeni E-Devlet tabanlı randevu sistemiyle ilgili yaşanan yoğunluk hakkında açıklama yaparak vatandaşlara panik yapmamaları çağrısında bulundu.

Bakan Dinçyürek, doktor randevularının artık E-Devlet şifresiyle alınabildiğini ancak sistem oturana kadar 1101 çağrı hattının hizmet vermeye devam ettiğini vurguladı.

E-Devlet şifresinin yalnızca randevu almak için değil, ilerleyen dönemde devletle yapılacak birçok işlem için gerekli olacağını belirten Bakan, sağlık alanında dijitalleşme adımlarının ilk olarak uygulamaya konulduğunu ifade etti.

Sistem devreye girmeden önce KKTC’de E-Devlet şifresi olan kişi sayısının 2 bin 600 civarında olduğunu belirten Bakan, yeni uygulamanın başlamasıyla birlikte vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

Vatandaşlara acele etmemeleri çağrısında bulunan Dinçyürek, yoğunluk oluşsa bile 1101 hattının aktif şekilde hizmet vermeye devam ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaşlarımız panik yapmasın. 1101 hattı hizmet vermeye devam ediyor ve etmeye de devam edecek. Yoğunluk azaldığında E-Devlet şifrelerini alabilirler.”

Bakan ayrıca hedeflerinin vatandaşların evlerinden cep telefonu, tablet veya bilgisayar aracılığıyla sisteme girerek kolayca randevu alabilmeleri olduğunu belirtti.

Sistemle birlikte sağlık hizmetlerine erişimin daha hızlı ve pratik hale geleceğini söyledi.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’dan Kadir Gecesi mesajı

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, bugün idrak edilecek olan Kadir Gecesi dolayısıyla sosyal medya hesabı üzerinden bir mesaj yayımladı.
 Dursun Oğuz mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Ramazan ayının manevi iklimi bizlere paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerini hatırlatmaktadır. Kadir Gecesi ise bu mübarek ayın en anlamlı ve en kıymetli gecelerinden biridir.
Bu kutlu gecenin; kalplerimize huzur, toplumumuza hoşgörü ve birlik duygusu getirmesini diliyorum. Kırgınlıkların geride bırakıldığı, dayanışmanın güçlendiği, sevgi ve saygının hâkim olduğu bir toplum için Kadir Gecesi’nin önemli bir fırsat olduğuna inanıyorum.
Bu mübarek gecenin başta ülkemiz olmak üzere İslam âlemine ve tüm insanlığa sağlık, barış, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle halkımızın ve tüm İslam âleminin Kadir Gecesi’ni en içten dileklerimle kutluyorum.”

Berova: FİF gelirleri akaryakıt fiyatlarını dengelemek için kullanılıyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin Fiyat İstikrar Fonu (FİF) ile ilgili eleştirilerine Maliye Bakanı Özdemir Berova yanıt verdi.
Berova, “FİF 2005-2009 yılları arasında CTP döneminde kullanım oranlarını çıkardım ve baktım. FİF bugün itibariyle bizim hükümetimiz döneminde kullanım yüzdelikleri o dönemin yüzdeliklerinin daha üst düzeyindedir” dedi.
FİF’in akaryakıt fiyatları çerçevesinde elde ettiği gelirlerin tamamen akaryakıttaki fiyat dengelenmesi için kullanıldığını belirten Berova, “FİF’in şu anda akaryakıt pompa fiyatları çerçevesi içinde elde ettiği gelirler tamamen akaryakıttaki fiyat dengelenmesi için kullanılıyor. Toplam miktar içinde de doğrudan gelir desteği diğer teşebbüsler gibi alanlar da buradan gelen gelirle destekleniyor” ifadelerini kullandı.
Akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde farklı kalemlerin yer aldığını dile getiren Berova, “Akaryakıtın gelirleri içerisinde rıhtım harcı, genel tarım sigortasına ayrılan pay gibi birkaç husus ve yüzde 10 KDV dışında üzerine eklenmek suretiyle pompa fiyatı ortaya çıkıyor” dedi.
Berova: FİF’teki 7 milyar TL maaşlara kullanılmadı
Berova, FİF’in mevcut durumuna ilişkin ise şu bilgileri paylaştı:
“Bu hafta FİF’te Euro dizelde bu bağlamda 0 TL, benzinde yaklaşık 2 TL’lik bir litre başına FİF’in elde ettiği gelir var. Bu geçtiğimiz hafta içerisinde petrol fiyatlarının 90’lı rakamlarda ortaya konduğu bir husustu. Çarşamba günü tüzük gereği akaryakıt fiyatlarında neler yapılabilecek olgusu hükümetin gündeminde.”
İncirli’nin dile getirdiği rakamlara da değinen Berova, “İncirli 7 milyarı bir belediye başkanından duydu. Rakamın nasıl kullanıldığı maliye açısından önemlidir ve bunu maaş ödeme hususunda kullanmadık. Bu para nasıl kullanılır açık ve nettir, sarihtir. Siz kendi iktidarınız döneminde FİF’in yüzde 40’ını kullandınız biz de yüzde 42’sini kullandık.” ifadelerini kullandı.
Akaryakıt desteklemesinin uzun yıllardır uygulanan bir yöntem olduğunu belirten Berova, “Akaryakıt desteklemenin nasıl yapılacağı bizim çıkardığımız bir husus değil, yıllardan beridir uygulanan bir husustur. Hükümet FİF’deki tüm olanaklarını kullanmıştır, sınırlarını zorlamıştır. Bu hafta için ne yapılabilir diye sorabilirdiniz. Akaryakıt fiyatlarının sınırlandırılabilmesi açısından kaynak yaratılabilmesi için çalışma yapıyoruz. Şu an akut evrede ilk yapabileceğimiz nedir ona bakacağız, çalışıyoruz. İlerleyen günlerde çalışmalarımızı açıklayacağız.” dedi.
Berova ayrıca, FİF’ten maaş ödemesi yapıldığı iddialarını reddederek şöyle konuştu:
“Sizin dediğiniz gibi 7 milyar aldınız maaşlara kullandınız diye bir şey yoktur. 7 milyar 2025’in toplam geliridir.”
“Zor bir dönemden geçiyoruz”
Dünyada yaşanan gelişmelerin ekonomiyi etkilediğini belirten Berova, “Şu anda tüm dünya ile birlikte biz de bu savaşa bağlı çok sıkıntılı bir dönem içinden geçiyoruz. Hükümet olarak bu dönemi en az hasarla nasıl kapatırızın çalışmalarını yaparak tüm enstrümanları masaya yatırarak bir plan ve program oluşturmaya çalışıyoruz. Teknik ekiplerimiz ve bu işle ilgili olan herkesten de fikir alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Muhalefetin önerilerine açığız”
Ana muhalefet partisinin önerilerine de açık olduklarını dile getiren Berova, “Ana muhalefet partisinin de bizim görmediğimiz ama kendilerinin gördüğü hususlar varsa da fikirlerini almaya açığız, tereddütümüz yoktur. Siz bu konuşmayı yaparken ben ve ekip arkadaşlarım tüm hafta sonunu bu çarşambaya nasıl hazırlanacağız diye geçirdik.” dedi.
“Artışlar sadece akaryakıttan kaynaklanmıyor”
Berova, yaşanan fiyat artışlarının yalnızca akaryakıttan kaynaklanmadığını da belirterek, “Buradaki artışlar sadece akaryakıt fiyatlarındaki artışlar değildir. Gemilerin navlun ve sigorta fiyatlarında ve tüccarın bekleme süreçlerine ithalat konusunda da fiyatların netleşmesi açısından süre istiyorlar.” şeklinde konuştu.
Mart ayı gelirlerinde düşüş yaşandığını da dile getiren Berova, “Mart ayı toplam gelirlerimde bir azalma içerisinde. Bütçede öngördüğüm rakamlar altında gerçekleşme olasılığı yüksek. Tüm bunların üzerinde çalışıyoruz.” dedi.
“Kriz döneminde 7/24 çalışıyoruz”
Berova sözlerini, “7 gün 24 saat kriz dönemi içerisinde çalışıyoruz. FİF tüm unsurları ile bugün kullanılmış haldedir. Bundan sonraki haftada da ne yapılacağını yine çalışacağız.” ifadeleriyle tamamladı.

Hasipoğlu: İkinci dilim ödemeleri bayram öncesi tamamlayacağız

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, çalışma yaşamına yönelik destek çalışmalarının planlandığı şekilde sürdüğünün altını çizdi.

BRT’de katıldığı Manşet+ programında açıklamalarda bulunan Hasipoğlu, ilk hedeflerinin prim desteklerinin bu yılki kısmını başlatmak olduğunu söyledi.

Hasipoğlu, bu yönde nisan ayını hedef koymuş olmalarına rağmen çalışmalarını planlanandan bir ay önce tamamladıklarını ve prim desteklerini mart ayı itibarıyla yansıtacak duruma geldiklerini kaydetti.

Asgari ücretlilere yönelik 12 bin TL’lik destek paketi açıklamış olduklarını da anımsatan Hasipoğlu, bu kapsamda 6 bin TL’nin ilk dilim olarak ödendiğini belirterek yaklaşık 19 bin kişinin uygulamadan yararlandığını açıkladı.

Hasipoğlu, “19 bin asgari ücretli portalımıza başvurarak bundan yararlandı. Bazı bilgi eksiklikleri ve bazı aksaklıklardan dolayı alamayan vatandaşlarımız oldu. Onlar da bu hafta alacak. Bayramdan önce de ikinci dilim olan 6 bin TL’yi ödemek için çalışmalarımız son aşamada. Kısmetse onu da yetiştireceğiz ve verdiğimiz sözü tamamlamış olacağız. Kapsamını da biraz daha genişletmiştik. 60 yaş üzerindeki kişiler de asgari ücretliyse ve çalışıyorlarsa artık yararlanabilecekler. Düzensiz sigorta yatırımları işverenden kaynaklanan vatandaşlarımız da mağdur olmasın diye onlar da yararlandılar. Dolayısıyla bu şekilde bu rakamlara ulaştık. Bayram öncesi de ikinci 6 bin TL’yi verip sözümüzü tamamlamak istiyoruz” dedi.

Bakan Hasipoğlu, savaşın etkilerinin tüm dünyayı, özellikle de ekonomik açıdan etkilediğine de işaret ederek, Bakanlar Kurulu’nun sık sık bu gündemle toplantılar gerçekleştirdiğini ve gerekli tasarruf önlemlerinin alınmaya başlandığını söyledi.

Din İşleri Başkanı Moral, Kadir gecesini tebrik etti

Din İşleri Başkanı Hakan Moral, tüm İslam âleminin Kadir gecesini tebrik etti. 

Moral, Kadir gecesi nedeniyle yayımladığı mesajda, bu geceyi diğer bütün zamanlardan üstün kılan özelliklerin başında Kur’an-ı Kerim’in bu gece indirilmiş olmasının geldiğini belirterek, Kadir gecesinin aynı zamanda dua ve istiğfar gecesi olduğunu kaydetti.

Moral Kadir gecesine kavuşmanın sevinci içerisinde olduğunu belirterek, “Bu gece Kadir gecesini hep birlikte idrak ve ihya edeceğiz inşallah.” dedi.

Moral mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Sevgili Peygamberimiz; ‘Kim inanarak ve sevabını Yüce Allah’tan umarak Kadir Gecesi’ni ihya ederse onun geçmiş günahları bağışlanır.’ hadisiyle bu hususa dikkat çekmiş ve bu geceye erişenlerin, ‘Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet’ diye dua etmelerini tavsiye etmiştir. Dualarımıza dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mağdur kardeşlerimizi de dahil etmeliyiz. Özellikle Gazze’de, Kudüs’de, Mescid-i Aksa’da zulme, katliama ve soykırıma maruz kalan Filistinli kardeşlerimize; son günlerde cereyan eden, coğrafi olarak ateş çemberinde kaldığımız şu günlerde Devletimizi ordumuzu, Güvenlik Kuvvetlerimizi de dualarımızda unutmayalım.

Bu duygu ve düşüncelerle, milletimizin ve İslam âleminin Kadir gecesini tebrik ediyor; yüce Rabbimizden, oruçlarımızı ve tüm ibadetlerimizi kabul buyurmasını; bu gecenin, İslam âleminin birlik ve beraberliğine, insanlığın sıhhat, hidayet, barış ve huzuruna vesile olmasını niyaz ediyorum.”

Başbakanlık Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu temsilcisi Kaya: Birçok hizmete tek noktadan ulaşmak mümkün

Başbakanlık Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu temsilcisi Doç. Dr. Tuğberk Kaya, E-Devlet Kapısı benzeri platformların vatandaşların birçok kamu hizmetine tek noktadan ulaşmasını mümkün kıldığını söyledi.

Başbakanlık Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu, E-devlet ile ilgili konferanslar vermeye devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen konferans, dijital dönüşümün kamu yönetimi üzerindeki etkilerini akademik bir bakış açısıyla ele aldı.

Başbakanlık Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu’ndan Doç. Dr. Tuğberk Kaya’nın “Dijital Devlet, E-Devlet Kapısı ve Kamu Hizmetlerinin Geleceği” başlıklı sunumuyla gerçekleşen konferans, katılımcılara dijital dönüşüm, e-devlet uygulamaları ve dijital vatandaşlık konularında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirme fırsatı sundu. Konferansta; dijitalleşme, dijital dönüşüm ve e-katılımcılık kavramlarının yanı sıra, KKTC’nin e-devlet uygulamaları, dijital devletin vatandaşlara sağladığı kolaylıklar ve bürokrasiyi azaltıcı etkileri detaylı şekilde ele alındı.

Yoğun ilgi gören konferansta, katılımcılar dijital devletin sunduğu avantajlar ve mevcut projeler hakkında bilgi sahibi olurken; dijital vatandaşlık, kurumsal hafıza yönetimi ve kamu-üniversite iş birlikleri konularına da değinildi. Sunumda ayrıca, dijital detoks ve teknolojinin sağlıklı kullanımı ile ilgili önerilere yer verilerek, toplumun dijital dönüşüme hazır olması gerektiği vurgulandı. Veri odaklı yönetim ve teknolojinin özgün kullanımı ile kamu hizmetlerinin etkinliği ve şeffaflığının artırılabileceği bir perspektif sundu.

”E DEVLET KAPISI BENZERİ PLATFORMLAR VATANDAŞA BİRÇOK HİZMETİ TEK NOKTADAN ULAŞTIRIYOR”

Sunumunda dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir yenilik değil, aynı zamanda kamu yönetiminde köklü bir dönüşüm anlamına geldiğini vurgulayan Doç. Dr. Tuğberk Kaya, dijital devlet anlayışının vatandaş odaklı hizmet sunumunu güçlendirdiğini ifade etti. Dijital dönüşüm sürecinin, kamu hizmetlerinin daha hızlı, şeffaf ve erişilebilir hale gelmesine önemli katkı sağladığını belirten Doç. Dr. Kaya, özellikle E-Devlet Kapısı benzeri platformların vatandaşların birçok kamu hizmetine tek noktadan ulaşmasını mümkün kıldığını söyledi.

Dijital vatandaşlık ve e-katılımcılık kavramlarına da değinen Doç. Dr. Kaya, bireylerin karar alma süreçlerine dijital araçlar aracılığıyla daha aktif katılım gösterebildiğini ifade etti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yürütülen e-devlet uygulamalarına da değinen Doç. Dr. Kaya, veri odaklı yönetim anlayışının kamu kurumlarının daha etkin çalışmasına katkı sağladığını vurguladı. Teknolojinin bilinçli kullanımının önemine de dikkat çeken Doç. Dr. Kaya, toplumun dijital dönüşüme uyum sağlayabilmesi için dijital okuryazarlığın güçlendirilmesi ve teknolojinin dengeli kullanılmasının büyük önem taşıdığını belirtti. 

Bakan Berova’dan Kadir Gecesi mesajı

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, bu gece idrak edilecek Kadir Gecesi dolayısıyla yayımladığı mesajda Ramazan ayının manevi atmosferinin bu mübarek geceyle en anlamlı noktaya ulaştığını belirterek, gecenin toplumsal dayanışma, hoşgörü ve yardımlaşma duygularını güçlendirmesini temenni etti.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, bu gece idrak edilecek Kadir Gecesi dolayısıyla yayımladığı mesajda Ramazan ayının manevi atmosferinin bu mübarek gece ile en anlamlı noktaya ulaştığını belirtti.

Berova, Kadir Gecesi’nin toplumsal dayanışma, yardımlaşma ve hoşgörü duygularının güçlenmesine vesile olan önemli bir zaman dilimi olduğunu ifade etti.

Ramazan ayının rahmet, mağfiret ve bereket ikliminin Kadir Gecesi ile daha da anlam kazandığını vurgulayan Berova, mesajında “Kadir Gecesi, manevi değerlerimizi hatırlatan ve toplumsal dayanışmamızı güçlendiren mübarek bir gecedir.” ifadelerine yer verdi.

Bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen bu mübarek gecenin kırgınlıkların sona ermesine, sevgi, hoşgörü ve dayanışma duygularının güçlenmesine vesile olmasını dileyen Berova, bu anlamlı gecenin ülkemize, milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni etti.

Galatasaray, “Devler Ligi”nde çeyrek final için mücadele edecek

UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanşında deplasmanda İngiltere temsilcisi Liverpool ile mücadele edecek Galatasaray, tarihinde 7. kez “Devler Ligi”nde son 8 takım arasına kalmaya çalışacak.

Organizasyonun lig aşamasını bu sezon 3 galibiyet, 1 beraberlik, 4 mağlubiyetle 20. tamamlayan sarı-kırmızılılar, son 16 play-off etabına yükseldi. Turun ilk maçında Juventus’u 5-2 yenen Galatasaray, rövanş karşılaşmasında rakibine 3-2 yenilmesine rağmen skor avantajıyla son 16 turuna adını yazdırdı. Bu turda Liverpool ile eşleşen sarı-kırmızılı ekip, sahasındaki ilk maçı 1-0 kazanarak rövanş mücadelesi öncesinde avantaj yakaladı.

Galatasaray, 18 Mart Çarşamba günü Anfield Stadı’ndaki müsabakadan iyi sonuçla ayrılarak adını 7. kez çeyrek finale yazdırmak için mücadele edecek.

Sarı-kırmızılılar, 1962-63, 1969-70, 1988-89, 1993-94, 2000-01, 2012-13 sezonlarında Avrupa’nın en iyi 8 takımı arasında yer almıştı.

SON 16’DA 11. KEZ TER DÖKÜYOR

“Cimbom” Avrupa’nın kulüpler düzeyindeki 1 numaralı futbol turnuvasında 11. kez son 16 takım arasında yer alıyor.

Sarı-kırmızılı ekip, daha öncesinde Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası adıyla düzenlenen organizasyonda 1962-63, 1963-64, 1969-70 ve 1988-89 sezonlarında son 16 takım arasına kaldı.

Galatasaray, “Devler Ligi”nin UEFA Şampiyonlar Ligi adıyla oynanmaya başlamasının ardından ise bu sezona kadar 1993-94, 1994-95, 2000-01, 2001-02, 2012-13 ve 2013-14 sezonlarında da son 16 takım arasına adını yazdırdı.

Juventus’u son 16 play-off turu eşleşmesinde geçen sarı-kırmızılılar, bu sezonla birlikte tarihinde 11. kez “Devler Ligi”nde son 16’ya yükselmeyi başardı.

Galatasaray, o zamanki adıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda ilk defa 1962-63 sezonunda son 16’ya kaldı.

Sarı-kırmızılılar, söz konusu sezonun ilk turunda Romanya temsilcisi Dinamo Bükreş’i 3-0 ve 1-1’lik skorlarla geçerek 16 takımın mücadele ettiği 2. tura çıktı. Galatasaray, bu turda da Polonya ekibi Polonia Bytom’u sahasında 4-1 mağlup ettikten sonra deplasmanda rakibine 1-0 yenilerek çeyrek finale yükselme başarısı gösterdi.

Galatasaray, çeyrek finalde İtalya ekibi Milan’a 5-0 ve 3-1 mağlup olarak organizasyona veda etti.

1963-64’TE KURA ÇEKİMİYLE ELENDİ

Galatasaray, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda son 16 takım arasına kaldığı 1963-64 sezonunda kura çekimiyle İsviçre’den Zürih’e elendi.

Sarı-kırmızılılar, organizasyonun ilk turunda Ferencvaros’un rakibi oldu. İlk maçta konuk ettiği Macar takımını 4-0 yenen Galatasaray, rövanşta 2-0 mağlup olarak adını son 16 takımın mücadele ettiği ikinci tura yazdırdı.

Bu turda da Zürih ile karşılaşan Galatasaray, deplasmanda rakibine 2-0 mağlup olurken sahasındaki maçtı aynı skorla kazandı. Eşleşmenin 3. maçı ise İtalya’nın Roma kentinde oynandı. Bu maçın da 2-2 sona ermesiyle tur atlayan ekip, çekilen kura sonucu Zürih oldu.

1969-70 sezonunda kura çekimiyle çeyrek finalde

Sarı-kırmızılılar, organizasyonun 1969-70 sezonunda ikinci kez adını çeyrek finale yazdırdı.

Söz konusu sezonun ilk turunda İrlanda’dan Waterford ile eşleşen Galatasaray, rakibini 2-0 ve 3-2 yendikten sonra son 16 takımın mücadele ettiği 2. tura yükseldi. Slovakya temsilcisi Spartak Trnava ile eşleşen sarı-kırmızılı takım, ilk maçta konuk ettiği rakibini 1-0 yendikten sonra, rövanştan 1-0’lık mağlubiyetle ayrıldı. Uzatma bölümünde de skor değişmeyince kura çekimine gidildi ve bu kez şanslı taraf Galatasaray, çeyrek finale yükseldi.

Çeyrek finalde Polonya ekibi Legia Varşova ile karşılaşan sarı-kırmızılı ekip, sahasındaki maçtan 1-1’lik beraberlikle ayrıldıktan sonra rövanşta 2-0 kaybederek turnuvaya veda etti.

Galatasaray, 1988-89 sezonunda Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda ilk kez yarı finale kalarak Türk futbolunun en büyük başarılarından birini gerçekleştirdi.

Teknik direktör Mustafa Denizli yönetimindeki sarı-kırmızılılar, “Devler Ligi”nin ilk turunda Avusturya ekibi Rapid Wien’i geçtikten sonra 16 takımın mücadele ettiği 2. turda İsviçre’den Neuchatel Xamax’ın rakibi oldu. İsviçre temsilcisine karşı ilk maçı 3-0 kaybeden Galatasaray, rövanş maçında sahasında rakibini 5-0 yenerek Türk futbol tarihinin en önemli galibiyetlerinden birine imza attı.

Çeyrek finale yükselen sarı-kırmızılı ekip, bu turda Fransa ekibi Monaco’nun rakibi oldu. Deplasmanda Monaco’yu 1-0 ile geçen Galatasaray, Almanya’nın Köln kentinde konuk ettiği rakibiyle rövanşta 1-1 berabere kalarak organizasyonda yarı finale yükseldi.

Yarı finalde 4-0 ve 1-1’lik skorlarla Rumen ekibi Steaua Bükreş’e elenen Galatasaray, final hayallerini rakibine kaptırdı.

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi adıyla düzenlenmeye başlanan turnuvanın 1993-94 sezonunda İngiliz ekibi Manchester United’ı 2. turda eledi.

Söz konusu sezonun ilk turunda İrlanda ekibi Cork City’i iç sahada 2-1, deplasmanda da 1-0 yenen sarı-kırmızılı takım, ikinci turda Manchester United’ın rakibi oldu. 16 takımın mücadele ettiği bu turda dış sahada rakibiyle 3-3 berabere kalan Galatasaray, iç sahada da 0-0 biten maçın sonucunda deplasman golü kuralıyla gruplara kalmayı başardı.

O dönemde 4’erli 2 grubun yer aldığı Şampiyonlar Ligi statüsünde bu tur, grup maçları olarak adlandırılıp çeyrek final olarak gösterilmese de sarı-kırmızılılar, Avrupa’nın en iyi 8 takımı arasına girdi.

İspanya temsilcisi Barcelona, Monaco ve Rusya ekibi Spartak Moskova’nın olduğu A Grubu’nu son sırada tamamlayan Galatasaray, organizasyona bu aşamada veda etti.

1994-95 SEZONUNDA 16 TAKIMLA GRUP AŞAMASINA KATILDI

Galatasaray, 1994-95 sezonunda grup aşamasına yükselerek bir kez daha organizasyonda son 16 takım arasına girdi.

Eleme turunda Lüksemburg ekibi Avenir Beggen’i deplasmanda 5-1, iç sahada da 4-0 yenen Galatasaray, böylece 4’erli 4 gruptan oluşan Şampiyonlar Ligi etabında yer almaya hak kazandı.

Son 16 takımın mücadele ettiği aşamada İsveç ekibi Göteborg, Barcelona ve Manchester United’ın bulunduğu A Grubu’nu son sırada tamamlayan Galatasaray, organizasyondan elendi.

2000-01 SEZONUNDA ÇEYREK FİNAL

Galatasaray, 2000 yılındaki UEFA Kupası şampiyonluğu sonrası 2000-01 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale yükseldi.

İlk olarak Avusturya ekibi Sturm Graz, İskoçya temsilcisi Rangers ve Monaco’nun olduğu D Grubu’nu ikinci tamamlayan Galatasaray, ikinci grup maçlarına katılmaya hak kazandı. Bu aşamada da İspanya ekibi Deportivo, Milan ve Fransa ekibi Paris Saint-Germain’in olduğu B Grubu’nu ikinci bitiren Galatasaray, çeyrek finalde Real Madrid ile eşleşti.

Sahasında Real Madrid’i 3-2 yenen Galatasaray, rövanşta rakibine 3-0 mağlup olarak organizasyondaki yolculuğunu çeyrek finalde tamamladı.

2001-02 SEZONUNDA DA SON 16 TAKIM ARASINDA

Sarı-kırmızılılar, 2001-2002 sezonunda da ikinci grup aşamasına katılarak üst üste 2 kez son 16 takım arasında yer aldı.

Galatasaray, ilk grup aşamasında Fransa temsilcisi Nantes, Hollanda’dan PSV ve İtalya ekibi Lazio’nun yer aldığı D Grubu’nu ikinci tamamlayarak bir üst tura yükseldi.

İkinci grup aşamasıyla son 16 takım arasına giren Galatasaray, bu etapta Barcelona, Liverpool ve Roma’nın yer aldığı B Grubu’nu son sırada bitirerek organizasyondan elendi.

2012-13 VE 2013-14 SEZONLARINDA ÜST ÜSTE 2 KEZ SON 16’DA

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2012-13 ve 2013-14 sezonlarında üst üste 2 kez son 16 turuna kaldı.

Teknik direktör Fatih Terim yönetimindeki sarı-kırmızılılar, direkt olarak katıldığı grup aşamasında İngiltere’den Manchester United, Romanya ekibi CFR Cluj ve Portekiz temsilcisi Braga’nın mücadele ettiği H Grubu’nu ikinci tamamlayarak son 16 turu biletini kaptı.

Söz konusu turda Almanya temsilcisi Schalke 04 ile eşleşen Galatasaray, iç sahada 1-1 berabere kaldığı rakibini deplasmanda 3-2 yenerek çeyrek finale adını yazdırdı.

Çeyrek finalde Real Madrid’in rakibi olan sarı-kırmızılı ekip, İspanya temsilcisine deplasmanda 3-0 mağlup olmasının ardından iç sahadaki maçı 3-2 kazandı ve organizasyondan elendi.

Sonraki sezonda İtalyan teknik adam Roberto Mancini yönetiminde Real Madrid, Juventus ve Danimarka temsilcisi Kopenhag’ın olduğu B Grubu’nu ikinci tamamlayan Galatasaray, “Devler Ligi”nde üst üste 2. kez son 16 turuna çıktı.

Bu turda İngiltere’den Chelsea ile karşılaşan sarı-kırmızılılar, iç sahada 1-1 biten maçtan sonra deplasmanda 2-0 yenilerek turnuvanın dışında kaldı.

Canaltay: KKTC–Türkiye parlamenter ilişkileri daha da güçlenecek

KKTC–Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, Türkiye ziyaretinde iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliklerinin ele alındığını açıkladı.

Cumhuriyet Meclisi – Türkiye Büyük Millet Meclisi Dostluk Grubu’nun Türkiye ziyareti tamamlandı. Ziyaretin ardından açıklama yapan Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, gerçekleştirilen temasların KKTC ile Türkiye arasındaki güçlü kardeşlik bağlarını parlamenter diplomasi düzeyinde daha da pekiştirdiğini söyledi.

Canaltay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan görüşmelerde iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliklerinin geliştirilmesi, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ve bölgesel güvenlik konularının kapsamlı şekilde ele alındığını belirtti.

Açıklamada, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler karşısında Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerinin korunması yönündeki kararlılığın bir kez daha vurgulandığı ifade edildi.

Ziyaret kapsamında parlamenter diplomasi alanında deneyim paylaşımı yapıldığını da kaydeden Canaltay, iki meclis arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde karşılıklı irade ortaya konduğunu belirtti. Canaltay, bu temasların Kıbrıs Türk halkının uluslararası platformlarda daha güçlü temsil edilmesine katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi.

Görüşmelerde Türk dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesinin de önemli başlıklar arasında yer aldığına işaret eden Canaltay, Azerbaycan ile sürdürülen parlamenter ilişkilerin ve Azerbaycan-Türkiye Dostluk Grubu’nun çalışmaları hakkında da değerlendirmelerde bulunulduğunu aktardı.

Canaltay ayrıca, “1 Millet 3 Devlet” anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilen toplantıların üçüncüsünün Bakü’de yapılacak olmasının büyük önem taşıdığını belirterek, söz konusu toplantının Türkiye, Azerbaycan ve KKTC arasındaki siyasi, ekonomik ve stratejik iş birliğini daha ileri bir noktaya taşıyacağına inandıklarını ifade etti.

Dostluk grupları aracılığıyla yürütülen parlamenter diplomasi faaliyetlerinin ülkeler arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirmeye ve Türk dünyası dayanışmasını pekiştirmeye devam edeceği vurgulandı.

Çavuş: “Şap hastalığı Güneyden yayıldı, suçlamalar sorumluluktan kaçma girişimi”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, şap hastalığının Güney’den yayıldığının “açık olduğunu” gerekli tedbirlerin zamanında alınmadığını, bugün KKTC makamlarını suçlamaya yönelik açıklamaların bir sorumluluktan kaçma girişimi olduğunu ifade etti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Çavuş, şap hastalığı konusunda Güney Kıbrıs makamlarının, KKTC makamlarını ve hayvancılarını suçlayan açıklamalarının manidar olduğunu belirtti.

Hastalığın önlenmesi amacıyla Mayıs 2025’ten itibaren tüm limanlarda gerekli tedbirlerin alınarak, uygulamaya konulduğunu vurgulayan Çavuş, buna rağmen ilk vakanın tespit edilmesinin ardından protokoller doğrultusunda gerekli tedbirlerin ve acil aşılama programının 48 saat içerisinde hayata geçirildiğini kaydetti.

Bakan Çavuş, hastalığın tespit edildiği andan itibaren hem Güney Kıbrıs’taki muhataplara hem de Avrupa Birliği yetkililerine gerekli bildirimlerin yapıldığını vurguladı.

Çavuş, hastalığın tespit edildiği günlerde Güney’den kaçak olarak getirilmeye çalışılırken 13 Aralık tarihinde Gazimağusa sınır bölgesinde tespit edilen dokuz başlık bir buzağı grubuna yapılan ilk tetkiklerde şap hastalığının pozitif çıktığını anımsattı.

Bu tespitin Güney Kıbrıs makamlarına bildirildiğini belirten Çavuş, Güney Kıbrıs yetkililerinin bu konuya herhangi bir tepki vermemesinin, hastalığın Güney’de zaten var olduğuna işaret ettiğini, dolayısıyla Kuzey’de görülen vakaların da Güney’den geldiğinin açık olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs’ta şap hastalığının kuzeyden daha önce ortaya çıktığına dair bilgiler bulunduğunu da ifade eden Çavuş, ekonomik ve politik nedenlerle bu durumun gizlendiğini, hastalığın zamanında ciddiyetle ele alınmamasının bugün Güney’de daha ciddi sorunlara yol açtığını kaydetti.

 “Tüm büyükbaş hayvanlar iki kez aşılandı, küçükbaş hayvanların aşılanmasına ise devam ediliyor”

KKTC’de tüm büyükbaş hayvanların iki kez aşılandığını, küçükbaş hayvanların aşılanmasına ise devam edildiğini belirten Çavuş, salgının başından bu yana yürürlükte olan karantina uygulamasının sürdüğünü ve başka herhangi bir bölgede hastalık belirtisine rastlanmadığını söyledi.


Hastalığın teşhis edilmesinden yalnızca 48 saat sonra Türkiye Cumhuriyeti’nden ilk etapta 250 bin doz aşının, ardından Avrupa Birliği’nden de 500 bin doz aşının temin edildiğini belirten Çavuş, KKTC tarafından defalarca iş birliği teklif edilmesine rağmen Güney’de durumun “çıkmaza girmesi” üzerine Güney Kıbrıs makamlarının KKTC’den 60 bin doz aşı talep ettiğini ve bu talebin de iş birliği çerçevesinde karşılandığını kaydetti.

Güney’de yapılan suçlamalar yerine iş birliğinin tercih edilmesi durumunda tüm kurumlarıyla birlikte her türlü iş birliğine hazır olduklarını da açıklayan Çavuş, sürecin en az zararla atlatılması temennisinde bulundu.

Trump, İran konusunda destek gelmezse NATO’nun geleceğinin “çok kötü” olacağını söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, müttefiklerinin Hürmüz Boğazı’nı açmaya yardımcı olmaması halinde NATO’nun “çok kötü” bir gelecekle karşı karşıya kalacağını belirtti.

Trump, Financial Times’a verdiği röportajda, İran’a saldırıları, Çin’e yakın zamanda yapacağı ziyareti ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin gerilimi değerlendirdi.
Avrupa ve Çin’in, ABD’nin aksine Körfez’den gelen petrole büyük ölçüde bağımlı olduğunu söyleyen Trump, “Boğazdan faydalananların, orada kötü bir şey olmamasını sağlamaya yardımcı olmaları son derece uygundur.” dedi.

Trump, “Eğer yanıt gelmezse ya da olumsuz yanıt gelirse, bunun NATO’nun geleceği için çok kötü olacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Zorunda olmasalar bile Ukrayna konusunda NATO’ya yardım ettiklerini dile getiren Trump, “Biz onlar için orada oluruz ama onlar bizim için olmaz. Olacaklarından da emin değilim.” ifadesini kullandı.

Nasıl bir yardım istediğinin sorulması üzerine Trump, “Ne gerekiyorsa.” yanıtını verdi. Trump, Avrupa’nın ABD’den çok daha fazla mayın tarama gemisine sahip olduğunu ve müttefiklerin bu gemileri göndermesi gerektiğini vurguladı.

Trump, İngiltere’nin şu ana kadarki tutumundan özellikle rahatsız olduğunun altını çizerek, “İngiltere, en büyük müttefik olarak görülebilir, en eski müttefik vb. Ama gelmelerini istediğimde gelmek istemediler.” şeklinde konuştu.

İran’ın boğazda “biraz sorun çıkarmaktan başka hiçbir şeyi kalmadığını” savunan Trump, “Birkaç kişiyi gözetlemek için çok sayıda insana ihtiyaç duyarsınız.” dedi.

Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin “buradan petrol tedarik eden ülkeler tarafından” sağlanması gerektiğini belirtmişti.

Çin’e ziyaret ertelenebilir

Başkan Trump, ay sonundaki Çin ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping ile zirvesinden önce Pekin’in de boğazın açılmasına yardımcı olmasını beklediğini söyledi.​​​​​​​

“Bence Çin de yardım etmeli çünkü Çin, petrolünün yüzde 90’ını bu boğazdan alıyor.” diyen Trump, zirveye kadar beklemenin çok geç olacağını, ziyaretini erteleyebileceğini kaydetti.

Rusya’ya ilişkin “uydu verisi” yorumu

Trump, ABD ve İsrail’in iki haftada İran’ın askeri kapasitesini yok ettiğini, bu nedenle müttefiklerin Körfez’e askeri unsurlar göndermesi durumunda karşılaşabilecekleri riskin çok düşük olacağını belirtti.

Başkan Trump, ABD’nin İran’ın Hark Adası’na yeni saldırılar düzenlemeye hazır olduğunu ve petrol altyapısını da hedef alabileceğini ifade etti.

Rusya’nın, ABD ve İsrail’in füze savunma sistemlerini hedef almak için İran’a uydu verileri sağlayıp sağlamadığı sorusuna ise Trump, “Bunun olup olmadığını bilmiyorum ama şu da söylenebilir ki biz de Ukrayna’ya bir ölçüde yardım ettik. ‘Bizi hedef alıyorsunuz’ demek zor çünkü biz de Ukrayna’ya yardım ediyorduk.” yanıtını verdi.

Pezeşkiyan ve Macron görüştü

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.

İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’nın haberine göre, Pezeşkiyan ile Macron telefonda görüştü.

Haberde, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un bölgedeki son gelişmeleri görüştüğü aktarıldı.

Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için 7 ülkeyle görüşüldüğünü belirtti

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemelerine ilişkin gelişmeler sürerken, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması konusunda 7 ülkeyle görüşmeler yürüttüklerini açıkladı.

xABD basınında yer alan haberlere göre Trump, Air Force One uçağında, gazetecilere Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin açıklama yaptı.

Bu konuda 7 ülkeyle görüştüklerini aktaran Trump, “Petrolün büyük bir kısmını, yani yaklaşık yüzde 90’ını boğazdan temin ediyorlar. Ben de ‘Girmek ister misiniz?’ dedim. Bakalım ne olacak. Belki gelirler, belki de gelmezler.” ifadesini kullandı.

Trump, boğazdan deniz yoluyla taşınan ham petrolün büyük kısmını kullanan Çin’e de işbirliği teklif ettikleri bilgisini paylaştı.

Savaşın bitmesiyle birlikte petrol fiyatlarının düşeceğini savunan Trump, savaşın “oldukça hızlı bir şekilde” sona ereceğini belirtti.

Donald Trump, ayrıca sosyal medyada İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in 250 bin kişi tarafından alkışlandığını gösteren videoya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Söz konusu videonun yapay zeka tarafından üretildiğini öne süren Trump,”Tamamen yapay zeka tarafından üretildi. Böyle bir olay hiç yaşanmadı. Medya bunun yaşanmadığını biliyordu, ama sanki büyük bir destek varmış gibi olayı abarttılar. Aslında hiçbir destekleri yok.” diye konuştu.

Küba’ya ilişkin açıklamalar

Trump, “Küba da bir anlaşma yapmak istiyor. Ve bence çok yakında bir anlaşma yapacağız veya ne gerekiyorsa yapacağız.” sözlerini sarf etti.

Küba’da “şiddet ve zulümle” ülkeden kovulan ve aileleri öldürülen birçok kişinin olduğunu savunan Trump, “Yani Küba ile görüşüyoruz, ancak Küba’dan önce İran’la görüşeceğiz.” dedi.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, 13 Mart’ta ABD ile iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların çözümüne yönelik görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

ÇAVUŞ:KKTC’Yİ SUÇLAMAK SORUMLULUKTAN KAÇMA GİRİŞİMİDİR

 

Özellikle son günlerde, Şap hastalığı konusunda, Güney Kıbrıs makamlarının KKTC makamlarını ve hayvancısını suçlaması manidardır diyen Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş, ŞAP hastalığının Güneyden yayıldığının açık olduğunu ancak bunun saklanarak, gerekli tedbirlerin alınmamasının KKTC makamlarını suçlamanın sorumluluktan kurtulma girişiminden öteye gitmediğini dile getirdi.

“MAYIS 2025’TEN İTİBAREN TÜM LİMANLARDA TEDBİRLER ALINDI”
Hastalığın önlenmesi için Mayıs 2025’ten itibaren tüm limanlarda gerekli tedbirlerin alındığını ve uygulandığını, buna rağmen ilk vakanın tespitinden itibaren ise protokollere uygun tedbir ve acil aşılamanın da 48 saat içerisinde hayata geçirildiğini aktaran Çavuş, hastalığın tespit edildiği andan itibaren hem Güneydeki muhataplara hem de Avrupa Birliği yetkililerine gerekli bildirimlerin yapıldığını vurguladı.

KAÇAK GETİRİLEN BUZAĞILARDA ŞAP POZİTİF
Hastalığın tespit edildiği günlerde, Güneyden kaçak olarak getirilirken Mağusa sınır bölgesinde 13 Aralık 2025’te tespit edilen 9 adetlik bir grup buzağıya ise yapılan ilk tetkilerde ŞAP pozitif teşhisi konulduğunu ve bunun da Güney Kıbrıs’a bildirildiğini belirten Çavuş, ancak Güney Kıbrıs yetkililerinin bu konuya tepkisiz kalmaları da hastalığın Güneyde zaten var olduğunu doğrular niteliktedir. Dolayısıyla Kuzeydeki vakaların da Güneyden geldiği aşikârdır.

“HASTALIĞIN GÜNEYDE ÖNCEDEN VAR OLDUĞU SAKLANDI”
Gelen bilgiler arasında Güneyde Şap hastalığının önceden baş gösterdiği ancak hem ekonomik hem de politik nedenlerle bunun saklandığının aşikâr olduğunu dile getiren Tarım Bakanı Çavuş, gününde ciddiyetle gerekli tedbirlerin alınmamasının, olayların üstünün örtülmesi veya görmezden gelinmesinin bugün Güneyde daha ciddi sorunlar yarattığını ve bunun sorumluluğunu KKTC makamlarına ve hayvancısına yüklemeye çalışmanın ise sorumluluktan kaçmak olduğunu ifade etti.

KKTC’DE AŞILAMA VE KARANTİNA DEVAM EDİYOR
KKTC’de tüm büyükbaş hayvanların iki kez aşılandığını, küçükbaş hayvanların da aşılanmasına devam edildiğini belirten Çavuş, başından beri yürürlüğe konulan karantina uygulamasının devam ettiğini ve başka herhangi bir bölgede de hastalık belirtisi olmadığını belirtti.

TÜRKİYE VE AB’DEN AŞI DESTEĞİ
Hastalık teşhis edildikten hemen 48 saat sonra Türkiye Cumhuriyeti’nden ilk etapta 250 bin doz aşının tedarik edildiğini, ardından da Avrupa Birliği’nden 500 bin doz aşı geldiğini aktaran Çavuş, ısrarla teklif edilmesine rağmen ancak Güneyde çıkmaza girilince 60 bin doz aşının KKTC’den talep edildiğini ve bu talebin de iş birliği çerçevesinde Güneye tedarik edildiğini belirtti.

“SUÇLAMA DEĞİL İŞ BİRLİĞİ OLMALI”
Güneyde yapılan suçlamalar yerine iş birliğinin tercih edilmesi durumunda tüm kurumlarımız ile iş birliğine de hazır olduğunu belirten Tarım Bakanı Çavuş, bu sürecin en az zararla geçirilmesi temennisinde bulundu.

5 İlçede Eş Zamanlı Denetim: 87 Kişi Tutuklandı, 1.233 Sürücüye İşlem

Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele’de polis ekipleri tarafından eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri gerçekleştirildi. Polis Özel Harekat ile Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü ekiplerinin de destek verdiği denetimlerde çok sayıda kişi tutuklanırken, yüzlerce sürücü hakkında da işlem yapıldı.

Lefkoşa’da 25 tutuklama

Lefkoşa’da eğlence mekanları, alkollü içki satışı yapılan yerler, gece kulüpleri, kahvehaneler, işçi lojmanları ve halkın yoğun bulunduğu alanlar denetlendi. Yapılan kontrollerde ülkede yasal statüsü olmadığı halde ikamet izinsiz yaşadığı tespit edilen 23 kişi, tasarrufunda uyuşturucu madde ve uyuşturucu içerikli 3 sarma sigara bulunan 1 kişi ile aracında kanunsuz çakı bulundurduğu belirlenen 1 kişi olmak üzere toplam 25 kişi tutuklandı.

Trafik denetimlerinde ise 1.274 araç sürücüsü kontrol edildi. Denetimlerde 105’i sürat, 4’ü alkollü araç kullanma, 2’si ehliyetsiz ve sigortasız araç kullanma, 10’u sigortasız araç kullanma, 5’i cep telefonu kullanma, 11’i emniyet kemeri takmama, 8’i muayenesiz araç kullanma, 27’si seyrüsefer ruhsatsız araç kullanma, 1’i trafik ışıklarına uymama, 3’ü tehlikeli sürüş ve 142’si diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 318 sürücü rapor edilerek haklarında yasal işlem başlatıldı. 44 araç ise trafikten men edildi.

Gazimağusa’da 31 kaçak yakalandı

Gazimağusa’da gerçekleştirilen denetimlerde eğlence mekanları, marketler, bahis evleri, işçi lojmanları ve halkın yoğun bulunduğu yerler kontrol edildi. Ülkede yasal statüsü olmadığı halde ikamet izinsiz yaşadığı belirlenen 31 kişi tutuklandı.

Trafik ekiplerinin denetimlerinde 1.028 sürücü kontrol edilirken 349 sürücü çeşitli trafik suçlarından rapor edildi. 4 araç trafikten men edilirken, 1 sürücü de tutuklandı.

Girne’de 21 kişi tutuklandı
Girne’de yapılan kontrollerde eğlence mekanları, pansiyonlar, oteller, kahvehaneler ve işçi lojmanları denetlendi. Ülkede ikamet izinsiz bulunduğu belirlenen 21 kişi tutuklandı. Ayrıca kapatma saatine uymayarak faaliyet gösterdiği tespit edilen bir bar işletmecisi hakkında da yasal işlem başlatıldı.

Trafik denetimlerinde 1.218 sürücü kontrol edilirken 118 sürücü çeşitli trafik suçlarından rapor edildi. 21 araç trafikten men edildi.

Güzelyurt’ta 21 kişi tutuklandı

Güzelyurt’ta gerçekleştirilen denetimlerde ikamet izinsiz olduğu belirlenen 19 kişi ile üzerinde uyuşturucu madde bulunan 2 kişi olmak üzere toplam 21 kişi tutuklandı.

Trafik kontrollerinde 1.200 sürücü denetlenirken 128 sürücü hakkında çeşitli trafik suçlarından işlem yapıldı. 3 araç trafikten men edilirken 2 sürücü de tutuklandı.

İskele’de 10 kişi tutuklandı

İskele’de yapılan kontrollerde ikamet izinsiz bulunduğu tespit edilen 9 kişi ile üzerinde uyuşturucu madde, sarma sigara ve öğütücü bulunan 1 kişi olmak üzere toplam 10 kişi tutuklandı.

Trafik ekiplerinin denetimlerinde 1.754 sürücü kontrol edilirken 320 sürücü hakkında çeşitli trafik suçlarından işlem yapıldı. 54 araç trafikten men edilirken 1 sürücü de tutuklandı.

Savaşan: Halkımızdan aldığımız görüşler politikalarımıza yön veriyor

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, sosyal medya hesabı üzerinden Lefke’de gerçekleştirdikleri ziyaretlere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Savaşan, Genel Başkan ve Başbakan Ünal Üstel ile birlikte Lefke İlçe Başkanlığı’nın organizasyonu kapsamında Doğancı ziyaretiyle başlayan Lefke programı çerçevesinde gün boyunca bölgedeki temaslarını sürdürdüklerini belirtti.

Savaşan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Halkımızdan aldığımız görüşler politikalarımıza yön veriyor.

Genel Başkanımız, Başbakan Ünal Üstel ile birlikte Lefke İlçe Başkanlığımızın organizasyonu ile Doğancı’yı ziyaretle başladığımız Lefke programımız kapsamında gün boyunca bölgedeki temaslarımızı sürdürdük. Lefke’de partililerimiz ve bölge halkımızın yanı sıra örgüt başkanlarımız, muhtarlarımız, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve Lefke Türk Spor Kulübü temsilcileri ile bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk.

Bizler siyaseti masa başında değil, halkımızın içinde yapmayı ilke edinmiş bir anlayışın temsilcileriyiz. Amacımız; hükümetimizin yürüttüğü çalışmaları bölgelerde yerinde görmek, yaşanan güncel sorunları doğrudan sahada tespit etmek ve vatandaşlarımızın taleplerini birinci ağızdan dinlemektir.

Ulusal Birlik Partisi olarak, halkımızdan sahada aldığımız görüşler ve yerinde yaptığımız gözlemler doğrultusunda politikalarımızı geliştirmeye ve çalışmalarımıza yön vermeye büyük önem veriyoruz. Bölgelerimizin ihtiyaçlarını yakından takip ediyor, ortaya konan her öneri ve talebi ülkemizin geleceği için yol haritamızın önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz.

Bizim anlayışımız seçim odaklı bir siyaset değil; halkımıza en iyi hizmeti ulaştırma sorumluluğudur.

Tam gün süren ziyaretlerimizi Lefke Kapalı Pazar Yeri’nde kurulan iftar sofrasında kıymetli bölge halkımızla aynı sofrayı paylaşarak tamamladık. Misafirperverlikleri ve samimi sohbetleri için tüm Lefkeli’lere gönülden teşekkür ediyorum.”

Meclis yarın toplanacak: Gündemde, beş yasa tasarısı bulunuyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yarın saat 10.00’da yasama gündemiyle toplanacak. Toplantıda avcılık, mücahit hakları, orman arazileri, pasaport ve otellerle ilgili toplam beş yasa tasarısı ele alınacak.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yarın yasama gündemiyle toplanacak. Toplantıda, beş yasa tasarısı ele alınacak.

Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen Meclis gündeminde, Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Mücahitlerin Tazmini ile Gazilerin Hak ve Menfaatlerinin Belirlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Alçak Orman Arazilerinin Devri ve İcarı (Değişiklik) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Toplantıda ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Pasaport (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Oteller (Değişiklik) Yasa Tasarısının üçüncü görüşmeleri yapılacak.

ÖZTÜRKLER’DEN RUM YÖNETİMİNE SERT TEPKİ: SİZ KİMSİNİZ DE TÜRKİYE SİZDEN İZİN ALSIN

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Hakikat Web TV’de yayınlanan Ses Ver Ülkem programında Ümit Bahşi’nin sorularını yanıtladı.

Rum yönetiminin Türk askerinin adadaki varlığını tartışmaya açan açıklamalarına sert tepki gösteren Öztürkler, “Siz kimsiniz? 1974’te Türk jetleri adaya geldiğinde Kıbrıs Türk halkını korumak için sizden izin mi aldı? Bugün de izin alacak değildir. Bu hadsizliklerin son bulması gerekir” dedi.
Öztürkler, “Onların Türk askerini tartışmaya hakkı yoktur. Kıbrıs Türk halkı, Türk askerini ve Türkiye’nin garantörlüğünü tartıştırmaz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin F-16’larını KKTC’ye göndermesinin yalnızca askeri bir hamle olmadığını, aynı zamanda tarihsel ve manevi bağların güçlü bir hatırlatması olduğunu belirten Öztürkler, “Mehmetçik ve Mücahit’in ortak mücadelesi, dökülen kanlar ve verilen şehitler bu toprakların Türk kalmasını sağlamıştır” dedi.
Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsrail ve ABD ile kurduğu yakın ilişkilerin, ciddi silahlanma harcamalarının ve adayı bir savaş alanına dönüştürme çabalarının bölgedeki dengeleri bozduğunu söyledi.
Rum lider Hristolidis’in ülkesinin egemenliğini dış güçlerin çıkarları doğrultusunda “adeta sattığını” ifade etti.
Türk askerinin adadaki varlığının hem KKTC hem de Güney Kıbrıs için barışın teminatı olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Türk askerinin varlığı düşmana korku verir, bu korku da yanlış hareketlerin önüne geçer. Çünkü karşılarında güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti vardır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Milli dava söz konusuysa herkesin ismi farklı olabilir ama hepimizin soyadı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir” sözlerini hatırlatan Öztürkler, Türkiye’de milli meselelerde tüm siyasi görüşlerin birleştiğini, KKTC’de de aynı birlik ruhunun güçlendiğini söyledi.

 

ÜSTEL: UBP, BAŞKALARI GİBİ HALKINI ORTADA BIRAKMAZ, MAZERETLERLE HÜKÜMETTEN KAÇMAZ

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, bu hafta Lefke ilçesine ziyaret gerçekleştirerek halkla bir araya geldi.

Bölgedeki sivil toplum örgütleri ile toplantılar yapan Üstel, vatandaşların sorunlarını dinledi.

Ziyarette Başbakan Ünal Üstel’e; Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, UBP Genel Sekreteri (v) Ahmet Savaşan, UBP Milletvekili Faiz Sucuoğlu ve Lefke İlçe Başkanı Adil Özgey eşlik etti.

Teşkilatlarla ve Halkla Sürekli İstişare İçindeyiz

UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, teşkilatlar ve halkla her zaman iç içe olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini ifade etti.

Savaşan, “Bizler siyaseti masa başında değil, halkımızın içinde yapmayı ilke edinmiş bir anlayışın temsilcileriyiz. Amacımız; hükümetimizin yürüttüğü çalışmaları bölgelerde yerinde görmek, yaşanan güncel sorunları doğrudan sahada tespit etmek ve vatandaşlarımızın taleplerini birinci ağızdan dinleyerek yol haritamızı şekillendirmektir” dedi.

Savaşan, “Bir yandan ülkemiz için icraat üretirken, diğer yandan bu icraatlara yön veren en önemli unsurlardan biri de gerçekleştirdiğimiz bu istişare toplantılarıdır. Bölgelerimizin ihtiyaçlarını yakından takip ediyor, çalışmalarımızı bu ihtiyaçlara göre planlıyor ve önceliklendiriyoruz. Bizim anlayışımız seçim odaklı bir siyaset değil; halkımıza en iyi hizmeti ulaştırma sorumluluğudur. İşte bu nedenle teşkilatlarımızla ve vatandaşlarımızla bir araya gelmeye, onları dinlemeye ve birlikte üretmeye büyük önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

“UBP Her Zaman Halkının Yanında Oldu”

Başbakan Ünal Üstel de ziyaretler sırasında verdiği mesajlarda, bugünlerde öne çıkmaya çalışan bazı partilerin geçmişte ilk zora girdiklerinde görevlerini bırakıp gittiklerini hatırlattı.

Üstel, UBP’nin sorumluluk ve kararlılıkla her şartta halkın yanında durduğunu vurgulayarak,
“UBP hiçbir zaman halkını ortada bırakıp hükümetten ayrılmamıştır. Her zaman Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte mücadele ederek halkının yanında olmuştur” dedi.

Türkiye ile Güçlü İş Birliği İçindeyiz

Türkiye ile geçmişten gelen kardeşlik bağları doğrultusunda hareket etmeyi sürdürdüklerini belirten Üstel, Anavatan Türkiye’nin aktif desteğine teşekkür etti.

Üstel, “Sözlerimizin büyük bölümünü tuttuk. Hatta geçmişte yapılmayanları cesaretle hayata geçirdik. Sadece Yerel Yönetimler Reformu sayesinde bile gittiğimiz her bölgede büyük takdir görüyoruz” diye konuştu.

Üretim, Tarım ve Su Projeleri Destekleniyor

Tarımsal ve sanayi üretiminin önemine de değinen Üstel, üretmeyen toplumların yok olmaya mahkum olduğunu belirterek üreticiye destek vermeye devam edeceklerini söyledi.

Türkiye’den gelen suyun Güzelyurt Ovası’na ulaştığını hatırlatan Üstel, Mesarya bölgesinin de suyla buluşacağını belirterek su projesinin güncel durumu hakkında bilgi verdi.

Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin Rolü Büyük

Bölgede yaşanan güvenlik gelişmelerine de değinen Üstel, Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade ederek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en büyük güvencesinin Türkiye olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin garantörlük hakkı çerçevesinde her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu söyleyen Üstel, Türkiye’nin askeri ve savunma desteğinin bölge için önemli olduğunu belirtti.

Anavatan Türkiye’nin gönderdiği F-16’lara tek kelime destek açıklayamayanları da yakından izlediklerini belirten Üstel,
“Korkmayın… Bizi de sizi de bu savaşan şahinler koruyacak. Çekinmeyin, üzülmeyin. Çok şükür ki Türkiye yanımızda” dedi.

Hayvancılık ve Narenciye Sektörüne Destek Veriyoruz

Hayvancılık sektöründe yaşanan hastalık sürecine de değinen Üstel, şap hastalığına karşı hızlı bir şekilde önlem aldıklarını ve hayvanların aşılanarak sorunun kontrol altına alındığını ifade etti.

Narenciye sektörü ile ilgili de konuşan Üstel,
“Üreticiyi rahatlatacak adımlar attık ve tarihte ilk kez rekor fiyat verildi” dedi.

Ulaşım ve Altyapı Yatırımlarını Güçlendiriyoruz

Altyapı yatırımlarının da arttığını kaydeden Üstel, siyasi istikrar sayesinde birçok projenin hayata geçirildiğini söyledi.

“Güzelyurt-Lefke yolu yıllarca bekledi ancak bizim dönemimizde istimlak sorunu çözülerek bu yol tamamlandı. Bölge halkı ulaşımda rahatladı” ifadelerini kullandı.

Dijital Dönüşüm ve E-Devleti Destekliyoruz

Halkın bürokrasinin yavaş olduğuna dair şikayetlerinin bulunduğunu ifade eden Üstel,
“Hükümet olarak e-devlet projesini hayata geçirdik. Birçok işlem artık dijital ortamda yapılacak” dedi.

Üstel, fiber optik projesinin de e-devlet sisteminin sağlıklı çalışması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Süt Ürünleri İhracatı’nda güncel sorun çözüldü, son detaylar yakında açıklanacak

Yakıt ve süt ürünleri konusunda da çalışmalar yürüttüklerini belirten Üstel, süt ürünleri ihracatında yaşanan savaş kaynaklı sorunların Türkiye ile yapılan görüşmeler sonucunda çözüldüğünü, yakın zamanda kamuoyuna açıklayacaklarını ifade etti.

Trump’ın, Putin’in İran’daki uranyumu Rusya’ya taşıma teklifini reddettiği iddia edildi

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun Rusya’ya taşınmasına yönelik teklifini kabul etmediği öne sürüldü.

Amerikan Axios basın organının konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Putin’in bu hafta Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran’a yönelik saldırıları sona erdirmek için bazı öneriler sunduğu ileri sürüldü.

Putin’in İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun Rusya’ya taşınmasını içeren bir planı gündeme getirdiği ancak Trump’ın bu teklifi reddettiği iddia edildi.

Haberde Rusya’nın, benzer önerileri ABD ile İran arasında yürütülen nükleer müzakereler sırasında ve 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail saldırılarından önceki haftalarda da gündeme getirdiği kaydedildi.

Axios’a konuşan bir ABD’li yetkili, “Bu teklif ilk kez gelmiyor. Yine kabul edilmedi. ABD’nin tutumu, uranyumun güvence altına alınması gerektiği yönünde.” ifadelerini kullandı.

Daha önce de ABD ile İsrail’in İran’a saldırılarının sonraki safhalarında yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek için bu ülkeye özel kuvvet göndermeyi değerlendirdiği iddia edilmişti.

Erdoğan: Her türlü tehdide karşı önlem alıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10’uncu Milli İrade İftar Programı’nda, Gazze ve İslam coğrafyasındaki zulümlere tepki göstererek, Türkiye’nin mazlumların yanında duracağını ve Türk hava sahasını ihlal eden her türlü tehdide karşı önlem alındığını söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört bir yanda üzüntü verici manzaralarla karşı karşıya olduklarını belirterek “Zulme rıza göstermeyeceğiz, baskılar karşısında susmayacağız” dedi. “Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir” diyen Erdoğan, Türk hava sahasını ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde bulunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, WOW İstanbul Hotel’de 10. Milli İrade İftar Programı’na iştirak etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan iftarın ardından açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Baharın yavaş yavaş yüzünü gösterdiği bu güzel İstanbul akşamda sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum.

Ramazan barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayıdır. Ancak İslam coğrafyasının bu mübarek günlerde acıyla, gözyaşıyla, savaşlarla anılması bizleri gerçekten müteessir ediyor.

“TÜM DENİZLERİ MAVİ OLSA NE YAZAR”

10 Ekim’den bu yana Gazze’de şehit edilenlerin sayısı 640’ı buluyor. Katledilenlerin kahir ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklar, çocuklarımız; ya füzelerin, ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor. Komşumuz İran’dan Yemen’e, Sudan’dan Somali’ye kadar coğrafyamızın dört bir yanında maalesef aynı üzüntü verici manzarayla karşı karşıyayız.

Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar? Elinizi vicdanınıza koyup samimiyetle cevap verin. Sabah güle oynaya okula giden yavruların akşam evine dönemediğim bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur. Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur. Oyuncakların kana bulandığı, hayallerin yarım kaldığı, çocukların yüzlerindeki tebessümlerini vakitsiz solduğu bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur. Çocukların çocukları büyütmek zorunda kaldığı bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur.

“DÜNYA VİCDAN TUTULMASINA UĞRAMIŞ”

Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Bir avuç vicdan, cesaret sahibi ülke, kurum ve kuruluş dışında coğrafyamızdaki zulümlere tepki gösteren, bunları durdurmak için didinen neredeyse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli Suriyeli çocuğun dramı sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan penguen kadar gündeme gelmedi. Vicdan tutulmasına uğramış böyle bir dünyada Türkiye olarak insanlığın vicdanı olması mücadelesini hep birlikte veriyoruz.

“BASKILAR KARŞISINDA SUSMAYACAĞIZ”

Bu can bu tende olduğu müddetçe mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz, baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız. Gazze’deki kardeşlerimiz başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma hâlindeyiz.

Burada şu hususu da önemle vurgulamak durumundayım: Aramızdaki dayanışma ve dostluğu diri tuttuğumuz sürece demokrasimizi tehdit ve tehlikelerden koruyabiliriz. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi. “Müminler bir binanın tuğlaları gibidir” hükmünde olduğu gibi, birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem elleri kırabiliriz. Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayımladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Mesafe koymadık, inşallah bundan sonra da tek yürek, tek bilek olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.

“HER TÜRLÜ TEHDİDE YÖNELİK ÖNLEME FAALİYETLERİNDE BULUNUYORUZ”

Biz hükümet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyor, hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar tahlil ve tetkik ediyoruz. Yine bu süreçte, dün gece olduğu gibi, hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir. Sizlerden de İran’a yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum.

“TEMPOMUZU ARTIRMAMIZ GEREKEN BİR DÖNEME GİRDİK”

Bizden öncekilerin büyük bir fedakârlıkla, uğruna ağır bedeller ödeyerek surda açtığı gediği büyütmek için biz bu mücadeleyi veriyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Tempomuzu artırmamız, daha çevik, daha atılgan olmamız gereken yeni bir döneme giriyoruz. Bu yeni dönemde siz sivil toplum kuruluşlarımızın daha önce hiç olmadığı kadar güçlü, insicamlı ve daha görünür olması gerekiyor. Şurası bir gerçek ki sivil toplum kuruluşlarımızın asıl güç kaynağı maddi imkânları değil, samimiyetleri ve gayretleridir. Bizi güçlü kılan yüksek binalarımız, şaşaalı imkânlarımız değil; dik duruşumuz, tavrımız ve ideallerimiz için verdiğimiz yiğitçe mücadelemizdir. Maddi imkânları samimiyetle harmanladığımız sürece hedeflerimize vasıl olabiliriz.

“İLBER ORTAYLI HOCAMIZA RAHMET DİLİYORUM”

Bugün vefat haberini almaktan büyük üzüntü duyduğum Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamıza Cenâb-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Entelektüel kişiliği, engin bilgi birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısına ve sevgisine mazhar olan merhum hocamızın ailesine ve öğrencilerine de burada başsağlığı diliyorum.

Kaynak: NTV

Bağlıköy Direnişi’nin 61. yıl dönümü ve direnişte şehit düşenler için tören düzenlendi

Bağlıköy Direnişi’nin 61. yıl dönümü ve direnişte şehit düşenler için Bağlıköy Şehitliği’nde tören düzenlendi.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ve bazı milletvekillerinin katıldığı tören, protokol sırasına göre çelenklerin şehitliğe sunulmasıyla başladı. Ardından saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekildi. Konuşmaların ardından, şiirler okundu.

Törende; Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler,  Bağlıköy Şehitleri Tertip Komitesi Başkanı Taner Kerimoğlu ile Yedidalga İlkokulu Öğretmeni Hazal Canbolat birer konuşma yaptı.

-Öztürkler: “Bağlıköy halkı, bu toprakların vatan kalması için büyük mücadele ve şehitler verdi”

Öztürkler, Bağlıköy halkının, bu toprakların vatan kalabilmesi, Türk bayrağının ve Kıbrıs Türk halkının var olabilmesi için büyük mücadele ve şehitler verdiğini anımsatarak, böylesi günlerin geçmişte yaşananları hatırlamak, şehitlerin emanetine ve tarihe sahip çıkmak adına çok önemli olduğunu belirtti.

Kıbrıs Türk halkının anavatan Türkiye ile birlikte yürüttüğü egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüden asla taviz verilemeyeceğini vurgulayan Öztürkler, dikkatli olunması ve birlik beraberliğin bozulmaması gereken günlerden geçildiğini söyledi.

Orta Doğu’da ve dünyanın birçok yerinde yaşanan savaşlardan dersler çıkarılması gerektiğini ifade eden Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ABD ve İsrail’le yaptığı anlaşmalar sonucu adayı bir ateş barutu haline getirdiğini söyledi. Öztürkler, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum kesiminde yapılan bazı açıklamalara da değindi, “Türk askeri her zaman KKTC’de vardır ve var olacaktır.” diye konuştu.

Öztürkler, Kıbrıs Türkü’nün anavatan Türkiye ile toprakla, kanla, tarihle bütünleşmiş kopmaz sarsılmaz bağları bulunduğunu hatırlattı.

-“Bağlıköy halkı 7’den 70’e kahramanca direndi”

Bağlıköy Şehitleri Tören Tertip Komitesi Başkanı Taner Kerimoğlu ise, Bağlıköy halkının 7’den 70’e, insan gücü, silah ve cephane bakımından kat kat üstün Rum saldırılarına karşı kahramanca direndiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının bu adada egemen ve eşit bir halk olarak varlığını şehitlere borçlu olduğunu kaydetti.

Yedidalga İlkokulu öğretmeni Hazal Canbolat da, Bağlıköy Direnişi’nin Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde onurlu bir yere sahip olduğunu ifade ederek, bu direnişin yalnızca bir köy savunması değil, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünü, kimliğini ve geleceğini muhafaza etme iradesi olduğunu vurguladı.

Tören dini vecibenin yerine getirilmesi ve şehit kabirlerine çiçek bırakılmasıyla sona erdi.

Yayman ve Erdem’den KKTC’ye güçlü destek mesajı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ve AK Parti Konya Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü ve KKTC Dostluk Grubu Başkanı Orhan Erdem, Türkiye’nin bölgede oldu bittiye asla izin vermeyeceğini ve KKTC’nin yanında olacağını belirtti.

Hüseyin Yayman ve Orhan Erdem, Kıbrıs Genç TV ekranlarında yayınlanan Gazete programına katılarak Mahmut Doğan’ın sorularını yanıtladı.

– Yayman: Türkiye oldu bittiye asla müsade etmeyecektir

Programda konuşan Hüseyin Yayman, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çok büyük bedeller ödenerek kurulduğunu vurguladı.

Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkını 1974 Mutlu Barış Harekâtı’nda kullandığını hatırlatan Yayman, Makarios yönetimi döneminde Müslümanlara ve Türklere yönelik saldırıların hâlâ hafızalarda tazeliğini koruduğunu belirtti.

Rum tarafının maceradan vazgeçmesi gerektiğini ifade eden Yayman, adadaki havalimanlarının ve stratejik noktaların üçüncü ülkelere kullandırılmasının doğru olmadığını söyledi.

İsrail’in bölgede yaptığı yığınak ve hava savunma sistemlerinin adayı bir tehdit ve hedef haline getirdiğini dile getiren Yayman, Türkiye’nin böyle bir oldu bittiye asla müsaade etmeyeceğini vurguladı.

Son olarak Rum tarafına Lefkoşa’dan çağrıda bulunan Yayman, “Bu silahları kim için kullanacaksınız? Eğer Türkiye için kullanacaksanız, bu silahlar çok yetersizdir. Kendiniz için kullanacaksanız, bu da anlamsızdır” dedi.

– Erdem: Elli yılı aşkın süredir adada bir huzur iklimi varsa, bu Türkiye’nin sayesindedir

AK Parti Konya Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü ve KKTC Dostluk Grubu Başkanı Orhan Erdem de, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik kararlı duruşunu yineledi.

Erdem, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Türkiye’nin hem maddi hem askeri anlamda, hem de tarihî ve kültürel bağlarıyla KKTC’nin yanında olduğunu belirtti.

Erdem, “Garantör ülke olmanın sorumluluğunu taşıyor, KKTC’nin huzurunu korumak için gerekli tüm adımları atıyoruz” dedi.

Dünyada savaş hukukunun zayıfladığı bir dönemde Türkiye’nin güçlü liderliğiyle temkinli ve kararlı adımlar attığını ifade eden Erdem, Rum tarafının ve Avrupa ülkelerinin Akdeniz’deki girişimlerinin sonuçsuz kalacağını söyledi. 1974 müdahalesine dikkat çeken Erdem, “Elli yılı aşkın süredir adada bir huzur iklimi varsa, bu Türkiye’nin sayesindedir” dedi.

Son olarak KKTC halkına seslenen Erdem, “Kuzey Kıbrıs’taki kardeşlerimiz bilsinler ki, ateşe yakın olsalar da güvendedirler. Türkiye her zaman yanlarında olacak, geleceğimizi birlikte daha güzel adımlarla inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

MALİYE BAKANI BEROVA: “HEKİMLERİMİZ İNSAN HAYATININ KORUNMASINDA EN BÜYÜK GÜVENCEMİZDİR”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, hekimlerin toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinde üstlendiği sorumluluğun büyük önem taşıdığını vurguladı.

 Berova, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, hekimlerin insan hayatını koruma görevini büyük bir özveri ve sorumluluk bilinciyle yerine getirdiğini belirtti.  Berova, sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve etkin şekilde yürütülmesinde hekimlerin önemli rol üstlendiğine dikkat çekti.

 Sağlık hizmetlerinin güçlü bir ekip çalışmasıyla yürütüldüğünü ifade eden Berova, “Hekimlerimiz, insan hayatının korunmasında en büyük güvencemizdir.” ifadelerine yer verdi.

 Gece gündüz demeden, en zor koşullarda dahi görevlerini bilimin ışığında yerine getiren hekimlerin ve sağlık çalışanlarının toplum sağlığının korunmasına büyük katkı sağladığını belirten Berova, başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının ortaya koyduğu emeğin ve fedakârlığın her türlü takdirin üzerinde olduğunu kaydetti.

 Berova, tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayarak görevlerinde başarılar diledi.

Meteoroloji’den toz uyarısı

Meteoroloji Dairesi, Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin pazar sabah 08.00’e kadar hava kirliliği yaratabileceğini açıkladı.

KUZEY AFRİKA’DAN GELEN TOZ ETKİLİ OLACAK

Meteoroloji Dairesi, Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin pazar sabah 08.00’e kadar hava kirliliğine neden olmasının beklendiğini açıkladı.

Antonio Guterres: Kıbrıs sorununun çözümü için çalışmaya devam edeceğim

Daireden yapılan yazılı açıklamada, toz taşınımının dün saat 15.00 itibarıyla etkili olmaya başladığı belirtildi.

Meteoroloji yetkilileri, özellikle toza karşı hassasiyeti bulunan vatandaşların tedbirli olması gerektiğini vurguladı.

Uzmanlar, solunum rahatsızlığı bulunan kişilerin mümkün olduğunca açık alanlarda uzun süre kalmamasını ve gerekli önlemleri almasını tavsiye ediyor.

 

 

Gazilere Gazilik Kartı: Ünal Üstel’den Anlamlı Adım

Benimle birlikte Oğuzhan Hasipoğlu’nun sunduğu yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından, hak sahibi gazilerimize “Mücahitlerin Tazmini ile Gazilerin Hak ve Menfaatlerinin Belirlenmesi Yasası” kapsamında Gazilik Beratı ve Gazilik Kartı takdim ettik.
Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş mücadelesine büyük katkı sağlayan gazilerimize minnet ve şükranlarımızı bir kez daha ifade ediyoruz.