Dinçyürek: Denktaş’ın Emanet Ettiği Devlete Sahip Çıkmak En Temel Sorumluluğumuzdur

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın vefatının 14’üncü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Dinçyürek, mesajında Merhum Denktaş’ın hayatını Kıbrıs davasına adadığını, Kıbrıs Türk halkının hak, eşitlik ve özgürlük mücadelesini Anavatan Türkiye ile birlik ve dayanışma içinde kararlılıkla savunduğunu ifade etti.

Denktaş’ın en zor dönemlerde sergilediği dirayetli duruşu, liderlik vasfı, ilke ve değerleriyle halkına yol gösteren örnek bir devlet adamı olduğunu vurgulayan Dinçyürek, bizlere emanet ettiği devlete sahip çıkmanın ve gelecek nesillere aktarmanın en temel sorumluluk olduğunu belirterek, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı saygı, minnet ve rahmetle andığını belirtti.

Üstel: Türkiye’nin Garantörlüğü Olmadan Kıbrıs’ta Anlaşma Mümkün Değil

Başbakan Ünal Üstel, TBMM Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Başkanı, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk ve Komisyon üyelerini kabul etti.

Başbakan Ünal Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde temaslarda bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Başkanı, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk ve Komisyon üyelerini Cumhuriyet Meclisi Başbakanlık Kabul Salonu’nda kabul etti. Kabulde konuşan Başbakan Üstel, Kıbrıs Türk halkının mücadelesinin Osmanlı İmparatorluğu’nun adayı İngilizlere kiralamasının ardından başladığını belirterek, Kıbrıs Türkü’nün var olma mücadelesinde en büyük desteği her zaman ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığını vurguladı. Kıbrıs Türkü’nün 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ne Türkiye’nin diplomatik girişimleriyle ortak olunduğunu hatırlatan Üstel, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkını ortaklıktan dışladığını ve Kanlı Noel saldırılarıyla sürecin şiddete dönüştüğüne dikkat çekerek “Ancak Rum tarafı, Kıbrıs Türk halkının Cumhuriyet içindeki ortaklığını hazmedememiş; tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen katliamlarla Kıbrıs Türkü’ne yönelik saldırılara başlamıştır.

 

1964 yılında ortaklıktan zorla dışlandık ve Kıbrıs Türk halkı yeniden var olma mücadelesine itilmiştir. Bu süreçte, Türkiye Cumhuriyeti’nin maddi ve manevi desteğiyle 1974 yılına kadar direndik. Mücahitlerimiz, mücahidelerimiz ve ana vatanımızdan aldığımız askeri güçle; merhum Dr. Fazıl Küçük’ün yaktığı mücadele meşalesini, merhum Rauf Denktaş ve dava arkadaşları devralmıştır. Onları yaklaşan ölüm yıl dönümlerinde Rahmet ve minnetle anıyorum” dedi. Dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Üstel, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, bu zulme karşı güçlü bir duruş sergileyen tek liderin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Üstel, “Türkiye Cumhuriyeti dışında ne yazık ki güçlü bir ses, güçlü bir duruş yoktur” ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk halkına yönelik çifte standart uyguladığına vurgu yapan Üstel, “Hepinizin hatırlayacağı üzere, 2004 yılında Annan Planı referanduma sunulmuş, Kıbrıs Türk tarafı samimiyetle “evet” demiştir. Rum tarafı ise “hayır” demiştir. Peki Avrupa Birliği ne yapmıştır? Türk tarafını cezalandırmış, Rum tarafını ödüllendirmiştir. Rum yönetimini Avrupa Birliği’ne almış, hatta dönem başkanlığı vermiştir. Bu açık bir hukuksuzluktur ve bunu kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.

 

Rum yönetiminin savunma gücünü artırmaya yönelik girişimlerine de değinen Üstel, Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını ve her zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü desteğini arkasında hissettiğini söyledi. Kıbrıs konusunda çözümün iki egemen ve eşit devletten geçtiğini vurgulayan Üstel, “Olası bir anlaşmada çözüm yolu iki devletten geçer. Türkiye’nin garantör olmadığı hiçbir anlaşmanın altına Kıbrıs Türkü ne imza atar ne de mühür basar. Biz bu doğrultuda, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesini ve geldiği noktayı her platformda dünyaya anlatmaya devam ediyoruz” dedi. Üstel, TBMM heyetini KKTC’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, heyete teşekkür etti.

Ertuğruloğlu: Denktaş’ın fikri mirası milli Kıbrıs davamızdaki mücadelemizin sarsılmaz rehberidir

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın dirayetli liderliğiyle Kıbrıs Türk halkını cemaat seviyesinden devlet sahibi halk düzeyine getirdiğini vurgulayarak, Denktaş’ın fikri mirasının milli Kıbrıs davasındaki mücadelenin sarsılmaz rehberi olduğunu ifade etti.

Denktaş’ın vefatının 14’üncü yılı dolayısıyla mesaj yayımlayan Ertuğruloğlu, “İnandığı davadan, bağımsızlığımızdan ve egemenliğimizden bir an olsun geri adım atmayan Kurucu Cumhurbaşkanımız Denktaş’ı vefatının 14’üncü yılında rahmet, minnet ve derin bir saygı ile anıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ertuğruloğlu mesajını şu ifadelerle tamamladı:

“Ömrünü hürriyet ve eşitlik mücadelemize adayan, egemenlik ve bağımsızlık mücadelemizin öncü lideri Denktaş’ın, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine ve devlet varlığına dayanan fikri mirası, milli Kıbrıs davamızdaki mücadelemizin sarsılmaz rehberidir. Emaneti olan devletimizi, Anavatanımız Türkiye ile güç ve gönül birliği içinde daha müreffeh yarınlara taşıma gayretimizi azimle sürdürüyoruz. Ruhu şad olsun.”

SÜTEK 49 Yaşında

Süt Endüstrisi Kurumu’nun (SÜTEK) 49’uncu kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş tarafından kutlama mesajı yayımlandı.

Bakan Çavuş mesajında, SÜTEK’in 12 Ocak 1977’den bu yana 49 yıldır ülkenin süt ve hayvancılık sektöründe kritik bir rol üstlendiğini belirterek, kurumun geçen yıllar boyunca kazandığı tecrübe, güç ve sürekli büyüme ile sektörde güvenilir ve öncü bir paydaş hâline gelmesinden büyük gurur duyduklarını ifade etti.

SÜTEK’in çiğ sütün toplanmasından kalite ve standartların yükseltilmesine, üretici ile imalatçı arasındaki köprü görevinden arz güvenliğinin sağlanmasına kadar birçok önemli görevi başarıyla yürüttüğünü vurgulayan Çavuş, modern laboratuvarlar ve ileri teknolojiyle donatılmış altyapı sayesinde hijyenik ve sağlıklı süt ile süt ürünlerinin halka sunulduğunu kaydetti. SÜTEK’in, Avrupa Birliği standartlarındaki üretim ve denetim süreçleriyle ulusal ve uluslararası alanda takdir topladığını da belirtti.

Küçükbaş hayvan süt üretiminin artırılması ve modernizasyonu yönünde atılan adımların önemine değinen Çavuş, SÜTEK’in sadece üreticileri destekleyen bir kurum olmadığını, aynı zamanda tüketicilere güvenli, sağlıklı ve kaliteli ürün sunmayı temel hedef olarak benimsediğini ifade etti.

Bakan Çavuş, kuruluşunun 49’uncu yılında SÜTEK’in tüm yönetici ve çalışanlarını kutlayarak, ülkenin süt sektörü ve hayvancılığına sağladıkları katkılar için teşekkür etti. Çavuş, SÜTEK’in geride bıraktığı 49 yıldaki büyüme ve güçlenmenin, önümüzdeki yıllarda da ülkeye üstün hizmetler sunmaya devam edeceğine olan inancı pekiştirdiğini kaydetti.

Hasipoğlu: “Denktaş, Özgürlük ve Egemenlik İradesinin Simgesidir”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın 14’üncü ölüm yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı.

Hasipoğlu mesajında, Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının özgürlük iradesinin, egemenlik bilincinin ve KKTC kararlılığının simgesi olduğunu vurguladı. Denktaş’ın, Kıbrıs Türkü’nün eşitliğini bir iyi niyet beklentisine değil, tarihsel ve hukuki bir hakka dayandırdığını belirten Hasipoğlu, bugün Kıbrıs meselesinde gelinen noktanın, Denktaş’ın yıllar önce dile getirdiği gerçekleri bir kez daha doğruladığını ifade etti.

Rum tarafının uzlaşmaz tutumuna dair Denktaş’ın yaptığı tespitlerin bugün tek tek haklı çıktığını kaydeden Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkını yok sayan, egemen eşitliği reddeden ve tek taraflı dayatmalarla şekillenen anlayışın artık iflas ettiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler’in yıllardır sürdürdüğü ve sonuç üretmeyen yaklaşımın, Rum tarafının uzlaşmazlığını ödüllendirdiğini, Kıbrıs Türk halkının ise egemenlik haklarını görmezden gelen bir statükoyu beslediğini ifade eden Hasipoğlu, bu gerçeğin artık inkâr edilemez noktada olduğunu vurguladı.

Federal temelli müzakere modellerinin tükendiğini belirten Hasipoğlu, iki devletli çözüm, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebinin bir seçenek değil, sahadaki fiili ve siyasi gerçekliğin ifadesi olduğunu kaydetti. Bu duruşun, Denktaş’ın mücadelesinin bugüne yansıması olduğunu dile getirdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kendi kurumları, kendi iradesi ve Türkiye ile güçlü iş birliği sayesinde Doğu Akdeniz’de varlığını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Hasipoğlu, bu varlığın yok sayılarak değil, kabul edilerek çözüm üretilebileceğini söyledi.

Hasipoğlu, Denktaş’ın bıraktığı en büyük mirasın; devlete sahip çıkmak, halkın iradesini tartışma konusu yaptırmamak ve Kıbrıs Türkü’nü hiçbir uluslararası denklemde pazarlık unsuru hâline getirmemek olduğunu vurguladı.

Mesajının sonunda Hasipoğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı ölümünün 14’üncü yıl dönümünde saygı ve minnetle andığını belirterek, Kıbrıs Türk halkının egemenlik mücadelesinin, Denktaş’ın çizdiği ilkeler doğrultusunda kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Tatar: Denktaş’ın ortaya koyduğu mücadele ruhu bizlere yol göstermeye devam ediyor

KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın vefatının 14. yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

“Rauf Raif Denktaş, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesi, halkımızın özgürlük ve egemenlik iradesinin yılmaz savunucusudur” diyen Tatar “Denktaş ömrünü Kıbrıs Türkü’nün haklarını korumaya adamış; en zor dönemlerde dahi inancından, kararlılığından ve milli duruşundan asla taviz vermemiştir” ifadelerini kulandı.

Tatar mesajını şöyle sürdürdü:

“Kurucu Cumhurbaşkanımız, sadece bir devlet adamı değil; aynı zamanda halkıyla bütünleşmiş, Kıbrıs Türkü’nün sesini uluslararası platformlarda cesaretle duyurmuş bir liderdir. Onun ortaya koyduğu mücadele ruhu, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temelinde yer almakta; bizlere yol göstermeye devam etmektedir.

Bizlere düşen görev, Rauf Raif Denktaş’ın emanetine sahip çıkmak, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve özden gelen haklarını kararlılıkla savunmayı sürdürmektir. Bu topraklarda barış, huzur ve güvenlik içinde yaşamamız, onun verdiği mücadelenin en somut kazanımıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı bir kez daha rahmet, saygı ve şükranla anıyor; aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.”

Çavuşoğlu: Siz konuşacaksınız, biz yapacağız ve övüneceğiz

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Lefke Gazi Lisesindeki durumla ilgili kamuoyuna bilgi vererek, bu konuda gereken gaile ve sorumluluğu taşıdıklarını, hükümet olarak okulu görmezden gelmediklerini, eğitime yaptıkları katkıların ve okulların ortada olduğunu söyledi.

Deprem riski taşıyan lisede gereken incelemeleri yaptıklarını kaydeden Çavuşoğlu, burayı boşaltırken çocukların en iyi şekilde eğitim alması amacıyla adımlar attıklarını ifade etti ve o dönem okul aile birliği ve okul idaresi ile yapılan görüşmeleri anlattı.

Sonrasında okula yaptığı ziyarette gördüğü yerleşimin yanlış olduğunu söylediğini, gereken tepkiyi kendisinin de gösterdiğini, yeni düzenleme yapıldığını anlatan Çavuşoğlu, bir çocuğun zarar görmemesi adına gereken düzenlemeleri yaptıklarını, gereken düzenlemelerin de uzmanların desteğiyle yapıldığını kaydetti.

Çavuşoğlu, okul müdürüne, Meclis kürsüsünden gösterilen fotoğraflara dayanarak, gereken soruları soracağını, gerekirse soruşturma açacağını, tuvalet kapılarının nerede olduğunu, kuyuların neden temizlenmediğini ve tüm bunlardan bakanlığın neden haberi olmadığını soracağını, gereken hesabın sorulacağını belirtti.

Lise inşaatının gecikmesinin sebeplerine de değinen Çavuşoğlu, bölgedeki sivil toplum örgütlerinin, mevcut binanın yıkılması konusundaki karşı görüşlerini anlattı, Anıtlar Yüksek Kurulu ile görüştüklerini, yazı yazdıklarını ancak karar alınamadığını kaydetti.

Çavuşoğlu, yeni bir yer de bakarak önerilerde bulunduklarını ancak ısrarla mevcut binadan ayrılmadan bir çözüm talep edildiğini, iddialar ortaya konduğunu, o okulun da mimari açıdan güçlendirilmesinin imkansız olduğunu anlattı.

Çavuşoğlu, bu sıkıntılar olmasa bugüne kadar okulun bitmiş olacağına vurgu yaparak, sorunu çözmek için gereken çalışmaları yapmaya devam edeceklerini ve sorunu bu hafta çözeceklerini ancak o güne kadar da çocukların en güvenli en iyi şekilde eğitim görmelerini sağlamak amacıyla çalışacaklarını söyledi.

Hükümetin, bakanlığın gereken sorumluluğu taşıdığını ifade eden Çavuşoğlu, hükümetin bugüne kadar ülkede eğitime en büyük katkıyı yatırımı yaptığını vurguladı, “Siz konuşacaksınız, biz yapacağız, övüneceğiz” dedi.

Bir soru üzerine çarşamba günü yapacakları toplantılarla lise ile ilgili son kararı vereceklerini, ihale ile maddi konuda sorun olmadığını ifade eden Çavuşoğlu, yerel yönetimin de okula destek vermesini istedi.

Hasipoğlu: “Asgari ücretliyi desteklerle koruyoruz”

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda ülkede hayat pahalılığı yükselirken, asgari ücret ne kadar yükselirse yükselsin yeterli olmayacağını, ancak geçmiş dönemlerde de hayat pahalılığı artışının daha az uygulandığını ifade etti. Hasipoğlu, bu yüzden piyasa ucuzlaması ve denetimin önemine işaret etti.

Hasipoğlu, asgari ücret oranına yansıtılan hayat pahalılığının düşük olduğu iddialarına katılmadığını, bu konunun daha önce mahkemeye de taşındığını ancak burada önemli olanın kriter belirleme verilerinin yansıtılıp yansıtılmadığı olduğunu belirtti. Hasipoğlu, asgari ücretliyi aldıkları önlemlerle ve verdikleri desteklerle hayat pahalılığı karşısında zarara uğratmadıklarını anlattı.

KKTC vatandaşı sigortalı sayısının 78 bin 954 olduğunu ifade eden Hasipoğlu, ülkede 86 bin üzerinde de yabancı çalışan olduğunu, bu paranın belli bir kısmının ülke dışına gönderildiğini, o yüzden yerli istihdamı desteklediklerini kaydetti.

Hasipoğlu, destekleri çalışanların hesabına yatıracaklarını belirterek, böylece hayat pahalılığı yansımasının 22.90 civarında olacağını ifade etti.

Soruları da yanıtlayan Hasipoğlu, Hür-İş’e bazı konularda hak verdi, artık tüm ödemelerin banka üzerinden yapılacağını, meslek düzenlemesi yapılacağını, ödemelerin gerçek ücretini görmek amacıyla gerekli adımların atılacağını söyledi. Hasipoğlu, prim desteklerinin de yapıldığını, ayrıca desteklerin de net olacağını söyledi.

 

Üstel: “Yarım kalan projeleri 2026’ya kadar bitireceğiz”

Üstel, 2013–2022 arasında yarım kalan tüm projeleri tamamlayacaklarını açıkladı. Güzelyurt Hastanesi, Lefke Gazi Lisesi ve sağlık yatırımları için yoğun çalıştıklarını, asgari ücrette adil sistem için komisyon kurulabileceğini söyledi.

Başbakan Ünal ÜstelCumhuriyet Meclisi’nde söz alarak, hükümet olarak istikrar içinde geçmişten kalan yarım kalan tüm projeleri bitireceklerini söylediklerini ve bu amaçla çalıştıklarını vurguladı.

Üstel, 2013-2022 arası yarım kalan projelerin tümünü bitirip 2026 sonuna kadar halkın hizmetine sunacaklarını kaydetti, bugüne kadar yapılan karayolları altyapısı ile sağlık alanındaki yatırımlara işaret etti.

Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan protokoller ve kendi kaynakları ile yaptıkları yatırımları anlatan Üstel, Güzelyurt Hastanesinin tamamlanması ve bölgedeki hastane ile sağlık ocaklarının güçlendirilmesi için de adımlar attıklarını kaydetti.

Girne ve Lefkoşa’da da sağlık alanında adımlar atıldığını, halka verdikleri tüm sözleri yaşama geçireceklerini ifade eden Üstel, Güzelyurt Hastanesini bitirmek için de yoğun şekilde çalıştıklarını ancak ülke genelinde de yatırımları hızlandırdıklarını, depreme dayanıklı hale getirmek için de gerekli güçlendirmeleri yaptıklarını söyledi.

Üstel, 2026 yılında da tüm projeleri tamamlamak için tüm ekiplerle çalıştıklarını, tüm bölgeleri gezdiğini, yetkililerden bilgiler aldıklarını ve sorunları çözmek için gereken adımları attıklarını kaydetti.

Güzelyurt Hastanesinin en önemli sorunlardan olduğunu iyi bildiğini, bu yüzden mevcut şekilde değil, daha çağdaş ve iyi bir proje ile bunu hayata geçirmek için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Üstel, mevcut firmanın 15 Kasım 2025’te tamamlanacağı sözü verdiğini anımsattı. Hastahanenin verilen söz rağmen bitmediğini, onu denetim için inşaata ziyarette bulunduğunu, aktaran Üstel, bunun yanında narenciye fiyatlarını da açıkladıklarını, üreticiye destek verdiklerini anlattı.

Üreticinin yüzünün güldüğünü ifade eden Üstel, süreci anlattı, bu çerçevede hastaneyi de habersiz ziyaret ettiklerini, ancak mevcut durumu görünce hesap sormasının hakkı olduğunu, bu hesabı da halka hızlı bir şekilde hizmet için sorduğunu vurguladı.

Üstel, tüm yetkilileri sorguladığını, çünkü halka hizmette zaman kaybının olamayacağını ifade ederek, gelecek günlerde de Karpaz bölgesini ziyaret edip, Pamuklu Hastanesini inceleyeceğini anlattı. Üstel, kimseyi rencide etmek için değil, herkesin sorumluluğu içinde hareket etmesi için gereken uyarıları yapacaklarını da söyledi.

Lefke Gazi Lisesinde çocukların güvenli çağdaş eğitim alması için gereken adımların atılacağını ifade eden Üstel, burada yaşanan sıkıntıları ve tartışmaları anlattı, bu tür süreci uzatan yaklaşımların doğru olmadığını kaydetti.

Asgari ücret ile ilgili gerekli adımların atıldığını, desteklerin verildiğini, ne emekçiyi ne de işvereni ezdirmediklerini ifade eden Üstel, “Gelin yasayı birlikte yapalım, az alana çok, çok alana az hayat pahalılığı verelim, varsanız gelin komisyonu kuralım” dedi. Üstel, soru üzerine Girne Hastanesinin en geç Hazirana kadar açılacağını da söyledi.

İncirli de, adil paylaşım için yapılacak her girişime destek vereceklerini kaydetti.

Üstel: “Denktaş, milletine yön veren müstesna bir devlet adamıdır”

Başbakan Ünal Üstel, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın vefatının 14. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı.

Üstel, mesajında Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının uzun yıllara yayılan varoluş mücadelesini devlet iradesine dönüştüren tarihsel süreçte, halkın hak ve çıkarlarını her koşulda kararlılıkla savunduğunu vurguladı. Denktaş’ın fikirleri, idealleri ve sarsılmaz duruşuyla milletine yön veren müstesna bir devlet adamı olarak tarihteki yerini aldığını ifade etti.

Rauf Raif Denktaş’ın yalnızca bir siyasi lider değil, en zor dönemlerde halkına yol gösteren, davasına ömrünü adamış bir mücadele insanı olduğunu belirten Üstel, onun güçlü iradesiyle Kıbrıs Türk halkının kaderine yön verdiğini kaydetti.

Üstel, Denktaş’ın “Biz bu devleti masa başında değil, mücadeleyle kurduk” sözünün, Kıbrıs Türk halkının ödediği bedellerin, verdiği onurlu mücadelenin ve bugün sahip olunan kazanımların en açık ifadesi olduğunu söyledi. Bu mücadelenin, halkın başı dik, kimliğinden ve haklarından ödün vermeden özgürce yaşayabilmesi için verildiğini vurguladı.

Başbakan Üstel, mesajını “Bu anlamlı gün vesilesiyle, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı vefatının on dördüncü yılında saygı, minnet ve rahmetle anıyorum” sözleriyle tamamladı.

Ataoğlu: “Denktaş, yalnız geçmişimizin değil geleceğimizin de yol göstericisidir”

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın ölüm yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

“Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve egemenlik mücadelesinin mimarı, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı vefatının 14. yıl dönümünde derin bir saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

Rauf Raif Denktaş, yaşamı boyunca Kıbrıs Türk halkının varlığını, güvenliğini ve onurunu her şeyin üzerinde tutmuş; en zor ve karanlık dönemlerde dahi halkının hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunmaktan asla vazgeçmemiştir. O, yalnızca bir devlet adamı değil; aynı zamanda halkının kaderini omuzlarında taşıyan, inancı ve mücadelesiyle tarih yazan bir liderdir.
Denktaş, Kıbrıs Türk halkının kendi kimliğiyle, kendi iradesiyle ve kendi devleti çatısı altında yaşayabilmesi için verdiği mücadelede, sabrı, dirayeti ve ileri görüşlülüğüyle ön plana çıkmıştır.

Uluslararası platformlarda yürüttüğü diplomatik mücadeleyle, Kıbrıs Türk tarafının haklı davasını tüm dünyaya anlatmış; karşılaştığı baskılara rağmen ilkelerinden ve milli duruşundan hiçbir zaman ödün vermemiştir.

Kurucu Cumhurbaşkanımızın en büyük mirası, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temelleri üzerine inşa edilen bağımsızlık ve egemenlik anlayışıdır. Bugün bizlere düşen en önemli sorumluluk; Denktaş’ın emanetine sahip çıkmak, devletimizi her alanda daha güçlü kılmak ve onun uğruna büyük bedeller ödediği milli değerleri genç nesillere aktarmaktır.

Bu vesileyle, Rauf Raif Denktaş’ın yalnızca geçmişimizin değil, geleceğimizin de yol göstericisi olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Onun azmi, kararlılığı ve vatan sevgisi, Kıbrıs Türk halkının birlik ve beraberlik içinde yürüdüğü yolda daima ilham kaynağı olmaya devam edecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı vefatının yıl dönümünde bir kez daha saygı, özlem ve rahmetle anıyor; aziz hatırası önünde minnetle eğiliyorum.”

3’üncü Cumhurbaşkanı Eroğlu, Denktaş’ı andı: “Kıbrıs Türk halkı onu asla unutmayacak”

3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türk halkının güvenlik ve egemenlik mücadelesi önderi Rauf Raif Denktaş’ı 14’üncü ölüm yıl dönümünde saygı, rahmet ve özlemle andıklarını ifade etti.

Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının Rauf Raif Denktaş’ı asla unutmayacağını vurguladı.

– “Azınlık olmayı reddetti, egemenlikten vazgeçmedi, devlet kurma iradesini ömrü boyunca savundu”

Derviş Eroğlu, anma mesajında, yalnızca Kıbrıs Türk halkının siyasi lideri değil; iradesi, direnci ve tarih sahnesinde güvenlik içinde var olma kararlılığı olan Rauf Denktaş’ın Kıbrıs Türkü’nün azınlık olmayı reddeden duruşunu, egemenlikten vazgeçmeyen mücadelesini ve devlet kurma iradesini ömrü boyunca savunduğunu söyledi.

Başbakan olduğu 1985–2003 döneminde Denktaş’la yaklaşık 15 yıl birlikte çalıştığını belirten Eroğlu, şunları kaydetti:

“Bu süreçte Rauf Denktaş’ın, uluslararası baskılara, adaletsiz dayatmalara ve siyasi kuşatmalara karşı nasıl dimdik durduğuna, Kıbrıs Türk halkının temel hak ve çıkarlarını asla pazarlık konusu yapmadığına yakından tanıklık ettim.

Rauf Denktaş, Kıbrıs meselesinin bir toprak ya da yönetim paylaşımı sorunu değil, bir egemenlik ve varoluş meselesi olduğunu her platformda kararlılıkla dile getirmiştir. Federasyon adı altında Kıbrıs Türk halkını yeniden Rum çoğunluğun insafına bırakacak hiçbir modeli kabul etmemiş; iki halkın, iki devletin ve egemen eşitliğin altını ısrarla çizmiştir.

Denktaş için Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün devamı Kıbrıs Türkü için kırmızı çizgiydi. Tarihe tanıklık eden Denktaş Bey bizi koruyan, kollayan, bundan sonra da kollayacak olan yegane unsurun Anavatan Türkiye’nin garantörlüğü olduğunu çok iyi biliyor, bizlerle sohbetlerinde de bu konuda asla geri adım atılamayacağının altını çiziyordu.”

-“Denktaş’ın yıllar önce yaptığı uyarıların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koydu”

Bugün Kıbrıs konusunda yaşanan gelişmelere de işaret eden 3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, şunları da belirtti:

 “Denktaş’ın yıllar önce yaptığı uyarıların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.  Kıbrıs Türk halkının güvenliği, özgürlüğü ve geleceği; ancak kendi devletine, kendi egemenliğine sahip çıkmasıyla mümkündür.  Rauf Raif Denktaş’tan devraldığımız en büyük miras; devletimize, Türkiye’ye sahip çıkmak, egemenliğimizi korumak ve Kıbrıs Türk halkının onurlu mücadelesini kararlılıkla sürdürmektir. Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı 14’üncü ölüm yıldönümünde bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; Kıbrıs Türk halkının onu asla unutmayacağını vurguluyorum.”

Berova: “Halkının gönlünde müstesna bir yer edindi”

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın; mücahit, lider ve devlet adamı kimliğiyle halkının gönlünde müstesna bir yer edindiğini vurguladı.

Maliye Bakanı Berova, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı vefatının 14’üncü yıldönümü dolayısyla mesaj yayımladı.

Berova, yayımladığı mesajda, “Ömrünü Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine ve haklı davasına adayan, liderliği ve mücadeleci kişiliğiyle tarihimize yön veren Merhum Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum” dedi.

Berova mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Hayatının her dönemini Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlık ve özgürlük mücadelesine adamış olan Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş; mücahit, lider ve devlet adamı kimliğiyle halkının gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. İngiliz İdaresi döneminden başlayarak devletleşme sürecine uzanan zorlu yolda sergilediği kararlı duruş, Kıbrıs Türk halkının kaderini belirleyen en önemli unsurlardan biri olmuştur.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni halkına emanet eden Denktaş, uluslararası alanda da saygı gören liderlik vasıflarıyla tarihteki yerini daima koruyacaktır. Mütevazı kişiliği, halkıyla kurduğu güçlü bağ ve Anavatan Türkiye ile Kıbrıs Türkü’nün hakları söz konusu olduğunda gösterdiği cesur duruş, onun ‘Bu bağımsızlık yoludur, egemenlik yoludur, vatan yoludur, devlet yoludur, Türklük yoludur, Türkiye yoludur’ sözünde ifadesini bulan anlayışının bir yansımasıdır.

Zor ve kritik dönemlerde sergilediği siyasi öngörü, kararlılık ve devlet adamlığı vasfı ile bizlere güçlü bir devlet mirası bırakan Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş, her zaman saygı ve minnetle hatırlanacaktır.

Vefatının 14’üncü yılında Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı rahmet, minnet ve şükranla anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Mekânı cennet olsun.”

Özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük 42’nci ölüm yıl dönümünde anılacak

Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük, 42’nci ölüm yıl dönümü olan 15 Ocak Perşembe günü anılacak.

Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Küçük için ilk tören Dr. Fazıl Küçük Anıtı’nda yer alacak.

Saat 10.26’da protokol sırasına göre çelenklerin Anıta sunulmasıyla başlayacak törende, saygı duruşunda bulunulacak, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek, ardından yarıya indirilecek.

Tören, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürmen’ın Anıt Özel Defteri’ni imzalaması ve sonrasında yapacağı konuşmayla sona erecek.

-AKM’de Anma Programı

Dr. Fazıl Küçük’ü Anma Programı ise Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) saat 11.15’te yapılacak.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayacak program, Dr. Fazıl Küçük’ün torunu Sevim Küçük’ün konuşmasıyla devam edecek tören Meral Vedat Ertüngü Lisesi korosu ve Oratoryo ile tamamlanacak.

Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş, 14. ölüm yıl dönümünde tören ve etkinliklerle anılacak

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, ölümünün 14’üncü yıl dönümü nedeniyle yarın tören ve etkinliklerle anılacak.

Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi Başkanı Asu Muhtaroğlu’nun yaptığı açıklamaya göre, ilk tören Rauf Raif Denktaş Anıt Mezarı’nda saat 10.08’de başlayacak.

Protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulmasıyla başlayacak tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam edecek. Tören Anıt Özel Defteri’nin imzalanması ve Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın konuşmasıyla tamamlanacak.

Rauf Raif Denktaş’ı anma etkinlikleri saat 10.45’te Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek törenle devam edecek. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayacak törende, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş konuşma yapacak.

Anma töreni, Lefkoşa Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi korosu ve oratoryo ile son bulacak.

Meclis Genel Kurulu toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Ziya Öztürkler başkanlığında toplandı.

Başkanlığın genel kurula sunuşları ile saat 12.30’da başlayan genel kurulda, “Komitelerden Gelen Tasarı ve Öneriler ile Görüşülecek Diğer İşler” kısmında “Konut Edindirme (Değişiklik) Yasa Tasarısının” genel kurulda üçüncü görüşmesi yapıldı ve oyçokluğuyla kabul edildi.

Genel kurul, “Seçimler ve Oylaması Yapılacak İşler” kısmında da, “Yukarı Girnede V/H XII.20E2+28E1 Blok F Parsel 388 İçerisinden Geçen Yolun İstibdalinin Onaylanmasına İlişkin Karar Tasarısının (G.K.T.No:12/4/2025) üçüncü görüşmesi” ile “Serdarlı Köyünde 740 Koçan Numarası ile Kayıtlı XIII.64 Parsel 78(Yeni 119/9) Numaralı Evkaf Delegelerine Ait Mazbut Emlakten Eski Parsel 93/1/2+77/1/1 (Yeni 119/7) Numaralı Emlake Geçit Hakkı Olarak Verilen Arazinin İstibdalinin Onaylanmasına İlişkin Karar Tasarısının (G.K.T.No:11/4/2025) üçüncü görüşmesini” yaptı ve tasarıları onayladı.

Sunuşlar kısmında ise ilk olarak Cumhuriyet Meclisi Danışma Kurulunun gelecek toplantısına yönelik karar okunarak, 19-20 Ocak genel kurul birleşimlerinin, Adıyaman’daki davaya katılım sağlanması amacıyla ertelenmesi kararı oybirliği ile kabul edildi.

Bu kısımda ikinci olarak “Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ivedilikle genel kurulda görüşülmesi kararı oybirliğiyle kabul edildi.

Hüseyin Çavuş: “Denktaş, varoluş mücadelemizin simgesidir”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın vefatının 14. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı.

Çavuş, mesajında Denktaş’ı saygı, rahmet ve minnetle andığını belirterek, onun Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesi, bağımsızlık ve egemenlik iradesinin mimarı olduğunu vurguladı.

Denktaş’ın ömrünü halkının onurlu geleceğine adadığını ifade eden Çavuş, “En zor şartlar altında dahi inancından, davasından ve milletine olan bağlılığından asla taviz vermemiştir. Onun kararlılığı, dirayeti ve sarsılmaz iradesi bugün de bizlere yol göstermeye devam etmektedir” dedi.

Çavuş, Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının kimliğini, haklarını ve egemenlik hakkını uluslararası platformlarda yılmadan savunduğunu, güçlü devlet anlayışı ve ileri görüşlülüğüyle tarihe yön veren bir lider olduğunu belirtti. Anavatan Türkiye ile kurduğu sağlam bağın ve ortak kader bilincinin halkın güvenliği ve geleceği açısından hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.

“Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çatısı altında özgür ve egemen bir şekilde yaşıyorsak, bu Denktaş ve dava arkadaşlarının ödün vermeyen mücadelesi sayesinde mümkündür” diyen Çavuş, Kurucu Cumhurbaşkanı’nın bıraktığı en büyük mirasın devlete sahip çıkma bilinci, milli duruş ve bağımsız yaşama iradesi olduğunu vurguladı.

Bu mirası korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Çavuş, Denktaş’ın inancı, cesareti ve liderliğinin Kıbrıs Türk halkının yolunu aydınlatmaya devam edeceğini söyledi.

Bakan Hüseyin Çavuş, mesajını “Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı bir kez daha saygı, rahmet ve şükranla anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun” sözleriyle tamamladı.

Devlet Üretme Çiftlikleri’nde kasaplık hayvan satışı yapılacak

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Devlet Üretme Çiftlikleri Dairesi, kasaplık hayvan satışıyla ilgili duyuru yaptı. Buna göre, Şht. Tğm. Doğuş Uran Devlet Üretme Çiftliği ile Ercan Devlet Üretme Çiftliği’nde bulunan kasaplık hayvanlar, kapalı zarf usulüyle ve canlı ağırlık üzerinden satışa sunulacak.

Yapılan duyuruda;

  • Şht. Tğm. Doğuş Uran Devlet Üretme Çiftliği’nde 50 baş kasaplık kuzu,
  • Ercan Devlet Üretme Çiftliği’nde ise 25 baş kasaplık oğlak, 50 baş kasaplık keçi ve 4 baş kasaplık teke satışa çıkarılacak.

Taban fiyatlar canlı ağırlık üzerinden; kuzu için kilogramı 299 TL, oğlak için 270 TL, keçi ve teke için ise 180 TL olarak belirlendi. Tekliflerin KDV hariç olarak verileceği, idarenin herhangi bir teklifi kabul etmek zorunda olmadığı bildirildi.

Ödemelerin peşin (nakit) ya da banka teminatlı çek ile yapılacağı, satışa sunulan hayvanların ilgili çiftliklerde görülebileceği kaydedildi.

Teklifler, en geç 15 Ocak 2026 Perşembe günü saat 11.00’e kadar Şht. Tğm. Doğuş Uran Devlet Üretme Çiftliği’ndeki teklif kutusuna bırakılacak. Bu saatten sonra gelen teklifler değerlendirmeye alınmayacak.

İhaleyi kazananların, hayvanları en geç 23 Ocak 2026 Cuma günü mesai bitimine kadar teslim almaları gerekiyor. Bu süre içinde hayvanların alınmaması halinde ihale kararının iptal edileceği belirtildi.

Kayatürk: Türkiye, Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edecek

TBMM Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Başkanı, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk ve Komisyon üyeleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Avrupa Birliği Uyum Yasa Tasarılarını görüşmek üzere oluşturulan geçici ve özel komite ile birlikte temaslarda bulunuyor.

Her iki komitenin üyeleri, toplantı öncesinde Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler tarafından kabul edildi.

Öztürkler konuşmasında, AB gibi stratejik bir konuda iki Meclis’in aynı çatı altında buluşarak bilgi ve tecrübe paylaşmasının önemine dikkat çekti. Öztürkler, Avrupa Birliği’nde Güney Kıbrıs Dönemi Başlarken TBMM’nin, KKTC’nin yanında güçlü duruş sergilemesi çok önemlidir” dedi.

KKTC’nin AB uyum sürecinde TBMM’nin birikiminden yararlanmasının, hem yasaların uyumlaştırılması hem de uluslararası alanda daha güçlü bir duruş sergilenmesi açısından kritik olduğunu vurguladı.

KKTC’nin Türkiye tarafından milli dava olarak görülmesinin kendileri için büyük önem taşıdığını belirten Öztürkler, AB uyum yasaları kapsamında Kıbrıs Türk halkını daha çağdaş normlara taşıyacak düzenlemeler için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

TBMM’nin KKTC’ye verdiği siyasi desteğin, Kıbrıs Türk halkının uluslararası alandaki haklı mücadelesine güç kattığını belirten Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın tek taraflı AB üyeliğinin ve son dönemde devraldığı dönem başkanlığının çifte standartların açık göstergesi olduğunu söyledi, Güney Kıbrıs’ın AB’ye kabul edilmesini büyük bir hata olarak nitelendirdi.

Bazı çevrelerin Türkiye’yi “işgalci” gibi göstermeye çalıştığını ancak bunun gerçeği yansıtmadığını ifade eden Öztürkler Rum liderliğinin AB platformlarını propaganda amacıyla kullandığını, tarihi gerçekleri çarpıtarak Türk tarafını haksız göstermeye çalıştığını belirtti.

1960 ortaklık devletinden dışlanma, 1974 öncesi saldırılar ve Türkiye’nin garantörlük sorumluluğu gibi tarihsel olguların görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu kaydeden Öztürkler, dünyayı gerçekleri görmeye davet etti.

Güney Kıbrıs’ın silahlanma faaliyetlerinin adanın jeopolitik dengelerini olumsuz etkilediğini belirten Öztürkler, Türkiye ile tam bir eşgüdüm içinde hareket ettiklerini vurguladı.

Kayatürk

TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Burhan Kayatürk de, KKTC’nin Türkiye için yalnızca dost ve kardeş bir ülke değil, aynı zamanda “tarihsel bir sorumluluğun, ortak kaderin ve milli davanın ayrılmaz bir parçası” olduğunu söyledi.

Kıbrıs’ta adil ve sürdürülebilir bir çözümün ancak Ada’daki gerçekler dikkate alınarak sağlanabileceğini belirten Kayatürk, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.

KKTC’nin uluslararası alanda daha saygın bir konuma ulaşması için ortak çalışmaların süreceğini vurgulayan Kayatürk, TBMM ile KKTC Cumhuriyet Meclisi’nin milli dava doğrultusunda eşgüdüm içinde hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

Parlamenterler arasındaki diyaloğun karşılıklı ziyaretlerle canlı tutulması gerektiğini söyleyen Kayatürk, diğer Türk Devletleri parlamentolarıyla da benzer dostluk grupları kurulması yönünde çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Türkiye’nin KKTC’ye desteğini her koşulda sürdüreceğini belirten Kayatürk, uluslararası topluma Kıbrıs Türk halkının haklı davasını anlatmaya devam edeceklerini ifade etti.

Çavuşoğlu’ndan muhalefete sert tepki: “Geçmişlerini inkâr ediyorlar”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin Öğretmenler Yasası’na ilişkin iptal kararı sonrasında muhalefet partisi ve bazı sendikalar tarafından yapılan açıklamalara sert tepki gösterdi. Çavuşoğlu, eleştirilerin geçmişteki uygulamalarla çeliştiğini belirterek, muhalefeti tutarsızlıkla suçladı.

Bakan Çavuşoğlu, özellikle Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ve Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nın (KTÖS) “hukuksuzluk” iddialarının, kendi hükümet dönemlerinde yürürlükte olan yasal düzenlemelerle açıkça çeliştiğini söyledi.

Çavuşoğlu, bugün eleştirilen “geçici öğretmenlikten kadroya geçiş” uygulamasının, muhalefetin iktidarda olduğu dönemlerde yasada açıkça yer alan ve fiilen uygulanan bir hak olduğunu vurguladı. 25/1985 tarihli Öğretmenler Yasası’nın 16. maddesine işaret eden Çavuşoğlu, bu maddeye bağlı olarak öğretmen ihtiyacını karşılamak için geçici öğretmenlik sisteminin uygulandığını ve devamında kadrolama yapıldığını hatırlattı.

1994 ve 1999 yıllarında yapılan değişikliklerle, lise, ön lisans ve üniversite mezunlarının belirli şartları yerine getirmeleri halinde öğretmen kadrolarına atanabildiğini kaydeden Çavuşoğlu, bu kapsamda farklı branşlardan birçok kişinin öğretmen kadrosuna girdiğini ve üst düzey görevlere kadar yükseldiğini belirtti.

Örnek olarak, CTP hükümeti döneminde yerbilimleri mezunu olan Erdoğan Sorakın’ın bu yasa maddesi kapsamında geçici öğretmen atanıp kadroya geçtiğini ve daha sonra müsteşarlığa kadar yükseldiğini hatırlatan Çavuşoğlu, KTÖS Başkanı Mustafa Baybora’nın da aynı maddeye dayanarak kadrolandığını ifade etti.

Bu noktada üç soru yönelten Çavuşoğlu şunları sordu:

  • 1987’den beri bu yöntemle kadroya geçen yüzlerce öğretmeni hukuksuz sayan bir sendika, bu yolla atanmış bir kişiyi nasıl sendika başkanı yapmıştır?
  • Uygulamayı hukuksuz gören CTP, bu yöntemle kadrolanan Erdoğan Sorakın’ı nasıl müsteşar yapmıştır?
  • 2004 yılında bu maddeyle atanan Mustafa Baybora öğretmenlikten ve sendika başkanlığından istifa edecek midir?

Bakan Çavuşoğlu, hükümetleri döneminde 2023 yılında yapılan değişiklikle lise ve ön lisans mezunlarının geçici öğretmen olarak istihdamına son verildiğini, geçici öğretmenlik uygulamasının 2028 yılıyla kesin biçimde sınırlandırıldığını ve bu tarihten sonra tamamen kaldırılmasının yasa hükmü haline getirildiğini vurguladı. Ayrıca öğretmen ihtiyacının kalıcı ve nitelikli biçimde karşılanması için Atatürk Öğretmen Akademisi’ne alınan öğrenci sayısının iki katına çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

Çavuşoğlu, geçmişte CTP’nin yer aldığı birçok hükümet döneminde geçici öğretmenlik uygulamasının yasa kapsamında sürdüğünü, lise ve ön lisans mezunlarının istihdamının engellenmediğini ve pedagojik yeterlilik şartının getirilmediğini hatırlattı.

“Bugün bu uygulamayı hukuksuz ilan edenler, kendi dönemlerinde neden değiştirmediler, neden Anayasa Mahkemesi’ne başvurmadılar?” diye soran Çavuşoğlu, muhalefeti kamuoyunu yanıltmaya çalışmakla suçladı.

Bakan Çavuşoğlu, Anayasa Mahkemesi kararına tam saygı duyduklarını vurgulayarak, tartışmanın yargı kararına değil, muhalefetin geçmişte bizzat uyguladığı düzenlemeleri bugün yok saymasına yönelik olduğunu ifade etti.

Son olarak, bakanlık olarak en büyük kaygılarının yıllardır kadroya girmeyi bekleyen geçici öğretmenlerin mağduriyeti olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Hükümetimiz, öğretmen adaylarının mağduriyetini önlemek için hukuka uygun gerekli her türlü adımı atacaktır” dedi.

Asgari ücrete devlet desteği: Şubat’ta asgari ücretlinin eline 58 bin 738 TL geçecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, BRT ekranlarında yayınlanan Manşet+ programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hasipoğlu, 2026 yılının ilk asgari ücretinin belirlenme sürecini anlatarak, asgari ücretin oy çokluğuyla belirlendiğini söyledi.

Hasipoğlu, asgari ücretin belirlenmesinde yasal kriterlerin dikkate alındığını, İstatistik Kurumu tarafından gönderilen yüzde 18,39 oranının resmi asgari ücret artış oranı olarak kabul edildiğini ifade etti. Hasipoğlu, Yüksek İdare Mahkemesi’nin önceki kararlarının bu süreçte yol gösterici olduğunu belirtti.

Hasipoğlu, net 52 bin 738 TL, brüt 60 bin 618 TL olarak belirlenen asgari ücretin yaklaşık 1.215 Euro ve 1.410 dolar seviyesinde olduğunu kaydetti. Hasipoğlu, bu rakamın Avrupa ülkeleri arasında asgari ücret sıralamasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni üst sıralara taşıdığını söyledi.

Hasipoğlu: “İşçimizi hayat pahalılığı altında ezdirmiyoruz”
Oğuzhan Hasipoğlu, hükümetin yalnızca resmi artış oranıyla yetinmediğini, asgari ücretlilere ek destek sağlandığını açıkladı. Hasipoğlu, İstihdamı Destekleme Fonu üzerinden asgari ücretli çalışanlara toplam 12 bin TL nakdi katkı verileceğini söyledi.
Hasipoğlu, bu desteğin aylık 2 bin TL olarak ödeneceğini, ilk 6 bin TL’nin peşin yatırılacağını belirtti. Hasipoğlu, Şubat ayında maaşını alacak bir asgari ücretlinin eline 58 bin 738 TL geçeceğini ifade etti.
Hasipoğlu, bu uygulamayla birlikte asgari ücret artışının fiilen yüzde 22,90 seviyesine ulaştığını vurguladı. Hasipoğlu, bu oranın kamu çalışanlarına verilen yüzde 21,66 artışın da üzerinde olduğunu söyledi.

Hasipoğlu: “Bu farkı işverene yüklemedik, devlet olarak üstlendik”
Hasipoğlu, yapılan düzenlemenin işvereni zor durumda bırakmamak amacıyla planlandığını ifade etti. Hasipoğlu, ek ödemenin işveren tarafından değil, doğrudan devlet tarafından karşılandığını belirtti.
Hasipoğlu, asgari ücret artışlarının piyasada fiyat artışlarını tetiklediğine dikkat çekerek, bu dönemde aşırı bir fiyat patlamasının gözlemlenmediğini söyledi. Hasipoğlu, dijital etiket ve fiyat denetimi uygulamalarının da piyasada denge unsuru oluşturduğunu kaydetti.

Hasipoğlu, vatandaşların fiyatları euro bazında da karşılaştırabildiğini ve bunun doğal bir denetim mekanizması yarattığını ifade etti.

Hasipoğlu: “Artık maaşlar elden değil banka üzerinden ödenecek”
Çalışma hayatına ilişkin yapısal düzenlemelere de değinen Hasipoğlu, Meclis gündeminde yer alan yasa çalışmaları hakkında bilgi verdi. Hasipoğlu, elden maaş ödemelerinin kaldırılacağını ve tüm maaşların banka hesapları üzerinden yatırılacağını söyledi.
Hasipoğlu, meslek kodları ve ücret skalalarıyla ilgili yeni bir sistem üzerinde çalışıldığını açıkladı. Hasipoğlu, her meslek için asgari ücretin üzerinde belirli maaş aralıklarının tanımlanacağını, böylece fiilen yüksek maaş alıp sigortada asgari ücret gösterilmesinin önüne geçileceğini belirtti. Hasipoğlu, bu düzenlemenin emeklilik maaşlarındaki adaletsizlikleri ortadan kaldıracağını ifade etti.

Hasipoğlu: “Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü kırmızı çizgimizdir”
Programda Kıbrıs meselesine de değinen Oğuzhan Hasipoğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği dönem başkanlığını sert sözlerle eleştirdi. Hasipoğlu, Rum yönetiminin zihniyetinin değişmediğini ve ELAM çizgisinin yönetimde hâkim olduğunu savundu.

Hasipoğlu, Avrupa Birliği’nin Rum tarafını ödüllendirdiğini, Kıbrıslı Türklerin ise yok sayıldığını söyledi. Hasipoğlu, Annan Planı sonrasında verilen sözlerin tutulmadığını, doğrudan ticaret tüzüğünün yıllardır uygulanmadığını ifade etti.
Birleşmiş Milletler’in yapısını da eleştiren Hasipoğlu, uluslararası hukukun güçlünün hukuku haline geldiğini savundu. Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantörlüğünün Ulusal Birlik Partisi için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Hasipoğlu, “Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü bizim kırmızı çizgimizdir” diyerek, bölgedeki tüm gelişmelerin bu gerçeği bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Üstel: Halkın ihtiyacı olan projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz

Güzelyurt Belediyesi ile Manisa Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen Güzelyurt Meslek Edindirme Merkezi, düzenlenen törenle açıldı.

Açılış töreninde konuşan Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Osmanlı döneminden kalan tarihi bir yapının korunarak yeniden işlev kazandırıldığını belirterek, merkezin önemli bir eğitim ve üretim alanı olacağını söyledi. Yerel kalkınmanın önemine dikkat çeken Özçınar, merkezde üretilecek ürünlerin, devam eden projeleri kapsamında Kıbrıs Müzesi mağazalarında satışa sunulacağını ifade etti.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise belediyelerin kültürel, sosyal, kadınlar ve gençlere yönelik projeler üretmesinin önemine vurgu yaptı. Dutlulu, bu anlamlı projeye katkı koymaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, Manisa ile Güzelyurt arasındaki iş birliğinin artarak devam edeceğini kaydetti.

Törende konuşan Başbakan Ünal Üstel, Manisa ve Güzelyurt Belediyeleri arasındaki iş birliğiyle yeni bir projenin daha hayata geçirilmesinden mutluluk duyduklarını söyledi. Üstel, merkezde üretilecek kültürel ürünlerin ekonomiye katma değer sağlayacağını ve turistlerle buluşacağını belirtti. Hükümet olarak kadın girişimciliğine büyük önem verdiklerini ifade eden Üstel, Güzelyurt’ta açılan merkezin bu anlayışın en güzel örneklerinden biri olduğunu vurguladı.

Başbakan Üstel ayrıca Belediyeler Reformu ve Belediyeler Yasası ile belediyelerin mali kaynaklarının artırıldığını, yerel yönetimlerin halka hizmet sunma noktasında daha güçlü hale geldiğini söyledi. Güzelyurt’a yönelik projelerin süreceğini de kaydetti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ise ülkedeki önemli sorunlardan birinin meslek edindirme olduğunu belirterek, mesleki eğitime gereken önemin verilmesi gerektiğini ifade etti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu alandaki çalışmalarına dikkat çeken Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının üretim kültürüne sahip çıkan ve kadınların meslek edinmesine katkı sağlayan projeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Güzelyurt’a yapılan yatırımların bölgeye verilen önemin göstergesi olduğunu kaydetti.

Konuşmaların ardından, Manisa Belediye Başkanı merhum Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediyesi Başkanı merhume Gülşah Durbay anısına merkezin bahçesine dikilen zeytin ağaçlarına su verildi. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından merkez gezildi.

Kadınların meslek edinmesi, üretime katılması ve aile ekonomisine katkı sağlaması amacıyla kente kazandırılan merkezde; dikiş-nakış, örgü bebek yapımı, boncuk takı tasarımı, seramik üretimi ve bilgisayar dersleri gibi alanlarda eğitimler verilecek.

Brent petrolün varili 63,15 dolar

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 63,15 dolardan işlem görüyor.

Cuma günü 63,65 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 62,74 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.26 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,6 artarak 63,15 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 59,04 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentilerin güçlü seyrini koruması ve ABD’nin Latin Amerika merkezli adımlarının küresel arz endişelerini artırmasıyla yükseldi.

Fed’in faiz indirimlerine yönelik beklentilerin sürmesi, dolar üzerinde baskı oluşturarak emtia fiyatlarını desteklerken Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamaları piyasalardaki belirsizliği artırdı. Powell, ABD Adalet Bakanlığının Fed binalarının yenilenmesine ilişkin süreç kapsamında kendisine yönelik bir cezai iddianame tehdidinde bulunduğunu açıkladı. Söz konusu tehdidin, Fed’in para politikası kararlarıyla bağlantılı olduğunu savundu.

Faiz oranlarının siyasi baskıdan bağımsız şekilde, ekonomik koşullar ve verilere dayanarak belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Powell’ın açıklamaları, Fed’in bağımsızlığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Öte yandan, ABD’nin Venezuela ve Küba merkezli adımlarının küresel petrol arzına yönelik risk algısını artırması da petrol fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu.

ABD’nin 3 Ocak’ta Venezuela’da düzenlediği askeri operasyon, küresel petrol piyasalarında arz güvenliğine yönelik endişeleri canlı tutuyor. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’yı ve ülkenin petrol varlıklarını ABD yönetiminin “yöneteceğini” açıkladı. Trump, daha sonra Truth Social hesabından kendisini “Venezuela’nın geçici başkanı” olarak gösteren bir görsel paylaştı.

Trump yönetiminin Venezuela’nın petrol sektörüne yönelik söylemleri piyasalarda belirsizliği artırırken Trump, petrol ve doğal gaz şirketlerinin ülkede en az 100 milyar dolarlık yatırım yapacağını öne sürdü. Ancak ExxonMobil Üst Yöneticisi Darren Woods, geçmişte yaşanan kamulaştırmaları hatırlatarak Venezuela’yı “yatırım yapılamaz” olarak nitelendirdi. Woods, şirketin ülkedeki varlıklarına iki kez el konulduğunu ifade etti.

Trump ise ExxonMobil’in bu tutumundan rahatsızlık duyduğunu belirterek, şirketin gelecekte ABD destekli projelerin dışında bırakılabileceğini söyledi.

Bölgedeki gerilimi artıran bir diğer gelişme de Trump’ın, Venezuela’dan Küba’ya petrol ve finansal desteğin sona erdiğini açıklaması oldu. Trump, Küba’ya artık “sıfır” petrol ve para gönderileceğini duyurdu. Küba’yı yeni bir anlaşma yapmaya çağıran Trump, aksi halde daha sert adımlar atılabileceği uyarısında bulunarak, ülkeyi yönetiminin olası gelecekteki hedefleri arasında gösterdi.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise ülkesinin yaşadığı ekonomik sıkıntıların, ABD’nin uzun yıllardır uyguladığı yaptırımlardan kaynaklandığını belirtti. Diaz-Canel, Küba’nın egemen ve bağımsız bir devlet olduğunu vurguladı. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez de Venezuela’dan güvenlik hizmetleri karşılığında maddi ya da parasal destek alınmadığını kaydederek, Küba’nın petrol ithalatında egemen kararlar aldığını ifade etti.

Brent petrolde teknik olarak 64,08 dolar direnç, 58,75 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

Fırtına yarına kadar devam edecek

Meteoroloji Dairesi, karada ve denizlerde dün başlayan fırtınanın bugün ve yarın da devam edeceği uyarısında bulundu.

Daireden yapılan açıklamada, bölgede karada güney ve batı yönlerden yer yer fırtına (62-74 km/saat) şeklinde esmekte olan rüzgarın zamanla yön değiştirerek kuzey ve batı yönlerden yer yer fırtına (62-74 km/saat) şeklinde esmeye devam etmesinin beklendiği belirtildi.

Açıklamada, denizlerde ise güney ve batı yönlerden “8” kuvvetinde ve “fırtına” şeklinde esmekte olan rüzgarın zamanla yön değiştirerek kuzey ve batı yönlerden “8” kuvvetinde ve “fırtına” şeklinde esmeye devam etmesinin beklendiği kaydedildi.

12 Ocak 2026 Döviz Kurları

Meteoroloji Dairesi, karada ve denizlerde dün başlayan fırtınanın bugün ve yarın da devam edeceği uyarısında bulundu.

Daireden yapılan açıklamada, bölgede karada güney ve batı yönlerden yer yer fırtına (62-74 km/saat) şeklinde esmekte olan rüzgarın zamanla yön değiştirerek kuzey ve batı yönlerden yer yer fırtına (62-74 km/saat) şeklinde esmeye devam etmesinin beklendiği belirtildi.

Açıklamada, denizlerde ise güney ve batı yönlerden “8” kuvvetinde ve “fırtına” şeklinde esmekte olan rüzgarın zamanla yön değiştirerek kuzey ve batı yönlerden “8” kuvvetinde ve “fırtına” şeklinde esmeye devam etmesinin beklendiği kaydedildi.

Meclis Genel Kurulu, “Konut Edindirme Yasa Tasarısı” gündemiyle toplanıyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, bugün Konut Edindirme (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile 2 ayrı istibdal karar tasarısının 3 görüşmelerini ele almak üzere toplanacak.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, bugün saat 10.00’da toplanıyor.

Meclisten verilen bilgiye göre, Genel Kurulun gündeminde Konut Edindirme (Değişiklik) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurulda ayrıca, “Yukarı Girne’de 1 Blok F Parsel 388 içerisinden geçen yolun istibdalinin onaylanmasına ilişkin karar tasarısı” ile “Serdarlı köyünde 740 koçan numarası ile kayıtlı, emlake geçit hakkı olarak verilen arazinin istibdalinin onaylanmasına ilişkin karar tasarısının” üçüncü görüşmeleri ele alınacak.

Dijital Karekod Sistemi 200 Bin Kullanıcıyı Aştı

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Dijital Karekod Sistemi – Elektronik Etiket uygulamasının 200 binden fazla vatandaş tarafından kullanılmaya başladığını açıkladı. Bakan Amcaoğlu, 5 Ocak 2026 Pazartesi gün gerçekleştirdikleri tanıtımın ardından 15 günlük deneme safhasına geçilen uygulamaya vatandaşların ilgisinin yüksek olmasının kendilerini mutlu ettiğini kaydetti.

Bakan Amcaoğlu, bakanlık basın bürosu aracılığı ile yaptığı açıklamada “Yaklaşık 2 yıllık bir çalışmanın sonucunda hayata geçirilen elektronik etiket uygulamasının yaklaşık bir hafta içerisinde 200 bini aşkın kişi tarafından incelendiğini ve kullanılmaya başladığını tespit ettik” dedi.

“Bu durum bakanlık olarak bizleri çok mutlu etmiştir. Bir yandan tüketiciyi korumak, öte yandan market işletmecilerinin en çağdaş rekabet koşullarında zarar görmemesini sağlamak hedefiyle yola çıktık” diyen Bakan Amcaoğlu, bu uygulama ile vatandaşın alışveriş için fiyat takibini marketleri gezmeden ve vakit kaybetmeden yapabileceğini hatırlattı.

Vatandaşın, bu uygulama sayesinde, marketlerdeki tüm ürünlerin fiyatlarını yerinden kalkmadan öğrenebileceğini belirten Bakan Amcaoğlu şunları söyledi:

“Market işletmecileri fiyatlamalarını yaparken KKTC’de ve Türkiye Cumhuriyeti’nde uygulanan fiyatlara da erişebilecek. Kısacası fiyat noktasında piyasada kontrollü bir denge oluşturulmuş olunacak. Ayrıca Güney Kıbrıs’a geçiş yapabilen vatandaşlarımız, oradaki fiyatlarla kıyas yapabilecek. Çünkü uygulamada, Merkez Bankası’nın paylaşacağı günlük kurlar baz alınarak, ürünlerin fiyatları Euro olarak da belirtilecek.”

Bu arada Bakan Amcaoğlu, elektronik etiket uygulamasının nasıl kullanılacağı ile ilgili olarak hazırlanmış kamu spotları ve sosyal medya paylaşımlarının yakında daha görülür bir şekilde vatandaşa ulaşacağını da ekledi.

Erdoğan: Nüfus artışına karşı çıkanlar var, bu bizi üzüyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yıllık nüfus artış hızındaki düşüşle ilgili olarak, “Şu anda gelişmeler iyi değil.” dedi. Erdoğan, “En yakınlarımızla sohbet ederken onlar da maalesef nüfusun artışına karşı çıkıyor. Bu da bizi ciddi manada üzüyor.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Hane İslam Eserleri Sergisi’nin açılış programına katıldı.

 

Protokol üyeleriyle serginin açılış kurdelesini kesen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra sergiyi gezerek eserleri inceledi.

Programdan önce bir konuşma yapan Erdoğan, “İstanbul’daki vatandaşlarımızı ve imkanı olan herkesi sergimizi ziyaret etmeye davet ediyorum.” dedi.

Hat ve tezhip gibi İslam sanatlarının emek isteyen sabır isteyen devamlılık gerektiren alanlar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sanatların yaşatılması özellikle teknoloji ve dijital kültürün gelenekli sanatlarımızı tehdit ettiği bu günlerde çok ama çok önemlidir. Sizden her biriniz bu noktada çok ağır bir yükü omuzluyor. Sanatla birlikte kemalat yolculuğunu da sürdürüyorsunuz.” şeklinde konuştu.

 

“NESLİMİZİ ÇOĞALTMAMIZ LAZIM”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından sanatçı ve katılımların sorularını yanıtladı.

 

Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Sizi biz aile içi kimliklerinizden bir eş olarak, bir evlat olarak, bir dede olarak, bir baba olarak da biliyoruz. Siz bunlardan hangisi olmayı daha çok seviyorsunuz?” sorusu yöneltildi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyden önce tabi dedeyim. Ve dokuz tane de torunum var. O da fakir için ayrı bir güzellik. Biliyorsunuz devamlı söylediğim bir söz var. En az üç tane çocuk diyorum. Bu tabi güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım.” yanıtını verdi.

 

Geçen yılın Aile Yılı ilan edildiğini anımsatan Erdoğan, “Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bakıyorsunuz onlar nüfusun artışına karşı çıkıyorlar, tabii bu durum da bizi üzüyor. Şu anda en dost bildiklerimiz bile nüfusun artışına karşı çıkıyor. İnşallah Tophane-i Amire’deki bu buluşmamız, nüfusun artışı noktasında yeni bir adıma vesile olur.” ifadelerini kullandı.

 

“BURANIN TARİHİ BİZİM İÇİN ÇOK ÇOK ÖNEMLİ”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, sanat konusunda dünyaya etkisiyle ilgili bir soru üzerine şu yanıtı verdi:

 

“- Tophane-i Amire’nin hizmete girmesi bile bizler için gerçekten çok çok önemli. Bu tür eserler eğer hizmete girmemiş olsaydı, burada böyle bir toplantıyı yapamayacaktık. Böyle bir hizmetin girmiş olması, böyle bir toplantıyı da yapmamıza da vesile oldu. Buradan kimler geldi, kimler geçti? Buranın tarihi de bizim için çok çok önemli.

 

– Biz, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak da Kültür Yolu etkinliklerini de bu noktada çok çok önemli görüyoruz. Ben bu eserin girdisi ve çıktısıyla burada yapılan bütün etkinliklerin ülkemizin geleceğine yönelik önemli adımları oluşturduğunu görüyorum. Bu eserler asla ihmal edilmemeli, bunun hesabını veremeyiz.

 

– Bizim bir Süleymaniye’miz, Sultanahmet’imiz varsa, bunlar hala yaşıyorsa, eğer bunlara gereken önemi vermezsek, kısa bir süre sonra buraların da maalesef yok olmaya yüz tuttuğunu görürüz ama şuanda görüyoruz ki, 23 yıllık iktidarımız dönemimizde bu eserlerimizde yaptığımız bütün restorasyonlar, inovasyonlar bütün bunlar gerek yurt dışından gelenler, gerek ülkemiz insanları için buraları ayakta tutmamızın neticesidir ve şuan itibariyle de başta Sultanahmet, Süleymaniye olmak üzere, buralardaki sahiplenme gelecek nesillere mirastır.

 

– Fatih, Eyüpsultan, Yeni Hisar olarak bir Çamlıca öyledir. Bütün bunlarla beraber bu eserlerimizi bizim çok diri, geleceğe taşımak için de her türlü yatırımı yapmamız gerekir diye düşünüyorum.”

“ESKİ KUZEY DENİZ SAHA KOMUTANLIĞINI BİTİRMEK ÜZEREYİZ”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine hediye edilen ya da kendisinin edindiği eserlerin bir çatı altında sergilenip sergilenmeyeceğine yönelik bir soru üzerine ise şu yanıtı verdi:

 

“- Bize hediye edilen tüm eserleri Kasımpaşa’da fakirin adına kurduğumuz bir müzemiz var. Bu müzemizi yıl sonuna kadar bu yılı bitirdik, önümüzdeki yıl sonunu bulmayız inşallah. Orda eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığı vardı. Bu eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığını bizler ele aldık. Oranın tamamen restorasyonunu bitiriyoruz. Orası da adeta harabeydi ve o harabe eseri, şimdi muhteşem bir eser olarak ele aldık. Orayı düzenledik ve bitirmek üzereyiz. Orada bütün bu eserleri, fakire ne hediye ettiyseler; ister hat, ister kitaplar, ister diğer türlü eserler olsun, bunların hepsini orada sergileyeceğiz. Ve orayı da halka açarak herkesin istifade etmesini sağlayacağız.

 

– Ben özellikle hat eserlerine düşkün, bununla ilgili de çalışmalarımız oldu, oluyor. En önemlisi de şu anda Mehmet Özçay’dan hep bir şeyleri istirham ettim. Özellikle, Cumhurbaşkanlığım dönemimde Kur’an-ı Kerim yazılması arzum vardı. Sağ olsun bu eseri de yazdılar ve bizi mutlu ettiler. Bu da bizim dönemimizin, Cumhurbaşkanlığı olarak bir eseri olacak. Bununla birlikte de ayrıca bir farklı eserin de yine bitişini gördük. Bunlar da Cumhurbaşkanlığı dönemimizin bir eseri olarak ülkemize ve dünyamıza kazandırmış olduğumuz iki tane önemli eser olacak.”

 

Program sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyden önce, annelere ve babalara de Allah’ın emri, sevgili Habibinin sünnetine uygun bir hayatı yaşamalarını tavsiye ediyorum.” dedi.

 

Meclis Genel Kurulu, “Konut Edindirme Yasa Tasarısı” gündemiyle yarın toplanıyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yarın Konut Edindirme (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile 2 ayrı istibdal karar tasarısının 3 görüşmelerini ele almak üzere toplanacak.

Cumhuriyet Meclis Genel Kurul’u yarın saat 10.00’da toplanacak.

Meclisten verilen bilgiye göre Genel Kurul’un gündeminde Konut Edindirme (Değişiklik) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurul’da ayrıca, “Yukarı Girne’de 1 Blok F Parsel 388 İçerisinden Geçen Yolun İstibdalinin Onaylanmasına İlişkin Karar Tasarısının” ve “Serdarlı Köyünde 740 Koçan Numarası ile Kayıtlı Emlake Geçit Hakkı Olarak Verilen Arazinin İstibdalinin Onaylanmasına İlişkin Karar Tasarısının” üçüncü görüşmeleri ele alınacak.

En fazla yağış Koruçam’da kaydedildi

Meteoroloji Dairesi, son 24 saatte en fazla yağışın Koruçam’da kaydedildiğini bildirdi.

Meteoroloji Dairesinden yapılan açıklamaya göre, yağış alan diğer bölgelerde metre kareye düşen yağış miktarları şöyle:

“Koruçam 6 kg, Selvilitepe, Gönyeli 3 kg Pile, Akdeniz, Mağusa 2 kg, Bostancı, Karaoğlanoğlu, Taşkent, Çamlıbel, Beyarmudu, Çayönü, Kozanköy, Taşpınar, Geçitkale, Türkeli, Ydü, Alevkayası,Tatlısu, Zaferburnu, Zümrütköy 1 kg, diğer yörelerde ise 0.1 İle 0,4 kg”