ÜSTEL: YAKLAŞIK 25 MİLYAR TL’LİK KAYNAK ÜLKE EKONOMİSİNE KAZANDIRILACAK; BU KAYNAK, KIBRIS TÜRK HALKI İÇİN KULLANILACAK

Başbakan Ünal Üstel, koalisyon ortaklarıyla birlikte yarın Ankara’da 2026 yılı İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü’nü imzalayacaklarını belirterek, protokol kapsamında yaklaşık 25 milyar TL’lik kaynağın ülke ekonomisine kazandırılacağını kaydetti.
Söz konusu kaynağın ağırlıklı olarak altyapı yatırımlarına ayrılacağını; ayrıca sanayi, turizm, küçük esnaf ve diğer sektörlere destek ile uzun vadeli düşük faizli krediler şeklinde kullandırılacağını belirten Üstel, enerji alanında da yeni adımların bu protokol kapsamında ilerletileceğini söyledi.
Üstel, Ankara ziyareti öncesinde Ercan Havalimanı’nda, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile birlikte basın toplantısı düzenledi.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın davetlisi olarak Ankara’ya gittiklerini ifade eden Üstel, her yıl genellikle Mart-Nisan döneminde imzalanan mali protokolün yarın imzalanacağını söyledi.
Hükümete geldikleri günden bu yana yaklaşık üç mali protokol imzaladıklarını kaydeden Üstel, bu protokollerin toplam büyüklüğünün yaklaşık 40 milyar TL olduğunu ve yapılan yatırımların bu kaynaklarla hayata geçirildiğini belirtti.
– “Ne söz verdiysek bu sözlerin hepsini yerine getirmenin onurunu yaşıyoruz”
“Hükümete geldiğimiz gün koalisyon ortaklarımızla halkımıza ne söz verdiysek bu sözlerin hepsini yerine getirmenin onurunu yaşıyoruz.” diyen Üstel, bu sözlerin büyük bir kısmının Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolleri sayesinde gerçekleştirildiğini ifade etti.
2025 yılı protokolünün Nisan ayı sonunda sona ereceğini belirten Üstel, son üç yıl içinde geçmişten kalan altyapı projelerinin tamamlandığını ve bu süreçte halka verilen sözlerin yerine getirildiğini kaydetti.
Söz konusu desteklerin büyük bölümünün altyapıya yönelik olacağını, ayrıca Orta Doğu’daki gelişmelerin ekonomiye etkilerini azaltmak amacıyla sanayi, turizm, küçük esnaf ve diğer sektörlere hem doğrudan destek hem de uzun vadeli düşük faizli krediler sağlanacağını belirten Üstel, bu protokolle sektörleri ayakta tutmayı hedeflediğini ifade etti.
Enerji alanında yaşanan sıkıntıların giderilmesine yönelik yeni adımların da protokol kapsamında ele alınacağını belirten Üstel, yaklaşık 25 milyar TL’lik kaynağın onaylanarak imzalanacağını ve uygulamaya konulmak üzere ülkeye dönüleceğini söyledi.
Üstel, sağlanacak kaynağın Kıbrıs Türk halkı için kullanılacağını ve küresel ekonomik sıkıntıların etkilerinin azaltılması amacıyla sektörlere dağıtılacağını belirterek, Ankara temaslarının ardından kamuoyuna bilgi verileceğini ifade etti.
– Başbakan Üstel, koalisyon ortaklarıyla Ankara’ya hareket etti
Basın toplantısının ardından Başbakan Üstel, Fikri Ataoğlu ve Erhan Arıklı ile birlikte 2026 yılı İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nı imzalamak üzere Ankara’ya hareket etti.
Öte yandan Başbakanlıktan yapılan açıklamada, imzalanacak anlaşma ile üreten kesimler, reel sektör, turizm, inşaat, tarım ve sanayi başta olmak üzere çeşitli sektörlere yönelik destek ve kredilerin yanı sıra devam eden projelere de önemli kaynak aktarımı yapılmasının öngörüldüğü belirtildi.
İmza töreninin ardından Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Başbakan Ünal Üstel’in ortak basın toplantısı düzenlemesi planlanıyor.

Öztürkler, Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Gafarova ile görüştü

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, beraberinde Meclis’in Türkiye ve Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu üyeleri birlikte Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitti.
Bakü Haydar Aliyev Uluslararası Havalimanı’na öğlen saatlerinde varan Öztürkler ve heyeti, Azerbaycan Milli Meclisi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Parlamentolar Arası İlişkiler Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Cevanşir Feyziyev, KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer ve diğer yetkililer tarafından karşılandı.
Aynı zamanda Cumhuriyet Meclisi KKTC- Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı da olan Ziya Öztürkler’in heyetinde, KKTC – Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay ile Dostluk Grubu Üyesi Fırtına Karanfil bulunuyor.
Başkan Öztürkler, Bakü’ye gelişinde ilk olarak Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Azerbaycan Milli Meclisi İstiklal Salonu’nda gerçekleşen görüşme ile ilgili değerlendirmede bulunan Azerbaycan Cumhuriyeti Millî Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova, Azerbaycan ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının somut bir tezahürü olarak bugün KKTC’de bulunan heyetleri görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Gafarova, yapılacak görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesine yönelik birçok konunun müzakere edileceğini, meselelerin esas noktalarının ele alınacağını vurguladı.
Azerbaycan, Türkiye ve KKTC heyetlerinin kendi öz memleketlerinde bir araya gelmesinin, Türk dünyasının birlik ve kardeşlik ruhunu pekiştiren anlamlı bir adım olduğunu ifade eden Gafarova, bu buluşmanın, ortak tarih ve kültür temelinde şekillenen Türk kardeşliğinin siyasi, ekonomik ve insani alanlarda daha da derinleşmesine katkı sağlayacağı belirti.
Öztürkler;
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de, kardeş Azerbaycan’da bulunmaktan duyduğu büyük memnuniyet dile getirdi.
Öztürkler, Azerbaycan halkının Kurucu Lideri Haydar Aliyev’in temellerini attığı güçlü devlet yapısının, bugün Cumhurbaşkanı İlham Aliyev liderliğinde daha da önemli bir noktaya ulaştığını vurguladı.
Bakü’de kendilerine gösterilen samimi misafirperverlik için teşekkür eden Öztürkler, “Bizler aynı milletin evlatlarıyız” diyerek Türk dünyasının ortak tarih, kültür ve köklü bağlarla birbirine bağlı olduğunu ifade etti.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC’nin haklı davasına verdiği desteğin Kıbrıs Türk halkı için son derece kıymetli olduğunu ifade eden Öztürkler, “Gücümüz; ortak irade, kararlı duruş ve sarsılmaz dayanışmadan gelmektedir” diyerek Türk kardeşliğinin önümüzdeki dönemde daha da pekişeceğine olan inancını dile getirdi.
Bu bağların parlamentolar aracılığıyla kurumsal ve etkin iş birliğine dönüşmesinin, yalnızca ikili ilişkileri değil, Türk dünyasındaki dayanışmayı da güçlendirdiğini kaydeden Öztürkler, KKTC’nin Doğu Akdeniz’de Türk dünyasına açılan stratejik bir kapı olduğunu kaydetti.
Öztürkler, Azerbaycan’ın Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKPA bünyesinde KKTC’nin tam üyeliğine verdiği desteğin büyük önem taşıdığını söyledi. Ayrıca, PAECO gözlemci üyelik sürecine yönelik Azerbaycan’ın kıymetli katkılarından dolayı teşekkür etti.
Kıbrıs meselesine de değinen Öztürkler, adada tek gerçekçi çözümün iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasından geçtiğini vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varlığı, Kıbrıs Adası’nın en somut gerçeğidir” sözlerini hatırlatarak, Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan hiçbir çözümün kabul edilemeyeceğini belirtti.
Canaltay
Cumhuriyet Meclisi KKTC–Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay da, Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki serhat bekçileri olarak kardeş Azerbaycan’ın uzattığı eli minnetle karşıladıklarını belirtti.
Canaltay, Azerbaycan ve TBMM parlamentolarının gösterdiği misafirperverliğin kendilerini evlerinde hissettirdiğini ifade ederek, “Bugün Kuzey Kıbrıs olarak burada bulunmak, Kıbrıs Türk halkının uzun zamandır beklediği bir adımdır” dedi.
Azerbaycan ile KKTC arasındaki iş birliğinin ekonomik, kültürel ve özellikle gençler arasındaki diyalog açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Canaltay, “Vermiş olduğunuz destek için teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.
Görüşmede Türkiye Büyük Millet Meclisi Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Şamil Ayrım, KKTC Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Orhan Erdem ile her iki dostluk grubuna üye Milletvekilleri ile Azerbaycan Milli Meclisi KKTC Parlamentolar Arası İlişkiler DostlukGrubu Başkanı Milletvekili Cevanşir Feyziyev ile Türkiye Parlamentolar Arası İlişkiler Dostluk Grubu Başkanı Milletvekili Ehliman Emirselanov da yer aldı.
Öztürkler, temasları kapsamında Azerbaycan Milli Meclisi’inde Azerbaycan, Türkiye ve KKTC Meclis’lerinin dostluk grupları toplantısına katılacak.

Üstel Ankara’da: 2026 Mali İşbirliği Anlaşması İmzalanıyor

Başbakan Ünal Üstel, hükümet ortağı partilerin genel başkanları; Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve beraberindeki heyetle birlikte, 2026 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nı imzalamak üzere Ankara’ya hareket etti.

Başbakan Üstel’in, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile gerçekleştireceği temaslarda anlaşmanın imzalanması bekleniyor.

İmzalanacak 2026 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması ile üreten kesimlere, reel sektöre, turizm, inşaat, tarım, sanayi ve diğer sektörlere verilen destek ve kredilerin yanında, devam eden projelere de önemli bir kaynak aktarımı yapılacak.

İmza töreninin ardından, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Başbakan Ünal Üstel’in ortak basın toplantısı düzenlemesi planlanıyor.

Üstel: 2026 Mali Protokolü ile ekonomiye ve altyapıya güçlü destek sağlanacak

Başbakan Ünal Üstel ve hükümet ortakları, Ankara ziyareti öncesinde Ercan Devlet Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Üstel, koalisyon ortaklarıyla birlikte Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın daveti üzerine Ankara’ya gideceklerini belirterek, her yıl mart-nisan aylarında rutin olarak imzalanan İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü’nü bu ziyaret kapsamında yeniden hayata geçireceklerini söyledi.

Üstel, hükümete geldikleri günden bu yana Türkiye Cumhuriyeti ile üç mali protokol imzaladıklarını ifade ederek, bu protokollerin toplam büyüklüğünün yaklaşık 40 milyar TL olduğunu vurguladı. Söz konusu kaynak sayesinde birçok yatırımın hayata geçirildiğini belirten Üstel, “Hükümete geldiğimiz gün hükümet ortaklarımızla halkımıza ne söz verdiysek, bu sözleri yerine getirmenin onurunu yaşıyoruz. Bu sözlerin büyük bir çoğunluğunu Türkiye Cumhuriyeti ile imzaladığımız protokollerle gerçekleştirdik” dedi.

“Verilen sözler yerine getirildi”

2025 yılı mali protokolünün nisan ayı sonunda tamamlanacağını kaydeden Üstel, üç yıllık süreçte geçmişten kalan ve yarım bırakılmış projelerin önemli ölçüde tamamlandığını söyledi. Altyapı yatırımlarının büyük bölümünün bu dönemde hayata geçirildiğini ifade eden Üstel, verilen sözlerin yerine getirildiğini dile getirdi.

“Protokol yarın imzalanıyor”

Ankara ziyaretinde yarın Cevdet Yılmaz ile 2026 yılı mali protokolünü imzalayacaklarını belirten Üstel, yeni protokolün ağırlıklı olarak altyapı yatırımlarını ve ekonomik destek paketlerini içereceğini açıkladı. Özellikle Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin ekonomiye olumsuz yansımaları olduğunu ifade eden Üstel, bu etkileri azaltmak amacıyla sanayi, turizm, küçük esnaf ve diğer sektörlere yönelik destekler sağlanacağını söyledi.

“Sektörlerimizi ayakta tutacağız”

Üstel, bazı sektörlere doğrudan katkı yapılacağını, bazılarına ise uzun vadeli ve düşük faizli krediler sunulacağını belirterek, “Sektörlerimizi ayakta tutmak için böyle bir protokol imzalamaya gidiyoruz” dedi.

Enerji konusu…Enerji konusuna da değinen Üstel, ülkenin önemli sorunlarından biri olan enerji alanında da yeni adımlar atılacağını ve bu protokolle sürecin daha ileri bir noktaya taşınacağını ifade etti.

“Hızla halkın ihtiyaçlarına cevap vereceğiz”

Yeni mali protokolün yaklaşık 24-25 milyar TL büyüklüğünde olmasının öngörüldüğünü belirten Üstel, anlaşmanın imzalanmasının ardından ülkeye dönerek kaynağın hızla halkın ihtiyaçları doğrultusunda kullanılacağını söyledi. Üstel, küresel ekonomik sıkıntıların etkilerini azaltmak amacıyla söz konusu kaynağın sektörlere dağıtılacağını ve ekonomik rahatlamanın sağlanması için çalışmalar yapılacağını sözlerine ekledi.

GALATASARAY, GÖZTEPE’Yİ 3 GOLLE MAĞLUP ETTİ

Trendyol Süper Lig’in 27. hafta ertelenen maçta Galatasaray, deplasmanda Göztepe’yi 3-1 yendi.

Trendyol Süper Lig’de 27. haftanın erteleme maçında Göztepe ve Galatasaray karşılaştı.

ISONEM Park Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynanan maçı Galatasaray 3-1 kazandı. Sarı kırmızılıların gollerini Barış Alper Yılmaz, İlkay Gündoğan ve Lemina attı. Göztepe’de Juan ağları havalandırdı.

Galatasaray puanını 67 yaptı ve zirve yarışında farkı 4’e çıkardı. Göztepe 46 puanda kaldı.

HASİPOĞLU: 2018’DE YASA GÜCÜNDE KARARNAME İLE DURDURDUNUZ, GERİ ÖDEMEDİNİZ; BİZ İSE ERTELİYOR VE GERİ ÖDÜYORUZ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’ye hayat pahalılığı uygulamaları üzerinden soru yöneltti.
“CTP 2018’DE HAYAT PAHALILIĞINI DURDURDU”
Hasipoğlu, 2018 yılında CTP iktidarı döneminde hayat pahalılığının durdurulduğunu ve geri ödeme yapılmadığını ifade etti. Şu an görüşülmekte olan yasada ise hayat pahalılığının ertelendiğini ve 6 ay sonra geri ödeneceğini belirtti.
“CTP KARARNAMEYLE YAPTI, BİZ YASAYLA YAPIYORUZ”
Yasa gücünde kararname ile düzenleme yapıldı diye Sendikalarla birlikte eylem yapan CTP Genel Başkanına seslenirken, 2018’de CTP’nin bu uygulamayı yasa gücünde kararname ile hayata geçirdiğini belirten Hasipoğlu, mevcut süreçte ise YGK’nın geri çekildiğini ve düzenlemenin şu an görüşülmekte olan yasa ile yapıldığını ifade etti.
“CTP KARARNAMESİNDE SOMUT GEREKÇE YOK”
Hasipoğlu, CTP’nin 2018’deki kararnamesinde somut bir gerekçe bulunmadığını ifade ederken, mevcut yasada ise hemen yanıbaşımızdaki savaşın yarattığı ekonomik darboğazın herkesin itiraz ermediği bir gerekçe olduğuna dikkat çekti.
“DAR GELİRLİLER CTP DÖNEMİNDE KORUNMADI”
2018 yılında halkın cebinden gerekçesiz bir şekilde ücret hakkını silerken, Sosyal devletçi geçinen CTP, emekliler, asgari ücretliler ve engelliler gibi düşük gelirli kesimlerin korunmadığını belirten Hasipoğlu, yeni yasa tasarısında ise 75 bin TL’nın altında ücreti olan kişilerden hiçbir kesinti olmayacağını vurguladı.
CTP’nin bu eleştirilerinde haklı bir gerekçesinin olmadığını , yaptıkları ile söylemlerinin birbirini tutmadığını ifade etti.

Amcaoğlu: Ekonomide sıkışma kaçınılmaz, önlem almak zorundayız

Ekonominin bir bilim olduğunu vurgulayan Amcaoğlu, Ortadoğu’daki gelişmelerin enerji piyasaları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Ateşkesin tam anlamıyla yürürlüğe girmesi halinde brent petrol fiyatlarının 80 dolar seviyesine gerileyebileceğinin ifade edildiğini belirtti.

“Zam yapmadık, fedakârlık yaptık”

Akaryakıt fiyatlarına ilişkin eleştirilere yanıt veren Amcaoğlu, son üç haftadır zam yapılmadığını söyledi. Brent petrol fiyatlarında yüzde 96 oranında artış yaşandığını dile getiren Amcaoğlu, buna rağmen fiyat artışı yapılmadığını vurgulayarak, “Biz sanki güle oynaya zam yapıyoruz gibi bir algı yaratılıyor” dedi.

“Ekonomik sıkışmalar kaçınılmaz”

Ekonomilerde dönemsel sıkışmaların kaçınılmaz olduğunu belirten Amcaoğlu, özellikle küçük ada ekonomilerinin bu tür dalgalanmalardan daha fazla etkilendiğini ifade etti. Pandemi döneminde alınan önlemleri hatırlatan Amcaoğlu, o süreçte de zorunlu kararlar alındığını söyledi.

“İnsanları temel ihtiyaçlardan mahrum bırakamayız”

Hükümetin temel amacının kriz dönemlerinde çözüm üretmek olduğunu kaydeden Amcaoğlu, “Çare üretmek zorundasınız. Çaresizlik içinde insanınızı ilaçtan, gıdadan, yakıttan uzak tutamazsınız” diye konuştu.

“Her hafta 60 milyon TL kayıp var”

Kamu maliyesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Amcaoğlu, akaryakıt kaleminde her hafta yaklaşık 60 milyon TL kayıp yaşandığını açıkladı. Bu nedenle mali yapıyı koruyacak önlemler alınmasının zorunlu olduğunu belirtti.

“Maliye devletin maliyesidir, herhangi bir siyasi partinin değil” diyen Amcaoğlu, devletin kurumlarıyla ayakta kalmak zorunda olduğunu ve bu doğrultuda “emniyet supabı” niteliğinde tedbirler geliştirdiklerini ifade etti.

Bakan Berova maaş düzenlemesinin detaylarını açıkladı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun, hayat pahalılığı tasarısını görüşmek üzere toplandı. Ziya Öztürkler başkanlığındaki Meclis toplantısı saat 15.35’te başladı.

Genel Kurul’da ilk sözü Maliye Bakanı Özdemir Berova aldı. Berova, düzenlemenin gerekçesini anlatırken, Ortadoğu’daki gelişmelerin ekonomik belirsizlik yarattığını vurguladı. Bölgedeki savaş ve ateşkes söylemlerinin enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerinde dalgalanmalara yol açtığını belirten Berova, bu durumun ülke ekonomisini de etkilediğini söyledi.

2026 bütçesi hazırlanırken yoğun tartışmalar yapıldığını ifade eden Berova, yılın ilk 6 ayı için hayat pahalılığı ödeneğinin yüzde 12 üzerinden hesaplandığını kaydetti. Ancak önümüzdeki süreçte ekonomik gidişata ilişkin net bir öngörü yapılamadığını dile getirdi.

Maaş düzenlemesinin detayları açıklandı

Berova, düzenlemeye göre haziran ayında oluşacak hayat pahalılığı artışının temmuz ayında tüm maaşlara yansıtılacağını belirtti. Bu artış sonrası net maaşlar üzerinden hesaplanacak farkın yarısının geçici olarak emanete alınacağını söyledi.

Emanete alınan tutarların, savaşın ekonomik etkilerine bağlı olarak en geç Ocak 2027’de çalışanlara geri ödeneceğini ifade eden Berova, yapılan yeni düzenlemeyle bazı kesimlerin bu uygulamadan muaf tutulacağını açıkladı.

Buna göre; engelliler, sosyal yardım alanlar, SSK emeklileri ve net maaşı 75 bin TL’nin altında kalan çalışanların hayat pahalılığı artışından kesinti yapılmadan tam olarak yararlanacağı belirtildi.

“Amaç kamu maliyesinde sürdürülebilirlik”

Berova, söz konusu önlemlerin kamu maliyesinde sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla alındığını söyledi. Gelirlerde beklenen artışın gerçekleşmediğini ve mart ayından itibaren düşüş sinyalleri görüldüğünü belirtti.

Sendikalarla diyalog sağlanamadı

Meclis’te yaşanan gerginliğe de değinen Berova, güvenlik açısından sıkıntılı bir gün geçirildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında temaslar yapıldığını ve sendikalarla görüşme zemini arandığını aktaran Berova, hükümetin önerilerini ilettiğini ancak sendikalarla ortak noktada buluşulamadığını söyledi.

Berova, tüm çabalara rağmen diyalog sürecinin sonuçsuz kaldığını belirterek, tasarının Meclis’te görüşülmeye devam edeceğini kaydetti.

HÜKÜMETTEN HP DÜZENLEMESİ: KARARNAME KALDIRILDI, YENİ MODEL MECLİS’E GELİYOR

Başbakanlık, hükümet adına yaptığı açıklamada hayat pahalılığına (HP) ilişkin yeni düzenlemeyi duyurdu. Açıklamada, Orta Doğu’daki savaşın ekonomik etkilerine dikkat çekilerek, tedarik zincirlerinde aksama, enerji maliyetlerinde artış ve ekonomik daralma yaşandığı vurgulandı.

Hükümet, bu süreçte halkın alım gücünü korumak amacıyla adımlar attığını belirtirken, sürecin daha geniş istişareyle şekillendirilmesi için diyalog kapısının açık tutulduğunu ifade etti. Ancak bazı sendika yöneticileri ve muhalefetin süreci siyasallaştırdığı öne sürüldü.

KARARNAME GERİ ÇEKİLDİ
Yasa gücünde kararname, yeni öneri doğrultusunda hükümsüz hale getirilerek kaldırıldı ve Resmi Gazete’de yayımlandı.

YENİ DÜZENLEME NE GETİRİYOR?
Açıklamaya göre:

  • Haziran sonunda oluşacak HP oranına göre yeni maaş skalası belirlenecek.
  • Artışın yüzde 50’si ödenecek, kalan yüzde 50 ise en geç Ocak 2027’de verilecek.
  • Emekli maaşı ve net geliri 75 bin TL ve altında olanların maaşı korunacak, kesinti yapılmayacak.
  • 75 bin TL üzeri gelirlerde ise yalnızca HP artışının yüzde 50’sini aşmayacak şekilde düzenleme uygulanacak.
  • Hiçbir vatandaşın geliri 75 bin TL’nin altına düşmeyecek.

Hükümet ayrıca, engelliler, özel gereksinimli bireyler ve sosyal yardım alan kesimlerin korunacağını vurguladı.

HEDEF: GENİŞ MUTABAKAT
Yeni düzenlemenin bugün Cumhuriyet Meclisi’nde geniş uzlaşıyla yasalaştırılmasının hedeflendiği belirtilirken, hükümet diyalog ve toplumsal uzlaşı vurgusunu yineledi.

Açıklamada ayrıca, Orta Doğu’daki gerilimin sona ermesi halinde ekonomik gelişmelerin yeniden değerlendirilerek yeni adımlar atılacağı ifade edildi.

KIBRIS GAZİSİ HASAN DEMİR SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde yaşayan Kıbrıs gazisi, emekli deniz astsubayı Hasan Demir, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. 1943 doğumlu Demir’in vefatı, ailesi ve gaziler camiasında büyük üzüntü yarattı.

Hasan Demir için 27 Mart Cuma günü Lüleburgaz Kurtuluş Camii’nde ikindi namazına müteakip cenaze töreni düzenlendi. Türk bayrağına sarılı naaşının cami avlusuna getirilmesi sırasında duygusal anlar yaşanırken, törende askeri ve sivil protokol de hazır bulundu.

Düzenlenen törende, Demir’in Kıbrıs Barış Harekâtı’ndaki hizmetleri ve vatan savunmasına yaptığı katkılar anıldı. Törene Lüleburgaz Kaymakamı Kemal Yıldız ile 65. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Aydın Torun’un yanı sıra askeri personel, gaziler, silah arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gazilerin yoğun katılımı, Demir’e duyulan saygı ve vefayı gözler önüne serdi.

Kılınan cenaze namazının ardından Hasan Demir’in naaşı, dualar eşliğinde Lüleburgaz Eski Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Törende en acı anları ise ailesi yaşadı. Eşi Ayşe Demir gözyaşları içinde eşine veda ederken, Demir’in Ünsal ve Özlem isimli iki çocuğu olduğu öğrenildi.

Serhat Akpınar: Cumhuriyet Meclisi’ne yönelik girişimler demokrasiye müdahaledir

Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Cumhuriyet Meclisi’nde yaşanan son gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Akpınar, Meclis’te yaşananların “basit bir protesto ya da sendikal eylem olarak değerlendirilemeyeceğini” belirterek, olayları “demokratik düzene yönelik organize bir baskı ve fiili müdahale” olarak nitelendirdi.

Akpınar açıklamasında, ülkenin küresel ekonomik daralma ve bölgesel çatışmalar nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini ifade ederek, hükümetin ekonomi ve kamu maliyesini korumaya yönelik adımlarının kamuoyuna yeterince anlatılamadığını kabul etti. Ancak bu durumun Cumhuriyet Meclisi’nin hedef alınmasını meşru kılmayacağını vurguladı.

Sendikal eylemlerin belirli siyasi çevrelerin yönlendirmesiyle kontrolden çıktığını öne süren Akpınar, bu sürecin Meclis’e yönelik fiili baskı ve müdahaleye dönüştüğünü savundu. Cumhuriyet Meclisi’nin halkın iradesini temsil ettiğini belirten Akpınar, “Meclis, devletin onuru ve demokrasinin kırmızı çizgisidir. Bu çizgiyi aşmaya yönelik her girişim, anayasal düzene yönelmiş bir saldırıdır” ifadelerini kullandı.

Meclis içerisinde milletvekilleri ve bakanların çalışma alanlarına yönelik zorlamalar, kapıların zorlanması ve kurumsal işleyişin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Akpınar, bazı muhalefet milletvekillerini de süreci teşvik etmekle eleştirdi.

Demokratik siyasetin sokak baskısıyla Meclis’i kuşatmak olmadığını belirten Akpınar, muhalefetin görevinin krizi büyütmek değil, sorumluluk almak olduğunu kaydetti.

Açıklamada ayrıca güvenlik güçlerinin soğukkanlı tutumunun olayların büyümesini engellediği ifade edilirken, Cumhurbaşkanı’nın uzlaşı zemini oluşturma çabasının da önemli olduğu belirtildi.

DP olarak emekçiler ve sendikalarla karşı karşıya olmadıklarını vurgulayan Akpınar, emeğin istismar edilerek kaos yaratılmasına karşı olduklarını ifade etti. Süreçten çıkış yolunun şeffaflık, açık iletişim, kurumsal saygı ve toplumsal uzlaşı olduğunu belirten Akpınar, hükümetin kararlarını yeniden değerlendirerek daha güçlü iletişim kurması gerektiğini de dile getirdi.

Akpınar açıklamasını, “Cumhuriyet Meclisi dokunulmazdır. Demokrasiye yönelik hiçbir fiili müdahale kabul edilemez” sözleriyle tamamladı.

KIBRIS TÜRK ELEKTRİK KURUMU BAŞKANI UZUN’DAN EYLEM DEĞERLENDİRMESİ

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, dün yaşanan eylemleri değerlendirerek, bunun bir sendikal hak arayışı olmadığını, daha çok muhalif grupların ve yandaşlarının organize ettiği tamamen siyasi bir hareket olduğunu belirtti. Uzun, sabah saatlerinde az sayıda hükümet yanlısı çalışanın sendikaların baskısıyla eyleme katıldığını, ilerleyen saatlerde ise eylemin tamamen muhalif gruplardan oluştuğunu ifade etti.

Gürsel Uzun’un açıklamasının tamamı  şöyle:

HAK EDENLER,HAK ETTİĞİ YERE GELMELİDİR Kİ, HAK ARAYIŞI HAK BULSUN…

“Dün eylemleri hep beraber izledik…

Bu bir sendikal hak arayışı değildi, bu daha çok Muhalif gurupların ve yandaşlarının sendikal faaliyetmiş gibi düzenlenen tamamen siyasi bir hareketti…

Sabah saatlerinde Hükümet yanlısı olan az bir kitle çalışanın da sendikaların baskısı sonucu eyleme katılmıştır….

İlerleyen saatlerde onların bir çoğunun çekilmesi sonucunda,gün boyu büyük bir çoğunluğun muhalif guruplardan, en son da tamamen muhaliflerden oluşan gurupların eylemi sürdürdüğünü hep birlikte izledik..

O kadar ileri gittiler ki İktidar partilerini hiçbir zaman oy vermeyen bu gurup temsilcileri, biz uzlaşmaya gelmedik Hükümetin istifasını isteriz, Hükümet istifa etmeden bu eylem bitmez diyenleri de duyduk…

Hükümet partilerine oy verenlerin bunu bir nebze söyleme hakkı olduğuna inanırım….

Amma bu partilere hiç oy vermeyen, bu partiler seçim kaybetsin diye çalışanların, seçim tarihi isteme veya Hükümet istifa diye bağırma hakkları yoktur….

Seçim tarihi yasalarla belirlenmiştir ve nettir…

Bunlar zaten bu partilerin iktidarda bir gün bile kalmasına tahammülü edemeyenlerdir…

Kaldı ki üç partinin oyları ile yüzde altmışa sahip bir meclisin istifasını üç, beş yüz kişi ile talep etme hakkları hiç yoktur…

Hele hele Hem İsa’ya hem de Musa’ya yaramaya çalışanlara ne demeli…

Hem işe hem greve gitmeyenlerle, izin alanlar veya rapor gönderenler eyleme karılanlardan çok daha fazlaydı…

Sayıları çok almasa da bu hükümet tarafından işe alınıp meclis önünde hükümet istifa diye bağıranlar da vardı…

Neden diye sorduğumuzda, hakkımızı yedirmeyiz diyenler oldu…

Bu da Çok ilginçti…

Keşke başkalarının hakkını yerken, birileri dışarda sürünürken, onun hakkını yeyip işe gireceğinde de ben hak yemem deyip işe girmeyi de red etme erdemliğini göstermiş olsalardı…

Hakka ve Hukuğa gösterdikleri saygıdan dolayı bizim de saygımızı kazanmış olsalardı…

Eyleme katılan, Onun kızı, gelini, bizimkinin damadı, oğlu diye diye kolladıklarımız, öncelik ve ayrıcalıklı muamele gösterdiklerimiz keşke işe girerken biz Hak yeyip yedirmeyiz bunu kabul etmiyor, red ediyoruz deme erdemliğini göstermiş olsalardı…

Artık kayırmaların ve adil adaletli olmadığının yanında ne yapılırsa yapılsın vefanın da olmadığını görüp, Hükümet edenlerin bu gibi istihdamlardan daima uzak durmalıdır…

Hak edenler Hak ettikleri yere gelmelidir ki bu gibi Hak arayışları da Hak bulsun..”

Üstel: “Yaşanan gerginlikten biz de memnun değiliz, tüm kararlar halk için”

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Ünal Üstel, son iki gündür yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üstel, Meclis önünde yaşanan gerginlikten memnun olmadıklarını ifade etti.

“Yaşanan gerginlikten memnun değiliz”

Başbakan Üstel, Meclis önünde yaşanan olaylara değinerek, ortaya çıkan tablonun kabul edilebilir olmadığını söyledi. Gerginliğin düşürülmesi gerektiğine işaret eden Üstel, hükümet olarak bu tür görüntülerden rahatsız olduklarını dile getirdi.

“Ne yaparsak halkımız için yaparız”

Hükümetin aldığı kararların amacına da değinen Üstel, tüm adımların halkın refahını artırmaya yönelik olduğunu vurguladı. “Aldığımız tüm önlemler halkımızın daha rahat yaşaması içindir” diyen Üstel, yapılan düzenlemelerin toplum yararına olduğunu savundu.

“Bu hükümet pandemiyi yönetti”

Konuşmasında geçmiş icraatlara da değinen Üstel, pandemi sürecinin başarıyla yönetildiğini ifade etti. Daha önce yarım kalan projelerin kendi dönemlerinde tamamlandığını belirten Üstel, hükümetin hizmet odaklı çalıştığını söyledi.

“Eleştirilere açığım, gelin konuşun”

Muhalefete de çağrıda bulunan Üstel, eleştirilere açık olduğunu belirterek diyalog mesajı verdi. “Söz isterseniz gelin konuşun, sizi dinlerim. Bilmediğim bir şey varsa öğrenirim” ifadelerini kullanan Üstel, uzlaşıya açık olduklarını dile getirdi.

Öte yandan Üstel’in konuşması sırasında Meclis önünde gerginliğin sürdüğü, polis ile eylemciler arasında zaman zaman müdahalelerin yaşandığı öğrenildi. Genel Kurul’un akıbetinin ise yaşanan gelişmelere bağlı olarak belirsizliğini koruduğu belirtildi.

TAÇOY: UZLAŞIYI BEKLEMEK VE DİYALOG SÜRECİNE ZARAR VERMEKTEN KAÇINMAK HER MAKAMIN GÖREVİDİR

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Hasan Taçoy, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamanın ardından uzlaşı ve diyalog sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Taçoy, mevcut ortamda diyalogun korunmasının ve uzlaşıyı zedeleyecek söylemlerden kaçınılmasının önemine dikkat çekti.

Açıklamasında, toplumun tüm kesimlerinin zarar gördüğü bir ortamda yalnızca konuşmanın yeterli olmadığını belirten Taçoy, diyalogun tesis edilebilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Bu süreçte inisiyatif alarak diyalogun kurulması adına çaba gösterdiklerini kaydeden Taçoy, bunun toplumun ortak beklentisi olan uzlaşının sağlanması açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Gelinen noktada taraflar arasında diyalogun sağlandığını belirten Taçoy, her makamdan kişinin bu sürece zarar verebilecek açıklamalardan kaçınması gerektiğini dile getirdi. Uzlaşı sürecine saygı gösterilmesinin önemine işaret eden Taçoy, aksi yöndeki söylemlerin sürece ciddi zararlar verebileceğini ifade etti.

Taçoy ayrıca, siyasi yaklaşımlarda kişisel beklentiler yerine toplumun genel faydasının gözetilmesi gerektiğini belirterek, bu anlayışı benimseyen siyasetçilerin “devlet adamı” niteliği taşıyabileceğini söyledi. Açıklamasında tüm kesimlere çağrıda bulunan Taçoy, uzlaşı için ortaya konulan çaba ve emeğe saygı gösterilmesi gerektiğini kaydetti.

HÜKÜMETTEN HAYAT PAHALILIĞI KONUSUNDA YENİ ÖNERİ

Hükümet, hayat pahalılığı konusunda sendikaların geçen hafta yaptığı önerinin kabul edilebileceğini ve bir uzlaşı sağlanırsa yasanın bu şekilde düzenleneceğini bildirdi.

Öneri, hayat pahalılığının yüzde 50’sinin temmuz maaşlarına yatırılmasını, geri kalan miktarın emanete alınarak ikinci 6 aylık enflasyonla birlikte Ocak 2027’de verilmesini öngörüyor.

Bir grup Ulusal Birlik Partisi (UBP) milletvekili, saat 19.30 sıralarında Meclis önünde bekleyen sendikacıların yanına geldi. Milletvekilleri arasında yer alan Hasan Taçoy, hayat pahalılığıyla ilgili Yasa Gücünde Kararname’nin geri çekilmesi için eş zamanlı olarak yerine bir yasanın geçmesi gerektiğini kaydetti.

Hasan Taçoy, toplumsal bir uzlaşı aradıklarını belirterek öneriyi okudu. Taçoy, önerinin “6 ay sonunda belirlenecek hayat pahalılığının yüzde 50’sinin Temmuz maaşlarına yatırılmasını, geriye kalan farkın emanete alınarak ‘Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 13. Maaş farkı olarak’, ikinci 6 aylık hayat pahalılığıyla birlikte Ocak 2027’de maaşlara yansıtılmasını” içerdiğini belirtti.

Bu önerinin, geçen pazartesi günü Meclis’te hükümet temsilcileriyle yapılan görüşmede sendikalar tarafından getirilen önerilerden biri olduğu ifade edildi.

Hasan Taçoy, sendikaların uzlaşı yününde bir tutumu olmaması halinde yasanın, Yasa Gücünde Kararname’de yer aldığı şeklinde geçeceğini, sadece buna “6 ay sonra yeni bir değerlendirme yapılacak” maddesinin ekleneceğini söyledi.

BRT YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZDEMİR TOKEL, AZERBAYCAN DEVLET TELEVİZYONU AZ-TV’Yİ ZİYARET ETTİ

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Tokel, Başbakan Ünal Üstel ile birlikte katıldığı Azerbaycan zirvesi ve temasları çerçevesinde Azerbaycan Devlet Televizyonu AZ-TV’yi ziyaret etti.

Tokel, temaslarının başında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov’a teşekkür ederek, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi kapsamında ortaya konan güçlü siyasi iradenin somut iş birliklerine dönüştüğünü vurguladı.

Başbakanlar düzeyinde gerçekleştirilen görüşmelerde son derece olumlu ve yapıcı mesajların verildiğini hatırlatan Tokel, bu sürecin medya alanındaki yansımasının da AZTV ile başlatılan iş birliği olduğunu ifade etti.

AZTV’de gerçekleştirilen ziyarette Tokel, AZ-TV Genel Müdür Yardımcısı Rafik Haşimov ve Dış İlişkiler Daire Başkanı Vüsale Habibova tarafından karşılandı.

Gerçekleştirilen nezaket ziyareti, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu ile Azerbaycan Devlet Televizyonu arasında ilk resmi temas olması bakımından tarihi bir nitelik taşıdı.

“Bu temas, kalıcı iş birliklerinin başlangıcıdır”

Ziyarette, BRT ile AZTV arasında kalıcı ve kurumsal iş birliklerinin geliştirilmesi konusu ele alındı. Mevcut durumda BRT ile TRT arasında sürdürülen iş birliğinin, “3 devlet tek millet” anlayışı çerçevesinde AZTV ile de hayata geçirilmesi yönünde güçlü bir irade ortaya kondu.

Taraflar, ortak yayınlar, içerik üretimi ve medya alanındaki iş birliği imkanlarının geliştirilmesine yönelik ön hazırlıkların başlatılması konusunda mutabakata vardı.

“Algıları yöneten anlatılardır”

Ziyaretin ardından Özdemir Tokel, AZ-TV bünyesinde faaliyet gösteren Teleradio Akademisi’nde eğitim gören genç iletişimcilerle bir araya gelerek yaklaşık 1 saat süren bir panelde konuşmacı olarak yer aldı.

Konuşmasının önemli bölümünü doğrudan gençlere hitap ederek gerçekleştiren Tokel, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün artık algıların dünyasında yaşıyoruz. Ve algıları yöneten şey anlatılardır. Eğer biz kendi anlatımızı ortaya koyarsak, kendi algımızı da belirleriz. Kendi hikayemizi kendimiz yazmalıyız.”

Tokel, geçmişte bu alanda ciddi eksiklikler yaşandığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz kendi hikayemizi yazmazsak, birileri gelir ve bizim hikayemizi yazar. Yıllarca buna müsaade ettik. Ama artık etmiyoruz. Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kendi hikayesini kendisi yazacak.”

“Genç iletişimciler bu sürecin temelidir”

Medya alanındaki iş birliğinin sadece kurumlar arasında değil, genç nesiller üzerinden de güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tokel, yeni nesil iletişimcilerin bu sürecin temel taşı olduğunu belirtti.

“Azerbaycan ile her alanda olduğu gibi medya alanında da güçlü bir iş birliği kurmak istiyoruz. Bu iş birliğinin temelini de siz genç iletişimciler oluşturacaksınız. Gönüllerde süren kardeşlik, artık somut iş birlikleriyle hem anlatıda, hem mesajlarda hem de sahada hayat bulacaktır.”

Panelin sonunda gençlerin sorularını yanıtlayan Tokel, ziyaretin iki ülke arasındaki medya ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olacağını ifade etti.

Ertuğruloğlu, Anadolu Ajansının kuruluşunun 106. yıl dönümünü kutladı

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Anadolu Ajansının (AA) kuruluşunun 106. yıl dönümünü kutladı.

Ertuğruloğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla, Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu günlerinde Türk Milleti’nin haklı sesini dünyaya duyurmak amacıyla 6 Nisan 1920’de kurulan Anadolu Ajansı’nın 106. kuruluş yıl dönümünü içtenlikle kutlarım.  Kıbrıs Türkü’nün haklı davasını da dünyaya duyuran Anadolu Ajansı’na, hakikatten ödün vermeyen doğru ve tarafsız habercilik yolunda nice başarılı yüzyıllar yıllar dilerim.”

MOK Başkanı Kamalı’dan Bilal Erdoğan’a teşekkür

KKTC Milli Olimpiyat Komitesi (MOK) Başkanı Orçun Kamalı, 8. Ethnospor Forumu kapsamında Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan’a teşekkür plaketi takdim etti.

Kamalı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, forum süresince gerçekleştirilen temaslar çerçevesinde, KKTC Güreş Federasyonu’nun Etnospor Birliği’ne üyelik sürecine sağlanan destekten ve 8. Ethnospor Forumu’na yapılan davetten dolayı memnuniyetlerini ifade ettiklerini belirtti.

KKTC Milli Olimpiyat Komitesi adına Bilal Erdoğan’a takdim edilen plaketle, söz konusu katkı ve iş birliğine teşekkür edildi.

YAYMAN’DAN HRİSTODULİDİS’E SERT TEPKİ!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Bolu’da yaptığı konuşmada Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Türkiye ve Kıbrıs Türklerine yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi.
EOKA’nın kuruluş yıl dönümünde yapılan açıklamalara ve Rum komandoların sloganlarına atıfta bulunan Yayman, Kıbrıs Barış Harekâtı’na katılan Bolu Komando Tugayı’nın Girne St. Hilarion Kalesi’nde zeybek oynamasını hatırlattı.
“KIBRIS ASLA BİR RUM ADASI DEĞİLDİR”
Kıbrıs’ın asla bir Rum veya Yunan adası olmadığını vurgulayan Yayman, Hristodulidis’e Bolu’dan mesaj gönderdi.
Yayman, Hristodulidis’e yönelik açıklamasında, bir gece ansızın gelebiliriz ifadesini kullanarak, Larnaka’da Bolu Dağ Komandolarının bir kez daha zeybek ve çiftetelli oynamasını istiyorsa bu açıklamalarına devam etmesi gerektiğini söyledi.

“Mavi Vatan – 26” MSB: Tatbikat, Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz’de 9 Nisan’a kadar devam edecek

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı’nın, Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de icra ettiği Mavi Vatan-26 Tatbikatı devam ediyor.

Tatbikata, Deniz, Kara ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Komutanlığından 120 gemi, 50 hava vasıtası ve 15 bin personel katılıyor.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, tatbikat ile Deniz Kuvvetleri bağlısı komutanlıkların harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi ve tatbikata katılacak unsurların harekata hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi amaçlanıyor.

Ayrıca, karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer kuvvet komutanlıkları ile tatbikata katılan unsurlar arasında müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi hedefleniyor.

Tatbikat, 9 Nisan tarihine kadar icra edilecek.

Öztürkler: “Kültürümüze sahip çıkmaya devam edeceğiz”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, kültüre, egemenliğe, ve uluslararası eşitliğe Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hizmet ederek sahip çıkacaklarını söyledi.

Başkan Öztürkler, Akdeniz köyünde bu yıl 10’uncusu düzenlenen Ayrelli Festivali’ne katıldı. Festivalin açılış kurdelesini kesen Öztürkler, ardından stantları gezerek vatandaşlarla bir araya geldi.

Köy meydanında gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Öztürkler, festivalin önemine dikkat çekerek, organizasyonu anlamlı kılanın bölge halkının coşkusu, isteği ve sahiplenmesi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türk halkının birlik ve beraberliğinin yanı sıra kültürüne ve geçmişine sahip çıkmasının değerine işaret eden Öztürkler, mevcut değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Festival alanındaki her stantta geçmişin izlerinin bulunduğunu belirten Öztürkler, bu değerlerin korunarak gelecekle buluşturulması gerektiğini söyledi.

Konuşmasında yerel yönetimlerin önemine de değinen Öztürkler, belediyelerin birleştirilmesine yönelik yapılan düzenlemelerin bölge halkı ve belediyeler açısından önemli kazanımlar sağladığını belirtti.

Görevlerin geçici olduğuna dikkat çeken Öztürkler, önemli olanın görev süresi boyunca ülkeye ve halka sağlanan katkılar olduğunu dile getirdi. Bu kapsamda emeği geçen tüm yerel yöneticilere ve katkı koyan herkese teşekkür etti.

Festival coşkusuna da değinen Öztürkler, gençlerin ve halkın yoğun katılımının memnuniyet verici olduğunu belirtti.

Öztürkler, konuşmasını “Kültürümüze, Türk’lüğümüze, egemenliğine, uluslararası eşitliğimize ve KKTC’ye hizmet ederek sahip çıkmaya devam edeceğiz” sözleri ile tamamladı.

Trump: İran’ın savaş uçaklarını düşürmesi olası müzakereleri etkilemeyecek

ABD Başkanı Donald Trump, İran tarafından savaş uçaklarının düşürülmesinin Tahran yönetimiyle olası müzakereleri etkilemeyeceğini belirtti.

Trump, NBC televizyonuna telefonla bağlanarak yaptığı konuşmada, ABD savaş uçaklarının İran tarafından düşürülmesinin ardından mürettebatı arama ve kurtarma çalışmalarının ayrıntıları hakkında konuşmayı reddetti.

İran’a karşı saldırıları “yoğun ve hassas bir askeri operasyon” olarak niteleyen ABD Başkanı Trump, olayın ülkede bazı haberlerde yer alma biçiminden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi.

Trump, İran tarafından savaş uçaklarının düşürülmesinin Tahran yönetimiyle olası müzakereleri etkilemeyeceğini belirterek “Hayır, hiç etkilemeyecek. Hayır, bu bir savaş. Savaş halindeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Trump, İran’da düşürülen F-15’in kayıp pilotunun “zarar görmemesini” umuyor

ABD Başkanı Trump, Basra Körfezi’nde düşürülen iki ABD uçağının akıbetine ve kayıp pilotun durumuna ilişkin İngiliz The Independent gazetesine açıklama yaptı.

Trump, İran semalarında düşürüldükten sonra paraşütle atlamak zorunda kalan bir F-15 pilotunu arama kurtarma çalışmaları devam ederken, pilotun durumuna ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

ABD Başkanı, kayıp olan pilotun İranlılar tarafından yakalanması veya zarar görmesi durumunda ne yapacağı sorulduğunda, “Bununla ilgili yorum yapamam çünkü umarız böyle bir şey olmaz.” yanıtını verdi.

Ne olmuştu?

İran Devrim Muhafızları Ordusu, sabah saatlerinde ülkenin orta kesimlerinde bir savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü duyurmuştu.

İran basını, ABD’ye ait savaş uçağının pilotunun yakalanarak esir alınmış olabileceğini yazmıştı.

ABD basınına konuşan yetkililer de uçağın düştüğünü doğrulayarak mürettebattan bir kişinin kurtarıldığını, ikinci kişi için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti.

New York Times (NYT), Hürmüz Boğazı yakınlarında F-15 savaş uçağıyla neredeyse aynı anda, ikinci bir ABD savaş uçağının daha düşürüldüğünü yazmıştı. Uçağın pilotunun olaydan kurtulduğu aktarılmıştı.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Türkeş için mesaj yayımladı

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Alparslan Türkeş’in vefatının yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Ertuğruloğlu’nun mesajı şöyle:

“Türk milliyetçiliğinin unutulmaz lideri, Kıbrıs’ın evladı, Türk devlet ve siyaset hayatında derin izler bırakan, Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’i, vefatının 29. yıl dönümünde rahmet ve saygıyla anıyorum.

25 Kasım 1917 Lefkoşa doğan, 4 Nisan 1997’de Ankara’da vefat eden fikir, dava ve devlet adamı Alparslan Türkeş, temsil ettiği fikir dünyasıyla milyonların “Başbuğ” olarak adlandırdığı, Türk dünyasında bir yol başçıydı. Ruhu şad olsun.”

CUMHURİYET MECLİSİ FUTBOL TAKIMI GRUP MAÇLARINI TAMAMLADI

Cumhuriyet Meclisi futbol takımı grup maçlarını tamamladı.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türk Dünyası Parlamentolar Arası Futbol Turnuvası dün Antalya’da başladı.

Turnuvanın ikinci gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclis takımı, Kırgızistan Meclisi ile karşılaştı. KKTC Meclis takımının galibiyetle sonuçlanan maçta, golleri Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gazimağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay, İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Dursun Oğuz ile Meclis  İdari, Mali, Teknik ve Parlamenter Hizmetler Müdürü Hasan Büyükoğlu attı.

Günün ikinci maçında ise; KKTC Meclis takımı, Azerbaycan Milli Meclisi ile karşı karşıya geldi. Bu mücadeleden ise Azerbaycan ekibi sahadan 3-0’lık galibiyetle ayrıldı. KKTC Meclis takımı yarın turnuvadaki son maçına çıkacak.

Turnuva, 4 Nisan’daki final karşılaşmasıyla sona erecek.

BAŞBAKAN ÜSTEL, BAKÜ’DE TEMASLARINI SÜRDÜRÜYOR

Üstel, Azerbaycan Çalışma, Ekonomi ve Eğitim Bakanları ile ayrı ayrı görüştü…

Başbakan Ünal Üstel, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirdiği temaslar çerçevesinde Azerbaycan Çalışma ve Halkın Koruması Bakanı Anar Aliyev, Ekonomi Bakanı Mikayıl Cabbarov ve Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Amrullayev ile bir araya geldi. Başbakan Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yaptı.

Başbakanlık’tan yapılan açıklamada, görüşmelerin çalışma hayatından ekonomiye, eğitimden sosyal iş birliklerine kadar geniş bir kapsamda yapıldığı ve iki ülke arasında somut projeler ile protokollerin gündeme geldiği belirtildi.

– Çalışma hayatında iş birliği ve iş gücü anlaşmaları gündemde

Başbakan Ünal Üstel, temaslarının ilk ayağında Azerbaycan Çalışma ve Halkın Koruması Bakanı Anar Aliyev ile bir araya geldi.

Üstel, Azerbaycan ile KKTC arasında geliştirilebilecek iş birliklerini samimi bir ortamda ele aldıklarını belirterek, temasların ardından hızlı şekilde harekete geçtiklerini ifade etti.

Görüşmelerde, iki ülkede çalışan vatandaşlara yönelik kolaylıklar, çalışma izinleri ve iş gücü anlaşmalarına ilişkin karşılıklı düzenlemelerin ele alındığını kaydeden Üstel, çalışma hayatına ilişkin hazırlanacak iş birliği protokolleriyle iki ülkenin ilgili bakanlıkları arasında güçlü bir zemin oluşturulmasının hedeflendiğini belirtti.

Ulaşımın karşılıklı olarak artırılmasının ekonomik ve sosyal ilişkiler açısından önemine de değinen Üstel, charter seferlerle doğrudan uçuşların başlatılmasının iş dünyasına ivme kazandıracağını ifade etti.

KKTC’nin Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Üstel, Türkiye ile imzalanan iş birliği protokollerine benzer anlaşmaların Azerbaycan ile de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

-Ekonomide ortak projeler, işbirliği protokolleri ve iş dünyası buluşmaları gündemde…

Üstel, çalışma hayatına ilişkin temaslarının ardından Azerbaycan Ekonomi Bakanı Mikayıl Cabbarov ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi konularının ele alındığı, KKTC’nin yatırım potansiyeli ve teşviklerinin Azerbaycan tarafına aktarıldığı kaydedildi.

Ayrıca, iş dünyası temsilcilerinin bir araya getirilmesi, karşılıklı fuarların düzenlenmesi ve ekonomi forumları aracılığıyla ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi konuları da gündeme geldiği belirtilen açıklamada, tarafların ekonomik ilişkilerin daha ileri taşınması ve somut adımlar atılması konusunda görüş birliğine vardığı ifade edildi.

– Eğitimde karşılıklı burs ve destek imkanları, öğrenci değişimi

Başbakan Üstel, temaslarının son bölümünde Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Amrullayev ile görüştü.

Üstel, KKTC’nin uluslararası öğrenciler açısından önemli bir merkez olduğunu vurgulayarak, “üniversite adası” vizyonu kapsamında Azerbaycan ile ilişkilerin daha da güçlendirilmesi hedefini ortaya koydu.

Görüşmede ayrıca, üniversiteler arası iş birliklerinin artırılması ve akademik projelerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların başlatılmasının kararlaştırıldığı belirtildi.

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, TÜRKPA GENEL SEKRETERİ RAMİL HASAN İLE BİR ARAYA GELDİ

 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi Genel Merkezi’ni ziyaret ederek, Genel Sekreter Ramil Hasan ile bir araya geldi.

Gerçekleştirilen ziyarette konuşan Başbakan Üstel, Azerbaycan’da bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını belirterek, gördükleri ilgi ve misafirperverlikten dolayı teşekkür etti. Üstel, “Sanki kendi ülkemize gelmişiz gibi aynı heyecanı, aynı coşkuyu ve aynı sıcak karşılamayı görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki bağların kardeşlik temelinde güçlenerek devam ettiğini vurgulayan Üstel, Türk dünyasıyla kurulan ilişkilerin her geçen gün daha da kurumsallaştığını ifade etti.

Başbakan Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında ilk kez Başbakan düzeyinde temsil edildiğini hatırlatarak, bu gelişmenin tarihi bir adım olduğunu belirtti. Üstel, “Devletimiz; adıyla, bayrağıyla ve makamlarıyla bu platformda yer almış, diğer başbakanlara tanınan konuşma hakkı aynı şekilde tarafımıza da verilmiştir. Bu durumdan büyük bir onur duyduk” dedi.

Gelinen noktada KKTC’nin gözlemci statüden çıkarak tam üyeliğe geçmesinin zamanı geldiğini ifade eden Üstel, Türk dünyasıyla ilişkilerin daha ileri bir aşamaya taşınması gerektiğine dikkat çekti.

Üstel, bu kapsamda kültürel, sosyal, sportif ve gençlik alanlarında iş birliklerinin artırılması, halklar arası temasın güçlendirilmesi ve doğrudan ulaşımı sağlayacak hava köprülerinin kurulmasının önemine işaret etti.

Azerbaycan ile daha önce gerçekleştirilen temaslara da değinen Başbakan Üstel, bu iş birliklerinin süratle hayata geçirilmesi ve ardından diğer Türk devletleriyle de benzer süreçlerin başlatılması gerektiğini vurguladı.

Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere de değinen Üstel, bölgesel krizlerin Türk dünyası içindeki dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, “Yaşanan savaşların ekonomik ve sosyal etkileri tüm dünyada hissedilmektedir. Bu süreç, Türk devletleri arasındaki birlik ve dayanışmanın ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermektedir” dedi.

Başbakan Üstel, konuşmasının sonunda TÜRKPA Genel Sekreteri Ramil Hasan ve heyetine teşekkür ederek, Azerbaycan halkının gösterdiği yakın ilgi ve misafirperverliğin kendileri için son derece kıymetli olduğunu ifade etti.

ÖZTÜRKLER: “İSTEDİKLERİ KADAR ÇABA GÖSTERSİNLER, KIBRIS TÜRK HALKI EOKA’NIN NE OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLMEKTEDİR”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, EOKA’nın kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen eylem ve açıklamalara tepki göstererek hiç kimsenin terörle anılan bir geçmişi aklamaya çalışamayacağını vurguladı.
Öztürkler, Celal Bayar Başkanlığındaki TMT Mücahitler Derneği Yönetim Kurulu’nu kabul etti.
Meclis Şeref Salonunda gerçekleşen kabulde ilk sözü alan Celal Bayar, yeni Yönetim Kurulu ile ilk ziyareti gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Bayar, dernek olarak devlet, ana vatan ve bayrak etrafında kenetlenmenin önemine dikkat çekerek, Kıbrıs Türk halkının her alanda güçlü olması gerektiğini vurguladı.
Bayar yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türk halkının adada ilelebet varlığını sürdürebilmesi için sadece siyasi değil; ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda da güçlü olması gerektiğine inandıklarını ifade etti.
Dernek olarak bu bilinci canlı tutmak için çalıştıklarını belirten Bayar, “Devletimizden, ana vatanımızdan ve bayrağımızdan aldığımız güçle, halkımızın her alanda güçlü olması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu anlayışı yaşatmaya devam edeceğiz. Biz bunun için varız” dedi.
ÖZTÜRKLER
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de konuşmasında, TMT Mücahitler Derneği üyesi olduğunu ve derneğin genel kurulunu yakından takip ettiğini belirterek yeni yönetime görevlerinde başarılar diledi.
Öztürkler, EOKA’nın kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen eylem ve açıklamalara tepki göstererek, bu girişimlerin geçmişin karanlık sayfalarını yüceltme çabası olduğunu vurguladı.
Öztürkler, yaptığı açıklamada, EOKA’nın “vatansever” gibi gösterilmeye çalışıldığını ancak gerçekte bir terör örgütü olduğunu ifade etti. Öztürkler, “İstedikleri kadar çaba göstersinler, Kıbrıs Türk halkı EOKA’nın ne olduğunu çok iyi bilmektedir” dedi.
Rum liderliği ve Rum Meclis Başkanı’nın açıklamalarını da değerlendiren Öztürkler, söz konusu söylemlerin Kıbrıs’ta masum insanlara acı, gözyaşı ve ölüm getirmiş bir zihniyeti savunduğunu belirterek, “Bu anlayış barışa değil, açıkça düşmanlığa hizmet etmektedir. Hiç kimse terörle anılan bir geçmişi aklamaya çalışamaz” ifadelerini kullandı.
Türk Silahlı Kuvvetleri ve Mücahitlerin mücadelesine de vurgu yapan Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının bugünlere gelmesinde Mehmetçik ve Mücahitlerin ortak mücadelesinin belirleyici olduğunu söyledi. Türk askerine yönelik eleştirileri de yanıtlayan Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün tartışma konusu olmadığını vurguladı.

Öztürkler, “Türk askeri Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ve huzurunu sağlamak için buradadır. Adaya barış getirmiştir ve varlığı tartışma konusu yapılamaz. Türk askeri her daim burada olacaktır” dedi.
Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye arasındaki bağların sarsılmaz olduğunu dile getiren Öztürkler, bu mücadelenin ortak verildiğini belirterek, “Vatan sevgisi bizim için sıradan bir duygu değildir; kalplerimize kazınmış, hiçbir zaman silinmeyecek bir sevgidir” ifadelerine yer verdi.
Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini kendi güvenliklerinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü hatırlatan Öztürkler, bu anlayışın her zaman sürdürüleceğini kaydetti.

TUĞLU: “BELEDİYEMİZE YÖNELİK ALGI OPERASYONU YAPILIYOR”

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, sahte sosyal medya hesapları üzerinden belediyeye yönelik algı operasyonu yürütüldüğünü açıkladı.

Fatma Çimen Tuğlu, sahte sosyal medya hesapları üzerinden belediyeye yönelik algı operasyonu yürütüldüğünü belirterek kamuoyuna açıklama yaptı.

Tuğlu, son günlerde belediyeye ait bazı fatura ve ödeme çeklerinin sosyal medyada paylaşılmasıyla belediyeyi hedef alan mesnetsiz ve maksatlı bir algı operasyonu yürütülmeye çalışıldığını ifade etti.

“PAYLAŞILAN TÜM ÖDEMELER YASAL VE RESMİ”

Yapılan açıklamada, paylaşılan belgelerde yer alan tüm ödemelerin belediye sınırları içerisindeki köylerde yürütülen altyapı, çevre düzenleme, parke, bordür ve benzeri yatırım çalışmalarına ilişkin, yapılan hizmetlerin karşılığı olarak düzenlenmiş tamamen yasal ve resmi ödemeler olduğu vurgulandı.

Paylaşılan faturalarda yapılan işlerin kalem kalem açık şekilde yer aldığı belirtilerek, gizlenen ya da açıklanamayacak herhangi bir durumun olmadığı kaydedildi.

“HİZMETLER KARARLILIKLA DEVAM EDİYOR”

Açıklamada, belediyeye bağlı köylerde altyapı yatırımları, yol, parke ve bordür çalışmaları, çevre düzenlemeleri ve yaşam kalitesini artıracak projelerin kararlılıkla devam ettiği ifade edildi.

Bazı çevrelerin yapılan yatırımları gölgelemek ve belediye yönetimini yıpratmak amacıyla sahte hesaplar üzerinden karalama kampanyası yürüttüğü ileri sürüldü.

“ALNIMIZ DA AÇIK, HESABIMIZ DA AÇIK”

Açıklamada ayrıca, iddialarla ilgili somut delili olanların sahte hesapların arkasına saklanmak yerine kimliklerini açıkça ortaya koyarak resmi mercilere başvurması gerektiği belirtildi.

Belediyenin yapılan her işin, atılan her imzanın ve ödenen her kuruşun hesabını verebilecek sorumlulukta ve şeffaflıkta olduğu vurgulandı.

 Geçmiş dönem belediye hesaplarıyla ilgili Sayıştay incelemelerinin tamamlandığı da belirtilen açıklamada, geçmiş yıllara ait bazı hesap ve işlemlerle ilgili kamuoyunda bilinen soru işaretleri bulunduğu ifade edildi.
“DEDİKODU DEĞİL HİZMET ÜRETİYORUZ”

Açıklamanın sonunda, belediyenin önceliğinin dedikodu değil hizmet, iftira değil icraat, karalama değil yatırım üretmek olduğu vurgulanarak, belediye çalışanlarıyla birlikte bölgeye hizmet etmeye devam edileceği belirtildi.

 

KKTC’NİN İLK BAŞBAKANI MUSTAFA ÇAĞATAY, 37’NCİ ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE ANILDI

KKTC’nin ilk Başbakanı Mustafa Çağatay, ölümünün 37’nci yıl dönümünde düzenlenen törenle anıldı.

Karaoğlanoğlu Mezarlığı’ndaki kabri başında saat 10.00’da düzenlenen anma törenine Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Vekili Nazım Çavuşoğlu, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Girne Belediyesi Başkanı Murat Şenkul, bazı milletvekilleri, askeri erkân, Çağatay’ın ailesi ve diğer yetkililer katıldı.

Çelenklerin sunulmasıyla başlayan tören, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Mustafa Çağatay’ın ailesi adına Ekrem Ural’ın konuşmalarıyla tamamlandı.

-Erhürman: “Mustafa Çağatay ülkemiz siyasetinde derin izler bırakmış çok değerli bir isimdi”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, törende yaptığı konuşmada, Mustafa Çağatay’ın ülke siyasetinde derin izler bırakmış çok değerli bir isim olduğunu vurguladı.

“Mustafa Çağatay’ın hizmetlerini Kıbrıs Türk halkı asla unutmayacaktır.” diyen Erhürman, Çağatay’ın hangi görevde olursa olsun hep en iyisini yapmaya çalıştığını söyledi. Çağatay’a tüm kesimlerin saygı duyduğunu belirten Erhürman, “Çalışkan, dürüst, mütevazi bir kişiliğe sahip olan, nezaketiyle ve zarafetiyle hatırlanan Mustafa Çağatay, Kıbrıs Türk halkının en zor dönemlerinde elini taşın altına koymaktan hiçbir zaman geri durmamış bir devlet adamıydı. Mustafa Çağatay, devlet ciddiyetiyle hareket eden, her olayda soğukkanlılığını koruyabilen ülkemiz için çok değerli bir isimdi.” diye konuştu.

Çağatay’ın bilgi birikimi ve deneyimiyle ilgili örnekler de veren Cumhurbaşkanı Erhürman, Çağatay’ın çalışkanlığı, dürüstlüğü, mütevazi kişiliği ve nezaketi ile her zaman hatırlanacağını vurguladı.

Erhürman, Mustafa Çağatay’ı sevgi, saygı ve özlemle andı.

-Ural: “Onun niteliklerini taşıyan genç, yeni nesil politikacıları görmek istiyoruz”

En fazla yağış Akıncılar’a düştü

Mustafa Çağatay’ın ailesi adına konuşan Ekrem Ural ise, Mustafa Çağatay’ın nazik, herkese saygı duyan, insanlarla iyi ilişkileri olan, sakin mizaçlı bir insan olduğunu anlattı.

Çağatay’ın devlet adamlığı meziyetine vurgu yapan Ural, hiçbir zaman seçim kazanmak için boş vaatlerde bulunmadığını söyledi.

“Çağatay, devlet haysiyetini ve devlet ağırlığını daima her şeyin üstünde tuttu. Toplumumuzun özlem duyduğu devlet adamlığında aranan en büyük özellik ağırbaşlılık, centilmenlik yanında dürüstlüktür. O, bütün bu vasıfları kişiliğinde toplamış bir insandı.” diyen Ural, Çağatay’ın niteliklerini taşıyan genç, yeni nesil politikacılar görme arzusunu dile getirdi.