3 YIL HAPSİ İSTENDİ

Şarkıcı Gülşen hakkında iddianame hazırlandı.

İddianamede Gülşen’in 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi isteniyor.

Gülşen Çolakoğlu, 30 Nisan 2022’de Ataşehir’de bir konser sırasında, “İmam Hatip’te okumuş daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor” şeklindeki beyanda bulunmuştu.

Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 24 Ağustos 2022 gecesi şarkıcı Gülşen Çolakoğlu hakkında İmam Hatip Liselilere yönelik sarf ettiği sözlerinden dolayı “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan resen soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında 25 Ağustos’ta gözaltına alınan Gülşen, 4 gün sonra ev hapsi kararıyla serbest bırakılmıştı.

Gülşen’in dün avukatı aracılığıyla ev hapsi kararının kaldırılması için yaptığı itiraz ise reddedilmişti.

POLİSLERİ YARALAMIŞTI

Lefkoşa’da meydana gelen Yaralama Kasti Hasar, Korkutmak Maksatlı Silah Taşıma, Kanunsuz Bıçak Taşıma, Polisi Darp, Görevinden Men Sarhoşluk Rahatsızlık Uygunsuz Tavır ve Hareket suçlarından tutuklanan zanlı Mehmet Mavideniz teminat amaçlı mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Vasvi Özbey, olguları aktardı.

Polis, huzurunuzda bulunan zanlı Mehmet Mavideniz’in (E-28) Lefkoşada meydana gelen Yaralama Kasti Hasar, Korkutmak Maksatlı Silah Taşıma, Kanunsuz Bıçak Taşıma, Polisi Darp, Görevinden Men Sarhoşluk Rahatsızlık Uygunsuz Tavır ve Hareket: Suçlarından methaldar olduğunu anlattı.

Polis, 30.08.2022 tarihinde saat 01:00 raddelerinde Lefkoşa’da umumi bir yer olan Lala Mustafa Paşa Sokak Üzerinde Akdoğan’da sakin Mehmet Mavideniz’in nefesinde tespit edilemeyen alkollü içki tesiri altında sarhoş bir vaziyette bulunduğu esnada yüksek sesle bağırıp çağırdığı için kendisini suç üstü hali gereği tutuklamaya çalışan Pm A.G.’yi tespit edilemeyen kesici bir alet ile sol göğüs kısmına sokup 2×6 Cm. morluk ve 4 santimlik kızarıklık oluşmasına sebebiyet verip sağ sırt kısmını yine tespit edilemeyen kesici alet ile keserek 15 santimlik kesi oluşmasına sebebiyet vererek yaralayıp giymekte olduğu Terranova marka tşörtünün yırtılmasına sebebiyet verdiğini anlattı.

Polis, Mehmet Mavideniz’in bilahare tutuklanmaya direnmek için elinde tutmakta olduğu demirden mamül park tabelası ile vurarak RHA 4159 plakalı polis aracının sağ arka kapı camının kırılmasına sebep olup tekme atarak sağ ön çamurluğun ezilmesine neden olduğu esnada kendisini tutuklamaya çalışan P.Ç C.Ö.’nün (E- 29) elinde tutmakta olduğu makas ile sağ göğüs altına sokup 0.5 santimlik göçük ve doku hasarı oluşmasına sağ ön kısmında 15-20 santimlik kesi oluşmasına sebep olup yaraladığını belirtti.

Polis, akabinde yine olay mahallinde PM M.Ş’nin (E- 30)’i elinde tutmakta olduğu makası salladığı esnada sağ ön kol kısmında 7- 8 santimlik sıyrık ve 4-5 santimlik sıyrık oluşmasına sebebiyet verip yaraladıktan sonra yine ayni makasla PM B.E’nun (E- 45)ve PM E.A’nın (E- 29) sağ ellerinde 2 şer santimlik kesi oluşmasına sebep olup yaraladığını anlattı.

Polis, adı edilenin makul kuvvet uygulanarak etkisiz hale getirilip suçüstü hali gereği tutuklandığını belirtti. Polis, Mehmet Mavideniz’in elinde tuttuğu siyah saplı 1 adet makas ve demir park levhası ayrıca 1 adet yırtık Tşörtün emare olarak zapt edildiğini söyledi. Polis, zanlının benzeri 25 olmak üzere toplam 105 sabıkası olduğunun altını çizip, tutuklu yargılanmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Hazal Hacımulla, zanlının üç ayı aşmamak üzere cezaevinde hükümsüz tutuklu kalmasına emir verdi. (KAMALI HABER)

2 MİLYON 71 BİN TL’YE ANTİJEN

Bakanlar Kurulu, 2 milyon 71 bin TL karşılığında, 100 bin Covid-19 hızlı antijen test kitinin temin edilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın yetkili kılınmasına karar verdi. 100 bin Antijen test kitinin temin edilmesine ilişkin karar, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. Bakanlar Kurulu, “Covid-19 Genel Salgın Hastalık” kapsamında halka verilmekte olan sağlık hizmetlerinin yeterliliğinin ve devamlılığının sağlanabilmesi ve toplum ile sektör taramalarının kesintisiz devam edebilmesi için gereksinim duyulup ivedilikle temini gereken 100 bin adet Covid-19 hızlı antijen test kitinin toplam KDV dahil 2 milyon 71 bin TL karşılığında temin edilmesine karar verdi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, çıkarılan Yasa Gücünde Kararnameler uyarınca, kitlerin T.C. Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren USHAŞ firmasından, 2022 Mali Yılı Bütçesi altında yer alan “Corona Virüsü ile Mücadele Projesi” ödenek kalemine mahsuben temin edilebilmesi hususunda Sağlık Bakanlığının yetkili kılınmasına karar verildiği belirtildi.

İŞTE ATANAN YENİ İSİM…

Bakanlar Kurulu, Burak Şöföroğlu’nun Maliye Bakanlığı Müsteşar mevkiine atanması nedeniyle boşalan Sigortalar Garanti Fonu Yönetim Kurulu’na Zafer Arifoğlu’nun atanmasına karar verdi. Karar, dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, 21 Haziran 2021 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Zorunlu Sigortalar Garanti Fonu Yönetim Kuruluna Maliye Bakanlığın’ı temsilen atanan Burak Şöföroğlu’nun, 8 Temmuz 2022 tarihinden itibaren Maliye Bakanlığı Müsteşar mevkiine atanmış olması nedeniyle yerine Zafer Arifoğlu atandı. Arifoğlu’nun üyeliği, Burak Şöföroğlu’nun görev süresi sonuna kadar devam edecek

TELSİZ KULLANAN KIBRISLI RUM CASUSLUK ŞÜPHESİYLE MAHKEMEDE

Kıbrıslı Türk avukat Öncel Polili, Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) yaptığı açıklamada, kuzeyde gözaltında tutulan Andreas Soutzis için polisin yürüttüğü soruşturmanın devam ettiğini söyledi. Polili, tutuklanmasının ardından işgal altındaki topraklarda başlayan davada Kıbrıslı Rum Andreas Soutzis’i temsil ediyor.

Pergamos barikatında “casusluk şüphesiyle” tutuklanan Soutzis, yarın yeniden mahkeme önüne çıkacak. Güneyin Dışişleri Bakanlığı, Soutzis’in serbest bırakılması talebiyle girişim başlattı.

Polili KHA’ya, Soutzis’in 13 Ağustosta dostlarıyla beraber Galatya’ya yaptığı bir ziyaretle bağlantılı olarak kuzeyde gözaltına alındığını belirtti.

Ziyaret sırasında Soutzis, kuzeyi ziyaret eden Kıbrıslı Rumların cep telefonlarının çalışmamasından ötürü araçlar arasında iletişimi kolaylaştırmak için “telsiz” kullandı. İlk bilgilere göre, bu kablosuz iletişim cihazlarından biri Soutzis ve arkadaşlarının ziyaret ettiği otelde bulundu.

Soutzis’in Kıbrıslı Türk avukatına göre, otelde bulunan “telsiz” daha sonra soruşturma başlatan polise teslim edildi. Bu soruşturma çerçevesinde, Soutzis ait bir harita ve cep telefonunda fotoğraflar tespit edildi ve bu emareler polis tarafından incelemeye alındı.

Polili’ye göre, Soutzi hâlihazırda mahkeme önüne çıkmış durumda. Bugün tekrar mahkeme önüne çıkarılacak.

Polis soruşturmasının devam ettiğini kaydeden Polili, polisin bugün gözaltı süresinin üç gün daha uzatılmasını talep etmesini beklediğini kaydetti.

Kuzeyde topraklarda “izinsiz telsiz bulundurmanın” yasak olduğu belirtilmektedir.

Olay dün Politis gazetesi tarafından gündeme taşınmıştı.

 

AYRINTI GÖZDEN KAÇMADI

Cumhurbaşkanı Tatar ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev arasında yapılan görüşmenin yankıları sürerken, bu kez yeni bir diplomatik yakınlaşma daha yaşandı.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Azeri Savunma Bakanı General Hasanov ile Ankara’da 30 Ağustos töreninde yan yana oturdu.

Azeri Medya Temsilcisi Farid Shabazli, Ertuğruloğlu ile bir arada olduğu fotoğrafı Twitter hesabında paylaştı.

 

 

 

ŞEHİT ATEŞİ MERSİN’E DÜŞTÜ

 

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde meydana gelen EYP patlaması sonucu Hv.Svn. Asb.Kd.Çvş. Okan Meteöz’ün şehit olduğunu duyurdu. Meteöz’in şehadet haberi, Mersin’in Tarsus ilçesindeki baba ocağına ulaşırken şehidin 1 yıl önce evlendiği, eşinin de astsubay öğrencisi olduğu öğrenildi. Şehit Meteöz’ün Hacıhamzalı Mahallesi’ndeki baba ocağı Türk bayrağı asılırken, yakınları ve mahalle sakinleri eve akın etti.

Hava Savunma Astsubay Kıdemli Çavuş Okan Meteöz, Kuzey Irak’ta hain terör örgütünün tuzakladığı EYP’nin patlaması sonucu şehit oldu. Meteöz’ün şehadet haberi Mersin’in Tarsus ilçesi Hacıhamzalı Mahallesi’ndeki baba ocağına ulaştı.
Şehidin Hacıhamzalı Mahallesi’nde bulunan baba ocağına acı haber, Tarsus Kaymakamı Kadir Sertel Otcu, Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan, askeri yetkililer tarafından 112 Acil ekipleri ile birlikte verildi. Acı haberi alan babası Bülent, annesi Ayfer ve yakınları gözyaşlarına boğuldu.

YARIN TOPRAĞA VERİLECEK

Okan Meteöz’ün Büşra Meteöz ile 1 yıl önce evlendiği, eşinin de astsubay öğrencisi olduğu öğrenildi. Şehit Meteöz’ün Hacıhamzalı Mahallesi’ndeki baba ocağı Türk bayrağı asılırken, yakınları ve mahalle sakinleri eve akın etti. Şehidin yarın toprağa verileceği öğrenildi.

ACI HABERİ MSB DUYURDU

Irak’ın Kuzeyinde yürütülen Pençe-Kilit operasyonunda 1 asker şehit oldu. Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ”Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde, 01 Eylül 2022 tarihinde, kahraman silah arkadaşımız Hv.Svn. Asb.Kd.Çvş. Okan METEÖZ, teröristler tarafından önceden yerleştirilen EYP’nin (El Yapımı Patlayıcı) patlaması sonucu yaralanmış, derhal hastaneye sevk edilmiş, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur” denildi.

BAKAN AKAR’DAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Şehit Astsubay Kıdemli Çavuş Okan Meteöz için başsağlığı mesajı yayımladı. Bakan Akar mesajında, “Kahraman silah arkadaşımız, 1 Eylül 2022 tarihinde şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah’tan rahmet; kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim” ifadelerine yer verdi.

OMBUDSMAN RAPORUNDA AÇIKLADI

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol, primleri eksik ödenen veya hiç ödenmeyen çalışanların mağduriyet yaşadığı iddia edilerek soruşturma başlatılması talebi üzerine yürütülen soruşturmanın raporunu açıkladı.

Ombudsman’dan yapılan açıklamaya göre, İlke Özgür Davulcu, Daire’ye başvurarak işverenlerin çalışanları için ödeme yükümlülüğünde oldukları prim yatırımlarını eksik ödenmesi ve/veya hiç ödenmemesi durumunda çalışanların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürlüğü’nün sunduğu ücretsiz tedavi, gözlük ve/veya ilaç yardımı, emeklilik gibi hak ve/veya yardımlardan yararlanamadıklarını ve mağduriyet yaşadığını iddia ederek soruşturma başlatması talebinde bulundu. Başvuru neticesinde ise Ombudsman, konuyla ilgili soruşturma başlatarak rapor düzenledi.

Raporda, sosyal sigorta ve sosyal güvenlik mevzuatının öngördüğü hizmetlerin finansmanının her sigorta kolu için tahsil edilen prim gelirlerinden karşılandığı belirtilerek, sigorta menfaatlerinden yararlanmak için mevzuatın öngördüğü diğer koşullarla birlikte prim ödeme koşulunun yerine getirilmesinin yasal zorunluluk olduğu kaydedildi.

Prim ödeme koşulunun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi durumunda Sosyal Sigortalar Dairesi’nin sağladığı yardım ve haklardan yararlanmanın mümkün olmadığının belirtildiği raporda, işverenin prim yatırma konusunda mevzuata uygun davranıp davranmadığına ilişkin teftiş ve denetim yapmanın ise Sosyal Sigortalar Dairesi’nin görev, yetki ve sorumlulukları arasında olduğu aktarıldı.

Etkin denetimlerle işverenin eksik prim yatırmasının önüne geçilerek çalışanların mağduriyetinin önlenebileceğinin kaydedildiği raporda, “Dairemize yapılan şikayet, işverenlerin prim ödememesine ilişkin genel bir şikayet olduğundan, soruşturmamız bu çerçevede yapılmıştır. Yapılan şikayet belli bir işverenin prim ödememesi üzerine yapılmış olsaydı, Sosyal Sigortalar Dairesine bu yönde sorular sorulabilecek ve idari hata yapılıp yapılmadığı, Sosyal Sigortalar Dairesinin etkin denetim yapıp yapmadığı ortaya çıkartılabilecekti. Bu şekilde yapılan genel bir şikayette idarenin hatalı ve/veya eksik işlem yaptığına kanaat getirmek mümkün değildir” ifadelerine yer verildi.

ÇALIŞMA İZİN İŞLEMLERİNDE DİJİTALLEŞME MASADA

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Şükrü Can başkanlığındaki ALBANK Yönetim Kurulu üyeleri ve Sultan Taçyıldız başkanlığındaki Analiz Systems Ltd. temsilcileri ile çalışma toplantısında bir araya geldi.

Taçoy, çalışma izin işlemlerinde tam otomasyona geçilmesi ve dijital dönüşüm sağlanması konusunda hayata geçirilecek projelerle ilgili, ALBANK ve Analiz Computer yetkilileri ile görüş alışverişinde bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ALBANK arasında daha önce imzalanan protokol kapsamında çalışma izni ile ilgili ödemelerin bankaya gitmeye gerek kalmadan QR kod ile online yapılabildiğini anımsatan Taçoy, Bakanlık tarafından vatandaşlara daha hızlı ve etkin hizmet verebilmek amacıyla hangi alanlarda otomasyona geçilebileceği konusunda paydaşlarla istişarelerde bulunduklarını belirtti.

GEÇEN YILA ORANLA YÜZDE 220 ARTIŞ

 

Ercan Havalimanı’na bu haziranda iniş yapan uçak sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 220 arttı. Aynı dönemde Ercan’ı kullanan toplam yolcu sayısındaki artış ise yüzde 390’ı aştı.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, 1-30 Haziran 2022 tarihleri arasında Ercan Havalimanı’na bin 57 uçak iniş yaptı. Aynı tarihler arasında bin 51 uçağın kalkış yaptığı Ercan Havalimanı’na yapılan toplam iniş ve kalkış 2 bin 108’i buldu. Bu rakam Haziran 2021’de 658 olarak gerçekleşmişti. Böylece Ercan Havaalanı’ndan iniş ve kalkışların toplamı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 220,36 artmış oldu.

Yine yapılan açıklamaya göre, haziran ayında Ercan Havaalanı’nda gelen yolcu sayısı 132 bin 800, giden yolcu sayısı 145 bin 79 oldu. Bu süreçte Ercan’ı kullanan yolcu sayısı 277 bin 879’a ulaşırken, geçen yılın aynı ayına göre havaalanını kullanan yolcu sayısında yüzde 391,07 artış yaşanmış oldu.

Yapılan açıklamaya göre, haziranda, gelen ve giden toplam kargo ağırlığında da önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,06 artış görüldü.

AMCAOĞLU’NDAN O İDDİALARA YANIT

 

Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, KKTC’de mazot fiyatlarının dünyaya göre çok pahalı olduğu yönündeki iddiaları yanıtladı

Fiyatları keyfimize göre belirlemiyoruz

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, KKTC’de özellikle mazot fiyatlarının diğer ülkelere göre çok pahalı olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Bakan Amcaoğlu, akaryakıt fiyatlarının tüm dünyada olduğu gibi KKTC’de de uluslararası piyasalara göre şekillendiğine vurgu yaparak “akaryakıt fiyatlarını keyfimize göre belirlemiyoruz” dedi.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, KKTC’de 95 oktan benzinin litre fiyatının 19.42 TL, 98 oktanın 19.73, Euro Diesel’in (mazot) ise litresinin 25.70 TL olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde 95 oktan benzinin litresinin 28.89 TL, Euro Diesel’in ise 33.25 TL’ye satıldığını ifade eden Bakan Amcaoğlu, şunları söyledi:

“Mazot fiyatlarının KKTC’den daha ucuz olduğu ülkeler elbette bulunmaktadır. Anavatan Türkiye’de 95 oktan benzinin litre fiyatı 20.13 TL’dir, Euro Diesel’in  fiyatı ise 26.90 TL… İngiltere’de 95 oktanın şu andaki kura göre litre fiyatı 36.46 TL, Euro Diesel’in 38.97 TL’dir. Almanya’da 95 oktan benzinin litre fiyatı 35.63 TL ve Euro Diesel’in litre fiyatı ise 38.74 TL’dir. Elbette vatandaşın gelir seviyesi veya asgari ücret üzerinden de fiyatlar kıyaslanabilir. Ancak yine de, KKTC’de özellikle mazot fiyatının Dünya’nın çok üzerinde olduğu iddiası doğru değildir.”

“RUM HALKININ DNA’SINA GİRMİŞ ÜSTÜNLÜK SAPLANTISI”

Özel Temsilci M. Ergün Olgun Kıbrıs meselesiyle ilgili açıklama yaptı.

Özel Temsilci M. Ergün Olgun açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Rum lider Nikos Anastasiades’in 1955 yılından beri yaşananlar ve 50 yıldan fazladır sürdürülen başarısız müzakereler sonunda hala Kıbrıs Türk tarafının müktesep eşitliğini “siyasi eşitlik talebi” olarak sunmaya çalışması ve siyasi eşitliğin uygulanması halinde bunun siyasi eşitsizlik
yaratacağını ileri sürmesi Kıbrıs’ta neden federal bir ortaklığın gerçekleştirilemeyeceğinin ve bunun sürdürülebilir olamayacağının kanıtıdır.
Anastasiades’in bu ifadesi sözde federasyon adı altında nasıl hegemonyacı bir hedefe ulaşmak istediklerinin de göstergesidir.

Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum Halklarının müktesep eşitliği tartışma konusu değildir. İngiliz Koloni İdaresi döneminde, 1956 ve 1958 yıllarında iki kez İngiliz Başbakan ve Dışişleri Bakanı Parlamentoda her iki toplumun da ayrı ayrı kendi geleceğini tayin etme hakkı bulunduğu gerçeğini teyit etmiş, bu gerçek 1960 Antlaşmalarına yansıtılarak iki tarafın eşit kurucu ortağı olduğu ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur. Kıbrıs Türk Halkının müktesep eşitliğini hala bir talep olarak yansıtma gayreti en hafif tabiriyle saygısızlıktır ve hem Rum/Yunan halkını hem de uluslararası
camiayı yanıltmaya ve şartlandırmaya yöneliktir.

Kıbrıs Rum tarafı Aralık 1963 yılında şiddet yoluyla ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti yönetimini işgal edip bunu uluslararası antlaşmalar ve anayasaya aykırı bir şekilde yüzde yüz bir Rum/Helen yönetimine dönüştürdükten sonra kendilerine göre tarihsel tutkularını tatmin etmiş ve kendi başlarına karar verebilecekleri bir yönetim kurmuşlardır. Rum halkının genelinde, varmış
oldukları bu kendi başlarına buyruk olma/karar verme noktasından geri adım atabileceklerini gösteren bir işaret veya dinamik mevcut değildir.

Bu olgular ve bunların doğurduğu zorunluluk karşısında Kıbrıs Türk tarafı da kendi bağımsız ve egemen Devletini kurmuştur.

Farklı kimliklere sahip müktesep eşit taraflar arasında kurulan siyasi ortaklık modelleri mutabakat esaslı karar alınmasını gerektirir. Özellikle ikili siyasi ortaklıklar için bu bir zorunluluktur, nitekim 1960 ortaklık Kıbrıs Cumhuriyetinde de bu zorunluluk gözetilmiştir. Bu tür siyasi ortaklıklarda karar almanın gerekleri ile üniter devletlerdeki çoğunluğa dayalı karar alma yöntemi farklıdır. Ancak, adayı bir Helen adası ve kendilerini daha fazla hak sahibi gördükleri için Rum tarafı, sayısal
üstünlüklerini de bahane ederek çoğunlukçu (yani üniter devletlere özgü) bir karar alma mekanizmasını Kıbrıs Türk Tarafına dayatmaya çalışmakta, mutabakat esaslı karar alınmasını abes bir şekilde eşitsizlik olarak tanımlamaktadır. Bu üstünlük arayışının dışa vurulmasından başka bir şey değildir. Tabiri caizse Rum halkının nerede ise DNA’sına girmiş olan bu üstünlük saplantısı koşullarında Rum tarafı ile Kıbrıs’ta federasyona dayalı siyasi bir ortaklığın kurulup yaşatılması mümkün değildir. Farklı kimliklerden oluşan ikili federal ortaklıklar zaten yaşatılması en zor olan siyasi ortaklıklardır.

King’s University College’de (Ontario, Kanada) Siyaset Bilimi Profesörleri Tözün Bahçeli (aslen Kıbrıslı Türk) ve Sid Noel Kıbrıs’ta bir federal ortaklığın uygulanabilir olup olmadığı üzerine (The Quest for a Political Settlement in Cyprus: Is a Dyadic Federation Viable?) bilimsel bir çalışma yapmışlardır. Bu çalışmada ikili federasyonların başarılı şekilde çalışmasını zorlaştıran içsel kusurları olduğunun ve çatışma geçmişi olan Kıbrıs’taki iki taraf bir şekilde böyle bir birlik kurmaya ikna edilse bile bunun bir hükümet sistemi olarak uygulanabilir olmayacağının altını çizmektedir. Denendikleri yerlerde kırılgan, uygulamada işlevsiz ve çoğu zaman kısa ömürlü olduğu belirtilen ikili federasyonların siyasi çıkmaz ve ardından dağılma ile sonuçlandığı belirtilmekte, bunların örnekleri verilmektedir. Verilen örnekler arasında dağılan Pakistan-Bangladeş, Malaya-Singapur, Çekoslovakya, Sırbistan-Karadağ ortaklıkları yer almakta, devam etmekte olan Bosna Hersek’in varlığının uluslararası baskı nedeniyle ayakta durduğu, Belçika’nın ise ikili federasyonlardan farklı olarak üçüncü bölge Brüksel’i barındırmasına rağmen sürekli olarak dağılma riski ile karşı karşıya olduğu ifade edilmektedir.
Bahçeli ve Noel çalışmalarında, Kıbrıs’ta olduğu gibi taraflar arasında ciddi siyasi ve ekonomik güç dengesizliği olan durumlarda federal ortaklıkların dağılma riskinin çok daha yüksek olduğuna da işaret etmektedir. Bahçeli ve Noel ayrıca Kıbrıs sorununun çok katmanlı olduğuna
(toplumsal, ulusal ve uluslararası boyutları); bunun sorunun çözümünü daha
da karmaşık hale getirdiğine; yukarıdakiler yanında Kıbrıs’ta iki tarafı ortaklığa zorlayacak güçlü nedenler bulunmadığına; federal ortaklığın her iki Tarafta da ancak ikinci tercih olduğuna; diğer olumsuzluklarla bunlar da birleştiği zaman Kıbrıs’ta bir federasyonun kurulmasını ve yaşatılmasını pek olası görmediklerine işaret etmektedir.

Yukarıdaki şartlar Kıbrıs’ta federal bir ortaklığın gerçekleştirilmesini ve gerçekleştirilse bile yaşayabilirliğini şüpheli kılmaktadır. Bütün bunları göz önünde bulundurarak Kıbrıs Türk Tarafı Kıbrıs’ta iki taraf arasında kurumsal iş birliğini de öngören rasyonel ve pragmatik yeni bir çıkış yolu, vizyon ortaya koymuştur. Bu vizyon hiçbir tarafa üstünlük imkanı bırakmayacak şekilde mevcut iki Devletin egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statüleri zemininde kurumsal işbirliğine dayalı bir uzlaşı öngörmektedir.

Adamızda ve bölgemizde gerçek barış, istikrar ve iş birliği için Kıbrıs Rum tarafını tarafların müktesep egemen eşitliklerine dayalı bu gerçekçi ve yapıcı hedefi gerçekleştirmek için masaya davet ediyoruz.

CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

 

Kavşak operasyonunda uyuşturucu madde meselesi ile ilgili olarak tutuklanan zanlılar Y.S mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Kaan Kurtbir, olguları aktardı.

Polis, 22 Ağustos’ta Narkotik ekibi tarafından gerçekleştirilen Kavşak 2 operasyonunda zanlının Kanunsuz uyuşturucu madde kokain ve hintkeneviri alma, verme ve tasarrufu suçuna methaldar olduğunu belirtti.

Polis, Lefkoşa-Gaziköy anayolunda zanlının aracının şüpheli görüldüğünü ve operasyon sırasında trafik kazası meydana geldiğini anlattı.

Polis, zanlının aracının arka koltuğunda 50 gram ağırlığında kokain ile 40 gram hintkeneviri uyuşturucu madde ile uyuşturucu satışından elde ettiği 150 Euro, 3 bin TL’nin emare alındığını belirtti.

Polis, zanlının ikametgâhının avlusundaki boş oda içinde bir miktar uyuşturucu koyduğuna dair itirafı üzerine, Vadili’deki ikametgâhında 18.00 ile 19.00 saatleri arasında yapılan aramada 89 gram ağırlığında hintkeneviri ile iki ayrı poşette 10 gram ağırlığında kokain türü uyuşturucu maddenin bulunup, emare alındığını söyledi.

Polis, yine aynı gün mesele ile ilgili olarak Zanlı-1’den yapılan soruşturmada ve temin edilen gönüllü ifadesinde konu araç içerisinde ve ikametgahta bulunan maddeleri olay günü Mağusa’da sakin zanlı 2 H.Ç.Ç aracılığı ile GKRY’de sakin F.K isimli şahsın gönderdiğinin belirlendiğini söyledi.

Polis, aynı gün mesele ile ilgili olarak zanlı 2’den yapılan soruşturmalarda ve temin edilen gönüllü ifadesinde, olay günü zanlı 1’in yönlendirmesi ve isteği üzerine konu uyuşturucuları Beyarmudu Kara Giriş Kapısından KKTC’ne ithal ettiği bilahare zanlı 1 ile Türkmenköy Camisi karşısında buluşup konu uyuşturucuları teslim ettiği ve zanlı 2’nin 27 gram ağırlığındaki Hint Kenevirine karşılık Zanlı 1’e olay günü 150 Euro ve 3000 TL nakit para verdiğinin öğrenildiğini anlattı.

Polis, zanlının soygun suçundan mahkum olup, şartlı tahliye ile çıktığını ve 17.06.2022 tarihinde uyuşturucu suçundan yakalanıp, teminata bağlandığını ayrıca askeri yasak bölgeyi ihlal etmek suçundan üç ayrı sabıkası olduğunu belirtti. Polis, zanlının serbest kalması halinde benzer suçları işleyebileceğinden tutuklu yargılanmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Hazal Hacımulla, zanlının 3 ayı aşmamak üzere cezaevinde hükümsüz tutuklu kalmasına emir verdi.

(KAMALI HABER)

EK BÜTÜNLEME SINAVLARI NE ZAMAN YAPILACAK?

Milli Eğitim Bakanlığı, 2021 – 2022 Eğitim Öğretim Yılı bütünleme sınavları sonucunda mezun olma ve bir üst sınıfa geçme şartlarını yerine getiremeyen öğrenciler için ek bütünleme sınavlarının düzenleneceğini açıkladı

Bu kapsamda, Genel Ortaöğretim Dairesi ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesine bağlı okullarda öğrenim gören ve sınava katılma hakkı bulunan tüm 8’inci, 9’uncu, 10’uncu, 11’inci ve 12’nci sınıf öğrencileri, 7 Eylül Çarşamba, 8 Eylül Perşembe, 9 Eylül Cuma ve 12 Eylül Pazartesi tarihlerinde ek bütünleme sınavlarına girebileceklerdir.

Söz konusu sınavlara başvurular, 1 Eylül Perşembe, 2 Eylül Cuma ve 5 Eylül Pazartesi günleri, 08.00 – 13.00 saatleri arasında öğrencinin öğrenim gördüğü okulların okul idarelerine yapılacaktır. Sınav programı, başvuruların sona ermesinin ardından, okul idareleri tarafından ilgili öğrencilere duyurulacaktır.

KKTC MERKEZ BANKASI FAİZ KARARINI AÇIKLADI

KKTC Merkez Bankası kredi kartı faiz oranlarını önümüzdeki üç aylık dönem için; Türk Lirası cinsi işlemlerde %1.99’da, döviz cinsi işlemlerde ise %0.93’te sabit tuttu.

Gecikme faiz oranları da değiştirilmezken Türk Lirası işlemlerde azami gecikme faiz oranı %2.49, döviz işlemlerde azami gecikme faiz oranı da %1.43 olarak uygulanacak.

Merkez Bankası önümüzdeki üç aylık dönemde geçerli olacak kredi kartı faiz oranlarını sitesinde yayımladığı bir duyuruyla ilan ederken, Resmi Gazete’de de yayımlanmasını sağladı.

KKTCMB, 58/2014 Sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasası” kapsamında, üç ayda bir kredi kartları azami aylık akdi ve azami aylık gecikme faiz oranlarını belirliyor.

KKTC Merkez Bankası, Haziran-Ağustos 2022 periyodu için kredi kartı faiz oranlarını şimdiki seviyelerine çıkarmıştı.

Mayıs sonunda ilan edilen kararla TL cinsi işlemlerde faiz oranları 49 puan artırılarak 1.50’den 1.99’a; TL gecikme faiz oranı da %2’den, %2.49’a çıkarılırken, döviz cinsi işlemlerin faiz oranları %1.09’dan %0.93’e indirilmişti.

31 Ağustos tarihli duyuruyla KKTC Merkez’in açıkladığı rakamlar Eylül 22-Kasım 22 arasındaki üç aylık dönemde geçerli olacak.

TÖRE: MECLİS GENEL KURULU’NA SAHİP ÇIKTIM

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, CTP Milletvekillerinin Meclis’te pencerelere çıktığını ve bunun bir nevi kışkırtma olduğunu ifade ederek eylemcilerin polise saldırdığını ve kapıları kırdıklarını söyledi. Töre, CTP Milletvekillerinin hareketlerinin demokrasi ile bağdaşmadığından bahsederek “CTP Milletvekilleri, halkı kışkırtıyorlar…” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, BRT’de yayınlanan ‘Manşet + ‘ adlı programa katılarak gündemdeki konular ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Seçimlerin 27 Kasım’da olacağından ifade eden Töre, “Bazı maddelerin yeniden görüşülmesini isteseler bile on sekiz belediyenin değişmeyecek.” dedi.

“28 EYLÜL’DE SEÇİM YASAKLARI BAŞLAYACAK”

Töre, bazı partilerin seçim hazırlığına 18 belediye bazında başladığını söyledi. Töre, 28 Eylül’de seçim yasaklarının başlayacağını belirtti.

“HUKUKA BAŞVURMADAN GERGİN MUHALEFET YARATIYORSUNUZ”

Töre, “Tufan Erhürman ve arkadaşlarının yaptığı kamuoyunu ve yüksek mahkemeyi etkilemek yönünde, devletin bağımsızlığına ve hukukun üstünlüğünün gücüne yemin ettik yanlış bir şey varsa neden hukuka başvurmadan böyle gergin muhalefet yapıyorlar.” dedi.

“KÜRSÜ ESİR ALINDI”

Erhürman’ın kürsüyü esir aldığını dile getiren Töre, 15 dakika yapılması gereken konşumanın bir saate kadar uzatıldığına ve bunun bilerek yapıldığına dikkat çekti. Töre, bunun meclis iç tüzüğüne aykırı bir davranış olduğunu ve kendisine ara vermesi yönünde psikolojik baskı yapıldığını söyledi.

“HAREKETLERİ DEMOKRASİ İLE BAĞDAŞMIYOR”

Töre, “Pencerelere çıkan CTP Milletvekilleri zafer işaretleri yaptılar bir nevi kışkırtmaydı bu, eylemciler polise saldırdılar kapıları kırdılar, hiçbir hareketleri demokrasi ile bağdaşmıyor, halkı kışkırtıyorlar” dedi. Töre ara vermesi halinde başlarına ne geleceği ile ilgili akıllarında soru işaretleri oluştuğunu da dile getirdi.

“MECLİS GENEL KURULU’NA ARA VERMEYEREK SAHİP ÇIKTIM”

Meclis Genel Kurulu’na ara vermeyerek sahip çıktığını ifade eden Töre, Erhürman’ın ‘bilerek ara vermesi için yapıyorum’ konuşmaları üzerine ara vermediğini ve meclis iç tüzüğünün kendisine bu yetkiyi de verdiğini söyledi.

Ad- Hoc Komite’de kriterler belirlenirken gayet uyumlu çalışmalar düzenlendiğinden bahseden Töre, “İşleri yokuşa sürmeye çalıştılar daha sonra bunun ele alınmasını istediler. Tufan Erhürman sürekli Anayasa’dan bahsediyor, o zaman mahkemeye başvurmalı ne gerek var halkı kışkırtmaya?” sorusunu sordu.

“ÖZDENEFE MECLİS BAŞKAN YARDIMICISI OLMASINA RAĞMEN MECLİS KÜRSÜSÜNÜ İŞGAL ETTİ”

Fazilet Özdenefe’nin Meclis Başkan Yardımıcısı olmasına rağmen Meclis kürsüsünü işgal ettiğinden bahseden Töre, saatlerce oturmasına rağmen kürsüyü Özdenefe’ye vermediğini söyledi.

“13 EYLÜL’DE KIBRIS SORUNU İLE İLGİLİ OLAĞANÜSÜ TOPLANTI YAPILACAK”

1-3 Ekim tarihlerinde Meclis açıldığı zaman çok yoğun bir çalışma olacağına değinen Töre, 13 Eylül’de Kıbrıs sorunu ile ilgili özel bir olağanüsü toplantı yapılacağını söyledi.

TC. BAKANI KKTC’YE GELİYOR…

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, bu akşam Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geliyor.

Karaismailoğlu, iki gün sürecek resmi temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edilecek, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile görüşecek, Ercan Havalimanında incelemelerde bulunacak.

KKTC’ye bu akşam saat 18.00’de gelecek Karaismailoğlu, 19.30’da Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’nin onuruna vereceği akşam yemeğine katılacak.

Karaısmailoğlu, yarınki temasları çerçevesinde, saat 10.00’da KKTC heyeti ile teknik toplantıya katılacak ve ardından Ercan Havalimanı’nda inceleme yapacak.  Saat 15.00’te Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile bir araya gelecek Karaismailoğlu, saat 16.00’da Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edilecek ve görüşmenin ardından saat 17.00’de ülkeden ayrılacak.

ERTUĞRULOĞLU’NUN ANKARA TEMASLARI…

AA’da yer alan habere göre TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar beraberindeki TSK komuta kademesi ile dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve bakan yardımcıları ile bir araya geldi. Akar, davetlisi olarak Türkiye’de gelen Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kazakistan Savunma Bakan Yardımcısı Tümgeneral Sultan Kemaleddinov, Kırgızistan Savunma Bakan Yardımcısı Tuğgeneral Akylbek İbraev ve Özbekistan Savunma Bakan Yardımcısı Albay Hamdan Karşıyev ile Kalender Kasrı’nda gerçekleştirilen toplantıda buluştu. Toplantıya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Gülan da katıldı.

MANGALCILARI SEVİNDİREN HABER

Orman Dairesi Müdürlüğü, gelecek günlerde sıcaklığın nispeten düşmesi ve bağıl nemin yükselmesi beklendiğini belirterek, bugünden itibaren ateşli piknik alanlarında ateş yakılmasına izin verildiğini duyurdu.

Daire, ateşli piknik alanları dışında ateş yakma yasağının devam ettiğine dikkat çekti ve ateşli piknik alanlarında yakılan mangalların, alandan ayrılmadan önce söndürüldüğünden emin olunması konusunda vatandaşları uyardı.

Yangın tedbirleri konusunda hassas olunması çağrısında bulunulan Orman Dairesi Müdürlüğü açıklamasında, mevcut diğer yangın tedbirleri de şu şekilde hatırlatıldı:

SİGARA İZMARİTLERİ ARAÇLARDAN ATILMAMALI

“Özellikle ana yolların ormanlık ve ağaçlık alanlardaki güzergâhlarında araçları ile seyir halinde olan vatandaşlarımızın araçlarından yangına neden olabilecek herhangi bir eylemde bulunmaması (özellikle sigara izmaritlerinin araçlardan atılmaması) gerekmektedir.

Halkımızın göreceği en küçük dumanı zaman geçirmeden ücretsiz Orman Yangın İhbarı telefon numarasından “Alo 177” Orman Dairesine veya yangın ihbarı “Alo 199” İtfaiye ‘ye bildirmeleri erken müdahale açısından çok önemlidir.

Yangın vukuunda da halkın yangın söndürme çalışmalarına çağrısız katılması; her türlü imkânlarını seferber etmesi yasa gereği ve vatandaşlık görevidir.

Ormana yakın yerlerde tarımsal faaliyet yapan kişilerin yangın riskine karşı gerekli tedbirleri alması zorunludur.

Belediyelerin ve halkın kullandıkları çöplük alanlarındaki çöplerin Güngör çöplüğüne taşınması yasa gereğidir. Vahşi depolama yapılan çöplüklerde yakılarak imha edilen çöpler ormanlarımız için en önemli tehdit unsurudur.”

YÖDAK VE YÖKAK BAŞKANLARININ GÖRÜŞMESİNDE ELE ALINANLAR…

Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı ile Türkiye Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanı Prof. Dr. Muhsin Kar, 30 Temmuz 2021’de imzalanan protokol kapsamında iş birliği alanlarını somutlaştırmak ve iş birliği takvimini belirlemek amacıyla çevrimiçi görüşme yaptı.

Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı ile Türkiye Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanı Prof. Dr. Muhsin Kar, 30 Temmuz 2021’de imzalanan protokol kapsamında iş birliği alanlarını somutlaştırmak ve iş birliği takvimini belirlemek amacıyla çevrimiçi görüşme yaptı.

-Avcı: “Eylem planını YÖKAK’ın tecrübe ve desteğiyle hayata geçirmek stratejik öneme sahip”

YÖDAK’tan verilen bilgiye göre, “yükseköğretimde kalite güvence sistemi”ni geliştirmek amacıyla yapılan görüşmede konuşan YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı, KKTC yükseköğretim kurumlarının mevcut kalite standartlarını ve uluslararası tanınırlıklarını daha ileri bir noktaya taşımak için YÖKAK’ın tecrübe paylaşımı ve desteği ile belirlenen bir eylem planının hayata geçirilmesinin stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.

Ortak iş birliği çalışmalarına gösterdikleri ilgiden ötürü YÖKAK Başkanı Kar’a ve ekibine teşekkür eden Prof. Dr. Avcı, her türlü iş birliğine hazır olduklarını belirtti.

Kalite güvencesi ve akreditasyon süreçlerinin önemine dikkat çeken Başkanı Prof. Dr. Muhsin Kar ise “Yükseköğretim kurumlarında kalite güvencesi kültürünü yaygınlaştırmak son derece önemli. YÖKAK kurumsallaşmasını hızla tamamlayarak Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında kalite güvencesi sisteminin kurulması, içselleştirilmesi ve yaygınlaştırılması noktasında önemli mesafe aldı. Bu konuda elde ettiğimiz her türlü tecrübeyi paylaşmaya ve YÖDAK’a destek olmaya her zaman hazırız” dedi.

-Prof. Dr. Muhsin Kar: “YÖKAK, YÖDAK için tecrübesini paylaşmaya hazır”

Kalite güvencesi ve akreditasyon süreçlerinin önemine dikkat çeken YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Kar ise “Yükseköğretim kurumlarında kalite güvencesi kültürünü yaygınlaştırmak son derece önemli. YÖKAK kurumsallaşmasını hızla tamamlayarak Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında kalite güvencesi sisteminin kurulması, içselleştirilmesi ve yaygınlaştırılması noktasında önemli mesafe aldı. Bu konuda elde ettiğimiz her türlü tecrübeyi paylaşmaya ve YÖDAK’a destek olmaya her zaman hazırız” dedi.

BU FIRSAT KAÇMAZ

Öztürkler, “Yakın zamanda çıkarılan muhaceret affının mecliste kapsamı çok daraltılmış ve bu nedenle de gerekli verim alınamamıştır. Birçok insanımız kısıtlı süre ve covid koşullarından dolayı kaçak yaşamaya, cezalı kalmaya devam etmiştir” şeklinde konuştu.

Yeni muhaceret affının genel bir af şeklinde daha kapsayıcı olacağını ifade eden Öztürkler, “Muhaceret affını, ülkede kaçak duruma düşen, yurt dışında kalmak zorunda kalan veya gerekli sürede işlemlerini tamamlayamayan kişilerin kayıt altına alınması açısından da önemli bir adım olarak görüyoruz. Bir anlamda da ülkede kayıtlılığın sağlanması adına muhaceret affını önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi.

Muhaceret affı kapsamında gelinen aşamada yasal ve teknik çalışmaların tamamlanmış, komite aşamasına getirilmiş olduğunu belirten Öztürkler, muhaceret affının ülkede kayıtlılığın sağlanması adına yürütülen çok yönlü çalışmaların önemli bir ayağını oluşturduğunu, bu bağlamda da affın rastgele çıkarılmadığını kaydetti.

Öztürkler, “Genel anlamda bir yandan ülkede düzensiz kalan ve suça karışan yabancıları deport ediyoruz. Diğer yandan ülkelerinde suça karışmış kişilerin ülkeye girişine engel koyuyoruz. E-Vize çalışmalarını sürdürüyoruz. Bunun tamamlayıcısı olarak da genel kapsamlı bir muhaceret affını yürürlüğe koyuyoruz” dedi.

Muhaceret affının iyi değerlendirilmesi için kapsamını geniş tuttuklarını da ifade eden Öztürkler, “Ülkede bir nedenle cezaya düşmüş veya yurt dışındayken cezaya düşmüş yabancıların muhaceret affının son bir şans olarak değerlendirilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

AVRUPA’DA HIZLA YAYILIYOR

Yunanistan’da Batı Nil Virüsü tehlikesi büyüyor. Yunanistan Ulusal Halk Sağlığı Örgütü’nden (EODY) yapılan açıklamada, sivrisinekler aracılığıyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığı olan BNV vakaları ve ölümlerinin artış gösterdiği belirtildi.

Ülkede bugün 123 yeni vaka tespit edildiği aktarılan açıklamada, 11 kişinin de virüs nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.

Açıklamada, vakalardan 74’ünün menenjit gibi merkezi sinir sistemi rahatsızlıklarından şikayetçi olduğu, 49’nun ise hafif semptom gösterdiği veya hiç belirti göstermediği vurgulandı. Yunanistan’da geçen bir haftada 36 BNV vakası kaydedilmişti.

TÜRKİYE AÇISINDAN DA RİSK ARTTI

Batı Nil Virüsü sivrisinekler aracılığıyla bulaşıyor, sinir sistemini tutuyor. Hastalığa yakalanan her 10 kişiden birinin ölümüne neden oluyor.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Önder Ergönül hastalığın tespiti için özellikle doktorların şüpheli vakalarda dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.

Ege ve Marmara bölgelerinin Batı Nil virüsü açısından riskli bölgeler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergönül, “Bir haftaya kadar uzayan bir kuluçka periyodu sonucunda kişide gene grip benzeri bir tablonun oluşması, halsizlik, ateş, yorgunluk gibi kas ağrıları. On gün sonrasında bilinç değişiklikleri konuşmasında algılamasında, oryantasyonda, bu tür bulguların olması tipiktir. Ve eğer müdahale edilmez hızlıca kötü seyredebilir. Ama müdahale için de özel bir ilacı yok. Bunu vurgulamış olalım. Dünyanın hiçbirinde yok. Özel bir ilacı fakat destek tedavisi çok önem taşır tabii” dedi.

Türkiye’de bu yıl Batı Nil virüsü saptanmadı ancak önceki yıllarda ölümlere neden olmuştu.

Yunanistan’da vaka sayısının artmasının riski artırdığını belirten, “Bu bizim için ciddi bir risktir şu anda. Hekim meslektaşlarımızı buradan da uyarmış olalım. Tanı konulamayan menenjit gibi yani sinir sistemini tutan vakalar olduğunda sinek öyküsü de varsa hele bu kişilerde o zaman batı nil ateşinden şüphelenmek gerekir.” dedi.

İtalya’da da yaz başından bu yana batı nil virüsü vakaları yüzü aştı.

BATI NİL VİRÜSÜ NEDİR?

Genellikle “Culex” cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan BNV’den korunmak için herhangi bir aşı bulunmazken sivrisinek ısırıklarına karşı korunma tavsiye ediliyor.

Sivrisineğin ısırdığı andan itibaren kuluçka süresinin 2 ile 14 gün arasında değiştiği, bağışıklığı zayıf olanlarda bu sürenin 21 güne çıktığı belirtiliyor.

BATI NİL VİRÜSÜ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Virüsün bulaştığı kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde herhangi bir belirti görülmediği, hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde ateş, halsizlik, bulantı-istifra, baş ve kas ağrısı gibi semptomların görüldüğü ifade ediliyor.

BNV vakalarına çoğunlukla Afrika, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Batı Asya’da rastlanıyor.

BENZİNE BÜYÜK İNDİRİM

 

Fiyat İstikrar Fonunun akaryakıt fiyatlarında yaptığı düzenleme resmi gazetede yayımlandı.

Euro Dizel ve Gazyağı fiyatlarında değişiklik yapılmadı.

Gece yarısından itibaren yürürlüğe giren düzenlemeye göre, 98 oktan benzin 19,73TL, 95 oktan benzin 19,42 TL, Euro Dizel 25,70 TL, Gazyağı ise 25,43 TL’den satılacak.

ELEKTRİK KESİNTİSİ OLACAK

KIB-TEK’ten yapılan açıklama şöyle:

PLANLI KESİNTİ (GÜZELYURT İLÇESİ)

1 Eylül 2022 Perşembe günü, orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak bakım çalışması nedeniyle, 09:30-13:30 saatleri arasında; Alas Sitesi, Kızılkan Yem Fabrikası, 2. Selim Öğrenci Yurdu ve civarına elektrik verilemeyecektir. Elektrik enerjisi, çalışmaların seyrine göre belirtilen saatten daha erken veya geç verilebileceğinden, şebekede her an elektrik enerjisi varmış gibi davranılması önemle duyurulur, bölge halkının mağduriyet yaşamaması adına gerekli tedbirleri almasını rica eder ve verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz.

PLANLI KESİNTİ (MAĞUSA İLÇESİ)

1 Eylül 2022 Perşembe günü orta geriliim elektrik şebekesinde yapılacak proje çalışması nedeniyle 09:00 ile yaklaşık 16:00 saatleri arasında; Tatlısu Sahil, Sahil Benzin İst. Bölgesi, Eski Tavuk Çiftliği ve Sahil Seralar Bölgeleri’ne elektrik verilemeyecektir. Çalışmanın seyrine göre elektrik enerjisi belirtilen saatten daha geç ya da daha erken verilebileceğinden, şebekede her an elektrik varmış gibi davranılması önemle duyurulur. Bölge halkının mağduriyet yaşamaması adına gerekli tedbirleri almasını rica eder, verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz.

PLANLI KESİNTİ (GİRNE İLÇESİ)

1 Eylül 2022 Perşembe günü orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak bakım onarım çalışması nedeniyle 09:00 ile yaklaşık 13:00 saatleri arasında; Mühimmat Bölüğü, Arapköy, Chelsey Village Bölgesi ve Arapköy Su Pompası Bölgeleri’ne elektrik verilemeyecektir. Çalışmanın seyrine göre elektrik enerjisi belirtilen saatten daha geç ya da daha erken verilebileceğinden, şebekede her an elektrik varmış gibi davranılması önemle duyurulur. Bölge halkının mağduriyet yaşamaması adına gerekli tedbirleri almasını rica eder, verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz.

SAVAŞLARIN, ACILARIN VE GÖZYAŞININ OLMADIĞI BİR DÜNYA….

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Töre mesajında şu ifadelere yer verdi:

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Ulu Önder Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini daha fazla anladığımız bu günlerde; yapıcı, uzlaştırıcı, arabulucu politikalar üretilmesi ve bu konuda kamuoyu oluşturulması için hepimize görev düşmektedir.

Dünyada, özellikle de Orta Doğu coğrafyasında yıllardır bitmek bilmeyen anlaşmazlıklar ve savaşlar yüzünden milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, milyonlarca insan ise ülkelerinden göç etmek durumunda kalmışlardır.

Dünya barışını korumakla görevli Birleşmiş Milletlerin, bu görevi yerine getirmekte yetersiz kaldığını gözlemlemekteyiz. Bu gün Ukrayna’yı işgal eden ve orada katliamlar yapan Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biri olması, BM’nin dünya barışını sağlama misyonundan ne kadar uzakta olduğunun bir göstergesidir.

Anavatan Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de yürüttüğü faaliyetler, bölgesel barış ve istikrarın sağlanması adına umut vericidir.

Bütün dünya bilir ki; kahraman Türk ordusunun ayak bastığı yerde, barış ve huzur vardır. Bunun en büyük göstergesi de hiç şüphesiz 1974 Mutlu Barış Harekâtı’dır. Bu sayede Kıbrıs Türk halkı ve hatta Rumlar bile özgürlüğüne kavuşmuş, Kıbrıs’a barış gelmiştir.

Bu duygu ve düşüncelerle savaşların, acının ve gözyaşının olmadığı bir dünya için her milletten, her dinden insanın ortak değerlerde buluşup birbirlerinin farklılıklarına saygı duyması gerektiğine inanıyor, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde tüm insanlığa barış dolu bir gelecek temenni ediyorum

ÜLKEYE GELEN TURİST SAYISI BELLİ OLDU

Turizm sezonun ortasına gelinirken, ülkeler, turizm sektörüyle ilgili verilerini paylaşmaya başladı. Güney Kıbrıs’ın 2022 yılının ilk altı ayındaki turizm gelirinin 835,7 milyon Euro’ya ulaştığı paylaşılırken, Kuzey Kıbrıs’ta ise gelirler değil, ülkeye gelen turist sayısıyla ilgili resmi veriler açıklandı. Açıklamaya göre, KKTC vatandaşı hariç ülkeye 682 bin 14 kişinin geldiği aktarıldı.

Turizm, Gençlik, Kültür ve Çevre Bakanlığı’nın resmi verilerine göre ise hava ve deniz yolu ile ülkeye gelen yolcu sayısı 2021 yılının Ocak-Temmuz döneminde 102,156 olarak belirlenirken, 2022 yılının aynı dönemleri içerisinde yüzde 567,6 oranında artarak, 682 bin 14’e ulaştı.

TC vatandaşlarının ise, ülkeye girişi 2022 yılının ilk yedi ayı içerisinde 532.107 olarak belirlenirken, bu rakam, 2021 yılında 68.852 olarak aktarılmıştı.

Yabancı uyruklular ile birlikte ülkeye giren kişi sayısı 2021 yılında 102.156 kişiydi ancak 2022 yılında artış göstererek 682 bin 14 sayısına ulaştı.

“3’ÜNCÜ ÜLKE VATANDAŞLARINDA YÜZDE 350,1 ARTIŞ”

TC uyruklularda geçen yıla göre yüzde 672,8 bir artış gözlemlenirken, bu oran diğer yabancı uyruklularda ise yüzde 350,1 oranında.

“350 BİN 800 TC VATANDAŞI TURİSTİK TESİSLEDE KONAKLADI”

2021 yılında TC vatandaşı olarak turistik konaklama tesislerini kullanan kişi sayısı, 40.033 iken bu yıl 350 bin 800 olduğu belirtildi. Yabancı ülke vatandaşlarında ise bu yıl yüksek bir artış gözlemlendi, 2021 yılında Turistik konaklama tesislerini kullanan kişi sayısı 13.061 olarak belirlenirken bu yıl 128.015 kişi olarak belirlendi.

GÜV. K.K.’DAN O İDDİALARA YANIT

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı bazı basın yayın organlarında çıkan iddialar üzerine açıklama yaptı.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın açıklaması şöyle:

Milli birlik ve beraberliğin, kardeşliğin haricinde, kime hizmet ettiği bilinmeyen bir gazetede; geçen günlerde çıkan ve Kıbrıs Türkünü yokoluştan kurtararak bağımsızlık ve hürriyetini sağlayan askerini ve mücahitlerini, sırf hakaret ve düşmanlık kokan kelimeler dolu manşet ve yazıda karalamaya yönelik doğruluğu ve gerçekliği araştırılmadan yazılan satırların yer aldığı görülmüştür. Bu satırlarda, Güvenlik Kuvvetleri eski Komutanlarından biri de bu karalama furyasına dahil edilmiştir.

Bahse konu yazıda belirtilen olaya ilişkin iddialar geçmişte gündeme gelmiş, yapılan soruşturma ve inceleme sonucunda, böyle bir durumun olmadığı, bunların asılsız ve çamur atmaya yönelik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Güvenlik Kuvvetleri eski Komutanına yönelik komplo niteliğindeki bu olaya karışanlar hakkında gerekli adli ve idari işlemler başlatılmıştı.

Hatta bu asılsız satırları kaleme alanlar, bahsi geçen komutanı hain FETÖ/PDY ile ilişkilendirmeye çalışarak, tutuklu olduğu yalanını da atmaktan geri kalmamışlardır. Adı geçen Komutan ile irtibat kurulmuş olup, halihazirda ailesi ile birlikte mütevazi emeklilik hayatını sürdürmektedir.

Topluma; doğru ve gerçek bilgiler vererek bir nevi kamu hizmeti yapması gereken bir basın biriminin, hakkında kovuşturma bulunan bir personelin asılsız iddialarına sarılarak onun topluma yanlış bilgi vermesi düşündürücüdür. Bu davranışın altında asıl yatan gerçek ise şüphelidir.

Böyle satırları sıklıkla kamuoyuna sunmayı alışkanlık haline getiren ve yaptığı bu tarz yayınların gazeteciliğe sığmadığı düşünülen basın kuruluşunu, kıymetli Kıbrıs Türk Basın Konseyi’nin, Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti’nin, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin ve Medya Etik Kurulu’nun dikkatine getiriyor, basın meslek etiğinin sürdürülmesi bakımından gerekeni yapacaklarına da inanıyoruz.

Gerçek dışı haberlerle, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığını yıpratmaya yönelik bu satırlarla ilgili, gerekli yasal işlemlerin başlatılacağı da bilinmelidir.

Değerli ve kahraman Kıbrıs Türk halkının bu tür gerçek dışı yayınlara itibar etmeyeceğini biliyor ve halkımıza bize duydukları güvenden dolayı şükranlarımızı sunuyoruz.

KOMİTE TOPLANDI…

Cumhuriyet Meclisi İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, gündeminde bulunan “Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:1/1/2022)” ve “Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nı (Y.T.No:7/1/2022)” birleştirerek görüşmeye devam ediyor.

Komite bugünkü toplantısında ele aldığı tasarıları, yarın saat 11.00’deki toplantısında da görüşecek.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi bugün saat 10.00’da UBP Milletvekili Komite Başkanı Özdemir Berova başkanlığında toplandı.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplantısına, Berova yanında Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Filiz Besim, komite üyeleri UBP Milletvekili Ahmet Savaşan, CTP Milletvekili Devrim Barçın ve UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak katıldı. Komite toplantısına ayrıca CTP Milletvekilleri Teberrüken Uluçay ve Erkut Şahali, HP Milletvekili Jale Refik Rogers katıldı.

Komite toplantısında, İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler de hazır bulundu.

Komite toplantısına davetli olarak ise, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği, Lefkoşa Türk Belediyesi, Değirmenlik Belediyesi, Yeniboğaziçi Belediyesi, Çatalköy Belediyesi, Tatlısu Belediyesi, Mehmetçik Belediyesi, Bes ve Bel-Sen’den yetkililer katılarak konu ile ilgili görüşlerini sundu ve önerilerde bulundu.

Cumhuriyet Meclisi İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, gündeminde bulunan “Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:1/1/2022)” ve “Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nı (Y.T.No:7/1/2022)” birleştirerek görüşmeye devam ediyor.

Komite bugünkü toplantısında ele aldığı tasarıları, yarın saat 11.00’deki toplantısında da görüşecek.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi bugün saat 10.00’da UBP Milletvekili Komite Başkanı Özdemir Berova başkanlığında toplandı.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplantısına, Berova yanında Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Filiz Besim, komite üyeleri UBP Milletvekili Ahmet Savaşan, CTP Milletvekili Devrim Barçın ve UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak katıldı. Komite toplantısına ayrıca CTP Milletvekilleri Teberrüken Uluçay ve Erkut Şahali, HP Milletvekili Jale Refik Rogers katıldı.

Komite toplantısında, İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler de hazır bulundu.

Komite toplantısına davetli olarak ise, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği, Lefkoşa Türk Belediyesi, Değirmenlik Belediyesi, Yeniboğaziçi Belediyesi, Çatalköy Belediyesi, Tatlısu Belediyesi, Mehmetçik Belediyesi, Bes ve Bel-Sen’den yetkililer katılarak konu ile ilgili görüşlerini sundu ve önerilerde bulundu.

“GELECEĞİ OKUYAN ÇOCUKLAR KURAR”

Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Kültür Dairesi bünyesinde faaliyet gösteren tüm kütüphanelerde yarın Dünya Barış Günü’nü kutlamak amacıyla “Akdeniz Esintileri Perşembe Sohbetleri” etkinliği çerçevesinde “Çocuk Şöleni” düzenleniyor.

Kültür Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, kütüphanelerin herkesin uğrak yeri haline gelmesi hedefiyle yaz aylarında 15 günde bir perşembe günleri yapılan etkinlik yarın, “Geleceği Okuyan Çocuklar Kurar” temasıyla çocukları konuk ederek, tamamlanıyor.

ZAİMAĞAOĞLU: TÜM ANNE VE BABALAR ÇOCUKLARININ ELİNDEN TUTARAK ETKİNLİĞE KATILSIN

Kültür Dairesi Müdürü Şirin Zaimağaoğlu yaptığı açıklamada, Milli Kütüphane ve tüm halk kütüphanelerinde emeğini acımadan, özenle ve özveriyle hizmet veren kütüphane personelinin 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde çocuklarla buluşacağını belirtti.

Zaimağaoğlu, 2 Haziran Perşembe günü başlattıkları “Akdeniz Esintileri Perşembe Sohbetleri”nin, yarın kütüphane personelinin çocuklar için okuyacağı şiir, masal ve tekerlemelerle tamamlanacağını kaydetti.

Zaimağaoğlu, “Çocuk Şöleni” adını verdikleri etkinliğin, Lefkoşa Milli Kütüphane’de saat 10.00’da, Girne Halk Kütüphanesi’nde saat 09.30’da, Güzelyurt Halk Kütüphanesi’nde saat 09.00’da, Gazimağusa Halk Kütüphanesi’nde saat 09.00’da, Akdoğan Halk Kütüphanesi’nde saat 10.00’da, İskele Halk Kütüphanesi’nde saat 10.30’da, Mehmetçik Halk Kütüphanesi’nde saat 10.00’da ve Erenköy Halk Kütüphanesi’nde saat 11.00’de başlayacağını bildirdi.

Tüm anne, babaların çocuklarının ellerinden tutarak, etkinliğe katılmalarının kütüphane ve Kültür Dairesi personelini çok mutlu edeceğini ifade eden Zaimağaoğlu, çocukların, anne ve babalarıyla kütüphaneleri doldurduğunu görmenin Kıbrıs Türk halkının geleceğe umutla bakmasını sağlayacağını vurguladı.

Zaimağaoğlu, iki haftada bir perşembe günleri farklı konuklarla düzenlenen “Akdeniz Esintileri Perşembe Sohbetleri”nin yeni yılda yeniden başlayacağını da kaydetti.

“51/95’İN ÇALIŞMALARI VERİMLİ ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR”

ÖZTÜRKLER, “51/95 BELEDİYELER YASASININ ÇALIŞMALARI ÇOK VERİMLİ BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR”

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, Güneş TV’de Aslı Kabo’nun hazırlayıp sunduğu “Aslında” programına katılarak gündeme ve bakanlığın icraatlarına yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, uzun süredir gündemde olan Belediyeler Reformu ve değişim konusunda çok net konuştu. Öztürkler, “bu göreve, geçmişin yanlışlarını tekrarlamak, ilerleme yerine dönüp, dönüp aynı noktaya varmak için gelmedim. 21. yüzyılda halen 20-30 yıl önce yapılması gereken yasalar duruyor, halkımız bizden laf değil icraat bekliyor” dedi.

İnsanlarımızın hayatına dokunacak, çağımıza uygun, halkımıza yakışan hizmetleri vermek, işleyen, verimli ve çağdaş bir sistem yaratmak istiyoruz diyen Öztürkler, bu hedefle de çalışmaya, üretmeye devam edeceklerini ifade etti.

Belediyeler Reformunun ilk bacağı olan Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) Yasa Tasarısı yakın zamanda meclis genel kurulunun olağanüstü oturumunda 17 saatlik bir tartışma ortamından sonra oy çokluğu ile geçtiğini hatırlatan Öztürkler, “yıllardır yapılması gerektiği herkesçe söylenen, üzerinde tartışılan fakat bir türlü ileriye götürülemeyen bu konuda önemli bir adım atılmıştır ”dedi.

Şimdi sırada yarım asırdan fazladır da aynı şekilde duran 51/95 Sayılı Belediyeler Yasasının günün koşullarına göre düzenlenmesi olduğunu ifade eden Öztürkler, “Bu konuda ilk günden itibaren verdiğim beyanatlarımda da devamlı üzerine basa basa vurguladığım gibi Belediyeler Reformunun tam anlamıyla hayat bulması adına geçirmemiz gereken en önemli yasa, 51/95 Sayılı yasadır” şeklinde konuştu.

Yarım asırdan fazladır hiç dokunulmayan, güncellenmeyen 51/95 Belediyeler Değişiklik Yasasının günün koşullarına göre güncellenmesi için komite çalışmalarının çok verimli bir şekilde devam ettiğini belirten Öztürkler, “Ülkede her zaman mevcut durumun devamından yana olan bir kısım insanımız vardır. Onlar dahi konuşmaya gelince hep değişim, ilerleme ve reformdan bahsederler fakat sonuç almaya gelince, belli korkular sanırım ön plana çıkıyor. Bir an önce geleceğin refahı, daha güzel bir ülke için değişmemiz gereken yasaları, ilerlememiz gereken konuları cesaretle ele almalıyız” dedi.

“TOPLUMSAL FAYDANIN, İLERLEMENİN VE DEĞİŞİMİN YANINDA, HALKIMIZIN HİZMETİNDE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” 

Sadece siyasette değil, genel anlamda her zaman karşıt fikir ve önerileri can kulağıyla dinlemeye, yapılan eleştirilerden faydalanmaya özen gösteren bir bakış açısıyla hareket ettiğini ifade eden Bakan Öztürkler, “Beni tanıyanlar eleştirinin kıymetine inandığımı çok iyi bilirler. Ortak akılla bir şeyler üretmek en güzelidir. Bu çalışmalar yapılırken gerek komite aşamasında, gerekse de meclis genel kurulunda muhalefetin görüş ve eleştirilerinden de yararlanılmıştır” şeklinde konuştu.

51/95 Belediyeler Değişiklik Yasasının geçmişten günümüze kadar şekillenme sürecine bakıldığında ana muhalefet başta olmak üzere birçok siyasi partinin bu yasada katkıları olduğuna dikkat çeken Öztürkler, “Bizim amacımız, Belediyeler Reformunun en önemli bacağı olan 51/95 Sayısı Belediyeler Yasasını ortak akılla hızlıca geçirerek belediyelerimizin nefes almasını sağlamaktır. Eleştiriler her zaman olacaktır. Bugün, yarım asırdan fazladır güncellenmeyen eski yasa ile ileriye gidilmesi mümkün değildir” dedi.

Biz, değişim ve ilerleme adına bu iradeyi toplumsal fayda temelinde ortaya koyuyoruz şeklinde konuşan Öztürkler,  “2001 tarihinden bu yana belediye resmi harç ve vergilerinde hiçbir güncelleme yapılmadı. Belediyelerimizin yerelde büyük projeleri gerçekleştirebilmesi, insanımızın hak ettiği hizmet ağına kavuşması adına güçlendirilmeleri, denetlenebilir, sürdürülebilir mali yapılara kavuşmaları için düzenlemeler elzem görünüyor. Düşünün ki 1995 yılından günümüze devamlı değişen, gelişen ekonomik koşullara, ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap veremeyecek, adeta belediyelerimizin elini kolunu bağlayan, geçerliliğini çoktan yitirmiş bir yasa vardır” ifadelerini kullandı.

Sendikaların, belediyeler ve muhalefetin de bu konuya hassasiyetle yaklaşmakta olduklarını belirten Öztürkler, “Burada niyet önemlidir. Hep birlikte samimiyetle tartışıp, siyasi irade ortaya koyarak bu önemli yasanın oy birliği ile geçmesini istiyoruz. Belediyelerimizin önünü açmak, halkımıza daha iyi hizmet ulaşmasını sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.

“ÜLKEDE KAYITLILIĞIN SAĞLANMASI ADINA MUHACERET AFFI ÖNEMLİ”

Gündemde olan yeni muhaceret affı hakkında da bilgi veren Öztürkler, “Yakın zamanda çıkarılan muhaceret affının mecliste kapsamı çok daraltılmış ve bu nedenle de gerekli verim alınamamıştır. Birçok insanımız kısıtlı süre ve covid koşullarından dolayı kaçak yaşamaya, cezalı kalmaya devam etmiştir” şeklinde konuştu.

Yeni Muhaceret Affı’nın genel bir af şeklinde daha kapsayıcı olacağını iifade eden Öztürkler, “Muhaceret Affı’nı, ülkede kaçak duruma düşen, yurt dışında kalmak zorunda kalan veya gerekli sürede işlemlerini tamamlayamayan kişilerin kayıt altına alınması açısından da önemli bir adım olarak görüyoruz. Bir anlamda da ülkede kayıtlılığın sağlanması adına muhaceret affını önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi.

Muhaceret Affı kapsamında gelinen aşamada yasal ve teknik çalışmaların tamamlanmış, komite aşamasına getirilmiş olduğunu belirten Öztürkler, Muhaceret Affı’nın ülkede kayıtlılığın sağlanması adına yürütülen çok yönlü çalışmaların önemli bir ayağını oluşturduğunu, bu bağlamda da affının rastgele çıkarılmadığının altını çizdi.

Öztürkler, “Genel anlamda bir yandan ülkede düzensiz kalan ve suça karışan yabancıları deport ediyoruz. Diğer yandan ülkelerinde suça karışmış kişilerin ülkeye girişine engel koyuyoruz. E-Vize çalışmalarını sürdürüyoruz. Bunun tamamlayıcısı olarak da genel kapsamlı bir Muhaceret Affı’nı yürürlüğe koyuyoruz” dedi.

Bu muhaceret affının iyi değerlendirilmesi için kapsamını geniş tuttuklarını da ifade eden Öztürkler, “Ülkede bir nedenle cezaya düşmüş veya yurt dışındayken cezaya düşmüş yabancıların muhaceret affını son bir şans olarak değerlendirilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.