Archives Eylül 2022

YENİ HAVALİMANI İÇİN KESİN TARİH BELLİ OLDU

 

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Ercan Havalimanı’na teknik cihazların gelmesi halinde, 30 Ekim itibarıyla test uçuşlarına başlanacağını, 15 Kasım’da ise havalimanının yeni terminal binasının açılışının yapılacağını duyurdu.

KKTC’de bulunan Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun da yer aldığı, Ercan Havalimanı yeni terminaline ilişkin teknik toplantı tamamlandı.

Bugün sabah yeni terminalin incelenmesinin ardından düzenlenen toplantı yaklaşık 2 buçuk saat sürdü.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı ile Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu toplantı ardından basına açıklamalarda bulundu.

Arıklı: “Sorunlar çözüldü. Artık önümüzde bir engel kalmadı”

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, bugünün önemli bir gün olduğunu kaydederek, uzun zamandır yüklenici firma ile aralarında olan sorunlara Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu’nun gelmesiyle çözüm bulunduğunu söyledi.

Bakan Arıklı, “Artık önümüzde bir engel kalmadı” diyerek, teknik cihazların gelmesi halinde 30 Ekim itibarıyla test uçuşlarına başlanacağını, 15 Kasım’da ise havalimanının yeni terminal binasının açılışının yapılacağını belirtti ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.

– Karaismailoğlu: “Kuzey Kıbrıs’a yakışacak, güzel bir havalimanı terminali yapıldı”

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ise, hükümet yetkilileri ve havalimanı yüklenicisiyle önemli bir toplantı yaptıklarını belirterek, yeni havalimanı terminalini , kasım ayına girmeden bütün müştemilatlarıyla birlikte dört başı mamur faaliyete geçireceklerini söyledi.

Toplantıda, gelecek 2 ay içerisinde kimin hangi görevi üstleneceğinin netleştirilip, kayıt altına alındığını, ayrıca yüklenici firmanın ilave isteklerinin görüşüldüğünü aktaran Karaismailoğlu, bu sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti.

Sabah saatlerinde havalimanını ve pisti dolaştıklarını ve terminalin Kuzey Kıbrıs’a yakışacak şekilde olduğunu ifade eden Karaismailoğlu, “Bütün KKTC vatandaşlarının gurur duyacağı bir proje ortaya çıkmış. Çok ince işler kaldı. Onların da bu süre içerisinde tamamlanması için gerekli talimatlar verildi. Havalimanının tamamlanması için ne eksiklik kaldıysa 2 ay içerisinde tamamlayacağız” dedi.

Karayollarında da ciddi çalışmalar yürüttüklerini ve kasım ayında onların açılışını da yapmayı planladıklarını dile getiren Karaismailoğlu,  pandemi sürecinin etkilerinin azalmasıyla KKTC’nin turizmdeki atılımlarının artarak devam edeceğini, kendilerinin de kaliteli, iyi hizmet verebilme çabası içerisinde KKTC’ye destek olacaklarını dile getirdi.

2 ADAY YARIŞACAK

Demokrat Parti, Genel Başkanlık, PM üyeleri ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerini belirlemek için olağanüstü kurultay yapıyor.

Kurultayda Fikri Ataoğlu ve Ali Tunçtaşlı Başkanlık için yarışacak.

Kurultay, Atatürk Spor Salonu’nda saat 10.00’da toplanacak.

Toplantı gündemi şu şekilde:
1-Açılış
2-Başkanlık Divanının seçilmesi
3-Genel Başkan adaylarının konuşması
4-Genel Başkanlık, PM üyeleri ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin oylanması
5-Oy sayımı
6-Kapanış

CENGİZ TOPEL UZUN UBP’DEN ADAY

UBP’nin önemli bürokratlarından Cengiz Topel Uzun Güzelyurt Belediye Başkanlığı için adaylık başvurusunu bugün yaptı.

Sosyal Medyada paylaşım yapan Uzun “Demokratik sürecin ilerlemesi ümidiyle, UBP Güzelyurt Belediye Başkanlığı, adaylık başvurumuzu yaptık.” ifadelerini kullandı

İŞ ADAMI CEM DANA MAĞUSA’YA TALİP

İş adamı Cem Dana, Gazimağusa belediye başkanlığı için UBP’den aday adaylığı başvurusunu yaptı.

Dana “Uzun sürede edindiğim bilgi ve tecrübelerimi şehrimiz için aktif bir şekilde aktarmak, özünde Mağusalıya, genelde ise Mağusa’da yaşam süren, iş yapan vatandaşlarımıza hizmet etmeye talibim” dedi…

 

BENZİNE İNDİRİM YOLDA…

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu gece yarısından sonra benzinde ve Euro Diesel’de 1 TL indirim yapılacağını açıkladı.

Amcaoğlu, BRT’de katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, indirimin bu gece yarısından itibaren geçerli olacağını söyledi.

Benzine dün de 1,33 TL’lik indirim yapılmıştı.

Yapılacak indirimin ardından 98 oktan benzinin 18,73 TL, 95 oktan benzinin 18,42 TL olması, Euro Dizelin ise 24,70 TL olması bekleniyor.

GEÇİTKALE-SERDARLI’YA TALİP OLDU

Serdarlı Belediye Başkanı Halil Kasım Geçitkale – Serdarlı Belediye Başkanlığı aday adaylığı başvurusun yaptı.

Serdarlı Belediye Başkanı Halil Kasım  27 Kasım’da yapılacak yerel seçimler öncesi Geçitkale – Serdarlı Belediye Başkan aday adaylığı başvurusunu UBP Genel Merkezine gelerek yaptı.

KARAİSMAİLOĞLU KKTC TEMASLARINA BAŞLADI

 

Temaslarda bulunmak üzere dün KKTC’ye gelen Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, bugün Ercan Havalimanı yeni terminalini ziyaret etti.

Karaismailoğlu’na, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Maliye Bakanı Alişan Şan, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, T&T Ercan Havalimanı İşletmeciliği yetkilileriyle diğer yetkililer eşlik etti.

Yeni terminal kapısında saat 10.00 sıralarında karşılanan Karaismailoğlu ve heyeti, yeni terminali dolaşarak, incelemelerde bulundu.

Daha sonra heyetler, teknik toplantılarına başladı.

CİNAYET ZANLILARI YARGI KARŞISINDA

Halil Falyalı’nın öldürülmesine ilişkin tutuklu yargılanan Veysel Sare, Ömer Tunç ve Musa Çiçek ek tutukluluk sürelerinin dolması üzerine yeniden mahkemeye çıkarıldı.

Şubat ayında şoförü Murat Demirtaş ile birlikte uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Halil Falyalı’nın öldürülmesine ilişkin tutuklu yargılanan Veysel Sare, Ömer Tunç ve Musa Çiçek ek tutukluluk sürelerinin dolması üzerine yeniden mahkemeye çıkarıldı.

Sanıklar, polisin aldığı geniş güvenlik tedbirleri ile erken saatlerde Girne gaziantep escort bayan Kaza Mahkemesine çıkarıldı.
Başsavcılık Türkiye’den beklenen evrakların olduğunu ifade ederek gün talebinde bulunurken, avukatlar talebe itiraz etmedi.

Mahkeme, davayı 9 Eylül tarihine erteleyerek oturumu kapattı.
Cinayet duruşma dosyasının 16 Eylül tarihinde açılacak olan 2022/2023 Yeni Adli Yılda açılması bekleniyor

AKDENİZ’DEKİ HİDROKARBON KAYNAKLARINDAN YARARLANAMIYORUZ

TC Dışişleri Bakan Yardımcısı: “Yunanistan ve GKRY’nin olumsuz yaklaşımı nedeniyle Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarından faydalanılamıyor”

Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Avrupa ve Türkiye’nin Rus doğal gazı ve petrolüne bağımlı olduğuna dikkati çekerek, bu süreçte enerji alanında “çok daha güçlü iş birliği” yapılabileceğini ancak Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin “olumsuz yaklaşımı” nedeniyle Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarından faydalanılamadığını söyledi.

Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenememesi nedeniyle tarafların ciddi zarar içerisinde olduğuna da işaret eden Kaymakcı, “Söz konusu güncellemeyle ticari kapasitenin iki katına çıkartılabileceğini ancak Yunanistan ve Rum Kesimi’nin engellemeleri nedeniyle bu alanda da istenilen adımların atılamadığını” vurguladı.

Kaymakcı, Rusya-Ukrayna savaşının Türkiye ve AB arasında geçmişte yapılan hataların görülmesi ve ilişkilerin yeniden canlandırılması için “önemli bir fırsat” olduğunu da söyledi.

Kaymakcı, Avusturya’nın köklü eğitim kurumlarından Viyana Diplomasi Akademisi’nde “Rusya’nın gaziantep bayan escort
Ukrayna Saldırısı bağlamında Türkiye-AB ilişkileri” başlıklı konuşma yaptı.

Türkiye ve AB ilişkilerinin Rusya-Ukrayna savaşına kadarki sürecini özetleyen Kaymakcı, düzensiz göç, gümrük birliği, terörle mücadele, enerji ve gıda güvenliği hususlarında yaşanan sorunlara ve atılması gereken adımlara dikkati çekti.

Kaymakcı, Türkiye’nin düzensiz göçle mücadele ve Suriye hususunda yalnız bırakıldığını, Ankara ve Brüksel arasında varılan 18 Mart Mutabakatı’na ilişkin “AB’nin verdiği sözlerin çoğunu yerine getirmediğini” belirtti.

– “Darbe girişimi sonrasında taraflar arasında güvensizlikler yaşandı”

Mülteci krizi ve 18 Mart Mutabakatı sonrasında ilişkilerin başlarda olumlu ilerlediğini ancak Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından kalkışılan darbe girişiminin münasebetleri olumsuz etkilediğini ifade eden Kaymakcı, “Bazı AB üyesi ülkelerin liderleri kimi arayacaklarına ilişkin sabahı beklemeyi tercih ettiler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı mı yoksa Fetullah Gülen’i mi? Siyasi açıdan bazı politikacıları beğenir ya da beğenmezsiniz ancak Türkiye demokratik bir ülkedir ve bir iktidarı vardır. Bu iktidar askeri bir darbe ya da zorla devrilemez. Bu husus esasında Türkiye ve Avrupa arasındaki ilişkilerde ciddi güvensizliklerin yaşanmasına yol açtı.” diye konuştu.

“Terörle mücadele hususunda iş birliğinin nispeten daha iyi durumda olduğunu ancak AB’nin terör gruplarına yönelik farklı yaklaşımlar sergilediğini” aktaran Kaymakcı, Türkiye’nin terör hususundaki hassasiyetlerinin görülmediğine değindi.

– “Akdeniz’deki tansiyon nedeniyle Türkiye ile görüşmeler bloke edildi”

Kaymakcı “Türkiye, AB tarafından izole edildi ve dışlandı. Bildiğiniz üzere ‘Batı Balkan ülkeleri’ şeklinde bir terminoloji geliştirildi ve Türkiye diğer aday ülkelerden ayrıştırıldı.” görüşünü paylaştı.

AB’nin Batı Balkan ülkeleri olarak adlandırılan 6 ülkeyle düzenli görüşmeler gerçekleştirdiğini anlatan Kaymakcı, “Akdeniz’deki tansiyon nedeniyle Türkiye ile görüşmelerin bloke edildiğini” kaydetti.

Kaymakcı, AB’nin birçok alandaki yaklaşımlarıyla Türkiye’yi “marjinalleştirdiğine” işaret ederek, “Eğer Türkiye AB üyesi olsaydı, Irak’ta ve Suriye’deki savaşı önleyebilirdik. Bence Rusya’nın savaşı da engellenebilirdi, eğer Türkiye AB üyesi olsaydı. Çünkü bu şu anlama geliyor, böyle bir durumda NATO AB’nin ordusu olurdu.” dedi.

AB üyeliğinin Türkiye için stratejik bir hedef olduğunu ve bu hedefin arkasında olduklarını belirten Kaymakcı, “AB’nin müzakereler hususundaki tutumunun motive edici olmadığı için ilerleme kaydedilemediği” dile getirdi.

Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından yapılması gerekenlere de değinen Kaymakcı, “Güvenlik ve savunma mekanizmasının güçlendirilmesi gerektiğini ancak Türkiye’nin AB Savunma Ajansı gibi çeşitli oluşumlara katılımının engellendiğini” söyledi.

– Yunanistan ve Rum kesiminin engellemeleri

Kaymakcı, Avrupa ve Türkiye’nin Rus doğal gazı ve petrolüne bağımlı olduğuna dikkati çekerek, bu süreçte enerji alanında çok daha güçlü iş birliği yapılabileceğini ancak Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin olumsuz yaklaşımı nedeniyle Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarından faydalanılamadığını ifade etti.

Gümrük birliği anlaşmasının güncellenememesi nedeniyle tarafların ciddi zarar içerisinde olduğuna işaret eden Kaymakcı, söz konusu güncellemeyle ticari kapasitenin iki katına çıkartılabileceğini ancak Yunanistan ve Rum kesiminin engellemeleri nedeniyle bu alanda da istenilen adımların atılamadığını vurguladı.

– Tahıl anlaşması

Kaymakcı, gıda güvenliği, tahıl, gübre gibi konuların artık uluslararası kamuoyunun gündemini oluşturduğunu, Türkiye’nin BM ile yürüttüğü çabalar sonucunda tahıl anlaşmasının sağlanmasıyla Afrika başta olmak üzere birçok ülkeye Ukrayna’dan hububat gönderilebildiğinin altını çizdi.

“Bu sabah İrlandalı mevkidaşımla telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Telefonda bana ‘size minnettarız’ dedi. Ne olduğunu sordum, ‘Ukrayna’dan bize de tahıl geldi’ yanıtı verdi.” şeklinde konuşan Kaymakcı, söz konusu tahıl anlaşmasının taraflar arasında bir ateşkesin sağlanmasına da katkı sağlaması için Türkiye’nin barış çabalarının kararlılıkla sürdüğünü ifade etti.

– “Ukraynalı göçmenler, Suriyeli mülteci konusunu geriye atmamalı”

Kaymakcı, savaşla birlikte milyonlarca Ukraynalının Türkiye dahil çeşitli Avrupa ülkelerine göç etmek zorunda kaldığını, bu durumun ciddi bir sınama olduğunu belirterek, Ukraynalı mülteci konusunun Suriyeli mülteci hususunu geri plana atmaması gerektiğine dikkati çekti.

İlişkilerin daha iyi bir forma sokulması ve yenilenmesi için bazen krizlerin önemli rol oynayabileceğine vurgu yapan Kaymakcı, “Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaş, geçmişte hangi hataları yaptığımızı görmek ve gelecekte ilişkileri yeniden canlandırmak için neler yapabileceğimizi görebilmek adına Türkiye ve AB için büyük bir fırsat olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Bizim istediğimiz tek şey, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin (AB içinde) veto hakkını suiistimal etmemesi”

Konferansa katılan bir Yunan diplomatın Türkiye’ye yönelik suçlamalarına da yanıtlar veren Kaymakcı, “Bizim istediğimiz tek şey, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin (AB içinde) veto hakkını suiistimal etmemesi. Eğer bu şekilde devam etmek istiyorsanız siz bilirsiniz ancak bu suiistimalle hiçbir sorunu çözemeyiz.” ifadelerini kullandı.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Türkiye’de ciddi anlamda bir gündem oluşturmadığını aktaran Kaymakcı, Yunan basınının ana gündem maddesini Türkiye’nin oluşturduğunu, bunun gereksiz bir tutum olduğunu, Atina’nın düşman değil dost edinmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Avusturya’daki temasları kapsamında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Helga Schimdle bir araya gelen Kaymakcı, temaslarını yarın da sürdürecek.

3 YIL HAPSİ İSTENDİ

Şarkıcı Gülşen hakkında iddianame hazırlandı.

İddianamede Gülşen’in 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi isteniyor.

Gülşen Çolakoğlu, 30 Nisan 2022’de Ataşehir’de bir konser sırasında, “İmam Hatip’te okumuş daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor” şeklindeki beyanda bulunmuştu.

Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 24 Ağustos 2022 gecesi şarkıcı Gülşen Çolakoğlu hakkında İmam Hatip Liselilere yönelik sarf ettiği sözlerinden dolayı “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan resen soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında 25 Ağustos’ta gözaltına alınan Gülşen, 4 gün sonra ev hapsi kararıyla serbest bırakılmıştı.

Gülşen’in dün avukatı aracılığıyla ev hapsi kararının kaldırılması için yaptığı itiraz ise reddedilmişti.

POLİSLERİ YARALAMIŞTI

Lefkoşa’da meydana gelen Yaralama Kasti Hasar, Korkutmak Maksatlı Silah Taşıma, Kanunsuz Bıçak Taşıma, Polisi Darp, Görevinden Men Sarhoşluk Rahatsızlık Uygunsuz Tavır ve Hareket suçlarından tutuklanan zanlı Mehmet Mavideniz teminat amaçlı mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Vasvi Özbey, olguları aktardı.

Polis, huzurunuzda bulunan zanlı Mehmet Mavideniz’in (E-28) Lefkoşada meydana gelen Yaralama Kasti Hasar, Korkutmak Maksatlı Silah Taşıma, Kanunsuz Bıçak Taşıma, Polisi Darp, Görevinden Men Sarhoşluk Rahatsızlık Uygunsuz Tavır ve Hareket: Suçlarından methaldar olduğunu anlattı.

Polis, 30.08.2022 tarihinde saat 01:00 raddelerinde Lefkoşa’da umumi bir yer olan Lala Mustafa Paşa Sokak Üzerinde Akdoğan’da sakin Mehmet Mavideniz’in nefesinde tespit edilemeyen alkollü içki tesiri altında sarhoş bir vaziyette bulunduğu esnada yüksek sesle bağırıp çağırdığı için kendisini suç üstü hali gereği tutuklamaya çalışan Pm A.G.’yi tespit edilemeyen kesici bir alet ile sol göğüs kısmına sokup 2×6 Cm. morluk ve 4 santimlik kızarıklık oluşmasına sebebiyet verip sağ sırt kısmını yine tespit edilemeyen kesici alet ile keserek 15 santimlik kesi oluşmasına sebebiyet vererek yaralayıp giymekte olduğu Terranova marka tşörtünün yırtılmasına sebebiyet verdiğini anlattı.

Polis, Mehmet Mavideniz’in bilahare tutuklanmaya direnmek için elinde tutmakta olduğu demirden mamül park tabelası ile vurarak RHA 4159 plakalı polis aracının sağ arka kapı camının kırılmasına sebep olup tekme atarak sağ ön çamurluğun ezilmesine neden olduğu esnada kendisini tutuklamaya çalışan P.Ç C.Ö.’nün (E- 29) elinde tutmakta olduğu makas ile sağ göğüs altına sokup 0.5 santimlik göçük ve doku hasarı oluşmasına sağ ön kısmında 15-20 santimlik kesi oluşmasına sebep olup yaraladığını belirtti.

Polis, akabinde yine olay mahallinde PM M.Ş’nin (E- 30)’i elinde tutmakta olduğu makası salladığı esnada sağ ön kol kısmında 7- 8 santimlik sıyrık ve 4-5 santimlik sıyrık oluşmasına sebebiyet verip yaraladıktan sonra yine ayni makasla PM B.E’nun (E- 45)ve PM E.A’nın (E- 29) sağ ellerinde 2 şer santimlik kesi oluşmasına sebep olup yaraladığını anlattı.

Polis, adı edilenin makul kuvvet uygulanarak etkisiz hale getirilip suçüstü hali gereği tutuklandığını belirtti. Polis, Mehmet Mavideniz’in elinde tuttuğu siyah saplı 1 adet makas ve demir park levhası ayrıca 1 adet yırtık Tşörtün emare olarak zapt edildiğini söyledi. Polis, zanlının benzeri 25 olmak üzere toplam 105 sabıkası olduğunun altını çizip, tutuklu yargılanmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Hazal Hacımulla, zanlının üç ayı aşmamak üzere cezaevinde hükümsüz tutuklu kalmasına emir verdi. (KAMALI HABER)

2 MİLYON 71 BİN TL’YE ANTİJEN

Bakanlar Kurulu, 2 milyon 71 bin TL karşılığında, 100 bin Covid-19 hızlı antijen test kitinin temin edilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın yetkili kılınmasına karar verdi. 100 bin Antijen test kitinin temin edilmesine ilişkin karar, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. Bakanlar Kurulu, “Covid-19 Genel Salgın Hastalık” kapsamında halka verilmekte olan sağlık hizmetlerinin yeterliliğinin ve devamlılığının sağlanabilmesi ve toplum ile sektör taramalarının kesintisiz devam edebilmesi için gereksinim duyulup ivedilikle temini gereken 100 bin adet Covid-19 hızlı antijen test kitinin toplam KDV dahil 2 milyon 71 bin TL karşılığında temin edilmesine karar verdi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, çıkarılan Yasa Gücünde Kararnameler uyarınca, kitlerin T.C. Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren USHAŞ firmasından, 2022 Mali Yılı Bütçesi altında yer alan “Corona Virüsü ile Mücadele Projesi” ödenek kalemine mahsuben temin edilebilmesi hususunda Sağlık Bakanlığının yetkili kılınmasına karar verildiği belirtildi.

İŞTE ATANAN YENİ İSİM…

Bakanlar Kurulu, Burak Şöföroğlu’nun Maliye Bakanlığı Müsteşar mevkiine atanması nedeniyle boşalan Sigortalar Garanti Fonu Yönetim Kurulu’na Zafer Arifoğlu’nun atanmasına karar verdi. Karar, dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, 21 Haziran 2021 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Zorunlu Sigortalar Garanti Fonu Yönetim Kuruluna Maliye Bakanlığın’ı temsilen atanan Burak Şöföroğlu’nun, 8 Temmuz 2022 tarihinden itibaren Maliye Bakanlığı Müsteşar mevkiine atanmış olması nedeniyle yerine Zafer Arifoğlu atandı. Arifoğlu’nun üyeliği, Burak Şöföroğlu’nun görev süresi sonuna kadar devam edecek

TELSİZ KULLANAN KIBRISLI RUM CASUSLUK ŞÜPHESİYLE MAHKEMEDE

Kıbrıslı Türk avukat Öncel Polili, Kıbrıs Haber Ajansına (KHA) yaptığı açıklamada, kuzeyde gözaltında tutulan Andreas Soutzis için polisin yürüttüğü soruşturmanın devam ettiğini söyledi. Polili, tutuklanmasının ardından işgal altındaki topraklarda başlayan davada Kıbrıslı Rum Andreas Soutzis’i temsil ediyor.

Pergamos barikatında “casusluk şüphesiyle” tutuklanan Soutzis, yarın yeniden mahkeme önüne çıkacak. Güneyin Dışişleri Bakanlığı, Soutzis’in serbest bırakılması talebiyle girişim başlattı.

Polili KHA’ya, Soutzis’in 13 Ağustosta dostlarıyla beraber Galatya’ya yaptığı bir ziyaretle bağlantılı olarak kuzeyde gözaltına alındığını belirtti.

Ziyaret sırasında Soutzis, kuzeyi ziyaret eden Kıbrıslı Rumların cep telefonlarının çalışmamasından ötürü araçlar arasında iletişimi kolaylaştırmak için “telsiz” kullandı. İlk bilgilere göre, bu kablosuz iletişim cihazlarından biri Soutzis ve arkadaşlarının ziyaret ettiği otelde bulundu.

Soutzis’in Kıbrıslı Türk avukatına göre, otelde bulunan “telsiz” daha sonra soruşturma başlatan polise teslim edildi. Bu soruşturma çerçevesinde, Soutzis ait bir harita ve cep telefonunda fotoğraflar tespit edildi ve bu emareler polis tarafından incelemeye alındı.

Polili’ye göre, Soutzi hâlihazırda mahkeme önüne çıkmış durumda. Bugün tekrar mahkeme önüne çıkarılacak.

Polis soruşturmasının devam ettiğini kaydeden Polili, polisin bugün gözaltı süresinin üç gün daha uzatılmasını talep etmesini beklediğini kaydetti.

Kuzeyde topraklarda “izinsiz telsiz bulundurmanın” yasak olduğu belirtilmektedir.

Olay dün Politis gazetesi tarafından gündeme taşınmıştı.

 

AYRINTI GÖZDEN KAÇMADI

Cumhurbaşkanı Tatar ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev arasında yapılan görüşmenin yankıları sürerken, bu kez yeni bir diplomatik yakınlaşma daha yaşandı.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Azeri Savunma Bakanı General Hasanov ile Ankara’da 30 Ağustos töreninde yan yana oturdu.

Azeri Medya Temsilcisi Farid Shabazli, Ertuğruloğlu ile bir arada olduğu fotoğrafı Twitter hesabında paylaştı.

 

 

 

ŞEHİT ATEŞİ MERSİN’E DÜŞTÜ

 

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde meydana gelen EYP patlaması sonucu Hv.Svn. Asb.Kd.Çvş. Okan Meteöz’ün şehit olduğunu duyurdu. Meteöz’in şehadet haberi, Mersin’in Tarsus ilçesindeki baba ocağına ulaşırken şehidin 1 yıl önce evlendiği, eşinin de astsubay öğrencisi olduğu öğrenildi. Şehit Meteöz’ün Hacıhamzalı Mahallesi’ndeki baba ocağı Türk bayrağı asılırken, yakınları ve mahalle sakinleri eve akın etti.

Hava Savunma Astsubay Kıdemli Çavuş Okan Meteöz, Kuzey Irak’ta hain terör örgütünün tuzakladığı EYP’nin patlaması sonucu şehit oldu. Meteöz’ün şehadet haberi Mersin’in Tarsus ilçesi Hacıhamzalı Mahallesi’ndeki baba ocağına ulaştı.
Şehidin Hacıhamzalı Mahallesi’nde bulunan baba ocağına acı haber, Tarsus Kaymakamı Kadir Sertel Otcu, Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan, askeri yetkililer tarafından 112 Acil ekipleri ile birlikte verildi. Acı haberi alan babası Bülent, annesi Ayfer ve yakınları gözyaşlarına boğuldu.

YARIN TOPRAĞA VERİLECEK

Okan Meteöz’ün Büşra Meteöz ile 1 yıl önce evlendiği, eşinin de astsubay öğrencisi olduğu öğrenildi. Şehit Meteöz’ün Hacıhamzalı Mahallesi’ndeki baba ocağı Türk bayrağı asılırken, yakınları ve mahalle sakinleri eve akın etti. Şehidin yarın toprağa verileceği öğrenildi.

ACI HABERİ MSB DUYURDU

Irak’ın Kuzeyinde yürütülen Pençe-Kilit operasyonunda 1 asker şehit oldu. Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ”Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde, 01 Eylül 2022 tarihinde, kahraman silah arkadaşımız Hv.Svn. Asb.Kd.Çvş. Okan METEÖZ, teröristler tarafından önceden yerleştirilen EYP’nin (El Yapımı Patlayıcı) patlaması sonucu yaralanmış, derhal hastaneye sevk edilmiş, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur” denildi.

BAKAN AKAR’DAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Şehit Astsubay Kıdemli Çavuş Okan Meteöz için başsağlığı mesajı yayımladı. Bakan Akar mesajında, “Kahraman silah arkadaşımız, 1 Eylül 2022 tarihinde şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah’tan rahmet; kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim” ifadelerine yer verdi.

OMBUDSMAN RAPORUNDA AÇIKLADI

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol, primleri eksik ödenen veya hiç ödenmeyen çalışanların mağduriyet yaşadığı iddia edilerek soruşturma başlatılması talebi üzerine yürütülen soruşturmanın raporunu açıkladı.

Ombudsman’dan yapılan açıklamaya göre, İlke Özgür Davulcu, Daire’ye başvurarak işverenlerin çalışanları için ödeme yükümlülüğünde oldukları prim yatırımlarını eksik ödenmesi ve/veya hiç ödenmemesi durumunda çalışanların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürlüğü’nün sunduğu ücretsiz tedavi, gözlük ve/veya ilaç yardımı, emeklilik gibi hak ve/veya yardımlardan yararlanamadıklarını ve mağduriyet yaşadığını iddia ederek soruşturma başlatması talebinde bulundu. Başvuru neticesinde ise Ombudsman, konuyla ilgili soruşturma başlatarak rapor düzenledi.

Raporda, sosyal sigorta ve sosyal güvenlik mevzuatının öngördüğü hizmetlerin finansmanının her sigorta kolu için tahsil edilen prim gelirlerinden karşılandığı belirtilerek, sigorta menfaatlerinden yararlanmak için mevzuatın öngördüğü diğer koşullarla birlikte prim ödeme koşulunun yerine getirilmesinin yasal zorunluluk olduğu kaydedildi.

Prim ödeme koşulunun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi durumunda Sosyal Sigortalar Dairesi’nin sağladığı yardım ve haklardan yararlanmanın mümkün olmadığının belirtildiği raporda, işverenin prim yatırma konusunda mevzuata uygun davranıp davranmadığına ilişkin teftiş ve denetim yapmanın ise Sosyal Sigortalar Dairesi’nin görev, yetki ve sorumlulukları arasında olduğu aktarıldı.

Etkin denetimlerle işverenin eksik prim yatırmasının önüne geçilerek çalışanların mağduriyetinin önlenebileceğinin kaydedildiği raporda, “Dairemize yapılan şikayet, işverenlerin prim ödememesine ilişkin genel bir şikayet olduğundan, soruşturmamız bu çerçevede yapılmıştır. Yapılan şikayet belli bir işverenin prim ödememesi üzerine yapılmış olsaydı, Sosyal Sigortalar Dairesine bu yönde sorular sorulabilecek ve idari hata yapılıp yapılmadığı, Sosyal Sigortalar Dairesinin etkin denetim yapıp yapmadığı ortaya çıkartılabilecekti. Bu şekilde yapılan genel bir şikayette idarenin hatalı ve/veya eksik işlem yaptığına kanaat getirmek mümkün değildir” ifadelerine yer verildi.

ÇALIŞMA İZİN İŞLEMLERİNDE DİJİTALLEŞME MASADA

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Şükrü Can başkanlığındaki ALBANK Yönetim Kurulu üyeleri ve Sultan Taçyıldız başkanlığındaki Analiz Systems Ltd. temsilcileri ile çalışma toplantısında bir araya geldi.

Taçoy, çalışma izin işlemlerinde tam otomasyona geçilmesi ve dijital dönüşüm sağlanması konusunda hayata geçirilecek projelerle ilgili, ALBANK ve Analiz Computer yetkilileri ile görüş alışverişinde bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ALBANK arasında daha önce imzalanan protokol kapsamında çalışma izni ile ilgili ödemelerin bankaya gitmeye gerek kalmadan QR kod ile online yapılabildiğini anımsatan Taçoy, Bakanlık tarafından vatandaşlara daha hızlı ve etkin hizmet verebilmek amacıyla hangi alanlarda otomasyona geçilebileceği konusunda paydaşlarla istişarelerde bulunduklarını belirtti.

GEÇEN YILA ORANLA YÜZDE 220 ARTIŞ

 

Ercan Havalimanı’na bu haziranda iniş yapan uçak sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 220 arttı. Aynı dönemde Ercan’ı kullanan toplam yolcu sayısındaki artış ise yüzde 390’ı aştı.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, 1-30 Haziran 2022 tarihleri arasında Ercan Havalimanı’na bin 57 uçak iniş yaptı. Aynı tarihler arasında bin 51 uçağın kalkış yaptığı Ercan Havalimanı’na yapılan toplam iniş ve kalkış 2 bin 108’i buldu. Bu rakam Haziran 2021’de 658 olarak gerçekleşmişti. Böylece Ercan Havaalanı’ndan iniş ve kalkışların toplamı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 220,36 artmış oldu.

Yine yapılan açıklamaya göre, haziran ayında Ercan Havaalanı’nda gelen yolcu sayısı 132 bin 800, giden yolcu sayısı 145 bin 79 oldu. Bu süreçte Ercan’ı kullanan yolcu sayısı 277 bin 879’a ulaşırken, geçen yılın aynı ayına göre havaalanını kullanan yolcu sayısında yüzde 391,07 artış yaşanmış oldu.

Yapılan açıklamaya göre, haziranda, gelen ve giden toplam kargo ağırlığında da önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,06 artış görüldü.

AMCAOĞLU’NDAN O İDDİALARA YANIT

 

Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, KKTC’de mazot fiyatlarının dünyaya göre çok pahalı olduğu yönündeki iddiaları yanıtladı

Fiyatları keyfimize göre belirlemiyoruz

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, KKTC’de özellikle mazot fiyatlarının diğer ülkelere göre çok pahalı olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Bakan Amcaoğlu, akaryakıt fiyatlarının tüm dünyada olduğu gibi KKTC’de de uluslararası piyasalara göre şekillendiğine vurgu yaparak “akaryakıt fiyatlarını keyfimize göre belirlemiyoruz” dedi.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, KKTC’de 95 oktan benzinin litre fiyatının 19.42 TL, 98 oktanın 19.73, Euro Diesel’in (mazot) ise litresinin 25.70 TL olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde 95 oktan benzinin litresinin 28.89 TL, Euro Diesel’in ise 33.25 TL’ye satıldığını ifade eden Bakan Amcaoğlu, şunları söyledi:

“Mazot fiyatlarının KKTC’den daha ucuz olduğu ülkeler elbette bulunmaktadır. Anavatan Türkiye’de 95 oktan benzinin litre fiyatı 20.13 TL’dir, Euro Diesel’in  fiyatı ise 26.90 TL… İngiltere’de 95 oktanın şu andaki kura göre litre fiyatı 36.46 TL, Euro Diesel’in 38.97 TL’dir. Almanya’da 95 oktan benzinin litre fiyatı 35.63 TL ve Euro Diesel’in litre fiyatı ise 38.74 TL’dir. Elbette vatandaşın gelir seviyesi veya asgari ücret üzerinden de fiyatlar kıyaslanabilir. Ancak yine de, KKTC’de özellikle mazot fiyatının Dünya’nın çok üzerinde olduğu iddiası doğru değildir.”

“RUM HALKININ DNA’SINA GİRMİŞ ÜSTÜNLÜK SAPLANTISI”

Özel Temsilci M. Ergün Olgun Kıbrıs meselesiyle ilgili açıklama yaptı.

Özel Temsilci M. Ergün Olgun açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Rum lider Nikos Anastasiades’in 1955 yılından beri yaşananlar ve 50 yıldan fazladır sürdürülen başarısız müzakereler sonunda hala Kıbrıs Türk tarafının müktesep eşitliğini “siyasi eşitlik talebi” olarak sunmaya çalışması ve siyasi eşitliğin uygulanması halinde bunun siyasi eşitsizlik
yaratacağını ileri sürmesi Kıbrıs’ta neden federal bir ortaklığın gerçekleştirilemeyeceğinin ve bunun sürdürülebilir olamayacağının kanıtıdır.
Anastasiades’in bu ifadesi sözde federasyon adı altında nasıl hegemonyacı bir hedefe ulaşmak istediklerinin de göstergesidir.

Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum Halklarının müktesep eşitliği tartışma konusu değildir. İngiliz Koloni İdaresi döneminde, 1956 ve 1958 yıllarında iki kez İngiliz Başbakan ve Dışişleri Bakanı Parlamentoda her iki toplumun da ayrı ayrı kendi geleceğini tayin etme hakkı bulunduğu gerçeğini teyit etmiş, bu gerçek 1960 Antlaşmalarına yansıtılarak iki tarafın eşit kurucu ortağı olduğu ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur. Kıbrıs Türk Halkının müktesep eşitliğini hala bir talep olarak yansıtma gayreti en hafif tabiriyle saygısızlıktır ve hem Rum/Yunan halkını hem de uluslararası
camiayı yanıltmaya ve şartlandırmaya yöneliktir.

Kıbrıs Rum tarafı Aralık 1963 yılında şiddet yoluyla ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti yönetimini işgal edip bunu uluslararası antlaşmalar ve anayasaya aykırı bir şekilde yüzde yüz bir Rum/Helen yönetimine dönüştürdükten sonra kendilerine göre tarihsel tutkularını tatmin etmiş ve kendi başlarına karar verebilecekleri bir yönetim kurmuşlardır. Rum halkının genelinde, varmış
oldukları bu kendi başlarına buyruk olma/karar verme noktasından geri adım atabileceklerini gösteren bir işaret veya dinamik mevcut değildir.

Bu olgular ve bunların doğurduğu zorunluluk karşısında Kıbrıs Türk tarafı da kendi bağımsız ve egemen Devletini kurmuştur.

Farklı kimliklere sahip müktesep eşit taraflar arasında kurulan siyasi ortaklık modelleri mutabakat esaslı karar alınmasını gerektirir. Özellikle ikili siyasi ortaklıklar için bu bir zorunluluktur, nitekim 1960 ortaklık Kıbrıs Cumhuriyetinde de bu zorunluluk gözetilmiştir. Bu tür siyasi ortaklıklarda karar almanın gerekleri ile üniter devletlerdeki çoğunluğa dayalı karar alma yöntemi farklıdır. Ancak, adayı bir Helen adası ve kendilerini daha fazla hak sahibi gördükleri için Rum tarafı, sayısal
üstünlüklerini de bahane ederek çoğunlukçu (yani üniter devletlere özgü) bir karar alma mekanizmasını Kıbrıs Türk Tarafına dayatmaya çalışmakta, mutabakat esaslı karar alınmasını abes bir şekilde eşitsizlik olarak tanımlamaktadır. Bu üstünlük arayışının dışa vurulmasından başka bir şey değildir. Tabiri caizse Rum halkının nerede ise DNA’sına girmiş olan bu üstünlük saplantısı koşullarında Rum tarafı ile Kıbrıs’ta federasyona dayalı siyasi bir ortaklığın kurulup yaşatılması mümkün değildir. Farklı kimliklerden oluşan ikili federal ortaklıklar zaten yaşatılması en zor olan siyasi ortaklıklardır.

King’s University College’de (Ontario, Kanada) Siyaset Bilimi Profesörleri Tözün Bahçeli (aslen Kıbrıslı Türk) ve Sid Noel Kıbrıs’ta bir federal ortaklığın uygulanabilir olup olmadığı üzerine (The Quest for a Political Settlement in Cyprus: Is a Dyadic Federation Viable?) bilimsel bir çalışma yapmışlardır. Bu çalışmada ikili federasyonların başarılı şekilde çalışmasını zorlaştıran içsel kusurları olduğunun ve çatışma geçmişi olan Kıbrıs’taki iki taraf bir şekilde böyle bir birlik kurmaya ikna edilse bile bunun bir hükümet sistemi olarak uygulanabilir olmayacağının altını çizmektedir. Denendikleri yerlerde kırılgan, uygulamada işlevsiz ve çoğu zaman kısa ömürlü olduğu belirtilen ikili federasyonların siyasi çıkmaz ve ardından dağılma ile sonuçlandığı belirtilmekte, bunların örnekleri verilmektedir. Verilen örnekler arasında dağılan Pakistan-Bangladeş, Malaya-Singapur, Çekoslovakya, Sırbistan-Karadağ ortaklıkları yer almakta, devam etmekte olan Bosna Hersek’in varlığının uluslararası baskı nedeniyle ayakta durduğu, Belçika’nın ise ikili federasyonlardan farklı olarak üçüncü bölge Brüksel’i barındırmasına rağmen sürekli olarak dağılma riski ile karşı karşıya olduğu ifade edilmektedir.
Bahçeli ve Noel çalışmalarında, Kıbrıs’ta olduğu gibi taraflar arasında ciddi siyasi ve ekonomik güç dengesizliği olan durumlarda federal ortaklıkların dağılma riskinin çok daha yüksek olduğuna da işaret etmektedir. Bahçeli ve Noel ayrıca Kıbrıs sorununun çok katmanlı olduğuna
(toplumsal, ulusal ve uluslararası boyutları); bunun sorunun çözümünü daha
da karmaşık hale getirdiğine; yukarıdakiler yanında Kıbrıs’ta iki tarafı ortaklığa zorlayacak güçlü nedenler bulunmadığına; federal ortaklığın her iki Tarafta da ancak ikinci tercih olduğuna; diğer olumsuzluklarla bunlar da birleştiği zaman Kıbrıs’ta bir federasyonun kurulmasını ve yaşatılmasını pek olası görmediklerine işaret etmektedir.

Yukarıdaki şartlar Kıbrıs’ta federal bir ortaklığın gerçekleştirilmesini ve gerçekleştirilse bile yaşayabilirliğini şüpheli kılmaktadır. Bütün bunları göz önünde bulundurarak Kıbrıs Türk Tarafı Kıbrıs’ta iki taraf arasında kurumsal iş birliğini de öngören rasyonel ve pragmatik yeni bir çıkış yolu, vizyon ortaya koymuştur. Bu vizyon hiçbir tarafa üstünlük imkanı bırakmayacak şekilde mevcut iki Devletin egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statüleri zemininde kurumsal işbirliğine dayalı bir uzlaşı öngörmektedir.

Adamızda ve bölgemizde gerçek barış, istikrar ve iş birliği için Kıbrıs Rum tarafını tarafların müktesep egemen eşitliklerine dayalı bu gerçekçi ve yapıcı hedefi gerçekleştirmek için masaya davet ediyoruz.

CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

 

Kavşak operasyonunda uyuşturucu madde meselesi ile ilgili olarak tutuklanan zanlılar Y.S mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Kaan Kurtbir, olguları aktardı.

Polis, 22 Ağustos’ta Narkotik ekibi tarafından gerçekleştirilen Kavşak 2 operasyonunda zanlının Kanunsuz uyuşturucu madde kokain ve hintkeneviri alma, verme ve tasarrufu suçuna methaldar olduğunu belirtti.

Polis, Lefkoşa-Gaziköy anayolunda zanlının aracının şüpheli görüldüğünü ve operasyon sırasında trafik kazası meydana geldiğini anlattı.

Polis, zanlının aracının arka koltuğunda 50 gram ağırlığında kokain ile 40 gram hintkeneviri uyuşturucu madde ile uyuşturucu satışından elde ettiği 150 Euro, 3 bin TL’nin emare alındığını belirtti.

Polis, zanlının ikametgâhının avlusundaki boş oda içinde bir miktar uyuşturucu koyduğuna dair itirafı üzerine, Vadili’deki ikametgâhında 18.00 ile 19.00 saatleri arasında yapılan aramada 89 gram ağırlığında hintkeneviri ile iki ayrı poşette 10 gram ağırlığında kokain türü uyuşturucu maddenin bulunup, emare alındığını söyledi.

Polis, yine aynı gün mesele ile ilgili olarak Zanlı-1’den yapılan soruşturmada ve temin edilen gönüllü ifadesinde konu araç içerisinde ve ikametgahta bulunan maddeleri olay günü Mağusa’da sakin zanlı 2 H.Ç.Ç aracılığı ile GKRY’de sakin F.K isimli şahsın gönderdiğinin belirlendiğini söyledi.

Polis, aynı gün mesele ile ilgili olarak zanlı 2’den yapılan soruşturmalarda ve temin edilen gönüllü ifadesinde, olay günü zanlı 1’in yönlendirmesi ve isteği üzerine konu uyuşturucuları Beyarmudu Kara Giriş Kapısından KKTC’ne ithal ettiği bilahare zanlı 1 ile Türkmenköy Camisi karşısında buluşup konu uyuşturucuları teslim ettiği ve zanlı 2’nin 27 gram ağırlığındaki Hint Kenevirine karşılık Zanlı 1’e olay günü 150 Euro ve 3000 TL nakit para verdiğinin öğrenildiğini anlattı.

Polis, zanlının soygun suçundan mahkum olup, şartlı tahliye ile çıktığını ve 17.06.2022 tarihinde uyuşturucu suçundan yakalanıp, teminata bağlandığını ayrıca askeri yasak bölgeyi ihlal etmek suçundan üç ayrı sabıkası olduğunu belirtti. Polis, zanlının serbest kalması halinde benzer suçları işleyebileceğinden tutuklu yargılanmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Hazal Hacımulla, zanlının 3 ayı aşmamak üzere cezaevinde hükümsüz tutuklu kalmasına emir verdi.

(KAMALI HABER)

EK BÜTÜNLEME SINAVLARI NE ZAMAN YAPILACAK?

Milli Eğitim Bakanlığı, 2021 – 2022 Eğitim Öğretim Yılı bütünleme sınavları sonucunda mezun olma ve bir üst sınıfa geçme şartlarını yerine getiremeyen öğrenciler için ek bütünleme sınavlarının düzenleneceğini açıkladı

Bu kapsamda, Genel Ortaöğretim Dairesi ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesine bağlı okullarda öğrenim gören ve sınava katılma hakkı bulunan tüm 8’inci, 9’uncu, 10’uncu, 11’inci ve 12’nci sınıf öğrencileri, 7 Eylül Çarşamba, 8 Eylül Perşembe, 9 Eylül Cuma ve 12 Eylül Pazartesi tarihlerinde ek bütünleme sınavlarına girebileceklerdir.

Söz konusu sınavlara başvurular, 1 Eylül Perşembe, 2 Eylül Cuma ve 5 Eylül Pazartesi günleri, 08.00 – 13.00 saatleri arasında öğrencinin öğrenim gördüğü okulların okul idarelerine yapılacaktır. Sınav programı, başvuruların sona ermesinin ardından, okul idareleri tarafından ilgili öğrencilere duyurulacaktır.

KKTC MERKEZ BANKASI FAİZ KARARINI AÇIKLADI

KKTC Merkez Bankası kredi kartı faiz oranlarını önümüzdeki üç aylık dönem için; Türk Lirası cinsi işlemlerde %1.99’da, döviz cinsi işlemlerde ise %0.93’te sabit tuttu.

Gecikme faiz oranları da değiştirilmezken Türk Lirası işlemlerde azami gecikme faiz oranı %2.49, döviz işlemlerde azami gecikme faiz oranı da %1.43 olarak uygulanacak.

Merkez Bankası önümüzdeki üç aylık dönemde geçerli olacak kredi kartı faiz oranlarını sitesinde yayımladığı bir duyuruyla ilan ederken, Resmi Gazete’de de yayımlanmasını sağladı.

KKTCMB, 58/2014 Sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasası” kapsamında, üç ayda bir kredi kartları azami aylık akdi ve azami aylık gecikme faiz oranlarını belirliyor.

KKTC Merkez Bankası, Haziran-Ağustos 2022 periyodu için kredi kartı faiz oranlarını şimdiki seviyelerine çıkarmıştı.

Mayıs sonunda ilan edilen kararla TL cinsi işlemlerde faiz oranları 49 puan artırılarak 1.50’den 1.99’a; TL gecikme faiz oranı da %2’den, %2.49’a çıkarılırken, döviz cinsi işlemlerin faiz oranları %1.09’dan %0.93’e indirilmişti.

31 Ağustos tarihli duyuruyla KKTC Merkez’in açıkladığı rakamlar Eylül 22-Kasım 22 arasındaki üç aylık dönemde geçerli olacak.

TÖRE: MECLİS GENEL KURULU’NA SAHİP ÇIKTIM

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, CTP Milletvekillerinin Meclis’te pencerelere çıktığını ve bunun bir nevi kışkırtma olduğunu ifade ederek eylemcilerin polise saldırdığını ve kapıları kırdıklarını söyledi. Töre, CTP Milletvekillerinin hareketlerinin demokrasi ile bağdaşmadığından bahsederek “CTP Milletvekilleri, halkı kışkırtıyorlar…” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, BRT’de yayınlanan ‘Manşet + ‘ adlı programa katılarak gündemdeki konular ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Seçimlerin 27 Kasım’da olacağından ifade eden Töre, “Bazı maddelerin yeniden görüşülmesini isteseler bile on sekiz belediyenin değişmeyecek.” dedi.

“28 EYLÜL’DE SEÇİM YASAKLARI BAŞLAYACAK”

Töre, bazı partilerin seçim hazırlığına 18 belediye bazında başladığını söyledi. Töre, 28 Eylül’de seçim yasaklarının başlayacağını belirtti.

“HUKUKA BAŞVURMADAN GERGİN MUHALEFET YARATIYORSUNUZ”

Töre, “Tufan Erhürman ve arkadaşlarının yaptığı kamuoyunu ve yüksek mahkemeyi etkilemek yönünde, devletin bağımsızlığına ve hukukun üstünlüğünün gücüne yemin ettik yanlış bir şey varsa neden hukuka başvurmadan böyle gergin muhalefet yapıyorlar.” dedi.

“KÜRSÜ ESİR ALINDI”

Erhürman’ın kürsüyü esir aldığını dile getiren Töre, 15 dakika yapılması gereken konşumanın bir saate kadar uzatıldığına ve bunun bilerek yapıldığına dikkat çekti. Töre, bunun meclis iç tüzüğüne aykırı bir davranış olduğunu ve kendisine ara vermesi yönünde psikolojik baskı yapıldığını söyledi.

“HAREKETLERİ DEMOKRASİ İLE BAĞDAŞMIYOR”

Töre, “Pencerelere çıkan CTP Milletvekilleri zafer işaretleri yaptılar bir nevi kışkırtmaydı bu, eylemciler polise saldırdılar kapıları kırdılar, hiçbir hareketleri demokrasi ile bağdaşmıyor, halkı kışkırtıyorlar” dedi. Töre ara vermesi halinde başlarına ne geleceği ile ilgili akıllarında soru işaretleri oluştuğunu da dile getirdi.

“MECLİS GENEL KURULU’NA ARA VERMEYEREK SAHİP ÇIKTIM”

Meclis Genel Kurulu’na ara vermeyerek sahip çıktığını ifade eden Töre, Erhürman’ın ‘bilerek ara vermesi için yapıyorum’ konuşmaları üzerine ara vermediğini ve meclis iç tüzüğünün kendisine bu yetkiyi de verdiğini söyledi.

Ad- Hoc Komite’de kriterler belirlenirken gayet uyumlu çalışmalar düzenlendiğinden bahseden Töre, “İşleri yokuşa sürmeye çalıştılar daha sonra bunun ele alınmasını istediler. Tufan Erhürman sürekli Anayasa’dan bahsediyor, o zaman mahkemeye başvurmalı ne gerek var halkı kışkırtmaya?” sorusunu sordu.

“ÖZDENEFE MECLİS BAŞKAN YARDIMICISI OLMASINA RAĞMEN MECLİS KÜRSÜSÜNÜ İŞGAL ETTİ”

Fazilet Özdenefe’nin Meclis Başkan Yardımıcısı olmasına rağmen Meclis kürsüsünü işgal ettiğinden bahseden Töre, saatlerce oturmasına rağmen kürsüyü Özdenefe’ye vermediğini söyledi.

“13 EYLÜL’DE KIBRIS SORUNU İLE İLGİLİ OLAĞANÜSÜ TOPLANTI YAPILACAK”

1-3 Ekim tarihlerinde Meclis açıldığı zaman çok yoğun bir çalışma olacağına değinen Töre, 13 Eylül’de Kıbrıs sorunu ile ilgili özel bir olağanüsü toplantı yapılacağını söyledi.

TC. BAKANI KKTC’YE GELİYOR…

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, bu akşam Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geliyor.

Karaismailoğlu, iki gün sürecek resmi temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edilecek, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile görüşecek, Ercan Havalimanında incelemelerde bulunacak.

KKTC’ye bu akşam saat 18.00’de gelecek Karaismailoğlu, 19.30’da Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’nin onuruna vereceği akşam yemeğine katılacak.

Karaısmailoğlu, yarınki temasları çerçevesinde, saat 10.00’da KKTC heyeti ile teknik toplantıya katılacak ve ardından Ercan Havalimanı’nda inceleme yapacak.  Saat 15.00’te Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile bir araya gelecek Karaismailoğlu, saat 16.00’da Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edilecek ve görüşmenin ardından saat 17.00’de ülkeden ayrılacak.

ERTUĞRULOĞLU’NUN ANKARA TEMASLARI…

AA’da yer alan habere göre TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar beraberindeki TSK komuta kademesi ile dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve bakan yardımcıları ile bir araya geldi. Akar, davetlisi olarak Türkiye’de gelen Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kazakistan Savunma Bakan Yardımcısı Tümgeneral Sultan Kemaleddinov, Kırgızistan Savunma Bakan Yardımcısı Tuğgeneral Akylbek İbraev ve Özbekistan Savunma Bakan Yardımcısı Albay Hamdan Karşıyev ile Kalender Kasrı’nda gerçekleştirilen toplantıda buluştu. Toplantıya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Gülan da katıldı.

MANGALCILARI SEVİNDİREN HABER

Orman Dairesi Müdürlüğü, gelecek günlerde sıcaklığın nispeten düşmesi ve bağıl nemin yükselmesi beklendiğini belirterek, bugünden itibaren ateşli piknik alanlarında ateş yakılmasına izin verildiğini duyurdu.

Daire, ateşli piknik alanları dışında ateş yakma yasağının devam ettiğine dikkat çekti ve ateşli piknik alanlarında yakılan mangalların, alandan ayrılmadan önce söndürüldüğünden emin olunması konusunda vatandaşları uyardı.

Yangın tedbirleri konusunda hassas olunması çağrısında bulunulan Orman Dairesi Müdürlüğü açıklamasında, mevcut diğer yangın tedbirleri de şu şekilde hatırlatıldı:

SİGARA İZMARİTLERİ ARAÇLARDAN ATILMAMALI

“Özellikle ana yolların ormanlık ve ağaçlık alanlardaki güzergâhlarında araçları ile seyir halinde olan vatandaşlarımızın araçlarından yangına neden olabilecek herhangi bir eylemde bulunmaması (özellikle sigara izmaritlerinin araçlardan atılmaması) gerekmektedir.

Halkımızın göreceği en küçük dumanı zaman geçirmeden ücretsiz Orman Yangın İhbarı telefon numarasından “Alo 177” Orman Dairesine veya yangın ihbarı “Alo 199” İtfaiye ‘ye bildirmeleri erken müdahale açısından çok önemlidir.

Yangın vukuunda da halkın yangın söndürme çalışmalarına çağrısız katılması; her türlü imkânlarını seferber etmesi yasa gereği ve vatandaşlık görevidir.

Ormana yakın yerlerde tarımsal faaliyet yapan kişilerin yangın riskine karşı gerekli tedbirleri alması zorunludur.

Belediyelerin ve halkın kullandıkları çöplük alanlarındaki çöplerin Güngör çöplüğüne taşınması yasa gereğidir. Vahşi depolama yapılan çöplüklerde yakılarak imha edilen çöpler ormanlarımız için en önemli tehdit unsurudur.”

YÖDAK VE YÖKAK BAŞKANLARININ GÖRÜŞMESİNDE ELE ALINANLAR…

Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı ile Türkiye Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanı Prof. Dr. Muhsin Kar, 30 Temmuz 2021’de imzalanan protokol kapsamında iş birliği alanlarını somutlaştırmak ve iş birliği takvimini belirlemek amacıyla çevrimiçi görüşme yaptı.

Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı ile Türkiye Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanı Prof. Dr. Muhsin Kar, 30 Temmuz 2021’de imzalanan protokol kapsamında iş birliği alanlarını somutlaştırmak ve iş birliği takvimini belirlemek amacıyla çevrimiçi görüşme yaptı.

-Avcı: “Eylem planını YÖKAK’ın tecrübe ve desteğiyle hayata geçirmek stratejik öneme sahip”

YÖDAK’tan verilen bilgiye göre, “yükseköğretimde kalite güvence sistemi”ni geliştirmek amacıyla yapılan görüşmede konuşan YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı, KKTC yükseköğretim kurumlarının mevcut kalite standartlarını ve uluslararası tanınırlıklarını daha ileri bir noktaya taşımak için YÖKAK’ın tecrübe paylaşımı ve desteği ile belirlenen bir eylem planının hayata geçirilmesinin stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.

Ortak iş birliği çalışmalarına gösterdikleri ilgiden ötürü YÖKAK Başkanı Kar’a ve ekibine teşekkür eden Prof. Dr. Avcı, her türlü iş birliğine hazır olduklarını belirtti.

Kalite güvencesi ve akreditasyon süreçlerinin önemine dikkat çeken Başkanı Prof. Dr. Muhsin Kar ise “Yükseköğretim kurumlarında kalite güvencesi kültürünü yaygınlaştırmak son derece önemli. YÖKAK kurumsallaşmasını hızla tamamlayarak Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında kalite güvencesi sisteminin kurulması, içselleştirilmesi ve yaygınlaştırılması noktasında önemli mesafe aldı. Bu konuda elde ettiğimiz her türlü tecrübeyi paylaşmaya ve YÖDAK’a destek olmaya her zaman hazırız” dedi.

-Prof. Dr. Muhsin Kar: “YÖKAK, YÖDAK için tecrübesini paylaşmaya hazır”

Kalite güvencesi ve akreditasyon süreçlerinin önemine dikkat çeken YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Kar ise “Yükseköğretim kurumlarında kalite güvencesi kültürünü yaygınlaştırmak son derece önemli. YÖKAK kurumsallaşmasını hızla tamamlayarak Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında kalite güvencesi sisteminin kurulması, içselleştirilmesi ve yaygınlaştırılması noktasında önemli mesafe aldı. Bu konuda elde ettiğimiz her türlü tecrübeyi paylaşmaya ve YÖDAK’a destek olmaya her zaman hazırız” dedi.