Archives Eylül 2022

TÖRE: MECLİS ÖNÜNDEKİ EYLEMLERİN DOZAJI FAZLA

 

 

Meclis Başkanı Zorlu Töre, yeni yasama yılı öncesinde Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) sorularını yanıtladı.

Töre, Cumhuriyet Meclisi’ni yeni dönemde çok yoğun bir gündemin beklediğine işaret ederek, gündemin zengin olacağını kaydetti.

Meclis Başkanı Töre, yeni dönemde 6 yasa tasarısının Meclis Genel Kurulu’na havale edildiğini ifade etti.

Yerel seçimlerle ilgili yasa tasarısının da görüşüldüğünü ama belediyelerin birleştirilmesi yasasının genel kuruldan geçtiğini fakat ana muhalefet tarafından anayasa mahkemesine götürüldüğünü anımsatan Töre, kararın beklendiğini söyledi.

Meclis’in gündeminin zengin olacağını, bütçe çalışmalarının hazırlığının devam ettiğini ifade eden Töre, “KKTC Meclisi’nde nisap sıkıntısı var mıydı yok muydu” tartışmaları yapıldığını ancak aslında nisap sorunu hiç yaşamadıklarını işaret etti.

“Sucuoğlu başkanlığında da Üstel başkanlığında nisap sıkıntı yaşanmadığını, mutlaka 26’nın sağlandığını” ifade eden Töre, genel kurul toplantılarının gecikmeli de olsa açıldığını, çünkü hükümetin de muhalefetin de grup toplantıları yaptığını, yasalar üzerinde görüşmeler olduğunu kaydetti.

Bu yüzden nisap sorunu iddialarının doğru olmadığını ifade eden Töre, yeni Meclis binası ile ilgili soruyu da yanıtladı.

Meclis Başkanı Zorlu Töre, Meclis binasının artık yıprandığını, yetersiz kaldığını, ihtiyaca cevap vermediğini ifade ederek, dünyadaki çağdaş uygulamalara bakıldığında bu binaların çok daha donanımlı yapıldığını, ayrıca yeni Meclis binası ihtiyacının çoktan bulunduğuna dikkat çekti.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ve KKTC’ye yeni Meclis binası kazandırma kararlılığına teşekkür eden Töre, KKTC’nin tanınma çağrısıyla birlikte, devletin yüz aynası olan devlet daireleri ile Cumhuriyet Meclisi’nin yeni binaya kavuşmasını dört gözle beklediklerini söyledi.

Meclis binası ile birlikte Cumhurbaşkanlığı binalarının da yapılacağını, bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti tarafından ayrılan 620 milyon TL bir kaynağın kullanılması gerektiğini ifade eden Töre, bu projeye bu yıl içinde başlanmasının KKTC için hayırlı olduğunu, yoksa bu paranın kullanılmazsa Türkiye tarafında kalacağını dile getirdi.

Töre, bu yılın bitmesine 3 ay kala binaların yapımına hız verilmesine sevindiklerini ifade ederek, KKTC Cumhuriyet Meclisi’nin devletin en yüce kurumu olduğunu ve bu yüce kurumu yüceltmelerinin görevleri olduğunu söyledi.

Bunun, tüm milletvekillerinin de görevi olduğunu ifade eden Töre, Meclis önünde yapılan eylemlere de değindi.

– “Meclis önündeki eylemler dozajı fazla”

Eylemlerin dozajı aşacak şekilde yapıldığını, polisin zorda bırakıldığını, darp edilecek şekilde yapıldığını, kapıların kırıldığını, aşırı derecede gürültü yapılıp Meclis çalışmalarının engellenmeye çalışıldığını ifade eden Meclis Başkanı Zorlu Töre, ana muhalefetin de konuşma sürelerini aştığını, Meclis kürsüsünün işgal edildiğini, eylemcilerle birlikte hareket edildiğini belirtti.

Yasaların Anayasa Mahkemesi’ne götürebileceğini ama Meclis kürsüsünün işgal edilemeyeceğini ifade eden Töre, son toplantıda da yapılanların doğru bir yaklaşım olmadığını kaydetti.

Meclis’in çalıştırılması yönünde ağırlık koyduğunu, kürsü işgaline, konuşma sürelerinin ihlal edilmesine fırsat tanımadığını, emrivakilerle Meclis yönetmediğini, oldubittiye fırsat tanımadığını ifade eden Töre, bu tür yaklaşımların doğru olmadığını, Meclis çalışmalarının engellemesinin doğru yaklaşım olmadığını, Meclis’in itibarının etkilenmesine izin vermediğini kaydetti, ayrıca bu tip olaylarda polisin de ciddi sıkıntıya girdiğine işaret etti.

Meclis’in yüceliğini korumanın görevleri olduğunu belirten Töre, eylemcileri ve bütün milletvekillerini sağduyuya çağırdı.

Milletvekillerinin de konuşma sürelerine uymasını isteyen Töre, böylece Meclis’in daha ahenk içinde çalışacağını, ayrıca Meclis içinde ağır ifadeleri doğru görmediğini, halka örnek, ciddi, dürüst, samimiyeti ön planda tutmaları gerektiğini vurguladı.

Meclis içinde demokrasi özgürlüğünün herkes tarafından kullanılmasına izin verdiğini ama Meclis kürsüsünün işgal edilmesi ve konuşma sürelerini uzatmanın doğru olmadığını ifade eden Töre, erken seçim konusuna da değindi.

Meclis Başkanı Zorlu Töre, erken seçimin 7 ay önce yapıldığını ve şu anda kamuoyunda beklentinin erken seçimler değil, yerel seçimlerin yapılması olduğunu kaydetti.

Meclis’te seçimlerin 25 Aralık’ta yapılması ile ilgili bir kararın olduğunu hatırlatan Töre, Anayasa Mahkemesi’ne taşınan Belediyelerin Birleştirilmesi Yasası ile ilgili kararı Yüksek Mahkeme’nin bir an önce vermesini beklediklerini söyledi.

“Ülkeyi boşu boşuna erken seçime götürmek ne derece doğrudur?” diye soran Töre, seçilen milletvekillerinin 5 yıllığına seçildiğini ancak son sözü Meclis’in söylediğini belirtti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, 1 Temmuz-27 Eylül tarihleri arasında yapılan Meclis komite çalışmalarına ilişkin bilgileri de şöyle paylaştı:

“Meclis tatili sırasında komiteler çalışmalarına devam etmiş ve gündemindeki bazı yasa tasarı ve önerilerini geçirerek Genel Kurul’a havale etmişlerdir.

Genel Kurul’un gündeminde 5 yasa yasarısı ve 1 yasa önerisi olmak üzere aşağıda isimleri verilen toplam 6 gündem maddesi bulunmaktadır:

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesinin geçirmiş olduğu, Türk Ajansı-Kıbrıs (TAK) 2022 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesinin geçirmiş olduğu, Özel Gereksinimli Bireylerin Eğitimi Yasa Tasarısı, Gençlik Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim (Değişiklik) Yasa Tasarısı.

Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesinin geçirmiş olduğu Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (Onay) Yasa Önerisi ile Kamu ve Özel Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları (Değişiklik) Yasa Tasarısı.

Ayrıca Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Organize Sanayi Bölgeleri Yasa Tasarısını görüşmekte; İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi Belediyeler Yasasına değişiklik öngören iki tane Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarılarını birleştirerek görüşmektedir.

Bunun yanında, ’21 Haziran 2022 Tarihinde Meydana Gelen Mersinlik Bölgesindeki Orman Yangınının Çıkış Nedeni Veya Nedenleri İle İlgili Meclis Araştırma Komitesi’ de bu sürede toplantı yaparak yanan bölgeyi yerinde incelemiştir.

Çevre Komitesi ise benim başkanlığımda iki kez toplanmış ve çevre ve deniz kirliliği ile ilgili sıkıntıları bilir kişiler çağırmak suretiyle ele almıştır.”

-Tatilde iki olğanüstü birleşim

Meclis Başkanı Zorlu Töre, Meclis tatili sırasında Genel Kurul’un iki olağanüstü birleşim yaptığına da işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bunlardan birincisi 24 Ağustos 2022 tarihinde Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) Yasa Tasarısı’nın görüşüldüğü 8’inci Olağanüstü Birleşim, diğeri ise 15 Eylül 2022 tarihinde Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ın Kıbrıs konusu ile ilgili Cumhuriyet Meclisi’ni bilgilendirdiği 9’uncu olağanüstü birleşimdir. Ayrıca 9’uncu Olağanüstü Birleşimde Belediye Başkanlığı, Belediye Meclisi, Muhtarlık ve İhtiyar Heyeti Seçimlerinin 25 Aralık 2022 Tarihinde Yapılmasına İlişkin Karar Önersi de görüşülerek geçmiştir.”

FAHRETTİN KOCA TARİH VERDİ ”VAKA SAYILARI ARTACAK”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Avrupa’da Covid-19 vaka sayılarındaki artışa vurgu yaparak, Kasım-Aralık aylarında Türkiye’de de vaka sayılarında bir artışın beklendiğine dikkat çekti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Covid-19’la ilgili bilgilendirmeler yapan Koca, Kasım-Aralık aylarında Türkiye’de vaka artışlarının beklendiğini söyledi.

Koca, gazetecilere yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Salgın ortadan kalkmış değil. Ancak etkisini yitirdiği bir gerçek. İki yıl önceye göre bugün hastalıkla mücadelede çok önemli tecrübeler edindiğimiz gibi hastalık da eski gücünü kaybetti. Gerek aşı olma oranları, gerek tedavide elde edilen başarı hastalığın etkisinin azalmasında etkili oldu. Ancak bir gerçek var. Hastalık halen var. Salgın dalgalı bir seyir izlediğinden, belirli dönemlerde de vaka sayıları artış gösteriyor. Avrupa’da vaka sayıları yeniden artmaya başladı. Bu durumun bize yansıması genellikle 3-4 hafta sonra oluyor. Bizde de vaka sayılarında artışlar olabilir. Dediğim gibi artık Covid-19 ile yaşamayı öğrendik. Önemli bir tedbirimiz de aşılar. İleri yaştaki tüm vatandaşlarımızın hatırlatma dozu aşılarını olması son derece önemli. Covid-19 Artık Bir Korku Unsuru Olmamalı. Riskli gruplarda hatırlatma dozlarını ihmal etmememiz önemli. Kasım-Aralık öncesi hazırlığımızı yapalım, büyüklerimize bir an önce aşılarını tamamlatalım. Ben kendim de dahil olmak üzere bütün aileme TURKOVAC aşısı yaptırdım.”

“ETLİK ŞEHİR HASTANESİ AÇILIYOR”

Bakan Koca Ankara’da açılacak ikinci şehir hastanesi hakkında da bilgi vererek hiçbir hastanenin kapanmadığını belirterek “Çarşamba günü Etlik Şehir hastanemiz açılıyor. Ankara’mız ikinci büyük hastane kompleksine kavuşuyor. Mevcut hastanelerimizin durumu ne olacak? Mevcut hastanelerimiz hasta kabulüne devam edecek. Onkoloji hastanesi̇ kapanmayacak. Bazıları ısrarla kapatacağımızı söylese de biz kapatmayacağız. Kapasite değişiklikleri olabilir, yenilenme çalışmaları olabilir ama hastanelerimiz hasta kabulüne devam edecekler. Mevcut hastanelerimizin hiç biri sağlık amacı dışında asla kullanılmayacak” ifadelerini kullandı.

“KAMUYA DÖNÜŞLER ARTIYOR”

Sağlık Bakanı Koca kamuya dönmek isteyen doktorlar hakkında ise “Kamu hastanelerine dönmek isteyen hekimlerin başvuru sayısı 7000’i geçti. Açtığımız açıktan atama kadrolarına başvuru süresi 29 Eylül Perşembe günü sona eriyor. Talebin yoğunlaşarak artacağını düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı.

RUSYA’DAN KAZAKİSTAN’A 21 BİN KİŞİ GİTTİ

Kazakistan İçişleri Bakanı Marat Ahmetcanov, başkent Astana’da düzenlenen basın toplantısında, Rusya’dan ülkeye göç edenlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Ahmetcanov, 21 Eylül’den bu yana Kazakistan’a 98 bin Rus vatandaşının geldiği bilgisini paylaştı. Aynı dönemde 64 bin 234 Rusya vatandaşının ülkeden ayrıldığını da kaydeden Ahmetcanov, “Kazakistan’a son 9 ayda Rusya’dan 1 milyon 700 bin Rus vatandaşı giriş yaptı.” dedi. Bakan Ahmetcanov, oteller başta olmak üzere yabancılara ev kiralayan vatandaşların üç gün içinde yetkili kurumlara bildirmesi gerektiğini aksi takdirde para cezasına tabi tutulacakları duyurusunu yaptı. Tokayev, durumu Rusya ile görüşecek Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev de söz konusu durumu Rusya ile görüşeceğini belirtti. Tokayev, komşu ülkelerle iyi ilişkilerin korunmasına dikkati çekerek “Bu siyasi ve insani bir konu. Bu zor durumda her şeyden önce insanlığı, sabrı ve düzeni göstermek gerekir. Bizde kriz veya panik yok. Hükümet görevini yapmalı. Yurt dışından gelenlere yardım sağlanacak ancak onlar herhangi bir devlet önceliğine sahip olamayacaklar.” ifadelerini kullandıRusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ülkede kısmi seferberlik ilan etmesinin ardından 98 bin Rus vatandaşı Kazakistan’a giriş yaptı.

2011 SONRASI İŞE GİRENLER DİKKAT!!

 

 

Kamu Çalışanlarının Aylık Maaş-Ücret ve Diğer Ödeneklerinin
Düzenlenmesi Yasası kapsamında istihdam edilenlerin mağduriyetlerinin
giderilmesine yönelik süreç işliyor…
Başbakan Vekili Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz ’ye,
teknik kurulun bugün toplanarak baremlerle ilgili düzenlemeyi
görüştüğünü ve onayladığını açıkladı.
Oğuz, düzenlemenin savcılık görüşüne mütakip Bakanlar Kurulu’ndan
sürkile olacak geçeceğini söyledi.
Oğuz “Bu durumda barem cetvellerindeki artışlarla ilgili vermiş olduğumuz
sözü yerine getirmiş oluyoruz. Başbakan Ünal Üstel yurda döndükten
sonra da anlaşılan konularla ilgili mutabakat metni imzalanacak” dedi.

ERDOĞAN’DAN YUNANİSTAN’A “KENDİNİZE GELİN!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’deki terör saldırısı hakkında, “Teröristler anında hak ettiği karşılığı buldular. Bunları takip ederseniz ya HDP’ye, ya CHP’nin gazeteci diye kabul ettiği gruplara ya da batı ülkelerine çıkar. Yapılan her terör saldırısında dökülen kanların izi vardır. Aynı durum Batı için de gereçlidir. Yılan kendisine uzanan eli de sokar” ifadelerini kullandı. Adaları silahlandıran Yunanistan’a sert tepki gösteren Erdoğan, “Batı Trakya ve adalara yığılan silahlar bizim için bir anlam ifade etmez. Bizim gücümüz ve imkanlarımız bunun çok ötesindedir. Bunun gizli bir işgal anlamına geldiğini hatırlatmak isteriz. Kendinize gelin” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuştu. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

“Akdeniz’i bir Türk gölü haline getiren bu şanlı zafer sonrasında Akdeniz bir barış denizine dönüşmüştür. Osmanlı’nın gerilemesiyle birlikte Akdeniz de kargaşaya, çatışmaya, emperyalist işgale sahne olmuştur.

 

Akdeniz’in bugün gerilimle, göçmen ölümleriyle anılmasından büyük üzüntü duyuyoruz. Suriye’den kaçan çocuk ve kadın binlerce mazlum son nefesini Akdeniz’in azgın sularında verdi. Batılı ülkeler yaşanan trajediler karşısında üç maymunu oynamayı tercih etti. Mültecilere kapanan kapılar, PKK’lı teröristler ile FETÖ’cü alçaklara sonuna kadar açıldı.

YUNANİSTAN’A TEPKİ

Yunanistan’daki kamp başta olmak üzere vatandaşımızın kanını dökmüş caniler himaye görüyor. Özgürce gezebiliyor. Suriye ve Kuzey Irak’taki terör yuvaları başlarına yıkıldıkça terör örgütü mensupları kendilerine yeni kamplar kuruyor. Bize komşuluk hukukundan bahsedenlerin bunlara göz yummaması gerekir.

MERSİN’DEKİ TERÖR SALDIRISI

Dün gece Mersin’de PKK’lı alçaklar 1 polisimizi şehit etti, 1 polisimizi yaraladı. Teröristler anında hak ettiği karşılığı buldular. Bunları takip ederseniz ya HDP’ye, ya CHP’nin gazeteci diye kabul ettiği gruplara ya da batı ülkelerine çıkar. Yapılan her terör saldırısında dökülen kanların izi vardır. Aynı durum Batı için de gereçlidir. Yılan kendisine uzanan eli de sokar. Teröristlerin yeri mahkemeler ve hapishanelerdir. Komşularımızdan başlayarak tüm ülkelerden hiçbir ayrım yapmadan gerekli tedbirleri almalarını bekliyoruz. Biz tüm kalbimizde barış, huzur istiyoruz. Bölgemizde istikrar ve güven istiyoruz.

SAVUNMA SANAYİ

Bir taraftan diplomasiyi öne çıkarırken, diğer taraftan Barbaros Hayrettin Paşa’nın izinden giderek savunma sanayimizi güçlendiriyoruz. Ülkemiz hali hazırda dünyada savaş gemisini tasarlayan, inşa eden 10 ülkeden biridir. Milli savaş gemilerimizi kendimiz üretebiliyoruz.

Geçtiğimiz günlerde çok maksatlı amfibi hücum gemimiz Anadolu’nun inşası devam ediyor. Anadolu’nun hizmete girmesiyle ülkemiz bu alanda farklı bir lige çıkacaktır. Birileri İzmir’in Yunan’dan kurtuluş gününü Osmanlı’ya hakaret günü haline getirirken biz ecdadımıza layık olmaya çalışıyoruz. Birileri Sultan Abdulhamid’e düşmanlık peşinde koşarken, biz atalarımıza hürmet gösteriyoruz. Birileri batıya öykünüp kendi ecdadına küfrederken biz tüm değerlerimize sahip çıkıyoruz.

ADALARIN SİLAHLANDIRILMASI

Yunanistan’ı kışkırtarak üzerimize salanların niyetini iyi biliyoruz. Ülkemiz savunmasından taviz vermeyecek, vaktimizi, enerjimizi, dikkatimiz dağıtmaya yönelik senaryolara pabuç bırakmayacağız. Bir yandan hadsizlere had bildirirken hedeflerimizden sapmayacağız.

Batı Trakya ve adalara yığılan silahlar bizim için bir anlam ifade etmez. Bizim gücümüz ve imkanlarımız bunun çok ötesindedir. Bunun gizli bir işgal anlamına geldiğini hatırlatmak isteriz. Kendinize gelin. ABD’den, Avrupa’dan gelen destekler sizi kurtarır mı zannediyorsunuz, sadece patinaj yaparsınız, sizi kurtarmaz.

EKONOMİDEKİ SIKINTILAR

Ülkemizin de içinde yer aldığı coğrafya sancılı günler yaşıyor. Tüm dünya terörden çatışmalara, gıdadan kuraklığa çok ciddi krizlerle boğuşuyor. Yüzümüzü nereye çevirsek bir ateş çemberiyle karşılaşıyoruz. Salgının sağlıkla ilgili boyutu geride kalırken ekonomideki tahribat gün yüzüne çıkıyor.

AVRUPA’DA ENERJİ KRİZİ

Rusya-Ukrayna kriziyle her şey daha grift hal almıştır. ABD ve Avrupa yüksek enflasyonla mücadele etmek zorunda kalıyor. Rusya-Ukrayna savaşının olumsuz etkileri farklı alanlarda hissedilmeye başladı. Raflar boşalıyor, kimileri işçi çıkarıyor. Kış yaklaştıkça Batı dünyasını korku saldı. Batılı liderler her gün yaptıkları açıklamalarla kış şartlarına hazırlamaya çalışıyoruz.

Türkiye salgının sağlık krizi boyutunu nasıl alnının akıyla atlatmışsa, küresel ekonomik krizin olumsuz yansımalarını da başarıyla yönetmektedir. Bizim hem işgücüne katılım, hem de istihdam oranlarımız artıyor. Yılbaşından sonra ekonomideki rakamları, istikrarı, güçlenerek yürümeyi de göreceğiz.

SOSYAL KONUT PROJESİ

Siyaset arenasında iş yapanların, kalbi ülkesi için çarpanların herkesten daha gayretli olması gerekiyor. Muhalefet kanadının farklı yollara tevessül edeceği anlaşılıyor. Bizimle eserle, hizmetle yarışamayanlar, çareyi projelerimize kara çalmakta buluyorlar. Bunun son örneğini sosyal konut projesinde gösterdiler.

Muhalefet ne diyor, hala bizim 1 milyon 170 bin konutumuzu görmezden gelerek, yeni konutlara çamur atıyor. Biz olmayan bir şey yapmıyoruz. Gençlerimize, emeklilerimize, engellilerimize özel kontenjanlar ayırdığımız projemiz çok büyük teveccüh görüyor. Dün kiralardan dem vuranlar, siz ne yaptınız? 14 büyükşehir belediyeniz var, ne yaptınız? Yapamazsınız.

TEŞKİLATA TALİMAT

Son iki haftada yaşananlar bile bizimle altılı masa denen hilkat garibesiyle arasındaki farkı göstermektedir. 2023 seçimleri ülkemizdeki pek çok dönüm noktasıyla birlikte takoz siyasetinin çöp sepetine atıldığı bir milat olacaktır.

Biz milletten kopup değiliz. Milletten kopup siyasetçi, yönetici olamaz. AK Parti’yi kuran da, iktidara getiren de, ayakta tutan da 2023’te tekrar iktidar sorumluluğunu verecek olan da milletimizdir. Sizlerden seçim gününe kadar tüm AK Parti camiası olarak gece gündüz çalışmanızı istiyorum.”

TÜRK MİLLETİ KENDİSİNİ BÖLMEYE ÇALIŞANLARA İZİN VERMEYECEKTİR

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Mersin’de gerçekleşen terör saldırısını kınayarak, “Türk milleti, kendisini bölmeye çalışanlara izin vermeyecektir” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Mersin’de bugün gerçekleşen terör saldırısını kınadı.

Zorlu Töre, bir polisin şehit olmasıyla sonuçlanan olay nedeniyle mesaj yayımladı.

Töre mesajında şunları kaydetti:

“Anavatanımızda Mersin’in Mezitli ilçesinde polisevine yönelik gerçekleşen hain terör saldırısında bir polisimizin şehit olduğu, bir polisimizin de yaralandığı haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.

Bilinmelidir ki, Türk milletinin birlik ve beraberliğini bozmaya yönelik bu tür hain girişimler, milletimizin azim ve kararlılığı ile her zaman sonuçsuz kalacaktır.

Türk milleti, tarihinde her zaman bu sınavlardan geçmiş, ama her defasında ‘Muhtaç olduğun kudret damarlarında asil kanda mevcuttur’ sözünü şiar alarak kendisini bölmeye çalışanlara izin vermemiştir.

Düzenlenen hain saldırıyı kınıyor, Kıbrıs Türk halkının en yüce temsiliyet makamı olan Cumhuriyet Meclisi adına, şehit olan polis kardeşimize Allah’tan rahmet, başta yaslı ailesi olmak üzere aziz Türk milletine başsağlığı diliyorum.

Bu vesileyle Anavatanımızın birliğini ve güvenliğini sağlayan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere polis ve tüm emniyet güçlerimize yürüttükleri bu kutsal görevde başarılar temenni ediyorum.”

KUZEY AFRİKA’DAN GELEN TEHLİKE

Meteoroloji Dairesi, bu akşamdan itibaren pazar akşamına kadar tozlu havanın etkili olacağını açıkladı.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan yazılı açıklamada, Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin bölgede hava kirliliği yaratması beklendiği ifade edilerek, toza karşı hassasiyeti olan vatandaşların tedbirli olmaları tavsiye edildi.

“KARAR GEÇ ALINSA DA KKTC VE TÜRKİYE İÇİN OLUMLU SONUÇLANDI”

Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) Başkanı Növber Ferit Veçhi, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin AİHM’in Loizidou kararına ilişkin incelemeyi kapatması kararına ilişkin “Bu karar, her ne kadar da çok geç alınsa da KKTC ve ana vatan Türkiye için olumlu bir karardır. Söz konusu karar doğrultusunda kurulan TMK’nin etkin bir iç hukuk yolu olduğu bir kez daha teyit edildi.” dedi.

Veçhi, TMK’nin yapısı, işleyişi ve KKTC ile Türkiye açısından önemine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

TMK’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Xenides-Arestis davasında, Türkiye aleyhinde verdiği hükümler uyarınca Taşınmaz Mal Yasası kapsamında 2005’te kurulduğunu belirtti.

Veçhi, 2006’da faal olmaya başlayan TMK’nin KKTC sınırları içerisinde malları bulunan, 1974 öncesi taşınmazlarını kuzeyde bırakan Rumlara bir çare olmak üzere kurulduğunu aktararak, “Bir iç hukuk yolu olan TMK, AİHM’in tanıdığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde kurulan bir komisyondur. Yasamız da AİHM tarafınca kabul görmüş ve tanınmıştır.” ifadesini kullandı.

AİHM’in Türkiye aleyhine açılan Demopoulos ve Diğerleri davasının kabul edilebilirliğine ilişkin aldığı 1 Mart 2010 tarihli kararını hatırlatan Veçhi, AİHM’in, bu kararla TMK’nin etkin bir iç hukuk yolu olduğunu tescil ettiğini dile getirdi.

TMK’nin 7 üyesi ve 2’sinin yabancı olduğu bilgisini paylaşan Veçhi, bu kurumda çalışanların bağımsız olması gerektiğini vurguladı.

Veçhi, “TMK, takas, iade ve tazminat olarak talepleri inceler. Rumlar buraya başvurur, dosyalarını oluşturur. Biz her perşembe yaklaşık 20 dosya inceliyoruz, bunları ‘dostane çözüm (karşılıklı anlaşma)’ olarak bitirmeye çalışıyoruz. Takas, tazminat veya iadeye karar veririz. Eğer bir anlaşmazlık olursa duruşmaya gideriz.” diye konuştu.

Veçhi, başvuranların davacı, KKTC İçişleri Bakanlığının da davalı olduğunu kaydetti.

 

Son bir yılda 140 farklı dosyayı incelediklerini belirten Veçhi, bu dosyalardan 2’sinin iade olduğunu, bu süreçte takas ise yapılmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:

-Toplam 7 bin 159 başvuru, 1366’sına dostane çözüm, 34’ü için duruşma

“Kurulduğundan bu yana TMK’ye toplam 7 bin 159 başvuruda bulunuldu. Bunlardan 1366’sı dostane çözüm yoluyla, 34 tanesi ise duruşma yoluyla (başvuranın memnun kalmadığı davalar duruşmaya gidiyor) sonuçlandı. TMK, bugüne kadar başvuru yapan 1169 kişiye, mallarının bedeli olarak tazminata karar verdi. 4 başvuru için iade, 2 başvuru için takas-tazminat, 8 başvuru için iade-tazminat kararı verilmiştir. Bir başvuru için ise Kıbrıs meselesinin çözülmesinden sonra iade edilmesi kararı verilmiştir.”

TMK’nin Rumların mülkle ilgili sorunlarına çare ürettiğine ve rahat bir şekilde başvuru yapabilecekleri bir kurum olduğuna işaret eden Veçhi, başvuranların, tapuları ile başvurdukları malın kendi mülkleri olduğunu ispat etmeleri halinde dava süreçlerinin başladığına, erken bir zamanda da sonuçlandığına dikkati çekti.

– “GKRY, vatandaşlarının TMK’ye başvurarak çare aramasından hoşnut değil”

Veçhi, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), kendi vatandaşlarının TMK’ye başvurarak bir çare aramasından çok da hoşnut değil, engellemeler için ise ellerinden geleni yapmaktadır. Loizidou davasının, AİHM tarafından denetiminin bu kadar uzamasının sebebi, Rum tarafının kendine yakın ülkelerle birlik olarak oluşturduğu ortam sebebiyledir.” dedi.

Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na bireysel başvuru hakkını 1987’de tanıdığını ve çok sayıda Türkiye aleyhinde başvuru olduğunu anımsatan Veçhi, Loizidou davasının (Kıbrıslı Rum Titina Loizidou’nun 1989’da KKTC‘de toprak ve mülkünün kaldığı gerekçesiyle Türkiye aleyhine AİHM’e başvurmasının da bunlardan biri olduğunu söyledi.

Veçhi, “Loizidou, GKRY tarafından öncü dava olarak ele alındı. Loizidou davası, her ne kadar bireysel görünse de arkasında GKRY vardı, yani siyasileştirilmiş bir davadır. Türkiye, bu davadan 1998’de tazminat ödemeye mahkum edildi. Buna göre, başvurucuya tazminat verilir fakat mülk mal sahibinde kalır. TMK’nin tazminata karar vermesi halinde mülk, KKTC‘ye geçiyor.” ifadelerini kullandı.

Loizidou’nun 2005’te TMK’nin kurulmasının ardından tekrardan KKTC‘deki malının iadesini ve tazminat istediğini anımsatan Veçhi, AİHM’in bu noktada TMK’yi işaret ettiğini ancak Kıbrıslı Rum Titina Loizidou’nun bunu reddettiğini kaydetti.

2003’te Türkiye tarafından Loizidou’ya tazminatın ödendiğini belirten Veçhi, o tarihten bu yana Loizidou davasının gözetimi ve denetiminin AİHM tarafından devam ettiğini söyledi.

Veçhi, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin 20-22 Eylül’de düzenlenen insan hakları konulu 1443’üncü toplantısında AİHM’in Loizidou kararına ilişkin gözetim ve denetim sürecini durdurma kararı aldığına, incelemeyi kapattığına vurgu yaptı.

– “Rumlar siyasi olarak mesnetsiz iddialarla yıllarca bu konuyu gündemde tutmuştur”

Veçhi, şu ifadeleri kullandı:

“(AİHM’in Loizidou kararına ilişkin incelemeyi kapatması kararı) Bu karar, her ne kadar da çok geç alınsa da, KKTC ve ana vatan Türkiye için olumlu bir karardır. Söz konusu karar doğrultusunda kurulan TMK’nin etkin bir iç hukuk yolu olduğu bir kez daha teyit edildi. TMK’nin etkinliği, Rum kesimince her zaman için sorgulandı.

Rumlar, Loizidou davası ile mülkün iadesini istediler ancak bunun mümkün olmadığını biliyorlardı. Rum tarafı, bunu bilerek yıllardır bu konuyu politize etti ve iadesi yönünde ısrarcı oldu. Loizidou kararının denetim ve gözetiminin devam etmesiyle de bu konu devamlı gündemde tutuldu. Bu kararla AİHM, ‘TMK’nin iade, tazminat ve takasta en etkin çaredir.’ dedi. Rumlar siyasi olarak mesnetsiz iddialarla yıllarca bu konuyu gündemde tutmuştur.”

Veçhi, Rumların TMK’yi aşarak direkt AİHM’e başvurmasının mümkün olmadığını söyledi.

Veçhi, “TMK’ye başvuran ve aldığımız kararı beğenmeyen Rumlar, KKTC Yüksek İdare Mahkemesine başvurabilir. Başvuran Rumlar, oradan da hoşnut kalmazsa bütün iç hukuk yollarını tüketmesiyle birlikte AİHM’e gidebilir. Ancak AİHM illa ki Rumlar lehine karar verecek değildir.” diye konuştu.

TMK’nin tazminat kararlarının ödemesinin KKTC Maliye Bakanlığınca yapıldığını belirten Veçhi, TMK kurulmadan önce davalı konumunda Türkiye’nin olduğunu da anımsattı.

– “Maraş bölgesi için TMK’de toplamda 459 başvuru var”

Veçhi, Maraş bölgesinin açık olan pilot bölgesi ve diğer kapalı bölümlerine toplamda 459 başvurunun olduğunu aktararak, “Pilot bölge konusunda davaların devam ettiğini, İçişleri Bakanlığı ve savcılıktan görüşlerin alınması ve dosyanın tamamlanmasıyla davaları görüşmeye başlayacağız. Maraş bölgesiyle ilgili TMK’ye başvurularda sürekli artış oluyor.” dedi.

Kıbrıs Vakıflar İdaresinin (EVKAF) mallarıyla ilgili hukuki açıdan başvuru yapamadığını söyleyen Veçhi, şunları kaydetti:

“Mesela; bir Rum başvuran geldiğinde, EVKAF’ın da bir hak iddiası varsa bize başvuruyorlar. Biz, EVKAF’ın bu ‘hak iddiası’ başvurusunu inceleyip, hem başvuranın hem de EVKAF’ın haklarını gözetip adilane bir karar verebilmek için EVKAF’ı taraf yapıyoruz. Geçen yıl ekimde taraf EVKAF’ı yapıp, bir duruşma yaptık. Henüz dosya görüşülmedi ama EVKAF taraftır. İspat olması halinde EVKAF da müdahil olabiliyor.”

Veçhi, TMK’nin ülkede mülkiyet sorununda, hak sahibini koruduğunu ve AİHM’e de uygun çareler bulduğunu dile getirerek, “Her bitirdiğimiz dava, milli davamıza bir artıdır, Kıbrıs meselesinin mülkiyet çözümüne de katkıda bulunur. Hepimizin bu komisyona sahip çıkması, etkin şekilde elinden geleni yapması gerekir. Bu, bizim milli çıkarımızdır, hem KKTC hem de ana vatan Türkiye için çok önemlidir. Türkiye de Strazburg’da TMK’nin kurulması için çok büyük çaba sarf etti.” ifadelerini kullandı.​​​​​​​

2023 TURİZM AÇISINDAN ÇOK DAHA VERİMLİ GEÇECEK

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, 27 Eylül Dünya Turizm günü dolayısı ile mesaj yayınladı. Ataoğlu: “Ülke ekonomisinin en büyük gelir kaynaklarından olan turizm sektörünün pandemiden sonra özellikle bu yıl yükselen bir grafik sergilemesi Kuzey Kıbrıs turizmi adına memnuniyet verici bir durumdur. Bakanlık olarak ilk hedefimiz 2019 yılı verilerini yakalamak ve ardından bu rakamları da geride bırakıp yeni hedeflere yol almaktır. Bu yılın sonunda 2019 yılı verilerine yakın verilerle kapatacağımızı görüyoruz. Bu da pandemi sonrası için çok olumlu bir durumdur. Yeni Ercan Havalimanı’nın açılması ile 2023 yılında çok daha verimli bir turizm sezonu geçireceğimizi ön görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile yaptığımız görüşmeler çerçevesinde Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın KKTC destinasyonuna ayrı bir yer vereceğini ve özellikle Avrupa’dan gelecek olan yabancı turistlerde Kuzey Kıbrıs destinasyonunun yoğun talep alması yönünde çalışmalar yürütüyoruz Bugünlerde başlayan kış turizmi operasyonu ile de ülkemiz kış aylarındada yoğun bir turisti ağırlayacaktır. Kış turizmi kapsamında gelen turistler 2 hafta konaklamalı ve KKTC’nin her bölgesinde bulunan müze ören yerlerini gezerek esnaf ile iç içe zaman geçirme fırsatı buluyorlar. Dilerim 2023 yılında ülkemizin sahip olduğu tüm yatak kapasitelerinde yüzde yüz doluluğa ulaşırız. Bu çerçevede çalışıyor ve gelecek yıllara daha ümitle bakıyoruz.”

”KKTC MİLLET BAHÇESİ YERLEŞKESİ” YAPIMI BAŞLADI

 

 

KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi yapıları ile Millet Bahçesi ve Millet Camii yapımı için dozerler çalışmaya başladı. Çalışmaların başlamasıyla birlikte büyük projenin detayları da ortaya çıkmaya başladı.

Proje “KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi Yerleşkesi”; ve “KKTC Millet Bahçesi Yerleşkesi” olmak üzere iki ayrı yerleşke olarak planlandı.

Haber Kıbrıs’ın haberine göre: Birinci bölüm olan KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi Yerleşkesi, 187 bin 455 metre kare alana sahip olacak.

İkinci yerleşke olan Millet Bahçesi Yerleşkesi ise 470 bin 65 metre kare olarak tasarlandı.

Millet Bahçesi’nde spor alanları ve amfi tiyatro var

Gündeme daha çok yapılacak Meclis binası ve Cumhurbaşkanlığı binaları ile gelen proje aslında çok daha büyük bir alanı içerisinde bulunduruyor.

Millet Bahçesi kısmı toplam yerleşke arazisi olarak 470 bin 65 metre kare. Millet Bahçesi alanında toplam inşaat alanı sadece 8 bin 541 metre kare. İnşaat alanı dahilinde Millet Camii, büfeler ve depoları yapıları yer alıyor.

Yerleşke alanının yüzde 1’i yapı

Kıbrıs Millet Bahçesi’nin şehrin karmaşasından uzak, huzurlu hissettirecek, insanların dinlenebileceği, yürüyebileceği, sosyalleşebileceği ve keyifli vakit geçirebileceği bir alan olarak tasarlanmasının amaçlandığı ifade ediliyor.

Tasarımdaki hedef, nitelikli peyzaj unsurlarına sahip bir aktif yeşil alan yaratmak olarak nitelendiriliyor. Yerleşke Alanının ise sadece yüzde 1,4’ü yapı, yüzde 72,8’i (342.006,73 m²) peyzaj

yeşil alanı, yüzde 25,8’i (121.803,69 m²) yürüyüş ve koşu yollarını oluşturan peyzaj alanı olacak. Millet Bahçesinde toplam 19.610 adet ağaç projelendirildi.

Bahçeyi çevreleyen araç yolu üzerinde farklı yerlerde, farklı fonksiyon alanlarına hizmet eden toplamda 1145 adet otopark alanı bulunacak. Akdeniz ikliminin güneş alma oranını avantaja dönüştürmek için, sürdürülebilir enerji kaynaklarından biri olan güneş enerjisinden, otoparkların üzerinde bulunan güneş panelleri ile yararlanılması ön görüldü. Toplam 442 m²’lik alanda sundurmalar üzerine güneş panelleri önerilerek, bahçe içerisinde elektrik enerjisi ihtiyacından tasarruf edilmesi planlanmış çevreci bir yaklaşım ön görüldü.

Birçok etkinlik alanı da düşünüldü

Millet Bahçesi’nde pek çok fonksiyonlu alana yer verildi. Bunlardan bazıları projede şöyle ifade edildi;

Etkinlik Meydanı (Amfi Tiyatro): Yaklaşık 4.600 m² alana kurulmuş olup, burada kalabalık kitlelerin aynı anda dinlenmelerinin yanı sıra 2000 kişi kapasiteli amfisi ile müzik dinletisi, dans gösterisi, konser gibi toplu olarak yapılan etkinliklere de olanak sağlayacak bir alan oluşturması amaçlanmıştır.

Etkinlik Çayırı: Doğayla içiçe olunabilecek toplam 15.000 m²’lik bir alan toplu etkinliklere ev sahipliği yapmak üzere tasarlanmıştır.

Çocuk Oyun Alanları: Farklı yaş gruplarına ait ve farklı özellikte, toplam 8.960 m² büyüklüğünde oyun alanları tasarlanmıştır. Çocukların fiziksel olarak gelişimine katkı sağlayacak oyun elemanlarının yanı sıra farklı yerlere konumlandırılmış 2 adet sulu park ve 2 adet kuru havuzla birlikte hem çocuklar hem de yetişkinlikler için serinlemek ve sosyalleşmek için uygun mekanlar tasarlanmıştır.

Belirli bir alanda sınırlı kalmadan korunun her yerine dağılmış olarak konumlandırılan oyun alanları, sadece çocukların oynayabileceği çocuk parkları olarak yorumlanmamış, her yaştan insanın bahçeyi yürüyerek keşfederken keyifle vakit geçirebileceği alanlar olarak tasarlanmıştır.

Tüm bu alanlar kullanıcıların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayabilecek ve yaratıcılıklarını kullanmalarına imkân tanıyacak şekilde planlanmıştır. Ayrıca, oyun alanlarının bahçe içerisinde farklı noktalarda konumlandırılması, kullanıcı yoğunluğunun dağıtılmasını, oyun alanlarında sakin bir ortam oluşturulmasını ve rahat kullanımı hedeflemektedir.

Spor Alanı: Bahçenin ana girişine yakın konumlandırılan, yaklaşık 36.000 m² alanda 3 adet basketbol sahası, 4 adet tenis kortu ve 4 adet futbol sahası ile dinlenme alanları ve büfesinin bulunduğu bir spor kompleksi planlanmıştır.

Su Duvarı: Yaya yollarında yer yer, doğu-batı hakim rüzgar yönü değerlendirilerek bu doğrultuda gelen yönlendirmelerde iki taraflı su duvarları önerilmiştir. 210 cm boyunda duvarları hakim rüzgar yönünde kullanılan, sıcak iklimde az su kullanarak rüzgar yönünün doğru kullanımı ile serinlik veren alanlar tasarlanması amaçlanmıştır.

Bunun dışında bahçe içinde yer alan peyzaj ögeleri aşağıdaki gibi sıralanabilir.

• Kermes Alanı: 100 m²

• Sanat Yolu

• Yürüyüş Yolları

• Kaykay Pisti

• Bisiklet Yolu

• Meyve Bahçesi: 10.000 m²

Bitkilendirmede ise; Kıbrıs Millet bahçesi için; Kıbrıs’ın birçok yerinde anıt ağaç olmuş, kültürünün bir parçası olmuş Cümbez Ağacı, yine iklim ve doğasına uygun olan Zeytin ağacı, Pınal Meşesi, Keçiboynuzu, Kıbrıs Akasyası, Okaliptüs, Nar ağacı, Servi, Fıstık Çamı ve Kızıl Çam gibi doğası ile bütünleşecek ağaçlar önerilmektedir. Alan içerisinde doğal görüntüyü bozmadan sağlı sollu kurgulanan çiçek tarhları ile hem görsel olarak hem de duyusal ve dokunsal olarak kullanıcılara güzel bir deneyim sağlayacak mekânlar tasarlanmıştır

 

 

MARLIN SİDA YETENEKLERİNİ SERGİLİYOR

TC Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda ASELSAN ve Sefine Tersanesi iş birliğinde yerli ve milli olarak geliştirilen MARLIN silahlı insansız deniz aracı (SİDA), NATO koordinesinde Portekiz’de gerçekleştirilen tatbikatta yeteneklerini sergiledi.

İnsansız deniz sistemlerinin boy gösterdiği, Portekiz’deki Troia Yarımadası’nda gerçekleştirilen REPMUS 2022 Tatbikatı’nın ilk bölümünde 100’e yakın insansız uçan, yüzen ve dalan araç görev aldı. 16 NATO ülkesinden, 18’den fazla gemi ve 48 insansız unsurun katıldığı, 25-30 Eylül tarihleri arasındaki Dynamic Messenger 2022 isimli tatbikatın ikinci bölümünde ise insanlı ve insansız unsurlar denizde harp türlerini deniyor.

Tatbikata Türkiye’den katılım sağlayan MARLIN SİDA, ülkemizi NATO’da temsil eden ilk insansız su üstü aracı oldu. İsmini açık denizlerde çok süratli ilerleyebilen bir balık türünden alan MARLIN, üstün teknolojisi ve taşıyabildiği faydalı yüklerle benzerlerinden ayrışıyor. MARLIN ayrıca, dünyada elektronik harp kabiliyetine sahip ilk insansız su üstü aracı olarak da öne çıkıyor.

HAİN SALDIRININ DETAYLARI

Mersin’in Mezitli ilçesinde lüks otomobille Tece Polisevi önüne gelen iki kadın PKK’lı terörist, uzun namlulu silahlarla saldırı düzenledi. Açılan ilk ateş sırasında 2 polis memuru yaralanırken, çıkan çatışma sonucu yaralanan iki kadın terörist, sırt çantasında taşıdıkları bombalar ile kendileri patlattı. İçişleri Bakanlığı, olayla ilgisi olduğu belirtilen 1 şüphelinin silahıyla birlikte yakalandığını bildirdi. Yaralı polislerden Sedat Gezer kaldırıldığı hastanede şehit olurken, çatışma ve patlama sırasında 3 vatandaş hafif şekilde yaralandı. Saldırıdan sonra gece geç saatlerde Mezitli’ye gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kırsaldan gelen teröristlerden birinin Mersin’i çok iyi bildiği bilgisini paylaştı. Bakan Soylu daha sonra yaralanan polisi hastanede ziyaret etti. Saldırı anıyla ilgili görüntüler ise güvenlik kamerasına yansıdı.

 

Mersin’in Mezitli ilçesi Tece Mahallesi’ndeki polisevine saat 23.00 sıralarında PKK’lı iki kadın terörist tarafından saldırı düzenlendi. Lüks otomobil ile polisevinin önüne gelen PKK’lı iki kadın terörist, uzun namlulu silahlarla nizamiye kulübesinde nöbet tutan polislere ateş açtı. Polislerin karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Patlama ve silah sesleri bölgede endişe yaratırken, açılan ilk ateş sırasında polisevi önünde nöbet tutan 2 polis yaralandı.

YARALANAN KADIN TERÖRİSTLER KENDİLERİNİ PATLATTI

Çatışmada yaralanan ve kaçamayacaklarını anlayan iki kadın terörist ise sırt çantalarında taşıdıkları bombalarla kendilerini patlattı. Güvenlik güçlerinin polisevi çevresinde yaptığı incelemede ise içerisinde bomba bulunan bir başka çanta ise uzman polisler tarafından imha edildi.

1 TERÖRİSTİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ

Mersin’de Polisevi’ne saldırıyı gerçekleştiren teröristlerden birinin kimliği tespit edildi.

Mersin Mezitli ilçesindeki polisevine dün akşam saat 22.45 sıralarında 2 kadın terörist tarafından saldırıda bulunuldu, saldırıyı gerçekleştiren 2 terörist, etkisiz hale getirildi.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; Etkisiz hale getirilen teröristlerin kimliği ile ilgili yapılan çalışmalarda, birinin “Zozan Tolan” kod adlı Dilşah Ercan olduğu belirlendi.

Teröristin; PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması içerisinde faaliyette bulunduğu, terör örgütü faaliyetlerinden dolayı cezaevine girip çıktığı, örgütün kırsal yapılanmasına 2013 yılında Mersin’den katıldığı, Irak’ın kuzeyi, Kandil’de eğitim aldığı ve örgütün – sözde- özel güç yapılanması içerisinde faaliyet gösterdiği tespit edildi.

Ayrıca, terörist hakkında metropollerde eylem amaçlı gönderilecek hazır kadrolar arasında yer aldığı şeklinde istihbari bilgilerin bulunduğu belirlendi.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: 1 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI

İçişleri Bakanlığı, Mersin’in Mezitli ilçesindeki polisevine yönelik saldırıyla ilgisi olduğu değerlendirilen bir şüphelinin silahıyla gözaltına alındığını açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Mersin’in Mezitli ilçesindeki polisevine saat 23.00 sularında kimliği belirsiz kişilerce saldırı düzenlendiği, çıkan çatışmada 2 polisin yaralandığı bildirildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Ayrıca polisevinin uzağına bırakılan bir bomba düzeneği de kontrollü bir şekilde patlatılmıştır. Olayla ilgisi olduğu değerlendirilen bir şüpheli silahıyla birlikte gözaltına alınmıştır. Saldırıyı düzenleyenlerin yakalanmasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Gelişmeler oldukça kamuoyuna bilgi verilecektir.”

 

3 SİVİL YARALANDI

Çatışma sırasında evinin balkonunda oturan bir kadın, vücuduna isabet kurşunla, 2 kişi ise patlama sırasında yüksekten düşerek yaralandı. Hastaneye kaldırılan sivillerin hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

 

HAVA SICAKLIKLARI YÜKSELİYOR

 

Hava sıcaklığının ileriki günlerde yeniden artarak, 38 dereceye kadar çıkması bekleniyor.

Hava sıcaklığının ileriki günlerde yeniden artarak, 38 dereceye kadar çıkması bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi’nin haftalık hava tahmin raporuna göre, yarından itibaren bir haftalık sürede

bölge, alçak basınç sistemi ile sıcak ve nispeten nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak; en yüksek hava sıcaklığı, genellikle  iç kesimlerde 35 – 38 ºC, sahillerde 31 – 34 ºC dolaylarında seyredecek.

Rüzgarın, genellikle  Güney ve Batı yönlerden  orta kuvvette  esmesi bekleniyor.

KİŞMİR’DEN İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ’NE ZİYARET

Kuzey Kıbrıs Turing ve Otomobil Kurumu Başkanı Tigin Kişmir, itfaiye haftası nedeniyle, KKTC İtfaiye Müdürlüğü’ne yaptığı ziyarette İtfaiye müdürü ve amirlerine, teşekkür plaketi takdim etti.
Başkan Tigin Kişmir, “İtfaiye ve itfaiyecinin hayatımızdaki yerinin çok önemli olduğunu, hayatımızın her döneminde statümüz ne isterse olsun yardımlarına her an ihtiyaç duyabileceğimiz kahramanlar ordusu olarak nitelendirebileceğimiz Devletimizin en önemli kurumlarından bir tanesidir”dedi.
Başkan Tigin Kişmir, itfaiyemiz, yaptığımız organizasyonlarda verdiği destek ile çok daha güvenli ve huzur veren organizasyonlar gerçekleştirilebildiğini belirtirken, itfaiyenin , otomobil ve motor sporlarının yapılan faaliyetlerinde çok büyük paydaşlarından biri olduğunu ve bundan sonraki süreçte de itfaiyemizin desteklerine ihtiyacı duyacağını söyleyerek KKTOK ve Devlet Kurumlarımızla olan işbirliğinin geçmişte olduğu gibi bugün ve yarında devam edeceğini belirterek sözlerini tamamladı.
Yapılan ziyarette İtfaiye Müdürü Ramadan Gürpınar ise şu ifadeleri kullandı;
Ülkemizde çıkan yangınları sonucunda vatandaşlarımız maddi ve manevi olarak etkilenmekte, ülkemizin milli serveti olan ormanlarımız yok olmaktadır. Ülkemizde bu felaketleri önlemek için kurulan İtfaiye teşkilatının amacı, önleme, kurtarma ve söndürmedir bu yüzden İtfaiye Müdürlüğü olarak bu konularda hedef kitleler belirleyip sürekli çalışmaktayız. Basın bültenleri, basın bilgi notları, yangınları önleyici afişler, kamu spotları, yangınları önleme ile ilgili bilgilendirici ve ikaz edici paylaşımlar yapılmakta ayrıca yangınları önleme ile ilgili radyo ve televizyon programlarına katılarak yangınlara ve diğer olaylara karşı alınması gereken önlemler ve bilgilendirmeler yapmaktayız. Özellikle Yangın olaylarında zaman ve önleyici tedbirler çok önemli bir unsurdur bu yüzden zamanında tedbir alarak doğabilecek felaketleri önceden önleyebiliriz.
Yapılan çalışmalarda, İtfaiye Müdürlüğü projesi olarak planlanan Lefkoşa Sanayi Bölgesi İtfaiye Şubesi eğitim alanına katkılarından dolayı Sayın Tigin KİŞMİR başkanlığında Kuzey Kıbrıs Turing ve Otomobil Kurumu’na Teşekkür ederiz ve bundan sonraki işbirlikteliğimizin artarak devam etmesini temenni ederiz, diyerek sözlerini tamamladı.

FUTBOLUN KALBİ KKTC’DE ATACAK!

FIFA’ya üye olmayan futbol takımlarının bir araya gelerek oluşturduğu CONIFA’nın 2023 Avrupa Futbol Şampiyonası KKTC’de gerçekleşecek. KKTC, şampiyonaya ikinci kez ev sahipliği yapacak.

Bağımsız Futbol Federasyonları Birliği (CONIFA) 2023 Avrupa Futbol Şampiyonası’na KKTC ev sahipliği yapacak.
3-13 Haziran 2023 tarihleri arasında 12 takımlı Avrupa Şampiyonası, 2017’de yapılan ev sahipliğinin ardından bir kez daha KKTC’de gerçekleşecek.
CONIFA NEDİR?
Bağımsız Futbol Federasyonları Konfederasyonu (CONIFA) FIFA dışındaki tüm federasyonların futbol federasyonudur. Uluslardan, fiili uluslardan, bölgelerden, azınlık halklarından ve spordan izole edilmiş bölgelerden uluslararası futbol takımlarının temsilcilerini destekleyen, küresel olarak hareket eden, kar amacı
gütmeyen bir organizasyondur. Günümüzde 53 üyesi bulunan CONIFA, 7 Haziran 2013’te kuruldu ve ilk Dünya
Futbol Kupası’nı Haziran 2014’te İsveç’in Östersund kentinde düzenledi.

KKTC, 2017’DE EV SAHİBİ OLDUĞU TURNUVADA 3’ÜNCÜ OLMUŞTU
KKTC, 4-11 Haziran 2017 tarihlerinde düzenlenen ve 8 takımın katıldığı 2017 Avrupa Futbol Şampiyonası’na da ev sahipliği yapmıştı.
Şampiyonayı Padaniya şampiyon tamamlamış, KKTC Milli Takımı ikinci, Szekely Land ise 3’üncü olmuştu.

TÖRE, MERSİN’DEKİ TERÖR SALDIRISINI KINADI

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türkiye’nin Mersin ilinde gerçekleşen terör saldırısında 1 polisin şehit olması nedeniyle mesaj yayınladı.
Töre mesajında şunları kaydetti:
“Anavatanımızda Mersin’in Mezitli ilçesinde polisevine yönelik gerçekleşen hain terör saldırısında 1 polisimizin şehit olduğu, 1 polisimizin de yaralandığı haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.
Bilinmelidir ki, Türk milletinin birlik ve beraberliğini bozmaya yönelik bu tür hain girişimler Milletimizin azim ve kararlılığı ile her zaman sonuçsuz kalacaktır.
Türk milleti, tarihinde her zaman bu sınavlardan geçmiş, ama her defasında “Muhtaç olduğun kudret damarlarında asil kanda mevcuttur” sözünü şiar alarak kendisini bölmeye çalışanlara izin vermemiştir.
Düzenlenen hain saldırıyı kınıyor, Kıbrıs Türk halkının en yüce temsiliyet makamı olan Cumhuriyet Meclisi adına, şehit olan Polis kardeşimize Allahtan rahmet, başta yaslı ailesi olmak üzere aziz Türk milletine başsağlığı diliyorum.
Bu vesileyle Anavatanımızın birliğini ve güvenliğini sağlayan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere Polis ve tüm emniyet güçlerimize yürüttükleri bu kutsal görevde başarılar temenni ediyorum.”

KKTC’NİN TANINMASI ÇAĞRISI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATININ GÜNDEMİNE TAŞINIYOR

 

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM’de yaptığı “Kıbrıs tanınmalı” çağrısının ardından, mesele ilk kez İslam İşbirliği Teşkilatı’nın gündemine taşındı. Türkiye, İslam dünyasından Kıbrıs’ın tanınması yönünde somut adımlar bekliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında Kıbrıs konusunu gündeme getirmesi, meselenin yeniden uluslararası arenada tartışmaya açılmasına yol açtı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı “Dünya Kıbrıs’ın bağımsızlığını tanımalı” çağrısının ardından, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, konuyu İslâm İşbirliği Teşkilatı’nın gündemine taşıdı. Teşkilata üye ülkelerin dışişleri bakanları toplantısında konuşan Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Türk halkı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmen tanınmasının ve müktesep haklarının, yani Kıbrıs Türk devletinin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün yeniden teyit edilmesini talep etmektedir” dedi.

Siyasi müzakere sürecinde 50 yılı geride bıraktıklarını hatırlatan Bakan Ertuğruloğlu, artık başka seçenekleri araştırma zamanının geldiğini vurgulayarak, İslâm İşbirliği Teşkilâtı’na üye ülkelere Kıbrıs’ı resmen tanımaları çağrısında bulundu.

ŞİMDİYE KADAR YOK
Türkiye, İslâm dünyasının birçok noktasındaki sorunlarda aktif biçimde arabulucu ve barış sağlayıcı bir misyonla hareket etmesine rağmen, Kıbrıs meselesinde Müslüman ülkeler çözüm için henüz yeterince destek vermiş değil. Arap dünyasında, milliyetçi cereyanların etkisiyle Yunanistan ve Rum tezlerine yakın bir çizgi kuvvetini korurken, Kıbrıs davasının Asya ve Türk dünyasının gündeminde hak ettiği noktaya gelmesi için Türkiye’nin diplomatik ve siyasi çabaları sürüyor.

 

SADECE LİBYA
1974’teki Barış Harekâtı sırasında Türkiye’yi destekleyen ve Türk ordusunun yedek parça ve mühimmat ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunan dönemin Libya Lideri Muammer Kaddafi, bu noktada dikkat çekici bir istisna olarak hâlâ hatırlanıyor. Harekâtın emrini veren Başbakan Yardımcısı Necmeddin Erbakan’la irtibat kuran Kaddafi, 1970’li yıllar boyunca Türkiye’nin haklı davasındaki nadir destekçilerden biri olmayı sürdürmüştü. Kaddafi, 2011’de patlak veren halk ayaklanması sırasında, Libya’nın Sirte kentinde linç edilerek öldürülmüştü.

Aksa yangınıyla kuruldu
İslâm İşbirliği Teşkilâtı, 21 Ağustos 1969’da Mescid-i Aksa’nın Avustralyalı Hristiyan Siyonist Dennis Michael Rohan tarafından kundaklanmasının ardından, Fas’ın başkenti Rabat’ta kuruldu. Dönemin Suudi Arabistan Kralı Faysal’ın çağrısıyla bir araya gelen İslâm dünyasının devlet ve hükümet başkanları, Müslüman ülkeleri aynı çatı altında toplamak için İslâm Konferansı Örgütü’nü kurdu. Müslümanların problemlerine odaklanan ve İslâm ülkeleri arasında yardımlaşma ve dayanışmayı hedefleyen kurumun ismi, 2011’de Kazakistan’daki zirve toplantısı sırasında “İslâm İşbirliği Teşkilâtı” olarak değiştirildi. Teşkilâtın merkezi Suudi Arabistan’ın Cidde kentindedir.

“ÇARŞININ HER ŞEYE KARŞI OLDUĞUNU BİLİYORUZ”

“Biz bu grubu çok iyi tanıyoruz. Bunlar aslında KKTC ye karşı olan ve bu aziz devlete Ka-Ka-Te-Ce diye hakaret eden, kökü dışarda besleme bir gruptur.”

MAKSAT KÜLLİYE Mİ?

Belli mihraklar, Anavatan Türkiye tarafından yapılıp Kıbrıs Türk Halkına hediye edilecek olan ”Külliye” ye karşı bir kampanya başlattılar. Aralarında iyi niyetli olup;  “Bu yoklukta sırası mı?” diyenleri istisna tutuyorum.

Biz bu grubu çok iyi tanıyoruz. Bunlar aslında KKTC ye karşı olan ve bu aziz devlete Ka-Ka-Te-Ce diye hakaret eden, kökü dışarda besleme bir gruptur.

Bunlar, oldum olası KKTC yi yaşatıp kökleştirecek her türlü icraata karşıdırlar.

Bunlar, Anavatandan paranın dışında gelen her şeye karşıdırlar…

Bunlar, Türkiye’den gelen suya karşı çıktıkları gibi, elektriğe bile karşıdırlar…

Bunlar, Devleti veya Meclisi küçümserken “Ne Meclisi, orası Rum Dianellos’un sigara Fabrikasıdır. Ben bu Meclisi tanımıyorum. Kimin malı üzerinde Meclis kurdunuz?” gibi argümanları Mahkemelerde bile kullanmaktan çekinmezler.

Bu gürühtan cesaret alan Dianellos’un varisleri, 2012 yılında AİHM ye başvurarak Meclis binasının iadesini istedi. Konu hala AİHM nin gündeminde. AİHM tıpkı Luizudu davasında olduğu gibi bu davada da Meclis binasının Dianellos’a iadesine karar verse, içine düşeceğimiz komik durumu düşünebiliyor musunuz?

Şimdi hal böyle iken , Anavatan bizi bu zor durumdan kurtarmak için bir jest yapıyor. Hem Meclisi hem de Cumhurbaşkanlığını tek bir çatı altında toplayacak bir bina inşa etmek istiyor. Bu güruh “Nayır, Nolamaz. Külliyeye Külliyen karşıyız” diye kampanya yapıyorlar.

Allahtan ki biz, bu Çarşının her şeye karşı olduğunu biliyoruz da fazla ciddiye almıyoruz…

ADAHAN: “KÜÇÜĞÜZ AMA KÜÇÜK KALMAK İSTEMİYORUZ”

 

 

Vadili Belediye Başkanı Mehmet Adahan, yerel yönetimler reformunun belediyelerin önünü açacağına dikkati çekti. Adahan, “Reform köyün kente dönüşmesidir. Hem üreterek hem de insan odaklı yaşama hakkının oluşumunu sağlar” dedi

“BELEDİYELER REFORMU;
KÖYÜN KENTE DÖNÜŞMESİDİR”

 

Vadili Belediye Başkanı Mehmet Adahan, Güneş TV’de yayınlan, ASLI’NDA programının konuğu oldu.
Belediye başkanlığı görevine başladığı ilk günden itibaren halkın beklentilerini göz önüne alarak çalışmalarını yürüttüğünü kaydeden Adahan, tamamladıkları projelerden bahsetti

Vadili Belediyesi’nin iktisadi gelir kaynağının tarım ve hayvancılığa bağlı olduğunu belirten Adahan, bu doğrultuda hem belediye hem de halkın önünü açmak için projeler gerçekleştirdiklerini, bazı projelerin ise siyasi ve iktisadi krizler nedeniyle tamamlanamadığını söyledi.
İnsan odaklı projelerle ilerlediklerine vurgu yapan Adahan, “Sessimiz az çıkar ama işimizi yaparız” dedi.

“KÜÇÜĞÜZ AMA KÜÇÜK KALMAK İSTEMİYORUZ”

Vadili Belediyesi olarak mali yapının iyi olduğuna dikkati çeken Adahan, “Bugün peşin maaş verecek noktasındayız. Çalışanlarımız bir mağduriyet yaşamamaktadır. Küçüğüz ama böyle yerinde küçük kalkmakta istemiyoruz. Belediyecilik hizmet esastır. İnsanın talep ettikleri karşılayabilecek bir yapı olmalı” diye konuştu.

Belediyeler reformu hakkında da değerlendirmelerde bulunan Adahan, birkaç belediye dışında belediyelerin batık durumda olduğunu söyledi.

“YEREL YÖNETİM REFORMU HERKESİN BORCUDUR”

“Yerel yönetimler reformu yalnızca iktidarın değil muhalefetinde borcudur” diyen Adahan, 51/95 sayılı yasanın günümüz koşullarına uygun şekilde güncellenmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Yerel yönetim reformu konusunda geçmişte de çalışmalarının yapıldığını anımsatan Adahan, “Bizim özellikle üzerinde durduğumuz konu ise yerel yönetim reformu yapılırken belediyelerin özerkliğine dokundurmamaktı. Yerelde yerinde yönetim anlayışında bir yapıyı hep savunduk” dedi.
Belediyeler reformunun siyasi engele takıldığının altını çizen Adahan,” Herkes şapkasını çıkarak halka hizmet noktasında ortaya koyacak. Dayanışma ve birlik içinde sorunlara çözüm bulunmalıdır. Sorunların mahkemede değil, mecliste çözülmesi gereklidir. Halk iktidardan da muhalefetten de hizmet bekliyor” ifadelerini kullandı.

“BELEDİYELERİN BÖLGESEL İMAR YASALARI OLUŞTURULMALI”

Yerel yönetimler reformunun özünde imar konusu olduğuna işaret eden Adalhan, “İmar planlama kaymakamlık tarafından yürütülüyor. Bu noktadan baktığımız kaymakamlık ve belediye başkanları olarak iki başlı bir durum ortaya çıkıyor. Büyük belediyeler imar konusuna yetki koyabilir ama bizim gibi küçük belediyeler kaymakamlığa devretmek zorunda kalır. Bu durum işlerin sonuçlanmasını uzatır” dedi.

“Belediyelerin bölgesel imar yasalarını oluşturarak, bölgenin kalkınmasının önünü açabilmeli” diyen Adahan, imar konusunda mevcut durumun özellikle köy belediyelerini olumsuz etkilediğini kaydetti.
Üretim, kooperatifleşme, mali, sürdürülebilir yapı gibi birçok noktada reformun belediyelerin önünü açacağına vurgu yapan Adahan, “Reform köyün kente dönüşmesidir. Hem üreterek hem de insan odaklı yaşama hakkının oluşumunu sağlar” diye konuştu.

GÜNEŞTV ÖZEL HABER

AKAR: “İLERİ GERİ, BOŞ BOŞ KONUŞANLAR, ORDUBOZANLAR VAR”

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar başkanlığında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kuvvet Komutanları, Bakan Yardımcıları Alpaslan Kavaklıoğlu, Muhsin Dere ile birlik komutanlarının katılımıyla video telekonferans toplantısı gerçekleştirildi. Bakan Akar’ın talimatlar verdiği toplantıda Kuvvet ve Ordu Komutanlarının yanı sıra yurt içi ve sınır ötesindeki birlik komutanları da devam eden faaliyetlere ve sahadaki son duruma ilişkin bilgiler paylaştı. Savunma ve güvenlik kapsamındaki konuların ele alındığı toplantıda talimatlar veren Bakan Akar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yoğun bir dönemden geçtiğini belirtti. Mehmetçiğin şu ana kadar kendine verilen görevleri büyük bir başarıyla yerine getirdiğini ifade eden Bakan Akar, “Bundan dolayı hepinizi kutluyorum. İnşallah bundan sonra da aynı ciddiyet ve samimiyetle, diyalog ve koordinasyon içinde faaliyetleri yürütmek suretiyle bize verilen görevleri başaracağız” diye konuştu.
“OCAK AYINDAN İTİBAREN SURİYE VE IRAK’IN KUZEYİNDE 2 BİN 874 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ”
Terörle mücadelenin zorlu arazi ve hava şartlarına rağmen büyük bir başarıyla devam ettiğini vurgulayan Bakan Akar, şunları söyledi: “Bizim tek hedefimiz teröristlerdir. Başta Irak ve Suriye olmak üzere tüm komşularımızın hudutlarına, egemenlik haklarına saygılıyız. Tek amacımız hudutlarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak. Bunun için terörle mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. En son terörist etkisiz hâle getirilinceye kadar mücadelemiz devam edecek. Terörle mücadelede başlayan yeni dönemde, 24 Temmuz 2015’ten bugüne kadar 36 bin 143 terörist etkisiz hâle getirildi. Bu yıl ise ocak ayından itibaren Suriye ve Irak’ın kuzeyinde 2 bin 874 terörist etkisiz hâle getirildi.” Pençe Kilit Operasyonu’nun da büyük bir başarıyla sürdüğünü ifade eden Bakan Akar, “Pençe-Kilit Operasyonu kapsamında 397 terörist etkisiz hâle getirildi. Bütün mağaralar, sığınaklar, barınaklar, sözde karargâhlar her taraf tek tek kontrol edilmeye devam ediliyor. Çok katlı, tahkimli mağaralar dâhil her yer Mehmetçik tarafından kontrol altına alındı, alınıyor” diye konuştu. Bakan Akar operasyonda terör örgütü tarafından kullanılan çok sayıda silah, araç, gereç ve mühimmatın ele geçirildiğini de açıkladı.
“İLERİ GERİ, BOŞ BOŞ KONUŞANLAR, ORDUBOZANLAR VAR”
“Son zamanlarda yazılı ve sözlü basında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne dil uzatanlar var” sözleri ile Mehmetçiğe yönelik birtakım söylemlere tepkisini gösteren Bakan Akar, şunları söyledi: “İleri geri, boş boş konuşanlar, ordubozanlar var. Silahlı Kuvvetlerimiz şu anda çok şükür büyük bir övünç ve güvenle, yüksek bir moral ve motivasyonla yurt içinde ve sınır ötesinde kendisine verilen görevleri zorlu arazi ve hava şartlarına rağmen büyük başarıyla yerine getiriyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin saygın ve seçkin konumu uluslararası dâhil her platformda artarken bu duruma dil uzatanlar var. Kimin tarafındalar, neyin tarafındalar gerçekten meçhul. Devlete, millete ve Türk Silahlı Kuvvetlerine dil uzatanları bizim kabul etmemiz mümkün değildir.” Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Cumhuriyet tarihinin en yoğun döneminden geçtiğine dikkati çeken Bakan Akar, “Bunun görülmemesi büyük bir körlüktür. O kişilerin gözlerini açıp Mehmetçiğin ne yaptığını görmeleri ve ordubozanlık yapmamaları; 85 milyonun hakkını, hukukunu, güvenliğini sağlamak için gece-gündüz, yaz-kış demeden görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerine saygı duymaları lazım. Millî olanların, bu vatanın evlatlarının saygı duyması Silahlı Kuvvetlerinin ne yaptığını görmeleri lazım” diye konuştu.
“TSK MİLLETİNİN EMRİNDE GÖREVİNİN BAŞINDADIR” Bakan Akar; Türkiye’nin tarihi, coğrafyası, genç nüfusu ve ordusu ile büyük ve güçlü bir devlet olduğunu belirterek “Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetleri binlerce yıllık şanlı tarihimizden süzülüp gelen millî, manevi ve mesleki değerleriyle 85 milyonun, asil milletimizin sevgisi, güveni ve duasından aldığı ilhamla aklın ve bilimin ışığında, anayasa çerçevesinde, yasalar ve Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda, sıralı amir ve komutanların emir ve komutasında, milletinin emrinde görevinin başındadır. Herkes bunu bilsin” dedi. Sultan Alpaslan’dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e kadar bu toprakların vatan olmasında, devletin bu seviyeye gelmesinde emeği geçenlere, katkı sağlayanlara saygılarını, şükranlarını ileten Bakan Akar; şehitlere rahmet, yaralılara şifa dileklerini iletti. Millî Savunma Bakanı Akar, sözlerini zorlu şartlarda görevlerini yerine getiren tüm Mehmetçiğe başarılı dileklerini ileterek tamamladı.

ÇAVUŞOĞLU: KIBRISLI TÜRKLER OLARAK HARF DEVRİMİNİ İLK UYGULAYANLARDAN BİRİYİZ

Türk Devletleri Teşkilatı ile Türk Dil Kurumu iş birliğinde düzenlenen tören ve çalıştay , Türk Dil Kurumunun kuruluşunun ve Dil Bayramı’nın 90. yıl dönümünü anısına, 2022 Türk Dünyası Kültür Başkenti Bursa’da yer aldı. Bakanlık açıklamasına göre, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakal Heyet Başkanı Binali Yıldırım, Türk Dil Kurumu Başkanı Gürer Gülsevin’in de katıldığı etkinliklerin açılış gününde Türk Dil Kurumu tarafından her yıl düzenli olarak çeşitli kurum ve kişilere verilen “2022 Türk Diline Hizmet Ödülleri” ile “Dilde, Fikirde, İşte Birlik Türk Dünyası Edebiyat (Roman) Ödülleri” takdim edildi. İSMAİL BOZKURT ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜ Bu çerçevede, bu yıl ilk kez verilen “Dilde, Fikirde, İşte Birlik Türk Dünyası Edebiyat (Roman) Ödülleri”ne Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden İsmail Bozkurt’un yanı sıra Azerbaycan’dan Akşin Yenisey, Kazakistan’dan Smagul Elubay, Kırgızistan’dan Samsak Stanaliyev, Özbekistan’dan Isajon Sulton ve Türkmenistan’dan Berdinazar Hudaynazarov layık görüldü. Bakan Çavuşoğlu, Türk Dil Kurumuna hizmet eden ve Kurumun çeşitli çalışma grupları ile yazı kurullarında yer alan ve özellikle Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu üzerinde çalışan Prof. Dr. Recep Toparlı’ya 2022 Türk Diline Hizmet Ödülünü takdim ederken, İsmail Bozkurt’a ise ödülünü Türk Devletleri Teşkilatı Aksakal Heyet Başkanı Binali Yıldırım verdi.
ÇAVUŞOĞLU: “ TÜRK DİLİNİ GELİŞTİRME VE ÖZÜNÜ KAYBETMEDEN YAYGINLAŞTIRILMASI ADINA ÖNEMLİ”
Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu etkinliklerin açılışında yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının selamlarını getirdiğini belirterek, kendilerini davet eden ve “Kıbrıs Türkü’nü öz vatanıyla buluşturan” Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin’e teşekkür etti. Bu vesileyle Dil Bayramı ile birlikte Türk Dil Kurumunun kuruluşunun 90. yıl dönümünü de idrak ettiklerini dile getiren Çavuşoğlu, bu çerçevede düzenlenen etkinliklerin Türk dilini geliştirme, zenginleştirme ve dilin özünü kaybetmeden yaygınlaştırılması adına önemli olduğunu söyledi. “1571’den itibaren verilen mücadele ile Kıbrıs’ı Türk yurdu ilan ettiklerini ve Anavatan Türkiye’nin destekleri ile birlikte, Kıbrıs’ın Türk yurdu olarak yaşamaya devam edeceğine” vurgu yapan Çavuşoğlu, “Biz Kıbrıslı Türkler, harf devrimini ilk uygulayanlardan biriyiz. Anadolu Türkçesini, Anadolu gelenek ve göreneklerini arıyorsanız, en safı Kıbrıs’tadır” dedi. “Çok zorluklar yaşadık, çok savaştık, çok insanımız mağdur oldu ancak öz toprağımızdan, öz yurdumuzdan, öz soyumuzdan, öz dilimizden hiç vazgeçmedik” diye konuşan Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her koşulda Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu belirterek, verdikleri desteklerden dolayı teşekkürlerini iletti. Bursa’da “gönül birliği” yaptıkları Türk devletleriyle bir araya gelmekten dolayı heyecanlı olduklarını da sözlerine ekleyen Bakan Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs’ın üniversite adası olduğuna işaret ederek, Türk devletlerinden gelen birçok öğrencinin KKTC’de eğitim aldığını belirtti. Çavuşoğlu bu çerçevede, dilde, fikirde, işte birlik anlayışına destek olmak amacıyla KKTC üniversitelerinde eğitim almak isteyen 7 öğrenciye eğitim bursu vermek istediklerini de sözlerine ekledi. Çavuşoğlu konuşmasının sonunda, böylesi “değerli” bir organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek, “Bizim gönlümüz sizinle, geleceğimiz sizinle” dedi.

İSMAİL BOZKURT ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜ

‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik Türk Dünyası Edebiyat (Roman) Ödülleri’ne layık görülenler arasında bu yıl, Kıbrıslı Türk yazar İsmail Bozkurt da yer aldı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), Kültür ve Turizm Bakanlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile Türk Dil Kurumunun iş birliğinde “Dilde, Fikirde, İşte Birlik Türk Dünyası Edebiyat (Roman) Ödülleri ve 2022 Yılı Türk Diline Hizmet Ödülleri” töreni, Bursa’da gerçekleştirildi. 2022 Yılı Türk Diline Hizmet Ödülleri kapsamında Prof. Dr. Leyla Karahan, Prof. Dr. Recep Toparlı, TRT Çocuk adına Kanal Koordinatörü Mustafa Bora Durmuşoğlu ve Türkiye Maarif Vakfı adına Vakıf Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün’e ödülleri verildi. Dilde, Fikirde, İşte Birlik Türk Dünyası Edebiyat (Roman) Ödülleri’nde ise Azerbaycan’dan Akşin Yenisey, Kazakistan’dan Smagul Elubay, Kırgızistan’dan Samsak Stanaliyev, Özbekistan’dan Isajon Sultonov, Türkmenistan’dan Berdinnazar Hudaynazarov ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden (KKTC) İsmail Bozkurt’a hediyeleri takdim edildi. Bozkurt ödülünü, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım’dan adlı. Cumhurbaşkanı Tatar’dan tebrik Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ödüle layık görülen İsmail Bozkurt’u tebrik etti. Tatar, “Sayın İsmail Bozkurt; pek çok ulusal ve uluslararası ödüller almış, eserleri pek çok dile çevrilmiş bir yazarımızdır. Kıbrıs Türk halkının yaşadığı esaret yıllarının sıkıntılarını, mücadelelerini, geleneklerini, göreneklerini romanlarına yansıtmış, Kıbrıs Türklerinin kurtuluş mücadelesine ışık tutmuş, 1955-1974 yıllarında Kıbrıs Türklerinin yaşamına, kültürüne dair gerçekçi ve somut aktardıklarıyla dönemin doğru algılanmasına katkı koymuştur” dedi. Tatar, “Bu duygularla, KKTC adına Türk Dünyası’na yapmış olduğu üstün hizmetleri münasebetiyle bu önemli ödüle layık görülen Sayın İsmail Bozkurt’u canı gönülden tebrik ederim” ifadelerini paylaştı

ERENKÖY MÜCAHİTLER DERNEĞİ BAŞKANI MUSTAFA ARIKAN OLDU

Erenköy Mücahitler Derneği’nin yeni yönetimi belirlendi. Başkanlığa Mustafa Arıkan seçildi. Verilen bilgiye göre, geçtiğimiz gün 70 üyenin katılımıyla Hamitköy’deki dernek lokalinde gerçekleşen Olağan Genel Kurul’da gündemdeki konular görüşüldü ve seçim yapıldı. Dernek başkanlığına Mustafa Arıkan, Ahmet Yıldırım ve Kutlay Keço aday olurken, seçimi Mustafa Arıkan kazandı. Yönetim Kurulu üyeleri şu şekilde belirlendi: “Mehmet N.Erçikan, Enver Yetkili, Hasan Galip, Böğürtlen Zorlu, Cem Boran, Yonca Yaylalı, Fadıl İncirli, Hasan Emirali, Zihni Halilhan ve İlkay Salihoğlu.” Görev dağılımınınsa yönetim kurulu toplantısında yapılacağı açıklandı.

ARDA GÜLER KADRODAN ÇIKARILDI

Gürcistan ile yarın İstanbul’da hazırlık maçında karşılaşacak olan Ümit Milli Takım’da Arda Güler, aday kadrodan çıkarıldı.

“HASTANEYE GÖTÜRÜLDÜ!”

TFF’nin resmi sitesinden konuya ilişkin yapılan açıklamada, “TFF Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde çalışmalarını sürdüren Ümit Milli Takımımızda Arda Güler, 25 Eylül 2022 tarihinde gece başlayan karın ağrısı, bulantı ve kusma yakınmaları nedeniyle acil koşullarda ilgili hastaneye götürülmüş, burada yapılan tetkikler ve tıbbi değerlendirme sonucunda viral gastroenterit tanısıyla tedavisine başlanmıştır.

“KADRODAN ÇIKARILDI”

Önerilen tedavi çerçevesinde üç gün süre ile istirahat ve destekleyici tıbbi uygulamalar planlanarak Ümit Milli Takımımızın Gürcistan ile oynayacağı özel maçın aday kadrosundan çıkarılmıştır” denildi.

RESMİ VE MİLLİ TEZ “EGEMEN EŞİTLİK”

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre,  katıldığı bir televizyon programında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Töre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmaya işaret ederek, tarihe not düşülmesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Tanınma talebi ile ilgili atılan adımın devamının gelmesini arzuladıklarını ifade eden Töre, Türk Devletleri Konseyi toplantısında bu anlamda bir gelişme beklediklerini söyledi.

Tanınma istemenin ülkedeki bazı çevreleri rahatsız ettiğini dile getiren Töre, bugün “Egemen eşitlik üzerine” görüşme yapılması tezinin, Anavatan Türkiye’nin resmi ve milli tezi olduğunu kaydetti. Töre, bütün bunlara rağmen bazı çevrelerin federasyon tezinde ısrar etmesinin bir manası olmadığını vurguladı.

Yunanistan ile yaşanan gerilim ile ilgili soruları yanıtlayan Töre, bazı ülkeler tarafından Yunanistan’ın şımartıldığını dile getirerek Anavatan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sert uyarılarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin Mavi Vatan ve Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminde çok doğru ve dengeli  politikalar ürettiğine değinen Töre, Türkiye’nin yakın zamanda enerji koridoru üzerinde çok önemli bir ülke konumuna geleceğini belirtti.

“ANAYASAYA AYKIRILIK DÜŞÜNCESİNİN ORTAYA KONULMASI GEREKEN YER MECLİS DEĞİL”

Meclis çalışmaları ile ilgili sorulara yanıt veren Töre, özellikle Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin son Meclis birleşiminde takındıkları tavırların kabul edilemez olduğunu belirterek bunun Meclis’in itibarına da zarar verdiğini kaydetti. 3 Ekim’de Meclis’in yeni yasama yılının açılacağını anımsatan Töre, bu tür tavırların yeni dönemde de sürmemesini ve anayasaya aykırılık düşüncesinin ortaya konulması gereken yerin Meclis olmadığını belirtti.

“CEZAEVİ ZİYARETİNDE KASIT ARANMASI YANLIŞ”

Geçtiğimiz hafta Merkezi Cezaevine yapmış olduğu ziyaret ile ilgili sorulara da yanıt veren Başkan Töre, ziyaret kapsamında cezaevinin mevcut durumu hakkında bilgi aldığını ve bir kişi dışında hemen hemen tüm mahkumlarla görüşerek sorunlarını dinlediğini belirtti.

Yaptığı bu ziyarette bir kasıt aranmasının son derece yanlış olduğunu vurgulayan Töre,  bazı basın yayın organlarında çıkan haberlerin kasıtlı ve maksatlı yapıldığını kaydetti.

Ziyarette ağır cezası olmayan ve tutuksuz yargılanan ve ağırlığı mülteci olan kişilerin tutukluluk sürelerinin daha erkene alınması yönünde çağrı yaptığını anımsatan Töre, bu durumun cezaevinin yükünü ağırlaştırdığını belirttiğine değindi.

1 HAFTADA 76 KAZA 26 YARALI

KKTC’de son bir haftada 20 kişinin yaralandığı 76 trafik kazası meydana geldi. 967 araç sürücüsü farklı trafik suçları nedeniyle rapor edilirken, süratli, seyrüsefersiz ve cep telefonuyla konuşarak araç kullanmak trafik suçlarının başında geldi. 76 trafik kazasının hasarı da 2 milyon 280 bin TL olarak açıklandı. Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, 19-25 Eylül tarihleri arasında KKTC’de meydana gelen 76 kazadan 15’i yaralanmayla, 61’i hasarla sonuçlandı. Kazalarda 20 kişi yaralandı. Kaza sebeplerinde ilk sırayı süratli araç kullanmak aldı. Buna göre, kazalardan 23’ü süratli, 17’si dikkatsiz, 14’ü kavşakta durmama, 9’u yakın, 13’ü diğer sebeplerle meydana geldi. Kazaların ilçelere göre dağılımında Lefkoşa 31 kazayla ilk sırada yer aldı. Gazimağusa’da 24, Girne’de 14, Güzelyurt’ta 4, İskele’de 3 kaza oldu. 8 bin 651 araç sürücüsünden 967’si rapor edildi Öte yandan polis, trafikte 8 bin 651 araç sürücüyü kontrol ederek, suç işlediğini tespit ettiği 967 sürücüsü aleyhinde yasal işlem başlattı. Sürücülerden 118’i sürat, 21’i tehlikeli, 41’i dikkatsiz, 155’i seyrüsefer ruhsatsız, 8’i sürüş ehliyetsiz, 31’i alkollü, 170’i seyir halinde cep telefonuyla konuşma, 67’si emniyet kemersiz araç kullanmaktan rapor edildi. 85 sürücünü trafik levha ve işaretlerine, 4 sürücünün trafik ışıklarına uymadığı tespit edilirken, sürücülerden 42’si muayenesiz, 57’si sigortasız veya kapsamı dışında, 12’si A, 1’i B izinsiz, 2’si tonajından fazla veya tehlikeli yük taşımaktan, 10’u koruyucu miğfer başlıksız motosiklet kullanmaktan, 143 sürücü de diğer suçlar nedeniyle ceza aldı.

BİR HAFTADA 17 YANGIN

 

 

İtfaiyenin, bir haftada 17 yangına, 22 hususi servis olayına müdahale ettiği bildiridi. Yangınlarda oluşan maddi hasar 32 bin 400 TL olarak açıklandı.

Verilen bilgiye göre, 19-25 Eylül tarihlerini kapsayan rapora göre, ülkede çıkan yangınlara, söndürülmeden atılan sigara izmaritlerinin, elektrik kaynaklı kısa devrelerin, elektrik tellerinden çıkan kıvılcımların kuru otları tutuşturmasının, temizlik maksadıyla yapılan yakmaların, aracın motor bölümündeki birikmiş yağların sıcak aksamlara temas etmesinin ve saman makinesinden çıkan kıvılcımların kuru otları tutuşturmasının neden olduğu belirtildi.

 

Kedi ve köpekler kurtarıldı, yola dökülen ya, mazot, beton ve çakıllar temizlendi

Hususi servis olayları, kuyuya düşen, aracın motor bölümünde mahsur kalan, otomatik döner kapıya sıkışan, terasta mahsur kalan, sulama havuzuna düşen kedi ve köpeklerin kurtarılması, yola dökülen yağ, mazot, beton ve çakılların temizlenerek yol güvenliğinin sağlanması, trafik kazası ve çeşitli etkinliklerde yangına karşı tedbir alınması ve hayatını kaybeden şahısların adli soruşturma maksatlı devlet hastanesi morguna sevk edilmesi olarak açıklandı.

ZELENSKİ, PUTİN’İN NÜKLEER TEHDİDİYLE İLGİLİ KONUŞTU

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rus mevkidaşı Vladimir Putin’in nükleer silah tehdidiyle ilgili dün konuştu. Zelenski, ABD’de yayımlanan CBS News’ yaptığı açıklamada “Putin’in blöf yaptığını düşünmüyorum” dedi.

“Belki de dün blöftü. Şimdiyse gerçek olabilir” ifadesini kullanan Ukrayna Devlet Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü:

Putin bütün dünyayı korkutmak istiyor. Bunlar nükleer şantajın ilk adımları… Putin’e baskı yapmayı sürdürmeli ve devam etmesine izin vermemeliyiz.

Putin geçen hafta askeri kısmi seferberlik ilan ederken ülkesini savunmak için nükleer silahlara da başvurabileceklerini ima etmişti.

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

“Yıkım yaratacak farklı silahlara” sahip olduklarını hatırlatan Putin, “Toprak bütünlüğümüz tehdit edilirse Rusya mevcut tüm yolları kullanacak, bu bir blöf değil” demişti.

Avrupa Birliği Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, ses getiren bu ifadelerle ilgili “Eğer insanlar blöf yapmadıklarını söylüyorlarsa bunu ciddiye almalısınız” değerlendirmesini yapmıştı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan da “nükleer silahların herhangi bir şekilde kullanılmasının, Rusya için felakete varan sonuçları olacağını” söyleyerek dün uyarmıştı.

“Putin bunu çok iyi biliyor”

Zelenski, CBS News’deki açıklamalarında Rusya’nın istila altındaki bölgelerde Rusya’ya katılım için düzenlenen referandumlara da değinerek ilhakın diplomatik müzakerelerin devam etmesini “imkansız” hale getireceğinin ifade etti:

Putin bunu çok iyi biliyor. Bu konuda kamuoyu önünde açıklama yapmıştım. Bence bu, Putin’in savaşı bitirmeyeceğini gösteren çok tehlikeli bir sinyal.

Ukrayna’ya yapılan askeri yardımların sürmesinin hayati önem taşıdığını savunan Ukrayna Devlet Başkanı, NASAMS (National/Norwegian Advanced Surface to Air Missile System/Norveç Gelişmiş Karadan Havaya Füze Sistemi) hava savunma sisteminin teslim alındığını da duyurdu.

Zelenski söz verdi

Zelenski ayrıca dünkü ulusa sesleniş konuşmasında tüm ülkeyi kurtarılacağını söyledi. Ukrayna birliklerinin istila altındaki Herson ve Donbas’ta kontrolü tekrar sağlayacağının sözünü veren Zelenski, “Her katil ve işkenceci, Ukraynalılara yaptıklarından dolayı adalete teslim edilecek” diye konuştu.

”GÖÇ YASASI MAĞDURİYETLERİ GİDERİLECEK”

Başbakan Vekili ve Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, göç yasası diye adlandırılan 47/2010 sayılı yasa kapsamında çalışanların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü, sendikalarla protokolün ise Başbakan Ünal Üstel’in adaya dönmesinin ardından çarşamba günü imzalanacağını açıkladı. Göç yasası olarak adlandırılan 47/2010 sayılı Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Yasası kapsamında istihdam edilenlerin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik Başbakan Vekili ve Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz ile kamuda örgütlü 12 sendikanın cumartesi günü vardığı uzlaşı doğrultusunda, çarşamba günü protokol imzalanacak. – “Çalışmalar yapılıyor” Bakan Dursun Oğuz, Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirinin sorusu üzerine bugün imzalanması beklenen protokolün, yurt dışında olan Başbakan Ünal Üstel’in adaya dönüşünün yarın geceye ertelenmesi gerekçesiyle çarşamba günü imzalanacağını aktardı. “Sendikalara verdiğimiz sözün arkasındayız” diyen Oğuz, konuyla ilgili Başbakanlık ve Personel Dairesi tarafından gereken tüm çalışmaların yapıldığını, yarın ise teknik kurulun toplanacağını aktardı. Oğuz, teknik kurul toplantısının ardından yapılan düzenlemelerin Bakanlar Kurulu’ndan geçirileceğini de belirtti. Sendikalarla barem tablosu ve vergi dilimleri konularında uzlaştıklarını kaydeden Oğuz, 47/2010 sayılı yasa kapsamında çalışanların Eylül ayı maaşlarına %6 oranında artış yapılması için ise Personel Dairesi tarafından Savcılıktan görüş istendiğini anlattı ve “Artış konusunda hukuksal açıdan sorun yoksa bizim için de yok” dedi.