Archives 2022

BUGÜN SİZLERİ NELER BEKLİYOR?

Astrolog Murat İpek’ten 18 Temmuz 2022 Koç, Boğa, Yengeç, İkizler, Aslan, Başak, Terazi, Kova, Akrep, Yay, Oğlak, Balık burcu yorumları…

TARIM DAİRESİ AÇIKLADI

Devlet Laboratuvarlarında 8-15 Temmuz’da yaptırılan gıda analizlerinin sonuçları temiz çıktı.

Tarım Dairesinden verilen bilgiye göre, 8-15 Temmuz arasında ithal ürünlerden alınan 12, yerli gıda ürünlerinden de alınan 8 numunenin analiz sonuçlarında limit üstü bitki koruma ürününe rastlanmadığı belirtildi. Devlet Laboratuvarında yapılan analizlerin sonuçlarının Avrupa Birliğinde kullanılan Pestisit Kalıntı Limitlerine  göre değerlendirildiği kaydedildi.

1 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ!

Ozanköy’de, Zeyko Yağ Fabrikasının batı kısmındaki toprak yol içerisinde bu sabaha karşı meydana gelen kazada, Girne’de sakin Ali Rıza Avukat (E-52) hayatını kaybetti, Ayşegül Rıfkı ise yaralandı.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, saat 03.40 sıralarında meydana gelen kaza, Ali Rıza Avukat’ın yönetiminde bulunan HZ 430 plakalı çift kabin araç ile güney istikametine doğru seyrettiği sırada, dikkatsizliği sonucu direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun doğu kısmından yol dışına çıkarak, 3.5 metre derinliğindeki dere yatağına düşmesi ile oldu.

Kaza sonucu araç sürücüsü Ali Rıza Avukat kaza yerinde yaşamını yitirdi. Araçta yolcu olarak bulunan Ayşegül Rıfkı’nın (K-51) ise yaralanarak kaldırıldığı Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki tedavisi halen sürüyor

.

Ali Rıza Avukat

 

AMCAOĞLU: İKİSİNİ DE ACIYLA HATIRLIYOR, ŞİDDETLE KINIYORUZ

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, 15 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs’ta yaşanan faşist darbe ve 6 yıl önce Türkiye’de kalkışılan darbe girişimini kınayan bir mesaj yayımladı.

Bakan Amcaoğlu, “her iki darbe veya darbe girişimini acıyla hatırlıyor ve şiddetle kınıyoruz” dedi.

Bakan Amcaoğlu, basın bürosu aracılığı ile yayımladığı mesajında, “Kıbrıs’ın yakın tarihindeki en talihsiz günlerden biri olan 15 Temmuz 1974 ve Anavatanımızda 6 yıl önce yine 15 Temmuz günü yaşanan darbe girişimi, tarihe utanç ve acıyla kaydedilmiştir” dedi.

Bakan Amcaoğlu, 15 Temmuz 1974’te Kıbrıs adasının faşist Yunan darbesi ile kan gölüne dönüştüğünü, ülkenin, bir barış ülkesi olması gerekirken, ölümleri ve acıları yaşadığını vurguladı.

Bakan Amcaoğlu, Kıbrıs’a bir bütün olarak büyük acılar yaşatan Yunan Cuntası ve EOKA B ortaklığındaki darbeyi hep öfkeyle hatırladıklarını belirtti.

Bakan Amcaoğlu, Yunan cuntası ve EOKA B Tedhiş Örgütü’nün birlikte gerçekleştirdikleri darbeden hem Kıbrıslı Rumların hem de bölge barışının zarar gördüğünü hatırlatırken, benzer acıların ve huzursuzlukların yaşanmaması için, adadaki Helen zihniyetinin değişmesi gerektiğini, ancak bunu pek göremediklerini ifade etti.

Enosis fanatizminin neticesinde, Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te gerçekleştirdiği müdahalenin, Barış Harekatı olarak adlandırılmasının, basit bir anlatım olmadığına da vurgu yapan Bakan Amcaoğlu, Kıbrıs Türkü’nün bu önemli askeri hamle ile bugün bağımsız devletine sahip bir halk olduğunun unutulmamasını istedi.

“Çok acılar çektik. Bu acılardan, Anavatanımızın müdahalesi ile tamamen kurtulduk. Bu vesile ile Anavatan Türkiye’ye bir kez daha içtenlikle minnet duygularımızı iletiyoruz” diyen Bakan Amcaoğlu şunları ekledi:

“15 Temmuz tarihi, Türkiye ve ayrılmaz parçası olan bizler için ayrıca önemi olan bir tarihtir. Altı yıl önce bu tarihte, Türkiye’de demokrasiyi ayaklar altına almak isteyenlerin, kanlı bir darbe kalkışmasını yaşadık. Bu darbe kalkışmasına cüret edenler, yüce Türk Ulusu’ndan gereken cevabı almıştır. En başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, onun etrafında kenetlenen ve yüreği vatan sevgisi ile dolu kardeşlerimize sevgilerimizi gönderiyoruz. 15 Temmuz Demokrasi ve Birlik Günü’nü yürekten kutlarken, demokrasi uğruna şehit düşenleri ve gazilerimizi saygıyla selamlarız.”

SUUDİ ARABİSTAN’DAN İSRAİL’E HAVA SAHASI JESTİ

ABD Başkanı Biden’ın ziyaretine saatler kala açıklama yapan Suudi Arabistan, hava sahasını İsrail de dahil bütün ülkelere açtığını duyurdu. Biden gelişmeyi “tarihi” olarak nitelendirdi.

Suudi Arabistan, hava sahasını İsrail dahil bütün ülkelere açacağını duyurdu. Suudi Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden (GACA) Cuma günü yapılan açıklamada, ülkenin hava sahasının, uluslararası hava sahasını kullanan sivil uçuşlar arasında ayrım yapmamayı öngören bir uluslararası sivil havacılık anlaşmasına da uyumlu olarak, hava sahası kullanımı konusunda talepleri yerine getiren bütün sivil havacılık şirketlerine açıldığını bildirdi.

Bu açıklamayla Suudi Arabistan’ın hava sahası, İsrail’e ait sivil havacılık şirketlerine de açılmış oldu. Açıklamada, bu kararın Suudi Arabistan’ın üç kıtayı birleştiren küresel bir merkez olma pozisyonunu daha da sağlamlaştıracağı ve uluslararası hava yoluyla bağlantıyı artıracağı kaydedildi.

Biden: İsrail’den Cidde’ye uçacak ilk ABD Başkanı olacağım

Gün içerisinde bu ülkeyi ziyaret edecek olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Riyad’dan gelen söz konusu açıklamayı olumlu karşıladığını ifade etti.

Ortadoğu gezisinin ilk ayağı için İsrail’de bulunan ABD Başkanı Biden,Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile görüşmesinden sonra uğrayacağı son durağı olan Suudi Arabistan’ın bu kararını “tarihi” olarak nitelendirdi. Biden bu adımın daha entegre edilmiş ve stabil bir Ortadoğu için önemli olduğunu söyledi.

“Bugün, İsrail’den Cidde, Suudi Arabistan’a uçacak ilk ABD Başkanı olacağım” diyen Başkan Biden, “Suudi Arabistan’ın kararı, İsrail’in Suudi Arabistan da dahil bölgeye daha fazla entegrasyonuna yardımcı olabilir” söyleminde bulundu. Biden, bu adımın Suudi Arabistan ile istikrarlı bir şekilde aylarca sürdürülen diplomatik görüşmeler sonucunda geldiğini aktardı.

İsrail’den Biden ve Riyad yönetimine teşekkür

Konuyla ilgili açıklama yapan İsrail Başbakanı Yair Lapid, Başkan Biden’a, “ABD ile Suudi Arabistan arasındaki uzun, yoğun ve gizli diplomatik görüşmeler için teşekkür ederken, Riyad yönetimine de hava sahasını açtığı için teşekkürlerini ifade etti. Lapid açıklamasında, “Bunun daha ilk adım” olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan hava sahasına girmemek, İsrail’e giden ve İsrail’den kalkan bazı uçak rotalarını uzatıyor ve uçuş için daha fazla zaman harcanmasıyla daha fazla yakıt harcanmasına neden oluyordu. İsrail’i resmi olarak tanımayan Suudi Arabistan, İsrail-Filistin sorunu çözülmeden İsrail ile resmi bir ilişkinin başlaması için girişimde bulunmayacaklarını ifade ediyor.

ABD’nin öncülüğünde yürütülen diploması kapsamında birçok Ortadoğu ülkesi İsrail ile diplomatik ilişkiler kurmaya başladı. Suudi Arabistan’ın bu ülkelerin arasına katılması beklenmezken, özellikle ortak düşman olarak gördükleri İran’a karşı İsrail ile Suudi Arabistan’ın perde arkasında birlikte çalıştıkları uzmanlar tarafından dile getiriliyor.

GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNİN ÇALIŞMA SAATLERİ GÜNCELLENDİ

Sağlık Bakanlığı, Lefkoşa Devlet Hastanesi Ayaktan Tanı Merkezi giriş katındaki Covid-19 ile ilgili şikayetleri olan hastalara bakan Göğüs Hastalıkları Polikliniği çalışma saatlerinin 16 Temmuz tarihinden itibaren 20.00’ye kadar uzatıldığını açıkladı.

Sağlık Bakanlığı, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Ayaktan Tanı ve Tedavi Merkezi giriş katındaki Covid-19 ile ilgili şikayetleri olan hastalara bakan Göğüs Hastalıkları Polikliniği çalışma saatlerinin 16 Temmuz Cumartesi gününden itibaren 20.00’ye kadar uzatıldığını açıkladı.

Yapılan açıklamaya göre, bu hizmet haftanın 7 günü 08.00’den 20.00’ye kadar verilecek.

 

KAMUDA YENİ MAAŞLAR BELLİ OLDU

Temmuz 2022 tarihinden itibaren Kamu Çalışanlarının alacağı maaşlar belli oldu. Buna göre 01 Ocak 2022-31 Haziran 2022 arası gerçekleşen hayat pahalılığı %56.76 oldu.
Açıklanan maaş tablosuna göre ortaokul mezunu en düşük maaşlı kamu işçisi Temmuz sonunda 13 bin 74 TL maaş alacak.
Yeni maaş tablosunda en düşük müsteşar maaşı 49 bin 628 en yüksek ise 61 bin 591 tl olarak belirlendi. Lise mezunu bir kamu çalışanı ayda en az 14 bin TL maaş alacak. Hizmet yılına göre maaşı 32 bin TL’ye kadar çıkacak

SUCUOĞLU: ANAVATAN TÜRKİYE’MİZE AYDINLIK GÜNLER DİLİYORUM

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve UBP Milletvekili Dr. Faiz Sucuoğlu 15 Temmuz 1974 Kıbrıs Yunan darbesi ve 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle mesaj yayımladı

Sucuoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi;

“Kıbrıs’ın yazılı tarihinde yer alacak, iki vahim olay, tarihin garip cilvesiyle, 42 yıl arayla da olsa aynı güne denk gelmiştir…
15 Temmuz 1974 Yunan Cuntası’nın, eli kanlı terörist Nikos Sampson aracılığı ile önce Rumları sonra da Türkleri imha ederek, tüm Kıbrıs’ı ele geçirme amaçlı darbesi, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın yolunu açmıştır…
Kıbrıs’ın ateş gibi yanan sıcağı içerisinde, gözünü kırpmadan adaya ayak basan Mehmetçik, Barış Harekatı ile sadece Türklere değil Rumlara da barışı getirmiştir…
Kıbrıs’ta Barış, 20 Temmuzla sağlanmış ve Anavatan Türkiye ile Kıbrıs Türkü arasındaki tarihi bağların, Girne’den Anadolu’ya bağlanan yol ile kalıcılaştırılmıştır…
1974 nedeniyle, uluslararası ambargolara maruz kalmış Anavatan Türkiye, Kıbrıs Türkü için boyun eğmemiş, her geçen gün gücüne güç katmış ve bölgesel bir süper güç olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
Bu ilerleyiş birilerini rahatsız etmiş ki, 15 Temmuz 2016 Gecesi, FETÖ Terör Örgütü eliyle hain bir kalkışma planlanmış ve Anavatan Türkiye’nin demokrasisine, gücüne, birliğine doğrudan kastedilmek istenmiştir…
Türkiye Halkı, bu kalkışmayı, el birliği ve canını ortaya koyarak sonuçsuz bırakmıştır…
Türk İnsanının gücünü, birliğini sınayacak girişimler, geçmişte olduğu gibi, gelecekte de asla başarılı olamayacaktır…
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle, hain kalkışmada şehit düşenleri rahmetle anıyor, Anavatan Türkiyemize daha da aydınlık ve müreffeh günler diliyorum…”

İSİM HAKKI YUNANİSTAN’A AİT, DANİMARKA SATIŞ YAPAMAZ

Avrupa Adalet Divanı (AAD), Yunanisan’la Danimarka arasında uzun süredir siyasi krize neden olan beyaz peynirle ilgili son noktayı koydu.

Lüksemburg merkezli Mahkeme, Danimarkalı üreticilerin ‘Feta’ ismiyle Avrupa Birliği (AB) içerisinde satış yapamayacağına hükmetti.

Yargıçlar, “Danimarka, üçüncü ülkelere ihraç edilmek üzere hazırlanan peynir için ‘Feta’ adının kullanılmasını durdurmayarak AB hukuku kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemiştir” ifadelerini kullandı.

Ancak Yüksek Mahkeme, Danimarkalı yerel üreticilerin AB üyesi olmayan ülkelere ‘Feta’ ismiyle peynir ihraç etmeye devam etmesine izin verdiğini belirtti.

Ayrıca Avrupa Adalet Divanı, Danimarkalı yetkililerin “kendi topraklarında bu ismin kullanımını engellemesi ve durdurması” gerektiğini bildirdi.

LONG BEACH SAHİLİ’NDE PLAJA KİRLİ SU AKINTISI YOK

İskele Belediyesi Long Beach Sahili olarak adlandırılan bölgedeki kanalizasyon ve atık su sorununun çözümü için harekete geçildiğini, basına yansıyan yerlerin rehabilite edildiğini kaydetti ve “gelinen aşamada İskele Halk Plajına herhangi bir kirli su akıntısı veya sızıntısı yoktur” açıklamasında bulundu.

İskele Belediyesi ve İskele Kaymakamlığı’nın düzenli olarak kontrol ettiğini ifade eden İskele Belediyesi, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin daha önce yüksek miktarda koli basili belirlenen İskele Halk Plajı denizinden yeniden numune aldığını, tahlil sonuçlarına göre halk sağlığını korumak için gerekli adımların atacağını kaydetti.

Dere yataklarına akan lağım suları ile İskele Halk Plajına akan atık sulara müdahale edildiğini belirten İskele Belediyesi yazılı açıklama yaparak konuyla ilgili süreci aktardı.

“EYLEM PLANI HAZIRLANDI”

Açıklamada, İskele İlçesinde Long Beach Sahili olarak adlandırılan bölgedeki kanalizasyon ve atık su sorununun çözümüne yönelik olarak; 7 Temmuz’da İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler’in başkanlığında İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, İskele Kaymakamı Ertuğrul Toroslu, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, Bakanlık Müsteşarı M. Mesut Ener, Yerel Yönetimler Müdürü Cenk Dökmen, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, Çevre Dairesi, bölge iş insanları ve bölge müteahhitlerinin geniş katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda alınan kararlar çerçevesinde iki aşamalı eylem planı hazırlandığı hatırlatıldı.

“İSKELE HALK PLAJINA AKAN ATIK SULARA MÜDAHALE EDİLDİ”

“İskele Belediyesi Toplantı Salonu’nda 8 Temmuz’da da İskele Kaymakamlığı, İskele Belediyesi, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, Çevre Dairesi, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nden bir temsilci, bölge iş insanları, bölge müteahhitlerinin katıldığı ve “Acil Eylem Planı”nın detaylarının şekillendiği bir toplantı daha gerçekleşmiştir” ifadeleri yer alan açıklamada ikinci toplantıda Acil Eyem Planı çerçevesinde alınan kararlar doğrultusunda derhal harekete geçildiği, dere yataklarına akan lağım suları, İskele Halk Plajına akan atık sulara müdahale edildiği açıklandı.

Açıklmada, “Basında yer alan bahsi geçen konu yerler rehabilite edilmiştir. Gelinen aşamada İskele Halk Plajına herhangi bir kirli su akıntısı veya sızıntısı yoktur. Yapılan çalışmaların ardından bahse konu yerleri İskele Belediyesi ve İskele Kaymakamlığımız düzenli olarak kontrol etmektedir. Rehabilite çalışmalarının ardından Temel Sağlık Hizmetleri Dairemiz, daha önce yüksek miktarda koli basili belirlenen İskele Halk Plajı denizinden yeniden numune almıştır. Temel Sağlık Hizmetleri Dairemizin tahlil sonuçlarına göre halk sağlığını korumak adına gerekli tüm adımlar atılacaktır” denildi.

AĞIR COVİD VAKALARI GÖRÜLMEYE DEVAM EDİYOR

Kıbrıs Türk Tabipler Birliği (KTTB) Çevre ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, yaptığı yazılı açıklamada, test pozitiflik oranına bakıldığında açıklanan vaka sayılarının aldatıcı olduğunu, birçok pozitif hastanın resmi kayıtlara geçmeksizin evlerinde hastalığı geçirdiğini söyledi. Her ne kadar hastane yatışları ve yoğun bakım ihtiyacı azalmış olsa da tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de ağır Covid-19 vakaları görülmeye devam ettiğine vurgu yapan Dalkan, ülkemizde vakaların bu denli arttığı bir ortamda aşı kampanyaları yapılmasının elzem olduğunu bildirdi. İşte açıklamanın tam metni: Ülkemizde Haziran 2022 başında maske kullanımı ve test zorunluluğu kaldırılınca yaptığımız uyarılar, maalesef gerçeğe döndü. Vaka sayıları gittikçe artmakta, birçok pozitif hasta da, resmi kayıtlara geçmeksizin, enfeksiyonu evinde geçirmektedir. Açıklanan vaka sayıları bu nedenle aldatıcıdır. Tüm evrensel veriler nettir; insanlar hala daha Covid-19 enfeksiyonu geçirip hayatlarını kaybedebilmektedir. Ülkemizdeki yüksek test pozitiflik oranları bunun önemli bir destekçisidir. Her ne kadar hastane yatışları ve yoğun bakım ihtiyacı azalmış olsa da tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de ağır Covid-19 vakaları görülmeye devam etmektedir. Üstelik bilim dünyasında, geçirilen Covid-19 enfeksiyonlarından sonra görülen long-Covid netleştirilmeye çalışılmaktadır. Long-covid, kalp, beyin, akciğer, mental sağlık gibi insan vücudunun birçok bölümünü olumsuz etkilemektedir. Son dönemdeki çalışmalar her 10 Covid-19 enfeksiyonundan 1-3’ünde (%10-30) uzun dönemde etkiler görüldüğünü belirtmektedir. Hafif enfeksiyonlardan sonra ve çocuklarda da görülebildiği nettir. Covid-19 enfeksiyonundan korunma yolları pandeminin başladığı günden beri bilinmektedir. Günümüzde de güncel bilimsel bilgilere göre önlemlere uymak sizi ve sevdiklerinizi koruyacaktır. Covid-19 enfeksiyonundan korunmanın en önemli yolları: Covid-19’a karşı aşılanma, güncellemelerin düzenli yapılması, Kalabalık ortamlarda fiziksel mesafenin korunması, Kapalı, kalabalık ortamlarda uygun maske takılması, Hapşururken veya öksürürken ağızın, burunun kapatılması, Kapalı mekanlarda pencerelerin açık tutulması, Ellerin düzenli yıkanmasıdır. Covid-19 aşılarında güncellemenin mutlaka yapılması gereklidir. Aşılama en önemli korunma yollarından biridir. Vaka sayılarının arttığı bu dönemde ülkemizde aşı kampanyası düzenlenmeli ve yeni öneriler doğrultusunda mutlaka hatırlatma dozları yapılmalıdır. Aşı merkezleri bakanlık tarafından net şekilde açıklanmalıdır. Ülkemizde, son dönemde çocuklarda artan pozitiflik oranları dikkat çekicidir. Enfeksiyonun çocuklarda hafif geçirildiği algısı aldatıcıdır. Çocuklar da ağır solunum sıkıntısı gibi yatış gerektirecek kadar ağır semptomlar gösterebilmektedir. Üstelik “hafif” bile olsa, geçirilmiş Covid-19 enfeksiyonundan sonra çocuklarda da long-Covid ve birçok organı tutup hayati risk oluşturan MIS-C görülebilmektedir. O nedenle çocuklar da korunmalı ve 5 yaş üstü çocuklar da onaylanmış aşılar ile aşılanmalıdır. Özellikle okullar açılmadan, yüz-yüze eğitimin sürdürülebilir olması için mutlaka çocukların aşılanması tamamlanmalıdır. Pandemi sona ermemiştir, yeni varyantlarla daha çok bulaşıcılık kazanmıştır. Ölüm oranları azalmış olsa da tansiyon, diyabet, kalp hastalığı, astım vb. kronik hastalığı olanlar ve ileri yaştakiler hala yüksek risk altındadır. Artan vaka sayıları yatış oranı artışı riskini beraberinde getirmektedir. Pandemi ile mücadelede sistemli davranılması, hastane ve sağlık personeline dair organizasyonun, aşılama ve filiasyon çalışmalarının ara verilmeksizin sürdürülmesi önemlidir. Halka ve hastalara yönelik sürekli ve anlaşılır bilgilendirme ve yönlendirmelerin yapılması da bir o kadar gereklidir. Sağlık Bakanlığı ve ilgililer tarafından önerilerimiz dikkate alınmalı ve tedbirler artırılmalıdır. Halkımızın yorulduğunu ve kurallara uymayı zor bulduğunu biliyoruz. Ancak bir tek korunma tedbirlerine uyarak ve uygulayarak kendinizi ve sevdiklerinizi koruyabileceğinizi bilmelisiniz. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a) Prof. Dr. Ceyhun Dalkan

AKARYAKITA İNDİRİM GELDİ!

Başbakanlık, akaryakıt fiyatında indirim yapıldığını açıkladı

 Akaryakıt fiyatları yeniden düzenlenerek indirim yapıldı.

Kurşunsuz benzin 95 oktan ve kurşunsuz benzin 98 oktan litre satış fiyatında 1.29 ve 1.28 TL indirim yapıldı.

İndirimli satış fiyatları yarından (16 Temmuz 2022) itibaren yürürlüğe girecek.

 

 

İKİ ARAÇ ÇARPIŞTI! GENÇ FUTBOLCU YARALANDI

Dörtyol-Türkmenköy Anayolu’nun 4-5’inci kilometreleri arasında,dün saat 19 sıralarında meydana gelen kazada iki aracın çarpışması sonucu 2 kişi yaralandı.

42 yaşındaki Ahmet ÇATAK yönetimindeki JD 093 plakalı araç ile Dörtyol istikametine doğru seyrettiği sırada dikkatsizliği sonucu, yolun sağına geçti ve o esnada karşı istikametten gelmekte olan 22 yaşındaki Uvanç RECAİOĞLU yönetimindeki FT 682 plakalı aracın önünü tıkaması sonucu çarpıştı. Kaza sonucu yaralanan her iki araç sürücüsü de kaldırıldıkları Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde yapılan tedavilerinin ardından, Uvanç RECAİOĞLU sağ kalça kırığı teşhisi nedeniyle ortopedi servisinde müşahede altına alınırken, Ahmet ÇATAK ise sağ bacağında kırık teşhisi nedeniyle, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Kaza ile ilgili soruşturma devam etmektedir.

15 TEMMUZ İÇİN BOĞAZ ŞEHİTLİĞİ’NDE TÖREN DÜZENLENDİ

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle Boğaz Şehitliği’nde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KTBK Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, GKK Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, askeri erkan, bazı dernek temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Tören, Cumhurbaşkanı Tatar ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Başçeri’nin anıta çelenk sunmasıyla başladı. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekildi.

Konuşmaların ardından dua okundu. Tören, şehitlerin kabirlerine karanfil bırakılmasıyla sona erdi.

TATAR: TEHLİKELİ BİR SÜREÇTEN GEÇİLDİ

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar törende yaptığı konuşmada, 15 Temmuz 2016’da FETÖ terör örgütünün sinsi ve dış güçler tarafından desteklenen ve yönetilen darbe girişimiyle anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ni karıştırmak, milli iradeye darbe vurulmak istendiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının da güvenliğini etkileyecek tehlikeli bir süreçten geçildiğini kaydetti.

Türkiye’nin güvenliği için o günden bugüne tedbirler alındığını ifade eden Tatar, Kıbrıs Türk halkının da barış, huzur ve güvenliği için tedbirlerin çok önemli olduğunu söyledi.

“ÇOK DİKKATLİ OLUNMALI”

FETÖ terör örgütüne karşı KKTC makamlarının da tedbir aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, dış güçlerin çalışmalarının devam edebileceği endişesiyle çok dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Bugün şehitlerin anılmasının yanı sıra zaferin de sevincini paylaştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin güvenlik güçleri ve kuvvetlerinin cesur ve dahiyane çalışmaları ile darbe girişiminin bastırılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tekrar güvenliğe kavuşturulmasının kendilerini çok mutlu ettiğini belirtti.

15 Temmuz gecesi FETÖ terör örgütü başarılı olsaydı Kıbrıs’taki Türk askerinin Mersin’e çekilmesi gibi haberler geldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Güney Kıbrıs’tan da, ‘keşke darbe başarılı olsaydı da biz bayrağımızı Girne’de semalara çekseydik’ diye açıklamalar vardı” şeklinde konuştu. Tatar, “Çok büyük bir tehlikeyi atlatmanın mutluluğu içerisindeyiz” vurgusu yaptı.

“15 TEMMUZ KIBRIS İÇİN DE ÇOK ÖNEMLİ BİR TARİH”

15 Temmuz’un Kıbrıs için de çok önemli bir tarih olduğunu kaydeden Tatar, 15 Temmuz 1974’te Rum-Yunan ikilisinin, Yunanistan’daki cunta ve EOKA iş birlikçilerinin darbesiyle Akdeniz’de ikinci Helen Cumhuriyeti’nin ilan edilmek istendiğini belirtti. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklı hakkı ile 20 Temmuz’da Mehmetçiğin adaya adım attığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “O günden bugüne Kıbrıs Türk halkı bağımsızlığı, özgürlüğü ve hürriyeti içerisinde yaşamaya devam ediyor” dedi.

Tatar, Türkiye’de ve Kıbrıs’ta hakkı, hukuku, gelecekle ilgili planları ve umutları darbelemek için yapılan sinsi çalışmaları asla unutmayacaklarını vurgulayarak şehitlere rahmet diledi.

Güçlü Türkiye Cumhuriyeti ile Doğu Akdeniz’de KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının barışı, huzuru ve esenliği için yapılan çalışmaları kutlayan Cumhurbaşkanı Tatar, gazilere ve Türkiye halkına selamlarını iletti.

ALİ MURAT BAŞÇERİ: 15 TEMMUZ’DA TÜRK MİLLETİ İRADESİNE GELECEĞİNE VE DEVLETİNE SAHİP ÇIKTI

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, 15 Temmuz 2016’nın Türkiye’yi esaret altına almak isteyen Fethullahçı Terör Örgütü’nün gerçek yüzünün ortaya çıktığı gece olduğunu belirterek, “Milli irade üzerindeki vesayet zincirlerinin kırıldığı 15 Temmuz’da Türk milleti kadını, erkeği, genci ve yaşlısıyla iradesine, geleceğine ve devletine sahip çıkmıştır” dedi.

“YAKIN TARİHİN ÖNEMLİ DİRENİŞ DESTANLARINDAN BİRİ”

Hain darbe girişiminin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde millet ve güvenlik güçleri tarafından bertaraf edildiğine vurgu yapan Başçeri, 15 Temmuz gecesinin yakın tarihin önemli direniş destanlarından biri olduğunun altını çizdi.

15 Temmuz’un, şehitleri anmak ve gazilere şükranları sunmak için Milli Birlik ve Demokrasi Günü olarak anıldığını ifade eden Başçeri, bugün demokrasi zaferinin 6’ncı yıl dönümü olduğunu belirtti.

Başçeri, geçen 6 yıl içerisinde Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel önceliklerinden birini yurt içinde ve yurt dışında örgütle mücadelenin oluşturduğunu ifade ederek, yurt içindeki mücadelenin, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin korunması ilkeleri temelinde yürütüldüğünü kaydetti.

Bu süreçte Fethullahçı Terör Örgütü’nün yurt içindeki yapısının giderek zayıflaması sonucunda strateji değiştirdiğini ve yurt dışı faaliyetlerine ağırlık vermeye başladığını belirten Başçeri, bu nedenle Türkiye dışındaki örgüt yapılarıyla mücadelenin daha fazla önem kazandığını söyledi.

Örgütün faaliyet gösterdiği ülkeler açısından güvenlik tehdidi olduğunu muhataplarına izah ettiklerini dile getiren Başçeri, terör örgütünün yurt dışındaki faaliyetlerinin daraltılması için idari tedbirler ve adli süreçler devreye konulduğunu anlattı.

Büyükelçi Başçeri, Fethullahçı Terör Örgütü’nün yeni nesil bir terör örgütü olarak nitelendirilebileceğini kaydederek, örgütün kendini lanse etmeye çalıştığı gibi eğitim ve hayır işleriyle uğraşan bir hareket olmadığı, siyasi ve ekonomik emelleri bulunan karanlık ve sinsi bir örgüt olduğunun uluslararası alanda anlaşılmaya başlandığını ifade etti.

Çabalarının, yurt dışındaki örgüt üyeleri üzerindeki baskıyı artırdığını dile getiren Başçeri, örgütün yurt dışı yapılanması ve manevra alanında ciddi bir daralma yaşandığını belirtti.

Örgütün asılsız haberler üzerinden mağduriyet hikayesi yaratmaya, medyada görünür olmaya ve Türkiye’ye düşman çevrelerle iş birliğini güçlendirmeye gayret ettiğini kaydeden Başçeri, Fethullahçı Terör Örgütü’nü, terör örgütü olarak tanımlayan KKTC de dahil olmak üzere diğer ülkelerde örgüte karşı oluşan farkındalığın bu ülkeler tarafından örgüt faaliyetlerinin yakından izlenmesi ve soruşturulması sonucunda doğduğunu ifade etti.

İki yıl önce Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın sunduğu imkanla 15 Temmuz şehitleri anısına diktikleri 251 zeytin fidanının boy verdiğini belirten Başçeri, “Fidanların ağaç olduğunu da göreceğiz. Zeytin ağacı ölümsüz olarak bilinir. Bizler için de şehitler ölü değildirler” dedi.

Ali Murat Başçeri, şehitleri hiçbir zaman unutmayacaklarını vurgulayarak, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’ta ve 15 Temmuz 2016’da Türkiye’de canlarını feda etmek pahasına mücadele ederek, Türk milletinin geleceğini garanti altına alan şehit ve gazilere minnet borçlarını asla ödeyemeyeceklerini söyledi.

KAYNAK: KIBRIS POSTASI

GÜNEY’DE PETROL ÜRÜNLERİNDEKİ KDV ORANI YIL SONUNA KADAR SIFIRLANDI

Petrol ürünlerinden alınan özel tüketim vergisine 2022 yılı sonuna kadar Katma Değer Vergisi (KDV) uygulanmaması ve Kıbrıs Elektrik Kurumu’nun (AİK) nihaî elektrik faturalarında yer alan yakıt fiyat ayarlamasına 2022 yılı sonuna kadar sıfır KDV oranı uygulanmasına ilişkin iki yasa önerisi, Perşembe günkü oturumda Temsilciler Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edildi.

Katma Değer Vergisi yasasını değiştiren petrol ürünlerinden alınan özel tüketim vergisine 2022 yılı sonuna kadar KDV uygulanmamasına ilişkin yasa önerisi AKEL meclis grubu adına Stefanos Stefanou tarafından sunuldu. 31 milletvekili lehte, 15 milletvekili aleyhte oy kullandı.

DİPA’nın raportör olarak eklendiği DİKO meclis grubu adına Nikolas Papadopoulos, Christiana Erotokritou ve Chrysis Pantelides tarafından sunulan diğer yasa teklifinin amacı Katma Değer Vergisi Yasası’nda değişiklik yapılması. Böylece Kıbrıs Elektrik Kurumu’nun (AİK) nihaî elektrik faturalarında yer alan ve sera gazı emisyon izinleri satın alma maliyeti, yakıt satın alma maliyeti ve stratejik rezervleri koruma maliyetinin yüzdesini içeren yakıt fiyatının ayarlanması, 2022 yılının sonuna kadar geçici olarak sıfır KDV oranına tabi olacaktır.

Öneri için 32 vekil lehte, 15’i aleyhte oy kullandı.

ERCAN HAVALİMANI’NDA MASKE TAKMA ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ

Ercan Havalimanı binası içerisinde maske takma zorunluluğu getirildi

KKTC’de artan COVID-19 vakaları üzerine KKTC Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi tarafından alınan yeni karara göre kapalı alanlarda maske kullanılması zorunlu hale getirilmiştir.

T&T Havalimanı İşletmeciliğinden yapılan açıklamaya göre, KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Sivil Havacılık Dairesi Genel Müdürlüğü’nün talimatı ile Ercan Havalimanı terminali içerisinde gelen ve giden yolcular için maske takma zorunluluğu getirilmiştir. Yolcularımızın kendilerinin, sevdiklerinin ve karşısındakilerinin sağlığı açısından havalimanımızda maske takıp sosyal mesafelerine dikkat etmelerini rica ediyoruz.

Maske takmayan yolcular terminal binasına kabul edilmeyecektir. Terminal binasında bulunulan süre içerisinde yolcularımız ile tüm personelin yüz maskesi kullanması zorunlu olmuştur.

Öte yandan, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin kararına göre kişilerin aşılı veya aşısız olmalarına bakılmaksızın, COVID-19 test yapma zorunluluğu olmadan ülkeye giriş yapabileceklerdir.

YAKIT TAHLİYESİ TAMAMLANDI

KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Akyiğit, Teknecik Elektrik Santrali’ne yakıt tahliyesinin tamamlandığını açıkladı.

KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Akyiğit, ülkede büyük yankı uyandıran yakıt alımı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Akyiğit, gerekli emniyet tedbirlerinin alındığını ve hiçbir sıkıntı yaşanmadan yakıt tahliyesinin tamamlandığını belirtti.

Yakıt aktarımı işlemini çok kısa süre sonra sona ereceğini ve öyle saatlerinde de “Can Ka” isimli geminin bölgeden ayrılacağını söyledi.

Gelen yakıtın ay sonuna kadar ülkeyi idare edebileceğini söyleyen Akyiğit, Bu ay içerinde ihale sürecinin tamamlanması ile sıkıntı yaşanmadan bu süreci atlatabileceklerini belirtti.

AKSA, KAZAKİSTAN’DAKİ SANTRAL İHALESİNİ KAZANDI!

Aksa Enerji, Kazakistan’da kombine ısı ve enerji santrali kapasite ihalesini kazandığını duyurdu.

Aksa Enerji, Kazakistan Enerji Bakanlığı tarafından düzenlenen 240 MW kurulu güce sahip olacak Kyzykorda kombine ısı ve enerji santrali kapasite ihalesini kazandığını duyurdu.

Globalleşme yolundaki ilk adımını 2015 yılında atan Aksa Enerji; Gana, Madagaskar ve Mali’de devreye aldığı enerji santralleriyle Afrika kıtasına açıldı. Şirket, 2020 yılında da Özbekistan ile Asya pazarına adım attı.

Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, şirketin 2022 yılı hedeflerine yönelik daha önceki demecinde, “2022 yılı yurt dışı yatırımlarımızın meyvesini toplayacağımız bir yıl olacak. Yıl sonunda 24 milyar TL’den fazla ciro ve 5,5 milyar TL FAVÖK hedefliyoruz” ifadelerine yer vermişti.

BOĞAZ AĞRISI’NA DİKKAT!

İngiltere’de 17 bin 500 kişiden gelen verilere göre, Covid testi pozitif çıkanların en yaygın bildirdiği semptom artık boğaz ağrısı. Öne çıkan diğer belirtiler ise baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve öksürük.

İngiltere’de Ulusal Sağlık Sistemi’nin (NHS) listesinde ilk sıralarda yer alan yüksek ateş ve koku/tat kaybı, son dönemdeki hastalarda eskisine göre çok daha nadir görülüyor.

Ses kısıklığı, hapşırma, yorgunluk, kas ağrısı ve baş dönmesi, sık bildirilen belirtilerden.

KKTC’YE GİRİŞİ YASAKLANDI!

lnterpol tarafından, aranan, KKTC’de tespit edilerek ülkeden deport edilen Buddle yasaklı göçmen ilan edildi, KKTC’ye girişi yasaklandı.

İnterpol tarafından organize suç örgütü üyeliği, yasa dışı silah bulundurma ve kara para aklama suçlarından aranan, KKTC’de tespit edilerek ülkeden deport edilen Avustralya yurttaşı Mark Douglas Buddle, Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklı göçmen ilan edildi, KKTC’ye girişi yasaklandı.

Kararda, Buddle’ın lnterpol Uluslararası Aranan Şahıslar Veri Tabanında (ASF) Avustralya makamlarınca yayınlanan mavi bültenle “Organize Suç Örgütü Üyeliği”, “Yasa Dışı Silah Bulundurma” ve “Kara Para Aklama” suçlarından arandığı, Polis Genel Müdürlüğü’ne gelen yazıda bunun ifade edildiği belirtildi.

Resmi Gazetede yayımlanan  kararda, Polis Genel Müdürlüğü’nün 1984 Camden doğumlu Avustralya yurttaşı Buddle’ın KKTC’de de “Kara Para Aklama” faaliyetleri içinde olduğunu değerlendirdiği de kaydedildi.

Bakanlar Kurulu, Fasıl 105 Yabancılar ve Muhaceret Yasası’nın ilgi maddesi uyarınca barışı ve kamu düzenini bozma olasılığı bulunduğundan Mark Douglas Buddle’ın “Yasaklı Göçmen” olarak ilan edilmesine ve KKTC’ye girmesine izin verilmemesine karar verdi.

İçişleri Bakanlığı’nın 8 Temmuz’da deport kararı verdiği Buddle 10 Temmuz’da Polis Genel Müdürlüğü’nün görevlendirdiği iki polis subayı nezaretinde Ankara’ya götürülerek Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarına teslim edildi.

Buddle kendi ülkesine iade edilecek.

LEFKOŞA’DA KORKUNÇ KAZA!

Lefkoşa’da dün sabahın ilk saatlerinde meydana gelen kaza görenleri korkuttu. Araç sürücüsü kazayı hafif sıyrıklarla atlattı.

Polisten verilen bilgiye göre kaza, saat 05:30 sıralarında, Lefkoşa’da Yzb. Tekin Yurdabak Caddesi üzerinde, 28 yaşındaki M. C. Ç. yönetimindeki araç ile süratli şekilde kuzey istikametine doğru seyrettiği sırada meydana geldi.

Direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü yolun solundan çıkıp önce bordür taşlarına, daha sonra kaldırım üzerinde bulunan 7 adet demir çubuk ile camlı reklam tabelasına çarparak tavanı üzerinde durabildi.

Araç sürücüsü tutuklandı.

MAKAM ARACINA SALDIRI!

Rum Maliye Bakanı Konstantinos Petridis’in makam aracı saldırıya uğradı.

Alihtia’nın haberine göre, 9 Temmuz Cumartesi günü Lefkoşa’nın Rum kesimindeki özel bir alanda meydana gelen saldırıda makam aracının 4 lastiği kesici/delici cisim yardımıyla delinerek patlatıldı.

Polis, şikâyet üzerine, 14.00-17.00 saatleri arasında meydana gelen saldırı hakkında soruşturma başlattı.

KONGRE’DE TÜRKİYE’YE F-16 SATIŞINA KARŞI İLK ADIM

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Joe Biden’ın Türkiye’ye F-16 savaş uçağı satma planının önünde yeni bir engel oluşturacak yasa değişikliği önergesini onayladı.

Temsilciler Meclisi, Demokrat Temsilciler Frank Pallone ve Chris Pappas’ın sunduğu yıllık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nda (NDAA) değişiklik önergesini 179’a karşı 244’e oyla kabul etti.

Oylama, Kongre üyelerinin Lockheed Martin üretimi savaş uçaklarının NATO müttefiki Türkiye’ye satışı üzerinde kontrol sağlamaya yönelik son girişimi oldu.

Önerge, ulusal güvenlik için gerekli olduğunu belgelemediği sürece ABD yönetiminin Türkiye’ye savaş uçağı satmasını veya transfer etmesini yasaklıyor.

Değişiklik, uçakların Yunanistan hava sahasında tekrarlanan izinsiz uçuşlarda kullanılmamasını sağlamak için atılan somut adımların bir tanımını da içeriyor.

Önergeyi sunan Temsilciler Meclisi üyesi Frank Pallone önergenin kabul edildiği oturumda yaptığı konuşmada “Erdoğan’ın Türkiye’nin NATO statüsünü eylemlerinin sonuçlarından kaçınarak kullanmaya devam etmesine izin veremeyiz” ifadelerini kullandı.

Ancak tasarının yasalaşmasına hala birkaç adım var. Temsilciler Meclisi’nin NDAA’in kendi versiyonunu bugün geç saatlerde geçirmesi bekleniyor.

Sonrasında Senato’nun da kendi versiyonunu onaylaması gerekiyor. Ardından Kongre üyelerine 800 milyar dolardan fazla savunma harcaması yetkisi veren yasayı bu yıl içinde tekrar oylamadan önce uzlaşmaya varmaları gerekiyor.

Menendez karşı olduğunu söylemişti

Amerikalı birçok Kongre üyesi, 2019 yılında Rus yapımı S-400 füze savunma sistemi satın alarak ABD yaptırımlarını ve Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılmasını tetikleyen Türkiye’ye mesafeli yaklaşıyor.

Önemli uluslararası silah anlaşmalarını gözden geçiren Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Senatör Bob Menendez, daha önce bu satışa karşı olduğunu açıklamıştı.

Menendez Türkiye’ye F-16 satışı konusunda itirazından geri adım atmayacağını söylemişti. Amerika’nın Politico haber sitesinin ulusal güvenlik ve dış politika konularından sorumlu Kongre muhabiri Andrew Desiderio’ya konuşan Menendez, bu konudaki tutumunun “değişebilir” ya da “koşullara göre şekil verilebilir” bir tutum olmadığını belirtti.

Menendez daha önce yaptığı açıklamalarda Türkiye’deki insan hakları ihlallerini gerekçe göstererek F-16 satışına karşı çıkmıştı.

Yunan basınına yansıyan son açıklamasında Bob Menendez, “Askeri ekipman satışlarını yalnızca kar amaçlı olarak değil aynı zamanda değerlerimizi paylaşanların standartlarına bağlı olarak da gerçekleştiriyoruz. Türkiye ile elbette bir dizi sorunumuz var. S-400’lerden Yunanistan bağlamında komşu NATO müttefikinin uçuşları ve Rusya ile ilişkiler gibi. Tabii ki insan haklarının ihlali de var. Liste uzun” sözleriyle sorunları sıraladı.

Menendez, F-16 uçaklarının satışının gerçekleşmesi için bu sorunların çözülmesi gerektiğini, bu konuların çözümü konusunda istek varsa o zaman F-16 satışının olası olabileceğini kaydetti.

“F-16 satışı ilişkilerin onarılmasına yardımcı olabilir”

ABD Kongresi’nde tüm Demokratlar satışa karşı değil. Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Adam Smith Menendez’in kaygılarının meşru olduğunu düşünmekle birlikte F-16’ların satışının ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin onarılmasına yardımcı olacağı belirtti.

Adam Smith, “Türkiye ilişkileri zorlaştıran pek çok şey yaptı. Ancak ilişkiyi yeniden inşa etmenin bir yolunu bulmaya çalışmalıyız. F-16’lar da bunu yapmanın makul bir yolu gibi görünüyor” dedi.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de Mayıs ayında Kongre’nin ortak oturumunda yaptığı konuşmada, “NATO’nun güneydoğu kanadında istikrarsızlığa” katkıda bulunabilecek savunma ekipmanı satışıyla ilgili kararların dikkatle gözden geçirilmesi çağrısında bulunmuştu.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise Kongre’yi, Türkiye’nin mevcut F-16 filosunu modernize etmek için askeri ekipman satışı konusundaki niyeti hakkında bilgilendirmişti. Başkan Biden da geçen ay sonunda Ankara’ya uçakların satışına destek mesajı vermişti.

Madrid’deki NATO zirvesi sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada Biden, Ankara’nın Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılmasına itirazlarını geri çekmesi için satış yapılacağı yorumlarını reddetmişti.

KAYNAK:VOA

İNGİLTERE’DE BAŞBAKANLIK YARIŞINDA EN ÇOK OYU SUNAK ALDI

İngiltere’de Muhafazakar Parti’de, yeni lider ve başbakanın seçimi 356 milletvekilinin oy verdiği ikinci turda 6 aday yarıştı.

101 oy alan eski Maliye Bakanı Rishi Sunak ilk turda olduğu gibi ikinci turun da galibi oldu.

Eski Ticaret Bakanı Mordaunt 83, Dışişleri Bakanı Truss 64, eski İskan Bakanı Badenoch 49, milletvekili Tugendhat 32 oy aldı.

Yeni isim belli olana kadar Johnson görevinde

İngiltere ve Galler Başsavcısı Suella Braverman’e ise 27 oy alarak elendi.

Son iki adayın 21 Temmuza kadar belirlenmesi hedeflenirken, Muhafazakar Parti’nin yeni lideri ve başbakan olacak isim 5 Eylül’de açıklanacak.

Boris Johnson, isim belli olana kadar başbakanlık görevini devam ettirecek.

FALYALI CİNAYETİYLE İLGİLİ 3 ZANLI MAHKEMEYE ÇIKARILDI

Suikast sonucu yaşamını yitiren Halil Falyalı ve şoförü Murat Demirtaş’ın öldürülmesiyle ilgili Ömer Tunç, Musa Çiçek ve Veysel Sare yoğun güvenlik önlemi altında bugün Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.

Çatalköy’de 8 Şubat’ta meydana gelen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Halil Falyalı ve şoförü Murat Demirtaş’ın öldürülmesi ile ilgili tutuklanan sanıklar Veysel Sare, Musa Çiçek ve Ömer Tunç bugün yeniden geniş güvenlik önlemleri altında mahkemeye çıkarıldı.

NE OLMUŞTU?

Girne bölgesi Çatalköy mevkisinde 8 Şubat’ta arabasındayken silahlı saldırıya uğrayan Halil Falyalı, ağır yaralı olarak Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine kaldırılmıştı. Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesine nakledilen Falyalı kurtarılamamış, şoförü Murat Demirtaş da olay yerinde yaşamını yitirmişti.

HASİPOĞLU: ANAVATANIN GARANTÖRLÜĞÜNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

UBP Milletvekili ve Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” ve 15 Temmuz 1974 Faşist Yunan darbesinin yıl dönümünde mesaj yayınladı. Hasioğlu’nun mesajı şu şekilde;

“Rum-Yunan ikilisinin, 1960’ta kurulan ortaklık devletini 1963’te silahlı saldırıyla yıktığı, Kıbrıs’ı Yunan yapma hayaliyle yaptığı 15 Temmuz darbesi, aslında bu adadaki gerçeklerin bir göstergesidir.
Kıbrıs Türk Halkı, 15 Temmuz 1974 faşist Yunan darbesini yapanları ve eli kanlı EOKACI Nikos Samson’un ihanetini asla unutmayacaktır.
Eğer Anavatan Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk Halkı’nın çağrısı üzerine, toplumumuzun hem can hem de mal güvenliğini korumak adına garantörlüğünü kullanarak adaya müdahale hakkını kullanmasaydı, bugün asla bu durumda olamazdık.
Bu vesileyle, 15 Temmuz 1974’teki darbenin, 48’nci yıldönümünü bir kez daha hatırlarken, Rum-Yunan zihniyetinin bugün hala geçerliliğini koruduğunun da bilincindeyiz.
1974’te Enosis hayaliyle, Kıbrıs Türkü’nün tüm uzlaşma önerilerini ellerinin tersiyle iten Rum-Yunan ikilisi, bugün de aynı hayal uğruna tüm işbirliği ve anlaşma önerilerimizi reddetmektedir.
İşte bu nedenle Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tek ses olarak “ Federasyon tezi artık ortadan kalkmıştır” diyoruz.
Geldiğimiz noktada en büyük gücümüzün, KKTC devleti olduğunun bilinci ile devletimizi ekonomik yönden güçlendirecek, uluslararası alanda yerini almasını sağlayacak adımlara yöneliyoruz.
Bir kez daha 15 Temmuz 1974’te yaşananların benzerini yaşamamak için, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinden asla vazgeçmeyeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, bir kez daha özgürlüğümüz, güvenliğimiz, egemenliğimiz için canlarını veren tüm şehitlerimizi rahmet, tüm gazilerimizi şükranla anıyorum.

Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti’nde tam 6 yıl önce büyük bir direnişle başarısız kılınan darbenin yıldönümünü de selamlıyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nde tüm kesimlerin birlik ve beraberlik nişanesi olarak tarihe geçen 15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti demokrasisine ve hukuk devleti yapısına yönelik hain ve alçakça saldırısına karşı zafer kazanılan önemli bir tarihtir. 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümünde, demokrasi ve milli irade mücadelesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğü uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.”

FİTCH’TEN TÜRKİYE YORUMU

Fitch Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde yeni ekonomi politikası karışımının kamu finansmanı ve kamu Döviz pozisyonunda riskleri artırdığına dikkat çekerken söz konusu politikanın makroekonomik ve finansal istikrara yönelik riskleri azaltmadığını belirtti.

Fitch raporunda “zorlu dış ortama rağmen politika karışımının özellikle Haziran 2023’teki seçimlere kadar hala yüksek büyüme ve istihdama odaklı olduğunu düşünüyoruz” ifadeleri yer aldı.

2021’de hayata geçirilen kur korumalı mevduat sistemiyle ihracat öncülüğündeki ekonomik modelde faiz artırmadan TL’nin desteklenmesinin amaçlandığı belirtilerek “ancak TL üzerindeki baskı yeniden artarak derinleşti. Dolarizasyon yüksek, uluslararası rezervler geriliyor, enflasyon da çok yüksek” değerlendirmesi yapıldı. Politika tepkisinin kamu finansmanında doğrudan ve dolaylı maliyeti olduğuna dikkat çekildi.

Geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu düşürülmesine dair “not düşüşü, bu politika tepkisinin cari açığı fonlamak için sermaye girişlerini çekmekte yetersiz kalmasını, Tüketici Güvenini düşürebileceği ve dış finansman konusundaki riskleri yansıtıyor” dendi.

Fitch geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu B+’dan B’ye indirdiğini, görünümünü ise “negatif” olarak teyit ettiğini açıklamıştı.