Archives Mart 2025

Ombudsman İlkan Varol, gece kulüplerine ilişkin soruşturma başlattı

Ombudsman İlkan Varol, gece kulüplerine ilişkin resen soruşturma başlattığını açıkladı.

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol, gece kulüplerine ilişkin resen soruşturma başlattı.

Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Ombudsman Varol, “Son günlerde basında yer alan bir gece kulübünde meydana gelen ölüm neticesinde tekrardan gündeme gelen ve ülkenin ne yazık ki kanayan yarası olan gece kulüpleri ve bunun paralelinde ortaya çıkan birçok sorunun varlığına ilişkin kamuoyunda ciddi bir huzursuzluk oluşmuştur. Bu bağlamda konuya ilişkin bir soruşturma yapılması gerekliliği hasıl olmuştur. Bu doğrultuda, 38/1996 sayılı Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Yasası’nın 15’inci maddesinin 1’inci fıkrası ile bana verilmiş olan yetki dahilinde bugün itibarı ile resen, konuya ilişkin kapsamlı bir soruşturma başlatılmıştır” açıklamasını yaptı.

ÖZTÜRKLER: TRAFİKTE ETKİN DENETİM VE CEZALARI İÇEREN YASA TASARISI GÜNDEME GELİYOR

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Pazartesi günü Meclis gündeminin ağırlıklı olarak trafik konularına ayrılacağını ve alt komiteden geçen üç yasa tasarısının genel kurula sunulacağını açıkladı. Bu tasarıların cezaların artırılması, tavizsiz uygulama politikası ve trafik güvenliği gibi konuları kapsadığını belirtti.
Öztürkler, Yol Güvenliği (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile Yol ve Trafik Suçlarının Davasız Halli ve Ceza Puanı (Değişiklik) Yasa Tasarısı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Gündem Kıbrıs’ta Bahar Sancar’ın sunduğu A’dan Z’ye programına konuk olan Öztürkler, toplum adına gerekli yasaları ivedi olarak çıkarmanın ve Cumhuriyet Meclisi’nin çözüm odaklı adımlar atmasının görevleri olduğunu ifade etti.
Bu yasa tasarılarının trafik kazalarını önlemek ve yol güvenliğini artırmak adına kritik bir adım olduğunu söyleyen Öztürkler, hükümetin bu konuda çalıştığını belirtti.
Trafik güvenliği konusunun toplumun tüm kesimlerini yakından ilgilendirdiğini vurgulayan Öztürkler, yol güvenliğini artıracak düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Trafik sorunlarının ülkenin en önemli sıkıntılarından biri olduğunu belirten Öztürkler, yol güvenliği ve sürücü hatalarından kaynaklanan problemlere dikkat çekti.
Daha güvenli yolların yapılması konusunda devlete önemli görevler düştüğünü ifade eden Öztürkler, çeşitli örnekler vererek tartışmaların bir yetki karmaşasından ziyade birlikte çalışma sorunu olduğunu vurguladı.
Polis teşkilatının ciddi denetimlerine rağmen dikkatsiz araç kullanımı, aşırı hız ve alkollü araç kullanımı gibi sürücü hatalarının trafik kazalarının başlıca nedenleri arasında yer aldığını belirten Öztürkler, bu sorunların çözümü için kapsamlı adımlar atılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, trafik master planları, yolların güvenliği ve ışıklandırma gibi başlıkların da ele alınacağını ifade etti.
Trafik bilincinin küçük yaşlardan itibaren ailede başlaması gerektiğini vurgulayan Öztürkler, alkollü araç kullanımı ve cep telefonu kullanımının kazalara sebebiyet verdiğini herkesin bildiğini ancak günlük hayatta bu kurallara uyulmadığını söyledi.
Pazartesi günü Meclis Genel Kurulu’nda ciddi cezai artırımların nihai karara bağlanacağını belirten Öztürkler, mahkemelerin önünü açacak genel yaptırımlarla ilgili bir vizyon ortaya koyduklarını ve düzenleme yapılacağını ifade etti.
Ayrıca, Hayvan Refahı Yasası ve Ceza Yasası’nın da Meclis gündeminde olacağını duyurdu.

Hasipoğlu: Devletimizi uluslararası alanda daha görünür kılmak için her platformda sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, İsviçe’nin Başkenti Bern ziyareti kapsamında gerçekleştirdikleri temaslarını değerlendirdi.

Hasipoğlu, İsviçre Meclisi’ni ziyaret ederek, İsviçre Meclis Başkanı Sayın Dominique Bühler ile görüştüklerini açıkladı.

Hasipoğlu, “ İsviçre Devleti ve Diyalog Forumu’nun davetlisi olarak bulunduğumuz başkent Bern’de, İsviçre Meclis Başkanı Sayın Dominique Bühler ile görüştük; Meclisin genel kurul çalışma toplantısını izledik. Meclis genel kurulu çalışmaları sonrasında milletvekilleri ile görüşme imkanı bulduk” dedi.

Hasipoğlu, “ Meclis ziyaretimizde, İsvicre’nin Ekonomi, Enerji ve Çevre Bakanı Christoph Ammann, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) toplantıları Kıbrıs Masası Başkanı Milletvekili Laurent Wehrli, Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Büyükelçi Claudio Fischer ile de biraraya geldik. Yaptığımız görüşmelerimizde, ortaya koyduğumuz egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü pozisyonumuz hakkında bilgi verip, İsviçre sisteminin egemenlik anlayışı hakkında bilgi aldık. Devletimizi uluslararası alanda daha görünür kılmak için her platformda sesimizi duyurmaya devam edeceğiz” diye konuştu

Başbakan Üstel Berlin’de… “KKTC’ye Avrupa’dan gelen turist sayısı Rumların baskısıyla düşüyor”

Başbakan Ünal Üstel, turizmin ülke ekonomisinin lokomotif sektörü olduğunu belirterek, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) baskılarıyla Avrupa’dan gelen turist sayısında düşüş yaşandığını bildirdi.

Üstel, Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen ve dünyanın en büyük turizm fuarlarından olan Uluslararası Turizm Borsası (2025 ITB Berlin ) Fuarı’nda AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Ambargolara rağmen kendi imkanları ve Türkiye’nin büyük desteğiyle dünyanın her yerindeki turizm fuarlarına katıldıklarını anlatan Üstel, 186 ülkenin katıldığı 2025 ITB Berlin fuarında KKTC’nin bayrağı ile temsil edilmesinin çok önemli olduğunu belirtti.

GKRY’nin KKTC’yi turizm fuarlarından dışlamak için çabaladığını ifade eden Üstel, onların çalışmalarının ITB Berlin fuarında boşa çıktığını, turizm bakanı ile fuara katıldıklarını söyledi.

Üstel, KKTC’nin lokomotif sektörü olan turizmi daha iyi bir noktaya taşımak için çalıştıklarına vurgu yaptı.

Turizmin önemine değinen Üstel, Rumların KKTC’ye Avrupa’dan turist gelmemesi için teşvik ederek baskı kurduğunu söyledi.

Başbakan Ünal Üstel, turizmde ulaşımın çok önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bize ulaşımda ambargo uygulandığı için üçüncü ülkelerden gelen turistlerimiz hep GKRY’nin havalimanını kullanıyor. Rum tarafı her geçen gün üçüncü ülkelerden gelenlere büyük baskı yapıyor. Gerek tur operatörlerine gerekse turistlere büyük baskılar söz konusu. ‘Kuzeyde tatil yapmayın, güneyde tatil yapın’ deniliyor. Güneyde tatil yapılırsa kişi başına 50 avro teşvik veriliyor. Tur operatörlerine de büyük teşviklerle baskı yapıyorlar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerek Almanya’dan, gerek Fransa’dan, gerekse İngiltere’den turist sayısında büyük bir düşüş yaşanmıştır. Bu baskılardan dolayı Ercan Havalimanımıza turistleri yönlendirmek için de çaba sarf ediyoruz.”

Almanya’dan KKTC’ye normalde her yıl kış turizmi için yaklaşık bin charter uçağı indiğini hatırlatan Üstel, bugün bu rakamın 120’ye düştüğünü ifade etti.

Üstel, “Rum tarafının yaptığı baskının sonucu, tur operatörleri kendilerini garantiye almak için onların amacına hizmet ediyor. Böylelikle turistlerin güneye gitmesi sağlanıyor. Bu konuya ilişkin Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy bey ile de konuştuk. Ve tur operatörleriyle bir araya gelip onlara Türkiye’nin büyük desteği olacağını söyledik. Yolcuları Türkiye üzerinden Kuzey Kıbrıs’a getirmeyi sağlamak için bazı girişimler yaptık. İnanıyoruz ki bu noktada kısa zamanda netice alacağız. Bu fuar da bizim için hayati önem taşıyor. Yaptığımız görüşmelerle birlikte tur operatörlerine gerekli desteği vererek turist sayısında 2025’te hedeflediğimiz rakamlara ulaşmış olacağız.” diye konuştu.

– “Tatil için KKTC’ye gelerek ekonomiyi destekleyin”

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) 20 Temmuz 1974’te düzenlediği Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar Rumların baskı ve zulümlerine maruz kaldıklarını, Mehmetçik’in adaya çıkmasıyla özgürlüklerine kavuştuklarını hatırlatan Üstel, şöyle devam etti:

“Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kurmanın ve onu yaşatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye ile el ele vererek bu günlere geldik. Dolayısıyla burada (Almanya’da) yaşayan üç buçuk milyona yakın Türk’ün de bu duyguyla birlikte tatil yaparken KKTC’yi tercih etmelerini istiyoruz. Ada’nın ekonomisi tamamen turizme dayanmaktadır. Güneşimiz, denizimiz ve otellerimizin kalitesi ortada. Buradaki insanlar için de evleri konumundayız. Yani kendi evlerine tatile gelmiş oluyorlar. Tercihlerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden yana yapmalarından memnun oluruz. Ve biz kendilerine misafirperverliğimizi gösteririz.” diye konuştu.

KKTC’ye ekonomi, spor ve ulaşımda ambargo uygulandığını söyleyen Üstel, Türkiye’den başka hiçbir ülkenin buna karşı ses çıkarmadığının altını çizdi.

Üstel, bölgedeki diğer adaletsizliklere de değindi. İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarının bir yıldan fazladır devam ettiğini ve Akdeniz’in ortasında çocukların ve kadınların Avrupa’nın gözü önünde İsrail bombaları ile öldürüldüğünü söyledi.

KKTC ekonomisinin Kovid-19 salgını ve son dönemdeki küresel ekonomideki zorluklardan olumsuz etkilendiğini belirten Üstel, yurt dışında yaşayan Türklerin tatil için KKTC’ye gelerek ekonomiye destek verebileceklerini dile getirdi.

Başbakan Üstel, “Almanya’da yaşayan vatandaşlarımıza her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kapısı açık. Kendilerini ülkemizde görmekten, misafir etmekten, ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyacağımızı ifade etmek istiyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

2025 yılı küçükbaş hayvan başı destek ilk taksit ödemesi yapıldı

Çavuş: Söz Verdiğimiz Gibi Gününde Yapılan Ödemelerle Üreticimize ve Üretime Değer Katmaya Devam Ediyoruz

2025 Yılı Küçükbaş Hayvan Başı Destek 1. Taksit Ödemesi Yapıldı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na Aralık 2024 tarihinde beyanları yapılan ve Veteriner Dairesi Hayvan Kayıt Sistemine kayıtlı 12 aylık ve üzeri yaşa sahip damızlık küçükbaş hayvanlara Hayvan Başı Destek ödemesinin yapıldığı duyuruldu.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı olarak şeffaf, çözüm odaklı ve üretici dostu kimliğimiz doğrultusunda artan üretim girdi maliyetlerini de göz önünde bulundurarak üretimin devamlılığının sağlanabilmesi için büyük özveri ile çalışılmış ve söz verdiğimiz gibi gününde yapılan ödemelerle üreticimize ve üretime değer katmaya devam ediyoruz.

Bu bağlamda, 2025 yılı Küçükbaş Hayvan Başı Destek 1. Taksit ödemesi için 3.687 üreticiye 233.457.050,00 TL’lik ödeme yapıldığı duyurulmuştur.

Üreticilerimiz hakkedişlerini, Kooperatif Merkez Bankası ve Ziraat Bankası ile bu bankaların ilgili şubelerinden alabilirler.

Piyasaların beklediği oldu, politika faizi düştü! İşte Merkez Bankası’nın yeni kararı…

Son dakika haberi… TC Merkez Bankası saat 14.00’da politika faiz kararını açıkladı! Piyasaların heyecanla beklediği faiz kararını Merkez Bankası PPK sonrası duyurdu. 2024 Aralık ayı ile beraber politika faizinde indirim sürecine giren TCMB, 250 baz puanlık indirim ile yüzde 50 olan politika faizini yüzde 47,50’ye indirmişti. Ocak ayında da ikinci bir faiz indirimine imza atan Merkez Bankası 250 baz puanlık bir indirim ile faizi yüzde 45’e düşürdüğünü açıklamıştı.

 

BEKLENTİLERİN ÜZERİNDE GELMİŞTİ!
TÜİK Ocak ayı enflasyonunu beklentilerin üzerinde yüzde 5,03 açıklaması sonrası Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine devam edip etmeyeceği merak ediliyordu. Şubat ayı enflasyon verisinin beklentilerin altında yüzde 2,27 açıklanması ve 20 ayın ardından yıllık enflasyon yüzde 40’ın altına düşerek yüzde 39,05 olarak açıklanması ile gözler bugün açıklanan politika faizine çevrildi.

MERKEZ BANKASI’NIN KARARI NE OLDU?
Aralık ayından beri yavaş yavaş faiz indirimi sürecine devam eden Merkez Bankası’nın nasıl bir karar alacağı yakından takip edildi. Birçok kuruluş Merkez Bankası’nın kararı öncesi tahminlerini de duyurdu.

AA Finans’ın 20 ekonomistin katılımı ile düzenlediği ankette Merkez Bankası’nın politika faizini 250 baz puan düşürerek yüzde 42,5 olarak açıklanacağı tahmin etmişti.

ENFLASYONA DİKKAT ÇEKİLMİŞTİ
Ayrıca 23 Ocak’ta düzenlenen Para Politikası Kurulu’nda “Enflasyonda kalıcı düşüş ve fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikasının sürdürülecektir. Bu doğrultuda politika faizi, enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilimi ve beklentileri göz önünde bulundurularak öngörülen dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıklığı sağlayacak şekilde belirlenecektir” ifadelerine yer verilmişti.

 

‘OTOPİLOTTA DEĞİLİZ’
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın başkanlığında 7 Şubat’ta düzenlenen Enflasyon Raporu toplantısında 2025 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 21’den yüzde 24’e yükseltilmişti. Karahan konuşmasında, faiz indiriminde gerekli sıkılığı koruyacaklarını ve enflasyonu düşürmek için ne gerekiyorsa yapılacağını belirterek faiz indirimi için ‘Otopilotta değiliz’ ifadesini kullanmıştı.

MERKEZ BANKASI FAİZ KARARINI AÇIKLADI!
Merkez Bankası bugün PPK sonrasında politika faiz kararını duyurdu. Buna göre Merkez Bankası 6 Mart 2025 tarihinde politika faizini 250 baz puan düşürerek yüzde 42,5 olarak açıkladı.

“KKTC Cumhurbaşkanlığı 1. Deprem Konferansı” başladı

Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi tarafından düzenlenen “KKTC Cumhurbaşkanlığı 1. Deprem Konferansı”, Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde başladı.

Konferansa, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Karakaya, Türkiye ve KKTC’den alanında uzman akademisyenler, üniversite ve sivil toplum örgütleri temsilcileri, arama-kurtarma ekipleri ile askeri ve polis yetkilileri katıldı.

Kıbrıs’ta geçmişte yaşanan ve gelecekte olası depremler üzerine yürütülen çalışmaların değerlendirileceği konferansta, KKTC’de deprem riskinin azaltılması için atılması gereken adımlar ele alınacak.

Saat 10.00’da başlayan ve iki gün sürecek konferans, deprem risk yönetimi, sismik hareketlerin izlenmesi, yapı güvenliği, kentsel planlama ve arama-kurtarma faaliyetlerinin ele alınacağı altı oturumla devam edecek.

Konferans boyunca ayrıca, KKTC Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı, Kuzey Kıbrıs Türk Kızılayı ve diğer ilgili kurumlar YDÜ Atatürk Kültür Merkezi çevresinde stantlar kurarak katılımcılara bilgilendirme yapıyor.

Mavi ışık çocukların uyku ve dikkat süresini nasıl sabote ediyor?

Dijital dünyanın içindeyiz. Çocuklar ellerinde telefonlarla dolaşıyor, tabletlere dokunuşları artık bir refleks gibi. Parlak renkler ve hareketli görüntüler onları mıknatıs gibi kendine çekiyor. Ama ekranların mavi ışığı onlara sanıldığından daha çok zarar veriyor.

Esra Sayın – TRT HABER

Araştırmalar, akşam saatlerinde maruz kalınan mavi ışığın çocukların uykuya dalmasını zorlaştırdığını ve sabahları yorgun uyanmalarına yol açtığını gösteriyor. Dahası, gün içinde dikkat süreleri kısalıyor, okul performansları da bu durumdan olumsuz etkileniyor.

İşte bu görünmez tehdit çocukların biyolojik saatini nasıl bozuyor? Neden özellikle çocuklar için daha büyük bir risk oluşturuyor ve aileler bu konuda neler yapabilir? Bütün bu soruları, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Dr. İsmail Hakkı Akbeyaz ile konuştuk.

Mavi ışık nedir?
Doğal olarak güneş ışığında bulunan ve gün içinde uyanık kalmamıza yardımcı olan mavi ışık, dijital ekranlardan, LED aydınlatmalardan ve floresan lambalardan da yoğun şekilde yayılıyor. Güneş altında doğal koşullarda faydalı olan bu ışık, özellikle akşam saatlerinde ve yüksek yoğunlukta alındığında çocukların biyolojik ritmini altüst edebiliyor.

Mavi ışığa maruz kalma süresi ve zamanlaması, uyku kalitesini doğrudan etkiler. Özellikle yatmadan 1-2 saat önce ekran kullanımı, melatonin salgılanmasını ciddi şekilde baskılar ve uykuya dalmayı zorlaştırır.

Çocuk Nöroloji Uzmanı Dr. İsmail Hakkı Akbeyaz

Mavi ışık çocuklarda daha büyük bir risk oluşturuyor
Minik gözlerin renkli ekranlara duyduğu merak kadar, o ekranlardan yayılan mavi ışığı emebilme kapasitesi de büyük. Yetişkinlere göre daha geçirgen bir göz merceğine sahip olan çocuklar, bu yüksek enerjili ışığa karşı çok daha savunmasız kalıyor. Dahası, beyinleri henüz gelişme aşamasında olduğu için, uyku düzenindeki en ufak bozulma bile dikkat, öğrenme ve duygu durumlarında beklenmedik sorunlar yaratabiliyor.

Dr. İsmail Hakkı Akbeyaz, mavi ışığın beyin gelişimi ve uyku düzeni üzerindeki etkilerine ilişkin şu sözleriyle dikkat çekiyor:

“Mavi ışık, özellikle akşam saatlerinde maruz kalındığında, beyinde melatonin hormonunun salgılanmasını baskılar. Melatonin, uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen ve vücuda ‘uyku zamanı’ sinyali veren ve biyolojik saatimizi düzenleyen bir hormondur. Çocukların gözleri yetişkinlere göre daha hassastır ve yüksek enerjili mavi ışığa daha fazla duyarlıdır. Bu nedenle, çocukların biyolojik saatleri daha kolay bozulabilir. Ayrıca, çocukların beyin gelişimi devam ettiği için, uyku kalitesindeki bozulma bilişsel gelişimlerini, öğrenme becerilerini ve duygusal dengelerini olumsuz etkileyebilir. Uzun vadede, bu bozulma çocuklarda kronik uyku bozuklukları, dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlükleri, hafıza sorunları ve hatta duygusal dengesizliklere yol açabilir. Ayrıca, yetersiz uyku, obezite, bağışıklık sistemi zayıflığı ve davranışsal sorunlar gibi sağlık problemlerine de neden olabilir.”

Mavi ışığa maruz kalma süresi neden bu kadar önemli?
Pek çok ebeveyn, “Çocuğum bütün gün ekrana baksa da uyuyacağı vakit geldiğinde yine de uyuyor” diye düşünebiliyor. Oysa sadece uykuya geçip geçmediğine bakmak yeterli değil. Asıl önemli olan ne kadar çabuk uykuya dalabildiği ve uykusunun ne kadar derin ve kaliteli olduğu. Yatmadan 1-2 saat önce ekrana bakmaya devam etmek, çocuğun melatonin salgısını önemli ölçüde engelleyerek beynini “uyanık kal” moduna geçiriyor. Akbeyaz, bu konudaki kritik noktayı şöyle vurguluyor:

“Mavi ışığa maruz kalma süresi ve zamanlaması, uyku kalitesini doğrudan etkiler. Özellikle yatmadan 1-2 saat önce ekran kullanımı, melatonin salgılanmasını ciddi şekilde baskılar ve uykuya dalmayı zorlaştırır. Uykuya dalmada gecikme, uyku bölünmelerine ve derin uykuya yeterince geçememeye neden olur. Bu da çocukların sabahları dinlenmemiş ve yorgun uyanmasına yol açar. Uzun süreli ekran kullanımı ise uyku kalitesini daha da bozarak uyku döngüsünü tamamen alt üst edebilir.”

“Uyku eksikliği sadece uykusuzluk anlamına gelmez”
Az uyuyan veya geç uyuyan çocuklar sadece daha yorgun görünmüyor, dikkatini toplamakta ve öğrenmekte de ciddi sorunlar yaşayabiliyor. Üstelik uyku, büyüme hormonu salgısının en yüksek olduğu zaman dilimini de kapsıyor. Yani çocuklar fiziksel olarak da olumsuz etkileniyor. İsmail Hakkı Akbeyaz, mavi ışığa maruz kalmanın akşam veya gece saatlerindeki risklerini şu şekilde sıralıyor:

“Uyku, çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimi için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Uyku sırasında büyüme hormonu salgılanır, bu da fiziksel gelişimi destekler. Aynı zamanda uyku, öğrenilen bilgilerin hafızaya kaydedilmesine ve dikkat süresinin artmasına yardımcı olur. Yetersiz uyku ise öğrenme güçlükleri, davranış problemleri ve hastalıklara yatkınlık gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, çocukların düzenli ve kaliteli uyku almaları büyük önem taşır.”

Akşam ve gece saatlerinde ekran kullanımının başlıca riskleri:

• Uykuya dalma güçlüğü: Melatonin seviyesinin düşmesi, çocukların uykuya dalmasını zorlaştırır.

• Dikkat eksikliği: Yetersiz uyku, çocukların okulda odaklanma becerilerini azaltır.

• Öğrenme güçlüğü: Uyku, hafıza ve öğrenme süreçleri için kritiktir. Uyku kalitesindeki bozulma, akademik performansı düşürür.

• Duygusal dengesizlik: Uyku eksikliği, çocuklarda sinirlilik, sabırsızlık ve ruh hali değişimlerine neden olabilir.

Ergenlik döneminde işin içine hormonlar da giriyor
Ergenlik öncesi ve ergenlik dönemi, beynin en hızlı geliştiği dönemlerden biri. Ayrıca duygusal dalgalanmaların en yoğun yaşandığı bu süreçte, uyku bozukluklarının etkisi daha da çarpıcı olabilir.

“Ergenlik öncesi ve ergenlik dönemi, beyin gelişiminin en hızlı olduğu, duygusal olarak da en kırılgan olunan dönemlerdir. Bu dönemde mavi ışığa aşırı maruz kalma, beynin belli bölgelerine ilettikleri sinyallerle karar verme, dürtü kontrolü, psikolojik ve duygusal bozukluklara yol açabilir. Ayrıca, ergenlik döneminde zaten değişen hormon düzeyleri, mavi ışığın etkilerini daha da artırabilir.”

Aileler ne yapmalı?
Mavi ışığın yıkıcı etkisini sadece “gece moduna” geçerek veya mavi ışık filtreli gözlük kullanarak ortadan kaldırmak mümkün değil. Evet, bu önlemler belirli bir koruma sağlıyor ama esas hedef, çocukları ekran başından çekip ilgilerini başka şeylere yönlendirmek olmalı. Peki aileler somut olarak neler yapabilir?

Gece modu ve filtreler kullanın: Cihazlardaki mavi ışık filtreleri veya gece modu, yansıyan ışığı kısmen azaltır. Ancak tamamen engelleyemediği için tek başına yeterli değil.

Mavi ışık filtreli gözlükler: Yüksek enerjili ışığı büyük ölçüde bloke etse de, maruziyeti sıfıra indirmek yine mümkün değil.

Ekran dışı aktiviteler teşvik edin: Kitap okumayı, boyama yapmayı veya ailece oyun oynamayı ön plana çıkarın. Böylece çocuklar ekranın yerine başka zevkli alternatifler bulabilir.

Uyku ortamını düzenleyin: Oda karanlık, sessiz ve serin olmalı. Bu şartlar, melatonin salgısının desteklenmesi açısından kritik.

Ekran süresine sınır koyun: Özellikle yatma saatinden 1-2 saat önce cihazları tamamen kapatmak, çocukların beyinlerini uyku moduna geçirmeye yardımcı olur.

Brent petrol fiyatı ne kadar oldu?

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 69,63 dolardan işlem görüyor.

Dün 71,08 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 69,32 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.05 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,45 artarak 69,63 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 66,49 dolardan alıcı buldu.

Piyasalarda petrol talebi ve arzına ilişkin endişelerin derinleşmesiyle dün Brent petrolün varil fiyatı Aralık 2021’den sonraki en düşük seviyesini görmüştü. ABD’nin tarife adımları sonrası gerilimi hafifleten muafiyet açıklamalarının ardından petrol fiyatları bugün bir miktar yükseldi.

Kanada ve Meksika’dan ithal ettiği mallara yüzde 25 gümrük vergisi uygulamaya başlayan ABD yönetimi, ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA) kapsamında ülkeye gelen otomobillere bir aylık muafiyet tanınacağını açıkladı.

Trump yönetiminin bu adımının, daha fazla tarife muafiyetinin müzakere edilebileceğine yönelik bir işaret olarak yorumlandığı piyasalarda, petrol fiyatları talep endişelerinin hafiflemesiyle yukarı yönlü hareketlendi.

Öte yandan, dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi ABD’nin ham petrol stoklarındaki artış ise ülkedeki talep endişelerini besleyerek fiyatlardaki düşüşü sınırladı.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ülkedeki ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 3 milyon 600 bin varil arttığını açıkladı. Piyasa beklentisi, stokların yaklaşık 600 bin varil artacağı yönündeydi.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun nisanda üretimi artırma planının ardından piyasalarda olumsuz arz ve talep dengesinin hakim olması da fiyatları aşağı yönlü baskılamaya devam ediyor.

Brent petrolde teknik olarak 73,54 doların direnç, 69,12 doların ise destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Hava açık ve az bulutlu geçecek

Meteoroloji Dairesi, ülkemizin bugün, alçak basınç sistemiyle serin ve nispeten nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacağını, havanın açık ve az bulutlu geçeceğini açıkladı.

Yetkililer, hava sıcaklığının mevsim normallerinin 2 ile 3 derece üzerinde seyretmesi yönünde tahmin ederken, rüzgarın kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esmesini ön görüyor.

Okullarda öne çıkan yeni gündem maddesi

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yapılan “Şiddet Algısı Araştırması”nın bulgularına göre, lise kademesindeki öğrenciler en çok “dijital ortam”da şiddete maruz kaldıkları belirtti.

Kişisel bilgi ve fotoğrafların internet ortamında izinsiz paylaşılması, en çok şikayetçi olunan, özel hayatın gizliliğini ihlal eden dijital şiddet unsurlarının başında geliyor.

Türkiye’nin 26 farklı ilinden, 7 bin 511 lise öğrencisine uygulanan ankette, lise öğrencilerinin, geçtiğimiz yıl ortaokul öğrencilerine yapılan araştırmada görülen sonuçlara benzer yanıtlar vererek dijital şiddet unsurunu ön plana taşıdığı görüldü.

Araştırma sonucunda, sosyal medyada yer alan gönderilerin beğenilmemesi, beğenilerin geri çekilmesi ve dijital ortamda gruplara alınmama, öğrenciler tarafından şiddet olarak algılandığı, okullarda dijital şiddetin sosyal ilişkileri ve davranış kalıplarını da etkilediği görüldü.

26. Geleneksel “Kadın Dünyasından Renkler” resim sergisi Lefkoşa AKM’de açıldı

Girne Özgürada Lions Kulübü tarafından düzenlenen 26. Geleneksel “Kadın Dünyasından Renkler” resim sergisi Lefkoşa AKM’de açıldı.

Serginin açılış töreni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar’ın katılımıyla yapıldı.

Açılış töreninde Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Girne Özgürada Lions Kulübü Başkanı Zeynep Yağar Özer ve Lions District 135 Kuzey Kıbrıs Genel Yönetmeni Fikret Şendil konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından sergiye katkıda bulunan kadın sanatçılara sertifikaları takdim edildi ve sergi gezildi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen ve 29 kadın sanatçının 65 eserinin yer aldığı sergiden elde edilecek gelir, Çocuk Onkoloji Servisi’ne bağışlanacak.

 

Tatar: “Kadınlarımızın emeği, başarısı ve mücadelesi gurur kaynağımızdır”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sergi açılışında yaptığı konuşmada, Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen bu anlamlı etkinlikte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Tatar, sergide bulunan CHP 23. Dönem Adana Milletvekili Hulusi Güvel’e de “hoş geldiniz” dedi.
Kadın sanatçıların eserlerini çocukların geleceği için üretmesinin önemine dikkat çeken Tatar, bu ulvi görevi Lions camiasının en iyi şekilde yerine getirdiğini vurguladı, ülkede duyarlılık ve hassasiyetle yapılan çalışmaları takdir ettiğini belirtti.

Ülke kadınlarının emeği, başarıları ve verdikleri mücadeleyle; Kıbrıs Türk halkını taşıdıkları medeniyet noktasının büyük bir gurur kaynağı olduğunu kaydeden Tatar, sergide emeği geçenleri tebrik etti.
Sergiyi düzenleyen Girne Özgürada Lions Kulübü Başkanı ve üyelerini de kutlayan Cumhurbaşkanı Tatar, çalışmalarında başarılar diledi.

 

Özer: “Kadının topluma katkılarını ve sanata dokunuşlarını hatırlamak için buradayız”

Girne Özgürada Lions Kulübü Başkanı Zeynep Yağar Özer, konuşmasında, kadınların toplumdaki yerini güçlendirmek, emeklerini ve sanatlarını görünür kılmak amacıyla bu sergiyi düzenlediklerini belirtti.
“Kadınların tarih boyunca verdikleri mücadeleleri, topluma katkılarını ve sanata olan eşsiz dokunuşlarını bir kez daha hatırlamak ve hatırlatmak için buradayız.” diyen Özer, kadınların aileden iş hayatına, bilimden sanata, siyasetten sosyal sorumluluk projelerine kadar hayatın her alanında iz bıraktığını, dünyayı daha güzel bir yer haline getirdiğini vurguladı.

Özer, 8 Mart’ın sadece bir tarih değil, kadınların eşitlik, özgürlük ve hak mücadelesinin bir sembolü olduğunu hatırlattı.

Lions kulüplerinin “hizmet ediyoruz” anlayışıyla toplumun her kesimine dokunduğunu ve kadınların güçlenmesine sosyal sorumluluk projeleriyle destek vermeye devam edeceklerini kaydeden Özer, serginin açılmasında emeği geçen herkese teşekkür etti;  ”Hep birlikte daha eşit, daha adil ve daha aydınlık bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.” dedi.
* Şendil: “Gelirin çocuk onkolojisine bağışlanacak olması Lions’un misyonudur”

Lions District 135 Kuzey Kıbrıs Genel Yönetmeni Fikret Şendil ise, kadınların hayatın her alanında var olduğunu vurgulayarak, serginin gelirinin çocuk onkolojisine bağışlanacak olmasının Lions’un misyonuyla örtüştüğünü ifade etti.

Lions kulüplerinin 200’den fazla ülkede 1 buçuk milyon üyesi ve 50 bin dernekle hizmet verdiğini belirten Şendil, Lions’un Birleşmiş Milletler’in kurucu sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu ve Kuzey Kıbrıs’ın da bu kapsamdaki tescilinin diplomatik bir başarı olduğunu kaydetti.

Şendil, sergiye katkıda bulunan tüm sanatçılara ve açılışa katılan sanatseverlere teşekkürlerini iletti; başarılar diledi.

Konuşmaların ardından sertifika takdimi yapıldı ve tablolar gezildi.

Sergi 8 Mart’a kadar ziyaret edilebilecek

26. Geleneksel “Kadın Dünyasından Renkler” resim sergisi, Lefkoşa AKM’de 8 Mart Cumartesi günü saat 13.00’e kadar ziyaret edilebilecek.  Sergi, 08.00-15.30 saatleri arasında açık olacak.

 

Erdoğan: Türkiye-Azerbaycan barışın, huzurun, refahın tarafındadır

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Iğdır-Nahçıvan doğal gaz boru hattının açılış töreninde Türkiye ve Azerbaycan’ın barışın, huzurun, refahın tarafında olduğunu belirterek, “Bölgemizde sadece barış ve işbirliği istiyoruz” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ve Azerbaycan’ın barışın, huzurun, refahın tarafında olduğunu söyledi. Erdoğan, “Bölgemizde sadece barış ve işbirliği istiyoruz” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Iğdır-Nahçıvan doğal gaz boru hattının açılış törenine katıldı.

“Türkiye-Azerbaycan barışın, huzurun, refahın tarafındadır. Bölgemizde sadece barış istiyoruz, işbirliği istiyoruz, hep beraber kalkınalım istiyoruz. Bu amaçla şimdiye kadar birçok adım attık” diyen Erdoğan, bundan sonra bölgesel barışa, refaha ve huzura yönelik her türlü projeyi birlikte hayata geçirmekte kararlı olduklarını dile getirdi.

Erdoğan’ın açıklamaları şu şekilde:

“Aziz kardeşim, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, kıymetli Bakanlar, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Kardeşim, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’i Türkiye’de misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Kendisine ve kıymetli heyetine Ankara’mıza hoş geldiniz diyorum.

Tabii şu anda karşımda bu çalışmalarda emeği olan işçi kardeşlerimiz var, mühendis kardeşlerimiz var. İnşallah konuşmalarımızı bitirdikten sonra kendileriyle ayrıca bir Türkiye’ye ve oradan Azerbaycan’a pozlarımızı vereceğiz, birlikte resimlerimizi inşallah çektireceğiz.

Kıymetli kardeşimin ve heyetinin nezdinde Azerbaycan halkının Mübarek Ramazan-ı Şeriflerini yürekten tebrik ediyorum. “Bir Millet, İki Devlet” şiarında vücut bulan kardeşlik ilişkilerimizde her alanda büyük mesafeler kaydediyoruz. Savunmadan ticarete çok geniş bir yelpazede ülkelerimiz arasındaki münasebetler sürekli gelişiyor. Şüphesiz bu işbirliklerimiz arasında birçok proje ile taçlandırdığımız enerji sektörü başta yer alıyor. Bazılarının hayal olarak gördüğü Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı gibi, Şahdeniz sahasının üretime alınması ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattının devreye girmesiyle enerji iş birliğimizi daha ileri taşımanın gayretinde olduk.

Anadolu geçişli doğal gaz boru hattı TANAP vasıtasıyla önemli miktarda Azerbaycan doğal gazını Avrupa’ya ulaştırmanın sevincini yaşıyoruz. Bu alanda stratejik ve ezber bozan projeleri devreye alma konusunda Can Azerbaycan’la tam bir uyum içindeyiz. Bugün İlham kardeşimle birlikte bu işbirliğine yeni bir projeyi daha eklemekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Birazdan açılışını yapacağımız Iğdır-Nahçıvan Doğalgaz Boru Hattı enerji alanında daha evvelki stratejik girişimlerimizi tamamlayacaktır. Ayrıca Nahçıvan’la kader birliğimizin adeta nişanesi olacaktır.

BOTAŞ tarafından inşa edilen 80 kilometre uzunluğundaki günlük 2 milyon metreküpe kadar taşıma kapasiteli bu hat özellikle Nahçıvan’ın doğalgaz ihtiyacının tamamını asgari 30 yıl süresince karşılayacaktır. Dolayısıyla bugün Nahçıvan’ın enerji güvenliğini uzun yıllar teminat altına alacak bir projeyi kardeşimle birlikte ülkelerimize kazandırmış oluyoruz.

Bu vesileyle şunu da ifade etmek isterim; Türkiye, Azerbaycan barışın, huzurun, refahın tarafındadır. Bölgemizde sadece barış istiyoruz, işbirliği istiyoruz. Hep beraber kalkınalım istiyoruz. Bu amaçla şimdiye kadar birçok adım attık, samimiyetimizi gösterdik. İnşallah bundan sonra bölgesel barışa, refaha ve huzura yönelik her türlü projeyi birlikte hayata geçirmekte kararlıyız.

6 Şubat depremleri başta olmak üzere en zor günlerimizde nasıl Can Azerbaycan’ı yanımızda bulduysak biz de kardeşlerimizin ihtiyaç duyduğu her anda yanlarında olacağız. İnşallah Nahçıvan’la elektrik bağlantılarımızın da güçlendirilmesiyle bu süreci devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle bugünkü törenimizin Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini daha da güçlendireceğine inanıyorum.

Bu önemli projenin inşasında katkısı olan herkesi, tüm makamlarımızı, ilgisinden dolayı gerek işçisi gerek mühendisine tüm emek sahiplerini tebrik ediyorum. Rabbim birliğimizi, dayanışmamızı, muhabbetimizi daim eylesin diyorum. Projenin tüm bölgeye hayırlar getirmesini temenni ediyorum. İlham kardeşime ziyareti için özellikle şahsım, ailem, milletim adına teşekkür ediyorum”.

İrsen Küçük, vefatının 6. yılında anılacak

Erenköy Mücahidi olan, uzun yıllar siyasi hayatında önemli görevler üstlenen ve Başbakan olarak hizmet veren Merhum İrsen Küçük, vefatının 6. yılında kabri başında anılacak.

Kıbrıs Türk Halkı’nın milli mücadelesine Erenköy Mücahidi olarak katkı koyan, uzun yıllar siyasi hayatında önemli görevler üstlenen ve Başbakan olarak hizmet veren Merhum İrsen Küçük, vefatının 6. yılında anılacak.

Küçük’ün aziz hatırasını yaşatmak amacıyla, 10 Mart 2025 Pazartesi günü saat 10.00’da Lefkoşa Devlet Mezarlığı’ndaki kabri başında bir anma töreni düzenlenecek. Törene devlet yetkilileri, ailesi, sevenleri ve halkın katılımı bekleniyor.

Erenköy direnişinde gösterdiği kahramanlıkla Kıbrıs Türk Halkı’nın bağımsızlık mücadelesinde önemli bir rol oynayan Küçük, siyasi kariyerinde de Kurucu Meclis Üyeliği, Milletvekilliği, Bakanlık ve Başbakanlık görevlerinde bulunmuştu.

Anma törenine katılımın, merhum liderin hatırasını onurlandıracağı belirtilirken, tüm halkın davetli olduğu ifade edildi.

Bilim insanları kanseri durdurabilecek doğal bir madde keşfetti

Bilim insanları, kanser gibi ciddi hastalıkların ilerlemesini durdurabilecek doğal bir bileşik keşfetti. Bitkilerden elde edilen bu madde, laboratuvar testlerinde önemli bir enzimi etkisiz hale getirdi. Şimdi tedavi edici etkileri araştırılıyor.

Bilim insanları, bazı kanser türlerinin ve multipl skleroz (MS) gibi sinir hücrelerine zarar veren hastalıkların ilerlemesini durdurabilecek doğal bir bileşik keşfetti. Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi (OHSU) tarafından yürütülen bu araştırma, Portland Üniversitesi’ndeki öğrencilerin yıllar süren çalışmaları sayesinde mümkün oldu.

Yapılan incelemelerde, bitkilerde bulunan sulfuretin adlı bir flavonoid bileşiğin, kanser ve MS ile ilişkili önemli bir enzimi etkisiz hale getirdiği belirlendi.

Bilim insanları, laboratuvar ortamında gerçekleştirdikleri deneylerde sulfuretin’in bu enzimin aktivitesini durdurduğunu gözlemledi. Şimdi, bu maddenin hayvanlar üzerinde test edilerek tedavi edici etkisinin, güvenliğinin ve olası yan etkilerinin incelenmesi planlanıyor.

Hastalıklara karşı umut veren keşif
Araştırmayı yürüten profesörlerden Larry Sherman, keşfedilen bu bileşiğin birçok farklı hastalığın tedavisinde kullanılabileceğini düşünüyor. Sulfuretin’in, hyaluronidaz adı verilen bir enzimin işleyişini engellediği tespit edildi. Bu enzim, vücuttaki hyaluronik asidi parçalayarak bazı hastalıklara neden olabiliyor.

Hyaluronik asidin parçalanması, sinir hücrelerini koruyan miyelin kılıfının onarımını geciktirebiliyor. Bu durum MS, felç, beyin hasarı ve bazı bunama türleriyle ilişkilendiriliyor. Aynı zamanda, kanserli hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasına da yol açabiliyor. Bilim insanları, sulfuretin’in bu süreci durdurabilecek potansiyele sahip olduğunu düşünüyor.

Bitkilerden gelen şifa
Bu önemli keşif, Portland Üniversitesi’nde yürütülen uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda ortaya çıktı. Kimya profesörü Angela Hoffman ve öğrencileri, bitkilerden elde ettikleri farklı bileşikleri tek tek inceleyerek, hastalıklara karşı etkili olanları belirlemeye çalıştı. Yıllar süren bu çalışmalar sonucunda sulfuretin’in en umut verici bileşiklerden biri olduğu anlaşıldı.

Bu araştırmaya katkıda bulunan bilim insanları, sulfuretin’in sadece kanser ve MS değil, Alzheimer gibi diğer nörodejeneratif hastalıklarda da fayda sağlayabileceğini düşünüyor. Şimdi yapılacak çalışmalarla, bu bileşiğin insan sağlığı üzerindeki etkileri daha detaylı bir şekilde araştırılacak.

Çavuşoğlu: Türk İşaret Dili’nin öğretilmesi konusunda adımlar atacağız

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, “Türk İşaret Dili’nin öğretilmesi konusunda adımlar atacağız.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Bakan Çavuşoğlu, Kıbrıs İşitme Konuşma Engelliler Vakfı (KİKEV) Başkanı Bahire Doğru ve Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti.

KİKEV Başkanı Doğru, “Seni Seviyorum, Sesin Oluyorum” projesi hakkında Çavuşoğlu’na bilgi vererek, Türk İşaret Dili’ni çocuklarla ve toplumun geneliyle buluşturmak amacıyla farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.

Vakfın, Türk İşaret Dili’ni topluma tanıtmak ve öğretmek için hazırladığı videonun Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Portalı’nda yayınlanmasını ve okullara dağıtılmasını talep eden KİKEV yönetimi, tanıtım filmini Bakan Çavuşoğlu’na sundu.

Çavuşoğlu: “Destek olmak asli görevimiz”

Bakan Çavuşoğlu, kabulde yaptığı konuşmada, engelli bireylere destek olmanın asli bir görev olduğunu vurgulayarak, Milli Eğitim Bakanlığı olarak engelli vatandaşların eğitim alanında yaşadığı sorunları gidermek ve onlara destek olmak adına çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Tüm öğrencilerin sorumluluk, empati, yardımlaşma ve dayanışma duygularına sahip bireyler olarak yetişmesi için çaba gösterdiklerine dikkat çeken Çavuşoğlu, KİKEV ile iş birliği içinde seminer ve eğitimler düzenlenmesi konusunda adım atacaklarını söyledi.

Çavuşoğlu, vakfın hazırladığı videonun Milli Eğitim Bakanlığı Portalı’na ekleneceğini de sözlerine ekledi.

Telefon ve ofis ışığına dikkat! Zehir saçıyorlar…

Bilim insanları, telefonların ve yaygın bir şekilde ofislerde kullanılan LED ışıkları için uyardı: Vücut için zehirli…

Bütün gün ofiste güneşten uzak LED ışıklarının altında çalışmak ve her boş kalınan anda telefon ekranına bakmak… Artık son derece sıradan hale gelen bu iki rutin, vücudunuzu yavaş yavaş zehirliyor olabilir.

Bir araştırma, akıllı telefonların ve LED ofis aydınlatmasının yaydığı mavi ışığa uzun süre maruz kalmanın zehirli olabileceğini ortaya çıkardı. Bütün gün mavi ışığın altında ya da karşısında olmak vücudun normal fonksiyonlarını ve kan şekeri seviyelerinin dengesini bozabilir.

University College London’daki bilim insanları, bu ışığın saatli bombadan farksız olduğunu ve potansiyel olarak diyabete neden olabileceğini söylüyor. Profesör Glen Jeffery şunları söyledi:

“Güneş ışığının kırmızı ve mavi arasında bir dengesi var ama artık mavi ışığın hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Biz göremesek de LED ışıklar mavi renge hakim ve neredeyse hiç kırmızı yok. Kırmızı olmaksızın mavi ışığa uzun süreli maruz kalmak, fizyolojiyi kötü etkiliyor ve uzun vadede diyabete neden olabilir.

1990 öncesinde hepimiz akkor aydınlatma kullanıyorduk; bu da güneş ışığına benzer bir mavi ve kırmızı dengesine sahipti. Ancak LED’lere geçişle hepimiz potansiyel sağlık sorunlarına sahibiz. Bu durum kısmen güneş ışığında daha fazla zaman geçirilerek düzeltilebilir.”

YAŞLANMAYI HIZLANDIRIYOR

LED aydınlatmanın ve telefon ışığının bu kadar zehirli görünmesinin nedeni ise mavi ışığın, hücrelere güç sağlamak için gereken enerjiyi üreten mitokondriyi bozması. Bu da kan şekeri düzeylerini etkileyebilir ve yaşlanmayı hızlandırabilir.

Araştırmacılar da deneylerinde bir kişinin cildine 15 dakika boyunca kırmızı ışık tutmanın kan şekeri seviyelerini yeniden kontrol altına alabileceğini keşfettiler. Ayrıca yaşlanma karşıtı tedavilerde de kullanılan kırmızı ışık kullandılar ve bunun da hücrelerde enerji üretimini uyardığını, glikoz tüketimini artırdığını buldular.

Böylece kan şekeri seviyelerinde yüzde 27,7’lik bir azalma görüldü ki bu da diyabet için yeni bir tedavi türü sunabilir.

Dr Michael Powner da şunları söyledi: “Işığın mitokondrinin çalışma şeklini etkilediği açık. Çalışmamız, yemekten sonra kan şekeri seviyelerini düşürmek için 15 dakikalık tek bir kırmızı ışığa maruz kalmanın kullanılabileceğini gösterdi.”

Her ne kadar akıllı telefonlarda artık mavi ışığı azaltmak için ‘gece modu’ seçeneği yer alsa da çalışmalar, telefon ekranından yayılan mavi ışığın gözlere de zarar verdiğine dikkat çekti.

BM Genel Sekreteri’nin resmi davet mektubu Cumhurbaşkanı Tatar’a ulaştı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Cenevre’deki Kıbrıs toplantısı için resmi davet mektubu Cumhurbaşkanı Tatar’a ulaştı

TAK muhabirinin sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Tatar, BM Genel Sekreteri’nin genişletilmiş formatta Cenevre’de gerçekleştirilecek gayriresmi toplantı davetinin dün öğleden sonra kendisine ulaştığını ifade ederek şöyle devam etti:

“Sayın Guterres davet mektubunda, toplantı programına ilişkin an itibarıyla kesinleşen bilgileri paylaşarak, gayriresmi toplantının 17 Mart’ta akşam yemeğiyle başlayacağını, 18 Mart  sabahında ikili görüşmeler ve ardından Cenevre’deki BM Merkezinde gerçekleştirilecek genişletilmiş format toplantısıyla öğleden sonra sonlanacağını ifade etti. Bu bilgileri daveti yapmadan önce bizlerle teyit ettiğini de belirtmek istiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, BM Genel Sekreteri’nin, ayrıntılı programı netleştirdikleri zaman taraflarla paylaşacaklarını da ifade ettiğini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Tatar Birleşik Krallık Avrupa Bakanını kabul edecek

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yaptığı açıklamada, İngiltere’nin Avrupa ve Kuzey Amerika’dan sorumlu Devlet Bakanı Stephen Doughty’i Cuma günü kabul edeceğini de söyledi.

Sadık Gardiyanoğlu: Prim desteği, üç ay ara verildikten sonra bir yıl boyunca devam edecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu Sabah Postası isimli programa katıldı.

Sadık Gardiyanoğlu, asgari ücret konusunda mahkemenin karar vereceğini belirterek, “Bizim yargıya müdahalemiz söz konusu olamaz. Bakanlığın veya hükümetin davayı yavaşlatması da mümkün değil” dedi.

Bakan Gardiyanoğlu, çalışma hayatının büyük bir kısmını küçük esnafın oluşturduğuna dikkat çekerek, “Büyük şirketlerin sayısı belli. Çalışma hayatının yüzde 80’i küçük esnaftan oluşuyor. Asgari ücret ciddi şekilde yükselse işsizlik de artacaktı” ifadelerini kullandı.

Özel sektörden gelen biri olarak hem çalışan hem de işveren gözüyle değerlendirme yaptığını belirten Gardiyanoğlu, “İş dünyasının nabzını tutuyorum, sanayide çalışan emekçilerin sorunlarını birebir dinliyorum” dedi.

“ÜÇ AY ARA VERİLEN PRİM DESTEKLERİNE DEVAM EDİLECEK”

Sosyal sigorta prim desteklerine üç aylık ara verileceğini açıklayan Gardiyanoğlu, sonrasında bir yıl boyunca desteğin devam edeceğini belirtti. Ayrıca sektörel asgari ücret konusunda sona yaklaşıldığını vurgulayan Bakan, “İş adamlarına asgari ücretin en düşük seviye olduğunu söylüyorum. Daha fazlasını verebilirler” dedi.

“BEDEN GÜCÜ GEREKTİREN İŞLERDE YABANCI İŞÇİ TALEBİ DAHA FAZLA”

İnşaat ve turizm sektörlerinde yerli istihdamın durumu hakkında konuşan Gardiyanoğlu, “İnşaat sektöründe ara eleman ve beden gücü anlamında çalışacak çok fazla yerli yok. Turizm sektöründe ise yerli istihdamımız var. Ancak beden gücü gerektiren işlerde yabancı işçi talebi daha fazla” diye konuştu.

Beş yılda 500 kişilik istihdam hedefiyle ilgili bilgi veren Gardiyanoğlu, “Keşke bu rakam beş bin olsa” diyerek, istihdamı artırmaya yönelik yeni projeler üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Çıraklık eğitimi konusunda da konuşan Bakan, “18-30 yaş arası KKTC vatandaşları çıraklık sertifikası alarak meslek sahibi olacak. Mezun olanlar istihdam edilecek. Klima kursu alan biri, klimacı yanında işe başlayacak. 4 yıl boyunca sosyal sigorta ve ihtiyat sandığının tamamını biz ödeyeceğiz. 2 yıl boyunca da çalışanın hesabına asgari ücretin yüzde 30’unu yatıracağız” dedi.

Kadın girişimciliğine destek verdiklerini belirten Gardiyanoğlu, İDM Fonu aracılığıyla kadın iş gücünün artırılması için çalışmalar yürüttüklerini, prim desteklerinin bakanlık tarafından karşılandığını söyledi.

“12 BİN KİŞİ DAHA PRİM DESTEĞİ SAYESİNDE EMEKLİ OLACAK”

Sosyal sigortalar konusunda yapılan reformlara değinen Bakan, “Sigorta prim desteğiyle yapılandırma yapıldı, 12 bin kişi artık emekli olabilecek. Daha önce sosyal sigorta borçları nedeniyle emekli olamayanlar, verdiğimiz prim desteğiyle borçlarını yapılandırarak emeklilik hakkı kazandı” dedi.

Gardiyanoğlu, sosyal sigortaların 2024 yılında borçsuz olarak 13. maaşları ödediğini ve güçlü bir yapı oluşturulduğunu belirtti.

Bakanlık olarak sosyal hizmetler alanında birçok projeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Gardiyanoğlu, “Güneşköy Rehabilitasyon Merkezi tamamlandı. Karakum’daki 75 yıllık bina yenilendi. Yenierenköy’de Fenercioğlu Grubu tarafından 45 milyon TL’lik bir proje hibe ediliyor. Bu proje, devletin bakımına muhtaç yaşlılar için gerçekleştiriliyor” dedi.

Lapta Huzurevi’nin 2025 yılı sonunda tamamlanacağını ve 2026’da açılacağını duyuran Gardiyanoğlu, otizmli bireylerin eğitimine yönelik de çalışmalar yapıldığını kaydetti. Engelli bireylerin özel sektörde istihdam edilmesiyle ilgili yeni bir teşvik paketi açıklayacaklarını belirterek, “Engelli bireylerin özel sektörde de istihdam edilmesini sağlayacağız” dedi.

Küresel piyasalar karışık seyrediyor

Dünya genelinde enflasyonla mücadele ve resesyon endişeleri devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump’ın tarifeler üzerinden başlattığı ticaret savaşının giderek şiddetlenmesi risk algısını artırıyor.

ABD’nin, en önemli ticaret partnerlerinden Meksika ve Kanada’ya tarife uygulamaya başlaması, Çin’e ise uyguladığı gümrük vergisini artırması ticaret savaşının derinleşebileceği ve küresel ticaretin sekteye uğrayabileceği kaygılarını besliyor.

Trump, ABD’nin yeni gümrük vergilerine karşı gümrük vergileri koyacaklarını açıklayan Kanada Başbakanı Justin Trudeau’ya, “ABD’ye misilleme tarifesi uyguladığında, bizim karşılıklı tarifemiz de derhal aynı miktarda artacaktır.” yanıtını verdi.

Trump yönetiminin Meksika’ya karşı haksız karar aldığını söyleyen Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, “Tek taraflı, saldırgan ve asılsız. Önümüzdeki pazar günü halk meydanında tarife ve tarife dışı tedbirlerle karşılık vermeye karar verdik. Bu yapılanın hiçbir gerekçesi ya da haklı sebebi olamaz. Meksika ekonomisi güçlüdür ve her sıkıntının üstesinden geleceğiz çünkü en büyük gücümüz halkımızdır.” dedi.

Öte yandan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sonlandırılmasına ilişkin iyimserlik mevcut olsa da, bu konuda henüz net bir sonuç alınmamış olması, tarifelerin uluslararası ticaret üzerinde oluşturduğu endişelere jeopolitik risklerin de eklenmesine neden oluyor. ABD Başkanı Trump, Zelenskiy’den bir mektup aldığını ve “Ukrayna’nın kalıcı barış için müzakerelere ve nadir toprak mineralleri anlaşmasını imzalamaya hazır olduğunu” belirtti.

Öte yandan, para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) yılın ilk faiz indirimini haziran ayında yapacağına kesin gözüyle bakılırken, yılın tamamında da toplamda 2 faiz indirimine gideceği tahmin ediliyor.

Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de devam ederken, New York Fed Başkanı John Williams, tarifelerin enflasyona katkıda bulunacağını tahmin ettiğini, ancak ekonominin bunlara nasıl tepki vereceği konusunda çok fazla belirsizlik olduğunu ifade etti.

Diğer yandan, ABD Başkanı Trump, Kongre’deki ortak oturumda 2. başkanlık döneminin başladığı 20 Ocak’tan bu yana yaptığı faaliyetleri Amerikan halkına anlattı. Trump’ın konuşması Cumhuriyetçiler tarafından sık sık ayakta alkışlanırken, Demokratlar ise yerlerinde oturarak Trump’a sessizce tepkilerini gösterdi.

“Amerika geri döndü. Amerikan rüyası durdurulamaz ve ülkemiz bir geri dönüşün eşiğinde.” diyen Trump, birçok ABD yönetiminden daha fazla işi 43 günde başardıklarını savundu.

Trump, modern tarihte ilk kez, Amerikalıların çoğunun ülkenin yanlış yönden ziyade, doğru yöne gittiğine inandığını aktararak, ekonomiden sınır güvenliğine birçok alanda imza attığı başkanlık kararnamelerinden bahsetti.

Kurumsal tarafta ise tarife korkularının etkisiyle Kuzey Amerika geneline yayılan tedarik zincirlerine sahip General Motors’un hisseleri yüzde 4,5 ve Ford’un hisseleri yüzde 2,9 değer kaybetti.

Ayrıca, Çin’deki araç satışları şubatta yaklaşık yüzde 50 azalan Tesla’nın hisseleri de yüzde 4,4 düştü.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi şu sıralarda yüzde 4,26 seviyesinde bulunurken, dolar endeksi ise gerilemesini üçüncü iş gününe taşıyarak yüzde 0,1 azalışla 105,6 seviyesine indi.

Küresel belirsizliklerin yatırımcıların güvenli liman varlık talebinin artırmasıyla rekor seviyelere yakın seyreden altının ons fiyatı ise dün yüzde 0,9 yükselişle 2 bin 918 dolardan kapanırken, şu sıralarda yüzde 0,2 azalışla 2 bin 911 dolardan işlem görüyor.

Brent petrolün varil fiyatı ise güne önceki kapanışın yüzde 0,5 altında 70,6 dolardan başladı.

New York Borsası’nda dün, S&P 500 endeksi yüzde 1,22, Nasdaq endeksi yüzde 0,35 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,55 düştü. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne pozitif bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında dün negatif bir seyir izlenirken, Trump’ın ABD’nin önemli ticaret ortaklarına uyguladığı tarifeler ve Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik ilave gümrük vergilerine ilişkin açıklamaları ile Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin gelişmeler yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor.

AB Komisyonu Sözcüsü Olof Gill, “ABD’yi yaklaşımını yeniden gözden geçirmeye ve bütün taraflara fayda sağlayacak, işbirlikçi, kurallara dayalı bir çözüme doğru çalışmaya çağırıyoruz.” ifadesini kullandı.

Öte yandan, Almanya’da, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri ile Sosyal Demokrat Partinin (SPD) temsilcileri, daha yüksek savunma harcamaları için anayasada borç freninin gevşetilmesi ve altyapı alanlarında acilen ihtiyaç duyulan yatırımlar için 500 milyar avroluk fon kurulması konusunda anlaştı.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,27, Almanya’da DAX 40 yüzde 3,54, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,85 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 3,41 değer kaybetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne karışık bir seyirle başladı.

Asya tarafında ise Donald Trump’ın Çin’e yönelik uyguladığı tarifeyi artırmasını takiben Çin yönetiminin tarifelere karşı “çok taraflı ticaret sistemini koruma” mesajı vermesi, bölgedeki pay piyasalarında olumlu karşılandı ve risk iştahını artırdı.

Çin’in ve dünya ekonomisinin artan küresel siyasi ve ekonomik belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu ifade eden Çin Ulusal Halk Kongresi (ÇUHK) Sözcüsü Lou Çincien, “Çin, zor kazanılmış çok taraflı ticaret sistemini birlikte korumak, tek taraflılığa ve korumacılığa karşı çıkarak eşit ve kapsayıcı bir ekonomik küreselleşmeyi teşvik etmek için dünya ülkeleriyle birlikte çalışmaya hazır.” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni iktidar döneminin başında Çin’den ithal ürünlere getirdiği yüzde 10 gümrük vergisini yüzde 20’ye çıkarmasına dair soruya yanıt veren Lou, “ABD’nin sorunları diyalog ve istişareyle çözme yoluna döneceğini umuyoruz.” dedi.

Lou, Çin’in ABD ile karşılıklı endişelerini eşit temelde diyalog ve istişare yoluyla çözmeye hazır olduğunu fakat hiçbir baskı ve tehdit eylemini kabul etmeyeceğini, ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını koruyacağını vurguladı.

Öte yandan, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkan Yardımcısı Shinichi Uchida, merkez bankasının piyasa beklentileriyle uyumlu bir hızda faiz artırımlarına devam edebileceğini belirterek, yakın vadede borçlanma maliyetlerinde bir artış olasılığını canlı tuttu.

Bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya’da şubat ayı hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 53,7 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Çin’de ise şubat ayı Caixin hizmet sektörü PMI öngörüleri aşarak 51,4 oldu.

Bu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 yüzde 0,4, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,5, Güney Kore’de Kospi yüzde 1,1 değer kazandı.

Yurt içinde dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,13 değer kaybederek 9.898,01 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün yatay seyirle 36,4380’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında yüzde 0,1 artışla 36,4640 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise Avro Bölgesinde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ile hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ABD’de ise Fed’in Bej Kitap Raporu, ADP istihdam raporu, fabrika siparişleri ve dayanıklı mal siparişlerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.800 ve 9.700 puanın destek, 10.000 ve 10.100 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar: “Ne geçmişi unuturuz ne de Gazze’yi”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Gazze’de ramazanın zor şartlar altında geçtiğine dikkati çekerek, “Ne geçmişi unuturuz ne de Gazze’yi.” diye konuştu.

Başkent Lefkoşa’da Kuzey Kıbrıs Türk Kızılay tarafından verilen iftara katılan Tatar, yemekten sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, ülkesinin İslam dünyasının bir parçası olduğunu ifade ederek, huzur ve dayanışma içerinde bir ramazana daha ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Kıbrıs Türklerinin 1960’lı yıllarda Gazze’de Filistinlilerin yaşadıklarına benzer bir dönemden geçtiğini hatırlatan Tatar, bugün Kıbrıs’ta herkesin huzur ve barış içinde yaşadığına dikkati çekti.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, İslam dünyasının ramazan dolayısıyla dayanışma içerisinde olması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Ne geçmişi unuturuz ne de Gazze’yi. Bir buçuk yılda Gazze’de 50 binden fazla insan İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Şu an insanlar kısıtlı imkanlarla ve evleri olmadan iftar yapıyorlar. 1960’lı yıllarda aynı şeyleri yaşamış bir topluluk olarak Filistinlileri anlıyoruz. Şükür bugün burada huzur ve barış var. Bunun sağlanmasında emeği geçen ana vatanımız Türkiye’ye teşekkür ediyoruz.”

Petrol düşüşe geçti…

Petrol, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in Trump yönetiminin Meksika ve Kanada’ya yönelik bazı tarifeleri geri çekebileceğini söylemesinin ardından düştü. Bu durum küresel piyasalara daha fazla belirsizliğe yol açtı.ABD Ham Petrolü, son üç seansta yüzde 3 düştükten sonra varil başına 68 doların altına düştü. Brent Salı günü 71 dolara yakın kapandı. Lutnick, Başkan Donald Trump’ın hangi eylemleri düşündüğünü açıkça söylemedi ancak vergilerin tamamen geri çekileceği fikrini de göz ardı etti.

Ham petrol, Trump’ın ticaret politikalarının enerji talebini etkileyebilecek birden fazla cephede ticaret savaşları olasılığını artırmasıyla Ocak ortasından bu yana düşüş eğiliminde. Petrol yatırımcıları, ABD tarifelerinin ve OPEC+’nın durdurulan üretimi canlandırma planlarının sonuçlarına ilişkin endişeler nedeniyle son beş aydır karamsar bir duruş sergiliyor.

Ada genelinde fırtınamsı rüzgar etkili olacak

Meteoroloji Dairesi, saatte 50-61 kilometre hızla esecek fırtınamsı rüzgar uyarısında bulundu. Karada ve denizde etkisini artırması beklenen rüzgarın kuvvetli eseceği bildirildi.

Meteoroloji Dairesi, bölgede hem denizde hem de karada, bu akşam 18.00’e kadar kuzey ve doğu yönlerden zamanla etkisini artıran ve saatte 50-61 kilometre hızla esecek fırtınamsı rüzgar uyarısında bulundu.

Daire yayımladığı iki ihbarla, fırtınamsı rüzgar beklendiğini duyurdu.

Rüzgarın karada kuzey ve doğudan zamanla etkisini artırarak fırtınamsı rüzgar şekline esmesinin beklendiği kaydedilen ihbarda, bölge denizlerinden doğu Taurus ve Crusade’de 18.00’e kadar kuzey ve doğu yönlerden esecek kuvvetli rüzgarın zamanla artarak “7” kuvvetinde ve fırtınamsı rüzgar şeklinde esmesi beklendiği belirtildi.

Tatar ile Amcaoğlu, Alayköy’e sınır kapısı görüşmesi gerçekleştirdi

Gönyeli-Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Alayköy’e geçiş kapısı açılması için Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüştüklerini açıkladı.

Başkan Amcaoğlu katıldığı bir televizyon programında Alayköy’ün araçlı geçiş konusunda en uygun yerlerden biri olduğunu, Alayköy’ün Güney Kıbrıs’a en yakın bölgelerden biri olarak öne çıktığını ifade etti.

Sınır kapısının açılması halinde, özellikle Metehan geçiş noktasının rahatlaması söz konusu.

Çavuş: Tarım vizyonumuz ortada

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, mecliste söz alarak muhalefeti yürütülen çalışmaları takip etmemekle eleştirdi.

Çavuş, yukardan biyolojik ilaçlamanın bir mücadele yöntemi olduğunu, ancak bunun tek yöntem olmadığını, mücadelenin sadece bir bacağını oluşturduğunu kaydetti. Çavuş, bin hektardan büyük alanların havadan ilaçlanmasının Avrupa Birliği tarafından yasaklandığına dikkat çekti. Diğer dört mücadele yönteminin yürütülmekte olduğunu vurgulayan Çavuş, “Tarım vizyonumuz ortadadır.” dedi.

Ormanları tehdit eden faktörlerin sadece böcekler olmadığına dikkat çeken Çavuş, önceki hükümetler dönemlerinde açılmayan orman yollarını örnek gösterdi, bu konuda kendi yaptıkları çalışmalara değindi.  Çavuş, envanter sıkıntılarına rağmen yol açma ve genişletme çalışmalarını yürüten Daire personeline teşekkürlerini sundu.

Esas mücadelenin iklim krizine karşı olması gerektiğini de kaydeden Çavuş, “En büyük sorun düzensiz yağışlar, artan sıcaklık ve kuraklık süresinin uzamasıdır.” diye konuştu.

Bakan Çavuş, “Elimizden geldiği kadar sadece çam kese böceğiyle ilgili değil, orman varlığımızın artırılması, yanan alanlarımızın yeniden canlandırılması için çalışıyoruz.” diyerek, geçen yılın en az yangın olan ve en hızlı yangınlara müdahale edilen yıl olduğuna işaret etti. Çavuş, koordinasyonun önemine vurgu yaparak; katkı koyan tüm kurumlara teşekkürlerini iletti.

Çavuş, Milletvekili Şahali’yi sadece “çam kese böceğine odaklanarak, diğer alanlara katkı koymamakla” eleştirdi”

Dinçyürek: Aktif çalışan hemşire sayısında dipteyiz. 100’lerce hemşireye ihtiyaç var

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, konuşmasında Kan Bankası aracının alınacağını açıkladı.

Dinçyürek, Kan Bankası ve Talasemi binası ile ilgili ihaleye çıktıklarını, yapımın sürdüğünü ifade ederek, “Bunu 30 kez kürsüden anlattım.. Her hafta aynı şeyi söylüyorsunuz.” dedi.

Sağlıktaki yan dal konusunda sorun yaşandığını belirten Dinçyürek, “Kendi döneminde adım atmayan biri çıkıp bugün niye adım atılmadı diyemez. Bu bugünün sorunu değildir” diye konuştu.

Sadece Dr. Burhan Nalbantoğlu’nu güçlendirmek için bütçeye 250 milyon TL kaynak koyduklarını belirten Dinçyürek, “Üzerimize düşen görevleri tek tek yerine getiriyoruz. Ne devrettiyseniz üzerine koyarak devam ediyoruz.” dedi.

Dinçyürek, ortak akla, emeğe her zaman değer verdiklerini vurgulayarak sadece eleştirilerle bir yere varılamayacağını söyledi.

İnsülin konusunda da konuşan Sağlık Bakanı Dinçyürek, ilaçlarda, kurul işlemlerinde otomasyon ve elektronik imzaya geçildiğini söyleyerek, bunun değişim ve dönüşüm süreci olduğunu, ilk kez kurulan bu sistemlerde bazı aksaklıklar olabileceğini belirtti, “Hedef doğrudur, yapılan işler doğrudur.” dedi.

Milletvekillerinin yerinden sorularını da yanıtlayan Dinçyürek, ülkede hekim ve hemşire açığı olduğunu söyleyerek, öncelik sıralamasına işaret etti.

Hemşirelerde İngilizce bilme koşulu aranmasının yasal bir düzenlemeyle değiştirileceğini belirten Hakan Dinçyürek, “Aktif çalışan hemşire sayısında dipteyiz. Süreci hızlandıracağız. 100’lerce hemşireye ihtiyaç var. Sınavda başarılı olanları sisteme dahil edip bu açığı kapatmak zorundayız.” dedi.

Kanser hastalarının ilaçları hakkında konuşan Dinçyürek, ihaleyi kazanan firmaların ilaçların tesliminde zaman zaman sorun yaşadıklarını kaydetti.

Dinçyürek, ileriki günlerde Ankara’ya gideceklerini açıklayarak, gündemlerinin ilaç tedarikinde aksayan zincir olacağını belirtti.

Oğuz: Bu ülke hepimizin, İnsan hayatı ve gelecekle ilgili gaile taşıyoruz

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, konuşmasında gece kulübündeki ölümle ilgili polis soruşturmasının devam ettiğini söyledi.

Konunun hassas olduğunu, Doğuş Derya’nın anlattıklarının bazılarını ihbar olarak kabul ettiğini belirten Oğuz, sürecin de takipçisi olacağını kaydetti.

Ülkedeki gece kulübü sayısının 27 olduğunu belirten Oğuz, belediyelerin ve polisin buralardaki denetimlerinin sürdüğünü ifade etti.

İnsan hakları boyutunda yaşananların inceleneceğini de kaydeden İçişleri Bakanı Oğuz, yasal çerçevede neler yapabileceğini değerlendireceklerini söyledi.

Hükümetin ve devletin bu konu üzerinden eleştirilmesinin doğru olmadığını belirten Oğuz, “Bu ülke hepimizin. İnsan hayatı ve gelecekle ilgili gaile taşıyoruz. Devleti, hükümeti ve polisi bu şekilde suçlamak doğru değil.” dedi.

Berova: 2025’te kamuda 400 polisin göreve başlayabilmesi için yetki verildi

Maliye Bakanı Özdemir Berova, mecliste konuşma yaptı.

Devrim Barçın’ın 200 istihdam rakamının nereden bulduğunu soran Maliye Bakanı Berova, Barçın’ın popülizm yaptığını söyledi.

Berova, Başbakanlığa 200 geçici işçi için yetki vermediklerini belirtti.

Berova, 2025’te kamuda 400 polisin göreve başlayabilmesi için yetki verdiklerini açıkladı.

Berova, bakanlıklardaki boş kadroları doldurmak için de adım atıldığını kaydederek, “Teşkilat kadroları yetersiz olan devletin hizmet vermesi mümkün değil.” dedi.

Maliye Teftiş Dairesi’nin ek mesailerin denetlenmesi için sahada olduğunu kaydeden Berova, bu konuda hazırlanan genelgenin Başbakanlık tarafından birkaç gün içinde yayınlanacağını söyledi.

Berova, Maliye Teftiş ve Personel dairelerinin koordine ve yasanın emrettiği şekilde kamu personelinin çalışmalarını denetleyeceğini ifade etti.

Bütçe açığı konusuna da değinen Maliye Bakanı Berova, 2024’te 9 milyar küsur olan bütçe açığında Taşınmaz Mal Komisyonu’nun verdiği hükümlerin ödenmesi, DAÜ’ye sağlanan desteğin rolüne de işaret etti.

Borçlanma konusuna da değinen Maliye Bakanı Berova, 6 milyar TL civarında kemikleşmiş bir maaş ve maaş niteliğinde ödeme olduğunu söyleyerek, “Kamu gelirleri 6 milyarın üzerinde değil. Şubat ayında fark oluştu. Bu fark da devletin borçlanmasıyla kapatıldı.” dedi.

Berova, bu yılı kayıt dışılıkla mücadele yılı ilan ettiklerini de vurgulayarak, “Kimsenin boğazını re’sen vergi ile sıkmak gibi bir hedefimiz yok. Herkes yasaların emrettiği vergiler ödenmekle yükümlüdür.” diye konuştu.

Berova, kredi kartı harcamalarının yüzde 1’lik geri ödemelerine ilişkin de açıklama yaparak, bu konuyla ilgili bankalarla sürekli temas halinde olduklarını ancak gerekli verilerin Maliye Bakanlığı’na ulaşmasında sıkıntı yaşadıklarını kaydetti.

Maliye Bakanı Berova, söz konusu hatanın giderilmesi için gelecek hafta içerisinde Merkez Bankası Başkanı’nın da katılımıyla bankaları bir toplantıya çağıracağını ve bu soruna çözüm bulunacağını ifade ederek “Eleştiriler haklı. Ancak aksaklık bizden kaynaklı değil.” dedi.