Archives Kasım 2025

Kilauea Yanardağı’nın yeniden güçlü şekilde lav püskürtebileceği tahmin ediliyor

Dünyanın en aktif yanardağlarından biri olan ve yaklaşık 1 yıldır 36 kez lav püskürten, ABD’nin Hawaii eyaletindeki Kilauea Yanardağı’nın yeniden güçlü şekilde lav püskürtmesi bekleniyor.

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezinden (USGS) yapılan açıklamada, Kilauea’nın, Aralık 2024’ten bu yana belli periyotlarda lav püskürttüğüne işaret edildi.

Açıklamada, geçen yıl aralıktan bu yana 36’ncı kez lav püskürten Kilauea Yanardağı’nda, 21 Kasım Cuma başlayan lav akıntısının ve beraberindeki dumanın etkisini sürdürdüğü belirtildi.

Kilauea’daki hareketlilik baz alınarak yapılan analize göre, yanardağın yarına kadar yeniden güçlü şekilde lav püskürtebileceği tahmininde bulunuldu.

Trump, Ukrayna’yı ABD’nin çabaları için minnet duymamakla eleştirdi

ABD Başkanı Donald Trump, milyonlarca insanın öldüğü Ukrayna’daki savaşın, eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimden miras aldığını ifade ederek, Ukrayna liderliğinin de ABD’nin çabaları için hiçbir minnet duymadığını belirtti.

Trump, ABD Merkezli Truth Social adlı sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.

“Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş, güçlü ve düzgün bir ABD ve Ukrayna liderliği olsaydı asla olmazdı” diyen Trump, söz konusu savaştan dolayı eski Başkan Joe Biden’ı suçladı.

Trump, “Asla olmaması gereken, herkesin kaybettiği, özellikle gereksiz yere milyonlarca insanın öldüğü bir savaşı miras aldım.” ve “Ukrayna liderliği çabalarımız için hiçbir minnet duymadı.” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın da Rusya’dan petrol almaya devam ettiğine işaret eden Trump, “ABD, Ukrayna’ya dağıtılması için NATO’ya büyük miktarlarda silah satmaya devam ediyor. Çarpık Biden, büyük paralar dahil her şeyi bedava bedava verdi.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin Ukrayna savaşına yönelik barış planı

Donald Trump yönetimince hazırlanan 28 maddelik barış planı önerisi Kiev’e sunulmuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, planı istişare etmeye hazır olduklarını belirterek, “Bu planın, nihai barışçıl çözüme temel olabileceğini düşünüyorum.” ifadesini kullanmıştı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de ABD’nin savaşa son verebilecek “barış planı” üzerinde çalıştıklarını kaydederek, ülkesinin milli çıkarlarına “asla ihanet etmeyeceğini” söylemişti.

Malezya’da şiddetli yağışların yol açtığı sellerden yaklaşık 11 bin kişi etkilendi

Malezya’nın yedi eyaletinde etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketlerinden yaklaşık 11 bin kişinin etkilendiği bildirildi.

Bernama ajansının haberine göre, Kelantan, Penang, Perlis, Perak, Selangor, Kedah ve Terengganu eyaletlerinde etkili olan şiddetli yağışların sebep olduğu sel felaketlerinden toplam 10 bin 922 kişi etkilendi.

Yetkililer, sel felaketinden en çok etkilenen eyaletin Kelantan olduğunu belirterek, bu eyaletteki 3 bin 22 aileden 8 bin 248 kişinin geçici yardım merkezlerinde kaldığını aktardı.

Bölgede şiddetli yağışın etkisini sürdürdüğünü vurgulayan yetkililer, Kelantan’daki durumun kritik olduğunu ifade etti.

Penang, Perlis, Perak, Selangor, Kedah ve Terengganu eyaletlerinde de çok sayıda kişi sel felaketinden etkilendi.

Sel felaketlerinden etkilenen bölgelerde acil müdahale ve yardım çalışmaları devam ediyor.

Memur-Sen, sağlık çalışanına yöneltilen saldırıyı kınadı

Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur-Sen) Genel Başkanı Göktürk Ötüken, 112 acil servis ambulans şoförü Ömer Tabur’a yapılan saldırıyı kınadı.

Ötüken, yazılı açıklamasında, “vahşi” olarak nitelediği bu saldırının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde doktor, hemşire ve 112 acil servis çalışanlarına kadar tüm sağlık çalışanlarının güvenlikten yoksun bir ortamda çalıştığının göstergesi olduğunu kaydetti.

Sağlık çalışanlarının sürekli şiddete maruz kaldığına işaret eden Ötüken, Sağlık Bakanlığını bu kabul edilemez olayların önlenmesi için geniş çaplı tedbirler almaya çağırdı.

Öztürkler’den Öğretmenler Günü mesajı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, eğitimin, bir milletin en sağlam temeli ve en büyük yatırımı olduğunu belirterek, “Bu bilinçle, öğretmenlerimizin emeklerini her zaman takdir ediyor; onların yetiştirdiği nesiller sayesinde ülkemizin daha güçlü, daha özgür ve daha müreffeh bir geleceğe ulaşacağına yürekten inanıyoruz.” dedi.

Öztürkler, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, geleceğin mimarı olan öğretmenleri, Öğretmenler Günü vesilesiyle, bir eğitimci olarak en içten saygı ve minnet duygularıyla kutladığını belirtti.

Öztürkler mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Fedakârlık, sabır ve özveriyle görev yapan öğretmenlerimiz, toplumumuzun aydınlık yarınlara ulaşmasında daima en önemli rehberlerimiz olmuş, devlet sistemimizde müstesna bir yer edinmişlerdir. Eğitim, bir milletin en sağlam temeli ve en büyük yatırımıdır. Bu bilinçle, öğretmenlerimizin emeklerini her zaman takdir ediyor; onların yetiştirdiği nesiller sayesinde ülkemizin daha güçlü, daha özgür ve daha müreffeh bir geleceğe ulaşacağına yürekten inanıyoruz.”

Öztürkler, Cumhuriyet Meclisi olarak, öğretmenlerin ve öğrencilerin daha iyi şartlarda yaşamlarını sürdürebilmeleri için yasama görevini en iyi şekilde yerine getirmeye, tüm milletvekilleriyle birlikte katkı sunmaya devam ettiklerini söyledi.

Memur-Sen heyeti Bakan Arıklı’yı ziyaret etti

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, KKTC Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Memur-Sen’in kamudaki iş yaşamıyla ilgili şikâyet ve taleplerini dinleyen Arıklı, “Bu hükümetin bir yıldan daha az bir zamanı kaldı. Bu süre içerisinde talepleriniz doğrultusunda yasal düzenleme, hele hele reform yapılması oldukça zor. Ancak seçimlerden sonra başa gelecek yeni hükümetin reform niteliğinde olan bu düzenlemeleri yapabilmesi için bol bol süresi olacak” dedi.

Arıklı, reformun acı reçete gerektirdiğini, bunun sonucunda imtiyazlarını kaybedecek olanların süreci engellemek için elinden geleni yapacağını söyleyerek, “Mesela belediyeler reformunu yaparken kıyamet koparıldı. O kıyameti koparanlar şimdi belediyelerin keyfini sürüyor” şeklinde konuştu. 

Görüşmede ayrıca “milli duyarlılığa sahip sendikalara hasret kaldıklarını” dile getiren Arıklı, “KKTC Memur-Sen milli duyarlılığa sahip bir sendika. Kısa süre içerisinde daha da büyüyerek alternatif bir sendika haline gelmesi en büyük arzumuz. Sizin bunu başaracağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Meclis’te sunuşlara yer verildi

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda sunuşlara yer verildi.

Bu çerçevede, Danışma Kurulu’nun Genel Kurul’un gelecek birleşimine ilişkin kararı okundu. Buna göre, 1 Aralık Pazartesi ve 2 Aralık Salı günkü oturumların ertelenmesine ve Genel Kurul’un 8 Aralık’ta toplanmasına oy birliği ile karar verildi.

Tatil Evleri Yasa Tasarısı ve Komite’nin tasarıya ilişkin raporunun bugünkü Genel Kurul gündemine alınması ise oy çokluğuyla kabul edildi.

İvedilikle görüşülen Askerlik (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın üçüncü görüşmesine ilişkin tezkere oy birliği ile, ivedilikle görüşülen Tatil Evleri Yasa Tasarısı’nın üçüncü görüşmesine ilişkin tezkere ise oy çokluğu ile kabul edildi.

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın Komite’de ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere de oy birliği ile kabul edildi.

2026 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nın Genel Kurul’da görüşüleceği gün ve saatleri belirleyen kararı da oy birliği ile kabul edildi. Buna göre, bütçe görüşmeleri 8 Aralık Pazartesi başlayacak ve 19 Aralık Cuma tamamlanacak.

Çavuşoğlu: “Bize emanet edilen gençlere birlikte sahip çıkacağız”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, öğretmenlerin Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesindeki tarihsel rolüne ve Atatürkçü düşüncenin halkın benliğindeki güçlü karşılığına dikkat çekti.

“Kıbrıs Türk halkının en güçlü yanı, çok renkli bir yapıya sahip olmasına rağmen ortak paydasının Atatürkçü düşünce olmasıdır. Atatürkçülük bu topraklarda doğuştan gelen bir yaşam biçimidir.” diyen Çavuşoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmeniyle bir bütün olduğuna vurgu yaptı.

24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törenin ardından kutlamalar, Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilen törenle devam etti.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından organize edilen törende, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile emekli öğretmenler adına Naciye Kazaz konuşma yaparken, emekli öğretmenlere eğitim camiasına sundukları hizmet ve emekleri anısına plaket takdim edildi.

Programda ayrıca Bülent Ecevit Anadolu Lisesi Korosu tarafından hazırlanan “Teşekkürler Öğretmenim” isimli oratoryo sahnelendi.

– Çavuşoğlu: “Öğretmenlik, Atatürkçü düşünceye bağlı bir yaşam biçimi ve ülkenin muasır medeniyet hedeflerine katkı koyma mücadelesidir”

Etkinlikte konuşan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, kendisinin de 14 yıl öğretmenlik yaptığını anımsatarak öğretmenliğin duygusal yönüne ve mesleğin taşıdığı sorumluluğa vurgu yaptı.

Öğretmenliğin atanmakla değil, özveri ve emekle anlam kazandığını söyleyen Çavuşoğlu, öğretmenlerin nesiller yetiştirmedeki belirleyici rolüne dikkat çekti.

Öğretmenliğin yalnızca müfredatı aktarmaktan ibaret olmadığını belirten Çavuşoğlu, mesleğin Atatürkçü düşünceye bağlı bir yaşam biçimi ve ülkenin muasır medeniyet hedeflerine katkı koyma mücadelesi olduğunu dile getirdi.

– “Bu toprakları vatan yapma mücadelesinde öğretmenlerimizin büyük emeği vardır”

Kıbrıs Türk halkının yaşadığı topraklarda 454 yıldır var olduğunu anımsatan Çavuşoğlu, tarihsel süreçte eğitimcilerin rolünün altını çizerek şöyle konuştu:

“Bu toprakları vatan yapma ve Türk toprağı olarak koruma mücadelesinde öğretmenlerimizin çok büyük emeği vardır. Cumhuriyetimizin ilanından sonra da Atatürkçü düşünce, Kıbrıs Türk halkının dokularına işlemeye devam etti.”

Atatürkçülüğün toplumdaki karşılığını “doğuştan gelen bir yaşam biçimi” olarak nitelendiren Çavuşoğlu, “Kıbrıs’ta insanlar Atatürkçü doğar, Atatürkçü ölür. Bu, halkımızın temel karakteridir.” ifadelerini kullandı.

– “Atatürkçü nesiller yetiştirme mücadelesi okulda da, sokakta da, siyasette de sürecek”

Atatürkçü nesiller yetiştirmenin çok yönlü bir mücadele olduğuna vurgu yapan Çavuşoğlu, “Bu fedakârlık bazen okulda, bazen sokakta, bazen siyasette, bazen bir kahvehanede, bazen sanatın içerisinde devam eder.” dedi.

Mücadeledeki enerjinin kaynağına değinen Çavuşoğlu, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ne gönderme yaparak, “Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Bizim için Atatürkçü düşünceden ayrılmak mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

– “Atatürk’ün devrimleri ve Atatürkçü düşünce ilelebet yaşamaya devam edecek”

Kıbrıs Türk halkının mücadelesinin gelecekte tarihçiler tarafından ayrıntılı biçimde yazılacağını söyleyen Çavuşoğlu, “454 yıllık tarihimiz 500 yıla dayandığında her dönemin doğruları, hataları, başarıları yazılacak. Ama Atatürk’ün devrimleri ve Atatürkçü düşünce ilelebet yaşamaya devam edecek ” dedi.

– Çavuşoğlu’ndan birliktelik mesajı

Öğretmenleri Bakanlığın ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü ve yeni nesillerin ülkesine, halkına, devletine ve insanlığa hizmet eden bireyler olarak yetiştirilmesinin ortak bir sorumluluk olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Bu birliktelik Atatürk’ün gösterdiği hedeflerin üzerine çıkmak için bizlere motivasyon sağlamaktadır; bize emanet edilen gençlere birlikte sahip çıkacağız.” dedi.

– “En değerli sıfatım ‘Nazım Hoca’ oldu; bu sıcaklığı hep koruyacağız”

Siyasette ve yöneticilikte çeşitli görevler üstlense de kendisi için en değerli sıfatın her zaman “Nazım Hoca” olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Allah bize bu sıfatla yaşamayı nasip etsin. İlk öğrencilerim bugün neredeyse 50 yaşında. Hâlâ aynı sıcaklıkla ‘hocam’ diye hitap ederler. Bu duygu, bu samimiyet her şeyin üstündedir.” dedi.

“Hava ne kadar soğursa soğusun biz sıcaklığımızı koruyacağız. Biz üşüsek de kimseyi üşütmeyeceğiz.” diyerek konuşmasını tamamlayan Çavuşoğlu, tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutladı.

– Kazaz: “24 Kasım, öğretmenlerin Atatürk’ten iz taşıdıklarının tescillendiği anlamlı bir gündür”

Emekli öğretmenler adına söz alan Naciye Kazaz ise, 24 Kasım’ın yalnızca Öğretmenler Günü değil, Atatürk’ün tüm Türk dünyası için bir öğretmen oluşunun yıl dönümü olduğunu belirterek, bugünün öğretmenlerin Atatürk’ten iz taşıdıklarının adeta tescillendiği anlamlı bir gün olduğunu ifade etti.

Öğretmenliğin büyük bir cesaret istediğini söyleyen Kazaz, aday öğretmenlere sıkça önerdiği “Öğretmen Olma Cüreti” kitabına atıf yaparak, “Öğretmen olmak kolay değildir; ideal sahibi olmayı, emek vermeyi ve gerektiğinde fedakârlık yapmayı gerektirir.” dedi.

Kendi öğrencilik yıllarından örnekler veren Kazaz, vatan ve bayrak sevgisini bir öğretmeninin elmayı keserek içindeki yıldızı göstermesiyle öğrendiğini anlattı.

Mesleğe başladığı ilk günlerde öğrencilerin “hocam” diye hitap ettiğinde etrafa bakıp kendi öğretmenlerini aradığını söyleyen Kazaz, öğretmenliğin kendisine yakışıp yakışmadığını yıllarca sorguladığını dile getirerek, “Bugün emekli olurken hepimizin kendine sorması gereken soru şu: Yakıştı mı, yakışmadı mı?” dedi.

Kazaz, her öğretmenin meslek hayatında en azından birkaç öğrenciye dokunabildiğini umduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Dileğim, hiçbir zaman Atatürk’ü, eğitimi, meslektaşlarımızı ve milletimizi yarı yolda bırakmamamızdır. Eğitimde bir bütün olarak hizmet etmeye; bizden daha iyisini, daha güzelini yetiştirmeye devam edelim. Öğretmenler Günü’nüz kutlu olsun.”

UBP Milletvekili Töre, Ankara’da konferans verdi

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre, Ankara’da “Kıbrıs Davamız: Doğu Akdeniz’de Türk Varlığı ve KKTC’nin Yeni Yol Haritası” konulu konferans verdi.

Töre’nin verdiği bilgiye göre, konferans, Ankara’daki İnisiyatif Merkezi Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nde yer aldı. Konferansta, Kıbrıs Türk halkının tarihsel mücadelesine ve Doğu Akdeniz’deki stratejik gelişmelere dikkat çeken Töre, Kıbrıs davasının bir beka meselesi olduğunu vurguladı.

Töre, mücadele yıllarında verilen şehitlerden, göçmenlik yıllarındaki zorluklardan ve Türk milletinin Kıbrıs’taki varlığını nasıl bedeller ödeyerek sürdürdüğünden bahsetti.

Töre, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtının arka planını detaylarıyla aktararak, “20 Temmuz sabahı Beşparmak Dağları’na Türk ordusu geçti hücuma. Ya Allah, Bismillah, Allahu Ekber nidalarıyla! O gün Türk askeri geldi ve artık geri dönmeyecekti” ifadelerini kullandı.

Töre, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acılar, Türkiye’nin garantörlük hakkı ve Türk askerinin adadaki varlığına dair mesajlar verdi.

Töre, “Bu topraklar aziz şehitlerin ve kahraman gazilerin hediyesidir. Türk askeri bu adadan çıkmayacak. Misafir değil, ev sahibidir. Garantörlük kalkamaz, Türk askeri adadan gitmez” dedi.

Konferansın sonunda katılımcılara Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına ve egemenliğine sahip çıkma çağrısı yapan Töre, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bizim milli devletimizdir. Bu devleti bize kimse hediye etmedi. Biz bu bedeli canımızla, kanımızla ödedik. Asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Meclis Genel Kurulu toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplandı.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 12.20’de başlayan oturumda, başkanlığın sunuşlarının ardından “Askerlik (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu” ile “Kooperatif Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu” görüşülecek.

Genel Kurulda milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine de yer verilecek.

Bakan Dinçyürek: Sağlıkta şiddet kabul edilemez

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, son günlerde sağlık alanında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin açıklama yaparak, sağlık çalışanlarına yönelik her türlü saldırı ve hakaretin asla kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Geçtiğimiz gün Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi polikliniğinde ve Girne Dr. Akçiçek Hastanesi 112 acil ekibinin çağrı üzerine gittiği bir hastaya müdahale ettiği sırada üzücü şiddet olaylarının meydana geldiğini hatırlatan Dinçyürek, bu tür davranışların sağlık hizmetinin güvenli ve kesintisiz bir şekilde sunulmasına zarar verdiğini” belirtti.

“Sağlık çalışanlarımıza yapılan şiddet ve hakaret hiçbir şekilde kabul edilemez” ifadelerini kullanan Dinçyürek, olaylarla ilgili tüm detaylı bilgileri aldığını, gerekli soruşturmanın başlatıldığını ve sürecin bizzat takipçisi olacağını kamuoyuna duyurdu.

Bakan Dinçyürek, sağlık hizmetinin güvenli bir ortamda sunulmasının hem çalışanların hem de hastaların hakkı olduğunu vurgulayarak, “Şiddet olaylarının tekrar yaşanmaması için gerekli adımları atmakta kararlıyız” dedi.

Erdoğan: Filistin davasına çok güçlü biçimde sahip çıktık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye olarak kimseden çekinmeden Filistin davasına çok güçlü biçimde sahip çıktık, her platformda Gazzeli mazlumların hak ve hukukunu cesaretle savunduk.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin ardından, zirvenin yapıldığı Johannesburg Expo Center’da basın toplantısı düzenledi.

  • Güney Afrika’da düzenlenen G20 Zirvesi sona erdi

Güney Afrika’nın ev sahipliğinde “Dayanışma, Eşitlik ve Sürdürülebilirlik” temasıyla 20’ncisi düzenlenen zirvenin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, şahsına, eşine ve heyetine gösterdikleri hüsnükabul için Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa’ya teşekkür etti.

Erdoğan, G20 Zirvesi’nin ilk defa Afrika’da tertiplenmesinden ayrıca memnuniyet duyduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zengin kültürel, dini, etnik, sosyal dokusuyla ‘gökkuşağı ülkesi’ sıfatını ziyadesiyle hak eden Güney Afrika Cumhuriyeti’ne ilk kez bundan tam 20 sene önce 2005 yılında Başbakan olarak geldim. Akabinde 2011 senesinde yine başbakan, 2018 yılında ise BRICS Zirvesi münasebetiyle Cumhurbaşkanı olarak bu güzel ülkeyi ziyaret etme fırsatı buldum. Her ziyaretimde Güney Afrika’dan gerçekten güzel anılarla ayrıldım. Afrikalı dostlarımızın misafirperverliği, sıcaklığı, samimiyeti beni her zaman etkiledi, gönül dünyamda silinmez izler bıraktı. Ülkemizde de farklı vesilelerle Güney Afrikalı dostlarımızı misafir ettik. Ortak çabalarımız sayesinde münasebetlerimizde 20 yıl önce hayal dahi edilemeyen yerlere geldik. Son olarak Devlet Başkan Yardımcısı Sayın Mashatile ülkemizdeydi. Güney Afrika Cumhuriyeti ile hem hükümetler düzeyinde hem de ANC ile AK Parti’miz arasında artan diyalog ve temasları önemsiyoruz. Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de bu ivmeyi güçlendirerek devam ettirmek arzusundayız.”

“Güney Afrika’nın Filistin davasına verdiği desteği çok kıymetli buluyorum”

Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Nelson Mandela liderliğinde ırkçı Apartheid rejimine karşı zaferinin tüm dünyada adalet ve eşitlik arayışının en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Güney Afrika’nın Filistin davasına yıllardır verdiği ilkeli ve sarsılmaz desteği bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Özellikle çoğu çocuk, kadın ve sivil 70 bin Filistinlinin şehit edildiği Gazze soykırımında Güney Afrika örnek bir duruş sergiledi. Tüm dünyanın gözleri önünde Gazze’de insanlığa karşı suç işlenirken, tıpkı Türk milleti gibi Güney Afrikalı dostlarımız da vahşete sırtını dönmedi. Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtıkları soykırım davasıyla yürekli bir tavır takınan Güney Afrika devletini, toplumunu, yöneticilerini tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına saygıyla selamlıyorum.”

“Özgür bir Filistin Devleti kurulmadan küresel barış tam manasıyla sağlanamaz”

“Türkiye olarak biz de kimseden çekinmeden Filistin davasına çok güçlü biçimde sahip çıktık. Her platformda Gazzeli mazlumların hak ve hukukunu cesaretle savunduk. 103 bin tonu aşan insani yardımlarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduk.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Şimdi bildiğiniz gibi bizim de katkılarımızla bir ateşkes sağlandı. Biz çatışma ortamına tekrar dönülmemesi için üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Yaşanan yıkımın neticelerinin mümkün mertebe hafifletilmesinin küresel bir sorumluluk olduğunu vurguladım, insani yardımlar ve yeniden imara destek istedim. Tabii bu noktada sağlanan ateşkesin devamını temin ederken, kalıcı çözüm için iki devletli formülün hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan özgür bir Filistin Devleti kurulmadan küresel barış tam manasıyla sağlanamaz. Mazlum Filistin halkı ile birlikte tüm bölgemizin ve insanlığın barışı, huzuru, güvenliği için bu konudaki ilkeli tutumumuzu muhafaza edeceğiz.”

“Önemli konularda istişarelerde bulunduk”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 faaliyetlerine bu yıl da aktif olarak iştirak ettiklerini ve uluslararası gündeme katkı sağlamayı sürdürdüklerini belirterek, “Zirve kapsamında yaptığım hitaplarda ülkemizin iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir kalkınma ve teknolojik ilerlemelerin kalkınma politikalarına etkisine dair görüşlerimizi aktardım. Bilhassa en az gelişmiş ülkelerin Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nde geri kalmaması için ihtiyaç duydukları mali desteğin teminine dikkat çektik.” dedi.

Zirve vesilesiyle G20’nin bugüne kadarki çalışmalarının bir muhasebesini yaptıklarını aktaran Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Katılımcı diğer liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Önemli konularda istişarelerde bulunduk. Bu kapsamda aralarında Avustralya, Kanada, Angola, Etiyopya, Fransa, Brezilya, Malezya, İtalya ve Singapur devlet ve hükümet başkanlarının olduğu birçok liderin yanı sıra Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve Avrupa Birliği Komisyon Başkanı ve bazı uluslararası kuruluş temsilcileriyle görüşmelerimiz oldu.”

“MIKTA ülkeleriyle işbirliğimizi önümüzdeki dönemde daha da güçlendireceğiz”

Erdoğan, G20’nin birçok farklı ülkeyi bünyesinde barındıran ve temsil niteliği yüksek bir platform olmayı sürdürdüğünü dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ben de 2008 yılından bu yana G20 zirvelerine bizzat katılıyorum. G20’nin mevcut ve müstakbel küresel sınamalara karşı uluslararası topluma liderlik etmesi bizler için mühimdir. Bu yılki zirvemizde de ‘Kimseyi Geride Bırakmama’ şiarının uluslararası toplumun pusulası olması gerektiğini bir kez daha vurguladık. Kimsenin geride bırakılmadığı daha kapsayıcı ve dayanıklı bir küresel ekonomi inşa edilmesi gerekliliğini dile getirdik. Uluslararası işbirliğinin ve çok taraflılığın önemini vurguladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye ve Avustralya’nın kurduğu MIKTA’ın 12. kuruluş yıl dönümünü idrak ettiklerine dikkati çekerek, “Zirve vesilesiyle MIKTA liderleri olarak dönem başkanı Kore Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde bir araya geldik. Ortak basın açıklaması yayınladık. Basın açıklamasında çok taraflılığa bağlılığımızı yeniden teyit ettik. Hepsi aynı zamanda G20 üyesi olan MIKTA ülkeleriyle işbirliğimizi önümüzdeki dönemde daha da güçlendireceğiz.” diye konuştu.

G20 Johannesburg Zirvesi süresince gerçekleştirdikleri istişarelerin küresel ekonomik ve siyasi istikrar için hayırlı sonuçlara kapı aralamasını temenni eden Erdoğan, G20 dönem başkanlığını devralacak Amerika Birleşik Devletleri’ne başarılar diledi.

“Filistin’de soykırımı görmezden gelmemiz mümkün değil”

Bir basın mensubunun “Rusya-Türkiye ilişkileri” hakkındaki sorusuna Erdoğan, “Bu hafta içerisinde Sayın Zelenskiy misafirimdi. Yarın da Sayın Putin ile bir telefon görüşmem olacak. Bu arada buradaki ikili görüşmelerde Rusya-Ukrayna savaşını özellikle ele aldık, değerlendirdik. Ne yapabiliriz, nasıl bir barış sağlayabiliriz, bu konular üzerinde ısrarlı bir şekilde durduk. Temennim odur ki, barışa giden yolu özellikle Türkiye olarak elimizden ne geliyorsa yapacak ve bu konuda da barış için her türlü seferberliği bizler ilan ettik, inşallah bunu başaracağız.” yanıtını verdi.

“Müslüman bir lider olarak buradaki toplantılarda karşınızdaki muhatapların bazıları açıkça siyonist bir davranış ve tutum içindeyken, onlar ile ne şekilde görüşmeler yapıyorsunuz?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

“Özellikle Orta Doğu’daki, Gazze’deki savaşın bir soykırım olduğu açık, net ortada. Siyonistlerin bu soykırımını özellikle görüştüğüm ikili liderlerle Netanyahu konusunu kendilerine ifade ediyorum ve soykırımla ilgili olarak da her şeyi açık ve net olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak kendilerine ifade ediyorum. Gazze’de, Filistin’de bütün bu soykırımı görmezden gelmemiz mümkün değil. Bu soykırımın faili Netanyahu’dur, İsrail’dir.”

“Uluslararası istikrarlaşma, askeri gücün konuşlandırılması söz konusu. Ancak İsrail buna karşı çıkıyor Filistinle ilgili olarak. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusunu Erdoğan, “Bu konuya yönelik olarak bizler güvenlik güçlerimizin buradaki duruşunu, durumunu özellikle de Savunma Bakanlığımız olarak elden geçireceğiz. Bu değerlendirmeden sonra da nihai kararımızı vereceğiz.” diye yanıtladı.

“Birkaç gün önce Finlandiya Cumhurbaşkanı, ‘Çok taraflı dünya aslında kutuplu dünya, çok daha kırılgan hale geliyor çatışmalar için.’ ifadelerini kullandı. Siz de çok kutuplu dünyanın çatışmalara yol açacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna Erdoğan, “Şu anda çok kutuplu dünya ne yazık ki zaten çatışmaların bizzat içinde, artık 4 yıl oluyor. Bu 4 yıllık süreç içerisinde yüz binler öldü. Rusya tarafından büyük oranda ölenler var. Ukrayna tarafından büyük oranda ölenler var. Bizler bu gelişmelere gerçekten Türkiye olarak üzülerek bakıyor ve bir an önce de bu iş nasıl sona erer, bir an önce nasıl barışı yakalarız bunun hesabı içerisindeyiz, bunun gayreti içerisindeyiz.” cevabını verdi.

“Tahıl Koridoru, barışa giden yolu açmak içindi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasında barış tesisinin mümkün olup olmadığı sorusu üzerine, şunları kaydetti:

“Zelenskiy ile geçen hafta Ankara’da görüşme yaptım. Yarın da telefonla Putin’le görüşmemiz olacak. Bu görüşmelerden sonra bizim bir Tahıl Koridoru gayretimiz vardı. Tahıl Koridoru gayretimiz bizim aslında barışa giden yolu açmak içindi. Gerek Avrupa gerek Afrika, bütün buralara Tahıl Koridoru’yla ulaşalım istedik, ne yazık ki belli bir yere kadar bu işi başardık. Ama daha sonra bu devam etmedi. Yarın yapacağımız görüşmelerde Sayın Putin’den bunu yine rica edeceğim. Bu süreci başlatabilirsek çok hayırlı olur diye düşünüyorum. Yine bu kadar insan öldü. Bu ölümleri durdurabilmek için ne gibi adımlar atarız, bunları kendisiyle müzakere edeceğim ve bu müzakereden sonra da alacağımız neticeyi gerek Avrupalı gerek Sayın Trump gerek diğer dostlarla görüşme fırsatını bulacağımı düşünüyorum. Bu vesileyle sizlere de tekrar teşekkür ediyorum.”

Bir gazetecinin, zirvenin, Güney Afrika ile ekonomik ilişkilerin artmasına neden olup olmayacağı sorusuna Erdoğan, “Şüphesiz, zaten ikili ilişkilerimiz iyi bir seviyede. Bundan sonraki süreçte savunma sanayisinden tutunuz enerjiye varıncaya kadar bu alanlarda müşterek birçok adımları atacağımıza inanıyorum.” yanıtını verdi.

“Barış için her yere koşturacağız”

Gazze’deki ateşkeste Türkiye’nin üstleneceği rolün sorulması üzerine Erdoğan, “Şu an itibarıyla devlet başkanlarıyla arkadaşlarımızın ilişkileri devam ediyor ve barışı nasıl temin ederiz ve kısa süreli bir ateşkesten ziyade kalıcı bir ateşkesi nasıl temin ederiz bunun gayreti içerisindeyiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Sudan’daki çatışmalar için girişiminin ne olacağı sorusuna şu cevabı verdi:

“Sudan’ı söylediniz. Nerede bir sıkıntı varsa, biz tabii ki orada olacağız. Siyasetin en önemli yanı bu. Sudan’daki kardeşlerimiz, Türkiye’nin, oradaki bu sıkıntıların çözümünde yer almasını zaten onlar da talep ediyor. Biz de oralarda barış için bulunmanın gayreti içerisinde olduk, oluyoruz. Gerek Körfez’de gerek Sudan’da, aynı şekilde Somali’de bu gayretlerin içerisinde olduk, bundan sonra da yine barış için her yere koşturacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika’nın Johannesburg kentinden ayrıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere geldiği Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinden “TUR” uçağıyla Türkiye’ye hareket etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, OR Tambo Uluslararası Havalimanı’nda Güney Afrika Cumhuriyeti Konut, Su ve Esenlik Bakanı Thembisile Simelane, Türkiye’nin Pretorya Büyükelçisi Kezban Nilvana Darama Yıldırımgeç ile diğer ilgililer uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile beraberindeki heyet de Johannesburg’dan ayrıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temaslarının ardından Türkiye’ye döndü

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı taşıyan “TUR” uçağı, 01.40’ta Ankara Esenboğa Havalimanı’na indi.

Erdoğan’ı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve diğer ilgililer karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beraberindeki heyet de Türkiye’ye döndü.

“FBI Başkanı, kız arkadaşını korumak için SWAT ekibi görevlendirdi” iddiası

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Başkanı Kash Patel’in kız arkadaşı şarkıcı Alexis Wilkins’i korumak için yüksek eğitimli bir SWAT ekibi görevlendirdiği ileri sürüldü.

New York Times (NYT) gazetesinin olay hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ismi paylaşılmayan yetkililer, FBI Başkanı Patel’in kız arkadaşı, şarkıcı Wilkins’in bu ilkbaharda konser vermek amacıyla Atlanta’da bir programa katıldığını söyledi.

Yetkililer, kız arkadaşının internet üzerinden aldığı tehditler yüzünden saldırıya uğramasından endişe duyan Patel’in Wilkins’i korumak amacıyla etkinlik alanına FBI’ın yerel saha ofisinden bir SWAT ekibi gönderdiğini iddia etti.

Özel eğitimli bu ekibin, etkinliğin güvenliğinin zaten sağlandığını ve Wilkins’in herhangi bir tehdit altında olmadığını fark ettiğini belirten yetkililer, bunun üzerine ekibin etkinlik bitmeden kongre merkezinden ayrıldığını ifade etti.

Yetkililer, olayın ardından Patel’in ekip liderine sert şekilde çıktığını ve Wilkins’in kongre salonunda bulunduğu süre zarfında orada bulunmaları gerektiğini ancak onların emir komuta zinciri dışına çıktığını söylediğini belirtti.

Patel’in SWAT ekibini Wilkins’i korumak için ilk kez görevlendirmediğini aktaran yetkililer, ayrıca Başkan Patel ile seyahat ettiğinde Wilkins’i koruyan ayrı bir güvenlik ekibi olduğunu ileri sürdü.

Yetkililer, ayrıca Başkan Patel’in yaz aylarında arkadaşlarıyla çıktığı seyahatinde de hükümet jetini kullandığını iddia etti.

FBI Sözcüsü Ben Williamson yaptığı açıklamada, Wilkins’in Başkan Patel ile ilişkisi nedeniyle yüzlerce ölüm tehdidi aldığını ve bu nedenle koruma altında olduğunu belirterek “FBI’ın seyahatlerine yönelik kötü niyetli eleştiriler, büroyu görevinden alıkoymayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Patel’in görevde bulunduğu süreçte kurumun kaynaklarını kullandığı ve seyahatlerinde kendisi ile kız arkadaşını korumak için yoğun şekilde güvenlik önlemi aldırdığı iddia edilmişti.

ABD, Rusya-Ukrayna savaşında tarafların “barış taslağı” hazırladığını açıkladı

ABD, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi için İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan barış planı görüşmelerinin ardından tarafların “güncellenmiş ve revize edilmiş bir barış çerçevesi taslağı” hazırladığını açıkladı.

Beyaz Saray internet sitesinde, Cenevre kentinde, Rusya-Ukrayna savaşının bitirilmesi amacıyla ABD yönetiminin gündeme getirdiği barış planı görüşmelerine ilişkin açıklama yayınlandı.

Açıklamada, görüşmelerin yapıcı bir atmosferde gerçekleştiği, adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasına yönelik ortak taahhütlerin vurgulandığı aktarıldı.

Tarafların “kayda değer ilerleme kaydettiği” belirtilen açıklamada, görüşmelerin ardından tarafların, “güncellenmiş ve revize edilmiş bir barış çerçevesi taslağı” hazırladığı ifade edildi.

İlerleyen günlerde Ukrayna ve ABD’nin ortak öneriler doğrultusunda çalışacağı belirtilen açıklamada, süreç ilerledikçe Avrupa’yla da istişare edileceği vurgulandı.

Ayrıca nihai kararların Ukrayna ve ABD tarafından alınacağının altı çizildi.

Üstel: “BRT İçin 32 Yıldır Beklenen Tarihi Adımı Atıyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, BRT’nin yapısal sorunlarını giderecek ve kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı…

 

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

 

“BRT’nin yapısal sorunlarını çözerek kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal düzenlemeleri hayata geçiyoruz.

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu, Kıbrıs Türk halkının sesi, kimliği ve hafızasıdır. Tam 32 yıl aradan sonra, hükümetimizin kararlı reform iradesiyle BRT’nin yapısal sorunlarını çözecek ve kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal değişiklikleri  hayata geçiriyoruz.

Bundan bir yıl önce, yeni Yönetim Kurulu’nu atadığımız gün kamuoyuna ve BRT çalışanlarına kuruma ilişkin net bir söz vermiştik. 

Bugün, o sözümüzü tutmak için gerekli ilk adımı attığımızı ve hedeflerimizi hayata geçirmeye başladığımızı müjdeliyoruz.

 

Bu düzenleme ile:

BRT çalışanlarının yıllardır beklediği kadro sorunlarını çözüyoruz.

Kuruma yapılacak yeni istihdamda belirli kriterler getiriyor, uzmanlaşmayı zorunlu hale getiriyoruz.

BRT’nin daha kaliteli hizmet verebilmesi için kuruma ek gelir sağlayacak yeni düzenlemeleri devreye alıyoruz.

Kurumun tarafsız, güvenilir ve modern bir kamu yayıncısı kimliğini daha da güçlendiriyoruz.

BRT’nin hem bugünü hem de yarınını güvence altına alan bu reform adımı, kamu yayıncılığımızın kalitesini yükseltecek; toplumumuzun haber alma hakkını daha güçlü bir zemine oturtacaktır.

Hükümet olarak BRT’yi sürdürülebilir, çağdaş ve rekabetçi bir yapıya kavuşturma konusundaki kararlı reform irademizi aynı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Yasaya gereken ivmeyi vermiş durumdayız. Çok kısa bir süre içerisinde değişiklik yasa tasarısını Komite’de görüşmeye başlayacak; ardından Meclis Genel Kurulu’na getirerek hayata geçireceğiz. 

Böylelikle BRT’ye ilişkin vermiş olduğumuz en büyük sözü de gerçekleştirme yolunda tarihi bir adım atmış oluyoruz.”

Üstel: “BRT İçin 32 Yıldır Beklenen Tarihi Adımı Atıyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, BRT’nin yapısal sorunlarını giderecek ve kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı…

 

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

 

“BRT’nin yapısal sorunlarını çözerek kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal düzenlemeleri hayata geçiyoruz.

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu, Kıbrıs Türk halkının sesi, kimliği ve hafızasıdır. Tam 32 yıl aradan sonra, hükümetimizin kararlı reform iradesiyle BRT’nin yapısal sorunlarını çözecek ve kurumu çağın gereklerine uygun hale getirecek yasal değişiklikleri  hayata geçiriyoruz.

Bundan bir yıl önce, yeni Yönetim Kurulu’nu atadığımız gün kamuoyuna ve BRT çalışanlarına kuruma ilişkin net bir söz vermiştik. 

Bugün, o sözümüzü tutmak için gerekli ilk adımı attığımızı ve hedeflerimizi hayata geçirmeye başladığımızı müjdeliyoruz.

 

Bu düzenleme ile:

BRT çalışanlarının yıllardır beklediği kadro sorunlarını çözüyoruz.

Kuruma yapılacak yeni istihdamda belirli kriterler getiriyor, uzmanlaşmayı zorunlu hale getiriyoruz.

BRT’nin daha kaliteli hizmet verebilmesi için kuruma ek gelir sağlayacak yeni düzenlemeleri devreye alıyoruz.

Kurumun tarafsız, güvenilir ve modern bir kamu yayıncısı kimliğini daha da güçlendiriyoruz.

BRT’nin hem bugünü hem de yarınını güvence altına alan bu reform adımı, kamu yayıncılığımızın kalitesini yükseltecek; toplumumuzun haber alma hakkını daha güçlü bir zemine oturtacaktır.

Hükümet olarak BRT’yi sürdürülebilir, çağdaş ve rekabetçi bir yapıya kavuşturma konusundaki kararlı reform irademizi aynı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Yasaya gereken ivmeyi vermiş durumdayız. Çok kısa bir süre içerisinde değişiklik yasa tasarısını Komite’de görüşmeye başlayacak; ardından Meclis Genel Kurulu’na getirerek hayata geçireceğiz. 

Böylelikle BRT’ye ilişkin vermiş olduğumuz en büyük sözü de gerçekleştirme yolunda tarihi bir adım atmış oluyoruz.”

Netanyahu: “Lübnan’a saldırılar sürecek”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah’ın yeniden güç kazanmasına izin vermeyeceklerini ileri sürerek ateşkese rağmen Lübnan’a saldırılarını sürdürecekleri tehdidini yineledi.

Başbakan Netanyahu, Beyrut’a dün düzenledikleri saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem Ali Tabatabai’yi öldürdüklerini söyledi.

Hizbullah’ın “yeniden güç toplamasına” izin vermeyeceklerini ifade eden Netanyahu, Lübnan’a saldırıları sürdürecekleri tehdidini tekrarladı.

Ayrıca Netanyahu, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ın silahsızlandırılması taahhüdünü yerine getirmediğini de ileri sürdü.

Hizbullah’tan yapılan açıklamada, Tabatabai’nin İsrail ordusunun düzenlediği saldırıda öldüğü doğrulanmıştı.

İsrail ordusunun pazar günü ateşkesi ihlal ederek Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırısında 5 kişi hayatını kaybetmiş, 28 kişi yaralanmıştı.

– Ateşkese rağmen İsrail’in saldırıları ve işgali sürüyor

İsrail, Ekim 2023’te Lübnan’a yönelik saldırı başlatmış, Eylül 2024’te bu saldırı geniş çaplı savaşa dönüşmüştü. Savaşta 4 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 17 bin kişi yaralanmıştı.

Lübnan ile İsrail arasında 27 Kasım 2024’te sağlanan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in ateşkesi binlerce kez ihlal ettiği bildirilmişti.

İsrail, Lübnan’da 8 Ekim 2023’ten sonra ele geçirdiği 5 tepeyi hala işgal altında tutarken, onlarca yıldır elinde bulundurduğu bazı bölgelerdeki varlığını da sürdürüyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ateşkesi ihlal eden İsrail’in 27 Kasım 2024-20 Kasım 2025 tarihlerinde Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 331 kişinin hayatını kaybettiğini, 945 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

Haydarpaşa Ticaret Lisesi Gastro Antalya’da 15 madalya ile döndü

Haydarpaşa Ticaret Lisesi (HTL), 6. Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Buluşması – Gastro Antalya’da 10’u altın olmak üzere toplam 15 madalya kazandı.

Okuldan verilen bilgiye göre  yarışmada, Yılın En İyi Lisesi unvanı, Restoran Ana Yemek Tabağı, Restoran Balık Tabağı, Restoran Makarna Tabağı, Restoran Tatlı Tabağı, Pizza kategorilerinde 10 altın, 4 gümüş ve 1 bronz madalya ile tamamlayarak KKTC’ye toplam 15 madalya ile dönme başarısı gösterdi.

21-23 Kasım tarih düzenlenen 6. Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Buluşması – Gastro Antalya’da, bu yıl 25’ten fazla ülkeden 4 bini aşkın katılımcı yarıştı.

Organizasyonda gastronomi öğrencileri ve profesyonel şefler çeşitli kategorilerde hünerlerini sergiledi.

Yarışmaya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden katılan Haydarpaşa Ticaret Lisesi, 11 öğrencisiyle hem bireysel, hem de takım kategorilerinde elde ettikleri derecelerle dikkat çekti.

Lefkoşa Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’e “Başöğretmen” unvanı verilişinin yıl dönümü bugün çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.
24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla ilk tören başkent Lefkoşa’da Atatürk Anıtı önünde Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun katılımıyla düzenlendi.
Törene, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Mithat Tekçam, Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları ve Atatürk Öğretmen Akademisi temsilcileri katıldı.
İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunun ardından, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile Atatürk Öğretmen Akademisi temsilcileri ve öğrencileri Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.

Tümer: “Vakıf malları kıyamete kadar vakıftır, el değiştiremez”

Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer, Güneş TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu Kritik programında yaptığı açıklamalarda, Kıbrıs’taki vakıf mallarının statüsünün tartışılamaz bir hukuki zemine sahip olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Tümer, olası bir çözüm sürecinde vakıf mallarının geleceğine ilişkin sorulara net yanıt vererek, vakıf mallarının Osmanlı Arazi Kanunu ve Ahkamül Evkaf prensipleriyle koruma altında olduğunu belirtti.

“Vakıf malı satılamaz, el değiştiremez. Bu mal kıyamete kadar vakıf olarak kalır.”
diyen Tümer, vakıf mallarında takas ya da değişim yapılacaksa bunun ancak “istibdal” kuralı çerçevesinde, yani eşit ya da daha yüksek değerle mümkün olabileceğini ifade etti.

Kıbrıs’taki Türk varlığının en önemli dayanaklarından birinin vakıf mülkleri olduğunu belirten Tümer, tarihi süreçte ciddi kayıplar yaşansa da adada hâlen büyük miktarda vakıf malı bulunduğunu söyledi.

“Rum tarafı tüm adanın sahibi gibi davranıyor”

Güney Kıbrıs’ta taşınmaz mallara ilişkin tutuklamaları da değerlendiren Tümer, Rum yönetiminin tüm adanın sahibiymiş gibi hareket ettiğini savundu.
“Adaya baktığımızda burası Osmanlı toprağıdır. Hesaplamalarımıza göre adanın en az yüzde 30’u vakıf malıdır. Kapalı Maraş’ın yüzde 98’i de vakıf malıdır ve bu belgelerle sabittir. Bu gerçeklerin yok sayılmasına izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Tümer, vakıf mallarının geleceğine ilişkin tüm tartışmaların, tarihsel ve hukuki dayanaklardan uzaklaştırılamayacağını belirtti.

Türkiye ile Vakıf İş Birliği Güçleniyor

Prof. Dr. Mustafa Tümer, açıklamalarının devamında Evkaf heyetiyle birlikte Ankara’da Türkiye Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu’ya gerçekleştirdikleri ziyarete de değindi. Ziyarette iki kurum arasında vakıf medeniyetinin korunması ve geleceğe taşınması için iş birliğinin güçlendirildiğini belirten Tümer, Türkiye–KKTC arasındaki güçlü birlikteliğin vakıf kültürünü daha da güçlendireceğini vurguladı.

Görüşmede, KKTC’de yürütülen Vakıf Eserlerinin Taranması Projesi’nin tamamlanmak üzere olduğu ve tüm vakıf eserlerinin dijital envanterinin yakında kamuoyuna açıklanacağı ifade edildi. Ayrıca Türkiye Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Evkaf personeline arşiv, hukuk ve emlak alanlarında eğitim vereceği bildirildi.

İki kurumun Ramazan ayında ortak iftar programları düzenleme, Vakıflar Haftası’nı daha güçlü bir koordinasyonla gerçekleştirme ve Türk-İslam Vakıflar Müzesi için teknik ve akademik iş birliği yapma konularında mutabakata vardığı belirtildi.

Bunlara ek olarak, “100 Bin Zeytin Projesi”nin ilk etabı olan 40 bin fidanın Aralık ayında KKTC’ye teslim edilmesine yönelik hazırlıkların tamamlandığı, Lala Mustafa Paşa Camii başta olmak üzere birçok tarihi eserin restorasyon çalışmalarının da iki kurumun ortaklığıyla sürdürüleceği ifade edildi.

Tümer, Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliğinin artarak devam edeceğini belirterek, “Vakıf kültürünü güçlendirme kararlılığımız tamdır.” dedi.

Ötüken: Laik eğitim anlayışından ödün verilmemeli

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğretmenlerin önemine dikkat çekti, laik eğitim anlayışının korunması gerektiğini vurguladı.

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, öğretmenlerin bir ülkenin geleceğinin inşasındaki önemine işaret etti. Açıklamada, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir” vecizesine atıfta bulunularak, öğretmenlerin emeği, azmi, sabrı ve sevgisiyle fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirdiği vurgulandı.

Bu yıl 42’nci yaşını kutlayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi için öğretmenlerin kendilerini sürekli geliştirmesi ve değişen dünya koşullarına ayak uydurmasının şart olduğu kaydedildi.

Açıklamada, hem öğretmenlerin hem de çocukların eğitim ve öğrenime uygun koşullara sahip olması gerektiği, ülke genelinde laik eğitim anlayışından ödün verilmemesi gerektiği belirtildi.

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, açıklamasında, kendini eğitime adamış tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlarken, başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere hayatını kaybeden tüm öğretmenleri saygı, sevgi, minnet ve rahmetle andıklarını ifade etti.

Genel Kurul bugün toplanacak

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugün yasama ve denetim göreviyle toplanacak.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen genel kurulda, başkanlığın sunuşlarının ardından “Askerlik (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:282/4/2025) ve İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu” ile “Kooperatif Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:308/4/2025) ve Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu” görüşülecek.

Genel Kurulda milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine de yer verilecek.

Petrol fiyatları düşüşünü sürdürdü

Petrol, geçen haftaki kayıplarını genişleterek geriledi. Bunun başlıca nedenleri arasında Rusya-Ukrayna barış görüşmelerinin çözüm yoluna yaklaşması ve ABD dolarının güçlenmesi yer aldı.

Brent ham petrol vadeli işlemleri yüzde 0,22 düşüşle varil başına 62,42 dolara geriledi. ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 0,26 düşüşle varil başına 57,91 dolardan işlem gördü.

Her iki petrol göstergesi de geçen hafta yaklaşık yüzde 3 değer kaybetti ve 21 Ekim’den bu yana en düşük kapanış seviyelerine ulaştı. Piyasa katılımcıları, bir Rusya-Ukrayna barış anlaşmasının Moskova’ya uygulanan yaptırımları kaldırabileceği ve piyasayı daha önce yaptırımla kısıtlanmış arzla doldurabileceği endişesi taşıyor.

IG analisti Tony Sycamore, notunda, “Düşüşün başlıca nedeni ABD Başkanı Trump’ın Rusya-Ukrayna barış anlaşmasına yönelik güçlü girişimi oldu; piyasa bunu, önemli miktarda Rus arzının hızla serbest bırakılması olarak görüyor,” dedi.

Sycamore ayrıca, barış anlaşmasına yönelik adımların, Cuma günü yürürlüğe giren ABD yaptırımlarının kısa vadeli etkilerinden çok daha ağır bastığını belirtti.

Pazar günü ABD ve Ukrayna, savaşın yıprattığı ülkenin toprak vermesi ve NATO’ya katılma planlarını geri çekmesini gerektirecek bir barış planı üzerinde ilerleme kaydettiklerini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşma için bu Perşembe’ye kadar bir son tarih belirlerken, Avrupa liderleri daha iyi bir anlaşma için baskı yapıyor.

Piyasaya daha fazla petrol arzı tehdidi ve ABD faiz indirimlerine dair belirsizlikler de yatırımcı iştahını baskılıyor. Ancak New York Fed Başkanı John Williams yakın vadede bir faiz indirimi olasılığına işaret ettikten sonra, gelecek ay yapılacak olası bir indirim ihtimali arttı.

Yeni haftada hava nasıl olacak?

Meteoroloji Dairesi, hava sıcaklıklarının yeni hafta ile birlikte hissedilir şekilde düşeceğini, bugün ve yarın yağmur beklendiğini açıkladı.

Dairenin 22–28 Kasım tarihlerini kapsayan haftalık raporuna göre, bölge periyodun ilk iki gününde yüksek basınç sistemi ile ılık ve nispeten nemli havanın, diğer günlerde ise alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Hava, hafta boyunca genellikle parçalı ve çok bulutlu olacak; bugün ve yarın ise yer yer sağanak  bekleniyor. Haftanın diğer günlerinde hava parçalı bulutlu ve az bulutlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı, periyodun ilk yarısında iç kesimlerde 28–31 derece, sahillerde 24- 27 derece olacak; ikinci yarısında ise iç kesimlerde ve sahillerde 20–23 derece seviyelerine düşecek.

Rüzgar, periyodun ilk yarısında kuzey ve doğu, ikinci yarısında ise kuzey ve batı yönlerden orta, zaman zaman kuvvetli esecek.

24 Kasım 2025 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 42,45 TL, Euro 48,96 TL, İngiliz Sterlini ise 55,68 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.27 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,45 TL, satış fiyatı 42,46 TL.

Euro’nun alış fiyatı 48,93 TL, satış fiyatı 49,98 TL, İngiliz Sterlini ise 55,67 TL’den alınıp 55,70 TL’den satılıyor.

ÜNAL ÜSTEL: 20 YAŞINDAKİ GENÇ KIZLA İLGİLİ SÜREÇ TAKİP EDİLİYOR, KKTC, DÜŞENİ AYAĞA KALDIRMAK İÇİN YANINDADIR

Başbakan Ünal Üstel, kamuoyunun yakından takip ettiği 20 yaşındaki genç kızla ilgili sürecin ilk günden itibaren kendisi, hükümeti ve devletin tüm kurumları tarafından büyük hassasiyetle takip edildiğini belirtti.

Başbakan Üstel, hükümet etme anlayışlarının temelinde insana ve insan haklarına değer vermek olduğunu söyleyerek, herhangi bir sorun karşısında ayrım gözetmeksizin herkesin yanında olmaya devam ettiklerini vurguladı. Bunun yalnızca vatandaşlar için değil, KKTC’de bulunan tüm bireyler için geçerli olduğunun altını çizdi.

Eşi Zerrin Üstel ile birlikte genç kızı ziyaret ettiğini dile getiren Üstel, “Onu evladımız olarak görüyoruz. Durumunu yerinde gördük ve devletimizin şefkatli elini hissettirdik. Bu hissettiğini kendisinden duymak bizi memnun etmiştir” dedi.

Genç kızın doğumundan beri hiçbir ülke vatandaşlığına kayıtlı olmamasının mevcut hukuki durumun temelini oluşturduğunu belirten Üstel, “Bu kızımız bizim evladımızdır. Devlet, bu evladına da sahip çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

“ÇARE BULMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR”

KKTC’nin bir hukuk devleti olduğuna dikkat çeken Başbakan Üstel, hiçbir şahsi hatası olmayan genç kızın durumuna çözüm üretmenin hem hukuk hem vicdan gereği olduğunu vurguladı. Polis tarafından ikamet izinsiz statünün tespit edildiğini ve mahkemenin verdiği geçici tutukluluk kararının yürürlükteki yasaların doğal bir sonucu olduğunu söyledi.

Bu sorunu ortadan kaldırmak adına gecikmesiz harekete geçtiklerini belirten Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği ve Gazimağusa Konsolosluğu’nun yoğun çalışmasıyla genç kızın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına müracaatının alındığını ve sürecin resmen başladığını açıkladı.

“ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ÖNÜ AÇILACAK”

Genç kızın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasının en önemli öncelikleri olduğunu söyleyen Üstel, “Yarın İçişleri Bakanlığımız tarafından yayımlanacak insani ikamet düzenlemesi ile genç kızımız yeniden mahkeme huzuruna çıkarılacak ve özgürlüğünün önü açılacaktır” dedi.

Tüm süreçlerin tamamlanmasının ardından genç kızın, tıpkı diğer 18 yaş grubu gençlerde olduğu gibi Bakanlar Kurulu tarafından KKTC vatandaşlığına alınacağını ifade etti.

Üstel, devlet kurumlarının tam bir eşgüdüm içinde hareket ettiğini, hem hukukun gereğini yerine getirdiklerini hem de sosyal devlet anlayışıyla çözüm üretmek için çalıştıklarını belirtti.

“DEPORT SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

Başbakan Üstel, “Genç kızımızın deport, sınır dışı edilmesi kesinlikle söz konusu değildir. Bize kendinize güvendiğiniz kadar güvenin” diyerek kamuoyuna seslendi.

KKTC’nin hiçbir evladını sahipsiz bırakmayacağını yineleyen Üstel, genç kızın hayatındaki belirsizliğin en kısa sürede ortadan kaldırılacağını ve kendisine güvenli, yasal bir gelecek sağlanacağını ifade etti.

Açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“KKTC kaderin haksız darbesine karşı bir koruyucudur. KKTC düşeni ayağa kaldırmak için yanındadır. Bizler acıları paylaşarak azaltmak ve sonunda ortadan kaldırmak için varız.”

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, “24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ” NEDENİYLE MESAJ YAYIMLADI…

Başbakan Ünal Üstel’in mesajı şöyle;

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1928 yılında “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” unvanını kabul etmesiyle anlam kazanan 24 Kasım, bir milletin geleceğini omuzlarında taşıyan öğretmenlere duyduğu saygının en güçlü ifadesi olmuştur.

Atatürk’ün “Öğretmenler; yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” sözü, öğretmenlerimize verilen tarihi sorumluluğun ve duyduğumuz derin güvenin en veciz ifadesidir.

Gelecek nesillerin karakterini, düşünce dünyasını ve vizyonunu şekillendiren en kıymetli güç öğretmenlerimizdir.

Öğretmenlik tüm mesleklerin anasıdır…

Öğreten, öğretmen olmasa, öğrenen de olmazdı.

Kıbrıs Türk halkı, yıllarca süren varoluş mücadelesinin her safhasında en büyük desteği sizlerden almıştır. TMT’nin örgütlenme geçmişinde de öğretmenlerimizin aktif katkısı tarihi bir gerçektir.

Öğretmenlerimiz yalnızca bilgi aktaran değil; topluma yön veren, halkımıza özgüven kazandıran, zor dönemlerin karanlığında ışık olan ve mücadelenin en kritik evrelerinde öncül duruş sergileyen liderler olmuştur.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanı dahil her kritik aşamada öğretmenlerimiz, toplumun direncini ayakta tutan, kimlik ve bilinç mücadelesine öncülük eden en güçlü toplumsal aktörlerden biri olarak yer almıştır.

Bugün sahip olduğumuz her değerde, bu toprakların her köşesine ışık taşıyan öğretmenlerimizin emeği vardır.

Devletimiz geleceğini çocuklarına; çocuklarını ise öğretmenlerine emanet etmektedir. Bu anlayışla, eğitimimizi Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, çağın gereklilikleriyle uyumlu ve bilimsel temellere dayalı bir yapıda güçlendirmeyi sürdürüyoruz.

Milli eğitim, bir devletin geleceğini güvence altına alan en yaşamsal alandır.

Bu bilinçle hükümet olarak, çocuklarımızın daha iyi imkânlarda, çağdaş ve özgür düşünceyi destekleyen koşullarda yetişmesi için üzerimize düşen tüm sorumlulukları kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz.

Son beş yıllık süreçte tarihin en yüksek sayıdaki okul projesini hem tamamlayarak hizmete açtık hem de ülkemizin ihtiyaç duyduğu yeni okul projelerini eş zamanlı olarak başlattık.

Sınıflarımıza yapılan teknoloji yatırımları, ülkemizin eğitim tarihinde ulaşılan en yüksek seviyeye çıkmıştır.

Ayrıca okullarımızın depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi için daha önce görülmemiş bir seferberlik başlatılmış; okul güçlendirme projeleriyle derslik geliştirme yatırımları aynı anda yürütülmüş; tarihte ilk kez tüm okullarımızın depreme dayanıklılık raporları ve testleri eksiksiz şekilde tamamlanmıştır.

Bu çalışmalar, hem öğretmenlerimizin hem de çocuklarımızın güvenli ve sağlıklı ortamlarda eğitim faaliyetlerini yürütmesi adına kararlılıkla sürdürülmektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle; Geleceğimize yön veren, fark yaratan, bilgi ve değerleriyle toplumumuzu aydınlatan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten duygularımla kutluyor; eğitim hayatımıza hizmet etmiş tüm öğretmenlerimizi saygıyla, ebediyete intikal eden kıymetli öğretmenlerimizi ise rahmet ve minnetle anıyorum.

Öğretmenlerimiz geleceğimizin mimarıdır

Başöğretmen Atatürk’ün açtığı yolda, bilimin ve çağdaşlığın ışığında yürüyen tüm öğretmenlerimize şükranlarımla…”

OĞUZHAN HASİPOĞLU: “HRİSTODULİDİS TÜM BAŞLIKLARDA UZLAŞMAZDIR”

•Hasipoğlu açıklamasında, Rum liderin bir taraftan Türk tarafının önerilerini “ön şart” olarak nitelendirip “takvim olmasın, KKTC’nin tanınması anlamına gelecek taleplerde bulunulmasın” derken, diğer taraftan “Türk askeri gitmeden ve Türkiye’nin müdahale hakkı ortadan kaldırılmadan anlaşma ve müzakere masası olmayacağı” yönünde ön şart ileri sürdüğüne dikkati çekti.
•Oğuzhan Hasipoğlu şunları vurguladı:
“Sayın Erhürman’ın bir yandan ‘görüşme masasının müzakere masasına dönmesi için çabalayacağız ve o masadan kalkmayacağız’ derken, diğer yandan masa için zaman sınırı ve takvim önermesi çelişkilidir.
Bize göre ; Rum tarafının radikal ve değişmez pozisyonu görülerek, iki halkın yararına olacak şekilde iki devletin iş birliği görüşmelerine kaldığı yerden devam etmek daha gerçekçi ve sonuç alıcı bir yöntem olacaktır.”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Rum lider Hristodulidis’in sadece garantiler konusunda değil, Kıbrıs konusundaki tüm başlıklarda uzlaşmaz olduğunu belirtti.
Hasipoğlu, Kıbrıs konusunda yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tutumunun “değişmediğini” ve müzakere zemini yaratmaya yönelik bir irade ortaya koymadığını söyledi. Rum lider Nikos Hristodulidis’in açıklamalarının Kıbrıs Türk halkının güvenliğini doğrudan hedef aldığını kaydetti.
Hasipoğlu, Rum liderin Türk askerinin adadan çekilmesi ve garantörlük sisteminin kaldırılmasına yönelik ifadelerini “kabul edilemez bir ön şart ve dayatma” olarak nitelendirerek, bunun Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü uzlaşmaz yaklaşımın yeni bir örneği olduğunu ifade etti.
Hasipoğlu, Rum Meclisi’nin 19 Şubat 2010 tarihli kararı ile Crans-Montana sürecindeki tutumun, Rum tarafının Türk askerinin varlığını ve Türkiye’nin tek yanlı müdahale hakkını ortadan kaldırmayı temel hedef haline getirdiğini gösterdiğini belirtti. Bu yaklaşımın “bir anlaşma niyeti taşımadığını” söyledi.
“Türk askeri barışın teminatıdır”
Bakan Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve özgürlüğünün uluslararası çıkar hesaplarına, AB’nin çifte standartlarına veya Rum liderliğinin keyfine göre şekillenmeyeceğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Türk askeri bu adaya barışı getirmiştir; varlığı barışın teminatıdır. Garantörlük sistemi Kıbrıs Türk halkının kırmızı çizgisidir. Bu konuda geri adım atmak bir seçenek değil; milli çıkarlarımıza aykırı bir duruş olur.”
“Rum tarafı sadece garantilerde değil, tüm başlıklarda uzlaşmaz”
Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Rum liderin garantilere ilişkin sözlerine anında tepki göstermesinin olumlu olduğunu belirtti; ancak Rum tarafının garantiler dışında egemen eşitlik, mülkiyet, toprak, ulaşım, spor, ticaret ve KKTC yetkililerinin uluslararası temasları gibi tüm konularda da katı bir tutum sergilediğini vurguladı.
“İki devletin iş birliği görüşülmelidir”
Hasipoğlu, egemen eşitliğin ve KKTC’nin Güney Kıbrıs Rum Devleti ile uluslararası düzeyde eşit statüsünün teyit edilmeden müzakere masasına oturulmasının mümkün olmadığını, bunun Türkiye tarafından da desteklenen en doğru ve güvenli yol olduğunu söyledi.
Hasipoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Erhürman, iki halkın menfaatine olacak görüşme masasına odaklanmalıdır. Bizler de egemenliğimizin ve Türkiye’nin etkin ve fiili müdahale hakkının kırmızı çizgimiz olduğunu hep dile getirdik. Rum liderin garanti ve güvenlik konusunda geri adım atmayacağını biliyorduk; nitekim bizi yanıltmadı. Cumhurbaşkanı Sayın Erhürman’ın zaman içinde Rum tarafının radikal pozisyonunu daha iyi anlayacağını düşünüyoruz.”
Hasipoğlu, şu noktaya da dikkat çekti:
“Sayın Erhürman’ın bir yandan ‘görüşme masasının müzakere masasına dönmesi için çabalayacağız ve o masadan kalkmayacağız’ derken diğer yandan masa için zaman sınırı ve takvim önermesi çelişkilidir.”
Hasipoğlu açıklamasını şöyle tamamladı:
Rum tarafının radikal ve değişmez pozisyonu görülerek, iki halkın yararına olacak şekilde iki devletin iş birliği görüşmelerine kaldığı yerden devam etmek daha gerçekçi ve sonuç alıcı bir yöntem olacaktır.”

HASİPOĞLU: İŞKUR TÜRKİYE VE İŞBUL KKTC ARASINDA ONLİNE İŞ GÜCÜ PORTALINDA SON AŞAMAYA GELİNDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Türkiye ile iş birliği kapsamında KKTC’de “Aile Destek Merkezleri” kurulacağını ve İŞKUR-İŞBUL iş gücü portalının son aşamaya geldiğini açıkladı. Projelerle engelli, yaşlı, çocuk ve aile hizmetlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Türkiye’de 2025’in aile yılı olduğunu, bu konuda yapılan çalışmalardan ve tecrübelerden yararlanacaklarını belirterek, “2026 yılının ‘aile refahı’ yılı olması için çalışmalarımızı başlattık.” dedi.

Hasipoğlu, Türkiye’deki temaslarının ardından AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Ankara’da verimli bir çalışma toplantısı gerçekleştirdiklerini söyleyen Hasipoğlu, görüşmelerde, sosyal reformlar ile ilgili işbirliklerini değerlendirdiklerini aktardı.

Hasipoğlu, “Sosyal politika, engelli bireylerimiz, aile, şehit yakınları ve gazilerimiz, çocuk ve yaşlı hizmetleri gibi alanlarda yürüttüğümüz işbirliği, hem kurumlarımızın kapasitesini güçlendirmemize hem de halkımıza daha etkin ve kapsayıcı hizmet sunmamıza imkan sağlayacaktır.” diye konuştu.

Türkiye’de 2025’in aile yılı olduğunu, bu konuda yapılan çalışmalardan, tecrübelerden yararlanacaklarını vurgulayan Hasipoğlu, “2026 yılının ‘aile refahı’ yılı olması için çalışmalarımızı başlattık.” ifadelerini kullandı.

Hasipoğlu, Türkiye’nin destekleri ile “Engelsiz Yaşam Evi”, “Çocuk Eğitim Merkezi” ve “Kalkanlı Yaşam Evi” projelerine ciddi katkılar sağlandığını dile getirerek, bu merkezlerde engelli ve yaşlı bireylere iyi hizmetler sunulduğunu, Türkiye’den gelen öğretmenlerin eğitim desteği verdiğini ve yeni yılda KKTC’de bir otizm merkezinin açılması için çalışmaların başladığını anlattı.

Başbakan Ünal Üstel ile Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından imzalanan İktisadi Mali İşbirliği Protokolü kapsamında Türkiye’nin 21 milyar liralık desteği çerçevesinde yeni dönemde de KKTC’ye önemli yatırımlar yapılacağına işaret eden Hasipoğlu, tamamlanmamış projelerin tamamlanacağının altını çizdi.

Hasipoğlu, “Türkiye’deki örnekleri gibi KKTC’de de kadınlara ve çocuklara eğitimler vererek daha müreffeh yaşam koşulları yaratmayı amaçlayan ‘Aile Destek Merkezleri’ kurulması için ön mutabakata vardık.” şeklinde konuştu.

“İŞKUR TÜRKİYE VE İŞBUL KKTC ARASINDA ONLINE BİR İŞ GÜCÜ PORTALI OLUŞTURULMASI KONUSUNDA SON AŞAMAYA GELİNDİ”

Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile görüşmesine de değinen Hasipoğlu, çalışma hayatı, istihdam olanakları, iş gücü ve sosyal güvenlik konularını ele aldıklarını belirtti.

Hasipoğlu, çalışma hayatı, işçi-işveren ilişkileri, sosyal güvenlik ve istihdam politikalarının belirlenmesi amacıyla bir ortak çalışma komisyonu kurulması kararlaştırıldığını, bu komisyonun, belirlenen konu başlıkları ve takvim dahilinde projeleri yürüteceğini söyledi.

Türkiye’nin bilgi birikimi ve teknik desteğinden yararlanılacağını aktaran Hasipoğlu, KKTC’de meslek hastalıklarının tespiti ve ölçümü için bir “Meslek Hastalıkları Laboratuvarı” kurulması konusunda uzlaşı sağlandığını vurguladı.

Hasipoğlu, “(Türkiye’deki) Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) ve (KKTC’deki) İŞBUL arasında online bir iş gücü portalı oluşturulması konusunda son aşamaya gelindi. Bu portal sayesinde her iki ülkenin iş gücü ihtiyacı vatandaşlar tarafından online olarak görülebilecek.” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından şehit ve gazi yakınları için “Gazi Kartları” oluşturulduğunu anlatan Hasipoğlu, bu kart sahiplerine Türkiye’deki burs ve yurtlarda öncelik, turistik yerlerden ücretsiz yararlanma ve Türk Hava Yolları ile yüzde 50 indirimli uçuş imkanları sağlanması için mutabakat sağlandığına ve kapsamın daha da genişletilmesi için çalışmaların ilerletildiğine dikkati çekti.

Bakan Hasipoğlu, Türkiye-KKTC ilişkilerini ekonomik ve finansal olmaktan öte “yaşamsal” ve “manevi temellere” dayalı olarak gördüklerini kaydetti.

“Güçlü Türkiye, güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demektir.” diye konuşan Hasipoğlu, yapılan mutabakat ve anlaşmayla, KKTC vatandaşları, emekçileri ve işverenleri için daha huzurlu, sağlıklı ve müreffeh bir ortam yaratmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

CUMHURİYET MECLİSİNDE YARIN GÜNDEM ASKERLİK VE KOOPERATİF YASA TASARILARI

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’in başkanlığında yarın saat 10.00’da toplanacak Genel Kurul’da Askerlik ve Kooperatif Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yasa tasarıları ile milletvekillerinin güncel konuşma talepleri ele alınacak.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yarın yasama ve denetim göreviyle toplanacak.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen genel kurulda, başkanlığın sunuşlarının ardından “Askerlik (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:282/4/2025) ve İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu” ile “Kooperatif Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:308/4/2025) ve Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu” görüşülecek.

Genel Kurulda milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine de yer verilecek.