Archives 2025

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerini hava saldırılarıyla hedef aldı

İsrail ordusu, Hamas’la sağlanan ateşkesi ihlal ederek Gazze Şeridi’nin kuzey, orta ve güney kesimlerini hava saldırılarıyla bombaladı.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail savaş uçakları, kuzeydeki Gazze kentinin doğusuna şiddetli saldırılarla hedef aldı.

İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi’nin orta kesimi ile güneydeki Han Yunus ve Refah kentlerini de bombaladığı kaydedildi.

Saldırıların İsrail ordusunun işgalini sürdürdüğü bölgelerde gerçekleştiği belirtildi.

Öte yandan İsrail topçu birlikleri de Gazze kentinin doğusundaki bölgede helikopterlerden yoğun ateşle birlikte atışlar yaptı.

Gazze Şeridi açıklarındaki İsrail donanmasına ait botlardan ise Gazze kentine yönelik makineli tüfeklerle ateş açıldı.

Hastane kaynakları, İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu Gazze’nin Cibaliya bölgesinde biri kadın 2 Filistinli sivilin yaralandığını bildirdi.

Görgü tanıkları ayrıca İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nin güneyinde yer alan Han Yunus ve Refah kentlerinde bazı binaları havaya uçurduğunu ve patlama seslerinin duyulduğunu belirtti.

İsrailliler, Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerine saldırarak 8 aylık bir bebeği yaraladı

Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerine saldırdığı ve 8 aylık bir bebeği yaraladığı bildirildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA’da yer alan haberde, İsrailli yerleşimcilerden oluşan bir grubun gece saatlerinde Batı Şeria’nın El Halil kentine bağlı Sair beldesinde Filistinli vatandaşların evlerine saldırdığı belirtildi.

Saldırılarda Meyar eş-Şelalide isimli Filistinli 8 aylık bebeğin yüzünden ve kafasından yaralandığı ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı kaydedildi.

Saldırıların Sair beldesindeki vatandaşlara ait evlerde maddi hasara yol açtığı ifade edildi.

Saldırgan İsraillilerin ise bölgede yeni inşa edilmiş yasa dışı yerleşim biriminden bir grup olduğu bilgisine yer verildi.

Söz konusu yasa dışı yeni yerleşim birimindeki İsraillilerin daha önce de Filistinlilerin evlerine ve araçlarına saldırarak birçok Filistinliyi yaraladıkları ve ekim ayında Filistinlilere ait 400’e yakın zeytin ve badem ağacını kestiği belirtildi.

Haberde, bölgeye yasa dışı yeni yerleşim birimlerinden gelen İsraillilerin, Filistinlileri zorla yerinden etmek için saldırılarını sistematik olarak sürdürdüklerine işaret edildi.

Uzmanlar, Yunanistan’ın İsrail’le yakınlaşma çabaları konusunda uyarılarda bulundu

Uzmanlar, 22 Aralık’ta İsrail’de düzenlenen üçlü zirve dahil, Yunanistan’ın İsrail’le yakınlaşma politikasını değerlendirdi.

York Üniversitesi Osgoode Hall Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Heidi Matthews, Londra Queen Mary Üniversitesinden Prof. Dr. Neve Gordon ve Norveç Oslo Üniversitesi İnsan Hakları Merkezinde Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Uzmanı Prof. Dr. Gentian Zyberi, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Dr Matthews, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail arasında düzenlenen ortak zirveye katılımının, Atina’nın uluslararası hukuka uyum pahasına bölgesel siyasi çıkarlarını sürdürmekten memnun olduğu mesajını verdiğini dile getirdi.

“Yunanistan İsrail’in soykırımına suç ortaklığı yapma geçmişine sahip”

“Yunanistan, başta Yunan kara suları ve limanlarının askeri kargo ile çift kullanımlı malzemelerin sevkiyatında kullanılmasına izin vermek suretiyle, İsrail’in Gazze’deki soykırımına suç ortaklığı yapma geçmişine sahiptir.” diyen Matthews, bu hafta Yunan avukatların Heraklion Limanı’nın “Ocean Gladiator” adlı gemi tarafından kullanılmasına itiraz ederek Yunan hükümetine resmi başvuruda bulunduğunu, bunun Silah Ticareti Antlaşması ihlali anlamına geldiğini belirttiklerini anımsattı.

Matthews, geminin İsrail’e gönderilmek üzere 1600 tondan fazla Amerikan yapımı mühimmat taşıdığını, bu sevkiyatın 7 Ekim 2023’ten bu yana yapılan en büyük sevkiyatlardan biri olarak değerlendirildiğini belirterek hukuki itirazın, geminin planlanan rotasını değiştirmesiyle sonuçlandığını bildirdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) alınan 2803 sayılı Karar’ın ardından Gazze’de “sözde bir ateşkes” oluştuğuna işaret eden Matthews, “Sözde ateşkese rağmen İsrail’in Gazze’deki soykırımı devam etmektedir. Söz konusu karar, tüm devletlerin İsrail’in Filistin üzerindeki hukuka aykırı işgali karşısındaki hukuki yükümlülüklerini ortadan kaldırmamıştır.” uyarısında bulundu.

“İsrail’le yakın işbirliği uluslararası yükümlülükleri ihlal eder”

Diğer taraftan Uluslararası Adalet Divanının (UAD) 2024’te ve daha yakın tarihlerde verdiği kararlara atıfta bulunan Matthews, bunların üçüncü devletlerin Gazze dahil işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail’in devam eden varlığının yarattığı hukuka aykırı durumu tanıyacak herhangi bir eylemden kaçınmakla hukuken yükümlü olduğunu açıkça ortaya koyduğunun altını çizdi.

Matthews, “Bu çerçevede, Yunanistan’ın deniz güvenliği de dahil olmak üzere güvenlik, savunma ve askeri alanlarda İsrail ile işbirliğini derinleştirmeyi kabul etmesi, Filistin bağlamında uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerini ihlal edecektir.” uyarısını yaptı.

“Miçotakis uluslararası hukukun ihlaline ortak oluyor”

Londra Queen Mary Üniversitesinden Prof. Dr. Gordon da Başbakan Miçotakis’in Netanyahu’yu ziyaret etmesinin, İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası hukuk düzeninin aşındırılmasına yol açtığını söyledi.

Gordon, “Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından yakalama kararı bulunurken dünya liderlerinin onu onurlandırmak yerine tutuklanmasını talep etmeleri gerekir. Bu nedenle Başbakan Miçotakis, uluslararası hukukun ihlaline ortak olmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Ziyaret eden liderler İsrail’e yükümlülüklerine uymasını talep etmeli”

Norveç Oslo Üniversitesi İnsan Hakları Merkezinde Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Uzmanı Prof. Dr. Zyberi ise İsrail’e ziyaret düzenleyecek tüm ülke ve hükümet başkanlarından tek bir beklenti olduğunu belirterek “(Liderler) İsrail’den uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerine uymasını talep etmelidir.” dedi.

İsrail’in yükümlülükleri arasında, ekim ayında varılan ateşkese riayet edilmesi, ilaç ve çadırlar dahil olmak üzere insani yardımın geniş çapta girişine izin verilmesi olduğunu kaydeden Zyberi, aynı zamanda yasa dışı yerleşimlerin durdurulması ve BM Genel Kurulunun geçen yıl talep ettiği üzere hukuka aykırı işgalin sona erdirilmesinin yer aldığına dikkati çekti.

Yunanistan’ın İsrail’le ilişkilerini derinleştirmesi tepki çekiyor

İsrail Başbakanı Netanyahu, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimli lideri Nikos Hristodulidis, 22 Aralık’ta Batı Kudüs’te düzenlenen üçlü zirvede bir araya gelmişti.

Zirvede, “savunma” vurgusu öne çıkarken uluslararası siyasette yalnızlaşan Netanyahu’nun çıkışı, “Miçotakis ile yakınlaşma aradığı” yorumları yapılmıştı.

Bazı uzmanlar, Miçotakis’in, Netanyahu ile bir araya gelmesinden ötürü tarih tarafından sert bir şekilde yargılanacağını belirtirken diğerleri Miçotakis’in İsrail’i “demokratik bir devlet olarak tanımlaması” nedeniyle sınıfta kaldığını ifade etmişti.

1 Nisan 2025’te de Netanyahu’yu ziyaret eden Miçotakis, “Gazze’de işlenen savaş suçları nedeniyle UCM tarafından hakkında tutuklama kararı çıkarılmasının ardından Netanyahu ile İsrail’de görüşen ilk Avrupalı lider” olmuştu.

Papa 14. Leo, Vatikan’da ilk kez Noel ayini yönetti

Hristiyanlıkta Hazreti İsa’nın doğumunun kutlandığı Noel Yortusu dolayısıyla Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa 14. Leo, ilk kez Noel ayini yönetti.

Vatikan’ın ünlü Aziz Petrus Bazilikası’ndaki Noel ayinine, Katolik Kilisesi’nden kardinaller, piskoposlar, rahipler ve Vatikan’a akredite kordiplomatik temsilciler ile çok sayıda davetli katıldı.

Önceki Papa Franciscus’un 21 Nisan’da hayatını kaybetmesinin ardından 8 Mayıs’taki papalık seçiminde (Konklav) Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri seçilen Papa 14. Leo, ilk kez bir Noel ayinini yönetti.

Papa 14. Leo, burada yaptığı konuşmada materyalizm eleştirisinde bulunarak, çarpık bir ekonominin insanları meta gibi gördüğünü söyledi.

Bu arada, Papa ayinden önce bazilika ile aynı ismi taşıyan önündeki meydanda toplanan ve dışarıda kalan inananları da selamlayarak, onların Noellerini kutladı.

Papa 14. Leo’nun, selefi Papa Franciscus’un aksine Noel ayinini gece yarısına denk gelecek şekilde nispeten daha geç saatte başlatıp uzun süreli yaptığı gözlenirken, basında çıkan haberlerde bunun bir anlamda eski geleneklere dönüşü temsil ettiği yorumları yapıldı.

Papa, yarın da Noel ayini ertesinde dünya meselelerine dair mesajlar verdiği geleneksel “Urbi et Orbi” (Roma ve dünyaya) hitabını yapacak.

ABD Adalet Bakanlığı, Epstein davasıyla ilgili olabilecek bir milyondan fazla belgeyi edindi

ABD Adalet Bakanlığı, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein davasıyla ilgili olabilecek bir milyondan fazla belgeyi edindiğini açıkladı.

Bakanlık, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından ortaya çıkarılan Epstein belgelerine ilişkin açıklama yaptı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve New York Güney Bölgesi Başsavcılığı tarafından Epstein davasıyla ilgili olabilecek bir milyondan fazla belgenin ortaya çıkarıldığı belirtilen açıklamada, bu belgelerin söz konusu kurumlarca bakanlığa teslim edildiği aktarıldı.

Açıklamada, mağdurları korumak için yasal olarak gerekli sansürlemeleri yapmak üzere çalışıldığı ve bu belgelerin en kısa sürede yayınlanacağı ifade edildi.

Malzemenin çokluğu sebebiyle yayınlamanın birkaç hafta sürebileceğine işaret edilen açıklamada, bakanlığın federal yasalara uygun şekilde hareket edeceği kaydedildi.

Amerikan kamuoyunda ve ABD Kongresi’nde artan baskılar üzerine Adalet Bakanlığı, himayesinde bulunan Epstein soruşturmasına ilişkin belgelerin bir kısmını, “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında çevrim içi bir veri tabanında yayımlamaya başlamıştı.

Son yayımlanan dosyalarda ABD Başkanı Donald Trump’ın ismi daha sık yer alırken, federal savcıya ait bir e-posta, Trump’ın Epstein’e ait özel uçakla daha önce bilinenden fazla seyahat ettiğini ortaya koymuştu.

Trump’ın 1993-1996 yıllarında en az 8 uçuşta yolcular arasında olduğu, bazı uçuşlarda Epstein’ın eski kız arkadaşı ve işbirlikçisi Ghislaine Maxwell’in de bulunduğu görülmüştü.

Moral: “Regaip, ilahi lütuf ve ihsanların bolca tecelli ettiği müstesna bir gecedir”

İslam aleminde “üç ayların” başlangıcını simgeleyen Regaip Kandili bu akşam idrak edilecek. Din İşleri Başkanı Hakan Moral, Regaip Kandili’nin, gönüllere ferahlık, hanelere bereket, insanlığa barış ve merhamet getirmesini temenni ederek, tüm halkın ve İslam âleminin kandilini tebrik etti.

Regaip Kandili nedeniyle mesaj yayımlayan Moral, “Rahmet, bereket ve mağfiret mevsimi olan mübarek üç ayların manevi iklimine girdiğimiz bu günlerde, bizleri Regaip Kandili’ne ulaştıran Yüce Allah’a hamdolsun” ifadelerini kullandı. Bu geceyi yarına bağlayan gecenin Regaip gecesi olduğuna işaret eden Moral, bu gecenin, Kıbrıs özelinde “Lokma Gecesi” olarak da bilindiğini kaydederek, şunları belirtti:

“Eskiden bu geceyi idrak etmek, saygıyla karşılamak adına herkes evinde lokma tatlısı yapar, komşulara dağıtırdı. Bunun nedeni üç ayları ve Regaip Gecesi’ni hatırlatmaktır; bu gelenek hâlâ mümkün mertebe devam etmektedir.”

“Regaip, rağbet edilen, ilahi lütuf ve ihsanların bolca tecelli ettiği müstesna bir gecedir” diyen Moral, bu gecenin, kalpleri arındırmak, kırgınlıkları onarmak, umutları tazelemek için bir fırsat olduğunu vurguladı.

Moral, bu mübarek gecede, başta şehitler olmak üzere tüm geçmişleri rahmetle yâd ederek, milletin birlik ve beraberliğinin güçlenmesini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin huzur, güven ve esenlik içinde yarınlara yürümesini diledi.

Tüm camilerde akşam namazını müteakiben Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okunacağını kaydeden Moral, ayrıca Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle tüm şehitler için dua edileceğini belirtti.

Brent petrol, Noel tatili nedeniyle 61,81 dolarda sabit kaldı

Brent petrolün varil fiyatı, Noel tatili nedeniyle 61,81 dolarda sabit kaldı.

Dün 62,21 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 61,81 dolardan tamamladı. Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise 58,30 dolardan kapandı.

Petrol fiyatları, Noel tatili dolayısıyla birçok büyük piyasada işlemlerin durması ve küresel piyasalarda işlem hacminin düşük kalmasıyla son kapanış seviyelerinde yatay seyretti.

Fiyatlar dün, ABD ile Venezuela arasındaki gerilimin yol açtığı arz endişeleri ile ABD’den gelen güçlü ekonomik büyüme verilerinin etkisiyle yukarı yönlü ivme kazanmıştı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu yarın toplanıyor

Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 26 Aralık’ta tarafları bakanlığa davet etti.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanıyor.

Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 26 Aralık sabah 09.30’da tarafları bakanlığa davet etti.

Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu BRT ekranlarında, yılbaşından önce ilk toplanma tarihini duyurdu;

“Asgari ücretliyi korumak ödevimizdir, sosyal devleti korumak da görevimizdir. Hem işveren, hem işçi temsilcileriyle ön görüşme yaptım. Genel sorunlarını dinledim. Asgari ücret görüşmeleri ocak ayında resmi olarak başlar ama madem taraflar öncesinde hazırlık anlamında görüşmek istiyorlar öyle ise ilk kez öncesinde bu görüşmeleri başlatma sürecini yapabilirim. 26 Aralık Cuma sabahı kendilerini bizlerle istişare için tespit komisyonunu toplayabilirim…”

11’inci yargı paketi resmi gazetede yayınlandı: Deprem suçlularına af yok

11. Yargı Paketi’nde yer alan ve yaklaşık 50.000 mahkuma tahliye yolu açan 27. madde TBMM’de kabul edildi.

Depremde yıkılan binaların sorumluları düzenlemeden faydalanamayacak. Ancak böyle bir istisnanın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edileceği ve herkesi kapsayabileceği belirtiliyor.

Pakette yer alan infaz indirimi düzenlemesinden terör ve örgütlü suçların yanı sıra sıra son anda verilen önergeyle çocuklara, kadınlara yönelik kasten öldürme suçları ile cinsel suçlar kapsam dışında bırakıldı.

Bu kişiler dışındaki toplumu doğrudan etkileyen suç grupları infaz indiriminden faydalanabilecek.

– Kurusıkı silahlar, “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçu kapsamına alınacak ve suçun bunlarla işlenmesi halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

– “Güveni kötüye kullanma” suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde verilecek ceza bir kat artırılacak.

– Taksirle yaralamada hapis cezasının alt sınırı 3 aydan 4 aya, üst sınırı ise bir yıldan 2 yıla çıkarılacak.

– Terör ve örgütlü suçlar, alt soy ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçları hariç olmak üzere 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlardan hükümlüler, kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılacak.

– Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasının yanı sıra artık ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi de cezaya tabi olacak, bu suçlara ilişkin cezalar da artırılacak.

– Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri, ilk derece mahkemelerinin kararlarında hukuka aykırılıkların bulunması halinde de bozma kararı verebilecek.

– Esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifelerinde Ticaret Bakanlığının olumsuz görüş verdiği tarifeler, 15 gün içerisinde uzlaşma komisyonunca değerlendirilerek nihai karar verilecek.

– Yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

– Verilen kararların gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcının sorumluları, 1000 günden 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.

– 1 Ocak 2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.

– Türk Ceza Kanunu’nda yer alan nitelikli hırsızlık, dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen mobil haberleşme hattının bağlantısı, yürütülen soruşturma kapsamında hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeci tarafından kesilecek

Regaib Kandili bugün idrak edilecek

Mukaddes üç aylar 21 Aralık’ta başladı. Dualarla karşılanan üç aylara Hicri takvim hesaplamasına göre bu yıl ikinci kez girildi. Recep, şaban ve ramazanı kapsayan üç aylar, içinde birçok özel geceyi de barındırıyor. İslam dünyası bugün Regaib Kandilini idrak edecek

2025 yılı içerisinde ilki 1 Ocak’ta başlayıp idrak edilen mukaddes üç aylara Hicri ay hesaplamalarına göre 21 Aralık’ta ikinci kez girildi.

Regaib Kandili bu gece idrak edilecek.

Hazreti Muhammed’in Allah’ın huzuruna yükseldiği gece olarak kabul edilen Miraç Kandili 15 Ocak’a,
“Ramazanın Müjdecisi” Berat Kandili ise 2 Şubat’a denk gelecek.

Müslümanlarca “on bir ayın sultanı” olarak nitelendirilen ramazan ayı, 19 Şubat’ta başlayacak. Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi, ramazanın 27. gecesi olan 16 Mart’ta idrak edilecek.

Müslümanlar 20 Mart’ta ise Ramazan Bayramı’nı karşılayacak.

Dinçyürek: “Dönemimizde, Eskiye Kıyasla İki Kat Fazla Kalem İlaç Tedarik Ediyoruz”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, küresel tedarik zinciri sorunları, ruhsatlandırma engelleri ve bölgesel kısıtlamalara rağmen devletin ilaç tedarik kapasitesinin 600–800 kalemden 1.500 kaleme çıkarıldığını belirterek, kamuda ilaç alanında önemli bir başarı elde edildiğini söyledi.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Kıbrıs Postası TV’de yayımlanan, Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu “Sabah Postası” programına konuk oldu.

“DÖNEMİMİZDE, ESKİYE KIYASLA İKİ KAT FAZLA KALEM İLAÇ TEDARİK EDİYORUZ”

Programda ilaç tedarikiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Dinçyürek, kendi görev dönemlerinden önce devletin yalnızca 600 ila 800 kalem arasında ilaç tedarik edebildiğini, bu rakamın dışındaki ilaçların ise kamuda bulunup bulunmadığının dahi tartışılmadığını söyledi.

Dinçyürek, mevcut dönemde bu sayının 1.500 kaleme çıkarıldığını belirterek, devletin iki kat fazla ilaç tedarik etmesine rağmen tek bir ilacın eksik olması durumunda “ilaç yok” algısı yaratıldığını ifade etti.

“ÖNCEKİ DÖNEMLERDE HİÇ GETİRİLMEYEN BİRÇOK İLACI BİZ GETİRDİK”

“Önceki dönemlerde hiç getirilmeyen birçok ilacı biz getirdik” diyen Dinçyürek, zaman zaman yaşanan kısa süreli eksikliklerin Türkiye’deki stok sorunları ve ruhsatlandırma süreçlerinden kaynaklandığını, bunun bakanlığın tasarrufu dışında, uluslararası tedarik zincirindeki aksaklıkların sonucu olduğunu kaydetti.

İhaleyi kazanan bazı tedarikçi firmaların da taahhüt ettikleri sürelerde ilaç temin edemediğine işaret eden Dinçyürek, bu gibi durumlarda sorumluluğun bakanlıkta değil firmalarda olduğunu söyledi. Yerel firmaların desteklenmesi amacıyla bu yöntemin tercih edildiğini belirten Dinçyürek, bunun zaman zaman sorunlara yol açabildiğini de dile getirdi.

“HERKES KENDİ İŞİNİ YAPMALI”

Kamuda hasta yararına daha iyi sonuçlar elde etmek için ilaç tedarik sistemini geliştirdiklerini vurgulayan Dinçyürek, ciddi bir ilaç bütçesiyle çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Devletin tüm süreci tek başına üstlenmesinin yerel firmalara zarar vereceğini savunan Dinçyürek, herkesin kendi sorumluluk alanında görevini yerine getirmesi gerektiğini, Ecza Deposu’nun da stoklarını ve piyasa taleplerini zamanında karşılamasının önem taşıdığını söyledi.

Güney Kıbrıs’ın ilaç konusunda ciddi kısıtlamalar uyguladığını da dile getiren Dinçyürek, bazı ilaçlarda devletten devlete alım yapılmasının zorunlu olduğunu ancak Güney Kıbrıs’ın bu süreçte tedarik ve satış engelleri koyduğunu ifade etti.

“İLAÇ KONUSUNDA ÇOK BAŞARILIYIZ”

İlaç alanında küresel ölçekte birçok handikap bulunduğunu belirten Dinçyürek, buna rağmen “ilaç konusunda çok başarılı olduklarını” savunarak, hastaların hastanelerden çanta çanta ilaçla çıktığını söyledi. Dünyada üretilen tüm ilaçların eksiksiz şekilde temin edilmesinin hiçbir ülkede mümkün olmadığını vurgulayan Dinçyürek, 600 kalemden 1.500 kaleme çıkarılan ilaç çeşitliliğinin, bu başarının somut bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Hava parçalı bulutlu olacak, yer yer sağanak yağmur yağacak

Meteoroloji Dairesi, parçalı bulutlu havanın etkili olacağını, yer yer sağanak yağmur görülebileceğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 25 Aralık Perşembe günü genellikle Alçak Basınç Sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Bu meteorolojik durum nedeniyle günün parçalı bulutlu geçeceği, yer yer sağanak yağmur görülebileceği bildirildi.

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, YTB Başkanı Turus ile görüştü

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Ankara’daki resmi temasları kapsamında Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus’u ziyaret etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, gerçekleştirilen heyetler arası görüşmede; mevcut iş birliği protokolünün günümüz ihtiyaçlarına uygun şekilde zenginleştirilerek yeniden düzenlenmesi, Kıbrıslı Türk öğrencilerin Türkiye’deki kontenjan süreçleri, Türkiye Bursları ve eğitimalanındaki diğer başlıklar ele alındı.

Görüşmede, Kıbrıslı Türk öğrencilerin Türkiye’deki yükseköğrenim süreçlerine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, yeni göreve başlayan YTB Başkanı Abdulhadi Turus’a başarılar diledi. Çavuşoğlu, YTB ile yürütülen iş birliği imkânlarının veriminin artırılması, A Level öğrencilerinin motivasyonunun güçlendirilmesi ve mevcut projelerin geliştirilmesi konularına vurgu yaptı.

YTB Başkanı Abdulhadi Turus ise “KKTC’nin beşeri sermayesine ve uluslararası alandaki gücüne katkı sunacak her türlü çalışmada, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı olarak tüm imkânlarımızla kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Ankara’da gerçekleştirdiği resmi temasları tamamlayarak, adaya döndü.

ÜSTEL: AMACIMIZ; ÜLKEMİZİ BÜYÜTMEK, İNSANIMIZI GÜÇLENDİRMEK VE GELECEĞE GÜVENLE YÜRÜMEKTİR

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, İskele Muhtarları, Ulusal Birlik Partisi İlçe Yönetimi, Örgüt Başkanları, Kadın Kolları Başkanları, Gençlik Kolları Başkaları, parti üyeleri ve halk ile bir araya geldi.

BU ÜLKEDE EN UZUN SÜRE SORUMLULUK ÜSTLENEN PARTİ ULUSAL BİRLİK PARTİSİDİR
Toplantıda bir konuşma yapan Başbakan Üstel, Ulusal Birlik Partisi’nin bu ülkede ortaya koyduğu eserlerin herkes tarafından bilindiğini vurgulayarak, “Bu ülkede bırakılan her eserin, dikilen her taşın altında Ulusal Birlik Partisi’nin imzası vardır. Bizden başka hangi parti bu ülkede Ulusal Birlik Partisi kadar eser ortaya koymuştur? Bu ülkede en uzun süre sorumluluk üstlenen, istikrarı sağlayan parti Ulusal Birlik Partisi’dir” dedi.
Üstel, hükümetin icraatlarının ortada olduğunu belirterek, “Bu ülkeye kazandırdıklarımız inkar edilemez. Sanki bu hükümet hiçbir şey yapmamış gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Oysa biz, 30 yıldır yapılamayan işleri 3 yıl içerisinde hayata geçirdik. Yıllarca tozlu raflarda bekleyen projeleri birer birer tamamladık” ifadelerini kullandı.

HİÇBİR SEKTÖR MAĞDUR EDİLMEDİ
Hükümet süresi boyunca hiçbir sektörün mağdur edilmediğinin altını çizen Üstel, “Çünkü biz Ulusal Birlik Partisiyiz. Bu parti; bu devleti kuran, en zor mücadeleleri veren iradenin devamıdır. Verdiğimiz mücadele çocuklarımızın, büyüklerimizin ve torunlarımızın geleceği içindir. Devletimize her baktığımızda onu savunmayı bir görev biliriz” şeklinde konuştu.

ENERJİDE YENİ DÖNEM

enerji alanında önemli projelerin hayata geçirileceği müjdesini veren Üstel, “ Yakın zamanda tüm kesimleri rahatlatacak şekilde enerji alanında yeni ve kapsamlı bir çalışma hayata geçirilecektir. Enerji altyapısı güçlendikçe düşük maliyetli ve uzun ömürlü batarya sistemleri de devreye girecektir. Ayrıca vatandaşlarımızın kendi evlerine güneş enerjisi kurabilmesi için Şubat ayında Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yeni bir kurulum ve iş birliği süreci başlatacağız” dedi.
Göreve geldikleri günden bu yana enerji yatırımlarında kararlı bir irade ortaya koyduklarını belirten Üstel, “Bugüne kadar hiçbir hükümet döneminde yapılmayan yatırımlar hayata geçirildi. Uzun yıllar ihmal edilen bu alanda artık planlı ve sağlam bir yapı oluşturmak istiyoruz. Güneş enerjisi başta olmak üzere, ülkenin kendi kaynaklarını kullanan bir enerji politikası istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki kalkınmanın yolu enerjiden geçer” ifadelerini kullandı.

HEDEFİMİZ 2026 YILINDA TÜM KESİMLERİ AYAĞA KALDIRACAK PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEK
2026 yılına yönelik hedefleri de paylaşan Üstel, “Girişimciden gence, sanayiciden turizmciye kadar tüm kesimleri ayağa kaldıracak projeleri hayata geçireceğiz. Desteklerimizi artırarak üreticimizi ve girişimcimizi güçlendireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti ile yürüttüğümüz iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz. Amacımız; ülkemizi büyütmek, insanımızı güçlendirmek ve geleceğe güvenle yürümektir” dedi.

“2026 yılında Ulusal Birlik Partisi’nin yetkili organları görevini yapacaktır” diyen Üstel, sorumluluk almayanların tek tek değerlendirileceğini vurguladı. Üstel, “Bu partide bir silkinme olacaktır. Disiplinsizliğe, saygısızlığa ve parti kültürüne aykırı davranışlara müsamaha gösterilmeyecektir” dedi.

BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN İSİMLER DEĞİL, HALKIMIZ VE HALKIMIZA HİZMET
Karma oyun kaldırılacağını da belirten Üstel, “Bizim için önemli olan isimler değil, halkımız ve halkımıza hizmettir. Kalbi bu davada olmayan, bu yükü taşımaya niyeti olmayan kimseye görev verilemez. Vekillik bir makam değil, bir sorumluluktur. Geçici değil, kalıcı ve yasal zemini güçlü adımlar atmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

PARTİMİZİ EN İYİ NOKTAYA TAŞIMANIN PEŞİNDEYİZ
Konuşmasının sonunda teşkilatlara da mesaj veren Üstel, “Amacımız teşkilatlarımızı güçlendirmek ve partimizi daha güçlü bir hale getirmektir. Başka hesapların değil, partimizi en iyi noktaya taşımanın peşindeyiz. Önümüzdeki genel seçimlerde hedeflediğimiz belediye başkanlıklarını ve milletvekili sayılarını sizlerle birlikte kazanacağız. Bu inanç ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Bak ile görüştü

Mili Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Ankara temasları kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile bir araya geldi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, görüşmede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye arasında yürütülen çalışmaların yanı sıra, Türkiye ile KKTC arasında karşılıklı öğrenci hareketliliğinde yaşanan yurt ve barınma sorunlarının çözümlenmesi, KKTC’ye yeni yurt yatırımları ve mevcut yurtların kapasitelerinin artırılması konuları ele alındı.

Ayrıca, okul sporlarına yönelik altyapı yatırımları değerlendirildi.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı: Gençlere yönelik etkinlikler askeri eğitim iddialarıyla çarpıtıldı!

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, son günlerde bir birlik ziyaretinin askeri eğitim verildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, gerçekleştirilen faaliyetlerin gençlerin bedensel ve zihinsel gelişimine katkı sağlamak amacıyla düzenlendiğini açıkladı. Kurum, sosyal medyada yapılan haksız ithamların halk nezdinde karşılık bulmadığını belirtti.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, ülkenin savunma ve güvenliği için büyük bir fedakârlıkla görev yapan kadın ve erkek personelden oluşan kurumun, devlet ve halk ile bütünleşmiş en müstesna yapı olduğunu vurguladı. Açıklamada, kurumun gücünü halkın sevgisi ve güveninden aldığı belirtildi.

Komutanlık, kuruluşundan bu yana gençlerin gelişimine katkı sağlamak, kurum ile bağlarını güçlendirmek ve onlara saygın bir meslek olarak askerlik sanatını tanıtmak amacıyla sergi, gezi, ziyaret ve iş birliği faaliyetleri gerçekleştirdiğini ifade etti. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli olarak binlerce öğrencinin refakatçi öğretmenler eşliğinde Erenköy, Mutlu Barış Harekâtı Anıtları bölgesi, müzeler ve çeşitli birlikleri ziyaret ettiği, paraşüt atlayışları gibi etkinlikleri izleme imkânı bulduğu kaydedildi.

Açıklamada, gerçekleştirilen tüm faaliyetlerde öğretmenlerin refakati ve koordinasyonuna hassasiyetle dikkat edildiği vurgulandı. Son günlerde yapılan bir birlik ziyaretinin askeri eğitim verilmiş gibi gösterilerek çarpıtıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Mehmetçikle omuz omuza görev yapan Kıbrıs Türk Mücahidinin yüksek askeri kapasitesi düşünüldüğünde, gözümüzden sakındığımız çocuklarımıza birkaç saatlik bir gezi esnasında askeri eğitim verildiği iddiası mantıklı değildir” denildi.

Sosyal medyada yapılan paylaşım ve yorumlarda halkın, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na yönelik haksız ithamları kabul etmediği de belirtildi. Açıklamada, kurum personelinin ve kimlik anlayışının düşmanlık, aşırıcılık veya saplantılı yaklaşımlara değil; vatan, şeref, vazife, sevgi ve dürüstlük gibi yüksek ideallere dayalı olduğu ifade edildi.

Komutanlık, gençlerin bedenen ve ruhen daha sağlıklı, bilinçli ve her alanda başarılı nesiller olarak yetişmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen faaliyetlerin süreceğini duyurdu.

Öztürkler: Şehitlerimizin verdiği mücadeleyi her zamankinden fazla sahiplenmemiz gerekiyor

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kumsal baskını şehitleri için Barbarlık Müzesi’nde düzenlenen törende, Kıbrıs Türk halkının Mehmetçik ve Mücahit ile verdiği mücadeleyi hatırlamanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın önemine vurgu yaptı. Öztürkler, bugünlere kolay gelinmediğini belirterek, şehitlerin verdiği mücadeleyi sahiplenmeye devam edeceklerini söyledi ve EOKA’yı “eli kanlı bir terör örgütü” olarak nitelendirdi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler Kumsal baskını şehitleri için Barbarlık Müzesi’nde düzenlenen törene katıldı.

Törende konuşan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, geçmişi unutmamanın önemine vurgu yaptı.

Kıbrıs Türk halkının Mehmetçik ve Mücahit ile verdiği mücadeleyi anlamak ve gelecek kuşaklara anlatmak gerektiğini kaydeden Öztürkler, Kıbrıs Türk halkı yaşadığı topraklarda özgürce yaşayabilsin, dilini, manevi değerlerini ve Türklüğünü kaybetmesin diye şehitler verildiğini kaydetti.

“Bakın ne güzel her gittiğimiz yerde hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağı hem de Türkiye Cumhuriyeti bayrağı özgürce dalgalanıyor. Bu topraklarda biz bağımsız ve özgür bir şekilde yaşamımızı sürdürüyoruz” diyen Öztürkler, bugünlere kolay gelinmediğini söyledi. Öztürkler, bugünü ve şehitlerin verdiği mücadeleyi her zamankinden fazla sahiplenmek gerektiğini vurguladı.

Rum lider Nikos Hristodulidis’in “EOKA’nın kahraman olduğu” yönündeki açıklamasına da tepki gösteren Öztürkler, “Rum liderin bunu çok iyi bilmesi gerekir. Esas kahramanlar Türk Mukavemet Teşkilatı’dır, Mehmetçik’tir, Mücahit’tir ve kahraman Kıbrıs Türk halkıdır. EOKA, eli kanlı bir terör örgütüdür. Bunu çok iyi bilmesi gerekir. Biz de kendisine hatırlatmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“Biz kahramanlarımızı şehitlerimizi anmaya devam edeceğiz. Bu topraklarda özgür, bağımsız devletimiz, egemenliğimiz demeye durmadan devam edeceğiz” diyen Öztükler, şehitleri anarak konuşmasına son verdi.

Berova, Motorlu Araç Satıcıları ve İthalatçıları Birliği heyetini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Motorlu Araç Satıcılar ve İthalatçıları Birliği (MASİB) Başkanı Barış Yuca ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti.

 

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, görüşmede, motorlu araç sektörünün karşılaştığı güncel sorunlar ve beklentiler ele alındı.

 

MASİB Başkanı Barış Yuca, özel ithalatın artış göstermesinin sektörü olumsuz etkilediğini, antrepo izinlerinin çok fazla verilmesinin sektörü her yönden zora soktuğunu ve hizmet kalitesinin düştüğünü, bunun yanında kur indirimi ve yaş sınırlandırılma tüzüğünün bir süre daha uzatılması taleplerini iletti.

 

Maliye Bakanı Özdemir Berova da, sektör temsilcileriyle karşılıklı görüş alışverişinde bulunulduğunu, dile getirilen konuların ekonomik dengeler ve mevcut mevzuat çerçevesinde ele alınacağını kaydetti.

Berova, Matbaacılar Birliği heyetini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Matbaacılar Birliği heyetini kabul etti.

Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmede matbaa sektörünün kâğıt ithalatında uygulanan KDV oranları ve sektöre yansımaları ele alındı.

Kıbrıs Türk Matbaacılar Birliği Başkanı Murat Çeliktaş görüşmede, matbaa sektörünün karşılaştığı bazı sorunlar ve beklentiler hakkında bilgi vererek, sektör temsilcilerinin görüşlerini Berova’ya aktardığı kaydedildi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova da sektör temsilcilerinin görüş ve taleplerini dinlediklerini belirterek, konunun ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek gerekli düzenlemenin yapılacağını ifade etti.

Berova, Regaip Kandili mesajı yayımladı

Maliye Bakanı Özdemir Berova, yarın akşam idrak edilecek Regaip Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak, tüm İslam âleminin ve halkın kandilini kutladı.

Berova mesajında, Üç Ayların müjdecisi Regaip Kandili’ne ulaşmanın huzur ve mutluluğunun yaşandığını belirterek, bu mübarek gecenin rahmet, bereket ve mağfiret kapılarının ardına kadar açıldığı; gönüllerin arındığı, birlik ve beraberliğin pekiştiği müstesna bir zaman dilimi olduğuna dikkati çekti.

Berova, bu mübarek gecelerin, manevi iklimiyle gönülleri kuşatarak toplumun birlik ve kardeşliğini güçlendiren en kıymetli zamanlardan biri olduğunu da kaydetti.

Bu anlamlı gecenin sevgi, saygı, hoşgörü ve yardımlaşma duygularını güçlendirdiğini belirten Berova, “Birliğe, beraberliğe ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, bu manevi iklimi fırsat bilerek kırgınlıkları bir kenara bırakmalı, gönüllerimizi birbirimize açmalıyız” ifadelerini kullandı.

Regaip Kandili’nin ülkeye, millete ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve esenlik getirmesini temenni eden Berova, “Gönüllerimize umut, sofralarımıza bereket, yarınlarımıza aydınlık katmasını diliyorum. Dualarımızın kabul, iç dünyamızın huzur ve sükûnetle dolmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum” diyerek, bu vesileyle Regaip Kandili’ni tebrik edip, kandilin barış ve huzur içinde hayırlara vesile olmasını diledi.

Erdoğan teneke tıngırtısı dedi: Kıbrıs Türkü’nün hak ve çıkarlarının gasbedilmesine de müsaade etmeyiz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu Akdeniz ve Ege başta olmak üzere hiçbir bölgede Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün haklarının gasp edilmesine izin vermeyeceklerini vurgulayarak, “Elinde 70 binden fazla Filistinli kardeşimizin kanı olanların hadsizliklerinin bizim nazarımızda teneke tıngırtısından farkı yoktur” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, GKRY, Yunanistan ve İsrail arasında gerçekleştirilen üçlü toplantılara işaret ederek, Doğu Akdeniz ve Ege’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve çıkarlarını hedef alan hiçbir girişimin karşılıksız kalmayacağını vurguladı.

Recep Tayyip Erdoğan, “İster Doğu Akdeniz’de ister Ege’de isterse başka bir yerde olsun; biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, elinde 70 binden fazla Filistinlinin kanı olduğunu ifade ettiği çevrelerin açıklamalarını “teneke tıngırtısı” olarak nitelendirerek, Kıbrıs Türkü’nün hak ve çıkarlarının gasbedilmesine de izin vermeyeceklerini söyledi.

“Anlaşmalar yapılabilir, imzalar atılabilir, sipariş sorularla çeşitli mesajlar da verilebilir. Bunların hiçbiri bizi bağlamaz, bizim politikamızı değiştirmez” ifadelerini kullanan Erdoğan, Türkiye’nin oyuna gelmediğini ve gelmeyeceğini belirtti.

Erdoğan, tahriklere kapılmadıklarını ve kapılmayacaklarını da vurgulayarak, Türkiye’nin uluslararası hukuk ve ikili anlaşmalar çerçevesinde, tarihî tecrübesine ve köklü devlet geleneğine uygun şekilde hareket etmeyi sürdüreceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin vakarla, basiretle, sağduyuyla ve sükûnetle yoluna devam edeceğini ifade etti.

Çavuşoğlu, YÖK Başkanı Özvar ile bir araya geldi

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile yaptığı görüşmede, KKTC–Türkiye yükseköğretim iş birliğinin nitelik ve sürdürülebilirlik temelinde güçlendirilmesi konusunda ortak iradenin teyit edildiğini vurguladı.

Ankara’da temaslarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile bir araya geldi.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, görüşmede eğitimde dijitalleşme, yükseköğretimde kalite güvencesinin güçlendirilmesi, iki ülke üniversitelerinin araştırma kapasitesinin artırılması ve uluslararası ortak yayınlar gibi başlıklarda görüş alışverişinde bulunuldu. KKTC ve Türkiye arasındaki yükseköğretim iş birliğinin, nitelik ve sürdürülebilirlik temelinde daha da güçlendirmeye yönelik ortak irade teyit edildi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu görüşmede yaptığı konuşmada, iki ülkenin yükseköğretim alanındaki güçlü iş birliğine dikkat çekerek, bu çerçevede yürütülen çalışmaların ve tecrübe paylaşımının çok kıymetli olduğunu vurguladı. Bu görüşmenin, iki kurum arasında periyodik olarak gerçekleştirilen rutin ve verimli toplantılardan biri olduğunu belirten Çavuşoğlu, destekleri için YÖK Başkanı Özvar’a teşekkür etti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise Çavuşoğlu ve heyetini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bugüne kadar verilen desteklerin bundan sonra da devam edeceğini belirtti. Özvar, KKTC üniversitelerini, Türkiye’deki üniversitelerden ayırmadıklarını kaydetti. KKTC’de yükseköğretimin geliştirilmesi için ele alınması ve yapılması gereken pek çok konu olduğuna işaret eden Özvar, iş birliği mesajını yineledi.

Çavuşoğlu’na temaslarında, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Aytunç Şirket, Özel Kalem Müdürü Kemal Şöföroğlu, Talim ve Terbiye Dairesi Müdürü Murad Aktuğ,  Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Behcet Çelebi ve Eğitim Ortak Hizmetler Dairesi Müdürü Gökmen Davutoğlu eşlik ediyor.

HASİPOĞLU’NDAN BAKÜ’DE ULUSLARARASI MESAJLAR

“KKTC YALNIZ DEĞİLDİR”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun Azerbaycan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaretin ikinci gününde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına uluslararası nitelik taşıyan önemli temaslar gerçekleştirildi. Azerbaycan Aile, Kadın ve Çocuk Bakanlığı’nın davetiyle Bakü’de bulunan heyet, program kapsamında Azerbaycan Milli Meclisi’ni ziyaret etti.
Azerbaycan Milli Meclisi’nde Musa Quliyev başkanlığında; Jale Aliyeva, Azer Allahverənov ve Hikmet Mammadov’dan oluşan milletvekili grubu, KKTC heyetini kabul etti.
Bakan Hasipoğlu’na Bakanlık Müdürü Berna Bayur, Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit, Özel Kalem Müdürü Derviş Bayraktar, Danışman Eda Özçetiner Demir, KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer ve Bakü Temsilciliği 3. Sekreteri Görkem Reis eşlik etti.
Görüşmede, Azerbaycan ile KKTC arasındaki kardeşlik bağlarının kurumsal düzeyde daha da güçlenmesine yönelik mesajlar verildi.

 

“İLHAM ALİYEV’İN KKTC’YE VERDİĞİ DESTEK TARİHİDİR”
Görüşmede konuşan Bakan Hasipoğlu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in doğum gününü kutlayarak konuşmasına başladı. Sayın Aliyev’in, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Türk Devletleri Teşkilatı içerisinde asıl üye olarak görmek istiyoruz” yönündeki tarihi açıklaması ve “KKTC yalnız değildir” mesajının, KKTC halkı için büyük anlam taşıdığını vurguladı. Azerbaycan’ın KKTC’ye verdiği kararlı ve devam eden destekten dolayı teşekkürlerini iletti.

“BİR MİLLET ÜÇ DEVLET, ULUSLARARASI BİR VİZYONDUR”

Bakan Hasipoğlu, Başbakan Sayın Ünal Üstel liderliğinde, üç parti arasında imzalanan iş birliği anlaşmasıyla ivme kazanan “bir millet üç devlet” anlayışının yalnızca siyasi değil, aynı zamanda uluslararası bir vizyonun yansıması olduğuna dikkat çekti. Merhum Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in yıllar önce dile getirdiği “bir millet iki devlet” sözünün, bugün KKTC’nin de dahil olduğu “bir millet üç devlet” anlayışına dönüştüğünü ifade etti.

KKTC–AZERBAYCAN DOSTLUK GRUBU’NA TEŞEKKÜR

Azerbaycan Milli Meclisi’nin, KKTC’nin resmi adını meclislerinden geçirerek KKTC–Azerbaycan Dostluk Grubu oluşturmasının ve bu grubun aktif biçimde çalıştırılmasının, uluslararası alanda KKTC’nin görünürlüğü açısından son derece önemli olduğunun altını çizdi.
Ziyaret kapsamında ayrıca, Türkiye–Azerbaycan Yatırım Forumu dolayısıyla Azerbaycan’da bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ile de görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede, Türkiye–Azerbaycan–KKTC arasındaki iş birliğinin, bölgesel istikrar ve Türk dünyasının geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı.

“ÜÇ DEVLET, TEK MİLLET BİLİNCİYLE YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”
Bakan Hasipoğlu, açıklamalarında “Üç Devlet, Tek Millet” bilinciyle hareket ettiklerini belirterek; Azerbaycan, Türkiye ve ülkemiz arasındaki ilişkilerin, Cumhurbaşkanları Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın İlham Aliyev’in güçlü liderlikleriyle geliştirilen vizyon doğrultusunda derinleştiğini ve bu sürecin KKTC’nin uluslararası alanda hak ettiği yeri almasına katkı sağladığını ifade etti.

Bakan Hasipoğlu ve heyeti , BM’nin katılıkıyla gerçekleşen Dijital Dünyada Çocuk Haklarının Korunmasına İlişkin Ortak Deklarasyonu ile ilgili olarak Azerbaycan Aile Bakanının davetlisi olarak bulunduğu Azerbaycan’dan bugün yurda dönüyor

“Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası”

İtalya’nın Roma takımında forma giyen milli futbolcu Zeki Çelik, play-off’ları geçerek 2026 FIFA Dünya Kupası’na katılacaklarına inandığını söyledi.

Anadolu Ajansının Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY’un katkılarıyla hayata geçirdiği “2026 Dünya Kupası Yolunda Milli Gururlar” projesinin ikinci konuğu olan Zeki Çelik, İtalya’nın başkenti Roma’da açıklamalarda bulundu.

24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirmek için mücadele veren A Milli Takım futbolcularını, Türk halkına daha yakından tanıtmak ve milli takım taraftar olgusunu güçlendirmek için gerçekleştirilen projede, milli oyuncuların Dünya Kupası hedefi, milli takımla ilgili düşünceleri, yaşadığı şehirlerdeki günlük yaşamları ve kulüp takımlarındaki durumları detaylı bir şekilde ele alınacak.

2026 FIFA Dünya Kupası’na katılmak için mart ayında tek maç eleme usulüne göre oynanacak play-off maçlarının zorlu geçeceğini ancak milli takım olarak buna hazır olduklarını belirten Zeki, “Romanya, son dönemlerde çıkış yakalayan bir rakip. Bizim için çok kritik bir maç. Romanya maçını kesinlikle kazanmamız ve Dünya Kupası hayaline bir adım daha yaklaşmamız gerekiyor. Ondan sonra Slovakya veya Kosova gelecek. O maçı da kazanacağımıza inanıyorum. Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası’na katılmak.” dedi.

“Lucescu, çok kaliteli bir hoca ve Romanya’nın başında, dikkatli olmamız gerekiyor”

Ay-yıldızlı ekibin kadrosunda bulunduğu için gurur duyduğunu aktaran Zeki Çelik, A Milli Takım formasını giydiği ilk gün hakkında, “İlk milli takıma seçildiğim zaman ailem ve arkadaşlarımdan ne kadar mesaj aldığımı anlatamam. Sağ olsun şu an Romanya’nın hocası Lucescu, beni o zaman milli takıma çağırmıştı. İlk iki kampta oynatmadı ama sonra Rusya maçında son beş dakika oyuna aldı. Benim için unutulmaz bir andı. Çok heyecanlıydım. O maçlarda oynamak beni Avrupa’ya taşıdı. Lille transferimi daha da kolaylaştırdı. Lucescu, gerçekten çok kaliteli bir hoca ve Romanya’nın başında, dikkatli olmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

"Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası"

Milli takım kamplarının çok neşeli geçtiğini dile getiren Zeki Çelik, “Milli takıma geldiğimde her zaman çok neşeli bir takım görüyorum. Yemeklerde ve sonrasında kimse doğrudan odasına gitmiyor, herkes birbiriyle muhabbette, birileri masa tenisi, birileri bilardo, birileri PlayStation oynuyor. Herkes birbiriyle iletişim halinde ve bu formanın değerinin farkında. Hem genç hem de enerjik bir takımımız var.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin 24 yıllık Dünya Kupası hasretinin hatırlatılması üzerine 28 yaşındaki milli futbolcu, “Kesinlikle bu hasreti sona erdirmek istiyoruz. En son Dünya Kupası’na gittiğimizde 5-6 yaşındaydım ve hala o maçların özetlerini izlediğimde ne kadar güzel bir duygu olduğunu hissedebiliyorum. Ülkemiz için çok gurur verici bir olay. Bu takım, çok kaliteli bir takım ve oraya gitmeyi hak ediyor. Geçen sene hazırlık maçı oynamaya ABD’ye gitmiştik ve ortamı gördük. Keyifli bir ortam. Ben her zaman bir ülkede oynanması taraftarıyım ama tabii ki böyle karar verdiler. Diğer ülkeleri de Kanada’yı da Meksika’yı da hiç görmedim. Umarım görmek nasip olur.” değerlendirmesinde bulundu.

“O zamanlar gerçekten çok küçüktüm. Sadece özetlerde izlediğim şeyleri hatırlıyorum. İlhan Mansız’ın Senegal’e attığı golü hatırlıyorum. Onun dışında çok hatırlayamıyorum. EURO 2008’i daha iyi hatırlıyorum.” diyen Zeki, Dünya Kupası denilince aklına gelen şeylerle ilgili, “Aklıma ilk gelen Brezilya’nın Almanya’ya yenilmesi, 7-1’lik o maç. Brezilya için çok üzücü bir andı. Bir de Fransa’ya ilk gittiğimde Fransa Dünya Kupası’nı almıştı. Lille’e transfer olduğum ilk gün Fransa’nın maçı vardı. İkisi hep aklımdadır. Çocukluğumda hep Ronaldinho’yu izlerdim. Onun oyun tarzı çok hoşuma giderdi. Fenomen Ronaldo’yu çok izlerdim. Messi ve Ronaldo zaten tartışılmaz. Dünyanın en iyi futbolcuları.” şeklinde konuştu.

“Turnuvalarda her zaman ilk maç çok önemli”

Milli takımın puansız kapattığı 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’ndan (EURO 2020) büyük dersler aldıklarının altını çizen ay-yıldızlı oyuncu, “Bir maçın ne kadar önemli olacağını o turnuvada gördük. İlk maçlar her zaman çok kritik, bunu anladık. 2020’de İtalya’ya karşı üzücü bir mağlubiyet aldık. Ondan sonra takımın gardı çok düştü ve bir daha da toparlayamadık. Ama 2024’e baktığımız zaman Gürcistan karşısında bir galibiyetle çok farklı bir hava yakaladık ve ondan sonrası geldi. Turnuvalarda her zaman ilk maç çok önemli, mağlup olmamak çok önemli ve galip gelmek takımı moral olarak çok yukarı taşıyor. Ve o gün kadrodan birçok oyuncu 2024’e de katıldı ve tecrübemizle takıma destek olduk ve fark oluşturduk diyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

"Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası"

Zeki Çelik, “Gözlerini kapattığında EURO 2024 ile ilgili aklına ilk neler geliyor?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Aklıma ilk kamp yaptığımız yerdeki keyifli anlarımız geliyor. Hiç medyaya çıkmadı ama takımla karaoke yaptık, herkes şarkı söyledi. Bunlar çok keyifli anlardı. Maçlardan sonraki galibiyet sevinçlerimiz çok özeldi. Tabii ki benim için üzücü bir an da var. Hollanda maçında kaçırdığım golü unutamıyorum ama futbolda bazen böyle anlar olabiliyor. Semih Şentürk’ün Hırvatistan’a attığı golden sonra evde deliler gibi koşmuştum. Benim için de öyle bir an olabilirdi ama olmadı. Tabii ki üzücü bir an, hiçbir zaman unutamayacağım ama hayat devam ediyor. Almanya’da inanılmaz bir atmosfer vardı. Hem stada giderken hem maçtan sonra. Taraftar yürüyüşü ve diğer bütün videoları izliyordum. Ne kadar tutkulu ve keyifli bir turnuva olacağını o gün görmüştüm.”

Milli futbolcu, “Karaokede sana hangi şarkı denk geldi?” sorusunu, “Kürt kökenli olduğum için benimle uğraşmayı da çok seviyorlar sağ olsunlar. Bana ‘Şemmame’yi söylettiler. Ben de ‘Tek başıma söylemem.’ dedim. Muhammed Şengezer’le beraber söyledik. Videomuz da var, keyifli bir andı.” şeklinde yanıtladı.

Zeki, 2026 FIFA Dünya Kupası Elemeleri’nde Konya’da İspanya’ya karşı farklı kaybedilen maç hakkında, “İspanya, çok kaliteli bir takım. Onlara karşı en az onlar kadar, hatta onlardan daha fazla koşman gerek. O gün bence bunu biraz eksik yaptık, sonrasında maçın analizini de yaptık ve hocamız hatalarımızı net bir şekilde gösterdi. O maça farklı şekilde odaklandık. Bazen duygularla çok motive olunca bildiğin şeyleri yapamıyorsun, ağır bir yenilgi oldu. Bazen böyle yenilgiler bizi daha ileri taşıyor. O maçtan sonra takım olarak daha dikkatli ve daha iyi oynuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türk Milli Takımı formasını giyiyorsan hiçbir zaman umutsuzluğa yer yoktur”

Milli futbolcu, “İspanya’ya sahamızda 6 farklı yenildik, deplasmandaki maç öncesinde oyuncular arasında umutsuzluk var mıydı?” sorusunu şöyle yanıtladı:

"Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası"

“Milli takım formasını giymek her zaman çok özeldir. Hiçbir zaman umutsuzluğumuz olmadı. Çünkü oynayan, oynamayan herkes hazırdı. Birçok eksik oyuncumuz vardı ama diğer oyuncular da hazır olduğunu antrenmanlarda gösterdi. Hoca antrenmanda kadroyu açıkladığında, o gün İspanya’ya karşı iyi bir şeyler yapacağımızı anladım. Çünkü herkes çok hazır ve istekliydi, bu da Dünya Kupası için çok önemli. Çünkü sadece 11 futbolcuya ihtiyacımız yok, yeri geliyor 23 futbolcuyu da kullanıyorsun. Bu takım, bizim takım, bu kaliteye sahip diyebilirim. Tüm oyuncuların her zaman hazır olduğu bir takımımız var. Türk Milli Takımı formasını giyiyorsan hiçbir zaman umutsuzluğa yer yoktur.”

Zeki Çelik, milli takımda yetenekli çok fazla oyuncu bulunduğunu ifade ederek, “Bunların en başında Arda ve Kenan geliyor. Bunlar bence rakibi direkt korkutuyor. Mütevazı bir takımız ve takım olarak oynuyoruz ama Arda ve Kenan fark oluşturuyor diyebilirim.” dedi.

“Montella, çok sakin ve adaletli bir insan”

A Milli Takım’ın İtalyan teknik direktörü Vincenzo Montella ile çok iyi bir uyum yakaladıklarının altını çizen Zeki, şu ifadeleri kullandı:

“Montella, çok sakin ve adaletli bir insan. Takımdaki herkes bunu görüyor, taktik disiplinini ve ne istediğini bize çok iyi yansıtıyor. Takımda herkes ne yapacağını bildiği için sahada kendini çok rahat hissediyor. Bu yüzden de başarı geliyor. Umarım uzun yıllar bizimle devam eder. Bazen maçlarıma geliyor. Maçlardan önce bana yazıyor veya sonrasında da tebrik mesajı yolluyor. İtalya’da evlerimiz de yakın. Genelde Türkiye’de olduğu için çok görüşemiyoruz ama her zaman iletişim halindeyiz. Tabii İtalyanca da konuşuyoruz. Onunla konuşurken çekiniyorum ama basit şeyleri konuşabiliyoruz. Eğer çok uzun bir konuşma olacaksa oyunla ilgili, tercümanla konuşmayı tercih ediyorum. Çünkü birbirimizi iyi anlamamız gerek ama onun dışında günlük hayatta rahat bir şekilde konuşabiliyoruz.”

“Şu an tek düşündüğüm şey Dünya Kupası’na katılmak”

Milli futbolcu, “Fransa’da şampiyonluk yaşadın. Roma ile zirve mücadelesi veriyorsun. Bundan sonraki hedeflerin neler?” sorusunu, “Hiçbir zaman çok ileriye bakmayı tercih etmiyorum. Her zaman önümdeki maçı oynayıp keyif almaya bakıyorum. Futbolda bir günde her şey değişebiliyor veya bir ay sonra bambaşka bir ortam oluşabiliyor. Şu anda futbol oynamaktan ve her gün antrenmana gitmekten keyif alıyorum. Benim için önemli olan bu. Hedefler her zaman yukarı çıkmaktır. Benim de hedefim her zaman daha iyi oynayıp yukarılara çıkmak. Hedeflerime adım adım gidiyorum ama şu an tek düşündüğüm şey Dünya Kupası’na katılmak.” şeklinde cevapladı.

Bursaspor altyapısında yetişen ve Bursa’da A Milli Takım forması ile sahaya çıkan Zeki, “Bursaspor altyapısında 8 sene oynadım ve Bursaspor’dan ayrılışım beni biraz üzmüştü. Çünkü Bursaspor altyapısında oynayan her çocuğun hayali A takımda forma giymektir ve stat da yeni yapılıyordu. O zamanlar forma şansı bulamadım, başka takımlara gittim ve çok üzülmüştüm. Stadın yanından metro geçer, ben de o zamanlar antrenmana giderken metronun içinde ‘Bir gün burada oynayacağım.’ demiştim, o da milli takımla nasip oldu. Bir önceki Hırvatistan maçında, son olarak Bulgaristan’a karşı Bursa’da oynadım. Sağ olsunlar taraftarlar da beni tribüne çağırdı ve Bursa’nın evladısın diye de destek gösterdi. Benim için çok özel bir andı.” ifadelerini kullandı.

Zeki Çelik, oynamak istediği statlarla ilgili bir soruya, “İspanya Ligi’ni çocukluğumdan bu yana çok takip ederdim. Fransa’da, İtalya’da oynadım ama İspanya’da oynayamadım. İngiltere’de Chelsea’nin stadında maça çıktım. Manchester United, Liverpool, Real Madrid ve Barcelona’nın statlarında maça çıkmayı her zaman isterim.” yanıtını verdi.

Milli futbolcu, gençken mevkisinde örnek aldığı oyuncuları ise “Gençken birçok futbolcu izledim, oyun tarzlarını analiz ettim. Dani Alves, Philipp Lahm, Kyle Walker gibi birçok oyuncuyu izleyip kendime idol aldığım oldu.” şeklinde açıkladı.

“Roma’da oynadığım için çok gururluyum”

Zeki Çelik, futbol hayatına başlangıcını ise şöyle anlattı:

“Çocukluğumda hep sokakta futbol oynardım. Ailem de futbol izlemeyi ve oynamayı sever. Geniş bir aileye sahibim, sekiz ağabeyim var. Hepsiyle de futbol oynadık. Okula giderken mahalle takımından hocalarımız geldi. ‘Futbol okuluna katılmak ister misin?’ dedi. Aileme söyledim ve oraya gittim. İlk günümde sağ olsun annem yanımdaydı. Futbola Yavuz Selimspor’da başladım, 2 sene oynadıktan sonra Bursaspor beni transfer etti. Bursaspor altyapısında yaklaşık 8 sene oynadım. Bence Türkiye’nin en kaliteli altyapılarından biri, orada altyapı eğitimi gördüğüm için çok şanslıyım. Sonrasında kariyerim şekillenmeye başladı. Oradan Bursa Nilüferspor, İstanbulspor derken Lille ve Roma’ya kadar yükseldim. O zamanlar hep Süper Lig’de Bursaspor’da oynamayı hayal ediyordum, buralara kadar geleceğimi gerçekten de düşünmüyordum. Ama Lille’e adım attıktan sonra hedeflerim çok büyüdü. Roma, dünyanın en iyi ve kaliteli takımlarından biri. Roma’da oynadığım için çok gururluyum.”

"Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası"

İstanbulspor’un gelişiminde önemli rol oynadığını aktaran Zeki, “İstanbulspor’da profesyonel hayattaki zorlukları görmeye başladım. 2. Lig’de şampiyon olduk. Benim için o dönemde İstanbulspor’da oynamak bir ayrıcalıktı. Ayrıca Yalçın Koşukavak bana çok şey kattı. 1. Lig’de oynadım, kariyerimde en geliştiğim dönemler olabilir. Çünkü uzaktan gollerim ve asistlerimle Avrupa’daki takımların odağı haline geldim.” ifadelerini kullandı.

Zeki, 1. Lig ekibi İstanbulspor’dan Fransız ekibi Lille’e transfer süreci hakkında ise şunları söyledi:

“21 yaş altında Belçika’ya karşı oynarken Lille’nin scoutları başka bir oyuncu izlemeye geliyor. Ben o maçta sağ bek başladım, arkadaşımız kırmızı kart görünce sol beke geçtim. İki tarafta da iyi oynayınca ‘Bu kim? Bir izleyelim.’ diyorlar. Sonrasında Fenerbahçe ile Türkiye Kupası’nda eşleştik, o maça geldiler. O maçta beşlinin sağında oynuyorum. Ama onlar beni dörtlüde veya üçlüde görmek istiyorlar, Yalçın hoca ‘Bir dahaki maçımıza Adana’ya gelin, o maçta Zeki’yi başka bölgede oynatacağım.’ diyor. Luis Campos sağ olsun benim için Adana’ya kadar geldi, istediğini belli etti. Maçtan sonra beni İstanbul’a çağırdı. O zaman Luis Campos’u tanımıyordum, hatta gitmek istemedim ama o gün bana çok ısrar etti. Kim olduğunu araştırdım, sonra gitmeye karar verdim. O gün planlarını anlattı. Lille ligde zor durumdaydı, ‘Bu sene ligde kalırsak kesinlikle seni alacağız, bize gelmek ister misin?’ dedi. Ben de ‘Ligde kalırsanız tabii ki seneye oynamak isterim.’ dedim. Sezon sonunda çok ısrarlı bir şekilde beni istedi ve Lille’e gittim. Lille’e gitmem benim için Avrupa’ya açılan bir adımdı ve çok şey öğrendim ve şampiyonluk da yaşadım. Lille, kariyerimin en kritik dönemlerinden biriydi.”

“PSG’nin önünde şampiyon olmak kolay bir şey değil”

Bir sezon önce düşme korkusu yaşayan Lille’deki ilk sezonunda takım olarak büyük bir çıkış yaptıklarını anlatan Zeki Çelik, şunları kaydetti:

"Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası"

“Sezona çok hızlı bir giriş yaptık. Galibiyetlerle herkesin gözünü korkuttuk ve o sene ikinci olarak Şampiyonlar Ligi’ne katıldık. Çok kaliteli bir takımımız vardı. İleride Nicolas Pepe, Loic Remy, Ikone, Bamba, Leao, defansta da Fonte vardı. Çok iyi bir başarı yakaladık. Sonraki sezon dördüncü olduk, ardından Yusuf geldi, Burak Yılmaz da aramıza katıldı. Burak Yılmaz’la beraber şampiyon olduk. Sağ olsun çok büyük katkısı oldu, kritik maçlarda önemli goller attı. Yusuf da çok başarılı bir sezon geçirdi. Benim de kritik maçlarda gollerim oldu ve şampiyon olduk. Bizim için unutulmaz bir şey. Ne zaman Lille’e gitsem, eski hocalarımla karşılaşsam, bir efsaneyiz diye birbirimize hatırlatıyoruz. Çünkü PSG’nin önünde şampiyon olmak kolay bir şey değil. Çok kaliteli oyuncuları vardı, Neymar, Di Maria, Mbappe, Cavani, Parades… Onların önünde şampiyon olduk. Unutulmaz bir şey.”

“Mourinho beni çok istediğini söyledi ve Roma’ya geldim”

Roma’ya transferinde Portekizli teknik direktör Jose Mourinho’nun büyük etkisinin olduğunu belirten Zeki, şöyle konuştu:

“Şampiyon olduktan sonra da Lille’de bir sene oynadım. Öncesinde de Roma istiyordu ama bir türlü transferim gerçekleşmedi. Sezon bitince Mourinho beni çok istediğini söyledi, iletişime geçtik ve Roma’ya geldim. Roma’da çok hoca değişti, çünkü başarı isteyen bir kulüp. Bazı başarısızlıklar oldu. Aslında Mourinho ile UEFA finalini kazanabilirdik. Orada hakemin bizim penaltımızı vermemesi gibi şanssızlıklar yaşadık. Gerçekten çok kaliteli isimlerle çalıştım. Mourinho, De Rossi, Juric, Ranieri, şimdi Gasperini, hepsi çok büyük hoca. Hepsinden çok şey öğrendim. Bu sene de iyi bir gidişatımız var, iyi bir başarı istiyoruz.”

“Çalışınca Allah her zaman yardım eder diye düşünüyorum”

Zeki Çelik, “Gittiğin her takımda istikrarınla dikkati çekiyorsun. Bu başarını sağlayan unsurlar neler?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Futbolla yatıp futbolla kalkmak sözünü uygulamaya çalışıyorum. Antrenmanda yüzde yüz çalışıyorum. Oynamadığım, üzüldüğüm zamanlar da oluyor ama her zaman o antrenmana çıktığımda elimden geleni yapıyorum, gerisini hocaya bırakıyorum. Sakatlanmamaya dikkat etmem gerek. Uykum, yemek düzenim, yağ oranı, kilo, bunlar Avrupa’da çok önemli. Bunlara her zaman oynasam da oynamasam da dikkat etmem gerekiyor. Bunlara dikkat edince, antrenmanda da yüzde yüzünü verince sana o forma geliyor. Ben de bunu yapıyorum. Her maçta en iyisini yapmaya çalışıyorum. Kötü veya iyi performans olabilir, bunları geride bırakıyorum. Onlarla yaşayıp devam edemezsin. İyi oynadığında iyi, kötü oynadığın maçtaki kötü şeyleri alacaksın. Kötü oynadığında çok dikkatli izleyip analiz yapman gerek. Bütün maçlarımı analiz ederim, iyi oynasam da kötü oynasam da o maçı geride bırakıp bir sonraki maça hemen odaklanmaya çalışırım. Bir futbolcu için bu çok önemli. Her maç benim için özel. Her maçı oynamak istiyorum. Geriye dönüp baktığımda hiçbir zaman pes edecek noktaya gelmedim. Çocukluğumdan beri her antrenmana katıldım ve sabah-akşam ekstra antrenman yaptım. Hep çalıştığım için şans bulacağımı hissettim ve bulduğum şansları da iyi değerlendirdim. Bu işin özü çalışmak. Çalışınca Allah her zaman yardım eder diye düşünüyorum.”

İtalya’da Türklerin şampiyonluk mücadelesi

Zeki Çelik, İtalya Ligi’nde 4. sırada yer alan Roma’nın şampiyonluk şansı hakkında ise “Roma ile şampiyonluk yaşamak çok güzel olur ama İtalya Ligi çok sert ve kaliteli takımların olduğu bir lig. Konuşmak için erken ama öyle bir şey olursa dünyanın en mutlu insanı olurum.” dedi.

Milli futbolcu, “İtalya’da zirve için Türk rekabeti de var. Sen Roma, Hakan Çalhanoğlu Inter ve Kenan Yıldız da Juventus ile zirvede yer almak için mücadele veriyor. Bu rekabet hakkındaki düşüncelerin neler?” sorusunu, “Bu sene şampiyonluk yarışına katıldığımız için Hakan Çalhanoğlu sağ olsun hep milli takımda şakalar yapar, ‘Bizim önümüze mi geçeceksiniz, şampiyon mu olacaksınız?’ diye. Ben de diyorum, biz maç maç bakıyoruz, tabii Inter çok kuvvetli bir takım, şampiyonlukları var. Biz her zaman maç maç bakıyoruz. Lille ile şampiyon olduğumuzda da öyleydi. Şu an konuşmak için gerçekten erken. Ne kadar çok galibiyet alırsak o kadar şampiyonluğu düşünebiliriz. Tabii ki Kenan’la, Hakan ağabeyle çok güzel sohbetlerimiz oluyor. İkisi de çok kaliteli oyuncular. Takımlarında çok başarılılar. Gerçekten ikisini de hayranlıkla izliyorum.” şeklinde yanıtladı.

“Gasperi’ninin antrenman sistemi çok etkili. İlk 10 gün yürümekte zorlanıyordum”

Zeki, Roma’nın deneyimli teknik direktörü Gian Piero Gasperini’den övgüyle söz ederek, “Gasperi’ninin antrenman sistemi çok etkili. Sezon başı, ilk 10 gün antrenman sonrasında gerçekten yürümekte zorlanıyordum. Gece yatarken o yorgunluğu hissediyordum. Bunun yanında futbol aklı çok üst düzey, çok detaycı ve başarılı olmasının nedeni bence bunlar diyebilirim.” dedi.

Roma taraftarının çok tutkulu olduğunu dile getiren milli futbolcu, “Roma, Avrupa’da gördüğüm en iyi taraftara sahip. Her maça 60 bin seyirci geliyor. Nereye gidersek gidelim desteklerini gösterirler. Çok büyük oyuncuların oynadığı bir kulüpteyim ve bu kulüpte oynadığım için gerçekten çok gururluyum. Eşsiz bir taraftara sahibiz. Roma taraftarı gerçekten çok tutkulu. Taraftarımızla aram çok iyi. Ne zaman şehre gitsem imza alırlar, fotoğraf çektirirler, hep rahat bırakırlar, hiçbir zaman kişisel alanıma girmezler. Bu biz futbolcular için çok önemli. Onları çok seviyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Cafu’nun lakabı ‘IL Pendolino’ymuş, şu an bana da öyle diyorlar”

Zeki, Roma taraftarının kendisini, Brezilyalı efsane futbolcu Cafu ile özdeşleştirip “Yeni Cafu” benzetmeleri hakkında ise “Cafu, Roma’da çok önemli bir performans sergiledi. Ben de iyi oynadığım için beni onunla eşleştiriyorlar. Onunla eşleştirilmek benim için çok önemli. Cafu’nun lakabı ‘IL Pendolino’ymuş, şu an bana da öyle diyorlar. Bu da tren anlamına geliyormuş, yani tren gibi gidip gelen bir futbolcu lakabı buldular bana. Bu da hoşuma gidiyor. Ben Cafu’yu çok izleme şansı bulamadım, çünkü o zamanlar 5-6 yaşındaydım ama herkes çok kaliteli bir futbolcu diye anlatır.” ifadelerini kullandı.

Milli futbolcu, İtalya’da derbilerdeki atmosferlerin çok ateşli olduğunu aktararak, “Her zaman derbiler çok özel. Ne zaman derbilerde oynasak baskıyı hissediyorsun ama evimizde derbiler çok daha özel, çok keyif aldım. Onun dışında UEFA maçları, çeyrek final, yarı final ve final maçları çok özeldi. Bu maçlar benim için unutulmaz. Evimizdeki maçlarda kale arkasındaki dev bayraklar gözüme çarpıyor ve bugün iyi oynamam gerek, onlar için bir şeyler yapmam gerek diye düşünüyorum. Gerçekten her maça yüzde yüz destekleriyle geliyorlar ve futbolcular için bu çok özel. Türkiye’de Süper Lig’de oynamadığım için derbiyi yaşayamadım ama Roma-Lazio derbisi denildiği kadar büyük bir derbi. Sahada her an özel hissediyorsun ve kazanınca şehir havalara uçuyor. Gerçekten çok özel bir an.” şeklinde konuştu.

"Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası"

“Dünyanın en sert liginde oynamak benim için iyi bir meydan okuma”

Zeki Çelik, “Sertliği ve savunmasıyla ünlü İtalya Ligi’nde bir Türk savunmacı olarak yer almak nasıl bir duygu?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“İtalya, dünyanın en kaliteli liglerinden biri ve savunmaya, taktik anlayışa çok önem veriliyor. Sağ olsun Yalçın hoca bana İstanbulspor dönemimde savunmanın bütün bölgelerinde oynamayı öğretti ama İtalya’ya gelince tabii ki zorluklar yaşadım. Çünkü çok detaycı ve taktiksel bir lig, burada başarılı olduğum için tabii ki mutluyum. Her zaman her hocadan yeni bir şey öğreniyorum. Şu anda Gasperini’den çok şey öğreniyorum. Her hocanın farklı metotları var ve bunlar beni geliştirdi. Her maça çıkarken o sertliği görüyorsun ve karşında çok kaliteli oyuncular var. Defans oyuncusu olduğun için çok dikkatli olman ve takımına katkı sağlaman gerek. Bir Türk oyuncusu olarak dünyanın en sert liginde oynamak benim için tabii ki iyi bir meydan okuma.”

"Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası"

“Dybala bu zamana kadar oynadığım en iyi oyuncu”

Zeki, Roma’da en iyi anlaştığı isimlerin sorulması üzerine, “En iyi anlaştığım isim Artem Dovbyk. Bütün gün beraberiz. Onun dışında bütün takım arkadaşlarımla aram çok iyi. İtalyanlarla İtalyanca, İngilizce konuşanlarla İngilizce konuşuyorum. Yemekte Paulo Dybala, Hermoso, Svilar, Angelino. İspanyolca konuşuyorlar ama İtalyanca da İngilizce de var hepsinde. Bunlarla güzel bir arkadaşlığımız var diyebilirim. Dybala gerçekten ilk günden beri beni hep şaşırtıyor çünkü çok özel bir oyuncu. Antrenmanda, maçta her zaman kalitesini hissediyorsun. Dybala bu zamana kadar oynadığım en iyi oyuncu diyebilirim.” ifadelerini kullandı.

"Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası"

Milli futbolcu, “Lille’de şampiyonluk yaşadın, Roma’da birçok hoca değişti ama yerin değişmedi. Bu başarılarına rağmen zaman zaman haksız eleştiriler aldığını düşünüyor musun?” sorusunu, “Tabii ki eleştiriler her zaman olacaktır. Ben eleştirilerin iyi niyetli mi kötü niyetli mi olduğuna bakıyorum. Eğer iyi niyetliyse dikkat etmeye çalışıyorum ama kötü niyetliyse hiç umursamıyorum. O gün sahada ne yaptım, takıma yardımcı olabildim mi, galibiyet aldık mı? Benim için önemli olan bunlar. Yoksa eleştiriler her zaman olacaktır. Ne yaparsan yap. Eleştiriler hiç bitmez. Dünyanın en iyi futbolcuları bile eleştiriliyor.” şeklinde yanıtladı.

Romalı futbolcu, “Kariyerinde seni en çok zorlayan savunma oyuncuları kimlerdi?” sorusuna ise “İlk aklıma gelen Neymar. Çünkü Lille’de ilk oynadığım sezon karşımda oynuyordu ve gerçekten zorlanmıştım. Onun dışında Mbappe ve Leao, bunlar en zorlayan oyunculardı diyebilirim. Messi ve Ronaldo ile de karşılıklı oynadım. Messi karşımda oynamadı ama sadece bir pozisyon karşıma geldi ve onun o an ne kadar tehlikeli olduğunu hissettim ama bana çalım atmadı, yanına pas attı ve o an gerçekten mutlu oldum. Çünkü Messi her an her şeyi yapabilecek, gerçekten çok özel bir oyuncu.” yanıtını verdi.

"Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası"

Zeki Çelik, kariyerinde unutamadığı maçlar hakkında, “Lille’de ilk oynadığım maçı unutamıyorum. Çünkü Avrupa’daki ilk maçımdı, orada asist yaptım. Sonrasında şampiyon olduğumuz maç diyebilirim, Angers’ye karşı deplasmandaydı. İlk Şampiyonlar Ligi maçım Ajax’a karşı. Roma’yla burada ilk maçımı Monza’ya karşı oynadığım. UEFA finalini her ne kadar kaybetsek de benim için çok özel bir maçtı. Derbiler her zaman çok özeldi. Bunlar hep özel maçlar. En üzüldüğüm maç, UEFA finalini kaybettiğimiz maç olabilir. O anı çok iyi hatırlıyorum. Gerçekten hayal kırıklığına uğramıştım. Onun dışında milli takımda Hollanda maçına gerçekten çok üzüldüm. Bu iki maç, hayatımda en üzüldüğüm maçlar diyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Zeki, Roma’da sezon sonunda sözleşmesinin biteceğinin ve hakkında transfer haberlerinin çıkmasının hatırlatılması üzerine, “Tabii ki Roma’da oynadığım için çok mutluyum. Bu sezon iyi bir performans sergiliyorum. Diğer takımların ilgisi gerçekten beni mutlu ediyor ve beni daha çok iştahlandırıyor. Çünkü her maç daha iyi oynamak istiyorum . Tabii ki bu konular zamanı geldiğinde konuşulur. Şu anda tek hedefim her maç sahada olup iyi performans sergilemek, takıma katkıda bulunmak ve galip gelmek. Benim için şu anda en önemli konu bu. Bu sezon Roma’da bir hedefe odaklandık ve şu anda sadece bunu düşünüyorum.” açıklamasında bulundu.

Milli futbolcu, “Saha içindeki Zeki ile saha dışındaki Zeki farklı mı?” sorusuna, “Aslında biraz farklı çünkü günlük hayatta çok sakin bir insanım ama sahada biraz daha hırçınım. Rakibime o sertliği her zaman hissettiririm, bunun dışında yine sahada sakin kalırım. Gol sevinçlerinde de dikkat ederseniz çok sevinmem. Her zaman sakinliği koruyan bir insanım. Çocukluğumdan beri böyle büyüdüm ve bu halimden de mutluyum. Beni tanımlayan 3 kelime, sakin, analizci ve pozitif diyebilirim.” cevabını verdi.

"Hedefimiz kesinlikle Dünya Kupası"

Geniş bir ailesi olduğunu belirten Zeki, şunları kaydetti:

“1993 yılında babam Muş’tan Bursa’ya göçmeye karar veriyor ve ben de 1997 yılında dünyaya geliyorum. Kalabalık bir ailemiz var, 9 kardeşiz. Ama hiçbir zaman evde 9 kişi olmadık. Sürekli birileri ya askerde oldu ya da okumaya gitti. Çocukluğuma döndüğümde her zaman mutlu bir ailem vardı. Gerçekten mutlu bir çocukluk tablosu görüyorum. Onlar da futbol oynamayı, futbol izlemeyi çok seviyorlar ama o günkü hayat şartlarında onlara futbol oynamak nasip olmadı, bana oldu. En küçük çocuk olduğum için beni biraz rahat bıraktılar. Aslında onlar gitmemi istemiyordu ama ben her gün antrenmanlara gittim. Futbolcu olmayı kafaya koydum ve böyle oldu. Her zaman bana desteklerini gösterdiler. Lille’e de Roma’ya da her zaman gelirler. Maçlarımı seyrederler. Altyapıdaki maçlarımı da her zaman seyrettiler. Benim için ailem çok özel.”

“O zamanlar durumumuz iyi değildi, Muhammed sağ olsun bana kramponunu vermişti”

Zeki Çelik, Roma’da ziyaretine gelen kaleci Muhammed Şengezer ile 10 yaşından bu yana arkadaş olduklarını belirterek, şu anıyı paylaştı:

“10 yaşında Bursaspor altyapısında tanıştık. İlk hatırladığım anı, o zamanlar durumumuz iyi değildi ve sağ olsun bana kramponunu vermişti, onu unutamıyorum. Çünkü o yaşta onun da muhtemelen iki tane kramponu vardı ve birisini bana verdi. Benim için bu çok özel, hiçbir zaman unutamayacağım bir anı. Sonrasında yakın arkadaş olmaya başladık ve hatırlıyorum Bursaspor’la Samsun’a otobüs yolculukları vardı. 13-14 saat sürüyordu, yan yana oturuyorduk. Bir kulaklık bende, bir kulaklık onda. Kablolu kulaklıklarımızla beraber şarkılar dinleyerek, ben Sagopa Kajmer dinlerdim, o hiç sevmezdi ama şimdi çok alıştı. Hala da dinleriz. Ne zaman buluşsak, arabayla seyahat etsek, bunlar güzel anlar. Şu an o da ben de milli takımdayız. Roma’da ziyaretime geldi. Sağ olsun her zaman desteğini gösteriyor. Ben de İstanbul’a gittiğimde her zaman ziyaret etmeye çalışıyorum. Sagopa Kajmer’den Ahmak Islatan şarkısını çok dinleriz.”

Zeki, Roma’da yaşamayı çok sevdiğini belirterek, “Roma’da yaşamak çok güzel. Şehre gittiğinde her zaman o tarihi güzelliği görebiliyorsun. Ve ne zaman şehre gitsem keyif alıyorum. Gündüzü, gecesi her zaman çok güzel. Roma’da yaşamayı çok seviyorum. Hatta şu an şöyle düşünüyorum, ileride belki Roma’da bile yaşayabilirim. Roma’da favori yapım Collesium diyebilirim. İçini de gezdim ve tarihi de okuduk, o zamanki olaylar tabii ki vahşice ama gerçekten o zamanki tarih böyleymiş. Collesium beni çok etkiledi. Roma’ya gelenlerin Vatikan’ı gezmeleri, Collesium’u görmeleri, merkezi yürüyerek gezmeleri gerekiyor bence. Ve gelmeden önce biraz tarihi okusalar Roma’dan daha da keyif alacaklarını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Zeki Çelik, “İtalyan mutfağı mı, Türk mutfağı mı? Tercihin hangisi?” sorusuna, “Kesinlikle Türk mutfağı derim ama İtalyanların gerçekten makarnası ve pizzası bizden daha iyi, bu bir gerçek ama diğer et ürünleri bizde… Ben daha çok et ürünleri yemeyi seviyorum. Doğulu bir aileden geldiğim için yemeklerimizde hep et ürünleri olur. Benim için Türk mutfağı bir numara.” yanıtını verdi.

İtalyancasıyla günlük işlerini çözebildiğini belirten Zeki, “İtalyancayı çok iyi bilmiyorum açıkçası ama seviyem fena değil. Fransa’da 4 sene oynadım, Latin dilleri birbirine yakın. Fransızcadan dolayı öğrenmem biraz daha çabuk oldu. Çok zorlanmadım diyebilirim. Biraz daha çabuk öğrendim Fransızca desteğiyle. En basit olarak, come stai, bonjorno. Basit kelimeler ama bunları günlük hayatta çok kullanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Trabzonspor’da Ernest Muçi rüzgarı

Trabzonspor’da, son haftalara Ernest Muçi damga vurdu. Arnavut oyuncu, son 5 maçta 7 gol 1 asist üreterek ön plana çıktı.

Bordo mavililer, son maçta Gençlerbirliği’ne 4-3 mağlup olurken Arnavut oyuncu bu karşılaşmayı da boş geçmedi. 24 yaşındaki futbolcu, Felipe Augusto’nun da attığı golün de pasını vererek mücadeleyi 1 gol 1 asistle tamamladı.

Beşiktaş’tan kiralık olarak takıma katılan Muçi, Trabzonspor formasıyla oynadığı ilk 8 maçta gol katkısı sağlayamadı. Arnavut futbolcu, Trendyol Süper Lig’in 13’üncü haftasında sonradan oyuna girdiği Rams Başakşehir maçında 2 gol kaydederek ilk kez skor katkısını sağladı.

Göztepe ağlarını da 2 kez sarsan Ernest Muçi, Tümosan Konyaspor, Beşiktaş ve Gençlerbirliği’ne de 1 gol kaydetti.

Son 5 maçta 7 gol atan 24 yaşındaki futbolcu, geçen sezon Beşiktaş formasıyla attığı gol sayısını yakaladı. Siyah beyazlılarda 38 maçta bu sayıya ulaşan Muçi, 3 te gol pası vermişti. Trabzonspor’un, sezon sonunda Arnavut futbolcuyu satın alma opsiyonu 8 buçuk milyon euro.

Ertuğruloğlu: “BRT karanlık günlerde umut ve moralin sesi olmuştur”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, BRT’nın karanlık günlerde umut ve moralin sesi olduğunu vurguladı.

 Ertuğruloğlu BRT’nin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Ertuğruloğlu’nun mesajı şöyle: 

“Rum terör örgütü EOKA’nın 21 Aralık 1963’te Kanlı Noel saldırılarının hemen ardından, ‘Bayrak, bayrak, bayrak… Burası, hak ve hürriyet uğruna çarpışan Kıbrıs Türk Mücahidinin sesi’ anonsuyla 25 Aralık 1963’te yayınlarına başlayan BRT, o karanlık günlerde umut ve moralin sesi olmuştur.

BRT, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin mirası ve 62 yıllık onur hafızasıdır. BRT’nin devraldığı kutlu mirası, aynı görev ve sorumluluk bilinciyle devam ettireceği inancındayım.

Hem mücadelenin sesi, hem de Türkçeyi Kıbrıs’ta yaşatan BRT’nin kuruluş yıl dönümünü yürekten kutluyor, emeği geçenleri saygıyla selamlıyorum.”

Çavuşoğlu, Türkiye Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile görüştü

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile bir araya geldi.

Türkiye Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre, Bakanlık’ta gerçekleşen görüşmede eğitim alanındaki işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda, iki ülke arasında eğitim alanındaki ilişkilerin güçlendirilmesi, mevcut eğitim işbirliklerinin geliştirilmesi, çağın modern gerekleri ile ülkelerin yerel ihtiyaçları göz önünde bulundurularak çağdaş eğitim anlayışına ulaşılmasına yönelik ortak faaliyetlerin artırılmasında mutabakata varıldı.

Görüşmede, Çavuşoğlu ve beraberindeki heyeti ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade eden  Tekin, Türkiye ile KKTC arasındaki güçlü tarihi bağlar, ortak kültürel miras ve gönül birliğinin, eğitim alanında geliştirilen işbirlikleriyle pekiştiğini vurguladı.

Tekin, Türkiye ile KKTC’nin iki kardeş devlet, iki kardeş toplum olduğuna ve iki ülke arasındaki köklü kardeşlik ilişkilerinin özellikle eğitim yoluyla güçlenmesine verdikleri öneme dikkati çekerek, “Birlikte güçleneceğiz, bunun temelleri de eğitimle atılacak. Bu konuda çok istikrarlı bir ilişki sürdürüyoruz. Karşılıklı olarak bu dostluğu geliştirmek için üstümüze düşeni yapmaya çaba sarf ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

KKTC’de ekim ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini anımsatan Tekin, yeni dönemin hayırlı olması temennisinde bulundu.

-Çavuşoğlu

Çavuşoğlu da uzun zamandır birlikte çalışarak milli hedefler ortaya koyduklarını belirterek bu hedeflere giderken bilgi, imkan ve vizyon paylaşımında bulunduklarını söyledi.

Eğitim alanında imzalanan işbirliği protokolünün gözden geçirilmesi ve dayanışma geliştirilmesiyle ilgili rutin toplantılar yaptıklarını kaydeden Çavuşoğlu, öğrenci ve öğretmenlerin yaşadığı sorunların ortadan kaldırılması, altyapıların paylaşılması ve hizmet içi kurslar konusunda karşılıklı desteklerle ilgili fikir alışverişinde bulunacaklarını dile getirdi.

Çavuşoğlu, MEB’e kendilerine verdiği destekler için teşekkür etti.

Görüşmeye TC Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ünal Eryılmaz ile Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Aytunç Şirket de katıldı.

trafiğinin odağı “Gazze, Rusya-Ukrayna, Suriye ve Kıbrıs” oldu

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2025’te diplomasi trafiğinde en çok mesaiyi Suriye, Gazze, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Kıbrıs meselelerinin çözümü için harcadı, yurt dışı ziyaretlerinde küresel krizlere çözüm odaklı temaslarda bulundu.

Yılın ilk ziyaretini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yapan Fidan, Lefkoşa’da Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile görüştü, dönemin Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edildi.

Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde, 12 Ocak’ta Riyad’da düzenlenen “Suriye” konulu toplantıya katılan Fidan, Suriye’deki yeni yönetimde Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’nin yer almasının “dönüm noktası ve tarihi bir an olduğunu” ifade etti.

Fidan, Riyad’da, İngiliz, Mısırlı, Suriyeli, Suud ve Alman mevkidaşlarıyla görüştü.

Çalışma ziyareti kapsamında, 18 Ocak’ta Bakü’ye giden Fidan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi ve mevkidaşı Ceyhun Bayramov ile bir araya geldi.

Fidan, 25 Ocak’ta Irak’ı ziyaret ederek, Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid ve Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani tarafından Bağdat’ta kabul edildi. Bakan Fidan, Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Mahmud Meşhedani, Irak Savunma Bakanı Sabit Abbasi ile görüştü.

28 Ocak’ta Suudi Arabistan ziyareti kapsamında mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile bir araya gelen Fidan, 1 Şubat’ta, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Katar’da görüştü. Fidan Doha’da, Hamas yetkilileri ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ile ayrı ayrı görüşme gerçekleştirdi.

– Münih Güvenlik Konferansı ve G20 Dışişleri Bakanları Birinci Toplantısı

Bakan Fidan, 14 Şubat’ta, 61’incisi düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’nda (MSC 2025) Türkiye’yi temsil etti.

MSC 2025 marjında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, dönemin Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, dönemin Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg, dönemin Romanya Dışişleri Bakanı Emil Hurezeanu, Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Kosova Başbakanı Albin Kurti, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna ve Rusya Özel Temsilcisi Keith Kellogg, Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konakovic, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Sudan Dışişleri Bakanı Ali Yusuf, Bulgaristan Dışişleri Bakanı Georg Georgiev, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, dönemin Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak ve dönemin Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov ile ikili görüşmeler yaptı.

Fidan, 20 Şubat’ta, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg şehrindeki G20 Dışişleri Bakanları Birinci Toplantısı’na katıldı.

 Toplantıdaki oturumlarda, Gazze, Suriye, Lübnan ve Rusya-Ukrayna Savaşı dahil uluslararası ve bölgesel konularda Türkiye’nin tutumunu paylaşan Fidan, uluslararası sistemin karşılaştığı sınamalar karşısında G20 platformunun önem kazandığına dikkati çekti.

Fidan, G20 kapsamında düzenlenen MIKTA (Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye, Avustralya) 27. Dışişleri Bakanları Toplantısı’na da iştirak ederek, toplantı marjında Çinli, Cezayirli, İrlandalı, İspanyol ve Kanadalı mevkidaşlarıyla bir araya geldi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la da görüşen Fidan, burada Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirmeye dönük süreci değerlendirdi.

Bakan Fidan, 2 Mart’ta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen İngiltere’de düzenlenen “Ukrayna” konulu toplantıya iştirak etti, Türkiye’nin sürece sunabileceği katkıları muhataplarına aktardı.

Filistin halkına yönelik devam eden İsrail saldırganlığı ve Filistin halkının topraklarından sürülmesi yönündeki çağrıları ele almak üzere Fidan, 7 Mart’ta Suudi Arabistan’ın başkenti Cidde’de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katıldı, toplantı marjında birçok mevkidaşıyla görüştü.

– Suriye’nin istikrarı ve DEAŞ’la mücadele konusunda temaslarda bulundu

9 Mart’ta, Ürdün’ün başkenti Amman’da düzenlenen Beşli Güvenlik Zirvesi’ne katılan Fidan, toplantının ardından bölge ülkeleri olarak özellikle terör örgütü DEAŞ’a yönelik müşterek operasyon ve istihbarat mekanizması kurulması konusunda karar alındığını duyurdu. Toplantıda, Suriye’nin istikrarına ve DEAŞ’la mücadeleye vurgu yapıldı.

Fidan, 13 Mart’ta Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ile temaslarda bulunmak üzere Suriye’nin başkenti Şam’a gitti. Fidan, Güler ve Kalın, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından başkent Şam’da kabul edildi.

-Kıbrıs konulu toplantı

Cenevre’de 17-18 Mart’ta düzenlenen “Kıbrıs” konulu genişletilmiş formatlı gayriresmi toplantıya katılan Fidan, toplantı marjında, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İngiltere Dışişleri Bakanlığı Avrupa, Kuzey Amerika ve Denizaşırı Topraklardan Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Doughty, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ile ayrı ayrı görüştü.

 Fidan, 22 Mart’ta Mısır’ın başkenti Kahire’de katıldığı İİT ve Arap Birliği Gazze Temas Grubu Toplantısı’na katılarak hitapta bulundu.

 25-26 Mart’ta ABD’nin başkenti Washington’a resmi ziyaret düzenleyen Fidan, ABD’li mevkidaşı Rubio ile görüştü. Görüşmede taraflar, savunma sanayisindeki işbirliğinin önündeki engellerin kaldırılması yönünde siyasi iradeyi vurguladı.

 2 Nisan’da Fransa’ya resmi ziyarette bulunan Fidan, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile görüştü.

 Fidan, 3-4 Nisan’da Brüksel’deki NATO Karargahı’nda yapılacak NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na iştirak ederek, toplantı marjında Alman, Ukraynalı, ABD’li, Yunan, Estonyalı, İzlandalı mevkidaşlarıyla ayrı ayrı bir araya geldi.

 20-21 Nisan’da Cezayir’de, Türkiye’nin Oran Başkonsolosluğunun resmi açılışını yapan Fidan, Cezayirli mevkidaşı Ahmed Attaf ile görüştü ve Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun tarafından kabul edildi.

 

– Gazze’deki durum ve Suriye’deki bölgesel gelişmeler ele alındı

 Fidan, 27 Nisan’da Katar’a ziyarette bulunarak, Katarlı mevkidaşı Al Sani, Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş ve Hamas Siyasi Büro üyeleriyle başkent Doha’da ayrı ayrı görüştü.

 Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) 5 Mayıs’ta ziyaret düzenleyen Fidan, temaslarında Gazze’deki durumu, Suriye’deki gelişmeleri ve diğer bölgesel konuları ele aldı. Fidan, ziyarette, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile görüştü.

 Bakan Fidan, 8 Mayıs’ta Polonya’nın başkenti Varşova’da, AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı (Gymnich) marjında yapılacak oturuma katıldı.

 18 Mayıs’ta Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyinin 2’nci toplantısı, Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ın eş başkanlıklarında düzenlendi.

 Fidan, 19 Mayıs’ta Sırbistan’a ziyaret düzenleyerek, Sırp mevkidaşı Marko Djuric ile Belgrad’da bir araya geldi ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic tarafından kabul edildi.

 Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de, 21 Mayıs’ta düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katılan Fidan, toplantının ilk kez “gözlemci üyesi” ev sahipliğinde düzenlenmesinden memnuniyet duyduğunu kaydetti.

 – Rusya-Ukrayna Savaşı’nı durdurmak için yoğun diplomasi trafiği

 Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un davetine icabetle 26-27 Mayıs’ta Rusya’yı ziyaret etti. Fidan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Müşaviri ve İstanbul’daki müzakerelerde Rus heyetine başkanlık yapan Vladimir Medinskiy’i Rusya’nın başkenti Moskova’da kabul etti.

 Ziyarette, Putin tarafından kabul edilen Fidan, Rus-Türk İş İnsanları Birliği Yönetim Kurulu üyeleriyle görüştü.

 Fidan, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha’nın davetine icabetle 30 Mayıs’ta Ukrayna’yı ziyaret etti. Ukrayna’nın başkenti Kiev’de Dışişleri Bakanı Sybiha ile bir araya gelen Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından kabul edildi.

Ziyaret kapsamında Fidan, dönemin Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak, dönemin Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, Kırım Tatarlarının Milli Lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Kırımoğlu ile görüştü.

Fidan, 16 Haziran’da Arnavutluk’ta düzenlenen Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katıldı. Zirve marjında Fidan, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani tarafından kabul edildi.

6-7 Temmuz’da 17. BRICS Liderler Zirvesi’ne Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen Brezilya’ya giden Fidan, Rio de Janeiro’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Belarus Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov, dönemin Kazakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Murat Nurtleu, BM Genel Sekreteri Guterres, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile ayrı ayrı görüştü.

 Bakan Fidan, 9 Temmuz’da Pakistan’a ziyarette bulundu, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından kabul edildi ve Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ile bir araya geldi.

 10 Temmuz’da Fidan, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) 58. Dışişleri Bakanları Toplantısı çerçevesinde düzenlenecek Türkiye-ASEAN Sektörel Diyalog Ortaklığı (SDO) Yedinci Üçlü Toplantısı’na katıldı.

 Fidan, 16-17 Temmuz’da ABD’nin New York kentinde düzenlenen Kıbrıs Konulu Genişletilmiş Formatlı Gayri Resmi Toplantı’ya katılarak, BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü.

 Fidan, 7 Ağustos’ta Suriye’nin başkenti Şam’a çalışma ziyareti düzenledi. Şam’da Suriye Cumhurbaşkanı Şara tarafından kabul edildi.

 9 Ağustos’ta Mısır’da temaslarda bulunan Fidan, ziyarette Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi ve Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati ile görüştü.

 Bakan Fidan,13-14 Ağustos’ta Katar’a ziyaret düzenledi. Doha’da, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani ile görüştü. Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani tarafından kabul edildi.

 Fidan, “Filistin halkına yönelik devam eden İsrail soykırımı ve İsrail’in Gazze’deki operasyonlarını genişletme kararı” gündemiyle Cidde’de düzenlenen İİT Olağanüstü Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na başkanlık etti. Fidan, bu vesileyle Suudi Arabistan’ı son bir yılda 4’üncü kez ziyaret etti.

 Toplantı marjında Bakan Fidan, Mısırlı, Suriyeli, Cibutili, İranlı, Gambiyalı ve Iraklı mevkidaşlarıyla temaslarda bulundu.

 25 Ağustos’ta dönemin İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Ticaret ve Savunma Bakanı Simon Harris ile İrlanda’da bir araya gelen Fidan, 3 Eylül’de Çin’de İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 80. yılı dolayısıyla düzenlenen askeri geçit törenine katıldı. Böylelikle “Çin’deki törenlere Türkiye’den ilk kez bakan düzeyinde katılım” oldu.

 Bakan Fidan, 11-12 Eylül’de İtalya’ya düzenlediği çalışma ziyaretinde, İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani ile bir araya geldi.

 İİT-Arap Birliği Olağanüstü Zirvesi kapsamında, 15 Eylül’de Doha’daki Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, Katarlı, Mısırlı, Iraklı ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla ayrı ayrı görüştü.

 – Bakan Fidan, ABD’de Türkevi’nde temaslarda bulundu

 BM 80. Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası marjında New York’ta BM Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü Cindy McCain ile bir araya gelen Fidan, Türkevi’nde Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, dönemin Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak, İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ile ayrı ayrı görüştü.

 Fidan, “İİT Dışişleri Bakanları Konseyi Başkanı” sıfatıyla BM 80. Genel Kurulu yüksek düzeyli haftası çerçevesinde, İİT Dışişleri Bakanları Yıllık Koordinasyon Toplantısı’na başkanlık etti.

 – Gazze’de ateşkesin ve barışın sağlanmasına yönelik çabalar

 2 Ekim’de Fidan, BAE’ye ziyarette bulunarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın 29 Eylül’de açıkladığı plan dahil Gazze’de ateşkesin ve barışın sağlanmasına yönelik çabalar hakkında istişarelerde bulundu.

 Fidan, 7 Ekim’de Azerbaycan’ın ev sahipliğinde Gebele’de düzenlenen TDT 12. Zirvesi öncesinde, TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katılarak hitapta bulundu, burada Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov ile ayrı ayrı görüştü.

 Bakan Fidan, 9 Ekim’de Fransa’nın ev sahipliğinde Paris’te yapılan “Gazze” konulu toplantıya iştirak etti.

 AB Dış İlişkiler Konseyi kapsamında düzenlenen “Bölgelerarası Güvenlik ve Bağlantısallık” konulu Bakanlar Toplantısı dolayısıyla 19-20 Ekim’de Lüksemburg’u ziyaret eden Fidan, Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha, Romanya Dışişleri Bakanı Oana Toiu, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ve AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile bir araya geldi.

Dışişleri Bakanı Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş ve Hamas Siyasi Büro üyeleri ile Doha’da görüştü. Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani ile de Katar’da bir araya geldi.

2 Kasım’da Irak’ı ziyaret eden Fidan, Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid tarafından kabul edildi ve temaslarda bulundu.

Fidan, 4-5 Kasım’daki Finlandiya ziyaretinde, Fin mevkidaşı Elina Valtonen ile görüştü, Finlandiya’daki Tatar toplumunu temsil eden “Finlandiya İslam Cemaati” Başkanı’nı ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Fidan, 10 Kasım’da ABD’yi ziyaret etti, ziyarette ABD’de Suriye Cumhurbaşkanı Şara tarafından kabul edildi.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un davetine icabetle Almanya’ya 28 Kasım’da giden Fidan, Almanya Federal meclis binasını ziyaret etti.

Fidan, 30 Kasım’da İran’a ziyaret düzenledi ve İran’da mevkidaşı Erakçi ve İranlı üst düzey yetkililerle görüştü.

3 Aralık’ta Brüksel’de düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Bakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot’la görüşmeler yaptı.

 Fidan, 4-5 Aralık’ta Viyana’da düzenlenen AGİT 32. Bakanlar Konseyi Toplantısı’na katıldı.

 6-7 Aralık’ta, 23. Doha Forumu’na katılmak üzere Katar’a ziyaret gerçekleştiren Fidan, çok sayıda mevkidaşı ile bir araya geldi.

Bakan Fidan, ABD, Mısır ve Katar’dan yetkililerin katılımıyla 19 Aralık’ta Miami kentinde yapılan “Gazze” konulu toplantıya iştirak etti. Toplantı vesilesiyle Fidan, diğer bölgesel meselelerin ele alınacağı görüşmeler de gerçekleştirdi.

Fidan, yılın son ayında Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ile 22 Aralık’ta Suriye’ye çalışma ziyareti düzenledi.

Rusya 2036’ya kadar Ay’da enerji santrali kurmayı hedefliyor

Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos), 2036’ya kadar Ay’da enerji santrali kurmayı planladığını açıkladı.

Roscosmos’tan yapılan yazılı açıklamada, Lavoçkin adlı uzaycılık şirketiyle anlaşma imzalandığı belirtildi.

Lavoçkin ile anlaşma kapsamında ortak çalışmalar yürütüleceğine işaret edilen açıklamada, “Çalışmalar neticesinde, Rusya 2036’ya kadar Ay’da enerji santrali kurmayı hedeflemektedir. Proje, sürekli işleyen bilimsel bir Ay istasyonunun kurulması ve uzun vadeli bir Ay keşif programına geçiş yolunda önemli bir adımdır.” ifadesi kullanıldı.

Roscosmos ile Çin Ulusal Uzay İdaresi arasında Ay’da araştırmalar yapmak üzere ortak istasyon kurulması konusunda 2021’de mutabakat zaptı imzalanmıştı.

Yarın Regaip Kandili

İslam aleminde rahmeti ve bereketi bol “üç ayların” başlangıcını simgeleyen Regaip Kandili yarın idrak edilecek.

İslam dünyası için büyük öneme sahip üç aylardan recep ayının ilk perşembe gününü cumaya bağlayan gece idrak edilen Regaip Kandili, “rahmet ve bereket gecesi” olarak kabul ediliyor.

Sözlükte “kendisine rağbet edilen şey, bol ve değerli bağış” anlamına gelen regaip, hadis ve fıkıh literatüründe ise “bol sevap, mükafat, faziletli amel” anlamlarında kullanılıyor.

Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Ömer Tiryaki, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kur’an-ı Kerim’de savaşın yasaklandığı aylardan birinin de recep olduğunu hatırlattı.

Peygamberin belirli bir gün belirtmeden recep ayında oruç tuttuğuna dair rivayetlerin bulunduğunu aktaran Tiryaki, “Recep ayı, gerek manevi bir iklimin yaklaşması gerekse içerisinde Regaip ve Miraç gecelerini de barındırması sebebiyle Müslümanlar için şükür ve sevinç kaynağıdır.” ifadesini kullandı.

Üç ayların, Müslümanların inanç, ibadet, ahlak ve sosyal sorumluluk alanlarında bütüncül bir yenilenmeye yöneldiği müstesna bir dönem olduğunu vurgulayan Tiryaki, şunları kaydetti:

“Regaip gecesiyle başlayan üç aylar, ramazanın rahmet ikliminde kemale erer. Bu zaman dilimini en verimli şekilde değerlendirmek, düzenli ibadet, bilinçli tefekkür, ahlaki hassasiyet ve toplumsal dayanışmayı artırmayı gerektirir. Böylece üç aylar, takvayı merkezine alan bir hayatın inşası için güçlü bir zemin haline gelir.”