Archives Ocak 2026

2024–2025 Üretim Yılı Kuraklık Tazminatları Üreticilere Ödendi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, 2024–2025 Üretim Yılı Kuraklık Tazminatlarına ilişkin hesap kapatma ödemelerinin K.T. Kooperatif Merkez Bankası’na gönderildiğini ve ödemelerin tamamlandığını açıkladı.

Bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren Genel Tarım Sigortası Fonu Saptama ve Değerlendirme Komitesi tarafından, ürün hasat döneminde başlayan kuraklık çalışmaları kapsamında tahıl ile yemlik ve yemeklik baklagillerin ekili olduğu alanlarda kapsamlı gözlem ve incelemeler yapıldı. Zarar tespitleri, Meteoroloji Dairesi’nden alınan resmi yağış verileriyle birlikte değerlendirilerek kuraklıktan etkilenen köy ve bölgeler belirlendi.

2024–2025 Üretim Yılı’nda kuraklıktan zarar gören köy ve bölgeler, Bakanlar Kurulu’nun 26 Eylül 2025 tarihli ve Ü(K-1) 2103-2025 sayılı kararı doğrultusunda, 29 Eylül 2025 tarihli ve 192 sayılı Resmi Gazete’de ilan edildi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, artan üretim girdi maliyetlerini dikkate alarak üreticilerin yeni üretim sezonuna hazırlanabilmesi ve üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla yoğun bir çalışma yürütüldüğünü vurguladı. Bu kapsamda, 15 yıl aradan sonra ilk kez 1’inci avans ödemesinin Eylül ayında yapıldığı, bugün itibarıyla da hesap kapatma ödemelerinin gerçekleştirildiği belirtildi.

Kuraklıktan zarar gören toplam 153 köyde, 3 bin 972 üreticiye, 605 bin 509,75 dönüm alan için 328 milyon 369 bin 712,25 TL kuraklık tazminatı ödendi.

Kuraklığa girmeyen köy ve/veya bölgelerde yapılacak verim kaybı ödemelerinin ise 2026 Mali Yılı Bütçesi’nin açılmasının ardından en kısa sürede yapılacağı bildirildi.

“Drone Futbolu” ilk kez Kıbrıs’ta

Gönyeli–Alayköy Belediyesi, dünyada hızla yaygınlaşan ve çocuklara teknoloji, spor ile takım ruhunu aynı anda sunan Drone Futbolunu ilk kez Kıbrıs’a taşıyor. Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Kıbrıs Robofest kapsamında düzenlenecek uluslararası Enjoy AI Drone Cup organizasyonunu adaya kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, projenin sadece bir etkinlik olmadığını vurgulayarak, “Bu süreci çocuklarımızın düşünme, üretme ve birlikte başarma kültürünü güçlendiren bir öğrenme aşaması olarak görüyoruz.” dedi.

Masterkids iş birliğiyle yürütülen çalışma kapsamında belediye:

  • Bölgedeki okullara drone futbolu ekipmanları ile takım çalışma alanlarını kazandırdı.
  • Öğretmenler ve öğrenciler için uygulamalı eğitimleri başlattı.
  • Eğitimlerin ardından şenlik havasında geçecek turnuvalarla çocukların öğrendiklerini sahaya taşımasını sağlayacak.

18 Takım Sahaya Çıkacak

Belediye sponsorluğunda Drone Futbolu turnuvalarında yer alacak takımlar şöyle:

  • Gönyeli İlkokulu – 5 takım
  • Alayköy İlkokulu – 5 takım
  • Dr. Suat Günsel İlkokulu – 5 takım
  • Gönyeli SAM – 3 takım

Toplam 18 takım, Kıbrıs’ta ilk kez düzenlenecek Drone Futbolu müsabakalarında rekabet edecek.

Drone Futbolu’nun yalnızca bir spor değil, aynı zamanda problem çözme, el–göz koordinasyonu, stratejik düşünme, takım çalışması ve özgüven gibi becerileri geliştiren güçlü bir eğitim aracı olduğuna dikkat çeken Başkan Amcaoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Çocuklarımızın erken yaşta teknolojiyle doğru şekilde buluşmasını çok önemsiyoruz. Hayal kurabilen, üretebilen ve kendine güvenle yol alabilen bir nesil için çalışıyoruz.”

Gönyeli–Alayköy Belediyesi, Kıbrıs Robofest çatısı altında teknolojiyle büyüyen yeni bir neslin temellerini atmaya devam ediyor.

Karneler Cuma günü dağıtılacak

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 15 Eylül 2025’te başlayan 2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci dönemi sona eriyor.

İlköğretim Dairesi, Genel Ortaöğretim Dairesi ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı okullarda öğrenim gören yaklaşık 58 bin öğrenci, 30 Ocak Cuma günü karnelerini alacak.

Akademik takvime göre 1 Şubat’ta başlayacak yarıyıl tatili 15 Şubat’ta tamamlanacak. Öğrenci ve öğretmenler, 16 Şubat Pazartesi günü ders başı yaparak ikinci döneme başlayacak.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, İlköğretim Dairesi’ne bağlı 132 okulda yaklaşık 28 bin, Genel Ortaöğretim Dairesi’ne bağlı 49 okulda yaklaşık 25 bin ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı 13 okulda yaklaşık 4 bin meslek lisesi öğrencisi eğitim görüyor. KKTC genelindeki kamu ve özel okullarda ise yaklaşık 6 bin 500 öğretmen görev yapıyor.

2025-2026 eğitim öğretim yılı, 15 Haziran’da karne ve tamamlama belgelerinin verilmesiyle sona erecek.

– KGS-1 cumartesi günü

Kolej Giriş Sınavı’nın (KGS) birinci basamağı (KGS-1) cumartesi günü gerçekleştirilecek. İkinci basamak sınavı olan KGS-2 ise 6 Haziran tarihinde yapılacak.

– Liselerin sınavları

Bülent Ecevit Anadolu Lisesi (BEAL) ve 20 Temmuz Fen Lisesi Yerleştirme Sınavı 20 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek.

Meslek Liseleri programlarına tercih başvuruları 17-23 Haziran tarihleri arasında alınacak, yerleşme sonuçları ise 24 Haziran’da açıklanacak.

Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Giriş Sınavı ise 24-26 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

Yağışlı hava Cumartesi’ne kadar devam edecek

Meteoroloji Dairesi yağışlı havanın 31 Ocak Cumartesi’ne kadar devam edeceğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 27 Ocak-2 Şubat dönemine ilişkin hava tahmin raporuna göre bugün yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak bekleniyor. Yarın yer yer hafif yağmur, cuma ve cumartesi günü ise yer yer sağanak öngörülüyor.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde genellikle 16-19 derece dolaylarında seyredecek.

Periyodun ilk günleri Güney ve Doğu’dan, diğer günlerde ise Güney ve Batı’dan orta kuvvette zaman zaman kuvvetli rüzgar bekleniyor.

28 Ocak 2026 Döviz Kurları

Dolar, Euro ve Sterlin, rekor serisine devam ediyor.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,40 TL, Euro 52,10 TL, İngiliz Sterlini ise 59,96 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.09 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,39 TL, satış fiyatı 43,41 TL.

Euro’nun alış fiyatı 52,08 TL, satış fiyatı 52,12 TL, İngiliz Sterlini ise 59,94 TL’den alınıp 59,98 TL’den satılıyor.

AB, WhatsApp’ı daha katı kurallara tabi tutacak

Avrupa Birliği (AB), Meta’nın sahibi olduğu mesajlaşma ve arama uygulaması WhatsApp’ı daha katı kurallara tabi tutulan çok büyük çevrimiçi platform olarak sınıflandırdı.

AB Komisyonu, WhatsApp’ın AB ülkelerinde 45 milyondan fazla kullanıcı eşiğini aştığını ve bu nedenle Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında “Çok Büyük Çevrimiçi Platform” olarak sınıflandırıldığını açıkladı.

WhatsApp’ın özel mesajlaşma ve çevrimiçi platform özelliklerini içeren hibrit bir hizmet olduğu anımsatılan açıklamada, kullanıcıların bilgi, güncelleme ve duyurular yaymasına imkân tanıyan WhatsApp Kanallar özelliğinin, çevrimiçi platform hizmeti tanımına girdiği ve bu nedenle AB’deki çevrimiçi platformların uyması gereken genel yükümlülüklere tabi olduğu kaydedildi.

Açıklamada, yeni tanımlama kapsamında WhatsApp’ın ek yasal yükümlülüklere uymak için mayıs ayı ortasına kadar süresi olduğu belirtilerek, “Bu yükümlülükler, temel insan hakları ve ifade özgürlüğünün ihlali, seçim manipülasyonu, yasa dışı içerik yayılması ve gizlilik endişeleri gibi hizmetlerinden kaynaklanan sistemik risklerin uygun şekilde değerlendirilmesini ve azaltılmasını içeriyor.” ifadesi kullanıldı.

AB içinde Facebook, Instagram, YouTube ve Linkedin gibi çeşitli platformlar çok büyük olarak sınıflandırılırken, bunların yasa dışı ve zararlı içerikle daha fazla mücadele etmesi gerekiyor.

ÜSTEL HÜKÜMETİ VATANDAŞIN YANINDA

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Ünal Üstel hükümetinin icraatlarını değerlendirdi.
Bakan, hükümetin vatandaş odaklı çalışmalarını vurgulayarak şunları kaydetti:
“Düne kadar Tatlısu’da bir açılış yaptık ve yaptıklarımız ortada. Üstel hükümeti, ekonomik krizler karşısında kaçmayıp, eline taşın altına koyarak, vatandaşımızı aydınlığa çıkaracak şekilde
çalışıyor”

“YÜRÜTME NOKTASINDA HATALAR GÖRÜNÜYORSA ÖNERİLERİNİ BURADAN SÖYLEMELİ”

Çavuş, eleştirilerin somut ve yapıcı olması gerektiğini belirtti ve
“Sağlıkta şuraya bir hastane gerekli, şurada bir doktor eksiktir. Eğitimde 40 okul yaptınız, ama 2 okul daha gerekiyor; planlamayı bakan açıklasın. Maliye’de borçlanma her devletin yaptığı bir şeydir, ABD bile borçlanıyor, ama biz maaş ödemelerinde aksamaya gitmedik. Avrupa tarımda 2,5 yıldır sallanıyor, Güney’de üreticiye doğrudan gelir desteği bile ödenmedi.” dedi.

Bakan, Üstel hükümetinin icraatlarını öne çıkararak şunları ekledi:
“Eğer yapılması gerekenler varsa ve öneriniz varsa dikkate alırız. Ama Üstel hükümeti, vatandaşının yanında durarak elini taşın altına koymuş, halkın yararına adımlar atmıştır.”

“NEFSİNE YENİK DÜŞENLER VARSA SUÇ İŞLEDİLERSE ARAŞTIRILSIN”
Çavuş, Başbakan Ünal Üstel’in hukuka ve adalete olan yaklaşımını şöyle aktardı:
“Başbakan, nefsine yenik düşenler varsa ve suç işlemişse araştırılsın ve cezasını çeksin. Bu, doğal ve doğru bir tutumdur. Üstel hükümeti, vatandaşın hakkını ve hukukunu koruma kararlılığıyla hareket etmektedir.”

“ÜNİVERSİTELERİN İÇİNİ TEMİZLEMEYE DESTEK VERDİK”

Çavuş, üniversitelerde yaşanan sıkıntılara da değindi:
“Hükümet, üniversitelerdeki yanlış diplomaların araştırılması için tam destek verdi. Başka ülkelerde de benzer sorunlar yaşandı ve yanlış diploma alanlar cezalandırıldı. Biz de hukuku kullanıyoruz ve sistemi şeffaf şekilde denetliyoruz.”

“40 YILDIR SİYASETİN İÇİNDE OLAN HUKUKA TALİMAT VERMEYECEĞİNİ BİLİR”
Çavuş, Başbakan Üstel’in yetkinliğini öne çıkararak şöyle dedi:
“Başbakan, 40 yıldır siyasetin içinde olan biri olarak, hukuka talimat vermez. Her şeyi şeffaf bir şekilde yapar ve yargının önünü açar. Gereken her adımda, vatandaşın hakkını korumak önceliğimizdir.”

“SUÇ İŞLEYEN VARSA YARGILANSIN”
Bakan Çavuş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Geçmişle bugünü kıyaslayarak işleri geçiştirmek istemiyorum. Amacımız, gerçekten suç işleyen varsa yargılansın. Üstel hükümeti, vatandaşın yanında durarak, hak ve hukuk odaklı çalışmalarını sürdürmektedir.”

ÇAVUŞ: “BU DÖNEMDE SÜT DÖKÜLMEDİ, DÖKÜLENLERİN DÖNEMİ BELLİ”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Üstel hükümeti döneminde tarım politikalarının disiplinle yürütüldüğünü vurgulayarak, geçmişte yaşanan süt krizlerine sert yanıt verdi
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda muhalefetin eleştirilerini yanıtladı. Cumhuriyetçi Türk Partisi milletvekili Fide Kürşat’ın özellikle süt konusunda yönelttiği iddialara sert ifadelerle karşılık veren Çavuş, Üstel hükümeti döneminde üreticinin mağdur edilmediğinin altını çizdi.
Çavuş, konuşmasına iyi niyet vurgusuyla başlayarak, “Başkan, çok teşekkür ederim. İyi niyetinizden kaynaklı olarak ben de iyi niyetli bir cevap veriyorum. Keşke ilk konuşmasında söyleseydi ki biz de doğrudan cevap verebilseydik” dedi.

“2,5 YILDIR GÖREVDEYİM, SÜT DÖKÜLMEDİ”
Görev süresine dikkat çeken Çavuş, “2,5 yılım doldu, üçüncü yılım doluyor. Daha süt dökmedim. Sayın vekil herhalde kendi dönemini hatırlıyor. O dönem sütler dökülürken kendisi makamında değil miydi?” ifadelerini kullandı.
Geçmişte yaşanan süt krizlerini hatırlatan Çavuş, yıllarca süt döküldüğünü, ancak bugün bu konuyu eleştirenlerin o dönemlerde sessiz kaldığını söyledi. “Bu tip konuşmalar doğru değildir” diyen Çavuş, doğrudan gelir desteklerini açıklamanın kendi sorumluluğunda olduğunu vurguladı.

“YALAN SÖYLEDİĞİMİ SÖYLEYEN ÖNCE KELİMELERİNİ SEÇSİN”
Muhalefetten gelen suçlamalara sert çıkan Bakan Çavuş, “Neyi yalan söyledim? Kelimelerinizi lütfen seçerek konuşun. Ben size karşı saygı çerçevesinde konuşuyorum. ‘Yalancı’ demek söyleyeni bağlar” dedi.

Görev süresi boyunca yapılan icraatların ortada olduğunu belirten Çavuş, “Almış olduğumuz destek rakamları ortada, getirdiğimiz düzenlemeler ortada, günü gününe ödediğimiz destekler ortada. Dökmediğimiz süt ortada” ifadelerini kullandı.

“MASKARALIK YAPILMASINA İZİN VERMEYİZ”
Meclis kürsüsünde saygı vurgusu yapan Çavuş, “Birisi buradan çıkacak, yalancı diyecek, aklının istediğini konuşacak, biz de burada oturacağız… Böyle maskaralık olmaz. Herkes haddini bilecek” dedi.
Kendisinin ve ekibinin görevini layıkıyla yerine getirdiğini ifade eden Çavuş, “Ben işimi biliyorum. Aldığım görevi de layıkıyla yerine getiriyorum” diye konuştu.

“ÜSTEL HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE ÜRETİCİ MAĞDUR EDİLMEDİ”

Üstel hükümeti döneminde tarım politikalarının disiplinli ve planlı şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Çavuş, geçmişle bugün arasında net bir fark olduğunu söyledi. Saygı çerçevesinde her türlü eleştiriye açık olduklarını belirten Çavuş, şahsına ve çalışma arkadaşlarına yönelik seviyesiz ithamlara ise bundan sonra izin vermeyeceklerini ifade etti.
Konuşmasını, “Benim düşüncelerimde olmayabilirler, buna saygı duyarım. Ama hiç kimse, hele hele bu saatten sonra, şahsıma ve arkadaşlarıma bu şekilde konuşamaz” sözleriyle tamamladı.

Sağlık Bakanı’ndan Tıpta Uzmanlık Tartışmalarına Sert Yanıt: “Külliyen Yalan!”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, BRT’de yayınlanan  “Haber Kritik” programına katılarak Pembe Paşaoğlu’nun sorularını yanıtladı. Bakan Dinçyürek, tıpta uzmanlık eğitimi ve yeni yasal düzenlemeye yönelik eleştirilere sert ifadelerle yanıt verdi. Mevcut sistemde merkezi sınav olmaksızın yıllardır uzmanlık eğitimi verildiğini vurgulayan Bakan, “Merkezi sınav kaldırılıyor, kamu sağlığı tehdit altında” iddialarını “külliyen yalan” olarak nitelendirdi.

Bakan, tartışma konusu yapılan ihtisas eğitimlerinin geçmişte de merkezi sınav olmadan YÖKDAK denetiminde yürütüldüğünü belirterek, “YÖDAK’tan alınan izinle yıllardır onlarca kişiye uzmanlık yapma fırsatı verildi. Şimdi çok daha güçlü bir denetim mekanizması kurarak sistemi revize ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Yetki YÖDAK’taydı, şimdi TUDUK’a geçiyor”

Mevcut durumda tıpta uzmanlık yetkisinin YÖDAK’ta olduğunu hatırlatan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, yeni yasa ile bu yetkinin Tıpta Uzmanlık ve Diş Hekimliği Uzmanlık Kurulu’na (TUDUK) devredileceğini ifade etti. Bakan, bu değişikliğin denetimi zayıflatmadığını, aksine çok daha güçlü hale getirdiğini vurguladı.

“Şu anda da merkezi bir sınav yok, yeni düzenlemede de yok” diyen Bakan, merkezi sınavın dünyada mutlak bir koşul olmadığını belirterek, “Merkezi sınav bir ön koşul değil, bir denetim aracıdır. Bizim getirdiğimiz yasa, bugünkünden çok daha etkin bir denetim mekanizması oluşturuyor” dedi.

“Denetim kat be kat artıyor”

Yeni yasa ile birlikte; eğitim verecek kurumların öğretim üyesi sayısı, yatak kapasitesi, vaka sayısı ve vaka çeşitliliğinin yerinde inceleneceğini ve TUDUK bünyesinde oluşturulacak Eğitim Değerlendirme Komitesi’nin programları düzenli olarak denetleyeceğini vurgulayan Bakan, giriş ve bitirme sınavlarının da  TUDUK ve üniversite tarafından birlikte yürütüleceğini söyledi. Bakan  Dinçyürek, “Yani, bugün olmayan denetim, yeni yasayla sistemin her aşamasına giriyor” ifadelerini kullandı.

Bakan ayrıca, sınav süreçlerinin de ilk kez resmi denetime tabi olacağını belirterek, usulsüzlük tespit edilmesi halinde sınavların iptal edilebileceğini söyledi.

Tabipler Birliği’ne Sert Eleştiri: “Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun!”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin yeni düzenlemeye karşı tutumunu da eleştirdi.  Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği yönetimini “Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun” sözleriyle eleştiren Bakan Dinçyürek, bugün sisteme karşı çıkan Tabipler Birliği Başkanı’nın ve yönetim kurulu üyelerinin de aynı sistemden akademik unvanlar aldığını ifade etti. “Tabipler Birliği Başkanı ve pek çok yönetim kurulu üyesinin taşıdığı akademik unvanlar da aynı eğitim kurumundan alınmıştır. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Dalkan akademik unvanlarını aynı kurumdan aldığı gibi yoğun bakım uzmanlığını da yine bu sistem dahilinde almıştır. Üstelik kendisi de aynı sistemde uzmanlık eğitimi vermektedir. Eğer bu sistem güvenilmezse, o zaman kendilerinin bugüne kadar aldıkları tüm uzmanlık ve akademik unvanlar da sorgulanmalıdır. Bu ciddi bir çelişkidir” ifadelerini kullnarak Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı ve yönetim kurulunu istifaya davet etti.

Programda dikkat çeken ifadeler kullanan Sağlık Bakanı, yeni düzenlemenin eğitim ve sağlık sistemini güçlendirmeyi amaçladığını vurgulayarak, “Bu yasa halk sağlığını tehdit etmiyor, tam tersine güvence altına alıyor. Sağlık ve eğitim sistemini siyasetin malzemesi haline getirmek kimseye yakışmaz” dedi.

Savaşan: Üstel’in önerisiyle maaşlar arasındaki makası daraltacak adım atıldı

UBP Grup Başkanvekili Ahmet Savaşan, maaşlar arasındaki dengenin sağlanması amacıyla gerekli yasal düzenleme için mecliste önemli bir adım atıldığını açıkladı.

Ahmet Savaşan, Başbakan Ünal Üstel’in geçen hafta hükümet adına mecliste yaptığı öneri doğrultusunda, bugün UBP ve CTP gruplarının mutabakatıyla “Maaşlar arasındaki dengenin sağlanmasına ilişkin geçici ve özel (AD-HOC) komitenin” oluşturulduğunu duyurdu.

Komitenin; UBP’den 2, CTP’den 2, DP’den 1, YDP’den 1 ve bağımsız milletvekillerinden 1 üye olmak üzere toplam 7 kişiden oluşacağını belirten Savaşan, mevcut uygulamanın komitede yeniden değerlendirileceğini söyledi.

Üst Kademe Yöneticilerinin maaşlarından kesinti yapılacak…

Hayat pahalılığı artışlarının bareme göre yapılmasının, yüksek maaş alan kesimlere rakamsal olarak daha fazla artış sağladığını ifade eden Savaşan, bu durumun maaşlar arasındaki farkı daha da açtığını kaydetti. Kurulan komite ile bir sonraki hayat pahalılığı ödeneği belirlenene kadar siyasi kamu görevlilerinin (Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ve milletvekilleri dahil), müşavir ve üst kademe yöneticilerinin maaşlarının yeniden düzenlenmesine imkân tanınmasının hedeflendiğini belirtti.

Oluşturulacak Kaynak Engelliler için kullanılacak…

Savaşan ayrıca, yapılacak yasal düzenleme kapsamında üst kademe yöneticilerinden gerçekleştirilecek kesintilerden elde edilecek kaynağın engellilerin desteklenmesi amacıyla kullanılacağını vurguladı.

Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi’nden banka hesaplarının üçüncü kişilerce kullanımına karşı uyarı

Maliye Bakanlığı’na bağlı Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi, banka hesaplarının üçüncü kişiler tarafından kullanılmasına yönelik artan riskler konusunda kamuoyunu bilgilendirdi.

Açıklamada, özellikle öğrenciler, ev hanımları ve benzeri düzenli geliri olmayan kişiler dâhil olmak üzere tüm gerçek ve/veya tüzel kişilere ait banka hesaplarının farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişiler adına kullandırıldığı ve bu suretle yasa dışı işlemlere aracılık edildiği şüphesiyle gönderilen bildirimlerde, özellikle geçen dönem itibarıyla kayda değer bir artış gözlemlendiği belirtildi.

Açıklamada, söz konusu kişilerin banka hesaplarını üçüncü kişilere kullandırmamaları ve/veya hesaplarının kullanılmasına müsaade etmemeleri, herhangi bir suça alet olmamaları ve/veya suça iştirak etmemeleri için gerekli dikkat ve özeni göstermeleri gerektiği hususunda uyarıda bulunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Suç Gelirlerinin Aklanmasını Önleme Kurulu ile Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi bünyesinde, 1/2024 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının, Terörizmin Finansmanının ve Kitle İmha Silahlarının Yaygınlaşmasının

Finansmanının Önlenmesi Yasası’nı yürütmekle sorumlu Mali Bilgi Edinme Birimi (MABEB) tarafından yapılan incelemelerde; hesap sahiplerinin beyan edilen meslek, gelir, yaş grubu ve benzeri profilleriyle uyumlu olmayan çok sayıda havale ve aktarım işleminin gerçekleştirildiği, özellikle öğrenciler, ev hanımları ve benzeri düzenli geliri olmayan kişiler dâhil olmak üzere tüm gerçek ve/veya tüzel kişilere ait hesaplara, hesap sahipleriyle bağlantılı olmadığı değerlendirilen kişiler tarafından transfer edilen tutarların, küçük bir kısmı hesaplarda bırakılmak suretiyle mütemadiyen üçüncü kişilere aktarıldığı görülmektedir.

MABEB tarafından yapılan analizlerde, farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişilerin işlemleri için kullandırılan söz konusu hesapların sahipleri hakkında, yasa dışı işlemlere ve/veya suç gelirlerinin aklanmasına aracılık edilmesi şüphesinin ve/veya suçlamasının ortaya çıkabileceği değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, banka hesaplarının farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişiler adına kullanılmasına rıza gösteren ve yasa dışı faaliyetlere ve/veya suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına aracılık eden gerçek veya tüzel kişilerin, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi mevzuatı kapsamında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yargı yetki sınırları içerisinde adli ve idari yaptırımlara tabi olduklarının herkes tarafından bilinmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Suç Gelirlerinin Aklanmasını Önleme Kurulu ve MABEB olarak, banka hesaplarının farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişiler adına kullandırılmasının, hesaplarını kullandıran kişiler açısından doğurabileceği riskler ve sakıncalar hakkında farkındalık oluşturulması ve bilgilendirme yapılması gerekliliği hususu kamuoyuna önemle duyurulur.”

Dinçyürek: “Herkes samimi olmak zorunda”

“Dinçyürek, bu sisteme güvensiz diyenler önce kendi ünvanlarını sorgulasın diyerek, Tabipler Birliği Başkanını istifaya davet etti”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, BRTK’de katıldığı programda Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin “sınavsız uzmanlık” iddialarına sert yanıt verdi. Dinçyürek, getirilen yeni yasanın mevcut sistemden katbekat daha sıkı denetimler içerdiğini vurgulayarak, kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini söyledi.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, BRTK ekranlarında katıldığı programda, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin diş hekimliği ve tıpta uzmanlığa sınavsız girişle ilgili açıklamalarına tepki gösterdi. Tabipler Birliği’nin merkezi sınav talebini samimi bulmadığını ifade eden Dinçyürek, “Hayretler içinde izliyorum. Çok doğru bir söz vardır: Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun” dedi.

Dinçyürek, kamuoyuna “ihtisas hiç verilmiyordu, yeni düzenleme ile veriliyor ve halk sağlığı tehdit altına giriyor” şeklinde sunulan iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. YÖDAK tarafından yıllardır onlarca kişiye uzmanlık eğitimi verilmesine halen devam ettiğini hatırlatan Dinçyürek, “bu mevcut sürecin denetlenemediğinin altını çizdi .

“Merkezi sınav dünyada zorunlu değil”

Merkezi sınavın dünyada bir ön koşul olmadığını belirten Dinçyürek, Fransa, İspanya ve Avustralya gibi bazı ülkelerde Türkiye dahil merkezi sınav uygulandığını; ancak Almanya, Çekya, İrlanda, İsviçre, Romanya ve Yeni Zelanda gibi birçok ülkede böyle bir sistemin bulunmadığını, dünyada bir ön koşul olmadığını söyledi.

Asıl sorunun sınavdan ziyade denetim eksikliği olduğuna işaret eden Dinçyürek, mevcut sistemde etkin bir denetim olmadığını, yeni yasa ile ise çok katmanlı ve sürekli bir denetim mekanizmasının hayata geçirileceğini belirtti.

Dinçyürek, TUDUK’un yapısı hakkında da bilgi verdi. Kurulda Sağlık Bakanlığı temsilcileri, akademisyen hekimler, üniversite öğretim üyeleri, YÖDAK temsilcisi ve Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nden iki temsilcinin yer alacağını söyledi.

“Türkiye’de TUKMOS kriterleri nasıl uygulanıyorsa, burada da benzer standartlar esas alınacak” diyen Dinçyürek, uzmanlık eğitimi verecek kurumların öğretim üyesi sayısı, yatak kapasitesi, vaka sayısı ve vaka çeşitliliği açısından yerinde denetleneceğini kaydetti.

Sınavlar denetlenecek, gerekirse iptal edilecek

Yeni yasa ile giriş ve bitirme sınavlarında TUDUK’un doğrudan taraf olacağını belirten Dinçyürek, sınavlara gözlemci gönderileceğini, usulsüzlük tespit edilmesi halinde sınavların iptal edilebileceğini vurguladı. “Bugün böyle bir yetki yok. Yeni yasada var” dedi.

Ayrıca uzmanlık eğitimi süresince en geç altı ayda bir denetim yapılacağını ifade eden Dinçyürek, 4–5 yıllık bir uzmanlık sürecinde toplamda 8–10 kez denetim gerçekleştirileceğini belirtti.

“Bu bir çelişkidir”

Tabipler Birliği’nin yeni düzenlemeleri “kamu sağlığını tehdit ediyor” şeklinde nitelendirmesini sert sözlerle eleştiren Dinçyürek, mevcut sistem üzerinden uzmanlık almış ve halen bu sistemde asistan yetiştiren kişilerin aynı sistemi hedef almasını “büyük bir çelişki” olarak değerlendirdi.

“Bir taraftan bu sistemde uzman yetiştirip, yetkin bir uzmandır diye imza atacaksınız, diğer taraftan ‘bu sistem halk sağlığını tehdit ediyor’ diyeceksiniz. Ve tabipler birliği çatısı altında bu diplomayı onaylamayacaksınız. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” ifadelerini kullanan Dinçyürek, akademik etik açısından bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Dinçyürek, bu sistemde ilgili üniversitenin öğretim üyesi olarak uzman yetiştirip bu eğitim yeterlidir bu eğitim yeterlidir diye imza atacaksınız diğer taraftan yine aynı kişi tabipler birliği başkanı sıfatı ile bu diploma yetersizdir geçersizdir diyeceksiniz ve tabipler birliğinde onaylamayacağım diyorsunuz bu ne yaman bir çelişkidir bu kabul edilemez dedi .

“Herkes samimi olmak zorunda”

Dinçyürek, Tabipler Birliği yönetiminde yer alan birçok ismin de mevcut sistem üzerinden uzmanlık veya yükseltme aldığını hatırlatarak, “Eğer bu sistem ve eğitim güvenilir değilse, tabipler birliği yönetimindeki herkes önce kendi aldığı unvanları sorgulamalıdır” dedi.

Konuşmasını “Herkes ya olduğu gibi görünmeli ya da göründüğü gibi olmalı” sözleriyle tamamlayan Dinçyürek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini ve getirilen yeni düzenlemenin sağlık ve eğitim sistemini güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı.

Dr. Dinçyürek, Tabipler Birliği Başkanı Ceyhun Dalkan’a şu soruları yöneltti:
Bir yandan uzmanlık eğitimi veren ve diploma yetkisine sahip bir kurumdan alınan eğitimi kabul ederken, diğer yandan aynı kurumdan mezun olan bir hekimin diplomasını Tabipler Birliği Başkanı sıfatıyla onaylamamak ciddi bir çelişki oluşturmaktadır.

Dr. Dinçyürek ayrıca, söz konusu kurumdan alınan eğitim ve diplomaların yetersiz olduğu iddia ediliyorsa, öncelikle aynı kurumdan alınmış kendi diploma ve unvanlarının da sorgulanması ve iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, Tabipler Birliği Başkanı Ceyhun Dalkan’a bir dizi soru yöneltti.

Dinçyürek, kendisi, görev yaptığı kurumda eğitim vererek yetiştirdiği asistana diplomasını bizzat imzalayıp teslim edecek. Buna rağmen, aynı kurumdan uzmanlık eğitimi alarak diploma sahibi olmasına karşın, Tabipler Birliği Başkanı sıfatıyla yine aynı kurumdan alınan diplomaları onaylamayacak . Bu durum ciddi bir çelişkidir.

Dinçyürek şu soruları yöneltti:

Yenidoğan uzmanlık eğitimini nerede tamamladı? Bu eğitime merkezi bir sınavla mı kabul edildi? Akademik yükseltmelerini hangi kurumlar aracılığıyla aldı?

Eğer bu kurumdan alınan eğitim ve diplomalar yetersiz görülüyorsa, öncelikle aynı kurumlardan alınmış kendi diploma ve belgelerinin geçerliliğinin sorgulanması ve iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

Öztürkler: “Bana yöneltilen mesnetsiz iddialarla ilgili gereken suç duyurusu yapılacaktır”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, hakkında ortaya atılan iddialarla ilgili Meclis kürsüsünde konuşarak avukatına yetki verdiğini ve suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.

Ziya Öztürkler, hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin Cumhuriyet Meclisi kürsüsünde açıklamalarda bulundu.

Öztürkler, kendisine yöneltilen iddiaların mesnetsiz olduğunu vurgulayarak, avukatına gerekli yetkiyi verdiğini ve suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.

“AVUKATIMA YETKİYİ BUGÜN VERDİM”
Öztürkler, iddialarla ilgili hukuki sürecin başlatılacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Avukatıma gerekli yetkilendirmeyi verdim. Bana yöneltilen mesnetsiz iddialarla ilgili gereken suç duyurusu yapılacaktır. Bugün sabah kendisine bu yetkiyi verdim. Savcılıkla ve ilgili kişilerle temas kurularak çalışmalar yapılacaktır.”

“BU DAVA İKİ YILDIR GÖRÜŞÜLÜYOR”
Söz konusu davanın iki yıldır sürdüğünü hatırlatan Öztürkler, ana sanıkla ilgili polis ve savcılık soruşturmalarının tamamlandığını ifade etti.

“Polis teşkilatı ve savcılık bu dosyayı didik didik etmiştir. Ziyaretçilikle ilgili herhangi bir bulgu ortaya konulmamıştır.” diyen Öztürkler, iddiaların mahkûmiyet almış bir kişinin beyanlarına dayandırılmasını eleştirdi.

“BU ÜLKE BİR HUKUK DEVLETİDİR”
Masumiyet karinesine dikkat çeken Öztürkler, şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülke bir hukuk devletidir. Bir kişinin suçlu sayılabilmesi için savcılık tarafından suç isnadı yapılması gerekir. Benim şahsıma yönelik savcılıktan herhangi bir suç isnadı bugüne kadar gelmemiştir.”

“HATA VARSA GEREĞİNİ YAPMAYA HAZIRIM”
Öztürkler, görev süresi boyunca yasanın kendisine verdiği yetkiler dışında hiçbir işlem yapmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Eğer bir hatam, bir ihmalim varsa tüm gerekleri yerine getirmeye hazırım. Ancak ben bu konuda hiçbir yanlış yapmadım. Cumhuriyet Meclisi’ni ve devlet kurumlarını zor durumda bırakacak hiçbir eylemim olmadı.”

“47 YAŞINDAYIM, HAKKIMDA TEK BİR SUÇ İSNADI YOK”
Konuşmasının sonunda bugüne kadar hakkında açılmış herhangi bir dava veya suç isnadı bulunmadığını belirten Öztürkler, hukuka ve demokrasiye saygı çağrısı yaptı.

Cumhurbaşkanı Erhürman, Holguin’i kabul etti

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Ángela Holguin’i kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndaki görüşme saat 14.00’te başladı.

Kıbrıs temasları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı ziyaret eden Holguin, öncesinde Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile de bir araya gelmişti. 

Berova: 2,5 Milyar TL’lik Yeni Tasarruf Paketi Devrede

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Maliye’nin sıkı bir mali disiplin politikası izlediğini belirterek, tasarruf konusunda gereken adımların atıldığını kaydetti.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Gündem Kıbrıs Web TV’de Genel Yayın Yönetmeni Çiğdem Aydın’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“2025 yılı bütçesi içinde ödenekler açısından yaklaşık 6,5 milyar TL’lik iyi bir iyileştirme ve tasarruf yaptık”

2026 yılı Merkezi Devlet Yönetim Bütçesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, “2026 yılı Merkezi Devlet Yönetim Bütçesini tamamlayarak 19 Aralıkta meclisten geçirdik. Merkezi devleti yönetimi bütçesi olarak 200 milyar TL’lik bir bütçe hacmine ulaştık. 190 milyar TL’lik kısmı devletin yapacağı yatırımların da içinde olduğu genel bütçedir. Bu bakımdan bakıldığında 2026 yılı bütçesi 25,5 milyar TL bir açık öngörüsüyle ödenekler üzerinden yıla başladık. Bunun karşılığı, 2026 yılı içinde bütçenin tüm ödenekleri kullandığımız zaman, öngördüğümüz gelir ve gider tablosuna göre 25,6 milyar TL’lik bir borçlanmayla bu ödenekleri birebir götürebiliriz. 2025 yılına baktığımızda öngördüğümüz bütçe açığı 18,5 milyar TL idi. Ama yıl içinde yapılan hem gelir artırıcı önlemler hem de yapılan sıkı mali disiplin politikasıyla bu miktar 12 milyar TL’ye ye geri çekildi. 2025 yılı bütçesi içinde ödenekler açısından yaklaşık 6,5 milyar TL’lik iyi bir iyileştirme ve tasarruf yaptık” diye konuştu.

2024 yılında 3 kez verilen Hayat Pahalılığı: Kamu maliyesine ciddi bir yük oluştu. Halkımızın ezilmesini önlemek amacıyla yapılan bir hamleydi. Pişman değiliz

Konuşmasının devamında enflasyon süreci ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Brova, “Pandemiden sonraki süreçte sürekli olarak yüksek enflasyon içerisinde devam eden bir ekonomiye sahibiz. Ekonomik açıdan baktığımızda bu enflasyonun ana sebeplerinden biri kullandığımız Türk Lirası’dır. Bazıları çıkıp ‘TL kullanmayalım döviz kullanalım’ söylemlerini öne sürüyor. Ancak KKTC’nin kullandığı para birimi, ilgili ülkeler yada ilgili merkez bankları tarafından desteklenmediği sürece başka bir para birimi kullanma ihtimali söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti her alanda olduğu gibi bu alanda da bize desteklerini sürdürüyor. Yükselen enflasyonun aşağı çekilmesindeki en önemli faktör de para politikalarında kullanılan enstrümanlardır. Türkiye Cumhuriyeti çok ciddi ekonomik bir program uyguluyor ve bunun neticesinde de enflasyon süreci aşağı çekilmeye başlandı. 2026 hedefleri enflasyonu yüzde15-20 bandına çekmek. Bunun olumlu yansımaları KKTC’ye de olacak. Geçtiğimiz dönem içerisinde hükümetimiz halkımızın enflasyon karşısında nispeten korunmasını sağlayabilmek amacıyla ücret ve maaş politikalarında farklı enstrümanlar kullandı. 2024 yılında 3 kez hayat pahalılığı uygulaması yaptık. Bu kamu maliyesine ciddi bir yük oluşturdu ama bu sonuçta bir tercihti ve halkımızın ezilmesini önlemek amacıyla yapılan bir hamleydi. Bundan pişman değiliz” ifadelerini kullandı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin mali durumunun düzeltilmesi için yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Berova, “Doğu Akdeniz Üniversitesi ekonomik sürdürülebilirliğini kaybetmiş durumdaydı ve hükümetimiz ülkemizin amiral gemisi olarak gördüğümüz DAÜ’nin ekonomik sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla bir protokol yapılmasına onay verdi. Bu kamu maliyesine ciddi yük oluşturdu. Nakdi olarak yük oluşturmasının yanı sıra, ödenmesi gereken vergilerin de ödememesiyle ve bunu devletin üstlenmesiyle kamu maliyesine yaklaşık 6 milyar TL yük oluşturdu” dedi.

“Haziran ayında oluşacak ilk 6 aylık Hayat Pahalılığının yüzde 12 civarında olmasını öngörüyoruz”

Berova, “2024 yılında bu durumlardan dolayı nakdi açıdan bir açık oluşmaya başladı ve 2025 yılını başına kadar büyüyerek devam etti. 2025 yılında uygulanan politikalarla bu açığın daha da açılması engellendi ve 2026 yılına ulaştık. 2026 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin de uyguladığı politikalarla birlikte enflasyonun bizim ülkemizde de azalacağını öngörüyoruz. Haziran ayında oluşacak ilk 6 aylık Hayat Pahalılığının yüzde 12 civarında olmasını öngörüyoruz. Geçmiş yıllara baktığımızda ciddi anlamda azalma anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

“Gelirlerimizden katkı payı olarak yüzde 9,2’sini belediyelere veriyoruz. Diğer ülkelere baktığımızda dünyadaki en yüksek oranlardan bir tanesidir”

Konuşmasının devamında Berova, “Son 1,5 yıllık verilere batığımızda döviz enflasyonu reel enflasyonun altında kaldı. Bizim gelirlerimizin önemli bir kısmını gümrük ve bunlara bağlı olan diğer vergilerdir. Gelirlerimizden katkı payı olarak yüzde 9,2’sini belediyelere veriyoruz. Diğer ülkelere baktığımızda dünyadaki en yüksek oranlardan bir tanesidir. 2013 yılında parlamentoya girdiğimde bu oran yüzde 7,2 idi. O günden bugüne kadar bu oran artmış durumdadır. Diğer kurum ve kuruluşlara aktartılan cari transferlerle birlikte bütçenin yüzde 80’ini bu ödemelere ayırmak zorunda kalıyoruz” dedi.

“2,5 milyarlık ödenekten tasarruf öngörümüz var”

Berova, sıkı bir mali disiplin politikası izlendiğini kaydederek, “Hem 2024, hem 2025 hem de 2026 yılı için yarattığımız gelir artırıcı yasalarla bunun meyvelerini toplamaya başladık. Sıkı bir mali disiplin politikası üreteceğiz. Geçtiğimiz hafta içerinde bütçe kapanış genelgesini yayınladık. Şuanda hesapların uyuşturulması süreci devam etmektedir. Gelecek hafta içerisinde bütçe açılış genelgesini yayınlayacağız. İlk tasarruf önerimizde istisnai bazı hususlar koyduk. 300 bin TL’ye kadar olan harcamalar dışında tüm bütçenin içinde olan tüm idareler için yüzde 10’luk bir tasarrufla başlıyoruz. Geçen yılda yine yüzde 10 uyguladık. Yıl içindeki ihtiyaçlara göre bu rakam değişiyor ama 2,5 milyarlık ödenekten tasarruf öngörümüz var. Bütçede öngörülen 25,5 milyar TL’lik açığı yavaş yavaş azaltarak ve geçtiğimiz yıldan bu yıla aktarılan borç faizleriyle birlikte yaklaşık 15 milyar TL’lik bir açıkla 2026’yı tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.

“Enflasyonun azalmasıyla birlikte bütçe açığının azalması bekliyorum”

Uygulanan sıkı uygulamalarla Maliye’nin gelirlerinin artırıldığını söyleyen Berova, “2027 ocak ayı seçim yılı ve seçim öncesi hükümetimiz ve ilgili bakanlıklar da bu bağlamda daha çok efor sarf ederek daha çok yatırım yaparak daha çok destek vererek daha fazla bütçeye ihtiyaç duyuyor. Her ne olursa olsun dengeli bir şekilde bu yılı tamamlamak zorundayız. Planımızı yaptık. Vergi adaletini sağlamak amacıyla vergi denetimlerimizi sahada genişlettik ve ciddi miktarda geçmiş yıllara göre kira stopaj gelirlerinde yüzde 60’ın üzerinde artış oldu. Tüm dengeleri koruyarak 2026’nın sonuna kadar devam edecek bir süreç planlıyoruz. Enflasyonun azalmasıyla birlikte bütçe açığının azalması bekliyorum” dedi.

Vergi konusu: Resen vergiler resen olmaktan çıktı, ikmalen vergiye döndü

Vergiler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Berova, “Vergi dairesi daha çok görüye dayalı davranıyor. Son 5-6 ayda resen vergiler resen olmaktan çıktı, ikmalen vergiye döndü. Yani bir beyan veriliyor, ama bizim vergi memurlarımız bilgisayar üzerinden hesaplara, tapu kayıtlarına, yatırılan sosyal sigorta primlerine baktığında eksiklik olduğun görüyor ve 5 değil 7 lira vergi ödemeniz gerekli diyerek mükellefe bildiriyor. Vergi toplama işi hem meşakkatli hem de her zaman tartışmalıdır. Dünyanın her ülkesinde yaşanır. Aslolan doğru kurgulanmış bir şekilde bu yolda yürümektir. Biz de bunu yapıyoruz” dedi.

Kıdem tazminatları konusu: Kıdem tazminatıyla ilgili bir projeksiyon yapıldı ve belli bir miktar bütçeye koyduk

Kıdem tazminatlarıyla ilgili bilgi veren Berova, “Mahkemenin verdiği karar doğrultusunda bütçemizde o miktarları yerleştirdik ve ödenek koyduk. Bütçe açılış genelgesini yayınladıktan sonra ve 2026 yılı devreye girdikten sonra bunları ödeyeceğiz. 2010 yılında 47/2010 sayılı yasayla birlikte kıdem tazminatların 2010 yılından sonra işe girenler için uygulanmaması gerektiği bir yasayla belirlendi. 2011 yılında işe girenler için kıdem tazminatı olmayan yasal bir sürece girildi. Ama toplu iş sözleşmelerinde bu madde değişmediğinden dolayı ve toplu iş sözleşmeleri yasalarında üzerinde olduğu için bir yasal süreç aşladı. 2010 yılında kaldırılan kıdem tazminatının devam etmesi gerektiği mahkeme kararıyla karara bağlandı. Bu davayı açan kişilere ödeme yapıldı. Bizde hukuk sistemi kişisel davalar üzerinden yürütülür. Bu davaların arka arkaya açılmaması konusunda idare bir karar verebilir. Kıdem tazminatıyla ilgili bir projeksiyon yapıldı ve belli bir miktar bütçeye koyduk. Başvuruları değerlendirerek nakdi durumumuza göre bu ödemeleri Şubat ayı içerisinde planlayarak ödemeye başlayacağız” diye konuştu.

Karma oyun kaldırılması: CTP’nin ana gövdesi samimi ise nisaba destek veriri ve karma oydan kurtuluruz

Berova, parti olarak her zaman seçime hazır olduklarını ifade ederek, “Seçime her zaman hazırız. UBP bir seçim patisidir. Bir kitle partisidir. Buna bağlı olarak da her zaman sahadadır. Resmi tarih Ocak 2027’dir. Eğer Ocak 2027’de seçim yapılacaksa ona göre planlama yapılır ve UBP sahada olacaktır. Bu ülkenin en büyük ve en köklü partisi UBP’dir. Bunu da korumaya devam edecektir” dedi.

Seçim ve halk oylaması yasasında değişiklik yapılarak karma oyun kaldırılması yönündeki çalışmaların sorulması üzerine Berova, “Karma oy konusu yıllardır tartıştığımız bir konu ve yıllardır kaldırılması konusunda çalışma yapılıyor. Her parti içerisinde bazı milletvekilleri karma oyun kaldırılmasına sıcak bakmıyor. İki büyük parti olan CTP ve UBP’nin ortak bir tavır ortaya koymasıyla çok rahat şekilde karma oy kaldırılabilir. Karma oyun kaldırılması konusunda CTP karma oy kaldırılmalıdır diyor ancak Önce mecliste 26 çoğunluğu sağlayın, biz içeri girip destek veririz diyorlar. Karma oy belasından, oy sayımında yaşanan sorunlardan, oyların yanmasından kurtulmamız gerekir. İnsanlar da politikaları belirleyen partilere mühür vererek ve liste içerisindeki vekil adaylarını tercih ederek seçim yapmaları en doğru yaklaşımdır. UBP ve CTP’de karma oyun kaldırılmamasını isteyen vekiller var. CTP’nin ana gövdesi samimi ise nisaba destek veriri ve karma oydan kurtuluruz” diye konuştu.

Memur-Sen: “Başbakanın maaş kesintisi ve eşit hayat pahalılığı önerileri olumlu”

Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur-Sen), Başbakanın çalışanlar ve sendikaların taleplerine kulak vererek sunduğu hayat pahalılığı ve maaş kesintisi önerilerini olumlu bulduğunu açıkladı.

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakanın alt gelir gruplarına destek sağlamak amacıyla milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı gibi seçilmiş kamu görevlilerinin maaşlarından süreli kesinti yapılmasına yönelik önerisinin önemli bir adım olduğunu belirtti.

Ötüken, “Alt ve üst gelir grupları arasındaki makası kapatmak, gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldırmak, hükümetlerin olduğu kadar muhalefetin ve sivil toplum örgütlerinin de öncelikli görevlerinden biridir” dedi.

Açıklamada, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin yapılması için kurulacak komitelerde iktidarın, muhalefetin ve sendikaların birlikte çalışmasının önemine vurgu yapılarak, Memur-Sen’in sürece destek vermeye ve yapılacak düzenlemelere katkı koymaya hazır olduğu ifade edildi.

BELEDİYE İŞTİRAKİ ŞİRKET ÇALIŞANLARI DA 12 BİN TL ASGARİ ÜCRET DESTEĞİNDEN YARARLANABİLECEK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, belediyelere bağlı iştirak şirketlerinde asgari ücret üzerinden sigorta yatırımı yapılan çalışanların da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından sağlanan 12.000 TL’lik asgari ücret desteği kapsamına dahil olduğunu açıkladı.
Bakan Hasipoğlu yaptığı açıklamada, Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele, Lefke başta olmak üzere diğer belediyelere bağlı iştirak şirketlerinde görev yapan ve asgari ücret üzerinden sigorta yatırımı yapılan personelin bu destekten yararlanma hakkına sahip olduğunu vurguladı.

“Belediyelerimizin iştirak şirketlerinde, asgari ücret üzerinden yatırımı yapılan çalışanlarımızın da özel sektör çalışanları gibi destek kapsamı dışında bırakılması söz konusu değildir” diyen Hasipoğlu, destek uygulamasının çalışanlar arasında eşitliği sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini anımsattı.

Hasipoğlu, destekten yararlanmak isteyen çalışanların, ihtiyat.gov.ct.tr adresinden gerekli başvuruları yapabileceklerini ifade ederek, “Tüm hak sahiplerinin başvuru sürecini takip etmelerini ve bu imkândan faydalanmalarını istiyoruz” dedi. Bugün itibariyle 15.750 başvuru yapılmıştır .
Bu destekten faydalanacak olan belediye ve şirket isimleri şunlardır :

1.LEFKOŞA BELEDİYESİ -LEFKOŞA GELİŞiM VE KALKINMA ŞİRKETİ
2.GAZİMAĞUSA BELEDİYESİ-GAMABEL YATIRIM LTD.
3.GİRNE BELEDİYESİ-BELPAZ YATIRIM LTD.
GİR-BEL İŞLETMELERİ LTD.
4.LAPTA-ALSANCAK-ÇAMLIBEL BELEDİYESİ -ALBEL YATIRIM LTD.
5.GÜZELYURT BELEDİYESİ- GÜZBEL YATIRIM LTD.
6.DİKMEN BELEDİYESİ-BELPAK YATIRIM LTD.
7.LEFKE BELEDİYESİ-LEFBEL YATIRIM LTD.
8.MESARYA BELEDİYESİ-MESBELYATIRIM LTD.
9.ÇATALKÖY-ESENTEPE BELEDİYESİ-
ÇESBEL YATIRIM LTD.
10.YENİENKÖY-KARPAZ BELEDİYESİ-
DİPBEL YATIRIM LTD.
11.GECiÇİTKALE-SERDARLI BELEDİYESİ-
GEÇBEL YATIRIM LTD.
12.BEYARMUDU BELEDİYESİ-GÜNMES TİC. ŞTİ. LTD.

İngiliz sömürge idaresine karşı direnişin 68’inci yıl dönümü: Şehitler Lefkoşa’da törenlerle anıldı

27–28 Ocak 1958’de İngiliz sömürge idaresine karşı başlatılan direnişin 68’inci yıl dönümünde şehit düşenler Lefkoşa Şehitler Anıtı ile Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda düzenlenen törenlerle anıldı.

Törenlere, Lefkoşa Kaymakamı Cemal Kuyucu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Lefkoşa Türk Belediyesi temsilcileri ile siyasi parti, dernek, kurum ve kuruluşlar, muharip dernekler ve diğer yetkililer katıldı.

Şehitler Anıtı’ndaki törende, saygı duruşu ve saygı atışının ardından bayraklar İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı ise Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan yaptı.

– Benan: “27–28 Ocak 1958 başkaldırısı, halkın vatan ve bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin simgesidir”

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının ata yadigârı topraklarda onuruyla ve özgürce yaşama iradesini tüm dünyaya ilan ettiği “27–28 Ocak 1958 Başkaldırısı”nın, halkın vatan ve bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin simgesi olduğuna vurgu yaptı.

68 yıl önce gerçekleştirilen barışçıl yürüyüşün, İngiliz sömürge idaresinin orantısız müdahalesi sonucu kanlı bir saldırıya dönüştüğünü hatırlatan Benan, öğrencilerin başlattığı protestolara binlerce Kıbrıs Türkü’nün katıldığını ve Lefkoşa Sarayönü’nde toplanan kalabalığın İngiliz asker ve polisleri tarafından kurulan barikatla durdurulduğunu söyledi.

Kalabalığa göz yaşartıcı bombalarla müdahale edildiğini ifade eden Benan, olaylar sırasında bir İngiliz askeri aracının kalabalığın içine girmesi sonucu dört vatandaşın ezildiğini, Şerife Mehmet isimli kadının olay yerinde şehit olduğunu belirtti. Benan, bugünkü Mücahitler Sitesi’nin bulunduğu bölgede yaralı bir Türk’ü hastaneye götürmekte olan araca ateş açılması sonucu Mustafa Mehmet, İbrahim Ali ve Sermet Ali Kanatlı’nın şehit düştüğünü, Çağlayan Parkı civarında yaşanan olaylarda ise Ahmet Bondigo’nun İngiliz kurşunlarının hedefi olduğunu kaydetti.

Direnişin 28 Ocak’ta da devam ettiğini belirten Benan, Gazimağusa ve Limasol’daki gösterilerde açılan ateş sonucu çok sayıda vatandaşın yaralandığını, Fuat Yusuf ve Safa Muharrem’in ise Gazimağusa direnişinin şehitleri olarak tarihe geçtiğini söyledi.

– “Bu başkaldırı, halkımızın kimliğini cemaat statüsünden Türk halkı statüsüne taşıyan bir dönüm noktası olmuştur”

İngiliz yönetiminin, Enosis hedefiyle sokaklarda olan Rumlara karşı silah kullanmadığını ancak iki gün boyunca Kıbrıs Türk halkına karşı acımasız güç kullandığını ifade eden Benan, “Ancak bu baskılar, Kıbrıs Türkü’nün iradesini kıramamış; aksine bu başkaldırı, halkımızın kimliğini cemaat statüsünden Türk halkı statüsüne taşıyan ve dünya kamuoyunda yankı uyandıran bir dönüm noktası olmuştur.” dedi.

Kıbrıs Türk halkının modern silahlara karşı taş ve sopalarla büyük bir inanç ve kararlılıkla mücadele ettiğini dile getiren Benan, 27–28 Ocak 1958 olaylarının, Kıbrıs Türkü’nün esaret altında yaşamayacağını ve vatanı ile bağımsızlığı uğruna her türlü fedakârlığa hazır olduğunu ortaya koyan tarihi bir irade beyanı olduğunu söyledi.

Benan konuşmasında şöyle devam etti:

“Rum–Yunan ikilisinin Enosis hayali doğrultusunda başlattığı saldırılar karşısında pasif kalan İngiliz sömürge yönetiminin tutumu, Türk halkını sindirmeye yönelik insanlık dışı uygulamalara zemin hazırlamıştır. Ancak Kıbrıs Türkü, tüm bu baskılara rağmen varoluş mücadelesinden asla vazgeçmemiştir.”

Konuşmasında 20 Temmuz 1974’te Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçekleştirdiği müdahale ile Kıbrıs’a barış geldiğini de hatırlatan Benan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadaki barış ve güvenliğin en büyük teminatı olduğunu ifade etti.

– Emanet vurgusu; gelecek kuşaklara taşıma sorumluluğu

“Kıbrıs’ta yeterince acı yaşanmıştır. Savaşın ve çatışmanın ne denli yıkıcı olduğunu en iyi yaşayanlar ve geride kalanlar bilir. Gelecek nesillere daha güvenli bir yarın bırakmak adına geçmişten ders çıkararak barışı, istikrarı ve huzuru korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.” diyen Benan, egemenliğin ve özgürlüğün simgesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, aziz şehitlerin emaneti olduğunu belirterek, bu emaneti korumanın ve gelecek kuşaklara taşımanın en kutsal görev olduğunu kaydetti.

Benan konuşmasının sonunda, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ve vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andı.

– Dualar okundu, şehit kabirleri ziyaret edildi

Anma programı daha sonra Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda devam etti. Saygı duruşu ve saygı atışıyla başlayan tören, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti. Din görevlisi tarafından şehitler için dua okunmasının ardından şehit kabirleri ziyaret edildi.

Şehitler için bu akşam ve yatsı namazları arasında Yenişehir Şehitler Camisi’nde mevlit okutulacak.

Brent petrolün varili 64,47 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 64,47 dolardan işlem görüyor.

Dün 65,75 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 64,94 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.32 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,7 azalarak 64,47 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 60,33 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, Kazakistan’dan arzın yeniden başlayacağına yönelik beklentilerin etkisiyle geriledi.

Kazakistan’ın en büyük petrol sahası olan Tengiz’de üretimin yeniden başlatılacağına yönelik açıklamalar, arzın sıkılaşacağına dair beklentileri zayıflattı.

Kazakistan Enerji Bakanlığı, yangın ve elektrik kesintisi nedeniyle duran üretimin yeniden başlayacağını duyurdu. Kazakistan’ın ana ihracat hattını işleten Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) da Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki terminalinde bakım çalışmalarının tamamlanmasının ardından yükleme kapasitesinin yeniden tam seviyeye çıkarıldığını bildirdi.

Ancak, ABD’de etkili olan şiddetli kış koşullarının üretim ve rafineri faaliyetlerini aksatması ve ABD-İran hattındaki jeopolitik gelişmeler fiyatlardaki düşüşü sınırladı.

Son günlerde İran kaynaklı jeopolitik risklerin artmasıyla yükseliş eğilimi gösteren petrol fiyatları, ABD genelinde etkili olan yoğun kar fırtınasının hafta sonu itibarıyla günlük yaklaşık 2 milyon varile kadar üretimi devre dışı bırakabileceği beklentisiyle destek bulmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump ise, geçen hafta yaptığı açıklamada İran yönüne doğru deniz unsurlarının sevk edildiğini duyurmuş, ancak bu gücün kullanılmasını gerektirecek bir durum oluşmamasını umduğunu ifade etmişti. Konuşlanmanın, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin sürdüğü bir dönemde gerçekleştiği kaydedildi.

Brent petrolde teknik olarak 66,29 dolar direnç, 59,71 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

Küçük ve Denktaş İstanbul’da anıldı

Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş anıldı. Etkinliğe 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da katıldı.

Kıbrıs Türk Kültür Derneğinden yapılan açıklamaya göre, derneğin İstanbul Şubesi ev sahipliğinde Küçük ve Denktaş’ın vefat yıl dönümleri ve Kıbrıs Türk halkının İngiliz sömürge yönetimine başkaldırışının 68. yıl dönümü dolayısıyla “Anma Töreni ve Resim Sergisi” etkinliği düzenlendi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen KKTC’nin İstanbul Başkonsolosu Zalihe Mendeli, bir devlet sahibi olmanın kolay olmadığını ve bu uğurda şehitler verildiğini belirterek, Küçük ve Denktaş ile tüm şehitleri şükran ve minnetle yad etti.

Etkinliğe onur konuğu olarak katılan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Kıbrıs Türk Kültür Derneği Başkanı Başkanı Zehra Bilge Eray da programda konuşma yaptı.

Tatar’ın “Kıbrıs Sevdası” isimli kitabını da imzaladığı program, sergi açılışı ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

27 Ocak 2026 Döviz Kurları

Dolar, Euro ve Sterlin, tarihi zirveden işlem göremeye devam ediyor.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,39 TL, Euro 51,56 TL, İngiliz Sterlini ise 59,43 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.25 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,38 TL, satış fiyatı 43,40 TL.

Euro’nun alış fiyatı 51,53 TL, satış fiyatı 51,59 TL, İngiliz Sterlini ise 59,41 TL’den alınıp 59,44 TL’den satılıyor.

Bugün ve yarın sağanak bekleniyor

Meteoroloji Dairesi yağışlı havanın 31 Ocak Cumartesi’ne kadar devam edeceğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 27 Ocak-2 Şubat dönemine ilişkin hava tahmin raporuna göre bugün ve yarın yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak bekleniyor. Perşembe günü yer yer hafif yağmur, cuma ve cumartesi günü ise yer yer sağanak öngörülüyor.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde genellikle 16-19 derece dolaylarında seyredecek.

Periyodun ilk günleri Güney ve Doğu’dan, diğer günlerde ise Güney ve Batı’dan orta kuvvette zaman zaman kuvvetli rüzgar bekleniyor.

ÜNAL ÜSTEL AÇIKLADI: YENİ STAT İÇİN İHALELER ŞUBAT SONU BAŞLIYOR

Başbakan Ünal üstel tarafından bu yıl başlanacağı açıklanan yeni ve modern 12 bin kişilik stat için 2026 KKTC Bütçesine, ilk etapta kullanılmak üzere 600 Milyon TL kaynak kondu.

Mecliste onaylanan bütçenin Şubat sonu itibarıyla kullanılmaya başlanması ile birlikte yeni stat için ivedi şekilde ihale süreçlerinin başlatılması bekleniyor. Ayrıca statla birlikte çok amaçlı bir kapalı salonunun da hayata geçirilmesinin planlandığı ve büyük olasılıkla stat ile salonun temelinin birlikte atılacağı öğrenildi.

Üstel: Kimse Hukukun Üzerinde Değildir, Veremeyecek Hesabımız Yok

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hükümetin şeffaflık, hukuk devleti ve sosyal adalet anlayışına vurgu yaptı. Üstel, “Kimse hukukun üzerinde değildir. İddialar varsa Meclis’te araştırılsın, kanıtı olan ortaya koysun” dedi.

Hükümet olarak halka hiçbir zaman “karanlık günler” yaşatmadıklarını savunan Üstel, görev süreleri boyunca refah seviyesini düşürmediklerini ifade etti. Üstel, “Umudu zedelemedik, devleti zaafa uğratmadık. Karanlık günleri kimlerin yaşattığını merak edenler geçmişe dönüp bakabilir. Tarih her şeyi açıkça göstermektedir” diye konuştu.

Konuşmasında hukuk vurgusunu öne çıkaran Başbakan Üstel, Polis Teşkilatı’na ve yargıya olan güvenlerinin tam olduğunu belirtti. Hiçbir olayın üstünün örtülmediğini kaydeden Üstel, “Polis ve yargıya güvenimiz tamdır. Yargının vereceği her karara saygılıyız” ifadelerini kullandı.

İddiaların araştırılmasına açık olduklarını dile getiren Üstel, Meclis’te araştırma komitesi kurulması çağrısında bulundu. Üstel, “Eğer araştırılması gereken bir konu varsa, gelin Meclis’te bir araştırma komitesi kuralım. A’dan Z’ye her şey şeffaf şekilde incelensin. Veremeyecek hesabımız yoktur” dedi.

Ülkede güvenlik zafiyeti olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Üstel, bu iddiaları reddetti. Giriş kapılarına X-ray cihazlarının yerleştirildiğini, havalimanlarında yüz tanıma sistemlerinin kurulduğunu ve Türkiye ile anlık sorgulama altyapısının oluşturulduğunu belirten Üstel, “Bunların hiçbiri geçmişte yoktu. Son dört yılda bu adımları biz attık” şeklinde konuştu.

Silahlı olaylara da değinen Üstel, “Silahı kim patlatmışsa polisimiz 24 saat geçmeden faili ortaya çıkarmaktadır. Hiçbir dosya karanlıkta bırakılmamıştır” diyerek Polis Teşkilatı ve Güvenlik Kuvvetleri’ne teşekkür etti.

Ekonomik koşullara da değinen Başbakan Üstel, hayat pahalılığının bir gerçek olduğunu ancak çalışanların ezdirilmediğini savundu. 2024 yılı içerisinde üç kez hayat pahalılığı artışı verildiğini hatırlatan Üstel, asgari ücretliye her ay 2 bin TL doğrudan destek sağlandığını, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerinin devlet tarafından karşılandığını ifade etti.

Kadın istihdamına yönelik yüzde 100, genel istihdama yönelik ise yüzde 80 prim desteği uygulandığını belirten Üstel, “Tarihte görülmemiş maaş iyileştirmeleri yaptık. Döviz bazında maaşlar tarihin en yüksek seviyelerine çıktı” dedi.

Alt ve üst gelir grupları arasındaki farkın açıldığını kabul eden Üstel, uzlaşı çağrısında bulundu. “Az alana çok, çok alana az verelim” diyen Üstel, bunun mümkün olmaması halinde hayat pahalılığı oranının herkese eşit uygulanabileceğini söyledi. Milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı maaşları için geçici kısıtlama önerisinde de bulunan Üstel, “İlk imzayı atmaya hazırım. Komiteyi kuralım, iki gün içinde sonuçlandıralım” ifadelerini kullandı.

Üstel, konuşmasını “Biz varız, görüşmeye hazırız, sorumluluktan kaçmıyoruz. İstediğiniz komiteyi kurmaya hazırız” sözleriyle tamamladı.

KIB-TEK: Enerji arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımları kararlılıkla atıyoruz

KIB-TEK tarafından yapılan açıklamada, Şubat ayının ikinci yarısında toplam 128 megavatlık üretim kapasitesinin devreye alınacağı duyurularak, “Enerji arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımları kararlılıkla atıyoruz” denildi.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’ndan (KIB-TEK) yapılan yazılı açıklama şöyle:

“Termik santralde meydana gelen arıza ile dizel makinelerde devam eden bakım çalışmaları nedeniyle, ülke genelinde enerji talebinin en yüksek olduğu saatlerde yaşanabilecek olası sıkıntıları, halkımıza yansıtmamak adına alternatif yöntemlerle giderilmiştir.

60 megavatlık termik santralin, olumsuz hava koşulları nedeniyle İstanbul’da bekletilen yedek parçaları ülkeye ulaşmış olup, montaj ve devreye alma çalışmaları başlatılmıştır. Salı günü, yani yarın sabah itibarıyla termik santralin yeniden devreye alınması hedeflenmektedir.

İhale sürecinin uzaması ve yedek parça tedariğinde yaşanan gecikmeler nedeniyle bakımı devam eden, her biri 17 megavat kapasiteli dizel makinelerden 4 numaralı makine devreye alınmıştır. 6 numaralı makinenin ise Cuma günü devreye alınması planlanmakta olup, bu süreçle birlikte mevcut sisteme toplamda 94 megavatlık ek üretim kapasitesi dahil edilecektir.

Şubat ayının ikinci yarısında, 3 ve 8 numaralı dizel makinelerin arıza giderme ve bakım çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte 34 megavatlık ilave enerji üretimi daha sisteme kazandırılacak; böylece toplamda 128 megavatlık üretim kapasitesi devreye alınmış olacaktır.

Kamuoyunda halkımızı endişeye sevk edebilecek açıklamalara itibar edilmemesini, Kurumumuzun enerji arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımları kararlılıkla attığını kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

KAMU MAAŞLARINA İLİŞKİN YASA ÖNERİSİNİN İVEDİLİĞİ KOMİTE’DEN GEÇTİ

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi bugün UBP Milletvekili Komite Başkanı Sunat Atun başkanlığında toplandı.

 

Meclisten verilen bilgiye göre, Komite, gündeminde bulunan ve CTP Milletvekili Devrim Barçın’ın “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) yasa önerisinin ivediliğini ele alarak oy çokluğu ile onayladı ve Genel Kurul gündemine sevk etti.

 

Komite toplantısına, Komite üyeleri UBP Milletvekili Ahmet Savaşan ile Fırtına Karanfil ve CTP Milletvekili Devrim Barçın katıldı.

Üstel: Kimse hukukun üzerinde değildir, iddialar varsa Meclis’te araştırılsın kanıtınız varsa ortaya koyun

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetin şeffaflık, hukuk devleti ve sosyal adalet anlayışını net ifadelerle ortaya koydu. Üstel, “Halkımıza hiçbir zaman karanlık günler yaşatmadık. Kimse hukukun üzerinde değildir” dedi.

Başbakan Üstel, hükümette oldukları süre boyunca refah seviyesini düşürmediklerini vurgulayarak, “Umudu zedelemedik, devleti zaafa uğratmadık. Karanlık günleri kimlerin yaşattığını merak edenler geçmişe dönüp bakabilir. Tarih her şeyi açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı.

“Polise ve yargıya tam yetki verdik”

Konuşmasında hukuk vurgusunu öne çıkaran Üstel, Polis Teşkilatı’na ve yargıya güvenlerinin tam olduğunu belirtti. Hiçbir olayın üstünün örtülmediğini kaydeden Üstel, “Polise tam yetki verdik, yargıya tam yetki verdik. Yargının vereceği her karara saygılıyız” dedi.

Araştırma komitesi çağrısı

Üstel, iddiaların araştırılmasına açık olduklarını vurgulayarak, “Eğer araştırılması gereken bir konu varsa, gelin Meclis’te bir araştırma komitesi kuralım. A’dan Z’ye her şey şeffaf şekilde incelensin. Veremeyecek hesabımız yoktur” diye konuştu.

Güvenlik vurgusu: “Bu ülkede güvenlik zafiyeti yoktur”

Ülkede güvenlik zafiyeti olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Üstel, bu iddiaları reddetti.

Giriş kapılarına X-ray cihazları yerleştirildiğini, havalimanlarında yüz tanıma sistemleri kurulduğunu, tüm teknik kontrol mekanizmalarının hayata geçirilmeye devam ettiğini ve Türkiye ile anlık sorgulama altyapısının oluşturulduğunu belirten Üstel, “Bunların hiçbiri geçmişte yoktu. Son dört yılda bu adımları biz attık” dedi.

Silahlı olaylarla ilgili olarak da konuşan Üstel, “Silahı kim patlatmışsa polisimiz 24 saat geçmeden faili ortaya çıkarmaktadır. Hiçbir dosya karanlıkta bırakılmamıştır. Bu noktada polisimize ve Güvenlik Kuvvetlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Hayat pahalılığı ve ücret politikaları

Ekonomik koşulların zorluğuna dikkat çeken Başbakan Üstel, hayat pahalılığının bir gerçek olduğunu ancak çalışanların bu süreçte ezdirilmediğini söyledi.

2024 yılında bir yıl içinde üç kez hayat pahalılığı artışı verildiğini hatırlatan Üstel, asgari ücretliye her ay doğrudan 2.000 TL destek sağlandığını, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerinin de devlet tarafından üstlenildiğini açıkladı.

Kadın istihdamına yönelik yüzde 100 prim desteği ve genel olarak yüzde 80 prim desteği uygulamalarını da hatırlatan Üstel, “Tarihte görülmemiş maaş iyileştirmeleri yaptık. Döviz bazında maaşlar tarihin en yüksek seviyelerine çıktı” dedi.

Fedakarlık çağrısı

Alt ve üst gelir grupları arasındaki makasın açıldığını kabul eden Üstel, uzlaşı çağrısı yaptı.

“Az alana çok, çok alana az verelim” diyen Üstel, bunun mümkün olmaması halinde hayat pahalılığı oranının herkese eşit uygulanabileceğini söyledi. Milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı maaşları için de geçici kısıtlama öneren Üstel, “İlk imzayı atmaya hazırım. Komiteyi kuralım, iki gün içinde sonuçlandıralım” dedi.

Konuşmasını “Biz varız, görüşmeye hazırız, sorumluluktan kaçmıyoruz, istediğiniz komiteyi de kurmaya hazırız. Bu arada hem Ad-Hoc hem de normal komite önerilerimizi de yapmış durumdayız” sözleriyle tamamladı.

 

 

ÇAVUŞ: 2024 BOYUNCA SUYA TEK KURUŞ ZAM YAPMADIK

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, CTP Milletvekili Erkut Şahali’nin su fiyatları üzerinden yönelttiği eleştirilere yanıt verdi. Çavuş, 2024 yılı boyunca suya hiçbir zam yapılmadığını vurgulayarak, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

“FİYAT GÜNCELLEMESİ YAPILMASI GEREKİYORDU, YAPILMADI”
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, 2025 yılı Ocak ayında su fiyatlarında güncelleme yapılması gerektiğini ancak bu güncellemenin hayata geçirilmediğini belirtti. Belediyelere yansıtılması gereken maliyetlerin vatandaşa aktarılmadığını kaydeden Çavuş, bu yükün devlet tarafından üstlenildiğini ifade etti.

306 MİLYON TL’LİK YÜK MALİYE TARAFINDAN KARŞILANDI
Çavuş, yaklaşık 306 milyon TL’lik maliyetin Maliye Bakanlığı tarafından karşılandığını belirterek, vatandaşın korunmasının öncelik olduğunu vurguladı. Yapılan düzenlemelerin yalnızca elektrik fiyatları ile bakım ve onarım giderlerine ilişkin olduğunu söyleyen Çavuş, su üzerinden hayat pahalılığı eleştirisi yapılmasının doğru olmadığını kaydetti.

“VATANDAŞIN CEBİ KORUNDU”
Bakan Çavuş, hükümetin temel yaklaşımının vatandaşın cebini korumak olduğunu belirterek, su fiyatları konusunda kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.

ÇAVUŞ: “KİRLİSİNİZ” İTHAMINI KABUL ETMİYORUM

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda kendi sine ve diğer milletvekillerine yönelik ithamlara sert tepki gösterdi. Çavuş, kanıtlanmamış suçlamaların Meclis kürsüsünden dile getirilmesini kabul etmediğini vurguladı.
Genel Kurul’daki tartışmalar sırasında yapılan ithamlara yanıt veren Hüseyin Çavuş, şahsına ve çalışma arkadaşlarına yönelik suçlayıcı ifadeleri reddetti. “Ben kirli biri değilim, arkadaşlarım da değildir” diyen Çavuş, bu tür söylemlerin yalnızca siyasileri değil, ailelerini de olumsuz etkilediğini söyledi.

“ELEŞTİRİYE AÇIĞIZ, SUÇ İSNADINA DEĞİL”
Basının eleştiri ve haber yapma hakkına saygı duyduklarını belirten Çavuş, ancak suç isnadı içeren, kanıta dayanmayan ifadelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İki buçuk yıldır bakanlık görevini yürüttüğünü hatırlatan Çavuş, yanlış ya da gizlenecek bir işi olmadığını ifade etti.

“HATALAR OLABİLİR AMA YARGIYA GÜVENİYORUZ”
Konuşmasının devamında her hükümet döneminde hatalar ve zafiyetler yaşanabileceğini belirten Çavuş, bu noktada yargının devreye girmesinin önemine dikkat çekti. Halen yargıda devam eden ve yıllardır sonuçlanmamış davalar olduğunu hatırlatan Çavuş, hükümet olarak yargıya güvendiklerini ve süreci yakından takip ettiklerini söyledi.

HASİPOĞLU: AMAÇ ÜCRET ÖDEMELERINI ŞEFFAF, İZLENEBİLİR VE DENETLENEBİLİR HALE GETİRMEK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu,Meclis Genel Kurul’unda beş ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde ücretlerin elden veya nakit olarak değil, banka hesabına yatırılarak ödenmesi öngören yasa tasarısına ilişkin konuştu.
Yasa tasarısının , ücretin ne kadar olduğuna değil, ücretin nasıl ödendiğine ilişkin olduğunu söyleyen Bakan Hasipoğlu amacın işçi ile işveren arasındaki ilişkiyi zorlaştırmak değil; ücret ödemelerini şeffaf, izlenebilir ve denetlenebilir hale getirmek olduğunu kaydetti.Hasipoğlu “Tasarı ile beş ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde ücretlerin elden veya nakit olarak değil, banka hesabına yatırılarak ödenmesi öngörülmektedir. Bu sınır rastgele belirlenmiş değildir. Küçük esnafı ve mikro işletmeleri koruyan; ancak kayıt dışılığın ve usulsüzlük riskinin fiilen arttığı işletme ölçeğine odaklanan ölçülü ve dengeli bir tercihtir.Banka yoluyla ücret ödenmesi, çalışanın ücretini tam, zamanında ve ispatlanabilir şekilde almasını güvence altına almaktadır.” Dedi. İşletmelerimizi bu ödeme şekline hazırlamak adına 31 Mart 2026 tarihinde bu uygulama başlayacak .
Hasipoğlu elden ödemelerde sıklıkla karşılaşılan eksik ödeme, bordroda yazılı ücret ile fiilen ödenen ücret arasındaki farklar, fazla mesai ve primlerin gizlenmesi gibi uygulamaların önüne geçilmesinin hedeflendiğini dile getirerek, bu yönüyle düzenlemenin, işvereni cezalandıran değil; çalışanı koruyan bir sosyal devlet uygulaması olduğunun altını çizdi.
Hasipoğlu “Aynı zamanda bu düzenleme, kayıt dışı istihdam ve gri ücret uygulamalarıyla mücadelede önemli bir araçtır.
Ücretlerin banka üzerinden ödenmesi; sosyal sigorta primlerinin doğru yatırılmasını, vergi matrahının gerçek ücret üzerinden oluşmasını ve denetimlerin belgeye dayalı, hızlı ve etkin biçimde yapılmasını mümkün kılmaktadır.
Böylece hem kamu gelirleri korunmakta hem de kurallara uyan işverenlerle kayıt dışı uygulamalara başvuranlar arasındaki haksız rekabet ortadan kaldırılmaktadır.” İfadelerini kullandı.
Bu düzenlemeni sadece , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne özgü bir uygulama olmadığına da dikkat çeken Bakan Hasipoğlu ,
Avrupa ülkelerinde ücretlerin banka hesabına veya izlenebilir ödeme araçlarıyla ödenmesi uzun yıllardır yerleşik bir standart olduğunu dolayısıyla,
bu tasarının , Avrupa normlarından bir sapma değil; aksine bu normlarla uyum sağlama iradesinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti.
“BU YASADA ÇAĞDAŞ BİR SOSYAL HUKUK DÜZENLEMESİDİR”
Tasarıda öngörülen beş çalışan sınırının , sosyal denge gözetilerek belirlendiğini de söyleyen Hasipoğlu,
“Amaç, küçük işletmeleri zorlamak değil; kayıt dışı riskin yoğunlaştığı alanlarda düzeni, hakkaniyeti ve şeffaflığı sağlamaktır.Sonuç olarak bu yasa tasarısı; çalışanların ücret hakkını güçlendiren, kayıt dışı istihdamı ve ücret hilelerini azaltan, Avrupa uygulamalarıyla uyumlu, işverenler açısından da şeffaflık ve hukuki güvence sağlayan çağdaş bir sosyal hukuk düzenlemesidir.” Dedi.