Archives Ocak 2026

ÜSTEL: HİÇBİR KONUNUN ÜSTÜ ÖRTÜLMEDİ, POLİS VE YARGIYA GÜVENİMİZ TAM

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda hükümetin icraatlarını savundu, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi ve iddiaların A’dan Z’ye araştırılması için komite kurulmasını önerdi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplandı. Genel Kurul’da Başbakan Ünal Üstel söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, muhalefetin eleştirilerine ve iddialara yanıt verdi.

“Bugün özel bir gündü, gecikmenin nedeni cenazelerdi”

Başbakan Ünal Üstel, konuşmasının başında Genel Kurul’un geç açılmasına ilişkin açıklama yaptı. Üstel, günün özel bir gün olduğunu ve cenazeler nedeniyle bazı milletvekillerinin Meclis’e geç ulaştığını söyledi. Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı, grup başkan vekilleri ve kendi grup başkan vekilleri aracılığıyla bilgilendirme yapıldığını belirten Üstel, bu nedenle kısa bir gecikme yaşandığını ifade etti.

“Hükümete geldiğimiz günden beri halkımıza karanlık gün yaşatmadık”

Üstel, Ulusal Birlik Partisi, Yeniden Doğuş Partisi ve Demokrat Parti hükümetinin göreve geldiği günden bu yana halkın refah seviyesini düşürmediklerini söyledi. Üstel, hiçbir zaman ülkeye ve halka karanlık günler yaşatmadıklarını belirterek, geçmiş dönemlere bakıldığında bu durumun açıkça görülebileceğini dile getirdi.

“Polise de yargıya da tam yetki verdik”

Gündeme getirilen iddialara değinen Üstel, polis teşkilatına ve yargıya güvenlerinin tam olduğunu vurguladı. Hiçbir konunun üstünün örtülmediğini ifade eden Üstel, polise ve yargıya tam yetki verdiklerini, yürütülen soruşturmalara ve yargı süreçlerine saygılı olduklarını söyledi. Üstel, yargılama tamamlanmadan hiç kimsenin suçlu ilan edilmesine izin vermeyeceklerini de kaydetti.

“Dokunulmazlık anayasal bir haktır, yargı yolu açıktır”

Üstel, milletvekillerinin dokunulmazlığının anayasal bir hak olduğunu belirterek, bir milletvekilinin beş yıllığına seçildiğini ve görev süresi sonunda yargı yolunun her zaman açık olduğunu ifade etti. Geçmişte bazı milletvekillerinin kendi isteğiyle dokunulmazlığını kaldırarak yargıya gittiğini ve ceza almadığını hatırlatan Üstel, hükümetin kimseyi aklamadığını, yargı sürecini de kapatmadığını söyledi.

“Gelin hep birlikte komite kuralım, A’dan Z’ye araştıralım”

Üstel, muhalefetin araştırma taleplerine açık olduklarını vurgulayarak, Meclis’te bir komite kurulabileceğini söyledi. Üstel, karanlık günler, usulsüzlük iddiaları ve geçmiş dönem uygulamalarının A’dan Z’ye araştırılabileceğini ifade etti. Şeffaflıktan yana olduklarını belirten Üstel, polisin her konuyu araştırması için yetkilendirildiğini dile getirdi.

Başbakan Üstel, güvenlik konusuna da değinerek, son yıllarda giriş kapıları, limanlar ve havalimanlarında güvenlik önlemlerinin artırıldığını, termal kameralar, X-ray cihazları ve yüz tanıma sistemlerinin kurulduğunu söyledi. Üstel, güvenlik güçlerinin olaylara hızlı müdahale ettiğini ve faillerin kısa sürede tespit edildiğini belirtti.

Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu toplandı

 Meclis Genel Kurulu, Ziya Öztürkler başkanlığında saat 14.40’da toplandı.

Genel Kurul’un gündeminde bugün, TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ulusal Coğrafi Veri Altyapısının (KKTC-UCVA) Kurulmasına İlişkin Protokol (Onay) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurul’da ayrıca, “Pul (Değişiklik) Yasa Tasarısı”, “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile Sayıştay Komitesi’nin, Gönyeli Belediyesi 2007 Mali Yılı Kesin Hesaplarının Denetimi Hakkındaki Sayıştay Denetim Raporu görüşülecek.

Celal Bayar: 27-28 Ocak direnişinin en önemli sonucu Türkiye’nin TMT’nin kuruluşuna onay vermesidir

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar, 27-28 Ocak 1958 direnişinin Kıbrıs Türk halkının sömürge yönetimine karşı tarihsel şahlanışı olduğunu belirterek, direnişin en önemli sonucunun Türkiye’nin Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşuna onay vermesi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar, 27-28 Ocak 1958 eylemlerinin Kıbrıs Türk halkının İngiliz Sömürge Yönetimi’ne ve tüm dünyaya karşı şahlanış ve direnişi günü olduğunu belirterek, bu direnişin en önemli sonucunun ise Türkiye’nin Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşuna onay vermesi olduğunu kaydetti.

Bayar, 27-28 Ocak 1958 olaylarının 68’inci yıldönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Kıbrıslı Türklerin 27- 28 Ocak 1958’de bu adada “Ben de varım ve söz sahibiyim” diye dünyaya en gür sesiyle haykırdığı günün 68. yıldönümü olduğunu söyledi.

Bayar, İngiliz askerlerinin 27 Ocak 1958’de lise öğrencilerinin düzenlediği Taksim mitingini, durdurmak ve dağıtmak istediğini ve bunun için şiddet kullandığını, halk üzerine ateş açtığını, cop ve göz yaşartıcı bomba kullandığını, kalabalığın üzerine zırhlı araç sürdüğünü ve iki masum yurttaşı şehit ettiğini anlattı.

Olayların ertesi gün diğer bölgelere da yayılarak devam ettiğini belirten Bayar, İngiliz Sömürge İdaresi’ne karşı direnişe dönüşen olaylarda, iki günde Lefkoşa’da beş ve Gazimağusa’da iki olmak üzere yedi şehit verildiğini anımsattı.

Bayar mesajında şu ifadelere yer verdi:

“O güne kadar, Rumların ve EOKA’nın kanlı eylemlerine bu denli bir şiddet kullanılmamıştı. Türkler söz konusu olunca İngiliz aslan kesilmiş ancak Türkleri durduramamıştır. 27-28 Ocak Direnişi Kıbrıs Türklerinin ENOSİS ve Sömürge İdaresine karşı şahlandığı tarihi günün yıldönümüdür.”

Ortaya konan direnişin en önemli sonucunun Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) kuruluşuna onay vermesi olduğuna işaret eden Bayar mesajında, “Diğer önemli bir sonuç da 1960 Antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasında elde ettiğimiz kazanımlardır. Ancak ENOSİS hayallerinden vazgeçmeyen Rum tarafı, 1963 Kanlı Noel saldırılarıyla haklarımızı silah ve katliamlarla yok etmek istediler. TMT ve Kahraman Türk halkı buna izin vermedi.” ifadelerini kullandı.

Bayar, başta 27-28 Ocak olaylarında yaşamını yitiren şehitler olmak üzere tüm şehitleri saygı ve şükranla andıklarını belirterek, şehitlere Allah’tan rahmet diledi.

Berova: “27-28 Ocak direnişi, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesidir”

Maliye Bakanı Özdemir Berova 27-28 Ocak Direnişi’nin Kıbrıs Türk halkını bugünlere taşıyan en önemli tarihsel dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, bu direnişin halkın varoluş ve özgürlük mücadelesindeki kararlılığını tüm dünyaya gösterdiğini ifade etti.

Berova, 27-28 Ocak 1958 direnişinin 68’inci yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Berova mesajında şu ifadelere yer verdi:

“27-28 Ocak 1958 Direnişi, Kıbrıs Türk halkının İngiliz sömürge yönetimine karşı ortaya koyduğu büyük ve onurlu bir toplumsal direniştir.

Bu direniş, Kıbrıs Türk halkının özgürlük, bağımsızlık ve egemenlik mücadelesini açıkça ortaya koymuş; halkımızın haklarını savunacak güçte olduğunu, birlik ve beraberlik içinde örgütlenerek mücadele edebileceğini tüm dünyaya göstermiştir.

İngiliz sömürge yönetimine karşı göğsünü siper ederek şahlanan Kıbrıs Türk halkının verdiği bu onurlu mücadele, bugün sahip olduğumuz kazanımların temelini oluşturmuştur.

27-28 Ocak Direnişi, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesidir.

27-28 Ocak 1958 direnişinin 68’inci yıl dönümünde, toprağı vatan yapan ve şahadet mertebesine ulaşan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; halkımızın onurlu direnişini bir kez daha selamlıyorum.”

Japonya’da, Çin’e gönderilecek pandalara veda için binlerce kişi hayvanat bahçesine akın etti

Japonya ile Çin arasında Tayvan gerilimi sürerken Tokyo yönetimi, ülkedeki son 2 pandayı Çin’e iade etmeden önce binlerce ziyaretçi hayvanat bahçesine akın etti.

Kyodo ajansının haberine göre, 2021’de Ueno Hayvanat Bahçesi’nde doğan pandalar “Xiao Xiao” ve kız kardeşi “Lei Lei” yarın Çin’e iade ediliyor.

İkiz pandaların iadesi öncesi halka açık ziyaretin son gününde binlerce kişi hayvanat bahçesine akın etti.

Tokyo Metropol Hükümetinin açıklamasına göre, Ueno Hayvanat Bahçesi’ndeki pandaları ziyaret için son günde 4 bin 400 kişilik rezervasyon kontenjanının 24,6 katı çevrim içi başvuru alındı.

“Xiao Xiao” ve “Lei Lei”nin yarın Çin’e gönderileceği, 28 Ocak’ta da Çin’de yaşayacakları tesise varacağı belirtildi. Pandaların iade edilmesiyle Japonya, 50’yi aşkın yıl sonra pandasız kalacak.

Çin ilk kez 1972’de Japonya ile normalleşen ikili ilişkilerin anısına Tokyo’daki Ueno Hayvanat Bahçesi’ne panda hediye etmişti.

Japonya ile Çin arasında dostluğun simgesi olarak görülen yeni panda gönderilmesine ilişkin beklentiler ise Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin Tayvan’a ilişkin açıklamalarının ardından iki ülke ilişkilerinde yaşanan gerilim nedeniyle belirsizliğini koruyor.

Çin ile Japonya arası gerginlik

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin, 7 Kasım 2025’te Japon Parlamentosu Diet’teki oturumda, Tayvan Boğazı’na yönelik müdahaleyi “ülkesinin varlığını tehdit eden durum” olarak değerlendireceğine ve askeri güç kullanabileceğine ilişkin sözleri, bölgeyi topraklarının parçası gören Çin’in tepkisine yol açmıştı.

Takaiçi’nin sözleriyle ilk kez bir Japonya başbakanı, Tayvan’ın işgali halinde Japonya’nın askeri güç kullanacağına ilişkin açık beyanda bulunarak, ülkenin bu konuda benimsediği “stratejik belirsizlik” politikasından farklı tavır sergilemişti.

Japon Başbakan, tepkiler üzerine Tayvan’a ilişkin sözlerinin varsayımsal olduğunu, gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını belirtmiş ancak sözlerini geri almayı reddetmişti.

Bunun üzerine Pekin yönetimi, Japonya’nın Pekin Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırarak protesto notası vermişti.

Çin Dışişleri Bakanlığı, Japonya’da güvenlik koşullarının uygun olmadığı gerekçesiyle seyahat, Çin Eğitim Bakanlığı ise eğitim uyarısı yayımlamıştı.

Galatasaray’ın maçına İspanyol hakem

UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 8. haftasında oynanacak Manchester City – Galatasaray karşılaşmasında İspanyol hakem Alejandro Hernandez düdük çalacak.

UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 8. haftasında temsilcimiz Galatasaray, 28 Ocak Çarşamba günü TSİ 23.00’te deplasmanda İngiliz ekibi Manchester City ile karşılaşacak.

Bu müsabakayı İspanya Futbol Federasyonu’ndan Alejandro Hernandez yönetecek. Hernandez’in yardımcılıklarını Jose Naranjo ile Diego Sanchez Rojo yapacak.

Mücadelenin dördüncü hakemi de Jose Luis Munuera olacak. Maçta VAR’da Carlos del Cerro Grande, AVAR’da da Robert Schröder görev alacak.

İran: Her türlü saldırıya geniş kapsamlı karşılık verilecektir

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin ülkesine askeri saldırıya hazırlandığı yönündeki iddialara ilişkin, her türlü saldırıya “geniş kapsamlı” karşılık verileceğini söyledi.

Tesnim Haber Ajansı’na göre, Bekayi, haftalık basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

ABD’nin İran’a saldırıya hazırlandığı iddialarına ilişkin bir soru üzerine Bekayi, “İran, hem kapasite ve kabiliyetlerine hem de haziran ayı (savaşı) dahil geçmiş tecrübelerine güvenmektedir. Daha güçlü durumdayız. İran, her türlü saldırıya daha geniş kapsamlı ve pişman edici bir karşılık verecektir.” dedi.

Askeri güç sevkiyatı ve askeri tehditlerin, uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu belirten Bekayi, “Savaş gemilerinin bölgeye sevk edilmesi, İran’ın kendi varlığını savunma konusundaki irade ve kararlılığında en küçük bir zafiyet oluşturmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Haziran ayındaki saldırıların devamı niteliğinde, geçmişte olduğu gibi şu anda da hibrit bir savaşla karşı karşıya olduklarını söyleyen Bekayi, şunları kaydetti:

“Son birkaç ayda ABD ve Siyonist rejim kaynaklı iddialar veya tehditlerle karşı karşıyayız. Bölge ülkeleri, bölgede yaşanacak herhangi bir emniyet sorununun hedefinin yalnızca İran olmadığının farkındadır. Bu nedenle bölge ülkeleri arasında ortak bir kaygı söz konusudur.”

Ayrıca Bekayi, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un mesaj alışverişinde bulundukları iddialarını da yalanladı.

Asgari Ücret Desteğine İki Günde 11 Bin Başvuru

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, asgari ücret desteği için başvuruların 28 Şubat’a kadar süreceğini, kriterleri karşılayanlara toplam 12 bin TL destek verileceğini ve TC vatandaşlarını da kapsayacak yeni bir model üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan HasipoğluKıbrıs’ta Sabah programında asgari ücretliye yönelik 12 bin TL’lik destek uygulamasına ilişkin açıklamalarda bulundu. KIBRIS TV’de Eda Alisinanoğlu’nun sorularını yanıtlayan Hasipoğlu, destek başvurularına yoğun ilgi olduğunu ve kapsamın genişletilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

“İki günde 11 bin başvuru alındı”

Hasipoğlu, asgari ücret desteği için bakanlığa bağlı çevrim içi portalın açılmasının ardından iki gün içinde yaklaşık 11 bin başvuru yapıldığını açıkladı. Başvuruların 28 Şubat tarihine kadar devam edeceğini belirten Hasipoğlu, kriterleri karşılayan çalışanlara 6 bin TL’si ocak, 6 bin TL’si mart ayında olmak üzere toplam 12 bin TL’nin doğrudan banka hesaplarına yatırılacağını kaydetti.

Destekten KKTC vatandaşı, sigortalı ve belirlenen gelir eşiği içinde kalan asgari ücretlilerin yararlanabildiğini ifade eden Hasipoğlu, Kasım ayı bordrolarının esas alındığını, asgari ücretin yaklaşık yüzde 5 üzerinde geliri olanların da kapsama dahil edildiğini söyledi.

Türkiye ve üçüncü ülke vatandaşları için yeni destekler

Programda önemli bir başlığa daha değinen Hasipoğlu, mevcut uygulamanın Yerli İş Gücünü Destekleme Fonu kapsamında hayata geçirildiğini anımsatarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile üçüncü ülke vatandaşlarının mağdur edilmemesi için de yeni destek mekanizmaları üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Hasipoğlu, daha önce prim destekleri sağlandığını hatırlatarak, önümüzdeki haftalarda Türkiye ve üçüncü ülke vatandaşlarını kapsayacak, net asgari ücrete yansıyacak yeni uygulamaların kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Bu çalışmaların, Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan çalışma hayatına ilişkin iş birliği protokolleri çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti.

“Destek, primlerden değil fondan karşılanıyor”

Sağlanan 12 bin TL’lik desteğin, vatandaşların primleri ya da İhtiyat Sandığı kaynaklarından değil, yabancıların çalışma izinlerinden elde edilen gelirlerle oluşturulan Yerli İş Gücünü Destekleme Fonundan karşılandığını vurgulayan Hasipoğlu, uygulamanın sosyal devlet anlayışının bir gereği olduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, bu destekle birlikte asgari ücretteki toplam artış oranının yüzde 22,90’a ulaştığını, hükümetin hem çalışanı koruyan hem de işveren üzerindeki yükü dengeleyen bir politika izlediğini sözlerine ekledi.

Çin ordusunun en kıdemli generali, nükleer sırları ABD’ye mi verdi?

Çin’de Merkezi Askeri Komisyon Başkan Yardımcısı Orgeneral Cang Youşia’nın, nükleer programa ilişkin gizli bilgileri ABD’ye sızdırmakla suçlandığı soruşturma başlatıldığı öne sürüldü.

Çin’de ülkenin en kıdemli generali, orduyu yöneten Merkezi Askeri Komisyonun (MAK) Başkan Yardımcısı Orgeneral Cang Youşia’nın hakkında başlatılan soruşturmada, ülkenin nükleer programına ilişkin gizli bilgileri ABD’ye sızdırmakla suçlandığı ileri sürüldü.

Wall Street Journal gazetesinin, “suçlamalarla ilgili, üst rütbeli komutanlara yönelik bilgilendirme toplantısına katılan kişilere” dayandırdığı habere göre, Cang’ın, Çin’in nükleer programıyla ilgili teknik bilgileri ABD’ye aktardığı ve bu suretle ulusal güvenlik açığına yol açtığı iddia edildi.

Söz konusu iddiaya ilişkin bulguların, Çin’in askeri ve sivil nükleer programlarının yürütülmesinden sorumlu Çin Ulusal Nükleer Şirketinin (CNNC) eski Genel Müdürü Gu Cün hakkında başlatılan soruşturmadan elde edildiği aktarıldı.

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkezi Disiplin İnceleme Komisyonu ve Çin Ulusal Denetleme Komisyonu, 19 Ocak’ta sivil bir yönetici olan Gu hakkında soruşturma başlatıldığını bildirmişti.

Eski Savunma Bakanı’nın atamasını rüşvet karşılığında sağladığı iddiası

Öte yandan Çinli generalin, uzun yıllar başında bulunduğu MAK’ın askeri donatım ve modernizasyondan sorumlu Donanım Geliştirme Dairesi’ndeki terfi ve görevlendirmeler için rüşvet aldığı ve bu arada eski Savunma Bakanı Li Şangfu’nun göreve atanmasını da büyük miktarda rüşvet karşılığında sağladığı ileri sürüldü.

Eski Savunma Bakanı Li, 2023 yılında bir süre gözlerden kaybolduktan sonra görevden alınmış ve ertesi yıl hakkında yolsuz soruşturması başlatılmıştı.

Cang’ın ordu donatım ve savunma sanayi alanındaki sahip olduğu yetkiyi kötüye kullanarak ordu içinde nüfuz ağları kurmak ve siyasi hizipler oluşturmakla suçlandığı belirtildi.

Cang ile birlikte soruşturulan Genelkurmay Başkanı Liu Cınli’nin benzer suçlamalarla karşı karşıya olduğu, soruşturma kapsamında her iki generale yakın olan bazı subayların da telefonlarına el konulduğu ileri sürüldü.

Şi ile aile dostluğu olan bir isim

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile geçmişe dayalı aile dostluğu bulunan Cang, Çin ordusu içinde ona en yakın isimlerden birisi olarak biliniyordu.

Şi ve Cang’ın, her ikisi de Şaanşi eyaleti yerlisi olan babaları, iç savaşta Mao Zıdong önderliğindeki Komünist milislerin önde gelen siyasi ve askeri figürleri arasındaydı.

Cang’ın babası Cang Congşün, Çin Halk Kurtuluş Ordusunun (ÇHKO) Kuzeybatı Saha Ordusu komutanı iken Şi’nin babası Şi Congşün, bu ordunun siyasi komiseriydi.

2011 yılında orgeneralliğe terfi eden 75 yaşındaki Cang, 2012’de, Şi’nin Çin Komünist Partisi (ÇKP) Genel Sekreteri seçilmesinin ardından o zamanki adıyla Genel Silahlanma Dairesi olan ordu donatım biriminin başına getirilmişti.

Cang, Devlet Başkanı Şi’nin iktidarında ordunun reformu ve modernizasyonu için başlattığı hamlelerin yürütülmesinde kilit rol oynamıştı.

ÇHKO’nun en üst yönetim organı olan 7 kişilik Merkezi Askeri Komisyonun 2 başkan yardımcısından birisi olan Orgeneral Cang, ordunun en kıdemli askeri konumundaydı. Cang, aynı zamanda ÇKP’nin en üst yönetim organı olan 24 kişilik Siyasi Büro’nun da üyesiydi.

Ordudaki yolsuzluk soruşturmaları

Çin’de son yıllarda silahlı kuvvetleri hedef alan yolsuzluk soruşturmaları kapsamında çok sayıda üst düzey asker görevden alınmış, partiden ihraç edilmiş veya meclis üyeliklerinden çıkarılmıştı.

2023’te stratejik caydırıcılık bakımından kritik nükleer silahlar ve uzun menzilli füzelerden sorumlu Roket Kuvvetlerini ve ardından 2024’te askeri donatım ve modernizasyondan sorumlu Donanım Geliştirme Dairesini hedef alan soruşturmalar başlatılmıştı.

Soruşturmaların ardından daha önce bu birimlerin komutanlıklarını yapan halef ve selef iki Savunma Bakanı Orgeneral Vey Fınghı ve Orgeneral Li Şangfu, ordudan ve partilerinden ihraç edilirken, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılanmıştı.

Öte yandan Merkezi Askeri Komisyonu Başkan Yardımcısı, Çin’in en kıdemli ikinci askeri konumundaki Orgeneral Hı Veydong ile Siyasi Çalışma Dairesi Direktörü Oramiral Miao Hua da haklarında yürütülen soruşturmalar nedeniyle ordudan ve partiden ihraç edilmişti.

Brent petrolün varili 65,49 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 65,49 dolardan işlem görüyor.

Cuma günü 65,47 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 65,40 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.55 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,13 artarak 65,49 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 61,40 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarındaki kısmi yükselişte, ABD’nin İran’a karşı olası bir askeri müdahale yapabileceğine yönelik beklentiler etkili oldu.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD’nin İran’a saldırı düzenleyip düzenlemeyeceğine ilişkin tartışmalar sürerken “iki ülke arasındaki yakın stratejik ilişkiyi” görüştü.

İsrail ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısının Tahran yönetiminin misillemesine yol açabileceği ihtimaline karşı İsrail ordusunun tüm cephelerde hazırlık içinde olduğunu söyledi. Bu gelişmeler, piyasalardaki jeopolitik risk beklentilerini artırarak fiyatları destekledi.

Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland konusundaki tutumu da yakından takip ediliyor. Trump, tarife uygulama kararından geri adım atsa da bölgeyle ilgili olası müzakerelere dair belirsizliklerin devam etmesi risk algısı üzerinde etkili oluyor.

Arz fazlası endişeleri fiyatları baskılıyor

Jeopolitik gelişmelere karşın yatırımcılar, uzun vadeli görünüm konusunda temkinli olmaya devam ediyor. Özellikle OPEC dışı üreticilerden gelen arzın güçlü kalması, üretim artışının talebi aşması durumunda küresel petrol piyasalarının yılın ilerleyen dönemlerinde arz fazlası riskiyle karşı karşıya kalabileceği endişelerini canlı tutuyor.

Öte yandan, yatırımcılar bu hafta yapılması planlanan ABD Merkez Bankası (Fed) para politikası toplantısını da yakından takip edecek.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in bu haftaki toplantısında politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, bankanın yılın ilk faiz indirimini haziran ayında yapabileceği öngörülüyor.

Brent petrolde teknik olarak 66 dolar direnç, 58,60 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

İsrail, ABD’nin muhtemel İran saldırısına hazırlık yapıyor

İsrail ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısının Tahran yönetiminin misillemesine yol açabileceği ihtimaline karşı İsrail ordusunun tüm cephelerde hazırlık yaptığını açıkladı.

ABD Başkanı Trump’ın, İran’a doğru giden büyük bir Amerikan filosunun bulunduğu açıklamasının ardından bölgede gerginlik artmaya devam ediyor.

Kanal 12 televizyonuna açıklama yapan İsrail ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo, ABD’nin İran’a saldırma olasılığı çerçevesinde İsrail ordusunun yaptığı hazırlıklara değindi.

“AMERİKALILARIN ASKERİ YIĞINAĞINI GÖRÜYORUZ”

Tümgeneral Milo, “Amerikalıların hem Basra Körfezi’ne hem de Orta Doğu geneline yaptığı askeri yığınağı görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bu durumun nereye gideceğini bilmiyoruz.” diyen Milo, Washington’un Tahran’a saldırmayı seçmesi halinde bunun İsrail’i de etkileyebileceğini ve İran’ın vereceği yanıtın kendileri üzerinden olma ihtimalinin bulunduğunu vurguladı.

İsrailli general, ayrıca Hizbullah’ın daha geniş bir çatışmaya dahil olup olmayacağının yakından izlendiğini belirterek, “Çok dikkatliyiz, hazırlıklıyız ve hem güçlü savunma hem de taarruz hazırlıkları yapıyoruz.” diye konuştu.

ORDU HAZIRLIK SEVİYESİNİ YÜKSELTTİ

Türkiye ve Katar’ın bölgesel dengeler açısından “büyük bir sorun” olduğunu ileri süren Tümgeneral Milo, Suriye’ye ilişkin olarak sahadaki durumun “karmaşık ve zor” olduğunu, İsrail ordusunun güneyinde işgali sürdürdüğü Suriye’de saldırılara devam edeceğine işaret etti.

İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin muhtemel İran saldırısına atıfla, İsrail ordusunun hafta boyunca tüm alanlarda yaşanabileceklere karşı hazırlık seviyesini yükseltmeye yoğunlaştığını duyurmuştu.

“İSRAİL SALDIRI PLANINI BEĞENMEDİ” İDDİASI

Amerikan Axios haber platformunun ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Trump, önceki hafta Beyaz Saray’da yapılan İran toplantısından önce bu ülkeye yönelik saldırı emri vermeye hazırdı.

Haberde görüşlerine yer verilen ABD’li bir yetkili, durumun ciddiyetini anlatarak, “Gerçekten çok yakındı. Ordu çok hızlı bir şekilde harekete geçmeye hazırdı. Ancak o emir hiç gelmedi.” ifadelerini kullandı.

Yetkili, salı günkü toplantı öncesinde İsrail, Suudi Arabistan ve İranlı yetkililerle yapılan diplomatik temaslardan çıkan sonuçların ele alındığını ve bölgedeki ABD müttefiklerinin olası bir saldırıya soğuk baktıklarını ilettiklerini söyledi.

Ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Trump’a, “İsrail’in İran’ın misillemesine hazırlıklı olmadığını” ve “önerilen ABD planının yeterli güce sahip olmadığını” söylediği aktarıldı. Benzer şekilde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın da bu konuya ilişkin derin endişelerini dile getirdiği kaydedildi.

“AMERİKAN FİLOSU İRAN’A DOĞRU İLERLİYOR”

ABD Başkanı Trump da geçen hafta Davos’taki 56. Dünya Ekonomi Forumu’ndan (WEF) Washington’a dönerken yaptığı açıklamada “İran’a doğru giden büyük bir Amerikan filosunun bulunduğunu” açıklamıştı. “İran’ı infazları gerçekleştirmeleri halinde vurmakla tehdit ettim, vazgeçtiler.” diyen Trump’ın sözünü ettiği filonun Abraham Lincoln uçak gemisi ve 3 destroyerden oluştuğu belirtiliyor.

Meclis Genel Kurulu yasama gündemiyle toplanacak

Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu bugün yasama gündemiyle toplanacak.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen Genel Kurul’un gündeminde TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ulusal Coğrafi Veri Altyapısının (KKTC-UCVA) Kurulmasına İlişkin Protokol (Onay) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurul’da ayrıca, “Pul (Değişiklik) Yasa Tasarısı”, “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile Sayıştay Komitesi’nin, Gönyeli Belediyesi 2007 Mali Yılı Kesin Hesaplarının Denetimi Hakkındaki Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin Raporu görüşülecek.

26 Ocak 2025 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 43,38 TL, Euro 51,47 TL, İngiliz Sterlini ise 59,32 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.30 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,38 TL, satış fiyatı 43,39 TL.

Euro’nun alış fiyatı 51,31 TL, satış fiyatı 51,66 TL, İngiliz Sterlini ise 59,29 TL’den alınıp 59,34 TL’den satılıyor.

Hava parçalı ve çok bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi, 26 Ocak Pazartesi günü bölgede parçalı ve çok bulutlu hava beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nün 24–30 Ocak 2026 tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, 26 Ocak Pazartesi günü bölgede hava parçalı ve çok bulutlu olacak.

Raporda, bölgenin Alçak Basınç Sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalmasının beklendiği belirtildi. Aynı periyotta en yüksek hava sıcaklığının iç kesimler ve sahillerde 15–18 derece dolaylarında seyretmesi öngörülüyor.

Rüzgârın ise genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esmesi bekleniyor.

MECLİS GENEL KURULU YARIN TOPLANACAK

Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu yarın yasama gündemiyle toplanacak. Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen Genel Kurul’un gündeminde TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ulusal Coğrafi Veri Altyapısının (KKTC-UCVA) Kurulmasına İlişkin Protokol (Onay) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurul’da yarın ayrıca, “Pul (Değişiklik) Yasa Tasarısı”, “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile Sayıştay Komitesi’nin, Gönyeli Belediyesi 2007 Mali Yılı Kesin Hesaplarının Denetimi Hakkındaki Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin Raporu görüşülecek.

 

Üstel: İç güvenlik bizim için hayati önemdedir

Türkiye’den gelen gazetecilerle bir otelde bir araya gelen Başbakan Ünal Üstel, suça sürüklenen çocukların “KKTC’de suç işlerse cezasız kalır” şeklinde yönlendirildiği iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üstel, KKTC’nin bir ada ülkesi olduğunu vurgulayarak iç güvenliğin hayati önemde olduğunu söyledi.

“KURŞUNLAMA OLAYLARININ TAMAMINA HIZLICA MÜDAHALE EDİLDİ”

Son dönemde yaşanan kurşunlama olaylarına değinen Üstel, ülkede 16 kurşunlama olayı meydana geldiğini ve bu olayların tamamında 24 saat içerisinde tutuklama yapıldığını ifade etti. Üstel, tutuklanan kişilerin yaşlarının çoğunlukla 19 ve 20 olduğunu, son olayda ise 16 yaşında bir çocuğun kullanıldığını kaydetti. Polis teşkilatının olaylara hızlı ve etkili şekilde müdahale ettiğini belirten Üstel, güvenlik güçlerinin başarılı bir performans ortaya koyduğunu söyledi.

Kurşunlama olaylarının ardından Türkiye Cumhuriyeti ile istişarelerde bulunduklarını belirten Üstel, 18–37 yaş aralığındaki kişilerin ülkeye girişlerinde sorgulama yapılması yönünde önlemler alındığını açıkladı. Üstel, herhangi bir vukuatı bulunan kişilerin ülkeye girişine izin verilmemesi ve Ercan Havalimanı’ndan geri gönderilmesi için tedbirler uygulandığını ifade etti.

“CEZSIZLIK ALGISI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

“KKTC’de cezalar az” algısının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Üstel, mevcut ceza yasasında ağır suçlar için 10 yıl ve üzeri hapis cezaları bulunduğunu belirtti. Üstel, bu tür olayların tamamen engellenmesi amacıyla ceza yasasında değişiklik yapılarak cezaların 20 yılın üzerine çıkarılmasının da değerlendirildiğini kaydetti.

“TETİKÇİLERE SİLAHI TEMİN EDEN VE BU ALGIYI YAYAN RUM TARAFIDIR”

KKTC’nin güvensiz bir ülke gibi gösterilmeye çalışıldığını savunan Üstel, bu yöndeki söylemlerin Güney Rum tarafından ortaya atıldığını ifade etti. Üstel, gençlere silah temin eden ve bu kişileri KKTC’ye yönlendiren tarafın da Rum tarafı olduğunu dile getirdi.

Hükümetin güvenlik konusunda kararlı bir duruş sergilediğini vurgulayan Üstel, vatandaşların huzurunu bozacak en ufak bir olaya dahi anında müdahale ettiklerini söyledi. Üstel, gerektiğinde en ağır cezaların verilmesi dahil olmak üzere ülkenin huzur ve güvenliğini güçlendirmek için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

SU İŞLERİ DAİRESİ: GÖLETLER VE DERE YATAKLARI KONTROL ALTINDA

Ülke genelinde 23–24 Ocak 2026 tarihleri arasında etkili olan yağışların ardından, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Su İşleri Dairesi ekipleri tarafından göletler ve dere yataklarında saha kontrolleri gerçekleştirildi.

Meteoroloji Dairesi verilerine göre, söz konusu tarihlerde en fazla yağış Selvitepe’de 116,0 kg/m² olarak kaydedildi. Selvitepe’yi Kozanköy 67,7 kg/m², Alsancak 66,0 kg/m², Boğaz 50,4 kg/m², Salamis 42,2 kg/m², İskele 41,5 kg/m², Çamlıbel 40,2 kg/m², Kalkanlı 40,1 kg/m², Taşpınar 37,7 kg/m² ve Sandallar 37,4 kg/m² yağış miktarlarıyla izledi.

Yağışlar nedeniyle önceden su toplamış olan göletlerde su seviyelerinde yükselme yaşanırken, daha önce temizliği yapılan dere yatakları ve akarların yoğun yağışları sorunsuz bir şekilde taşıdığı bildirildi. Bazı bölgelerde meydana gelen kısa süreli taşmaların ise yerel yönetimler, Sivil Savunma Teşkilatı ve Su İşleri Dairesi ekiplerinin zamanında müdahaleleriyle kontrol altına alındığı belirtildi.

Su seviyesi taşma gösteren göletlerin sürekli gözlem altında tutulduğu kaydedilirken, şu ana kadar herhangi bir olumsuz durumun bildirilmediği ifade edildi. Bakanlığa bağlı ekiplerin olası risklere karşı görev başında olduğu vurgulandı.

Öte yandan, yağışlardan zarar gördüğünü bildiren üreticiler için Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın gerekli çalışmaları sürdürdüğü aktarıldı. Yetkililer, vatandaşlar ve üreticilere tedbirli olmaları yönünde çağrıda bulundu.

Başbakanlık Afet Komitesi’nden Uyarı: Gerekmedikçe Trafiğe Çıkmayın!

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Komitesi, vatandaşlara, resmi uyarıları dikkate almaları, gerekmedikçe trafiğe çıkmamaları ve kendi güvenliklerini riske atacak davranışlardan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Komiteden yapılan açıklamada, Meteoroloji Dairesi’nden alınan anlık veriler doğrultusunda hava koşullarına ilişkin gelişmelerin yakından izlendiği ifade edilerek, ilgili tüm kurumların koordinasyon içinde yağışlar ve olası şiddetli rüzgarları takip ettiği belirtildi.

Kaymakamlıklar, Sivil Savunma Teşkilatı ve belediyelerden gelen ihbar ve yardım taleplerine anında müdahale edebilmek için ihtiyaç duyulması muhtemel tüm ekiplerin oluşturulduğu kaydedilen açıklamada, Meteoroloji Dairesi’nin son değerlendirmelerine göre, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların ve fırtınamsı veya şiddetli rüzgarların önümüzdeki süreç boyunca yer yer etkisini artırarak, devam edeceği ifade edildi.

-“Tedbirli davranılması önem taşıyor”

Akşam saatlerinden itibaren devam eden yoğun yağışlar da dikkate alındığında, bazı bölgelerde su birikintileri ve akışa geçen yağışların görülebileceğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu nedenle sel ve taşkın riski bulunan alanlarda dikkatli olunması, dolu yağışı, yıldırım düşmesi, yağış sırasında kuvvetli rüzgar ve yerel ölçekte hortum oluşumu gibi doğa olaylarına karşı tedbirli davranılması önem taşımaktadır” denildi.

-“Devletin ilgili tüm kurumları sahada”

Devletin ilgili tüm kurumlarının sahada görev başında olduğu vurgulanan açıklamada, olası olumsuzluklara karşı ekiplerin durumu anlık olarak izlediği belirtildi.

Açıklamada, vatandaşlara, resmi uyarıları dikkate almaları, gerekmedikçe trafiğe çıkmamaları ve kendi güvenliklerini riske atacak davranışlardan kaçınmaları çağrısı yapıldı.

Ünal Üstel: Cumhurbaşkanı’ndan ne federasyon ne de iki devlet ifadesi duyduk, bekleyiş içindeyiz

Başbakan Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı’nın bugüne kadar ne federasyon ne de iki devlet politikasını açıkça dile getirmediğini belirterek, “Bekleyiş içerisindeyiz, inşallah o da gerçekleri görür” ifadelerini kullandı.

Başbakan Ünal Üstel, “Bütün engelleri anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük destekleriyle aşıyoruz, aşmaya da devam edeceğiz.” dedi.

Üstel, Türkiye’den gelen gazetecilerle bir otelde buluşarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

KKTC’nin tarihçesini anımsatan Üstel, Rum toplumunun, KKTC’yi hiçbir zaman hazmedemediğini ve hazmedemeyeceğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nden aldıkları destekle büyük mücadele verdiklerini belirten Üstel, 20 Temmuz 1974’te düzenlenen harekatla adaya huzur ve barışın geldiğini, Kıbrıs Türkü’nün de özgürlüğüne kavuştuğunu ifade etti.

Üstel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından sosyal ve ekonomik açıdan girdikleri mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman destek verdiğini, buna karşın Kıbrıs Türkü’nün her zaman Avrupa’dan ve dünyadan dışlandığını dile getirdi.

Rum tarafının, KKTC ekonomisinin kalkınması, insanının daha rahat ve ferah yaşamasını engellemek için birtakım engeller çıkardığını bildiren Üstel, “Ama ne yaparlarsa yapsınlar, bütün engelleri anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük destekleriyle aşıyoruz, aşmaya da devam edeceğiz.” diye konuştu.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ OLMASAYDI BİZ DE AYNI ZULÜMLERİ YAŞAYACAKTIK”

İsrail’in Filistin ve Gazze’ye yönelik saldırılarına işaret eden Üstel, “Dünya üç maymunu oynuyor ve sessiz kalıyor. Bir tek ses çıkaran Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Eğer anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti olmasaydı biz de aynı baskıları, zulümleri ve Rum’un hunharca katliamlarını aynı şekilde yaşayacaktık. Rum’un bu kadar ileri gidememesi, Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığımız büyük destekten dolayı. Yoksa bugün belki de Kıbrıs Türkü’nü yok edeceklerdi.” ifadelerini kullandı.

Üstel, Birleşmiş Milletlerin (BM) gözetiminde masaya oturduklarında Rum kesiminin uzlaşmaz tutum sergilediğini aktararak, şunları kaydetti:

“O zamanki Devlet Başkanımız merhum Rauf Denktaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan ettikten sonra hep federasyonu konuştuk. 2020 yılına kadar iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon görüşüldü. Nihayet 2020 yılında gördük ki artık Rum, bize zaman kaybettiriyor. Ekonomimizin gelişmemesi, gençlerimizin adadan ayrılması ve nüfusumuzun göç etmesi için her türlü entrika ve baskıyı yaptığını görüyoruz. O yüzden 2020 yılında Türkiye ile de istişare ederek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde artık bir anlaşma olacaksa egemen, eşit, iki devlet statüsünde olmasını öngördük ve o günden bugüne kadar devletimizin daha da güçlenmesi için çalışma başlattık.”

Kıbrıs Türk’ünün geleceğinin, devletin dünyaya açılımıyla mümkün olduğuna inandıklarını ifade eden Üstel, “Türkiye Cumhurbaşkanı, son üç Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması için dünyaya çağrıda bulundu. Biz de o çağrıyla birlikte ülkemizi tanıtmak için büyük bir çaba sarf ediyoruz.” diye konuştu.

“BEKLEYİŞ İÇERİSİNDEYİZ. İNŞALLAH O DA GERÇEKLERİ GÖRÜR”

Üstel, programda gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

“Ana muhalefet partisinin lideri şu an Cumhurbaşkanı koltuğunda oturuyor. Muhalefetteyken seslendirdiği federasyon fikrinden geri adım atmış gibi görünüyor. Federasyon fikri tekrar gündeme gelebilir mi?” sorusu üzerine Üstel, Tufan Erhürman ‘ın, cumhurbaşkanı seçildikten sonra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis ile iki kez görüştüğünü, bu görüşmelerden sonra BM Kıbrıs temsilcisinin açıklamalarda bulunduğunu anımsattı.

Üstel, şunları söyledi:

“Tabii ki bunlar, tam federasyon açılımı olmasa bile federasyonun birer işaretleridir. Kendisi (Tufan Erhürman) cumhurbaşkanı olduktan sonra yeni seçilen parti başkanı, federasyon kararını kurultaylarında tekrardan geçirdi. Ama şu ana kadar Cumhurbaşkanı’nın ağzından federasyon kelimesini telaffuz ettiğini duymadık. Ama iki devleti de duymadık. Dolayısıyla bekleyiş içerisindeyiz. İnşallah o da gerçekleri görür.”

Kapalı Maraş ile ilgili bir projelerinin olup olmadığıyla ilgili soru üzerine Üstel, 2020’de bir bölümünün turizm amacıyla açılmasının ardından bugüne kadar yaklaşık 3 milyon kişinin Kapalı Maraş’ı ziyaret ettiğine işaret etti.

Kapalı Maraş bölgesindeki otelleri iyileştirip turizme kazandırmak istediklerini kaydeden Üstel, bölgeyle ilgili anlaşmazlıkların olduğunu ve yargı süreçlerinin devam ettiğini bildirdi.

Üstel, “Orada devletin bazı malları var. Yani sosyal etkinlik amacıyla veya çocuklarımızın gidip okuyabileceği okullar var. O okulları iyileştirmek isteriz. Sosyal tesis alanları var. O sosyal tesis alanlarını iyileştirip, sonraki süreçte takip edip orasını tekrar ülke ekonomisine kazandırmak için büyük bir çalışma içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞ OLMASI İÇİN BELLİ KRİTERLERİMİZ VAR”

Ülkedeki inşaat yatırımlarına ilişkin soru üzerine Üstel, bir ada ülkesi olduklarını hatırlatarak ekonominin kalkınmasında turizm, eğitim ve inşaat sektörlerinin önemli bir paya sahip olduğunu söyledi.

Müteahhitlerin yaptıkları evleri Türkiye Cumhuriyeti ve üçüncü ülke vatandaşlarına satmayı hedeflediklerini anlatan Üstel, bu doğrultuda inşaat sektörü aracılığıyla ülkeye büyük bir katma değer başladığını ve Rum kesiminin bundan büyük rahatsızlık duyarak yeni yasal düzenlemeler yaptığını belirtti.

Üstel, “Konut alana KKTC vatandaşlığı verileceği” iddialarına ilişkin soruya “Yatırım amaçlı ülkeye gelip belli rakamlarda yatırım yapan insanları güvenlik araştırması koşuluyla vatandaş yapıyoruz. Ama onun kriterlerini yerine getirecek. Vatandaş olması için belli kriterlerimiz var. O kriterleri yerine getiren kim olursa olsun, güvenlik soruşturmasını geçtikten sonra vatandaş yapılıyor.” yanıtını verdi.

“YAKLAŞIK 1,5 SENEDİR ONAY ÇIKMADIĞI İÇİN BU PROJEYİ GERÇEKLEŞTİREMİYORUZ”

Türkiye’den elektrik enerjisi aktarılmasına ilişkin proje hakkında soru üzerine Üstel, akarsu olmadığından enerji ihtiyacının mobil jeneratörler ve fosil yakıttan karşılandığını ve bunun da maliyetli olduğunu ifade etti.

Üstel, Türkiye’den ülkeye kablolarla elektrik aktarımını sağlamak için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile protokol imzalandıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Bu konuda Aksa Enerji şirketini görevlendirdiler. Onlar da bütün fizibilite çalışmalarını yaptı. Her şey hazır. Yaklaşık 1,5 sene Avrupa’nın insafını bekledik. Avrupa’da enerji konusuna onay veren ENTSO-E diye bir kuruluşları var. Bütün Avrupa Birliğine üye ülkeler orada. Oradan çıkacak karar doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti’nden kabloyla enerji bize gelecek. Türkiye Cumhuriyeti pazarlayacağı için bizden Avrupa’ya giden enerji de olduğu zaman enterkonnekte sistem olacak ve ülkemizdeki güneş enerjisinin de önü açılacak. Ülkeye daha ucuz enerji sağlanacak, ülke yeşil enerjiye kavuşmuş olacak, ekonomide ve turizmde bize büyük destek verecek. Maalesef yine Avrupa’nın şımarık iki devleti, biri Yunan, biri Kıbrıs Rum hükümeti engel koyuyorlar ve yaklaşık 1,5 senedir onay çıkmadığı için bu projeyi maalesef gerçekleştiremiyoruz.”

GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in, bu yılın ilk yarısı için Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığı görevini yürüteceğini ve bu yüzden projenin onaylanması için 6 ay daha beklemeleri gerekeceğini belirten Üstel, “Ama ondan sonra bunun üzerine gideceğiz. Eğer kabloyla enerji olmazsa ülkenin enerji ihtiyacını karşılamak için alternatif yolu da arayacağız.” dedi.

“ÜST MAHKEMEYE TAŞIYIP DAHA UZUN SÜRE CEZA ALMALARI İÇİN GİRİŞİMLERİMİZ DEVAM EDECEK”

Üstel, Adıyaman’da, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan Grand İsias Hotel’de, aralarında KKTC’li sporcuların da olduğu 72 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin 6 kamu görevlisinin yargılandığı davada, 3 sanığa verilen 10 yıl hapis cezası hükmünün açıklanmasının geriye bırakılması kararına ilişkin soruyu yanıtladı.

Yargılamaların başlamasından bu yana 10 kez Adıyaman’a gittiğini ve aileleri yalnız bırakmadığını anlatan Üstel, “Adıyaman’da önce otel sahiplerinin hukuk davası başladı. O süreç tamamlandı ve sonra kamudaki süreç başladı. İki davayı da takip ettik. Geçen günlerde neticelenen kamu davasıydı. Otel sahipleriyle ilgili olan 3-4 ay önce neticelendi. Orada bazı tutuklamalar verildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin ceza yasalarında uygulama neyse o oldu. Şimdi bunların tümünü üst mahkemeye taşıyıp orada da mahkeme yolunu takip edeceğiz. Orada bu insanların daha uzun süre ceza almalarını sağlamak için girişimlerimiz devam edecek.” yanıtını verdi.

“CEZA YASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPIP 20 SENE ÜZERİNE ÇEKECEĞİZ”

Üstel, suça sürüklenen çocukların, “KKTC’de suç işlemesi halinde cezasız kalacağı” şeklinde yönlendirildiğine dair iddialarla ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

“Burası bir ada ülkesi ve iç güvenliği çok önemli. Polisimiz, herhangi bir hadise olduğu zaman çok başarılıdır. 16 kurşunlama olayı olmuştur. 24 saat içerisinde 16’sı tutuklanmıştır. Ama baktığımız zaman tutuklanan bu çocukların kimi 19, kimi 20 yaşında. Son kurşunlama olayını yapan da 16 yaşında. Bu kurşunlama olayları olduğu zaman Türkiye Cumhuriyeti ile istişare ederek, buraya gelecek 18-30 yaş arasındaki insanların orada sorgulanmasını istedik. Herhangi bir vukuatı varsa buraya gelmesin veya biz Ercan Havalimanı’ndan geri gönderelim. O doğrultuda birtakım önlemler aldık. O önlemler çerçevesinde bir müddet bu kurşunlama olayları durdu. Ama bu işleri organize edenler herhalde 18 yaşı çözdüler ve 16 yaşında çocuğu buraya gönderdiler ve o da kurşunlama yaptı. Çocuk da 16 saat içerisinde tutuklandı. Şimdi cezaevindedir. Tabii bilemiyorum oralarda bu gençlere nasıl telkinde bulunuyorlar. Ama sizin de söylediğiniz gibi işte ‘Kuzey Kıbrıs’ta cezalar azdır, 3-4 ay yatacaksın ve çıkacaksın…’ Halbuki bizde tam tersidir. Bizde cezalar 10 sene ve üzeridir. Hatta bu olaylar oldu. Şimdi ceza yasasında değişiklik yapıp belki de 20 sene üzerine çekeceğiz ki bunları engelleyelim.”

Ülkede yaşanan adli olaylar üzerinden KKTC’nin güvenli olmadığı iddialarının gündeme getirildiğinin hatırlatılması üzerine Üstel, “Bizim adanın iç güvenliği olmadığı söylemlerini söyleten taraf, Güney Rum tarafıdır. Bu gençlere silahı temin eden de Rum tarafıdır. Rum tarafından bu tarafa gönderiyorlar.” dedi.

Rum kesiminin, ekonomiye zarar vermek ve insanları huzursuz etmek için bu yolu tercih ettiğini anlatan Üstel, “İnsanımızı huzursuz edecek en ufak bir olaya anında müdahale edip, en ağır cezayı verip ülkenin huzurunu eskisinden daha iyi bir noktaya getirmek için hükümet olarak çalışma yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hüseyin Amcaoğlu: Aşırı yağışlara karşı gece boyunca sahadaydık, riskli bölgeler kontrol altında

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, etkili olan aşırı yağışların ardından tüm ekiplerin gece boyunca sahada olduğunu belirterek, Dut Deresi’ndeki su gelişi ve kapanan yollarla ilgili gerekli müdahalelerin yapıldığını, genel durumun kontrol altında olduğunu açıkladı.

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, bölgede etkili olan aşırı yağışların ardından belediye ekiplerinin gece boyunca sahada kesintisiz çalışma yürüttüğünü açıkladı. Yağışların başladığı ilk andan itibaren tüm birimlerin eş zamanlı müdahalelerde bulunduğunu belirten Amcaoğlu, risk oluşturabilecek noktaların da sürekli takip edildiğini ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, aşırı yağışlar nedeniyle Dut Deresi’nden su gelişi yaşandığını, ancak genel durumun şu anda kontrol altında olduğunu duyurdu. Ekiplerin olası olumsuzluklara karşı sahada çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü kaydetti.

Bölgede trafik akışının da etkilendiğini belirten Amcaoğlu, Kamil Başar Caddesi’nin (Gürpınar Yolu) geçici olarak trafiğe kapatıldığını açıkladı. Ayrıca, Güzelyurt–Lefkoşa yolu geliş istikametinin tek şeritten kontrollü şekilde trafiğe açık olduğunu bildirdi.

Vatandaşlara dikkat çağrısı yapan Amcaoğlu, sürücülerin mümkün olduğunca alternatif güzergâhları tercih etmelerini ve trafikte tedbirli olmalarını istedi.

Belediye ekiplerinin sahada olmaya devam ettiğini vurgulayan Amcaoğlu, “Gelişmeleri yakından takip ediyoruz” diyerek çalışmalara ilişkin bilgilendirmeyi sürdürdü.

Kartalkaya yangının yıl dönümü: Hayatını kaybedenler anıldı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025 gecesi çıkan ve 34’ü çocuk toplamda 78 kişinin yaşamını kaybettiği yangının üzerinden bir yıl geçti.

Hayatını kaybedenlerin yakınları, yangının çıktığı otelin önünde anma töreni düzenledi.

Hayatını kaybeden 78 kişi, yangının başlangıç saati olarak bilinen saat 03.17’de otelin dış cephesine projeksiyonlarla isimleri yansıtılarak anıldı.

78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı yangına ilişkin 11 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış durumda.

Yangının ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 32 kişi hakkında dava açıldı.

32 sanığın yargılandığı davada, 31 Ekim 2025’te karar açıklandı.

Kararda, otelin sahibi Halit Ergül, genel müdür Emir Aras, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdürü Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar’ı, 34 çocuğa karşı “olası kastla öldürme” suçundan 34’er kez müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Bu yıl 98. kez düzenlenecek Oscar Ödülleri’nin adayları açıklandı

Bu yıl 98. kez sahiplerini bulacak Oscar Ödülleri’nin adayları, Kaliforniya merkezli Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından belirlendi.

Sunuculuğunu 2024 yapımı “The Color Purple” müzikaliyle Oscar’a aday gösterilen Danielle Brooks ve “Top Gun: Maverick” filmiyle tanınan Lewis Pullman’ın yaptığı törende, 2026 adayları açıklandı.

Bu yıl 15 Mart’ta 98. kez yapılacak törenin sunuculuğunu ABD’li komedyen Conan O’Brien üstlenecek.

Buna göre, bu yıl “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” kategorisinde “Sentimental Value” filminden Elle Fanning ve Inga Ibsdotter Lilleaas, “Weapons” filminden Amy Madigan, “Sinners” filminden Wunmi Mosaku ve “One Battle After Another” filminden Teyana Taylor aday gösterildi.

“En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” kategorisinde, “One Battle After Another” filminden Benicio Del Toro, “Frankenstein” filminden Jacob Elordi, “Sinners” filminden Delroy Lindo, “One Battle After Another” filminden “Sean Penn” ve “Sentimental Value” filminden Stellan Skarsgard yarışıyor.

“Yabancı Dilde En İyi Film” kategorisine, Brezilya’dan “The Secret Agent”, Fransa’dan “It Was Just an Accident”, Norveç’ten “Sentimental Value”, İspanya’dan “Sirat” ve Tunus’tan “The Voice of Hind Rajab” aday gösterildi.

“En İyi Film” kategorisinde, “Bugonia”, “F1”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another”, “The Secret Agent”, “Sentimental Value”, “Sinners” ve “Train Dreams” yarışıyor.

“En İyi Yönetmen” dalında “One Battle After Another” filmiyle Paul Thomas Anderson, “Sinners” filmiyle Ryan Coogler, “Marty Supreme” filmiyle Josh Safdie, “Sentimental Value” filmiyle Joachim Trier ve “Hamnet” filmiyle Chloe Zhao aday gösterildi.

“En İyi Erkek Oyuncu Adayları” kategorisinde, Timothee Chalamet, Leonardo DiCaprio, Ethan Hawke, Michael B. Jordan ve Wagner Moura, “En İyi Kadın Oyuncu Adayları” kategorisinde Jessie Buckley, Rose Byrne, Kate Hudson, Renate Reinsve ve Emma Stone bulunuyor.

“En İyi Makyaj ve Saç Stili” kategorisinde “Frankenstein”, “Kokuho”, “Sinners”, “The Smashing Machine” ve “The Ugly Stepsister” filmleri, “En İyi Özgün Müzik” kategorisinde “Bugonia”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “One Battle After Another” ve “Sinners” filmleri yarışıyor.

“En İyi Kısa Film” kategorisinde adaylar arasında “Butcher’s Stain”, “A Friend of Dorothy”, “Jane Austen’s Period of Drama”, “The Singers” ve “Two People Exchanging Saliva” filmleri bulunuyor.

“En İyi Kısa Animasyon Filmi” dalında da “Butterfly”, “Forevergreen”, “The Girl Who Cried Pearls”, “Retirement Plan” ve “The Three Sisters” filmleri, “En İyi Animasyon” dalında “Arco”, “Elio”, “Kpop Demon Hunters”, “Little Amelie or The Character of Rain” ve “Zootopia 2” filmleri yarışacak.

“En İyi Özgün Beste” kategorisinde, “Diane Warren: Relentless”, “Kpop Demon Hunters”, “Sinners”, “Viva Verdi!” ve “Train Dreams” filmleri aday olarak yer alıyor.

“En İyi Belgesel” dalında adaylar arasında “The Alabama Solution”, “Come See Me in The Good Light”, “Cutting Through Rocks”, “Mr. Nobody Against Putin” ve “The Perfect Neighbor” belgeselleri bulunuyor.

“En İyi Özgün Senaryo” kategorisinde “Blue Moon”, “It Was Just An Accident”, “Marty Supreme”, “Sentimental Value” ve “Sinners” filmleri yer alırken, “En İyi Uyarlama Senaryo” kategorisinde “Bugonia”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “One Battle After Another” ve” Train Dreams” filmleri yarışıyor.

“En İyi Film Kurgusu” dalında “F1”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another”, “Sentimental Value” ve “Sinners” filmleri adaylar arasında yer alıyor.

“En İyi Görsel Efekt” kategorisinde “Avatar: Fire and Ash”, “F1”, “Jurassic World Rebith”, “The Lost Bus” ve “Sinners” filmleri, “En İyi Sinematografi” dalında “Frankenstein”, “Marty Supreme”, One Battle After Another”, “Sinners” ve “Train Dreams” filmleri yarışıyor.

“En İyi Prodüksiyon Tasarımı” kategorisinde “Frankenstein”, “Hamnet”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another” ve “Sinners” filmleri bulunuyor.

“En İyi Ses Kurgusu” kategorisinde “F1”, “Frankenstein”, “One Battle After Another”, “Sinners” ve “Sirat” filmleri yarışıyor.

“En İyi Kostüm Dizaynı” dalında, “Avatar: Fire and Ash”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “Marty Supreme” ve “Sinners” filmleri yer alıyor.

“En İyi Oyuncu Seçimi” dalında da “Hamnet”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another”,” The Secret Agent” ve “Sinners” filmleri yarışıyor.

“Sinners” filmi, 16 adaylık alarak Oscar tarihinin en çok aday gösterilen filmi oldu.

BORSA GÜNÜ REKOR SEVİYEDEN TAMAMLADI

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,1 değer kazanarak 12.992,71 puanla rekor seviyeden tamamladı.
BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 141,22 puan artarken, toplam işlem hacmi 181,6 milyar lira oldu.

Bankacılık endeksi yüzde 1,98, holding endeksi yüzde 0,89 değer kazandı.

Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 3,79 ile finansal kiralama faktoring, en çok kaybettiren ise yüzde 2,80 ile menkul kıymet yatırım ortaklığı oldu.

Küresel piyasalarda, jeopolitik gelişmelere dair haber akışı ve ABD ekonomisinin güçlü kaldığına işaret eden makroekonomik veriler, fiyatlamalar üzerinde etkisini sürdüyor.

Yurt içinde BIST 100 endeksi genele yayılan alımlarla 13.030,83 puanı görerek rekor tazeledikten sonra, günü rekor seviyeden tamamladı.

Açıklanan verilere göre, Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE), ocakta bir önceki aya göre 6,4 puan artarak 183,6 seviyesine çıktı.

Analistler, gelecek hafta yurt içinde ekonomik güven endeksi, işsizlik oranı, dış ticaret dengesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinin, yurt dışında ise ABD’de Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı, üretici enflasyonu ile Japonya Merkez Bankası (BOJ) toplantı tutanakları, Almanya’da büyüme ve enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.100 ve 13.200 puanın direnç, 12.900 ve 12.800 puanın ise destek konumunda olduğunu ifade etti.

Washington’da yaklaşan kar fırtınası sebebiyle “acil durum” ilan edildi

ABD’nin doğu yakasını hafta sonu etkisi altına alması beklenen kar fırtınası sebebiyle başkent Washington’da “acil durum” ilan edildi.

Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser, yazılı bir açıklama yaparak yaklaşan kar fırtınası dolayısıyla “acil durum” ilan ettiklerini duyurdu. Bowser, cumartesi günü başlaması beklenen kar fırtınası için gerekli tedbirleri aldıklarını kaydederek, vatandaşlara araçlarını acil durum rotalarında bırakmamaları ve mecbur kalmadıkça kapalı alanlardan çıkmamaları çağrısında bulundu.

ABD nüfusunun üçte ikisi, şiddetli bir kış fırtınası ve aşırı soğukla karşı karşıya kalırken, bu hafta sonu kar fırtınasının ülkenin doğu yakasını etkisi altına alması bekleniyor.

ABD medyasında yer alan hava tahminlerine göre fırtınanın getirdiği kar ve buzun, hafta sonu boyunca doğuya doğru ilerleyerek Texas’tan New England’a kadar yaklaşık 3 bin kilometre boyunca etkili olması bekleniyor.

Güney Afrika’da 60 bin yıllık olduğu düşünülen zehirli ok uçları bulundu

Arkeologlara göre ok uçları, “zehirli silahların” ilk kez kullanımına işaret ediyor.

Arkeologlar, Güney Afrika’da 60 bin yıllık olduğu sanılan zehirli ok uçları tespit etti.

BBC’nin haberine göre, arkeologlar, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin KwaZulu-Natal eyaletindeki Umhlatuzana Kaya Sığınağı’nda en az 60 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen ok uçlarına rastladı.

İncelemeler sonucu kuvars ok uçlarında zehirli “gifbol” bitkisine ait kimyasal kalıntılar olduğunu belirleyen arkeologlar, bulguların, insanların “zehirli silahları” ilk kez bu dönemde kullandığına işaret ettiğini vurguladı.

Söz konusu bitki, bugün de bölgede geleneksel avcılıkta kullanılıyor.

Bilim insanları, bu bulgunun şimdiye kadar bilinen en eski ok zehri kanıtı olduğunu ve zehirli silahların kullanımının sanılandan daha erken bir döneme uzandığına işaret etti.

Johannesburg Üniversitesinden arkeolog Marlize Lombard, konuya ilişkin açıklamasında, “Bu, insanların ok zehri kullandığına dair en eski doğrudan kanıt. Güney Afrika’daki atalarımızın yayı ve oku düşündüğümüzden çok daha önce icat ettiğini ve doğadaki kimyasal maddeleri avcılıkta nasıl kullanacaklarını bildiklerini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Araştırmanın sonuçları, bilim dergisi “Science Advances”ta yayımlandı.

Elon Musk: Yapay zeka 5 yıl sonra insanlıktan daha akıllı olacak

Tesla Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, ilerleme hızı dikkate alındığında yapay zekanın muhtemelen 5 yıl sonra tüm insanlıktan daha akıllı olacağını belirtti.

Dünyanın en zengin iş insanı Musk, İsviçre’nin Davos kasabasında bu yıl 56’ncısı gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Yıllık Toplantısı kapsamındaki bir oturumda konuştu.

Ücretsiz yapay zeka ve robotik teknolojisinin yaygınlaşması halinde küresel ekonomide eşi benzeri görülmemiş bir büyüme olacağını söyleyen Musk, “Benim tahminim, yapay zeka alanında o kadar çok robot üreteceğiz ki, bunların tüm insan ihtiyaçlarını karşılayacağı ve insanlardan daha fazla robot olacağı yönünde.” değerlendirmesinde bulundu.

Musk, genel olarak gelecek hakkında iyimser olduğunu ve bolluk dolu bir geleceğe doğru gidildiğini düşündüğünü belirterek, “tarihin en ilginç döneminin” yaşandığını dile getirdi.

Yaşlanmanın çözülebilir bir sorun olduğunu ifade eden Musk, “İnsanlar sonsuza kadar çok uzun süre yaşarsa, toplumun kemikleşmesi, her şeyin olduğu yerde kalması gibi bir risk olabilir. Ve bu, canlılığın kaybolmasıyla birlikte boğucu bir hale gelebilir. Ancak yaşamı uzatmanın ve hatta yaşlanmayı tersine çevirmenin yollarını bulacağımızı düşünüyor muyum? Bence bu çok muhtemel.” diye konuştu.

“Yapay zekanın önündeki en büyük engel enerji”

Musk, yapay zekanın etkilerinin geniş bir alanda olacağına işaret ederek, şirketlerin mümkün olduğunca çok müşteri aradığını ve yapay zeka maliyetlerinin düşmeye devam ettiğini kaydetti.

Yapay zeka kullanımının önündeki en büyük engelin, elektrik enerjisi olduğunu dile getiren Musk, “Yapay zeka çiplerinin üretim hızı katlanarak artarken, çevrim içi elektrik alımının artış oranı yılda en fazla yüzde 3-4. Çok yakında, belki de bu yılın sonlarında, kullanabileceğimizden daha fazla çip üreteceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Musk, ancak Çin’in elektrik üretiminin muazzam bir artış gösterdiğini belirterek, ülkenin güneş enerjisi alanındaki kapasitesinden bahsetti.

ABD’de ise güneş enerjisi için gümrük vergilerinin çok yüksek olduğuna dikkati çeken Musk, bunun da güneş enerjisi kullanımının maliyetini yapay olarak artırdığını vurguladı.

Musk, güneşin en büyük enerji kaynağı olduğunu ifade ederek, “Bu nedenle, birkaç yıl içinde SpaceX ile birlikte yapacağımız işlerden biri, güneş enerjisiyle çalışan yapay zeka uyduları fırlatmaktır.” dedi.

“Gelecek yılın sonunda insansı robotları satmaya başlayacağımızı düşünüyoruz”

Musk, insansı robotların hızlı şekilde geliştiğine değinerek, Tesla fabrikalarında basit görevleri yerine getiren bazı “Optimus” robotları olduğunu anlattı.

Bu yılın sonunda robotların muhtemelen daha karmaşık görevleri yerine getirebileceğini belirten Musk, “Gelecek yılın sonunda ise insansı robotları halka satmaya başlayacağımızı düşünüyoruz.” dedi.

Musk, Tesla’nın birkaç şehirde başlattığı Robotaxi hizmetinin yıl sonuna kadar ABD’de yaygınlaşacağını belirterek, gelecek ay da Avrupa’da denetimli tam otonom sürüş onayı almayı, Çin’de de benzer bir zamanlamayı umduklarını kaydetti.

“Geleceğe iyimser ve heyecanlı bakılmalı”

İlerleme hızına bakıldığında bu yılın veya en geç gelecek yılın sonunda, yapay zekanın herhangi bir insandan daha akıllı olacağını düşündüğünü anlatan Musk, “Muhtemelen 5 yıl sonra yapay zeka, tüm insanlıktan daha akıllı olacak.” dedi.

Musk, herkesin geleceğe iyimser ve heyecanlı bakması gerektiğinin altını çizerek, “Genel olarak yaşam kalitesi açısından kötümser olup haklı çıkmaktansa, iyimser olup yanılmak daha iyidir diye düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

ÖZTÜRKLER: FRANSA’NIN RET KARARI, TMK’YI İŞARET ETTİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Gündem Kıbrıs’ta Bahar Sancar’ın programına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürkler, KKTC vatandaşı Behdad Jafari hakkında Fransa’da yürütülen süreçte, Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi’nin Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’ni geçen Aralık ayında reddettiğini hatırlattı. 21 Ocak’ta ise Fransız Yargıtayı’nın savcılığın bu karara yaptığı itirazı geri çevirdiğini belirten Öztürkler, kararın kesinleştiğini ve emsal niteliği taşıdığını ifade etti. Bu gelişmenin, GKRY’nin Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’ni siyasi amaçlarla kullanma girişimlerine verilmiş açık bir yanıt olduğunu söyledi.

Taşınmaz Mal Komisyonu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Öztürkler, TMK’nın mülkiyet konularında uluslararası alanda tanınan tek geçerli ve etkili hukuk yolu olduğunu vurguladı. TMK tarafından bugüne kadar ciddi tazminat ödemeleri yapıldığını hatırlatan Öztürkler, buna rağmen GKRY’nin bu mekanizmayı siyasi gerekçelerle hedef aldığını ifade etti. Rum yönetiminin TMK’ya yapılacak başvuruları engelleyerek hem süreci tıkadığını hem de kendi vatandaşlarının hak arama yollarını kapatarak onları mağdur ettiğini söyledi. TMK’nın öneminin her geçen gün arttığını belirten Öztürkler, Kıbrıs Türk tarafının bu yapının güçlenmesi için kararlılıkla çalıştığını kaydetti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in son dönemde adaya yaptığı sık ziyaretlere de değinen Öztürkler, buna karşın Rum Yönetimi’nin KKTC’yi yok sayan ve Kıbrıs Türk tarafını görmezden gelen açıklamalarını artırmasının ciddi bir çelişki yarattığını ifade etti. Bu durumun müzakere zemininin sağlıklı ilerlemesini engellediğini belirten Öztürkler, adadaki gerçeklerin ve iki tarafın eşit statüsünün uluslararası toplum tarafından net biçimde dikkate alınması gerektiğini söyledi. Holguin’in yürüttüğü temasların ancak taraflara eşit mesafede yaklaşılması ve Rum Yönetimi’nin dışlayıcı tutumuna karşı daha kararlı bir duruş sergilenmesi halinde anlam kazanacağını dile getirdi.

Meclis çalışmalarına da değinen Öztürkler, Genel Kurul ve komitelerde tam zamanlı çalışmaların sürdüğünü belirterek, ülke için elzem yasaların hazırlanmasına azami özen gösterdiklerini ifade etti. Yasama organının yoğun bir tempoyla çalıştığını vurgulayan Öztürkler, toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek düzenlemelerin en kısa sürede hayata geçirilmesi için tüm milletvekilleri ve komite ekipleriyle koordineli şekilde ilerlediklerini söyledi.

“ÜSTEL: ASGARİ ÜCRETLİ VATANDAŞLARIMIZA 12 BİN TL’LİK DEVLET DESTEĞİ BAŞVURULARI BAŞLADI

Başbakan Ünal Üstel, asgari ücretli vatandaşlara yönelik 12 bin TL’lik devlet desteği başvurularına ilişkin açıklama yaptı.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle:

Başbakan Ünal Üstel, asgari ücretle çalışan KKTC vatandaşlarına yönelik 12 bin TL’lik devlet desteği için başvuruların bugünden itibaren başladığını açıkladı. Üstel, ödemelerin iki taksit halinde, net rakam olarak, hiçbir vergiye tabi tutulmadan ve doğrudan çalışanların banka hesaplarına yatırılacağını vurguladı.

HAYAT PAHALILIĞINA KARŞI DEVLET KALKANI

Başbakan Ünal Üstel, uygulamanın temel amacının hayat pahalılığı karşısında çalışanı korumak, ücret artış farkını işverenin sırtına yüklemeden adil bir denge sağlamak olduğunu belirtti.

Üstel, “Devlet olarak, işverenimizi zorlamadan; ama işçimizi de hayat pahalılığı karşısında ezdirmeden hareket ediyoruz. Ücret artış farklarını yüzdelik olarak da dikkate alarak, sorumluluğu devlet üstleniyor”
ifadelerini kullandı.

OCAK AYINDA NET 58.738 TL

Başbakan Üstel, yapılan düzenleme ve desteklerle birlikte ilk 6000 TL’lik ödemeyle Ocak ayında asgari ücretlinin eline geçecek aylık net tutarın 58.738 TL olacağını açıkladı.

12 bin TL’lik devlet desteğiyle birlikte sağlanan bu artışın asgari ücret tespit masasında konuşulan rakamların üzerinde olan yüzde 22.90’luk bir artış oranına karşılık geldiğini belirten Üstel, bunun çalışanların alım gücünü korumaya yönelik güçlü bir adım olduğunu söyledi.

12 BİN TL, İKİ TAKSİTTE, NET OLARAK

Destek kapsamında; Asgari ücret üzerinden sigorta primi yatırılan KKTC vatandaşı çalışanlara, Şubat ve Mart aylarında 6’şar bin TL olmak üzere toplam 12 bin TL ödeme yapılacak.

Üstel, bu ödemelerin İstihdam Destek Merkezi Fonu aracılığıyla gerçekleştirileceğini ve tamamının net rakam olduğunu vurgulayarak,
“Bu destekten hiçbir vergi veya kesinti yapılmayacak, başvurularda bildirilen IBAN,UBAN numaralarına doğrudan yatırılacaktır” dedi.

BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK?

Destekten yararlanmak isteyen çalışanların, ihtiyat.gov.ct.tr adresi üzerinden oluşturulan online portal aracılığıyla bugünden itibaren başvurularını IBAN-UBAN numaraları ile birlikte yapabileceği bildirildi.”

MESLEK STANDARDI GELİŞTİRME EĞİTİMİ TAMAMLANDI, SERTİFİKALAR VERİLDİ

Milli Eğitim Bakanlığı toplantı salonunda düzenlenen törende, Mesleki Teknik Öğretim Dairesi tarafından yürütülen 40 saatlik eğitim programını tamamlayan öğretmenler ve oda temsilcilerine “Meslek Standardı Geliştirme Uzmanı” sertifikası takdim edildi.

Mesleki Teknik Öğretim Dairesi tarafından, meslek standartlarının geliştirilmesi amacıyla yürütülen eğitim programı tamamlandı. 40 saatlik teorik ve pratik eğitimi başarıyla tamamlayan öğretmenlere ve Esnaf ve Zanaatkârlar Odası, Sanayi Odası ile Ticaret Odası temsilcilerine “Meslek Standardı Geliştirme Uzmanı” sertifikası düzenlenen törenle verildi.

Milli Eğitim Bakanlığı toplantı salonunda düzenlenen törende konuşan Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın, dairenin temel görevlerinden birinin yaşam boyu eğitim anlayışıyla sertifikasyon, seviyelendirme ve iş hayatının beklentilerini eğitim standartlarına yansıtmak olduğunu belirtti. Hocanın “İş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte Eğitim Bakanımızın ve odalarımızın verdiği destekler bizim için çok kıymetli” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ise ülkede yüzlerce meslek bulunmasına rağmen birçoğunun yazılı standartlara sahip olmadığına dikkat çekti. Meslek standartlarının uluslararası düzeye taşınmasının hedeflendiğini ifade eden Çavuşoğlu, bu amaçla oluşturulan yaşam boyu eğitimle çalışmaların yaygınlaştırıldığını belirtti.

Tüm mesleklerin yazılı standartlara bağlanmasının hem insan sağlığı hem de mesleği icra edenlerin güvencesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Çavuşoğlu, Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’nin paydaşlarla birlikte yürüttüğü çalışmalardan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Bakan Çavuşoğlu, ihtiyaç duyulan veya eksikliği hissedilen tüm mesleklerde standartların yazılı hale getirilmesinin; hizmet kalitesini artıracağını, tüketicinin korunmasına katkı sağlayacağını ve yapılan işin niteliğine önemli bir ivme kazandıracağını ifade etti.

Konuşmaların ardından Bakan Çavuşoğlu, meslek standardı geliştirme uzmanlarına sertifikalarını takdim etti.

Bugüne kadar toplam 51 meslek standardı geliştirilirken, yürütülen bu çalışmalar mesleklerin ulusal ve uluslararası düzeyde tanımlanması adına önemli bir adım oluşturuyor.

Meslek standardı geliştirme eğitimleriyle ilgili detaylı bilgiye Milli Eğitim Bakanlığı ile Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’nin resmi internet siteleri üzerinden ulaşabilir.