Archives Şubat 2026

Ünal Üstel: “Silahlar susmalı, diplomasi konuşmalıdır”

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Başbakan Ünal Üstel, İran’a yönelik başlatılan savaş ve müdahalelerin bölgedeki güvenlik dengelerini ciddi şekilde sarstığını belirterek, gerilimin daha fazla tırmanmaması için diplomasi çağrısında bulundu.

Başbakan Üstel, savaşların yıkıcı sonuçlar doğurduğuna dikkat çekerek, çatışmanın artık yalnızca iki ülkeyi ilgilendiren sınırlı bir askeri süreç olmaktan çıktığını ifade etti. Sürece doğrudan ya da dolaylı şekilde dahil olan altı farklı ülkede milyonlarca insanın olumsuz etkilendiğini vurgulayan Üstel, geniş bir risk alanının oluştuğunu söyledi.

“En ağır bedeli siviller ödüyor”

Savaşların en ağır faturasını her zaman masum sivillerin ödediğini dile getiren Üstel, insan ölümleri, zorunlu göçler, yerinden edilen aileler ve insani dramların modern çatışmaların acı gerçeği olduğunu kaydetti. Gerilimin daha da artmasının sadece jeopolitik dengeleri değil, insani vicdanı da yaralayacağını belirtti.

Ortadoğu’yu içine çeken bir bölgesel savaş riskine işaret eden Üstel, “Böyle bir senaryonun kazananı olmayacaktır” dedi.

Türkiye’nin diplomatik girişimlerine vurgu

Başbakan Üstel, Recep Tayyip Erdoğan ve Hakan Fidan tarafından yürütülen diplomatik girişimlerin önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin sağduyulu ve dengeli yaklaşımının her zamankinden daha değerli olduğunu ifade etti. Çatışma başlamış olsa da diplomasinin tamamen devre dışı kalmadığını söyledi.

“Kıbrıs jeopolitik hesaplaşma sahası olmamalı”

Kıbrıs adasının jeopolitik hesaplaşmaların sahası olmaması gerektiğini vurgulayan Üstel, Rum yönetiminin insani destek senaryoları dışında liman, havaalanı veya askeri altyapıyı savaşın bir parçası haline getirecek adımlar atmasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni doğrudan risk alanına sokacağını belirtti. Adamızın yıllardır barışın hüküm sürdüğü bir yer olduğunu kaydeden Üstel, sorumsuz tercihlerle yeniden bir çatışma sahasına dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.

Dijital savaş ve güvenlik değerlendirmesi

Bakanlar Kurulu’nda modern savaşın dijital boyutunun da ele alındığını açıklayan Üstel, İran’a karşı yürütülen temel saldırı biçimlerinden birinin teknolojik savaş olduğuna dikkat çekti. İnternet altyapılarının hedef alındığı ve dijital sistemlerin devre dışı bırakıldığı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu belirten Üstel, modern savaşın artık yalnızca sahada değil dijital altyapılarda da yürütüldüğünü söyledi.

Dijital egemenliğin ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Üstel, Türkiye ile stratejik güvenlik iş birliği kapsamında yürütülen dijital altyapı güçlendirme çalışmalarının öneminin bugün daha net görüldüğünü kaydetti.

Olası krizlere karşı hazırlık

Toplantıda savaşın doğurabileceği insani krizler, ekonomik dalgalanmalar ve enerji arz risklerinin ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini aktaran Üstel, ilgili bakanlıkların insani ve göç boyutu, enerji güvenliği, temel tedarik zincirleri ve sosyal destek mekanizmaları konusunda çalışmaları derhal başlattığını belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak sürecin ilk anından itibaren tüm kurumlarla gelişmelerin yakından takip edildiğini ifade eden Üstel, güvenlik birimleri ve ordunun risk değerlendirmelerini sürdürdüğünü, her türlü olasılığa karşı gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. İhtiyaç duyulması halinde en üst düzeyde yeniden toplanarak ilave kararlar almaya hazır olduklarını da sözlerine ekledi.

Bakanlar Kurulu toplantısında savaş bölgelerinde mağduriyet yaşayan vatandaşlara destek sağlanması için Dışişleri Bakanlığı’nın görevlendirildiğini açıklayan Üstel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz barıştan, istikrardan ve uluslararası hukuktan yanayız. Silahlar susmalı, diplomasi konuşmalıdır.”

Başbakan Üstel, İskele-Boğaz Yolu proje alanında incelemelerde bulundu

Başbakan Ünal Üstel, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve bazı bakanlarla birlikte İskele-Boğaz Yolu proje alanına değerlendirme ziyareti gerçekleştirdi.

Lokum çemberi ile Harup Fabrikası arasındaki yol 2012 yılında projelendirilmiş bölünmüş yol yapımına 2025 yılında başlanarak bir kısmı tamamlanmıştı.

Yolun yaklaşık 5 kilometrelik kısmı istimlak konusunda alınan 6 ara emri kararı nedeniyle tamamlanamadı. Ara emri konusu çözülemediğinden dolayı yolun 8-10 metreye kadar genişletilerek bazı yerlerde üç şeride çıkarılması kararlaştırıldı.

 

Yüklenici firma Proje Müdürü Bülent Doruk Başbakan Ünal Üstel’e yol hakkında bilgi verdi.

Doruk, İskele kavşağı ile Lokum çemberi arasındaki yolu 2025 yılında yaptıklarını geri kalan 5- 5,5 kilometre yolda bazı sıkıntılar olduğunu söyledi.

Söz konusu yolun istimlak sorunu nedeniyle bölünmüş yol olarak yapılamayacağını söyleyen Durak, Başbakan’ın sorusu üzerine istimlaklara girmeden mevcut yolun 8-10 metreye kadar genişletilebileceğini söyledi.

Doruk, yolun çift şerit olarak yapılabilmesi için 6 ara emri sorununun çözülmesi gerektiğini kaydetti.

 

“ARA EMİRLERİ YÜZÜNDEN UZUN SÜREDİR BEKLETİLİYOR”

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu yolun genişletme çalışmaları çerçevesinde Boğaz geçişindeki kaldırım ve altyapı çalışmalarına belediye olarak katkı vereceklerini söyledi.

Sadıkoğlu, çok uzun süredir “kangren” olan İskele Boğaz Yolu’nun bozulduğunu, ekonomik ömrünü tamamladığını ve ara emirleri yüzünden yapımının uzun süredir bekletildiğini söyledi.

Sadıkoğlu, mevcut yolun ileriki haftalarda yenilenmesine başlanacağının müjdesini vermek istediklerini söyledi.

Sadıkoğlu, “Ara emirleri kalkmış olsaydı planlandığı gibi çift şerit olarak yapılacaktı. İleriki zamanda ara emri de çözüldüğü takdirde çift şerit bölünmüş olarak devam edecek.” dedi.

“YOL 1-1,5 AY İÇERİSİNDE TAMAMLANACAK”

Bayındırlık ve Ulaştırma BakanıErhan Arıklı, 2012’de başlayan ancak bugüne kadar bitirilemeyen yolu hükümetleri döneminde bitirmek için azami gayret sarfettiklerini kaydetti.

Arıklı,” 4,5 kilometrelik kritik bir yol var burada. 6 ara emri var; bunları kaldırmaya muvaffak olamadık. Dolayısıyla yol yapımı aksadı. Sayın Başbakan’ım da talimat verdi, mevcut yol 8 metreye çıkacak 3 şerit şeklinde ara emrine konu olan yola dokunmadan. Bu yolu çift şerit olarak düşünmüştük ama maalesef onu yapamayacağız.” dedi.

Yolun yapımına yaklaşık iki hafta sonra başlanacağını ve 1-1,5 ay içerisinde tamamlanmasını hedeflediklerini söyledi.

“HALKIMIZA NE SÖZ VERDİYSEK YERİNE GETİRİDK”

Başbakan Ünal Üstel de hükümet ortaklarıyla birlikte hükümet programında verdikleri sözleri bir bir yerine getirmekten büyük onur duyduklarını kaydetti.

Yol güvenliğini sağlamanın öncelikleri olduğunu söyleyen Üstel yapımını tamamladıkları kendilerinden önceki yarım kalan yollar hakkında bilgi verdi.

Siyasi istikrar sayesinde yarım kalan projeleri tamamladıklarını vurgulayan Üstel, “Halkımıza ne söz verdiysek yerine getirdik.”dedi.

50 yılı aşkın asfalt değmemiş noktalara değdiklerini söyleyen Üstel, Zaferburnu’ndaki yol yapımının yakın zamanda tamamlanacağını belirtti.

İskele Boğaz Yolu’nun da ihalesine 2012 yılında çıkıldığını 6 vatandaşın aldığı ara emri kararıyla bugünlere kadar gelindiğini söyleyen Üstel, ara emri nedeniyle yolun çift şerit olarak yapılamadığını ifade e tti.

Üstel, yolun bozukluğuna ve yol güvenliğine oluşturduğu tehdide değinerek, süratli bir şekilde yolun aslına uygun olarak olabildiğince genişletilerek yenileneceğini söyledi.

Üstel, yolda bayramdan sonra kazmayı vurarak çalışmayı başlatacaklarını sözlerine ekledi.

ABD ve İsrail İran’a saldırıyor. Tahran’da patlama sesleri duyuldu

ABD ve İsrail, İran’ı vuruyor. İsrail’in duyurduğu önleyici saldırının ardından ABD’nin de operasyona dahil olduğu açıklandı. Kudüs’te sirenler çalarken, İran’ın başkenti Tahran’da patlama sesleri duyuldu. Saldırılara ilişkin ilk açıklamasını yapan ABD Başkanı Donald Trump, “ABD, İran’a büyük operasyon başlattı.” dedi.

ABD ve İsrail, İran’a yönelik operasyon başlattı. İsrail Savunma Bakan Yisrael Katz da İsrail’in İran’a karşı önleyici saldırı başlattığını duyurdu. Bu açıklamanın ardından operasyona ABD’nin de dahil olduğu açıklandı.

 

İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre ise başkent Tahran’da patlama sesleri duyuldu. İran medyası, merkezdeki üç ayrı noktada patlamalar gerçekleştiğini, iki ayrı noktadan da dumanların yükseldiğini belirtti. Tahran’ın kuzeyinde iki patlama daha gerçekleştiği, doğu ve batı bölgelerinde de patlama sesleri duyulduğu aktarıldı.

Fars haber ajansı, Tahran dışında İsfahan, Kum, Kereç, Tebriz ve Kirmanşah’ta da patlamalar olduğunu bildirdi. Reuters’a konuşan yetkililere göre İran’ın güneyindeki bakanlık binaları da hedef alındı.

 

İsrail Ordusu, İran’a yönelik operasyona “Aslan’ın kükremesi” adının verildiğini açıkladı.

 

TRUMP’TAN İLK AÇIKLAMA: HEDEF REJİM KAYNAKLI TEHDİTLERİ ORTADAN KALDIRMAK

 

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı paylaşımla operasyonun başladığını resmen duyurdu.

 

“Hedefimiz İran rejiminden kaynaklanan tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını korumak.” diyen Trump, “İran, asla nükleer silaha sahip olamayacak.” ifadesini kullandı.

 

Trump mesajında bölgedeki ABD personeline yönelik riskleri en aza indirmek için her türlü önlemi aldığını belirtti.

 

Devrim Muhafızlarına seslenen Trump, “Silahlarınızı bırakın. Tam dokunulmazlıkla adil bir şekilde muamele göreceksiniz ya da ölümle yüzleşirsiniz.” ifadesini kullandı.

 

HAVA SAHASI KAPATILDI, TELEFON HATLARI KESİLDİ

 

Saldırılarda Mehrabad Havalimanı’nın hedef alındığı belirtilirken İran hava sahasının uçuşlara kapatıldığı açıklandı.

 

İran medyasının aktardığına göre Tahran’ın doğu ve batı bölgelerinde cep telefonu hatları kesildi, bazı bölgelerde ise internet bağlantısı zayıfladı.

 

Başkent Tahran’daki benzin istasyonlarında uzun kuyruklar olduğu, çok sayıda kişinin şehri terk etmeye başladığı aktarıldı.

 

ABD DE İRAN’A HAVADAN VE DENİZDEN SALDIRMAYA BAŞLADI 

 

Amerikan gazetesi The New York Times, ABD’nin de İran’a saldırmaya başladığını iddia etti. ABD’li yetkililer iddiaları doğrulayarak ABD’nin de İsrail’in operasyonuna dahil olduğunu açıkladı. ABD’nin saldırıları havadan ve denizden gerçekleştirildi.

 

İsrail Savunma Bakanlığı’ndan yetkililer de İsrail’in İran operasyonunun ABD ile koordineli bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti.

 

“OPERASYON AYLAR ÖNCE PLANLANDI”

 

İran’a ikinci dalga saldırılar düzenlendiği aktarılırken, operasyonun aylar öncesinde planlandığı ve başlama tarihinin de haftalar önce belirlendiği ileri sürüldü.

 

Amerikan yayın kuruluşu CNN’e konuşan ABD’li yetkililer, saldırının “küçümsenemeyecek büyüklükte” olarak tanımladı. Saldırılarda askeri hedeflere odaklanıldığı aktarıldı.

 

İRAN’DAN MİSİLLEME AÇIKLAMASI

 

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı İbrahim Azizi, İsrail’in saldırısına misilleme yapılacağını bildirdi. Reuters’a konuşan İranlı bir yetkili, “Tahran misillemeye hazırlanıyor, yanıtımız yıkıcı olacak.” ifadelerini kullandı.

İSRAİL GÜVENLİK ÖNLEMLERİNE BAŞLADI

 

İsrail ordusu ise sirenlerin, hava saldırısı ihtimaline karşı halkı hazırlamak amacıyla uyarı olarak devreye sokulduğunu açıkladı.

 

Ülke genelinde okullar tatil edilirken ordu halka evlerinden çıkmamaları için çağrı yapmaya başladı.

 

İSRAİL HAVA SAHASINI KAPATTI

 

Saldırı kararının ardından İsrail saat 09.30 gibi hava sahasını kapattı. İsrail Ulaştırma Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halkın bir sonraki duyuruya kadar havaalanlarına gelmemesi rica olunur.” dedi.

 

Açıklamada, yurtdışındaki İsraillilerin “Ulusal Güvenlik Konseyi’nin talimat ve tavsiyelerine uymaları” istendiği de belirtildi ve “Güvenlik durumu elverdiğinde, hava sahası yeniden açılacak ve İsrail’e ve İsrail’den uçuşlar yeniden başlayacaktır. Bu durum, uçuşların yeniden başlamasından 24 saat önce duyurulacaktır.” denildi.

 

BEYAZ SARAY’IN “ÖNCE İSRAİL SALDIRSIN” STRATEJİSİ

 

Beyaz Saray’dan bazı yetkililerin, İran’a yönelik olası bir askeri müdahalede İsrail’in ilk adımı atmasının siyasi açıdan daha avantajlı olacağını söylediği iddia edilmişti.

 

İsrail’in öncü bir saldırı gerçekleştirmesi halinde İran’ın misilleme yapacağı ve bu durumun Amerikan kamuoyunun ABD operasyonuna olan desteğini artıracağı ileri sürülmüştü.

 

Bu stratejiyle, müttefik bir ülkenin saldırıya uğraması senaryosu üzerinden savaşın Amerikan seçmenleri için daha kabul edilebilir hale getirilmesi hedefleniyor.

Savaşan: KKTC’nin Dünyaya Açılan Kapısı Daha da Güçleniyor

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Grup Başkanvekili ve Genel Sekreteri Vekili Ahmet Savaşan, Türk Hava Yolları’nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki yapılanmasını güçlendirme vizyonu doğrultusunda Lefkoşa şehir ofisinin yeni adresindeki açılış törenine katıldıklarını açıkladı.

Lefkoşa’da düzenlenen törende, Türk Hava Yolları’nın ülkedeki kurumsal varlığını daha da güçlendirmeyi hedeflediği belirtilirken, açılışın Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası bağlantıları açısından önemli bir adım olduğu vurgulandı.

Etkinlik kapsamında ayrıca başrolünde Meryem Uzerli’nin yer aldığı “Ada Kıbrıs” tanıtım filminin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Özel gösterimin, adanın eşsiz doğal ve kültürel zenginliklerini uluslararası alanda daha güçlü biçimde tanıtma hedefinin önemli bir parçası olduğu ifade edildi.

Savaşan, Türk Hava Yolları’nın ülkeye verdiği desteğin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyaya açılan kapısını daha da güçlendireceğini belirterek, turizmden ekonomiye uzanan geniş bir alanda yeni fırsatların önünün açılacağını kaydetti. Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası alanda daha güçlü temsil edilmesine katkı sağlayan her vizyoner adımı desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.

ANTARKTİKA, ŞİMDİYE KADAR KAYDEDİLEN EN HIZLI BUZUL ÇÖKÜŞÜNÜ YAŞADI

Antarktika’nın doğu yarımadasındaki Hektoria Buzulu, modern kayıtlardaki en hızlı geri çekilmelerden birine sahne oldu. Buzul, yalnızca iki ay içinde yaklaşık 8 kilometre geriledi ve kütlesinin neredeyse yarısını kaybetti.

Colorado Boulder Üniversitesi’nden bilim insanları, 2023 yılında Hektoria Buzulu’nda meydana gelen çöküşün arkasındaki temel nedenin, buzulun altında yer alan düz ve deniz seviyesinin altındaki kaya tabanı olduğunu keşfetti.

Yeni yayımlanan araştırmada, çöküşte kütlesinin yarısını kaybeden buzulun incelmesiyle birlikte geniş buz kütlelerinin deniz tabanından aniden koparak yüzmeye başladığını ve bunun zincirleme bir kırılma sürecini tetiklediğini belirledi. Bu sürecin de haftalar içinde buzulun büyük bölümünün parçalanmasına yol açtığı aktarıldı.

Bilim insanları, farklı uydu sistemlerinden elde edilen görüntülerle geri çekilmenin zamanlamasını neredeyse gerçek zamanlı olarak yeniden inşa etti. Verilere göre buzul bazı günlerde kilometrelerce geri çekildi.

Bölgeye yerleştirilen sismik sensörler ise ‘buzul depremleri’ olarak bilinen titreşimleri kaydetti. Bu sarsıntılar, buzulun önce deniz tabanına oturduğunu, ardından hızla yüzmeye başladığını doğruladı.

Hektoria Buzulu, Antarktika ölçeğinde nispeten küçük, yaklaşık 115 mil kare (yaklaşık 300 kilometrekare) büyüklüğünde. Ancak araştırmacılar, benzer “düz buz ovası” koşullarının daha büyük buzulların altında da bulunduğunu vurguluyor.

Bilim insanlarına göre eğer daha büyük bir buzul aynı hızda çökerse, küresel deniz seviyesindeki artış tahmin edilenden çok daha hızlı gerçekleşebilir.

Çalışmanın bulguları, Nature Geoscience dergisinde yayımlandı.

KORUMA ALTINDAKİ ŞAHİNE İÇKİ İÇİREN GENÇ MAHKEMEYE ÇIKARILDI

ABD’nin Los Angeles kentinde yaşayan 25 yaşındaki Cesar Gustavo Diaz, koruma altındaki bir şahini yakalayıp alkol içirdiği görüntülerle sosyal medyada gündem oldu. Hayvanlara kötü muamele suçundan hapis cezasına çarptırılan Diaz, ayrıca 5 yıl boyunca hayvan bulundurma yasağı ile 10 yıl ateşli silah bulundurma yasağına tabi tutuldu.

Hayvanlara kötü muamele suçu işledi

Kaliforniya Balık ve Yaban Hayatı Departmanı (CDFW) tarafından yapılan açıklamaya göre Diaz, Haziran 2025’te South Whittier’daki Amelia Mayberry Parkı’nda genç bir Cooper şahini yakaladı. Daha sonra YouTube’da yayımlanan bir videoda, Diaz’ın kuşun ağzına yeşil renkli bir kokteyl kabından alkol döktüğü görüldü.

Görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine vatandaşlar CDFW’yi bilgilendirdi. Kurumun Özel Operasyonlar Birimi tarafından başlatılan soruşturma kapsamında beş ayrı arama emri uygulandı. Yetkililer, Los Angeles İlçe Şerif Departmanı’nın Güvenli Sokaklar Operasyonu biriminin de desteğiyle Diaz’ın kimliğini tespit etti.

ÜSTEL: TÜRKİYE’DE YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMELER HER ZAMANKİ GİBİ OLUMLU OLDU

Başbakan Ünal Üstel, konuşmasında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile gerçekleştirilen görüşmelerin olumlu bir atmosferde geçtiğini belirterek, “Türkiye’de yaptığımız görüşmeler her zamanki gibi olumlu oldu.” dedi.

“Yeni Başlatılacak Projeler ve Yeni İmzalanacak Protokoller Kıbrıs Türk Halkı İçin Yararlı Olacak”

Türkiye Cumhuriyeti ile gerçekleştirilen tüm görüşmelerin ülke insanının rahatlığı ve ferahlığı için olduğunu kaydeden Üstel, yeni başlatılacak projelerin ve yeni imzalanacak protokollerin Kıbrıs Türk halkı için yararlı olacağını belirtti.

Başbakan Üstel, görüşmelerde enerji alanında, eğitimde ve turizmde neler yapacaklarını da konuştuklarını vurgulayarak, “İnşallah önümüzdeki hafta, ayın beşinde TC Cumhurbaşkanı Yardımcımız ülkemize gelecek.” dedi.

Görüşmeler sırasında Yılmaz ile birlikte Ramazan ayı dolayısıyla iftar yapacaklarını da kaydeden Üstel, “Kendisi, hem bizimle, hem milletvekillerimizle, hem de halkımızla buluşacak. Değerlendirmeleri buradan da sürdüreceğiz.” bilgisini paylaştı.

Üstel, THY’nin yeni şehir ofisi hakkında da konuşarak, ofisin Lefkoşa’nın merkezinde, Saray Otel’in, tarihi eserlerin, mahkemelerin, Ulusal Birlik Partisi’nin kurulduğu yerde olmasının önemine değindi.

Türkiye Hava Yolları’nın Ofisi Hayırlı Olsun

Böylesi tarihi bir binada Türkiye Cumhuriyeti’nin en üst düzeydeki şirketlerinden Türk Hava Yolları’nın bir ofis açmasının kendilerini gururlandırdığını söyleyen Üstel, ofisin, özelde Lefkoşa’ya, genelde de ülkeye hayırlı olmasını diledi.

 

Cumhurbaşkanı Erhürman, TMK’da “Kıbrıs Günü” etkinliğine katıldı

Türk Maarif Koleji’nde (TMK) “Kıbrıs Günü – Gadefini Al da Gel” etkinliğine katılan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Bizim gurur duyacağımız bir kültürümüz, çok güzel bir ülkemiz var; biz her şeyi yapabiliriz.” dedi.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, TMK Çevre Kulübü’nün daha az tüketen ve çevre bilinci yüksek gençler yetiştirme hedefiyle bu yıl dördüncüsünü düzenlediği etkinlikte öğrencilere hitap eden Cumhurbaşkanı Erhürman, TMK mezunu olarak böyle bir etkinlikte öğrencilerle bir arada bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Konuşmasında, TMK’nın çok değerli bir okul olduğunu ve okulun çok değerli isimler yetiştirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erhürman, “Biz, her şeyi yapabiliriz. Bu konuda hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Çünkü bu halka ve en çok da size güveniyorum. Kültürümüzü yaşatmak konusunda kulübünüz ile birlikte ortaya koyduğunuz bu çaba çok değerlidir. Kıbrıs Türk halkı olarak gurur duyulacak bir kültürümüz var. Sizler de bununla her zaman gurur duyun.  Kıbrıslı Türk olmaktan hep gurur duyacağız. Bu ülkeyi bizden çok daha iyiye taşıyacağınıza eminim. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.” dedi.

Konuşmasının ardından öğrencilerle bir araya gelerek sohbet eden ve fotoğraf çektiren Cumhurbaşkanı Erhürman, etkinliğin sonunda öğrencilerle birlikte folklor oynadı.

DİPKARPAZ’DA İFTAR PROGRAMI DÜZENLENDİ

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Vakıflar İdaresi ile Erenköy-Karpaz Belediyesi iş birliğinde Ramazan ayı boyunca düzenlenecek iftar programlarının ikincisi Dipkarpaz’da yapıldı.

Erenköy-Karpaz Belediyesinden verilen bilgiye göre, “Wooden Houses” da yer alan iftar yemeğine, Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer, Erenköy-Karpaz Belediye Başkanı Hamit Bakırcı ve vatandaşlar katıldı. Programda, birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları verildi.

T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği Vakıflar İdaresi ile Erenköy-Karpaz Belediyesi’nin iş birliğinde düzenlenen organizasyon kapsamında Ramazan ayı boyunca bölgede farklı noktalarda iftar programları devam edecek.

İçişleri Bakanlığı’ndan Göç Yönetimi Personeline Takdir Belgesi

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Göç Yönetim Merkezi ile koordineli çalışan kaymakamlık personeline takdir belgeleri verdi. Oğuz, göç yönetiminin kamu düzeni ve güvenliğin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

Dursun Oğuz başkanlığında düzenlenen törende, Göç Yönetim Merkezi ile koordineli şekilde görev yapan ilçe kaymakamlıklarına bağlı personellere takdir belgeleri verildi.

Bakanlık tarafından gerçekleştirilen törende konuşan Oğuz, göç yönetiminin yalnızca idari bir süreç olmadığını; kamu düzeni, güvenlik ve insan odaklı hizmet anlayışının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

SAHADA ETKİN DENETİM

Mobil denetim araçlarında aktif görev yapan ve 6 ilçeye bağlı kaymakamlık müfettişleri tarafından yürütülen denetimlerin sahadaki etkinliği artırdığına dikkat çekildi. Bu kapsamda görev yapan müfettişlere takdir belgeleri takdim edildi.

Oğuz, artan iş yüküne rağmen mevzuata uygun, hızlı ve çözüm odaklı hizmet sunan personelin sorumluluk bilincinin takdire şayan olduğunu belirtti.

GÜÇLÜ KOORDİNASYON VURGUSU

Törene İçişleri Müsteşarı Suat Yeldener, Muhaceret Dairesi Müdürü Erkan Baştaş, Bakanlık Müdürü Mehmet Ercilasun, Girne Kaymakamı Zerin Gürler ve Göç Yönetim Merkezi yetkilileri katıldı.

Bakan Oğuz, Göç Yönetim Merkezi ile kaymakamlıklar arasındaki güçlü koordinasyonun kurumsal kapasiteyi güçlendirdiğini ve vatandaş memnuniyetini artırdığını vurguladı.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR GÖÇ YÖNETİMİ HEDEFİ”

Takdir belgelerinin, kamu hizmetinde fedakârca görev yapan personel için moral ve motivasyon kaynağı olduğunu kaydeden Oğuz, İçişleri Bakanlığı’nın etkin, planlı ve sürdürülebilir göç yönetimi hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.

BAKAN ÇAVUŞ: “ŞAPTA EKONOMİK KAYIP YOK, ÜRETİMİ KORUDUK”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, BRT’de Manşet+ programında şap hastalığıyla mücadeleden narenciye üretimine, küçükbaş hayvancılık desteklerinden yem tedarikine kadar birçok güncel konuda önemli açıklamalarda bulundu.

Çavuş, yürütülen çalışmaların sonuçlarını rakamlarla ortaya koyarak, tarım ve hayvancılıkta üretimin korunmasının öncelikleri olduğunu vurguladı.

ŞAP HASTALIĞINA 48 SAAT İÇİNDE MÜDAHALE

Şap hastalığının agresif ve hızlı yayılan bir virüs olduğunu belirten Çavuş, hastalığın KKTC’de ilk olarak 13 Aralık 2025’te Boğaziçi bölgesinde tespit edildiğini söyledi.

Hastalığın görülmesinin hemen ardından ülke genelinde karantina uygulamaları devreye alındı, hayvan hareketleri durduruldu ve aşılama süreci başlatıldı.
Bakanlığın müdahalesine ilişkin veriler şöyle:
250 bin doz şap aşısı Türkiye’den 48 saat içinde temin edildi
70 bin büyükbaş hayvan ilk 21 gün içinde aşılandı
Büyükbaş hayvanlarda ikinci doz aşılama tamamlandı
Küçükbaş hayvanlarda 150 bin doz aşı uygulandı
Küçükbaş hayvanlarda şu ana kadar hiç vaka görülmedi
Çavuş, hızlı ve kararlı müdahale sayesinde hayvancılık sektöründe ciddi ekonomik kayıpların önüne geçildiğini belirterek, “Şu ana kadar ne üreticimizde ne de ülke ekonomisinde bir kayıp yaşanmadı” dedi.

GÜNEY KIBRIS’TA TABLO DAHA AĞIR
Güney Kıbrıs’ta şap hastalığının daha geniş bir yayılım gösterdiğini ifade eden Çavuş, resmi açıklamalarda yaklaşık 13 bin büyükbaş hayvanın etkilendiğinin belirtildiğini ancak sahadan gelen bilgilerin sayının 30 binin üzerinde olabileceğine işaret ettiğini söyledi.
Küçükbaş hayvanlarda ise yaklaşık 15 bin hayvanda semptom görüldüğüne dair bilgiler bulunduğunu aktaran Çavuş, hastalığın ada genelinde yayılmış olabileceğini dile getirdi.
Adada biyolojik tehditlere karşı ortak mücadele gerektiğini vurgulayan Çavuş, KKTC’nin Güney Kıbrıs’a destek verdiğini açıkladı:
İlk etapta 10 bin doz
Ardından 50 bin doz olmak üzere toplam 60 bin doz şap aşısı Güney Kıbrıs’a gönderildi
“Bu sadece onların hayvan varlığını değil, bizim ülkemizi korumak adına atılmış bir adımdır” ifadelerini kullandı.

SINIR KAPILARINDA SIKI ÖNLEMLER
Şap virüsünün rüzgârla yüzlerce kilometre taşınabildiğini belirten Çavuş, sınır kapılarında dezenfeksiyon ve kontrol önlemlerinin artırıldığını söyledi.
Boğaziçi bölgesinde hastalığın lokal tutulduğunu ifade eden Bakan, hayvan kaçakçılığına karşı güvenlik güçlerinin yoğun denetim yaptığını ve son dönemde çok sayıda kaçak hayvanın yakalandığını açıkladı.

ET VE SÜT ÜRÜNLERİ GÜVENLE TÜKETİLEBİLİR
Vatandaşlara çağrıda bulunan Çavuş, ülkede üretilen et ve süt ürünlerinin güvenli olduğunu belirtti ve
“Ülkemizde ithal et bulunmuyor. Et ve süt ürünlerimizi kendi üretimimizle karşılıyoruz. Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla tüketebilir.” dedi.

NARENCİYEDE BİYOLOJİK MÜCADELE SONUÇ VERİYOR
Narenciye üretimini tehdit eden zararlılarla mücadelede biyolojik yöntemlerin başarı sağladığını belirten Çavuş, şu bilgileri paylaştı:
“Zararlı böcekle mücadele kapsamında 90 bin faydalı böcek doğaya salındı.
Güney Kıbrıs’ın aynı süreçte yaklaşık bin böcek salabildiği ifade edildi.
Dipkarpaz’tan Lefke’ye kadar zararlı popülasyonunda düşüş gözlemlendi.”
Çavuş ayrıca çiçeklenme dönemine girilen narenciyede gece-gündüz sıcaklık farkı ve rüzgârın verim açısından risk oluşturduğunu söyledi.

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIKTA KORUYUCU DESTEK POLİTİKASI
Küçükbaş hayvanların hastalıklarda gizli taşıyıcı olabildiğine dikkat çeken Çavuş, herhangi bir vaka görülmemesine rağmen 150 bin doz aşının önleyici amaçla uygulandığını belirtti.
Amaçlarının hastalık ortaya çıkmadan üreticiyi korumak olduğunu vurguladı.

ARPA TEDARİKİNDE SON DURUM: 15 GÜNDE 13 BİN 500 TON
Yemlik arpa konusunda yaşanan kısa süreli sıkıntının hava koşullarından kaynaklandığını söyleyen Çavuş, güncel tabloyu şöyle açıkladı:
İlk gemi boşaltıldı
İkinci gemi ülkeye ulaştı
Üçüncü gemi yolda
Toplamda 15 gün içinde 13 bin 500 ton arpa ülkeye getiriliyor
Aylık arpa tüketiminin geçmişte 10–12 bin ton seviyesindeyken bugün 18–20 bin tona yükseldiğini belirten Çavuş, bunun hayvancılık sektöründeki büyümeyi gösterdiğini söyledi.

TARIM KURUMLARININ MALİ YAPISI GÜÇLENDİRİLDİ
Bakan Çavuş, bağlı kurumların mali durumuna ilişkin şu verileri paylaştı:
SÜTEK’in 80 milyon TL borcu kapatıldı, kurum artıya geçti
Cypfruvex’te 2 milyon dolar borç ödendi, yaklaşık 3 milyon dolar yatırım kapasitesi oluştu
Soğuk hava deposu dahil 60 milyon TL yatırım yapıldı
Genel Tarım Sigortası Fonu 2025 yılında 1 milyar TL tazminat ödedi

“KULAK KÜPESİ TEŞVİKİ 9 DOLARDAN 59 DOLARA YÜKSELTİLDİ”
Hayvancılık sektörüne yönelik destekleri değerlendiren Çavuş, küçükbaş hayvan üreticilerine verilen kulak küpesi teşvik desteğinde önemli bir artış yapıldığını açıkladı.
Daha önce hayvan başına 9 dolar olarak uygulanan kulak teşvik desteğinin yeni düzenlemeyle birlikte 59 dolara çıkarıldığını belirten Bakan, artışın üreticinin yükselen maliyetler karşısında korunması amacıyla hayata geçirildiğini ifade etti.
Yapılan düzenlemenin kayıtlı hayvancılığı teşvik etmeyi, hayvan varlığının etkin şekilde takip edilmesini sağlamayı ve sektörde sürdürülebilir üretimi güçlendirmeyi hedeflediğini kaydeden Çavuş, hayvancılık desteklerinin artırılarak devam edeceğini vurguladı. Küçükbaş hayvancılığın kırsal ekonomi ve gıda arz güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çekti.

“TARIM ÜSTÜ AÇIK FABRİKADIR”
İklim koşullarının üretim üzerindeki etkisine dikkat çeken Çavuş, sürdürülebilir tarım politikalarının kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, “Tarım üstü açık bir fabrikadır. Hava koşulları saat saat üretimi etkiler. Bu nedenle planlı ve bilimsel mücadeleyi sürdürüyoruz” dedi.

Ziya Öztürkler Ankara’da Konuştu: “KKTC Asla Yalnız Değildir”

Öztürkler, TBMM’de düzenlenen Şehit Aileleri ve Gaziler İftar Programı’nda konuştu. “Türk askeri KKTC’nin teminatıdır, asla yalnız değiliz” dedi.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Numan Kurtulmuş’un daveti üzerine Ankara’da düzenlenen Şehit Aileleri ve Gaziler İftar Programı’na katıldı.

Macron, Louvre Müzesi’nin başına yeni bir isim atadı

 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, son dönemlerde yaşanan soygun, işçi grevleri ve su sızıntılarıyla gündeme gelen dünyaca ünlü Louvre Müzesi’ne yeni bir müdür atadı.

Ulusal basında yer alan haberlere göre, Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon, Cumhurbaşkanı Macron’un başkent Paris’teki Louvre Müzesi’nin başına Christophe Leribault’u atadığını bildirdi.

Son aylarda soygun, işçi grevleri ve su sızıntılarıyla gündeme gelen, Paris’te her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği Louvre Müzesinin Müdürü Laurence des Cars, dün görevinden istifa etmişti.

Laurence des Cars’ın istifasına ilişkin Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamada, müzeyi daha güvenli ve modern kılmaya yönelik yeni bir atılıma ihtiyaç duyduğu ifade edilmişti.

– Tarihi eserler çalınmıştı

Yaklaşık 35 bin eserin sergilendiği, dünyaca ünlü Louvre Müzesi 19 Ekim 2025’te soyulmuştu. Dünya gündemine oturan 4 kişinin yaptığı soygun 7 dakika sürmüştü. Soygunda tarihi değere sahip 8 mücevher çalınmıştı.

Louvre Müzesi’ndeki tarihi eserleri çalan kişiler soygundan yaklaşık iki hafta sonra sırayla yakalanırken tarihi eserler bulunamamıştı.

– Müze, su sızıntısı sorunlarıyla gündeme gelmişti

Müzenin Mısır’ın antik dönemine ait eserlerin olduğu kütüphanesinde de 26 Kasım 2025’te su sızıntısı yaşanmış, farklı kitap ve belgeler hasar görmüştü.

Louvre Müzesi’nin 707 numaralı Duchatel bölümünde tespit edilen ciddi su sızıntısı nedeniyle kurumun bazı bölümleri 13 Şubat’ta ziyarete kapatılmıştı. Su sızıntısının tespit edildiği bölümde, 15. ve 16. yüzyıla ait çok sayıda eser bulunuyordu.

– Müzede “bilet dolandırıcılığı” ağına yönelik operasyon

Polis, 10 Şubat’ta Louvre Müzesi’nde ziyaretçileri dolandırdığı belirlenen geniş çaplı “bilet dolandırıcılığı” ağına yönelik operasyonda, 2’si müze çalışanı, 9 kişiyi gözaltına almıştı.

Paris Savcılığı, Louvre Müzesi’nde bilet dolandırıcılığı şebekesiyle bağlantılı 9 kişi hakkında “organize dolandırıcılık”, “suç örgütüne katılma” ve “aktif yolsuzluk” gibi pek çok suçtan kovuşturma başlatıldığını bildirmişti.

NASA, ARTEMİS II ROKETİNİ HANGARA ÇEKTİ

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Ay’a dönüş programı olarak bilinen “Artemis”in Orion uzay aracının ilk mürettebatlı misyonu “Artemis II”nin roketini tamir için fırlatma rampasından hangara çekme kararı aldı.

NASA’dan yapılan açıklamada, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nde yaklaşık bir aydır bekletilen roketin helyum basınçlandırma sisteminde arıza meydana geldiği belirtildi.

Açıklamada, Artemis II’nin 98 metre uzunluğundaki roketindeki helyum akışını engelleyen tıkanıklığın giderilmesi için hangara çekildiği kaydedildi.

Daha önce de dondurucu soğuklar nedeniyle şubat ayına ertelenen fırlatış, sıvı hidrojen sızıntısı ve teknik aksaklıklar nedeniyle mart ayına kaydırılmıştı. Ancak yaşanan son teknik sorunların ardından Artemis II Ay yörüngesi uçuşunun en erken nisanda yapılabileceği ifade edildi.

– Ay’a dönüş: “Artemis Programı”

NASA, Ay’a dönüş projesi olarak bilinen “Artemis Programı” ile astronotları yeniden Ay’a göndermeyi amaçlıyor. Programın ilk aşaması “Artemis I”, Orion uzay aracının Ay’ın yörüngesinde bir tur atmasının ardından Dünya’ya dönmesiyle Aralık 2022’de tamamlanmıştı. Orion uzay aracının ilk mürettebatlı misyonu “Artemis II” görevinde ise astronotların Ay’a iniş yapmadan Dünya’ya dönmesi planlanıyor. 10 gün sürecek yolculuk, uzay aracıyla ilgili güvenlik endişelerinin yanı sıra astronotların giysisi ve iniş araçlarıyla ilgili sorunlar yaşandığı için 2025’in sonlarına ertelenmişti.

Daha sonra NASA, uzay kapsülünde meydana gelebilecek sorunlar nedeniyle Artemis II’nin Eylül 2025’te gerçekleşmesi planlanan tarihinin Nisan 2026 sonrasına, 2026’da Ay’a inişi planlanan Artemis III misyonunun ise 2027’ye ertelendiğini bildirmişti. NASA, 2021’de İnsanlı İniş Sistemi (HLS) geliştirilmesi için SpaceX’le 2,9 milyar dolarlık bir anlaşma yapıldığını duyurmuştu.

MUSTAFA ÇİFTÇİ: KIBRIS TÜRKÜ’NÜN MÜCADELESİ İLE ANADOLU’NUN İSTİKLAL RUHU AYNIDIR

Türkiye İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Kıbrıs Türk halkının mücadelesi ile Anadolu’nun istiklal mücadelesi aynı ruhun tezahürüdür.” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’in de katılımıyla TBMM Tören Salonunda şehit aileleri ve gazilerle gerçekleştirilen iftar programında konuşan Çiftçi, “Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sayın Ziya Öztürkler’in burada bulunması da ayrı bir anlam taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk halkının mücadelesi ile Anadolu’nun istiklal mücadelesinin aynı ruhun tezahürü ve aynı bayrağın gölgesinde, aynı duanın içinde birleşen bir kader birliği olduğunu söyleyen Çiftçi şöyle devam etti:

“Şehit aileleri en kıymetli emanettir. Şehitler bayrağı yere düşürmemek için canlarını feda ediyor. Şehitlerimiz, bu topraklara kanlarıyla mühür basan serdengeçtilerdir. Onların emanetleri, başımızın tacı, gönlümüzün en kıymetli yerindedir. Muhterem Cumhurbaşkanı’mızın her fırsatta ifade buyurdukları gibi sizlere her alanda sahip çıkmak bizlerin en asli vazifelerinden biridir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de aynı şuurla hareket ediyor, şehit ailelerimizin her zaman yanında olmayı bir onur kabul ediyoruz.”

İntihar Aramalarına Instagram’dan Ebeveyn Uyarısı

Sosyal medya platformu Instagram’da belirli bir dönem içerisinde intihar veya kendine zarar vermeyle ilgili aramaları tekrarlı yapan gençlerin ebeveynlerine uyarı bildirimi gönderilecek.

Amerikan teknoloji şirketi Meta’dan yapılan açıklamaya göre, Instagram’daki “genç hesabı” kullanıcılarını korumak ve ebeveyn denetimini artırmak amacıyla yeni tedbirler yürürlüğe girecek.

Platformdaki gençlerin belirli bir zaman aralığında intihar veya kendilerine zarar verme konulu aramaları tekrarlı şekilde yaptıkları tespit edildiği takdirde, ebeveynleri uyarılacak.

Instagram’ın çocuk denetim programını kullanan ebeveynler, “çocuklarının desteğe ihtiyacı olabileceği” gerekçesiyle e-posta, kısa mesaj, WhatsApp veya uygulama içi bildirim yoluyla uyarı mesajı alacak.

Ebeveynlere, çocuklarıyla hassas konuları konuşmalarına yardımcı olmak için tasarlanan uzman içeriklerinden yararlanma seçeneği de sunulacak.

Gelecek haftalardan itibaren ABD, İngiltere, Avustralya ve Kanada’da başlayacak yeni uygulama, yılın ilerleyen dönemlerinde diğer ülkelerde de kullanımda olacak.

Bu tedbirin, Meta’nın “çocuklara verdiği zararlar” iddiasıyla ABD’de birden fazla davaya konu olduğu bir dönemde gelmesi dikkati çekti.

BAŞBAKAN ÜSTEL, ANKARA’DA RECEP TAYYİP ERDOĞAN İLE BİR ARAYA GELDİ

Başbakan Ünal Üstel Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.

 

Başbakan Ünal Üstel, Ankara’da gerçekleştirdiği resmi temaslarını tamamladı. Başbakan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.

 

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirilen görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki stratejik iş birliği, iki devlet arasındaki sarsılmaz kardeşlik hukuku ve KKTC’nin geleceğe yönelik vizyon projeleri ele alındı. Görüşmede, siyasi istikrar, altyapı yatırımları ve kalkınma hedefleri çerçevesinde atılacak ortak adımlar değerlendirildi.

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ile yapılan görüşmede ise fiber optik altyapı iş birliği kapsamında imzalanan anlaşma ve buna bağlı ek protokoller detaylı şekilde ele alındı. Ayrıca, önümüzdeki dönemde imzalanması planlanan İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü üzerine kapsamlı istişarelerde bulunuldu.

 

Başbakan Üstel, temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, her iki görüşmenin de son derece samimi, yapıcı ve karşılıklı güven temelinde gerçekleştiğini ifade etti. Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin finansal bir çerçevenin çok ötesinde, Kıbrıs Türk halkı açısından yaşamsal bir nitelik taşıdığını vurgulayan Üstel, “Bu ilişki karşılıklı sevgiye, saygıya ve ortak tarih bilincine dayanmaktadır. Bu güçlü bağları zedelemeye dönük hiçbir girişim amacına ulaşamayacaktır” dedi.

 

Başbakan Üstel, iki ülke arasındaki iş birliğinin güvenlikten altyapıya, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda artarak devam edeceğini belirterek, “Anavatan Türkiye ile omuz omuza, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha güçlü bir geleceğe taşımakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Öztürkler, TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Ankara’da bir araya geldi

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Ankara’daki resmi temasları çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş ile TBMM Başkanlık makamında bir araya geldi.
Görüşmede, iki ülke parlamento arasındaki mevcut iş birliği başta olmak üzere kurumsal ilişkilerin daha ileri bir seviyeye taşınması için atılabilecek adımlar ele alındı.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Başkan Öztürkler, yararlı ve verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade ederek Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkına her alanda verdiği desteğin son derece kıymetli olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet Meclisi ile TBMM arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin, iki ülke arasındaki dayanışmayı daha da pekiştireceğini belirten Öztürkler, ortak geçmiş ve ortak gelecek perspektifi doğrultusunda ilişkilerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Dinçyürek’ten Tabipler Birliği’ne: Yüzde 80-90’ınız taşıdığınız uzmanlıkları merkezi sınav olmadan aldı

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin tıpta uzmanlık eğitimi konusundaki açıklamalarını eleştirerek, ”Yüzde 80-90’ınız taşıdığınız uzmanlıkları merkezi sınav olmadan, bahsettikleri kurumdan aldı” dedi.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Pembe Paşaoğluları’nın  BRT 1’de hazırlayıp sunduğu ‘Gündem 12’ isimli programına konuk oldu.

Dinçyürek, katıldığı programda, Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı’nda yer alan tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi düzenlemelerine eleştiri getiren Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği yönetimine sert eleştiriler yöneltti.

Mevcut uzmanlık sisteminin denetimsiz olduğunu kaydeden Dinçyürek, yeni yasa ile uzmanlık kurulunun oluşturulacağını, sınav ve eğitim süreçlerinin denetim altına alınacağını kaydetti. Bakan ayrıca, birlik yönetimini “siyasallaşmakla” suçladı ve eleştirilerin sürmesi halinde birlik yönetimindekilerinin diplomalarını tek tek açıklayacağını söyledi.

“KENDİLERİ TAŞIDIKLARI UZMANLIKLARI MERKEZİ SINAV OLMADAN, BAHSETTİKLERİ KURUMDAN ALDILAR”

Bakan Dinçyürek Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı’nda yer alan tıp ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi maddeleri üzerinden oluşan gündemi değerlendirdi. Dinçyürek, “Eskilerin çok güzel bir sözü vardır, ‘ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol’. Tabipler Birliği bu konuda sınıfta kalmıştır” dedi. Tabipler Birliği’nin yönetiminin merkezi sınav olmadan yapılan eğitimlerin yeterli olmayacağı anlayışında olduğunu söyleyen Dinçyürek, “Kendilerinin yüzde 80-90’ı taşıdıkları uzmanlıkları merkezi sınav olmadan, bahsettikleri kurumdan aldılar” dedi. Tabipler Birliği yönetimine seslenen Dinçyürek, yönetim kurulunun bu tür söylemlerde bulunmak için öncelikle kendi diplomalarını bırakmaları gerektiğini ifade etti.

“BU YASA MEVCUT YÜRÜRLÜKTE OLANDAN KÖTÜDÜR’ DİYEBİLİYORSA DESİNLER”

Şu ana kadar tıpta uzmanlık eğitimi veya yan dal eğitimi şu ana kadar verilmiyormuş ve Sağlık Bakanlığı yeni bir yasayla bunun önünü açıyormuş gibi bir algı yaratıldığını söyleyen Dinçyürek, “tam aksine, bu var olan bir uygulama” dedi. Dinçyüreki doktor adaylarının bu şekilde mesleğe girdiğini vurgulayarak, bu süreçte hem Tabipler Birliği’nin hem de Sağlık Bakanlığı’nın denetimi olmadığını kaydetti. Tabipler Birliği’nde yer alan doktorların da bu sistemle diplomalar aldıklarını ve kendilerine konfor alanı yarattıklarını ifade eden Dinçyürek, şunları kaydetti:

“Şimdi diyorlar ki bu yanlış bir yöntemdir. Biz yasayla işte bunların kendilerinin geçtiği ve konfor alanı yarattıkları mutlu azınlığın çıkarttığı tantanaya izin vermiyoruz. Biz bu yasayla tıpta uzmanlık kurulunu kuruyoruz ve eğitimin nerede verilebileceğini, hangi kapasitede verilebileceğini, kaç yıl verilebileceğini ve rotasyonların neye ihtiyacı olduğunu, sınavın nasıl yapılacağını, sınavdan sonra eğitimin denetlenmesi ile uzmanlık sınavının her safhasına denetleme getiriyoruz. ‘O zaman bu yasa geçmesin izin vermeyeceğiz’ diyerek getirilen değerlendirmelerin tümünü reddediyorlar. Mevcut sistemin devam etmesini istiyorlar. O zaman şunun cevabını net verecekler. Bu yasa mevcut yürürlükte olandan daha kötüdür diyebiliyorsa desinler.”

“ZORUNLU ÜYELİĞE SAHİP BİR SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜNÜ BİR SİYASİ PARTİNİN ORGANI GİBİ YÖNETMEKTEN VAZGEÇSİNLER”

Dinçyürek, Tabipler Birliği’nden topluma karşı “Açık ve dürüst görüşme” talep ettiğini duyurdu. Bakan, “Tabipler Birliği, ‘Kanarya Sevenler Cemiyeti’ değil, Tabipler Birliği bu ülkede hekimlik yapmak isteyen herkesin zorunlu üye olması gereken bir kurumdur, zorunlu üyelik vardır” diyerek, “Zorunlu üyeliğe sahip bir sivil toplum örgütünü bir siyasi partinin organı gibi yönetmekten vazgeçsinler” dedi. Tabipler Birliği’nin tarihinde hiç bu kadar siyasallaştırılmadığını iddia eden Dinçyürek, hekimlikte deneyimi olan arkadaşlarının bu durumu sakıncalı bulduğunu arayarak kendisine ilettiğini kaydetti.

“MECLİS’TE EN SERT ELEŞTİRİLERİ YAPAN FİLİZ BESİM’İN TABİPLER BİRLİĞİ BAŞKANI OLDUĞU DÖNEMDE BU KARARLAR ALINMIŞTIR”

Dinçyürek, “Bir makinisti alıp doktor yapıyoruz, bunu üzerinden onu cerrah da yapacağız da beyin ameliyatı da yapsın” şeklindeki sözleri kınadığını belirtti. Ayrıca bugün eleştirilen bu düzeni, eleştirenlerin kendisinin getirdiğini belirten Dinçyürek, şu ifadeleri kullandı: “Dedikleri kurumun mezunlarının diplomalarının sorgulanmadan, herhangi bir sınava tabi tutulmadan, otomatik onaylanması kararı bugün Meclis’te en sert eleştirileri yapan Filiz Besim‘in Tabipler Birliği Başkanı olduğu dönemde alınmıştır. Sanki biz aldık yeni bir uygulamayla… Kendi aldıkları kararların onlardan sonra devamında kendileri döneminde devam eden ihtisas süreçlerini biz düzenleme altına almaya çalışıyoruz ve bunu sanki toplumsal bir felaket yaratıyormuş gibi çok gerçek dışı bir algı yönetme süreciyle toplumda dezenformasyonla bilgilendirme yapıyorlar” dedi.

“İSİM İSİM HERKESİN DİPLOMASINI AÇIKLAYACAĞIM”

Şu anda tıpta uzmanlığın devam ettiğini vurgulayan Dinçyürek, mevcut sistemle, getirmeyi amaçladıkları sistemin bir alakası olmadığını ve mevcut sistemin tamamen denetim dışı olduğunu kaydetti. Dinçyürek, bu sistemi yasayla denetim altına alacaklarını bir kez daha yineleyerek, “bundan rahatsız olan varsa çıkıp da bunu anlatacaklar” ifadelerini kullandı. Dinçyürek, bu tür açıklamalar yapmaya devam etmeleri durumunda “isim isim herkesin diplomalarını açıklayacağım” dedi.

1 Haziran’da Tapuda Dijital Devrim: TAKBİS, MEGSİS ve Parsel Sorgu Sistemi Devrede

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tapu ve kadastro alanında yürütülen dijital dönüşüm çalışmaları 1 Haziran 2026 itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor. TAKBİS (Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi), MEGSİS (Mekânsal Gayrimenkul Sistemi) ve Parsel Sorgu Sistemi’nin devreye alınmasıyla birlikte tapu işlemlerinde hız, güvenlik ve şeffaflık artırılacak.

Parsel sorgulama sistemi, www.parselsorgu.tapu.gov.ct.tr adresinde test aşamasında hizmet veriyor. Sistem sayesinde vatandaşlar, yetki dahilinde bir taşınmaza ait mülkiyet durumu, imar bilgileri, kullanım şekli ve konum verilerine dijital ortamda ulaşabilecek.

TAKBİS ile tapu işlemleri elektronik ortamda daha hızlı ve güvenli şekilde yürütülürken, MEGSİS sayesinde kadastroya ait mekânsal veriler Coğrafi Bilgi Sistemleri ile entegre biçimde yönetilecek ve kamu kurumları arasında veri paylaşımı güçlenecek.

MEGSİS–TAKBİS entegrasyonu kapsamında yürütülen veri giriş çalışmaları tamamlandı. Türkiye Cumhuriyeti Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından bir yılı aşkın süredir sürdürülen teknik süreç çerçevesinde, üç ay boyunca yoğun mesai yapan 36 kişilik ekip, veri giriş çalışmalarını eksiksiz şekilde tamamladı.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz yaptığı açıklamada, projeye verdikleri katkı ve desteklerden dolayı; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’ye, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Makamı Başdanışmanı ve Kıbrıs İşleri Koordinatörü Yüksel Karadeniz’e ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne teşekkür etti.

Bakan Oğuz, hükümet olarak Sayın Başbakanımız Ünal Üstel’in her fırsatta dile getirdiği “yarım kalan projelerin tamamlanması ve halkın daha etkin hizmet almasını sağlayacak öncelikli adımların hayata geçirilmesi” vizyonu doğrultusunda bu entegrasyonu değerlendirdiklerini belirterek, söz konusu çalışmanın yalnızca teknik bir yazılım süreci olmadığını; aynı zamanda dijital devlet altyapısını güçlendiren ve vatandaş odaklı hizmet anlayışını pekiştiren stratejik bir reform niteliği taşıdığını vurguladı. Bakan Oğuz, sistemlerin devreye alınmasıyla birlikte tapu ve kadastro hizmetlerinde hız, güvenlik ve şeffaflığın artacağını vurguladı.

1 Haziran 2026 itibarıyla uygulamaya geçmesi planlanan yeni sistemle birlikte, vatandaşların taşınmaz ve tapu verilerine dijital ortamda daha kolay erişim sağlaması ve işlemlerini daha kısa sürede tamamlaması hedefleniyor.

Hasipoğlu: Çalışma barışı, sosyal hizmetler ve dijital güvenlikte somut adımlar atıyoruz

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, bakanlığın çalışma hayatı ile sosyal hizmetler alanını birlikte yürüttüğünü belirterek, “Vatandaşımızın hayatına doğrudan dokunan projeleri bir takvim içinde tamamlamayı hedefliyoruz.” dedi.

Hasipoğlu, KIBRIS TV’de yayımlanan programda yaptığı açıklamalarda, yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve özel gereksinimli bireylere yönelik hizmetlerin yanı sıra çalışma hayatında şeffaflığı artırmayı amaçlayan düzenlemelerin gündemlerinde yer aldığını ifade etti.

Yaşlı bakımevi ve otizm merkezi hedefi

Bakan Hasipoğlu, İskele bölgesinde daha önce özel işletmede bulunan yaşlı bakımevinin yeniden “devlet güvencesinde” hizmete açılması için son aşamaya gelindiğini, personel istihdamı çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Bu yıl içinde otizm merkezinin açılmasının da hedefler arasında bulunduğunu kaydeden Hasipoğlu, Engelsiz Yaşam Evi’nin yatılı bölümüne ilişkin hazırlıkların da tamamlanma aşamasında olduğunu belirtti.

“Maaşlar bankadan ödenecek, şeffaflık artacak”

Çalışma hayatında kayıt dışılığın önlenmesi ve sigorta primlerinin doğru yatırılması için yasal adımlar attıklarını dile getiren Hasipoğlu, 5 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde maaşların banka üzerinden ödenmesine yönelik düzenlemenin hayata geçtiğini söyledi. Ayrıca meslek kodları uygulamasıyla, kıdemli çalışanların asgari ücret üzerinden gösterilmesinin önüne geçmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Prim destekleri ve asgari ücret desteği

Hasipoğlu, özel sektöre yönelik prim desteklerinin sürdüğünü, özellikle kadın istihdamında yüzde 100 prim desteği uygulandığını belirtti. Engelli istihdamında da prim desteğinin devam edeceğini kaydeden Hasipoğlu, asgari ücretlilere yönelik 12 bin TL’lik desteğin başvuru süresinin 28 Şubat’ta sona ereceğini, ödemenin bir kısmının yapıldığını, kalan kısmının ise mart içinde ödenmesinin öngörüldüğünü söyledi. 60 yaş üzeri asgari ücretle çalışanların da kapsama alındığını ifade etti.

Çocukların dijital ortamda korunması: “Aileler talep ederse içerik engellenebilecek”

Dijital risklere karşı yeni adımlar planladıklarını belirten Hasipoğlu, mecliste kurulan özel komiteyle iş birliği içinde yasal düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını söyledi. İnternet servis sağlayıcılarının, ailelerin talebi doğrultusunda bazı site ve oyunları engellemesine imkan verecek bir düzenlemenin bilişim suçları yasası kapsamına alındığını ifade eden Hasipoğlu, ayrıca ihbar/başvuru için özel bir web portalı ve telefon hattı oluşturulacağını kaydetti.

“Ektam” işçilerinin sendikalaşma süreci

Programda “Ektam” çalışanlarının sendikalaşma sürecine de değinen Hasipoğlu, sendikalı olmanın anayasal bir hak olduğunu vurgulayarak, bakanlığın süreci onayladığını ve uzlaşının sağlanması için arabuluculuk yürüttüğünü anlattı. Hasipoğlu, iş yerinin uzun süredir kapalı olduğu ve görüşmelerin yeniden başlaması için hem işveren hem çalışan tarafıyla temasların sürdürüldüğünü söyledi; sürecin “siyasete malzeme edilmemesi” gerektiğini de dile getirdi.

“Önceliğimiz çalışma barışı”

Hasipoğlu, bakanlık vizyonunun “çalışma barışı” olduğunu belirterek, çalışanın hakkını alması ve işverenin ayakta kalması dengesini gözeterek, mevcut mali imkanlar çerçevesinde destek politikalarını sürdüreceklerini kaydetti. Mart ayında kadınlar, yaşlılar ve Down sendromuna yönelik farkındalık günleri kapsamında etkinlikler düzenleneceğini de sözlerine ekledi.

ÜSTEL: SÖZDE SES KAYDI ASILSIZ VE KURGUSALDIR

Başbakan Ünal Üstel, kamuoyuna servis edilen ve şahsını hedef alan sözde ses kaydına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Üstel, yayımlanan kaydın tamamen asılsız, mesnetsiz ve kurgusal olduğunu belirterek, bunun planlı bir siyasi saldırı olduğunu ifade etti.
Başbakan Üstel, söz konusu girişimin basit bir karalama kampanyası olmadığını; şahsını, makamını, hükümeti, devleti ve demokrasiyi hedef alan organize bir operasyon niteliği taşıdığını vurguladı.

MONTAJ VE MANİPÜLASYON !
Kaydın gerçek dışı olduğunu açık bir dille ifade eden Üstel, içeriğin montaj ve manipülasyon barındırdığını savundu. Bu tür içeriklerle kamuoyunda algı oluşturulmaya ve siyasi mühendislik yapılmaya çalışıldığını belirten Üstel, devlet sorumluluğuyla görev yapanların masa başında üretilmiş senaryolar karşısında geri adım atmayacağını kaydetti.
Provokasyonlar karşısında sessiz kalmayacaklarını belirten Üstel, hukukun gereğinin yapılacağını ifade etti.

“ZAMANLAMA MANİDAR”
Açıklamasında söz konusu kaydın servis edilme zamanına da dikkat çeken Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ziyareti öncesinde yayımlanmasının tesadüf olmadığını belirtti. Üstel, bunun Anavatan Türkiye ile yürütülen güçlü ve stratejik ilişkileri gölgelemeye ve iki devlet arasındaki sarsılmaz bağı tartışmaya açmaya yönelik bir girişim olduğunu ifade etti.
Milletin bu tür girişimlere ne geçmişte ne de bugün teslim olmayacağını vurgulayan Üstel, kirli oyunlara karşı kararlı duruş sergileneceğini kaydetti.

“HİÇBİR DÖNEMDE KİRLİ PAZARLIĞIN PARÇASI OLMADIM”
İddialara ilişkin geçmişine de değinen Üstel, 10 yıl önce de 30 yıl önce de hayatının hiçbir döneminde kirli bir pazarlığın, karanlık bir ilişkinin ya da şahsi menfaat temelli bir girişimin parçası olmadığını ifade etti. Kamu görevini her zaman şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde yürüttüğünü belirtti.

RESMİ SUÇ DUYURUSU YAPILACAK
Üstel, söz konusu kaydı kasten üreten, yayan ya da organizasyona katkı sunan kişiler hakkında gerekli tüm hukuki adımların ivedilikle atılacağını açıkladı. Resmi suç duyurularının yapılacağını ve sürecin titizlikle takip edileceğini belirten Üstel, polis teşkilatına ve yargı mercilerine güveninin tam olduğunu ifade etti.
Gerçeğin en kısa sürede tüm yönleriyle ortaya çıkarılacağını vurgulayan Üstel, saldırının yalnızca şahsına değil, milletin iradesine, devletin itibarına ve siyasetin saygınlığına yönelik olduğunu kaydetti.
Başbakan Üstel, görevlerinin başında olduklarını belirterek, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve itibar suikastlarıyla siyaset dizayn edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti. Hakikatin er ya da geç ortaya çıkacağını vurgulayan Üstel, hakikatin tarafında durmaya devam edeceklerini belirtti.

TC MSB’de düşen F-16 hakkında açıklama: “Pilotumuz uçağı terk etmek için fırlatma sistemini son anda çalıştırdı”

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından, dün Balıkesir’de meydana gelen uçak kazasına ilişkin, “Meydana gelen kazada kahraman pilotumuz şehit olmuştur. Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin detaylı incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır.” açıklaması yapıldı.

MSB’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamalarda bulunuldu.

Balıkesir’de konuşlu 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan kalkan bir F-16 savaş uçağının kaza kırıma uğramasının hatırlatılması üzerine konuya ilişkin Bakanlık tarafından şu açıklama yapıldı:

“Hava sahamızın kontrolü ve güvenliği, radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan, katmanlı ve entegre bir mimariyle büyük bir fedakarlıkla 7 gün 24 saat esasına göre sağlanmaktadır. Radarlarımızda tanımlanan veya tanımlanamayan hava izlerinin teşhis ve takibine yönelik uçaklarımızla alarm reaksiyon görevleri icra edilmektedir. 25 Şubat’ta Bulgaristan sınırımızda tanımlanamayan bir radar izi tespit edilmesi üzerine alarm reaksiyon görevi kapsamında 2 adet F-16 savaş uçağımız, 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı-Balıkesir’den aynı anda kalkış yapmıştır. Savaş uçağımızın biri ile saat 00.56’dan itibaren telsiz irtibatı ve radar iz bilgisi kesilmiştir.

Derhal başlatılan arama kurtarma çalışmaları sonucu kaza kırıma uğrayan uçağımızın enkazına ulaşılmıştır. Kahraman pilotumuzun uçağı terk etmek için fırlatma sistemini son anda çalıştırdığı tespit edilmiştir. Meydana gelen kazada kahraman pilotumuz şehit olmuştur. Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin detaylı incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır. Bu konuda yapılacak resmi açıklamalarımız dışında iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize bir kez daha Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz.”

Türkiye MSB: Türkiye’nin İran’a girme planı iddiaları gerçeği yansıtmıyor

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, ABD’nin İran’a saldırması halinde Türkiye’nin güvenlik gerekçesiyle İran topraklarına girme planı olduğu yönündeki iddiaları yalanladı; Bakanlık, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiğini ve barışçıl çözüm politikalarının sürdüğünü açıkladı.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), “Bazı basın ve sosyal medya yayınlarında yer alan ABD’nin, İran’a saldırması durumunda Türkiye’nin de güvenlik gerekçesiyle İran topraklarına girmeyi planladığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye MSB’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamalarda bulunuldu.

Türkiye’nin, bölgedeki tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesi ve kalıcı istikrarın tesis edilmesi yönündeki çabalarına devam ettiği belirtilen açıklamada, “Doğabilecek risklere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak gerekli önlemler alınmaktadır. Bazı basın ve sosyal medya yayınlarında yer alan ABD’nin, İran’a saldırması durumunda Türkiye’nin de güvenlik gerekçesiyle İran topraklarına girmeyi planladığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

“BÖLGEDEKİ TÜM GELİŞMELER YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR”

Açıklamada, Suriye’nin “DEAŞ ile Mücadele Koalisyonu”na 90’ıncı üye olarak katılması ve hükümetin ülkede otoritesini her geçen gün daha da artırmasının, ABD’nin Suriye’de bulunan askeri varlığını yeniden gözden geçirmesinde etkili olduğunun değerlendirildiği vurgulanarak, “ABD’nin, Suriye ve Irak’taki faaliyetleri, bölgedeki tüm gelişmeler gibi devletimizin ilgili birimleri ile koordineli bir şekilde yakından takip edilmektedir.” ifadesine yer verildi.

Somali ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, Somali Silahlı Kuvvetlerinin teşkilatlanmasına ve terörle mücadelesine destek sağlamanın, Somali’nin ekonomik kaynaklarının güvenliğini ve ülkenin milli çıkarlarını korumak amacıyla yürütülen faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğüne dikkati çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Daha önce açıkladığımız üzere S-400 hava savunma sistemleri, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harekat ihtiyaçları doğrultusunda alınmış olup göreve hazır durumdadır. S-400 hava savunma sistemlerinin Somali’de kullanılması yönünde herhangi bir planlama bulunmamaktadır. S-400’lerle ilgili bazı basın yayın organları ile sosyal medyada dönem dönem spekülasyonlar yapılmaktadır. Bu konuda açıklamalarımız dışındaki iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir.”

İSPANYA 16 YAŞ ALTINA ENERJİ İÇECEĞİNİ YASAKLIYOR

İspanya’da azınlık sol koalisyon hükümeti, 16 yaş altındaki çocuklara enerji içeceklerinin ve 18 yaş altındakilere aşırı kafein içeren içeceklerin satışını yasaklamak için çalışma başlattı.

Sağlık Bakanlığı ve Tüketim Bakanlığının yürüttüğü çalışmayla enerji içeceklerinin satışına kısıtlama getirilmesi öngörülüyor.

Konuya ilişkin raporu yayımlayan Sağlık Bakanlığı, enerji içeceklerinin neden olabileceği uykusuzluk, endişe ve taşikardi gibi sorunların gençler arasında pek bilinmediğini vurguladı.

Raporda, İspanya’da 14-18 yaşlarındaki çocukların yüzde 38,4’ünün son bir ay içinde en az bir enerji içeceği tükettiği belirtildi.

Tüketim Bakanlığı da 16 yaş altındakilere tüm enerji içeceklerinin, 18 yaş altına ise 100 mililitrede 32 miligramdan fazla kafein içeren içeceklerin yasaklanması için harekete geçtiğini duyurdu.

Hükümet yetkilileri, enerji içeceklerinin satışına kısıtlama getirilmesine genel anlamda toplumun destek vereceğini savunarak İspanya Gıda Güvenliği ve Beslenme Ajansının (AESAN) son yayımladığı ankette, ülkede her on kişiden dokuzunun, reşit olmayanlar için tüketimin kısıtlanmasını desteklediği bilgisini paylaştı.

AESAN’ın verilerine göre, İspanyol nüfusunun yüzde 25’i enerji içeceği tüketiyor.

Enerji içeceği tüketenlerin neredeyse yarısı (yüzde 49) günde en az bir tane içerken yüzde 47’si ise bu içeceği, uzmanlara göre oldukça tehlikeli olmasına rağmen alkolle karıştırıyor.

10 İLDE YASA DIŞI BAHİS OPERASYONU: 73 GÖZALTI!

Batman merkezli 10 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 73 şüpheli gözaltına alındı.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentte yasa dışı bahis ve sanal kumar siteleri üzerinden elde edilen “kara paraların” çeşitli hesaplara, ardından kripto hesaplara aktarılarak aklandığını tespit etti.

Ekiplerce, 81 şüphelinin 2 milyonu aşkın banka işleminde toplam 15 milyar 172 milyon 805 bin 258 lira tutarında işlem hacmi gerçekleştirdiklerinin belirlenmesi üzerine operasyon düzenlendi.

Batman, İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir, Sakarya, Kastamonu, Nevşehir, Mersin ve Diyarbakır’da 105 ekip ve 350 personelin katılımıyla gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda, 73 şüpheli yakalandı.

Gözaltına alınan zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.

8 şüphelinin ise yakalanmasına çalışılıyor.

BÜLENT BEBEK: ŞAP HASTALIĞINA KARŞI TÜM ÖNLEMLERİ ALDIK

Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Güney Kıbrıs’ta görülen şap hastalığı nedeniyle Beyarmudu Kara Giriş Kapısı ile Gazimağusa’daki Akyar Sınır Kapısı’nda uygulanan dezenfeksiyon çalışmalarını yerinde inceledi.
İncelemelerde konuşan Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek, belediye olarak hastalığın ülkeye geçmemesi için gerekli tüm tedbirlerin alındığını vurguladı. Bebek, güneyden geçen tüm araçların ilaçlandığını belirterek, dezenfekte işlemlerinin titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ise şap hastalığına karşı önlemlerin ülke genelinde aralıksız devam ettiğini kaydetti.

TAKBİS, MEGSİS VE PARSEL SORGU SİSTEMİ DEVREYE GİRECEK

TAKBİS, MEGSİS ve Parsel Sorgu Sistemi’nin 1 Haziran 2026’da devreye girmesiyle birlikte tapu ve kadastro işlemlerinin dijital ortamda daha hızlı, güvenli ve şeffaf şekilde yürütülmesi hedefleniyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tapu ve kadastro alanında yürütülen dijital dönüşüm çalışmaları 1 Haziran 2026 itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor. TAKBİS (Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi), MEGSİS (Mekânsal Gayrimenkul Sistemi) ve Parsel Sorgu Sistemi’nin devreye alınmasıyla birlikte tapu işlemlerinde hız, güvenlik ve şeffaflığın artırılması hedefleniyor.

Parsel Sorgu Sistemi, www.parselsorgu.tapu.gov.ct.tr adresinde test aşamasında hizmet veriyor. Sistem sayesinde vatandaşlar, yetkileri dâhilinde bir taşınmaza ait mülkiyet durumu, imar bilgileri, kullanım şekli ve konum verilerine dijital ortamda erişebilecek.

TAKBİS ile tapu işlemleri elektronik ortamda daha hızlı ve güvenli şekilde yürütülürken, MEGSİS sayesinde kadastroya ait mekânsal veriler Coğrafi Bilgi Sistemleri ile entegre biçimde yönetilecek. Böylece kamu kurumları arasındaki veri paylaşımının da güçlendirilmesi öngörülüyor.

MEGSİS–TAKBİS entegrasyonu kapsamında yürütülen veri giriş çalışmaları tamamlandı. Türkiye Cumhuriyeti Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından bir yılı aşkın süredir sürdürülen teknik süreç çerçevesinde, üç ay boyunca yoğun mesai yapan 36 kişilik ekip veri girişlerini tamamladı.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, projeye katkı ve desteklerinden dolayı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Kıbrıs İşleri Koordinatörü Yüksel Karadeniz ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne teşekkür etti.

Bakan Oğuz, Başbakan Ünal Üstel’in “yarım kalan projelerin tamamlanması ve halkın daha etkin hizmet almasını sağlayacak adımların atılması” vizyonu doğrultusunda entegrasyonun hayata geçirildiğini belirtti. Çalışmanın yalnızca teknik bir yazılım süreci olmadığını vurgulayan Oğuz, bunun dijital devlet altyapısını güçlendiren ve vatandaş odaklı hizmet anlayışını pekiştiren stratejik bir reform niteliği taşıdığını ifade etti.

1 Haziran 2026 itibarıyla uygulamaya geçmesi planlanan sistemle birlikte, vatandaşların taşınmaz ve tapu verilerine dijital ortamda daha kolay erişim sağlaması ve işlemlerini daha kısa sürede tamamlaması amaçlanıyor.