Archives Şubat 2026

Madagaskar’ın doğusunu vuran Gezani Tropikal Siklonu’nda 9 kişi hayatını kaybetti

Madagaskar Ulusal Risk ve Afet Yönetimi Ofisi, ülkenin doğusunu vuran Gezani Tropikal Siklonu’nun yol açtığı yıkımda 9 kişinin hayatını kaybettiğini, ilk belirlemelere göre 19 kişinin yaralandığını bildirdi.

Ofisten yapılan açıklamada, ülkenin doğusundan karaya ulaşan Gezani Tropikal Siklonu’nun, şiddetli yağış ve kuvvetli rüzgarla geniş alanda yıkıma neden olduğu belirtildi.

Açıklamada, şiddetli rüzgarlar nedeniyle çok sayıda binanın çökmesi sonucu 9 kişinin hayatını kaybettiği, 19 kişinin yaralandığı kaydedildi.

Madagaskar Meteoroloji Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise Gezani’nin ülke genelinde ilerlemesi nedeniyle birçok bölge için kırmızı alarm verildiği, sel ve toprak kayması riskine karşı uyarıda bulunulduğu duyuruldu.

Açıklamada, tropikal siklonun ülkenin doğusundaki liman kenti Toamasina’ya kadar geldiği ve kente ağır hasar verdiği ifade edildi.

Fırtınanın başkent Antananarivo’nun yaklaşık 100 kilometre kuzeyinden geçtiği bilgisinin paylaşıldığı açıklamada, başkentin de sel riski nedeniyle kırmızı alarm verilen bölgeler arasında yer aldığı aktarıldı.

Madagaskar Cumhurbaşkanı Michael Randrianirina’nın Toamasina’ya giderek hasar gören bölgelerde incelemelerde bulunduğu ve afetzedelerle bir araya geldiği belirtildi.

Yetkililer, Gezani’nin, Madagaskar’da iki haftadan kısa süre önce 14 kişinin ölümüne yol açan Fytia Tropikal Siklonu’nun ardından ülkeyi vuran ikinci büyük fırtına olduğuna dikkati çekti.

Endonezya’da havalimanına inişi sırasında silahlı saldırıya uğrayan küçük uçaktaki iki pilot öldü

Endonezya’nın Güney Papua eyaletindeki bir havalimanına iniş yapan küçük uçağa ateş açılması sonucu iki pilot hayatını kaybetti.

Antara News’ün haberine göre, yetkililer, Tanah Merah’dan havalanan “Cessna Grand Caravan” tipi küçük uçağın, eyaletin Boven Digoel bölgesindeki havalimanına inişi sırasında silahlı saldırıya uğradığını açıkladı.

Saldırıda iki pilotun yaşamını yitirdiğini bildiren yetkililer, uçaktaki 13 yolcunun sağlık durumunun iyi olduğunu ifade etti.

Yetkililer, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü kaydetti.

Borsa günü düşüşle tamamladı

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,07 değer kaybederek 13.787,82 puandan tamamladı.

BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 9,22 puan azalırken, toplam işlem hacmi 195,8 milyar lira oldu.

Bankacılık endeksi yüzde 0,43 değer kazanırken, holding endeksi yüzde 2,03 değer kaybetti.

Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 3,12 ile iletişim, en çok kaybettiren yüzde 2,31 ile turizm oldu.

Küresel piyasalarda, ABD açıklanan istihdam verileri sonrasında pozitif bir seyir izlenirken, yurt içinde BIST 100 ise endeksi günü negatif bir seyirle tamamladı.

ABD’de tarım dışı istihdam ocakta 130 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı yüzde 4,4’ten yüzde 4,3’e geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı verilere göre ise Türkiye’nin ticaret satış hacmi, Aralık 2025’te yıllık bazda yüzde 3,8, perakende satış hacmi de yüzde 16,3 yükseldi.

Analistler, yarın yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Enflasyon Raporu ve haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise Japonya’da enflasyon, Almanya’da cari işlemler dengesi ve İngiltere’de büyüme başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.600 ve 13.500 puanın destek, 14.000 ve 14.100 puanın ise direnç konumunda olduğunu ifade etti.

Tatlısu’da 5 metre uzunluğundaki erkek gagalı balina karaya vurdu

Tatlısu sahilinde yaklaşık 5 metre uzunluğundaki erkek gagalı balina ölü bulundu; Taşkent Doğa Parkı ekipleri nekropsi için çalışma başlattı.

Tatlısu sahilinde bu akşamüstü erkek bir gagalı balina ölü olarak karaya vurdu. Yaklaşık 5 metre uzunluğunda ve 1.5 ton ağırlığında olduğu tahmin edilen balinanın kıyıdan çıkarılması için Taşkent Doğa Parkı ekiplerinin yoğun bir çalışma yürüttüğü açıklandı.

Taşkent Doğa Parkı Direktörü Kemal Basat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, olayın 3 yıl önce Baf ile Gaziveren arasında yaşanan 13 gagalı balinanın toplu karaya vurma vakasının yıldönümüne yakın bir tarihte gerçekleştiğine dikkat çekti.

Basat, bölgede gerçekleştirilen çalışmaların sürdüğünü belirterek, hayvanın kayalıklardan çıkarılmasının ardından nekropsi için merkeze götürüleceğini ifade etti. Yapılacak incelemenin, balinanın ölüm nedenine dair daha kesin bilgiler sunmasının beklendiğini söyledi.

Yarın, cuma ve cumartesi sağanak ve fırtına bekleniyor

Meteoroloji Dairesi,  yarın, cuma ve cumartesi sağanak yağmur ve fırtınanın beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin haftalık hava tahmin raporuna göre, bölge genellikle alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Yarın havanın parçalı ve çok bulutlu yer yer sağanak yağmurlu; cuma çok bulutlu yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olması bekleniyor. Cumartesi günü ise hava parçalı bulutlu öğleye kadar yer yer hafif sağanak yağmurlu, zamanla az bulutlu olacak.

Pazar günü itibarıyla havanın parçalı bulutlu devam etmesi bekleniyor.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 18-21 derece, pazar ve pazartesi günleri ise 22-25 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgarın genellikle güney ve batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, yarın yer yer fırtınamsı rüzgar, cuma ve cumartesi günleri ise fırtına şeklinde esmesi öngörülüyor.

ERDOĞAN-MİÇOTAKİS BASIN TOPLANTISI: KADER BİZİ AYNI MAHALLENİN SAKİNLERİ OLARAK BELİRLEMİŞ

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis ortak basın toplantısında konuştu. Erdoğan, ‘Değerli dostum Kiriakos’ ifadelerini kullanırken, Miçotakis “Kader bizi aynı mahallenin sakinleri olarak belirlemiş, biz bu coğrafyayı değiştiremeyiz ama bir ittifak oluşturabiliriz” dedi.
Türkiye ile Yunanistan arasında yatırım, deniz ticareti, ekonomik işbirliği, deprem, kültür, bilim ve teknoloji alanında anlaşmalar imzalandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ikili görüşmenin ardından Türkiye-Yunanistan 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Heyetlerarası Görüşme Oturumu’na başkanlık etti.

Oturumun ardından iki ülke arasında anlaşmaların imza töreni düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Miçotakis, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ortak Bildiri’yi imzaladı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Yunanistan Yatırım ve Dış Ticaret Ajansı Arasındaki İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ile Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Haris Theoharis imza attı.

İzmir Limanı ile Selanik Limanı Arasında Ro-Ro Seferlerinin Başlatılmasının Teşvik Edilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı, Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay ile Theoharis imzaladı.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Çerçevesinde İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı, Bozay ve Theoharis tarafından imzalandı.

Depreme Hazırlık Konusunda İkili İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı’na, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Yunanistan İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanı Ioannis Kefalogiannis imza attı.

Kültür Alanında İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı’nı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni imzaladı.

Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Yunanistan Cumhuriyeti Kalkınma Bakanlığı Arasında Bilim ve Teknoloji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Niyet Beyanı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Yunanistan Kalkınma Bakanı Takis Theodorikakos tarafından imzalandı.

“Meseleler çetrefilli olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüz değil”
İmza törenin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

Pozitif gündem maddeleri üzerinden ilişkilerimizi nasıl ileriye götürebileceğimizi görüştük. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretimizi 10 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. İş fırsatlarını iki ülke temsilcileri görüştü. Ege ve Doğu Akdeniz’deki durumu görüştük. Mevcut meseleler uluslararası hukuk zemininde çözümsüz değildir. Yeter ki iyi niyet olsun. Değerli dostum da aynı şekilde düşünüyor.

Ege’de birbiriyle bağlantılı sorunlarını çözülebileceğine inanıyorum. Terörle ve organize suçlarla mücadelede yapabileceklerimizi sayın Başbakana ilettim. Batı Trakya Türk azınlığının dini özgürlükler ve eğitim haklarından tam yararlanması için beklentilerimizi paylaştık.

Türkiye olarak Avrupa’da son dönemde başlatılan savunma girişimlerinde yer almamız gerektiğini düşünüyoruz. İsrail’in Batı Şeria’da kontrolünü genişletme ve Filistin yönetimini zayıflatma kararlarını reddediyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrar, iki devlet temelinde adil ve kalıcı çözümden geçiyor. Suriye’de yaşanan son gelişmeleri değerlendirdik. Bu durumunun Avrupa ve Yunanistan’ın güvenliği için önemli olduğu ortadadır.

İki komşu olarak iş birliğini temel alan anlayışla diyalog kanallarının açık tutulmasının önemli olduğuna inanıyorum.

 

ÇALIŞMA BAKANLIĞI UZLAŞTIRMA KURULU’NU TOPLUYOR

EKTAM’da yaşanan grev sürecine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yasal görüşme sürecini resmen başlattı. Taraflar, 12 Şubat Perşembe günü Bakanlıkta bir araya gelecek.

Anlaşmazlığın Bakanlığa intikal etmesinin ardından 9 Şubat Pazartesi günü hem işçi hem işveren tarafıyla ayrı ayrı ve eş zamanlı görüşmeler gerçekleştirildi.

İşveren tarafı, 37 EKTAM çalışanının işten duruş ihbarını Bakanlığa iletirken, yetkili sendika Emek-İş ise toplu iş sözleşmesi görüşme talebini resmi olarak bildirdi. Bakanlık, sendikanın talebini aynı gün işveren tarafına ileterek süreci başlattı.

UZLAŞTIRMA KURULU YARIN TOPLANIYOR

Dev-İş’e bağlı EMEK-İŞ Sendikası’nın, Köprülü köyü üretim tesisinde faaliyet gösteren EKTAM Kıbrıs Ltd. ile imzalanacak Toplu İş Sözleşmesi sürecinin başlatılması talebi üzerine, 42/1996 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Referandum Yasası uyarınca Uzlaştırma Kurulu oluşturuldu.

Uzlaştırma Kurulu, 12 Şubat 2026 Perşembe günü saat 11.00’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı toplantı salonunda toplanacak.
Toplantıya hem EMEK-İŞ hem de EKTAM Kıbrıs Ltd. adına katılacak temsilcilerin karar almaya yetkili şekilde hazır bulunması yasa gereği olacak.

SÜREÇ YASAL ÇERÇEVEDE YÜRÜTÜLÜYOR

İş Yasası, Sendikalar Yasası ve Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Referandum Yasası çerçevesinde sürecin en hızlı şekilde uzlaşıyla sonuçlandırılması için gerekli adımlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından atılmış olup, konu hassasiyetle takip edilmektedir.

Hasipoğlu: “işçiler üzerinden sendikal ya da siyasi bir oyun oynanmasına ve popülizme geçit yok”

ÖZEL HABER/DİLAN GÖLBAŞI

Güneş TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu Meclis Özel Yayında Kritik programına konuk olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, gündeme dair önemli açıklamalar yaptı.

Bakan Oğuzhan Hasipoğlu, Ektam’daki grev süreciyle ilgili yaptığı açıklamada, çalışanların sendikaya yetki vermesinin doğal bir hak olduğunu vurguladı. İşçilerle işveren arasında sorun olduğu bilgisinin kendilerine ulaşması üzerine iki tarafı da görüşmeye çağırdıklarını belirtti.

Hasipoğlu, işverenin sendika ile değil, doğrudan işçilerle görüşmek istediğini, bunun da şirketin kendi kırmızı çizgileri ve politikaları olduğunu ifade etti. Süreçte usule ilişkin bir sorun bulunduğunu söyleyen Bakan, kendilerine ulaşan toplu işten çıkarma ihbarının inceleneceğini açıkladı.

Bakan Hasipoğlu, hiç kimsenin işçilere sendikadan çıkmaları yönünde baskı yapamayacağını, ancak işverenin de yasalar çerçevesinde bildirimli veya bildirimsiz fesih hakları olduğunu dile getirdi. Amaçlarının çalışanların mağdur olmaması olduğunu vurguladı.

Bakanlık olarak tarafsız bir arabulucu rolü üstlendiklerini söyleyen Hasipoğlu, sorun çözülmezse tarafların yargıya gidebileceğini, ancak bunu önlemek için sulh yoluyla çözüm aradıklarını ifade etti. İşverenin bugüne kadar çalışanları mağdur etmediğini, tüm haklarını ödediğini söylediğini; işçilerin ise iş güvencesi nedeniyle sendikalı olduklarını aktardı.

Hasipoğlu, işçiler üzerinden sendikal ya da siyasi bir oyun oynanmasına ve popülizm yapılmasına izin vermeyeceğini net bir dille ifade etti.

Hasipoğlu: “Maaşları taksitle ödemiyoruz, ciddi destekler veriyoruz”

Hasipoğlu, ülkede toplam 168 bin sigortalı bulunduğunu belirterek, bunların 89 bininin yabancı uyruklu (TC ve üçüncü ülke vatandaşları), 79 bininin ise KKTC vatandaşı olduğunu söyledi. Uygulanan destek paketinin yerel iş gücünü destekleme fonu kapsamında olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, bu fonun yalnızca KKTC vatandaşları için kullanılabildiğini ifade etti.

Farklı fonların da mevcut olduğunu kaydeden Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan ikili anlaşmalar çerçevesinde prim ve asgari ücrete yönelik desteklerin sürdüğünü, yakın zamanda Bakanlar Kurulu’ndan bu konuda bazı kararların çıkacağını açıkladı. Hasipoğlu, net asgari ücrette TC vatandaşları için bir fark oluşacağını belirtti.

Kullanılan kaynağın yabancıların çalışma izinlerinden alınan vergilerden oluştuğunu ifade eden Hasipoğlu, iştirakçi paylarının kullanılamayacağını vurguladı. Asgari ücret artışının hayat pahalılığı oranında yapıldığını belirten Hasipoğlu, bu artışın getirdiği mali yükün devlet tarafından üstlenildiğini kaydetti.

Hasipoğlu, ciddi prim destekleri sağladıklarını belirterek, iş kuran kadınlara yüzde 100 prim desteği verdiklerini söyledi. Bunun yanı sıra her ay yaklaşık 8 bin 500 iş yerine, toplamda 86 bin çalışana karşılık gelen 250 milyon TL’lik prim desteğinin bakanlık tarafından üstlenildiğini açıkladı.

Bütçe görüşmeleri sırasında ana muhalefetin sorular sorduğunu ifade eden Hasipoğlu, geçmişte böyle bir desteğin verilmediğini belirterek, muhalefetin görevde olduğu dönemde maaşların taksitle ödendiğini hatırlattı.

Hasipoğlu:”Bunun adı muhalefet değil, popülizmdir”

Hasipoğlu, anayasa değişikliğinin bir ihtiyaç olduğunu, bunun talebinin yüksek mahkemeden geldiğini söyledi. Yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyulduğu ve iki defa sınıfta kalan maddelerin başka seçimlerle ilişkilendirilmemesi için bağımsız bir referandum yapılması istendiğini belirten Hasipoğlu, bu amaçla 10–12 milyon TL’lik bir bütçe hazırladıklarını ifade etti.

Hasipoğlu, yaz öncesi referandum yapılması konusunda muhalefetle anlaşılıp uzlaşı sağlandığını, Başbakan Ünal Üstel’in mayıs ayında yapılmasını önerdiğini, ancak muhalefetin bu öneriye itiraz ettiğini belirtti. Muhalefetin yargıya siyaset karıştırdığı ve popülizm yaptığını dile getiren Hasipoğlu, “Kendileri iktidara gelip anayasa değişikliği yapacaklarını söylüyor. Maalesef Cumhuriyetçi Türk Partisi, muhalefet yapacağım diye yargıya ve yargı sistemine zarar veriyor. Bunun adı muhalefet değil, popülizmdir. Benim nazarımda samimiyet testinden geçememiştir” dedi.

Amcaoğlu: Gönyeli-Alayköy’de altyapıya öncelik verdik, bilimin ışığında hareket ediyoruz

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Kıbrıs TV’de katıldığı programda göreve geldiği günden bu yana hayata geçirilen altyapı projelerini, mali disiplin çalışmalarını ve geleceğe yönelik yatırımları anlattı.

Amcaoğlu, özellikle sel baskınları ve iklim krizi risklerine karşı altyapı yatırımlarına öncelik verdiklerini vurgulayarak, “Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren yağmur suyu drenajı ve sel baskınlarına yönelik altyapı çalışmalarını öncelikli hale getirdik. Bu yatırımlar sayesinde birçok noktada ciddi sorunların önüne geçtik” dedi.

“Sel ve taşkın riskine karşı bilim insanlarıyla çalışıyoruz”

Bölgede yaşanan aşırı yağışların altyapı yatırımlarının önemini ortaya koyduğunu belirten Amcaoğlu, sel felaketlerine karşı bilimsel veriler ışığında hareket ettiklerini söyledi. Üç yıldır alanında uzman akademisyenlerle birlikte çalıştıklarını kaydeden Amcaoğlu, dere yataklarının incelenmesi, genişletilmesi ve gerekli alanlarda kamulaştırma gibi çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Lefkoşa Türk Belediyesi ile ortak bir komite kurduklarını açıklayan Amcaoğlu, Haspolat’tan Kanlıköy’e kadar dere yataklarının drone görüntüleriyle analiz edildiğini belirterek, “Hangi bölgelerde dere genişletilecek, nerelerde set yapılacak, nerelerde kamulaştırma gerekebilir tüm bunları bilimsel verilerle ortaya koyuyoruz” diye konuştu.

Meteoroloji istasyonu kuruldu, master plan hazırlanıyor

Gönyeli ve Alayköy’de ilk kez meteoroloji istasyonlarının kurulduğunu belirten Amcaoğlu, bu sayede bölgeye özgü yağış ve iklim verilerinin elde edilmeye başlandığını söyledi. Avrupa Birliği destekli projeler kapsamında yağmur suyu ve kanalizasyon master planlarının hazırlanması için ihale sürecinin başlatıldığını da kaydetti.

Amcaoğlu, “Gönyeli’de mevcut plan 2008 yılına aitti. Nüfus ve yapılaşma çok değişti. Bu nedenle hem Gönyeli’nin planını revize ediyoruz hem de Alayköy için ilk kez kapsamlı bir altyapı planı hazırlanıyor” dedi.

İklim kriziyle mücadele kapsamında yeni uygulamalar

Belediye bünyesinde İklim Krizi Adaptasyon Merkezi kurduklarını belirten Amcaoğlu, park ve bahçelerde su tasarrufu sağlayan bitki türlerine yöneldiklerini, kimyasal ilaçlama yerine biyolojik mücadele yöntemlerini uyguladıklarını söyledi.

Bu uygulamaların olumlu sonuç verdiğini belirten Amcaoğlu, “Sivrisinek popülasyonunda ciddi azalma yaşandı. Doğal denge yeniden oluşmaya başladı. Uzun yıllardır görülmeyen kelebek ve arı türlerinin yeniden ortaya çıktığını gözlemliyoruz” dedi.

Kanalizasyon, içme suyu ve dere ıslah projeleri sürüyor

Kanlıköy başta olmak üzere birçok bölgede kanalizasyon ve dere ıslah çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Amcaoğlu, dere yataklarında beton kanal projelerinin hayata geçirileceğini söyledi. Bazı bölgelerde özel mülkiyet nedeniyle çalışmaların geciktiğini belirten Amcaoğlu, “Vatandaşlarımızın güvenliği için gerekli tüm adımları atıyoruz. Amacımız sel riskini en aza indirmek” ifadelerini kullandı.

Belediye bütçesi 1 milyar 163 milyon TL’ye ulaştı

Belediyenin mali yapısına ilişkin de bilgi veren Amcaoğlu, göreve geldiğinde personel giderlerinin bütçenin yarısından fazlasını oluşturduğunu, mali disiplin sayesinde bu oranı yüzde 42 seviyesine düşürdüklerini açıkladı.

2025 yılı itibarıyla belediye bütçesinin 1 milyar 163 milyon TL seviyesine ulaştığını belirten Amcaoğlu, bütçenin yüzde 99,7 oranında gerçekleştiğini söyledi. Amcaoğlu, yaklaşık 300 milyon TL’lik yatırım yapıldığını ifade ederek, “Mali disiplin ve doğru planlama sayesinde hem yatırımlar yaptık hem de belediyeyi güçlü bir mali yapıya kavuşturduk” dedi.

Spor, eğitim ve sosyal projeler de hayata geçiriliyor

Belediyenin altyapı yatırımlarının yanı sıra sosyal ve sportif alanlarda da önemli projeler yürüttüğünü belirten Amcaoğlu, yeni spor kompleksleri, okul yatırımları, park projeleri ve doğa parkı çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Yeni ilkokul projesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle hayata geçirileceğini belirten Amcaoğlu, Alayköy’de spor kompleksi, düğün salonu ve festival alanı projelerinin de devam ettiğini kaydetti.

“Altyapı görünmez ama en önemli yatırımdır”

Altyapı yatırımlarının vatandaş tarafından her zaman doğrudan görülmeyebileceğini ifade eden Amcaoğlu, buna rağmen bu alandaki çalışmaların öncelik olmaya devam edeceğini vurguladı.

Amcaoğlu, “Popülist yaklaşımlar yerine kalıcı çözümler üretmeyi tercih ediyoruz. Altyapı görünmez ama kentin güvenliği ve geleceği için en önemli yatırımdır. Amacımız Gönyeli-Alayköy’ü geleceğe hazır hale getirmektir” dedi.

 

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Erdoğan–Miçotakis 2 yıl sonra ilk kez görüşüyor

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Ankara’da Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin altıncı toplantısına başkanlık edecek. Görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve güvenlik başlıkları masaya yatırılacak.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis bugün Ankara’da bir araya geliyor. Yapılacak görüşme, iki komşu ülke arasında ilişkileri geliştirmeye yönelik üst düzey bir diplomasi hamlesi olarak dikkat çekiyor.

Zirve kapsamında düzenlenecek Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin altıncı toplantısında ekonomik, ticari ve kültürel ilişkiler ele alınacak; bölgesel ve küresel gelişmeler ışığında iş birliğinin güçlendirilmesi hedeflenecek. Görüşmede, özellikle ticaret hacminin artırılması, bölgesel güvenlik meseleleri ve ortak projeler üzerinde değerlendirmeler yapılması bekleniyor.

Diplomatik temasların gündeminde, iki ülke arasındaki uzun süredir çözüm bekleyen sorunlara dair somut adımlar atılmasının gerekliliği de yer alıyor. Ankara ve Atina arasındaki müzakere sürecinin uzun vadeli bir güven inşa etme çabasının parçası olduğu belirtiliyor.

Bu ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerde ‘pozitif gündem’ diplomasisinin sürdürülmesi açısından önem taşıyor. Masada, önümüzdeki dönemde imzalanması planlanan iş birliği metinleri ve ortak stratejiler de yer alacak.

Erdoğan ile Miçotakis’in görüşmesi, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde son dönemde artan diplomasi trafiğinin bir parçası olarak değerlendirilirken, iki ülke liderleri arasında güven artırıcı adımların atılması umut ediliyor.

CNN GELİŞMELERİ “YUNANİSTAN İLE YENİ SAYFA MI?” BAŞLIĞIYLA VERDİ

Yunanistan 12 mil açıklamaları, Güney Kıbrıs ve İsraille kurulan ittifak tartışılırken, Atina’dan önemli bir ziyaret gerçekleşecek. Erdoğan-Miçotakis bugün görüşecek.

Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin 6. toplantısına ise Yunan mevkidaşıyla başkanlık edecek. Neredeyse 2 yıl sonra ilk kez yapılacak Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısına Yunan Başbakanı 8 bakanla katılacak.

Gelecek bakanlar arasında Türkiye’yi zaman zaman iç siyasette kullandığı açıklamaları ile gündeme gelen Savunma Bakanı Nikos Dendias olmayacak.

Petrol, jeopolitik belirsizlikle yatay seyretti

Petrol, ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların sürmesi ve Orta Doğu’daki gerilime ilişkin belirsizlik nedeniyle destek bulurken, yatırımcılar ABD stok verilerini bekliyor.

Petrol Çarşamba günü, piyasaların yön arayışı içinde ABD–İran görüşmelerini izlemesi ve süregelen jeopolitik belirsizliğin fiyatları desteklemesiyle yatay seyretti.

Brent ham petrol yüzde 0,3 artışla varil başına 69,03 dolara yükseldi. ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 0,4 artışla 64,19 dolara çıktı.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Salı günü yaptığı açıklamada, ABD ile yürütülen nükleer görüşmelerin Tahran’a Washington’ın diplomatik sürecin sürdürülmesi için yeterli uzlaşı sağlandığını gösterdiğini söyledi. İran ve ABD’den diplomatlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgeye bir deniz filosu konuşlandırmasının ardından artan askeri gerilim endişeleri sonrası diplomasiyi canlandırmak amacıyla geçen hafta Umman’da bir araya geldi.

ANZ analistleri yayımladıkları notta, Umman Dışişleri Bakanı’nın görüşmeleri “verimli” olarak nitelemesinin ardından petrol fiyatlarının ilk etapta gerilediğini, ancak ABD’nin müzakerelerin başarısız olması halinde Orta Doğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderebileceğine dair haberlerin barışçıl çözüm umutlarını zayıflattığını belirtti.

Trump ise Salı günü yaptığı açıklamada, Washington ve Tahran yeni bir çatışmayı önlemeyi amaçlayan müzakerelere hazırlanırken Orta Doğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderilmesini değerlendirdiğini söyledi.

Öte yandan yatırımcılar, Çarşamba günü açıklanacak ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) haftalık petrol stok verilerini bekliyor.

Hava parçalı bulutlu olacak, yer yer sağanak yağmur yağacak

Bugün parçalı ve çok bulutlu hava, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmur etkili olacak; hava zamanla az bulutluya dönecek.

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nün 10 – 16 Şubat 2026 tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, 11 Şubat Çarşamba günü bölgenin parçalı ve çok bulutlu, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olması bekleniyor.

Rapora göre hava zamanla az bulutlu olacak.

Bölgenin alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması öngörülüyor.

Cambridge Üniversitesi 116 Benin eserinin mülkiyetini Nijerya’ya devretti

İngiltere’de Cambridge Üniversitesi, koleksiyonunda bulunan ve 1897 yılında Benin Krallığı’ndan alınan 116 tarihi eserin yasal mülkiyetini Nijerya Ulusal Müzeler ve Anıtlar Komisyonu’na (NCMM) devrettiğini açıkladı.

 

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi (MAA) koleksiyonunda yer alan eserlerin, Benin Kraliyet Sarayı ile yapılacak bir yönetim anlaşması kapsamında Nijerya’ya iade edileceği belirtildi.

 

Açıklamada ayrıca, kararın NCMM’nin Ocak 2022’de yaptığı resmi iade başvurusunun ardından alındığı, Cambridge Üniversitesi Konseyi tarafından onaylandığı ve sürecin İngiltere Hayır Kurumu Komisyonu’nun yetkilendirmesiyle yürütüldüğü kaydedildi.

 

Eserlerin büyük bölümünün fiziksel olarak Nijerya’ya gönderileceği, küçük bir kısmının ise müze ziyaretçileri, öğrenciler ve araştırmacılar için Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi’nde (MAA) ödünç statüsünde sergilenmeye devam edeceği bildirildi.

 

Toplam 116 parçadan oluşan koleksiyonun büyük ölçüde pirinç eserlerden meydana geldiği, bunun yanı sıra fildişi ve ahşap heykelleri de içerdiği aktarıldı.

 

Söz konusu eserlerin, 1897’de Benin Şehri’nde düzenlenen ve “Cezalandırma Seferi” olarak bilinen askeri operasyon sırasında alındığı hatırlatıldı.

 

NCMM Genel Direktörü Olugbile Holloway, gelişmenin Cambridge Üniversitesi ile yürütülen diyalog açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, iadenin yalnızca eserlerin değil geçmişte kaybedilen gurur ve itibarın da geri kazanılması anlamına geldiğini ifade etti.

 

MAA Direktörü Prof. Dr. Nicholas Thomas, son yıllarda Nijeryalı kurumlar, kraliyet sarayı temsilcileri ve akademisyenlerle yürütülen temasların bu sürece zemin hazırladığını belirterek, sömürge dönemi bağlamında alınan eserlerin iadesine yönelik ulusal ve uluslararası desteğin giderek arttığını ifade etti.

 

-Benin eserlerinin iadesine yönelik uluslararası süreç

 

Benin bronzları, 1897’ye kadar bugünkü Nijerya topraklarında bağımsız bir devlet olan Benin Krallığı’na, aynı yıl İngiliz askerleri tarafından düzenlenen saldırı sırasında yağmalandı.

 

Benin Krallığı, günümüzde bağımsız bir devlet statüsünde olmamakla birlikte Nijerya sınırları içinde varlığını sürdürüyor.

 

İnsan ve hayvan figürleri, kabartmalar, kraliyet eşyaları ve bir çanı da içeren Benin bronzlarının büyük bölümü uzun yıllar Hollanda’nın Leiden kentindeki bir müzede sergilendi.

 

Nijerya, 2022’de dünya genelindeki müzelerden yüzlerce eserin iadesini resmi olarak talep ederken, aynı yıl Londra’daki bir müzeden 72, ABD’nin Rhode Island eyaletindeki bir müzeden ise 31 eser ülkeye iade edildi.

Slovenya Yapay Zeka Fabrikası açıldı

Slovenya’da, yüksek başarılı bilgisayarla donatılmış “Slovenya Yapay Zeka Fabrikası” açıldı.

Slovenya Radyo ve Televizyonu’nun (RTV) haberine göre, şirketler, araştırma kuruluşları ve kamu sektörü kullanıcılarına yapay zeka geliştirmeye yönelik kilit hizmetler sunması hedeflenen fabrikanın açılışını Slovenya Başbakanı Robert Golob yaptı.

Açılışta konuşan Golob, yapay zeka konusunda geride kalmamak için çalıştıklarını belirterek, fabrikanın bu konuda kendilerine yardımcı olacağını kaydetti.

Golob, fabrikadaki “süper bilgisayarın” sadece bilim insanlarına değil, sanayi ve ekonomi olmak üzere birçok kesime açık olacağını vurgulayarak, “Asıl ihtiyaç, bu bilginin kullanılabileceği koşulların oluşturulması ve ekonomiye aktarılması. Yeni yapay zeka fabrikası ile süper bilgisayarın en büyük avantajı da bu noktada ortaya çıktı. Fabrika bünyesinde kurulacak ulusal bir üretken yapay zeka platformu aracılığıyla vatandaşlara erişim sağlanması seçeneğini de değerlendiriyoruz.” ifadesini kullandı.

Avrupa Komisyonu’nun Slovenya Temsilciliği Başkanı Jerneja Jug Jerse ise “Slovenya Yapay Zeka Fabrikası”nın açılışının yalnızca Slovenya için değil, tüm Avrupa Birliği (AB) için önemli olduğunu belirtti.

Jerse, fabrikanın AB genelinde kurulmakta olan yapay zeka fabrikalarından biri olduğunu da aktardı.

Slovenya ve Avrupa’da süper bilgi işlem teknolojileri ve uygulamalarını geliştirmeyi hedefleyen Lüksemburg merkezli Euro HPC’nin ortaklığında hayata geçirilen proje kapsamında, yapay zeka ekosisteminin gelişmesi, sanayi, kamu ve bilim alanlarında yapay zeka uygulamalarının yaygınlaştırılmasının amaçlandığı bildirildi.

Alayköy Çemberi aydınlatıldı

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Lefkoşa–Güzelyurt Anayolu üzerindeki Alayköy Çemberi’nde aydınlatma çalışmalarının tamamlandığını açıkladı.
Başkan Amcaoğlu, bu gece itibarıyla kentimizin önemli geçiş noktalarından biri olan Alayköy Çemberi’nin aydınlatıldığını belirterek, yapılan çalışmayla birlikte çemberin trafik ve can güvenliğini önemseyen anlayış doğrultusunda, gece saatlerinde de daha güvenli, düzenli ve estetik bir görünüme kavuştuğunu ifade etti.
Karayolları Dairesi tarafından hazırlanan çemberlerin aydınlatılmasına yönelik projeyi hayata geçirmek üzere belediye olarak sorumluluk üstlendiklerini kaydeden Amcaoğlu, yürütülen görüşmeler sonucunda aydınlatma için gerekli tüm malzemelerin Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi (KEİ) tarafından tedarik edildiğini belirtti.

Belediyenin ise hem kendi ekipleriyle hem de hizmet alımlarıyla uygulama sürecini üstlenerek çalışmaları hızlandırdığını vurgulayan Amcaoğlu, ilk etapta en büyük çember olan Alayköy Çemberi’nde aydınlatma çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Çalışmaların devamında Kurakçıl Çember, Baraj Bölgesi Çemberi ve Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi bölgesindeki çemberlerde de aydınlatma çalışmalarının hayata geçirilmesinin planlandığını ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, sürece gösterilen iş birliği ve sağlanan destek için Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’ne, KEİ Ofisi’ne ve emeğiyle katkı koyan herkese teşekkür etti.

DURSUN OĞUZ: HUKUK ÜSTÜNDÜR,YARGI BAĞIMSIZDIR!

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada, Meclis kürsüsünün sorumluluğuna, yargı bağımsızlığına, devam eden projelere ve Türkiye ile yürütülen iş birliklerine ilişkin net mesajlar verdi.

” MECLİS SAYGINLIĞI OLAN BİR YERDİR”
Bakan Oğuz, konuşmasına Meclis’in önemine ve kullanılan dile dikkat çekerek başladı. Meclis kürsüsünde yapılan her konuşmanın topluma mesaj verdiğini vurgulayan Oğuz, kelimelerin özenle seçilmesi gerektiğini söyledi.
Oğuz, “Burası önemli konuların konuşulduğu bir yerdir. Burada konuştuğumuz herkes, herkese mesaj oluyor. Kahvehanelerde duyulan sözlerin Meclis kürsüsüne taşınması doğru değildir. Bu Meclis’in bir saygınlığı vardır” dedi.
Fiber optik sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Oğuz, konunun Meclis’te detaylarıyla ele alındığını belirtti.
Sabah saatlerinde Erkut Şahali’nin, ardından Erhan Arıklı’nın konuyla ilgili kapsamlı açıklamalar yaptığını hatırlatan Oğuz, sektörlerin beklentilerinin, endişelerinin ve KKTC’nin iç dinamiklerinin konuşulduğunu ifade etti.
Erhan Arıklı’nın, sürecin Meclis’ten geçeceğini açıkça söylediğini belirten Oğuz, “Bu cevap sizi tatmin etmemiş olabilir. Ancak verilen sözler tutulmazsa, günü geldiğinde en güçlü muhalefeti yapma hakkı da doğar” dedi.

YARGI REFORMU VE ÜÇTE İKİ GERÇEĞİ
Yargı reformu tartışmalarına da değinen Bakan Oğuz, üçte iki çoğunluk gerekliliğinin herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğunu söyledi.
Oğuz, “Bu ülkede herkes yargıda reform gerektiğini biliyor. Daha önce denenmiş ama başarılamamış. Siyasi partiler, siyasetle ilgilenen herkes bu reformun şart olduğu konusunda hemfikir” ifadelerini kullandı.

“YARGIYI ZAN ALTINDA BIRAKMAYIN”
“Yargılanacak olanlar yargı reformu yapamaz” şeklindeki eleştirilere sert çıkan Bakan Oğuz, bu yaklaşımın yargının tarafsızlığına zarar verdiğini söyledi.
“Bu reformu yargı hazırladı. Yargı bağımsızdır, tarafsızdır. Eğer ‘yargılanacaklar reform yapıyor’ derseniz, tüm yargıyı zan altında bırakırsınız” diyen Oğuz, Yüksek Mahkeme Başkanı’nın tüm siyasi partilerle görüştüğünü de hatırlattı.

“HERKESİ ZAN ALTINDA BIRAKAMAZSINIZ”
Bakan Oğuz, kişisel ya da siyasi çıkarlar uğruna karalama yapılmaması gerektiğini vurguladı.
“UBP’yi karalayacaksınız diye, hükümeti eleştireceksiniz diye herkes zan altında bırakılamaz. Yargı suçlu bulmadıkça kimse suçlu değildir. Yargılanıp masum çıkanlara ne diyeceksiniz?” diye sordu.
Empati çağrısı yapan Oğuz, “Hepimizin ailesi, çocuğu, itibarı var” dedi.

“KUKLACILIK YAKIŞTIRMASI DOĞRU DEĞİL”
Türkiye ile yapılan ekonomik ve iktisadi iş birliği anlaşmalarına yönelik eleştirilere de yanıt veren Oğuz, bu söylemleri sert bir dille eleştirdi,
“Bu ülkeye hizmet için yapılan iş birliklerini kuklacılık olarak tanımlamak doğru değildir. Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman KKTC’yi kukla pozisyonuna sokmaz” ifadelerini kullandı.
Bu tür yakıştırmaların hem KKTC’ye hem de Türkiye’ye hakaret anlamına geldiğini belirten Oğuz, “Türkiye, Kıbrıs Türklerini böyle görmüyor” dedi.

HİZMETLER GÖRMEZDEN GELİNEMEZ
Muhalefetin sadece iddiaları gündeme getirip yapılan hizmetleri görmezden geldiğini söyleyen Bakan Oğuz, yarım kalan projelerin tamamlanmasının ülkenin geleceği için hayati olduğunu vurguladı.
Yeni Girne Hastanesi, Güzelyurt Hastanesi, sosyal konut projeleri ve Karpaz’da başlayacak çalışmaların önemine dikkat çekti.

SOSYAL KONUTLAR VE GENÇLER İÇİN ÇALIŞMALAR
Bakan Oğuz, sosyal konut projelerinin tüm ilçelerde planlandığını, gençlerin konut sorununu çözmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Kırsal kesimde hak sahipliği belgelerinin parsele dönüştürülmesi için çalışmalar yapıldığını belirten Oğuz, gençlerin kendi topraklarında ev yapabilmesinin hedeflendiğini söyledi.

TAPU VE METRİS SİSTEMİNDE MODERNİZASYON
Tapu Dairesi’nin modernizasyonu kapsamında yaklaşık 14 aydır süren metris ve takvim sistemi çalışmalarının Haziran ayında tamamlanmasının hedeflendiğini açıklayan Oğuz, bu projelerin devletin devamlılığı açısından önemli olduğunu vurguladı.

“HUKUK ÜSTÜNDÜR, YARGI BAĞIMSIZDIR”
Konuşmasının sonunda net bir mesaj veren Bakan Oğuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yargının bağımsız ve tarafsız olduğunu vurguladı,
“Siyasi olarak kimse yargıya müdahale edemez. Herkes yaptığının karşılığını görecektir. Cezası neyse de çekmelidir” dedi.

HÜKÜMET KOOPERATİFLERİ GÜÇLENDİRDİ, EKONOMİK DÖNGÜ SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GELDİ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Koopsüt, Kooplevazım ve Binboğa kooperatiflerinin mali yapısını değerlendirdi. Bakan Çavuş, hükümetin son dört yılda attığı adımların kooperatifleri sürdürülebilir yapıya kavuşturduğunu vurguladı.

KOOPERATİFLERİN MALİ YAPISI SORUNLUYDU
Bakan Çavuş, konuşmasına CTP Milletvekili Fide Kürşat’ın hassasiyetine teşekkür ederek başladı ve
“Koopsüt, Kooplevazım ve Binboğa’nın mali yapısında sorun sadece bugün değil, 2019’dan itibaren yaşanan bir durumdur. Bu, tüm kamuoyunun bildiği bir gerçek.” dedi
2018 yılında söz konusu kooperatiflerde yönetim kurulu başkanlığı yaptığını hatırlatan Çavuş, hükümetin sürdürülemez mali yapıyı güçlendirmek için kapsamlı bir eylem planı hazırlayıp hayata geçirdiğini belirtti.

MİLYONLUK DESTEKLERLE KOOPERATİFLER AYAKTA
Bakan Çavuş, kooperatiflere yapılan destekleri şöyle açıkladı:”
2024’te Koopsüt’ün görev zararı 57 milyon TL, Binboğa’nın 96-97 milyon TL
Sosyal sigorta eksiklikleri giderildi, çalışan hakları teminat altına alındı
Kooperatiflere sigorta teşvik primleri sağlandı
Merkez Bankası’ndan 20 milyon TL’lik finansal destek verildi
Sermaye artırımlarıyla kooperatifler güçlendirildi: 99,8 milyon TL, 147 milyon TL ve 35,2 milyon TL..Bu desteklerle kooperatifler, ekonomik döngülerini sağlayarak kendi ayakları üzerinde durabildi.” diye konuştu.

2025’TE 470 MİLYON TL’LİK KAYNAK
Bakan Çavuş, 2025 yılı için hükümetin ayırdığı 470 milyon TL’lik kaynağın kooperatiflerin mali yapısını güçlendirdiğini ve sürdürülebilir hâle getirdiğini açıkladı ve
“Hükümetimiz kooperatiflerde adım atmadı diyemeyiz. Bu kaynakla kooperatifler artık kendi ayakları üzerinde durabiliyor.” dedi.

Miçotakis, Ankara ziyareti öncesinde Hristodulidis ile telefonda görüştü

Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yarın bir araya gelecek Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis dün bir telefon görüşmesi yaptı.

Alithia gazetesi Hristodulidis’in Miçotakis’le, Rum kesimi ile Atina’nın Kıbrıs sorunuyla ilgili özlü müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden başlaması ve bölgesel istikrarın muhafaza edilmesine ilişkin  koordinasyonları bağlamında telefonda görüştüklerini yazdı.

Gazete telefon görüşmesinde Miçotakis’in Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Ankara’da yapacağı görüşme ışığında görüş alışverişinde bulunulduğunu ve olguların değerlendirildiğini belirtti.

Gazete görüşmede Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler ile özlü müzakerelerin BM’nin üzerinde mutabık kalınan çerçevesi içerisinde yeniden başlaması için sarf edilen çabalar yanı sıra uluslararası hukuka, ilkelere, değerlere, AB Hukukuna ve Güvenlik Konseyi’nin ilgili karar ve çözümlerine olan sağlam ve sarsılmaz bağlılığın sürdürülmesi konularının ele alındığını da kaydetti.

Görüşmede Güney Kıbrıs ile Yunanistan’ın Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakere sürecinin, uluslararası hukuka ve Avrupa müktesebatına tam saygı gösterilerek sürdürülebilir ve işlevsel bir çözüm hedefiyle kaldığı yerden yeniden başlamasına ilişkin çabaların sürdürülmesi gerektiği konusundaki ortak yaklaşımının teyit edildiği de kaydedildi.

Hristodulidis ile Miçotakis’in, Kıbrıs sorununda ilerleme yaşanmasına yönelik yakın iş birliği ve düzenli koordinasyolarını sürürme konusunda mutabık kaldıkları da belirtildi.

Fileleftheros gazetesi ise “Ankara Ziyareti Işığında Koordinasyon” başlıklı haberinde Kıbrıs sorununun Miçotakis-Erdoğan görüşmesinin gündeminde olmadığını, buna rağmen Rum kesimi ile Atina’nın Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in Ankara ziyareti öncesinde koordine olduklarını yazdı.

Gazete Rum Hükümeti Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis’in yaptığı yazılı açıklamaya dayanarak Hristodulidis ile Miçotakis’in Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri teferruatlı bir şekilde ele aldıklarını ekledi.

ABD, Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı öne sürülen teknenin vurulduğunu açıkladı

ABD Güney Saha Komutanlığı (SOUTHCOM), Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknenin vurulduğunu ve 2 kişinin öldürüldüğünü belirtti.

SOUTHCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknenin vurulduğu, saldırı sonucu 2 kişinin öldürüldüğü ve 1 kişinin ise sağ kurtulduğu kaydedildi.

İstihbarat bulgularının geminin uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğunu doğruladığı savunulan açıklamada, ayrıca saldırıya ilişkin görüntüler yer aldı.

ABD ordusunun, son zamanlarda uyuşturucu kaçakçılığı yaptıkları iddiasıyla Karayipler ve Pasifik Okyanusu’ndaki bazı teknelere saldırılar düzenlemesi ve içindekileri doğrudan hedef alması, uluslararası kamuoyunda “yargısız infaz” tartışmalarına yol açıyor.

DAÜ VYK’da devir teslim töreni yapıldı

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Vakıf Yöneticiler Kurulu’nda devir teslim töreni dün gerçekleştirildi.

DAÜ’den verilen bilgiye göre, VYK Toplantı Odası’nda yapılan devir teslim töreninde görev süresi tamamlanan eski Başkan Dr. Erdal Özcenk, üniversiteye Temmuz 2019’dan bu yana hukuku, şeffaflığı ve kurumsal sorumluluğu esas alarak hizmet ettiklerini belirtti.

Özcenk, DAÜ’nün zorlu dönemlerde tüm çalışanlarının özveriyle kuruma sahip çıktığını vurgulayarak yeni yönetime başarı diledi.

-Bora

Görevi devralan yeni VYK Başkanı Şemi Bora ise DAÜ gibi köklü bir kuruma hizmet etmenin sorumluluğunu taşıdıklarını ifade ederek üniversitenin gelişimi için yasal çerçevede her türlü gayreti göstereceklerini söyledi.

Bora, tüm çalışanlarla uyum içinde hareket ederek DAÜ’yü daha ileriye taşıma kararlılığında olduklarını da belirtti.

BEROVA: AÇIĞI DURDURDUK, GELİR ARTIRICI ÖNLEMLERLE 12 MİLYAR TL’YE ÇEKTİK

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Maliye Bakanı Özdemir Berova, Cumhuriyetçi Türk Partisi milletvekili Salahi Şahiner’in maliye politikalarına yönelik eleştirilerine yanıt verdi.
Berova, 2025 yılı bütçesinin Meclis’ten geçirilirken 18,5 milyar TL’lik bir bütçe açığı öngörüsünün açık şekilde ifade edildiğini söyledi.
Bu açığın, 2025 yılı boyunca hükümetin öngördüğü ödenekleri karşılayabilmek için borçlanma ihtiyacını ortaya koyduğunu belirten Berova,
“Bunu 2024 yılının sonunda, 2025 bütçesi görüşülürken Genel Kurul’da net şekilde dile getirdik” dedi.
Bütçe açığının nedenlerine değinen Berova, 2024 yılı Mayıs ayında yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle çalışanları korumak amacıyla tarihte görülmemiş şekilde üç kez hayat pahalılığı konsolidasyonu yapıldığını kaydetti.

DAÜ’YE 400 MİLYON TL NAKİT KAYNAK AKTARILDI
Berova, ayrıca Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin ekonomik olarak sürdürülemez bir noktaya gelmesi üzerine, bütçede öngörülmeyen şekilde üniversiteye kaynak aktarıldığını belirtti.
Bu kapsamda 400 milyon TL’si nakit olmak üzere DAÜ’ye destek sağlandığını söyledi.

AÇIK DURDURULDU, SABİTLENDİ
Berova, 2025 Ocak ayından 2026 Ocak ayına kadar olan süreçte bütçe açığındaki artışın durdurulduğunu ve sabitlendiğini ifade etti.

18,5 MİLYAR TL’LİK AÇIK 12 MİLYAR TL’YE GERİLETİLDİ
Alınan gelir artırıcı önlemler, yapılan yasal düzenlemeler ve sıkı mali denetim sayesinde 18,5 milyar TL olarak öngörülen bütçe açığının 12 milyar TL seviyesine çekildiğini açıkladı.

VERGİ DAİRESİ PERSONELİNE TEŞEKKÜR
Vergi Dairesi çalışanlarının bu süreçte yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirten Berova, katkı koyan tüm personele teşekkür etti.

AÇIK 25 MİLYAR TL’NİN ALTINDA KALABİLİR
Berova, 2026 bütçesi için yaklaşık 25,5 milyar TL’lik bir açık öngörüsü bulunduğunu ifade etti.
Ancak alınan ve alınacak önlemlerle bu rakamın 25 milyar TL’nin oldukça altında gerçekleşebileceğini söyledi.
Bütçe açığını daraltmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Berova, 2026 yılının sonunda ortaya çıkacak tablonun bu politikaların sonucunu net biçimde göstereceğini kaydetti.

HASİPOĞLU’NDAN MUHALEFETE SERT MESAJ: SAMİMİ OLUN, YARGIYI SİYASETE ALET ETMEYİN

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada anayasa değişikliği süreci ile karma oyun kaldırılmasına ilişkin tartışmalara değinerek muhalefeti samimiyete davet etti.

YÜKSEK MAHKEME TALEBİYLE BAŞLAYAN SÜREÇTE İHTİYAÇ KONUSUNDA UZLAŞI VAR

Hasipoğlu, yüksek mahkemenin talebiyle başlatılan anayasa değişikliği sürecinde tüm kesimlerin ihtiyaç konusunda hemfikir olduğunu belirterek, değişikliğin yalnızca beş maddeyi kapsadığını söyledi.

YARGI SİSTEMİNDE YENİ YAPI;ÜÇÜNCÜ DERECE DENETİM VE YARGITAY BENZERİ MODEL

Yargıç sayısının artırılması, iki dereceli denetim sistemine üçüncü derece bir yapı eklenmesi ve yargıtay benzeri bir sistem kurulmasının öngörüldüğünü ifade eden Hasipoğlu, değişikliğin içerik ve usul bakımından herhangi bir sorun taşımadığını kaydetti.

 

“BU SÜREÇ SEÇİM TAKVİMİNE BAĞLANMAMALI”

Sürecin seçim takvimine bağlanmaması gerektiği yönünde uzlaşı sağlandığını dile getiren Hasipoğlu, Başbakan’ın Mayıs ayını işaret etmesinin ardından Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin geri adım attığını savundu.

Muhalefetin “iktidara geldikten sonra yapacağız” yaklaşımını eleştiren Hasipoğlu, “Yargıyı politik emellere ve seçim malzemesine alet etmeyelim” çağrısında bulundu.

 

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TASLAĞI YÜKSEK MAHKEMEDEN GELDİ

Anayasa değişikliği önerisinin yüksek mahkemeden gelen taslak doğrultusunda hazırlandığını belirten Hasipoğlu, tüm partilerin ve bağımsız milletvekillerinin yer alacağı özel bir komitede çalışmanın tamamlanarak değişikliğin geçirilmesi gerektiğini söyledi.

 

KARMA OY YASA ÖNERİSİ ÜÇ BUÇUK YILDIR MECLİS GÜNDEMİNDE

Konuşmasında karma oyun kaldırılmasına yönelik yasa önerisine de değinen Hasipoğlu, söz konusu öneriyi üç buçuk yıl önce sunduğunu hatırlattı.

 

“BU SÜREDE MUHALEFETTEN TEK BİR ALTERNATİF GELMEDİ”

Muhalefetin bu süre içinde herhangi bir alternatif çalışma ortaya koymadığını ileri süren Hasipoğlu, komite sürecinde esasla ilgili herhangi bir itirazın da gelmediğini savundu.

 

“OLUMLU BAKIYORUZ DENİYOR AMA SOMUT ADIM ATILMIYOR”

Hasipoğlu, karma oy konusunda söylem ile eylem arasındaki çelişkiye dikkat çekerek, “Karma oy kaldırılmasına olumlu bakıyoruz deniyor ama somut adım atılmıyor” dedi.

 

SORUŞTURMA BAŞLATILAN BÜROKRATLARLA İLGİLİ NET TAVIR

Görevden alınan bürokratlar üzerinden yöneltilen eleştirilere de yanıt veren Hasipoğlu, hakkında soruşturma başlatılan görevlilerin görevden alınmasının doğru bir adım olduğunu ifade etti.

 

AĞIR CEZADA YARGILANAN BELEDİYE BAŞKANI HATIRLATMASI: SİZ NEDEN GÖREVDEN ALMADINIZ?

Muhalefete, ağır cezada yargılanan bir belediye başkanıyla ilgili neden benzer bir tutum sergilenmediğini soran Hasipoğlu, yargı süreçlerinin siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini vurguladı.

 

“ELEŞTİRİ İCRAAT ÜZERİNDEN YAPILMALI”

Hasipoğlu, eleştirilerin icraatlar üzerinden yapılması gerektiğini belirterek, “Yargıda olanı yargıda bırakalım” dedi.

Dinçyürek: Sendika Başkanına Göre Doktorun Maaşı 715 Bin TL’ye Ulaşıyor

“SENDİKA BAŞKANININ BEYANINA GÖRE, 357 BİN TL MAAŞ ALAN BİR DOKTORUN GELİRİ YÜZDE 100 EK MESAİYLE 715 BİN TL’YE ULAŞIYOR”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hekim maaşları üzerinden yürütülen tartışmalara rakamlarla yanıt verdi. Dinçyürek, pozisyonlarının net olduğunu vurguladı.

“MESAİSİNİ EN İYİ ŞEKİLDE YAPANLARIN MAAŞI ANALARINDAN EMDİKLERİ SÜT KADAR HELALDİR”

Mesaisini en iyi şekilde yapan hekimlerin aldığı ücretlerin sonuna kadar hak edilmiş olduğunu vurgulayan Dinçyürek, bu konuda hiçbir tereddüt bulunmadığını ifade etti.

SENDİKA BAŞKANININ VERDİĞİ RAKAMLAR ÜZERİNDEN KONUŞUYORUM

Dinçyürek, tartışmalarda kendi verdiği rakamlar üzerinden değil, sendika başkanının kamuoyuyla paylaştığı maaş bordroları üzerinden konuştuğunu belirtti.

KIDEMLİ HEKİMİN BRÜT MAAŞI 357 BİN TL
Sendika başkanının yayımladığı bordroya göre kıdemli bir hekimin brüt maaşının 357 bin TL olduğunu ifade eden Dinçyürek, bu rakamın sendikanın kendi verisi olduğunu söyledi.

%100 EK MESAİ HAKKI VAR!
Her hekimin yüzde 100 ek mesai yapma hakkı bulunduğunu belirten Dinçyürek, bunun 357 bin 700 TL ek hak ediş anlamına geldiğini kaydetti.
Bu iki kalemin toplamının 715 bin 500 TL aylık hak edişe karşılık geldiğini dile getiren Dinçyürek, rakamların açık olduğunu vurguladı.

TARTIŞILAN FARK SADECE 3 BİN TL
İtiraz edilen rakam ile maliyeden aldığı veriler arasında yalnızca 3 bin TL fark bulunduğunu ifade eden Dinçyürek, “Demek istersiniz ki ben 3 bin TL yanlış yaptım?” dedi.

13’ÜNCÜ MAAŞ BU HESABA DAHİL DEĞİLDİR
Dinçyürek, açıkladığı rakamlara 13’üncü maaşın dahil olmadığını belirterek, bunun aylık yansımasının eklenmesi halinde ortaya çıkan tutarın çok daha yüksek olacağını söyledi.

TAKDİR KAMUOYUNUNDUR
Konuşmasının sonunda Dinçyürek, değerlendirmeyi kamuoyunun takdirine bıraktı.

Erhürman’ın New York ziyareti nedeniyle Cumhurbaşkanlığı görevine Öztürkler vekâlet edecek

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın New York ziyareti nedeniyle Cumhurbaşkanlığı görevini geçici olarak Meclis Başkanı Ziya Öztürkler üstlenecek. Karar Resmî Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın New York ziyareti nedeniyle yurt dışında bulunacağı süre boyunca, Cumhurbaşkanlığı görevine geçici olarak Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler vekâlet edecek.

Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, Erhürman bugün saat 09.50’de New York’a gitmek üzere Ada’dan ayrılacak. Erhürman’ın yurt dışında bulunduğu süre boyunca, Anayasa’nın 105’inci maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı görevini, Ada’ya dönüşüne kadar Ziya Öztürkler üstlenecek.

Karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Milli Olimpiyat Komitesi ile Vakıflar İdaresi arasında “Sportmenlik Protokolü” imzalandı

Milli Olimpiyat Komitesi ile Kıbrıs Vakıflar İdaresi arasında, “Sportmenlik (Fair Play) Ödülü Protokolü” imzalandı.

Vakıflar İdaresi’nden verilen bilgiye göre, imzalanan protokolle, sporun evrensel değerleri arasında yer alan sportmenlik anlayışının toplum genelinde yaygınlaştırılması ve etik spor kültürünün güçlendirilmesi, sporcular, spor yöneticileri ile gençlerin centilmenlik, dürüstlük, saygı ve dayanışma ilkeleri doğrultusunda teşvik edilmesi, sportmenlik ruhunu yansıtan örnek davranışların görünür kılınması ve bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.

Taraflar, bu iş birliğiyle sportmenlik bilincinin kurumsal düzeyde desteklenmesini ve bu anlayışı sürdürülebilir kılacak bir ödül mekanizmasının oluşturulmasını amaçlıyor.

-Kamalı

Protokolle ilgili açıklama yapan KKTC Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Orçun Kamalı, protokolün, sporun ruhunu oluşturan sportmenlik anlayışını güçlendirmek adına önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Amaçlarının yalnızca sportif başarıyı değil; dürüstlüğü, saygıyı ve toplumsal dayanışmayı merkeze alan bir spor kültürünü inşa etmek olduğunu ifade eden Kamalı, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin desteğiyle Sportmenlik Ödülleri’nin sürdürülebilir şekilde yaşatılmasının, genç nesillere örnek olacak değerlerin yaygınlaşmasına önemli katkı sağlayacağını söyledi.

-Tümer

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer ise imza töreninde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin topluma fayda sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara her zaman destek verdiğini ve bu desteğin artarak süreceğini vurguladı.

Kurumun güçlü bir sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ettiğini belirten Tümer, sporun gelişimine büyük önem verdiklerini ifade etti. Tümer, bu kapsamda Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin, Vakıflar Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın ana sponsoru olduğunu hatırlatarak, engelli bireylerin spor aracılığıyla topluma daha güçlü ve aktif bir şekilde katılmalarını desteklediklerini söyledi.

Sporun birleştirici ve iyileştirici gücüne inandıklarını dile getiren Tümer, sporcuların her alanda desteklenmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

Milli Olimpiyat Komitesi’nin üstlendiği role de değinen Tümer, sporcuların uluslararası alanda herhangi bir ambargo ya da kısıtlamaya maruz kalmadan faaliyet gösterebilmelerinin, Milli Olimpiyat Komitesi’nin yürüttüğü çalışmalar sayesinde mümkün olduğunu belirtti.

Tümer, bu tür iş birliklerinin, sporun gelişimi ve ülke sporcularının uluslararası arenada daha güçlü şekilde yer alabilmesi açısından son derece kıymetli olduğunu ifade etti.

Fidan: Güney Kıbrıs’ın rezervi kaldırılmadan AB ile ilerleme zor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gümrük Birliği gibi konuların ilerletilebilmesi için Avrupa Birliği’ndeki (AB) Güney Kıbrıs Rum Kesimi gibi tarafların rezervini kaldırması gerektiğini belirterek, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın Türkiye’yi ziyaret etmesi beklenen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’e bu konuyu gündeme getirebileceğini söyledi.

AA’nın aktardığına göre Hakan Fidan, CNN Türk’te katıldığı canlı yayında Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı.

AVRUPA BİRLİĞİ’YLE İLİŞKİLER

Son birkaç yıldır ortaya konan çalışmalarla Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinin daha kötüye gitmediğini ve daha iyiye götürmenin yollarının arandığını ifade eden Fidan, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konulara önem atfettiklerini aktardı.

Fidan, Avrupa’nın kıta dışına çıkması ve bağlantısallık konuları gündeme geldiğinde önemli aktörlerden birisinin de Türkiye olduğunun altını çizerek, Rusya-Ukrayna Savaşı ile kuzeydeki doğu-batı aksının ortadan kalktığını ve Türkiye’nin bağlantısallık açısından coğrafi öneminin arttığını söyledi.

AB ile 230 milyar dolar civarında ticaret hacmine sahip olduklarını hatırlatan Fidan, sağlıklı bir güncelleme olması durumunda bunun 2 katına çıkarak her iki tarafın lehine olabileceğini vurguladı.

Fidan, Gümrük Birliği gibi konuların ilerletilebilmesi için AB’deki Güney Kıbrıs Rum Kesimi gibi tarafların rezervini kaldırması gerektiğine dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 11 Şubat’ta Türkiye’yi ziyaret etmesi beklenen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’e bu konuyu gündeme getirebileceğinden bahsetti.

YUNANİSTAN’LA TEMASLAR

Başbakan Miçotakis ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis’in sorunları çözecek niyet ve kapasiteye sahip olduğuna inandığını dile getiren Fidan, ülke içerisindeki siyasal ortamın stratejik sorunları çözmeye elverişli bir ortama imkan vermediğine değindi.

Fidan, “(Yunanistan’dan) Gelen liderler bu tarihi sorunu çözmek ile siyasi bedel ödemek arasında sürekli bir ikilem içerisindeler.” diyerek, bu konuda muhataplarına yaratıcı çözümler sundukları bilgisini paylaştı.

Avrupalı muhataplarla en çok konuştukları konuların başında vize sorununun geldiğini aktaran Fidan, vize serbestisinin dondurulması konusunu tartışmanın gündemine aldıklarını söyledi.

Fidan, Avrupalıların Kovid-19 salgınında vize hizmetleri konusunda düşen kapasitenin güncellenmesi için çalıştığını dile getirerek, daha önce çoklu vize almış olan Türk vatandaşlarına kolaylık getirildiğini hatırlattı.

Türkiye’den Avrupa’ya vize taleplerinin arttığına dikkati çeken Fidan, “Vize politikalarında Avrupa’da çok ciddi bir sıkıntı var. Çünkü merkez sağ ve sol hükümetleri göçmen sorunundan dolayı politik zemini aşırı sağa kaybetmiş durumdalar.” dedi.

Hasipoğlu: Toplu işten çıkarma ihbarını inceleyeceğiz

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kanal T’de yayınlanan Nazar Erişkin’in sunduğu Güne Dair programına konuk oldu.
Ektam’daki grev ile ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Hasipoğlu, çalışanların ‘doğal hak olarak’ sendikaya yetki verdiğini belirtti.

İşçilerin, işveren tarafıyla sorunları olduğuna dair bilginin kendilerine geldiğinde iki tarafı da çağırdığını aktaran Hasipoğlu, firmanın sendika ile değil, doğrudan işçilerle görüşmek istediğini ifade etti. Hasipoğlu, “İşverenin de bir kırmızı çizgisi var, bir şirket politikası var” diye de ekledi.

“Dolayısıyla usule ilişkin bir sorunumuz var” diyen Oğuzhan Hasipoğlu, toplu işten çıkarma ihbarı geldiğine işaret ederek, “Bu ihbarı inceleyeceğiz, değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.

“Yasada çalışan sayısının yüzde 20’den fazlasının işten çıkarılması toplu işten çıkarılmaya girer. İhbar süreleri, ihbar tazminatı yaparak çıkartabilir” ifadelerini kullanan Hasipoğlu, “Yasa da bana yetki veriyor; oraya 3 ay boyunca tek bir işçi dahi alınamaz.” dedi ve 3 ay boyunca Ektam’ın bekçisi olacağını, tek bir işçi sokmayacağını vurguladı.

“Hiç kimse o işçilere sendikadan çık diyemez, ama yasalarda işverene de bildirimli ve bildirimsiz fesih diye de hak tanınmış” diyen Bakan Hasipoğlu, “Günün sonunda çalışanların da mağdur olmasını istemiyorum” ifadelerini kullandı.

Şu anki pozisyonda işverenin tutumunun net olduğunu, arabuluculuk yapmaya devam edeceklerini aktaran Hasipoğlu, “İşveren de ‘bu zamana kadar personeli mağdur etmedim, bütün ikramiyelerini, her şeyi ödedim’ diyor, işçilere soruyorum işçiler de ‘iş güvencesi’ nedeniyle sendikalı olduğunu söylüyor” dedi.

“Bir sendika, ‘ben sana iş güvencesi vereceğim, bana üye ol’ derse, biraz umut satmadır” diyen Oğuzhan Hasipoğlu, “Öyle olduysa, işçiler, şu an yanlış bir süreç içerisine sokulmuş olur” ifadelerini kullandı.