Archives Şubat 2026

LÜBNAN’DA ESKİ BİNA ÇÖKTÜ, 14 KİŞİ ÖLDÜ

Lübnan’ın Trablusşam kentinde eski bir bina çöktü. Binanın altında kalan en az 14 kişi hayatını kaybetti.

Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam’da eski bir bina çöktü. Çökme nedeniyle en az 14 kişi hayatını kaybetti. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, Sivil Savunma Genel Müdürü İmad Hureyş, Tebbene Mahallesi’nde dün çöken binanın enkazında arama kurtarma çalışmalarının tamamlandığını bildirdi.

Hureyş, enkazdan 8 kişinin sağ kurtarıldığını, 14 kişinin ise hayatını kaybettiğini açıkladı.

Devlet medyası, belediye yetkililerine mesaj vererek, Lübnan’ın ikinci büyük şehri olan Trablusşam’da son haftalarda birden çok eski konutun çöktüğünü ve bunun da altyapının bozulmasını ve yıllarca süren ihmali vurguladığını bildirdi.

İtalya’da film sahnesi gibi soygun girişimi!

İtalya’nın güneydoğusundaki Brindisi ve Lecce kentlerini bağlayan “613” kara yolunda film sahnelerini aratmayan bir soygun girişimi yaşandı. Ateşe verdikleri araçla trafiğe kapatan kar maskeli ve ağır silahlı soyguncular, özel bir şirkete ait zırhlı para nakil aracına saldırdı. Bu saldırıda patlayıcı da kullandılar…

İtalyan basınında çıkan haberlerde, bu sabah Brindisi ile Lecce kentlerini bağlayan “613” kara yolunda zırhlı araca bir grup silahlı kişi tarafından saldırı düzenlendiği belirtildi.

Özel bir şirkete ait olduğu aktarılan zırhlı nakil aracının, saldırganlar tarafından güzergah üstünde park edilen diğer bir aracın ateşe verilerek yolun kapatılmasıyla durdurulduğu ifade edildi.

Çoğu kar maskesi takan soyguncuların, zırhlı aracı soyabilmek için patlayıcı kullandığı da aktarıldı.

Bu sırada olaya müdahale eden güvenlik güçleriyle saldırganlar arasında çatışma çıktığı ancak yaralanan olmadığı bildirildi.

Güvenlik güçlerinin müdahalesi sebebiyle soygun girişiminin başarılı olmadığı aktarılırken, hırsızların yoldan geçen başka bir aracı durdurup çalarak kaçtıkları iddia edildi.

Bu arada olayla bağlantılı olduğu düşünülen 2 şüphelinin İtalyan jandarması tarafından Lecce ili yakınlarında gözaltına alındığı belirtildi.

 

HASİPOĞLU: MUHATABIMIZ SENDİKADIR, SENDİKALAŞMA HAKKI ANAYASAL GÜVENCE ALTINDADIR

Ektam LTD’de başlatılan grev ve ardından gelen toplu işten çıkarma ihbarları üzerine bölgeye giden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, grev alanında işçilerle ve sendika temsilcileriyle görüşerek sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başlatılan grev süreci kapsamında hem işçi sendikası hem de işveren temsilcileriyle gün boyu temas kurduklarını belirten Hasipoğlu, Bakanlık olarak yasaların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde ara bulucu rolünü üstlendiklerini vurguladı.

“SABAH İŞÇİ SENDİKASI VE İŞVEREN TEMSİLCİSİYLE GÖRÜŞTÜK”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, sabah saat 09.00’da hem işçi sendikası hem de işveren temsilcisiyle ön görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, bu görüşmede sorunların ve taleplerin özetle ele alındığını söyledi.
İşveren tarafının temsilcisinin Türkiye’den gelmesinin beklendiğini ifade eden Hasipoğlu, daha sonra işveren temsilcileriyle yeniden görüşme yaptıklarını ve gün içerisinde sendikanın grev çadırında işçilerle bir kez daha bir araya geldiklerini kaydetti.

“YASAL MUHATABIMIZ SENDİKADIR”
Sendikaların mukayyitliğe kayıtlı ve yetkili olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, bu aşamadan sonra bakanlığın muhatabının sendika olduğunu açıkça ifade etti.
İşveren tarafının sendikayı muhatap alma konusunda isteksiz olduğunu dile getiren Hasipoğlu, buna rağmen yasalar ve Anayasa gereği sürecin bu şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti,
“Sendikalaşma hakkı Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Özel sektörde sendika olmaz diye bir şey yoktur. İşçilerin imzasıyla yetki verilmiştir ve bu yetki devam ettiği sürece bizim de muhatabımız sendikadır” dedi.

TOPLU İŞTEN ÇIKARMA İHBARI İNCELEMEDE
Bakan Hasipoğlu, grev süreci devam ederken işveren tarafından toplu işten çıkarma ihbarı yapıldığını da açıkladı. Bu bildirimin zamanlamasına dikkat çeken Hasipoğlu, konunun Bakanlık tarafından inceleneceğini belirtti.
“Anayasa altında güvence altına alınan sendikalaşma ve çalışma hakkının kullanılmaması yönünde ne izin veririz ne de tavsiyede bulunuruz” diyen Hasipoğlu, çalışanların haklarını korumanın Bakanlığın sorumluluğu olduğunu vurguladı.

“UZLAŞMAMAK İÇİN BİR SEBEP YOK”
Taraflar arasında çalışma koşullarına ilişkin bazı talepler bulunduğunu belirten Hasipoğlu, işverenin de bu taleplere tamamen kapalı olmadığını ifade etti.
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Sendikalaşma hakkı anayasal teminat altındadır. İşçiler haklarını savunacaktır. Biz de bu sürecin uzlaşıyla tamamlanmasını istiyoruz” dedi.

“TOPLU İŞTEN ÇIKARMAYI TASVİP ETMİYORUZ”
Hasipoğlu, grev süreci devam ederken toplu işten çıkarma girişimlerinin doğru olmadığını belirterek, bunun hem işveren hem de işçi açısından sürdürülebilir olmadığını söyledi.
“Ne işveren üretiminden dursun ne de işçimiz emeğinin karşılığını almada sorun yaşasın. Ara bulucu olarak görevimizi uzlaşıyla tamamlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

ÜSTEL: SAĞLIKTA YENİ DÖNEM BAŞLADI, SÖYLEDİKLERİMİZİN ÇOĞUNU YERİNE GETİRDİK

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Ünal Üstel, hükümetin göreve geliş sürecinden bugüne kadar geçen dönemi, yapılan icraatları değerlendirdi, muhalefetin eleştirilerini yanıtladı:

“AZ ALANA ÇOK, ÇOK ALANA AZ VERİLMESİ YÖNÜNDE ÖNERİ YAPTIK”

Başbakan Üstel, hayat pahalılığı konusunda özellikle üst kademe maaşlarına ilişkin eleştiriler yapıldığını belirterek, bu konuda Meclis’te açık öneriler sunduklarını söyledi. Toplumda bu konunun sokakta da dile getirildiğini ifade eden Üstel, “Az alana çok, çok alana az verilmesi yönünde öneri yaptık. Üst kademe yöneticilerine bakalım dedik. Sosyal yardım alanlar ve emeklileri de birlikte düşündük” dedi.

“HAYAT PAHALILIĞI KONUSUNDA BİR KEZ DAHA SOMUT ÖNERİLER SUNDUK, MUHALEFETTEN KARŞILIK BULMADIK”

İlk önerinin kabul görmemesi üzerine ikinci bir öneri sunduklarını hatırlattan Üstel, bu kez herkese eşit artış yapılmasını teklif ettiklerini söyledi. Buna rağmen muhalefetten karşılık gelmediğini ifade eden Üstel, ortak bir çözüm için komite kuruldu, koalisyon hükümetleri ile karşı tarafı beklediklerini kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel, ülkede genel seçimlerin 2022 yılında yapıldığını hatırlatarak, Mayıs 2022’de Cumhuriyet Meclisi’nden güven oyu aldıklarını ve 29 milletvekiliyle halka hizmet etmeye başladıklarını söyledi. O günden bu yana her platformda siyasi istikrarı öncelediklerini ifade eden Üstel, bu istikrar sayesinde ülkeye hizmet ettiklerini vurguladı.

“ANA MUHALEFET DÖRT YILDIR ERKEN SEÇİM SÖYLEMİNİ SÜRDÜRÜYOR”

Üstel, ana muhalefet partisinin 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılları boyunca sürekli erken seçim çağrısı yaptığını belirterek, buna karşılık hükümetin erken seçime karşı durduğunu, ülkeye hizmet etmeyi ve dört yıllık süre içinde yarım kalan projeleri tamamlamayı hedeflediğini söyledi.

“SAĞLIKTA YENİ DÖNEM BAŞLADI, SÖYLEDİKLERİMİZİN ÇOĞUNU YERİNE GETİRDİK”

2026 yılında sağlıkta yeni bir dönemin başlatılacağını ifade eden Üstel, yeni hastaneler ve sağlık merkezleriyle ilgili verilen sözlerin büyük bölümünün hayata geçirildiğini belirtti. Yıllardır bekleyen ve yarım kalan Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi, Yeni Lefkoşa Devlet Hastanesi, Girne Hastanesi, Güzelyurt Hastanesi, Karpaz Pamuklu Hastanesi, Maraş, Lapta Sağlık Merkezi, Değirmenlik Dr Alkan Sağlık Merkezi, Gaziköy Sağlık Merkezi, Dörtyol Sağlık Merkezi, Beyarmudu Sağlık Merkezi, Lapta Sağlık Merkezi, Dikmen Sağlık Merkezi projelerinin gündeme alındığını ve sırayla başlatıldığını kaydetti.

“TÜM SEKTÖRLERDE DENETİM VE İCRAAT VAR”

Üstel, sağlıkta olduğu gibi eğitimde, çalışma hayatında, tarımda, turizmde ve ulaştırmada da yoğun çalışmalar yürütüldüğünü, yapılan icraatların halk tarafından görüldüğünü ifade etti.

“MANDORA’DA REKOR TABAN FİYATI: YÜZDE 95 SATIŞ, VALENCİA’DA DA REKOR FİYAT GELİYOR”

Cumartesi günü Güzelyurt’u ziyaret ettiğini belirten Başbakan Ünal Üstel, bölgenin en değerli ürünü olan narenciye üreticileri ve birlikleriyle bir araya geldiklerini söyledi. Üstel, Mandora’da yapılan açılımla üreticilerin bu yıl “altın bir yıl” yaşadıklarını bizzat üreticilerin dile getirdiğini aktardı.

Başbakan Üstel, Mandora ürününün yüzde 95’inin satıldığını, yalnızca yüzde 5’lik bir kısmın kaldığını belirterek, önümüzdeki günlerde Valencia için de rekor bir fiyat açıklanacağını ifade etti. Üstel, üreticilerin talebi üzerine bir hafta süre istendiğini, bu hafta sonu fiyatın kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

“ERKEN SEÇİM DEĞİL, ÖNE ALINMIŞ SEÇİM VE GERİ SAYIM BAŞLADI”

Başbakan Üstel, seçim sürecinin artık erken seçim tartışmasından çıktığını ve öne alınmış seçim sürecine girildiğini belirtti. Hükümetin  programını kamuoyuna her gün açıkladığını söyleyen Üstel, seçim tarihinin 29 milletvekiliyle ve ilgili paydaşlarla yapılacak istişarelerin ardından açıklanacağını ifade etti.

“USULSÜZLÜKLERİN ARAŞTIRILMASININ ÖNÜNÜ KAPATMADIK”

Üstel, her defasında usulsüzlük iddialarının gündeme getirildiğini belirterek, hükümet olarak hiçbir usulsüzlüğün üzerini kapatmadıklarını vurguladı.

“MESARYA BELEDİYE BAŞKANI AĞIR CEZADA YARGILANIYOR”

Başbakan Üstel, CTP’li Güney Mesarya Belediye Başkanı’nın ağır cezada yargılandığını hatırlatarak, bu konunun bugüne kadar siyasi olduğu için Meclis gündemine taşımadıklarını ifade etti.

“Biz siyasi olduğu için buraya getirmedik. Ama siz ikide bir aynı şeyi söylersiniz” diyen Üstel, siyasi sorumluluğun herkes için geçerli olduğunu vurguladı.

“ALNIM AÇIK, 29 MİLLETVEKİLİMİN DE HESAP VEREMEYECEĞİ BİR ŞEY YOK”

Üstel, şahsının ve 29 milletvekilinin hesap veremeyeceği tek bir konu olmadığını belirterek, Ulusal Birlik Partisi’nin hiçbir zaman seçimlerden kaçmadığını, her zaman sandığa gittiğini söyledi.

“11 AY SONRA SEÇİM TARİHİ AÇIKLANACAK”

Başbakan Üstel, geri sayımın başladığını, yaklaşık 11 ay sonra seçim tarihinin açıklanacağını ve ülkenin sandığa gideceğini ifade etti. Konuşmasını, hükümetin icraatlarını tamamlayarak seçime gidileceğini belirterek tamamladı.

Bu gelişmeler ışığında seçim sürecine de değinen Üstel, artık erken seçim tartışmasının geride kaldığını, sürecin öne alınmış seçim olarak şekillendiğini ve geri sayımın başladığını kaydetti.

“YÜKSEK YARGININ TALEP ETTİĞİ REFORMLAR İÇİN REFERANDUM ÖNERİSİ”

Başbakan Üstel, geçtiğimiz hafta yeni bir öneri daha yaptıklarını belirterek, bunun hükümetin değil, yüksek yargının talep ettiği bir referandum olduğunu ifade etti. Üstel, Mayıs ayı içinde bir tarih belirlenmesini, öncelikle yargının ve Barolar Birliği’nin talep ettiği reform nitelikli yasaların geçirilmesini önerdiklerini söyledi.

“KOMİTEYİ BİRLİKTE KURALIM, REFORMLARI BİRLİKTE GEÇİRELİM”

Üstel, yargı reformu için ortak bir komite kurulmasını, reform yasalarının Genel Kurul’dan birlikte geçirilmesini ve Mayıs ayı içinde belirlenecek bir tarihte yargı reformunun hayata geçirilmesini önerdiklerini dile getirdi.

“TÜRKİYE İLE YENİ MALİ VE İKTİSADİ İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ GELİYOR”

Önümüzdeki günlerde Türkiye Cumhuriyeti ile yeni bir mali ve iktisadi iş birliği protokolü imzalanacağını açıklayan Üstel, bu protokol kapsamında ülkeye ve halka doğrudan dokunacak altyapı projeleri ile reel sektörü ayağa kaldıracak adımların yer alacağını söyledi.

Başbakan Üstel, hükümetin ortaya koyduğu icraatların ortada olduğunu vurgulayarak, tüm bu çalışmalar tamamlandıktan sonra seçime gidileceğini ifade etti

 

Ömer Çelik: Doğu Akdeniz’de tehdit dili çözüm getirmez

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti sözcüsü Ömer Çelik, Doğu Akdeniz, Kıbrıs meselesi ve Rum tarafının artan silahlanma faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Çelik, Türkiye’nin hem diplomasi hem de sahadaki varlığıyla bölgedeki dengeleri gözettiğini vurguladı.

“Rum tarafının başka ülkeleri karargâh haline getirmesi çözüm getirmez”

Çelik, Rum tarafının Türkiye ile sorun yaşayan ülkeleri bölgeye davet ederek Kıbrıs’ı bir askeri üs alanına dönüştürme çabası içinde olduğunu söyledi. Bu yaklaşımın çözüm üretmeyeceğini belirten Çelik, Rum tarafının aşırı bir silahlanma yarışına girdiğini ve bunun hiçbir faydası olmadığını ifade etti.

Silahlanma politikasının tansiyonu düşürmediğini, aksine Doğu Akdeniz’i daha kırılgan hale getirdiğini kaydeden Çelik, bu yaklaşımın terk edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Türkiye’yi tehdit etmek komik bile denilmeyecek bir şeydir”

Rum tarafının ve Yunanistan’daki bazı siyasi aktörlerin Türkiye’yi hedef alan söylemlerine de değinen Çelik, bu açıklamaların herhangi bir karşılığı olmadığını söyledi. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığının tartışmaya açık olmadığını vurgulayan Çelik, tehdit diliyle sonuç alınamayacağını dile getirdi.

Çelik, Doğu Akdeniz’deki sorunların masa başında ve diplomasi yoluyla çözülebileceğini belirtti.

“Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve KKTC’nin çıkarlarına halel getirecek girişimlerden uzak durulmalı”

Ömer Çelik, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve çıkarlarını milli dava olarak gördüğünü söyledi. KKTC’nin egemenliğinin ve haklarının korunmasının Türkiye için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Çelik, bu konuda geri adım atılmayacağını ifade etti.

Çelik, KKTC yönetiminin de sorunların diplomasi yoluyla çözülmesinden yana olduğunu ve bu yönde doğru mesajlar verdiğini kaydetti.

“Ege çatışma alanı değil, barış gölü olmalıdır”

Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde diplomasinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Çelik, gerginlikten kaçınılmasının herkesin yararına olduğunu söyledi. Doğu Akdeniz’de ve Ege’de askeri gerilimi artıracak adımların bölgeyi istikrarsızlaştıracağını ifade eden Çelik, çalışan mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Çelik, Türkiye’nin hem Doğu Akdeniz’de hem de Kıbrıs meselesinde diplomasi kapasitesinin sorunları çözmeye hazır olduğunu vurguladı.

TAVİZ VERMEDİK: GREV KALKACAK, YASAL MESAİYE UYULACAK VE DENETLENME KABUL EDİLECEK

Sağlık Bakanı Dr.Hakan Dinçyürek, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, sağlıkta tam mesai uygulamasının ayrıntılarını ve hükümetin sürece dair yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı. Dinçyürek, yasaların tam olarak uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgularken, hekimlerin özlük hakları ve taleplerinin ancak o zaman masada görüşülmeye başlanabileceğini belirtti.

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, bu konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederiz. Bugün, sağlıkta tam mesaiye uyulması sürecinin nasıl yürütüldüğünü hem sizlere hem kamuoyuna anlatma fırsatı buluyoruz. Uzun zamandır yasada öngörülen mesaiye uyulması konusunda çalışmalar yaptık” diyen Dinçyürek, kamuoyundan ve Meclis’ten gelen uyarı ve eleştirilerin ardından hükümetin kapsamlı bir denetim süreci başlattığını açıkladı.

DENETİMLER BAŞLATILDI

Dinçyürek, 2025 yılı bitmeden kamuda mesaiye uyulması denetimlerinin başlatıldığını ve bunun yalnızca Sağlık Bakanlığı ile sınırlı olmadığını, birçok bakanlıkta personel daireleri ve maliye teftiş ekiplerinin ortak denetim gerçekleştirdiğini kaydetti. Denetimlerde, nöbetçi personelin dahi bulunamadığı tespitlerin olduğunu belirten Dinçyürek, “Hiç kimse izinsiz veya özürsüz iş yerini terk edemez. Bu yasal bir zorunluluktur ve aksi kabul edilemez” dedi.

SENDİKA İLE DİYALOG HEP VARDI

Dinçyürek, sendika yönetimiyle yürütülen diyalogu detaylı şekilde anlattı: “19 Ocak’ta tam mesaiye geçiş için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Sendika Başkanı ile görüştüm, yasaya uymanın pazarlık konusu olmadığını kendilerine ilettim. Sendikanın isteği üzerine yönetimin seçimli genel kurulu nedeniyle uygulamayı Şubat başına erteledik. Bu süreç boyunca diyalog hep pozitif yönde sürdü ve basınla da paylaştım.”
Bakan, sendikanın taleplerine de değinerek, “Kamu hekim yasası ve farklı yasalar altında istihdam edilen hekimlerin çalışma koşulları masada görüşülecek. Ortada somut öneri yok ama özlük haklarının tartışılması talebine evet dedik. Avukatlarımız da süreçte birlikte çalışacak” dedi.

TALEPLERİ NE KAMUOYU ANLADI NE DE SENDİKA NE İSTEDİĞİNİ BİLİYOR!

Grev konusuna ilişkin açıklamalarda bulunan Dinçyürek, şunları söyledi:
“Grev öncesinde de yasal mesaiye uyulması konusunda gerekli bilgilendirmeleri yaptık. Yasaya uymamanın kabul edilemez olduğunu ilettik. Talep ne? Halk bunu anlamıyor. Eğer çalışma koşullarında sıkıntı varsa gelin konuşalım, yasa ise yasa.Ancak bundan böyle mesaiye uymayan olmayacak. Yoklama ve dijital kontrolde asla taviz yok.”

HASTALARIMIZIN MAĞDUR OLMAMASI ÖNCELİĞİMİZ

Dinçyürek, sağlıkta yapılan yeni düzenlemeleri şöyle aktardı:
“Hekimlerin poliklinik, tetkik, müdahale ve ameliyat günleri var. Boş günleri daha etkin kullanacağız. Nöbet saatleri ve poliklinik düzenlemeleriyle hem hekimleri fazla mesaiye zorlamayacağız hem de hastaların risk altında olmasını önleyeceğiz. Ameliyat masalarında da ekiple birlikte tedbir alıyoruz. Yapılan ameliyat sayısından 5 bin daha fazla ameliyat yapılabilecek.”
Hastanelerdeki yatak kapasitesine de dikkat çeken Dinçyürek, “Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin yıllık doluluk oranı yüzde 40 ile 60 arasında. Servisler arasında uyumlu planlama ile hiçbir hasta mağdur edilmeyecek” ifadelerini kullandı. Ayrıca, tüm poliklinik ve ameliyat süreçlerinin dijital sistemle takip edileceğini ve şeffaf denetimin sağlanacağını belirtti.

MASADA HER KONUYU GÖRÜŞMEYE HAZIRIZ

Dinçyürek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz yasaya uymak için buradayız. Masada hekimlerin sorunlarını çözmek, özlük haklarını görüşmek için varız. Grev ve mesaiye uymama gibi bir taviz yok. Ortak kaygımız hasta sağlığıdır ve bu nedenle her türlü çözüm masada görüşülecek.”

DİNÇYÜREK’TEN CTP’YE: AYNI NOKTADAYIZ

Öte yandan Dinçyürek konuşmasında CTP Genel Başkanı Sıla Usar’a mevcut yasanın uygulanmasıa karşı olup olmadıklarını sordu “Hayır” yanıtını aldı.
CTP’nin yasaya uyulup uyulmadığının denetimine karşı olup olmadıklarını sordu, yine” Hayır” cevabını aldı. Özlük haklarını tartışmaya hazır olduklarını söyleyen Usar’a Dinçyürek, ” O halde aynı noktadayız”diyerek cevap verdi.

ÇİFTÇİLERDEN HÜKÜMETE TAM DESTEK: “ÖDEMELER GÜNÜNDE YAPILIYOR, BAKANLIK YANIMIZDA”

Çiftçiler Birliği Başkanı Mehmet Nizam, 2024-2025 yıllarının tarım açısından zor geçtiğini belirterek, hükümet ve Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleri sayesinde üreticinin sıkıntıları hafiflediğini söyledi. Kuraklık ve yüksek maliyetler üreticiyi zorladığını, ancak Bakanlık ve Başbakan Ünal Üstel’in sağladığı destek ve ödemelerle üreticinin ayakta kaldığını aktardı.

“2024-2025 ZOR BİR DÖNEMDİ AMA ÖDEMELER GÜNDE YAPILIYOR”

Nizam, “2024-2025 yılı tarım için zor bir dönemdi. Kuraktı. Belki de 20 yılın en zor zamanıydı. Üretici doğal olarak sıkıntıya düştü. Ödemesi gereken krediler vardı veya imkanları doğrultusunda kendini geliştirmek için yaptığı projeler vardı. Çiftçimiz senenin kurak geçmesinden bunları fes etmek veya ertelemek zorunda kaldı.
Tohum sıkıntılarına da dikkat çeken Nizam, “Üreticinin normal maliyetlerinin üstüne çıktı bu rakamlar. Çünkü kendi tohumumuzu kendimiz bıraktığımızda kar ediyoruz, ama tohumu satın aldığımızda sıkıntıya düşüyoruz. Ödemelerin zamanında olması gerekiyor ki kooperatif bağlamında faiz altında ezilmeyelim ve üretici ailesini idame ettirebilsin” ifadelerini kullandı.

Bakanlıkla ilgili olarak ise Nizam, “Gününde ödemeler yapılıyor. 8 bakanlık gördüm, burada ödemeler konusunda öne çıkan bir Bakanlık var şu anda. Kuraklık haricinde bir sıkıntı yaşanmadı. Desteklerin artışında bugüne kadar sorun yaşamadık. Uzlaşı içerisindeydik ve bir sonraki yıla hazırlanma fırsatı bulduk” dedi.

“2026 YILI İYİ GEÇİYOR, YAĞIŞLAR GÜZEL”
Nizam, 2026 yılı ile ilgili olarak, “25-26 sezonu şu ana kadar iyi gidiyor. Yağışlar şimdiye kadar iyi. Bu yıl üreticinin yüzünün bir nebze olsun güleceğine inanıyorum. İnşallah yağışlar bu şekilde devam eder ve ülke ekonomisine katkımız sürer” diye konuştu.

“BİZİ YALNIZ HİSSETMEDİK, BAKANLIK HER ZAMAN YANIMIZDA”
Hüseyin Çavuş Kelle ile ilgili eleştirilere katılmadıklarını belirten Nizam, “Çiftçiler olarak kendimizi yalnız hissetmedik. Tarım Bakanlığı ile güncellemeler sonrasında herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Bakanlık kim olursa olsun bu hep yaşandı. Tarım bakanlığından beklenti mevcut bakanın bakan olmadan önce birlik başkanı olmasından kaynaklıydı. Üretici olarak ‘Kelle geldiğinde her şey süt liman olacak’ diye düşündük” dedi.

“BAŞBAKANLA İLİŞKİMİZ İYİ, SORUN YAŞAMADIK”
Başbakan Ünal Üstel ile ilişkilerinin iyi olduğunu söyleyen Nizam, “Kuraklık ödemesi dışında bir sorunumuz yok. Çiftçiler Birliği bağlamında taleplerimiz yerine getirildi. Son kaos kuraklık ödemeleri ile alakalı çıktı” dedi.

“ÜRETİCİNİN YANINDA OLAN BİR HÜKÜMET VAR”
Nizam, sözlerini şöyle tamamladı: “Ödemeler zamanında yapılıyor. Desteklerde bugüne kadar bir sıkıntı yaşamadık. Bakanlık ve Başbakan üreticinin yanında. Biz üreticiler olarak onların yanında olduğumuzu belirtiriz.”

EKTAM KIBRIS LTD.’DEKİ İŞTEN DURDURMALAR HAKKINDA BAKANLIKTAN BASIN AÇIKLAMASI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ektam Kıbrıs Ltd.’de yaşanan işten durdurmalara ilişkin süreci yakından takip ettiğini ve ilgili taraflarla ilk görüşmenin gerçekleştirildiğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, temel önceliğin çalışma barışının korunması ve çalışanların yasal haklarının gözetilmesi olduğu vurgulandı. Bu kapsamda, yaşanan uyuşmazlığın çözümü ve taraflar arasında sağlıklı bir diyalog zemini oluşturulması amacıyla Bakanlığın arabuluculuk görevini üstlendiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, İş Yasası’nın ilgili maddeleri uyarınca toplu işten çıkarmalarda işverenin bildirim yükümlülükleri ve çıkarma gerekçelerine ilişkin yasal mevzuatın titizlikle incelendiği kaydedildi. Bakanlığa henüz resmi bir iş feshi ihbarının ulaşmadığı ifade edildi.

Çalışanların haklarının korunması ve işyerinin faaliyetlerinin sürdürülebilmesi amacıyla işçi ve işveren temsilcileriyle 9 Şubat Pazartesi günü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun da katıldığı bir ön görüşme gerçekleştirildiği aktarıldı.

Bakanlık, çalışma barışının sağlanması için çözüm odaklı çalışmalarını sürdüreceğini ve sürecin içinde olmaya devam edeceğini bildirdi.

Memur-Sen Tıp-İş’in grev kararını eleştirdi

Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur-Sen), Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası’nın (Tıp-İş) sağlıkta tam mesai uygulaması sebebiyle aldığını kaydettiği grev kararını  “kamu vicdanını rahatsız eden ve anlaşılması güç bir tavır” olarak nitelendirerek eleştirdi.

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken yazılı açıklamasında  tam gün uygulamasıyla polikliniklerdeki yoğunluğun azalacağını,  tıbbi müdahalelerin ve muayenelerin sayısının artacağını, vatandaşların ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine zamanında ulaşabileceğini ve sağlık hizmetleri verilirken yaşanan birçok sorunun  ortadan kalkacağını ifade etti.

Tam mesai uygulamasının doğru ve gerekli  olduğunu belirten Ötüken, Tıp-İş’in çalışma koşullarının ağırlığını, eksik kadroları ve yetersiz altyapıyı gerekçe göstererek sağlıkta tam mesai uygulamasını kabul etmemesi ve grev kararı almasının, kamu vicdanını rahatsız eden anlaşılması güç bir tavır olduğunu söyledi.

Ötüken, yürürlükteki yasalar çerçevesinde tüm kamu görevlileri için geçerli olan mesai saatlerine uymak zorunda olan doktorların bu konuda ayrıcalık talep etmesi ve tam mesaiye geçmek için çeşitli şartlar öne sürmesinin, doktorluk mesleğinin imajına zarar veren, doktor ve hasta arasındaki insani diyaloğa uymayan bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Tıp-İş’in grev kararının vicdan sahibi ve Hipokrat yemininden taviz vermeyen çok sayıda doktor tarafından kabul görmediğini ve tepkiyle karşılandığını kaydeden Ötüken, Sağlık Bakanlığı’nın halkın zamanında ve kaliteli sağlık hizmeti alabilmesi için başlattığı, sağlıkta tam mesai uygulamasını desteklediklerini belirtti.

Ötüken, sağlık sisteminin tüm paydaşlarına var olan sorunların yasal mevzuat çerçevesinde çözülebilmesi için bir araya gelmeleri çağırısında da  bulundu.

KIB-TEK’ten borç uyarısı: Borcu olanların elektriği kesilecek

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu, son ödeme tarihi geçen ve 675 TL’nin üzerinde borcu bulunan abonelerin elektriklerinin 9 Şubat Pazartesi günü kesileceğini duyurdu.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK), 675 TL ve üzeri borcu bulunan abonelerin elektriklerinin 9 Şubat Pazartesi günü kesileceğini açıkladı.

KIB-TEK tarafından yapılan açıklamada, kurum alacaklarının tahsili kapsamında, son ödeme tarihi dolmuş Aralık 2025 dönemi ve öncesine ait, ödenmemiş 675 TL üzeri borçlar ile kurumla yapılan yasal sözleşmeler ve taksitlendirilmiş hesaplara ait ödenmemiş taksit borcu geriliği bulunan tüm özel ve tüzel abonelerin elektriklerinin kesileceği belirtildi.

Açıklamada, abonelerin mağduriyet yaşamamaları için gerekli ödemeleri zamanında yapmaları istendi.

Petrol, jeopolitik gerilimin azalmasıyla geriledi

Petrol, İran ile ABD arasındaki diplomatik temaslar arz kesintisi riskini azaltırken düşüşe geçti.

Piyasalar Hindistan’ın Rus petrolüne yönelik tutumu ve küresel arz görünümüne odaklandı.

Petrol, Ortadoğu’daki gerilimin azalmasının arz kesintisi riskinin düşmesiyle geriledi.

Brent petrol varil başına 67 dolar seviyesine doğru çekilirken, ABD ham petrolü (WTI) yaklaşık 63 dolardan işlem gördü. Brent, geçen hafta da yaklaşık yüzde 4 değer kaybetmişti.

Fiyatlardaki düşüşte, İran ile ABD’nin Umman’da gerçekleştirdiği ve Tahran tarafından “ileriye doğru bir adım” olarak nitelenen görüşmeler etkili oldu. Washington’un bölgedeki askeri varlığını artırmasına rağmen ABD Başkanı Donald Trump, diplomatik temasların süreceğini ve bu hafta başında yeni bir görüşme yapılmasının planlandığını açıkladı. Trump’ın ayrıca 11 Şubat’ta İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşmesi ve İran’la ticaret yapan ülkelere yönelik bir gümrük tarifesi paketi üzerinde çalıştığı bildirildi.

Ham petrol fiyatları 2026 başından bu yana jeopolitik gerilimler ve Kazakistan dahil bazı bölgelerdeki arz kesintileri nedeniyle yükseliş eğilimindeydi. Ancak İran ile ABD arasında ilerleme sinyalleri gelmesi, geçen hafta fiyatların yön değiştirmesine neden oldu.

Piyasa katılımcıları ayrıca Hindistan’a yönelik petrol akışlarını izliyor. Trump, Hindistan’ın bir ticaret anlaşması kapsamında Rusya’dan ham petrol alımını durdurmayı kabul ettiğini belirtirken, Yeni Delhi bu taahhüdü doğrudan doğrulamadı ve enerji güvenliğinin öncelik olmaya devam ettiğini vurguladı. Analistler, Hindistan’ın Rus petrolü alımlarını kesmesi halinde Moskova’nın alternatif alıcı bulabilmek için indirimleri artırmak zorunda kalabileceğini, aksi durumda küresel arz dengesinin sıkılaşabileceğini ifade ediyor.

Hava parçalı ve az bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü, 07–13 Şubat 2026 tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu yayımladı. Rapora göre, bölgenin alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Bu meteorolojik durum çerçevesinde, 9 Şubat Pazartesi günü bölgede havanın parçalı ve az bulutlu geçeceği bildirildi.

Açıklamada, en yüksek hava sıcaklığının genellikle iç kesimler ve sahillerde 18–21 derece dolaylarında seyretmesinin beklendiği kaydedildi. Rüzgârın ise genellikle güney ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esmesi öngörülüyor.

9 Şubat 2026 Döviz Kurları

Dolar, son bir ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,60 TL, Euro 51,64 TL, İngiliz Sterlini ise 59,41 TL’den işlem görüyor.

Saat 07.54 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,59 TL, satış fiyatı 43,62 TL.

Euro’nun alış fiyatı 51,61 TL, satış fiyatı 51,66 TL, İngiliz Sterlini ise 59,38 TL’den alınıp 59,43 TL’den satılıyor.

PHUKET ADASI AÇIKLARINDA KARGO GEMİSİ BATTI, PETROL DENİZE SIZDI

Tayland’ın güneyindeki Phuket Adası açıklarında batan kargo gemisinin yol açtığı petrol sızıntısını kontrol altına almak üzere çalışmalar yürütüldüğü belirtildi.

Bangkok Post gazetesinin haberine göre, Malezya’dan Bangladeş’e giden Panama bayraklı bir kargo gemisi, Phuket Adası açıklarında battı.

Yetkililer, geminin 14’ü tehlikeli madde içeren 297 konteyner taşıdığını belirterek, olayın ardından yapılan incelemeler sonucunda Andaman Denizi’nde yaklaşık 4,5 mil uzunluğunda ve 1 mil genişliğinde petrol sızıntısı tespit edildiğini ifade etti.

Olayın çevre üzerindeki olumsuz etkisine ve deniz ulaşımı açısından oluşturduğu risklere dikkati çeken yetkililer, söz konusu sızıntıyı kontrol altına almak üzere harekete geçildiğini bildirdi.

Yetkililer, gemideki 16 mürettebatın kurtarıldığını belirtti.

Meclis Genel Kurulu yarın toplanacak

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yarın yasama gündemiyle toplanacak.

Genel Kurul’un saat 10.00’da başlaması beklenen toplantısında Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin tasarıya ilişkin raporu görüşülecek.

Genel Kurul’da ayrıca Sayıştay Komitesi’nin, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Tarım Dairesi Bünyesinde Faaliyet Gösteren Yayla Sulama İşletmelerine Ait Su Motorları ve Kuyuları Hakkında Sayıştay Denetim Raporu”na ilişkin raporu da ele alınacak.

Dinçyürek: Sağlıkta tam mesai reformu ertelenemez bir ihtiyaç

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, sağlıkta tam mesai uygulamasına ilişkin kamuoyuna yazılı bir açıklama yaptı. Dinçyürek, düzenlemenin sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak, kamu hastanelerinde erişilebilirliği güçlendirmek ve vatandaşların sağlık hizmetine zamanında ve eşit şekilde ulaşmasını sağlamak amacıyla uzun süredir üzerinde çalışılan yapısal bir reform olduğunu belirtti.

Açıklamada, söz konusu uygulamanın hekimleri hedef alan ya da itibarsızlaştıran bir yaklaşım olmadığı vurgulanırken, fedakârca görev yapan doktorların daha düzenli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir çalışma sistemi içinde hizmet vermesinin amaçlandığı ifade edildi. Dinçyürek, yasal mevzuata uygun şekilde görev yapan bir hekimin mesai giriş ve çıkışlarında dijital kart kullanmasının doğal olduğunu belirterek, mesaiye uymayan kişilerin giriş-çıkışlarının kontrol edilmemesi yönündeki taleplerin kabul edilemeyeceğini kaydetti.

Bakanlık, sağlıkta tam mesai ilkesine destek veren hekim sayısının kamuoyuna yansıtılandan daha fazla olduğunu öne sürerken, sahada görev yapan doktorlarla doğrudan temaslar ve geri bildirimler doğrultusunda değerlendirmelerin sürdüğünü belirtti. Bu kapsamda, Tıp-İş’in yaptığı açıklamaların tüm hekim camiasını ne ölçüde temsil ettiğinin tartışmaya açık olduğu ifade edildi.

Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul’un konuya ilişkin değerlendirmelerine de değinilen açıklamada, eleştirilerin not edildiği ancak sağlık politikalarının belediyecilik refleksiyle değil, ülke ölçeğinde sorumluluk bilinciyle ele alınması gerektiği vurgulandı.

Dinçyürek, Bakanlığın yaklaşımının hekimlerle karşı karşıya gelmeden, halkı mağdur etmeden ve sistemi kişilere indirgemeden sağlıkta tam mesai uygulamasını hayata geçirmek olduğunu belirterek, yapıcı eleştirilere açık olduklarını ifade etti. Yanlış algılar ve eksik bilgilerle kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığının farkında olduklarını kaydeden Bakan, vatandaşların mesai saatleri içerisinde muayene ve tedavi olabilecekleri hekimi görev yerinde bulmak istediğini ve kamu desteğinin bu yönde olduğunu savundu.

Sağlıkta reformun ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu belirten Dinçyürek, söz konusu düzenlemenin doktorlarla birlikte ve halkın yararına gerçekleştirileceğini ifade ederek, temel amacın hastaların daha iyi sağlık hizmeti alması olduğunu vurguladı.

Başbakan Üstel, Güzelyurt’ta incelemelerde bulundu

Başbakan Ünal Üstel Güzelyurt’ta incelemelerde bulundu.

Üstel’e ziyaretinde Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Maliye Bakanı Özdemir Berova, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Güzelköy Belediye Başkanı Mahmut Özçınar ve yetkililer eşlik etti.

BRT’nin haberine göre, Üstel sabah UBP Güzelyurt ilçe binasında vatandaşlar ve partililerle görüşerek vatandaşların sorunlarını dinledi. Başbakan Üstel daha sonra Kuzey Kıbrıs Narenciye Üreticileri Birliği, Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği ve Kalkanlı’daki Cypfruvex tesislerini ziyaret etti. Üstel, Cypfruvex tesislerinde yapımı devam eden soğuk hava deposu çalışmalarını da yerinde inceledi.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel, ziyaretlerde yaptığı konuşmalarda, Güzelyurt’un en önemli ürünü olan narenciye konusunda konuşmak ve üreticiler ve birliklerle görüş alışverişinde bulunmak için bölgeyi ziyaret ettiğini söyledi.

Güzelyurt’un sorunlarını yavaş yavaş çözdüklerini kaydeden Üstel, bu yıl narenciyenin altın yılını yaşadığını ve üreticilerin ürünlerini en iyi fiyata pazarladığını kaydetti. Üstel, üreticilerin tüm eksiklerinin tamamlanacağına işaret ederek, Valencia ürünü için de önümüzdeki günlerde rekor bir fiyat açıklaması yapacaklarını belirtti.

Ülkenin ve Güzelyurt’un hak ettiği yere gelmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydeden Üstel, Güzelyurt’ta eksik olan hal bölgesi konusunda çalışma yaptıklarını ve Cypfruvex alanı  içerisinde belirledikleri yer için önümüzdeki günlerde ihaleye çıkacaklarını açıkladı.

Başbakan Üstel, narenciye sektöründe hiçbir üreticinin zarar görmemesi adına bakanlık ve Cypfruvex ile gerekli çalışmaları yaptıklarını kaydetti. Üreticilere hizmet etmeye devam edeceklerini vurgulayan Başbakan Üstel, vazgeçilmez bir ürün olan narenciyenin Türkiye’den gelen su ve yapımı devam eden soğuk hava deposuyla daha da değer bulacağını söyledi.

Güzelyurt’ta daha çok iş sahası açılması için yatırım başlattıklarını ve gençlerin göç etmemesi için tüm imkânları seferber ettiklerini kaydeden Üstel, önümüzdeki günlerde gençlerin ve kadınların daha çok çalışma hayatına katılması amacıyla yeni paketler açıklayacaklarını belirtti.

“Gündemimizde erken seçim yoktur. Bizim gündemimizde icraat vardır,” diyen Üstel, siyasi istikrarın ülkedeki tüm sektörlere de istikrar getirdiğine dikkati çekti.

-Çavuş

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş da Tarım Bakanlığı bütçesinde narenciyeye ayrılan payın yüzde 3’ten yüzde 20’ye çıkarıldığına işaret ederek, doğru planlama, güvenli su, güzel bakım ve verdikleri desteklerle rekolteyi yükselttiklerini ve katma değerli ürünlerin ekonomiye kazandırıldığını söyledi.

Çavuş, önümüzdeki günlerde Valencia portakalı için de çok iyi bir fiyat açıklanacağını belirterek, üreticiler ve üretici birlikleriyle istişare içinde ürünleri en iyi şekilde değerlendireceklerini söyledi.

6 Şubat’ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde 53 binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Felaketin hafızalara kazınan görüntülerinden birine konu olan Mesut Hançer, depremin üçüncü yılında da kızı Irmak Leyla Hançer’in mezarı başındaydı. Hançer, yaşadığı acının yıllar geçse de dinmediğini söyledi.

Türkiye, 6 Şubat 2023’te merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki büyük depremle sarsıldı. 11 ili etkileyen felakette 53 bini aşkın kişi hayatını kaybetti, çok sayıda bina yıkıldı. Depremin üçüncü yıl dönümünde yakınlarını kaybedenler mezarlıkları ziyaret ederek anma gerçekleştirdi.

Hafızalara kazınan kare

Kahramanmaraş’taki Ebrar Sitesi enkazında çekilen bir fotoğraf, yaşanan büyük yıkımın sembollerinden biri haline geldi. 16 yaşındaki Irmak Leyla Hançer’in enkaz altındaki elini bırakmayan babası Mesut Hançer’in görüntüsü, felaketin acısını yansıtan simge karelerden biri olarak hafızalarda yer etti.

Depremin üçüncü yılında Mesut Hançer ve eşi Gülseren Hançer, kızlarının mezarını ziyaret etti. Depremin ardından Ankara’ya yerleştiklerini belirten Hançer, geçen sürenin yaşadıkları kaybı hafifletmediğini dile getirdi.

Kızının cansız bedenine ulaştığı anları anlatan Mesut Hançer, acının tarif edilemez olduğunu vurguladı. Hançer, “Senesi geldi, bu acı hiçbir zaman unutulmuyor. Tarif edilecek gibi değil. Kızımı kaybettim, ailemi kaybettim. Depremden sonra Ankara’ya yerleştik. 6 Şubat’ın yıl dönümünde kızımızı ziyaret etmek için buradayız” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan, develere pasaport verecek

Suudi Arabistan’ın, sektörü geliştirme kapsamında “yerel ve uluslararası pazarlarda güvenilirliği artırmak” amacıyla “deve pasaportu” projesini hayata geçirdiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, projenin tanıtımı Bakan Yardımcısı Mansur bin Hilal el-Müşeyti tarafından gerçekleştirildi.

Bakanlık, projeyle birlikte “deve sektörünün düzenlenmesi, belgelenmesi ve hizmet verimliliğinin artırılmasının sağlanacağını” bildirdi.

Projeyle “develerin verilerinin, sahipliğinin ve soy kütüklerinin belgelenmesinin amaçlandığı” ifade edilen açıklamada, sağlık ve resmi düzenlemelere ilişkin bilgilerin tek bir kaynakta toplanmasının hedeflendiği aktarıldı.

Develer için verilecek belgenin, “onaylı bir resmi referans” niteliği taşıdığı ve hizmet kalitesine katkı sunulacağı, develerin “çip numarası, pasaport numarası, devenin adı, doğum tarihi, soyu, cinsiyeti, rengi, doğum yeri, veriliş tarihi ve yeri gibi bilgilerin yanı sıra hayvanın sağ ve sol profilden fotoğraflarının bulunacağı” açıklandı.

Suudi Arabistan’da 2025’in haziran ayı verilerine göre 2 milyon 235 bin 297 deve bulunuyor.

NASA astronotların akıllı telefon kullanmasına izin verecek

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), astronotların son model akıllı telefonlarını Ay misyonlarında kullanabileceğini açıkladı.

NASA Direktörü Jared Isaacman, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, bu ayki Crew-12 ve mart ayındaki Artemis II misyonlarında astronotların son model akıllı telefonlarıyla uçabileceğini duyurdu.

Isaacman, “Ekiplerimize aileleri için özel anları yakalamaları ve ilham verici görüntüleri dünyayla paylaşmaları için araçlar sağlıyoruz.” ifadesini kullanarak, bu adımı “doğru yönde atılmış küçük bir adım” olarak niteledi.

 

KKTC’nin “Şampiyon Melekleri” beyaz balonlarla anıldı

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremin üçüncü yılında, Adıyaman İsias Otel’de hayatını kaybeden KKTC’nin “Şampiyon Melekleri”, aileleri ve sevenleri tarafından gökyüzüne bırakılan beyaz balonlarla anıldı.

6 Şubat Şampiyon Melekleri anma programı çerçevesinde, beyaz balonlar “Adalet ile Sonsuz Sevgi” mesajıyla Şampiyon Melekler’in kabirleri başından gökyüzüne bırakıldı.
Gazimağusa Kabristanlığındaki anma etkinliğine, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakan, milletvekilleri ve belediye başkanları da katılarak, ailelere destek verdi, kabirlere çiçek bıraktı.
Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte Şampiyon Melekler için ilk önce dua okundu. Ardından balonlar gökyüzüne bırakıldı.
Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı, Selin Karakaya’nın annesi Ruşen Yücesoylu Karakaya, burada yaptığı kısa konuşmada, “Söylenecek söz yok. Şampiyon Melekler sizi çok seviyoruz. Beyaz balonları adalet ve sevgi yolunda şampiyonlarımız için bırakıyoruz.” dedi.
Gazimağusa’nın yanında Şampiyon Melekler’in kabirleri bulunan Yeniboğaziçi, Vadili, Dörtyol ve Ulukışla mezarlıklarında da aileler Şampiyon Melekleri eş zamanlı olarak andı.
Şampiyon Melekler için saat 15:30’da da Polatpaşa Camii’nde Mevlid-i Şerif okundu.

Louvre Müzesi, soygunda düşürülen tacı ilk kez paylaştı

Louvre Müzesi, geçen yıl ekim ayında gerçekleşen büyük soygunda zarar gören Fransa İmparatoriçesi Eugenie’ye ait tacı paylaştı. Tacın “neredeyse bütün halinde” bulunduğunu ve tamamen restore edilebileceğini duyuran müze, tacın tamamen onarılabileceğini açıkladı.

Soyguncular, toplam değeri yaklaşık 88 milyon euro olan mücevherleri çalarken, elmas işlemeli tacı kaçış güzergahlarında düşürerek geride bıraktı.

Müze, tacın soygundan bu yana ilk kez fotoğraflarını paylaştı. Açıklamada, eserin cam vitrinde açılan dar bir delikten çıkarılmaya çalışılırken “ciddi şekilde deforme olduğu” belirtildi.

Tacın üzerinde bulunan sekiz altın kartaldan biri eksik olsa da, 56 zümrüdün tamamının ve bin 354 elmastan yalnızca 10’unun kayıp olduğu bildirildi.

Özgün hale getirilecek

Louvre yetkilileri, 19. yüzyıla ait tacın özgün haline getirileceğini açıkladı. Restorasyon sürecini, müze başkanı Laurence des Cars başkanlığındaki bir uzman komitenin denetleyeceği kaydedildi.

Dört dakikada soyulmuştu

Soygun, 19 Ekim tarihinde Louvre’daki Galerie d’Apollon’da gerçekleşti. Şüphelilerin, Seine Nehri yakınındaki balkondan, çalıntı bir araç üzerine monte edilmiş mekanik platformla müzeye ulaştığı belirtildi.

İki soyguncu, elektrikli aletlerle pencereyi keserek içeri girdi. Güvenlik görevlilerini tehdit eden şüpheliler, alanın boşaltılmasının ardından iki vitrini kırarak mücevherleri aldı. Savcılara göre, soyguncular müze içinde dört dakikadan az kaldı ve dışarıda bekleyen iki scooter ile kaçtı.

Şüpheliler yakalandı, mücevherler kayıp

Polis, savcılığın soygunu gerçekleştirdiğini öne sürdüğü dört erkek şüpheliyi gözaltına aldı. Ancak operasyonun arkasındaki asıl planlayıcının henüz tespit edilemediği bildirildi.

Tacın yanı sıra çalınan yedi parça mücevher hala bulunamadı.

Hasipoğlu: Çocukları dijital dünyadan korumak için çalışma başlatıyoruz

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, çocukları dijital bağımlılık ve zorbalıktan kurtarmak için bir proje başlatıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs Postası’na yaptığı açıklamada, farkındalık çalışmaları yanı sıra Bilişim Suçları Yasası’na konuyla ilgili bir madde önerisini de yakında komiteye sunacaklarını kaydetti.

Çeşitli ülkelerden gelen 15-16 yaş altı çocuklara sosyal medya yasağı uygulanacağı haberleri sonrası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, çocukların dijital dünyada güvende olması konusunda bir proje başlatacaklarını söyledi.

Hasipoğlu, Kıbrıs Postası’na yaptığı açıklamada, hedeflerinin çocukları dijital dünyada ekran bağımlılığından ve zorbalıktan uzaklaştırarak, güvenli bir ortam sağlamak olduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, Bilişim Suçları Yasası’na bir madde konulacağını, yakında tadilat önerisinin komiteye geleceğini kaydetti. Ailelere yönelik bir farkındalık çalışması başlatılacağını kaydeden Hasipoğlu, kadına yönelik şiddeti önlemek için kurulan hat gibi bir hat kurulacağını kaydetti.

Web portalı oluşturulacağını belirten Hasipoğlu, hayata geçirilecek platform üzerinden ailelere ve çocuklara danışmanlık verileceğini söyledi.

Hasipoğlu’ndan 6 Şubat mesajı: Adalet mücadelesi sürecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 6 Şubat 2023’te Anavatan Türkiye’de meydana gelen depremin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı, Şampiyon Melekler ve ailelerinin adalet mücadelesinin takipçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Depremde kaybedilenlerin acısının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü ağırlığıyla hissedildiğini belirten Hasipoğlu, Adıyaman’daki İsias Otel enkazında yaşamını yitiren Şampiyon Melekler, öğretmenler ve velilerin yalnızca bir facianın değil; yarım kalan hayatların, ihmalin ve adalet arayışının sembolü haline geldiğini ifade etti. Bu acının Kıbrıs Türk halkının ortak vicdanında silinmeyecek bir iz bıraktığını kaydetti.

Şampiyon Meleklerin halkın hafızasında daima yaşayacağını dile getiren Hasipoğlu, “Onları anmak yalnızca bir görev değil, aynı zamanda geleceğe karşı taşıdığımız büyük bir sorumluluktur. İsias davası bizim için kapanmış değildir” dedi.

Yargılama sürecinin her aşamasını yakından takip ettiğini belirten Hasipoğlu, adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi için davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı. Ailelerin adalet arayışında yalnız olmadığını ifade eden Hasipoğlu, her zaman yanlarında olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Hasipoğlu mesajında ayrıca, depremin yaralarını dayanışmayla saran Türk milletine şükranlarını sunarak, hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır diledi.

Bakan Hasipoğlu’nun mesajının tamamı şu şekilde:

“6 Şubat 2023’te Anavatanımız’da meydana gelen ve hepimizin yüreğinde derin yaralar açan depremde kaybettiğimiz Anavatan Türkiyemizdeki tüm kardeşlerimizin, Şampiyon Meleklerimizin ve vatandaşlarımızın acısı, aradan geçen zamana rağmen ilk günkü ağırlığıyla içimizde durmaktadır.

Adıyaman’da İsias Otel’in enkazı altında kalan Şampiyon Meleklerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz; yalnızca bir facianın değil, yarım bırakılan hayatların, ihmalin ve adalet arayışının sembolü haline gelmiştir. Bu acı, Kıbrıs Türk halkının ortak vicdanında silinmeyecek bir iz bırakmıştır.
Şampiyon Meleklerimiz, halkımızın hafızasında daima yaşayacaktır. Onları anmak yalnızca bir görev değil, aynı zamanda geleceğe karşı taşıdığımız büyük bir sorumluluktur.
Bu felaketin üçüncü yılında bir kez daha açık ve net şekilde bir kez daha ifade ediyorum:
İsias davası bizim için kapanmış değildir.

Yargılama sürecinin her aşamasında hazır olan biri olarak, adalet mücadelesinin her aşamasının takipçisi olmayı sürdürüyorum. Yargı süreci devam etmektedir ve önümüzdeki aşamalar da aynı kararlılıkla izlenecektir. Adaletin tüm yönleriyle ve eksiksiz biçimde tecelli etmesi için bu davanın sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Ailelerimizin adalet arayışında yalnız olmadıklarını, dün olduğu gibi bugün de yanlarında olduğumuzu ve bundan sonra da asla yalnız bırakılmayacaklarını bir kez daha güçlü şekilde vurgulamak isterim.

Bu vesileyle, Türkiye’nin yasını, Türkiye’nin dayanışmasına çeviren, depremin yaralarını hızlıca satan Türk milletinin her ferdine şükranlarımı sunuyor,
6 Şubat depreminde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve Anavatanımızım her ferdine sabır ve metanet diliyorum.”

Dinçyürek:”Şampiyon Meleklerimiz, Kıbrıs Türk halkının kalbinde daima yaşayacaktır”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, 6 Şubat depreminin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Dinçyürek, voleybol şampiyonası için gittikleri Adıyaman’da meydana gelen depremde, konakladıkları İsias Otel’in yıkılması sonucu hayatını kaybeden “Şampiyon Meleklerimizi” felaketin üçüncü yıl dönümünde rahmet ve özlemle andı.

6 Şubat 2023’te Türkiye’de meydana gelen depremde kaybettiğimiz canlarımızın acısı, yüreğimizde ilk günkü tazeliğiyle durmaktadır.

Adıyaman’da İsias Otel’in enkazı altında kalan Şampiyon Meleklerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz bu büyük felakette hayatlarını kaybetmiştir.

İsias davası, yargı sürecinin son noktasına kadar bizim için devam eden bir süreçtir. Bu sürecin her aşamasını kararlılıkla ve titizlikle takip etmeyi sürdürmek bizlerin görevidir .

Bu vesileyle, 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve halkımıza sabırlar diliyorum.

Şampiyon Meleklerimiz, Kıbrıs Türk halkının kalbinde daima yaşayacaktır.

6 Şubat’ın Acısı Hâlâ Taze: Asrın Felaketinin 3. Yılı

Türkiye, 3 yıl önce bugün Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin acısıyla sarsıldı. Yaklaşık 14 milyon vatandaşı etkileyen 6 Şubat depremlerinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı. Deprem bölgesinde devletin tüm imkanları seferber edildi, asrın inşasıyla 455 bin konut inşa edildi.

Türkiye, üç yıl önce 6 Şubat’ta saat 04.17’de Pazarcık’ta 7,7; saat 13.24’te ise Elbistan’da meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki depremlerin acısıyla sarsıldı.

Toplam 120 bin kilometre karelik alanda 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiği depremler, 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ile mahallede ağır yıkımlara yol açtı.

Afet sonrası ilan edilen 7 günlük milli yas ve OHAL süreciyle birlikte, devletin tüm imkanları seferber edildi.

Asrın felaketinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı.

Şampiyon Melekler beyaz balonlarla anılacak

Depremlerde hayatını kaybeden Gazimağusa Türk Maarif Koleji öğrencileri, öğretmen ve aileler “Şampiyon Melekler” bugün beyaz balonlarla “adalet ile sonsuz sevgi” temasıyla düzenlenecek törenle anılacak.

Depremin 3. yıl dönümü nedeniyle şampiyon meleklerin kabirlerinde “Adalet ile Sonsuz Sevgi” mesajını simgeleyen beyaz balonlar aileleri tarafından gökyüzüne bırakılacak. Gazimağusa ve diğer yerleşim yerlerindeki kabristanlıklarda yapılacak etkinlikler saat 14.00’de başlayacak.

Şampiyon Melekler için ayrıca Gazimağusa Polatpaşa Camii’nde Mevlid-i Şerif okutulacak. Mevlid saat 15.30’da başlayacak.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel ve bazı devlet ve hükümet yetkililerinin de yarın etkinliklere katılması bekleniyor.

650 bin personel görev yaptı

Kamu kuruluşları, mahalli idareler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin seferber olduğu deprem sonrası, bölgeye su, gıda, ilaç ve giyecek başta olmak üzere tüm yaşam malzemeleri hızla gönderildi.

Depremlerde hasar gören 39 bin enkazda arama, yaşam olduğu belirlenen 26 bin 32 binada ise arama kurtarma faaliyeti gerçekleştirildi.

Bölgede müdahale çalışmaları kapsamında 11 bin 488’i uluslararası, 35 bin 250’si arama kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı.

Deprem bölgesine, 20 bin araç ve ağır iş makinası, 141 helikopter, 182 uçak, 23 gemi yardım için durmaksızın çalıştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının gemileri yardım için bölgeye ulaştırıldı.

Hava araçlarıyla sıhhi tahliye, personel nakli, malzeme nakli, yangın söndürme faaliyetleri yürütülerek bu kapsamda 17 bin 500 sorti gerçekleştirildi.

Türk Hava Yolları (THY) öncülüğünde 13 bin 701 seferiyle 2 milyonu aşkın yolcu ve 712 kargo seferi ile 32 bin 770 ton yardım malzemesi ulaştırıldı.

Ayrıca yerli ve milli insansız hava araçları da deprem bölgesinde arama kurtarma ve koordinasyon çalışmalarına destek verdi.

Asrın felaketinin ardından AFAD koordinasyonunda kara, hava ve deniz yoluyla 3 milyon 549 bin 443 afetzede deprem bölgelerinden tahliye edildi.

350 çadır kent ve 428 konteyner kent kuruldu

Afetin etkili olduğu 11 ilde, çadır ve konteyner kent alanları belirlendi. Geçici barınma alanları oluşturularak 1 milyon çadır sevk edildi ve 350 çadır kentte 645 bin çadır kuruldu. Yaklaşık 2,5 milyon afetzedeye barınma imkanı sağlandı.

Geçici barınma hizmeti verilen Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında 477 bin 952 kişi, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yurtlarında 710 bin 266 kişi olmak üzere tesislerde toplam 1 milyon 188 bin 218 afetzede misafir edildi.

Ayrıca 428 konteyner kentte 220 bin konteyner kuruldu. 707 bin afetzede bu konteynerlerde misafir edildi. Konteyner kentlerde barınmanın yanı sıra beslenme, eğitim, sağlık ve diğer sosyal donatı alanları vatandaşların hizmetine sunuldu.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), gemilerini seferber ederek yaşam alanları oluşturdu. Hastaneler ve okullar açıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) vagonlarında depremzede vatandaşlarımıza konaklama imkanı sağladı.

Konteyner kentlerde kalan vatandaşların gıda ve market alışverişleri için İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda AFAD-Kızılay işbirliği ile maddi destek sağlandı.

TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar gemileri sağlık hizmeti verdi

Türk Silahlı Kuvvetlerince deprem bölgesinde 57 tabur ve 100 arama kurtarma timi olmak üzere toplam 40 binden fazla asker, uzman ve teknik personel görev yaptı. 29 arama kurtarm köpeği de bu çalışmalara destek sağladı. Bu sayede arama kurtarma timleri tarafından 327 kişi enkaz altından çıkarıldı.

65 uçak, 71 helikopter, İHA-TİHA’lar dahil hava yardım köprüsü kurularak arama-kurtarma personelinin, yardım malzemelerini bölgeye ulaştırdı, yaralılar ve bölgeden ayrılmak isteyenlerin nakledilmesi sağlandı.

Adana İncirlik’te kurulan merkezden 300’den fazla köye, 32 ilçeye ulaşıldı. Hava araçları ile 6 binden fazla sorti yapılarak 1 yılda yapılan sorti sayısına 1 ayda ulaşıldı ve 22 binden fazla vatandaş tahliye edildi.

Deniz Nakliye Koridoru kapsamında, TCG Sancaktar ve TCG Bayraktar gemileri arama kurtarma personeli ve iş makinaları yüklü olarak İskenderun’a gönderildi. TCG İskenderun gemisi yaralılar ve bölgeden ayrılmak isteyenleri Mersin’e tahliye etti. 24 gemi Mersin, İskenderun, Antalya, Taşucu ve Girne’de teyakkuz durumunda tutuldu. Deprem bölgelerinde 9,5 milyon paket kumanya dağıtıldı, 112 sahra mutfağı ve 49 sahra fırını ile günlük 160 bin sıcak yemek, 400 binden fazla ekmek üretim kapasitesine ulaşılarak, 7,2 milyon vatandaşa sıcak yemek verildi, 13,8 milyon ekmek dağıtıldı, ayrıca gıda ve su güvenliği için de 4 gıda ve su kontrol laboratuvarı kuruldu.

TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar gemileri içindeki malzemelerin nakliyesinin ardından deprem bölgesinde Rol-2 seviyesinde hastane olarak sağlık hizmeti verdi. Depremin ilk anından itibaren tüm kışla ve sosyal tesisler afetzedelerin kullanımına açıldı, orduevi ve özel eğitim merkezlerinde depremzedeler misafir edildi. Uygun olan askeri tesisler hizmete açılarak binlerce kişi ağırlandı.

Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) bağlı birimler tarafından 72 bin çadırın kurulumu gerçekleştirildi ve envanter bulunan 3 bin 700 soğuk iklim çadırlarının tamamı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Bor’daki fabrikalar başta olmak üzere askeri fabrikalarda 24 saat esasına göre çadır ve konteyner üretimi yapılarak 13 bin çadır, 856 soğuk iklim çadırı ve 529 konteynerin ihtiyaç yerlerine sevki sağlandı. Yaşam destek faaliyetleri kapsamında; 9 ilde 619 mutfak, fırın, banyo, çamaşırhane, tuvalet, lojistik üs kuruldu ayrıca 251 Mehmetçik Okulu açıldı.

Göktürk uydusu ve İHA’larla bölge taranarak yıkımın fotoğrafı çıkarıldı, elde edilen veriler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile paylaşıldı.

Ataoğlu’ndan 6 Şubat mesajı: “Hüzün ve sonsuz bir özlemle anıyoruz”

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, 6 Şubat 2023 yılında gerçekleşen depremde yaşamını yitiren canlar ve Şampiyon Melekler için yayımladığı mesajda, bu büyük acının, sadece canları değil, umutları da sınadığını belirtti.

Ataoğlu mesajında, “Üç yıl önce yaşadığımız ve yüreklerimizde derin izler bırakan deprem felaketinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, kederli ailelerine ve milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Bu büyük acının, sadece canları değil, umutları da sınadığını belirten Ataoğlu, bu acının aynı zamanda dayanışmanın, birlik ve beraberliğin ne kadar güçlü olduğunu da gözler önüne serdiğini kaydetti.

6 Şubat’ta kaybedilen ve geleceğin teminatı olan Şampiyon Melekleri ise ayrı bir hüzün ve sonsuz bir özlemle andığını ifade eden Ataoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Onlar, başarılarıyla bizleri gururlandıran, hayalleriyle yarınlarımıza ışık tutan evlatlarımızdı. İsimleri kalplerimizde, anıları ise daima yaşayacaktır. Hayatını kaybeden tüm canlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve metanet diliyor; bu acının bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum.”

6 Şubat’ın Acısı Hâlâ Taze: Asrın Felaketinin 3. Yılı

Türkiye, 3 yıl önce bugün Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin acısıyla sarsıldı. Yaklaşık 14 milyon vatandaşı etkileyen 6 Şubat depremlerinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı. Deprem bölgesinde devletin tüm imkanları seferber edildi, asrın inşasıyla 455 bin konut inşa edildi.

Türkiye, üç yıl önce 6 Şubat’ta saat 04.17’de Pazarcık’ta 7,7; saat 13.24’te ise Elbistan’da meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki depremlerin acısıyla sarsıldı.

Toplam 120 bin kilometre karelik alanda 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiği depremler, 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ile mahallede ağır yıkımlara yol açtı.

Afet sonrası ilan edilen 7 günlük milli yas ve OHAL süreciyle birlikte, devletin tüm imkanları seferber edildi.

Asrın felaketinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı.

Şampiyon Melekler beyaz balonlarla anılacak

Depremlerde hayatını kaybeden Gazimağusa Türk Maarif Koleji öğrencileri, öğretmen ve aileler “Şampiyon Melekler” bugün beyaz balonlarla “adalet ile sonsuz sevgi” temasıyla düzenlenecek törenle anılacak.

Depremin 3. yıl dönümü nedeniyle şampiyon meleklerin kabirlerinde “Adalet ile Sonsuz Sevgi” mesajını simgeleyen beyaz balonlar aileleri tarafından gökyüzüne bırakılacak. Gazimağusa ve diğer yerleşim yerlerindeki kabristanlıklarda yapılacak etkinlikler saat 14.00’de başlayacak.

Şampiyon Melekler için ayrıca Gazimağusa Polatpaşa Camii’nde Mevlid-i Şerif okutulacak. Mevlid saat 15.30’da başlayacak.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel ve bazı devlet ve hükümet yetkililerinin de yarın etkinliklere katılması bekleniyor.

650 bin personel görev yaptı

Kamu kuruluşları, mahalli idareler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin seferber olduğu deprem sonrası, bölgeye su, gıda, ilaç ve giyecek başta olmak üzere tüm yaşam malzemeleri hızla gönderildi.

Depremlerde hasar gören 39 bin enkazda arama, yaşam olduğu belirlenen 26 bin 32 binada ise arama kurtarma faaliyeti gerçekleştirildi.

Bölgede müdahale çalışmaları kapsamında 11 bin 488’i uluslararası, 35 bin 250’si arama kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı.

Deprem bölgesine, 20 bin araç ve ağır iş makinası, 141 helikopter, 182 uçak, 23 gemi yardım için durmaksızın çalıştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının gemileri yardım için bölgeye ulaştırıldı.

Hava araçlarıyla sıhhi tahliye, personel nakli, malzeme nakli, yangın söndürme faaliyetleri yürütülerek bu kapsamda 17 bin 500 sorti gerçekleştirildi.

Türk Hava Yolları (THY) öncülüğünde 13 bin 701 seferiyle 2 milyonu aşkın yolcu ve 712 kargo seferi ile 32 bin 770 ton yardım malzemesi ulaştırıldı.

Ayrıca yerli ve milli insansız hava araçları da deprem bölgesinde arama kurtarma ve koordinasyon çalışmalarına destek verdi.

Asrın felaketinin ardından AFAD koordinasyonunda kara, hava ve deniz yoluyla 3 milyon 549 bin 443 afetzede deprem bölgelerinden tahliye edildi.

350 çadır kent ve 428 konteyner kent kuruldu

Afetin etkili olduğu 11 ilde, çadır ve konteyner kent alanları belirlendi. Geçici barınma alanları oluşturularak 1 milyon çadır sevk edildi ve 350 çadır kentte 645 bin çadır kuruldu. Yaklaşık 2,5 milyon afetzedeye barınma imkanı sağlandı.

Geçici barınma hizmeti verilen Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında 477 bin 952 kişi, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yurtlarında 710 bin 266 kişi olmak üzere tesislerde toplam 1 milyon 188 bin 218 afetzede misafir edildi.

Ayrıca 428 konteyner kentte 220 bin konteyner kuruldu. 707 bin afetzede bu konteynerlerde misafir edildi. Konteyner kentlerde barınmanın yanı sıra beslenme, eğitim, sağlık ve diğer sosyal donatı alanları vatandaşların hizmetine sunuldu.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), gemilerini seferber ederek yaşam alanları oluşturdu. Hastaneler ve okullar açıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) vagonlarında depremzede vatandaşlarımıza konaklama imkanı sağladı.

Konteyner kentlerde kalan vatandaşların gıda ve market alışverişleri için İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda AFAD-Kızılay işbirliği ile maddi destek sağlandı.

TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar gemileri sağlık hizmeti verdi

Türk Silahlı Kuvvetlerince deprem bölgesinde 57 tabur ve 100 arama kurtarma timi olmak üzere toplam 40 binden fazla asker, uzman ve teknik personel görev yaptı. 29 arama kurtarm köpeği de bu çalışmalara destek sağladı. Bu sayede arama kurtarma timleri tarafından 327 kişi enkaz altından çıkarıldı.

65 uçak, 71 helikopter, İHA-TİHA’lar dahil hava yardım köprüsü kurularak arama-kurtarma personelinin, yardım malzemelerini bölgeye ulaştırdı, yaralılar ve bölgeden ayrılmak isteyenlerin nakledilmesi sağlandı.

Adana İncirlik’te kurulan merkezden 300’den fazla köye, 32 ilçeye ulaşıldı. Hava araçları ile 6 binden fazla sorti yapılarak 1 yılda yapılan sorti sayısına 1 ayda ulaşıldı ve 22 binden fazla vatandaş tahliye edildi.

Deniz Nakliye Koridoru kapsamında, TCG Sancaktar ve TCG Bayraktar gemileri arama kurtarma personeli ve iş makinaları yüklü olarak İskenderun’a gönderildi. TCG İskenderun gemisi yaralılar ve bölgeden ayrılmak isteyenleri Mersin’e tahliye etti. 24 gemi Mersin, İskenderun, Antalya, Taşucu ve Girne’de teyakkuz durumunda tutuldu. Deprem bölgelerinde 9,5 milyon paket kumanya dağıtıldı, 112 sahra mutfağı ve 49 sahra fırını ile günlük 160 bin sıcak yemek, 400 binden fazla ekmek üretim kapasitesine ulaşılarak, 7,2 milyon vatandaşa sıcak yemek verildi, 13,8 milyon ekmek dağıtıldı, ayrıca gıda ve su güvenliği için de 4 gıda ve su kontrol laboratuvarı kuruldu.

TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar gemileri içindeki malzemelerin nakliyesinin ardından deprem bölgesinde Rol-2 seviyesinde hastane olarak sağlık hizmeti verdi. Depremin ilk anından itibaren tüm kışla ve sosyal tesisler afetzedelerin kullanımına açıldı, orduevi ve özel eğitim merkezlerinde depremzedeler misafir edildi. Uygun olan askeri tesisler hizmete açılarak binlerce kişi ağırlandı.

Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) bağlı birimler tarafından 72 bin çadırın kurulumu gerçekleştirildi ve envanter bulunan 3 bin 700 soğuk iklim çadırlarının tamamı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Bor’daki fabrikalar başta olmak üzere askeri fabrikalarda 24 saat esasına göre çadır ve konteyner üretimi yapılarak 13 bin çadır, 856 soğuk iklim çadırı ve 529 konteynerin ihtiyaç yerlerine sevki sağlandı. Yaşam destek faaliyetleri kapsamında; 9 ilde 619 mutfak, fırın, banyo, çamaşırhane, tuvalet, lojistik üs kuruldu ayrıca 251 Mehmetçik Okulu açıldı.

Göktürk uydusu ve İHA’larla bölge taranarak yıkımın fotoğrafı çıkarıldı, elde edilen veriler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile paylaşıldı.

Bugün ve yarın sağanak bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, 5–11 Şubat tarihleri arasında bölgenin serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacağını, bugün ve yarın yer yer sağanak yağış görüleceğini, rüzgârın ise hafta sonu fırtınamsı eseceğini açıkladı.

Bugün ve yarın yer yer sağanak bekleniyor.

Meteoroloji Dairesinden verilen bilgiye göre, 5 – 11 Şubat tarihleri arasında bölgenin, genellikle alçak basınç sistemi serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Hava, yarın parçalı ve çok bulutlu, cuma parçalı ve çok bulutlu yer yer sağanak yağmurlu, cumartesi parçalı bulutlu yer yer sağanak yağmurlu, pazar parçalı ve az bulutlu, diğer günler parçalı ve çok bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı periyodun ilk günleri iç kesimlerde ve sahillerde 17 – 19 , sonraki günlerde ise 20 – 22 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar periyodun ilk günleri kuzey ve doğu yönlerden, diğer günlerde ise güney ve batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, cumartesi ve pazar günleri ise yer yer fırtınamsı rüzgar şeklinde esecek.