Archives Mart 2026

Galatasaray, “Devler Ligi”nde çeyrek final için mücadele edecek

UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanşında deplasmanda İngiltere temsilcisi Liverpool ile mücadele edecek Galatasaray, tarihinde 7. kez “Devler Ligi”nde son 8 takım arasına kalmaya çalışacak.

Organizasyonun lig aşamasını bu sezon 3 galibiyet, 1 beraberlik, 4 mağlubiyetle 20. tamamlayan sarı-kırmızılılar, son 16 play-off etabına yükseldi. Turun ilk maçında Juventus’u 5-2 yenen Galatasaray, rövanş karşılaşmasında rakibine 3-2 yenilmesine rağmen skor avantajıyla son 16 turuna adını yazdırdı. Bu turda Liverpool ile eşleşen sarı-kırmızılı ekip, sahasındaki ilk maçı 1-0 kazanarak rövanş mücadelesi öncesinde avantaj yakaladı.

Galatasaray, 18 Mart Çarşamba günü Anfield Stadı’ndaki müsabakadan iyi sonuçla ayrılarak adını 7. kez çeyrek finale yazdırmak için mücadele edecek.

Sarı-kırmızılılar, 1962-63, 1969-70, 1988-89, 1993-94, 2000-01, 2012-13 sezonlarında Avrupa’nın en iyi 8 takımı arasında yer almıştı.

SON 16’DA 11. KEZ TER DÖKÜYOR

“Cimbom” Avrupa’nın kulüpler düzeyindeki 1 numaralı futbol turnuvasında 11. kez son 16 takım arasında yer alıyor.

Sarı-kırmızılı ekip, daha öncesinde Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası adıyla düzenlenen organizasyonda 1962-63, 1963-64, 1969-70 ve 1988-89 sezonlarında son 16 takım arasına kaldı.

Galatasaray, “Devler Ligi”nin UEFA Şampiyonlar Ligi adıyla oynanmaya başlamasının ardından ise bu sezona kadar 1993-94, 1994-95, 2000-01, 2001-02, 2012-13 ve 2013-14 sezonlarında da son 16 takım arasına adını yazdırdı.

Juventus’u son 16 play-off turu eşleşmesinde geçen sarı-kırmızılılar, bu sezonla birlikte tarihinde 11. kez “Devler Ligi”nde son 16’ya yükselmeyi başardı.

Galatasaray, o zamanki adıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda ilk defa 1962-63 sezonunda son 16’ya kaldı.

Sarı-kırmızılılar, söz konusu sezonun ilk turunda Romanya temsilcisi Dinamo Bükreş’i 3-0 ve 1-1’lik skorlarla geçerek 16 takımın mücadele ettiği 2. tura çıktı. Galatasaray, bu turda da Polonya ekibi Polonia Bytom’u sahasında 4-1 mağlup ettikten sonra deplasmanda rakibine 1-0 yenilerek çeyrek finale yükselme başarısı gösterdi.

Galatasaray, çeyrek finalde İtalya ekibi Milan’a 5-0 ve 3-1 mağlup olarak organizasyona veda etti.

1963-64’TE KURA ÇEKİMİYLE ELENDİ

Galatasaray, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda son 16 takım arasına kaldığı 1963-64 sezonunda kura çekimiyle İsviçre’den Zürih’e elendi.

Sarı-kırmızılılar, organizasyonun ilk turunda Ferencvaros’un rakibi oldu. İlk maçta konuk ettiği Macar takımını 4-0 yenen Galatasaray, rövanşta 2-0 mağlup olarak adını son 16 takımın mücadele ettiği ikinci tura yazdırdı.

Bu turda da Zürih ile karşılaşan Galatasaray, deplasmanda rakibine 2-0 mağlup olurken sahasındaki maçtı aynı skorla kazandı. Eşleşmenin 3. maçı ise İtalya’nın Roma kentinde oynandı. Bu maçın da 2-2 sona ermesiyle tur atlayan ekip, çekilen kura sonucu Zürih oldu.

1969-70 sezonunda kura çekimiyle çeyrek finalde

Sarı-kırmızılılar, organizasyonun 1969-70 sezonunda ikinci kez adını çeyrek finale yazdırdı.

Söz konusu sezonun ilk turunda İrlanda’dan Waterford ile eşleşen Galatasaray, rakibini 2-0 ve 3-2 yendikten sonra son 16 takımın mücadele ettiği 2. tura yükseldi. Slovakya temsilcisi Spartak Trnava ile eşleşen sarı-kırmızılı takım, ilk maçta konuk ettiği rakibini 1-0 yendikten sonra, rövanştan 1-0’lık mağlubiyetle ayrıldı. Uzatma bölümünde de skor değişmeyince kura çekimine gidildi ve bu kez şanslı taraf Galatasaray, çeyrek finale yükseldi.

Çeyrek finalde Polonya ekibi Legia Varşova ile karşılaşan sarı-kırmızılı ekip, sahasındaki maçtan 1-1’lik beraberlikle ayrıldıktan sonra rövanşta 2-0 kaybederek turnuvaya veda etti.

Galatasaray, 1988-89 sezonunda Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda ilk kez yarı finale kalarak Türk futbolunun en büyük başarılarından birini gerçekleştirdi.

Teknik direktör Mustafa Denizli yönetimindeki sarı-kırmızılılar, “Devler Ligi”nin ilk turunda Avusturya ekibi Rapid Wien’i geçtikten sonra 16 takımın mücadele ettiği 2. turda İsviçre’den Neuchatel Xamax’ın rakibi oldu. İsviçre temsilcisine karşı ilk maçı 3-0 kaybeden Galatasaray, rövanş maçında sahasında rakibini 5-0 yenerek Türk futbol tarihinin en önemli galibiyetlerinden birine imza attı.

Çeyrek finale yükselen sarı-kırmızılı ekip, bu turda Fransa ekibi Monaco’nun rakibi oldu. Deplasmanda Monaco’yu 1-0 ile geçen Galatasaray, Almanya’nın Köln kentinde konuk ettiği rakibiyle rövanşta 1-1 berabere kalarak organizasyonda yarı finale yükseldi.

Yarı finalde 4-0 ve 1-1’lik skorlarla Rumen ekibi Steaua Bükreş’e elenen Galatasaray, final hayallerini rakibine kaptırdı.

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi adıyla düzenlenmeye başlanan turnuvanın 1993-94 sezonunda İngiliz ekibi Manchester United’ı 2. turda eledi.

Söz konusu sezonun ilk turunda İrlanda ekibi Cork City’i iç sahada 2-1, deplasmanda da 1-0 yenen sarı-kırmızılı takım, ikinci turda Manchester United’ın rakibi oldu. 16 takımın mücadele ettiği bu turda dış sahada rakibiyle 3-3 berabere kalan Galatasaray, iç sahada da 0-0 biten maçın sonucunda deplasman golü kuralıyla gruplara kalmayı başardı.

O dönemde 4’erli 2 grubun yer aldığı Şampiyonlar Ligi statüsünde bu tur, grup maçları olarak adlandırılıp çeyrek final olarak gösterilmese de sarı-kırmızılılar, Avrupa’nın en iyi 8 takımı arasına girdi.

İspanya temsilcisi Barcelona, Monaco ve Rusya ekibi Spartak Moskova’nın olduğu A Grubu’nu son sırada tamamlayan Galatasaray, organizasyona bu aşamada veda etti.

1994-95 SEZONUNDA 16 TAKIMLA GRUP AŞAMASINA KATILDI

Galatasaray, 1994-95 sezonunda grup aşamasına yükselerek bir kez daha organizasyonda son 16 takım arasına girdi.

Eleme turunda Lüksemburg ekibi Avenir Beggen’i deplasmanda 5-1, iç sahada da 4-0 yenen Galatasaray, böylece 4’erli 4 gruptan oluşan Şampiyonlar Ligi etabında yer almaya hak kazandı.

Son 16 takımın mücadele ettiği aşamada İsveç ekibi Göteborg, Barcelona ve Manchester United’ın bulunduğu A Grubu’nu son sırada tamamlayan Galatasaray, organizasyondan elendi.

2000-01 SEZONUNDA ÇEYREK FİNAL

Galatasaray, 2000 yılındaki UEFA Kupası şampiyonluğu sonrası 2000-01 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale yükseldi.

İlk olarak Avusturya ekibi Sturm Graz, İskoçya temsilcisi Rangers ve Monaco’nun olduğu D Grubu’nu ikinci tamamlayan Galatasaray, ikinci grup maçlarına katılmaya hak kazandı. Bu aşamada da İspanya ekibi Deportivo, Milan ve Fransa ekibi Paris Saint-Germain’in olduğu B Grubu’nu ikinci bitiren Galatasaray, çeyrek finalde Real Madrid ile eşleşti.

Sahasında Real Madrid’i 3-2 yenen Galatasaray, rövanşta rakibine 3-0 mağlup olarak organizasyondaki yolculuğunu çeyrek finalde tamamladı.

2001-02 SEZONUNDA DA SON 16 TAKIM ARASINDA

Sarı-kırmızılılar, 2001-2002 sezonunda da ikinci grup aşamasına katılarak üst üste 2 kez son 16 takım arasında yer aldı.

Galatasaray, ilk grup aşamasında Fransa temsilcisi Nantes, Hollanda’dan PSV ve İtalya ekibi Lazio’nun yer aldığı D Grubu’nu ikinci tamamlayarak bir üst tura yükseldi.

İkinci grup aşamasıyla son 16 takım arasına giren Galatasaray, bu etapta Barcelona, Liverpool ve Roma’nın yer aldığı B Grubu’nu son sırada bitirerek organizasyondan elendi.

2012-13 VE 2013-14 SEZONLARINDA ÜST ÜSTE 2 KEZ SON 16’DA

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2012-13 ve 2013-14 sezonlarında üst üste 2 kez son 16 turuna kaldı.

Teknik direktör Fatih Terim yönetimindeki sarı-kırmızılılar, direkt olarak katıldığı grup aşamasında İngiltere’den Manchester United, Romanya ekibi CFR Cluj ve Portekiz temsilcisi Braga’nın mücadele ettiği H Grubu’nu ikinci tamamlayarak son 16 turu biletini kaptı.

Söz konusu turda Almanya temsilcisi Schalke 04 ile eşleşen Galatasaray, iç sahada 1-1 berabere kaldığı rakibini deplasmanda 3-2 yenerek çeyrek finale adını yazdırdı.

Çeyrek finalde Real Madrid’in rakibi olan sarı-kırmızılı ekip, İspanya temsilcisine deplasmanda 3-0 mağlup olmasının ardından iç sahadaki maçı 3-2 kazandı ve organizasyondan elendi.

Sonraki sezonda İtalyan teknik adam Roberto Mancini yönetiminde Real Madrid, Juventus ve Danimarka temsilcisi Kopenhag’ın olduğu B Grubu’nu ikinci tamamlayan Galatasaray, “Devler Ligi”nde üst üste 2. kez son 16 turuna çıktı.

Bu turda İngiltere’den Chelsea ile karşılaşan sarı-kırmızılılar, iç sahada 1-1 biten maçtan sonra deplasmanda 2-0 yenilerek turnuvanın dışında kaldı.

Canaltay: KKTC–Türkiye parlamenter ilişkileri daha da güçlenecek

KKTC–Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, Türkiye ziyaretinde iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliklerinin ele alındığını açıkladı.

Cumhuriyet Meclisi – Türkiye Büyük Millet Meclisi Dostluk Grubu’nun Türkiye ziyareti tamamlandı. Ziyaretin ardından açıklama yapan Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, gerçekleştirilen temasların KKTC ile Türkiye arasındaki güçlü kardeşlik bağlarını parlamenter diplomasi düzeyinde daha da pekiştirdiğini söyledi.

Canaltay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan görüşmelerde iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliklerinin geliştirilmesi, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ve bölgesel güvenlik konularının kapsamlı şekilde ele alındığını belirtti.

Açıklamada, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler karşısında Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerinin korunması yönündeki kararlılığın bir kez daha vurgulandığı ifade edildi.

Ziyaret kapsamında parlamenter diplomasi alanında deneyim paylaşımı yapıldığını da kaydeden Canaltay, iki meclis arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde karşılıklı irade ortaya konduğunu belirtti. Canaltay, bu temasların Kıbrıs Türk halkının uluslararası platformlarda daha güçlü temsil edilmesine katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi.

Görüşmelerde Türk dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesinin de önemli başlıklar arasında yer aldığına işaret eden Canaltay, Azerbaycan ile sürdürülen parlamenter ilişkilerin ve Azerbaycan-Türkiye Dostluk Grubu’nun çalışmaları hakkında da değerlendirmelerde bulunulduğunu aktardı.

Canaltay ayrıca, “1 Millet 3 Devlet” anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilen toplantıların üçüncüsünün Bakü’de yapılacak olmasının büyük önem taşıdığını belirterek, söz konusu toplantının Türkiye, Azerbaycan ve KKTC arasındaki siyasi, ekonomik ve stratejik iş birliğini daha ileri bir noktaya taşıyacağına inandıklarını ifade etti.

Dostluk grupları aracılığıyla yürütülen parlamenter diplomasi faaliyetlerinin ülkeler arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirmeye ve Türk dünyası dayanışmasını pekiştirmeye devam edeceği vurgulandı.

Çavuş: “Şap hastalığı Güneyden yayıldı, suçlamalar sorumluluktan kaçma girişimi”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, şap hastalığının Güney’den yayıldığının “açık olduğunu” gerekli tedbirlerin zamanında alınmadığını, bugün KKTC makamlarını suçlamaya yönelik açıklamaların bir sorumluluktan kaçma girişimi olduğunu ifade etti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Çavuş, şap hastalığı konusunda Güney Kıbrıs makamlarının, KKTC makamlarını ve hayvancılarını suçlayan açıklamalarının manidar olduğunu belirtti.

Hastalığın önlenmesi amacıyla Mayıs 2025’ten itibaren tüm limanlarda gerekli tedbirlerin alınarak, uygulamaya konulduğunu vurgulayan Çavuş, buna rağmen ilk vakanın tespit edilmesinin ardından protokoller doğrultusunda gerekli tedbirlerin ve acil aşılama programının 48 saat içerisinde hayata geçirildiğini kaydetti.

Bakan Çavuş, hastalığın tespit edildiği andan itibaren hem Güney Kıbrıs’taki muhataplara hem de Avrupa Birliği yetkililerine gerekli bildirimlerin yapıldığını vurguladı.

Çavuş, hastalığın tespit edildiği günlerde Güney’den kaçak olarak getirilmeye çalışılırken 13 Aralık tarihinde Gazimağusa sınır bölgesinde tespit edilen dokuz başlık bir buzağı grubuna yapılan ilk tetkiklerde şap hastalığının pozitif çıktığını anımsattı.

Bu tespitin Güney Kıbrıs makamlarına bildirildiğini belirten Çavuş, Güney Kıbrıs yetkililerinin bu konuya herhangi bir tepki vermemesinin, hastalığın Güney’de zaten var olduğuna işaret ettiğini, dolayısıyla Kuzey’de görülen vakaların da Güney’den geldiğinin açık olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs’ta şap hastalığının kuzeyden daha önce ortaya çıktığına dair bilgiler bulunduğunu da ifade eden Çavuş, ekonomik ve politik nedenlerle bu durumun gizlendiğini, hastalığın zamanında ciddiyetle ele alınmamasının bugün Güney’de daha ciddi sorunlara yol açtığını kaydetti.

 “Tüm büyükbaş hayvanlar iki kez aşılandı, küçükbaş hayvanların aşılanmasına ise devam ediliyor”

KKTC’de tüm büyükbaş hayvanların iki kez aşılandığını, küçükbaş hayvanların aşılanmasına ise devam edildiğini belirten Çavuş, salgının başından bu yana yürürlükte olan karantina uygulamasının sürdüğünü ve başka herhangi bir bölgede hastalık belirtisine rastlanmadığını söyledi.


Hastalığın teşhis edilmesinden yalnızca 48 saat sonra Türkiye Cumhuriyeti’nden ilk etapta 250 bin doz aşının, ardından Avrupa Birliği’nden de 500 bin doz aşının temin edildiğini belirten Çavuş, KKTC tarafından defalarca iş birliği teklif edilmesine rağmen Güney’de durumun “çıkmaza girmesi” üzerine Güney Kıbrıs makamlarının KKTC’den 60 bin doz aşı talep ettiğini ve bu talebin de iş birliği çerçevesinde karşılandığını kaydetti.

Güney’de yapılan suçlamalar yerine iş birliğinin tercih edilmesi durumunda tüm kurumlarıyla birlikte her türlü iş birliğine hazır olduklarını da açıklayan Çavuş, sürecin en az zararla atlatılması temennisinde bulundu.

Trump, İran konusunda destek gelmezse NATO’nun geleceğinin “çok kötü” olacağını söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, müttefiklerinin Hürmüz Boğazı’nı açmaya yardımcı olmaması halinde NATO’nun “çok kötü” bir gelecekle karşı karşıya kalacağını belirtti.

Trump, Financial Times’a verdiği röportajda, İran’a saldırıları, Çin’e yakın zamanda yapacağı ziyareti ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin gerilimi değerlendirdi.
Avrupa ve Çin’in, ABD’nin aksine Körfez’den gelen petrole büyük ölçüde bağımlı olduğunu söyleyen Trump, “Boğazdan faydalananların, orada kötü bir şey olmamasını sağlamaya yardımcı olmaları son derece uygundur.” dedi.

Trump, “Eğer yanıt gelmezse ya da olumsuz yanıt gelirse, bunun NATO’nun geleceği için çok kötü olacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Zorunda olmasalar bile Ukrayna konusunda NATO’ya yardım ettiklerini dile getiren Trump, “Biz onlar için orada oluruz ama onlar bizim için olmaz. Olacaklarından da emin değilim.” ifadesini kullandı.

Nasıl bir yardım istediğinin sorulması üzerine Trump, “Ne gerekiyorsa.” yanıtını verdi. Trump, Avrupa’nın ABD’den çok daha fazla mayın tarama gemisine sahip olduğunu ve müttefiklerin bu gemileri göndermesi gerektiğini vurguladı.

Trump, İngiltere’nin şu ana kadarki tutumundan özellikle rahatsız olduğunun altını çizerek, “İngiltere, en büyük müttefik olarak görülebilir, en eski müttefik vb. Ama gelmelerini istediğimde gelmek istemediler.” şeklinde konuştu.

İran’ın boğazda “biraz sorun çıkarmaktan başka hiçbir şeyi kalmadığını” savunan Trump, “Birkaç kişiyi gözetlemek için çok sayıda insana ihtiyaç duyarsınız.” dedi.

Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin “buradan petrol tedarik eden ülkeler tarafından” sağlanması gerektiğini belirtmişti.

Çin’e ziyaret ertelenebilir

Başkan Trump, ay sonundaki Çin ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping ile zirvesinden önce Pekin’in de boğazın açılmasına yardımcı olmasını beklediğini söyledi.​​​​​​​

“Bence Çin de yardım etmeli çünkü Çin, petrolünün yüzde 90’ını bu boğazdan alıyor.” diyen Trump, zirveye kadar beklemenin çok geç olacağını, ziyaretini erteleyebileceğini kaydetti.

Rusya’ya ilişkin “uydu verisi” yorumu

Trump, ABD ve İsrail’in iki haftada İran’ın askeri kapasitesini yok ettiğini, bu nedenle müttefiklerin Körfez’e askeri unsurlar göndermesi durumunda karşılaşabilecekleri riskin çok düşük olacağını belirtti.

Başkan Trump, ABD’nin İran’ın Hark Adası’na yeni saldırılar düzenlemeye hazır olduğunu ve petrol altyapısını da hedef alabileceğini ifade etti.

Rusya’nın, ABD ve İsrail’in füze savunma sistemlerini hedef almak için İran’a uydu verileri sağlayıp sağlamadığı sorusuna ise Trump, “Bunun olup olmadığını bilmiyorum ama şu da söylenebilir ki biz de Ukrayna’ya bir ölçüde yardım ettik. ‘Bizi hedef alıyorsunuz’ demek zor çünkü biz de Ukrayna’ya yardım ediyorduk.” yanıtını verdi.

Pezeşkiyan ve Macron görüştü

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.

İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’nın haberine göre, Pezeşkiyan ile Macron telefonda görüştü.

Haberde, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un bölgedeki son gelişmeleri görüştüğü aktarıldı.

Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için 7 ülkeyle görüşüldüğünü belirtti

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemelerine ilişkin gelişmeler sürerken, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması konusunda 7 ülkeyle görüşmeler yürüttüklerini açıkladı.

xABD basınında yer alan haberlere göre Trump, Air Force One uçağında, gazetecilere Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin açıklama yaptı.

Bu konuda 7 ülkeyle görüştüklerini aktaran Trump, “Petrolün büyük bir kısmını, yani yaklaşık yüzde 90’ını boğazdan temin ediyorlar. Ben de ‘Girmek ister misiniz?’ dedim. Bakalım ne olacak. Belki gelirler, belki de gelmezler.” ifadesini kullandı.

Trump, boğazdan deniz yoluyla taşınan ham petrolün büyük kısmını kullanan Çin’e de işbirliği teklif ettikleri bilgisini paylaştı.

Savaşın bitmesiyle birlikte petrol fiyatlarının düşeceğini savunan Trump, savaşın “oldukça hızlı bir şekilde” sona ereceğini belirtti.

Donald Trump, ayrıca sosyal medyada İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in 250 bin kişi tarafından alkışlandığını gösteren videoya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Söz konusu videonun yapay zeka tarafından üretildiğini öne süren Trump,”Tamamen yapay zeka tarafından üretildi. Böyle bir olay hiç yaşanmadı. Medya bunun yaşanmadığını biliyordu, ama sanki büyük bir destek varmış gibi olayı abarttılar. Aslında hiçbir destekleri yok.” diye konuştu.

Küba’ya ilişkin açıklamalar

Trump, “Küba da bir anlaşma yapmak istiyor. Ve bence çok yakında bir anlaşma yapacağız veya ne gerekiyorsa yapacağız.” sözlerini sarf etti.

Küba’da “şiddet ve zulümle” ülkeden kovulan ve aileleri öldürülen birçok kişinin olduğunu savunan Trump, “Yani Küba ile görüşüyoruz, ancak Küba’dan önce İran’la görüşeceğiz.” dedi.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, 13 Mart’ta ABD ile iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların çözümüne yönelik görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

ÇAVUŞ:KKTC’Yİ SUÇLAMAK SORUMLULUKTAN KAÇMA GİRİŞİMİDİR

 

Özellikle son günlerde, Şap hastalığı konusunda, Güney Kıbrıs makamlarının KKTC makamlarını ve hayvancısını suçlaması manidardır diyen Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş, ŞAP hastalığının Güneyden yayıldığının açık olduğunu ancak bunun saklanarak, gerekli tedbirlerin alınmamasının KKTC makamlarını suçlamanın sorumluluktan kurtulma girişiminden öteye gitmediğini dile getirdi.

“MAYIS 2025’TEN İTİBAREN TÜM LİMANLARDA TEDBİRLER ALINDI”
Hastalığın önlenmesi için Mayıs 2025’ten itibaren tüm limanlarda gerekli tedbirlerin alındığını ve uygulandığını, buna rağmen ilk vakanın tespitinden itibaren ise protokollere uygun tedbir ve acil aşılamanın da 48 saat içerisinde hayata geçirildiğini aktaran Çavuş, hastalığın tespit edildiği andan itibaren hem Güneydeki muhataplara hem de Avrupa Birliği yetkililerine gerekli bildirimlerin yapıldığını vurguladı.

KAÇAK GETİRİLEN BUZAĞILARDA ŞAP POZİTİF
Hastalığın tespit edildiği günlerde, Güneyden kaçak olarak getirilirken Mağusa sınır bölgesinde 13 Aralık 2025’te tespit edilen 9 adetlik bir grup buzağıya ise yapılan ilk tetkilerde ŞAP pozitif teşhisi konulduğunu ve bunun da Güney Kıbrıs’a bildirildiğini belirten Çavuş, ancak Güney Kıbrıs yetkililerinin bu konuya tepkisiz kalmaları da hastalığın Güneyde zaten var olduğunu doğrular niteliktedir. Dolayısıyla Kuzeydeki vakaların da Güneyden geldiği aşikârdır.

“HASTALIĞIN GÜNEYDE ÖNCEDEN VAR OLDUĞU SAKLANDI”
Gelen bilgiler arasında Güneyde Şap hastalığının önceden baş gösterdiği ancak hem ekonomik hem de politik nedenlerle bunun saklandığının aşikâr olduğunu dile getiren Tarım Bakanı Çavuş, gününde ciddiyetle gerekli tedbirlerin alınmamasının, olayların üstünün örtülmesi veya görmezden gelinmesinin bugün Güneyde daha ciddi sorunlar yarattığını ve bunun sorumluluğunu KKTC makamlarına ve hayvancısına yüklemeye çalışmanın ise sorumluluktan kaçmak olduğunu ifade etti.

KKTC’DE AŞILAMA VE KARANTİNA DEVAM EDİYOR
KKTC’de tüm büyükbaş hayvanların iki kez aşılandığını, küçükbaş hayvanların da aşılanmasına devam edildiğini belirten Çavuş, başından beri yürürlüğe konulan karantina uygulamasının devam ettiğini ve başka herhangi bir bölgede de hastalık belirtisi olmadığını belirtti.

TÜRKİYE VE AB’DEN AŞI DESTEĞİ
Hastalık teşhis edildikten hemen 48 saat sonra Türkiye Cumhuriyeti’nden ilk etapta 250 bin doz aşının tedarik edildiğini, ardından da Avrupa Birliği’nden 500 bin doz aşı geldiğini aktaran Çavuş, ısrarla teklif edilmesine rağmen ancak Güneyde çıkmaza girilince 60 bin doz aşının KKTC’den talep edildiğini ve bu talebin de iş birliği çerçevesinde Güneye tedarik edildiğini belirtti.

“SUÇLAMA DEĞİL İŞ BİRLİĞİ OLMALI”
Güneyde yapılan suçlamalar yerine iş birliğinin tercih edilmesi durumunda tüm kurumlarımız ile iş birliğine de hazır olduğunu belirten Tarım Bakanı Çavuş, bu sürecin en az zararla geçirilmesi temennisinde bulundu.

5 İlçede Eş Zamanlı Denetim: 87 Kişi Tutuklandı, 1.233 Sürücüye İşlem

Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele’de polis ekipleri tarafından eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri gerçekleştirildi. Polis Özel Harekat ile Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü ekiplerinin de destek verdiği denetimlerde çok sayıda kişi tutuklanırken, yüzlerce sürücü hakkında da işlem yapıldı.

Lefkoşa’da 25 tutuklama

Lefkoşa’da eğlence mekanları, alkollü içki satışı yapılan yerler, gece kulüpleri, kahvehaneler, işçi lojmanları ve halkın yoğun bulunduğu alanlar denetlendi. Yapılan kontrollerde ülkede yasal statüsü olmadığı halde ikamet izinsiz yaşadığı tespit edilen 23 kişi, tasarrufunda uyuşturucu madde ve uyuşturucu içerikli 3 sarma sigara bulunan 1 kişi ile aracında kanunsuz çakı bulundurduğu belirlenen 1 kişi olmak üzere toplam 25 kişi tutuklandı.

Trafik denetimlerinde ise 1.274 araç sürücüsü kontrol edildi. Denetimlerde 105’i sürat, 4’ü alkollü araç kullanma, 2’si ehliyetsiz ve sigortasız araç kullanma, 10’u sigortasız araç kullanma, 5’i cep telefonu kullanma, 11’i emniyet kemeri takmama, 8’i muayenesiz araç kullanma, 27’si seyrüsefer ruhsatsız araç kullanma, 1’i trafik ışıklarına uymama, 3’ü tehlikeli sürüş ve 142’si diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 318 sürücü rapor edilerek haklarında yasal işlem başlatıldı. 44 araç ise trafikten men edildi.

Gazimağusa’da 31 kaçak yakalandı

Gazimağusa’da gerçekleştirilen denetimlerde eğlence mekanları, marketler, bahis evleri, işçi lojmanları ve halkın yoğun bulunduğu yerler kontrol edildi. Ülkede yasal statüsü olmadığı halde ikamet izinsiz yaşadığı belirlenen 31 kişi tutuklandı.

Trafik ekiplerinin denetimlerinde 1.028 sürücü kontrol edilirken 349 sürücü çeşitli trafik suçlarından rapor edildi. 4 araç trafikten men edilirken, 1 sürücü de tutuklandı.

Girne’de 21 kişi tutuklandı
Girne’de yapılan kontrollerde eğlence mekanları, pansiyonlar, oteller, kahvehaneler ve işçi lojmanları denetlendi. Ülkede ikamet izinsiz bulunduğu belirlenen 21 kişi tutuklandı. Ayrıca kapatma saatine uymayarak faaliyet gösterdiği tespit edilen bir bar işletmecisi hakkında da yasal işlem başlatıldı.

Trafik denetimlerinde 1.218 sürücü kontrol edilirken 118 sürücü çeşitli trafik suçlarından rapor edildi. 21 araç trafikten men edildi.

Güzelyurt’ta 21 kişi tutuklandı

Güzelyurt’ta gerçekleştirilen denetimlerde ikamet izinsiz olduğu belirlenen 19 kişi ile üzerinde uyuşturucu madde bulunan 2 kişi olmak üzere toplam 21 kişi tutuklandı.

Trafik kontrollerinde 1.200 sürücü denetlenirken 128 sürücü hakkında çeşitli trafik suçlarından işlem yapıldı. 3 araç trafikten men edilirken 2 sürücü de tutuklandı.

İskele’de 10 kişi tutuklandı

İskele’de yapılan kontrollerde ikamet izinsiz bulunduğu tespit edilen 9 kişi ile üzerinde uyuşturucu madde, sarma sigara ve öğütücü bulunan 1 kişi olmak üzere toplam 10 kişi tutuklandı.

Trafik ekiplerinin denetimlerinde 1.754 sürücü kontrol edilirken 320 sürücü hakkında çeşitli trafik suçlarından işlem yapıldı. 54 araç trafikten men edilirken 1 sürücü de tutuklandı.

Savaşan: Halkımızdan aldığımız görüşler politikalarımıza yön veriyor

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, sosyal medya hesabı üzerinden Lefke’de gerçekleştirdikleri ziyaretlere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Savaşan, Genel Başkan ve Başbakan Ünal Üstel ile birlikte Lefke İlçe Başkanlığı’nın organizasyonu kapsamında Doğancı ziyaretiyle başlayan Lefke programı çerçevesinde gün boyunca bölgedeki temaslarını sürdürdüklerini belirtti.

Savaşan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Halkımızdan aldığımız görüşler politikalarımıza yön veriyor.

Genel Başkanımız, Başbakan Ünal Üstel ile birlikte Lefke İlçe Başkanlığımızın organizasyonu ile Doğancı’yı ziyaretle başladığımız Lefke programımız kapsamında gün boyunca bölgedeki temaslarımızı sürdürdük. Lefke’de partililerimiz ve bölge halkımızın yanı sıra örgüt başkanlarımız, muhtarlarımız, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve Lefke Türk Spor Kulübü temsilcileri ile bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk.

Bizler siyaseti masa başında değil, halkımızın içinde yapmayı ilke edinmiş bir anlayışın temsilcileriyiz. Amacımız; hükümetimizin yürüttüğü çalışmaları bölgelerde yerinde görmek, yaşanan güncel sorunları doğrudan sahada tespit etmek ve vatandaşlarımızın taleplerini birinci ağızdan dinlemektir.

Ulusal Birlik Partisi olarak, halkımızdan sahada aldığımız görüşler ve yerinde yaptığımız gözlemler doğrultusunda politikalarımızı geliştirmeye ve çalışmalarımıza yön vermeye büyük önem veriyoruz. Bölgelerimizin ihtiyaçlarını yakından takip ediyor, ortaya konan her öneri ve talebi ülkemizin geleceği için yol haritamızın önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz.

Bizim anlayışımız seçim odaklı bir siyaset değil; halkımıza en iyi hizmeti ulaştırma sorumluluğudur.

Tam gün süren ziyaretlerimizi Lefke Kapalı Pazar Yeri’nde kurulan iftar sofrasında kıymetli bölge halkımızla aynı sofrayı paylaşarak tamamladık. Misafirperverlikleri ve samimi sohbetleri için tüm Lefkeli’lere gönülden teşekkür ediyorum.”

Meclis yarın toplanacak: Gündemde, beş yasa tasarısı bulunuyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yarın saat 10.00’da yasama gündemiyle toplanacak. Toplantıda avcılık, mücahit hakları, orman arazileri, pasaport ve otellerle ilgili toplam beş yasa tasarısı ele alınacak.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yarın yasama gündemiyle toplanacak. Toplantıda, beş yasa tasarısı ele alınacak.

Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen Meclis gündeminde, Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Mücahitlerin Tazmini ile Gazilerin Hak ve Menfaatlerinin Belirlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Alçak Orman Arazilerinin Devri ve İcarı (Değişiklik) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Toplantıda ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Pasaport (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Oteller (Değişiklik) Yasa Tasarısının üçüncü görüşmeleri yapılacak.

ÖZTÜRKLER’DEN RUM YÖNETİMİNE SERT TEPKİ: SİZ KİMSİNİZ DE TÜRKİYE SİZDEN İZİN ALSIN

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Hakikat Web TV’de yayınlanan Ses Ver Ülkem programında Ümit Bahşi’nin sorularını yanıtladı.

Rum yönetiminin Türk askerinin adadaki varlığını tartışmaya açan açıklamalarına sert tepki gösteren Öztürkler, “Siz kimsiniz? 1974’te Türk jetleri adaya geldiğinde Kıbrıs Türk halkını korumak için sizden izin mi aldı? Bugün de izin alacak değildir. Bu hadsizliklerin son bulması gerekir” dedi.
Öztürkler, “Onların Türk askerini tartışmaya hakkı yoktur. Kıbrıs Türk halkı, Türk askerini ve Türkiye’nin garantörlüğünü tartıştırmaz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin F-16’larını KKTC’ye göndermesinin yalnızca askeri bir hamle olmadığını, aynı zamanda tarihsel ve manevi bağların güçlü bir hatırlatması olduğunu belirten Öztürkler, “Mehmetçik ve Mücahit’in ortak mücadelesi, dökülen kanlar ve verilen şehitler bu toprakların Türk kalmasını sağlamıştır” dedi.
Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsrail ve ABD ile kurduğu yakın ilişkilerin, ciddi silahlanma harcamalarının ve adayı bir savaş alanına dönüştürme çabalarının bölgedeki dengeleri bozduğunu söyledi.
Rum lider Hristolidis’in ülkesinin egemenliğini dış güçlerin çıkarları doğrultusunda “adeta sattığını” ifade etti.
Türk askerinin adadaki varlığının hem KKTC hem de Güney Kıbrıs için barışın teminatı olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Türk askerinin varlığı düşmana korku verir, bu korku da yanlış hareketlerin önüne geçer. Çünkü karşılarında güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti vardır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Milli dava söz konusuysa herkesin ismi farklı olabilir ama hepimizin soyadı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir” sözlerini hatırlatan Öztürkler, Türkiye’de milli meselelerde tüm siyasi görüşlerin birleştiğini, KKTC’de de aynı birlik ruhunun güçlendiğini söyledi.

 

ÜSTEL: UBP, BAŞKALARI GİBİ HALKINI ORTADA BIRAKMAZ, MAZERETLERLE HÜKÜMETTEN KAÇMAZ

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, bu hafta Lefke ilçesine ziyaret gerçekleştirerek halkla bir araya geldi.

Bölgedeki sivil toplum örgütleri ile toplantılar yapan Üstel, vatandaşların sorunlarını dinledi.

Ziyarette Başbakan Ünal Üstel’e; Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, UBP Genel Sekreteri (v) Ahmet Savaşan, UBP Milletvekili Faiz Sucuoğlu ve Lefke İlçe Başkanı Adil Özgey eşlik etti.

Teşkilatlarla ve Halkla Sürekli İstişare İçindeyiz

UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, teşkilatlar ve halkla her zaman iç içe olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini ifade etti.

Savaşan, “Bizler siyaseti masa başında değil, halkımızın içinde yapmayı ilke edinmiş bir anlayışın temsilcileriyiz. Amacımız; hükümetimizin yürüttüğü çalışmaları bölgelerde yerinde görmek, yaşanan güncel sorunları doğrudan sahada tespit etmek ve vatandaşlarımızın taleplerini birinci ağızdan dinleyerek yol haritamızı şekillendirmektir” dedi.

Savaşan, “Bir yandan ülkemiz için icraat üretirken, diğer yandan bu icraatlara yön veren en önemli unsurlardan biri de gerçekleştirdiğimiz bu istişare toplantılarıdır. Bölgelerimizin ihtiyaçlarını yakından takip ediyor, çalışmalarımızı bu ihtiyaçlara göre planlıyor ve önceliklendiriyoruz. Bizim anlayışımız seçim odaklı bir siyaset değil; halkımıza en iyi hizmeti ulaştırma sorumluluğudur. İşte bu nedenle teşkilatlarımızla ve vatandaşlarımızla bir araya gelmeye, onları dinlemeye ve birlikte üretmeye büyük önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

“UBP Her Zaman Halkının Yanında Oldu”

Başbakan Ünal Üstel de ziyaretler sırasında verdiği mesajlarda, bugünlerde öne çıkmaya çalışan bazı partilerin geçmişte ilk zora girdiklerinde görevlerini bırakıp gittiklerini hatırlattı.

Üstel, UBP’nin sorumluluk ve kararlılıkla her şartta halkın yanında durduğunu vurgulayarak,
“UBP hiçbir zaman halkını ortada bırakıp hükümetten ayrılmamıştır. Her zaman Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte mücadele ederek halkının yanında olmuştur” dedi.

Türkiye ile Güçlü İş Birliği İçindeyiz

Türkiye ile geçmişten gelen kardeşlik bağları doğrultusunda hareket etmeyi sürdürdüklerini belirten Üstel, Anavatan Türkiye’nin aktif desteğine teşekkür etti.

Üstel, “Sözlerimizin büyük bölümünü tuttuk. Hatta geçmişte yapılmayanları cesaretle hayata geçirdik. Sadece Yerel Yönetimler Reformu sayesinde bile gittiğimiz her bölgede büyük takdir görüyoruz” diye konuştu.

Üretim, Tarım ve Su Projeleri Destekleniyor

Tarımsal ve sanayi üretiminin önemine de değinen Üstel, üretmeyen toplumların yok olmaya mahkum olduğunu belirterek üreticiye destek vermeye devam edeceklerini söyledi.

Türkiye’den gelen suyun Güzelyurt Ovası’na ulaştığını hatırlatan Üstel, Mesarya bölgesinin de suyla buluşacağını belirterek su projesinin güncel durumu hakkında bilgi verdi.

Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin Rolü Büyük

Bölgede yaşanan güvenlik gelişmelerine de değinen Üstel, Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade ederek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en büyük güvencesinin Türkiye olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin garantörlük hakkı çerçevesinde her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu söyleyen Üstel, Türkiye’nin askeri ve savunma desteğinin bölge için önemli olduğunu belirtti.

Anavatan Türkiye’nin gönderdiği F-16’lara tek kelime destek açıklayamayanları da yakından izlediklerini belirten Üstel,
“Korkmayın… Bizi de sizi de bu savaşan şahinler koruyacak. Çekinmeyin, üzülmeyin. Çok şükür ki Türkiye yanımızda” dedi.

Hayvancılık ve Narenciye Sektörüne Destek Veriyoruz

Hayvancılık sektöründe yaşanan hastalık sürecine de değinen Üstel, şap hastalığına karşı hızlı bir şekilde önlem aldıklarını ve hayvanların aşılanarak sorunun kontrol altına alındığını ifade etti.

Narenciye sektörü ile ilgili de konuşan Üstel,
“Üreticiyi rahatlatacak adımlar attık ve tarihte ilk kez rekor fiyat verildi” dedi.

Ulaşım ve Altyapı Yatırımlarını Güçlendiriyoruz

Altyapı yatırımlarının da arttığını kaydeden Üstel, siyasi istikrar sayesinde birçok projenin hayata geçirildiğini söyledi.

“Güzelyurt-Lefke yolu yıllarca bekledi ancak bizim dönemimizde istimlak sorunu çözülerek bu yol tamamlandı. Bölge halkı ulaşımda rahatladı” ifadelerini kullandı.

Dijital Dönüşüm ve E-Devleti Destekliyoruz

Halkın bürokrasinin yavaş olduğuna dair şikayetlerinin bulunduğunu ifade eden Üstel,
“Hükümet olarak e-devlet projesini hayata geçirdik. Birçok işlem artık dijital ortamda yapılacak” dedi.

Üstel, fiber optik projesinin de e-devlet sisteminin sağlıklı çalışması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Süt Ürünleri İhracatı’nda güncel sorun çözüldü, son detaylar yakında açıklanacak

Yakıt ve süt ürünleri konusunda da çalışmalar yürüttüklerini belirten Üstel, süt ürünleri ihracatında yaşanan savaş kaynaklı sorunların Türkiye ile yapılan görüşmeler sonucunda çözüldüğünü, yakın zamanda kamuoyuna açıklayacaklarını ifade etti.

Trump’ın, Putin’in İran’daki uranyumu Rusya’ya taşıma teklifini reddettiği iddia edildi

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun Rusya’ya taşınmasına yönelik teklifini kabul etmediği öne sürüldü.

Amerikan Axios basın organının konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Putin’in bu hafta Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran’a yönelik saldırıları sona erdirmek için bazı öneriler sunduğu ileri sürüldü.

Putin’in İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun Rusya’ya taşınmasını içeren bir planı gündeme getirdiği ancak Trump’ın bu teklifi reddettiği iddia edildi.

Haberde Rusya’nın, benzer önerileri ABD ile İran arasında yürütülen nükleer müzakereler sırasında ve 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail saldırılarından önceki haftalarda da gündeme getirdiği kaydedildi.

Axios’a konuşan bir ABD’li yetkili, “Bu teklif ilk kez gelmiyor. Yine kabul edilmedi. ABD’nin tutumu, uranyumun güvence altına alınması gerektiği yönünde.” ifadelerini kullandı.

Daha önce de ABD ile İsrail’in İran’a saldırılarının sonraki safhalarında yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek için bu ülkeye özel kuvvet göndermeyi değerlendirdiği iddia edilmişti.

Minik ZaferAlp Dünyaya “Merhaba” Dedi

Ülkemizin sevilen isimlerinden, üretim sektörünü bilgilendirici yayınları ve “Çiftçinin Sesi” programının yapımcısı Ahmet Hamdi ile Nimet Altınay Hamdi çifti, dünyaya gelen bebekleri ZaferAlp Hamdi ile büyük bir mutluluk yaşadı.

Hamdi ailesi tarafından yapılan paylaşımda minik ZaferAlp için şu anlamlı sözlere yer verildi:
“Gözlerinde umudun sürekli ışıldadığı, minik ellerinle zaferlerinle geleceği şekillendireceğin nice güzel günlerin olsun. Aramıza hoş geldin ZaferAlp Hamdi.”

Ailenin yeni üyesi ZaferAlp’in sağlıklı bir şekilde dünyaya geldiği öğrenilirken, aile yakınları ve dostları da bu mutlu haberi sevinçle karşıladı.

Erdoğan: Her türlü tehdide karşı önlem alıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10’uncu Milli İrade İftar Programı’nda, Gazze ve İslam coğrafyasındaki zulümlere tepki göstererek, Türkiye’nin mazlumların yanında duracağını ve Türk hava sahasını ihlal eden her türlü tehdide karşı önlem alındığını söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört bir yanda üzüntü verici manzaralarla karşı karşıya olduklarını belirterek “Zulme rıza göstermeyeceğiz, baskılar karşısında susmayacağız” dedi. “Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir” diyen Erdoğan, Türk hava sahasını ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde bulunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, WOW İstanbul Hotel’de 10. Milli İrade İftar Programı’na iştirak etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan iftarın ardından açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Baharın yavaş yavaş yüzünü gösterdiği bu güzel İstanbul akşamda sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum.

Ramazan barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayıdır. Ancak İslam coğrafyasının bu mübarek günlerde acıyla, gözyaşıyla, savaşlarla anılması bizleri gerçekten müteessir ediyor.

“TÜM DENİZLERİ MAVİ OLSA NE YAZAR”

10 Ekim’den bu yana Gazze’de şehit edilenlerin sayısı 640’ı buluyor. Katledilenlerin kahir ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklar, çocuklarımız; ya füzelerin, ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor. Komşumuz İran’dan Yemen’e, Sudan’dan Somali’ye kadar coğrafyamızın dört bir yanında maalesef aynı üzüntü verici manzarayla karşı karşıyayız.

Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar? Elinizi vicdanınıza koyup samimiyetle cevap verin. Sabah güle oynaya okula giden yavruların akşam evine dönemediğim bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur. Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur. Oyuncakların kana bulandığı, hayallerin yarım kaldığı, çocukların yüzlerindeki tebessümlerini vakitsiz solduğu bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur. Çocukların çocukları büyütmek zorunda kaldığı bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur.

“DÜNYA VİCDAN TUTULMASINA UĞRAMIŞ”

Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Bir avuç vicdan, cesaret sahibi ülke, kurum ve kuruluş dışında coğrafyamızdaki zulümlere tepki gösteren, bunları durdurmak için didinen neredeyse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli Suriyeli çocuğun dramı sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan penguen kadar gündeme gelmedi. Vicdan tutulmasına uğramış böyle bir dünyada Türkiye olarak insanlığın vicdanı olması mücadelesini hep birlikte veriyoruz.

“BASKILAR KARŞISINDA SUSMAYACAĞIZ”

Bu can bu tende olduğu müddetçe mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz, baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız. Gazze’deki kardeşlerimiz başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma hâlindeyiz.

Burada şu hususu da önemle vurgulamak durumundayım: Aramızdaki dayanışma ve dostluğu diri tuttuğumuz sürece demokrasimizi tehdit ve tehlikelerden koruyabiliriz. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi. “Müminler bir binanın tuğlaları gibidir” hükmünde olduğu gibi, birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem elleri kırabiliriz. Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayımladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Mesafe koymadık, inşallah bundan sonra da tek yürek, tek bilek olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.

“HER TÜRLÜ TEHDİDE YÖNELİK ÖNLEME FAALİYETLERİNDE BULUNUYORUZ”

Biz hükümet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyor, hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar tahlil ve tetkik ediyoruz. Yine bu süreçte, dün gece olduğu gibi, hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir. Sizlerden de İran’a yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum.

“TEMPOMUZU ARTIRMAMIZ GEREKEN BİR DÖNEME GİRDİK”

Bizden öncekilerin büyük bir fedakârlıkla, uğruna ağır bedeller ödeyerek surda açtığı gediği büyütmek için biz bu mücadeleyi veriyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Tempomuzu artırmamız, daha çevik, daha atılgan olmamız gereken yeni bir döneme giriyoruz. Bu yeni dönemde siz sivil toplum kuruluşlarımızın daha önce hiç olmadığı kadar güçlü, insicamlı ve daha görünür olması gerekiyor. Şurası bir gerçek ki sivil toplum kuruluşlarımızın asıl güç kaynağı maddi imkânları değil, samimiyetleri ve gayretleridir. Bizi güçlü kılan yüksek binalarımız, şaşaalı imkânlarımız değil; dik duruşumuz, tavrımız ve ideallerimiz için verdiğimiz yiğitçe mücadelemizdir. Maddi imkânları samimiyetle harmanladığımız sürece hedeflerimize vasıl olabiliriz.

“İLBER ORTAYLI HOCAMIZA RAHMET DİLİYORUM”

Bugün vefat haberini almaktan büyük üzüntü duyduğum Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamıza Cenâb-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Entelektüel kişiliği, engin bilgi birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısına ve sevgisine mazhar olan merhum hocamızın ailesine ve öğrencilerine de burada başsağlığı diliyorum.

Kaynak: NTV

Bağlıköy Direnişi’nin 61. yıl dönümü ve direnişte şehit düşenler için tören düzenlendi

Bağlıköy Direnişi’nin 61. yıl dönümü ve direnişte şehit düşenler için Bağlıköy Şehitliği’nde tören düzenlendi.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ve bazı milletvekillerinin katıldığı tören, protokol sırasına göre çelenklerin şehitliğe sunulmasıyla başladı. Ardından saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekildi. Konuşmaların ardından, şiirler okundu.

Törende; Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler,  Bağlıköy Şehitleri Tertip Komitesi Başkanı Taner Kerimoğlu ile Yedidalga İlkokulu Öğretmeni Hazal Canbolat birer konuşma yaptı.

-Öztürkler: “Bağlıköy halkı, bu toprakların vatan kalması için büyük mücadele ve şehitler verdi”

Öztürkler, Bağlıköy halkının, bu toprakların vatan kalabilmesi, Türk bayrağının ve Kıbrıs Türk halkının var olabilmesi için büyük mücadele ve şehitler verdiğini anımsatarak, böylesi günlerin geçmişte yaşananları hatırlamak, şehitlerin emanetine ve tarihe sahip çıkmak adına çok önemli olduğunu belirtti.

Kıbrıs Türk halkının anavatan Türkiye ile birlikte yürüttüğü egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüden asla taviz verilemeyeceğini vurgulayan Öztürkler, dikkatli olunması ve birlik beraberliğin bozulmaması gereken günlerden geçildiğini söyledi.

Orta Doğu’da ve dünyanın birçok yerinde yaşanan savaşlardan dersler çıkarılması gerektiğini ifade eden Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ABD ve İsrail’le yaptığı anlaşmalar sonucu adayı bir ateş barutu haline getirdiğini söyledi. Öztürkler, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum kesiminde yapılan bazı açıklamalara da değindi, “Türk askeri her zaman KKTC’de vardır ve var olacaktır.” diye konuştu.

Öztürkler, Kıbrıs Türkü’nün anavatan Türkiye ile toprakla, kanla, tarihle bütünleşmiş kopmaz sarsılmaz bağları bulunduğunu hatırlattı.

-“Bağlıköy halkı 7’den 70’e kahramanca direndi”

Bağlıköy Şehitleri Tören Tertip Komitesi Başkanı Taner Kerimoğlu ise, Bağlıköy halkının 7’den 70’e, insan gücü, silah ve cephane bakımından kat kat üstün Rum saldırılarına karşı kahramanca direndiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının bu adada egemen ve eşit bir halk olarak varlığını şehitlere borçlu olduğunu kaydetti.

Yedidalga İlkokulu öğretmeni Hazal Canbolat da, Bağlıköy Direnişi’nin Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde onurlu bir yere sahip olduğunu ifade ederek, bu direnişin yalnızca bir köy savunması değil, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünü, kimliğini ve geleceğini muhafaza etme iradesi olduğunu vurguladı.

Tören dini vecibenin yerine getirilmesi ve şehit kabirlerine çiçek bırakılmasıyla sona erdi.

Yayman ve Erdem’den KKTC’ye güçlü destek mesajı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ve AK Parti Konya Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü ve KKTC Dostluk Grubu Başkanı Orhan Erdem, Türkiye’nin bölgede oldu bittiye asla izin vermeyeceğini ve KKTC’nin yanında olacağını belirtti.

Hüseyin Yayman ve Orhan Erdem, Kıbrıs Genç TV ekranlarında yayınlanan Gazete programına katılarak Mahmut Doğan’ın sorularını yanıtladı.

– Yayman: Türkiye oldu bittiye asla müsade etmeyecektir

Programda konuşan Hüseyin Yayman, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çok büyük bedeller ödenerek kurulduğunu vurguladı.

Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkını 1974 Mutlu Barış Harekâtı’nda kullandığını hatırlatan Yayman, Makarios yönetimi döneminde Müslümanlara ve Türklere yönelik saldırıların hâlâ hafızalarda tazeliğini koruduğunu belirtti.

Rum tarafının maceradan vazgeçmesi gerektiğini ifade eden Yayman, adadaki havalimanlarının ve stratejik noktaların üçüncü ülkelere kullandırılmasının doğru olmadığını söyledi.

İsrail’in bölgede yaptığı yığınak ve hava savunma sistemlerinin adayı bir tehdit ve hedef haline getirdiğini dile getiren Yayman, Türkiye’nin böyle bir oldu bittiye asla müsaade etmeyeceğini vurguladı.

Son olarak Rum tarafına Lefkoşa’dan çağrıda bulunan Yayman, “Bu silahları kim için kullanacaksınız? Eğer Türkiye için kullanacaksanız, bu silahlar çok yetersizdir. Kendiniz için kullanacaksanız, bu da anlamsızdır” dedi.

– Erdem: Elli yılı aşkın süredir adada bir huzur iklimi varsa, bu Türkiye’nin sayesindedir

AK Parti Konya Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü ve KKTC Dostluk Grubu Başkanı Orhan Erdem de, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik kararlı duruşunu yineledi.

Erdem, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Türkiye’nin hem maddi hem askeri anlamda, hem de tarihî ve kültürel bağlarıyla KKTC’nin yanında olduğunu belirtti.

Erdem, “Garantör ülke olmanın sorumluluğunu taşıyor, KKTC’nin huzurunu korumak için gerekli tüm adımları atıyoruz” dedi.

Dünyada savaş hukukunun zayıfladığı bir dönemde Türkiye’nin güçlü liderliğiyle temkinli ve kararlı adımlar attığını ifade eden Erdem, Rum tarafının ve Avrupa ülkelerinin Akdeniz’deki girişimlerinin sonuçsuz kalacağını söyledi. 1974 müdahalesine dikkat çeken Erdem, “Elli yılı aşkın süredir adada bir huzur iklimi varsa, bu Türkiye’nin sayesindedir” dedi.

Son olarak KKTC halkına seslenen Erdem, “Kuzey Kıbrıs’taki kardeşlerimiz bilsinler ki, ateşe yakın olsalar da güvendedirler. Türkiye her zaman yanlarında olacak, geleceğimizi birlikte daha güzel adımlarla inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

MALİYE BAKANI BEROVA: “HEKİMLERİMİZ İNSAN HAYATININ KORUNMASINDA EN BÜYÜK GÜVENCEMİZDİR”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, hekimlerin toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinde üstlendiği sorumluluğun büyük önem taşıdığını vurguladı.

 Berova, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, hekimlerin insan hayatını koruma görevini büyük bir özveri ve sorumluluk bilinciyle yerine getirdiğini belirtti.  Berova, sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve etkin şekilde yürütülmesinde hekimlerin önemli rol üstlendiğine dikkat çekti.

 Sağlık hizmetlerinin güçlü bir ekip çalışmasıyla yürütüldüğünü ifade eden Berova, “Hekimlerimiz, insan hayatının korunmasında en büyük güvencemizdir.” ifadelerine yer verdi.

 Gece gündüz demeden, en zor koşullarda dahi görevlerini bilimin ışığında yerine getiren hekimlerin ve sağlık çalışanlarının toplum sağlığının korunmasına büyük katkı sağladığını belirten Berova, başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının ortaya koyduğu emeğin ve fedakârlığın her türlü takdirin üzerinde olduğunu kaydetti.

 Berova, tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayarak görevlerinde başarılar diledi.

Meteoroloji’den toz uyarısı

Meteoroloji Dairesi, Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin pazar sabah 08.00’e kadar hava kirliliği yaratabileceğini açıkladı.

KUZEY AFRİKA’DAN GELEN TOZ ETKİLİ OLACAK

Meteoroloji Dairesi, Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin pazar sabah 08.00’e kadar hava kirliliğine neden olmasının beklendiğini açıkladı.

Antonio Guterres: Kıbrıs sorununun çözümü için çalışmaya devam edeceğim

Daireden yapılan yazılı açıklamada, toz taşınımının dün saat 15.00 itibarıyla etkili olmaya başladığı belirtildi.

Meteoroloji yetkilileri, özellikle toza karşı hassasiyeti bulunan vatandaşların tedbirli olması gerektiğini vurguladı.

Uzmanlar, solunum rahatsızlığı bulunan kişilerin mümkün olduğunca açık alanlarda uzun süre kalmamasını ve gerekli önlemleri almasını tavsiye ediyor.

 

 

Gazilere Gazilik Kartı: Ünal Üstel’den Anlamlı Adım

Benimle birlikte Oğuzhan Hasipoğlu’nun sunduğu yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından, hak sahibi gazilerimize “Mücahitlerin Tazmini ile Gazilerin Hak ve Menfaatlerinin Belirlenmesi Yasası” kapsamında Gazilik Beratı ve Gazilik Kartı takdim ettik.
Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş mücadelesine büyük katkı sağlayan gazilerimize minnet ve şükranlarımızı bir kez daha ifade ediyoruz.

BUGÜN İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜNÜN 105’İNCİ YILI!

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 12 Mart 1921’de tarihinde kabul edilen İstiklal Marşı, bugün 105’inci yılında. Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan marş, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta milli kimlik ve bağımsızlığın simgesi olarak önemini koruyor.

Türkiye’nin tarihindeki en kritik dönemlerden biri olan Milli Mücadele sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İstiklal Marşı’nı resmi olarak kabul ettiği 12 Mart 1921 tarihinin üzerinden tam 105 yıl geçti. Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan marş, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini simgeleyen dizeleriyle o dönemde moral kaynağı olmuştu.

İstiklal Marşı, kabulünden bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin milli marşı olarak yürürlükte bulunurken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de eğitim ve resmi törenlerde Türkiye ile ortak milli değerlerin bir parçası olarak yer alıyor. Marş, hem Türkiye hem de Kuzey Kıbrıs’ta milli kimlik ve bağımsızlık sembolü olarak hafızalarda yer edindi.

Samsunspor, Rayo Vallecano karşısında 3-1 mağlup

Konferans Ligi son 16 turu ilk maçında Samsunspor, İspanyol rakibi Rayo Vallecano’ya 3-1 mağlup oldu. 19 Mart’taki rövanşta tur şansını sürdürebilmek için en az 3 farklı galibiyet alması gerekiyor.

Konferans Ligi’nde 2025/26 sezonunun son 16 turunda ilk maçlar oynanıyor. Samsunspor, çeyrek finale kalabilmek için İspanyol temsilcisi Rayo Vallecano ile karşı karşıya geldi.

Samsunspor evinde İspanyol rakibine 3-1 kaybetti. Bununla birlikte tur şansı zora girdi.

Samsunspor’un 19 Mart günü İspanya’da oynanacak rövanş maçında tur atlamak için en az 3 farklı kazanması gerekecek.

MAÇTAN DAKİKALAR

9. dakikada Celil Yüksel’in kullandığı serbest atışında ceza sahası içinde topa iyi yükselen Mouandilmadji’nin kafa vuruşunda meşin yuvarlağı kaleci Batalla kale çizgisi üzerinde kontrol etti.

15. dakikada Rayo Vallecano öne geçti. Palazon’un ceza sahası içine pasında topla buluşan Alemao’nun yerden vuruşunda kaleci Okan Kocuk’un ayaklarına çarpan meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 0-1.

21. dakikada Samsunspor eşitliği sağladı. Makoumbou’nun ceza sahasına ortasında defanstan seken top Mouandilmadji’nin önünde kaldı. Bu futbolcu sert bir vuruşla meşin yuvarlağı ağlara yolladı: 1-1.

40. dakikada misafir takım 2-1 üstünlüğü yakaladı. Palazon’un defansın arkasına pasında sol çaprazdan ceza sahası içine giren Garcia, sert vuruşla topu ağlara gönderdi: 1-2.

62. dakikada Tomasson’un ortasında ceza sahasında Holse’nin kafa vuruşunda kaleci Batalla’dan dönen top Makoumbou’nun önünde kaldı. Bu futbolcunun yerden sert vuruşunda kaleci Batalla meşin yuvarlağı yatarak bloke etti.

72. dakikada Lopez’in ceza sahası çizgisi üzerinden sert şutunda kaleci Okan Kocuk’a çarpan top oyun alanına geri döndü.

78. dakikada Rayo Vallecano farkı 2’ye çıkardı. Alemao, iki defans oyuncusundan sıyrıldıktan sonra ceza sahası dışından sert bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu: 3-1.

SAMSUNSPOR’DA 5 EKSİK

Sakatlığı devam eden Afonso Sousa, Jaures Assoumou, Bedirhan Çetin Rayo Vallecano karşısında forma giyemedi.

UEFA’ya bildirilen listede isimleri yer almayan Yalçın Kayan ve Elayis Tavsan da kadroya yazılmadı.

Öte yandan kırmızı-beyazlı takımda 3 aydır sakatlıkları nedeniyle forma giyemeyen Emre Kılınç ve Tanguy Coulibaly ilk 18 içinde görev bekledi.

TRİBÜNLERDE 21 BİN TARAFTAR

Kırmızı-beyazlı yaklaşık 21 bin taraftarlar müsabakayı tribünden takip etti.

Rayo Vallecanolu taraftarlar ise misafir takım tribünlerini kısmen doldurdu.

Öte yandan, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella da karşılaşmayı izlemek için tribünde yerini aldı.

Kaynak: NTV

Üstel: Üreten kesimi desteklemeye devam edeceğiz

Başbakan Ünal Üstel ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Ektam Çadırı’nı ziyaret ederek varılan protokolle ilgili açıklamalarda bulundu.

Başbakan Üstel, 35 gündür devam eden grevin yapılan görüşmeler ve varılan protokol sonucunda sona erdiğini açıkladı. Üstel, hükümetin görevlendirdiği Çalışma Bakanı Hasipoğlu’nun hem işveren hem de çalışanlar ve sendika ile yürüttüğü görüşmeler sonucunda tarafların uzlaşmaya vardığını belirtti.

Üstel, “Bu akşam mutluluğumuzu paylaşmak için çalışanlar, sendika, işveren ve bölge belediye başkanı ile bir araya geldik. 35 gündür devam eden grev, bugün çalışma bakanımızın huzurunda işveren ve sendika başkanının imzaladığı protokolle sona erdi” dedi.

Grev süresince fabrikada çalışan 40 işçinin üretime ara verdiğini ifade eden Üstel, imzalanan protokolün ardından çalışanların yarın itibarıyla yeniden işbaşı yapacağını söyledi.

Fabrikanın ülke ekonomisine önemli katkı sağladığını vurgulayan Üstel, üretimin durmasının ekonomik kayıplara yol açtığını kaydetti. Pandemi döneminde üretimin öneminin bir kez daha görüldüğünü belirten Üstel, hükümet olarak üretimi desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.

Başbakan Üstel ayrıca, Ektam işçilerine destek olmak amacıyla sosyal sigorta prim desteği verileceğini açıkladı. İç piyasayı güçlendirmek için bu tür desteklerin süreceğini belirten Üstel, 35 gündür kapalı olan fabrikanın kapılarının yeniden açıldığını söyledi.

Çalışanların üretimde kaybedilen zamanı telafi etmek için yoğun şekilde çalışacaklarına dair söz verdiklerini dile getiren Üstel, grevin sona ermesinde emeği geçen tüm taraflara teşekkür etti.

Üstel, “Üreten kesimi desteklemeye devam edeceğiz. Benzer sorunların yaşanmamasını diliyorum. Eğer yaşanırsa hükümet olarak gerekli adımları atarak sorunların çözümü için devreye gireceğiz” ifadelerini kullandı.

Şehit Eşi, Şehit Ebeveyni ve Yakınları, Malul, Malul Gazi ve Yakınları Kartı Dağıtım töreni yapıldı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen Şehit Eşi, Şehit Ebeveyni ve Yakınları, Malul, Malul Gazi ve Yakınları Kartı Dağıtım töreni yapıldı.

Atatürk Kültür Merkezi’nde, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törene, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, bazı milletvekilleri, bürokratlar ile şehit ve gazilerin aileleri katıldı.

Törende, Başbakan Ünal Üstel, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit ile Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından, toplam 214 kişiye Şehit Eşi, Şehit Ebeveyni ve Yakınları, Malul, Malul Gazi ve Yakınları Kartı’nın takdimi yapıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ilk kart takdimini Baf’ta gerçekleşen çatışmalarda yaralanan ve bir ay hastanede yatan Başbakan Ünal Üstel’e yaptı.

 -Üstel: “Hiçbir endişemiz kalmadı. En güvenli bölge KKTC’dir”

Başbakan Ünal Üstel törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının bugün özgür yaşamasının, şehitler ve gazilerin mücadelesi sayesinde mümkün olduğunu vurguladı.

Üstel, “Kıymetli şehit aileleri, değerli malul gazi kardeşlerim ve sevgili Kıbrıs Türk Halkı, bu anlamlı günde sizlerle beraber olmaktan büyük onur duyuyorum.” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinin Osmanlı’nın adayı İngilizlere devrinden sonra başladığını kaydeden Üstel, bu süreçte Kıbrıs Türkü’nün yılmadan, korkmadan, toprağını terk etmeden mücadele ettiğini vurguladı.

Üstel, “Bu mücadelenin başında destek aldığımız tek ülke Anavatan Türkiye Cumhuriyeti idi. Dün de öyleydi. Bugün de öyle” şeklinde konuştu.

Kıbrıs Türk halkının Rumlarla ortaklık kurduğunu ancak Rumların Türkleri bu ortaklıktan atmak için katliamlar yaptığını anlatan Üstel, Kıbrıs Türkü’nün hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmediğini söyledi.

Üstel, Kıbrıs Türklerinin yaşadığı tarihsel süreç hakkında da konuşarak, 15 Temmuz 1974’te darbe yaşandığını, Rumların önce birbirlerini öldürdüklerini, sonrasında ise Türklere saldırmaya başladıklarını vurgulayarak, 20 Temmuz 1974’te Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçekleştirdiği Mutlu Barış Harekâtı ile sadece Türklere değil, Rumlara da barış geldiğini aktardı.

Konuşmasında, bugün Gazze’de yaşananlara da dikkat çeken Üstel, dünyanın gözü önünde Gazze’ye çoluk çocuk demeden bombalar atıldığını ve ne Avrupa Birliği ne de Birleşik Milletlerin ağızlarını açmadıklarını söyledi.

Başbakan Ünal Üstel, Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını eleştirerek, bu saldırılar sonucunda 165 çocuğun hayatını kaybettiğini belirtti.

Üstel, saldırıların halen devam ettiğini ve uluslararası arenada kendilerine dur diyen kimsenin olmadığını vurguladı.

Güney Kıbrıs Rum kesiminin bu hassas süreçte Avrupa Birliği’nden destek aldığına da işaret eden Üstel, Fransa, Almanya, İngiltere, Yunanistan ve Amerika’nın kendilerine destek verdiğini kaydetti.  

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türkü’nü güvenceye almak için her türlü tedbir aldığını da vurgulayarak, adaya F-16 uçaklarının konuşlandırıldığını anımsattı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 10 dakika ileride olduğunu ve gerekli tüm hava savunma sistemlerini KKTC’de konuşlandırdığını dile getiren Üstel, “Hiçbir endişemiz kalmadı. En güvenli bölge KKTC’dir.” dedi.

Rum Yönetimi Başkanının ‘Kıbrıs adası AB güvenliği altındadır’ açıklamalarına da işaret eden Üstel,  “Bizim AB’nin güvenliğine ihtiyacımız yok. Bizim güvenliğimizi Türkiye Cumhuriyeti sağlar.” ifadelerini kullandı.

Üstel, Kıbrıs Türk halkının 50 yıl boyunca federasyon kurulması için mücadele yaptığını ancak kendilerinin artık o sayfayı kapattıklarını dile getirerek, “Bizim devletimiz var. Bayrağımız var. Bizim Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti var.” ifadelerine yer verdi. Bu zihniyete karşı amaçlarının KKTC Devleti’ni daha da güçlendirmek olduğunu söyleyen Üstel, Hükümet’e geldikleri ilk günden itibaren yarım kalan tüm projeleri tamamlama sözü verdiklerini ve bugün de çok önceden yapılması gereken bir çalışmayı tamamladıklarını duyurdu.

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinde kaybedilen mücahitleri, Türkiye’den gelen Mehmetçikleri ve malul gazileri anarak, onların fedakârlıklarının unutulmadığını vurguladı.

Üstel, Türkiye ile yapılan istişareler sonucunda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir protokol imzaladıklarını da açıkladı.

Başbakan Ünal Üstel, Milletvekili Sadık Gardiyanoğlu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlk Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun destekleriyle, bugün malul gazilere ve şehit ailelerine kartların dağıtılacağını kaydetti. 

 

Üstel, “Sizler bunları çoktan hak ettiniz.” ifadelerini kullanarak, tüm kart sahiplerinin bu kartlardan istifade etmelerini istedi.

-Girne Askeri Hastanesi, Genel Kurul’da değerlendirildikten sonra halkın kullanımına açılabilir 

Bir soru üzerine Girne Askeri Hastanesi’nin kullanımı hakkında da açıklamada bulunan Üstel, konunun ilgili komitede olduğunu, komitenin çalışmalarını tamamlaması durumunda Pazartesi günü konunun Genel Kurul’a sevk edilebileceğini ve kararın Genel Kurul’da değerlendirilmesi ve Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından hastanenin vatandaşların kullanımına açılabileceğini ifade etti.

-Hasipoğlu: “Türk Hava Yolları’ndaki seferlerden yüzde elli indirim imkânı sağlanacak”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, şehit yakınları ve gazilere kartların dağıtılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirirken, uygulamanın Türkiye sınırları içinde de geçerli olacağını açıkladı.

Bakan Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkının özgür ve egemen bir devlet çatısı altında yaşayabiliyorsa bunu canlarını feda eden şehitlere ve gazilere borçlu olduklarını belirtti. Hasipoğlu, “Bizler de Sayın Başbakanımız Ünal Üstel’in başkanlığında hükümet olarak onların emanetlerine sahip çıkmayı sadece bir görev olarak değil tarihi bir vefa borcu olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın imzaladığı protokolle, kartların kapsamının Türkiye sınırları içine de sirayet ettiğini aktaran Hasipoğlu, kart sahiplerinin kamu sosyal tesislerinden yararlanabileceğini, müze ve ören yerlerine ücretsiz giriş yapabileceğini, devlet tiyatrolarından faydalanabileceğini, Kredi ve Yurtlar Kurumu burslarında öncelik hakkına sahip olacağını ve yükseköğrenimde harç ile ücret muafiyetinden yararlanabileceğini belirtti.  Hasipoğlu ayrıca, Türk Hava Yolları seferlerinden yüzde 50 indirim imkânı sağlanacağını duyurdu.

Hasipoğlu, yapılan çalışmayı devletin şehitlerine ve gazilerine duyduğu minnetin, saygının ve vefanın somut bir göstergesi olarak değerlendirerek, katkıda bulunanlara teşekkür etti. “Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi hiçbir zaman unutulmayacak. Bu mücadeleyi veren kahramanlarımızın emanetleri her zaman baş tacı olacaktır.” dedi.

Konuşmasında İran-İsrail-ABD savaşına da değinen Hasipoğlu, F-16 uçakların Türkiye’den ülkeye 10 dakikada geldiğini belirterek, “Bu toprakların güvenliği Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı altındadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprakları dokunulmazdır. Avrupa Birliği hiçbir zaman ne bu adanın ne de Avrupa’da yaşayan insanların güvenliğini sağlayamamıştır.” ifadelerini kullandı.

-Gardiyanoğlu: “Tüm kapılar Bakanlığımıza açıldı”

Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, kartların hazırlanması sürecinde emeği geçenlere teşekkür ederek, Başbakan Üstel’in ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın desteğiyle sürecin tüm kapılarının açıldığını belirtti.

 

Eski Bakan Sadık Gardiyanoğlu, törende yaptığı konuşmada, hazırlığı kendi bakanlığı döneminde başlayan kartlarla ilgili emeği geçenlere teşekkür etti.

 

Gardiyanoğlu, kartlarla ilgili yürütülen süreci aktardı ve konuyu Başbakan Ünal Üstel’e ilettiğini, Başbakan’ın da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüştüğünü, böylece sürecin tüm kapılarının kendilerine açıldığını anlattı.

Eski Bakan ayrıca, Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ve Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit’e teşekkür etti.

-Ecevit: “Kardeş, torun, gelin, damat ve diğer aile üyeleri kapsam dışında”

Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit, ülkede huzur ve güven ortamını sağlayan şehitlerin ve gazilerin yakınlarına yönelik bir ödevlerini daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Kartların kapsamını anlatan Ecevit, şehit eşi, şehit çocuğu, şehit ebeveyni, malül gazi, mahlul gazi eşi ve malül gazi çocuklarının kart alabileceğini ancak kardeş, torun, gelin, damat ve diğer aile üyelerinin kapsam dışında olduğunu belirtti.

Kart sahiplerinin istifade edebileceği daha çok alanın yaratılabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile istişarelerinin sürdüğünü kaydeden Ecevit, kartın kullanım alanıyla ilgili bilgiye Daire’nin internet adresinde ulaşılabileceğini aktardı.

Ecevit, Başbakan Ünal Üstel, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, eski bakan Sadık Gardiyanoğlu, Şehit Ailesi ve Malül Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ve Dairesi personeline teşekkür ederek konuşmasına son verdi.

-Benan: “Kart, ‘Biz sizi unutmadık, daima yanınızdayız!’ mesajını taşıyor

Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan törende yaptığı konuşmada, vatanın can verilerek, kan dökülerek ve fedakârlıkla kazanıldığını söyleyerek, canlarını hiç tereddüt etmeden feda eden şehitlerin milletin kalbinde ebediyen yaşayacak en yüce kahramanlar olduklarını ifade etti.

Konuşmasında malül gazilere de seslenen Benan, “Gösterdiğiniz kahramanlık, milletimizin hafızasında daima saygıyla anılacak; gelecek nesillere vatan sevgisinin en güçlü örneklerinden biri olarak aktarılacaktır.” dedi.

Benan, Şehit Eşi, Şehit Ebeveyni ve Yakınları, Malul, Malul Gazi ve Yakınları için hazırlanarak, dağıtımı yapılacak kartın tasarımının kendisine ait olduğunu belirterek, “Bugün sizlere takdim edeceğimiz kartlar, devletimizin sizlere duyduğu vefanın ve minnetin bir nişanesidir.” şeklinde konuştu.

Dernek olarak, Ekim 2022’de TC Cumhurbaşkanlığı’na başvuruda bulunduklarını dile getiren Benan, yaklaşık üç buçuk yıl süren çalışmaların ardından resmi protokolün imzalandığını açıkladı.

Benan, bu sürecin hayata geçmesinde katkı koyan herkese teşekkür ederek, her şehit yakını, malül gazi ve aileleri için hazırlanan kartın, ‘Biz sizi unutmadık, daima yanınızdayız!’ mesajını taşıdığını vurguladı.

– Kartı Hak Sahiplerinin yararlanacağı imkânlar

Kart sahipleri, müze ve ören yerlerinden ücretsiz yararlanma hakkı, Devlet Tiyatroları’ndan ücretsiz yararlanma hakkı, Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs Önceliği hakkı, Yüksek Öğrenim Harç ve Ücret Muafiyeti Hakkı, THY ile imzalanan protokol kapsamında KKTC-Türkiye arasında karşılıklı seferlerde ekonomi sınıfı net ücretler üzerinden vergiler hariç yüzde 50 oranında indirim hakkı sahibi olacak.

Kartın kullanım alanıyla ilgili bilgiye http://shd.gov.ct.tr/SHD-KART adresinden ulaşılabilir.

Sağlık Bakanlığı: “1101 Merkezi Randevu Hattı hizmet vermeye devam etmektedir”

Sağlık Bakanlığı, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişimini sağlamak amacıyla Hekim Randevu Sistemi (HRS)’ni devreye almıştır.

Yeni sisteme geçiş sürecinde 1101 Merkezi Randevu Hattı hizmet vermeye devam etmektedir. Yoğunluk yaşanmaması amacıyla 1101 hattındaki hat sayısı artırılmış, ayrıca personel sayısı ve çalışma saatleri de genişletilmiştir.

Hekim Randevu Sistemi (HRS) devreye girmeden önce e-Devlet şifresi alan kişi sayısı 2.600 iken, uygulamanın hayata geçirilmesinin ardından bu sayı hızla artarak 9 bini aşmıştır.

Memnuniyetle ifade etmek isteriz ki, bugün itibarıyla e-Devlet üzerinden poliklinik randevusu oluşturan kişi sayısı toplam randevuların yaklaşık %15’ine ulaşmıştır. Bu rakam, halkımızın sisteme sahip çıktığını ve e-Devlet uygulamasına kısa sürede uyum sağladığını göstermektedir.

Özellikle belirtmek isteriz ki, e-Devlet üzerinden henüz şifre alamayan vatandaşlarımız 1101 hattımızdan randevu almaya devam edebilmektedir.

Öte yandan e-Devlet sistemi, yalnızca hastane muayene randevusu almak amacıyla değil; kimlik işlemleri başta olmak üzere birçok resmi başvuru ve evrak işleminin güvenli ve hızlı bir şekilde yapılabilmesine olanak sağlayan, kişiye özel bir hizmet altyapısı sunmaktadır. Dolayısıyla e-Devlet şifresi, sadece Hekim Randevu Sistemi için değil, vatandaşların birçok kamu hizmetinden yararlanabilmesi için de önem taşımaktadır.

Sağlık Bakanlığı, vatandaşların sağlık hizmetlerine kesintisiz ve kolay erişimini sağlamak amacıyla hem 1101 Merkezi Randevu Hattı hem de e-Devlet altyapısı üzerinden sunulan randevu hizmetlerini güçlendirerek sürdürmeye devam etmektedir.

Anayasa Değişikliğine İlişkin Yasa Önerisi: Yargı sistemi hızlanacak

Cumhuriyet Meclisi’ne UBP, DP ve YDP milletvekillerinin imzasıyla sunulan “Anayasa Değişikliğine İlişkin Yasa Önerisi” ile Yüksek Mahkeme’ye ek yargıç atanacak, üç dereceli yargı sistemi uygulanacak, Kaza İdare Mahkemeleri kurulacak ve idari davalarda tazminat hakkı sağlanacak; amaç yargıyı hızlandırmak, karar süreçlerini güçlendirmek ve vatandaşların hak arama yollarını etkin hale getirmek.

Cumhuriyet Meclisi’ne Ulusal Birlik Partisi (UBP), Demokrat Parti (DP) ve Yeniden Doğuş Partisi (YDP) milletvekillerinin imzasıyla sunulan “Anayasa Değişikliğine İlişkin Yasa Önerisi” salı günkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yasa önerisinin Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından, gerçek ve tüzel kişiler içerikle ilgili görüş ve önerilerini 20 gün içinde yazılı olarak Meclis Başkanlığı’na iletebilecek.

Yasa önerisinin gerekçesinde, yargıda uzmanlaşmayı artırmak, karar süreçlerini hızlandırmak ve Yüksek Mahkeme’deki iş yükünden kaynaklanan tıkanıklıkları gidermek amacıyla kapsamlı düzenlemeler öngörüldüğü ifade edildi.

YÜKSEK MAHKEME’DE YARGIÇ SAYISI ARTIRILACAK

Öneriye göre, Yüksek Mahkeme’nin mevcut bir başkan ve yedi üyeden oluşan yapısı, bir başkan ve on üyeye çıkarılacak. Böylece yargıç sayısı 8’den 11’e yükselmiş olacak.

Gerekçede, artan iş yükünün dengelenmesi ve karar süreçlerinin daha sağlıklı yürütülmesi hedefiyle yargıç sayısındaki artışın kararların daha kısa sürede ve kapsamlı şekilde alınmasına katkı sağlayacağı vurgulandı.

Yüksek Mahkeme’nin, Anayasa Mahkemesi, Yüksek İdare Mahkemesi ve Yargıtay sıfatlarıyla görev yaptığı; ayrıca Güvenlik Kuvvetleri Yargıtayı, Yüksek Adliye Kurulu ve Yüksek Seçim Kurulu görevlerini üstlendiği hatırlatıldı.

ÜÇ DERECELİ YARGI SİSTEMİNE GEÇİŞ

Önerinin ikinci düzenlemesi ile hukuk, ceza ve aile davalarında üç dereceli yargı sistemine geçilmesi planlanıyor. Buna göre, Kaza Mahkemeleri birinci derece, istinaf mahkemeleri ikinci derece ve Yargıtay üçüncü derece mahkeme olarak yapılandırılacak.

Genel gerekçede, bu sistemle hatalı kararların daha erken aşamada düzeltilmesinin sağlanacağı ve hukuki denetimin güçlendirileceği kaydedildi.

KAZA İDARE MAHKEMELERİ KURULACAK

Yasa önerisinin üçüncü düzenlemesine göre, kaza idare mahkemeleri kurulacak ve Yüksek İdare Mahkemesi’nin istinaf yetkisi yeniden düzenlenecek. Bazı idari davalar, Kaza İdare Mahkemelerinde görülecek.

Ayrıca, Yüksek İdare Mahkemesi’nin tek yargıçla, özellikle Bakanlar Kurulu ve Taşınmaz Mal Komisyonu kararlarında ilk derece mahkemesi olarak görev yapması öngörülüyor. Tek yargıçlı kararlar ise üç yargıçlı istinaf heyeti tarafından incelenecek.

İDARİ DAVALARDA TAZMİNAT ÖNGÖRÜLÜYOR

Önerilen değişikliklerle, idari davalarda mahkemelerin tazminata hükmedebilmesi için yasal dayanak oluşturuluyor. Böylece kişisel hakkı ihlal edilen bireyler, tek bir dava yoluyla hem hak ihlalinin tespitini hem de tazminat talebini sonuçlandırabilecek.

Genel gerekçede, bu düzenlemenin Taşınmaz Mal Komisyonu davalarına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi uyarılarının giderilmesine de katkı sağlayacağı belirtildi.

Anayasa Mahkemesi, Gazimağusa İlahiyat Koleji’ni uygun buldu

Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen Gazimağusa İlahiyat Koleji Yapım Projesi Yasa Tasarısı, Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmişti; mahkeme tasarının Anayasa’ya uygun olduğunu açıkladı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gazimağusa İlahiyat Koleji Yapım Projesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı”nın Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun 17 Kasım 2025 tarihli 6’ncı birleşiminde oy çokluğuyla kabul edildiğini hatırlattı.

Öztürkler, ardından Cumhurbaşkanı’nın onayına gönderilen yasanın, Anayasa’nın herhangi bir kuralına aykırı veya uygun olup olmadığı konusunda görüş alınması amacıyla Anayasa Mahkemesi’ne sunulduğunu belirtti.

Süreçte Anayasa Mahkemesi’nde söz konusu yasayla ilgili görüşmeler yapıldığını ifade eden Öztürkler, sürecin nihayetinde mahkemenin bugün konuya ilişkin görüşünü açıkladığını kaydetti.

Karar duruşmasında Meclis personelinden alınan bilgiye göre Anayasa Mahkemesi’nin görüşünün, söz konusu yasanın Anayasa’ya uygunluğu yönünde olduğunu belirten Öztürkler, mahkemenin bu yöndeki açıklamasının ilgili düzenlemenin hukuki zemininin teyit edilmesi bakımından önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: Yüzde 37’de sabit kaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit tuttu.

TCMB’den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan kurulun, politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verildiği belirtildi.

Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttu.

Enflasyonun ana eğiliminin şubat ayında yataya yakın seyrettiğinin kaydedildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Enflasyonun ana eğilimi şubat ayında yataya yakın seyretmiştir. Jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir. Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alınmıştır. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir.”

Duyuruda, fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği vurgulandı.

Kurulun politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyeceğinin belirtildiği duyuruda, “Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.” ifadesi kullanıldı.

Duyuruda, kredi ve mevzuat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ile makroihtiyati adımlarla destekleneceği belirtildi.

Likidite koşullarının yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edileceğinin vurgulandığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”

Bakan Hasipoğlu: Ektam’la toplu iş sözleşmesi imzalandı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Ektam Kıbrıs Ltd’le toplu iş sözleşmesinin bugün bakanlıkta imzalandığını açıkladı.

Hasipoğlu, TAK’a yaptığı açıklamada, Ektam’daki 34 günlük grevin bugün sona erdiğini söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aracılığıyla işveren ile işçi sendikası arasında toplu iş sözleşmesinin bugün bakanlıkta imzalandığını belirten Hasipoğlu, işçilerin yeniden işinin başına döneceğini ve şirkette üretime başlanacağını kaydetti.