All posts by Новостная запись

Hava parçalı bulutlu olacak, yer yer sağanak yağmur yağacak

Meteoroloji Dairesi, 26 Aralık Cuma günü bölgede parçalı bulutlu, yer yer sağanak yağmurlu havanın zamanla az bulutluya döneceğini açıkladı.

Meteoroloji Dairesi, havanın parçalı bulutlu, yer yer sağanak yağmurlu olacağını, gün ilerledikçe ise zamanla az bulutlu geçmesinin beklendiğini kaydetti.

Açıklamada, bölgenin genellikle alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalmasının öngörüldüğü ifade edildi.

Meteoroloji Dairesi, vatandaşlara özellikle yağışlı saatlerde dikkatli ve tedbirli olmaları çağrısında bulundu.

Dünya’dan daha eski, yüzeyi magma kaplı bir gezegen keşfedildi

Gökbilimciler, yıldızının kavurucu sıcağına rağmen atmosferini milyarlarca yıl korumayı başaran, “ıslak lav küresi” olarak adlandırılan gizemli bir gezegen keşfetti.

Gökbilimciler, güneş sistemimizin çok ötesinde, tüm kuralları altüst eden ve “ıslak lav küresi” olarak adlandırılan büyüleyici bir gezegen keşfetti. Samanyolu Galaksisi’nin en yaşlı bölgelerinden birinde yer alan TOI-561 b, yüzeyini kaplayan devasa bir magma okyanusu ve bu ateş denizini çevreleyen yoğun kaya buharından oluşmuş atmosferiyle bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Güneş’ten iki kat daha yaşlı olan bu antik gezegen, yıldızına o kadar yakın bir mesafede dönüyor ki bir tam yılı sadece 11 saat sürüyor; bu durum onu adeta sonsuz ışık ve bitmek bilmeyen karanlık arasında bölünmüş bir cehennem tasvirine dönüştürüyor.

Bu keşfi asıl gizemli kılan nokta, gezegenin milyarlarca yıldır o kavurucu sıcaklığa rağmen atmosferini korumayı başarmış olması. Normal şartlarda yıldızına bu kadar yakın ve küçük olan gezegenlerin, yoğun radyasyon nedeniyle atmosferlerini çoktan kaybetmiş olması gerekirdi. Ancak James Webb Uzay Teleskobu’ndan gelen veriler, bu süper-Dünya’nın sanılandan çok daha serin olduğunu ve kalın bir gaz tabakası sayesinde ısısını dengelediğini gösteriyor. Bilim insanları, gezegenin yüzeyindeki magma okyanusunun adeta bir akciğer gibi çalıştığını; bir yandan gazları uzaya salarken diğer yandan onları tekrar içeri çekerek bu kırılgan atmosferi beslediğini düşünüyor.

Dünya’dan yaklaşık iki kat daha ağır olan bu yaşlı dev, düşük demir oranı ve zengin mineral yapısıyla evrenin ilk dönemlerine ait bir fosil niteliği taşıyor. Kendi yıldızının etrafında baş döndürücü bir hızla dans eden TOI-561 b, sadece bir gök cismi değil, aynı zamanda kayalık gezegenlerin en zorlu şartlarda bile nasıl hayatta kalabileceğine dair tüm ezberleri bozan bir kanıt olarak karşımızda duruyor. Bu gizemli dünyanın sırlarını çözmek, sadece uzak galaksileri değil, kendi sistemimizin ve yaşamın temel yapı taşlarının evrendeki yolculuğunu anlamamıza da yeni bir ışık tutacak.

Küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedelleri ödendi

Süt Endüstrisi Kurumu, 1-15 Kasım 2025 devresinin küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerinin bugün ödendiğini duyurdu.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Süt Endüstrisi Kurumu, 1-15 Kasım 2025 devresinin küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerinin bugün ödendiğini açıkladı.

SÜTEK’ten yapılan açıklamaya göre, 1-15 Kasım 2025 döneminde SÜTEK’e süt veren 574 üreticiye çiğ süt bedeli olarak toplam 168 milyon 89 bin 379 TL ödendi. Söz konusu miktar üreticilerin banka hesaplarına yatırıldı.

Ataoğlu: “Çevreyi korumak bir tercih değil, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur

Başbakan Yardımcılığı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Çevre Koruma Dairesi, çevre ve halk sağlığını tehdit eden plastik kirliliğiyle mücadelede çerçevesinde, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren 15–50 mikron aralığındaki alışveriş poşetlerinin satışı veya ücretsiz dağıtımı tamamen yasaklıyor.

“Her Daim Doğa Dostları” grubu ise bu sabah Çevre Koruma Dairesi Personeli ile birlikte Mağusa Terminali içerisinde yer alan Perşembe pazarında bez çanta dağıtımı gerçekleştirilirken, plastik poşetlerin çevreye verdiği zararlar ve yeni uygulama hakkında bilgilendirme yapıldı.

Söz konusu uygulamayla birlikte, özellikle doğada çözünmesi yüzlerce yıl süren plastik poşetlerin kullanımının azaltılması, mikroplastik kirliliğinin önüne geçilmesi ve daha sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının teşvik edilmesi hedefleniyor.

Farkındalık yaratmak adına yapılan bu etkinliğe Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da katılarak konu ile ilgili olarak vatandaşa bilgiler verdi.

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Perşembe Pazarı’nda yaptığı konuşmada plastik kirliliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Ataoğlu, özellikle denizlerde ve toprakta biriken plastik atıkların zamanla mikroplastiklere dönüşerek gıda zincirine karıştığını ve bunun insan sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.
Ataoğlu konuşmasında,
“Çevreyi korumak bir tercih değil, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur. Bugün attığımız her doğru adım, yarın çocuklarımıza bırakacağımız daha temiz ve yaşanabilir bir ülke anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.
Bez çanta kullanımının yaygınlaşmasının önemli bir davranış değişikliği olduğuna işaret eden Ataoğlu, bu tür farkındalık çalışmalarının toplumun her kesimine ulaşmasının büyük önem taşıdığını belirterek, sivil toplum örgütleri ile kamu kurumlarının iş birliğinin çevre politikalarının başarısındaki rolüne dikkat çekti.
Çevre Koruma Dairesi’nin denetim ve bilgilendirme çalışmalarının önümüzdeki süreçte artarak devam edeceğini kaydeden Ataoğlu, yeni düzenlemeye uyum sürecinde esnaf ve vatandaşların bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini de sözlerine ekledi.

Dinçyürek: “Sivil Savunma ile kriz yönetiminde güç birliği içindeyiz”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban ile görüştü.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, afetlere hazırlık, kriz yönetimi ve kurumlar arası iş birliği konularının ele alındığı görüşmede, Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin gelecekte yoğun yağış ve sel risklerinden etkilenmemesi için yapısal tedbirlerin alınması da gündeme geldi.

Dinçyürek, Balaban’a yaptığı ziyaretteki konuşmasında, Sivil Savunma Teşkilatı’nın ülkede çok önemli bir misyona sahip olduğunu vurgulayarak, teşkilatın afetlere karşı toplumu hazırlama ve kriz anlarında aktif rol alma noktasında büyük bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Dinçyürek, teşkilatın bu sorumluluğun Hakan Balaban liderliğinde başarıyla yerine getirildiğini ifade etti.

Son dönemde yaşanan yoğun yağışların ardından Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin olası bir su baskınına uğramaması için ortak bir çalışma yürütüldüğünü hatırlatan Dinçyürek, “Ortaya koyduğumuz yoğun çalışmayla süreci sorunsuz bir şekilde atlattık. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi, toplumumuz için bir amiral gemisidir. Hizmetlerin kesintisiz devam etmesi hepimiz için büyük önem taşımaktadır” dedi.

Sivil Savunma Teşkilatı’nın ülkenin her noktasında verdiği hizmetler için teşekkür eden Dinçyürek, Sağlık Bakanlığı ile Sivil Savunma’nın kriz yönetimlerinde paydaş olarak birlikte hareket ettiğini, bilgi birikimi ve imkânların bir araya getirilerek topluma daha iyi hizmet sunulduğunu belirtti. Dinçyürek, bu konuda gerekli çalışmaların bugünden itibaren hızlandırılacağını ve tüm tarafların sorumluluklarını yerine getirme konusunda hemfikir olduğunu kaydetti.

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, birlikte çalışmanın ülke için en önemli değerlerden biri olduğunu söyledi. Balaban, tüm paydaşlarla iş birliği içinde hareket ettiklerini belirterek, “Sorunlar hayatın her döneminde var olacak. Önemli olan hazırlıklı olmak ve birlikte hareket etmektir. Sağlık Bakanlığı ile iş birliğinden son derece mutluyuz” dedi.

Balaban, ziyaret dolayısıyla Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek’e teşekkür etti.

Başbakan Üstel’den Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu’nun Açıklamalarına Sert Tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios’un Noel vesilesiyle yayımladığı ve Kıbrıs meselesine ilişkin siyasi içerikli beyanlarına yazılı bir açıklamayla yanıt verdi.

Üstel, dini bir makamdan beklenenin barış, hoşgörü ve uzlaşı çağrısı yapmak olduğunu vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini yok sayan ve düşmanca bir dilin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Başpiskopos Yeorgios’un farklı çözüm modellerini “ulusal ötenazi” gibi provokatif ifadelerle mahkûm etmesinin, Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü uzlaşmaz ve maksimalist zihniyetin açık bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının 1963’ten bu yana ağır bedeller ödeyerek bugünlere geldiğini hatırlatan Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin halkın özgür iradesiyle kurulmuş, kendi kurumlarıyla ayakta duran bir devlet olduğunu vurguladı. Kıbrıs Türk halkını yok sayan, güvenliğini ve geleceğini riske atan hiçbir dayatmanın kabul edilemeyeceğinin altını çizdi.

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin adadaki askeri varlığının uluslararası anlaşmalara ve Garanti Antlaşması’ndan doğan meşru haklara dayandığını belirterek, 1974’ten bu yana adada barış, huzur ve güven ortamının tesis edildiğini söyledi. Bu tarihsel gerçeğin ideolojik söylemlerle inkâr edilemeyeceğini ifade etti.

Rum tarafının son yıllarda silahlanma ve askeri ittifaklarla bir sonuca ulaşabileceği yönündeki düşüncelerinin gerçekçi olmadığını belirten Üstel, tehdit dili ve askeri hesapların çözüm üretmeyeceğini, aksine gerginliği artırarak halklar arasındaki güveni zedeleyeceğini dile getirdi.

Açıklamasında, Kıbrıslı Türk liderlerin iradesini yok sayan yaklaşımların açık bir saygısızlık olduğunu vurgulayan Üstel, Kıbrıs Türk halkının kendi liderlerini kendisinin seçtiğini ve geleceğine kendisinin karar verdiğini ifade etti. Anavatan Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu kaydeden Üstel, çözümün ancak iki halkın egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne dayanması halinde mümkün olabileceğini belirtti.

Başbakan Üstel, dini makamların siyaseti körükleyen ve halklar arasında düşmanlığı derinleştiren açıklamalar yapmasının barışa katkı sağlamayacağını vurgulayarak, Kıbrıs’ta kalıcı çözümün karşılıklı saygı, gerçekçilik ve iki halkın iradesini esas alan bir anlayışla mümkün olduğunu ifade etti.

Veteriner Dairesi: “Şap hastalığı ile mücadelede 35 bin 702 hayvan aşılandı”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Veteriner Dairesi, şap hastalığıyla mücadele kapsamında ülke genelinde 35 bin 702 hayvanın aşılandığını açıkladı.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, hayvan sağlığının korunması ve hastalığın yayılmasının önlenmesi amacıyla 19–24 Aralık tarihleri arasında uygulanan yoğun aşılama programı ile 300 işletmede 34 bin 180 büyükbaş13 işletmede ise bin 522 küçükbaş hayvan aşılandı.

Günlük aşılama programına ilişkin bilgiler verilen açıklamada, 19 Aralık Cuma günü 69 işletmede 7 bin 700 büyükbaş, 20 Aralık Cumartesi günü 22 işletmede 7 bin 740 büyükbaş, 21 Aralık Pazar günü 39 işletmede bin 860 büyükbaş hayvanın aşılandığı belirtildi. 22 Aralık Pazartesi günü ise 77 işletmede 6 bin 876 büyükbaş23 Aralık Salı günü 57 işletmede 6 bin 413 büyükbaş hayvanın aşılandığı kaydedilen açıklamada, dün 36 işletmede 3 bin 591 büyükbaş ve 13 işletmede bin 522 küçükbaş hayvanın aşılandığı ifade edildi.

Veteriner Dairesi ekiplerinin kamu ve özel sektör iş birliğiyle sahada görev yapan veteriner hekimlerin katkılarıyla çalışmaları planlı ve kararlı bir şekilde sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, hastalıkla mücadelenin etkin şekilde devam edebilmesi için üreticilerin hayvan hareketleri, biyogüvenlik ve aşılama konularında alınan tedbirlere hassasiyetle uymalarının büyük önem taşıdığı belirtildi.

Açıklamada ayrıca, veteriner hekimlerin tüm olumsuzluklara rağmen sahada görev yaparak hayvan sağlığının korunması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü ifade edildi.

Küçük Kaymaklı şehitleri düzenlenen törenle anıldı

Küçük Kaymaklı şehitleri için bugün Küçük Kaymaklı Şehitler Anıtı’nda anma töreni düzenlendi.

Çelenklerin şehitler anıtına sunulmasıyla saat 9.30’da başlayan tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti.

Türk Maarif Koleji öğrencisi Nalan Ocak tarafından şiir okunan törende, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ile Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Ruso konuşma yaptı.

-Öztürkler: “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma adında yapmış olduğu anlaşmalar adayı ateş fıçısı haline getirdi”

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler törende, Kıbrıs Türk halkının geçmişten bugüne çekmiş olduğu acıları, kahramanlıkları aynı zamanda atalarının onurlu mücadelesini anlamanın önemli olduğunu ifade etti.

Konuşmasında gençlere de hitap eden Öztürkler, “Geçmişi iyice bilmek gerekir ki geleceğe emin adımlarla yürüyebilelim. 1571’i, 1878’i, 1958’i, 1960’ı, 1963’ü, 1974’ü ve 1983’ü çok iyi bilmek gerekiyor.” dedi.

Öztürkler, Güney Kıbrıs liderinin yaptığı açıklamalarda Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinin varlığından bahsetmediğini aktararak, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail’in ortak anlaşmalarına tanıklık ettiklerini söyledi. Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin silahlanma adında gerek Amerika Birleşik Devletleri’yle gerek İsrail’le gerek Fransa’yla yapmış olduğu anlaşmaların adayı ateş fıçısı haline getirdiğini kaydetti.

“KKTC’de egemen eşitliğimiz, güvenliğimiz, Anavatanımızın garantörlüğü ve Türk askerinin adadaki varlığı bizler için tartışma konusu değildir.” diyen Öztürkler,  bu oyunlara bir daha gelmeyeceklerini söyledi.

Öztürkler, atalarından kendilerine bırakılan bir miras olduğunu ve gençlerle birlikte bu mirasa sahip çıkacaklarını da söyleyerek, tüm şehitleri rahmetle andı.

-Ruso: “Bir köy boşalırken bir düzen yıkıldı, komşuluklar dağıldı, çocukluğun sokakları sessizliğe gömüldü.”

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Ruso konuşmasında, bugünün Kıbrıs Türk halkının hafızasında yaşayan bir tarihin yıldönümü olduğunu anımsatarak, 25 Aralık 1963’ün sadece bir takvim yaprağı değil, bir halkın yerinden edilmesinin ve geleceğinin belirsizliğe sürüklenmesinin bir dönüm noktası olduğunu kaydetti.

Küçük Kaymaklı’nın yığınsal göçünün yalnızca mekânsal bir yer değiştirme olmadığını söyleyen Ruso, “Bir köy boşalırken bir düzen yıkıldı, komşuluklar dağıldı, çocukluğun sokakları sessizliğe gömüldü.” dedi.

Ruso, özgürlüğün bedelinin ağır olduğunu da vurgulayarak, 1957 yılında 4, 1958 yılında 5, 1963 yılında 38, 1964 yılında 2 ve 1974 yılında 19 olmak üzere toplam 68 şehit verildiğine dikkat çekti.

25 Aralık 1963’te yaşananlardan alınması gereken önemli dersler olduğunu da kaydeden Ruso, “Birincisi eşitlik ve güvenlik sağlanmadan barışın kalıcı olmayacağıdır. İkincisi de hafızasız bir barışın mümkün olmadığıdır.” ifadesini kullandı.

Ruso, yaşananları gençlere doğru olarak aktarmanın önemini de işaret ederek, herkesi bu tarihsel sorumluluğu hatırlatmaya davet etti, şehitleri rahmetle andıklarını kaydetti.

Miçotakis’in Netanyahu’yla yakınlaşması Yunanistan’da eleştirildi

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in İsrail’le yakınlaşma çabaları ve bu kapsamda gerçekleştirdiği ziyaret, ülkede insan hakları savunucularının ve Filistin destekçilerinin eleştirilerine yol açtı.

Yunanistan’daki Filistin Cemiyeti Derneği Sekreteri Ahmed Hasan ve Yunanistan İnsan Hakları Birliği Başkanı Lefteris Papayannakis, AA muhabirine, Miçotakis’in hafta başında İsrail’i ziyaret ederek Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya gelmesi ve burada, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail arasında üçlü zirve gerçekleştirilmesini de içeren temaslarını değerlendirdi.

Filistin’in tanınması

Miçotakis’in bu temaslarından Yunanistan’daki Filistinliler olarak memnun kalmadıklarını belirten Hasan, Filistin Devleti’nin tanınmasına ilişkin bir adım atılmadığı için üzgün olduklarını ifade etti.

Hasan, Yunanistan Parlamentosunun 2015’te aldığı Filistin Devletinin tanınmasına ilişkin kararın uygulanmasını istediklerini söyledi.

Pazartesi günkü temasların yapıldığı şehre de dikkati çeken Hasan, “Görüşmelerin Tel Aviv yerine Kudüs’te yapılması bile olumsuz bir durumdur. Zira, biliyoruz ki İsrail’in başkenti Kudüs değil, Tel Aviv’dir.” dedi.

Hasan, görüşmelerin Kudüs’te olmasının burayı ABD’nin İsrail’in başkenti gibi görmek istemesine ilişkin görüşe yakınlık ifade ettiğini belirtti.

Sık sık Filistin’e destek veren gösterilere sahne olan Yunanistan’da halkın Filistin desteğini hükümetin İsrail ile yakınlaşma politikası ile karşılaştıran Hasan, “Yunan halkı, hükümetin aksine Filistin’i ve Filistin halkını gerçekten destekliyor. Hükümet, kamuoyunun aksine, böyle bir (destekçi) tavır sergilemiyor.” diye konuştu.

Hasan, Avrupa’da İsrail’i izole etmek isteyen birçok ülke varken, Yunanistan ve GKRY gibi İsrail’i yalnız bırakmayıp, onunla işbirliği yapan ülkeler de olduğunu belirtti.

Kendilerinin de cemiyet olarak, Yunanistan’ın 2026 Eurovision Şarkı Yarışması’na katılımını durdurmak için faaliyetlerde bulunduklarını belirten Hasan, “Yunanistan’ın da bu katılımdan vazgeçmesini umuyorum.” dedi.

İsrail ile yakınlaşmaya iç tepkiler

Miçotakis hükümetinin İsrail’i genel olarak desteklediğini belirten Papayannakis ise, bu yakınlaşma için “Kendisine karşı çok güçlü tepkilerin de olduğu bir hükümet tercihi.” yorumunu yaptı.

Papayannakis, bu tepkilerin daha çok siyasi olduğunu, İsrail ile işbirliğinin hangi şartlarda, hangi unsurlara dayanarak yapıldığına ilişkin çekincelerin bu tepkilerin merkezinde bulunduğunu ifade etti.

Başbakan Miçotakis’in Filistin Devleti’ni Yunanistan’ın bir gün tanıyacağına ilişkin açıklamalarını da hatırlatan Papayannakis, “Filistin Devleti’nin tanınmasını bekliyoruz. Zira bu çok önemli bir konu.” dedi.

Papayannakis Filistin’in küresel bir konu olduğunun altını çizerek, İsrail’in 2026 Eurovision şarkı yarışmasına katılacak olmasına tepki olarak birçok ülkenin yarışmadan çekilme kararını da hatırlattı.

Yunanistan’ın bölgedeki genel durum açısından İsrail ile işbirliğini önemli bulduğuna değinen Papayannakis, Filistin açısından değerlendirildiğinde ise bunun sorunlu bir durum olduğunu kaydetti.

Papayannakis, “Filistin Devleti’nin tanınması çok önemli bir unsur olacaktır.” diye konuştu.

Miçotakis’in İsrail ve Filistin Temasları

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentinde görüşmüş ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Batı Kudüs’te bir araya gelmişti.

İkili görüşmelerin ardından, Batı Kudüs’te Netanyahu, Miçotakis ve GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in katılımıyla üçlü zirve gerçekleştirilmişti.

Yunanistan muhalefetindeki Yeni Sol Partisi ziyaret sonrasında yaptığı yazılı açıklamada, Yunanistan, İsrail ve GKRY arasında gerçekleşen üçlü zirvenin Doğu Akdeniz’de tehlike doğurduğunu belirtmişti.

Açıklamada, “(Yunanistan Başbakanı Kiryakos) Miçotakis hükümeti üçlü işbirliğini, Uluslararası Ceza Mahkemesinin takibi altındaki (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu’nun katılımıyla, askeri kutuplaşma yapısına dönüştürerek Doğu Akdeniz’de tehlikeli oyunlar oynuyor. Bir yandan da bölgede beşli diyalog inisiyatifleri önerisini samimiyetsiz bir şekilde ortaya atıyor.” ifadesi yer almıştı.

Aksa’nın Gana’daki ikinci santrali de üretime başladı

Aksa Enerji, Gana’da inşa ettiği 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin ilk fazında kısmi ticari üretime başladı. Uzun vadeli ve ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında hayata geçirilen santral, Gana’nın artan elektrik talebinin karşılanmasına ve ulusal şebeke istikrarının güçlendirilmesine katkı sağlayacak. 

7 ülkede 11 santral operasyonu yürüten ve 3.000 MW’ı aşan kurulu güce sahip Aksa Enerji, Gana’da inşa ettiği toplam 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’nde ilk fazda kısmi ticari üretime başladı. Santralin 2026 yılı ocak ayında 130 MW kapasiteyle basit çevrim olarak, ilk çeyrek dönemde ise 179 MW kapasite ile kombine çevrim olarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Santralin 171 MW kurulu gücü kapsayan ikinci fazına yönelik çalışmalar ise planlanan takvim doğrultusunda sürdürülüyor.

Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Afrika, Aksa Enerji’nin Türkiye ve KKTC’de yetkinliğini kanıtlamış mühendislik gücünü, teknik uzmanlığını ve operasyonel becerisini küresel ölçekte sergilediği en stratejik bölgelerin başında geliyor. Gana’da uzun vadeli bir vizyonla sürdürdüğümüz yolculuğumuzda, 370 MW kurulu güce sahip Tema Santralimizi 9,5 ay gibi rekor bir sürede devreye alarak sektörde önemli bir eşiği geride bırakmıştık. Bugün ise Kumasi’de hayata geçirdiğimiz yeni santral yatırımımızla bu başarıyı bir üst seviyeye taşımanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Toplam 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimiz, sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizin en kritik yapı taşlarından biridir. Finansmanından inşasına, işletmesinden bakımına kadar tamamen Aksa Enerji’nin üstlendiği bu ‘entegre model’ sayesinde, Gana için sadece bir tesis değil, kalıcı bir enerji altyapısı ve uzun vadeli ekonomik değer inşa ediyoruz.

Kumasi Santrali ile bir yandan Aksa Enerji’nin küresel büyüme hedeflerine hizmet etmekten, diğer yandan Türkiye ile Afrika arasındaki ekonomik köprüleri daha da derinleştirmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz.”

Uzun Vadeli Enerji Yatırımıyla Gana’da Enerji Arz Güvenliğine Katkı

Toplam 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Santrali, Gana’nın artan elektrik talebinin karşılanması ve ulusal şebeke istikrarının güçlendirilmesi açısından stratejik projeler arasında yer alıyor. İletim sistemine entegrasyon, test çalışmaları ve kademeli devreye alma süreçlerinin ardından ilk fazda ticari üretime başlayan santral, kapasite artışlarıyla birlikte ülkenin enerji arz güvenliğine sürdürülebilir katkı sağlamayı hedefliyor.

Aksa Enerji, Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalarda uzun vadeli enerji satış anlaşmalarına dayalı yatırım modeliyle sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini kararlılıkla hayata geçiriyor. Şirket, Kumasi Santrali kapsamında 20 yıl süreli, ABD doları bazlı garantili satış anlaşması ile bölgedeki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor. Böylece Aksa Enerji’nin yerel istihdama, enerji arz güvenliğine ve toplumsal gelişime katkısı da artacak.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerini hava saldırılarıyla hedef aldı

İsrail ordusu, Hamas’la sağlanan ateşkesi ihlal ederek Gazze Şeridi’nin kuzey, orta ve güney kesimlerini hava saldırılarıyla bombaladı.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail savaş uçakları, kuzeydeki Gazze kentinin doğusuna şiddetli saldırılarla hedef aldı.

İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi’nin orta kesimi ile güneydeki Han Yunus ve Refah kentlerini de bombaladığı kaydedildi.

Saldırıların İsrail ordusunun işgalini sürdürdüğü bölgelerde gerçekleştiği belirtildi.

Öte yandan İsrail topçu birlikleri de Gazze kentinin doğusundaki bölgede helikopterlerden yoğun ateşle birlikte atışlar yaptı.

Gazze Şeridi açıklarındaki İsrail donanmasına ait botlardan ise Gazze kentine yönelik makineli tüfeklerle ateş açıldı.

Hastane kaynakları, İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu Gazze’nin Cibaliya bölgesinde biri kadın 2 Filistinli sivilin yaralandığını bildirdi.

Görgü tanıkları ayrıca İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nin güneyinde yer alan Han Yunus ve Refah kentlerinde bazı binaları havaya uçurduğunu ve patlama seslerinin duyulduğunu belirtti.

İsrailliler, Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerine saldırarak 8 aylık bir bebeği yaraladı

Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerine saldırdığı ve 8 aylık bir bebeği yaraladığı bildirildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA’da yer alan haberde, İsrailli yerleşimcilerden oluşan bir grubun gece saatlerinde Batı Şeria’nın El Halil kentine bağlı Sair beldesinde Filistinli vatandaşların evlerine saldırdığı belirtildi.

Saldırılarda Meyar eş-Şelalide isimli Filistinli 8 aylık bebeğin yüzünden ve kafasından yaralandığı ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı kaydedildi.

Saldırıların Sair beldesindeki vatandaşlara ait evlerde maddi hasara yol açtığı ifade edildi.

Saldırgan İsraillilerin ise bölgede yeni inşa edilmiş yasa dışı yerleşim biriminden bir grup olduğu bilgisine yer verildi.

Söz konusu yasa dışı yeni yerleşim birimindeki İsraillilerin daha önce de Filistinlilerin evlerine ve araçlarına saldırarak birçok Filistinliyi yaraladıkları ve ekim ayında Filistinlilere ait 400’e yakın zeytin ve badem ağacını kestiği belirtildi.

Haberde, bölgeye yasa dışı yeni yerleşim birimlerinden gelen İsraillilerin, Filistinlileri zorla yerinden etmek için saldırılarını sistematik olarak sürdürdüklerine işaret edildi.

Uzmanlar, Yunanistan’ın İsrail’le yakınlaşma çabaları konusunda uyarılarda bulundu

Uzmanlar, 22 Aralık’ta İsrail’de düzenlenen üçlü zirve dahil, Yunanistan’ın İsrail’le yakınlaşma politikasını değerlendirdi.

York Üniversitesi Osgoode Hall Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Heidi Matthews, Londra Queen Mary Üniversitesinden Prof. Dr. Neve Gordon ve Norveç Oslo Üniversitesi İnsan Hakları Merkezinde Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Uzmanı Prof. Dr. Gentian Zyberi, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Dr Matthews, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail arasında düzenlenen ortak zirveye katılımının, Atina’nın uluslararası hukuka uyum pahasına bölgesel siyasi çıkarlarını sürdürmekten memnun olduğu mesajını verdiğini dile getirdi.

“Yunanistan İsrail’in soykırımına suç ortaklığı yapma geçmişine sahip”

“Yunanistan, başta Yunan kara suları ve limanlarının askeri kargo ile çift kullanımlı malzemelerin sevkiyatında kullanılmasına izin vermek suretiyle, İsrail’in Gazze’deki soykırımına suç ortaklığı yapma geçmişine sahiptir.” diyen Matthews, bu hafta Yunan avukatların Heraklion Limanı’nın “Ocean Gladiator” adlı gemi tarafından kullanılmasına itiraz ederek Yunan hükümetine resmi başvuruda bulunduğunu, bunun Silah Ticareti Antlaşması ihlali anlamına geldiğini belirttiklerini anımsattı.

Matthews, geminin İsrail’e gönderilmek üzere 1600 tondan fazla Amerikan yapımı mühimmat taşıdığını, bu sevkiyatın 7 Ekim 2023’ten bu yana yapılan en büyük sevkiyatlardan biri olarak değerlendirildiğini belirterek hukuki itirazın, geminin planlanan rotasını değiştirmesiyle sonuçlandığını bildirdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) alınan 2803 sayılı Karar’ın ardından Gazze’de “sözde bir ateşkes” oluştuğuna işaret eden Matthews, “Sözde ateşkese rağmen İsrail’in Gazze’deki soykırımı devam etmektedir. Söz konusu karar, tüm devletlerin İsrail’in Filistin üzerindeki hukuka aykırı işgali karşısındaki hukuki yükümlülüklerini ortadan kaldırmamıştır.” uyarısında bulundu.

“İsrail’le yakın işbirliği uluslararası yükümlülükleri ihlal eder”

Diğer taraftan Uluslararası Adalet Divanının (UAD) 2024’te ve daha yakın tarihlerde verdiği kararlara atıfta bulunan Matthews, bunların üçüncü devletlerin Gazze dahil işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail’in devam eden varlığının yarattığı hukuka aykırı durumu tanıyacak herhangi bir eylemden kaçınmakla hukuken yükümlü olduğunu açıkça ortaya koyduğunun altını çizdi.

Matthews, “Bu çerçevede, Yunanistan’ın deniz güvenliği de dahil olmak üzere güvenlik, savunma ve askeri alanlarda İsrail ile işbirliğini derinleştirmeyi kabul etmesi, Filistin bağlamında uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerini ihlal edecektir.” uyarısını yaptı.

“Miçotakis uluslararası hukukun ihlaline ortak oluyor”

Londra Queen Mary Üniversitesinden Prof. Dr. Gordon da Başbakan Miçotakis’in Netanyahu’yu ziyaret etmesinin, İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası hukuk düzeninin aşındırılmasına yol açtığını söyledi.

Gordon, “Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından yakalama kararı bulunurken dünya liderlerinin onu onurlandırmak yerine tutuklanmasını talep etmeleri gerekir. Bu nedenle Başbakan Miçotakis, uluslararası hukukun ihlaline ortak olmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Ziyaret eden liderler İsrail’e yükümlülüklerine uymasını talep etmeli”

Norveç Oslo Üniversitesi İnsan Hakları Merkezinde Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Uzmanı Prof. Dr. Zyberi ise İsrail’e ziyaret düzenleyecek tüm ülke ve hükümet başkanlarından tek bir beklenti olduğunu belirterek “(Liderler) İsrail’den uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerine uymasını talep etmelidir.” dedi.

İsrail’in yükümlülükleri arasında, ekim ayında varılan ateşkese riayet edilmesi, ilaç ve çadırlar dahil olmak üzere insani yardımın geniş çapta girişine izin verilmesi olduğunu kaydeden Zyberi, aynı zamanda yasa dışı yerleşimlerin durdurulması ve BM Genel Kurulunun geçen yıl talep ettiği üzere hukuka aykırı işgalin sona erdirilmesinin yer aldığına dikkati çekti.

Yunanistan’ın İsrail’le ilişkilerini derinleştirmesi tepki çekiyor

İsrail Başbakanı Netanyahu, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimli lideri Nikos Hristodulidis, 22 Aralık’ta Batı Kudüs’te düzenlenen üçlü zirvede bir araya gelmişti.

Zirvede, “savunma” vurgusu öne çıkarken uluslararası siyasette yalnızlaşan Netanyahu’nun çıkışı, “Miçotakis ile yakınlaşma aradığı” yorumları yapılmıştı.

Bazı uzmanlar, Miçotakis’in, Netanyahu ile bir araya gelmesinden ötürü tarih tarafından sert bir şekilde yargılanacağını belirtirken diğerleri Miçotakis’in İsrail’i “demokratik bir devlet olarak tanımlaması” nedeniyle sınıfta kaldığını ifade etmişti.

1 Nisan 2025’te de Netanyahu’yu ziyaret eden Miçotakis, “Gazze’de işlenen savaş suçları nedeniyle UCM tarafından hakkında tutuklama kararı çıkarılmasının ardından Netanyahu ile İsrail’de görüşen ilk Avrupalı lider” olmuştu.

Papa 14. Leo, Vatikan’da ilk kez Noel ayini yönetti

Hristiyanlıkta Hazreti İsa’nın doğumunun kutlandığı Noel Yortusu dolayısıyla Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa 14. Leo, ilk kez Noel ayini yönetti.

Vatikan’ın ünlü Aziz Petrus Bazilikası’ndaki Noel ayinine, Katolik Kilisesi’nden kardinaller, piskoposlar, rahipler ve Vatikan’a akredite kordiplomatik temsilciler ile çok sayıda davetli katıldı.

Önceki Papa Franciscus’un 21 Nisan’da hayatını kaybetmesinin ardından 8 Mayıs’taki papalık seçiminde (Konklav) Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri seçilen Papa 14. Leo, ilk kez bir Noel ayinini yönetti.

Papa 14. Leo, burada yaptığı konuşmada materyalizm eleştirisinde bulunarak, çarpık bir ekonominin insanları meta gibi gördüğünü söyledi.

Bu arada, Papa ayinden önce bazilika ile aynı ismi taşıyan önündeki meydanda toplanan ve dışarıda kalan inananları da selamlayarak, onların Noellerini kutladı.

Papa 14. Leo’nun, selefi Papa Franciscus’un aksine Noel ayinini gece yarısına denk gelecek şekilde nispeten daha geç saatte başlatıp uzun süreli yaptığı gözlenirken, basında çıkan haberlerde bunun bir anlamda eski geleneklere dönüşü temsil ettiği yorumları yapıldı.

Papa, yarın da Noel ayini ertesinde dünya meselelerine dair mesajlar verdiği geleneksel “Urbi et Orbi” (Roma ve dünyaya) hitabını yapacak.

ABD Adalet Bakanlığı, Epstein davasıyla ilgili olabilecek bir milyondan fazla belgeyi edindi

ABD Adalet Bakanlığı, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein davasıyla ilgili olabilecek bir milyondan fazla belgeyi edindiğini açıkladı.

Bakanlık, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından ortaya çıkarılan Epstein belgelerine ilişkin açıklama yaptı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve New York Güney Bölgesi Başsavcılığı tarafından Epstein davasıyla ilgili olabilecek bir milyondan fazla belgenin ortaya çıkarıldığı belirtilen açıklamada, bu belgelerin söz konusu kurumlarca bakanlığa teslim edildiği aktarıldı.

Açıklamada, mağdurları korumak için yasal olarak gerekli sansürlemeleri yapmak üzere çalışıldığı ve bu belgelerin en kısa sürede yayınlanacağı ifade edildi.

Malzemenin çokluğu sebebiyle yayınlamanın birkaç hafta sürebileceğine işaret edilen açıklamada, bakanlığın federal yasalara uygun şekilde hareket edeceği kaydedildi.

Amerikan kamuoyunda ve ABD Kongresi’nde artan baskılar üzerine Adalet Bakanlığı, himayesinde bulunan Epstein soruşturmasına ilişkin belgelerin bir kısmını, “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında çevrim içi bir veri tabanında yayımlamaya başlamıştı.

Son yayımlanan dosyalarda ABD Başkanı Donald Trump’ın ismi daha sık yer alırken, federal savcıya ait bir e-posta, Trump’ın Epstein’e ait özel uçakla daha önce bilinenden fazla seyahat ettiğini ortaya koymuştu.

Trump’ın 1993-1996 yıllarında en az 8 uçuşta yolcular arasında olduğu, bazı uçuşlarda Epstein’ın eski kız arkadaşı ve işbirlikçisi Ghislaine Maxwell’in de bulunduğu görülmüştü.

Moral: “Regaip, ilahi lütuf ve ihsanların bolca tecelli ettiği müstesna bir gecedir”

İslam aleminde “üç ayların” başlangıcını simgeleyen Regaip Kandili bu akşam idrak edilecek. Din İşleri Başkanı Hakan Moral, Regaip Kandili’nin, gönüllere ferahlık, hanelere bereket, insanlığa barış ve merhamet getirmesini temenni ederek, tüm halkın ve İslam âleminin kandilini tebrik etti.

Regaip Kandili nedeniyle mesaj yayımlayan Moral, “Rahmet, bereket ve mağfiret mevsimi olan mübarek üç ayların manevi iklimine girdiğimiz bu günlerde, bizleri Regaip Kandili’ne ulaştıran Yüce Allah’a hamdolsun” ifadelerini kullandı. Bu geceyi yarına bağlayan gecenin Regaip gecesi olduğuna işaret eden Moral, bu gecenin, Kıbrıs özelinde “Lokma Gecesi” olarak da bilindiğini kaydederek, şunları belirtti:

“Eskiden bu geceyi idrak etmek, saygıyla karşılamak adına herkes evinde lokma tatlısı yapar, komşulara dağıtırdı. Bunun nedeni üç ayları ve Regaip Gecesi’ni hatırlatmaktır; bu gelenek hâlâ mümkün mertebe devam etmektedir.”

“Regaip, rağbet edilen, ilahi lütuf ve ihsanların bolca tecelli ettiği müstesna bir gecedir” diyen Moral, bu gecenin, kalpleri arındırmak, kırgınlıkları onarmak, umutları tazelemek için bir fırsat olduğunu vurguladı.

Moral, bu mübarek gecede, başta şehitler olmak üzere tüm geçmişleri rahmetle yâd ederek, milletin birlik ve beraberliğinin güçlenmesini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin huzur, güven ve esenlik içinde yarınlara yürümesini diledi.

Tüm camilerde akşam namazını müteakiben Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okunacağını kaydeden Moral, ayrıca Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle tüm şehitler için dua edileceğini belirtti.

Brent petrol, Noel tatili nedeniyle 61,81 dolarda sabit kaldı

Brent petrolün varil fiyatı, Noel tatili nedeniyle 61,81 dolarda sabit kaldı.

Dün 62,21 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 61,81 dolardan tamamladı. Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise 58,30 dolardan kapandı.

Petrol fiyatları, Noel tatili dolayısıyla birçok büyük piyasada işlemlerin durması ve küresel piyasalarda işlem hacminin düşük kalmasıyla son kapanış seviyelerinde yatay seyretti.

Fiyatlar dün, ABD ile Venezuela arasındaki gerilimin yol açtığı arz endişeleri ile ABD’den gelen güçlü ekonomik büyüme verilerinin etkisiyle yukarı yönlü ivme kazanmıştı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu yarın toplanıyor

Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 26 Aralık’ta tarafları bakanlığa davet etti.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanıyor.

Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 26 Aralık sabah 09.30’da tarafları bakanlığa davet etti.

Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu BRT ekranlarında, yılbaşından önce ilk toplanma tarihini duyurdu;

“Asgari ücretliyi korumak ödevimizdir, sosyal devleti korumak da görevimizdir. Hem işveren, hem işçi temsilcileriyle ön görüşme yaptım. Genel sorunlarını dinledim. Asgari ücret görüşmeleri ocak ayında resmi olarak başlar ama madem taraflar öncesinde hazırlık anlamında görüşmek istiyorlar öyle ise ilk kez öncesinde bu görüşmeleri başlatma sürecini yapabilirim. 26 Aralık Cuma sabahı kendilerini bizlerle istişare için tespit komisyonunu toplayabilirim…”

11’inci yargı paketi resmi gazetede yayınlandı: Deprem suçlularına af yok

11. Yargı Paketi’nde yer alan ve yaklaşık 50.000 mahkuma tahliye yolu açan 27. madde TBMM’de kabul edildi.

Depremde yıkılan binaların sorumluları düzenlemeden faydalanamayacak. Ancak böyle bir istisnanın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edileceği ve herkesi kapsayabileceği belirtiliyor.

Pakette yer alan infaz indirimi düzenlemesinden terör ve örgütlü suçların yanı sıra sıra son anda verilen önergeyle çocuklara, kadınlara yönelik kasten öldürme suçları ile cinsel suçlar kapsam dışında bırakıldı.

Bu kişiler dışındaki toplumu doğrudan etkileyen suç grupları infaz indiriminden faydalanabilecek.

– Kurusıkı silahlar, “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçu kapsamına alınacak ve suçun bunlarla işlenmesi halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

– “Güveni kötüye kullanma” suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde verilecek ceza bir kat artırılacak.

– Taksirle yaralamada hapis cezasının alt sınırı 3 aydan 4 aya, üst sınırı ise bir yıldan 2 yıla çıkarılacak.

– Terör ve örgütlü suçlar, alt soy ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçları hariç olmak üzere 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlardan hükümlüler, kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılacak.

– Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasının yanı sıra artık ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi de cezaya tabi olacak, bu suçlara ilişkin cezalar da artırılacak.

– Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri, ilk derece mahkemelerinin kararlarında hukuka aykırılıkların bulunması halinde de bozma kararı verebilecek.

– Esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifelerinde Ticaret Bakanlığının olumsuz görüş verdiği tarifeler, 15 gün içerisinde uzlaşma komisyonunca değerlendirilerek nihai karar verilecek.

– Yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.

– Verilen kararların gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcının sorumluları, 1000 günden 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.

– 1 Ocak 2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.

– Türk Ceza Kanunu’nda yer alan nitelikli hırsızlık, dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen mobil haberleşme hattının bağlantısı, yürütülen soruşturma kapsamında hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeci tarafından kesilecek

Regaib Kandili bugün idrak edilecek

Mukaddes üç aylar 21 Aralık’ta başladı. Dualarla karşılanan üç aylara Hicri takvim hesaplamasına göre bu yıl ikinci kez girildi. Recep, şaban ve ramazanı kapsayan üç aylar, içinde birçok özel geceyi de barındırıyor. İslam dünyası bugün Regaib Kandilini idrak edecek

2025 yılı içerisinde ilki 1 Ocak’ta başlayıp idrak edilen mukaddes üç aylara Hicri ay hesaplamalarına göre 21 Aralık’ta ikinci kez girildi.

Regaib Kandili bu gece idrak edilecek.

Hazreti Muhammed’in Allah’ın huzuruna yükseldiği gece olarak kabul edilen Miraç Kandili 15 Ocak’a,
“Ramazanın Müjdecisi” Berat Kandili ise 2 Şubat’a denk gelecek.

Müslümanlarca “on bir ayın sultanı” olarak nitelendirilen ramazan ayı, 19 Şubat’ta başlayacak. Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi, ramazanın 27. gecesi olan 16 Mart’ta idrak edilecek.

Müslümanlar 20 Mart’ta ise Ramazan Bayramı’nı karşılayacak.

Dinçyürek: “Dönemimizde, Eskiye Kıyasla İki Kat Fazla Kalem İlaç Tedarik Ediyoruz”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, küresel tedarik zinciri sorunları, ruhsatlandırma engelleri ve bölgesel kısıtlamalara rağmen devletin ilaç tedarik kapasitesinin 600–800 kalemden 1.500 kaleme çıkarıldığını belirterek, kamuda ilaç alanında önemli bir başarı elde edildiğini söyledi.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Kıbrıs Postası TV’de yayımlanan, Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu “Sabah Postası” programına konuk oldu.

“DÖNEMİMİZDE, ESKİYE KIYASLA İKİ KAT FAZLA KALEM İLAÇ TEDARİK EDİYORUZ”

Programda ilaç tedarikiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Dinçyürek, kendi görev dönemlerinden önce devletin yalnızca 600 ila 800 kalem arasında ilaç tedarik edebildiğini, bu rakamın dışındaki ilaçların ise kamuda bulunup bulunmadığının dahi tartışılmadığını söyledi.

Dinçyürek, mevcut dönemde bu sayının 1.500 kaleme çıkarıldığını belirterek, devletin iki kat fazla ilaç tedarik etmesine rağmen tek bir ilacın eksik olması durumunda “ilaç yok” algısı yaratıldığını ifade etti.

“ÖNCEKİ DÖNEMLERDE HİÇ GETİRİLMEYEN BİRÇOK İLACI BİZ GETİRDİK”

“Önceki dönemlerde hiç getirilmeyen birçok ilacı biz getirdik” diyen Dinçyürek, zaman zaman yaşanan kısa süreli eksikliklerin Türkiye’deki stok sorunları ve ruhsatlandırma süreçlerinden kaynaklandığını, bunun bakanlığın tasarrufu dışında, uluslararası tedarik zincirindeki aksaklıkların sonucu olduğunu kaydetti.

İhaleyi kazanan bazı tedarikçi firmaların da taahhüt ettikleri sürelerde ilaç temin edemediğine işaret eden Dinçyürek, bu gibi durumlarda sorumluluğun bakanlıkta değil firmalarda olduğunu söyledi. Yerel firmaların desteklenmesi amacıyla bu yöntemin tercih edildiğini belirten Dinçyürek, bunun zaman zaman sorunlara yol açabildiğini de dile getirdi.

“HERKES KENDİ İŞİNİ YAPMALI”

Kamuda hasta yararına daha iyi sonuçlar elde etmek için ilaç tedarik sistemini geliştirdiklerini vurgulayan Dinçyürek, ciddi bir ilaç bütçesiyle çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Devletin tüm süreci tek başına üstlenmesinin yerel firmalara zarar vereceğini savunan Dinçyürek, herkesin kendi sorumluluk alanında görevini yerine getirmesi gerektiğini, Ecza Deposu’nun da stoklarını ve piyasa taleplerini zamanında karşılamasının önem taşıdığını söyledi.

Güney Kıbrıs’ın ilaç konusunda ciddi kısıtlamalar uyguladığını da dile getiren Dinçyürek, bazı ilaçlarda devletten devlete alım yapılmasının zorunlu olduğunu ancak Güney Kıbrıs’ın bu süreçte tedarik ve satış engelleri koyduğunu ifade etti.

“İLAÇ KONUSUNDA ÇOK BAŞARILIYIZ”

İlaç alanında küresel ölçekte birçok handikap bulunduğunu belirten Dinçyürek, buna rağmen “ilaç konusunda çok başarılı olduklarını” savunarak, hastaların hastanelerden çanta çanta ilaçla çıktığını söyledi. Dünyada üretilen tüm ilaçların eksiksiz şekilde temin edilmesinin hiçbir ülkede mümkün olmadığını vurgulayan Dinçyürek, 600 kalemden 1.500 kaleme çıkarılan ilaç çeşitliliğinin, bu başarının somut bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Hava parçalı bulutlu olacak, yer yer sağanak yağmur yağacak

Meteoroloji Dairesi, parçalı bulutlu havanın etkili olacağını, yer yer sağanak yağmur görülebileceğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 25 Aralık Perşembe günü genellikle Alçak Basınç Sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Bu meteorolojik durum nedeniyle günün parçalı bulutlu geçeceği, yer yer sağanak yağmur görülebileceği bildirildi.

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, YTB Başkanı Turus ile görüştü

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Ankara’daki resmi temasları kapsamında Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus’u ziyaret etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, gerçekleştirilen heyetler arası görüşmede; mevcut iş birliği protokolünün günümüz ihtiyaçlarına uygun şekilde zenginleştirilerek yeniden düzenlenmesi, Kıbrıslı Türk öğrencilerin Türkiye’deki kontenjan süreçleri, Türkiye Bursları ve eğitimalanındaki diğer başlıklar ele alındı.

Görüşmede, Kıbrıslı Türk öğrencilerin Türkiye’deki yükseköğrenim süreçlerine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, yeni göreve başlayan YTB Başkanı Abdulhadi Turus’a başarılar diledi. Çavuşoğlu, YTB ile yürütülen iş birliği imkânlarının veriminin artırılması, A Level öğrencilerinin motivasyonunun güçlendirilmesi ve mevcut projelerin geliştirilmesi konularına vurgu yaptı.

YTB Başkanı Abdulhadi Turus ise “KKTC’nin beşeri sermayesine ve uluslararası alandaki gücüne katkı sunacak her türlü çalışmada, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı olarak tüm imkânlarımızla kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Ankara’da gerçekleştirdiği resmi temasları tamamlayarak, adaya döndü.

ÜSTEL: AMACIMIZ; ÜLKEMİZİ BÜYÜTMEK, İNSANIMIZI GÜÇLENDİRMEK VE GELECEĞE GÜVENLE YÜRÜMEKTİR

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, İskele Muhtarları, Ulusal Birlik Partisi İlçe Yönetimi, Örgüt Başkanları, Kadın Kolları Başkanları, Gençlik Kolları Başkaları, parti üyeleri ve halk ile bir araya geldi.

BU ÜLKEDE EN UZUN SÜRE SORUMLULUK ÜSTLENEN PARTİ ULUSAL BİRLİK PARTİSİDİR
Toplantıda bir konuşma yapan Başbakan Üstel, Ulusal Birlik Partisi’nin bu ülkede ortaya koyduğu eserlerin herkes tarafından bilindiğini vurgulayarak, “Bu ülkede bırakılan her eserin, dikilen her taşın altında Ulusal Birlik Partisi’nin imzası vardır. Bizden başka hangi parti bu ülkede Ulusal Birlik Partisi kadar eser ortaya koymuştur? Bu ülkede en uzun süre sorumluluk üstlenen, istikrarı sağlayan parti Ulusal Birlik Partisi’dir” dedi.
Üstel, hükümetin icraatlarının ortada olduğunu belirterek, “Bu ülkeye kazandırdıklarımız inkar edilemez. Sanki bu hükümet hiçbir şey yapmamış gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Oysa biz, 30 yıldır yapılamayan işleri 3 yıl içerisinde hayata geçirdik. Yıllarca tozlu raflarda bekleyen projeleri birer birer tamamladık” ifadelerini kullandı.

HİÇBİR SEKTÖR MAĞDUR EDİLMEDİ
Hükümet süresi boyunca hiçbir sektörün mağdur edilmediğinin altını çizen Üstel, “Çünkü biz Ulusal Birlik Partisiyiz. Bu parti; bu devleti kuran, en zor mücadeleleri veren iradenin devamıdır. Verdiğimiz mücadele çocuklarımızın, büyüklerimizin ve torunlarımızın geleceği içindir. Devletimize her baktığımızda onu savunmayı bir görev biliriz” şeklinde konuştu.

ENERJİDE YENİ DÖNEM

enerji alanında önemli projelerin hayata geçirileceği müjdesini veren Üstel, “ Yakın zamanda tüm kesimleri rahatlatacak şekilde enerji alanında yeni ve kapsamlı bir çalışma hayata geçirilecektir. Enerji altyapısı güçlendikçe düşük maliyetli ve uzun ömürlü batarya sistemleri de devreye girecektir. Ayrıca vatandaşlarımızın kendi evlerine güneş enerjisi kurabilmesi için Şubat ayında Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yeni bir kurulum ve iş birliği süreci başlatacağız” dedi.
Göreve geldikleri günden bu yana enerji yatırımlarında kararlı bir irade ortaya koyduklarını belirten Üstel, “Bugüne kadar hiçbir hükümet döneminde yapılmayan yatırımlar hayata geçirildi. Uzun yıllar ihmal edilen bu alanda artık planlı ve sağlam bir yapı oluşturmak istiyoruz. Güneş enerjisi başta olmak üzere, ülkenin kendi kaynaklarını kullanan bir enerji politikası istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki kalkınmanın yolu enerjiden geçer” ifadelerini kullandı.

HEDEFİMİZ 2026 YILINDA TÜM KESİMLERİ AYAĞA KALDIRACAK PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEK
2026 yılına yönelik hedefleri de paylaşan Üstel, “Girişimciden gence, sanayiciden turizmciye kadar tüm kesimleri ayağa kaldıracak projeleri hayata geçireceğiz. Desteklerimizi artırarak üreticimizi ve girişimcimizi güçlendireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti ile yürüttüğümüz iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz. Amacımız; ülkemizi büyütmek, insanımızı güçlendirmek ve geleceğe güvenle yürümektir” dedi.

“2026 yılında Ulusal Birlik Partisi’nin yetkili organları görevini yapacaktır” diyen Üstel, sorumluluk almayanların tek tek değerlendirileceğini vurguladı. Üstel, “Bu partide bir silkinme olacaktır. Disiplinsizliğe, saygısızlığa ve parti kültürüne aykırı davranışlara müsamaha gösterilmeyecektir” dedi.

BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN İSİMLER DEĞİL, HALKIMIZ VE HALKIMIZA HİZMET
Karma oyun kaldırılacağını da belirten Üstel, “Bizim için önemli olan isimler değil, halkımız ve halkımıza hizmettir. Kalbi bu davada olmayan, bu yükü taşımaya niyeti olmayan kimseye görev verilemez. Vekillik bir makam değil, bir sorumluluktur. Geçici değil, kalıcı ve yasal zemini güçlü adımlar atmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

PARTİMİZİ EN İYİ NOKTAYA TAŞIMANIN PEŞİNDEYİZ
Konuşmasının sonunda teşkilatlara da mesaj veren Üstel, “Amacımız teşkilatlarımızı güçlendirmek ve partimizi daha güçlü bir hale getirmektir. Başka hesapların değil, partimizi en iyi noktaya taşımanın peşindeyiz. Önümüzdeki genel seçimlerde hedeflediğimiz belediye başkanlıklarını ve milletvekili sayılarını sizlerle birlikte kazanacağız. Bu inanç ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Bak ile görüştü

Mili Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Ankara temasları kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile bir araya geldi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, görüşmede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye arasında yürütülen çalışmaların yanı sıra, Türkiye ile KKTC arasında karşılıklı öğrenci hareketliliğinde yaşanan yurt ve barınma sorunlarının çözümlenmesi, KKTC’ye yeni yurt yatırımları ve mevcut yurtların kapasitelerinin artırılması konuları ele alındı.

Ayrıca, okul sporlarına yönelik altyapı yatırımları değerlendirildi.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı: Gençlere yönelik etkinlikler askeri eğitim iddialarıyla çarpıtıldı!

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, son günlerde bir birlik ziyaretinin askeri eğitim verildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, gerçekleştirilen faaliyetlerin gençlerin bedensel ve zihinsel gelişimine katkı sağlamak amacıyla düzenlendiğini açıkladı. Kurum, sosyal medyada yapılan haksız ithamların halk nezdinde karşılık bulmadığını belirtti.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, ülkenin savunma ve güvenliği için büyük bir fedakârlıkla görev yapan kadın ve erkek personelden oluşan kurumun, devlet ve halk ile bütünleşmiş en müstesna yapı olduğunu vurguladı. Açıklamada, kurumun gücünü halkın sevgisi ve güveninden aldığı belirtildi.

Komutanlık, kuruluşundan bu yana gençlerin gelişimine katkı sağlamak, kurum ile bağlarını güçlendirmek ve onlara saygın bir meslek olarak askerlik sanatını tanıtmak amacıyla sergi, gezi, ziyaret ve iş birliği faaliyetleri gerçekleştirdiğini ifade etti. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli olarak binlerce öğrencinin refakatçi öğretmenler eşliğinde Erenköy, Mutlu Barış Harekâtı Anıtları bölgesi, müzeler ve çeşitli birlikleri ziyaret ettiği, paraşüt atlayışları gibi etkinlikleri izleme imkânı bulduğu kaydedildi.

Açıklamada, gerçekleştirilen tüm faaliyetlerde öğretmenlerin refakati ve koordinasyonuna hassasiyetle dikkat edildiği vurgulandı. Son günlerde yapılan bir birlik ziyaretinin askeri eğitim verilmiş gibi gösterilerek çarpıtıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Mehmetçikle omuz omuza görev yapan Kıbrıs Türk Mücahidinin yüksek askeri kapasitesi düşünüldüğünde, gözümüzden sakındığımız çocuklarımıza birkaç saatlik bir gezi esnasında askeri eğitim verildiği iddiası mantıklı değildir” denildi.

Sosyal medyada yapılan paylaşım ve yorumlarda halkın, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na yönelik haksız ithamları kabul etmediği de belirtildi. Açıklamada, kurum personelinin ve kimlik anlayışının düşmanlık, aşırıcılık veya saplantılı yaklaşımlara değil; vatan, şeref, vazife, sevgi ve dürüstlük gibi yüksek ideallere dayalı olduğu ifade edildi.

Komutanlık, gençlerin bedenen ve ruhen daha sağlıklı, bilinçli ve her alanda başarılı nesiller olarak yetişmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen faaliyetlerin süreceğini duyurdu.

Öztürkler: Şehitlerimizin verdiği mücadeleyi her zamankinden fazla sahiplenmemiz gerekiyor

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kumsal baskını şehitleri için Barbarlık Müzesi’nde düzenlenen törende, Kıbrıs Türk halkının Mehmetçik ve Mücahit ile verdiği mücadeleyi hatırlamanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın önemine vurgu yaptı. Öztürkler, bugünlere kolay gelinmediğini belirterek, şehitlerin verdiği mücadeleyi sahiplenmeye devam edeceklerini söyledi ve EOKA’yı “eli kanlı bir terör örgütü” olarak nitelendirdi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler Kumsal baskını şehitleri için Barbarlık Müzesi’nde düzenlenen törene katıldı.

Törende konuşan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, geçmişi unutmamanın önemine vurgu yaptı.

Kıbrıs Türk halkının Mehmetçik ve Mücahit ile verdiği mücadeleyi anlamak ve gelecek kuşaklara anlatmak gerektiğini kaydeden Öztürkler, Kıbrıs Türk halkı yaşadığı topraklarda özgürce yaşayabilsin, dilini, manevi değerlerini ve Türklüğünü kaybetmesin diye şehitler verildiğini kaydetti.

“Bakın ne güzel her gittiğimiz yerde hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağı hem de Türkiye Cumhuriyeti bayrağı özgürce dalgalanıyor. Bu topraklarda biz bağımsız ve özgür bir şekilde yaşamımızı sürdürüyoruz” diyen Öztürkler, bugünlere kolay gelinmediğini söyledi. Öztürkler, bugünü ve şehitlerin verdiği mücadeleyi her zamankinden fazla sahiplenmek gerektiğini vurguladı.

Rum lider Nikos Hristodulidis’in “EOKA’nın kahraman olduğu” yönündeki açıklamasına da tepki gösteren Öztürkler, “Rum liderin bunu çok iyi bilmesi gerekir. Esas kahramanlar Türk Mukavemet Teşkilatı’dır, Mehmetçik’tir, Mücahit’tir ve kahraman Kıbrıs Türk halkıdır. EOKA, eli kanlı bir terör örgütüdür. Bunu çok iyi bilmesi gerekir. Biz de kendisine hatırlatmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“Biz kahramanlarımızı şehitlerimizi anmaya devam edeceğiz. Bu topraklarda özgür, bağımsız devletimiz, egemenliğimiz demeye durmadan devam edeceğiz” diyen Öztükler, şehitleri anarak konuşmasına son verdi.

Berova, Motorlu Araç Satıcıları ve İthalatçıları Birliği heyetini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Motorlu Araç Satıcılar ve İthalatçıları Birliği (MASİB) Başkanı Barış Yuca ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti.

 

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, görüşmede, motorlu araç sektörünün karşılaştığı güncel sorunlar ve beklentiler ele alındı.

 

MASİB Başkanı Barış Yuca, özel ithalatın artış göstermesinin sektörü olumsuz etkilediğini, antrepo izinlerinin çok fazla verilmesinin sektörü her yönden zora soktuğunu ve hizmet kalitesinin düştüğünü, bunun yanında kur indirimi ve yaş sınırlandırılma tüzüğünün bir süre daha uzatılması taleplerini iletti.

 

Maliye Bakanı Özdemir Berova da, sektör temsilcileriyle karşılıklı görüş alışverişinde bulunulduğunu, dile getirilen konuların ekonomik dengeler ve mevcut mevzuat çerçevesinde ele alınacağını kaydetti.

Berova, Matbaacılar Birliği heyetini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Matbaacılar Birliği heyetini kabul etti.

Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmede matbaa sektörünün kâğıt ithalatında uygulanan KDV oranları ve sektöre yansımaları ele alındı.

Kıbrıs Türk Matbaacılar Birliği Başkanı Murat Çeliktaş görüşmede, matbaa sektörünün karşılaştığı bazı sorunlar ve beklentiler hakkında bilgi vererek, sektör temsilcilerinin görüşlerini Berova’ya aktardığı kaydedildi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova da sektör temsilcilerinin görüş ve taleplerini dinlediklerini belirterek, konunun ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek gerekli düzenlemenin yapılacağını ifade etti.

Berova, Regaip Kandili mesajı yayımladı

Maliye Bakanı Özdemir Berova, yarın akşam idrak edilecek Regaip Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak, tüm İslam âleminin ve halkın kandilini kutladı.

Berova mesajında, Üç Ayların müjdecisi Regaip Kandili’ne ulaşmanın huzur ve mutluluğunun yaşandığını belirterek, bu mübarek gecenin rahmet, bereket ve mağfiret kapılarının ardına kadar açıldığı; gönüllerin arındığı, birlik ve beraberliğin pekiştiği müstesna bir zaman dilimi olduğuna dikkati çekti.

Berova, bu mübarek gecelerin, manevi iklimiyle gönülleri kuşatarak toplumun birlik ve kardeşliğini güçlendiren en kıymetli zamanlardan biri olduğunu da kaydetti.

Bu anlamlı gecenin sevgi, saygı, hoşgörü ve yardımlaşma duygularını güçlendirdiğini belirten Berova, “Birliğe, beraberliğe ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, bu manevi iklimi fırsat bilerek kırgınlıkları bir kenara bırakmalı, gönüllerimizi birbirimize açmalıyız” ifadelerini kullandı.

Regaip Kandili’nin ülkeye, millete ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve esenlik getirmesini temenni eden Berova, “Gönüllerimize umut, sofralarımıza bereket, yarınlarımıza aydınlık katmasını diliyorum. Dualarımızın kabul, iç dünyamızın huzur ve sükûnetle dolmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum” diyerek, bu vesileyle Regaip Kandili’ni tebrik edip, kandilin barış ve huzur içinde hayırlara vesile olmasını diledi.