All posts by Новостная запись

Lefkoşa İlçe Emniyet Kurulu toplandı

Lefkoşa Kaymakamlığı bünyesinde oluşturulan İlçe Emniyet Kurulu, yeni yıl kapsamında düzenlenecek etkinliklere yönelik güvenlik tedbirleri ile ilçede son dönemde yaşanan sel ve su baskınlarını değerlendirmek amacıyla toplandı.

Lefkoşa Kaymakamı Cemal Kuyucu başkanlığındaki toplantı 11 Aralık Perşembe günü saat 10.00’da Lefkoşa Kaymakamlığı toplantı salonunda yer aldı.

Lefkoşa Kaymakamlığından yapılan açıklamaya göre, toplantıda, ilçenin çeşitli bölgelerinde meydana gelen sel ve su baskınları ele alınırken, özellikle Yenikent bölgesinde imar ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle ciddi taşkınlar yaşandığı belirtildi. Barajlarda finansal yetersizlikler nedeniyle gerekli bakım ve geliştirme çalışmaları yapılamadığı kaydedilen toplantıda bunun uzun vadede risk oluşturduğu ifade edildi. Su baskınlarından zarar gören vatandaşlar için Kaymakamlık tarafından zarar tespit çalışmalarının başlatıldığı da bildirildi.

Yeni yıl etkinliklerine ilişkin güvenlik planlamasının da görüşüldüğü toplantıda, bu kapsamda düzenlenecek tüm etkinliklerin önceden Lefkoşa Polis Müdürlüğü’ne bildirilmesinin önemine dikkat çekildi. Taşkınlık ve kamu düzeni ihlali riski bulunan alanlarda yeni yıl etkinliklerine izin verilmeyeceği, alkol tüketilecek etkinliklerin ise yalnızca şehir merkezinde ve kontrolün kolay sağlanabileceği bölgelerde yapılmasının uygun olacağı kaydedildi.

Toplantıda ayrıca, yeni yıl gecesi kaza riskini azaltmak amacıyla Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından ek toplu taşıma seferleri düzenlenmesi gerektiği, off-licence işletmelerinin ise erken saatlerde kapatılması ve alkol satışının daha erken vakitlere çekilmesine yönelik öneriler ele alındı. Yeni yıl gecesi boyunca hem İlçe Emniyet Müdürlüğü hem de Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından nöbetçi ekipler görevlendirileceği bildirildi.

İlçede yaşanan sel ve su baskınları nedeniyle kurul üyelerinin bir kısmının toplantıya katılamadığı belirtilirken, yeni yıl öncesi güvenlik tedbirlerinin son durumunun değerlendirilmesi amacıyla İlçe Emniyet Kurulu’nun yeniden toplanmasına karar verildi.

Aşılama Ordusu Sahaya İndi: Şap Hastalığına Karşı Büyükbaş Seferberliği

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, şap hastalığıyla mücadele kapsamında büyükbaş hayvanlara yönelik aşılamaların başlatıldığını duyurdu. Bakan Çavuş’un katılımıyla düzenlenen aşılama brifinginin ardından, Bakanlık koordinasyonunda oluşturulan 30 ekip anında sahaya çıktı.

Hastalığın Cumartesi günü tespit edildiğini, Pazartesi günü analiz sonuçlarının gelir gelmez sürecin hızla başlatıldığını aktaran Çavuş, “Hastalığın görüldüğü diğer ülkelerde tedariki zor olan aşıyı, analiz sonuçlarına göre belirleyerek çok kısa sürede ülkemize getirdik. Zamanla yarıştık ve gecikmeye izin vermedik” dedi.

Ekiplerin sahada yalnızca aşı uygulamakla kalmadığını, üreticileri de hayvan hareketliliği, hijyen ve dezenfeksiyon konularında bilgilendirdiğini ifade eden Çavuş, “Böylece hastalığın yayılmasını önlemeye yönelik kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz” diye konuştu.

Şap hastalığının hayvancılık sektörü açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bakan Çavuş, büyükbaş hayvan varlığını korumak ve üreticilerin mağduriyet yaşamamasını sağlamak için tüm imkânların seferber edildiğini kaydetti. Aşılama çalışmalarının ülke genelinde planlı ve titiz bir şekilde sürdürüleceğini belirten Çavuş, üreticilere aşı ekiplerine destek olmaları çağrısında bulundu.

Bakan Çavuş ayrıca, sürece verdikleri destekten dolayı Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı’na, T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği’ne ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a teşekkür etti ve şap hastalığıyla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini açıkladı.

KOOPBANK GENEL MÜDÜRÜ KEMAL ATAMAN, ICBA YÖNETİM KURULU’NA SEÇİLDİ

Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd. (Koopbank) Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Ataman, kooperatif bankacılığını uluslararası düzeyde temsil eden Uluslararası Kooperatif Bankacılığı Birliği’nin (ICBA – International Cooperative Banking Association) Yönetim Kurulu’na seçildi.

ICBA Yönetim Kurulu Toplantısı, 12 Aralık 2025 tarihinde Polonya’nın Varşova kentinde gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan seçim sonucunda Kemal Ataman, Birliğin Yönetim Kurulu üyeleri arasında yer alarak Koopbank’ın ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kooperatif bankacılığı alanındaki uluslararası temsiliyetini üstlendi.

KOOPBANK’IN ULUSLARARASI TEMSİL GÜCÜ ARTIYOR

Koopbank, ICBA’deki bu önemli temsiliyetinin yanı sıra, kooperatifçilik hareketinin en üst düzey uluslararası çatı örgütü olan Uluslararası Kooperatifler Birliği’nin (ICA – International Cooperative Alliance) de üyesi konumunda bulunuyor. Bu üyelikler, Banka’nın kooperatif ilkeleri doğrultusunda uluslararası alandaki etkinliğini ve görünürlüğünü artırıyor.

ATAMAN: “ÖNEMLİ BİR SORUMLULUK VE ONUR”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Koopbank Genel Müdürü Kemal Ataman, kooperatif bankacılığının yerel kalkınmayı, dayanışmayı ve finansal kapsayıcılığı esas alan güçlü bir model olduğunu vurguladı. ICBA Yönetim Kurulu’nda görev almanın hem Koopbank hem de KKTC kooperatif bankacılığı açısından büyük bir sorumluluk ve onur olduğunu belirtti.

KKTC KOOPERATİF BANKACILIĞI ULUSLARARASI ARENADA

Yeni görevle birlikte Koopbank’ın, kooperatif bankacılığının uluslararası platformlarda temsilinde daha aktif bir rol üstlenmesi beklenirken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kooperatif bankacılığı modelinin de bu temsiliyet sayesinde uluslararası düzeyde daha güçlü biçimde görünür olması hedefleniyor.

ICBA HAKKINDA

Uluslararası Kooperatif Bankacılığı Birliği (ICBA), dünya genelinde kooperatif bankalarının ortak çıkarlarını savunmayı, sürdürülebilir finans ve kapsayıcı bankacılık ilkeleri doğrultusunda politika geliştirmeyi ve küresel iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlayan önemli bir uluslararası kuruluş olarak faaliyet gösteriyor.

Brent petrolün varili 59,95 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 59,95 dolardan işlem görüyor.

Dün 60,24 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 60,17 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.30 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,36 azalarak 59,95 dolara geriledi. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 56,33 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarındaki kısmi düşüşte, ABD Başkanı Donald Trump’ın yaptırım uygulanan Venezuela kaynaklı petrol tankerlerine ilişkin açıklamalarının piyasalarda sınırlı etki yaratması belirleyici oldu.

Trump, önceki gün yaptığı açıklamada, yaptırıma tabi tüm Venezuela kaynaklı petrol tankerlerinin bloke edilmesi talimatı verdiğini duyurmuştu. ABD Başkanı, dün Joint Base Andrews Havalimanı’nda basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Venezuela’ya, “Yapmamaları gereken şeyleri yapmalarına izin vermeyeceğiz.” uyarısında bulundu.

Trump, “Tüm enerji haklarımızı elimizden aldılar. Kısa bir süre önce tüm petrolümüzü yasa dışı olarak aldılar.” ifadelerini kullandı. Venezuela’da petrol sektöründe faaliyet gösteren Amerikan şirketlerinin ülkeden çıkarıldığını savunan Trump, “Petrol haklarımızı, sahip olduğumuz her şeyi aldılar. Artık bunu yapamayacaklar. Onları geri istiyoruz.” diye konuştu.

Trump’ın açıklamaları, ABD’nin 10 Aralık’ta Venezuela açıklarında yaptırıma tabi bir petrol tankerine el koymasından yaklaşık bir hafta sonra geldi. Söz konusu müdahale, Caracas yönetimi tarafından “uluslararası korsanlık” olarak nitelendirildi.

Uzmanlara göre, söz konusu ablukanın etkinliği ve süresi petrol piyasalarının şekillenmesinde önemli rol oynayacak.

Öte yandan, ABD Enerji Enformasyon İdaresinin (EIA) yurt içi yakıt stoklarında artışa işaret eden haftalık raporu, fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı destekledi. ABD’nin benzin stokları geçen hafta yaklaşık 4 milyon 800 bin varil artışla 225 milyon 600 bin varil seviyesine çıktı. Ticari ham petrol stoklarına dahil olmayan stratejik ham petrol stokları da 200 bin varil artarak 412 milyon 200 bin varil seviyesine yükseldi.

EIA, ülkedeki ticari ham petrol stoklarının ise yaklaşık 1 milyon 300 bin varil düşüşle 424 milyon 400 bin varil seviyesine gerilediğini açıkladı. Piyasa beklentisi, stokların yaklaşık 2 milyon 400 bin varil azalacağı yönündeydi. Stoklardaki düşüşün beklentinin altında kalması, ABD’de talebin zayıf seyrettiğine işaret ediyor.

Brent petrolde teknik olarak 64,52 dolar direnç, 58,72 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

Pazar gününden itibaren gök gürültülü sağanak yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi’nin tahminlerine göre, pazar gününden itibaren yer yer sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. Hava sıcaklığı 15 dereceye kadar düşecek.

Dairenin 18–24 Aralık tarihleri arasındaki hava tahminlerine göre, bölge periyodun ilk yarısında yüksek basınç sistemi, ikinci yarısında ise alçak basınç sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava, bugün az bulutlu; yarın ve cumartesi günleri ise parçalı bulutlu ve çok bulutlu olacak.

Pazar gününden itibaren ise yağmur bekleniyor.  Hava, pazar ve pazartesi yer yer sağanak yağmurlu; salı günü, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olacak.

Çarşamba günü yağışlı hava yerini parçalı ve çok bulutlu havaya bırakacak.

En yüksek hava sıcaklığı, periyodun ilk yarısında iç kesimlerde ve sahillerde19-22 derece, ikinci yarısında ise 15-18 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, genellikle kuzeyli yönlerden orta kuvvette, pazar ve pazartesi günleri ise güney ve doğu yönlerden orta zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

18 Aralık 2025 Döviz Kurları

Son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşan Dolar’ın zirve serisi devam ediyor.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 42,73 TL, Euro 50,28 TL, İngiliz Sterlini ise 57,23 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.20 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 42,71 TL, satış fiyatı 42,74 TL.

Euro’nun alış fiyatı 50,24 TL, satış fiyatı 50,32 TL, İngiliz Sterlini ise 57,20 TL’den alınıp 57,26 TL’den satılıyor.

Çavuşoğlu: Yükseköğretimde günübirlik kararlar alınmadı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen, 23 milyar 231 milyon 841 bin TL’lik Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi. Ardından Genel Kurul’da, 91 milyon 116 bin TL’lik Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) bütçesinin görüşülmesine geçildi. Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu konuşmasında, ülkede yükseköğretim alanının “patronların” isteği doğrultusunda yönlendirilemeyeceğini, YÖK ve YÖDAK çatısı altında şekillendirileceğini belirtti. Yükseköğrenim Stratejik Eylem Planı’nın kendi döneminde oluşturulduğunu belirten Çavuşoğlu, üniversitelerin, “ilgisiz ve iktidarsız” olmasını eleştirerek, Üniversiteler Birliği’nin kendi aralarında bile toplanamadığını kaydetti. “Bizim dönemimizde yükseköğretim alanında günübirlik karar alınmamıştır.” diyen Çavuşoğlu, bu konuda çalışmaların tamamlanacağını söyleyerek, üniversitelere katkı koyma çağrısı yaptı. Denetimlerin yapılmaya devam edeceğini vurgulayan Çavuşoğlu, açılım vizyonlarını desteklediklerini ama verimlilik beklediklerini kaydetti. “Üniversiteler bu ülkede hiçbir zaman yalnız bırakılmamıştır.” şeklinde konuşan Çavuşoğlu, öğrenci sayısının artırılması için yaptığı çalışmalara işaret etti. Bölüm ve fakülte açma konusunda YÖK’ün, kriterlerin yerine getirilmesini beklediğini kaydeden Çavuşoğlu, muhaceret işlemleri ile ilgili polis, üniversite yöneticileri ve göç idaresiyle toplantı yapıldığını ve geri gönderilmeler konusunda önlem almak için karar aldıklarını belirtti. 43 eğitim kurumunun ikametgâh verme yetkisinin elinden alındığını belirten Çavuşoğlu, insan kaçakçılığı iddialarının önüne geçmek için İçişleri Bakanlığı’nın koordinasyonu ile önlemlerin sıkılaştırıldığını belirtti. Bakanlık ile okul idareleri arasında iletişim eksikliği olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, okullara sağlanan temizlik ve kırtasiye malzemelerinin eksikliğinin söz konusu olmadığını, malzemelerin depoda mevcut bulunduğunu belirtti. Çavuşoğlu, bu hükümet döneminde 591 sınıflık kapasite yaratıldığını belirterek, özel okulların asgari olarak Bakanlık müfredatını uygulamak zorunda olduğunu kaydetti. Özel okul ücretlerine Bakanlık olarak müdahale edilemeyeceğini söyleyen Çavuşoğlu, iki yıl içinde deprem güçlendirmeleri ve altyapı sorunlarının çözüleceğini kaydetti. Çavuşoğlu, tam gün eğitim yapılamaması sebebiyle grev erteleme kararı alındığını belirterek, öğretmenlere açılan soruşturmanın yasalar çerçevesinde yapıldığını kaydetti.

ÜSTEL: FRANSIZ YARGISININ KARARI KKTC’NİN EGEMENLİK HAKLARINI TEYİT ETMİŞTİR

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından çıkarılan Avrupa Yakalama Emri kapsamında Fransa’da tutuklanan İran asıllı Kıbrıslı Türk bir yatırımcının iadesine ilişkin talebin Fransız yargısı tarafından reddedilmesini önemli bir hukuki gelişme olarak değerlendirdi.

Başbakan Üstel, yaptığı yazılı açıklamada, Fransız mahkemesinin kararını Avrupa Birliği hukukunun Kıbrıs’ın kuzeyi açısından askıda olduğu ve uygulanmadığı gerekçesine dayandırmasının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bakımından Avrupa Yakalama Emrinin hukuki sonuç doğuramayacağı yönündeki yerleşik hukuki görüşleri teyit ettiğini vurguladı.

Üstel, Fransız İstinaf Mahkemesi’nin kararının, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin egemenlik yetkisi bulunmayan KKTC topraklarında mülkiyete dayalı suçlar yaratma, bu çerçevede tutuklama talep etme ve ceza yargılaması yürütme konusunda herhangi bir yetkisinin olmadığını açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. Söz konusu kararın aynı zamanda KKTC’nin Kuzey’deki egemenlik haklarını da teyit ettiğini belirtti.

Açıklamada, hükümet döneminde oluşturulan mali kaynaklar ve sağlanan güçlü finansal katkılar sayesinde etkin biçimde faaliyet gösteren Taşınmaz Mal Komisyonu’nun önemine de dikkat çekildi. Üstel, Komisyonun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla uyumlu çalışan, mülkiyet uyuşmazlıkları açısından etkin ve tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olma niteliğini sürdürdüğünü kaydetti.

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun bugüne kadar ödediği toplam tazminatın yaklaşık üçte birinin mevcut hükümet döneminde karşılandığını belirten Üstel, bunun Komisyonun KKTC açısından işler, güvenilir ve etkin bir iç hukuk yolu olarak güçlendirildiğini açıkça gösterdiğini söyledi.

Başbakan Üstel, mülkiyet meselesinin hangi adres ve hangi hukuki zemin üzerinden çözülebileceğinin bu kararla bir kez daha netleştiğini ifade ederek, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yetkisi bulunmayan alanlarda ceza hukuku araçlarını kullanarak siyasi ve hukuki baskı kurma girişimlerinin uluslararası hukukta karşılık bulmadığının da ortaya çıktığını vurguladı.

Üstel açıklamasını, hükümetin Kıbrıs Türk halkının tüm insani haklarını koruma konusundaki kararlılığını sürdürdüğünü belirterek tamamladı. Hukukun üstünlüğü temelinde hareket etmeye, uluslararası hukuk zemininde meşru duruşu savunmaya ve Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkinliğini güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti.

Ziya Öztürkler, babası Türkay Öztürkler’i andı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, vefatının 21. yıl dönümünde babası Türkay Öztürkler’i sosyal medya hesabından paylaştığı duygusal bir mesajla andı.

Öztürkler paylaşımında;

Canım Babam Türkay Öztürkler, bu mektubu sana yazarken aslında kelimelerle sana olan sevgimi, özlemimi ve minnettarlığımı anlatmaya çalışıyorum.
Yine günlerden 17 Aralık… Hüznün ve acının zemheri gibi yüreğimize işlediği o kara gün.
Tam 21 yıl önce, işte böyle bir günde ayrıldın aramızdan. O günden bugüne bize bıraktığın onurlu soyadını, sana yakışır bir şekilde taşımaya devam ediyoruz.
Aradan geçen koca 21 yıl… Sensiz geçen bir ömür…
Zaman akıp gidiyor ama yokluğun ilk günkü gibi evimizin duvarlarında, kalplerimizin derinliklerinde hissediliyor BABA…
Sen sıradan bir hayatın içinde olmadın. Seni tanıyan herkes bilirdi; ülkene, toprağına, milletine, bayrağına olan sevdanı. 1974’te savaştın. En zor anlarda bile geri durmadın. Esir düştün ama onurunu, inancını, vatan sevgini kaybetmedin.
Mücahidin onurunu yaşattın.
Gün geldi, vatan sevgin ağır bastı; evlatların, eşin hep bir adım geride kaldı.
Sen, kendi hayatını değil milletinin geleceğini düşündün.
Sırf biz ve bizim gibi soydaşların rahat uyusun diye sen ve silah arkadaşların büyük mücadeleler verdiniz.
Gecenin karanlığında nöbet tuttunuz, sabahın ayazında aç susuz savaştınız.
Bir damla suyu kendinize değil, yanınızdaki kardeşinize verdiniz.
Çünkü sizin için en büyük değer, vatanın özgürlüğü ve milletin onuruydu. Sizler, bayrağın gölgesinde bir avuç yiğit olarak koca bir milleti temsil ettiniz.
Evlatlarınızın gözlerindeki özlemi, eşlerinizin kalbindeki sızıyı bir kenara bıraktınız.
Çünkü biliyordunuz ki, bu topraklarda özgürce nefes almak için fedakârlık gerekiyordu.
Ve siz o fedakârlığı hiç düşünmeden yaptınız.
Bugün bizler, sizin bıraktığınız mirası taşırken başımız dik, alnımız açık yürüyoruz.
Her adımda sizin sesinizi duyuyor, sizin gölgenizi hissediyoruz.
Sizler sayesinde bu topraklarda çocuklar huzurla uyuyor, bayrak özgürce dalgalanıyor.
Bizler, onurun ve vatan sevgisinin ne demek olduğunu artık daha biliyoruz.
Bana öğrettiğin değerlerle doğru bildiğimden şaşmadan, boynumu eğmeden yürümeye devam ediyorum. Her adımda seni biraz daha arıyorum, biraz daha sana benziyorum. Senin uğruna savaştığın idealleri yaşatmak için mücadelemi izinde sürdürüyorum.
Bu da benim sana mektubum BABA, bilmeni istiyorum 21 yıl oldu özlemim dinmedi, dinmeyecekte. Canım Babam Ruhun şad, mekânın cennet olsun.
Oğlun, Ziya Öztürkler” ifadelerine yer verdi.

Erenköy-Karpaz Belediyesi’ne bağlı köylerde yeni akıllı sayaçlar takılmaya başladı

 Erenköy-Karpaz Belediyesi, su yönetimini daha modern ve verimli hale getirmek amacıyla yeni akıllı sayaçların takılmaya başlandığını duyurdu.

 

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, kardeş belediye olan Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 4 bin adet akıllı su sayacı Erenköy-Karpaz Belediyesine hibe edildi.

 

Bölgede yeni akıllı sayaçların takılması ile birlikte kayıp-kaçak kullanımının önüne geçilmesi, su tasarrufunun artırılması ve vatandaşların tüketimlerini daha şeffaf şekilde takip edebilmesinin arttırılması hedefleniyor.

 

Bölgenin tümüne takılacak akıllı sayaçlar sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenebilecek ve olası arızalara daha hızlı müdahale edilebilecek. Buna göre, günlük 30 abonenin sayacı değiştirilecek, haftalık hedef 150 abone, aylık hedef ise 600 abone olarak planlandı.

-Bakırcı, Yavaş’a teşekkür etti

 

Erenköy-Karpaz Belediye Başkanı Hamit Bakırcı, projeye verdikleri destekten dolayı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür etti. Bakırcı, sayaçların montaj süreciyle ilgili de detaylı bilgi verdi.

 

Bakırcı açıklamasında, “Amacımız daha modern, daha kaliteli hizmet sunmak. Aynı zamanda belediyemizin tahsilatlarını daha düzenli ve sağlıklı şekilde yapabilmesi açısından da bu sistem büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

MALİYE BAKANLIĞI: ÇALIŞANLARIMIZIN HAKLARI DEVLET GÜVENCESİ ALTINDADIR

Maliye Bakanlığı, yargı sürecini başlatan ve davalarını kazanan işçilerle ilgili tüm kıdem tazminatı ödemelerinin zamanında, usulüne uygun bir şekilde ve mahkeme kararlarına riayet edilerek yapıldığını açıkladı.
Maliye Bakanlığı, kamu işçilerinin kıdem tazminatları konusunda açıklama yaptı.

Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Yasası kapsamında işe alınan işçilerin kıdem tazminatlarının ödenebilmesi için Bakanlığın gerekli idari kararları aldığı ve 2026 Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçesi’nde bu ödemeler için ödenek ayrıldığı belirtilen açıklamada, “Bu, devletimizin çalışanına olan sorumluluğunu yerine getirme iradesinin açık göstergesidir.” denildi.

“Yargı sürecini başlatan ve davalarını kazanan işçilerle ilgili tüm kıdem tazminatı ödemeleri, zamanında, usulüne uygun bir şekilde ve mahkeme kararlarına riayet edilerek ödenmiştir. Hukukun üstünlüğü, devletimizin temel ilkesidir ve bu ilke tavizsiz şekilde uygulanmaktadır.” ifadelerine yer verilen açıklamada, basında yer alan “Mandamus davası açıldığı” veya “Mandamus kararı alındığı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı kaydedildi. Açıklamada, sendikaların “zafer kazanıldığı” şeklindeki açıklamalarının da kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu belirtildi.

– “Çalışanlarımızın hakları devlet güvencesi altındadır”
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bakanlık olarak tüm mahkeme kararlarına uyulduğunu, gerekli özenin gösterildiğini ve 2026 mali yılı içerisinde ödemelere ilişkin planlamaların tamamlandığını bir kez daha vurguluyoruz. Devletin şeffaf yönetim anlayışı gereği, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi bizim önceliğimizdir.

Çalışanlarımızın hakları devlet güvencesi altındadır. Hukukun üstünlüğü ve mali disiplin çerçevesinde tüm ödemeler eksiksiz şekilde yapılacaktır. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyururuz.”

Öztürkler: Bugün atılan adımlar, yarının susuzluğunu önleyecektir

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, “Her bir damla su bizler gibi kurak bir ülke için hayati önemdedir” diyerek, bugün atılan adımların yarının susuzluğunu önleyeceğini vurguladı.
Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Ziya Öztürkler Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen 5.Uluslararası Akdeniz Ülkelerinde Su Sorunları Konferansı’na katılarak, konuşma yaptı.

Öztürkler, geçen hafta yaşanan sel felaketine dikkat çekerek, küresel ısınmanın Akdeniz coğrafyasında ani ve şiddetli yağışlara yol açtığını söyledi.
“Bu gerçek suyun artık yalnızca bir doğal kaynak değil, aynı zamanda güvenlik ve gelecek meselesi olduğunu hatırlatıyor” diyen Öztürkler, Geçitköy Barajı’na Türkiye’den getirilen Asrın Su Projesinin, doğru yönetildiğinde bir ülkenin geleceğini şekillendirebilecek en somut örnek olduğunu belirtti.

“Her damla su, barışın ve sürdürülebilir kalkınmanın temelidir” diyen Öztürkler, Güzelyurt’tan başlayarak, suyun verimli topraklarla buluşmasının tarımda çığır açacak bir dönüşümün kapısını araladığını söyledi. Öztürkler, bu dönüşümün üretimde verimliliği artıracağını ve genç nesillere umut vereceğini dile getirdi.

Doğu Akdeniz’in küresel ısınmanın odak noktası haline geldiğini belirten Öztürkler, ortak bir küresel su planının uygulanması gerektiğini vurguladı. Bu planın, suyun bilinçli kullanımı, israfın önlenmesi, tarımda damla sulamaya geçilmesi ve vahşi sulamanın terk edilmesiyle mümkün olacağını ifade eden Öztürkler, her bireyin ve kurumun sorumluluk almasının gelecekteki susuzluk riskini azaltacağını ancak bu şekilde iklim krizine karşı dayanıklı bir gelecek kurulabileceğini söyledi.

 

 

-“Su, çatışmanın değil barışın kaynağı olmalı”

Türkiye’den gelen suyun Güney Kıbrıs ile paylaşılmasının bölgesel barışa katkı sağlayabileceğini belirten Öztürkler, Rum Yönetimi’ni bu konuda daha duyarlı olmaya davet etti.

Öztürkler konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye’den gelen suyun Güney Kıbrıs ile barış suyu olarak paylaşılması, Akdeniz’de çatışma yerine iş birliğini yeşertecek bir adım olabilir. Su, ayrıştırıcı değil birleştirici bir unsur olarak görülmelidir. Rum Yönetimi’ni de bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Bugün burada verdiğimiz mesaj açıktır: Su, çatışmanın değil barışın kaynağı olmalı; Akdeniz’in geleceği, ortak akıl ve dayanışma ile güvence altına alınmalıdır.”

Yağmurun bereket olduğunu söyleyen Meclis Başkanı Öztürkler, sözlerini şöyle tamamladı:

“Her bir damla su bizler gibi kurak bir ülke için hayati önemdedir. Devlet, belediyeler, kurumlar ve STK’lar ortak hareket ederek, yağmur suyu hasadı sistemleri kurmalı, yeraltı sularını besleyecek geçirgen yüzeyler ve göletler oluşturmalı, tarımda damla sulama gibi akıllı yöntemleri yaygınlaştırmalı, yeşil altyapıyı güçlendirmeli ve halkı su tasarrufu konusunda bilinçlendirmelidir. Böylece her damla suyu geleceğe taşıyarak kuraklıkla mücadelede güçlü bir adım atabiliriz.”

 

Beyit: “Yarın sabah 30 ekiple aşılama başlıyor”

Haber Kıbrıs ekranlarında yayınlanan Muazzez Gazihan ile Haber ve Ötesi programına konuk olan Veteriner Dairesi Müdürü Tunç Beyit, ülkede görülen şap hastalığına ilişkin son durumu ve alınan önlemleri kamuoyuyla paylaştı. Beyit, yürütülen aşılama, karantina ve denetim süreçlerine ilişkin ayrıntılı bilgiler verdi.

“Bu insan sağlığını etkileyen bir hastalık değil”

Veteriner Dairesi Müdürü Tunç Beyit, şap hastalığının insan sağlığı açısından risk oluşturmadığını belirtti. Beyit, et ve süt tüketiminde herhangi bir sakınca bulunmadığını vurguladı. Beyit, kesime giden hayvanların veteriner hekimler tarafından muayene edildiğini ve hasta hayvanların kesinlikle kesime gönderilmediğini ifade etti.

“Yarın sabah 30 ekiple aşılama başlıyor”

Tunç Beyit, aşıların akşam saatlerinde ülkeye ulaşacağını ve ertesi sabah itibarıyla aşılama çalışmalarının başlayacağını açıkladı. Beyit, ilk etapta büyükbaş hayvanların aşılanacağını, yaklaşık 70 bin büyükbaş hayvanın altı gün içerisinde aşılanmasının hedeflendiğini söyledi. Beyit, şap hastalığının büyükbaşı daha ağır etkilediğini belirtti.

“Aşılama zorunludur, reddetme lüksü yoktur”

Beyit, hayvan sağlığı açısından aşılama işleminin zorunlu olduğunu vurguladı. Beyit, aşı yaptırmayan veya hastalığı bildirmeyen üreticiler hakkında yasal işlem uygulanacağını ve para cezası verileceğini ifade etti. Beyit, Veteriner Dairesi ekiplerinin polisle koordinasyon içinde sahada görev yaptığını kaydetti.

“Tüm adayı bulaşık kabul ederek hareket ediyoruz”

Tunç Beyit, şap virüsünün hava yoluyla çok hızlı yayılabildiğini ve bu nedenle tüm ülkenin risk altında kabul edildiğini söyledi. Beyit, Boğaziçi bölgesindeki işletmelerin karantina altına alındığını, üç kilometrelik koruma alanları oluşturulduğunu ve şu ana kadar diğer bölgelerden gelen ihbarların negatif çıktığını açıkladı. Beyit, belediyeler, polis ve veteriner ekiplerinin kriz yönetimi kapsamında aralıksız çalıştığını belirtti.

Berova: “İddiaların Doğruluğunu Araştıracağım”

Cumhuriyet Meclisi’nde 2026 Mali Yılı Bütçe görüşmeleri sürerken, Maliye Bakanı Özdemir Berova Genel Kurul’da söz alarak Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Devrim Barçın’ın iddialarına yanıt verdi. Berova, Para Kambiyo Dairesi tarafından 5 Aralık tarihinde yayımlanan genelgeyle ilgili sürecin araştırıldığını söyledi.

“Dairenin Yazdığı Her Genelge Bakan Kontrolünden Geçmez”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Barçın’ın gündeme taşıdığı genelgenin içeriğinden ilk aşamada haberdar olmadığını belirtti.

Berova, Para Kambiyo Dairesi’nin rutin yazışmalarının her zaman bakanlık onayından geçmediğini ifade etti. Berova, konunun gündeme gelmesinin ardından Para Kambiyo Dairesi ile görüştüğünü ve söz konusu genelgenin varlığının teyit edildiğini söyledi.

Berova, ilgili birlik ve derneklerin de daire müdürüyle görüşerek değerlendirmelerini aktardığını belirtti.

“İddiaların Doğruluğunu Araştıracağım”

Berova, Para Kambiyo Dairesi’nin ilgili yasa maddelerinde açıklık ve netlik sağlanması konusunda bazı tereddütler yaşadığını ve bu nedenle savcılık görüşüne başvurulacağını açıkladı.

Berova, kamuoyunda “devlet gelir kaybına uğrayacak” şeklinde kesin ifadeler kullanılmasının doğru olmadığını söyledi. Berova, Devrim Barçın’ın geçmişte de asılsız iddialarda bulunduğunu öne sürerek, son olarak kıdem tazminatlarıyla ilgili dile getirilen iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Berova, söz konusu konuya ilişkin detaylı yanıtı cuma günü kendi bütçesi görüşülürken Meclis kürsüsünden vereceğini belirtti.

Almanya: Dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna yararına kullanılma ihtimali yüzde 50

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dondurulmuş Rusya varlıklarının Ukrayna yararına kullanılması konusunda anlaşmaya varılma ihtimalini yüzde 50 olarak değerlendirdi.

Kamu yayıncısı ZDF’ye konuşan Merz, dondurulmuş Rus varlıkları konusunun bu hafta yapılacak Avrupa Birliği (AB) Zirvesi’nde ele alınacağına işaret ederek, “Bugünkü bakış açısıyla, bunu başarmamız için yüzde 50 şans olduğunu söyleyebilirim.” dedi.

Merz, bu konuda Avrupa genelinde çekinceler bulunduğunu ve bunları ciddiye aldığını belirtirken, kendisinin bu çekinceleri paylaşmadığını ifade etti.

Berlin’de yapılan Ukrayna görüşmelerinin başarılı geçtiğini savunan Merz, “Ateşkesin ardından Ukrayna için güvenlik garantileri sağlanması konusunda Amerikalıların Avrupalılarla birlikte çalışma istekliliğine dair önemli ilerleme kaydettik. Bu yeni bir gelişme.” değerlendirmesinde bulundu.

NATO’nun 5. maddesine benzer güvenlik garantilerini de görüştüklerini dile getiren Merz, “5. madde, NATO anlaşmasının karşılıklı yardım yükümlülüklerini içeriyor. Böyle bir şeyi ifade etmek ve üzerinde anlaşmaya varmak, hatta bunu yazılı hale getirmek, işte dün başardığımız şey bu ve bu gerçekten yeni bir şey.” diye konuştu.

Merz, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’ya yabancı birliklerin konuşlandırılmasını reddettiğinin belirtilmesi üzerine, “Putin birçok şeye ‘hayır’ dedi ancak bir noktada ‘evet’ demesi gerekecek. ” ifadesini kullandı.

Gazze’deki Sivil Savunma: Soğuk havaların başlamasından bu yana 17 kişi soğuktan hayatını kaybetti

Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, soğuk hava ve fırtınanın başlamasından bu yana Gazze’de soğuktan 17 Filistinlinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğünün Telegram hesabından Basal’ın açıklamaları paylaşıldı.

Basal, Gazze’de soğuk havanın getirdiği şiddetli yağış ve fırtınanın etkili olmaya başlamasından bu yana 17’den fazla binanın tamamen çöktüğünü belirtti.

Gazze’de aynı sürede 90’dan fazla binada kısmi çökmenin yaşandığını belirten Basal, “Bu durum binlerce kişinin hayatını doğrudan tehdit ediyor.” ifadesini kullandı.

Basal, şiddetli yağış ve sel nedeniyle Gazze’de yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı barınakların yaklaşık yüzde 90’ının sular altında kaldığını aktardı.

Gazze’nin birçok bölgesinde yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırlarının sular altında kalarak hasar gördüğünü kaydeden Basal, “Binlerce Filistinli aile geçici barınaklarını kaybetti, kıyafetleri, yatakları ve battaniyeleri zarar gördü, bu durum onların sıkıntılarını daha da artırdı.” ifadelerini kullandı.

Basal, Gazze’de fırtınaların etkili olmasından bu yana sivil savunmanın 5 binden fazla yardım çağrısı aldığına dikkati çekti.

Sivil Savunma Sözcüsü, “Gazze’de soğuk havalar nedeniyle 4’ü çocuk 17 Filistinli hayatını kaybetti. Binaların çökmesi sonucu yaşamını yitirenler de oldu.” dedi.

Basal, uluslararası topluma ve tüm dünyaya Filistinlilere yardım ve acil insani ihtiyaçların sağlanması için bir an önce harekete geçilmesi çağrısını yineledi.

Gazze’deki çadırların barınma konusunda işe yaramadığına vurgu yapan Basal, “İnsan onurunu koruyan ve can güvenliği sağlayan güvenli konutların sağlanması, yeniden inşa sürecinin derhal ve hızlı bir şekilde başlatılmasını talep ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Ateşkese rağmen İsrail’in çadır ve barınma malzemelerinin girişine izin vermediği, bu nedenle yüz binlerce kişinin yıpranmış derme çatma çadırlarda yaşadığı Gazze Şeridi’nde soğuk hava dalgası ve fırtına etkili oluyor.

Gazze’deki yetkililer, bölgeye bir an önce “acil” konteyner evler ile gerekli ağır iş ekipmanların gönderilmesini talep ediyor.

İsrail’in 8 Ekim 2023’te başlattığı ve 2 yıl süren saldırılarında 70 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 171 binden fazla kişi yaralandı ve Gazze’yi yerle bir eden geniş çaplı bir yıkım yaşandı.

Sivil altyapının yüzde 90’ının yıkıldığı, yaklaşık 70 milyon ton molozun biriktiği Gazze Şeridi’nde enkaz altında hala binlerce cenaze olduğu belirtiliyor.

Tayland ile sınır çatışmalarında hayatını kaybeden Kamboçyalı sivil sayısı 17’ye çıktı

Kamboçya ile Tayland arasında ateşkese rağmen devam eden sınır çatışmalarında, 7 Aralık’tan bu yana hayatını kaybeden Kamboçyalı sivil sayısının 17’ye yükseldiği bildirildi.

Kamboçya devlet ajansı Agence Kampuchea Presse’nin (AKP) haberine göre, Kamboçya İçişleri Bakanlığından çatışmalarda yaşamını yitiren sivillere ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, 7 Aralık’tan 16 Aralık’a kadar 17 Kamboçya vatandaşının hayatını kaybettiği belirtildi.

Çatışmalarda 77 kişinin yaralandığı ifade edilen açıklamada, 438 binden fazla kişinin de yerinden edildiği vurgulandı.

Yerinden edilenlerin yaklaşık üçte ikisinin kadın ve çocuk olduğu kaydedilen açıklamada, Tayland’ın saldırılarının sivil altyapıya önemli ölçüde zarar verdiği aktarıldı.

AB’den Tayland ve Kamboçya’ya ateşkesin denetlenmesi için destek teklifi

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından konuyla ilgili paylaşımda bulundu.

Tayland ve Kamboçya dışişleri bakanlarıyla bir telefon görüşmesi yapıldığını bildiren Kallas, “Tayland ile Kamboçya arasındaki çatışmanın daha fazla tırmanmasına izin verilmemelidir. Bu nedenle ateşkesin derhal yeniden tesis edilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kallas, tırmanma döngüsünden çıkılmasına yardımcı olmak için temasları sürdürmeye devam edeceğini belirterek, “AB, ateşkesin denetlenmesi amacıyla uydu görüntüleri sağlayabilir.” açıklamasını yaptı.

Tayland-Kamboçya anlaşmazlığı

Güneydoğu Asya’da aralarında 817 kilometrelik sınır hattı bulunan Tayland ile Kamboçya, uzun süredir toprak anlaşmazlığı yaşıyor.

İlk çatışmalar, Kamboçya’nın, tartışmalı bölgede bulunan 11. yüzyıldan kalma bir tapınağı UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak tescil ettirmeye çalıştığı 2008 yılında yaşandı.

Tekrarlayan çatışmaların ardından ekimde ilan edilen ateşkese rağmen iki ülke, 7 Aralık’ta yeniden başlayan çatışmalardan birbirini sorumlu tuttu.

Her iki ülkeden yüz binlerce kişi sınır bölgesinden tahliye edilirken son çatışmalarda 30’dan fazla kişi hayatını kaybetti.

ABD Başkanı Donald Trump, 12 Aralık’ta Tayland ve Kamboçya liderleriyle yaptığı görüşmeler sonucunda tarafların ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.

Öte yandan, Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, Trump’ın ateşkes ilanının ardından, “Topraklarımıza ve halkımıza yönelik bir zarar ve tehdit olmadığını hissedene kadar Tayland, askeri eylemlerini sürdürecektir.” demişti.

Trump’ın imzaladığı başkanlık kararnameleri ilk dönemindeki toplam sayıyı geride bıraktı

ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci kez göreve başladığı 20 Ocak’tan bu yana imzaladığı başkanlık kararnameleri, ilk döneminin tamamında imzaladıklarının sayısını aştı.

ABD merkezli Washington Post gazetesinin haberine göre, Trump ikinci kez göreve geldiği günden bu yana gümrük vergileri, düzensiz göçmenlerle ilgili konular ve duş başlıklarındaki su basıncının düzenlenmesi gibi pek çok konuya ilişkin başkanlık kararnamesi imzaladı.

Trump’ın fentanili “kitle imha silahı” olarak tanımladığı son başkanlık kararnamesi, ikinci kez göreve gelmesinden bu yana imzaladığı 221’inci başkanlık kararnamesi oldu ve bu sayı, ilk başkanlık döneminin tamamında imzaladığı 220 başkanlık kararnamesini geride bıraktı.

Kararnamelerin 54’ü ekonomi ve ticaret, 30’u Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) ve federal bürokrasi, 25’i dış politika ve ordu, 22’si enerji ve çevre, 21’i sağlık ve bilim, 20’si çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) ile kültürle alakalı konular, 15’i iç politika, 11’i muhaliflere yönelik kararlar, 11’i göç ve sınırlar, kalan 12’si ise diğer başlıklarla ilgili oldu.

Washington Post’un incelediği, CourtListener ve Just Security’a ait verilere göre, 12 Aralık itibarıyla Trump’ın başkanlık kararnamelerinin üçte biri mahkemelerde dava konusu oldu ve bunların bir kısmı mahkemelerce durduruldu.

MAKS Projesi’nde ikinci etap Gazimağusa’da sürüyor

KKTC genelinde e-devlet altyapısını güçlendirmek amacıyla belediyelerle iş birliği içinde yürütülen Mekansal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) Projesi’nin ikinci etabı, Gazimağusa’da devam ediyor. Bu aşamada, hane halkı verilerinin sisteme girilerek Nüfus Kayıt Sistemi ile entegrasyonu sağlanıyor.

Gazimağusa’da yürütülen ikinci etap çalışmaları kapsamında, Gazimağusa Belediyesi bünyesinde görev yapan ekipler, Zabıta Birimi eşliğinde kent genelinde haneleri tek tek ziyaret ederek hane halkı ile bire bir görüşmeler gerçekleştiriyor. Ziyaretler sırasında görevli personel resmî kartlarını ibraz ederken, ayrıca Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay tarafından iletilen bilgilendirme yazısı da vatandaşlara sunuluyor.

Gerçekleştirilen ziyaretlerde, çalışma kapsamında gerekli bilgiler alınarak sistem kayıtları güncelleniyor ve Nüfus Kayıt Sistemi ile eşleştirme işlemleri yapılıyor. Çalışmaların, belirlenen program doğrultusunda kent genelinde planlı şekilde devam edeceği bildirildi.

Proje ile birlikte, ülke genelindeki adres bilgilerinin güncellenmesi, dijital ortamda güvenilir ve bütüncül bir adres altyapısının oluşturulması hedefleniyor. MAKS Projesi’nin ikinci etabı, özellikle kamu hizmetlerinin daha etkin planlanması ve sunulması açısından önemli bir veri altyapısı oluşturmayı amaçlıyor.

Hüseyin Amcaoğlu: Gönyeli Barajı’nın yüksekliği 15,7 metreden 2 metreye düştü

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, yıllardır temizlenmeyen Gönyeli Barajı’nın yüksekliğinin 2 metreye kadar düştüğüne vurgu yaptı.

Amcaoğlu, Erçin Şahmaran’ın Kıbrıs Postası TV’de hazırlayıp sunduğu ‘Objektif’ isimli programa konuk oldu. Başkan Amcaoğlu, göreve geldikleri ilk ayda İklim Krizi Adaptasyon Merkezi’ni kurduklarını ve bu kapsamda çeşitli çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Bölgeye meteoroloji istasyonu kurduklarını, arama-kurtarma parkı oluşturduklarını ve personele eğitim verdiklerini anlatan Amcaoğlu, Doğal Afet Arama Kurtarma Derneği ile yapılan iş birliği sayesinde su baskınlarına müdahale ettiklerini ifade etti.

Lefkoşa Türk Belediyesi ile Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nin gerçekleştirdiği temizlik çalışmalarıyla felaketin etkisinin yarı yarıya azaldığını belirten Amcaoğlu, kendilerine ulaşan her vatandaşa yanıt verildiğini söyledi.

Göreve geldikleri ilk aylarda da sorunlar yaşandığını dile getiren Amcaoğlu, “Yenikent dere yatağıdır. Dere yataklarının önü kapandı, akarların yönü değişti. ‘Su akar, yolunu bulur’ derler. Bunlarla yaşamaya alışmamız gerekiyor” dedi.

140 kilogram yağış düştüğünü hatırlatan Amcaoğlu, geçen yıl bir Avrupa ülkesinde sel nedeniyle 200 kişinin hayatını kaybettiğini anımsattı. “Üç yıldır çalışıyoruz, sel oldu diye konuşmuyoruz” diyen Amcaoğlu, yağış rejiminin değiştiğine dikkat çekti.

Dere yataklarına evler yapıldığını vurgulayan Amcaoğlu, barajlarla ilgili ise şu ifadeleri kullandı:

“60 senedir kimse baraj temizliğinden bahsetmiyor. Katıldığım tüm programlara bakın; iki barajın da temizlenmesini istiyoruz. İki yıldır Su Dairesi ve Lefkoşa Kaymakamlığı ile iş aracımızı indiriyoruz. Barajın en kuru noktasının altında bile balçık var. Buranın teknik olarak temizlenmesinin mümkün olmadığı belirtiliyor. Gönyeli Barajı 1962’de inşa edildi. Yüksekliği 15,7 metreydi, şimdi ise 2 metre kaldığı söyleniyor.”

Birçok partinin hükümette yer aldığını belirten Amcaoğlu, barajların bugüne kadar hiç temizlenmediğine vurgu yaptı. Su Dairesi’nin Kanlıköy Barajı’nın temizliği için onay verdiğini ancak organizasyon tamamlanmadan yağmur yağdığını söyledi.

Amcaoğlu, Kanlıköy’de uygun arazinin bulunduğunu, yeni baraj yapmaktan başka çare olmadığını ifade etti. Yeni baraj yapımının Su Dairesi’nin kontrolünde olduğunu belirten Amcaoğlu, buna rağmen üzerlerine düşeni yapacaklarını söyledi.

Tarım Bakanlığı: Şap hastalığı salgını teyit edildi, acil eylem planı yürürlükte

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Veteriner Dairesi, İskele’ye bağlı Boğaziçi köyündeki bir büyükbaş hayvancılık işletmesinde şap hastalığı salgınının laboratuvar sonuçlarıyla teyit edildiğini açıkladı. Bölge karantinaya alınırken, ülke genelinde hayvan hareketlerine kısıtlama getirildi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Veteriner Dairesi, İskele İlçesi’ne bağlı Boğaziçi (Lapetos) köyünde bulunan bir büyükbaş hayvancılık işletmesinde şap hastalığı salgınının laboratuvar analizleriyle teyit edildiğini açıkladı.

Açıklamada, hastalığın SAT 1 serotipi olduğunun belirlenmesi üzerine Acil Eylem Planı’nın yürürlüğe konulduğu, bölgenin karantina altına alındığı ve hastalığın yayılımını önlemek amacıyla ülke genelinde kapsamlı tedbirler alındığı belirtildi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Veteriner Dairesi’nden yapılan açıklama şöyle:

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı
Veteriner Dairesi

Şap hastalığı salgın teyidi ve alınan koruyucu tedbirler

İskele İlçesine bağlı Boğaziçi (Lapetos) köyünde bulunan bir büyükbaş hayvancılık işletmesinde şap hastalığı salgın şüphesi, 13.12.2025 tarihinde Veteriner Dairesine bildirilmiştir. Bildirimin ardından işletmeye acilen intikal eden resmi veteriner hekimler tarafından gerekli klinik muayeneler yapılmış ve laboratuvar incelemeleri başlatılmış ve ön teşhis yapılmıştır.

Teşhisin doğrulanması amacı ile alınan numuneler, 14.12.2025 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Şap Enstitüsüne gönderilmiştir. Yapılan laboratuvar analizleri sonucunda etkenin şap hastalığı SAT 1 serotipi olduğu tespit edilmiştir.

Şap hastalığı salgınının teyit edilmesi üzerine, Acil Eylem Planı yürürlüğe konulmuştur.

Karantina ve bölgesel tedbirler

Hastalığın tespit edildiği işletme merkez alınarak, Boğaziçi Hayvancılık Bölgesi esas olmak üzere 3 km yarıçaplı alan karantina altına alınmıştır. Karantina tedbirleri kapsamında bölgeye giriş ve çıkışlar sınırlandırılmıştır.

Aşağıda belirtilen yerleşimler Koruma Alanı olarak ilan edilmiştir:

  • Boğaziçi

  • Akova

  • Sınırüstü

  • Aygün

Koruma alanında alınan tedbirler

  1. Koruma alanında tam karantina uygulanması,

  2. Sığır, koyun, keçi ve domuzların meraya çıkarılmasının ve işletme dışına alınmasının yasaklanması,

  3. Koruma alanındaki tüm hayvancılık işletmelerinde fiziksel karantina tedbirlerinin uygulanması,

  4. Karantina bölgesine yalnızca resmi denetim ve izinle giriş yapılması.

Kurumsal organizasyon ve kriz yönetimi

Acil Eylem Planı kapsamında, Veteriner Sağlık Komitesi, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde toplanmış; hastalığın yayılımının önlenmesi amacıyla gerekli tüm koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınmasına karar verilmiştir.

Bu çerçevede;

  • Merkezi Kriz Masası ve

  • Yerel Kriz Masası oluşturularak ilgili tüm kurum ve kuruluşlar sürece dâhil edilmiştir.

Alınan tüm kararlar, Hayvan Sağlığı Yasası ve Şap Hastalığı Tedbirleri Tüzüğü hükümleri doğrultusunda uygulanmaktadır.

Ülke genelinde alınan tedbirler

  1. Ülke genelinde tüm damızlık hayvan hareketlerinin bir ay süreyle durdurulması,

  2. Karantina bölgesi dışında kalan işletmelerden yalnızca Veteriner Dairesi kontrolünde kesim amaçlı hayvan sevkine izin verilmesi,

  3. Hayvancılık işletmelerine zorunlu olmayan insan ve araç giriş çıkışlarının durdurulması,

  4. Zorunlu süt toplama faaliyetlerinin etkin dezenfeksiyon tedbirleri uygulanarak yürütülmesi,

  5. Tüm hayvancılık işletmelerinde ve hayvancılık bölgelerinde dezenfeksiyon uygulamalarının yapılması,

  6. Yem tedarik araçlarının işletmelere giriş ve çıkışlarında zorunlu dezenfeksiyon uygulanması,

  7. Tüm mezbahalarda giriş ve çıkış noktalarında dezenfeksiyon işlemlerinin yapılması.

Kamuoyuna önemle duyurulur

Şap hastalığı; çift tırnaklı hayvanlarda görülen, son derece bulaşıcı ve ekonomik kayıplara yol açabilen bir hastalıktır. Üreticilerimizin, hayvanlarında şap hastalığına ait belirtileri gözlemlemeleri halinde gecikmeksizin ilgili Veteriner Dairesine bildirimde bulunmaları büyük önem arz etmektedir.

Hastalığın yayılımının önlenmesi ve hayvancılık sektörünün korunması amacıyla alınan tüm tedbirlere titizlikle uyulması, kamu sağlığı ve hayvan sağlığı açısından zorunludur.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Şap hastalığı ve biyogüvenlik tedbirleri hakkında daha detaylı bilgi, ilgili Veteriner Kaza Dairelerinden veya aşağıdaki bağlantıda yer alan bilgilendirici broşürlerden temin edilebilir:
http://veteriner.gov.ct.tr/Üreticiler

Üreticiler, hayvanlarında yukarıda belirtilen semptomlara benzer bulgular gözlemlediklerinde derhal ilgili Veteriner Dairelerine bildirimde bulunmalıdır. Erken bildirim, hastalığın yayılımını kontrol altına almak ve hayvancılık sektörünü korumak açısından hayati önem taşımaktadır.

Veteriner Daireleri iletişim bilgileri:

Girne Veteriner Dairesi: 0392-8152110
Güzelyurt Veteriner Dairesi: 0392-7142925
Lefkoşa Veteriner Dairesi: 0392-2253551
İskele Veteriner Dairesi: 0392-3712575
Geçitkale Veteriner Dairesi: 0392-3733326
Gazimağusa Veteriner Dairesi: 0392-3665335
Vadili Veteriner Dairesi: 0392-3977551
Ziyamet Veteriner Dairesi: 0392-3812106

Gülbahar’dan Erhürman’a çağrı: Susmayınız, tepki gösteriniz

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Güney Kıbrıs ile Fransa arasında imzalanan askeri ağırlıklı anlaşmanın Ada’daki dengeleri bozduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı sessiz kalmamak ve Türkiye ile eşgüdüm içinde diplomatik tepki ortaya koymak üzere göreve çağırdı.

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa arasında geçtiğimiz günlerde imzalanan ve askeri boyutu açıkça ağır basan anlaşmanın, Kıbrıs Türk halkı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.

Gülbahar, seçim döneminde Rum tarafının bu tür girişimlerine sessiz kalınmayacağını ifade eden, ancak bugüne kadar Güney Kıbrıs–Fransa anlaşmasına ilişkin herhangi bir açıklama yapmayan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı, “Susmayınız, tepki gösteriniz Sayın Cumhurbaşkanı” sözleriyle göreve davet etti.

Gülbahar açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında imzalanan ve askeri boyutu açıkça öne çıkan Stratejik İşbirliği Anlaşması, Kıbrıs Türk halkı açısından son derece kaygı vericidir. Bu anlaşma, Ada’daki hassas dengeleri bozmayı hedeflemekte; Rum tarafının asıl niyetinin, Kıbrıs Türk tarafıyla adanın yönetimini ve zenginliklerini paylaşmak değil, Kıbrıs Türkü’nü ve Anavatan Türkiye’yi günü geldiğinde mağlup etmeye yönelik stratejik bir hazırlık içinde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Güney Kıbrıs’taki Tatlısu (Mari) köyünde kurulu bulunan deniz üssünün Fransız donanmasına açılması, askeri altyapının geliştirilmesi ve savunma alanında derinleşen işbirliği, Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü tek yanlı ve oldubittiye dayalı politikanın yeni bir tezahürüdür. Bu adımlar, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ve siyasal eşitliğini doğrudan hedef almaktadır.

Fransa ve Güney Kıbrıs’ın bu açık tehditleri karşısında, Anavatan Türkiye ile istişare içinde derhâl bir önlemler paketi yürürlüğe konulmalı ve bu iki ülkeye anladıkları dilden cevap verilmelidir.

Sayın Cumhurbaşkanı Erhürman’ın seçim döneminde, Kıbrıs sorunu çözülmeden Rum tarafının bu tür askeri ve stratejik adımlar atamayacağını yüksek sesle dile getirmesi ve kendi döneminde buna izin verilmeyeceğini ifade etmesi halâ hafızalardaki tazeliğini korurken, söz konusu anlaşmaya ilişkin bugüne kadar herhangi bir eleştiri ortaya koymamış olması ciddi bir eksikliktir.

Kıbrıs Türk halkının beklentisi; Rum tarafının her askeri hamlesini yalnızca izleyen değil, ön alan, uyaran ve uluslararası kamuoyunu harekete geçiren bir Cumhurbaşkanlığı duruşudur. Aksi halde, Güney Kıbrıs’ın Fransa, ABD ve diğer küresel aktörlerle kurduğu bu askeri ağlar zamanla ‘normal’ kabul edilecek ve Kıbrıs Türkü ile Türkiye’ye karşı hayaller kuran çevrelerin iştahı daha da kabaracaktır.

‘GÜLBAHAR’DAN ERHÜRMAN’A ÇAĞRI’

Bu nedenle, çalışmalarını iyi niyet ve samimiyetle izlediğimiz Sayın Cumhurbaşkanımıza aşağıdaki çağrıları yapmayı bir vatan ve millet borcu olarak görüyoruz:

  • Rum–Yunan ikilisinin, federal çözüm söylemiyle masada oyalarken attığı stratejik adımlara karşı dikkatli olunuz.
  • Bu adımlar sürerken Kıbrıs konusunda müzakere masasına oturmayınız.
  • Fransa–Güney Kıbrıs askeri işbirliğine karşı açık ve yazılı bir diplomatik tepki ortaya koyunuz.
  • Türkiye ile işbirliği ve eşgüdüm içinde, bu anlaşmanın Ada’daki dengeleri bozduğunu uluslararası platformlarda açıkça gündeme taşıyınız.
  • Kıbrıs Türk halkına, atılan ve atılması planlanan adımlar konusunda şeffaf biçimde bilgi veriniz.

Milli Mücadele Vakfı, Kıbrıs Türk halkının ayrı egemenliğini, güvenliğini ve sosyo-ekonomik gelişimini ortadan kaldırmaya ya da engellemeye yönelik hiçbir girişim karşısında sessiz kalmayacaktır”

Dünyada göç hareketliliği tarihi zirvede

Küresel ölçekte zorla yerinden edilmelerin artması, ekonomik eşitsizlikler, çatışmalar ve iklim krizi gibi nedenlerle dünya, modern tarihin en yüksek göç hareketliliğiyle karşı karşıya bulunuyor.

Dünya genelinde göç hareketliliği son yıllarda hem ölçeği hem de dinamikleri bakımından önemli değişimler gösteriyor.

AA muhabirinin 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü kapsamında Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütünün (IOM) Dünya Göç Raporu 2024 ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) Uluslararası Göç Görünümü 2025 raporundan derlediği verilere göre, küresel ölçekte uluslararası göçmen sayısı tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyrediyor.

IOM’un Dünya Göç Raporu 2024’e göre, dünya genelinde 2020 yılı itibarıyla yaklaşık 281 milyon kişi yani küresel nüfusun yüzde 3,6’sı doğduğu ülkenin dışında yaşıyor. Göçmenlerin yaklaşık 169 milyonunu iş gücü göçmenleri oluşturuyor.

Raporda, uluslararası göçün hala nüfusun küçük bir bölümünü temsil ettiğine ancak ekonomik, siyasal ve çevresel şokların göçü giderek karmaşık hale getirdiğine dikkat çekiliyor.

Göçmenlerin yurt dışında kazandıkları ücretleri göndermek üzere yaptıkları uluslararası para transferleri 2000 yılında 128 milyar dolar iken, 2022’de 831 milyar dolar gibi rekor seviyeye ulaştı. Bu rakam, birçok düşük ve orta gelirli ülke için temel ekonomik dayanak niteliğinde bulunuyor.

Dünya genelinde 28 milyon çocuk göçmen

IOM verilerine göre, uluslararası göçmenlerin 135 milyonu kadın, 146 milyonu erkeklerden oluşuyor.

Çocuk yaş grubundaki uluslararası göçmen sayısı ise 28 milyon ile dünya çocuk nüfusunun yaklaşık yüzde 1,4’üne denk geliyor.

Öte yandan IOM’un Kayıp Göçmenler Projesi’ne göre, yalnızca 2023 yılında dünya genelinde yaklaşık 8 bin 500 göçmen, dönüşü olmayan yolculuklarda hayatını kaybetti ya da kayboldu.

Zorla yerinden edilmeler artıyor

BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) verileri de Haziran 2025 itibarıyla dünya genelinde 117,3 milyon kişinin zulüm, çatışma, şiddet, insan hakları ihlalleri veya kamu düzenini ciddi şekilde bozan olaylar nedeniyle zorla yerlerinden edildiğini ortaya koyuyor. Bunun 67,8 milyonu ülkesi içinde yerinden edilenlerden oluşuyor.

Zorla yerinden edilenlerin 42,5 milyonu mülteci, 8,42 milyonu ise uluslararası koruma arayan sığınmacı konumunda.

Öte yandan dünya genelinde 4,4 milyon kişi de herhangi bir vatandaşlığa sahip olmaması nedeniyle “vatansız” olarak yaşarken, bu kişilerin eğitim, sağlık hizmetleri, çalışma hakkı ve seyahat özgürlüğü gibi en temel haklara bile erişimde ciddi kısıtlamalarla karşılaşıyor.

IOM raporunda, savaş, siyasi istikrarsızlık ve doğal afetlerin etkisiyle zorla yerinden edilmelerin son on yılda istikrarlı biçimde arttığı da özellikle vurgulanıyor.

IOM verilerine göre, 2022 yılı sonunda dünyadaki mültecilerin yarısından fazlası yalnızca 10 ülkede bulunurken, Türkiye 7 yıl üst üste en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke oldu. Türkiye’de yaklaşık 3,6 milyon mülteci, ağırlıklı olarak Suriye’den gelenler, uluslararası koruma altında bulunuyor.

OECD ülkelerinde göç hareketleri yüksek seyrediyor

OECD raporuna göre de Kovid-19 salgını sonrası OECD ülkelerine kalıcı göç akışları 2024’te bir miktar azalsa da tarihsel düzeylerin üzerinde seyretmeye devam etti.

2024’te OECD ülkelerine 6,2 milyon yeni kalıcı göçmen giriş yaptı. Bu sayı salgın öncesi dönem olan 2019’un yüzde 15 üzerinde.

Ayrıca OECD ülkeleri 2024’te 2,3 milyon geçici çalışma izni verirken, bu rakam 2019’a kıyasla yüzde 26 artış anlamına geliyor.

Rekor düzeyde sığınma başvurusu

Bununla birlikte OECD ülkelerine 2024’te 3 milyon yeni sığınma başvurusu yapıldı. Bu, kuruluş tarihindeki en yüksek sayı olarak kaydedilirken, başvuruların yarısından fazlası ABD’de gerçekleşirken, Kanada ve İngiltere’de de artış görüldü.

Başvuruların en çok geldiği ülkeler arasında Venezuela, Kolombiya, Suriye, Afganistan ve Hindistan öne çıkıyor.

Raporda, 2024’te Avrupa Birliği sınırlarında düzensiz geçiş tespitlerinin yüzde 37 oranında azaldığı, ABD sınır devriye müdahalelerinin de yüzde 48 düştüğü belirtiliyor. Buna karşın, İngiltere’ye düzensiz giriş denemeleri yüzde 19 arttı.

OECD genelinde göçmenlerin iş gücüne katılım oranı yüzde 77

İş gücü piyasasına ilişkin bulgular, göçmenlerin ekonomik aktivitelerinin yüksek seviyede olduğunu gösteriyor.

2024 yılında OECD genelinde göçmenlerin iş gücüne katılım oranı yüzde 77, istihdam oranı yüzde 71, işsizlik oranı ise yüzde 10’un altında seyretti.

Göç politikalarında sıkılaşma ve yeni yönelimler

OECD raporu, çok yüksek göç akışlarıyla karşı karşıya kalan birçok ülkenin göçü sınırlama yönünde politika değişikliklerine gittiğini ortaya koyuyor.

Öğrenci vizeleri, aile birleşimi ve insani programlarda bazı ülkelerin daha kısıtlayıcı düzenlemeler getirdiği, buna karşılık bazı ülkelerin nitelikli iş gücünü çekmek için esnek politikalar uyguladığı vurgulanıyor.

(AA)

Sydney saldırısının şüphelisi Akram’a 59 suçlama

Avustralya’nın New South Wales (NSW) eyaletine bağlı Sydney kentindeki bir plajda 15 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının şüphelisi Naveed Akram hakkında, “terör eylemi düzenlemek” de dâhil olmak üzere 59 ayrı suçlamayla dava açıldı.

ABC News’un haberine göre, Akram’a isnat edilen 59 ayrı suçlama arasında 15 cinayet, “terör eylemi düzenleme” ve 40 cinayete teşebbüs suçu yer alıyor.

Yargıç Daniel Covington’ın başkanlık ettiği çevrim içi duruşmada, polis gözetimi altında hastanede tutulmaya devam eden Akram’ı avukatı temsil etti; duruşma sesli ve görüntülü bağlantı yoluyla görüldü.

Duruşmada kefalet talebinde bunulmadı.

Akram’ın davasının 22 Aralık’ta yeniden görülmesi planlanıyor.

Avustralya’daki silahlı saldırı

Avustralya’nın New South Wales eyaletine bağlı Sydney kentindeki Bondi Plajı’nda 14 Aralık’ta silahlı saldırı düzenlenmişti.

Polis, 15 kişinin hayatını kaybettiği ve 42 kişinin yaralandığı silahlı saldırıda, saldırganların baba-oğul olduğunu açıklamıştı.

Şüphelilerden birinin öldüğü, yaralı diğer şüphelinin gözaltına alındığı aktarılmıştı.

Başbakan Anthony Albanese, saldırının Yahudi Avustralyalılara yönelik olduğunu belirtmişti.

Ülkedeki Müslüman toplumun temsilcileri saldırıyı kınayarak, saldırıdan etkilenenler ve yakınlarıyla dayanışma içinde olduklarını ifade etmişti.

Silahlı saldırıya cesurca müdahale ederek şüphelilerden birinin elinden silahını alan Ahmed el-Ahmed, Avustralya basınında gündem olmuştu.

Ahmed, saldırı sırasında kolu ve elinden yaralanmış, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da saldırıdan birkaç saat sonra yaptığı açıklamada, olay anına ait bir kahramanlık videosu izlediğini söylemişti.

Fenerbahçe’de övgüler Alvarez’e

Edson Alvarez, sezonun geride kalan bölümünde adından söz ettirmeyi başardı. Deneyimli oyuncu, orta sahadaki performansıyla Fenerbahçe’nin öne çıkan isimlerinden biri oldu.

Sarı lacivertli formayla ilk maçına Gençlerbirliği deplasmanında çıkan Alvarez, sonraki süreçte şanssız bir sakatlık yaşadı. 4 hafta sahalardan uzak kalan Meksikalı futbolcu, Eylül ayında güç depoladı.

İsmail Yüksek ile birlikte defansif orta saha olarak görev yapan Alvarez, Tedesco’nun sistemine hızlı uyum sağladı. 13 karşılaşmada forma giyen 28 yaşındaki futbolcu, bu maçların 12’sinde İtalyan teknik adamın ilk tercihi oldu.

Sezon başında West Ham United’dan kiralanan Alvarez’in satın alma opsiyonu yaklaşık 25 milyon avro olarak belirlendi Daha önce Ajax forması da giyen Meksikalı oyuncunun gelecek sezon Fenerbahçe’de devam edip etmeyeceği merak konusu.

Sürücü Eğiticisi Uygulama Sınavı İçin Başvurular Başladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Trafik Dairesi, Sürücü Eğiticisi Uygulama Sınavı için başvuru sürecinin başladığını duyurdu.

21/1974 sayılı Motorlu Araçlar ve Yol Trafik Yasası’nın 5(1)(P) maddesi kapsamında hazırlanan ve 30 Kasım 2001 tarihli A.E. 753 sayılı Şoför Okulları ile ilgili Esas ve Kıstasları Düzenleme Tüzüğü’nün 9(7)(C) maddesine dayanarak düzenlenecek olan sınav için adaylardan yazılı dilekçeler kabul edilecek.

Son Başvuru: 31 Aralık 2025

Tüm sınıflardan adaylar, en geç 31 Aralık 2025 mesai bitimine kadar Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Trafik Dairesi Müdürlüğü’ne yazılı dilekçeyle başvuruda bulunabilecek.

Daha Önce Başvuranlar Tekrar Müracaat Etmeyecek

Daha önce uygulama sınavı için başvuru yapan ancak henüz sınava girmemiş adayların yeniden başvuru yapmalarına gerek olmadığı belirtildi.

Sınav Tarihi Web Sayfasında Açıklanacak

Uygulama sınavının ne zaman yapılacağına dair bilgi ise ilerleyen tarihlerde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın resmi internet sitesinden duyurulacak.

Yetkililer, adayların gelişmeleri web sitesi üzerinden takip etmelerini ve belirtilen süre içinde başvurularını tamamlamalarını önemle hatırlattı.

Şap hastalığına karşı tedbirler aralıksız sürüyor

Ülke genelinde gündemde olan şap hastalığına karşı alınan önlemler kapsamında, İskele Belediyesi denetim ve kontrollerine devam ediyor. Daha önce hayvan hareketlerinin takibi ve halk sağlığının korunmasına yönelik uyarılarda bulunan İskele Belediyesi, sahadaki denetimlerini sıklaştırdı.

Bu kapsamda İskele Belediyesi Çevre ve Sağlık Denetim Bölümü ekipleri, İskele’de faaliyet gösteren kasapları denetledi. Gerçekleştirilen denetimlerde, satışa sunulan etlerin mezbaha dışında kaçak kesim olup olmadığı titizlikle kontrol edildi.

Halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü olumsuzluğun önüne geçilmesini amaçlayan denetimlerde, yasal mevzuata uygunluk, hijyen koşulları ve kesim belgeleri de incelendi. Ekip, şap hastalığı başta olmak üzere hayvan kaynaklı hastalıkların yayılmasını önlemek adına denetimlerin düzenli ve kararlılıkla sürdürecek. İskele Belediyesi, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi için denetim ve bilgilendirme çalışmalarına devam edecek.

Pentagon’un, ABD ordusunda kapsamlı değişiklikler yapmaya hazırlandığı iddia edildi

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), ordudaki büyük kuvvet komutanlıklarının yetkilerinin azaltılarak yeni bir yapıya bağlanmasını ve üst düzey komuta kademesindeki güç dengesinin yeniden düzenlenmesini öngören bir plan hazırladığı öne sürüldü.

Washington Post gazetesinin, ismini açıklamak istemeyen kaynaklara dayandırdığı haberinde, Pentagon’un ordudaki büyük kuvvet komutanlıklarının yetkilerini azaltarak yeni bir yapıya bağlamayı ve üst düzey komuta kademesindeki güç dengesini yeniden düzenlenmeyi planladığı belirtildi.

Söz konusu planın ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in talebi doğrultusunda hazırlandığı aktarılan haberde, orduda yapılacak değişikliklerin Başkan Donald Trump yönetiminin Orta Doğu ve Avrupa’dan kaynakları uzaklaştırma çabalarının bir parçası olduğu ifade edildi.

Haberde, plan kapsamında ABD Merkezi Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Avrupa Komutanlığı (EUCOM) ve Afrika Komutanlığının (AFRICOM) yetkilerinin azaltılarak “ABD Uluslararası Komutanlığı” adı altında yeni bir yapıya bağlanacağı vurgulandı.

Öte yandan, ABD Güney Saha Komutanlığı (SOUTHCOM) ile Kuzey Kuvvetleri Komutanlığının (NORTHCOM), “ABD Amerika Kıtası Komutanlığı” (AMERICOM) adı altında yeniden yapılandırılacağı kaydedilen haberde Pentagon yetkililerinin AMERICOM’a bağlı ABD Arktik Komutanlığı kurulmasına ilişkin de görüştükleri ancak bu fikrin rafa kaldırıldığı savunuldu.

Haberde, planın hayata geçirilmesi halinde, ABD ordusundaki muharip komutanlık sayısının 11’den 8’e düşeceği ve Savunma Bakanı’na doğrudan bağlı dört yıldızlı general ve amiral sayısının azalacağı belirtildi.

Pentagon’un söz konusu çalışmalara ilişkin Kongre ile sınırlı bilgi paylaştığı vurgulanan haberde, bu durumun Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato ve Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitelerinde rahatsızlığa yol açtığı aktarıldı.

Haberde, Pentagon’un yeniden yapılanma planının yürürlüğe girebilmesi için Hegseth ve Trump’ın onayının gerektiği ve söz konusu değişikliklerin ABD ordusunun komuta yapısını belirleyen Birleşik Komuta Planı (Unified Command Plan) kapsamında ele alındığı kaydedildi.

Orduda yapılması planlanan değişiklikleri değerlendiren eski ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, dünya genelinde farklı dinamikler, ihtiyaçlar ve güvenlik tehditleri olduğunu vurgulayarak “Sorunlar, büyük sorunlara dönüşmeden önce önleyebilecek yeteneğe sahip komutanlar istersiniz ve bence çok fazla birleştirme veya konsolidasyon yaparsanız, bunu bir ölçüde kaybedersiniz.” ifadesini kullandı.

Galatasaray’da hedef Griezmann

Galatasaray, ara transfer döneminde bazı bölgelere takviye yapacak. Fransız yıldız Antoine Griezmann da listede yer alan oyuncular arasında…

Galatasaray’da, ara transfer dönemi için hazırlıklar sürüyor. Yönetimin takviye için belirlediği 4 bölgeden biri de hücuma yönelik orta saha. Bu bölge için düşünülen önemli isimlerden biri de Antoine Griezmann…

Atletico Madrid’in yıldız futbolcusu, sol kanat ve santrafor olarak da görev yapıyor. İspanyol ekibiyle Haziran 2027’ye kadar sözleşmesi bulunan tecrübeli futbolcu, 2022 transfer döneminde de Galatasaray’ın gündeminde yer almıştı.

34 yaşındaki futbolcu için 5 Ocak’ta başlayacak ara transfer döneminde nabız yoklanması bekleniyor.

MLS ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden kulüplerin de Fransız milli futbolcuyu istediği haberleri dış basında yer aldı. Oyuncunun özellikle Amerika’ya sıcak baktığı İspanyol basınında gündeme geldi.

Bu sezon 26 maçta bin 76 dakika süre bulan Griezmann, 7 gol ve 1 asistlik performans sergiledi. Fransa Milli Takımı’nın formasını 134 kez giyen tecrübeli oyuncu için Barcelona 2019-2020 sezonunda 120 milyon euro bonservis bedeli ödemişti.

Suriye İdlib’de yaşayan Hristiyanlar, 14 yıl aradan sonra ilk kez Noel hazırlıkları yapıyor

Suriye’nin İdlib ilinde yaşayan Hristiyanlar, 14 yıl süren iç savaş ve zorunlu göçün ardından ilk kez Noel hazırlıkları yapıyor.

Hazırlıklar kapsamında, İdlib’in batısındaki Kıniyye köyünde bulunan Mar Yusuf Kilisesi Manastırı’nın avlusunda düzenlemeler yapıldı.

Köy sakinleri, uzun yıllar süren iç savaş nedeniyle ara verilen Noel geleneklerini yeniden canlandırmak amacıyla sokakları, evleri ve mahalle girişlerini ışıklandırarak süsledi.