İntihar Aramalarına Instagram’dan Ebeveyn Uyarısı



Başbakan Ünal Üstel Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.
Başbakan Ünal Üstel, Ankara’da gerçekleştirdiği resmi temaslarını tamamladı. Başbakan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirilen görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki stratejik iş birliği, iki devlet arasındaki sarsılmaz kardeşlik hukuku ve KKTC’nin geleceğe yönelik vizyon projeleri ele alındı. Görüşmede, siyasi istikrar, altyapı yatırımları ve kalkınma hedefleri çerçevesinde atılacak ortak adımlar değerlendirildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ile yapılan görüşmede ise fiber optik altyapı iş birliği kapsamında imzalanan anlaşma ve buna bağlı ek protokoller detaylı şekilde ele alındı. Ayrıca, önümüzdeki dönemde imzalanması planlanan İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü üzerine kapsamlı istişarelerde bulunuldu.
Başbakan Üstel, temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, her iki görüşmenin de son derece samimi, yapıcı ve karşılıklı güven temelinde gerçekleştiğini ifade etti. Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin finansal bir çerçevenin çok ötesinde, Kıbrıs Türk halkı açısından yaşamsal bir nitelik taşıdığını vurgulayan Üstel, “Bu ilişki karşılıklı sevgiye, saygıya ve ortak tarih bilincine dayanmaktadır. Bu güçlü bağları zedelemeye dönük hiçbir girişim amacına ulaşamayacaktır” dedi.
Başbakan Üstel, iki ülke arasındaki iş birliğinin güvenlikten altyapıya, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda artarak devam edeceğini belirterek, “Anavatan Türkiye ile omuz omuza, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha güçlü bir geleceğe taşımakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Ankara’daki resmi temasları çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş ile TBMM Başkanlık makamında bir araya geldi.
Görüşmede, iki ülke parlamento arasındaki mevcut iş birliği başta olmak üzere kurumsal ilişkilerin daha ileri bir seviyeye taşınması için atılabilecek adımlar ele alındı.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Başkan Öztürkler, yararlı ve verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade ederek Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkına her alanda verdiği desteğin son derece kıymetli olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet Meclisi ile TBMM arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin, iki ülke arasındaki dayanışmayı daha da pekiştireceğini belirten Öztürkler, ortak geçmiş ve ortak gelecek perspektifi doğrultusunda ilişkilerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tapu ve kadastro alanında yürütülen dijital dönüşüm çalışmaları 1 Haziran 2026 itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor. TAKBİS (Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi), MEGSİS (Mekânsal Gayrimenkul Sistemi) ve Parsel Sorgu Sistemi’nin devreye alınmasıyla birlikte tapu işlemlerinde hız, güvenlik ve şeffaflık artırılacak.
Parsel sorgulama sistemi, www.parselsorgu.tapu.gov.ct.tr adresinde test aşamasında hizmet veriyor. Sistem sayesinde vatandaşlar, yetki dahilinde bir taşınmaza ait mülkiyet durumu, imar bilgileri, kullanım şekli ve konum verilerine dijital ortamda ulaşabilecek.
TAKBİS ile tapu işlemleri elektronik ortamda daha hızlı ve güvenli şekilde yürütülürken, MEGSİS sayesinde kadastroya ait mekânsal veriler Coğrafi Bilgi Sistemleri ile entegre biçimde yönetilecek ve kamu kurumları arasında veri paylaşımı güçlenecek.
MEGSİS–TAKBİS entegrasyonu kapsamında yürütülen veri giriş çalışmaları tamamlandı. Türkiye Cumhuriyeti Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından bir yılı aşkın süredir sürdürülen teknik süreç çerçevesinde, üç ay boyunca yoğun mesai yapan 36 kişilik ekip, veri giriş çalışmalarını eksiksiz şekilde tamamladı.
İçişleri Bakanı Dursun Oğuz yaptığı açıklamada, projeye verdikleri katkı ve desteklerden dolayı; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’ye, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Makamı Başdanışmanı ve Kıbrıs İşleri Koordinatörü Yüksel Karadeniz’e ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne teşekkür etti.
Bakan Oğuz, hükümet olarak Sayın Başbakanımız Ünal Üstel’in her fırsatta dile getirdiği “yarım kalan projelerin tamamlanması ve halkın daha etkin hizmet almasını sağlayacak öncelikli adımların hayata geçirilmesi” vizyonu doğrultusunda bu entegrasyonu değerlendirdiklerini belirterek, söz konusu çalışmanın yalnızca teknik bir yazılım süreci olmadığını; aynı zamanda dijital devlet altyapısını güçlendiren ve vatandaş odaklı hizmet anlayışını pekiştiren stratejik bir reform niteliği taşıdığını vurguladı. Bakan Oğuz, sistemlerin devreye alınmasıyla birlikte tapu ve kadastro hizmetlerinde hız, güvenlik ve şeffaflığın artacağını vurguladı.
1 Haziran 2026 itibarıyla uygulamaya geçmesi planlanan yeni sistemle birlikte, vatandaşların taşınmaz ve tapu verilerine dijital ortamda daha kolay erişim sağlaması ve işlemlerini daha kısa sürede tamamlaması hedefleniyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, bakanlığın çalışma hayatı ile sosyal hizmetler alanını birlikte yürüttüğünü belirterek, “Vatandaşımızın hayatına doğrudan dokunan projeleri bir takvim içinde tamamlamayı hedefliyoruz.” dedi.
Hasipoğlu, KIBRIS TV’de yayımlanan programda yaptığı açıklamalarda, yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve özel gereksinimli bireylere yönelik hizmetlerin yanı sıra çalışma hayatında şeffaflığı artırmayı amaçlayan düzenlemelerin gündemlerinde yer aldığını ifade etti.
Yaşlı bakımevi ve otizm merkezi hedefi
Bakan Hasipoğlu, İskele bölgesinde daha önce özel işletmede bulunan yaşlı bakımevinin yeniden “devlet güvencesinde” hizmete açılması için son aşamaya gelindiğini, personel istihdamı çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Bu yıl içinde otizm merkezinin açılmasının da hedefler arasında bulunduğunu kaydeden Hasipoğlu, Engelsiz Yaşam Evi’nin yatılı bölümüne ilişkin hazırlıkların da tamamlanma aşamasında olduğunu belirtti.
“Maaşlar bankadan ödenecek, şeffaflık artacak”
Çalışma hayatında kayıt dışılığın önlenmesi ve sigorta primlerinin doğru yatırılması için yasal adımlar attıklarını dile getiren Hasipoğlu, 5 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde maaşların banka üzerinden ödenmesine yönelik düzenlemenin hayata geçtiğini söyledi. Ayrıca meslek kodları uygulamasıyla, kıdemli çalışanların asgari ücret üzerinden gösterilmesinin önüne geçmeyi amaçladıklarını ifade etti.
Prim destekleri ve asgari ücret desteği
Hasipoğlu, özel sektöre yönelik prim desteklerinin sürdüğünü, özellikle kadın istihdamında yüzde 100 prim desteği uygulandığını belirtti. Engelli istihdamında da prim desteğinin devam edeceğini kaydeden Hasipoğlu, asgari ücretlilere yönelik 12 bin TL’lik desteğin başvuru süresinin 28 Şubat’ta sona ereceğini, ödemenin bir kısmının yapıldığını, kalan kısmının ise mart içinde ödenmesinin öngörüldüğünü söyledi. 60 yaş üzeri asgari ücretle çalışanların da kapsama alındığını ifade etti.
Çocukların dijital ortamda korunması: “Aileler talep ederse içerik engellenebilecek”
Dijital risklere karşı yeni adımlar planladıklarını belirten Hasipoğlu, mecliste kurulan özel komiteyle iş birliği içinde yasal düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını söyledi. İnternet servis sağlayıcılarının, ailelerin talebi doğrultusunda bazı site ve oyunları engellemesine imkan verecek bir düzenlemenin bilişim suçları yasası kapsamına alındığını ifade eden Hasipoğlu, ayrıca ihbar/başvuru için özel bir web portalı ve telefon hattı oluşturulacağını kaydetti.
“Ektam” işçilerinin sendikalaşma süreci
Programda “Ektam” çalışanlarının sendikalaşma sürecine de değinen Hasipoğlu, sendikalı olmanın anayasal bir hak olduğunu vurgulayarak, bakanlığın süreci onayladığını ve uzlaşının sağlanması için arabuluculuk yürüttüğünü anlattı. Hasipoğlu, iş yerinin uzun süredir kapalı olduğu ve görüşmelerin yeniden başlaması için hem işveren hem çalışan tarafıyla temasların sürdürüldüğünü söyledi; sürecin “siyasete malzeme edilmemesi” gerektiğini de dile getirdi.
“Önceliğimiz çalışma barışı”
Hasipoğlu, bakanlık vizyonunun “çalışma barışı” olduğunu belirterek, çalışanın hakkını alması ve işverenin ayakta kalması dengesini gözeterek, mevcut mali imkanlar çerçevesinde destek politikalarını sürdüreceklerini kaydetti. Mart ayında kadınlar, yaşlılar ve Down sendromuna yönelik farkındalık günleri kapsamında etkinlikler düzenleneceğini de sözlerine ekledi.

Başbakan Ünal Üstel, kamuoyuna servis edilen ve şahsını hedef alan sözde ses kaydına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Üstel, yayımlanan kaydın tamamen asılsız, mesnetsiz ve kurgusal olduğunu belirterek, bunun planlı bir siyasi saldırı olduğunu ifade etti.
Başbakan Üstel, söz konusu girişimin basit bir karalama kampanyası olmadığını; şahsını, makamını, hükümeti, devleti ve demokrasiyi hedef alan organize bir operasyon niteliği taşıdığını vurguladı.
MONTAJ VE MANİPÜLASYON !
Kaydın gerçek dışı olduğunu açık bir dille ifade eden Üstel, içeriğin montaj ve manipülasyon barındırdığını savundu. Bu tür içeriklerle kamuoyunda algı oluşturulmaya ve siyasi mühendislik yapılmaya çalışıldığını belirten Üstel, devlet sorumluluğuyla görev yapanların masa başında üretilmiş senaryolar karşısında geri adım atmayacağını kaydetti.
Provokasyonlar karşısında sessiz kalmayacaklarını belirten Üstel, hukukun gereğinin yapılacağını ifade etti.
“ZAMANLAMA MANİDAR”
Açıklamasında söz konusu kaydın servis edilme zamanına da dikkat çeken Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ziyareti öncesinde yayımlanmasının tesadüf olmadığını belirtti. Üstel, bunun Anavatan Türkiye ile yürütülen güçlü ve stratejik ilişkileri gölgelemeye ve iki devlet arasındaki sarsılmaz bağı tartışmaya açmaya yönelik bir girişim olduğunu ifade etti.
Milletin bu tür girişimlere ne geçmişte ne de bugün teslim olmayacağını vurgulayan Üstel, kirli oyunlara karşı kararlı duruş sergileneceğini kaydetti.
“HİÇBİR DÖNEMDE KİRLİ PAZARLIĞIN PARÇASI OLMADIM”
İddialara ilişkin geçmişine de değinen Üstel, 10 yıl önce de 30 yıl önce de hayatının hiçbir döneminde kirli bir pazarlığın, karanlık bir ilişkinin ya da şahsi menfaat temelli bir girişimin parçası olmadığını ifade etti. Kamu görevini her zaman şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde yürüttüğünü belirtti.
RESMİ SUÇ DUYURUSU YAPILACAK
Üstel, söz konusu kaydı kasten üreten, yayan ya da organizasyona katkı sunan kişiler hakkında gerekli tüm hukuki adımların ivedilikle atılacağını açıkladı. Resmi suç duyurularının yapılacağını ve sürecin titizlikle takip edileceğini belirten Üstel, polis teşkilatına ve yargı mercilerine güveninin tam olduğunu ifade etti.
Gerçeğin en kısa sürede tüm yönleriyle ortaya çıkarılacağını vurgulayan Üstel, saldırının yalnızca şahsına değil, milletin iradesine, devletin itibarına ve siyasetin saygınlığına yönelik olduğunu kaydetti.
Başbakan Üstel, görevlerinin başında olduklarını belirterek, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve itibar suikastlarıyla siyaset dizayn edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti. Hakikatin er ya da geç ortaya çıkacağını vurgulayan Üstel, hakikatin tarafında durmaya devam edeceklerini belirtti.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından, dün Balıkesir’de meydana gelen uçak kazasına ilişkin, “Meydana gelen kazada kahraman pilotumuz şehit olmuştur. Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin detaylı incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır.” açıklaması yapıldı.
MSB’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamalarda bulunuldu.
Balıkesir’de konuşlu 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan kalkan bir F-16 savaş uçağının kaza kırıma uğramasının hatırlatılması üzerine konuya ilişkin Bakanlık tarafından şu açıklama yapıldı:
“Hava sahamızın kontrolü ve güvenliği, radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan, katmanlı ve entegre bir mimariyle büyük bir fedakarlıkla 7 gün 24 saat esasına göre sağlanmaktadır. Radarlarımızda tanımlanan veya tanımlanamayan hava izlerinin teşhis ve takibine yönelik uçaklarımızla alarm reaksiyon görevleri icra edilmektedir. 25 Şubat’ta Bulgaristan sınırımızda tanımlanamayan bir radar izi tespit edilmesi üzerine alarm reaksiyon görevi kapsamında 2 adet F-16 savaş uçağımız, 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı-Balıkesir’den aynı anda kalkış yapmıştır. Savaş uçağımızın biri ile saat 00.56’dan itibaren telsiz irtibatı ve radar iz bilgisi kesilmiştir.
Derhal başlatılan arama kurtarma çalışmaları sonucu kaza kırıma uğrayan uçağımızın enkazına ulaşılmıştır. Kahraman pilotumuzun uçağı terk etmek için fırlatma sistemini son anda çalıştırdığı tespit edilmiştir. Meydana gelen kazada kahraman pilotumuz şehit olmuştur. Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin detaylı incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır. Bu konuda yapılacak resmi açıklamalarımız dışında iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize bir kez daha Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz.”


İspanya’da azınlık sol koalisyon hükümeti, 16 yaş altındaki çocuklara enerji içeceklerinin ve 18 yaş altındakilere aşırı kafein içeren içeceklerin satışını yasaklamak için çalışma başlattı.
Sağlık Bakanlığı ve Tüketim Bakanlığının yürüttüğü çalışmayla enerji içeceklerinin satışına kısıtlama getirilmesi öngörülüyor.
Konuya ilişkin raporu yayımlayan Sağlık Bakanlığı, enerji içeceklerinin neden olabileceği uykusuzluk, endişe ve taşikardi gibi sorunların gençler arasında pek bilinmediğini vurguladı.
Raporda, İspanya’da 14-18 yaşlarındaki çocukların yüzde 38,4’ünün son bir ay içinde en az bir enerji içeceği tükettiği belirtildi.
Tüketim Bakanlığı da 16 yaş altındakilere tüm enerji içeceklerinin, 18 yaş altına ise 100 mililitrede 32 miligramdan fazla kafein içeren içeceklerin yasaklanması için harekete geçtiğini duyurdu.
Hükümet yetkilileri, enerji içeceklerinin satışına kısıtlama getirilmesine genel anlamda toplumun destek vereceğini savunarak İspanya Gıda Güvenliği ve Beslenme Ajansının (AESAN) son yayımladığı ankette, ülkede her on kişiden dokuzunun, reşit olmayanlar için tüketimin kısıtlanmasını desteklediği bilgisini paylaştı.
AESAN’ın verilerine göre, İspanyol nüfusunun yüzde 25’i enerji içeceği tüketiyor.
Enerji içeceği tüketenlerin neredeyse yarısı (yüzde 49) günde en az bir tane içerken yüzde 47’si ise bu içeceği, uzmanlara göre oldukça tehlikeli olmasına rağmen alkolle karıştırıyor.

Batman merkezli 10 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 73 şüpheli gözaltına alındı.
Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentte yasa dışı bahis ve sanal kumar siteleri üzerinden elde edilen “kara paraların” çeşitli hesaplara, ardından kripto hesaplara aktarılarak aklandığını tespit etti.
Ekiplerce, 81 şüphelinin 2 milyonu aşkın banka işleminde toplam 15 milyar 172 milyon 805 bin 258 lira tutarında işlem hacmi gerçekleştirdiklerinin belirlenmesi üzerine operasyon düzenlendi.
Batman, İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir, Sakarya, Kastamonu, Nevşehir, Mersin ve Diyarbakır’da 105 ekip ve 350 personelin katılımıyla gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda, 73 şüpheli yakalandı.
Gözaltına alınan zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.
8 şüphelinin ise yakalanmasına çalışılıyor.



Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Balıkesir’den kalkış yapan F-16 uçağının düşmesi sonucu şehit olan Hv. Plt. Bnb. İbrahim Bolat için taziye mesajı yayımladı.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın kişisel arşivi, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın girişimleriyle dijitalleştiriliyor.
Rauf Raif Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş tarafından yapılan açıklamada, Rauf Raif Denktaş’ın 1950’li yılların sonlarından vefatına kadar muhafaza ettiği kişisel arşivin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giden mücadele dolu sürecinin yanı sıra Kıbrıs Türk halkının da tarihini içerdiği vurgulandı.
Denktaş Müzesi olarak inşa edilen ve arşiv için de bir bölüm ayrılan binanın hizmete açılamaması nedeniyle Denktaş Vakfı’nda bulunan tüm belge ve fotoğrafların profesyonel arşivcilik şartlarına uygun olmayan fiziki koşullarda yıprandığı kaydedilen açıklamada, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban’ın insiyatifiyle bu sabah Denktaş Vakfı’nın zimmetine teslim edilen ekipmanlarla dijitalleşme sürecinin başlatıldığı ifade edildi.
Açıklamada, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı Lefkoşa Bölge Müdürü Mustafa Duyar ve beraberindeki sivil savunma personelinin bilgisayar ve tarayıcı ekipmanlar ile tarama programının kurulumunu gerçekleştirdikleri, program kullanım eğitimi vererek tarihin korunması için büyük destekte bulundukları da kaydedildi.

Gazimağusa, Girne ve Güzelyurt’ta 24 Şubat gecesi gerçekleştirilen asayiş ve trafik denetimlerinde 659 sürücü rapor edildi, 24 araç trafikten men edildi; ikamet izinsiz olduğu tespit edilen 11 kişi ile gümrüğe beyan edilmemiş elektronik nargile tasarruf eden 1 kişi tutuklandı.
Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, 24 Şubat 2026 tarihinde 20.00–24.00 saatleri arasında Gazimağusa, Girne ve Güzelyurt Polis Müdürlükleri’nin sorumluluk alanlarında eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri yapıldı.
GAZİMAĞUSA
Gazimağusa’da eğlence mekanları, alkollü içki satışı yapılan yerler, gece kulüpleri, kahvehaneler, bahis ofisleri ve halkın yoğun bulunduğu alanlar kontrol edildi; herhangi bir olumsuzluk tespit edilmedi.
Trafik ekiplerince 862 sürücü denetlendi. Kontrollerde 161 sürücü hız sınırını aşmak, 1 sürücü ehliyetsiz ve sigortasız araç kullanmak, 5 sürücü sigortasız, 12 sürücü muayenesiz, 45 sürücü seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 2 sürücü yıpranmış lastikli araç kullanmak, 49 sürücü trafik levha ve işaretlerine uymamak, 1 sürücü kasksız motosiklet kullanmak, 1 sürücü “dur” emrine uymamak ve 10 sürücü ışık kurallarına uymamak suçlarından olmak üzere toplam 287 kişi rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı.
GİRNE
Girne’de eğlence mekanları, alkollü içki satışı yapılan yerler, kahvehaneler, pansiyonlar, oteller ve halkın yoğun bulunduğu alanlar kontrol edildi. Denetimlerde, ülkede yasal statüsü olmadan ikamet ettiği belirlenen 9 kişi tutuklandı. Ayrıca bir araçta yapılan aramada, gümrüğe beyan edilmemiş 5 elektronik nargile tespit edilmesi üzerine 1 kişi daha tutuklandı.
Trafik denetimlerinde 2 bin 305 sürücü kontrol edildi. 89 sürücü hız, 4 sürücü alkollü araç kullanma, 1 sürücü ehliyetsiz ve sigortasız araç kullanma, 21 sürücü sigortasız araç kullanma, 3 sürücü seyir halinde cep telefonu kullanma, 6 sürücü emniyet kemeri takmama, 1 sürücü elektrikli scooter kurallarına uymama, 2 sürücü kasksız motosiklet kullanma, 1 sürücü susturucusuz egzoz kullanma ve 142 sürücü diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 270 kişi rapor edildi. Ayrıca 24 araç trafikten men edildi.
GÜZELYURT
Güzelyurt’ta eğlence mekanları, alkollü içki satışı yapılan yerler, bahis ofisleri ve halkın yoğun bulunduğu alanlar denetlendi. İkamet izinsiz olduğu tespit edilen 2 kişi tutuklandı.
Trafik kontrollerinde 685 sürücü denetlendi. 21 sürücü hız, 1 sürücü seyir halinde cep telefonu kullanma, 10 sürücü emniyet kemeri takmama, 2 sürücü ışık kurallarına uymama ve 68 sürücü diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 102 kişi rapor edilerek haklarında yasal işlem başlatıldı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah üretme peşinde olduğu iddialarına tepki göstererek, nükleer silah peşinde olmadıklarını belirtti.
İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Tahran’da iş adamları ve esnaf odası üyelerine hitap eden Kalibaf, Trump’ın Kongre’deki ortak oturumda yaptığı konuşmada, ülkesine yönelik ifadelerini eleştirdi.
ABD Başkanı Trump’ın yanlış bilgilendirildiği ve buna bağlı olarak yanlış kararlar aldığını savunan Kalibaf, “Bunu defalarca söyledik. Nükleer silah peşinde olmadık, değiliz ve olmayacağız. Tüm bu açıklık ve bilgilendirmelere rağmen düşmanların tehditleri ve yanlış tutumları hala devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.
Perşembe günü ABD’yle Cenevre’de üçüncü tur müzakerelerin yapılacağını hatırlatan Kalibaf, “Eğer düşman, yalan-yanlış bilgilerle geçmişteki tutumunu tekrarlamaya karar verir, müzakere ile diplomasi sürecinin ortasında İran’a saldırıp bombalama yoluna giderse, hiç kuşkusuz İran milleti ve savunma güçlerinin sert karşılığını tadacaktır.” şeklinde konuştu.
Trump, ABD Kongresi’ndeki konuşmasında, İran’a yönelik, “Avrupa’yı ve denizaşırı üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdiler ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ulaşabilecek füzeler üretmek için de çalışıyorlar. Silah programlarını, özellikle de nükleer silahlarını yeniden inşa etmeye kalkışmamaları konusunda uyarıldılar. Yine de her şeye yeniden başlıyorlar.” ifadelerini kullanmıştı.
İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini belirten Trump, İran’daki protestolarda 32 bin kişinin öldürüldüğünü öne sürmüştü.
Brezilya’da 23 Şubat’tan bu yana etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı sellerde, hayatını kaybedenlerin sayısı 30’a yükselirken, kayıp 40 kişi için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Minas Gerais eyaleti itfaiye teşkilatından yapılan açıklamada, Juiz de Fora ve Uba kentlerini vuran sellerde can kaybının arttığı ifade edildi.
Felakette hayatını kaybedenlerin sayısının 30’a çıktığı bilgisine yer verilen açıklamada, kayıp 40 kişi için arama kurtarma çalışmalarının aralıksız devam ettiği vurgulandı.
Yetkililer, bölgede daha fazla yağış beklendiğini belirterek, alarm durumunun sürdüğünü açıkladı ve halktan riskli bölgelerden uzak durmalarını istedi.
Minas Gerais Valisi Romeu Zema, basına yaptığı açıklamada, zor bir zamandan geçtiklerini söyleyerek, “Çok üzücü bir an yaşıyoruz. Son derece yağışlı bir geceydi, birkaç saat içinde neredeyse bir aylık yağış miktarı düştü. Bölgede binlerce kişi elektrik ve su hizmetinden yoksun kaldı. Tahliye edilenler için çeşitli okullar geçici barınma merkezlerine dönüştürüldü. İlk insani yardım kamyonları yola çıktı.” diye konuştu.
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, basına yaptığı açıklamada, Minas Gerais eyaletini vuran şiddetli yağış nedeniyle hükümetin seferber olduğunu belirterek, “Sevdiklerini kaybeden ailelere en içten taziyelerimi iletiyorum.” ifadesini kullanmıştı.

Başbakan Ünal Üstel, Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat için taziye mesajı yayımladı.
Üstel mesajında, acı haberi derin bir üzüntüyle öğrendiğini belirterek, şehide Allah’tan rahmet diledi.
Başbakan Üstel, “Şehidimize Allah’tan rahmet; kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz milletimize baş sağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

ABD’nin kuzeydoğu eyaletlerinde etkili olan kar fırtınası ve aşırı soğuk hava hayatı durma noktasına getirirken kar kalınlığı bazı bölgelerde 96 santimetreyi buldu.
Ülkenin Atlantik Okyanusu kıyısındaki Maryland, Delaware, New York, New Jersey, Connecticut, Rhode Island ve Massachusetts eyaletlerinde kar fırtınası yüzünden günlük hayatta büyük aksaklıklar yaşandı.
Kar fırtınası dolayısıyla “olağanüstü hal” ilan edilen New York, New Jersey ve Connecticut eyaletlerinde, okullar ve pek çok resmi kurum iki gün tatil edilirken özel sektörde birçok iş yeri kepenk açmadı.
Karla mücadele eden belediyelere ait kar küreme araçları, son 10 yıldır ender görülen yoğunlukta yağan kar nedeniyle ana arterleri açsa da ara sokaklar ve kaldırımların çoğu karla kaplı kaldı.
New York ve Connecticut’ta bazı araçların trafiğe çıkması geçici süreyle yasaklandı, trafiğe çıkmasına izin verilen araçlara ise geçici hız limiti getirildi.
– En fazla kar Rhode Island eyaletinde yağdı
ABD’nin kuzeydoğu eyaletlerinde kar yağışı oranları onlarca yıl sonra en yüksek seviyeleri görürken Rhode Island eyaletinin başkenti Providence, en çok karın yağdığı bölge oldu.
Providence yakınlarındaki TF Green Uluslararası Havalimanı’nda yaklaşık 96 santimetre kar yağışı kaydedilirken söz konusu bölgede 1978’de en son bu miktarda kar ölçümü yapıldığı kaydedildi.
Tarihi fırtına kıyı şeridini kasıp kavururken kuzeydoğudaki bazı bölgeler kasırga şiddetinde rüzgarlara maruz kaldı.
Rüzgarın hızı Rhode Island’da saatte 143, New York’ta 135, Massachusetts’te 133 kilometreyi buldu.
Kar fırtınasının etkilediği eyaletlerde, çevrim içi elektrik kesintisi takip sitesi PowerOutage’e göre, yüz binlerce abone elektriksiz kaldı. Massachusetts, 270 binden en fazla elektrik kesintisiyle bu konuda ilk sırada yer aldı.
Ayrıca, FlightAware’in verilerine göre, kar fırtınasının ardından ülkedeki hava yolları, uçakları ve mürettebatı yeniden konumlandırmakta zorlanırken kar yağışının başladığı pazar gününden bu yana 11 binden fazla uçuş iptal edildi, 21 binden fazla uçuşta ise saatler süren gecikmeler yaşandı.
– Connecticut’ta pek çok sakin, evlerinden çıkamadı
Kar fırtınasından en çok etkilenen eyaletler arasındaki Connecticut’ın bazı bölgelerinde kar kalınlığı 70 santimetreyi aştı, pek çok bölge sakini pazar ve pazartesi günü yağan kardan dolayı evlerinde mahsur kaldı.
Kar yağışının ardından evden ilk kez dışarı çıkan bazı Amerikalılar, kar kürekleriyle yürüme yolu açmaya çalıştı, bazıları ise garaj yolunu açmak için kepçe operatörlerine yüzlerce dolar ödemek durumunda kaldı.
Yağışın etkili olduğu eyaletlerde hala yüz binlerce haneye elektrik verilemezken Ulusal Hava Durumu servisi, bölgede yarın ve cuma günü tekrar kar yağışı beklendiğini duyurdu.

Balıkesir’de F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu pilot şehit oldu.
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu 1 pilotun şehit olduğunu bildirdi.
Ustaoğlu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğradığını belirtti.
Vali Ustaoğlu, “Bir pilotumuz şehit olmuştur. Şehidimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun.” ifadesini kullandı.
Bölgedeki yetkililerden bilgi alan Ustaoğlu, AA muhabirine, Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının kalkıştan kısa süre sonra kaza kırıma uğradığını söyledi.
Ustaoğlu, pilotun şehit olduğunu belirterek, “Şu an biz de olay yerindeyiz. İzmir-İstanbul Otoyolu Naipli mevkisinde olay meydana geliyor. Kalkıştan kısa süre sonra düşen bir F-16 uçağımız mevcut. Bir pilotumuz da şehit düştü. Ben tekrar şehidimize Allah’tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum.” diye konuştu.
Bu arada F-16 uçağının kaza kırıma uğradığı Karesi ilçesine bağlı Naipli mevkisinde, İzmir-İstanbul Otoyolu trafiğe kapatıldı.
– MSB’den açıklama
Türkiye Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı-Balıkesir’den kalkış yapan bir F-16 uçağımız ile 00.56’dan itibaren telsiz irtibatı ve iz bilgisi kesilmiştir. Derhal başlatılan arama kurtarma çalışmaları sonucunda uçağımızın kaza kırıma uğradığı tespit edilmiş ve uçağımızın enkazına ulaşılmıştır. Pilotumuz şehit olmuştur. Kazanın nedeni kaza kırım ekibinin yapacağı incelemeler sonucunda belirlenecektir. Şehit olan pilotumuza Allah’tan rahmet, ailesine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve asil milletimize başsağlığı dileriz.”


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı konuşmada 2011 yılında temeli atılan ancak yıllardır tamamlanamayan Esentepe Kapalı Spor Salonu projesinin nihayet hayata geçtiğini vurguladı.
Hasipoğlu, yaptığı açıklamada 15 yıla yakın süredir tamamlanamayan spor salonunun, Başbakan Ünal Üstel’in göreve gelmesinin ardından yarım kalan projelerin bitirileceğine yönelik verdiği söz doğrultusunda tamamlandığını vurguladı.
“2011 yılında temeli atılan Esentepe Kapalı Spor Salonu, aradan geçen yıllara ve değişen hükümetlere rağmen bitirilememişti. Sayın Başbakanımızın ortaya koyduğu irade sayesinde bir söz daha tutuluyor. Bu tesis en geç 1 ay içerisinde gençlerimizin hizmetine açılacaktır” dedi.
110 MİLYON TL’LİK YATIRIM
Toplam 110 milyon TL’lik dev yatırımın, bölge gençliği için önemli bir kazanım olduğunu belirten Hasipoğlu, spor altyapısının güçlendirilmesinin hükümetin öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.
Esentepe – Çatalköy bölgesindeki gençlerin modern ve donanımlı bir tesise kavuşacağını kaydeden
Hasipoğlu , muhalefet vekillerinin gelip bu tesisi incelemeye tavsiyesinde bulundu.


Yaklaşık 30 yıl aradan sonra sosyal konut konusunun yeniden gündeme alındığını belirten Oğuz, sürecin Başbakan’ın talimatıyla başlatıldığını vurguladı.
“Ülkedeki konut ihtiyacı ciddi boyutlara ulaştı. Özellikle emlak fiyatlarındaki artış nedeniyle gençlerimizin ve ailelerimizin ev sahibi olması zorlaştı. Biz de hükümet olarak sosyal konut projelerini yeniden başlattık” diyen Oğuz, Güzelurt’taki ilk etap çalışmalarının başladığını açıkladı.
“Güzelurt’ta İnşaatlar Yükseliyor”
Güzelurt’ta yasal süreçlerin tamamlandığını, kura çekimlerinin yapıldığını ve hak sahiplerinin belirlendiğini ifade eden Oğuz, banka süreçlerinin devam ettiğini söyledi.
“Güzelurt’ta karkas inşaatlar başladı, tuğla örümleri yapılıyor. Sayın Başbakanımız da projeyi yerinde inceledi. Sosyal konut projesi fiilen başlamıştır” dedi.
“Sırada Alayköy Var”
İkinci etap olarak Alayköy’ü planladıklarını belirten Oğuz, ÇED ve izin süreçlerinde sona gelindiğini kaydetti.
“Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce lansmanını yapmıştık. Yasal süreçleri titizlikle yürüttük. Kooperatif modeliyle ihaleye çıkacağız. Fiyat belirleme süreci devam ediyor. Başvuru takvimi Sayın Başbakanımız tarafından açıklanacak” ifadelerini kullandı.
“Dipkarpaz ve Maraş İçin Projeler Hazır”
Alayköy’ün ardından Dipkarpaz ve Maraş’ta projelerin hayata geçirileceğini söyleyen Oğuz, bu bölgelerde yerlerin belirlendiğini ve projelerin hazır olduğunu açıkladı.
“Dipkarpaz’da iki noktada, Maraş’ta iki noktada planlama yaptık. Dipkarpaz’da rezerv sorunu var ve bölge halkının konut ihtiyacı önceliğimizdir. İzinlendirme süreçleri başlıyor” dedi.
“Ülke Genelinde Planlama Yapıyoruz”
Sosyal konut projelerinin Lefke, Girne, Lefkoşa’nın doğusu, Mesarya bölgesi ve İskele’de de planlandığını ifade eden Oğuz, çalışmaların ülke geneline yayılacağını belirtti.
Kırsal kesim arsalarıyla ilgili çalışmaların da eş zamanlı sürdüğünü vurgulayan Oğuz, altyapı yatırımları için hem yerel bütçeden hem de Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarından destek sağlandığını söyledi.
“Amacımız gençlerimizin, ailelerimizin kendi topraklarında kalmasını sağlamak. Hükümet olarak verdiğimiz tüm sözleri yasal çerçevede ve planlı şekilde yerine getireceğiz” dedi.

“Sendikalaşma anayasal bir haktır”
Beyarmudu bölgesi Köprü Köyü’nde faaliyet gösteren ve 19 gündür kapalı olan işyerinde çalışan emekçilerin temel talebinin sendikalaşma ve işlerine geri dönmek olduğunu belirten Hasipoğlu, sendikalaşma hakkının anayasal güvence altında olduğunun altını çizdi.
5 Şubat’ta 42/96 sayılı yasa tahtında ilgili sendika EMEK-İŞ’e yetki verildiğini ve muhatap olarak kabul edildiğini açıklayan Bakan, hemen ertesi gün işverenin hissedarlarının Türkiye’de olduğu gerekçesiyle sürece mesafeli durduğunu söyledi. İşçi tarafının toplu iş sözleşmesi taslağını Bakanlığa ilettiğini, bir gün sonra görüşme daveti yaptıklarını ancak işverenin toplantıya katılmadığını aktardı.
İlk görüşmenin gerçekleşmemesi üzerine Bakanlık tarafından uzlaştırma toplantısı çağrısı yapıldığını, buna da işverenin katılmadığını belirten Hasipoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın aynı günün ertesi günü polise giderek şikâyetçi olduğunu açıkladı.
Yasal çerçevede haksız fesih ve tazminat hakkının bulunduğunu ifade eden Bakan, buna rağmen asıl hedefin tazminat değil, işçilerin işlerine geri dönmesi olduğunu vurguladı.
“Çalışanlarımızın o işyerine dönme isteği esastır. Orayla bir gönül bağları var. Hem sendikalı olmak hem de işlerine dönmek istiyorlar.” şeklinde konuşan Hasipoğlu, işyerinin zarar etme pahasına kapalı tutulduğunu ve görüşmelere gelinmemesinin süreci kilitlediğini söyledi.
“Uzlaşı zemini oluşturmak zorundayız”
Bakanlık olarak hem işçi hem işveren tarafıyla temas halinde olduklarını belirten Hasipoğlu, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı taraf olmalı, evet işçinin yanında olmalı. Ama işyeri kapalı; bu maddi bir vakadır. Diyalog olmazsa arkadaşlarımız işlerine dönemez” dedi.
Esasa ilişkin tarafların çok uzak noktalarda olmadığını gözlemlediğini kaydeden Bakan, işçilerin talepleri arasında düzensiz mesaiye yüzde 15 artış ve işten çıkarmaların toplu iş sözleşmesindeki usule bağlanması gibi maddelerin bulunduğunu söyledi.
Gerekirse Meclis’te bir komite kurulabileceğini ve işçi ile işveren arasındaki uzlaşının birlikte sağlanabileceğine işaret eden Hasipoğlu, “Burada bir marka var ve rakibi var. Biri piyasadan çekilirse diğeri hâkim olur, haksız rekabet ve tekel oluşur. Bunu hiçbirimiz istemeyiz.”dedi.
Perşembe günü kritik görüşme
İşveren tarafına randevu verdiğini ve iki gün süre talep edildiğini açıklayan Hasipoğlu, Perşembe günü saat 13.30’da Bakanlıkta görüşme yapılacağını duyurdu. Sendikanın onayıyla işçilerin taleplerini aldıklarını ve Bakanlık olarak arabuluculuk görevini üstlendiklerini belirten Hasipoğlu:“Üzüm yiyelim, bağcıyı dövmeyelim. Bağ kalmazsa üzüm de olmaz” diyerek süreci şeffaf yürüttüklerini ve Bakanlık olarak nihai hedeflerinin uzlaşı olduğunu önemle vurguladı.
“Hükümet her zaman emekçinin yanında”
Hükümete yönelik “işçinin yanında olunmadığı” eleştirilerine de yanıt veren Hasipoğlu, hükümet tarafından hayat pahalılığı ödeneklerinin üç kez verildiğini, özel sektör çalışanlarına 12 bin TL destek sağlandığını, “İlk Evim” kredilerinin hayata geçirildiğini ve 86 bin çalışanın prim desteklerinden yararlandığını söyledi.
Daha önce Binboğa’daki maaş ödemeleri konusunda da Bakanlık olarak arabuluculuk yaptıklarını hatırlatan Hasipoğlu, EKTAM sürecinde de tüm taraflara çağrıda bulunarak “Bu mesele siyaset yapma meselesi değil, çözüm üretme meselesidir. Emekçilerimizin hakkı benim için kırmızı çizgidir. Gelin hep birlikte onların işlerine dönmesi için mücadele verelim.”dedi.

Ziya Öztürkler, Rum Meclis Başkanı Annita Dimitriu’nun Brüksel’de Türkiye’yi “işgalci” olarak nitelendirmesine sert tepki gösterdi. Öztürkler, söz konusu açıklamaların “tarihi gerçekleri bilmemekten öte siyasal bir cehalet” olduğunu ifade etti.
Yazılı bir basın açıklaması yapan Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının 1974 öncesinde büyük acılar çektiğini, ağır bedeller ödediğini ve varoluş mücadelesi verdiğini vurguladı. Kıbrıs Türk halkının katliamlardan geçtiğini ancak yılmadan direndiğini belirten Öztürkler, “Kendi devletini kurarak geleceğine sahip çıkmıştır” dedi.
Türk askerinin adada işgalci olmadığını kaydeden Öztürkler, Mehmetçik’in Kıbrıs Türk halkının haklarını koruyan ve barışın teminatı olduğunu dile getirdi. Türk askerinin Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri çatısı altında görev yaptığını belirten Öztürkler, bunun adadaki güvenlik ve istikrar açısından hayati önemde olduğunu ifade etti.
Rum Meclis Başkanı Dimitriu’nun Brüksel’deki açıklamalarını eleştiren Öztürkler, Avrupa Birliği tarafından desteklenen bir devletin Meclis Başkanı sıfatıyla yapılan bu tür beyanların tüm ada adına konuşma hakkı vermediğini söyledi. Kıbrıs meselesinin, Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca yaşadığı acılar ve verdiği mücadelelerle şekillendiğini kaydeden Öztürkler, sorunun hâlen bölgesel barışın en önemli sınavlarından biri olmaya devam ettiğini belirtti.
Öztürkler açıklamasında, Kıbrıs Türk halkının haklı davasını savunmaya ve kendi geleceğini özgürce belirlemeye kararlı olduğunu vurgulayarak, “Kıbrıs Türk halkı barışın gerçek sahibi ve adanın asli unsurudur. Hiçbir baskıya boyun eğmeyecek, hiçbir haksız itham karşısında susmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oguzhan Hasipoğlu, “Kapsamlı müzakere bağlamında federal çözüm mü savunuluyor, bu netleşmeli” dedi. Hasipoğlu, Kanal T’de Seher Güraslan’ın sorularını yanıtladı. Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, mevcut temasların kapsamlı müzakere niteliği taşımadığını vurguladı.
Hasipoğlu, diyalog kanallarının kopmaması gerektiğini ifade etti. Görüşmelerin bir alt seviyede devam ettiğini kaydeden Hasipoğlu, “5+1 görüşmeleri evresinde değiliz” dedi.
Rum yönetiminin AB dönem başkanlığı sürecinde temasların sürdürülmesi yönünde bir yöntem denendiğini aktaran Hasipoğlu, mevcut tabloyu “müzakere masası yok, şu an yapılan görüşmedir” sözleriyle özetledi. Sınır kapılarının iyileştirilmesi gibi başlıkların iki devlet arasında iş birliği düzeyinde ele alınması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın dört madde sunduğunu anımsatan Hasipoğlu, Kıbrıs sorununun kapsamlı müzakereyle sonuçlanamamasının temel nedeninin BM parametrelerinin iki tarafça farklı yorumlanması olduğunu savundu. “Egemen eşitlik temelinde iki devletli çözüm” tezini yineleyen Hasipoğlu, Türkiye’nin pozisyonunun da bu yönde net olduğunu belirtti.
Türkiye’nin müdahale hakkının pazarlık konusu olamayacağını dile getiren Hasipoğlu, geçmiş yakınlaşmaların federasyon zeminine dayandığını ifade ederek, “Kapsamlı müzakere bağlamında federal çözüm mü savunuluyor, bu netleşmeli” dedi.
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertugruloglu’nun da iki devletli çözüm ve egemen eşitlik pozisyonunu ortaya koyduğunu hatırlatan Hasipoğlu, siyasal eşitlik kavramının federasyon tartışmasını beraberinde getirdiğini savundu. Bunun hem TBMM hem de KKTC Meclisi kararlarıyla çelişeceğini ifade etti.
Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’dan beklentisinin Meclis’i bilgilendirmesi olduğunu belirterek, mevcut temaslardan büyük bir sonuç beklemediğini kaydetti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, kaktüs koşnili ile mücadelede önemli bir gelişme yaşandığını belirterek, babutsa bitkisinin yeniden ülkemizde yaygınlaşması için yürütülen çalışmaların umut verici sonuçlar verdiğini açıkladı.
KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü; Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü ve Ankara Üniversitesi ile birlikte yürüttüğü ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İş Birliği Ofisi (KEİ) tarafından desteklenen proje kapsamında önemli bir başarı elde etti.
“Kaktüs Koşnili Dactylopius opuntiae’nin KKTC yaygınlığının belirlenmesi ve biyolojik mücadelesine yönelik araştırmalar” projesi çerçevesinde Aralık 2025’te gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Serdarlı bölgesinde kaktüs koşnili ile beslenen avcı böcekler tespit edildi. Yapılan incelemeler sonucunda söz konusu böceğin Hyperaspis trifurcata olduğu belirlendi.
Güney Amerika kökenli olan bu böceğin Akdeniz havzasında biyolojik mücadele ajanı olarak kullanıldığı biliniyor. Böceğin doğal yollarla veya taşımacılık faaliyetleriyle adaya ulaşmış olabileceği değerlendiriliyor. Şu anda Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün Türkmenköy İstasyonu’nda kurulan üretim odalarında faydalı böceğin kitle üretimine başlandı. Nisan ayında belirlenen pilot bölgelere salım yapılması ve zararlının kontrol altına alınması hedefleniyor.
Bakan Çavuş, iki toplum arasında yapılan teknik görüşmelerde elde edilen bilgiler doğrultusunda zararlı ile mücadele kapsamında yürütülen proje sayesinde önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirtti. KKTC’de yürütülen çalışmaların bu alanda önde olduğunu ifade eden Çavuş, yapılan çalışmanın Ada genelinde kültürün önemli bir parçası olan babutsanın yeniden kazanılması açısından büyük bir umut olduğunu vurguladı.
Çavuş ayrıca, faydalı böceğin KKTC’de tespit edilmesinin her iki toplum için de önemli bir kazanım olduğunu belirterek, yakın zamanda Güney Kıbrıs’ın talep ettiği faydalı böceğin kendileriyle paylaşılacağını açıkladı.
Bakanlık verilerine göre biyolojik mücadele alanında son yıllarda önemli adımlar atıldı. 2023 yılında başlatılan altyapı çalışmalarıyla Türkmenköy İstasyonu’nda üretim alanları oluşturuldu. Bu kapsamda kaktüs üretim parseli, üretim serası kuruldu ve predatör üretimi için iki konteynerden oluşan iklim kontrollü üretim odaları oluşturularak kitle üretimine başlandı.
Öte yandan narenciye üretiminde zararlı olan Asya Turunçgil Psillidi (Diaphorina citri) ile mücadele kapsamında son iki yılda 90 bin adet parazitoid böcek (Tamarixia radiata) doğaya salındı. Yetkililer, faydalı böceğin adada kalıcı olabilmesi için salım yapılan alanlarda ilaçlama yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi, Zeybekköy’de su altyapısının yenilendiğini ve çalışmaların ardından köy içi yollarda asfaltlama sürecine geçildiğini duyurdu.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, çalışmalar kapsamında köy genelindeki eski su hatları değiştirilirken, evlere ait su sayaçları da belediyenin öz kaynaklarıyla yenilendi.
Sayaç değişimleri sırasında vatandaşlardan herhangi bir ücret talep edilmediği belirtilen açıklamada, amacın günü kurtaran değil, uzun yıllar sorunsuz hizmet verecek bir sistem kurmak olduğu ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, altyapı çalışmalarının tamamlanması ardından köyde asfaltlama çalışmalarına başlandığı kaydedilirken, asfaltlama sürecinin Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin katkılarıyla yürütüldüğü belirtildi.
– Tuğlu: “Zeybekköy’de planlı, güçlü ve sürdürülebilir bir dönüşüm adım adım ilerliyor”
Çalışmaları yerinde inceleyerek süreç hakkında bilgi alan Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, yürütülen çalışmaları değerlendirdi.
Tuğlu, “Biz önce görünmeyeni düzelttik. Sağlam altyapı olmadan yapılan hiçbir yatırım kalıcı olmaz. Zeybekköy’de vatandaşımıza ek yük getirmeden, belediyemizin öz kaynaklarıyla önemli bir sorunu çözdük. Şimdi yollarımızı da daha güvenli ve modern hale getiriyoruz.” dedi.
Zeybekköy’de yalnızca asfaltlama yapılmadığını, planlı ve sürdürülebilir bir dönüşüm sürecinin adım adım ilerlediğini belirten Tuğlu, yıllardır beklenen yatırımların hayata geçirildiğini ve köyün çehresinin kalıcı şekilde değiştiğini kaydetti.