Hasipoğlu: Erhürman, Meclis’i bilgilendirmeli

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oguzhan Hasipoğlu, “Kapsamlı müzakere bağlamında federal çözüm mü savunuluyor, bu netleşmeli” dedi. Hasipoğlu, Kanal T’de Seher Güraslan’ın sorularını yanıtladı. Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, mevcut temasların kapsamlı müzakere niteliği taşımadığını vurguladı.

Hasipoğlu, diyalog kanallarının kopmaması gerektiğini ifade etti. Görüşmelerin bir alt seviyede devam ettiğini kaydeden Hasipoğlu, “5+1 görüşmeleri evresinde değiliz” dedi.

Rum yönetiminin AB dönem başkanlığı sürecinde temasların sürdürülmesi yönünde bir yöntem denendiğini aktaran Hasipoğlu, mevcut tabloyu “müzakere masası yok, şu an yapılan görüşmedir” sözleriyle özetledi. Sınır kapılarının iyileştirilmesi gibi başlıkların iki devlet arasında iş birliği düzeyinde ele alınması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın dört madde sunduğunu anımsatan Hasipoğlu, Kıbrıs sorununun kapsamlı müzakereyle sonuçlanamamasının temel nedeninin BM parametrelerinin iki tarafça farklı yorumlanması olduğunu savundu. “Egemen eşitlik temelinde iki devletli çözüm” tezini yineleyen Hasipoğlu, Türkiye’nin pozisyonunun da bu yönde net olduğunu belirtti.

Türkiye’nin müdahale hakkının pazarlık konusu olamayacağını dile getiren Hasipoğlu, geçmiş yakınlaşmaların federasyon zeminine dayandığını ifade ederek, “Kapsamlı müzakere bağlamında federal çözüm mü savunuluyor, bu netleşmeli” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertugruloglu’nun da iki devletli çözüm ve egemen eşitlik pozisyonunu ortaya koyduğunu hatırlatan Hasipoğlu, siyasal eşitlik kavramının federasyon tartışmasını beraberinde getirdiğini savundu. Bunun hem TBMM hem de KKTC Meclisi kararlarıyla çelişeceğini ifade etti.

Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’dan beklentisinin Meclis’i bilgilendirmesi olduğunu belirterek, mevcut temaslardan büyük bir sonuç beklemediğini kaydetti.

Bakan Çavuş: “Babutsa’yı Yeniden Ayağa Kaldırıyoruz”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, kaktüs koşnili ile mücadelede önemli bir gelişme yaşandığını belirterek, babutsa bitkisinin yeniden ülkemizde yaygınlaşması için yürütülen çalışmaların umut verici sonuçlar verdiğini açıkladı.

KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü; Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü ve Ankara Üniversitesi ile birlikte yürüttüğü ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İş Birliği Ofisi (KEİ) tarafından desteklenen proje kapsamında önemli bir başarı elde etti.

“Kaktüs Koşnili Dactylopius opuntiae’nin KKTC yaygınlığının belirlenmesi ve biyolojik mücadelesine yönelik araştırmalar” projesi çerçevesinde Aralık 2025’te gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Serdarlı bölgesinde kaktüs koşnili ile beslenen avcı böcekler tespit edildi. Yapılan incelemeler sonucunda söz konusu böceğin Hyperaspis trifurcata olduğu belirlendi.

Güney Amerika kökenli olan bu böceğin Akdeniz havzasında biyolojik mücadele ajanı olarak kullanıldığı biliniyor. Böceğin doğal yollarla veya taşımacılık faaliyetleriyle adaya ulaşmış olabileceği değerlendiriliyor. Şu anda Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün Türkmenköy İstasyonu’nda kurulan üretim odalarında faydalı böceğin kitle üretimine başlandı. Nisan ayında belirlenen pilot bölgelere salım yapılması ve zararlının kontrol altına alınması hedefleniyor.

Bakan Çavuş, iki toplum arasında yapılan teknik görüşmelerde elde edilen bilgiler doğrultusunda zararlı ile mücadele kapsamında yürütülen proje sayesinde önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirtti. KKTC’de yürütülen çalışmaların bu alanda önde olduğunu ifade eden Çavuş, yapılan çalışmanın Ada genelinde kültürün önemli bir parçası olan babutsanın yeniden kazanılması açısından büyük bir umut olduğunu vurguladı.

Çavuş ayrıca, faydalı böceğin KKTC’de tespit edilmesinin her iki toplum için de önemli bir kazanım olduğunu belirterek, yakın zamanda Güney Kıbrıs’ın talep ettiği faydalı böceğin kendileriyle paylaşılacağını açıkladı.

Bakanlık verilerine göre biyolojik mücadele alanında son yıllarda önemli adımlar atıldı. 2023 yılında başlatılan altyapı çalışmalarıyla Türkmenköy İstasyonu’nda üretim alanları oluşturuldu. Bu kapsamda kaktüs üretim parseli, üretim serası kuruldu ve predatör üretimi için iki konteynerden oluşan iklim kontrollü üretim odaları oluşturularak kitle üretimine başlandı.

Öte yandan narenciye üretiminde zararlı olan Asya Turunçgil Psillidi (Diaphorina citri) ile mücadele kapsamında son iki yılda 90 bin adet parazitoid böcek (Tamarixia radiata) doğaya salındı. Yetkililer, faydalı böceğin adada kalıcı olabilmesi için salım yapılan alanlarda ilaçlama yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Zeybekköy’de su altyapısı yenilendi, asfaltlama süreci başladı

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi, Zeybekköy’de su altyapısının yenilendiğini ve çalışmaların ardından köy içi yollarda asfaltlama sürecine geçildiğini duyurdu.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, çalışmalar kapsamında köy genelindeki eski su hatları değiştirilirken, evlere ait su sayaçları da belediyenin öz kaynaklarıyla yenilendi.

Sayaç değişimleri sırasında vatandaşlardan herhangi bir ücret talep edilmediği belirtilen açıklamada, amacın günü kurtaran değil, uzun yıllar sorunsuz hizmet verecek bir sistem kurmak olduğu ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, altyapı çalışmalarının tamamlanması ardından köyde asfaltlama çalışmalarına başlandığı kaydedilirken, asfaltlama sürecinin Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin katkılarıyla yürütüldüğü belirtildi.

– Tuğlu: “Zeybekköy’de planlı, güçlü ve sürdürülebilir bir dönüşüm adım adım ilerliyor”

Çalışmaları yerinde inceleyerek süreç hakkında bilgi alan Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, yürütülen çalışmaları değerlendirdi.

Tuğlu, “Biz önce görünmeyeni düzelttik. Sağlam altyapı olmadan yapılan hiçbir yatırım kalıcı olmaz. Zeybekköy’de vatandaşımıza ek yük getirmeden, belediyemizin öz kaynaklarıyla önemli bir sorunu çözdük. Şimdi yollarımızı da daha güvenli ve modern hale getiriyoruz.” dedi.

 

Zeybekköy’de yalnızca asfaltlama yapılmadığını, planlı ve sürdürülebilir bir dönüşüm sürecinin adım adım ilerlediğini belirten Tuğlu, yıllardır beklenen yatırımların hayata geçirildiğini ve köyün çehresinin kalıcı şekilde değiştiğini kaydetti.

Sağlıkta Dijital Dönüşüm: Yeni Hastane Randevu Sistemi Mart’ta Başlıyor

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinde dijitalleşme süreci kapsamında yeni Hastane Randevu Sistemi’nin (HRS) mart ayı itibarıyla devreye gireceğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, sağlık hizmetlerine erişimi hızlandırmak ve vatandaş memnuniyetini artırmak amacıyla hayata geçirilen yeni sistemin, yalnızca teknik bir güncelleme değil; erişilebilirlik odaklı yapısal bir dönüşüm olduğu vurgulandı.

Geçiş sürecinin planlı ve sorunsuz şekilde tamamlanabilmesi için mart ayı başına kadar mevcut randevu sistemi kullanılmaya devam edecek. 2 Mart itibarıyla ise yeni sistem tamamen devreye alınacak.

Yeni uygulama ile birlikte vatandaşlar randevularını telefon aracılığıyla alabilecek. Online randevu sistemi ise haftanın 7 günü, 24 saat kesintisiz hizmet verecek.

Online randevu sistemine erişim, e-Devlet Kapısı üzerinden güvenli kimlik doğrulama yöntemiyle sağlanacak. Sistemi kullanmak için e-Devlet şifresi gerekecek. Şifresi bulunmayan vatandaşlar, ilgili kaymakamlıklardan şifre temin edebilecek.

Bakanlık, geçiş sürecinde herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına tüm teknik ve idari ekiplerin yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirtti. Olası kısa süreli aksaklıklara karşı vatandaşların anlayışının önemine dikkat çekildi.

Sağlık Bakanlığı, güçlü dijital altyapı ile desteklenen, hızlı, erişilebilir ve sürdürülebilir bir sağlık sistemini kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Maliye Bakanlığı’nın Fiber Altyapı Yatırım Değerlendirmesi kamuoyuna açıklandı

Maliye Bakanlığı, Fiber Altyapı Yatırım Değerlendirmesi ile ilgili kamuoyunu bilgilendirdi. Açıklamaya göre, hazırlanan finansal değerlendirme 25 yıllık bir perspektifte, uluslararası yatırım metodolojileri kullanılarak hazırlandı. Çalışma, yalnızca mali tablo sunmakla kalmıyor; teknik, finansal ve operasyonel varsayımlar üzerine kurulmuş kapsamlı bir model niteliği taşıyor.

Değerlendirme Modelinde Kullanılan Kriterler

Yatırım değerlendirmesi oluşturulurken birçok değişken dikkate alındı. Bunlar arasında; nihai kullanıcı sayısı, penetrasyon oranları, toptan satış fiyatı projeksiyonları, işletme giderleri, sermaye yatırımları, vergi yükümlülükleri ve ciro paylaşım oranları yer aldı. Bakanlık, uzun vadeli projelerde varsayımların doğru oluşturulmasının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Model Bir Gelir Taahhüdü Değil

Bakanlık açıklamasında, modelin kesin gelir taahhüdü olmadığını, yalnızca varsayımlar üzerine kurulmuş bir finansal simülasyon olduğunu belirtti. Teknolojik gelişmeler, regülasyon değişiklikleri, piyasa rekabeti ve tüketici davranışları gibi unsurların 25 yıl içinde değişebileceği hatırlatıldı.

Yatırım ve Gelir Öngörüleri

Çalışmaya göre, Telefon Dairesi’nin gerçekleştirmesi gereken yaklaşık 27 milyon ABD doları tutarındaki yatırım, kamu bütçesinden kaynak çıkışı olmadan yatırımcı tarafından üstlenilecek. 25 yıllık model kapsamında:

KKTC Devleti toplam 183,5 milyon $ gelir elde edecek (ciro paylaşımı ve vergi dahil)

Yatırımcı toplam 831 milyon $ gelir, 477 milyon $ gider ile 353 milyon $ net gelir elde edecek

Yatırımın İç Karlılık Oranı (IRR) yüzde 13,28 olarak hesaplandı

Yatırımın Geri Dönüşü ve Net Bugünkü Değer

%10 iskonto oranı ile yatırımın geri dönüş süresi 16–17 yıl, Net Bugünkü Değeri (NPV) 32 milyon $ olarak belirlendi.
%8,5 iskonto oranı ile ise geri dönüş süresi 14–15 yıl, NPV 53 milyon $ olarak hesaplandı.

Stratejik Önemi

Maliye Bakanlığı, projenin kamu bütçesine doğrudan yük getirmediğini, devlete ilave gelir sağlayacağını ve uzun vadeli dijital altyapı dönüşümünü desteklediğini vurguladı. Ayrıca, yüksek hızlı ve güvenilir fiber altyapının ülke ekonomisine katkılarının üretkenlik, yatırım çekme kapasitesi, dijital hizmetler, e-ticaret, uzaktan çalışma ve eğitim gibi alanlarda dolaylı olarak hissedileceği ifade edildi.

“FİBER OPTİK PROTOKOLÜ” GENEL KURUL’DA OY ÇOKLUĞUYLA KABUL EDİLDİ!

“Fiber Optik Protokolü” Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda oy çokluğuyla kabul edildi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, bugün saat 13.30 sıralarında toplanarak, “TC Hükümeti ile KKTC Hükümeti Arasında KKTC Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesi ve Fiber Optik Kablolar Üzerinden Sunulan Hizmetlerin Hanelere ve İşletmelere Götürülmesi Kapsamında Yapılacak Çalışmalara İlişkin İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı”nı görüştü.
Geçtiğimiz haftadan beri Meclis’te tartışmalara, sokakta ise eylemlere neden olan fiber optik protokolü Genel Kurul’da oy çokluğuyla kabul edildi.

ÇAVUŞ: NE ŞAHSİYETİMİZE NE HÜKÜMETİMİZE NE DE BAŞBAKAN’A HAKARETİ KABUL EDERİZ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı konuşmada hem hükümet icraatlarını savundu hem de Başbakan’a yönelik eleştirilere sert yanıt verdi. Çavuş, Başbakan’ın yaklaşık dört yıldır ülkeye hizmet ettiğini vurgulayarak, “Ne bizim şahsiyetimize ne buradaki duruşumuza ne de Sayın Başbakanımızın 4 yıla yaklaşan hizmet sürecine yönelik haksız ithamları kabul ederiz” dedi.
Meclis kürsüsünden muhalefet milletvekili Doğuş Derya’ya yanıt veren Çavuş, eleştirileri sabırla dinlediğini ifade ederek, “Ben sizi sabahtan akşama kadar dinledim. Her türlü eleştirinizi de dinledim, hakaretlerinizi de dinledim. Hepsini ödev olarak aldım. Her şeye cevabım vardır. Utanılacak hiçbir şeyimiz yoktur” diye konuştu.
Eleştirinin siyaset kurumunun doğasında olduğunu belirten Çavuş, “Dinlemeyi bilmezsen siyasete girmeyeceksin. Eleştirmeyi bilmezsen siyasete girmeyeceksin” sözleriyle Meclis’te karşılıklı saygının önemine dikkat çekti.

SİZİN KARDEŞ VATAN İLİŞKİNİZ OLABİLİR…

Ulusal Birlik Partisi’nin tarihsel duruşuna işaret eden Çavuş, Anavatan–Yavruvatan ilişkisinin UBP’nin temel yaklaşımı olduğunu söyledi. “Ulusal Birlik Partisi’nin ilk günden bu yana Anavatan–Yavruvatan ilişkisi vardır. Sizin kardeş vatan ilişkiniz olabilir, buna itirazımız yok. Ama bizim duruşumuza da kimsenin itirazı olamaz” ifadelerini kullandı.

SİZ BU ÜLKEYE BİR TUĞLA KOYDUNUZ MU?

2019’daki hükümet dönemini hatırlatan Çavuş, “12 ay hükümetteydiniz. Bu ülke için bir tuğla koydunuz mu? Bir icraat sayın” diyerek muhalefete çağrıda bulundu.

“REFORM DEDİNİZ, NEDEN TAMAMLAMADINIZ?”
Belediyeler reformu sürecine de değinen Çavuş, reformun muhalefet döneminde başladığını ancak sonuçlandırılamadığını söyledi. “Reform dediniz. İçişleri Bakanı sizdiniz. Ne oldu? Neden bitirmediniz?” ifadeleriyle geçmiş döneme gönderme yaptı.
Hükümetin reformları tartışarak ve geliştirerek ilerlettiğini belirten Çavuş, eksiklerin ek protokollerle giderilebileceğini kaydetti.

FİBER OPTİK PROTOKOLÜNDE ORTAK AKIL MESAJI
Fiber optik altyapı konusunda Meclis’te yapılan tartışmaları önemsediklerini belirten Çavuş, su protokolü sürecini örnek gösterdi. “Suda da tartıştık, ek protokol yaptık, mutabakat sağladık. Fiber optikte de muradımız tartışarak daha doğru noktaya ulaşmaktır” dedi.
Başbakan, ilgili bakanlar ve tüm milletvekillerinin katkısıyla metnin iyileştirilebileceğini vurgulayan Çavuş, yapıcı eleştirinin kıymetli olduğunu ancak hakaretin kabul edilemez olduğunu yineledi.

“UBP BU ÜLKEYE HASTANELER YAPTI”
UBP’nin icraatlarına dikkat çeken Çavuş, “Bu ülkeye hastaneler yapıldı, kurumlar kuruldu, kooperatiflere sahip çıkıldı. Bunları Ulusal Birlik Partisi yaptı” dedi.
Muhalefete yönelik olarak ise, “Zannederim 25 yıllık süreçte bir çivi çakmadınız” sözleriyle sert eleştiride bulundu.

SAVAŞAN: TELEKOMÜNİKASYON VE BTHK GÖREVLERİNİ EKSİKSİZ SÜRDÜRECEK!

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Grup Başkanvekili ve Genel Sekreteri v. Ahmet Savaşan katıldığı programda fiber optikten hükümetin icraatlarına ve muhalefetin iddialarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Fiber Optik: “Şeffaf, Hukuki ve Milli Çıkara Uygun Bir Süreç”
Kamuoyunda tartışmalara konu olan fiber optik altyapı protokolüne ilişkin önemli açıklamalar yapan Savaşan, önce ana protokolün, ardından ek protokolün imzalanmasının olağan bir süreç olduğunu vurguladı.
Ana protokolün Türkiye’de yasallaştığını hatırlatan Savaşan, KKTC’de de aynı titizlikle ilerleneceğini net biçimde ortaya koydu. Telekomünikasyon Dairesi ve BTYK’nın görevlerini eksiksiz sürdüreceğini, ana omurganın KKTC’ye ait olacağını özellikle vurgulayan Savaşan, egemenlik kaygılarına güçlü bir yanıt verdi.

Ek Protokolde Uzlaşı Sağlandı, Tartışmalar Yersiz
Genişletilmiş grup toplantısında Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın ana protokoldeki eksik ya da muğlak noktaların ek protokolle giderileceği konusunda mutabakat sağlandığını aktardığını belirten Savaşan, belediyeler reformu sürecinde de benzer suni gündemlerin yaratıldığını hatırlattı. Bazı çevrelerin konuyu gereksiz yere büyüttüğünü ifade eden Savaşan Meclis çoğunluğunun olduğunu ve yasanın bu akşam geçeceğinin ön görüldüğünü ifade etti.

“Son 20 Yılın En Büyük Hizmet Dönemi”
Dört yılda yıllar boyu tamamlanamayan projelerin hayata geçirildiğini belirten Savaşan, UBP-DP-YDP iktidarında yolların, hastanelerin ve okullar gibi pek çok projelerin tamamlandığının altını çizdi. Savaşan, hükümetin eksiklerini kabul etmekten kaçınmadı; ancak ortaya koyulan tablonun, KKTC tarihinin son 20 yılına damgasını vuran en kapsamlı hizmet dönemi olduğunu kararlılıkla savundu.
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel liderliğindeki hükümetin yoluna devam edeceğini vurgulayan Savaşan, gündemlerinde erken seçim olmadığını söyledi.

UBP’de Demokrasi İşliyor, Kurumsal Yapı Sağlam
UBP PM’nin 9 örgüt seçimini iptal ederek yenilenmesine karar vermesinin, bazı çevrelerce kaos olarak lanse edilmeye çalışıldığını ifade eden Savaşan bu yaklaşımı kesinlikle reddetti: Süreç, parti tüzüğü ve iç işleyiş kurallarına tam uygunluk içinde ilerlemektedir. Savaşan “Genel Başkan, PM üyeleri ve parti organlarıyla ilgili herhangi bir hukuki sorun söz konusu değildir” ifadelerini kullandı. UBP’nin kurumsal yapısının sağlam olduğunu belirten Savaşan, “UBP halkına hizmete kararlılıkla devam edecektir” dedi.

ÜNAL ÜSTEL: GÜVENLİKTEN, TEKNOLOJİDEN VE DİJİTAL ADA HEDEFİNDEN GERİ ADIM YOK

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile imzaladıkları fiber optik onay yasasının son derece stratejik ve güvenlik açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Muhalefetin projeye yönelik eleştirilerine yanıt veren Üstel, “Bu projenin Türkiye Cumhuriyeti şirketi Türk Telekom ile yapılmasına neden karşı çıkılıyor? Soruyorum: Ulusal güvenliği ve veri güvenliğini doğrudan ilgilendiren böylesi bir proje Türkiye ile değil de kimle yürütülecekti?” dedi.
“BU SIRADAN BİR ALTYAPI PROJESİ DEĞİL, STRATEJİK GÜVENLİK MESELESİDİR”
Başbakan Üstel, fiber optik projesinin yalnızca teknik bir yatırım olmadığını, doğrudan ulusal güvenlik ve dijital egemenlik meselesi olduğunu belirterek, ‘‘Fiber altyapı sıradan bir yatırım değil, bir devlet refleksidir. Dijital omurgası güçlü olmayan bir devletin yarını da güçlü olmaz.” diye konuştu.
Projeyi hayata geçirecek olan Türk Telekom’un yapısına da değinen Üstel, şirketin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Varlık Fonu’nun en büyük hissedarı olduğunu, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın altın hisseye sahip bulunduğunu ve yaklaşık yüzde yirmisinin özel sektöre ait olduğunu ifade etti.
Üstel, “Bu şirket, Türkiye’nin stratejik projelerinde yer alan, devlet kontrol mekanizmaları bulunan bir kuruluştur. Türkiye Devleti böylesi projelerde bu kuruluşa güveniyorsa, bizim de güvenmemiz gayet doğaldır.” ifadelerini kullandı.
“HUKUKİ ZEMİN SAĞLAM”
Başbakan Üstel, yasa sürecinin hukuki boyutuna ilişkin de bilgi verdi. Komite aşamasında Hukuk Dairesi’nden temsilcilerin hazır bulunduğunu belirten Üstel, tüm ilgili kesimlerin görüşlerinin alındığını ve sürecin her yönüyle titizlikle incelendiğini ifade etti ve şunları söyledi: “Stratejik adımlar atarken hukuka uygun hareket ediyoruz. Devlet ciddiyetiyle, sağlam bir hukuk zemini üzerinde ilerliyoruz.”
JEOPOLİTİK VURGU: “BÖLGESEL GÜVENLİK HİÇ BU KADAR ÖNEMLİ OLMAMIŞTI”
Konuşmasında bölgesel gelişmelere de dikkat çeken Üstel, Akdeniz’de yaşanan İsrail-Filistin çatışması ve Gazze’deki dramı hatırlattı. Bölge ülkelerindeki iç karışıklıklara işaret eden Üstel, güvenliği tam olmayan ülkelerde yaşanan gelişmelerin ortada olduğunu belirterek, “Bu noktada en büyük güvencemiz Türkiye’dir. Böylesi bir coğrafyada haberleşme altyapısı zayıf olan bir devlet ayakta kalamaz. Jeopolitik gerçekler, güçlü ve güvenli dijital altyapıyı zorunlu kılıyor.” ifadelerini kullandı.
KKTC’nin İskele ve Girne üzerinden Türkiye’ye bağlanan iki ana fiber hattının bulunduğunu hatırlatan Üstel, bu altyapının geçmişte yine aynı şirket tarafından kurulduğunu belirtti, “Bu şirket halihazırda bize fiber optik desteği veriyor. Bilmediğimiz, duymadığımız ya da güvenmediğimiz bir yapı değil.” dedi.
“EK PROTOKOL YAPILABİLİR – GEÇMİŞTE ÖRNEKLERİ VAR”
Başbakan Üstel, onay yasası geçtikten sonra gerekli görülen maddelerin ek protokollerle düzenlenebileceğini ifade etti.
Su Temin Projesi ve enerji alanındaki uygulamaları hatırlatan Üstel, “Bu projelerde pek çok değişiklik ek protokollerle yapılmıştır. Ana çerçeve onay yasasıdır; detaylar ek protokollerle şekillenir. Türkiye hiçbir zaman Kıbrıs Türkü’nün taleplerine hayır dememiştir, bundan sonra da demeyecektir. Her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında olmuştur.” dedi.
“HEDEF: DİJİTAL ADA”
Başbakan Üstel, konuşmasının en dikkat çekici bölümünde KKTC’nin dijital dönüşüm vizyonunu ortaya koydu, “Bu ülkeyi dijital ada yapacağız” dedi ve fiber optik altyapının evden eve ulaşmasıyla birlikte internet hızının katlanacağını, maliyetlerin düşeceğini ve daha güçlü bir altyapının devreye gireceğini belirtti.
Turizm sektörü, iş dünyası, sanayiciler, üreticiler ve internet servis sağlayıcılarına da mesaj veren Üstel, “Kimsenin önündeki ekmek alınmayacak. Aksine herkes daha çok kazanacak. Daha hızlı, daha güçlü ve daha uygun maliyetli internet çok yakında geliyor.” şeklinde konuştu.
“KURUMLARIMIZI DEVRE DIŞI BIRAKMAYACAĞIZ”
Telefon Dairesi ve Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’nun geri planda bırakılacağı yönündeki iddiaları da reddeden Üstel, tüm kurumların sürecin parçası olacağını vurguladı ve şöyle dedi: “Bu bir teslimiyet değil, stratejik ortaklıktır. Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Türkü’nü hiçbir zaman ayrı düşünmemiştir.”
“TÜRKİYE İLE STRATEJİK VE GÜVENLİK VİZYONUNA İMZA ATMAYA DEVAM”
Konuşmasının sonunda Başbakan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin stratejik ve güvenlik vizyonuna vurgu yaparak, “Dijital egemenlikten geri adım yok. Türkiye ile yürümeye devam edeceğiz. Güçlü altyapı, güçlü devlet demektir” dedi.

Fare Mücadele Kampanyası 27 Şubat’ta Başlıyor

Tarım ürünlerinde ciddi zarara yol açan, aynı zamanda insanlara ve çiftlik hayvanlarına çeşitli tehlikeli hastalık etmenlerini bulaştırabilen fare ve sıçanlara karşı “Fare Mücadele Kampanyası” başlatılıyor.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Tarım Dairesi Müdürlüğü tarafından yürütülecek kampanya 27 Şubat’ta başlayacak. Her yıl en az iki kez düzenlenen kampanya kapsamında, KKTC genelindeki tüm köylere fare zehri ücretsiz olarak dağıtılacak.

Vatandaşlar ve üreticiler, köyleri için ayrılan fare zehirlerini ilgili Kaza ve Bölge Tarım Dairelerinden ücretsiz olarak temin edebilecek.

Fare zehirlerinin teslim alınabileceği daireler şöyle:

  • Akdoğan Bölge Tarım Dairesi

  • Gazimağusa Kaza Tarım Dairesi

  • Geçitkale Bölge Tarım Dairesi

  • Girne Kaza Tarım Dairesi

  • Güzelyurt Kaza Tarım Dairesi

  • İskele Kaza Tarım Dairesi

  • Lefke Kaza Tarım Dairesi

  • Lefkoşa Kaza Tarım Dairesi

  • Mehmetçik Bölge Tarım Dairesi

  • Yenierenköy Bölge Tarım Dairesi

Yetkililer, fare zehirlerinin doğaya zarar vermeden ve gerekli tüm güvenlik önlemleri alınarak, amacına uygun şekilde kullanılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Zehirlerin çocukların ve hayvanların erişemeyeceği alanlara, ağaç kovuklarına ya da korunaklı noktalara bırakılması gerektiği vurgulandı.

Öte yandan, fare ve sıçanlarla mücadelede doğal dengeye de işaret edilerek; başta kara yılan olmak üzere yılan türleri, baykuşlar ve tilkiler gibi doğal düşmanların korunmasının mücadeleye katkı sağladığı belirtildi.

Ziya Öztürkler güvenlik ve çalışma düzenini işaret etti

Sabah saatlerinde Meclis girişlerinin kapatılmasının ardından Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, düzenlemenin çalışma düzeni ve güvenlik amacıyla yapıldığını açıkladı. Milletvekillerinin girişinin engellenmediğini belirten Öztürkler, vekillerin Cumhurbaşkanlığı girişini kullanabileceğini söyledi.

Haber Kıbrıs’ın özel haberine göre, Meclis girişlerinin sabah saatlerinde kapatılmasının ardından Meclis Başkanı Ziya Öztürkler konuya ilişkin açıklamada bulundu.

Öztürkler, hem Meclis çalışanlarının hem de milletvekillerinin daha rahat çalışabilmesi amacıyla girişlerde düzenlemeye gidildiğini belirtti. CTP milletvekilleri Sami Özuslu ve Devrim Barçın’ın “kendilerine haber verilmeden Meclis’in kapatıldığı” yönündeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Öztürkler, uygulamanın çalışma düzenini sağlamak amacı taşıdığını ifade etti.

Milletvekillerinin Meclis’e girişinin engellenmediğini vurgulayan Öztürkler, vekillerin Cumhurbaşkanlığı girişini kullanarak Meclis’e ulaşabileceklerini söyledi. Gazeteciler ve sendika başkanlarının ise araçlarını karşıya park ederek Meclis ana girişinden yaya olarak içeri alınacağını, polis barikatının bu kişilere izin vereceğini kaydetti.

Meclis güvenliğinin polis tarafından sağlandığını belirten Öztürkler, kontrolsüz girişlerin daha önce sorun yarattığını ifade ederek, “Meclisin güvenliğini sağlamakla yükümlü olan Polis Genel Müdürlüğü böyle bir karar aldı. Doğru bir karar aldılar. Vekillerin Meclis’e sokulmaması gibi bir durum yok. Vekiller Cumhurbaşkanlığı girişinden girebilir” dedi.

Bugün Sağanak Yağış Bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, bugün sağanak yağış beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin hava tahmin raporuna göre, KKTC, hafta süresince önceleri atmosferdeki soğuk ve nemli, sonrasında ise serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak. Hava bugün yer yer sağanak yağmurlu, haftanın diğer günlerinde ise parçalı veya az bulutlu geçecek.

Sıcaklık, iç kesimler ve sahillerde 18 – 21 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgâr genellikle kuzeyli yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli; çarşamba günü güney ve batı yönlerden esecek.

Genel Kurul, Fiber Optik Protokolü gündemiyle toplanacak

Meclis Genel Kurulu, bugün “Fiber Optik Protokolü” gündemiyle toplanacak.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, yasama göreviyle saat 10.00’da toplanması beklenen Genel Kurul, TC Hükümeti ile KKTC Hükümeti Arasında KKTC Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesi ve Fiber Optik Kablolar Üzerinden Sunulan Hizmetlerin Hanelere ve İşletmelere Götürülmesi Kapsamında Yapılacak Çalışmalara İlişkin İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı’nı görüşmeye devam edecek.

Gündem de ayrıca, Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın üçüncü görüşmesi bulunuyor.

Savaşan: “Önce protokolü geçireceğiz, sonra ek protokol yapılacak”

UBP Milletvekili Ahmet Savaşan, “Bu protokol onaylanacak, ondan sonra da ek protokol imzalanacak ve ortada bir problem kalmayacak” dedi.
Ahmet Savaşan, Meclis gündemi ve protokol tartışmalarına ilişkin Kanal T’ye telefonla bağlanarak açıklamalarda bulundu.
Meclis’in toplanma saatlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Savaşan, “Her zamanki saatler içinde Meclis toplanacak. 11-12 civarı her zaman nisap sağlanır, oturum açılır” dedi. Grup toplantısı yapılmadığını belirten Savaşan, Meclis önünde alınan güvenlik önlemleri ile gündemdeki anlaşmalar arasında bağlantı kurulmasının doğru olmadığını savundu.
“Eski Meclis’te de benzer uygulamalar vardı”
Savaşan, geçmişte de eylemlerin Meclis kapısı önünde yapıldığını hatırlatarak, mevcut uygulamanın önceki dönemlerle benzer olduğunu ifade etti. İletişim eksikliği yaşanmış olabileceğini kabul eden Savaşan, Meclis Başkanı’nın müdahalesiyle milletvekillerinin girişine yönelik herhangi bir engelin söz konusu olmadığını söyledi.
Geçen hafta yapılan genişletilmiş grup toplantısında söz konusu yasanın geçirileceğine dair iradenin ortaya konduğunu belirten Savaşan, “Bu protokol onaylanacak, ondan sonra da ek protokol imzalanacak ve ortada bir problem kalmayacak” dedi.
Protokolün esasının imzalanmasının ardından ek protokolün yapılacağını ifade eden Savaşan, sürecin bazı çevreler tarafından politize edilmesini doğru bulmadığını kaydetti. “Bütün taraflar ek protokol yapılmasını kabul ediyor. Önce protokolü geçireceğiz, sonra ek protokol yapılacak” ifadelerini kullandı.
“Yasama faaliyeti sekteye uğratılmamalı”
Savaşan, her istenmeyen yasada benzer tutum sergilenmesi halinde yasama faaliyetlerinin işlemez hale gelebileceğini belirtti. Denetim günlerinde muhalefetin konuşma hakkına saygı gösterildiğini hatırlatan Savaşan, yasama ve denetleme faaliyetlerinin sekteye uğratılmaması gerektiğini vurguladı.
Gün içinde görüşmelerin tamamlanmasının ardından oylamaya geçileceğini belirten Savaşan, ana muhalefet ve sendikaların toplumu kutuplaştırdığını savundu. “Biz toplumu kutuplaştırmama noktasında duyarlıyız” dedi.

DEVLET HEPİMİZİN ORTAK ÇATISIDIR: EGEMENLİĞİMİZ TARTIŞMA KONUSU DEĞİLDİR

Ünal Üstel, yaptığı yazılı açıklamada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin yalnızca askeri bir mesele olmadığını vurgulayarak, siyasi istikrarın, ekonomik devamlılığın ve toplumsal huzurun milli güvenliğin temel unsurları olduğunu belirtti.

Devletin devamlılığı ve milli güvenliğin; kurumların gücü, halkın huzuru ve Doğu Akdeniz’deki stratejik konumla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Üstel, her adımın “soğukkanlılık ve stratejik devlet aklı” çerçevesinde atıldığını kaydetti.

“Güvenlik Sınırların Ötesindedir”

Milli güvenliğin; egemen eşitlik ilkesine dayalı siyasi duruş, hukuk devleti prensiplerine bağlılık ve kamu düzeninin korunması üzerine inşa edildiğini belirten Üstel, güvenliğin yalnızca sınırların korunması anlamına gelmediğini ifade etti.

Ekonomik istikrar, bankacılık disiplini, enerji arz güvenliği, kamu maliyesinin sürdürülebilirliği ve dijital altyapının korunmasının da milli güvenliğin ayrılmaz parçaları olduğunu dile getirdi.

“Dezenformasyon da Bir Tehdittir”

Günümüzde tehditlerin yalnızca fiziki olmadığını belirten Üstel, dezenformasyon, ekonomik manipülasyon, algı operasyonları ve kurumsal güveni zedelemeye yönelik girişimlerin de milli güvenliği hedef alabildiğini söyledi.

Ülke içinde milli menfaatler aleyhine pozisyon alan, devlet tezlerini zayıflatan veya toplumsal birlik duygusunu zedeleyen yaklaşımların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Üstel, eleştirinin demokrasinin gereği olduğunu ancak devletin temel tezlerini aşındırmanın farklı bir noktada durduğunu kaydetti.

Türkiye ile Güçlü Bağ Vurgusu

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’de edilgen değil, haklarını savunan ve istikrara katkı sunan bir aktör olduğunu belirten Üstel, anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile güçlü bağların ve garantörlük sisteminin güvenlik mimarisinin temeli olduğunu ifade etti.

Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin son yıllarda uluslararası alanda önemli bir güç projeksiyonu ortaya koyduğunu belirten Üstel, Türkiye’nin artan caydırıcılığının KKTC’nin hak ve menfaatlerinin korunması açısından en güçlü teminat olduğunu vurguladı.

“Devletimiz Güçlüdür”

Açıklamasında iç birliğin önemine dikkat çeken Üstel, devlet kapasitesini güçlendirmek kadar toplumsal dayanışmayı korumanın da öncelikleri olduğunu ifade etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin krizlerin nesnesi değil çözümün parçası olduğunu belirten Üstel, “Egemenliğimiz tartışma konusu değildir. Devletimiz güçlüdür. Kurumlarımız görev başındadır” ifadelerini kullandı.

Halkın müsterih olması gerektiğini kaydeden Üstel, güvenlik anlayışlarının dengeli, kararlı ve akılcı olduğunu, milli menfaatler söz konusu olduğunda ortak zeminde buluşmanın tarihi ve vicdani bir sorumluluk olduğunu sözlerine ekledi.

Meclis, yarın Fiber Optik Protokolü gündemiyle toplanacak

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yarın saat 10.00’da “Fiber Optik Protokolü” gündemiyle toplanacak. Genel Kurul’da, Türkiye ile KKTC arasında fiber optik altyapının geliştirilmesine ilişkin iş birliği protokolünün onay yasa tasarısı ele alınacak; ayrıca Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın üçüncü görüşmesi yapılacak.

Meclis Genel Kurulu, yarın “Fiber Optik Protokolü” gündemiyle toplanacak.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, yasama göreviyle saat 10.00’da toplanması beklenen  Genel Kurul, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile KKTC Hükümeti Arasında KKTC Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesi ve Fiber Optik Kablolar Üzerinden Sunulan Hizmetlerin Hanelere ve İşletmelere Götürülmesi Kapsamında Yapılacak Çalışmalara İlişkin İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı’nı görüşmeye devam edecek.

Gündem de ayrıca, Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın üçüncü görüşmesi bulunuyor.

BAŞBAKAN AÇIKLADI: 4’ÜNCÜ İLK EVİM KREDİ PAKETİ BAŞLIYOR

Başbakan Ünal Üstel, ilk kez konut sahibi olacak gençlere yönelik IV. İlk Evim Kredi Paketi’nin 23 Şubat 2026’da başvurulara açılacağını duyurdu. Paket kapsamında azami 3,3 milyon TL, 120 ay vadeli ve yüzde 1,75 aylık faizli kredi sağlanacak.

Başbakan Ünal Üstel, “IV. İlk Evim Kredi Paketi”nin başlatıldığını açıkladı. Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü aracılığıyla yapılan yazılı açıklamada, gençlerin ilk konutlarını edinmelerine yönelik yeni kredi paketinin 23 Şubat 2026 itibarıyla başvurulara açılacağı duyuruldu.

Üstel, göreve geldikleri ilk günden bu yana gençlerin ülkelerinde kalmasını ve kendi topraklarında yuva kurmasını hedeflediklerini belirterek, 2023 yılında başlatılan İlk Evim Kredi Paketi’nin 2024 ve 2025 yıllarında da sürdürüldüğünü hatırlattı. Üstel, üç etapta toplam 1 milyar 580 milyon TL tutarında, 10 yıl vadeli ve düşük faizli kredi kullandırıldığını; bu kapsamda 926 konut alındığını ve binlerce vatandaşın ev sahibi olduğunu kaydetti.

Yoğun talep doğrultusunda dördüncü etap için adım atıldığını belirten Üstel, daha önceki paketlerden yararlanamayan ve ilk kez konut sahibi olacak gençler için IV. İlk Evim Kredi Paketi’nin devreye alınacağını ifade etti.

KİMLER YARARLANABİLECEK?

Açıklamaya göre krediden; KKTC sınırları içinde, kendisi, eşi ve 18 yaş altı çocukları adına kayıtlı evi bulunmayan, hane geliri 300 bin TL’yi geçmeyen KKTC vatandaşları yararlanabilecek.

Kredi koşulları

IV. İlk Evim Kredi Paketi kapsamında;

Azami 120 ay vade

Aylık eşit taksit

En fazla 3,3 milyon TL kredi

Konut değerinin azami yüzde 80’i oranında finansman

Aylık yüzde 1,75 (yıllık yüzde 21) faiz oranı

Faiz dışında komisyon veya masraf alınmaması

Tapuda alım, satış ve ipotek işlemlerinde vergi, resim ve harç muafiyeti uygulanacak.

Üstel, devletin yalnızca kredi sağlamakla kalmayacağını, maliyetleri düşürerek ve bürokratik engelleri azaltarak gençlere kolaylık sağlayacağını belirtti.

BAŞVURUDA BULUNABİLECEK BANKALAR

Kredi başvuruları şu bankalar aracılığıyla yapılabilecek:

Akfinans Bank Ltd., Albank Ltd., Asbank Ltd., Creditwest Bank Ltd., Universal Bank Ltd., K. Vakıflar Bankası Ltd., K.T. Koop. Merkez Bankası Ltd., Limasol Türk Koop. Bankası Ltd., Novabank Ltd., K. İktisat Bankası Ltd., T. Halk Bankası A.Ş., T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Türk Bankası Ltd., T. İş Bankası A.Ş., Yakın Doğu Bank Ltd. ve K. Kapitalbank Ltd.

“BU ÜLKEDE GENÇLER KENDİ TOPRAKLARINA KÖK SALACAK”

Projeyle ilgili olarak Başbakan Üstel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Sevgili gençler, değerli kardeşlerim;

Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana bir şeyi net söyledik:
Bu ülkede gençler kendi topraklarına kök salacak.
Ve bu ülkede yuva kurmak da, yuva sahibi olmak da bir hayal olarak kalmayacak.

Bu hedef doğrultusunda 2023 yılında İlk Evim Kredi Paketi’ni başlattık. 2024’te ikincisini, 2025’te üçüncüsünü hayata geçirdik.

Toplamda 1 milyar 580 milyon TL düşük faizli, 10 yıl vadeli kredi kullandırdık. Bu kapsamda 926 konut alındı ve binlerce vatandaşımız ev sahibi oldu.

İşte bu, gençlere desteği lafta bırakmayan, hayata geçiren bir anlayıştır. Bu, gençlerimizin ülkelerine kök salmaları adına açık bir destek iradesidir. Bu, göçü azaltma kararlılığıdır.

Şimdi dördüncü adımı atıyoruz. Gençlerimizden gelen yoğun talepleri dikkate alarak, daha önceki paketlerden yararlanamayan ve ilk kez konut sahibi olacak gençlerimiz için IV. İlk Evim Kredi Paketi’ni devreye alıyoruz.

Devlet burada bir kez daha gençlerin yanında duruyor.
Elini taşın altına koyuyor. Krediyi vermekle kalmıyoruz. Aynı zamanda kolaylık sağlıyoruz. Maliyetleri düşürüyoruz. Gençlerimizin önündeki bürokratik engelleri kaldırıyoruz.

‘BAŞVURULAR 23 ŞUBAT 2026 İTİBARIYLA BAŞLIYOR’

Sevgili gençler, unutmayın:
Başvurular 23 Şubat 2026 itibarıyla başlıyor.

Değerli kardeşlerim;

Göreve geldiğimiz günden bugüne ilklere imza attık.
Sosyal konut projelerini yıllar sonra yeniden başlattık.
Kırsal kesim arazilerinin altyapılarını hızla tamamladık.
Yeni kırsal kesim arsaları dağıttık. Gençlere yönelik konut edindirme kredilerinin önünü açtık.

Ülke genelinde yarım bırakılmış pek çok projeyi tamamladık.
Yeni projeler başlattık. Yolları tamamlıyoruz. Hastaneleri açmaya başlıyoruz. Okul projelerini hızla bitiriyoruz.
Enerji yatırımlarına devam ediyoruz. Dijital altyapı yatırımlarını sürdürüyoruz.
Sporda önemli tesis yatırımlarını hayata geçiriyoruz. Reformlar yapıyoruz, yasaları güncelliyoruz.

Özetle; laf üretmiyoruz, iş üretiyoruz.

Bu vesileyle IV. İlk Evim Kredi Paketi’nin tüm gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Biz istikrarla yolumuza devam edeceğiz. Projelerle devam edeceğiz. Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz”

ÜNAL ÜSTEL’DEN YARGI REFORMU VE FİBER OPTİK VURGUSU

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Gazimağusa, Çayönü, Türkmenköy, Akdoğan, Vadili ve Paşaköy’de halkla buluştu.

Dört yılda hayata geçirilen projeleri tek tek anlatan Üstel, yeni dönemin vizyonunu da net ifadelerle ortaya koydu. Özellikle fiber optik altyapı hamlesinin yalnızca bir yatırım değil, ülkenin geleceğini şekillendirecek tarihi bir dönüşüm adımı olduğunun altını çizdi.

Toplantıya; İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan ve Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek de katıldı.

 

Savaşan: “Parti içi demokrasi işliyor, kurultayın tekrarlanması söz konusu değil”

UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, konuşmasında parti örgütlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak 9 örgütte seçimlerin yenileneceğini duyurdu.

Savaşan, bu kararın kurultay sürecine gölge düşürecek ya da Meclis çalışmalarını etkileyecek bir durum oluşturmadığını belirterek, sürecin parti içi demokrasi çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti.

Kurultay sürecinin yüzde 65’lik güçlü destekle tamamlandığını hatırlatan Savaşan, Genel Başkanlık seçimi, Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) oluşumunun tüzüğe ve hukuka uygun şekilde gerçekleştiğini kaydetti.
Hukuksal dayanaktan yoksun partiyi karıştırmaya çalışanlara partililerin prim verilmemesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Savaşan, 9 örgütün ve kadın kollarının yenilenmesi için gereken adımların tüzüğe uygun şekilde atılacağının altını çizdi. Savaşan “UBP yoluna kararlılıkla devam ederek halka hizmetlerini sürdürecektir” dedi.

Üstel: “Dört yılda ne söz verdiysek yaptık”

Hükümette dördüncü yıllarını tamamlamak üzere olduklarını belirten Üstel, seçim programında yer alan projelerin tek tek hayata geçirildiğini söyledi.

“Altyapıda, sağlıkta, eğitimde ve günlük yaşamı kolaylaştıracak yasal düzenlemelerde önemli adımlar attık. Hiçbir projeyi yarım bırakmadık” diyen Üstel, hükümete yönelik karalama kampanyalarına rağmen Anavatan Türkiye’nin desteğiyle yollarına kararlılıkla devam ettiklerini ifade etti.

Kendisinin ve ekibinin hesap veremeyeceği hiçbir konu bulunmadığını vurgulayan Üstel, Türkiye ile imzalanan ve imzalanacak protokollerle ülkeye değer katacak projelerin süreceğini belirtti.

Mart 2026’da yeni protokol

Üstel, Mart 2026’da Türkiye Cumhuriyeti ile yeni bir protokol imzalanacağını açıklayarak, bu anlaşma kapsamında yeni yatırımların ve stratejik projelerin hayata geçirileceğini duyurdu.

“UBP olarak seçimden hiçbir zaman korkmadık. Günü geldiğinde yine sandığa gideriz. UBP birinci parti olarak yoluna devam edecektir” diyen Üstel, hedeflerinin KKTC’nin güçlenmesi ve uluslararası görünürlüğünün artması olduğunu söyledi.

Fiber optik hamlesi: “Stratejik ve tarihi bir adım”

Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde fiber optik altyapı projesine değinen Üstel, ülkenin tamamına hızlı ve güvenli internet hizmeti götürüleceğini belirtti.

Projenin yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda güvenlik ve altyapı açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Üstel, uygulama sürecinde eksiklik olması halinde gerekli düzenlemelerin yapılacağını ifade etti.

Projeye yönelik “peşkeş” iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Üstel, veri güvenliği konusunda herhangi bir risk bulunmadığını kaydetti.

“Karşımızda son 300 yılın en güçlü Türkiye Cumhuriyeti vardır. Bu güçlü Türkiye ile kimse bize bir şey yapamaz. Fiber optik proje hayata geçecek ve KKTC bu alanda tarih yazacaktır” dedi.

Yargı reformu Meclis’e geliyor

29 milletvekili ile yargı reformunu Meclis’e taşıyacaklarını da açıklayan Üstel, reformun kaçınılmaz olduğunu belirtti. Yeni adliye binalarının yapıldığını, kadro eksikliklerinin giderileceğini ifade eden Üstel, reformun hukuk sistemini daha güçlü hale getireceğini söyledi.

“Tek derdimiz halkımıza hizmet”

Konuşmasının sonunda sosyal konut projeleri, kırsal kesim arsaları, altyapı yatırımları ve gençlere yönelik çalışmaların süreceğini belirten Ünal Üstel, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Bizim tek derdimiz halkımıza hizmet etmektir. Süremiz dolana kadar da hizmet etmeye devam edeceğiz.”

Programın ardından Başbakan Ünal Üstel, Paşaköy’de düzenlenen iftar yemeğine katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Yoğun ilginin olduğu programda Üstel, halkla sohbet etti, talep ve önerileri dinledi. İftar programı, birlik ve dayanışma mesajlarıyla tamamlandı.

Başbakan Üstel: Bilim mirasımıza sahip çıkmak ortak sorumluluğumuzdur

Başbakan Ünal Üstel, İstanbul’da düzenlenen İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı Genel Kurulu ve iftar programına katıldı.

Başbakan Ünal Üstel, ilim ve irfan geleneğinin önemine dikkat çekerek, İslam medeniyetinin asırlar boyunca insanlığa kazandırdığı bilimsel birikimin bugün de yol gösterici olmaya devam ettiğini vurguladı.

Başbakan Üstel, vakfın kurucusu merhum akademisyen Fuat Sezgin’i rahmetle anarak, onun bıraktığı mirasın korunmasının tüm toplumun ortak görevi olduğunu belirtti.

Genç nesillerin bilimle, araştırmayla ve yüksek ideallerle buluşturulmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye ile iş birliği vurgusu

KKTC’nin eğitim, bilim ve kültür alanlarında Türkiye ile iş birliğini güçlendirmeye devam edeceğini söyleyen Üstel, iki ülke arasındaki ortak değerlerin ve bilimsel çalışmaların daha da ileri taşınacağını kaydetti.

Bilal Erdoğan ve vakıf yönetimine teşekkür

Başbakan Üstel, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, özellikle vakfın çalışmaları ve ev sahipliği için Bilal Erdoğan ve mütevelli heyetine şükranlarını iletti.

Ünal Üstel’den Nikos Hristodulidis’e Sert Yanıt: “Gerçekleri Çarpıtarak Çözüm Olmaz”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Frederick University’nin 60’ıncı kuruluş yıl dönümünde yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Üstel, Hristodulidis’in Türk tarafını suçlayarak kendi sorumluluklarını örtmeye çalıştığını savundu.

Yazılı bir açıklama yapan Üstel, Kıbrıs meselesinde müzakerelerin 2017 yılında Crans-Montana’da neden sonuçsuz kaldığının uluslararası toplum tarafından bilindiğini belirtti. Masanın dağılmasına neden olan yaklaşımın Rum tarafına ait olduğunu ifade eden Üstel, “Sıfır asker–sıfır garanti dayatmasıyla uzlaşı zemini ortadan kaldırılmış, çözüm fırsatı heba edilmiştir” dedi.

“Federasyon Söylemi Statükoyu Sürdürme Çabası”

Rum liderliğinin federasyon söylemi arkasına sığınarak mevcut statükoyu korumaya çalıştığını ileri süren Üstel, Hristodulidis’in KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yönelik “iki devletli çözümü savunuyorsa açıkça söylesin” şeklindeki ifadelerinin diplomatik samimiyetten uzak olduğunu kaydetti.

Üstel, söz konusu açıklamaların Güney Kıbrıs’ta Mayıs ayında yapılacak parlamento seçimleri öncesinde iç kamuoyuna yönelik siyasi bir manevra niteliği taşıdığını savundu.

“Türk Tarafı Çözüm İradesini Ortaya Koydu”

Başbakan Üstel, Antonio Guterres himayesinde yürütülen temaslarda Kıbrıs Türk tarafının çözüm iradesini defalarca ortaya koyduğunu ifade ederek, 2004 yılında yapılan Annan Planı referandumunda Rum tarafının “hayır” oyu vererek çözümü reddettiğini hatırlattı.

Rum liderliğinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına atıf yaparken, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini fiilen kabul etmeyen uygulamalarını görmezden geldiğini belirten Üstel, bunun samimiyetle bağdaşmadığını söyledi.

“Egemen Eşitlik Kabul Edilmeli”

KKTC’nin Anavatan Türkiye ile birlikte diyalog ve adil bir çözümden yana olduğunu vurgulayan Üstel, Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkûm edecek hiçbir dayatmayı kabul etmeyeceklerini ifade etti.

Rum liderliğine çağrıda bulunan Üstel, hamasi ve seçim odaklı söylemler yerine geçmişten ders çıkarılması ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Üstel, gerçekçi olmayan beklentiler yerine iki halkın mevcut gerçekleri temelinde bir uzlaşı zemini oluşturulmasının mümkün olduğunu kaydetti.

İki kişiyi öldüren kadın, cinayetleri ChatGPT’yle planlamış!

Güney Kore’de iki kişiyi ilaç katılmış içecek yoluyla zehirleyip öldürmekten tutuklanan kadının, cinayetleri planlamak için yapay zeka aracı ChatGPT’yi kullandığı belirtildi.

AA’nın The Korea Herald gazetesinden aktardığına göre 20’li yaşlarındaki zanlı, kendisine reçete edilen psikiyatrik ilaçları içkiye karıştırıp iki kişiyi öldürmekten yargılanıyor.

Güney Kore polisi bu kişinin, ChatGPT’ye cinayetleri planlarken ilaçlarla ilgili sorular sorduğunu açıkladı.

Kadının sorduğu sorular arasında “Uyku haplarını alkolle alırsanız ne olur?”, “Ne kadar tehlikeli sayılır?” ve “Ölümcül olabilir mi?” gibi sorular varmış.

Zanlı, ChatGPT’ye uyuşturucuyla ilgili bu soruları defalarca sormuş.

Polisler, kadının alkol ve ilaçların birlikte tüketildiğinde ölümle sonuçlanacağının tamamen farkında olduğunu belirtti.

Polisin açıklamasına göre kadının ilk cinayeti, 20’li yaşlarda bir adamla birlikte motele girip iki saat sonra yalnız çıkması ve adamın ertesi gün akşam saatlerinde ölü bulunmasıyla ortaya çıktı.

Suçunu ve cinayet yöntemini itiraf eden kadın, ikinci cinayeti de başka bir adamla başka bir motelde aynı yöntemle işlemiş.

İtalya’daki ikonik Aşıklar Kemeri’ne fırtına darbesi: Sevgililer Günü’nde yıkıldı

İtalya’nın güneyindeki Adriyatik kıyısında yer alan ve turistler ile çiftler arasında “Aşıklar Kemeri” olarak bilinen ünlü doğal kaya oluşumu, etkili olan fırtına ve kötü hava koşulları nedeniyle 14 Şubat Sevgililer Günü’nde çöktü.

Puglia bölgesinin Melendugno kentinde Torre Sant’Andrea kıyılarında bulunan doğal kemer, yoğun yağış, güçlü rüzgâr ve dalgaların etkisiyle dayanamayarak parçalandı. Bölge sakinleri ve yetkililer, yapının artık geride yalnızca yıkıntıdan ibaret olduğunu bildirdi.

Melendugno Belediye Başkanı Maurizio Cisternino, olayın bölgenin turizmi ve simgesi için “çok ağır bir darbe” olduğunu belirterek, yağışlı havanın yapıyı önceki günlerde zayıflattığını, sonunda da tamamen yıktığını söyledi.

Yerel yetkililer ayrıca tehlikeye karşı uyarılarda bulunarak, kıyıdaki diğer aşınmış kesimlerin de benzer hava koşullarında zarar görebileceğini ifade etti. Puglia sahillerinde son dönemde görülen kötü hava koşullarının bölgedeki kıyı erozyonunu hızlandırdığı aktarılıyor.

Uzun yıllar boyunca çiftlerin evlilik teklifleri, fotoğraf çekimleri ve romantik anlara sahne olan yapı, yıkılmasıyla birlikte bölgenin doğal mirası açısından önemli bir kayıp olarak değerlendirildi.

Uçağa binmesine izin verilmeyince köpeğini havalimanına bağlayıp terk etti!

ABD’nin Nevada eyaletindeki Harry Reid Uluslararası Havalimanı’nda bir kadın, uçağa alınmayan köpeğini bilet kontrol noktasında terk ederek uçağa binmek istedi, olayın ardından gözaltına alındı ve tutuklandı.

2 Şubat’ta yaşanan olayda köpeğiyle yolculuk yapmak isteyen kadının, bagaj ve evcil hayvan gereksinimlerini kontrol eden bilet gişesinde gerekli evrakları tamamlamadığı için köpeğiyle uçağa binmesine izin verilmedi. Bunun üzerine, köpeğin tasmasını bir bagaj ölçüm cihazına bağlayarak kontuarda bıraktığı ve uçağa girip biniş kapısına doğru yürüdüğü belirtildi.

Kadının köpeğini terk etmesinin ardından havaalanı personeli polisi aradı. Yetkililer, kadını biniş kapısının yakınındayken yakaladı. Polis, kadını köpeğin yanında geri götürmeye çalışırken kadının “uygun belgeleri tamamlamaya çalıştığını” söyleyerek savunma yaptığını, “evcil hayvanın bir takip cihazı olduğunu” iddia ederek köpeğine geri döneceğini söylediğini aktardı. Yetkililer kadının bu açıklamalarının gerçek dışı olduğunu belirtti.

Kadın, hayvan terk etme ve polise direnme suçlamalarıyla tutuklandı. Polis yetkilileri, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “bBr köpeği havaalanında, ya da herhangi bir yerde terk etmeyin” uyarısında bulundu.

Köpek, ilk etapta havaalanı çalışanlarının ve hayvan koruma ekiplerinin bakımı altına alındı. Zorunlu bekleme süresi sona erdikten sonra Retriever Rescue of Las Vegas adlı hayvan kurtarma kuruluşu tarafından teslim alındı. Kurtarma merkezinden yapılan açıklamada, köpeğin sevgi dolu ve sosyal bir karaktere sahip olduğu, yaşadığı travmaya rağmen insanlara güvenini koruduğu belirtildi. Şu anda yeni ve sevgi dolu bir aileye kavuşması için uygun ortamda bakılıyor.

Louvre Müzesi’nde 10 milyon euroluk bilet dolandırıcılığı

Fransa’daki Louvre Müzesi’nde ’10 milyon euroluk bilet dolandırıcılığı’ iddiaları sonrası soruşturma başlatıldı. Müze yönetimi, şikayetlerin 2024’te yapıldığını belirtirken böyle durumların ‘istatistiksel olarak kaçınılmaz’ olduğunu söyledi.

Dünyanın en çok ziyaret edilen müzelerinden biri olan Louvre‘da yaklaşık 10 milyon euroluk bilet dolandırıcılığı iddiası Fransa‘nın gündeminde. Paris savcılığı, aralarında iki tur rehberinin de bulunduğu 9 kişi hakkında soruşturma başlattı.

10 milyon euroluk sahte bilet

İddialara göre bazı rehberler, aynı biletleri farklı turist grupları için tekrar tekrar kullanarak müzeye giriş sağladı. Bu süreçte bazı Louvre çalışanlarının da rehberlere yardım ettiği öne sürüldü. Savcılık, sistematik şekilde yürütüldüğü belirtilen bu yöntemin 10 yıl boyunca 10 milyon eurodan fazla zarara yol açtığını tahmin ediyor.

Louvre yönetimi Aralık 2024’te şikayette bulunduğunu açıklarken, müzenin genel idarecisi Kim Pham, bu ölçekteki bir kurumda zaman zaman dolandırıcılık vakalarının ‘istatistiksel olarak kaçınılmaz’ olduğunu söyledi.

Biletlerin yüzde 90’ı online satılıyor

Yılda yaklaşık 9 milyon ziyaretçi ağırlayan Louvre’da biletlerin yüzde 90’ı online satılıyor. Pham, özellikle çalıntı kredi kartlarıyla yapılan alımlar ve sahte bilet satışlarının son yıllarda arttığını belirtti.

Soruşturma sürerken müze, bireysel biletlerin en fazla iki, grup biletlerinin ise yalnızca bir kez okutulmasına izin veren yeni bir uygulamayı devreye aldı. Olayla bağlantılı olduğu iddia edilen iki çalışan da görevden uzaklaştırıldı.

HASİPOĞLU, ANKARA’DA AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ZORLU İLE GÖRÜŞTÜ

KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Ankara’da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Pro. Dr. Kürşad Zorlu ile bir araya geldi.
Görüşmede, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki haklı mücadelesinin altı çizildi. KKTC’nin Türk dünyası ve dost ülkeler nezdinde siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda daha güçlü bir temsile kavuşması için karşılıklı istişarelerin süreceği ifade edildi.
Türk Devletleri Çalışma ve Aile Bakanları toplantı program ve organizasyonları başta olmak üzere KKTC’nin uluslararası alanda daha görünür kılmak için bu yıl içerisinde yapılacak olan organizasyonların ele alındığı görüşmede; Bakan Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hazırlanan Türk Dünyası Vizyon Belgesi’ni teslim almaktan büyük onur duyduğunu ifade etti.

LEFKOŞA’DA HİZMETE AÇILACAK İLK OTİZM MERKEZİ ÖNCESİ, BAKAN HASİPOĞLU’NDAN ANKARA’DA İNCELEME

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Ankara temasları kapsamında Sincan Otizm Gündüz Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’ni ziyaret ederek merkezde yürütülen çalışmalar hakkında yerinde incelemelerde bulundu. Ziyarette, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bakan Yardımcısı Adil Işık da Hasipoğlu’na eşlik etti.
Merkez yetkilileri tarafından gerçekleştirilen sunumda, otizmli bireylere yönelik gündüz bakım, rehabilitasyon ve aile danışmanlığı hizmetleri hakkında Bakan Hasipoğlu’na kapsamlı bilgi verildi.

Hasipoğlu: “Tecrübeleriniz Bizim İçin Yol Gösterici”
Ziyaret sırasında konuşan Bakan Hasipoğlu, aile yapısının güçlendirilmesine yönelik koruyucu ve önleyici politikaları hayata geçirme kararlılığında olduklarını belirterek, bu yılın kendileri için “aile yılı” niteliği taşıdığını ifade etti. Lefkoşa’daki eski bakanlık binasının güçlü bir Aile Danışma Merkezi’ne dönüştürüleceğini açıklayan Hasipoğlu, atıl durumdaki bu binanın yeniden faaliyete sokularak ailelerin ve çocukların hizmetine sunulacağını kaydetti.
Otizm alanındaki eksikliğe de dikkat çeken Hasipoğlu, KKTC’de bir otizm merkezinin bulunmadığını belirterek binanın hazır olduğunu, personel ihtiyacının da tamamlanarak en kısa sürede merkezin açılmasını hedeflediklerini söyledi.
Hasipoğlu ‘‘Merkezimizi açmadan önce burada yürütülen çalışmaları yerinde görmek istedik. Otizmli çocuklarımız bizim evlatlarımızdır. Onlara en iyi hizmeti sunmak devlet olarak en temel sorumluluğumuzdur. Bu önemli eksikliği, sizlerin destekleriyle bu yıl içerisinde gidermeyi planlıyoruz’’ dedi.

Işık: ‘‘2026’da Hizmet Binası Tamamlanacak’’
Türkiye Cumhiriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bakan Yardımcısı Adil Işık ise konuşmasında, aile destek merkezlerinin güçlendirilmesine yönelik projelerin hız kesmeden sürdüğünü belirtti. 2026 yılı içerisinde hem inşaat hem de faaliyet alanında KKTC’de yeni hizmet binasının tamamlanmasının hedeflendiğini ifade eden Işık, Türkiye’deki otizm merkezlerinde edinilen bilgi ve tecrübelerin KKTC ile paylaşılacağını söyledi.
Işık, iki ülke arasındaki sosyal hizmet iş birliğinin artarak devam edeceğini vurgulayarak, teknik destek ve bilgi aktarımı konusunda her türlü katkının sunulacağını dile getirdi.

Cihangir-Düzova İlkokulu ek derslik binasının açılış töreni yapıldı

Değirmenlik-Akıncılar Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla, Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde yapılan Cihangir-Düzova İlkokulu ek derslik binası bugün düzenlenen törenle açıldı.

Törene, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, bazı milletvekilleri, Değirmenlik-Akıncılar Belediye Başkanı Ali Karavezirler, kurum ve kuruluş temsilcileri, Cihangir-Düzova İlkokulu Müdürü Elif Bardak, okul öğretmen ve öğrencileri katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, Cihangir – Düzova İlkokulu Halk dansları gösterisyle devam etti.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Değirmenlik-Akıncılar Belediye Başkanı Ali Karavezirler ile  Cihangir-Düzova İlkokulu Müdürü Elif Bardak’ın konuşma yaptığı törende,  Cihangir-Düzova İlkokulu öğrencileri gösteriler sundu.

Törende ayrıca Cumhurbaşkanı Erhürman ve Cihangir-Düzova İlkokulu Müdürü Elif Bardak, Değirmenlik-Akıncılar Belediye Başkanı Ali Karavezirler’e hediye takdim etti.

Tören, ek derslik binasının protokol tarafından açılmasıyla tamamlandı.   

-Erhürman: “Çocuklar hepimizin çocuklarıdır, bundan sonra ne yapacaksak çocuklarımız için yapacağız”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, törende yaptığı konuşmada, son yedi yıl içerisinde bölgede yapılan okul ve derslik yatırımlarına dikkat çekerek, bu süreçte kaçıncı okul ve derslik açılışında bulunduğunu düştüğünü ancak bunu tam olarak hesaplamanın mümkün olmadığını söyledi.

Değirmenlik-Akıncılar Belediyesi Başkanı Ali Karavezirler, Belediye Meclisi üyeleri ve bölge muhtarlarının siyasi parti ayırt  etmeksizin birlikte hareket ettiğini vurgulayan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının en kıymetlisinin çocukları olduğunu belirtti ve  Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyeleri ve bölge muhtarlarına teşekkür etti.

Erhürman, son dönemde en sevdiği iki kelimenin “öz kaynak” ve “öz güven” olduğuna dikkat çekerek, öz kaynaklarla ve el birliğiyle Kıbrıslı Türkler tarafından yapılanların göğsünü kabarttığını, öz kaynakla yapılan işlerin ise öz güven yarattığını işaret etti.

“Öz kaynak ve öz güvenle çocuklarımız için daha yapacak çok işimiz var.” diyen Erhürman, yapılan ek binaların, yeşil oyun alanlarının ve sınıfların çok güzel olduklarını kaydetti.

Sınıfların içinin donatısının son derece çağdaş ve uygar olduğunu da dile getiren Erhürman, “Ama ne kadar güzel bina yaparsanız yapın, içindeki öğretmenin motivasyonu, donanımı tamam değilse o binanın içinden bir şey çıkmaz.” dedi.

Erhürman, öğretmenlerin çocukları çağın gereklerine uygun olarak yetiştirmesi için her türlü çabayı göstereceğine inanç belirterek, “Bize de düşen sizin motivasyonunuzun kırılmasına engel olmaktır. Bunun sözünü veriyoruz.” ifadesini kullandı.

Konuşmasında, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve Bakanlık yöneticilerine de teşekkür eden Erhürman, bu dönemde Bakanlık, yerel yönetimler ve halkın her kesimiyle işbirliğinde özellikle eğitim alanında önemli yatırımlar yapıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erhürman, “Çocuklar hepimizin çocuklarıdır, bundan sonra da ne yapacaksak çocuklarımız için yapacağız. Söz veriyoruz yapacağız.” diyerek, hayırlı olsun dileklerinde bulundu.

-İncirli: “Ülkemizde doğan her çocuk için nitelikli kamusal eğitimi hayata geçirmek en önemli görevimizdir”

Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İnciri de konuşmasına, “Gerçekten içimizde şu anda en çok hissettiğimiz şeyin gurur olduğunu düşünüyorum.” diyerek başladı.

Bugün Değirmenlik-Akıncılar bölgesinin kaderinin değiştiği günlerden biri olduğuna dikkat çeken İncirli, herkesin bunu yüreğinde hissettiğini kaydetti.

İncirli, eşitliğin en çok okullarda, eğitimde önemli olduğunu söyleyerek, “Çünkü bir çocuğun kaderi doğduğu mahalleye, köye, şehre bağlı olmamalı. Bir çocuğun kaderi aldığı eğitime bağlı olmalı, ülkemizde doğan her çocuk için hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan nitelikli kamusal bir eğitimi hayata geçirmek en önemli görevimizdir.” dedi.

Çocuklar için ilkokul yıllarının en önemli zamanlar olduklarını söyleyen İncirli, ilkokul yıllarının çocukların karakterini şekillendirdiğini dolayısıyla Başkan Karavezirler’in çocuklara sadece güvenli binalar vermediğini, aynı zamanda onların karakterlerini de şekillendirdiğini ve onlara özgüven kazandırdığını kaydetti.

Usarlı, CTP’li Belediye Başkanlarının belediye kaynaklarını sosyal belediyecilik anlayışıyla halkın geleceğine ayırmayı bir görev bildiklerini belirterek, halkın bu farkı görüp takdir ettiğini de söyledi.

“İnanıyorum ki çocuklarımız burada bilimi ve sanatı öğrenecekler, sporun içinde büyüyecekler ve bu ülkeyi geleceğe taşıyan ve bu ülkeyi yöneten liderler yine böyle sağlam yapılmış okullardan çıkacaklar.” ifadesini kullanan İncirli, çocukların yollarının açık, geleceklerinin aydınlık olmasını temenni etti.

İncirli, konuşmasının sonunda, ek derslik bina yapımlarında katkısı bulunanlara teşekkür etti, hayırlı olmasını diledi.

-Çavuşoğlu: “Üç yıl sonra ülkede uluslararası standarda sahip olmayan hiçbir okul kalmayacak”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da yine Milli Eğitim Bakanlığı ile yerel yönetimler işbirliğinde bir açılışta olduklarını, gururlu olduklarını kaydetti.

“Bu gururu yaşatan Kıbrıs Türkü’ne ne yapsak azdır” diyen Çavuşoğlu, çocukların her şeyi hak ettiklerinin altını çizdi. Belediye Başkanı Karavezirlere teşekkür eden Çavuşoğlu, göreve geldiği günden bu yana Başkan’ın kendisini hiç yalnız bırakmadığını ve Bülke için hep birlikte çalıştıklarını söyledi.

Çavuşoğlu, 2023 yılında yaşanan deprem dönemine kadar Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesinin çok zayıf olduğunu vurgulayarak, kendilerinin kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde boya, tadilat, tamirat konularında uğraş verdiklerini ancak artık Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir hareket kabiliyeti olduğunu, gücü olduğunu kaydetti.

Kıbrıs Türkü’nün “Bir tuğla da sen koy, bir sınıfta da sen yap, bir okul da sen yap” kampanyasına el verdiğini ve ülkesine sahip çıktığını dile getiren Çavuşoğlu, bunun en büyük güçleri olduğunun altını çizdi.

Çavuşoğlu, bugüne kadar yapılan sınıf ve okullar hakkında bilgi vererek, bu süreçte özel sektöre ve hayırseverlerin katkılarına dikkat çekti.

İmece usulü yapılanların kendilerine güç ve umut verdiğini de vurgulayan Çavuşoğlu, bu sayede kendilerine ayrılan bütçeyi üçe katladıklarını söyledi.

“Hiçbir zaman ben yaptığım demiyorum. Her zaman biz yaptık diyorum.” ifadesini kullanan Çavuşoğlu, bu ülkenin geleceğinde “sen” ya da “ben” değil; “biz” olabileceğini aktardı. Çavuşoğlu, “biz” fikri olduğu sürece başarılabileceğini de anımsatarak, kendilerinin biz olmayı başardıklarını, bakanlığın, okullarla, okul aile birlikleriyle, yerel yönetimlerle, halkla birlikte çalıştığını yineledi.

“Bu alanı geleceğe taşımak, uluslararası standartlara ulaştırmak adına ortaya koyduğumuz hedefe hızla yaklaşıyoruz.” diyen Çavuşoğlu,  tüm bunları tamamlamak için iki-üç yıl gibi bir zamana daha ihtiyaçları olduğunu belirtti.

Üç yıl sonra ülkede uluslararası standarda sahip olmayan hiçbir okul kalmayacağına dikkat çeken Çavuşoğlu, hedeflerinin bir taraftan deprem güçlendirmelerini sürdürmek, diğer taraftan kafeleri genişletmek, sıcak yemek ortamı yaratmak ve spor sahaları oluşturmak olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu, konuşmasında, kampanyalarına destek veren herkese teşekkür ederek, bugün açılan yeni dersliklerin, spor sahasının ve oyun parkının çocuklara ve öğretmenlere hayırlı olmasını diledi.

-Karavezirler: “Mart ayında yeni bir açılış törenimiz daha var”

Değirmenlik Akıncılar Belediyesi Başkanı Ali Karavezirler de çok heyecanlı olduğunu paylaşarak, “Heyecanımın nedeni siz geleceğimiz olan çocuklara bu güzel günde bu güzelliği ve bu mutluluğu yaşatmanın gururudur.” şeklinde konuştu.

Bugün 32. açılışı yaptıklarına dikkat çeken Karavezirler, “Çocuk bizim geleceğimizdir.” vurgusu yaptı.

Karavezirler, göreve başladığı ilk günden bu yana her zaman çocukların ve öğretmenlerin yanlarında olduğunu kaydederek, bunun gururunu ve mutluluğunu yaşadığını da belirtti. Bu başarıda, Belediye Meclis üyeleri ve tüm mesai arkadaşlarının katkısı olduğunu da işaret eden Karavezirler, “Tüm mesai arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim. Çünkü ben değil, biz olarak görev yapıyoruz.” dedi.

Karavezirler, yapılan her çalışmada tüm mesai arkadaşlarının imzası olduğunu söyleyerek, imza atmaya devam ettiklerini ve yine mart ayında yeni bir açılış törenleri daha olduğunu vurguladı.

Konuşmasında, yapılan geçmiş projeler hakkında da bilgi veren Karavezirler, tüm bunları kısa bir sürede gerçekleştirdiklerini de aktardı.

Bölgedeki bazı okullarda güvenli olmayan binaların yıkılıp yeniden yapmaya başladıklarını da söyleyen Karavezirler, hedeflerinin 2026-2027 eğitim yılının sonu olduğu müjdesini de verdi.

Karavezirler, “Çocuklar bizim geleceğimizdir, umudumuzdur. Öğretmenlerimiz de rehberimizdir. Hepsine çok teşekkür eder, hayırlı olmasını dilerim.” dedi.

-Bardak: “Beş ay önce bize gösterilen boş bir alanda, bugün bir mucize gerçekleşti.”

Cihangir Düzova İlkokulu Müdürü Elif Bardak ise yapımı tamamlanan Cihangir-Düzova İlkokulu ek derslik binasının idare odalarının, öğretmenler odasının, çok amaçlı salonunun ve çim sahanının açılışını gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.

Bir hayalin bugün gerçek olduğunu söyleyen Bardak, “Belediyemizin güçlü katkılarıyla öğrencilerimizin eğitim göreceği sınıflar daha donanımlı, en önemlisi güvenli hale geldi.” şeklinde konuştu.

Bardak, ilkokul sınırlarında yapılan iyileştirme çalışmaları hakkında bilgi vererek, yeni yapılan dersliklerde öğrencilerin bilgi çağının gereklerine uygun, daha aydınlık ve güvenli ortamlarda çalışacaklarını kaydetti.

Geleceğin güvencesi olan çocuklar için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Bardak, “Beş ay önce bize gösterilen boş bir alanda, bugün bir mucize gerçekleşti.” dedi

Bardak, çalışmaların tamamlanmasında katkı koyanlara teşekkür ederek, ek derslik binalarının hayırlı olmasını diledi.

-Cihangir-Düzova İlkokulu ek derslik binası

Bölgede artan öğrenci sayısına yanıt vermek ve okulun fiziki altyapısını güçlendirmek amacıyla inşa edilen dört derslik ve çok amaçlı salondan oluşan iki katlı ek bina, toplam 663,92 metrekare kapalı alana sahip.

Her biri 331.96 metrekare olarak planlanan zemin ve birinci kat, hem idari işleyişi destekleyen hem de eğitim kapasitesini artıran mekânlardan oluşuyor.

Zemin katta, idari yönetim süreçlerinin yürütülmesi için müdür odası, müdür muavini odası, sekreter odası ile arşiv odası yer alırken, aynı katta eğitim ve toplu etkinliklere uygun standartlarda iki derslik bulunuyor. Birinci katta ise yine eğitim faaliyetlerine hizmet edecek iki dersliğin yanı sıra hem toplu eğitim çalışmalarına hem de sosyal ve kültürel etkinliklere uyarlanabilecek esnek kullanım imkânı sunan çok amaçlı salon/derslik yer alıyor.

Trump yönetiminin, İran’a karşı uzun süreli askeri saldırı başlatmaya hazır olduğu iddia edildi

ABD’de Donald Trump yönetiminin, İran’a karşı uzun süreli askeri saldırı başlatmaya hazır göründüğü ancak saldırının onaylanıp onaylanmadığının belirsizliğini koruduğu öne sürüldü.

Washington Post gazetesinin ismi paylaşılmayan eski ve görevdeki ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre Pentagon, savaş kayıpları ve uzun süreli savaşa sürüklenme risklerine rağmen Orta Doğu’da çok büyük vurucu güç topluyor.

ABD’nin Tahran’a karşı uzun süreli askeri saldırı başlatmaya hazır göründüğünü iddia eden yetkililer, haftalardır bir araya getirilen cephaneliğin, USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve ona eşlik eden savaş gemilerinin gelişini beklediğini belirtti.

Gemilerin dün Cebelitarık Boğazı’na yaklaştığı bilgisini veren yetkililer, bunun da birkaç gün içinde bir saldırının mümkün olabileceği anlamına geldiği değerlendirmesinde bulundu.

Konuyla ilgili bilgi sahibi ABD’li yetkili de Trump’ın üst düzey ulusal güvenlik danışmanlarının 18 Şubat’ta İran konusunu görüşmek üzere bir araya geldiklerini ve bölgede konuşlandırılan ABD güçlerinin tamamının mart ortasına kadar yerlerinde olacağına ilişkin bilgilendirildiklerini belirtti.

 ABD yönetiminin bölgede savaş gücü oluşturduğunun bilinmesini istediği yorumunda bulunan yetkililer, yine de Trump’ın saldırıyı onaylayıp onaylamadığının belirsiz olduğunu vurguladı.

İki yetkili, saldırıya ilişkin son hazırlıkların yapılması halinde Orta Doğu’daki üslerden bazı ABD askerlerinin geri çekilmesinin beklendiğini ifade ederek Pentagon’un geçmişte de benzer adımlar attığını hatırlattı.

Bir diplomat da bazı aktörlerin İran’a baskı amaçlı hedefli saldırıları tercih ettiklerini ancak uzayan bir çatışmanın kanlı olacağı, bilerek veya yanlış hesaplamayla daha fazla ülkeyi savaşa dahil edebileceği yorumunu yaptı.