Bugün yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, bugünden itibaren alçak basınç sistemiyle serin ve nemli havanın etkili olacağını; bugün ve Çarşamba günü sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğini açıkladı.

Meteoroloji Dairesi, KKTC’nin bugünden itibaren alçak basınç sistemiyle serin ve nemli havanın etkisi altında kalacağını, bugün ve Çarşamba günleri ise üst atmosferdeki soğuk havanın yağışlara neden olacağını bildirdi.

Meteoroloji Dairesi’nin haftalık değerlendirmesine göre, hafta genelinde parçalı bulutlu bir hava hakim olacak; yarın ve çarşamba günü sağanak ve gök gürültülü sağanaklar görülecek. Haftanın ilerleyen günlerinde hava parçalı ve az bulutlu seyredecek.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimler ve sahillerde 19–21, çarşamba ve perşembe günü ise 16–18 derece santigrat dolaylarında olacak.

Rüzgâr, periyodun ilk günlerinde güney ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli; Çarşamba günü yer yer fırtına şeklinde; diğer günlerde ise kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esecek.

TÜK, yemlik arpanın Çarşamba günü gelmesinin beklendiğini açıkladı

TÜK, yemlik arpanın 18 Şubat Çarşamba günü ülkeye ulaşmasının beklendiğini duyurdu.

Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK), yemlik arpanın 18 Şubat Çarşamba günü ülkeye ulaşmasının beklendiğini açıkladı.

TÜK Açıklaması şöyle:

“Kurumumuz tarafından yürütülen yemlik arpa temin çalışmaları kapsamında 05/02/2026 tarihinde ödemesi gerçekleştirilmiş olan yemlik arpa alımına ilişkin süreçte, Kurumumuzun kontrolü dışında gelişen olumsuz hava koşulları nedeniyle bazı gecikmeler yaşanmıştır. Özellikle son dönemde etkili olan yoğun yağışlar, fırtına ve buna bağlı olarak gemi seferlerinde meydana gelen aksamalar, tedarik sürecini olumsuz yönde etkilemiştir.

Yaşanan bu olumsuzluklara rağmen, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Toprak Ürünleri Kurumu tarafından sürecin en kısa sürede tamamlanması amacıyla gerekli tüm girişimler ivedilikle başlatılmış, ilgili firma ve taşıyıcılarla sürekli temas halinde olunmuştur. Yapılan yoğun çalışmalar ve koordinasyon sonucunda tedarik sürecindeki aksaklıklar giderilmiş ve sorunlar büyük ölçüde aşılmıştır.

Bu kapsamda, yemlik arpanın 18/02/2026 Çarşamba günü ülkemize ulaşması planlanmakta olup, limana varışın ardından gerekli gümrük, kontrol ve dağıtım işlemleri de hızla tamamlanarak ürünlerin üreticilerimize ve sektör paydaşlarımıza ulaştırılması sağlanacaktır.”

Üstel: Biz Polemik Değil,Eser Üretiyoruz

Başbakan Ünal Üstel, Fiber Optik Yasası üzerinden muhalefete sert sözlerle yüklendi. Yasanın bir “onay yasası” olmadığını vurgulayan Üstel, bunun ülke için yeni bir çağın başlangıcı niteliğinde stratejik bir adım olduğunu söyledi.

“Fiber Optik Yasası sadece bir onay yasası değil; ülkemizde yeni bir çığır açacak stratejik bir adımdır. Bu projeyi Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte, ülkemizin geleceği için hayata geçiriyoruz” diyen Üstel, dijital altyapının güçlendirilmesinin gençlerin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Başbakan, “Gençlerimizin önünü açmak ve adamızı dijital çağa taşımak için hızlı interneti halkımıza kazandırıyoruz. Hükümet ortaklarımızla bu çerçevenin arkasındayız; bu projeyi mutlaka hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

“CTP Yine Toptan Reddeden Tutumda”

Muhalefetin büyük projelere sistematik biçimde karşı çıktığını savunan Üstel, geçmişteki su projesini hatırlattı:

“Bugün bu ülkede susuzluk çekilmiyorsa, Türkiye ile imzaladığımız ve CTP’nin yine karşı olduğu su projesi sayesindedir.”

Belediyeler Reformuna da CTP Karşı Çıkmıştı

Başbakan, belediyeler reformuna da değinerek muhalefetin o dönemdeki tutumunu eleştirdi:

“Bugün belediyelerimiz daha güçlü ve daha etkin hizmet veriyorsa, bu sabahlara kadar savunduğumuz ve CTP’nin karşı çıktığı reform sayesindedir.”

Üstel, hükümetin temel önceliğinin hizmet olduğunu belirterek, hukuka olan bağlılığın altını çizdi:

“Burası bir hukuk devletidir; hukuka da adalete de inancımız tamdır.”

Son olarak, hükümet ortakları olan Ulusal Birlik Partisi, Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi adına konuşan Üstel, “Tek hedefimiz halka hizmettir” mesajını verdi.

“Meclis’e de Cumhurbaşkanlığı’na da CTP Karşı Çıktı”

Üstel, açıklamasının sonunda CTP’nin yalnızca projelere değil, geçmişte devletin temel kurumlarına ilişkin adımlara da karşı çıktığını savundu. “Yeni Meclis’e de Cumhurbaşkanlığı yapımına da karşı çıktılar. Ancak biz her zaman millet iradesinin ve devletimizin kurumsal yapısının yanında olduk” diyen Üstel, hükümetin kararlılıkla yoluna devam edeceğini ifade etti.

“Biz polemik üretmeye değil, eser üretmeye geldik. Engellemelere rağmen ülkemizin geleceği için çalışmayı sürdürecek; halkımıza verdiğimiz sözleri birer birer yerine getireceğiz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

ÜSTEL: SU GİBİ HAYATİ PROJELERE BİLE KARŞI ÇIKTILAR!

Başbakan Ünal Üstel, Fiber Optik Yasası üzerinden muhalefete sert sözlerle yüklendi. Yasanın bir “onay yasası” olmadığını vurgulayan Üstel, bunun ülke için yeni bir çağın başlangıcı niteliğinde stratejik bir adım olduğunu söyledi.

“Fiber Optik Yasası sadece bir onay yasası değil; ülkemizde yeni bir çığır açacak stratejik bir adımdır. Bu projeyi Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte, ülkemizin geleceği için hayata geçiriyoruz” diyen Üstel, dijital altyapının güçlendirilmesinin gençlerin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Başbakan, “Gençlerimizin önünü açmak ve adamızı dijital çağa taşımak için hızlı interneti halkımıza kazandırıyoruz. Hükümet ortaklarımızla bu çerçevenin arkasındayız; bu projeyi mutlaka hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

“CTP Yine Toptan Reddeden Tutumda”

Muhalefetin büyük projelere sistematik biçimde karşı çıktığını savunan Üstel, geçmişteki su projesini hatırlattı:

“Bugün bu ülkede susuzluk çekilmiyorsa, Türkiye ile imzaladığımız ve CTP’nin yine karşı olduğu su projesi sayesindedir.”

Belediyeler Reformuna da CTP Karşı Çıkmıştı

Başbakan, belediyeler reformuna da değinerek muhalefetin o dönemdeki tutumunu eleştirdi:

“Bugün belediyelerimiz daha güçlü ve daha etkin hizmet veriyorsa, bu sabahlara kadar savunduğumuz ve CTP’nin karşı çıktığı reform sayesindedir.”

Üstel, hükümetin temel önceliğinin hizmet olduğunu belirterek, hukuka olan bağlılığın altını çizdi:

“Burası bir hukuk devletidir; hukuka da adalete de inancımız tamdır.”

Son olarak, hükümet ortakları olan Ulusal Birlik Partisi, Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi adına konuşan Üstel, “Tek hedefimiz halka hizmettir” mesajını verdi.

“Meclis’e de Cumhurbaşkanlığı’na da CTP Karşı Çıktı”

Üstel, açıklamasının sonunda CTP’nin yalnızca projelere değil, geçmişte devletin temel kurumlarına ilişkin adımlara da karşı çıktığını savundu. “Yeni Meclis’e de Cumhurbaşkanlığı yapımına da karşı çıktılar. Ancak biz her zaman millet iradesinin ve devletimizin kurumsal yapısının yanında olduk” diyen Üstel, hükümetin kararlılıkla yoluna devam edeceğini ifade etti.

“Biz polemik üretmeye değil, eser üretmeye geldik. Engellemelere rağmen ülkemizin geleceği için çalışmayı sürdürecek; halkımıza verdiğimiz sözleri birer birer yerine getireceğiz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Başbakan Üstel: UBP’nin elleri temizdir

Başbakan Ünal Üstel, Meclis Genel Kurulu’nda konuştu, sert mesajlar verdi… Fiber optik projesiyle ilgili konuşan Üstel, “Bu yasa ülkemiz için çok önemlidir” dedi. Üstel, partisi ile ilgili iddialar üzerine de “UBP’nin elleri temizdir” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Ünal Üstel, Meclis’in geç açılmasıyla ilgili eleştirilere yanıt verdi. Sabah saatlerinde başlaması gereken oturumun gecikmesine değinen Üstel, “Meclisi geç açtık doğrudur. Vekillerimizden ve halkımızdan özür dileriz” ifadelerini kullandı.

Üstel, fiber optik altyapıya ilişkin onay yasasının Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlandığını açıkladı. Söz konusu yasanın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile kendisinin imzasını taşıdığını belirten Üstel, düzenlemenin yaklaşık bir aydır Meclis komitesinin gündeminde olduğunu söyledi.

Komite üyeleri, ilgili bakanlar ve teknik ekiplerin detaylı çalışma yürüttüğünü ifade eden Üstel, geçen hafta pazartesi günü uzun bir mesainin ardından tasarının komiteden geçtiğini ve Genel Kurul gündemine taşındığını kaydetti. Tartışmalı görülen maddeler için Türk Telekom yetkililerinin komiteye davet edilerek ilgili bakanlık ve komite üyeleriyle birlikte değerlendirme yapıldığını dile getirdi.

“Bu yasa ülkemiz için çok önemlidir”

Fiber optik düzenlemesini “haberleşmede yeni bir çığır açacak onay yasası” olarak nitelendiren Üstel, hükümet programında halka “dijital ada” sözü verdiklerini hatırlattı. Projenin, gençlerin önünü açacağını ve ülkeye hızlı internet altyapısı kazandıracağını vurgulayan Üstel, çalışmanın Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yürütüldüğünü belirtti.

Muhalefete yüklenen Üstel, geçmişte Türkiye ile imzalanan büyük projelere de karşı çıkıldığını kaydetti.

Su Projesi ve Ercan örneği

2012 yılında imzalanan su temin projesine değinen Üstel, “Bu ülkede bugün susuzluk çekilmiyorsa o proje sayesinde” dedi. 2015’te suyun akmaya başladığını ancak o dönemde iktidarda olanların dağıtımı dahi yapamadığını iddia etti. Ercan Havalimanı protokolüne de atıfta bulunan Üstel, stratejik kurumların Türkiye Cumhuriyeti ile iş birliği içinde olmasından yana olduklarını söyledi.

Belediyeler Reformu vurgusu

Belediyeler reformu sürecinde Meclis’te sert tartışmalar yaşandığını belirten Üstel, “Meclisin kapıları kırıldı, geri adım atmadık, geçirdik” dedi. Reformun başarısının ortada olduğunu savunan Üstel, fiber optik projesinin de KKTC için hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.

“UBP’nin elleri temizdir”

Ulusal Birlik Partisi’nin 28 milletvekiliyle Meclis’te bulunduğunu, bir milletvekilinin ise yurt dışında izinli olduğunu belirten Üstel, UBP, YDP ve DP’nin toplam 29 milletvekiliyle birlik içinde olduklarını söyledi. Seçime kadar halka hizmet etmeye devam edeceklerini kaydeden Üstel, “Verilemeyecek bir hesabım yok” dedi.

Hukuka, savcılığa ve polise inançlarının tam olduğunu belirten Üstel, hiçbir soruşturmaya engel koymadıklarını ifade etti. Muhalefete sert sözlerle yüklenen Üstel, “UBP’nin elleri temizdir, önce aynaya bakın” dedi.

Sağlık Bakanı Dinçyürek’ten Dış Basın Birliği’ne 34. yıl mesajı

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Dış Basın Birliği’nin 34. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Dış Basın Birliği’nin 34. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, birliğin ülkenin uluslararası görünürlüğüne sağladığı katkılara dikkat çekti.

Dinçyürek mesajında, Dış Basın Birliği’nin yalnızca bir meslek örgütü olmadığını, aynı zamanda ülkenin sesi ve hafızası niteliğinde önemli bir misyon üstlendiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

“ Dış Basın Birliği’nin yıllardır sürdürdüğü özverili çalışmalar, ülkemizin uluslararası platformlarda doğru ve etkin şekilde temsil edilmesine büyük katkı sağlamaktadır. Birliğimiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklı sesini dünyaya duyuran önemli iletişim köprülerinden biridir.

34 yıldır kararlılıkla sürdürülen bu görev, KKTC’nin uluslararası alandaki görünürlüğünü pekiştiren son derece önemli bir katkı niteliğindedir.

Bu anlamlı yıl dönümünde, Dış Basın Birliği yönetimini ve tüm üyelerini tebrik ediyor; çalışmalarında başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.”

15 ŞUBAT 2026 ÇEKİLİŞİNDE 3 MİLYON TL’LİK BÜYÜK İKRAMİYE, “02553” NUMARALI BİLETE İSABET EDEREK DEVRETTİ

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Piyangolar Birimi tarafından gerçekleştirilen 15 Şubat 2026 tarihli Devlet Piyangosu çekildi. Çekilişte 3 Milyon TL’lik büyük ikramiye “02553” numaralı bilete isabet ederek devretti.

 

8 Mart çekilişinde büyük ikramiye 6 Milyon TL

8 Mart 2026 tarihinde gerçekleşecek olan bir sonraki çekilişte büyük ikramiye 6 Milyon TL olacak. Çıkana kadar çekiliş konseptli çekilişin bilet fiyatı 300 TL olarak, 16 Şubat 2025 Pazartesi tarihinden itibaren satışa sunulacak.

Resmi sitemizden biletlerinizi kontrol etmeden atmayınız
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Spor Dairesi Piyangolar Birimi’nin resmi web sitesi olan piyangolar.gov.ct.tr adresinden tüm çekiliş sonuçlarına ve güncel haberlere ulaşabilirsiniz. Resmi adresimizden biletlerinizi kontrol etmeden atmayınız.

TARIM BAKANLIĞINDAN AÇIKLAMA “ÜRETİCİLERİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, küçükbaş süt fiyatlarında yapılan düzenlemeye ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada bakanlığın üreticilerin talepleri doğrultusunda her türlü öneriyi dikkate alarak desteklemeye devam edeceği vurgulandı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Küçükbaş Hayvan Üreticilerine yönelik destek konusunda açıklama yaptı.

Açıklamada Bakanlığın tüm üretici kesimler ile ayırım gözetmeksizin iletişim içinde olmayı ön planda tuttuğu ve katılımcı işbirliğinden yana olduğu ancak, murat edilen istişare ortamının Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği yöneticileri tarafından sabote edildiği kaydedildi.

“Bakanlığımız üreticilerimizin talepleri doğrultusunda her türlü öneriyi dikkate alarak desteklemeye devam edecektir” denilen açıklamada Başbakan Ünal Üstel ve hükümetin tam desteği ile Tarım sektörünü desteklemeye devam edeceği vurgulandı.

Süt Fiyatlarının 1 Ocak 2026 itibarı ile güncellendiği, Küçükbaş süt fiyatlarının da, süt üzerinden verilen destek miktarının da artırıldığı belirtilerek detaylı tablonun paylaşıldığı açıklamada, Küçükbaş Hayvan başı verilen Kulak Parası desteğinin 2026 yılı için hayvan başına 2500 TL olarak belirlendiği ve her yıl olduğu gibi 2 defada ödeneceği aktarıldı.

Küçükbaş Hayvan Üreticilerinin maliyetlerini düşürmek ve üretime destek vermek amacı ile Hibe arpa desteği verilmesinin de kararlaştırıldığı kaydedilen Tarım Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi;

“31 Ocak 2026 tarihinde sona eren Küçükbaş faiz destekli yani faizsiz kredili yemlik arpa verilmesi, arpa tedarikinde yaşanan gecikme de dikkate alınarak teslim alma süresi 28 Şubat 2026 tarihine kadar uzatılmış böylelikle üreticilerin hakedişlerine göre arpa alımları garanti altına alınmıştır. Yine Faizsiz kredili yemlik arpa geri ödemeleri 31 Nisan 2026’dan 31 Mayıs 2026 tarihine kadar uzatılmıştır.

İthal Edilen Damızlık Küçükbaş hayvanlara Hayvan başı destek ödemesi

bilindiği üzere Küçükbaş Hayvan Destek ödemeleri (Kulak Parası) dönemsel hayvan varlığı üzerinden ve anaç (12 aylık ve üzeri) hayvanlara ödenmektedir. İthal edilen Küçükbaş hayvanların yaşları ve beyan tarihi 31 Aralık 2025 veya uzatılmış şekli ile 31 Ocak 2026 tarihi itibarı ile ödemeye esas teşkil eden 12 aylık yaş sınırını bulmamaktadır. Bu bakımdan bahsekonu ithal Damızlık küçükbaşlar için Hayvan başı destek ödemesi Haziran ayı beyanlarından itibaren yaşlarının ödemeye esas teşkil etmesini mütekip ödenecektir. Bu uygulamanın ithal edilen hayvanlara uygulanması mevcut sistemde sıkıntılar doğuracağı gibi üreticilerimiz arasında da haksızlığa sebebiyet verebilecek bir uygulama olduğundan, bundan kaçınılmıştır.”

Tarım ve Doğal Kaynaklar bakanlığının üretime ve üreticilere her zaman olduğu gibi destek vermeye devam edeceği vurgulanan açıklamada gerginlik yaratacak ve/veya Bakanlık ve bürokratlarına asılsız itham ve suçlamalar ile itibarsızlaştırılmasına müsamaha gösterilmeyeceği kaydedildi.

ARUCAD, lise öğrencilerine yönelik atölyeler haftası düzenledi

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD), lise öğrencilerine yönelik üç günlük Atölyeler Haftası yıl da lise öğrencilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirdi.

ARUCAD’dan verilen bilgiye göre, sömestr tatilinde gelenekselleşen ve gençlerin yeteneklerini keşfedip geliştirebilecekleri deneyim imkanı bulduğu etkinlik kapsamında 11 kurs ve 12 atölye çalışması yapıldı. Üç günlük programın sonunda kurslara düzenli katılım gösteren öğrencilere sertifikaları takdim edildi.

ÜNAL ÜSTEL: İSTİKRAR SÜRÜYOR, SPOR PROJELERİ DE TAMAMLANIYOR

Başbakan Ünal Üstel, İskele bölgesinde yer alan Zehra Çırakoğlu Civisil Stadı ile Şehit Eren Bülbül Stadı’nda incelemelerde bulunarak açıklamalarda bulundu.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması:

Sevgili kardeşlerim,

Bu hafta sonu İskele’deydik. Zehra Çırakoğlu Civisil Stadı ile Şehit Eren Bülbül Stadı’nda incelemelerde bulunduk, son durum hakkında yetkililerden bilgi aldık. Buradan bir kez daha açıkça ifade ediyorum:

20 yıldır biriken sorunları, yarım kalan projeleri tek tek çözerek ilerliyoruz.

Civisil Stadı’nı adeta baştan yarattık. Altyapısıyla, zeminiyle, donanımıyla yepyeni bir spor sahasını gençliğimize ve sporseverlere kazandırdık. Şehit Eren Bülbül Stadı çağın ihtiyaçlarına uygun hale geldi.

Çünkü gençlerimizin modern ve güvenli spor alanlarında faaliyet göstermesi bizim için bir sorumluluktur.

Bu yatırımlarla İskele’de 20 yıllık saha sorununu da çözmüş olduk. Yalnızca İskele’de değil; adanın her köşesinde spor yatırımlarımız devam ediyor. Özetle, İstikrar sürüyor, sporun da yüzü gülüyor.

Sevgili kardeşlerim,

Son dört yıllık süre içerisinde spor yatırımlarının yanında gençlerimize yönelik çok sayıda projeyi de hayata geçirdik.

Gençlerimizin, Ev sahibi olabilmesi, İş sahibi olabilmesi, Yatırım yapabilecek arsalara erişebilmesi, Kendi evlerini yapabilmesi ya da satın alabilmesi veya iş kurmaları adına tarihi kredi paketlerini de devreye koyduk.

Gençlerimize yalnızca söz vermedik; imkan sunduk, kapı açtık, yol açtık.

Diğer yandan Eğitimde de tarihimizin en büyük seferberliğini başlattık. Okullar yapmaya devam ediyoruz. Cumhuriyet tarihinin en büyük okul yenileme ve güçlendirme projeleri yine bu dönemde başlatıldı ve devam ediyor.

Çocuklarımızın ve gençlerimizin güvenli okullarda eğitim alması için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Yarım bırakmadan ilerliyoruz. Çünkü siyasi istikrar var. İstikrar sürüyor, yatırımlar tamamlanıyor.

Spor yatırımlarında da tarihi bir dönüşüm yaşıyoruz. Göreve geldiğimizde yaklaşık 30 milyon TL civarında olan spor bütçesini bu yıl 1 milyar TL’nin üzerine çıkarıyoruz.

Bizim hükümet dönemimizde ülkemiz tesisleşmede en güçlü dönemini yaşıyor. Yeni sahalar, yeni kapalı salonlar, modern altyapılar birer birer hayata geçiyor.

Ve buradan yeni bir yatırımı daha sizlere  hatırlatmak istiyorum:

Lefkoşa’ya yeni bir kapalı spor salonu ve yeni, modern bir stadyum projesini başlatıyoruz.

Değerli kardeşlerim;

Biz hiçbir sorunu halı altına süpürmüyoruz. Yarım kalanı yarım bırakmıyoruz. Başladığımızı da bitiriyoruz. Mazeret değil çare üretiyoruz. Kaynak buluyoruz, kaynak yaratıyoruz.

Bazen kendi imkanlarımızla, bazen de Türkiye Cumhuriyeti ile imzaladığımız mali iş birliği protokolleri kapsamında projelerimizi hayata geçiriyoruz. Yatırımlarımıza büyük destek veren Türkiye Cumhuriyeti Devletine,  Lefkoşa Büyükelçiliğimize ve KEİ Ofis’e de teşekkür ediyorum.

Amacımız nettir: Gençlerimizin daha güçlü, daha donanımlı, daha umutlu bir geleceğe taşımak.

İstikrarla yola devam ediyoruz.

İstikrar sürüyor, sporun yüzü gülüyor. İstikrar sürüyor, yatırımlar tamamlanıyor.

Bu vesileyle, Zehra Çırakoğlu Civisil Stadı’nın ve Şehit Eren Bülbül Stadı’nın İskele’ye ve tüm Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hayırlı olmasını diliyorum.

Gençlerimizin yanında olmaya, onların geleceğine yatırım yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Yapımı tamamlanan Millet Camisi ramazana hazır

Türkiye tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) armağan edilen Millet Camisi’nde ramazan hazırlıkları tamamlandı.

Yakın zamanda ibadete açılan Millet Camisi, ramazanda teravih namazları ve mukabeleler ile Müslümanları ağırlayacak.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi sınırında bulunan Millet Camisi, Türk İslam geleneğinden ilham alınan mimarisi, 2 bin 250 kişilik kapasitesi ve ihtişamıyla Lefkoşa’nın yeni sembolü olmaya aday.

KKTC Din İşleri Başkanı Hakan Moral, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, “KKTC’den, Ramazan-ı Şerif ayı öncesi yeni cami olan Millet Camimizde bu imkanı verdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle tüm halkımızın, tüm İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’inin hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi, Cumhuriyet Meclisi, Yüksek Mahkeme, Millet Bahçesi ve içerisinde bulunan Millet Camisi’nin açıldığını hatırlatan Moral, “Ramazan-ı Şerif ayında Kıbrıs Adası’nda tüm camilerimizin hazır olduğu gibi Millet Camimiz de hazır. İçerisinde teravih namazlarıyla, ramazana has mukabeleleriyle inşallah bu görevi ifa etmeye çalışacağız.” diye konuştu.

Moral, ramazan ayının bir anlamda da “gönül imarı” olması gerektiğine işaret ederek “Bu anlamda da inşallah halkımızı bu gönül imarına, Ramazan-ı Şerif’i bir mektep olarak düşündüğümüz zaman, bütün camilerimizde olduğu gibi, Lefkoşa Metehan sınır bölgesinde bulunan Millet Camimize bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Camilerin “mühür” anlamı taşıdığını vurgulayan Moral, “Bir beldenin, İslam beldesi olduğu anlamını taşıdığı için sınır bölgesinde olması da hassas bir konu. Güney Rum kesiminden gelen ziyaretçilerimiz, turistlerimizin ilk karşılaştığı cami. Minareleriyle, heybetiyle bize bunu andırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Moral, Türkiye’ye teşekkür ederek “Devlet büyüklerimize, Türkiye devletimize, milletimize Allah zeval vermesin diye dua ediyoruz.” dedi.

“Nasıl İstanbul’a gidildiği zaman Sultanahmet’te, Ayasofya’da namaz kılma ihtiyacımız sadece namazdan ibaret değil, oranın ihtişamını, İslam’ın mührünü, İslam’ın sağlam bir beldesi olduğunu ifade ediyor, o duyguları bizi depreştiriyorsa aynı burası da böyle.” ifadesini kullanan Moral, caminin her açıdan modern sistemlerle hizmete hazırlandığına işaret etti.

Moral, camilerin bütün insanları veya Müslümanları bir araya toplayan, “cem eden” anlamını taşıdığı için İslam’da bir prensip olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Peygamberimizin bir işaret buyurduğu nokta var ki, bizi yakinen çok ilgilendiriyor; toplulukta rahmet vardır. Evde kılacağımız namazla, evde yapacağımız duayla, şuradaki birliktelikten, cemaatten, beraber oluştan alacağımız hisse, sevap ölçülemez. O anlamda biz inşallah bu güzel ortamda, modern bir ortamda da bu güzelliği, bereketi Ramazan-ı Şerif ayıyla beraber başlatıp devam ettirmek ve yaşamak istiyoruz.”

Ataoğlu Diyarbakır’da…“KKTC’nin turizm potansiyelini Anadolu’nun her yerinde anlatmalıyız”

Başbakan Yardımcılığı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) işbirliğinde Diyarbakır’da acenteler toplantısı yapıldı. Etkinliğe Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da katılarak acentelerle bir araya geldi.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, bu çerçevede, KKTC’den giden acenteler ile Diyarbakır bölgesinde faaliyet gösteren acentelerin ortak çalışma fırsatı yaratılması ve 2026 dönemi için karşılıklı işbirliği yapılması hedefleniyor.

Karşılıklı kültür turlarının artırılması için yapılan bu etkinlik çerçevesinde  Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, beraberinde; Mersin Turizm Koordinatörü Kazım Türkkan, KITSAB Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Akançay, KITSAB Asbaşkanı Doğan Yalkı, TÜRSAB Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, TÜRSAB Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Akyıl ile birlikte Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu’nu ziyaret etti.

Ziyarette, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki kardeşlik bağlarının turizm başta olmak üzere her alanda güçlendirilmesi için istişarelerde bulunuldu.

-Ataoğlu

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Diyarbakır’da yaptığı açıklamada, Ada Kıbrıs projesinin Türkiye genelinde büyük etki ettiğini, bu nedenle turizm paydaşları ile Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde etkin tanıtımlar gerçekleştirmeye başladıklarını söyledi.

Ataoğlu şunları kaydetti:

“Bakanlık olarak, TÜRSAB ve KITSAB iş birliğinde Türkiye’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizminin tanıtımına yönelik yeni bir proje başlatmış bulunuyoruz. Projenin ilk durağı olan Diyarbakır’da düzenlenen turizm etkinliği ile, Ercan Havalimanı’na doğrudan uçuş bağlantısı bulunan şehirlerde KKTC’nin turizm potansiyelini daha güçlü şekilde anlatmayı ve bölgedeki seyahat acenteleriyle somut iş birliği fırsatları geliştirmeyi hedefliyoruz.”

Ataoğlu, Diyarbakır programı çerçevesinde Diyarbakır Valiliğinin ziyaret edilerek, yerel paydaşlarla karşılıklı görüş alışverişinde bulunulduğu, turizm hareketliliğinin artırılmasına yönelik ortak adımların ele alındığını belirterek, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu’na nazik karşılama ve ev sahipliğinden ötürü teşekkürlerini iletti.

“Başlattığımız bu tanıtım ve iş birliği hamlesi yalnızca Diyarbakır ile sınırlı kalmayacak; ilerleyen süreçte Trabzon ve Kapadokya başta olmak üzere, Türkiye’de doğrudan uçuş olan diğer şehirlerde de devam edecektir” diyen Ataoğlu, amaçlarının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yılın her dönemine yayılan turizm çeşitliliğini daha geniş kitlelere ulaştırmak ve iki ülke turizm sektörü arasındaki bağları daha da güçlendirmek olduğunu vurguladı.

Ataoğlu, “Turizmde karşılıklı kazanım anlayışıyla yürüttüğümüz bu çalışmaların, hem sektör temsilcilerimize yeni iş fırsatları yaratacağına hem de ülkemizin tanıtımına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Türkiye’nin farklı şehirlerinde sürdüreceğimiz bu etkinliklerle iş birliklerini kalıcı hale getirmeye kararlıyız.” Şeklinde konuştu.

FRANSA’DA LOUVRE MÜZESİ’NİN FARKLI BÖLÜMLERİ CİDDİ SU SIZINTISI NEDENİYLE ZİYARETE KAPATILDI

Fransa’nın başkenti Paris’teki dünyaca ünlü Louvre Müzesi’nde yaşanan ciddi su sızıntısı nedeniyle müzenin farklı bölümleri ziyarete kapatıldı.

Fransız BFMTV kanalının haberine göre, Louvre Müzesi’nin 707 numaralı Duchatel bölümünde gece ciddi su sızıntısı tespit edildi.

Müzenin teknik ekiplerince “acil durum” olarak nitelendirilen su sızıntısı nedeniyle müzenin 706, 707 ve 708 numaralı bölümleri ziyarete kapatıldı.

Üst kattan gelen su sızıntısının, kanalizasyon sorunu nedeniyle oluştuğu tahmin ediliyor.

Müzede acilen iskele kurulurken, bu alandaki tavanın ciddi şekilde zarar gördüğü düşünülüyor.

Su sızıntısının tespit edildiği bölümde, 15. ve 16. yüzyıla ait çok sayıda eser bulunuyor.

İsmi açıklanmayan bir kaynak, birçok eserin hasar gördüğünü belirtti.

Müzenin Mısır antik dönemine ait eserlerin olduğu kütüphanesinde de 26 Kasım 2025’te su sızıntısı yaşanırken, farklı kitap ve belgeler hasar görmüştü.

Uzayda tek başına sürüklenen Satürn büyüklüğünde bir gezegen keşfedildi

Dünya ve uzay tabanlı gözlemlerin nadir bir kombinasyonu, galakside sürüklenen “öksüz” bir gezegenin gerçek kütlesini ve konumunu ortaya çıkardı. Satürn büyüklüğündeki bu dünyanın, yıldızlararası uzaya fırlatılmadan önce bir yıldızın etrafında oluştuğu düşünülüyor.

Gökbilimciler, dramatik bir sistem kopuşunun ardından galaksiye savrulan Satürn kütleli bu gezegeni ilk kez doğrudan tartmayı başardı.

Yeni bir çalışma, serbestçe dolaşan bu gezegenin hem kütlesinin hem de uzaklığının, aynı anda hem dünyadan hem de uzaydan gözlemlenerek ölçüldüğünü bildirdi.

Bu farklı bakış açılarının birleşimi, normalde ulaşılamayan ayrıntıların belirlenmesini sağladı.

Mikro mercekleme ve gizemli sinyaller

Çoğu gezegen bir veya daha fazla yıldızın yörüngesinde dönerken, bazı dünyaların galakside tek başına seyahat ettiğine dair kanıtlar artıyor.

Bu yalnız nesneler, herhangi bir yıldız ortağına sahip olmadıkları için “serbest dolaşan” veya “başıboş” gezegenler olarak adlandırılıyor. Çok az ışık yaydıkları için gökbilimciler bu gezegenleri genellikle yalnızca yerçekimleri uzak bir arka plan yıldızının ışığını kısa süreliğine büktüğünde ve büyüttüğünde tespit edebiliyor.

Mikro mercekleme adı verilen bu etkinin en büyük dezavantajı, gezegenin ne kadar uzakta olduğunu genellikle ortaya çıkarmamasıdır. Bu durum, gezegenin kütlesini tek başına belirlemeyi zorlaştırmakta ve birçok temel özelliğinin belirsiz kalmasına neden olmaktaydı.

Dünya ve uzay gözlemevlerinin iş birliği

Subo Dong ve ekibi tarafından yürütülen araştırmada, kısa süreli bir mikro mercekleme olayı sırasında fark edilen bu gezegeni farklı kılan unsur, olayın eş zamanlı olarak gözlemlenmesi oldu. Ekip, yer tabanlı çeşitli anketlerden elde edilen verileri Gaia uzay teleskobundan gelen gözlemlerle birleştirdi.

Işık sinyalinin birbirinden uzak bu konumlara ulaşma süresindeki küçük farklılıklar, bilim insanlarının “mikro mercekleme paralaksını” hesaplamasına olanak tanıdı. Bu ölçüm sayesinde gezegenin hem kütlesi hem de galaksideki konumu belirlendi.

Gezegenin kökeni ve gelecekteki keşifler

Jüpiter’in kütlesinin yaklaşık yüzde 22’sine sahip olan gezegen, Samanyolu’nun merkezinden yaklaşık 3 bin parsek uzaklıkta bulunuyor.

Satürn’e benzer bir kütleye sahip olması nedeniyle araştırmacılar, bu gezegenin küçük bir yıldız gibi kendi başına oluşmak yerine, bir gezegen sisteminin parçası olarak doğduğunu savunuyor. Bilim insanları, bu tür düşük kütleli başıboş gezegenlerin yıldızların etrafında oluştuğunu ve daha sonra diğer gezegenlerle yakınlaşma gibi yerçekimsel bozulmalar nedeniyle yörüngelerinden fırlatıldığını düşünüyor.

Araştırmacılar, özellikle NASA’nın 2027’de fırlatılması planlanan Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu görevi ile bu tür keşiflerin hızlanmasını bekliyor.

Bu çalışmalar, gezegenlerin galaksi genelinde nasıl oluştuğuna dair daha derin bir anlayış sağlayacak.

Fransa’yı Nils Fırtınası vurdu: 850 bin hane elektriksiz kaldı

Fransa’yı vuran Nils Fırtınası’nda 850 bin hanede elektrikler kesilirken, Landes bölgesinde bir kişi devrilen ağacın altında kalarak yaşamını yitirdi.

Fransız meteoroloji servisi Meteo-France, ülkede sert rüzgar, sel ve çığ riski nedeniyle 5 vilayet için kırmızı, 29 vilayet için ise turuncu alarm verildiğini duyurdu.

Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, araçlarının üzerine ağaç düşmesi sonucu Landes vilayetinde bir kişinin hayatını kaybettiğini, Castelsarrasin kentinde ise bir kişinin ağır yaralandığını belirtti. Nunez, bölge sakinlerini dikkatli olmaya ve güvenlik talimatlarına uymaya çağırdı. Fransa’nın elektrik altyapısı ve bakımından sorumlu kuruluşu Enedis’ten yapılan açıklamada, Nils Fırtınası nedeniyle ülkede 850 bin hanede elektrik kesintisi yaşandığı kaydedildi.

Tahsin Ertuğruloğlu: Toplumlar arası süreç bitti, artık devletler müzakere etmeli

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Crans Montana sonrası federasyon sürecinin kapandığını belirterek iki egemen eşit devlet temelinde müzakere çağrısı yaptı. Parlamenter sistemde Cumhurbaşkanı’nın müzakereci rolünün ancak Meclis kararıyla mümkün olabileceğini vurguladı.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs TV’de katıldığı ‘Gün Ortası’ adlı programda Kıbrıs meselesine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Bakan Ertuğruloğlu, masada eşitlik görüntüsü verildiğini ancak masadan kalkıldığında Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı”, Türk tarafının ise yalnızca “toplum lideri” olarak görüldüğünü dile getirdi.

2017’de Crans Montana’da gerçekleştirilen görüşmelerin federasyon modelinin son denemesi olduğunu belirten Ertuğruloğlu, sürecin çökmesiyle yeni bir döneme girildiğini söyledi.

Türk tarafının o tarihten bu yana iki egemen eşit devlet ve eşit uluslararası statü hedefini benimsediğini ifade eden Ertuğruloğlu, toplumlar arası görüşmelerde gerçek bir eşitliğin hiçbir zaman sağlanmadığını savundu.

Crans Montana sonrası toplumlar arası görüşmelerin sona erdiğini belirten Ertuğruloğlu, artık devletler arası müzakere yapılması gerektiğini söyledi.

Parlamenter sistemde Cumhurbaşkanı’nın anayasal olarak müzakerecilik görevi bulunmadığını ifade eden Ertuğruloğlu, bu rolün yalnızca Birleşmiş Milletler’in oluşturduğu müzakere düzeni nedeniyle ortaya çıktığını kaydetti.

Bu düzenin artık ortadan kalktığını savunan Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı’nın müzakereci olacaksa bunun ancak Meclis kararıyla mümkün olabileceğini dile getirdi.

İki devletin müzakere etmesi gerektiğini vurgulayan Ertuğruloğlu, hâlâ toplumlar arası görüşmeler varmış gibi Cumhurbaşkanı’nın “toplum lideri” sıfatıyla sürece dahil edilmesini eleştirdi.

Bakan Ertuğruloğlu, “Başkanlık sistemi olsaydı bu durum tartışılmayabilirdi. Ancak biz parlamenter sistemdeyiz ve her şey en baştaki statü meselesinde kilitleniyor” ifadelerini kullandı.

İskele Belediyesi Kapalı Pazar Yeri ve Terminal Alanı törenle açıldı

İskele Belediyesi’nin Türkiye Büyükelçiliği ve Türkiye Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi destekleriyle gerçekleştirdiği “İskele Belediyesi Kapalı Pazar Yeri ve Terminal Alanı”nın açılışı yapıldı

 30 bin metrekare alan üzerinde 4 bin metre kapalı pazar yeri, 300 araçlık otoparkı ve sosyal donatı alanlarıyla  adanın en büyük pazar yeri olarak nitelendirilen tesisin açılışını Başbakan Ünal Üstel yaptı

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel törende yaptığı konuşmada,, ülkedeki siyasi istikrar sayesinde  projelerin ve halkın ihtiyaç duyduğu yatırımların gerçekleştiğini belirterek, erken seçimin olmayacağını yineledi.

Üstel, ”Ne yaparlarsa yapsınlar bizi götüremezler. Hükümet ortaklarımızla  2026 yılı sonuna kadar  halkımıza hizmete devam edeceğiz.” dedi.

Başbakan Ünal Üstel hükümete  geldiklerinde  halka söz verdikleri gibi önce siyasi istikrarı yakalayarak yarım kalmış projeleri tamamladıklarını, halkın ihtiyaç duyduğu projeleri hayata geçirdiklerini ve yapısal reformları gerçekleştirdiklerini ifade etti.

 Bugün siyasi istikrar ve reformlar sayesinde  İskele’de büyük ve halkın ihtiyacı olan bir yatırımı hizmete açtıklarını söyleyen Üstel, tesisin Anavatan Türkiye ile imzalanan mali iş birliği protokolleri çerçevesinde yapılan desteklerle  hayata geçirildiğini vurguladı.

“Siyasi istikrarı sağladık, Belediyeler Reformu’nu yaptık. Belediyeler  Reformu’nu yaparken neler yaptılar bize Cumhuriyet Meclisi’nde. Biz 29 milletvekili kilitlendik sabahlara kadar Cumhuriyet Meclisi’nden çıkmadık. Kararlıydık, azimliydik ve Belediyeler Reformu’nu geçirdik.” diyen Üstel, Belediyeler  Reformu ve Yasası sayesinde  belediyelerin  mali kaynaklarının güçlendiğini ve hizmet etmeye başladıklarını söyledi.

“Bir yerde siyasi istikrar varsa o yerde projeler gerçekleşir.” diyen Üstel, hükümete geldiklerinde İskele ve Karpaz bölgesinde 2012 yılına kadar uzanan yarım kalmış alt yapı yatırımlarını tamamladıklarını ifade etti.

 Yıllardır konuşulan Karpaz Pamuklu Hastanesi’nin temelini attıklarını, inşaatın süratli bir şekilde yükseldiğini kaydeden Üstel, Gazimağusa’da da benzer yatırımların gerçekleştiğini ifade etti.

 2026 yılını  açılışlar yılı ilan ettiklerini  söyleyen Üstel, her 15 günde bir proje açılışı gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.

 -Ankara görüşmesi

 Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile dünkü görüşmesine değinen Üstel,  görüşmede yeni  bir mali iş birliği  protokolünün “startını” verdiklerini ifade etti.

 Üstel, “ Yeni mali iş birliği protokolünde 2026 yılında ne projeler yapacağız, nelere imza  atacağız bunun çalışmasını başlattık.” dedi.

 Üstel, protokolde, ülkenin ihtiyaç duyduğu projeler, reel sektörün ihtiyacı olan destekler, büyük sanayi kesimlerinin ihtiyaç duyduğu uzun vadeli kredi destekleri, ülkenin en büyük sorunu olan enerjinin daha iyi bir duruma gelmesi için yapılacak çalışmaların yer alacağını söyledi.  

  “2026, KKTC’nin yeni yeni hizmetler alacağı bir yıl olacaktır.” diyen Üstel, “İstikrar varsa ülkemizde projeler arka arkaya geliyor. Biz istikrarlı yıl sonuna kadar devam edeceğiz. O yüzden erken seçime yok diyoruz. Çünkü biz halkımıza yerel idarelerle birlikte hizmet etmeye devam edeceğiz. Önümüzde 12 aylık bir süre vardır.  Halkımıza bu 12 ay içerisinde neler yapabileceğimizi orta yere koyacağız projeleri bir bir hayata geçireceğiz.” dedi.

 –Sağlıkta tam mesai

 Sağlıkta yeni bir dönem başlatarak tam mesaiye geçtiklerini belirten Başbakan Üstel,  bir hafta süren grevlerin karşısında durduklarını, ilgili bakan  ve Bakanlar Kurulu’nun grevlere karşı boyun eğmediğini söyledi.

Halkın sağlıktan istediği hizmeti alabilmesi için  tam mesaiye geçildiğini söyleyen Üstel,  “Bugün grev yapanlar için ilgili Bakanlığımız ve Bakanlar Kurulu ilgili muameleyi yapmaktadır.” dedi.

 Üstel, “Yıl sonuna  kadar; ne yaparlarsa yapsınlar bizi hükümetten götüremezler çünkü bizim aşkımız hedefimiz KKTC halkına hizmettir ve hizmet etmeye devam edeceğiz.” dedi.

 Anavatan Türkiye ile birlikte el ele kol kola KKTC halkına hizmeti sürdüreceklerini söyleyen Üstel, 2015 yılında  Türkiye’den gelen  suya değindi.

KKTC’nin en ücra köşesinin dahi bu suya kavuştuğunu kaydeden Üstel, Güzelyurt Ovası’nı suyla buluşturduklarını  Mesarya Ovası’nı da 2027 yılında bu suyla buluşturacaklarını belirtti.

 Üstel, UBP olarak hükümet ortaklarıyla kenetlenerek halka  hizmet etmeye devam edeceklerini söyledi.

  -Öz

 Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi Koordinatörü Erol Öz, tesisin açılmasından büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, “Harika olmuş. İskele ve bölge vatandaşlarına  hayırlı olmasını dilerim.”dedi.

 -Sadıkoğlu

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, İskele’nin yarınlarına değer katacak büyük bir projeyi açmanın gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Sadıkoğlu, “İskele Belediyesi Kapalı Pazar Yeri ve Terminal Alanı Düzenleme Projesi”nin, yalnızca bir pazar alanı değil; planlı kentleşmenin, çağdaş belediyeciliğin ve halk odaklı hizmet anlayışının somut bir eseri olduğunu vurguladı.

Sadıkoğlu, “Toplam 30 bin metrekarelik geniş bir alan üzerine, İskele Gençlik Merkezi’mizle bütünlük içinde hayata geçirdiğimiz bu proje; modern mimarisi, güçlü altyapısı ve çok yönlü kullanım alanlarıyla sadece İskele’ye değil, tüm adamıza örnek olacak nitelikte bir yatırımdır.” dedi.

 Proje kapsamında inşa edilen 4 bin metrekarelik kapalı pazar alanının, üretici ile tüketiciyi dört mevsim boyunca hijyenik, güvenli ve konforlu bir ortamda buluşturacağını kaydeden Sadıkoğlu,  kapalı pazar yerinin; çeşitli sosyal aktiviteler için de kullanılabileceğini söyledi.

 Sadıkoğlu, projeyle birlikte İskele’nin, hizmet alanı olarak adanın en büyük kapalı pazar alanına ve en geniş çevre otopark düzenine sahip olduğunu kaydetti.

 Sadıkoğlu, “Biz bu projeyi sadece betonla, asfaltla düşünmedik. Yeşil alanı, yürüyüş yolları, kaldırım düzenlemeleri ve peyzajıyla; insan odaklı, nefes alan, kente değer katan bir merkez oluşturduk. Çünkü biz biliyoruz ki; modern şehirler yalnızca binalarla değil, yaşam kalitesiyle büyür.” dedi.

 Sadıkoğlu, İskele Belediyesi olarak hedefimiz; günü kurtaran değil, geleceği planlayan projelere imza atmaktır.” dedi.

Öztürkler: “Anavatanla kopmaz bağlarımız her türlü tehlikeye karşı güç vermeye devam edecek”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının her zaman Türkiye’ye güvendiğini kaydederek, “Türkiye yanımızda olduğu müddetçe hiçbir korkumuz yoktur” dedi.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Öztürkler Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Türkiye – KKTC Dostluk Grubu Başkanı Orhan Erdem, Türkiye – Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım, AK Parti KKTC Temsilcisi Emre Kaya ve UID KKTC Bölge Başkanı Fadıl Şanverdi’yi kabul etti.

Kabulde konuşan Öztürkler, Türkiye’den gelen heyetleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye Cumhuriyeti’nde yapılan kabine değişikliğinin hayırlı olmasını temenni etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya liderliği ve verdiği mesajların Kıbrıs Türk halkına güç kattığını vurgulayan Öztürkler, “Kıbrıs Türk halkı her zaman anavatanına güvenmiştir ve güvenmeye devam edecektir. Türkiye yanımızda olduğu müddetçe hiçbir korkumuz yoktur” ifadelerini kullandı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanmaya ayırdığı bütçeye dikkat çeken Öztürkler, Avrupa Birliği dönem başkanlığının algı operasyonları için kullanıldığını belirterek, KKTC ile Türkiye arasındaki kopmaz bağların her türlü tehlike karşısında güç vermeye devam edeceğini söyledi.

Öztürkler ayrıca, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a selamlarını ileterek, yakın zamanda Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştireceklerini açıkladı.

-Yayman

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman da, Türkiye’den kucak dolusu selam ve sevgi getirdiklerini belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un özel selamlarını iletti.

Rum tarafındaki aşırı silahlanmaya dikkat çeken Yayman, bu durumun Türkiye’de yakından takip ve not edildiğini vurguladı.

Yeni Meclis binasını da ziyaret ettiklerini belirten Yayman, “Yeni binanız çok şık olmuş. İnşallah Kıbrıs Türk halkı için çok güzel hizmetlere vesile olur” diyerek teşekkürlerini sundu.

Trump’tan dikkat çeken silah iddiası: “Discombobulator”

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya düzenlenen saldırıda kullanıldığını iddia ettiği “discombobulator” isimli silah tartışılmaya devam ediyor.

Trump, NewsNation televizyonuna verdiği mülakatta, ABD ordusunun, Maduro’ya düzenlediği operasyonda, “ABD’nin daha önce kullanılmamış askeri teknolojiler kullandığını” söyledi.

Operasyonda, “gizli ses silahı” kullanıldığını aktaran Trump, “ABD’nin kimsenin bilmediği silahlara sahip olduğunu” iddia etti.

Daha sonra New York Post gazetesine verdiği mülakatta Trump, Maduro’ya düzenlenen saldırıda “discombobulator” adını verdiği yeni silahın önemli rolü olduğunu açıkladı. Trump, bu silahın “karşı tarafın ekipmanlarının çalışmamasını sağladığını” belirtti.

Bu silah hakkında konuşmasının “yasak” olduğunu kaydeden Trump, “Rus ve Çin yapımı roketleri vardı ama hiçbiri fırlatılamadı. Biz geldik, onlar düğmelere bastılar ama hiçbir şey çalışmadı.” dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de Maduro’ya düzenlenen operasyonun ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Venezuela’da bulunan bir kişinin açıklamalarına yer verdi.

Leavitt’in paylaşımında, “Venezuela’daki tüm radar sistemlerinin aniden kapandığını” ileri süren bir güvenlik görevlisi, “çok yoğun ses dalgasına benzer bir şey” algıladığını ve “kafası patlayacakmış gibi hissettiğini” iddia etti.

Trump’ın hakkında çok az bilgi verdiği ve kamuoyu tarafından ismi daha önce duyulmayan bu silah merak konusu oldu.

AA muhabiri, “discombobulator” hakkında bilinenleri derledi.

Venezuela’ya yönelik askeri operasyon radar sistemlerini hedef aldı

CNN’e konuşan ABD askeri yetkililerine göre, Venezuela’ya yönelik operasyon, ülke genelinde radar, iletişim ağları ve hava savunma sistemlerini devre dışı bırakmayı amaçlayan koordineli saldırılarla başladı. Bu saldırılar, özel harekat güçlerinin ülkeye girmesi için hava sahasını temizledi.

ABD Genelkurmay Başkanı Hava Kuvvetleri Generali Dan Caine, 150’den fazla uçağın, Venezuela’ya yönelik operasyona katıldığını söyledi. Uçaklar arasında bombardıman uçaklarının, savaş jetlerinin, istihbarat ve gözetleme platformlarının bulunduğu belirtildi.

Bir ABD’li yetkiliye göre, ABD güçleri, operasyon sırasında Venezuela’nın uyarı sistemlerini ve hava savunmasını siber operasyonlarla devre dışı bıraktı. Aynı zamanda kara harekatı aşamasında, personelin yönünü ve algısını bozmak için ses temelli akustik araçlar kullandı.

Operasyonun bu aşamasında Trump, “discombobulator” isimli gizli silahın kullanıldığını öne sürdü.

Ancak uzmanlar, bu silahın devrim niteliğinde yeni bir silah olmadığını, mevcut teknolojilerin kombinasyonu olan bir silahı tanımladığını düşünüyor.

Uzmanlar, bu terimin tek bir silahtan ziyade siber, elektronik ve akustik askeri sistemlerin bir karışımını ifade ettiğini söylüyor.

Ayrıca uzmanlar, bu tip sistemlerin ABD ordusu tarafından uyarı amaçlı olarak zaten yaygın kullanıldığını belirtiyor.

ABD’nin sistemleri ve ekipmanları devre dışı bırakmak için Uzun Menzilli Aktif Akustik Uyarıcı (LRAD), elektronik harp sistemleri ve “Stuxnet” virüsü gibi siber silahlar kullandığı da halihazırda biliniyor.

LRAD ve benzeri sistemler, yüksek sesli ve yönlendirilmiş ses yayarak uzaktan uyarı yapmak ve kalabalıkları kontrol etmek için kullanılıyor ancak yüksek seviyede ağrı, baş dönmesi ve işitme hasarına yol açabiliyor.

Bazı uzmanlar ise “discombobulator” silahının yüksek güçlü bir mikrodalga sistemi olabileceğini düşünüyor. Buna göre, silahın fiziksel bir patlama yaratmadan hedefi hem sistematik hem de biyolojik olarak felç edebildiği tahmin ediliyor.

Ne olmuştu?

Venezuela’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak’ta yerel saatle 02.00 sularında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.

Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro’ya “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.

Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de olmuştu.

Maliye Bakanı Berova, Mücevheratçılar ve Kuyumcular Derneği yönetimiyle bir araya geldi

Maliye Bakanı Özdemir Berova, KKTC Mücevheratçılar ve Kuyumcular Derneği yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Maliye Bakanlığı bürokratlarının da yer aldığı görüşmede, kuyumculuk sektörüne ilişkin güncel gelişmeler ve mali konular ele alındı.

-Aksay

KKTC Mücevheratçılar ve Kuyumcular Derneği Başkanı Hüseyin Aksay konuşmasında, sektörün karşılaştığı güncel sorunlara değinerek, çözüm noktasında kamu ile iş birliğinin önemine dikkat çekti.

-Berova

Maliye Bakanı Özdemir Berova ise, sektör temsilcileriyle sürdürülen diyaloğun önemine vurgu yaparak, ekonomik faaliyetlerin daha güçlü ve kayıtlı bir yapıda ilerlemesi için iş birliğinin devam edeceğini ifade etti.

Toplantıda ayrıca sektörün beklenti ve önerileri de değerlendirildi.

Başbakan Üstel: “Kıbrıs Türkü yalnız değil”

Başbakan Ünal Üstel, “Kıbrıs Türkü yalnız değil. Kıbrıs Türkü’nün yanında ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti vardır.” dedi.

Başbakan Üstel, TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptıkları görüşmenin ardından hitapta bulundu.

Ankara’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Üstel, Yılmaz’a kendisi ve heyetini davet etmesi nedeniyle teşekkürlerini sundu.

Üstel, Yılmaz ile zaman zaman bir araya geldiklerini hatırlatarak görüşmelerinde, KKTC’nin kalkınması, ekonominin daha ileriye götürülmesi, halkın rahatlığı için çeşitli alanlarda, nelerin yapılabileceğini ele aldıklarını bildirdi.

Kıbrıs Türkü ile Türkiye’nin sevgi ve saygıya dayalı bir ilişki kurduğunu vurgulayan Üstel, ilişkilerin her geçen gün daha da güçlendiği mesajını verdi.

Üstel, “Bugün de yarın da ve önümüzdeki günlerde de bu güçlü bağlarla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan halkımız, Türkiye ile bir bütün olarak yoluna devam edecek.” ifadesini kullanarak, bu doğrultuda ülkesinin ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde duruncaya kadar Türkiye ile mali protokoller aracılığıyla büyük projeler gerçekleştireceğine değindi.

Toplantıda yeni mali iş birliği protokolü kapsamında ülkesinin ihtiyaçlarına göre neler yapılabileceğini ve gerçekleştirilen projeleri ele aldıklarını anlatan Üstel, 2025’te büyük projelerin temelinin atıldığını anımsattı.

Üstel, Yılmaz ile imzaladıkları iş birliği protokolüyle, Lefkoşa Nalbantoğlu Hastanesi’nin yeniden revize edilmesi ve 320 yataklı yeni bir hastanenin inşaatının temellerinin süratli bir şekilde yükseldiğini görmenin kendileri için büyük bir mutluluk olduğunu bildirdi.

Güzelyurt Hastanesi ve sağlık alanındaki diğer projelerden bahseden Üstel, altyapı ve karayolu projeleri gibi alanlarda yapılan yatırımların da ülke halkını rahatlattığını vurguladı.

Üstel, görüşmelerde reel sektör ve sanayi çalışanlarını rahatlatacak tüm konuları masaya yatırdıklarını belirterek, teknik heyetlerle birlikte martta imzalanması planlanan “2026 Mali ve Ekonomik İşbirliği Protokolü” üzerinde de ön çalışma yaptıklarını aktardı.

– “Kıbrıs Türkü yalnız değil”

Gelecek günlerde Kıbrıs’ın en önemli ihtiyaçları arasında bulunan enerji konusunda ne gibi çalışmalar yapabileceklerini de kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydeden Üstel, “Biz bütün bunları yaparken Güney (Kıbrıs) Rum hükümeti de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomisini geriye götürmek, baltalamak ve insanımızı zora sokmak için her türlü baskıyı üzerimize uygulamaktadır.” dedi.

Üstel, Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum hükümeti arasında imzalanan savunma protokolüne işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yunanistan, İsrail ve Güney (Kıbrıs) Rum hükümeti, imzaladıkları bir savunma protokolüyle bir silahlanma yarışı içerisine girdiler. Her geçen gün yeni yeni savunma araçlarını almak için basında şov yapmaya devam ediyorlar. Tabii unutuyorlar, Kıbrıs Türkü yalnız değil. Kıbrıs Türkü’nün yanında ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti vardır. Ne yaparlarsa yapsınlar. Biz de günü geldiğinde kendilerine aynı şiddetle ve aynı şekilde bir cevap vereceğimizden hiç kuşku duymuyoruz.”

Kıbrıs’a barışın 20 Temmuz 1974’te geldiğine ve bu barışın yalnız Kıbrıs Türkü için değil aynı zamanda Rumlar için de geçerli olduğuna dair görüşünü yineleyen Üstel, “Bu hırçın ve Avrupa’nın şımarık çocuğu Rumlar hala daha bunun farkında değillerdir. Bir silahlanma yarışı içerisindeler ve bu yarış içerisinde de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomisini çökertmek için her türlü yola baş koyuyorlar.” tespitini yaptı.

Üstel, Güney Kıbrıs Rum hükümetinin su sıkıntısı çekmesine rağmen KKTC tarafından sunulan tekliflerin reddedildiğini aktardı.

Kıbrıs Türk halkının su sorununa köklü çözüm getirmek amacıyla hayata geçirilen “Türkiye’den KKTC’ye Su Temini Projesi”ne atıf yapan Üstel, bu sayede KKTC’deki en küçük köylerde dahi musluklardan su aktığına dikkati çekti.

Üstel, Rumların su sıkıntısına karşı sunulan teklifleri kabul etmemesine ilişkin ise “Çünkü zihniyet farklı ve zihniyet adanın tümünü ele geçirmektir.” yorumunda bulundu.

Başbakan Üstel, “Tabii artık adada dünyanın kabul ettiği iki tane halk vardır ve iki tane devlet vardır. Dolayısıyla çözümün iki devletten geçtiğini buradan bir kez daha sizlerin huzurunda da dünyaya duyurmak istiyoruz.” dedi.

Bu görüşmeyi düzenlediği için TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a teşekkürlerini yineleyen Üstel, “Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a da bir kez daha KKTC halkının sevgi ve saygısını huzurunuzda iletmek istiyorum.” açıklamasını yaptı.

Süper Lig’de dev maç

Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Trabzonspor ile Fenerbahçe karşı karşıya gelecek.

Papara Park’ta saat 20.00’de başlayacak müsabakayı hakem Halil Umut Meler yönetecek. Meler’in yardımcılıklarını İbrahim Çağlar Uyarcan ve Bersan Duran yapacak. Mücadelenin dördüncü hakemi ise Melih Aldemir olacak.

Muhtemel 11’ler

Trabzonspor: Onana, Lovik, Nwaiwu, Pina, Oulai, Muci, Folcarelli, Mustafa, Augusto, Onuachu.

Fenerbahçe: Ederson, Mert, Oosterwolde, Skriniar, Semedo, Guendouzi, Kante, Asensio, Kerem, Musaba, Talisca.

Ligde namağlup tek takım unvanıyla sahaya çıkacak sarı-lacivertliler, son maçında sahasında Gençlerbirliği’ni 3-1 mağlup etti.

Teknik direktör Domenico Tedesco yönetimindeki Fenerbahçe, topladığı 49 puanla 2. sırada yer alıyor. Takipçisi Trabzonspor ise 45 puanla 3. basamakta bulunuyor.

Sezonun ilk yarısında Kadıköy’deki müsabakayı Fenerbahçe 1-0 kazandı.

Fenerbahçe’de tek eksik

Fenerbahçe, Trabzon deplasmanına tek eksikle çıkacak.

Sarı-lacivertlilerde sakatlığı bulunan Archie Brown, zorlu deplasmanda takımını yalnız bırakacak.

Uzun süreli sakatlığını atlatan ve takımla çalışmalara başlayan Levent Mercan’ın 21 kişilik kadroda olması bekleniyor.

3 isim sınırda

Fenerbahçe’de zorlu müsabaka öncesinde 3 oyuncu sarı kart ceza sınırında bulunuyor.

Sarı-lacivertlilerde 3’er sarı kartı olan Anthony Musaba ile Kerem Aktürkoğlu, kart görmeleri durumunda Kasımpaşa maçında forma giyemeyecek.

Bu isimlerin yanı sıra tedavisi süren ve kadroda yer alamayacak Archie Brown da ceza sınırında yer alıyor.

Trabzonspor cephesi

Ligde geride kalan 21 haftada topladığı 45 puanla lider Galatasaray’ın 7 puan, Fenerbahçe’nin 4 puan gerisinde üçüncü sırada yer alan bordo-mavililer, rakibini yenerek zirve yarışından kopmak istemiyor.

833 günlük hasret

Trabzonspor, İstanbul’un “üç büyük” temsilcisi karşısında 833 günlük galibiyet özlemine son vermeye çalışacak.

Karadeniz ekibi, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’a karşı oynadığı maçlarda son galibiyetini, 4 Kasım 2023’te sarı-lacivertli takımı deplasmanda 3-2 mağlup ederek aldı.

Bordo-mavililer, söz konusu rakipleri karşısında çıktığı son 12 lig müsabakasında 3 beraberlik, 9 yenilgi yaşadı.

Fatih Tekke ile ilk büyük galibiyet peşinde

Karadeniz ekibi, teknik direktör Fatih Tekke yönetiminde İstanbul’un “üç büyükleri” önünde ilk galibiyetini almanın da mücadelesini verecek.

Bordo-mavililer, Tekke döneminde İstanbul’un “üç büyükleriyle” ligde 5, Ziraat Türkiye Kupası ve Turkcell Süper Kupa’da da birer olmak üzere oynadığı 7 maçı kazanamadı. Trabzonspor, bu maçlarda 5 mağlubiyet ve 2 beraberlik yaşadı.

Sahasında yenilgisi yok

Bordo-mavililer, bu sezon ligde sahasında hiç mağlubiyet yaşamadı.

Karadeniz ekibi, sahasındaki 11 lig maçında 6 galibiyet, 5 beraberlik elde ederek hiçbir rakiplerine 3 puan şansı tanımadı.

Eksikler

Trabzonspor’da zorlu karşılaşma öncesinde Visca ve Zubkov’un sakatlığı sürüyor.

Samsunspor maçında hafif sakatlanan ve 2 gün dinlendirildikten sonra antrenmanlara başlayan golcü oyuncu Paul Onuachu ise mücadelede forma giyebilecek.

Takımla antrenmanlara başlayan Savic’in, kadroda olma ihtimalinin olduğu belirtildi.

Almanya Başbakanı Merz’den AB’ye “ortak borçlanma” resti

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ortak Avrupa borçlanmasına yönelik tavizsiz tutumunu sürdürerek, “Farklı görüşler olsa da ortak borçlanma fikrini desteklemeyeceğim, istesem bile yapamam.” dedi.

Avrupa Birliği (AB) ülke liderleri, rekabetçiliği artırmak, iç pazarı güçlendirmek ve ekonomik bağımlılıkları azaltmak için atılacak adımları değerlendirmek üzere Belçika’daki tarihi Alden Biesen Kalesi’nde gayri resmi zirve için bir araya geldi.

Zirvede, enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve bloğun sınır ötesi iç pazarının işleyişinin iyileştirilmesi için çözüm yolları arandı.

Zirve sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Merz, AB projelerinin Eurobond kanalıyla finanse edilmesine karşı sert tutumunu sürdürdü.

Merz, “Bu sabah çok net bir ifade kullandım. Farklı görüşler olsa da ortak borçlanma fikrini desteklemeyeceğim, istesem bile yapamam.” dedi.

Almanya’nın mali disiplin konusundaki kararlılığını vurgulayan Merz, Alman federal hükümetinin hareket alanının sınırlı olduğunu söyledi.

Merz, Almanya Anayasa Mahkemesinin kararlarına atıfta bulunarak, “Bu sadece kişisel bir tercih değil. Mahkemenin Alman hükümetine çizdiği net hukuki sınırlar nedeniyle istesem de böyle bir adım atamam.” diye konuştu.

AB’nin gündemindeki ekonomik reformlara da değinen Merz, sermaye piyasası birliği ve bürokrasinin azaltılması konularında ilerleme kaydedilmesinin, yeni borçlanma mekanizmalarından daha öncelikli olduğunu savundu.

“Yeni bir Avrupa korumacılığı istemiyoruz”

Merz, ortak borçlanma konusunda müttefiklerinden ayrışan ticaret politikalarında ise Fransa ile uzlaşı mesajı vererek, Avrupa pazarlarının haksız ticari uygulamalara karşı korunması konusunda Paris yönetimiyle hemfikir olduklarını ifade etti.

Yeni bir Avrupa korumacılığı peşinde olmadıklarını belirten Merz, şunları dile getirdi:

“Yeni bir Avrupa korumacılığı istemiyoruz ancak haksız ticari uygulamalara karşı kendimizi savunabilmeliyiz. Avrupa Komisyonu, piyasaların aşırı kapasiteyle doldurulması veya ürünlerin yapay olarak ucuzlatılması gibi haksızlıklarla mücadele etmek için somut öneriler sunacak.”

Merz, küresel jeopolitik dönüşümün AB’yi proaktif bir tutum almaya zorladığını ifade ederek, Avrupa’nın caydırıcılığının ancak ekonomik güçle tahkim edilebileceğini savundu.

Güçlü bir savunmanın temel şartının rekabetçi bir sanayi olduğunu vurgulayan Merz, stratejik kararları bu yıl içinde hayata geçirme iradesine sahip olduklarını söyledi.

Münih’te güçlü Avrupa mesajı

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, yarın başlayacak 62. Münih Güvenlik Konferansı’nda “askeri ve ekonomik” açıdan güçlü bir Avrupa’yı savunacaklarını da dile getirdi.

Avrupa’nın askeri ve ekonomik olarak “kendi ayakları üzerinde durması” gerektiğini vurgulayan Merz, “Avrupa güçlü ve rekabetçi olmalı, aynı zamanda kendini savunabilecek bir güce dönüşmelidir.” dedi.

Merz, bu mesajların yarınki zirvenin temel ekseni olacağını kaydetti.

Meteoroloji’den karada ve denizde fırtına uyarısı

Meteoroloji Dairesi, bugün karada ve denizde fırtına uyarısında bulundu.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, zamanla karada ve denizde rüzgarın şiddetlenerek fırtına şeklinde esmesi bekleniyor.

Karada, bugün 06.00 – 17.00 saatleri arasında rüzgar zamanla 62-74 km/saat hızla esecek.

Denizde ise, 06.00 12.00 saatleri arasında rüzgar zamanla kuvvetlenerek “8” kuvvetinde ve fırtına şeklinde esecek.

YUSUF TEKİN İLE GÖRÜŞEN ÇAVUŞOĞLU: PLANLAMA ÇALIŞMALARI ADINA VERİMLİ BİR TEMAS GERÇEKLEŞTİRDİK

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile yaptığı görüşmede 2026 yılı eğitim iş birliklerine yönelik ön planlamaları ele aldıklarını ve temasın ortak projelere katkı sağlayacağını açıkladı. Çavuşoğlu, “planlama çalışmalarının tamamlanması adına verimli bir temas gerçekleştirdik” dedi.

Millî Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Ankara temasları kapsamında ziyaret ettiği Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile görüşmesine ilişkin açıklama yaptı.

Milli Eğitim Bakanlığı Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmeye ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Çavuşoğlu, “Her daim yanımızda olan ve desteklerini esirgemeyen aziz dostum, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’i ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyuyorum.” dedi.

2026 yılı için planlanan iş birliklerinin ön görüşmelerini yaptıklarını aktaran Çavuşoğlu, “Bu kapsamda planlama çalışmalarının tamamlanması adına verimli bir temas gerçekleştirdik. Misafirperverlikleri için Sayın Bakan’a teşekkür ediyor, ziyaretimizin eğitim alanındaki ortak hedeflerimize ve geleceğe dönük projelerimize katkı sağlaması adına hayırlara vesile olmasını diliyorum.” diye konuştu.

Bakan Çavuşoğlu’na ziyaretinde Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Behcet Çelebi eşlik etti.

Sağlıkta tam mesai uygulanıyor: Grev askıya alındı

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, bakanlık yetkilileri, Tıp-İş Başkanı Özlem Gürkut ve yönetim kurulu üyeleri ile Burhan Nalbantoğlu Hastanesi başhekim ve yönetimi bir toplantı gerçekleştirdi.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, bugün mesai sonrası gelişen görüşme ortamıyla Bakanlıkta uzun soluklu bir toplantı yapıldığını belirterek, görüşmenin son derece samimi, yapıcı, diyaloğa açık ve sürdürülebilir bir yapının yol haritasını ortaya koyma noktasında şekillendiğini ifade etti. Sendika Yönetim Kurulu ile geçmişten bu yana çok olumlu ve pozitif çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Dinçyürek, verilmek istenen mesajların sendika tarafından olumlu algılanmasından dolayı son derece mutlu olduğunu söyledi.

Tam mesaiye uyulması ve öğleden sonraya taşan poliklinik ve ameliyat hizmetlerinin halka verilmesi konusunda yapıcı bir tutum ortaya konduğunu belirten Dinçyürek, “Kazanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkıdır. Kazanan ülkemizin sağlığıdır” dedi. Sendika yönetiminin geçmişte olduğu gibi bugün ve bundan sonraki süreçte de ortaya koyacağı pozitif katkı ve iş birliği için teşekkür eden Dinçyürek, herkesin ortak kaygısının ülke insanının sağlığı olduğunu vurguladı.

Sağlık Bakanlığı ile sağlık çalışanlarının, başta hekimlerin ortak kaygısının hastalara daha iyi hizmet vermek olduğunu ifade eden Dinçyürek, aynı şekilde hem Bakanlığın hem de sendikanın ortak paydasının sağlık çalışanlarının, özellikle hekimlerin sıkıntıları, çalışma koşulları ve özlük hakları olduğunu dile getirdi. Bu noktada bir yol haritası ortaya çıktığını belirten Dinçyürek, çalışmaların takvimlendirilmiş plan çerçevesinde adım adım birlikte yürütüleceğini ve diyaloğun eskisinden çok daha hızlı ve yapıcı şekilde devam edeceğini söyledi. Dinçyürek, yapıcı toplantı dolayısıyla sendika yönetimine bir kez daha teşekkür etti.

Gürkut: Kamu Hekim Yasası İçin Çalışmalar Başlıyor, Grev askıya Alındı

Tıp-İş Başkanı Özlem Gürkut ise bakanlıkla yapılan görüşmede kamu sağlık servislerinde verimliliğin artırılması için Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası olarak ilgili birimlerle ve meslektaşlarla gerekli değerlendirmelerin yapılacağını kaydetti. Bu süreçte Sağlık Bakanlığının kamudaki boş hekim kadrolarının münhallerinin açılması için çalışmaları hızlandıracağını belirten Gürkut, hekimliğin özerk bir meslek olması nedeniyle bağımsız bir kamu hekim yasası hazırlanması için önümüzdeki haftadan itibaren Bakanlık ve sendika yetkililerinin çalışmaya başlayacağını açıkladı.

Hedeflerinin 1 Nisan 2026 tarihinde yasa çalışmasını Sağlık Bakanlığı bünyesinde teknik kurul aşamasına getirmek ve yasama yılı sonuna kadar Meclis’ten geçirmek olduğunu ifade eden Gürkut, masada oldukları süre boyunca grevi askıya aldıklarını duyurdu. Hizmetin yeniden başlaması ve hastaların daha fazla mağdur edilmemiş olmasından memnuniyet duyduklarını belirten Gürkut, grev sürecine katılan üyelere, mücadeleye destek verenlere ve uzlaşı ortamının oluşmasına katkı koyan Sağlık Bakanı ile yetkililere teşekkür etti.

Üstel ve Yılmaz’dan 2026 Vurgusu: Sağlıkta Atılım, Ekonomide Yeni Protokol

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.
Gerçekleşen görüşmenin ardından heyetler arası toplantıya geçildi. Heyetler arası görüşmeye hükümet ortakları, Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da katıldı.
Toplantının ardından açıklama yapan Başbakan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ile her zaman olduğu gibi altyapı, sağlık, eğitim ve turizm başta olmak üzere ülkenin ihtiyaç duyduğu her alanda çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Görüşmede yeni Mali ve Ekonomik İşbirliği Protokolü’nün ele alındığını belirten Üstel,
“Sayın Cevdet Yılmaz ve heyetiyle 2025 yılında neleri gerçekleştirdiğimizi, 2026 yılında ülkemiz için hangi projeleri hayata geçirebileceğimizi detaylı şekilde değerlendirdik” dedi.
Cevdet Yılmaz ise koalisyon ortakları ve teknik heyetlerle son derece verimli görüşmeler yaptıklarını belirterek, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasındaki ilişkilerin sıradan iki ülke arasındaki ilişkiler olmadığını, son derece özel ve stratejik bir mahiyet taşıdığını ifade etti.
Amaçlarının KKTC’yi daha müreffeh ve güçlü yarınlara taşımak olduğuna dikkat çeken Yılmaz, KKTC’nin kendine yetebilen, küresel şartlarla uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı ile yoluna devam etmesini hedeflediklerini vurguladı..
Üstel hükümeti döneminde uzun bir aradan sonra Kalkınma Planı’nın hazırlanmış olmasının önemli bir avantaj olduğuna vurgu yapan Yılmaz, Ramazan ayında iftar vesilesiyle KKTC’yi ziyaret edeceğini de açıkladı.
Ayrıca Yılmaz, en geç Mart ayı sonu itibarıyla Mali ve Ekonomik İşbirliği Protokolü çalışmalarının tamamlanacağını ve yeni bir ekonomik–iktisadi–mali işbirliği çerçevesinin oluşturulacağını ifade etti.
2026: Sağlığın Yılı Olacak
Başbakan Üstel, 2026 yılına ilişkin vizyonunu da ortaya koyarak önemli bir mesaj verdi:
“2026 yılı, halkımızın refahını doğrudan artıracak projelerle birlikte Sağlığın Yılı olacaktır. Daha güçlü bir sağlık altyapısı, modern hastaneler, güçlendirilmiş birinci basamak sağlık hizmetleri ve sağlık personelimize yönelik desteklerle 2026’yı sağlıkta atılım yılı yapacağız.”
Yeni mali ve ekonomik işbirliği protokolü kapsamında özellikle sağlık yatırımlarına öncelik verileceğini belirten Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü desteğiyle sağlık alanında kapsamlı projelerin hayata geçirileceğini ifade etti.
Başbakan Üstel, sözlerini şöyle tamamladı:
“Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü desteğiyle hayata geçirilecek projeler neticesinde ülkelerimiz arasındaki bağlar daha da güçlenecek; halkımızın refah seviyesi en üst noktaya taşınacaktır. 2026 yılı, ekonomik istikrarın yanında sağlıkta dönüşümün ve toplumsal refahın yılı olacaktır.”
Bu çerçevede 2026 protokolünün; ekonomik istikrar, altyapı yatırımları ve özellikle sağlık alanında yapısal güçlenmeyi esas alan bir yol haritası olması bekleniyor.