Dursun Oğuz’dan Kahramanmaraş İçin Taziye Mesajı

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kahramanmaraş’ta bir ortaokula yönelik gerçekleştirilen hain saldırı nedeniyle yayımladığı mesajda duyduğu derin üzüntüyü ifade etti.
Oğuz mesajında, “Kahramanmaraş’ta bir ortaokula yapılan menfur saldırı hepimizi derinden yaralamıştır. Bu acı olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Yaralanan kardeşlerimize acil şifalar temenni ediyor, kardeş Türkiye halkının acısını yürekten paylaşıyorum.” ifadelerini kullandı.

“Ellerin Büyüsü” sergisiyle Gönyeli-Alayköy’de sanatın gücü hissedildi

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Dünya Sanat Günü kapsamında Sosyal Aktivite Merkezi’nde açılışı gerçekleştirilen “Ellerin Büyüsü” sergisine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başkan Amcaoğlu, sergiyle birlikte kentte güçlü bir sanat üretimine tanıklık edildiğini belirterek, 40 kursiyerin emeğiyle hayat bulan ve 500’e yakın eserin yer aldığı serginin emeğin, sabrın ve üretimin en güzel yansıması olduğunu ifade etti.

Göreve geldikleri ilk günlerde seramik kursu olmasına rağmen fırının bulunmadığını hatırlatan Amcaoğlu, verilen sözün kısa sürede yerine getirildiğini ve seramik fırınının kazandırıldığını vurguladı. Bugün ortaya çıkan tablonun, atılan doğru adımların ve verilen emeğin ne kadar kıymetli bir karşılık bulduğunu açıkça gösterdiğini dile getirdi.

Sergide ortaya konan çalışmaların, eğitmen ve kursiyerlerin özverili emeğinin somut bir sonucu olduğunu belirten Amcaoğlu, başta seramik eğitmeni Semral Öztan olmak üzere sürece katkı koyan tüm kursiyerleri kutladı. Ayrıca serginin en anlamlı sürprizlerinden biri olan ve kendisine takdim edilen, Kıbrıs kadınının emeğini ve kültürünü yansıtan “molohiya ayıklayan kadın” temalı eser için de teşekkür etti.

Sosyal Aktivite Merkezi’nin farklı yaş gruplarını bir araya getiren, üretimi teşvik eden ve toplumu buluşturan güçlü bir yapı olduğuna dikkat çeken Amcaoğlu, sanatın sadece bir etkinlik değil aynı zamanda birleştirici bir güç olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, sanatın birleştirici gücüyle üretmeye ve birlikte büyümeye kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti.

Bakan Çavuş’tan Türkiye’deki okul saldırılarına taziye mesajı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Türkiye’de iki farklı ilde okullara yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu. Çavuş, yaşanan olayların kendilerini derinden üzdüğünü ifade etti.

Bakan Çavuş açıklamasında, dün Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, bugün ise Kahramanmaraş’taki Aysel Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıların büyük bir üzüntüyle öğrenildiğini belirtti.

Söz konusu saldırıların toplumda derin bir sarsıntıya yol açtığını vurgulayan Çavuş, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için taziye mesajı yayımladı.

Çavuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu menfur olaylarda hayatını kaybeden kıymetli öğretmenlerimize ve masum öğrencilerimize Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, yakınlarına ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti halkına en içten taziyelerimi sunuyorum.”

Erdoğan’dan Kahramanmaraş’taki saldırıyla ilgili açıklama

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş’taki okul saldırısına yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhâl başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır.” dedi.

Erdoğan, Kahramanmaraş’taki okul saldırısına yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhâl başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Kahramanmaraş’ta gerçekleşen, tüm Türkiye’yi derinden üzen silahlı saldırıdan etkilenen tüm vatandaşlarımıza, tüm ailelerimize, özellikle sevgili yavrularımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Bu elim saldırıda maalesef pırıl pırıl evlatlarımızı ve fedakâr bir eğitimcimizi kaybettik.

Kaybettiğimiz canlarımıza yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyor; kederli ailelerine sabır, eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum.

Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhâl başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır.

Millî Eğitim, Aile ve Sosyal Politikalar, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlarımız, yaralılarımızla ve hadiseden etkilenen kardeşlerimizle ilgilenmek, acıları paylaşmak ve sürece bizzat vaziyet etmek üzere Kahramanmaraş’a intikal etmişlerdir.

Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir. Acının siyaseti olmaz.

Hadisenin hassasiyetine binaen başta basın mensuplarımız olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden gerekli özeni göstermelerini rica ediyorum.

Bu süreçte milletimizden yalan ve yanlış haberlere, dezenformasyon içeren paylaşımlara itibar etmemelerini, ilgili kamu kurumlarımızın açıklamalarını dikkate almalarını istirham ediyorum.

Evlatlarımıza, ailelerimize ve öğretmenlerimize tekrar geçmiş olsun diyorum.

OKUL SALDIRILARIYLA İLGİLİ TBMM’DE KOMİSYON KURULUYOR

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıların ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konunun tüm yönleriyle araştırılması amacıyla komisyon kurulmasına karar verildi.

Peş peşe yaşanan saldırıların kamuoyunda yarattığı endişe ve güvenlik tartışmaları üzerine harekete geçen Meclis, olayların nedenleri, güvenlik zafiyetleri ve alınması gereken önlemleri kapsamlı şekilde inceleyecek bir araştırma komisyonu oluşturacak.

 

HEDEF BENZER OLAYLARIN ÖNÜNE GEÇMEK

Kurulacak komisyonun; okullardaki güvenlik açıklarını tespit etmesi, bireysel silahlanma ve şiddet eğilimlerine ilişkin riskleri değerlendirmesi ve benzer olayların önüne geçilmesine yönelik çözüm önerileri geliştirmesi bekleniyor.

Komisyonun çalışmalarına kısa süre içinde başlaması ve elde edilen bulgular doğrultusunda Meclis’e rapor sunması öngörülüyor.

 

PARTİLER ORTAK ÇAĞRIDA BULUNMUŞTU

Art arda yaşanan ve Türkiye’yi sarsan okul saldırılarının ardından TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleri, artan şiddet olayları, bireysel silahlanma ve eğitim kurumlarındaki güvenlik açıklarına dikkat çekerek, çocukların korunması ve benzer olayların önlenmesi için acil ve kapsamlı adımlar atılması gerektiği konusunda ortak çağrıda bulunmuştu.

Yeni Yol Grubu, İYİ Parti, DEM Parti, MHP ve AK Parti adına açıklama yapan grup başkanvekilleri ortak çağrıda okullarda güvelik önlemlerinin acilen alınması gerektiğine vurgu yapmıştı.

 

“SALDIRILAR ÖRNEK OLUYOR”

AK Parti adına konuşan Grup Başkanvekili Özlem Zengin olayın tüm yönleriyle inceleneceğini belirterek, yalnızca güvenlik değil medya ve dijital içeriklerin etkisinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Zengin, çocukların korunmasına yönelik kapsamlı düzenlemelerin önemine işaret etti.

Zengin, “Olayı detaylarıyla birlikte öğreneceğiz. Medya ile ilgili sınırlamalar var. Olmalı. Dün de konuştuk. Çünkü failler kahramanlaşıyor. Amerika’da örnekleri var. Bu saldırıları yapan çocuklar örnek haline geliyor. Tabii ki siyasi olarak itirazlarımız var. Ama benim bildiğim cenaze evinde cenazeye hürmet edilir. Oradaki konu üzerine insanlar odaklaşır. Memleketin problemleri yarına kadar değişmeyecek en azından. Buradan baktığımızda gördüğümüz… bakanlarımız, milletvekillerimiz herkes Kahramanmaraş’a ulaşmak için gayret sarf ediyor. Tetkikler muhakkak yapılacak. Konuştuğumuz kanun da önemli adımı beraberinde getiriyor. 16 yaş altındaki çocuklar için sınırlama yapmamız gerekiyor. Televizyon yayınları muhakkak çok özel bir denetim gerekiyor. Bir sürü çalışma var. Bir sürü bu çocuklar artık televizyon izlemiyor. Bu çocuklar oyunlarla haşır neşir. Bu kanun bu konuya dair çok önemli bir adım atıyor. Güvenlikse güvenlik. Sadece güvenliğin yetmeyeceğini düşünüyorum. Sadece müfredatın da yetmeyeceğini düşünüyorum. Hepsine dair düzenleme yapmamız gerekiyor. Evlatlarımızdan daha değerli neyimiz var?” diye konuştu.

FİDAN: YUNANİSTAN VE RUM KESİMİ’NİN İSRAİL’LE İŞBİRLİĞİ DAHA FAZLA GÜVENSİZLİK GETİRİYOR

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Yunanistan ve Rum Kesimi’nin İsrail’le işbirliği daha fazla güven getirmiyor. Daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorun getiriyor. Daha fazla savaşı getiriyor. Biz onlara söyledik” ifadelerini kullandı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan,  “(Yunanistan ve Rum Kesimi’nin İsrail’le işbirliği) Yaptıkları işbirlikleri daha fazla güven getirmiyor. Daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorun getiriyor. Daha fazla savaşı getiriyor. Biz onlara söyledik” ifadelerini kullandı.

AAtölye’de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’na konuk olan Hakan Fidan, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin güvenlik parametrelerini değiştirmesine yönelik gelişmelerin olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, “İttifak silsilesi zinciriyle alakalı yakın takibimiz son 3-4 yıldır kesintisiz devam ediyor. Özellikle Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail üçlüsünün Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi çevrelemeye yönelik veya bu izlenimi verecek bir operasyonun içerisinde olması meselesi bizim çok yakın radarımızda olan bir husus.” diye konuştu.

Fidan, bunun çok erken dönemlerde görüldüğünü aktararak, bu ekibin başka bölge ülkelerini de kendi ittifaklarına katmak için bir dönem arayış içerisinde olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin yerinde müdahaleleriyle bu projelere son verildiğine işaret eden Fidan, şunları kaydetti:

“Sonuçta olay kaldı İsrail, Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan’a. Yunanistan’ın burada çok riski açıkçası politikalar izlediğini de görüyoruz. Avrupa’da hiçbir ülkenin takip etmediği türden politikaları Yunanistan’ın burada tek başına takip etme arayışında da çok ilginç hususlar var. Buna aslında biraz daha yakından bakmak gerekir. Rum kesimi oradaki tabi politika yönetimi ne kadar yanlış politikalar peşinde olduğunu, aslında bu savaşta da oldu diye bir şey çıktı. Yaptıkları işbirlikleri daha fazla güven getirmiyor. Daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorun getiriyor. Daha fazla savaşı getiriyor. Biz onlara söyledik. Yunanlılara da söyledik, onlar üzerinden Rum kesiminde de söyledik. Bu politika tarzı size daha fazla güvenlik getirmeyecek. Çatışmalar içerisine çekileceksiniz, biz bunu görüyoruz.”

Fidan, söz konusu tarafların Türkiye takıntısının çok fazla olduğunun altını çizerek, bu politika devam ettirilirken kendisinin ne türden gelecek bir zarara gireceğine ilişkin fikre sahip olamadığını söyledi.

Bu strateji oluşumunda ülkelerde çok karşılaşılan bir durum olabildiğini söyleyen Fidan, “Bir hedefe kilitleniyorsunuz, o hedefe giderken aslında da yan zararlarınız neler olacak veya uzak vadeli bir takım hamlelerde nerede açmazınız olacak onu göremiyorsunuz, burada da böyle bir konu oldu. Umarız bu hatalarından vazgeçerler.” dedi.

Yunanistan’ın, Kıbrıs Rum Kesimi’nin İsrail’le askeri işbirliğine ihtiyacı olmadığını belirten Fidan, “Yunanistan zaten NATO’nun bir ülkesi, Rum kesimi zaten Avrupa Birliği’nin desteğini almış durumda. Bu türden bir işbirliği arayışı, askeri ittifak oluşturma arayışı, hangi akla hizmet ediyor stratejik olarak kendilerini de bana izah edebildiği yok. O, muhtemelen bir sipariş üzerine iktidara yapılan bir dayatma.” ifadelerini kullandı.

TATAR: OKUL SALDIRISINDA VEFAT EDENLERE ALLAH’TAN RAHMET, TÜRK MİLLETİNE BAŞSAĞLIĞI VE SABIR DİLERİM

Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kahramanmaraş’ta bir okulda gerçekleşen silahlı saldırı sonucu vefat eden öğretmen ile öğrencilere Allah’tan rahmet, ailelerine, sevenlerine ve Türk milletine başsağlığı ve sabır diledi.

Okul saldırısıyla ilgili taziye mesaj yayımlayan Tatar, “Yaralı olan öğrenci ve diğer vatandaşlarımıza acil şifalar diliyor, olayın anavatan Türkiye’de olduğu gibi KKTC’de de çok büyük bir üzüntü yarattığını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

KIB-TEK’TEN İDDİALARA YANIT: KAMUOYU YANILTILMAK İSTENİYOR

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetimi, kamuoyunda yer alan iddiaların ardından Teknecik Elektrik Santralinde basın açıklaması yaparak kamuoyunu bilgilendirdi.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetimi, Teknecik Elektrik Santrali’nde basın açıklaması yaptı.

GÜRSEL UZUN: BAKIMLAR PLANLANAN TAKVİMDE YAPILMAKTADIR

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, yapılan yatırımlarla birlikte kurumun çok ciddi bir ivme yakaladığını söyledi. Uzun, “Hem borçların yapılandırılmasında hem de kurumun ayağa kaldırılmasında çok ciddi bir ivme yakalanmıştır. Ortaya atılan iddiaları da göz önünde bulundurarak, gerçeğin ne olduğunu anlatmak ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına bu açıklamayı yapıyoruz. Bütün dünyadaki enerji üretim tesislerinin bakım ve onarım dönemleri, enerji ihtiyacının en düşük olduğu dönemlerde yani bahar aylarında yapılmaktadır. Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetimi olarak da bizim izlediğimiz yöntem budur. Yaz döneminde elektrik kesintileri yaşanacağı ve sıkıntılar yaşanacağı konusunda bazı iddialar ortaya atılmıştır ve bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. dedi.

BÖLGESEL KESİNTİLER: YENİ HATLARIN ÇEKİLMESİ VE YENİLENMESİ ÇALIŞMALARI YAPILMAKTADIR

Son zamanlarda bölgesel yaşanan planlı kesintiler hakkında da açıklama yapan Uzun, “Son zamanlarda yaşanan kesintiler, bölgelerdeki trafo merkezlerinin genişletilmesi ve yenilenmesi ile alakalıdır. Üretimden kaynaklanmıyor. Yeni hatların çekilmesi ve yenilenmesi çalışmaları yapılmaktadır. Kurum olarak çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. Yeniboğaziçi, Tatlısu ve Lefkoşa bölgelerinde yeni iletim hatları yapılmaktadır ve bunlara bağlı kapasite artırımları da gerçekleştirilmektedir. Yeniboğaziçi ve Lefkoşa trafo merkezlerinde yenileme ve kapasite artırımı çalışmaları da sürdürülmektedir. Kurum tüm bu yatırımları borçlanmadan yapmaktadır. Yakıt stokumuz vardır. Bu süreçte savaştan dolayı devam eden olumsuz durumları halkımıza yansıtmadık ve enerji fiyatlarında artışa gitmedik” dedi.

DALMAN AYDIN: DÜZENLİ OLARAK YAPILAN PERİYODİK BAKIMLAR SÜREÇ İÇERİSİNDE DEVAM ETTİRİLİYOR

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) genel Müdürü Dalman Aydın, “Ülkemizin elektriğini sağlayan bir sistem mevcuttur ve bu sistemde bakım süreçleri devam etmektedir. Düzenli olarak yapılan periyodik bakımlar süreç içerisinde devam ettiriliyor. Enerji talebinin az olduğu bahar aylarında makinelerin düzenli bakım ve tamirleri yapılmaktadır.” bilgisini verdi.

Termik santrallerde arızaya neden olan kart sisteminin revize edilmesiyle ilgili çalışma yapıldığını da kaydeden Aydın, “Geçmiş yıllarda elektronik kart arızalarına bağlı olarak santral devre dışı bırakmaktaydı. Bizler de üretimi duran bu elektronik kart sistemini tamamen revize ederek tüm sistemi yeniledik ve bu çalışmanın bir ay içerisinde tamamlanması beklenmektedir. Bu çalışmayla birlikte santrallerimizin devre dışı kalma süresi kısalacaktır. Teknik arkadaşlarımızın bu konudaki hassasiyeti yönetim kurulu tarafından dikkate alınarak, sürecin önü açılmıştır. Bu işlemler rutin bakım dönemlerinde yapılacak bir işlemdir. Yaz döneminde 1 adet termik santralimiz devreye girmiş olacak” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının devamında santraller hakkında bilgi vermeye devam eden Aydın, “Türkiye’den gelen mobil santrallerden 5 tanesi sorunsuz çalışmaktadır. 6. Santral de sorunsuz çalıştırılmıştır. 7. Santral ise ihtiyaç duyulan saatlerde devreye alınmaktadır. Bazı parçaları değiştikten sonra yaz döneminde o da tamamen devreye alınacaktır. Bu makinelerin bakımları ve tamirleri dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de yaz dönemi öncesinde rutin bir şekilde yapılmaktadır ve santrallerin devre dışı kaldığı iddiaları tamamen gerçek dışıdır” diye konuştu.

Aydın, “8 adet dizel jeneratörün 3 tanesi çalışmaktadır. 1 tanesi emniyet amaçlı devre dışı bırakılmıştır. Gerek kurum çalışanlarımız gerekse de EÜAŞ ekipleri, arızanın tespitiyle ilgili detaylı bir çalışma yürütmektedir. Daha sonrasında ise tamir süreci başlayacaktır. Diğer 3 adet makinenin bakımları ve arızalı kısımlarının yapım çalışmaları ise devam etmektedir. Yaz dönemi öncesinde jeneratörlerimiz devreye girecek şekilde çalışmalarımız devam ediyor. Diğer 3 makinemiz de devreye alındığında yaz dönemi öncesinde 6 makine devrede olacaktır. Diğer 2 makine ile ilgili de çalışmalar devam edecek ve yaz dönemine yetiştirmeye çalışacağız” dedi.

AYDIN: TEKNECİK ELEKTRİK SANTRALİ’NDE ÇALIŞAN 140 PERSONELİMİZE DE HAK ETMEDİKLERİ BİR İTHAMDA BULUNMAKTADIRLAR

Aydın, “Yaz aylarında ihtiyaç olacak enerjiyi halkımıza sağlamakla yükümlüyüz ve bu sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Gereken tüm desteği Yönetim Kurulumuz sağlıyor ve ekiplerimiz tarafından gerekli çalışmalar yapılıyor. Ancak kamuoyunda ‘KIB-TEK makinelere bakmıyor, arıza yaşanıyor, ilgilenilmiyor” iddiaları vardır ve bu iddialar hem bizleri hem de çalışanlarımızı çok üzmüştür. Kurumun bazı kesimlerin yansıtmaya çalıştığı gibi görevlerini yerine getirmiyor iddiaları yanlıştır. Teknecik Elektrik Santrali’nde çalışan yaklaşık 140 personelimize de hak etmedikleri bir ithamda bulunmaktadırlar. Arkadaşlarımız canla başla çalışmaktadır. Bu karamsar tabloya halkımızın itibar etmemesi gerekir. Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu halkımıza hizmet etmek için ayakta olacaktır” ifadelerini kullandı.

Hakan Dinçyürek’ten Türkiye’ye başsağlığı mesajı

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Kahramanmaraş’ta bir ortaokula yönelik gerçekleştirilen saldırı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm Türkiye’ye başsağlığı diledi.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Kahramanmaraş’ta bir ortaokula yönelik gerçekleştirilen saldırı nedeniyle mesaj yayımladı.

Bakan Dinçyürek, şu ifadelerde bulundu:

“Kahramanmaraş’ta bir ortaokula yönelik gerçekleştirilen menfur saldırı bizleri derinden üzmüştür. Bu elim hadisede hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve tüm Türkiye’ye başsağlığı diliyorum. Yaralılara acil şifalar temenni ediyorum.”

ÖZTÜRKLER: ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİ, HER ÜLKENİN EN TEMEL ÖNCELİĞİ OLMALIDIR

Öztürkler, Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırı olayından duyduğu üzüntüyü belirterek, çocukların güvenliğinin, her ülkenin en temel önceliği olması gerektiğini vurguladı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırı olayından duyduğu üzüntüyü belirterek, çocukların güvenliğinin, her ülkenin en temel önceliği olması gerektiğini vurguladı.

Öztürkler yayımladığı taziye mesajında, “Anavatan Türkiye’nin Kahramanmaraş ilinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırı haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım. Yaşamını yitiren öğretmen ve öğrencilerimiz için başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum. Bu acı olay, hepimizi derinden sarsmıştır.” ifadelerini kullandı.

“KKTC olarak, şiddetin hiçbir türünün kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Özellikle eğitim kurumlarında yaşanan bu tür saldırıların toplumda yarattığı travma ve endişeyi yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullanan Öztürkler, yetkili makamların olayı tüm yönleriyle soruşturacağına ve gerekli tedbirlerin alınacağına inanç belirtti.

“Çocukların güvenliği, her ülkenin en temel önceliği olmalıdır.” diyen Öztürkler, son günlerde benzer nitelikte olayların yaşanmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Öztürkler, “KKTC, her türlü şiddet eyleminin karşısında durmaya devam edecek; dayanışma, sağduyu ve toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden tüm kesimlerin yanında olacaktır. Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar; Anavatan Türkiye’ye başsağlığı diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu: Anavatan Türkiye’nin acısını yürekten paylaşıyoruz

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen silahlı saldırı nedeniyle duyduğu üzüntüyü belirterek, “Anavatan Türkiye’nin acısını yürekten paylaşıyoruz.” dedi.

Çavuşoğlu yayımladığı taziye mesajında, “Dün Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve bugün Kahramanmaraş’ta Aysel Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırı haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.” ifadelerine yer verdi.

Eğitim kurumlarını hedef alan bu menfur saldırıları kınayan Çavuşoğlu, “Kahramanmaraş’ta Aysel Çalık Ortaokulu’nda gerçekleştirilen saldırıda 1 öğretmen ve 3 öğrencinin hayatını kaybetmesi yüreğimizi yakmıştır” dedi.

Yaşanan menfur olaylarda hayatını kaybedenlere “Allah’tan rahmet, ailelerine sabır; yaralılara da acil şifalar” dileyen Çavuşoğlu, KKTC olarak Anavatan Türkiye’nin acısını yürekten paylaştıklarını belirterek, tüm eğitim camiasına ve Türk milletine başsağlığı dileklerini iletti.

BAKANLAR KURULU’NDAN KAPSAMLI YASA, TÜZÜK VE KARARNAME ADIMI!

Bakanlar Kurulu, iki gün üst üste gerçekleştirdiği toplantılarda kapsamlı yasa, tüzük ve kararname adımları attı.

Bakanlar Kurulu, iki gün üst üste gerçekleştirdiği toplantılarda çeşitli yasa, tüzük ve kararname çalışmalarını değerlendirdi. Bu kapsamda gelir artırıcı önlemler alınmış, ivediliği olmayan projelerin gelecek yıla ötelenmesine karar verildi.

İşte Bakanlar Kurulu’nun yeni adımları!

“KUYUMCULARA İLİŞKİN TÜZÜK HAZIRLANDI

30 Nisan 2025 tarihinde yürürlüğe giren Değiştirilmiş Şekliyle 38/1997 Para ve Kambiyo Yasası’nın 14’üncü maddesinin (5)’inci fıkrası uyarınca, kuyumcuların kuruluşlarına, çalışma ve faaliyet esaslarına, yükümlülüklerine, gözetim ve denetimlerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla “Kıymetli Metaller ve Kıymetli Taşların İthal ve İhracının Usul ve Esasları Tüzüğü” hazırlanmıştır.

KKTC Hukuk Dairesi (Başsavcılık) ve Merkezi Mevzuat Dairesi’nin de görüşü alınmış olan söz konusu tüzüğün yasallaşması Bakanlık tarafından uygun görülmüştür.

Hazırlanan tüzüğün amacı; kıymetli metal, kıymetli taşlar ve bundan mamül eşyanın yurt içinde alım ve satımı, imali ve ithal ve/veya ihracı ile iştigal edecek kuyumcuların kuruluş, faaliyet, şube açma ve lisans koşulları ile yükümlülük ve denetimlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Bu kapsamda kuyumcuların Bakanlık’tan kuruluş için ön izin ve faaliyete geçebilmesi için “Kuyumcu Lisans Belgesi” alması zorunlu hale getirilmektedir.

Sektörün ekonomideki varlığı güçlendirilirken mali ve ekonomik açıdan dünya standartlarına uyumu sağlanıyor.

İHRACATI TEŞVİK TÜZÜĞÜNDE DEĞİŞİKLİK

Dış Ticaret (Düzenleme ve Denetim) Yasası Madde 4 altında yürürlükte bulunan İhracatı Teşvik Tüzüğü’nün “Sanayi Ürünleri” tanımı genişletilerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti menşeli ve/veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde üretilen sanayi ürünlerinin korunması ve ihracatının artırılması amacıyla tüzüğün ilgili maddeleri değiştirilmiştir.

Yeni düzenleme ile yerli üretimi koruma, sanayinin desteklenmesi ve ihracatın artışı hedefleri çerçevesinde, “Sanayi Ürünleri”; hammadde, yarı ve tam mamullerin niteliği, şekli ve özelliğinin makine, cihaz, tezgah, alet veya diğer vasıta ve kuvvetlerin yardımı ile veya sadece el emeği ile değiştirilmesi veya işlenmesi suretiyle imal edilen ürünleri, yer altı kaynaklarını işlemek suretiyle elde edilen ürünleri veya geri dönüşüm maddelerini işlemek suretiyle elde edilen ürünleri kapsayacak şekilde tanımlanmıştır.

İhracat teşviğinden yararlanacak ürünlerin yerli sanayi ürünleri ve/veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde üretilen sanayi ürünleri olarak düzenlenmiştir.

VERGİ DÜZENLEMELERİNE İLİŞKİN KARARNAME

Hazırlanan Yasa Gücünde Kararname ile kayıt dışı gelirlerin sisteme dahil edilmesi sağlanıyor.

Bu kapsamda;

Bu düzenlemeye göre özellikle ekonomik koşullar nedeniyle bilançolarda birikmiş ancak dağıtılmamış karların dağıtılması teşvik edilerek kayıt dışı kalmış vergi yükümlülüklerinin sisteme kazandırılması sağlanmıştır.

Dağıtılmayan kurum kazançlarının yapılan bu düzenleme çerçevesinde sonradan dağıtılması halinde aynı dönemlere ait yeniden vergi tarhiyatı yapılmayacak.

Bu Kararname uyarınca ödenen vergilerin diğer vergilere mahsup veya iade edilemeyeceği,

Ödenen vergilerin kesin vergi yükümlülüğü teşkil ettiği ve gider olarak indirilemeyeceği,

Döviz işlemlerinde vergi matrahının, işlemin yapıldığı günkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın açıkladığı efektif satış kuru üzerinden hesaplanacağı düzenlenmiştir.

Söz konusu kararname ile ekonomik sıkıntılar nedeniyle, 31 Aralık 2025 tarihine kadar bilançolarda birikmiş ancak hissedarlara dağıtılmamış kar paylarının dağıtılması ve bu yolla kayıt dışı kalmış gelirlerin vergilerinin beyan edilerek ödenmesi amaçlanmaktadır.

YABANCILAR VE MUHACERET YASASINDA DEĞİŞİKLİK

Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile ülkede izinsiz bulunan yabancılara yönelik düzenlemeler yapılmıştır.

Mevcut yasaya göre izinsiz bulunan yabancılara, ülkede kaldıkları her gün için günlük asgari ücret tutarında para cezası uygulanmaktadır. Bu durumun yüksek cezalara ve mağduriyetlere yol açtığı belirtilmiştir.

Yeni düzenleme ile;

Bu kişilerin yasa yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 45 gün süre içerisinde başvuru yaparak yasal statü kazanmaları,

Aile bütünlüğünün korunması ve kayıt dışı yaşamın önlenmesi amaçlanmaktadır.

Bu kapsamda ülkede izinsiz bulunan yabancıların, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren 45 gün içerisinde Muhaceret Dairesi’nin çevrimiçi sistemine başvuru yapmaları ve belirlenen süre içerisinde bir asgari ücret ödeme gerçekleştirmeleri halinde düzenlemeden yararlanabilecekleri öngörülmektedir.

Ülkemizde izinsiz ve kayıt dışı yaşamla mücadele kapsamında, yabancıların kayıt altına alınmasına yönelik bir muhaceret takvimi düzenlenmiştir. Buradaki temel amaç; Polis Genel Müdürlüğü ve Göç İdaresi’nin yürüttüğü kayıt dışı ve kaçak yaşamla mücadeleyi daha etkin hale getirmektir.

Bu çerçevede, ülkede kayıt dışı yaşayanlara çağrı nettir: Ya ülkeyi terk etmeleri ya da yasal statüye geçmeleridir.

Özellikle son dönemde üniversitelerden ve yabancı öğrencilerden gelen talepler de dikkate alınmıştır. Mezun olduğu halde muhaceret borcu nedeniyle ülkeden çıkamayan ya da kayıt dışı duruma düşen çok sayıda öğrenci bulunduğu belirtilmiştir.

Bu doğrultuda; ülkede her ne sebeple bulunursa bulunsun; turist, öğrenci veya çalışma amacıyla kayıt dışı durumda olan herkesi kapsayacak şekilde Muhaceret Affından yararlandığı takdirde 60 günlük bir izinlendirme süreci başlatılmaktadır.

Öğrenciler aktif kayda geçebilecek,

Çalışmak isteyenler çalışma izni alabilecek,

Ülkede kalışlarını yasal zemine oturtabileceklerdir.

Amaç; kayıt dışılığı ortadan kaldırmak, ülkedeki belirsizliği sonlandırmak ve herkesin durumunu kayıt altına almaktır. Kayıt dışı yaşamın oluşturduğu belirsizliklerin giderilmesi ve ülke güvenliğini tehdit edebilecek unsurların önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Öte yandan, yurt dışında bulunanlara yönelik düzenleme yalnızca aile bütünlüğü esas alınarak yapılmıştır.

Buna göre ülkede birinci derece yakını bulunanlar ve vize cezalı olarak yurt dışına çıkmış olanlar, veya ülkede birinci derece yakını bulunanlar ve izinsiz ikamet nedeniyle ihracı gerçekleşmiş olanlar bir asgari ücret ödeyerek bu haktan yararlanabilecektir.

HEDEF: GELİR ARTIŞI VE KAYIT DIŞILIĞIN AZALTILMASI

Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararlarla devlet gelirlerinin artırılması, kayıt dışılığın azaltılması ve ekonomik ve mali yapının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.”

ÜSTEL’DEN KAHRAMANMARAŞ’TAKİ OKUL SALDIRISINA İLİŞKİN TAZİYE MESAJI

Başbakan Ünal Üstel, Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda meydana gelen silahlı saldırının derin üzüntü yarattığını belirterek, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere rahmet diledi.

Menfur olayda yaşamını yitiren masum öğretmen ile öğrencilere Allah’tan rahmet dileyen Üstel, ailelerine, yakınlarına ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti halkına başsağlığı temennisinde bulundu.

Yaralı vatandaşlara acil şifalar dileyen Üstel, eğitim yuvalarında böylesi trajik olayların bir daha yaşanmamasının en büyük temennileri olduğunu kaydetti.

Ünal Üstel: KKTC egemenlik hakları söz konusu olduğunda tüm tedbirleri kararlılıkla alır

Başbakan Ünal Üstel, Çayhan Düzü bölgesinde yaşanan yasa dışı geçiş girişimlerine karşı güvenlik birimlerinin gerekli tedbirleri zamanında aldığını, sürecin kontrol altına alındığını ve KKTC’nin egemenlik hakları ile halkın güvenliği için kararlılıkla adım atmaya devam edeceklerini vurguladı.

Başbakan Ünal Üstel, Çayhan Düzü bölgesinde yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle:

“Değerli kardeşlerim,

Ülkemiz sınırları içerisinde yer alan ve halkımızın tarım ile hayvancılık faaliyetlerini sürdürdüğü Çayhan Düzü bölgesinde son günlerde yaşanan gelişmeler, tarafımızca ve Güvelik Güçlerimizce dikkatle ve hassasiyetle takip edilmektedir.

Bu noktada; Rum tarafında görülen şap hastalığı gerekçe gösterilerek, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi makamlarının söz konusu bölgede yasa dışı geçiş girişimlerinde bulunmaya çalıştıkları tespit edilmiştir.

Güvenlik birimlerimiz, bu girişimlere karşı gerekli tedbirleri derhal almış ve sahadaki durumu kontrol altına almıştır.

15 Nisan 2026 tarihinde benzer bir girişim olabileceğine yönelik alınan bilgiler doğrultusunda, ilgili tüm birimlerimiz koordinasyon içerisinde hareket etmiş, gerekli önlemler zamanında ve etkin bir şekilde uygulanmıştır.

Bu süreçte, Birleşmiş Milletler Barış Gücü ile yürütülen temaslar neticesinde gerekli taahhütlerin verilmesini müteakip, Çayhan Düzü bölgesindeki tedbirler kontrollü bir şekilde hafifletilmiştir.

Yaşanan gelişmeler boyunca herhangi bir olay veya askeri hareketliliğin meydana gelmemiş olması, Güvenlik Birimlerimizin sağduyulu yaklaşımı ve etkin koordinasyonunun bir sonucudur.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kendi sınırları, egemenlik hakları ve vatandaşlarının güvenliği söz konusu olduğunda gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla almaya devam edecektir.

Bununla birlikte, bölgemizde barışın, istikrarın ve sükunetin korunması temel önceliğimizdir.

Süreci yakından takip etmeyi sürdürecek, halkımızın huzur ve güvenliği için gerekli tüm adımları aynı kararlılıkla atmaya devam edeceğiz.”

Başbakan Ünal Üstel: Evkaf, Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinde öncü oldu

Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin (Evkaf) kuruluşunun 455 ve yönetiminin Kıbrıs Türk halkına devredilişinin 70. yıl dönümü törenle kutlandı.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Merkez Binası’nda düzenlenen törene, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Ulusal Birlik Partisi Milletvekili (UBP) Zorlu Töre, yetkililer ve vatandaşlar katıldı.

Tören, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, 6 Şubat’ta kaybedilen Şampiyon Melekler ve şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Törende Başbakan Ünal Üstel, Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer ve T.C. Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Hayrullah Çelebi konuştu.

Konuşmaların ardından ise Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer, Evkaf bahçesindeki Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Sonrasında Kıbrıs Vakıflar İdaresi İyilik Ekibi ile TC Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği iş birliğinde bu yıl ilki düzenlenen “İyilikte Yaşıyoruz-İyilik Kılavuzu Projesi” Ödül Töreni yapıldı. Tören, Vakıf Eserleri Fotoğraf Yarışması ödüllerinin de takdim edilmesiyle sona erdi.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinde önemli bir yeri olduğunu vurguladı.

Kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na kadar uzanan Evkaf’ın İngiliz Yönetimi’nden Kıbrıs Türk halkına, toplum Lideri Dr. Fazıl Küçük ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle ve büyük bir mücadele ile devredildiğini anlatan Üstel, “Bu binanın üzerine 15 Nisan 1956’da Türk Bayrağı çekildi ve bu güzide kuruluşumuz 20 Temmuz 1974 Barış Hareketi’ne kadar Kıbrıs Türk toplumuna önderlik etti. Büyük bir dayanışma ruhu içerisinde Kıbrıs Türk’ünü ayakta tuttu. Kıbrıs Türkü’nün bütün zulme, baskılara rağmen adadan ayrılmaması için bir önderlik yaptı.” diye konuştu.

“Toprağımıza, kültürümüze, kişiliğimize, benliğimize, tercihimize sahip çıktık ve bugün bu güzel kuruluşumuzun bize devredilişinin yetmişinci kuruluşunu kutluyoruz.” diyen Üstel, Evkaf’ın yönetiminin Kıbrıslı Türklere devredilmesi için mücadele eden Dr. Fazıl Küçük ve arkadaşlarını saygıyla andı.

Evkaf’ın toplumun tüm kesimlerine dokunduğunu vurgulayan Üstel, eserler ile kültüre sahip çıktığını, engelliler ile ihtiyaçlılara yardım ettiğini, eğitim ile spor gibi alanlarda destekler sağladığını anlattı. Üstel, hükümet olarak, Evkaf’ın toplumda daha etkili olması için gereken desteği verdiğini de belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan mali iş birliği protokolleriyle de bazı tarihi eserlerin restorasyonunu sağlayarak topluma kazandırdıklarını anlatan Üstel, “Bugün herkesin ziyaret ettiği bir Selimiye Camisi’ni toplumumuza kazandırdık. Lala Mustafa Paşa’nın da aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük destekleriyle topluma kazandırılacak.” dedi.

Evkaf’ın ülkeye eserler kazandırırken toplumun her kesimine de dokunduğunu, “iyilik dağıttığını” yineleyen Üstel, kuruluşunun 455. ve yönetiminin Kıbrıs Türk halkına devredilişinin 70. yıl dönümü töreninde bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek sözlerine son verdi.

-İncirli

Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin yönetiminin Kıbrıs Türk halkına devredilişinin önemine vurgu yaparak, “Çok önemli bir gün olduğunu düşünüyorum. 70 Yıl önce Vakıflar İdaresi’nin Kıbrıslı Türklerin tekrardan kontrolüne verilmesinin ve Kıbrıslı Türklerin Vakıflar İdaresi’ne sahip çıkmalarının hiç kolay olmadığını da tahmin ediyorum. Dr. Fazıl Küçük liderliğinde önemli bir mücadele verilmiştir ve bu mücadelenin sonucunda da Kıbrıslı Türkler kendi varlıklarına, kendi kimliklerine, kendi tarihlerine aslında sahip çıkmışlardır. Bu açıdan her zaman hatırlanması gereken bir gün olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Evkaf’ın çalışmalarının toplumsal dayanışma açısından önemine de değinen İncirli, en çok ihtiyacı olanın yanında bulunma gerekliliğine vurgu yaptı.

Evkaf’ın yüzyıllardır Kıbrıs Türk halkının ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden İncirli, Vakıflar Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın büyük bir hayranı olduğunu da belirtti. İncirli, Basketbol Takımı’nın başarılarından gurur duyduğunu söyledi.

“Vakıflar İdaresi, çağa uygun, Kıbrıs Türk halkının aydın bir halk olarak geleceğe ilerleyebilmesi için sporda da kültürde de sanatta da çok kıymetli çalışmalar yapıyor.” diyen İncirli, kültürel mirasa sahip çıkarken kimliği ve kültürü de geleceğe taşımanın önemine değindi.

“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlarıyla da yakın ilişkiler içerisinde bu çalışmaları yürütmek bizlere elbette ki güç verir.” diyen İncirli, iyiliğin yanında, kötülüğün karşısında olmak gerektiğini vurguladı.

-Tümer

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer ise konuşmasına, “Bugün burada, kökleri asırlar öncesine dayanan, toplumsal dayanışmanın ve iyiliğin en köklü temsilcilerinden biri olan Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin 455’inci kuruluş yıl dönümünü ve aynı zamanda İngiliz idaresinden devrinin 70’inci yılını kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.” diyerek başladı.

Vakıfların sadece taşınmazlardan ve mülklerden ibaret olmadığını, bir medeniyetin vicdanı ve paylaşma kültürünün en güçlü ifadesi olduğunu vurgulayan Tümer, Vakıflar İdaresi’nin geçmişten aldığı güçle bugün de aynı kararlılıkla hizmet vermeye devam ettiğini kaydetti.

Vakıflar İdaresi’ni çağın gerekliliklerine uygun şekilde ileriye taşımak için önemli adımlar attıklarını anlatan Tümer, “Türkiye Cumhuriyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği ve onların kıymetli destekleri sayesinde, dijitalleşme süreçlerini hızlandırarak bilgi işlem altyapımızı güçlendirdik, kurumsal verimliliğimizi artırdık. Emlak yönetimi alanında attığımız adımlarla vakıf mallarımızın daha etkin ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesini sağladık.” diye konuştu.

İngiliz üsleri içinde yer alan vakıf arazilerine ilişkin haklarını koruma yönündeki hukuki çalışmalarına da değinen Tümer, şöyle konuştu:

“Ancak bizler için en önemli başarı; dokunduğumuz hayatlardır. Bugüne kadar binlerce vatandaşımıza sosyal yardımlarımızla destek olduk, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam ettik. Çünkü biz biliyoruz ki vakıf demek, insan demektir; vakıf demek, iyiliği çoğaltmak demektir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: ‘Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça gerçek iyiliğe erişemezsiniz.’ Bu ilahi ölçü, vakıf medeniyetinin özünü ve insanlığa sunduğu yüksek ahlaki sorumluluğu en güzel şekilde ortaya koymaktadır.”

Tümer, bu anlayışla hayata geçirdikleri projelerin toplumun her kesimine hitap ettiğini de belirterek; ekonomi, kültür, sanat ve sosyal sorumluluk projelerini anlattı.

Kalıcı müze çalışmalarının da başladığını ve önümüzdeki haftalarda protokol imzalanacağını aktaran Tümer, Vakıf kültürünün akademik düzeyde ele alınmasına da büyük önem verdiklerini, bu kapsamda düzenledikleri “Hukuki Boyutlarıyla Uluslararası Kıbrıs Türk Vakıfları Sempozyumu” ileuluslararası nitelikte güçlü bir zemin oluşturduklarını söyledi. 

Güney Kıbrıs’ta bulunan vakıf eserleri ve şehitliklerine de sahip çıkarak, bu mirasın yaşatılması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Tümer, Türk dünyası ile olan bağlarını güçlendirmeye de büyük önem verdiklerini belirtti. Tümer, bu kapsamda yürütülen çalışmaları anlattı.

Tüm çalışmalarının merkezinde “Hoş gör ki hoş görülesin.” anlayışı olduğunu kaydeden Tümer, Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca farklı inançlara saygı gösterdiğini, ibadet özgürlüğünü koruduğunu ve adadaki çok kültürlü mirasın yaşatılmasına katkı sağladığını vurguladı.

Tümer, “Bugün geldiğimiz noktada, geçmişimizin mirasını koruyarak geleceğimizi inşa etmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Vakıflar İdaresi olarak, köklü tarihimizden aldığımız ilhamla, çağdaş, güçlü ve toplum odaklı bir kurum olmaya devam edeceğiz.” dedi.

-Çelebi

Türkiye Cumhuriyeti Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Hayrullah Çelebi ise, TC Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ve Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu’nun selamlarını ileterek sözlerine başladı.

“Medeniyetimiz, yalnızca taşla, toprakla inşa edilen eserlerden ibaret değildir; bir gönül inşasıdır, bir iyilik düzenidir. İnsanı yaşatmayı, yaşatırken de iz bırakmayı esas alan köklü bir anlayıştır.” diyen Çelebi, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sürdürdükleri çalışmaların bu anlayışın bir tezahürü olduğunu söyledi.

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında vakıf alanındaki iş birliğinin güçlü bir hukuki ve kurumsal zemine dayandığını anlatan Çelebi, Kıbrıs’taki vakıf kültür varlıklarının tespiti, tescili, rölöve ve restorasyon projelerinin hazırlanması ve uygulanması süreçlerinin titizlikle sürdürüldüğünü; bilgi, tecrübe ve teknik birikim paylaşımıyla Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin kurumsal kapasitesine katkı sunulduğunu anlattı.

Restorasyon çalışmalarının vakıf eserlerini yarınlara sağlam şekilde ulaşmasını hedeflediğini vurgulayan Çelebi, vakıf geleneğinin en güçlü yönlerinden birinin sosyal yardımlaşma ve dayanışma olduğunu vurguladı; bu kapsamda yürütülen çalışmaları anlattı.

Kıbrıs’ta kültürel mirasın tespiti ve korunmasına yönelik yürüttükleri çalışmalara da değinen Çelebi, şunları kaydetti:

“Gerçekleştirilen envanter çalışmalarıyla toplam 340 vakıf eseri tespit edilmiş; bu eserlerin önemli bir kısmı ilk kez kayıt altına alınmıştır. 131 cami, 35 çeşme, 24 mezarlık, 38 türbe, 28 mektep, 24 kültürel yapı, 11 tekke, 18 han-hamam, 10 meydan çarşı, 9 kütüphane, 2 kale-zindan ile 10 su kuyusu ve su kemeri belirlenmiştir.  Bu zengin miras, arşiv belgeleriyle birlikte dijital ortama aktarılmakta; böylece gelecek nesiller için kalıcı bir hafıza oluşturulmaktadır. Bu çalışmalar, vakıf medeniyetinin yalnızca geçmişe ait bir miras değil, aynı zamanda geleceğe yön veren bir değer olduğunu ortaya koymaktadır.”

“Hayal Et, Keşfet, Vakfet” projesi kapsamında Kuzey Kıbrıs’tan gençleri İstanbul ve Bursa’da ağırlayarak onları vakıf kültürüyle tanıştırdıklarını anlatan Çelebi, bu yıl da Lefkoşa Hala Sultan Koleji’nde gerçekleştirilen “Bu Ramazan İyilikte Yarışalım” isimli yarışmada dereceye giren öğrencileri aynı program kapsamında misafir edeceklerini bildirdi.

“Kıbrıs, vakıf medeniyetimizin en güçlü izlerini taşıyan coğrafyalardan biridir.” diyen Çelebi, adada yapılan çalışmalar neticesinde yaklaşık 2 bin 200 vakıf tespit edildiğini ve bunlardan 763’ünün vakfiyesine ulaşıldığını belirtti.

Çelebi, Kıbrıs’taki bu güçlü varlığının korunmasına katkı sunan tüm kurumlara ve emeği geçen herkese teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin kuruluşunun ve Kıbrıs Türk halkına devredilişinin yıl dönümleri kutlandı

Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin (Evkaf) kuruluşunun 455 ve yönetiminin Kıbrıs Türk halkına devredilişinin 70. yıl dönümü törenle kutlandı.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Merkez Binası’nda düzenlenen törene, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Ulusal Birlik Partisi Milletvekili (UBP) Zorlu Töre, yetkililer ve vatandaşlar katıldı.

Tören, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, 6 Şubat’ta kaybedilen Şampiyon Melekler ve şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Törende Başbakan Ünal Üstel, Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer ve T.C. Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Hayrullah Çelebi konuştu.

Konuşmaların ardından ise Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer, Evkaf bahçesindeki Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Sonrasında Kıbrıs Vakıflar İdaresi İyilik Ekibi ile TC Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği iş birliğinde bu yıl ilki düzenlenen “İyilikte Yaşıyoruz-İyilik Kılavuzu Projesi” Ödül Töreni yapıldı. Tören, Vakıf Eserleri Fotoğraf Yarışması ödüllerinin de takdim edilmesiyle sona erdi.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinde önemli bir yeri olduğunu vurguladı.

Kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na kadar uzanan Evkaf’ın İngiliz Yönetimi’nden Kıbrıs Türk halkına, toplum Lideri Dr. Fazıl Küçük ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle ve büyük bir mücadele ile devredildiğini anlatan Üstel, “Bu binanın üzerine 15 Nisan 1956’da Türk Bayrağı çekildi ve bu güzide kuruluşumuz 20 Temmuz 1974 Barış Hareketi’ne kadar Kıbrıs Türk toplumuna önderlik etti. Büyük bir dayanışma ruhu içerisinde Kıbrıs Türk’ünü ayakta tuttu. Kıbrıs Türkü’nün bütün zulme, baskılara rağmen adadan ayrılmaması için bir önderlik yaptı.” diye konuştu.

“Toprağımıza, kültürümüze, kişiliğimize, benliğimize, tercihimize sahip çıktık ve bugün bu güzel kuruluşumuzun bize devredilişinin yetmişinci kuruluşunu kutluyoruz.” diyen Üstel, Evkaf’ın yönetiminin Kıbrıslı Türklere devredilmesi için mücadele eden Dr. Fazıl Küçük ve arkadaşlarını saygıyla andı.

Evkaf’ın toplumun tüm kesimlerine dokunduğunu vurgulayan Üstel, eserler ile kültüre sahip çıktığını, engelliler ile ihtiyaçlılara yardım ettiğini, eğitim ile spor gibi alanlarda destekler sağladığını anlattı. Üstel, hükümet olarak, Evkaf’ın toplumda daha etkili olması için gereken desteği verdiğini de belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan mali iş birliği protokolleriyle de bazı tarihi eserlerin restorasyonunu sağlayarak topluma kazandırdıklarını anlatan Üstel, “Bugün herkesin ziyaret ettiği bir Selimiye Camisi’ni toplumumuza kazandırdık. Lala Mustafa Paşa’nın da aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük destekleriyle topluma kazandırılacak.” dedi.

Evkaf’ın ülkeye eserler kazandırırken toplumun her kesimine de dokunduğunu, “iyilik dağıttığını” yineleyen Üstel, kuruluşunun 455. ve yönetiminin Kıbrıs Türk halkına devredilişinin 70. yıl dönümü töreninde bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek sözlerine son verdi.

-İncirli

Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin yönetiminin Kıbrıs Türk halkına devredilişinin önemine vurgu yaparak, “Çok önemli bir gün olduğunu düşünüyorum. 70 Yıl önce Vakıflar İdaresi’nin Kıbrıslı Türklerin tekrardan kontrolüne verilmesinin ve Kıbrıslı Türklerin Vakıflar İdaresi’ne sahip çıkmalarının hiç kolay olmadığını da tahmin ediyorum. Dr. Fazıl Küçük liderliğinde önemli bir mücadele verilmiştir ve bu mücadelenin sonucunda da Kıbrıslı Türkler kendi varlıklarına, kendi kimliklerine, kendi tarihlerine aslında sahip çıkmışlardır. Bu açıdan her zaman hatırlanması gereken bir gün olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Evkaf’ın çalışmalarının toplumsal dayanışma açısından önemine de değinen İncirli, en çok ihtiyacı olanın yanında bulunma gerekliliğine vurgu yaptı.

Evkaf’ın yüzyıllardır Kıbrıs Türk halkının ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden İncirli, Vakıflar Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın büyük bir hayranı olduğunu da belirtti. İncirli, Basketbol Takımı’nın başarılarından gurur duyduğunu söyledi.

“Vakıflar İdaresi, çağa uygun, Kıbrıs Türk halkının aydın bir halk olarak geleceğe ilerleyebilmesi için sporda da kültürde de sanatta da çok kıymetli çalışmalar yapıyor.” diyen İncirli, kültürel mirasa sahip çıkarken kimliği ve kültürü de geleceğe taşımanın önemine değindi.

“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlarıyla da yakın ilişkiler içerisinde bu çalışmaları yürütmek bizlere elbette ki güç verir.” diyen İncirli, iyiliğin yanında, kötülüğün karşısında olmak gerektiğini vurguladı.

-Tümer

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer ise konuşmasına, “Bugün burada, kökleri asırlar öncesine dayanan, toplumsal dayanışmanın ve iyiliğin en köklü temsilcilerinden biri olan Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin 455’inci kuruluş yıl dönümünü ve aynı zamanda İngiliz idaresinden devrinin 70’inci yılını kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.” diyerek başladı.

Vakıfların sadece taşınmazlardan ve mülklerden ibaret olmadığını, bir medeniyetin vicdanı ve paylaşma kültürünün en güçlü ifadesi olduğunu vurgulayan Tümer, Vakıflar İdaresi’nin geçmişten aldığı güçle bugün de aynı kararlılıkla hizmet vermeye devam ettiğini kaydetti.

Vakıflar İdaresi’ni çağın gerekliliklerine uygun şekilde ileriye taşımak için önemli adımlar attıklarını anlatan Tümer, “Türkiye Cumhuriyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği ve onların kıymetli destekleri sayesinde, dijitalleşme süreçlerini hızlandırarak bilgi işlem altyapımızı güçlendirdik, kurumsal verimliliğimizi artırdık. Emlak yönetimi alanında attığımız adımlarla vakıf mallarımızın daha etkin ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesini sağladık.” diye konuştu.

İngiliz üsleri içinde yer alan vakıf arazilerine ilişkin haklarını koruma yönündeki hukuki çalışmalarına da değinen Tümer, şöyle konuştu:

“Ancak bizler için en önemli başarı; dokunduğumuz hayatlardır. Bugüne kadar binlerce vatandaşımıza sosyal yardımlarımızla destek olduk, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam ettik. Çünkü biz biliyoruz ki vakıf demek, insan demektir; vakıf demek, iyiliği çoğaltmak demektir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: ‘Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça gerçek iyiliğe erişemezsiniz.’ Bu ilahi ölçü, vakıf medeniyetinin özünü ve insanlığa sunduğu yüksek ahlaki sorumluluğu en güzel şekilde ortaya koymaktadır.”

Tümer, bu anlayışla hayata geçirdikleri projelerin toplumun her kesimine hitap ettiğini de belirterek; ekonomi, kültür, sanat ve sosyal sorumluluk projelerini anlattı.

Kalıcı müze çalışmalarının da başladığını ve önümüzdeki haftalarda protokol imzalanacağını aktaran Tümer, Vakıf kültürünün akademik düzeyde ele alınmasına da büyük önem verdiklerini, bu kapsamda düzenledikleri “Hukuki Boyutlarıyla Uluslararası Kıbrıs Türk Vakıfları Sempozyumu” ileuluslararası nitelikte güçlü bir zemin oluşturduklarını söyledi. 

Güney Kıbrıs’ta bulunan vakıf eserleri ve şehitliklerine de sahip çıkarak, bu mirasın yaşatılması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Tümer, Türk dünyası ile olan bağlarını güçlendirmeye de büyük önem verdiklerini belirtti. Tümer, bu kapsamda yürütülen çalışmaları anlattı.

Tüm çalışmalarının merkezinde “Hoş gör ki hoş görülesin.” anlayışı olduğunu kaydeden Tümer, Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca farklı inançlara saygı gösterdiğini, ibadet özgürlüğünü koruduğunu ve adadaki çok kültürlü mirasın yaşatılmasına katkı sağladığını vurguladı.

Tümer, “Bugün geldiğimiz noktada, geçmişimizin mirasını koruyarak geleceğimizi inşa etmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Vakıflar İdaresi olarak, köklü tarihimizden aldığımız ilhamla, çağdaş, güçlü ve toplum odaklı bir kurum olmaya devam edeceğiz.” dedi.

-Çelebi

Türkiye Cumhuriyeti Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Hayrullah Çelebi ise, TC Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ve Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu’nun selamlarını ileterek sözlerine başladı.

“Medeniyetimiz, yalnızca taşla, toprakla inşa edilen eserlerden ibaret değildir; bir gönül inşasıdır, bir iyilik düzenidir. İnsanı yaşatmayı, yaşatırken de iz bırakmayı esas alan köklü bir anlayıştır.” diyen Çelebi, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sürdürdükleri çalışmaların bu anlayışın bir tezahürü olduğunu söyledi.

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında vakıf alanındaki iş birliğinin güçlü bir hukuki ve kurumsal zemine dayandığını anlatan Çelebi, Kıbrıs’taki vakıf kültür varlıklarının tespiti, tescili, rölöve ve restorasyon projelerinin hazırlanması ve uygulanması süreçlerinin titizlikle sürdürüldüğünü; bilgi, tecrübe ve teknik birikim paylaşımıyla Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin kurumsal kapasitesine katkı sunulduğunu anlattı.

Restorasyon çalışmalarının vakıf eserlerini yarınlara sağlam şekilde ulaşmasını hedeflediğini vurgulayan Çelebi, vakıf geleneğinin en güçlü yönlerinden birinin sosyal yardımlaşma ve dayanışma olduğunu vurguladı; bu kapsamda yürütülen çalışmaları anlattı.

Kıbrıs’ta kültürel mirasın tespiti ve korunmasına yönelik yürüttükleri çalışmalara da değinen Çelebi, şunları kaydetti:

“Gerçekleştirilen envanter çalışmalarıyla toplam 340 vakıf eseri tespit edilmiş; bu eserlerin önemli bir kısmı ilk kez kayıt altına alınmıştır. 131 cami, 35 çeşme, 24 mezarlık, 38 türbe, 28 mektep, 24 kültürel yapı, 11 tekke, 18 han-hamam, 10 meydan çarşı, 9 kütüphane, 2 kale-zindan ile 10 su kuyusu ve su kemeri belirlenmiştir.  Bu zengin miras, arşiv belgeleriyle birlikte dijital ortama aktarılmakta; böylece gelecek nesiller için kalıcı bir hafıza oluşturulmaktadır. Bu çalışmalar, vakıf medeniyetinin yalnızca geçmişe ait bir miras değil, aynı zamanda geleceğe yön veren bir değer olduğunu ortaya koymaktadır.”

“Hayal Et, Keşfet, Vakfet” projesi kapsamında Kuzey Kıbrıs’tan gençleri İstanbul ve Bursa’da ağırlayarak onları vakıf kültürüyle tanıştırdıklarını anlatan Çelebi, bu yıl da Lefkoşa Hala Sultan Koleji’nde gerçekleştirilen “Bu Ramazan İyilikte Yarışalım” isimli yarışmada dereceye giren öğrencileri aynı program kapsamında misafir edeceklerini bildirdi.

“Kıbrıs, vakıf medeniyetimizin en güçlü izlerini taşıyan coğrafyalardan biridir.” diyen Çelebi, adada yapılan çalışmalar neticesinde yaklaşık 2 bin 200 vakıf tespit edildiğini ve bunlardan 763’ünün vakfiyesine ulaşıldığını belirtti.

Çelebi, Kıbrıs’taki bu güçlü varlığının korunmasına katkı sunan tüm kurumlara ve emeği geçen herkese teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

ÖZTÜRKLER: KKTC’Yİ TÜRKİYE’DE TEMSİL EDECEK ÇOCUKLARIMIZLA GURUR DUYUYORUZ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, 18–24 Nisan 2026’da Ankara’da düzenlenecek TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’nde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil edecek Alayköy İlkokulu halk dansları ekibini kabul etti.

Kabulde konuşan Öztürkler, 23 Nisan haftasına girildiğini belirterek Cumhuriyet Meclisi’nde gerçekleştirilecek etkinliklerin ilkini çocuklarla yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Gelecek hafta Meclis Genel Kurulu’nda temsili bir oturum yapılacağını belirten Öztürkler, hafta boyunca gösterilerin süreceğini söyledi.

Öztürkler, Alayköy İlkokulu ekibinin KKTC’yi Türkiye Cumhuriyeti’nde temsil edeceğini vurgulayarak, “Bu çok güzel ve onurlu bir görevdir. Okul müdürünüzü, yöneticilerinizi, sizleri ve ailelerinizi tebrik ediyorum” dedi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın, Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen ve dünyada eşi olmayan bir bayram olduğuna dikkat çeken Öztürkler, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının egemenlik ve bağımsızlık açısından tarihi bir adım olduğunu ifade etti.

Gençlerin geçmişte verilen mücadeleyi iyi bilmesi gerektiğini söyleyen Öztürkler, “Bu topraklar kolay vatan olmamıştır. Mehmetçik’in, mücahitlerin, büyüklerimizin ve ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nin verdiği büyük mücadele sayesinde bugün özgür ve bağımsız yaşıyoruz” dedi.

KKTC ve Türkiye bayraklarının özgürce dalgalanmasının bunun en büyük göstergesi olduğunu belirten Öztürkler, bu uğurda verilen mücadelenin unutulmamasını istedi.

Atatürk’ün, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın ve toplum lideri Dr. Fazıl Küçük’ün ortaya koyduğu varoluş mücadelesinin unutulmayacağını vurgulayan Öztürkler, çocuklara tavsiyelerde de bulundu.

Alayköy İlkokulu’na ayrıca teşekkür eden Öztürkler, “Böyle bir hazırlık sürecinde yer almak kolay değildir. Bu onurlu görevi yerine getirdikleri için tüm eğitim camiasına ve özelde Alayköy İlkokulu’na teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Ünbay;

Alayköy İlkokulu Özden Ünbay da, Alayköy İlkokulu olarak ülkeyi temsil edecek olmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, öğrenciler ve öğretmenlerle bu önemli görev için titizlikle hazırlandıklarını açıkladı.

Ünbay, kültürel değerleri tanıtma fırsatı bulacaklarını, çocukların özgüven ve dostluk geliştirmesi açısından etkinliğin çok değerli olduğunu vurguladı.
Konuşmaların ardından plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi yapıldı.

UBP Lefkoşa İlçe İstişare Toplantısı gerçekleştirildi

Ulusal Birlik Partisi (UBP), Lefkoşa İlçe İstişare Toplantısı’nı geniş katılım ve yüksek motivasyonla gerçekleştirdi.

UBP’den yapılan açıklama şöyle:

Gönyeli ve Alayköy’de Balık Satış Noktalarına Sıkı Denetim

Gönyeli-Alayköy Belediyesi ile Hayvancılık Dairesi Su Ürünleri Şubesi ekipleri, 14 Nisan 2026 tarihinde bölgede faaliyet gösteren su ürünleri perakende satış yerlerine yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirdi.

Yapılan kontrollerde, tüketime uygun olmadığı belirlenen yaklaşık 70 kilogram balık ve çeşitli su ürünlerine el konularak imha edildi.

Denetimler sırasında ayrıca, çalışanlarının sağlık karnesi bulunmadığı tespit edilen bir işletmeye belediye ekipleri tarafından idari para cezası kesildi.

Genel hijyen kuralları ve mevzuata uygunluk açısından eksiklik tespit edilen diğer işletmelere ise uyarılar yapılarak, eksiklerin giderilmesi için süre tanındı.

Yetkililer, halk sağlığının korunması ve güvenilir gıda tüketiminin sağlanması amacıyla denetimlerin kesintisiz şekilde devam edeceğini vurguladı.

KKTC Milli Eğitim Bakanlığı Duyurdu: Geç Burs Başvuruları 15-16 Nisan’da

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı, 2025-2026 Öğretim Yılı Bahar Dönemi geç burs başvurularının 15-16 Nisan 2026 tarihleri arasında alınacağını açıkladı.

Bakanlıktan yapılan duyuruya göre, yükseköğrenim gören ve Bahar Dönemi için burs başvurusunda bulunmak isteyen öğrenciler, başvurularını http://yobis.mebnet.net adresi üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirebilecek.

KKTC üniversitelerinde öğrenim gören ve 2025-2026 Güz Dönemi’nde burs hakkı elde eden öğrencilerin ise aynı sistem üzerinden akademik bilgilerini güncellemeleri, ayrıca transcript ile Bahar Dönemi’ne ait öğrenci belgelerini yükleyerek başvurularını tamamlamaları gerekiyor.

Türkiye ve üçüncü ülkelerde öğrenim gören ve Güz Dönemi’nde burs hakkı kazanan öğrencilerin burslarının devamı için herhangi bir işlem yapmalarına gerek olmadığı belirtildi.

Başvuruların yalnızca belirtilen tarihler arasında kabul edileceği vurgulandı.

Savaşan: Kabul edilebilir bir formül ortaya çıkacak diye düşünüyorum

UBP Grup Başkan Vekili Ahmet Savaşan, HP kısıtlaması ile ilgili önümüzdeki hafta toplumun genelinin kabul edebileceği bir formülün ortaya çıkacağına duyduğu inancı dile getirdi.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Grup Başkan Vekili Ahmet Savaşan, yeni bir formülden ve bu formül üzerinde olası mutabakattan söz etti.

Savaşan, HP kısıtlaması ile ilgili önümüzdeki hafta toplumun genelinin kabul edebileceği bir formülün ortaya çıkacağına duyduğu inancı dile getirdi.

BRT ekranlarında konuşan Grup Başkan Vekili Ahmet Savaşan, BRT ekranlarında, “UBP olarak bu gerginliklerin tırmanmaması ve normal bir seviyeye gelmesi için çalışıyoruz. Toplumun farklı kesimleri ile temaslar kuruyoruz. Ana muhalefetle de istişarelerimizi bu hafta ciddi ve verimli bir şekilde yürüteceğiz. Haftaya toplumun genelinin kabul edebileceği bir formül bulunacaktır, diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Süt bedelleri ödendi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK) 16-28 Şubat devresine ait  küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerinin bugün ödendiğini duyurdu.

SÜTEK’ten yapılan açıklamaya göre 16-28 Şubat döneminde SÜTEK’e süt veren 649 üretici için çiğ süt bedelleri olan 212 milyon 896 bin 294 TL bugün üreticilerin banka hesaplarına yatırıldı.

TATAR, GÜNEY KIBRIS’TA GERÇEKLEŞTİRİLEN BAYRAK YAKMA OLAYLARINI KINADI

Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Paskalya kutlamaları bahanesiyle Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen bayrak yakma olaylarını kınadı.
Tatar, yaptığı yazılı açıklamada, Güney Kıbrıs’ta son günlerde yaşanan gelişmeleri ve özellikle Paskalya kutlamaları bahanesiyle gerçekleştirilen bayrak yakma provokasyonlarını büyük bir ciddiyet ve üzüntüyle takip ettiğini kaydetti.

Beşinci Cumhurbaşkanı Tatar, “Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayraklarının, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın posterinin hedef alınması, yalnızca iki devlete değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının onuruna, kimliğine ve varlığına yönelik açık bir saygısızlık ve düşmanca bir eylemdir. Bu kabul edilemez davranışı en güçlü şekilde kınıyorum” ifadelerini kullandı.

Açıklama şöyle devam etti:

“Ne yazık ki bu tür eylemler, münferit hadiseler değildir. Son dönemde başta Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis olmak üzere, Rum siyasi ve dini yetkililerin kullandığı dil; gerilimi artıran, uzlaşıdan uzak ve geçmişin acı dolu sayfalarını yeniden canlandıran bir nitelik taşımaktadır. Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yiorgios’un açıklamaları da bu anlayışın açık bir yansımasıdır.

EOKA zihniyetinin günümüzde yeniden yüceltilmeye çalışılması, Kıbrıs Türk halkı açısından asla kabul edilemez. Bu zihniyet, geçmişte adamızda büyük acılara yol açmış, masum insanların hayatına mal olmuş karanlık bir anlayıştır. Bugün bunun ‘kahramanlık’ adı altında yeniden gündeme getirilmesi, barış ve çözüm çabalarına zarar vermektedir.

Aynı şekilde, Güney Kıbrıs’taki askeri yetkililerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarını hedef alan açıklamaları da son derece tehlikeli ve sorumsuzdur. Bu tür söylemler, adada barış kültürünü değil, çatışma ortamını beslemektedir.
Altını özellikle çizmek isterim ki; bu tür eylem ve söylemler, taraflar arasındaki çözüm arayışlarını doğrudan gölgelemekte ve güven ortamını zedelemektedir. Kıbrıs meselesinde gerçekçi, adil ve sürdürülebilir bir çözümün yolu; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulünden geçmektedir.

Kıbrıs Türk halkı, bu adada eşit bir halk olarak yaşamaya devam edecektir. Devletimiz, demokrasimiz ve kurumlarımız ile yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Hiçbir tehdit, hiçbir provokasyon bizi bu yoldan döndüremez.

Anavatanımız Türkiye ile tam bir dayanışma içerisinde, hak ve menfaatlerimizi korumaya devam edeceğiz.

Tüm tarafları aklıselime, sağduyuya ve sorumlu davranmaya davet ediyorum. Nefret diliyle değil, karşılıklı saygı temelinde bir gelecek inşa edilebilir. Kıbrıs Türkü yalnız değildir ve asla yalnız kalmayacaktır.”

UBP’DEN SİBER SALDIRI AÇIKLAMASI: ÖZGÜR BASIN SUSTURULAMAZ

UBP tarafından yapılan siber saldırı açıklamasında “Özgür basın susturulamaz. Basın sustuğunda toplum susar. Bu anlayışla, basına yönelik her türlü saldırının karşısında durmaya devam edeceğiz.” denildi.
Ulusal Birlik Partisi’nden (UBP) yapılan açıklama şöyle:

“Son günlerde bazı basın kuruluşlarımıza ve basın mensuplarımıza yönelik yapılan siber saldırıları endişeyle takip ediyoruz.

Basın özgürlüğü, demokratik toplumların temelidir. Basın kuruluşlarının ve basın mensuplarının dijital ortamda hedef alınması; yalnızca ilgili kurumlara ve kişilere değil, doğrudan demokrasiye ve ifade özgürlüğüne yönelmiş bir tehdittir.

Bu saldırılar, halkımızın haber alma hakkını zedelemeyi ve toplumsal güveni sarsmayı amaçlamaktadır. Söz konusu girişimleri şiddetle kınıyor, asla kabul edilemez buluyoruz.
Ulusal Birlik Partisi olarak; basın kuruluşlarımızın ve emekçilerimizin yanında olduğumuzu vurguluyor, dijital güvenliğin artırılmasına yönelik atılacak teknik ve hukuki adımları destekliyoruz.

Özgür basın susturulamaz. Basın sustuğunda toplum susar. Bu anlayışla, basına yönelik her türlü saldırının karşısında durmaya devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Alayköy İlkokulu, KKTC’yi Ankara’da temsil edecek

Alayköy İlkokulu, bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen önemli bir temsiliyet göreviyle 23 Nisan coşkusunu erken yaşamaya başladı. Okulun halk dansları ekibi, 18–24 Nisan 2026 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’nde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil edecek.

Bu kapsamda halk dansları ekibi, Gönyeli-Alayköy Belediyesi’ni ziyaret etti. Ziyarette Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu ve Asbaşkan İsmail Kofalı ile bir araya gelen öğrenci ve öğretmenler, samimi bir ortamda sohbet etti.

Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, belediye sınırları içerisindeki bir okulun böylesine önemli bir görev üstlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, öğrencilere ve öğretmenlere başarılar diledi. Görüşmede, öğrencilerin uluslararası bir platformda ülkeyi temsil edecek olmasının önemi vurgulanırken, bu tür organizasyonların çocukların özgüven gelişimine katkı sağladığı ifade edildi.

Ziyaret sırasında Gönyeli-Alayköy Belediyesi tarafından kafileye destek sağlandı. Öğrencilere tişört, eşofman takımı ve el çantasından oluşan setler hediye edilirken, bu jestin Ankara yolculuğu öncesinde moral ve motivasyonu artırdığı belirtildi.

Alayköy İlkokulu yetkilileri, desteklerinden dolayı Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu ve Asbaşkan İsmail Kofalı’ya teşekkür ederek, öğrencilerin Ankara’da ülkeyi en iyi şekilde temsil edeceklerine inandıklarını ifade etti.

“ÇAYHAN DÜZÜ ‘ARA BÖLGE’ DEĞİLDİR; İDDİALARI EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE PROTESTO EDİYORUZ”

Dışişleri Bakanlığı, Çayhan Düzü’nün “ara bölge” olarak nitelendirilmesine sert tepki göstererek açıklamayı “kabul edilemez” olarak değerlendirdi.

Dışişleri Bakanlığı, bugün Birleşmiş Milletler Barış Gücü (BMBG) tarafından yapılan açıklamada, tamamen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprağı ve egemenliği altında bulunan Çayhan Düzü’nün “ara bölge” olarak nitelendirilmesi ve bu alanda güvenlik güçlerinin izinsiz faaliyet yürüttüğü iddiasının “kabul edilemez” olduğunu vurguladı. Bakanlık, “Bu yaklaşımı en güçlü şekilde protesto ediyoruz” dedi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, BM Barış Gücü’nün bu açıklamasıyla, tarafsızlık ilkesinden uzaklaştığını bir kez daha açıkça ortaya koyduğu kaydedilerek, “Kıbrıs Türk tarafını mesnetsiz iddialarla hedef gösteren bu tutum, kurumun Kıbrıs Türk halkı nezdinde olmayan itibarının düzeltilmesine yardımcı olmamaktadır” denildi.

“BMBG’NİN, SÖZ KONUSU KIBRIS TÜRK TARAFI OLDUĞUNDA SUÇLAYICI VE TARAFLI BİR DİL BENİMSEMESİNİ KINIYORUZ”

“HUKUKİ VE EŞİT BİR ZEMİNDE TESİS EDİLMESİ ARTIK KAÇINILMAZ BİR GEREKLİLİK”

“Tarafımızca gösterilen iyi niyet çerçevesinde ülkemizde faaliyetlerinin yürütülmesine izin verilen BMBG’nin kendi görev ve yetkilerine saygı çağrısında bulunurken, aynı hassasiyeti karşı tarafa da göstermesi gerektiğini hatırlatıyoruz. Saygı karşılıklıdır” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bu çerçevede, BMBG’nin Rum tarafı ile Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA) temelinde yürüttüğü ilişki modelinin, konuyla ilgili bir süredir tarafımızdan yapılan talepler doğrultusunda ülkemizle de hukuki ve eşit bir zeminde tesis edilmesi artık kaçınılmaz bir gerekliliktir.”

BM BARIŞ GÜCÜ’NDEN AÇIKLAMA

Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nden (UNFICYP) yapılan yazılı açıklamada, “bir Kıbrıslı Türk güvenlik görevlisinin Pile bölgesinde (platosunda) ara bölgeye izinsiz girişinin gözlemlendiği” gerekçesiyle, bölgedeki devriyelerini sıklaştırdığını ve arazideki görünürlüğünü devam ettirdiği belirtildi.

Ara bölgeye izinsiz giriş ve bölgede bulunmanın BM Misyona aykırı olduğu ifade edilen açıklamada, misyonla gelen yetkilere saygı gösterilmesinin söz konusu hassas bölgedeki istikrarı korumak açısının gerekli olduğu da kaydedildi.

UNFICYP’in bölgedeki mevcut durumu koruma, ayrıca bölgedeki sukünet ve istikrarı olumsuz etkileyecek faaliyetleri engellemek adına ilgili tüm paydaşlarla iletişim içerisinde olduğu ifade edildi.

Ara bölgenin bütününde sükunet ve istikrarı korumanın UNFICYP’in önceliği olduğu belirtildi.

GÖNYELİ–ALAYKÖY BELEDİYESİ’NDE TEMİZLİK KAMPANYASI BAŞLADI

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, kent genelinde başlatılan temizlik kampanyasının 6 bölgede, yaklaşık 90 personel ve çok sayıda iş makinesiyle yürütüldüğünü açıkladı.
Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, yıllık temizlik kampanyasının başladığını duyurdu.

Başkan Amcaoğlu, göreve geldikleri ilk günden bu yana temizlik çalışmalarını dönemsel bir faaliyet olarak değil, her gün sahada yürütülen bir sorumluluk olarak ele aldıklarını vurguladı. Bu anlayışla her gün görevlerinin başında olduklarını ifade eden Amcaoğlu, başlatılan kampanyanın mevcut çalışmaları daha planlı, güçlü ve kapsamlı hale getirmeyi amaçladığını belirtti.

Temizlik ihale sürecinin tamamlandığını ve sözleşmelerin geçtiğimiz hafta imzalandığını aktaran Amcaoğlu, kampanyanın 13 Nisan itibarıyla başladığını kaydetti.

Kent genelinde daha etkin bir temizlik hizmeti sunabilmek adına 6 ayrı çalışma alanı oluşturulduğunu ifade eden Amcaoğlu, İhale Komisyonu kararı doğrultusunda bu alanlarda Pembe Karadayı, Osman–Ahmet Dozer işletmeleri ve Sözal Pazarlama firmalarının her birinin ikişer bölgede sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Başlatılan temizlik organizasyonunda yaklaşık 90 personelin görev aldığını belirten Amcaoğlu, çalışmaların 5 traktör, 6 dozer, 8 damperli kamyon, 8 çekirge tipi kamyon, 2 süpürge aracı ve 1 çöp konteyneri yıkama aracıyla sürdürüldüğünü ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, hedeflerinin belediye sınırları içerisindeki tüm alanların temizliğini 23 Temmuz 2026 tarihine kadar tamamlamak olduğunu açıkladı.
Yürütülen çalışmanın sıfırdan başlayan bir temizlik olmadığının altını çizen Amcaoğlu, bunun her gün sürdürülen hizmetlerin daha sistemli ve geniş kapsamlı bir devamı olduğunu belirtti.

Vatandaşlara da çağrıda bulunan Amcaoğlu, temizlik çalışmalarının başarıya ulaşması için belediye ile vatandaş iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Biz temizleyeceğiz, vatandaşlarımız temiz tutacak” dedi.

Gönyeli–Alayköy için çalışmaya, üretmeye ve sahada olmaya kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti.

Mehmetçik Büyükkonuk’ta Kaldırım Çalışmaları Sürüyor

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi, Yedikonuk köyünde başlattığı kaldırım yapım çalışmalarının planlanan program doğrultusunda kararlılıkla sürdüğünü açıkladı.

Belediyeden yapılan açıklamada, daha önce altyapı çalışmalarına ilişkin verilen sözlerin sahada somut adımlarla hayata geçirildiği vurgulanarak, yürütülen çalışmaların köyün hem güvenliğini hem de düzenini artırdığı ifade edildi.

Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu da çalışmalarla ilgili değerlendirmesinde, “Söz verdiğimiz her noktada çalışmaya, her köyümüzde yaşam kalitesini artırmaya devam ediyoruz” dedi.

Açıklamada ayrıca, yalnızca Yedikonuk’ta değil, belediyeye bağlı tüm köylerde planlanan yatırımların etap etap hayata geçirileceği ve bölgenin daha yaşanabilir bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiği kaydedildi.

Öztürkler: “Polis herkesin güvenliği için görev yaptı”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Haber Kıbrıs ekranlarında katıldığı programda Meclis çevresindeki güvenlik önlemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürkler, Cumhuriyet Meclisi’nin güvenliğinin polis tarafından sağlandığını, askerin ise görevli olmadığını söyledi.

Geçen hafta yaşanan gerginlikler nedeniyle sabah saatlerinde polis tarafından önlem alındığını belirten Öztürkler, o saatlerde Genel Kurul’un yeniden başlayıp başlamayacağının net olmadığını ifade etti. Güvenlik önlemlerinin herkesin can güvenliği için alındığını vurgulayan Öztürkler, polis teşkilatının bu süreçte gece gündüz özveriyle çalıştığını söyledi.

Öztürkler, Meclis Genel Kurulu’nun açılmayacağının bildirilmesinin ardından alınan önlemlerin de düşürüldüğünü kaydetti. Polis teşkilatının yalnızca milletvekilleri ya da Meclis için değil, sendikacılar, basın mensupları ve vatandaşlar dahil herkesin güvenliği için görev yaptığını belirten Öztürkler, güvenlik güçlerine teşekkür etti.