MECLİS’İN 32 YILLIK İSMİ SERAL FIRAT EMEKLİYE AYRILDI



Maliye Bakanı Özdemir Berova, hayat pahalılığı düzenlemesinin 31 Mart’a kadar yürürlüğe girmesi gerektiğini belirterek, kararnameyi savundu. Berova, sürecin haftaya Meclis’te yasalaştırılacağını ve ara emri çıkmasını beklemediğini söyledi.
Maliye Bakanı Özdemir Berova, Canan Onurer’in Kıbrıs Postası TV’de sunduğu özel programda, hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin düzenlemenin yasa gücünde kararnameyle yürürlüğe konmasını değerlendirdi.
“BİZ ANAYASA’YA SAYGILI BİR HÜKÜMETİZ; TASARI 31 MART’A KADAR YÜRÜRLÜĞE GİRMELİYDİ”
Kararnameye yönelik eleştirilere yanıt veren Berova, hükümetin Anayasa’ya saygılı olduğunu vurgulayarak, ilgili yasa tasarısının 31 Mart’a kadar yürürlüğe girmesi gerektiğini ifade etti.
Amaçlarının hayat pahalılığı ödeneğini Nisan maaşlarına yansıtarak piyasada ve ekonomide dokuz aylık bir denge süreci oluşturmak olduğunu söyledi.
“SAVAŞIN SONA ERMESİ VE GELİRLERİN ARTMASI DURUMUNDA HAZİRAN AYINDA BU KONUYU YENİDEN DEĞERLENDİREBİLİRİZ”
Kriz dönemlerinde hızlı karar alma sorumluluğu doğduğunu belirten Berova, Orta Doğu’daki gelişmelerin ekonomik etkilerine dikkat çekerek, savaşın sona ermesi ve turizm sektörüne verilecek desteklerle gelirlerin artması halinde Haziran ayında yeni bir değerlendirme yapılabileceğini ifade etti.
Düzenlemenin Mart ayı itibarıyla yürürlüğe girmesi gerektiğini yineleyen Berova, sürecin Meclis’ten geçmesi durumunda Cumhurbaşkanı’nın imzasını da gerektireceğini ve bunun zaman kaybına yol açabileceğini dile getirdi. “Meclis açıkken kararname çıkarıldı” eleştirilerine bu çerçevede yanıt veren Berova, düzenlemenin zamanında uygulanabilmesi için bu yöntemin tercih edildiğini belirtti.
“TASARI, MECLİS İRADESİ BAKIMINDAN HAFTAYA GENEL KURUL’DA TARTIŞILARAK YASALAŞTIRILACAK”
Konunun önümüzdeki hafta yeniden Meclis gündemine alınarak yasalaştırılacağını kaydeden Berova, düzenlemenin Nisan ayına kalması durumunda anlamını yitireceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eleştirilerini de değerlendiren Berova, benzer uygulamaların geçmişte de yapıldığını hatırlatarak, Meclis iradesinin önümüzdeki hafta süreci tamamlayacağını ve kararın yasalaştırılacağını ifade etti.
“ARA EMRİ OLACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM ZATEN HAFTA PAZARTESİ GÜNÜ KONUYU MECLİS’E TAŞIYACAĞIZ”
KTÖS Genel Sekreteri’nin ara emri alınacağı yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Berova, sendikaların yargı yoluna başvurma hakkı bulunduğunu, hükümetin de savunma hakkını kullanacağını belirtti.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Komitesi (AADYK) başkanlığı görevini devralan Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı tarafından, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Afet Müdahale Planı (KAMP) kapsamında yürütülen çalışmaların sahaya etkin şekilde yansıtılması amacıyla, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın Lefkoşa’daki merkezinde üçüncü KAMP toplantısı gerçekleştirildi.
6 Mart tarihinde yapılan ilk KAMP toplantısında kurum ve kuruluşlara, sorumluluk alanlarına ilişkin görev dağılımları yapılmış; akabinde 13 Mart Cuma günü ilçe kaymakamlıkları başkanlığında ilçe bazlı koordinasyon toplantıları düzenlenmişti. 17 Mart 2026 tarihinde icra edilen toplantıda ise, KAMP kapsamında kurum ve kuruluşlara verilen görev ve sorumluluklar doğrultusunda yürütülen hazırlık çalışmalarının değerlendirilmesi yapılmıştı.
Gerçekleştirilen son toplantıda, KKTC Afet Müdahale Planı (KAMP) çerçevesinde kurum ve kuruluşlar tarafından kendi görev alanları kapsamında yürütülen hazırlıklar ayrıntılı şekilde ele alındı; mevcut durum, kapasite düzeyi ve uygulamaya yönelik hazırlık seviyeleri kapsamlı biçimde değerlendirildi. Bu doğrultuda, kurumlar arası koordinasyonun etkinliği, görev dağılımının uygulanabilirliği ve müdahale süreçlerine ilişkin hazırlık düzeyi detaylı olarak gözden geçirildi.
31 Mart 2026 tarihinde yeniden toplanan paydaş kurum temsilcileri tarafından KAMP çalışmaları kapsamında, ulusal kapasite tespit çalışmalarında önemli ilerleme kaydedildiği ve sürecin büyük ölçüde tamamlanma aşamasına gelindiği belirtildi. Bir sonraki aşamada ise, planlamaların daha da detaylandırılması amacıyla, tüm paydaş kurum ve kuruluşlarla daha küçük gruplar halinde toplantılar gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.
Toplantıda, ana hedefin ulusal ölçekte bir afet müdahale planının oluşturulması ve tek bir çatı altında toplanması olduğu vurgulandı.
Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ayrıca afet ve acil durumlara karşı ülkenin hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların, tüm paydaş kurum ve kuruluşların iş birliği ve koordinasyonu içerisinde kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, BRT ekranlarında hayat pahalılığı düzenlemesine ilişkin hükümetin attığı adımı savundu. Hasipoğlu, söz konusu düzenlemenin bir “dondurma” değil, mevcut kriz koşullarında alınmış “önleyici tedbir” olduğunu vurguladı; muhalefet ve sendikalardan gelen eleştirilere yanıt verdi.
Hasipoğlu, “Yasa gücü kararname ile kalmayacak meclisten geçecek, sendikalarla istişare devam edecek. ama bugün geçmesi gerekirdi” dedi.
“Bu bir tasarruf değil, bu bir tedbir”
Hasipoğlu, hayat pahalılığının belirlenmesine ilişkin yasa tasarılarının Meclis gündemine geldiğini ve hem ana muhalefet hem de sendikalarla görüşmeler yapıldığını belirtti. “Kimsenin görüşü alınmadı” eleştirilerine karşı çıkarak, ciddi istişareler yürütüldüğünü söyledi.
Düzenlemenin bir tasarruf değil, öngörüye dayalı bir tedbir olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, bölgesel gelişmelere dikkat çekerek “Etrafımız bir ateş çemberi” ifadelerini kullandı. Savaşın ekonomik etkilerinin öngörülemediğini dile getiren Hasipoğlu, petrol fiyatlarındaki artış ve ithalat-ihracat dengesindeki bozulmanın ekonomiyi doğrudan etkilediğini ifade etti.
“Hayat pahalılığını dondurmuyoruz, peşinen veriyoruz”
Asgari ücret ve hayat pahalılığı ilişkisine değinen Hasipoğlu, düzenlemenin yanlış yorumlandığını söyledi. “Bu bir dondurma değil” diyen Hasipoğlu, hayat pahalılığının ilk üç ay için hesaplanarak vatandaşlara peşinen verileceğini belirtti.
Bu çerçevede asgari ücretin de erkene çekilerek belirleneceğini ifade eden Hasipoğlu, mevcut koşullarda Temmuz ayının beklenmesi halinde ciddi mali yükler oluşacağını savundu. “1470 Euro seviyesine çıkacak bir asgari ücreti işveren nasıl ödeyecek?” diye soran Hasipoğlu, alınan kararın bu riskleri önlemeye yönelik olduğunu kaydetti.
“An itibarıyla kimsenin cebine menfi bir dokunma yoktur”
Düzenlemenin vatandaş üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını savunan Hasipoğlu, “An itibarıyla ne kamuda ne özel sektörde zarara uğrayan bir vatandaşımız yoktur” dedi. Hayat pahalılığı oranının açıklanmasının ardından bu artışın doğrudan maaşlara yansıtılacağını belirtti.
Emekliler, sosyal yardım alanlar ve engelliler için de ayrı düzenlemeler yapılacağını ifade eden Hasipoğlu, bu kesimlerin etkilenmemesi için gerekli adımların atıldığını söyledi. “Herkes elini taşın altına koymalı” diyerek sürecin ortak sorumluluk gerektirdiğini vurguladı.
“Bu önlemi almasaydık maaşları ödeyemez duruma düşerdik”
Hasipoğlu, hükümetin belirlediği yol haritasının devam edeceğini ve düzenlemenin yasa gücünde kararnameyle yürürlüğe girdiğini, ancak Meclis’te yasalaşma sürecinin de süreceğini belirtti. Pazartesi günü görüşmelerin devam edeceğini ifade etti.
Ekonomik dengelerin korunması için bu adımın zorunlu olduğunu dile getiren Hasipoğlu, “Bu önlemleri almasaydık maaşları ödeyemez duruma düşerdik” dedi. Geçmişte yaşanan ekonomik krizlere atıf yapan Hasipoğlu, benzer hatalara düşmemek için hareket ettiklerini söyledi.
Anayasa’ya aykırılık iddialarına da değinen Hasipoğlu, hayat pahalılığının verilmesi nedeniyle herhangi bir hukuki sorun olmadığını savundu. Düzenlemenin gelişmelere göre yeniden değerlendirilebileceğini belirten Hasipoğlu, sendikalar ve muhalefetle diyaloğun süreceğini de sözlerine ekledi.

Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Hande Kayasal, Kalkınma Bankası’nın tüm TL kredi faiz oranlarını yüzde 35 seviyesinden yüzde 28’e düşürdüğünü açıkladı.
Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Hande Kayasal, üretim ve yatırımın desteklenmesi amacıyla önemli bir karar aldıklarını açıkladı. Kanal T’ye konuşan Hande Kayasal, Kalkınma Bankası’nın tüm TL kredi faiz oranlarını yüzde 35 seviyesinden yüzde 28’e düşürdüğünü açıkladı.
Kayasal yaptığı açıklamada, dünya ekonomisinin hassas bir dönemden geçtiğine dikkat çekilerek, özellikle Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmeler ile küresel piyasalardaki dalgalanmaların ekonomik hareketliliği etkilediği belirtildi. Buna rağmen Kalkınma Bankası’nın üretimi ve yatırımı destekleyen bir yaklaşımı benimsediği vurgulandı.
Kayasal, yatırım yapmak isteyen iş insanlarının finansmana daha kolay erişebilmesi için faiz indirimi kararının alındığı ifade ederek, “Bu adımla, üretim ekonomisinin güçlendirilmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
Öte yandan banka ile Kıbrıs Türk Sanayi Odası arasında yeni bir iş birliği protokolü de hazırlandığını hatırlatan Hande Kayasal, protokol kapsamında üretim ve sanayi yatırımı yapmak isteyen girişimci ve şirketlere 10 milyon TL’ye kadar finansman desteği sağlanacağını açıkladı.



“HÜKÜMETİMİZİN MURAT ETTİĞİ MAAŞLARDAN TASARRUF DEĞİLDİR”
Başbakan Ünal Üstel, grev kararı alan sendikaların başkanları ile dün Cumhuriyet Meclisi’nde gerçekleştirdiği görüşmede, küresel gelişmelerin yarattığı ekonomik baskılara ve hükümetin aldığı tedbirlere ilişkin mesajlar verdi.
“ÖNLEMLER KEYFİ DEĞİL, KÜRESEL GELİŞMELER NETİCESİNDE ALINMIŞTIR”
Üstel, dünyanın olağanüstü bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, önlemlerin keyfi değil, küresel gelişmeler neticesinde alındığını kaydetti. Üstel, hükümetin çalışanların haklarını koruma konusundaki kararlılığının tartışmaya açık olmadığını ifade etti.
“ÇALIŞANIN HAKKINI YEDİRMEYİZ”
Küresel krizlerin ekonomiler üzerinde ciddi baskı yarattığını belirten Üstel, hükümetin bu süreci yakından takip ettiğini ve yönettiğini söyledi.
“Hiçbir çalışanın hakkını yemeyiz ve yedirmeyiz. Hayat pahalılığını dondurmak gibi bir durum söz konusu değildir” diyen Üstel, hükümetin sosyal adalet çizgisinin net olduğunu vurguladı.
“EN ZOR DÖNEMLERDE DAHİ SORUMLULUK ALDIK”
Üstel, dünyadaki olağanüstü şartlara rağmen hükümetin sorumluluktan kaçmadığını belirterek, kriz anlarında gerekli tüm adımların atıldığını ifade etti. “Bu hükümet, en zor günlerde dahi gerekeni yapmıştır, yapmaya da devam edecektir” dedi.
“AKARYAKITA UZUN SÜRE CİDDİ BİR ZAM YAPMADIK”
Hükümetin vatandaş lehine attığı adımları da hatırlatan Üstel, akaryakıt fiyatlarına uzun bir süre önemli bir zam yapılmadığını vurguladı ve “Tüm fonları kaldırmamıza, KDV’leri kaldırmamıza, akaryakıtta vergileri sıfırlamamıza rağmen son bir ayda akaryakıta zam yapmak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.
“100 MİLYON TL’LİK KAYBI GÖZE ALDIK”
Ekonomik yükü hafifletmek için ciddi fedakarlıklar yapıldığını vurgulayan Üstel, devletin önemli ölçüde bir gelirden vazgeçtiğini de söyledi. “Birçok alanda yaptığımız fedakarlıklarla sadece iki haftada devlet yaklaşık 100 milyon TL gelir kaybı yaşadı ancak bunu vatandaşlarımız için yaptık” ifadelerini kullandı.
“DÖRT AYDA BİR HAYAT PAHALILIĞI ÖDENEĞİ VERDİK”
Çalışanların alım gücünü korumaya yönelik adımlara dikkat çeken Üstel, hayat pahalılığı ödeneğinin sürdürüldüğünü belirtti. “Hatırlayınız, dört ayda bir hayat pahalılığı ödeneği verdik. Bu süreçte çalışanlarımızın ve halkımızın refah seviyesini korumaya devam ettik” dedi.
“EMEKLİLERİMİZİN HAKLARINA HALEL GELMEMESİ İÇİN TÜM ADIMLARI ATACAĞIZ”
Zorunlu emeklilik konusuna da değinen Üstel, “Eğer zorunlu emeklilik konusunda herhangi bir sıkıntı varsa, bunu diyalog yoluyla düzenlemeye açığız. Hiç kimsenin mağdur olmasına izin vermeyiz. Emeklilerimiz rahat olsun; haklarına halel gelmemesi için tüm adımları atacağız” dedi.
Bu konuda gelen geri bildirimlerin dikkate alındığını belirten Üstel, gerekli yasal düzenlemelerin yapılabileceğinin altını çizdi.
“SAVAŞIN NE ZAMAN BİTECEĞİ BELLİ DEĞİL”
Küresel belirsizliğe dikkat çeken Üstel, alınan kararların bu çerçevede şekillendiğini ifade etti. “Savaşın ne zaman biteceğini bilmiyoruz. Bu nedenle adımlarımızı temkinli ve planlı şekilde atıyoruz” dedi.
Başbakan Ünal Üstel, son olarak hükümetin ekonomik istikrarı korurken çalışanların haklarını güvence altına alma kararlılığından geri adım atmayacağını vurguladı.


Cumhuriyet Meclisi’nde emeklilik değişiklik yasa önerisinin ivediliği görüşülürken, Maliye Bakanı Özdemir Berova düzenlemeye ilişkin detayları Genel Kurul’da anlattı.
Berova, önerinin 26 milletvekilinin imzasıyla sunulduğunu belirterek, düzenlemenin kapsamına dair açıklamalarda bulundu.
“Yapılması planladığımız düzenleme şudur”
“Şimdi yapılması planladığımız düzenleme şudur. Temmuzla Aralık ayları içerisinde yaştan dolayı mecburi emekliliğe çıkacak olan kişiler şöyle bir şikayeti olmuştur…”
Berova, söz konusu kişilerin hayat pahalılığı ödeneği nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını dile getirdiğini aktararak, Haziran ayında emekli olmaları halinde bu artıştan faydalanabileceklerini ifade ettiklerini söyledi.
Bu çerçevede yapılan yasal düzenlemeyle, Mart ayında oluşan hayat pahalılığının Nisan maaşlarına yansıtıldığını ve Aralık sonunda oluşacak artışın da konsolide edilerek maaşlara eklendiğini belirtti.
“Temmuz ayında emekli olacak olana bir hak veriyoruz”
“Temmuz ayındaki emekli olacak olan kişiye şunu diyoruz… Hesabını kitabını yaptıktan sonra eğer bu şekilde çıkacaksan emekliliğine çık…”
Berova, düzenlemenin zorunlu olmadığını vurgulayarak, emekli olacak kişilere tercih hakkı tanındığını söyledi.
İsteyenlerin mevcut koşullarda emekli olabileceğini, isteyenlerin ise yeni düzenlemeden faydalanabileceğini ifade etti.
“Ocak ayına kadar çalışma hakkı veriyoruz”
“Ondan sonra eğer istersen diyoruz kendine ocak konsolidasyonu almak istersen sana fırsat sunuyorum… Temmuzla ocak arasındaki sana çalışma hakkı veriyorum.”
Berova, düzenlemenin özünde emekliliği yaklaşan kişilere Ocak ayına kadar çalışma imkânı tanımak olduğunu belirtti.
Bu sayede çalışanların, Ocak ayında yapılacak konsolidasyon sonrası daha avantajlı emeklilik ikramiyesi alabileceğini söyledi.
“Bu düzenleme mecburi değil, bu seneye özgü bir uygulamadır”
“Bu bu seneye özgü olarak eğer istiyorsan özel bir uygulamadır. Mecburi de değildir. İsterse yapar, istemezse yapmaz.”
Berova, düzenlemenin anayasal bir değişiklik içermediğini ve emeklilik yaşına dair bir müdahale olmadığını vurguladı.
Temmuz ayında yaştan dolayı emekli olacak kişilere yalnızca ek bir seçenek sunulduğunu belirten Berova, “Budur” diyerek düzenlemenin kapsamını özetledi.


Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini duyurdu.
Milli Savunma Bakanlığından, Türk hava sahasında etkisiz hale getirilen balistik mühimmat ile ilgili açıklama yapıldı.
Açıklamada, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiği belirtildi.
Yapılan açıklamada, Ülkemiz topraklarına ve hava sahasına yönelen her türlü tehdide karşı gerekli tedbirler kararlılıkla ve tereddütsüz bir şekilde alınmakta, bölgedeki bütün gelişmeler milli güvenliğimiz öncelenerek dikkatle takip edilmektedir” denildi.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu, Gazimağusa’ya bağlı Dörtyol-Geçitkale arasında meydana gelen ve bir kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Kurum tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:
“Gazimağusa’ya bağlı Dörtyol-Geçitkale arasında özel bir şahsa ait mülk içerisinde özel bir müteahhitlik firması tarafından yürütülen parselasyon çalışması sırasında meydana gelen elim kazada bir kişi hayatını kaybetmiştir.
Edinilen bilgilere göre, vinçli araçla söz konusu çalışma yapıldığı esnada, üstten geçen yüksek gerilim hatlarına temas edilmesi neticesinde bu kaza yaşanmış ve bir kişi elektrik akımına kapılmıştır.
Ayrıca, söz konusu olayın grev nedeniyle, herhangi bir arıza veya özel hizmet alımı sonucunda yaşandığı iddiaları tamamen gerçek dışıdır. Yaşanan kazanın grev süreci ile hiçbir bağlantısı yoktur. Yapılan çalışma özel bir parselasyon işlemidir ve özel firmalar tarafından yapılmaktadır. Meydana gelen kazanın kurum personelinin grevde olması ile ilgili hiçbir bağlantısı bulunmamaktadır”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) NATO üyeliği için hazırlık yaptığı iddialarına ilişkin, “Rüya görmeye devam edebilirler. Oynadıkları oyunu görüyoruz. Ana vatan Türkiye de görüyor. Böyle bir şeyin gerçekleşmesi söz konusu değil.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM Zirvesi) 2026’ya katılan Ertuğruloğlu, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Ertuğruloğlu, Türkiye’nin dezenformasyonla mücadele kapsamında STRATCOM gibi uluslararası girişimlerde bulunmasının kendileri için son derece önemli olduğunu belirterek, KKTC’nin varlığını hazmedemeyen uluslararası camiada bu tür etkinliklere pek davet almadıklarını, bu nedenle de Türkiye’nin davetinin değerli ve faydalı olduğunu vurguladı.
KKTC Dışişleri Bakanı, ülkesindeki kurumlarda çalışanları bu gibi zirvelere getirerek eğitim almasını sağladıklarını anlattı.
KKTC’nin tek dayanağının Türkiye olduğuna, siyasi ve askeri konularda beraber hareket edildiğine işaret eden Ertuğruloğlu, “Bu ateş çemberinin içerisinde de son derece rahat ve güvende yaşamımızı sürdürüyoruz.” dedi.
– Ortak güvenlik vurgusu
GKRY’nin NATO üyeliği için hazırlık yaptığı iddialarına ilişkin soruyu yanıtlayan Ertuğruloğlu, “Rüya görmeye devam edebilirler. Oynadıkları oyunu görüyoruz. Ana vatan Türkiye de görüyor. Böyle bir şeyin gerçekleşmesi söz konusu değil.” ifadelerini kullandı.
Ertuğruloğlu, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş sürerken Kıbrıs’a yönelebilecek güvenlik riskleri konusundaki soruya “Türkiye’mizin sağladığı güvence devam ettiği sürece kimsenin Kuzey Kıbrıs’a askeri saldırıda bulunması olasılığı söz konusu değil. Bunun bedelinin ne olacağını çok iyi bilirler.” yanıtını verdi.
Türkiye’den 6 F-16 savaş uçağının KKTC’ye konuşlandırılmasının boşuna olmadığına dikkati çeken Ertuğruloğlu, KKTC ile Türkiye’nin güvenliğinin bir bütün olduğunun altını çizdi.
Ertuğruloğlu, Doğu Akdeniz’deki Türk ulusunun çıkarları, güvenliği konusunda en ufak bir tereddütün söz konusu olmadığını vurgulayarak, Türkiye’nin çok akılcı bir politika izleyerek barışı savunduğunu ve barışın gerçekleşmesi için her türlü diplomatik adımı attığını dile getirdi.
Türkiye’nin “barışı elde etmek için gerekirse savaşmayı göze alacağını tüm dünyaya gösterdiğini” kaydeden Ertuğruloğlu, bunun, akılcı ve gerçekçi bir politika olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Ertuğruloğlu, “GKRY’ye İngiltere ve bazı Avrupa Birliği üyesi ülkeler tarafından yapılan askeri sevkiyatın bölgede kalıcı olma ihtimali bulunuyor mu?” sorusuna cevaben, “Hayır, o Rumların NATO üyeliğini gündeme getirebilme adına oynadıkları bir oyun. Söz konusu değil. Bu ülkelerin hiçbiri Rum’un yanında Türkiye ile savaşacak konumda ülkeler de değil zaten.” ifadelerini kullandı.


TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Türklere yönelik skandal sloganlar atan Yunan ve Rum kesimine sert sözlerle yanıt verdi.
Yunanistan ve Rum kesiminde son dönemde Kıbrıs konusunda tansiyonu yükselten gelişmeler yaşanırken, Rum askerlerinin Türklere yönelik ağır ifadeler kullandığı ve provokatif sloganlar attığı görüntüler tepki topladı.
Rum askerlerinin, “Kıbrıs’ta yerleri yok” şeklinde sloganlar attığı ve Türkiye ile Kıbrıs Türk halkını hedef alan ifadeler kullandığı görüntüler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
AKAR’DAN SERT YANIT
Yaşanan gelişmelerin ardından Hulusi Akar, sosyal medya üzerinden paylaştığı videolu mesajla Yunanistan ve Rum kesimine sert tepki gösterdi.
Akar mesajında, “Ada hayali kuranlara; Mehmetçik Ada’da… Bekliyor… Yüzme bilmeyenler gelmesin” ifadelerini kullanarak Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki kararlılığını vurguladı.

Üstel, yaptığı yazılı açıklamada GKRY’de yaşanan olayları kaygıyla izlediğini belirterek, Rum askerlerin Kıbrıs’ın Yunanistan’a ait olduğu yönünde sloganlar atmasının, EOKA’ya duyulan özlemi vurgulayan etkinliklerin düzenlenmesinin ve Yunanistan Büyükelçisi ile ELAM partisinin açıklamalarının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Rum liderliğine çağrıda bulunan Üstel, askerlerine sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak, “Kıbrıs asla Yunanistan olmadı, olmayacaktır. Atılan sloganlar hayalden ibarettir” dedi.
Rum Meclis Başkanı’nın partisinin organize ettiği EOKA etkinliğine de değinen Üstel, burada ortaya çıkan görüntülerin Kıbrıs’ta barış ortamını zedelediğini ve Rum gençliğinin Türklere karşı düşmanca yetiştirildiğini gösterdiğini belirtti. Etkinlikte çocukların kafalarına EOKA yazdırılmasını “dehşet verici” olarak nitelendirdi.
Etkinlikte Yunan bayraklarıyla sloganlar atılmasının ve EOKA’ya övgüler dizilmesinin kabul edilemez olduğunu kaydeden Üstel, bunun Rum liderliğinin Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerine saygı göstermediğinin açık bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Yunanistan’ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Konstaninos Kollias’ın, “Türk askerinin adadan ayrılması ve garantilerin olmaması gerektiği” yönündeki açıklamalarını da eleştiren Üstel, bu ifadelerin hadsizlik olduğunu söyledi.
Üstel, Kıbrıs’ta Türk varlığının kalıcı olduğunu vurgulayarak, “Anavatan Türkiye’nin ve Türk askerinin adadan ayrılması hayal dahi edilemez” dedi. Kıbrıs Türk halkının geçmişte yaşanan katliamlardan Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığı sayesinde kurtulduğunu belirten Üstel, bu durumun Rumlara da barış ve özgürlük getirdiğini ifade etti.
Irkçı ELAM partisinin güç kazanmasına da dikkat çeken Üstel, parti lideri Christos Christou’nun “Kıbrıs Türkleri azınlıktır” söylemlerinin tehlikeli bir zihniyeti yansıttığını belirtti.
Açıklamasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye artık eski Türkiye değil” sözlerine atıfta bulunan Üstel, bu yaklaşımın kendileri için güç kaynağı olduğunu ifade ederek, “Anavatanımız sayesinde KKTC de artık eski KKTC değildir. Rum liderliği de buna göre hareket etmelidir” dedi.

Genel Kurul’un yarınki gündeminde; Mahkemeler, Kamu Görevlileri, Kıbrıs Türk Sosyal Sigortalar, Sosyal Güvenlik, Polis Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yetkileri), Kamu Sağlık Çalışanları, Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş, Emeklilik, Öğretmenler, Güvenlik Kamu Görevlileri, Sivil Savunma Teşkilatı Personel ve Vakıflar Örgütü ve Din İşleri Dairesi değişiklik yasa tasarıları bulunuyor.
Genel Kurul’da, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın üçüncü görüşmesi de yapılacak.

Merhum Adnan Menderes’in memleketi olan Aydın’a gelen Tatar, ziyaretleri kapsamında ilk olarak Milliyetçi Hareket Partisi Aydın İl Başkanlığı’nı ve Ülkü Ocakları Aydın İl Başkanlığı’nı ziyaret etti.
Tatar, Aydın’ın en çok ziyaret edilen çarşılarından Yağcılar Çarşısı’nda vatandaşlarla bir araya gelirken, Adnan Menderes Üniversitesi Aytepe Camii’nde cuma namazı kıldı. Namazın ardından Üniversite Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent’i makamında ziyaret ederek üniversitedeki programlarına devam etti.
Program kapsamında Ülkü Ocakları Aydın İl Başkanı Okan Bozkurt yaptığı konuşmada, KKTC’nin Türk milletinin direniş ruhunun ve bağımsızlık iradesinin Akdeniz’deki güçlü bir simgesi olduğunu söyledi. Bozkurt, Türkiye ile KKTC arasındaki bağların güçlü şekilde devam edeceğini ifade etti.
Konferansta konuşan Ersin Tatar ise Adnan Menderes’in memleketi Aydın’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, Türkiye ile KKTC arasındaki güçlü bağlara dikkat çekti ve gençlerle bir araya gelmenin önemine değindi.
Ziyaretler kapsamında Tatar, Adnan Menderes’in doğduğu ve büyüdüğü Koçarlı ilçesindeki Çakırbeyli yolu üzerinde yer alan Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni de ziyaret ederek incelemelerde bulundu.


Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Ramazan Bayramı dolayısıyla Hala Sultan Tekkesi’ne yapılması planlanan toplu ziyaretin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından engellenmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, söz konusu kararın kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Kıbrıs Vakıflar İdaresi tarafından yapılan açıklamada, Hala Sultan Tekkesi’ni ziyaret amacıyla bayramın ikinci günü olan 21 Mart 2026 için yapılan başvurunun Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından reddedildiği belirtildi. Ardından önerilen 22 Mart tarihinin de uygun görülmediği, son olarak 28 Mart 2026 için yapılan talebin ise tüm girişimlere rağmen son anda bir kez daha reddedildiği ifade edildi.
Ziyaretin Birleşmiş Milletler Barış Gücü aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı’na bildirildiği de kaydedildi.
Açıklamada, önceki yıllarda 300 ila 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen ziyaretin bu yıl iyi niyet göstergesi olarak 105 kişi ile planlandığı, Rum tarafının güvenlik gerekçesiyle ileri sürdüğü talepler doğrultusunda ziyaretçi sayısının bir otobüse kadar düşürülmesine rağmen yine de izin verilmediği belirtildi.
Vatandaşlardan gelen yoğun dini ziyaret taleplerinin değerlendirildiği ve bu taleplerin KKTC Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla diplomatik girişimlerle Rum tarafına iletildiği, ancak tüm iyi niyetli girişimlere rağmen ziyaretin engellendiği ifade edildi.
Açıklamada, vakıf kültürünün temelinde yer alan inanç özgürlüğü, hoşgörü ve ibadet hakkının bu tür uygulamalarla ihlal edildiği belirtilerek, KKTC’de yaşayan Rumlara her yıl çok sayıda kilisede toplu ayin yapma imkânı sağlandığı hatırlatıldı.

Gün ışığından daha fazla yararlanılması ve enerji tasarrufu sağlanması hedeflenen yaz saati uygulaması pazar günü başlıyor.
Saatler, saat 03.00’te bir saat ileri alınacak. Uygulama, 25 Ekim Pazar günü sona erecek.

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD), Dünya Tiyatrolar Günü’nü Bandabuliya Sahnesi’nde düzenlenen özel programla kutladı.
Geçen perşembe günü gerçekleştirilen ve gün boyu süren etkinliklerde, farklı sahneleme biçimleri bir araya getirilerek tiyatronun çok katmanlı anlatım gücü izleyiciyle buluşturuldu.
ARUCAD’dan yapılan açıklamaya göre, program, Willem Dafoe tarafından kaleme alınan Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’nin Türkçe ve İngilizce olarak seslendirilmesiyle başladı. Bildiri, Beren Çeliker ile Cihan Erol Düzener tarafından okundu.
Etkinlikler kapsamında, Öğr. Gör. Şafak Ersözlü’nün konsept ve tasarımını üstlendiği, Neil Gaiman imzalı “Talimatlar” adlı eser sahnelendi. Performans, Doruk Civelek, Arda Kaba, Abdullah Karaduman, Lamira Günbatı, Kadir Taşcan ve Mert İsmail Aksoy tarafından sahneye taşınırken, ışık tasarımı Metehan Kayan tarafından yapıldı. Gösteride ayrıca Ryuichi Sakamoto’nun “Morning” adlı eseri kullanıldı.
Akşam bölümünde ise ARUCAD Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Oyunculuk Bölümü son sınıf öğrencilerinin hazırladığı “Serçeparmağını Kaşlarında Gezdirmek” adlı oyun sahnelendi. Yönetmenliğini Fakülte Dekanı Prof. Dr. Kerem Karaboğa’nın üstlendiği oyunda, Ersan Çıkı, Selin Çolak ve Yalın Doğasal hem yazarlık hem oyunculuk yaptı.
Franz Kafka’nın “Akademi İçin Bir Rapor”, “Ceza Sömürgesi” ve “Dönüşüm” adlı eserlerinden ilhamla hazırlanan oyun, farklı anlatıları tek bir dramaturjik yapı içinde buluşturdu.
Disiplinlerarası bir anlayışla hazırlanan çalışmada, animasyon tasarımı Yrd. Doç. Dr. Pervin Kurçeren, dekor tasarımı ve uygulaması ise Kurçeren, Yrd. Doç. Dr. Raif Dimililer ile B. Deniz Yılmaz tarafından gerçekleştirildi. Müzik tasarımını Öğr. Gör. Ataman Kınıs üstlenirken, teknik destek ve sahne uygulamalarında Metehan Kayan, Ekin Duruk ve Bünyamin İslamoğlu görev aldı.
Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Karaboğa, Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, tiyatronun insanın kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu en doğrudan karşılaşma alanlarından biri olduğunu belirterek, bu tür disiplinlerarası çalışmaların tiyatronun yaşayan ve dönüşen yapısının önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Program, ARUCAD’ın sanat eğitiminde benimsediği disiplinlerarası ve metinlerarası üretim anlayışını sahneye taşıyarak tamamlandı.

Ramazan Bayramı kapsamında Hala Sultan Tekkesi’ne yapılması planlanan toplu ziyaretin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından engellendiği açıklandı. KKTC Dışişleri Bakanlığı kararı “keyfi” olarak nitelendirerek protesto etti.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, bayramın ikinci günü olan 21 Mart 2026 için Birleşmiş Milletler Barış Gücü aracılığıyla yapılan ziyaret başvurusu GKRY tarafından reddedildi. Ardından önerilen 22 Mart tarihi de kabul görmezken, son olarak 28 Mart için yapılan talep de geri çevrildi.
Önceki yıllarda 300 ila 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen ziyaretin bu yıl 105 kişiyle planlandığı, GKRY’nin “güvenlik” gerekçesiyle bu sayının da yarıya indirildiği belirtildi. Tüm girişimlere rağmen ziyaretin son anda iptal edildiği ifade edildi.
Açıklamada, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Rumlara yönelik dini özgürlüklere de dikkat çekilerek, devlet imkanlarıyla yılda 80 farklı kilisede 100’ün üzerinde ayin yapılmasına izin verildiği vurgulandı. Buna rağmen Rum yetkililerin uluslararası platformlarda KKTC aleyhine “asılsız iddialar” ortaya attığı savunuldu.
KKTC Dışişleri Bakanlığı, GKRY’nin bu tutumunun dini özgürlükleri kısıtladığını ve Kıbrıs Türk halkının temel insan haklarını ihlal ettiğini belirterek, söz konusu kararı kınadı.

Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de etkili olan şiddetli fırtına nedeniyle çok sayıda ağaç devrildi, okullar 1 günlüğüne tatil edildi.
Dün gece saatlerinde başlayan fırtına nedeniyle kent genelinde çok sayıda ağaç devrildi, bazı evlerin çatıları uçtu.
Yetkililer, sabah saatlerinde vatandaşların telefonlarına uyarı mesajları göndererek fırtına nedeniyle trafikte yaşanabilecek aksaklıklar ve olumsuzluklara karşı dikkatli olunmasını istedi.
Şehir genelinde 100’ün üzerinde ağaç devrilmesi ve çatı uçması ihbarı yapılırken, okulların 1 günlüğüne tatil edildiği duyuruldu.
Vatandaşlara, fırtınanın etkisi geçene kadar ağaçların yakınında ve çatıların altında bulunmamaları yönünde uyarı yapıldı.
Yetkililer ayrıca bazı bölgelerde elektrik kesintilerinin yaşandığını ve birçok yerde hasar meydana geldiğini açıkladı.

BAE’nin birçok bölgesinde şiddetli yağış ve kuvvetli rüzgar etkili oldu.
Ülke medyasında yayımlanan haberlere göre Şarika kentinde etkili olan sağanak, hayatı olumsuz etkiledi.
Şiddetli yağış nedeniyle yollarda su birikintileri oluştu, araçlar yollarda mahsur kaldı.
Şarika kentindeki Cemal Abdunnasır Caddesi’nde şiddetli yağmurun ardından sel meydana geldi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde sel sonucu onlarca aracın su altında kaldığı görüldü.
BAE Ulusal Meteoroloji Merkezi tarafından ülke genelinde fırtına ve toz bulutu uyarısı yapılmış, halktan denizden uzak durmaları istenmişti.

Polis Genel Müdürlüğü, personelden gelen talepler doğrultusunda aktif görevlerde kullanılmak üzere daha rahat ve konforlu yeni üniformaları hizmete alıyor.
Polis Genel Müdürlüğü, personelden gelen talepler üzerine aktif görevlere uygun, daha rahat ve konforlu kıyafet giyebilmesi için yeni üniforma tasarımına gitti.
Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, personelin de görüşleri alınarak tasarlanan yeni üniformalar, bölge karakolları ile sınır kapılarında görev yapan personel tarafından giyilecek.
Kıbrıs Türk Polis Güçlendirme Vakfı (POLVAK) ve Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğünün katkıları ile temin edilen yeni üniformalar 30 Mart Pazartesi gününden itibaren giyilmeye başlanacak.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Ankara temasları kapsamında Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
Gerçekleştirilen görüşmede; düzensiz göçle mücadele, afet ve acil durum yönetimi ile güvenlik alanlarında iki ülke arasındaki mevcut iş birliğinin geliştirilmesi konuları ele alındı.
Ziyaret kapsamında, söz konusu alanlarda iş birliğinin daha da güçlendirilmesine yönelik atılabilecek somut adımları değerlendirirken, karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.
Ankara temaslarında Bakan Oğuz’a; KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Bakanlık Müsteşarı Suat Yeldener, Polis Genel Müdürlüğü 1. Yardımcısı Gökay Karagil, PGM Muhaceret Müdürü Fevzi Öztümen, Tapu ve Kadastro Müdürü Firdes Arıcı, Bakanlık hukukçusu Av. Emine Uzun ve Hasan İşlek eşlik ediyor.

Cumhurbaşkanı Erhürman: “Gürler, görevleri layıkıyla yerine getiren ve tüm kesimlerin saygı duyduğu örnek bir figürdü”
Meclis Başkanı Öztürkler: “Gürler, Kıbrıs Türk halkına emekleri olan özel bir insandı”
Ali Gürler: “Babam, ardında bir dava adamının mirasını ve halkına bağlılığın en güzel örneklerinden birini bıraktı”
Kıbrıs Türk Federe Devleti eski Meclis Başkan Yardımcılarından, eski bakan, milletvekili ve emekli yargıç Recep Ali Gürler için Cumhuriyet Meclisi’nde tören düzenlendi.
Törene, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakan ve milletvekilleri, eski siyasiler, bürokratlar, Gürler’in ailesi ve sevenleri katıldı.
Saygı duruşuyla başlayan törende, Recep Ali Gürler’in özgeçmişi okunurken; Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ile merhumun oğlu Ali Gürler birer konuşma yaptı.
– Erhürman: “Gürler, görevleri layıkıyla yerine getiren ve tüm kesimlerin saygı duyduğu örnek bir figürdü”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman törende yaptığı konuşmada, ülkede Meclis Başkan Yardımcılığı, bakanlık ve milletvekilliği görevlerinde bulunmuş emekli yargıç Recep Ali Gürler’i saygı, minnet ve hüzünle ebediyete uğurlamak için bir araya geldiklerini belirtti.
Erhürman, Gürler’in yürüttüğü görevleri layıkıyla yerine getiren ve tüm kesimlerin saygı duyduğu örnek bir figür olduğunu ifade ederek, bilgi birikimi ve özgüveninin her zaman takdirin ötesinde olduğunu kaydetti.
Görev aldığı tüm makamlarda sorumluluk duygusuyla hareket eden ve halkın sevgisi ile saygısını kazanan Gürler’in, Kıbrıs Türk halkı tarafından unutulmayacağını vurgulayan Erhürman, Gürler’in siyasi yaşamı boyunca halkın menfaatlerini ön planda tutan, demokrat kişiliğe sahip özel bir şahsiyet olduğunu söyledi.
Erhürman, Gürler’i mütevazı kişiliği ve ülkesinin geleceği için gösterdiği gayretle hatırlayacaklarını belirterek, geride bıraktığı izlerin ülke tarihinde saygıyla anılacağını, anılarının ve çalışkanlığının yol gösterici olacağını ifade etti.
Son günlerine kadar her karşılaşmalarında Gürler’in, ailesine, ülkesine ve halkına bağlılığını; bu bağlılığın sorumluluk ve sevgiyle bezenmiş halini, güler yüzünü, dostluğunu ve abiliğini gördüğünü dile getiren Erhürman, “Merhum Recep Ali Gürler’e Allah’tan rahmet, başta kıymetli ailesi olmak üzere tüm sevenlerine ve halkımıza başsağlığı dilerim. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.” diyerek konuşmasını tamamladı.
– Öztürkler: “Gürler, Kıbrıs Türk halkına emekleri olan özel bir insandı”
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ise, Kıbrıs Türk siyasetinin ve mücadele tarihinin önemli isimlerinden Recep Ali Gürler’in gerek Meclis Başkan Yardımcılığı, gerek bakanlık, gerekse yargı görevlerinde Kıbrıs Türk halkına önemli hizmetlerde bulunduğunu belirterek, yasama, yürütme ve yargı alanlarında görev yapmanın çok az kişiye nasip olduğunu vurguladı.
Gürler’in, hem yasamada hem yürütmede hem de yargıda büyük emekleri bulunduğunu ifade eden Öztürkler, “Demokratik tahammüllerin yerine gelmesinde Kıbrıs Türk halkına emekleri olan özel bir insandı.” dedi.
Gürler’in gençlere her zaman öğütler verdiğini ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin önemini vurguladığını dile getiren Öztürkler, Erenköy mücahidi olan Gürler’in verdiği mücadeleyi ve Mehmetçik ile Mücahit’in rolünü sık sık anlattığını söyledi.
Recep Ali Gürler’in kendisi üzerinde büyük emeği olduğunu belirten Öztürkler, onu bir baba gibi gördüğünü ve her zaman saygıyla yaklaştığını ifade etti.
Gürler’in ailesine de değinen Öztürkler, eşi Pervin Gürler’in polis teşkilatında uzun yıllar görev yaptığını ve üst kademelerde önemli sorumluluklar üstlendiğini, çocuklarının da başarılı görevler yürüttüğünü belirterek, “Hem eşinizle hem babanızla Türk halkına bıraktıklarıyla gurur duyun.” dedi.
Kısa süre önce hastanede ziyaretinde Gürler ile vedalaştıklarını da aktaran Öztürkler, konuşmasının sonunda merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi.
– Ali Gürler: “Babam, ardında bir dava adamının mirasını ve halkına bağlılığın en güzel örneklerinden birini bıraktı”
Recep Ali Gürler’in ailesi adına konuşan oğlu Ali Gürler, babasının hayatını halkına, ailesine ve değerlerine adamış özel bir insan olduğunu belirterek, onu son yolculuğuna uğurlamak için bir araya geldiklerini söyledi.
Babalarının kendilerine ve gençlere her zaman öğütler verdiğini ifade eden Ali Gürler, bu öğütlerin başında ülkeye, devlete ve ulusa sahip çıkmanın geldiğini kaydetti.
Recep Ali Gürler’in ardında bir dava adamının mirasını ve halkına bağlılığın en güzel örneklerinden birini bıraktığını dile getiren Ali Gürler, “Onu daima minnetle anacağız” dedi.
Ali Gürler, merhum babasına Allah’tan rahmet dileyerek, “Ruhu şad, mekânı cennet olsun” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Gürler’in naaşı önünde protokol sırasına göre saygı duruşu ve geçişi yapıldı.
83 yaşında hayatını kaybeden Gürler, Lefkoşa İsmail Safa Camisi’nde kılınacak öğle namazının ardından toprağa verilecek.
– Recep Ali Gürler’in özgeçmişi
18 Ocak 1943’te Baf’ta doğan Recep Ali Gürler, ilk, orta ve lise öğrenimini Baf’ta tamamladıktan sonra yükseköğrenim için Türkiye’ye gitti ve 1962 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu.
Fakültedeki eğitimi sırasında 1963’te başlayan olaylar üzerine TMT mücahidi olarak Erenköy’e çıkan Gürler, Türkiye’ye dönmeden önce iki yıl süreyle Bayrak Radyosu’nda spiker olarak görev yaptı.
1971 yılında Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Gürler, Baf’a dönerek avukatlığa başladı ve Rum mahkemelerinde Türkler aleyhine açılan davalarda görev aldı.
1973 yılında Pervin Gürler ile nişanlanan Gürler, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Baf’ta esir düştü; daha sonra nişanlısıyla birlikte Lefkoşa Türk bölgesine ulaşmayı başardı.
1974 sonrasında hem hukuk hem de siyaset alanında aktif rol üstlenen Gürler, 1976 yılında Ulusal Birlik Partisi’nden milletvekili seçildi.
Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi’nde Meclis Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Gürler, Osman Nejat Konuk’un başbakanlığı döneminde Sanayi, Ticaret ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri ve İskân Bakanlığı görevlerini yürüttü. Gürler ayrıca, UBP bünyesinde de çeşitli görevler üstlendi.
Eşi Pervin Gürler ile evliliğinden biri kız, biri erkek iki çocuk sahibi olan Gürler’in üç torunu bulunuyor.

Orta Doğu’daki savaşın tırmanması ve Brent petrolün fiyatının varil başına 100 doların üstünde çıkması ardından, Güney Kıbrıs’ta da akaryakıt fiyatlarına artış yapıldı.
Fileletheros gazetesi konuyla ilgili haberinde, kurşunsuz 95 oktan benzinin fiyatının 20,8 sent artarak 1,314 Euro’dan 1,522 Euro’ya çıktığını, dizel yakıtın fiyatının ise 35,4 sent artarak 1,410 Euro’dan 1,764 Euro’ya çıktığını yazdı.
Gazete, gaz yağının fiyatının da 28,3 sent artarak 0,949 Euro’dan 1,232 Euro’ya yükseldiğini kaydetti.
Haberde, savaşın başlamasından önce 18,5 Euro olan 10 kiloluk ev tipi tüp gazın fiyatının şu an 24,5-25 Euro civarında olduğu da belirtildi.