Archives 2026

NASA, ARTEMİS II ROKETİNİ HANGARA ÇEKTİ

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Ay’a dönüş programı olarak bilinen “Artemis”in Orion uzay aracının ilk mürettebatlı misyonu “Artemis II”nin roketini tamir için fırlatma rampasından hangara çekme kararı aldı.

NASA’dan yapılan açıklamada, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nde yaklaşık bir aydır bekletilen roketin helyum basınçlandırma sisteminde arıza meydana geldiği belirtildi.

Açıklamada, Artemis II’nin 98 metre uzunluğundaki roketindeki helyum akışını engelleyen tıkanıklığın giderilmesi için hangara çekildiği kaydedildi.

Daha önce de dondurucu soğuklar nedeniyle şubat ayına ertelenen fırlatış, sıvı hidrojen sızıntısı ve teknik aksaklıklar nedeniyle mart ayına kaydırılmıştı. Ancak yaşanan son teknik sorunların ardından Artemis II Ay yörüngesi uçuşunun en erken nisanda yapılabileceği ifade edildi.

– Ay’a dönüş: “Artemis Programı”

NASA, Ay’a dönüş projesi olarak bilinen “Artemis Programı” ile astronotları yeniden Ay’a göndermeyi amaçlıyor. Programın ilk aşaması “Artemis I”, Orion uzay aracının Ay’ın yörüngesinde bir tur atmasının ardından Dünya’ya dönmesiyle Aralık 2022’de tamamlanmıştı. Orion uzay aracının ilk mürettebatlı misyonu “Artemis II” görevinde ise astronotların Ay’a iniş yapmadan Dünya’ya dönmesi planlanıyor. 10 gün sürecek yolculuk, uzay aracıyla ilgili güvenlik endişelerinin yanı sıra astronotların giysisi ve iniş araçlarıyla ilgili sorunlar yaşandığı için 2025’in sonlarına ertelenmişti.

Daha sonra NASA, uzay kapsülünde meydana gelebilecek sorunlar nedeniyle Artemis II’nin Eylül 2025’te gerçekleşmesi planlanan tarihinin Nisan 2026 sonrasına, 2026’da Ay’a inişi planlanan Artemis III misyonunun ise 2027’ye ertelendiğini bildirmişti. NASA, 2021’de İnsanlı İniş Sistemi (HLS) geliştirilmesi için SpaceX’le 2,9 milyar dolarlık bir anlaşma yapıldığını duyurmuştu.

MUSTAFA ÇİFTÇİ: KIBRIS TÜRKÜ’NÜN MÜCADELESİ İLE ANADOLU’NUN İSTİKLAL RUHU AYNIDIR

Türkiye İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Kıbrıs Türk halkının mücadelesi ile Anadolu’nun istiklal mücadelesi aynı ruhun tezahürüdür.” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’in de katılımıyla TBMM Tören Salonunda şehit aileleri ve gazilerle gerçekleştirilen iftar programında konuşan Çiftçi, “Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sayın Ziya Öztürkler’in burada bulunması da ayrı bir anlam taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk halkının mücadelesi ile Anadolu’nun istiklal mücadelesinin aynı ruhun tezahürü ve aynı bayrağın gölgesinde, aynı duanın içinde birleşen bir kader birliği olduğunu söyleyen Çiftçi şöyle devam etti:

“Şehit aileleri en kıymetli emanettir. Şehitler bayrağı yere düşürmemek için canlarını feda ediyor. Şehitlerimiz, bu topraklara kanlarıyla mühür basan serdengeçtilerdir. Onların emanetleri, başımızın tacı, gönlümüzün en kıymetli yerindedir. Muhterem Cumhurbaşkanı’mızın her fırsatta ifade buyurdukları gibi sizlere her alanda sahip çıkmak bizlerin en asli vazifelerinden biridir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de aynı şuurla hareket ediyor, şehit ailelerimizin her zaman yanında olmayı bir onur kabul ediyoruz.”

İntihar Aramalarına Instagram’dan Ebeveyn Uyarısı

Sosyal medya platformu Instagram’da belirli bir dönem içerisinde intihar veya kendine zarar vermeyle ilgili aramaları tekrarlı yapan gençlerin ebeveynlerine uyarı bildirimi gönderilecek.

Amerikan teknoloji şirketi Meta’dan yapılan açıklamaya göre, Instagram’daki “genç hesabı” kullanıcılarını korumak ve ebeveyn denetimini artırmak amacıyla yeni tedbirler yürürlüğe girecek.

Platformdaki gençlerin belirli bir zaman aralığında intihar veya kendilerine zarar verme konulu aramaları tekrarlı şekilde yaptıkları tespit edildiği takdirde, ebeveynleri uyarılacak.

Instagram’ın çocuk denetim programını kullanan ebeveynler, “çocuklarının desteğe ihtiyacı olabileceği” gerekçesiyle e-posta, kısa mesaj, WhatsApp veya uygulama içi bildirim yoluyla uyarı mesajı alacak.

Ebeveynlere, çocuklarıyla hassas konuları konuşmalarına yardımcı olmak için tasarlanan uzman içeriklerinden yararlanma seçeneği de sunulacak.

Gelecek haftalardan itibaren ABD, İngiltere, Avustralya ve Kanada’da başlayacak yeni uygulama, yılın ilerleyen dönemlerinde diğer ülkelerde de kullanımda olacak.

Bu tedbirin, Meta’nın “çocuklara verdiği zararlar” iddiasıyla ABD’de birden fazla davaya konu olduğu bir dönemde gelmesi dikkati çekti.

BAŞBAKAN ÜSTEL, ANKARA’DA RECEP TAYYİP ERDOĞAN İLE BİR ARAYA GELDİ

Başbakan Ünal Üstel Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.

 

Başbakan Ünal Üstel, Ankara’da gerçekleştirdiği resmi temaslarını tamamladı. Başbakan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.

 

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirilen görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki stratejik iş birliği, iki devlet arasındaki sarsılmaz kardeşlik hukuku ve KKTC’nin geleceğe yönelik vizyon projeleri ele alındı. Görüşmede, siyasi istikrar, altyapı yatırımları ve kalkınma hedefleri çerçevesinde atılacak ortak adımlar değerlendirildi.

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ile yapılan görüşmede ise fiber optik altyapı iş birliği kapsamında imzalanan anlaşma ve buna bağlı ek protokoller detaylı şekilde ele alındı. Ayrıca, önümüzdeki dönemde imzalanması planlanan İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü üzerine kapsamlı istişarelerde bulunuldu.

 

Başbakan Üstel, temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, her iki görüşmenin de son derece samimi, yapıcı ve karşılıklı güven temelinde gerçekleştiğini ifade etti. Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin finansal bir çerçevenin çok ötesinde, Kıbrıs Türk halkı açısından yaşamsal bir nitelik taşıdığını vurgulayan Üstel, “Bu ilişki karşılıklı sevgiye, saygıya ve ortak tarih bilincine dayanmaktadır. Bu güçlü bağları zedelemeye dönük hiçbir girişim amacına ulaşamayacaktır” dedi.

 

Başbakan Üstel, iki ülke arasındaki iş birliğinin güvenlikten altyapıya, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda artarak devam edeceğini belirterek, “Anavatan Türkiye ile omuz omuza, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha güçlü bir geleceğe taşımakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Öztürkler, TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Ankara’da bir araya geldi

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Ankara’daki resmi temasları çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş ile TBMM Başkanlık makamında bir araya geldi.
Görüşmede, iki ülke parlamento arasındaki mevcut iş birliği başta olmak üzere kurumsal ilişkilerin daha ileri bir seviyeye taşınması için atılabilecek adımlar ele alındı.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Başkan Öztürkler, yararlı ve verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade ederek Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkına her alanda verdiği desteğin son derece kıymetli olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet Meclisi ile TBMM arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin, iki ülke arasındaki dayanışmayı daha da pekiştireceğini belirten Öztürkler, ortak geçmiş ve ortak gelecek perspektifi doğrultusunda ilişkilerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Dinçyürek’ten Tabipler Birliği’ne: Yüzde 80-90’ınız taşıdığınız uzmanlıkları merkezi sınav olmadan aldı

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin tıpta uzmanlık eğitimi konusundaki açıklamalarını eleştirerek, ”Yüzde 80-90’ınız taşıdığınız uzmanlıkları merkezi sınav olmadan, bahsettikleri kurumdan aldı” dedi.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Pembe Paşaoğluları’nın  BRT 1’de hazırlayıp sunduğu ‘Gündem 12’ isimli programına konuk oldu.

Dinçyürek, katıldığı programda, Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı’nda yer alan tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi düzenlemelerine eleştiri getiren Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği yönetimine sert eleştiriler yöneltti.

Mevcut uzmanlık sisteminin denetimsiz olduğunu kaydeden Dinçyürek, yeni yasa ile uzmanlık kurulunun oluşturulacağını, sınav ve eğitim süreçlerinin denetim altına alınacağını kaydetti. Bakan ayrıca, birlik yönetimini “siyasallaşmakla” suçladı ve eleştirilerin sürmesi halinde birlik yönetimindekilerinin diplomalarını tek tek açıklayacağını söyledi.

“KENDİLERİ TAŞIDIKLARI UZMANLIKLARI MERKEZİ SINAV OLMADAN, BAHSETTİKLERİ KURUMDAN ALDILAR”

Bakan Dinçyürek Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı’nda yer alan tıp ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi maddeleri üzerinden oluşan gündemi değerlendirdi. Dinçyürek, “Eskilerin çok güzel bir sözü vardır, ‘ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol’. Tabipler Birliği bu konuda sınıfta kalmıştır” dedi. Tabipler Birliği’nin yönetiminin merkezi sınav olmadan yapılan eğitimlerin yeterli olmayacağı anlayışında olduğunu söyleyen Dinçyürek, “Kendilerinin yüzde 80-90’ı taşıdıkları uzmanlıkları merkezi sınav olmadan, bahsettikleri kurumdan aldılar” dedi. Tabipler Birliği yönetimine seslenen Dinçyürek, yönetim kurulunun bu tür söylemlerde bulunmak için öncelikle kendi diplomalarını bırakmaları gerektiğini ifade etti.

“BU YASA MEVCUT YÜRÜRLÜKTE OLANDAN KÖTÜDÜR’ DİYEBİLİYORSA DESİNLER”

Şu ana kadar tıpta uzmanlık eğitimi veya yan dal eğitimi şu ana kadar verilmiyormuş ve Sağlık Bakanlığı yeni bir yasayla bunun önünü açıyormuş gibi bir algı yaratıldığını söyleyen Dinçyürek, “tam aksine, bu var olan bir uygulama” dedi. Dinçyüreki doktor adaylarının bu şekilde mesleğe girdiğini vurgulayarak, bu süreçte hem Tabipler Birliği’nin hem de Sağlık Bakanlığı’nın denetimi olmadığını kaydetti. Tabipler Birliği’nde yer alan doktorların da bu sistemle diplomalar aldıklarını ve kendilerine konfor alanı yarattıklarını ifade eden Dinçyürek, şunları kaydetti:

“Şimdi diyorlar ki bu yanlış bir yöntemdir. Biz yasayla işte bunların kendilerinin geçtiği ve konfor alanı yarattıkları mutlu azınlığın çıkarttığı tantanaya izin vermiyoruz. Biz bu yasayla tıpta uzmanlık kurulunu kuruyoruz ve eğitimin nerede verilebileceğini, hangi kapasitede verilebileceğini, kaç yıl verilebileceğini ve rotasyonların neye ihtiyacı olduğunu, sınavın nasıl yapılacağını, sınavdan sonra eğitimin denetlenmesi ile uzmanlık sınavının her safhasına denetleme getiriyoruz. ‘O zaman bu yasa geçmesin izin vermeyeceğiz’ diyerek getirilen değerlendirmelerin tümünü reddediyorlar. Mevcut sistemin devam etmesini istiyorlar. O zaman şunun cevabını net verecekler. Bu yasa mevcut yürürlükte olandan daha kötüdür diyebiliyorsa desinler.”

“ZORUNLU ÜYELİĞE SAHİP BİR SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜNÜ BİR SİYASİ PARTİNİN ORGANI GİBİ YÖNETMEKTEN VAZGEÇSİNLER”

Dinçyürek, Tabipler Birliği’nden topluma karşı “Açık ve dürüst görüşme” talep ettiğini duyurdu. Bakan, “Tabipler Birliği, ‘Kanarya Sevenler Cemiyeti’ değil, Tabipler Birliği bu ülkede hekimlik yapmak isteyen herkesin zorunlu üye olması gereken bir kurumdur, zorunlu üyelik vardır” diyerek, “Zorunlu üyeliğe sahip bir sivil toplum örgütünü bir siyasi partinin organı gibi yönetmekten vazgeçsinler” dedi. Tabipler Birliği’nin tarihinde hiç bu kadar siyasallaştırılmadığını iddia eden Dinçyürek, hekimlikte deneyimi olan arkadaşlarının bu durumu sakıncalı bulduğunu arayarak kendisine ilettiğini kaydetti.

“MECLİS’TE EN SERT ELEŞTİRİLERİ YAPAN FİLİZ BESİM’İN TABİPLER BİRLİĞİ BAŞKANI OLDUĞU DÖNEMDE BU KARARLAR ALINMIŞTIR”

Dinçyürek, “Bir makinisti alıp doktor yapıyoruz, bunu üzerinden onu cerrah da yapacağız da beyin ameliyatı da yapsın” şeklindeki sözleri kınadığını belirtti. Ayrıca bugün eleştirilen bu düzeni, eleştirenlerin kendisinin getirdiğini belirten Dinçyürek, şu ifadeleri kullandı: “Dedikleri kurumun mezunlarının diplomalarının sorgulanmadan, herhangi bir sınava tabi tutulmadan, otomatik onaylanması kararı bugün Meclis’te en sert eleştirileri yapan Filiz Besim‘in Tabipler Birliği Başkanı olduğu dönemde alınmıştır. Sanki biz aldık yeni bir uygulamayla… Kendi aldıkları kararların onlardan sonra devamında kendileri döneminde devam eden ihtisas süreçlerini biz düzenleme altına almaya çalışıyoruz ve bunu sanki toplumsal bir felaket yaratıyormuş gibi çok gerçek dışı bir algı yönetme süreciyle toplumda dezenformasyonla bilgilendirme yapıyorlar” dedi.

“İSİM İSİM HERKESİN DİPLOMASINI AÇIKLAYACAĞIM”

Şu anda tıpta uzmanlığın devam ettiğini vurgulayan Dinçyürek, mevcut sistemle, getirmeyi amaçladıkları sistemin bir alakası olmadığını ve mevcut sistemin tamamen denetim dışı olduğunu kaydetti. Dinçyürek, bu sistemi yasayla denetim altına alacaklarını bir kez daha yineleyerek, “bundan rahatsız olan varsa çıkıp da bunu anlatacaklar” ifadelerini kullandı. Dinçyürek, bu tür açıklamalar yapmaya devam etmeleri durumunda “isim isim herkesin diplomalarını açıklayacağım” dedi.

1 Haziran’da Tapuda Dijital Devrim: TAKBİS, MEGSİS ve Parsel Sorgu Sistemi Devrede

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tapu ve kadastro alanında yürütülen dijital dönüşüm çalışmaları 1 Haziran 2026 itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor. TAKBİS (Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi), MEGSİS (Mekânsal Gayrimenkul Sistemi) ve Parsel Sorgu Sistemi’nin devreye alınmasıyla birlikte tapu işlemlerinde hız, güvenlik ve şeffaflık artırılacak.

Parsel sorgulama sistemi, www.parselsorgu.tapu.gov.ct.tr adresinde test aşamasında hizmet veriyor. Sistem sayesinde vatandaşlar, yetki dahilinde bir taşınmaza ait mülkiyet durumu, imar bilgileri, kullanım şekli ve konum verilerine dijital ortamda ulaşabilecek.

TAKBİS ile tapu işlemleri elektronik ortamda daha hızlı ve güvenli şekilde yürütülürken, MEGSİS sayesinde kadastroya ait mekânsal veriler Coğrafi Bilgi Sistemleri ile entegre biçimde yönetilecek ve kamu kurumları arasında veri paylaşımı güçlenecek.

MEGSİS–TAKBİS entegrasyonu kapsamında yürütülen veri giriş çalışmaları tamamlandı. Türkiye Cumhuriyeti Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından bir yılı aşkın süredir sürdürülen teknik süreç çerçevesinde, üç ay boyunca yoğun mesai yapan 36 kişilik ekip, veri giriş çalışmalarını eksiksiz şekilde tamamladı.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz yaptığı açıklamada, projeye verdikleri katkı ve desteklerden dolayı; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’ye, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Makamı Başdanışmanı ve Kıbrıs İşleri Koordinatörü Yüksel Karadeniz’e ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne teşekkür etti.

Bakan Oğuz, hükümet olarak Sayın Başbakanımız Ünal Üstel’in her fırsatta dile getirdiği “yarım kalan projelerin tamamlanması ve halkın daha etkin hizmet almasını sağlayacak öncelikli adımların hayata geçirilmesi” vizyonu doğrultusunda bu entegrasyonu değerlendirdiklerini belirterek, söz konusu çalışmanın yalnızca teknik bir yazılım süreci olmadığını; aynı zamanda dijital devlet altyapısını güçlendiren ve vatandaş odaklı hizmet anlayışını pekiştiren stratejik bir reform niteliği taşıdığını vurguladı. Bakan Oğuz, sistemlerin devreye alınmasıyla birlikte tapu ve kadastro hizmetlerinde hız, güvenlik ve şeffaflığın artacağını vurguladı.

1 Haziran 2026 itibarıyla uygulamaya geçmesi planlanan yeni sistemle birlikte, vatandaşların taşınmaz ve tapu verilerine dijital ortamda daha kolay erişim sağlaması ve işlemlerini daha kısa sürede tamamlaması hedefleniyor.

Hasipoğlu: Çalışma barışı, sosyal hizmetler ve dijital güvenlikte somut adımlar atıyoruz

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, bakanlığın çalışma hayatı ile sosyal hizmetler alanını birlikte yürüttüğünü belirterek, “Vatandaşımızın hayatına doğrudan dokunan projeleri bir takvim içinde tamamlamayı hedefliyoruz.” dedi.

Hasipoğlu, KIBRIS TV’de yayımlanan programda yaptığı açıklamalarda, yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve özel gereksinimli bireylere yönelik hizmetlerin yanı sıra çalışma hayatında şeffaflığı artırmayı amaçlayan düzenlemelerin gündemlerinde yer aldığını ifade etti.

Yaşlı bakımevi ve otizm merkezi hedefi

Bakan Hasipoğlu, İskele bölgesinde daha önce özel işletmede bulunan yaşlı bakımevinin yeniden “devlet güvencesinde” hizmete açılması için son aşamaya gelindiğini, personel istihdamı çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Bu yıl içinde otizm merkezinin açılmasının da hedefler arasında bulunduğunu kaydeden Hasipoğlu, Engelsiz Yaşam Evi’nin yatılı bölümüne ilişkin hazırlıkların da tamamlanma aşamasında olduğunu belirtti.

“Maaşlar bankadan ödenecek, şeffaflık artacak”

Çalışma hayatında kayıt dışılığın önlenmesi ve sigorta primlerinin doğru yatırılması için yasal adımlar attıklarını dile getiren Hasipoğlu, 5 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde maaşların banka üzerinden ödenmesine yönelik düzenlemenin hayata geçtiğini söyledi. Ayrıca meslek kodları uygulamasıyla, kıdemli çalışanların asgari ücret üzerinden gösterilmesinin önüne geçmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Prim destekleri ve asgari ücret desteği

Hasipoğlu, özel sektöre yönelik prim desteklerinin sürdüğünü, özellikle kadın istihdamında yüzde 100 prim desteği uygulandığını belirtti. Engelli istihdamında da prim desteğinin devam edeceğini kaydeden Hasipoğlu, asgari ücretlilere yönelik 12 bin TL’lik desteğin başvuru süresinin 28 Şubat’ta sona ereceğini, ödemenin bir kısmının yapıldığını, kalan kısmının ise mart içinde ödenmesinin öngörüldüğünü söyledi. 60 yaş üzeri asgari ücretle çalışanların da kapsama alındığını ifade etti.

Çocukların dijital ortamda korunması: “Aileler talep ederse içerik engellenebilecek”

Dijital risklere karşı yeni adımlar planladıklarını belirten Hasipoğlu, mecliste kurulan özel komiteyle iş birliği içinde yasal düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını söyledi. İnternet servis sağlayıcılarının, ailelerin talebi doğrultusunda bazı site ve oyunları engellemesine imkan verecek bir düzenlemenin bilişim suçları yasası kapsamına alındığını ifade eden Hasipoğlu, ayrıca ihbar/başvuru için özel bir web portalı ve telefon hattı oluşturulacağını kaydetti.

“Ektam” işçilerinin sendikalaşma süreci

Programda “Ektam” çalışanlarının sendikalaşma sürecine de değinen Hasipoğlu, sendikalı olmanın anayasal bir hak olduğunu vurgulayarak, bakanlığın süreci onayladığını ve uzlaşının sağlanması için arabuluculuk yürüttüğünü anlattı. Hasipoğlu, iş yerinin uzun süredir kapalı olduğu ve görüşmelerin yeniden başlaması için hem işveren hem çalışan tarafıyla temasların sürdürüldüğünü söyledi; sürecin “siyasete malzeme edilmemesi” gerektiğini de dile getirdi.

“Önceliğimiz çalışma barışı”

Hasipoğlu, bakanlık vizyonunun “çalışma barışı” olduğunu belirterek, çalışanın hakkını alması ve işverenin ayakta kalması dengesini gözeterek, mevcut mali imkanlar çerçevesinde destek politikalarını sürdüreceklerini kaydetti. Mart ayında kadınlar, yaşlılar ve Down sendromuna yönelik farkındalık günleri kapsamında etkinlikler düzenleneceğini de sözlerine ekledi.

ÜSTEL: SÖZDE SES KAYDI ASILSIZ VE KURGUSALDIR

Başbakan Ünal Üstel, kamuoyuna servis edilen ve şahsını hedef alan sözde ses kaydına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Üstel, yayımlanan kaydın tamamen asılsız, mesnetsiz ve kurgusal olduğunu belirterek, bunun planlı bir siyasi saldırı olduğunu ifade etti.
Başbakan Üstel, söz konusu girişimin basit bir karalama kampanyası olmadığını; şahsını, makamını, hükümeti, devleti ve demokrasiyi hedef alan organize bir operasyon niteliği taşıdığını vurguladı.

MONTAJ VE MANİPÜLASYON !
Kaydın gerçek dışı olduğunu açık bir dille ifade eden Üstel, içeriğin montaj ve manipülasyon barındırdığını savundu. Bu tür içeriklerle kamuoyunda algı oluşturulmaya ve siyasi mühendislik yapılmaya çalışıldığını belirten Üstel, devlet sorumluluğuyla görev yapanların masa başında üretilmiş senaryolar karşısında geri adım atmayacağını kaydetti.
Provokasyonlar karşısında sessiz kalmayacaklarını belirten Üstel, hukukun gereğinin yapılacağını ifade etti.

“ZAMANLAMA MANİDAR”
Açıklamasında söz konusu kaydın servis edilme zamanına da dikkat çeken Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ziyareti öncesinde yayımlanmasının tesadüf olmadığını belirtti. Üstel, bunun Anavatan Türkiye ile yürütülen güçlü ve stratejik ilişkileri gölgelemeye ve iki devlet arasındaki sarsılmaz bağı tartışmaya açmaya yönelik bir girişim olduğunu ifade etti.
Milletin bu tür girişimlere ne geçmişte ne de bugün teslim olmayacağını vurgulayan Üstel, kirli oyunlara karşı kararlı duruş sergileneceğini kaydetti.

“HİÇBİR DÖNEMDE KİRLİ PAZARLIĞIN PARÇASI OLMADIM”
İddialara ilişkin geçmişine de değinen Üstel, 10 yıl önce de 30 yıl önce de hayatının hiçbir döneminde kirli bir pazarlığın, karanlık bir ilişkinin ya da şahsi menfaat temelli bir girişimin parçası olmadığını ifade etti. Kamu görevini her zaman şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde yürüttüğünü belirtti.

RESMİ SUÇ DUYURUSU YAPILACAK
Üstel, söz konusu kaydı kasten üreten, yayan ya da organizasyona katkı sunan kişiler hakkında gerekli tüm hukuki adımların ivedilikle atılacağını açıkladı. Resmi suç duyurularının yapılacağını ve sürecin titizlikle takip edileceğini belirten Üstel, polis teşkilatına ve yargı mercilerine güveninin tam olduğunu ifade etti.
Gerçeğin en kısa sürede tüm yönleriyle ortaya çıkarılacağını vurgulayan Üstel, saldırının yalnızca şahsına değil, milletin iradesine, devletin itibarına ve siyasetin saygınlığına yönelik olduğunu kaydetti.
Başbakan Üstel, görevlerinin başında olduklarını belirterek, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve itibar suikastlarıyla siyaset dizayn edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti. Hakikatin er ya da geç ortaya çıkacağını vurgulayan Üstel, hakikatin tarafında durmaya devam edeceklerini belirtti.

TC MSB’de düşen F-16 hakkında açıklama: “Pilotumuz uçağı terk etmek için fırlatma sistemini son anda çalıştırdı”

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından, dün Balıkesir’de meydana gelen uçak kazasına ilişkin, “Meydana gelen kazada kahraman pilotumuz şehit olmuştur. Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin detaylı incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır.” açıklaması yapıldı.

MSB’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamalarda bulunuldu.

Balıkesir’de konuşlu 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan kalkan bir F-16 savaş uçağının kaza kırıma uğramasının hatırlatılması üzerine konuya ilişkin Bakanlık tarafından şu açıklama yapıldı:

“Hava sahamızın kontrolü ve güvenliği, radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan, katmanlı ve entegre bir mimariyle büyük bir fedakarlıkla 7 gün 24 saat esasına göre sağlanmaktadır. Radarlarımızda tanımlanan veya tanımlanamayan hava izlerinin teşhis ve takibine yönelik uçaklarımızla alarm reaksiyon görevleri icra edilmektedir. 25 Şubat’ta Bulgaristan sınırımızda tanımlanamayan bir radar izi tespit edilmesi üzerine alarm reaksiyon görevi kapsamında 2 adet F-16 savaş uçağımız, 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı-Balıkesir’den aynı anda kalkış yapmıştır. Savaş uçağımızın biri ile saat 00.56’dan itibaren telsiz irtibatı ve radar iz bilgisi kesilmiştir.

Derhal başlatılan arama kurtarma çalışmaları sonucu kaza kırıma uğrayan uçağımızın enkazına ulaşılmıştır. Kahraman pilotumuzun uçağı terk etmek için fırlatma sistemini son anda çalıştırdığı tespit edilmiştir. Meydana gelen kazada kahraman pilotumuz şehit olmuştur. Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin detaylı incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır. Bu konuda yapılacak resmi açıklamalarımız dışında iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize bir kez daha Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz.”

Türkiye MSB: Türkiye’nin İran’a girme planı iddiaları gerçeği yansıtmıyor

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, ABD’nin İran’a saldırması halinde Türkiye’nin güvenlik gerekçesiyle İran topraklarına girme planı olduğu yönündeki iddiaları yalanladı; Bakanlık, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiğini ve barışçıl çözüm politikalarının sürdüğünü açıkladı.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), “Bazı basın ve sosyal medya yayınlarında yer alan ABD’nin, İran’a saldırması durumunda Türkiye’nin de güvenlik gerekçesiyle İran topraklarına girmeyi planladığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye MSB’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamalarda bulunuldu.

Türkiye’nin, bölgedeki tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesi ve kalıcı istikrarın tesis edilmesi yönündeki çabalarına devam ettiği belirtilen açıklamada, “Doğabilecek risklere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak gerekli önlemler alınmaktadır. Bazı basın ve sosyal medya yayınlarında yer alan ABD’nin, İran’a saldırması durumunda Türkiye’nin de güvenlik gerekçesiyle İran topraklarına girmeyi planladığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

“BÖLGEDEKİ TÜM GELİŞMELER YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR”

Açıklamada, Suriye’nin “DEAŞ ile Mücadele Koalisyonu”na 90’ıncı üye olarak katılması ve hükümetin ülkede otoritesini her geçen gün daha da artırmasının, ABD’nin Suriye’de bulunan askeri varlığını yeniden gözden geçirmesinde etkili olduğunun değerlendirildiği vurgulanarak, “ABD’nin, Suriye ve Irak’taki faaliyetleri, bölgedeki tüm gelişmeler gibi devletimizin ilgili birimleri ile koordineli bir şekilde yakından takip edilmektedir.” ifadesine yer verildi.

Somali ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, Somali Silahlı Kuvvetlerinin teşkilatlanmasına ve terörle mücadelesine destek sağlamanın, Somali’nin ekonomik kaynaklarının güvenliğini ve ülkenin milli çıkarlarını korumak amacıyla yürütülen faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğüne dikkati çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Daha önce açıkladığımız üzere S-400 hava savunma sistemleri, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harekat ihtiyaçları doğrultusunda alınmış olup göreve hazır durumdadır. S-400 hava savunma sistemlerinin Somali’de kullanılması yönünde herhangi bir planlama bulunmamaktadır. S-400’lerle ilgili bazı basın yayın organları ile sosyal medyada dönem dönem spekülasyonlar yapılmaktadır. Bu konuda açıklamalarımız dışındaki iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir.”

İSPANYA 16 YAŞ ALTINA ENERJİ İÇECEĞİNİ YASAKLIYOR

İspanya’da azınlık sol koalisyon hükümeti, 16 yaş altındaki çocuklara enerji içeceklerinin ve 18 yaş altındakilere aşırı kafein içeren içeceklerin satışını yasaklamak için çalışma başlattı.

Sağlık Bakanlığı ve Tüketim Bakanlığının yürüttüğü çalışmayla enerji içeceklerinin satışına kısıtlama getirilmesi öngörülüyor.

Konuya ilişkin raporu yayımlayan Sağlık Bakanlığı, enerji içeceklerinin neden olabileceği uykusuzluk, endişe ve taşikardi gibi sorunların gençler arasında pek bilinmediğini vurguladı.

Raporda, İspanya’da 14-18 yaşlarındaki çocukların yüzde 38,4’ünün son bir ay içinde en az bir enerji içeceği tükettiği belirtildi.

Tüketim Bakanlığı da 16 yaş altındakilere tüm enerji içeceklerinin, 18 yaş altına ise 100 mililitrede 32 miligramdan fazla kafein içeren içeceklerin yasaklanması için harekete geçtiğini duyurdu.

Hükümet yetkilileri, enerji içeceklerinin satışına kısıtlama getirilmesine genel anlamda toplumun destek vereceğini savunarak İspanya Gıda Güvenliği ve Beslenme Ajansının (AESAN) son yayımladığı ankette, ülkede her on kişiden dokuzunun, reşit olmayanlar için tüketimin kısıtlanmasını desteklediği bilgisini paylaştı.

AESAN’ın verilerine göre, İspanyol nüfusunun yüzde 25’i enerji içeceği tüketiyor.

Enerji içeceği tüketenlerin neredeyse yarısı (yüzde 49) günde en az bir tane içerken yüzde 47’si ise bu içeceği, uzmanlara göre oldukça tehlikeli olmasına rağmen alkolle karıştırıyor.

10 İLDE YASA DIŞI BAHİS OPERASYONU: 73 GÖZALTI!

Batman merkezli 10 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 73 şüpheli gözaltına alındı.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentte yasa dışı bahis ve sanal kumar siteleri üzerinden elde edilen “kara paraların” çeşitli hesaplara, ardından kripto hesaplara aktarılarak aklandığını tespit etti.

Ekiplerce, 81 şüphelinin 2 milyonu aşkın banka işleminde toplam 15 milyar 172 milyon 805 bin 258 lira tutarında işlem hacmi gerçekleştirdiklerinin belirlenmesi üzerine operasyon düzenlendi.

Batman, İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir, Sakarya, Kastamonu, Nevşehir, Mersin ve Diyarbakır’da 105 ekip ve 350 personelin katılımıyla gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda, 73 şüpheli yakalandı.

Gözaltına alınan zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.

8 şüphelinin ise yakalanmasına çalışılıyor.

BÜLENT BEBEK: ŞAP HASTALIĞINA KARŞI TÜM ÖNLEMLERİ ALDIK

Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Güney Kıbrıs’ta görülen şap hastalığı nedeniyle Beyarmudu Kara Giriş Kapısı ile Gazimağusa’daki Akyar Sınır Kapısı’nda uygulanan dezenfeksiyon çalışmalarını yerinde inceledi.
İncelemelerde konuşan Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek, belediye olarak hastalığın ülkeye geçmemesi için gerekli tüm tedbirlerin alındığını vurguladı. Bebek, güneyden geçen tüm araçların ilaçlandığını belirterek, dezenfekte işlemlerinin titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ise şap hastalığına karşı önlemlerin ülke genelinde aralıksız devam ettiğini kaydetti.

TAKBİS, MEGSİS VE PARSEL SORGU SİSTEMİ DEVREYE GİRECEK

TAKBİS, MEGSİS ve Parsel Sorgu Sistemi’nin 1 Haziran 2026’da devreye girmesiyle birlikte tapu ve kadastro işlemlerinin dijital ortamda daha hızlı, güvenli ve şeffaf şekilde yürütülmesi hedefleniyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tapu ve kadastro alanında yürütülen dijital dönüşüm çalışmaları 1 Haziran 2026 itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor. TAKBİS (Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi), MEGSİS (Mekânsal Gayrimenkul Sistemi) ve Parsel Sorgu Sistemi’nin devreye alınmasıyla birlikte tapu işlemlerinde hız, güvenlik ve şeffaflığın artırılması hedefleniyor.

Parsel Sorgu Sistemi, www.parselsorgu.tapu.gov.ct.tr adresinde test aşamasında hizmet veriyor. Sistem sayesinde vatandaşlar, yetkileri dâhilinde bir taşınmaza ait mülkiyet durumu, imar bilgileri, kullanım şekli ve konum verilerine dijital ortamda erişebilecek.

TAKBİS ile tapu işlemleri elektronik ortamda daha hızlı ve güvenli şekilde yürütülürken, MEGSİS sayesinde kadastroya ait mekânsal veriler Coğrafi Bilgi Sistemleri ile entegre biçimde yönetilecek. Böylece kamu kurumları arasındaki veri paylaşımının da güçlendirilmesi öngörülüyor.

MEGSİS–TAKBİS entegrasyonu kapsamında yürütülen veri giriş çalışmaları tamamlandı. Türkiye Cumhuriyeti Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından bir yılı aşkın süredir sürdürülen teknik süreç çerçevesinde, üç ay boyunca yoğun mesai yapan 36 kişilik ekip veri girişlerini tamamladı.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, projeye katkı ve desteklerinden dolayı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Kıbrıs İşleri Koordinatörü Yüksel Karadeniz ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne teşekkür etti.

Bakan Oğuz, Başbakan Ünal Üstel’in “yarım kalan projelerin tamamlanması ve halkın daha etkin hizmet almasını sağlayacak adımların atılması” vizyonu doğrultusunda entegrasyonun hayata geçirildiğini belirtti. Çalışmanın yalnızca teknik bir yazılım süreci olmadığını vurgulayan Oğuz, bunun dijital devlet altyapısını güçlendiren ve vatandaş odaklı hizmet anlayışını pekiştiren stratejik bir reform niteliği taşıdığını ifade etti.

1 Haziran 2026 itibarıyla uygulamaya geçmesi planlanan sistemle birlikte, vatandaşların taşınmaz ve tapu verilerine dijital ortamda daha kolay erişim sağlaması ve işlemlerini daha kısa sürede tamamlaması amaçlanıyor.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın arşivi dijitalleştiriliyor

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın kişisel arşivi, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın girişimleriyle dijitalleştiriliyor.

Rauf Raif Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş tarafından yapılan açıklamada, Rauf Raif Denktaş’ın 1950’li yılların sonlarından vefatına kadar muhafaza ettiği kişisel arşivin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giden mücadele dolu sürecinin yanı sıra Kıbrıs Türk halkının da tarihini içerdiği vurgulandı.

Denktaş Müzesi olarak inşa edilen ve arşiv için de bir bölüm ayrılan binanın hizmete açılamaması nedeniyle Denktaş Vakfı’nda bulunan tüm belge ve fotoğrafların profesyonel arşivcilik şartlarına uygun olmayan fiziki koşullarda yıprandığı kaydedilen açıklamada, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban’ın insiyatifiyle bu sabah Denktaş Vakfı’nın zimmetine teslim edilen ekipmanlarla dijitalleşme sürecinin başlatıldığı ifade edildi.

Açıklamada, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı Lefkoşa Bölge Müdürü Mustafa Duyar ve beraberindeki sivil savunma personelinin bilgisayar ve tarayıcı ekipmanlar ile tarama programının kurulumunu gerçekleştirdikleri, program kullanım eğitimi vererek tarihin korunması için büyük destekte bulundukları da kaydedildi.

Eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri

Üç ilçede eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri: 659 sürücü rapor edildi, 24 araç trafikten men edildi

Gazimağusa, Girne ve Güzelyurt’ta 24 Şubat gecesi gerçekleştirilen asayiş ve trafik kontrollerinde toplam 659 sürücüye işlem yapılırken, 24 araç trafikten men edildi; 11 kişi ise tutuklandı.

Gazimağusa, Girne ve Güzelyurt’ta 24 Şubat gecesi gerçekleştirilen asayiş ve trafik denetimlerinde 659 sürücü rapor edildi, 24 araç trafikten men edildi; ikamet izinsiz olduğu tespit edilen 11 kişi ile gümrüğe beyan edilmemiş elektronik nargile tasarruf eden 1 kişi tutuklandı.

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, 24 Şubat 2026 tarihinde 20.00–24.00 saatleri arasında Gazimağusa, Girne ve Güzelyurt Polis Müdürlükleri’nin sorumluluk alanlarında eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri yapıldı.

GAZİMAĞUSA

Gazimağusa’da eğlence mekanları, alkollü içki satışı yapılan yerler, gece kulüpleri, kahvehaneler, bahis ofisleri ve halkın yoğun bulunduğu alanlar kontrol edildi; herhangi bir olumsuzluk tespit edilmedi.

Trafik ekiplerince 862 sürücü denetlendi. Kontrollerde 161 sürücü hız sınırını aşmak, 1 sürücü ehliyetsiz ve sigortasız araç kullanmak, 5 sürücü sigortasız, 12 sürücü muayenesiz, 45 sürücü seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 2 sürücü yıpranmış lastikli araç kullanmak, 49 sürücü trafik levha ve işaretlerine uymamak, 1 sürücü kasksız motosiklet kullanmak, 1 sürücü “dur” emrine uymamak ve 10 sürücü ışık kurallarına uymamak suçlarından olmak üzere toplam 287 kişi rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı.

GİRNE

Girne’de eğlence mekanları, alkollü içki satışı yapılan yerler, kahvehaneler, pansiyonlar, oteller ve halkın yoğun bulunduğu alanlar kontrol edildi. Denetimlerde, ülkede yasal statüsü olmadan ikamet ettiği belirlenen 9 kişi tutuklandı. Ayrıca bir araçta yapılan aramada, gümrüğe beyan edilmemiş 5 elektronik nargile tespit edilmesi üzerine 1 kişi daha tutuklandı.

Trafik denetimlerinde 2 bin 305 sürücü kontrol edildi. 89 sürücü hız, 4 sürücü alkollü araç kullanma, 1 sürücü ehliyetsiz ve sigortasız araç kullanma, 21 sürücü sigortasız araç kullanma, 3 sürücü seyir halinde cep telefonu kullanma, 6 sürücü emniyet kemeri takmama, 1 sürücü elektrikli scooter kurallarına uymama, 2 sürücü kasksız motosiklet kullanma, 1 sürücü susturucusuz egzoz kullanma ve 142 sürücü diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 270 kişi rapor edildi. Ayrıca 24 araç trafikten men edildi.

GÜZELYURT

Güzelyurt’ta eğlence mekanları, alkollü içki satışı yapılan yerler, bahis ofisleri ve halkın yoğun bulunduğu alanlar denetlendi. İkamet izinsiz olduğu tespit edilen 2 kişi tutuklandı.

Trafik kontrollerinde 685 sürücü denetlendi. 21 sürücü hız, 1 sürücü seyir halinde cep telefonu kullanma, 10 sürücü emniyet kemeri takmama, 2 sürücü ışık kurallarına uymama ve 68 sürücü diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 102 kişi rapor edilerek haklarında yasal işlem başlatıldı.

KALIBAF TRAMP’A SERT ÇIKTI

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah üretme peşinde olduğu iddialarına tepki göstererek, nükleer silah peşinde olmadıklarını belirtti.

İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Tahran’da iş adamları ve esnaf odası üyelerine hitap eden Kalibaf, Trump’ın Kongre’deki ortak oturumda yaptığı konuşmada, ülkesine yönelik ifadelerini eleştirdi.

ABD Başkanı Trump’ın yanlış bilgilendirildiği ve buna bağlı olarak yanlış kararlar aldığını savunan Kalibaf, “Bunu defalarca söyledik. Nükleer silah peşinde olmadık, değiliz ve olmayacağız. Tüm bu açıklık ve bilgilendirmelere rağmen düşmanların tehditleri ve yanlış tutumları hala devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Perşembe günü ABD’yle Cenevre’de üçüncü tur müzakerelerin yapılacağını hatırlatan Kalibaf, “Eğer düşman, yalan-yanlış bilgilerle geçmişteki tutumunu tekrarlamaya karar verir, müzakere ile diplomasi sürecinin ortasında İran’a saldırıp bombalama yoluna giderse, hiç kuşkusuz İran milleti ve savunma güçlerinin sert karşılığını tadacaktır.” şeklinde konuştu.

Trump, ABD Kongresi’ndeki konuşmasında, İran’a yönelik, “Avrupa’yı ve denizaşırı üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdiler ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ulaşabilecek füzeler üretmek için de çalışıyorlar. Silah programlarını, özellikle de nükleer silahlarını yeniden inşa etmeye kalkışmamaları konusunda uyarıldılar. Yine de her şeye yeniden başlıyorlar.” ifadelerini kullanmıştı.

İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini belirten Trump, İran’daki protestolarda 32 bin kişinin öldürüldüğünü öne sürmüştü.

SELLER BREZİYA’DA CAN ALMAYA DEVAM EDİYOR

Brezilya’da 23 Şubat’tan bu yana etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı sellerde, hayatını kaybedenlerin sayısı 30’a yükselirken, kayıp 40 kişi için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

Minas Gerais eyaleti itfaiye teşkilatından yapılan açıklamada, Juiz de Fora ve Uba kentlerini vuran sellerde can kaybının arttığı ifade edildi.

Felakette hayatını kaybedenlerin sayısının 30’a çıktığı bilgisine yer verilen açıklamada, kayıp 40 kişi için arama kurtarma çalışmalarının aralıksız devam ettiği vurgulandı.

Yetkililer, bölgede daha fazla yağış beklendiğini belirterek, alarm durumunun sürdüğünü açıkladı ve halktan riskli bölgelerden uzak durmalarını istedi.

Minas Gerais Valisi Romeu Zema, basına yaptığı açıklamada, zor bir zamandan geçtiklerini söyleyerek, “Çok üzücü bir an yaşıyoruz. Son derece yağışlı bir geceydi, birkaç saat içinde neredeyse bir aylık yağış miktarı düştü. Bölgede binlerce kişi elektrik ve su hizmetinden yoksun kaldı. Tahliye edilenler için çeşitli okullar geçici barınma merkezlerine dönüştürüldü. İlk insani yardım kamyonları yola çıktı.” diye konuştu.

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, basına yaptığı açıklamada, Minas Gerais eyaletini vuran şiddetli yağış nedeniyle hükümetin seferber olduğunu belirterek, “Sevdiklerini kaybeden ailelere en içten taziyelerimi iletiyorum.” ifadesini kullanmıştı.

Başbakan Ünal Üstel’den Taziye Mesajı

Başbakan Ünal Üstel, Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat için taziye mesajı yayımladı.

Üstel mesajında, acı haberi derin bir üzüntüyle öğrendiğini belirterek, şehide Allah’tan rahmet diledi.

Başbakan Üstel, “Şehidimize Allah’tan rahmet; kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz milletimize baş sağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

ABD’DONUYOR

ABD’nin kuzeydoğu eyaletlerinde etkili olan kar fırtınası ve aşırı soğuk hava hayatı durma noktasına getirirken kar kalınlığı bazı bölgelerde 96 santimetreyi buldu.

Ülkenin Atlantik Okyanusu kıyısındaki Maryland, Delaware, New York, New Jersey, Connecticut, Rhode Island ve Massachusetts eyaletlerinde kar fırtınası yüzünden günlük hayatta büyük aksaklıklar yaşandı.

Kar fırtınası dolayısıyla “olağanüstü hal” ilan edilen New York, New Jersey ve Connecticut eyaletlerinde, okullar ve pek çok resmi kurum iki gün tatil edilirken özel sektörde birçok iş yeri kepenk açmadı.

Karla mücadele eden belediyelere ait kar küreme araçları, son 10 yıldır ender görülen yoğunlukta yağan kar nedeniyle ana arterleri açsa da ara sokaklar ve kaldırımların çoğu karla kaplı kaldı.

New York ve Connecticut’ta bazı araçların trafiğe çıkması geçici süreyle yasaklandı, trafiğe çıkmasına izin verilen araçlara ise geçici hız limiti getirildi.

– En fazla kar Rhode Island eyaletinde yağdı

ABD’nin kuzeydoğu eyaletlerinde kar yağışı oranları onlarca yıl sonra en yüksek seviyeleri görürken Rhode Island eyaletinin başkenti Providence, en çok karın yağdığı bölge oldu.

Providence yakınlarındaki TF Green Uluslararası Havalimanı’nda yaklaşık 96 santimetre kar yağışı kaydedilirken söz konusu bölgede 1978’de en son bu miktarda kar ölçümü yapıldığı kaydedildi.

Tarihi fırtına kıyı şeridini kasıp kavururken kuzeydoğudaki bazı bölgeler kasırga şiddetinde rüzgarlara maruz kaldı.

Rüzgarın hızı Rhode Island’da saatte 143, New York’ta 135, Massachusetts’te 133 kilometreyi buldu.

Kar fırtınasının etkilediği eyaletlerde, çevrim içi elektrik kesintisi takip sitesi PowerOutage’e göre, yüz binlerce abone elektriksiz kaldı. Massachusetts, 270 binden en fazla elektrik kesintisiyle bu konuda ilk sırada yer aldı.

Ayrıca, FlightAware’in verilerine göre, kar fırtınasının ardından ülkedeki hava yolları, uçakları ve mürettebatı yeniden konumlandırmakta zorlanırken kar yağışının başladığı pazar gününden bu yana 11 binden fazla uçuş iptal edildi, 21 binden fazla uçuşta ise saatler süren gecikmeler yaşandı.

– Connecticut’ta pek çok sakin, evlerinden çıkamadı

Kar fırtınasından en çok etkilenen eyaletler arasındaki Connecticut’ın bazı bölgelerinde kar kalınlığı 70 santimetreyi aştı, pek çok bölge sakini pazar ve pazartesi günü yağan kardan dolayı evlerinde mahsur kaldı.

Kar yağışının ardından evden ilk kez dışarı çıkan bazı Amerikalılar, kar kürekleriyle yürüme yolu açmaya çalıştı, bazıları ise garaj yolunu açmak için kepçe operatörlerine yüzlerce dolar ödemek durumunda kaldı.

Yağışın etkili olduğu eyaletlerde hala yüz binlerce haneye elektrik verilemezken Ulusal Hava Durumu servisi, bölgede yarın ve cuma günü tekrar kar yağışı beklendiğini duyurdu.

Balıkesir’de F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu pilot şehit oldu

Balıkesir’de F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu pilot şehit oldu.

Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu 1 pilotun şehit olduğunu bildirdi.

Ustaoğlu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğradığını belirtti.

Vali Ustaoğlu, “Bir pilotumuz şehit olmuştur. Şehidimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun.” ifadesini kullandı.

Bölgedeki yetkililerden bilgi alan Ustaoğlu, AA muhabirine, Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının kalkıştan kısa süre sonra kaza kırıma uğradığını söyledi.

Ustaoğlu, pilotun şehit olduğunu belirterek, “Şu an biz de olay yerindeyiz. İzmir-İstanbul Otoyolu Naipli mevkisinde olay meydana geliyor. Kalkıştan kısa süre sonra düşen bir F-16 uçağımız mevcut. Bir pilotumuz da şehit düştü. Ben tekrar şehidimize Allah’tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum.” diye konuştu.

Bu arada F-16 uçağının kaza kırıma uğradığı Karesi ilçesine bağlı Naipli mevkisinde, İzmir-İstanbul Otoyolu trafiğe kapatıldı.

– MSB’den açıklama

Türkiye Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı-Balıkesir’den kalkış yapan bir F-16 uçağımız ile 00.56’dan itibaren telsiz irtibatı ve iz bilgisi kesilmiştir. Derhal başlatılan arama kurtarma çalışmaları sonucunda uçağımızın kaza kırıma uğradığı tespit edilmiş ve uçağımızın enkazına ulaşılmıştır. Pilotumuz şehit olmuştur. Kazanın nedeni kaza kırım ekibinin yapacağı incelemeler sonucunda belirlenecektir. Şehit olan pilotumuza Allah’tan rahmet, ailesine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve asil milletimize başsağlığı dileriz.”

Altı gezegen şubat sonunda “gezegen geçidi”nde buluşacak

Güneş Sistemi’ndeki altı gezegen, 28 Şubat’ta “gezegen geçidi” olarak adlandırılan gökyüzü olayında bir araya gelecek.

28 Şubat’ta gerçekleşecek gözlemde Merkür, Venüs, Jüpiter ve Satürn hava koşullarının uygun olması durumunda çıplak gözle görülebilecek.

Sistemin daha uzak üyeleri Uranüs ve Neptün için ise dürbün veya teleskop gibi araçların kullanılması gerekecek.

“Gezegen geçidi”ni gözlemlemek isteyenlerin gün batımından yaklaşık bir saat sonra, görüşü engelleyebilecek yüksek bina ve ağaçlardan uzak açık alanlarda batı ufkuna bakmaları tavsiye ediliyor.

Bu konumda Merkür, Venüs ve Satürn ufuk çizgisine yakın bir noktada yer alırken, Jüpiter, Uranüs ve Neptün gökyüzünün daha yüksek kısımlarında görülebilecek.

NASA verilerine göre, gün batımından sonra gökyüzünde iki veya üç gezegenin bir arada görülmesi olağan bir durum kabul edilirken, dört veya daha fazla gezegenin aynı anda belirmesi birkaç yılda bir yaşanan nadir döngü olarak nitelendiriliyor.

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL VERDİĞİ BİR SÖZÜ DAHA TUTTU

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı konuşmada 2011 yılında temeli atılan ancak yıllardır tamamlanamayan Esentepe Kapalı Spor Salonu projesinin nihayet hayata geçtiğini vurguladı.
Hasipoğlu, yaptığı açıklamada 15 yıla yakın süredir tamamlanamayan spor salonunun, Başbakan Ünal Üstel’in göreve gelmesinin ardından yarım kalan projelerin bitirileceğine yönelik verdiği söz doğrultusunda tamamlandığını vurguladı.
“2011 yılında temeli atılan Esentepe Kapalı Spor Salonu, aradan geçen yıllara ve değişen hükümetlere rağmen bitirilememişti. Sayın Başbakanımızın ortaya koyduğu irade sayesinde bir söz daha tutuluyor. Bu tesis en geç 1 ay içerisinde gençlerimizin hizmetine açılacaktır” dedi.
110 MİLYON TL’LİK YATIRIM
Toplam 110 milyon TL’lik dev yatırımın, bölge gençliği için önemli bir kazanım olduğunu belirten Hasipoğlu, spor altyapısının güçlendirilmesinin hükümetin öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.
Esentepe – Çatalköy bölgesindeki gençlerin modern ve donanımlı bir tesise kavuşacağını kaydeden
Hasipoğlu , muhalefet vekillerinin gelip bu tesisi incelemeye tavsiyesinde bulundu.

BEROVA: FİBER OPTİK ÜLKE İÇİN YAPILMIŞ EN BÜYÜK PROJE

Maliye Bakanı Özdemir Berova, fiber optik projesinin ülke için yapılmış en büyük ve en kısa sürede tamamlanması öngörülen proje olduğunu söyledi.

Fiber optiğin ana omurgasının kontrol, yönetim ve işletmesinin Telefon Dairesi’nde olacağını kaydeden Berova, protokol uyarınca 1,5 yıl sonra vatandaşların hızlı internet hizmetinden yararlanacağını belirtti.

Cumhuriyet Meclisi’ndeki güncel konuşmalarda fiber optik konusu da gündeme geldi.

Cevabi konuşmayı yapan Maliye Bakanı Berova, “27 milyon dolara fiber optik altyapısı devredildi” açıklamalarının doğru olmadığını söyledi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Besim’i yanıtladığı konuşmasında “Kendi fiber altyapımızı devrettik” söyleminin doğru olmadığını söyledi.

Gün boyu sosyal medyada yanlış bilgiler üzerinden yorumlar yapıldığını kaydeden Özdemir Berova, şunları kaydetti:

“‘Kendi fiber alt yapımızı devrettik’ tamamen’ yanlış bir söylemdir. Bu protokolle Telefon Dairesi bünyesindeki fiber optik omurga ve bugüne kadar yapılan fiber optik hat çekimleri ve bunlardan elde edilen gelirler tamamen korunmuş şekilde olacaktı.

Mevcut protokolde yanlış anlamalara sebep verecek maddeler olması nedeniyle Türk Telekom ve Türkiye Cumhuriyeti’nde protokolü imzaladığımız muhataplarla konu istişare edildi. Şu anda kullanılan, çekilmiş olan fiber optik hatlarının gelir paylaşımına girip girmeyeceği konusu vardı. Burada bir gelir paylaşımı olmayacak.”

27 milyon dolarlık yatırımın KKTC Telefon Dairesi’nin ana omurgası içinde olan, geliştirilmeye, güçlendirilmeye ihtiyaç olan hususlara harcanacağını belirten Berova, Fiber optiğin ana omurgasının kontrol, yönetim ve işletmesinin Telefon Dairesi’nde olacağını kaydetti.

Berova, protokolle ülkeye 81.5 milyon dolarlık yatırım yapılacağını, maksimim 1,5 yıl içinde fiber optik alt yapının geliştirileceğini ve evlere fiber optik kablo çekileceğini söyledi.

Maliye Bakanı Berova, eskiyen hatların yenilenmesi, cihazların değiştirilmesi gibi hususlar için 25 yılda 112 milyon doların üzerinde yatırım yapılacağını dile getirdi.

Berova, “Bu ülke için yapılmış en büyük projelerden bir tanesidir. Çok kısa süre içinde tamamlanması hedeflenen projelerden bir tanesidir” dedi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın ek protokollerle ilgili hazırlıkları yaptığını, bunun da yakın sürede açıklanacağını dile getirdi.

Berova, “İnşallah 1,5 yıl sonra insanlarımız hızlı internet hizmetinden yararlanacak” dedi.

Fiyatlandırma üzerinden de açıklamalar yapıldığını belirten Berova, paylaşımlı olarak hizmet veren WiFi üzerinden hizmet veren internet servis sağlayıcılarının ödediği verginin yüzde 16 KDV olduğunu söyledi.

Eş zamanlı olarak GSM’in operatörlerinin vergi yükünün yüzde 80’in üzerinde olduğunu belirten Berova, şöyle devam etti:

“İmtiyaz bedelleri bunun haricinde. Bu verilen hizmetin adil şekilde vergilendirilmesi, GSM operatörlerinin vergi yükleri de dikkate alınarak fiyatların yeniden değerlendirilmesi gündemdir. Çalışmalarımızı zaten başlatmıştık. Vergi eşitlemesiyle ilgili çalışmaları sektöre de iletmiştik” açıklamasında bulundu.

Berova, protokol yürürlüğe girdiğinde vergi düzenlemelerinin yeniden yapılacağını belirtti.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, vatandaşların fiber optik hattan yüksek, hızlı, kesintisiz ve paylaşımsız 100 megabitlik hizmeti bugün ödediği fiyatlara yakın fiyattan alabileceğini kaydetti.

-Maliye Bakanı YÖDAK konusunda konuştu

Berova, YÖDAK Yasası’ndaki değişikliklerin Eğitim Bakanlığı döneminde olduğunu, kendilerini eleştiren CTP’nin iktidara geldiğinde bu yasayı değiştireceğini söylediğini ama bunu yapmadığını söyledi.

Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun kurulması gerektiğini belirten Berova, muhalefetin “Tıpta Uzmanlık Kurulu”na öcü muamelesi yaptığını söyledi.

YÖDAK’ın bütçesel yapısına değinen Berova, gelir kalemlerini oluşturacak bir sisteme geçilmesi gerektiği, bu konuda YÖDAK Başkanı ile görüştüğünü, her çalışmaya destek vereceğini de belirttiğini söyledi.

Berova, “YÖDAK’ta kendi gelirlerini elde edeceği bir sistem kurulabilir, bunu YÖDAK’tan bekliyoruz” dedi.

 

Oğuz: Sosyal konut projesi verdiğimiz sözler çerçevesinde ilerliyor

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, sosyal konut projelerine ilişkin son durumu BRT Canlı Yayını’nda değerlendrerek çalışmaların etap etap ve yasal prosedürler çerçevesinde ilerlediğini söyledi.

Yaklaşık 30 yıl aradan sonra sosyal konut konusunun yeniden gündeme alındığını belirten Oğuz, sürecin Başbakan’ın talimatıyla başlatıldığını vurguladı.

“Ülkedeki konut ihtiyacı ciddi boyutlara ulaştı. Özellikle emlak fiyatlarındaki artış nedeniyle gençlerimizin ve ailelerimizin ev sahibi olması zorlaştı. Biz de hükümet olarak sosyal konut projelerini yeniden başlattık” diyen Oğuz, Güzelurt’taki ilk etap çalışmalarının başladığını açıkladı.

“Güzelurt’ta İnşaatlar Yükseliyor”

Güzelurt’ta yasal süreçlerin tamamlandığını, kura çekimlerinin yapıldığını ve hak sahiplerinin belirlendiğini ifade eden Oğuz, banka süreçlerinin devam ettiğini söyledi.

“Güzelurt’ta karkas inşaatlar başladı, tuğla örümleri yapılıyor. Sayın Başbakanımız da projeyi yerinde inceledi. Sosyal konut projesi fiilen başlamıştır” dedi.

“Sırada Alayköy Var”

İkinci etap olarak Alayköy’ü planladıklarını belirten Oğuz, ÇED ve izin süreçlerinde sona gelindiğini kaydetti.

“Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce lansmanını yapmıştık. Yasal süreçleri titizlikle yürüttük. Kooperatif modeliyle ihaleye çıkacağız. Fiyat belirleme süreci devam ediyor. Başvuru takvimi Sayın Başbakanımız tarafından açıklanacak” ifadelerini kullandı.

“Dipkarpaz ve Maraş İçin Projeler Hazır”

Alayköy’ün ardından Dipkarpaz ve Maraş’ta projelerin hayata geçirileceğini söyleyen Oğuz, bu bölgelerde yerlerin belirlendiğini ve projelerin hazır olduğunu açıkladı.

“Dipkarpaz’da iki noktada, Maraş’ta iki noktada planlama yaptık. Dipkarpaz’da rezerv sorunu var ve bölge halkının konut ihtiyacı önceliğimizdir. İzinlendirme süreçleri başlıyor” dedi.

“Ülke Genelinde Planlama Yapıyoruz”

Sosyal konut projelerinin Lefke, Girne, Lefkoşa’nın doğusu, Mesarya bölgesi ve İskele’de de planlandığını ifade eden Oğuz, çalışmaların ülke geneline yayılacağını belirtti.

Kırsal kesim arsalarıyla ilgili çalışmaların da eş zamanlı sürdüğünü vurgulayan Oğuz, altyapı yatırımları için hem yerel bütçeden hem de Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarından destek sağlandığını söyledi.

“Amacımız gençlerimizin, ailelerimizin kendi topraklarında kalmasını sağlamak. Hükümet olarak verdiğimiz tüm sözleri yasal çerçevede ve planlı şekilde yerine getireceğiz” dedi.

HASİPOĞLU: “EMEKÇİLERİMİZİN HAKKI KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda 19 gündür devam eden EKTAM greviyle ilgili muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi. Konuyu gündeme taşıyan milletvekilleri Barçın, Talat ve Solyalı’ya teşekkür ederek sözlerine başlayan Hasipoğlu, sürecin başından beri işçilerin iradesini doğrudan dinlediklerini vurguladı.

“Sendikalaşma anayasal bir haktır”

Beyarmudu bölgesi Köprü Köyü’nde faaliyet gösteren ve 19 gündür kapalı olan işyerinde çalışan emekçilerin temel talebinin sendikalaşma ve işlerine geri dönmek olduğunu belirten Hasipoğlu, sendikalaşma hakkının anayasal güvence altında olduğunun altını çizdi.

5 Şubat’ta 42/96 sayılı yasa tahtında ilgili sendika EMEK-İŞ’e yetki verildiğini ve muhatap olarak kabul edildiğini açıklayan Bakan, hemen ertesi gün işverenin hissedarlarının Türkiye’de olduğu gerekçesiyle sürece mesafeli durduğunu söyledi. İşçi tarafının toplu iş sözleşmesi taslağını Bakanlığa ilettiğini, bir gün sonra görüşme daveti yaptıklarını ancak işverenin toplantıya katılmadığını aktardı.

İlk görüşmenin gerçekleşmemesi üzerine Bakanlık tarafından uzlaştırma toplantısı çağrısı yapıldığını, buna da işverenin katılmadığını belirten Hasipoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın aynı günün ertesi günü polise giderek şikâyetçi olduğunu açıkladı.

Yasal çerçevede haksız fesih ve tazminat hakkının bulunduğunu ifade eden Bakan, buna rağmen asıl hedefin tazminat değil, işçilerin işlerine geri dönmesi olduğunu vurguladı.

“Çalışanlarımızın o işyerine dönme isteği esastır. Orayla bir gönül bağları var. Hem sendikalı olmak hem de işlerine dönmek istiyorlar.” şeklinde konuşan Hasipoğlu, işyerinin zarar etme pahasına kapalı tutulduğunu ve görüşmelere gelinmemesinin süreci kilitlediğini söyledi.

“Uzlaşı zemini oluşturmak zorundayız”
Bakanlık olarak hem işçi hem işveren tarafıyla temas halinde olduklarını belirten Hasipoğlu, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı taraf olmalı, evet işçinin yanında olmalı. Ama işyeri kapalı; bu maddi bir vakadır. Diyalog olmazsa arkadaşlarımız işlerine dönemez” dedi.

Esasa ilişkin tarafların çok uzak noktalarda olmadığını gözlemlediğini kaydeden Bakan, işçilerin talepleri arasında düzensiz mesaiye yüzde 15 artış ve işten çıkarmaların toplu iş sözleşmesindeki usule bağlanması gibi maddelerin bulunduğunu söyledi.

Gerekirse Meclis’te bir komite kurulabileceğini ve işçi ile işveren arasındaki uzlaşının birlikte sağlanabileceğine işaret eden Hasipoğlu, “Burada bir marka var ve rakibi var. Biri piyasadan çekilirse diğeri hâkim olur, haksız rekabet ve tekel oluşur. Bunu hiçbirimiz istemeyiz.”dedi.

Perşembe günü kritik görüşme
İşveren tarafına randevu verdiğini ve iki gün süre talep edildiğini açıklayan Hasipoğlu, Perşembe günü saat 13.30’da Bakanlıkta görüşme yapılacağını duyurdu. Sendikanın onayıyla işçilerin taleplerini aldıklarını ve Bakanlık olarak arabuluculuk görevini üstlendiklerini belirten Hasipoğlu:“Üzüm yiyelim, bağcıyı dövmeyelim. Bağ kalmazsa üzüm de olmaz” diyerek süreci şeffaf yürüttüklerini ve Bakanlık olarak nihai hedeflerinin uzlaşı olduğunu önemle vurguladı.

“Hükümet her zaman emekçinin yanında”
Hükümete yönelik “işçinin yanında olunmadığı” eleştirilerine de yanıt veren Hasipoğlu, hükümet tarafından hayat pahalılığı ödeneklerinin üç kez verildiğini, özel sektör çalışanlarına 12 bin TL destek sağlandığını, “İlk Evim” kredilerinin hayata geçirildiğini ve 86 bin çalışanın prim desteklerinden yararlandığını söyledi.

Daha önce Binboğa’daki maaş ödemeleri konusunda da Bakanlık olarak arabuluculuk yaptıklarını hatırlatan Hasipoğlu, EKTAM sürecinde de tüm taraflara çağrıda bulunarak “Bu mesele siyaset yapma meselesi değil, çözüm üretme meselesidir. Emekçilerimizin hakkı benim için kırmızı çizgidir. Gelin hep birlikte onların işlerine dönmesi için mücadele verelim.”dedi.

Öztürkler’den Dimitriu’ya Sert Tepki: “Türkiye’yi işgalci göstermek siyasal cehalettir”

Ziya Öztürkler, Rum Meclis Başkanı Annita Dimitriu’nun Brüksel’de Türkiye’yi “işgalci” olarak nitelendirmesine sert tepki gösterdi. Öztürkler, söz konusu açıklamaların “tarihi gerçekleri bilmemekten öte siyasal bir cehalet” olduğunu ifade etti.

Yazılı bir basın açıklaması yapan Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının 1974 öncesinde büyük acılar çektiğini, ağır bedeller ödediğini ve varoluş mücadelesi verdiğini vurguladı. Kıbrıs Türk halkının katliamlardan geçtiğini ancak yılmadan direndiğini belirten Öztürkler, “Kendi devletini kurarak geleceğine sahip çıkmıştır” dedi.

Türk askerinin adada işgalci olmadığını kaydeden Öztürkler, Mehmetçik’in Kıbrıs Türk halkının haklarını koruyan ve barışın teminatı olduğunu dile getirdi. Türk askerinin Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri çatısı altında görev yaptığını belirten Öztürkler, bunun adadaki güvenlik ve istikrar açısından hayati önemde olduğunu ifade etti.

Rum Meclis Başkanı Dimitriu’nun Brüksel’deki açıklamalarını eleştiren Öztürkler, Avrupa Birliği tarafından desteklenen bir devletin Meclis Başkanı sıfatıyla yapılan bu tür beyanların tüm ada adına konuşma hakkı vermediğini söyledi. Kıbrıs meselesinin, Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca yaşadığı acılar ve verdiği mücadelelerle şekillendiğini kaydeden Öztürkler, sorunun hâlen bölgesel barışın en önemli sınavlarından biri olmaya devam ettiğini belirtti.

Öztürkler açıklamasında, Kıbrıs Türk halkının haklı davasını savunmaya ve kendi geleceğini özgürce belirlemeye kararlı olduğunu vurgulayarak, “Kıbrıs Türk halkı barışın gerçek sahibi ve adanın asli unsurudur. Hiçbir baskıya boyun eğmeyecek, hiçbir haksız itham karşısında susmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Hasipoğlu: Erhürman, Meclis’i bilgilendirmeli

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oguzhan Hasipoğlu, “Kapsamlı müzakere bağlamında federal çözüm mü savunuluyor, bu netleşmeli” dedi. Hasipoğlu, Kanal T’de Seher Güraslan’ın sorularını yanıtladı. Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, mevcut temasların kapsamlı müzakere niteliği taşımadığını vurguladı.

Hasipoğlu, diyalog kanallarının kopmaması gerektiğini ifade etti. Görüşmelerin bir alt seviyede devam ettiğini kaydeden Hasipoğlu, “5+1 görüşmeleri evresinde değiliz” dedi.

Rum yönetiminin AB dönem başkanlığı sürecinde temasların sürdürülmesi yönünde bir yöntem denendiğini aktaran Hasipoğlu, mevcut tabloyu “müzakere masası yok, şu an yapılan görüşmedir” sözleriyle özetledi. Sınır kapılarının iyileştirilmesi gibi başlıkların iki devlet arasında iş birliği düzeyinde ele alınması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın dört madde sunduğunu anımsatan Hasipoğlu, Kıbrıs sorununun kapsamlı müzakereyle sonuçlanamamasının temel nedeninin BM parametrelerinin iki tarafça farklı yorumlanması olduğunu savundu. “Egemen eşitlik temelinde iki devletli çözüm” tezini yineleyen Hasipoğlu, Türkiye’nin pozisyonunun da bu yönde net olduğunu belirtti.

Türkiye’nin müdahale hakkının pazarlık konusu olamayacağını dile getiren Hasipoğlu, geçmiş yakınlaşmaların federasyon zeminine dayandığını ifade ederek, “Kapsamlı müzakere bağlamında federal çözüm mü savunuluyor, bu netleşmeli” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertugruloglu’nun da iki devletli çözüm ve egemen eşitlik pozisyonunu ortaya koyduğunu hatırlatan Hasipoğlu, siyasal eşitlik kavramının federasyon tartışmasını beraberinde getirdiğini savundu. Bunun hem TBMM hem de KKTC Meclisi kararlarıyla çelişeceğini ifade etti.

Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’dan beklentisinin Meclis’i bilgilendirmesi olduğunu belirterek, mevcut temaslardan büyük bir sonuç beklemediğini kaydetti.