Archives 2026

MGK’dan terörsüz Türkiye vurgusu

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan MGK toplantısının ardından bildiri yayımlandı.

 

İletişim Başkanlığı’ndan paylaşılan bildiriye göre toplantıda, 2025 yılında gerçekleşen ve millî güvenlik bakımından önem arz eden siyasi, askerî, iktisadi ve içtimai hadiseler değerlendirildi; 2026 yılında karşılaşılabilecek muhtemel gelişmeler ile bu kapsamda icra edilecek çalışmalar ve alınacak tedbirler müzakere edildi.

 

Bildiride, MGK’da görüşülen başlıklar şu şekilde sıralandı:

 

“PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.”

 

MGK’da Terörsüz Türkiye vurgusu

“Terörsüz Türkiye” hedefi istikametinde gelinen aşama ele alınmış; ülkemizin ve bölgemizin güvenlik, istikrar ve refahını tahkim etmeye matuf adımlara kararlılıkla devam edileceği vurgulanmıştır.

 

Komşumuz Suriye’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü, üniter yapısını ve siyasi birliğini sağlama gayretlerine verilen güçlü destek ile Suriye halkının huzur, güvenlik ve refahının arttırılması için sergilenen çabaların sürdürüleceği kaydedilmiştir.”

 

“Türkiye Gazze’de her türlü mesuliyeti üstlenmeye hazır”

“Gazze’deki son durum ve ateşkesin geleceği değerlendirilmiş; Gazze meselesinin çözüme kavuşturulması için tesis edilen uluslararası yapıların kurucu üyelerinden olan Türkiye’nin, kapsamlı insani yardımların bölgeye ulaştırılması çalışmalarını sürdüreceği vurgulanarak, Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması ve kalıcı barışın tesisi için ortaklarıyla beraber her türlü mesuliyeti üstlenmeye hazır olduğu teyit edilmiştir.”

 

“Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik desteğimizin altı çizilmiş; Türkiye’nin, Somali halkının terör örgütlerine karşı verdiği mücadelede kardeşlik hukukunun gereğini yerine getirmeye devam edeceği ifade edilmiştir.”

“İran’ın istikrarı bölgemizin güvenliği bakımından önemli”

“İran merkezli güncel gelişmeler etraflıca ele alınmış; komşumuz İran’ın istikrarının ve huzurunun, bölgemizin güvenliği bakımından büyük önem arz ettiğine dikkat çekilmiştir.”

 

“Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki mevcut durum değerlendirilmiş; savaşın yansımalarının Karadeniz’de muhafaza edilmeye çalışılan istikrarı zedelememesi için tüm tarafların sorumlulukla hareket etmesi gerektiği bir kez daha hatırlatılmıştır.”

 

“Türkiye’nin, bölgesel ve küresel riskleri tedricen arttıran savaşın sona erdirilmesine ve kalıcı barışın ivedilikle tesis edilmesine yönelik gayretlerini sürdüreceği belirtilmiştir.”

 

“Türkiye’nin, yakın çevresinden Asya, Afrika ve Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyadaki muhtelif çatışma ve kriz bölgelerinde barışın muhafazası ve istikrarın tesisi maksadıyla icra ettiği çok boyutlu faaliyetlerine 2026 yılında da kararlılıkla devam edeceği kaydedilmiştir.”

 

Ertelenen Maçlar Sonrası AKSA Ligleri’nin Yeni Takvimi Açıklandı

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) tarafından organize edilen AKSA Ligleri’nde geçtiğimiz hafta olumsuz hava ve saha koşulları sebebiyle ertelenen lig maçları sonrası lig maçlarının tarihleri yeniden düzenlendi.
Yeni program şöyle;
16.HAFTA: 31 OCAK – 1 ŞUBAT 2026
17.HAFTA: 7-8 ŞUBAT 2026
18.HAFTA: 14-15 ŞUBAT 2026
19.HAFTA: 21-22 ŞUBAT 2026
20.HAFTA: 28 ŞUBAT – 1 MART 2026
21.HAFTA: 7-8 MART 2026
22.HAFTA: 14-15 MART 2026
23.HAFTA: 17-18-19 MART 2026 (HAFTA ARASI)
24.HAFTA: 28-29 MART 2026
25.HAFTA: 4-5 NİSAN 2026
26.HAFTA: 11-12 NİSAN 2026
27.HAFTA: 18-19 NİSAN 2026
28.HAFTA: 25-26 NİSAN 2026
29.HAFTA: 2-3 MAYIS 2026
30.HAFTA: 9-10 MAYIS 2026
PLAY OFF/OUT 1.HAFTA: 16 MAYIS 2026 CUMARTESİ
PLAY OFF/OUT 2.HAFTA: 20 MAYIS 2026 ÇARŞAMBA
PLAY OFF/OUT 3.HAFTA: 24 MAYIS 2026 PAZAR

İSPANYA VE PORTEKİZ’İ VURAN KRİSTİN FIRTINASI NEDENİYLE 5 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

İspanya ve Portekiz’i etkisi altına alan Kristin Fırtınası nedeniyle Portekiz’de 5 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin elektriksiz kaldığı, İspanya’da 77 bölgede eğitime ara verildiği bildirildi.

İspanya devlet televizyonu RTVE’nin haberine göre, Kristin Fırtınası nedeniyle İspanya’nın büyük bir bölümünde şiddetli yağmur, rüzgar ve kar yağışı etkili oldu.

Fırtınaya karşı teyakkuza geçen yetkililer, 77 bölgede eğitime ara verildiğini açıkladı.

İspanya Trafik Genel Müdürlüğü, ülke genelinde 140’tan fazla yolun kar yağışı nedeniyle ulaşıma kısmen ya da tamamen kapandığını duyurdu.

Olumsuz hava koşulları demir yolu ulaşımını da vurdu. Ülke genelinde çok sayıda tren seferinde gecikmeler yaşanırken, bazı seferler iptal edildi.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, vatandaşlara zorunlu olmadıkça seyahate çıkmamaları çağrısında bulunarak, herkesin azami dikkat göstermesi gerektiğini vurguladı.

Portekiz basınında yer alan haberlere göre, fırtınanın etkileri Portekiz’de de hissedildi.

Yetkililer, Leiria kentinde çöken yapının 4 kişinin ölümüne yol açtığını, Vila Franca de Xira’da devrilen bir ağacın araca çarpması sonucu bir kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Fırtınaya bağlı 3 bin 300’den fazla olayın rapor edildiğini belirten yetkililer, elektrik kesintilerinin toplamda 1 milyondan fazla aboneyi etkilediğini ve yaklaşık 570 bin kişinin hala elektriksiz olduğunu açıkladı.

Devrilen ağaçlar ve yolları tıkayan enkaz nedeniyle çok sayıda ana yol trafiğe kapatıldı.

Şiddetli rüzgarlar, Coimbra’daki havaalanında bekleyen uçaklarda hasara yol açarken, Leiria’daki bir futbol stadyumunda da ciddi hasara neden oldu.

Bazı tren seferlerinin hava koşulları nedeniyle askıya alındığı Portekiz’in birçok bölgesinde eğitime ara verildi.

Hava yarından itibaren dört gün yağmurlu olacak

Meteoroloji Dairesi, yarından itibaren Pazartesi’ne kadar dört gün bölgede yağış beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 29 Ocak-4 Şubat tarihlerini kapsayan raporuna göre, bölgenin alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Rapora göre, yarın havanın parçalı ve çok bulutlu, yer yer hafif sağanak yağmurlu, Cuma ve Cumartesi yer yer sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu, Pazar hafif sağanak yağmurlu, Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri ise parçalı ve az bulutlu geçmesi bekleniyor.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 18–21 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgâr ise, genellikle Güney ve Batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, Cuma, Cumartesi, Pazartesi ve Salı günleri ise yer yer fırtınamsı rüzgâr şeklinde esecek.

HASİPOĞLU: KADINLARIN ÜRETİM GÜCÜNÜ ARTIRACAK HER TÜRLÜ GİRİŞİMİN YANINDAYIZ

Mesaryalı Kadınlar Tarım ve Sanat Derneği yetkilileri, Kıbrıs Mirası Agro-Turizm ve Üretim Merkezi kapsamında hayata
kırsal kalkınmaya katkı sağlanması, agro-turizm faaliyetlerinin artırılması ve Kıbrıs’a özgü tarımsal mirasın gelecek kuşaklara aktarılması hedeflenen “4 Mevsim Bahçesi” projesinin detaylarını Bakan Hasipoğlu’na sundu.Dernek temsilcileri, kadınların liderliğinde kurulacak üretim ve işleme yapılarının yalnızca ekonomik gelir yaratmayı amaçlamadığını vurgulayarak; projenin aynı zamanda kadınların toplumsal konumunu güçlendiren, sürdürülebilir, örnek ve çoğaltılabilir bir kalkınma modeli sunduğunu ifade etti.
Görüşmede konuşan Bakan Hasipoğlu, Mesaryalı Kadınlar Tarım ve Sanat Derneği’ni bu vizyoner ve anlamlı projeden dolayı tebrik etti. Kadın girişimcilerin üretim süreçlerinde daha aktif rol almasının ülke ekonomisi ve sosyal yapı açısından büyük önem taşıdığını belirten Hasipoğlu,
kadınların üretim gücünü artıracak her türlü girişimin yanında olduklarını vurguladı.

Üstel: Engelli nakdi yardımlarına hayat pahalılığı farkı tam yansıtıldı

Başbakan Ünal Üstel, engelli nakdi yardımı alan vatandaşlara yönelik ödenek artışıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Üstel, 2026 yılının ilk yarısı için açıklanan yüzde 21,66 oranındaki hayat pahalılığı farkının, engelli nakdi yardımlarına eksiksiz şekilde yansıtıldığını duyurdu.

“Sosyal devleti slogan değil, icraat olarak görüyoruz”

Hükümete geldikleri günden bu yana sosyal devlet anlayışını bir slogan olarak değil, vatandaşın hayatına dokunan somut adımlar olarak ele aldıklarını vurgulayan Üstel, “Bugün bir kez daha bunun gereğini yerine getiriyoruz” dedi.

5 bin 855 kişi yararlanacak

Üstel, hazırlanan “Engelli Nakdi Yardımı Alan Hak Sahiplerinin Asgari Ücret Oranı ile Hayat Pahalılığı Oranı Arasındaki Eksik Kalan Farkın Giderilmesi Hakkında Yasa Gücünde Kararname” ile hayat pahalılığı farkının engelli nakdi yardımlarına yansıtıldığını belirterek, bu uygulamadan 5 bin 855 vatandaşın yararlanacağını açıkladı.

6 ay boyunca ek ödeme

Toplumun dezavantajlı kesimlerinin enflasyon karşısında mağdur edilmesine izin vermeyeceklerini ifade eden Üstel, yasa gücünde kararnameyle engelli nakdi yardımı alan tüm hak sahiplerine 6 ay boyunca ek ödeme yapılacağını söyledi.

Engelli maaşları yükseltildi

Yapılan düzenleme kapsamında:

  • En yüksek engelli maaşı 62.292 TL’ye,
  • En düşük engelli maaşı ise 31.146 TL’ye yükseltildi.

Üstel, düzenlemenin 6 aylık süre içerisinde yeni hak sahibi olacak kişileri de kapsayacağını vurguladı.

“Kimseyi geride bırakmayan devlet anlayışı”

Sosyal devlet anlayışlarının yalnızca yardımlarla sınırlı olmadığını dile getiren Üstel, engelli bireyleri sosyal hayatın kıyısında değil, kamunun merkezinde görmeye inandıklarını belirtti. Üstel, 25 yılı aşkın bir sürenin ardından kamuya engelli istihdamını da hayata geçiren hükümet olduklarını hatırlattı.

“Sosyal devleti lafla değil, icraatla büyütüyoruz”

Göreve geldikleri günden bu yana yıllardır ertelenen birçok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini ifade eden Başbakan Üstel, “Bu düzenleme, hiçbir vatandaşımızın yalnız bırakılmayacağının açık göstergesidir. Biz sosyal devleti lafla değil, icraatla büyüten bir hükümetiz ve bu yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz” dedi.

TAÇOY AKPA TOPLANTISINDA KONUŞTU

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Heyet Başkanı, Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy, Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi (AKPA) Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Ukrayna için kalıcı barış ve Avrupa kıtasının güvenliğine bağlılığın önemini vurgularken Kıbrıs meselesine ilişkin de önemli mesajlar verdi.

Taçoy, Avrupa’da güvenliğin kendiliğinden garanti edilemeyeceğini, çözümlenmemiş ihtilafların tüm kıtanın istikrarını tehdit ettiğini söyledi.

Taçoy, Kıbrıs adasındaki mevcut statükonun altmış yılı aşkın süredir Avrupa Konseyi gündeminde olduğunu ve Doğu Akdeniz ile Avrupa güvenliği üzerinde doğrudan etkiler yarattığını belirtti.

1960’ta kurulan Kıbrıs Ortaklık Cumhuriyeti’nin, 1963’te Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklere yönelik saldırıları sonucu yıkıldığını hatırlatan Taçoy, Türklerin devlet kurumlarından zorla dışlandığını ve 1963-1974 arasındaki dönemin şiddet olaylarıyla geçtiğini ifade etti.

Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Heyet Başkanı Hasan Taçoy, bu yıllarda yüzlerce Kıbrıslı Türk’ün hayatını kaybettiğini, on binlercesinin ise evlerini terk ederek adanın yalnızca yüzde üçüne tekabül eden küçük bölgelere sığınmak zorunda kaldığını söyledi.

Bu dönemin, Kıbrıs Rum tarafının Yunanistan’daki askeri cunta tarafından desteklenen 1974 darbesiyle doruk noktasına ulaştığını belirten Taçoy, Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi’nin 573 (-1974) sayılı kararına da atıf yaptı.

Söz konusu kararda darbe girişiminin, “Türk Hükümetini, 1960 Garanti Antlaşması’nın 4. Maddesi uyarınca müdahale hakkını kullanmaya sevk ettiği”nin kabul edildiğini hatırlatan Taçoy, böylece on yıl süren kanlı sürece son verildiğini vurguladı.

Taçoy, bugün gelinen noktada Kıbrıs Rum yönetiminin güvenlik, savunma ve enerji alanlarında tek taraflı politikalarla gerginliği artırdığını, bunun hem adada barış ihtimalini hem de Avrupa’nın genel güvenliğini tehdit ettiğini dile getirdi.

Kıbrıs Türk tarafının, kalıcı barış için tek gerçekçi yol olan “egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı çözüm” konusundaki kararlılığını sürdürdüğünü vurgulayan Taçoy, Avrupa’nın inandırıcı olabilmesi için Kıbrıs Türk halkı da dahil olmak üzere tüm taraflara eşit hak ve kapsayıcı diyalogla yaklaşması gerektiğini ifade etti.

2024–2025 Üretim Yılı Kuraklık Tazminatları Üreticilere Ödendi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, 2024–2025 Üretim Yılı Kuraklık Tazminatlarına ilişkin hesap kapatma ödemelerinin K.T. Kooperatif Merkez Bankası’na gönderildiğini ve ödemelerin tamamlandığını açıkladı.

Bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren Genel Tarım Sigortası Fonu Saptama ve Değerlendirme Komitesi tarafından, ürün hasat döneminde başlayan kuraklık çalışmaları kapsamında tahıl ile yemlik ve yemeklik baklagillerin ekili olduğu alanlarda kapsamlı gözlem ve incelemeler yapıldı. Zarar tespitleri, Meteoroloji Dairesi’nden alınan resmi yağış verileriyle birlikte değerlendirilerek kuraklıktan etkilenen köy ve bölgeler belirlendi.

2024–2025 Üretim Yılı’nda kuraklıktan zarar gören köy ve bölgeler, Bakanlar Kurulu’nun 26 Eylül 2025 tarihli ve Ü(K-1) 2103-2025 sayılı kararı doğrultusunda, 29 Eylül 2025 tarihli ve 192 sayılı Resmi Gazete’de ilan edildi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, artan üretim girdi maliyetlerini dikkate alarak üreticilerin yeni üretim sezonuna hazırlanabilmesi ve üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla yoğun bir çalışma yürütüldüğünü vurguladı. Bu kapsamda, 15 yıl aradan sonra ilk kez 1’inci avans ödemesinin Eylül ayında yapıldığı, bugün itibarıyla da hesap kapatma ödemelerinin gerçekleştirildiği belirtildi.

Kuraklıktan zarar gören toplam 153 köyde, 3 bin 972 üreticiye, 605 bin 509,75 dönüm alan için 328 milyon 369 bin 712,25 TL kuraklık tazminatı ödendi.

Kuraklığa girmeyen köy ve/veya bölgelerde yapılacak verim kaybı ödemelerinin ise 2026 Mali Yılı Bütçesi’nin açılmasının ardından en kısa sürede yapılacağı bildirildi.

“Drone Futbolu” ilk kez Kıbrıs’ta

Gönyeli–Alayköy Belediyesi, dünyada hızla yaygınlaşan ve çocuklara teknoloji, spor ile takım ruhunu aynı anda sunan Drone Futbolunu ilk kez Kıbrıs’a taşıyor. Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Kıbrıs Robofest kapsamında düzenlenecek uluslararası Enjoy AI Drone Cup organizasyonunu adaya kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, projenin sadece bir etkinlik olmadığını vurgulayarak, “Bu süreci çocuklarımızın düşünme, üretme ve birlikte başarma kültürünü güçlendiren bir öğrenme aşaması olarak görüyoruz.” dedi.

Masterkids iş birliğiyle yürütülen çalışma kapsamında belediye:

  • Bölgedeki okullara drone futbolu ekipmanları ile takım çalışma alanlarını kazandırdı.
  • Öğretmenler ve öğrenciler için uygulamalı eğitimleri başlattı.
  • Eğitimlerin ardından şenlik havasında geçecek turnuvalarla çocukların öğrendiklerini sahaya taşımasını sağlayacak.

18 Takım Sahaya Çıkacak

Belediye sponsorluğunda Drone Futbolu turnuvalarında yer alacak takımlar şöyle:

  • Gönyeli İlkokulu – 5 takım
  • Alayköy İlkokulu – 5 takım
  • Dr. Suat Günsel İlkokulu – 5 takım
  • Gönyeli SAM – 3 takım

Toplam 18 takım, Kıbrıs’ta ilk kez düzenlenecek Drone Futbolu müsabakalarında rekabet edecek.

Drone Futbolu’nun yalnızca bir spor değil, aynı zamanda problem çözme, el–göz koordinasyonu, stratejik düşünme, takım çalışması ve özgüven gibi becerileri geliştiren güçlü bir eğitim aracı olduğuna dikkat çeken Başkan Amcaoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Çocuklarımızın erken yaşta teknolojiyle doğru şekilde buluşmasını çok önemsiyoruz. Hayal kurabilen, üretebilen ve kendine güvenle yol alabilen bir nesil için çalışıyoruz.”

Gönyeli–Alayköy Belediyesi, Kıbrıs Robofest çatısı altında teknolojiyle büyüyen yeni bir neslin temellerini atmaya devam ediyor.

Karneler Cuma günü dağıtılacak

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 15 Eylül 2025’te başlayan 2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci dönemi sona eriyor.

İlköğretim Dairesi, Genel Ortaöğretim Dairesi ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı okullarda öğrenim gören yaklaşık 58 bin öğrenci, 30 Ocak Cuma günü karnelerini alacak.

Akademik takvime göre 1 Şubat’ta başlayacak yarıyıl tatili 15 Şubat’ta tamamlanacak. Öğrenci ve öğretmenler, 16 Şubat Pazartesi günü ders başı yaparak ikinci döneme başlayacak.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, İlköğretim Dairesi’ne bağlı 132 okulda yaklaşık 28 bin, Genel Ortaöğretim Dairesi’ne bağlı 49 okulda yaklaşık 25 bin ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı 13 okulda yaklaşık 4 bin meslek lisesi öğrencisi eğitim görüyor. KKTC genelindeki kamu ve özel okullarda ise yaklaşık 6 bin 500 öğretmen görev yapıyor.

2025-2026 eğitim öğretim yılı, 15 Haziran’da karne ve tamamlama belgelerinin verilmesiyle sona erecek.

– KGS-1 cumartesi günü

Kolej Giriş Sınavı’nın (KGS) birinci basamağı (KGS-1) cumartesi günü gerçekleştirilecek. İkinci basamak sınavı olan KGS-2 ise 6 Haziran tarihinde yapılacak.

– Liselerin sınavları

Bülent Ecevit Anadolu Lisesi (BEAL) ve 20 Temmuz Fen Lisesi Yerleştirme Sınavı 20 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek.

Meslek Liseleri programlarına tercih başvuruları 17-23 Haziran tarihleri arasında alınacak, yerleşme sonuçları ise 24 Haziran’da açıklanacak.

Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Giriş Sınavı ise 24-26 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

Yağışlı hava Cumartesi’ne kadar devam edecek

Meteoroloji Dairesi yağışlı havanın 31 Ocak Cumartesi’ne kadar devam edeceğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 27 Ocak-2 Şubat dönemine ilişkin hava tahmin raporuna göre bugün yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak bekleniyor. Yarın yer yer hafif yağmur, cuma ve cumartesi günü ise yer yer sağanak öngörülüyor.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde genellikle 16-19 derece dolaylarında seyredecek.

Periyodun ilk günleri Güney ve Doğu’dan, diğer günlerde ise Güney ve Batı’dan orta kuvvette zaman zaman kuvvetli rüzgar bekleniyor.

28 Ocak 2026 Döviz Kurları

Dolar, Euro ve Sterlin, rekor serisine devam ediyor.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,40 TL, Euro 52,10 TL, İngiliz Sterlini ise 59,96 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.09 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,39 TL, satış fiyatı 43,41 TL.

Euro’nun alış fiyatı 52,08 TL, satış fiyatı 52,12 TL, İngiliz Sterlini ise 59,94 TL’den alınıp 59,98 TL’den satılıyor.

AB, WhatsApp’ı daha katı kurallara tabi tutacak

Avrupa Birliği (AB), Meta’nın sahibi olduğu mesajlaşma ve arama uygulaması WhatsApp’ı daha katı kurallara tabi tutulan çok büyük çevrimiçi platform olarak sınıflandırdı.

AB Komisyonu, WhatsApp’ın AB ülkelerinde 45 milyondan fazla kullanıcı eşiğini aştığını ve bu nedenle Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında “Çok Büyük Çevrimiçi Platform” olarak sınıflandırıldığını açıkladı.

WhatsApp’ın özel mesajlaşma ve çevrimiçi platform özelliklerini içeren hibrit bir hizmet olduğu anımsatılan açıklamada, kullanıcıların bilgi, güncelleme ve duyurular yaymasına imkân tanıyan WhatsApp Kanallar özelliğinin, çevrimiçi platform hizmeti tanımına girdiği ve bu nedenle AB’deki çevrimiçi platformların uyması gereken genel yükümlülüklere tabi olduğu kaydedildi.

Açıklamada, yeni tanımlama kapsamında WhatsApp’ın ek yasal yükümlülüklere uymak için mayıs ayı ortasına kadar süresi olduğu belirtilerek, “Bu yükümlülükler, temel insan hakları ve ifade özgürlüğünün ihlali, seçim manipülasyonu, yasa dışı içerik yayılması ve gizlilik endişeleri gibi hizmetlerinden kaynaklanan sistemik risklerin uygun şekilde değerlendirilmesini ve azaltılmasını içeriyor.” ifadesi kullanıldı.

AB içinde Facebook, Instagram, YouTube ve Linkedin gibi çeşitli platformlar çok büyük olarak sınıflandırılırken, bunların yasa dışı ve zararlı içerikle daha fazla mücadele etmesi gerekiyor.

ÜSTEL HÜKÜMETİ VATANDAŞIN YANINDA

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Ünal Üstel hükümetinin icraatlarını değerlendirdi.
Bakan, hükümetin vatandaş odaklı çalışmalarını vurgulayarak şunları kaydetti:
“Düne kadar Tatlısu’da bir açılış yaptık ve yaptıklarımız ortada. Üstel hükümeti, ekonomik krizler karşısında kaçmayıp, eline taşın altına koyarak, vatandaşımızı aydınlığa çıkaracak şekilde
çalışıyor”

“YÜRÜTME NOKTASINDA HATALAR GÖRÜNÜYORSA ÖNERİLERİNİ BURADAN SÖYLEMELİ”

Çavuş, eleştirilerin somut ve yapıcı olması gerektiğini belirtti ve
“Sağlıkta şuraya bir hastane gerekli, şurada bir doktor eksiktir. Eğitimde 40 okul yaptınız, ama 2 okul daha gerekiyor; planlamayı bakan açıklasın. Maliye’de borçlanma her devletin yaptığı bir şeydir, ABD bile borçlanıyor, ama biz maaş ödemelerinde aksamaya gitmedik. Avrupa tarımda 2,5 yıldır sallanıyor, Güney’de üreticiye doğrudan gelir desteği bile ödenmedi.” dedi.

Bakan, Üstel hükümetinin icraatlarını öne çıkararak şunları ekledi:
“Eğer yapılması gerekenler varsa ve öneriniz varsa dikkate alırız. Ama Üstel hükümeti, vatandaşının yanında durarak elini taşın altına koymuş, halkın yararına adımlar atmıştır.”

“NEFSİNE YENİK DÜŞENLER VARSA SUÇ İŞLEDİLERSE ARAŞTIRILSIN”
Çavuş, Başbakan Ünal Üstel’in hukuka ve adalete olan yaklaşımını şöyle aktardı:
“Başbakan, nefsine yenik düşenler varsa ve suç işlemişse araştırılsın ve cezasını çeksin. Bu, doğal ve doğru bir tutumdur. Üstel hükümeti, vatandaşın hakkını ve hukukunu koruma kararlılığıyla hareket etmektedir.”

“ÜNİVERSİTELERİN İÇİNİ TEMİZLEMEYE DESTEK VERDİK”

Çavuş, üniversitelerde yaşanan sıkıntılara da değindi:
“Hükümet, üniversitelerdeki yanlış diplomaların araştırılması için tam destek verdi. Başka ülkelerde de benzer sorunlar yaşandı ve yanlış diploma alanlar cezalandırıldı. Biz de hukuku kullanıyoruz ve sistemi şeffaf şekilde denetliyoruz.”

“40 YILDIR SİYASETİN İÇİNDE OLAN HUKUKA TALİMAT VERMEYECEĞİNİ BİLİR”
Çavuş, Başbakan Üstel’in yetkinliğini öne çıkararak şöyle dedi:
“Başbakan, 40 yıldır siyasetin içinde olan biri olarak, hukuka talimat vermez. Her şeyi şeffaf bir şekilde yapar ve yargının önünü açar. Gereken her adımda, vatandaşın hakkını korumak önceliğimizdir.”

“SUÇ İŞLEYEN VARSA YARGILANSIN”
Bakan Çavuş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Geçmişle bugünü kıyaslayarak işleri geçiştirmek istemiyorum. Amacımız, gerçekten suç işleyen varsa yargılansın. Üstel hükümeti, vatandaşın yanında durarak, hak ve hukuk odaklı çalışmalarını sürdürmektedir.”

ÇAVUŞ: “BU DÖNEMDE SÜT DÖKÜLMEDİ, DÖKÜLENLERİN DÖNEMİ BELLİ”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Üstel hükümeti döneminde tarım politikalarının disiplinle yürütüldüğünü vurgulayarak, geçmişte yaşanan süt krizlerine sert yanıt verdi
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda muhalefetin eleştirilerini yanıtladı. Cumhuriyetçi Türk Partisi milletvekili Fide Kürşat’ın özellikle süt konusunda yönelttiği iddialara sert ifadelerle karşılık veren Çavuş, Üstel hükümeti döneminde üreticinin mağdur edilmediğinin altını çizdi.
Çavuş, konuşmasına iyi niyet vurgusuyla başlayarak, “Başkan, çok teşekkür ederim. İyi niyetinizden kaynaklı olarak ben de iyi niyetli bir cevap veriyorum. Keşke ilk konuşmasında söyleseydi ki biz de doğrudan cevap verebilseydik” dedi.

“2,5 YILDIR GÖREVDEYİM, SÜT DÖKÜLMEDİ”
Görev süresine dikkat çeken Çavuş, “2,5 yılım doldu, üçüncü yılım doluyor. Daha süt dökmedim. Sayın vekil herhalde kendi dönemini hatırlıyor. O dönem sütler dökülürken kendisi makamında değil miydi?” ifadelerini kullandı.
Geçmişte yaşanan süt krizlerini hatırlatan Çavuş, yıllarca süt döküldüğünü, ancak bugün bu konuyu eleştirenlerin o dönemlerde sessiz kaldığını söyledi. “Bu tip konuşmalar doğru değildir” diyen Çavuş, doğrudan gelir desteklerini açıklamanın kendi sorumluluğunda olduğunu vurguladı.

“YALAN SÖYLEDİĞİMİ SÖYLEYEN ÖNCE KELİMELERİNİ SEÇSİN”
Muhalefetten gelen suçlamalara sert çıkan Bakan Çavuş, “Neyi yalan söyledim? Kelimelerinizi lütfen seçerek konuşun. Ben size karşı saygı çerçevesinde konuşuyorum. ‘Yalancı’ demek söyleyeni bağlar” dedi.

Görev süresi boyunca yapılan icraatların ortada olduğunu belirten Çavuş, “Almış olduğumuz destek rakamları ortada, getirdiğimiz düzenlemeler ortada, günü gününe ödediğimiz destekler ortada. Dökmediğimiz süt ortada” ifadelerini kullandı.

“MASKARALIK YAPILMASINA İZİN VERMEYİZ”
Meclis kürsüsünde saygı vurgusu yapan Çavuş, “Birisi buradan çıkacak, yalancı diyecek, aklının istediğini konuşacak, biz de burada oturacağız… Böyle maskaralık olmaz. Herkes haddini bilecek” dedi.
Kendisinin ve ekibinin görevini layıkıyla yerine getirdiğini ifade eden Çavuş, “Ben işimi biliyorum. Aldığım görevi de layıkıyla yerine getiriyorum” diye konuştu.

“ÜSTEL HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE ÜRETİCİ MAĞDUR EDİLMEDİ”

Üstel hükümeti döneminde tarım politikalarının disiplinli ve planlı şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Çavuş, geçmişle bugün arasında net bir fark olduğunu söyledi. Saygı çerçevesinde her türlü eleştiriye açık olduklarını belirten Çavuş, şahsına ve çalışma arkadaşlarına yönelik seviyesiz ithamlara ise bundan sonra izin vermeyeceklerini ifade etti.
Konuşmasını, “Benim düşüncelerimde olmayabilirler, buna saygı duyarım. Ama hiç kimse, hele hele bu saatten sonra, şahsıma ve arkadaşlarıma bu şekilde konuşamaz” sözleriyle tamamladı.

Sağlık Bakanı’ndan Tıpta Uzmanlık Tartışmalarına Sert Yanıt: “Külliyen Yalan!”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, BRT’de yayınlanan  “Haber Kritik” programına katılarak Pembe Paşaoğlu’nun sorularını yanıtladı. Bakan Dinçyürek, tıpta uzmanlık eğitimi ve yeni yasal düzenlemeye yönelik eleştirilere sert ifadelerle yanıt verdi. Mevcut sistemde merkezi sınav olmaksızın yıllardır uzmanlık eğitimi verildiğini vurgulayan Bakan, “Merkezi sınav kaldırılıyor, kamu sağlığı tehdit altında” iddialarını “külliyen yalan” olarak nitelendirdi.

Bakan, tartışma konusu yapılan ihtisas eğitimlerinin geçmişte de merkezi sınav olmadan YÖKDAK denetiminde yürütüldüğünü belirterek, “YÖDAK’tan alınan izinle yıllardır onlarca kişiye uzmanlık yapma fırsatı verildi. Şimdi çok daha güçlü bir denetim mekanizması kurarak sistemi revize ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Yetki YÖDAK’taydı, şimdi TUDUK’a geçiyor”

Mevcut durumda tıpta uzmanlık yetkisinin YÖDAK’ta olduğunu hatırlatan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, yeni yasa ile bu yetkinin Tıpta Uzmanlık ve Diş Hekimliği Uzmanlık Kurulu’na (TUDUK) devredileceğini ifade etti. Bakan, bu değişikliğin denetimi zayıflatmadığını, aksine çok daha güçlü hale getirdiğini vurguladı.

“Şu anda da merkezi bir sınav yok, yeni düzenlemede de yok” diyen Bakan, merkezi sınavın dünyada mutlak bir koşul olmadığını belirterek, “Merkezi sınav bir ön koşul değil, bir denetim aracıdır. Bizim getirdiğimiz yasa, bugünkünden çok daha etkin bir denetim mekanizması oluşturuyor” dedi.

“Denetim kat be kat artıyor”

Yeni yasa ile birlikte; eğitim verecek kurumların öğretim üyesi sayısı, yatak kapasitesi, vaka sayısı ve vaka çeşitliliğinin yerinde inceleneceğini ve TUDUK bünyesinde oluşturulacak Eğitim Değerlendirme Komitesi’nin programları düzenli olarak denetleyeceğini vurgulayan Bakan, giriş ve bitirme sınavlarının da  TUDUK ve üniversite tarafından birlikte yürütüleceğini söyledi. Bakan  Dinçyürek, “Yani, bugün olmayan denetim, yeni yasayla sistemin her aşamasına giriyor” ifadelerini kullandı.

Bakan ayrıca, sınav süreçlerinin de ilk kez resmi denetime tabi olacağını belirterek, usulsüzlük tespit edilmesi halinde sınavların iptal edilebileceğini söyledi.

Tabipler Birliği’ne Sert Eleştiri: “Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun!”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin yeni düzenlemeye karşı tutumunu da eleştirdi.  Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği yönetimini “Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun” sözleriyle eleştiren Bakan Dinçyürek, bugün sisteme karşı çıkan Tabipler Birliği Başkanı’nın ve yönetim kurulu üyelerinin de aynı sistemden akademik unvanlar aldığını ifade etti. “Tabipler Birliği Başkanı ve pek çok yönetim kurulu üyesinin taşıdığı akademik unvanlar da aynı eğitim kurumundan alınmıştır. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Dalkan akademik unvanlarını aynı kurumdan aldığı gibi yoğun bakım uzmanlığını da yine bu sistem dahilinde almıştır. Üstelik kendisi de aynı sistemde uzmanlık eğitimi vermektedir. Eğer bu sistem güvenilmezse, o zaman kendilerinin bugüne kadar aldıkları tüm uzmanlık ve akademik unvanlar da sorgulanmalıdır. Bu ciddi bir çelişkidir” ifadelerini kullnarak Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı ve yönetim kurulunu istifaya davet etti.

Programda dikkat çeken ifadeler kullanan Sağlık Bakanı, yeni düzenlemenin eğitim ve sağlık sistemini güçlendirmeyi amaçladığını vurgulayarak, “Bu yasa halk sağlığını tehdit etmiyor, tam tersine güvence altına alıyor. Sağlık ve eğitim sistemini siyasetin malzemesi haline getirmek kimseye yakışmaz” dedi.

Savaşan: Üstel’in önerisiyle maaşlar arasındaki makası daraltacak adım atıldı

UBP Grup Başkanvekili Ahmet Savaşan, maaşlar arasındaki dengenin sağlanması amacıyla gerekli yasal düzenleme için mecliste önemli bir adım atıldığını açıkladı.

Ahmet Savaşan, Başbakan Ünal Üstel’in geçen hafta hükümet adına mecliste yaptığı öneri doğrultusunda, bugün UBP ve CTP gruplarının mutabakatıyla “Maaşlar arasındaki dengenin sağlanmasına ilişkin geçici ve özel (AD-HOC) komitenin” oluşturulduğunu duyurdu.

Komitenin; UBP’den 2, CTP’den 2, DP’den 1, YDP’den 1 ve bağımsız milletvekillerinden 1 üye olmak üzere toplam 7 kişiden oluşacağını belirten Savaşan, mevcut uygulamanın komitede yeniden değerlendirileceğini söyledi.

Üst Kademe Yöneticilerinin maaşlarından kesinti yapılacak…

Hayat pahalılığı artışlarının bareme göre yapılmasının, yüksek maaş alan kesimlere rakamsal olarak daha fazla artış sağladığını ifade eden Savaşan, bu durumun maaşlar arasındaki farkı daha da açtığını kaydetti. Kurulan komite ile bir sonraki hayat pahalılığı ödeneği belirlenene kadar siyasi kamu görevlilerinin (Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ve milletvekilleri dahil), müşavir ve üst kademe yöneticilerinin maaşlarının yeniden düzenlenmesine imkân tanınmasının hedeflendiğini belirtti.

Oluşturulacak Kaynak Engelliler için kullanılacak…

Savaşan ayrıca, yapılacak yasal düzenleme kapsamında üst kademe yöneticilerinden gerçekleştirilecek kesintilerden elde edilecek kaynağın engellilerin desteklenmesi amacıyla kullanılacağını vurguladı.

Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi’nden banka hesaplarının üçüncü kişilerce kullanımına karşı uyarı

Maliye Bakanlığı’na bağlı Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi, banka hesaplarının üçüncü kişiler tarafından kullanılmasına yönelik artan riskler konusunda kamuoyunu bilgilendirdi.

Açıklamada, özellikle öğrenciler, ev hanımları ve benzeri düzenli geliri olmayan kişiler dâhil olmak üzere tüm gerçek ve/veya tüzel kişilere ait banka hesaplarının farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişiler adına kullandırıldığı ve bu suretle yasa dışı işlemlere aracılık edildiği şüphesiyle gönderilen bildirimlerde, özellikle geçen dönem itibarıyla kayda değer bir artış gözlemlendiği belirtildi.

Açıklamada, söz konusu kişilerin banka hesaplarını üçüncü kişilere kullandırmamaları ve/veya hesaplarının kullanılmasına müsaade etmemeleri, herhangi bir suça alet olmamaları ve/veya suça iştirak etmemeleri için gerekli dikkat ve özeni göstermeleri gerektiği hususunda uyarıda bulunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Suç Gelirlerinin Aklanmasını Önleme Kurulu ile Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi bünyesinde, 1/2024 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının, Terörizmin Finansmanının ve Kitle İmha Silahlarının Yaygınlaşmasının

Finansmanının Önlenmesi Yasası’nı yürütmekle sorumlu Mali Bilgi Edinme Birimi (MABEB) tarafından yapılan incelemelerde; hesap sahiplerinin beyan edilen meslek, gelir, yaş grubu ve benzeri profilleriyle uyumlu olmayan çok sayıda havale ve aktarım işleminin gerçekleştirildiği, özellikle öğrenciler, ev hanımları ve benzeri düzenli geliri olmayan kişiler dâhil olmak üzere tüm gerçek ve/veya tüzel kişilere ait hesaplara, hesap sahipleriyle bağlantılı olmadığı değerlendirilen kişiler tarafından transfer edilen tutarların, küçük bir kısmı hesaplarda bırakılmak suretiyle mütemadiyen üçüncü kişilere aktarıldığı görülmektedir.

MABEB tarafından yapılan analizlerde, farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişilerin işlemleri için kullandırılan söz konusu hesapların sahipleri hakkında, yasa dışı işlemlere ve/veya suç gelirlerinin aklanmasına aracılık edilmesi şüphesinin ve/veya suçlamasının ortaya çıkabileceği değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, banka hesaplarının farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişiler adına kullanılmasına rıza gösteren ve yasa dışı faaliyetlere ve/veya suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına aracılık eden gerçek veya tüzel kişilerin, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi mevzuatı kapsamında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yargı yetki sınırları içerisinde adli ve idari yaptırımlara tabi olduklarının herkes tarafından bilinmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Suç Gelirlerinin Aklanmasını Önleme Kurulu ve MABEB olarak, banka hesaplarının farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişiler adına kullandırılmasının, hesaplarını kullandıran kişiler açısından doğurabileceği riskler ve sakıncalar hakkında farkındalık oluşturulması ve bilgilendirme yapılması gerekliliği hususu kamuoyuna önemle duyurulur.”

Dinçyürek: “Herkes samimi olmak zorunda”

“Dinçyürek, bu sisteme güvensiz diyenler önce kendi ünvanlarını sorgulasın diyerek, Tabipler Birliği Başkanını istifaya davet etti”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, BRTK’de katıldığı programda Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin “sınavsız uzmanlık” iddialarına sert yanıt verdi. Dinçyürek, getirilen yeni yasanın mevcut sistemden katbekat daha sıkı denetimler içerdiğini vurgulayarak, kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini söyledi.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, BRTK ekranlarında katıldığı programda, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin diş hekimliği ve tıpta uzmanlığa sınavsız girişle ilgili açıklamalarına tepki gösterdi. Tabipler Birliği’nin merkezi sınav talebini samimi bulmadığını ifade eden Dinçyürek, “Hayretler içinde izliyorum. Çok doğru bir söz vardır: Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun” dedi.

Dinçyürek, kamuoyuna “ihtisas hiç verilmiyordu, yeni düzenleme ile veriliyor ve halk sağlığı tehdit altına giriyor” şeklinde sunulan iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. YÖDAK tarafından yıllardır onlarca kişiye uzmanlık eğitimi verilmesine halen devam ettiğini hatırlatan Dinçyürek, “bu mevcut sürecin denetlenemediğinin altını çizdi .

“Merkezi sınav dünyada zorunlu değil”

Merkezi sınavın dünyada bir ön koşul olmadığını belirten Dinçyürek, Fransa, İspanya ve Avustralya gibi bazı ülkelerde Türkiye dahil merkezi sınav uygulandığını; ancak Almanya, Çekya, İrlanda, İsviçre, Romanya ve Yeni Zelanda gibi birçok ülkede böyle bir sistemin bulunmadığını, dünyada bir ön koşul olmadığını söyledi.

Asıl sorunun sınavdan ziyade denetim eksikliği olduğuna işaret eden Dinçyürek, mevcut sistemde etkin bir denetim olmadığını, yeni yasa ile ise çok katmanlı ve sürekli bir denetim mekanizmasının hayata geçirileceğini belirtti.

Dinçyürek, TUDUK’un yapısı hakkında da bilgi verdi. Kurulda Sağlık Bakanlığı temsilcileri, akademisyen hekimler, üniversite öğretim üyeleri, YÖDAK temsilcisi ve Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nden iki temsilcinin yer alacağını söyledi.

“Türkiye’de TUKMOS kriterleri nasıl uygulanıyorsa, burada da benzer standartlar esas alınacak” diyen Dinçyürek, uzmanlık eğitimi verecek kurumların öğretim üyesi sayısı, yatak kapasitesi, vaka sayısı ve vaka çeşitliliği açısından yerinde denetleneceğini kaydetti.

Sınavlar denetlenecek, gerekirse iptal edilecek

Yeni yasa ile giriş ve bitirme sınavlarında TUDUK’un doğrudan taraf olacağını belirten Dinçyürek, sınavlara gözlemci gönderileceğini, usulsüzlük tespit edilmesi halinde sınavların iptal edilebileceğini vurguladı. “Bugün böyle bir yetki yok. Yeni yasada var” dedi.

Ayrıca uzmanlık eğitimi süresince en geç altı ayda bir denetim yapılacağını ifade eden Dinçyürek, 4–5 yıllık bir uzmanlık sürecinde toplamda 8–10 kez denetim gerçekleştirileceğini belirtti.

“Bu bir çelişkidir”

Tabipler Birliği’nin yeni düzenlemeleri “kamu sağlığını tehdit ediyor” şeklinde nitelendirmesini sert sözlerle eleştiren Dinçyürek, mevcut sistem üzerinden uzmanlık almış ve halen bu sistemde asistan yetiştiren kişilerin aynı sistemi hedef almasını “büyük bir çelişki” olarak değerlendirdi.

“Bir taraftan bu sistemde uzman yetiştirip, yetkin bir uzmandır diye imza atacaksınız, diğer taraftan ‘bu sistem halk sağlığını tehdit ediyor’ diyeceksiniz. Ve tabipler birliği çatısı altında bu diplomayı onaylamayacaksınız. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” ifadelerini kullanan Dinçyürek, akademik etik açısından bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Dinçyürek, bu sistemde ilgili üniversitenin öğretim üyesi olarak uzman yetiştirip bu eğitim yeterlidir bu eğitim yeterlidir diye imza atacaksınız diğer taraftan yine aynı kişi tabipler birliği başkanı sıfatı ile bu diploma yetersizdir geçersizdir diyeceksiniz ve tabipler birliğinde onaylamayacağım diyorsunuz bu ne yaman bir çelişkidir bu kabul edilemez dedi .

“Herkes samimi olmak zorunda”

Dinçyürek, Tabipler Birliği yönetiminde yer alan birçok ismin de mevcut sistem üzerinden uzmanlık veya yükseltme aldığını hatırlatarak, “Eğer bu sistem ve eğitim güvenilir değilse, tabipler birliği yönetimindeki herkes önce kendi aldığı unvanları sorgulamalıdır” dedi.

Konuşmasını “Herkes ya olduğu gibi görünmeli ya da göründüğü gibi olmalı” sözleriyle tamamlayan Dinçyürek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini ve getirilen yeni düzenlemenin sağlık ve eğitim sistemini güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı.

Dr. Dinçyürek, Tabipler Birliği Başkanı Ceyhun Dalkan’a şu soruları yöneltti:
Bir yandan uzmanlık eğitimi veren ve diploma yetkisine sahip bir kurumdan alınan eğitimi kabul ederken, diğer yandan aynı kurumdan mezun olan bir hekimin diplomasını Tabipler Birliği Başkanı sıfatıyla onaylamamak ciddi bir çelişki oluşturmaktadır.

Dr. Dinçyürek ayrıca, söz konusu kurumdan alınan eğitim ve diplomaların yetersiz olduğu iddia ediliyorsa, öncelikle aynı kurumdan alınmış kendi diploma ve unvanlarının da sorgulanması ve iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, Tabipler Birliği Başkanı Ceyhun Dalkan’a bir dizi soru yöneltti.

Dinçyürek, kendisi, görev yaptığı kurumda eğitim vererek yetiştirdiği asistana diplomasını bizzat imzalayıp teslim edecek. Buna rağmen, aynı kurumdan uzmanlık eğitimi alarak diploma sahibi olmasına karşın, Tabipler Birliği Başkanı sıfatıyla yine aynı kurumdan alınan diplomaları onaylamayacak . Bu durum ciddi bir çelişkidir.

Dinçyürek şu soruları yöneltti:

Yenidoğan uzmanlık eğitimini nerede tamamladı? Bu eğitime merkezi bir sınavla mı kabul edildi? Akademik yükseltmelerini hangi kurumlar aracılığıyla aldı?

Eğer bu kurumdan alınan eğitim ve diplomalar yetersiz görülüyorsa, öncelikle aynı kurumlardan alınmış kendi diploma ve belgelerinin geçerliliğinin sorgulanması ve iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

Öztürkler: “Bana yöneltilen mesnetsiz iddialarla ilgili gereken suç duyurusu yapılacaktır”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, hakkında ortaya atılan iddialarla ilgili Meclis kürsüsünde konuşarak avukatına yetki verdiğini ve suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.

Ziya Öztürkler, hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin Cumhuriyet Meclisi kürsüsünde açıklamalarda bulundu.

Öztürkler, kendisine yöneltilen iddiaların mesnetsiz olduğunu vurgulayarak, avukatına gerekli yetkiyi verdiğini ve suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.

“AVUKATIMA YETKİYİ BUGÜN VERDİM”
Öztürkler, iddialarla ilgili hukuki sürecin başlatılacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Avukatıma gerekli yetkilendirmeyi verdim. Bana yöneltilen mesnetsiz iddialarla ilgili gereken suç duyurusu yapılacaktır. Bugün sabah kendisine bu yetkiyi verdim. Savcılıkla ve ilgili kişilerle temas kurularak çalışmalar yapılacaktır.”

“BU DAVA İKİ YILDIR GÖRÜŞÜLÜYOR”
Söz konusu davanın iki yıldır sürdüğünü hatırlatan Öztürkler, ana sanıkla ilgili polis ve savcılık soruşturmalarının tamamlandığını ifade etti.

“Polis teşkilatı ve savcılık bu dosyayı didik didik etmiştir. Ziyaretçilikle ilgili herhangi bir bulgu ortaya konulmamıştır.” diyen Öztürkler, iddiaların mahkûmiyet almış bir kişinin beyanlarına dayandırılmasını eleştirdi.

“BU ÜLKE BİR HUKUK DEVLETİDİR”
Masumiyet karinesine dikkat çeken Öztürkler, şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülke bir hukuk devletidir. Bir kişinin suçlu sayılabilmesi için savcılık tarafından suç isnadı yapılması gerekir. Benim şahsıma yönelik savcılıktan herhangi bir suç isnadı bugüne kadar gelmemiştir.”

“HATA VARSA GEREĞİNİ YAPMAYA HAZIRIM”
Öztürkler, görev süresi boyunca yasanın kendisine verdiği yetkiler dışında hiçbir işlem yapmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Eğer bir hatam, bir ihmalim varsa tüm gerekleri yerine getirmeye hazırım. Ancak ben bu konuda hiçbir yanlış yapmadım. Cumhuriyet Meclisi’ni ve devlet kurumlarını zor durumda bırakacak hiçbir eylemim olmadı.”

“47 YAŞINDAYIM, HAKKIMDA TEK BİR SUÇ İSNADI YOK”
Konuşmasının sonunda bugüne kadar hakkında açılmış herhangi bir dava veya suç isnadı bulunmadığını belirten Öztürkler, hukuka ve demokrasiye saygı çağrısı yaptı.

Cumhurbaşkanı Erhürman, Holguin’i kabul etti

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Ángela Holguin’i kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndaki görüşme saat 14.00’te başladı.

Kıbrıs temasları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı ziyaret eden Holguin, öncesinde Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile de bir araya gelmişti. 

Berova: 2,5 Milyar TL’lik Yeni Tasarruf Paketi Devrede

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Maliye’nin sıkı bir mali disiplin politikası izlediğini belirterek, tasarruf konusunda gereken adımların atıldığını kaydetti.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Gündem Kıbrıs Web TV’de Genel Yayın Yönetmeni Çiğdem Aydın’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“2025 yılı bütçesi içinde ödenekler açısından yaklaşık 6,5 milyar TL’lik iyi bir iyileştirme ve tasarruf yaptık”

2026 yılı Merkezi Devlet Yönetim Bütçesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, “2026 yılı Merkezi Devlet Yönetim Bütçesini tamamlayarak 19 Aralıkta meclisten geçirdik. Merkezi devleti yönetimi bütçesi olarak 200 milyar TL’lik bir bütçe hacmine ulaştık. 190 milyar TL’lik kısmı devletin yapacağı yatırımların da içinde olduğu genel bütçedir. Bu bakımdan bakıldığında 2026 yılı bütçesi 25,5 milyar TL bir açık öngörüsüyle ödenekler üzerinden yıla başladık. Bunun karşılığı, 2026 yılı içinde bütçenin tüm ödenekleri kullandığımız zaman, öngördüğümüz gelir ve gider tablosuna göre 25,6 milyar TL’lik bir borçlanmayla bu ödenekleri birebir götürebiliriz. 2025 yılına baktığımızda öngördüğümüz bütçe açığı 18,5 milyar TL idi. Ama yıl içinde yapılan hem gelir artırıcı önlemler hem de yapılan sıkı mali disiplin politikasıyla bu miktar 12 milyar TL’ye ye geri çekildi. 2025 yılı bütçesi içinde ödenekler açısından yaklaşık 6,5 milyar TL’lik iyi bir iyileştirme ve tasarruf yaptık” diye konuştu.

2024 yılında 3 kez verilen Hayat Pahalılığı: Kamu maliyesine ciddi bir yük oluştu. Halkımızın ezilmesini önlemek amacıyla yapılan bir hamleydi. Pişman değiliz

Konuşmasının devamında enflasyon süreci ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Brova, “Pandemiden sonraki süreçte sürekli olarak yüksek enflasyon içerisinde devam eden bir ekonomiye sahibiz. Ekonomik açıdan baktığımızda bu enflasyonun ana sebeplerinden biri kullandığımız Türk Lirası’dır. Bazıları çıkıp ‘TL kullanmayalım döviz kullanalım’ söylemlerini öne sürüyor. Ancak KKTC’nin kullandığı para birimi, ilgili ülkeler yada ilgili merkez bankları tarafından desteklenmediği sürece başka bir para birimi kullanma ihtimali söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti her alanda olduğu gibi bu alanda da bize desteklerini sürdürüyor. Yükselen enflasyonun aşağı çekilmesindeki en önemli faktör de para politikalarında kullanılan enstrümanlardır. Türkiye Cumhuriyeti çok ciddi ekonomik bir program uyguluyor ve bunun neticesinde de enflasyon süreci aşağı çekilmeye başlandı. 2026 hedefleri enflasyonu yüzde15-20 bandına çekmek. Bunun olumlu yansımaları KKTC’ye de olacak. Geçtiğimiz dönem içerisinde hükümetimiz halkımızın enflasyon karşısında nispeten korunmasını sağlayabilmek amacıyla ücret ve maaş politikalarında farklı enstrümanlar kullandı. 2024 yılında 3 kez hayat pahalılığı uygulaması yaptık. Bu kamu maliyesine ciddi bir yük oluşturdu ama bu sonuçta bir tercihti ve halkımızın ezilmesini önlemek amacıyla yapılan bir hamleydi. Bundan pişman değiliz” ifadelerini kullandı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin mali durumunun düzeltilmesi için yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Berova, “Doğu Akdeniz Üniversitesi ekonomik sürdürülebilirliğini kaybetmiş durumdaydı ve hükümetimiz ülkemizin amiral gemisi olarak gördüğümüz DAÜ’nin ekonomik sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla bir protokol yapılmasına onay verdi. Bu kamu maliyesine ciddi yük oluşturdu. Nakdi olarak yük oluşturmasının yanı sıra, ödenmesi gereken vergilerin de ödememesiyle ve bunu devletin üstlenmesiyle kamu maliyesine yaklaşık 6 milyar TL yük oluşturdu” dedi.

“Haziran ayında oluşacak ilk 6 aylık Hayat Pahalılığının yüzde 12 civarında olmasını öngörüyoruz”

Berova, “2024 yılında bu durumlardan dolayı nakdi açıdan bir açık oluşmaya başladı ve 2025 yılını başına kadar büyüyerek devam etti. 2025 yılında uygulanan politikalarla bu açığın daha da açılması engellendi ve 2026 yılına ulaştık. 2026 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin de uyguladığı politikalarla birlikte enflasyonun bizim ülkemizde de azalacağını öngörüyoruz. Haziran ayında oluşacak ilk 6 aylık Hayat Pahalılığının yüzde 12 civarında olmasını öngörüyoruz. Geçmiş yıllara baktığımızda ciddi anlamda azalma anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

“Gelirlerimizden katkı payı olarak yüzde 9,2’sini belediyelere veriyoruz. Diğer ülkelere baktığımızda dünyadaki en yüksek oranlardan bir tanesidir”

Konuşmasının devamında Berova, “Son 1,5 yıllık verilere batığımızda döviz enflasyonu reel enflasyonun altında kaldı. Bizim gelirlerimizin önemli bir kısmını gümrük ve bunlara bağlı olan diğer vergilerdir. Gelirlerimizden katkı payı olarak yüzde 9,2’sini belediyelere veriyoruz. Diğer ülkelere baktığımızda dünyadaki en yüksek oranlardan bir tanesidir. 2013 yılında parlamentoya girdiğimde bu oran yüzde 7,2 idi. O günden bugüne kadar bu oran artmış durumdadır. Diğer kurum ve kuruluşlara aktartılan cari transferlerle birlikte bütçenin yüzde 80’ini bu ödemelere ayırmak zorunda kalıyoruz” dedi.

“2,5 milyarlık ödenekten tasarruf öngörümüz var”

Berova, sıkı bir mali disiplin politikası izlendiğini kaydederek, “Hem 2024, hem 2025 hem de 2026 yılı için yarattığımız gelir artırıcı yasalarla bunun meyvelerini toplamaya başladık. Sıkı bir mali disiplin politikası üreteceğiz. Geçtiğimiz hafta içerinde bütçe kapanış genelgesini yayınladık. Şuanda hesapların uyuşturulması süreci devam etmektedir. Gelecek hafta içerisinde bütçe açılış genelgesini yayınlayacağız. İlk tasarruf önerimizde istisnai bazı hususlar koyduk. 300 bin TL’ye kadar olan harcamalar dışında tüm bütçenin içinde olan tüm idareler için yüzde 10’luk bir tasarrufla başlıyoruz. Geçen yılda yine yüzde 10 uyguladık. Yıl içindeki ihtiyaçlara göre bu rakam değişiyor ama 2,5 milyarlık ödenekten tasarruf öngörümüz var. Bütçede öngörülen 25,5 milyar TL’lik açığı yavaş yavaş azaltarak ve geçtiğimiz yıldan bu yıla aktarılan borç faizleriyle birlikte yaklaşık 15 milyar TL’lik bir açıkla 2026’yı tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.

“Enflasyonun azalmasıyla birlikte bütçe açığının azalması bekliyorum”

Uygulanan sıkı uygulamalarla Maliye’nin gelirlerinin artırıldığını söyleyen Berova, “2027 ocak ayı seçim yılı ve seçim öncesi hükümetimiz ve ilgili bakanlıklar da bu bağlamda daha çok efor sarf ederek daha çok yatırım yaparak daha çok destek vererek daha fazla bütçeye ihtiyaç duyuyor. Her ne olursa olsun dengeli bir şekilde bu yılı tamamlamak zorundayız. Planımızı yaptık. Vergi adaletini sağlamak amacıyla vergi denetimlerimizi sahada genişlettik ve ciddi miktarda geçmiş yıllara göre kira stopaj gelirlerinde yüzde 60’ın üzerinde artış oldu. Tüm dengeleri koruyarak 2026’nın sonuna kadar devam edecek bir süreç planlıyoruz. Enflasyonun azalmasıyla birlikte bütçe açığının azalması bekliyorum” dedi.

Vergi konusu: Resen vergiler resen olmaktan çıktı, ikmalen vergiye döndü

Vergiler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Berova, “Vergi dairesi daha çok görüye dayalı davranıyor. Son 5-6 ayda resen vergiler resen olmaktan çıktı, ikmalen vergiye döndü. Yani bir beyan veriliyor, ama bizim vergi memurlarımız bilgisayar üzerinden hesaplara, tapu kayıtlarına, yatırılan sosyal sigorta primlerine baktığında eksiklik olduğun görüyor ve 5 değil 7 lira vergi ödemeniz gerekli diyerek mükellefe bildiriyor. Vergi toplama işi hem meşakkatli hem de her zaman tartışmalıdır. Dünyanın her ülkesinde yaşanır. Aslolan doğru kurgulanmış bir şekilde bu yolda yürümektir. Biz de bunu yapıyoruz” dedi.

Kıdem tazminatları konusu: Kıdem tazminatıyla ilgili bir projeksiyon yapıldı ve belli bir miktar bütçeye koyduk

Kıdem tazminatlarıyla ilgili bilgi veren Berova, “Mahkemenin verdiği karar doğrultusunda bütçemizde o miktarları yerleştirdik ve ödenek koyduk. Bütçe açılış genelgesini yayınladıktan sonra ve 2026 yılı devreye girdikten sonra bunları ödeyeceğiz. 2010 yılında 47/2010 sayılı yasayla birlikte kıdem tazminatların 2010 yılından sonra işe girenler için uygulanmaması gerektiği bir yasayla belirlendi. 2011 yılında işe girenler için kıdem tazminatı olmayan yasal bir sürece girildi. Ama toplu iş sözleşmelerinde bu madde değişmediğinden dolayı ve toplu iş sözleşmeleri yasalarında üzerinde olduğu için bir yasal süreç aşladı. 2010 yılında kaldırılan kıdem tazminatının devam etmesi gerektiği mahkeme kararıyla karara bağlandı. Bu davayı açan kişilere ödeme yapıldı. Bizde hukuk sistemi kişisel davalar üzerinden yürütülür. Bu davaların arka arkaya açılmaması konusunda idare bir karar verebilir. Kıdem tazminatıyla ilgili bir projeksiyon yapıldı ve belli bir miktar bütçeye koyduk. Başvuruları değerlendirerek nakdi durumumuza göre bu ödemeleri Şubat ayı içerisinde planlayarak ödemeye başlayacağız” diye konuştu.

Karma oyun kaldırılması: CTP’nin ana gövdesi samimi ise nisaba destek veriri ve karma oydan kurtuluruz

Berova, parti olarak her zaman seçime hazır olduklarını ifade ederek, “Seçime her zaman hazırız. UBP bir seçim patisidir. Bir kitle partisidir. Buna bağlı olarak da her zaman sahadadır. Resmi tarih Ocak 2027’dir. Eğer Ocak 2027’de seçim yapılacaksa ona göre planlama yapılır ve UBP sahada olacaktır. Bu ülkenin en büyük ve en köklü partisi UBP’dir. Bunu da korumaya devam edecektir” dedi.

Seçim ve halk oylaması yasasında değişiklik yapılarak karma oyun kaldırılması yönündeki çalışmaların sorulması üzerine Berova, “Karma oy konusu yıllardır tartıştığımız bir konu ve yıllardır kaldırılması konusunda çalışma yapılıyor. Her parti içerisinde bazı milletvekilleri karma oyun kaldırılmasına sıcak bakmıyor. İki büyük parti olan CTP ve UBP’nin ortak bir tavır ortaya koymasıyla çok rahat şekilde karma oy kaldırılabilir. Karma oyun kaldırılması konusunda CTP karma oy kaldırılmalıdır diyor ancak Önce mecliste 26 çoğunluğu sağlayın, biz içeri girip destek veririz diyorlar. Karma oy belasından, oy sayımında yaşanan sorunlardan, oyların yanmasından kurtulmamız gerekir. İnsanlar da politikaları belirleyen partilere mühür vererek ve liste içerisindeki vekil adaylarını tercih ederek seçim yapmaları en doğru yaklaşımdır. UBP ve CTP’de karma oyun kaldırılmamasını isteyen vekiller var. CTP’nin ana gövdesi samimi ise nisaba destek veriri ve karma oydan kurtuluruz” diye konuştu.

Memur-Sen: “Başbakanın maaş kesintisi ve eşit hayat pahalılığı önerileri olumlu”

Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur-Sen), Başbakanın çalışanlar ve sendikaların taleplerine kulak vererek sunduğu hayat pahalılığı ve maaş kesintisi önerilerini olumlu bulduğunu açıkladı.

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakanın alt gelir gruplarına destek sağlamak amacıyla milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı gibi seçilmiş kamu görevlilerinin maaşlarından süreli kesinti yapılmasına yönelik önerisinin önemli bir adım olduğunu belirtti.

Ötüken, “Alt ve üst gelir grupları arasındaki makası kapatmak, gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldırmak, hükümetlerin olduğu kadar muhalefetin ve sivil toplum örgütlerinin de öncelikli görevlerinden biridir” dedi.

Açıklamada, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin yapılması için kurulacak komitelerde iktidarın, muhalefetin ve sendikaların birlikte çalışmasının önemine vurgu yapılarak, Memur-Sen’in sürece destek vermeye ve yapılacak düzenlemelere katkı koymaya hazır olduğu ifade edildi.

BELEDİYE İŞTİRAKİ ŞİRKET ÇALIŞANLARI DA 12 BİN TL ASGARİ ÜCRET DESTEĞİNDEN YARARLANABİLECEK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, belediyelere bağlı iştirak şirketlerinde asgari ücret üzerinden sigorta yatırımı yapılan çalışanların da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından sağlanan 12.000 TL’lik asgari ücret desteği kapsamına dahil olduğunu açıkladı.
Bakan Hasipoğlu yaptığı açıklamada, Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele, Lefke başta olmak üzere diğer belediyelere bağlı iştirak şirketlerinde görev yapan ve asgari ücret üzerinden sigorta yatırımı yapılan personelin bu destekten yararlanma hakkına sahip olduğunu vurguladı.

“Belediyelerimizin iştirak şirketlerinde, asgari ücret üzerinden yatırımı yapılan çalışanlarımızın da özel sektör çalışanları gibi destek kapsamı dışında bırakılması söz konusu değildir” diyen Hasipoğlu, destek uygulamasının çalışanlar arasında eşitliği sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini anımsattı.

Hasipoğlu, destekten yararlanmak isteyen çalışanların, ihtiyat.gov.ct.tr adresinden gerekli başvuruları yapabileceklerini ifade ederek, “Tüm hak sahiplerinin başvuru sürecini takip etmelerini ve bu imkândan faydalanmalarını istiyoruz” dedi. Bugün itibariyle 15.750 başvuru yapılmıştır .
Bu destekten faydalanacak olan belediye ve şirket isimleri şunlardır :

1.LEFKOŞA BELEDİYESİ -LEFKOŞA GELİŞiM VE KALKINMA ŞİRKETİ
2.GAZİMAĞUSA BELEDİYESİ-GAMABEL YATIRIM LTD.
3.GİRNE BELEDİYESİ-BELPAZ YATIRIM LTD.
GİR-BEL İŞLETMELERİ LTD.
4.LAPTA-ALSANCAK-ÇAMLIBEL BELEDİYESİ -ALBEL YATIRIM LTD.
5.GÜZELYURT BELEDİYESİ- GÜZBEL YATIRIM LTD.
6.DİKMEN BELEDİYESİ-BELPAK YATIRIM LTD.
7.LEFKE BELEDİYESİ-LEFBEL YATIRIM LTD.
8.MESARYA BELEDİYESİ-MESBELYATIRIM LTD.
9.ÇATALKÖY-ESENTEPE BELEDİYESİ-
ÇESBEL YATIRIM LTD.
10.YENİENKÖY-KARPAZ BELEDİYESİ-
DİPBEL YATIRIM LTD.
11.GECiÇİTKALE-SERDARLI BELEDİYESİ-
GEÇBEL YATIRIM LTD.
12.BEYARMUDU BELEDİYESİ-GÜNMES TİC. ŞTİ. LTD.

İngiliz sömürge idaresine karşı direnişin 68’inci yıl dönümü: Şehitler Lefkoşa’da törenlerle anıldı

27–28 Ocak 1958’de İngiliz sömürge idaresine karşı başlatılan direnişin 68’inci yıl dönümünde şehit düşenler Lefkoşa Şehitler Anıtı ile Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda düzenlenen törenlerle anıldı.

Törenlere, Lefkoşa Kaymakamı Cemal Kuyucu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Lefkoşa Türk Belediyesi temsilcileri ile siyasi parti, dernek, kurum ve kuruluşlar, muharip dernekler ve diğer yetkililer katıldı.

Şehitler Anıtı’ndaki törende, saygı duruşu ve saygı atışının ardından bayraklar İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı ise Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan yaptı.

– Benan: “27–28 Ocak 1958 başkaldırısı, halkın vatan ve bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin simgesidir”

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının ata yadigârı topraklarda onuruyla ve özgürce yaşama iradesini tüm dünyaya ilan ettiği “27–28 Ocak 1958 Başkaldırısı”nın, halkın vatan ve bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin simgesi olduğuna vurgu yaptı.

68 yıl önce gerçekleştirilen barışçıl yürüyüşün, İngiliz sömürge idaresinin orantısız müdahalesi sonucu kanlı bir saldırıya dönüştüğünü hatırlatan Benan, öğrencilerin başlattığı protestolara binlerce Kıbrıs Türkü’nün katıldığını ve Lefkoşa Sarayönü’nde toplanan kalabalığın İngiliz asker ve polisleri tarafından kurulan barikatla durdurulduğunu söyledi.

Kalabalığa göz yaşartıcı bombalarla müdahale edildiğini ifade eden Benan, olaylar sırasında bir İngiliz askeri aracının kalabalığın içine girmesi sonucu dört vatandaşın ezildiğini, Şerife Mehmet isimli kadının olay yerinde şehit olduğunu belirtti. Benan, bugünkü Mücahitler Sitesi’nin bulunduğu bölgede yaralı bir Türk’ü hastaneye götürmekte olan araca ateş açılması sonucu Mustafa Mehmet, İbrahim Ali ve Sermet Ali Kanatlı’nın şehit düştüğünü, Çağlayan Parkı civarında yaşanan olaylarda ise Ahmet Bondigo’nun İngiliz kurşunlarının hedefi olduğunu kaydetti.

Direnişin 28 Ocak’ta da devam ettiğini belirten Benan, Gazimağusa ve Limasol’daki gösterilerde açılan ateş sonucu çok sayıda vatandaşın yaralandığını, Fuat Yusuf ve Safa Muharrem’in ise Gazimağusa direnişinin şehitleri olarak tarihe geçtiğini söyledi.

– “Bu başkaldırı, halkımızın kimliğini cemaat statüsünden Türk halkı statüsüne taşıyan bir dönüm noktası olmuştur”

İngiliz yönetiminin, Enosis hedefiyle sokaklarda olan Rumlara karşı silah kullanmadığını ancak iki gün boyunca Kıbrıs Türk halkına karşı acımasız güç kullandığını ifade eden Benan, “Ancak bu baskılar, Kıbrıs Türkü’nün iradesini kıramamış; aksine bu başkaldırı, halkımızın kimliğini cemaat statüsünden Türk halkı statüsüne taşıyan ve dünya kamuoyunda yankı uyandıran bir dönüm noktası olmuştur.” dedi.

Kıbrıs Türk halkının modern silahlara karşı taş ve sopalarla büyük bir inanç ve kararlılıkla mücadele ettiğini dile getiren Benan, 27–28 Ocak 1958 olaylarının, Kıbrıs Türkü’nün esaret altında yaşamayacağını ve vatanı ile bağımsızlığı uğruna her türlü fedakârlığa hazır olduğunu ortaya koyan tarihi bir irade beyanı olduğunu söyledi.

Benan konuşmasında şöyle devam etti:

“Rum–Yunan ikilisinin Enosis hayali doğrultusunda başlattığı saldırılar karşısında pasif kalan İngiliz sömürge yönetiminin tutumu, Türk halkını sindirmeye yönelik insanlık dışı uygulamalara zemin hazırlamıştır. Ancak Kıbrıs Türkü, tüm bu baskılara rağmen varoluş mücadelesinden asla vazgeçmemiştir.”

Konuşmasında 20 Temmuz 1974’te Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçekleştirdiği müdahale ile Kıbrıs’a barış geldiğini de hatırlatan Benan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadaki barış ve güvenliğin en büyük teminatı olduğunu ifade etti.

– Emanet vurgusu; gelecek kuşaklara taşıma sorumluluğu

“Kıbrıs’ta yeterince acı yaşanmıştır. Savaşın ve çatışmanın ne denli yıkıcı olduğunu en iyi yaşayanlar ve geride kalanlar bilir. Gelecek nesillere daha güvenli bir yarın bırakmak adına geçmişten ders çıkararak barışı, istikrarı ve huzuru korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.” diyen Benan, egemenliğin ve özgürlüğün simgesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, aziz şehitlerin emaneti olduğunu belirterek, bu emaneti korumanın ve gelecek kuşaklara taşımanın en kutsal görev olduğunu kaydetti.

Benan konuşmasının sonunda, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ve vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andı.

– Dualar okundu, şehit kabirleri ziyaret edildi

Anma programı daha sonra Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda devam etti. Saygı duruşu ve saygı atışıyla başlayan tören, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti. Din görevlisi tarafından şehitler için dua okunmasının ardından şehit kabirleri ziyaret edildi.

Şehitler için bu akşam ve yatsı namazları arasında Yenişehir Şehitler Camisi’nde mevlit okutulacak.

Brent petrolün varili 64,47 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 64,47 dolardan işlem görüyor.

Dün 65,75 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 64,94 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.32 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,7 azalarak 64,47 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 60,33 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, Kazakistan’dan arzın yeniden başlayacağına yönelik beklentilerin etkisiyle geriledi.

Kazakistan’ın en büyük petrol sahası olan Tengiz’de üretimin yeniden başlatılacağına yönelik açıklamalar, arzın sıkılaşacağına dair beklentileri zayıflattı.

Kazakistan Enerji Bakanlığı, yangın ve elektrik kesintisi nedeniyle duran üretimin yeniden başlayacağını duyurdu. Kazakistan’ın ana ihracat hattını işleten Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) da Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki terminalinde bakım çalışmalarının tamamlanmasının ardından yükleme kapasitesinin yeniden tam seviyeye çıkarıldığını bildirdi.

Ancak, ABD’de etkili olan şiddetli kış koşullarının üretim ve rafineri faaliyetlerini aksatması ve ABD-İran hattındaki jeopolitik gelişmeler fiyatlardaki düşüşü sınırladı.

Son günlerde İran kaynaklı jeopolitik risklerin artmasıyla yükseliş eğilimi gösteren petrol fiyatları, ABD genelinde etkili olan yoğun kar fırtınasının hafta sonu itibarıyla günlük yaklaşık 2 milyon varile kadar üretimi devre dışı bırakabileceği beklentisiyle destek bulmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump ise, geçen hafta yaptığı açıklamada İran yönüne doğru deniz unsurlarının sevk edildiğini duyurmuş, ancak bu gücün kullanılmasını gerektirecek bir durum oluşmamasını umduğunu ifade etmişti. Konuşlanmanın, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin sürdüğü bir dönemde gerçekleştiği kaydedildi.

Brent petrolde teknik olarak 66,29 dolar direnç, 59,71 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

Küçük ve Denktaş İstanbul’da anıldı

Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş anıldı. Etkinliğe 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da katıldı.

Kıbrıs Türk Kültür Derneğinden yapılan açıklamaya göre, derneğin İstanbul Şubesi ev sahipliğinde Küçük ve Denktaş’ın vefat yıl dönümleri ve Kıbrıs Türk halkının İngiliz sömürge yönetimine başkaldırışının 68. yıl dönümü dolayısıyla “Anma Töreni ve Resim Sergisi” etkinliği düzenlendi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen KKTC’nin İstanbul Başkonsolosu Zalihe Mendeli, bir devlet sahibi olmanın kolay olmadığını ve bu uğurda şehitler verildiğini belirterek, Küçük ve Denktaş ile tüm şehitleri şükran ve minnetle yad etti.

Etkinliğe onur konuğu olarak katılan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Kıbrıs Türk Kültür Derneği Başkanı Başkanı Zehra Bilge Eray da programda konuşma yaptı.

Tatar’ın “Kıbrıs Sevdası” isimli kitabını da imzaladığı program, sergi açılışı ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

27 Ocak 2026 Döviz Kurları

Dolar, Euro ve Sterlin, tarihi zirveden işlem göremeye devam ediyor.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,39 TL, Euro 51,56 TL, İngiliz Sterlini ise 59,43 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.25 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,38 TL, satış fiyatı 43,40 TL.

Euro’nun alış fiyatı 51,53 TL, satış fiyatı 51,59 TL, İngiliz Sterlini ise 59,41 TL’den alınıp 59,44 TL’den satılıyor.

Bugün ve yarın sağanak bekleniyor

Meteoroloji Dairesi yağışlı havanın 31 Ocak Cumartesi’ne kadar devam edeceğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 27 Ocak-2 Şubat dönemine ilişkin hava tahmin raporuna göre bugün ve yarın yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak bekleniyor. Perşembe günü yer yer hafif yağmur, cuma ve cumartesi günü ise yer yer sağanak öngörülüyor.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde genellikle 16-19 derece dolaylarında seyredecek.

Periyodun ilk günleri Güney ve Doğu’dan, diğer günlerde ise Güney ve Batı’dan orta kuvvette zaman zaman kuvvetli rüzgar bekleniyor.

ÜNAL ÜSTEL AÇIKLADI: YENİ STAT İÇİN İHALELER ŞUBAT SONU BAŞLIYOR

Başbakan Ünal üstel tarafından bu yıl başlanacağı açıklanan yeni ve modern 12 bin kişilik stat için 2026 KKTC Bütçesine, ilk etapta kullanılmak üzere 600 Milyon TL kaynak kondu.

Mecliste onaylanan bütçenin Şubat sonu itibarıyla kullanılmaya başlanması ile birlikte yeni stat için ivedi şekilde ihale süreçlerinin başlatılması bekleniyor. Ayrıca statla birlikte çok amaçlı bir kapalı salonunun da hayata geçirilmesinin planlandığı ve büyük olasılıkla stat ile salonun temelinin birlikte atılacağı öğrenildi.