Archives 2026

Üstel: Kimse Hukukun Üzerinde Değildir, Veremeyecek Hesabımız Yok

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hükümetin şeffaflık, hukuk devleti ve sosyal adalet anlayışına vurgu yaptı. Üstel, “Kimse hukukun üzerinde değildir. İddialar varsa Meclis’te araştırılsın, kanıtı olan ortaya koysun” dedi.

Hükümet olarak halka hiçbir zaman “karanlık günler” yaşatmadıklarını savunan Üstel, görev süreleri boyunca refah seviyesini düşürmediklerini ifade etti. Üstel, “Umudu zedelemedik, devleti zaafa uğratmadık. Karanlık günleri kimlerin yaşattığını merak edenler geçmişe dönüp bakabilir. Tarih her şeyi açıkça göstermektedir” diye konuştu.

Konuşmasında hukuk vurgusunu öne çıkaran Başbakan Üstel, Polis Teşkilatı’na ve yargıya olan güvenlerinin tam olduğunu belirtti. Hiçbir olayın üstünün örtülmediğini kaydeden Üstel, “Polis ve yargıya güvenimiz tamdır. Yargının vereceği her karara saygılıyız” ifadelerini kullandı.

İddiaların araştırılmasına açık olduklarını dile getiren Üstel, Meclis’te araştırma komitesi kurulması çağrısında bulundu. Üstel, “Eğer araştırılması gereken bir konu varsa, gelin Meclis’te bir araştırma komitesi kuralım. A’dan Z’ye her şey şeffaf şekilde incelensin. Veremeyecek hesabımız yoktur” dedi.

Ülkede güvenlik zafiyeti olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Üstel, bu iddiaları reddetti. Giriş kapılarına X-ray cihazlarının yerleştirildiğini, havalimanlarında yüz tanıma sistemlerinin kurulduğunu ve Türkiye ile anlık sorgulama altyapısının oluşturulduğunu belirten Üstel, “Bunların hiçbiri geçmişte yoktu. Son dört yılda bu adımları biz attık” şeklinde konuştu.

Silahlı olaylara da değinen Üstel, “Silahı kim patlatmışsa polisimiz 24 saat geçmeden faili ortaya çıkarmaktadır. Hiçbir dosya karanlıkta bırakılmamıştır” diyerek Polis Teşkilatı ve Güvenlik Kuvvetleri’ne teşekkür etti.

Ekonomik koşullara da değinen Başbakan Üstel, hayat pahalılığının bir gerçek olduğunu ancak çalışanların ezdirilmediğini savundu. 2024 yılı içerisinde üç kez hayat pahalılığı artışı verildiğini hatırlatan Üstel, asgari ücretliye her ay 2 bin TL doğrudan destek sağlandığını, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerinin devlet tarafından karşılandığını ifade etti.

Kadın istihdamına yönelik yüzde 100, genel istihdama yönelik ise yüzde 80 prim desteği uygulandığını belirten Üstel, “Tarihte görülmemiş maaş iyileştirmeleri yaptık. Döviz bazında maaşlar tarihin en yüksek seviyelerine çıktı” dedi.

Alt ve üst gelir grupları arasındaki farkın açıldığını kabul eden Üstel, uzlaşı çağrısında bulundu. “Az alana çok, çok alana az verelim” diyen Üstel, bunun mümkün olmaması halinde hayat pahalılığı oranının herkese eşit uygulanabileceğini söyledi. Milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı maaşları için geçici kısıtlama önerisinde de bulunan Üstel, “İlk imzayı atmaya hazırım. Komiteyi kuralım, iki gün içinde sonuçlandıralım” ifadelerini kullandı.

Üstel, konuşmasını “Biz varız, görüşmeye hazırız, sorumluluktan kaçmıyoruz. İstediğiniz komiteyi kurmaya hazırız” sözleriyle tamamladı.

KIB-TEK: Enerji arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımları kararlılıkla atıyoruz

KIB-TEK tarafından yapılan açıklamada, Şubat ayının ikinci yarısında toplam 128 megavatlık üretim kapasitesinin devreye alınacağı duyurularak, “Enerji arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımları kararlılıkla atıyoruz” denildi.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’ndan (KIB-TEK) yapılan yazılı açıklama şöyle:

“Termik santralde meydana gelen arıza ile dizel makinelerde devam eden bakım çalışmaları nedeniyle, ülke genelinde enerji talebinin en yüksek olduğu saatlerde yaşanabilecek olası sıkıntıları, halkımıza yansıtmamak adına alternatif yöntemlerle giderilmiştir.

60 megavatlık termik santralin, olumsuz hava koşulları nedeniyle İstanbul’da bekletilen yedek parçaları ülkeye ulaşmış olup, montaj ve devreye alma çalışmaları başlatılmıştır. Salı günü, yani yarın sabah itibarıyla termik santralin yeniden devreye alınması hedeflenmektedir.

İhale sürecinin uzaması ve yedek parça tedariğinde yaşanan gecikmeler nedeniyle bakımı devam eden, her biri 17 megavat kapasiteli dizel makinelerden 4 numaralı makine devreye alınmıştır. 6 numaralı makinenin ise Cuma günü devreye alınması planlanmakta olup, bu süreçle birlikte mevcut sisteme toplamda 94 megavatlık ek üretim kapasitesi dahil edilecektir.

Şubat ayının ikinci yarısında, 3 ve 8 numaralı dizel makinelerin arıza giderme ve bakım çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte 34 megavatlık ilave enerji üretimi daha sisteme kazandırılacak; böylece toplamda 128 megavatlık üretim kapasitesi devreye alınmış olacaktır.

Kamuoyunda halkımızı endişeye sevk edebilecek açıklamalara itibar edilmemesini, Kurumumuzun enerji arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımları kararlılıkla attığını kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

KAMU MAAŞLARINA İLİŞKİN YASA ÖNERİSİNİN İVEDİLİĞİ KOMİTE’DEN GEÇTİ

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi bugün UBP Milletvekili Komite Başkanı Sunat Atun başkanlığında toplandı.

 

Meclisten verilen bilgiye göre, Komite, gündeminde bulunan ve CTP Milletvekili Devrim Barçın’ın “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) yasa önerisinin ivediliğini ele alarak oy çokluğu ile onayladı ve Genel Kurul gündemine sevk etti.

 

Komite toplantısına, Komite üyeleri UBP Milletvekili Ahmet Savaşan ile Fırtına Karanfil ve CTP Milletvekili Devrim Barçın katıldı.

Üstel: Kimse hukukun üzerinde değildir, iddialar varsa Meclis’te araştırılsın kanıtınız varsa ortaya koyun

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetin şeffaflık, hukuk devleti ve sosyal adalet anlayışını net ifadelerle ortaya koydu. Üstel, “Halkımıza hiçbir zaman karanlık günler yaşatmadık. Kimse hukukun üzerinde değildir” dedi.

Başbakan Üstel, hükümette oldukları süre boyunca refah seviyesini düşürmediklerini vurgulayarak, “Umudu zedelemedik, devleti zaafa uğratmadık. Karanlık günleri kimlerin yaşattığını merak edenler geçmişe dönüp bakabilir. Tarih her şeyi açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı.

“Polise ve yargıya tam yetki verdik”

Konuşmasında hukuk vurgusunu öne çıkaran Üstel, Polis Teşkilatı’na ve yargıya güvenlerinin tam olduğunu belirtti. Hiçbir olayın üstünün örtülmediğini kaydeden Üstel, “Polise tam yetki verdik, yargıya tam yetki verdik. Yargının vereceği her karara saygılıyız” dedi.

Araştırma komitesi çağrısı

Üstel, iddiaların araştırılmasına açık olduklarını vurgulayarak, “Eğer araştırılması gereken bir konu varsa, gelin Meclis’te bir araştırma komitesi kuralım. A’dan Z’ye her şey şeffaf şekilde incelensin. Veremeyecek hesabımız yoktur” diye konuştu.

Güvenlik vurgusu: “Bu ülkede güvenlik zafiyeti yoktur”

Ülkede güvenlik zafiyeti olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Üstel, bu iddiaları reddetti.

Giriş kapılarına X-ray cihazları yerleştirildiğini, havalimanlarında yüz tanıma sistemleri kurulduğunu, tüm teknik kontrol mekanizmalarının hayata geçirilmeye devam ettiğini ve Türkiye ile anlık sorgulama altyapısının oluşturulduğunu belirten Üstel, “Bunların hiçbiri geçmişte yoktu. Son dört yılda bu adımları biz attık” dedi.

Silahlı olaylarla ilgili olarak da konuşan Üstel, “Silahı kim patlatmışsa polisimiz 24 saat geçmeden faili ortaya çıkarmaktadır. Hiçbir dosya karanlıkta bırakılmamıştır. Bu noktada polisimize ve Güvenlik Kuvvetlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Hayat pahalılığı ve ücret politikaları

Ekonomik koşulların zorluğuna dikkat çeken Başbakan Üstel, hayat pahalılığının bir gerçek olduğunu ancak çalışanların bu süreçte ezdirilmediğini söyledi.

2024 yılında bir yıl içinde üç kez hayat pahalılığı artışı verildiğini hatırlatan Üstel, asgari ücretliye her ay doğrudan 2.000 TL destek sağlandığını, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerinin de devlet tarafından üstlenildiğini açıkladı.

Kadın istihdamına yönelik yüzde 100 prim desteği ve genel olarak yüzde 80 prim desteği uygulamalarını da hatırlatan Üstel, “Tarihte görülmemiş maaş iyileştirmeleri yaptık. Döviz bazında maaşlar tarihin en yüksek seviyelerine çıktı” dedi.

Fedakarlık çağrısı

Alt ve üst gelir grupları arasındaki makasın açıldığını kabul eden Üstel, uzlaşı çağrısı yaptı.

“Az alana çok, çok alana az verelim” diyen Üstel, bunun mümkün olmaması halinde hayat pahalılığı oranının herkese eşit uygulanabileceğini söyledi. Milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı maaşları için de geçici kısıtlama öneren Üstel, “İlk imzayı atmaya hazırım. Komiteyi kuralım, iki gün içinde sonuçlandıralım” dedi.

Konuşmasını “Biz varız, görüşmeye hazırız, sorumluluktan kaçmıyoruz, istediğiniz komiteyi de kurmaya hazırız. Bu arada hem Ad-Hoc hem de normal komite önerilerimizi de yapmış durumdayız” sözleriyle tamamladı.

 

 

ÇAVUŞ: 2024 BOYUNCA SUYA TEK KURUŞ ZAM YAPMADIK

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, CTP Milletvekili Erkut Şahali’nin su fiyatları üzerinden yönelttiği eleştirilere yanıt verdi. Çavuş, 2024 yılı boyunca suya hiçbir zam yapılmadığını vurgulayarak, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

“FİYAT GÜNCELLEMESİ YAPILMASI GEREKİYORDU, YAPILMADI”
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, 2025 yılı Ocak ayında su fiyatlarında güncelleme yapılması gerektiğini ancak bu güncellemenin hayata geçirilmediğini belirtti. Belediyelere yansıtılması gereken maliyetlerin vatandaşa aktarılmadığını kaydeden Çavuş, bu yükün devlet tarafından üstlenildiğini ifade etti.

306 MİLYON TL’LİK YÜK MALİYE TARAFINDAN KARŞILANDI
Çavuş, yaklaşık 306 milyon TL’lik maliyetin Maliye Bakanlığı tarafından karşılandığını belirterek, vatandaşın korunmasının öncelik olduğunu vurguladı. Yapılan düzenlemelerin yalnızca elektrik fiyatları ile bakım ve onarım giderlerine ilişkin olduğunu söyleyen Çavuş, su üzerinden hayat pahalılığı eleştirisi yapılmasının doğru olmadığını kaydetti.

“VATANDAŞIN CEBİ KORUNDU”
Bakan Çavuş, hükümetin temel yaklaşımının vatandaşın cebini korumak olduğunu belirterek, su fiyatları konusunda kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.

ÇAVUŞ: “KİRLİSİNİZ” İTHAMINI KABUL ETMİYORUM

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda kendi sine ve diğer milletvekillerine yönelik ithamlara sert tepki gösterdi. Çavuş, kanıtlanmamış suçlamaların Meclis kürsüsünden dile getirilmesini kabul etmediğini vurguladı.
Genel Kurul’daki tartışmalar sırasında yapılan ithamlara yanıt veren Hüseyin Çavuş, şahsına ve çalışma arkadaşlarına yönelik suçlayıcı ifadeleri reddetti. “Ben kirli biri değilim, arkadaşlarım da değildir” diyen Çavuş, bu tür söylemlerin yalnızca siyasileri değil, ailelerini de olumsuz etkilediğini söyledi.

“ELEŞTİRİYE AÇIĞIZ, SUÇ İSNADINA DEĞİL”
Basının eleştiri ve haber yapma hakkına saygı duyduklarını belirten Çavuş, ancak suç isnadı içeren, kanıta dayanmayan ifadelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İki buçuk yıldır bakanlık görevini yürüttüğünü hatırlatan Çavuş, yanlış ya da gizlenecek bir işi olmadığını ifade etti.

“HATALAR OLABİLİR AMA YARGIYA GÜVENİYORUZ”
Konuşmasının devamında her hükümet döneminde hatalar ve zafiyetler yaşanabileceğini belirten Çavuş, bu noktada yargının devreye girmesinin önemine dikkat çekti. Halen yargıda devam eden ve yıllardır sonuçlanmamış davalar olduğunu hatırlatan Çavuş, hükümet olarak yargıya güvendiklerini ve süreci yakından takip ettiklerini söyledi.

HASİPOĞLU: AMAÇ ÜCRET ÖDEMELERINI ŞEFFAF, İZLENEBİLİR VE DENETLENEBİLİR HALE GETİRMEK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu,Meclis Genel Kurul’unda beş ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde ücretlerin elden veya nakit olarak değil, banka hesabına yatırılarak ödenmesi öngören yasa tasarısına ilişkin konuştu.
Yasa tasarısının , ücretin ne kadar olduğuna değil, ücretin nasıl ödendiğine ilişkin olduğunu söyleyen Bakan Hasipoğlu amacın işçi ile işveren arasındaki ilişkiyi zorlaştırmak değil; ücret ödemelerini şeffaf, izlenebilir ve denetlenebilir hale getirmek olduğunu kaydetti.Hasipoğlu “Tasarı ile beş ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde ücretlerin elden veya nakit olarak değil, banka hesabına yatırılarak ödenmesi öngörülmektedir. Bu sınır rastgele belirlenmiş değildir. Küçük esnafı ve mikro işletmeleri koruyan; ancak kayıt dışılığın ve usulsüzlük riskinin fiilen arttığı işletme ölçeğine odaklanan ölçülü ve dengeli bir tercihtir.Banka yoluyla ücret ödenmesi, çalışanın ücretini tam, zamanında ve ispatlanabilir şekilde almasını güvence altına almaktadır.” Dedi. İşletmelerimizi bu ödeme şekline hazırlamak adına 31 Mart 2026 tarihinde bu uygulama başlayacak .
Hasipoğlu elden ödemelerde sıklıkla karşılaşılan eksik ödeme, bordroda yazılı ücret ile fiilen ödenen ücret arasındaki farklar, fazla mesai ve primlerin gizlenmesi gibi uygulamaların önüne geçilmesinin hedeflendiğini dile getirerek, bu yönüyle düzenlemenin, işvereni cezalandıran değil; çalışanı koruyan bir sosyal devlet uygulaması olduğunun altını çizdi.
Hasipoğlu “Aynı zamanda bu düzenleme, kayıt dışı istihdam ve gri ücret uygulamalarıyla mücadelede önemli bir araçtır.
Ücretlerin banka üzerinden ödenmesi; sosyal sigorta primlerinin doğru yatırılmasını, vergi matrahının gerçek ücret üzerinden oluşmasını ve denetimlerin belgeye dayalı, hızlı ve etkin biçimde yapılmasını mümkün kılmaktadır.
Böylece hem kamu gelirleri korunmakta hem de kurallara uyan işverenlerle kayıt dışı uygulamalara başvuranlar arasındaki haksız rekabet ortadan kaldırılmaktadır.” İfadelerini kullandı.
Bu düzenlemeni sadece , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne özgü bir uygulama olmadığına da dikkat çeken Bakan Hasipoğlu ,
Avrupa ülkelerinde ücretlerin banka hesabına veya izlenebilir ödeme araçlarıyla ödenmesi uzun yıllardır yerleşik bir standart olduğunu dolayısıyla,
bu tasarının , Avrupa normlarından bir sapma değil; aksine bu normlarla uyum sağlama iradesinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti.
“BU YASADA ÇAĞDAŞ BİR SOSYAL HUKUK DÜZENLEMESİDİR”
Tasarıda öngörülen beş çalışan sınırının , sosyal denge gözetilerek belirlendiğini de söyleyen Hasipoğlu,
“Amaç, küçük işletmeleri zorlamak değil; kayıt dışı riskin yoğunlaştığı alanlarda düzeni, hakkaniyeti ve şeffaflığı sağlamaktır.Sonuç olarak bu yasa tasarısı; çalışanların ücret hakkını güçlendiren, kayıt dışı istihdamı ve ücret hilelerini azaltan, Avrupa uygulamalarıyla uyumlu, işverenler açısından da şeffaflık ve hukuki güvence sağlayan çağdaş bir sosyal hukuk düzenlemesidir.” Dedi.

ÜSTEL: HİÇBİR KONUNUN ÜSTÜ ÖRTÜLMEDİ, POLİS VE YARGIYA GÜVENİMİZ TAM

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda hükümetin icraatlarını savundu, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi ve iddiaların A’dan Z’ye araştırılması için komite kurulmasını önerdi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplandı. Genel Kurul’da Başbakan Ünal Üstel söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, muhalefetin eleştirilerine ve iddialara yanıt verdi.

“Bugün özel bir gündü, gecikmenin nedeni cenazelerdi”

Başbakan Ünal Üstel, konuşmasının başında Genel Kurul’un geç açılmasına ilişkin açıklama yaptı. Üstel, günün özel bir gün olduğunu ve cenazeler nedeniyle bazı milletvekillerinin Meclis’e geç ulaştığını söyledi. Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı, grup başkan vekilleri ve kendi grup başkan vekilleri aracılığıyla bilgilendirme yapıldığını belirten Üstel, bu nedenle kısa bir gecikme yaşandığını ifade etti.

“Hükümete geldiğimiz günden beri halkımıza karanlık gün yaşatmadık”

Üstel, Ulusal Birlik Partisi, Yeniden Doğuş Partisi ve Demokrat Parti hükümetinin göreve geldiği günden bu yana halkın refah seviyesini düşürmediklerini söyledi. Üstel, hiçbir zaman ülkeye ve halka karanlık günler yaşatmadıklarını belirterek, geçmiş dönemlere bakıldığında bu durumun açıkça görülebileceğini dile getirdi.

“Polise de yargıya da tam yetki verdik”

Gündeme getirilen iddialara değinen Üstel, polis teşkilatına ve yargıya güvenlerinin tam olduğunu vurguladı. Hiçbir konunun üstünün örtülmediğini ifade eden Üstel, polise ve yargıya tam yetki verdiklerini, yürütülen soruşturmalara ve yargı süreçlerine saygılı olduklarını söyledi. Üstel, yargılama tamamlanmadan hiç kimsenin suçlu ilan edilmesine izin vermeyeceklerini de kaydetti.

“Dokunulmazlık anayasal bir haktır, yargı yolu açıktır”

Üstel, milletvekillerinin dokunulmazlığının anayasal bir hak olduğunu belirterek, bir milletvekilinin beş yıllığına seçildiğini ve görev süresi sonunda yargı yolunun her zaman açık olduğunu ifade etti. Geçmişte bazı milletvekillerinin kendi isteğiyle dokunulmazlığını kaldırarak yargıya gittiğini ve ceza almadığını hatırlatan Üstel, hükümetin kimseyi aklamadığını, yargı sürecini de kapatmadığını söyledi.

“Gelin hep birlikte komite kuralım, A’dan Z’ye araştıralım”

Üstel, muhalefetin araştırma taleplerine açık olduklarını vurgulayarak, Meclis’te bir komite kurulabileceğini söyledi. Üstel, karanlık günler, usulsüzlük iddiaları ve geçmiş dönem uygulamalarının A’dan Z’ye araştırılabileceğini ifade etti. Şeffaflıktan yana olduklarını belirten Üstel, polisin her konuyu araştırması için yetkilendirildiğini dile getirdi.

Başbakan Üstel, güvenlik konusuna da değinerek, son yıllarda giriş kapıları, limanlar ve havalimanlarında güvenlik önlemlerinin artırıldığını, termal kameralar, X-ray cihazları ve yüz tanıma sistemlerinin kurulduğunu söyledi. Üstel, güvenlik güçlerinin olaylara hızlı müdahale ettiğini ve faillerin kısa sürede tespit edildiğini belirtti.

Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu toplandı

 Meclis Genel Kurulu, Ziya Öztürkler başkanlığında saat 14.40’da toplandı.

Genel Kurul’un gündeminde bugün, TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ulusal Coğrafi Veri Altyapısının (KKTC-UCVA) Kurulmasına İlişkin Protokol (Onay) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurul’da ayrıca, “Pul (Değişiklik) Yasa Tasarısı”, “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile Sayıştay Komitesi’nin, Gönyeli Belediyesi 2007 Mali Yılı Kesin Hesaplarının Denetimi Hakkındaki Sayıştay Denetim Raporu görüşülecek.

Celal Bayar: 27-28 Ocak direnişinin en önemli sonucu Türkiye’nin TMT’nin kuruluşuna onay vermesidir

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar, 27-28 Ocak 1958 direnişinin Kıbrıs Türk halkının sömürge yönetimine karşı tarihsel şahlanışı olduğunu belirterek, direnişin en önemli sonucunun Türkiye’nin Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşuna onay vermesi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar, 27-28 Ocak 1958 eylemlerinin Kıbrıs Türk halkının İngiliz Sömürge Yönetimi’ne ve tüm dünyaya karşı şahlanış ve direnişi günü olduğunu belirterek, bu direnişin en önemli sonucunun ise Türkiye’nin Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşuna onay vermesi olduğunu kaydetti.

Bayar, 27-28 Ocak 1958 olaylarının 68’inci yıldönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Kıbrıslı Türklerin 27- 28 Ocak 1958’de bu adada “Ben de varım ve söz sahibiyim” diye dünyaya en gür sesiyle haykırdığı günün 68. yıldönümü olduğunu söyledi.

Bayar, İngiliz askerlerinin 27 Ocak 1958’de lise öğrencilerinin düzenlediği Taksim mitingini, durdurmak ve dağıtmak istediğini ve bunun için şiddet kullandığını, halk üzerine ateş açtığını, cop ve göz yaşartıcı bomba kullandığını, kalabalığın üzerine zırhlı araç sürdüğünü ve iki masum yurttaşı şehit ettiğini anlattı.

Olayların ertesi gün diğer bölgelere da yayılarak devam ettiğini belirten Bayar, İngiliz Sömürge İdaresi’ne karşı direnişe dönüşen olaylarda, iki günde Lefkoşa’da beş ve Gazimağusa’da iki olmak üzere yedi şehit verildiğini anımsattı.

Bayar mesajında şu ifadelere yer verdi:

“O güne kadar, Rumların ve EOKA’nın kanlı eylemlerine bu denli bir şiddet kullanılmamıştı. Türkler söz konusu olunca İngiliz aslan kesilmiş ancak Türkleri durduramamıştır. 27-28 Ocak Direnişi Kıbrıs Türklerinin ENOSİS ve Sömürge İdaresine karşı şahlandığı tarihi günün yıldönümüdür.”

Ortaya konan direnişin en önemli sonucunun Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) kuruluşuna onay vermesi olduğuna işaret eden Bayar mesajında, “Diğer önemli bir sonuç da 1960 Antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasında elde ettiğimiz kazanımlardır. Ancak ENOSİS hayallerinden vazgeçmeyen Rum tarafı, 1963 Kanlı Noel saldırılarıyla haklarımızı silah ve katliamlarla yok etmek istediler. TMT ve Kahraman Türk halkı buna izin vermedi.” ifadelerini kullandı.

Bayar, başta 27-28 Ocak olaylarında yaşamını yitiren şehitler olmak üzere tüm şehitleri saygı ve şükranla andıklarını belirterek, şehitlere Allah’tan rahmet diledi.

Berova: “27-28 Ocak direnişi, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesidir”

Maliye Bakanı Özdemir Berova 27-28 Ocak Direnişi’nin Kıbrıs Türk halkını bugünlere taşıyan en önemli tarihsel dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, bu direnişin halkın varoluş ve özgürlük mücadelesindeki kararlılığını tüm dünyaya gösterdiğini ifade etti.

Berova, 27-28 Ocak 1958 direnişinin 68’inci yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Berova mesajında şu ifadelere yer verdi:

“27-28 Ocak 1958 Direnişi, Kıbrıs Türk halkının İngiliz sömürge yönetimine karşı ortaya koyduğu büyük ve onurlu bir toplumsal direniştir.

Bu direniş, Kıbrıs Türk halkının özgürlük, bağımsızlık ve egemenlik mücadelesini açıkça ortaya koymuş; halkımızın haklarını savunacak güçte olduğunu, birlik ve beraberlik içinde örgütlenerek mücadele edebileceğini tüm dünyaya göstermiştir.

İngiliz sömürge yönetimine karşı göğsünü siper ederek şahlanan Kıbrıs Türk halkının verdiği bu onurlu mücadele, bugün sahip olduğumuz kazanımların temelini oluşturmuştur.

27-28 Ocak Direnişi, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesidir.

27-28 Ocak 1958 direnişinin 68’inci yıl dönümünde, toprağı vatan yapan ve şahadet mertebesine ulaşan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; halkımızın onurlu direnişini bir kez daha selamlıyorum.”

Japonya’da, Çin’e gönderilecek pandalara veda için binlerce kişi hayvanat bahçesine akın etti

Japonya ile Çin arasında Tayvan gerilimi sürerken Tokyo yönetimi, ülkedeki son 2 pandayı Çin’e iade etmeden önce binlerce ziyaretçi hayvanat bahçesine akın etti.

Kyodo ajansının haberine göre, 2021’de Ueno Hayvanat Bahçesi’nde doğan pandalar “Xiao Xiao” ve kız kardeşi “Lei Lei” yarın Çin’e iade ediliyor.

İkiz pandaların iadesi öncesi halka açık ziyaretin son gününde binlerce kişi hayvanat bahçesine akın etti.

Tokyo Metropol Hükümetinin açıklamasına göre, Ueno Hayvanat Bahçesi’ndeki pandaları ziyaret için son günde 4 bin 400 kişilik rezervasyon kontenjanının 24,6 katı çevrim içi başvuru alındı.

“Xiao Xiao” ve “Lei Lei”nin yarın Çin’e gönderileceği, 28 Ocak’ta da Çin’de yaşayacakları tesise varacağı belirtildi. Pandaların iade edilmesiyle Japonya, 50’yi aşkın yıl sonra pandasız kalacak.

Çin ilk kez 1972’de Japonya ile normalleşen ikili ilişkilerin anısına Tokyo’daki Ueno Hayvanat Bahçesi’ne panda hediye etmişti.

Japonya ile Çin arasında dostluğun simgesi olarak görülen yeni panda gönderilmesine ilişkin beklentiler ise Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin Tayvan’a ilişkin açıklamalarının ardından iki ülke ilişkilerinde yaşanan gerilim nedeniyle belirsizliğini koruyor.

Çin ile Japonya arası gerginlik

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin, 7 Kasım 2025’te Japon Parlamentosu Diet’teki oturumda, Tayvan Boğazı’na yönelik müdahaleyi “ülkesinin varlığını tehdit eden durum” olarak değerlendireceğine ve askeri güç kullanabileceğine ilişkin sözleri, bölgeyi topraklarının parçası gören Çin’in tepkisine yol açmıştı.

Takaiçi’nin sözleriyle ilk kez bir Japonya başbakanı, Tayvan’ın işgali halinde Japonya’nın askeri güç kullanacağına ilişkin açık beyanda bulunarak, ülkenin bu konuda benimsediği “stratejik belirsizlik” politikasından farklı tavır sergilemişti.

Japon Başbakan, tepkiler üzerine Tayvan’a ilişkin sözlerinin varsayımsal olduğunu, gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını belirtmiş ancak sözlerini geri almayı reddetmişti.

Bunun üzerine Pekin yönetimi, Japonya’nın Pekin Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırarak protesto notası vermişti.

Çin Dışişleri Bakanlığı, Japonya’da güvenlik koşullarının uygun olmadığı gerekçesiyle seyahat, Çin Eğitim Bakanlığı ise eğitim uyarısı yayımlamıştı.

Galatasaray’ın maçına İspanyol hakem

UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 8. haftasında oynanacak Manchester City – Galatasaray karşılaşmasında İspanyol hakem Alejandro Hernandez düdük çalacak.

UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 8. haftasında temsilcimiz Galatasaray, 28 Ocak Çarşamba günü TSİ 23.00’te deplasmanda İngiliz ekibi Manchester City ile karşılaşacak.

Bu müsabakayı İspanya Futbol Federasyonu’ndan Alejandro Hernandez yönetecek. Hernandez’in yardımcılıklarını Jose Naranjo ile Diego Sanchez Rojo yapacak.

Mücadelenin dördüncü hakemi de Jose Luis Munuera olacak. Maçta VAR’da Carlos del Cerro Grande, AVAR’da da Robert Schröder görev alacak.

İran: Her türlü saldırıya geniş kapsamlı karşılık verilecektir

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin ülkesine askeri saldırıya hazırlandığı yönündeki iddialara ilişkin, her türlü saldırıya “geniş kapsamlı” karşılık verileceğini söyledi.

Tesnim Haber Ajansı’na göre, Bekayi, haftalık basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

ABD’nin İran’a saldırıya hazırlandığı iddialarına ilişkin bir soru üzerine Bekayi, “İran, hem kapasite ve kabiliyetlerine hem de haziran ayı (savaşı) dahil geçmiş tecrübelerine güvenmektedir. Daha güçlü durumdayız. İran, her türlü saldırıya daha geniş kapsamlı ve pişman edici bir karşılık verecektir.” dedi.

Askeri güç sevkiyatı ve askeri tehditlerin, uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu belirten Bekayi, “Savaş gemilerinin bölgeye sevk edilmesi, İran’ın kendi varlığını savunma konusundaki irade ve kararlılığında en küçük bir zafiyet oluşturmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Haziran ayındaki saldırıların devamı niteliğinde, geçmişte olduğu gibi şu anda da hibrit bir savaşla karşı karşıya olduklarını söyleyen Bekayi, şunları kaydetti:

“Son birkaç ayda ABD ve Siyonist rejim kaynaklı iddialar veya tehditlerle karşı karşıyayız. Bölge ülkeleri, bölgede yaşanacak herhangi bir emniyet sorununun hedefinin yalnızca İran olmadığının farkındadır. Bu nedenle bölge ülkeleri arasında ortak bir kaygı söz konusudur.”

Ayrıca Bekayi, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un mesaj alışverişinde bulundukları iddialarını da yalanladı.

Asgari Ücret Desteğine İki Günde 11 Bin Başvuru

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, asgari ücret desteği için başvuruların 28 Şubat’a kadar süreceğini, kriterleri karşılayanlara toplam 12 bin TL destek verileceğini ve TC vatandaşlarını da kapsayacak yeni bir model üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan HasipoğluKıbrıs’ta Sabah programında asgari ücretliye yönelik 12 bin TL’lik destek uygulamasına ilişkin açıklamalarda bulundu. KIBRIS TV’de Eda Alisinanoğlu’nun sorularını yanıtlayan Hasipoğlu, destek başvurularına yoğun ilgi olduğunu ve kapsamın genişletilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

“İki günde 11 bin başvuru alındı”

Hasipoğlu, asgari ücret desteği için bakanlığa bağlı çevrim içi portalın açılmasının ardından iki gün içinde yaklaşık 11 bin başvuru yapıldığını açıkladı. Başvuruların 28 Şubat tarihine kadar devam edeceğini belirten Hasipoğlu, kriterleri karşılayan çalışanlara 6 bin TL’si ocak, 6 bin TL’si mart ayında olmak üzere toplam 12 bin TL’nin doğrudan banka hesaplarına yatırılacağını kaydetti.

Destekten KKTC vatandaşı, sigortalı ve belirlenen gelir eşiği içinde kalan asgari ücretlilerin yararlanabildiğini ifade eden Hasipoğlu, Kasım ayı bordrolarının esas alındığını, asgari ücretin yaklaşık yüzde 5 üzerinde geliri olanların da kapsama dahil edildiğini söyledi.

Türkiye ve üçüncü ülke vatandaşları için yeni destekler

Programda önemli bir başlığa daha değinen Hasipoğlu, mevcut uygulamanın Yerli İş Gücünü Destekleme Fonu kapsamında hayata geçirildiğini anımsatarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile üçüncü ülke vatandaşlarının mağdur edilmemesi için de yeni destek mekanizmaları üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Hasipoğlu, daha önce prim destekleri sağlandığını hatırlatarak, önümüzdeki haftalarda Türkiye ve üçüncü ülke vatandaşlarını kapsayacak, net asgari ücrete yansıyacak yeni uygulamaların kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Bu çalışmaların, Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan çalışma hayatına ilişkin iş birliği protokolleri çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti.

“Destek, primlerden değil fondan karşılanıyor”

Sağlanan 12 bin TL’lik desteğin, vatandaşların primleri ya da İhtiyat Sandığı kaynaklarından değil, yabancıların çalışma izinlerinden elde edilen gelirlerle oluşturulan Yerli İş Gücünü Destekleme Fonundan karşılandığını vurgulayan Hasipoğlu, uygulamanın sosyal devlet anlayışının bir gereği olduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, bu destekle birlikte asgari ücretteki toplam artış oranının yüzde 22,90’a ulaştığını, hükümetin hem çalışanı koruyan hem de işveren üzerindeki yükü dengeleyen bir politika izlediğini sözlerine ekledi.

Çin ordusunun en kıdemli generali, nükleer sırları ABD’ye mi verdi?

Çin’de Merkezi Askeri Komisyon Başkan Yardımcısı Orgeneral Cang Youşia’nın, nükleer programa ilişkin gizli bilgileri ABD’ye sızdırmakla suçlandığı soruşturma başlatıldığı öne sürüldü.

Çin’de ülkenin en kıdemli generali, orduyu yöneten Merkezi Askeri Komisyonun (MAK) Başkan Yardımcısı Orgeneral Cang Youşia’nın hakkında başlatılan soruşturmada, ülkenin nükleer programına ilişkin gizli bilgileri ABD’ye sızdırmakla suçlandığı ileri sürüldü.

Wall Street Journal gazetesinin, “suçlamalarla ilgili, üst rütbeli komutanlara yönelik bilgilendirme toplantısına katılan kişilere” dayandırdığı habere göre, Cang’ın, Çin’in nükleer programıyla ilgili teknik bilgileri ABD’ye aktardığı ve bu suretle ulusal güvenlik açığına yol açtığı iddia edildi.

Söz konusu iddiaya ilişkin bulguların, Çin’in askeri ve sivil nükleer programlarının yürütülmesinden sorumlu Çin Ulusal Nükleer Şirketinin (CNNC) eski Genel Müdürü Gu Cün hakkında başlatılan soruşturmadan elde edildiği aktarıldı.

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkezi Disiplin İnceleme Komisyonu ve Çin Ulusal Denetleme Komisyonu, 19 Ocak’ta sivil bir yönetici olan Gu hakkında soruşturma başlatıldığını bildirmişti.

Eski Savunma Bakanı’nın atamasını rüşvet karşılığında sağladığı iddiası

Öte yandan Çinli generalin, uzun yıllar başında bulunduğu MAK’ın askeri donatım ve modernizasyondan sorumlu Donanım Geliştirme Dairesi’ndeki terfi ve görevlendirmeler için rüşvet aldığı ve bu arada eski Savunma Bakanı Li Şangfu’nun göreve atanmasını da büyük miktarda rüşvet karşılığında sağladığı ileri sürüldü.

Eski Savunma Bakanı Li, 2023 yılında bir süre gözlerden kaybolduktan sonra görevden alınmış ve ertesi yıl hakkında yolsuz soruşturması başlatılmıştı.

Cang’ın ordu donatım ve savunma sanayi alanındaki sahip olduğu yetkiyi kötüye kullanarak ordu içinde nüfuz ağları kurmak ve siyasi hizipler oluşturmakla suçlandığı belirtildi.

Cang ile birlikte soruşturulan Genelkurmay Başkanı Liu Cınli’nin benzer suçlamalarla karşı karşıya olduğu, soruşturma kapsamında her iki generale yakın olan bazı subayların da telefonlarına el konulduğu ileri sürüldü.

Şi ile aile dostluğu olan bir isim

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile geçmişe dayalı aile dostluğu bulunan Cang, Çin ordusu içinde ona en yakın isimlerden birisi olarak biliniyordu.

Şi ve Cang’ın, her ikisi de Şaanşi eyaleti yerlisi olan babaları, iç savaşta Mao Zıdong önderliğindeki Komünist milislerin önde gelen siyasi ve askeri figürleri arasındaydı.

Cang’ın babası Cang Congşün, Çin Halk Kurtuluş Ordusunun (ÇHKO) Kuzeybatı Saha Ordusu komutanı iken Şi’nin babası Şi Congşün, bu ordunun siyasi komiseriydi.

2011 yılında orgeneralliğe terfi eden 75 yaşındaki Cang, 2012’de, Şi’nin Çin Komünist Partisi (ÇKP) Genel Sekreteri seçilmesinin ardından o zamanki adıyla Genel Silahlanma Dairesi olan ordu donatım biriminin başına getirilmişti.

Cang, Devlet Başkanı Şi’nin iktidarında ordunun reformu ve modernizasyonu için başlattığı hamlelerin yürütülmesinde kilit rol oynamıştı.

ÇHKO’nun en üst yönetim organı olan 7 kişilik Merkezi Askeri Komisyonun 2 başkan yardımcısından birisi olan Orgeneral Cang, ordunun en kıdemli askeri konumundaydı. Cang, aynı zamanda ÇKP’nin en üst yönetim organı olan 24 kişilik Siyasi Büro’nun da üyesiydi.

Ordudaki yolsuzluk soruşturmaları

Çin’de son yıllarda silahlı kuvvetleri hedef alan yolsuzluk soruşturmaları kapsamında çok sayıda üst düzey asker görevden alınmış, partiden ihraç edilmiş veya meclis üyeliklerinden çıkarılmıştı.

2023’te stratejik caydırıcılık bakımından kritik nükleer silahlar ve uzun menzilli füzelerden sorumlu Roket Kuvvetlerini ve ardından 2024’te askeri donatım ve modernizasyondan sorumlu Donanım Geliştirme Dairesini hedef alan soruşturmalar başlatılmıştı.

Soruşturmaların ardından daha önce bu birimlerin komutanlıklarını yapan halef ve selef iki Savunma Bakanı Orgeneral Vey Fınghı ve Orgeneral Li Şangfu, ordudan ve partilerinden ihraç edilirken, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılanmıştı.

Öte yandan Merkezi Askeri Komisyonu Başkan Yardımcısı, Çin’in en kıdemli ikinci askeri konumundaki Orgeneral Hı Veydong ile Siyasi Çalışma Dairesi Direktörü Oramiral Miao Hua da haklarında yürütülen soruşturmalar nedeniyle ordudan ve partiden ihraç edilmişti.

Brent petrolün varili 65,49 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 65,49 dolardan işlem görüyor.

Cuma günü 65,47 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 65,40 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.55 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,13 artarak 65,49 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 61,40 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarındaki kısmi yükselişte, ABD’nin İran’a karşı olası bir askeri müdahale yapabileceğine yönelik beklentiler etkili oldu.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD’nin İran’a saldırı düzenleyip düzenlemeyeceğine ilişkin tartışmalar sürerken “iki ülke arasındaki yakın stratejik ilişkiyi” görüştü.

İsrail ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısının Tahran yönetiminin misillemesine yol açabileceği ihtimaline karşı İsrail ordusunun tüm cephelerde hazırlık içinde olduğunu söyledi. Bu gelişmeler, piyasalardaki jeopolitik risk beklentilerini artırarak fiyatları destekledi.

Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland konusundaki tutumu da yakından takip ediliyor. Trump, tarife uygulama kararından geri adım atsa da bölgeyle ilgili olası müzakerelere dair belirsizliklerin devam etmesi risk algısı üzerinde etkili oluyor.

Arz fazlası endişeleri fiyatları baskılıyor

Jeopolitik gelişmelere karşın yatırımcılar, uzun vadeli görünüm konusunda temkinli olmaya devam ediyor. Özellikle OPEC dışı üreticilerden gelen arzın güçlü kalması, üretim artışının talebi aşması durumunda küresel petrol piyasalarının yılın ilerleyen dönemlerinde arz fazlası riskiyle karşı karşıya kalabileceği endişelerini canlı tutuyor.

Öte yandan, yatırımcılar bu hafta yapılması planlanan ABD Merkez Bankası (Fed) para politikası toplantısını da yakından takip edecek.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in bu haftaki toplantısında politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, bankanın yılın ilk faiz indirimini haziran ayında yapabileceği öngörülüyor.

Brent petrolde teknik olarak 66 dolar direnç, 58,60 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

İsrail, ABD’nin muhtemel İran saldırısına hazırlık yapıyor

İsrail ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısının Tahran yönetiminin misillemesine yol açabileceği ihtimaline karşı İsrail ordusunun tüm cephelerde hazırlık yaptığını açıkladı.

ABD Başkanı Trump’ın, İran’a doğru giden büyük bir Amerikan filosunun bulunduğu açıklamasının ardından bölgede gerginlik artmaya devam ediyor.

Kanal 12 televizyonuna açıklama yapan İsrail ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo, ABD’nin İran’a saldırma olasılığı çerçevesinde İsrail ordusunun yaptığı hazırlıklara değindi.

“AMERİKALILARIN ASKERİ YIĞINAĞINI GÖRÜYORUZ”

Tümgeneral Milo, “Amerikalıların hem Basra Körfezi’ne hem de Orta Doğu geneline yaptığı askeri yığınağı görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bu durumun nereye gideceğini bilmiyoruz.” diyen Milo, Washington’un Tahran’a saldırmayı seçmesi halinde bunun İsrail’i de etkileyebileceğini ve İran’ın vereceği yanıtın kendileri üzerinden olma ihtimalinin bulunduğunu vurguladı.

İsrailli general, ayrıca Hizbullah’ın daha geniş bir çatışmaya dahil olup olmayacağının yakından izlendiğini belirterek, “Çok dikkatliyiz, hazırlıklıyız ve hem güçlü savunma hem de taarruz hazırlıkları yapıyoruz.” diye konuştu.

ORDU HAZIRLIK SEVİYESİNİ YÜKSELTTİ

Türkiye ve Katar’ın bölgesel dengeler açısından “büyük bir sorun” olduğunu ileri süren Tümgeneral Milo, Suriye’ye ilişkin olarak sahadaki durumun “karmaşık ve zor” olduğunu, İsrail ordusunun güneyinde işgali sürdürdüğü Suriye’de saldırılara devam edeceğine işaret etti.

İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin muhtemel İran saldırısına atıfla, İsrail ordusunun hafta boyunca tüm alanlarda yaşanabileceklere karşı hazırlık seviyesini yükseltmeye yoğunlaştığını duyurmuştu.

“İSRAİL SALDIRI PLANINI BEĞENMEDİ” İDDİASI

Amerikan Axios haber platformunun ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Trump, önceki hafta Beyaz Saray’da yapılan İran toplantısından önce bu ülkeye yönelik saldırı emri vermeye hazırdı.

Haberde görüşlerine yer verilen ABD’li bir yetkili, durumun ciddiyetini anlatarak, “Gerçekten çok yakındı. Ordu çok hızlı bir şekilde harekete geçmeye hazırdı. Ancak o emir hiç gelmedi.” ifadelerini kullandı.

Yetkili, salı günkü toplantı öncesinde İsrail, Suudi Arabistan ve İranlı yetkililerle yapılan diplomatik temaslardan çıkan sonuçların ele alındığını ve bölgedeki ABD müttefiklerinin olası bir saldırıya soğuk baktıklarını ilettiklerini söyledi.

Ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Trump’a, “İsrail’in İran’ın misillemesine hazırlıklı olmadığını” ve “önerilen ABD planının yeterli güce sahip olmadığını” söylediği aktarıldı. Benzer şekilde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın da bu konuya ilişkin derin endişelerini dile getirdiği kaydedildi.

“AMERİKAN FİLOSU İRAN’A DOĞRU İLERLİYOR”

ABD Başkanı Trump da geçen hafta Davos’taki 56. Dünya Ekonomi Forumu’ndan (WEF) Washington’a dönerken yaptığı açıklamada “İran’a doğru giden büyük bir Amerikan filosunun bulunduğunu” açıklamıştı. “İran’ı infazları gerçekleştirmeleri halinde vurmakla tehdit ettim, vazgeçtiler.” diyen Trump’ın sözünü ettiği filonun Abraham Lincoln uçak gemisi ve 3 destroyerden oluştuğu belirtiliyor.

Meclis Genel Kurulu yasama gündemiyle toplanacak

Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu bugün yasama gündemiyle toplanacak.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen Genel Kurul’un gündeminde TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ulusal Coğrafi Veri Altyapısının (KKTC-UCVA) Kurulmasına İlişkin Protokol (Onay) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurul’da ayrıca, “Pul (Değişiklik) Yasa Tasarısı”, “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile Sayıştay Komitesi’nin, Gönyeli Belediyesi 2007 Mali Yılı Kesin Hesaplarının Denetimi Hakkındaki Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin Raporu görüşülecek.

26 Ocak 2025 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 43,38 TL, Euro 51,47 TL, İngiliz Sterlini ise 59,32 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.30 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,38 TL, satış fiyatı 43,39 TL.

Euro’nun alış fiyatı 51,31 TL, satış fiyatı 51,66 TL, İngiliz Sterlini ise 59,29 TL’den alınıp 59,34 TL’den satılıyor.

Hava parçalı ve çok bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi, 26 Ocak Pazartesi günü bölgede parçalı ve çok bulutlu hava beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nün 24–30 Ocak 2026 tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, 26 Ocak Pazartesi günü bölgede hava parçalı ve çok bulutlu olacak.

Raporda, bölgenin Alçak Basınç Sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalmasının beklendiği belirtildi. Aynı periyotta en yüksek hava sıcaklığının iç kesimler ve sahillerde 15–18 derece dolaylarında seyretmesi öngörülüyor.

Rüzgârın ise genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esmesi bekleniyor.

MECLİS GENEL KURULU YARIN TOPLANACAK

Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu yarın yasama gündemiyle toplanacak. Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen Genel Kurul’un gündeminde TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ulusal Coğrafi Veri Altyapısının (KKTC-UCVA) Kurulmasına İlişkin Protokol (Onay) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurul’da yarın ayrıca, “Pul (Değişiklik) Yasa Tasarısı”, “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile Sayıştay Komitesi’nin, Gönyeli Belediyesi 2007 Mali Yılı Kesin Hesaplarının Denetimi Hakkındaki Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin Raporu görüşülecek.

 

Üstel: İç güvenlik bizim için hayati önemdedir

Türkiye’den gelen gazetecilerle bir otelde bir araya gelen Başbakan Ünal Üstel, suça sürüklenen çocukların “KKTC’de suç işlerse cezasız kalır” şeklinde yönlendirildiği iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üstel, KKTC’nin bir ada ülkesi olduğunu vurgulayarak iç güvenliğin hayati önemde olduğunu söyledi.

“KURŞUNLAMA OLAYLARININ TAMAMINA HIZLICA MÜDAHALE EDİLDİ”

Son dönemde yaşanan kurşunlama olaylarına değinen Üstel, ülkede 16 kurşunlama olayı meydana geldiğini ve bu olayların tamamında 24 saat içerisinde tutuklama yapıldığını ifade etti. Üstel, tutuklanan kişilerin yaşlarının çoğunlukla 19 ve 20 olduğunu, son olayda ise 16 yaşında bir çocuğun kullanıldığını kaydetti. Polis teşkilatının olaylara hızlı ve etkili şekilde müdahale ettiğini belirten Üstel, güvenlik güçlerinin başarılı bir performans ortaya koyduğunu söyledi.

Kurşunlama olaylarının ardından Türkiye Cumhuriyeti ile istişarelerde bulunduklarını belirten Üstel, 18–37 yaş aralığındaki kişilerin ülkeye girişlerinde sorgulama yapılması yönünde önlemler alındığını açıkladı. Üstel, herhangi bir vukuatı bulunan kişilerin ülkeye girişine izin verilmemesi ve Ercan Havalimanı’ndan geri gönderilmesi için tedbirler uygulandığını ifade etti.

“CEZSIZLIK ALGISI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

“KKTC’de cezalar az” algısının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Üstel, mevcut ceza yasasında ağır suçlar için 10 yıl ve üzeri hapis cezaları bulunduğunu belirtti. Üstel, bu tür olayların tamamen engellenmesi amacıyla ceza yasasında değişiklik yapılarak cezaların 20 yılın üzerine çıkarılmasının da değerlendirildiğini kaydetti.

“TETİKÇİLERE SİLAHI TEMİN EDEN VE BU ALGIYI YAYAN RUM TARAFIDIR”

KKTC’nin güvensiz bir ülke gibi gösterilmeye çalışıldığını savunan Üstel, bu yöndeki söylemlerin Güney Rum tarafından ortaya atıldığını ifade etti. Üstel, gençlere silah temin eden ve bu kişileri KKTC’ye yönlendiren tarafın da Rum tarafı olduğunu dile getirdi.

Hükümetin güvenlik konusunda kararlı bir duruş sergilediğini vurgulayan Üstel, vatandaşların huzurunu bozacak en ufak bir olaya dahi anında müdahale ettiklerini söyledi. Üstel, gerektiğinde en ağır cezaların verilmesi dahil olmak üzere ülkenin huzur ve güvenliğini güçlendirmek için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

SU İŞLERİ DAİRESİ: GÖLETLER VE DERE YATAKLARI KONTROL ALTINDA

Ülke genelinde 23–24 Ocak 2026 tarihleri arasında etkili olan yağışların ardından, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Su İşleri Dairesi ekipleri tarafından göletler ve dere yataklarında saha kontrolleri gerçekleştirildi.

Meteoroloji Dairesi verilerine göre, söz konusu tarihlerde en fazla yağış Selvitepe’de 116,0 kg/m² olarak kaydedildi. Selvitepe’yi Kozanköy 67,7 kg/m², Alsancak 66,0 kg/m², Boğaz 50,4 kg/m², Salamis 42,2 kg/m², İskele 41,5 kg/m², Çamlıbel 40,2 kg/m², Kalkanlı 40,1 kg/m², Taşpınar 37,7 kg/m² ve Sandallar 37,4 kg/m² yağış miktarlarıyla izledi.

Yağışlar nedeniyle önceden su toplamış olan göletlerde su seviyelerinde yükselme yaşanırken, daha önce temizliği yapılan dere yatakları ve akarların yoğun yağışları sorunsuz bir şekilde taşıdığı bildirildi. Bazı bölgelerde meydana gelen kısa süreli taşmaların ise yerel yönetimler, Sivil Savunma Teşkilatı ve Su İşleri Dairesi ekiplerinin zamanında müdahaleleriyle kontrol altına alındığı belirtildi.

Su seviyesi taşma gösteren göletlerin sürekli gözlem altında tutulduğu kaydedilirken, şu ana kadar herhangi bir olumsuz durumun bildirilmediği ifade edildi. Bakanlığa bağlı ekiplerin olası risklere karşı görev başında olduğu vurgulandı.

Öte yandan, yağışlardan zarar gördüğünü bildiren üreticiler için Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın gerekli çalışmaları sürdürdüğü aktarıldı. Yetkililer, vatandaşlar ve üreticilere tedbirli olmaları yönünde çağrıda bulundu.

Başbakanlık Afet Komitesi’nden Uyarı: Gerekmedikçe Trafiğe Çıkmayın!

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Komitesi, vatandaşlara, resmi uyarıları dikkate almaları, gerekmedikçe trafiğe çıkmamaları ve kendi güvenliklerini riske atacak davranışlardan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Komiteden yapılan açıklamada, Meteoroloji Dairesi’nden alınan anlık veriler doğrultusunda hava koşullarına ilişkin gelişmelerin yakından izlendiği ifade edilerek, ilgili tüm kurumların koordinasyon içinde yağışlar ve olası şiddetli rüzgarları takip ettiği belirtildi.

Kaymakamlıklar, Sivil Savunma Teşkilatı ve belediyelerden gelen ihbar ve yardım taleplerine anında müdahale edebilmek için ihtiyaç duyulması muhtemel tüm ekiplerin oluşturulduğu kaydedilen açıklamada, Meteoroloji Dairesi’nin son değerlendirmelerine göre, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların ve fırtınamsı veya şiddetli rüzgarların önümüzdeki süreç boyunca yer yer etkisini artırarak, devam edeceği ifade edildi.

-“Tedbirli davranılması önem taşıyor”

Akşam saatlerinden itibaren devam eden yoğun yağışlar da dikkate alındığında, bazı bölgelerde su birikintileri ve akışa geçen yağışların görülebileceğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu nedenle sel ve taşkın riski bulunan alanlarda dikkatli olunması, dolu yağışı, yıldırım düşmesi, yağış sırasında kuvvetli rüzgar ve yerel ölçekte hortum oluşumu gibi doğa olaylarına karşı tedbirli davranılması önem taşımaktadır” denildi.

-“Devletin ilgili tüm kurumları sahada”

Devletin ilgili tüm kurumlarının sahada görev başında olduğu vurgulanan açıklamada, olası olumsuzluklara karşı ekiplerin durumu anlık olarak izlediği belirtildi.

Açıklamada, vatandaşlara, resmi uyarıları dikkate almaları, gerekmedikçe trafiğe çıkmamaları ve kendi güvenliklerini riske atacak davranışlardan kaçınmaları çağrısı yapıldı.

Ünal Üstel: Cumhurbaşkanı’ndan ne federasyon ne de iki devlet ifadesi duyduk, bekleyiş içindeyiz

Başbakan Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı’nın bugüne kadar ne federasyon ne de iki devlet politikasını açıkça dile getirmediğini belirterek, “Bekleyiş içerisindeyiz, inşallah o da gerçekleri görür” ifadelerini kullandı.

Başbakan Ünal Üstel, “Bütün engelleri anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük destekleriyle aşıyoruz, aşmaya da devam edeceğiz.” dedi.

Üstel, Türkiye’den gelen gazetecilerle bir otelde buluşarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

KKTC’nin tarihçesini anımsatan Üstel, Rum toplumunun, KKTC’yi hiçbir zaman hazmedemediğini ve hazmedemeyeceğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nden aldıkları destekle büyük mücadele verdiklerini belirten Üstel, 20 Temmuz 1974’te düzenlenen harekatla adaya huzur ve barışın geldiğini, Kıbrıs Türkü’nün de özgürlüğüne kavuştuğunu ifade etti.

Üstel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından sosyal ve ekonomik açıdan girdikleri mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman destek verdiğini, buna karşın Kıbrıs Türkü’nün her zaman Avrupa’dan ve dünyadan dışlandığını dile getirdi.

Rum tarafının, KKTC ekonomisinin kalkınması, insanının daha rahat ve ferah yaşamasını engellemek için birtakım engeller çıkardığını bildiren Üstel, “Ama ne yaparlarsa yapsınlar, bütün engelleri anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük destekleriyle aşıyoruz, aşmaya da devam edeceğiz.” diye konuştu.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ OLMASAYDI BİZ DE AYNI ZULÜMLERİ YAŞAYACAKTIK”

İsrail’in Filistin ve Gazze’ye yönelik saldırılarına işaret eden Üstel, “Dünya üç maymunu oynuyor ve sessiz kalıyor. Bir tek ses çıkaran Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Eğer anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti olmasaydı biz de aynı baskıları, zulümleri ve Rum’un hunharca katliamlarını aynı şekilde yaşayacaktık. Rum’un bu kadar ileri gidememesi, Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığımız büyük destekten dolayı. Yoksa bugün belki de Kıbrıs Türkü’nü yok edeceklerdi.” ifadelerini kullandı.

Üstel, Birleşmiş Milletlerin (BM) gözetiminde masaya oturduklarında Rum kesiminin uzlaşmaz tutum sergilediğini aktararak, şunları kaydetti:

“O zamanki Devlet Başkanımız merhum Rauf Denktaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan ettikten sonra hep federasyonu konuştuk. 2020 yılına kadar iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon görüşüldü. Nihayet 2020 yılında gördük ki artık Rum, bize zaman kaybettiriyor. Ekonomimizin gelişmemesi, gençlerimizin adadan ayrılması ve nüfusumuzun göç etmesi için her türlü entrika ve baskıyı yaptığını görüyoruz. O yüzden 2020 yılında Türkiye ile de istişare ederek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde artık bir anlaşma olacaksa egemen, eşit, iki devlet statüsünde olmasını öngördük ve o günden bugüne kadar devletimizin daha da güçlenmesi için çalışma başlattık.”

Kıbrıs Türk’ünün geleceğinin, devletin dünyaya açılımıyla mümkün olduğuna inandıklarını ifade eden Üstel, “Türkiye Cumhurbaşkanı, son üç Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması için dünyaya çağrıda bulundu. Biz de o çağrıyla birlikte ülkemizi tanıtmak için büyük bir çaba sarf ediyoruz.” diye konuştu.

“BEKLEYİŞ İÇERİSİNDEYİZ. İNŞALLAH O DA GERÇEKLERİ GÖRÜR”

Üstel, programda gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

“Ana muhalefet partisinin lideri şu an Cumhurbaşkanı koltuğunda oturuyor. Muhalefetteyken seslendirdiği federasyon fikrinden geri adım atmış gibi görünüyor. Federasyon fikri tekrar gündeme gelebilir mi?” sorusu üzerine Üstel, Tufan Erhürman ‘ın, cumhurbaşkanı seçildikten sonra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis ile iki kez görüştüğünü, bu görüşmelerden sonra BM Kıbrıs temsilcisinin açıklamalarda bulunduğunu anımsattı.

Üstel, şunları söyledi:

“Tabii ki bunlar, tam federasyon açılımı olmasa bile federasyonun birer işaretleridir. Kendisi (Tufan Erhürman) cumhurbaşkanı olduktan sonra yeni seçilen parti başkanı, federasyon kararını kurultaylarında tekrardan geçirdi. Ama şu ana kadar Cumhurbaşkanı’nın ağzından federasyon kelimesini telaffuz ettiğini duymadık. Ama iki devleti de duymadık. Dolayısıyla bekleyiş içerisindeyiz. İnşallah o da gerçekleri görür.”

Kapalı Maraş ile ilgili bir projelerinin olup olmadığıyla ilgili soru üzerine Üstel, 2020’de bir bölümünün turizm amacıyla açılmasının ardından bugüne kadar yaklaşık 3 milyon kişinin Kapalı Maraş’ı ziyaret ettiğine işaret etti.

Kapalı Maraş bölgesindeki otelleri iyileştirip turizme kazandırmak istediklerini kaydeden Üstel, bölgeyle ilgili anlaşmazlıkların olduğunu ve yargı süreçlerinin devam ettiğini bildirdi.

Üstel, “Orada devletin bazı malları var. Yani sosyal etkinlik amacıyla veya çocuklarımızın gidip okuyabileceği okullar var. O okulları iyileştirmek isteriz. Sosyal tesis alanları var. O sosyal tesis alanlarını iyileştirip, sonraki süreçte takip edip orasını tekrar ülke ekonomisine kazandırmak için büyük bir çalışma içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞ OLMASI İÇİN BELLİ KRİTERLERİMİZ VAR”

Ülkedeki inşaat yatırımlarına ilişkin soru üzerine Üstel, bir ada ülkesi olduklarını hatırlatarak ekonominin kalkınmasında turizm, eğitim ve inşaat sektörlerinin önemli bir paya sahip olduğunu söyledi.

Müteahhitlerin yaptıkları evleri Türkiye Cumhuriyeti ve üçüncü ülke vatandaşlarına satmayı hedeflediklerini anlatan Üstel, bu doğrultuda inşaat sektörü aracılığıyla ülkeye büyük bir katma değer başladığını ve Rum kesiminin bundan büyük rahatsızlık duyarak yeni yasal düzenlemeler yaptığını belirtti.

Üstel, “Konut alana KKTC vatandaşlığı verileceği” iddialarına ilişkin soruya “Yatırım amaçlı ülkeye gelip belli rakamlarda yatırım yapan insanları güvenlik araştırması koşuluyla vatandaş yapıyoruz. Ama onun kriterlerini yerine getirecek. Vatandaş olması için belli kriterlerimiz var. O kriterleri yerine getiren kim olursa olsun, güvenlik soruşturmasını geçtikten sonra vatandaş yapılıyor.” yanıtını verdi.

“YAKLAŞIK 1,5 SENEDİR ONAY ÇIKMADIĞI İÇİN BU PROJEYİ GERÇEKLEŞTİREMİYORUZ”

Türkiye’den elektrik enerjisi aktarılmasına ilişkin proje hakkında soru üzerine Üstel, akarsu olmadığından enerji ihtiyacının mobil jeneratörler ve fosil yakıttan karşılandığını ve bunun da maliyetli olduğunu ifade etti.

Üstel, Türkiye’den ülkeye kablolarla elektrik aktarımını sağlamak için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile protokol imzalandıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Bu konuda Aksa Enerji şirketini görevlendirdiler. Onlar da bütün fizibilite çalışmalarını yaptı. Her şey hazır. Yaklaşık 1,5 sene Avrupa’nın insafını bekledik. Avrupa’da enerji konusuna onay veren ENTSO-E diye bir kuruluşları var. Bütün Avrupa Birliğine üye ülkeler orada. Oradan çıkacak karar doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti’nden kabloyla enerji bize gelecek. Türkiye Cumhuriyeti pazarlayacağı için bizden Avrupa’ya giden enerji de olduğu zaman enterkonnekte sistem olacak ve ülkemizdeki güneş enerjisinin de önü açılacak. Ülkeye daha ucuz enerji sağlanacak, ülke yeşil enerjiye kavuşmuş olacak, ekonomide ve turizmde bize büyük destek verecek. Maalesef yine Avrupa’nın şımarık iki devleti, biri Yunan, biri Kıbrıs Rum hükümeti engel koyuyorlar ve yaklaşık 1,5 senedir onay çıkmadığı için bu projeyi maalesef gerçekleştiremiyoruz.”

GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in, bu yılın ilk yarısı için Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığı görevini yürüteceğini ve bu yüzden projenin onaylanması için 6 ay daha beklemeleri gerekeceğini belirten Üstel, “Ama ondan sonra bunun üzerine gideceğiz. Eğer kabloyla enerji olmazsa ülkenin enerji ihtiyacını karşılamak için alternatif yolu da arayacağız.” dedi.

“ÜST MAHKEMEYE TAŞIYIP DAHA UZUN SÜRE CEZA ALMALARI İÇİN GİRİŞİMLERİMİZ DEVAM EDECEK”

Üstel, Adıyaman’da, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan Grand İsias Hotel’de, aralarında KKTC’li sporcuların da olduğu 72 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin 6 kamu görevlisinin yargılandığı davada, 3 sanığa verilen 10 yıl hapis cezası hükmünün açıklanmasının geriye bırakılması kararına ilişkin soruyu yanıtladı.

Yargılamaların başlamasından bu yana 10 kez Adıyaman’a gittiğini ve aileleri yalnız bırakmadığını anlatan Üstel, “Adıyaman’da önce otel sahiplerinin hukuk davası başladı. O süreç tamamlandı ve sonra kamudaki süreç başladı. İki davayı da takip ettik. Geçen günlerde neticelenen kamu davasıydı. Otel sahipleriyle ilgili olan 3-4 ay önce neticelendi. Orada bazı tutuklamalar verildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin ceza yasalarında uygulama neyse o oldu. Şimdi bunların tümünü üst mahkemeye taşıyıp orada da mahkeme yolunu takip edeceğiz. Orada bu insanların daha uzun süre ceza almalarını sağlamak için girişimlerimiz devam edecek.” yanıtını verdi.

“CEZA YASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPIP 20 SENE ÜZERİNE ÇEKECEĞİZ”

Üstel, suça sürüklenen çocukların, “KKTC’de suç işlemesi halinde cezasız kalacağı” şeklinde yönlendirildiğine dair iddialarla ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

“Burası bir ada ülkesi ve iç güvenliği çok önemli. Polisimiz, herhangi bir hadise olduğu zaman çok başarılıdır. 16 kurşunlama olayı olmuştur. 24 saat içerisinde 16’sı tutuklanmıştır. Ama baktığımız zaman tutuklanan bu çocukların kimi 19, kimi 20 yaşında. Son kurşunlama olayını yapan da 16 yaşında. Bu kurşunlama olayları olduğu zaman Türkiye Cumhuriyeti ile istişare ederek, buraya gelecek 18-30 yaş arasındaki insanların orada sorgulanmasını istedik. Herhangi bir vukuatı varsa buraya gelmesin veya biz Ercan Havalimanı’ndan geri gönderelim. O doğrultuda birtakım önlemler aldık. O önlemler çerçevesinde bir müddet bu kurşunlama olayları durdu. Ama bu işleri organize edenler herhalde 18 yaşı çözdüler ve 16 yaşında çocuğu buraya gönderdiler ve o da kurşunlama yaptı. Çocuk da 16 saat içerisinde tutuklandı. Şimdi cezaevindedir. Tabii bilemiyorum oralarda bu gençlere nasıl telkinde bulunuyorlar. Ama sizin de söylediğiniz gibi işte ‘Kuzey Kıbrıs’ta cezalar azdır, 3-4 ay yatacaksın ve çıkacaksın…’ Halbuki bizde tam tersidir. Bizde cezalar 10 sene ve üzeridir. Hatta bu olaylar oldu. Şimdi ceza yasasında değişiklik yapıp belki de 20 sene üzerine çekeceğiz ki bunları engelleyelim.”

Ülkede yaşanan adli olaylar üzerinden KKTC’nin güvenli olmadığı iddialarının gündeme getirildiğinin hatırlatılması üzerine Üstel, “Bizim adanın iç güvenliği olmadığı söylemlerini söyleten taraf, Güney Rum tarafıdır. Bu gençlere silahı temin eden de Rum tarafıdır. Rum tarafından bu tarafa gönderiyorlar.” dedi.

Rum kesiminin, ekonomiye zarar vermek ve insanları huzursuz etmek için bu yolu tercih ettiğini anlatan Üstel, “İnsanımızı huzursuz edecek en ufak bir olaya anında müdahale edip, en ağır cezayı verip ülkenin huzurunu eskisinden daha iyi bir noktaya getirmek için hükümet olarak çalışma yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hüseyin Amcaoğlu: Aşırı yağışlara karşı gece boyunca sahadaydık, riskli bölgeler kontrol altında

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, etkili olan aşırı yağışların ardından tüm ekiplerin gece boyunca sahada olduğunu belirterek, Dut Deresi’ndeki su gelişi ve kapanan yollarla ilgili gerekli müdahalelerin yapıldığını, genel durumun kontrol altında olduğunu açıkladı.

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, bölgede etkili olan aşırı yağışların ardından belediye ekiplerinin gece boyunca sahada kesintisiz çalışma yürüttüğünü açıkladı. Yağışların başladığı ilk andan itibaren tüm birimlerin eş zamanlı müdahalelerde bulunduğunu belirten Amcaoğlu, risk oluşturabilecek noktaların da sürekli takip edildiğini ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, aşırı yağışlar nedeniyle Dut Deresi’nden su gelişi yaşandığını, ancak genel durumun şu anda kontrol altında olduğunu duyurdu. Ekiplerin olası olumsuzluklara karşı sahada çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü kaydetti.

Bölgede trafik akışının da etkilendiğini belirten Amcaoğlu, Kamil Başar Caddesi’nin (Gürpınar Yolu) geçici olarak trafiğe kapatıldığını açıkladı. Ayrıca, Güzelyurt–Lefkoşa yolu geliş istikametinin tek şeritten kontrollü şekilde trafiğe açık olduğunu bildirdi.

Vatandaşlara dikkat çağrısı yapan Amcaoğlu, sürücülerin mümkün olduğunca alternatif güzergâhları tercih etmelerini ve trafikte tedbirli olmalarını istedi.

Belediye ekiplerinin sahada olmaya devam ettiğini vurgulayan Amcaoğlu, “Gelişmeleri yakından takip ediyoruz” diyerek çalışmalara ilişkin bilgilendirmeyi sürdürdü.

Kartalkaya yangının yıl dönümü: Hayatını kaybedenler anıldı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025 gecesi çıkan ve 34’ü çocuk toplamda 78 kişinin yaşamını kaybettiği yangının üzerinden bir yıl geçti.

Hayatını kaybedenlerin yakınları, yangının çıktığı otelin önünde anma töreni düzenledi.

Hayatını kaybeden 78 kişi, yangının başlangıç saati olarak bilinen saat 03.17’de otelin dış cephesine projeksiyonlarla isimleri yansıtılarak anıldı.

78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı yangına ilişkin 11 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış durumda.

Yangının ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 32 kişi hakkında dava açıldı.

32 sanığın yargılandığı davada, 31 Ekim 2025’te karar açıklandı.

Kararda, otelin sahibi Halit Ergül, genel müdür Emir Aras, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdürü Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar’ı, 34 çocuğa karşı “olası kastla öldürme” suçundan 34’er kez müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Bu yıl 98. kez düzenlenecek Oscar Ödülleri’nin adayları açıklandı

Bu yıl 98. kez sahiplerini bulacak Oscar Ödülleri’nin adayları, Kaliforniya merkezli Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından belirlendi.

Sunuculuğunu 2024 yapımı “The Color Purple” müzikaliyle Oscar’a aday gösterilen Danielle Brooks ve “Top Gun: Maverick” filmiyle tanınan Lewis Pullman’ın yaptığı törende, 2026 adayları açıklandı.

Bu yıl 15 Mart’ta 98. kez yapılacak törenin sunuculuğunu ABD’li komedyen Conan O’Brien üstlenecek.

Buna göre, bu yıl “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” kategorisinde “Sentimental Value” filminden Elle Fanning ve Inga Ibsdotter Lilleaas, “Weapons” filminden Amy Madigan, “Sinners” filminden Wunmi Mosaku ve “One Battle After Another” filminden Teyana Taylor aday gösterildi.

“En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” kategorisinde, “One Battle After Another” filminden Benicio Del Toro, “Frankenstein” filminden Jacob Elordi, “Sinners” filminden Delroy Lindo, “One Battle After Another” filminden “Sean Penn” ve “Sentimental Value” filminden Stellan Skarsgard yarışıyor.

“Yabancı Dilde En İyi Film” kategorisine, Brezilya’dan “The Secret Agent”, Fransa’dan “It Was Just an Accident”, Norveç’ten “Sentimental Value”, İspanya’dan “Sirat” ve Tunus’tan “The Voice of Hind Rajab” aday gösterildi.

“En İyi Film” kategorisinde, “Bugonia”, “F1”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another”, “The Secret Agent”, “Sentimental Value”, “Sinners” ve “Train Dreams” yarışıyor.

“En İyi Yönetmen” dalında “One Battle After Another” filmiyle Paul Thomas Anderson, “Sinners” filmiyle Ryan Coogler, “Marty Supreme” filmiyle Josh Safdie, “Sentimental Value” filmiyle Joachim Trier ve “Hamnet” filmiyle Chloe Zhao aday gösterildi.

“En İyi Erkek Oyuncu Adayları” kategorisinde, Timothee Chalamet, Leonardo DiCaprio, Ethan Hawke, Michael B. Jordan ve Wagner Moura, “En İyi Kadın Oyuncu Adayları” kategorisinde Jessie Buckley, Rose Byrne, Kate Hudson, Renate Reinsve ve Emma Stone bulunuyor.

“En İyi Makyaj ve Saç Stili” kategorisinde “Frankenstein”, “Kokuho”, “Sinners”, “The Smashing Machine” ve “The Ugly Stepsister” filmleri, “En İyi Özgün Müzik” kategorisinde “Bugonia”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “One Battle After Another” ve “Sinners” filmleri yarışıyor.

“En İyi Kısa Film” kategorisinde adaylar arasında “Butcher’s Stain”, “A Friend of Dorothy”, “Jane Austen’s Period of Drama”, “The Singers” ve “Two People Exchanging Saliva” filmleri bulunuyor.

“En İyi Kısa Animasyon Filmi” dalında da “Butterfly”, “Forevergreen”, “The Girl Who Cried Pearls”, “Retirement Plan” ve “The Three Sisters” filmleri, “En İyi Animasyon” dalında “Arco”, “Elio”, “Kpop Demon Hunters”, “Little Amelie or The Character of Rain” ve “Zootopia 2” filmleri yarışacak.

“En İyi Özgün Beste” kategorisinde, “Diane Warren: Relentless”, “Kpop Demon Hunters”, “Sinners”, “Viva Verdi!” ve “Train Dreams” filmleri aday olarak yer alıyor.

“En İyi Belgesel” dalında adaylar arasında “The Alabama Solution”, “Come See Me in The Good Light”, “Cutting Through Rocks”, “Mr. Nobody Against Putin” ve “The Perfect Neighbor” belgeselleri bulunuyor.

“En İyi Özgün Senaryo” kategorisinde “Blue Moon”, “It Was Just An Accident”, “Marty Supreme”, “Sentimental Value” ve “Sinners” filmleri yer alırken, “En İyi Uyarlama Senaryo” kategorisinde “Bugonia”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “One Battle After Another” ve” Train Dreams” filmleri yarışıyor.

“En İyi Film Kurgusu” dalında “F1”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another”, “Sentimental Value” ve “Sinners” filmleri adaylar arasında yer alıyor.

“En İyi Görsel Efekt” kategorisinde “Avatar: Fire and Ash”, “F1”, “Jurassic World Rebith”, “The Lost Bus” ve “Sinners” filmleri, “En İyi Sinematografi” dalında “Frankenstein”, “Marty Supreme”, One Battle After Another”, “Sinners” ve “Train Dreams” filmleri yarışıyor.

“En İyi Prodüksiyon Tasarımı” kategorisinde “Frankenstein”, “Hamnet”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another” ve “Sinners” filmleri bulunuyor.

“En İyi Ses Kurgusu” kategorisinde “F1”, “Frankenstein”, “One Battle After Another”, “Sinners” ve “Sirat” filmleri yarışıyor.

“En İyi Kostüm Dizaynı” dalında, “Avatar: Fire and Ash”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “Marty Supreme” ve “Sinners” filmleri yer alıyor.

“En İyi Oyuncu Seçimi” dalında da “Hamnet”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another”,” The Secret Agent” ve “Sinners” filmleri yarışıyor.

“Sinners” filmi, 16 adaylık alarak Oscar tarihinin en çok aday gösterilen filmi oldu.