BAKAN HASİPOĞLU “DİJİTAL DÜNYADA ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ”Nİ İMZALADI

KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı öncülüğünde hazırlanarak kamuoyuna sunulan “Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi”ni imzaladı. Ankara’da Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş ile görüşen Bakan Hasipoğlu, KKTC’de dijital dünyada çocukların korunması noktasında Meclis ve Bakanlık olarak eşgüdüm içerisinde gerekli adımların atılmaya başlandığını duyurdu.

Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzaya açılan, daha sonra Türkiye, Nijerya ve Sırbistan’dan sonra imzalayan dördüncü ülke olduğumuzu da açıkladı.

Çocukların dijital ortamda güvenli, korunmuş, adil ve saygılı bir şekilde var olmalarını amaçlayan ve sivil bir inisiyatifle hazırlanan sözleşmenin ülkemizde de imzaya açıldığını belirten Hasipoğlu, siber zorbalık ve akran zorbalığının arttığı bu dönemde sosyal medyanın da bir araç olarak kullanıldığını söyledi. Çevrim içi dünyada çocukların güvenliğinin ve mahremiyetinin her şeyin üzerinde tutulduğunu vurguladı. Ayrıca, “Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı” ile çocukları dijital risklerden korumaya yönelik hazırlanan Sosyal Medya Düzenlemesi’nin kısa süre içinde hayata geçirilmesinin hedeflendiğini aktardı.

“ÇOCUKLARIMIZIN DİJİTAL DÜNYADA ÜSTÜN YARARINI KORUYACAĞIZ”
Sözleşmenin, dijital teknolojilerin sunduğu fırsatları desteklerken çevrim içi istismar, veri ihlalleri, siber zorbalık ve dijital eşitsizlik gibi tehditlere karşı ortak sorumluluk anlayışı getirdiğini kaydeden Hasipoğlu, “Bu metin yalnızca hukuki bir çerçeve değil, aynı zamanda toplumsal bir seferberlik çağrısıdır” dedi. Hasipoğlu, sözleşmenin 13 maddelik kapsamlı bir koruma çerçevesi sunduğunu ve çocukların dili, dini, ırkı fark etmeksizin dijital dünyada eşit hassasiyetle korunmasını esas aldığını vurguladı.

“DİJİTAL DÜNYADA GÜVENDE KALIN PROJESİNİ BAŞLATTIK”
Türkiye’nin dijital platformlarda çocukların korunmasına yönelik çalışmalarını yakından takip ettiklerini ifade eden Hasipoğlu, KKTC’de de “Dijital Dünyada Güvende Kalın” projesinin başlatıldığını açıkladı.
KKTC’nin uluslararası tanınmışlık sorunu nedeniyle sosyal medya platformlarına doğrudan yaptırım uygulama imkânının sınırlı olduğunu belirten Hasipoğlu, bu nedenle internet servis sağlayıcılarına yükümlülük getirecek bir yasa çalışmasının Meclis gündeminde olduğunu söyledi.
Dijital dünyada çocuk haklarına ilişkin olarak Cumhuriyet Meclisi’nde, UBP Milletvekili Hasan Küçük başkanlığında özel bir komite kurulduğunu ifade eden Hasipoğlu, komite temsilcilerinin aynı günlerde Türkiye’de temaslarda bulunacağını kaydetti. Heyetin, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas ile bir araya geleceğini belirten Hasipoğlu, hem Bakanlık hem de Meclis düzeyinde konuya özel hassasiyet gösterildiğini vurguladı.

ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLER İÇİN UYGULAMALAR
Konuşmasında şehit aileleri ve malul gazilere yönelik çalışmalara da değinen Hasipoğlu, AJet ile yapılan protokolün uygulanmasının hızlandırılması konusunda destek talep ettiklerini belirtti. İkinci aşamada, şehit aileleri ve malul gazilere Devlet Demiryolları ve belediyelerden faydalanma imkânı sağlanmasının planlandığını ifade eden Hasipoğlu, bu kapsamda KKTC tarafından kart basımına başlandığını ve örneğini Bakan Göktaş’a takdim ettiğini söyledi. Ayrıca, AJet protokolüyle tanınan haklardan KKTC Mücahit Gazilerinin de yararlanabilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.

İçişleri Bakanı Oğuz, yabancı öğrencilerin muhaceret sorunlarını dinledi

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, yabancı öğrencileri temsilen bir grup öğrenci ile bir araya gelerek muhaceret işlemlerinde yaşanan sorunları görüştü.

Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede öğrenciler, özellikle mezuniyet sonrası veya eğitim süreci devam ederken ülkelerine dönüş aşamasında muhaceret işlemlerinde yaşanan sıkıntıları dile getirdi.

Çıkış işlemleri, cezai yaptırımlar ve prosedürlerde karşılaşılan aksaklıkların mağduriyet yarattığını ifade eden öğrenciler, bu konuda destek talep etti.

İçişleri Bakanı Oğuz da konunun hassasiyetle ele alınacağını belirterek, muhaceret işlemlerinin yasalar çerçevesinde daha düzenli ve mağduriyet yaratmayacak şekilde yürütülmesi için çalışma yapılacağını ifade etti.

Oğuz, eğitim amacıyla ülkeye gelen öğrencilerin süreçlerini sorunsuz şekilde tamamlayabilmelerinin önemine dikkat çekerek, ilgili birimlerle koordineli adımlar atılacağını kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel: “Cikla avını 15 Mart’a kadar uzatıyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, KKTC Avcılık Federasyonu Başkanı Tahir Saygıner ve yönetim kurulunu kabul ederek avcıların taleplerini değerlendirdi. Görüşmede, özellikle iklim değişiklikleri nedeniyle av sezonunda yaşanan zorluklar ele alındı.

Avcıların, çifteli kuş olarak bilinen ve halk arasında “cikla” adı verilen türün ülkede 15 Mart’a kadar görüldüğünü belirtmesi üzerine, mevcutta 28 Şubat’ta sona eren cikla avının 15 Mart’a kadar uzatılması talebi gündeme geldi.

Başbakan Üstel, avcıların taleplerini dikkate aldıklarını belirterek talebi uygun bulduklarını ve bu talep doğrultusunda konunun Bakanlar Kurulu’nda görüşülerek gerekli yasal düzenlemenin hazırlandığını açıkladı. Üstel, hazırlanan düzenlemenin Cumhuriyet Meclisi’ne sevk edildiğini vurgulayarak, süratle Meclis gündemine alınması için komite üyelerine gerekli talimatın verildiğini ifade etti.

Başbakan Üstel, “İklim değişikliği nedeniyle avcılarımızın taleplerini yerinde bulduk. Yasal düzenlemeyi hızla geçirerek hedeflenen 15 Mart tarihine kadar cikla avının devam etmesini sağlayacağız” dedi.

KKTC Avcılık Federasyonu Başkanı Tahir Saygıner ise hükümetin avcı camiasının sorunlarına kayıtsız kalmadığını vurgulayarak, yeni

yasa tasarısının hazırlanması sürecindeki yapıcı yaklaşım nedeniyle Başbakan Üstel’e teşekkür etti.

Yapılacak düzenlemeyle birlikte cikla avının 15 Mart’a kadar uzatılması beklenirken, avcı camiası kararı memnuniyetle karşıladı.

Başbakan Üstel’den CTP’ye eleştiri: “Refleks muhalefet anlayışı ülkeye zarar veriyor”

Ünal Üstel, yaptığı kapsamlı yazılı açıklamada muhalefetin siyaset tarzını sert sözlerle eleştirerek özellikle Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin yıllardır benzer bir yöntem izlediğini savundu. Üstel, “Her gelişmeye çözüm üretmek yerine refleks olarak karşı çıkmak muhalefet değildir” ifadelerini kullanarak bunun siyasi samimiyetsizlik olduğunu dile getirdi.

UBP Genel Başkanı sıfatıyla değerlendirmelerde bulunan Üstel, Ulusal Birlik Partisi hükümetleri döneminde hayata geçirilen pek çok projeye geçmişte CTP’nin karşı çıktığını, ancak bu projeler tamamlandıktan sonra ortaya çıkan imkânlardan yararlanıldığını belirtti. Devletin kuruluş süreci ve anayasa referandumu başta olmak üzere üniversitelerin açılması, tıp fakültelerinin kurulması, iktisadi ve mali işbirliği protokolleri, Türkiye’den su temini, yerel yönetimler reformu ve büyük altyapı yatırımlarının bu örnekler arasında bulunduğunu kaydetti.

Üstel, yükseköğretim alanındaki gelişmelerin bugün ekonominin lokomotiflerinden biri hâline geldiğini, sağlık alanındaki insan kaynağı ihtiyacının da bu sayede karşılandığını vurgulayarak, geçmişte yapılan eleştirilerin haksız çıktığını savundu. Benzer şekilde ulaştırma ve sağlık yatırımlarına yönelik itirazların da zaman içinde yerini bu hizmetlerden yararlanmaya bıraktığını ifade etti. Bu kapsamda yeni Ercan Havalimanı ile pandemi döneminde inşa edilen hastanenin halkın aktif biçimde kullandığı yatırımlar olduğunu belirtti.

Güncel tartışmalara da değinen Üstel, “Bilişim Adası Kıbrıs” hedefi doğrultusunda atılan fiber optik altyapı adımının siyaset üstü bir mesele olduğunu ifade ederek muhalefetin projeye açıkça karşı çıkmak yerine süreci dolaylı şekilde engellemeye çalıştığını ileri sürdü. Üstel, bu yatırımın ülkenin evrensel teknolojiye entegrasyonu ve geleceğe hazırlanması açısından kritik önem taşıdığını söyledi.

Açıklamasının sonunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen yollar, hastaneler, okullar, barajlar, limanlar, sosyal konut projeleri, spor tesisleri ve kamu yapılarının büyük bölümünün UBP’li hükümetler döneminde hayata geçirildiğini ifade eden Üstel, “Tarih konuşanları değil, eser kazandıranları yazacaktır. Sözler uçar, eserler kalır” sözleriyle mesajını tamamladı.

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“Değerli kardeşlerim;

Bu ülkede muhalefet yapmayı, çözüm üretmek yerine her gelişmeye, her adıma refleks olarak karşı çıkmak sanan bir siyasi anlayış vardır. Bu anlayışın başlıca temsilcisi ise ne yazık ki Cumhuriyetçi Türk Partisi’dir.

CTP yıllardır aynı yöntemi uygulamaktadır. Önce karşı çıkmak, sonra gerçekleşen projelerin sunduğu imkanlardan yararlanmak, ardından da hiçbir şey olmamış gibi siyaset yapmaya devam etmek.

Bu bir muhalefet anlayışı değil, siyasi samimiyetsizliktir. Gelin, somut örneklerle konuşalım:

Devlet ve Anayasa:
KKTC’nin kuruluşuna CTP çizgisi karşı çıkmıştır. Anayasa referandumunda “hayır” demişlerdir. Bugün ise bu devletin sağladığı tüm imkanlardan yararlanmakta, reddettikleri Anayasa’ya dayanarak siyaset yapmaktadırlar. Karşı çıktıkları devlete sahip çıkıyor gibi görünmek, samimiyetsizliktir.

Üniversiteler:
Üniversiteler kurulurken CTP “ülke batıyor”, “kalite düşüyor” söylemi üretmiştir. Önce Üniversite kuruluşlarına daha sonra Tıp fakültelerine açıkça karşı çıkılmıştır. Bugün yükseköğretim ekonominin lokomotifidir, sağlık alanındaki insan kaynağı açığı bu sayede kapanmaktadır. Ancak üniversitelerin kuruluşuna karşı çıkan CTP’den bugüne kadar tek bir “yanılmışız” açıklaması gelmemiştir.

İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolleri:
Tüm protokollere, daha imzalanmadan “yıkım paketi” denilmiştir. Oysa bugün yollar, kavşaklar, kamu binaları, okullar, hastaneler ve su projeleri gibi dev yatırımlar bu protokoller sayesinde hayata geçmiştir. CTP bu yatırımların hepsini önce reddetmemiş, ancak siyasi rant üretmekten de geri durmamıştır.

Türkiye’den Su Projesi:
CTP, Türkiye’den gelen su projesine dahi açıkça karşı çıkmıştır. Bu ülkenin susuz kalmasını göze alacak kadar ideolojik bir tutum sergilenmiştir. Bugün ise dün karşı çıkılan projeyi sahiplenme yarışına girilmiştir.

Yerel Yönetimler Reformu:
Belediyelerin birleştirilmesi adına atılan adımlara şiddetle karşı çıkılmıştır. Meclis önünde, bugün olduğu gibi her türlü şov gerçekleştirilmiştir. Ancak ortaya koyduğumuz irade sayesinde reform hayata geçmiş, belediyeler ayağa kalkmıştır. O günden bugüne bir kez dahi yanıldıklarını kabul etmemişlerdir.

Yeni Havalimanı:
Yeni Ercan Havalimanı adeta açılmasın diye seferberlik ilan edilmiştir.

Pandemi Hastanesi:
Pandemi döneminde halkımız canıyla uğraşırken, hastane inşaatı bahane edilerek adeta bu proje de sabote edilmeye çalışılmıştır. Bugün ise halkımız bu hastanede şifa bulmaktadır.

Devletin Kurumsal Yapıları:
Meclis binasına, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesine, Cumhuriyet Parkı’na, kütüphanelere bile karşı çıkılmıştır. Bugün tellerine tırmanarak inşaatını durdurmaya çalıştıkları o binalarda siyaset yapmaya devam etmektedirler.

Bugün de aynı senaryo, aynı zihniyet sahnededir.

“Bilişim Adası Kıbrıs” hedefi kapsamında fiber optik altyapı adımı atılmaktadır. CTP bu dev projeye de açıkça “hayır” demek yerine, karşı çıkmıyormuş gibi yaparak süreci sabote etmektedir. Proje gerçekleştikten sonra bunu da sahiplenme yarışı başlayacaktır.

Buradan açıkça söylüyoruz:

Muhalefet, refleks olarak her yapılana karşı durmak değildir.
Her yatırıma önce karşı çıkıp sonra sonuçlarından faydalanmak siyaset değildir.
İdeolojik hapsolmuşluklar içinde davranmak, çözüm üretmek yerine sürekli kaos yaratmak, ülkeyi her gün siyasi rant hesaplarıyla eylemlere sürüklemek asla muhalefet değildir.

KKTC’nin fiber optik altyapıya kavuşması, evrensel teknolojiye entegre olması ve geleceğe hazırlanması siyaset üstü bir meseledir. CTP’yi, alışkanlık haline getirdiği “önce karşı çık, sonra sahiplen” siyasetini terk etmeye ve ülke adına önemli projelerin önünü kapatmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz.

Değerli kardeşlerim;
Bu ülkede gerçekleştirilen tüm büyük projeler UBP’li hükümetlerinin eseridir. Yollar, hastaneler, okullar, ilk üniversiteler, barajlar, göletler, limanlar, su projesi, sanayi bölgeleri, sosyal konut projeleri, imzalanan iktisadi ve mali işbirliği protokolleri, spor kompleksleri, stadlar, kapalı salonalar hepsi UBP’li hükümetler döneminde gerçekleştirilmiştir.

Bilinmelidir ki; Tarih, sadece konuşanları değil, bu ülkeye eser kazandıranları yazacaktır.
Sözler uçar, eserler kalır.”

On bir ayın sultanı Ramazan bugün başladı

On bir ayın sultanı Ramazan bugün başladı. KKTC’de ilk iftar saat 17.41’de yapılacak.

On bir ayın sultanı Ramazan bugün başladı. Ramazan’ın ilk teravih namazı dün akşam kılındı. Gece ilk sahura kalkılırken, Müslümanlar bugün ilk oruçlarını tuttu.

KKTC’de ilk iftar saat 17.41’de yapılacak. Ramazan ayı boyunca oruç, teravih namazı, fitre, mukabele okunması ve Kur’an-ı Kerim’in hatmedilmesi gibi ibadetler yerine getirilecek; ihtiyaç sahipleri her zamankinden daha fazla gözetilecek.

Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi ise 16 Mart Pazartesi gecesi idrak edilecek.

BAYRAM 20 MART’TA BAŞLIYOR

Ramazan ayı 29 gün sürecek. “Şeker Bayramı” olarak da bilinen Ramazan Bayramı 20 Mart Cuma günü başlayacak ve üç gün sürecek.

FİTRE 420 TL 

KKTC Din İşleri Başkanlığı, bu yıl fitre miktarını 420 TL olarak açıkladı. Fitrelerin en geç bayram namazından önce verilmesi gerekiyor.

İFTAR SOFRALARI KURULACAK

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği (KEİ) Ofisi, Kıbrıs Vakıflar İdaresi iş birliğiyle ramazan ayı boyunca iftar yemeği verecek. Belediyeler de hayırseverlerin katkılarıyla çeşitli iftar organizasyonları düzenleyecek.

KKTC’de ramazan hazırlıkları tamamlandı

“On bir ayın sultanı” ramazan için planlanan tüm hazırlıklar tamamlandı; Ramazan boyunca 17 sabit, 48 gezici noktada yaklaşık 227 bin kişi iftarda konuk edilecek.

KKTC’de “on bir ayın sultanı” ramazan için planlanan tüm hazırlıklar tamamlandı.

AA’nın haberine göre, Manevi iklimin en yoğun hissedildiği ramazan ayı, ada genelinde düzenlenen etkinlikler ve kurulan iftar sofralarıyla karşılanıyor.

Manevi hazırlıklar kapsamında camilerde temizlik ve bakım çalışmaları tamamlandı. Şehrin meydanları ve ana caddeleri ise “Hoş Geldin Ramazan” yazılı ışıklı mahyalar ve süslemelerle donatıldı.

Adanın dört bir yanına, ramazan boyunca toplumsal dayanışmayı artırmak amacıyla iftar çadırları kuruldu.

Edinilen bilgilere göre, ramazan süresince bu çadırlarda yaklaşık 227 bin kişi iftarda konuk olacak. Vatandaşlar, kurulan bu sofralarda paylaşmanın bereketini hep birlikte yaşayacak.

KKTC genelinde belediyeler ve sivil toplum kuruluşları, ramazan boyunca sadece yemek dağıtımı değil, çeşitli kültürel etkinliklerle de bu ayın ruhunu yaşatmaya hazırlanıyor.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, AA muhabirine, “Her yıl olduğu gibi bu sene de Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi olarak Kıbrıs Vakıflar İdaresi ile birlikte ramazan sofraları kuracağız.” dedi.

Ada genelinde 17 sabit, 48 gezici noktada yaklaşık 227 bin kişiyi ramazan sofralarında ağırlamayı öngördüklerini belirten Başçeri, şunları kaydetti:

“Ramazan ayının manevi atmosferini bizimle yaşamak, aynı sofraları paylaşarak kardeşlik ve dostluk bağlarımızı pekiştirmek isteyen tüm kardeşlerimizi ramazan sofralarımıza bekliyoruz. Şimdiden tüm İslam aleminin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan kardeşlerimizin ramazanı hayırlı uğurlu olsun.”

ÇAVUŞ: TÜM HALKIMIZA HAYIRLI RAMAZANLAR DİLİYORUM

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, ramazan ayı nedeniyle yayımladığı mesajında, “Tüm halkımıza hayırlı ramazanlar diliyorum” dedi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, ramazan ayının birlik ve beraberliği daha da güçlendirmesini, toplumsal dayanışma ruhunu pekiştirmesini temenni etti.

Çavuş, ramazan ayı nedeniyle yayımladığı mesajında, rahmet ve bereket ayı olan ramazana bir kez daha kavuşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

Ramazan ayının paylaşmanın, dayanışmanın, hoşgörünün ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı müstesna bir zaman dilimi olduğunu kaydeden Çavuş, şunları söyledi:

“Bu mübarek ayın, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini, toplumsal dayanışma ruhumuzu pekiştirmesini temenni ediyorum. Ramazan ayının ülkemize, milletimize ve tüm İslam alemine sağlık, huzur, bereket ve esenlik getirmesini diliyor; tuttuğumuz oruçların, yaptığımız ibadetlerin kabul olmasını temenni ediyorum. Tüm halkımıza hayırlı ramazanlar diliyorum.”

RAMAZAN AYI MANEVİ DEĞERLERİ PEKİŞTİREN ÖZEL BİR ZAMAN DİLİMİ

Oğuzhan Hasipoğlu, Ramazan ayının başlaması dolayısıyla yayımladığı mesajda, mübarek ayın toplumsal dayanışmayı güçlendiren ve manevi değerleri pekiştiren özel bir zaman dilimi olduğuna vurgu yaptı.

Ramazan ayına ulaşmanın huzur ve bereketini hep birlikte yaşadıklarını belirten Hasipoğlu, bu müstesna günlerin sabrı, paylaşmayı, yardımlaşmayı ve kardeşliği daha da anlamlı kıldığını ifade etti.

Çalışma hayatında da dayanışma kültürünün önemine dikkat çeken Hasipoğlu, Ramazan ayının ihtiyaç sahiplerine el uzatma, gönülleri birleştirme ve toplumsal bağları kuvvetlendirme açısından önemli bir fırsat sunduğunu kaydetti.

Hasipoğlu mesajında, “Rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazan’ın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve barış getirmesini diliyorum. Bu mübarek ayın birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum” ifadelerine yer verdi.

 

Beha Hüseyin Köprülü Camii düzenlenen törenle ibadete açıldı

Kıbrıs Vakıflar İdaresi ile Gönyeli Alayköy Belediyesi iş birliğinde, hayırsever Beha Hüseyin Köprülü’nün katkılarıyla inşa edilen Beha Hüseyin Köprülü Camii düzenlenen törenle ibadete açıldı.

Açılış törenine hayırsever iş insanı Beha Hüseyin Köprülü ve ailesi yanı sıra, Başbakan Ünal Üstel, 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TC Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, bazı bakanlar, milletvekilleri, Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Mustafa Tümer, Gönyeli-Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, kurum ve kuruluş temsilcileri ile halk katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, Demirhan Camii İmamı Muharrem Bozkurt tarafından Kur’an-ı Kerim tilavetinin okunmasıyla devam etti.

Törende daha sonra hayırsever iş insanı Beha Hüseyin Köprülü, Gönyeli-Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Mustafa Tümer ve Başbakan Ünal Üstel konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından TC Lefkoşa Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Dursun Ali Coşkun tarafından dua okunarak, Beha Hüseyin Köprülü Camii ibadete açıldı.

-Üstel: “Siyasi, ekonomik ve ticari ambargolara rağmen Kıbrıs Türkü mücadelesinden vazgeçmedi”

Başbakan Ünal Üstel, açılışta yaptığı konuşmada, “Bugün yine ülkemizde hükümet, yerel idareler ve değerli bir iş insanının destekleriyle güzel bir eseri KKTC’ye kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadesini kullandı.

Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinin Osmanlı’nın adayı İngilizlere kiralamasıyla başladığını söyleyen Üstel, halkın bu mücadelesinde her zaman Anavatan’dan destek aldığını ve bugünlere geldiğini kaydetti.

Üstel, Osmanlı’nın adada yaşayan Müslümanlar için her köşeye bir cami yaptırdığını belirterek, Osmanlı’nın adayı terk etmesi sonrasında ise Kıbrıs Türkü’nün bu eserlere sahip çıktığını vurguladı.

En zor dönemlerde bile Kıbrıs Türkü’ne uygulanan siyasi, ekonomik ve ticari ambargolara rağmen Kıbrıs Türkü’nün mücadelesinden vazgeçmediğini işaret eden Üstel, “Bu mücadeleyi yaparken de ne dininden, ne ırkından, ne de kişiliğinden hiçbir zaman ödün vermedi.” şeklinde konuştu.

Başbakan Üstel, Osmanlı döneminin önemli ailelerinden Köprülü ailesinin Limasol’da güzel bir cami yaptırdığını aktararak, yine aynı aileden gelen Beha Hüseyin Köprülü ve üç oğlunun destekleriyle Gönyeli’de yine güzel bir cami eseri yapıldığını dile getirdi.

Özelde Gönyeli, genelde ise KKTC’ye güzel bir ibadet yeri kazandırıldığını kaydeden Üstel, camiinin hem ülkeye hem de İslam âlemine hayırlı olmasını diledi.

-Tümer: “Bugün köklü bir tarihi mirasın, vakıf medeniyetinin ve hayır geleneğinin yaşayan bir halkasına şahitlik ediyoruz”

Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Mustafa Tümer de, bugün sadece bir cami açılışı yapmadıklarını aynı zamanda köklü bir tarihi mirasın, vakıf medeniyetinin ve hayır geleneğinin yaşayan bir halkasına daha şahitlik ettiklerini kaydetti.

Konuşmasında, Hz. Muhammed’in “Kim Allah rızası için bir mescit inşa ederse, Allah da ona cennette bir ev inşa eder.” Hadis-i şerifini işaret eden Tümer, bu ifadenin cami inşa etmenin yalnızca dünyevi değil, aynı zamanda uhrevi bir yatırım olduğunu da anımsattı.

Tümer, Köprülü ailesinin Osmanlı devlet geleneğinde önemli izler bırakmış, Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa’dan başlayarak birçok padişah döneminde devlete hizmet etmiş köklü bir aile olduğunu vurgulayarak, bu tarihi mirasın yalnızca devlet yönetiminde değil, vakıf eseriyle de kendini gösterdiğini söyledi.

Aile fertlerinden Köprülü Hacı İbrahim Ağa’nın 19. yüzyılın başlarında Limasol’da cami inşa ettirdiğini anımsatan Tümer, “O gün dikilen sancak, verilen söz ve ardından inşa edilen cami imanın, vefanın ve vakıf bilincinin güçlü bir sembolü olmuştur.” şeklinde belirtti.

Tümer, Beha Hüseyin Köprülü Camii’nin Alayköy için huzur, bereket ve dayanışma merkezi olması temennisinde bulunarak, caminin hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti.

-Amcaoğlu: “Kenti sadece fiziki yatırımlarla değil, manevi değerleriyle birlik ruhuyla büyütmeye devam ediyoruz”

Gönyeli-Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu ise konuşmasında, çok anlamlı bir açılış için toplandıklarını kaydederek, “Bugün Osmanlı’dan Kıbrıs’a uzanan köklü bir vakıf geleneğini iki asır sonra aynı ruhla yeniden hayatla buluşturuyoruz.” dedi.

Konuşmasında, Köprülü ailesinin Osmanlı tarihine yön veren çok kıymetli bir aile olduğunu vurgulayan Amcaoğlu, bu köklü geçmişin Kıbrıs’taki en önemli izlerinden birinin de Limasol’da inşa edilen Hacı İbrahim Ağa Cami ve onun etrafında kurulan vakıf kültürü olduğunu söyledi.

Amcaoğlu, bugün o mirasın torunlarının Gönyeli-Alayköy’de yeni bir eserine şahitlik ettiklerini de aktararak, bu açıdan söz konusu caminin sadece bir ibadet mekânı değil, geçmiş ile gelecek arasında kurulan güçlü bir gönül köprüsü olduğunu ifade etti.

Camii yapım sürecinin 17 Ağustos 2023 tarihinde Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Din İşleri Dairesi, Gönyeli-Alayköy Belediyesi ve hayırsever Beha Hüseyin Köprülü arasında imzalanan protokolle başladığını kaydeden Amcaoğlu, inşaatının çok kısa bir sürede tamamlandığını da dile getirdi.

Hüseyin Amcaoğlu, Gönyeli-Alayköy Belediyesi olarak kenti sadece fiziki yatırımlarla değil, manevi değerleriyle birlik ruhuyla, imece ve dayanışma kültürüyle büyütmeye devam ettiklerini belirterek, eserin halka ve gelecek nesillere hayırlı olmasını diledi.

-Köprülü: “Beha Hüseyin Köprülü Camii’nin temelleri Osmanlı İmparatorluğu’nun köklü tarihine uzanan bir geçmişe sahip”

Hayırsever iş insanı Beha Hüseyin Köprülü de açılış töreninde yaptığı konuşmasında, caminin temellerinin Osmanlı İmparatorluğu’nun köklü tarihine uzanan bir geçmişe sahip olduğunu söyledi.

Köprülü, Osmanlı İmparatorluğu’nun parlak dönemlerinde yer alan Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa ve soyundan gelenlerin önemli görevler yaptıklarını anımsatarak, Köprü ailesinin geçmişi hakkında bilgi verdi.

Caminin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Köprülü, Beha Hüseyin köprülü Camisi’nin KKTC’ye ve tüm İslam âlemine hayırlı ve uğurlu olmasını temenni etti.

Caminin açılışı sonrasında katılımcılara lokma ikram edildi.

TÜK: Arpa sevkiyatı olumsuz hava koşulları nedeniyle tamamlanamadı

Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK), kurum tarafından temin edilen arpanın Mersin Limanı’ndaki gemi yükleme işlemlerinin, olumsuz hava koşulları nedeniyle planlanan sürede tamamlanamadığını açıkladı.

TÜK tarafından yapılan açıklamada, hava koşullarının uygun hâle gelmesiyle birlikte, yükleme işlemlerinin en kısa sürede tamamlanacağı ve sevkiyatın yapılacağı belirtildi.

Açıklamada, 15 gündür bölgede etkili olan olumsuz hava koşulları nedeniyle, başta Mersin Limanı olmak üzere, birçok limanda gemi yükleme ve boşaltma faaliyetlerinde ciddi aksamalar yaşandığı kaydedildi.

Liman operasyonlarının zaman zaman durdurulduğu ve gemi programlarında gecikmeler meydana geldiği vurgulanan açıklamada, yaşanan gecikmenin tamamen meteorolojik şartlardan kaynaklandığı da aktarıldı.

Açıklamada, “Kurumumuz, sürecin hızlandırılması adına ilgili tüm birimlerle koordinasyon içerisinde çalışmalarını an ve an sürdürmektedir.” ifadesi kullanıldı.

Ramazan Ayı Dolayısıyla Üstel’den Anlamlı Mesaj

Başbakan Ünal Üstel, Ramazan ayının başlaması dolayısıyla yayımladığı mesajda, Kıbrıs Türk halkının bu müstesna dönemi huzur içinde geçirmesini temenni etti.

Üstel, Ramazan ayının aile bağlarının, komşuluk ilişkilerinin ve toplumsal dayanışmanın daha da güçlenmesine vesile olmasını dileyerek, bu ayın paylaşmanın, yardımlaşmanın, sabrın ve sorumluluk duygusunun öne çıktığı özel bir zaman dilimi olduğunu vurguladı.

Ramazan’ın, kırgınlıkların geride bırakıldığı ve gönüllerin buluştuğu bir dönem olduğuna dikkat çeken Üstel, toplum olarak ortak değerlerde birleşmenin ve birbirine daha fazla sahip çıkmanın önemine işaret etti.

Başbakan Üstel, mesajında ayrıca Ramazan-ı Şerif’in halka, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ndeki kardeşlere ve tüm İslam alemine sağlık, huzur ve esenlik getirmesini dileyerek, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni etti.

BEROVA: İYİ NİYETLİ YAKLAŞIMIMIZA RAĞMEN MECLİS’TE ORTAYA KONAN TUTUMU DOĞRU BULMUYORUM

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Fiber Optik Protokolü ile ilgili Meclis’te iyi niyetli yaklaşım koymalarına rağmen muhalefetin tutumunu doğru bulmadığını söyledi.

Cumhuriyet Meclisi’nde  Fiber Optik Protokolü ile ilgili yaşanan tartışmaların yankıları sürüyor. Maliye Bakanı Özdemir Berova, muhalefetin ortaya koyduğu tutumu doğru bulmadığını söyledi.

BRT ekranlarında yayınlanan “Gündem 12” programına açıklamalarda bulunan Berova, ortak bir noktaya ulaşmak amacıyla paydaşlarla bir araya geldiklerini belirtti.

Ülkenin “Bilişim Adası” vizyonu doğrultusunda en önemli adımlardan birinin adanın tamamının fiber optik altyapıyla donatılması olduğunu vurgulayan Berova, hükümetin konuya büyük önem verdiğini ifade etti. Protokolün değerlendirilmesi sürecinde bazı maddelerde yeterli açıklık bulunmadığının paydaşlar tarafından dile getirildiğini aktaran Berova, bu belirsizliklerin giderilmesi amacıyla paydaşlar ve Türk Telekom yetkilileriyle kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdiklerini söyledi. Berova, protokol üzerinde taraflarla uzlaşıya varılabileceğine dair kanaatinin yüksek olduğunu da belirtti. Fizibilite raporuna ilişkin bir soruyu yanıtlayan Berova, finansal analizlerin teknik veriler ve maliyet unsurları dikkate alınarak yapıldığını kaydetti.

Bu süreçte yasal mali müşavir konumundaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası uzman kadrosuyla birlikte değerlendirme yürütüldüğünü ifade etti. Berova, daha önce Cumhuriyetçi Türk Partisi tarafından yöneltilen sorular çerçevesinde fizibilite raporunu paylaşma konusunda herhangi bir çekinceleri olmadığını açıkça dile getirdiklerini söyledi.

Maliye Bakanı Berova, fizibilite raporuna ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak kamuoyunu bilgilendireceklerini vurguladı. Öte yandan Berova, Meclis’te dün yaşanan gelişmelere de değinerek, iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen ortaya konan tutumu doğru bulmadığını ifade etti.

Başbakan Üstel: Bu bir rekordur

Başbakan Ünal Üstel, Cypfruvex’in Valanciya portakalın tonunu 19 bin TL’ye kadar satın alacağını açıklayarak, “Bu bir rekordur” dedi.

Üstel, Cypfruvex’le sözleşme imzalayan üreticilerin kuruma verdiği ürün karşılığında yüzde 50 avans alabileceğini de belirtti.

Başbakan Üstel, Cypfruvex Yönetim Kurulu Başkanı Ratip Irıkoğu, Genel Müdürü Mustafa Üstünel, yönetim kurulu üyeleri, narenciye üretici birliklerinden temsilcilerle Başbakanlık’ta bir araya gelerek, sektöre ilişkin açıklamalarda bulundu.

Güzelyurt denince akla narenciye geldiğini belirten Üstel, sektörün daha ileriye götürülebilmesi için çalışıldığını, bu alandaki projelere hükümet programında da yer verdiklerini söyledi.

Hükümetin ilk hedefinin üreten kesimleri ayağa kaldırmak olduğunu kaydeden Başbakan Üstel, narenciye, tarım, hayvancılık, meyve-sebze yetiştiriciliği, seracılık gibi sektörlerin sorunlarının tespiti ve çözümü için Tarım Bakanlığı’nın plan ve program hazırlandığını ifade etti.

Üreticiye bugüne kadar “tarihin en büyük” desteklerini verdiklerini belirten Başbakan Ünal Üstel, “Üreten kesimleri ayakta tutmak için çalışıyoruz” dedi.

Bir dönem Güzelyurt’ta narenciye ağaçlarının kesilmeye başlandığını da anımsatan Üstel, geçmiş dönemde Mandora ve Valensiyaya verilen fiyatlara değindi.

Hükümetin Mandora (King Mandalin) için çok iyi bir fiyat belirlediğini, ihracatın artık sona geldiğini söyleyen Başbakan Ünal Üstel, bugün Valensiya için belirlenen (tonu 19 bin TL’ye kadar) fiyatın narenciye için “milat” olduğunu vurguladı.

Üstel, Cypfruvex’le sözleşme imzalayan üreticilerin ürünleri karşılığında yüzde 50 avans alabileceğini de belirtti.

Başbakan Üstel, yapılan çalışmalar ve Türkiye ile imzalanan protokoller sayesinde ihracat ve Cypfruvex için atılan adımlara da değindi.

Üstel, Cypfruvex’teki makinelerin ve ihtiyaç duyulan kısımların yenilendiğini belirterek, 40 bin tonluk hava deposunun 15 binlik kısmının martta hizmete açılacağını da açıkladı.

Üstel, ülkenin büyük eksiği olan Hal Yasası’nın yapıldığını, tüzüklerinin de bitirildiğini kaydederek, Cypfruvex’in ve soğuk hava deposunun yanındaki alanın hal yeri olarak tespit edildiğini, fizibilite çalışmasının yapıldığını, hedefin martta ihaleye çıkmak olduğunu söyledi.

Yeni Güzelyurt Hastanesi’nin gelecek aylarda bitirilerek hizmete gireceğini kaydeden Üstel, gençlerin Güzelyurt’ta kalması için başlattıkları “İlk Evim” kredisini yeniden açıklayacaklarını söyledi.

Güzelyurt’ta 30 seneden sonra ilk kez sosyal konut projesine başlandığını belirten Üstel, ülke için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Başbakanlıktaki kabulde Cypfruvex Yönetim Kurulu Basın Sözcüsü Özel Tahsin ile narenciye üretici birliklerinden temsilciler de söz aldı.

-Tahsin

Cypfruvex Yönetim Kurulu Basın Sözcüsü Özel Tahsin, yaklaşık 4 yıldır kurumun yönetim kurulunda görev yaptığını, orta ölçekli bir üretici olarak narenciyedeki sorunları iyi bildiğini belirtti.

Başbakan Ünal Üstel, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ve Cypfruvex yönetiminin özverili çalışmalarından sonra bugünkü noktaya ulaştıklarını söyleyen Tahsin, “Başarı ortada… Eleştirilere başarıyla cevap verdik” dedi.

Özel Tahsin, Başbakan Üstel’in açıkladığı fiyatları ve ödeme şeklini “büyük bir devrim” diye nitelendirdi.

Cypfruvex’te yıllardır atılmayan adımları attıklarını, çağdışı kalan paketleme tesislerini kendi imkanlarıyla yenilediklerini vurgulayan Özel Tahsin, konsantrede verimi iki katına çıkardıklarını, soğuk hava deposunun da çok önemli bir proje olduğunu söyledi.

Üretici birliklerinin açıklanan fiyatları memnuniyetle karşılamasından da mutlu olduklarını dile getiren Özel Tahsin, iş birliği ve uyum içinde çalışılmasına önem verdiklerini kaydetti.

-Akçın

Narenciye Üreticiler Birliği Derneği Başkanı Turgut Akçın, narenciyede iyi fiyat açıklayarak üreticiyi memnun eden Başbakan Ünal Üstel’e, Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş’a ve Cypfruvex yönetimine teşekkür etti.

Üreticinin avans alabilecek olmasının da son derece önemli olduğunu belirten Akçın, “Senelerdir böyle bir memnuniyeti yaşamamıştık” dedi.

Bölgedeki bazı sorunlara değinerek, Güzelyurt ve Mevlevi barajlarının tamir edilmesi gerektiğini söyleyen Akçın, yağmur suyunun denize akmasının üreticileri üzdüğünü belirtti.

Türkiye’den gelen suyla sebze ve meyveciliğe de yönelim olduğunu dile getiren Turgut Akçın, tarımın plan ve program dahilinde yapılması, devletin her şeyden haberdar olması gerektiğini söyledi.

Bazı üreticilerin suyun Güzelyurt barajına gelmesini engellediğini de ifade eden Akçın, “Suyun tüm bahçelere adaletli şekilde dağıtılmasını talep ediyoruz” dedi.

-Alioğlu

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu, narenciyenin tarımdaki payının geçmiş dönemlerde çok düştüğünü, 2 sene önce Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş ile başlattıkları istişarelerle bu oranın yüzde 19-20’lere çıkarıldığını, sektörün ivme kazandığını söyledi.

“Hak ettiğimiz noktalara geldik, daha da ileriye gideceğiz” diyen Alioğlu, Cypfruvex için atılan adımların, soğuk hava depolarının, sosyal konut ve hastane projesinin, Güzelyurt’a verilen önemin göstergesi olduğunu da belirtti.

2025’te ihracat sorunu yaşadıklarını, hükümetle ve Cypfruvex’le başlatılan çalışmalarla sorunun aşıldığını anımsatan Ali Alioğlu, “Üretici uzun yıllar Cypfruvex’le küstü… Güveni yeniden sağlamak zorundaydık…Bu sağlandı” dedi.

Bugün Valanciya portakalda açıklanan fiyatın rekor olduğunu da ifade eden Ali Alioğlu, “Son 25 yılın en güzel noktasındayız. Piyasaya 250-300 milyon TL kaynak yaratılacak” dedi.

Narenciyede hâlâ sorunlar yaşandığını, bunların çözümü için de Cypfruvex’in kurumsallaşmasının önemli olduğunu belirten Alioğlu, kooperatifleşmenin ve üreticilerin kurumun yönetim kurulunda söz sahibi olmasının önemine dikkat çekti.

Oğuz: Türk Telekom kişi değil, Türkiye’nin bir kurumudur

KIBRIS TV’de yayınlanan “Kıbrıs’ta Gündem” programına konuk olan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Eda Alisinanoğlu’nun sorularını yanıtladı. Meclis’te “fiber optik altyapı projesine ilişkin protokol yasası” görüşmeleri sırasında yaşanan sert tartışmaları değerlendiren Oğuz, hem Meclis’teki üslup tartışmalarına hem de “ek protokol” ihtiyacına dikkat çekti.

“Vatandaş izliyor; verilen mesajın iyi olması gerekir”

Meclis’teki gerilim ve tartışmaların kamuoyunda geniş yankı bulduğunu vurgulayan Oğuz, Meclis’i “ayna” olarak nitelendirdi. Oğuz, Meclis kürsüsünden verilen mesajların vatandaş tarafından yakından takip edildiğini, söylem ve davranışların topluma örnek teşkil ettiğini belirterek, parti ayrımı gözetmeksizin tüm milletvekillerinin Meclis içtüzüğü ve kurallara riayet etmesi gerektiğini söyledi.

Oğuz, toplumda zaman zaman “Meclis’te bağırıp çağırıp sonra normal hayata dönülmesi” gibi görüntülere dönük eleştirilerin de oluştuğuna işaret ederek, siyaset kurumunun güvenilirliği açısından “çerçevenin dışına çıkmama” uyarısında bulundu. Meclis’in açılışının gecikmesi, oturum yönetimi ve tartışmaların seyrine ilişkin değerlendirmelerinde de Oğuz, “vatandaşa verilen mesaj”ın önemine vurgu yaptı.

Meclis’te “fiber protokol” gerilimi: “Ek protokole ihtiyaç kesin”

Programın ana gündem maddelerinden biri, Meclis’te ele alınan fiber optik altyapı protokolü yasa tasarısı oldu. Oğuz, protokol görüşmeleri sürerken yaşanan tartışmaların bir boyutunun da “ek protokol ihtiyacı” tartışması olduğunu ifade etti.

Oğuz, hükümetin ve ilgili tarafların daha önce de “ek protokole ihtiyaç olduğu” yönünde görüş belirttiğini; bu kapsamda görüşmelerin devam ettiğini söyledi. Türk Telekom yetkilileriyle toplantılar yapıldığını, sürecin sürdüğünü kaydeden Oğuz, “Ek protokol şart” ifadesini kullandı.

Bakan Oğuz, Meclis’te yasaların tartışılmasının doğal olduğunu, muhalefetin de istemediği düzenlemelerde süreci uzatabildiğini; ancak tartışmaların “organize biçimde Meclis’in çalıştırılmaması” gibi bir noktaya evrilmesinin, vatandaş nezdinde “dün öyleydiniz bugün böyle” algısı doğurabildiğini savundu.

Fiber altyapı ve günlük hayata etkisi: “Bilişim çağında bu hizmeti hak ediyoruz”

Fiber altyapı tartışmasını, yalnızca teknik bir konu değil “ülkenin geleceği” açısından stratejik bir başlık olarak gördüğünü dile getiren Oğuz, internetin artık elektrik ve telefon gibi temel bir ihtiyaç haline geldiğini belirtti. Oğuz, günlük yaşamın dijitalleştiğine, internet kesintisinin dahi bireyleri psikolojik olarak etkilediğine dikkat çekerek, “Bilişim çağında hizmetin üst kalitede olması” gerektiğini vurguladı.

Oğuz’un değerlendirmesine göre, yapılacak altyapı hamlesi yalnızca daha hızlı internet anlamına gelmiyor; aynı zamanda teknoloji, bilimsel gelişme, rekabetçilik ve ekonomik kazanım başlıklarını da tetikleyebilecek bir zemin oluşturuyor. Oğuz, bu çerçevede “ülke insanının hak ettiği hizmeti alması gerektiğini” söyledi.

“10 yıllık işi 1-2 yıla çekmek ülkeye 8 yıl kazandırır”

Oğuz, mevcut imkânlarla altyapı geliştirme sürecinin uzun yıllara yayılabildiğini, ancak yeni bir yatırımla sürenin ciddi şekilde kısalabileceğini savundu. Konuyu bir örnek üzerinden anlatan Oğuz, “10 yıllık hizmeti 1-2 yıla çekmek… ülkeye 8 yıl kazandırır” dedi; bu kazanımın da ülkeyi “başka evrelere, başka gelişmelere” taşıyacağını ifade etti.

Bakan Oğuz, bu yaklaşımı “bağımlılık” tartışmalarının ötesinde, “alternatif yaratma” ve “ülkeye yatırım çekme” arayışı olarak değerlendirdi. “Formül geldiğinde istemeyiz” yaklaşımının ülkeye kazandırmayacağını savunan Oğuz, yönetenlerin “halkın ihtiyaç duyduğu gereksinimi sağlamak zorunda olduğunu” dile getirdi.

“Telekomünikasyon Dairesi stratejik kurum; yetki devri söz konusu değil”

Fiber protokolüne ilişkin eleştirilerin önemli bir kısmının, “yetki devri” endişesi üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Oğuz, bu noktada net bir ifade kullandı: Telekomünikasyon Dairesi’nin yetkisinin alınması ya da devredilmesi söz konusu değil.

Telekomünikasyonun devlet açısından “stratejik” bir alan olduğunun altını çizen Oğuz, bunu elektrik gibi temel ve kritik kurumlarla birlikte değerlendirdi; devlet verilerinin güvenliği açısından da bu kurumların önemine işaret etti.

Oğuz, buna karşın protokolün bazı başlıklarında “daha detaylı netleştirme” ihtiyacı bulunduğunu, bunun da ek protokol ile sağlanacağını belirtti. Parti içinde de konunun değerlendirildiğini söyleyen Oğuz, ek protokol gerekliliğinin kabul gördüğünü ve görüşmelerin bu doğrultuda yürüdüğünü kaydetti.

“Peşkeş” tartışması: “Kurum bir kişinin özel mülkü değil”

Programda, kamuoyunda dile getirilen “peşkeş” eleştirileri de gündeme geldi. Oğuz, bu eleştirilerin “tekerleme” haline geldiğini savunarak, protokolün bir “kişiye” değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kurumu üzerinden yürütülen bir çalışma olduğuna dikkat çekti. Türk Telekom’un bir kişinin özel mülkü olmadığına vurgu yapan Oğuz, tartışmaların “yatırım ve hizmet” perspektifiyle ele alınması gerektiğini ifade etti.

Oğuz, yatırım süreçlerinde karşılıklı şartların olmasının doğal olduğunu; “yatırım yap ama hiçbir şartın olmasın” yaklaşımının gerçekçi olmadığını söyledi. Hizmet alanın da hizmet verenin de şartları bulunduğunu belirten Oğuz, protokolün bu karşılıklı ilişki çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Din İşleri Başkanlığı Ramazan ayı mesajı yayımlandı

KKTC Din İşleri Başkanlığı, Ramazan ayının yalnızca bir zaman dilimi olmadığını; ibadet şuurunun tazelendiği, sabır ve tevekkülün güçlendiği bir ay olduğunu vurguladı.

KKTC Din İşleri Başkanlığı Ramazan ayı nedeniyle tebrik mesajı yayımladı.

Mesajda, rahmet ve bereket mevsimine yeniden kavuşmanın heyecanı ve huzurunun yaşandığı belirtilerek, ilk teravih namazı ve ilk sahurla birlikte Ramazan ayına ulaşmanın mutluluğunun paylaşıldığı ifade edildi.

Kur’an-ı Kerim’in bu ayda nazil olmaya başlamasının Ramazan’ı daha da kıymetli kıldığı kaydedilen mesajda, Ramazan’ın tefekkür, şükür, sabır ve yardımlaşma ayı olduğuna işaret edildi; ihtiyaç sahiplerine el uzatmanın ve paylaşma bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekildi.

Mesajda ayrıca, bu manevi iklimde sadece bedenen değil; dil, kalp ve zihinle de arınmaya yönelmenin gerekliliği ifade edilerek, kırgınlıkların giderildiği, sevgi ve hoşgörünün yayıldığı bir Ramazan temennisinde bulunuldu.

Türk milletinin ve tüm İslam âleminin Ramazan-ı Şerif’i tebrik edilen mesajda , Ramazan ayının başta mazlum coğrafyalar olmak üzere tüm insanlığa huzur, barış ve adalet getirmesi dilendi.

ÜSTEL: 4 SENEDE YAPTIKLARIMIZ 30 SENEYE EŞ DEĞERDİR

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa İlçe Başkanlığı Kadın Kolları’nın düzenlediği buluşma yoğun katılımla gerçekleşti. Programa UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel ile eşi Zerrin Üstel katıldı. Üstel, dört yıllık icraatları ve yeni dönem hedeflerini özetledi.
İcraatlar ve Verilen Sözler
Üstel, “Dört senede yaptıklarımız 30 seneye eş değerdir” diyerek, göreve geldikleri günden itibaren verdikleri sözleri yerine getirdiklerini vurguladı. Kamu çalışanları ve serbest meslek sahiplerine yönelik yasal düzenlemelerin hayata geçirildiğini, popülizm yapmadan kararlı adımlar attıklarını ifade etti.
Dijital Dönüşüm ve Fiber Altyapı
Türk Telekom ile imzalanan fiber optik anlaşmasının meclisten geçirilmesi ile birlikte internetin hızlanacağına ve gençlerin, üniversitelerin ve turizm sektörünün güçleneceğini söyledi.
Türkiye ile Hayata Geçirilen Projeler
Su temin projesinin İrsen Küçük ile Recep Tayyip Erdoğan döneminde başladığını hatırlatan Üstel, suyun ülke geneline ulaştırıldığını ifade etti. Lefkoşa çevre yolu ve yarım kalan birçok projenin bu dönemde tamamlandığını kaydetti.
Ulaşım ve Sağlık Yatırımları
Ercan Havalimanı’nın tamamlanmasıyla yolcu sayısının yüzde 50’ye yakın arttığını belirten Üstel; 320 yataklı Lefkoşa Hastanesi, Güzelyurt ve Girne’deki sağlık yatırımları ile Pamuklu Hastanesi’nin hayata geçirildiğini, İskele’de hastane temelinin atıldığını açıkladı.
Ekonomi ve Yerel Yönetimler
Pandemi sonrası süreçte çalışan ve esnafı korumaya yönelik adımlar attıklarını söyleyen Üstel, Türkiye ile imzalanan protokoller sayesinde birçok alanda yatırım yapıldığını vurguladı. Belediye reformunun olumlu karşılandığını belirterek, yerel seçimlerde kadınlara önemli görevler düştüğünü ifade etti.
Teşekkür ve Kararlılık Mesajı
Program sonunda katkı koyanlara teşekkür eden Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hizmetlerin artarak süreceğini belirtti.

KKTC’DE 2025 YILI II. ÇEYREKTE İŞSİZLİK YÜZDE 4,5, İSTİHDAM YÜZDE 48,4 OLDU

KKTC İstatistik Kurumu, “Hanehalkı İşgücü Anketi 2025 yılı II. Çeyrek” sonuçlarını açıkladı. Buna göre, ülkede toplam işsiz sayısı 8 bin 487 kişi olurken, işsizlik oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşti.

Açıklanan verilere göre, KKTC genelinde toplam istihdam 181 bin 203 kişi olarak kaydedilirken; istihdam oranı yüzde 48,4, işgücüne katılım oranı ise yüzde 50,7 olarak hesaplandı.

Erkeklerde istihdam oranı yüzde 60, işgücüne katılım oranı yüzde 61,8; kadınlarda ise istihdam oranı yüzde 35,3, işgücüne katılım oranı yüzde 38,1 olarak belirlendi.

-Kadınlarda işsizlik oranı daha yüksek

KKTC İstatistik Kurumu Başkanı Sövüda Besimler tarafından yapılan açıklamada, işsizlik oranının erkeklerde yüzde 2,9, kadınlarda ise yüzde 7,3 olarak tespit edildiği belirtildi. 15–24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 19,1 olurken, genç nüfusta işsizlik oranı erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 29,1 olarak açıklandı.

-İstihdamın yüzde 75,4’ü hizmetler sektöründe

Sektörel dağılıma bakıldığında, toplam istihdamın yüzde 75,4’ünün hizmetler sektöründe yoğunlaştığı görüldü. Tarım sektörünün payı yüzde 3,7, sanayi sektörünün payı yüzde 11,1, inşaat sektörünün payı ise yüzde 9,8 olarak açıklandı. KKTC genelinde 6 bin 790 kişinin tarım sektöründe istihdam edildiği kaydedildi.

-İşgücüne dahil olmayan nüfusun önemli bölümü eğitimde

Kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfusun yüzde 49,3’ünü işgücüne dahil olmayanlar oluşturdu. İşgücüne dahil olmayanlar arasında en büyük payı yüzde 29 ile eğitimine devam edenler aldı. Bunu yüzde 26,5 ile ev işleriyle uğraşanlar ve yüzde 23,5 ile emekliler izledi.

-Atıl işgücü oranı yüzde 6,9

Ankette yer alan tamamlayıcı göstergelere göre, zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan “atıl işgücü” oranı yüzde 6,9 olarak hesaplandı.

Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 5,5, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 5,9 olarak tahmin edildi.

 

ATUN: “KAYBEDİLEN ZAMANIN ÜLKEYE BİR YARARI YOK”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Grup Başkan Vekili Sunat Atun, Fiber Optik Protokolü’nün görüşüldüğü Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu oturumunun kapatılmasına tepki gösterdi.

Atun, oturumun kapatılmasına sebebiyet veren Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) anti-demokratik bir tavır sergilediğini ifade ederek, “Yine klasik bir CTP senaryosu izledik.” dedi.

Meclis çalışmalarının bu şekilde engellenmesinin Meclis’in asayişine ve ülke demokrasisine zarar verdiğini kaydeden Atun, kaybedilen zamanın ülkeye bir yararı olmayacağını söyledi, pazartesi günü protokolün yeniden gündemde olacağını belirtti.

– “CTP, bu davranışları alışkanlık haline getirdi”

Atun, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) oturumun kapatılmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, 19 saat süren bileşimin muhalefetin denetim görevi çerçevesinde “doğal” olduğunu ve hükümet ve UBP Grubu olarak bu süreci İçtüzük’ün öngördüğü kurallar çerçevesinde yürüttüklerini ifade etti.

Ancak oturumun sonunda CTP’nin tavrının “son derece anti-demokratik” olduğunu söyleyen Atun, bu tavırları CTP’nin alışkanlık haline getirdiğini savunarak, daha önce Meclis Başkanlığı oylama süreçlerinde de benzer olayların yaşandığını kaydetti; “Kendileri istediklerinde demokratik teamüllerin dışına çıkabiliyorlar, asayişi bozmaktan çekinmiyorlar.” dedi.

– Meclis tarihinde görülmedik bir olaya imza attılar”

“Bugün CTP’nin Meclis tarihinde görülmedik bir olaya imza attığını” belirten Atun, CTP’nin Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’in Cumhurbaşkanı’na vekalet etmesi nedeniyle oturumun kendi vekilleri olan Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe tarafından yönetilmesini fırsat bilerek, “demokratik tahammüllere aykırı bir senaryo uyguladığını” söyledi; “Yine klasik bir CTP senaryosu izledik.” dedi.

CTP’nin, hükümetin protokolün onaylanması için gerekli vekil sayısına sahip olduğunu anlamasının ardından “hiç yakışmayacak şekilde” iç tüzüğün ihlal edildiğini ve kendi ihlalleri gerekçesiyle oturumu kapattıklarını söyleyen Atun, hükümetin oturum boyunca “yapıcı” bir tutum sergilediğini ve uzun konuşmaları sabırla dinlediklerini dile getirerek, muhalefetin de İçtüzük çerçevesinde sürecin devamını sağlaması gerektiğini kaydetti.

Günün sonunda milletvekillerinin halka karşı sorumlu olduğunu söyleyen Atun, seçmenin milletvekillerinden yasalar ve İçtüzük kuralları çerçevesinde hareket etmelerini beklediğini, ancak “CTP’nin her zaman olduğu gibi Meclis’i çalıştırmamayı önceliklendirdiğini” savundu.

– “İradeye saygı göstermeyip, demokratik tüm teamülleri katleder bir şekilde oturumu kapatmak onlara yakışmadı”

Bileşimin kapatılmasına gerekçe olarak gösterilen olayla ilgili de konuşan Atun, bunun yerine oturumu yöneten Meclis Başkan Yardımcısı’nın bileşimi kapatmak yerine bayrak asan milletvekilini uyarabileceğini savundu. Atun, bunun yanında, Başkan Yardımcısı’nın Meclis İdare Amiri’nden bayrağın alınmasını isteyebileceğini ya da oturuma ara vererek süreci yatıştırabileceğini, ancak bunları tercih etmediğini söyledi.

Atun, meclis çalışmalarının bu şekilde engellenmesinin meclisin asayişine ve ülke demokrasisine zarar verdiğini vurguladı ve şunları kaydetti:

“Bugün halk Ulusal Birlik Partisi’ne oy vermişse, UBP ve koalisyon ortaklarını iktidara taşımışsa buna saygı gösterilmesi gerekiyor. İradeye saygı göstermeyip, demokratik tüm teamülleri katleder bir şekilde oturumu kapatmak onlara yakışmadı. Ancak bu onların kendilerine yakıştırdığı bir durum.

Bundan sonra muhalefet oylama yapılmasının önüne geçebilmek için her türlü anarşik yöntemi mi deneyecek? Demokrasi ve hoşgörünün en önemli özelliklerinin olan Kıbrıs Türk halkında yeni bir kültür mü doğuyor?”

– “Onay anlaşmasında değişiklik yapılamaz… Ya kabul edilir ya reddedilir”

Fiber Optik Protokolü’nün bir “onay yasası” olarak Meclis gündeminde olduğunu hatırlatan Atun, uluslararası anlaşmaların onay sürecinde maddelerinde değişiklik yapılamadığını, anlaşmanın “ya kabul ya reddedildiğini” ifade etti. Atun, hükümetin imza koyduğu bu protokolün onayının da Meclis’te demokrasi kuralları içinde oylanarak tamamlanacağını söyledi.

Muhalefetin bileşimi kapatarak “zaman kazanmaya” çalıştığını öne süren Atun, bunun ülkeye bir şey kazandırmayacağını savundu. Atun, anayasal ya da hukuki itiraz gerekçesi bulunduğu düşünülüyorsa, bunun için anayasa ve hukuk çerçevesinde itiraz yolunun açık olduğunu kaydetti.

Atun, Fiber Optik Protokolü’nün pazartesi günü yeniden gündeme geleceğini de belirterek, “Halk bizi bu nedenle seçti. Görevimizi yapacağız.” dedi.

Atun’dan Meclis birleşimin kapatılmasına tepki

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Grup Başkan Vekili Sunat Atun, Fiber Optik Protokolü’nün görüşüldüğü Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu oturumunun kapatılmasına tepki gösterdi.

Atun, oturumun kapatılmasına sebebiyet veren Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) anti-demokratik bir tavır sergilediğini ifade ederek, “Yine klasik bir CTP senaryosu izledik.” dedi.

Meclis çalışmalarının bu şekilde engellenmesinin Meclis’in asayişine ve ülke demokrasisine zarar verdiğini kaydeden Atun, kaybedilen zamanın ülkeye bir yararı olmayacağını söyledi, pazartesi günü protokolün yeniden gündemde olacağını belirtti.

“CTP, BU DAVRANIŞLARI ALIŞKANLIK HALİNE GETİRDİ”

Atun, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) oturumun kapatılmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, 19 saat süren bileşimin muhalefetin denetim görevi çerçevesinde “doğal” olduğunu ve hükümet ve UBP Grubu olarak bu süreci İçtüzük’ün öngördüğü kurallar çerçevesinde yürüttüklerini ifade etti.

Ancak oturumun sonunda CTP’nin tavrının “son derece anti-demokratik” olduğunu söyleyen Atun, bu tavırları CTP’nin alışkanlık haline getirdiğini savunarak, daha önce Meclis Başkanlığı oylama süreçlerinde de benzer olayların yaşandığını kaydetti; “Kendileri istediklerinde demokratik teamüllerin dışına çıkabiliyorlar, asayişi bozmaktan çekinmiyorlar.” dedi.

MECLİS TARİHİNDE GÖRÜLMEDİK BİR OLAYA İMZA ATTILAR”

“Bugün CTP’nin Meclis tarihinde görülmedik bir olaya imza attığını” belirten Atun, CTP’nin Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’in Cumhurbaşkanı’na vekalet etmesi nedeniyle oturumun kendi vekilleri olan Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe tarafından yönetilmesini fırsat bilerek, “demokratik tahammüllere aykırı bir senaryo uyguladığını” söyledi; “Yine klasik bir CTP senaryosu izledik.” dedi.

CTP’nin, hükümetin protokolün onaylanması için gerekli vekil sayısına sahip olduğunu anlamasının ardından “hiç yakışmayacak şekilde” iç tüzüğün ihlal edildiğini ve kendi ihlalleri gerekçesiyle oturumu kapattıklarını söyleyen Atun, hükümetin oturum boyunca “yapıcı” bir tutum sergilediğini ve uzun konuşmaları sabırla dinlediklerini dile getirerek, muhalefetin de İçtüzük çerçevesinde sürecin devamını sağlaması gerektiğini kaydetti.

Günün sonunda milletvekillerinin halka karşı sorumlu olduğunu söyleyen Atun, seçmenin milletvekillerinden yasalar ve İçtüzük kuralları çerçevesinde hareket etmelerini beklediğini, ancak “CTP’nin her zaman olduğu gibi Meclis’i çalıştırmamayı önceliklendirdiğini” savundu.

“İRADEYE SAYGI GÖSTERMEYİP, DEMOKRATİK TÜM TEAMÜLLERİ KATLEDER BİR ŞEKİLDE OTURUMU KAPATMAK ONLARA YAKIŞMADI”

Bileşimin kapatılmasına gerekçe olarak gösterilen olayla ilgili de konuşan Atun, bunun yerine oturumu yöneten Meclis Başkan Yardımcısı’nın bileşimi kapatmak yerine bayrak asan milletvekilini uyarabileceğini savundu. Atun, bunun yanında, Başkan Yardımcısı’nın Meclis İdare Amiri’nden bayrağın alınmasını isteyebileceğini ya da oturuma ara vererek süreci yatıştırabileceğini, ancak bunları tercih etmediğini söyledi.

Atun, meclis çalışmalarının bu şekilde engellenmesinin meclisin asayişine ve ülke demokrasisine zarar verdiğini vurguladı ve şunları kaydetti:

“Bugün halk Ulusal Birlik Partisi’ne oy vermişse, UBP ve koalisyon ortaklarını iktidara taşımışsa buna saygı gösterilmesi gerekiyor. İradeye saygı göstermeyip, demokratik tüm teamülleri katleder bir şekilde oturumu kapatmak onlara yakışmadı. Ancak bu onların kendilerine yakıştırdığı bir durum.

Bundan sonra muhalefet oylama yapılmasının önüne geçebilmek için her türlü anarşik yöntemi mi deneyecek? Demokrasi ve hoşgörünün en önemli özelliklerinin olan Kıbrıs Türk halkında yeni bir kültür mü doğuyor?”

“ONAY ANLAŞMASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILAMAZ… YA KABUL EDİLİR YA REDDEDİLİR”

Fiber Optik Protokolü’nün bir “onay yasası” olarak Meclis gündeminde olduğunu hatırlatan Atun, uluslararası anlaşmaların onay sürecinde maddelerinde değişiklik yapılamadığını, anlaşmanın “ya kabul ya reddedildiğini” ifade etti. Atun, hükümetin imza koyduğu bu protokolün onayının da Meclis’te demokrasi kuralları içinde oylanarak tamamlanacağını söyledi.

Muhalefetin bileşimi kapatarak “zaman kazanmaya” çalıştığını öne süren Atun, bunun ülkeye bir şey kazandırmayacağını savundu. Atun, anayasal ya da hukuki itiraz gerekçesi bulunduğu düşünülüyorsa, bunun için anayasa ve hukuk çerçevesinde itiraz yolunun açık olduğunu kaydetti.

Atun, Fiber Optik Protokolü’nün pazartesi günü yeniden gündeme geleceğini de belirterek, “Halk bizi bu nedenle seçti. Görevimizi yapacağız.” dedi.

HÜKÜMETTEN NET MESAJ: MECLİS’TE İÇ TÜZÜK BİLİNÇLİ ŞEKİLDE İHLAL EDİLDİ

Hükümetimiz, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda son iki gündür yaşanan gelişmelere ilişkin aşağıdaki açıklamayı yapma gereği duymuştur.

Bilindiği üzere Meclisimiz, fiber optik protokolü onay yasasını görüşmek üzere iki gündür 18 saati aşkın bir süre boyunca çalışmalarını hükümetin yeterli nisabı ile sürdürmüştür.

Bu süreç boyunca hükümetimiz, büyük bir sabır ve olgunlukla görüşülen konulara yönelik tüm eleştirileri dinlemiş, not etmiş ve değerlendirmiştir. Demokratik tartışma zemininin korunması adına gereken her türlü hassasiyet de gösterilmiştir.

Ancak demokratik olgunlukla tartışma yürütmek yerine, fikirsel mücadeleyi Meclis İç Tüzüğü’nü zorlayarak ve ihlal ederek sürdürmeyi tercih eden bir ana muhalefet partisi anlayışla karşı karşıya kalınmıştır.

Başından itibaren planlı bir şekilde, İç Tüzük’e aykırı olduğu bilinmesine rağmen; Meclis Başkanının Cumhurbaşkanına vekalet etmesini fırsat bilen CTp, grup başkan vekilleri aracılığıyla Meclis kürsüsüne siyah bayrak astırmış ve bunun akabinde meclis başkanına verilen talimatla ara verilmesi gereken oturum planlı şekilde kapattırılmıştır. 

Bu girişim, Meclis tarihine kara bir leke olarak geçecek niteliktedir.

Hükümet olarak yeterli nisap mevcutken, Meclis’in açık kalması ve çalışmaların sürdürülmesi yönünde açık bir irade ortaya koymamıza rağmen, Genel Kurul pazartesi gününe kadar tatil edilmiştir.

Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin bugün Meclis’i kapatmak ve çalıştırmamak adına en az üç kez girişimde bulunduğu kamuoyunun gözleri önünde gerçekleşmiştir..

Meclis iç tüzüğünü ayaklar altına alınan bu anti demokratik tavrı, kınıyoruz. Bu durum, asla demokratik teamüllerle bağdaşmamaktadır.

Hükümetimiz, Meclis’in çalışmasından, yasaların demokratik zemin içinde tartışılmasından ve kararların hukuk çerçevesinde alınmasından yanadır. 

Ancak Meclis’i çalıştırmamak adına bilinçli şekilde yapılan İç Tüzük ihlallerini kabul etmemiz mümkün değildir.

Ercan’daki grev Bakanlar Kurulu tarafından ertelendi

Bakanlar Kurulu, Ercan Havalimanı Hava Trafik Şube Amirliği’nde başlatılan grevin, kamu güvenliği ve uçuş emniyeti gerekçesiyle 60 gün süreyle ertelenmesine karar verdi.

Bakanlar Kurulu, Ercan Havalimanı Hava Trafik Şube Amirliği’nde başlatılan grevin 60 gün süreyle ertelenmesini kararlaştırdı. Karar, Resmî Gazete’de yayımlandı.

Kararda, grevin kamu güvenliği ve kamu hizmetlerinin sürekliliği açısından sakınca oluşturduğu belirtildi. Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Referandum Yasası’nın ilgili maddeleri uyarınca alınan kararla, Sivil Havacılık Hizmetleri ile Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası’nın Ercan Havalimanı’ndaki tüm birimlerde başlattığı grev 17 Şubat 2026 tarihinden itibaren ertelendi.

Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi açık artırmayla motosiklet, araç ve tekne satacak

Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi, çeşitli motosiklet, salon araç, çift kabin araçlar ve bir teknenin açık artırma usulüyle peşin para karşılığında satışa sunulacağını duyurdu.
Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, perşembe günü saat 10.00’da Haspolat Ambarları’nda yapılacak açık artırmada, çeşitli tip salon araç, çift kabin ve motosiklet satışı gerçekleştirilecek.
Cuma günü ise saat 10.00’da Girne Turizm Limanı “Yeni Liman” içinde, Delta Marina sahasında bulunan tekne açık artırmayla satılacak.
Açıklamada, ödemenin çekle yapılması halinde, çekin karşılığının bankadan tahsil edilmesinin ardından malın teslim edileceği kaydedildi. Daha fazla bilginin Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi’nden alınabileceği belirtildi.

Bugün yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, bugünden itibaren alçak basınç sistemiyle serin ve nemli havanın etkili olacağını; bugün ve Çarşamba günü sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğini açıkladı.

Meteoroloji Dairesi, KKTC’nin bugünden itibaren alçak basınç sistemiyle serin ve nemli havanın etkisi altında kalacağını, bugün ve Çarşamba günleri ise üst atmosferdeki soğuk havanın yağışlara neden olacağını bildirdi.

Meteoroloji Dairesi’nin haftalık değerlendirmesine göre, hafta genelinde parçalı bulutlu bir hava hakim olacak; yarın ve çarşamba günü sağanak ve gök gürültülü sağanaklar görülecek. Haftanın ilerleyen günlerinde hava parçalı ve az bulutlu seyredecek.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimler ve sahillerde 19–21, çarşamba ve perşembe günü ise 16–18 derece santigrat dolaylarında olacak.

Rüzgâr, periyodun ilk günlerinde güney ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli; Çarşamba günü yer yer fırtına şeklinde; diğer günlerde ise kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esecek.

TÜK, yemlik arpanın Çarşamba günü gelmesinin beklendiğini açıkladı

TÜK, yemlik arpanın 18 Şubat Çarşamba günü ülkeye ulaşmasının beklendiğini duyurdu.

Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK), yemlik arpanın 18 Şubat Çarşamba günü ülkeye ulaşmasının beklendiğini açıkladı.

TÜK Açıklaması şöyle:

“Kurumumuz tarafından yürütülen yemlik arpa temin çalışmaları kapsamında 05/02/2026 tarihinde ödemesi gerçekleştirilmiş olan yemlik arpa alımına ilişkin süreçte, Kurumumuzun kontrolü dışında gelişen olumsuz hava koşulları nedeniyle bazı gecikmeler yaşanmıştır. Özellikle son dönemde etkili olan yoğun yağışlar, fırtına ve buna bağlı olarak gemi seferlerinde meydana gelen aksamalar, tedarik sürecini olumsuz yönde etkilemiştir.

Yaşanan bu olumsuzluklara rağmen, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Toprak Ürünleri Kurumu tarafından sürecin en kısa sürede tamamlanması amacıyla gerekli tüm girişimler ivedilikle başlatılmış, ilgili firma ve taşıyıcılarla sürekli temas halinde olunmuştur. Yapılan yoğun çalışmalar ve koordinasyon sonucunda tedarik sürecindeki aksaklıklar giderilmiş ve sorunlar büyük ölçüde aşılmıştır.

Bu kapsamda, yemlik arpanın 18/02/2026 Çarşamba günü ülkemize ulaşması planlanmakta olup, limana varışın ardından gerekli gümrük, kontrol ve dağıtım işlemleri de hızla tamamlanarak ürünlerin üreticilerimize ve sektör paydaşlarımıza ulaştırılması sağlanacaktır.”

Üstel: Biz Polemik Değil,Eser Üretiyoruz

Başbakan Ünal Üstel, Fiber Optik Yasası üzerinden muhalefete sert sözlerle yüklendi. Yasanın bir “onay yasası” olmadığını vurgulayan Üstel, bunun ülke için yeni bir çağın başlangıcı niteliğinde stratejik bir adım olduğunu söyledi.

“Fiber Optik Yasası sadece bir onay yasası değil; ülkemizde yeni bir çığır açacak stratejik bir adımdır. Bu projeyi Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte, ülkemizin geleceği için hayata geçiriyoruz” diyen Üstel, dijital altyapının güçlendirilmesinin gençlerin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Başbakan, “Gençlerimizin önünü açmak ve adamızı dijital çağa taşımak için hızlı interneti halkımıza kazandırıyoruz. Hükümet ortaklarımızla bu çerçevenin arkasındayız; bu projeyi mutlaka hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

“CTP Yine Toptan Reddeden Tutumda”

Muhalefetin büyük projelere sistematik biçimde karşı çıktığını savunan Üstel, geçmişteki su projesini hatırlattı:

“Bugün bu ülkede susuzluk çekilmiyorsa, Türkiye ile imzaladığımız ve CTP’nin yine karşı olduğu su projesi sayesindedir.”

Belediyeler Reformuna da CTP Karşı Çıkmıştı

Başbakan, belediyeler reformuna da değinerek muhalefetin o dönemdeki tutumunu eleştirdi:

“Bugün belediyelerimiz daha güçlü ve daha etkin hizmet veriyorsa, bu sabahlara kadar savunduğumuz ve CTP’nin karşı çıktığı reform sayesindedir.”

Üstel, hükümetin temel önceliğinin hizmet olduğunu belirterek, hukuka olan bağlılığın altını çizdi:

“Burası bir hukuk devletidir; hukuka da adalete de inancımız tamdır.”

Son olarak, hükümet ortakları olan Ulusal Birlik Partisi, Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi adına konuşan Üstel, “Tek hedefimiz halka hizmettir” mesajını verdi.

“Meclis’e de Cumhurbaşkanlığı’na da CTP Karşı Çıktı”

Üstel, açıklamasının sonunda CTP’nin yalnızca projelere değil, geçmişte devletin temel kurumlarına ilişkin adımlara da karşı çıktığını savundu. “Yeni Meclis’e de Cumhurbaşkanlığı yapımına da karşı çıktılar. Ancak biz her zaman millet iradesinin ve devletimizin kurumsal yapısının yanında olduk” diyen Üstel, hükümetin kararlılıkla yoluna devam edeceğini ifade etti.

“Biz polemik üretmeye değil, eser üretmeye geldik. Engellemelere rağmen ülkemizin geleceği için çalışmayı sürdürecek; halkımıza verdiğimiz sözleri birer birer yerine getireceğiz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

ÜSTEL: SU GİBİ HAYATİ PROJELERE BİLE KARŞI ÇIKTILAR!

Başbakan Ünal Üstel, Fiber Optik Yasası üzerinden muhalefete sert sözlerle yüklendi. Yasanın bir “onay yasası” olmadığını vurgulayan Üstel, bunun ülke için yeni bir çağın başlangıcı niteliğinde stratejik bir adım olduğunu söyledi.

“Fiber Optik Yasası sadece bir onay yasası değil; ülkemizde yeni bir çığır açacak stratejik bir adımdır. Bu projeyi Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte, ülkemizin geleceği için hayata geçiriyoruz” diyen Üstel, dijital altyapının güçlendirilmesinin gençlerin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Başbakan, “Gençlerimizin önünü açmak ve adamızı dijital çağa taşımak için hızlı interneti halkımıza kazandırıyoruz. Hükümet ortaklarımızla bu çerçevenin arkasındayız; bu projeyi mutlaka hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

“CTP Yine Toptan Reddeden Tutumda”

Muhalefetin büyük projelere sistematik biçimde karşı çıktığını savunan Üstel, geçmişteki su projesini hatırlattı:

“Bugün bu ülkede susuzluk çekilmiyorsa, Türkiye ile imzaladığımız ve CTP’nin yine karşı olduğu su projesi sayesindedir.”

Belediyeler Reformuna da CTP Karşı Çıkmıştı

Başbakan, belediyeler reformuna da değinerek muhalefetin o dönemdeki tutumunu eleştirdi:

“Bugün belediyelerimiz daha güçlü ve daha etkin hizmet veriyorsa, bu sabahlara kadar savunduğumuz ve CTP’nin karşı çıktığı reform sayesindedir.”

Üstel, hükümetin temel önceliğinin hizmet olduğunu belirterek, hukuka olan bağlılığın altını çizdi:

“Burası bir hukuk devletidir; hukuka da adalete de inancımız tamdır.”

Son olarak, hükümet ortakları olan Ulusal Birlik Partisi, Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi adına konuşan Üstel, “Tek hedefimiz halka hizmettir” mesajını verdi.

“Meclis’e de Cumhurbaşkanlığı’na da CTP Karşı Çıktı”

Üstel, açıklamasının sonunda CTP’nin yalnızca projelere değil, geçmişte devletin temel kurumlarına ilişkin adımlara da karşı çıktığını savundu. “Yeni Meclis’e de Cumhurbaşkanlığı yapımına da karşı çıktılar. Ancak biz her zaman millet iradesinin ve devletimizin kurumsal yapısının yanında olduk” diyen Üstel, hükümetin kararlılıkla yoluna devam edeceğini ifade etti.

“Biz polemik üretmeye değil, eser üretmeye geldik. Engellemelere rağmen ülkemizin geleceği için çalışmayı sürdürecek; halkımıza verdiğimiz sözleri birer birer yerine getireceğiz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Başbakan Üstel: UBP’nin elleri temizdir

Başbakan Ünal Üstel, Meclis Genel Kurulu’nda konuştu, sert mesajlar verdi… Fiber optik projesiyle ilgili konuşan Üstel, “Bu yasa ülkemiz için çok önemlidir” dedi. Üstel, partisi ile ilgili iddialar üzerine de “UBP’nin elleri temizdir” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Ünal Üstel, Meclis’in geç açılmasıyla ilgili eleştirilere yanıt verdi. Sabah saatlerinde başlaması gereken oturumun gecikmesine değinen Üstel, “Meclisi geç açtık doğrudur. Vekillerimizden ve halkımızdan özür dileriz” ifadelerini kullandı.

Üstel, fiber optik altyapıya ilişkin onay yasasının Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlandığını açıkladı. Söz konusu yasanın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile kendisinin imzasını taşıdığını belirten Üstel, düzenlemenin yaklaşık bir aydır Meclis komitesinin gündeminde olduğunu söyledi.

Komite üyeleri, ilgili bakanlar ve teknik ekiplerin detaylı çalışma yürüttüğünü ifade eden Üstel, geçen hafta pazartesi günü uzun bir mesainin ardından tasarının komiteden geçtiğini ve Genel Kurul gündemine taşındığını kaydetti. Tartışmalı görülen maddeler için Türk Telekom yetkililerinin komiteye davet edilerek ilgili bakanlık ve komite üyeleriyle birlikte değerlendirme yapıldığını dile getirdi.

“Bu yasa ülkemiz için çok önemlidir”

Fiber optik düzenlemesini “haberleşmede yeni bir çığır açacak onay yasası” olarak nitelendiren Üstel, hükümet programında halka “dijital ada” sözü verdiklerini hatırlattı. Projenin, gençlerin önünü açacağını ve ülkeye hızlı internet altyapısı kazandıracağını vurgulayan Üstel, çalışmanın Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yürütüldüğünü belirtti.

Muhalefete yüklenen Üstel, geçmişte Türkiye ile imzalanan büyük projelere de karşı çıkıldığını kaydetti.

Su Projesi ve Ercan örneği

2012 yılında imzalanan su temin projesine değinen Üstel, “Bu ülkede bugün susuzluk çekilmiyorsa o proje sayesinde” dedi. 2015’te suyun akmaya başladığını ancak o dönemde iktidarda olanların dağıtımı dahi yapamadığını iddia etti. Ercan Havalimanı protokolüne de atıfta bulunan Üstel, stratejik kurumların Türkiye Cumhuriyeti ile iş birliği içinde olmasından yana olduklarını söyledi.

Belediyeler Reformu vurgusu

Belediyeler reformu sürecinde Meclis’te sert tartışmalar yaşandığını belirten Üstel, “Meclisin kapıları kırıldı, geri adım atmadık, geçirdik” dedi. Reformun başarısının ortada olduğunu savunan Üstel, fiber optik projesinin de KKTC için hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.

“UBP’nin elleri temizdir”

Ulusal Birlik Partisi’nin 28 milletvekiliyle Meclis’te bulunduğunu, bir milletvekilinin ise yurt dışında izinli olduğunu belirten Üstel, UBP, YDP ve DP’nin toplam 29 milletvekiliyle birlik içinde olduklarını söyledi. Seçime kadar halka hizmet etmeye devam edeceklerini kaydeden Üstel, “Verilemeyecek bir hesabım yok” dedi.

Hukuka, savcılığa ve polise inançlarının tam olduğunu belirten Üstel, hiçbir soruşturmaya engel koymadıklarını ifade etti. Muhalefete sert sözlerle yüklenen Üstel, “UBP’nin elleri temizdir, önce aynaya bakın” dedi.

Sağlık Bakanı Dinçyürek’ten Dış Basın Birliği’ne 34. yıl mesajı

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Dış Basın Birliği’nin 34. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Dış Basın Birliği’nin 34. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, birliğin ülkenin uluslararası görünürlüğüne sağladığı katkılara dikkat çekti.

Dinçyürek mesajında, Dış Basın Birliği’nin yalnızca bir meslek örgütü olmadığını, aynı zamanda ülkenin sesi ve hafızası niteliğinde önemli bir misyon üstlendiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

“ Dış Basın Birliği’nin yıllardır sürdürdüğü özverili çalışmalar, ülkemizin uluslararası platformlarda doğru ve etkin şekilde temsil edilmesine büyük katkı sağlamaktadır. Birliğimiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklı sesini dünyaya duyuran önemli iletişim köprülerinden biridir.

34 yıldır kararlılıkla sürdürülen bu görev, KKTC’nin uluslararası alandaki görünürlüğünü pekiştiren son derece önemli bir katkı niteliğindedir.

Bu anlamlı yıl dönümünde, Dış Basın Birliği yönetimini ve tüm üyelerini tebrik ediyor; çalışmalarında başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.”