Hava parçalı bulutlu olacak, yer yer sağanak yağmur yağacak

Bugün parçalı ve çok bulutlu hava, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmur etkili olacak; hava zamanla az bulutluya dönecek.

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nün 10 – 16 Şubat 2026 tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, 11 Şubat Çarşamba günü bölgenin parçalı ve çok bulutlu, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olması bekleniyor.

Rapora göre hava zamanla az bulutlu olacak.

Bölgenin alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması öngörülüyor.

Cambridge Üniversitesi 116 Benin eserinin mülkiyetini Nijerya’ya devretti

İngiltere’de Cambridge Üniversitesi, koleksiyonunda bulunan ve 1897 yılında Benin Krallığı’ndan alınan 116 tarihi eserin yasal mülkiyetini Nijerya Ulusal Müzeler ve Anıtlar Komisyonu’na (NCMM) devrettiğini açıkladı.

 

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi (MAA) koleksiyonunda yer alan eserlerin, Benin Kraliyet Sarayı ile yapılacak bir yönetim anlaşması kapsamında Nijerya’ya iade edileceği belirtildi.

 

Açıklamada ayrıca, kararın NCMM’nin Ocak 2022’de yaptığı resmi iade başvurusunun ardından alındığı, Cambridge Üniversitesi Konseyi tarafından onaylandığı ve sürecin İngiltere Hayır Kurumu Komisyonu’nun yetkilendirmesiyle yürütüldüğü kaydedildi.

 

Eserlerin büyük bölümünün fiziksel olarak Nijerya’ya gönderileceği, küçük bir kısmının ise müze ziyaretçileri, öğrenciler ve araştırmacılar için Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi’nde (MAA) ödünç statüsünde sergilenmeye devam edeceği bildirildi.

 

Toplam 116 parçadan oluşan koleksiyonun büyük ölçüde pirinç eserlerden meydana geldiği, bunun yanı sıra fildişi ve ahşap heykelleri de içerdiği aktarıldı.

 

Söz konusu eserlerin, 1897’de Benin Şehri’nde düzenlenen ve “Cezalandırma Seferi” olarak bilinen askeri operasyon sırasında alındığı hatırlatıldı.

 

NCMM Genel Direktörü Olugbile Holloway, gelişmenin Cambridge Üniversitesi ile yürütülen diyalog açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, iadenin yalnızca eserlerin değil geçmişte kaybedilen gurur ve itibarın da geri kazanılması anlamına geldiğini ifade etti.

 

MAA Direktörü Prof. Dr. Nicholas Thomas, son yıllarda Nijeryalı kurumlar, kraliyet sarayı temsilcileri ve akademisyenlerle yürütülen temasların bu sürece zemin hazırladığını belirterek, sömürge dönemi bağlamında alınan eserlerin iadesine yönelik ulusal ve uluslararası desteğin giderek arttığını ifade etti.

 

-Benin eserlerinin iadesine yönelik uluslararası süreç

 

Benin bronzları, 1897’ye kadar bugünkü Nijerya topraklarında bağımsız bir devlet olan Benin Krallığı’na, aynı yıl İngiliz askerleri tarafından düzenlenen saldırı sırasında yağmalandı.

 

Benin Krallığı, günümüzde bağımsız bir devlet statüsünde olmamakla birlikte Nijerya sınırları içinde varlığını sürdürüyor.

 

İnsan ve hayvan figürleri, kabartmalar, kraliyet eşyaları ve bir çanı da içeren Benin bronzlarının büyük bölümü uzun yıllar Hollanda’nın Leiden kentindeki bir müzede sergilendi.

 

Nijerya, 2022’de dünya genelindeki müzelerden yüzlerce eserin iadesini resmi olarak talep ederken, aynı yıl Londra’daki bir müzeden 72, ABD’nin Rhode Island eyaletindeki bir müzeden ise 31 eser ülkeye iade edildi.

Slovenya Yapay Zeka Fabrikası açıldı

Slovenya’da, yüksek başarılı bilgisayarla donatılmış “Slovenya Yapay Zeka Fabrikası” açıldı.

Slovenya Radyo ve Televizyonu’nun (RTV) haberine göre, şirketler, araştırma kuruluşları ve kamu sektörü kullanıcılarına yapay zeka geliştirmeye yönelik kilit hizmetler sunması hedeflenen fabrikanın açılışını Slovenya Başbakanı Robert Golob yaptı.

Açılışta konuşan Golob, yapay zeka konusunda geride kalmamak için çalıştıklarını belirterek, fabrikanın bu konuda kendilerine yardımcı olacağını kaydetti.

Golob, fabrikadaki “süper bilgisayarın” sadece bilim insanlarına değil, sanayi ve ekonomi olmak üzere birçok kesime açık olacağını vurgulayarak, “Asıl ihtiyaç, bu bilginin kullanılabileceği koşulların oluşturulması ve ekonomiye aktarılması. Yeni yapay zeka fabrikası ile süper bilgisayarın en büyük avantajı da bu noktada ortaya çıktı. Fabrika bünyesinde kurulacak ulusal bir üretken yapay zeka platformu aracılığıyla vatandaşlara erişim sağlanması seçeneğini de değerlendiriyoruz.” ifadesini kullandı.

Avrupa Komisyonu’nun Slovenya Temsilciliği Başkanı Jerneja Jug Jerse ise “Slovenya Yapay Zeka Fabrikası”nın açılışının yalnızca Slovenya için değil, tüm Avrupa Birliği (AB) için önemli olduğunu belirtti.

Jerse, fabrikanın AB genelinde kurulmakta olan yapay zeka fabrikalarından biri olduğunu da aktardı.

Slovenya ve Avrupa’da süper bilgi işlem teknolojileri ve uygulamalarını geliştirmeyi hedefleyen Lüksemburg merkezli Euro HPC’nin ortaklığında hayata geçirilen proje kapsamında, yapay zeka ekosisteminin gelişmesi, sanayi, kamu ve bilim alanlarında yapay zeka uygulamalarının yaygınlaştırılmasının amaçlandığı bildirildi.

Alayköy Çemberi aydınlatıldı

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Lefkoşa–Güzelyurt Anayolu üzerindeki Alayköy Çemberi’nde aydınlatma çalışmalarının tamamlandığını açıkladı.
Başkan Amcaoğlu, bu gece itibarıyla kentimizin önemli geçiş noktalarından biri olan Alayköy Çemberi’nin aydınlatıldığını belirterek, yapılan çalışmayla birlikte çemberin trafik ve can güvenliğini önemseyen anlayış doğrultusunda, gece saatlerinde de daha güvenli, düzenli ve estetik bir görünüme kavuştuğunu ifade etti.
Karayolları Dairesi tarafından hazırlanan çemberlerin aydınlatılmasına yönelik projeyi hayata geçirmek üzere belediye olarak sorumluluk üstlendiklerini kaydeden Amcaoğlu, yürütülen görüşmeler sonucunda aydınlatma için gerekli tüm malzemelerin Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi (KEİ) tarafından tedarik edildiğini belirtti.

Belediyenin ise hem kendi ekipleriyle hem de hizmet alımlarıyla uygulama sürecini üstlenerek çalışmaları hızlandırdığını vurgulayan Amcaoğlu, ilk etapta en büyük çember olan Alayköy Çemberi’nde aydınlatma çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Çalışmaların devamında Kurakçıl Çember, Baraj Bölgesi Çemberi ve Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi bölgesindeki çemberlerde de aydınlatma çalışmalarının hayata geçirilmesinin planlandığını ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, sürece gösterilen iş birliği ve sağlanan destek için Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’ne, KEİ Ofisi’ne ve emeğiyle katkı koyan herkese teşekkür etti.

DURSUN OĞUZ: HUKUK ÜSTÜNDÜR,YARGI BAĞIMSIZDIR!

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada, Meclis kürsüsünün sorumluluğuna, yargı bağımsızlığına, devam eden projelere ve Türkiye ile yürütülen iş birliklerine ilişkin net mesajlar verdi.

” MECLİS SAYGINLIĞI OLAN BİR YERDİR”
Bakan Oğuz, konuşmasına Meclis’in önemine ve kullanılan dile dikkat çekerek başladı. Meclis kürsüsünde yapılan her konuşmanın topluma mesaj verdiğini vurgulayan Oğuz, kelimelerin özenle seçilmesi gerektiğini söyledi.
Oğuz, “Burası önemli konuların konuşulduğu bir yerdir. Burada konuştuğumuz herkes, herkese mesaj oluyor. Kahvehanelerde duyulan sözlerin Meclis kürsüsüne taşınması doğru değildir. Bu Meclis’in bir saygınlığı vardır” dedi.
Fiber optik sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Oğuz, konunun Meclis’te detaylarıyla ele alındığını belirtti.
Sabah saatlerinde Erkut Şahali’nin, ardından Erhan Arıklı’nın konuyla ilgili kapsamlı açıklamalar yaptığını hatırlatan Oğuz, sektörlerin beklentilerinin, endişelerinin ve KKTC’nin iç dinamiklerinin konuşulduğunu ifade etti.
Erhan Arıklı’nın, sürecin Meclis’ten geçeceğini açıkça söylediğini belirten Oğuz, “Bu cevap sizi tatmin etmemiş olabilir. Ancak verilen sözler tutulmazsa, günü geldiğinde en güçlü muhalefeti yapma hakkı da doğar” dedi.

YARGI REFORMU VE ÜÇTE İKİ GERÇEĞİ
Yargı reformu tartışmalarına da değinen Bakan Oğuz, üçte iki çoğunluk gerekliliğinin herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğunu söyledi.
Oğuz, “Bu ülkede herkes yargıda reform gerektiğini biliyor. Daha önce denenmiş ama başarılamamış. Siyasi partiler, siyasetle ilgilenen herkes bu reformun şart olduğu konusunda hemfikir” ifadelerini kullandı.

“YARGIYI ZAN ALTINDA BIRAKMAYIN”
“Yargılanacak olanlar yargı reformu yapamaz” şeklindeki eleştirilere sert çıkan Bakan Oğuz, bu yaklaşımın yargının tarafsızlığına zarar verdiğini söyledi.
“Bu reformu yargı hazırladı. Yargı bağımsızdır, tarafsızdır. Eğer ‘yargılanacaklar reform yapıyor’ derseniz, tüm yargıyı zan altında bırakırsınız” diyen Oğuz, Yüksek Mahkeme Başkanı’nın tüm siyasi partilerle görüştüğünü de hatırlattı.

“HERKESİ ZAN ALTINDA BIRAKAMAZSINIZ”
Bakan Oğuz, kişisel ya da siyasi çıkarlar uğruna karalama yapılmaması gerektiğini vurguladı.
“UBP’yi karalayacaksınız diye, hükümeti eleştireceksiniz diye herkes zan altında bırakılamaz. Yargı suçlu bulmadıkça kimse suçlu değildir. Yargılanıp masum çıkanlara ne diyeceksiniz?” diye sordu.
Empati çağrısı yapan Oğuz, “Hepimizin ailesi, çocuğu, itibarı var” dedi.

“KUKLACILIK YAKIŞTIRMASI DOĞRU DEĞİL”
Türkiye ile yapılan ekonomik ve iktisadi iş birliği anlaşmalarına yönelik eleştirilere de yanıt veren Oğuz, bu söylemleri sert bir dille eleştirdi,
“Bu ülkeye hizmet için yapılan iş birliklerini kuklacılık olarak tanımlamak doğru değildir. Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman KKTC’yi kukla pozisyonuna sokmaz” ifadelerini kullandı.
Bu tür yakıştırmaların hem KKTC’ye hem de Türkiye’ye hakaret anlamına geldiğini belirten Oğuz, “Türkiye, Kıbrıs Türklerini böyle görmüyor” dedi.

HİZMETLER GÖRMEZDEN GELİNEMEZ
Muhalefetin sadece iddiaları gündeme getirip yapılan hizmetleri görmezden geldiğini söyleyen Bakan Oğuz, yarım kalan projelerin tamamlanmasının ülkenin geleceği için hayati olduğunu vurguladı.
Yeni Girne Hastanesi, Güzelyurt Hastanesi, sosyal konut projeleri ve Karpaz’da başlayacak çalışmaların önemine dikkat çekti.

SOSYAL KONUTLAR VE GENÇLER İÇİN ÇALIŞMALAR
Bakan Oğuz, sosyal konut projelerinin tüm ilçelerde planlandığını, gençlerin konut sorununu çözmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Kırsal kesimde hak sahipliği belgelerinin parsele dönüştürülmesi için çalışmalar yapıldığını belirten Oğuz, gençlerin kendi topraklarında ev yapabilmesinin hedeflendiğini söyledi.

TAPU VE METRİS SİSTEMİNDE MODERNİZASYON
Tapu Dairesi’nin modernizasyonu kapsamında yaklaşık 14 aydır süren metris ve takvim sistemi çalışmalarının Haziran ayında tamamlanmasının hedeflendiğini açıklayan Oğuz, bu projelerin devletin devamlılığı açısından önemli olduğunu vurguladı.

“HUKUK ÜSTÜNDÜR, YARGI BAĞIMSIZDIR”
Konuşmasının sonunda net bir mesaj veren Bakan Oğuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yargının bağımsız ve tarafsız olduğunu vurguladı,
“Siyasi olarak kimse yargıya müdahale edemez. Herkes yaptığının karşılığını görecektir. Cezası neyse de çekmelidir” dedi.

HÜKÜMET KOOPERATİFLERİ GÜÇLENDİRDİ, EKONOMİK DÖNGÜ SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GELDİ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Koopsüt, Kooplevazım ve Binboğa kooperatiflerinin mali yapısını değerlendirdi. Bakan Çavuş, hükümetin son dört yılda attığı adımların kooperatifleri sürdürülebilir yapıya kavuşturduğunu vurguladı.

KOOPERATİFLERİN MALİ YAPISI SORUNLUYDU
Bakan Çavuş, konuşmasına CTP Milletvekili Fide Kürşat’ın hassasiyetine teşekkür ederek başladı ve
“Koopsüt, Kooplevazım ve Binboğa’nın mali yapısında sorun sadece bugün değil, 2019’dan itibaren yaşanan bir durumdur. Bu, tüm kamuoyunun bildiği bir gerçek.” dedi
2018 yılında söz konusu kooperatiflerde yönetim kurulu başkanlığı yaptığını hatırlatan Çavuş, hükümetin sürdürülemez mali yapıyı güçlendirmek için kapsamlı bir eylem planı hazırlayıp hayata geçirdiğini belirtti.

MİLYONLUK DESTEKLERLE KOOPERATİFLER AYAKTA
Bakan Çavuş, kooperatiflere yapılan destekleri şöyle açıkladı:”
2024’te Koopsüt’ün görev zararı 57 milyon TL, Binboğa’nın 96-97 milyon TL
Sosyal sigorta eksiklikleri giderildi, çalışan hakları teminat altına alındı
Kooperatiflere sigorta teşvik primleri sağlandı
Merkez Bankası’ndan 20 milyon TL’lik finansal destek verildi
Sermaye artırımlarıyla kooperatifler güçlendirildi: 99,8 milyon TL, 147 milyon TL ve 35,2 milyon TL..Bu desteklerle kooperatifler, ekonomik döngülerini sağlayarak kendi ayakları üzerinde durabildi.” diye konuştu.

2025’TE 470 MİLYON TL’LİK KAYNAK
Bakan Çavuş, 2025 yılı için hükümetin ayırdığı 470 milyon TL’lik kaynağın kooperatiflerin mali yapısını güçlendirdiğini ve sürdürülebilir hâle getirdiğini açıkladı ve
“Hükümetimiz kooperatiflerde adım atmadı diyemeyiz. Bu kaynakla kooperatifler artık kendi ayakları üzerinde durabiliyor.” dedi.

Miçotakis, Ankara ziyareti öncesinde Hristodulidis ile telefonda görüştü

Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yarın bir araya gelecek Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis dün bir telefon görüşmesi yaptı.

Alithia gazetesi Hristodulidis’in Miçotakis’le, Rum kesimi ile Atina’nın Kıbrıs sorunuyla ilgili özlü müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden başlaması ve bölgesel istikrarın muhafaza edilmesine ilişkin  koordinasyonları bağlamında telefonda görüştüklerini yazdı.

Gazete telefon görüşmesinde Miçotakis’in Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Ankara’da yapacağı görüşme ışığında görüş alışverişinde bulunulduğunu ve olguların değerlendirildiğini belirtti.

Gazete görüşmede Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler ile özlü müzakerelerin BM’nin üzerinde mutabık kalınan çerçevesi içerisinde yeniden başlaması için sarf edilen çabalar yanı sıra uluslararası hukuka, ilkelere, değerlere, AB Hukukuna ve Güvenlik Konseyi’nin ilgili karar ve çözümlerine olan sağlam ve sarsılmaz bağlılığın sürdürülmesi konularının ele alındığını da kaydetti.

Görüşmede Güney Kıbrıs ile Yunanistan’ın Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakere sürecinin, uluslararası hukuka ve Avrupa müktesebatına tam saygı gösterilerek sürdürülebilir ve işlevsel bir çözüm hedefiyle kaldığı yerden yeniden başlamasına ilişkin çabaların sürdürülmesi gerektiği konusundaki ortak yaklaşımının teyit edildiği de kaydedildi.

Hristodulidis ile Miçotakis’in, Kıbrıs sorununda ilerleme yaşanmasına yönelik yakın iş birliği ve düzenli koordinasyolarını sürürme konusunda mutabık kaldıkları da belirtildi.

Fileleftheros gazetesi ise “Ankara Ziyareti Işığında Koordinasyon” başlıklı haberinde Kıbrıs sorununun Miçotakis-Erdoğan görüşmesinin gündeminde olmadığını, buna rağmen Rum kesimi ile Atina’nın Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in Ankara ziyareti öncesinde koordine olduklarını yazdı.

Gazete Rum Hükümeti Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis’in yaptığı yazılı açıklamaya dayanarak Hristodulidis ile Miçotakis’in Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri teferruatlı bir şekilde ele aldıklarını ekledi.

ABD, Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı öne sürülen teknenin vurulduğunu açıkladı

ABD Güney Saha Komutanlığı (SOUTHCOM), Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknenin vurulduğunu ve 2 kişinin öldürüldüğünü belirtti.

SOUTHCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknenin vurulduğu, saldırı sonucu 2 kişinin öldürüldüğü ve 1 kişinin ise sağ kurtulduğu kaydedildi.

İstihbarat bulgularının geminin uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğunu doğruladığı savunulan açıklamada, ayrıca saldırıya ilişkin görüntüler yer aldı.

ABD ordusunun, son zamanlarda uyuşturucu kaçakçılığı yaptıkları iddiasıyla Karayipler ve Pasifik Okyanusu’ndaki bazı teknelere saldırılar düzenlemesi ve içindekileri doğrudan hedef alması, uluslararası kamuoyunda “yargısız infaz” tartışmalarına yol açıyor.

DAÜ VYK’da devir teslim töreni yapıldı

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Vakıf Yöneticiler Kurulu’nda devir teslim töreni dün gerçekleştirildi.

DAÜ’den verilen bilgiye göre, VYK Toplantı Odası’nda yapılan devir teslim töreninde görev süresi tamamlanan eski Başkan Dr. Erdal Özcenk, üniversiteye Temmuz 2019’dan bu yana hukuku, şeffaflığı ve kurumsal sorumluluğu esas alarak hizmet ettiklerini belirtti.

Özcenk, DAÜ’nün zorlu dönemlerde tüm çalışanlarının özveriyle kuruma sahip çıktığını vurgulayarak yeni yönetime başarı diledi.

-Bora

Görevi devralan yeni VYK Başkanı Şemi Bora ise DAÜ gibi köklü bir kuruma hizmet etmenin sorumluluğunu taşıdıklarını ifade ederek üniversitenin gelişimi için yasal çerçevede her türlü gayreti göstereceklerini söyledi.

Bora, tüm çalışanlarla uyum içinde hareket ederek DAÜ’yü daha ileriye taşıma kararlılığında olduklarını da belirtti.

BEROVA: AÇIĞI DURDURDUK, GELİR ARTIRICI ÖNLEMLERLE 12 MİLYAR TL’YE ÇEKTİK

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Maliye Bakanı Özdemir Berova, Cumhuriyetçi Türk Partisi milletvekili Salahi Şahiner’in maliye politikalarına yönelik eleştirilerine yanıt verdi.
Berova, 2025 yılı bütçesinin Meclis’ten geçirilirken 18,5 milyar TL’lik bir bütçe açığı öngörüsünün açık şekilde ifade edildiğini söyledi.
Bu açığın, 2025 yılı boyunca hükümetin öngördüğü ödenekleri karşılayabilmek için borçlanma ihtiyacını ortaya koyduğunu belirten Berova,
“Bunu 2024 yılının sonunda, 2025 bütçesi görüşülürken Genel Kurul’da net şekilde dile getirdik” dedi.
Bütçe açığının nedenlerine değinen Berova, 2024 yılı Mayıs ayında yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle çalışanları korumak amacıyla tarihte görülmemiş şekilde üç kez hayat pahalılığı konsolidasyonu yapıldığını kaydetti.

DAÜ’YE 400 MİLYON TL NAKİT KAYNAK AKTARILDI
Berova, ayrıca Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin ekonomik olarak sürdürülemez bir noktaya gelmesi üzerine, bütçede öngörülmeyen şekilde üniversiteye kaynak aktarıldığını belirtti.
Bu kapsamda 400 milyon TL’si nakit olmak üzere DAÜ’ye destek sağlandığını söyledi.

AÇIK DURDURULDU, SABİTLENDİ
Berova, 2025 Ocak ayından 2026 Ocak ayına kadar olan süreçte bütçe açığındaki artışın durdurulduğunu ve sabitlendiğini ifade etti.

18,5 MİLYAR TL’LİK AÇIK 12 MİLYAR TL’YE GERİLETİLDİ
Alınan gelir artırıcı önlemler, yapılan yasal düzenlemeler ve sıkı mali denetim sayesinde 18,5 milyar TL olarak öngörülen bütçe açığının 12 milyar TL seviyesine çekildiğini açıkladı.

VERGİ DAİRESİ PERSONELİNE TEŞEKKÜR
Vergi Dairesi çalışanlarının bu süreçte yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirten Berova, katkı koyan tüm personele teşekkür etti.

AÇIK 25 MİLYAR TL’NİN ALTINDA KALABİLİR
Berova, 2026 bütçesi için yaklaşık 25,5 milyar TL’lik bir açık öngörüsü bulunduğunu ifade etti.
Ancak alınan ve alınacak önlemlerle bu rakamın 25 milyar TL’nin oldukça altında gerçekleşebileceğini söyledi.
Bütçe açığını daraltmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Berova, 2026 yılının sonunda ortaya çıkacak tablonun bu politikaların sonucunu net biçimde göstereceğini kaydetti.

HASİPOĞLU’NDAN MUHALEFETE SERT MESAJ: SAMİMİ OLUN, YARGIYI SİYASETE ALET ETMEYİN

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada anayasa değişikliği süreci ile karma oyun kaldırılmasına ilişkin tartışmalara değinerek muhalefeti samimiyete davet etti.

YÜKSEK MAHKEME TALEBİYLE BAŞLAYAN SÜREÇTE İHTİYAÇ KONUSUNDA UZLAŞI VAR

Hasipoğlu, yüksek mahkemenin talebiyle başlatılan anayasa değişikliği sürecinde tüm kesimlerin ihtiyaç konusunda hemfikir olduğunu belirterek, değişikliğin yalnızca beş maddeyi kapsadığını söyledi.

YARGI SİSTEMİNDE YENİ YAPI;ÜÇÜNCÜ DERECE DENETİM VE YARGITAY BENZERİ MODEL

Yargıç sayısının artırılması, iki dereceli denetim sistemine üçüncü derece bir yapı eklenmesi ve yargıtay benzeri bir sistem kurulmasının öngörüldüğünü ifade eden Hasipoğlu, değişikliğin içerik ve usul bakımından herhangi bir sorun taşımadığını kaydetti.

 

“BU SÜREÇ SEÇİM TAKVİMİNE BAĞLANMAMALI”

Sürecin seçim takvimine bağlanmaması gerektiği yönünde uzlaşı sağlandığını dile getiren Hasipoğlu, Başbakan’ın Mayıs ayını işaret etmesinin ardından Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin geri adım attığını savundu.

Muhalefetin “iktidara geldikten sonra yapacağız” yaklaşımını eleştiren Hasipoğlu, “Yargıyı politik emellere ve seçim malzemesine alet etmeyelim” çağrısında bulundu.

 

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TASLAĞI YÜKSEK MAHKEMEDEN GELDİ

Anayasa değişikliği önerisinin yüksek mahkemeden gelen taslak doğrultusunda hazırlandığını belirten Hasipoğlu, tüm partilerin ve bağımsız milletvekillerinin yer alacağı özel bir komitede çalışmanın tamamlanarak değişikliğin geçirilmesi gerektiğini söyledi.

 

KARMA OY YASA ÖNERİSİ ÜÇ BUÇUK YILDIR MECLİS GÜNDEMİNDE

Konuşmasında karma oyun kaldırılmasına yönelik yasa önerisine de değinen Hasipoğlu, söz konusu öneriyi üç buçuk yıl önce sunduğunu hatırlattı.

 

“BU SÜREDE MUHALEFETTEN TEK BİR ALTERNATİF GELMEDİ”

Muhalefetin bu süre içinde herhangi bir alternatif çalışma ortaya koymadığını ileri süren Hasipoğlu, komite sürecinde esasla ilgili herhangi bir itirazın da gelmediğini savundu.

 

“OLUMLU BAKIYORUZ DENİYOR AMA SOMUT ADIM ATILMIYOR”

Hasipoğlu, karma oy konusunda söylem ile eylem arasındaki çelişkiye dikkat çekerek, “Karma oy kaldırılmasına olumlu bakıyoruz deniyor ama somut adım atılmıyor” dedi.

 

SORUŞTURMA BAŞLATILAN BÜROKRATLARLA İLGİLİ NET TAVIR

Görevden alınan bürokratlar üzerinden yöneltilen eleştirilere de yanıt veren Hasipoğlu, hakkında soruşturma başlatılan görevlilerin görevden alınmasının doğru bir adım olduğunu ifade etti.

 

AĞIR CEZADA YARGILANAN BELEDİYE BAŞKANI HATIRLATMASI: SİZ NEDEN GÖREVDEN ALMADINIZ?

Muhalefete, ağır cezada yargılanan bir belediye başkanıyla ilgili neden benzer bir tutum sergilenmediğini soran Hasipoğlu, yargı süreçlerinin siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini vurguladı.

 

“ELEŞTİRİ İCRAAT ÜZERİNDEN YAPILMALI”

Hasipoğlu, eleştirilerin icraatlar üzerinden yapılması gerektiğini belirterek, “Yargıda olanı yargıda bırakalım” dedi.

Dinçyürek: Sendika Başkanına Göre Doktorun Maaşı 715 Bin TL’ye Ulaşıyor

“SENDİKA BAŞKANININ BEYANINA GÖRE, 357 BİN TL MAAŞ ALAN BİR DOKTORUN GELİRİ YÜZDE 100 EK MESAİYLE 715 BİN TL’YE ULAŞIYOR”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hekim maaşları üzerinden yürütülen tartışmalara rakamlarla yanıt verdi. Dinçyürek, pozisyonlarının net olduğunu vurguladı.

“MESAİSİNİ EN İYİ ŞEKİLDE YAPANLARIN MAAŞI ANALARINDAN EMDİKLERİ SÜT KADAR HELALDİR”

Mesaisini en iyi şekilde yapan hekimlerin aldığı ücretlerin sonuna kadar hak edilmiş olduğunu vurgulayan Dinçyürek, bu konuda hiçbir tereddüt bulunmadığını ifade etti.

SENDİKA BAŞKANININ VERDİĞİ RAKAMLAR ÜZERİNDEN KONUŞUYORUM

Dinçyürek, tartışmalarda kendi verdiği rakamlar üzerinden değil, sendika başkanının kamuoyuyla paylaştığı maaş bordroları üzerinden konuştuğunu belirtti.

KIDEMLİ HEKİMİN BRÜT MAAŞI 357 BİN TL
Sendika başkanının yayımladığı bordroya göre kıdemli bir hekimin brüt maaşının 357 bin TL olduğunu ifade eden Dinçyürek, bu rakamın sendikanın kendi verisi olduğunu söyledi.

%100 EK MESAİ HAKKI VAR!
Her hekimin yüzde 100 ek mesai yapma hakkı bulunduğunu belirten Dinçyürek, bunun 357 bin 700 TL ek hak ediş anlamına geldiğini kaydetti.
Bu iki kalemin toplamının 715 bin 500 TL aylık hak edişe karşılık geldiğini dile getiren Dinçyürek, rakamların açık olduğunu vurguladı.

TARTIŞILAN FARK SADECE 3 BİN TL
İtiraz edilen rakam ile maliyeden aldığı veriler arasında yalnızca 3 bin TL fark bulunduğunu ifade eden Dinçyürek, “Demek istersiniz ki ben 3 bin TL yanlış yaptım?” dedi.

13’ÜNCÜ MAAŞ BU HESABA DAHİL DEĞİLDİR
Dinçyürek, açıkladığı rakamlara 13’üncü maaşın dahil olmadığını belirterek, bunun aylık yansımasının eklenmesi halinde ortaya çıkan tutarın çok daha yüksek olacağını söyledi.

TAKDİR KAMUOYUNUNDUR
Konuşmasının sonunda Dinçyürek, değerlendirmeyi kamuoyunun takdirine bıraktı.

Erhürman’ın New York ziyareti nedeniyle Cumhurbaşkanlığı görevine Öztürkler vekâlet edecek

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın New York ziyareti nedeniyle Cumhurbaşkanlığı görevini geçici olarak Meclis Başkanı Ziya Öztürkler üstlenecek. Karar Resmî Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın New York ziyareti nedeniyle yurt dışında bulunacağı süre boyunca, Cumhurbaşkanlığı görevine geçici olarak Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler vekâlet edecek.

Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, Erhürman bugün saat 09.50’de New York’a gitmek üzere Ada’dan ayrılacak. Erhürman’ın yurt dışında bulunduğu süre boyunca, Anayasa’nın 105’inci maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı görevini, Ada’ya dönüşüne kadar Ziya Öztürkler üstlenecek.

Karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Milli Olimpiyat Komitesi ile Vakıflar İdaresi arasında “Sportmenlik Protokolü” imzalandı

Milli Olimpiyat Komitesi ile Kıbrıs Vakıflar İdaresi arasında, “Sportmenlik (Fair Play) Ödülü Protokolü” imzalandı.

Vakıflar İdaresi’nden verilen bilgiye göre, imzalanan protokolle, sporun evrensel değerleri arasında yer alan sportmenlik anlayışının toplum genelinde yaygınlaştırılması ve etik spor kültürünün güçlendirilmesi, sporcular, spor yöneticileri ile gençlerin centilmenlik, dürüstlük, saygı ve dayanışma ilkeleri doğrultusunda teşvik edilmesi, sportmenlik ruhunu yansıtan örnek davranışların görünür kılınması ve bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.

Taraflar, bu iş birliğiyle sportmenlik bilincinin kurumsal düzeyde desteklenmesini ve bu anlayışı sürdürülebilir kılacak bir ödül mekanizmasının oluşturulmasını amaçlıyor.

-Kamalı

Protokolle ilgili açıklama yapan KKTC Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Orçun Kamalı, protokolün, sporun ruhunu oluşturan sportmenlik anlayışını güçlendirmek adına önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Amaçlarının yalnızca sportif başarıyı değil; dürüstlüğü, saygıyı ve toplumsal dayanışmayı merkeze alan bir spor kültürünü inşa etmek olduğunu ifade eden Kamalı, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin desteğiyle Sportmenlik Ödülleri’nin sürdürülebilir şekilde yaşatılmasının, genç nesillere örnek olacak değerlerin yaygınlaşmasına önemli katkı sağlayacağını söyledi.

-Tümer

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer ise imza töreninde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin topluma fayda sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara her zaman destek verdiğini ve bu desteğin artarak süreceğini vurguladı.

Kurumun güçlü bir sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ettiğini belirten Tümer, sporun gelişimine büyük önem verdiklerini ifade etti. Tümer, bu kapsamda Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin, Vakıflar Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın ana sponsoru olduğunu hatırlatarak, engelli bireylerin spor aracılığıyla topluma daha güçlü ve aktif bir şekilde katılmalarını desteklediklerini söyledi.

Sporun birleştirici ve iyileştirici gücüne inandıklarını dile getiren Tümer, sporcuların her alanda desteklenmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

Milli Olimpiyat Komitesi’nin üstlendiği role de değinen Tümer, sporcuların uluslararası alanda herhangi bir ambargo ya da kısıtlamaya maruz kalmadan faaliyet gösterebilmelerinin, Milli Olimpiyat Komitesi’nin yürüttüğü çalışmalar sayesinde mümkün olduğunu belirtti.

Tümer, bu tür iş birliklerinin, sporun gelişimi ve ülke sporcularının uluslararası arenada daha güçlü şekilde yer alabilmesi açısından son derece kıymetli olduğunu ifade etti.

Fidan: Güney Kıbrıs’ın rezervi kaldırılmadan AB ile ilerleme zor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gümrük Birliği gibi konuların ilerletilebilmesi için Avrupa Birliği’ndeki (AB) Güney Kıbrıs Rum Kesimi gibi tarafların rezervini kaldırması gerektiğini belirterek, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın Türkiye’yi ziyaret etmesi beklenen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’e bu konuyu gündeme getirebileceğini söyledi.

AA’nın aktardığına göre Hakan Fidan, CNN Türk’te katıldığı canlı yayında Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı.

AVRUPA BİRLİĞİ’YLE İLİŞKİLER

Son birkaç yıldır ortaya konan çalışmalarla Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinin daha kötüye gitmediğini ve daha iyiye götürmenin yollarının arandığını ifade eden Fidan, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konulara önem atfettiklerini aktardı.

Fidan, Avrupa’nın kıta dışına çıkması ve bağlantısallık konuları gündeme geldiğinde önemli aktörlerden birisinin de Türkiye olduğunun altını çizerek, Rusya-Ukrayna Savaşı ile kuzeydeki doğu-batı aksının ortadan kalktığını ve Türkiye’nin bağlantısallık açısından coğrafi öneminin arttığını söyledi.

AB ile 230 milyar dolar civarında ticaret hacmine sahip olduklarını hatırlatan Fidan, sağlıklı bir güncelleme olması durumunda bunun 2 katına çıkarak her iki tarafın lehine olabileceğini vurguladı.

Fidan, Gümrük Birliği gibi konuların ilerletilebilmesi için AB’deki Güney Kıbrıs Rum Kesimi gibi tarafların rezervini kaldırması gerektiğine dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 11 Şubat’ta Türkiye’yi ziyaret etmesi beklenen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’e bu konuyu gündeme getirebileceğinden bahsetti.

YUNANİSTAN’LA TEMASLAR

Başbakan Miçotakis ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis’in sorunları çözecek niyet ve kapasiteye sahip olduğuna inandığını dile getiren Fidan, ülke içerisindeki siyasal ortamın stratejik sorunları çözmeye elverişli bir ortama imkan vermediğine değindi.

Fidan, “(Yunanistan’dan) Gelen liderler bu tarihi sorunu çözmek ile siyasi bedel ödemek arasında sürekli bir ikilem içerisindeler.” diyerek, bu konuda muhataplarına yaratıcı çözümler sundukları bilgisini paylaştı.

Avrupalı muhataplarla en çok konuştukları konuların başında vize sorununun geldiğini aktaran Fidan, vize serbestisinin dondurulması konusunu tartışmanın gündemine aldıklarını söyledi.

Fidan, Avrupalıların Kovid-19 salgınında vize hizmetleri konusunda düşen kapasitenin güncellenmesi için çalıştığını dile getirerek, daha önce çoklu vize almış olan Türk vatandaşlarına kolaylık getirildiğini hatırlattı.

Türkiye’den Avrupa’ya vize taleplerinin arttığına dikkati çeken Fidan, “Vize politikalarında Avrupa’da çok ciddi bir sıkıntı var. Çünkü merkez sağ ve sol hükümetleri göçmen sorunundan dolayı politik zemini aşırı sağa kaybetmiş durumdalar.” dedi.

Hasipoğlu: Toplu işten çıkarma ihbarını inceleyeceğiz

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kanal T’de yayınlanan Nazar Erişkin’in sunduğu Güne Dair programına konuk oldu.
Ektam’daki grev ile ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Hasipoğlu, çalışanların ‘doğal hak olarak’ sendikaya yetki verdiğini belirtti.

İşçilerin, işveren tarafıyla sorunları olduğuna dair bilginin kendilerine geldiğinde iki tarafı da çağırdığını aktaran Hasipoğlu, firmanın sendika ile değil, doğrudan işçilerle görüşmek istediğini ifade etti. Hasipoğlu, “İşverenin de bir kırmızı çizgisi var, bir şirket politikası var” diye de ekledi.

“Dolayısıyla usule ilişkin bir sorunumuz var” diyen Oğuzhan Hasipoğlu, toplu işten çıkarma ihbarı geldiğine işaret ederek, “Bu ihbarı inceleyeceğiz, değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.

“Yasada çalışan sayısının yüzde 20’den fazlasının işten çıkarılması toplu işten çıkarılmaya girer. İhbar süreleri, ihbar tazminatı yaparak çıkartabilir” ifadelerini kullanan Hasipoğlu, “Yasa da bana yetki veriyor; oraya 3 ay boyunca tek bir işçi dahi alınamaz.” dedi ve 3 ay boyunca Ektam’ın bekçisi olacağını, tek bir işçi sokmayacağını vurguladı.

“Hiç kimse o işçilere sendikadan çık diyemez, ama yasalarda işverene de bildirimli ve bildirimsiz fesih diye de hak tanınmış” diyen Bakan Hasipoğlu, “Günün sonunda çalışanların da mağdur olmasını istemiyorum” ifadelerini kullandı.

Şu anki pozisyonda işverenin tutumunun net olduğunu, arabuluculuk yapmaya devam edeceklerini aktaran Hasipoğlu, “İşveren de ‘bu zamana kadar personeli mağdur etmedim, bütün ikramiyelerini, her şeyi ödedim’ diyor, işçilere soruyorum işçiler de ‘iş güvencesi’ nedeniyle sendikalı olduğunu söylüyor” dedi.

“Bir sendika, ‘ben sana iş güvencesi vereceğim, bana üye ol’ derse, biraz umut satmadır” diyen Oğuzhan Hasipoğlu, “Öyle olduysa, işçiler, şu an yanlış bir süreç içerisine sokulmuş olur” ifadelerini kullandı.

LÜBNAN’DA ESKİ BİNA ÇÖKTÜ, 14 KİŞİ ÖLDÜ

Lübnan’ın Trablusşam kentinde eski bir bina çöktü. Binanın altında kalan en az 14 kişi hayatını kaybetti.

Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam’da eski bir bina çöktü. Çökme nedeniyle en az 14 kişi hayatını kaybetti. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, Sivil Savunma Genel Müdürü İmad Hureyş, Tebbene Mahallesi’nde dün çöken binanın enkazında arama kurtarma çalışmalarının tamamlandığını bildirdi.

Hureyş, enkazdan 8 kişinin sağ kurtarıldığını, 14 kişinin ise hayatını kaybettiğini açıkladı.

Devlet medyası, belediye yetkililerine mesaj vererek, Lübnan’ın ikinci büyük şehri olan Trablusşam’da son haftalarda birden çok eski konutun çöktüğünü ve bunun da altyapının bozulmasını ve yıllarca süren ihmali vurguladığını bildirdi.

İtalya’da film sahnesi gibi soygun girişimi!

İtalya’nın güneydoğusundaki Brindisi ve Lecce kentlerini bağlayan “613” kara yolunda film sahnelerini aratmayan bir soygun girişimi yaşandı. Ateşe verdikleri araçla trafiğe kapatan kar maskeli ve ağır silahlı soyguncular, özel bir şirkete ait zırhlı para nakil aracına saldırdı. Bu saldırıda patlayıcı da kullandılar…

İtalyan basınında çıkan haberlerde, bu sabah Brindisi ile Lecce kentlerini bağlayan “613” kara yolunda zırhlı araca bir grup silahlı kişi tarafından saldırı düzenlendiği belirtildi.

Özel bir şirkete ait olduğu aktarılan zırhlı nakil aracının, saldırganlar tarafından güzergah üstünde park edilen diğer bir aracın ateşe verilerek yolun kapatılmasıyla durdurulduğu ifade edildi.

Çoğu kar maskesi takan soyguncuların, zırhlı aracı soyabilmek için patlayıcı kullandığı da aktarıldı.

Bu sırada olaya müdahale eden güvenlik güçleriyle saldırganlar arasında çatışma çıktığı ancak yaralanan olmadığı bildirildi.

Güvenlik güçlerinin müdahalesi sebebiyle soygun girişiminin başarılı olmadığı aktarılırken, hırsızların yoldan geçen başka bir aracı durdurup çalarak kaçtıkları iddia edildi.

Bu arada olayla bağlantılı olduğu düşünülen 2 şüphelinin İtalyan jandarması tarafından Lecce ili yakınlarında gözaltına alındığı belirtildi.

 

HASİPOĞLU: MUHATABIMIZ SENDİKADIR, SENDİKALAŞMA HAKKI ANAYASAL GÜVENCE ALTINDADIR

Ektam LTD’de başlatılan grev ve ardından gelen toplu işten çıkarma ihbarları üzerine bölgeye giden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, grev alanında işçilerle ve sendika temsilcileriyle görüşerek sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başlatılan grev süreci kapsamında hem işçi sendikası hem de işveren temsilcileriyle gün boyu temas kurduklarını belirten Hasipoğlu, Bakanlık olarak yasaların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde ara bulucu rolünü üstlendiklerini vurguladı.

“SABAH İŞÇİ SENDİKASI VE İŞVEREN TEMSİLCİSİYLE GÖRÜŞTÜK”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, sabah saat 09.00’da hem işçi sendikası hem de işveren temsilcisiyle ön görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, bu görüşmede sorunların ve taleplerin özetle ele alındığını söyledi.
İşveren tarafının temsilcisinin Türkiye’den gelmesinin beklendiğini ifade eden Hasipoğlu, daha sonra işveren temsilcileriyle yeniden görüşme yaptıklarını ve gün içerisinde sendikanın grev çadırında işçilerle bir kez daha bir araya geldiklerini kaydetti.

“YASAL MUHATABIMIZ SENDİKADIR”
Sendikaların mukayyitliğe kayıtlı ve yetkili olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, bu aşamadan sonra bakanlığın muhatabının sendika olduğunu açıkça ifade etti.
İşveren tarafının sendikayı muhatap alma konusunda isteksiz olduğunu dile getiren Hasipoğlu, buna rağmen yasalar ve Anayasa gereği sürecin bu şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti,
“Sendikalaşma hakkı Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Özel sektörde sendika olmaz diye bir şey yoktur. İşçilerin imzasıyla yetki verilmiştir ve bu yetki devam ettiği sürece bizim de muhatabımız sendikadır” dedi.

TOPLU İŞTEN ÇIKARMA İHBARI İNCELEMEDE
Bakan Hasipoğlu, grev süreci devam ederken işveren tarafından toplu işten çıkarma ihbarı yapıldığını da açıkladı. Bu bildirimin zamanlamasına dikkat çeken Hasipoğlu, konunun Bakanlık tarafından inceleneceğini belirtti.
“Anayasa altında güvence altına alınan sendikalaşma ve çalışma hakkının kullanılmaması yönünde ne izin veririz ne de tavsiyede bulunuruz” diyen Hasipoğlu, çalışanların haklarını korumanın Bakanlığın sorumluluğu olduğunu vurguladı.

“UZLAŞMAMAK İÇİN BİR SEBEP YOK”
Taraflar arasında çalışma koşullarına ilişkin bazı talepler bulunduğunu belirten Hasipoğlu, işverenin de bu taleplere tamamen kapalı olmadığını ifade etti.
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Sendikalaşma hakkı anayasal teminat altındadır. İşçiler haklarını savunacaktır. Biz de bu sürecin uzlaşıyla tamamlanmasını istiyoruz” dedi.

“TOPLU İŞTEN ÇIKARMAYI TASVİP ETMİYORUZ”
Hasipoğlu, grev süreci devam ederken toplu işten çıkarma girişimlerinin doğru olmadığını belirterek, bunun hem işveren hem de işçi açısından sürdürülebilir olmadığını söyledi.
“Ne işveren üretiminden dursun ne de işçimiz emeğinin karşılığını almada sorun yaşasın. Ara bulucu olarak görevimizi uzlaşıyla tamamlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

ÜSTEL: SAĞLIKTA YENİ DÖNEM BAŞLADI, SÖYLEDİKLERİMİZİN ÇOĞUNU YERİNE GETİRDİK

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Ünal Üstel, hükümetin göreve geliş sürecinden bugüne kadar geçen dönemi, yapılan icraatları değerlendirdi, muhalefetin eleştirilerini yanıtladı:

“AZ ALANA ÇOK, ÇOK ALANA AZ VERİLMESİ YÖNÜNDE ÖNERİ YAPTIK”

Başbakan Üstel, hayat pahalılığı konusunda özellikle üst kademe maaşlarına ilişkin eleştiriler yapıldığını belirterek, bu konuda Meclis’te açık öneriler sunduklarını söyledi. Toplumda bu konunun sokakta da dile getirildiğini ifade eden Üstel, “Az alana çok, çok alana az verilmesi yönünde öneri yaptık. Üst kademe yöneticilerine bakalım dedik. Sosyal yardım alanlar ve emeklileri de birlikte düşündük” dedi.

“HAYAT PAHALILIĞI KONUSUNDA BİR KEZ DAHA SOMUT ÖNERİLER SUNDUK, MUHALEFETTEN KARŞILIK BULMADIK”

İlk önerinin kabul görmemesi üzerine ikinci bir öneri sunduklarını hatırlattan Üstel, bu kez herkese eşit artış yapılmasını teklif ettiklerini söyledi. Buna rağmen muhalefetten karşılık gelmediğini ifade eden Üstel, ortak bir çözüm için komite kuruldu, koalisyon hükümetleri ile karşı tarafı beklediklerini kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel, ülkede genel seçimlerin 2022 yılında yapıldığını hatırlatarak, Mayıs 2022’de Cumhuriyet Meclisi’nden güven oyu aldıklarını ve 29 milletvekiliyle halka hizmet etmeye başladıklarını söyledi. O günden bu yana her platformda siyasi istikrarı öncelediklerini ifade eden Üstel, bu istikrar sayesinde ülkeye hizmet ettiklerini vurguladı.

“ANA MUHALEFET DÖRT YILDIR ERKEN SEÇİM SÖYLEMİNİ SÜRDÜRÜYOR”

Üstel, ana muhalefet partisinin 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılları boyunca sürekli erken seçim çağrısı yaptığını belirterek, buna karşılık hükümetin erken seçime karşı durduğunu, ülkeye hizmet etmeyi ve dört yıllık süre içinde yarım kalan projeleri tamamlamayı hedeflediğini söyledi.

“SAĞLIKTA YENİ DÖNEM BAŞLADI, SÖYLEDİKLERİMİZİN ÇOĞUNU YERİNE GETİRDİK”

2026 yılında sağlıkta yeni bir dönemin başlatılacağını ifade eden Üstel, yeni hastaneler ve sağlık merkezleriyle ilgili verilen sözlerin büyük bölümünün hayata geçirildiğini belirtti. Yıllardır bekleyen ve yarım kalan Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi, Yeni Lefkoşa Devlet Hastanesi, Girne Hastanesi, Güzelyurt Hastanesi, Karpaz Pamuklu Hastanesi, Maraş, Lapta Sağlık Merkezi, Değirmenlik Dr Alkan Sağlık Merkezi, Gaziköy Sağlık Merkezi, Dörtyol Sağlık Merkezi, Beyarmudu Sağlık Merkezi, Lapta Sağlık Merkezi, Dikmen Sağlık Merkezi projelerinin gündeme alındığını ve sırayla başlatıldığını kaydetti.

“TÜM SEKTÖRLERDE DENETİM VE İCRAAT VAR”

Üstel, sağlıkta olduğu gibi eğitimde, çalışma hayatında, tarımda, turizmde ve ulaştırmada da yoğun çalışmalar yürütüldüğünü, yapılan icraatların halk tarafından görüldüğünü ifade etti.

“MANDORA’DA REKOR TABAN FİYATI: YÜZDE 95 SATIŞ, VALENCİA’DA DA REKOR FİYAT GELİYOR”

Cumartesi günü Güzelyurt’u ziyaret ettiğini belirten Başbakan Ünal Üstel, bölgenin en değerli ürünü olan narenciye üreticileri ve birlikleriyle bir araya geldiklerini söyledi. Üstel, Mandora’da yapılan açılımla üreticilerin bu yıl “altın bir yıl” yaşadıklarını bizzat üreticilerin dile getirdiğini aktardı.

Başbakan Üstel, Mandora ürününün yüzde 95’inin satıldığını, yalnızca yüzde 5’lik bir kısmın kaldığını belirterek, önümüzdeki günlerde Valencia için de rekor bir fiyat açıklanacağını ifade etti. Üstel, üreticilerin talebi üzerine bir hafta süre istendiğini, bu hafta sonu fiyatın kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

“ERKEN SEÇİM DEĞİL, ÖNE ALINMIŞ SEÇİM VE GERİ SAYIM BAŞLADI”

Başbakan Üstel, seçim sürecinin artık erken seçim tartışmasından çıktığını ve öne alınmış seçim sürecine girildiğini belirtti. Hükümetin  programını kamuoyuna her gün açıkladığını söyleyen Üstel, seçim tarihinin 29 milletvekiliyle ve ilgili paydaşlarla yapılacak istişarelerin ardından açıklanacağını ifade etti.

“USULSÜZLÜKLERİN ARAŞTIRILMASININ ÖNÜNÜ KAPATMADIK”

Üstel, her defasında usulsüzlük iddialarının gündeme getirildiğini belirterek, hükümet olarak hiçbir usulsüzlüğün üzerini kapatmadıklarını vurguladı.

“MESARYA BELEDİYE BAŞKANI AĞIR CEZADA YARGILANIYOR”

Başbakan Üstel, CTP’li Güney Mesarya Belediye Başkanı’nın ağır cezada yargılandığını hatırlatarak, bu konunun bugüne kadar siyasi olduğu için Meclis gündemine taşımadıklarını ifade etti.

“Biz siyasi olduğu için buraya getirmedik. Ama siz ikide bir aynı şeyi söylersiniz” diyen Üstel, siyasi sorumluluğun herkes için geçerli olduğunu vurguladı.

“ALNIM AÇIK, 29 MİLLETVEKİLİMİN DE HESAP VEREMEYECEĞİ BİR ŞEY YOK”

Üstel, şahsının ve 29 milletvekilinin hesap veremeyeceği tek bir konu olmadığını belirterek, Ulusal Birlik Partisi’nin hiçbir zaman seçimlerden kaçmadığını, her zaman sandığa gittiğini söyledi.

“11 AY SONRA SEÇİM TARİHİ AÇIKLANACAK”

Başbakan Üstel, geri sayımın başladığını, yaklaşık 11 ay sonra seçim tarihinin açıklanacağını ve ülkenin sandığa gideceğini ifade etti. Konuşmasını, hükümetin icraatlarını tamamlayarak seçime gidileceğini belirterek tamamladı.

Bu gelişmeler ışığında seçim sürecine de değinen Üstel, artık erken seçim tartışmasının geride kaldığını, sürecin öne alınmış seçim olarak şekillendiğini ve geri sayımın başladığını kaydetti.

“YÜKSEK YARGININ TALEP ETTİĞİ REFORMLAR İÇİN REFERANDUM ÖNERİSİ”

Başbakan Üstel, geçtiğimiz hafta yeni bir öneri daha yaptıklarını belirterek, bunun hükümetin değil, yüksek yargının talep ettiği bir referandum olduğunu ifade etti. Üstel, Mayıs ayı içinde bir tarih belirlenmesini, öncelikle yargının ve Barolar Birliği’nin talep ettiği reform nitelikli yasaların geçirilmesini önerdiklerini söyledi.

“KOMİTEYİ BİRLİKTE KURALIM, REFORMLARI BİRLİKTE GEÇİRELİM”

Üstel, yargı reformu için ortak bir komite kurulmasını, reform yasalarının Genel Kurul’dan birlikte geçirilmesini ve Mayıs ayı içinde belirlenecek bir tarihte yargı reformunun hayata geçirilmesini önerdiklerini dile getirdi.

“TÜRKİYE İLE YENİ MALİ VE İKTİSADİ İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ GELİYOR”

Önümüzdeki günlerde Türkiye Cumhuriyeti ile yeni bir mali ve iktisadi iş birliği protokolü imzalanacağını açıklayan Üstel, bu protokol kapsamında ülkeye ve halka doğrudan dokunacak altyapı projeleri ile reel sektörü ayağa kaldıracak adımların yer alacağını söyledi.

Başbakan Üstel, hükümetin ortaya koyduğu icraatların ortada olduğunu vurgulayarak, tüm bu çalışmalar tamamlandıktan sonra seçime gidileceğini ifade etti

 

Ömer Çelik: Doğu Akdeniz’de tehdit dili çözüm getirmez

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti sözcüsü Ömer Çelik, Doğu Akdeniz, Kıbrıs meselesi ve Rum tarafının artan silahlanma faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Çelik, Türkiye’nin hem diplomasi hem de sahadaki varlığıyla bölgedeki dengeleri gözettiğini vurguladı.

“Rum tarafının başka ülkeleri karargâh haline getirmesi çözüm getirmez”

Çelik, Rum tarafının Türkiye ile sorun yaşayan ülkeleri bölgeye davet ederek Kıbrıs’ı bir askeri üs alanına dönüştürme çabası içinde olduğunu söyledi. Bu yaklaşımın çözüm üretmeyeceğini belirten Çelik, Rum tarafının aşırı bir silahlanma yarışına girdiğini ve bunun hiçbir faydası olmadığını ifade etti.

Silahlanma politikasının tansiyonu düşürmediğini, aksine Doğu Akdeniz’i daha kırılgan hale getirdiğini kaydeden Çelik, bu yaklaşımın terk edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Türkiye’yi tehdit etmek komik bile denilmeyecek bir şeydir”

Rum tarafının ve Yunanistan’daki bazı siyasi aktörlerin Türkiye’yi hedef alan söylemlerine de değinen Çelik, bu açıklamaların herhangi bir karşılığı olmadığını söyledi. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığının tartışmaya açık olmadığını vurgulayan Çelik, tehdit diliyle sonuç alınamayacağını dile getirdi.

Çelik, Doğu Akdeniz’deki sorunların masa başında ve diplomasi yoluyla çözülebileceğini belirtti.

“Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve KKTC’nin çıkarlarına halel getirecek girişimlerden uzak durulmalı”

Ömer Çelik, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve çıkarlarını milli dava olarak gördüğünü söyledi. KKTC’nin egemenliğinin ve haklarının korunmasının Türkiye için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Çelik, bu konuda geri adım atılmayacağını ifade etti.

Çelik, KKTC yönetiminin de sorunların diplomasi yoluyla çözülmesinden yana olduğunu ve bu yönde doğru mesajlar verdiğini kaydetti.

“Ege çatışma alanı değil, barış gölü olmalıdır”

Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde diplomasinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Çelik, gerginlikten kaçınılmasının herkesin yararına olduğunu söyledi. Doğu Akdeniz’de ve Ege’de askeri gerilimi artıracak adımların bölgeyi istikrarsızlaştıracağını ifade eden Çelik, çalışan mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Çelik, Türkiye’nin hem Doğu Akdeniz’de hem de Kıbrıs meselesinde diplomasi kapasitesinin sorunları çözmeye hazır olduğunu vurguladı.

TAVİZ VERMEDİK: GREV KALKACAK, YASAL MESAİYE UYULACAK VE DENETLENME KABUL EDİLECEK

Sağlık Bakanı Dr.Hakan Dinçyürek, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, sağlıkta tam mesai uygulamasının ayrıntılarını ve hükümetin sürece dair yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı. Dinçyürek, yasaların tam olarak uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgularken, hekimlerin özlük hakları ve taleplerinin ancak o zaman masada görüşülmeye başlanabileceğini belirtti.

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, bu konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederiz. Bugün, sağlıkta tam mesaiye uyulması sürecinin nasıl yürütüldüğünü hem sizlere hem kamuoyuna anlatma fırsatı buluyoruz. Uzun zamandır yasada öngörülen mesaiye uyulması konusunda çalışmalar yaptık” diyen Dinçyürek, kamuoyundan ve Meclis’ten gelen uyarı ve eleştirilerin ardından hükümetin kapsamlı bir denetim süreci başlattığını açıkladı.

DENETİMLER BAŞLATILDI

Dinçyürek, 2025 yılı bitmeden kamuda mesaiye uyulması denetimlerinin başlatıldığını ve bunun yalnızca Sağlık Bakanlığı ile sınırlı olmadığını, birçok bakanlıkta personel daireleri ve maliye teftiş ekiplerinin ortak denetim gerçekleştirdiğini kaydetti. Denetimlerde, nöbetçi personelin dahi bulunamadığı tespitlerin olduğunu belirten Dinçyürek, “Hiç kimse izinsiz veya özürsüz iş yerini terk edemez. Bu yasal bir zorunluluktur ve aksi kabul edilemez” dedi.

SENDİKA İLE DİYALOG HEP VARDI

Dinçyürek, sendika yönetimiyle yürütülen diyalogu detaylı şekilde anlattı: “19 Ocak’ta tam mesaiye geçiş için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Sendika Başkanı ile görüştüm, yasaya uymanın pazarlık konusu olmadığını kendilerine ilettim. Sendikanın isteği üzerine yönetimin seçimli genel kurulu nedeniyle uygulamayı Şubat başına erteledik. Bu süreç boyunca diyalog hep pozitif yönde sürdü ve basınla da paylaştım.”
Bakan, sendikanın taleplerine de değinerek, “Kamu hekim yasası ve farklı yasalar altında istihdam edilen hekimlerin çalışma koşulları masada görüşülecek. Ortada somut öneri yok ama özlük haklarının tartışılması talebine evet dedik. Avukatlarımız da süreçte birlikte çalışacak” dedi.

TALEPLERİ NE KAMUOYU ANLADI NE DE SENDİKA NE İSTEDİĞİNİ BİLİYOR!

Grev konusuna ilişkin açıklamalarda bulunan Dinçyürek, şunları söyledi:
“Grev öncesinde de yasal mesaiye uyulması konusunda gerekli bilgilendirmeleri yaptık. Yasaya uymamanın kabul edilemez olduğunu ilettik. Talep ne? Halk bunu anlamıyor. Eğer çalışma koşullarında sıkıntı varsa gelin konuşalım, yasa ise yasa.Ancak bundan böyle mesaiye uymayan olmayacak. Yoklama ve dijital kontrolde asla taviz yok.”

HASTALARIMIZIN MAĞDUR OLMAMASI ÖNCELİĞİMİZ

Dinçyürek, sağlıkta yapılan yeni düzenlemeleri şöyle aktardı:
“Hekimlerin poliklinik, tetkik, müdahale ve ameliyat günleri var. Boş günleri daha etkin kullanacağız. Nöbet saatleri ve poliklinik düzenlemeleriyle hem hekimleri fazla mesaiye zorlamayacağız hem de hastaların risk altında olmasını önleyeceğiz. Ameliyat masalarında da ekiple birlikte tedbir alıyoruz. Yapılan ameliyat sayısından 5 bin daha fazla ameliyat yapılabilecek.”
Hastanelerdeki yatak kapasitesine de dikkat çeken Dinçyürek, “Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin yıllık doluluk oranı yüzde 40 ile 60 arasında. Servisler arasında uyumlu planlama ile hiçbir hasta mağdur edilmeyecek” ifadelerini kullandı. Ayrıca, tüm poliklinik ve ameliyat süreçlerinin dijital sistemle takip edileceğini ve şeffaf denetimin sağlanacağını belirtti.

MASADA HER KONUYU GÖRÜŞMEYE HAZIRIZ

Dinçyürek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz yasaya uymak için buradayız. Masada hekimlerin sorunlarını çözmek, özlük haklarını görüşmek için varız. Grev ve mesaiye uymama gibi bir taviz yok. Ortak kaygımız hasta sağlığıdır ve bu nedenle her türlü çözüm masada görüşülecek.”

DİNÇYÜREK’TEN CTP’YE: AYNI NOKTADAYIZ

Öte yandan Dinçyürek konuşmasında CTP Genel Başkanı Sıla Usar’a mevcut yasanın uygulanmasıa karşı olup olmadıklarını sordu “Hayır” yanıtını aldı.
CTP’nin yasaya uyulup uyulmadığının denetimine karşı olup olmadıklarını sordu, yine” Hayır” cevabını aldı. Özlük haklarını tartışmaya hazır olduklarını söyleyen Usar’a Dinçyürek, ” O halde aynı noktadayız”diyerek cevap verdi.

ÇİFTÇİLERDEN HÜKÜMETE TAM DESTEK: “ÖDEMELER GÜNÜNDE YAPILIYOR, BAKANLIK YANIMIZDA”

Çiftçiler Birliği Başkanı Mehmet Nizam, 2024-2025 yıllarının tarım açısından zor geçtiğini belirterek, hükümet ve Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleri sayesinde üreticinin sıkıntıları hafiflediğini söyledi. Kuraklık ve yüksek maliyetler üreticiyi zorladığını, ancak Bakanlık ve Başbakan Ünal Üstel’in sağladığı destek ve ödemelerle üreticinin ayakta kaldığını aktardı.

“2024-2025 ZOR BİR DÖNEMDİ AMA ÖDEMELER GÜNDE YAPILIYOR”

Nizam, “2024-2025 yılı tarım için zor bir dönemdi. Kuraktı. Belki de 20 yılın en zor zamanıydı. Üretici doğal olarak sıkıntıya düştü. Ödemesi gereken krediler vardı veya imkanları doğrultusunda kendini geliştirmek için yaptığı projeler vardı. Çiftçimiz senenin kurak geçmesinden bunları fes etmek veya ertelemek zorunda kaldı.
Tohum sıkıntılarına da dikkat çeken Nizam, “Üreticinin normal maliyetlerinin üstüne çıktı bu rakamlar. Çünkü kendi tohumumuzu kendimiz bıraktığımızda kar ediyoruz, ama tohumu satın aldığımızda sıkıntıya düşüyoruz. Ödemelerin zamanında olması gerekiyor ki kooperatif bağlamında faiz altında ezilmeyelim ve üretici ailesini idame ettirebilsin” ifadelerini kullandı.

Bakanlıkla ilgili olarak ise Nizam, “Gününde ödemeler yapılıyor. 8 bakanlık gördüm, burada ödemeler konusunda öne çıkan bir Bakanlık var şu anda. Kuraklık haricinde bir sıkıntı yaşanmadı. Desteklerin artışında bugüne kadar sorun yaşamadık. Uzlaşı içerisindeydik ve bir sonraki yıla hazırlanma fırsatı bulduk” dedi.

“2026 YILI İYİ GEÇİYOR, YAĞIŞLAR GÜZEL”
Nizam, 2026 yılı ile ilgili olarak, “25-26 sezonu şu ana kadar iyi gidiyor. Yağışlar şimdiye kadar iyi. Bu yıl üreticinin yüzünün bir nebze olsun güleceğine inanıyorum. İnşallah yağışlar bu şekilde devam eder ve ülke ekonomisine katkımız sürer” diye konuştu.

“BİZİ YALNIZ HİSSETMEDİK, BAKANLIK HER ZAMAN YANIMIZDA”
Hüseyin Çavuş Kelle ile ilgili eleştirilere katılmadıklarını belirten Nizam, “Çiftçiler olarak kendimizi yalnız hissetmedik. Tarım Bakanlığı ile güncellemeler sonrasında herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Bakanlık kim olursa olsun bu hep yaşandı. Tarım bakanlığından beklenti mevcut bakanın bakan olmadan önce birlik başkanı olmasından kaynaklıydı. Üretici olarak ‘Kelle geldiğinde her şey süt liman olacak’ diye düşündük” dedi.

“BAŞBAKANLA İLİŞKİMİZ İYİ, SORUN YAŞAMADIK”
Başbakan Ünal Üstel ile ilişkilerinin iyi olduğunu söyleyen Nizam, “Kuraklık ödemesi dışında bir sorunumuz yok. Çiftçiler Birliği bağlamında taleplerimiz yerine getirildi. Son kaos kuraklık ödemeleri ile alakalı çıktı” dedi.

“ÜRETİCİNİN YANINDA OLAN BİR HÜKÜMET VAR”
Nizam, sözlerini şöyle tamamladı: “Ödemeler zamanında yapılıyor. Desteklerde bugüne kadar bir sıkıntı yaşamadık. Bakanlık ve Başbakan üreticinin yanında. Biz üreticiler olarak onların yanında olduğumuzu belirtiriz.”

EKTAM KIBRIS LTD.’DEKİ İŞTEN DURDURMALAR HAKKINDA BAKANLIKTAN BASIN AÇIKLAMASI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ektam Kıbrıs Ltd.’de yaşanan işten durdurmalara ilişkin süreci yakından takip ettiğini ve ilgili taraflarla ilk görüşmenin gerçekleştirildiğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, temel önceliğin çalışma barışının korunması ve çalışanların yasal haklarının gözetilmesi olduğu vurgulandı. Bu kapsamda, yaşanan uyuşmazlığın çözümü ve taraflar arasında sağlıklı bir diyalog zemini oluşturulması amacıyla Bakanlığın arabuluculuk görevini üstlendiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, İş Yasası’nın ilgili maddeleri uyarınca toplu işten çıkarmalarda işverenin bildirim yükümlülükleri ve çıkarma gerekçelerine ilişkin yasal mevzuatın titizlikle incelendiği kaydedildi. Bakanlığa henüz resmi bir iş feshi ihbarının ulaşmadığı ifade edildi.

Çalışanların haklarının korunması ve işyerinin faaliyetlerinin sürdürülebilmesi amacıyla işçi ve işveren temsilcileriyle 9 Şubat Pazartesi günü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun da katıldığı bir ön görüşme gerçekleştirildiği aktarıldı.

Bakanlık, çalışma barışının sağlanması için çözüm odaklı çalışmalarını sürdüreceğini ve sürecin içinde olmaya devam edeceğini bildirdi.

Memur-Sen Tıp-İş’in grev kararını eleştirdi

Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur-Sen), Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası’nın (Tıp-İş) sağlıkta tam mesai uygulaması sebebiyle aldığını kaydettiği grev kararını  “kamu vicdanını rahatsız eden ve anlaşılması güç bir tavır” olarak nitelendirerek eleştirdi.

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken yazılı açıklamasında  tam gün uygulamasıyla polikliniklerdeki yoğunluğun azalacağını,  tıbbi müdahalelerin ve muayenelerin sayısının artacağını, vatandaşların ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine zamanında ulaşabileceğini ve sağlık hizmetleri verilirken yaşanan birçok sorunun  ortadan kalkacağını ifade etti.

Tam mesai uygulamasının doğru ve gerekli  olduğunu belirten Ötüken, Tıp-İş’in çalışma koşullarının ağırlığını, eksik kadroları ve yetersiz altyapıyı gerekçe göstererek sağlıkta tam mesai uygulamasını kabul etmemesi ve grev kararı almasının, kamu vicdanını rahatsız eden anlaşılması güç bir tavır olduğunu söyledi.

Ötüken, yürürlükteki yasalar çerçevesinde tüm kamu görevlileri için geçerli olan mesai saatlerine uymak zorunda olan doktorların bu konuda ayrıcalık talep etmesi ve tam mesaiye geçmek için çeşitli şartlar öne sürmesinin, doktorluk mesleğinin imajına zarar veren, doktor ve hasta arasındaki insani diyaloğa uymayan bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Tıp-İş’in grev kararının vicdan sahibi ve Hipokrat yemininden taviz vermeyen çok sayıda doktor tarafından kabul görmediğini ve tepkiyle karşılandığını kaydeden Ötüken, Sağlık Bakanlığı’nın halkın zamanında ve kaliteli sağlık hizmeti alabilmesi için başlattığı, sağlıkta tam mesai uygulamasını desteklediklerini belirtti.

Ötüken, sağlık sisteminin tüm paydaşlarına var olan sorunların yasal mevzuat çerçevesinde çözülebilmesi için bir araya gelmeleri çağırısında da  bulundu.

KIB-TEK’ten borç uyarısı: Borcu olanların elektriği kesilecek

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu, son ödeme tarihi geçen ve 675 TL’nin üzerinde borcu bulunan abonelerin elektriklerinin 9 Şubat Pazartesi günü kesileceğini duyurdu.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK), 675 TL ve üzeri borcu bulunan abonelerin elektriklerinin 9 Şubat Pazartesi günü kesileceğini açıkladı.

KIB-TEK tarafından yapılan açıklamada, kurum alacaklarının tahsili kapsamında, son ödeme tarihi dolmuş Aralık 2025 dönemi ve öncesine ait, ödenmemiş 675 TL üzeri borçlar ile kurumla yapılan yasal sözleşmeler ve taksitlendirilmiş hesaplara ait ödenmemiş taksit borcu geriliği bulunan tüm özel ve tüzel abonelerin elektriklerinin kesileceği belirtildi.

Açıklamada, abonelerin mağduriyet yaşamamaları için gerekli ödemeleri zamanında yapmaları istendi.

Petrol, jeopolitik gerilimin azalmasıyla geriledi

Petrol, İran ile ABD arasındaki diplomatik temaslar arz kesintisi riskini azaltırken düşüşe geçti.

Piyasalar Hindistan’ın Rus petrolüne yönelik tutumu ve küresel arz görünümüne odaklandı.

Petrol, Ortadoğu’daki gerilimin azalmasının arz kesintisi riskinin düşmesiyle geriledi.

Brent petrol varil başına 67 dolar seviyesine doğru çekilirken, ABD ham petrolü (WTI) yaklaşık 63 dolardan işlem gördü. Brent, geçen hafta da yaklaşık yüzde 4 değer kaybetmişti.

Fiyatlardaki düşüşte, İran ile ABD’nin Umman’da gerçekleştirdiği ve Tahran tarafından “ileriye doğru bir adım” olarak nitelenen görüşmeler etkili oldu. Washington’un bölgedeki askeri varlığını artırmasına rağmen ABD Başkanı Donald Trump, diplomatik temasların süreceğini ve bu hafta başında yeni bir görüşme yapılmasının planlandığını açıkladı. Trump’ın ayrıca 11 Şubat’ta İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşmesi ve İran’la ticaret yapan ülkelere yönelik bir gümrük tarifesi paketi üzerinde çalıştığı bildirildi.

Ham petrol fiyatları 2026 başından bu yana jeopolitik gerilimler ve Kazakistan dahil bazı bölgelerdeki arz kesintileri nedeniyle yükseliş eğilimindeydi. Ancak İran ile ABD arasında ilerleme sinyalleri gelmesi, geçen hafta fiyatların yön değiştirmesine neden oldu.

Piyasa katılımcıları ayrıca Hindistan’a yönelik petrol akışlarını izliyor. Trump, Hindistan’ın bir ticaret anlaşması kapsamında Rusya’dan ham petrol alımını durdurmayı kabul ettiğini belirtirken, Yeni Delhi bu taahhüdü doğrudan doğrulamadı ve enerji güvenliğinin öncelik olmaya devam ettiğini vurguladı. Analistler, Hindistan’ın Rus petrolü alımlarını kesmesi halinde Moskova’nın alternatif alıcı bulabilmek için indirimleri artırmak zorunda kalabileceğini, aksi durumda küresel arz dengesinin sıkılaşabileceğini ifade ediyor.

Hava parçalı ve az bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü, 07–13 Şubat 2026 tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu yayımladı. Rapora göre, bölgenin alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Bu meteorolojik durum çerçevesinde, 9 Şubat Pazartesi günü bölgede havanın parçalı ve az bulutlu geçeceği bildirildi.

Açıklamada, en yüksek hava sıcaklığının genellikle iç kesimler ve sahillerde 18–21 derece dolaylarında seyretmesinin beklendiği kaydedildi. Rüzgârın ise genellikle güney ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esmesi öngörülüyor.

9 Şubat 2026 Döviz Kurları

Dolar, son bir ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,60 TL, Euro 51,64 TL, İngiliz Sterlini ise 59,41 TL’den işlem görüyor.

Saat 07.54 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,59 TL, satış fiyatı 43,62 TL.

Euro’nun alış fiyatı 51,61 TL, satış fiyatı 51,66 TL, İngiliz Sterlini ise 59,38 TL’den alınıp 59,43 TL’den satılıyor.