Berova: 2,5 Milyar TL’lik Yeni Tasarruf Paketi Devrede

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Maliye’nin sıkı bir mali disiplin politikası izlediğini belirterek, tasarruf konusunda gereken adımların atıldığını kaydetti.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Gündem Kıbrıs Web TV’de Genel Yayın Yönetmeni Çiğdem Aydın’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“2025 yılı bütçesi içinde ödenekler açısından yaklaşık 6,5 milyar TL’lik iyi bir iyileştirme ve tasarruf yaptık”

2026 yılı Merkezi Devlet Yönetim Bütçesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, “2026 yılı Merkezi Devlet Yönetim Bütçesini tamamlayarak 19 Aralıkta meclisten geçirdik. Merkezi devleti yönetimi bütçesi olarak 200 milyar TL’lik bir bütçe hacmine ulaştık. 190 milyar TL’lik kısmı devletin yapacağı yatırımların da içinde olduğu genel bütçedir. Bu bakımdan bakıldığında 2026 yılı bütçesi 25,5 milyar TL bir açık öngörüsüyle ödenekler üzerinden yıla başladık. Bunun karşılığı, 2026 yılı içinde bütçenin tüm ödenekleri kullandığımız zaman, öngördüğümüz gelir ve gider tablosuna göre 25,6 milyar TL’lik bir borçlanmayla bu ödenekleri birebir götürebiliriz. 2025 yılına baktığımızda öngördüğümüz bütçe açığı 18,5 milyar TL idi. Ama yıl içinde yapılan hem gelir artırıcı önlemler hem de yapılan sıkı mali disiplin politikasıyla bu miktar 12 milyar TL’ye ye geri çekildi. 2025 yılı bütçesi içinde ödenekler açısından yaklaşık 6,5 milyar TL’lik iyi bir iyileştirme ve tasarruf yaptık” diye konuştu.

2024 yılında 3 kez verilen Hayat Pahalılığı: Kamu maliyesine ciddi bir yük oluştu. Halkımızın ezilmesini önlemek amacıyla yapılan bir hamleydi. Pişman değiliz

Konuşmasının devamında enflasyon süreci ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Brova, “Pandemiden sonraki süreçte sürekli olarak yüksek enflasyon içerisinde devam eden bir ekonomiye sahibiz. Ekonomik açıdan baktığımızda bu enflasyonun ana sebeplerinden biri kullandığımız Türk Lirası’dır. Bazıları çıkıp ‘TL kullanmayalım döviz kullanalım’ söylemlerini öne sürüyor. Ancak KKTC’nin kullandığı para birimi, ilgili ülkeler yada ilgili merkez bankları tarafından desteklenmediği sürece başka bir para birimi kullanma ihtimali söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti her alanda olduğu gibi bu alanda da bize desteklerini sürdürüyor. Yükselen enflasyonun aşağı çekilmesindeki en önemli faktör de para politikalarında kullanılan enstrümanlardır. Türkiye Cumhuriyeti çok ciddi ekonomik bir program uyguluyor ve bunun neticesinde de enflasyon süreci aşağı çekilmeye başlandı. 2026 hedefleri enflasyonu yüzde15-20 bandına çekmek. Bunun olumlu yansımaları KKTC’ye de olacak. Geçtiğimiz dönem içerisinde hükümetimiz halkımızın enflasyon karşısında nispeten korunmasını sağlayabilmek amacıyla ücret ve maaş politikalarında farklı enstrümanlar kullandı. 2024 yılında 3 kez hayat pahalılığı uygulaması yaptık. Bu kamu maliyesine ciddi bir yük oluşturdu ama bu sonuçta bir tercihti ve halkımızın ezilmesini önlemek amacıyla yapılan bir hamleydi. Bundan pişman değiliz” ifadelerini kullandı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin mali durumunun düzeltilmesi için yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Berova, “Doğu Akdeniz Üniversitesi ekonomik sürdürülebilirliğini kaybetmiş durumdaydı ve hükümetimiz ülkemizin amiral gemisi olarak gördüğümüz DAÜ’nin ekonomik sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla bir protokol yapılmasına onay verdi. Bu kamu maliyesine ciddi yük oluşturdu. Nakdi olarak yük oluşturmasının yanı sıra, ödenmesi gereken vergilerin de ödememesiyle ve bunu devletin üstlenmesiyle kamu maliyesine yaklaşık 6 milyar TL yük oluşturdu” dedi.

“Haziran ayında oluşacak ilk 6 aylık Hayat Pahalılığının yüzde 12 civarında olmasını öngörüyoruz”

Berova, “2024 yılında bu durumlardan dolayı nakdi açıdan bir açık oluşmaya başladı ve 2025 yılını başına kadar büyüyerek devam etti. 2025 yılında uygulanan politikalarla bu açığın daha da açılması engellendi ve 2026 yılına ulaştık. 2026 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin de uyguladığı politikalarla birlikte enflasyonun bizim ülkemizde de azalacağını öngörüyoruz. Haziran ayında oluşacak ilk 6 aylık Hayat Pahalılığının yüzde 12 civarında olmasını öngörüyoruz. Geçmiş yıllara baktığımızda ciddi anlamda azalma anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

“Gelirlerimizden katkı payı olarak yüzde 9,2’sini belediyelere veriyoruz. Diğer ülkelere baktığımızda dünyadaki en yüksek oranlardan bir tanesidir”

Konuşmasının devamında Berova, “Son 1,5 yıllık verilere batığımızda döviz enflasyonu reel enflasyonun altında kaldı. Bizim gelirlerimizin önemli bir kısmını gümrük ve bunlara bağlı olan diğer vergilerdir. Gelirlerimizden katkı payı olarak yüzde 9,2’sini belediyelere veriyoruz. Diğer ülkelere baktığımızda dünyadaki en yüksek oranlardan bir tanesidir. 2013 yılında parlamentoya girdiğimde bu oran yüzde 7,2 idi. O günden bugüne kadar bu oran artmış durumdadır. Diğer kurum ve kuruluşlara aktartılan cari transferlerle birlikte bütçenin yüzde 80’ini bu ödemelere ayırmak zorunda kalıyoruz” dedi.

“2,5 milyarlık ödenekten tasarruf öngörümüz var”

Berova, sıkı bir mali disiplin politikası izlendiğini kaydederek, “Hem 2024, hem 2025 hem de 2026 yılı için yarattığımız gelir artırıcı yasalarla bunun meyvelerini toplamaya başladık. Sıkı bir mali disiplin politikası üreteceğiz. Geçtiğimiz hafta içerinde bütçe kapanış genelgesini yayınladık. Şuanda hesapların uyuşturulması süreci devam etmektedir. Gelecek hafta içerisinde bütçe açılış genelgesini yayınlayacağız. İlk tasarruf önerimizde istisnai bazı hususlar koyduk. 300 bin TL’ye kadar olan harcamalar dışında tüm bütçenin içinde olan tüm idareler için yüzde 10’luk bir tasarrufla başlıyoruz. Geçen yılda yine yüzde 10 uyguladık. Yıl içindeki ihtiyaçlara göre bu rakam değişiyor ama 2,5 milyarlık ödenekten tasarruf öngörümüz var. Bütçede öngörülen 25,5 milyar TL’lik açığı yavaş yavaş azaltarak ve geçtiğimiz yıldan bu yıla aktarılan borç faizleriyle birlikte yaklaşık 15 milyar TL’lik bir açıkla 2026’yı tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.

“Enflasyonun azalmasıyla birlikte bütçe açığının azalması bekliyorum”

Uygulanan sıkı uygulamalarla Maliye’nin gelirlerinin artırıldığını söyleyen Berova, “2027 ocak ayı seçim yılı ve seçim öncesi hükümetimiz ve ilgili bakanlıklar da bu bağlamda daha çok efor sarf ederek daha çok yatırım yaparak daha çok destek vererek daha fazla bütçeye ihtiyaç duyuyor. Her ne olursa olsun dengeli bir şekilde bu yılı tamamlamak zorundayız. Planımızı yaptık. Vergi adaletini sağlamak amacıyla vergi denetimlerimizi sahada genişlettik ve ciddi miktarda geçmiş yıllara göre kira stopaj gelirlerinde yüzde 60’ın üzerinde artış oldu. Tüm dengeleri koruyarak 2026’nın sonuna kadar devam edecek bir süreç planlıyoruz. Enflasyonun azalmasıyla birlikte bütçe açığının azalması bekliyorum” dedi.

Vergi konusu: Resen vergiler resen olmaktan çıktı, ikmalen vergiye döndü

Vergiler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Berova, “Vergi dairesi daha çok görüye dayalı davranıyor. Son 5-6 ayda resen vergiler resen olmaktan çıktı, ikmalen vergiye döndü. Yani bir beyan veriliyor, ama bizim vergi memurlarımız bilgisayar üzerinden hesaplara, tapu kayıtlarına, yatırılan sosyal sigorta primlerine baktığında eksiklik olduğun görüyor ve 5 değil 7 lira vergi ödemeniz gerekli diyerek mükellefe bildiriyor. Vergi toplama işi hem meşakkatli hem de her zaman tartışmalıdır. Dünyanın her ülkesinde yaşanır. Aslolan doğru kurgulanmış bir şekilde bu yolda yürümektir. Biz de bunu yapıyoruz” dedi.

Kıdem tazminatları konusu: Kıdem tazminatıyla ilgili bir projeksiyon yapıldı ve belli bir miktar bütçeye koyduk

Kıdem tazminatlarıyla ilgili bilgi veren Berova, “Mahkemenin verdiği karar doğrultusunda bütçemizde o miktarları yerleştirdik ve ödenek koyduk. Bütçe açılış genelgesini yayınladıktan sonra ve 2026 yılı devreye girdikten sonra bunları ödeyeceğiz. 2010 yılında 47/2010 sayılı yasayla birlikte kıdem tazminatların 2010 yılından sonra işe girenler için uygulanmaması gerektiği bir yasayla belirlendi. 2011 yılında işe girenler için kıdem tazminatı olmayan yasal bir sürece girildi. Ama toplu iş sözleşmelerinde bu madde değişmediğinden dolayı ve toplu iş sözleşmeleri yasalarında üzerinde olduğu için bir yasal süreç aşladı. 2010 yılında kaldırılan kıdem tazminatının devam etmesi gerektiği mahkeme kararıyla karara bağlandı. Bu davayı açan kişilere ödeme yapıldı. Bizde hukuk sistemi kişisel davalar üzerinden yürütülür. Bu davaların arka arkaya açılmaması konusunda idare bir karar verebilir. Kıdem tazminatıyla ilgili bir projeksiyon yapıldı ve belli bir miktar bütçeye koyduk. Başvuruları değerlendirerek nakdi durumumuza göre bu ödemeleri Şubat ayı içerisinde planlayarak ödemeye başlayacağız” diye konuştu.

Karma oyun kaldırılması: CTP’nin ana gövdesi samimi ise nisaba destek veriri ve karma oydan kurtuluruz

Berova, parti olarak her zaman seçime hazır olduklarını ifade ederek, “Seçime her zaman hazırız. UBP bir seçim patisidir. Bir kitle partisidir. Buna bağlı olarak da her zaman sahadadır. Resmi tarih Ocak 2027’dir. Eğer Ocak 2027’de seçim yapılacaksa ona göre planlama yapılır ve UBP sahada olacaktır. Bu ülkenin en büyük ve en köklü partisi UBP’dir. Bunu da korumaya devam edecektir” dedi.

Seçim ve halk oylaması yasasında değişiklik yapılarak karma oyun kaldırılması yönündeki çalışmaların sorulması üzerine Berova, “Karma oy konusu yıllardır tartıştığımız bir konu ve yıllardır kaldırılması konusunda çalışma yapılıyor. Her parti içerisinde bazı milletvekilleri karma oyun kaldırılmasına sıcak bakmıyor. İki büyük parti olan CTP ve UBP’nin ortak bir tavır ortaya koymasıyla çok rahat şekilde karma oy kaldırılabilir. Karma oyun kaldırılması konusunda CTP karma oy kaldırılmalıdır diyor ancak Önce mecliste 26 çoğunluğu sağlayın, biz içeri girip destek veririz diyorlar. Karma oy belasından, oy sayımında yaşanan sorunlardan, oyların yanmasından kurtulmamız gerekir. İnsanlar da politikaları belirleyen partilere mühür vererek ve liste içerisindeki vekil adaylarını tercih ederek seçim yapmaları en doğru yaklaşımdır. UBP ve CTP’de karma oyun kaldırılmamasını isteyen vekiller var. CTP’nin ana gövdesi samimi ise nisaba destek veriri ve karma oydan kurtuluruz” diye konuştu.

Memur-Sen: “Başbakanın maaş kesintisi ve eşit hayat pahalılığı önerileri olumlu”

Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur-Sen), Başbakanın çalışanlar ve sendikaların taleplerine kulak vererek sunduğu hayat pahalılığı ve maaş kesintisi önerilerini olumlu bulduğunu açıkladı.

Memur-Sen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakanın alt gelir gruplarına destek sağlamak amacıyla milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı gibi seçilmiş kamu görevlilerinin maaşlarından süreli kesinti yapılmasına yönelik önerisinin önemli bir adım olduğunu belirtti.

Ötüken, “Alt ve üst gelir grupları arasındaki makası kapatmak, gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldırmak, hükümetlerin olduğu kadar muhalefetin ve sivil toplum örgütlerinin de öncelikli görevlerinden biridir” dedi.

Açıklamada, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin yapılması için kurulacak komitelerde iktidarın, muhalefetin ve sendikaların birlikte çalışmasının önemine vurgu yapılarak, Memur-Sen’in sürece destek vermeye ve yapılacak düzenlemelere katkı koymaya hazır olduğu ifade edildi.

BELEDİYE İŞTİRAKİ ŞİRKET ÇALIŞANLARI DA 12 BİN TL ASGARİ ÜCRET DESTEĞİNDEN YARARLANABİLECEK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, belediyelere bağlı iştirak şirketlerinde asgari ücret üzerinden sigorta yatırımı yapılan çalışanların da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından sağlanan 12.000 TL’lik asgari ücret desteği kapsamına dahil olduğunu açıkladı.
Bakan Hasipoğlu yaptığı açıklamada, Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele, Lefke başta olmak üzere diğer belediyelere bağlı iştirak şirketlerinde görev yapan ve asgari ücret üzerinden sigorta yatırımı yapılan personelin bu destekten yararlanma hakkına sahip olduğunu vurguladı.

“Belediyelerimizin iştirak şirketlerinde, asgari ücret üzerinden yatırımı yapılan çalışanlarımızın da özel sektör çalışanları gibi destek kapsamı dışında bırakılması söz konusu değildir” diyen Hasipoğlu, destek uygulamasının çalışanlar arasında eşitliği sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini anımsattı.

Hasipoğlu, destekten yararlanmak isteyen çalışanların, ihtiyat.gov.ct.tr adresinden gerekli başvuruları yapabileceklerini ifade ederek, “Tüm hak sahiplerinin başvuru sürecini takip etmelerini ve bu imkândan faydalanmalarını istiyoruz” dedi. Bugün itibariyle 15.750 başvuru yapılmıştır .
Bu destekten faydalanacak olan belediye ve şirket isimleri şunlardır :

1.LEFKOŞA BELEDİYESİ -LEFKOŞA GELİŞiM VE KALKINMA ŞİRKETİ
2.GAZİMAĞUSA BELEDİYESİ-GAMABEL YATIRIM LTD.
3.GİRNE BELEDİYESİ-BELPAZ YATIRIM LTD.
GİR-BEL İŞLETMELERİ LTD.
4.LAPTA-ALSANCAK-ÇAMLIBEL BELEDİYESİ -ALBEL YATIRIM LTD.
5.GÜZELYURT BELEDİYESİ- GÜZBEL YATIRIM LTD.
6.DİKMEN BELEDİYESİ-BELPAK YATIRIM LTD.
7.LEFKE BELEDİYESİ-LEFBEL YATIRIM LTD.
8.MESARYA BELEDİYESİ-MESBELYATIRIM LTD.
9.ÇATALKÖY-ESENTEPE BELEDİYESİ-
ÇESBEL YATIRIM LTD.
10.YENİENKÖY-KARPAZ BELEDİYESİ-
DİPBEL YATIRIM LTD.
11.GECiÇİTKALE-SERDARLI BELEDİYESİ-
GEÇBEL YATIRIM LTD.
12.BEYARMUDU BELEDİYESİ-GÜNMES TİC. ŞTİ. LTD.

İngiliz sömürge idaresine karşı direnişin 68’inci yıl dönümü: Şehitler Lefkoşa’da törenlerle anıldı

27–28 Ocak 1958’de İngiliz sömürge idaresine karşı başlatılan direnişin 68’inci yıl dönümünde şehit düşenler Lefkoşa Şehitler Anıtı ile Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda düzenlenen törenlerle anıldı.

Törenlere, Lefkoşa Kaymakamı Cemal Kuyucu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Lefkoşa Türk Belediyesi temsilcileri ile siyasi parti, dernek, kurum ve kuruluşlar, muharip dernekler ve diğer yetkililer katıldı.

Şehitler Anıtı’ndaki törende, saygı duruşu ve saygı atışının ardından bayraklar İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı ise Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan yaptı.

– Benan: “27–28 Ocak 1958 başkaldırısı, halkın vatan ve bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin simgesidir”

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının ata yadigârı topraklarda onuruyla ve özgürce yaşama iradesini tüm dünyaya ilan ettiği “27–28 Ocak 1958 Başkaldırısı”nın, halkın vatan ve bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin simgesi olduğuna vurgu yaptı.

68 yıl önce gerçekleştirilen barışçıl yürüyüşün, İngiliz sömürge idaresinin orantısız müdahalesi sonucu kanlı bir saldırıya dönüştüğünü hatırlatan Benan, öğrencilerin başlattığı protestolara binlerce Kıbrıs Türkü’nün katıldığını ve Lefkoşa Sarayönü’nde toplanan kalabalığın İngiliz asker ve polisleri tarafından kurulan barikatla durdurulduğunu söyledi.

Kalabalığa göz yaşartıcı bombalarla müdahale edildiğini ifade eden Benan, olaylar sırasında bir İngiliz askeri aracının kalabalığın içine girmesi sonucu dört vatandaşın ezildiğini, Şerife Mehmet isimli kadının olay yerinde şehit olduğunu belirtti. Benan, bugünkü Mücahitler Sitesi’nin bulunduğu bölgede yaralı bir Türk’ü hastaneye götürmekte olan araca ateş açılması sonucu Mustafa Mehmet, İbrahim Ali ve Sermet Ali Kanatlı’nın şehit düştüğünü, Çağlayan Parkı civarında yaşanan olaylarda ise Ahmet Bondigo’nun İngiliz kurşunlarının hedefi olduğunu kaydetti.

Direnişin 28 Ocak’ta da devam ettiğini belirten Benan, Gazimağusa ve Limasol’daki gösterilerde açılan ateş sonucu çok sayıda vatandaşın yaralandığını, Fuat Yusuf ve Safa Muharrem’in ise Gazimağusa direnişinin şehitleri olarak tarihe geçtiğini söyledi.

– “Bu başkaldırı, halkımızın kimliğini cemaat statüsünden Türk halkı statüsüne taşıyan bir dönüm noktası olmuştur”

İngiliz yönetiminin, Enosis hedefiyle sokaklarda olan Rumlara karşı silah kullanmadığını ancak iki gün boyunca Kıbrıs Türk halkına karşı acımasız güç kullandığını ifade eden Benan, “Ancak bu baskılar, Kıbrıs Türkü’nün iradesini kıramamış; aksine bu başkaldırı, halkımızın kimliğini cemaat statüsünden Türk halkı statüsüne taşıyan ve dünya kamuoyunda yankı uyandıran bir dönüm noktası olmuştur.” dedi.

Kıbrıs Türk halkının modern silahlara karşı taş ve sopalarla büyük bir inanç ve kararlılıkla mücadele ettiğini dile getiren Benan, 27–28 Ocak 1958 olaylarının, Kıbrıs Türkü’nün esaret altında yaşamayacağını ve vatanı ile bağımsızlığı uğruna her türlü fedakârlığa hazır olduğunu ortaya koyan tarihi bir irade beyanı olduğunu söyledi.

Benan konuşmasında şöyle devam etti:

“Rum–Yunan ikilisinin Enosis hayali doğrultusunda başlattığı saldırılar karşısında pasif kalan İngiliz sömürge yönetiminin tutumu, Türk halkını sindirmeye yönelik insanlık dışı uygulamalara zemin hazırlamıştır. Ancak Kıbrıs Türkü, tüm bu baskılara rağmen varoluş mücadelesinden asla vazgeçmemiştir.”

Konuşmasında 20 Temmuz 1974’te Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçekleştirdiği müdahale ile Kıbrıs’a barış geldiğini de hatırlatan Benan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadaki barış ve güvenliğin en büyük teminatı olduğunu ifade etti.

– Emanet vurgusu; gelecek kuşaklara taşıma sorumluluğu

“Kıbrıs’ta yeterince acı yaşanmıştır. Savaşın ve çatışmanın ne denli yıkıcı olduğunu en iyi yaşayanlar ve geride kalanlar bilir. Gelecek nesillere daha güvenli bir yarın bırakmak adına geçmişten ders çıkararak barışı, istikrarı ve huzuru korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.” diyen Benan, egemenliğin ve özgürlüğün simgesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, aziz şehitlerin emaneti olduğunu belirterek, bu emaneti korumanın ve gelecek kuşaklara taşımanın en kutsal görev olduğunu kaydetti.

Benan konuşmasının sonunda, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ve vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andı.

– Dualar okundu, şehit kabirleri ziyaret edildi

Anma programı daha sonra Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda devam etti. Saygı duruşu ve saygı atışıyla başlayan tören, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti. Din görevlisi tarafından şehitler için dua okunmasının ardından şehit kabirleri ziyaret edildi.

Şehitler için bu akşam ve yatsı namazları arasında Yenişehir Şehitler Camisi’nde mevlit okutulacak.

Brent petrolün varili 64,47 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 64,47 dolardan işlem görüyor.

Dün 65,75 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 64,94 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.32 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,7 azalarak 64,47 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 60,33 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, Kazakistan’dan arzın yeniden başlayacağına yönelik beklentilerin etkisiyle geriledi.

Kazakistan’ın en büyük petrol sahası olan Tengiz’de üretimin yeniden başlatılacağına yönelik açıklamalar, arzın sıkılaşacağına dair beklentileri zayıflattı.

Kazakistan Enerji Bakanlığı, yangın ve elektrik kesintisi nedeniyle duran üretimin yeniden başlayacağını duyurdu. Kazakistan’ın ana ihracat hattını işleten Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) da Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki terminalinde bakım çalışmalarının tamamlanmasının ardından yükleme kapasitesinin yeniden tam seviyeye çıkarıldığını bildirdi.

Ancak, ABD’de etkili olan şiddetli kış koşullarının üretim ve rafineri faaliyetlerini aksatması ve ABD-İran hattındaki jeopolitik gelişmeler fiyatlardaki düşüşü sınırladı.

Son günlerde İran kaynaklı jeopolitik risklerin artmasıyla yükseliş eğilimi gösteren petrol fiyatları, ABD genelinde etkili olan yoğun kar fırtınasının hafta sonu itibarıyla günlük yaklaşık 2 milyon varile kadar üretimi devre dışı bırakabileceği beklentisiyle destek bulmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump ise, geçen hafta yaptığı açıklamada İran yönüne doğru deniz unsurlarının sevk edildiğini duyurmuş, ancak bu gücün kullanılmasını gerektirecek bir durum oluşmamasını umduğunu ifade etmişti. Konuşlanmanın, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin sürdüğü bir dönemde gerçekleştiği kaydedildi.

Brent petrolde teknik olarak 66,29 dolar direnç, 59,71 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

Küçük ve Denktaş İstanbul’da anıldı

Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş anıldı. Etkinliğe 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da katıldı.

Kıbrıs Türk Kültür Derneğinden yapılan açıklamaya göre, derneğin İstanbul Şubesi ev sahipliğinde Küçük ve Denktaş’ın vefat yıl dönümleri ve Kıbrıs Türk halkının İngiliz sömürge yönetimine başkaldırışının 68. yıl dönümü dolayısıyla “Anma Töreni ve Resim Sergisi” etkinliği düzenlendi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen KKTC’nin İstanbul Başkonsolosu Zalihe Mendeli, bir devlet sahibi olmanın kolay olmadığını ve bu uğurda şehitler verildiğini belirterek, Küçük ve Denktaş ile tüm şehitleri şükran ve minnetle yad etti.

Etkinliğe onur konuğu olarak katılan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Kıbrıs Türk Kültür Derneği Başkanı Başkanı Zehra Bilge Eray da programda konuşma yaptı.

Tatar’ın “Kıbrıs Sevdası” isimli kitabını da imzaladığı program, sergi açılışı ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

27 Ocak 2026 Döviz Kurları

Dolar, Euro ve Sterlin, tarihi zirveden işlem göremeye devam ediyor.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,39 TL, Euro 51,56 TL, İngiliz Sterlini ise 59,43 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.25 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,38 TL, satış fiyatı 43,40 TL.

Euro’nun alış fiyatı 51,53 TL, satış fiyatı 51,59 TL, İngiliz Sterlini ise 59,41 TL’den alınıp 59,44 TL’den satılıyor.

Bugün ve yarın sağanak bekleniyor

Meteoroloji Dairesi yağışlı havanın 31 Ocak Cumartesi’ne kadar devam edeceğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 27 Ocak-2 Şubat dönemine ilişkin hava tahmin raporuna göre bugün ve yarın yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak bekleniyor. Perşembe günü yer yer hafif yağmur, cuma ve cumartesi günü ise yer yer sağanak öngörülüyor.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde genellikle 16-19 derece dolaylarında seyredecek.

Periyodun ilk günleri Güney ve Doğu’dan, diğer günlerde ise Güney ve Batı’dan orta kuvvette zaman zaman kuvvetli rüzgar bekleniyor.

ÜNAL ÜSTEL AÇIKLADI: YENİ STAT İÇİN İHALELER ŞUBAT SONU BAŞLIYOR

Başbakan Ünal üstel tarafından bu yıl başlanacağı açıklanan yeni ve modern 12 bin kişilik stat için 2026 KKTC Bütçesine, ilk etapta kullanılmak üzere 600 Milyon TL kaynak kondu.

Mecliste onaylanan bütçenin Şubat sonu itibarıyla kullanılmaya başlanması ile birlikte yeni stat için ivedi şekilde ihale süreçlerinin başlatılması bekleniyor. Ayrıca statla birlikte çok amaçlı bir kapalı salonunun da hayata geçirilmesinin planlandığı ve büyük olasılıkla stat ile salonun temelinin birlikte atılacağı öğrenildi.

Üstel: Kimse Hukukun Üzerinde Değildir, Veremeyecek Hesabımız Yok

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hükümetin şeffaflık, hukuk devleti ve sosyal adalet anlayışına vurgu yaptı. Üstel, “Kimse hukukun üzerinde değildir. İddialar varsa Meclis’te araştırılsın, kanıtı olan ortaya koysun” dedi.

Hükümet olarak halka hiçbir zaman “karanlık günler” yaşatmadıklarını savunan Üstel, görev süreleri boyunca refah seviyesini düşürmediklerini ifade etti. Üstel, “Umudu zedelemedik, devleti zaafa uğratmadık. Karanlık günleri kimlerin yaşattığını merak edenler geçmişe dönüp bakabilir. Tarih her şeyi açıkça göstermektedir” diye konuştu.

Konuşmasında hukuk vurgusunu öne çıkaran Başbakan Üstel, Polis Teşkilatı’na ve yargıya olan güvenlerinin tam olduğunu belirtti. Hiçbir olayın üstünün örtülmediğini kaydeden Üstel, “Polis ve yargıya güvenimiz tamdır. Yargının vereceği her karara saygılıyız” ifadelerini kullandı.

İddiaların araştırılmasına açık olduklarını dile getiren Üstel, Meclis’te araştırma komitesi kurulması çağrısında bulundu. Üstel, “Eğer araştırılması gereken bir konu varsa, gelin Meclis’te bir araştırma komitesi kuralım. A’dan Z’ye her şey şeffaf şekilde incelensin. Veremeyecek hesabımız yoktur” dedi.

Ülkede güvenlik zafiyeti olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Üstel, bu iddiaları reddetti. Giriş kapılarına X-ray cihazlarının yerleştirildiğini, havalimanlarında yüz tanıma sistemlerinin kurulduğunu ve Türkiye ile anlık sorgulama altyapısının oluşturulduğunu belirten Üstel, “Bunların hiçbiri geçmişte yoktu. Son dört yılda bu adımları biz attık” şeklinde konuştu.

Silahlı olaylara da değinen Üstel, “Silahı kim patlatmışsa polisimiz 24 saat geçmeden faili ortaya çıkarmaktadır. Hiçbir dosya karanlıkta bırakılmamıştır” diyerek Polis Teşkilatı ve Güvenlik Kuvvetleri’ne teşekkür etti.

Ekonomik koşullara da değinen Başbakan Üstel, hayat pahalılığının bir gerçek olduğunu ancak çalışanların ezdirilmediğini savundu. 2024 yılı içerisinde üç kez hayat pahalılığı artışı verildiğini hatırlatan Üstel, asgari ücretliye her ay 2 bin TL doğrudan destek sağlandığını, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerinin devlet tarafından karşılandığını ifade etti.

Kadın istihdamına yönelik yüzde 100, genel istihdama yönelik ise yüzde 80 prim desteği uygulandığını belirten Üstel, “Tarihte görülmemiş maaş iyileştirmeleri yaptık. Döviz bazında maaşlar tarihin en yüksek seviyelerine çıktı” dedi.

Alt ve üst gelir grupları arasındaki farkın açıldığını kabul eden Üstel, uzlaşı çağrısında bulundu. “Az alana çok, çok alana az verelim” diyen Üstel, bunun mümkün olmaması halinde hayat pahalılığı oranının herkese eşit uygulanabileceğini söyledi. Milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı maaşları için geçici kısıtlama önerisinde de bulunan Üstel, “İlk imzayı atmaya hazırım. Komiteyi kuralım, iki gün içinde sonuçlandıralım” ifadelerini kullandı.

Üstel, konuşmasını “Biz varız, görüşmeye hazırız, sorumluluktan kaçmıyoruz. İstediğiniz komiteyi kurmaya hazırız” sözleriyle tamamladı.

KIB-TEK: Enerji arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımları kararlılıkla atıyoruz

KIB-TEK tarafından yapılan açıklamada, Şubat ayının ikinci yarısında toplam 128 megavatlık üretim kapasitesinin devreye alınacağı duyurularak, “Enerji arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımları kararlılıkla atıyoruz” denildi.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’ndan (KIB-TEK) yapılan yazılı açıklama şöyle:

“Termik santralde meydana gelen arıza ile dizel makinelerde devam eden bakım çalışmaları nedeniyle, ülke genelinde enerji talebinin en yüksek olduğu saatlerde yaşanabilecek olası sıkıntıları, halkımıza yansıtmamak adına alternatif yöntemlerle giderilmiştir.

60 megavatlık termik santralin, olumsuz hava koşulları nedeniyle İstanbul’da bekletilen yedek parçaları ülkeye ulaşmış olup, montaj ve devreye alma çalışmaları başlatılmıştır. Salı günü, yani yarın sabah itibarıyla termik santralin yeniden devreye alınması hedeflenmektedir.

İhale sürecinin uzaması ve yedek parça tedariğinde yaşanan gecikmeler nedeniyle bakımı devam eden, her biri 17 megavat kapasiteli dizel makinelerden 4 numaralı makine devreye alınmıştır. 6 numaralı makinenin ise Cuma günü devreye alınması planlanmakta olup, bu süreçle birlikte mevcut sisteme toplamda 94 megavatlık ek üretim kapasitesi dahil edilecektir.

Şubat ayının ikinci yarısında, 3 ve 8 numaralı dizel makinelerin arıza giderme ve bakım çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte 34 megavatlık ilave enerji üretimi daha sisteme kazandırılacak; böylece toplamda 128 megavatlık üretim kapasitesi devreye alınmış olacaktır.

Kamuoyunda halkımızı endişeye sevk edebilecek açıklamalara itibar edilmemesini, Kurumumuzun enerji arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımları kararlılıkla attığını kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

KAMU MAAŞLARINA İLİŞKİN YASA ÖNERİSİNİN İVEDİLİĞİ KOMİTE’DEN GEÇTİ

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi bugün UBP Milletvekili Komite Başkanı Sunat Atun başkanlığında toplandı.

 

Meclisten verilen bilgiye göre, Komite, gündeminde bulunan ve CTP Milletvekili Devrim Barçın’ın “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) yasa önerisinin ivediliğini ele alarak oy çokluğu ile onayladı ve Genel Kurul gündemine sevk etti.

 

Komite toplantısına, Komite üyeleri UBP Milletvekili Ahmet Savaşan ile Fırtına Karanfil ve CTP Milletvekili Devrim Barçın katıldı.

Üstel: Kimse hukukun üzerinde değildir, iddialar varsa Meclis’te araştırılsın kanıtınız varsa ortaya koyun

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetin şeffaflık, hukuk devleti ve sosyal adalet anlayışını net ifadelerle ortaya koydu. Üstel, “Halkımıza hiçbir zaman karanlık günler yaşatmadık. Kimse hukukun üzerinde değildir” dedi.

Başbakan Üstel, hükümette oldukları süre boyunca refah seviyesini düşürmediklerini vurgulayarak, “Umudu zedelemedik, devleti zaafa uğratmadık. Karanlık günleri kimlerin yaşattığını merak edenler geçmişe dönüp bakabilir. Tarih her şeyi açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı.

“Polise ve yargıya tam yetki verdik”

Konuşmasında hukuk vurgusunu öne çıkaran Üstel, Polis Teşkilatı’na ve yargıya güvenlerinin tam olduğunu belirtti. Hiçbir olayın üstünün örtülmediğini kaydeden Üstel, “Polise tam yetki verdik, yargıya tam yetki verdik. Yargının vereceği her karara saygılıyız” dedi.

Araştırma komitesi çağrısı

Üstel, iddiaların araştırılmasına açık olduklarını vurgulayarak, “Eğer araştırılması gereken bir konu varsa, gelin Meclis’te bir araştırma komitesi kuralım. A’dan Z’ye her şey şeffaf şekilde incelensin. Veremeyecek hesabımız yoktur” diye konuştu.

Güvenlik vurgusu: “Bu ülkede güvenlik zafiyeti yoktur”

Ülkede güvenlik zafiyeti olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Üstel, bu iddiaları reddetti.

Giriş kapılarına X-ray cihazları yerleştirildiğini, havalimanlarında yüz tanıma sistemleri kurulduğunu, tüm teknik kontrol mekanizmalarının hayata geçirilmeye devam ettiğini ve Türkiye ile anlık sorgulama altyapısının oluşturulduğunu belirten Üstel, “Bunların hiçbiri geçmişte yoktu. Son dört yılda bu adımları biz attık” dedi.

Silahlı olaylarla ilgili olarak da konuşan Üstel, “Silahı kim patlatmışsa polisimiz 24 saat geçmeden faili ortaya çıkarmaktadır. Hiçbir dosya karanlıkta bırakılmamıştır. Bu noktada polisimize ve Güvenlik Kuvvetlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Hayat pahalılığı ve ücret politikaları

Ekonomik koşulların zorluğuna dikkat çeken Başbakan Üstel, hayat pahalılığının bir gerçek olduğunu ancak çalışanların bu süreçte ezdirilmediğini söyledi.

2024 yılında bir yıl içinde üç kez hayat pahalılığı artışı verildiğini hatırlatan Üstel, asgari ücretliye her ay doğrudan 2.000 TL destek sağlandığını, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerinin de devlet tarafından üstlenildiğini açıkladı.

Kadın istihdamına yönelik yüzde 100 prim desteği ve genel olarak yüzde 80 prim desteği uygulamalarını da hatırlatan Üstel, “Tarihte görülmemiş maaş iyileştirmeleri yaptık. Döviz bazında maaşlar tarihin en yüksek seviyelerine çıktı” dedi.

Fedakarlık çağrısı

Alt ve üst gelir grupları arasındaki makasın açıldığını kabul eden Üstel, uzlaşı çağrısı yaptı.

“Az alana çok, çok alana az verelim” diyen Üstel, bunun mümkün olmaması halinde hayat pahalılığı oranının herkese eşit uygulanabileceğini söyledi. Milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı maaşları için de geçici kısıtlama öneren Üstel, “İlk imzayı atmaya hazırım. Komiteyi kuralım, iki gün içinde sonuçlandıralım” dedi.

Konuşmasını “Biz varız, görüşmeye hazırız, sorumluluktan kaçmıyoruz, istediğiniz komiteyi de kurmaya hazırız. Bu arada hem Ad-Hoc hem de normal komite önerilerimizi de yapmış durumdayız” sözleriyle tamamladı.

 

 

ÇAVUŞ: 2024 BOYUNCA SUYA TEK KURUŞ ZAM YAPMADIK

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, CTP Milletvekili Erkut Şahali’nin su fiyatları üzerinden yönelttiği eleştirilere yanıt verdi. Çavuş, 2024 yılı boyunca suya hiçbir zam yapılmadığını vurgulayarak, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

“FİYAT GÜNCELLEMESİ YAPILMASI GEREKİYORDU, YAPILMADI”
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, 2025 yılı Ocak ayında su fiyatlarında güncelleme yapılması gerektiğini ancak bu güncellemenin hayata geçirilmediğini belirtti. Belediyelere yansıtılması gereken maliyetlerin vatandaşa aktarılmadığını kaydeden Çavuş, bu yükün devlet tarafından üstlenildiğini ifade etti.

306 MİLYON TL’LİK YÜK MALİYE TARAFINDAN KARŞILANDI
Çavuş, yaklaşık 306 milyon TL’lik maliyetin Maliye Bakanlığı tarafından karşılandığını belirterek, vatandaşın korunmasının öncelik olduğunu vurguladı. Yapılan düzenlemelerin yalnızca elektrik fiyatları ile bakım ve onarım giderlerine ilişkin olduğunu söyleyen Çavuş, su üzerinden hayat pahalılığı eleştirisi yapılmasının doğru olmadığını kaydetti.

“VATANDAŞIN CEBİ KORUNDU”
Bakan Çavuş, hükümetin temel yaklaşımının vatandaşın cebini korumak olduğunu belirterek, su fiyatları konusunda kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.

ÇAVUŞ: “KİRLİSİNİZ” İTHAMINI KABUL ETMİYORUM

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda kendi sine ve diğer milletvekillerine yönelik ithamlara sert tepki gösterdi. Çavuş, kanıtlanmamış suçlamaların Meclis kürsüsünden dile getirilmesini kabul etmediğini vurguladı.
Genel Kurul’daki tartışmalar sırasında yapılan ithamlara yanıt veren Hüseyin Çavuş, şahsına ve çalışma arkadaşlarına yönelik suçlayıcı ifadeleri reddetti. “Ben kirli biri değilim, arkadaşlarım da değildir” diyen Çavuş, bu tür söylemlerin yalnızca siyasileri değil, ailelerini de olumsuz etkilediğini söyledi.

“ELEŞTİRİYE AÇIĞIZ, SUÇ İSNADINA DEĞİL”
Basının eleştiri ve haber yapma hakkına saygı duyduklarını belirten Çavuş, ancak suç isnadı içeren, kanıta dayanmayan ifadelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İki buçuk yıldır bakanlık görevini yürüttüğünü hatırlatan Çavuş, yanlış ya da gizlenecek bir işi olmadığını ifade etti.

“HATALAR OLABİLİR AMA YARGIYA GÜVENİYORUZ”
Konuşmasının devamında her hükümet döneminde hatalar ve zafiyetler yaşanabileceğini belirten Çavuş, bu noktada yargının devreye girmesinin önemine dikkat çekti. Halen yargıda devam eden ve yıllardır sonuçlanmamış davalar olduğunu hatırlatan Çavuş, hükümet olarak yargıya güvendiklerini ve süreci yakından takip ettiklerini söyledi.

HASİPOĞLU: AMAÇ ÜCRET ÖDEMELERINI ŞEFFAF, İZLENEBİLİR VE DENETLENEBİLİR HALE GETİRMEK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu,Meclis Genel Kurul’unda beş ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde ücretlerin elden veya nakit olarak değil, banka hesabına yatırılarak ödenmesi öngören yasa tasarısına ilişkin konuştu.
Yasa tasarısının , ücretin ne kadar olduğuna değil, ücretin nasıl ödendiğine ilişkin olduğunu söyleyen Bakan Hasipoğlu amacın işçi ile işveren arasındaki ilişkiyi zorlaştırmak değil; ücret ödemelerini şeffaf, izlenebilir ve denetlenebilir hale getirmek olduğunu kaydetti.Hasipoğlu “Tasarı ile beş ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde ücretlerin elden veya nakit olarak değil, banka hesabına yatırılarak ödenmesi öngörülmektedir. Bu sınır rastgele belirlenmiş değildir. Küçük esnafı ve mikro işletmeleri koruyan; ancak kayıt dışılığın ve usulsüzlük riskinin fiilen arttığı işletme ölçeğine odaklanan ölçülü ve dengeli bir tercihtir.Banka yoluyla ücret ödenmesi, çalışanın ücretini tam, zamanında ve ispatlanabilir şekilde almasını güvence altına almaktadır.” Dedi. İşletmelerimizi bu ödeme şekline hazırlamak adına 31 Mart 2026 tarihinde bu uygulama başlayacak .
Hasipoğlu elden ödemelerde sıklıkla karşılaşılan eksik ödeme, bordroda yazılı ücret ile fiilen ödenen ücret arasındaki farklar, fazla mesai ve primlerin gizlenmesi gibi uygulamaların önüne geçilmesinin hedeflendiğini dile getirerek, bu yönüyle düzenlemenin, işvereni cezalandıran değil; çalışanı koruyan bir sosyal devlet uygulaması olduğunun altını çizdi.
Hasipoğlu “Aynı zamanda bu düzenleme, kayıt dışı istihdam ve gri ücret uygulamalarıyla mücadelede önemli bir araçtır.
Ücretlerin banka üzerinden ödenmesi; sosyal sigorta primlerinin doğru yatırılmasını, vergi matrahının gerçek ücret üzerinden oluşmasını ve denetimlerin belgeye dayalı, hızlı ve etkin biçimde yapılmasını mümkün kılmaktadır.
Böylece hem kamu gelirleri korunmakta hem de kurallara uyan işverenlerle kayıt dışı uygulamalara başvuranlar arasındaki haksız rekabet ortadan kaldırılmaktadır.” İfadelerini kullandı.
Bu düzenlemeni sadece , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne özgü bir uygulama olmadığına da dikkat çeken Bakan Hasipoğlu ,
Avrupa ülkelerinde ücretlerin banka hesabına veya izlenebilir ödeme araçlarıyla ödenmesi uzun yıllardır yerleşik bir standart olduğunu dolayısıyla,
bu tasarının , Avrupa normlarından bir sapma değil; aksine bu normlarla uyum sağlama iradesinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti.
“BU YASADA ÇAĞDAŞ BİR SOSYAL HUKUK DÜZENLEMESİDİR”
Tasarıda öngörülen beş çalışan sınırının , sosyal denge gözetilerek belirlendiğini de söyleyen Hasipoğlu,
“Amaç, küçük işletmeleri zorlamak değil; kayıt dışı riskin yoğunlaştığı alanlarda düzeni, hakkaniyeti ve şeffaflığı sağlamaktır.Sonuç olarak bu yasa tasarısı; çalışanların ücret hakkını güçlendiren, kayıt dışı istihdamı ve ücret hilelerini azaltan, Avrupa uygulamalarıyla uyumlu, işverenler açısından da şeffaflık ve hukuki güvence sağlayan çağdaş bir sosyal hukuk düzenlemesidir.” Dedi.

ÜSTEL: HİÇBİR KONUNUN ÜSTÜ ÖRTÜLMEDİ, POLİS VE YARGIYA GÜVENİMİZ TAM

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda hükümetin icraatlarını savundu, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi ve iddiaların A’dan Z’ye araştırılması için komite kurulmasını önerdi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplandı. Genel Kurul’da Başbakan Ünal Üstel söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, muhalefetin eleştirilerine ve iddialara yanıt verdi.

“Bugün özel bir gündü, gecikmenin nedeni cenazelerdi”

Başbakan Ünal Üstel, konuşmasının başında Genel Kurul’un geç açılmasına ilişkin açıklama yaptı. Üstel, günün özel bir gün olduğunu ve cenazeler nedeniyle bazı milletvekillerinin Meclis’e geç ulaştığını söyledi. Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı, grup başkan vekilleri ve kendi grup başkan vekilleri aracılığıyla bilgilendirme yapıldığını belirten Üstel, bu nedenle kısa bir gecikme yaşandığını ifade etti.

“Hükümete geldiğimiz günden beri halkımıza karanlık gün yaşatmadık”

Üstel, Ulusal Birlik Partisi, Yeniden Doğuş Partisi ve Demokrat Parti hükümetinin göreve geldiği günden bu yana halkın refah seviyesini düşürmediklerini söyledi. Üstel, hiçbir zaman ülkeye ve halka karanlık günler yaşatmadıklarını belirterek, geçmiş dönemlere bakıldığında bu durumun açıkça görülebileceğini dile getirdi.

“Polise de yargıya da tam yetki verdik”

Gündeme getirilen iddialara değinen Üstel, polis teşkilatına ve yargıya güvenlerinin tam olduğunu vurguladı. Hiçbir konunun üstünün örtülmediğini ifade eden Üstel, polise ve yargıya tam yetki verdiklerini, yürütülen soruşturmalara ve yargı süreçlerine saygılı olduklarını söyledi. Üstel, yargılama tamamlanmadan hiç kimsenin suçlu ilan edilmesine izin vermeyeceklerini de kaydetti.

“Dokunulmazlık anayasal bir haktır, yargı yolu açıktır”

Üstel, milletvekillerinin dokunulmazlığının anayasal bir hak olduğunu belirterek, bir milletvekilinin beş yıllığına seçildiğini ve görev süresi sonunda yargı yolunun her zaman açık olduğunu ifade etti. Geçmişte bazı milletvekillerinin kendi isteğiyle dokunulmazlığını kaldırarak yargıya gittiğini ve ceza almadığını hatırlatan Üstel, hükümetin kimseyi aklamadığını, yargı sürecini de kapatmadığını söyledi.

“Gelin hep birlikte komite kuralım, A’dan Z’ye araştıralım”

Üstel, muhalefetin araştırma taleplerine açık olduklarını vurgulayarak, Meclis’te bir komite kurulabileceğini söyledi. Üstel, karanlık günler, usulsüzlük iddiaları ve geçmiş dönem uygulamalarının A’dan Z’ye araştırılabileceğini ifade etti. Şeffaflıktan yana olduklarını belirten Üstel, polisin her konuyu araştırması için yetkilendirildiğini dile getirdi.

Başbakan Üstel, güvenlik konusuna da değinerek, son yıllarda giriş kapıları, limanlar ve havalimanlarında güvenlik önlemlerinin artırıldığını, termal kameralar, X-ray cihazları ve yüz tanıma sistemlerinin kurulduğunu söyledi. Üstel, güvenlik güçlerinin olaylara hızlı müdahale ettiğini ve faillerin kısa sürede tespit edildiğini belirtti.

Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu toplandı

 Meclis Genel Kurulu, Ziya Öztürkler başkanlığında saat 14.40’da toplandı.

Genel Kurul’un gündeminde bugün, TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ulusal Coğrafi Veri Altyapısının (KKTC-UCVA) Kurulmasına İlişkin Protokol (Onay) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurul’da ayrıca, “Pul (Değişiklik) Yasa Tasarısı”, “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile Sayıştay Komitesi’nin, Gönyeli Belediyesi 2007 Mali Yılı Kesin Hesaplarının Denetimi Hakkındaki Sayıştay Denetim Raporu görüşülecek.

Celal Bayar: 27-28 Ocak direnişinin en önemli sonucu Türkiye’nin TMT’nin kuruluşuna onay vermesidir

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar, 27-28 Ocak 1958 direnişinin Kıbrıs Türk halkının sömürge yönetimine karşı tarihsel şahlanışı olduğunu belirterek, direnişin en önemli sonucunun Türkiye’nin Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşuna onay vermesi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar, 27-28 Ocak 1958 eylemlerinin Kıbrıs Türk halkının İngiliz Sömürge Yönetimi’ne ve tüm dünyaya karşı şahlanış ve direnişi günü olduğunu belirterek, bu direnişin en önemli sonucunun ise Türkiye’nin Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşuna onay vermesi olduğunu kaydetti.

Bayar, 27-28 Ocak 1958 olaylarının 68’inci yıldönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Kıbrıslı Türklerin 27- 28 Ocak 1958’de bu adada “Ben de varım ve söz sahibiyim” diye dünyaya en gür sesiyle haykırdığı günün 68. yıldönümü olduğunu söyledi.

Bayar, İngiliz askerlerinin 27 Ocak 1958’de lise öğrencilerinin düzenlediği Taksim mitingini, durdurmak ve dağıtmak istediğini ve bunun için şiddet kullandığını, halk üzerine ateş açtığını, cop ve göz yaşartıcı bomba kullandığını, kalabalığın üzerine zırhlı araç sürdüğünü ve iki masum yurttaşı şehit ettiğini anlattı.

Olayların ertesi gün diğer bölgelere da yayılarak devam ettiğini belirten Bayar, İngiliz Sömürge İdaresi’ne karşı direnişe dönüşen olaylarda, iki günde Lefkoşa’da beş ve Gazimağusa’da iki olmak üzere yedi şehit verildiğini anımsattı.

Bayar mesajında şu ifadelere yer verdi:

“O güne kadar, Rumların ve EOKA’nın kanlı eylemlerine bu denli bir şiddet kullanılmamıştı. Türkler söz konusu olunca İngiliz aslan kesilmiş ancak Türkleri durduramamıştır. 27-28 Ocak Direnişi Kıbrıs Türklerinin ENOSİS ve Sömürge İdaresine karşı şahlandığı tarihi günün yıldönümüdür.”

Ortaya konan direnişin en önemli sonucunun Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) kuruluşuna onay vermesi olduğuna işaret eden Bayar mesajında, “Diğer önemli bir sonuç da 1960 Antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasında elde ettiğimiz kazanımlardır. Ancak ENOSİS hayallerinden vazgeçmeyen Rum tarafı, 1963 Kanlı Noel saldırılarıyla haklarımızı silah ve katliamlarla yok etmek istediler. TMT ve Kahraman Türk halkı buna izin vermedi.” ifadelerini kullandı.

Bayar, başta 27-28 Ocak olaylarında yaşamını yitiren şehitler olmak üzere tüm şehitleri saygı ve şükranla andıklarını belirterek, şehitlere Allah’tan rahmet diledi.

Berova: “27-28 Ocak direnişi, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesidir”

Maliye Bakanı Özdemir Berova 27-28 Ocak Direnişi’nin Kıbrıs Türk halkını bugünlere taşıyan en önemli tarihsel dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, bu direnişin halkın varoluş ve özgürlük mücadelesindeki kararlılığını tüm dünyaya gösterdiğini ifade etti.

Berova, 27-28 Ocak 1958 direnişinin 68’inci yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Berova mesajında şu ifadelere yer verdi:

“27-28 Ocak 1958 Direnişi, Kıbrıs Türk halkının İngiliz sömürge yönetimine karşı ortaya koyduğu büyük ve onurlu bir toplumsal direniştir.

Bu direniş, Kıbrıs Türk halkının özgürlük, bağımsızlık ve egemenlik mücadelesini açıkça ortaya koymuş; halkımızın haklarını savunacak güçte olduğunu, birlik ve beraberlik içinde örgütlenerek mücadele edebileceğini tüm dünyaya göstermiştir.

İngiliz sömürge yönetimine karşı göğsünü siper ederek şahlanan Kıbrıs Türk halkının verdiği bu onurlu mücadele, bugün sahip olduğumuz kazanımların temelini oluşturmuştur.

27-28 Ocak Direnişi, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesidir.

27-28 Ocak 1958 direnişinin 68’inci yıl dönümünde, toprağı vatan yapan ve şahadet mertebesine ulaşan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; halkımızın onurlu direnişini bir kez daha selamlıyorum.”

Japonya’da, Çin’e gönderilecek pandalara veda için binlerce kişi hayvanat bahçesine akın etti

Japonya ile Çin arasında Tayvan gerilimi sürerken Tokyo yönetimi, ülkedeki son 2 pandayı Çin’e iade etmeden önce binlerce ziyaretçi hayvanat bahçesine akın etti.

Kyodo ajansının haberine göre, 2021’de Ueno Hayvanat Bahçesi’nde doğan pandalar “Xiao Xiao” ve kız kardeşi “Lei Lei” yarın Çin’e iade ediliyor.

İkiz pandaların iadesi öncesi halka açık ziyaretin son gününde binlerce kişi hayvanat bahçesine akın etti.

Tokyo Metropol Hükümetinin açıklamasına göre, Ueno Hayvanat Bahçesi’ndeki pandaları ziyaret için son günde 4 bin 400 kişilik rezervasyon kontenjanının 24,6 katı çevrim içi başvuru alındı.

“Xiao Xiao” ve “Lei Lei”nin yarın Çin’e gönderileceği, 28 Ocak’ta da Çin’de yaşayacakları tesise varacağı belirtildi. Pandaların iade edilmesiyle Japonya, 50’yi aşkın yıl sonra pandasız kalacak.

Çin ilk kez 1972’de Japonya ile normalleşen ikili ilişkilerin anısına Tokyo’daki Ueno Hayvanat Bahçesi’ne panda hediye etmişti.

Japonya ile Çin arasında dostluğun simgesi olarak görülen yeni panda gönderilmesine ilişkin beklentiler ise Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin Tayvan’a ilişkin açıklamalarının ardından iki ülke ilişkilerinde yaşanan gerilim nedeniyle belirsizliğini koruyor.

Çin ile Japonya arası gerginlik

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin, 7 Kasım 2025’te Japon Parlamentosu Diet’teki oturumda, Tayvan Boğazı’na yönelik müdahaleyi “ülkesinin varlığını tehdit eden durum” olarak değerlendireceğine ve askeri güç kullanabileceğine ilişkin sözleri, bölgeyi topraklarının parçası gören Çin’in tepkisine yol açmıştı.

Takaiçi’nin sözleriyle ilk kez bir Japonya başbakanı, Tayvan’ın işgali halinde Japonya’nın askeri güç kullanacağına ilişkin açık beyanda bulunarak, ülkenin bu konuda benimsediği “stratejik belirsizlik” politikasından farklı tavır sergilemişti.

Japon Başbakan, tepkiler üzerine Tayvan’a ilişkin sözlerinin varsayımsal olduğunu, gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını belirtmiş ancak sözlerini geri almayı reddetmişti.

Bunun üzerine Pekin yönetimi, Japonya’nın Pekin Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırarak protesto notası vermişti.

Çin Dışişleri Bakanlığı, Japonya’da güvenlik koşullarının uygun olmadığı gerekçesiyle seyahat, Çin Eğitim Bakanlığı ise eğitim uyarısı yayımlamıştı.

Galatasaray’ın maçına İspanyol hakem

UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 8. haftasında oynanacak Manchester City – Galatasaray karşılaşmasında İspanyol hakem Alejandro Hernandez düdük çalacak.

UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 8. haftasında temsilcimiz Galatasaray, 28 Ocak Çarşamba günü TSİ 23.00’te deplasmanda İngiliz ekibi Manchester City ile karşılaşacak.

Bu müsabakayı İspanya Futbol Federasyonu’ndan Alejandro Hernandez yönetecek. Hernandez’in yardımcılıklarını Jose Naranjo ile Diego Sanchez Rojo yapacak.

Mücadelenin dördüncü hakemi de Jose Luis Munuera olacak. Maçta VAR’da Carlos del Cerro Grande, AVAR’da da Robert Schröder görev alacak.

İran: Her türlü saldırıya geniş kapsamlı karşılık verilecektir

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin ülkesine askeri saldırıya hazırlandığı yönündeki iddialara ilişkin, her türlü saldırıya “geniş kapsamlı” karşılık verileceğini söyledi.

Tesnim Haber Ajansı’na göre, Bekayi, haftalık basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

ABD’nin İran’a saldırıya hazırlandığı iddialarına ilişkin bir soru üzerine Bekayi, “İran, hem kapasite ve kabiliyetlerine hem de haziran ayı (savaşı) dahil geçmiş tecrübelerine güvenmektedir. Daha güçlü durumdayız. İran, her türlü saldırıya daha geniş kapsamlı ve pişman edici bir karşılık verecektir.” dedi.

Askeri güç sevkiyatı ve askeri tehditlerin, uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu belirten Bekayi, “Savaş gemilerinin bölgeye sevk edilmesi, İran’ın kendi varlığını savunma konusundaki irade ve kararlılığında en küçük bir zafiyet oluşturmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Haziran ayındaki saldırıların devamı niteliğinde, geçmişte olduğu gibi şu anda da hibrit bir savaşla karşı karşıya olduklarını söyleyen Bekayi, şunları kaydetti:

“Son birkaç ayda ABD ve Siyonist rejim kaynaklı iddialar veya tehditlerle karşı karşıyayız. Bölge ülkeleri, bölgede yaşanacak herhangi bir emniyet sorununun hedefinin yalnızca İran olmadığının farkındadır. Bu nedenle bölge ülkeleri arasında ortak bir kaygı söz konusudur.”

Ayrıca Bekayi, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un mesaj alışverişinde bulundukları iddialarını da yalanladı.

Asgari Ücret Desteğine İki Günde 11 Bin Başvuru

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, asgari ücret desteği için başvuruların 28 Şubat’a kadar süreceğini, kriterleri karşılayanlara toplam 12 bin TL destek verileceğini ve TC vatandaşlarını da kapsayacak yeni bir model üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan HasipoğluKıbrıs’ta Sabah programında asgari ücretliye yönelik 12 bin TL’lik destek uygulamasına ilişkin açıklamalarda bulundu. KIBRIS TV’de Eda Alisinanoğlu’nun sorularını yanıtlayan Hasipoğlu, destek başvurularına yoğun ilgi olduğunu ve kapsamın genişletilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

“İki günde 11 bin başvuru alındı”

Hasipoğlu, asgari ücret desteği için bakanlığa bağlı çevrim içi portalın açılmasının ardından iki gün içinde yaklaşık 11 bin başvuru yapıldığını açıkladı. Başvuruların 28 Şubat tarihine kadar devam edeceğini belirten Hasipoğlu, kriterleri karşılayan çalışanlara 6 bin TL’si ocak, 6 bin TL’si mart ayında olmak üzere toplam 12 bin TL’nin doğrudan banka hesaplarına yatırılacağını kaydetti.

Destekten KKTC vatandaşı, sigortalı ve belirlenen gelir eşiği içinde kalan asgari ücretlilerin yararlanabildiğini ifade eden Hasipoğlu, Kasım ayı bordrolarının esas alındığını, asgari ücretin yaklaşık yüzde 5 üzerinde geliri olanların da kapsama dahil edildiğini söyledi.

Türkiye ve üçüncü ülke vatandaşları için yeni destekler

Programda önemli bir başlığa daha değinen Hasipoğlu, mevcut uygulamanın Yerli İş Gücünü Destekleme Fonu kapsamında hayata geçirildiğini anımsatarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile üçüncü ülke vatandaşlarının mağdur edilmemesi için de yeni destek mekanizmaları üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Hasipoğlu, daha önce prim destekleri sağlandığını hatırlatarak, önümüzdeki haftalarda Türkiye ve üçüncü ülke vatandaşlarını kapsayacak, net asgari ücrete yansıyacak yeni uygulamaların kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Bu çalışmaların, Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan çalışma hayatına ilişkin iş birliği protokolleri çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti.

“Destek, primlerden değil fondan karşılanıyor”

Sağlanan 12 bin TL’lik desteğin, vatandaşların primleri ya da İhtiyat Sandığı kaynaklarından değil, yabancıların çalışma izinlerinden elde edilen gelirlerle oluşturulan Yerli İş Gücünü Destekleme Fonundan karşılandığını vurgulayan Hasipoğlu, uygulamanın sosyal devlet anlayışının bir gereği olduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, bu destekle birlikte asgari ücretteki toplam artış oranının yüzde 22,90’a ulaştığını, hükümetin hem çalışanı koruyan hem de işveren üzerindeki yükü dengeleyen bir politika izlediğini sözlerine ekledi.

Çin ordusunun en kıdemli generali, nükleer sırları ABD’ye mi verdi?

Çin’de Merkezi Askeri Komisyon Başkan Yardımcısı Orgeneral Cang Youşia’nın, nükleer programa ilişkin gizli bilgileri ABD’ye sızdırmakla suçlandığı soruşturma başlatıldığı öne sürüldü.

Çin’de ülkenin en kıdemli generali, orduyu yöneten Merkezi Askeri Komisyonun (MAK) Başkan Yardımcısı Orgeneral Cang Youşia’nın hakkında başlatılan soruşturmada, ülkenin nükleer programına ilişkin gizli bilgileri ABD’ye sızdırmakla suçlandığı ileri sürüldü.

Wall Street Journal gazetesinin, “suçlamalarla ilgili, üst rütbeli komutanlara yönelik bilgilendirme toplantısına katılan kişilere” dayandırdığı habere göre, Cang’ın, Çin’in nükleer programıyla ilgili teknik bilgileri ABD’ye aktardığı ve bu suretle ulusal güvenlik açığına yol açtığı iddia edildi.

Söz konusu iddiaya ilişkin bulguların, Çin’in askeri ve sivil nükleer programlarının yürütülmesinden sorumlu Çin Ulusal Nükleer Şirketinin (CNNC) eski Genel Müdürü Gu Cün hakkında başlatılan soruşturmadan elde edildiği aktarıldı.

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkezi Disiplin İnceleme Komisyonu ve Çin Ulusal Denetleme Komisyonu, 19 Ocak’ta sivil bir yönetici olan Gu hakkında soruşturma başlatıldığını bildirmişti.

Eski Savunma Bakanı’nın atamasını rüşvet karşılığında sağladığı iddiası

Öte yandan Çinli generalin, uzun yıllar başında bulunduğu MAK’ın askeri donatım ve modernizasyondan sorumlu Donanım Geliştirme Dairesi’ndeki terfi ve görevlendirmeler için rüşvet aldığı ve bu arada eski Savunma Bakanı Li Şangfu’nun göreve atanmasını da büyük miktarda rüşvet karşılığında sağladığı ileri sürüldü.

Eski Savunma Bakanı Li, 2023 yılında bir süre gözlerden kaybolduktan sonra görevden alınmış ve ertesi yıl hakkında yolsuz soruşturması başlatılmıştı.

Cang’ın ordu donatım ve savunma sanayi alanındaki sahip olduğu yetkiyi kötüye kullanarak ordu içinde nüfuz ağları kurmak ve siyasi hizipler oluşturmakla suçlandığı belirtildi.

Cang ile birlikte soruşturulan Genelkurmay Başkanı Liu Cınli’nin benzer suçlamalarla karşı karşıya olduğu, soruşturma kapsamında her iki generale yakın olan bazı subayların da telefonlarına el konulduğu ileri sürüldü.

Şi ile aile dostluğu olan bir isim

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile geçmişe dayalı aile dostluğu bulunan Cang, Çin ordusu içinde ona en yakın isimlerden birisi olarak biliniyordu.

Şi ve Cang’ın, her ikisi de Şaanşi eyaleti yerlisi olan babaları, iç savaşta Mao Zıdong önderliğindeki Komünist milislerin önde gelen siyasi ve askeri figürleri arasındaydı.

Cang’ın babası Cang Congşün, Çin Halk Kurtuluş Ordusunun (ÇHKO) Kuzeybatı Saha Ordusu komutanı iken Şi’nin babası Şi Congşün, bu ordunun siyasi komiseriydi.

2011 yılında orgeneralliğe terfi eden 75 yaşındaki Cang, 2012’de, Şi’nin Çin Komünist Partisi (ÇKP) Genel Sekreteri seçilmesinin ardından o zamanki adıyla Genel Silahlanma Dairesi olan ordu donatım biriminin başına getirilmişti.

Cang, Devlet Başkanı Şi’nin iktidarında ordunun reformu ve modernizasyonu için başlattığı hamlelerin yürütülmesinde kilit rol oynamıştı.

ÇHKO’nun en üst yönetim organı olan 7 kişilik Merkezi Askeri Komisyonun 2 başkan yardımcısından birisi olan Orgeneral Cang, ordunun en kıdemli askeri konumundaydı. Cang, aynı zamanda ÇKP’nin en üst yönetim organı olan 24 kişilik Siyasi Büro’nun da üyesiydi.

Ordudaki yolsuzluk soruşturmaları

Çin’de son yıllarda silahlı kuvvetleri hedef alan yolsuzluk soruşturmaları kapsamında çok sayıda üst düzey asker görevden alınmış, partiden ihraç edilmiş veya meclis üyeliklerinden çıkarılmıştı.

2023’te stratejik caydırıcılık bakımından kritik nükleer silahlar ve uzun menzilli füzelerden sorumlu Roket Kuvvetlerini ve ardından 2024’te askeri donatım ve modernizasyondan sorumlu Donanım Geliştirme Dairesini hedef alan soruşturmalar başlatılmıştı.

Soruşturmaların ardından daha önce bu birimlerin komutanlıklarını yapan halef ve selef iki Savunma Bakanı Orgeneral Vey Fınghı ve Orgeneral Li Şangfu, ordudan ve partilerinden ihraç edilirken, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılanmıştı.

Öte yandan Merkezi Askeri Komisyonu Başkan Yardımcısı, Çin’in en kıdemli ikinci askeri konumundaki Orgeneral Hı Veydong ile Siyasi Çalışma Dairesi Direktörü Oramiral Miao Hua da haklarında yürütülen soruşturmalar nedeniyle ordudan ve partiden ihraç edilmişti.

Brent petrolün varili 65,49 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 65,49 dolardan işlem görüyor.

Cuma günü 65,47 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 65,40 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.55 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,13 artarak 65,49 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 61,40 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarındaki kısmi yükselişte, ABD’nin İran’a karşı olası bir askeri müdahale yapabileceğine yönelik beklentiler etkili oldu.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD’nin İran’a saldırı düzenleyip düzenlemeyeceğine ilişkin tartışmalar sürerken “iki ülke arasındaki yakın stratejik ilişkiyi” görüştü.

İsrail ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısının Tahran yönetiminin misillemesine yol açabileceği ihtimaline karşı İsrail ordusunun tüm cephelerde hazırlık içinde olduğunu söyledi. Bu gelişmeler, piyasalardaki jeopolitik risk beklentilerini artırarak fiyatları destekledi.

Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland konusundaki tutumu da yakından takip ediliyor. Trump, tarife uygulama kararından geri adım atsa da bölgeyle ilgili olası müzakerelere dair belirsizliklerin devam etmesi risk algısı üzerinde etkili oluyor.

Arz fazlası endişeleri fiyatları baskılıyor

Jeopolitik gelişmelere karşın yatırımcılar, uzun vadeli görünüm konusunda temkinli olmaya devam ediyor. Özellikle OPEC dışı üreticilerden gelen arzın güçlü kalması, üretim artışının talebi aşması durumunda küresel petrol piyasalarının yılın ilerleyen dönemlerinde arz fazlası riskiyle karşı karşıya kalabileceği endişelerini canlı tutuyor.

Öte yandan, yatırımcılar bu hafta yapılması planlanan ABD Merkez Bankası (Fed) para politikası toplantısını da yakından takip edecek.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in bu haftaki toplantısında politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, bankanın yılın ilk faiz indirimini haziran ayında yapabileceği öngörülüyor.

Brent petrolde teknik olarak 66 dolar direnç, 58,60 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

İsrail, ABD’nin muhtemel İran saldırısına hazırlık yapıyor

İsrail ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısının Tahran yönetiminin misillemesine yol açabileceği ihtimaline karşı İsrail ordusunun tüm cephelerde hazırlık yaptığını açıkladı.

ABD Başkanı Trump’ın, İran’a doğru giden büyük bir Amerikan filosunun bulunduğu açıklamasının ardından bölgede gerginlik artmaya devam ediyor.

Kanal 12 televizyonuna açıklama yapan İsrail ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı Tümgeneral Rafi Milo, ABD’nin İran’a saldırma olasılığı çerçevesinde İsrail ordusunun yaptığı hazırlıklara değindi.

“AMERİKALILARIN ASKERİ YIĞINAĞINI GÖRÜYORUZ”

Tümgeneral Milo, “Amerikalıların hem Basra Körfezi’ne hem de Orta Doğu geneline yaptığı askeri yığınağı görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bu durumun nereye gideceğini bilmiyoruz.” diyen Milo, Washington’un Tahran’a saldırmayı seçmesi halinde bunun İsrail’i de etkileyebileceğini ve İran’ın vereceği yanıtın kendileri üzerinden olma ihtimalinin bulunduğunu vurguladı.

İsrailli general, ayrıca Hizbullah’ın daha geniş bir çatışmaya dahil olup olmayacağının yakından izlendiğini belirterek, “Çok dikkatliyiz, hazırlıklıyız ve hem güçlü savunma hem de taarruz hazırlıkları yapıyoruz.” diye konuştu.

ORDU HAZIRLIK SEVİYESİNİ YÜKSELTTİ

Türkiye ve Katar’ın bölgesel dengeler açısından “büyük bir sorun” olduğunu ileri süren Tümgeneral Milo, Suriye’ye ilişkin olarak sahadaki durumun “karmaşık ve zor” olduğunu, İsrail ordusunun güneyinde işgali sürdürdüğü Suriye’de saldırılara devam edeceğine işaret etti.

İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin muhtemel İran saldırısına atıfla, İsrail ordusunun hafta boyunca tüm alanlarda yaşanabileceklere karşı hazırlık seviyesini yükseltmeye yoğunlaştığını duyurmuştu.

“İSRAİL SALDIRI PLANINI BEĞENMEDİ” İDDİASI

Amerikan Axios haber platformunun ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Trump, önceki hafta Beyaz Saray’da yapılan İran toplantısından önce bu ülkeye yönelik saldırı emri vermeye hazırdı.

Haberde görüşlerine yer verilen ABD’li bir yetkili, durumun ciddiyetini anlatarak, “Gerçekten çok yakındı. Ordu çok hızlı bir şekilde harekete geçmeye hazırdı. Ancak o emir hiç gelmedi.” ifadelerini kullandı.

Yetkili, salı günkü toplantı öncesinde İsrail, Suudi Arabistan ve İranlı yetkililerle yapılan diplomatik temaslardan çıkan sonuçların ele alındığını ve bölgedeki ABD müttefiklerinin olası bir saldırıya soğuk baktıklarını ilettiklerini söyledi.

Ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Trump’a, “İsrail’in İran’ın misillemesine hazırlıklı olmadığını” ve “önerilen ABD planının yeterli güce sahip olmadığını” söylediği aktarıldı. Benzer şekilde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın da bu konuya ilişkin derin endişelerini dile getirdiği kaydedildi.

“AMERİKAN FİLOSU İRAN’A DOĞRU İLERLİYOR”

ABD Başkanı Trump da geçen hafta Davos’taki 56. Dünya Ekonomi Forumu’ndan (WEF) Washington’a dönerken yaptığı açıklamada “İran’a doğru giden büyük bir Amerikan filosunun bulunduğunu” açıklamıştı. “İran’ı infazları gerçekleştirmeleri halinde vurmakla tehdit ettim, vazgeçtiler.” diyen Trump’ın sözünü ettiği filonun Abraham Lincoln uçak gemisi ve 3 destroyerden oluştuğu belirtiliyor.

Meclis Genel Kurulu yasama gündemiyle toplanacak

Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu bugün yasama gündemiyle toplanacak.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen Genel Kurul’un gündeminde TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ulusal Coğrafi Veri Altyapısının (KKTC-UCVA) Kurulmasına İlişkin Protokol (Onay) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurul’da ayrıca, “Pul (Değişiklik) Yasa Tasarısı”, “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile Sayıştay Komitesi’nin, Gönyeli Belediyesi 2007 Mali Yılı Kesin Hesaplarının Denetimi Hakkındaki Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin Raporu görüşülecek.