26 Ocak 2025 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 43,38 TL, Euro 51,47 TL, İngiliz Sterlini ise 59,32 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.30 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,38 TL, satış fiyatı 43,39 TL.

Euro’nun alış fiyatı 51,31 TL, satış fiyatı 51,66 TL, İngiliz Sterlini ise 59,29 TL’den alınıp 59,34 TL’den satılıyor.

Hava parçalı ve çok bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi, 26 Ocak Pazartesi günü bölgede parçalı ve çok bulutlu hava beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nün 24–30 Ocak 2026 tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, 26 Ocak Pazartesi günü bölgede hava parçalı ve çok bulutlu olacak.

Raporda, bölgenin Alçak Basınç Sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalmasının beklendiği belirtildi. Aynı periyotta en yüksek hava sıcaklığının iç kesimler ve sahillerde 15–18 derece dolaylarında seyretmesi öngörülüyor.

Rüzgârın ise genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esmesi bekleniyor.

MECLİS GENEL KURULU YARIN TOPLANACAK

Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu yarın yasama gündemiyle toplanacak. Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 10.00’da toplanması beklenen Genel Kurul’un gündeminde TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ulusal Coğrafi Veri Altyapısının (KKTC-UCVA) Kurulmasına İlişkin Protokol (Onay) Yasa Tasarısı bulunuyor.

Genel Kurul’da yarın ayrıca, “Pul (Değişiklik) Yasa Tasarısı”, “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile Sayıştay Komitesi’nin, Gönyeli Belediyesi 2007 Mali Yılı Kesin Hesaplarının Denetimi Hakkındaki Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin Raporu görüşülecek.

 

Üstel: İç güvenlik bizim için hayati önemdedir

Türkiye’den gelen gazetecilerle bir otelde bir araya gelen Başbakan Ünal Üstel, suça sürüklenen çocukların “KKTC’de suç işlerse cezasız kalır” şeklinde yönlendirildiği iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üstel, KKTC’nin bir ada ülkesi olduğunu vurgulayarak iç güvenliğin hayati önemde olduğunu söyledi.

“KURŞUNLAMA OLAYLARININ TAMAMINA HIZLICA MÜDAHALE EDİLDİ”

Son dönemde yaşanan kurşunlama olaylarına değinen Üstel, ülkede 16 kurşunlama olayı meydana geldiğini ve bu olayların tamamında 24 saat içerisinde tutuklama yapıldığını ifade etti. Üstel, tutuklanan kişilerin yaşlarının çoğunlukla 19 ve 20 olduğunu, son olayda ise 16 yaşında bir çocuğun kullanıldığını kaydetti. Polis teşkilatının olaylara hızlı ve etkili şekilde müdahale ettiğini belirten Üstel, güvenlik güçlerinin başarılı bir performans ortaya koyduğunu söyledi.

Kurşunlama olaylarının ardından Türkiye Cumhuriyeti ile istişarelerde bulunduklarını belirten Üstel, 18–37 yaş aralığındaki kişilerin ülkeye girişlerinde sorgulama yapılması yönünde önlemler alındığını açıkladı. Üstel, herhangi bir vukuatı bulunan kişilerin ülkeye girişine izin verilmemesi ve Ercan Havalimanı’ndan geri gönderilmesi için tedbirler uygulandığını ifade etti.

“CEZSIZLIK ALGISI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

“KKTC’de cezalar az” algısının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Üstel, mevcut ceza yasasında ağır suçlar için 10 yıl ve üzeri hapis cezaları bulunduğunu belirtti. Üstel, bu tür olayların tamamen engellenmesi amacıyla ceza yasasında değişiklik yapılarak cezaların 20 yılın üzerine çıkarılmasının da değerlendirildiğini kaydetti.

“TETİKÇİLERE SİLAHI TEMİN EDEN VE BU ALGIYI YAYAN RUM TARAFIDIR”

KKTC’nin güvensiz bir ülke gibi gösterilmeye çalışıldığını savunan Üstel, bu yöndeki söylemlerin Güney Rum tarafından ortaya atıldığını ifade etti. Üstel, gençlere silah temin eden ve bu kişileri KKTC’ye yönlendiren tarafın da Rum tarafı olduğunu dile getirdi.

Hükümetin güvenlik konusunda kararlı bir duruş sergilediğini vurgulayan Üstel, vatandaşların huzurunu bozacak en ufak bir olaya dahi anında müdahale ettiklerini söyledi. Üstel, gerektiğinde en ağır cezaların verilmesi dahil olmak üzere ülkenin huzur ve güvenliğini güçlendirmek için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

SU İŞLERİ DAİRESİ: GÖLETLER VE DERE YATAKLARI KONTROL ALTINDA

Ülke genelinde 23–24 Ocak 2026 tarihleri arasında etkili olan yağışların ardından, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Su İşleri Dairesi ekipleri tarafından göletler ve dere yataklarında saha kontrolleri gerçekleştirildi.

Meteoroloji Dairesi verilerine göre, söz konusu tarihlerde en fazla yağış Selvitepe’de 116,0 kg/m² olarak kaydedildi. Selvitepe’yi Kozanköy 67,7 kg/m², Alsancak 66,0 kg/m², Boğaz 50,4 kg/m², Salamis 42,2 kg/m², İskele 41,5 kg/m², Çamlıbel 40,2 kg/m², Kalkanlı 40,1 kg/m², Taşpınar 37,7 kg/m² ve Sandallar 37,4 kg/m² yağış miktarlarıyla izledi.

Yağışlar nedeniyle önceden su toplamış olan göletlerde su seviyelerinde yükselme yaşanırken, daha önce temizliği yapılan dere yatakları ve akarların yoğun yağışları sorunsuz bir şekilde taşıdığı bildirildi. Bazı bölgelerde meydana gelen kısa süreli taşmaların ise yerel yönetimler, Sivil Savunma Teşkilatı ve Su İşleri Dairesi ekiplerinin zamanında müdahaleleriyle kontrol altına alındığı belirtildi.

Su seviyesi taşma gösteren göletlerin sürekli gözlem altında tutulduğu kaydedilirken, şu ana kadar herhangi bir olumsuz durumun bildirilmediği ifade edildi. Bakanlığa bağlı ekiplerin olası risklere karşı görev başında olduğu vurgulandı.

Öte yandan, yağışlardan zarar gördüğünü bildiren üreticiler için Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın gerekli çalışmaları sürdürdüğü aktarıldı. Yetkililer, vatandaşlar ve üreticilere tedbirli olmaları yönünde çağrıda bulundu.

Başbakanlık Afet Komitesi’nden Uyarı: Gerekmedikçe Trafiğe Çıkmayın!

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Komitesi, vatandaşlara, resmi uyarıları dikkate almaları, gerekmedikçe trafiğe çıkmamaları ve kendi güvenliklerini riske atacak davranışlardan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Komiteden yapılan açıklamada, Meteoroloji Dairesi’nden alınan anlık veriler doğrultusunda hava koşullarına ilişkin gelişmelerin yakından izlendiği ifade edilerek, ilgili tüm kurumların koordinasyon içinde yağışlar ve olası şiddetli rüzgarları takip ettiği belirtildi.

Kaymakamlıklar, Sivil Savunma Teşkilatı ve belediyelerden gelen ihbar ve yardım taleplerine anında müdahale edebilmek için ihtiyaç duyulması muhtemel tüm ekiplerin oluşturulduğu kaydedilen açıklamada, Meteoroloji Dairesi’nin son değerlendirmelerine göre, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların ve fırtınamsı veya şiddetli rüzgarların önümüzdeki süreç boyunca yer yer etkisini artırarak, devam edeceği ifade edildi.

-“Tedbirli davranılması önem taşıyor”

Akşam saatlerinden itibaren devam eden yoğun yağışlar da dikkate alındığında, bazı bölgelerde su birikintileri ve akışa geçen yağışların görülebileceğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu nedenle sel ve taşkın riski bulunan alanlarda dikkatli olunması, dolu yağışı, yıldırım düşmesi, yağış sırasında kuvvetli rüzgar ve yerel ölçekte hortum oluşumu gibi doğa olaylarına karşı tedbirli davranılması önem taşımaktadır” denildi.

-“Devletin ilgili tüm kurumları sahada”

Devletin ilgili tüm kurumlarının sahada görev başında olduğu vurgulanan açıklamada, olası olumsuzluklara karşı ekiplerin durumu anlık olarak izlediği belirtildi.

Açıklamada, vatandaşlara, resmi uyarıları dikkate almaları, gerekmedikçe trafiğe çıkmamaları ve kendi güvenliklerini riske atacak davranışlardan kaçınmaları çağrısı yapıldı.

Ünal Üstel: Cumhurbaşkanı’ndan ne federasyon ne de iki devlet ifadesi duyduk, bekleyiş içindeyiz

Başbakan Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı’nın bugüne kadar ne federasyon ne de iki devlet politikasını açıkça dile getirmediğini belirterek, “Bekleyiş içerisindeyiz, inşallah o da gerçekleri görür” ifadelerini kullandı.

Başbakan Ünal Üstel, “Bütün engelleri anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük destekleriyle aşıyoruz, aşmaya da devam edeceğiz.” dedi.

Üstel, Türkiye’den gelen gazetecilerle bir otelde buluşarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

KKTC’nin tarihçesini anımsatan Üstel, Rum toplumunun, KKTC’yi hiçbir zaman hazmedemediğini ve hazmedemeyeceğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nden aldıkları destekle büyük mücadele verdiklerini belirten Üstel, 20 Temmuz 1974’te düzenlenen harekatla adaya huzur ve barışın geldiğini, Kıbrıs Türkü’nün de özgürlüğüne kavuştuğunu ifade etti.

Üstel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından sosyal ve ekonomik açıdan girdikleri mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman destek verdiğini, buna karşın Kıbrıs Türkü’nün her zaman Avrupa’dan ve dünyadan dışlandığını dile getirdi.

Rum tarafının, KKTC ekonomisinin kalkınması, insanının daha rahat ve ferah yaşamasını engellemek için birtakım engeller çıkardığını bildiren Üstel, “Ama ne yaparlarsa yapsınlar, bütün engelleri anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük destekleriyle aşıyoruz, aşmaya da devam edeceğiz.” diye konuştu.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ OLMASAYDI BİZ DE AYNI ZULÜMLERİ YAŞAYACAKTIK”

İsrail’in Filistin ve Gazze’ye yönelik saldırılarına işaret eden Üstel, “Dünya üç maymunu oynuyor ve sessiz kalıyor. Bir tek ses çıkaran Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Eğer anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti olmasaydı biz de aynı baskıları, zulümleri ve Rum’un hunharca katliamlarını aynı şekilde yaşayacaktık. Rum’un bu kadar ileri gidememesi, Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığımız büyük destekten dolayı. Yoksa bugün belki de Kıbrıs Türkü’nü yok edeceklerdi.” ifadelerini kullandı.

Üstel, Birleşmiş Milletlerin (BM) gözetiminde masaya oturduklarında Rum kesiminin uzlaşmaz tutum sergilediğini aktararak, şunları kaydetti:

“O zamanki Devlet Başkanımız merhum Rauf Denktaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan ettikten sonra hep federasyonu konuştuk. 2020 yılına kadar iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon görüşüldü. Nihayet 2020 yılında gördük ki artık Rum, bize zaman kaybettiriyor. Ekonomimizin gelişmemesi, gençlerimizin adadan ayrılması ve nüfusumuzun göç etmesi için her türlü entrika ve baskıyı yaptığını görüyoruz. O yüzden 2020 yılında Türkiye ile de istişare ederek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde artık bir anlaşma olacaksa egemen, eşit, iki devlet statüsünde olmasını öngördük ve o günden bugüne kadar devletimizin daha da güçlenmesi için çalışma başlattık.”

Kıbrıs Türk’ünün geleceğinin, devletin dünyaya açılımıyla mümkün olduğuna inandıklarını ifade eden Üstel, “Türkiye Cumhurbaşkanı, son üç Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması için dünyaya çağrıda bulundu. Biz de o çağrıyla birlikte ülkemizi tanıtmak için büyük bir çaba sarf ediyoruz.” diye konuştu.

“BEKLEYİŞ İÇERİSİNDEYİZ. İNŞALLAH O DA GERÇEKLERİ GÖRÜR”

Üstel, programda gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

“Ana muhalefet partisinin lideri şu an Cumhurbaşkanı koltuğunda oturuyor. Muhalefetteyken seslendirdiği federasyon fikrinden geri adım atmış gibi görünüyor. Federasyon fikri tekrar gündeme gelebilir mi?” sorusu üzerine Üstel, Tufan Erhürman ‘ın, cumhurbaşkanı seçildikten sonra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis ile iki kez görüştüğünü, bu görüşmelerden sonra BM Kıbrıs temsilcisinin açıklamalarda bulunduğunu anımsattı.

Üstel, şunları söyledi:

“Tabii ki bunlar, tam federasyon açılımı olmasa bile federasyonun birer işaretleridir. Kendisi (Tufan Erhürman) cumhurbaşkanı olduktan sonra yeni seçilen parti başkanı, federasyon kararını kurultaylarında tekrardan geçirdi. Ama şu ana kadar Cumhurbaşkanı’nın ağzından federasyon kelimesini telaffuz ettiğini duymadık. Ama iki devleti de duymadık. Dolayısıyla bekleyiş içerisindeyiz. İnşallah o da gerçekleri görür.”

Kapalı Maraş ile ilgili bir projelerinin olup olmadığıyla ilgili soru üzerine Üstel, 2020’de bir bölümünün turizm amacıyla açılmasının ardından bugüne kadar yaklaşık 3 milyon kişinin Kapalı Maraş’ı ziyaret ettiğine işaret etti.

Kapalı Maraş bölgesindeki otelleri iyileştirip turizme kazandırmak istediklerini kaydeden Üstel, bölgeyle ilgili anlaşmazlıkların olduğunu ve yargı süreçlerinin devam ettiğini bildirdi.

Üstel, “Orada devletin bazı malları var. Yani sosyal etkinlik amacıyla veya çocuklarımızın gidip okuyabileceği okullar var. O okulları iyileştirmek isteriz. Sosyal tesis alanları var. O sosyal tesis alanlarını iyileştirip, sonraki süreçte takip edip orasını tekrar ülke ekonomisine kazandırmak için büyük bir çalışma içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞ OLMASI İÇİN BELLİ KRİTERLERİMİZ VAR”

Ülkedeki inşaat yatırımlarına ilişkin soru üzerine Üstel, bir ada ülkesi olduklarını hatırlatarak ekonominin kalkınmasında turizm, eğitim ve inşaat sektörlerinin önemli bir paya sahip olduğunu söyledi.

Müteahhitlerin yaptıkları evleri Türkiye Cumhuriyeti ve üçüncü ülke vatandaşlarına satmayı hedeflediklerini anlatan Üstel, bu doğrultuda inşaat sektörü aracılığıyla ülkeye büyük bir katma değer başladığını ve Rum kesiminin bundan büyük rahatsızlık duyarak yeni yasal düzenlemeler yaptığını belirtti.

Üstel, “Konut alana KKTC vatandaşlığı verileceği” iddialarına ilişkin soruya “Yatırım amaçlı ülkeye gelip belli rakamlarda yatırım yapan insanları güvenlik araştırması koşuluyla vatandaş yapıyoruz. Ama onun kriterlerini yerine getirecek. Vatandaş olması için belli kriterlerimiz var. O kriterleri yerine getiren kim olursa olsun, güvenlik soruşturmasını geçtikten sonra vatandaş yapılıyor.” yanıtını verdi.

“YAKLAŞIK 1,5 SENEDİR ONAY ÇIKMADIĞI İÇİN BU PROJEYİ GERÇEKLEŞTİREMİYORUZ”

Türkiye’den elektrik enerjisi aktarılmasına ilişkin proje hakkında soru üzerine Üstel, akarsu olmadığından enerji ihtiyacının mobil jeneratörler ve fosil yakıttan karşılandığını ve bunun da maliyetli olduğunu ifade etti.

Üstel, Türkiye’den ülkeye kablolarla elektrik aktarımını sağlamak için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile protokol imzalandıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Bu konuda Aksa Enerji şirketini görevlendirdiler. Onlar da bütün fizibilite çalışmalarını yaptı. Her şey hazır. Yaklaşık 1,5 sene Avrupa’nın insafını bekledik. Avrupa’da enerji konusuna onay veren ENTSO-E diye bir kuruluşları var. Bütün Avrupa Birliğine üye ülkeler orada. Oradan çıkacak karar doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti’nden kabloyla enerji bize gelecek. Türkiye Cumhuriyeti pazarlayacağı için bizden Avrupa’ya giden enerji de olduğu zaman enterkonnekte sistem olacak ve ülkemizdeki güneş enerjisinin de önü açılacak. Ülkeye daha ucuz enerji sağlanacak, ülke yeşil enerjiye kavuşmuş olacak, ekonomide ve turizmde bize büyük destek verecek. Maalesef yine Avrupa’nın şımarık iki devleti, biri Yunan, biri Kıbrıs Rum hükümeti engel koyuyorlar ve yaklaşık 1,5 senedir onay çıkmadığı için bu projeyi maalesef gerçekleştiremiyoruz.”

GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in, bu yılın ilk yarısı için Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığı görevini yürüteceğini ve bu yüzden projenin onaylanması için 6 ay daha beklemeleri gerekeceğini belirten Üstel, “Ama ondan sonra bunun üzerine gideceğiz. Eğer kabloyla enerji olmazsa ülkenin enerji ihtiyacını karşılamak için alternatif yolu da arayacağız.” dedi.

“ÜST MAHKEMEYE TAŞIYIP DAHA UZUN SÜRE CEZA ALMALARI İÇİN GİRİŞİMLERİMİZ DEVAM EDECEK”

Üstel, Adıyaman’da, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan Grand İsias Hotel’de, aralarında KKTC’li sporcuların da olduğu 72 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin 6 kamu görevlisinin yargılandığı davada, 3 sanığa verilen 10 yıl hapis cezası hükmünün açıklanmasının geriye bırakılması kararına ilişkin soruyu yanıtladı.

Yargılamaların başlamasından bu yana 10 kez Adıyaman’a gittiğini ve aileleri yalnız bırakmadığını anlatan Üstel, “Adıyaman’da önce otel sahiplerinin hukuk davası başladı. O süreç tamamlandı ve sonra kamudaki süreç başladı. İki davayı da takip ettik. Geçen günlerde neticelenen kamu davasıydı. Otel sahipleriyle ilgili olan 3-4 ay önce neticelendi. Orada bazı tutuklamalar verildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin ceza yasalarında uygulama neyse o oldu. Şimdi bunların tümünü üst mahkemeye taşıyıp orada da mahkeme yolunu takip edeceğiz. Orada bu insanların daha uzun süre ceza almalarını sağlamak için girişimlerimiz devam edecek.” yanıtını verdi.

“CEZA YASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPIP 20 SENE ÜZERİNE ÇEKECEĞİZ”

Üstel, suça sürüklenen çocukların, “KKTC’de suç işlemesi halinde cezasız kalacağı” şeklinde yönlendirildiğine dair iddialarla ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

“Burası bir ada ülkesi ve iç güvenliği çok önemli. Polisimiz, herhangi bir hadise olduğu zaman çok başarılıdır. 16 kurşunlama olayı olmuştur. 24 saat içerisinde 16’sı tutuklanmıştır. Ama baktığımız zaman tutuklanan bu çocukların kimi 19, kimi 20 yaşında. Son kurşunlama olayını yapan da 16 yaşında. Bu kurşunlama olayları olduğu zaman Türkiye Cumhuriyeti ile istişare ederek, buraya gelecek 18-30 yaş arasındaki insanların orada sorgulanmasını istedik. Herhangi bir vukuatı varsa buraya gelmesin veya biz Ercan Havalimanı’ndan geri gönderelim. O doğrultuda birtakım önlemler aldık. O önlemler çerçevesinde bir müddet bu kurşunlama olayları durdu. Ama bu işleri organize edenler herhalde 18 yaşı çözdüler ve 16 yaşında çocuğu buraya gönderdiler ve o da kurşunlama yaptı. Çocuk da 16 saat içerisinde tutuklandı. Şimdi cezaevindedir. Tabii bilemiyorum oralarda bu gençlere nasıl telkinde bulunuyorlar. Ama sizin de söylediğiniz gibi işte ‘Kuzey Kıbrıs’ta cezalar azdır, 3-4 ay yatacaksın ve çıkacaksın…’ Halbuki bizde tam tersidir. Bizde cezalar 10 sene ve üzeridir. Hatta bu olaylar oldu. Şimdi ceza yasasında değişiklik yapıp belki de 20 sene üzerine çekeceğiz ki bunları engelleyelim.”

Ülkede yaşanan adli olaylar üzerinden KKTC’nin güvenli olmadığı iddialarının gündeme getirildiğinin hatırlatılması üzerine Üstel, “Bizim adanın iç güvenliği olmadığı söylemlerini söyleten taraf, Güney Rum tarafıdır. Bu gençlere silahı temin eden de Rum tarafıdır. Rum tarafından bu tarafa gönderiyorlar.” dedi.

Rum kesiminin, ekonomiye zarar vermek ve insanları huzursuz etmek için bu yolu tercih ettiğini anlatan Üstel, “İnsanımızı huzursuz edecek en ufak bir olaya anında müdahale edip, en ağır cezayı verip ülkenin huzurunu eskisinden daha iyi bir noktaya getirmek için hükümet olarak çalışma yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hüseyin Amcaoğlu: Aşırı yağışlara karşı gece boyunca sahadaydık, riskli bölgeler kontrol altında

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, etkili olan aşırı yağışların ardından tüm ekiplerin gece boyunca sahada olduğunu belirterek, Dut Deresi’ndeki su gelişi ve kapanan yollarla ilgili gerekli müdahalelerin yapıldığını, genel durumun kontrol altında olduğunu açıkladı.

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, bölgede etkili olan aşırı yağışların ardından belediye ekiplerinin gece boyunca sahada kesintisiz çalışma yürüttüğünü açıkladı. Yağışların başladığı ilk andan itibaren tüm birimlerin eş zamanlı müdahalelerde bulunduğunu belirten Amcaoğlu, risk oluşturabilecek noktaların da sürekli takip edildiğini ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, aşırı yağışlar nedeniyle Dut Deresi’nden su gelişi yaşandığını, ancak genel durumun şu anda kontrol altında olduğunu duyurdu. Ekiplerin olası olumsuzluklara karşı sahada çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü kaydetti.

Bölgede trafik akışının da etkilendiğini belirten Amcaoğlu, Kamil Başar Caddesi’nin (Gürpınar Yolu) geçici olarak trafiğe kapatıldığını açıkladı. Ayrıca, Güzelyurt–Lefkoşa yolu geliş istikametinin tek şeritten kontrollü şekilde trafiğe açık olduğunu bildirdi.

Vatandaşlara dikkat çağrısı yapan Amcaoğlu, sürücülerin mümkün olduğunca alternatif güzergâhları tercih etmelerini ve trafikte tedbirli olmalarını istedi.

Belediye ekiplerinin sahada olmaya devam ettiğini vurgulayan Amcaoğlu, “Gelişmeleri yakından takip ediyoruz” diyerek çalışmalara ilişkin bilgilendirmeyi sürdürdü.

Kartalkaya yangının yıl dönümü: Hayatını kaybedenler anıldı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025 gecesi çıkan ve 34’ü çocuk toplamda 78 kişinin yaşamını kaybettiği yangının üzerinden bir yıl geçti.

Hayatını kaybedenlerin yakınları, yangının çıktığı otelin önünde anma töreni düzenledi.

Hayatını kaybeden 78 kişi, yangının başlangıç saati olarak bilinen saat 03.17’de otelin dış cephesine projeksiyonlarla isimleri yansıtılarak anıldı.

78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı yangına ilişkin 11 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış durumda.

Yangının ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 32 kişi hakkında dava açıldı.

32 sanığın yargılandığı davada, 31 Ekim 2025’te karar açıklandı.

Kararda, otelin sahibi Halit Ergül, genel müdür Emir Aras, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdürü Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar’ı, 34 çocuğa karşı “olası kastla öldürme” suçundan 34’er kez müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Bu yıl 98. kez düzenlenecek Oscar Ödülleri’nin adayları açıklandı

Bu yıl 98. kez sahiplerini bulacak Oscar Ödülleri’nin adayları, Kaliforniya merkezli Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından belirlendi.

Sunuculuğunu 2024 yapımı “The Color Purple” müzikaliyle Oscar’a aday gösterilen Danielle Brooks ve “Top Gun: Maverick” filmiyle tanınan Lewis Pullman’ın yaptığı törende, 2026 adayları açıklandı.

Bu yıl 15 Mart’ta 98. kez yapılacak törenin sunuculuğunu ABD’li komedyen Conan O’Brien üstlenecek.

Buna göre, bu yıl “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” kategorisinde “Sentimental Value” filminden Elle Fanning ve Inga Ibsdotter Lilleaas, “Weapons” filminden Amy Madigan, “Sinners” filminden Wunmi Mosaku ve “One Battle After Another” filminden Teyana Taylor aday gösterildi.

“En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” kategorisinde, “One Battle After Another” filminden Benicio Del Toro, “Frankenstein” filminden Jacob Elordi, “Sinners” filminden Delroy Lindo, “One Battle After Another” filminden “Sean Penn” ve “Sentimental Value” filminden Stellan Skarsgard yarışıyor.

“Yabancı Dilde En İyi Film” kategorisine, Brezilya’dan “The Secret Agent”, Fransa’dan “It Was Just an Accident”, Norveç’ten “Sentimental Value”, İspanya’dan “Sirat” ve Tunus’tan “The Voice of Hind Rajab” aday gösterildi.

“En İyi Film” kategorisinde, “Bugonia”, “F1”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another”, “The Secret Agent”, “Sentimental Value”, “Sinners” ve “Train Dreams” yarışıyor.

“En İyi Yönetmen” dalında “One Battle After Another” filmiyle Paul Thomas Anderson, “Sinners” filmiyle Ryan Coogler, “Marty Supreme” filmiyle Josh Safdie, “Sentimental Value” filmiyle Joachim Trier ve “Hamnet” filmiyle Chloe Zhao aday gösterildi.

“En İyi Erkek Oyuncu Adayları” kategorisinde, Timothee Chalamet, Leonardo DiCaprio, Ethan Hawke, Michael B. Jordan ve Wagner Moura, “En İyi Kadın Oyuncu Adayları” kategorisinde Jessie Buckley, Rose Byrne, Kate Hudson, Renate Reinsve ve Emma Stone bulunuyor.

“En İyi Makyaj ve Saç Stili” kategorisinde “Frankenstein”, “Kokuho”, “Sinners”, “The Smashing Machine” ve “The Ugly Stepsister” filmleri, “En İyi Özgün Müzik” kategorisinde “Bugonia”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “One Battle After Another” ve “Sinners” filmleri yarışıyor.

“En İyi Kısa Film” kategorisinde adaylar arasında “Butcher’s Stain”, “A Friend of Dorothy”, “Jane Austen’s Period of Drama”, “The Singers” ve “Two People Exchanging Saliva” filmleri bulunuyor.

“En İyi Kısa Animasyon Filmi” dalında da “Butterfly”, “Forevergreen”, “The Girl Who Cried Pearls”, “Retirement Plan” ve “The Three Sisters” filmleri, “En İyi Animasyon” dalında “Arco”, “Elio”, “Kpop Demon Hunters”, “Little Amelie or The Character of Rain” ve “Zootopia 2” filmleri yarışacak.

“En İyi Özgün Beste” kategorisinde, “Diane Warren: Relentless”, “Kpop Demon Hunters”, “Sinners”, “Viva Verdi!” ve “Train Dreams” filmleri aday olarak yer alıyor.

“En İyi Belgesel” dalında adaylar arasında “The Alabama Solution”, “Come See Me in The Good Light”, “Cutting Through Rocks”, “Mr. Nobody Against Putin” ve “The Perfect Neighbor” belgeselleri bulunuyor.

“En İyi Özgün Senaryo” kategorisinde “Blue Moon”, “It Was Just An Accident”, “Marty Supreme”, “Sentimental Value” ve “Sinners” filmleri yer alırken, “En İyi Uyarlama Senaryo” kategorisinde “Bugonia”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “One Battle After Another” ve” Train Dreams” filmleri yarışıyor.

“En İyi Film Kurgusu” dalında “F1”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another”, “Sentimental Value” ve “Sinners” filmleri adaylar arasında yer alıyor.

“En İyi Görsel Efekt” kategorisinde “Avatar: Fire and Ash”, “F1”, “Jurassic World Rebith”, “The Lost Bus” ve “Sinners” filmleri, “En İyi Sinematografi” dalında “Frankenstein”, “Marty Supreme”, One Battle After Another”, “Sinners” ve “Train Dreams” filmleri yarışıyor.

“En İyi Prodüksiyon Tasarımı” kategorisinde “Frankenstein”, “Hamnet”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another” ve “Sinners” filmleri bulunuyor.

“En İyi Ses Kurgusu” kategorisinde “F1”, “Frankenstein”, “One Battle After Another”, “Sinners” ve “Sirat” filmleri yarışıyor.

“En İyi Kostüm Dizaynı” dalında, “Avatar: Fire and Ash”, “Frankenstein”, “Hamnet”, “Marty Supreme” ve “Sinners” filmleri yer alıyor.

“En İyi Oyuncu Seçimi” dalında da “Hamnet”, “Marty Supreme”, “One Battle After Another”,” The Secret Agent” ve “Sinners” filmleri yarışıyor.

“Sinners” filmi, 16 adaylık alarak Oscar tarihinin en çok aday gösterilen filmi oldu.

BORSA GÜNÜ REKOR SEVİYEDEN TAMAMLADI

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,1 değer kazanarak 12.992,71 puanla rekor seviyeden tamamladı.
BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 141,22 puan artarken, toplam işlem hacmi 181,6 milyar lira oldu.

Bankacılık endeksi yüzde 1,98, holding endeksi yüzde 0,89 değer kazandı.

Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 3,79 ile finansal kiralama faktoring, en çok kaybettiren ise yüzde 2,80 ile menkul kıymet yatırım ortaklığı oldu.

Küresel piyasalarda, jeopolitik gelişmelere dair haber akışı ve ABD ekonomisinin güçlü kaldığına işaret eden makroekonomik veriler, fiyatlamalar üzerinde etkisini sürdüyor.

Yurt içinde BIST 100 endeksi genele yayılan alımlarla 13.030,83 puanı görerek rekor tazeledikten sonra, günü rekor seviyeden tamamladı.

Açıklanan verilere göre, Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE), ocakta bir önceki aya göre 6,4 puan artarak 183,6 seviyesine çıktı.

Analistler, gelecek hafta yurt içinde ekonomik güven endeksi, işsizlik oranı, dış ticaret dengesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinin, yurt dışında ise ABD’de Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı, üretici enflasyonu ile Japonya Merkez Bankası (BOJ) toplantı tutanakları, Almanya’da büyüme ve enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.100 ve 13.200 puanın direnç, 12.900 ve 12.800 puanın ise destek konumunda olduğunu ifade etti.

Washington’da yaklaşan kar fırtınası sebebiyle “acil durum” ilan edildi

ABD’nin doğu yakasını hafta sonu etkisi altına alması beklenen kar fırtınası sebebiyle başkent Washington’da “acil durum” ilan edildi.

Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser, yazılı bir açıklama yaparak yaklaşan kar fırtınası dolayısıyla “acil durum” ilan ettiklerini duyurdu. Bowser, cumartesi günü başlaması beklenen kar fırtınası için gerekli tedbirleri aldıklarını kaydederek, vatandaşlara araçlarını acil durum rotalarında bırakmamaları ve mecbur kalmadıkça kapalı alanlardan çıkmamaları çağrısında bulundu.

ABD nüfusunun üçte ikisi, şiddetli bir kış fırtınası ve aşırı soğukla karşı karşıya kalırken, bu hafta sonu kar fırtınasının ülkenin doğu yakasını etkisi altına alması bekleniyor.

ABD medyasında yer alan hava tahminlerine göre fırtınanın getirdiği kar ve buzun, hafta sonu boyunca doğuya doğru ilerleyerek Texas’tan New England’a kadar yaklaşık 3 bin kilometre boyunca etkili olması bekleniyor.

Güney Afrika’da 60 bin yıllık olduğu düşünülen zehirli ok uçları bulundu

Arkeologlara göre ok uçları, “zehirli silahların” ilk kez kullanımına işaret ediyor.

Arkeologlar, Güney Afrika’da 60 bin yıllık olduğu sanılan zehirli ok uçları tespit etti.

BBC’nin haberine göre, arkeologlar, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin KwaZulu-Natal eyaletindeki Umhlatuzana Kaya Sığınağı’nda en az 60 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen ok uçlarına rastladı.

İncelemeler sonucu kuvars ok uçlarında zehirli “gifbol” bitkisine ait kimyasal kalıntılar olduğunu belirleyen arkeologlar, bulguların, insanların “zehirli silahları” ilk kez bu dönemde kullandığına işaret ettiğini vurguladı.

Söz konusu bitki, bugün de bölgede geleneksel avcılıkta kullanılıyor.

Bilim insanları, bu bulgunun şimdiye kadar bilinen en eski ok zehri kanıtı olduğunu ve zehirli silahların kullanımının sanılandan daha erken bir döneme uzandığına işaret etti.

Johannesburg Üniversitesinden arkeolog Marlize Lombard, konuya ilişkin açıklamasında, “Bu, insanların ok zehri kullandığına dair en eski doğrudan kanıt. Güney Afrika’daki atalarımızın yayı ve oku düşündüğümüzden çok daha önce icat ettiğini ve doğadaki kimyasal maddeleri avcılıkta nasıl kullanacaklarını bildiklerini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Araştırmanın sonuçları, bilim dergisi “Science Advances”ta yayımlandı.

Elon Musk: Yapay zeka 5 yıl sonra insanlıktan daha akıllı olacak

Tesla Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, ilerleme hızı dikkate alındığında yapay zekanın muhtemelen 5 yıl sonra tüm insanlıktan daha akıllı olacağını belirtti.

Dünyanın en zengin iş insanı Musk, İsviçre’nin Davos kasabasında bu yıl 56’ncısı gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Yıllık Toplantısı kapsamındaki bir oturumda konuştu.

Ücretsiz yapay zeka ve robotik teknolojisinin yaygınlaşması halinde küresel ekonomide eşi benzeri görülmemiş bir büyüme olacağını söyleyen Musk, “Benim tahminim, yapay zeka alanında o kadar çok robot üreteceğiz ki, bunların tüm insan ihtiyaçlarını karşılayacağı ve insanlardan daha fazla robot olacağı yönünde.” değerlendirmesinde bulundu.

Musk, genel olarak gelecek hakkında iyimser olduğunu ve bolluk dolu bir geleceğe doğru gidildiğini düşündüğünü belirterek, “tarihin en ilginç döneminin” yaşandığını dile getirdi.

Yaşlanmanın çözülebilir bir sorun olduğunu ifade eden Musk, “İnsanlar sonsuza kadar çok uzun süre yaşarsa, toplumun kemikleşmesi, her şeyin olduğu yerde kalması gibi bir risk olabilir. Ve bu, canlılığın kaybolmasıyla birlikte boğucu bir hale gelebilir. Ancak yaşamı uzatmanın ve hatta yaşlanmayı tersine çevirmenin yollarını bulacağımızı düşünüyor muyum? Bence bu çok muhtemel.” diye konuştu.

“Yapay zekanın önündeki en büyük engel enerji”

Musk, yapay zekanın etkilerinin geniş bir alanda olacağına işaret ederek, şirketlerin mümkün olduğunca çok müşteri aradığını ve yapay zeka maliyetlerinin düşmeye devam ettiğini kaydetti.

Yapay zeka kullanımının önündeki en büyük engelin, elektrik enerjisi olduğunu dile getiren Musk, “Yapay zeka çiplerinin üretim hızı katlanarak artarken, çevrim içi elektrik alımının artış oranı yılda en fazla yüzde 3-4. Çok yakında, belki de bu yılın sonlarında, kullanabileceğimizden daha fazla çip üreteceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Musk, ancak Çin’in elektrik üretiminin muazzam bir artış gösterdiğini belirterek, ülkenin güneş enerjisi alanındaki kapasitesinden bahsetti.

ABD’de ise güneş enerjisi için gümrük vergilerinin çok yüksek olduğuna dikkati çeken Musk, bunun da güneş enerjisi kullanımının maliyetini yapay olarak artırdığını vurguladı.

Musk, güneşin en büyük enerji kaynağı olduğunu ifade ederek, “Bu nedenle, birkaç yıl içinde SpaceX ile birlikte yapacağımız işlerden biri, güneş enerjisiyle çalışan yapay zeka uyduları fırlatmaktır.” dedi.

“Gelecek yılın sonunda insansı robotları satmaya başlayacağımızı düşünüyoruz”

Musk, insansı robotların hızlı şekilde geliştiğine değinerek, Tesla fabrikalarında basit görevleri yerine getiren bazı “Optimus” robotları olduğunu anlattı.

Bu yılın sonunda robotların muhtemelen daha karmaşık görevleri yerine getirebileceğini belirten Musk, “Gelecek yılın sonunda ise insansı robotları halka satmaya başlayacağımızı düşünüyoruz.” dedi.

Musk, Tesla’nın birkaç şehirde başlattığı Robotaxi hizmetinin yıl sonuna kadar ABD’de yaygınlaşacağını belirterek, gelecek ay da Avrupa’da denetimli tam otonom sürüş onayı almayı, Çin’de de benzer bir zamanlamayı umduklarını kaydetti.

“Geleceğe iyimser ve heyecanlı bakılmalı”

İlerleme hızına bakıldığında bu yılın veya en geç gelecek yılın sonunda, yapay zekanın herhangi bir insandan daha akıllı olacağını düşündüğünü anlatan Musk, “Muhtemelen 5 yıl sonra yapay zeka, tüm insanlıktan daha akıllı olacak.” dedi.

Musk, herkesin geleceğe iyimser ve heyecanlı bakması gerektiğinin altını çizerek, “Genel olarak yaşam kalitesi açısından kötümser olup haklı çıkmaktansa, iyimser olup yanılmak daha iyidir diye düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

ÖZTÜRKLER: FRANSA’NIN RET KARARI, TMK’YI İŞARET ETTİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Gündem Kıbrıs’ta Bahar Sancar’ın programına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürkler, KKTC vatandaşı Behdad Jafari hakkında Fransa’da yürütülen süreçte, Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi’nin Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’ni geçen Aralık ayında reddettiğini hatırlattı. 21 Ocak’ta ise Fransız Yargıtayı’nın savcılığın bu karara yaptığı itirazı geri çevirdiğini belirten Öztürkler, kararın kesinleştiğini ve emsal niteliği taşıdığını ifade etti. Bu gelişmenin, GKRY’nin Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’ni siyasi amaçlarla kullanma girişimlerine verilmiş açık bir yanıt olduğunu söyledi.

Taşınmaz Mal Komisyonu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Öztürkler, TMK’nın mülkiyet konularında uluslararası alanda tanınan tek geçerli ve etkili hukuk yolu olduğunu vurguladı. TMK tarafından bugüne kadar ciddi tazminat ödemeleri yapıldığını hatırlatan Öztürkler, buna rağmen GKRY’nin bu mekanizmayı siyasi gerekçelerle hedef aldığını ifade etti. Rum yönetiminin TMK’ya yapılacak başvuruları engelleyerek hem süreci tıkadığını hem de kendi vatandaşlarının hak arama yollarını kapatarak onları mağdur ettiğini söyledi. TMK’nın öneminin her geçen gün arttığını belirten Öztürkler, Kıbrıs Türk tarafının bu yapının güçlenmesi için kararlılıkla çalıştığını kaydetti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in son dönemde adaya yaptığı sık ziyaretlere de değinen Öztürkler, buna karşın Rum Yönetimi’nin KKTC’yi yok sayan ve Kıbrıs Türk tarafını görmezden gelen açıklamalarını artırmasının ciddi bir çelişki yarattığını ifade etti. Bu durumun müzakere zemininin sağlıklı ilerlemesini engellediğini belirten Öztürkler, adadaki gerçeklerin ve iki tarafın eşit statüsünün uluslararası toplum tarafından net biçimde dikkate alınması gerektiğini söyledi. Holguin’in yürüttüğü temasların ancak taraflara eşit mesafede yaklaşılması ve Rum Yönetimi’nin dışlayıcı tutumuna karşı daha kararlı bir duruş sergilenmesi halinde anlam kazanacağını dile getirdi.

Meclis çalışmalarına da değinen Öztürkler, Genel Kurul ve komitelerde tam zamanlı çalışmaların sürdüğünü belirterek, ülke için elzem yasaların hazırlanmasına azami özen gösterdiklerini ifade etti. Yasama organının yoğun bir tempoyla çalıştığını vurgulayan Öztürkler, toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek düzenlemelerin en kısa sürede hayata geçirilmesi için tüm milletvekilleri ve komite ekipleriyle koordineli şekilde ilerlediklerini söyledi.

“ÜSTEL: ASGARİ ÜCRETLİ VATANDAŞLARIMIZA 12 BİN TL’LİK DEVLET DESTEĞİ BAŞVURULARI BAŞLADI

Başbakan Ünal Üstel, asgari ücretli vatandaşlara yönelik 12 bin TL’lik devlet desteği başvurularına ilişkin açıklama yaptı.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle:

Başbakan Ünal Üstel, asgari ücretle çalışan KKTC vatandaşlarına yönelik 12 bin TL’lik devlet desteği için başvuruların bugünden itibaren başladığını açıkladı. Üstel, ödemelerin iki taksit halinde, net rakam olarak, hiçbir vergiye tabi tutulmadan ve doğrudan çalışanların banka hesaplarına yatırılacağını vurguladı.

HAYAT PAHALILIĞINA KARŞI DEVLET KALKANI

Başbakan Ünal Üstel, uygulamanın temel amacının hayat pahalılığı karşısında çalışanı korumak, ücret artış farkını işverenin sırtına yüklemeden adil bir denge sağlamak olduğunu belirtti.

Üstel, “Devlet olarak, işverenimizi zorlamadan; ama işçimizi de hayat pahalılığı karşısında ezdirmeden hareket ediyoruz. Ücret artış farklarını yüzdelik olarak da dikkate alarak, sorumluluğu devlet üstleniyor”
ifadelerini kullandı.

OCAK AYINDA NET 58.738 TL

Başbakan Üstel, yapılan düzenleme ve desteklerle birlikte ilk 6000 TL’lik ödemeyle Ocak ayında asgari ücretlinin eline geçecek aylık net tutarın 58.738 TL olacağını açıkladı.

12 bin TL’lik devlet desteğiyle birlikte sağlanan bu artışın asgari ücret tespit masasında konuşulan rakamların üzerinde olan yüzde 22.90’luk bir artış oranına karşılık geldiğini belirten Üstel, bunun çalışanların alım gücünü korumaya yönelik güçlü bir adım olduğunu söyledi.

12 BİN TL, İKİ TAKSİTTE, NET OLARAK

Destek kapsamında; Asgari ücret üzerinden sigorta primi yatırılan KKTC vatandaşı çalışanlara, Şubat ve Mart aylarında 6’şar bin TL olmak üzere toplam 12 bin TL ödeme yapılacak.

Üstel, bu ödemelerin İstihdam Destek Merkezi Fonu aracılığıyla gerçekleştirileceğini ve tamamının net rakam olduğunu vurgulayarak,
“Bu destekten hiçbir vergi veya kesinti yapılmayacak, başvurularda bildirilen IBAN,UBAN numaralarına doğrudan yatırılacaktır” dedi.

BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK?

Destekten yararlanmak isteyen çalışanların, ihtiyat.gov.ct.tr adresi üzerinden oluşturulan online portal aracılığıyla bugünden itibaren başvurularını IBAN-UBAN numaraları ile birlikte yapabileceği bildirildi.”

MESLEK STANDARDI GELİŞTİRME EĞİTİMİ TAMAMLANDI, SERTİFİKALAR VERİLDİ

Milli Eğitim Bakanlığı toplantı salonunda düzenlenen törende, Mesleki Teknik Öğretim Dairesi tarafından yürütülen 40 saatlik eğitim programını tamamlayan öğretmenler ve oda temsilcilerine “Meslek Standardı Geliştirme Uzmanı” sertifikası takdim edildi.

Mesleki Teknik Öğretim Dairesi tarafından, meslek standartlarının geliştirilmesi amacıyla yürütülen eğitim programı tamamlandı. 40 saatlik teorik ve pratik eğitimi başarıyla tamamlayan öğretmenlere ve Esnaf ve Zanaatkârlar Odası, Sanayi Odası ile Ticaret Odası temsilcilerine “Meslek Standardı Geliştirme Uzmanı” sertifikası düzenlenen törenle verildi.

Milli Eğitim Bakanlığı toplantı salonunda düzenlenen törende konuşan Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın, dairenin temel görevlerinden birinin yaşam boyu eğitim anlayışıyla sertifikasyon, seviyelendirme ve iş hayatının beklentilerini eğitim standartlarına yansıtmak olduğunu belirtti. Hocanın “İş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte Eğitim Bakanımızın ve odalarımızın verdiği destekler bizim için çok kıymetli” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ise ülkede yüzlerce meslek bulunmasına rağmen birçoğunun yazılı standartlara sahip olmadığına dikkat çekti. Meslek standartlarının uluslararası düzeye taşınmasının hedeflendiğini ifade eden Çavuşoğlu, bu amaçla oluşturulan yaşam boyu eğitimle çalışmaların yaygınlaştırıldığını belirtti.

Tüm mesleklerin yazılı standartlara bağlanmasının hem insan sağlığı hem de mesleği icra edenlerin güvencesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Çavuşoğlu, Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’nin paydaşlarla birlikte yürüttüğü çalışmalardan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Bakan Çavuşoğlu, ihtiyaç duyulan veya eksikliği hissedilen tüm mesleklerde standartların yazılı hale getirilmesinin; hizmet kalitesini artıracağını, tüketicinin korunmasına katkı sağlayacağını ve yapılan işin niteliğine önemli bir ivme kazandıracağını ifade etti.

Konuşmaların ardından Bakan Çavuşoğlu, meslek standardı geliştirme uzmanlarına sertifikalarını takdim etti.

Bugüne kadar toplam 51 meslek standardı geliştirilirken, yürütülen bu çalışmalar mesleklerin ulusal ve uluslararası düzeyde tanımlanması adına önemli bir adım oluşturuyor.

Meslek standardı geliştirme eğitimleriyle ilgili detaylı bilgiye Milli Eğitim Bakanlığı ile Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’nin resmi internet siteleri üzerinden ulaşabilir.

KRİTİK’TE KIB-TEK GÜNDEMİ: UZUN’DAN SİSTEM VURGUSU

Güneş TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu Kritik programına konuk olan KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Uzun, açıklamalarının çarpıtıldığını belirterek tartışmaların kişiler üzerinden değil sistem üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı. KIB-TEK’in son üç yılda sağlanan hükümet katkılarıyla ayakta tutulduğunu ifade eden Uzun, kurumun sürekli mahkeme ve medya üzerinden yıpratıldığını, uzlaşı çağrılarına rağmen gerilimin sona ermediğini söyledi.

Gürsel Uzun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kendisine yönelik gelen tepkilere değinerek bir yanlış anlaşılma olduğunu söyledi. Açıklamasında genelleme yapıldığını ancak asıl amacının bazı noktalara dikkat çekmek olduğunu belirten Uzun, sözlerinin çarpıtıldığını ve özellikle sendika başkanlarının aynı yere konumlandırıldığını ifade etti.

Uzun, “Bir yanlış anlaşılma var. Yazımda da belirttiğim gibi düzgün, iyi ve kontrollü çalışan sendika başkanlarımız zaten var. Benim söylemek istediğim kişiler değil, sistemdir. Sistemde münferit olaylar olabilir” dedi.
Asgari ücret gibi önemli bir konuda vatandaşın haber beklediğini vurgulayan Uzun, “Millet şov izlemek istemez. Her gün televizyonlara çıkıp belden aşağıya vurmak, ‘hırsız bürokrat’ gibi ifadeler kullanmak hoş değil” diye konuştu.

Yazısında yapılan genellemeden rahatsız olan bir sendikacının kendisini aradığını da aktaran Uzun, “Beni arayıp ‘Abi genelleme oldu, ben sendikamdan memnunum, ailem var’ dedi. Haklı olduğunu söyledim ve özür diledim. Açıklamanın çarpıtıldığını ifade ettim” şeklinde konuştu.
Toplumdaki kavganın sona ermesi gerektiğini dile getiren Uzun, “Bakanların da, Meclis Başkanının da, Başbakanın da ailesi ve çocukları var. Artık bu kavganın bitmesi lazım. Kişileri değil, sistemi konuşmalıyız. Yazımda da bunu vurgulamak istedim ancak açıklamalarım çarpıtıldı, nokta ve virgüllerim bile eleştirildi” ifadelerini kullandı.

Gürsel Uzun, KIB-TEK’in son üç yılda Başbakan Ünal Üstel’in öncülüğünde sağlanan katkılar sayesinde birçok projeyi hayata geçirdiğini ve mevcut eksiklerini tamamladığını söyledi. Uzun, kurumun bugün geldiği noktanın bu destekler sayesinde olduğunu vurguladı.

Uzun, “KIB-TEK kendi kendine değil, verilen katkılar sayesinde bugün bu noktaya geldi. Ambarlarını bu desteklerle doldurdu, borçlarını bu şekilde ödedi. Yakıt bedelsiz getirildi, yedek parçalar ve servisler hibe olarak alındı. Tüm bunlar yapılan protokoller ve bu protokollerden alınan destekler sayesinde oldu. Bunu herkes kabul etsin” ifadelerini kullandı.

Kurumun başarısının çalışan personelden ziyade sağlanan dış desteklerle mümkün olduğunu savunan Uzun, “Orada oturup ‘bir düzen kuralım, bu kurum için bir şeyler yapalım, KIB-TEK’i ayakta tutalım’ diyen bir yaklaşım yoktu. Bu niyetle gelen kimse olmadı. Biz göreve geldiğimizde kendimizi bir kavganın içinde bulduk” dedi.

KIB-TEK’in sürekli yıpratıldığını belirten Uzun, “Kurum gerek mahkemelerde gerekse medyada sürekli yıpratılıyor. Ben ‘vazgeçin bunlardan, gelin uzlaşalım, birlikte çalışalım’ dedim. Çünkü burası ticari bir kurumdur. Kurum zarar görmeden bir uzlaşı sağlamaya çalıştık ancak bunu başaramadık. Yine sokakta ve medyada bağırıldı, çağrıldı” şeklinde konuştu.

Uzun, KIB-TEK’te maaş giderlerinin Ocak ayı itibarıyla aylık yaklaşık 290 milyon TL’ye ulaşacağını söyledi. Uzun, bu rakamın doğrudan maliyetlere yansıdığını belirterek, maliyetleri düşürmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Maliyetleri aşağı çekmek amacıyla güneş enerjisi projeleri üzerinde çalıştıklarını dile getiren Uzun, “Güneş enerjisini kurup güneşten istifade etmek istiyoruz. En azından gündüz saatlerinde buradan kullanım sağlanırsa, makinelerin bakımını daha rahat yapabiliriz. Çünkü makineleri tamamen devre dışı bırakma şansımız yok; 7/24 kesintisiz çalışan makineler bunlar ve doğal olarak arızalar yaşanabiliyor” dedi. Mevcut bir arızanın bulunduğunu da aktaran Uzun, “İnşallah bugün parçası geliyor ve gerekli bakım yapılacak” ifadelerini kullandı.

İngiliz sömürge idaresine karşı başlatılan direniş 68’inci yılında

27-28 Ocak 1958’de İngiliz sömürge idaresine karşı başlatıla direnişin 68’inci yıl dönümü kapsamında Lefkoşa Şehitler Anıtı ile Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda anma törenleri düzenlenecek.

Lefkoşa Kaymakamlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 27 Ocak Salı günü Lefkoşa Şehitler Anıtı önünde yapılacak tören saat 09.00’da protokol sırasına göre anıta çelenk sunulmasıyla başlayacak.

Saygı duruşu ve saygı atışının ardından bayraklar İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekilecek. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan yapacak.

Öte yandan aynı günü saat 09.30’da Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda da anma töreni düzenlenecek.

Buradaki törende de, saygı duruşunun ardından saygı atışında bulunulacak. İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından din görevlisi şehitler için dua okuyacak ve şehit kabirleri ziyaret edilecek.

Yine 27 Ocak’ta akşam ve yatsı namazları arasında şehitler için Yenişehir Şehitler Camisi’nde mevlit de okutulacak.

Sağlık Bakanlığı: “Gerçekleri çarpıtarak kamuoyunun yanıltılmasına izin verilmeyeceğiz “

İdari Kamu ve Sağlık Komitesi’nde görüşülen düzenlemeye ilişkin açıklama yapan Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun; Sağlık Bakanlığı müsteşarı ,müdürü, dört hekim, YÖDAK, üniversiteler ve Tabipler Birliği temsilcilerinden oluşacağını bildirdi.

Sağlık Bakanlığı yetkilileri, YÖDAK ile iş birliği içerisinde, dünyadaki örneklerin de incelenerek ülke koşullarına uygun bir model oluşturulduğunu belirtti. Mevcut sisteme kıyasla çok daha detaylı, denetlenebilir, kriter ve koşulları net belli olan bir yapı kurulduğu ifade edilirken, Türkiye’de uygulanan standartların birçoğunun esas alındığı ve sürecin Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından yürütüleceğini kaydedildi. Kurulun şeffaf, sorgulanabilir ve hesap verebilir bir sistem anlayışıyla çalışacağı vurgulandı.

Kıbrıs’ta sanki hiç ihtisas verilmediği algısı yaratılarak toplumun galeyana getirilmeye çalışıldığını ve iddiaların doğru olmadığına dikkat çeken yetkililer, oysa ki hali hazırda YÖDAK izniyle gerçekleştirildiğini, ancak mevcut denetim mekanizmasının yetersiz kaldığını ifade etti.

Yapılacak düzenlemenin bu ihtisasa girme süreci, eğitim süreci ve sonunu detaylı bir şekilde tanımlayan ve denetleyen bir modelin yasal uygulaması olduğu belirtildi.Aynı zamanda dünyadaki örneklerin harmanlanmasıyla hazırlanan yasal bir model olduğu aktarıldı.

Bu kapsamda oluşturulan Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun 13 kişiden oluşacağı, kurulda Sağlık Bakanlığı müsteşarı , müdürü, dört hekim “ biri uzman diş hekimi , üçü uzman tıp hekimi “ ile üniversitelerden belirlenecek dört üyenin yer alacağı aktarıldı.

Üniversitelerden bir üyenin diş hekimliği fakültesinden, üç üyenin ise tıp doktoru uzmanlardan YÖDAK tarafından belirleneceği, ayrıca YÖDAK’ın kendi içinden bir üye vereceği, Tabipler Birliği’nin ise bir uzman hekim ve bir uzman diş hekimi belirleyeceği ifade edildi.

Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’de uygulanan TUKMOS (Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi) kriterlerinin Kıbrıs’ta da geçerli olacağını, bir kurumun örneğin bir cerrahi asistan talebinde bulunması halinde Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından denetim yapılacağını açıkladı. Onay verilmesi durumunda üniversitenin gerçekleştireceği sınavın kurul tarafından gözlemleneceği, olası usulsüzlüklerin raporlanacağı, ikna olunmaması halinde sınavın iptal edilebileceği ve kurulun oy çokluğuyla karar alacağı belirtildi.

Son olarak yetkililer, Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun eğitim programlarını düzenli aralıklarla denetleyeceğini, öğretim üyesi sayısı, vaka ve ameliyat yeterliliği gibi tüm kriterlerin standartlara uygunluğunun titizlikle kontrol edileceğini vurguladı. Eksiklik tespit edilmesi halinde uyarı verileceği, gerekli düzenlemeler yapılmazsa programların askıya alınabileceği veya iptal edilebileceği ifade edildi. Yapılan düzenlemelerle halk sağlığını riske atacak herhangi bir uygulamaya kesinlikle izin verilmeyeceği, kamuoyunu endişeye sevk eden iddiaların gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.

Bakan Oğuz, ECO Afet Riskini Azaltma konulu Bakanlar Toplantısı’na Katıldı

Dursun Oğuz başkanlığındaki heyet, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da 21–22 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenen 10. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) Afet Riskini Azaltma Bakanlar Toplantısı’na katıldı.

Bakan Oğuz’a toplantıda; KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban, Bakanlık Müdürü Mehmet Ercilasun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İslamabad Temsilcisi Buket Kop ve Üçüncü Sekreter Yaşar Yılancılar eşlik etti.

“Afetler Sınır Tanımayan Küresel Bir Gerçektir”

Toplantıda konuşan İçişleri Bakanı Oğuz, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Afet Riskinin Azaltılması Bakanlar Toplantısı vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti. Afetlerin yalnızca ülkeleri değil, tüm bölgeyi ve insanlığın ortak geleceğini yakından ilgilendiren küresel bir gerçek olduğunu vurgulayan Oğuz, afetlerin sosyal, ekonomik ve çevresel etkileriyle kalkınma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekti.

İklim değişikliği, hızlı kentleşme, çevresel bozulma ve nüfus artışı gibi faktörlerin afet risklerini her geçen gün daha karmaşık ve yıkıcı hâle getirdiğini belirten Oğuz, bu nedenle reaktif değil, önleyici ve bütüncül bir yaklaşımın artık bir zorunluluk olduğunu kaydetti.

KKTC’den Bölgesel İş Birliği Vurgusu

Bakan Oğuz, ECO bölgesinin deprem, sel, kuraklık, heyelan ve orman yangınları gibi birçok afete karşı hassas bir coğrafyada yer aldığını ifade ederek; bilgi paylaşımı, kapasite geliştirme, erken uyarı sistemleri ve bölgesel dayanışma konularında daha güçlü bir iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ECO üyesi ülkeler arasında deneyim ve iyi uygulamaların paylaşılmasını güçlü biçimde desteklediğini dile getiren Oğuz, EİT Vizyon 2025 hedeflerine bağlılığın sürdüğünü vurguladı.

Uluslararası Taahhütlere Destek

Bakan Oğuz, Birleşmiş Milletler Sendai Afet Riskinin Azaltılması Çerçevesi başta olmak üzere uluslararası taahhütlerle uyumlu bölgesel mekanizmaların güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini belirterek, KKTC’nin sahip olduğu bilgi ve tecrübeleri ECO üyesi ülkelerle paylaşmaya ve ortak projeler geliştirmeye hazır olduğunu ifade etti.

İslamabad Bildirisi Onaylandı

Pakistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda ECO üye devletleri; teknoloji kullanımı, afet verilerinin paylaşımı, erken uyarı sistemleri ve bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi gibi başlıklarda ortak yaklaşımları ele alındı. Toplantının sonunda “İslamabad Bildirisi”nin onaylandı.

Toplantıya Pakistan, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, İran, Özbekistan ve Afganistan’dan bakanlar ve üst düzey temsilciler katılıyor.

Çavuşoğlu: Lefke Gazi Lisesi için mühendislik verileri belirleyici olacak

Haber Kıbrıs Web Tv’de Çilem Dağıstanlı ile Ülke Gündemi programına konuk olan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, İsias Otel davasından, öğretmenler yasasına, Lefke Gazi Lisesi’nden tam gün eğitime kadar birçok başlıkta kapsamlı açıklamalarda bulundu.

“İsias Otel davası Kıbrıs Türk halkının hayata bakışını değiştirdi”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 6 Şubat 2023’te yaşanan İsias faciasının Kıbrıs Türk halkının yüreğinde derin yaralar açtığını belirtti. Çavuşoğlu, faciada 35 öğretmen, veli ve öğrencinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, bu acının hiçbir zaman dinmeyeceğini vurguladı.

Çavuşoğlu, mahkeme sürecinin yakından takip edildiğini, kamu görevlilerine verilen cezaların beklentilerin çok altında kaldığını ifade etti. Çavuşoğlu, kamu görevlilerinin imzaları olmasaydı binanın yıkılması ya da hiç açılmaması gerektiğini belirterek, sorumlulukların eşdeğer tutulması gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, hükümet, Meclis ve tüm toplumla birlikte istinaf süreciyle mücadelenin sürdürüleceğini kaydetti.

“Geçici öğretmenlik sistemi yıllardır süregelen bir sorundu”

Nazım Çavuşoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin Öğretmenler Yasası’ndaki 36 ay geçici öğretmenlik maddesini iptal etmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çavuşoğlu, eğitimin dinamik bir alan olduğunu ve dünyaya uyum sağlayacak bireyler yetiştirmenin zorunluluk haline geldiğini söyledi.

Çavuşoğlu, öğretmen ihtiyacını kalıcı şekilde çözmek amacıyla akademiye alınan öğrenci sayısının artırıldığını, branş öğretmenliği ve rehber öğretmenliğin önünün açıldığını belirtti.

Çavuşoğlu, geçici öğretmenliğin 2028 yılına kadar tamamen sona erdirilmesi yönünde uzlaşı sağlandığını, ancak sendikaların açtığı dava sonucunda bu maddenin iptal edildiğini aktardı. Çavuşoğlu, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için anayasa kararına aykırı olmayacak bir çözüm üzerinde çalışıldığını ve kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.

“Statükoya dokunmadan eğitimi ileriye taşıyamayız”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, eğitimde reform yapılmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Çavuşoğlu, ders saatlerinin fiilen eksik uygulandığını, hizmet içi eğitimlerin zorunlu hale getirildiğini ve branş öğretmenlerinin ilkokullara kazandırıldığını ifade etti.

Çavuşoğlu, müzik, resim, beden eğitimi, İngilizce ve rehber öğretmenlerin ilkokullarda görev almasının öğrencilerin gelişimine önemli katkı sağladığını söyledi. Çavuşoğlu, bu adımların sendikal baskılar nedeniyle yıllardır engellendiğini, ancak çocukların kaybedilmemesi adına bu mücadeleden vazgeçilmeyeceğini dile getirdi.

“Lefke Gazi Lisesi için mühendislik verileri belirleyici olacak”

Nazım Çavuşoğlu, Lefke Gazi Lisesi’ne ilişkin yürütülen çalışmalara da değindi. Çavuşoğlu, mevcut binaların güvenli olmadığını, güçlendirme maliyetlerinin yeni bir okul yapımından daha yüksek olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu, Lefke halkının hassasiyetlerini dikkate aldıklarını ancak okulun sosyal alanlar, spor sahaları, kafeterya ve güvenli yaşam alanlarıyla birlikte planlanması gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, zemin etütlerinin sonuçlarına göre nihai kararın verileceğini ve bilimsel veriler doğrultusunda hareket edileceğini belirtti.

“Tam gün eğitime geçiş adım adım olacak”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, tam gün eğitime henüz tam anlamıyla hazır olunmadığını açıkladı. Çavuşoğlu, okul altyapıları, çevre güvenliği ve öğretmen ihtiyacının kademeli olarak tamamlanması gerektiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, deprem güçlendirmeleri kapsamında yüzlerce sınıfın yenilendiğini, okullara güvenlik görevlilerinin alındığını ve kafeterya alanlarının genişletilmesinin planlandığını söyledi. Çavuşoğlu, tüm bu çalışmaların planlı ve istikrarlı bir süreç olduğunu, verilen mücadelenin kişisel değil, ülkenin geleceği için yürütüldüğünü ifade etti.

Programın sonunda Çavuşoğlu, eğitimin ancak kararlılık ve istikrarla ileri taşınabileceğini vurgulayarak, kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini kaydetti.

KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Turganer: “Azerbaycan’la ilişkilerimizin daha da ileriye götürülmesini hedefliyoruz”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer, Azerbaycan’la diplomatik, siyasi, ekonomik, kültürel, eğitim, turizm ve bütün alanlardaki ilişkilerini daha da ileriye götürmeyi hedeflediklerini belirtti.Turganer, AA muhabirine KKTC Azerbaycan ilişkilerinin mevcut durumunu ve beklentilerini değerlendirdi.

Kardeş ülke Azerbaycan’la ilişkilere çok değer verdiklerini vurgulayan Turganer, iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerleyen ve gelişen bir trend içerisinde olmasından ziyadesiyle memnuniyet duyduklarını söyledi.

Turganer, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına verdiği desteğin büyük önem taşıdığının altını çizerek, “Devlet başkanlarının desteği ilişkilerin geliştirilmesine büyük katkı sağlıyor. Devlet başkanlarının bize verdiği ödevler var. Biz de bu istikamet çerçevesinde ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin daha da gelişmesi için çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Azerbaycan-KKTC ilişkileri açısından 2025’in çok verimli geçtiğini, Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Azerbaycan’da düzenlenen etkinliklerine KKTC’li bakanların katılım sağladığını aktaran Turganer, “Diplomatik, siyasi, ekonomik, kültürel, eğitim, turizm ve bütün alanlardaki ilişkilerimizin daha da ileriye götürülmesini hedefliyoruz. Cumhurbaşkanı Aliyev’in ifade ettiği gibi, ‘Ailemiz Türk dünyasıdır’ ve biz bu aileye büyük önem veriyoruz. Türk dünyası ailesinin ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türk halkının buradaki temsilcileri olarak 2026’da da var gücümüzle çalışmalarımıza devam edeceğiz. İki kardeş ülkenin ilişkilerinin daha da ilerlemesi için çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

– “Türk Devletleri Teşkilatına büyük önem veriyoruz”

Turganer, ana vatan Türkiye ile kardeş ülke Azerbaycan’ın koşulsuz desteği sayesinde TDT’ye gözlemci üye olduklarını hatırlatarak, “TDT’ye büyük önem veriyoruz. TDT, kendimizi ifade etme ve haklı davamızı bir kez daha Türk dünyasında dile getirmek için önemli platformdur.” dedi.

2026’da Azerbaycan’da kültürel faaliyetlere ağırlık vererek Kıbrıs Türk kültürünün burada daha iyi tanınmasını sağlayacaklarını dile getiren Turganer, “Cumhurbaşkanımız Tufan Erhürman’ın resmi davet alarak Azerbaycan’ı ziyaret etmesi beklentilerimiz arasında. Yine KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı’nın da Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı tarafından davet edilmesi bizim için önemli.” diye konuştu.

Öztürkler: KKTC–Türkiye ilişkileri siyasi partilerle daha da güçleniyor

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Aşıla ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Öztürkler kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın tarihsel önemine ve dönemin siyasi liderlerinin katkılarının bugünkü barış ve huzur ortamının tesisinde üstlendiği role dikkat çekti.

Öztürkler, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yalnızca askeri bir müdahale olmadığını, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının varlığını ve güvenliğini koruma mücadelesi olduğunu vurguladı.

Merhum Necmettin Erbakan’ın harekât sürecindeki kararlı duruşunun Türkiye’nin müdahalesinde kritik bir rol oynadığını belirten Öztürkler, Erbakan’ın “mücahit” sıfatıyla anıldığını ve Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü için verdiği desteğin unutulmaz olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin KKTC açısından önemine de değinen Öztürkler, Anavatan’ın desteğinin yalnızca tarihsel bir bağ değil, bugün de güvenlik, ekonomi ve siyasi dayanışmanın temel unsuru olduğunu söyledi. KKTC’nin geleceğe güvenle bakabilmesinin en güçlü teminatının Türkiye ile kurulan bu bağ olduğunu dile getiren Öztürkler, Türkiye’deki siyasi partilerle kurulan ilişkilerin de KKTC açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.

Öztürkler, farklı siyasi görüşlere sahip partilerin KKTC ile temaslarının dayanışmayı güçlendirdiğini ve Kıbrıs Türk halkının sesinin Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağladığını belirtti.

Başkan Öztürkler, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin yalnızca hükümetler düzeyinde değil, siyasi partiler ve halklar arasında da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Aşıla ise partisinin görüşlerini paylaşarak Kıbrıs meselesinin kendileri açısından milli dava olduğunu ifade etti.

Görüşmenin sonunda karşılıklı hediye teatisinde bulunuldu.

Brent petrolün varili 64,60 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 64,60 dolardan işlem görüyor.

Dün 64,82 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 64,70 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.26 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,1 azalarak 64,60 dolara geriledi. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 60,60 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarındaki kısmi gerilemede, Arktik Bölgesi’ne ilişkin jeopolitik belirsizlikler, ABD Merkez Bankasının (Fed) bağımsızlığına yönelik artan endişeler ve arz seviyelerinin talebin üzerinde seyrettiğine işaret eden veriler etkili oldu.

ABD yönetiminin Grönland’ın kontrolü ve olası yeni tarife savaşına ilişkin söylemleriyle hafta başından bu yana yükselen küresel risk algısı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Dünya Ekonomik Forumu kapsamında Davos’ta verdiği mesajların ardından kısmen yatıştı.

Trump, Davos’taki konuşmasında ulusal güvenlik gerekçeleriyle Grönland’a ihtiyaç duyduklarını belirtirken, bölgenin kontrolü için güç kullanılmayacağını vurguladı ve acil müzakere çağrısı yaptı. Trump ayrıca NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede, Grönland ve Arktik Bölgesi’ne ilişkin olası bir anlaşmanın çerçevesinin oluşturulduğunu ifade etti.

Bu gelişmelerin ardından Trump, Grönland konusunda Avrupa ülkelerine yönelik 1 Şubat’ta yürürlüğe girmesi planlanan gümrük tarifelerinin uygulanmayacağını açıkladı. Daha önce Trump, ABD’nin Grönland’ı alma girişimine karşı çıkılması halinde bazı Avrupa ülkelerinden ithal edilen ürünlere kademeli tarife uygulanacağını duyurmuştu.

Gerilimi düşüren mesajlar ve tarife tehditlerinin geri çekilmesi, küresel piyasalarda ticaret gerilimine ilişkin endişeleri azaltarak petrol fiyatlarının yukarı yönlü hareketini destekledi. Ancak Arktik Bölgesi’ne ilişkin jeopolitik belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmaması, yükselişi sınırlayan bir unsur olarak izleniyor.

Fed’in bağımsızlığına yönelik endişeler gündemdeki yerini koruyor

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Fed Başkanı Jerome Powell’ın Fed Yönetim Kurulunda kalmaya karar vermesi durumunda mutlu olmayacağını ifade etti.

CNBC’ye verdiği röportajda Fed Başkanı Powell’ın görev süresi dolduğunda yerine geçebilecek isimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, Fed başkanlığı için adı geçen Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett’i “harika”, BlackRock’ta yönetici olan Rick Rieder’ı ise “çok iyi” bir aday olarak nitelendirdi.

Trump, sorunun şu anda Fed’de bulunan kişi olduğunu belirterek, “(Powell) Her zaman çok geç kalıyor, diğer tarafın siyaseti söz konusu olduğunda ise tam tersine çok erken davranmıştı.” ifadesini kullandı. Trump, Fed binaları için çok fazla harcama yapıldığını savunarak, Powell’ın ya “beceriksiz” ya da “sahtekar” olduğunu öne sürdü.

Trump’ın Powell’a yönelik eleştirileri, Fed’de daha büyüme odaklı ve düşük faize daha açık bir yönetim ihtimalinin piyasalarca fiyatlanmasına yol açarken bu algı dolar üzerinde baskı oluşturarak petrol fiyatlarını destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.

Ancak Fed’in bağımsızlığına yönelik artan endişeler, orta vadede ekonomik belirsizlikler ve talep görünümüne ilişkin riskler yükseliş eğilimini sınırlıyor.

Petrol piyasasında arz baskısı devam ediyor

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bu yıla ilişkin küresel günlük petrol talebi artış öngörüsünü 69 bin varil yukarı yönlü revize etti.

IEA’nın Petrol Piyasası Raporu’na göre, küresel talebin bu yıl günlük yaklaşık 932 bin varil artarak 104 milyon 981 bin varile yükselmesi bekleniyor. Küresel petrol arzı ise Aralık 2025’te bir önceki aya göre günlük 350 bin varil azalarak 107 milyon 410 bin varile geriledi. IEA, arzın üst üste üçüncü ayda da düşüş kaydettiğini ve seviyenin, Eylül 2025’te görülen rekorun yaklaşık 1 milyon 600 bin varil altında kaldığını bildirdi.

Talep artış beklentisinin güçlenmesi ve arzın gerilemesi, küresel petrol piyasasında arz-talep dengesinin sıkılaştığına işaret ederek petrol fiyatlarını yukarı yönlü destekliyor. Ancak arzın halen talebin üzerinde seyretmesi, yükselişin hızını sınırlayan bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Brent petrolde teknik olarak 70,66 dolar direnç, 60,57 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

Hakan Dinçyürek: Sağlıkta tam mesai Şubat ayından itibaren başlıyor

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Tatlısu Sağlık Merkezi açılışında yaptığı konuşmada, Şubat ayından itibaren hastaneler ve sağlık merkezlerinde yasal mesai süresi boyunca kesintisiz hizmet verileceğini duyurdu.

Tatlısu Sağlık Merkezi açılışında konuşan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, sağlık hizmetinde tam mesaiyi duyurdu. Dinçyürek, bununla birlikte sağlıkta herkesin şikayetçi olduğu iş saatleri sıkıntısının çözülmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Türkiye’nin de desteğiyle milyonlarca TL’lik cihazların envantere katıldığını vurgulayan Dinçyürek, sağlıkta hizmeti daha etkin sunabilmek için bunun yetmeyeceğini söyledi. Herkesin, hastanelerde verilen hizmetin süresinden şikayetçi olduğunu belirten Dinçyürek, Şubat ayından itibaren sağlıkta tam mesai modelinin hayata geçirileceğini duyurdu. “Kamuda mesai ne ise, sağlıkta herkes için anlamı odur” diyen Dinçyürek, bu anlamda yasal düzenlemeye gerek olmayacağını ifade etti.

Başbakan Ünal Üstel’in “kamuda mesaiye gerekli özen gösterilecek gereken yapılacak” dediğini ifade eden Dinçyürek, Sağlık Bakanlığı olarak bu direktifi aldıklarını ve gereğini yaptıklarını belirtti. Dinçyürek, “Şubat ayından itibaren, hastanelerde ve sağlık merkezlerinde yasal mesai süresi neyse hizmet o sürede devam edecektir” diyerek tek hedefin halka daha iyi ve erişilebilir bir sağlık hizmeti sunmak olduğunu kaydetti.

22 Ocak 2026 Döviz Kurları

Son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşan Dolar, rekor tazeledi.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,30 TL, Euro 50,72 TL, İngiliz Sterlini ise 58,26 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.13 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,30 TL, satış fiyatı 43,31 TL.

Euro’nun alış fiyatı 50,67 TL, satış fiyatı 50,77 TL, İngiliz Sterlini ise 58,20 TL’den alınıp 58,31 TL’den satılıyor.

Gözler TCMB’nin bugün açıklayacağı faiz kararında

Türkiye genelinde milyonlarca çalışanı ve emekliyi ilgilendiren Ocak ayı zam oranlarının belirlenmesi ve yeni fiyat tarifelerinin yürürlüğe girmesinin ardından, piyasalar rotayı Merkez Bankası’na çevirdi.

Fatih Karahan başkanlığındaki Para Politikası Kurulu (PPK), bugün yılın ilk toplantısını gerçekleştirerek faiz kararını kamuoyuna duyuracak.

2025 Aralık ayında gerçekleştirilen PPK toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 38’den yüzde 35,5’e indirilmesine karar verilmişti.

Ekonomistler, Ocak ayında netleşen ücret artışlarının iç talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki olası etkilerinin TCMB tarafından yakından takip edildiğini belirtiyor.

Bankanın, 2026 yılı için öngörülen dezenflasyon patikasını korumak amacıyla “sıkı para politikası” duruşunu sürdürüp sürdürmeyeceği, piyasa aktörlerinin temel odak noktasını oluşturuyor.

Piyasalarda “karar metni” beklentisi

Faiz kararının yanı sıra, karar metninde yer alacak olan yönlendirmeler de yatırımcılar tarafından kritik önemde görülüyor. Özellikle likidite yönetimi, iç talepteki dengelenme süreci ve hizmet enflasyonundaki katılık konularına yapılacak atıflar, yılın geri kalanına ilişkin para politikası projeksiyonları için ipucu verecek.

Küresel piyasalar ve dış dengeler takipte

TCMB’nin kararı öncesinde küresel merkez bankalarının, özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) hamleleri de Türkiye’ye yönelik sermaye akışları ve döviz kuru stabilitesi açısından radarında kalmaya devam ediyor.

Bugünden itibaren üç gün yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, bugün, cuma ve cumartesi günleri yer yer sağanak ve gökgürültülü sağanak beklendiğini, en yüksek hava sıcaklığının ise 15–18 derece dolaylarında seyredeceğini açıkladı.

Meteoroloji Dairesi, bugün, cuma ve cumartesi günleri yer yer sağanak veya gökgürültülü sağanak beklendiğini; en yüksek hava sıcaklığının ise 15-18 derece dolaylarında seyredeceğini duyurdu.

Daire’nin 22- 28 Ocak tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre periyodun geriye kalan bölümünde ise havanın parçalı bulutlu olması bekleniyor.

Belirtilen sürede rüzgar ise genellikle kuzey ve doğudan orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, periyodun ilk günleri yer yer fırtınamsı olarak esecek.