Archives 2022

PENÇE- KİLİT OPERASYONU BÖLGESİNDEN ACI HABER: 1 ASKER ŞEHİT OLDU

Milli Savunma Bakanlığı, Pençe Kilit operasyon bölgesinde 6 Ağustos’ta EYP patlaması sonucu yaralanan Uzman Onbaşı Mustafa Demir’in şehit olduğunu duyurdu.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Pençe-Kilit operasyon bölgesinde EYP patlaması sonucu yaralanan ve Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesi’nde tedavisi devam eden Uzman Onbaşı Mustafa Demir’in şehit olduğunu açıkladı.

MSB tarafından yapılan açıklamada, “Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 06 Ağustos 2022 tarihinde arama tarama faaliyeti sırasında meydana gelen EYP patlaması sonucu yaralanan ve Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesi’nde tedavisi devam eden kahraman silah arkadaşımız İs.Uzm.Onb. Mustafa Demir, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 09 Ağustos 2022 tarihinde şehit olmuştur. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz” denildi.

PERSEİD METEOR YAĞMURU KIBRIS’TAN İZLENEBİLECEK Mİ?

Yılda bir gerçekleşen, halk arasında “yıldız kayması” olarak da bilinen 2022 Perseid meteor yağmuru ne zaman başlıyor, Kıbrıs’tan da izlenebilecek mi? Perseid meteor yağmurunun fotoğrafı nasıl çekilir?

Perseid, en bilinen göktaşı yağmurlarından biridir.  Perseid meteor yağmurları, 1992 yılında Dünya’nın yakınlarından geçen Swift-Tuttle kuyruklu yıldızından arda kalan kalıntılardan oluşur.

Yılda bir gerçekleşen gökyüzü şöleninde, dev gezegen Jüpiter’in çekimi sayesinde saatte 200 göktaşı oluşabilecek.

Taşların atmosferde iz bırakarak kül olması halk arasında “yıldız kayması” ifadesiyle de anılıyor. Dünya’nın Swift-Tuttle Kuyrukluyıldızı’nın  arkasında bıraktığı malzemenin oluşturduğu buluta giriyor olması, “yıllık” olarak gözlemlediğimiz Perseid meteor yağmurunun da başlangıcına işaret ediyor.

Perseus Takımyıldızı bölgesinde gözlemlendiğinden dolayı meteor yağmuru Perseid adını taşıyor.

PERSEİD METEOR YAĞMURU NE ZAMAN? 

Perseid Göktaşı Yağmuru boyunca 12-13 Ağustos gecelerinde saatte ortalama 50 ila 70 meteor kayması gözlemlenebilecek.

Meteor yağmuru, yıldız kayması ya da ateş topu şeklinde oluşacak. 12 Ağustos’ta saat 23:00 ile 01:00 arası Perseid Meteor Yağmuru’nun konumu belli olacağı için, bu zaman diliminde daha fazla gök taşı görmek mümkün. Eğer hava açık ve Ay parlaksa daha fazla meteor görebiilirsiniz.

KIBRIS’TAN İZLENEBİLECEK Mİ?  

Hava koşullarının uygun olduğu, şehre uzak noktalardan ve ışıksız bölgelerde, Perseid meteor yağmuru Kıbrıs’tan da izlenebilecek.

PERSEİD METEOR YAĞMURUNUN FOTOĞRAFI NASIL ÇEKİLİR? 

Binlerce liralık ekipmana sahip olsanız da Perseid meteor yağmurunu fotoğraflayabilmek için doğru zamanı belirlemeniz atmanız gereken ilk adım. Zira, meteor yağmurunun ne zaman doruk noktasına ulaşacağını bilmek ve ne tarafa bakacağınızı bilmek o anları yakalamanızdaki şansınızı artıracak.

Perseid’den güzel kareler elde etmekte niyetliyseniz doğru bölgeyi seçmenizde de önemli. Ay’ın ışığı gösteriyi izlemeyi güçleştirebilir; dolayısıyla gözlem için en uygun zaman, gece yarısı ile şafak arasındaki; yani Ay’ın küçülmeye başladığı saatler.

İster meteor yağmurları ister yıldız çekimleri olsun şehir ışıklarından uzak bir noktada, temiz bir gökyüzü ve uygun hava koşullarını yakalamak lazım. Göktaşları kentsel alanların parlak gökyüzlerinde bile görülebilir, ancak bu durumda ideal ortama kıyasla göktaşlarının ancak dörtte birini görebilirsiniz.

Nerede olursanız olun gökyüzünü izlemeye başlamadan yarım saat önce gözlerinizi karanlığa alıştırmaya çalışın. Tele lensler her ne kadar uzak cisimleri çekmek için faydalı olsa da konu, gece ve gökyüzü çekimi olduğunda sonuç tam bir hüsran oluyor.

Bu yüzden size tavsiyemiz meteor yağmurunu fotoğraflarken tercihinizi daha geniş açılı lenslerden yana kullanmanız. Gece çekimlerinde iyi sonuçlar elde etmek için ilk yapmanız gereken şeylerden biri kameranızı sabitlemek.

Az ışıklı ortamlarda kameranızı sabitleyeceğiniz bir tripot’unuz yoksa kameranızı sabit bir yere konumlandırabilirsiniz. Gece, az ışığın olduğu ortamlarda iyi fotoğraflar elde edebilmek için yapanız gereken bir başka şey ise zamanlayıcı yani kumanda kullanmak. 

Makinamızın deklanşörüne bakmak titreşimlere neden olabilir bu nedenle kumanda kullanmak her zaman daha iyi sonuçlar verir.  Makinamızı tripoda yerleştirikten ve kumandamızı bağladıktan sonra sıra çekim ayarlarına geliyor.

Burada profesyonel veya yarı profesyonel fotoğraf makinalarıyla iki çekim yöntemi kullanabilirsiniz. İlk olarak ‘bulb’ modunu kullanarak 30 dakika, 45 dakika hatta 1 saatlik ve daha fazla pozlamalar yapabilirsiniz. 

Makinamızın diyafram ayarını lensimizin imkan verdiği en açık konuma getiriyoruz. Gece çekimlerin veya yıldız pozlamaların en sıkıntılı konulardan biri netleme problemidir. Kullandığınız lensin üzerinde netleme halkasında sonsuzluk işareti bulunuyorsa sorun nispeten çözülmüş oluyor.

Makinamızın diyafram ayarını lensimizin imkan verdiği en açık konuma getiriyoruz. Gece çekimlerin veya yıldız pozlamaların en sıkıntılı konulardan biri netleme problemidir. Kullandığınız lensin üzerinde netleme halkasında sonsuzluk işareti bulunuyorsa sorun nispeten çözülmüş oluyor. 

Artık sadece kadrajımızı belirlemek kaldı. Kadrajı ayarlerken yüksek ışıklı bir cismin kadraja girmemesine dikkat etmemiz lazım. Uzun süreli pozlama yapacağımız için bu ışıklı nesneler çok parlayacak ve fotoğrafı bozacaktır.

Kadrajınıza imkanınız varsa ev, otomobil, ağaç, kayalık, kulübe gibi farklı cisimler kullanarak güçlendirebilirsiniz. Karanlıkta kalan bu cisimler ekstra ışık kaynağı kullanarak aydınlatabilirsiniz.

Yıldız çekimlerinde eğer 45 dakika gibi uzun süreler beklemek istemiyorsanız kullanabileceğiniz bir yöntemde, daha kısa süreli çekeceğiniz yüzlerce fotoğrafı birleştirmek.

30 saniye enstantane değeri, yine açık diyafram ve yüksek ISO değerleriyle (1600-3000) 100’lerce fotoğraf çekip bunları birleştirebilirsiniz.

KAYNAK:HABER KIBRIS

YENİBOĞAZİÇİ’NDE RESTORAN YANGINI

 

 

Yeniboğaziçi’nde, Yeniboğaziçi Belediyesi Plajı’nda faaliyet gösteren bir restoranda yangın meydana geldi. Yangın maddi hasara neden oldu.

Polis Basın Subaylığı tarafından verilen bilgiye göre, bugün saat 07:20 sıralarında, Yeniboğaziçi’nde, Yeniboğaziçi Belediyesi Plajı’nda faaliyet gösteren restoranda meydana gelen yangın sonucu binada büyük çapta maddi hasar meydana geldi.

Yangına polis, itfaiye ve Orman Dairesi ekipleri ile Yeniboğaziçi Belediyesi’ne ait tanker ile müdahale edildi.

Soğutma çalışmaları sürüyor.

BİRÇOK SUÇTAN DOLAYI 2015’TEN BERİ ARANIYORDU

 

 

 

Birçok suçtan dolayı Mart 2015 yılından beri aranmakta olan ve son olarak 27.07.22 tarihinde Gazimağusa Karakol bölgesinde meydana gelen şiddet tehdidi, kasti hasar ve kanunsuz bıçak taşıma suçundan aranmakta olan C.A, 07.08.22 tarihinde tespit edilerek tutuklandı.

 

Zanlı bugün 08.08.22 tarihinde “şiddet kullanma tehdidi, kasti hasar, 1.ci derecede askeri yasak bölgeyi ihlal, sirkat, gümrüksüz mal tasarrufu ve yetkili makamdan izinsiz KKTC’ye giriş” suçlamasıyla Gazimağusa Kaza Mahkemesi’nde yargıç huzuruna çıkarılarak hakkında 3 gün tutukluluk emri temin edildi.

 

Bugünkü duruşmada iddia makamı adına mahkemede hazır bulunan savcı İlhan Damdelen, olgularla ilgili bilgi vermek suretiyle polis memuru İbrahim Çangaroğlu’nu tanık kürsüsüne çağırdı.

 

Tanık polis yemin altında verdiği şahadetinde, zanlının 27.07.22 tarihinde Gazimağusa’da Karakol bölgesinde araç park yerinde, önceden aralarında husumet bulunan şahsın kullanımındaki salon aracın ön camına kasten ve kanunsuz olarak vurmak suretiyle kırdıktan sonra ayni aracın sol arka kapısına tekme atmak suretiyle hasar yaptığını ve yüksek sesle bağırarak “bana paramı getirmezsen seni öldürürüm, gebertirim” demek suretiyle şiddet tehdidinde bulunduğunu söyledi.

Bahse konu bıçağın ayni gün olay yerinde bulunarak emare alındığını, ancak adı edilenin kayıplara karıştığına işaret eden tanık, 07.08.22 tarihinde zanlının tespit edilerek tutuklandığını belirtti.

 

Sürdürülen soruşturmada zanlının Mart 2015 yılı içerisinde Gazimağusa’da meydana gelen 1.ci derecede askeri yasak bölgeyi ihlal, sirkat ve gümrüksüz mal tasarrufu suçlarından aranmakta olduğunun tespit edildiğine dikkat çeken tanık, Mart 2015 yılında zanlının GKRY bölgesinde Limasol’dan 2 adet Van aracı sirkat ettikten sonra yetkili makamdan izinsiz ve belirlenemeyen bir yerden KKTC’ye getirip 4000 T.L karşılığı sattığının belirlendiğini aktardı.

 

Zanlı aleyhine tanzim edilen bu dosyaların halen açık olduğuna dikkat çeken tanık, uzun bir süre önce meydana gelen bu olayların da araştırılmasının yapılması gerektiğine değindikten sonra tahkikatın selameti açısından zanlı aleyhine 3 gün süreyle tutukluluk emri verilmesini talep etti.

Huzurundaki şahadeti ve talebi değerlendiren yargıç Mine Gündüz, zanlının 3 gün süreyle poliste tutuklu kalması yönünde emir verdi.

UBP GENEL SEKRETERİ HASİPOĞLU, KONYA’DAKİ İSLAM SPOR OYUNLARINI DEĞERLENDİRDİ

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu,Konya’da gerçekleşecek İslami Dayanışma Oyunlarına KKTC olarak katılmayışımızı değerlendirdiği bir açıklama yaptı.

Hasipoğlu’nun açıklaması şu şekilde;

9-18 Ağustos tarihleri arasında Konya’da gerçekleşecek İslami Dayanışma Oyunları, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler arasında düzenlenen bu çok sporlu organizasyona ise maalesef katılamıyoruz. Oyunlara, 56 ülke katılacak. 24 branşta 6000 katılımcı mücadele edecek, 483 madalya başarılı sporcuların boyunlarına asılacak.
Belki de gerekli lobi çalışmasını yapıp, ilgili yasa ve tüzükler incelenip resmi başvurular yapılsaydı ve 9 Ağustos tarihi gelmeden neden katılamayacağımız hukuken ve siyaseten sorgulansaydı, bugün bu organizasyonda gençlerimiz yer alabileceklerdi!
Yapılan açıklamalardan 2005 yılında İslam Oyunları Federasyonu tüzüğünde değişikliğin olduğunu anlıyoruz. Ancak bu tarihten çok önce biz zaten Gözlemci Üye statüsünde dahi olsa İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) her türlü organizasyonunda (spor dahil) aktif olarak yer alma hakkını elde etmiştik. Örneğin daha önce İslam spor oyunlarına katıldık, tüm zirvelerinde Cumhurbaşkanlığı seviyersinde katılıyoruz, tüm ekonomik ve siyasi zirvelere bakanlar düzeyinde katılınıyor. Şimdi nasıl oluyor da kazanmış olduğumuz haklardan mahrum kalıyor ve bu
haklardan mahrum bırakılırken konunun siyasi yönünü sorgulamayıp, gerekirse de yargı yoluna başvurmadığımızı anlayabilmek mümkün değildir.
İslam İşbirliği Teşkilatına bağlı İslam Spor ve Dayanışma Federasyonu’nun (ISSF) Konya”da düzenleyeceği spor organizasyonuna katılamamızın izahı yoktur. İslam İşbirliği Teşkilatının ilgili mevzuatına bakacak olur isek;
İİT Anayasasına göre Üyelik ve Gözlemci Üyelik statusu tanımlanmıştır. Devletlere tanınan bu Gözlemci üyeliği, normal üyelikten birçok farkı olsa da (örneğin yetkili organlarda oy hakkı olmaması gibi), İİT”nın birçok organizasyonunda yer alabilmektedir.
Bir federasyona üye olabilmek için iki husus önemlidir. Organizasyonun yapacak olan Federasyonun mevzuatı ve başvuruyu yapacak olan ülkenin yapmış olduğu lobi çalışması, diğer bir ifadeyle siyasi hazırlıkları. İİT üyelik statümüzü gözden geçirdiğimiz zaman, Türkiye Cumhuriyeti”nin desteği ile geçmişte ciddi kazanımlarımızın olduğu görülmektedir. Ancak geçmişte elde edilen bu kazanımlara, son 10 yılda hiçbir ekleme yapmamışız! Hali hazırda elde edilinen bu kazanımlara baktığım zaman, katılamamamız için hiçbir sebep görememekteyim.
Tabi katılım için çaba gösterilmemişse, kimse bizim hatrımıza davet göndermez. Hukuki ve Siyasi açıdan aşağıdaki değerlendirmem de dikkate alınarak, bu sefer kaçırdığımız treni, gelecek seferki organizasyon için kullanabileceğimiz kanaatindeyim.
1)Hukuki Çerçeve;
İslam İşbirliği Teşkilatı Yasasının 3 Maddesi, Üyelik şartlarını, 4 Maddesi ise Gözlemci Üyeliği düzenlemektedir. Yasanın 4 Maddesi kimlere gözlemci üyelik hakkı verildiğini açıklamıştır. Bu maddeye göre BM üyesi olan ve Dış İşleri Bakanlarından oluşan Kurulun tümünün olumlu oyu ile bir Devlete (State) bu üyelik hakkı verilmektedir. Kıbrıs Türk Devleti adıyla bu hak ülkemize verilmiştir. İşbu Madde de, 3 önemli unsur öne çıkmaktadır; tüm devletlerin olumlu oyu, Devlete verilen bir hak olması (State ifadesi), sonuncusu da BM üyesi olma kriteri. Bize bu hak, daha önceki yıllarda verildiğinden, BM üyesi olmadan bu hak bize tanınmıştır. Diğer bir ifadeyle
bize aslında müktesep bir hak ihdas edilmiştir. Bunu söylerken yorum yapmıyorum, aynı maddenin hemen altında şu paragrafa dikkat çekmek isterim; “bu yasadaki hiçbir hüküm, mevcut üyenin haklarına halel getirmez”. Bu yasadaki hiçbir hüküm dediğine göre, bu madde geçici üyelik için de kıyasen uygulanabilen bir genel düzenlemedir. Zira biz hem İİT, hem de İslam Spor geçici üyeyiz ve hukukun en temel kuralıdır ki, aksine bir hüküm yok ise; üye olduktan sonra yapılan düzenlemeler ancak yeni girecek olan üyeleri bağlar. İslam Spor Oyunları Federasyonun tarafımıza verdiği veya vereceği olumsuz yanıtlara karşı kullanabileceğimiz en önemli hukuki argüman bu olmalıydı.
İİT ile sıkı işbirliği anlayışıyla faaliyet gösteren Islam Dayanışma Spor Federasyonun tüzüğüne göz atacak olursak, işbu tüzüğün 4 Maddesi Üyelik tanımlamasını yapmıştır. Uluslararası Milli Olimpiyat Komitesi tarafından onaylanan İİT üye ülkelerinin Milli Olimpiyat Komitelerin İslam Dayanışma Spor Federasyonuna üye olabileceği belirtilmektedir. Bu tüzük 2005 yılında geçmiş. Bu tüzük geçmeden önce zaten Kıbrıs Türk Devleti adıyla hem İİT hem de İDSF geçici üyeliğimiz onaylanmış. Her hal ve karda bu kadar yıldır bu maddenin gereğinin yapılması gerekmekteydi. Hemen aşağıda belirttiğim tarihsel gelişmeler ışığında, 2005 yılından bugüne değin, ciddi lobi ve
hukuki çalışması yapılsaydı, bugün Konya’daki oyunlarda olamamamız için bir sebep görememekteydim.
2)Elimizdeki olumlu argüman ve veriler;
İslam Dayanışma Spor Federasyonun oyunlarına katılabilmek için başvuru yapsaydık veya neden davet edilmediğimizi ihtilaf konusu yapsaydık, aşağıdaki gelişmeler eminim dikkate alınırdı;
a) İİT almış olduğu önemli bir karar vardı ki; Kıbrıs Türklerine yönelik izolasyonun kaldırılmasına yönelik çağrıda bulunan karar, Haziran 2004’te İstanbul’da gerçekleştirilen 31 İslam Dışişleri Bakanları Konferansında onaylanmıştı. Hemen Annan planı ertesinde alınan bu karar aslında İslam Spor ve Dayanışma Federasyonuna üyelik için en önemli argümanlarımızdan biridir.
b) Diğer bir olumlu argümanımız, aslında bizim İslam Spor Federasyonuna da gözlemci üyelik durumumuz olduğudur. İslam Spor ve Dayanışma Federasyonu (ISSF): 6 Mayıs 2008 tarihinde gerçekleştirilen İslam Spor ve Dayanışma Federasyonu’nun (ISSF) 13 İcra Kurulu ve Genel Kurul Toplantısı’nda ISSF’ye gözlemci statüde üye olan ülkemiz, 31 Ağustos – 1 Eylül 2009 tarihleri arasında düzenlenen İslam Spor ve Dayanışma Federasyonu 6 Genel Kurulu’nda Dışişleri Bakanlığımız ile Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan yetkililer tarafından temsil edilmiştir. İİT ve ISSF yasalarında gözlemci üye olan ülkeler bu spor organizasyonuna katılamaz diye bir kurala rastlamadım. Açıkça yasaklanmayan durumlarda, pek ala bu yasal boşluktan yararlanılabilirdi.
c) Örneğin Asya Futbol Konfederasyonu tüzüğünde bile, BM üyesi olmayan devletler bile “Geçici Üye” statüsünde bu Konfederasyona üye olup, dünya kupası elemelerine katılabilmekte, diğer bir ifadeyle dünyadaki herhangi bir ülkenin futbol takımı ile maç yapabilme hakkına sahip olabilmektedirler.
d) 4-8 Ağustos 1991 tarihlerinde İstanbul’da yapılan 20 İslam Devletleri Bakanlar Kurulu toplantısında KKTC’nin gözlemci statüsü güçlendirilerek, İİT’nın tüm komite ve İslam Kalkınma Bankası gibi bağlı kuruluşlarının çalışmalarına katılma imkanı (to take part effectively in the work and activities and meetings of all the organs of the OIC, including its subsidiary organs and affiliated institutions) sağlanmıştır. İslam Spor ve Dayanışma
Federasyonu’nu da İİT”nin bir bağlı kuruluşu olduğu, kendi tüzüğünde açıkça yazmaktadır. Sadece bu madde bile bizim Konya”da olmamızı sağlayabilecek önemli bir karardır.
e) İİT Zirve Toplantısı: İİT’nin en yetkili organı olan İslam Zirvesi 3 yılda bir toplanmakta olup, ülkemiz Zirve’de Devlet Başkanı düzeyinde temsil edilmektedir. Bu zirveye dahi Cumhurbaşkanı seviyesinde katılma hakkını elde etmişken, bu spor organizasyonuna gençlerimizin katılamayacak olması kabul edilebilir değildir. Konya’da gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanımızın da davet aldığından bahsediliyor. Keşke Cumhurbaşkanımız diğer ülkelerin sporcuları ile birlikte, kendi ülkesinin sporcularını da Konya’da izleme imkanı bulabilse ve kazanacaklarına emin olduğum madalyalarını takabilseydi. 2005 yılından beri bizi engellediği iddia edilen tüzük maddesine rağmen, yukarıda hukuki ve siyasi argümanlarla bu konu ihtilaf konusu yapılsa idi, şu anda yaşadığımız çıkmaz pek ala aşılabilirdi.
Yukarıda bahsettiğim gelişmeler ve yasal durum, özellikle izolasyonların kaldırılması kararına da sırtımızı dayayarak, 9 Ağustos gerçekleşecek olan İslam Spor oyunlarına katılımımız için önemli kazanımlardır. Türkiye Cumhuriyeti”nin de ciddi lobi çalışmaları ve girişimleri elde edilen bu kazanımlarından sonra, yukarıda izah etmeye çalıştığım hukuki ve siyasi argümanları da kullanarak İslam Spor Federasyonu oyunlarına katılabilmek için hukuki ve siyasi mücadeleyi vermek ve üyelik için resmi başvuru yapmamız gerekmektedir. 9 Ağustos Konya trajedisi bize, temenniden öteye gitmeyen beyanatlar vermek yerine, ülkemizin gençlerine uygulanan spor ambargolarına son vermek için sistemli, proaktif, çözüm yaratıcı resmi bir politikanın ve buna bağlı olarak da bir eylem planının oluşması gerektiğini gösteriyor.

FİKRİ TOROS: DÜNYA ÜLKELERİNİN KABUL EDEBİLECEĞİ YEGANE ÇÖZÜM FEDERASYON

CTP Milletvekili Fikri Toros, GYÖ’in istişareye ve genişletilmeye açık olduğunu ifade ederek, “Dünya ülkelerinin kabul edebileceği yegane çözüm modeli federasyondur” dedi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fikri Toros, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden ‘Aşamalı ve sonuç odaklı bir müzakere yöntemi çerçevesinde Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ)’ başlıklı bir yazı yayımladı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nicos Anastasiades’ins sunduğu GYÖ ile ilgili Toros, şu ifadeleri kullandı:

“Kıbrıs Rum toplumu lideri Nicos Anastasiades’in sunduğu ve kapsamında Kapalı Maraş, Mağusa Limanı, Ercan Havaalanı, hidrokarbon paylaşımı, katma protokol ve deniz yetkili alanları başlıkları olan Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ),  federal çözümün yaşayabilir olabilmesi için gerekli olan karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi, toplumlar arası entegrasyonun sağlanması, Kıbrıs Türk ekonomisinin kalkınması, varolan statükonun her iki tarafta yarattığı istikrarsızlığın aşındırılması, ve en önemlisi geri dönüşü olmayan, aşamalı bir müzakere yönteminin oluşturulabilmesi için önemli bir kaldıraç gücüne sahiptir.”

Toros, tanık olunan diğer barış süreçlerinde tecrübe edildiği gibi, Kıbrıs çözüm sürecinde de devam eden çıkmazın aşılabilmesi için, ortak kazanımların hakim olacağı bir ortamın oluşturulmasının etkili bir teşvik unsuru niteliğinde olacağını belirtti.

Siyasi sorunun devam ettiği Kıbrıs özelinde, böyle bir ortamın sadece tarafların eşit toplumsal statüde yer aldığı BM zemininde yapılacak müzakere yoluyla oluşturulabileceğine değinen Toros, açıklmasını şu şekilde sürdürdü:

“Önerilen GYÖler, istişareye ve genişletilmeye açıktır.

“DAHA FAZLA GEÇ KALINMADAN MÜZAKERE EDİLMELİDİR”

Bu noktadan hareketle, mevcut koşulların her iki toplumda etkisini gösteren hak ve hukuk ihlallerinin sonlandırılması; ayrıca, ortak yurdumuz olan Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’de barış, istikrar ve ortak kazanımların elde edilmesi hedefiyle, Kıbrıs Türk tarafı GYÖleri meşru zemin olan Birleşmiş Milletler himayelerinde daha fazla geç kalmadan müzakere etmelidir!

Bu bağlamda esas amacı güçlendireceği kesin olan, Avrupa Birliği’nin destek vereceği Avrasya Enterkonnektör ( Eurasia Interconnector ) isimli elektrik kablo bağlantısı; tüm Ada’nın yararlanacağı yüksek güçte bir Güneş Enerjisi Santrali; Akıncılar ve Haspolat’ın yanısıra  Lefkoşa’da Mağusa ve Baf geçiş noktalarının açılması; Kuzey’in AB muktesebatına ve Euro bölgesine hazırlanması; ve AB Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün yasallaşması, etkili bir müzakere yoluyla GYÖler paketine eklenmelidir!

Ersin Tatar’ın GYÖleri reddetmesi ve değerlendirilmesi dahi mümkün olmayan “iki devlet arasında işbirliği” temelli teklifinde ısrar etmesi, Ada’mızın bölünmüşlüğünü ve her noktada denklem dışı, ıssız ve yalnız olan Kıbrıs Türk toplumunun sosyo-ekonomik çöküşünü kalıcılaştırmaktadır!

“DÜNYA ÜLKELERİNİN KABUL EDEBİLECEĞİ YEGANE ÇÖZÜM MODELİ FEDERASYONDUR”

24 Nisan 2004 tarihli referandumda Kıbrıslı Türklerin büyük bir çoğunlukla onay verdiği, iki bölgeli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı Birleşik Federal Kıbrıs yapısına dair iradenin canlı olduğu, ayrıca BM üyesi ülkeler ve Avrupa Birliği başta olmak üzere dünya ülkelerinin kabul edebileceği yegane çözüm modelinin federasyon olduğu da hiçbir zaman unutulmamalıdır!”

 

AVUKATLIK OFİSİNİN KAPISINI KIRARAK İÇERİ GİRDİLER

 

 

Esendağlı’nın Lefkoşa’da bulunan ofisinin giriş kapısı, kimliği belirsiz şahıs ya da şahıslar tarafından kırılarak içeriye girildi.

 

KKCT Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı’nın Lefkoşa’da bulunan ofisinin giriş kapısı, kimliği belirsiz şahıs ya da şahıslar tarafından kırılarak içeriye girildi.

Konu ile ilgili Haber Kıbrıs’a konuşan Hasan Esendağlı “Ofisimizin  arka giriş kapısı kırılarak içeriye girildi. Hırsızlık yapılmadı. Polis soruşturması devam ediyor” ifadelerini kullandı.

 

 

CUMHURBAŞKANI’NA FAHRİ DOKTORA TEVDİ EDİLECEK

 

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Türkiye’ye gitmek üzere bu akşam saat 20.50’de Ercan Havalimanı’ndan Ankara’ya hareket edecek.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, yarın sabah Ankara Ticaret Odası’nı ziyaret edecek olan Cumhurbaşkanı Tatar, basın kuruluşları ile de bir araya gelecek ve Kıbrıs konusuyla ilgili değerlendirmelerde bulunacak.

Yarın akşam 5. İslami Dayanışma Oyunları’nın açılışına katılacak olan Cumhurbaşkanı Tatar çeşitli medya kuruluşlarına, Kıbrıs Türk gençliğine uygulanan haksız kısıtlamalar ve spor ambargosu konularında açıklamalarda bulunacak.

Çarşamba günü Konya’da ikili görüşmeler ve temaslarda bulunacak olan Cumhurbaşkanı Tatar, daha sonra Karaman’a hareket edecek ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde “Kıbrıs Türkü’nün Adada Varoluş Mücadelesi” konulu konferans verecek. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi tarafından Cumhurbaşkanı Tatar’a Fahri Doktora tevdi edilecek. Daha sonra, Karaman Kıbrıs gazileri ile de bir araya gelecek olan Cumhurbaşkanı Tatar, akşam saatlerinde Adana Havalimanı üzerinden Ercan Havalimanı’na hareket edecek.

DAMDELEN AİLESİNİN ACI GÜNÜ

 

 

Aslen Larnakalı olan ve uzun yıllardan beridir Beylerbeyi’nde yaşamını sürdüren Sadık Damdelen dün akşam hayata gözlerini yumdu.

Damdelen’in ani vefatı başta ailesi olmak üzere sevenlerini yasa boğdu.

Jeoloji ve Maden Dairesi’nden emekli Sadık Damdelen bugün Lefkoşa’da İsmail Safa Camii’nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazı sonrasında Lefkoşa Mezarlığı’na defnedlidi.

GİRNE’DE PARK HALİNDEKİ ARAÇ ANİDEN ALEV ALDI

 

Girne’de İskenderun Caddesi üzerinde bulunan park halindeki araçta yangın çıktı.

Polis, saat 11.30 sıralarında, Girne’de İskenderun Caddesi üzerinde bulunan park yerinde park halinde bulunan bir şahsa ait kapalı kamyonet araçta muhtemelen elektrik aksamlarında oluşan kısa devre nedeniyle bir yangın çıktığını açıkladı.

Yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü, Yangın sonucunda aracın iç tavan kısmı, koltukları ve araç içerisindeki muhtelif havuz bakım malzemeleri yandı.

 

BİR HAFTADA 66 KAZA 23 YARALI

 

 

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, 1-7 Ağustos tarihlerini kapsayan süre içinde meydana gelen kazaların 18’i yaralanmayla ve 48’i de hasarla sonuçlandı.

Dönem içerisinde meydana gelen trafik kaza sebepleri ise şöyle;

“süratli araç kullanmak 19 , dikkatsiz sürüş yapmak 13, kavşakta durmamak 15, yakın takip 10 ve diğer etkenler 9.”

Kazalarda toplam hasar miktarı ise 2,127,000 TL oldu.

Kazaların İlçelere göre dağılımı şöyle;

“Lefkoşa 25, Gazimağusa 11, Girne 21, Güzelyurt 2, İskele 7.”

-Polis 7 bin 435 araç sürücüsünü denetleyerek, suç işlediği tespit edilen 749 araç sürücüsü hakkında yasal işlem başlatıldı

Öte yandan aynı tarihlerde ülke genelinde polis tarafından yapılan trafik kontrollerinde, 7 bin 435 araç sürücüsü denetlenerek, suç işlediği tespit edilen 749 araç sürücüsü hakkında yasal işlem başlatıldı.

Suçların şöyle:

“Sürat ( 186 ) , Tehlikeli Sürüş ( 7 ), Dikkatsiz Sürüş ( 22 ), Seyrüsefer Ruhsatsız Araç Kullanmak ( 87 ), Sürüş Ehliyetsiz Araç Kullanmak ( 5 ), Alkollü Araç Kullanmak ( 33 ), Seyir Halinde iken Cep Telofonu ile Konuşmak ( 126 ), Emniyet Kemersiz Araç Kullanmak ( 26 ), Trafik Levha ve İşaretlerine Uymamak ( 70 ), Muayenesiz Araç Kullanmak ( 27 ), Sigortasız veya Kapsamı Dışında Araç Kullanmak ( 42 ), “A” Yol Kullanma İzinsiz Araç Kullanmak ( 15 ), “B” Özel İşletme İzinsiz Araç Kullanmak ( 2 ), Tonajından Fazla veya Tehlikeli Yük Taşımak ( 1 ) ve 100 diğer.”

ŞANLI ERENKÖY DİRENİŞİ ŞEHİTLİKTEKİ TÖRENLE ANILDI

 

 

Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde önemli bir yeri bulunan Erenköy Direnişi ve direniş sırasında şehit olanlar, Erenköy’de düzenlenen törenle anıldı.

Şanlı Erenköy Direnişi ve Erenköy Şehitlerini Anma Gününün 58’inci yıl dönümü dolayısıyla Erenköy Şehitliği’nde tören yapıldı.

Törene, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Özlem Demir, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Maliye Bakanı Alişan Şan, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, bazı milletvekilleri, diğer bazı askeri ve sivil yetkililer ile şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı.

Tören, protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle başladı.

Şehitlik Özel Defterinin, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu tarafından imzalanmasının ardından konuşmalara geçildi.

Törende, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yenierenköy Belediye Başkan Vekili Küfi Tulga ve Erenköy Mücahitler Derneği Başkanı Mustafa Arıkan birer konuşma yaptı.

Anma töreni, şehitliğin gezilmesi, şehit kabirlerine çiçek bırakılması ve kabir başında dua okunmasıyla tamamlandı.

-Atatürk Büstü açıldı

Törenin ardından protokolün katılımıyla Mustafa Kemal Atatürk Büstünün açılışı yapıldı, fotoğraf sergisi gezildi.

Erenköy Direnişi’nde yaşananlar ve o dönem Türkiye’den gelen desteği konu alan iki senaryo sergilendi, müze gezildi.

İzaz ikramın ardından anma töreni kapsamında KKTC Okçuluk Federasyonu’nca düzenlenen 5-16 yaş grupları arasında yapılan yarışmada başarı elde edenlere madalyaları takdim edilecek.

-Şehitlik Özel Defteri imzalandı

-Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Şehitlik Özel Defterine şunları yazdı:

“Aziz Şehitlerimiz,

Vatan bildiğimiz bu topraklarda Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde ortaya koyduğunuz cesaret, üstün irade ve büyük fedakarlıkla gerçekleştirdiğiniz Erenköy Direnişi’nin 58. yıl dönümünde bugün, bir kez daha manevi huzurunuzda saygı ve minnet duygularımızla eğiliyoruz.

Siz Aziz Şehitlerimiz sayesinde Kıbrıs Türk halkının mücadele tarihinde Çanakkale Destanı’na eş bir şekilde yer bulan Erenköy Direnişi ile canlarınız pahasına Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye ile olan yegâne irtibat bölgesi muhafaza edilmiş ve halkımızın kutsal direnişinde destansı bir zafer elde edilmiştir.

Kıbrıs Türk halkı bugün öz vatanında, kendi devletinin çatısı altında hür ve güven içinde sizin unutulmaz mücadeleniz ve fedakarlıklarınız sonucunda yaşamaya devam ediyor. Aziz Şehitlerimiz rahat uyuyunuz; bize emanet ettiğiniz ulusal değerler, maneviyat, ilham ve güçle, Kıbrıs Türk halkının dünyada hak ettiği yere ulaşması için azim ve kararlıkla mücadeleye devam edeceğiz; sizleri asla unutmayacak ve unutturmayacağız. Manevi huzurunuzda bir kez daha saygı ve minnetle eğiliyoruz. Ruhunuz şad olsun.”

-Öztürk

KTBK Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk de Şehitlik Özel Defterine şunları yazdı:

“Aziz Şehitlerimiz,

Bu cennet vatanda uğradığınız haksız zulme boyun eğmeyerek, başı dik ve hür yaşamak pahasına, üstün bir cesaret ve fedakarlıkla destan yazdığınız Erenköy Direnişi’nin ölümsüz anısına, manevi huzurunuzda bulunmanın gururunu yaşıyoruz.

Milli ve manevi değerler uğruna canını seve seve feda eden sizler, karakteri bağımsızlık olan asil Kıbrıs Türk halkının yaşadığı toprakları vatan yaptınız.

Milli benliğini bilmeyen milletlerin başka milletlerin avı olacağı bilinciyle; söz veriyoruz ki dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Yüce Türk Milleti ve Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs Türk halkının istiklali ve bekası için, haysiyeti ve şerefiyle yaşaması için daima yanında olacaktır.

Kıbrıs Türk halkının mücadelesine yön vermiş ve en yüce rütbeye ulaşmış sizlerin emaneti bu güzel vatana “ölürsem şehit, kalırsam gazi” anlayışı ile sahip çıkmaya kararlıyız. Sizleri minnet ve şükran duygularımızla yad ediyor, manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz.

Ruhunuz şad olsun.”

-Topaloğlu

GKK Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu ise özel deftere şunları kaydetti:

“Aziz Şehitlerimiz,

Kıbrıs’ta Türk Milli mücadele ateşi kıvılcımının atıldığı Şanlı Erenköy Direnişi’nin 58’inci yıl dönümünde bir kez daha manevi huzurundayız.

Sizler bitmek tükenmek bilmeyen Rum saldırılarına karşı bir avuç kahraman vatansever olarak burada yaşayanlar ile okullarını yarı bırakarak gelenler bu topraklar için kanlarınızı akıtarak, canlarınızı feda ederek şehadet mertebesine ulaştınız. Bütün dünyaya bir avuç Türk’ün kendinden kat ve kat fazla sayıda düşmana karşı, onuru, bayrağı ve özgürlüğü uğruna verdiği mücadelede yenilmesinin mümkün olmadığını bir kez daha gösterdiniz. Erenköy’den başlayarak kat edilen yol ve bugün egemen varlığımız sizlerin sınır tanımayan özverinizin bir sonucudur.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı olarak bizler, 58 yıl önce hayatınız pahasına koruduğunuz bu kutsal toprakların yılmaz bekçisi olmaya ve yaktığınız varoluş meşalesini daima parıldatmaya devam ettireceğimize söz veriyoruz.

Aziz Şehitlerimiz sizlere şükranlarımızı sunuyor, manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz.

Ruhunuz şad olsun.”

KKTC’DE YABANCI SUÇLU ORANINDA CİDDİ ARTIŞ VAR

 

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi 2021-2022 adli yılı kapanışını gerçekleştirdi.

Başkan Fadıl Aksun, Kıdemli Yargıç Şerife Katip ve Yargıç Murat Soytaç’tan oluşan ağır ceza heyeti huzurundaki kapanış oturumunda Savcı Ergin Atıcı, Lefkoşa Polis Müdürü Ahmet Beşerler, Merkezi Cezaevi Müdürü Fatih Erdoğan ve Denetimli Serbestlik Kurulu üyesi Müfettiş Muavini Mustafa Hidayet mahkemeye bilgi verdi.

Lefkoşa Polis Müdürü Ahmet Beşerler, Lefkoşa Polis Müdürlüğü sorumluluk alanı içerisinde 1 Ocak 2022 tarihinden 8 Ağustos 2022 tarihine kadar 816 adet cürüm dosyası tanzim edildiğini, bu dosyaların 570 âdeti mahkemeye sevk edilirken 246 âdetinin tahkikat altında olduğunu anlattı.

Beşerler, geçen yıl 591 cürüm dosyası tanzim edildiğini söyleyerek, bu yıl rakamlara bakıldığında yüzde 38 artış olduğuna değindi. Beşerler, bu yıl yine ayni tarihler arasında 496 adet kabahat dosyası tanzim edildiğini ve bu dosyaların da 357 âdetinin mahkemeye sevk edilirken 139 âdetinin tahkikat altında olduğunu belirtti. Beşerler, kabahat suçlarında ise yüzde 7 artış olduğuna değindi. Beşerler, bu artışın büyük kısmının askeri yasak bölgeyi ihlal ve mahkeme emrine riayetsizlik suçu nedeniyle olduğunu belirtti. Beşerler, Lefkoşa’da 8 Ağustos tarihi itibariyle hücrelerde 4’ü kadın, 15’i erkek 19 kişinin tutuklu bulunduğunu mahkemeye aktardı. Beşerler, 19 kişiden 5’İnin izinsiz ikamet, 4’ü sirkat, 3’ü askeri yasak bölgeyi ihlal ve diğer suçlardan tutuklular olduğunu belirtti. Beşerler, son olarak 8 Ağustos tarihi itibariyle Merkezi Cezaevi’nde hükümsüz olarak 137 hükümsüz tutuklu bulunduğunu, 35’inin uyuşturucu, 18’inin sirkat, 12’sinin izinsiz ikamet suçundan tutuklu olduğunu mahkemeye bildirdi.

Merkezi Cezaevi Müdürü Fatih Erdoğan, yeni ve mevcut cezaevinde toplam 722 tutuklu bulunduğunu belirtti. Erdoğan, yeni cezaevinde 80 pozitif vaka olduğunu ve 120 civarında yeni tutuklunun pandemi nedeniyle merkezi cezaevine sevk edilmeden önce 7 günlük bekleme sürecinde olduklarını anlattı. Erdoğan, 10’u kadın 173 erkek, 9 genç, 43 yabancı toplam 235 ağır cezalı mahkum olduğuna değindi. Erdoğan, hafif cezalı mahkum sayısının 74 erkek, 4 kadın, 11 genç, 40 yabancı olmak üzere toplam 129 kişi olduğunu söyledi. Fatih Erdoğan, cezaevinde hükümlü tutukluların 348 kişi, hükümsüz tutuklu sayısının ise 358 olduğunu belirtti. Erdoğan, cezaevinde şuanda KKTC vatandaşı 192, TC uyruklu 161, TC-KKTC vatandaşı 89, yabancı uyruklu 280 toplamda 722 tutuklu olduğunu söyledi. Erdoğan, 85 mülteci olduğunu, 14-18 yaş arası 3 tutuklu bulunduğunu anlattı.

Savcı Ergin Atıcı, tanık olarak Başbakanlık Denetimli Serbestlik Kurulu Üyesi Müfettiş Muavini Mustafa Hidayet, 2016 yılından düne kadar kurula yılları arasında 645 kişinin başvurduğunu söyledi. Süreci 375 kişinin başarı ile tamamladığına değinen Hidayet, 102’sinin süreci ihlal ettiğini anlattı. Hidayet, heyetin bu süreçte 14 kişiye denetimli serbestlik hakkı tanıdığını, 5’inin süreci başarı ile tamamladığına, 5’inin süreci ihlal ettiğine, 2’sinin yargılanıp ceza aldığına ve 3’ünün sürecinin devam ettiğini anlattı. Hidayet, 2016 yılında laboratuvarda çıkan yangın sonucu bu tahlillerin gerçekleştirilemediğini, tahlillerin 2020 yılında yapılmaya başlandığını söyledi. Hidayet, 2021 yılında ise Eğitim Bakanlığı ile istişare içinde Denetimli Serbestlik sürecindeki kişilere eğitim verilmeye başlandığını anlattı.

Savcı Ergin Atıcı, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Eylül 2021 tarihinde askıda 118 davayla devraldığını söyledi. Atıcı, 7 Ağustos’ta ağır ceza mahkemesine 256 yeni havale olduğunu belirtti. Atıcı, bugüne değin toplam 246 adet dava neticelendiğini ve yoğunluğun her yıl arttığını söyledi. Atıcı, ağır ceza mahkemesinde görev yapan diğer savcı arkadaşlarıyla birlikte mahkemeye özverili çalışmalarından ötürü teşekkür etti.

Kapanış duruşmasında son olarak söz alan Başkan Fadıl Aksun önemli mesajlar verdi.

 

Başkan Fadıl Aksun, “Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Lefkoşa, Güzelyurt, Lefke bölgelerinde işlenen ağır cezalık suçların yargılamasını yaptığı gibi Güvenlik Kuvvetleri Mahkemesi olarak da görev yürütmektedir. 2021-2022 Adli yılı içerisinde bu yöndeki görevimizi sürdürürken gözlemlediğimiz bazı hususları aktarmakta fayda görürüz” dedi.

Aksun şunları kaydetti:

“16/09/22 ile 08/08/22 tarihleri arasında toplamda 253 dava sonuçlanmıştır. 103 dava ise yeni adli yıla kalmıştır. Biten davalarda 86 dava ile uyuşturucu madde suçları, 35 dava ile emanetçi/müstahdem/kamu görevlisi tarafından sirkat suçları ile 2. Sırada iken 3. Sırayı 15 dava ile cinsel tecavüz ve vahim zarar suçları oluşturmaktadır.

Dünyada sanal imkanların artması ile değişen suç tiplerinden ülkemizde nasibini almıştır. Özellikle izinsiz sanal kumar/bahis ve bundan sağlanan gelirin aklanması ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu faaliyetlerden kazanılan para hacmi oldukça yüksek olmakla birlikte bu paranın aklanabilmesi için çok sayıda kişinin banka hesaplarını kullandırdığının farkında olduğumuzu ve bunun da suç teşkil ettiğini belirtmek isteriz. Ülkemizin Türkiye Cumhuriyeti haricinde tanınmıyor olmaması bu açıdan sürdürülen mücadeleyi zorlaştırmaktadır. Üçüncü ülkelerle bilgi ve belge alışverişinde yaşadığımız zorluklar suçluların ülkemizi cazibe merkezi olarak görmelerine yol açmakta ve bu durum da ülkemizdeki suç oranın artmasına maalesef katkıda bulunmaktadır. Huzurumuzdaki suçlu profilini incelerken her geçen yıl yabancı suçlu oranında ciddi bir artış olduğunu gözlemlemekteyiz. Ülkemizin coğrafi büyüklüğüne nazaran topraklarımızın üzerinde kurulu bulunan üniversite sayısı eğitim adası olarak kazandığı unvanın haklılığını ortaya koymakla birlikte huzurumuzda bulunan özellikle uyuşturucu suçlarının sanıklarının da 3. ülkelerden gelen üniversite öğrencilerinden oluşunu görmek bizi üzmektedir. Ülkemizin eğitim imkanlarından faydalanmak için gelen kişilerin öğrencilik sıfatlarına uygun davranmaları ve toplum kurallarına uymaları gerekir. Bunu yapmayan kişilerin öğrenci sıfatlarının arkasına sığınmalarına müsaade etmemiz mümkün değildir. Yine birçok Üniversite öğrencisinin okullarına kayıt yaptıktan sonra eğitimlerine devam etmedikleri ve ülkemizde kaçak olarak bulundukları da gözümüzden kaçmamıştır. Kaçak konumdaki bu kişilerin hayatlarını sürdürebilmek için kaçak iş gücü, uyuşturucu ticareti veya kara para aklama faaliyetlerine giriştiği de gözlemlerimiz içerisindedir. Bu da Üniversitelerimize öğrenci seçiminde daha özenli davranma zorunluluğu getirirken muhaceret makamlarının da ciddi bir denetim yükümlülüğü altında olduğunu ortaya koymaktadır. Yine, huzurumuzdaki ölümlü trafik kazalarından gördüğümüz kadarı ile son zamanlarda sanıkların alkol yanında uyuşturucu madde tesiri altında da araç kullanarak kaza yaptıklarını da gözlemlemekteyiz. Bu durum yollarda alkol denetimi yanında uyuşturucu denetimlerinin yapılması için yasal değişikliklerin yapılması gerekliliğini de gündeme getirmektedir. Devlet Laboratuvarının idrar testlerini yeniden yapmaya başlaması ile denetimli serbestlik süreci daha düzgün çalışmaya başlamış ve maalesef yüksek oranda uyuşturucu kullanımı tespit edilmiştir. Yeri gelmişken, Kent Güvenlik Sisteminin suçların önlenmesinde ve ortaya çıkarılmasında ciddi katkılarının olduğunu belirtmek ve bu noktada sistemin geliştirilip ada çapına yayılmasının faydalı olacağı yönünde görüşümüzü belirtmek isteriz.
Bu süreçte Aile içinde meydana gelen cinsel suçların da artış eğiliminde olduğunu üzülerek gözlemlemekteyiz. Bu suçların olgularını incelediğimizde yetersiz ev koşullarında tüm aile bireylerinin aynı odada yaşaması gibi olguların bu tip suçlarda ortak olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda sosyal hizmetlere daha fazla görev düştüğünü ve önleyici tedbirler kapsamında ev ziyaretlerinin arttırılmasının fayda sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Askeri Mahkeme olarak oturum yapan mahkememiz yine çok ciddi bir sorunu gözlemlemektedir. Özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde çalışan veya bulunan 3. Dünya ülkesi vatandaşlarının deport işlemlerinin ülkemizce karşılanacağını bildikleri için kasti olarak sınırlarımızı ihlal etmeye kalkıştıkları ve bunu teyammül haline getirdiklerini ve bu durumun kamu bütçesine ciddi bir külfet oluşturduğunu görmekteyiz. Yine mevcut cezaevinde çocuk suçlular ile yetişkinlerin aynı ortamda cezalarını çekiyor olmalarını da sağlıksız bir sonuç oluşturduğunu ve çocukların ıslahına hizmet etmediğini yeniden vurgulayarak yeni cezaevinde bu sorunun çözülmesini temenni ederiz.

Tüm teknolojik ve lojistik zorluklara rağmen başta Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Polis Genel Müdürlüğünün suçlarla mücadelede ciddi bir emek harcadıklarını görmekteyiz. Yıl boyunca oturumlarımıza katkı koyan başta personelimiz olmak üzere herkese teşekkürü borç biliriz.”

ERCAN’DAN GİRİŞ YAPARKEN TUTUKLANDILAR!

 

 

Marmara bölgesinde Haziran ayı içerisinde gerçekleşen ev açma meselesi ile ilgili olarak aranan kadınlardan üçü Ercandan giriş yaparken tutuklandı.

 

Marmara bölgesinde Haziran ayı içerisinde gerçekleşen ev açma meselesi ile ilgili olarak aranan kadınlardan üçü Ercandan giriş yaparken tutuklandı.

Zanlılar Sevim Çiftyürek, Sultan Durmazer, Seycan Arıkan mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Gültekin Sancar, olguları aktardı.

Polis, zanlılar Sevim Çiftyürek, Sultan Durmazer, Seycan Arıkan’ın Ev açma, sirkat suçuna methaldar olduğunu belirtti.

Polis, 2 Haziran 2022 tarihinde öğle saatlerinde Marmara’da bir ikametgâha doğuya bakan ahşap kapısının biri aranan dört zanlının hasar yapmadan eve girip, 18 adet ziynet eşyası ve 2 swaroski takının çalındığını anlattı. Polis, 4 kadın zanlının kimliğinin 4 Haziran’da tespit edildiğini ve yurtdışına çıkış yaptıklarının belirlendiğini söyledi. Polis, zanlılardan üçünün 28.07.2022 tarihinde Ercan Havalimanı’ndan giriş yapıp, tutuklandığını anlattı.

Polis, zanlıların tutuklu yargılanmalarını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Kıdemli Yargıç Mine Ozankaya zanlıların 40 günü aşmamak üzere hükümsüz tutuklu olarak cezaevinde kalmasına emir verdi.

YENİBOĞAZİÇİ’NDE MEYDANA GELEN KAVGADA 1 KİŞİ TUTUKLANDI

 

 

Yeniboğaziçi’nde meydana gelen kavgada bir kişi tutuklandı.

 

Polisten yapılan açıklama şu şekilde:

07.08.2022 tarihinde, saat 16:30 sıralarında, Yeniboğaziçi’nde, A.A.(E-46) aralarında yaşanan tartışma sonucu N.H’nin(E-37)’un yüzüne yumruk atmak suretiyle adı edileni ciddi şekilde darp edip dişinin kırılmasına sebep olmuştur.

Bahse konu şahıs tutuklanmış olup, soruşturma devam etmektedir.

 

Yorumlar

BREZİLYALI SPORCUYU BAŞINDAN VURDULAR

 

 

Japonya kökenli dövüş sporu Jiu Jitsu’da tüm zamanların en başarılı sporcularından Brezilyalı Leandro Lo, Sao Paulo’da bir gece kulübünde başından vurularak infaz edildi.

 

Olayın ardından yapılan açıklamada doktorlar, ünlü sporcunun beyin ölümünün gerçekleştiğini duyurdu. İşte detaylar…Doktorlar, Lo’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini açıkladı. 33 yaşındaki Lo’nun, görevde olmayan polis memuru Henrique Velozo tarafından vurulduğu duyuruldu.

Polise teslim olan Velozo gözaltına alındı.Folha de Sao Paulo gazetesi, 30 yaşındaki Velozo’nun soruşturma süresince 30 gün gözaltına tutulacağını bildirdi. Görgü tanıklarına göre, arkadaşlarıyla birlikte bir konser için Clube Siria adlı gece kulübüne giden Lo ve Velozo arasında tartışma çıktı. Velozo eline bir cam şişe aldı ve Lo’yu tehdit etti.

Lo, bunun üzerine Velozo’yu hareketsiz bıraktı ve ona gitmesini söyledi. Velozo da silahını çıkarıp Lo’yu alnından vurdu.33 yaşındaki Leandro Lo, 2012-2022 yılları arasında 5 ayrı kategoride 8 kez Ju Jitsu dünya şampiyonu olarak rekor kırmıştı. Beyin ölümünün gerçekleştiğinin açıklanması sonrası, dünyanın dört yanında sosyal medyada Lo için taziye mesajları yayımlandı.

MAYMUN ÇİÇEĞİ VAKASINA TEMASLILAR AŞILANDI

Güney Kıbrıs’ta görülen ilk maymun çiçeği vakasının 7 temaslısının dün aşılandığı bildirildi.

Güney Kıbrıs’ta görülen ilk maymun çiçeği vakasının 7 temaslısının dün aşılandığı bildirildi.

Alithia gazetesi, Sağlık Bakanı Mihalis Hacıpandelas’ın dün yaptığı açıklamada, düne kadar tespit edilen toplam 3 vakanın genel sağlık durumunun iyi olduğunu söylediğini yazdı.

Habere göre Hacıpandelas, Cumartesi günü açıklanan iki vakadan birinin turist, diğerinin de denizci olduğunu kaydederken, Sağlık ve Gıda Güvenliğinden Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Stella Kiriakidu’ya aşıları beklenenden daha hızlı almalarındaki yardımı ve İsrail’e de, aşı bulunamaması halinde kendi aşılarından vermeyi teklif etmesinden ötürü teşekkür etti.

Hacıpandelas, toplu aşılama olmayacağını ve aşılar konusunda dikkatli olunup, bu aşılara ihtiyacı olanların aşılanacağını belirtti.

LİMASOL’DAKİ AĞROTUR TUZ GÖLÜ’NDE ÇEVRE FELAKETİ!

Limasol Ağrotur Tuz Gölü’ndeki çevre felaketinin büyük olduğu belirtildi.

 

Limasol Ağrotur Tuz Gölü’ndeki çevre felaketinin büyük olduğu belirtildi.

Fieleftheros gazetesi “Eşsiz Bir Sulak Alan Yok Olma Tehlikesinde” başlıklı haberinde, Ramsa Sözleşmesi şemsiyesi altında bulunan Limasol’daki Tuz Gölü’nün kuzeyinde son yıllarda yapılan kalkınma çalışmalarının su dengesinin bozulmasına neden olduğunu yazdı.

Tuz Gölü’nün yaz aylarında kuruduğunu, şu an ise tatlı suyla kaplandığını yazan gazete, Tuz Gölü’yle alakalı derhal tedbir alınmaması durumunda bunun çevreye ve sulak alana etkilerinin büyük olacağını belirtti.

Limasol Tuz Gölü’nün olduğu bölgeye 500 kadar ev ve çok katlı binaların yapılması planının bulunduğuna dikkati çeken gazete, sorunun çözümlenmemesi durumunda çok miktarda tatlı suyun göle akacağını da belirtti.

Ηabere göre Limasol Belediye Başkanı ve Limasol Kanalizasyon Komisyonu Başkanı Nikos Nikolaidis konu hakkında yaptığı açıklamada, bölgedeki kalkınma çalışmaları nedeniyle çevrede gözle görülür bir farklılığın bulunduğunu ifade etti.

Nikolaidis, çevreye yönelik bu müdahalenin değerlendirilmesi gerektiğini aksi takdirde çevre felaketinin kaçınılmaz olacağını dile getirdi.

Rum Ekologlar ve Vatandaşlar İş birliği Başkanı Alkis Papas, devletin konu hakkında stratejik bir inceleme yapması gerektiğini ifade etti.

Papas, bölgede yapılan kumarhane ve otel gibi iki büyük kalkınma çalışması nedeniyle Tuz Gölü’nde büyük bir değişikliğin gözlemlendiğini de belirtti.

AMCAOĞLU: KIBRIS TÜRKÜ’NÜN GEREKTİĞİNDE BİR OLDUĞUNUN EN ÖNEMLİ ÖRNEĞİ

 

 

Bakan Amcaoğlu Erenköy Direnişi’nin 58’inci yıldönümü nedeniyle mesaj yayımladı

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Erenköy Direnişi’nin 58’inci yıl dönümü dolayısıyla  mesaj yayımladı.

Bakan Amcaoğlu’nun Kıbrıs Türkü’nün var oluş mücadelesindeki efsane direnişi gerçekleştirenleri andığı mesajı şöyle:

“ Büyük Türk ulusu için Çanakkale Zaferi neyse, bizler için de Erenköy Direnişi odur. Bu direniş bir destandır. Bu destan, Kıbrıs Türkü’nün gerektiğinde bir olabildiğinin en önemli  örneğidir.

Kıbrıs Türkü’nün var oluş mücadelesindeki bu efsane direnişi gerçekleştirenleri saygıyla selamlarken; en başta şehitlerimiz olmak üzere, yaşamını yitiren tüm mücahitlere Allah’tan rahmet; hayatta olan gazilerimize de sağlık ve huzur dolu nice yıllar dilerim.”

BAYINDIRLIK VE ULAŞTIRMA BAKANI ARIKLI, ŞANLI ERENKÖY DİRENİŞİ ŞEHİTLERİNİ RAHMETLE ANDI

 

 

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı,  Erenköy Direnişi’nin Kıbrıs Türk tarihinde en anlamlı direnişlerden biri ve Kıbrıs Türk gençliğinin vatan topraklarına sahip çıkma azminin en anlamlı göstergesi olduğunu belirtti. Arıklı, Şanlı Erenköy Direnişi’nin 58. Yıldönümünde yayınladığı mesajda, Kıbrıs Türkü’nün toplumsal varoluş mücadelesinde önemli bir yere sahip olan Erenköy Direnişi’nin yıldönümünü şerefle idrak ettiklerini kaydederek, bu direniş sırasında şehit düşenleri bir kez daha minnet ve rahmetle andı.

 

Erenköy direnişinin, 1964 yılında yurtdışında öğrenim gören gençlerin, canlarını hiçe sayarak vatan topraklarını korumak uğruna ortaya koyduğu büyük bir fedakarlık örneği olduğunu belirterek şunları ifade etti: ” Tam 58 yıl önce Erenköy’de Türkiye ve İngiltere’den yaklaşık 500 üniversite genci, tahsilini yarıda bırakarak adaya gelmiş, Erenköy halkıyla birlikte ardı arkası kesilmeyen Rum saldırılarına karşı 2 yıl boyunca çok zor şartlar altında bir yaşam savaşı ve imkansız denecek kadar zorlu bir mücadele vermişlerdir. Vatan topraklarını müdafaa etmek uğruna kendilerinden silah ve sayıca kat kat üstün bir kuvvet karşısında ayakta durarak büyük bir destan yazan bu gençlerin inanç ve kararlılığı takdire şayandır.

Kıbrıs Türk halkı çok ağır baskı ve saldırılara maruz kalmasına rağmen, sergilemiş olduğu bu direnişle hiçbir zaman esaret altına girmeyeceğini bütün dünyaya göstermiştir. Yıllar boyu verilen onca zorlu mücadelede Anavatan’a olan inanç ve güvenini daima korumuş ve bunun neticesinde kendi özgür ve bağımsız devletine kavuşmayı başarmıştır. Bu vesileyle, başta Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel olmak üzere canlarını ortaya koyarak bu toprakları vatan yapan şehitleri rahmetle, Erenköy Gazilerini, ayrıca tarihimizin bu en anlamlı mücadelesinde yer alan ve destek veren mücahit ve mehmetçikleri minnetle anarım” dedi.

AÇIK ARTIRMA İLE SATIŞ YAPILIYOR

 

Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi, açık artırma usulu ile ayrıştırılmamış hurda muhtelif metal satışı yapacak.

Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi’nden verilen bilgiye göre, satış, 11 Ağustos Perşembe saat 10.00’da Su İşleri Dairesi Güzelyurt Ambarında yer alacak.

Su İşleri Dairesi Güzelyurt Ambarı ile Karayolları Dairesi Lefkoşa Ambarında bulunan muhtelif hurda metaller, açık artırma usulü ve peşin para ile satışa çıkarılacak.

İhaleye katılma şartları şöyle:

“Satışa çıkacak malzemeler için açıkartırmaya katılacak olan alıcı/alıcılar 45 gün süreli 50,000TL miktarında geçici banka teminat mektubu veya Maliye Bakanlığı Gelir ve Vergi Dairesi veznesine yatırılacak para karşılığı alınan makbuz ve devlete vergi borcu olmadığına dair belge getirecektir. Malzemeler yerlerinde açık artırma tarihine kadar görülebilir.

Daha fazla bilgi ve şartnameyi 10/08/2022 tarihi mesai saati bitimine kadar Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi Müdürlüğü Ayniyat ve Levazım Şubesinden temin etmeleri  gerekmektedir. Şartname almayan katılımcılar ihaleye alınmayacaktır. Tel:228-5940-41-42-43Dahili (239).”

TATAR ÖNCE ANKARA’YA SONRA KONYA’YA GİDECEK

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Konya’ya gitmek üzere bu akşam adadan ayrılacak…

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Konya’ya gitmek üzere bu akşam adadan ayrılacak…

Ankara üzerinden Konya’ya yarın geçecek olan Tatar, yarın sabah Ankara’da çeşitli temaslarda bulunacak ve aynı gün öğle saatlerinde Konya’ya geçecek.

Tatar Konya’da 5. İslam Dayanışma Oyunları Açılış Törenine katılacak.

 

TURİZM EMEKÇİLERİ İNİSİYATİFİ’NDEN İÇ İŞLERİ BAKANI ÖZTÜRKLER’E ZİYARET

Turizm Emekçileri İnisiyatifi’nden İç İşleri Bakanı Sn. DR. Ziya Öztürkler’e ziyaret gerçekleştirildi.

TEİ yöneticileri tarafından İç İşleri Bakanı Öztürkler’e yapılan ziyarette pandeminin başlamasıyla birlikte ortaya çıkan zorluklar ve daha sonrasında yaşanan sorunlara hükümet yetkililerinin ivedi bir şekilde çözüm üretmeleri konusunda destekleri rica edildi.

Özellikle pandemi döneminde eksik primlerinden ve 40 gün kuralından kaynaklı cezalar için derhal bir af yasasına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan TEİ bu konuda destek talebinde bulunarak ortaya çıkan mağduriyetlerin biran önce giderilmesi gerektiği konusunda nedenler anlatıldı.

İç İşleri Bakanı Sn. DR. Ziya Öztürkler de ziyarette pandemiden kaynaklı bu ve bunun gibi konuların çözümü için elinden gelen gayreti göstereceğini Turizm Emekçilerinin haklı olduğu bu konuya duyarlılık göstereceğini belirtti.

SUCUOĞLU, ŞANLI ERENKÖY DİRENİŞİ İÇİN MESAJ YAYIMLADI

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Faiz Sucuoğlu, Şanlı Erenköy Direnişi’nin 58. Yıldönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Sucuoğlu’nun mesajı şu şekilde;

“Şanlı Erenköy Direnişi’nin 58. Yıldönümü nedeniyle, öncelikle şehitlerimizi rahmetle anıyor,  kahraman gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum.
Çanakkale Ruhunun, bereketci azmiyle birleştiği Erenköy direnişi, Kıbrıs Türk halkının kalbinde ayrı bir anlam ifade etmektedir.
Siyasi görüşlerini bir kenara bırakıp, vatan için gözünü kırpmadan canını siper eden gençlerin bir destanı olan Erenköy, Kıbrıs Türkü’nün birlik içinde vatanı uğrunda verdiği efsanevi mücadelenin, dünya tarihine geçmesine imkan yaratmıştır.

Erenköy’deki direnişçi, milli ruh halen ayaktadır ve KKTC’nin, gelişip, güçlenmesine katkı koymamız yönündeki çalışmalarımızda  gerekli motivasyonu bizlere tüm gücüyle sağlamaktadır.
Şanlı Erenköy Direnişi,  güvenliğimizi garantiye almanın önemini de hatırlatmaktadır.
Spordan kültüre, dış ticaretten ekonomik faaliyetlerimize kadar, Kıbrıs Türkü’nün nefes almasını engellemek için her fırsatı kollayan Rum  Liderliğinin, bilmesi gereken yegane gerçek, KKTC Devletinin varlığı ve Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinden vazgeçmemizin söz konusu olmadığıdır.

Şanlı Erenköy Direnişi’nin 58. yıldönümü nedeniyle bir kez daha vurgulamak istiyorum ki; Erenköy’de o günün gençlerinin, bugünkü abilerimizin bizlere bıraktığı mücadele ve direniş azmi ile manevi mirası, bizden sonraki nesile aktarmak boynumuzun borcudur…”

CTP’DEN ERHÜRMAN ADAY OLDU

Cumhuriyetçi Türk Partisi’nde 4 Eylül’de gerçekleşecek kurultayda başkanlık için tek başvuru yapıldı, Tufan Erhürman yeniden aday oldu.

Genel Sekreter Erdoğan Sorakın’dan alınan bilgiye göre; 75 kişilik parti meclisi için ise 114 aday müracaatta bulundu.

5 kişilik Yüksek Disiplin Kurulu’nda görev yapmak için ise 5 kişi başvuru yaptı.

 

RIHTIM ÇALIŞMASI BAŞLATILACAK…

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz Kayalar Balıkçı Barınağı’nda incelemeler de bulunarak, bölgede balıkçıların sorunlarını dinleyip görüş alışverişinde bulundu.
2019 yılında başlayan yatırımlar çerçevesinde faaliyete geçen Kayalar Balıkçı Barınağı’na toplam 190 metre uzunluğunda ana mendirek ve tali mendirek inşa edilmişti. Ayrıca balıkçıların teknelerini karaya alabilmeleri ve tamirlerini yapabilecekleri çekek yeri ve çevre düzenlemesi yapılmıştı.
Geçtiğimiz yıllarda açılışı da yapılan barınağın Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma Ekonomik İşbirliği Ofisi katkılarıyla ihale edilerek 35 metre olan ana mendireğin güçlendirilmesi ile birlikte 15 metre daha uzatılarak can ve mal güvenliği artırıldı.
Önümüzdeki günlerde ise rıhtım çalışmasının başlatılmasına karar verildi.

ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ BAŞLADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin’in Rus Sanatoryum’daki görüşmesi, saat 15.20’de başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Görüşmemiz, Türkiye ve Rusya’nın bölgede oynadığı rolü ortaya koyması bakımından çok önemli

Görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin’e teşekkür ederek Tahran ziyaretinin ardından 17 gün aradan sonra tekrar bir araya gelişleri sebebiyle memnuniyetini ifade etti.

Her iki ülke heyetinin Türkiye’de yaptığı görüşmelerin de verimli geçtiğini bildiren Erdoğan, “Siyasi, ekonomik ve ticari alanlarda birçok konuları ele aldılar ve şimdi de bizim bu konulardan sonra buna bir adeta nokta koymamız inanıyorum ki Türkiye-Rusya ilişkilerinde çok farklı bir sayfayı da açacaktır. Gerek enerjide gerek Karadeniz hattının tarımda, tahılda buradan atılan adımlar, turizmde yapılan görüşmeler, ulaşımla ilgili olarak atılan adımlar ki bütün bunlarla beraber bölgedeki bazı adımların atılması, bunlar gerek heyetlerimizin yaptığı ama bizim de bugün başa baş ikili bu görüşmeyi yapmak suretiyle Türkiye ve Rusya’nın bölgede oynadığı rolü ortaya koyması bakımından çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“Suriye’deki gelişmeleri bu vesileyle özellikle ele almamız inanıyorum ki bölgeye ayrıca rahatlama getirecektir. Terörle mücadelede dayanışmamız büyük önem arz ediyor ve bu konuyla ilgili olarak da atacağımız adımlar, yapacağımız görüşmelerle inanıyorum ki bir güç kazanacaktır. Yine bugün tabii dünyanın gözü Soçi’de. ‘Acaba Soçi’de ne görüştüler, ne yaptılar?’ Burayı takip ediyorlar. Bizim de yapacağımız bu görüşmelerden sonra da bunlara verilecek olan cevaplar onları belli istikamette yönlendirecektir.

Sizin de ifade ettiğiniz gibi Akkuyu konusu büyük önem arz ediyor. Enerji alanında Akkuyu konusunu bugün sizlerle bir noktaya getirmemiz onu belli bir yerde gerçekten değerlendirerek, karara bağlanmamız Akkuyu’daki süreci ertelemeye fırsat vermeyecektir. Çünkü belirlenen takvimin işlemesi ve Akkuyu’nun belirlenen zamanda bitirilmesi çok çok büyük önem arz ediyor. Zira Türkiye’nin enerji temininde yüzde 10 enerji potansiyelini Akkuyu Enerji Santrali halledecek ve bu konuyla ilgili olarak da etraflıca bir görüşme yapmamızın faydalı olacağına inanıyorum. Ben de bugün böyle bir fırsatı bulduğumuz için memnuniyetimi özellikle ifade etmek istiyorum.”

Rusya Devlet Başkanı Putin ise görüşmede şunları kaydetti:

“Avrupa, Rusya’dan kesintisiz doğal gaz akışı nedeniyle Türkiye’ye minnettar olmalıdır.”

Rusya Devlet Başkanı Putin, “Suriye krizi başta olmak üzere bölgesel konuları da ele alacağız. Türkiye buradaki durunun normalleşmesine ciddi katkı sağlıyor.” dedi.

GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK SUÇUNDAN YARGILANIYORLAR

Görevi Kötüye Kullanma, Özel Hayatın ve Özel Hayatın Gizli Alanlarının Korunması Yasası’na Aykırı Hareket, Özel Hayatın Gizli Alanlarının Korunması Yasası’na Aykırı Hareket suçundan tutuklanan zanlılar Sadi Sancak, Betül Ciyaslıoğlu ,Mahmut Selkar ve Mehmet Bahçeciler bugün yeniden mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede yeminli şahadet veren polis çavuşu Salih Keskinel, olguları aktardı. Polis, 3 Şubat 2022 tarihinde Lefke Polis Karakolu’nda görevli polis çavuşu Sadi Sancak’ın Görevini Kötüye Kullanarak, Polis Genel Müdürlüğü’nün kullandığı SAID isimli programdan, Halil Kahraman, Çağın Mullaoğlu ve Mahmut Şimşekatan’ın hakkında geçmişte düşülen kayıtların neler olduğunu tespit ederken, Merkezi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Enver Bahçeciler’in davasında kullanmak amacıyla Güzelyurt’ta sakin Mehmet Bahçeciler ve Mahmut Selkar’ın ise Betül Ciyaslıoğlu’ya verdiğini anlattı. Polis, 2 Ağustos 2022 tarihinde zanlı Betül Ciyaslıoğlu’nun ofisinde yapılan aramada, Halil Kahraman, Çağın Mullaoğlu ve Mahmut Şimşekatan’ın Polis Genel Müdürlüğü’nün kullandığı SAID isimli programdan alındığına inanılan ve programdaki sırasıyla birebir örtüşen kayıtların başlıklarının, el yazısıyla yazıldığı kâğıdın emare alındığını belirtti. Polis, aynı gün tüm zanlıların tutuklandığını ve Ciyaslıoğlu’nun bilgileri nereden aldığını hatırlamadığını söylediğini anlattı. Polis, zanlı Mahmut Selkar’ın konu bilgileri yeğeni olan Sadi Sancak’tan aldığını söylediğini belirtti. Polis, tahkikatın tamamlandığını söyleyerek,  zanlıların uygun bir teminata bağlanmasını talep etti.

 

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Kıdemli Yargıç Mine Ozankaya zanlının yurtdışına çıkışının yasaklanması, haftada 1 gün en yakın polis karakoluna ispatı vücutta bulunması, 10’ar bin TL nakit teminata yatırması ve KKTC vatandaşı muteber birer kefilin 200’er bin TL değerinde kefalet senedi imzalaması koşulu ile tutuksuz yargılanmasına emir verdi.