En fazla yağış Kalkanlı bölgesine düştü





Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı vefatının 14. yılında andı.
Yılmaz, NSosyal hesabından paylaştığı mesajında, şunları kaydetti:
“Hayatını Kıbrıs davasına vakfeden, inancı ve kararlılığıyla Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesine öncülük eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Raif Denktaş‘ı vefatının 14. yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Kıbrıs Türk halkının egemenliğinin ve hür yaşama kararlılığının en güçlü nişanesi olan KKTC’ye desteğimiz, dün olduğu gibi bugün de aynı azim ve kararlılıkla sürecektir.”

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, 14’üncü ölüm yıldönümünde anılıyor.
Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş için Anıt Mezarı’nda düzenlenen ilk törenin ardından, ikinci tören Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Törene, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, bazı bakanlar, milletvekilleri, askeri erkan, vatandaşlar ve Denktaş’ın ailesi katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş konuşma yaptı.
Tören, Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Koro ve Orkestrası’nın hazırladığı “Denktaş’a Saygı” oratoryosuyla son buldu.
-Denktaş
Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş konuşmasına Anıt Mezar’da yapılan çalışmalar sebebiyle Cumhurbaşkanı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı ile Gönyeli Belediyesi’ne ve katkıları sebebiyle Başbakan Yardımcılığı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanlığı ile Türkiye Lefkoşa Büyükelçiliği’ne teşekkür ederek başladı.
Törende “Denktaş’a Saygı” oratoryosuyla yer alan Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ve öğretmenlerine da teşekkür eden Serdar Denktaş, “Kurucu Cumhurbaşkanımız, Liderimiz, Kıbrıs Türk halkının babası Rauf Raif Denktaş’ın aramızdan ayrılışının 14’üncü yılında bir kez daha beraberiz. Onun değerini, her geçen gün daha iyi anlayarak; onu daha çok özleyerek geçen 14 yıl…” diye konuştu.
Serdar Denktaş, bu 14 yılda, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın miras bıraktığı bu devlete ulaşılıncaya kadar, Kıbrıs Türk halkının çektiği cefanın genç nesillere anlatılamadığını; seçim dönemlerinde adının hep anıldığını ancak onun ilkelerinin anlaşılmadığını; Denktaş’ın temsil ettiği anlayışı, duruşu ve saygınlığı halk ile genç nesillere hissettirilemediğini söyledi.
Liderliğin, makama yüklediği sorumluluk anlayışını, sefa süren değil cefa paylaşan bir yaklaşım gerektirdiğini belirten Serdar Denktaş, bu 14 yılda, zorluklar karşısında dirençli, yanlışlar karşısında kararlı, yön veren, yol gösteren, kederi ve sevinci birlikte yaşayan, sevilmese de sevmeyi, anlaşılmasa da anlamayı başaran bir ruh anlayışına özlem duyulduğunu kaydetti.
Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın, Kıbrıslı Türklere, Atatürkçülüğü bir yaşam biçimi olarak benimsettiğini kaydeden Serdar Denktaş, buna, dört elde sarılıp, sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.
Serdar Denktaş, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın, kurduğu ve emanet olarak bıraktığı devlete, ismiyle, cismiyle, yanlışı ve doğrusuyla, eksiği ve fazlasıyla, Kıbrıslı Türklerin, ada üstündeki geleceği ile siyasi eşitliğinin en önemli teminatı olduğunu anlayarak sahip çıkılması gerektiğini belirtti.
Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın, “Türkiyesiz, cennete bile gitmem.” sözüne dikkat çeken Serdar Denktaş, Kıbrıslı Türklerin, Türkiye’ye şükran duyması gerektiğini ve gazilerin elleri öpülesi kişiler olduğunu her gün anlattığını kaydetti.
“Türkiye ile kardeşliğin hiç bozulmaması ve Türkiye yönetimleri ile iyi ilişkiler içinde olmamız gerektiğini her zaman hatırlattı. Ancak bu iyi ilişkinin, emir alma ve emre harfiyen riayet etmekle olmayacağını da bize her gün gösterdi.” diyen Serdar Denktaş, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın, halkı olduğunu bildiği için Kıbrıs Türk halkının haklarını savunduğu ve teslim etmediğini kaydederek dünyanın onu bu sebeple “Mr. No” olarak adlandırdığını söyledi.
Serdar Denktaş, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’tan sonraki cumhurbaşkanlarının, onun haklılığını birçok konuda teslim ettiklerini vurguladı.
“Bugün, onu kaybettikten 14 yıl, dünya artık anlamalıdır ki Kıbrıs sorununda bir sonuca ulaşılamamışsa bunun sorumlusu; Kıbrıslı Türkler değil Kıbrıslı Rumlara Ada’nın tek sahibi muamelesi yapan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararları ile hareket eden üye ülkelerdir.” diyen Serdar Denktaş, bu yaklaşım değişmedikçe, Kıbrıs sorununda çözüme ulaşmanın önünün her zaman kapalı olacağını söyledi.
Özellikle sportif ve kültürel anlamda, en doğal insan haklarının ihlal edildiğini ve buna göz yuman sözde çağdaş ülkelerin farkındalığını artırmak için el birliğiyle çabalamanın Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’a karşı borç olduğunu belirten Serdar Denktaş, “Denktaş ve yol arkadaşlarının, tüm zorlukları aşarak, inançla ve elbirliğiyle verdikleri mücadele sonrasında kurulmuş olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, gençlerin geleceklerine umutla bakabilecekleri bir ortam oluşturmak için, onların mücadele ruhunu, günümüz koşullarına uyarlayarak yaşatmalıyız.” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Gaziköy’de yapımı tamamlanan yeni sağlık odasının bugün itibarıyla hizmete girdiğini açıkladı. Yaklaşık 10 yıl aradan sonra köy, yeniden Sağlık Bakanlığı kadrolarıyla düzenli sağlık hizmetine kavuştu.
Dr. Dinçyürek, açılışta yaptığı açıklamada, Gaziköy’deki sağlık ihtiyacının uzun süredir köy halkı ve muhtarlık tarafından dile getirildiğini belirterek, “Köyümüzün önemli bir ihtiyacını karşılamak üzere yeni binayı hızla hazırladık, kadrosunu oluşturduk ve bugün itibarıyla hizmete aldık” dedi.
Başbakan Ünal Üstel’in talimatları doğrultusunda sürecin hızla tamamlandığını vurgulayan Dinçyürek, yeni sağlık odasının haftada bir doktorun ekibiyle birlikte hizmet vereceğini belirterek şunları söyledi:
“Burada muayene, tetkik ve tedaviler yapılacak, aynı zamanda koruyucu hekimlik kapsamında da vatandaşlarımıza hizmet sunulacak. İhtiyaca göre bu hizmetleri daha da geliştirerek sadece Gaziköy’e değil çevre köylere de hizmet verebilecek bir noktaya taşıyacağız.”
Dinçyürek ayrıca, sağlık odasının bulunduğu yerleşkenin Sağlık Bakanlığı kullanımına verilmesinde Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun katkılarına teşekkür ederek, projenin Başbakan Ünal Üstel’in direktifleriyle hayata geçirildiğini kaydetti.
Gaziköy Muhtarı Muhittin Miralay ise, Başbakan’ın köyü ziyareti sırasında sağlık ocağı ihtiyacını ilettiklerini, ardından sürecin çok kısa sürede tamamlandığını söyledi. Miralay, “Sağlık Bakanımız Hakan Dinçyürek, bu binayı kısa sürede hizmete hazır hale getirdi. Özellikle yaşlılarımız için çok önemli bir hizmet oldu. Emeği geçen herkese minnettarız” dedi.
Köy halkı da açılıştan duydukları memnuniyeti dile getirerek, sağlık odasının Gaziköy ve çevre köyler için büyük bir ihtiyaç olduğunu ve verilen sözlerin kısa sürede yerine getirilmesinden dolayı yetkililere teşekkür etti.
Yeni sağlık odasıyla birlikte Gaziköy ve bölge köylerinin temel sağlık hizmetlerine daha kolay erişmesi hedefleniyor.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, vefatının 14’üncü yılında başkent Lefkoşa’da anıt mezarında düzenlenen törenle anıldı.
Anma törenine, Rauf Raif Denktaş’ın ailesi, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KTBK Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, GKK Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, diğer bazı bakanlar, milletvekilleri, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Avrupa Birliği Uyum Komisyonu heyeti, sivil toplum örgüt temsilcileri ile öğrenci ve vatandaşlar katıldı.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Denktaş’ın ailesinin anıta çelenk sunmasıyla başlayan törende, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilerek yarıya indirildi.
Ardından, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman anıt özel defterini imzaladı ve konuşma yaptı.
-Erhürman
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, anıt özel defterini imzalamasının ardından yaptığı konuşmada, Denktaş’ın yalnızca bir devlet adamı değil, Kıbrıs Türk halkının direncinin ve adanmışlığının simgesi olduğunu vurguladı.
Erhürman, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın son derece zeki, çalışkan ve üretken bir lider olduğunu belirterek, düşüncelerine ve inançlarına sıkı sıkıya bağlı, onlar için en ağır bedelleri ödemeyi göze alabilecek cesarette, liderlik vasıfları her türlü tartışmanın ötesinde olan çok iyi bir hukukçu olduğunu söyledi.
“Onu tanıyanlar bilir, ısrarcıydı. Ama bu kişisel bir inat değil, halkının haklılığına duyduğu sarsılmaz inancın sonucuydu.” diyen Erhürman, Denktaş’ın karşısındakini yormaktan da yorulmaktan da çekinmediğini, yorgunluğun hak arayışının bedellerinden biri olduğunu bildiğini kaydetti.
Erhürman, Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarını ezbere bilen, hangi köyün ne zaman boşaldığını, hangi ailenin hangi acıyı yaşadığını hafızasında ve yüreğinde taşıyan bir lider olduğunu belirterek, bu nedenle konuşurken sesinin bazen sertleştiğini, bazen kırıldığını; anlattıklarının bir metnin satırları değil, yaşanmış hayatlar olduğunu vurguladı.
Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin Denktaş için soyut bir tarih anlatısı olmadığını ifade eden Erhürman, “Bu mücadele yok sayılmaya karşı ayağa kalkmaktı. Güvensizliğe karşı tutunmaktı.” ifadelerini kullandı.
Denktaş’ın bu mücadelenin içinde büyüdüğünü, yükünü ve sorumluluğunu taşıdığını belirten Erhürman, Denktaş’ın hiçbir zaman kolayı seçmediğini, hayatı boyunca lider olmanın yükümlülüğünü ve sorumluluğunu sırtında taşımaktan çekinmediğini kaydetti.
Zaman zaman görüş ve yol ayrılıkları yaşanmış olsa da Denktaş’ın halkının sevgisini ve saygısını hiçbir zaman kaybetmediğine de vurgu yapan Erhürman, bunun makamdan değil, uzun yıllar süren mücadeleden, kararlılıktan ve halkıyla kurduğu güçlü bağdan kaynaklandığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erhürman, “Anısı önünde bir kez daha saygıyla ve sevgiyle eğiliyorum. Ruhu şad olsun.” diyerek konuşmasını tamamladı.
– Anıt özel defteri imzalandı
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, anıt özel defterine şunları yazdı:
“Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine ömrünü adayan, Kıbrıs Türk halkına özgüven kazandıran, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, aramızdan ayrılışınızın 14. yılında sizi sevgi, saygı ve rahmetle anıyoruz.
Yaşamınız boyunca Kıbrıs Türk halkının onuru ve hakları için verdiğiniz kararlı mücadele, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Halkımıza kazandırdığınız özgüven, tarihsel bir miras olarak her zaman saygıyla hatırlanacaktır.
Bu topraklarda herkesin eşit, huzur ve refah içinde yaşaması mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. Bu memleketin çocuklarının insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmesi için çalışmayı sürdüreceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, aramızdan ayrılışınızın 14. yılında sizi bir kez daha saygı ve rahmetle anıyor; aziz hatıranız önünde minnetle eğiliyoruz.”
Denktaş’ın anıt mezarındaki törenin ardından Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’ndeki törene geçildi.


Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, yaptığı paylaşımla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı vefatının 14. yılında saygı ve rahmetle andı.
Bakanlığın Nsosyal hesabından Denktaş’a ilişkin anma mesajı yayımlandı.
Rauf Denktaş’ın hayatını Kıbrıs meselesine adadığı vurgulanan paylaşımda, Denktaş’ın vefatının 14. yılında saygı ve rahmetle anıldığı ifade edildi.
Mesajda, anavatan ve garantör Türkiye’nin, Denktaş’ın “Kıbrıs Türk halkının meşru ve önüne geçilmesi imkansız istek ve iradesine tercüman olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak kurulduğunu dünya ve tarih önünde ilan ediyorum.” sözleriyle kuruluşuna liderlik ettiği, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve egemenliğinin en büyük tezahürü olan KKTC’ye güçlü desteğini her daim sürdüreceği belirtildi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Avrupa Birliği’nin tarafsız bir tutum sergilemediğini ve bu nedenle herhangi bir şekilde arabulucu olamayacağını söyledi. Çelik, Türkiye’nin AB üyeliğine yaklaşımın artık Birliğin hayatiyetini sürdürüp sürdüremeyeceği meselesine dönüştüğünü kaydetti.
AK Parti Genel Merkezi’nde, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çelik, AB dönem başkanlığının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından devralınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çelik, AB’nin uzun süredir Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tezlerine teslim olduğunu savunarak, bu yaklaşımın Birliği küresel bir güç olmaktan uzaklaştırdığını ifade etti. AB’nin Ukrayna-Rusya savaşı, NATO, güvenlik garantileri ve Grönland tartışmaları karşısındaki tutumunun, Türkiye’nin yıllardır dile getirdiği eleştirileri doğrular nitelikte olduğunu belirtti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB dönem başkanlığını devralırken KKTC’ye yönelik “işgal”, “ilhak” ve “bölünme” gibi ifadeler kullandığını anımsatan Çelik, bu söylemlerin gayrimeşru olduğunu vurguladı. Çelik, asıl ilhakın 1963 yılında Rum tarafının Kıbrıs Türk halkının anayasal haklarını gasp etmesiyle gerçekleştiğini söyledi.
Kıbrıs konusunda AB’nin tarafsız olmadığının bir kez daha ortaya çıktığını belirten Çelik, bu nedenle Birliğin arabulucu rolü üstlenemeyeceğini kaydetti. Türkiye’nin AB üyeliği konusunun artık yalnızca Güney Kıbrıs, Almanya ya da Fransa meselesi olmaktan çıktığını dile getiren Çelik, “Türkiye’nin üyeliğine yaklaşım, bundan sonra AB’nin birlik olarak hayatiyetini sürdürüp sürdürememe meselesi haline gelmiştir” dedi.
Çelik, AB’nin ekonomik bir güç olmasına rağmen siyasi ve güvenlik alanlarında etkisiz kaldığını savunarak, mevcut zihniyetle Birliğin geleceğini sürdürmesinin zor olduğunu ifade etti.

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 63,81 dolardan işlem görüyor.
Dün 63,82 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 63,55 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.38 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,4 artarak 63,81 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 59,64 dolardan alıcı buldu.
Petrol fiyatlarındaki kısmi yükselişte, İran kaynaklı arz kesintisi risklerinin yeniden gündeme gelmesi ve Venezuela’da arzın geleceğine ilişkin belirsizlikler etkili oldu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, gösterilerin devam ettiği İran’a karşı konvansiyonel hava saldırılarının ötesinde siber ve psikolojik saldırı seçenekleri konusunda bilgilendirildiği iddiası piyasalarda jeopolitik risk algısını güçlendirdi.
CBS News’e konuşan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen 2 Savunma Bakanlığı yetkilisine göre, Trump’a, İran’a karşı kullanılabilecek askeri ve örtülü araçlara ilişkin detaylı sunum yapıldı.
Yetkililer, İran’a olası askeri müdahalede hava gücü ve uzun menzilli füzelerin merkezi rolünü koruduğunu ancak siber operasyonlar ve psikolojik faaliyetlerin de seçenekler arasında yer aldığını iddia etti.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de daha önce Trump’ın İran konusunda önceliğinin diplomasi olduğunu, ancak askeri seçeneğin her zaman masada bulunduğunu ifade etmişti.
Gelişmeler, küresel petrol rezervlerinin önemli bir bölümüne ev sahipliği yapan Orta Doğu’da gerilimin tırmanarak arzda aksamalara yol açabileceği endişelerini artırarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Trump’ın ayrıca İran ile ticaret yapan ülkelerin ABD ile olan ticaretlerinde yüzde 25 gümrük vergisi ödeyeceğini açıklaması ve bu kararın “kesin ve nihai” olduğunu vurgulaması da piyasalardaki belirsizliği artırıyor.
Uzmanlar, söz konusu tarifelerin uzun vadede küresel büyümeyi baskılayarak enflasyonu yeniden tetikleyebilecek bir ticaret savaşı riskini beraberinde getirebileceğini, bunun petrol fiyatlarını yukarı yönlü etkileyecek bir unsur olabileceğini belirtiyor.
Venezuela’da yatırım ortamı belirsizliğini koruyor
Bunun yanı sıra Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun alıkonulmasının ardından Caracas ile yürütülen görüşmelerin “çok iyi gittiğini”, Venezuela’dan 50 milyon varil petrol alımının gündemde olduğunu ve ilk etapta 4,2 milyar dolarlık petrolün ABD’ye doğru yola çıktığını açıkladı. Trump ayrıca, Venezuela petrol projeleri konusunda Exxon’un tutumundan memnun olmadığını ve şirketi ülkedeki petrol ihalelerinin dışında bırakmayı değerlendirdiğini ifade etti.
Uzmanlar, ABD Başkanı’nın bu yöndeki açıklamalarının yatırımcılar tarafından Venezuela’daki yatırım ortamının öngörülebilir olmadığı ve ticari belirsizliklerin devam ettiği şeklinde yorumlandığını belirtiyor. Bu durumun, özellikle yabancı yatırımcıların daha temkinli davranmasına yol açarak orta ve uzun vadede üretim artışı beklentilerini sınırlayabileceği, dolayısıyla arz artışı beklentilerini zayıflatarak petrol fiyatlarına destek sağlayabileceği ifade ediliyor.
Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar fiyatlara destek sağlıyor
Öte yandan Fed’in bağımsızlığına yönelik endişeler de gündemdeki yerini koruyor.
Fed’in eski başkanları, Bankanın bağımsızlığının ekonomik performans açısından kritik önemde olduğuna dikkati çekerek, Fed Başkanı Jerome Powell hakkında gündeme gelen “cezai soruşturmanın” bu bağımsızlığı zayıflatmaya yönelik, savcılık kanalıyla yürütülen benzeri görülmemiş bir girişim olduğunu vurguladı.
Powell’a yönelik söz konusu soruşturmanın piyasalara etkisi şu aşamada sınırlı kalsa da, analistler bu yıl finansal piyasalar açısından ana temalardan birinin Fed’in kurumsal bağımsızlığına ilişkin tartışmalar olabileceğini öngörüyor.
Fed’in bağımsızlığına yönelik artan endişeler, kısa vadede petrol fiyatlarına destek sağlarken, orta vadede ekonomik belirsizlikler ve talep görünümüne ilişkin riskler nedeniyle yükselişi sınırlıyor.
Brent petrolde teknik olarak 70 dolar direnç, 60,32 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının varlığını, kimliğini ve onurunu koruma konusundaki kararlılığının, gelecek nesillere ışık tutmaya devam ettiğini söyledi.
Öztürkler, Denktaş’ın bıraktığı mirasın, yalnızca bir devletin kuruluşu değil, aynı zamanda bir halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesinin simgesi olduğunu vurguladı.
Öztürkler, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın 14. ölüm yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, “Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin lideri, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı aramızdan ayrılışının 14. yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.” dedi.
Öztürkler mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Denktaş, Kıbrıs Türk halkının hak, eşitlik ve özgürlük mücadelesini uluslararası arenada yılmadan savunan büyük bir devlet adamıydı. Dava arkadaşlarıyla birlikte ülkemizin cemaatten devlete giden yolunu sabırla, kararlılıkla ve ilmek ilmek örerek inşa eden büyük bir vizyon sahibiydi.
Onun vizyonu, dirayeti ve halkına duyduğu sarsılmaz inanç, bugün üzerinde yaşadığımız devletin temel taşlarını oluşturmuştur.
Kıbrıs Türk halkının varlığını, kimliğini ve onurunu koruma konusundaki kararlılığı, gelecek nesillere ışık tutmaya devam etmektedir. Denktaş’ın bıraktığı miras, yalnızca bir devletin kuruluşu değil, aynı zamanda bir halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesinin simgesidir.”
Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın, iyi bir aile babası olmasının yanında vatanını her şeyin üzerinde tutan duruşuyla da örnek bir vatanseverlik mirası bıraktığına işaret eden Öztürkler mesajında şunları kaydetti:
“Denktaş’ın kişisel hayatındaki mütevazılığı ve aile bağlarındaki güçlü duruşu, devlet adamlığındaki kararlılığıyla birleşerek onu yalnızca siyasi bir lider değil, aynı zamanda insanî yönüyle de örnek alınacak bir şahsiyet hâline getirmiştir.
Bu miras, bugün bizlere hem sorumluluk hem de ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Ruhu şad mekanı cennet olsun.”

UBP Lefkoşa Milletvekili Sadık Gardiyanoğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı vefatının 14. yıl dönümünde saygıyla andı.
Gardiyanoğlu, yayımladığı mesajda, Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkına bıraktığı mirasın bugün de yol gösterici olduğunu vurguladı.
Gardiyanoğlu, Denktaş’ın hayatının, milletine adanmış bir ömrün en güçlü örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
Gardiyanoğlu, Denktaş’ın vatan, millet ve bayrak sevgisinin yanı sıra anavatan Türkiye’ye duyduğu sarsılmaz bağlılığın, Kıbrıs Türk halkı için hâlâ ilham kaynağı olduğunu belirtti. Denktaş’ın özgürlük ve egemenlik mücadelesinin, bir milletin kaderine sahip çıkma iradesinin simgesi olduğunu söyledi.
Açıklamasında Denktaş’ın en büyük mirasının, kendi ayakları üzerinde duran ve egemenliğinden taviz vermeyen bir devlet ideali olduğuna dikkat çeken Gardiyanoğlu, bu idealin bugün de Kıbrıs Türk halkına rehberlik etmeye devam ettiğini kaydetti. Denktaş’ın vizyonu ve kararlılığının her nesil tarafından hatırlanması gerektiğini dile getirdi.
Gardiyanoğlu, mesajının sonunda Denktaş’ın aziz hatırası önünde saygıyla eğildiğini belirterek, “Devletimizi ilelebet yaşatma kararlılığımızı yineliyor, kurucu liderimizin bizlere bıraktığı mirasa sahip çıkma sözümüzü bir kez daha vurguluyorum. Kıbrıs Türk halkı var oldukça, Denktaş’ın mücadelesi ve idealleri de yaşamaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Serbest piyasada Amerikan Doları 43,14 TL, Euro 50,32 TL, İngiliz Sterlini ise 58,14 TL’den işlem görüyor.
Saat 08.34 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,13 TL, satış fiyatı 43,16 TL.
Euro’nun alış fiyatı 50,31 TL, satış fiyatı 50,33 TL, İngiliz Sterlini ise 58,13 TL’den alınıp 58,16 TL’den satılıyor.

Meteoroloji Dairesi, bugün bölgede yağış beklendiğini, rüzgârın ise yer yer fırtına şeklinde eseceğini duyurdu.
Meteoroloji Dairesi’nin 13–19 Ocak tarihlerini kapsayan raporuna göre, bölgenin periyodun ilk günü alçak basınç sistemi ve buna bağlı cephe sisteminin, diğer günlerde ise yüksek basınç sistemi ile soğuk hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.
Rapora göre, havanın bugün parçalı ve çok bulutlu, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu; yarın parçalı ve az bulutlu, perşembe günü az bulutlu, cuma günü parçalı ve az bulutlu zamanla çok bulutlu, cumartesi, pazar ve pazartesi günleri ise parçalı ve çok bulutlu geçmesi bekleniyor.
En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 16–19 derece, bugün ise 12–15 derece dolaylarında seyredecek.
Rüzgâr ise, periyodun ilk yarısında kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, salı günü yer yer fırtına şeklinde, diğer günlerde ise kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esecek.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, ölümünün 14’üncü yıl dönümü nedeniyle tören ve etkinliklerle anılacak.
Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi Başkanı Asu Muhtaroğlu’nun yaptığı açıklamaya göre, ilk tören Rauf Raif Denktaş Anıt Mezarı’nda saat 10.08’de başlayacak.
Protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulmasıyla başlayacak tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam edecek. Tören Anıt Özel Defteri’nin imzalanması ve Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın konuşmasıyla tamamlanacak.
Rauf Raif Denktaş’ı anma etkinlikleri saat 10.45’te Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek törenle devam edecek. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayacak törende, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş konuşma yapacak.
Anma töreni, Lefkoşa Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi korosu ve oratoryo ile son bulacak.


İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın vefatının 14. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesindeki tarihsel rolüne dikkat çekti.
Oğuz, Denktaş’ın yaşamı boyunca Kıbrıs Türk halkının haklarını savunmayı temel bir görev bildiğini vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi:
“Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş; inancı, direnci ve liderlik vasfıyla Kıbrıs Türkü’nün mücadelesine yön vermiş, yalnızca halkımızın değil, Türk milletinin ve İslam dünyasının da saygıyla andığı müstesna bir şahsiyettir. Ortaya koyduğu duruş ve bıraktığı miras, nesiller boyunca yol gösterici olmaya devam edecektir.”
Kıbrıs Türk halkının verdiği uzun soluklu mücadeleye de değinen Oğuz, Denktaş’ın bu sürecin en güçlü sesi olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Her ne kadar Kıbrıs Türk halkının yıllara yayılan özgürlük ve egemenlik mücadelesi uluslararası alanda yeterince karşılık bulmamış olsa da Rauf Raif Denktaş’ın kararlı tavrı ve siyasi iradesi dünya kamuoyunda her zaman saygı uyandırmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, onun verdiği mücadelenin somut bir sonucudur.”
Mesajının sonunda Oğuz, Denktaş’ın tarihteki yerinin tartışılmaz olduğuna işaret ederek, “Rauf Raif Denktaş, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık yürüyüşünde öncü olmuş; adı ve mücadelesiyle bugün olduğu gibi gelecekte de hatırlanacak bir liderdir” ifadelerini kullandı.

Başbakan Ünal Üstel başkanlığındaki hükümetin, 2022–2026 döneminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kazandırdığı projeler ve dört yıllık icraatlar kamuoyu ile paylaşılacak.
“Halka Hizmet Yolunda Dört Yıl” başlığıyla düzenlenecek basın toplantısında, hükümetin görev süresi boyunca hayata geçirilen çalışmalar, projeler ve hedefler kamuoyuna aktarılacak.
Basın toplantısı, 14 Ocak 2026 Çarşamba günü saat 11.00’de, Lefkoşa Grand Pasha Otel’de gerçekleştirilecek. Toplantıya tüm basın mensupları davet edildi.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın vefatının 14’üncü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Dinçyürek, mesajında Merhum Denktaş’ın hayatını Kıbrıs davasına adadığını, Kıbrıs Türk halkının hak, eşitlik ve özgürlük mücadelesini Anavatan Türkiye ile birlik ve dayanışma içinde kararlılıkla savunduğunu ifade etti.
Denktaş’ın en zor dönemlerde sergilediği dirayetli duruşu, liderlik vasfı, ilke ve değerleriyle halkına yol gösteren örnek bir devlet adamı olduğunu vurgulayan Dinçyürek, bizlere emanet ettiği devlete sahip çıkmanın ve gelecek nesillere aktarmanın en temel sorumluluk olduğunu belirterek, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı saygı, minnet ve rahmetle andığını belirtti.

Başbakan Ünal Üstel, TBMM Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Başkanı, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk ve Komisyon üyelerini kabul etti.
Başbakan Ünal Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde temaslarda bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Başkanı, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk ve Komisyon üyelerini Cumhuriyet Meclisi Başbakanlık Kabul Salonu’nda kabul etti. Kabulde konuşan Başbakan Üstel, Kıbrıs Türk halkının mücadelesinin Osmanlı İmparatorluğu’nun adayı İngilizlere kiralamasının ardından başladığını belirterek, Kıbrıs Türkü’nün var olma mücadelesinde en büyük desteği her zaman ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığını vurguladı. Kıbrıs Türkü’nün 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ne Türkiye’nin diplomatik girişimleriyle ortak olunduğunu hatırlatan Üstel, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkını ortaklıktan dışladığını ve Kanlı Noel saldırılarıyla sürecin şiddete dönüştüğüne dikkat çekerek “Ancak Rum tarafı, Kıbrıs Türk halkının Cumhuriyet içindeki ortaklığını hazmedememiş; tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen katliamlarla Kıbrıs Türkü’ne yönelik saldırılara başlamıştır.
1964 yılında ortaklıktan zorla dışlandık ve Kıbrıs Türk halkı yeniden var olma mücadelesine itilmiştir. Bu süreçte, Türkiye Cumhuriyeti’nin maddi ve manevi desteğiyle 1974 yılına kadar direndik. Mücahitlerimiz, mücahidelerimiz ve ana vatanımızdan aldığımız askeri güçle; merhum Dr. Fazıl Küçük’ün yaktığı mücadele meşalesini, merhum Rauf Denktaş ve dava arkadaşları devralmıştır. Onları yaklaşan ölüm yıl dönümlerinde Rahmet ve minnetle anıyorum” dedi. Dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Üstel, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, bu zulme karşı güçlü bir duruş sergileyen tek liderin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Üstel, “Türkiye Cumhuriyeti dışında ne yazık ki güçlü bir ses, güçlü bir duruş yoktur” ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk halkına yönelik çifte standart uyguladığına vurgu yapan Üstel, “Hepinizin hatırlayacağı üzere, 2004 yılında Annan Planı referanduma sunulmuş, Kıbrıs Türk tarafı samimiyetle “evet” demiştir. Rum tarafı ise “hayır” demiştir. Peki Avrupa Birliği ne yapmıştır? Türk tarafını cezalandırmış, Rum tarafını ödüllendirmiştir. Rum yönetimini Avrupa Birliği’ne almış, hatta dönem başkanlığı vermiştir. Bu açık bir hukuksuzluktur ve bunu kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.
Rum yönetiminin savunma gücünü artırmaya yönelik girişimlerine de değinen Üstel, Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını ve her zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü desteğini arkasında hissettiğini söyledi. Kıbrıs konusunda çözümün iki egemen ve eşit devletten geçtiğini vurgulayan Üstel, “Olası bir anlaşmada çözüm yolu iki devletten geçer. Türkiye’nin garantör olmadığı hiçbir anlaşmanın altına Kıbrıs Türkü ne imza atar ne de mühür basar. Biz bu doğrultuda, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesini ve geldiği noktayı her platformda dünyaya anlatmaya devam ediyoruz” dedi. Üstel, TBMM heyetini KKTC’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, heyete teşekkür etti.

Denktaş’ın vefatının 14’üncü yılı dolayısıyla mesaj yayımlayan Ertuğruloğlu, “İnandığı davadan, bağımsızlığımızdan ve egemenliğimizden bir an olsun geri adım atmayan Kurucu Cumhurbaşkanımız Denktaş’ı vefatının 14’üncü yılında rahmet, minnet ve derin bir saygı ile anıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ertuğruloğlu mesajını şu ifadelerle tamamladı:
“Ömrünü hürriyet ve eşitlik mücadelemize adayan, egemenlik ve bağımsızlık mücadelemizin öncü lideri Denktaş’ın, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine ve devlet varlığına dayanan fikri mirası, milli Kıbrıs davamızdaki mücadelemizin sarsılmaz rehberidir. Emaneti olan devletimizi, Anavatanımız Türkiye ile güç ve gönül birliği içinde daha müreffeh yarınlara taşıma gayretimizi azimle sürdürüyoruz. Ruhu şad olsun.”

Süt Endüstrisi Kurumu’nun (SÜTEK) 49’uncu kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş tarafından kutlama mesajı yayımlandı.
Bakan Çavuş mesajında, SÜTEK’in 12 Ocak 1977’den bu yana 49 yıldır ülkenin süt ve hayvancılık sektöründe kritik bir rol üstlendiğini belirterek, kurumun geçen yıllar boyunca kazandığı tecrübe, güç ve sürekli büyüme ile sektörde güvenilir ve öncü bir paydaş hâline gelmesinden büyük gurur duyduklarını ifade etti.
SÜTEK’in çiğ sütün toplanmasından kalite ve standartların yükseltilmesine, üretici ile imalatçı arasındaki köprü görevinden arz güvenliğinin sağlanmasına kadar birçok önemli görevi başarıyla yürüttüğünü vurgulayan Çavuş, modern laboratuvarlar ve ileri teknolojiyle donatılmış altyapı sayesinde hijyenik ve sağlıklı süt ile süt ürünlerinin halka sunulduğunu kaydetti. SÜTEK’in, Avrupa Birliği standartlarındaki üretim ve denetim süreçleriyle ulusal ve uluslararası alanda takdir topladığını da belirtti.
Küçükbaş hayvan süt üretiminin artırılması ve modernizasyonu yönünde atılan adımların önemine değinen Çavuş, SÜTEK’in sadece üreticileri destekleyen bir kurum olmadığını, aynı zamanda tüketicilere güvenli, sağlıklı ve kaliteli ürün sunmayı temel hedef olarak benimsediğini ifade etti.
Bakan Çavuş, kuruluşunun 49’uncu yılında SÜTEK’in tüm yönetici ve çalışanlarını kutlayarak, ülkenin süt sektörü ve hayvancılığına sağladıkları katkılar için teşekkür etti. Çavuş, SÜTEK’in geride bıraktığı 49 yıldaki büyüme ve güçlenmenin, önümüzdeki yıllarda da ülkeye üstün hizmetler sunmaya devam edeceğine olan inancı pekiştirdiğini kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın 14’üncü ölüm yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı.
Hasipoğlu mesajında, Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının özgürlük iradesinin, egemenlik bilincinin ve KKTC kararlılığının simgesi olduğunu vurguladı. Denktaş’ın, Kıbrıs Türkü’nün eşitliğini bir iyi niyet beklentisine değil, tarihsel ve hukuki bir hakka dayandırdığını belirten Hasipoğlu, bugün Kıbrıs meselesinde gelinen noktanın, Denktaş’ın yıllar önce dile getirdiği gerçekleri bir kez daha doğruladığını ifade etti.
Rum tarafının uzlaşmaz tutumuna dair Denktaş’ın yaptığı tespitlerin bugün tek tek haklı çıktığını kaydeden Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkını yok sayan, egemen eşitliği reddeden ve tek taraflı dayatmalarla şekillenen anlayışın artık iflas ettiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler’in yıllardır sürdürdüğü ve sonuç üretmeyen yaklaşımın, Rum tarafının uzlaşmazlığını ödüllendirdiğini, Kıbrıs Türk halkının ise egemenlik haklarını görmezden gelen bir statükoyu beslediğini ifade eden Hasipoğlu, bu gerçeğin artık inkâr edilemez noktada olduğunu vurguladı.
Federal temelli müzakere modellerinin tükendiğini belirten Hasipoğlu, iki devletli çözüm, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebinin bir seçenek değil, sahadaki fiili ve siyasi gerçekliğin ifadesi olduğunu kaydetti. Bu duruşun, Denktaş’ın mücadelesinin bugüne yansıması olduğunu dile getirdi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kendi kurumları, kendi iradesi ve Türkiye ile güçlü iş birliği sayesinde Doğu Akdeniz’de varlığını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Hasipoğlu, bu varlığın yok sayılarak değil, kabul edilerek çözüm üretilebileceğini söyledi.
Hasipoğlu, Denktaş’ın bıraktığı en büyük mirasın; devlete sahip çıkmak, halkın iradesini tartışma konusu yaptırmamak ve Kıbrıs Türkü’nü hiçbir uluslararası denklemde pazarlık unsuru hâline getirmemek olduğunu vurguladı.
Mesajının sonunda Hasipoğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı ölümünün 14’üncü yıl dönümünde saygı ve minnetle andığını belirterek, Kıbrıs Türk halkının egemenlik mücadelesinin, Denktaş’ın çizdiği ilkeler doğrultusunda kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın vefatının 14. yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.
“Rauf Raif Denktaş, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesi, halkımızın özgürlük ve egemenlik iradesinin yılmaz savunucusudur” diyen Tatar “Denktaş ömrünü Kıbrıs Türkü’nün haklarını korumaya adamış; en zor dönemlerde dahi inancından, kararlılığından ve milli duruşundan asla taviz vermemiştir” ifadelerini kulandı.
Tatar mesajını şöyle sürdürdü:
“Kurucu Cumhurbaşkanımız, sadece bir devlet adamı değil; aynı zamanda halkıyla bütünleşmiş, Kıbrıs Türkü’nün sesini uluslararası platformlarda cesaretle duyurmuş bir liderdir. Onun ortaya koyduğu mücadele ruhu, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temelinde yer almakta; bizlere yol göstermeye devam etmektedir.
Bizlere düşen görev, Rauf Raif Denktaş’ın emanetine sahip çıkmak, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve özden gelen haklarını kararlılıkla savunmayı sürdürmektir. Bu topraklarda barış, huzur ve güvenlik içinde yaşamamız, onun verdiği mücadelenin en somut kazanımıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı bir kez daha rahmet, saygı ve şükranla anıyor; aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Lefke Gazi Lisesindeki durumla ilgili kamuoyuna bilgi vererek, bu konuda gereken gaile ve sorumluluğu taşıdıklarını, hükümet olarak okulu görmezden gelmediklerini, eğitime yaptıkları katkıların ve okulların ortada olduğunu söyledi.
Deprem riski taşıyan lisede gereken incelemeleri yaptıklarını kaydeden Çavuşoğlu, burayı boşaltırken çocukların en iyi şekilde eğitim alması amacıyla adımlar attıklarını ifade etti ve o dönem okul aile birliği ve okul idaresi ile yapılan görüşmeleri anlattı.
Sonrasında okula yaptığı ziyarette gördüğü yerleşimin yanlış olduğunu söylediğini, gereken tepkiyi kendisinin de gösterdiğini, yeni düzenleme yapıldığını anlatan Çavuşoğlu, bir çocuğun zarar görmemesi adına gereken düzenlemeleri yaptıklarını, gereken düzenlemelerin de uzmanların desteğiyle yapıldığını kaydetti.
Çavuşoğlu, okul müdürüne, Meclis kürsüsünden gösterilen fotoğraflara dayanarak, gereken soruları soracağını, gerekirse soruşturma açacağını, tuvalet kapılarının nerede olduğunu, kuyuların neden temizlenmediğini ve tüm bunlardan bakanlığın neden haberi olmadığını soracağını, gereken hesabın sorulacağını belirtti.
Lise inşaatının gecikmesinin sebeplerine de değinen Çavuşoğlu, bölgedeki sivil toplum örgütlerinin, mevcut binanın yıkılması konusundaki karşı görüşlerini anlattı, Anıtlar Yüksek Kurulu ile görüştüklerini, yazı yazdıklarını ancak karar alınamadığını kaydetti.
Çavuşoğlu, yeni bir yer de bakarak önerilerde bulunduklarını ancak ısrarla mevcut binadan ayrılmadan bir çözüm talep edildiğini, iddialar ortaya konduğunu, o okulun da mimari açıdan güçlendirilmesinin imkansız olduğunu anlattı.
Çavuşoğlu, bu sıkıntılar olmasa bugüne kadar okulun bitmiş olacağına vurgu yaparak, sorunu çözmek için gereken çalışmaları yapmaya devam edeceklerini ve sorunu bu hafta çözeceklerini ancak o güne kadar da çocukların en güvenli en iyi şekilde eğitim görmelerini sağlamak amacıyla çalışacaklarını söyledi.
Hükümetin, bakanlığın gereken sorumluluğu taşıdığını ifade eden Çavuşoğlu, hükümetin bugüne kadar ülkede eğitime en büyük katkıyı yatırımı yaptığını vurguladı, “Siz konuşacaksınız, biz yapacağız, övüneceğiz” dedi.
Bir soru üzerine çarşamba günü yapacakları toplantılarla lise ile ilgili son kararı vereceklerini, ihale ile maddi konuda sorun olmadığını ifade eden Çavuşoğlu, yerel yönetimin de okula destek vermesini istedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda ülkede hayat pahalılığı yükselirken, asgari ücret ne kadar yükselirse yükselsin yeterli olmayacağını, ancak geçmiş dönemlerde de hayat pahalılığı artışının daha az uygulandığını ifade etti. Hasipoğlu, bu yüzden piyasa ucuzlaması ve denetimin önemine işaret etti.
Hasipoğlu, asgari ücret oranına yansıtılan hayat pahalılığının düşük olduğu iddialarına katılmadığını, bu konunun daha önce mahkemeye de taşındığını ancak burada önemli olanın kriter belirleme verilerinin yansıtılıp yansıtılmadığı olduğunu belirtti. Hasipoğlu, asgari ücretliyi aldıkları önlemlerle ve verdikleri desteklerle hayat pahalılığı karşısında zarara uğratmadıklarını anlattı.
KKTC vatandaşı sigortalı sayısının 78 bin 954 olduğunu ifade eden Hasipoğlu, ülkede 86 bin üzerinde de yabancı çalışan olduğunu, bu paranın belli bir kısmının ülke dışına gönderildiğini, o yüzden yerli istihdamı desteklediklerini kaydetti.
Hasipoğlu, destekleri çalışanların hesabına yatıracaklarını belirterek, böylece hayat pahalılığı yansımasının 22.90 civarında olacağını ifade etti.
Soruları da yanıtlayan Hasipoğlu, Hür-İş’e bazı konularda hak verdi, artık tüm ödemelerin banka üzerinden yapılacağını, meslek düzenlemesi yapılacağını, ödemelerin gerçek ücretini görmek amacıyla gerekli adımların atılacağını söyledi. Hasipoğlu, prim desteklerinin de yapıldığını, ayrıca desteklerin de net olacağını söyledi.

Üstel, 2013–2022 arasında yarım kalan tüm projeleri tamamlayacaklarını açıkladı. Güzelyurt Hastanesi, Lefke Gazi Lisesi ve sağlık yatırımları için yoğun çalıştıklarını, asgari ücrette adil sistem için komisyon kurulabileceğini söyledi.
Başbakan Ünal ÜstelCumhuriyet Meclisi’nde söz alarak, hükümet olarak istikrar içinde geçmişten kalan yarım kalan tüm projeleri bitireceklerini söylediklerini ve bu amaçla çalıştıklarını vurguladı.
Üstel, 2013-2022 arası yarım kalan projelerin tümünü bitirip 2026 sonuna kadar halkın hizmetine sunacaklarını kaydetti, bugüne kadar yapılan karayolları altyapısı ile sağlık alanındaki yatırımlara işaret etti.
Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan protokoller ve kendi kaynakları ile yaptıkları yatırımları anlatan Üstel, Güzelyurt Hastanesinin tamamlanması ve bölgedeki hastane ile sağlık ocaklarının güçlendirilmesi için de adımlar attıklarını kaydetti.
Girne ve Lefkoşa’da da sağlık alanında adımlar atıldığını, halka verdikleri tüm sözleri yaşama geçireceklerini ifade eden Üstel, Güzelyurt Hastanesini bitirmek için de yoğun şekilde çalıştıklarını ancak ülke genelinde de yatırımları hızlandırdıklarını, depreme dayanıklı hale getirmek için de gerekli güçlendirmeleri yaptıklarını söyledi.
Üstel, 2026 yılında da tüm projeleri tamamlamak için tüm ekiplerle çalıştıklarını, tüm bölgeleri gezdiğini, yetkililerden bilgiler aldıklarını ve sorunları çözmek için gereken adımları attıklarını kaydetti.
Güzelyurt Hastanesinin en önemli sorunlardan olduğunu iyi bildiğini, bu yüzden mevcut şekilde değil, daha çağdaş ve iyi bir proje ile bunu hayata geçirmek için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Üstel, mevcut firmanın 15 Kasım 2025’te tamamlanacağı sözü verdiğini anımsattı. Hastahanenin verilen söz rağmen bitmediğini, onu denetim için inşaata ziyarette bulunduğunu, aktaran Üstel, bunun yanında narenciye fiyatlarını da açıkladıklarını, üreticiye destek verdiklerini anlattı.
Üreticinin yüzünün güldüğünü ifade eden Üstel, süreci anlattı, bu çerçevede hastaneyi de habersiz ziyaret ettiklerini, ancak mevcut durumu görünce hesap sormasının hakkı olduğunu, bu hesabı da halka hızlı bir şekilde hizmet için sorduğunu vurguladı.
Üstel, tüm yetkilileri sorguladığını, çünkü halka hizmette zaman kaybının olamayacağını ifade ederek, gelecek günlerde de Karpaz bölgesini ziyaret edip, Pamuklu Hastanesini inceleyeceğini anlattı. Üstel, kimseyi rencide etmek için değil, herkesin sorumluluğu içinde hareket etmesi için gereken uyarıları yapacaklarını da söyledi.
Lefke Gazi Lisesinde çocukların güvenli çağdaş eğitim alması için gereken adımların atılacağını ifade eden Üstel, burada yaşanan sıkıntıları ve tartışmaları anlattı, bu tür süreci uzatan yaklaşımların doğru olmadığını kaydetti.
Asgari ücret ile ilgili gerekli adımların atıldığını, desteklerin verildiğini, ne emekçiyi ne de işvereni ezdirmediklerini ifade eden Üstel, “Gelin yasayı birlikte yapalım, az alana çok, çok alana az hayat pahalılığı verelim, varsanız gelin komisyonu kuralım” dedi. Üstel, soru üzerine Girne Hastanesinin en geç Hazirana kadar açılacağını da söyledi.
İncirli de, adil paylaşım için yapılacak her girişime destek vereceklerini kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın vefatının 14. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı.
Üstel, mesajında Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının uzun yıllara yayılan varoluş mücadelesini devlet iradesine dönüştüren tarihsel süreçte, halkın hak ve çıkarlarını her koşulda kararlılıkla savunduğunu vurguladı. Denktaş’ın fikirleri, idealleri ve sarsılmaz duruşuyla milletine yön veren müstesna bir devlet adamı olarak tarihteki yerini aldığını ifade etti.
Rauf Raif Denktaş’ın yalnızca bir siyasi lider değil, en zor dönemlerde halkına yol gösteren, davasına ömrünü adamış bir mücadele insanı olduğunu belirten Üstel, onun güçlü iradesiyle Kıbrıs Türk halkının kaderine yön verdiğini kaydetti.
Üstel, Denktaş’ın “Biz bu devleti masa başında değil, mücadeleyle kurduk” sözünün, Kıbrıs Türk halkının ödediği bedellerin, verdiği onurlu mücadelenin ve bugün sahip olunan kazanımların en açık ifadesi olduğunu söyledi. Bu mücadelenin, halkın başı dik, kimliğinden ve haklarından ödün vermeden özgürce yaşayabilmesi için verildiğini vurguladı.
Başbakan Üstel, mesajını “Bu anlamlı gün vesilesiyle, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı vefatının on dördüncü yılında saygı, minnet ve rahmetle anıyorum” sözleriyle tamamladı.

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın ölüm yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.
“Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve egemenlik mücadelesinin mimarı, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı vefatının 14. yıl dönümünde derin bir saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
Rauf Raif Denktaş, yaşamı boyunca Kıbrıs Türk halkının varlığını, güvenliğini ve onurunu her şeyin üzerinde tutmuş; en zor ve karanlık dönemlerde dahi halkının hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunmaktan asla vazgeçmemiştir. O, yalnızca bir devlet adamı değil; aynı zamanda halkının kaderini omuzlarında taşıyan, inancı ve mücadelesiyle tarih yazan bir liderdir.
Denktaş, Kıbrıs Türk halkının kendi kimliğiyle, kendi iradesiyle ve kendi devleti çatısı altında yaşayabilmesi için verdiği mücadelede, sabrı, dirayeti ve ileri görüşlülüğüyle ön plana çıkmıştır.
Uluslararası platformlarda yürüttüğü diplomatik mücadeleyle, Kıbrıs Türk tarafının haklı davasını tüm dünyaya anlatmış; karşılaştığı baskılara rağmen ilkelerinden ve milli duruşundan hiçbir zaman ödün vermemiştir.
Kurucu Cumhurbaşkanımızın en büyük mirası, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temelleri üzerine inşa edilen bağımsızlık ve egemenlik anlayışıdır. Bugün bizlere düşen en önemli sorumluluk; Denktaş’ın emanetine sahip çıkmak, devletimizi her alanda daha güçlü kılmak ve onun uğruna büyük bedeller ödediği milli değerleri genç nesillere aktarmaktır.
Bu vesileyle, Rauf Raif Denktaş’ın yalnızca geçmişimizin değil, geleceğimizin de yol göstericisi olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Onun azmi, kararlılığı ve vatan sevgisi, Kıbrıs Türk halkının birlik ve beraberlik içinde yürüdüğü yolda daima ilham kaynağı olmaya devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı vefatının yıl dönümünde bir kez daha saygı, özlem ve rahmetle anıyor; aziz hatırası önünde minnetle eğiliyorum.”