Archives 2026

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yarın KKTC’ye geliyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, temaslarda bulunmak üzere yarın KKTC’ye geliyor.

Yılmaz, saat 16:00’da Ercan’a gelecek ve gelişinin ardından Başbakan Ünal Üstel ile ortak basın açıklaması yapacak.

Yılmaz, cuma sabah 09.00’da Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından kabul edilecek.

Cevdet Yılmaz, 10.30’da ise Lefkoşa Concorde Otel’de “Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi Lansman Töreni”ne katılacak.

Acapulco Otel’de, saat 15.00’te KKTC Ekonomik Örgütler Platformu ile toplantı gerçekleştirecek olan Yılmaz, akşam temaslarını tamamlayarak adadan ayrılacak.

Başbakan Üstel: “Tüm krizlere karşı dirençli bir hükümetimiz var, laf değil iş üretiyor”

Başbakan Ünal Üstel, “Tüm krizlere karşı dirençli bir hükümetimiz var. Hükümetimiz laf değil iş üretiyor. Gündemimizde erken seçim yok, devam eden projeleri tamamlamak var” dedi.

“2026 yılında ihtiyaç duyduğumuz kaynaklara erişeceğimize dair kimsenin kuşkusu olmasın” vurgusu yapan Üstel, bütçeyi disiplinli şekilde kullanarak, halkın ihtiyaçlarını önceleyerek, yeni kaynaklar yaratarak, 2026 hedeflerine ulaşacaklarını vurguladı.

Türkiye ile 2026 İktisadi ve Mali İş birliği Protokolünün büyük olasılıkla Şubat ayında imzalanacağını söyleyen Üstel, protokol için “tarihi rekor” nitelemesinde bulundu.

Basın toplantısı… “Biz icraat hükümetiyiz, reform hükümetiyiz”

Başbakan Üstel, 2022-2026 döneminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kazandırılan projeler ve icraatları kamuoyu ile paylaştı. “Halka Hizmet Yolunda Dört Yıl” başlıklı basın toplantısında konuşan Üstel, Mayıs 2022’de göreve geldiklerini ifade ederek, “3 yıl 8 ayı geride bıraktık. Hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerliyoruz” dedi.

Üstel, göreve geldikleri gün yarım kalan projeleri tamamlamak, konuşulan ancak hayata geçirilmeyen reformları yapmak ve halkın ihtiyaç duyduğu büyük projeleri başlatmak hedefini ortaya koyduklarını söyledi. Bu hedeflerin büyük bir bölümünü başardıklarını kaydeden Üstel, “Çünkü biz laf üretmedik, iş ürettik. Biz icraat hükümetiyiz, reform hükümetiyiz” diyerek, bu çizgiden sapmadıklarını ve aynı karalılıkla yola devam ettiklerini ifade etti.

2026 yılında da daha fazla proje daha fazla reform hedefinde olduklarını dile getiren Üstel, bu başarıların temelinde inanç, cesaret ve siyasi istikrar olduğunun altını çizdi, “Büyük işler tecrübe, cesaret ve istikrar ister” dedi.

Yaklaşık dört yıldır kesintisiz görev yapan hükümetin bozulmadan, dağılmadan yoluna devam ettiğini ifade eden Üstel, “Bu yönüyle hükümet ülkenin en uzun soluklu hükümetlerinden biri olmuştur” diyerek, koalisyon ortaklarına, UBP milletvekili grubuna, bakanlara ve bürokratlara özverili çalışmaları için teşekkür etti.

-“Sorunlara rağmen ortaya koyduğumuz başarı açıktır, nettir ve kimse tarafından inkar edilemez”

Görev süreleri boyunca enflasyondan kaynaklı ciddi ekonomik sıkıntılarla zorlu süreçlerden geçtiklerine işaret eden Üstel, “Sorunlara rağmen ortaya koyduğumuz başarı açıktır, nettir ve kimse tarafından inkar edilemez” dedi.

Çalışanları enflasyona ezdirmemek için tüm imkanları kullandıklarını vurgulayan Başbakan Üstel, bazı rakamlar paylaşarak, maaşlarda ciddi bir yükselme sağladıklarının altını çizdi. 2026 yılında enflasyonun daha da düşmesiyle alım gücünde ciddi bir iyileşme olacağını kaydeden Üstel, ülkedeki pahalılığın önüne geçilmesi adına Ekonomi Bakanlığı’nın da kontrol ve denetim mekanizmalarını devreye soktuğunu söyledi. Üstel, elektronik etiket uygulamasının alınan tedbirlerden sadece bir tanesi olduğunu, Haziran ayında e-fatura uygulamasına da başlayacaklarını belirtti.

2022 yılında 74.2 Milyar TL olan gayri safi milli hasılanın, 2024’de 232.7 Milyar TL’ye yükseldiğini ifade eden Üstel, yıllık büyüme rakamlarının, 2022’de 13.4, 2023’de 7.4, 2024’de 8.4 olduğuna dikkat çekti. Kişi başına gayri safi milli hasılanın 2022’de 12 bin 245 Amerikan Doları, 2023’de 14 bin 599 Amerikan Doları, 2024’de 17 bin 498 Amerikan Doları olduğunu vurgulayan Üstel, “Bu KKTC tarihinin ulaşılmış en yüksek kişi başına düşen gelir seviyelerinden biridir” dedi.

-“Halkımızı taksitli maaşa mahkum etmedik”

Başbakan Üstel, ekonomik sıkıntılara rağmen çalışanları enflasyona ezdirmeklerini, maaşlarda döviz cinsinde artışlar sağladıklarını, ekonomiye büyüttüklerini, çalışanlara ve devletten alacaklı tüzel kişilere karşı sorumlulukları yerine getirecek kaynağı yarattıklarını vurguladı. Üstel, “Halkımızı taksitli maaşa mahkum etmedik” dedi.

Üstel, akaryakıtta otomasyon sistemini de hayata geçirdiklerini, Arge projeleri ve teknoparkların kurulumunun önünü açtıklarını ifade etti.

-“Sağlık alanında ortaya koyduğumuz bu tablo sözde değil yapılan işlerle konuşulan bir tablodur”

Sağlık altyapısını güçlendirmeyi, yıllardır ertelenen yatırımları hayata geçirmeyi ve halkın hizmetlere erişimini kalıcı bir biçimde iyileştirmeyi önceliklerin başına koyduklarını dile getiren Üstel, “Kağıt üzerinde kalan projeleri sahaya indirdik, bekleyen yatırımları hayata geçirdik” dedi. Yeni ve büyük sağlık yatırımlarının ilk adımlarını attıklarını kaydeden Üstel, “Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin temelini attık, 320 yatak kapasitesiyle bu hastane halkımızın gelecekte sağlık garantisi olacak” dedi.

Yeni Girne Hastanesi’nin tamamlanma aşamasına geldiğini, yakında açılacağını, yarım ve atıl kalan Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yapımını başlattıklarını, çok yakın zamanda açılışını yapacaklarını dile getiren Üstel, Karpaz Devlet Hastanesi İnşaatının Pamuklu’da hızla devam ettiğini de söyledi.

AMATEM’i servis olarak açtıklarını, yeni binası için projeyi başlattıklarını belirten Üstel, Lapta Sağlık Merkezi’ni geliştirdiklerini, Maraş Sağlık Merkezi’ni, Beyarmudu, Sağlık Merkezini, Dörtyol Sağlık Merkezini, Gaziköy Sağlık Merkezini açtıklarını, Değirmenlik Sağlık Merkezini yeniden yaptıklarını, Dikmen Sağlık Merkezi’nin ihalesinin tamamlandığını, inşaatına başlanacağını kaydetti.

Ambulans filosunu yüzde 70 oranında büyüttüklerini dile getiren Üstel, Devlet Laboratuvarı için projeyi başlattıklarını ve bu yılın ikinci yarısında tamamlayacaklarını açıkladı. İlaç, eczacılıkta dijital dönemin başladığını söyleyen Üstel, “Sağlık alanında ortaya koyduğumuz bu tablo sözde değil yapılan işlerle konuşulan bir tablodur” dedi. Daha güçlü bir sağlık sistemi inşa ettiklerini ifade eden Üstel, 2026 yılında sağlık alanında birçok büyük projenin hayata geçeceğini söyledi, “O yüzden seçim değil iş, hizmet diyoruz” dedi.

-İçişleri… “Köklü ve tarihi adımlar attık”

Belediyelerde, muhtarlıklarda, kamulaştırmada, mülkiyet alanında ve iç güvenlik konularında köklü ve tarihi adımlar attıklarını vurgulayan Üstel, reform yaparak belediyeleri birleştirdiklerini ve belediye sayısını 28’den 18’e düşürdüklerini hatırlattı.

Belediyeler Yasasını geçirerek, belediyelerin güçlerini, gelirlerini ve hizmet kapasitelerini artırdıklarını belirten Üstel, “Belediyeler artık kendi ayakları üzerinde durabiliyor ve hiçbir belediyede bugün maaş krizi yoktur” dedi.

Muhtar maaşlarını brüt asgari ücretin yüzde 95’ine kadar yükselttiklerini, 186 muhtarlık binasının 112’sini yenilediklerini dile getiren Başbakan Üstel, “Kamulaştırmada yılların yükünü orta yerden kaldırdık, 582 kamulaştırma dosyası çözüldü. Yaklaşık 1 Milyar 50 Milyon TL ödeme yapıldı, projelerin önü açıldı” diye konuştu.

MAKS projesinin yüzde 90’ının tamamlandığını ifade eden Üstel, ülkeye giriş-çıkışlara ve iç denetimlere yönelik de önemli adımlar attıklarına dikkat çekti. Düzensiz Göçle Mücadele Merkezini kurduklarını ve altyapısını güçlendirdiklerini belirten Üstel, denetimlerin devam ettiğini söyledi. Sınır kapılarının daha güvenli hale gelmesi için Türkiye ile imzalanan güvenlik iş birliği anlaşmasını fiilen uygulamaya başlattıklarını kaydeden Üstel, sınır kapılarındaki teknolojik donanımları sağlamaya başladıklarını söyledi.

Polisin ihtiyaç duyduğu yasaları da hazırladıklarını ve Meclis’e göndereceklerini ifade eden Üstel, polise araç ve personel desteği sağladıklarını belirterek, “Polisimizi suçla mücadeledeki başarısından dolayı kutluyorum” dedi.

-Taşınmaz Mal Komisyonu… “Kaynak sağladık ve komisyonu ayağa kaldırdık”

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) uluslararası alanda tanınmış, özel ve stratejik bir iç hukuk yolu olduğuna dikkat çeken Başbakan Üstel, yasal düzenlemeleri hayata geçirdiklerini, yabancılara satılan mülklere özel vergiler getirerek, TMK için sürdürülebilir finansman kaynağı oluşturduklarını söyledi, “Kaynak sağladık ve komisyonu ayağa kaldırdık. Bu süreçte milyonlarca sterlinlik kaynak yatırılarak, gerekli ödemeler yapıldı” dedi.

TMK’nın kurulduğundan beri yapılan ödemelerin üçte biri kendi dönemlerinde yapıldığını vurgulayan Üstel, “TMK ayakta tutulmasaydı, davalar kartopu gibi büyüyecek ve özellikle inşaat sektörümüz çok daha ağır risklerle karşı karşıya kalacaktı” diye konuştu.

-“Gençlerin geleceklerini bu topraklarda kurmalarını sağlayan her adımı çekinmeden attık”

Gençlerin geleceklerini bu topraklarda kurmalarını sağlayan her adımı çekinmeden attıklarını vurgulayan Üstel, “Kırsal kesim arsası dağıtmaya devam ettik, edeceğiz, dağıtılan arazilerin altyapısını büyük ölücüde tamamladık” dedi . Üstel, tarihte ilk kez İlk Evim Kredisini başlattıklarını ifade etti.

Çeyrek asır sonra sosyal konut projelerini yeniden başlattıklarının altını çizen Üstel, Güzleyurt yeni Sosyal Konutlarının temelinin atıldığını, Alayköy için başvuruların başlayacağını belirtti. Çamlıbel, Esentepe, Dikmen, Hamitköy, Dipkarpaz, Maraş, Çamlıköy, Vadili, Sınırüstü ve Güzelyurt’ta ikinci etap olmak üzere yeni sosyal konut projelerini de başlatacaklarını açıklayan Üstel, projeler tamamlandığında 3 bin üzeri sosyal konut yapılacağını belirtti.

-“Okul yatırımları açısından eğitimde son dört yıl tarihi bir dönem oldu”

Okul yatırımları açısından eğitimde son dört yılın tarihi bir dönem olduğunu dile getiren Üstel, 30 yeni okul projesinin eğitime kazandırıldığını, bunların 18’inin devlet tarafından, 12’sinin ise bağışçılar sayesinde gerçekleştirildiğini kaydetti. 591 yeni derslik yaptıklarını, 7 okulun yapımı ve yenilemesinin devam ettiğini söyleyen Üstel, “Hedeflediğimiz 40 yeni okul için emin adımlarla ilerliyoruz” dedi.

-“2026 yılında öğle yemekleri için 80 Milyon TL gibi bir kaynağı öğrencilerimize ayırdık”

Okulların iç donanımlarına da yatırım yaptıklarını, teknolojik yatırımları tarihin en üst seviyesine çıkardıklarını ifade eden Başbakan Üstel, depreme yönelik güçlendirme projelerinin tek tek tamamlandığını dile getirdi. Haftada iki gün tam gün eğitime geçildiğini de hatırlatan Üstel, “2026 yılında öğle yemekleri için 80 Milyon TL gibi bir kaynağı öğrencilerimize ayırdık” dedi.

Yükseköğrenim alanında YÖDAK’la iş birlikleri doğrultusunda niteliği artırmaya yönelik uygulamalar başlattıklarını ve bu bağlamda denetim mekanizmalarını güçlendirdiklerini ifade eden Üstel, DAÜ’nün mali sorunları için cesaretle adım attıklarını kaydetti. Üstel, DAÜ’nün alınan tedbirlerle daha sürdürülebilir yapıya kavuşacağına vurgu yaptı.

Üstel, “Eğitimde sadece bina yapmadık, güvenli, donanımlı ve çağın ihtiyaçlarına uygun okul altyapısı oluşturduk” diye konuştu.

-Tarım… “Hedef, üretenin desteklendiği, üreticinin kazandığı, gıda güvenliği garanti altına alınan bir KKTC yaratmak”

Tarım ve hayvancılık alanını günü kurtaran desteklerle değil bütüncül bir yaklaşımla yönettiklerini belirten Başbakan Üstel, “Üreticinin emeğini koruyan adımlar atıyoruz” dedi. Güzelyurt Ovasını, Türkiye’den gelen su ile buluşturduklarını, Mesarya Ovasına su götürme çalışmalarının süratli bir şekilde devam ettiğini dile getiren Üstel, Güzelyurt’a Soğuk Hava Entegre Tesisi projesinin yakında tamamlanacağını belirtti.

Narenciye üreticisine 2024 yılında dalında kalan ürün için 231 Milyon TL ödeme yapıldığını dile getiren Üstel, tarım ve hayvancılığa 2023, 2024 ve 2025 yılında olmak üzere toplam 6.3 Milyar TL destek ödemesi verildiğini kaydetti. Üstel, Genel Tarım Sigortası üzerinden ise bir buçuk milyar TL tazminat ödendiğini söyledi.

2025 yılında ilk kez Tarım Bakanlığı çatısı altında üç iklim istasyonu ve erken uyarı sistemi kurulduğunu, organize hayvancılık bölgelerine 38 buçuk Milyon TL’lik altyapı çalışması yapıldığını ifade eden Üstel, 15 yıldır kullanımda olmayan beş süt toplama merkezinin de aktif hale getirildiğini söyledi.

Büyükbaş hayvan sütü üretiminin son iki yılda yüzde 14 buçuk artış gösterdiğini ve sektörün büyüdüğünü dile getiren Üstel, küçükbaş süt üretiminin de yüzde 51 artış gösterdiğine dikkat çekti. Orman alanlarının ağaçlandırıldığını aktaran Üstel, “Hedefimiz nettir. Üretenin desteklendiği, üreticinin kazandığı, tarımın güçlü olduğu, gıda güvenliği garanti altına alınan bir KKTC yaratmak” dedi.

-“Ulaştırmada ülkenin doğusundan batısına her yeri birbirine bağladık”

Yeni Ercan Havalimanı projesini tamamlayarak, hizmete açtıklarını hatırlatan Üstel, yolcu sayısının ilk iki yılda yaklaşık yüzde 50 oranında arttığına dikkat çekti. Yol projelerine de değinen Üstel, 13 yıldır bekleyen Lefke-Güzelyurt yolunu açtıklarını, Yenierenköy-Balalan Sahil Yolu ile Karpaz’a kesintisiz erişimi sağladıklarını, Girne-Alsancak Çevre Yolunu tamamladıklarını, Çatalköy-Girne çift şerit yolu projesinin tamamlanma aşamasında olduğunu kaydetti. Üstel, Lefkoşa Kuzey Çevre Yolunun tamamlandığını, Karpaz-Zafer Burnu Yolu ve 200 kilometreye yakın köy yolunun yenilendiğini, Kayalar-Sadrazam ve Dağ Yolu projesinin yapımına başlandığını, Çamlıbel-Geçitköy arasındaki yol yapım çalışmalarının ise başlamak üzere olduğunu söyledi.

İnternette 8 yıl bekleyen 3G’yi, 4.5G’ye taşıdıklarını ifade eden Üstel, 12 yıl bekleyen fiber optik altyapı projesini başlattıklarını da belirtti. 12 deprem istasyonu ve 7 otomatik meteoroloji istasyonu kurduklarını kaydeden Üstel, Kıyı Emniyet Şirketinin radar sayısını artırdıklarını da söyledi.

Yol güvenliği çalışmalarının ve denetimlerin bir sonucu olarak trafik kazalarında polisin açıkladığı verilere göre büyük bir düşüş başladığını dile getiren Üstel, “Ulaştırmada ülkenin doğusundan batısına her yeri birbirine bağladık, erişimi kolaylaştırdık, trafik sorununu hafiflettik, altyapıyı geleceğe hazırladık” dedi.

-“Turizmde sadece sayıları artırmadık, algıyı, kaliteyi ve markayı da güçlendirdik”

Turizmi yeni bir vizyonla geleceğe taşıyacak adımlar attıklarını ifade eden Üstel, yeni Ercan Havalimanı açıldıktan sonra turist ve uçuş sayılarının arttığını, Girne Antik Liman Projesinin yaklaşık 50 yıl sonra tamamlandığını, turizm teşviklerinin artarak devam ettiğini, KKTC’nin 10 yıllık Turizm Master Planını hazırladıklarını vurguladı. Ada Kıbrıs Projesinin başlatıldığını, uluslararası marka tanıtımının yapıldığını ifade eden Başbakan Üstel, THY ve A-Jet ile anlaşma yapıldığını hatırlattı.

Çok sayıda ören ve müze yerinin yenilendiğini, 27 yıldır tamamlanamayan tiyatro binasının bu yılın sonuna kadar hizmete açılacağını ifade eden Üstel, Deprem İzleme Merkezi’ni de açtıklarına dikkat çekti, “Turizmde sadece sayıları artırmadık, algıyı, kaliteyi ve markayı da güçlendirdik” dedi. Üstel, hedefin daha planlı, daha nitelikli ve dünyada karşılığı olan turizm yapısını kalıcı hale getirmek olduğunu vurguladı.

-Çalışma hayatı… “Aktif- pasif oranı son yılların en yüksek oranı”

Başbakan Ünal Üstel, çalışma hayatını kayıt altına alan sosyal güvenliği güçlendiren ve sosyal devlet anlayışını sahaya yansıtan kapsamlı adımlar attıklarını belirtti.

Üstel, aktif sigortalı sayısının 2022 yılında 120 bin 732’yken, 2025 yılının aralık ayında 168 bin 216’ya, aktif- pasif oranının 2, 93’ten 3, 58’e yükseldiğini söyleyerek, bunun son yılların en yüksek oranı olduğunu vurguladı.

Prim desteklerine de değinen Üstel, kadın çalışanlara “tarihte ilk kez” yüzde 100, erkeklere ise yüzde 80 prim desteği verdiklerini ve bunun devam ettiğini ifade etti. Üstel, bu desteklerin aylık ortalama 250 milyon TL tuttuğuna dikkat çekti.

2024 yılında toplam 1 milyar 660 milyon TL, 2025 yılında ise yüzde 90 artışla toplam 3 milyar 154 milyon TL prim desteği ve teşvik ödemesi yapıldığına işaret eden Üstel, 2025 yılında yaklaşık 8 bin 500 iş yeri ve 86 bin çalışanın prim desteklerinden yararlandığının altını çizdi.

Başbakan Üstel, sosyal yardım ve cemile maaşlarında da önemli oranlarda artışlar yapıldığını belirterek, Lefkoşa Engelsiz Yaşam Evi’nin hizmete açıldığını, Girne, Güzelyurt ve Gazimağusa’daki rehabilitasyon merkezlerinin yenilendiğini ifade etti. Üstel, ek olarak, yaklaşık 20 yılı aşkın bir sürenin ardından kamuya engelli istihdamı sağlandığını; engelli bireylerin hizmetlere erişimini kolaylaştırmak için yeni hizmet araçları temin edildiğini de söyledi.

“2025 yılında Çalışma Dairesi tarafından 4 bin 100 denetim gerçekleştirdi. Haspolat Sevgi Evi hizmete açıldı. Çocuk Hakları Eylem Planı yürürlüğe konuldu.” diyen Üstel, bunun yanında yeni bakım modeller, kadınlara yönelik hizmetler, Kalkanlı Yaşam Evi ve Sınırüstü Huzurevi’ne yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.

-“Başbakanlık olarak halkın ihtiyaç ve beklentilerine cevap veren yeni bir yönetim anlayışını esas aldık”

Başbakanlık olarak halkın ihtiyaç ve beklentilerine cevap veren yeni bir yönetim anlayışını esas aldıklarını ifade eden Üstel, kamuda denetim genelgesi yayınlayarak, denetimleri sıklaştırdıklarını söyledi. Üstel, halkın taleplerini takip etmek ve değerlendirmek amacıyla Başbakanlık İletişim ve Hizmet Takip Merkezi’nin devreye alındığını kaydetti.

28 yıldan sonra Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı’nı hazırlayarak, Meclis’e sunduklarını dile getiren Üstel, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) sepetini yenileme çalışmalarının da başlatıldığını söyledi.

Başbakan Üstel, “Bu adımlar denetimi güçlendiren, planlamayı kurumlaştıran ve devletle vatandaş arasındaki mesafeyi azaltan bir anlayışın ürünüdür” diyerek, Başbakanlığın bundan sonra da koordinasyonun, şeffaflığın etkin yönetim merkezi olmaya devam edeceğini vurguladı.

-“Çok kısa bir süre içerisinde atılacak adımlar enerji politikamız açısından tarihi bir dönüm noktası olacaktır”

Enerjinin bağımsızlığın, kalkınmanın ve ekonomik istikrarın temeli olduğunun altını çizen Üstel, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda (Kıb-Tek) üretimden, dağıtıma kadar köklü bir dönüşüm süreci başlattıklarını söyledi. Türkiye’den getirilen mobil jeneratörle toplam jeneratör sayısını 7’ye çıkardıklarını, navlunda tasarruf sağladıklarını, Lefkoşa, İskele, Kalecik ve Gönyeli trafo merkezlerini güçlendirdiklerini dile getiren Üstel, 2025 yılı itibarı yakıt stoğunun daha da güçlendirildiğini belirtti.

2022 yılından kalan 100 Milyon Dolarlık borcu ödediklerini de kaydeden Üstel, “Enerjideki sıkıntıların farkındayız ama altyapısı güçlendirilmiş, borcu azaltılmış ve ciddi yatırımlar yapılan bir Kıb-Tek vardır” dedi. Ankara’da yapılan görüşmeler sonucunda kronik sorunların tamamen çözüleceği bir yol haritası üzerinde de mutabık kalındığını ifade eden Üstel, “Çok kısa bir süre içerisinde atılacak adımlar enerji politikamız açısından tarihi bir dönüm noktası olacaktır” dedi.

-“BRT Yasası kısa sürede Meclis’ten geçecek”

Başbakan Ünal Üstel, “Kıbrıs Türk halkının sesi ve hafızası” olan Bayrak Radyo ve Televizyon Kurumu’nun (BRTK) yıllardır devam eden sorunlarını aşmak amacıyla yasa tasarısı hazırladıklarını ve tasarıyı Cumhuriyet Meclisi’ne gönderdiklerini kısa süre içinde Meclis’ten geçirileceğini ifade etti. Üstel, hedeflerinin güçlü, sürdürülebilir ve bağımsız bir kamu yayıncılığı olduğunu vurguladı.

-“2026 yılı hedefleri arasında Lefkoşa’da 12 bin kişilik yeni spor kompleksi var”

Sporda alanındaki yatırımlar hakkında da konuşan Üstel, 20 milyon TL olarak devralınan proje kalemini 1 milyar TL’nin üzerine çıkardıklarını kaydederek, 10’dan fazla futbol sahasının yenilendiğini, 11 sahaya yeni tribün kazandırıldığını belirtti. Esentepe-Girne bölgesine yeni spor salonu yapıldığını belirten Üstel, uzun yıllar sonra 13’üncü Spor Şurası’nın yapıldığını da kaydetti; 30 yılın ardından spor yasasının güncellemek üzere Meclis’e gönderildiğini söyledi.

Üstel, 2026 hedefleri arasında Lefkoşa’da FIFA standartlarında 12 bin kişilik yeni bir spor kompleksi, yeni bir kapalı spor salonu, Olimpiyat Evi, Atatürk Stadı tribünün yenilenmesi, Atilla Topaloğlu Stadı’na tartan pist, iki sentetik saha, dört çim saha ve iki halı saha olduğunu ifade etti.

-“2026 İktisadi ve Mali İş birliği Protokolünü büyük olasılıkla şubat ayında imzalayacağız”

“Bizim için Türkiye ile ilişkiler sadece finansal değil aynı zamanda yaşamsaldır. Karşılıklı sevgiye, saygıya samimiyete, güvene ve kardeşlik hukukuna dayalı bir ilişki yürütüyoruz” diyen Üstel, KKTC-TC ilişkilerini son derece iyi bir noktaya taşıdıklarını vurguladı.

2023, 2024 ve 2025 yılında imzalanan üç ayrı İktisadi ve Mali İş birliği Protokolüyle toplam 46 Milyar 400 Milyon TL’lik rekor kaynak yarattıklarına dikkat çeken Üstel, 2026 İktisadi ve Mali İş birliği Protokolünü de yine tarihi rekora imza atarak, büyük olasılıkla şubat ayında imzalayacaklarını belirtti. Başbakan Üstel, Türkiye’nin her alanda Kıbrıs Türk halkının yanında durmaya devam ettiğini söyledi.

-Kıbrıs konusu…

Kıbrıs konusunda iki devlet vizyonu çerçevesinde Türkiye ile tam uyum içerisinde yürüdüklerini dile getiren Başbakan Üstel, “Egemenlik ve garantörlükten taviz vermeyeceğiz” dedi. Rum Yönetimi’nin federasyon görüşmelerini Kıbrıs Türklerini masada tutmak için kullandığını ifade eden Üstel, “Ucu açık müzakerelere başlamak mümkün değildir” vurgusu yaptı. Başbakan Üstel, Rum Yönetimi’nin, inşaat ve turizmde, KKTC ekonomisine baskı kurma girişimlerinin zihniyetin değişmediğinin en temel göstergesi olduğunu kaydetti.

-Hedefler…”Farklı alanlarla önemli işlere imza atacağız”

“Hükümet olarak 2026 yılında refah seviyesini yükseltmiş, alım gücünün gözle görülür şekilde arttığı bir ülke hedefimiz için hep birlikte çalışıyoruz” diyen Üstel, yeni yılda da farklı alanlarla önemli işlere imza atacaklarını kaydetti.

“2026 yılında ihtiyaç duyduğumuz kaynaklara erişeceğimize dair kimsenin kuşkusu olmasın” diye konuşan Üstel, bütçeyi disiplinli şekilde kullanarak, halkın ihtiyaçlarını önceleyerek, yeni kaynaklar yaratarak, 2026 hedeflerine ulaşacaklarını vurguladı.

“Tüm krizlere karşı dirençli bir hükümetimiz var. Hükümetimiz laf değil iş üretiyor. Gündemimizde erken seçim yok, devam eden projeleri tamamlamak var” diyen Üstel, İktisadi ve Mali İş birliği Protokolünden elde edilecek kaynakla halkın hayatına dokunacak projeleri gerçekleştireceklerini kaydetti.

Başbakan Üstel ayrıca, her hafta bir bakanın basın toplantısı yaparak, üç buçuk senede ne yaptığını anlatacağını da kamuoyu ile paylaştı.

Üstel: Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk halkının onur ve özgürlük mücadelesinin öncüsüdür

Başbakan Ünal Üstel, Dr. Fazıl Küçük’ü, vefatının 42’nci yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınlandı.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

‘‘Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine ömrünü adayan, milletimizin hak ve özgürlük yürüyüşünde öncü bir rol üstlenen Dr. Fazıl Küçük’ü, vefatının 42’nci yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

Dr. Fazıl Küçük; yalnızca bir hekim değil, Kıbrıs Türk halkının en zor günlerinde sesi olan, milletine cesaret veren, birlik ve dayanışma ruhunu diri tutan müstesna bir liderdir. O, Kıbrıs Türkü’nün onurunu, kimliğini ve iradesini ayakta tutan büyük mücadelede ön safta yer almış; halkımızın geleceğe güvenle yürüyebilmesi için tarihi bir sorumluluk üstlenmiştir.

Aramızdan ayrılalı yıllar oldu. Ancak bugün Kıbrıs Türk halkı onun adını özgürce anabiliyorsa; bu, yaktığı meşalenin ve o meşalenin ışığında verilen onurlu mücadelenin bir sonucudur. Bugün bu topraklarda başımız dik, hür ve egemen bir iradeyle yaşayabiliyorsak, bunun temelinde verilen büyük mücadele, ödenen bedeller ve Dr. Fazıl Küçük gibi öncü liderlerin kararlılığı vardır.

Bizlere düşen görev; bu mücadele yıllarını, çekilen zorlukları ve yapılan fedakârlıkları genç nesillere doğru şekilde aktarmak, bu bilinçle devletimize sahip çıkmak ve milli birlik ruhunu sonsuza dek yaşatmaktır.

Liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü 42. ölüm yıldönümünde bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.’’

Hasipoğlu: Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk halkının kaderine yön verdi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün en umutsuz ve karanlık günlerde halkına öncülük ettiğini, varoluş için verdiği mücadelenin Kıbrıs’ta tarihin akışını değiştirdiğini ve Kıbrıs Türk Halkı’nın kaderine yön verdiğini vurguladı.

Hasipoğlu, Dr. Fazıl Küçük’ün vefatının 42’inci yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Bakan Hasipoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Varoluş ve özgürlük mücadelesi Liderimiz Dr. Fazıl Küçük, en umutsuz ve karanlık günlerde halkına öncülük etmiş, varoluş için vermiş olduğu mücadelesi ile Kıbrıs’ta tarihin akışını değiştirmiş, Kıbrıs Türk Halkı’nın kaderine yön vermiştir. O’nun Kıbrıs Türkleri için verdiği büyük mücadele ve hiçbir karşılık beklemeden milli dava uğruna yaptıkları her zaman gururla hatırlanacaktır.
Dr. Küçük, her zaman alçak gönüllü, halkı ile iç içe, yardımsever, yüreği insan sevgisiyle dolu kişiliğiyle toplumun tüm kesimleri tarafından büyük saygı ve sevgiyle karşılanan değerli bir liderdi. O’nun halkı için ve milli mücadele uğruna yılmadan usanmadan yaptıkları Kıbrıs Türk toplumunun güç, güven ve direniş kaynağı olmuştur.
Vatan sevdası ve kararlılığıyla üstlendiği toplum liderliği görevini layığıyla yerine getirmiş, bunun yanı sıra, kimi zaman bir hekim, kimi zaman gazeteci, kimi zaman halktan biri olarak, halkı ile birlikte varoluş mücadelesinde tarihteki yerini almış, halkına rehber olmuştur.
Varoluş ve özgürlük mücadelesi Liderimiz Dr. Fazıl Küçük unutulmayacak, vermiş olduğu mücadeleler bize yol göstermeye devam edecektir.
Aramızdan bedenen ayrılışının 42. yılında Liderimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Bizlere düşen en asli görev, adını Kıbrıs tarihine altın harflerle yazdıran Dr. Küçük’ün Kıbrıs Türk toplumu için verdiği mücadelenin genç nesiller tarafından daima hatırlanmasını sağlamak, bizlere miras kalan devletimizi yüceltip güçlendirmektir.
Kıbrıs Türk Halkının varoluş mücadelesine ömrünü adayan Toplum Liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü ölümünün 42. yıldönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Aziz ruhu şad olsun. ‘’

HASİPOĞLU: ‘’ASGARİ ÜCRETLİYE 12 BİN TL’LİK DESTEK DOĞRUDAN HESAPLARA YATACAK’’

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs Genç Tv ‘de Er Meydanı programına konuk olarak Mustafa Alkan’ın sorularını yanıtladı.

‘’ASGARİ ÜCRETLİYE 12 BİN TL DESTEK’’
Asgari ücret ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, asgari ücretin yasa ve belli kriterler doğrultusunda belirlendiğini vurguladı.
Asgari ücret belirlenmeden önce toplumun tüm kesimlerinin görüşlerinin alındığını ifade eden Hasipoğlu, İstatistik Kurumu tarafından sunulan hayat pahalılığı oranının yüzde 18,39 olduğunu hatırlattı. Taraflar arasında denge kurmanın önemine dikkat çeken Hasipoğlu, memura verilen artış oranının altında kalan asgari ücret artışı nedeniyle ilk kez farklı bir uygulamaya gidildiğini söyledi.
Hasipoğlu, KKTC vatandaşı olan asgari ücretli çalışanlara, toplamda 12 bin TL’lik devlet desteği verileceğini belirterek Bu desteğin doğrudan çalışanın banka hesabına yatırılacağını belirtti.Bakan Hasipoğlu , söz konusu ödemenin vergiye tabi olmayacağının da altını çizdi.
Destekten yararlanmak isteyen çalışanların, İhtiyat Sandığı Dairesi bünyesinde açılacak portal üzerinden başvuru yapacağını ifade eden Hasipoğlu, uygulamanın hem işvereni zorlamamak hem de çalışanı enflasyon karşısında korumak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi.

“HAYAT PAHALILIĞI ARTIŞLARI HAKKANİYETE DAYANMALI”
Gündemde olan “az alana çok, çok alana az” hayat pahalılığı artışı konusuna da değinen Hasipoğlu, belli bir baremin üzerindeki maaş artışlarının hakkaniyete dayanması gerektiğini söyledi.
“Toplumsal uzlaşı adına bu siyasilerin ödevidir, boynumuzun borcudur” diyen Hasipoğlu, gerekli talimatların verildiğini ve çalışmaların yapılacağını açıkladı. Bir milletvekiline yapılan artış ile asgari ücrete yapılan artış oranı arasındaki farkın kabul edilemez olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, “Bu iş olacak” ifadelerini kullandı.

“AKTÜERYAL DENGE DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE”
Sosyal sigortaların mali yapısına ilişkin de açıklamalarda bulunan Hasipoğlu, 2025 yılı verilerine dikkat çekti. Sosyal sigortaların güçlü bir mali yapıya sahip olduğunu belirten Bakan, aktüeryal dengenin dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu söyledi.
İşveren kesimine ciddi destekler sağlandığını ifade eden Hasipoğlu, 2025 yılında toplam 3 milyar 154 milyon TL prim desteği verildiğini, bu desteklerin mart ayından itibaren devam edeceğini kaydetti.

“HİÇBİR MAAŞ ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA KALMAYACAK”
Vatandaşların bugün aldığı emekli maaşlarının asgari ücretin altında kaldığını vurgulayan Hasipoğlu, bu durumu düzeltmek için kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Meslek kodları ve maaş skalalarının geliştirildiğini belirten Hasipoğlu,“15 yıllık bir mühendisin, programcının ya da aşçının asgari ücretle çalıştırılması mümkün değildir” dedi.
Bakanlık olarak prime esas kazanç sistemini güçlendirdiklerini ifade eden Hasipoğlu, bu kapsamda önemli bir yasa tasarısının hayata geçirildiğini açıkladı. Yeni düzenlemeyle birlikte işverenlerin maaş ödemelerini zorunlu olarak banka üzerinden yapacağını belirten Hasipoğlu, çalışanların gerçek maaşlarının artık net şekilde görülebileceğini vurguladı.
Meslek kodlarıyla ilgili ikinci bir yasanın da yolda olduğunu açıklayan Hasipoğlu, belirli süre çalışanların asgari ücretle çalıştırılamayacağını ve asgari ücretin üzerinde prime esas kazanç elde edeceklerini söyledi.

“YAŞLILARIN İLACA ERİŞİMİNDE SORUN YOK”
Yaşlıların ilaca erişimi konusunda herhangi bir sıkıntı bulunmadığını belirten Hasipoğlu, Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokol sayesinde e-reçete sistemine geçildiğini ifade etti. Yeni sistemle birlikte bir ilacın hastanede bulunup bulunmadığının anında görülebildiğini söyleyen Hasipoğlu,“Hastanede ilaç yoksa sistem otomatik olarak vatandaşın özel eczaneden temin edebileceğini gösteriyor. Tüm veriler artık dijital ortamda takip ediliyor” dedi.

SAHTE REÇETE OPERASYONU: “KURUNUN YANINDA YAŞ YANMASIN”
Sahte reçete operasyonuna ilişkin de konuşan Hasipoğlu, ceza davaları ve soruşturmaların sürdüğünü, bazı dosyaların savcılığa intikal ettiğini açıkladı.
Soruşturması tamamlanan ve temize çıkan doktorlar ile eczaneler olduğunu vurgulayan Hasipoğlu,“Bu işte art niyeti olmayan doktorlarımızın ve eczanelerimizin artık azat edilmesi gerekir. Kurunun yanında yaş yanmasın” ifadelerini kullandı.
Hasipoğlu , konunun kamu davası olduğunu ve bakanlığın müdahalesinin sınırlı kaldığını hatırtlattı.

‘‘2026’DA SOSYAL HİZMETLERDE YENİ DÖNEM’’
2025 yılında sosyal hizmetler alanında hayata geçirilen projelere ilişkin de bilgi veren Hasipoğlu, Girne, Güzelyurt ve Gazimağusa’daki rehabilitasyon merkezlerinin yenilendiğini ve Surlariçi’nde çocuklara yönelik ÇADEM’in hizmete açıldığını, Kadınlara yönelik sele, sepet ve balık ağı örücülüğü içeren mesleki eğitim düzenlendiğini belirtti. Bu eğitimleri tamamlayarak kendi işini kurmak isteyen kadınlara devlet tarafından %100 prim desteği sağlanacağını ifade eden Hasipoğlu, 2026 yılında da Engelsiz Yaşam Evi’nin ikinci etabı olan yatılı bölümün hizmete gireceğini; Sınırüstü’nde yeni bir huzurevi açılacağını ve Otizm Merkezi’nin hizmete kazandırılacağını

‘’GENEL SEÇİMLER, YEREL SEÇİMLERDEN ÖNCE YA DA SONRA OLABİLİR ‘’
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değinen Hasipoğlu, Ersin Tatar’ın seçimi kaybetmesinin iki devletli çözüm ya da federasyonla doğrudan bağlantılı olmadığını savundu.
Halkın değişim istediğini ifade eden Hasipoğlu, erken seçim takviminin netleştiğini belirterek,
“Bu yıl içerisinde ya yerel seçimlerden hemen önce ya da Aralık’tan sonra genel seçim yapılacak. Ben bu yıl iki seçim öngörüyorum” dedi.
Parti içinde kurultay beklentisi olmadığını vurgulayan Hasipoğlu, genel başkanlıkta değişiklik olmayacağını, ancak tüzük kurultayı yapılabileceğini söyledi.

‘‘KIBRIS MÜZAKERELERİNDE BİR DEJAVU YAŞIYORUZ’’
Kıbrıs müzakerelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, geçmiş süreçlerle bugünü karşılaştırarak “dejavu” yaşandığını dile getirdi. Federasyon temelinde yürütülen tüm süreçlerin tüketildiğini savunan Hasipoğlu, mevcut BM parametreleriyle tarafların ortak bir noktada buluşamayacağını söyledi.
Yeni dönemde “müzakere masası” yerine “görüşme masası” yaklaşımının daha gerçekçi olabileceğini belirten Hasipoğlu, iki halk ve iki devlet arasında iş birliği alanlarının konuşulması gerektiğini ifade etti.
Kapılar, ara bölge projeleri ve enerji gibi konularda muhafazakâr bir yaklaşım içinde olmadığını vurgulayan Hasipoğlu,“Rum tarafı, atacağı her adımın KKTC’nin tanınırlığını artıracağı endişesini taşıyor. Bu zihniyet değişmedikçe ilerleme zor” dedi.

Derviş Eroğlu’dan Dr. Fazıl Küçük’ü rahmet, saygı ve minnetle andı

  1. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu özgürlük ve varoluş mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün Kıbrıs Türk halkının en zor ve karanlık dönemlerinde yılmadan, inançla ve büyük bir fedakârlıkla mücadele ettiğini, halkın eşitlik, özgürlük ve onurlu bir gelecek idealinin simge ismi olduğunu vurguladı.

Ölümünün 42’nci yıldönümü vesilesiyle mesaj yayımlayarak Küçük’ü rahmet, saygı ve minnetle anan Eroğlu, anma mesajında şunları kaydetti:

“Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk halkının en zor ve karanlık dönemlerinde yılmadan, inançla ve büyük bir fedakârlıkla mücadele etmiş; halkımızın eşitlik, özgürlük ve onurlu bir gelecek idealinin simge ismi olmuştur. O, sadece bir lider değil; halkının sesi, vicdanı ve yol göstericisi idi.

Rahmetli Dr. Küçük sömürge yönetimine karşı, sahibi olduğu Halkın Sesi gazetesi, kurduğu dernekler, Vakıflar İdaresi’ne sahip çıkma yoluyla verdiği siyasi ve toplumsal mücadeleyle Kıbrıs Türk halkının ulusal kimliğini korumasında ve kendi kaderine sahip çıkmasında belirleyici bir rol oynamıştır.

Dr. Fazıl Küçük’ün attığı sağlam temeller, daha sonra verilen mücadelelere ve devletleşme sürecine yön vermiş onun verdiği mücadele halk sevgisi, halkla kurduğu bağlantı bizlere ilham kaynağı, yol gösterici olmuştur.

Bugün bizlere düşen görev, Dr. Fazıl Küçük’ün mücadelesini, ilkelerini ve halkına olan sarsılmaz bağlılığını unutmamak; Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, özgürlüğünü ve güvenliğini her koşulda savunmaya devam etmektir.

 Bu duygu ve düşüncelerle, Kıbrıs Türk halkının büyük lideri Dr. Fazıl Küçük’ü 42’inci ölüm yıldönümünde bir kez daha rahmetle anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.”

Tatar’dan Vasiliu için taziye mesajı

Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin eski başkanlarından Yorgo Vasiliu için taziye mesajı yayımladı.

“Kıbrıs Rum tarafının eski liderlerinden Sayın Yorgo Vasiliu’nun vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum” diyen Tatar, Vasiliu’nun ailesine, yakınlarına ve Kıbrıs Rum halkına başsağlığı diledi.

Tatar mesajında “Sayın Vasiliu, mevcut lider dahil olmak üzere, diğer Rum liderlerden farklı çizgisiyle, görev yaptığı dönemde Kıbrıs Türk tarafı ile temas ve diyalog arayışını öne çıkaran bir isim olarak hatırlanacaktır” ifadelerini kullandı.

Maliye Bakanı Berova, Dr. Fazıl Küçük’ü andı

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Halkı’nın varoluş ve özgürlük mücadelesinin Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün vefatının 42’inci yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Berova mesajında şu ifadelere yer verdi;

“Kıbrıs Türk Halkı’nın özgürlüğü, bağımsızlığı ve egemenliği uğruna ömrünü adamış Dr. Fazıl Küçük; özverili bir hekim, kararlı bir devlet adamı ve kalemiyle halkının sesi olmuş öncü bir liderdir.

Zor ve baskı dolu dönemlerde sergilediği cesur duruşla Kıbrıs Türk Halkı’nın var olma iradesini ayakta tutmuş, mücadelesiyle tarihe yön vermiştir.

En karanlık dönemlerde bile halkına rehberlik eden Dr. Fazıl Küçük, inancı ve kararlılığıyla Kıbrıs Türk Halkı’nın kaderini belirleyen Lider olmuştur.

Liderliği bugün de yolumuzu aydınlatan güçlü bir miras olarak yaşamaktadır.

Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk Halkı’nın Türkiye ile olan tarihî bağının en güçlü savunucularından biri olmuş ve bu gerçeği, ‘Türkiye için hayati olduğu kadar şeref ve haysiyet meselesi olan Kıbrıs davası Türkiyesiz hiçbir zaman halledilemez ve edilmeyecektir’ sözleriyle açıkça ifade etmiştir.

Toplum liderliği görevini büyük bir sorumlulukla yerine getiren Dr. Fazıl Küçük; kimi zaman bir hekim, kimi zaman bir gazeteci, kimi zaman da halkın içinden biri olarak mücadelenin ön saflarında yer almıştır.

Bu yönüyle halkının gönlünde seçkin bir yer edinmiş, gerçek bir önder olmuştur.

Dr. Fazıl Küçük, fikirleri ve bıraktığı mücadele mirasıyla daima hatırlanacak; gelecek nesillere ilham vermeye devam edecektir.

Vefatının 42’inci yılında Dr. Fazıl Küçük’ü saygı, rahmet ve minnetle anıyor; aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.

Küçükbaş hayvan varlıklarına ait güncel beyan süresi 30 Ocak’a kadar uzatıldı

Küçükbaş hayvan üreticilerinin, hayvan varlıklarına ait güncel beyan süresi 30 Ocak Cuma gününe kadar uzatıldı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Koyun ve Keçi Cinsi Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Tüzüğü” uyarınca, küçükbaş hayvan üreticilerinin haziran ve aralık ayları olmak üzere yılda iki kez hayvan miktarlarını güncellemesi gerektiği belirtildi.

Bakanlık tarafından, küçükbaş hayvan üreticilerinin, hayvan varlıklarına ait güncel beyan süresinin 30 Ocak Cuma gününe kadar uzatıldığı kaydedilen açıklamada, tüzük çerçevesinde, küçükbaş hayvan üreticilerinin Kaza Veteriner Daireleri’ne hayvan miktarlarını güncel olarak bildirmesi gerektiği hatırlatıldı.

Üreticilerin Kaza Veteriner Daireleri’nden alacakları formu doğru ve eksiksiz bir şekilde, tüm hayvanlarının kulak numaralarını yazarak bildirmeleri istenen açıklamada, küçükbaş hayvan üreticilerinin 30 Ocak tarihine kadar bildirimde bulunmasının yasal bir zorunluluk olduğu vurgulandı.

Açıklamada, beyanda bulunmayan üreticilerin yasada yer alan ilgili madde uyarınca cezai müeyyideye tabi tutulabileceği ve gününde beyanda bulunmayan üreticilerin Doğrudan Gelir Desteği ödemelerinden yararlanamayacağı uyarısında bulunuldu.

Çavuş: “Dr. Fazıl Küçük cesareti, kararlılığı ve liderliğiyle topluma yön verdi”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş mücadelesinin simge isimlerinden, toplum lideri ve devlet adamı Dr. Fazıl Küçük’ü vefatının 42’nci yıldönümünde rahmet, minnet ve saygıyla andı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş yayımladığı mesajda, hayatını Kıbrıs Türk halkının haklı davasına adayan Küçük’ün, en zor dönemlerde dahi halkının yanında durduğunu, cesareti, kararlılığı ve liderliğiyle topluma yön verdiğini belirtti.

 

Onun verdiği mücadelenin bugün sahip olunan özgürlük, egemenlik ve devlet bilincinin temel taşlarından biri olduğunu kaydeden Çavuş, “Dr. Fazıl Küçük, sadece bir lider değil; halkının sesi, umudu ve direniş ruhunun sembolü olmuştur.” ifadesini kullandı.

 

Çavuş, Kıbrıs Türk halkının onurlu duruşu ve kendi geleceğini tayin etme iradesinin onun açtığı yolda güçlenerek devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

 

“Bizlere emanet ettiği mücadele ruhunu ve değerleri yaşatmak, Cumhuriyetimizi daha da güçlendirmek en büyük sorumluluğumuzdur. Bu vesileyle Dr. Fazıl Küçük’ü bir kez daha rahmetle anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Ada genelinde sokak aydınlatmalarında LED dönüşüm süreci başlıyor

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) başlattığı yenileme ve bakım çalışması kapsamında ülke genelindeki tüm sokak aydınlatmalarını LED armatürlere dönüştürecek.  

KIB-TEK tarafından yapılan açıklamada, eski tip, yanmayan ve arızalı sokak lambalarının ilgili belediyeler ve muhtarlıklarla koordinasyon sağlanarak tek tek tespit edileceği ve LED teknolojisine dönüştürüleceği kaydedildi.  

-2026’da tüm sokak lambaları yenilenecek

Projenin hazırlık çalışmalarının tamamlandığı ve kurum bütçesine yaklaşık 4 milyon dolarlık yatırım kalemi eklenerek ihale çalışmalarının başladığı işaret edilen açıklamada, ilk aşamada, 2026 yılının ilk yarısı içerisinde eski tip aydınlatmaların 10 bin LED armatür ile değiştirileceği vurgulandı.

Açıklamada, bir yıllık plan çerçevesinde KKTC genelinde arızalı olan tüm sokak lambalarının değiştirilmesiyle projenin tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi.

En fazla yağış Taşkent ve Ziyamet’te kaydedildi

KKTC’de son 24 saatte en fazla yağmur metrekareye 10 kg ile Taşkent ve Ziyamet’te kaydedildi.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, yağışların yörelere göre dağılımı şöyle:

“Taşkent, Ziyamet 10, Alevkayası 7, Karaoğlanoğlu, Boğaz, Alayköy 6, Alsancak, Beylerbeyi, Gönyeli, Kozanköy 5, Selviltepe, Serdarlı, Lefkoşa, Ercan, Türkeli 3”

Diğer yörelerde ise 0.1 ile 2 kg  arası yağış kaydedildi.

“Halka Hizmet Yolunda Dört Yıl” basın toplantısı yapılıyor

Başbakan Ünal Üstel başkanlığındaki hükümetin dört yıl içinde KKTC’ye kazandırdığı projelerin ve icraatların paylaşılacağı “Halka Hizmet Yolunda Dört Yıl” başlıklı basın toplantısı başladı.

Lefkoşa Grand Pasha Otel’de düzenlenen toplantıya Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, bakanlar, Ulusal Birlik Partisi ve bazı bağımsız milletvekilleri, partili belediye başkanları ve bürokratlar katıldı.

Başbakan Ünal Üstel, toplantıda icraatlara ilişkin detaylı bilgi paylaşıyor.

Seralarında Bombus arısı kullanan üreticilerin ödemeleri yapıldı

 Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, 2025 yılı için seralarında doğal polinasyonu sağlayabilmek için Bombus arısı kullanan üreticilere ödemelerinin yapıldığını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, 127 üreticiye, sundukları faturalar ve yapılan kontroller neticesinde toplam 1 milyon 737 bin 600 TL yatırıldığı belirtilerek, üreticilerin hakedişlerini Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası ile aynı bankanın ilgili şubelerinden alabilecekleri kaydedildi.

Brent petrol, 64,85 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 64,85 dolardan işlem görüyor.

Dün 65,46 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 64,98 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.30 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,2 azalarak 64,85 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 60,69 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarındaki kısmi düşüşte, küresel ham petrol stoklarında artışa işaret eden veriler etkili oldu.

ABD Enerji Enformasyon İdaresinin (EIA) Ocak 2026 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporu, arz tarafındaki güçlü seyrin devam edeceğine işaret ediyor. Rapora göre, ABD’de günlük ortalama ham petrol üretiminin bu yıl 13 milyon 590 bin varile ulaşması bekleniyor. Bu tahmin, bir önceki raporda öngörülen 13 milyon 530 bin varilin üstünde revize edildi. Gelecek yıl ise üretimin günlük ortalama 13 milyon 250 bin varil olacağı tahmin ediliyor.

Rapor, küresel ölçekte de arz fazlası görünümünün sürdüğünü ortaya koyuyor. Buna göre, 2026’da küresel petrol arzının günlük ortalama 107 milyon 650 bin varil, küresel petrol tüketiminin ise 104 milyon 820 bin varil seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.

Önceki raporda 55,08 dolar olarak öngörülen Brent türü ham petrolün ortalama varil fiyatının bu yıl 55,87 dolar seviyesinde olacağı hesaplanıyor.

Bunun yanı sıra Amerikan Petrol Enstitüsü (API), ticari ham petrol stoklarının geçen hafta 5 milyon 270 bin varil arttığını tahmin etti. Piyasa beklentisi, stokların 2 milyon varil azalacağı yönündeydi. Stokların beklenenin aksine artması, ABD’de talebin düşük seyrettiği algısını destekleyerek fiyatları baskılıyor.

Söz konusu projeksiyonlar, talebin arzın gerisinde kalmaya devam edeceğine işaret ederken piyasalarda küresel arz fazlası beklentilerini güçlendiriyor.

ABD yönetiminin İran’a karşı tutumu yatırımcıların odağında

Öte yandan, ABD yönetiminin İran’a karşı tutumu yatırımcıların odağında yer alıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin bir değerlendirme toplantısı yaptıktan sonra “bir karar vereceklerini” söyledi.

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ismini paylaşmak istemeyen kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Körfez ülkeleri Trump yönetimini İran’a yönelik olası bir saldırıdan vazgeçirmeye çalışıyor. Haberde, Körfez ülkelerinin, İran’a yönelik olası saldırıların Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerinin seyrini aksatmasından ve oluşabilecek bölgesel istikrarsızlıklardan endişe ettikleri ifade edildi.

Trump daha önce, CBS News kanalına verdiği mülakatta İran’daki gösterilere ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.

ABD’nin İran’daki göstericilere nasıl yardım edebileceğine ilişkin birçok yöntem bulunduğunu belirten ABD Başkanı Trump, bunun yalnızca askeri adımlarla sınırlı olmadığını, ekonomik ve diğer yardım seçeneklerinin de söz konusu olabileceğini ifade etti.

Uzmanlara göre, İran kaynaklı jeopolitik risk primi, fiyatları desteklese de EIA’nın arz fazlasına işaret eden projeksiyonları yükselişi sınırlıyor.

Brent petrolde teknik olarak 70,66 dolar direnç, 60,57 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

Ataoğlu: “Dr. Fazıl Küçük tarihte silinmez bir iz bırakmıştır”

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün ölüm yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

“Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş mücadelesinin öncülerinden, toplum liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü, aramızdan ayrılışının 42. yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.

Dr. Fazıl Küçük, yalnızca bir hekim değil; yaşamını halkına adamış, Kıbrıs Türk toplumunun hak ve onur mücadelesini her koşulda savunmuş büyük bir liderdir.

En zor dönemlerde dahi Kıbrıs Türk halkının sesi olmuş, kalemiyle, duruşuyla ve kararlı mücadelesiyle toplumumuzun var olma iradesini ayakta tutmuştur. Kurucusu olduğu basın yayın organlarıyla halkı bilgilendirmiş, örgütlemiş ve birlik ruhunu güçlendirmiştir.

Onun liderliği, halkıyla kurduğu samimi bağdan, fedakârlığından ve adalete olan sarsılmaz inancından beslenmiştir.
Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türk halkının kendi kimliğiyle, onuruyla ve güven içinde yaşaması için verdiği mücadeleyle tarihte silinmez bir iz bırakmıştır. Bu uğurda gösterdiği cesaret ve özveri, bugün bizlere yol gösteren en önemli değerlerdendir.
Bugün bizlere düşen görev; Dr. Fazıl Küçük’ün emanet ettiği birlik ve beraberlik ruhunu yaşatmak, halkımızın haklı davasını kararlılıkla savunmaya devam etmek ve gelecek nesillere daha güçlü, daha umutlu bir Kıbrıs Türk toplumu bırakmaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Kıbrıs Türk toplumunun büyük lideri Dr. Fazıl Küçük’ü bir kez daha rahmet, saygı ve şükranla anıyor; aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Mekânı cennet olsun.”

Öztürkler: “KKTC Güvenli Bir Ülkedir, Türk Askerinin Varlığı Tartışma Konusu Değildir”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs TV’de Eda Alisinanoğlu’nun sunduğu “Kıbrıs’ta Sabah” programına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Öztürkler, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ile Toplum Lideri Dr. Fazıl Küçük’ü saygıyla andığını belirterek, verilen mücadelenin doğru anlaşılması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.

KKTC’nin özgür ve bağımsız bir devlet olarak kıymetinin iyi bilinmesi gerektiğini ifade eden Öztürkler, “Anavatan Türkiye ile birlikte can verdik, kan verdik, bu toprakları vatan yaptık” dedi.

KKTC’nin güvenli olmadığı yönündeki söylemleri kabul etmediğini belirten Öztürkler, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve polis teşkilatının aldığı tedbirlerin ülkenin güvenli olduğunu gösterdiğini söyledi.

Suç çeşitliliğinin dünya genelindeki gelişmelere paralel olarak arttığını ifade eden Öztürkler, kamuya düşen görevin denetimlerin artırılması, polis sayısının güçlendirilmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması olduğunu kaydetti.

Rum tarafının yıllardır Kıbrıs Türk liderliğini “uzlaşmaz” olarak göstermeye çalıştığını belirten Öztürkler, bunun bir algı operasyonu olduğunu söyledi.

Türkiye’nin adada işgalci değil garantör ülke olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Kıbrıs Türk halkı azınlık değil, bu adanın ev sahibidir. Türk askeri de burada kalacaktır” ifadelerini kullandı.

Öztürkler, Annan Planı döneminde Kıbrıs Türk halkının iyi niyetinin karşılık bulmadığını, Güney Kıbrıs’ın ise “hayır” demesine rağmen ödüllendirildiğini söyledi.

AB’nin Güney Kıbrıs’ı üye yaparak büyük bir hata işlediğini belirten Öztürkler, “AB ve BM tüm imkânları Güney’e verdi. Bu şartlarda neden bizimle anlaşsınlar?” diye sordu.

Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan arasındaki silahlanma iş birliklerine dikkat çeken Öztürkler, adanın jeopolitik konumu gereği kritik bir bölgede bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin varlığının bölgede istikrar sağladığını belirten Öztürkler, uluslararası hukukun sıkça ihlal edildiği bir dönemde Türkiye’nin garantörlüğünün öneminin daha net görüldüğünü ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür eden Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devraldığı süreçte Türkiye’nin AB Komisyonu üyelerini ağırladığını ve TBMM’nin güçlü desteğiyle KKTC’nin yanında olduğunu vurguladığını söyledi.

Türkiye ile ilişkilerin “ekonomik ve siyasi bağların çok ötesinde, kardeşlik temelli” olduğunu belirten Öztürkler, Türk askerinin varlığının tartışma konusu olmadığını söyledi.

Yağmur yok, hava az bulutlu

Meteoroloji Dairesi’nin 13–19 Ocak tarihlerini kapsayan raporuna göre, bölgenin periyodun ilk günü alçak basınç sistemi ve buna bağlı cephe sisteminin, diğer günlerde ise yüksek basınç sistemi ile soğuk hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Rapora göre, havanın bugün parçalı ve az bulutlu, yarın az bulutlu, cuma günü parçalı ve az bulutlu zamanla çok bulutlu, cumartesi, pazar ve pazartesi günleri ise parçalı ve çok bulutlu geçmesi bekleniyor.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 16–19 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgâr ise, periyodun ilk yarısında kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, salı günü yer yer fırtına şeklinde, diğer günlerde ise kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esecek.

14 Ocak 2026 Döviz Kurları

Dolar, son bir ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,16 TL, Euro 50,30 TL, İngiliz Sterlini ise 58,04 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.27 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,16 TL, satış fiyatı 43,17 TL.

Euro’nun alış fiyatı 50,27 TL, satış fiyatı 50,34 TL, İngiliz Sterlini ise 58,01 TL’den alınıp 58,06 TL’den satılıyor.

Dinçyürek: 1 yılda 1 milyon 647 bin kez hastaya hizmet verildi

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, sağlık alanında irade, bilgi ve güçlü organizasyon gerektiren sorunları çözmek için hızlı adımlar attıklarını söyledi.

Dinçyürek, düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, sağlıkta gelinen noktayı ve devam eden projeleri kamuoyuyla paylaştı.
Dinçyürek, 2025 yılı içerisinde ada genelinde 1 milyon 647 bin kez farklı alanlarda hizmet verildiğini söyledi. Tüm sağlık çalışanlarına teşekkür eden Dinçyürek, her aşamada hasta memnuniyeti için çaba harcandığını söyledi.

Bilim ve teknolojinin çok hızlı geliştiğine dikkat çeken Dinçyürek, “Biz bugünü konuşurken dünya başka bir seviyeye çıkıyor. Bu nedenle yalnızca bugünü değil, yarını da planlıyoruz” dedi. Sağlık politikalarının merkezine hastayı koyduklarını vurgulayan Dinçyürek, tüm sistemin hasta ve hasta yakınlarının memnuniyeti üzerine kurgulandığını ifade etti.

Başbakandan görevi devralırken “yerinde sağlık hizmeti” hedefini birlikte belirlediklerini anımsatan Dinçyürek, bir hastanın kendi köyünde sağlık hizmeti almasının büyük bir nimet olduğunu söyledi. Şeker ve tansiyon takibi, aşı ve tedavi düzenlemelerinin yerinde yapılmasının hem vatandaş hem de sistem açısından çok değerli olduğunun altını çizdi. Bu kapsamda köylerin yanı sıra ilçe ve merkezlerdeki sağlık birimlerinin de güçlendirildiğini belirtti.

“Mümkün olan tüm hastaları kendi ülkemizde tedavi etme hedefiyle organizasyonumuzu yaptık” diyen Dinçyürek, bilim ve teknolojiyi sağlıkta öncelik haline getirdiklerini vurguladı. “Bugün dünden çok daha iyiyiz, yarın daha da iyi olacağız” sözlerini yaptıkları yatırımlara güvenerek söylediklerini kaydetti.

Dinçyürek, KKTC tarihinde ilk kez dört büyük ilçede dört büyük hastane projesinin aynı anda yürütüldüğünü belirtti. Yeni Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin temelinin atıldığını, inşaatın hızla sürdüğünü ve 2026 sonunda beş katlı karkas yapının tamamlanmasının, 2027’de ise binanın bitirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Girne Devlet Hastanesi inşaatının tamamlandığını, büyük tıbbi cihazların montaj aşamasına gelindiğini ve teslimatta bir sorun yaşanmaması halinde cihazların bir ay içinde ülkeye geleceğini ifade etti.

Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yarım bir inşaat olarak devralındığını aktaran Dinçyürek, teknik sorunlar nedeniyle tamamlanma tarihinin Şubat 2026 olarak öngörüldüğünü, ek işlerle birlikte Mart 2026’ya sarkabileceğini ancak müteahhidin yasal sürede bitirme taahhüdü verdiğini söyledi. Pamuklu’daki hastanenin hem bölge halkına hem de turizme hizmet verecek stratejik önemde bir yatırım olduğunu, binanın 2026 sonunda tamamlanmasının beklendiğini kaydetti. Mağusa Devlet Hastanesi’nde ise kalp ve damar cerrahisinde by-pass yapılabilecek seviyeye çıkılacağını, dinamik bir yönetimle hastanenin sürekli geliştirildiğini vurguladı.

Ada genelinde Maraş, Lapta ve Değirmenlik’te üç büyük sağlık merkezinin hizmete girdiğini belirten Dinçyürek, bu merkezlerde hasta sayılarında ciddi artış yaşandığını, yerinde sağlık hizmetinin merkezi hastanelerin yükünü azalttığını söyledi. Maraş benzeri bir sağlık merkezinin Gönyeli’ye de kazandırılacağını açıkladı.

Kıbrıs’ta bir ilk olarak Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi’nin kurulduğunu ifade eden Dinçyürek, çocuklardan erişkinlere kadar geniş bir yelpazede hizmet verildiğini, grup terapilerinin yapılabildiği modern bir merkezin ülkeye kazandırıldığını söyledi. Merkezde çocuk-ergen psikiyatristleri ve sosyal hizmet uzmanlarının görev yaptığını belirten Dinçyürek, bir sonraki hedefin Girne’de de benzer bir merkezi aktif hale getirmek olduğunu açıkladı.

Yaklaşık 10 yıldır atıl durumda olan Devlet Laboratuvarı’nın yandığını ve uzun süre el sürülmediğini anımsatan Dinçyürek, sıfırdan çelik yapı bir laboratuvar inşaatına başlandığını, cihazların hazır olduğunu ve kısa sürede uluslararası akreditasyon için başvuru yapılacağını söyledi. Dikmen Sağlık Merkezi ihalesinin tamamlandığını, kısa sürede temelinin atılacağını da duyurdu.

Cengiz Topel Hastanesi’nin baştan sona yenilenmesi için sürecin başlatıldığını aktaran Dinçyürek, 400 metrekarelik yeni bir acil servis tasarlandığını ve rezervasyon projesiyle birlikte bu bölümün de hayata geçirileceğini belirtti. Ada genelindeki sağlık merkezlerine müdahaleler yapıldığını söyleyen Dinçyürek, Dipkarpaz, İnönü ve Vadili’de doktor sayılarının artırıldığını, Beyarmudu’nda haftanın üç günü diş ve kadın sağlığı hizmeti verilen bir sağlık merkezinin açıldığını, Tatlısu ve Esentepe’de de hekim görevlendirmeleri ve bina güçlendirmeleri yapıldığını ifade etti.

Bilim ve teknoloji yatırımlarına da değinen Dinçyürek, ambulans filosunun yenilendiğini, 16 tam donanımlı ambulans alındığını, MR ve tomografi cihazlarının ada geneline yayıldığını söyledi. Yapay zekâ uygulamalarının ve robotik tedavilerin sağlık sistemine entegre edildiğini belirten Dinçyürek, robotik cerrahinin artık ülkede yoğun şekilde uygulandığını vurguladı.

Beyin pili ameliyatlarının ülkede büyük başarıyla yapıldığını ve uluslararası sempozyumlarda bu başarıların anlatıldığını kaydeden Dinçyürek, yapay kalp ameliyatlarının da gerçekleştirildiğini, bu sayede 22 yaşındaki bir gencin hayata tutunduğunu belirtti. “Bu ülkede gurur duyacağımız çok sayıda ameliyat yapılıyor” diyen Dinçyürek, örneklerin artarak devam edeceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Kıbrıs

Yeşilırmak: Siyaset algıyla yapılır, ama hukuk algıyla yönetilmez

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Emrah Yeşilırmak, Avrupa Parlamentosu toplantılarına Cumhuriyet Meclisi’ni temsilen katılacak olmasına yönelik gelen tepkiler ile dokunulmazlık tartışmaları hakkında yazılı bir açıklama yaptı.

Son günlerde kamuoyunda oluşan eleştirilere sessiz kalmasının yanlış bir algı yaratabileceğini ifade eden Yeşilırmak, bu nedenle açıklama yapma gereği duyduğunu belirtti. 2022 genel seçimlerinde halkın iradesiyle milletvekili seçildiğini vurgulayan Yeşilırmak, milletvekilliğinin bir meslek değil, Anayasa ile güvence altına alınmış anayasal bir görev olduğunu kaydetti.

Yeşilırmak’ın açıklaması şöyle:

Yazmayayım, cevap vermeyeyim diyorum; ancak cevap vermediğimde de yazılanların karşılıksız kaldığı, yapılanların yapanın yanına kâr kaldığı yönünde bir algı oluşuyor.

Öncelikle çok net ifade etmek isterim ki, 2022 yılında yapılan genel seçimlerde halkın takdiri ve iradesiyle milletvekili seçildim. Milletvekilliği bir meslek değil, halkın bizlere verdiği anayasal bir görevdir ve bu görevin yerine getirilmesi Anayasa koyucu tarafından güvence altına alınmıştır.

Peki bu güvence neden vardır?

Komisyon tutanaklarından da açıkça görüleceği üzere dokunulmazlığın amacı; halk iradesinin Meclis’te özgürce temsil edilmesini sağlamak, milletvekillerinin keyfi ceza soruşturmalarına maruz bırakılmasını engellemek, asılsız suç isnatlarına karşı korumak ve Meclis çalışmalarında görevlerini yapmaktan alıkonulmalarının önüne geçmektir. Açıkça ifade ediyorum ki, şahsım hakkında dokunulmazlığın kaldırılmaması kişisel bir çıkar meselesi değildir; bu, hukukun üstünlüğü adına yapılmış bir değerlendirmedir. Savunduğumuz husus, yalnızca tek bir milletvekilinin değil, Meclis’in tamamının anayasal hakkıdır ve bu tutum hiçbir şekilde kişisel bir menfaat ya da siyasi bir hamle olarak değerlendirilmemelidir.

Ne yazık ki bazı kişiler, bilinçli biçimde, dokunulmazlığın kaldırılmasına ve soruşturmanın ertelenmesine karşı çıkanları kamuoyunu yanıltacak şekilde suçlamakta, siyasi hesaplar uğruna gerçekleri çarpıtmaktadır. Bu söylemler adaletin ve demokrasinin temellerine zarar vermekte, toplumun doğru bilgiye ulaşmasını engellemekte ve Meclis üzerinde baskı kurma girişimlerine dönüşmektedir.

Bugüne kadar partimin tarafıma verdiği tüm görevleri yerine getirdim; siyasi partiler meclis çalışmalarında milletvekillerini çeşitli görevlerle görevlendirir. Dün de partim tarafından şahsıma yeni bir görev tevdi edilmiş ve Avrupa Parlamentosu’nda temsilci üye olarak görevlendirilmem Meclis’te oy birliğiyle kabul edilmiştir. Buna rağmen aynı çevrelerin bu kararı da hedef alarak eleştirmesi dikkat çekicidir.

Ne yapılması beklenmektedir? Hiç görev almamak mı, halkın bana verdiği yetkiyi kullanırken birilerine sormak mı?  Savcılığın henüz itham aşamasında olan bir dosyası hakkında suç unsuru vardır şeklinde hüküm verme yetkisini kendinizde nereden buluyorsunuz; yargının yerine kendinizi koyarak halkı siyaset kurumuna karşı kin ve nefrete sürüklediğinin farkında değil misiniz? Meclis tarihinde gerek yeni üye atamalarında gerekse üyelik değişikliklerinde kararlar oy birliğiyle alınmıştır; böyle bir süreçte muhalefeti de hedef alarak, sanki bir suç söz konusuymuş gibi şahsımın ödüllendirildiğini iddia etmek hem gerçeği çarpıtmak hem de Meclis iradesini yok saymaktır.

Siyaset algıyla yapılır, ama hukuk algıyla yönetilmez. Zaman kimi haklı çıkaracak hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Çavuşoğlu: Lefke Gazi Lisesi’yle ilgili yarın geniş kapsamlı bir toplantı yapacağız, nihai karar verilecek

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Lefke Gazi Lisesi’yle ilgili yarın geniş kapsamlı toplantı yapacaklarını ve nihai kararı vereceklerini belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda üniversitelerin dünya sıralaması olduğuna dikkat çekerek, ülkede dünya sıralamasında ilk 500’e giren üniversiteler olduğunu söyledi.

Ülkede 23 üniversite olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, kendi imkanlarıyla çok iyi seviyeye gelmiş, dünya sıralamasında marka değerini oluşturmuş üniversiteleri, istismar yapanlarla eşleştirmenin doğru olmadığını kaydetti.

YÖDAK’ın son dönemde çok iyi performans sergilediğini kaydeden Çavuşoğlu, “Her yerde denetim var” diyerek, YÖDAK Yasası güncellenerek, daha hakim bir denetim sürecine girileceğini belirtti.

Şikayet edilen tıp fakültelerinin birçoğunun YÖK’ten izni olduğunu ve akredite kurullar tarafından denetlendiğini ifade eden Çavuşoğlu, üniversitelere, daha çok sahip çıkılması ve güvenilmesi gerektiğini söyledi.

LEFKE GAZİ LİSESİ’YLE İLGİLİ YARIN TOPLANTI YAPILACAK

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Lefke Gazi Lisesi’yle ilgili yarın geniş kapsamlı toplantı yapacaklarını ve nihai kararı vereceklerini belirtti.

Hükümetin icraatlarıyla ilgili muhalefetin denetleme görevi olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Genellikle muhalefete göre hükümetler görevini yapmaz.” dedi.

“Kamuoyunda yıpratılma çalışmalarını hak etmeyecek kadar fazla icraat yapıyor bu hükümet.” diyen Çavuşoğlu, halkın kararını vereceğini, seçimin bu yıl içinde yapılacağını belirtti.

Geçici öğretmenlerle ilgili konunun çok önemli olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, geçici öğretmenlikte sadece kendisinin ve Mehmet Ali Talat’ın Eğitim Bakanı olduğu dönemde sıralama sınavı yapıldığını söyledi.

Geçici öğretmenlerin uğradığı travmatik durumun ortadan kaldırılmasının Meclis’in görevi olduğunu belirten Çavuşoğlu, hukuki adımların atılacağını vurguladı.

 

TBMM AB Uyum Komisyonu, KKTC’nin AB nezdinde daha görünür olması için çalışacak

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı Burhan Kayatürk, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) Avrupa Birliği ve uluslararası platformlarda daha görünür hale getirmek istediklerini” söyledi.

Kayatürk başkanlığındaki Komisyon üyeleri, KKTC’de Dışişleri Bakanlığı, Meclis Başkanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı düzeyinde geniş kapsamlı bir dizi ziyarette bulundu.

Komisyon olarak en geniş katılımlı yurt dışı ziyaretlerinden birini gerçekleştirdiklerini vurgulayan Kayatürk, “Toplamda 27 üyenin olduğu bir dönemde 22 üyelik bir ziyaret oldu. Bu, yurt dışına bugüne kadar Komisyon olarak belki de yaptığımız en büyük ziyaret.” dedi.

Kayatürk, ziyaret programının oldukça yoğun geçtiğini, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri‘den de hem Kıbrıs meselesiyle alakalı hem Kıbrıs Türk halkının yaşamı, mücadelesi, siyasi yaşamına dair bilgi aldıklarını aktardı.

Komisyon üyelerinin, KKTC’de edindiği bilgilendirmeler ve tecrübelerden faydalanarak verimli çalışmalarda bulunacağına işaret eden Kayatürk, “Buradaki hedefimiz, AB tarafından özellikle Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın ihmal edilmesini istediği KKTC’yi hem dinlemek hem de burada elde ettiğimiz bilgilerle AB nezdinde bütün uluslararası platformlarda KKTC’yi daha güçlü şekilde görünür hale getirmek. Bizim çabamız bu.” ifadelerini kullandı.

Kayatürk, 2004’te Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) AB’ye kabul edilmesini eleştirerek, “2003’te Annan Planı çerçevesinde bir referandum olmuş. Bu plana Kıbrıs Türk halkı ciddi bir destek vermiş ama GKRY halkı, lideriyle beraber bu referanduma ‘hayır’ demiş. 2004’te bakıyorsunuz sanki ödüllendirilmiş bir şekilde GKRY bütün Kıbrıs’ın temsilcisi olarak kabul edilip ki yanlış bir kabul edilme, AB üyesi olmuş.” değerlendirmesinde bulundu.

Kayatürk, GKRY’nin AB’ye alınmasının hem Türkiye-AB ilişkilerinde hem de KKTC’nin ekonomik ve siyasi gelişiminde ciddi engeller oluşturduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu: “Ülkemizde dünya sıralamasında ilk 500’de üniversiteler var”

Cumhuriyet Meclisi’nde Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu söz aldı. Çavuşoğlu, özellikle yükseköğretim, üniversiteler, dünya sıralamaları ve YÖDAK’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Ülkemizde dünya sıralamasında ilk 500’de üniversiteler var”

Nazım Çavuşoğlu, Meclis’in dünya meclisleri arasında bir sıralaması bulunmadığını ancak üniversitelerin dünya sıralamalarının olduğunu vurguladı. Çavuşoğlu, ülkede dünya sıralamasında ilk 500’e giren üniversiteler bulunduğunu, 600 ve 800 bandında yer alan birçok üniversitenin de uluslararası değerlendirmelere tabi tutularak bu sıralamalara girdiğini söyledi. Dünyada kabul edilen yaklaşık 50 bin üniversite içinde bu kurumların ilk bin içerisinde yer aldığını kaydeden Çavuşoğlu, Meclis’teki tartışmaların bu başarıyı gölgeleyecek şekilde yürütülmemesi gerektiğini belirtti.

“Kurumsallaşmış üniversitelerle istismar yapanları eşleştirmeyelim”

Ülkede 23 üniversite bulunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, tartışılması gereken noktalar olduğunu kabul etti. Çavuşoğlu, kendi imkânlarıyla iyi bir seviyeye gelmiş, dünya sıralamasında marka değeri oluşturmuş üniversitelerle yeni kurulup bazı istismarlar yapan yapıların aynı kefeye konulmasının ülkenin emeklerine, girişimcilerine ve kurumsal yapısına zarar verdiğini ifade etti.

“YÖDAK son dönemde ciddi performans gösteriyor”

YÖDAK’la ilgili eleştirilerinin geçmişte yanlış anlaşıldığını belirten Nazım Çavuşoğlu, bugün gelinen noktada YÖDAK’ın son dönemde çok iyi performans sergilediğini söyledi. Çavuşoğlu, istismar olaylarının ardından denetimlerin yapıldığını, cezaların verildiğini ancak üniversiteleri hedef haline getirmemek için bu cezaların kamuoyunda sürekli dile getirilmediğini ifade etti. Çavuşoğlu, YÖDAK’ın yakın gelecekte yasasını güncelleyeceğini, lisans mezunu bir kadro oluşturacağını ve daha hâkim bir denetim sürecine gireceğini kaydetti.

“Kendimize ve üniversitelerimize daha çok güvenelim”

Nazım Çavuşoğlu, dünya sıralamalarında ve akredite yayın listelerinde üst sıralarda yer alan üniversitelere rağmen ülkede bu kurumlara yeterince güven duyulmadığını söyledi. Bunun doğru olmadığını belirten Çavuşoğlu, kendilerine duyulan güvensizliğin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Tıp fakülteleri başta olmak üzere YÖK ve YÖDAK denetimlerinin çok ciddi şekilde sürdüğünü ifade eden Çavuşoğlu, mezun olacak öğrencilerin eksiksiz eğitim aldığından emin olunmasının zorunlu olduğunu belirtti. Çavuşoğlu, üniversitelere daha fazla sahip çıkılması, yanlışların birlikte düzeltilmesi gerektiğini kaydederek, üniversitelerin gereksiz ve yanlış yükümlülükler altına sokulmaması çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nu topladı

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman başkanlığında bugün Cumhurbaşkanlığı’nda, Cumhuriyet Güvenlik Kurulu toplantısı yapıldı.
Toplantıya Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Maliye Bakanı Özdemir Berova, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ve Polis Genel Müdürü Ali Adalıer ve Başbakanlık Hukuk İşleri Amiri Nezhan Kayasal Ertemel katıldı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, geçtiğimiz hafta ülkede meydana gelen kurşunlanma olayından sonra yaptığı açıklamada, “Bu ülkede güvenlik endişesi taşımadan yaşama hakkımız var. Bu sorulara bir an önce yanıt üretmek ve gerekeni yapmak yükümlülüğü altındayız” ifadelerini kullanmıştı ve Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’nun ikinci toplantısının tek gündemle, bu konuyla ilgili olarak gerçekleştirileceğini belirtmişti.

Dinçyürek’ten eleştirilere sert tepki: “Felaket tellallığı yapılıyor”

Cumhuriyet Meclisi’nde Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers ile Cumhuriyetçi Türk Partisi milletvekili Filiz Besim’in eleştirilerine kürsüden yanıt verdi. Dinçyürek, konuşmasında Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun (TUK) yapısını, yetkilerini ve denetim mekanizmalarını ayrıntılarıyla anlattı; eleştirilerin çelişkili olduğunu savundu.

“Bir dediğini öbür dediğini tutmayan argümanlarla felaket tellallığı yapılıyor”

Dinçyürek, Meclis kürsüsünden yapılan konuşmalarda birbiriyle çelişen argümanlar kullanıldığını söyledi. Dün söylenenlerle bugün söylenenlerin uyuşmadığını belirten Dinçyürek, acitasyon yapıldığını ve felaket tellallığıyla bir tablo çizildiğini ifade etti. Bu durumu hayretle izlediğini kaydetti.

“TUK’un oluşumunu siz kendi oylarınızla kabul etmediniz mi?”

Sağlık Bakanı Dinçyürek, Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun oluşumunun Meclis’te oy birliğiyle kabul edildiğini hatırlattı. Dinçyürek, TUK’un yapısının bizzat eleştirenler tarafından kurgulandığını söyledi. Kurul içerisinde Tabipler Birliği, Diş Hekimleri Odası ve ilgili tüm paydaşların temsiliyeti bulunduğunu vurguladı. Dinçyürek, dün TUK’un mükemmel bulunduğunu, bugün ise aynı kurulun güvenilmez ilan edilmesini eleştirdi.

Dinçyürek, yasayla ilgili kamuoyuna yapılan açıklamaların halkta korku yaratmaya yönelik olduğunu söyledi. Haziran ayında yasa Meclis’ten geçerken dışarıda yapılan açıklamaların ve sivil toplum söylemlerinin bilindiğini ifade eden Dinçyürek, halkın doğru bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı. Dinçyürek, yasayla denetimsiz ve vasıfsız kişilerin önünün açıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu.

“TUK’un izin vermediği hiçbir kurum ihtisas açamaz”

Sağlık Bakanı Dinçyürek, yasa kapsamında hiçbir üniversitenin ya da üniversite hastanesinin TUK onayı olmadan ihtisas programı açamayacağını ayrıntılarıyla anlattı. Dinçyürek, ihtisas programlarının vaka sayısı, öğretim üyesi kapasitesi, yatak kapasitesi ve vaka çeşitliliği gibi kriterlere göre değerlendirileceğini belirtti. TUK’un sınavlara gözlemci göndereceğini, uygunsuzluk tespit edilmesi halinde sınavları iptal edebileceğini ve programları sonlandırabileceğini söyledi. Dinçyürek, tüm bu denetim mekanizmalarının yasada açıkça yer aldığını ifade etti.

 

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, konuşmasının sonunda halkın gerçekleri gördüğünü ve hükümetin ne dediğinin açık olduğunu söyledi. Dinçyürek, giriş sistemi, sınav sistemi ve denetim süreçlerinin şeffaf olduğunu vurgulayarak, sivil toplumun da süreçte aktif rol ve yetkiye sahip olduğunu kaydetti. Dinçyürek, algı yaratmaya yönelik söylemlere izin vermeyeceklerini belirterek konuşmasını tamamladı.

Hasipoğlu: Asgari ücretliye destek İstihdamı Destekleme Fonu’ndan karşılanacak

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, devletin verdiği destekle tarihte ilk kez asgari ücretliye hayat pahalılığı üzerinde bir oran yansıtıldığını kaydetti, verilen desteğin İstihdamı Destekleme Fonu’ndan karşılanacağını açıkladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Gündem Kıbrıs Web TV’de Genel Yayın Yönetmeni Çiğdem Aydın’ın konuğu olarak gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Programda ilk olarak asgari ücret konusuna değinen Hasipoğlu, asgari ücretin belirlenme sürecine ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yılda iki kez toplandığını hatırlatan Hasipoğlu, komisyonun belirli kriterleri baz alarak çalışmasını yürüttüğünü ifade etti.

“168 bin aktif sigortalı çalışan var”

Yapılan değerlendirmeler sonucunda asgari ücret artış oranının yüzde 18,39 olarak belirlendiğini ve rakamın net 53 bin 738 TL brüt 60 bin 618 TL’ye yükseldiğini açıklayan Hasipoğlu, ülkede 168 bin aktif sigortalı çalışan bulunduğunu vurguladı. Bu sayının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Hasipoğlu, bakanlığın en önemli görevlerinden birinin yerli iş gücünü desteklemek ve geliştirmek olduğunu söyledi.

“Yabancı işçileri ayırmıyoruz”

Bazı sektörlerde çalıştıracak işçi bulmakta zorluk yaşandığını dile getiren Hasipoğlu, bu noktada ayrımcılık yapılmadığını ve bunun ülke ekonomisinin bir ihtiyacı olduğunu belirtti. Yabancı işçilerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, yabancı bir çalışan için asgari ücretin brüt yaklaşık bin 200 Euro seviyesine geldiğini söyledi. Bu rakamın, Avrupa Birliği ülkelerinde yabancıların aldığı maaşlarla kıyaslandığında yüksek olduğunu ifade eden Hasipoğlu, bazı ülkelerde yabancı işçilerin 300–500 dolar gibi ücretlerle çalıştırıldığını belirtti. Bu nedenle yabancılara ayrımcılık yapıldığı yönündeki eleştirileri kesin bir dille reddettiğini ve verilen ücretin yüksek olduğunu düşündüğünü söyledi.

“Yabancı çalışan sayısı 86 bin”

Sigortalı çalışanların dağılımına da değinen Hasipoğlu, 168 bin sigortalı çalışanın 86 bininin yabancı olduğunu açıkladı. Yabancı çalışan sayısının 2023 yılında 54 bin 373, 2024 yılında 72 bin, 2025 yılı itibarıyla ise 86 bin seviyesine ulaştığını belirtti.

Yabancı çalışanların barınma ve beslenme ihtiyaçlarının da karşılandığını ifade eden Hasipoğlu, bu kişilerin kazançlarının bir kısmını ülkelerine göndermelerinin doğal olduğunu söyledi. Yabancı çalışanların ortalama 500 Euro’yu ülkelerine göndermesiyle ülkeden bir para çıkışı olduğunu ancak bunun engellenemeyeceğini belirten Hasipoğlu, bunun serbest piyasa koşullarının bir sonucu olduğunu vurguladı. Vatandaşın emeğinin karşılığını dilediği gibi harcama hakkı olduğunu söyledi.

“Asgari ücrete ek destek fon kaynaklarından”

Yerli iş gücünü desteklemek amacıyla önemli bir uygulamayı hayata geçirdiklerini belirten Hasipoğlu, belirlenen asgari ücretin üzerine yapılacak ödemenin İstihdamı Destekleme Fonu’ndan karşılanacağını ifade etti. Bu fonun, vatandaşın ihtiyat sandığındaki parası olmadığını, ayrı bir fon olduğunu ve bu amaçla kullanılacağını vurguladı. Bu uygulamanın, asgari ücret konusunda ilk kez bu kadar büyük çaplı hayata geçirildiğini belirten Hasipoğlu, hem işverenin etkilenmemesinin hem de işçinin hayat pahalılığı (HP) altında ezilmemesinin hedeflendiğini söyledi.

“Destek tutarı doğrudan işçinin hesabına yatırılacak”

Yapılan düzenleme ile asgari ücretliye 12 bin TL’lik bir artış sağlandığını ve bunun toplamda yüzde 22,98’lik bir artışa denk geldiğini ifade eden Hasipoğlu, memurlara yapılan artışın yüzde 21,66 olduğunu hatırlattı. Bu uygulama ile asgari ücretliye yapılan artışın memur artışının da üzerine çıktığını vurguladı. Destek tutarının doğrudan işçinin hesabına yatırılacağını belirten Hasipoğlu, uygulamanın bu şekilde hayata geçirileceğini söyledi.

“İşçinin talep ettiği oranın üzerine çıktık”

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndaki sürece de değinen Hasipoğlu, işçi tarafının hayat pahalılığı oranını talep ettiğini, işveren tarafının ise yüzde 18,39 oranını önerdiğini aktardı. Hükümet olarak, işçi tarafının talep ettiği oranın da üzerine çıkıldığını ve bunun bu tarihe kadar yapılan toplantılarda bir ilk olduğunu ifade etti.

“Dijital Etiket Uygulaması hayat pahalılığını düşürecek”

Hayat pahalılığı oranında herkesin memnun edilmesinin mümkün olmadığını söyleyen Hasipoğlu, asıl önemli olanın hayat pahalılığını denetim altına almak olduğunu vurguladı. Bu noktada dijital etiket uygulamasının, hayat pahalılığının düşürülmesinde etkin bir rol oynayacağını belirtti.

“Başbakan çok önemli bir adım attı veriler güncelleniyor”

Ayrıca, geçtiğimiz aylarda Başbakan tarafından tüketici fiyat endeksiyle ilgili önemli bir adım atıldığını hatırlatan Hasipoğlu, bu oranların yıllardır güncellenmediğini ve halen 2012 yılı hane halkı verilerine göre asgari ücretin belirlendiğini söyledi. Şu anda hane halkı verilerinin güncellendiğini ifade eden Hasipoğlu, bir sonraki görüşmelerde 2025 yılı verilerine göre yeni asgari ücretin belirleneceğini ve çok daha güncel bir veri setine sahip olunacağını sözlerine ekledi.

Asgari ücret tespit sürecinde işverenden alınan verilerin yanı sıra İstatistik Kurumu ve Devlet Planlama Örgütü’nden gelen verilerin de dikkate alındığını belirten Hasipoğlu, bu verilerin güncel değerlerle hazırlanmasının yıllardır yapılmadığını söyledi. Mevcut hesaplamaların eski verilere dayandığını ifade eden Hasipoğlu, bu durumun asgari ücretin sağlıklı biçimde belirlenmesini zorlaştırdığını kaydetti.

“Başbakanın çağrısı çok önemli umarım muhalefet destek verir”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Başbakanın “Az alana çok, çok alana az hayat pahalılığı verelim” yönündeki açıklamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başbakanın çağrısının son derece önemli olduğunu dile getiren Hasipoğlu, söz konusu düzenlemenin hayata geçebilmesi için ana muhalefetin de destek vermesi gerektiğini vurguladı.

“Yabancı işçilerin yarısı TC, yarısı üçüncü ülke vatandaşı””

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, ülkedeki yabancı işçi sayısı ile yerli istihdamı desteklemeye yönelik prim ve teşvik uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ülkede 86 bin yabancı çalışan bulunduğunu belirten Hasipoğlu, bu rakamın ciddi bir seviyede olduğuna dikkat çekti. Yabancı çalışanların yüzde 50’sinin Türkiye Cumhuriyeti uyruklu, yüzde 50’sinin ise üçüncü ülke vatandaşı olduğunu ifade eden Hasipoğlu, bu durumun nedeninin belirli sektörlerde çalışacak KKTC vatandaşı bulunamaması olduğunu söyledi. Bunun işverenler açısından bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, devlet olarak bazı sektörlere destek verdiklerini ancak önceliklerinin her zaman yerli iş gücü olduğunu kaydetti. Hasipoğlu, kendi gençlerini işsiz bırakmayacak şekilde yeni iş olanakları ve teşvikler yaratmayı hedeflediklerini belirtti.

“Yerli istihdam için teşvikler artırıldı”

Yerli istihdamı artırmak amacıyla hayata geçirilen prim ve teşvik uygulamaları hakkında da bilgi veren Hasipoğlu, erkek çalışanlar için yüzde 80, kadın çalışanlar için ise yüzde 100 prim desteği sağlandığını söyledi. Özellikle kadın istihdamına büyük önem verdiklerini belirten Hasipoğlu, bir kadının yeni bir iş kurması halinde tüm sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığını ifade etti. Bu uygulamadan ciddi anlamda olumlu sonuçlar alındığını da sözlerine ekledi.

2025 yılı içerisinde sağlanan teşviklere ilişkin rakamları da paylaşan Hasipoğlu, girişimcilere yönelik teşviklerin 191 milyon TL, basın-yayın teşviklerinin 15 milyon TL olduğunu açıkladı. Girişimci basın desteği kapsamında 352 bin TL, engelli istihdam teşviki için 1 milyon 517 bin TL ödeme yapıldığını belirtti.

En büyük kalemin sosyal sigorta prim desteği olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, bu kapsamda 2 milyar 177 milyon TL destek sağlandığını söyledi. Devletin, iş yerlerinin sigorta primlerinin yarısını karşıladığını ve bunun aylık yaklaşık 250 milyon TL’ye denk geldiğini ifade eden Hasipoğlu, bu desteklerin tamamının yerli istihdamı korumak ve artırmak amacıyla uygulandığını ve fon kaynaklarından karşılandığını belirtti.

Ayrıca küçük esnafa yönelik 16 milyon TL’lik prim desteği sağlandığını ifade eden Hasipoğlu, kadınlara yönelik mesleki eğitim projesi kapsamında da 2 milyon TL’lik bir katkı sunduklarını söyledi.

Tüm bu kalemler bir arada değerlendirildiğinde, toplamda 3 milyar 154 milyon TL’lik prim ve teşvik desteği sağlandığını açıklayan Hasipoğlu, hükümetin temel hedefinin yerli istihdamı güçlendirmek, kadınları ve gençleri iş hayatına kazandırmak ve sürdürülebilir bir istihdam yapısı oluşturmak olduğunu vurguladı.

“Malulen maaşlara yüzde 21,66 artış yapıldı”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, malulen maaşlar ve engelli katkıları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Hasipoğlu, mevcut yasa gereğince malulen maaşların hayat pahalılığı (HP) oranına endeksli olduğunu belirterek, bu artışların kamu çalışanlarına uygulanan HP oranına göre yapıldığını söyledi. Bu çerçevede malulen maaşlara yüzde 21,66 oranında artış uygulandığını ifade eden Hasipoğlu, söz konusu oranların daha da artırılması yönünde bir çalışma başlatılmasının değerlendirildiğini kaydetti.

Asgari ücretin 52 bin TL seviyesinde olduğunu hatırlatan Hasipoğlu, malulen emeklilik ödemeleri ile sosyal yardımların ve engellilere yapılan katkıların farklı kurumlar tarafından karşılandığını vurguladı. Engellilere yönelik sosyal yardımların Maliye Bakanlığı tarafından ödendiğini, malulen emeklilik ödemelerinin ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapıldığını belirtti.

Bu nedenle sürecin yalnızca kendi bakanlıklarıyla sınırlı olmadığını ifade eden Hasipoğlu, konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığı ile istişarelerde bulunduklarını söyledi. Engellilere yönelik ödemelerde oluşan farkın mutlaka yansıtılması gerektiğini vurgulayan Hasipoğlu, bu konuda Maliye Bakanı ile birebir görüşme gerçekleştirdiğini açıkladı.

Yapılan ödemelerin teknik olarak maaş değil, katkı niteliği taşıdığına dikkat çeken Hasipoğlu, maaş ile katkı arasında doğal olarak bir fark oluştuğunu ifade etti. Bu farkın azaltılması için ellerinden gelen tüm çalışmaları yaptıklarını belirten Hasipoğlu, maluliyet ve engellilik konularının ayrı ve hassas başlıklar olduğunu vurguladı.

Hasipoğlu, maluliyet ve engellilikle ilgili mevzuat ve destek çalışmalarının yeniden güncelleneceğini, bu alandaki düzenlemelerin önümüzdeki dönemde ele alınacağını sözlerine ekledi.

“İhtiyat Sandığı’nın büyüklüğü 35 Milyar TL”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, İhtiyat Sandığı’nın mali yapısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Hasipoğlu, İhtiyat Sandığı’nın toplam büyüklüğünün 35 milyar TL olduğunu belirtti. Bu tutarın 20 milyar TL’sinin mevduatlardan, 2,5 milyar TL’sinin ise menkul ve gayrimenkul varlıklardan oluştuğunu ifade etti. Ayrıca, 11 milyar TL’nin Maliye’den alacak kapsamında bulunduğunu kaydeden Hasipoğlu, İhtiyat Sandığı’nın güçlü bir mali yapıya sahip olduğunu vurguladı.

Dursun Oğuz: Başbakan Üstel’e yapılan eleştiriler haksız

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Ünal Üstel’e Güzelyurt’ta yaşananlarla ilgili yapılan eleştirilerin ‘haksız’ bulduğunu belirterek, bir kez daha hastanenin açılış tarihini 15 Kasım olarak müteahhittin verdiğini vurguladı.

Cumhuriyet Meclisi kürsüsünde söz alan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz önemli açıklamalarda bulundu.
Oğuz, Başbakan Ünal Üstel’e Güzelyurt’ta yaşananlarla ilgili yapılan eleştirilerin ‘haksız’ bulduğunu belirterek, bir kez daha hastanenin açılış tarihini 15 Kasım olarak müteahhittin verdiğini vurguladı.
Oğuz, devamla şunları kaydetti:
“Biri kontrol der, biri denetim, biri fırça der ama Başbakan’ın bunu sorgulaması gayet normal. Başbakan ofiste oturan biri değil, öyle bir siyasetimiz yok sorunun yanına gideceksin, sorgulayacaksın. Bu sorunlar hep biriken sorunlar. Güzelyurt-Lefke yolu yıllardan beri konuşuldu. ”
“Amacımız kendi ayakları üzerinde duran bir KKTC”
Türkiye ile ilişkilerin de sürekli gündeme getirildiğini belirten Oğuz, “Türkiye ile ilişkilerde, iyi ilişkilerde, toplumun ihtiyaçlarını sunmakta ve projelerin uygunluğuyla ilgili bütçeye konulması da konuşma ve görüşme ile olur. Sonra Türkiye yaptı siz mi yaptınız? diyorsunuz. Çalışmaların hepsi KKTC halkının menfaati içindir, çalışmaları yapan bizleriz. Kendi ayakları üzerinde duran bir KKTC yaratmak amacındayız. Tüm bu projeler o yüzden. Gerçekleşen projelerde hükümetin de payı var” ifadelerini kullandı.
“Hangi siyasi verdiği sözün gününde bitmesini istemez?”
“Her gecikme bir kayıptır” diyen Oğuz, Güzelyurt Hastanesi’nin de bölge halkı ve sağlık açısından bu kayıplardan biri olduğunu kaydetti. ‘Hangi siyasi verdiği sözün gününde bitmesini istemez?” diye soran Oğuz, hizmet yapmak için çaba ve emek olduğunu kaydetti, Başbakan Ünal Üstel’in de dediği gibi tüm yarım projelerin tamamlanacağını vurguladı.