“GÜÇLÜ AİLELER, GÜVENLİ YARINLAR” SEMİNERLERİNİN İKİNCİSİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Gönyeli–Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, kentte ailelerin bilgi ve birikimlerinin artırılması amacıyla düzenlenen “Güçlü Aileler, Güvenli Yarınlar” eğitim seminerlerinin ikincisinin gerçekleştirildiğini açıkladı.

Gönyeli–Alayköy Belediyesi ile Osmanlar Vakfı iş birliğinde, velilere yönelik sürdürülen bu eğitim serisinin bir programdan öte, çocukların geleceğine dair taşınan sorumluluğun bir parçası olarak görüldüğünü belirten Amcaoğlu, bu kapsamda “Çocuğun Bütünsel Gelişimi” başlığıyla Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi Konferans Salonu’nda bir seminer gerçekleştirildiğini ifade etti. Amcaoğlu, çocukların yalnızca akademik yönleriyle değil; sağlıkları, beslenmeleri, ruhsal ve duygusal gelişimleriyle bir bütün olarak ele alınması gerektiğine inandıklarını vurguladı.

Seminerde, Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Kudret Çağlar çocuk sağlığı ve gelişimi konusunda bilgiler paylaşırken, Diyetisyen Mehmet Miralay ise sağlıklı beslenmenin çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimindeki rolünü velilerle paylaştı. Başkan Amcaoğlu, her iki konuşmacıya da katkıları için teşekkür etti.

Açıklamasında, göreve geldikleri günden bu yana eğitime verdikleri önemin yalnızca fiziki yatırımlarla sınırlı olmadığını kaydeden Amcaoğlu, velileri bilgiyle güçlendiren ve farkındalık yaratan bu tür çalışmaların güçlü aile yapılarının oluşmasında önemli bir yere sahip olduğuna inandıklarını belirtti. Bu sürecin zamanla daha da güçleneceğini ve daha geniş kesimlere ulaşacağını ifade etti.

Amcaoğlu ayrıca, seminerlere ev sahipliği yapan Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesine, katkı ve destekleriyle sürece güç katan Osmanlar Vakfına, organizasyonun oluşmasına katkı koyan bölge okullarının yöneticileri ve öğretmenlerine ve katılım gösteren tüm velilere teşekkür etti.

Eğitim seminerlerinin Mart ayında da devam edeceğini belirten Amcaoğlu, program kapsamında

14 Mart 2026 Cumartesi günü “Çocuk İstismarları, Zorbalık ve Aile” başlığıyla Yrd. Doç. Dr. Linda Fraim’in, 28 Mart 2026 Cumartesi günü ise “Ana Baba Tutumları ve Etkili İletişim” konusuyla Psk. Suzan Selçuklu’nun velilerle buluşacağını kaydetti.

Çavuş: Yürüttüğümüz politika doğru olmasaydı üretimde büyüme olmazdı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, tarım üzerinden siyaset yapmanın doğru olmadığını söyledi.

Çavuş, “yürüttüğümüz politika doğru olmasaydı üretimde büyüme olmazdı” dedi.

Ülkede uygulanan süt kotasını yeterli olarak nitelendiren Çavuş, aksi durumda ülkede et açığının gündeme geleceği uyarısında bulundu.

İçişleri Bakanlığı’ndan “Öğrenci Affı” İddialarına Açıklama

İçişleri Bakanlığı, “öğrencilere muhaceret affı çıkarıldı” iddialarının gerçeği yansıtmadığını, düzenlemenin yalnızca 18 yaş altı yabancı öğrencileri kapsadığını açıkladı.

İçişleri Bakanlığı, bazı basın yayın organlarında yer alan “öğrencilere muhaceret affı çıkarıldı” yönündeki haberler üzerine kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla açıklama yaptı.

“AF DEĞİL, TEKNİK DÜZENLEME” VURGUSU

Bakanlık açıklamasında, 28 Ocak 2026 tarihli ve 16 AE sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemenin herhangi bir af niteliği taşımadığı vurgulandı. Söz konusu değişikliğin yalnızca 18 yaş altı yabancı öğrencilerin yaşadığı teknik bir mağduriyetin giderilmesine yönelik olduğu belirtildi.

DÜZENLEME KİMLERİ KAPSIYOR?

Açıklamaya göre, Yabancılar ve Muhaceret Yasası kapsamında çıkarılan İkamet İzinleri ve Vizeler Tüzüğü’nün, muafiyetleri düzenleyen 12. maddesinin 4. fıkrasından sonra eklenen 5. fıkra; Eğitim işleriyle görevli Bakanlığa kayıtlı ilk ve ortaöğretim okullarında öğrenim gören ve 18 yaşını doldurmamış yabancı öğrencileri kapsıyor.

YAZ TATİLİNDE YAŞANAN MAĞDURİYETLER HEDEF ALINDI

Düzenlemenin gerekçesine de yer verilen açıklamada, eğitim öğretim yılının Haziran ayında sona erip Eylül ayında yeniden başlaması nedeniyle, yaz tatili sürecinde ülkede kalan ya da ülkeye giriş-çıkış yapan öğrencilerin ikamet ve vize süreleri bakımından cezaya düşmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı ifade edildi.

Bu kapsamda, yaz tatili dönemindeki hareketlilik nedeniyle öğrencilerin idari para cezası ile karşı karşıya kalmasının engellenmesinin hedeflendiği kaydedildi.

“YANLIŞ ALGILARA İTİBAR EDİLMEMELİ”

İçişleri Bakanlığı, kamuoyunda oluşan yanlış algının aksine, herhangi bir af düzenlemesi yapılmadığını yineleyerek, değişikliğin yalnızca 18 yaş altı yabancı öğrencileri kapsayan ve mağduriyetleri önlemeye yönelik teknik bir düzenleme olduğunu bir kez daha kamuoyunun bilgisine getirdi.

 

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi ile Sağlık Bakanlığı iş birliğinde önemli etkinlik

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi ile Sağlık Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, rahim ağzı kanserinde erken teşhis, HPV aşısı ve korunma yolları anlatıldı.

Rahim Ağzı Kanserinde Erken Teşhisin Önemi Anlatıldı

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi ile KKTC Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi iş birliğinde düzenlenen “Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri ve Korunma Yolları” konulu bilgilendirme etkinliği, Pamuklu Köyü El Sanatları Atölyesi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Etkinlik, toplum sağlığına yönelik farkındalığı artırmayı hedefledi.

ERKEN TEŞHİSİN HAYATİ ROLÜ ANLATILDI

Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Özlem Özçay tarafından verilen eğitimde; rahim ağzı kanserinin nedenleri, HPV’nin hastalıkla ilişkisi, bulaş yolları, korunma yöntemleri ve HPV aşısının önemi detaylı şekilde ele alındı.

Katılımcılara, hastalığın erken dönemde belirti vermediği ancak düzenli smear ve HPV DNA testleriyle erken teşhisin mümkün olduğu vurgulandı.

HPV AŞISI VE TARAMA PROGRAMLARI VURGUSU

Eğitim kapsamında HPV aşılarının koruyuculuğu, hangi yaş gruplarına uygulanabileceği ve düzenli tarama programlarının önemi bilimsel veriler ışığında paylaşıldı.

Toplumda doğru bilinen yanlışlara da değinilerek, katılımcıların bilinçli sağlık davranışları geliştirmesi amaçlandı.

VATANDAŞLARIN SORULARI YANITLANDI

Etkinlikte vatandaşların yönelttiği sorular uzmanlar tarafından yanıtlandı.

Program, bilgilendirici içeriği ve interaktif yapısıyla katılımcılardan büyük ilgi gördü.

BAŞKAN TUĞLU: “KORUYUCU SAĞLIK HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR”

Etkinliğe katılan Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Koruyucu sağlık hizmetleri, yerel yönetimlerin en önemli sorumluluk alanlarından biridir. Erken teşhisle önlenebilen hastalıklarda doğru bilginin toplumla buluşturulması hayati önem taşımaktadır.”

FARKINDALIK ÇALIŞMALARI SÜRECEK

Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi, toplum sağlığını korumaya yönelik bilinçlendirme faaliyetlerini ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde sürdürmeye devam edeceğini açıkladı.

 

Çavuş: “Batan bir sektör büyümez, süt üretimi 182 milyon litreye ulaştı”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, süt üretiminde yaşanan sıkıntılar ve üreticilerin süt döktüğü yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. CTP Milletvekili Fide Kürşatlı’nın Meclis’te ve kamuoyunda dile getirdiği eleştirilere yanıt veren Çavuş, süt sektörünün battığı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

BRT canlı yayınında konuşan Çavuş, “Batan bir sektör büyümez. 2025 yılı itibarıyla süt üretimi 182 milyon litreye ulaşmıştır. Bu rakamlar sektörün büyüdüğünü açıkça ortaya koymaktadır” dedi.

“Süt döküldü algısı doğru değil”

Son günlerde basına yansıyan süt dökme görüntülerine de değinen Çavuş, söz konusu olayda 4 bin 200 litrelik sütün tamamının dökülmediğini belirterek, “Bizden önce gidilerek yaklaşık 100 litre süt dökülmüş, ardından tankerimiz üreticiden sütü almıştır. Buna rağmen kamuoyunda sütün tamamen döküldüğü algısı yaratılmıştır. Bu doğru değildir” ifadelerini kullandı.

“Tarım üzerinden siyaset yapılmasını doğru bulmuyoruz”

Tarımın siyaset malzemesi yapılmaması gerektiğini savunan Çavuş, pazarlama sıkıntılarının dönemsel olarak yaşanabileceğini ancak bunun sektörün battığı anlamına gelmeyeceğini söyledi. Çavuş, “Pazarlamada sorunlar olabilir, bu tüm dünyada yaşanıyor. Fransa’da, Almanya’da üreticiler sokakta. Önemli olan bu sorunları üreticiye yansıtmadan çözmektir” dedi.

Destekler ve yem–süt paritesi vurgusu

Bakan Çavuş, hayvancılık sektörüne yönelik desteklerin arttığını belirterek, kaba yem ve arpa desteklerine dikkat çekti. 2023–2024 döneminde 37 milyon TL, 2025’te ise 45 milyon TL kaba yem desteği sağlandığını ifade eden Çavuş, 2026’da da desteklerin süreceğini kaydetti.

Göreve geldikleri günden bu yana 1’e 1,5 yem–süt paritesini koruduklarını vurgulayan Çavuş, “Üreticiyi hiçbir zaman ezdirmedik. Süt maliyetinin altında alım yapılmasına izin vermedik” diye konuştu.

“Üretimi küçültürsek et açığı doğar”

Üretime kota getirilmesi yönündeki taleplere de değinen Çavuş, sadece süt üretimine odaklanarak yapılacak bir küçülmenin ülkede et açığına yol açacağını söyledi. Çavuş, “Et sütten çıkar. Süt üretimini kısıtlarsak et açığı gündeme gelir. Bu nedenle üretimi büyütmek zorundayız” dedi.

Şap hastalığında hızlı müdahale

Şap hastalığıyla ilgili de bilgi veren Çavuş, 48 saat içinde aşıların ülkeye getirildiğini ve şu ana kadar yaklaşık 70 bin büyükbaş hayvanın aşılandığını açıkladı. İkinci aşılama sürecinin devam ettiğini belirten Çavuş, hastalığın yayılmadığını görmenin sevindirici olduğunu ifade etti.

Bakan Çavuş, Tarım Bakanlığı, Hayvancılar Birliği ve Süt Ürünleri İmalatçıları Birliği ile iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini belirterek, “Sorunlar olabilir ama biz bu sorunları emin adımlarla çözmeye kararlıyız” dedi.

Türkiye MSB’den İran açıklaması: Bölgede yeni gerginlik ve çatışmalar istemiyoruz

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, İran’daki gelişmelere ilişkin bölgede huzur ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabaların sürdüğünü vurgularken, Ege’de Yunanistan’ın hukuka aykırı faaliyetlerine karşı yayımlanan NAVTEX’lerin süresiz olduğunu açıkladı.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’daki gelişmelere ilişkin, “Türkiye olarak, bölgemizde yeni gerginlik ve çatışmaların yaşanmasını arzu etmiyoruz. Tüm çatışmaların bitmesine, bölgemizde huzur ve istikrarın hâkim olmasına yönelik çabalarımızı sürdürüyoruz.” açıklamasını yaptı.

MSB, Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerine ilişkin teknik itiraz niteliğindeki seyir duyurularının, Yunan basınında iddia edildiği gibi 2 yıllık olmayıp, süresiz olarak yayımlandığını da bildirdi.

Türkiye MSB tarafından, Armoni Mızıkası Komutanlığında düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin soruları yanıtlandı.

Suriye’deki son durumla ilgili soru üzerine, “kalıcı istikrarın sağlanması açısından kritik önemde olan, 10 Mart ve 18 Ocak mutabakatlarına uymayan SDG’nin, 15 gün süreyle uzatılan ateşkesi tacizleriyle ihlal etmeyi sürdürmesinin entegrasyon sürecini olumsuz yönde etkilediği” cevabı verildi. Bakanlık tarafından konuya ilişkin şu ifadeler kullanıldı:

“Her zaman ifade ettiğimiz gibi Suriye’de meydana gelen gelişmeleri sahada yakından takip ediyor, bölgedeki birliklerimiz, personelimiz ve hudutlarımızın güvenliği için her türlü tedbiri alıyoruz. Suriye hükümetinin bölgede insani yardım koridoru açmasını memnuniyet verici bir gelişme olarak görüyoruz. Ülkemiz, ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ ilkesi doğrultusunda, Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesine ve savunma kapasitesinin artırılmasına destek vermeye kararlılıkla devam edecektir.”

EGE’DE SÜRESİZ İLAN EDİLEN NATVEX

Ege Denizi’nde ilan edilen NAVTEX’e ilişkin soru üzerine de şu yanıt verildi:

“Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerine ilişkin teknik itiraz niteliğindeki seyir duyurularımız, Yunan basınında iddia edildiği gibi 2 yıllık olmayıp, süresiz olarak yayımlanmıştır. Yayımladığımız NAVTEX’ler ile seyir emniyetini göz önüne alarak, Ege Denizi’ndeki kıta sahanlığını kapsayan seyir duyuruları ile deniz yetki alanları içerisinde kalan tüm araştırma faaliyetlerinin ülkemiz ile koordine edilmesi gerektiğini, Gayri Askeri Statüdeki Adaların (GASA) karasularını da içeren sahalarda seyir emniyetini tehlikeye düşürebilecek askeri faaliyetlerin gerçekleştirilmesinin uluslararası antlaşmalara aykırı olduğunu vurguluyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin deniz yetki alanlarından kaynaklanan hak ve menfaatlerini yok sayan, tek taraflı faaliyet ve girişimleri uluslararası hukuk çerçevesinde etkisiz kılmaya devam edecektir.”

SOMALİ-TÜRK GÖREV KUVVETİ HAVA UNSUR KOMUTANLIĞI

Türkiye tarafından eğitilen Somali güvenlik güçlerinin, terörle mücadele faaliyetlerini kendi sorumlulukları çerçevesinde ve etkin bir şekilde icra ettiği belirtildi. MSB tarafından konuya ilişkin, “Somali’de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığımız askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali’nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir.” ifadesi kullanıldı.

İRAN’DAKİ GELİŞMELER

İran’daki gelişmelere ilişkin ise Türkiye olarak bölgede yeni gerginlik ve çatışmaların yaşanmasının arzu edilmediği belirtildi. Tüm çatışmaların bitmesine, bölgede huzur ve istikrarın hakim olmasına yönelik çabaların sürdürüldüğünü belirten Bakanlık, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı devletin ilgili kurumları ile koordineli olarak gerekli tüm tedbirlerin alındığını vurguladı.

İçişleri Bakanlığı’ndan “Öğrenci Affı” İddialarına Yanıt

İçişleri Bakanlığı, bazı basın yayın organlarında yer alan “öğrencilere muhaceret affı çıkarıldı” yönündeki haberler üzerine kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla açıklama yaptı.

Bakanlık, 28 Ocak 2026 tarihli ve 16 AE sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemenin bir af niteliği taşımadığını, yalnızca 18 yaş altı yabancı öğrencilerin yaşadığı teknik mağduriyetleri gidermeye yönelik bir düzenleme olduğunu vurguladı.

Açıklamada, Yabancılar ve Muhaceret Yasası kapsamında çıkarılan İkamet İzinleri ve Vizeler Tüzüğü’nün muafiyetleri düzenleyen 12. maddesine eklenen yeni 5. fıkranın; Eğitim işleriyle görevli Bakanlığa kayıtlı ilk ve ortaöğretim okullarında öğrenim gören, 18 yaşını doldurmamış yabancı öğrencileri kapsadığı belirtildi.

Düzenlemenin gerekçesine de yer verilen açıklamada, eğitim öğretim yılının Haziran ayında sona erip Eylül ayında yeniden başlaması nedeniyle, yaz tatili sürecinde ülkede kalan ya da giriş-çıkış yapan öğrencilerin ikamet ve vize süreleri bakımından idari cezalara maruz kalabildiği ifade edildi. Yapılan değişiklikle, yaz tatili dönemindeki bu hareketlilik nedeniyle öğrencilerin cezaya düşmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı kaydedildi.

İçişleri Bakanlığı, kamuoyunda oluşan yanlış algının aksine, herhangi bir af düzenlemesi yapılmadığını, söz konusu değişikliğin yalnızca 18 yaş altı yabancı öğrencileri kapsayan, mağduriyetleri önlemeye yönelik teknik bir düzenleme olduğunu bir kez daha vurguladı.

Çavuşoğlu’ndan öğrenci, veli ve öğretmenlere yarıyıl tatili mesajı

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, tüm eğitim camiasına sağlıklı, huzurlu ve verimli bir yarıyıl tatili dileyerek, ikinci döneme motivasyonla başlanması temennisinde bulundu.

Yarıyıl tatili dolayısıyla mesaj yayımlayan Bakan Çavuşoğlu, eğitimde fiziki altyapı, dijital dönüşüm ve öğrenci odaklı sistem çalışmalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.

Çavuşoğlu, büyük bir özveri ve gayretle geçirilen 2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci döneminin tamamlandığını belirterek, öğrencilerin karne heyecanını paylaştığını ve herkese sağlıklı, huzurlu ve verimli bir yarıyıl tatili dilediğini ifade etti.

– “Okullarımızda güçlendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz”

Artan nüfus ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda eğitim sistemini yalnızca bugünün değil, yarının koşullarına da hazırlamak amacıyla kapsamlı adımlar atıldığını kaydeden Çavuşoğlu, “Yeni okul yapımlarıyla fiziki kapasitemizi artırırken, deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak okullarımızda güçlendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz.” dedi.

Dijital dönüşüm çalışmaları ve eğitimde yenilikçi uygulamalarla desteklenen sürecin, kısa vadede güvenli ve destekleyici bir eğitim ortamı oluşturduğunu, uzun vadede ise sürdürülebilir ve öğrenci odaklı eğitim sisteminde kalıcı ve başarılı bir dönüşüm yaratacağını ifade eden Çavuşoğlu, atılan her adımın çocukların nitelikli eğitim almasına ve toplumun geleceğine somut katkılar sunduğunu kaydetti.

-Kitap ve ekran dengesi vurgusu

Çocukların teknolojinin sunduğu imkânlarla iç içe büyüdüğüne de işaret eden Çavuşoğlu, teknoloji çağının gerekliliklerinden faydalanmanın doğal olduğunu ancak kitaplarla kurulan bağın, okumanın ve düşünmenin yerini hiçbir ekranın dolduramayacağını vurguladı.

Mesajında öğrencilere seslenen Çavuşoğlu, yarıyıl tatilinde ekran süresinin dengeli kullanılması, kitap okunması, ilgi alanlarının keşfedilmesi ve kişisel gelişimi destekleyecek faaliyetlere zaman ayrılmasının önemine dikkat çekerek, bu sürecin bireysel gelişime katkı sağlayacağını belirtti.

Velilere de seslenen ve “Bu süreçte sizlere de önemli sorumluluklar düşmektedir” diyen Çavuşoğlu, çocukların tatil zamanını planlamalarına rehberlik edilmesinin, onları okumaya ve nitelikli etkinliklere teşvik etmenin eğitim yolculuğunda en büyük destek unsuru olduğunu ifade etti.

– “Gösterdiğiniz özveri, fedakârlık ve inanç için hepinize teşekkür ediyorum”

Mesajında, öğretmenlerin eğitimin en güçlü taşıyıcıları olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır.” sözünü hatırlatarak, öğretmenlere gösterdikleri özveri, fedakârlık ve inanç için teşekkür etti.

Eğitimin yalnızca okulda başlayan ve okulda biten bir süreç olmadığını belirten Çavuşoğlu, öğretmenlerin emeği, velilerin rehberliği, öğrencilerin çabası ve toplumun desteğiyle anlam kazandığını, birlikte atılan her adımın çocukların geleceğinde büyük bir karşılık bulduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu, mesajının sonunda tüm öğrencilere ve öğretmenlere iyi bir tatil dönemi geçirmelerini dileyerek, ikinci döneme sağlıkla, motivasyonla ve başarıyla başlamaları temennisinde bulundu.

Amcaoğlu: Benim düşüncem bir dönem daha belediye başkanlığına devam etmektir

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu Gündem Kıbrıs Web TV’de, “Siyasette hiçbir şey net olmaz ama benim düşüncem bir dönem daha belediye başkanlığına devam etmektir” ifadelerini kullanarak görev süresinde önemli ilerleme kaydedildiğini ve yapılacak daha bir çok işin olduğunu belirtti.

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Gündem Kıbrıs Web TV’de katıldığı programda, belediye çalışmaları, altyapı yatırımları ve yeniden adaylık konusundaki görüşlerini paylaştı.

“SİYASETTE HİÇBİR ŞEY KESİN DEĞİLDİR ANCAK BENİM DÜŞÜNCEM BİR DÖNEM DAHA DEVAM ETMEKTİR”

Görev süresinde üç yılı geride bıraktıklarını belirten Amcaoğlu, bu süreçte önemli mesafe kat ettiklerini ve birçok projenin halen devam ettiğini söyledi. Yeniden adaylık sorusuna yanıt veren Amcaoğlu, siyasette hiçbir şeyin kesin olmadığını vurgulayarak, düşüncesinin bir dönem daha belediye başkanlığı görevini sürdürmek yönünde olduğunu ifade etti.

Çalışmalarını hiçbir zaman seçim odaklı yürütmediklerini dile getiren Amcaoğlu, “Biz seçim için değil, halk için çalışıyoruz. Bu slogan değil, gerçektir. Günü kurtarmaya değil, geleceğe yönelik işler yapıyoruz” dedi.

“YEREL VE GENEL SEÇİMLERİN BİR AY ARAYLA YAPILMASI DOĞRU OLMAZ; YEREL SEÇİMLER HAZİRAN 2027’YE ERTELENEBİLİR”

Yerel ve genel seçimlerin bir ay arayla yapılmasının doğru olmadığını savunan Amcaoğlu, seçim tarihlerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Yerel seçimlerin Haziran 2027’ye ertelenebileceğini düşündüğünü kaydeden Amcaoğlu, önlerinde yaklaşık bir yıllık uzun bir çalışma süresi bulunduğunu söyledi.

“BELEDİYE BAŞKANLIĞI SÜRESİ 5 YILA ÇIKARILMALI”

Belediye başkanlığı görev süresine de değinen Amcaoğlu, mevcut dört yıllık sürenin yetersiz olduğunu savunarak, belediye başkanlığı süresinin beş yıla çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Programda altyapı yatırımlarına da geniş yer veren Amcaoğlu, özellikle yağmur suyu ve sel baskınlarına karşı önemli çalışmalar yaptıklarını belirtti. Bilimsel veriler ışığında hareket ettiklerini vurgulayan Amcaoğlu, yapılan yatırımların birçok noktada olumlu sonuç verdiğini söyledi. Yenikent başta olmak üzere dere yataklarında yaşanan sorunlara yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Gönyeli ve Alayköy’e meteoroloji istasyonu kazandırıldığını hatırlatan Amcaoğlu, bunun erken uyarı ve planlama açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Kanlıköy ve Gönyeli Barajı’ndaki temizlik çalışmalarına da değinen Amcaoğlu, barajların balçıkla dolu olduğunu ve tamamen kurumadan temizlik yapılmasının mümkün olmadığını söyledi. Yaz döneminde yapılan teknik incelemelere rağmen çalışmaların yağışlar nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Dut Deresi Projesi’nin bütçesinin onaylandığını ve ihaleye çıkılacağını açıklayan Amcaoğlu, projenin dereyi disipline ederek suyun kontrollü şekilde tahliye edilmesini amaçladığını söyledi. Projenin iklim krizine rağmen önemli bir rahatlama sağlayacağını ifade etti.

Gönyeli’nin farklı bölgelerinde yaşanan su birikintilerine yönelik kanal ve altyapı çalışmalarının da sürdüğünü belirten Amcaoğlu, belediyenin tüm imkânlarıyla sahada olduğunu, ancak vatandaşların da tedbirli ve hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.

Yasin Özcan resmen Beşiktaş’ta

Beşiktaş, Aston Villa’dan savunma oyuncusu Yasin Özcan’ı satın alma opsiyonuyla kiralık olarak kadrosuna kattığını açıkladı.

Siyah-beyazlı kulübün internet sitesinden yapılan “Beşiktaş’ımıza hoş geldin Yasin Özcan” başlıklı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Profesyonel futbolcu Yasin Özcan’ın satın alma opsiyonlu geçici transferi hususunda Aston Villa ile anlaşmaya varılmıştır. Yasin Özcan ile 1+4 yıllık (2029-2030 sezonu sonuna kadar) sözleşme imzalanmıştır. Yasin Özcan’a şanlı formamızla üstün başarılar diler, kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.”

Genç savunma oyuncusu, bu sezon kiralık olarak Belçika ekibi Anderlecht’te 6 maçta forma giymişti.

MGK’dan terörsüz Türkiye vurgusu

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan MGK toplantısının ardından bildiri yayımlandı.

 

İletişim Başkanlığı’ndan paylaşılan bildiriye göre toplantıda, 2025 yılında gerçekleşen ve millî güvenlik bakımından önem arz eden siyasi, askerî, iktisadi ve içtimai hadiseler değerlendirildi; 2026 yılında karşılaşılabilecek muhtemel gelişmeler ile bu kapsamda icra edilecek çalışmalar ve alınacak tedbirler müzakere edildi.

 

Bildiride, MGK’da görüşülen başlıklar şu şekilde sıralandı:

 

“PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.”

 

MGK’da Terörsüz Türkiye vurgusu

“Terörsüz Türkiye” hedefi istikametinde gelinen aşama ele alınmış; ülkemizin ve bölgemizin güvenlik, istikrar ve refahını tahkim etmeye matuf adımlara kararlılıkla devam edileceği vurgulanmıştır.

 

Komşumuz Suriye’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü, üniter yapısını ve siyasi birliğini sağlama gayretlerine verilen güçlü destek ile Suriye halkının huzur, güvenlik ve refahının arttırılması için sergilenen çabaların sürdürüleceği kaydedilmiştir.”

 

“Türkiye Gazze’de her türlü mesuliyeti üstlenmeye hazır”

“Gazze’deki son durum ve ateşkesin geleceği değerlendirilmiş; Gazze meselesinin çözüme kavuşturulması için tesis edilen uluslararası yapıların kurucu üyelerinden olan Türkiye’nin, kapsamlı insani yardımların bölgeye ulaştırılması çalışmalarını sürdüreceği vurgulanarak, Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması ve kalıcı barışın tesisi için ortaklarıyla beraber her türlü mesuliyeti üstlenmeye hazır olduğu teyit edilmiştir.”

 

“Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik desteğimizin altı çizilmiş; Türkiye’nin, Somali halkının terör örgütlerine karşı verdiği mücadelede kardeşlik hukukunun gereğini yerine getirmeye devam edeceği ifade edilmiştir.”

“İran’ın istikrarı bölgemizin güvenliği bakımından önemli”

“İran merkezli güncel gelişmeler etraflıca ele alınmış; komşumuz İran’ın istikrarının ve huzurunun, bölgemizin güvenliği bakımından büyük önem arz ettiğine dikkat çekilmiştir.”

 

“Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki mevcut durum değerlendirilmiş; savaşın yansımalarının Karadeniz’de muhafaza edilmeye çalışılan istikrarı zedelememesi için tüm tarafların sorumlulukla hareket etmesi gerektiği bir kez daha hatırlatılmıştır.”

 

“Türkiye’nin, bölgesel ve küresel riskleri tedricen arttıran savaşın sona erdirilmesine ve kalıcı barışın ivedilikle tesis edilmesine yönelik gayretlerini sürdüreceği belirtilmiştir.”

 

“Türkiye’nin, yakın çevresinden Asya, Afrika ve Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyadaki muhtelif çatışma ve kriz bölgelerinde barışın muhafazası ve istikrarın tesisi maksadıyla icra ettiği çok boyutlu faaliyetlerine 2026 yılında da kararlılıkla devam edeceği kaydedilmiştir.”

 

Ertelenen Maçlar Sonrası AKSA Ligleri’nin Yeni Takvimi Açıklandı

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) tarafından organize edilen AKSA Ligleri’nde geçtiğimiz hafta olumsuz hava ve saha koşulları sebebiyle ertelenen lig maçları sonrası lig maçlarının tarihleri yeniden düzenlendi.
Yeni program şöyle;
16.HAFTA: 31 OCAK – 1 ŞUBAT 2026
17.HAFTA: 7-8 ŞUBAT 2026
18.HAFTA: 14-15 ŞUBAT 2026
19.HAFTA: 21-22 ŞUBAT 2026
20.HAFTA: 28 ŞUBAT – 1 MART 2026
21.HAFTA: 7-8 MART 2026
22.HAFTA: 14-15 MART 2026
23.HAFTA: 17-18-19 MART 2026 (HAFTA ARASI)
24.HAFTA: 28-29 MART 2026
25.HAFTA: 4-5 NİSAN 2026
26.HAFTA: 11-12 NİSAN 2026
27.HAFTA: 18-19 NİSAN 2026
28.HAFTA: 25-26 NİSAN 2026
29.HAFTA: 2-3 MAYIS 2026
30.HAFTA: 9-10 MAYIS 2026
PLAY OFF/OUT 1.HAFTA: 16 MAYIS 2026 CUMARTESİ
PLAY OFF/OUT 2.HAFTA: 20 MAYIS 2026 ÇARŞAMBA
PLAY OFF/OUT 3.HAFTA: 24 MAYIS 2026 PAZAR

İSPANYA VE PORTEKİZ’İ VURAN KRİSTİN FIRTINASI NEDENİYLE 5 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

İspanya ve Portekiz’i etkisi altına alan Kristin Fırtınası nedeniyle Portekiz’de 5 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin elektriksiz kaldığı, İspanya’da 77 bölgede eğitime ara verildiği bildirildi.

İspanya devlet televizyonu RTVE’nin haberine göre, Kristin Fırtınası nedeniyle İspanya’nın büyük bir bölümünde şiddetli yağmur, rüzgar ve kar yağışı etkili oldu.

Fırtınaya karşı teyakkuza geçen yetkililer, 77 bölgede eğitime ara verildiğini açıkladı.

İspanya Trafik Genel Müdürlüğü, ülke genelinde 140’tan fazla yolun kar yağışı nedeniyle ulaşıma kısmen ya da tamamen kapandığını duyurdu.

Olumsuz hava koşulları demir yolu ulaşımını da vurdu. Ülke genelinde çok sayıda tren seferinde gecikmeler yaşanırken, bazı seferler iptal edildi.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, vatandaşlara zorunlu olmadıkça seyahate çıkmamaları çağrısında bulunarak, herkesin azami dikkat göstermesi gerektiğini vurguladı.

Portekiz basınında yer alan haberlere göre, fırtınanın etkileri Portekiz’de de hissedildi.

Yetkililer, Leiria kentinde çöken yapının 4 kişinin ölümüne yol açtığını, Vila Franca de Xira’da devrilen bir ağacın araca çarpması sonucu bir kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Fırtınaya bağlı 3 bin 300’den fazla olayın rapor edildiğini belirten yetkililer, elektrik kesintilerinin toplamda 1 milyondan fazla aboneyi etkilediğini ve yaklaşık 570 bin kişinin hala elektriksiz olduğunu açıkladı.

Devrilen ağaçlar ve yolları tıkayan enkaz nedeniyle çok sayıda ana yol trafiğe kapatıldı.

Şiddetli rüzgarlar, Coimbra’daki havaalanında bekleyen uçaklarda hasara yol açarken, Leiria’daki bir futbol stadyumunda da ciddi hasara neden oldu.

Bazı tren seferlerinin hava koşulları nedeniyle askıya alındığı Portekiz’in birçok bölgesinde eğitime ara verildi.

Hava yarından itibaren dört gün yağmurlu olacak

Meteoroloji Dairesi, yarından itibaren Pazartesi’ne kadar dört gün bölgede yağış beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 29 Ocak-4 Şubat tarihlerini kapsayan raporuna göre, bölgenin alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Rapora göre, yarın havanın parçalı ve çok bulutlu, yer yer hafif sağanak yağmurlu, Cuma ve Cumartesi yer yer sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu, Pazar hafif sağanak yağmurlu, Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri ise parçalı ve az bulutlu geçmesi bekleniyor.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 18–21 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgâr ise, genellikle Güney ve Batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, Cuma, Cumartesi, Pazartesi ve Salı günleri ise yer yer fırtınamsı rüzgâr şeklinde esecek.

HASİPOĞLU: KADINLARIN ÜRETİM GÜCÜNÜ ARTIRACAK HER TÜRLÜ GİRİŞİMİN YANINDAYIZ

Mesaryalı Kadınlar Tarım ve Sanat Derneği yetkilileri, Kıbrıs Mirası Agro-Turizm ve Üretim Merkezi kapsamında hayata
kırsal kalkınmaya katkı sağlanması, agro-turizm faaliyetlerinin artırılması ve Kıbrıs’a özgü tarımsal mirasın gelecek kuşaklara aktarılması hedeflenen “4 Mevsim Bahçesi” projesinin detaylarını Bakan Hasipoğlu’na sundu.Dernek temsilcileri, kadınların liderliğinde kurulacak üretim ve işleme yapılarının yalnızca ekonomik gelir yaratmayı amaçlamadığını vurgulayarak; projenin aynı zamanda kadınların toplumsal konumunu güçlendiren, sürdürülebilir, örnek ve çoğaltılabilir bir kalkınma modeli sunduğunu ifade etti.
Görüşmede konuşan Bakan Hasipoğlu, Mesaryalı Kadınlar Tarım ve Sanat Derneği’ni bu vizyoner ve anlamlı projeden dolayı tebrik etti. Kadın girişimcilerin üretim süreçlerinde daha aktif rol almasının ülke ekonomisi ve sosyal yapı açısından büyük önem taşıdığını belirten Hasipoğlu,
kadınların üretim gücünü artıracak her türlü girişimin yanında olduklarını vurguladı.

Üstel: Engelli nakdi yardımlarına hayat pahalılığı farkı tam yansıtıldı

Başbakan Ünal Üstel, engelli nakdi yardımı alan vatandaşlara yönelik ödenek artışıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Üstel, 2026 yılının ilk yarısı için açıklanan yüzde 21,66 oranındaki hayat pahalılığı farkının, engelli nakdi yardımlarına eksiksiz şekilde yansıtıldığını duyurdu.

“Sosyal devleti slogan değil, icraat olarak görüyoruz”

Hükümete geldikleri günden bu yana sosyal devlet anlayışını bir slogan olarak değil, vatandaşın hayatına dokunan somut adımlar olarak ele aldıklarını vurgulayan Üstel, “Bugün bir kez daha bunun gereğini yerine getiriyoruz” dedi.

5 bin 855 kişi yararlanacak

Üstel, hazırlanan “Engelli Nakdi Yardımı Alan Hak Sahiplerinin Asgari Ücret Oranı ile Hayat Pahalılığı Oranı Arasındaki Eksik Kalan Farkın Giderilmesi Hakkında Yasa Gücünde Kararname” ile hayat pahalılığı farkının engelli nakdi yardımlarına yansıtıldığını belirterek, bu uygulamadan 5 bin 855 vatandaşın yararlanacağını açıkladı.

6 ay boyunca ek ödeme

Toplumun dezavantajlı kesimlerinin enflasyon karşısında mağdur edilmesine izin vermeyeceklerini ifade eden Üstel, yasa gücünde kararnameyle engelli nakdi yardımı alan tüm hak sahiplerine 6 ay boyunca ek ödeme yapılacağını söyledi.

Engelli maaşları yükseltildi

Yapılan düzenleme kapsamında:

  • En yüksek engelli maaşı 62.292 TL’ye,
  • En düşük engelli maaşı ise 31.146 TL’ye yükseltildi.

Üstel, düzenlemenin 6 aylık süre içerisinde yeni hak sahibi olacak kişileri de kapsayacağını vurguladı.

“Kimseyi geride bırakmayan devlet anlayışı”

Sosyal devlet anlayışlarının yalnızca yardımlarla sınırlı olmadığını dile getiren Üstel, engelli bireyleri sosyal hayatın kıyısında değil, kamunun merkezinde görmeye inandıklarını belirtti. Üstel, 25 yılı aşkın bir sürenin ardından kamuya engelli istihdamını da hayata geçiren hükümet olduklarını hatırlattı.

“Sosyal devleti lafla değil, icraatla büyütüyoruz”

Göreve geldikleri günden bu yana yıllardır ertelenen birçok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini ifade eden Başbakan Üstel, “Bu düzenleme, hiçbir vatandaşımızın yalnız bırakılmayacağının açık göstergesidir. Biz sosyal devleti lafla değil, icraatla büyüten bir hükümetiz ve bu yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz” dedi.

TAÇOY AKPA TOPLANTISINDA KONUŞTU

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Heyet Başkanı, Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy, Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi (AKPA) Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Ukrayna için kalıcı barış ve Avrupa kıtasının güvenliğine bağlılığın önemini vurgularken Kıbrıs meselesine ilişkin de önemli mesajlar verdi.

Taçoy, Avrupa’da güvenliğin kendiliğinden garanti edilemeyeceğini, çözümlenmemiş ihtilafların tüm kıtanın istikrarını tehdit ettiğini söyledi.

Taçoy, Kıbrıs adasındaki mevcut statükonun altmış yılı aşkın süredir Avrupa Konseyi gündeminde olduğunu ve Doğu Akdeniz ile Avrupa güvenliği üzerinde doğrudan etkiler yarattığını belirtti.

1960’ta kurulan Kıbrıs Ortaklık Cumhuriyeti’nin, 1963’te Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklere yönelik saldırıları sonucu yıkıldığını hatırlatan Taçoy, Türklerin devlet kurumlarından zorla dışlandığını ve 1963-1974 arasındaki dönemin şiddet olaylarıyla geçtiğini ifade etti.

Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Heyet Başkanı Hasan Taçoy, bu yıllarda yüzlerce Kıbrıslı Türk’ün hayatını kaybettiğini, on binlercesinin ise evlerini terk ederek adanın yalnızca yüzde üçüne tekabül eden küçük bölgelere sığınmak zorunda kaldığını söyledi.

Bu dönemin, Kıbrıs Rum tarafının Yunanistan’daki askeri cunta tarafından desteklenen 1974 darbesiyle doruk noktasına ulaştığını belirten Taçoy, Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi’nin 573 (-1974) sayılı kararına da atıf yaptı.

Söz konusu kararda darbe girişiminin, “Türk Hükümetini, 1960 Garanti Antlaşması’nın 4. Maddesi uyarınca müdahale hakkını kullanmaya sevk ettiği”nin kabul edildiğini hatırlatan Taçoy, böylece on yıl süren kanlı sürece son verildiğini vurguladı.

Taçoy, bugün gelinen noktada Kıbrıs Rum yönetiminin güvenlik, savunma ve enerji alanlarında tek taraflı politikalarla gerginliği artırdığını, bunun hem adada barış ihtimalini hem de Avrupa’nın genel güvenliğini tehdit ettiğini dile getirdi.

Kıbrıs Türk tarafının, kalıcı barış için tek gerçekçi yol olan “egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı çözüm” konusundaki kararlılığını sürdürdüğünü vurgulayan Taçoy, Avrupa’nın inandırıcı olabilmesi için Kıbrıs Türk halkı da dahil olmak üzere tüm taraflara eşit hak ve kapsayıcı diyalogla yaklaşması gerektiğini ifade etti.

2024–2025 Üretim Yılı Kuraklık Tazminatları Üreticilere Ödendi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, 2024–2025 Üretim Yılı Kuraklık Tazminatlarına ilişkin hesap kapatma ödemelerinin K.T. Kooperatif Merkez Bankası’na gönderildiğini ve ödemelerin tamamlandığını açıkladı.

Bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren Genel Tarım Sigortası Fonu Saptama ve Değerlendirme Komitesi tarafından, ürün hasat döneminde başlayan kuraklık çalışmaları kapsamında tahıl ile yemlik ve yemeklik baklagillerin ekili olduğu alanlarda kapsamlı gözlem ve incelemeler yapıldı. Zarar tespitleri, Meteoroloji Dairesi’nden alınan resmi yağış verileriyle birlikte değerlendirilerek kuraklıktan etkilenen köy ve bölgeler belirlendi.

2024–2025 Üretim Yılı’nda kuraklıktan zarar gören köy ve bölgeler, Bakanlar Kurulu’nun 26 Eylül 2025 tarihli ve Ü(K-1) 2103-2025 sayılı kararı doğrultusunda, 29 Eylül 2025 tarihli ve 192 sayılı Resmi Gazete’de ilan edildi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, artan üretim girdi maliyetlerini dikkate alarak üreticilerin yeni üretim sezonuna hazırlanabilmesi ve üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla yoğun bir çalışma yürütüldüğünü vurguladı. Bu kapsamda, 15 yıl aradan sonra ilk kez 1’inci avans ödemesinin Eylül ayında yapıldığı, bugün itibarıyla da hesap kapatma ödemelerinin gerçekleştirildiği belirtildi.

Kuraklıktan zarar gören toplam 153 köyde, 3 bin 972 üreticiye, 605 bin 509,75 dönüm alan için 328 milyon 369 bin 712,25 TL kuraklık tazminatı ödendi.

Kuraklığa girmeyen köy ve/veya bölgelerde yapılacak verim kaybı ödemelerinin ise 2026 Mali Yılı Bütçesi’nin açılmasının ardından en kısa sürede yapılacağı bildirildi.

“Drone Futbolu” ilk kez Kıbrıs’ta

Gönyeli–Alayköy Belediyesi, dünyada hızla yaygınlaşan ve çocuklara teknoloji, spor ile takım ruhunu aynı anda sunan Drone Futbolunu ilk kez Kıbrıs’a taşıyor. Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Kıbrıs Robofest kapsamında düzenlenecek uluslararası Enjoy AI Drone Cup organizasyonunu adaya kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

Başkan Amcaoğlu, projenin sadece bir etkinlik olmadığını vurgulayarak, “Bu süreci çocuklarımızın düşünme, üretme ve birlikte başarma kültürünü güçlendiren bir öğrenme aşaması olarak görüyoruz.” dedi.

Masterkids iş birliğiyle yürütülen çalışma kapsamında belediye:

  • Bölgedeki okullara drone futbolu ekipmanları ile takım çalışma alanlarını kazandırdı.
  • Öğretmenler ve öğrenciler için uygulamalı eğitimleri başlattı.
  • Eğitimlerin ardından şenlik havasında geçecek turnuvalarla çocukların öğrendiklerini sahaya taşımasını sağlayacak.

18 Takım Sahaya Çıkacak

Belediye sponsorluğunda Drone Futbolu turnuvalarında yer alacak takımlar şöyle:

  • Gönyeli İlkokulu – 5 takım
  • Alayköy İlkokulu – 5 takım
  • Dr. Suat Günsel İlkokulu – 5 takım
  • Gönyeli SAM – 3 takım

Toplam 18 takım, Kıbrıs’ta ilk kez düzenlenecek Drone Futbolu müsabakalarında rekabet edecek.

Drone Futbolu’nun yalnızca bir spor değil, aynı zamanda problem çözme, el–göz koordinasyonu, stratejik düşünme, takım çalışması ve özgüven gibi becerileri geliştiren güçlü bir eğitim aracı olduğuna dikkat çeken Başkan Amcaoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Çocuklarımızın erken yaşta teknolojiyle doğru şekilde buluşmasını çok önemsiyoruz. Hayal kurabilen, üretebilen ve kendine güvenle yol alabilen bir nesil için çalışıyoruz.”

Gönyeli–Alayköy Belediyesi, Kıbrıs Robofest çatısı altında teknolojiyle büyüyen yeni bir neslin temellerini atmaya devam ediyor.

Karneler Cuma günü dağıtılacak

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 15 Eylül 2025’te başlayan 2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci dönemi sona eriyor.

İlköğretim Dairesi, Genel Ortaöğretim Dairesi ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı okullarda öğrenim gören yaklaşık 58 bin öğrenci, 30 Ocak Cuma günü karnelerini alacak.

Akademik takvime göre 1 Şubat’ta başlayacak yarıyıl tatili 15 Şubat’ta tamamlanacak. Öğrenci ve öğretmenler, 16 Şubat Pazartesi günü ders başı yaparak ikinci döneme başlayacak.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, İlköğretim Dairesi’ne bağlı 132 okulda yaklaşık 28 bin, Genel Ortaöğretim Dairesi’ne bağlı 49 okulda yaklaşık 25 bin ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı 13 okulda yaklaşık 4 bin meslek lisesi öğrencisi eğitim görüyor. KKTC genelindeki kamu ve özel okullarda ise yaklaşık 6 bin 500 öğretmen görev yapıyor.

2025-2026 eğitim öğretim yılı, 15 Haziran’da karne ve tamamlama belgelerinin verilmesiyle sona erecek.

– KGS-1 cumartesi günü

Kolej Giriş Sınavı’nın (KGS) birinci basamağı (KGS-1) cumartesi günü gerçekleştirilecek. İkinci basamak sınavı olan KGS-2 ise 6 Haziran tarihinde yapılacak.

– Liselerin sınavları

Bülent Ecevit Anadolu Lisesi (BEAL) ve 20 Temmuz Fen Lisesi Yerleştirme Sınavı 20 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek.

Meslek Liseleri programlarına tercih başvuruları 17-23 Haziran tarihleri arasında alınacak, yerleşme sonuçları ise 24 Haziran’da açıklanacak.

Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Giriş Sınavı ise 24-26 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

Yağışlı hava Cumartesi’ne kadar devam edecek

Meteoroloji Dairesi yağışlı havanın 31 Ocak Cumartesi’ne kadar devam edeceğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 27 Ocak-2 Şubat dönemine ilişkin hava tahmin raporuna göre bugün yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak bekleniyor. Yarın yer yer hafif yağmur, cuma ve cumartesi günü ise yer yer sağanak öngörülüyor.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde genellikle 16-19 derece dolaylarında seyredecek.

Periyodun ilk günleri Güney ve Doğu’dan, diğer günlerde ise Güney ve Batı’dan orta kuvvette zaman zaman kuvvetli rüzgar bekleniyor.

28 Ocak 2026 Döviz Kurları

Dolar, Euro ve Sterlin, rekor serisine devam ediyor.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,40 TL, Euro 52,10 TL, İngiliz Sterlini ise 59,96 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.09 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,39 TL, satış fiyatı 43,41 TL.

Euro’nun alış fiyatı 52,08 TL, satış fiyatı 52,12 TL, İngiliz Sterlini ise 59,94 TL’den alınıp 59,98 TL’den satılıyor.

AB, WhatsApp’ı daha katı kurallara tabi tutacak

Avrupa Birliği (AB), Meta’nın sahibi olduğu mesajlaşma ve arama uygulaması WhatsApp’ı daha katı kurallara tabi tutulan çok büyük çevrimiçi platform olarak sınıflandırdı.

AB Komisyonu, WhatsApp’ın AB ülkelerinde 45 milyondan fazla kullanıcı eşiğini aştığını ve bu nedenle Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında “Çok Büyük Çevrimiçi Platform” olarak sınıflandırıldığını açıkladı.

WhatsApp’ın özel mesajlaşma ve çevrimiçi platform özelliklerini içeren hibrit bir hizmet olduğu anımsatılan açıklamada, kullanıcıların bilgi, güncelleme ve duyurular yaymasına imkân tanıyan WhatsApp Kanallar özelliğinin, çevrimiçi platform hizmeti tanımına girdiği ve bu nedenle AB’deki çevrimiçi platformların uyması gereken genel yükümlülüklere tabi olduğu kaydedildi.

Açıklamada, yeni tanımlama kapsamında WhatsApp’ın ek yasal yükümlülüklere uymak için mayıs ayı ortasına kadar süresi olduğu belirtilerek, “Bu yükümlülükler, temel insan hakları ve ifade özgürlüğünün ihlali, seçim manipülasyonu, yasa dışı içerik yayılması ve gizlilik endişeleri gibi hizmetlerinden kaynaklanan sistemik risklerin uygun şekilde değerlendirilmesini ve azaltılmasını içeriyor.” ifadesi kullanıldı.

AB içinde Facebook, Instagram, YouTube ve Linkedin gibi çeşitli platformlar çok büyük olarak sınıflandırılırken, bunların yasa dışı ve zararlı içerikle daha fazla mücadele etmesi gerekiyor.

ÜSTEL HÜKÜMETİ VATANDAŞIN YANINDA

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Ünal Üstel hükümetinin icraatlarını değerlendirdi.
Bakan, hükümetin vatandaş odaklı çalışmalarını vurgulayarak şunları kaydetti:
“Düne kadar Tatlısu’da bir açılış yaptık ve yaptıklarımız ortada. Üstel hükümeti, ekonomik krizler karşısında kaçmayıp, eline taşın altına koyarak, vatandaşımızı aydınlığa çıkaracak şekilde
çalışıyor”

“YÜRÜTME NOKTASINDA HATALAR GÖRÜNÜYORSA ÖNERİLERİNİ BURADAN SÖYLEMELİ”

Çavuş, eleştirilerin somut ve yapıcı olması gerektiğini belirtti ve
“Sağlıkta şuraya bir hastane gerekli, şurada bir doktor eksiktir. Eğitimde 40 okul yaptınız, ama 2 okul daha gerekiyor; planlamayı bakan açıklasın. Maliye’de borçlanma her devletin yaptığı bir şeydir, ABD bile borçlanıyor, ama biz maaş ödemelerinde aksamaya gitmedik. Avrupa tarımda 2,5 yıldır sallanıyor, Güney’de üreticiye doğrudan gelir desteği bile ödenmedi.” dedi.

Bakan, Üstel hükümetinin icraatlarını öne çıkararak şunları ekledi:
“Eğer yapılması gerekenler varsa ve öneriniz varsa dikkate alırız. Ama Üstel hükümeti, vatandaşının yanında durarak elini taşın altına koymuş, halkın yararına adımlar atmıştır.”

“NEFSİNE YENİK DÜŞENLER VARSA SUÇ İŞLEDİLERSE ARAŞTIRILSIN”
Çavuş, Başbakan Ünal Üstel’in hukuka ve adalete olan yaklaşımını şöyle aktardı:
“Başbakan, nefsine yenik düşenler varsa ve suç işlemişse araştırılsın ve cezasını çeksin. Bu, doğal ve doğru bir tutumdur. Üstel hükümeti, vatandaşın hakkını ve hukukunu koruma kararlılığıyla hareket etmektedir.”

“ÜNİVERSİTELERİN İÇİNİ TEMİZLEMEYE DESTEK VERDİK”

Çavuş, üniversitelerde yaşanan sıkıntılara da değindi:
“Hükümet, üniversitelerdeki yanlış diplomaların araştırılması için tam destek verdi. Başka ülkelerde de benzer sorunlar yaşandı ve yanlış diploma alanlar cezalandırıldı. Biz de hukuku kullanıyoruz ve sistemi şeffaf şekilde denetliyoruz.”

“40 YILDIR SİYASETİN İÇİNDE OLAN HUKUKA TALİMAT VERMEYECEĞİNİ BİLİR”
Çavuş, Başbakan Üstel’in yetkinliğini öne çıkararak şöyle dedi:
“Başbakan, 40 yıldır siyasetin içinde olan biri olarak, hukuka talimat vermez. Her şeyi şeffaf bir şekilde yapar ve yargının önünü açar. Gereken her adımda, vatandaşın hakkını korumak önceliğimizdir.”

“SUÇ İŞLEYEN VARSA YARGILANSIN”
Bakan Çavuş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Geçmişle bugünü kıyaslayarak işleri geçiştirmek istemiyorum. Amacımız, gerçekten suç işleyen varsa yargılansın. Üstel hükümeti, vatandaşın yanında durarak, hak ve hukuk odaklı çalışmalarını sürdürmektedir.”

ÇAVUŞ: “BU DÖNEMDE SÜT DÖKÜLMEDİ, DÖKÜLENLERİN DÖNEMİ BELLİ”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Üstel hükümeti döneminde tarım politikalarının disiplinle yürütüldüğünü vurgulayarak, geçmişte yaşanan süt krizlerine sert yanıt verdi
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda muhalefetin eleştirilerini yanıtladı. Cumhuriyetçi Türk Partisi milletvekili Fide Kürşat’ın özellikle süt konusunda yönelttiği iddialara sert ifadelerle karşılık veren Çavuş, Üstel hükümeti döneminde üreticinin mağdur edilmediğinin altını çizdi.
Çavuş, konuşmasına iyi niyet vurgusuyla başlayarak, “Başkan, çok teşekkür ederim. İyi niyetinizden kaynaklı olarak ben de iyi niyetli bir cevap veriyorum. Keşke ilk konuşmasında söyleseydi ki biz de doğrudan cevap verebilseydik” dedi.

“2,5 YILDIR GÖREVDEYİM, SÜT DÖKÜLMEDİ”
Görev süresine dikkat çeken Çavuş, “2,5 yılım doldu, üçüncü yılım doluyor. Daha süt dökmedim. Sayın vekil herhalde kendi dönemini hatırlıyor. O dönem sütler dökülürken kendisi makamında değil miydi?” ifadelerini kullandı.
Geçmişte yaşanan süt krizlerini hatırlatan Çavuş, yıllarca süt döküldüğünü, ancak bugün bu konuyu eleştirenlerin o dönemlerde sessiz kaldığını söyledi. “Bu tip konuşmalar doğru değildir” diyen Çavuş, doğrudan gelir desteklerini açıklamanın kendi sorumluluğunda olduğunu vurguladı.

“YALAN SÖYLEDİĞİMİ SÖYLEYEN ÖNCE KELİMELERİNİ SEÇSİN”
Muhalefetten gelen suçlamalara sert çıkan Bakan Çavuş, “Neyi yalan söyledim? Kelimelerinizi lütfen seçerek konuşun. Ben size karşı saygı çerçevesinde konuşuyorum. ‘Yalancı’ demek söyleyeni bağlar” dedi.

Görev süresi boyunca yapılan icraatların ortada olduğunu belirten Çavuş, “Almış olduğumuz destek rakamları ortada, getirdiğimiz düzenlemeler ortada, günü gününe ödediğimiz destekler ortada. Dökmediğimiz süt ortada” ifadelerini kullandı.

“MASKARALIK YAPILMASINA İZİN VERMEYİZ”
Meclis kürsüsünde saygı vurgusu yapan Çavuş, “Birisi buradan çıkacak, yalancı diyecek, aklının istediğini konuşacak, biz de burada oturacağız… Böyle maskaralık olmaz. Herkes haddini bilecek” dedi.
Kendisinin ve ekibinin görevini layıkıyla yerine getirdiğini ifade eden Çavuş, “Ben işimi biliyorum. Aldığım görevi de layıkıyla yerine getiriyorum” diye konuştu.

“ÜSTEL HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE ÜRETİCİ MAĞDUR EDİLMEDİ”

Üstel hükümeti döneminde tarım politikalarının disiplinli ve planlı şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Çavuş, geçmişle bugün arasında net bir fark olduğunu söyledi. Saygı çerçevesinde her türlü eleştiriye açık olduklarını belirten Çavuş, şahsına ve çalışma arkadaşlarına yönelik seviyesiz ithamlara ise bundan sonra izin vermeyeceklerini ifade etti.
Konuşmasını, “Benim düşüncelerimde olmayabilirler, buna saygı duyarım. Ama hiç kimse, hele hele bu saatten sonra, şahsıma ve arkadaşlarıma bu şekilde konuşamaz” sözleriyle tamamladı.

Sağlık Bakanı’ndan Tıpta Uzmanlık Tartışmalarına Sert Yanıt: “Külliyen Yalan!”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, BRT’de yayınlanan  “Haber Kritik” programına katılarak Pembe Paşaoğlu’nun sorularını yanıtladı. Bakan Dinçyürek, tıpta uzmanlık eğitimi ve yeni yasal düzenlemeye yönelik eleştirilere sert ifadelerle yanıt verdi. Mevcut sistemde merkezi sınav olmaksızın yıllardır uzmanlık eğitimi verildiğini vurgulayan Bakan, “Merkezi sınav kaldırılıyor, kamu sağlığı tehdit altında” iddialarını “külliyen yalan” olarak nitelendirdi.

Bakan, tartışma konusu yapılan ihtisas eğitimlerinin geçmişte de merkezi sınav olmadan YÖKDAK denetiminde yürütüldüğünü belirterek, “YÖDAK’tan alınan izinle yıllardır onlarca kişiye uzmanlık yapma fırsatı verildi. Şimdi çok daha güçlü bir denetim mekanizması kurarak sistemi revize ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Yetki YÖDAK’taydı, şimdi TUDUK’a geçiyor”

Mevcut durumda tıpta uzmanlık yetkisinin YÖDAK’ta olduğunu hatırlatan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, yeni yasa ile bu yetkinin Tıpta Uzmanlık ve Diş Hekimliği Uzmanlık Kurulu’na (TUDUK) devredileceğini ifade etti. Bakan, bu değişikliğin denetimi zayıflatmadığını, aksine çok daha güçlü hale getirdiğini vurguladı.

“Şu anda da merkezi bir sınav yok, yeni düzenlemede de yok” diyen Bakan, merkezi sınavın dünyada mutlak bir koşul olmadığını belirterek, “Merkezi sınav bir ön koşul değil, bir denetim aracıdır. Bizim getirdiğimiz yasa, bugünkünden çok daha etkin bir denetim mekanizması oluşturuyor” dedi.

“Denetim kat be kat artıyor”

Yeni yasa ile birlikte; eğitim verecek kurumların öğretim üyesi sayısı, yatak kapasitesi, vaka sayısı ve vaka çeşitliliğinin yerinde inceleneceğini ve TUDUK bünyesinde oluşturulacak Eğitim Değerlendirme Komitesi’nin programları düzenli olarak denetleyeceğini vurgulayan Bakan, giriş ve bitirme sınavlarının da  TUDUK ve üniversite tarafından birlikte yürütüleceğini söyledi. Bakan  Dinçyürek, “Yani, bugün olmayan denetim, yeni yasayla sistemin her aşamasına giriyor” ifadelerini kullandı.

Bakan ayrıca, sınav süreçlerinin de ilk kez resmi denetime tabi olacağını belirterek, usulsüzlük tespit edilmesi halinde sınavların iptal edilebileceğini söyledi.

Tabipler Birliği’ne Sert Eleştiri: “Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun!”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin yeni düzenlemeye karşı tutumunu da eleştirdi.  Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği yönetimini “Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun” sözleriyle eleştiren Bakan Dinçyürek, bugün sisteme karşı çıkan Tabipler Birliği Başkanı’nın ve yönetim kurulu üyelerinin de aynı sistemden akademik unvanlar aldığını ifade etti. “Tabipler Birliği Başkanı ve pek çok yönetim kurulu üyesinin taşıdığı akademik unvanlar da aynı eğitim kurumundan alınmıştır. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Dalkan akademik unvanlarını aynı kurumdan aldığı gibi yoğun bakım uzmanlığını da yine bu sistem dahilinde almıştır. Üstelik kendisi de aynı sistemde uzmanlık eğitimi vermektedir. Eğer bu sistem güvenilmezse, o zaman kendilerinin bugüne kadar aldıkları tüm uzmanlık ve akademik unvanlar da sorgulanmalıdır. Bu ciddi bir çelişkidir” ifadelerini kullnarak Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı ve yönetim kurulunu istifaya davet etti.

Programda dikkat çeken ifadeler kullanan Sağlık Bakanı, yeni düzenlemenin eğitim ve sağlık sistemini güçlendirmeyi amaçladığını vurgulayarak, “Bu yasa halk sağlığını tehdit etmiyor, tam tersine güvence altına alıyor. Sağlık ve eğitim sistemini siyasetin malzemesi haline getirmek kimseye yakışmaz” dedi.

Savaşan: Üstel’in önerisiyle maaşlar arasındaki makası daraltacak adım atıldı

UBP Grup Başkanvekili Ahmet Savaşan, maaşlar arasındaki dengenin sağlanması amacıyla gerekli yasal düzenleme için mecliste önemli bir adım atıldığını açıkladı.

Ahmet Savaşan, Başbakan Ünal Üstel’in geçen hafta hükümet adına mecliste yaptığı öneri doğrultusunda, bugün UBP ve CTP gruplarının mutabakatıyla “Maaşlar arasındaki dengenin sağlanmasına ilişkin geçici ve özel (AD-HOC) komitenin” oluşturulduğunu duyurdu.

Komitenin; UBP’den 2, CTP’den 2, DP’den 1, YDP’den 1 ve bağımsız milletvekillerinden 1 üye olmak üzere toplam 7 kişiden oluşacağını belirten Savaşan, mevcut uygulamanın komitede yeniden değerlendirileceğini söyledi.

Üst Kademe Yöneticilerinin maaşlarından kesinti yapılacak…

Hayat pahalılığı artışlarının bareme göre yapılmasının, yüksek maaş alan kesimlere rakamsal olarak daha fazla artış sağladığını ifade eden Savaşan, bu durumun maaşlar arasındaki farkı daha da açtığını kaydetti. Kurulan komite ile bir sonraki hayat pahalılığı ödeneği belirlenene kadar siyasi kamu görevlilerinin (Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ve milletvekilleri dahil), müşavir ve üst kademe yöneticilerinin maaşlarının yeniden düzenlenmesine imkân tanınmasının hedeflendiğini belirtti.

Oluşturulacak Kaynak Engelliler için kullanılacak…

Savaşan ayrıca, yapılacak yasal düzenleme kapsamında üst kademe yöneticilerinden gerçekleştirilecek kesintilerden elde edilecek kaynağın engellilerin desteklenmesi amacıyla kullanılacağını vurguladı.

Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi’nden banka hesaplarının üçüncü kişilerce kullanımına karşı uyarı

Maliye Bakanlığı’na bağlı Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi, banka hesaplarının üçüncü kişiler tarafından kullanılmasına yönelik artan riskler konusunda kamuoyunu bilgilendirdi.

Açıklamada, özellikle öğrenciler, ev hanımları ve benzeri düzenli geliri olmayan kişiler dâhil olmak üzere tüm gerçek ve/veya tüzel kişilere ait banka hesaplarının farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişiler adına kullandırıldığı ve bu suretle yasa dışı işlemlere aracılık edildiği şüphesiyle gönderilen bildirimlerde, özellikle geçen dönem itibarıyla kayda değer bir artış gözlemlendiği belirtildi.

Açıklamada, söz konusu kişilerin banka hesaplarını üçüncü kişilere kullandırmamaları ve/veya hesaplarının kullanılmasına müsaade etmemeleri, herhangi bir suça alet olmamaları ve/veya suça iştirak etmemeleri için gerekli dikkat ve özeni göstermeleri gerektiği hususunda uyarıda bulunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Suç Gelirlerinin Aklanmasını Önleme Kurulu ile Para, Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi bünyesinde, 1/2024 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının, Terörizmin Finansmanının ve Kitle İmha Silahlarının Yaygınlaşmasının

Finansmanının Önlenmesi Yasası’nı yürütmekle sorumlu Mali Bilgi Edinme Birimi (MABEB) tarafından yapılan incelemelerde; hesap sahiplerinin beyan edilen meslek, gelir, yaş grubu ve benzeri profilleriyle uyumlu olmayan çok sayıda havale ve aktarım işleminin gerçekleştirildiği, özellikle öğrenciler, ev hanımları ve benzeri düzenli geliri olmayan kişiler dâhil olmak üzere tüm gerçek ve/veya tüzel kişilere ait hesaplara, hesap sahipleriyle bağlantılı olmadığı değerlendirilen kişiler tarafından transfer edilen tutarların, küçük bir kısmı hesaplarda bırakılmak suretiyle mütemadiyen üçüncü kişilere aktarıldığı görülmektedir.

MABEB tarafından yapılan analizlerde, farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişilerin işlemleri için kullandırılan söz konusu hesapların sahipleri hakkında, yasa dışı işlemlere ve/veya suç gelirlerinin aklanmasına aracılık edilmesi şüphesinin ve/veya suçlamasının ortaya çıkabileceği değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, banka hesaplarının farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişiler adına kullanılmasına rıza gösteren ve yasa dışı faaliyetlere ve/veya suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına aracılık eden gerçek veya tüzel kişilerin, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi mevzuatı kapsamında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yargı yetki sınırları içerisinde adli ve idari yaptırımlara tabi olduklarının herkes tarafından bilinmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Suç Gelirlerinin Aklanmasını Önleme Kurulu ve MABEB olarak, banka hesaplarının farklı kişiler tarafından ve/veya farklı kişiler adına kullandırılmasının, hesaplarını kullandıran kişiler açısından doğurabileceği riskler ve sakıncalar hakkında farkındalık oluşturulması ve bilgilendirme yapılması gerekliliği hususu kamuoyuna önemle duyurulur.”

Dinçyürek: “Herkes samimi olmak zorunda”

“Dinçyürek, bu sisteme güvensiz diyenler önce kendi ünvanlarını sorgulasın diyerek, Tabipler Birliği Başkanını istifaya davet etti”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, BRTK’de katıldığı programda Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin “sınavsız uzmanlık” iddialarına sert yanıt verdi. Dinçyürek, getirilen yeni yasanın mevcut sistemden katbekat daha sıkı denetimler içerdiğini vurgulayarak, kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini söyledi.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, BRTK ekranlarında katıldığı programda, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin diş hekimliği ve tıpta uzmanlığa sınavsız girişle ilgili açıklamalarına tepki gösterdi. Tabipler Birliği’nin merkezi sınav talebini samimi bulmadığını ifade eden Dinçyürek, “Hayretler içinde izliyorum. Çok doğru bir söz vardır: Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun” dedi.

Dinçyürek, kamuoyuna “ihtisas hiç verilmiyordu, yeni düzenleme ile veriliyor ve halk sağlığı tehdit altına giriyor” şeklinde sunulan iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. YÖDAK tarafından yıllardır onlarca kişiye uzmanlık eğitimi verilmesine halen devam ettiğini hatırlatan Dinçyürek, “bu mevcut sürecin denetlenemediğinin altını çizdi .

“Merkezi sınav dünyada zorunlu değil”

Merkezi sınavın dünyada bir ön koşul olmadığını belirten Dinçyürek, Fransa, İspanya ve Avustralya gibi bazı ülkelerde Türkiye dahil merkezi sınav uygulandığını; ancak Almanya, Çekya, İrlanda, İsviçre, Romanya ve Yeni Zelanda gibi birçok ülkede böyle bir sistemin bulunmadığını, dünyada bir ön koşul olmadığını söyledi.

Asıl sorunun sınavdan ziyade denetim eksikliği olduğuna işaret eden Dinçyürek, mevcut sistemde etkin bir denetim olmadığını, yeni yasa ile ise çok katmanlı ve sürekli bir denetim mekanizmasının hayata geçirileceğini belirtti.

Dinçyürek, TUDUK’un yapısı hakkında da bilgi verdi. Kurulda Sağlık Bakanlığı temsilcileri, akademisyen hekimler, üniversite öğretim üyeleri, YÖDAK temsilcisi ve Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nden iki temsilcinin yer alacağını söyledi.

“Türkiye’de TUKMOS kriterleri nasıl uygulanıyorsa, burada da benzer standartlar esas alınacak” diyen Dinçyürek, uzmanlık eğitimi verecek kurumların öğretim üyesi sayısı, yatak kapasitesi, vaka sayısı ve vaka çeşitliliği açısından yerinde denetleneceğini kaydetti.

Sınavlar denetlenecek, gerekirse iptal edilecek

Yeni yasa ile giriş ve bitirme sınavlarında TUDUK’un doğrudan taraf olacağını belirten Dinçyürek, sınavlara gözlemci gönderileceğini, usulsüzlük tespit edilmesi halinde sınavların iptal edilebileceğini vurguladı. “Bugün böyle bir yetki yok. Yeni yasada var” dedi.

Ayrıca uzmanlık eğitimi süresince en geç altı ayda bir denetim yapılacağını ifade eden Dinçyürek, 4–5 yıllık bir uzmanlık sürecinde toplamda 8–10 kez denetim gerçekleştirileceğini belirtti.

“Bu bir çelişkidir”

Tabipler Birliği’nin yeni düzenlemeleri “kamu sağlığını tehdit ediyor” şeklinde nitelendirmesini sert sözlerle eleştiren Dinçyürek, mevcut sistem üzerinden uzmanlık almış ve halen bu sistemde asistan yetiştiren kişilerin aynı sistemi hedef almasını “büyük bir çelişki” olarak değerlendirdi.

“Bir taraftan bu sistemde uzman yetiştirip, yetkin bir uzmandır diye imza atacaksınız, diğer taraftan ‘bu sistem halk sağlığını tehdit ediyor’ diyeceksiniz. Ve tabipler birliği çatısı altında bu diplomayı onaylamayacaksınız. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” ifadelerini kullanan Dinçyürek, akademik etik açısından bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Dinçyürek, bu sistemde ilgili üniversitenin öğretim üyesi olarak uzman yetiştirip bu eğitim yeterlidir bu eğitim yeterlidir diye imza atacaksınız diğer taraftan yine aynı kişi tabipler birliği başkanı sıfatı ile bu diploma yetersizdir geçersizdir diyeceksiniz ve tabipler birliğinde onaylamayacağım diyorsunuz bu ne yaman bir çelişkidir bu kabul edilemez dedi .

“Herkes samimi olmak zorunda”

Dinçyürek, Tabipler Birliği yönetiminde yer alan birçok ismin de mevcut sistem üzerinden uzmanlık veya yükseltme aldığını hatırlatarak, “Eğer bu sistem ve eğitim güvenilir değilse, tabipler birliği yönetimindeki herkes önce kendi aldığı unvanları sorgulamalıdır” dedi.

Konuşmasını “Herkes ya olduğu gibi görünmeli ya da göründüğü gibi olmalı” sözleriyle tamamlayan Dinçyürek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini ve getirilen yeni düzenlemenin sağlık ve eğitim sistemini güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı.

Dr. Dinçyürek, Tabipler Birliği Başkanı Ceyhun Dalkan’a şu soruları yöneltti:
Bir yandan uzmanlık eğitimi veren ve diploma yetkisine sahip bir kurumdan alınan eğitimi kabul ederken, diğer yandan aynı kurumdan mezun olan bir hekimin diplomasını Tabipler Birliği Başkanı sıfatıyla onaylamamak ciddi bir çelişki oluşturmaktadır.

Dr. Dinçyürek ayrıca, söz konusu kurumdan alınan eğitim ve diplomaların yetersiz olduğu iddia ediliyorsa, öncelikle aynı kurumdan alınmış kendi diploma ve unvanlarının da sorgulanması ve iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, Tabipler Birliği Başkanı Ceyhun Dalkan’a bir dizi soru yöneltti.

Dinçyürek, kendisi, görev yaptığı kurumda eğitim vererek yetiştirdiği asistana diplomasını bizzat imzalayıp teslim edecek. Buna rağmen, aynı kurumdan uzmanlık eğitimi alarak diploma sahibi olmasına karşın, Tabipler Birliği Başkanı sıfatıyla yine aynı kurumdan alınan diplomaları onaylamayacak . Bu durum ciddi bir çelişkidir.

Dinçyürek şu soruları yöneltti:

Yenidoğan uzmanlık eğitimini nerede tamamladı? Bu eğitime merkezi bir sınavla mı kabul edildi? Akademik yükseltmelerini hangi kurumlar aracılığıyla aldı?

Eğer bu kurumdan alınan eğitim ve diplomalar yetersiz görülüyorsa, öncelikle aynı kurumlardan alınmış kendi diploma ve belgelerinin geçerliliğinin sorgulanması ve iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

Öztürkler: “Bana yöneltilen mesnetsiz iddialarla ilgili gereken suç duyurusu yapılacaktır”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, hakkında ortaya atılan iddialarla ilgili Meclis kürsüsünde konuşarak avukatına yetki verdiğini ve suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.

Ziya Öztürkler, hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin Cumhuriyet Meclisi kürsüsünde açıklamalarda bulundu.

Öztürkler, kendisine yöneltilen iddiaların mesnetsiz olduğunu vurgulayarak, avukatına gerekli yetkiyi verdiğini ve suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.

“AVUKATIMA YETKİYİ BUGÜN VERDİM”
Öztürkler, iddialarla ilgili hukuki sürecin başlatılacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Avukatıma gerekli yetkilendirmeyi verdim. Bana yöneltilen mesnetsiz iddialarla ilgili gereken suç duyurusu yapılacaktır. Bugün sabah kendisine bu yetkiyi verdim. Savcılıkla ve ilgili kişilerle temas kurularak çalışmalar yapılacaktır.”

“BU DAVA İKİ YILDIR GÖRÜŞÜLÜYOR”
Söz konusu davanın iki yıldır sürdüğünü hatırlatan Öztürkler, ana sanıkla ilgili polis ve savcılık soruşturmalarının tamamlandığını ifade etti.

“Polis teşkilatı ve savcılık bu dosyayı didik didik etmiştir. Ziyaretçilikle ilgili herhangi bir bulgu ortaya konulmamıştır.” diyen Öztürkler, iddiaların mahkûmiyet almış bir kişinin beyanlarına dayandırılmasını eleştirdi.

“BU ÜLKE BİR HUKUK DEVLETİDİR”
Masumiyet karinesine dikkat çeken Öztürkler, şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülke bir hukuk devletidir. Bir kişinin suçlu sayılabilmesi için savcılık tarafından suç isnadı yapılması gerekir. Benim şahsıma yönelik savcılıktan herhangi bir suç isnadı bugüne kadar gelmemiştir.”

“HATA VARSA GEREĞİNİ YAPMAYA HAZIRIM”
Öztürkler, görev süresi boyunca yasanın kendisine verdiği yetkiler dışında hiçbir işlem yapmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Eğer bir hatam, bir ihmalim varsa tüm gerekleri yerine getirmeye hazırım. Ancak ben bu konuda hiçbir yanlış yapmadım. Cumhuriyet Meclisi’ni ve devlet kurumlarını zor durumda bırakacak hiçbir eylemim olmadı.”

“47 YAŞINDAYIM, HAKKIMDA TEK BİR SUÇ İSNADI YOK”
Konuşmasının sonunda bugüne kadar hakkında açılmış herhangi bir dava veya suç isnadı bulunmadığını belirten Öztürkler, hukuka ve demokrasiye saygı çağrısı yaptı.

Cumhurbaşkanı Erhürman, Holguin’i kabul etti

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Ángela Holguin’i kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndaki görüşme saat 14.00’te başladı.

Kıbrıs temasları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı ziyaret eden Holguin, öncesinde Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile de bir araya gelmişti.